Giriş
(6)

Çocuklar neden sürekli

kizil karga
Bağırıyor? Mesela dışarıda 4-5 çocuk bir araya gelmiş oyun oynuyorlar ama sürekli bağırıyorlar, normal bi bağırma da değil bu kafa sesi çıkarır gibi bağırıyorlar bir de, bunu acaba ailelerine yaptıklarında anne babanın onları susturabilmek için istediklerini yerine getirdiklerini fark edince her yer
Bağırıyor? Mesela dışarıda 4-5 çocuk bir araya gelmiş oyun oynuyorlar ama sürekli bağırıyorlar, normal bi bağırma da değil bu kafa sesi çıkarır gibi bağırıyorlar bir de, bunu acaba ailelerine yaptıklarında anne babanın onları susturabilmek için istediklerini yerine getirdiklerini fark edince her yerde bu kozu oynamak için mi yapıyorlar yoksa dünyanın her yerinde böyle mi bu çocuklar her yerde böyle üstüne basılmış plastik tavuk gibi çığlık mı atıyorlar?
0
kizil karga
(26.06.25)
Terbiyesiz olduklari icin.
Tr‘de zaten herkes bagirdigi icin.
0
sonsuz
(26.06.25)
Birbirlerini kopyalıyorlar. Sosyal öğrenme ve taklit var. Ben avrupada bu kadar carlama görmüyorum.(kontrolsüzlük) Toplum olarak sınır koymayı ve çocukları eğitmeyi bilmiyoruz.

not: çocuğu olmayan biri bunu anlayamaz garipser. çocuklar her yerde genelde böyle.
0
mikahakkinen
(26.06.25)
Eğlenceye dalıp kontrolü kaybediyorlar, neredeyse farkında bile değil çoğu, daha ilginci bunu yapan yetişkin arkadaş grupları bile var.
0
mbond
(26.06.25)
Yarı deliler çünkü. Bizim sokakta iki tip var böyle; biri akşamları sürekli apartmandaki babasına sesleniyor, diğeri akşama kadar, apartman zili kavramı yok, annesine sesini duyurmaya çalışıyor. Bu ikisiyle ciddi hasım olasım var.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Evde baskılanan serbest kalınca ayarı kaçırıyor. Bütün çocuklar böyle değil.
0
encokbenisevinnolur
(27.06.25)
ben de pub'da konserde iki bira içinde, keyfim de yerinde ve arkadaşlarımla berabersem bağıra bağıra konuşuyorum. ortamdaki ses miktarı yüksek olunca yüksek sesle konuşuyorum (neredeyse herkes gibi). hiç farkına bile varmıyorum. sonra boğazım acıyınca anlıyorum.

çocuklar da benzer kontrol ve algı seviyesine sahipler.
etraf gürültü (bunu kendileri yapsalar da), koşuyorlar sürekli, soluk soluğalar, kalp ritimleri yüksek.

satranç oynarken bağırmıyor bu çocuklar, sokakta koştururken bağırıyorlar.

durup dururken bağırıp çağırmaları terbiyesizlikten.
hareketli oyun oynarken bağırmaları duygu ve dürtülerle ilgili.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
(12)

yabancı filmlerde ayakkabıyla evde dolaşıyorlar

biseysorcaktim
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.gerçekte nasıl? eve ayakkabı ile giriyorlar mı?ne zaman çıkarıyorlar?bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?ben
ve ayakkabılarının altı hep temiz, sadece altı değil üstü yanı vesair de temiz.
kanepe koltuğa hatta yatağa ayakkabı ile uzanıyorlar bazen.

gerçekte nasıl?
eve ayakkabı ile giriyorlar mı?
ne zaman çıkarıyorlar?

bizdeki kadar tabu olmayabilir bunu anlıyorum ama gerçekten filmlerdekiler kadar temiz mi?

ben çeşitli avrupa ülkelerinde bulundum. aynı türkiye'de olduğu gibi evlere girerken hep ayakkabı çıkarılıyordu. asya'da ayakkabıların bizde olduğu gibi kapıda çıkarıldığını sanıyorum. abd'de nasıl bu durum?

sorum filmler hakkında değil, gerçekte nasıl durumlar?
ayakkabı ne kadar temiz de olsa, evde dolaşılmaz ya.
hadi pis değil, çok hijyenik olsun. yine de rahatsız eder ayakkabı ayağı. terliyor, sıcak, sıkıyor vs.
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
e türkiyede de var bu. aşırı zenginler eve ayakkabıyla girebiliyor. sonuçta ev her gün siliniyor vs
0
jelly bear
(26.06.25)
Avrupa'da benim bildigim normali ayakkabiyla eve girmek seklinde. Ne zaman cikardiklarini bilmiyorum, ya yatarkendir ya da pijamalarini giyecekleri zamanda falan cikariyorlardir. Disarida mutlak bir temizlik oldugu soylenemez ama genel mana da Turkiye'de alisik oldugumuz tarzda tozlu bir pislik yok, kopek boku veya cop vs olabiliyor. Mesela araba saganak yagis yiyor, kapali otoparka girip kuruyor, tekerin tabaninda toz olmuyor. Hollanda'da tozdan ziyade daha cok kumlu bir ortam var, disarda ciplak ayak yuruyup gelsen eve kum taneleri gelir bol bol.
0
mbond
(26.06.25)
cok yagmur yagan yerlerde sokaklar o kadar da kirli olmuyor.
0
sonsuz
(26.06.25)
Fransa'da avrupalılar genellikle ayakkabıyla eve giriyor. Kapı onlerinde bir paspas olur, yalandan silip girerler. Ama arap kokenlilerde de ayakkabı cikartma adetleri var.

Gelelim ayakkabilarini ne zaman cikartiyorlar. Ihtiyac duyduklari zaman cikartip, sonra ayakkabı ile gezdikleri evlerinde CIPLAK ayakla rahatlikla yürüyorlar.

Bu arada kaldirimlar kopek b.kuyla dolu. Oyle avrupa, sokaklar tertemiz olayı tamamen hikaye..
0
funl
(26.06.25)
oyle turk annelerinin hayal ettigi gibi camurlu ayakkabilariyla aksama kadar evde gezme gibi bir durum yok. sadece kisa sureli kalislarda falan gezenleri gordum. onu da disarida paspasla siliyorlar.
0
buenosdias
(26.06.25)
amerikayı bilmiyorum ingilterede çıkarıyorlar. çıplak ayakla dolaşıyorlar. girişe bırakıyorlar.
0
avatar is back
(26.06.25)
amerika'da ayakkabiyla giriyorlar ve sacma. disarinin pisligiyle, tuvalete girdigin ayakkabiyla eve girilmez. temiz falan da degil sokaklar ayrica.
0
antikadimag
(26.06.25)
Ben de Fransa'dan konuşayım; bir eve misafir geliyorsa ayakkabi cikarma istenmiyor genelde.
Ama onun dışında kesinlikle bir genelleme yapılamaz. Eve bağlı yani kültür olarak çıkarılır çıkarılmaz denilemez.
Ha misal gene örnek benim hanım evde de dışarıdaki kiyafetleri ile takiliyordu ta ki Türkiye görene kadar. Ben misal dışarıdan eve gelen kişi nasıl aynı kiyafetle takılıyor onu da anlamam.

Misal benim eşimin ailesi hep çıkarır. Eve girenler de çıkarır. Bunlar düz Fransızlar yani.

Sokaklar da temiz denemez asla. Hele ayakkabı ile evde gezecek kadar temiz asla.
Terlik olayi yok yalnız, o yüzden terliği misal Türkiye'den getiriyoruz genelde.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
Kafalarına göre bazen ayakkabıyla girip dolaşıyorlar. Terlik gibi ayakkabı ile gezmiyorlar ama bir kere çıkarınca bu sefer çıplak ayakla/çorapla/terlikle geziyorlar.
0
nawar
(26.06.25)
Bence hâlâ pis ama ABD'nin bir sürü şehrinde bir yerden bir yere yürüme alışkanlığı yok, toplu taşıma zaten zayıf. İnsanlar evlerinin garajındaki arabaya biniyor, gidecekleri yerin garajında arabadan iniyorlar. Parkta bahçede gezip çamura buladıkları ayakkabıyla yine girmezler ama standart beyaz yakalı ABD'linin ayakkabıları çok fazla dışarı pisliği görmeyebiliyor.
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
Yani sokaklar ne kadar temiz olabilir? Yunanistan'da yaşadığım zamanlarda, normalde çok titiz biri olmasam da, o parkeleri günde üç kez silesim geliyordu. Avrupa'nın bu olayı aşması lazım.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Gerçekte durum iyi değil bence. Eve ayakkabıyı çıkarmadan girmek diye bir şey söz konusu olmamalı ama Avrupalılar ve Amerikalılar taharet musluğunun bile farkında değil büyük oranda. Kıçını yıkamaktan aciz insan eve de ayakkabıyla girmekte sakınca görmeyebiliyor.

Sokağın temiz olması diye bir şey söz konusu değil. Sokak hayvanı işer, sarhoş kusar, terbiyesiz tükürür. Mutlaka bir şey olur. Sokağın temiz olmasının kriteri, bence çöp atılmaması. Onun dışında bal dök yala durumunun olması imkansız.
0
10551037
(27.06.25)
(8)

schengen randevu sorunu ne zaman ve nasil basladi?

bay b
ben cok asina degilim bir kere yillar once sirket uzerinden bir de aralik 23'de hollanda'dan vize aldim ve randevu sorunu falan yoktu. 2-3 hafta sonrasina kolayca randevu almistim. hatta avrupa'da yasayan arkadaslar cagirdigi zaman yav kim ugrasacak bi tomar evrak hazirlamakla diye burun kivirirdim.
ben cok asina degilim bir kere yillar once sirket uzerinden bir de aralik 23'de hollanda'dan vize aldim ve randevu sorunu falan yoktu. 2-3 hafta sonrasina kolayca randevu almistim. hatta avrupa'da yasayan arkadaslar cagirdigi zaman yav kim ugrasacak bi tomar evrak hazirlamakla diye burun kivirirdim.

gecen yaz da mesela yunanistan bir kac kez baktigimda bir suru randevu vardi ama usenip ugrasmamistim bir plan da yapmamistim.

bu randevu bulamama olayi neden ve nasil basladi tam olarak? yani sozlukteki yunanistan vizesi basligini falan meraktan takip ediyorum felaket, instagram hikayesi ile randevu duyurusu yapmak milletin bulamamasi. bu sure icerisinde talep mi artti, ulkeler randevu arzini mi kisti bir konu nasil bu hale gelebilir cidden meraktan soruyorum. avrupa'da gormek istedigim tek bir yer var ona da pandemi oncesi basvurmak uzereyken kalmisti simdi bakiyorum orda da randevu yok ne bicim is bu.
0
bay b
(26.06.25)
pandemi sonrası. hem talep arttı hem ret arttı hem de vizeler çok kısa süreli verildiği için başvuru sayısı arttı. merkez sayısı da kısıtlı olunca, aracı şirketler parayla randevu satınca, randevu işi krize döndü.

ben mesela 1 sene içinde 4 kez başvurdum. diğer ülkeler gibi uzun süreli verilse 3 başvuruya gerek kalmazdı.
0
jelly bear
(26.06.25)
Pandemiyle alakasi yok. Pandemiden sonraki 2 yilda cok rahat vize buluyordum ben de.

Mehmet Simsek ile birlikte gectigimiz yeni ekonomik model sonrasi TL nin Yabanci Para birimlerine karsi degerli olmasindan kaynakli. (Eskiye gore kiyaslarsak)
0
nuevo
(26.06.25)
keskin bir kanıtım yok ama mevcut hükümetin işine gelen bir durum olabilir. insanları dışarıya zor çıkart, mümkünse ülkesinde kalsın/para harcasın. gidecek olanlar zaten bir şekilde öyle ya da böyle giderler kafasındalar.

yani danışıklı dövüş bence bu işler.
0
elektr10
(26.06.25)
Elçiliklerin kullandığı aracı firmalar randevuları acentelere satmaya başlayınca sorun başladı, bir grup insan çok güzel para kaldırırdı bu işten hatta şu an bu sebepten dolayı randevuları askıya alan ülkeler var.
0
mirty
(26.06.25)
Pandemiyle alakasi var mi bilmiyorum benim gordugum pandemi sonrasi bu konu gundem oldu. Ilk basta asili olanlar basvurabiliyordu, o donem birkac kez basvurmam gerekti. Randevu bulmak epey zordu, randevularin birini Edirne'de bulabilip kara yoluyla gitmistim. O zaman sorun edilmiyordu baska yerden basvuru. Ozetle pandemi doneminde bekleyen talep kisa bir zamana yigildi, sonrasindaki farkli farktorlerden dolayi bugun olay iyice cirkinlesti.

Ulkenin genelini temsil etmese de pandemi ve devamindaki surecte fark etmissinizdir, maaslar doviz bazinda inanilmaz artti. Ben IT isi yapan bir beyaz yaka olarak 2019'da is degistirip o gunun kuruyla 1150 euro'ya denk gelen bir maasa ise basladim. O rakam o gun cok bariz iyi para olarak gorunuyordu. Bugun 100-120 bin anca ona denk hissiyat yaratiyor. Yani harcanacak para olustu.
0
mbond
(26.06.25)
ben 2019'da ögrenciyken ve mezun olmak üzereyken cok rahat ve zamanlica aldim. 10 günde mi ne cikmisti.

2020 basi o zaman erkek arkadasim cok rahat avusturya vizesi aldi.

2020 ortasi ikimiz de almanya'ya ulusal vize yani 90 gün üzeri vize alabilmek icin cok uzuuun süre bekledik. 2020 eylül ya da ekim'e randevular acildi. basvurunca yine hemen cikti ama 1 haftaya. turistik yine kapaliydi o dönem.

2022 yazin anneme yine kolay randevu aldim ama vizenin hazirlanisi benim gecmis tecrübelerime göre coook uzun sürdü. hatta ucak bileti cöp oldu.

su an insanlar randevu kapmaca oynuyor. vizeler cok pahali.
ab'de yasamama ragmen avrupa'yi protesto ediyorum ve bu sene büyük ihtimalle önümüzdeki sene de burada tatil yapmayacagim.

genciz güzeli. daha uzak yerlere gidelim. avrupa yaslaninca da gezilir.
0
sonsuz
(26.06.25)
Tahminimce eskiden Türklere vize daha rahat ve uzun verilirdi. Çünkü böyle gidip kaçak kalan sayısı/riski daha azdi.
Ülkenin sacmalayan ekonomisi ile gri pasaportlular bile kacmaya baslayinca bir kere vize isi uzadi ve günler azaldi.
Bir de Türkiye'de tatil yapmak kötüleşti. Insanlar dandik yerlere bu paralari vermek yerine turizm bakani gibi Yunanistan'a giderim dedi ve bu eskiden bu kadar fazla değildi.
Buna ek bu lanet araci kurumlarin sistemleri çok dandik ve botlarla aliniyor. Şimdi de buna karşı sistem cikarmislar; sayfayi actin, beklemeye alıyor. Refresh bile etsen blokluyor 24 saat. Sebebi de botları anmamak ve bloklamak.
Yani benim durumum farklı olsa da misal mayis sonu haziran başı randevu aramaya başladım annem için, haziran 3. Haftasına bulduk.
Kısacası birkaç sebebi var bence.
0
logisticsmanager
(26.06.25)
1) hukumetin talimat verdigini dusunuyorum
2) kacaklar cogaldi (ogrenciler erasmusa gidip donmuyormus, tur sirketiyle tura diye gidip avrupadan donmeyenler varmis.) Burada bile soru acanlar oluyor, nasil kacak kalirim diye. Insanlar kacak olmayi bi sey sandikca biz daha cok vize bekleriz.
0
Kittie
(26.06.25)
(12)

Dört çocuklu aile yok mu?

michael_knight
Düşünüyorum da mesela hepsi şu anda 18 yaşın altında çocuklar olacak şekilde 4 çocuklu bir aile hiç tanımadığımı, duymadığımı farkettim. Ben çocukken çok vardı. Siz tanıyor musunuz?Şehirde mi yaşıyorlar?Bir arabaya sığamamak sorununu nasıl aşıyorlar?
Düşünüyorum da mesela hepsi şu anda 18 yaşın altında çocuklar olacak şekilde 4 çocuklu bir aile hiç tanımadığımı, duymadığımı farkettim. Ben çocukken çok vardı.
Siz tanıyor musunuz?
Şehirde mi yaşıyorlar?
Bir arabaya sığamamak sorununu nasıl aşıyorlar?
0
michael_knight
(25.06.25)
Arkaya 4 çocuk sığıyor dobloda öyle bir sorun de yok 4 çocuklu bol
0
Bruce
(25.06.25)
Var tabii. Neden olmasın? Metropollerin belli semtleri dışında çok normal ve sık karşılaşılan bir durum. 1 adet arabaya sığmamak -ki sığılıyor pekala- dışında tam olarak sorunuz nedir?
0
amortisman
(25.06.25)
Arkadaş çevremde rastlamadim ben de hakikaten. Max 2 çocuk yapıyorlar, genelde 1.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Hem anne tarafımda hem baba tarafında tüm kuzenlerim ve ben iki kardeşiz.
Babamın bir kuzeni var 4 çocuklu bildiğim istisna. Kendisi doktor ve kliniği var, eşi iş adamı, aşırı dindar bir aile. 3 çocuk üstüne özellikle sağlık sorunu olan bebek evlat edindiler sevabına tedavi ettirmek ve büyütmek için. Çocuk 18 olmadı henüz gül gibi bakılıyor, kolejler, özel hocalar vs. Tüm aile gezeceklerse Vito ve şöför ile geziyorlar. Evlerinde 3 tane yardımcıları vardı bir ara. Gül gibi yaşıyorlar özetle :)
0
cilekli pasta
(25.06.25)
@amortisman, hiç böyle bir aile tanımadığımı farkedince şaşırdım, o yüzden siz tanıyor musunuz diye sordum.

Bir de arabaya sığamayacaklarını farkettim. Özellikle de çocuklardan biri veya ikisine çocuk koltuğu gerekiyorsa sıkışarak bile olsa sığmaları imkansız.
Amerikan filmlerinde 7-8 koltuklu araçlar var ama Türkiye’de Vito almak gerekir herhalde e onu da kimse almaz diye düşündüm.

Çekirdek aile olarak bir arabaya binip Avm’ye, pikniğe, misafirliğe, tatile gidemeyecek olmak da bi acayip geldi düşününce.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Eskiden vardı da anne-babanın 40 yaşında olduğu 4 cocuklu aile tanımıyorum ben de. Gerçi bu koşula uyanlar genelde tek cocuk sahibi oluyorlar
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
kuzenim 4 çocuk yaptı. apartmanda 2 karşılıklı daire alıp birleştirdi. araba olarakta ford cmax kullanıyorlar. şehirde yaşıyorlar.
0
mikahakkinen
(26.06.25)
reisci tayfa 3'u zorluyor ve duruyor.
zaten 3 bile ciddi maddi yuk iken 4-5 gibi rakamlari gunumuzde hele buyuk sehirlerde hayal bile edemiyorum.
cevremde 3 cok, 4 yok. bir tane 5 var.
sehirde yasiyorlar, araclar cogunlukla 7 kisilik SUV.
0
cooperr
(26.06.25)
E çünkü gerek yok 3+ çocuğa günümüz şehir hayatında. Kırsalda yaşamıyorsan çok çocuğun bir avantajı yok. İnsanlar ya 1 yapıyor ya da kardeşi de olsun diye 2 yapıp bırakıyor. Mantıklı olan da bu zaten aksini yapan çok zengin ve istisna bir hayat yaşamıyorsa hem kendine hem çocuğuna hem de topluma zarar getiriyor
0
nundu
(26.06.25)
Ha tabi çocuk yapmamak da bir tercih onu dışlıyorum gibi anlaşılmasın ki ben de çocuk istemeyen bir bireyim :d
0
nundu
(26.06.25)
Gurbetcilerin bol oldugu bir yerdeyim. 4 cocuklu aileler var asiri cok olmasa da, en azindan 3-4 aile biliyorum. Araba konusunu 7 kisilik araclarla hallediyorlar. Burada epey yaygin, neredeyse her markanin 7 kisilik araclari bulunuyor. Sehirde yasiyorlar.

Hatta sahsen tanimasam da 7 cocuklu bir kadin var hanimin eski arkadasi. Kadin musluman olmus sonradan falan ama bildigin hollandali. Bunlarda araba yok sanirim.
0
mbond
(26.06.25)
tam karşımda oturan komşu ablanın 4 çocuğu var. çocuklarıyla beraber büyüdük. hali vakti yerinde insanlar. 2 arabaları var. konum istanbul.
0
yurtsuz john
(26.06.25)
(7)

eglenceli sarki listesi yapiyoruz

deckard
Soyle ustumuzdeki olu topragini atacak, hop haydi deyip ayaga kaldiracak sarkilar ariyoruz. Ornek sarkimiz soyle https://youtu.be/wsrvmNtWU4E?si=4hIKAzUWtNoxg86l . Siz de dinleyince keyiflendiginiz sarkilari yazar misiniz
Soyle ustumuzdeki olu topragini atacak, hop haydi deyip ayaga kaldiracak sarkilar ariyoruz. Ornek sarkimiz soyle youtu.be . Siz de dinleyince keyiflendiginiz sarkilari yazar misiniz
0
deckard
(25.06.25)
Bruce
(25.06.25)
grimavi
(25.06.25)
Mirket
(25.06.25)
Dur iki tane daha chumbawamba ekleyeyim, ikincisi sabahtan beri dilimdeydi.

youtu.be

youtu.be
0
🌸deckard
(25.06.25)
old but good music.youtube.com
daha yakın bir zamandan music.youtube.com
ibrahim maalouf music.youtube.com
son olarak music.youtube.com
0
lazpalle
(25.06.25)
cooperr
(25.06.25)
mbond
(26.06.25)
(7)

Sariyere nasil gidilir?

Kittie
Metrobus, metro, marmaray kullanarak en kolay nasil gidilir?
Metrobus, metro, marmaray kullanarak en kolay nasil gidilir?
0
Kittie
(24.06.25)
Haciosman metrosuyla gidilir. Tabii nereden ciktiginizi ve Sariyer'de ne taraflari hedeflediginizi bilsek daha iyi olurdu.
0
mbond
(24.06.25)
Nereden gidiyorsunuz sarıyer’e bu da önemli bir konu.
0
sanal hayvan
(24.06.25)
eminonu, besiktastan vapurla.
0
buenosdias
(24.06.25)
Cikis bakirkoy
0
🌸Kittie
(24.06.25)
marmaray yenikapida in
haciosman metroya aktar son durakta in
ordan otobusle sariyer.

metrobuse yakinsaniz z.kuyu'da inip 40B'ye de binebilirsiniz dogrudan sariyer'e gider ama biraz seyrek olabilir saatleri kontrol edin.
0
bay b
(24.06.25)
Bay b doğru söylemiş. Çıkış bakırköy ise ve vakit biraz genişse sürelere bakın marmaray’da inip emniönü-rumelikavağı vapuruna binip püfür püfür trafiksiz dünyanın en güzel manzarasıyla da gidebilirsiniz.
0
sanal hayvan
(24.06.25)
Sarıyer çok büyük bir yer. Nereye gideceksiniz? Emirgan mı, Kireçburnu mu yoksa Kumköy mü?

En iyisi ve hızlısı Hacıosman metrodur. İkinci tercihim Beşiktaş'tan vapur olur boğazı geze geze gitmek isterseniz.
0
elektr10
(24.06.25)
(5)

Abdülhamid

kizil karga
En çok toprak kaybeden padişah kendisi eleştirdiğimiz zaman hep bu açıdan eleştiriyoruz ama Abdülhamid bu anlamda gerçekten başarısız bir padişah mıydı yoksa dönemin şartları gereği mi yaşandı bu kayıplar, mesela Abdülhamid yerinde Kanuni ya da Fatih olsaydı farklı politikalarla farklı yönetim karar
En çok toprak kaybeden padişah kendisi eleştirdiğimiz zaman hep bu açıdan eleştiriyoruz ama Abdülhamid bu anlamda gerçekten başarısız bir padişah mıydı yoksa dönemin şartları gereği mi yaşandı bu kayıplar, mesela Abdülhamid yerinde Kanuni ya da Fatih olsaydı farklı politikalarla farklı yönetim kararlarıyla bu kayıp olmayabilir miydi ya da Osmanlı'nın yıkılma süreci bi 200 sene geciktirilebilir miydi yoksa o noktadan sonra Superman gelse yine de farklı bir sonuç olmaz mıydı sizce?
0
kizil karga
(24.06.25)
En cok toprak kaybeden Abdulhamid degil. 1,5 milyon kilometre kare kaybetmis yani bugunku Turkiye topraginin 2 kati kadar yer ancak sonrasindaki surecte 7,5 milyon kilometre karelik bir kayip soz konusu. Abdulhamid tahttan indiginde sirbistan yunanistan falan bagimsiz ama bugunku topraklarinda degil, daha Selanik bizde, iclere dogru bugunku makedonyanin cogu, nerdeyse Novi Pazar denen yere kadar bizde.

Bu arada Abdulhamid'in elestirilmesi meselesinin toprak kaybiyla ilgisi yok. Baskici olmasiyla alakali elestiriliyor. Bugun muhafazakar olarak bilinen Mehmet Akif Ersoy da dahil bunlara.

Abdulhamid geldiginde de gittiginde de devletin durumu cok iyi degil, kendisi politikayla falan idare etmis bir sekilde o kadar sene. Ancak olen olmus zaten cenazesi kalmis. Tabii bunlar subjektif konular. Ancak su gercek var, bizde buyuk guclere direnebilecek bir vaziyet yoktu zaten.

Kanuni'yi bilmem ama Fatih olsa da ne kadar etkisi olurdu bilinmez. Sonucta Abdulhamid doneminde denk sayilabilecek bir durumda degiliz. Vizyonu olan deha biri bile olsa sonuclar benzer olurdu.
0
mbond
(24.06.25)
Abdülhamid sonrası padişahlar kukla padişahlar olduğu için onları Osmanlı'nın bağımsız padişahları olarak kabul etmek mümkün değil, başındaki insanlar ne derse onları yapıyorlardı zaten, Abdülhamid'i kendi kararlarını kendi inisiyatifiyle aldığını düşünerek böyle sordum, yoksa tabii ki sonradan daha büyük toprak kaybedilmiştir, kaldı ki koca imparatorluğu da kaybettiler.
0
🌸kizil karga
(24.06.25)
osmanliyi bir arada tutan sey imparatorluk anlayisi ve ummetcilikti. yani imparatorlukta yer bulan tum halklar ya guc ile ya da ummetcilikle merkeze yani istanbula bagli kaliyordu.

fransiz ihtilali ile tum dunyada bu anlayis degisti. milliyetcilik ve ulus kavrami yukseldi, bundan da en zararli cikanlar imparatorluklar oldu. osmanli bunun karsisinda mucadele etmeyi secti, balkanlarda milliyetcilik cabuk yayildi, oradaki halklar artik "ben yunanim", "ben sirpim" demeye basladi. musluman topluluklarda bu daha yavas oldu, ama yine de oldu, arnavutlar da bu kervana katildi ve imparatorluk icinde her yerde kendini osmanlidan bagimsiz goren ulus bilinci artti.

bu akimda padisah olarak ne yapabilirsin? ya cok sert onlem alip tepelerine binersin, isyanlari bastirirsin. ama bunun icin de ekonomik olarak guclu, dis siyasette ic islerine karistirmayacak kadar korkutucu olursun.

ya da alternatif olarak tum bu uluslar uzerinde yeri gelip iplerini gevsetip, yeri gelip onemli yerlere kendi adamlarini yerlestirip fark ettirmeden toplulugu yonetip, ekonomik olarak stratejik yerleri elde tutup kapitalist strateji ile ve kulturel hegomonya ile bu topraklari bir anlamda elinde tutarsin.

osmanli 1. yolu secti, ve bir yerde nefesi tukendi, ingiltere ikinci yolu secti hala eski cografyalarinda hukum surmese de kulturel ve ekonomik olarak etkin.

ataturk ise ucuncu yolu secti, madem milliyetciligin onu alinmiyor, ummetcilik bile buna engel olamiyor, o zaman biz de "turk milletiyiz ve ulus devletiz" dedi.

gunumuz turkiyesinde hala tartismalarin ana ekseni budur, "ummetcilikten erken vaz gecildi, bu bizi bir arada tutabilirdi" diyenler, yani abdulhamitciler. ya da alternatif olarak "milliyetcilik nedeniyle ummetcilik etkisiz kaldi, islemeyen uzvu keselim, kendimizi turk ulusu olarak tanimlayalim" diye ulusalcilar. hala bunu tartisiyoruz, hala gecmise donup yeniden imparatorluk ve ummetcilik candirmak isteyenler var, diger taraftanda imparatorluk anlayisini kenara birakip ulus devleti elde tutmak isteyenler var.

kisaca ne yapilsa imparatorluk anlayisi yikilirdi da hangi yol daha acisiz olurdu bu tartisma konusu.
0
emrahday
(24.06.25)
Daha iyisi mümkündü diyen de mümkün değildi diyen de haklıdır.
Adam çok zor, kötü bir zamanda yönetmiş ülkeyi. Dış dünya açısından çok zor durumda Osmanlı.
İç dünya açısından da sürekli darbe ve öldürülmek korkusuyla yaşıyor.

Abdülhamit siyasi bir figür oldu o yüzden o konuda tarafsız bir kaynak, yazı bulmak herhalde imkansız.

En çok toprak kaybeden, en fazla savaşa giren, en çok mektup yollayan gibi etiketlere takılmamak lazım bence, doğru bilgiye ulaşmamızı zorlaştırıyor.

“Osmanlı’nın yıkılması” olarak da bakmamak gerek duruma. Aslında ülke aynı ülke. Yönetici, yönetim şekli ve egemenler değişti.

Sen ne düşünüyorsun kızıl karga?
0
michael_knight
(24.06.25)
Not: Osmanlıyı birlikte tutan ümmetçilik değildi. Abdülhamit’e de tekten toprak kaybı üzerinden vurmaya gerek yok. Çok da önemli değil. Ümmetçilik konusunda güneydoğu asyaya varan misyonlarını hiçbir müslüman kazımadı bile abdülhamitin. Osmanlıyı bir arada tutan güçlü merkezi otorite idi. İmparatorluğun son yüzyılında mümkün vergi gelirlerinini %7’si ancak toplamabilir hale gelmişti. Bu zayıflamış ekonomik güçle ümmet değil haşa allah gelse baş edemez. Hele Arapların, ümmetçiliği sallamamasını geçtim türkleri neredeyse müslüman bile saymamasını falan saymıyorum bile.

Uzunca yazdım ama sildim. Sadece konunun ümmetçlikle falan değil 18.yy başında çoktan bozulmuş toprak sistemiyle ilgili olduğunu unutmamak gerekiyor. Abdülhamit ortalama bir 19.yy despotudur. Önemli bir insan değil. Konu detayı için İsmail Cem’den Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi, Doğan Avcıoğlu’ndan Türkiye’nin Düzeni’nin ilk cildi, Stefanos Yerasmios’tan Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye’nin İlk cildini okuyabilirsiniz. Abdülhamit süregelen bir silsile içerisinde ortalama bir tiptir. Zaten gördüğü ilk gerçek mukavemetle yani hareket ordusuyla karşılaşınca tabanları yağlamak durumunda kalmıştır yaratmaya çalıştığı korku imparatorluğu bitince.
0
sanal hayvan
(24.06.25)
(3)

İngilizcesi iyi olan 11 yaşındaki kız çocuğuna ingilizce kitaplar

put it in your appropriate place
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
Seviye seviye kitaplar var ama annesi babasının aradığı direkt kaliteli kitaplar. Yani kitabın içeriğinin kaliteli olması.

Hangi kitapları tavsiye ederseniz?
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
Roald Dahl kitaplarindan baslayabilir.
0
deckard
(21.06.25)
Kalite dediklerinin kapsamı nedir?

Temin edebilirse, edgar allan poe'nun hikayelerinin bizzat orijinali ya da sadelestirilmis versiyonları piyasada bulunabiliyor. Shakespeare için de geçerli.
0
encokbenisevinnolur
(21.06.25)
Oxford Bookworms serisinin kitapları olabilir. Bariz kaliteli. Orijinalleri ne kadar yaygın bulunabiliyor bilmiyorum. Hepsiburada'da tek tük var, Amazon'da çok var. Akmar Pasajı hala açıksa orada bile olabilir(orada daha çok korsanları var tabii ama orijinal de vardır), çok farklı fiyatlar olabiliyor.
0
mbond
(22.06.25)
(1)

Değiştirilmiş oto koltuk kılıfı eski haline döner mi?

osssy
Örneğin alttaki şekilde bir koltuk aksesuarı olan araç koltuğu orijinal hale kolayca geri getirilebilir mi?https://ibb.co/vCTkCjfKek soru: dış kasa üstü orijinal marka etiket aksesuarı sorunsuz şekilde çıkartılabilir mi?
Örneğin alttaki şekilde bir koltuk aksesuarı olan araç koltuğu orijinal hale kolayca geri getirilebilir mi?
ibb.co
ek soru: dış kasa üstü orijinal marka etiket aksesuarı sorunsuz şekilde çıkartılabilir mi?
0
osssy
(20.06.25)
Ön koltuktakilerle aynıysa sonradan takılmış ve kolayca sökülebilir bir şey gibi duruyor. Arka koltuğun sırt tarafları incelenebilir, ayrıca üzerine oturulan kısım da yerinden çıkıyor olabilir. Detaylı incelenince anlaşılır ne olduğu.
0
mbond
(20.06.25)
(9)

pidenin kenarları niye kıvrılıyor?

kibritsuyu
pide: https://tinyurl.com/3da882vcşu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.nedir sebebi?
pide: tinyurl.com

şu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.

nedir sebebi?
0
kibritsuyu
(20.06.25)
Harcin icinde sivimsi yapida seyler de var, kapali olmazsa yanlardan akabilir. Daha kucuk de yapilabilirdi tabii tercih meselesi. Tamamen kapatan bile var. Kenarlarini atan da niye atiyor anlamadim. Hamur yemicekse tarhana corbasi icsin.
0
mbond
(20.06.25)
orayı atan kimmiş? o kısım malzemeyi içte tutuyor hem de güzel yeniyor gayet. kenarsız pide yenmez.
0
jelly bear
(20.06.25)
Harcı tutar. Orayı yemeyen de ne bileyim hayattan zevk almıyordur
0
glamdr1ng
(20.06.25)
orayı yemeyeni görmedim duymadım.

gerçi düşündüm de ben 2-3 yerden pide yiyorum, hepsi de baya düz yapıyor o fotolardaki gibi pideyi yemedim bayadır
0
avatar is back
(20.06.25)
harcı tutar da harcı tutacak kadar kıvırsınlar o zaman. kimisi neredeyse yarısını kıvırıyor.

yani pide olsun, pizza olsun, ben de atmam yerim. ama keyif de vermez. içli bir hamur yiyecekken niye yarısı kuru kuru hamur olsun? önce kenarlarını yerim ki içli güzel kısmı sona kalsın diye.

şöyle olsun mesela, malzeme dökülmeyecek kadar kıvır bırak: cdn.yemek.com

ya da en fazla şöyle: www.kebap49.com.tr

bunların yarısı boş, kuru hamur:
saraylidoner.com
doyumyemek.com
0
🌸kibritsuyu
(20.06.25)
hesaplayan adam modu: öyle olursa daha fazla harç koyması gerekecek. fazla harç koymazsa içi boş gözükecek. kenarını hamur yaparsa az harç çok hamurla büyük gözüken pide yapabiliyor.
0
inheritance
(20.06.25)
O kismin tadi baska çünkü. Daha sert ve leziz.
0
feastofthedamned
(20.06.25)
upload.wikimedia.org
buna kafayı takan için Konya/Afyon civarlarının pidesi süper.
0
nhk ni youkosu
(20.06.25)
Harcı tutması için +736
Ekstra lezzetli bir yer yapmak için +37474289

Ustadan ustaya kalınlığı da gerçekliği de değişir. Kimi daha kalın, kimi daha şişkin, kimi daha ince, kimi daha derin, kimi pofuduk yapar. Herhangi birini ayırıp yemeyeni görmedim.

Arasına ucundan harç da girmişse mhhh…
0
lazor
(23.06.25)
(17)

Yolculukta, gezide, uçakta, otobüste, trende atıştırma/içecek ne alırsınız?

ermanen
yolcukluktayanınızdaçantanızdagezide yoldauçaktaotobüstetrendearabadakısa geziuzun gezicumartesiertesiötesivs.atıştırmaiçecekyiyecekabur cubursağlıklı/sağlıksız?
yolcuklukta
yanınızda
çantanızda
gezide
yolda
uçakta
otobüste
trende
arabada
kısa gezi
uzun gezi
cumartesi
ertesi
ötesi
vs.

atıştırma
içecek
yiyecek
abur cubur
sağlıklı/sağlıksız
?
0
ermanen
(20.06.25)
lifalif bar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
Fındık
0
mezzosprite
(20.06.25)
Almam
0
avatar is back
(20.06.25)
çubuk kraker
değişik püskevitler
beyaz leblebi
mısır kavurgası
cips
antep ve yer fıstığı
enerji içeceği
termosta (sıcak su , kahve, buzlu su)
0
ground
(20.06.25)
Borek, sarma, kuruyemis, hurma, cikolata, biskuvi, su, sandvic.
0
mbond
(20.06.25)
8 saatlik uzun yolda çantama eti susamlı çubuk atarım

Hem kokmaz hem yağlı değil hem de beni tutuyor
0
grimavi
(20.06.25)
Tadım karışık kuru yemiş. 101 de var. 110 tl. Kuru üzüm, fıstık, leblebi, badem. Bi de yanına mis süt alıyorum.

Hem sağlıklı hem ucuz.
0
luluki
(20.06.25)
yorgunluk, kas ağrılarım ve baş ağrılarım olduğundan beri sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum. geçenlerde 1 haftalık diyetten sonra canım çok tatlı istediği için biraz bal yedim (ortalama 3 tatlı kaşığı gibi bişeydi, ceviz ile karıştırıp). ve bir saat geçmeden yine yoğun baş ağrısı ve nefes darlığı gibi şeyler oldu. dedim ki, artık vücudum toksin kaldırmıyor.

buna istinaden sağlıklı diyebileceğim, dışarıda zorunluluktan tercih ettiklerim şunlar;

tuzlu fıstık (tadım)
karışık kuruyemiş (tadım)
(ya da diğer kuruyemişler)
züber
kahve
0
love and trust
(20.06.25)
Araba yolculuğu ise mutlaka termosa çay/kahve koydururum.

Teksem uçakta, trende bir şey yiyip içmem. Arkadaşlarla kalabalık gitmişsek her uçuş öncesi havalimanında içmeye başlayıp varana kadar da devam ettiririz.
0
ruhen hastayim ben
(20.06.25)
ben genelde yolluk kek yapıyorum. bilemedin sandviç. içecek istemem.
0
neira
(20.06.25)
protein bar, badem, fındık.
içecek bira, olmazsa su.
0
kumandanim
(20.06.25)
Araba yolculuğunda midem bulanabiliyor; o yüzden çubuk kraker.

Çantamda protein bar ya da minik paketli kuruyemiş de bulunduruyorum uçak ya da araba; fark etmez.

İçecek pek almam yolda ya da uçakta kahve alıyorum. Su oluyor zaten çantamda hep.
0
fraise
(20.06.25)
Tek soru kisvesi altinda onlarca soru sorabildigin icin tebrik ederim oncelikle. Tavsiyem bir sonraki soru icin alt alta yazma yerine virgulle ayirip sorman seklinde olur. Tek kelimeyi alt alta okumak gercekten yoruyor.

Neyse, ben genelde yolculuklarda pek bisey almam yanima. Tabii yolculugun kisa mesafe(en fazla 5-6 saat) oldugunu varsayiyorum. Eger mesafe da uzunsa su ve doyuracak abur cubur falan aliyorum yanima.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Ne verirlerse yeyip içiyorum. Asla geri çevirmem
0
runaway
(20.06.25)
Formun limonlu bisküvisini çok seviyorum ben. Hem tok tutuyor hem lezzetli.
0
akhenaten
(20.06.25)
kuruyemişli lifalif bar alıyorum ben de, yurt dışı seyahatiyse ve trene falan bineceksem orada marketlerden kuruyemiş alırım. bazen bulursam fiskobirliğin 30-50gr’lık paketli fındıkları oluyor onlardan atıyorum çantaya. Ama çoğunlukla bunları yemiyorum, her ihtimale karşı diye taşıyorum. zaten seyahat etme sebeplerimden biri de yeme içme olduğundan bunlarla karnımı doyurmam.
0
phoarbix
(20.06.25)
salatalık. kokmaz, elinizi kirletmez, hemen yenilir.
0
co2s2
(21.06.25)
(2)

Macbook air vs pro biraz ios app isleri icin falan

optimistbakunin
Selam islemci ram ssd ayni. Proda fiyat farkli. Tercih edilmeli mi? Ben mevcutta zaten 8gb ram 512ssdli windowsla oyun da yapiyorum appde. Pro alip fazla fiyata deger mi
Selam islemci ram ssd ayni. Proda fiyat farkli. Tercih edilmeli mi? Ben mevcutta zaten 8gb ram 512ssdli windowsla oyun da yapiyorum appde. Pro alip fazla fiyata deger mi
0
optimistbakunin
(20.06.25)
air ve pro arasında gerçekten dağlar kadar fark var. başım ağrımasın, 7-8 yıl kullanayım dersen pro almanı şiddetle tavsiye ederim.
0
elektr10
(20.06.25)
Ben yakin zamanda air aldim ama param olmadigi icin, yoksa pro alacaktim, simdilik idare edeyim dedim. Proje derleme hizi falan iyi ama arastirmalarim sonucunda proya karar kilmistim. Su an detaylari cok hatirlamiyorum ama ozellikle goruntu kalitesi ile ilgili cok fark var deniyordu.
0
mbond
(20.06.25)
(8)

diş macunu tadından nasıl kurtuluyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağzımızda bütün gün kalan bu iğrenç taddab kurtulmanın bir yolu var mı? hangi macunu kullanmalıyız?
dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağzımızda bütün gün kalan bu iğrenç taddab kurtulmanın bir yolu var mı? hangi macunu kullanmalıyız?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.06.25)
öncelikle yarım nohut büyüklüğünde kullanmak lazım. bir de fırçalamadan sonra iyice ağız çalkalamak gerek. parodontax tad olarak çok sabun gibi değil, tavsiye ederim.
0
exlibris
(19.06.25)
eczaneden ingiliz karbonatı aliyorum.
canan karatay önerisi,
uzun zaman oldu,tavsiye ederim.
0
designer
(19.06.25)
Market markaları diye adlandıracağım signal, colgate, oral b vb kullanmıyorum. Temiz içerikli ürünleri tercih ediyorum. Paradontax (ki kimse sevmez ama aksine çok ferahtır) himalaya Eyüp Sabri Tuncer (karanfilli) favorilerim.
0
strawberry first
(19.06.25)
biomed diş macununda asla böyle bir problem olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.06.25)
Eskiden beni de cok rahatsiz ediyordu. Sonradan gecti biraz. Bu konuda ilk problem yasamadigim zamani hatirliyorum, signalin en standart dis macunu idi sanirim. Bir suredir genelde Ecodenta markali dis macunlarini kullaniyoruz, kotu tat birakmiyor.
0
mbond
(19.06.25)
Listerine.
0
koela
(19.06.25)
diş fırçalama sonrası ağız çalkalanmaz tükürülür. diş macunlarındaki florürün görevini yapabilmesi için diş yüzeyinde bir süre kalması gerekir. ağız çalkalandığında florürde atılmış olacağından çalkalamadan sadece tükürmek gerekir.
zaten diş için en önemli temizlik mekanik temizlik diş macununun florürü dışında çok bir görevi yok. onuda zaten mercimek tanesi kadar kullanmak yeterli.

florürsüz diş macunu kullanmayın, düz dünyacı safsatalarına kulak asmayın.
belki alternatif olarak hidroksiapatit içeren macunlar kullanılabilir.

ben oral-b sensitivity & gum calm kullanıyorum tadı rahatsız edici değil.
0
my fault
(19.06.25)
fırçaladıktan 5 dakika sonra bi kahve sigara yapıyorum, her şey normale dönüyor.
0
klassno
(19.06.25)
(6)

İkinci el otomobil alımı için eksper sürecinde dikkat edilecekler

osssy
Eksperler hangi dolandırıcılıkları anlıyor, hangilerini anlamıyor? Km düşürmesi sık yapılıyormuş sanırım. Bu ortaya çıkıyor mu? Başka nelere dikkat edilmeli?
Eksperler hangi dolandırıcılıkları anlıyor, hangilerini anlamıyor? Km düşürmesi sık yapılıyormuş sanırım. Bu ortaya çıkıyor mu? Başka nelere dikkat edilmeli?
0
osssy
(17.06.25)
Satıcı size bir eksper önerirse buna kesinlikle dikkat etmeyin. En büyük dolandırıcılık bu yüzden oluyor. Takla atmış aracı "tandık eksper, indirim yaptırırım sana" diye anlaşmalı dolandırıcı ekspere götürüyorlar ve kazasız diye rapor veriyorlar.

km düşürme işlemi muayene kayıtlarından da ortaya çıkabilir. aracın her 2 yılda bir girdiği tüvtürk muayenesinde kilometresi kaydedilir. mevcut km'den daha yüksek bir kayıt varsa düşürmüşler demektir.
0
himmet dayi
(17.06.25)
tarcanlar'a gidin. gerçekten işlerini iyi yapıyorlar. diğer yerlerdeki gibi paket paket kontrol detayları değişmiyor, standart bir paket var ve her araca aynı full kontrolleri yapıyorlar. diğer yerlerde düşük paket alıp ilerde sorun yaşadığınızda, biz ona bakmadık düşük paket almışsınız filan diye bahane uyduruyorlar. tarcafnlar gerekli her şeye bakar km vs.
0
awlmi
(17.06.25)
Aracın geçmiş tüm muayene kayıtlarını tuvtürk listelemiyor sanırım?
0
🌸osssy
(17.06.25)
Son zamanlarda takip etmedim ama benim bildigim motorda olan her sorun kendini gostermeyebiliyor. Mesela yag yakma durumu varsa ortaya cikmayabilir. Sanzimanda kendini hemen gostermeyen sorunlar olabilir. Imkan varsa araba sogukken araba calistirilip test edilse, guvenilir bir ustaya da gosterilse iyi olur. Tabii bunun yaninda ayrica expertiz de olacak.
0
mbond
(17.06.25)
hangi aracı alıyorsan şikayetvar'da kronik arızası neyse ona bak. her arabanın kronik arızası olabiliyor.
0
xu
(17.06.25)
Kesinlikle kurumsal ekspere gidin. adı sanı duyulmamış yere gitmeyin.
işlem bitince eksper size raporu anlatacak ve çıktısı verecek.
Bunların resimleri çekip whatsapptan arabadan anladığını düşündüğünüz herkese atın ve fikirleri alın. yeterince cevap gelmeden eksperden ayrılmayın takıldığınız yerleri netleşinceye kadar sorun.

Eksperlerin yaptığı en sık aldatmaca rapora kötü el yazısıyla sorunları yazıp, anlatırken onlar önemli şeyler değil, tüm araçlarda çıkıyor deyip geçiştirmesi. Satıcı da burada işlem bitti ofise geçip konuşalım diye sizi orada çok tutmak istemez.

whatsaptan tanıdıklara gönderdiğiniz raporlar için çok olumsuz dönüşler olursa satıştan vazgeçebilirsiniz
0
duyuruuser
(17.06.25)
(20)

meslekte 9.senem ve sıkıldım

Gradient_tabanlı_mor
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük. maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük.

maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun aşısı hastalığı vs.

mesleğimi seviyorum ama işte çalışmaktan sıkıldım galiba. emekliliğe kadar böyle çalışacağımı düşününce daralıyorum. kendi işimi yapabilsem keşke. ama ne yapacağımı bilmiyorum. benim yerimde olsanız ne yapardınız? akademisyen mi olayım, trendyolda tişört mü satayım, oyun yapıp steame mi atayım kafam karışık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Yani ilk akla gelen zaten uzmani oldugunuz mobil uygulama gelistirme alani. Ancak bana oyun yapip oradan para kazanma fikri biraz hayal gibi geliyor. Herkesin aklinda olan birsey, sadece gelistirme emegi var, telifle alakali pek durumu yok. Hal boyle olunca buyuk rekabet oluyor. Buyuk topluluk gerektiren uygulamalarda da gene ustesinden gelinmesi zor durumlar var. Bana en guzeli kendi yan uzmanligin gibi bir konuda, emek gerektiren seylerle yapilan uygulamalar boyle tek calisacak kisiler icin mantikli geliyor. Ya da nis alanlar olabilir, mesela ben para vermem kolay kolay uygulamaya ama bulundugum ulkenin ehliyet teori sinavini gecmem icin vermem gerekti. Cok is yapacak bir alan degil ama boyle orta seviye birkac uygulamayla getiri saglanabilir, tabii biliyorsunuzdur bu aralar hic populer bir para kazanma yontemi olarak gorulmuyor.
0
mbond
(17.06.25)
@mbond uygulama yapıp para kazanma fikri de bana gerçekçi gelmiyor maalesef. yani kazanılır ama bir maaşımı çıkarmaz mesela.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Rahat batmis, olay bundan ibaret. 3 5 gun izin al ortadan kaybol, duzelirsin.
0
Shepard
(17.06.25)
remote iş mis gibi. akademisyenlik eziyet ve az maaş demek.

ha güzel bi fikrin varsa otur yap tabii ki ama yoksa da şu an iyi bi yerdesin zaten.
0
jelly bear
(17.06.25)
kendi uygulamanızı geliştirmek gibi, saatsiz çalışabileceğiniz bir iş yoksa, bebeğinizle her iş size sıkıcı gelecektir.
0
co2s2
(17.06.25)
rahatlık başa bela gerçekten.
0
koela
(17.06.25)
gören de, herkes sabah evden çıkarken bebeğini parka götürebiliyor zanneder.

arkadaşlar, ne yazık ki sabah 9 akşam 6 çalışmamız gerekiyor babadan zengin değilseniz.
0
co2s2
(17.06.25)
Rahat batmış ki olur arada.
Dünyada çalışanların yüzde 99u zaten dediğiniz şekilde yaşıyor ki siz bir de evden calisiyorsunuz.

Sizin yerinizde olsam calismaya devam ederdim. Loto falan kazanmadigim sürece de bu degismezdi.

Akademi falan gerçekten dert aramak olur. Maaşları da sizi asla tatmin etmez.
0
logisticsmanager
(17.06.25)
Cok ilginc ben de mobil gelistiriciyim (iOS) 10 yil civari bir tecrubem var ve 2.5 yasinda kizim var.

Dostum sana kotu haber verecegim eger kendi basina bir seylere atilmak istiyorsan artik gec kaldin. Cocugun olduktan sonra bu tarz seyler daha zor. En azindan onundeki 3-4 senelik kisim icin kesin oyle.

Tabi kosede yuksek miktarda seni 2 yil falan goturecek birikimin varsa orasi ayri.

Ana konuya gelirsek hayat boyle hocam yapacak bisey yok. Yine evinden calisiyorsun mesain bitince direk cocuguna kavusuyorsun. Yol cekmene gerek yok. Iyi yerden bakmak lazim.
0
nuevo
(17.06.25)
Benim de meslekte 10. yılım mobil developer olarak başlayıp product tarafında buldum kendimi. Ben de sıkılıyorum bir ara doktoraya başvursam mı dedim ama profesör bile benim kadar kazanmazken, single mom olarak kıpırdama lüksümün olmadığını düşünüyorum. Dört sene de doktoraya odaklansam çocuğa hiç vakit ayıramayacağım zaten.
İş bağlayabilecek çevreniz varsa, risk alabilecek durumda iseniz, ux tarafını da hallederim diyorsanız kendi şirketinizi kurabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(17.06.25)
Çocuk + remote çalışma çoğu insanın hayali. Bir de böyle düşün.

Akademisyenlikten kasıt meslek yüksekokulunda bir iki gün yazılım dersi vermese olur. 2 gün gidersin şimdiki maaşının yarısı veya üçte birini alırsın ama kafan rahat olur. Yok devlet üniversitesi diyorsan torpil, vakıf üni dersen hakkınla girersin (doktora sonrası) ama 5 gün gidersin profların bile girdiği çıktığı saatlere kartları üzerinden bakılıyor takip ediliyor.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
Bence mevcut sürecin rutinliği ve sıkıcılığından ötürü sorun olmuş. Maaşlı haftada 40 saat 5 gün çalışıyorsan, kendi işinde haftada 7 gün 70-80 saat çalışırsın. Kendi işini yapmak demek haftada 2-3 gün rahat ve esnek şekilde eğlenceli çalışmak demek değil ki.

- Akademisyen olmak: uzaktan çalışma imkanını tamamen çöpe atmak, her gün işe gidip gelmek, bebek için bakıcı tutmak demek. Maaşını düşürmek, ekstra birçok harcama yapmak anlamına gelir.

- Trendyolda tişört satmak: aylarca düzgün para kazanamamak, cepten harcamak; "keşke maaşlı işimi bırakmasaydım kaybım büyük oldu" demek.

Davulun sesi dışarıdan hoş gelir, insan önce elinin altındakinin kıymetini bilmeli. "Uzaktan çalışabilme" o kadar büyük bir nimet ki, parasal karşılığı yok. Hangi sektörde bu imkan var ve dünyada herhangi bir noktadan hizmet verilebiliyor. Hangi sektörde y.dışı imkanı bu kadar geniş, maddi olanaklar ülke şartlarında iyi, y.içi Linkedin tarzı platformlardan aramasan da iş önerisi geliyor vs. Hangi sektörde kendi işini kurmak iyi bir fikrin ve motivasyonun varsa bu kadar kolay; sermayen bir adet bilgisayar.

- Oyun geliştirmek: buna olumlu bakarım. İş saati dışında geliştirme yapıp maddi karşılığı alınmaya çalışılabilir. Maaş gibi olmaz, ek gelir gözüyle bakmalı. Sürekliliğinin olacağını düşünmüyorum ama belli olmaz. Bakarsın 1-2 oyunla piyasaya girer, işleri büyütürsün.

Aileden ciddi bir varlık kalmıyorsa çalışmak zorundasın/zorundayız. Senin sorunun burada. Bu fikirle barışık olmak lazım.

Soruna cevap: Yerinde olsam işime gücüme bakarım. Çocuğun da varmış gelecekteki masraflarına yönelik şimdiden nakit akışı sağlayacak yatırımlar planlarım. Yazılım sektörü motivasyon gerektirdiği için sıkılınan noktada tatile çıkmak, yenilenmek lazım. Bununla başlayabilirsin.
0
Lethe
(17.06.25)
''eskiden başkasının işini yapıyordum, cumartesi günleri bile çalışıyordum.
şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazarları da çalışıyorum.''

bence sıkılmışsınız biraz. sunduğunuz alternatifler bunu düşündürüyor. akademisyen olmaya çalışırken de çocuğunuzla sabah parka gidemeyeceksiniz ki... iş değiştirmeyi düşünebilirsiniz yine kendi alanınızda.
0
elorelia
(17.06.25)
yalnız değilsin hepimiz bu hayattan bıkmış durumdayız ama malesef ya komple işi bırakıp sadece çocuğunla ilgileneceksin ki o durumda para kazanamayacaksın ve işten uzaklaşacaksın ya da bu şekilde devam. birçok kadının uzaktan çalışma şansı olmadığı için kariyer hayatı bitiyor. sen şanslı olansın.
0
turuncu tonlarda
(17.06.25)
size tavsiye verebilecek konumda değilim, tek söyleyeceğim bu tip konularda bu platforma danışmamanız olur.

lafta çok akıllılar ama gerçekte buradaki çoğu tipitipin akboylardan farkı yok. bir ebeveyn olarak çocuğunuzu parka götürmek filan istemişsiniz haşa ne haddinize, onlar günde 10 saat çalışıyor, o zaman normal olan bu, siz de çoluğunuzu çocuğunuzu göremeden yaşayıp ölün. bundan şikayet ediyorsanız rahat batmış demektir. kafaları bu kadarına çalışıyor.

velhasıl ne yaparsanız yapın ama buradaki yarısı akıl sağlığı bozuk, diğer yarısı boş beleş tiplerin önerilerini dikkate almayın. istisnası muhakkak vardır herkes üstüne alınmasın ama burası böyle artık. adama "günde 12 saat çalışıp sadece aç karnını doyurabilmek adil değildir, insanca değildir" diyorsun, "sen iş hayatını bilmiyorsun yeğenim" diyor sanki bu geçerli bir argümanmış gibi.

velhasıl gidip kendi sektörünüzdeki benzer durumdaki insanlarla filan konuşmaya çalışın derim, yani en azından sizin seviyenizde ve sizi anlayabilecek insanlar olsun. buraya sorarsanız sadece sinirlendiğinizle kalırsınız.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
sen alakaya çay demleyen işsiz 31cibaşını dinleme ablacım. evvelce de konuşmuştuk çocuğun büyüsün o zaman işi bırakmayı düşünürsün. şimdi bi şey yapacaksan ek iş olarak yap. ve tatile çık +1
0
lambırcek
(17.06.25)
-Maaşınızdan memnun musunuz, yetiyor mu, tatmin ediyor mu, düzgün yatıyor mu?

-İş yerinde yönetici, iş arkadaşı vs. sinirlerinizi zıplatan, mobbing yapan, gününüzü berbat eden var mı?

-İşinizin aşırı stresli son yetiştirme tarihleri (deadline), fazla mesaileri, seyahatleri var mı?

-İbadet, kılık kıyafet vs. temel haklarınıza yahut kişisel yaşamınıza müdahale var mı?

-Ssk, izin vs. özlük haklarınız var mı?

-İşyeri evinize çok uzak mı?

Bu sorulardaki sorunlardan herhangi biri mevcut değilse, iş değiştirmek pek mantıklı değil.

Sizin anlattığınız kadarıyla, çok da problem yok. Rutine bağlamanız sıkmış biraz. Hobi, tatil falan katın araya. Toparlarsınız kendinizi... Bahsettiğiniz alternatifler çocukla daha zor.
0
yadigar
(17.06.25)
ayy rahat batmis tatlim diyenler memur zihniyetli, azicik asim kaygisiz basim tayfa.

icindeki sikintiyi anliyorum, bende benzer seyler yasadim sektorde 10. sene itibariyle ve bazi radikal kararlar vermek zorunda kaldim. seninki buyume sancisi diyebiliriz, herkes onune koyulan kum havuzuyla yetinmek zorunda degil.

once "maas" adi altinda verilen uyusturucuyu birakman lazim. ayni isi yapmaya devam edebilirsin ama bir sirket ac, fatura kes, 8-6 duzenini kir. cashflow sagladiktan sonra ya yan sektorlere gecilir (ki ben bunu yapmaya calisiyorum) ya da bambaska sektorlere dalinabilir. orasi artik senin yeteneklerine bagli.
0
cooperr
(17.06.25)
@edmond honda,

benim nefretim çalışıp düzenini kurmuş insanlara değil, işten bunaldığını söyleyen bir anne/babaya sanki küfretmiş gibi davranıp onu aşağı çekmeye çalışanlara. bir insan DOKUZ SENE aynı işi yapıp sıkılabilir, çocuğuna ya da kendisine vakit ayıramadığını düşünebilir. senin kafan basmıyor olabilir, o senin bileceğin iş.

sen önce bir okuduğunu anla, sonra aklınca laf sokmaya çalışırsın.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
bir sürü cevap var, söylenmiş olabilir ama remote çalışmak ilk zamanlar iyi gelse de uzun zamanda kötü bir şey bence. hiç sosyalleşmemek insanı bitiriyor.
0
ravenudon
(17.06.25)
(2)

Ucak Bileti Ucreti Iadesi

14
Kuzenim hamile ve Kanada'da yasiyor. Ben de Kanada'dayim. Teyzem ve esi dogum sirasinda ve ertesinde yardimci olmak icin Kanada'ya geleceklerdi bu hafta. Ancak enistemde agir zaature cikti, doktor gidemez diyor. Anladigim kadariyla aldiklari ufak biletinin iadesi yok degistirme imkanlarini da sorgul
Kuzenim hamile ve Kanada'da yasiyor. Ben de Kanada'dayim. Teyzem ve esi dogum sirasinda ve ertesinde yardimci olmak icin Kanada'ya geleceklerdi bu hafta. Ancak enistemde agir zaature cikti, doktor gidemez diyor. Anladigim kadariyla aldiklari ufak biletinin iadesi yok degistirme imkanlarini da sorgulayacaklar.

Burada sormak istedigim: Burada bazen kredi kartlarinin kendisinin sigortasi oluyor, mesela seyahatte ciddi bir aksilik cikarda parayi geri iade ediyorlar, vs. Turkiye'de boyle bir uygulama var mi? Varsa da bankayi mi aramalari lazim?
0
14
(16.06.25)
öncesinde seyahat sigortası yaptırdıysanız ancak olabiliyor. ancak böyle bir durum için kredi kartını veren concierge hizmetlerinden biletin alınması gerekiyor. yani biraz zor.

genelde iadesiz biletler için mücbir sebeplerden ötürü iade hakkı olur. bunu kontrol etmenizi öneririm. doktor raporu gibi belgeleri sunarak iade veya kısmi iade alabilirsiniz.
0
bravoteam
(16.06.25)
Hangi firma bilmiyorum ama doktor raporu varsa ilgili ucustaki herkes icin tam iade alinabiliyor olmali. Abim ucus gunu, ucusa saatler kala bayilmisti. 4 yolcunun biletlerinin tamami ucretsiz degistirilmisti. Iade de mumkun muydu emin degilim.
0
mbond
(16.06.25)
(8)

Hamileliğin son ayları sedan araç çok mu sıkıntı olur?

chicha_v2
Şu an coupe bir BMW var. Arabayı aldıktan iki gün sonra eşimin hamilelik testi pozitif geldi :)Bu arabayla devam etmek çok olası değil çocuk koltuğu vs. de sıkıntı olur ama BMW 320 gibi bir araç da sorun olur mu kontrole vs. gider gelirken? İlla suv mu bakayım?
Şu an coupe bir BMW var. Arabayı aldıktan iki gün sonra eşimin hamilelik testi pozitif geldi :)

Bu arabayla devam etmek çok olası değil çocuk koltuğu vs. de sıkıntı olur ama BMW 320 gibi bir araç da sorun olur mu kontrole vs. gider gelirken? İlla suv mu bakayım?
0
chicha_v2
(16.06.25)
Hamilelikte siradan 3 kapi pejo vardi. Yere yakin olmasi sikinti olmadi. Ancak dogum sonrasi tabii arka koltuga bebek yerlestirmek falan is cidden. Sonrasinda 5 kapi Honda Civic aldim. Onda da ilk basta sikinti yoktu ama biraz buyudukten sonra kafasini falan vurmadan koltuga oturtmak ugrastiriyor. Tabii dunyanin en zor isi falan degil yani sonucta abartilacak birsey yok.

SUV'lara giciktim, ozellikle fiyati benzer sedana gore cok yuksek oldugu icin. Simdi biraz anliyorum, denk gelirse SUV dusunurum. Tabii MPV gibi opsiyonlara da acigim, tabii genelde cirkin oluyorlar.

Ozetle dogru fiyata alindiysa, benzer fiyatlara elden cikabiliyorsa degistirilebilir ama aceleye de gerek yok.
0
mbond
(16.06.25)
mesele bebekse bakilacak 2 sey var;

1 - Iso-fix var mi?
2 - bebek arabasi bagaja sigiyor mu? hatta bebek arabasi (travel tip) + valiz + katlanir yatak + mama sandalyesi, bagaja sigiyor mu :)

Gerisi cozulur. araba cok basik ve tek kapiliysa vs. hamileligin son aylarinda inip binmek evet problem yaratabilir.

Ustteki cevabi gorunce farkettim cok dogru bir ek daha var. Cocuk buyuyunce biraz ana kucagi araba koltugu yerine normal araba koltugu alacaksiniz. Bu donen tip olunca yada cocuk oturdugu zaman orada on koltugu ileriye itmek gerekiyor. Kucuk bir arabada bu da problem olabilir.
0
wallcan
(16.06.25)
kontrole giderken araba modeli neden sorun olsun? abartmıyor musunuz biraz?
bebek olduktan sonra isofix olan ve bagajı geniş bi araç yeterli.
0
elorelia
(16.06.25)
isofix artık ticari araçlarda bile var. bu işte bagaj önemli bmw klasmanındaki araçlarda zaten güvenlik iyidir. x1 x3 de düşünülebilir. ben normalde suv sevmem ancak çocuk olunca valiz sayısını ve bebek arabasını düşünmek önemli. 2 yaşına kadar 320 gider ancak 2 den sonra bisiklet, scooter vb. oyuncaklarda ekleniyor. ben de clio var tek çocukla sığamıyoruz.
0
mikahakkinen
(16.06.25)
abartmıyor musunuz artı 1.
Hamileliğe göre araç seçimi kriteri diye bir şey olmaz.
0
Cezcez
(16.06.25)
ilk araba tercihini dusununce, sen sanki araba degistirmek istiyormussun da dogumu bahane ediyorsun gibi hissettim. aile butcesini sarsmayacaksa degistir. ha oyle degilse kir dizini otur evinde. butceni ve enerjini bebek masraflari, psikolojik destek vs..ye ayir.
0
buenosdias
(16.06.25)
çocuk koltuğu için sedan da işinizi görür lakin; ileride çocuk arabası, çocuk çantası falan derken 5 kapı veya suv daha rahat olur.
0
ground
(16.06.25)
Bence arkadaş eşinin inip binmesi açısından sormuş. Cevabım yok ama eğer alabilecek gücün varsa tabii ki rahat edeceğiniz bir araba almanız güzel olur, bence lüks değil. Ama tabii sedan düz bişey kullananlar da ölmüyor herkes bi şekilde çocuk sahibi olup onunla sağa sola gidiyor.
0
nhk ni youkosu
(16.06.25)
(7)

Perde betona vida atabilmek için darbeli matkap şart mı?

Acil kan
Evimde perde beton var. a101'den alınma dandik vidalama aleti ile delik açmaya çalıştım betona iz bile bırakamadım. Vidalama için illaki darbeli matkap mı lazım bu duvar için. Sağdan soldan emanet alabileceğim kimse yok çünkü. Eğer öyleyse kurulum vs de yaparken işime yarayabilecek, arada kullanmalı
Evimde perde beton var. a101'den alınma dandik vidalama aleti ile delik açmaya çalıştım betona iz bile bırakamadım. Vidalama için illaki darbeli matkap mı lazım bu duvar için. Sağdan soldan emanet alabileceğim kimse yok çünkü. Eğer öyleyse kurulum vs de yaparken işime yarayabilecek, arada kullanmalık, eve almalık marka model önerileriniz nelerdir.
0
Acil kan
(13.06.25)
Sanirim benzer bir durum yasadim. A101 de degil Bosch marka orta veya biraz alti seviyelerde darbeli matkap ile denedik. Biraz delindi ama ucu asiri isindi, ucun seklini bozma noktasina geldi. Komsum calistigi yerden daha da hayvani bir darbeli matkap getirdi ve onunla deldik en son.
0
mbond
(13.06.25)
dandik matkapla girişme o duvara.matkap ucu kırılır felan tehlike.
darbeli matkap da önerim.bunlar evladiyelik markalar bir kere alacaksın.
bosch
einhell
dewalt
makita
0
jamswety
(13.06.25)
Hilti ya da teknik adıyla kırıcı
0
ground
(13.06.25)
prize takılan darbeli matkap a ihtiyacın var. 1200 tl civari einhell modelleri işini görür.
0
zeleno
(13.06.25)
mavi bosch ve duzgun bir uc ile rahatlikla halledilir, demire denk gelmedigin surece. delemiyorsan ve uc yaniyorsa demire denk gelmissindir.
0
cooperr
(13.06.25)
einhell'ler pek iyi değil. önerilmiş ondan dedim.

black decker fena olmuyor ikinci kalite olarak.

en iyisi olsun derseniz
bosch mavi olan
stanley falan.

ben genel olarak yeşil bosch alıyorum.
0
gurur
(13.06.25)
Akülü aletler ile olmaz
Matkapla da olmaz
Kırıcı delici olması lazım
Bosch 2.26 gibi
0
etna
(14.06.25)
(4)

Balkanlar turuna ciksak

Kittie
Her balkan ulkesi pasaporta giris basacak mi?Yoksa ilk giris ulkesinde bir de cikis ulkesinde mi basilir?
Her balkan ulkesi pasaporta giris basacak mi?
Yoksa ilk giris ulkesinde bir de cikis ulkesinde mi basilir?
0
Kittie
(12.06.25)
Her ulkenin vize sartlari farkli. Mesela Arnavutluk'tan Yunanistan'a gecerken tabii ki pasaportuna vizene bakacaklar. Ote yandan Romanya - Bulgaristan arasinda kontrol yok mesela ikisi de schengen oldugu icin.
0
hot potato
(12.06.25)
Vizesizler icin sordum.
0
🌸Kittie
(12.06.25)
Balkan ulkeleri arasinda ozel bir antlasma vs yok. Damga basma isi her halukarda mecburi degil, bazi memurlar basmiyor. Ozel bir tercihiniz varsa soylerseniz yapabilirler.
0
mbond
(12.06.25)
Elbette.

Karayoluyla gececekseniz arabaya ya da otobüse gümrük kontrolü de yapilir.

Birbirinden bagimsiz ülkeler.
0
sonsuz
(12.06.25)
(2)

sözlükte bir başlığın tüm entrylerini yazdırılabilir olarak almak

tabudeviren
sadece entry ve altında yazar ismi, entry tarihi falan olacak şekilde.sonra bir boşluk ve diğer entry.ayrıca "en az 60 karakter olanları al" gibi bir seçenekle sadece bkz olanları elimine etmek istiyorum.nasıl yapabilirim?
sadece entry ve altında yazar ismi, entry tarihi falan olacak şekilde.
sonra bir boşluk ve diğer entry.

ayrıca "en az 60 karakter olanları al" gibi bir seçenekle sadece bkz olanları elimine etmek istiyorum.

nasıl yapabilirim?
0
tabudeviren
(12.06.25)
ChatGPT'ye sordum yapar misin diye yaparim diyor. Sadece ara sira olacak bir ihtiyac mi? Birkac baslik icin falan. ChatGPT denenebilir ama sonuclar nasil olur bilinmez biraz ugrastirabilir. Bu isin uzmani olan Web Scraping araclari da var ama ucretsizi var midir bilmiyorum. Duzenli ihtiyacsa bunlar da dusunulebilir.

Bu isleri yapan Browser Extention'lar da vardir, kritik anahtar kelime Web Scraping.
0
mbond
(12.06.25)
chatgpt veya claudeye link at tampermonkey scripti yazar mısın bu iş için de, sonra tarayıcına tampermonkey kur sana oluşturduğu scripti aktifleştir kullan, ben denedim ama sayfa atlarken hata verdi sadece bulunduğum sayfayı indirdi, biraz detay daha versem yapardı gibi
0
nahtoderfahrung
(12.06.25)
(11)

hangi amaçla hangi yapay zeka uygulamaları kullanıyorsunuz?

tabudeviren
bende bi chatgpt var.(mobil/bilgisayar fark etmez)
bende bi chatgpt var.
(mobil/bilgisayar fark etmez)
0
tabudeviren
(11.06.25)
Copilot. Oldukça işlevsel. Office programlarıyla birlikte güzel çalışıyor.
0
auroraaurora
(11.06.25)
grok, alışkanlık olarak.
çünkü chatgpt'ye göre daha çok konuşuluyor. günlük her şey için onu kullanıyorum.
web'de arama ve verilen linki inceleme özellikleri de olduğu için epey fayda sağlıyor.

chatgpt de iyi ama iki-üç kullanınca kotası doluyor. o yüzden bıraktım onu gayri ihtiyari.

claude'u cursor adlı editor üzerinden kullanıyorum. yazılım/kod işlerinde claude iyi. claude'un kendi arayüzünde web araması olmadığı için güncel bilgiler yer almıyor. o yüzden oradan da elim çekildi, sadece iş için kullanıyorum.

tüm bunlar yetmezse manus'u kullandığım oluyor ama bunlarda bulamadığımı manus'ta da bulamıyorum.

arada bir başka şeyler denediğim de oluyor ama en aktif olarak grok/claude ve sonra da chatgpt kullanıyorum.

twitter'da "grok bu ne" diye sorulduğu için insanlar önyargılı ve pek sevmiyorlar. bir de elon musk'ın şirketine ait olduğu için yanlı olacağını düşünüyorlar ama öyle değil.
0
biseysorcaktim
(11.06.25)
gpt kullanıyorum samsungda gemini var çok aptal hatta kendisine sordum neden gpt daha iyi diye alındı.
gpt excelde formul üretmede çok kotu 3-4 defa denedim hep yanlış sonuç veriyor. çok basit şeyleri bile yapamıyor mesela dedimki tüm ayları numara sırası olarak formulle sonuç nisanda haziran falan yazdı.
sağlık konusunda gpt sorulara daha iyi cevaplar veriyor birde onu deneyimledim.
copilot denemedim hiç excelde çok kullanırım denicem.
0
eja
(11.06.25)
Kişisel olarak Her alanda yapay zekayı çok kullanmanın tamamen avantaj olduğunu sanmıyorum.
Aksi halde özgün olmayı düşünmeyi bir kenara bırakarak başka tarafa doğru yöneltilmeye açık hale gelmemek imkansız.
Chatgpt evet excel konularında sorunlu.
Cevabının sonunda bana soru sorması ise manidar geliyor.
Yapısı gereği veriye muhtaç belliki.

2000lerin arama motorları kişisel siteler de dahil olmak üzere daha
özgün net sonuçlar veriyordu.
Şimdi parayı bastıran ilk sıralara diğer reklamlarla birlikte çıkıyor.
Bir de şu an araya yapay zeka girdi.
Böylelikle asıl aramak istediklerimizden daha çok uzaklaşacağız gibi.
0
diyecevaplandı
(11.06.25)
ChatGPT'yi yeni kullanmaya basladim. Direk websitesini acip kullandim ekstra odeme yapilan birsey yapmadim. Yaptirmaya calistigim sey nispeten basit ama biraz dil bilgisi gerektiren birseydi, kabaca verilen cumleleri bilesenlerine ayirip belli bir formatta bana aktarmasini istedim. Fena is yapmadi aslinda ama belli bir yapiya bagli kalmakta zorlandi. Bazi parametreleri cikardi, bazi taglemelerin adini degistirdi vs.

ayrica diyecevaplandi +1
0
mbond
(11.06.25)
fizik ve matematik hesaplamaları için gemini. chatgpt özellikle matematikte bazen sağlam sallıyor.
0
bravoteam
(11.06.25)
kod yazarken kafasında nasıl bir dizayn oluşturacak görmek için kullanıyorum, yazdığı kodlar çoğu zaman çöp oluyor ama düşünme şekli bazen işime yarıyor. claude veya gemini pro kullanıyorum chatgpt çöp
0
nahtoderfahrung
(11.06.25)
Chatgpt kullanıyorum sadece bunu bile yeni yeni keşfediyorum ilk zamanlar google gibi kullanırken şu an verdiğim direktifler sonucunda hem üslubu hem şakalarıyla aradığım arkadaşa dönüşmek üzere gaz verme ayarını kısacağım biraz :)
Diyetisyen olarak, ara ara psikolog olarak kullanıyorum.
Az önce kombin yaptık bana mesela, artık aynı zamanda da modacım oldu :)
Rüyalarımı yorumluyor, el yazımdan karakter analizimi yapıyor yıllardır yükselenimi ikizler sanıyordum mesela geçen onu çözdük meğer ben aslana yengeçmişim :)
Harika biri ya alışveriş yaparken üç lira komisyon ödememek için "tamam ben nakit çekip geleyim o zaman" diyen insanım, acımadan bastım parayı artık sınırsızca sohbet edebiliyorum.
0
mutekebbir
(11.06.25)
Sadece ChatGPT kullanıyorum; çok sık olmamakla birlikte film tavsiyesi, matematik soru çözümü, yemek tarifi gibi başlıklarda yardımına başvuruyorum. Matematik sorularını çok iyi çözemiyor hala bu arada, öğrencileri uyarıyoruz bu konuda.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Chatgpt çeviri konusunda harika. Özellikle çok iyi custom gpt'ler var buna özel.

Hayatımda hiç görmediğim dillerde şeyler koyuyorum gayet hatasız bir gramerle çevirip veriyor bana. En sevdiğim olayı da promta "çevirirken metindeki üslubu ve hitabeti koru" gibi şeyler söyleyince bunu da iyi beceriyor.

Fotoğraftan çeviri yapma özelliği de çok güzel çalışıyor.

Favori olayım bunlar.
0
akhenaten
(11.06.25)
thracia
(11.06.25)
(16)

fiyatların dolar bazında bile inanılmaz artmış olması

ahm1
mua dondurmadan örnek vericem ama firma ismi söylemek yasaksa yazın sileyim ya da modlar da silebilir.tam 3 sene önce bir haftada 4 kere sipariş verebilmişim buradan, hem de işsizken. ilk siparişimde 500 gr dondurma 120 lira (7,16 dolar ediyor o zamanın kuruyla), birkaç gün sonra 170 lira olmuş (9,8
mua dondurmadan örnek vericem ama firma ismi söylemek yasaksa yazın sileyim ya da modlar da silebilir.

tam 3 sene önce bir haftada 4 kere sipariş verebilmişim buradan, hem de işsizken. ilk siparişimde 500 gr dondurma 120 lira (7,16 dolar ediyor o zamanın kuruyla), birkaç gün sonra 170 lira olmuş (9,85 dolar). şimdi ise 500 gr dondurma 920 lira (23,44 dolar). dolar bazında 3 senede %138 artış olmuş. gerçekten inanılmaz.

dolar bazında bu kadar artış olması tabii ki samimi değil, fırsattan istifade edilip fiyatların aşırı arttırıldığı anlamına geliyor.

2022-2025 arası dolar enflasyonu %9.6'ymış. yani o dondurmanın bugün 11 dolar, hadi 12-13 dolar olması gerekirdi. 13 dolar 500 lira ediyor, yine alınabilir bir fiyat olurdu.

biraz soru değil de iç dökme gibi oldu ama demek ki daha 3-4 sene önce bile bu ülkede yaşanabiliyormuş.

peki bu aşırı fiyatları kimler verebiliyor da bu firmalar hala satış yapıp da ayakta kalıp kâr edebiliyor?
0
ahm1
(10.06.25)
kredi kartı peynir ekmek gibi dağıtıldığı sürece bir şekil alan oluyor.
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Ürünlerin fiyatları dolar bazında bile pahalı. Mutfaktan tut giyime kadar bu böyle. Türkiye dolar kazanana bile pahalı bir ülke.
0
runaway
(10.06.25)
Pastadan pay alan sayısı çogaliyor,
pasta büyüklüğü hep ayni,

önceden 40a bölünüyordu,
şimdi 90a bölünüyor.

en basiti,geçen seçimde emekli icin ayrilan ödenek belli,
bütçe artmadi,
ama emekli sayisi artti,
44 yasinda emekli oldular.

sabah acile gittim,
ben egerki calismazsam,
hastaneye gitmek icin para ödemeliyim,
yanimda bir kac hasta vardi
arapca konuşan,vatanina sahip cikmayip benim sosyal haklarimdan bedava yararlanan hastalar vardi,

Pasta ayni ,yiyen çoğaldi..
0
designer
(10.06.25)
ya bu çok garip bi hesap. Dolar yeterince yükselmedi ama işçiler %30 civarı zam aldı. Ayrıca eskiden (2016-17'lerde) 800-900 dolar alan arkadaşlarım şu an 1500 dolar maaş alıyor. Bu da garip. O zaman 7 dolar olan dondurma 23 dolar oluyor işte. Bir kısmı gerçek, bir kısmı şişirme veya geleceğe yönelik önlem olabilir.

Bu arada beyaz yaka herkesin yurtdışına tatile gitme sebebi bu. Eskiden 900 dolarlık maaşla zordu ama şimdi 1500 dolar alıyor ve o para Türkiye'de para etmiyor. Ama dünyada hala 1500 dolar. (tabii oralarda da enflasyon var)

Birkaç yıl önce arkadaşlarımla konuşuyorduk, ilk işe başladığımızdan beri maaşımız dolar olarak artmamıştı hatta bir ara düşmüştü. Sonra ben yurtdışına gittim. Peki son birkaç yılda ne oldu da arttı? Ülke tam tersi daha kötü krizde, ama eline geçen dolar daha fazla, ama o dolar para etmiyor harcasa bişey alamıyor. Naptılar olm ekonomiye.
0
nhk ni youkosu
(10.06.25)
@nhk ni youkosu: evet, bu da çok ilginçmiş.

asgari ücret 2022 yılında 320 dolarmış, şimdi 560 dolar. dolar bazında %75 artmış ama ürünlerin fiyatları asgari ücret artışının bile 2 katı.

yani 3 sene önce 320 dolar ile çok daha fazla şey alınabiliyordu. inanılmaz ve çok tuhaf.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
@thetruenorthstrongandfree1: senin çok çok fazla kazanmanın bu duyuruyla bir ilgisini bulamadım.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
Satış hacmi azalıyor ama price effecten ciro artıyor. Kârlılık artıyor. Şirket bunlarda azalma olana kadar fiyat artırır. Bunu çok iyi içselleştirmiş durumdalar, etik bir problem görmezler, iş hayatı denir.
0
gabe h coud
(10.06.25)
Türkiye’de dolandırıcı alçak esnaf dışında aynı zamanda yüksek faiz de bir sorun. Adam dükkan açmış öyle ya da böyle bir yatırım bu. Faize yatırıp aylık akacak paradan daha fazla para kazanması lazım ki işletmenin diğer masrafları dışında da feasible olsun. O da yapıştırıyor x2-3ü.
0
sanal hayvan
(10.06.25)
Adam fiyatlar dolar bazında bile arttı diyor. Biri yine kendini övüyor. Hey allahım ya:)
0
nothing in my way
(10.06.25)
Oncelikle bu konuda net birsey soylemek zor. Asgari ucretten bahsedenler olmus, belki de paranin goreceli olarak artmasi bunlarin yolunu acmis olabilir diyenler de var, herkes gibi ben de tam sebebini bilmiyorum.

Yalniz 3 sene once yasanan istisnai bir durum vardi. Turk lirasi ciddi deger kaybetmisti ancak muhtemelen asgari ucretin o aralar henuz artmamis olmasindan, ve benzin fiyatlarindaki vergilerin de devlet tarafindan dusurulmesinden kaynakli olarak piyasa yasanan duruma hemen zam ile tepki veremedi. Dolayisiyla o donem icin Mua'dan yaptiginiz alisveris doviz artisi nedeniyle henuz fiyatlarin guncellenmemis olmasindan dolayi dusuk kaldi. Yoksa Mua her zaman kallavi bir yerdi, mahalle dondurmacilarinin 2-3 katidir o fiyatlar rahat.

Belki hatirlayanlar vardir benzin o aralar 0,70 cent (euro) dolaylarina kadar indi. Daha eskiyi hatirlayanlar bilir, 2010 civarlarinda avrupanin en pahali (belki de ikinci en pahali) benzinini aliyorduk. 2 euronun uzerindeydi.

3 yil once yasanan istisnai durumun aksine simdi de ileriye donuk enflasyon beklentisi var. Fiyatlar geriden gelmiyor da sanki ilerden gidiyor gibi. Kira konusunda bu beklenti etkisi cok daha siddetli gorunuyor. Pendik'te otururken gurbetcilerin 600 euro kira verdigini duydugumuzda o rakam cok yukseklerde inanilmaz bir rakam gibi geliyordu. Simdi belki de bu paraya bile oturulabilir duzgun ev bulunamiyor.
0
mbond
(10.06.25)
Benzer durum hemen her alanda var. Daha bugün konusu geçmişti merak edip hesapladım; 3 yıl önce Haziran ayında yaptığımız 2 kişi 5 gece Kıbrıs tatili 27500 TL yani yaklaşık 1600 USD imiş. Bugün aynı tatil aynı şart ve pakette 3750 USD ile 4200 USD arasında değişiyor yani 150000-180000 TL civarı. TÜİK enflasyonuna göre en fazla 90000 TL olmalıydı. Hadi 100000 TL olsun. 1600 USD'nin bugünkü karşılığı 64000 TL. Mantıklı bir izahı var mı? Kesinlikle yok.

Soruna cevap: bir kesim aşırı zenginleşirken halkın geneli fakirleşiyor. Ortada bir pasta var ve bölüşümü her sene daha adaletsiz şekilde oluyor. Zengin kesim için sorun yok, bu ödemeleri rahatlıkla yapabiliyor ve tatiline gidiyor. Kimler ödeyebiliyor kısmını geçiyorum, talep yüksek olmasa bu fiyatlar böyle olmaz.
0
Lethe
(10.06.25)
sanırım bunu bir ekonomistin açıklaması lazım. belki de sadece firmaların kazıklama amacı bu duruma yol açmamıştır veya belki de kazıklama amaçları bile yoktur, yazıldığı gibi göremediğimiz başka etkenler mevcut olabilir.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
bunun matematiği 2000li yıllarda çözüldü. tüm diktatörlükler bu şekilde yapılanıyor. halkı fakirleştir, yandaş çevre oluştur, sosyal yardım yap, korku sal, oyu topla.
0
plastic_angel
(10.06.25)
benzin artiyor
kiralar artiyor
asgari ucret artiyor

sadece su uc kalemdeki artisi bir araya getirince adamin verdigi kira + iscinin parasi + tedarik yuzunden 3 ayri kalemi dusunerek fiyat artisi yapmasi gibi bir durum var. yani net enfalsyon degil de bunlarin toplamina gore zam yapiliyor.

tamam kriz var ama esnaf da cakallik yapiyor soylemi bence tamamen hukumetin beceriksizligi ortmeye yonelik bir durum.
0
buenosdias
(10.06.25)
Elimde Petifür verileri var, onda da 2022 yazindan beri %175 artis olmus.

Kaft verileri de var ama 2020 nisan ve 2023 mart var. Su an bir tisort 18,87 dolarken, 2023 mart'inda 16,70 dolar, 2020 nisan'inda 8,68 dolarmis.

Kaft cok daha az artis yapmis, hem de 2020'den beri dolar bazindaki enflasyon %25.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
Talep enflasyonu diye bir şey var, insanlar bugün almazsam yarın alamam diye sürekli bir şeyleri almak istiyor. Haliyle dolar bazında artış olması normal ha doların baskılanması da var aslında dolar 50 lira
0
olaylar olaylar
(10.06.25)
(15)

Aramıza... (yurtdışı edition)

alice in potatoland
Hangi şehirden katılıyorsunuz?Yurtiçi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi şehirden katılıyorsunuz?

Yurtiçi için: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(19)

karısıyla tartışan arkadaşın "sakın evlenme" tavsiyesi vermesi

respect
ben ağzını burnunu kırmak istiyorum.sizin düşünceleriniz nelerdir?
ben ağzını burnunu kırmak istiyorum.

sizin düşünceleriniz nelerdir?
0
respect
(09.06.25)
Boşansın o zaman, evli olmayan birini neden evlenmekten vazgeçirmeye çalışıyor ki, ya ona nazaran güzel bir evliliği olursa diye mi?

Ağız burun değil de ben olsam sürekli laf dokundururdum.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
Korkak olduklarını düşünüyorum
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
Tartışma yokken de evlenme derler o adamlar ama konu açılmıyor. düzenli seks yardımlaşma ve üreme için gereğinden fazla bir sorumluluk evlilik.
0
beyfendi
(09.06.25)
Evli olmayıp ahkam kesenlerin de ben ağzını burnunu kırmak istiyorum.

Evli insanların bir çoğundan bunu duyuyorsanız demek ki bir bildikleri var. Kalkıp algıları kapalı adamlara bir şey anlatacak halim yok. Neden diye sorun, zorluklarını sorun, standart bir flörtten veya sevgilinizle aynı evde yaşamaktan neden farklı ve zor bunları sorun.
0
kimlanbu
(09.06.25)
Ağzını burnunu kırmak istemedim. Evlilik bir çok zorlukları barındıran bir yapı, sevgiliden ayrılmak gibi işin içinden çıkılamıyor zaten. Tavsiyeyi alan kişi de bunu dinlemek zorunda değil, kendi durumu çok daha farklı olabilir.
0
mbond
(09.06.25)
ooooo, sorunun sahibi evli arkadaşlar da gelmiş :)

sizin sorununuz bizi zerre ilgilendirmiyor. beceremiyorsanız boşanın arkadaşlar. boşuna gelip kafa z*kmeyin, sizi çekmek zorunda değiliz.
0
🌸respect
(09.06.25)
Dinleme o zaman respect kardeş. Sen niye gelip arkadaşının naçizane tavsiyesi hakkında burada onay beklentisine giriyorsun?
0
mbond
(09.06.25)
@mbond kardeş

soruda onay bekler bir ifadem olduğunu sanmıyorum.
0
🌸respect
(09.06.25)
İnsanlar evliliği, karşısındakini kendine %100 uydurmaya çalışarak yaşıyorlar, beklentileri çok büyük çoğunlukla bu oluyor. Hayaller hayatlara uymayınca kavgalar tartışmalar vs vs. Çok büyük çoğunluk zaten psikolojik anlamda ağır yaralı, bilinçaltı açısından özellikle.

Bu kavgalar ve o tarz tavsiyeler normal sayılır. Bakma sen ona. Çok gerilmişler birbirlerini yemişler de geç. Karı koca ipektir araya giren köpektir, hiç yorum bile yapma. Boşver geç.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
Farklı görüşlere tahammül edememeniz beni böyle düşünmeye itti.

Bu arada "becerememe" konusunda çok haklısınız, günümüz erkeklerinin büyük bir çoğunluğu sınırlarını koruyup, ilişki dinamiklerini idare etmesini beceremiyor ve sonrasında kafaya bu konuları taktığından böyle tavsiyeler veriyorlar.
0
mbond
(09.06.25)
evli arkadasim karisiyla tartistigi icin evlenmekten vazgecerim

xd
0
ala09
(09.06.25)
Beceriksiz olduğunu düşünürüm. Her anlamda. Hem muhtemelen kendi sevip isteyip karar verdiği halde süreci yönetmeyi başaramiyor hem de bu durumdaki memnuniyetsizligini sonlandiracak cesareti yok. Birinden birini yapabilmesi lazım
0
abuzer
(09.06.25)
Eşimin böyle bir arkadaşı var. Sana anlatacağına gitsin karısıyla konuşsun diyorum. Hem sürekli şikayet ediyor hem bir orta yol bulmak adına iletişim kurmaya da çalışmıyor. Herhangi bir kişinin yüzüne gülüp arkasından konuşmak yeterince ayıpken bunu eşine yapanları çok ayıplıyorum. Sanki görücü usulü evlendirdiler, istemediği kadınla zorla evlendirdiler. Eşine bunu yapan sana neler yapar, güvenme bu herife diyorum eşime de.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
cilalı ökkeş +1
0
gilbeys
(09.06.25)
Klasik evli kişi muhabbetleri. Ciddiye almayarak onlar konuşurken başka şeyler düşünüyorum bu durumlarda.
0
peki madem
(09.06.25)
icine girmeyince bilemezsin.
0
bohr atom modeli
(09.06.25)
Ben de evliyim. Aklım erken erseydi evlenmezdim.
0
mikahakkinen
(09.06.25)
Bomboş insanlar.
Ciddi bir mesele vardır ayrılık yoluna girersin otururuz dertleşiriz tamam ama böyle ortalık yerde insanların yanında (eşi orada olsa da olmasa da) eşlerini kötüleyen insanlardan hiç hoşlanmam.
0
mutekebbir
(09.06.25)
Hepsi değilde bazıları artık siz ne dersiniz onu bilemem. nazar değmesin ya da negatif enerji çekmesin diye, evlilik kötü birşeymiş gibi konuşuyor.
0
komando kani var bende
(09.06.25)
(11)

Psikolaga gitmek istemek ama psikologlara gitmeyi istememek

avatar is back
Bir süredir gitmem gerektiğini düşünüyor ve hissediyorum. Ancak açık konuşacak olursam, çemişgezek psikolog danışmanlık bitirenler kaynıyor ortalık. İnanın sanki ben bu halimle daha çok şey biliyor gibi geliyor bana, ki psikolojiye dair bilgim pek yoktur. Bi ara da instagramda aradım gençleri bi dol
Bir süredir gitmem gerektiğini düşünüyor ve hissediyorum. Ancak açık konuşacak olursam, çemişgezek psikolog danışmanlık bitirenler kaynıyor ortalık. İnanın sanki ben bu halimle daha çok şey biliyor gibi geliyor bana, ki psikolojiye dair bilgim pek yoktur. Bi ara da instagramda aradım gençleri bi dolaştım, çoğu iyi okullardan mezundu ama paylaşımları çocukça, ergence geliyor bana. Kanayan gül üzerine alem buysa kral biziz yazılarının daha modern halleri olan çiçekli manzaları fotolara anlamsız safsata dolu sözlerin yazılı olduğu şeyleri görünce çok basit geldiği için soğuyorum. Ee köylü gibi google’a en iyi psikologlar yazınca da bu işin top noktasındaki adamlar çıkıyor onlara da ulaşmak ayrı zor.

Sormak istediğim şey şu kısaca, mesela ortepedi, göz vs ameliyatı olacaz, bu işin f/p olarak ulaşılabileceklerini bir şekilde bulabiliyoruz. Aynı şeyi psikologlar için nasıl uygulayabiliriz? Nasıl içimi döküp “hoca anlat hele ne yapayım, başımı alıp nerelere gideyim?” Diyebilirim?
0
avatar is back
(08.06.25)
'Abi bir terapiste gidiyorum, inanır mısın, üçüncü seanstan sonra tünelin ucundaki ışığı görmeye başladım.' diyen sözüne güvenilir bir arkadaş, eş, dost, akraba bulabilirsen ötesi kolay.
0
Mirket
(08.06.25)
Gidince anlarsın gibi bir tarafı var.
Bir de bu arkadaşlarda bir çeşit tanrı kompleksi midir nedir ona eğilim oluyor galiba, mesela söylediğine itiraz kaldırmiyor geriliyorsa faul.
0
encokbenisevinnolur
(08.06.25)
Abi bomboş iş. Boşuna para verme. Git kursa katıl, hobilere yelken aç. Tatil yap. Ama 40 dakika seni umursamayan birine dert anlatıp karşılığında çözüm bekleme. Uzadıkça uzar bu iş.
0
Shepard
(08.06.25)
su tunelin isigini gorenler biraz da memnun kalmadiklari psikologlari da anlatsalar mi? mesela kedisi öldugu icin seansa gelemeyecegini haber verdigi sirada hastasina "ama cnm 24 saat once haber vermedigin icin seansin ucretini almam laaazimmm" muhabbeti yapanlari falan? curuk devletin kokusmus profesyonelleri uc kurus icin boyle bas sagligi diler. puanlari yetse psikoloji okumazlardi o da ayri mesele

aynayla konus, gunluk yaz, oku, kendine baska yol ara. tr de herhangi bir sey ne kadar bilimselse psikologlari da o kadar. duydugum en komik analizler, en unprofessional yorumlar alayi psikologlardan gelmistir. falciya gitsen hayati daha iyi bilir, okumustur psikologlar ezbere kitaptan.

hatta gecen haftadan yakin bir ornek olsun, mallığın sınırı yok ya, intihara meyilli ark diye duyuruda sormustum hatta o kisi psikologuna anlatiyor durumunu. psikolog da kendinize bir sise sarap alin bir tabak hazirlayin ve boyle bir aksam gecirin demis. arkadasim da sadece kokteyl icebiliyor sarap bira falan icemiyor zorlasa bi kadeh anca ama psk oyle dedi diye gitmis almis sarabin icine de su katmis zorla icmeye calismis icememis bile. agbi... hadi hatunun psikolojisi bozuk. psikolog neyin kafasi. ve yillardir gittigi kisi. ezbercilik yapacak ya. jilet de verebilirdi gerci halimize bin sukur. memurlara falan sallarken ulkenin en low ve tehlikeli kadrosunu kaciriyoruz ya daha sık bullylenmeli diyorum ve acil sifalar diliyorum
0
ala09
(09.06.25)
yıllaaar önce gittiğim bir psikolog, annemin evine gittiğim zaman annemle uyuduğumu söylediğim için "patlatacak başka bomban var mı" demişti. ben de beni daha ilk seanstan yargılayan bir insana kendimi açamam diye gitmedim. seansın ortasında başka danışanının dedikodusunu yapıp, eşimin çalıştığı kurumu öğrendiğinde ben ordan ders almıştım diyip kurumun dedikodusunu yapmaya başladı ve gittiğim yerin kurucusuydu. bu olay üstüne uzunca bir süre psikoloğa gitmedim. sonra bulduğum psikolog bana iyi geldi mi diye sorarsan 10 üzerinde 6.5 veririm. en azından neden hasar almadığımı düşündüğüm bir konuyu çok güzel anlamamı ve kendimi daha iyi tanımamı, yapmaktan pişman olup hala yaptığım bazı şeyleri ailemde gördüğüm için normalleştirdiğimi göstermişti bana. düşündüm de 6.5 az geldi 7 yapalım onu.
0
matilda
(09.06.25)
Shepard +1, Ayrıca ala09 da önemli bir noktaya değinmiş. Ben genel olarak kayıtsız iş yapılmasına bazı adaletsizliklere sebep olması dışında çok da karşı değilim ama ensesi kalın psikologlar da biraz abartıyor. Buradan duyduklarımıza göre cayır cayır nakit çalışıyorlar.
0
mbond
(09.06.25)
3 şey yapabilirsin.

1. Uykunu düzene sokmak. Bunu uyku konusunda sıkı bir araştırma yaparak bilgi edinip öyle yapmak lazım. Gece uykusunun depresyona ve sağlığa etkilerini, bir de kaliteli uykuyu araştır yeter.

2. Hayatına sporu alabilirsin, bu kendine daha fazla para ve vakit ayırmanın gerektiriyorsa ve imkanın varsa yapabilirsin, imkan yoksa sadece yürüyüşü bile her gün yapmak çok iyi gelebilir.

3. David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabı ve Doğan Cüceloğlu'nun bazı kitaplarını uygulamalı olarak okuyarak kendine yardım edebilirsin. İnan ki psikologdan alacağın faydayı daha kısa sürede almana yardımcı olur. Kendine yardım kitaplarını araştırmak mümkün ama bu ikisi kesin ve net.

Seninle aynı dertten muzdaribim, insan konuşup dökülmek istiyor haklısın. Onun için de bir arkadaşını veya hiç tanımadığın birini kendine muhatap edebilirsin.
0
muhayyer divan
(09.06.25)
İyi hissetmek, hayatı yeniden keşfedin, akış vb kitapları okumanız şu aşamada size iyi gelebilir. Psikonet yayınevinin başka yayınlarını da inceleyebilirsiniz. Temiz beslenme, hafif de olsa egzersiz, kuvvetli ve aktif sosyal iletişim vb de çok önemli. Bir de kan tahlili, bazı değerlerin düşüklüğü de psikolojiyi oldukça olumsuz etkiliyor.

Psikolog araştırırken de 4 yıllık psikoloji lisansı mezunu olmasına, klinik psikolog olmasına, benimsediği ekole ve bunları uygulama yaklaşımına, aldığı eğitimlere ve sertifikalara bakmak lazım. Google da psikolog, uzman psikolog, klinik psikolog, psikolojik danışman vb farkları nedir araştırın. En çok gözlemlediğim durumlardan biri insanların bu farkları bilmeden örneğin psikolog diye rehberlik bölümü mezunu psikolojik danışmana gidiyor olması.

Bir diğer nokta da en çok çalışma, yayın yaptığı alana göre seçmek. Ben nörolog seçerken bile mutlaka migren çalışan, bu alana ayrıca eğilmiş olan doktoru seçiyorum. Psikoloğun da aynı şekilde araştırılmasında fayda var.

Elbette tüm bunlara rağmen olumsuz bir deneyim yaşayabilirsiniz ama çok bilinen bir mekanda yemek kötü geldi diye tüm restoranlara gitmeyi bırakıyor muyuz? Ya da aile hekimi öksürüğümü çözemedi diye komple doktora gitmeyi bırakıyor muyuz? Bu toptancı yaklaşım ve sizdeki gibi daha deneyimlemeden veya yetersiz deneyimle şerh düşmek de zaten başka psikolojik aksaklıkların emareleri.
0
Phoebe
(09.06.25)
Cok paran varsa gidilecek bi sey zaten bu alan artik. Cunku bu meslek grubu artik yasam kocu gibi davraniyor. Bos beles para dokuyorsun. Unlu bir prof hakkindaki izlenimlerim bana bunu gosterdi. Yani sanma ki yeni mezuna falan gittim veya berbat bi okuldan mezun birine.
0
Kittie
(09.06.25)
psikolog bazı konularda çok geride kalmış, duygusal olarak gelişmemiş insanlar için faydalı
hayatı bilen insan için parası varsa iyi bir dinleyici oluyor
0
mantık
(09.06.25)
psikologlarda f/p diye bir şey yok, arkadaşınız, eşiniz/dostunuzdan alacağınız tavsiye ile gideceğiniz birinin de size uygun olacağının bir garantisi yok. aynı durumu yaşayan, aynı duygu/düşüncelere sahip iki kişi aynı psikolog için apayrı yorumlarda bulunabilirler. bu danışan ve danışılan kişinin uyuşması ile alakalı. arkadaşın gibi düşünün, senin için "on numara arkadaş, ölüme bile gidersin", komşusu aynı kişiden nefret ediyordur.


fayda gördükten sonra ise fiyatın bir anlamı kalmıyor yani tabii ekonomik gelir izin verdiği sürece.

paylaşımlar bir kaç yüz sayfalık kitapların içerisinde yer alan şeylerin bir kaç cümle ile özetlenmeye çalışılmasından kaynaklı. birisi yıllarca oturmuş araştırmış deneyler yapmış sonuçlar bulmuş, makale yayınlamış, ondan kitap yapmış, başka biri o kitaplardan yıllarca eğitim almış, uygulamış tecrübe edinmiş, 240 karakterle nasıl anlatsın o koca koca kitapların içeriğini :) en basite indirmeye çalışıyor, bunu yaparken yine herkesin anlayabileceği kelimeleri seçmeye çalışıyor, sonuç; "koyun olarak 1 yıl yaşayacağına, kral olarak bir gün yaşa kaarşim"
0
selam
(09.06.25)
(6)

nasıl kusulur

Efoody
dün bu ilaçların içinde falan olan üzerinizde içmeyiniz yazması dışında ilaçtan pek de bir farkı olmayan şeyler var ya adını halen bilmiyorum ne zıkkımsa ondan yuttum. zehir danışmayı aradım hastaneye ulaşana kadar kusabilirseniz iyi olur dedi. sorun şu ki nasıl kusulur bilmiyorum. hastaneye gidene
dün bu ilaçların içinde falan olan üzerinizde içmeyiniz yazması dışında ilaçtan pek de bir farkı olmayan şeyler var ya adını halen bilmiyorum ne zıkkımsa ondan yuttum. zehir danışmayı aradım hastaneye ulaşana kadar kusabilirseniz iyi olur dedi. sorun şu ki nasıl kusulur bilmiyorum. hastaneye gidene kadar bol tuzlu su içme ve diş fırçası ile dilin arkasını kurcalama eylemlerini yaptım ancak kayda değer bir şey olmadı.
köy gibi bir yerde yaşıyorum. dün hadi bayramdı insanlar vardı bir şekilde hastaneye yetiştim ama başka bir gün benzer bir şey başıma gelse çok şanslı olmam lazım hastaneye bu kadar hızlı varabilmek için.
dünden beri de aklımda hep bu soru var. nasıl kusarım? kusamadı ve öldü desinler istemiyorum arkamdan.
0
Efoody
(08.06.25)
Kusturucu ilaçlar var onlardan almak mümkün.

İşaret parmağını içe doğru katlayıp ağızdan içeri sokabildiğin kadar sokmak yutkunma işlemini tersine çevirebiliyor.

Benden bu kadar. Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(08.06.25)
İşaret ve orta parmağını birlikte dilin en arkasına kadar sokup, tutarak ileri doğru hafif çekince kusma refleksi gelişir.
0
Mirket
(08.06.25)
boğazına parmak attın çıkmadıysa tuzlu bal ye
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Geçmiş olsun.

Ben gerektiğinde klozetin başına geçip kusacağıma inanarak, kustuğumu hayal ederek kusabiliyorum. Önemli olan öğürme refleksini harekete geçirmek.

Bir de vücudun bunu kabullenememesi gibi bir durum var. Sen gırtlağı harekete geçirmek istesen de o kendi düxenini korumak için yutkunarak normale dönmeye falan çalışıyor. Bir anlamda reflekslerin savaşı.


En garanti yol, yazıldığı gibi iki parmağı (önce yıkayıp tertemiz edip) boğaza sokup yumuşak yerleri gıdıklamaktır. Vücut öğürmekle yutkunmak arasında gidebilir. Öğürmeye zorla kendini.

Şunu da deneyebilirsin, kafanı geriye yatırıp boğazını gererek, yutağından biraz aşağı, gövdenden biraz yukarı, muhtemelen yemek boruna isabet eden yere parmaklarınla hızlıca (bastırmadan) pıtıpıtıpıtıpıtı seri şekilde vurmak. Bu da öğürmeni sağlayabilir.
0
lazor
(09.06.25)
boğazına parmak atacaksın abi. birkaç parmağını ağzına sok, indirebildiğin kadar içeri indir. midede herhangi bir şey varsa hepsini döker. alışık değilsen kolay bir şey değil, vücut kendince tribe girip gerilim yaratıyor ama çekinme, inebildiğin kadar in. tuzlu su, diş fırçası filan hikaye yani kendi kendine yapabileceğin en iyi şey parmaklarını köküne kadar ağzına sokmak.
0
mark greg sputnik
(09.06.25)
Yazılanları okurken kusasım geldi. Neyse videolu bir paylaşım yapayım konuyla ilgili.

www.youtube.com
0
mbond
(09.06.25)
(1)

Ajet bilet değiştirme

meraklitursucu
Ajet'ten 20 hazirana bilet almıştım ama 15'ine falan çekmek istiyorum. Nasıl işliyor süreç, tam bilet parası mı alırlar yine? Müşteri hizmetlerini aramadan önce sakinleşmek istedim..
Ajet'ten 20 hazirana bilet almıştım ama 15'ine falan çekmek istiyorum. Nasıl işliyor süreç, tam bilet parası mı alırlar yine? Müşteri hizmetlerini aramadan önce sakinleşmek istedim..
0
meraklitursucu
(08.06.25)
Aşağıda uçuş yönetimi linkini paylaşıyorum. Sakinleştikten sonra bakarsınız, kazara iptal falan etmeyin.

ajet.com
0
mbond
(08.06.25)
(9)

Eve gelen servis elemanı 1000-2000 TL arası paranızı çalsa ne yaparsınız

psmstc
Sürekli başında durmak istemedik işi didikleniyor gibi hissetmesin diye. Çantamız orada kalmış. Cüzdanımız içinde ve net 1000-2000 lira arası para olduğuna iki kişi eminiz. Çantayı hatırlayınca aldık ama paradan eser yok :) Eşgal tip gelenler. Ne yapmak lazım? Stratejik akıllıca davranma adına a) hi
Sürekli başında durmak istemedik işi didikleniyor gibi hissetmesin diye. Çantamız orada kalmış. Cüzdanımız içinde ve net 1000-2000 lira arası para olduğuna iki kişi eminiz. Çantayı hatırlayınca aldık ama paradan eser yok :)

Eşgal tip gelenler.

Ne yapmak lazım? Stratejik akıllıca davranma adına

a) hiç peşine düşme bu işlerde de bundan sonra kimseye güvenme
b) polis çağır içeride suç üstü yaptır ama güvenlik kamerası yok başından 600 lira bahşiş de vermiştik zaten.
0
psmstc
(03.06.25)
a. pesine dusseniz de bir sey cikmaz zaten.
0
lemmiwinks
(03.06.25)
esgal tiplere bastan 600 lira vererek zaten gel beni yol demissin. faul yok devam. doktor tavsiyesi olarak da sana gunde 1 doz kurtlar vadisi, 1 doz ezel veriyorum. sabah aksam ac karnina izleyip nerede yasadigini idrak etmen icin.
0
buenosdias
(03.06.25)
soguk su...

ben onlari da suclamazdim ayrica. yanlis hatirliyor da olabilirsiniz ya da paranizi baska biri araklamis olabilir. ben o yüzden ortada en yakin arkadaslarim da geliyor olsa bir sey birakmam. onlardan süphelendigim yok tabi ama bir sey kaybolsa acaba dememek icin.
0
sonsuz
(03.06.25)
2000 liralık özel ders
0
gabe h coud
(03.06.25)
Kanıt yokken mümkün değil, kanıt elde etmek için de şüphelendiğiniz tekinsiz kişileri tekrar eve çağırmak çok mantıksız ve riskli bir iş olur. 2000 lira için buna değmez gibi. Boşverin bence.
0
akhenaten
(03.06.25)
Yapilabilecek birsey gorunmuyor. Soguk su diyenler hakli. Bu arada iki kisi de yaniliyor olabilir para konusunda, insanlik hali. Yegenimin basina geldi, yatiya kaldilar bir yerde, cok cok daha korkunc bir rakami caldin falan demisler bir ton olay cikardilar. Gunun sonunda para baska bir yere saklanmis unutulmus cikti.
0
mbond
(03.06.25)
Evet ben almışım özür dilerim, nedense bana el salladilar, burada havasiz kalmislar ben de kiyamadim dolasmaya cikardim, eglenceye doyamadilar. Getirecektim zaten de dalmisiz gitmisiz gezerken bu guzel havalarda. buyurun paranız.

Böyle demesini bekliyorsaniz, arayın tabii.
0
encokbenisevinnolur
(03.06.25)
2.000 tl lik 'usta' işi bir ders.

İspatınız yoksa kimseyi töhmet altında bırakmayınız. Sonunda siz rezil olursunuz
0
baldan kaymak
(03.06.25)
kamera yoksa sonuç çıkmaz. eve tekrar çağırıp döveceksiniz ya da üzerine soguk su içeceksiniz.
0
koela
(04.06.25)
(2)

arabada dinlemelik

8832ch78
arabada dinlemelik cıstak cıstak müzik tavsiyesi yazar mısınız?lvl c5 daciauzi krvn gibi.
arabada dinlemelik cıstak cıstak müzik tavsiyesi yazar mısınız?
lvl c5 dacia
uzi krvn
gibi.
0
8832ch78
(02.06.25)
youtu.be

90bpm - elimde yalanlarla
0
grimavi
(02.06.25)
Cok pozitif enerji veriyor.

www.youtube.com
0
mbond
(02.06.25)
(10)

sakarya kalkış, marmaris varış rotası

yazar yazmaz yazan yazar
1. güzergah: sakarya - osmangazi köprüsü - bursa - balıkesi - izmir -marmaris (7.5 saat, 751 km) bu yoldan gitmenin bedeli yaklaşık 2000 lira.2. güzergah: sakarya - bilecik - kütahya - denizli - marmaris (7 sa. 51dk. 632 km) ücreti tam bilmiyorum ama devlet yolu olduğu için kaydedeğer bir ücret çıkm
1. güzergah: sakarya - osmangazi köprüsü - bursa - balıkesi - izmir -marmaris (7.5 saat, 751 km) bu yoldan gitmenin bedeli yaklaşık 2000 lira.

2. güzergah: sakarya - bilecik - kütahya - denizli - marmaris (7 sa. 51dk. 632 km) ücreti tam bilmiyorum ama devlet yolu olduğu için kaydedeğer bir ücret çıkmaz. bu yol ücretsiz diyebiliriz.

2. güzergahı kullanan var mı özellikle? nasıl bir yol bu rota? yolları falan bozuk mudur mesela veya virajlı? yani bu güzergah hem yol ücreti hem de yakıt ücreti olarak inanılmaz avantajlı görünüyor.

siz olsanız hangisini tercih edersiniz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.25)
Ben 2. guzergahi tercih ederdim. Yolun tamami oyle midir bilmiyorum ama muhtemelen cogu bolunmus duzgun yoldur.
0
mbond
(02.06.25)
1. guzergah nasil 2k oluyor kopru tek basina 1k zaten?
bilecik kutahya yolu guzel bir sikinti yok sonrasini bilmiyorum but ben 2
0
ala09
(02.06.25)
@ala09, köprü 795 lira. yol ücreti hesaplama sitesi 1965 lira çıkardı toplam ücreti.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.25)
2de denizli marmaris arası dağlı bir rota var. Onun dışında tercih edilebilir normal bir yol. O dağlı rota da bölünmüş yol
0
sanal hayvan
(02.06.25)
denizli muğla arası virajlı bir yol ama gidilir. izmir muğla yolu daha rahat aydına kadar otoban var. aydın muğla merkez arası da rahat.
0
mikahakkinen
(02.06.25)
2. güzergah daha az km ama hem daha eski yol olduğu için arabanı yıpratırsın hem kamyon, otobüs, minibüs trafiğiyle daha geç biter hem de tuzak radarlarla %100 hız cezası yersin. 1. güzergahta yolun çoğu 3 şeritli ve rahat otoban yakıt tüketimini istediğin gibi ayarlayıp daha bile az yakarsın.
0
iwasbornonamountainside
(02.06.25)
ikinci rotanın bir kısmını kullandım 6-7 ay önce.
yolda sorun yok. bölünmüş yol, iki şerit gidiş, iki şerit geliş.
çoğunlukla d650'den gideceksiniz.

denizliden sonrası virajlı.
ama sorunlu bir yol değildi hatırladığım kadarıyla.

ben 2bin lira fazla vermezdim sanırım.
bir de paralı yoldan gidince hızınız 150+ ortalama olacak, yakıt ortalaması farazi 6lt/100km'den 9lt/100km'ye çıkacak.

yol ücretlerini radyo trafik yolda uygulaması ile hesaplayabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(02.06.25)
alternatif güzergahla köprüyü by-pass edebilirsiniz. sakarya - iznik - orhangazi - izmir otoyolu - marmaris
0
obscure
(02.06.25)
Denizli rotasında sanırım bir kere gitmiştim ve agustos sıcagında asfalt erimiş ve yolda giderken resmen su içinde gider gibi ses geliyordu. Yanlış yeri de hatırlıyor olabilirim.

Tatil için gidiyorsanız 1. güzergahtan gidip tatil bütçesine eklenebilir.
0
liberal
(02.06.25)
her sene giderim. 2. güzergah anlamsız. osmangazi köprüsüne girmenize gerek yok. izmir otobanına yalova altınova tarafından bağlanmanız ve bursa görükle çıkışından çıkmanız yeterli. oraya kadar normal kartepe izmit değirmendere karamürsel tarafından gidebilirsiniz. ben bir de susurluk tarafını atlamayı seviyorum ama bazen orada mola veriyoruz. susurluktan sonra ücretsiz yollar müko.
0
bisorumvargaliba
(03.06.25)
(4)

blablacar da durum nedir?

Rondak
kullanan var mı? yoksa ekşide yazılan gibi kadın peşindeler mi?
kullanan var mı? yoksa ekşide yazılan gibi kadın peşindeler mi?
0
Rondak
(31.05.25)
Ben sürücü olarak çok aktif kullanıyorum. Profilimde 220 yorum var ve puanım 4.9/5. Bununla birlikte bahsettiğiniz amaçla kullanan da çok. Yolcu olmak zor.
0
en bi orijinal
(31.05.25)
iki yıl çok sık kullandım. kafadan 100 yolculuk yapmışımdır. kadın peşinde bir kişiye en azından ben denk gelmedim. ama bilemem. kesin vardır burası türkiye. ben zaten erkek olduğum için beni alanlardan dolayı da olabilir. çıkılan ilanlarda örneğin erkeklerin mesajlarına dönmeden sadece kadın alanlar falan da oluyordu.
0
sanal hayvan
(31.05.25)
Evet kadın peşindeler. Eger talep eden yolcu kadınsa direk kabul ediyorlar. Onun dışında Türkiye gibi bir ülkede suç artışına bakınca bu ülkede oldukça riskli bir yolculuk türü.

Bilmediğin bir adamın kontrolündeki bir araçla yolculuk yapmak bence kendi kendine rulet oynamaktan daha tehlikeli
0
limonlu eksi
(31.05.25)
Türkiye için blablacar facebook grubu daha aktifmiş diyorlar. Kadın peşinde koşma olayı yurdumuz gerçeği, o her halükarda var.
0
mbond
(31.05.25)
(6)

Balkanlarda yaz tatili. Tavsiye eder misiniz?

pembediken
Tek başıma gitmeyi düşündüm. Bosna, Montenegro gibi ülkeler. Gitmeye değer mi yoksa başka yerler mi yurtiçi ya da başka ülkeler.
Tek başıma gitmeyi düşündüm. Bosna, Montenegro gibi ülkeler. Gitmeye değer mi yoksa başka yerler mi yurtiçi ya da başka ülkeler.
0
pembediken
(30.05.25)
bosnanın doğası ve köftesi güzel. yazın gidersen mostar köprüsünden dalış yapabilirsin. etkinlik oluyor.

montenegro kumarhanesi olan rize bildiğin. hiç bir numarası yok. serdar ortaç kadar paran varsa git.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
Harika bir tercih olur. Budvada denize de girebilirsin. Kotor da çok tatli bir yer. Yapıştır derim
0
abuzer
(30.05.25)
Daha önce Avrupa'daki diğer ülkeleri gördüyseniz balkanlar köy gibi gelebilir.
0
HellKeePer
(30.05.25)
Balkanlarda vizesiz olanlardan Üsküp ve Belgrad'a gittim. Bosna ve Montenegro gitmedim, ikisi için bir diyemiyorum.

- Belgrad'a iki sefer gittim. İkincisi Temmuz ayına denk gelmişti. Çok güzeldi.
- Üsküp'de bir şey yok. Sadece Matka Kanyonu var.
- Ohrid güzel olabilir belki. Nisan sonu gitmiştim, sadece birkaç saat vakit geçirdim. Dedim yazın gelsem, daha iyi olurmuş.


@HellKeePer görece +1. Görece olarak dememin sebebi kişiden kişiye değişebilir.
0
put it in your appropriate place
(30.05.25)
Gitmeye değer bence, biraz sıcak olabilir ama Türkiye'deki çoğu yer de sıcak oluyor zaten.
0
mbond
(30.05.25)
Karadağ’a tek başıma gitmiştim. Değişiklik için gidilir fakat çok kalabalık. Tek başınıza plaj, kum, güneş sıkabilir.
0
ruhen hastayim ben
(31.05.25)
(2)

mac OS de bir html kodu nasıl kaydediliyor?

plastic_angel
textedit'e yapıştırıyorum raw kodu ama html olarak göstermiyor raw olarak gösteriyor.texteditin ayarlarından değiştirdim birşeyler ama düzelmedi. abi neden bu kadar zor ya bu mac
textedit'e yapıştırıyorum raw kodu ama html olarak göstermiyor raw olarak gösteriyor.
texteditin ayarlarından değiştirdim birşeyler ama düzelmedi. abi neden bu kadar zor ya bu mac
0
plastic_angel
(30.05.25)
Renklendirmeler, hizalamalar anlaminda mi soyluyorsunuz? Oyleyse Text Edit'te o ozellikler yoktur. Bu is icin bir text editor indirmeniz lazim. Visual Studio Code olabilir, Textmate diye basit tarzda bir uygulama vardi ama hala var mi bilmiyorum. Ozetle aramaniz gereken sey "Text Editor" html diye de belirtilebilir.
0
mbond
(30.05.25)
sanım soru code editor kısmıyla ilgili değil de, onu kaydetmekle ilgili.
ben de tecrübe ettim. dosya menüsü üzerinden save deyip dosya tipi olarak html seçtiğim halde onu bir tarayıcıda açtığımda düz metin çalıştı.

içerik bildiğin düz html.
aynı içeriği sublime'e yapıştırıp yine html olarak kaydedince tarayıcıda düzgün açıldı.

çözümü söylüyorum.
text edit'te Shift + Command + T tuşlarına bas ve editör modunu değiştir.
sonra command + s ile kaydederken, aşağıda default olarak gelen "txt" uzantısını deaktif et, dosya isminin sonuna da .html ekleyerek kaydet.
0
biseysorcaktim
(30.05.25)
(10)

Oto yıkama için internetten ucuz jeton satın almak

isiaha
Başlıktaki olayın iptv kullanmaktan, sosyal medyadan kaçak maç yayını izlemekten, donmadanhdfilmizle.com tarzı sitelerden dijital platform içeriklerine ulaşmaktan, korsan kitap okumaktan, kaçak e-kitap ve pdf okumaktan hiçbir farkı yok bence. Siz ne düşünüyorsunuz? Memlekette ahlaksızlık ve doland
Başlıktaki olayın iptv kullanmaktan, sosyal medyadan kaçak maç yayını izlemekten, donmadanhdfilmizle.com tarzı sitelerden dijital platform içeriklerine ulaşmaktan, korsan kitap okumaktan, kaçak e-kitap ve pdf okumaktan hiçbir farkı yok bence.
Siz ne düşünüyorsunuz? Memlekette ahlaksızlık ve dolandırıcılık kategorileştiriliyor sanki.
0
isiaha
(28.05.25)
evet büyük dolandırıcılık ama çözümü basit. kredi kartı ile ödeme getirirsin olur biter. jeton mu kaldı yahu.
0
jelly bear
(28.05.25)
Evet temel prensip olarak bir fark yok. Hepsi hirsizliga girer esasinda ama ben acikcasi bu jeton isini katiyen yapmazdim ancak donmadanhdfilmizle.com adresinden birseyler izlemekten pek cekinmezdim. Sanirim urunlerle ilgili algimizla alakali olabilir. Yikamada somut bir fayda saglaniyorken, diger tarafta sanal birseyi izliyorsun.
0
mbond
(28.05.25)
Kimden çaldığını görmemek, kişiden değil de bir kuruluştan, firmadan ya da devletten çalmak, çalınan şeyin somut olmaması, herkesin yaptığını yapıyor olmak.

Bütün bunlar algıda çok büyük oynamalar yapıyor. Sonuçta çalanlar bu eylemin hırsızlık olduğunu algılayamıyorlar ya da vicdan rahatlatıcı bahaneleri hazır oluyor.

Ülkemiz için büyük sorun olan kaçak elektrik kullanımı da buna örnek verilebilir. Onların hırsız olduklarını kabul ettiklerini ya da bildiklerini sanmıyorum mesela.
0
Mirket
(28.05.25)
Ben korsana da büyük oranda karşıyım o ayrı ama bunlar arasında fark var. Dijital şeyler sonsuz kere kopyalanabilir ve sahibine zarar vermez. (Gelir kaybı var ama bazıları korsan izlemese hiç izlemeyecek zaten) fakat oto yıkamada alet, su, köpük falan kullanan bişey. Her işlemin bir gideri var. Daha somut hırsızlık bence.

Bu arada İngilterede bi podcastte dinlemiştim insanlar amazonu dolandırıyor çünkü çok büyük şirket onlara koymaz diye düşünüyor. Gelen ürüne gelmedi diyip para iadesi istiyorlar vs. Esnafa bunu yapmaz ama karşı taraf uzaklaştıkça büyüdükçe bir şeyleri yapmak kolaylaşıyor anladığım kadarıyla.
0
nhk ni youkosu
(28.05.25)
Aralarında devasa fark var. Nasıl fark yok? Korsan yayın izlediğinde ya da IPTV kullandığında bant genişliğinde senin firmaya yükün hesaplamaya değmez. Kitabı, filmi ve diziyi korsan olarak elde ettiğinde ise kişinin ve kurumun gelirini azaltıyorsun.

Oto yıkamada ise bunların aksine net bir şekilde zarar ettiriyorsun. Suyun, sabunun, bunların elektriğinin, ekipmanın yıpranma payının ve jeton atan kişi bunları kullanırken kaybedilen müşterinin her biri gider kaynağıyken bu hırsızlığın bunlar ile aynı olduğunu düşündüren nedir?
0
nawar
(28.05.25)
herkes gücü kadar zulmeder.
0
since1907
(28.05.25)
Bence korsandan oldukça farklı.

Ben hem korsan hem de ücretli içerik kullanıyorum bolca. F1 TV için bir dünya para verdim birkaç ay önce. Birkaç yayın platformuna aboneliğim var. Apple TV fiyatları delirmeden önce çok sık film kiralayıp izliyordum. Ancak izlemek istediğim anda hiçbir platformda bulunmayan bolca içerik de mevcut, bunları korsan izlemekten asla çekinmem. Korsan yazılım da kullanıyorum. IPTV'ye de kesinlikle karşı değilim hatta yakın zaman içinde alacağım. Arada derbi izlediğim ve başka maç izlemediğim için maçları korsan izlerim ve yayına para vermem. Burada karşımızda her zaman o kadar büyük bir sermaye var ve fiyatları tek taraflı olarak öyle acımasızca dayatabiliyorlar ki, insanlar korsan kullandıkları zaman hiçbirine hiçbir şey olmuyor. (Profesyoneller çok muzdarip, Adobe'un fiyat politikasına bir bakmanızı tavsiye ederim.) Bu nedenle yıllardır korsan kullanırım ve bu şartlarda korsan kullanmanın bir hak olduğunu düşünüyorum. Kimse gelip de fikri mülkiyet falan demeye kalkmasın, fikri mülkiyetin ne olduğunu gayet iyi biliyorum ve burada fikri mülkiyet adı altında dev sermayenin korunduğunun gayet farkındayım. Devasa Sony, FOM, Adobe, Microsoft, Apple, WB ve benzerleri ile düz vatandaş karşı karşıya geldiğinde korunması gereken bu dev sermaye değil, düz vatandaşlar.

Bir de işin zarar boyutu var. Korsan izlenen film ya da kullanılan program, hak sahibine doğrudan zarar vermiyor ancak kaça enerji ve su gibi şeyler doğrudan zarar veriyor hak sahibine. Dün gece izlemek istediğim film Türkiye'de hiçbir platformda yok. Parasını versem de izleyemiyorum. 70 yıllık bir film bu arada, filmde emeği geçen hiç kimse hayatta değil. Ben hırsızlık mı yaptım? Yaptıysam yaptım. Bu yönde iddiaları olanlara diyecek bir şeyim yok. Bence asıl hırsızlık, bulunan bir buluş ya da icattan, ortaya çıkarılan bir sanat eserinden sonsuza kadar para kazanma açlığı içinde olmaktır.

Ancak iş gerçekten kendi emeğini ya da malını satanın durumuna gelince farklılaşıyor. Kitabını kıt kanaat imkanlarla basmış birinin kitabının PDF'ini okuduysam kitapçıdan bandrollü olanını da satın alırım. Oto yıkamada da ortada bir ticari faaliyet var ve sınırları belli, bu nedenle hoş görmem. Kendim yapmam, yapanı kınarım. Piyasayı domine eden, fiyatı tek taraflı dayatan ve işçilerin emeklerine yabancılaştığı bir ortam yoksa, bu malın/hizmetin parasını ödemekten asla kaçınmamak lazım.

İşe kanun olarak bakılırsa, bunların hepsi elbette kanuna aykırı ama bir Adobe ürününü korsan kullanmak, hele o üründen para kazanmayan biri için meşru kabul edilmelidir, ya da benim gibi kendince film izleyen birinin hele o anda hiçbir yerde olmayan bir filmi korsan izlemesi de meşru kabul edilmelidir.
0
10551037
(28.05.25)
bu verdigin listedeki cogu seyi hepimiz hayatimizin ozellikle ogrencilik issizlik donemlerinde yapmissizdir. insanlar ne yapsin abicim butun servisler sacmalik derecesinde pahali, ve gelirler dusuk.

universitede aldigim kitaplarin cogu kopyaydi mesela, napalim abicim kitabin tanesine $250 verecek param yoktu o zamanlar, $20'ye adamin tekinden kopya kitap aliyorduk..
uygun fiyatli yapsalardi orjinal alirdik.

zerre pisman degilim, 20 sene oncesine donsem yine kopya kitap kullanirdim, umrumda olmazdi.
0
cooperr
(28.05.25)
Herkesin fikri aynı zorunda olmak zorunda değil ama farklı fikirde olanlara küçük bir sorum olacak. Varsayalım bankacıyım ve banka hesaplarınızdan her ay sadece ve sadece 1(Bir) kuruş çekiyorum. Bu durum sizi rahatsız eder miydi? Çektiğim tutar aylık 1 kuruş.
0
🌸isiaha
(29.05.25)
@isiaha

bu zaten daha once yapilmis bisey, hirsizlik.

soyle soyliyim, amacin baskalarindan birsey araklayip kendi luksune harcamak ise bu bence suc. dolayisiyla internetten jeton alip ucuza araba yikamak sikintili bir aktivite.

ama amac hayatta kalabilmek icin ufak tefek uyanikliklar yapmak ise bu bence suc degil.

gunumuz toplumlarinda birinci kategori genelde "basarili is insani" ikinci kategori de "hirsiz" olarak goruluyor. o yuzden de altin kacakciligindan milyorlar goturen is adami su anda amerika'da takiliyor, baklava calan cocuk da 3 sene yemis kodeste yatiyor.
0
cooperr
(29.05.25)
(2)

Ekipte küçük atışmalar yapan klikler beni artık boğuyor

psmstc
Herkes birbirine Pasif agresif örtülü laf atma, hafif alay, hafif dalga geçme, sataşma bunların hepsi şakayla karışık yapılıyor. Ve kötüsü daha önce terslediğim biri var. Bana kin tutmuş. Sürekli üzerime oynuyor. Birbirleri arasında da sürekli laf sokma var. Enerjim bitti artık. Çok yorucu. Fakat ne
Herkes birbirine Pasif agresif örtülü laf atma, hafif alay, hafif dalga geçme, sataşma bunların hepsi şakayla karışık yapılıyor.

Ve kötüsü daha önce terslediğim biri var. Bana kin tutmuş. Sürekli üzerime oynuyor. Birbirleri arasında da sürekli laf sokma var. Enerjim bitti artık. Çok yorucu.

Fakat nereye gidersem gideyim özel sektör aynı değil mi?

Ben ne yapayım? Şuan akıllı olup herkese pozitif, samimi enerjik davranmaya devam.

Terslemiyorum kimseyi.
0
psmstc
(28.05.25)
ya bu develeri güdeceksin ya bu diyardan gideceksin.

ne yazık ki her yer böyle toksik tiplerle dolu.

ülkenin geldiği yer bu. herkes birbirinden nefret ediyor ve mutsuz.
0
koela
(28.05.25)
Turkiye'de iki farkli sirkette uzun sureler calistim. Birinde bir nebze boyleydi ama digerinde pek olmuyordu boyle seyler.
0
mbond
(28.05.25)
(3)

Duyuruda Eczacı Var Mı?

ZZ
Yapma ilaç yapabilen ve tercihen İngilizce bilen eczacı arkadaşlarımız varsa iletişime geçebilir miyiz? Bir göz damlası yaptırtmam gerekiyor fakat çevremde eczacı bulamıyorum. Çok teşekkürler.
Yapma ilaç yapabilen ve tercihen İngilizce bilen eczacı arkadaşlarımız varsa iletişime geçebilir miyiz?

Bir göz damlası yaptırtmam gerekiyor fakat çevremde eczacı bulamıyorum.

Çok teşekkürler.
0
ZZ
(28.05.25)
Yapay zeka şöyle cevap verdi

Eğer belirli bir bölgede majistral ilaç hazırlayan eczaneleri arıyorsan, "İzmir'de majistral ilaç yapan eczaneler" gibi daha spesifik ifadeler kullanmak arama sonuçlarını iyileştirebilir.
0
Mirket
(28.05.25)
Yillar once Uskudar'da bir yere ilac yaptirmisti bizimkiler, iyi sonuclar almislardi. Simdi sordum, kapanmis orasi, simdi Baglarbasi (gene Uskudar) semtinde varmis. Konum, isim bilgisi vs yok, bir onceki duyurudaki yontemle aranabilir. Bir de Ingilizce bilme ozelligini eklemek zor tabii.
0
mbond
(28.05.25)
Zorlu’nun içindeki eczanede ilaç yaptırmıştım ben. Turistlerle ingilizce konuşuyorlardı. Belki bir arayıp danışabilirsiniz.
0
irene
(28.05.25)
(14)

2 Euro'ya ekmek

kizil karga
Bu paylaşım evet klasik yandaş gurbetçi aptallığı ona bir şey demiyorum ama ekmek için 2 Euro pahalı değil mi, bana sanki ekmek 2 Euro etmez gibi geliyor ne diyorsunuz?https://x.com/populicc/status/1926740052559937705?s=46&t=vDcUzHG6zvvcP0E_PkymRA
Bu paylaşım evet klasik yandaş gurbetçi aptallığı ona bir şey demiyorum ama ekmek için 2 Euro pahalı değil mi, bana sanki ekmek 2 Euro etmez gibi geliyor ne diyorsunuz?

x.com
0
kizil karga
(26.05.25)
Abi bunun aynısını almaya burada çalış en az 50 60 lire. Beyaz buğdaylı eppek için 50 veriyorum. Susamlısını istesem 60 70. Bunun ne ekmeği olduğunu yazarsan öğrenir yazarız Türkiye fiyatını.
0
Shepard
(26.05.25)
Yok hayır Türkiye fiyatı için sormuyorum, Hollanda'da 2 Euro'ymuş bu ekmek, Hollanda için de pahalı değil mi 2 Euro olması?
0
🌸kizil karga
(26.05.25)
Bunu Hollanda'lılara sorsana delikanlı! Şaka, ben köyden yeni geldim oraların fiyatını bilmemek.
0
Shepard
(26.05.25)
Ahraz bir de yazmış "Türkiye'de kimse ekmeğe elli lira vermez." Uno'nun "premium" ekmeği 50 TL. 50 TL'den büyük iki kağıt para var. 100, 200.
Türkiye'de makarna yanında ekmek yeniyor. Ki makarnadan başka bir şey büyük bir kesim tarafından zor yeniyor.
Fransa ve Norveç arasında kırmızı şarap fiyatlarını karşılaştırırsanız Norveç'ten Fransa'ya iltica olmalı
0
sparkle kiddle
(26.05.25)
Bu websitesine göre 35 gr porsiyonu ve 22 porsiyon var.
Kısacası 770 gr.
www.ah.nl

Hemen migros uno ekmek bakıyoruz;
www.migros.com.tr

400 gr 50 lira. 770 gr 96 lira eder.

Kısacası manipülasyon yapmaya çalışan klasik gurbetçi cahili.
Buna ek olarak bugün şehir merkezindeki ufak marketten bir şeyi 3€ alirsin, büyük marketten 2€ya. Her yerin fiyatı aynı olmuyor (en azından Fransa'da, Hollanda'da da farklı olmaz heralde).

2€ pahalı değil yani. Türkiye'de de benzer fiyatlar var işte.
0
logisticsmanager
(26.05.25)
Para zahiri bir şey. Ülke yönetiminin güvenilirliğine göre zaman içinde değer kazanabilir ya da kaybedebilir. Ayrıca adam Euronun sonundan bir sıfır attım der, ertesi günü ekmek 0,2 Euro olur. Yani paranın o anki değerinin bir anlamlılığı yoktur.

Anlamlı olan o bir ekmeği alacak adamın o ekmek parasını ne kadar çalışarak ödeyebildiğidir. Ona bakılır.

Ayrıca herşey her ülkede veya her şehirde aynı değerle nitelendirilmez. Örneğin mayoyu sahil şehrinde işportada üç kuruşa alırsın, Karşın bir ilçesinde lüks mağazada pahalıdır.
Örneğin Amerikalı çin lokantasına parası yoksa gider, İstanbulda çok para gerekir.

Ekmeğin bizimkilere ifade ettiği şey ile Alamana ifadesi farklıdır.

Bizde herşeye kafana göre zam yaparsın da ekmeğe zamma hükümet karar verir falan.
0
Mirket
(26.05.25)
o ekmek ağırşığına göre pahalı değil. albert heijn'da esas pahalı olanlar l&p olan ekmekler ama onlarında tadı çok güzel
0
biergarten
(26.05.25)
paketli ekmekler türkiyede de pahalı. unolar 50 lira hatta untad 65 lira.
0
my fault
(26.05.25)
Fotoyu çeken "sinsi" neden tamamını çekmesi acaba?

Extra lang (ekstra uzun) diyor.

Istanbul'da çük kadar tam buğday ekmegi, çavdar ekmegi 45 tl.

Klasik bildiğimiz beyaz ekmek zaten gerçek ekmek değil ki. Sağlıksız saçma sapan bir şey. İnsanlara reva görülen bu mudur yani?
0
makbur
(27.05.25)
Fotoyu çeken kişinin yapmaya çalıştığı algıyı kenara koyuyorum.

Ekmek tam tahıllı ve A besin değerine sahip. 1€’luk ekmeğe göre daha orta segment kalıyor. 4€’ya da proteinli ıvır zıvırlı ekmekler var. Onlar üst segment.
0
ruhen hastayim ben
(27.05.25)
keşke o ekmeğin içindeki zengin besin ve içeriği türkiye'de 2 euroya alabilsek.
klasik gurbetçi sinsiliği. kesinlikle avrupa tr'den ucuz. en azından yediğinin bir kalitesi var.
0
adivar
(27.05.25)
Onların Migros’uyla bizim Migrosu karşılaştıralım
www.ah.nl

0,99a bizdeki uno denge ekmeğinin karşılığı satılıyor.
2.5 Euro’ya da var. Ama yine migrosta reyonda 100liraya ekmek alabiliyoruz.

O yüzden 0,99luğu baz alalım. 770grammış paket etmek. Kilo fiyatı düz 1.2 Euro.
(Beğenmezseniz 2.5euroluk ekmeği kıyaslayalım. Onun da kilo fiyatı 3.2 falan civarı. 145 lira falan olsa gerek. )

Uno denge ise kilo fiyatı 120 civarı. 1.2euroluk ürün karşılığı bu.

asgari ücret karşılaştırması yaparsak durum daha acı. sanırım 2300euro civarında orada net.

2300/1.2 = 1900 küsür,
23000 / 120 = 190 küsür, 200 diyelim

hadi yanlış hesapladım, yukarı yuvarladım diyelim. 8 kat değil 6 kat fark olsun.
hadi ucuz değil 2.5euroluk ekmeği hesaplayalım (kg^su 3.2euro) fark 3 kat olsun.


türkiye'de insanların çoğu asgari almıyor ki, öyle gösteriliyor desek bile, aynısı hollanda için de geçerli.
ayrıca bizde asgarinin bi tık üstü diye bir şey var. asgari 1600'ken bana 1610 civarı maaş veriyorlardı -asgari verdik dememek için- ciddi kesim 30bin lira bandında kazanıyor.

velhasıl, kıyaslama bir yana.
sizin sorduğunuz soruya cevap olarak 1euro'ya da bulunuyor 2euro'ya da. ebat olarak bizdekinin neredeyse iki katı ve premium kalite.

hem ürünleri bizden ucuz ve kaliteli hem de daha fazla alabiliyorlar.
O fotoyu çeken ya kötü niyetli ya da aşırı cahil ki bu da kötü niyettir.
0
biseysorcaktim
(27.05.25)
Hollanda'da yaygin satilan siradan ekmek, pek iyi bir ekmek degil. Standart piyasa mali, bildigin dandik yani aslinda. Bu fiyatlar genelde kendi firinlarinda gunluk yapilanlar icin gecerli. Baska bir markette de 2,80 euro aynisi. Bunun disaridan geleni de var, raf omru daha uzun sanirim, bildigin ayni ekmek 1 euroya da oluyor. Firinlardaki kalitesi yuksek olan ekmekler ise 3-5 euro arasinda degisiyor.

Paylasimi yapan sayfayi biliyorum. Yari ciddi yari geyik paylasimlar yapiyor. Bu arada zaten sosyal medyadaki alginin aksine Hollanda ve benzeri ulkelerde market masraflari daha yuksek. Su boyutta ekmek icin 2 euro pahali sayilacak bir fiyat degil.
0
mbond
(27.05.25)
Paris’te la maison d’isabelle gibi ödüllü bir fırında uzun baget ekmeği €1.30 idi bir ay önce. ondan daha ufak baget ekmeğinin migros’taki fiyatı:

www.migros.com.tr

alım gücü, ekmeğin kalitesi gibi detaylar da işin içine girince algıdan başka bir şey değil.
0
phoarbix
(27.05.25)
(7)

Avrupada ticaret yapmak

Unde bach canim
Avrupanın bir şehrinde yaşıyorum. Buradaki türk nüfusuna yönelik evde yaptığımız ve başka bir avrupa ülkesinden aldığımız ürünleri evde pişirip telegram whatsapp gibi kanallardan satmayı planlıyoruz. Bunun üzerine bunu şirket kurmadan yapmak istiyoruz. Zaten alacağımız da sınırlı miktarlar olacak. M
Avrupanın bir şehrinde yaşıyorum. Buradaki türk nüfusuna yönelik evde yaptığımız ve başka bir avrupa ülkesinden aldığımız ürünleri evde pişirip telegram whatsapp gibi kanallardan satmayı planlıyoruz. Bunun üzerine bunu şirket kurmadan yapmak istiyoruz. Zaten alacağımız da sınırlı miktarlar olacak. Mesela bir üründen 100 adet dondurulmuş ürün vs. Bir firma gibi 1 palet mal değil de içinde 100 adet ürün olan 6-7 kiloluk bir paket/koli. Paketin tutarı da 45 euro. Bu ürün ticari olarak değerlendirilir mi?
0
Unde bach canim
(26.05.25)
araştırmanız gereken konu bulunduğunuz bölgenin mikro girişimcilikte nelere izin verdiğidir.
0
bravoteam
(26.05.25)
Her ulkenin regulasyonu farklidir. Hollanda'da bir noktaya kadar hobi olarak degerlendirilebiliyor. Regulasyonlar Ingilizce de dokumante edilmis. Ornek olarak bir video atayim.

www.youtube.com

Bu arada evde yemek pisirme isi hobi olmaktan cikarsa (hatta belki cikmadan bile) bazi regulasyonlara tabi olabilir. Belediye sizin adresinizde bu tarz bir isletmeye izin vermeyebilir. Izin verse de gene bazi kurallara uymak gerekecektir. Mesela buzdolabinda sirkete ait urunle sahsi urunler etiketlenmis olmali gibi detaylar olabiliyor.
0
mbond
(26.05.25)
Urun ticaretinden ziyade "evde yemek pisirip satmak" konusu sizi daha cok zorlayabilir. Pek cok ulkede bunun icin belli sertifika egitimlerinden gecmeniz ve saklama kosullari, hijyen gibi konularda regulasyonlara uymaniz gerekiyor.

Ornek: www.fsai.ie
0
sertac akin
(26.05.25)
Problemler yazilmis zaten ustune ben bir de tabii parayi kayit disi edinmeniz gerekecegini de ekleyeyim zaten farkinda oldugunuza eminim ama yani 500 eur vb. dusuk satislar degilse vergi dairesi bu para neyin parasi diye soracaktir.

Ancak ben soruyu anlayamadim esasen,
Siz baksa bir AB ulkesnden ki turke satmayi planladiginiza gore muhtemelen Almanyadan urun getirmek istiyorsunuz. Bulk olarak alirsiniz, alimda problem cikmaz yani gonderen gonderiyorsa kargosunu vs. odedikten sonra. Nerede ticari olarak degerlendirilmesinden korktugunuzu cozemedim.
0
wallcan
(26.05.25)
@wallcan
Problem oluşturur mu diye sorduğum şey ürünün adedi. 100 adet 45 euro olan bir ürünü ülkeler arası getirtmiş olacağım. Bu durumda “sen 100 adet ürünü neden alıyorsun ticaretini yapmayacaksan” diye sorarlar mı? Bu ürünü düzenli aralıklarla getirttiğimi düşünün. Atıyorum haftada 1. Yani bu düzenli sirkülasyon “sen ticaret mi yapıyorsun gel bakayım” durumuna dönüşür mü
0
🌸Unde bach canim
(26.05.25)
@sertaç
Food safety level 2 var bende hocam. Üst levellarını da alırım onlar mesele değil de. Kayıt dışı olacağı için bir yere bildirmeden yapacağım. Adedi fazla (bir işletme için çok olmasa da bir hane için fazla) miktarda olması sıkıntı olur mu onu merak ediyorum
0
🌸Unde bach canim
(26.05.25)
AB den AB ye getiriyorsun ya urunu, gumruk vs. gecmeyeceksin zaten nerede soracak bu soruyu? Su olur firma urunu sana bastan hic sarmaz, yani der ki bu miktarda satin alabilmeniz icin su konuda faaliyet gosteren bir firma olmaniz lazim vs. onlar bilir onu yada hic bir zaman problem yasamazsiniz.
0
wallcan
(27.05.25)
(4)

balık tutmak

1837837
bu işten anlamayan 5 kişi ve 2 çocuk tekne ile açılmalı bu tip bir aktivite yapmak istiyoruz. tekne olta vs bu nasıl organize edilir böyle bir şey yapmış yada şu siteye bakın diyebilecek var mı?
bu işten anlamayan 5 kişi ve 2 çocuk tekne ile açılmalı bu tip bir aktivite yapmak istiyoruz. tekne olta vs bu nasıl organize edilir böyle bir şey yapmış yada şu siteye bakın diyebilecek var mı?
0
1837837
(24.05.25)
Nerede yaşadığınız veya nerede balığa çıkacağınız bilgisi iyi olabilir. İnternetten nereden alınır bilmiyorum ama mesela Pendik'te düzgün olduğunu duyduğum ufak bir dükkan var. Tekne de kiralayanlar falan vardır, mesela Kartal'da vardı eskiden.
0
mbond
(24.05.25)
Amatör balıkçılar için günlük kiralık tekneler var. Örneğin İzmir Karşıyaka balıkçı barınağına gitseniz bulursunuz hemen. Tekneci sizi nereye götüreceğini, orada ne yakalayabileceğinizi anlatır.
Her sahil şehrinde de sırf balıkçılar için canlı yeminden profesyonel kamışına kadar herşey satan dükkanlar vardır. O dükkana giderseniz de ihtiyacınız malzemeyi alırsınız.
Günübirlik ya da gelip geçici hevesse kamışa rağbet etmeyin. Kasnak yeterli olur.
Balıkçılar çarşısından da bir avuç, satılmamış kalmışından çimçim karides bulursanız, işiniz tamam :)
0
Mirket
(24.05.25)
İstanbul
0
🌸1837837
(24.05.25)
böyle tur düzenleyen tekneler var. akşam 6-7 gibi çıkıp 12 de dönüyorlar veya sabahtan 4-5 saatlik. sana olta takımı yem falan her şeyi sağlıyorlar. hatta bazılarında mangal yakıp taze taze yiyorsun.
daha çok facebook gruplarında tekneciler numaralarını paylaşır öyle bulabilirsin.
veya sahilde pendik, kartal, maltepe taraflarında teknelerin yanlarına gidip sordurmak lazım oradakiler yönlendirir. bu taraftakiler adalara açılır.
boğaz hattında da vardır kandilli, paşabahçe, beykoz taraflarında.
0
my fault
(24.05.25)
(7)

Bebeğe yemek yedirme

eisberg
Merhabalar, bizim bebeğimiz neredeyse 1 yaşında ben babasıyım, akşam yemeklerinde bir türlü kendi yemiyor yemeğini. Eşim instagram'da gördüğü bazı videoları atıyor bana ve daha 10-11 aylıkken kendi yemeğini kendi yiyen bebeler var ve güzel bir miktarda maşallah. Bizimki huysuzluk ediyor yemek sırası
Merhabalar, bizim bebeğimiz neredeyse 1 yaşında ben babasıyım, akşam yemeklerinde bir türlü kendi yemiyor yemeğini. Eşim instagram'da gördüğü bazı videoları atıyor bana ve daha 10-11 aylıkken kendi yemeğini kendi yiyen bebeler var ve güzel bir miktarda maşallah. Bizimki huysuzluk ediyor yemek sırasında sonra ben böyle oyun falan oynarken annesi de yediriyor güç bela. Doktorumuza da sorduk ama net bir çözüm önerisi alamadık. Özellikle yemek sırasında huysuzluk yapması/ağlaması ve bizi sırf yemek yesin diye oyun oynamaya vs. itmesi beni çok üzüyor.

Siz değerli anne babalar böyle bir sorunla karşılaştınız mı? Nasıl aştınız, bize ne önerirsiniz?
0
eisberg
(23.05.25)
BLW modası pek çok ebeveyne kendini yetersizMİŞ gibi hissettiriyor, o tuzağa düşmemeye çalışın. Kendi yese tabi güzel ama yememesi kötü bir şey değil.

Bebekler yemek için zor kullanıldığında iyice tepki gösteriyorlar. Sizin bu yaşta amacınız onun yeme deneyimini keyifli hale getirmek. Mümkünse sizi de aynı anda aynı yemeği yerken görsün. Sevdiği yiyecekler varsa çok sevmediği yiyeceklerle bir arada onları da verin (Sadece çok sevdiği veya sadece hiç sevmediği yemekleri vermemeye çalışın yani tek başına). Yeri gelir yediği kadarına razı olun. Yemek yiyen karakterlerin olduğu güzel kitaplar bulun, ona onları okuyun. Eğer mümkünse bazı yemeklerin hazırlığına onu da katın, sizi izlesin. Bu birazdan yiyeceği muzu kendi eliyle koparması kadar basit bir şey de olabilir.

İngilizce biliyorsanız şu kaynağı seviyorum: www.healthychildren.org
0
fotrsapka
(23.05.25)
bizimki 4,5 yaşına girecek halen biz yediriyoruz. diş fırçalama ve tuvalet hariç her şeyini kendi yapabiliyor. ama yemek yedirme işini aşamıyoruz. kreşte kendi yiyor evde bize yedirtiyor. daha yolun başındasınız. 1 yaşında yememesi normal 4 de yemezse daha sıkıntı bence.

'Özellikle yemek sırasında huysuzluk yapması/ağlaması ve bizi sırf yemek yesin diye oyun oynamaya vs. itmesi beni çok üzüyor.'

bu onun zevk aldığı bir şey ondan talep ediyor.
0
mikahakkinen
(23.05.25)
1 yasindayken hic boyle birsey dusunmemistim bile. Kendi yemesinin onemli olmasi icin biraz fazla erken degil mi? Bizimki eskiden kimse yedirmiyecek kendim yiyecem diye olay cikariyordu.

Simdi 2,5 yasinda, bazen kendi yiyor bazen biz yediyoruz. Sevmedigi seyleri yemiyor zaten. Yemegin turune gore durum degisiyor. Siz bilirsiniz tabii ama uzulecek birsey yok bence.
0
mbond
(23.05.25)
çocuk daha 1 yaşında biliyorsunuz değil mi?

rahat bırakalım çocukları
0
Hallegadola
(23.05.25)
benimki de 1 yaşında ve genelde biz yediriyoruz.
"kendi yemiyor" çok ucu açık kalmış. bütün yemeği kendisinin yemesini mi kast ediyorsunuz yoksa kendisi yemeği alıp ağzına atmıyor mu.

mama sandalyesine oturtmak önemli.
önüne küçücük bi ekmek parcası koyuyoruz kendi alıp ağzına atıyor, sonra kendi menüsündeki yemekleri yavaş yavaş koyuyoruz alıp ağzına atmaya çalışıyor.
o kendisi eline alıp ağzını tutturup çiğneyip yutması 1-2dk sürüyor. aralarda kaşıkla biz yediriyoruz. huysuzlanmaya başlayınca çizgi film açıyoruz biraz da bu şekilde yiyor. ama kesinlikle yemek yemesi için zorlamıyoruz.
0
duyuruuser
(23.05.25)
İlk çocuğumu blw ile büyüttüm. 6 aylıkken eline buharda pişmiş sebzeler, muz falan tutuştururdum. 2 3 ısırır gerisini atardı. Ama şöyle de bir durum var, benimki kaşıkla bişi verdiğimizde yemezdi. Önüne koyduğumuzda az miktarda da olsa iştahlı saldırır az buçuk yerdi. Ben de beraber sofraya oturdum ve bıraktım kirletsin. 7 8 aylıkken çok güzel omlet, pancake, köfte, brokoli yediği videoları var. Miktar olarak az ama iştahlı. Heimlich manevrası nasıl yapılır bunu da bildikten sonra boğulur mu falan diye korkmaya da gerek yok. O ara az kg aldı belki ama yemekle arası iyi oldu hep. Bamya yiyordu çocuk, ıspanak yiyordu, şu an kaç çocuk bunları isteyerek yiyor? O ara biraz çile çektim etraf çok battı ama hem zorla yemek yedirmedim hiç hem de yemek seçmeyen bir çocuğum oldu. Bazı günler yemeyecek, sabredip zorlamamak lazım pes etmemek lazım.

Benim etrafımda gördüğüm şey genelde şu oluyor. Çocuk bir öğün bile aç kalsa ölecek muamelesi yapılıyor. Yemezse aç kalacağını öğrenmesi lazım zaten. Çocuklar gerçekten bir vitamin eksikliği rahatsızlık vs yoksa iştahını engelleyen bir şey yoksa acıkınca yiyor. Acıkmadan yemek veriyor olabilirsiniz ya da beğenmediği bir şey olduğunda alternatif sunacağınızı öğrenmiştir. Bir de her çocuk farklı formda gıda seviyor. Deneye deneye bulacaksınız, patatesin püresini sevmediyse patatesli omlet yapın. Brokoliyi bütün yemiyorsa püre haline getirin yumurta kırın un ekleyin brokoli köftesi gibi sunun.
0
kullanicadi
(23.05.25)
Öncelikle sosyal medyayi bırakın hem kendi hem çocuğun sağlığı için. Bizim oğlan 3 yaşına geliyor kendi yerse oturup şükrediyoruz. Daha çok küçük bu anların tadını çıkarın.
0
mirty
(24.05.25)
(3)

Pernigotti dondurma neden artık yok?

mikahakkinen
internette aradım bulamadım. geçen sene migrosta satılan bu dondurma bu sene ortalıkta yok. bilen var mı?
internette aradım bulamadım. geçen sene migrosta satılan bu dondurma bu sene ortalıkta yok. bilen var mı?
0
mikahakkinen
(23.05.25)
Uzucu haber, eksiye baktim da taa gecen sene piyasadan cekilmisler galiba diyen olmus. Bunlarin urunleri sanirim piyasa mali urunlere gore icerik olarak daha iyiydi. Iyi/kotu goreceli tabii ama palm yagi ve ne oldugunu bilmedigimiz garip seylerden pek/hic yoktu. Severek tuketiyordum. Turkiye'de kalite cezasiz kalmiyor.
0
mbond
(23.05.25)
bence kötüydü, bir kere almıştım o kadar kötüydü ki atmak zorunda kalmıştım. çöpte dolu olduğu için lavaboya koydum musluğu açtım dedim aksın gitsin 5dk sonra böyle kalıp gibi birşey kaldı ve kesinlikle gitmiyor. sonra öğrendim ki bazı dondurma üreticileri maliyeti düşürmek için margarin tarzı bir karışımı dondurma formuna getirip satıyormuş. zararlı değil ama sen şekerli dondurulmuş margarin yiyorsun yani.

bu bahsettiğim pernigotti'nin büyük 1kg lık dondurmaları içindi.
0
duyurukullanıcısı
(23.05.25)
ben bunlarin sahibi olan holdingin baska bir firmasinda calisan biri olarak yaziyorum ki zamaninda zumasolu batirdiklari gibi bunu da batirdilar. Tadalle sarelle de bunlarindi sattilar :/ o zamandan beri kalitesi de bozuk zaten.

Ama soyle bir sey var ki her zaman premium seyleri ve en kaliteli saglikliyi hedeflerlerdi. Mbond un dedigi gibi de Tr de bu pek karsilik bulamiyor maalesef. Fiyat olarak biraz yukarda kaliyor sktsi kisa oluyor dogala aliskin olmayanlar tadi garipsiyor gibi seyler.
0
a perfect lie
(23.05.25)
(5)

Uzaktan çalışma istisnai durum haline mi geldi?

biseysorcaktim
Covid ile başlayan evden çalışma furyası günbegün azalıyor mu?ben o zamandan beri evden çalışıyorum, çok da alıştım yıllardır. başka bir işe geçecek olsam yine uzak ya da hibrit çalışırım diyorum. ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla artık ofise gidiyorlar.az önce başka bir duyuru görünce oradan a
Covid ile başlayan evden çalışma furyası günbegün azalıyor mu?
ben o zamandan beri evden çalışıyorum, çok da alıştım yıllardır. başka bir işe geçecek olsam yine uzak ya da hibrit çalışırım diyorum. ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla artık ofise gidiyorlar.
az önce başka bir duyuru görünce oradan aklıma geldi.

uzaktan yapılabilir işlerde de artık ofis mi aranıyor ve çalışanların ofiste olması mı tercih ediliyor?
0
biseysorcaktim
(23.05.25)
Evet bu durum nispeten yayginlasti. Bildigim sirketlerden biri 2 hafta surekli ofis 4 hafta surekli ev seklinde calisiyordu. Haftada 3 gun ofis modeline donduler. Ayda 6 rastgele is gunu calisan diger bir sirket bu sekilde devam ediyor.
0
mbond
(23.05.25)
Ofise dönüş baskısı olduğu kesin. Banka IT'leri açısından konuşursam %100 ofise gelmeyi kamu bankaları tercih ediyor, çoğunlukla ya hibrit (haftada 1-2 gün ofis) ya da tamamen uzaktan çalışma.

Ofise dönüş zorlaması tepkiyle ve istifalarla karşılanıyor, gidenin yerini doldurmak zor. Bu arada bazı şirketler istese de dönemiyor çünkü ofiste 100 kişilik kapasite varsa, 200-300 çalışanları var. Geçmiş 5 yılda artan çalışan sayısı bu konuyu ayrı bir açmaza sokuyor.
0
Lethe
(23.05.25)
Biz 2 gün ofise gidiyoruz patron 3 günü zorlamak istiyor. Ama bu süreçte şehir dışına taşınanlar vs oldu, yazın zaten olan yazlığına gidip çalışıyor yani hakkaniyetli olmayacak bu karar. Açıkçası ben konu her açıldığında mukavemet gösteriyorum ama nereye varacak bilinmez.
0
peki madem
(23.05.25)
Bizim sektörde hala ilanların yarısı uzaktan is ilanlarında baktığım ilk kriter uzaktan olması
0
mirty
(23.05.25)
ben uzun yıllar uzaktan çalıştıktan sonra "maalesef" bir kurumsal şirkete girdim ve baya 5 tam gün ofise geliyorlar. sakal tıraş zorunlu, ceket gömlek zorunlu. wallah zor iş, en güzeli hybrid idi.

şirketler biraz dönme eğilimi taşıyor ya da hybrid istekleri var gördüğüm kadarıyla.
0
picassoishere
(23.05.25)
(9)

Korunmasız ilişki

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.2 ay kadar önce ilki, ardından da birkaç kez daha aynı kişi ile, korunmasız şekilde ilişkiye girdim. Erkeğim.Konu hakkında hiç bilgim yok. Bir hastalık vs kapıp kapmadığıma dair ne yapmam gerekiyor? Gerizekalıyım anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.Teşekkürler.
Merhaba.
2 ay kadar önce ilki, ardından da birkaç kez daha aynı kişi ile, korunmasız şekilde ilişkiye girdim. Erkeğim.

Konu hakkında hiç bilgim yok. Bir hastalık vs kapıp kapmadığıma dair ne yapmam gerekiyor? Gerizekalıyım anlatır gibi anlatırsanız sevinirim.
Teşekkürler.
0
sorularimicinfeykhesap
(23.05.25)
hiv+ hayırlı olsun
0
gercekdunya
(23.05.25)
öncelikle kendinizi korkutmayın. bir şey olmamıştır diye düşünelim. ama ne yapmanız gerekir? 6 ay sonra bir hiv testi yaptırın, kuluçka süresi 6 ay çünkü ilişki üzerinden bu kadar süre geçmesi gerekiyor net sonuç için. bir de siğil var mı yok mu diye ara ara gözle kontrol edin çünkü erkekte hpv'ye bakılmıyor bir testi yok.
0
veritaslibertas
(23.05.25)
Sosyal medyadaki felaket uzmanlarına sorarsan kondomlu ilişkide bile enfeksiyon kapma ihtimalinden bahsederler. Partnerin bu işi para karşılığında yapmayan normal bireyse içini ferah tut, bundan sonraki ilişkilerinde korun.
0
HellKeePer
(23.05.25)
an.l sek s yapmadıysanız veya nasıl anlatsam zorlanarak (dar vajina, kalın penis gibi) bir yırtılma doku zorlanması gibi bir şey olmadıysa risk epey azalıyor HIV açısından. yine diş eti kanaması var ve öpüşülmüşse de sıkıntı olabiliyor. ancak diğer zührevi hastalıklar için net bir şey söyleyemem.
0
ground
(23.05.25)
HIV konusunda gerekli bilgiler verilmis, ben de risk anlaminda abartili tedirginlige gerek gormuyorum. Para karsiligi yapan farkli kisilerle bile kondomsuz iliskiye giren birini biliyorum. HIV olmadi, tabii olabilirdi de. Ancak Tinder ortamlarindan biriyle iliski yasayip daha basit hastaligi olan bir arkadasim oldu.

Test ettirmek isterseniz kulucka donemi sonrasi olabilir. Onun disinda yaygin hastaliklarin belirtisi olabilecek seyler olursa doktora basvurmakta fayda var. Tedavisi kolay olup ihmal edildiginde sorun olan hastaliklar var.
0
mbond
(23.05.25)
penisin ucundan akıntı gelmiyorsa bel soğukluğun yok demektir. zaten yok gibi görünüyor.

genital siğil de çıkmamış belli ki.

beşiktaş belediyesi sağlıklı yaşam merkezinde ücretsiz ve anonim şekilde hiv testi yapılıyor. sonuç hemen veriliyor. telaşlanacak bir durum olduğunu sanmıyorum ama istanbuldaysan bir ara uğra.

böyle konularda evhama kapılma. hepatit aşını yaptır eğer yoksa. sağlık ocağında yapılıyor.
0
yurtsuz john
(23.05.25)
Siğilim yok.
Bel soğukluğu belirtisi de yaşamadım bu 2 ay içinde. Başka bir rahatsızlığım da olmadı. 6 ay sonrası için test yaptırırım sanırım yine de hiv için.

Ek olarak, Karşı tarafın koku sorunu var. Epey yoğun. Ama bu sanırım erkekte sorun yaratacak bir durum değil? Bu konuda ne dersiniz?
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(23.05.25)
bir tıbbı tahlil labratuarında geniş kapsamlı cybh testi yaptırabilirisin.

ya da bekleyerek belirti takibi yapabilirsin ama karşıdaki kişi güven vermeyen aşırı riskli bir profil değil ise bu kadar evhamlanmaya gerek yok.
0
orpheus
(23.05.25)
En yaygın hastalık hpv, ama erkekte nasıl bakılıyor ya da bakılıyor mu bilmem. Siğil yapmayan türleri de var bu arada.

Koku sorunu bacterial vaginozis, candida yani mantar ya da trikomoniasis rahatsızlıklarında olur en çok. Partnerinin vajinal fitil kullanması gerekiyor olabilir, o da bence bir gidip vaginal swab versin.

Mantar erkeğe bulaşmıyor sanırım ya da çok sorun yaratmıyor olabilir ama trikomoniasis bulaşır. Özetle bir cybh paneli baktır doktora gidip
0
kullanicadi
(23.05.25)
(7)

Avrupa yapımı polisiye diziler

kizil karga
Hangilerini önerirsiniz?
Hangilerini önerirsiniz?
0
kizil karga
(23.05.25)
Luther (İlk siyahi James Bond)
The Pembrokeshire Murders (Mini dizi)
Slow Horses (Ajanlı majanlı ama polisiye gibi de)
Trapped (İzlandalılık dağlar tepeler kar)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.05.25)
Endeavor
Cb strike
Engrenages
Broadchurch
0
logisticsmanager
(23.05.25)
babylon berlin
0
mikahakkinen
(23.05.25)
Kastanjemanden
0
auroraaurora
(23.05.25)
Tesekkurler late viper, Kobra Takibi'ni belirten birini gormek guzel. Diger hic bir diziyi duymadigimdan basima birsey gelmesin diye belirtmemistim.
0
mbond
(23.05.25)
marcella
trapped
entrapped
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.05.25)
(16)

Banyo adabı

kizil karga
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.Sorularım şöyle:1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her def
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.

Sorularım şöyle:

1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her defasında sabunlanmalı mıyız?

2: Sabunlanma işlemini lifle yapıyorum, mesela vücudumuza sürdüğümüz lifi erojen bölgemizde de kullanmalı mıyız, kullanmayacaksan o bölge için ayrı bir lif mi kullanmalı mıyız nasıl olacak ya da ayağımız parmak aramız için vs sanki buralar için aynı lifi kullanmak hijyenik değil gibi geliyor ama önyargı da olabilir tam emin değilim.

3: Sabunlanma esnasında suyu kapatıyor muyuz? Kapat-aç yapınca su sıcaklığını tekrar tekrar ayarlamak zaman alıyor diye soruyorum siz nasıl yapıyorsunuz?

4: Kurulanma işini havlu ile yapıyorum, burada da 2. madde ile aynı sıkıntılar başlıyor erojen bölgemizi ayrı bir havlu ile mi kuruluyoruz ve ayaklarımızı, nasıl olmalı?

Aklıma takılan sorular bunlar, yardımcı olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kizil karga
(22.05.25)
1.evet. sacini yikamazsin ama tüm vücut sabunlanir.
3. kapatmiyorum :( kapatmaliyiz ama sanirim.
4. bornoz var bende. yetiyor.
0
sonsuz
(22.05.25)
1-evet. sabunlanmayıp sadece suya girenlere has bir koku oluyor. ben alıyorum en azından.
2-sabun bezi kullanıyorum annemin ördüklerinden. yüzüm hariç her yerimde kullanırım. yüzüm için eşek sabunlu tırtıklı bişey var onu kullanıyorum.
3-kapatmıyorum.
4-bornoz kullanmanı öneririm
0
messina123
(22.05.25)
1-evet şart. Sadece su ile teri, ter kokusunu giderebiliyor musun?

2- aynısını kullan işte ne olacak.

3- açık bırakıyoruz. aç kapa yapmak hem fazla enerji tüketimine sebep olur hemde kombiyi yorar. gereksiz.
4- bornoz en güzel çözüm her yerini kurula geç işte.

Bu kadar gereksiz hassasiyetle yaşamak zor olsa gerek.
0
my fault
(22.05.25)
1-evet.
2-yüzüm hariç her yerde kullanıyorum. yüz için sadece yüz temizleyici kullanıyorum.
3-ben kapatıyorum. diş fırçalarken suyu açık bırakmaktan farkı yok bence. tekrar suyu ayarlamak zor geliyorsa termostatik batarya kullanabilirsiniz. bende sıcak suyu sağa koydukları için kullanamıyorum. yoksa şimdiye 10 kere taktırmıştım.
4-ben tek bir havlu ile her yerimi kuruluyorum. isterseniz saç kafa için ayrı, vücut için ayrı, ayaklar için ayrı havlu kullabilirsiniz.
0
inheritance
(22.05.25)
her gün lifle sabunlanmıyorum
koltuk altlarına filan sabun sürüp duş alıyorum
2-3 günde bir lif
0
mantık
(22.05.25)
1. değil vücut senin istersen duvara sürt.
2. yüzüme sürmem her yere tek lif.
3. su yukardan akar durmaz.
4. bornoz icat edilmişti galiba.
0
mikahakkinen
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanırım

2- bir tarafı yumuşak bir tarafı sert, tutacaklı kesem var. ara sıra kullanıyorum. erojen bölgeme lif sürmem. elle yıkarım.

3- bazen açık kalıyor bazen kapalı

4- kafamı ayrı bir havlu ile geri kalan tüm vücudumu bornozla kuruluyorum.

ayrıca ben düzenli olarak otel hamamlarına gidip kese- köpük masajı yaptırıyorum. vücudumun arkasının kiri evde yeteri kadar çıkmıyor çünkü.
0
yurtsuz john
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanmak daha iyidir. 24 saatte bir insan kirlenir çünkü.
2- aynı lifi kullanmam, ellerimi kullanırım. zaten ayak parmağını filan lifle ovalayamazsın, elinle yap daha temiz olur.
3-ben kapatmıyorum onunla mı uğraşacağım
4-hayır havluyu tüm vücut için kullanmamalıyız. ben kağıt havlu kullanıyorum, eşim de öyle kullanır, hem tamamen kuru olabilmesi hem de hijyen açısından.
0
kaptan maydanoz
(22.05.25)
1. Sabun, dus jeli vs kesin kullaniyorum. Sadece yazin sadece asiri sicak olur da serinlemek istersem, daha yakinda normal dus aldiysam birsey kullanmiyorum.
2. Lif kullanmiyorum bu aralar ama kullanmam lazim aslinda, her yere surerim.
3. Suyu normalde kapatiyordum da bu aralar kapatmiyorum. Gece cocuk uyurken yapiyorsam kesin kapatmiyorum, cok ses gidiyor, sesin devamliligi uyanmama acisindan daha iyi olur diye dusunuyorum.
4. Yani hassas bolgelere degiyor sonucta ama oyle o bolgede derinlemesine bir kurutma da yapmiyorum.
0
mbond
(22.05.25)
Kendi adıma;
Eğer bir günden fazla olmuşsa banyoya girmeyeli, tüm vücut sabunlanıyorum. Eğer bir gün ya da daha az olmuşsa, sadece kol altları ve özel bölgeleri sabunluyorum. Lif genelde kullanmıyorum ama haftada-on günde bir fırçalanıyorum. Suyu ise eğer iyi sabunlanacaksam, yani 20-30 saniyeyi geçecekse kapatıyorum. Su soğumuyor. Aslında en güzeli, eski usûl kova doldurup tas ile yıkanmak. Belki en sonda bir tüm vücut duşun altına girmek. Ama hızlı davranıyorum zaten, aç-kapa yapacak kadar uzun olmuyor. Havlunun ben bir tarafıyla önce yüzü, sonra saçı kurutuyorum. Diğer tarafıyla da önce gövdeyi, en son özel bölgeleri kurutuyorum. Her kurulanma sonrası havlu kirli sepetine gidiyor...
0
yadigar
(22.05.25)
1- Duşta sabunlanıyorum, ama banyo yapar gibi uzun uzadıya detaylı uğraşmıyorum. Duş ve banyo farklı şeyler, bu ikisi bire bir aynıysa birinde bir yanlışlık olmalı.

2- Evet bir mahsuru yok ama lifi yüzünüze sürmeyin, aşındırır. Ben şahsen ayaklarıma lif sürmüyorum duşta.

3- Isınma süresi sabun ve şampuan sürenizden uzunsa kapatmayın veya kova kullanın. Isınma süresi sabun sürenizden kısaysa kapatın. Neticede önemli olan az su harcamak, hedef o.

4- Hiçbir sorun yok, zaten duştan çıktınız. Yani neticede seks diye bir şey var değil mi? Erojen bölgeye vebalı muamelesi yapmanın bir anlamı yok. Deri neticede, yıkıyorsunuz sabunluyorsunuz daha ne yapacaksınız.
0
akhenaten
(22.05.25)
Her gün duş alınmaz, haftada 1 gün yeter. Life gerek yok, kafanı en ucuz şampuanla şampuanlayacaksın, suyu kapatacaksın, orana burana köpük süreceksin, bitecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.05.25)
1- Evet şart sabunlanmazsanız tam hijyen olmaz. vucut yüzeyindeki tozu kiri sabunlanmadan atamazsınız. önce sadece su ile ıslanıp köpürtme sonra durulama işlemi gerekir.
2-yüz hariç her yere aynı lif. yüz için yüz temizle jeli var onunla elimiz ile yüzü yıkamalıyız
3- su tabiki kapatılmalı. boş boş akan suya yazık. bencilce olmamalıyız. bizden sonraki nesillerin işi temiz su bulma konusunda çok zor.
4 bornoz tek başına yeterli

ayrıca saçınızı şampuanladıgınız zaman onun köpügünün vucunuza gelmemesi önemli. yoksa vucudunuz yaglanır. ayrıca saç şampuanu vucut için uygun bileşenler içermez. saçı şampuanladıktan sonra başımızı hafif egip akan köpüklü suyun vucudumuza bulaşmadan başımızdan direk aşagı akması gerekir
0
limonlu eksi
(22.05.25)
1- Her duşta sabunlanmıyorum ben ama biraz duş jeli sürüyorum boynuma kollarıma koltuk altına vs.

2- Lif yok ama şu saplı zımbırtılardan var, sırtımı haşır huşur yıkıyorum onunla. Erojen bölge için özel bir şey kullanmıyorum açıkçası.

3- Suyu kapatmıyorum hiç.

4- Kurulanma havlu ile. Yerde ayak havlusu, bel için bir havlu bir de kafa için. Ama geçen gün bir arkadaşım akıl verdi; saçlarım kıvır kıvır olduğu için havlu yerine tişörtle kurut farkı göreceksin dedi. Öyle deneyeceğim bir de.
0
vedatchilipeppers
(22.05.25)
1-tabi ki de.

2-köpük çıkarana kadar lifi sıkıp köpürtüyorum. lifi o bölgelere sürmüyorum ama lifi köpütüp köpüğü alıp ellerimle yıkıyorum o bölgeleri. sonra kabak lifi keseyle kendimi keseliyorum, (eşimden yardım alarak, genellikle birlikte yıkanırız sırayla keseliyoruz birbirimizi) durulanıyorum. yüzüm için lifli sabunumuz var ayrıca onla yıkıyoruz

3-kapatamıyorum çünkü üşüyorum.

4-bornoz yetiyor zaten her yeri yıkamış oluyoruz temiz bir şey olmaz. ayak havlumuz ayrıca var zaten. havlulu terlik giyiyorum banyo terliği ayrı ayağım kuruyunca çoraplarımı giyiyorum.
0
Hallegadola
(23.05.25)
yazın sabah akşam kısın sadece sabahları duş alırım. 1-2 gün sabunsuz 1 gün sabun (duş jeli) kullanırım. dermatologlar da vücudu kimyasallarla fazla temas ettirmememizi tavsiye ediyorlar. asansör araba, masa başı yaşayınca kirlenmek mümkün değil terlemiyorsunuz bile. ama işiniz farklı ise sadece kirli bölgeleri sabunlayıp diğer yerleri suyla durulamanızı öneriririm. bez veya kabak lifinden ziyade şu ucuza satılan rengarenk olanları öneririm. sabunlanırken sırasıyla önce önce boyun ense, sonra kollar bacaklar, sonra gövde. lifi sıkıp durulayıp tekrar köpürtüp önce apış arası sonra kıç arası en son ayaklar sabunlanıp durulanıp çıkarsınız. banyodan çıktıktan sonra havluyla hemen kurulanmak zor. ben bornoz ve kafa havlusuyla 10 dakika falan telefonda vakit geçiriyorum. yoksa nem kokusu oluyor. en az 3 tane bornoz olması lazım benim gibi sık sık duş alıyorsanız. özellikle kışın kurusada nemli kalıyor. yüzünüze fazla müdahale etmeyin aynı bezle falan kesinlikle temas ettirmeyin. haftada bir yüzünüzü sabunlasanız yeter. sıhhatler olsun.
0
ground
(23.05.25)
(5)

balkan turu tavsiye ve görüş(arnavutluk, makedonya, karadağ)

cisimcik golgi
merhabalar, vizesiz bir şekilde pasaportları alarak ufak bir balkan turu yapmak istiyoruz. 29 mayıs-7 haziran gidiş dönüş tarihlerimiz. gidişimiz ya üsküp ya da tiran olacak. dönüş de aynı noktadan. 2 seçeneğimiz var:üsküp->tiran->karadağ(podgo, kotor, budva) 8-9 saatlik yolculuk süresitiran->karada
merhabalar, vizesiz bir şekilde pasaportları alarak ufak bir balkan turu yapmak istiyoruz. 29 mayıs-7 haziran gidiş dönüş tarihlerimiz. gidişimiz ya üsküp ya da tiran olacak. dönüş de aynı noktadan. 2 seçeneğimiz var:
üsküp->tiran->karadağ(podgo, kotor, budva) 8-9 saatlik yolculuk süresi
tiran->karadağ(podgo, kotor, budva) 3-4 saatlik yolculuk süresi
sizce üsküp'ü bu tura ekleyip 1.5 gün üsküp, 1.5 gün tiran, 6 gün karadağ mı yapsak yoksa üsküp'ü hiç katmayıp 2 gün tiran 7 gün karadağ mı?
şehirlerden birbirine geçerken otobüs kullanmayı planlıyoruz. yolda da biraz vakit harcanacak tabii ki. amacımız yeni yerler görüp yiyip içip şehre karışıp gezmek. karadağ'da hava iyi olur gibi duruyor denize de gireceğiz. burada araba kiralamayı düşünüyoruz. asıl amacımız karadağ'ı gezip görmek ama kısa kısa üsküp ve tiran da güzel olur gibi geldi. siz ne dersiniz?

edit: yeme, içme, gezme için her türlü tavsiyeye açığım.
0
cisimcik golgi
(22.05.25)
Tiran'da pek birsey yok diyorlar. Uskup fena degil ama gene Matka Kanyonu ve eski carsisi falan var, ayrica yol gitmeye deger mi sorusune cevap bulmak zor. Ben olsam Tiran'i sallar Uskup'te biraz takilir Karadag'a devam ederdim.
0
mbond
(22.05.25)
üsküp hiç güzel değil, ben matka kanyonuna gitmedim 1,5 günde yetişmediği ve son günlere kaldığımız için yorgunluktan gidemedik. matka çok güzel diyolar ama onun dışında bi b*k yok.

tiranda da sadece dajti teleferik güzel. onun dışında bi şey yok. karadğa gitmedim bilmiyorum.
0
turuncu tonlarda
(22.05.25)
tiranda bir şey yok
üsküp iyi güzel gezilir
ohri ekle
manastıra git
kırçovada çok güzel börekçiler var
podgoricanın en güzel yanı budvaya dönüşü
bar iyi
kotor perast olabilir
tiranda bir şey yok ama başbakanlık caddesinin sonunda güzel bir club var. erkeler 3 metre kızlar 2.5 falan. rafların en üstüne merdivensiz uzanıyorlar.
durres ve berat fena yerler değil. beratta kale içinde girişte tam karşında kalan restroan önünde zeytin yağları satar. alacaksan ondan al.
elbesanda bir şey yok vakit kaybı
tirana gideceksen tiranda şöyle bir yürü uzun kızları (kadın nüfusun boy ortalaması nasıl 2 metre olur arkadaş) gördükten sonra yukarı akçahisara git. daha iyi bir yer orası
otobüsle işin zor.
0
anadolu flamingosu
(22.05.25)
karadağ'da ve hırvatistan'da mağazam var dubrovnikte yaşıyorum. tiran'da hiç bir şey yok. uçak biletleri ve araba kiralama ucuz o kadar, bir de gece hayatı. asıl amacınız karadağ'ı gezmekse karadağ dediğiniz yer 3 günden fazlası sıkar. karadağ'da denize girecekseniz kimse söylemez ama herceg novi şehrine bağlı bütün ilçelerde ev tutup mükemmel bi deniz tatili yapabilirsiniz. budva ve kotor'a da herbirine 1 saat mesafededir. onun dışında benim tavsiyem bosna üstünden karadağ'ya gelmeniz bosna karadağ yolu mükemmel güzelliklerle dolu. hem mostar'a da uğrar eski çarşı da bira içer atalarınız vaktinde neler yapmış onu konuşursunuz. herhangi bir sorunuz olursa cevap verebilirim.

ek: araba kiralamadan bu rota adamın canını okur zaten 2 kişi olsan dahi otobüse ve taksiye vereceğin para aynı olacaktır.
0
dirildimde geldim
(22.05.25)
- Üsküp'de hiçbir şey yok ama Matka Kanyonu o biçim güzel. Cidden müthiş, nefes kesici.
- Tiran'a çok güzel diyorlar. Hakkı yenen şehirlerden biriymiş okuduğum kadarıyla.
- Ohrid'e ekle +1

- İmkanınız varsa Belgrad'i eklemenizi tavsiye ederim.
0
put it in your appropriate place
(22.05.25)
(9)

Masamın ayaklarını nasıl yükseltebilirim?

santimantal
Yani masamda çalışırken boynum ağrıyordu.Eski masamla karşılaştırdım. Ondan 3-4 cm alçak olduğunu gördüm.Ben de ayakların altına 3 cm kadar nesneler koydum ve sorun çözüldü.Demek ki masanın belli bir yüksekliği olmalıymış.Masanın ayaklarını yükseltmen için aparatlar satılıyor ama hem boyutları uygun
Yani masamda çalışırken boynum ağrıyordu.
Eski masamla karşılaştırdım. Ondan 3-4 cm alçak olduğunu gördüm.
Ben de ayakların altına 3 cm kadar nesneler koydum ve sorun çözüldü.
Demek ki masanın belli bir yüksekliği olmalıymış.

Masanın ayaklarını yükseltmen için aparatlar satılıyor ama hem boyutları uygun değil benim masaya hem de çok pahalı.

Masanın ayaklarını estetiği bozmayacak şekilde nasıl yükseltebilirim? Bu aparatları verilen ölçüye göre kesip yapacak yerler var mı İst.da? Bu aparatların çok seçeneğini bulabileceğimiz yer var mı?

Yahut farklı çözümler ne olabilir? Mesela farklı amaçlar için satılan bir şeyler vardır, alır yükseltici olarak kullanırız.
0
santimantal
(20.05.25)
Oturduğun şeyi (sandalye koltuk) kısaltma şansın var mı?
0
kisa
(20.05.25)
Çamaşır makinesi için takozlar vardı onu masa altına vidalayabilirsin

Bir de masanın ayaklarının fotoğrafını atar mısın? Boydan ve üç kismini
0
kisa
(20.05.25)
@kisa,
Masa bu model: www.ikea.com.tr

Ayakların boyutları 3x4 cm.
0
🌸santimantal
(20.05.25)
1. Çamaşır makinesi ayak yükseltici alabilirsin
2. Bir demirciye gidip adama abi 3x4 cm dikdörtgen profil masa ayağım var bunu yükseltmek için altına bu ayağı sokabilecegim bir parça yapar mısın dersen halleder bence.
0
kisa
(20.05.25)
Ben olsam dolap kısımlarının altına denk gelecek şekilde dikdörtgen raf benzeri bir şey kestirirdim.
18mm'lik mdf'lerden ikişer kat koysan yeter.
Tek tek ayakların altına destek koyarsan ayaklar stabil olmayabilir.
0
burfak
(20.05.25)
Temu'da table height extender diye arat
0
malheiros
(20.05.25)
Ayaklar vidayla bağlantılı metal ayaklar mı? Öyleyse sırıtır mı bilmiyorum ama ayağın masa ile birleştiği yerlere ek ahşap eklenerek bağlantı sağlanabilirdi.
0
mbond
(20.05.25)
www.trendyol.com


bunun beyaz olanını bulursun belki.
0
jepa
(20.05.25)
masanın boyu standart aslında.
çalışma masaları 73-75cm olur.

eğer 185cm den uzunsanız masayı yükseltmeyi düşünebilirsiniz. değilseniz monitörü yükseğe konumlandırırsanız daha konforlu olur.
0
duyuruuser
(21.05.25)
(24)

40 inizdan sonra hangi ulkeye giderdiniz yasamak icin?

lapaz
Tc'de durmayacagim kararliyim. Ama neresi olsun kararsizim
Tc'de durmayacagim kararliyim. Ama neresi olsun kararsizim
0
lapaz
(19.05.25)
hollanda, danimarka, norveç
0
dedim ben sana
(19.05.25)
tr'ye dönerim ya da latin amerika.
0
sonsuz
(19.05.25)
İngiltere'ye giderdim. İskandinava gitmezdim aşırı ırkçılar, beyaz yaka orda yaşadım biliyorum.
0
anthemis nobilis
(19.05.25)
isviçreyi seçerdim ama çok pahalı :/
0
false pretension
(19.05.25)
Floransa, çok net.
0
Bruce
(19.05.25)
Yunanistan
0
hububrad
(19.05.25)
Tembellik, demodelik, 90'lar vibe ı canını sıkmazsa Yunanistan. Yunanistan deyince de Atina tabii.
0
sekizdokuzon
(19.05.25)
Akdeniz havzasında demokrasi, gelişmişlik düzeyi barındıran bir iki seçenek var zaten.
0
anon1m
(19.05.25)
Barcelona
0
gabe h coud
(19.05.25)
hollanda ya da isviçre.

iskoçya da olur.
0
jelly bear
(20.05.25)
yalnız gidilecekse eğer ispanya, çift gidilecekse almanya.
0
beyfendi
(20.05.25)
İngiltere'nin dil avantajını göz ardı edersek bir çok açıdan Hollanda iyi gibi. En azından Belçika, Almanya civarları ile ikilemde kalındıysa bu yorum geçerli. Ancak ben batı avrupaya ısınamadım, muhtemelen sosyallik anlamında aidiyet hissedemiyorum.
0
mbond
(20.05.25)
Hollanda
0
HellKeePer
(20.05.25)
amerika neden yok cevaplarda??? kesinlike 1 olurdu. israil de magical bir yer Savaş olmasa muhtemelen tlvde kıt kanaat ama güzel bir hayat yaşanırdı
0
ala09
(20.05.25)
İsviçre
0
hayirsiz
(20.05.25)
nasıl bir insansın? Ne kadar kazanıyorsun ve gittiğinde ne kadar kazanacaksın? Mesela Türkiye'de 5 asgari ücret kazanan kişi Avrupada 1.5 asgari ücrete düştüğünde alım gücü iyi olsa bile psikolojik olarak kötü hissedebiliyor. Zamanında bi herif vardı Türkiyede getir kuryeleri bana çalışıyor Amsterdamda yapamıyorum diyordu.

Kimi insan aşırı Amerikan kafası, kimi Avrupa, kimi de Taylandda falan aşırı mutlu oluyor. Hiç ummadığın şekilde uzakdoğu asya ülkesine gidip orada popüler adam/kadın olsan mesela batıdan daha çok tat da verebilir belli olmaz. Sende ne eksik, neyi arıyorsun, Türkiye'de neyi sevmiyorsun neyi seviyorsun bunlara göre bi seçim yapman lazım. Tabii sonra o seçime gidebilmen lazım:)
0
nhk ni youkosu
(20.05.25)
benim hedefim orta avrupa. prag veya budapeste.

edit: bu arada asagida sir gawain'in dedigi dogru. ben emeklilik gibi dusundum bu soruyu. yani pasif gelir bir yerden baglanmis, keyif icin yasanacak.
0
antikadimag
(20.05.25)
yazılan cevapların olur yanı yok. herkes idealindeki ülkeyi yazmış ama gerçeklik sıfır. 40 yaşından sonra hele bir de tek başına gideceğin çoğu yerde ölümüne yalnız kalır, depresyona girersin. o yüzden daha enternasyonel, göçmen dostu ülkeleri düşünmen gerek. yok irlanda, yok italya, yok norveç, oraları geçeceksin bir kere.

abd gibi full kapitalist bir ülkede -zengin değilsen- 40 yaşında sıfırdan sisteme girmek aşırı dezavantaj. ev bark sahibi olmayı unut. emekliliği unut. devletten hayır görmeyi unut. 40 yaşında sıfırdan abd fikri düşününce bile başımı ağrıtıyor. yıkık bir hayat yaşamamak için anca yetmiş yaşına kadar eşşek gibi çalışırsın.

hollanda, almanya, ingiltere üçlüsü daha mantıklı duruyor. ama iyi bir planla gitmek lazım. elini kolunu sallayıp gidebileceğin ülkeler değil. özellikle ingiltere zaten pahalı, tutunmak daha zor. iş kısmını çözebilirsen (çünkü iş yok) yunanistan da güzel bir seçenek olabilir.
0
sir gawain
(20.05.25)
aile ve ailesiz olarak değişir. ingiltere seçerim sebebim futbol. hollanda rahat ülke.
0
mikahakkinen
(20.05.25)
kesinlikle tayland veya vietnam seçerdim illa avrupa olacaksa portekiz, ispanya. soğuk ülkeleri seçenleri süprizler bekliyor..
0
nahtoderfahrung
(20.05.25)
Sir Gawain ve cooper +1000
0
warrior princess
(20.05.25)
dil
sağlık
aile
oturum izni
para

bunlara göre herşey değişir
en makulu tayland sanırım.
0
parka
(20.05.25)
Ben 40'indan sonra bekar olsam Asyada (Vietnam vb.) yada Guney Amerikada (Sili,Arjantin ) yasamaktan keyif alirdim.Turk insani Almanya,Fransa,Hollanda,Iskandinavya vb. ulkelerde tutunabilse bile sosyal iliskiler yuzunden hayati doya doya yasayip keyif alamaz bence hakli olarak.
Not: Almanya
0
turkuaz
(20.05.25)
Başka dil öğrenmeye üşeneceğim için İngilizce konuşulan bir yer olmalı. Avrupa'nın çoğu ülkesinde geçerli olan bir yetkinliğim var o nedenle kesişme kümesi olarak Birleşik Krallık veya İrlanda diyorum. İş bulabilmeme bağlı tabi ki.
0
peki madem
(20.05.25)
(22)

Hangi app'e projeye para ödüyorsunuz/öderdiniz?

optimistbakunin
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para od
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para oduyorum.
Ozetle fikir ariyorum fikir avina ciktim. Neler yapilabilir para odemeye deger diye
0
optimistbakunin
(19.05.25)
Çok niş bir kitleye hitap etmeniz lazim para odemeleri icin.

Applerin adreslerini verseydiniz daha rahat bir seyler soylenebilirdi.
0
brkylmz
(19.05.25)
Benim applerin sorunlarini ogrenmek icin yazmadim aslinda yeterince aciklayici olamadim sanirim. Biraz fikir avina ciktim diyebilirim hahahah
0
🌸optimistbakunin
(19.05.25)
dil öğrenimi spesifik olarak kelime ezberi içeren bir uygulamaya para veriyorum ama yıllık çok cüzi bir miktar 100 tl falan galiba.

Bir kere de öğretmenler için evrak içeren bir uygulama indirmiştim kendim hazırlamak yerine pratik geldiği için o da tek seferlik 30 40 tlydi.
0
biravekahve
(19.05.25)
Yaptigim.ise.onemli.bir katki yapacaksa, muadili yoksa ve bana para kazandiracaksa ancak o.zaman para oderim. Ofis programlari dahil hicbir uygulamaya para odemedim.
0
deckard
(19.05.25)
Datinglere ödemiyorum artık. escort veya hesap çakma derdinde olan kadınlar doluştu ve olayı bitti.
0
runaway
(19.05.25)
Blinkist
Evernote
Pocket
Busuu
Vpn
Adobe creative cloud
0
anon1m
(19.05.25)
Paraya acimadan aldığım tek şey;
Keylifts.

Tek başına, efsane bir servis sunuyor. Mail attığım an birkaç saatte cevap veriyor sorunla alakalı.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
bu zamana kadar tek para verdiğim app deprem ağı oldu. ne spotify ne netflix internetten bulabileceğim apksını indirebileceğim hiç bir şeye para ödemem.
çok çok spesifik bir app olacak o zaman belki.
0
my fault
(19.05.25)
spotify, netflix gibiler disinda hicbir seye.
reklamlardan kazansinlar, reklam görmek istemiyorsam ben premium üyelik alirim gibi bir düsünce seklim var.

bedava trial falan olmayan seyleri de yanlislikla indirmissem de hemen siliyorum valla.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hamile yoga
İngilizce pratik
0
abuzer
(19.05.25)
Upnote uygulamasına para bayılıyorum. Yakında takvim için de bayılabilirim.
0
put it in your appropriate place
(19.05.25)
Cok fazla uygulamaya para oduyorum ben. medyadir, office vsdir o tarz seyleri gecince:


chess.com platinum aboneligim var,
duolingo premium var (bunu nisanlim oduyor aile plani)
linkedin premium aldim ama cok ucuz diye aldim stalkerlarimi gormek icin,
bir ara 12 aylik rocksmith+ almistim,
eski telefonumda ses ve bixby tusunu tekrar programlayabilmek icin bir uygulama satin almistim.
expressvpn
gecmiste diyet uygulamalarina, spor uygulamalarina vs. para verdigim de cok oldu



size cok cilgin bir oneride bulunayim. icim en rahat odedigim abonelik senelik 3000 liraya office 365. cunku alternatifi aileme nisanlima korsan office kurup patladiginda onla ugrasmak vs.

teknolojiye yetisemeyen bireylere bir seyleri adim adim gosterebilecegimiz bir uygulama olsa alirim. mevcut alternatifler yetersiz.

edit: kibritsuyu yazmis, cubeacr son kurusuna kadar parasini hak eden bir uygulama.
bir de procreate vs tarzi bir kac uygulamayi satin aldim.
0
aguen
(19.05.25)
1) Marketing yapmadan ürün satabilmek çok zor. Öncelikle bunu aklınızda tutun.

2) Spesifik sektörlere yönelebilirsiniz. Örneğin doktorlar, avukatlar, sigortacılar, kpss kursları, ehliyet kursları vs. vs. Bu insanların dertlerini dinleyip neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmeye çalışıp varsa bu sektörde bir boşluk onu doldurmaya çalışabilirsiniz.

3) Dürüst olun. Gerçekten bir işe yarayan şeyler yapın. Piyasada 500 tane wallpaper app varken 501. olmaya çalışmayın.
0
amortisman
(19.05.25)
cube acr.

telefon konuşmalarını kaydetme uygulamasına para ödüyorum. sıklıkla konuştuğum şeyleri sonradan dinleme ihtiyacım oluyor. kiminle, ne zaman, ne konuşmuşum.
0
kibritsuyu
(19.05.25)
Sensortower verilerine göre her 10000 app in 2 tanesi organik büyüyor,

Paid marketing olmadan kimse denemez.

Ayrıca millete 3 veya 7 gün ücretsiz deneme vermelisin

Bir de Türkiye subscription için cimri cenneti, zengin ülkelere gitmeli onların ihtiyaçlarını anlamalısın. Tr de reklam geliri entegre edebilirsin
0
fistikthecat
(19.05.25)
Paralı app kullanmıyorum. Oyun olsun, eğlence/dizi olsun, sosyal olsun vs... Elle tutamadığım neredeyse hiçbir şeye para vermiyorum. Şimdi tüm app'lerime baktım. "Ama şuna vermişim bak" gibi bir şey demek için. Telefonumda ücretli uygulama yok. Hatta ℅60'ı falan açık kaynak kodlu özgür uygulamalar.

Şu an para versem, kaliteli ses kaydı alıp mp3'e çeviren bir uygulama var hi-q isminde, bir de e-kitap okuyucu var yazılı kitabı kişiye okuyan readera adında, bunların ücretsiz versiyonları sınırlı. Pro versiyonlarını alabilirdim belki.

Yani sizin de önce çok beğenilen ücretsiz bir uygulamanız olursa, ek özellikli pro versoyonlarını alabilirler zannımca.

Ücretsiz oyun yapıp ek özellikler satmak en kârlısı... Yahut ücretsizine reklam koyup ücretlisini reklamsız yapmak...
0
yadigar
(19.05.25)
Ben sana soylim;
İşini hakkıyla yapan, tüm uygulamaların en iyi özelliklerini barındıran, ya bir kerelik ödeme ile alınabilen bir SMS uygulamasına para veririm.
Yazılımcı olsam direkt yapardım.
0
etna
(20.05.25)
Öncelikle amortisman +1 diyorum.

Ben biraz eski kafayım, uygulamalara kolay kolay para vermiyorum. Dijital birşeye para vermek garip geliyor. Nişlik konusu vurgulanmış. Bence haklılar, çok acayip teknolojik ürünlerden para kazanılıyor. Mesela Web Scraping yapan uygulamalar gördüm, mobil değil ama örnek olsun diye söylüyorum. Kabaca anlatmak gerekirse webdeki veriyi anlamlı veri haline getirip sana veriyor. Böyle bir tool olabilecegğini bile düşünmemiştim daha önce. Bunun gibi bir sürü şey var. Aaa oyun işinde para varmış gibi düşüncelerle yapılan şeylerin sonu genelde hüsran oluyor.

Bugüne kadar para ödediğim çok az şey oldu. Hollanda'da sıfırdan ehliyet sınavını geçmem gerekiyordu. Örnek sınav soruları olan bir uygulamaya para vermek zorunda kaldım. Az para da değil haftalık 12 euro civarıydı.
0
mbond
(20.05.25)
Belki appleri/siteleri/telefonu kisitlayan, zaman limiti koyan bir uygulamaya para oduyorum.
0
hot potato
(20.05.25)
Psikoloji uygulamasi
0
abuzer
(20.05.25)
Niş denmiş ya, mesela ben pattern keeper uygulamasına para verip premium aldım, cross stitch (kanaviçe) pattern'ı okumaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Ama PDF patternları üzerinde işaretlenebilir bir formata çeviriyor, kaç stitch var, ne kadar kaldı vs gösteriyor, veritabanında en bilinen ip markalarının renk kodları var, doğru kod/renk gösteriyor.
Buna benzer spesifik craft işleri için bir sürü uygulama ve pazar var. Ama ihtiyaç nedir, hangi özelliklere ağırlık vermek gerekir bilip uygulama yazmak için o craftı sizin de yapabiliyor olmanız lazım. Ya da bir bilenle beraber çalışmanız lazım.

Regl takip uygulamasına yıllık çok az bir abonelik ödüyorum.

Disciplined diye bir uygulama var, hediye geldiği için ücretli versiyonunu kullanıyorum.

Windows'ta bir timer/proje takip uygulamasını satın aldım.

Makul kullanılabilir ücretsiz versiyon ve premium özellikler için hiç olmazsa bir hafta ücretsiz deneme şart bence de.
0
kobuzchu kiz
(20.05.25)
automate (ifttt benzeri bir uygulama)
x-plore
poly bridge 2
accubattery
textra
nova launcher prime
greenify
mx player

neredeyse hepsini google ödüllü anketlerden gelen paralarla aldım.
0
inheritance
(20.05.25)
(9)

2005 model araç ile 2020 model aracın sürüşü aynı mıdır?

ya ben lan neyse
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.aradaki 2 kat farka değen şey nedir?mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazl
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.

kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.

aradaki 2 kat farka değen şey nedir?

mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazladan hava yastığı, ısıtmalı koltuk, hafızalı aynalar vs. olsun.

asıl merak ettiğim şu: sürüş anlamında ikisi arasında bir fark var mı? ben klima dışında bir şey aramayan bir sürücüyüm diyelim. konfor aramıyorum. yeni olan araca neden 2 kat vereyim?

bu saydığım donanımlar dışında yeni olanda çok büyük teknolojik atılımlar mı oldu?

bazen bakıyorum otomobilden çok iyi anlayan adamlar 30 senelik araba kullanıyor. mesela otolimit diye bir kanal var. adamın 92 model nissan'ı var.

benim derdim a noktasından b noktasına gitmek. millet ne der çok endişelenmiyorum. neden 2020 model bir araba alayım? 2005 model araba alsam aynı işi görür mü?
0
ya ben lan neyse
(19.05.25)
koltugu,dösemesi,konforu farklidir,
5 yillik araç ile 20 yillik aracin metal ömru ayni olmaz tabi,
fabrika sifir araca, 10 yil ömür biçiyor.
0
designer
(19.05.25)
aynı işi görmeyebilir. eğer 10 yaş falan üzeriyse zaten sorundan, arızadan dolayı uğraştırmaya başlar.
güvenlik donanımı olarak zaten aynı olmayacaktır, 10 yıl önce nadir bulunabilecek hatta bulunamayacak bazı donanımlar, bugün birçok araçta standart donanım olarak satılıyor.
konfor olarak çok büyük fark olmayabilir, ama performans ve yakıt ekonomisi anlamında 10 yaş veya daha büyük araçlarda verim daha az olacaktır yeni bir araca göre.
tek sıkıntı, artık neredeyse tüm otomobiller resmen "çok da fazla dayanmasın" diye yapılıyor gibi. kullanılan malzemeler çok kısa ömürlü, veya bile isteye çok da uzun olmayacak bir süre sonra bozulacak parçalar kullanılıyor. garantisi bittikten sonra birçok yeni arabanın da, aynı fiyata alınabilecek bazı eski arabalardan fazla sorun çıkarmayacağını söylemek güç. 2000-2010 arası çoğu japon modelinin, 2025 model avrupalı markanın çoğu aracına göre daha sorunsuz olacağına inanıyorum ama konfor, güvenlik, yakıt ekonomisi, performans olarak eski epey geride kalacaktır elbet.
ha yeni bir arabayı, uzun bir garanti kapsamında alırsanız belki değer, garantisi bitene kadar kullanır satarsınız, o size kalmış.
0
gkhncnzdgn
(19.05.25)
Benim arabam 2004 model. Acemiyim diye eski araç aldım. A noktasından B noktasına gidiyor mu, gidiyor. Tabii arıza çıkarmadığı zamanlarda. :)
Durduğu yerde masraf çıkarıyor. Geçen ay otomatik cam düğmeleri bozuldu. Zor bela muadil bir ürün buldum. Yoksa gitmişti 7.000 TL. Aldığımdan beri lastikleri, aküyü, amortisörleri ve adını bilmediğim birkaç zımbırtıyı değiştirdim.
Bir de benim araca özel sıkıntılar var. Direksiyonu döndüreceğim diye kol kası yaptım. Fren mesafesi nispeten uzun.
İlk aklıma gelenler bunlar.
Başka markanın başka modeli daha az sıkıntılıdır belki, ama eski araç demek her an çıkabilecek masraf demek. Bakımdan geçirmek falan kar etmiyor.
0
auroraaurora
(19.05.25)
hidrolik direksiyon, 2 hava yastığı ve klima. Bu asgari şartları toyota veriyor. Ben 2005 model toyota dan yanayım. Yeni araclarda bolca hassas özellik var, haliyle 0 km almazsan hep problem. Efsane kasa toyota bozulmaz.
Dizel ve tüplü OLMASIN yeter.
Al geç hocam.
0
luluki
(19.05.25)
2010 kasa mercedes c kasa bile, şu andaki çoğu araçtan daha konforlu ve daha rahattır. araca göre değişir.

1. metal yorgunluğu ve trim muabbeti var.
2.hava yastığı hariç diğer özellikler d sınıfı olmadığı sürece hayatında bir fark yaratmaz.
3.yeni araçlarda kolaylık performans, motorlar artık daha verimli ve seri. direksiyon kontrolü daha kolay.
4.teknolojik olarak motor verimliliğinde oldu. koltuk ısıtma, hız sabitleme vb. özellikler 95 model e kasa mercedeste vardı.
5. bana bir araba seç deseler w210 211 212 seri mercedesleri seçerim. zevk işi bu.
6.2020 model araç alma sebebim sanayiciyle uğraşmamak. eğer sanayiye düşersen illallah edersin.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
Arada epey fark olacaktır ama fiyatta belirleyici unsur donanımlarının yanında, girilen riskle de ilgili, 2005 model arabada problem çıkarma riski daha yüksek. Tabii birde oluşan risklerin maliyetleri de önemli. Türkiye'de bakım/onarım görece ucuz olduğundan eski arabaların fiyatları çok da dibe vurmuyor. Ancak bu ucuzluk da eski seviyesinin çok altında. Özetlemek gerekirse 2005 model örnek aracımızın fiyatı biraz şişik, aslında daha büyük fark olmalı.
0
mbond
(20.05.25)
Örnek: 2005 modelde otomatik mpi motorda 3 vites olur 2020 modelde 6 vites olur. Bu da sürüş konforunu etkiler aynı motor olmasına rağmen.
0
sanal hayvan
(20.05.25)
degildir.

aracin kabininden gorulmeyen degisiklikler de vardir. mesela 20 yil oncenin suspansiyon sistemi farkliyken 5 yil once bagimsiz suspansiyon daha yayginlasmistir (basit bir ornek olarak). 20 yil once mesela kampana fren yayginken artik disk fren daha yaygindir. bunun gibi yuzlerce farkli parca ve ekipman var arabanin kaportasinin altinda. yalitimi, guvenligi, verimliligi bi tik fazladir.

ama a noktasindan b noktasina ikisi de gider tabi.
0
icim urperiyor
(20.05.25)
diyelim ki arabanın sanayiye abone olmadan kullanılabileceği süre 30 sene.

2005 model olanın 10 senesi kalmış, 2025 olanın daha 30 senesi var. temel fark bu.
0
babilfish
(22.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.