Giriş
(4)

1.2 301

patronaj1
selamlar. 13-14 model 150 bin km civarında bi 1.2 301 çok mu kıytırık?şehir dışına çıkmayacak, alacak arkadaşın evi çok dik yokuşta fulya'da. o dert.onun dışında anca şehir içi hafta sonları az kullanılacak.yine de 450 bin nakitle ayağını yerden keser diyoruz.
selamlar. 13-14 model 150 bin km civarında bi 1.2 301 çok mu kıytırık?
şehir dışına çıkmayacak, alacak arkadaşın evi çok dik yokuşta fulya'da. o dert.
onun dışında anca şehir içi hafta sonları az kullanılacak.
yine de 450 bin nakitle ayağını yerden keser diyoruz.
0
patronaj1
(16.12.24)
1.2 dizel mi? Bilmiyorum benzinlisi de var miydi bu modelin. Bu aracla ilgili genel sikayetler kabaca kotu izolasyon, genel olarak dusuk kalite vs gibi seylerdi. Bir de filo arabasi olma ihtimali var, yani kilometrede oynama var mi falan dikkat etmek, anlamaya calismak lazim.

Iyi yonler olarak da az yakiyor ve bagaji cok buyuk diyorlar. Kuzenim kullandi bir sure, bir sikinti yasamadi.
0
mbond
(16.12.24)
1.2 puretech motor ise uzak durun triger vs problemli
0
mirty
(16.12.24)
1.2 puretech motor bu arabalar. Trigeri yağın içinde motoru sıkıntı diyorlar.
0
slm ben yalnız komando yasin
(16.12.24)
Simdi 2021 sonrası deseniz neyse de hiçbir sartlar altında 150 binde 2013-2014 almam. Tam sıkıntılı dönemleri.

O yıllardan alinacaksa 1.6 olanlar olmalı.
0
logisticsmanager
(16.12.24)
(5)

Apple App Store yazılım dünyasına giriş - hangi cihaz

optimistbakunin
selam, daha önce android için flutterle unityle vs yaptığım şeyler var storeda. şimdi artık ios'a da atmak istiyorum ama bunun için uygun bir cihazım yok. mac mini mi alsam macbook mu alsam türkiyeden 2.el mi alsam falan bilemedim. oyun oynamıyorum dediğim gibi günlük kullanım + bu tarz teknik işler
selam, daha önce android için flutterle unityle vs yaptığım şeyler var storeda. şimdi artık ios'a da atmak istiyorum ama bunun için uygun bir cihazım yok. mac mini mi alsam macbook mu alsam türkiyeden 2.el mi alsam falan bilemedim. oyun oynamıyorum dediğim gibi günlük kullanım + bu tarz teknik işler. sizca hangi cihazı satın almalıyım? Fiyat performans olarak ne önerirsiniz. Ayrıca sadece laptopum ve kablosuz bir farem var. başka teknolojik cihaz da yok evde :D
fşyat performans tavsiyeleriniz nedir
0
optimistbakunin
(16.12.24)
mac mini alinca monitor ve klavye gerekecek. ben olsam macbook alirdim, mevcut laptopu da satardim mumkunse.
0
lemmiwinks
(16.12.24)
Macbook Air M2 veya M3, 16 GB olanlardan olabilir. Butce kisitliysa ve kucuk ekranla araniz iyiyse kucuk ekranli olanlardan olabilir. pt.com.tr uzerinden egitim indirimli alinabilir.

Kuveytturk Saglam Kart'a Hepsiburada'da 12 ay pesin fiyatina taksit var. Bilmiyorum surekli boyle kampanyalar oluyor mu? Ben eski musterileriyim, basvurdum, reddettiler, sanirim ikametim yurtdisinda oldugu icin.

Mac mini ucuz opsiyon, ozellikle klavye, monitor falan varsa, RAM butceye gore yukseltilip uzun yillar kullanilabilir, M4 yeni bir kasa tipi ile satisa sunuldu malum ama ben 2012'den yakin zamana kadar 2 farkli Mac mini kullandim. Kablolar oradan oraya gidiyor vs laptopa gectim.
0
mbond
(16.12.24)
eğer makinen iyi bir makine ise docker ile linux üzerinde macos'u boot ettirebiliyorsun, bi bakın derim, belki işini görür, göörmezse macbook derim.
0
selam
(16.12.24)
şu an i7 11 nesil var 8gb ram 512 ssd var. macbook alsam hangisini tercih etmeliyim sizce tecrübelerinize göre
0
🌸optimistbakunin
(16.12.24)
Macbook air m1 iş görür. Daha iyi olsun diyorsan m2, m3 diye gider.
0
Tisatiaşer
(16.12.24)
(20)

turkiye'de camasir kurutma makinasi yaygin mi ki? neden?

fevzi123
selamlar,bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin? camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza
selamlar,

bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin?

camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.

haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli bile? onlarin da haftada 10*2 dakika camasir asacak vakti yok mu? camasiri dogal yollardan kurutmanin daha iyi oldugu duyari twitter'da kasilmadi mi?

vs vs vs

kurutma makinaniz var mi? neden var? ihtiyac mi? neden?

tesekkurs'n'sevgilerden bir demet
0
fevzi123
(16.12.24)
yaygın değil. elektrik pahalı. kurutma makinaları pahalı
0
wd40
(16.12.24)
Baştan aşağı hatalı tespitler;

“bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok“

türkiye’de özellikle büyükşehirde 2+1 balkonsuz evlere tıkılan milyonlarca kişinin yer sıkıntısı var

“haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli“

Ben nerdeyse her gün yıkıyorum spordan sonra spor kıyafetlerimi.

ben kurutmalı makine kullanıyorum.
0
rentts
(16.12.24)
@rentts

tesekkur ederim cevaplarin icin de biraz daha acarsan sevinirim acikcasi. ben sahsen uzun zamandir istanbul hayatindan uzagim ve anlamak icin sordum.

mesela kurutmai makina dedigin sey, kurutma ozelligi olan cam makinasi mi yoksa ayrica bir kurutma makinan mi var?

bi gunluk hayatin bir parcasi mi yoksa luksu mu?

istanbul hayatinda kurutma makinasinin yeri temali bir tezin yuzde 1 niteligini tasiyan bi tez sorusu gibi cevaplarsan cidden seviniriz arkadsaim ya.
0
🌸fevzi123
(16.12.24)
Artık yeni yapılan evlerde çamaşır asılacak yer yok. Evin içine koysan çamaşırların nemi havayı bozuyor rutubet yapıyor. Bu yüzden mecburiyetten kurutma makinesi alıyorlar

Onun dışında çok cocugu olan ailelerde genelde çamaşır makinesi hergün çalışır. Kış vakti o çamaşırlar dışarıda yerin olsa bile yetişmiyor. O sebeple bir tane kurutucu alıyorsun 1 saat sonra kuru çamaşırlara sahipsin
0
limonlu eksi
(16.12.24)
çocuğa kreşten her gün 3 alt üst kıyafet artı iç çamaşırı istiyorlar. artı anne baba çalışıyorsa, her gün kıyafet değişiyorsa bu soğukta nasıl kurutacaksın? bunu soran adam bunları bilmez ondan sorar. işte bu sebepten almak zorunda kaldık.
0
mikahakkinen
(16.12.24)
2007den beri kurutma makinesi kullanıyorum. Alerjik astım sebebiyle aldım, sonra deniz kenarına taşındım ki burada kışın klima ile çamaşır kurtulmaz nemden. Yıllardır elim ayağım, çok da pratik bir şey.
0
strawberry first
(16.12.24)
tozu, tüyü çok güzel temizliyor, hızlı sonuç, pahalı değil, yazın sıcakta çabuk kurabiliyor ama güneşte kalırsa da çamaşırlar zarar görebiliyor kışın sogukta zaten iki gün o çamaşırın kurumasını bekliyorsun. Sık sık yatılı misafirler için nevresimler yıkanıp kurutuluyor ben de en az iki günde bir çamaşır yıkıyorum tek başıma olduğum halde gerçekten baştan aşağı yanlış tespit. Yeni evlerde kurutmak için alan olmaması ayrı bir sebep ama İstanbul'da çamaşır kurutmak her zaman kolay değil zaten ben şu olayı sevmiyorum asıl çamaşırı tek tek asılıp tek tek toplamak bir de onun süresini beklemek falan çok uzun bir iş
0
ala09
(16.12.24)
Çevremde neredeyse herkes kullanıyor. Elim ayağım resmen, neden daha erken almamışım diye her akşam kafamı duvarlara vuruyorum. Kışın evde çamaşır kurutmak iyi olmuyor, evde alerjik astımı olan varsa rahatsız oluyor. Bir kişinin çamaşırı söz konusu olsa neyse hadi olmasa da olur derim belki ama 4 kişilik bir aile için şart. Havlular kurutucudan çok güzel çıkıyor bir de yumuş yumuş
0
kullanicadi
(16.12.24)
iki kişi yaşıyoruz. 70m2

bir yatak odası, bir oturma odası bir de depo ve ofis olarak kullandığım çalışma odam var.

kız arkadaşım sürekli çamaşıur yıkar. bence bir günde kuruyor ama ona göre nemli kalıyormuş ve üç boyunca duruyor çamaşırlar. ama her gün değilse gün aşırı yıkanıyorlar çamaşırlar. yatak odasında sürekli bir askılık var.

bir de bazen üstüne eşya atılıyor, hani sandalyeye attığımız ne çok temiz ne de kirli olan arafta kalmış çamaşırlar.

o kadar mutsuz ediyor ki beni çamaşırlar, kirli giymeyi tercih ederim kurutma problemi yüzünden.

kurutma makinesi çamaşırları yıpratıyor diye duydum, almadım.
çamaşır makinemi değiştirdiğimde kurutma özellikli bir tane almak istiyorum.

balkon ya da boş oda olmadıkça, çamaşırları oda içinde kurutmak tam anlamıyla dağınıklık.

bir de geçen yıllardan biliyorum; kuruturdum ama toplamazdım çamaşırlarımı. oradan alır giyer makineye atardım, bazı kıyafetler günlerce askılıkta kalırdı da pis olduğunu düşünür tekrar yıkardım. burası benim tembelliğimdendi, ama üstte yazdıklarım bir çoklarının ortak sorunu.

türkiye'deki çoğu ev müsait derken yeni yapılan evlerin çoğu 2+1 70 metrekare civarı. istanbulda çok daha küçükleri bile yaygın artık. 1+1 ülkenin yeni gerçeği oldu, 2+1'e şükrederiz.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
Kendi cevreme bakinca pek yaygin degil olarak gormuyorum ama bu artik uygulanabilir bir opsiyon olarak degerlendiriliyor. Evine girip ciktigim kisilerde, sadece bir evde gordum. Yalniz benim cevre eksiduyuru cevresinden farklidir, tahminim en iyi ihtimal 2006 yilina kadar cevremdeki bir evde bile bulasik makinesi yoktu. Biraz geriden geliyoruz yani.

Bu arada bizde de yok. Olacagini da sanmam. Camasir makinesinin ve bir askiligin sigabilecegi ufak bir alan yapmislar. Eve ait isitma sistemleri de o kucuk yerde, oraya asiyoruz, zaten nispeten sicak oluyor cogu zaman, evi etkilemeden kuruyor.
0
mbond
(16.12.24)
Kurutma makinesi koyacak yer bulmak bence daha büyük sorun çamaşır kurutacak yer bulmaktan. Ben tek yaşadığım için salonun ortasında kurutma telinde kurutmak beni rahatsız etmiyor. Haftada 2-3 makine yıkıyorum zaten çok sorun olmuyor, salonda kalorifer de açık olduğundan hızlı kuruyor.

Ama mesela kurutma makinesi alayım desem nereye koyacağım bilmiyorum. Çamaşır makinesi banyoda ama orada kurutma makinesi koyabilecek herhangi bir alan yok. Başka bir yere koymak da mantıklı gelmiyor. Ülkece banyolarımız küçük yani bence. Bi de her çamaşırın atılamaması=hiçbir çamaşırın atılamaması demek benim için. Bu makinede kurur mu diye düşünmek hoşuma gitmez
0
nundu
(16.12.24)
Robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalını eleştirmişsin hocam. Çok laf yersin şimdi:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
sebeplerini bilemem, buna yorum yapacak sosyo-eko-kültürel bir birikimim yok. ama bizim aileden örnek vereyim madem. beş kişilik bir aileyiz, annem de dahil herkes çalışıyor. çamaşır makinesi günde en az bir, en çok iki kere çalışıyor. her ne kadar bu kadar sıklığa karşı olsam da günlük kıyafet değiştiriyoruz, çamaşırlar birikiyor.

neyse. hal böyle olunca kısa programda olsa bile bu kıyafetlerin yıkanması + asması + kuruyunca toplanıp yerlerine yerleştirilmesi vs uzun bir zaman alıyor. bunun bir de kışı var. haliyle kurutma makinesi de şart gibi bir şey oldu diye eve kurutma makinesi aldım. anneme göre bu makine şu an çok iyi, kolaylık sağlayan bir eşya.
0
m e b
(16.12.24)
hiç de yaygın değil.

çamaşır kurutmak dediğiniz, çamaşırı bir yere serip beklemek. tamamen ücretsiz.

hiç bir çaba sarf etmediğiniz ve tamamen ücretsiz olan bir şey yerine para verip makine almak, hatta makineyi işletmek için elektriğe de para vermek Türk halkına hiç mantıklı gelmediğinden, kurutma makinesi o kadar yaygın değil Türkiye'de.
0
co2s2
(16.12.24)
bende yaygın değil zannediyordum ama artık çalışan y kuşağının çoğunda var, bizim karşı apartmanda hep balkonda kurutmalar neredeyse sadece 2-3 dairenin yok kurtuması.
birde kedi köpekli evlerde çok kullanılıyor artık. 196-70 kuşağının alışık olmadığı bişey, maddi durum iyiyse ancak alırlar o yüzden çoğu hala kullanmıyordur.

ben kedi yüzünden aldım, koltuklara serilen örtülerde, kıyafetteki kıllarla uğraşmaktan bıktığım için ama sonra anladım ki ciddi zaman tasarrufuda asma toplama derdi yok.

robot süpürge denmiş, o da çok yararlı şimdiye kadar almadığıma ve mopunu yıkamalı model almadığıma çok pişmanım.
0
eja
(16.12.24)
1- Yalnız yaşayan insan oranı arttı.
2- Evli çiftlerin her ikisinin de çalıştığı hane sayısı arttı.
3- Haftasonu çalışma yaygın
4- Çalışma saatleri insanların her işini görebileceği şekilde rahat değil.

Sabah 08.00 - 09.00 arası işbaşı yapıp akşam 18:30 - 19:00 gibi evde oluyorsanız yemek yapmak, çocukla ilgilenmek, ev temizliği yapmak, kişisel bakımınızla ilgilenmek gibi işlerin hepsini haftanın 6 günü 18:30 - 23:00 arasındaki 4,5 saatlik zamana sığdırmanız gerekiyor. Kafa dağıtıp koltuğa serilecek vakit yaratabiliyorsanız ne mutlu. Bu süre yeterli bir süre değil. Pazar gününü de bu işlere ayırmak istemezsiniz. Örneğin cuma akşamı eve gelir gelmez çamaşırları yıkarsanız gece yatmadan önce kuru çamaşırları katlayıp koyar haftasonu bunla alakalı hiç düşünmezsiniz.

Özellikle kış aylarında çamaşırların içerde ve dışarda kuruma süresi uzuyor. İçerde serili çamaşırlar kalabalık ve nemli bir ortama sebebiyet veriyor. Dışarda çamaşır sermekse hem kışın işlevsel değil hem de gittikçe önüne geçilmeye çalışılan bir olay, çevresel sebeplerden ötürü. Kurutma makinası denkleme girdiği zaman öngörülebilir belirli bir süre içinde çamaşırlar kuruyup dolaba giriyor ve aynı gün giymeye hazır hale geliyor. Bu özellikle de tek yaşayan ve çalışan çiftler için çok faydalı bir durum. Daha az planlama, daha az zahmet. Ütü konusunda da çok katkı sağlıyor, ütü gereksinimini büyük oranda azaltıyor.

Elinizin altında bir çamaşır kurutma makinası varsa neden kullanmayasınız sadece soruyorum?

Çamaşırla uğraşmak bir hobi değil, bir gereklilik, zorunluluk. Haliyle bunda sizin payınızı azaltan bir teknoloji varsa bu yayılır. Çok derinlemesine incelemeye gerek yok aslında. Türkiye'de henüz "yaygın" değil, ancak "yayılıyor." ilerde yaygın hale gelmesi büyük ihtimal. Sadece şu anda yaygın değil.

Faydaları şöyle özetleyeyim

- Çamaşırlar birkaç saat içinde yıkanıp kuruyup giymeye hazır hale geliyor.
- Ütü gereksinimi büyük oranda azalıyor.
- Çamaşır serme konusu ortadan kalkıyor. Serili çamaşırın yarattığı kalabalık ortadan kalkıyor.
- Yağmurlu, soğuk ve nemli günlerde çamaşır sermeyle ilgili her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor. İklim, nem, gece gündüz durumu tamamen denklemden çıkıyor.
0
akhenaten
(16.12.24)
bizde de var. Artık ihtiyaç haline geldi. Bu kadar kentleşirsen, hava girmiyor.
0
baldan kaymak
(16.12.24)
kurutma makinesi bende var. almadan önce çamaşırları yıka, as kurumasını bekle, topla, ütüle toplamda iki güne yakın zaman gidiyordu. şimdi çamaşırları sabahtan makineye atıyorum. aynı gün öğleden sonra ütü işi dahil herşeyi bitmiş oluyor (uzun eko programda yıkıyorum, yoksa daha kısa da sürebilir.) bunun bir de havlusu, nevresimi vs. var. kurutma makinesi ile 5-6 saate her şeyi bitmiş oluyor.

kardeşimde iki çocuk var, kurutma makinesi yok. salonda her zaman bir çamaşır askısı var ve hiç boş olmuyor. evde koyacak yer olsa ilk alacağım şey kurutma makinesi diyor.
0
inheritance
(16.12.24)
@all

yuh arkadaslar ben bu konuda hicbir sey bilmiyormusum. ben cok geride kalmisim. :)
0
🌸fevzi123
(17.12.24)
amerika'da her evde var. mukemmel pratik. camasir yikadiktan sonra tek tek asmakla ugrasmiyorsun hepsini oldugu gibi kurutmaya alip sonra katliyorsun.

tek handikapi kumaslari kucultmesi olabilir. cunku yikamayi serin suda yapabiliyorsun ama kurutmada illa ki sicak hava ufleniyor.
0
antikadimag
(17.12.24)
(4)

Pencere yalıtımı

confusedyus
Selamlar, Perdemi hareket ettirecek kadar rüzgar geliyor içeri ama kaynağını bulamıyorum. Pencerelerin kışlık ayarını yaptım, normal yalıtım yapılmış bir yerinde görünür bir sorun yok. Bu esintinin nereden geldiğini nasıl bulabilirim? Duvarda bir yerde açık bir yer olabilir mi veya pencereden kaynak
Selamlar,

Perdemi hareket ettirecek kadar rüzgar geliyor içeri ama kaynağını bulamıyorum. Pencerelerin kışlık ayarını yaptım, normal yalıtım yapılmış bir yerinde görünür bir sorun yok. Bu esintinin nereden geldiğini nasıl bulabilirim? Duvarda bir yerde açık bir yer olabilir mi veya pencereden kaynaklıysa tam yerini nasıl tespit edebilirim? Evde iki tane odada resmen rüzgar esiyo ve ne kadar yüksek dereceye ayarlasam da ısınmıyo. Yardım çığlıkları :/
0
confusedyus
(13.12.24)
Sunu anlamadim, o kadar ruzgar geliyorsa nasil tespit edilemiyor? Muhtemelen her tarafindan geliyordur, elinizi uzatin hissedersiniz zaten. Zeminden baslayan pencerelerden vardi daha once kaldigim yerde, orada da oyle oluyordu. Bazi pencerelerde pencere kolunun yukari dogru cekilip iyice vakumlamasi gerekebiliyor. Sanmam ama sessiz ve ruzgarli bir anda kurcalayabilirsiniz biraz. Sonuc alinamazsa bir ustaya gostermek lazim. Bazi durumlarda dizayn hatasi olabiliyor ve problem cozulemeyebiliyor onu da belirteyim.
0
mbond
(13.12.24)
pencere kenarına mum alevi tut esinti oradan mı geliyor anlarsın.
pencereden geliyorsa kilitleme mekanizması karşısına gelen pimler uyumlu değildir.
0
jamswety
(13.12.24)
Hep mi böyleydi?

Eskiden böyle değildi yeni bir durum derseniz pvc pencerenin fitillerini değiştirmeniz gerekebilir.
0
makbur
(13.12.24)
Hep mi böyleydi bilemiyorum yeni taşındım sayılır. Mum alevini bir deneyeyim olmadı anlayan birine göstereyim. Hepinize teşekkürler.
0
🌸confusedyus
(14.12.24)
(2)

İş Yerinde Ani Gelişmeler ve Vakitsiz Yakalanmam

b30wu7f
Merhaba duyuru ahalisi, cuma gününün şerefine yakışan bir yılan hikayesi durumu ile akıl ve fikir bağışlarınızı rica ediyorum.Kariyerimde aynı sektörde ama farklı bir yerde bir seneyi devirdikten sonra, eski alanımda alabileceğim maksimum verimi aldığımı düşünerek sektör değiştirmeye karar verdim ve
Merhaba duyuru ahalisi, cuma gününün şerefine yakışan bir yılan hikayesi durumu ile akıl ve fikir bağışlarınızı rica ediyorum.

Kariyerimde aynı sektörde ama farklı bir yerde bir seneyi devirdikten sonra, eski alanımda alabileceğim maksimum verimi aldığımı düşünerek sektör değiştirmeye karar verdim ve farklı bir sektöre geçiş yaptım. İlk çalışmaya başladığım yer bu farklı sektörde de faaliyet gösteren bir şirketle aynı bünyede, iyi ayrıldığım için beni aralarında görmeyi istediklerini söyleyerek beni kabul ettiler.

bugün itibariyle bu yeni işimde beşinci haftamı doldurdum. iki senelik maceradan sonra sektör değiştirdiğim için zaman zaman kendimi "acaba hata mı yaptım" diye sorgularken buluyorum. kafamın için dağınık, türlü fikirlerle cebelleşiyorum ve zaman zaman performansımı etkiliyor bu durum.

bu önceki bahsetmiş olduğum iki farklı şirket aynı zamanda aynı binayı paylaşıyorlar, eskiden alt kattaydım şimdi bir üst kattayım. eski şirketin de müdürüyle çok samimiydik hatta ben ayrılınca düzenli görüşür araşır muhabbet ederdik. geri dönünce haliyle samimiyet de kaldığı yerden devam ediyor ve ben bir iş çıkışı bu yeni işle ilgili düşüncelerimi açtım kendisine. pişman olur muyum diye endişe ettiğimi, sürekli kafamda soru işaretleri olduğu için aldığım bu radikal karardan emin olamadığımı söyledim. bu arada birlikte çalıştığım insanlarla bir uyum yakalayamadığımı ve pek bir yardım alamadığımı da söylemiş bulundum.

yakın zamanda bu eski şirketten birisi istifasını veriyor ve yıl sonu işten ayrılacağı kesinleşiyor. eski müdürüm bizim mesai dışı yaptığımız konuşmalardan, benim eski işime geri dönmek istediğimi(en azından böyle bir düşüncem olduğunu) göz önünde bulundurarak ik müdürüne ve şuanki müdürüme bu durumdan bahsediyor.

doğal olarak bu sabah iki müdürüm de beni yanlarına çağırdılar ve böyle bir niyetim varsa eski işime dönebileceğimi, hatta istersem direkt bugün geçebileceğimi söylediler. bunu eski müdürümün onlara söylemiş olmasından hoşnut olmadıklarını da belirterek beni yanlış tanımış oldukları gibisinden bir şeyler daha söylediler. oysa ki benim niyetim bu kararı bu kadar kısa süre vermek de değildi. kendilerine de durumun kontrolüm dışında geliştiğini ve geçen sürenin benim karar verebilmem için yeterli olmadığını belirttim fakat ik müdürü bu iş uzamasın kararını ver diyerek konuşmayı sonlandırdı.

yani yalan yok eski işime dönmeyi istiyorum. iş ne kadar yorucu olsa da ait olduğum ortamı biliyorum ve oraya çok daha donanımlı bir şekilde döneceğim için daha farklı bir tarzda çalışabileceğimi düşünüyorum. ama bir yandan da bu kararım kesin olmadığı için kalmalı mıyım yoksa fırsat oluşmuşken dönmeli miyim bilemiyorum.

zaten biraz bozuk konuştular görüşme esnasında, insanların bana bakışı değişmişken daha sıcak karşılanacağım bir ortama dönmek mantıklı geliyor.

orhun kitabelerine döndü ama anlayabilen ve yardımcı olan suserların farklı görüş açılarını paylaşmaları bana çok yardımcı olacaktır. şimdiden vakit ayıran herkese teşekkürler.
0
b30wu7f
(13.12.24)
Cok sinir bozucu bir durum olmus. Buradan cikarilacak ilk ders, ayni ortami paylasma ihtimali olan kisilerle calisilan is hakkinda paylasimda bulunmamak olmali diye dusunuyorum.

Mevcut yoneticiler boyle konusmus olmaniza cok bozulmus diye anliyorum, sizin yazdiklarinizdan oyle hissediliyor. 5 hafta kisa sure sayilir, sizinle daha fazla vakit kaybetmek istemiyorlar. 2 ay dolmadigi icin zaten iki taraf da is anlasmasini feshedebiliyorlar. Siz cikmazsaniz bunlar sizi atabilir. Muhtemelen ise girisiniz, size verilen 5 haftalik emekten dolayi vs moralleri bozulmus. Neyse is dunyasi bu, her zaman kazanilmiyor, duygusalliga gerek yok.

Ayni binadaki diger sirkete gecmek kesin mumkun mu? Bence olabilir ama gene de garip bir durum, insan dogasi sanirim, sana olumsuz bakan insanlarla yuz goz olmak istemiyorum ben sahsen.

Neyse ozetle mumkunse tamamen alakasiz bir isyerinde aradiginiz sekilde(eski veya yeni) bulunabiliyorsa, gecilebilir. Imkan yoksa ayni binadaki sirket de olur mecbur.
0
mbond
(13.12.24)
eski yöneticin biraz boşboğazmış. gelecekte başka konularda başına iş açabilir.

1. yeni yönetici ile de samimi bir sohbet yapıp sıkıntı oluşan ortamı düzeltebilir mi sorgulardım
2. olumlu yanıt alırsam iki taraftan da karar vermek için bir süre talep edip gerçekten ortamı tartardım
3. şartlar olumlu devam ederse yeni işte devam eder, eski müdürüme ne kadar boşboğaz olduğunu söylerdim
4. baktım şartlarda bir düzelme yok, sağolasın eski müdürüm, beni benden çok düşünen, ne kral adamsın sen der yalakalığın kitabını yazardım...

kaç senelik deneyimden bahsediyoruz bilmiyorum ancak sektör değişikliği işveren tarafından kolay kabul edilen bir durum değil, başarabilmek oldukça değerli... 1-2 senelik bir profession'dan bahsediyorsak salla bu dediklerimi...
0
iron
(14.12.24)
(41)

Sisli havada dörtlüleri yakmak

birmilyonunvarmi
Mantıklı mı?
Mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(12.12.24)
Gorulmeyeceginizi dusundugunuz, diger suruculeri potansiyel bir tehlike sebebiy uyarmaniz gereken her anda 4 luleri yakmak mantikli. Cok yogun yagmur, sis, ani yavaslama bunlar hep sebep olabilir. Amac sizin gormeniz degil gorulmeniz.
0
wallcan
(12.12.24)
evet tabiki, arkadan gelen araba beni görsün isterim
0
benaslinda
(12.12.24)
Sisli havada seyir halindeyken dörtlüleri açarsan kimse senin "diğer araçlar beni görsün diye açtım" dediğini düşünmez yolda bir kaza vs bir şeyler olduğunu düşünür, havada sis varsa sis farı açılır dörtlüler dörtlülerin açılması dışında kullanılıyorsa trafikte kargaşaya neden olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
ben çok sis varsa 4lü yakarım. görünür olmak lazım.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Kaleciye ilk -1 imizi verelim ;) her arabada sis farı yok. Dörtlü yakmak mantıklı ve kullanılan da bir yöntem. Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir ;)))

Edit: tx'lerde fln her arabada var mı, bilmiyodum? Sadece arkadan gelen değil karşıdan gelen için de işlevsel.
0
abuzer
(12.12.24)
O dörtlülere boşuna "hazard lights" demiyor adamlar. Boşuna turuncu değil o renkler. Bunlar sis için değil ama sis için de kullanımında sorun yok. Dörtlüler "istediğim yere park ederim" ışıkları değil, arıza, tehlike ve uyarı bildirim ışıkları.

Özellikle Bolu'da inen sislerde görünürlüğü arttırmak için kullanılabilir. Sis farı sizi muazzam bir farkla görünür kılmaz, dörtlüleri yakmak da görüşünüzü ciddi bir oranda iyileştirmez. Kullanımında bir sorun yok. Özellikle araçlar sis sebebi ile yavaşladığında takip mesafesi için de uyarmış olursun.
0
nawar
(12.12.24)
Abuzer arka sis farı fabrika çıkışlı zorunlu bir donanım, olmaması mümkün değil, seni görmesini istediğin sürücü de arkadan gelen sürücü zaten, -1'i geri almanı rica edeceğim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
sisli havada dörtlüleri yakanları gördüğümde: "a aa niye herkes dörtlüleri yakmış? galiba herkesin aracı aynı anda arıza yapmış." diye düşünürüm.

amacı bu olmasa bile "sis var dikkatli ol" anlamına geldiğini asla düşünemem. kapasitem bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.12.24)
Sisli havada dörtlüleri yakmak bir kural değildir.
Kişinin kendini koruma yöntemidir.

Sisli havada ben yavaş giderim fakat arkamdan hızlı gelen araç benim yavaş gittiğimi ancak yaklaşınca anlayabilir. eğer dörtlüler yanıyorsa arkadan gelen araç benim yavaş gittiğimi anlar ve önceden tepki verir.

Sisli havadan dörtlü açmakta bence fayda var.
0
durbidakka
(12.12.24)
ya normalde yakılmaması lazım sis farlarının yakılması lazım ama dörtlü olunca yanıp sönünce insanlar daha dikkatli türkiye'de.
o yüzden yakmakta fayda var.
yanıp sönünce dikkat çekiyor.
0
OgutucuRecep
(12.12.24)
@kaleci

belirli bir hızda seyrederken öndeki trafik aniden tıkanınca, frene basarken aynı anda dörtlüleri de yakıyorum, arkadan gelen kişinin dikkatini daha fazla çekebilmek için. arabada standart ve zorunlu donanım olarak sağda, solda ve ortada stop lambası var, frene basınca otomatik yanıyor. onu da kullanıyorum. ama onlar frene dokunduğun anda yanıyor. ben arkadakine "ileride trafik duruyor, stop lambalarım pedala dokunduğum için değil, aniden durduğum için yanıyor, önüne bak dikkat et" demek istiyorum ve dörtlüleri yakıyorum. hatta bazı araçlarda bunu özelliğe eklemişler, sert frende kendi kendine yanıyor.

yani standart donanımı kullanma demiyoruz, onu da kullan, ama dikkat çekmek istiyorsan dörtlüyü de yak ne zararı var ki? arıza yapıp kenara çekmiş zannederlerse etsinler. zaten amaç bana dikkat etmesini sağlamak değil mi? ha sisten dolayı yakmış olayım, ha arızadan dolayı, ne fark eder? arıza yapmış zannediyorsa da yanımdan dikkatlice geçmek isteyecek, benim de yürüdüğümü fark edince gerizekalı değilse anlayacak haa sisten dolayı yakmış diye. dikkat çektiysem gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
buna mantikli diyenler herhalde trafik kurallarini ve arac donanimlarini yetersiz buluyor. araclarda arka sis farklari zorunlu guvenlik donanimi olarak bulunur. sis farinin gorunumu diger farlardan farkli olarak daha belirgindir. bunun nedeni isigi daha alcaktan ve genis yaymasidir. trafikte hangi donanimin hangi durumda kullanilacagi acik ve net sekilde belirlenmistir. bence bunun nedenleri oldukca basit.

1 - 4lu flasor yani ikaz lambalari herhangi bir sebeble trafikte durmaniz gerektiginde ya da ani yavaslamalarda kullanilir. ariza, kaza vb bir durum yoksa 4lu kullanimi gereksizdir.
2 - Siz 4lu yaktiginiz icin arkanizdaki arac aniden trafigin duracagini, kaza oldugunu vs dusunebilir panik manevrasi yapabilir ve kazaya sebeb olabilirsiniz.
3 - Gereksiz 4lu kullanarak yon belirsizligine neden olur serit degisikligi yaparken kullanicilari zor durumda birabilirsiniz.

gereksiz sekilde 4lu kullananlar, sis olmayan havada sis fari acanlar ve sag seridi bosken sol seritten gidenler ayni kisiler gibi geliyor bana.
0
tahtakafa
(12.12.24)
hem sis var hem de trafik yavaş hatta dur kalk şeklinde ilerliyorsa dörtlü yakarım. arka sis farları yeteri kadar görünür olmuyor.

sadece sis var ve trafik cayır cayır akıyorsa dörtlü yakmam.
0
scudman1
(12.12.24)
Kibritsuyu, abi siz sis lambasının yeterli gelmediğini düşünüp gereksiz stres yaptığınız için böyle bir kaygı hissediyorsunuz anlayabiliyorum ama sisli havada sis lambaları gayet yeterli bir uyarı sağlıyor, daha çok dikkat etsinler deyip dörtlüleri açmanın bir anlamı var mı bilemiyorum, bence yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
Mantikli degil, oyle bir kuralda yok zaten, herkes birbirinden gorup yapiyor, kullanim amaci disinda. Sis olmasi bir acil durum degil arkadaslar, araciniz hala seyir halinde, yalnizca daha dikkatli surmesi gerekiyor herkesin. Ulkede hicbir sey tam olmadigindan, surus egitimi de verilmedigi icin dogru duzgun bilmiyor kimse, kulaktan dolma bilgiler dogruymus gibi savunuluyor ne yazik ki.
0
bosver nicki
(12.12.24)
ben yakarım bana göre mantıklı
0
gilbeys
(12.12.24)
bir zararı yok. arkanızdaki kişi sis dolayısıyla dörtlüleri yaktığınızı, aynı ortamda seyrettiği için anlar. ekstra görülebilir olmak da böyle bir ortamda avantajdır.
0
zgrydn
(12.12.24)
hatali hareket, 4luler durulmamasi gereken bir yerde durman gerekirse yakilir.
mesela onunde kaza vardir, anayolda trafik tikanmistir millet arkadan basmis geliyordur yakarsin.
Hareket halinde iken dortluleri yakmak hatali.
Zaten eger olmasi gereken bu olsaydi araclar arka sis lambalari olmazdi.
Yogun sis var ise on arka sisleri acip, kontrollu sekilde yoluna devam edeceksin.
0
cooperr
(12.12.24)
dortlu lambalar kulturel bir muamma.

TR de "istedig9m yerde dururum" anlamina gelir eger araba park halindeyse.

Birlesik Kralligin irlanda taraflarinda eger diger arabaya onunuze gecsin diye yol vermisseniz, ondeki araba tarafindan size tesekkur etmek icin yakilir.,, uc kere click click click.
0
parcxerox
(12.12.24)
Her sisli havada kullanmam ama ekstrem seviyedeyse kullanirim. Cunku o durumda da ozellikle akici yollarda hiz beklenmedik sekilde yavaslayabiliyor. Sis falan umursamayip cilginca arkadan gelenler de olabiliyor. Mantikli bir tedbir bence. Ayni durum yagmurda da gecerli, genelde Sakarya civarlarinda denk geldim hep, normal siddetli yagmurdan bahsetmiyorum, butun otoban 70'e falan dusuyor o derece bir yagmur.
0
mbond
(12.12.24)
Sisli havada dörtlülüler yakılır. Dörtlünün olayı zaten dikkatli ol demektir. Aşırı sis varsa her an fren yapabilir, yoldan çıkabilir, sorun yaşayabilirsin. Arkadan gelen kişinin bunu bilmesinde fayda var.
Ayrıca gayet de faydalı.

Yakmak kural mıdır bilmiyorum ancak kuraldışı değil. Gayet tabii bir durum. Hatta kural değilse bile racon budur diyebiliriz
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
dörtlüler yakılır. Sis farı yakılır diyenler sadece kendi görmek istediklerinin derdindeler. Millet beni görsün, dikkat etsin anlamında yakılır dörtlüler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.12.24)
Benim arabamda sis farı yok. Dörtlüyü yakıyorum. Bunun da nesine itiraz ediliyor anlamadım. "Şu ya da bu nedenle sıkıntı var, dikkat edin" demiş oluyoruz.
0
firez
(13.12.24)
Dün istanbul İzmir arası gidip geldim ve yollarda baya sis vardı, görüş mesafesi düşüktü ve ben dahil etrafımdaki dötlüleri yakan araclarla uyum içinde ilerledik. Direk anlaşılır kılıyor ışıkların yanıp sönmesi çevredeki araçları.
Bir de yakmayanlar vardı, onlar biraz güven vermiyordu falan.

Bana göre son derece faydalı ve yapılması gereken bir birşey.
0
va
(13.12.24)
yorumları okuyunca bu kadar insanın yanlışı savunması karşısında hayrete düştüm. "dörtlüler tehlikeli durumlar için uyarı amacıyla yakılır siste görüş mesafesinin düşmesi de tehlikeli bir durumdur ne var bunda" gibi bir mantık yürütülmüş de tam da bu duruma özel spesifik olarak üretilip arabalara konulmuş bir donanım olan sis farı varken onu kullanmak teoride de pratikte de doğru ve mantıklı olanken bunu reddetmek çok ilginç. dörtlüler açıkken sinyal vermek sıkıntı bir kere. bir de sis dışında bir uyarı amacıyla yakan da olabilir o sebeple karmaşa oluşabilir. belki adamın arabası arızalandı duruyor yolun ortasında sen de sisten dolayı yakıyor diye başta önemsemedin durduğunu geç fark ettin ani kırıp yan şeritteki araca çarptın falan kafadan bir gereksiz kaza senaryosu size. bence sis farı çok gereken bir şey olmadığı için insanlar bilmiyor ya da unutuyor o yüzden dörtlü yakıyorlar bile bile yanlışı yaptığını sanmıyorum kimsenin.
0
semaforo de medianoche
(13.12.24)
sis farı yeterli diyen arkadaşlar aynı zamanda, dörtlüler ani yavaşlamalarda yakılır yazmış.

frene basınca birkaç milisaniye içinde yanan ve standart donanımda tam üç tane birden bulunan stop lambaları yetersiz mi? demek ki standart donanımın yetersiz olduğunu düşünüyor ve dörtlü yakma ihtiyacı hissediyorsunuz. yani ben sis varken sis lambasının yetersiz olduğunu düşünüp dörtlü yakınca stres yapmış oluyorum, ama aniden tıkanan trafikte frene basınca anında yanan stop lambasının yetersiz olduğunu düşünüp elle dörtlü yakınca siz stres olmamış mı oluyorsunuz?

neticede neymiş? arabanın standart donanımının yetersiz olduğunu düşünerek kendini ve trafiği güvene almak istediğin her durumda yakabilirmişsin.

ayrıca dörtlüyü yakınca "galiba önümde ani fren yapıyorlar" diye panik yapıp kaza yapacak kadar acemi sürücü, sis farını da stop lambası zanneder, fren yapıyorlar diyip kaza yapar. o denli acemiden bu da beklenir.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Abi bu araçların mühendisleri ar-ge çalışanları her türlü hava koşulu için sayısız defa test ediyorlar bu araçları o yetmiyor bağımsız kuruluşlar ayrıca test edip en güvenli şekilde trafiğe çıkmaları için okey veriyorlar, siz bu araçların sdandart donanımının tüm bunlara rağmen yetmeyeceğini kendinizi de sisli havada Sevimli Hayalet Casper gibi görünmez olduğunuzu düşünüp illa dörtlüleri de yakacam kardeşim bana ne diyorsanız ekstra olarak dörtlüleri de açın tabii ne olacak usta sürücü böyle yapmalı :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
bak mesela o arge çalışmasnı yapan mühendisler, ani bir frenleme durumunda dörtlülerin de otomatik yanmasını sisteme eklediler. ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor.

yarın bir gün sis yoğunluğunu ölçen bir sensör koyup, fazla siste dörtlüleri otomatik yakmayacaklarının bir garantisi yok. bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz? 5-10 yıl önce frene ani basınca dörtlüler de yanacak desen ona da gülerlerdi. hatta chery'lerde arkaya da sensör koymuşlar, belirli bir hız üstüne arkadaki araç fazla yaklaşırsa da dörtlü yanıyor gelmee gelmeee diye. trafikte oyuncak etmişler, dibine girip girip yaktırıp eğleniyorlar.

hepsinde amaç aynı, fark edilmeyi arttırmak. sis farı yeter diyorsan yakma, tedirgin hissediyor, yetmez daha çok dikkat çekeyim diyorsan yak. bu tamamen kullanıcı tercihi artık. yakılır diye bir kural da yok, yakılmaz diye bir kural da yok.

yok kenara çekmiş zanneder, yok ani fren yapıyor zannedip panikler kaza yapar falan bunlar komik bahaneler. azıcık trafiği okusun, zannetmesin.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Yoğun siste açılır dörtlüler hocam. Teamül böyle. Yanlış bir şey de değil. Görünürlüğü her türlü arttırmak lazım öyle durumlarda. Arabada çakar (turuncu), hatta pavyon ışıkları olsa onlar dahi açılır.

Şehir içi dip dibe dur kalk trafikte yahut az/normal siste açılmaz.
0
yadigar
(14.12.24)
"ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor" kaza aninda dortluler yanabiliyor, dogru. ama ani frende yanan dortlu gormedim, hatta bu buyuk ihtimal eli yuzu duzgun ulkelerde yasal bile degildir.

4luler yogun siste gorunurlugunuzu falan arttirmaz, cunku sinyallerin icinde dandik bir tane led yada ampul var.

araclarda on sis farlari opsiyonel olabilir, ama arka sisler opsiyonel degil. arka sisler acin, gecin aracin arkasina, sislere bakmakta zorlanirsiniz, cunku oldukca kuvvetlidir. sinyaller ile arasinda kuvvet olarak ciddi fark var.

ezcumle, yogun siste 4lu yakmak kurallardan ve teknikten bir haber ortadogu insani hareketi, uzgunum ama boyle.
0
cooperr
(15.12.24)
Ortadoğu: ben nalaka

Hep otobanda sürüyorsunuz glb.. tek şeritli ucurumlu dağ yolunda yoğun sise yakalanmamis kimse

ve madem standart donanim olan arka sisler yeterli, ön sis opsiyonu neden var? Tüm mühendisler ortadogulu mu diyosun

Dörtlü yakıldı diye eli ayağına dolasip kaza yapacak kisi zaten net araba kullanamiyordur +7 yoğun siste kaza yapmama ihtimali yok, bari kendimizi kurtaralim
0
abuzer
(15.12.24)
yağmur sis görüş mesafesi düştüğünde dörtlüleri yakarım. çok faydalı
0
duyurukullanıcısı
(15.12.24)
"Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir" diyen arkadas, aynen dedigin gibi on sis farklarinin senin farkedilmede pek etkisi yok, onemli olan arkadan gelen birinin sana gommemesi.

O yuzden onler opsiyonel ki bazi modern araclarda opsiyonal bile degil artik. Arkalar ise bildigim kadariyla her aracta var, yanlisim varsa buyrun duzeltin. Mesela bendeki 2021 model f segment SUV aracta on sis farlari opsiyonel olarak bile yok, arkalar standart.

tekrar ediyorum, yogun siste 4luler sizin normal stop lambalariniz kadar bile gozukmuyor olabilir cunku yaktiginiz lambanin kuvveti belli, o yuzden pek ise yaramayan bir aktivite. 4lu yerine bir zahmet sislerinizi yakin, devam edin.

ortada tartisacak bisey yok aslinda, insan hayret ediyor :D
0
cooperr
(16.12.24)
ne bulursam yakarım, ara ara da korna çalarım. yolda uyuyan eden çok. çarpacaklarına sinir olsunlar.
0
titanyum22
(16.12.24)
Arkadaşlar ar-ge ve mühendislik böyle çalışmaz. Yani sen su altında da sorunsuz bir şekilde hayat kurtaracak bir sistemi ya da önünün belli olmadığı kadar sisli yollarda da görüşü sorunsuz bir şekilde sağlayacak far üretebilirsin. işin bu kısmında sorun yok. Yalnız mühendislik burada bitmiyor. Basit tabir ile attığın taşın ürküttüğün kuşa değmesi lazım. Yılda iki kere denk geleceğin yoğunluktaki sis için hiçbir firma standart donanıma bu kadar maliyetli yatırım yapmaz. Görülme sis yoğunluğunun görüş azaltma oranına bakarak görülme sıklığı yüksek olan sis için önlem standart üretilir. Örneğin arazi araçlarındaki sis farları ve standart bir şehir içi aracındakiler de aynı değil. Neden? Çünkü en başta ihtiyaç sıklığı sebepli olan arz-talep konusuna geri dönüyoruz.

"bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz?" @kibritsuyu ve gelişim süreci tespiti doğru. Yan aynalar, silecekler, emniyet kemerleri, hava yastıkları vs. hep ihtiyaca bağlı olarak kullanıma göre artan konular.

Ayrıca yoğun siste dörtlüleri yakıp yavaşlayan aracın makas atarak gitme ihtimali sebebiyle trafikte kaos yaratması, öndeki aracın fren lambası yanmadığı halde dörtlüleri gördüğü için başka şeride aniden direksiyonu kırması gibi şeylerin parçası olacak kişiler trafiğe çıkmasın zaten +1500 Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları gibi fikirleriniz de şahaneymiş. Bu konu neden bu kadar uzadı diye merak ettim, gereksiz Ekşi Duyuru gerginliği yaşanmış :)
0
nawar
(16.12.24)
tartisma gereksiz yere uzuyor cunku ortalama duyuru kullanicisinin tartisma dusturu adhominem. ornek:

- sinyaller siste gorunurlugu arttirir.
- arttirmaz cunku sisler yeterli kuvvete sahip degil.
- Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları...
- peki yogun sis?
- onu salla, benim amacim bir sekilde sana cift dalmak.
- peki.
0
cooperr
(16.12.24)
Olsun acelemiz yok @cooper. Şunu da tekrar cevaplayabilir misin? Önemli olan tek şeyin arkadan gelenin bana gommemesi olduğu fikrine tam olarak nasıl ulastin? Karşıdan gelen istediği gibi geçirsin, rahat mı olayım?

Bı de senin dışında herkesin dün ehliyet alıp bugün ilk kez sise yakalandigi fikri var tabii... Kimse yoğun siste karşıdan ya da önünde giden kisinin dortlulerini görmedi, fark edilirligi arttirdigini deneyimlemedi, o nedenle senin "hayır arttirmaz" tespitin/teorin kesinlige sahip.

Amacı çift dalmak olan da ortadoguya: ben nalaka'yi ilk dedirtendir
0
abuzer
(17.12.24)
ben de bu konu niye bu kadar uzadı onu anlamadım.

kimse sis lambası gereksiz, onun yerine dörtlü yakayım daha iyi demiyor ki. yahu çok basit. siste görünürlüğümü arttıracak ne kadar özellik varsa açıyorum, çünkü neden olmasın? arka sisi de açarım, ön sisi de açarım, dörtlüyü de yakarım, beşlisi altılısı olsa onu da yakarım, modifiye şahin gibi yere mor ışık veren renkli ledlerim varsa onu da açarım, japon keranesi gibi, ankara pavyonu gibi şıkır şıkır gezerim, yeter ki etrafımda daha fark edilir olayım. onu açan toptur bunu açan ortadoğuludur falan. dandik ledliyse gözükmüyorsa da fazladan boşu boşuna yansın amk elektrik mi yazıyor? sis farı gibi sabit yanmıyor, dandik de olsa sis farı gibi sabit değil yanıp söndüğü için dikkat çekiyor işte bunun nesini tartışıyoruz anlamadım ki?

dörtlüyü yanlış anlayıp kaza yapacak angut da trafiğe çıkmasın bir zahmet. azıcık önündeki trafiği okumayı öğrensin öyle gelsin. ben salağın teki yanlış anlar da ani fren yapıp kayar, tam kayarken de fren yerine gaza basıp uçurumdan düşer falan diye niye kullanmamazlık edip görünürlüğümü düşüreyim?
0
kibritsuyu
(17.12.24)
kibritsuyu +1.
0
unalub
(17.12.24)
@abuzer

karsidan gelen farlar ve sis yuzunden zaten 4luleri pek goremeyecek.

bircok aracta artik farlar oldukca kuvvetli, sis olmadigi zamanlarda bile sinyaller karsidan gorunmedigi icin sinyal verdiginizde o taraftaki far ya kapaniyor ya da kisiliyor.

ortadogulu olayindan benim kastim da zaten "ben ne varsa kerhane gibi yakayim, maksat gorunur olmak" mantigi, sagolsun kibritsuyu arkadas da bu tezi hemen dogrulamis...

isik, yanar doner seyleri seven bir milletiz, yapcak bisey yok.
0
cooperr
(17.12.24)
@cooper, ARTİK farlar kuvvetliyse ve dortlumun gorulmesini engelliyorsa 2025 volvomda ona uygun davranırım.

Bir de "goremeyecek" diye future konusmamiza gerek yok, onu diyorum. Hepimiz en az bir kez yoğun siste sürmüşüz belli ki. Ozellikle ben Max 2 günde 1, sisli tek seritli dağ yollarında sürüyorum. Ve yoğun siste dortlulerin faydasini sık sık deneyimliyorum. Teori uretmemize gerek kalmadı bak ilk ağızdan söylüyorum. Zaten yol kenarı uyarı ışıkları bile yanip sönen cinsten. Yoksa dümdüz ışığı koyar gecerlerdi di mi :)

Evet herkes fikrine daha da sıkı sıkıya bağlandığına göre duyuru gorevini tamamladi sanırım ;)
0
abuzer
(18.12.24)
(6)

esad putin’in ne işine yarayacak?

deartheodosia
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
esad’ın oğlunun tekrar suriye’ye dönüp başa geçme gibi bi ihtimali yok. esad’a ne olacak? öldürürler mi? putin ne yapacak esad’ı?
0
deartheodosia
(11.12.24)
esad'in bildikleri yeter. o kadar önemli bir ismi ve ortagi putin kaybetmek istemez.
BAE, sedat peker'i neden koruyor mesela? tüm aile orada.

high profile önemli insanlar bunlar. baglantilari kurmustur o zaten coktan. her türlü senaryo düsünülmüstür.
0
sonsuz
(11.12.24)
Esad dogrudan ne ise yarayacak bilmiyorum. Ancak sunu dusunelim, eger Esad'i kabul etmeyip sonunun Kaddafi gibi olmasina goz yumsaydi, bu sefer muttefiklerinin gozunde guvenilmez birine donusecekti. Esad en azindan kendisi icin felaket bir sondan kurtulmus oldu.
0
mbond
(11.12.24)
Adam tum servetini getirmis sana iste, bir zahmet korur kollarsin son nefesine kadar
0
freedonia
(11.12.24)
Göz problemi falan yaşıyor olabilir. Tanıdık doktor işte ne güzel.
0
d max
(12.12.24)
bir şey yapmayacak. bir şey yapması gerekmiyor ki. devrilmiş bir lidere kucak açtı. tarihte çoktur böylesi. zamanında desteklediğin bir lider devrilince o ülkeye sığınır. kabul etmese rusya ile hiç bir lider iş birliği yapmazdı öyle değil mi. ayrıca yarın öbür gün ne olacağı belli olmaz. bakarsın geri döner ve tekrar başa geçer. başka ülkeye sığınan hükümdarlardan aklıma gelenler
ingiltere kralı ikinci james, osmanlı padişahı vahdettin, cem sultan, alman imparatoru ikinci wilhelm, iran şahı muhammed rıza pehlevi, italya ducesi mussolini, fransa kralı onsekizinci louis,
0
abelardo
(12.12.24)
esad’ın serveti olsaydı ordusunu beslerdi. hayatının sonuna kadar lüks içinde yaşayacak o kesin ama öyle dudak uçuklatan bi parası olduğunu düşünmüyorum.

d max, çok komiksin.
0
🌸deartheodosia
(12.12.24)
(3)

ithal etlerle ilgili?

eisberg
Ne düşünüyorsunuz, alıyor musunuz? Ben 2-3 ay önce farkında olmadan aldım, tadı da güzeldi ne yalan söyleyeyim. Sonra bir daha aldım hatta o da iyidi ama en son bu hayvancağızların getirildiği gemideki vaziyetlerini görüp çok üzüldüm, elim almaya gitmedi.Bunun yanında bir grup da (gıdadedektifi vs.)
Ne düşünüyorsunuz, alıyor musunuz? Ben 2-3 ay önce farkında olmadan aldım, tadı da güzeldi ne yalan söyleyeyim. Sonra bir daha aldım hatta o da iyidi ama en son bu hayvancağızların getirildiği gemideki vaziyetlerini görüp çok üzüldüm, elim almaya gitmedi.

Bunun yanında bir grup da (gıdadedektifi vs.) kesinlikle uzak durulması gerektiği gibi bir görüş sunuyor ama sebebini tam anlamış değilim. Yani bu hayvancılık politikası açısından mı eleştirilen bir şey yoksa sağlık açısından mı?
0
eisberg
(11.12.24)
ESK üzerinden gelen etlerin bir kısmı, marketlerde satılıyor. Gelen etler hakikaten güzel etler. Oradaki operasyonu tamamen Türkiye yönetiyor. Etler kesildikten sonra buraya geliyor.

Şu an için güvenle yiyebilirsiniz. Ancak ileride nasıl olur bilmiyorum. Ben alıp, yiyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.12.24)
Cok bilgim yok ama acikcasi seri uretim gibi, bu islerin fabrikasyona donmesinden pek hoslanmiyorum. Yerlilerde de benzer durumlar belki kismen vardir. Cok kafaya takmiyorum ama mumkun oldugunca guvenebilecegim, amator yerleri tercih etmek istiyorum. Tabii onunda cahillik kaynakli belli riskleri var ama gozardi ediyorum.
0
mbond
(11.12.24)
çok düz adam bir yorum yapacağım ama o hayvanlarda bir halt olmasa anasının nikahından buraya yollamazlar, orada yakın yerlere satarlar. abi brezilya neresi hiç haritadan açıp baktınız mı?
0
titanyum22
(11.12.24)
(11)

Gebelikte şeker yüklemesi

rayde
Yaptırdınız mı?Benim ailede şeker hastalığı var. Bu sebeple 17. haftadan beri ölçüm yaparak takip ettim başlarda iyiydi, sonra sapıtmaya başladı yavaştan. Açlık şekerlerim 90 altında hep düşük. Ama tuhaf olan bi tabak künefe yesem tokluk 120, bir tane elma yesem 140 çıkabiliyor. Et, balık, tavuk, ta
Yaptırdınız mı?
Benim ailede şeker hastalığı var. Bu sebeple 17. haftadan beri ölçüm yaparak takip ettim başlarda iyiydi, sonra sapıtmaya başladı yavaştan. Açlık şekerlerim 90 altında hep düşük. Ama tuhaf olan bi tabak künefe yesem tokluk 120, bir tane elma yesem 140 çıkabiliyor. Et, balık, tavuk, tam buğday makarnası vs ve sebze ağırlıklı beslenirsem de sorun olmuyor 120 yi geçmiyor.

Şeker yüklemesini yaptırmayıp diyetle takip etmekten yanaydım ama doktoruma gittiğimde kesin yaptır diyecek. 1. saat tokluk 140 çok mu mesela :/
0
rayde
(11.12.24)
Binlerce kadın doğum doktorundan daha fazla tıp eğitimi almadigimiza göre onlara guvenmemiz gerekmez mi? Ben şimdi gittiğim halk egitim kursu arasinda girdiğim bu sitede sana "yaptırma bence" desem daha güvenilir mi bulacaksın.

Bazı istisna ve şarlatan doktorlar dışında sakın yaptirmayin diyen doktor yok. Risk faktörlerini ve kişisel durumu da dikkate alarak duruma göre öneriyorlar. Yaptirmayarak alınan risk de yaptırırken alınan riskten çok fazla.

İçinizin rahat etmesi için 1-2 farklı doktordan öneri alıp, doktorun yönlendirmesine göre hareket edin.
0
abuzer
(11.12.24)
canan karataycı değilim, ama şeker yüklemesi sonunda da zaten ya diyete ya insüline yönlendiriyorlar.
tek amacım yükleme yaptırsam bile diyetle devam edebilir miyim edemez miyim onu anlamak. her akşam oturup künefe gömmüyorum deneme amaçlı yedim :) zaten diyetisyen desteği alıyorum.

her kafadan farklı ses çıkıyor, yaptırmaya gerek yok diyen doktor akrabam da var benim.
kararsız kaldığım için başına gelen kişilerden fikir almaya çalışıyorum.
0
🌸rayde
(11.12.24)
doktorum. ailede seker hastaligi varken seker testi yaptirtmamayi düsünmek cok mantikli bir karar degil. gebelikte ya da sonrasinda. söylendigi gibi, gebelikte daha sikintili durumlar yasayan insanlar saglikla bebek dünyaya getiriyorlar. sizin ilk gebelik belli ki ama bu kadar kücük bir sey icin caninizi siktiginiza degmez. Seker yüklemesinin fetüse bir zarari yok.
0
alice in potatoland
(11.12.24)
Biz yaptirmadik, bir zararini gormedim. Yaptirmalisiniz diyen de olmadi zaten.
0
mbond
(11.12.24)
Bence bu konu üzerinde uzlaşmaya varıldı ve yaptırılması öneriliyor. Normaller bile yaptırırken sizin gibi ailede vs. olanların yaptırmaması riskli gibi geldi biraz. Tabii karar sizin, umarım sağlıcakla kucağınıza alırsınız.
0
eisberg
(11.12.24)
şeker yüklemesinde sadece şekere değil, inisüline de bakılıyor, bu önemli, eğer sorun varsa ne kadar sorun olduğu da tespit edilebiliyor (basit bir diyete de ihtiyacınız olaiblir, ilaç veya inisülin kullanımı da verilebilir) bunların tedavi edilmemesi erken doğuma ve bebeğin sorunlu olmasına sebep olabilir. gidin kontrolü yaptırın.
0
ravenudon
(11.12.24)
eksisozluk.com
Arkadaslar, verdiginiz su entry'deki gibi bir tip, böyle bir bilim yok. Entry'i yazan kisinin bilimle en cok yakinlastigi nokta galiba lisede biyoloji dersiymis.
Her hasta farklidir. Hastanin ailevi gecmisi, yasi, bilinen hastaliklari, kullandigi ilaclar, kan degeri sonuclari doktorlarin tedavi kararini etkiler.

Bir hastam gelir, tiroit sonucuna bakar Euthyrox veririm. Bir digeri gelir, tiroit sonucuna bakarak Euthyrox'u Tiromel ile desteklerim. Ee simdi ikinci hasta bana neden Tiromel vermediler diye otursun tiroit testinden mi kacinsin?
Sacmalamayin gözünüzü seveyim.
0
alice in potatoland
(11.12.24)
doktor alice ablacım Allah sana kolaylık versin vallahi işiniz çok zor

hamilelikle alakam yok, olmayacak da. ama doktorun lafından çıkarsan tutunacak dalın kalmaz konu sahibi bacım
0
titanyum22
(11.12.24)
Ya ek takviye bir ilaç kullanmanız gerekiyorsa ve siz kafanıza göre iş yapıp bebeğe zarar veriyorsanız? O açından düşünmek gerek. Şeker yüklemesi kaç yıldır olan bir şey. Kardeşim 27 yaşında, ona hamileyken anneme de yapılmıştı.

Bilim tek tük örnekler, istisnalar üzerinden ilerlemez. Veri setleri üzerinden ilerler. Veri setleri de bize şeker yüklemesinin zararlı olmadığını söylüyor.
0
inawen
(12.12.24)
"ama şeker yüklemesi sonunda da zaten ya diyete ya insüline yönlendiriyorlar.
tek amacım yükleme yaptırsam bile diyetle devam edebilir miyim edemez miyim onu anlamak"

doktorun ve bu testin de amacı onu anlamak zaten. fal bakarak anlaşılmıyor bu, içinde bulunduğumuz devirde test yaparak anlaşılıyor. değerleriniz normal çıkarsa diyete de insüline de yönlendirmiyor, hiç sıkıntı yok, istediğini ye diyip yolluyor.

açlık şekerine baktıktan sonra yarım bardak suda belirli ölçüdeki glikozu eritip içiriyorlar. 1 saatin sonunda tekrar ölçüyorlar, 2 saat geçince tekrar ölçüyorlar.

şeker olması gerektiğinden fazla mı yükselmiş, az mı yükselmiş, 2 saat dolunca olması gerekenden az mı düşmüş fazla mı düşmüş bakıyorlar.

her şey normalde geçmiş olsun, çıkıp gidiyorsunuz.
çok yükselmiş hiç düşmemişse insülin veya başka tedavi veriyorlar.
düşmüş ama tam da isenildiği gibi değilse diyet verip yolluyorlar.

"1. saat tokluk 140 çok mu mesela"

bir şey diyemeyiz. ne yediğinize bağlı. şeker yüklemesinde ölçülü bir şekilde glikoz veriyorlar, ne zaman ne kadar yükselmesi, ne zaman ne kadar düşmesi gerektiği belli.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
fal bakmıyorum zaten her gün düzenli açlık, 1. saat tokluk 2. saat tokluk ölçüyorum 17. haftadan beri. doktorum da şimdilik ölç sonuçları bir görelim demişti. ölçümlerim normal gitseydi yüklemeye gerek duymayacaktım fakat 140ları görünce bir endişelendim.
0
🌸rayde
(12.12.24)
(5)

İmam çalışma saatleri

michael_knight
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor? Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
Eleştirmek için değil gerçekten öğrenmek için soruyorum;

Camide görevli bir imamın bir iş günü yaklaşık olarak neye benziyor?
Saat kaç gibi başlayıp ne gibi görevler yapıp saat kaç civarında bitiyor? Bazı camilerde bir de müezzin mi oluyor?
Bu iki görevli dışında camide çalışan başkaları var mı?
0
michael_knight
(11.12.24)
Sabah namazi takvimlerdeki gunes vaktindan yaklasik 20-30 dk once kiliniyor. Minimum o saatte baslangic, yatsi ile bitis. Tabii burada saatler mevsime gore degisiyor. Yazin toplam sure cok uzun ve arada buyuk bosluklar varken, kisin tam tersi toplam sure az, ve aralardaki bosluklar da az.

Yukarda yazdiklarim disinda ayrica asagida da bazi gorevleri listeliyorum.

- Cuma hutbesini vermek ve namazini kildirmak.
- Bayram namazlari.
- Cenaze namazlari. Cenaze yikama da olabilir ama mutlaka imama kalmayabilir bu is.
- Ramazan'da Teravih namazlari.
- Caminin genel duzeni ile alakali isler, karar almalar vs.
- Ezan okumak.

Bunlarin istisnasi vardir ama genelde minimum yapilan isler bunlar. Opsiyonel olarak bazi yerlerde yazin falan kuran kurslari olabilir. Cemaatle ayrica cesitli programlar olabilir. Gerisi kisiye gore degisir ozetle. Koylerde falan daha farkli olabilir. Sabah namazina camiye gidip imami bulamadigini iddia edenler olmustu. Ezan merkezden okunuyor o bolgede.

Kadrolu muezzin genelde yok benim bildigim, ama gorece buyuk yerlerde belki vardir. Camide tuvalete bakan kisi olur, cay ocagi varsa ona bakan olur ama bunlarin devlet memurluguyla alakasi yoktur. Bir nevi camiye kira veren isletmeler gibi dusunulebilir.
0
mbond
(11.12.24)
Dib görev ve çalışma yönetmeliğine göre:
a) Camilerde vakit namazları ile cuma, bayram ve teravih namazlarını kıldırmak.

b) Cuma ve bayram hutbelerini zamanında ve usulüne uygun olarak okumak, gerektiğinde hutbe hazırlamak, hutbe yazma ve okuma konusunda çalışmalar yapmak.

c) Görevli olduğu camide vaaz etmek; isteyen vatandaşlara camilerde veya müftülükçe uygun görülecek yerlerde Kur’an-ı Kerim okumayı öğretmek ve dini bilgiler vermek; yaz Kur’an kursları ile ilgili görevleri yapmak.

ç) Camiyi irşat ve eğitim faaliyetleri için hazır bulundurmak.

d) Her gün öğle namazından bir saat önce açıp yatsı namazından sonra kapatmak suretiyle camiyi gün boyu açık tutmak.

e) Kur’an-ı Kerim, meal/tefsir, hadis, siyer ve ilmihal konularının yer aldığı çalışma programı hazırlamak, müftülüğün onayından sonra bu programı ilan ederek camide uygulamak.

f) Dini gün ve gecelerde görev yaptığı camide program düzenlemek veya müftülükçe düzenlenecek programlarda görev almak.

g) Cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak.

ğ) Teberrukat eşyasının bakımını ve korunmasını sağlamak.

h) Cami içinde ve avlusunda izinsiz yardım toplanmasını engelleyici tedbirler almak.

ı) Görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek.

i) Türk Medeni Kanununa göre akdedilen nikahtan sonra isteyenlere nikahın dini merasimini icra etmek.

j) Cami ziyaretlerinin, İslam adabına ve güvenlik kurallarına uygun bir şekilde yapılmasını sağlamak; camilerin avlu ve müştemilatında satıcılık, dilencilik gibi ibadet huzurunu ihlal eden her türlü davranışı ve faaliyeti önlemek için gerekli tedbirleri almak.

k) Belediye tarafından cenaze hizmeti verilmeyen yerlerde cenaze teçhiz ve tekfin hizmeti vermek, cenaze namazı kıldırmak ve defin işlemlerini yapmak.

l) Bayram, dini gün ve geceler, doğum, sünnet, düğün, hastalık, ölüm ve benzeri vesilelerle görev mahallinde ikamet eden vatandaşlara din hizmeti sunmak.

m) Görev mahallinde ikamet eden kimsesiz, yetim-öksüz, engelli ve ihtiyaç sahibi insanlarla ilgilenerek ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak.

n) İnsanlar arasında ülfet, sevgi, dayanışma ve kardeşliği artırıcı faaliyetler yapmak.

o) Görev mahallinde bulunan çocuklar ve gençlerin dini ve ahlaki eğitimlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapmak.

ö) Müftülüğün bilgisi dahilinde görev mahallindeki vakıf, dernek ve benzeri kuruluşların Başkanlığın hizmet alanı ile ilgili konulardaki taleplerine katkı sağlamak.

p) Camide kadınların ibadetlerini rahat bir şekilde yapabilmeleri amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak.

r) Müezzin-kayyımın bulunmadığı zamanlarda onun görevlerini de yapmak.

s) 442 sayılı Köy Kanunu gereğince köy ihtiyar meclisi tabii üyeliği görevini yapmak.

ş) Görev alanı ile ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.12.24)
en zor işleri yatsı ve sabah namazı okumak geri kalan zamanda boş muabbet. sene 2024 hocam bu mu doğru şu mu doğru ona mı soracaz ya. s.a a.s başka işi mişi yok.
0
mikahakkinen
(11.12.24)
Mevzuata göre imam ezan okunmadan 20-30 dakika önce camide bulunmak zorunda. Diyanetin gezici denetim ekibi köylere kadar gidip denetim yapıyorlar. O zaman aralığında camiide bulunmazsa ilçe müftüsü soruşturma açabilir. Diyelim o gün işin çıktı ilçe müftüsünü arayıp haber vermek zorundasın şu saatlerde camiide olamayacağım gibi.

Diyaneti pek sevmem ama denetleyen ekibi de var.
0
komando kani var bende
(11.12.24)
Yukarıda sayılanların dışında müftülükte personel yetersizliği varsa camideki görevlerini dışında orada da kendilerine ayrıca görevler verilebiliyor.
0
diyecevaplandı
(11.12.24)
(9)

Dovmeci vergi kaciriyor saniyorum

tuborg yesili
Yani parayi illa eft yerine elden istiyorsa vergi odemiyor diye dusunuyorum, bu normal mi? Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu? Evet eskiden de ne kuyumcular vergi odemiyor elden al sat yapiyordu da dovmecinin bile hic de nakit tasinmasi az olmayan bir parayi elden istemesi garip geldi.
Yani parayi illa eft yerine elden istiyorsa vergi odemiyor diye dusunuyorum, bu normal mi? Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu? Evet eskiden de ne kuyumcular vergi odemiyor elden al sat yapiyordu da dovmecinin bile hic de nakit tasinmasi az olmayan bir parayi elden istemesi garip geldi.

Bu durumda salla gec mi dersiniz yoksa yaptirmayayim mi? Bana sadece beyaz yakalilarin vergi odemesi dokunuyor, bir beyaz yaka olarak.
0
tuborg yesili
(10.12.24)
Seneler önce okulda birine plaket yaptiracaktik. Fiyat almaya gittigimde adam faturali faturasiz diye iki fiyat sunmustu fkfkfk

Dogru olan fatura istiyorum ve kartla ödemek istiyorum demek. Eger kartla ödemek istiyorsan.
0
sonsuz
(10.12.24)
Bu en ufağı.

Vize randevuları kara borsaya düşmüş durumda. Euro ile randevu satıyorlar acentalar. Vermezsen ve acil işin varsa gidemezsin. Mecbursun.

Vize işinde sağlam usulsüzlük dönüyor. Orayı nasıl keşfedemedi henüz Mehmet Şimşek şaşırıyorum. :)

Edit: yazılım bulmuşlar. anında randevu alıp satıyorlar. konsolosluklar önüne geçemiyor şu an.
0
Cesario
(10.12.24)
Türkiye'de vergiyi sadece maaslilar ödüyor, bu hep böyleydi. Bundan ötürü de bu ülkede kendi işini yapmak daha iyi. Ülkede düzgün vergi takibi olsa zaten böyle olmazdi durum.

Ben şahsen vergi kaçıran yerle muhatap olmamaya çalışırim da ülkenin çoğu böyle.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
E dövmeci de esnaf ? Diş hekimleri de sağlam kaçırıyor
0
grimavi
(10.12.24)
bu sene Aralık ayı ile birlikte ödeyeceğim bordro üzerinden gelir vergisi 4.3 milyon lira + ssk 270 bin lira. esnaflara bakıyorsun, matrahsız seneler, 100 bin lira gelir göstermiş, 20 bin vergi. çok dokunuyor.
istihdam yaratıyorlar, tek savunmaları bu, devletin de buna göz yumma sebebi istihdam yükünü özel sektörle paylaşması.
ama salla geç derim. uğraşılacak iş değil. sana bir artısı yok.
0
gabe h coud
(10.12.24)
Bu konuda duyuruda bu seviyede konsensus olmasina sasirdim acikcasi :). Genel olarak benim vergisiz/faturasi is yapmamak gibi bir prensibim yok. Hele ki bulundugum ulkede zaten inanilmaz seviyelerde vergi verdigim icin, kimin ne yaptigini umursamiyorum. Tek takildigim nokta vergi vermeyenin verene kiyasla bariz avantaj saglamasi, hem gelir vergisinden kaciyor, hem de KDV de olmadigi icin haksiz bir rekabet avantaji saglamis oluyor.

Dovmeci, berber, sanayideki usta falan bunu yapinca ben pek garipsemiyorum, nedendir bilinmez fahis fiyatli psikologlarin bunu yapmasi rahatsiz ediyor.

Sorunuza cevap vermek gerekirse, fiyattan memnunsaniz salla gec derim. Beyaz yaka degilde sigortali iscilerin vergisi odenmis oluyor, iscilik gerektiren islerse kisinin kendisine ve musterisine kaliyor. Yalniz "Artik beyaz yaka disinda kimse vergi odemiyor mu?" diye belirtmissiniz ama bu yeni bir sey degil. Dunya genelinde gayet yaygin bir durum. Gumrukte para yakalatanlarin da cogu boyle.
0
mbond
(10.12.24)
Ben elimden geldigince dikkat etmeye calisiyorum buna, sanayideki usta da nakit istiyor mecbur baska secenegimiz yok hadi ondan ona veriyoruz da dovmecinin bile vergi kacirmasi beni biraz dusundurdu, evet bu hep boyleydi de bu yanlistan ne zaman donecegiz yahu? Bordrolu calisan esek mi her gecen semeri vuruyor? Dunya genelinde bu kadar yaygin mi emin degilim ya, italyada sokak saticisindan aldigim yemek icin bile fis kesiyor adam mesela.

kararsizim, cok istedigim dovmeden sogudum :(
0
🌸tuborg yesili
(10.12.24)
Ben bütün esnafa nakit veriyorum fiş istemiyorum.
0
alimcgraw
(10.12.24)
Vergi harcamalarını denetlemek lazım.
0
osssy
(10.12.24)
(10)

Benzin uyarı ışığı yandıktan sonra

Bir ben var benden şurada
Araba kaç km gider? İnternete baktım 30 km'den 80 km'ye kadar bir aralık var cevaplar arasında.
Araba kaç km gider? İnternete baktım 30 km'den 80 km'ye kadar bir aralık var cevaplar arasında.
0
Bir ben var benden şurada
(10.12.24)
arabadan arabaya çok değişir. toyota ise 100 kmden fazla gider mesela. ama her araba en az 50 km gider rahat.
0
jelly bear
(10.12.24)
Trafik durumuna bağlı. Çok yakan bir araba yoğun trafikte bence yolun ortasında kalır. :) Çok güvenmeyin cevaplara. Benim araba ışığı yaktıktan sonra çok yaktığını bildiğim için ve kalan gidilebilecek yol km bilgisi takır takır azaldığı için ilk benzinliğe girmiştim.

Kesin bir şey diyeyim. Işık yanmadan yakıt alın. Ben demiyorum, kullanma kılavuzu öyle diyor. :)
0
Cesario
(10.12.24)
internetten aracınızın rezerve deposunun kaç litre olduğu yazar. oradan hesaplayabilirsiniz.
0
false pretension
(10.12.24)
Dizel egea 80 km gidiyor
Araçtan araca değişir
0
etna
(10.12.24)
Kabaca sedan için 50 km diyebiliriz
0
diyecevaplandı
(10.12.24)
şehir içinde ve dur kalklı bir yolda 100km'de 10 litre yaktığını düşünebiliriz ortalama bir aracın.

yedek deposu 5 litre olsa, 50 km yapar. ben o deponun daha küçük olduğunu sanıyorum.

aracın ağırlığı, yol durumu, hangi hızda gittiği vs yaktığı yakıtı değiştirir.

o yüzden 30-80 arası gayet normal bi cevap.
0
biseysorcaktim
(10.12.24)
sen 30-35 olarak baz al zaten deponun dibindeki tortuyu enjektöre çekmesi yakıtsızlıktan daha beter sorunlar çıkartır.
0
jamswety
(10.12.24)
en az 50 km
0
gabe h coud
(10.12.24)
Bende 2003 Civic var, sari isik yaninca depoyu dolduruyorum, 42-43 litre aliyor, yani 7-8 litre kalmis demek oluyor. Arabasina gore degisir tabii. 7-8 litreyle de ortalama bir aracla, ortalama kosullarda, 100 km yapilir.
0
mbond
(10.12.24)
toyota forumunda bununla ilgili bir post vardı.

chr hybrid'in benzin ışığı yanıyor. o sırada menzil bilgisi 50 km. adam 50 kilometre daha gidiyor, menzil göstergesi -- oluyor. onun üstüne 100 kilometre daha gidip benzin alıyor, aldığı benzin 39 litre. depo 42 litre. yani ışığın üstünden 50+100 = 150 kilometre gitmiş, daha da depoda 3 litre benzin var.

bu biraz japon garanticiliği olabilir, her araçta değişir.
0
kibritsuyu
(10.12.24)
(4)

İşveren Zorla Yıllık İzin Kullandırabilir Mi?

depresif çocuk
Diyelim ki 30-40 gün birikmiş yıllık iznimiz var. İşten çıkmaya karar verdik. İşveren bizi bu süreçte, parasını vermemek için izinlerimizi kullanmaya zorlayabilir mi?
Diyelim ki 30-40 gün birikmiş yıllık iznimiz var. İşten çıkmaya karar verdik. İşveren bizi bu süreçte, parasını vermemek için izinlerimizi kullanmaya zorlayabilir mi?
0
depresif çocuk
(09.12.24)
Bu yillik izinler bu yildan onceki yillara mi ait? Tam limitlerini bilmiyorum ama kullandirabilir diye dusunuyorum. Zaten normalde belli bir yil limiti var, her isveren dikkate almasa da izin haklari sonsuza kadar kumulatif ilerlemiyor diye biliyorum.

Bu arada su kismi da anlamadim, 30-40 gun izin kabaca 1,5 ay yapar, baska bir ise baslamiyorsaniz izni kullanmanizin bir zarari var mi?

www.pwc.com.tr:~:text=Dolay%C4%B1s%C4%B1yla%2C%20i%C5%9F%C3%A7i%20ve%20i%C5%9Fverenin%20anla%C5%9Fm%C4%B1%C5%9F,kullan%C4%B1lmayan%20bir%20izin%20varsa%20m%C3%BCmk%C3%BCnd%C3%BCr.
0
mbond
(09.12.24)
evet kullandırabilir. işveren izin kullanacağınız günü seçebilir. izin kullanırsan da aslında parasını veriyor sonuçta maaş olarak.
0
jelly bear
(09.12.24)
evet, tabi ki kullandırabilir.
0
alicandan
(09.12.24)
sorudan bağımsız; prosedür gereği çalışan 10 günlük senelik izin kullanmak zorundadır. Hatta sene içerisinde kullanacağı ilk izin 10 gün olmak olmak zorundadır diye biliyorum ama tam emin değilim.
0
put it in your appropriate place
(09.12.24)
(1)

Belçika Vizesi - pasaport türü sorunu

iadeli taahhutlu
Merhaba, bugün babam için Belçika vizesine başvurdum ve 5 Mart 2025'e randevu aldım. Parayı da peşin alıyorlar, dolayısıyla ödedim. Sonra da pasaport türü sorusuna yanlış cevap verdiğimi anladım. Ben şahısa özel gibi düşünerek özel pasaport seçeneğini seçmiştim. Ama ordinary passport'u seçmem gereki
Merhaba, bugün babam için Belçika vizesine başvurdum ve 5 Mart 2025'e randevu aldım. Parayı da peşin alıyorlar, dolayısıyla ödedim. Sonra da pasaport türü sorusuna yanlış cevap verdiğimi anladım.
Ben şahısa özel gibi düşünerek özel pasaport seçeneğini seçmiştim. Ama ordinary passport'u seçmem gerekiyormuş.
Bunu düzeltip yeniden randevu alsam bir daha para isteyecekler. Düzeltmesem vize almasına sorun oluşturur mu?
Son olarak da kahır bela küfür lanet hepsi gebersin nefret ediyorum Schengen vizesinden.
Teşekkürler
0
iadeli taahhutlu
(08.12.24)
Öncelikle sorunuzun cevabını bilmiyorum ancak sondaki iyi niyet dileklerinizi görünce, sizin görüşlerinize katıldığımı belirtmeden geçemedim. :)

Kendi kuzenimden, başvurunun doğasına etkisi olmayan bir değişikliğin problem olduğunu gördüm. Aile ziyareti diye almıştık, davetiyede sorun oldu, turistik başvuralım aynı randevuyla dedik, kabul etmediler. VFS Hollanda, bu aralar çok burunlar havada, kesin cevap da gelir umarım.
0
mbond
(08.12.24)
(4)

Emziği kendiliğinden süzgeçli porselen demlik nerede var?

santimantal
Süzgeçli derken, demliğin emziğe açılan yerinde tek bir oluk olmayıp delikler olan demlikleri kastediyorum.İnternette bulduğum demliklerde bunu görmek pek mümkün değil. Aldığınız, bildiğiniz varsa ister internette ister mağazalarda önerebilir misiniz?
Süzgeçli derken, demliğin emziğe açılan yerinde tek bir oluk olmayıp delikler olan demlikleri kastediyorum.

İnternette bulduğum demliklerde bunu görmek pek mümkün değil. Aldığınız, bildiğiniz varsa ister internette ister mağazalarda önerebilir misiniz?
0
santimantal
(07.12.24)
Kullandım ben porselen öyle olunca o kadar da süzmüyor delikler süzmeye değil de süzmeyi önermeye yarıyor. (Tam anlamıyla süzemiyor yani)

oraya takılan içerden zımbırtılar var sıkışan metal onlar daha kullanışlı.
0
hedep
(07.12.24)
Bizde direk aşağıdaki demlik var. Ama o bahsi geçen zımbırtılar kadar süzmüyor olabilir. Hiç rahatsız edecek seviyede dikkatimi çekecek cöbre(çayın çöpü, bizde böyle deniyor nedense) olmadı. Kendinden süzgeçli diye geçiyor ama gene satıcıya sormakta fayda var.

www.hepsiburada.com
0
mbond
(08.12.24)
Kendinden delikli çay süzgeci olan demlikler iyi süzmez ve anında tıkanır.

Demlik içi çay süzgeci ismiyle satılan silindir şeklindeki süzgeçlere bir bakın. Çelik olanları da var. Bunların tek problemi büyük olmasıdır, silindir 10 cm gibi uzunlukta. Demliğinize sığarsa süper.
0
alfired
(08.12.24)
el yapımı japon çin demlikleri o dediğin gibi oluyor. yapımında emziğin girişini delikli yaptıkları için süzgece gerek kalmıyor. bi araştır istersen
0
titanyum22
(08.12.24)
(7)

ev yoğurdu

abelardo
ev yoğurdu seviyorum ancak çabuk ekşiyor. ekşi yoğurt hiç sevmiyorum.yoğurdu bakkaldan çiğ süt alıp yapıyoruz ancak kolayca ekşiyor, bir önceki yoğurdu maya olarak kullandıgımız için her yoğurt bir önceki mayalanmış yoğurttan daha ekşi oluyor. bakkal yoğurt mayası da satıyor, tek çare bu mudur acaba
ev yoğurdu seviyorum ancak çabuk ekşiyor. ekşi yoğurt hiç sevmiyorum.
yoğurdu bakkaldan çiğ süt alıp yapıyoruz ancak kolayca ekşiyor, bir önceki yoğurdu maya olarak kullandıgımız için her yoğurt bir önceki mayalanmış yoğurttan daha ekşi oluyor. bakkal yoğurt mayası da satıyor, tek çare bu mudur acaba? o yoğurt mayası sağlıklı olur mu?
0
abelardo
(07.12.24)
Mayan tatlı olsun. Sütü kaynattıktan sonra hızlı hızlı savur yoğun buhar çıksın. Mayaladıktan sonra örtüyü açtıktan sonra hafif sıcaklık varsa biraz soğumasını bekle sonra dolaba at. Maya önemli.

Bakkal yoğurdu koruyucudan dolayı ekşimez.
0
iddaaci
(07.12.24)
Ben yapiyorum, 1 ay falan ekşimiyordur. Yoğurdunu sevdiğiniz birinden bir maya almak lazım. Bir de nasil yapildigini detayli sormak. Bu olmasa bile zaten yoğurdu mayalama süreci doğru yapılıyorsa cok eksi veya sut gibi yoğurt 3-5 mayalama sonrası normale donuyor.
0
mbond
(07.12.24)
Hocam, mayaladın, dolaba kaldırdın, dinlendirdin ve baktın ki tadı, kıvamı, kokusu vs güzel, 2-3 buzdolabı poşetinin her birine 2-3'er kaşık koyup dondurucuya atıyorsun. Lezzeti, kıvamı dondurduğun günkü gibi güzel kalıyor. +4 derecedeki önceki parti biterken, ekşirken, sünerken hiç dert etmeyip mayalamaya hazır yeni parti sütü bu dondurucudakiyle mayalıyorsun. Dondurucudaki maya stokları bitmeden yeni parti dondurmayı ihmal etmiyorsun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(07.12.24)
Yoğurda ıslak ya da kullanılmış kaşık daldirmak ekşime sürecini hızlandırıyor. Her seferinde temiz kaşık kullanılmalı.
0
Amaranta ursula
(07.12.24)
Alice in potatoland
Mayalama sonunda reaksiyon dursun diye 15-30 dk havalandırılır, bu arada sıcaklığı düşer, ılıklaşğr ve öylece buzdolabına kaldırılır ya, işte o havalandırmayı 2 saat gibi uzatırsan hemen ekşiyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.12.24)
Ekşime dediğimiz olay, yoğurdun içindeki maya miktarının artmasıdır.
Yoğurdun içindeki maya, yoğurdu mayaladığımız anda artmaya başlar, belirli bir miktara gelince süt yoğurt olur ve artış sonsuza kadar devam eder. Maya sayısı artsın diyorsak, yoğurdu oda sıcaklığında bırakırız, artış yavaşlasın diyorsak buzdolabına koyarız. Buzdolabında da maya artışı yani ekşime devam eder ama yavaştır. Buzdolabının derecesini düşürerek bu süreyi uzatabiliriz.

Maya artışının yani ekşimenin maya cinsiyle bir alakası yoktur.

Ekşi sevmiyorsak, bir seferde daha az yoğurt yaparak bekleme süresini kısaltacağız.
0
Mirket
(08.12.24)
Ben market yoğurdu ve pastörize sütten yapıyorum, süt pastörize olduğundan kaynatmıyorum, ılıtmam yeterli oluyor ve hiç ekşi olmuyor
0
mirty
(08.12.24)
(6)

Bebekle dışarı çıktığımda temel ihtiyaçlarını nasıl karşılarım?

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,50 günlük bebeğimle dışarı açık alana çıktığımızda uzun süreli duracağımız zaman mesela 4-5 saat gibi, bu süreçte bebeğin acıkması, altını değiştirilmesi ve gaz masajı yapılması gerekiyor. Ancak tüm bunlar evdeyken yaklaşık 2 saat sürüyor özellikle gaz masajı kısmı hatta eğer ağlarsa çok dah
Merhaba,

50 günlük bebeğimle dışarı açık alana çıktığımızda uzun süreli duracağımız zaman mesela 4-5 saat gibi, bu süreçte bebeğin acıkması, altını değiştirilmesi ve gaz masajı yapılması gerekiyor. Ancak tüm bunlar evdeyken yaklaşık 2 saat sürüyor özellikle gaz masajı kısmı hatta eğer ağlarsa çok daha sancılı geçiyor. Bunları dışarda nasıl yapabiliriz, restaurantlarda emzirme örtüsüyle emzirebilirim ama alt değiştirme ve gaz masajı kısmı çok kafamı karıştırıyor. Her gün dışarı çıkartan insanlar bu süreçleri nasıl ilerletiyor acaba? Biberon kullanmıyoruz o yüzden emzirmem gerekiyor. Günlük yürüyüşler yapıyoruz sitede ancak uzun süreli bir yere gitmeye çok korkuyorum özellikle gazı olduğunda sakınleştiremessem diye ki her seferinde gazı oluyor. Ve gaz masajıyla en az 30 dk da çıkartabiliyorum.

Avmlerde uygun odalar mümkün ama bağdat caddesi gibi bir açık alana gittiğimizde ne yaparım bilemiyorum.

Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(07.12.24)
Biberon kullanmayan, önümüzdeki birkaç hafta boyunca gaz sancısı çekmeye devam edecek 50 günlük bebekle bir zorunluluğunuz yoksa 4-5 saat dışarıda durmamalısınız.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.24)
20 günlükten itibaren full dışardaydım. En güzel dönemiydi pusette gezdikçe uyuyordu mis gibiydi. Emzirme örtüsü ile aklına gelebilecek her yerde emzirdim. Altını bebek bakım odası olmayan yerlerde arabamın arka koltuğunda değiştirirdim. Emzirme sonrası kucağıma alıp omzuma koyardım sırtını ovalardım bir yandan insanlarla konuşurken. Bez değiştirirken de ayaklarını karnına doğru yaklaştırırdım birkaç kez o kadar.
0
kullanicadi
(07.12.24)
Gaz probleminin sebebini incelediniz mi? Mesela bizde annesinin yediği süt içeren herseyden direk etkileniyordu.

Durumunuzu bilmeyerek cevap vereyim. Alakasiz da olabilir tabii, veya bütçe yoktur vs, karavana dönüştürülmüş transporter diyorum. Arabaya ulastiginiz yerlerde mini bir ev. Multivan de olur.
0
mbond
(07.12.24)
ilk ayından sonra sık sık dışarı çıktık. Bizim sıpa insan da seviyor, evde durmak istemiyor zaten. ilk aylarında şehirler arası tatil dahil herşeyi yaptık. Ama şunu da söylemek lazım, neyseki öyle aman aman bir gaz sancısı yoktu.

Emzirmeyi örtü ile yapabilirsiniz, ama doğrusu bebeklerinde örtü altında uzun süre kalması çok mantıklı gelmiyor bana. Bu yüzden emzirme odalarını da kullanabilirsiniz tabiki.

Biz evden uzaklaşacaksak mümkün mertebe araba ile çıkıyoruz dışarıya. Araba bir pit stop gibi oluyor. Alt değiştirmede çiş çok sıkıtı değil, her yerde bir şekilde değişir ama kaka olursa durum da fenaysa :D arabaya gidip halletmek daha mantıklı oluyor. Araba da öyle minivan değil, SUV ve bize fazlası ile yetiyor. (Bebek doğduğunda minnacık bir arabamız vardı, bu dışarı işleri artınca ilk onu değiştirdik.) Bu arada emzirme için de eşimin arabayı kullandığı oluyordu. Arabada rahat etmek isteseniz de cam filmi veya aşağıdaki gibi güneşlik sizi rahatlatacaktır.
www.amazon.com.tr

Bu süreçteki kritik nokta bebeğin dışarıya göre tavrı. Dediğim gibi bizimki zaten dışarıyı çok seviyor, arabasında gezerken uyuyor, bizim kucağımızda her yeri, her şeyi inceliyor. Ama bebeğiniz dışarıda, sesli ortamda, kalabalıkta rahat edemiyorsa, bu süreç ikinizi de çok zorlayacaktır.

Tabi şunu da eklemek lazım. Her ne olursa olsun, tek başına bebek ile bir şeyler yapmak, evde olmak da dahil, gerçekten çok zor bir durum. Bu yüzden mümkün olduğu kadar yanınızda birisi ile çıkmanız bütün süreci değiştirecektir.
Biz de benim programım ve izinlerim esnek olduğu için pek çok süreci eşimle birlikte geçirdik ve özellikle dışarıda yanınızda birisinin olması, en azından sıra ile yemek yiyebilmenizi veya gerektiğinde tuvalete gidebilmenizi sağlıyor ki, bunlar gerçekten çok önemli lüksler. :D
0
yeninesiltupcu
(07.12.24)
Doktorunuz önermedikçe asla biberon kullanmayın meme reddi riski var.
Bebek bakım odaları genel olarak kaka kokar ve yarım saat gaz masajı yapacak yer bulmanız zor olur. Aynı anda emziren, alt değiştiren anneler olacak, sıra olacak.
Emzirmeyi hep önlüğüm ile oturduğum yerde yaptım ben. Alt değiştirmeyi de kendi aracımın arka koltuğunda yapmışımdır genelde.
Dört beş saat değil de daha kısa sürelerle denemeye başlayabilirsiniz, devamı size ve bebişe göre şekillenir.
Sağlıkla büyüsün <3
0
cilekli pasta
(08.12.24)
hepsi pratik. yaptıkça kolaylaşıyor. bez değiştirme konusu, değiştire değiştire bir dk halletmeyi öğreniyorsunuz. her yerde bebek bakım odaları var zaten. bebeğim sizinki kadarken eve hapsolmuştum, sanki bir daha hiç dışarı çıkıp bi kahve bile içemeyecekmişim gibi geliyordu ama şu an kendimi zorlasaymışım, alışırdım diyorum.

çıktığım zamanlarda da restoran/avm mescitlerinde falan emziriyordum. bir keresinde anlamadan erkek mescidine girmişim emziriyorum ama örtü altından, bi şey görünmüyor. biri girdi namaz kılacakken bi baktı, hareket eden bebek bacaklarını gördü ve “özür dilerim hanımefendi” diyip çıktı :d sonradan anladım yanlış yerde olduğumu.
0
deartheodosia
(08.12.24)
(11)

taksici yolu kaçırdı yol 10 dakika uzadı, ne yapıyorsunuz?

green eyed penguin
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
0
green eyed penguin
(06.12.24)
Taksicilerden korkuyorum bu yüzden böyle şeyler istemem asla :)
Bakışlarım sertleşir ve parayı uzatırken "yani çok dolandık yok yere ama neyse" falan derim.
Pasif agresif "mode on".
0
mutekebbir
(06.12.24)
Şu ana kadar böyle duruma bir iki defa denk geldim, onlarda da taksiciler direkt dedi şu kadar versen yeter diye. Oturup hesap kitap da yapmadım üstüne ve verdim dediklerini. Tam parayı isteseler itiraz ederdim ama

Edit: tam bu değil ama benzer başka bir olay yaşamıştım. Yoğunluk var diye bir taksiye iki yolcu bindirdi duraktaki organize eden kişi (durak sahibi herhalde), önce diğer yolcuyu bıraktı onun ücretini aldı, sonra beni bıraktı taksimetrede yazanı istedi ki baya dolanmıştık ilk yolcuyu bırakmak için. Orada itiraz ettim ilk yolcuyu bıraktığın yolun parasını niye ben veriyorum diye, aradaki fark kadarını ödemiştim. Bunun dışında bindiğim taksiciler hep iyi niyetli insanlardı
0
nundu
(06.12.24)
Bilerek yaptığını düşünüyorsam devam etmesine izin vermem. Kenara çektirip inerim. Yaptığı davranışı ödüllendirmem.
0
gabe h coud
(06.12.24)
başıma gelmedi ama gerçekten yanlışlıkla yaptığını düşünüyorsam, ses etmem.
0
co2s2
(06.12.24)
her türlü itiraz ederim.
0
jelly bear
(06.12.24)
Öylesine nasıl olacak abi derim, verecegi cevaptan bağımsız can sağlığı der gecerim
0
Shepard
(06.12.24)
Ugrasmam taksiciyle, normalde indirim yapmasi gerekir. Ince hesaba gerek yok tabii. Bir keresinde hem taksici hem de ben yolu bilmiyorduk. Dolastik biraz falan, neyse sonunda indim ama adam taksimetreden yazan rakami yukarilarda bir yerlere yuvarladi, o kadar yetermis, sanirim arama icin harcadigi beyin eforunu da hesaba ekledi.

Bunun disinda askerlik donusu oldugu icin aklimda net kalmis. Sabiha'dan bindim taksiye, Guzelyali dedim, Kucukyali anlamis, E5'e Istanbul yonune gidecek sekilde girince hemen uyardim, bildigin asiri islek yolda geri geri gelip normal yoluna dondu. Kural ihlali yapmasa baya dolasmak gerekecekti.
0
mbond
(06.12.24)
Bir tanesi 24 saattir uykusuz çalışıyormuş, yolu tarif ediyorum yanlış dönüyor, 1 oldu 2 oldu kızdım, marmarayın ters tarafına çıkardı. Bırak beni burada dedim, adam da kızdı para mara istemiyorum dedi, taksimetreye bakıp ne kadar tutuyorsa verdim.

Diğerinde de dediğim yeri yanlış anlamış, taksimetre ücretinden düştü kendisi.
0
kimlanbu
(06.12.24)
annem yanımdayken yaptı bir tanesi ses çıkaramadım yoksa neyse. google yorumlarına döşedim. hastane parası yapın dedim. annem çok titrek olduğu için adamla dalaşsam orada bayılırdı ama içimde kaldı hala.
0
titanyum22
(06.12.24)
Yaşamışlığım var. Yolu uzatmak için haber vermeden başka yolu tercih etti. A bu yola mı çıktık ben metro ile devam edeyim dedim durakta bıraktırdım kendimi :)

Taksi şöförü ile asla dalaşmam. Adamın arabasındasın ve kim olduğu ne olduğu belirsiz.
0
cilekli pasta
(06.12.24)
Taksicinin bu işi kasıtlı yapıp yapmadığına dair gözlemim, O günkü ruh halim ile bir araya gelip oturup karar verirler.

Onların kararına göre;
-Karakola gideriz,
-Güçlü olan diğerini döver
-Hiç ses çıkarmadığım gibi bahşiş bile verebilirim.

Çok değişken bir ruh halim var.
0
Mirket
(06.12.24)
(5)

pazar sabahı sabiha gökçen

kondansator
selamlar, pazar sabah 10:30 da pasaport sırasında çok beklermiyiz sizce?6:30 gibi hava alanında olmayı planlıyorum ama çok mu erken olur dersiniz
selamlar, pazar sabah 10:30 da pasaport sırasında çok beklermiyiz sizce?
6:30 gibi hava alanında olmayı planlıyorum ama çok mu erken olur dersiniz
0
kondansator
(06.12.24)
net cevp gelmezse google maps'den havalimani pazar yogunluguna + havalimani sitesinden pazar inecek, kalkacak ucuslara bak. olagandisi bi yogunluk olup olmayacagi ortaya cikar.
0
buenosdias
(06.12.24)
Pazar sabahi icin bir okul tatili baslangici falan var mi? 3 saatin yetmeme ihtimali cok cok dusuk. Zaten Turkiye'de bir havalimani neticede, boyle durumlarda yardim talep ederseniz ne yapar eder yetistirirler.
0
mbond
(06.12.24)
8:30’da olsan yeterli. Ama araç park edeceksen bazen park yeri dolu olabiliyor. Onun haricinde 2 saat kala terminale giriş yapsan rahat yetişirsin.
0
kaptan memo
(06.12.24)
6.30 çok erken. 8-8.30 gibi olsan yetişirsin.
0
jelly bear
(06.12.24)
e pasaport sirasinda kimsenin olmadigi normal siranin ise inanılmaz bir kuyruk oldugu bir duruma denk geldim gecen hafta. siraya girmeden once mutlaka ikisine de bakin.
0
sparkle kiddle
(06.12.24)
(2)

aralık ayı ticari araç kampanyaları (kapalı kasa )

alp9900
aralık ayında cazip az faiz uzun vade kredili ne kampanyalar var?170 beygir 2.0 motor otomatik transit custom için 955 bin peşin 500 bin 12 ay sıfır faiz var.136 veya 150 beygir transporter almak istesem geçen ay kampanya vardı şuan fiyat listesinde dahil çıkmıyor. bu araçlar bu parayken buna yakın
aralık ayında cazip az faiz uzun vade kredili ne kampanyalar var?

170 beygir 2.0 motor otomatik transit custom için 955 bin peşin 500 bin 12 ay sıfır faiz var.

136 veya 150 beygir transporter almak istesem geçen ay kampanya vardı şuan fiyat listesinde dahil çıkmıyor.

bu araçlar bu parayken buna yakın paralara traffic falan alınmaz diye düşünüyorum yanlış mı düşünüyorum?
custom ve transporterdan hangisi daha iyi? fordun 170 beygir olması transporterın konforu ise gönlümü çeliyor.


kullananlardan yorum olursa sevinirim
not : dsg korkum yok
0
alp9900
(05.12.24)
ford al geç. tüm kuryeler yanılıyor olamaz :)
0
babilfish
(06.12.24)
Biraz fazla genelleme olacak, belki motoru bile farklidir ama gene belirteyim, bir is arkadasim VW Multivan T7 aldi, Avusturya'dan, arabadan cok memnunmus vs ama daha sifir ayarindayken ne oldugunu bilmedigim bir takim sorunlar oldu, ve arac serviste aylarca yatti/tamir edildi. Neticede garanti kapsaminda halloldu ama belirtmek istedim.

VW T7 daha kibar duruyor. Transit Custom acik mavi renk goruyorum bizim muhitte var bir tane, baya agresif, guzel duruyor.
0
mbond
(06.12.24)
(9)

Macbook mukayese

mbond
Asagidaki 2 secenekten hangisi daha mantikli? Ben baktikca 5 bin daha koy sunu al diyorum kendime ama butce kisitli maalesef.- Macbook Pro 2018-2019 Intel i7, 16 GB, 15' ekran, ikinci el 350 euro civari.- Macbook Air 2020 M1 8 GB (base model), 13' ekran, sifir, 750 euro civari, 6 taksit mumkun.Inter
Asagidaki 2 secenekten hangisi daha mantikli? Ben baktikca 5 bin daha koy sunu al diyorum kendime ama butce kisitli maalesef.

- Macbook Pro 2018-2019 Intel i7, 16 GB, 15' ekran, ikinci el 350 euro civari.
- Macbook Air 2020 M1 8 GB (base model), 13' ekran, sifir, 750 euro civari, 6 taksit mumkun.

Internetteki ortamlarda hep tereddutsuz M1 deniyor ama, gercekten, ekran haric tabii, en basit M1, hem de air modeli, bir sene oncesinin orta seviye pro modelini rahat rahat tokatlayabiliyor mu?

Ote yandan ikinci el urun almanin da riskleri var tabii. Bunun yaninda 2020'den kalma airin uretim tarihi de 2020 civari midir? 3-4 sene kutusu acilmamis makinenin bataryasina olumsuz bir durum olur mu?

Yari profesyonel yazilim isleri icin kullanacagim. Apple olmasi sart, suanda da 2018 mac mini kullaniyorum.
0
mbond
(05.12.24)
Macbook Apple chiple kullanılır, yani M1 modeli. Yalnız 8 gb ram çok az. En azından 16 gb olanını almalısın
0
western asia
(05.12.24)
1000euro civarina
sifir m2 macbook air 15”
veya
sifir m3 macbook air 13”
0
nuisance2
(05.12.24)
macbook M işlemci ile kullanılır +1
0
pccopath
(05.12.24)
Ben olsam,

Bütçe odaklı düşünüyorsam Intel işlemcili MBP'yi alırdım sanırım. Fiyatı son derece uygun ve performans bakımından Air'den daha iyi olacaktır.

Bütçe odaklı değil, görece yeni ve işimi gören bir bilgisayar istiyorsam en azından Air M2 alırdım. Air M1 artık eskidi açıkçası. Sıfır da olsa kutusunda neredeyse 5 sene beklemiş bir cihaz ve elbette bataryası ömründen yedi. Katalog değerlerini yakalamanız pek mümkün değil bence.

Air Pro'ya göre aşırı kompakt bir yapıda elbette ama yarı profesyonel de olsa iş yapılacaksa Pro daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Bunu yazılımcıların yanıtlaması daha doğru olabilir.
0
10551037
(05.12.24)
Intel işlemcili MacBook artık çöptür. Bugün bile çöptür ama 1-2 sene sonra kesinlikle öyle. Fiyatı yazdığınızdan daha ucuz olsa bile almayın derim.
Yazılım için kullanacaksanız M1 işlemciye ihtiyacınız olur sanıyordum ama o konuyu biliyorsunuzdur mutlaka.

Belli ki ya taşımanız gerekecek ya da kucağınızda kullanacaksınız, aksi takdirde almanız gerekenin fiyat performans ürünü 700 euro'luk yeni Mac mini.
E taşıyacak veya kucağa alacaksanız Intel değil M1 almanız şart çünkü Intel hem ısınıyor, hem çok daha ağır hem de pil ömrü kötü.

Yine de yarı profesyonel bile olsa ciddi bir iş yapacaksanız 8GB RAM sorun olabilir, keşke bütçeyi yükseltebilseniz.
0
michael_knight
(05.12.24)
@michael_knight, aslinda intel düşünmüyordum. Ancak ev küçük ve mac mininin kabloları falan sinirimi bozdu.

Çöp olma noktasında su anlamda haklisiniz; zaten 2018-2019 makineler son güncellemeyi alabiliyor, bundan sonra cikanlari büyük ihtimal alamayacak. Günlük kullanım için cok sorun degilse de yeni cikan bir özellik kullanmak istesem, kullanamayacagim.

Sadece belki mac mini bir şekilde benzer fiyatlara gitse, masaustunden mobil ortama geçmiş olurum. Uzun vadede gene mümkün olduğunca yeni bir M serisi sart olacak. Belki de idare edip bütçeyi toparlayip 1500 euro bantlarinda guncel bir makine almak lazım.
0
🌸mbond
(06.12.24)
Air M4 yakında tanıtılır. O zaman M2 ya da M3 bakabilirsiniz, fiyatlar biraz daha düşmüş olur.
0
10551037
(06.12.24)
bu saatten sonra intel işlemcili mac alınmaz, ölü makine, ben 2 sene önce bıraktığımda bile kasıyordu (macbook pro), ayrıca yeni macos sürümleri de yüklenmiyor onlara, o yüzden min m1 ve 16gb ram alınmalı.
0
ravenudon
(06.12.24)
Para ayarlayip oyle yapayim o zaman. Simdilik Mac mini 2018'imle idare edeyim. Belki Amerika'daki arkadasima rica ederim. Su anda ABD amazon'da Macbook Air M2 16 GB 873 euro falan.
0
🌸mbond
(06.12.24)
(6)

AB vatandaşlarının Türkiye'de ne gibi avantajları var?

etna
Mesela Yunan vatandaşının Türkiye'de nasıl avantajları olur? Vizesiz seyahat, çıkış harcı filan tamam da, ekonomik, siyasi veya eğitim-sağlık alanında neler olabiliyor?Not: Türk Yunan çifte vatandaş
Mesela Yunan vatandaşının Türkiye'de nasıl avantajları olur? Vizesiz seyahat, çıkış harcı filan tamam da, ekonomik, siyasi veya eğitim-sağlık alanında neler olabiliyor?
Not: Türk Yunan çifte vatandaş
0
etna
(05.12.24)
Birinci sınıf insan olma ve can güvenliği avantajın var. Bir de paran EU'dan geliyorsa zaten kralsın. Ülke yaşanmaz hâle geldiğinde(yani şu an) kaçıp gidebileceğin gerçek bir vatanın var.
0
feastofthedamned
(05.12.24)
oyle aman aman bir avantaji yok, zaten turkiye'de turk vatandasi olarak muamele goruyosun.

-sanirim oss (ya da simdiki adi neyse) yerine yabanci ogrenci sinavina girebilirsin
-cocugunu sadece yabanci ogrencilerin okuyabildikleri bir kac ozel okula gonderebilirsin
-erkek kisisi dovizli (kislasiz) askerlik yapabilir.
-bazi konsolosluklar bazi pozisyonlara sadece AB vatandaslari aliyo
-belki bazi islerde avrupaya vizesiz gidebildigin icin, ise alimda bir tik onde olursun.

eger turk vatandasi ve mavi kart sahibi degil de, Ankara onayli calisma iznin varsa vergisiz araba alip kullanabilirsin.

yani genel olarak Turkiyede gundelik hayatta oyle buyuk bir avantaji yok
0
lamartin
(05.12.24)
Yunanistan özelinde bilmiyorum açıp bakamadım ama çoğu ab üyesiyle Türkiye arasında sosyal güvenlik anlaşmaları var, sosyal güvenlik primi ve sağlık işleriyle ilgili avantaj sağlıyor bu da. Ülke bazında Türkiye Yunanistan sosyal güvenlik anlaşmasına bakmak lazım (var ise)
0
sanguine
(05.12.24)
B sınıfı ehliyet varsa Minivan şöförlüğü,
CE varsa tır şöförlüğü yapıp Euro bazında maaş alabilirsin.Firmaların en çok aradığı ,vize süreçleriyle uğraşmamak için, Ab vatandaşı şöförler.
0
arenas
(05.12.24)
Yurtdisindan yeni tasinilacaksa, yani ikamet yurtdisindaysa simdilik ve son 1 yilin yarisi yurtdisinda gecmisse yabanci plakali araba kullanabilir 2 yilligina.
0
mbond
(05.12.24)
Çifte vatandaş olunca yukarıda sayılan avantajlar geçerli olmuyor.

lamartin'in bahsettikleri yok; mesela yös e giremez sadece TR vatandaşlığından çıkarsa yabancı öğrenci sınavına girebilir. Dövizli askerlik yapamaz TR den vatandaşlığından
çıkması lazım vs.

ben bunca yıl tr içinde bi avantajını görmedim. vize, çıkış harcı falan dışında. iş imkanı konusunda eu dakilerle aynı tabi.
0
wct3 org
(05.12.24)
(8)

Sorunlu müşteriye nasıl davranmalı?

fakat
Şimdi ben barda çalışıyorum, iki üniversite bitirdim ama bu işi bulabildim, sanat sepet okuyunca mecbur :)İlk defa garip birine denk geldim, genelde müşteri kitlemiz iyi. Adam yere külünü atıyordu mekanın içinde, ben de 'beyfendi, külünüzü yere değil küllüğe atar mısınız ' dedim. Bu yere doğru baktı
Şimdi ben barda çalışıyorum, iki üniversite bitirdim ama bu işi bulabildim, sanat sepet okuyunca mecbur :)

İlk defa garip birine denk geldim, genelde müşteri kitlemiz iyi. Adam yere külünü atıyordu mekanın içinde, ben de 'beyfendi, külünüzü yere değil küllüğe atar mısınız ' dedim. Bu yere doğru baktı, çok pardon dedi ama kinayeli, sonra elini ağzına götürdü, yeri yalamaya başladı. Ben ne yapacağımı şaşırdım. Zaten 11 kişilik bir grup. Benden paspas istedi. Gerek yok falan dedim. Bir kat aşağı indim, bizim patrondan paspas istiyormuş, tabi o bir şey anlamamış. O sırada ben yine yukarıda başka masadan sipariş alıp aşağı indim. Adam beni görünce sinirlenmiş, paspas getirin lan falan bağırmaya başladı. Patron da burada böyle konusamazsiniz dedi. Küfür etmeye başladı. Çıkmasını istedi patron, yarım bırami içip gideceğim dedi. Yukarı çıktı, patron da arkasından çıktı, diğer arkadaşlarıyla konuşup adamı dışarı yolladılar.

İşin sıcaklığı geçince patronun (ki kadın da, adam belki ona bu yüzden de saldiramamis olabilir) doğru davrandığını anlar gibiyim. Ama içimde yine de sogumayan o şey kaldı. Yani hiç konuşmadan falan buna ne bileyim bir bardak mı atsaydim? Yani neden suçlu gibi sinmek zorundayız, hep beraber olup haddini bildirmek daha doğru değil mi? Şimdi bu bir daha gelirse ya da buna benzer bir şey olursa ne yapmalı ekstra olarak. Ne bileyim gidip direkt paspasi verse mıydık mesela :)
0
fakat
(05.12.24)
çalışan olduğunuz mekanda kendi sorumluluk alanınızın ötesine geçmeyin, gerek yok. babanızın malı değil. ha aidiyet hissediyorsanız, mekanı çok seviyorsanız ya da müşteriye çok uyuz olduysanız bir dahaki sefere kafayı gömersiniz. bu tarz işlerde zaten kurumsallık çok olmuyor malum, iki bira içince sapıtıp gerizekalı gibi davranacak adamlara karşı en iyi çözüm kolundan tutup sktir etmektir.
0
mark greg sputnik
(05.12.24)
barda filmini izle ve bir daha da etliye sutluye karisma. burasi turkiye 2 kadehle kendini allah sanan comarlarla dolu. bide grup halinde, manita yaninda magadanalik duygulari iyice kabariyor. iskocyada bir pubda calismiyosun beyfendiyle, lutfenle milleti hizaya cekesin. bi gece burnuna kafayi yada karnina bicagi yersin omur boyu travmasini yasarsin.
0
buenosdias
(05.12.24)
Diğer yorumlar +1, adam kafayı bulmuş, birşey söylenince triplere girmiş. Var böyle tipler, patrona yöneticiye havale etmek en iyisi. Bu arada külü bilememiş atmıştır, abi küllük verim de geç, savunma psikolojisi yaratmaya gerek yok.
0
mbond
(05.12.24)
daha doğru bir cümle şöyle olabilir:
-"kullanmak isterseniz şorada (eliyle küllüğü gösteriyor) küllük var".
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(05.12.24)
bence sen yeni olduğun için veya müşterileriniz genel olarak iyi olduğu için arıza çıkaracak müşterileri profillerini henüz bilmiyorsun. ben senin yerinde olsam o sözü söylemezdim, direkt patrona gidip yukarıda böyle bir herif var haberiniz olsun ben karışmadım, ama istersen karışayım derdim. bir de bardak atmak nedir yani, sonra akşam show tv ve kanal d ana habere çıkarsın, öyle şeyler hiç aklından geçirme. bardak atacak, dövecek, sövecek kişi sen değilsin.
0
malheiros
(05.12.24)
Kahvecide calisirken bile neler gordum, barda kim bilir daha ne tipler goreceksin. kafasindan asagi kahve dokecegim insanlara kibar davraniyordum, firma dava falan acmasin her yer kamera diye :D. bu durumlarda manageri cagir, ufak tefek seyleri de sallama.
0
Ley
(05.12.24)
hic gerek yok isci sinifina bakis maalsef boyle. alkol etkisiyle cok sey yapiliyor gaza gelinir. ben olsam kulu yere bile atmayin demezdim sonucta farkinda. kadin musterilere taciz eden vs cok fazla tipler olacak daha beterleri ama elit bir yerse tabi anormal seyler bunlar.
0
ShadowOfMoon
(05.12.24)
2 universite bitirdim cumlesinden sonrakileri okumadan kapattim direk
0
Zetnikov
(05.12.24)
(12)

Faraziyi faraazi diye okuyan birinden

benim icin hic boyle suslenmemistin
Soğur musunuz?
Soğur musunuz?
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(04.12.24)
haayir
0
sonsuz
(04.12.24)
Hayır.
Doğrusu o zaten.
0
pro9it9is9
(04.12.24)
Kırk yıllık Haalit olmuş Halit.
Kaatil olmuş katil.
0
pro9it9is9
(04.12.24)
Yoo neden ki ?
0
feastofthedamned
(04.12.24)
soğumak ne çekip vururum direkt, böyle bi şey yapılır mı yani.
0
mark greg sputnik
(04.12.24)
Faraazi doğru falan değil. Faraaz diye bir kelime yok.
0
🌸benim icin hic boyle suslenmemistin
(05.12.24)
Faaarazi, faaarabi, sahil kenarı vs. Kişiden soğumam da, verdiğim değeri daha yavaş artırma yoluna giderim. Değer verişim yavaşlar. Kendini daha başka alanlarda da ispatlamak zorunda kalır o kişi.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
Şarz diyenden bile soğumam.
0
mbond
(05.12.24)
Ağzını burnunu kırıp diline acı biber sürerim.
0
10551037
(05.12.24)
erkek arkadaşım börek kelimesini böööörek diye okuyor, her seferinde gülüp dalga geçiyorum henüz soğumadım :)
0
benaslinda
(06.12.24)
Börek yerine bööüğürek ya da yağı yerine yağsı derse soğurum. Farazi yerine faraazi derken de çile bülbülüm'ün çilesi gibi nefessiz kalana kadar uzatmadıysa sorun yok.
0
nawar
(06.12.24)
çok faraaaaazi duyurular açıyosun bro. al sana faraaaazi bir cevap.
0
titanyum22
(06.12.24)
(3)

sabiha gokcen veya istanbul havalimanı

tabudeviren
buralardan belli bir günde nereye uçuşlar var nasıl görebilirim?örneğin cumartesi günü pegasus'un hangi uçuşları var?
buralardan belli bir günde nereye uçuşlar var nasıl görebilirim?

örneğin cumartesi günü pegasus'un hangi uçuşları var?
0
tabudeviren
(04.12.24)
sabiha gökçen'in app'inde flight info kısmında tüm uçuşlar gözüküyor ama cumartesi gününe kadar gösteriyor mu emin değilim.
0
a7x
(04.12.24)
Kiwi.com uzerinden bunlar yapiliyor. Cikis sabiha, sadece direk ucuslar, istenen gun, ve tasiciyi firma pegasus secilince tam liste cikar. Denedim simdi, Turkiye ici icin tam liste cikmadi bence ama sanirim dunya icin cikti.

www.kiwi.com
0
mbond
(04.12.24)
www.flightlist.io

bu sitenin arayüzü iyi. custom search yapabiliyor.
0
gibicibicis
(04.12.24)
(5)

Ekşi’de kısa entryleri dahi okuyamamak (dikkat sorunu)

psmstc
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla. Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
Kısacık yazıları dahi okuyamaz tv’de birşey izleyemez oldum. Herşeyden 1-2 sn bakıp geçiyorum. Dikkatimi veremiyorum 2 saniyeden fazla.

Bu sorunu yaşayan var mı? Neyle ilgili ve nasıl aşılır? Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(03.12.24)
Benzer durum vardi

Whatsap haric tum sosyal medyayi sildim ayrica telefonda vakit calan kitleyen herseyi

Pc de fazla vakit gecirmiyorum kendime cocuk gibi sure koydum 1 saat kullanip kalkiyorum

Spora basladim

Sebze agirlikli besleniyorum

Erken engec 10 30 yatip erken kalkiyorum ev isi falan yapiom yada ders hobi falan

Bu sekilde kitap okumaya basladim ama herdey bi anda olmadi

Pc ve telefonu uzaklastir
0
Zetnikov
(03.12.24)
Youtube shorts, tiktok ve benzeri yerlere cok bakmaktan oluyor diye dusunuyorum. Bunlari birakmak disinda bir cozum bilmiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
merhaba. az da olsa iyi kitap okurdum, mizah dergisi, kalkmadan film, uzun youtube videoları falan. kahretsin ki 3-4 ay önce gittim reddit yükledim. perişan oldum ya. her seyden sıkılıp bir an önce reddit'i geri açmak istiyorum. diğer tiktok, instagram vs sizin izlediğiniz hap eğlence aplikasyonu neyse onu silin bence. sıkılsanız bile youtube videosu, dizi, film x1.5 hızla dahi olsa bitirmeye başlamayı deneyebilirsiniz. andolsun ki kendi adıma hap bilgi, kısa video'dan uzaklaşacağım.
0
libertine
(03.12.24)
0
titanyum22
(03.12.24)
DEHB konusunu araştırın.
Hayat kalitesini düşürür aşamadaysa bir Psikiyatriste gidin.
O kadar değil ama odaklanma probleminiz yine de sorun yaratıyorsa telefonunuzdan sosyal medyaya ilişkin her şeyi silin. Kısa videoları seyretmekten kaçının.
0
Mirket
(04.12.24)
(4)

Ikinci el araba tavsiyesi

atcapar
Merhabalar limitim 850 bin TL otomatik suv veya binek olabilir. Hangi arabayı tavsiye edersiniz? Km yüksek olması ne kadar etken eder araca?
Merhabalar limitim 850 bin TL otomatik suv veya binek olabilir. Hangi arabayı tavsiye edersiniz? Km yüksek olması ne kadar etken eder araca?
0
atcapar
(03.12.24)
Kilometrenin yuksek olmasinin fiyata dogrudan etkisi oluyor. Gercekten de onemli bir unsur. Toyota ve Honda'da gorece yuksek km olabilir ama VW grubunda yuksek km'den uzak durmakta fayda var.

Konfor sizin icin onemliyse ne yazik ki VW grubu geliyor akla, binek alirsaniz daha iyi, ayni ayarda SUV'a gore daha ucuz olur genelde. Manuel isterseniz bu butceye baya sifira yakin birseyler cikabilir. Otomatikte de iyi seyler cikabilir. Fiyatlandirmalarda garip yigilmalar olabiliyor. 5 yas alti 50 bin km alti araba 1 milyon falansa mesela onu alin bence.

Konfor daha az onemliyse, benzinli corolla olabilir. Enistem aldi yakin zamanda, filo cikmasi, ufak tefek cizikleri vardi sanirim. Sizin butcenin biraz uzeriydi ama sifira yakindi epey.

Bugun de baya araba tavsiyesi duyurusu yapti. Ortalik hareketli.
0
mbond
(03.12.24)
Duster
0
baldan kaymak
(03.12.24)
Son kasa Fiesta (2018-2023). KM yüksek olursa satışı zor olur, ekstra masraflar çıkarır.
0
HellKeePer
(03.12.24)
Ben Kia stonic 1.0 motor otomatik aldım 3 ay önce. Çok memnunum, yakıt sarfiyatı da 6-6.5 arasında değişiyor. Ben 850 ye almıştım, yakın tutarlarda bulunabilir. Tavsiye ederim
0
yercekimini kendine ceken adam
(04.12.24)
(13)

Şehirden siz de sıkılıyor musunuz?

ofelia
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tüküren
İzmir'de çok merkezi bi yerde oturuyorum. aslında görece şanslıyım, evimle işim çok yakın, toplu taşıma kullanmıyorum aracım var, normal günde maksimum trafikte kalma sürem 40 dk. ama çok sıkıldım. insanlardan, trafikten, herkesin önce kendini düşünmesinden, çöplerini yere atanlardan, sokağa tükürenlerden. hiç yakın zamanda mümkün görünmüyor ama en büyük hayalim sakin bir müstakilde yaşamaya başlamak ve olabildiğince az yabancıya maruz kalmak.

2. mesleğim gereği her pazar ormana gidiyorum. geçtiğimiz pazar çok yağmurluydu, deli ıslandık ekipçe ormanda, en son oturduğum ağacın dibinde yağmur sesinde meditasyon yaptım. (yağmurda bir 30 dakika beklemem gerekiyordu.) ormana gitmesem çoktan delirirdim gibi hissediyorum bazen.

siz nasıl yapıyorsunuz? güvenli alanınız var mı? hele istanbul... nasıl delirmediniz? yoksa seviyor musunuz?
0
ofelia
(03.12.24)
ben de izmir'deyim. yoğun bir iş tempom vardı. plaza hayatı filan. 2 yıl önce künerde bir arazi aldım. duvardan temele, bir sürü inşaat işleri ile uğraştım. bir yaşam alanı oluşturdum.işi gücü bayağı bıraktım. bıraktım derken işverenim, işe 10 günde falan bir gelip kontrol ettim. köpeklerim var. ormanın içindeyim. kuşlar kurbağalar sincap ve tavşanlar daha neler neler. yazın fonda ağustos böcee sesi, sonbahar ve kış karadeniz gibi yağmur sesleri. mangallar mı dersin odun ateşinde yemekler, pizza fırını yaptım börekler çörekler. her neyse 1 ay önce birden bire inanılmaz derecede sıkıldım. şehri özledim. şimdi sadece cuma aklamları kalıyorum. c.tesi pazar sabah gidip 1-2 saat köpeklerle ilgilenip geri geliyorum.çalışmayı, şehri, kalabalığı trafiği özlemişim. demem o ki; ikisi de lazımmış.
0
ground
(03.12.24)
Sehirden bunaldim. Sizin belirttiginiz herkesin kendini dusunmesi durumu yok fazla, bu buyuk arti, ama gene de patladim. Tabii sehir disina gecme durumunda da kendimi kirsala uygun ve uygun olmayan islere adamadiktan sonra muhtemelen bir sonra sehre donmek isterim diye dusunuyorum. Gene de denemek istiyorum.
0
mbond
(03.12.24)
Evet, bunalıyorum. Doğa sporları külübüne üyeyim. Ayda en az 2 hafta sonu hiking, nadiren de olsa trekking yapıyorum.
0
auroraaurora
(03.12.24)
Evden çok çıkmıyorum.
Sessiz sakin, şehrin az dışında, orman + göl yanında sevimli bi muhitte oturuyorum. Durumu iyi yaşlıca insanların tercih ettiği bir mahalle. Ofise de 10 dk arabayla.
Sessiz, tantanasının az olması yeterli benim için oturduğum yerin.
Hiç güvenli alan ihtiyacı hissetmedim açıkçası. Size göre çok içeri dönük bi insanım sanırım, o yüzden sıkıntı çekmiyorum.
0
norek
(03.12.24)
Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben. İstanbul diye sormuşsun sonunda, İstanbul'da delirirdim ama muhtemelen. Nefret ediyorum İstanbul'dan, umarım orada yaşamak zorunda kalmam.

İzmirliyim, İzmir bile artık kalabalık geliyor bana. İki sene Denizli'de yaşadım, son iki senedir de Eskişehir'deyim (ondan önce ilk 7 yılım Urla'da sonra İzmir merkezde geçti 25 yaşına kadar) Denizli ve Eskişehir tarzı orta büyüklükteki şehirler ideal bence. İşe toplu taşıma ile gidiyorum, dışarı çıkmak istediğimde taksi çok tutmuyor çünkü her yer yakın ya da yine toplu taşıma ile her yere gidebiliyorum. Kalabalık bunaltıcı değil, evim de çok merkezi bir yerde ve konumunu çok seviyorum. O yüzden burda baya mutluyum yani. İzmir'deki hayatımı da seviyordum Balçova'da yaşıyordum ki çok severim Balçovayı. Ama en son gittiğimde o kalabalık falan bunaltıcı geldi artık. Bence ideal hayat 500 bin - 1 milyon arası insanın yaşadığı orta büyüklükteki şehirlerde (Hem Denizli, hem de Eskişehir şehir nüfusu olarak bu klasmanda)
0
nundu
(03.12.24)
Beykoz'dayım. Çok seviyorum. Ön tarafta harika manzara. Arka bahçem göl. Lotus çiçekleri, ördekler, kaplumbağalar. Trafik yok.
0
gabe h coud
(03.12.24)
Bursa'da doğdum kış mevsimini merkezde, yazları ise yine Bursa'nın küçük bir sahil kasabasında geçirirdik. Her haziran oh be dünya varmış, ağustos gibi de yeter artık be okullar açılsın derdim. 10 yaşına kadar çok sorun etmedim gerçi çoluk çocuk parkta bahçede oynuyorduk sonuçta ama ergenlikle beraber kasabada yapılacak bir şeyin olmaması bana batmaya başlamıştı ne bir avm, tiyatro, sinema. Göl, doğa, ağaç, bahçe falan da bir yere kadar. Bir de küçük yer insanını çok sevmem en azından bizim oradakiler insanın işine çok karışıp çok konuşuyordu.

O yüzden ben şehir sevdiğime karar verdim. Ufak yerlerde kısa süreli zaman geçirip kafa dinleyip dönmeyi tercih ediyorum. İstanbul'u seviyorum. Yaklaşık 10 sene metro metrobüs ün dibinde yaşadım. Ani bir tepe atması sonucu arabayla 20 30 dk da şehir merkezine inebileceğim ama aslında merkeze o kadar da yakın olmayan bir yerdeyim yani Göktürk'te. 5 dk da ormana gidiyorum. Şimdilik beni mutlu ediyor <3
0
kullanicadi
(03.12.24)
İzmir'deyim salı günü öğleden sonra trafikte takılı kalınca bazen kafam ısınıyor bu nedir diye. Ama şehrin nimetleri de güzel kırsal iyi hoş 4. gün canım sıkılmaya başlıyor mütemadiyen orada da olmaz gibi geliyor. (Yaş 37 çok genç de sayılmam)

Genel değişiklik lazım bence insana şehirden değil de nerede bulunursak bulunalım belli bir süre tekrara düşünce batmaya başlıyor çoğu irili ufaklı şeyler. Genel bir değişiklik halinde olabilecek bir hayat tarzı çok güzel olurdu gibi geliyor bana.
0
hedep
(03.12.24)
"Aşırı kalabalık, kaotik yerleri ben de pek sevmiyorum ama kırsal, orman, @ground'un anlattığı tarzı müstakil evleri daha da sevmiyorum o yüzden şehir <3 ben." +1
Doğayı uzaktan ve küçük dozlarda seviyorum. Hatta küçük şehir de sevmiyorum, kültürel ve sosyal hayatı, tiyatrosu konseri sergisi olan şehir seviyorum. Bunun için mesela Eskişehir şahane, Denizli Çanakkale falan hayır.

Eskişehir, Antalya, Ankara ve İstanbul'da yaşadıktan sonra İzmir'e taşındım, çok mutluyum. (İstanbul dışında diğer üç şehirde de gayet mutluydum.) Karı koca evden çalıştığımız için sabah akşam trafiğine çok nadir giriyoruz. Sürekli konser/tiyatro izliyoruz. Canımız isterse etraftaki küçük kasabalara köylere koylara gidebiliyoruz. Ben <3 deniz kenarında büyük şehir.

Edit: güvenli alanım = evim. Huzurlu bir aileyiz, kendimize konforlu ve hobilerimize yer ayırabildiğimiz bir ev yaptık. Şehrin kalabalığından yarım saat içinde eve dönmek bana yetiyor.
0
kobuzchu kiz
(03.12.24)
Şehir iyidir. Ben köy kökenliyim ama köyü tavsiye etmem. Çünkü; küçük yerinin başka sıkıntıları var. Herkes biribirini gözetler, dedikodu çok olur, bazıları işine karışmaya kalkar.

Nundu'nun yazdığı gibi orta büyüklükte bir şehir olabilir ya da ekonomik durum iyiyse İzmir'in sessiz fazla gürültülü olmyan bir yerden müstakil ev alınabilir.
0
komando kani var bende
(03.12.24)
30 yaşındayım, bütün hayatımı "şehir bebesi" olarak yaşadım ve gerçekten bunaldım. yaşadığımın hayat olmadığını özellikle dağ-taş-toprak görünce fark ediyorum. köy hayatı romantizmi filan yapmayacağım, büyük şehrin bana sunduğu fırsatların vs. farkındayım ama mental olarak klasik tabirle toprağa/çimene dokunabilsem çok daha iyi durumda olurdum diye düşünüyorum.

güvenli alan sayabileceğim tek yer teyzemlerin trakya'daki minnak arazisi. senede birkaç kez de olsa oraya giderim. genelde kalabalık grup oluyoruz zaten. en yakın köy bile araçla 10-15 dakika mesafede. ormanın dağın içinde. utanmasam yani çıblak koşup ağaçlara tırmanırım. öyle doğal, öyle güzel. orada geçirdiğim 3 gün şehirde geçirdiğim 50 güne bedel resmen yoğunluk ve yaşadığını hissetme açısından. şehirdeyken hep sağlıklı kalma takıntısıyla genç olmayı isterim mesela... oradayken "burda 90 yaşında olsam bile sorun değil" diye düşünüyorum. fiziksel ve ruhsal olarak kötü hissedemiyorum oradayken.

uzun vadede sorunu nasıl çözebilirim onu da bilemiyorum açıkçası. çok zengin olsam şehre araçla 30-40 dakika mesafede kırsalda bahçeli evde vs. yaşamak isterdim ama öyle bir şansım da yok. akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz işte.
0
mark greg sputnik
(03.12.24)
İsimle evim arası 5dk bile yoktur. Her gün parka yürüyüşe koşmaya gidiyorum. Dün gece koşu dönüşü bildiğin kömür dumanı soludum, üstüm başım hep is kokuyordu. Ağlamak istedim. Bu ve daha pekçok sebeple hayalim köye yerleşmek.
0
Amaranta ursula
(03.12.24)
İstanbul Kadıköy since 1989.

Ara ara darlandığım oluyor tabii ama seviyorum yine de. Bu cuma Kadıköy'e bir restorana gideceğim, muhtemelen arkasından Standup gösterisine giderim.
0
put it in your appropriate place
(03.12.24)
(7)

Bit pazarı

Improbable
şehrinizdeki bit pazarlarına uğruyor musunuz? benim kaç zamandır aklımda ama bir türlü gidemedim. hdd, flash disk alıp kurcalamak istiyorum, belki içinde btc falan unutulmuştur :) çok deli şeyler vardır gibime geliyor. tabi elektronik ürünlerin çalışıyor olması mucize gibi bir şey ama giden var mı?
şehrinizdeki bit pazarlarına uğruyor musunuz? benim kaç zamandır aklımda ama bir türlü gidemedim. hdd, flash disk alıp kurcalamak istiyorum, belki içinde btc falan unutulmuştur :)

çok deli şeyler vardır gibime geliyor. tabi elektronik ürünlerin çalışıyor olması mucize gibi bir şey ama giden var mı? gidip de şunu aldım çok iyi oldu dediğiniz ürünler neler?
0
Improbable
(03.12.24)
bu pazar feriköydeki bit pazarında tezgah bile açıyorum, beklerim.
0
eurhka
(03.12.24)
Feriköy bit pazarı +1

Gerçi yalan yok ben sırf gözleme yemeye gittim hiçbişi almadım. Bengikurtcebe'den influence olmuştum :(
0
kullanicadi
(03.12.24)
@eur istanbul'da olsam kesin gelirdim. pazarlık nasıl başlamalı yarı yarıya iyi midir? blöfleri yerler mi? yoksa küfür mü yeriz?
0
🌸Improbable
(03.12.24)
5-6 sene düzenli uğradım 2014 civarı izmirdekilere.

Felaket özlediğim bir ortam, çok hoşuma gidiyordu. Fakat ne beklentiyle gittiğinizin çok büyük önemi var. Benim spesifik ilgi alanlarım vardı (klasik video oyun, çizgiroman, figür, enstruman) bir defa boş döndüğüm olmadı. Çevremdeki herkes beni görüp gaza gelip bir kaç uğradılar "bu ne be çer çöp her taraf" diye hayal kırıklığına uğradılar.

Tabii o döneme göre artık daha derli toplu tezgahlarda falan sergiler ama yine market alışverişi gibi düşünmemek lazım.

Elektronik mucize olmaz baya bişey aldık onlarca insan çoğunluğu çalıştı, çalışmayanın ufak tefek hataları vardı tamir ettik. Perte çıkmış şeyler de denk geldi tabii mutlaka.

Bence bi gidip bakın erken saatte ortam hoşunuza giderse zaten tekrar tekrar çekecektir sizi.


Şunu aldım iyi olur diyeceğim şeyler anlatmayla bitmez çok kısa söylemek gerekirse bahsettiğim yıllarda koleksiyon yaptım, yakın zamanda satarak araba aldım.
0
hedep
(03.12.24)
Turkiye'de ne zaman gitsem hep hersey cok les gorundu. Sizin gibi heyecanliydim, buyuk hayal kirikligi oldu. Aranacak urunleri onden belirleyip o gozle bakmak lazim.

Yurtdisinda sade vatandas genelde fiyat konusunda kuyrugu dik tutmaya calisiyor ama makul fiyatlara da urun verenler oluyor. Ikinci el satan dukkanlarda genelde kiyafet turu seyler les, ama mesela kitapta cok iyi firsatlar olabiliyor.
0
mbond
(03.12.24)
izmirdeki bit pazarını son 5 yılda belki 10 kez değiştirdiler. o yüzden gittikçe azaldı.
0
ground
(03.12.24)
en sevdiğim şeylerden biri bit pazarı gezmektir. genelde alakasız şeyler çıkıyor karşıma. eski bir porselen takımının parçalarını topluyorum buldukça. geçen ay flower game diye bir japon kart oyunu buldum. hala çözemedim oyunu ama hediye olarak almıştım zaten. ayrıca sağlam eski kıyafetler oluyor. kıyafet alışverişi de yapıyorum. erkek arkadaşım pokemon karakter kartları almıştı. elektroniğe hiç bulaşmadım
0
mordan
(09.12.24)
(8)

Parayı vadeliye geçmek

huzurlarinizda huzursuzluk
Selam,900 bin TL para bir kısmı döviz, bir kısmı altın. Ağırlıklı altın.Bunu olduğu gibi bozup vadeliye geçmek mantıklı mı sizce?Hangi noktada vadeden dönmeli ?Teşekküröer
Selam,

900 bin TL para bir kısmı döviz, bir kısmı altın. Ağırlıklı altın.
Bunu olduğu gibi bozup vadeliye geçmek mantıklı mı sizce?

Hangi noktada vadeden dönmeli ?

Teşekküröer
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(03.12.24)
Olabilir. Ancak biraz gec kalmissiniz. Vadeden donulmesi gereken nokta TL faizlerinin dusmeye basladigi zaman. Ama yine de faizler bir anda dusmeyecek kademeli dusecek bu noktada durumu inceleyip dogru anda mevduattan cikip belki fon ya da doviz olarak degerlendirilebilir. Ancak bunu simdiden ongorsek zaten hepimiz zengin oluruz.
0
nuevo
(03.12.24)
Dövizin artması için çok bir sebep yok. Cari açık 2-3 sene önceye çok azaldı. Kimse dolar almıyor herkes tl mevduatta. Haliyle dövizin artması için bir sebep yok. Altın ise bence son bir senede çok sağlam yükseldi belki biraz daha gider ama ne kadar gider bilinmez.
0
avatar is back
(03.12.24)
Kamera şakası gibi ülke.
0
alimcgraw
(03.12.24)
vadelide bankalar oranları az veriyor internette görülen rakamlar ilk üye için oluyor geçiyorsun ertesi vadede oranı %10 düşürüyorlar.
eurobond düşünün doviz için
0
eja
(03.12.24)
Kazanan kazandi bence, faizden cikis hizli olabiliyor mu bilmiyorum ama olamiyorsa ben olsam hic girmezdim. Mevcut goruntu boyle gidecek gibi gorunse de, gecmisteki degisimleri unutmamak da fayda var. Mesela Nisan 2023 (ya da 2022 miydi?) tarihine kadar araba alan 50 bin koyup satiyordu ustune, belki 10 kisi yapti boyle ama 11. kisi partiye gec katildi, degisimleri on goremedi ve arabadan bekledigi kar hayal oldu.
0
mbond
(03.12.24)
Ben de bunu düşünüyorum birkaç gündür ama emin değilim.

Doların artış hızı biraz artsa da, bu hızla giderse 1 ay sonra 35.4 civarı oluyor

i.ibb.co

Aylık %1.77'lik bir artış yapıyor o da.

Dövizden vadeliye geçilir mi?
Döviz alış satış işlemindeki makastan dolayı hesabıma göre %2.9 luk bir kayıp oluyor. Bir aylık vadeli yapacaksak faiz getirisinin 1.77+2.9=%4.67'den fazla olması gerek. senelik %56 civarı yapıyor. böyle bir mevduat faizi yok şu an bankalarda. Birkaç aylığına vadeliye yatırılacaksa makastan kaynaklanan kaybın etkisi zamanla azalıyor tabii ki ama paranızı birkaç ay vadeliye geçirmek ister misiniz, dövizi artış hızı ne kadar daha böyle gidecek bilmiyorum.

Kur riskini de hesaba kattığınızda dövizden vadeliye geçmeye değecek bir durum olduğunu düşünmüyorum ben bu hesaba göre. DDKKM faiz oranları düşük ama al-sat makası problemi olmadığı için ve kur riskinden korunduğunuz için o düşünülebilir belki.

Peki doları bozup henüz faizler indirilmemişken şu anki yüksek faizden 2-3 ay yerine 6 ay mevduata bağlasak?
Bu senaryoyu yaşadık zaten. Negatif reel faiz oranı büyüyeceği için enflasyon yine şahlanacak. Bu durumda da ne dolar ne faiz mantıklı görünüyor. Onun yerine BIST'e yatırım yapılabilir gibi geliyor bana. Çok fena yanılıyor da olabilirim o yüzden karşı fikirlere açığım.
0
synesthesia
(03.12.24)
ing %53 veriyor.
yarısını vadeli yarısını eurobond yapabilirsin. eurobond fiyatları uygun şu anda.
0
gabe h coud
(03.12.24)
Uzun vadede asla önermem. Eğer kısa vadede (birkaç ay içinde) paranın tamamına yakınıyla bir şey almayı planlıyorsanız (örn; araba vs.) öneririm. Özellikle altınları hayati bir durum olmadığı müddetçe bozdurmayın bence.
0
subarumavisi
(03.12.24)
(11)

Parayı faizde tutmak mı dolara, altına çevirmek mi?

yetkili birine benzeyen abi
100 bin tl ile dolar alsam dolar 2 lira yükselse 6 bin tl kazanıyorum.Ama 2 tl artana kadar sürede diyelim ki 3 ay için parayı vadeliye yatırsam %42 gibi bir faizle9500 tl kazanıyorum.Hangisi mantıklı?Yoksa altın almak mı?
100 bin tl ile dolar alsam dolar 2 lira yükselse 6 bin tl kazanıyorum.
Ama 2 tl artana kadar sürede diyelim ki 3 ay için parayı vadeliye yatırsam %42 gibi bir faizle
9500 tl kazanıyorum.
Hangisi mantıklı?
Yoksa altın almak mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
şu anda vadeli
0
gabe h coud
(02.12.24)
vadeli tabii ki, dolar altının çıkacağını kim söyledi?
0
ayseee
(02.12.24)
Yatırım fonu varken altın dolar vadeli hepsi sadece Zaman kaybı. En bilinen mac fonu bile 5 yılda 30 kat yapti. Güya vadeli faizler yüksek. Yılda maksimum yüzde 50 veriyor. Bu öğretilmiş yanlışlardan hadi ihtiyarlar kurtulamıyor da gençler hala nasil parasını altına faize yatırıyor. Paranız bu kadar mı değersiz?
0
alimcgraw
(02.12.24)
@alimcgraw şu dönemde 3 ay vadeye Haydar Acun bile vadeli/ppf önerir.
MAC son 3 ayı %1,49; ortalama ppf'ler ise %12 civarı.
0
zakk
(02.12.24)
@alimcgraw bizi mi kandırıyorsun kardeşim :D
0
ayseee
(02.12.24)
Vade 3 aysa evet o zaman vadeli. Fonlar yedi sekiz Aydan sonra cosar
0
alimcgraw
(02.12.24)
Analiz, grafik falan anlamam ama ben bu saatten sonra faizde tutmazdim.
0
mbond
(02.12.24)
faizde tutmam diyen neye göre bunu diyor?

mac fonu, yatırım fonu falan bunlara hiç girmedim. genciz ama bunları biraz araştırmak, takip etmek gerekiyor. öyle bir zamanım olmadığı için bakıyorum ziraat mobil'den vadeliye 45 günde 24 bin faiz getiriyor. tamam güzel diyorum. yola devam ediyorum.

uzun vadede zararlı olabilir, belki düzenli yatırım fonu almak daha iyidir.
ama bunları iyi bir bilenden dinlemek araştırmak gerekiyor.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
Faiz inmeye başlayınca bile 50den 47ye sonra 45 diye gidecek ay ay, en az 6 ay daha 40 civarı kalır. Garanti kazanç varken risk almaya gerek yok diye düşünüyorum. Avrupa ve ABD merkez bankaları da faiz indiriyor. Döviz bir süre daha sabit kalacak gibi görünüyor.
0
sanguine
(02.12.24)
Risk almakla bu arkadaşlar neyi kastediyor çok merak ediyorum.
0
alimcgraw
(02.12.24)
Aşağıda sayacağım birkaç madde var. O konularda mevcut durumun korunacağını, farklı bir durum asla olmayacağını düşünüyorsanız, elbette ki Para piyasası fonları ve mevduat faizi en iyisi.

Maddeler de şunlar ki, birinden birinde bir durum değişikliği kıymetli maden ve dövize dayalı yatırımlarda ani bir sıçramayla çok büyük kazançlar sağlatır.

- Amerikan seçimleri bir bunak ve bir deli arasında yapıldı. Dere geçerken at değiştirilmez atasözü yok sayıldı falan derken, deli kazandı. Deli, ne yapacağı öngörülemeyen kişi demektir. Şu an düzen, ne yapacağı öngörülüp oluşturuldu. Ama her an her şey olabilir.

-Şu an düzen, trump'ın bizi çok sevdiği varsayımı üzerine kuruluyor. Adamın seçtiği, atadığı herkesin Türk düşmanı olduğu şiddetle gözardı ediliyor.

-Trump'ın, İsrailin önünü açacağını defalarca göstermesine rağmen, İsraili durduracağı sanısı üzerine kurulmuş bir senaryoya inanılıyor.

-Rus-Ukrayna savaşının biteceği ve bu bitişin bize yarayacağı öngörülüyor. Geçen bir yorumcu amca TV de savaşta yıkılan binaları bizin müteahhitler yapacak diyordu. Aynı geyik Suriye iç savaşı esnasında da vardı. Amcaya sormak isterdim, savaştan çıkmış ekonomisi çökmüş ülke müteahhide ödemeyi öpücükle mi yapacak diye. Savaşın bitişi Türkiyeyi olumsuz etkiler kanısındayım ben.

-Şu an ülke iki çok yaşlı insan tarafından yönetiliyor. Allah gecinden versin ama Hakkın vacip olması ülkeyi ekonomik kaosa sürükleyecektir.

-Bu iki büyüğümüzden birinin 'Verin misketlerimi ben oynamıyorum, gidiyorum.' demeyeceğinin garantisi var mı?

-Bir sabah kalktığımızda asla, NAAAAS denmeyeceğine kaç kişi inanıyor?

-Son bir yıldır Cary trade'e %50 ye yakın kazanç sağlandığı halde ve bu rakam Dünya ortalamasının çooook üzerinde olduğu halde niye gelen giden yok.

-Suriyede yeni bir kalkışma var. Ucunuz bize dokunmayacağına emin miyiz?

Bir erken seçim lafıdır gidiyor. Ne zaman? Bir seçim ekonomisi uygulanacaktır. Uygulanırsa yıkımı da olacaktır. Telafi süreci nasıl olacaktır?
0
Mirket
(02.12.24)
(6)

Başka bir ülkedeki emlak fiyatlarının degisimini

alimcgraw
Saint Kitts and nevis adlı bjr ülkeden ev alarak vatandaşlık başvurusu yaptım. Evleri beş yıl boyunca satamiyoruz. Beş yıl sonra zaten iki kat degerlendigi söyleniyor. Bunun doğruluğunu nasıl nereden tahmini olarak öğrenebilirim?
Saint Kitts and nevis adlı bjr ülkeden ev alarak vatandaşlık başvurusu yaptım. Evleri beş yıl boyunca satamiyoruz. Beş yıl sonra zaten iki kat degerlendigi söyleniyor. Bunun doğruluğunu nasıl nereden tahmini olarak öğrenebilirim?
0
alimcgraw
(30.11.24)
nerden teyit edebilirsin bilmiyoruml; ama buyuk meblag soz konusu oldugunda 5 yila iki katina ciktigi soyleniyor gibi bir taahutte bulunmak tam kasar esnaf soylemi adinin saint kitts investment group falan gibi sekil sukul bir isim olmasi hic farketmez. sad but true.
0
buenosdias
(30.11.24)
Mümkün değil.

Bunun doğruluğunu öğrenmen için tek yol bu parayı yatırıp görmen.bununla alakalı kritikler okuyayım desen arama yapınca sadece bunun reklamları çıkıyor.ülke indekslerine bakarakta bu konuda tam bir çıkarım yapamazsın çünkü burada satışa sunulan yerler özellikle bu iş için üretilmiş sitelerden oluşuyor ve bunlar arasından seçim yapmanız isteniyor.

Bu işin ilk örneği ispanya idi.o zaman bu yatırımı yapanlar,kimsenin gitmeyeciği lokasyonlarda dağa taşa yatırım yaptılar.2008 emlak balonunda o paralar sıfıra düştü.bugün bile bir kaç bin eurolara alabiliyorsunuz bu gayrimenkulleri.
0
duptıs
(30.11.24)
gectigimiz 5 yilda cikmistir ama onumuzdeki 5 yilda cikmaz. her seyin degeri 2 katina cikti pandemi oncesine gore.
0
antikadimag
(30.11.24)
Kesin bilgi verilemez tabii ama benim aklıma tek gelen şey internetteki ortamlardan lokallere sormak. Emlakçılık mesleği belki Türkiye seviyesinde olmasa da her yerde güven vermeyen bir meslek.
0
mbond
(30.11.24)
O ülkede iki seçenek vardı biri bağış öbürü ev. Bağış yapsan para komple gidecekti, bu şekilde en azından dolar olarak sabit kalsa bile paranı yüzde bilmemkaç düşük olarak geri almış olursun(dolar enflasyonu ne bilmiyorum şimdi)

Avrupayı falan serbestçe dolaşacağın bi pasaport için değer dedin ki başvurdun. Takma.
0
nhk ni youkosu
(01.12.24)
@nhk eyvallah. Ben sadece dolar bazında da ekstradan bir kazanç imkanı var mı onu anlamak istemiştim. İki kat bana abartı geldi ama dolar yükselirken ayrıca 400 bin dolarlık ev de 500 bin dolar edere ulaşsa mükemmel olurdu. Maalesef bu konuda bir bilgiye ulaşamıyorum. Sadece ada son yıllarda turistik bir uğrak noktası olarak gelişiyor onu biliyorum.
0
🌸alimcgraw
(01.12.24)
(9)

Market Tipi Yerlerde Kasiyerlik Yapmış Arkadaşlara Soru

norek
İnsanların satın aldığı şeyleri yargılıyor musunuz veya yargılıyor muydunuz?Yani illa fesat bi şekilde olmasa da, belki oradan bir arkadaşla "şunu aldı gördün mü lol" şeklinde ufak bi şakalaşma şeklinde falan...Ben bazen bazen biraz geriliyorum alışverişi bitirirken.Eve geçerken alakasız şekilde çok
İnsanların satın aldığı şeyleri yargılıyor musunuz veya yargılıyor muydunuz?

Yani illa fesat bi şekilde olmasa da, belki oradan bir arkadaşla "şunu aldı gördün mü lol" şeklinde ufak bi şakalaşma şeklinde falan...

Ben bazen bazen biraz geriliyorum alışverişi bitirirken.
Eve geçerken alakasız şekilde çok canım istedi, girip 8'li lolipop alıp çıkacağım mesela, başka ihtiyacım yok; yine de yanında er ya da geç ihtiyaç duyacağım ve bozulmayacak tuz, salça, meşrubat falan almaya çalışıyorum ki "ulan ayı gibi adam geldi lolipop aldı" denmesin diye yani alacağım şey arada kaynıyor gibi oluyor o zaman :D
Okuyanlarda bu durum yoksa çok takıntılı, belki hastalıklı gelecek biliyorum ama elimde değil yani 32 yaşında adamım, 8 yaşında çocuk gibi girip 40 gr cips alıp çıkmak çok tuhaf geliyor hatta bazen ister istemez kasiyer arkadaşa da minik böyle kısa small talk kisvesinde açıklamalar yapıyorum.

Benzerini yaşayan var mı ya da nasıl üstesinden gelebilirim acaba?

Teşekkürler.
0
norek
(29.11.24)
ben kasiyerlik yapmadim ama markette sirada önümde yanimda duran kisilerin neler aldiklarina bakarim. bazen hic görmedigim ürünler almis oluyorlar mesela, merak edip soruyorum :D sohbet aciliyor.
0
alice in potatoland
(29.11.24)
Ben kasiyerlik yapmadım. Fakat gözlemlediğim kadarıyla bu insanların sanıyorum bir görev tanımı yok. Aslında iş ilanlarında " kasiyer", " reyon görevlisi" vs. şeklinde belirtilse de bu insanlar temizlik de dahil her işi yapıyor ve kasada da benim gördüğüm genelde ayakta çalışıyor kasiyerler. Bu sebeple yorgunluktan kimsenin ne aldığı çok umurlarında olmuyordur. Bir an önce mesaim bitse de evime gitsem diye bekliyorlardır.
0
rock n roll
(29.11.24)
umurlarında bile değilsindir +1
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.11.24)
Ben yazın amcamın dükkanında çalışmıştım valla kimsenin umrunda değil. Yani arada çok garip şeyler de oluyor ama kimse 40 yaşında adamın lolipop çikolata almasını umursamaz. Garip dediğim şeyler şöyle şeyler mesela; çoklu alımlar. Bazen adamın biri geliyor 15-20 paket sigara alıyor. Ya da 10 tane 32li tuvalet kağıdı. Bunlar dikkat çekiyor, arkada konuşuluyor. Ya da bir Nutella bır prezervatif alsanızda kimsenin umrunda olmaz 5 paket prezervatif alırsanız o da konuşulur.
0
substituent
(29.11.24)
2-3 sene kasiyerlik yaptım marketlerde. hiç kimseyi yargılamadım. yani kendine değil evde karısına çocuğuna da almış olabilir, öyle olmasa bile zerre umurumda olmadı.
sadece bir kere şu oldu; karı koca ve çocukları alışveriş yaptılar bayağı dolu sepetle. prezervatif almışlar ben de normal her modern insan gibi kasadan geçiriyorum falan. çocuk eline alıp sallayarak ve bağırarak BABAA BU NEEE dedi (ne olduğunu bilecek yaşta değil muhtemelen yiyecek bir şey sandı. orada çok gülesim gelmişti ama adam çok utandı, gülemedim de). onun dışında dediğim gibi hiç umursamam satılsın diye konuluyor. takılmayın bence.
0
matilda
(29.11.24)
Hocam ben de vibrator falan aldin da kasadan gecirirken utaniyosun sandim. Salla ya, herkes dusmus kendi derdine. Lolipopa mi bakacaklar.

Bu arada migros ve carrefourlarda hizli kasa var. Isinizi gorur onlar.
0
brkylmz
(29.11.24)
Evime çok yakın olduğu için düzenli gittiğim bir süpermarket vardı ucuz şarap satılıyordu ondan da alıyordum. Bir gün kasiyer bana bütün bu şarapları sen mi içiyorsun diye sordu ben de evet dedim, içme bu kadar zararlı dedi. Bir daha oradan asla alkol alamadım :(
0
peki madem
(29.11.24)
Part-time kasiyerlik yaptim ama 15 sene once falandi. Acikcasi musterilerin satin aldigi urunlere dair hic bir geyik yaptigimizi hatirlamiyorum. Aklimda tek bir ani kalmis musterilerin alisverisiyle ilgili, o da cok negatif degildi.
0
mbond
(29.11.24)
7 sene once metro market'te part time kasiyerlik yaptim. dediklerin hic aklima bile gelmedi. zaten o kadar yogun ki onlari dusunmuyorsun bile. :)) oturamamak, insanlarin gulumsememesi, hos geldinize cevap vermemesi, emir kipleriyle konusmalari yaralayan durumlar oluyordu hep.
0
arakaali
(29.11.24)
(8)

Araç kamerası kullanıyor musunuz?

infinitedreams
Hangi marka/model iyidir? Araca bir kamera taktırmak şart oldu artık.Teşekkürler.
Hangi marka/model iyidir? Araca bir kamera taktırmak şart oldu artık.
Teşekkürler.
0
infinitedreams
(29.11.24)
tr gibi bir ülkede zorunlu olmalı bu kamera aslında. 70mai kullanıyorum ben.
araç dururken kaydetmek için de ekstra kablolar vs. var çok araştırdım ama bayağı teferruatlı işler. aküyü bitiriyormuş 2 gün araç çalışmasa falan diyenler var. yoksa en temizi 24 saat kayıt almak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.11.24)
360 markasının kullanıyorum çok memnunum.
0
durbidakka
(29.11.24)
Hayır ama kullanmak lazım. Bir kazada kanıt olarak sunmak için önemli
0
wd40
(29.11.24)
Yakın arkadaşımız, geçirdiği ciddi bir kazadan sonra kullanmaya başladı. Üzerine bastıra bastıra bizden de kullanmamızı istedi aslında da o hariç benim çevremde kullanan yok.
Niyetlenip bakınıyorum ama her seferinde arabanın üst paneli falan açıp sağdan soldan kabloların sıkıştırılması, tepiştirilmesi gibi detaylar canımı sıkıyor. Ayıptır söylemesi arabam yeni sayılır, biraz da düşkünüm o "açılmamış, ellenmemiş" şekilde kalmasına. Kazası falan da olmadığından öyle sıfır ayarında kalma olayını bozacakmış gibi hissediyorum o kabloların takılması aşaması.
0
norek
(29.11.24)
Kullanmıyordum ama eşim trafiğe çıkınca 70mai aldım. Avantajı hemen bağlanıp izleyebiliyorsun.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
Kesinlikle kullanılması gerekiyor.
Bir kaza sonrası aracım pert oldu, haklı olduğumu ispat edene kadar canım çıktı.
savcılık-emniyet-kasko şirketi vesaire uğraştım durdum.

Şu an ben de 70mai kullanıyorum, memnunum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.11.24)
Bu eleman detaylica incelemis ama bunu izleyince istekliligim gitti. Su an kullanmiyorum. Arkadas Garmin mini aldi, memnun, normalde dandik Asya markalarindan kullaniyordu, sirf sonradan guncellemesi bulunmuyor vs diye Garmin'e gecti.

www.youtube.com
0
mbond
(29.11.24)
Bu kameraların doğrudan çakmaklıktan güç alanları dışındakiler, arabanın garantisini bozmuyor mu? şarj edilen park sırasında da çalışan versiyonları yok mu?
0
yeninesiltupcu
(29.11.24)
(19)

en iyi black mirror bölümü

robert bosch
sizce hangisiydi?bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm. dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
sizce hangisiydi?

bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm.

dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
0
robert bosch
(28.11.24)
Çip dediğiniz noelli bölüm müydü? O güzeldi evet.

Çok popüler değil sanırım ama bu robot arılarla insanları öldürdükleri bölümü beğenmiştim ben.

Bi de san junipero'ydu sanırım ölenlerin bilincini aktardıkları sanal ada gibi yer. Mutlu sonla biten tek bölümdü (son 1-2 sezonu izlemedim). O kadar kasvetin arasında iyi gelmişti
0
nundu
(28.11.24)
Playtestmis adi.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Benim en sevdiklerim White Christmas ve şu akbilli olan Entire History Of You idi sanırım adı.
0
(28.11.24)
İzleyeli baya olduğu için bölüm isimlerini şak şak hatırlayamıyorum ama şimdi baktım nosedive bölümünü beğenmiştim. İnsanların birbirlerini puanladıkları bölüm.

Bir de shut up and dance.
0
kullanicadi
(28.11.24)
Ceza verilen kisilere 1 gunu yasatiyorlardi ama 1 sn geciyordu aslinda falan oyle birseydi, bence de cok psikopatti. Dusununce keyif kaciran cinsten bir bolumdu.
0
mbond
(28.11.24)
@mbond, hangi bölümdü o?
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Mbond'un dediğini anladım ben de, White Christmas o diye hatırlıyorum. Playtest fazla korku filmi klişesiydi ve biraz mehh bağlanmıştı çok sevmemiştim.

Bu ilk sezonda bisiklet binerek puan toplanan, siyahi abinin isyan edip en son sistemin çarklısı olduğu bölüm de iyiydi.

Bu ölen eşini robot olarak alan kadının olduğu bölüm ve insan bloklama teknolojisi olan bölümler çok popülerdi ama ben pek beğenmemiştim izlediğimde. O zaman yaşımız gençti belki şimdi izlesem severim :d
0
nundu
(28.11.24)
White Christmas ve San Junipero'yu eşit seviyorum.

White Christmas benim daha önce de kafamda düşündüğüm tarzda bir konuyu çok güzel işlediği için çok etkilenmiştim. Zaten dizinin en iyi bölümleri arasında hemen her listede bulunduğu için çok lafa gerek yok sanırım.

San Junipero ise tam aradığım tarzda bir konuydu. Ölen insanları dijital ortama upload etme konusu cidden çok iyi düşünülmüş bir şey. Bu kadar ilgi çekici bir şey nasıl daha önce düşünülmedi, neden daha sonra Upload gibi komedi dizisi dışında daha ciddi bir tonda işlenmedi bilmiyorum. Ben çok beğenmiştim.

Bu arada bu konu daha önce işlendiyse bile duymamıştım, bilen nerede işlendiğini söylerse bana da izleyecek bir şeyler çıkardı ne güzel.

Dizinin kendisini sevdiğim için Black Museum'u da sevmiştim örneğin ama Black Mirror'u hiç izlemeden onu izlesem öyle çok bayılmazdım.
0
akhenaten
(28.11.24)
white xmas
0
ala09
(28.11.24)
ben white christmasi izlememisim ya. sayenizde izleyecegim. jon hamm oynuyormus bi de.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
bu kadar cevap arasında görmeyince şaşırdım açıkçası. benim için hated in the nation kesinlikle. hikayede belli kopukluklar ve abukluklar yok değil ama "vay ananıski!" etkisi açısından bence inanılmaz bir bölümdü. babadır bizim için.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
ben 4. sezonun tamamını çok seviyorum. o sezon içinde de timsah ve metal kafa bölümleri. o 2 bölümün günümüzde veya yakın gelecekte gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüştüm. oyunculuklar da çok iyiydi.
0
jepa
(29.11.24)
Entire History of You
Nosedive
The National Anthem
0
black holes in the sky
(29.11.24)
1- entire history of you
2- white christmas
3- san junipero
0
sir gawain
(29.11.24)
@mark

Benim robot arılı dediğim oydu ya çok severim o bölümü
0
nundu
(29.11.24)
san junipero
0
tantunisultansuleyman
(29.11.24)
İlk 2 sezonun tüm bölümleri. Özellikle "White Bear."
0
auroraaurora
(29.11.24)
Fifteen Million Merits
White Christmas
Nosedive
Shut Up and Dance
USS Callister
Black Museum

favori bölümlerim :)
0
sizofren06
(29.11.24)
San Junipero
Black Museum
Nosedive
USS Callister
Arkangel
Crocodile
0
mutekebbir
(29.11.24)
(11)

Kurumsal Şirketlerde Günde Kaç Saat Çalışılıyor?

andy kaufman
Selamlar,Sorum beyaz yakalılara. Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani. Sevgiler.
Selamlar,

Sorum beyaz yakalılara.

Örneğin Turkcell, Zorlu Holding vs gibi yerlerde standart bir beyaz yakalı çalışan ( müdür falan değil) günde kaç saat çalışır. Yoksa herkes 9.00-17.00 mi çalşıyor günde 8 saat yani.

Sevgiler.
0
andy kaufman
(26.11.24)
saatler degisse de gunde 8 saat calisma 1 saat oglen arasi oluyor genellikle.

turkcell bir ara 07:30 - 16:30 calisiyordu, hala oyle midir bilmiyorum.
07:00 - 10:00 arasi istedigin saatte baslayip 9 saat sonra birakabilecegin yerler de var.
haftada 45 calisip fazla olan 5 saati izin olarak kullanabildigin bir yerde de calistim.
08:00 - 17:00 veya 08:30 - 17:30 veya 09:00 - 18:00 calisan da bir cok yer var.
0
lemmiwinks
(26.11.24)
8.00 17.30 oluyor genelde yemek 45 dk
0
a perfect lie
(26.11.24)
Benim gördüğüm bir holding örneğinde 08.00-17.00 yani sekiz saat.

Onu söylemeye geldim aslında, mevzuata göre öğle tatili mesai saatinden sayılmadığı için haftalık 45 saate eklenmiyor. Dolayısıyla bir saat öğle arasıyla dokuz saatiniz iş yerinde geçince sekiz saat mesai yapmış oluyorsunuz.
0
akhenaten
(26.11.24)
büyük sanayi şirketleri genelde 8:00-17:30 çalışıyor.
0
awlmi
(26.11.24)
siemens
08.00 - 17.00
cuma: 08.00 - 16.00
0
tabudeviren
(26.11.24)
9-17 duymadım. Genellikle 09:00-18:00 olur. Bazısı bu saatleri 1 saat geriye alır. 08:00-18:00 de olabiliyor.

Son dönemde esnek çalışmalar revaçta yani 8'de mi 9'da mı çalışmaya başlayacağına sen karar veriyorsun, akşam ona göre mesaini tamamlıyorsun. Kurumuna göre değişiyor.
0
Lethe
(26.11.24)
En son calistigim gorece kurumsal sirket 8:00-17:00 calisirken kopru calismalarindan dolayi giris ve cikisi erkene alip, biraz da sirketten yarim saat falan vermislerdi. 7:30-16:00 idi sanirim. Sonra bu saatler begenildi diye 7:30-16:30 sabitlendi.

Bir digeri 8:00-10:00 baslangic, 17:00-19:00 bitis yapiyorlardi ama sonradan turnike icinde 37,5 saat tamamladiktan sonra kismen daha esnek olundu. Tabii bu saat siniri baya mesele oldu da sonradan kabullenildi. Patronun serpme kahvalticilara basarili darbesi olarak tarihe gecti.
0
mbond
(26.11.24)
8-17 veya 9-18
0
wd40
(26.11.24)
08:30 -17:30, 1 saat öğle arası
0
mirty
(26.11.24)
Servis kullananlar için 07:30-16:30. Kullanmayanlar ve/ya ofise gelmeyenler işinin durumuna göre esnetebiliyor.
0
auroraaurora
(27.11.24)
Kurumsaldan bildiriyorum:
08:00-18:00
1 saat öğle arası

Cuma 16:00 sonra flex
0
kedidir o kedi
(28.11.24)
(1)

polonyadan turkiyeye

douglas
nasil esya gonderirim? 5 tane bavul kisisel esya ve kamyoncu oluyor diye biliyorum sadece ama baska bir cozumunuz varsa soyleyebilirsiniz. ulkeye geldim ama esyalarim kaldi acilen getirmem lazim.
nasil esya gonderirim? 5 tane bavul kisisel esya ve kamyoncu oluyor diye biliyorum sadece ama baska bir cozumunuz varsa soyleyebilirsiniz. ulkeye geldim ama esyalarim kaldi acilen getirmem lazim.
0
douglas
(26.11.24)
Polonya'nin neresiydi? Araba ve ulkeye giris hakki varsa hala arabayla getirilebilir. Tabii cok kuzeyde degilse. Kamyoncu konusunda da burada tecrubesi olanlar belki vardir tabii, birsey cikmazsa Facebook gruplarindan birseyler bulunur.
0
mbond
(26.11.24)
(2)

Çalışmda sandalyesi sorusu

tchuck
https://www.beymen.com/tr/p_kys-tasarim-ceviz-sofaline-yesil-ofis-calisma-sandalyesi_1374831?gad_source=4&gbraid=0AAAAADwoXQDistvlw4QcujBVmGMMuPlID&gclid=Cj0KCQiAgJa6BhCOARIsAMiL7V9mAcQxPaqLgpQgzK59d7tqQ3cj8v75vggI0BZ51axn83c1gHuFmfYaAq-AEALw_wcB&gclsrc=aw.ds%100 estetik kaygılarla soruyorum, salond
www.beymen.com

%100 estetik kaygılarla soruyorum, salonda kurdugum çalışma köşesi için "şık gözüken" bir çalışma sandalyesi arıyordum bu çıktı karşıma. gerçekten güzel.

ama sanırım sırt kısmı, popo kısmından bağımsız bir şekilde yatmıyor arkaya. doğru mu düşünüyorum?
ve sizce bu özelliğin olmaması gerçekten sıkıntı mıdır? ben mesela şuanki sandalyemde bu özelliği kullanıyorum, sırt kısmını neredeyse yatar pozisyona gelecek şekilde arkaya atarak çalışıyorum.
0
tchuck
(26.11.24)
Bu sandalye oturağıyla birlikte yatıyor, eğer tam yatar pozisyonda kullanıyorsanız rahatsız edebilir, yazın da terletir.
Ayrıca o sandalye o fiyat etmez.
0
durbidakka
(26.11.24)
Tamamen estetigine bakarsak, malzemesi nispeten kaliteli duruyor ancak mekanizmayla ilgili yerlerin plastik olmasi cok siritmis. Plastik yerine belki krom gibi bir malzeme olan bir ornek bulunabilirse daha iyi olur.

Bulunabilirse asagidaki tarz olabilir mesela; Tabii sifiri epey fiyatlidir.
www.marktplaats.nl
0
mbond
(26.11.24)
(7)

arabanın üzerine kedi çıkmasını engellemek

inheritance
kapalı otoparkta kedi besleyenler var sanırım. kedi(ler) arabanın üzerine çıkıyor. araba pati izlerinden kirleniyor, arabanın üzerine işemişler bir keresinde. arabayı yeni yıkatmışım, ertesi gün bakıyorum çamurlu pati izleri arabanın üzerinde. bunu engellemenin bir yolu var mı? arabanın üzerine sürü
kapalı otoparkta kedi besleyenler var sanırım. kedi(ler) arabanın üzerine çıkıyor. araba pati izlerinden kirleniyor, arabanın üzerine işemişler bir keresinde. arabayı yeni yıkatmışım, ertesi gün bakıyorum çamurlu pati izleri arabanın üzerinde.

bunu engellemenin bir yolu var mı? arabanın üzerine sürülecek ancak arabaya ve boyaya zarar vermeyecek bir madde? arabanın içinde kedi kovucu pille çalışan bir cihaz?
0
inheritance
(26.11.24)
arabanızı park ettikten sonra güzel bir kedi yatağı koyun kaputun üzerine, kedi yatağı alamayacak gibiyseniz eski bir kazakta olur. gezinmez direk gider yatarlar.
0
eja
(26.11.24)
kapalı otoparkta kedi beslenmesine engel olmaya çalışın.
çok lanet bir şey.
özellikle bu havalarda tertemiz arabanız çamur ve kedi kılı karışımı leş bir şey oluyor.
0
nuisance2
(26.11.24)
@ Titanic kemancısı+1

Kedilere dokunmayın. Hava buz, yazık orada korunaklı olurlar bir nebze.
0
rock n roll
(26.11.24)
Kedilerin sevmediği kokular varmış naftalin gibi, internetten aratıp bakabilirsiniz.
0
coner
(26.11.24)
Konuyla tam alakali degil ama brandalarla ilgili onemli bir noktaya deginmek istiyorum. Uzun sureli park durumlarinda, kedi brandanin uzerine cikar ve brandayi tirmalayip delerse, ve oradan bir sekilde su girerse, boyaya zarar verebiliyor.

Asil sorunuza donersek, belirttiginiz gibi pille calisan kovucu gibi birsey olur anca, ya da hareket algilayinca ses cikaran birsey de olabilir. Teknik olarak ne kadar mumkun bilmiyorum.
0
mbond
(26.11.24)
Kedilere dokunmayin evet, hava buz ve yagisli. Arabanin uzerini brandayla ortebilirsiniz. Ayrica evet arabanin altina bi havlu vs koyun kedi oraya yatsin. Yazik hayvanlara
0
mor oje
(26.11.24)
Brandayı tırnakları ile parçalıyorlar, zevkli geliyor hırbolara:) Boşuna branda almayın tecrübeyle sabit.

Madem otopark kapalı 2-3 tane köpek heykeli alıp arabın etrafına koyun:)
0
HellKeePer
(26.11.24)
(4)

yeni mac mini m4'ü ev ve ofiste kullanmak?

hkaan
Merhaba, bende bir macbook pro var ama artık biraz eskidi eşime devredeceğim. Yeni mac mini m4 fiyat performans açısından müthiş görünüyor. Benim hem evimde hem de iş yerimde ekran klavye fare mevcut. şu anki macbook proyu da zaten hep harici ekranla kullanıyorum.mac mini m4'ü alsam ve sabah işe göt
Merhaba, bende bir macbook pro var ama artık biraz eskidi eşime devredeceğim. Yeni mac mini m4 fiyat performans açısından müthiş görünüyor. Benim hem evimde hem de iş yerimde ekran klavye fare mevcut. şu anki macbook proyu da zaten hep harici ekranla kullanıyorum.

mac mini m4'ü alsam ve sabah işe götürsem akşam eve getirsem mantıklı olur gibi geldi, ama bazı soru işaretleri de var. Bunlarda batarya yok sanırım her gün bilgisayarı işe götürürken kapanacak yeniden mi açılacak? veya başka bir sorun olabilir mi ne dersiniz?

aynı donanımda macbook alsam muhtemelen iki katı fiyat ödeyeceğim. Yine de emin olamadım. seyahatte vs. ekransız ihtiyaç duyarsam da klavyeli ipad'im var bu yüzden ihtiyaç duymam diye düşündüm.
0
hkaan
(26.11.24)
Batarya bugune kadar yoktu, Mac Mini M4'te de yoktur sanirim, bakmadim ama olsa mutlaka duyardik. Kapansa bile kalinan yerden devam edilemiyor mu?

Mac Mini M4 almaniz durumunda ekstra power kablosunu da takmaniz gerekecek, diger elemanlar ayni pro da oldugu gibi baglanacak. Ben su an Mac Mini 2018 kullaniyorum ama cok mobilite ihtiyacim olmadigi halde, bir sonraki adimda Macbook Pro almak istiyorum, sabit olmak, kablolarin olmasi sinirimi bozmaya basladi.
0
mbond
(26.11.24)
Normalde bilgisayarı kapatmadığım için uylu moduna girip çıkıyor her seferinde kapatmak yeniden açmak nasıl olur bilemedim. Kaldığı yerden devam ediyorsa iyi.

Ben de tereddütteyim ama fiyat performans çok iyi görünüyor.
0
🌸hkaan
(26.11.24)
Batarya yok her seferinde kapayip acacaksiniz ama M serisi islemcilerde hizli aciliyor.

Ustunde calistiginiz dosyalari kaydetmeyi unutmazsaniz sorun olmaz.
0
mirafiori
(26.11.24)
mantıklı değil.
gerekirse macbook air alın ama mobilite olsun.
0
nuisance2
(26.11.24)
(4)

Araç koltuğundan su lekesi nasıl çıkar?

mikahakkinen
Araç yeni, koltuk siyah. Modeli fiorino.Koltuğa hafif su döküldü ve su izi görünüyor. Nasıl çıkarılır?Teşekkür ederim.
Araç yeni, koltuk siyah.
Modeli fiorino.

Koltuğa hafif su döküldü ve su izi görünüyor. Nasıl çıkarılır?

Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(26.11.24)
çıkartamazsınız bence siz kendi başınıza ben bi koltuk temizleyicisi bulmuştum armut com dan sanırım ya da sahibinden de olabilir
adamlar geldi profesyonel çok iyi vakum yapan koltuk yıkama makinesiyle yıkamışlar ve çıkmıştı.
ancak yıkama sonrası koltuğu 1 gün falan kullanmamak gerekiyo kuruması için.
0
rentts
(26.11.24)
Koltuk zaten koyu çok belli olmuyor. Ama o kadarda koltuk temizlemelik değil gibi.
0
🌸mikahakkinen
(26.11.24)
dümdüz su döküldüyse ıslak ama şakır şakır suları damlayan değil, sadee ıslak bir bezle leke görünmeyecek hale gelene kadar siliyorsun. ıslakken daha geniş bir bölge ıslanmış gibi gözükecek. kuruyunca leke falan kalmayacak.
0
kibritsuyu
(26.11.24)
www.hepsiburada.com

Ben linkteki urun veya muadillerini kullaniyorum. Bence temizler.
0
mbond
(26.11.24)
(1)

amerikadan far getirmek

sipsiyah
aracım için bi far takımı aldım, tr de pek olmayan bi araç bunu valize koyup getirmeye çalışacak oradaki arkadaşlar. sizce problem çıkar mı?
aracım için bi far takımı aldım, tr de pek olmayan bi araç bunu valize koyup getirmeye çalışacak oradaki arkadaşlar. sizce problem çıkar mı?
0
sipsiyah
(25.11.24)
Amerika degil ama Hollanda'dan abim bir cift far getirdi valizle, birsey diyen olmadi. Problem olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
(4)

Bulgaristan’dan ne getirilir?

takıl yani takmıyo belli
Türkiye fiyatıyla arasında bariz fiyat farkı var denilen ürünler neler
Türkiye fiyatıyla arasında bariz fiyat farkı var denilen ürünler neler
0
takıl yani takmıyo belli
(25.11.24)
şu çay; gittiğimizde çok alırdık ve asla bu kadar pahalı değildi.

www.trendyol.com
0
eja
(25.11.24)
Bulgaristan ozelinde cok bilmiyorum ama sunu belirteyim. Ayarlayabiliyorsaniz Avrupa genelinden de gideceginiz yere siparis verilebilir. Kayda deger fiyat farki oldugunu bildigim urunleri asagida listeliyorum.

- Columbia, Camper gibi Turkiye'de luks algisi olan urunler.
- Istisnalar olabilir ama parfum ve saatler.
- Turkiye'de cok yaygin olmayan cikolata markalari, Lindt, Tony's Chocolonely, Ritter Sport, Nussknacker.
- Ozellikler gorece eski arabalarin yedek parcalari, arac ici kucuk parcalar ozellikle temiz ve nispeten uygun oluyor.
- Vespa aksesuarlari, Malossi chipleri falan dahil, diger motorcu kiyafetleri de olabilir.
- Vitaminler, magnezyum falan gibi seyler.
0
mbond
(25.11.24)
Burberry montlar. Türkiyenin 3te biri avrupa fiyatları.
0
Unde bach canim
(25.11.24)
Sofyadan selamlar :) tabiki alkol, billa veya kaufland/ fantastico marketlerde cesit cesit bulabilirsiniz ancak avanti denilen shoplar var orda biraz daha ucuz oluyor, cikolata da ayni sekilde trye gore baya ucuz, avantide cikolata da var.

Zoya diye bir organik market var, gul suyu vb kozmetikten organik bakliyata her sey var. Matcha vs trye gore cok ucuz.

Zeytinyagi ozellikle billa da indirimde gorurseniz ve yeriniz varsa yapistirin, italyan markalari baya iyi.

Kiyafet vs icin de sportdepot var spor markalar icin, genel tekstil hemen hemen ayni tr ile.

Jumbo var, kocaman bir aliexpress gibi dusunebilirsiniz, yunanda baya unlu turklerde instagramda unlu etti, sofyada da var, ivir zivir alisverisi icin baya hesapli.

Bir de happy restaurantda sushi yiyin seviyorsani trye gore coook ucuz sushi.
0
tuborg yesili
(26.11.24)
(10)

İngilizcede bu kalıbın kullanılma amacı ne?

Unde bach canim
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.Angle the mirrors towards the front for a dis
The vehicle's exterior mirrors are covered by a film of mud and dust. What should the driver do?


Clean them with a cloth or tissue before starting their journey.

ntualibus Drive in the slip stream of other traffic, as this will eventually clean the mirrors.

Angle the mirrors towards the front for a distance in order to clean them.

Continue on and clean them after reaching the destination.

Burada “before starting their journey.” ifadesinde their ile aynaları mı ifade ediyor ve neden böyle bir ifade var, basitçe yola koyulmadan önce diyip geçmiyor da böyle bir bağlam kuruyor?
0
Unde bach canim
(25.11.24)
Sürücülerden bahsediyor

Aracın dış aynaları çamurlandıysa sürücüler ne yapmalı?

İlk şıkta da "Bir mendil veya kumaşla yolculuk öncesinde onları (aynaları) temizlemeliler" diyor.

Before their journey derkenki their sürücüleri ifade ediyor.

Özel bir nedeni yok, basitçe ifade edilmiş aslında. Siz Türkçe kullanıma göre kıyaslamayın. Her dilin alışılageldik günlük ifade biçimi farklı. Evrensel bir "basitçe ifade etme" yolu yok. Bütün diller diğer dillere absürt ve anlaşılmaz gelen kullanımlarla dolu. İnsanlar bir şeyleri belli şekillerde ifade etmeye eğilimli.
0
akhenaten
(25.11.24)
Sürücüler yok, the driver diyor tek sürücü var. Sürücünün cinsiyetini bilmediğimiz için they pronounu kullanılmış. Çoğul ifade değil burada yani tek kişiden bahsediyor.
0
nundu
(25.11.24)
his/her de kullanabilirdi, onun yerine their demiş.
0
kimlanbu
(25.11.24)
nundu'nun yazdığı doğru ama ben de anlamadım.
"your" dese bence mana tartışmasız ifade ediliyor,
ve burada bir kullanım kalıbı var bence de.
Clean them ile muhataba konuşuluyor. Sonra your ile devam edilse yine muhataba konuşarak devam etmiş olurdu:

"Clean them with a cloth or tissue before starting YOUR journey."
yada
"THEY SHOULD clean them with a cloth or tissue before starting their journey."

Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var.
0
WithWorth
(25.11.24)
sürücünün (driver) cinsiyeti belli olmadigindan their kullanilmis. erkek oldugu belli olsaydi his, kadin oldugu belli olsaydi her kullanilirdi. Their yerine his/her kullanmak da mümkün burada, ama their daha makul.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Ama başı farklı sonu ayrı muhatab olmuş, bir durum var. +1

Grammar olarak bana hala "their = mirrors" gibi geliyor. Diger turlu manasiz gorunuyor. Ayrica talimat verildiginden you/your kullanimindan ozellikle kacinilmis diye dusundum. Bence anlatim bozuklugu var. "... before starting the journey." deseymis gayet normal olurmus.
0
mbond
(25.11.24)
mbond anlatim bozuklugu yok, "their"in burada kullanimi 100% dogru.

Q: What should the driver do?

A: Clean them with a cloth or tissue before starting their (driver's) journey.
0
kimi raikkonen
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi.
0
mbond
(25.11.24)
Sorudaki tekillik çoğulluk durumunu çok önemsemeyip doğrudan türkçeye uygun bir çeviri kullanmıştım ancak esas problem oymuş sanırım :D

Bu bağlamda;

@withworth "your" kullanılamaz, çünkü hatalı olur.

Soruda 3. kişiden bahsedilmiş, üçüncü kişi "herhangi birisi" olarak kullanıldığında veya bilinçli olarak bu kişiye cinsiyet tayin edilmek istenmediğinde ona 3. çoğul kişi sözcükleri kullanarak hitap ediliyor. Bu alışılageldik, standart kullanım tarzı. Eğer soruda 2. kişiye hitap edilmiş olsaydı, your kullanılmalıydı.

Örneğin "what should you do (as the driver)" denseydi.

Ancak burada soruda "the driver" herhangi bir driver. 3. Bir kişi. The ile birlikte kullanılması şahsın belirsizliğini etkilemiyor. Biz böyle durumlarda genelde Türkçe'de ya şoförler diye çoğul kullanıyoruz ya da aracın soförü diye tamlama içinde belirtiyoruz.
0
akhenaten
(25.11.24)
Evet cumleye cok odaklanmisim, soruyu da dikkate alinca mantikli bir hal aldi. +1
0
WithWorth
(25.11.24)
(11)

ev kiraya verirken dikkat edilecek şeyler neler olmalı

ayseee
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeye
sözleşmeye bazı maddeler ekletmeyi düşünüyorum bir önceki kiracıdan tecbüreye dayarak ama unuttuğum şunuda ekle dediğiniz bir madde olabilir mi?

- depozito evden çıkarken ödenecektir. depozito ödenen miktar kadar geri dönecektir, kabul etmeyen param değer kaybeder diyen kiracı doviz'le depozito ödeyebilir.

- tahliye taahhütnamesi

- evde köpek istenmiyor

- 3 kişiden fazla aile ve yabancı istenmiyor.

- evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor.

- yıllık zam oranı tüfe'ye göre belirlenecek.

- kiranin odenmemesi durumunda acilacak tum dava ve avukatlik giderlerinin kiraci tarafindan hicbir itiraz olmadan karsilanacagi ve tahliyeyi pesinen kabul eder maddesi.

var mı aklınıza gelen farklı bir madde?
0
ayseee
(25.11.24)
Son maddede tahliye ile ilgili ekstra vurgu yapilmis ama yasal olarak bir anlami olacagini sanmiyorum.

Polis ve avukat olmama niteligini sozlesmede belirtmeye gerek var mi? Kiralayan size yalan soyleyip sonradan avukat oldugu ortaya cikarsa mi bu madde devreye girecek mesela? Yaptirimi ne olacak?

Bonus:
sebeder.org
0
mbond
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi imzalatabilirsiniz onun dışında yukarıda yazdıklarınızın hiçbir önemi yok. siz sözleşmeye ne eklerseniz ekleyin kanunda yazanlar geçerlidir. "polis ve avukat istenmiyor." maddesinden başınız bile ağrıyabilir. kafayı takmış bir avukata bakar. şu an moda olan uyap ve findeks belgesi istemek fakat bunu da kiracı vermek istemezse yapabileceğiniz bir şey yok.

çok korkuyorsanız evinizi kiraya vermemelisiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.11.24)
Ev kira konusunda tek bildigim sey var oda kiracinin zamani gelince sikinti cikarmadan evden cikmasini saglayacak bir maddedir.

Cunku cevremde evden cikmayip davalik olan senelerce kafasina gore takilan insanlar gordum sahsen ev sahibi olmakta kiraci olmakta ayri bir sikinti
0
Zetnikov
(25.11.24)
polis ve avukat mevzusunu emlakçıya sözle ileteceğim ki eve bakmaya dahi getirmesin.
0
🌸ayseee
(25.11.24)
tahliye taahhütnamesi yeterli onu da karı koca olarak imzalamaları gerekiyor yoksa oda geçersiz.
tüfe zaten olması gereken.
diğer maddeler saçmalığın daniskası.
0
jamswety
(25.11.24)
son 3 aylık maaş bordrosu da şart bence. mesleğiyle ilgili yalan söylememsi için.

maaşlı çalışan harici evine kimseyi sokma. yok mobilyacı yok şarküteri bilmem ne esnaf falan filan hayatta kira ödemezler. çok uğraştırırlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.11.24)
Siz bana şimdi 50 bin verin iki sene sonra 50 bin alın mesela. Babamın çocuğu olsanız bile belki kabul edersiniz.

Hakkını korumak ile karşı tarafı salak yerine koymak farklı şeyler. Maaşlı mümkünse bildiğiniz insanlara vermeye çalışın ve tahliye taahhütnamesi alın.
Ödemez, gürültü yapar, eve başkasını doldurursa yasal hakkınız zaten açar dava kazanır tüm giderini de karşı taraftan tahsil edersiniz bunlar için ayrıca imza almanın mantığı yok.
0
cilekli pasta
(25.11.24)
apartman aidatı varsa kiracının ödeme yükümlülüğü olduğunu ekleyebilirsin
0
eja
(25.11.24)
Ben hem kiracı hem de ev sahibi olarak yazıyorum bunları iki tarafı da gözeterek. Daha önce de birkaç postta yazım ailemde gayrimenkul sektöründe de çok insan var onlarla da iş yaptığımda edindiğim deneyimi paylaşmak isterim.

Hatta kiracımızı ev diye tutup iş yeri olarak kullandığı için tahliye etmek için uğraşıyoruz o süreci de anlatayım.

Kanunen bu istediklerinizin birçoğu sözleşmede yazsa bile geçersiz kalabilir. Ben avukat değilim yanlış yönlendirmeyeyim o yüzden bir avukata danışın.

-Depozito evden çıkarken ödenir doğru. Ama depozito ödenen miktar kadar geri ödenecektir konusu tartışmalı. Bu konuyla ilgili yargıtay kararları var, depozito kira bedeli olarak alınıyor. Kira bedeli olarak geri ödeniyor.
www.hukukihaber.net

Bir de aslında depozitonun vadeli mevduata ödenmesi gibi düzenlemeler var:
www.ensonhaber.com

ama aranızdaki bu yönde bir anlaşma ne kadar geçerli olur onu bir avukat söyler. Yine de kiracıdan bir şeyler beklerken bizim de ev sahibi olarak ne kadar uyduğumuzu düşünmemiz lazım.

-Tahliye taahhütnamesi konusuna ben olsam iyi niyet göstermek adına şunu eklerdim, "kira ödenmediği ya da anlaşılan zam oranında ödenmediği takdirde geçerlidir". Sonuçta bunun maksadı kira ödenmediğinde kullanmak, yani teoride öyle. Öbür türlü kiracının üstünde bir tehdit gibi duruyor sürekli ve açıkcası ben öyle evi tutmazdım. Tutmam da:) Sizin pazarlık gücünüz varsa kiracının da var. Hatta kiracının daha fazla ev seçeneği var.

-Evcil hayvan konusuna hiçbir şekilde karışma hakkınız yok kanunen.

-3 kişiden fazla aile konusu da tartışmalı ve geçerliliği olur mu? Teknik olarak evin kullanım hakkını veriyorsunuz. Ve kiracı evdeyken siz eve giremezsiniz bile kiracının izni olmadan (evi satılığa çıkartmışsınızdır, müşteriye göstereceksinizdir onda bile eve giderken izin alıyorsunuz). 3 kişilik aile geldi sonra çocukları oldu ne yapacaksınız? Kayınvalidesi hastalandı yanına aldı? Bekar biri tuttu yabancıyla evlendi? Ya da misafirim dedi. Bir de ayrımcılık kapsamındadır bu para cezasına kadar yolu var.

-Evde ve apartman içinde gürültü istenmiyor, bu zaten genel geçer bir kural. Bu da manasız bir madde. Bir de neye göre kime göre gürültü? Ben komşusuyla "çok öksürüyorsun" diye kavga eden insan duydum:D

-Ben size gerçekci bir yerden geleceğim, bu yıl tüfeye göre zam yapan ev sahiplerinin zorlanacağını düşünüyorum. Çünkü kimse maaşına öyle bir zam almayacak ve o kiralar aksamaya başlayacak. Ve ev sahipleri de uğraşacak. İşi mahkemeye götürseniz bile uzun sürecek bir de mahkemeye gittiği için kira ödemeleri iyice aksak bir halde olacak. Siz sonunda kazansanız bile aylarca zarar edeceksiniz.

Ha bir de şu var, siz sözleşmeye tüfe yazdınız. Devlet de geçen sene yaptığı gibi dedi ki %25 sınırı koydum. Çünkü geçen yıl TUİK'in sitesinde şu yazıyordu:

Tüfe %XX altında not: Konut kira artışları için TÜFE %25 olarak hesaplanacaktır.

Şimdi kanunen devletin istatistik kurumu diyor ki konutta tüfe bu. Kiracı da diyor ki sözleşmede tüfe yazıyor, devlet de konut tüfesi %25 diyor ben sözleşmeye göre zam yaptım. Yani kendinizi korumaya alırken zarar da etme riski var. Ben kendi adıma kendi sözleşmeme öngördüğüm bir enflasyon oranı var ona dair bir oranı net yazmayı düşünüyorum. Ama mülk sizin.

-bu zaten makul bir madde. Ama bunun süresini net belirlemek lazım. Dünyanın binbir türlü hali var, geçici işsizlik vb... Bir buffer koymak lazım. 3 ay ödenmedi vb gibi.


açıkcası naçizane yorumum kiracıyla her zaman ortak bir zeminde buluşmak maddi olarak da daha karlı oluyor.

Bu kadar sert maddeler genelde eve bakmaya geleni kaçırır.

Kiracı daha hızlı ev bulabiliyor ama ev sahibi o kadar hızlı kiracı bulamayabiliyor bu kadar keskin çizgiler çizdiğinde. Ben kendim ev bakarken bu tarz taleplerle gelen ev sahiplerine cevap bile vermeden teşekkürler deyip kapattım telefonu:)

Ev sahibi olarak da şunu düşünüyorum, evin boş kaldığı her an bana zarar.

Ya da görece az ödeyen ama tıkır tıkır sorunsuz ödeyen bir kiracıyı, yüksek anlaştığım ama sorunlu ödeme yapan bir kiracıya tercih ederim.

Kiracıyla mahkeme yoluna gitmek en az 1 senelik bir serüven. Kendi deneyimimizden biliyorum neredeyse 2 yıl olacak ilk tebligatlaşma ve sürecin başlaması.

Ben kiracı-ev sahibi ilişkilerinde zıtlaşıp da karlı çıkana çok rastlamadım. Siz de yaşamışsınız, hep bir maddi kayıp oluyor.

O yüzden orta yol bulmak, iki tarafın da benimseyeceği bir sözleşme hazırlamak en makulu.

Ama mülk sizin, ben sadece kendisi de kiracı olan ama kendi mülkünde de kiracı olan biri olarak yorumumu paylaştım.

Bu arada yukarda maaş bordrosu isteyin vb gibi şeyler yazılmış. KVKK diye bir şey var aman diyeyim:)
0
anten
(25.11.24)
Sözleşmeye istediğinizi yazın. 12 + 5 sene kiracı istemezse, evden zor çıkartırsınız. İşe en yarar belge tahliye taahhütnamesi. Onunda pek çok kriteri var. Yasa, tamamen kiracıdan yana.

2025 çok sıkıntılı bir yıl olacak. Kiracınız bir anda işsiz kalabilir. Kirayı ödemese bile 4-5 sene uğraşırsınız.

İmkanınız varsa, paraya çok ihtiyacınız yoksa, evinizi kiraya vermeyin!

Para mutlaka lazım diyorsanız, kiracıyı çok iyi araştırın. Sözleşmeyi 4-5 bin tl para verip, iyi bir avukat ile hazırlayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.24)
-depozito...: 'Bir kira bedeli olarak alınacak ve tahliye anındaki bir kira bedeli olarak ödenecektir.' denmesi şık olur.

- evde köpek.. : Apartman yönetim planında ne yazıyorsa o. ve konu yöneticiyle kiracı arasında . Sen karışamazsın.

-3 kişi..: Karışamazsın. Boşuna yazma.

-evde gürültü.. : Çok saçma bi madde

- yıllık zam oranı: Kanun ne diyorsa o. Bir şey yazmaya gerek yok.

- kiranın ödenmeme durumu: yazılması çok saçma olur ve gereksiz

- meslek ayrımcılığı konusu, yazmayın ve emlakçıya da söylemeyin. Ayrımcılık suçtur. Başınız belaya girer.

- Şartlı bir tahliye taahhütnamesi önerilmiş. Olmaz o.
0
Mirket
(25.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(11)

Dağcı ayakkabısı gibi görünmeyen su geçirmez günlük ayakkabı

ekmek
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
Nike pegasus gore-tex serisi hariç böyle ayakkabı bulamadım onlarda çok sportif kalıyor. önerilere açığım
0
ekmek
(25.11.24)
www.skechers.com.tr

henüz suya girmedim ama ben bunu çok beğendim.
0
kibritsuyu
(25.11.24)
Benim şundanım var. Çok memnunum da senin kıstaslara uyuyor mu bilemedim.

www.columbia.com.tr
0
Mirket
(25.11.24)
columbiaya bak+1
0
ala09
(25.11.24)
Columbia modelleri bana burada bahsi geçen dağcı ayakkabısı gibi geliyor. Ecco veya Timberland olabilir, Clarks da olur bulunabilirse.
0
mbond
(25.11.24)
Camper'ın goretex membranlı modelleri mevcut. Fiyatları bence aşırı pahalı, bir de tasarımların çoğu oldukça zirzop ama size uyabilir.
0
10551037
(25.11.24)
Keen Anchorage III
0
wallcan
(25.11.24)
asics trabuco veya sonoma
0
my fault
(25.11.24)
Asolo'nun ayakkabıları konforlu epey. Kutupayısı sitesinde var
0
bumbum
(25.11.24)
camper goretex almistim. cok saglam, asla su gecirmiyor falan; ama cok sert ve konforsuz bir ayakkabi bence.
0
buenosdias
(25.11.24)
clarks ın modellerine de bakabilirsin.
0
lüzumsuz adam
(25.11.24)
iki sezon sonbahar kış yürüyüşlerde şunu kullandım, hiç su geçirmedi, deformasyon da olmadı ama bu sene ilginç şekilde su almaya başladı, normal mesh ayakkabı gibi oldu. üstten su alıyor.
www.hepsiburada.com
0
engelbert humperdinck
(25.11.24)
(4)

Balkan turu kredi kartı ve nakit euro yeterli mi?

chicha_v2
5 ülke gezeceğiz her ülkenin parasıyla uğraşmak istemiyorum.Nakit euro alırım yanıma kredi kartım da lokal para birimini çeksin çevirsin komisyon sorun değil.Sıkıntı yaşar mıyız? Teşekkürler.
5 ülke gezeceğiz her ülkenin parasıyla uğraşmak istemiyorum.

Nakit euro alırım yanıma kredi kartım da lokal para birimini çeksin çevirsin komisyon sorun değil.

Sıkıntı yaşar mıyız? Teşekkürler.
0
chicha_v2
(24.11.24)
acenteli, şehir merkezinde max 1-2 saat serbest zaman geçirilen turlardan bahsediyorsak yeter. şehirleri didik didik gezeceğiniz bir gezide lokal paraya ihtiyacını olur mutlaka.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.11.24)
10 gün 6 ülke 24 şehir gezmiş biri olarak söylüyorum. Euro ve kredi kartı yeterli. Yerel para birimlerine girmemenizi öneririm. Kredi kartından ekstreyi euro yu açtırmayı unutmayın. bu arada (bkz: mobimatter )den paket almayı unutmayın.
0
paudi
(24.11.24)
Bence siz gene nakit euro alın, hatta özellikle ufak paralardan da olsun, 5, 10, 20'luk banknotlar, olmayacak yerde ihtiyaç olur, en kötü euro verirsiniz. Arnavutluk'ta kiralık araç teslim etmek üzereydik, dar vakit, bir kaç benzinciye gittik, geçmiyor. Kartla ödenebilecek bir yer zor bulduk.
0
mbond
(25.11.24)
nakit euro ve kart yeterli olur.
kartınız troy ise discovery altyapılı değilse her pos cihazında geçmeyebilir yurtdışında. bu sebeple mastercard veya visa altyapılı bir kart da bulunsun yanınızda.

diğer yandan sırbistan'da çoğu yerde euro geçmez. kendi paralarını tercih ediyorlar nakitte.
0
ezkaza
(25.11.24)
(5)

online kıyafet satmak isteseniz

benibulmanlazim
ne satmak isterdiniz. kime hitap etmeli. ya da spesifik olarak hangi ürünleri düşünürdünüz.
ne satmak isterdiniz. kime hitap etmeli. ya da spesifik olarak hangi ürünleri düşünürdünüz.
0
benibulmanlazim
(24.11.24)
Büyük battal bedende büyük pazar ve kar marjı var. Onun dışında çok zor bir sektör. Rekabet çok değişim ve iade aşırı. Büyük beden sweat eşofman altı mont tsort basic modeller satmak lazım
0
alimcgraw
(24.11.24)
Spor ürünler.

Ikinci el shirt, ikinci el spor ayyakibilar. Ben mesela hâlâ kuzenin yolladigi shirt ve spor pabuçlari giyerim, yenisini almam.

Spor giyim tr'de her zaman çok gereksiz pahali olmustur.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
Kıyafetle uğraşmam takı satarım

Takının iadesi daha az olur
Kıyafetin her bedene uyması zor, çok uğraştırır

Takının depolaması, kargosu daha kolay
0
grimavi
(24.11.24)
Doğallık takıntısı olanlara (olumsuz anlamda söylemiyorum) yüksek kalite, görece yüksek fiyat ürünler satmak isterim. Mesela %100 merino yünü çocuk/bebek montları, belki barefoot tarzı ayakkabılar, ağırlıklı olarak yün, pamuk vs bilinen materyalleri kullanan ürünlere yoğunlaşırım.
0
mbond
(24.11.24)
Eminönü'nden hazır takı alıp satanlar aldıkları fiyatın 6 katına falan satıyorlar. ve yine hala ucuz oluyor. boşverin kıyafeti
0
co2s2
(24.11.24)
(3)

Duşakabinler neden pahalı ?

Chips
Şu an mika denilen duşakabin var banyomda. 1 metre duvardan duvara cam duşakabin sordum ve en az 5000 tl fiyat çektiler. 1000 tl işçilik olsa 2m2 cam ve rayı filan nasıl 4000 tl oluyor anlamadım.Evet her şey pahalı ama bu biraz abartılı geldi.
Şu an mika denilen duşakabin var banyomda. 1 metre duvardan duvara cam duşakabin sordum ve en az 5000 tl fiyat çektiler. 1000 tl işçilik olsa 2m2 cam ve rayı filan nasıl 4000 tl oluyor anlamadım.

Evet her şey pahalı ama bu biraz abartılı geldi.
0
Chips
(22.11.24)
Şu an tam rakamları bilmiyorum ama bu tür yerinde verilen servis hizmetlerinde, belki sadece oraya gelip, durum tespiti yapmak bile atıyorum 2000 TL tutuyordur. Bu işin piyasasını bilmiyorum ama 5000 TL ufak da olsa evde yapılacak bir tadilat için çok uçuk gelmedi. İşçilik zaten kesinlikle 1000 TL'den fazladır.
0
mbond
(22.11.24)
Nisan 2023 de 90×90cm çeyrek daire duşakabin, teknesiz, otel sitili zemin üzerine, 180cm yükseklikte malzeme için 2250 TL, işçilik için de, 1000 TL ödemiştim, Antalyada.


Mayıs 2022 de İstanbulda 100*100cm teknesiz kabin, 200cm yükseklik duşakabin için de 2500 Lira ödedim.

Bu fiyatlara duşakabin sökme, tekne kaldırma, fayansı kırıp tesisatı gideri döşeme, yeniden fayans döşeme, duşakabin montaj vs dahil.

İşçilik aha fazla tutar kırma işi olursa, neticede senin yapmadığını onlar yapıyor.

Not: Usta spor.
0
mahsus mahal
(23.11.24)
nerede 1000 lira işçilik, biz 2250 verdik. 2500 idi de duşakabini kardeşim söktüğü için 250 lirayı kesti ustamız sağolsun... bize toplamda 7500 liraya patladı duşakabini ve teknesiyle.
0
suyin
(23.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.