Giriş
(11)

Araba marka model yükseltme?

i-pek
Merhaba arabam 2015 polo 80 bin kmde otomatik vites. Hiçbir sorunu yok ve çok rahat kullanıyorum minik olduğu için. Çevremden gelen yükselt ısrarları nedeniyle soruyorum, artık yavaş yavaş sorun çıkarmaya başlayacak mı? Butce olarak 1 m ayıracak olsam ne tavsiye edersiniz? Açıkçası tekrar polo almak
Merhaba arabam 2015 polo 80 bin kmde otomatik vites. Hiçbir sorunu yok ve çok rahat kullanıyorum minik olduğu için. Çevremden gelen yükselt ısrarları nedeniyle soruyorum, artık yavaş yavaş sorun çıkarmaya başlayacak mı? Butce olarak 1 m ayıracak olsam ne tavsiye edersiniz? Açıkçası tekrar polo almak isteyebilirim. Sorunsuz arabanın aynısinin daha yenisini almak biraz saçma mi? Ya da başka minik tavsiyesi olabilir. Teşekkürler.
0
i-pek
(03.10.24)
Normalde mühendisler benzinli/dizel motorları 300.000-500.000 km arasında sorunsuz bir şekilde hayatına devam edecek şekilde üretiyorlar ama bizim insanımız 100.000'e yaklaşınca bi ikircikleniyor huylanıyor, üst segment motorlar 1.000.000 km bile yapıyor, arabandan memnunsan aynen devam et Polo gibi marketi yüksek bir arabayı her km'de her türlü satarsın değer kaybı olmadan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.10.24)
Pardon bütçe olarak mevcut araç üstüne 1m. Piyasası 800 k civariymis bendekinin de.
0
🌸i-pek
(03.10.24)
Son iki arabamı 50000 olmadan satıp sıfır aldım. Sonuncusunu geçen ay aldım artık durumum elverdikçe hep aynısını yapmayı düşünüyorum eğer imkan varsa sıfırlayın bence.
0
spacevan
(03.10.24)
Aynı marka modeli mi yükseltiyorsunuz siz de?
0
🌸i-pek
(03.10.24)
2015 arabayi upgrade etmek normal. Ister polo ister baska bir sey olsun mantikli. Bakim ucreti artip arizalar ve muayene ucretleri devreye girmesindense, butce de varsa cok mantikli. Polo da mantikli butceniz yetiyorsa.
0
mor oje
(03.10.24)
Ben olsam yatirimlik 1+1 ev alirim. Tam zamani.
0
halk
(04.10.24)
120 bin araçların ağır bakım sürecidir. değiştirilme zamanı gelmiş.
0
mikahakkinen
(04.10.24)
800 bine gidiyorsa o yastaki araba cok iyiymis. Gerekli gormuyorsaniz cevreye cok kulak asmaya gerek yok bence. Benzinli Polo ise 150 bin km sonrasi artik can sikmaya baslamasi surpriz olmaz, cok iyi bakildiysa farkli da ilerleyebilir. Tabii bu kilometreler sizin icin cok uzaklarda.

Kalecinin kilometre orneklerine cok katilamiyorum. Polo icin surpriz olmazsa 200 bin km sonrasi uzucu olabilir diye dusunuyorum.
0
mbond
(04.10.24)
Evet benzinli. Üstüne 500 k koyarak 2023 2024 alınabiliyor anladığım kadarıyla. Sıfırı ne durumda bilmiyorum.
0
🌸i-pek
(04.10.24)
Acikcasi bu kadar fark vererek modeli bu denli yukseltebilmek aslinda bana firsat gibi gorunuyor. Sifira yakin arabalar gorece uyguna bulunabiliyorsa, garantisi varsa, gecmisi temizse alinabilir. Saniyorum son yillardaki gelismeler sonrasi fiyatlarda boyle bir dengesizlik olustu. Sifira yakinlar iyi fiyatlara alinabiliyorken, yaslandikca fiyat dususu iyice yavasliyor anlasilan.
0
mbond
(04.10.24)
Ben arabaya harcanan parayı gereksiz görüyorum bizim milletimizde var bu. Dalga konusu bile oluyor. Benim aracımın biri 380bin diğeri de 326bin kmde. Araca vereceğiniz parayla yatırım yapın sonra daha iyisini alırsınız.
0
mirty
(04.10.24)
(8)

Hammadde bitince ne olacak

the sound and the fury
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı i
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı için kaynaklar tükenmiyor mu
0
the sound and the fury
(03.10.24)
Ya simdi derler ki ama iste ek kaynaklar bulundu, sondaj teknolojisi gelisti falan filan. Butun bunlar olabilir ama sirf propagandasi yapiliyor diye islerin o yonde ilerleyeceginin garantisi yok. Zaten tamamen hakli da olsalar, kaynaklarin yeniden kullanimiyla ilgili cesitli calismalar var. Petrol ihtiyaci da elektrikli araclarla azaltilacak, yani oyle olacagi iddia ediliyor.

Bu arada ilk cumlemi suna istinaden yazmistim; 90'larda okullarda soylenen seylere gore petrolun coktan bitmis olmasi falan gerekiyordu.
0
mbond
(03.10.24)
su dışında diğer kaynaklar için endişe edilecek durum çok uzakta bence.
teknoloji geliştikçe yeni materyaller de üretiliyor. yeni teknikler ile madenlerden daha fazla verim alınıyor ya da yeni cevherler keşfediliyor.

90'lardaki petrol bitecek geyiği bildiğim kadarıyla yalan değildi. o zamanın teknolojisi ve finansal imkanları ile elverişli olan kaynaklar azdı ve muhtemelen onlar tükendi. ancak yeni yöntemler, yeni kaynaklar bulundu ya da çıkarma maliyetleri düştü. şimdiki kaynaklar da belki 50 yıl sonra bitecek ancak o zamana dek yeni kaynaklar bulunabilir.

su'ya girmiyorum. o ciddi ciddi endişe etmemiz gereken bir şey. para olmadan su içilmiyor ülkemizde ve ciddi bir para ayırmaya başladık gün be gün.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
Eskiden kocaman tarlada az miktarda domates üretilebiliyordu. Şimdi küçücük serada çok fazla domates üretiliyor.
Eskiden petrol herşeydi. Şimdi yenilenebilir enerji kaynakları teknolojisi hızla gelişiyor.
Deniz suyunu arıtıp kullanan ülkeler var.

Yani teknolojideki ilerleme sorunu çözecek.

Ancak şöyle olacak. Dünya aşırı hızla çölleşecek. İnsanların çok büyük bölümü şu an Afrika'da örneği görüldüğü üzere hızla sefalete ve açlığa kurban gidecek.
Diğer insanlardan zenginlikle ayrışmış mutlu azınlıklar mutlu mesut yaşamaya devam edecek.
0
Mirket
(03.10.24)
@mirket sadece insanlar değil hayvan nesilleri de risk altında. Çoğunun nesli tükenecek o halde.
0
🌸the sound and the fury
(03.10.24)
Dünyanın %70'i su onun da %97'si tuzlu su, tuzlu suyun filtrelemesini pratik hale getirip su sıkıntısını aşabilirler, bu süreçte tabii deniz hayatı biraz sekteye uğrar dünyadaki oksijenin büyük bir kısmını üreten Algler ufak ufak ölür ama o zamana kadar zaten insanlık onun da çözümünü bulacak kadar ilerler bilimsel anlamda. Enerji için de nükleer enerji gibi olabilecek en temiz ve neredeyse "yoktan" enerji üreten enerji kaynağı var, nükleer enerjide stabil üretimi olan Fransa gibi ülkeler enerjinin kralı olur, gerçi önceden petrolde Araplara muhtaçtı dünya ama nükleer enerji üretimi çok daha basit ama coğrafya olarak böyle santraller kurması riskli olan Türkiye gibi Japonya gibi ülkeler ne yapar bilemem yine birilerine muhtaç kalırız ya da santral kurup çalıştırmayı beceremeyip patlatarak dünyanın içinden geçeriz :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.10.24)
Sürekli olarak yokluk, kıtlık haberlerinin ardındaki ana kaynağa bakmak gerekiyor.
İleride yapılması küresel planlar için arada bir çıkan haberler sadece.
Dünyanın sanılandan daha zengin kaynaklara sahip olduğunu düşünüyorum.
Afrika bile hala fakirse batının yıllar yılı sömürmesiyle fakir. Oysa toprağı ve yeraltı kaynakları oldukça zengin bir yer.

2025te de uzayda bir şeylerin olması söz konusu. Belki de uzaylılar gelecek (!) Plan bu yönde.
Küresel bir vicdan, ortak bir farkındalık, ortak savunma gücü için böyle haberler gerekli.
Singularity kavramını iyi anlamak lazım.

Hammadde bitmeyecek. Sadece yapay krizler yapay kıtlıklar oluşturulacak.
Covid döneminde olanları unutmamak lazım .
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
Adapte olunabilecek noktaya kadar adapte olunacak; bu tabi ki ölümlerin artması vb. demek. Ancak adapte olamayacağımız bir nokta gelirse de kökümüz kuruyacak işte. İnsanlık tarihinde buna benzer dönemler ve yok olmanın eşiğinden döndüğümüz zamanlar var. Bir kaynak direkt olarak tükenmese de ona erişimin zor ya da imkansız hale gelmesi (Mesela iklim değişimi nedeniyle güneşten yeterince faydalanamamaız bu arada da her yerin buzullarla kaplanması) bu bağlamda düşünülebilir.
0
salihdt
(04.10.24)
kesfedilmeyen hammadde, kesfedilen hammededen cok daha fazla oldugu icin oyna dewamke. 30 sene once araplarin petrolu 30 sene icerisinde bitecek deniyordu, adamlar her zamankinden daha zengin su anda:D
0
baldur2
(04.10.24)
(2)

Findik, Giresun, Organik

buf-e kür
Yeni sezonun findigindan almak istiyorum. Zaten on kilo almayacagim, ciddi ciddi organik tarim yapan ve yüksek kalitede ürünü olan bir üreticiden almak istiyorum. Yurt ici kargolamasi yeterli. Onerileriniz var mi?
Yeni sezonun findigindan almak istiyorum. Zaten on kilo almayacagim, ciddi ciddi organik tarim yapan ve yüksek kalitede ürünü olan bir üreticiden almak istiyorum. Yurt ici kargolamasi yeterli. Onerileriniz var mi?
0
buf-e kür
(03.10.24)
Bir Giresun'lu olarak dusundum dusundum bulamadim. Organik sertifikasi olan bir yer bildigim kadariyla yok. Olsa da ne kadar guvenilir bilmiyorum. Organik ozelligi disindakileri saglayan Patar var mesela, internetten de satislari var.

Organik findik olarak Happy Village(Izmir firmasi olmali) satiyor ama onlarinki sanirim Zonguldak findigi. Bunda organiklik var ama kaliteden supheliyim, ciftcilerin satis fiyatlarinda en yuksek Giresun en dusuk Zonguldak, oradan yapin hesabinizi.
0
mbond
(03.10.24)
titanyum22
(03.10.24)
(11)

ev sahibimle aramız çok iyi =)

WithWorth
ev sahibim <3 bendiyen var mı hiç aramızda ?
ev sahibim <3 ben
diyen var mı hiç aramızda ?
0
WithWorth
(03.10.24)
Cok iyi(ydi).
Yaklasik 5 sene kiracisi olduk. Arayip birbirimizin hatrini sorup, zammi nasil yapalim diye konusurduk. Bir keresinde tufe uzeri zam istemisti, yasal olarak bunu vermem gerekiyor uygun mudur demistim. Tabii sorun yok demisti. Ciktigimizde depozitomuzu geri verdi, birbirimize iyi dileklerde bulunduk yollari ayirdik.
0
quaker
(03.10.24)
Var ama Türkiye'de değilim:(
Yan evde yaşıyor, ağacı elma verince gelir verir. Benim hanım tatli yaparsa ben götürürüm, muhabbet ederken gel bir şey içelim der. Evde bir şey tamir ettim muhabbet sırasında söyledim, 10€ parasini vermek istedi.
Bundan önceki ev sahibimden de başka eve kiralama için basvuru yaptigimi, benden mevcut evimde kiramı düzgün ödediğime dair belge istediklerini söyledim. Adam bana imzali kaşeli belge atti, süper bir kiracı oldugumdan ve bütün ev sahiplerine gönül rahatlığı ile önerdiğini söyledi. Evden çıkarken de "vallaha hiç kullanilmamis gibi temiz" dedilerdi.

Kısacası nazar degmesin, ev sahibi açısından kafam rahat.
0
logisticsmanager
(03.10.24)
Vardi, istanbul'da, gorece uygun fiyata eve gectim zaten. O zamanlar boyle yuksek enflasyon beklentisine gore sekillenen fiyatlar yoktu. 5 sene sonra satacaklarini soylediler, bir sikayet gelmezse zam yapmicaz dedi, sonradan yapti ama sen bir rakam soyle dedi, benim soyledigim rakami yuksek bulup biraz indirdi. 1 seneyi zamsiz gecti ikinci sene oldu bu. Sonrasinda ben cikarken bir arkadasi yanima aldim. Onunla da ayni paraya yeni sozlesme yapmayi kabul etti. Ustelik bugunku kadar olmasa da gene de en azindan piyasanin yarisiydi kira.
0
mbond
(03.10.24)
Benim oyleydi, 2. babam gibiydi. Ev degistirdim yine de gorusmeye devam ettik. Gecen seneye kadar. Gecen sene kaybettik. Ruhu sad olsun.
0
mor oje
(03.10.24)
seneden seneye telefonda 2-3dk görüşüyoruz kendisiyle. hiç tanışmadık. bence yeteri kadar iyi. daha iyi olsun ister miydim emin değilim.

geçen sene kirayı 3x yapmak istedi, ben 2x hadi 2.5x olsun dedim. orada biraz gerildik. sonra 2.5xte karar kıldık.

bi dahaki ay yine görüşeceğiz, bakalım neler olacak.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
90larda ev sahibimiz paragoz bir adamdi, kirayi doviz ile elden alirdi. bir suru mali mulku vardi, ayni binada oturuyorduk zaten, binanin yarisi adamindi.

peder ciddi bir omurga ameliyati gecirdi, 6 ay ayaga kalkamadi, yatti.
kirayi ust kata genelde ben goturuyordum zarfin icinde, baban ayaga kalkana kadar gelmene gerek yok cocugum demisti.

peder ise gidene kadar kirayi almadi, sonra toplu sekilde odedik tabii. ama kral hareketti. allah rahmet eylesin.
0
cooperr
(03.10.24)
bendim.
ya da öyle sandım uzun süre.

iki gün önce arayıp evi satıcam dedi.
adam müteahhit ve bir köy (site) var elinde kendi yaptığı satılık. eğer satmazsa ve ben çıkayım diye yapıyorsa yıkılırım.

daha 4 ay önce "ev sizin istediğinizi yapın" demişti. sineklikleri değiştirdim vs.
0
janderzel zartanyan
(03.10.24)
ev sahibim babamken ve kira vermiyorken bile sevmedim ev sahibimi yav. insan ev sahibini niye sevsin allasen

gelip duvarları inceliyordu aw
0
titanyum22
(03.10.24)
Benim kadar şehir ve dolayısıyla da ev değiştiren insan olmamıştır.
Sonuçta dünya kadar ev sahibim oldu. Bir kaçıyla dostluğumuz da olmuştur ama çoğunu bir eve girerken bir de çıkarken görmüş ve konuşmuşumdur.

Her zaman enflasyona göre zam yaptım. Arada çevreye nazaran çok ucuz kaldı diyerek kendiliğimden zam yaptım. Kiracı olsaydım mesela %25 zam uygulamasına uymazdım. Enflasyona göre zam yapardım.
0
Mirket
(03.10.24)
He çok iyi 25 sınırı varken %100 ve %150'ler yaparken aramız çok iyiydi ama son kira zammını da birazcık orta yolu bulmak isteyince bozuldu
0
eja
(03.10.24)
bir ev sahibim çakal olduğu için davalık olduk (ve ilgilenmediğim için kaybettim haklı olmama rağmen), son iki ev sahibimle aramız çok iyi. ben çok iyi bir kiracıyım, kiram düzenli yatar, eve iyi bakarım, yalnız yaşıyorum ve gürültüm patırtım yok. %25 zam zamanında imkanım vardı ve %25'te diretmeyebildim ama bu ev sahiplerimden biri de tefe/tüfe'de diretmedi ve ara yolu bulduk.

şu anki ev sahibimin evini de eşyalı tutmuştum, birinci senem doldu bu ay ve geçen seneden beridir beyaz eşyanın çok eski olduğunu söylememe rağmen kendisi yurt dışında olduğu için de çok ilgilen(e)medi ama bu hafta bulaşık makinesi + buzdolabı + çamaşır makinesi sıfır aldı gönderdi, şoktayım.

aynı şekilde, iyi kiracı olduğunu düşündüğüm başka insanların (ve benim başka durumlarda) başka ev sahipleriyle ne kadar büyük sorunlar yaşadığını, yaşam tarzına müdahaleden yasa dışı talepler ve zamlara türlü şeyler yapabildiklerini düşününce evet; ben <3 bu son iki ev sahibim.
0
harfitarif
(04.10.24)
(15)

Issiz birine Schengen vizesi cikar mi?

bohi213
Merhaba,Schengen bolgesinde yasiyorum. Kardesim ise Turkiye'de yasiyor, su an issiz ve bu nedenle psikolojik olarak cok iyi degil. Bu nedenle ona davetiye mektubu yollayarak 1 haftaligina bile olsa degisiklik yapmanin ona iyi gelecegini dusunuyorum.Ancak cevremde gordugum kadariyla Turkiye'de hali v
Merhaba,

Schengen bolgesinde yasiyorum. Kardesim ise Turkiye'de yasiyor, su an issiz ve bu nedenle psikolojik olarak cok iyi degil. Bu nedenle ona davetiye mektubu yollayarak 1 haftaligina bile olsa degisiklik yapmanin ona iyi gelecegini dusunuyorum.

Ancak cevremde gordugum kadariyla Turkiye'de hali vakti gayet yerinde insanlari bile reddediyorlar. Belirttigim gibi kardesim issiz, ne benim ne de onun banka hesaplarinda dogru duzgun bir para yok.

Olur da basvuru reddedilirse daha kotu etki edebilecegini dusundugumden soruyorum.
0
bohi213
(03.10.24)
hocam işssizlik bence etken. iş geri dönüş için kuvvetli bir neden olarak görülüyor bence.

geçen sene kız arkadaşım iş arıyordu, başvurdu reddedildi. bir kaç ay sonra işe girdi. onun üzerine 1-2 ay sonra başka ülkeden başvurdu aldı tam seyahat tarihini kapsayan şekilde. ondan 1-2 ay sonra da yunanistandan 3 aylık vize aldı. bankada parası vardı.
0
jülsezar
(03.10.24)
hocam maalesef imkansıza yakın ya.

genç ve işsiz adam, üstelik schengen bölgesinde abisi var... bundan daha ideal "ülkesine geri dönmeyip gittiği yerde kaçak yaşayacak adam" imajı bulamazsın maalesef.

turist vizesinde en başta bu kişi gerçekten gezmeye mi geliyor, vizesi bittiğinde ülkesine geri dönecek mi diye bakıyorlar. para da önemli tabii ama mevcut durumda hesabında 100 bin euro olsa bile vermeyebilirler vize. daha önce kendim yaşadım çünkü. koskoca firma sponsorluğum vardı ama liseyi yeni bitirmiştim, üniversiteye başlamamıştım, işsizdim. "lise diplomasını almış, akrabasını kafalayıp sponsorluğunu yapmış, avrupa'ya kaçıyor eşşoooleşşek" diye düşündüler herhalde. halbuki schengen vizesi için gereken her belgeyi fazlasıyla sunmuştum.
0
mark greg sputnik
(03.10.24)
Daha yeni kendi isi olan parasi pulu yerinde erkek bir arkadasima ret geldi. Bi de issiz diyorsunuz sikintili.
0
mor oje
(03.10.24)
geçen aralıkta isveç'ten reddilmiştim.

sebep olarak aktif ssk olmayışım (işsizlik, (freelance ve remote çalışıyordum, ssk ödemiyordum yasal olarak işsizdim)), erkek, bekar oluşum gösterilmişti. red kodu 13 müydü neydi: "şengen bölgesine girdikten sonra türkiyeye dönmek için sebebin yok" maddesiyle reddedildi.

sonra itiraz ettim, işim gücüm , ailem şuyum burada, yaşam standartım bu ülke için başka yerde yapamam falan yazdım. kabul edildim.

ben kız arkadaşımla gidiyordum, davetliydim, bir de orada 5-6 ay kalacak kadar param vardı.

çok para göstermek sanırım o bakımdan olumsuzdu. az para göstermek de öyle.

bu günlerde zaten vize almak zor. ama makul bir başvuru (neden gidiyorsun, dönmek için sebepler neler gibi) ve geri döneceğine dair ikna ile kabul edebiliyorlar.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
uf ayni sorunu yasiyorum. kardesimin yanima gelip biraz kafa dagitmasini cok isterdim ama calismiyor epeydir. pasaportu bile yok. cikartirdim, para da uc bes bi seyler gosterebilirdik ama sadece onun bi ise yarayacagini sanmiyorum.

sanirim sadece basimiza bir sey gelirse ayricalik taniyorlar...

davetiye attim serbest calisan bir arkadasima, reddettiler.
0
supergirl
(03.10.24)
Tam ustune geldi daha bugun 40 yas ustu yengeme red geldi. Calisan biri, Hollanda'ya kacak olarak kapak atmasi icin hic bir sebep yok. Yani arkadaslara katiliyorum ozellikle pandemi sonrasi iyice igrenc bir hal aldi. Turkiye'de olsam hic girmezdim Schengen islerine bu aralar.

Sizinle alakasi yok ama genel olarak bu yuksek ret oranlari talebi daha cok artirmis gibi hissediyorum. Sevilmedikce cosuyoruz.

www.facebook.com
0
mbond
(03.10.24)
Ya neden herkes bilmeden, denemeden atıyor? Çalışırken, şengene başvurdum baya uğraştırdılar. Bir sürü belge istediler. Kardeşimin düğünüydü üstelik.

Ben de diğer şengen başvurularımı çalışsam da işsizim dedim. Böyle diyince bordro da istemediler ama hep döneceğime dair kanıtlar sundum. Gireceğim sınav gibi ailem gibi. Mesela yds sınavına yazılsın ya da açıköğretime gidiyorsa sınav tarihini göstersin. Daha sorunsuz çıkıyor. Böyle 4 şengen aldım.

Freelance çalışıyorum derseniz de gidecek gelmeyecek gözüyle bakıyorlar.
0
Kahvedesu
(03.10.24)
Çıkabilir ama yanıltıcı bilgi vermesin.

Gerçekte ne için gidiyorsanız ona başvurun. Banka hesabında para olmayan (geçmişinde de küçük küçük çekip yatırmış) ,sgk'sı olmayan, mal varlığı olmayan bir tanıdığım d tipi vizeye başvurmuştu geçen sene verdiler.

Aracı firmaya bile gitmedi.
0
hebanon
(03.10.24)
geçen 2 işssiz yakınıma aldım. doğru belgeler ve davetiye ile şansın yüksek.
0
buenosdias
(03.10.24)
Kendi tecrubemi yaziyorum yazanlara katilmiyorum

Işsiz adama neden vize versinler?

Vize almada en onemli sey senin adamlari kendi ulkene geri donecegine ikna etmendir.

Işsiz adam demek kaçmak ve geri donmemek demektir.

Bir ihtimal belki hayat meyat meselesi durumlari falan olur bilemem orasini

Adamlar pasaportunda herhangi bir ulkeye son zamanlarda girdin ve ulkene duzgun bir sekilde dondun mu sorun cikarmadan ona bile bakiyorlar

Dusuk maas aliyorsan sahi killaniyorlar

Daha yazmiyayim bu kadar yeter heralde
0
Zetnikov
(04.10.24)
"Işsiz adama neden vize versinler?"

Issiz adam gezemez mi? Neden vermesinler?

Asil calisan donmemeye en musait kisi. Belli bir geliri var. Issiz adam nasil gecinecek? Donecek elbet.
0
Kahvedesu
(04.10.24)
"Işsiz adama neden vize versinler?"

bu tek başına bi kriter değil ki.

"adamın işi gücü yok türkiye'de, gelecek avrupaya kapak atacak dönmeyecek" düşüncsi olabilir. işsize vize verilmez meselesi buradan kaynaklı. asıl freelance çalışan kimse alamamalı bu durumda.

bu düşünce külliyen yanlış değil ama yine de hatalı. burada kilit nokta "ülkenizde kalmayacağım, geri döneceğim. yemedik ülkenizi" diyebilmek ve ikna edici belgeler paylaşmak.
0
biseysorcaktim
(04.10.24)
@Kahvedesu

"Işsiz adama neden vize versinler?"

işsiz adam gidecek, kaçak yollarla çalışacak ve dönmeyecek. o yüzden çok zor.
0
brakgn
(04.10.24)
@brakg, Avrupa'da kaçak işçi çalıştırana günlük 6000 euro ceza var. Vizeyi verenler bunun mümkün olmadığını sizden daha iyi biliyor. Çalışma iznin olsa bile o niteliklerde işe girebiliyorsun.
0
Kahvedesu
(04.10.24)
İşsizlikten ziyade sorun Türkiye'nin imajı. Vize alanlardan iltica eden çok fazla var. İltica etmeyen de overstay yapıyor, iş arıyor, akrabası varsa dükkanında çalışıyor falan...İşsizlik bence başlıca bir kriter değil. Bir avrupalı, amerikalı çalışmıyor ve 1 yıl dünya turu yapıyor. İşini falan soran yok.

Türkiye şuanda suri, afgan ve iranlı dolu. Özellikle afganlardan avrupaya iltica etmek isteyen çok var.

Hatta vizeyi falan geçtim meksikada kartellere para ödeyip sınırdan giren ve hemen iltica eden Türklerin sayısı çok ama çok fazla. Youtube'da görülen şu ülkeye taşındım falan diyenlerin çoğu böyle yapıyor.
0
ferenc
(04.10.24)
(3)

İşyerinde patronu kafalamış “toksik” tiplere karşı nasıl konum alınmalı?

psmstc
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor. X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 y
Adına X diyelim. X şirket içinde Narsist, toksik fakat patronu birşekilde kafalamış. Patron kendisine güveniyor. Patron X’i Gayri resmi patron yardımcısı gibi kullanıyor.

X sürekli sizin de kendi özel iş alanınıza tecavüz ediyor. Müşteri gözünde sizden rol çalıyor. Sizi refüze ediyor. X sizden 5-6 yıl az kıdemli fakat her fırsatta size iş öğretme gibi hareketleri var.

Patronun bir altındaki takım lideriniz ise X’le problemli. Kendisine asla güvenmiyor.

Siz de işinde gücünde doğru dürüst işe gidip gelen birisiniz.

Soru şu: İş yerinde böyle ahlak etik nezaket yoksunu saygısızlıktan çekinmeyen yeniyetme fakat dominant ve patronu da karşı cinsi olarak baskı altına almış, kafalamış narsist X tarzı tiplere karşı nasıl konum alırsınız? Şimdiden çok teşekkürler.

Dipnot: Takım lideriniz yıl sonunda şirketten bu X’i göndermek istemiş fakat iki patron da X’e sahip çıkmış. Biri X’e güveniyor. Diğer patronun da piyasadaki bir tanıdığından referanslı gelen birisi.
0
psmstc
(02.10.24)
X'e karsi gunluk hayatta mesafeli olmak lazim, ayrica isle alakali da acik vermemek lazim. Bariz bir haksizlik yapiliyorsa, gerekirse dis gostermek lazim, tabii ne kadar risk alabileceginize bagli bu biraz. Dis gostermek gerekirse terslemek de olabilir, sikayet etmek de olabilir.
0
mbond
(02.10.24)
Ne yazık ki kendinizden ödün vermeden herhangi bir konum alamazsınız. Hayatınızı zehretmiyorsa katlanmak, olmuyorsa da yeni bir iş bakmak en basit çözüm olur.
0
salihdt
(02.10.24)
Nasıl üstesinden gelinir konusunda kısıtlı bilgiyle ve kişiyi tanımadan bir tavsiye vermeye çekinirim.

Olası bir mobbing/haksızlık gibi durumlar için mutlaka ses kaydı, video kaydı gibi kanıtlar almaya hazırlıklı olun. X'ten rahatsız olan diğer iş arkadaşlarınızla ağız birliği yapın ki herkes birbirinin şahidi olsun. Olur da bir gün işten çıkmak durumunda kalırsanız mobbing davalarında kanıt + şahit sayesinde iyi tazminatlar alırsınız ve bu da işten çıkarken yaşayacağınız kaybı amorti etmenizi sağlar.
0
yazamajor
(02.10.24)
(6)

Tek sap erkek olarak hangi ülkeye gideyim

buluty
Yeşil pasaport hakkım oluştu. Tek sap erkek olarak sizce en ucuza nereye gideyim? Gittiğime değmeli böyle müze falan değil de ne bileyim vay be dedirtecek bi yer bulursam. Bi de en ucuza uçak bileti nasıl alınır?
Yeşil pasaport hakkım oluştu. Tek sap erkek olarak sizce en ucuza nereye gideyim? Gittiğime değmeli böyle müze falan değil de ne bileyim vay be dedirtecek bi yer bulursam. Bi de en ucuza uçak bileti nasıl alınır?
0
buluty
(02.10.24)
Vay be derken doga falan anlaminda mi? Yesil pasaport denince Schengen bolgesi istenir diye dusunuyorum. Kendim bildigimden degil de asiri turistik olmayan italya ve ispanya sehirleri olabilir.
0
mbond
(02.10.24)
nereye bilet bulursan git gez, büyük nimet yeşil pasaport
Karadağı çok övüyorlar doğası vay beymiş
0
titanyum22
(02.10.24)
Doğu avrupa şehirlerine git, Budapeşte, Prag vs. sosyalleşmen daha kolay olur çok pahalı da değil, ucuz da değil.
0
awlmi
(02.10.24)
havalar iyiyken yunan adalarına git mikonos, rodos falan. bol bol iç dans et ve dön. deli dürtmüş gibi tarihi avrupa sokaklarında dolaşma.
0
yurtsuz john
(02.10.24)
yaşil pasaportu olan adama vizesiz ülke tavsiye etmek iyiymiş ya :D

sap için bence amsterdam. otu, mantarı, kadını, porno sineması.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.10.24)
Tek sap erkeklerin cenneti güney asya ükkeleridir. Bunların da en meşhuru Tayland'dır. Gerçi Tayland'a pasaport ile girilebiliyor, vize ihtiyacı yok.
0
kaptan memo
(02.10.24)
(7)

Beş kişi Hyundai i30'a sığar mıyız?

chicha_v2
4 yetişkin 180 üstü erkek, bir de 160'larda anam :)Üsküp - Ohri - Tiran - Budva - Priştine - Üsküp şeklinde bir rotada 4 günde yaklaşık 1000 km yol yapacağız.Kiralama şirketi i30 önerdi ama c sınıfı olmasına rağmen buna sığar mıyız?Daha büyük bir şey mi istesem?
4 yetişkin 180 üstü erkek, bir de 160'larda anam :)

Üsküp - Ohri - Tiran - Budva - Priştine - Üsküp şeklinde bir rotada 4 günde yaklaşık 1000 km yol yapacağız.

Kiralama şirketi i30 önerdi ama c sınıfı olmasına rağmen buna sığar mıyız?

Daha büyük bir şey mi istesem?
0
chicha_v2
(01.10.24)
Hocam anne hanım önde otursa arkadaki 3 erkek "bir arabaya 3 fil binmiş" gibi olur sıfır konforlu bir seyahat olur bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.10.24)
gidersiniz fakat bel sırt agrılarıyla birbirinizden, arabadan, ayak bastıgınız her yerden ve hayattan nefret ede ede gidersiniz. i30 iç hacmi çok küçük bir araba
0
limonlu eksi
(01.10.24)
Arka uclu cok iri degilse saft tuneli olmayan araclar baya fark ediyor. 3 yetiskin ebatlarinda kisi arkada gittik, cok rahatsiz degildi. Bunu bilme sansi yoksa eger o zaman ya mumkun olan en buyuk arac olmali. Mesela hafif ticari varsa o da iyi olabilir.
0
mbond
(01.10.24)
Şimdi kiralama şirketiyle konuştum günlük 10 euro farkla Corolla sedan verebilirim dedi. Sizce değer mi aradaki farka? Corolla daha iyi midir i30'dan?
0
🌸chicha_v2
(02.10.24)
Hocam onda muhtemelen şaft tüneli yoktur bir miktar daha rahattır ama 1.80 boyunda biri için diz ve kafa mesafesi 2 parmaktan fazla değildir diye tahmin ediyorum arkada taraf için.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
ikisi arasında çok bir fark yok lenght kısmına bak, www.drive.com.au

i30 un arkası bacak boyu baya kısa bence 8 kişiliklere falan bakın yoksa eziyet olur hiç durmadan saatlerce gidilecekse 1.80 insan için
0
eja
(02.10.24)
5 kişi 1000 km çok fazla, arkadaki 180 üstü erkek sürekli temas halinde olacak ki bu çok yorucu olur, bence 6 kişilik vito, panelvan tarzı bir araç bakın ya da aranızdan bir kişi gelmesin.
0
gezegen olan pluton
(02.10.24)
(19)

sizin icin hayranlik veya saygi duyulacak insan kriteri nedir?

buenosdias
zeki olmasi?iyi kalpli olmasi?vizyoner olmasi? orneklerle aciklarsaniz sevinirim. tesekkurler.
zeki olmasi?
iyi kalpli olmasi?
vizyoner olmasi?

orneklerle aciklarsaniz sevinirim.

tesekkurler.
0
buenosdias
(01.10.24)
sokakta gördüğü -isterse anadan doğma çıplak olsun- birine banane deyip kendi işine bakan insana büyük saygı duyarım. güvenirim.

çıplaklıktan rahatsız olan insan olmamış insandır, sıkıntılı insandır. bunca yıllık hayatımda tecrübe ettiğim bir gerçek bu.
0
yurtsuz john
(01.10.24)
zeki insanlara her zaman hayranlık ve saygı duymuşumdur ama iyi kalpli olmadığını bir şekilde öğrenmişsem geri kalan hiçbir vasfı benim için artık önem arz etmiyor.

ama bir de sadece BAZI zamanlar sığ insanlara da saygı duyuyorum; keşke onlar gibi hayata siyah-beyaz diye ikiye ayırıp bakabilseydim, hayatı daha kolay görürdüm. mesela fanatik taraftarlar, fanatik anti x'ler filan ne güzel kafaya sahipler.
0
m e b
(01.10.24)
bence herkes kendinde eksik hissettiği veya olmasını istediği kritere hayran oluyor/saygı duyuyor.
çok sübjektif olacak ama heyecanlı, evhamlı ve endişeli birisi olarak sakin, ayakları yere basan ve iş bitirici insanlara-elbette bunları saygı çerçevesinde yapanlara hayranım.
0
birnevibahar
(01.10.24)
Bir konu hakkında bilgisi yok ise bilmiyorum diyebilen insanlara saygı duyuyorum.
0
peki madem
(01.10.24)
Basmakalip dusuncelerin esiri olmayan, ufku acik, saygili, toplum olma bilincinin farkinda olan kisilerdir.

Ilk madde ozelinde Sevan Nisanyan diyorum, "saygili" kriterinden kaldi, cunku burada karisinin basindan asagi bok doktugu iddia edilen birine "saygili" dersem hos olmaz.

Ornek olarak video atayim, adamin bilimle bir derdi falan olmasina gerek yok ancak bugun gelinen noktayla ilgili guzel yorum yapmis bence: www.youtube.com
0
mbond
(01.10.24)
Bazı insanların çok dengeli bir karakteri var. Nasıl anlatılır bilmiyorum, asalet deyince çok burnu havada duruyor; samimi deyince de çok cana yakın duruyor. İkisi de değil. İnsanlarla mesafesini kibar bir şekilde koruyabiliyorlar. Zevkleri var, ilgilendikleri şeyler var. Spesifik bir konuda derin bilgi sahibiler. Fevri davranmıyorlar. Böyle insanları görünce hemen kanım ısınıyor.
0
akhenaten
(01.10.24)
Bilgi derinliği fazla, farkındalığı yüksek, hitabet gücü olan ve Türkçeyi iyi kullanan, doğaya ve insana saygılı, toplum içinde yaşamayı tüm kurum ve kuramlarıyla sindirmiş, temiz ve bakımlı, gösterişten uzak hatta minimalist, kibar

Aklıma gelenler bunlar.

Tek bir kriter yok ki, hepsi masanın ayakları gibi, biri olmazsa bütün olmaz.
0
Mirket
(01.10.24)
Dövüşmen guzum, duruş ve entelektüel bilgi seviyesi.
0
ananiyimioguz
(01.10.24)
Çok kriter var aslında.

Yaşam hakkına saygı gösteren, hayvan, doğa sevgisi olan, sürekli tüketmeyen, ihtiyacından fazlasını almayan, emeğe saygılı, insanları dış görünüşe göre değerlendirmeyen, sömürmeyen, her koşulda nezaketini kaybetmeyen, temizliğe dikkat eden, kendini geliştiren insanlara saygı duyuyorum. Dediğim gibi daha çok kriter var aklıma gelirse ekleme yaparım.
0
rock n roll
(01.10.24)
Zengin olan
0
lapaz
(01.10.24)
saygılı insana saygı duyarım
0
abelardo
(01.10.24)
Saygılı insan+1
0
kumandanim
(01.10.24)
Çok kriter var mutlaka, çoğu da olması gereken şeyler ama özellikle şu dönemde mahremiyetine özen gösteren insanları ayrı seviyorum sanırım. Belki dünyanın en güzel yerlerinde yaşıyor, en güzel yerlerini geziyor, işinde çok başarılı, ilişkisinde çok mutlu ama çok çok az görüyoruz bunu mesela. Görgülü, sade yaşayan, görünür olmakla bir derdi olmayan insanlara daha yakın hissediyor ve saygı duyuyorum.
0
aquarium
(01.10.24)
fallout dizisindeki the ghoul karakteri gibi.

birincisi asiri zeki.
ikincisi kötülük ne cok iyi biliyor ama uygulamiyor. yalnizca karsidaki kötülük yapmak icin aksiyona gectiginde karsidakini yok ediyor. bu cok alfa bir durum bence.

bunu her duruma uygulayabilirsin.
0
robert bosch
(01.10.24)
geveze yazar +1
0
yurtsuz john
(01.10.24)
aklıma direkt Caner Eler geldi. İnanılmaz genel kültür seviyesi, işini severek yapması, saygılı ve resmi bir üslubu olması ama yeri geldi mi gevşek davranması, yaşadığı hastalığa ve engelli kalmasına rağmen bunu ne kendine dert edinmesi ne de "bakın ben engelliyim" edebiyatı yaparak bundan kendine avantaj çıkarmaya çalışması gibi sebeplerle çok saygı duyduğum biri.

Genel olarak genel kültürü yüksek kişilere saygı duyuyorum. Mesleğinde çok iyi ama mesleği dışında iki kelime laf edemeyecek kişilere de saygım çok az. Ha bi de hayatta en büyük önceliği kariyer ve para olan kişilere de saygım yok. Arada keyif p*zevenkliği yapmayan kişileri sevmem. Çok çalışkan insanlara da sinir olurum :d
0
nundu
(01.10.24)
Doğru olanı yapması. Yani bu yol zor olan yol olsa bile veya zarar görme ihtimali yüzünden endiseden gece uykuları kaçsa bile sabah kalkınca zor ama doğru olani yapması
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.10.24)
Zeka, bilgi, vizyonerlik falan umrumda değil.

Entelektüel birikim elde ettikçe ukalalaşan, saygısız, snob tipler beş para etmez mesela gözümde. İstediği kadar bilgili olsun. Cahilin ve okumuşun saygısızlığına eşit ölçüde katlanamam. Kesinlikle anlayış ve saygı benim için önceliktir.
0
kakaolu kremali biskuvi
(01.10.24)
gün içinde o kadar ahlaksızlık görüyoruz ve bu çok normalleşmiş durumda. insanların huyları yaşam tarzları bu olmuş. bazen ben de mi öyleyim diye sorguluyorum. saygı duyulacak insanın önce ahlaklı biri olması gerekiyor. çok sevilen biri olmasın saygılı olmasın ama önce bize lazım olana saygı duyuyorum. kimse kimseye iyi olmak herkeze saygılı olmak zorunda değil.
0
mikahakkinen
(01.10.24)
(5)

maaslari euro'ya dondurduler ne yapacagimi bilmiyorum

buenosdias
yav eskiden direkt alip harciyorduk. simdi yok makas farki yok komisyon yok vergi bir suru dalavere var. minimum zarar ve eforla nasil hallediriz bu isi? her ay ugrasmak, dusunmek istemiyorum.lokasyon: istanbul avrupa yakasi.
yav eskiden direkt alip harciyorduk. simdi yok makas farki yok komisyon yok vergi bir suru dalavere var. minimum zarar ve eforla nasil hallediriz bu isi? her ay ugrasmak, dusunmek istemiyorum.

lokasyon: istanbul avrupa yakasi.
0
buenosdias
(01.10.24)
Sürekli düşünmek istemiyorsan maaşın yattığı gün TL ye çevirirsin eskisi gibi olur biter.
0
cek
(01.10.24)
Maasi Turk Lirasi oldugu icin benzer hislere sahip olanlar da var. Neyse yapilacak sey basit, zarar icin herhangi bir T zamaninda, mevcut maasinizin yattigi bankada Euro kaca bozuluyor bakacaksiniz. Sonrasinda yakinlardaki kuyumcuya fiyat sorabilirsiniz. Hatta mumkunse kapali carsidan da telefonla anlik fiyat alirsiniz. Eger bankanin verdigi kur orani normalse, nakit tasimaya degmeyecekse, bankadan direk bozdurursunuz.

Euro/TL kurunun bir ay icinde ne yonde olacagini kimse bilemez. Efor harcamak istemiyorsaniz yukaridaki gibi olabilir. Ancak yukselme beklentisi varsa mesela ihtiyac kadar bozdurup, ihtiyac oldukca yeniden bozdurulabilir.
0
mbond
(01.10.24)
yani boyle bir problemin varsa zarari kabul edeceksin diyosun mantikli:)
0
🌸buenosdias
(01.10.24)
işlemini döviz bürosunda bozdurmak istediğin kadarını bozdurup geri kalanını banka doviz hesabına atmak.Komisyon şu bu düşünmek istemeyen herkes bunu yapıyor yav sen bu kadar basit bir şeyi neden yapamıyorsun anlayamadım
0
smokee
(01.10.24)
Maaşı alır almaz tümünü çekip,
Bir döviz bürosunda tamamını bozdurup,
Tamamını bankaya yatırıp para piyasası fonu alıp,
tüm harcamaları kredi kartı ile yapıp,
Son ödeme tarihinden birkaç gün önce borç kadar para piyasası fonu bozdurup borcu kapatmak

Şu an için en mantıklı çözüm olur.

Benim kredi kartım var deyip ipinin ucunun hesabını tutamayanlara önerilmez.
0
Mirket
(01.10.24)
(3)

İş görüşmelerinde transfer parası nasıl isteniyor

regina phalange
Yani konuyu oraya nasıl getiriyorsunuz?
Yani konuyu oraya nasıl getiriyorsunuz?
0
regina phalange
(01.10.24)
Transfer parası nedir? Bonservis bedeli gibi birsey mi :). Bence gelen tekliften memnun olunmayip, ya tamam soyle olsun ama transfer parasi da verin falan denebilir. Sign-in bonus falan da diyorlar sanırım.
0
mbond
(01.10.24)
İmza parası, sign bonus. Ben genelde yeni işe geçerken aldığım riski ve şirkete katacağım değeri aktararak istiyorum. İki kere aldım. Avanta değil, rüşvet değil, ezilip büzülmeye gerek yok. Geçiş yapmam için şöyle bir sign bonus benim için motive edici olur vs.
0
gabe h coud
(01.10.24)
Yan haklar ve imkanları sorarken araya sıkıştırıyorsun. Son zamanlarda maaşı düşük tutup bununla ikna etmeye çalıştıkları için onlar ikinci ile sonuncu görüşme arasında açıyor zaten konuyu.

Sen ilk bakışta "sign in/on boarding package" falan diye gelen parayı aya bölüp maaşın da yüksek gibi kendini ikna etmek istiyorlar ama yıl sonu zam döneminde o hesap değil maaş üzerinden yapıldığı için 2 sene sonra gelir seviyeni korumak için iş arıyorsun yine sonra.
0
nawar
(01.10.24)
(4)

Fransa -TR Sık Seyahat ne getirilir ne götürülür

optimistbakunin
selam, soru başlıkta aslında. Devasa boyutlar olmayan karlı ne ürünler gider gelir. ben bazı eticaret platformalarına göre baktım da çok da bir şey bulamadım sizler ne dersiniz.
selam, soru başlıkta aslında. Devasa boyutlar olmayan karlı ne ürünler gider gelir. ben bazı eticaret platformalarına göre baktım da çok da bir şey bulamadım sizler ne dersiniz.
0
optimistbakunin
(30.09.24)
Klasik olarak hep PS5 falan soyleniyor, bilmiyorum piyasa ne derece bir doygunluk icerisinde o konuda. Teknik bilgi varsa ikinci el Apple urunlerinde fiyat farki var gibi ama satamama riski de iceriyor. Columbia urunleri nedense cok farkediyor. Ozellikle yeni modellerde direk 2 kat fark var, outlete falan gidilebiliyorsa gene iyi firsatlar olabilir, insanlar guvenip iyi para verip alirlar mi bilmiyorum.

Geriye bir de gorece nis urunler kaliyor. Mesela motorcu kiyafetleri, vespa uyumlu malossi beyin falan, ilgi alaniniza giren konulardaki urunlere goz atilabilir.
0
mbond
(30.09.24)
Apple ürünleri kesinlikle değil. İmei ücretinden sonra telefon işi bitti. Diğer Apple ürünleri ise Türkiye’de daha ucuz genelde, pozitif teknolojiye bakın inanmıyorsanız. Zaten Avrupa’dan alacağınız Apple ürünleri bir hayli pahalı olacak, Amerika olsa neyse yani.
Ps5 Türkiye’de şu an 36k tl. Amazon’da 500 Euro 17k tl.

Outdoor ürünleri Türkiye’ye kıyasla kat ve kat ucuz. +1

Kasım da ps 5 pro çıkacak, Türkiye’de zaten dudak uçuklatıcı bir fiyatı olur/ ya da gelmeyebilir bile. Karaborsada iyi gider ilk çıktığı zaman. Tabii bu mağdur insandan yararlanmak olur çok zalimce ://
0
substituent
(30.09.24)
Parfüm.
Nocibe, notino, my origines.
0
logisticsmanager
(30.09.24)
Outdoor urunler mantikli olabilir gibi tesekkurler
0
🌸optimistbakunin
(01.10.24)
(4)

Corporate olunca sürekli linkedin mi kasmak gerekiyor?

logisticsmanager
Kariyer basamaklarını çıkıyoruz ama üst tarafa çıktıkça sürekli LinkedIn paylaşan, 3 ay babalik izni sonrası neler öğrendiğini ve teşekkürlerini paylasan, iste sirket kültürü öven vs görüyorum.Ben buna hic giremedim. Şirketin önemli şeylerini share yaparım ama o kadar.Ne diyonuz kaçış yok mu illa li
Kariyer basamaklarını çıkıyoruz ama üst tarafa çıktıkça sürekli LinkedIn paylaşan, 3 ay babalik izni sonrası neler öğrendiğini ve teşekkürlerini paylasan, iste sirket kültürü öven vs görüyorum.

Ben buna hic giremedim. Şirketin önemli şeylerini share yaparım ama o kadar.
Ne diyonuz kaçış yok mu illa linkedin tayfanin "one of us" cagrilarina kendimizi birakmak mi lazim?
0
logisticsmanager
(29.09.24)
Bana pek gerekli gibi gelmiyor. Uzun zaman sonra yakin zamanlarda birkac kez baktim. Sanki butun paylasimlari ve paylasimlardaki yorumlari ChatGPT yapiyormus gibi bir his yasiyorum. Cidden mide bulandiriyor. Counter'da iki tarafinda botlar oldugu bir oyun gibi, ozellikle ingilizce paylasimlar hep boyle denk geliyor bana.
0
mbond
(29.09.24)
Gerekmiyor. Kendi sirketimin onemli seylerini bile paylasmiyorum. Ama bu isin bir dogrusu yok, surekli bir seyler paylasan tanidiklarim da var.
0
sertac akin
(29.09.24)
LinkedIn işleri eğer kariyer koçu, şirketin PR departmanı çalışanı, şirketlere seminer kasmaya çalışan eğitim gurusu falan değilsen o kadar abartılacak şeyler değil. Belli sektörlerde insanlar birbirlerini etkinliklerle, toplantılarla falan tanıyor zaten. Kimse linkedinde 3-5 salak içerik paylaştı diye CEO olmuyor yani.
0
salihdt
(29.09.24)
LinkedIn = beyaz yakali Facebook'u = bos isler + zaman kaybi
0
parcxerox
(29.09.24)
(8)

Evde yoğurt mayalamak için SÜTÜ nereden alabilirim?

santimantal
- Siz (alıyorsanız) nerden alıyorsunuz?- Güvenli, temiz olması önemli elbette.- Tarım Kredi Kooperatifi nde günlük süt satılıyor mesela, oradan alınabilir mi?
- Siz (alıyorsanız) nerden alıyorsunuz?
- Güvenli, temiz olması önemli elbette.
- Tarım Kredi Kooperatifi nde günlük süt satılıyor mesela, oradan alınabilir mi?
0
santimantal
(28.09.24)
İtimattan alıyorum ben günlük süt, yoğurt için güzel oluyor yağı da iyi demek ki, kaymak yapıyor.
0
Bruce
(28.09.24)
Tarım kredininki baya iyi. istanbul şubesi.
0
xrated
(28.09.24)
Istanbul'dayken Suthanem diye bir yerden alıyordum, her yeri getiriyorlar mı bilmiyorum. Yapılan yoğurdun yağ oranı falan iyiydi ama ne kadar kalitelidir vs bilinmez. TKK'dan alacağınız da bence yaklaşık aynı ayardadır.
0
mbond
(28.09.24)
itimattan alıyorum. Çok yağlı bir süt değil. Kaymak tutkunu iseniz önermem.
0
Gaip
(28.09.24)
Mahallenin teyzeleri ablaları kimden alıyorsa ondan al.

Bulamazsan Jersey marka süt al. Biraz pahalıdır ama iyidir.
0
yurtsuz john
(28.09.24)
kasap, yufkacı, mantıcı gibi yerler de satıyor. ama ben aldıklarım iyi çıkmadı ya da iyi mayalayamadım yoğurdum tutmadı.

bir kaç sene evvelinde şok marketlerde satılan Pastörize Günlük Süt (yeşil kapaklı) ile yapıyordum ve iyi oluyordu. bir süredir bakraçlık diye bir süt üretiyorlar (kırmızı kapaklı) onu da deneyebilirsiniz eğer yerelden temiz edemez ya da beğenmezseniz.
0
biseysorcaktim
(28.09.24)
Lamandıra bulursan al bi daha baska sut aramazsin yogurt icin
0
dogredsector
(28.09.24)
Benim hanım, 1,5 yaşındaki oğlana sadece Tire organik süt ile yoğurt yapıyor.
0
etna
(29.09.24)
(7)

yapay zeka ve yabancı dil

blackkmamba
chat gpt çok iyi çeviri yapıyor. insan gibi gerçekçi tonlaması da var. yapay zeka videoda bir insanın sesini ve vurgulamasını değiştirmeden başka bir dile de çevirebiliyor. önümüzdeki 5 10 yılda yabancı dil öğrenmeye gerek kalmaz diye düşünüyorum. sadece bunların entegre edilmesi kaldı. mesela biri
chat gpt çok iyi çeviri yapıyor. insan gibi gerçekçi tonlaması da var. yapay zeka videoda bir insanın sesini ve vurgulamasını değiştirmeden başka bir dile de çevirebiliyor. önümüzdeki 5 10 yılda yabancı dil öğrenmeye gerek kalmaz diye düşünüyorum. sadece bunların entegre edilmesi kaldı. mesela biri kulaklığını takar karşıdaki fransızca konuşmayı anında başka bir dile çevirebilir. ne düşünüyorsunuz? bu biraz moralimi bozuyor açıkcası. çünkü dil bariyeri bazı kesimleri bazı ortamlardan uzak tutuyordu bu ortadan kalkacak. kulaklık takıp dünyanın istediği yerine gidip her konuşmayı anlayabilecek insanlar. yine de güzel bir gelişme tabii.
0
blackkmamba
(27.09.24)
Bence birsey olmaz ya :) sonucta su an belirttiginiz gibi teknik olarak kafalara birseyler takip, normal tonda konusulabilir. Bakmadim ama yapilmisi bile vardir. Ancak gunumuz sosyal ortamlarinda mecburiyet olmadigi muddetce kimsenin boyle bir sey yapmak isteyebilecegini hayal edemiyorum.

Sanirim cahil olarak gordugunuz kitlenin, sizin steril sadece ingilizce falan anlasilan ortaminiza dahil olmasini istemiyorsunuz. Tek engel ayni dili bilmek degil zaten, sikinti olmaz bence, gelmez onlar.
0
mbond
(27.09.24)
Onlarca yıldır bir lisan bir insan, iki lisan iki insan dediler. Eskiden 1 yabancı dil yetiyordu, gelecekte en az 3 yabancı dil bilmek gerekecek dediler.

Onlarca yıl "kas gücüyle yapılan işleri robotlar yapacak, bu işleri yapan herkes işsiz kalacak" dediler, "gelecekte sadece kafa kullanmak gereken işleri yapanlar ekmek yiyecek" dediler.

Yapay zekanın hızlı gelişimi tüm bu görüşleri yerle bir etti. 3 yabancı dil bilmeyi bırak, ana dilinde düzgün yazı yazamayan konuşamayan insanlar yapay zeka sayesinde tüm dillerde kusursuza yakın yazı yazabilir/konuşabilir oldu. Öğretmenlik, çevirmenlik meslekleri tarihe karıştı karışacak. Ama badanacı adamların işini robotların etkin bir şekilde yapıp badanacıları işsiz bırakmasına onlarca yıl var. Mavi yakanın yeniden yükselişi...
0
cek
(27.09.24)
Kulaklıktan anında çeviri şu anda var olan birşey.

Ek olarak yine anlık olarak ekrandan da çeviri şu an var olan birşey. Akıllı telefondan. Konuşuyorsun, ekran anlık olarak karşı tarafa çeviriyorgi görüntülü vs.

Eklemek istedim. Sayg.
0
saturn
(27.09.24)
Diyelim ki hersey super ama yinede cihaz kullanan ile naturel konusan arasinda bir rutbe farki olur diye dusunuyorum
0
Zetnikov
(27.09.24)
evet olabilir
0
plastic_angel
(27.09.24)
merhaba. yurtdışına sadece ukrayna ya gittim, kimse ingilizce bilmiyordu. mekan mekan gezdim içmeyi çok severim, abartmıyorum turistler hariç kimse ingilizce bilmiyordu, bodrumda yaşıyorum gümrükte memurlar, polisler, müzede çalışan insanlar ingilizce bilmiyor. iki yıl önce bi etkinlik için tekne tekne gezip qr kod uygulamasını çalışan kaptanlara mürettebata anlatmam gerekti. tuşlu telefon kullanan insan var hala, maddi olanaksızlıktan değil, öyle esmiş adamlar gerek duymamış. chatgpt nft, kripto, metaworld gibi köpürtülen bir gelişme değil ama 10 yılda herkesin kullanacağı bir uygulama olacagını sanmıyorum. zaten google translate kafadan 5-6 yıldır var ki.

dil bilmeyen kesimin giremeyip, dil bilen insanların girdiği ortamları merak ettim.
0
libertine
(27.09.24)
anadilinden baska bir dile hakim olmanin yasattigi hazzi chatgpt falan kolay kolay deviremez..
0
cooperr
(27.09.24)
(1)

Uçak bileti

nwnd
MerhabaX bir ülkenin tüm şehirlerinde belli bir tarih aralığında belli bir şehre olan uçuşları ve fiyatlarını listeleyen arama motoru var mı?Ör;Kasım ayında( veya sabit bir tarih de olur) Fransanın tüm havalimanlarından Milano’ya giden uçakların fiyatları listelenecek.Tam tersi de yapıyorsa o da güz
Merhaba
X bir ülkenin tüm şehirlerinde belli bir tarih aralığında belli bir şehre olan uçuşları ve fiyatlarını listeleyen arama motoru var mı?

Ör;
Kasım ayında( veya sabit bir tarih de olur) Fransanın tüm havalimanlarından Milano’ya giden uçakların fiyatları listelenecek.
Tam tersi de yapıyorsa o da güzel olur, belli bir tarihte Milano’dan fransanın tüm havalimanlarına olan uçuşları ve fiyatı listelenmesi gibi.

(Şehir ülke ve tarihler örnek olarak verilmiştir)

Teşekkürler
0
nwnd
(27.09.24)
Kiwi.com hepsini ve daha fazlasini yapiyor.
0
mbond
(27.09.24)
(4)

yurt dışından bir şey getirirken dikkat edilecekler

semaforo de medianoche
dönüşte eşyayı valize koyup uçağa teslim edip getirmekten bahsediyorum. öncelikle dikkat edilecek bir şey var mı diye sormak isterim. varsa nelerdir? elektronik, kıyafet, içkiler, ev eşyaları için ayrı durumlar var mı? yurda girişte rastgele yolcular seçilip valizler açılıyor gibi bir şey duydum da
dönüşte eşyayı valize koyup uçağa teslim edip getirmekten bahsediyorum. öncelikle dikkat edilecek bir şey var mı diye sormak isterim. varsa nelerdir? elektronik, kıyafet, içkiler, ev eşyaları için ayrı durumlar var mı? yurda girişte rastgele yolcular seçilip valizler açılıyor gibi bir şey duydum da mesela valizde oradan alınmış bir akıllı saat varsa bir cezası mı var bu işin gümrük vergisi mi ödetiyolar ya da?
0
semaforo de medianoche
(26.09.24)
bir akıllı saat varsa sıkıntı yok ama birden fazla varsa vergi ödetirler 3-4 tane görürlerse kaçakçılıktan işlem başlatabilirler.

tabi saati kolunuza vs takarsınız benim dersiniz çok sorun olmayabilir.

bu gümrük sınırını geçen her eşya için geçerli.
0
jülsezar
(27.09.24)
mantik su. buranin vatandasisin. ordan bisi aldiginda vergi odemiyorsan buraya girerken odeyeceksin. vergisiz biseyle yesil kapidan gecersen ceza yersin.
0
buenosdias
(27.09.24)
Aradiginiz cevaplar asagidaki rehberde bulunuyor. Tabii biraz ucu acik durumlar da olabilir. Atiyorum macbook pro aldin, kutuyu attin, ne olur, bence birsey olmaz. TRT bandrolunu almaniz gerekiyormus, ona sasirdim.

ggm.ticaret.gov.tr
0
mbond
(27.09.24)
brakgn
(27.09.24)
(15)

Avrupa’da 5 yaş üstü araçlar hurdaya mı gidiyor genelde

the sound and the fury
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
Türkiye’deki gibi 20 senelik araçlar var mı sokakta yoksa hep yeni mi Avrupadan kastım Alamanya beyleri ile Portekiz’in bahçeleri Bulgaristan değil.
0
the sound and the fury
(26.09.24)
Tabiki öyle değil.
Zaten 5 senelik araba eski bir araba değildir, hurda zaten değildir.
Türkiye'deki sorun sokakta olmaması gereken arabaların fakirlikten kullanilmasi. Avrupa'da da eski araba var ama böyle kartal vs kontrolden geçmez.
5 senelik arabayi eski görürdüm ben de Türkiye'de yaşarken, bunun saçma sapan bir düşünce olduğunu burada anladım. Arabam 2019 model, hala yeni bence.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Bu arada düzgün bakarsan 20 sene de ah vah denilecek zaman değil. Misal eski müdürüm 2004 yılında sıfır audi a3 almis. Simdi emekli olunca satacakti ama 20 yıldız aynı araba vardı.

Bence siz 80ler 90lar demek istiyorsunuz. Yoksa araba böyle sürekli değiştirilmesi gereken bir şey değil.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Hollanda için söyleyeyim hayır. Dizelse vergisi daha çok olur.
Ankara'da Hollanda'da gördüğümden daha fazla yeni ve lüks araç görüyorum. Hollandalılar bizim gibi değer vermiyor, küçük elektrikli arabalar ya da leasing ile kiralamayı tercih ediyor çoğu. Ekonomik olmasına bakıyor.
0
marla is in my head
(26.09.24)
Yok daha neler :) ingiltere 2010 Toyota yarisler ülkesi mesela. 2005-2010 arası vw tonla var. Ortalama bi mahallede tr’de ki kadar 2020-24 arası sıfır araç görememe ihtimalin bile var.

Bahsettiğiniz şey zengin körfez ülkelerinde geçerlidir en fazla
0
avatar is back
(26.09.24)
Bugün arkadaşım stuttgart'ta 2011 model polo aldı.
0
HellKeePer
(26.09.24)
almanya'da görgüsüz türkler ve araplar dışında sıfır ya da lüks araba merakı pek yok. sokaklar eski araba dolu. hatta otuz yaş üstü araçlara sonu 'h' ile biten özel bir plaka veriliyor, her yerde görebilirsin bu plakalardan.

bu arada 5 yıllık araba eski bile değil. araba dediğin 15-20 sene sonra eskir.
0
sir gawain
(26.09.24)
5 yasindaki aracin degeri %50 civari duser.
10 yasini gecmis araclarda ise neredeyse sifirlanir ama kullanmaya devam eden cok insan var.
zamanla aracin tamir masraflari (ozellikle arac japon degilse) aracin degerini katlayacagi icin 15 sene sonrasinda cogunlukla cope gidiyor diyebiliriz, japonlar haric.

"gelismis ulkelerde bizim gibi gorsusuzler disinda luks araca binen yok" bu da en cok duydugum atmasyon bilgilerden biri. Evet adamlar surekli mercedes ile gezmiyor olabilir, ama bu adamlarin garajinda ferrari oldugunu degistirmiyor. Adamlar bizim turkiye'de hayalini bile kurmakta zorlandigimiz araclara zaten coktan binmis, heriflerin dedesi 911 ile geziyormus, bizimkinin Massey Ferguson traktoru vardi. Orta dogu insani da arayi kapatmaya calisiyor..

En son tanistigim tassakli bir kanadali abi pasli kamyonet ile geziyordu, ama 25+ araci var ki garajinin bir kismini gordum, herifte 6 tane sifir mustang var posetinde sakliyor. Adamlarin baska bir seviyede ozetle.
0
cooperr
(26.09.24)
Fransa'da orta büyüklükte bir şehre geldim, Türkiye kadar yeni araba kesinlikle yok, arabaların çoğu 2007-2015 aralığında. Daha eskileri de var örneğin eski Twingo'ları falan her yerde görüyorum ama ağırlık 10-15 yaşında a ve b segmenti hatchback araçlar. Türkiye'dekine göre çok fazla a segmenti var mesela.
0
duguit
(26.09.24)
iyi durumda olup avrupada kullananlar da var.
dizel mizelse ve 10 yaşını aşmışsa romanya'da bulgaristan'da yeni hayata başlamış da var.
romanya'nın büyük şehirlerindeki arabaların ortalama yaşı türkiye'deki arabalardan daha genç bence.
bu arada arabam 2019 üretimi ve 2020 trafiğe çıkışlı.
sıfır bir peugeot 3008 mhev 6 ileri çift kavramadan bin kat daha dayanıklı ve uzun ömürlü olacağını biliyorum mekanik olarak.
0
rain when i die
(26.09.24)
Hollanda’da yaşıyorum arabam 2011 model. TR ile Hollanda arasında sokaktaki arabaların yeniliği bakımından çok bir fark olduğunu sanmıyorum.
0
but that was just a dream
(26.09.24)
Hatta istatistik verisi olsun Avrupa ortalama araba yaşları;
tr.euronews.com
Kısacası acayip farklı değil ama Türkiye ortalama daha yaşlı evet.

Bir de Avrupa'da kişi başına düşen araç sayısı Türkiye'ye oranla baya fazla.
tr.euronews.com

Kısacası Avrupa'da daha fazla eski araba görmek normal çünkü çok daha fazla araba var. Ab ortalaması Türkiye'nin 4 katı.
0
logisticsmanager
(26.09.24)
Avrupa'da da insanlar parayı ağaçtan toplamadığı için hayır; değil beş, on beş yıllık araç bile hurdaya gitmiyor.
0
alice in potatoland
(26.09.24)
fransada daha eski kasa 30 senelik pejoların kullanımı var.
0
mikahakkinen
(27.09.24)
Hollanda'dayim, 2000 model bir arac kullaniyorum, hanimda da 2003 model bir arac var. Yeni bir arac alacak parayi bir araya getirmem mevcut dinamiklerde imkansiz. Parasi olup dandik araba kullananlar da vardir ama bircok insan icin tamamen butceyle alakali, sadece adamlar mutevazi ya degil olay. Zamaninda sifiri 8000 euroya satilan Toyota Aygo'lar hala 15 yasindayken 2000-3000 euro civarlarina gidebiliyor.

Sokaklarda degeri nerdeyse sifirlanmis araclardan cokca var. Mesela daihatsu ve daewoo'nun A segmenti arabalarindan bile bol bol goruluyor. Eskisi yenisi her turlusu var. Sokaga cikildiginda boyle araclar da oluyor, mercedes, bmw, porsche vs de oluyor. Turkiye'de sik gorulmeyen mesela VW California da oluyor ki dunyanin parasi eden bir arac.
0
mbond
(27.09.24)
2 arabam da 15 yasinda.

biri 1.5 asgari ucret falandi, digeri 2 asgari ucrete yakin (km dusuk).

ama bi debriyaj istese yarim asgari ucret gidiyor. bakimi servisi ceyrek asgari ucret. en ufak bi sorunla servise gitsen yine ceyrek asgari ucret.

sifir alayim desen 10-15 asgari ucrete alabilirsin. lease yapayim dersen sartlara gore 1/8 asgari ucret odeyerek cok daha iyi arabaya binebilirsin ama senin olmaz.

eski arabanin vergisi de fazla, masrafi da fazla. yeni araba daha ulasilabilir. ama eski araba hurda demek degil. ben arabama iyi bakiyorum, ufak tefek tamirini kendim yapiyorum, alirken dikkatli aliyorum, muhtemelen 20 yasina kadar binerim ciddi sikinti cikarmazsa. sagini solunu bildigim icin de debriyaj falan yaptiririm cekinmem, cunku gerisi saglam. bunun yerine yine 2 asgari ucret verip ikinci el araba alsam onun da ne oldugu tam belli degil vs.
0
icim urperiyor
(27.09.24)
(3)

Trafik, sol şerit kullanımı v.s.

erdoyil
İstanbul'un bir ilçesinden yazıyorum diyeyim de şehir içi trafiği kastettiğim anlaşılsın. Sabahları işe giderken kızımı yol üstü okula arabamla bırakıyorum. Yol kenarı parklardan dolayı çift şeritli yolların çoğu zaman tek şeride düşmesi zaten aşina olduğumuz bir durum... Sürüş esnasında çift şeritl
İstanbul'un bir ilçesinden yazıyorum diyeyim de şehir içi trafiği kastettiğim anlaşılsın. Sabahları işe giderken kızımı yol üstü okula arabamla bırakıyorum. Yol kenarı parklardan dolayı çift şeritli yolların çoğu zaman tek şeride düşmesi zaten aşina olduğumuz bir durum... Sürüş esnasında çift şeritli yerlerde de sol şeritte kaldığım oluyor. Ortalıkta uykulu gözlerle dolaşan onlarca yayanın olduğu o sabah saatlerinde tampon dibine sokulup selektör yapan sürücüler olunca çıldırıyorum.Şehir içi hız limitini gözetip şeritte kalmam sizce hatalı bir davranış mıdır?
0
erdoyil
(26.09.24)
Normalde hiz sinirinda gidiyor da olsaniz sag serit musaitse oradan devam etmeniz gerekir. Baskalarinin hiz sinirina uymuyor olmasi sizi baglamaz, onlarin sorunu ve hatasi.

Ancak zaten atiyorum 40-50 metre otede birini az sonra gececeksinizdir, o zaman saga gecmeye gerek yok. Ayni durum ilerde arac park etmisse de gecerli. Bunun yaninda gene de bahsettiginiz yollarda sag seride gecmeme isteginizi de gayet anliyorum, ben de istanbul'da yol cok net sekilde acik degilse gecmiyorum. Sag serit bazi yerlerden yoldan sayilmiyor insanlar tarafindan, cok curcuna oluyor.

Size arkadan gereksiz selektor yapan tipleri memnun etmeniz imkansiz, otobanda yaninizda tir varken de selektor yapar.
0
mbond
(26.09.24)
Sol şerit uzun süreli işgal edilemez.

ahmetmerkepci.com
0
birşeylersoracağım
(26.09.24)
Tek şeride düştüğü yerde solda kalmanız yanlış değil ama sağınız boşsa sol şeridi sürekli (devamlı) işgel etmek suçtur. Şöyle ifade edebilirim. Makas yiyorsanız siz de sol şeridi işgal etmekten suçlusunuz. Böyle değilse yanlışınız yok gibi.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.09.24)
(13)

mouse bozulma sıklığı

panamera
selamlar, hep logitech kullanageldim. nedense 2-3 yıl civarında sol tuş kafasına göre takılmaya başlıyor. dosya taşırken veya bir nesneyi sürüklerken kendiliğinden bırakma problemi yaşıyorum genelde. biraz fazla kullanıyorum (oyun yok; grafik tasarım, yazı vb amaçlı kullanıyorum) ama yine de 2-3 yıl
selamlar, hep logitech kullanageldim. nedense 2-3 yıl civarında sol tuş kafasına göre takılmaya başlıyor. dosya taşırken veya bir nesneyi sürüklerken kendiliğinden bırakma problemi yaşıyorum genelde. biraz fazla kullanıyorum (oyun yok; grafik tasarım, yazı vb amaçlı kullanıyorum) ama yine de 2-3 yıl biraz erken değil mi? sizin de benzer şikayetiniz oluyor mu?
0
panamera
(26.09.24)
benim de genelde 2-3 yılda bir bozulurdu, mx master 3 aldım, uzun zamandır kullanıyorum şimdi hatırlamadım ama 4 sene olmuş gibi geliyor.
0
ravenudon
(26.09.24)
2017de mx anywhere 2 aldım 7 sene doldu hiç bir problemi yok. Haftanin 5 günü ortalama 8 saati kullanıldı
0
Mcfly
(26.09.24)
Belki 15 senedir logitech m185 seri mouse kullanıyorum. Tabii tek bir mouse değil. Hepsinin max 3 senede tekerlek tuşu basmamaya başlıyor. Sayfa içinde gezinirken, yeni sekme açarken, sekme kaparken vs çok kullanıyorum tekerlek tuşunu. Sol tuş problemi yaşamadım hiç mesela ben de. m185 hesaplı ve ergonomik geliyor bana o yüzden senede bir de alsam koymaz yani. Mouse performansının belirleyici olacağı bir oyun da oynamıyorum. İşimi görüyor.
0
nundu
(26.09.24)
logitech m185 9 senede bozuldu benim:) sadece ışığı biraz erken bozulmuştu. 2-3 sene biraz erken olmuş.
0
nothing in my way
(26.09.24)
@nothing in my way

eski üretimler baya dayanıyodu da son üç senede iki tane eskittim ya bunlarda da kalite düşüşü oldu sanırım :( ortalamaya vurunca üç senede bir oluyor gibi hesapladım kafamdan ama saymadım da şimdi kaç mouse eskittim kaç senede diye :D
0
nundu
(26.09.24)
Cok yogun kullanmadigimi belirteyim, evde kullandigim mouse epey dayaniyor, 5-10 sene diyelim. Ofiste kullandigim mouse 5-6 ay gibi kisa surede bozuldu, benim hatam da olabilir, en az birkac kez yere dusurdum.
0
mbond
(26.09.24)
Logitech mouse u 10 yıldır kullanıyorum, babam dandik marka mouselar alıp her sene bozardı, sağlam oluyor diye ona da logitech aldım, her sene bir logitech bozuyor artık nasıl yapıyor bilmiyorum

Benim mouse hala çalışıyor logitech m185
0
grimavi
(26.09.24)
Logitech kullanıyorum ve memnunum. Çok uzun süre dayanıyor.
0
ferenc
(26.09.24)
5-6 senede bir değiştiriyorum tuşu bozuluyor.
0
ananiyimioguz
(26.09.24)
şirketin it ıvır zıvırlarını ben alıyorum :)

son üç senedir logitech kesinlikle çok bozdu buna katılıyorum. eski kalitesi ile alakası yok. 5 - 6 sene çalışan klavye mouse'lar vardı. onlar bozuldukça aynı model yenisi ile aldık onlar max 1-2 sene dayanıyor.

baktık o tarafta kalite gitmiş, sessiz tıklı modellere yöneldik. daha üst seri hesapta ve daha pahalı. fakat onlar daha kötü çıktı. 4 tane aldım denemek için üçü de 6-8 ay dayandı.

şimdi yine deneme amaçlı a4 tech aldım kendim kullanıyorum acayip memnunum. dayanıklılığı da iyiyse değiştireceğim. bu marka ile.
0
delidir yakalayin
(26.09.24)
son 20+ senedir logitech kullaniyorum.
5-6 senede bir bozuldugu icin degil sikildigim icin degistiriyorum, ya da laptop cantasindan dusuyor kaybediyorum.

2 senede bir bozuyorsan sende bir sikinti var derim.
0
cooperr
(26.09.24)
15 yıldır logitech trackbalları kullanıyorum, (çünkü ülkede başka trackball yok) 6. yılda bir halt oluyor aletlere çalışmıyor. bunun tıklama sayısı sınırlı olan çipleri varmış meğer içlerinde, atıyorum 100 bin tıklamadan sonra çalışmıyormuş. redditte çinden çip getirip yenileyenler ve aynı mausu yıllarca kullananlar vardı.
0
titanyum22
(26.09.24)
Logitech MX Vertical kullaniyorum. Carpal tunnel nedeni ile ergonomik sebeplerle aldim. Bence pahali bir urun. 5. yilda bahsettiginiz gibi belirtiler basladi.

Bir buton basili iken birakabiliyor. Switchleri bozulmus artik. Aynisindan yeni bir tane daha aldim ama buton da satin aldim orijinal Omron marka. Bozulan mouse'un switchlerini de degistirecegim. Sadece buton yuzunden atilamayacak bir urun bence.
0
nop
(27.09.24)
(2)

Elektronik sigara içen doktor?

summerof69
Bugün gittiğim ortopedistin elinde elektronik sigara, puff vs. (ne zıkkımsa adı) ona benzeyen bir şey vardı. plastik bir kutudan çıkan pipetin biraz daha kalını gibi bir şeyi ağzına soktu ve çekti. duman da çıkmadı. "yok yahu devlet hastanesindeki doktor, muayene ederken elektronik sigara içiyor ola
Bugün gittiğim ortopedistin elinde elektronik sigara, puff vs. (ne zıkkımsa adı) ona benzeyen bir şey vardı. plastik bir kutudan çıkan pipetin biraz daha kalını gibi bir şeyi ağzına soktu ve çekti. duman da çıkmadı. "yok yahu devlet hastanesindeki doktor, muayene ederken elektronik sigara içiyor olamaz herhalde" diye düşünüp, geçiştirdim.

Şimdi aklıma takıldı, acaba doktor, masasında dururken elektronik sigara içiyor olabilir mi?

Bu zımbırtılar muayene sırasında çekilecek kadar normalleşti mi?

teşekkürler.
0
summerof69
(25.09.24)
Olabilir elektronik sigaranın kendisi başlı başına yasal olmadığı için şurada içilir burada içilmez gibi bi kuralı yok, sigaranın bug'ını bulmuş gibiler kapalı ortamlarda da o nedenle içiliyor sanırım ama biraz iş ahlakı olan biri olsaydı böyle bir şey yapmazdı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.24)
Bu duman çıkmayanlardan kullanan bir arkadaş vardı. Uçakta bile içilebiliyor, yasak değil vs diyordu, ne kadar doğru bilinmez.

Elektronik de olsa muayene esnasında sigara içmesi çok hoş olmamış ama şaşırmanıza şaşırdım açıkcası. En az 90'ların sonlarına kadar standart sigarayı nerdeyse bütün doktorlar fosur fosur içiyordu bütün gün. Hatta öğretmenler odaları da öyleydi 2000'lerin başlarına kadar, bildiğin duman altıydı. Ancak bizimkiler çok prensipliymiş, katiyen dışarda öğrencilerin görebileceği yerlerde içmezlerdi.
0
mbond
(25.09.24)
(24)

Eşiyle geçimsizlik yaşamışlar, nasıl çözdünüz?

psmstc
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum. Eşim ise mesai sonrası yatıp uzanmamdan çok rahatsız. Dağınık olmamdan bir şikayeti var. Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik, Keyifsizlik durumum da muhtemelen ister istemez kendisini etkiliyor. Sabahtan
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum. Eşim ise mesai sonrası yatıp uzanmamdan çok rahatsız. Dağınık olmamdan bir şikayeti var.

Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik, Keyifsizlik durumum da muhtemelen ister istemez kendisini etkiliyor. Sabahtan akşama evde sürekli çocukla ilgileniyor. Onun da birikmişliği oluyor üzerinde doğal olarak.

Sabah evde kıyafetimi yerde unuttum diye kızdı. Ben bu sıralar ekstra dağınığım haklı o da düzensizlikten çıldırıyor.

Bu iletişimsizliğimizi kavgalarımızı onun mutsuzluğunu nasıl çözeriz?
0
psmstc
(25.09.24)
ortada iletişimsizlik yok ki hocam kadın açıkça dağınıklığından şikayetçi

Mesela o da sana bu ara çok keyifsizim o yüzden bugün bebekle ilgilenmedim sabahtan beri aç dese :)

Ekstra dikkat edeceksin, kıyafetini ortada bırakmayacaksın, mutfak tezgahında temizlenecek yerine kaldırılacak şeyler varsa onları bırakmayacaksın, bunları otomatiğe bağlarsan sana da iyi gelir bir şeyler yapmış olmak
0
grimavi
(25.09.24)
Akşam eve gelince çocuğumla biraz oynayıp sonra duş tv telefon yatıp uzanıyorum.

Birlikte ortak kaliteli zaman gecirmiyor musunuz? Yukaridaki cumlenizden aksami kendi basiniza geciriyorsunuz gibi anladim.
0
mor oje
(25.09.24)
babanızın dönemindeki kadın köleliği bitti beyler. artık geriye dönüş de yok, kurdun dişine özgürlük değdi bir kere. işinize gelmiyorsa boşanın veya hiç evlenmeyin, bu kadar basit. bu işin başka çaresi yok.
0
titanyum22
(25.09.24)
Abi yazmayayım diyorum da seni bildik bileli burada ruhsal problemlerle boğuşmaların hakkında duyuru açıyorsun. Kadıncağızın başına gelmeyen de kalmadı, hep kendini suçluyor ve kadına haksızlık ettiğini anlatıyordun o aralar. Ne oldu da senin işlevsizliğin ve sağlıksız tavrın kadının suçu, mutsuzluğu, geçimsizliğine evrildi? Ben kaçırdım orayı. Allah karına sabır versin.
0
duygusalatasi
(25.09.24)
Sanırım siz çalışıyorsunuz, eşiniz de ev ve çocukla ilgileniyor. Bu senaryoda belki pek ev işi yapmamayı bekliyor olabilirsiniz, duruma göre bu normalde olabilir ama önemli bazı noktalar var. Arkanızda ekstra iş bırakmamanız lazım, ayrıca çocukları sevsek de insan biraz çocuksuz da vakit geçirmek istiyor.

Neyse kendimi "modern erkek" vs olarak görmüyorum, günümüzün çağdaş yaklaşımları olarak görülen çoğu şeye karşıyım ancak gene de işten geldiğimde direk çocukla vakit geçirmeye başlıyorum, ve genelde çocuk saat 8'de yatana kadar kendi keyfimle alakalı bir şey yapmıyorum.
0
mbond
(25.09.24)
Bazı erkeklerin hayatı boyunca kaç yaşında olursa olsun hep arkasını toplayan bir kadın oluyor. Çocukken ebeveyn anne, yetişkin olduğunda da eşi aynı zamanda ebeveyni oluyor gibi bir şey. Kıyafetini neden yerde bırakıyorsun? Çıkarınca kirli sepetine koy. Bunu neden eşinden bekliyorsun?

İşte bu yüzden yani erkeklerin yaşı kaç olursa olsun bir türlü gerçek anlamda büyüyememesi yüzünden evlilikler çok kötü gidiyor. Evlilik her anlamda çok tatminsiz oluyor.
0
rock n roll
(25.09.24)
eşiniz çalışsın, siz evde çocuk bakıp ev işlerini halledin.
0
Hallegadola
(26.09.24)
konuya ikinci yazışım olacak adam gerçekten çok ilginç buluyorum bunu.
yetişkin bir insan sana geliyor, şu konudan rahatsızım diyor.
sen işine gelmediği için sana söyleneni tamamen görmezden geliyorsun.
ve hatta karşındaki insanın dediği hiçbir şeyi kale almayıp, huysuzluk yaptığını düşünüyorsun.
sonra da bu huysuzluğu nasıl gideririm diye elaleme soruyorsun.
gavurların infantilizing dediği nane bu oluyor herhalde.

"onun mutsuzluğunu nasıl çözeriz?" vay anasını. bu kadın çocuk mu hayvan mı birader cidden ne olarak görüyorsun bi desene
0
titanyum22
(26.09.24)
erkeklerin bu tarz davranışları çiftler arasındaki "yetişkin" denkliğini bozuyor ve kadın bir bakıyor aslında iki çocuğa bakıyor evde. ne libidosu kalıyor ne karşısındaki yetişkin erkek olarak varsaydığı erkeğe sevgisi. sonra da çocuğa davrandığı gibi davranıyor. eşyanı kaldır oğlum, kalk biraz o tabletin başından oğlum vesaire vesaire. siz takım gibi davranmıyorsunuz, bakmakla yükümlü olduğu bir diğer çocuğu gibi davranıyorsunuz.

ana mesaj; yetişkin gibi davranın ki eşiniz de size çocuğa davrandığı gibi davranmasın.

bir de vicdan çok mühim, içten içe çocuk ve ev bakımının ne kadar yorucu ve yıpratıcı olduğunu bile bile ekstra dağınığım yeaaa, bu aralar tükenmişlik sendromum var yeaaa diyemiyor olmanız gerekir. hakkaniyetli davranın eşinize.
0
Phoebe
(26.09.24)
İkinizde gün içinde çalıştınız, hatta belki eşiniz çocuk ev işleri vs derken sizden daha çok yoruldu. Siz eve gelince bir süre sonra yatıp dinleniyorsunuz, ama eşinizin böyle bir lüksü yok. Bir de üstüne ikinci bir çocukmuşsunuz gibi sizin arkanızı topluyor. Bu adil mi şimdi?

Eve geldiğinizde eşinize iş çıkarmak yerine mesai sonra işleri bölüşeceksiniz adil bir şekilde. Yemek mi, evi toparlamak mı, temizlik mi artık her ne gerekiyorsa o akşam. Eşiniz haklı. İki dakika çocuğu eğlemek yeterli çaba değil.
0
inawen
(26.09.24)
onu mutsuz etmeyecek şekilde davranarak sorunu çözebilirsin mesela. sanki kadına allah tarafından mutsuzluk veriliyor da senle bir alakası yok gibi sormuşsun.
0
elorelia
(26.09.24)
Kime +1 yazacağımı şaşırdım.

Siz empati yapın insan olun onun mutsuzluğu çözülür.Asıl soru siz bu duyarsızlığı, anlayışsızlığı nasıl çözersiniz?
0
kullanicadi
(26.09.24)
Sorun dağınık olman değil ilgisiz olman. Sıradan olmayı seçtiğin sürece önce sen sonra eşin mutsuz hayata mahkumsunuz. Get your shit together
0
hasmetizm 2046
(26.09.24)
işten gelince uzanmak en büyük hakkın. sabahın köründe kalk yol trafik çek. işin stresini çek. evde gelince bir de eşinin bağırmasını çek. kimse işte çalışmayla evde çalışmanın konforunu karşılaştırmasın. gün içinde her türlü vakit yaratıp yumuşak yatagına uzanabiliyor ev ahalisi. işte böyle bir şey yok. sadece biraz daha düzenli olabilirsin. bence eşinle konuş sana daha saygılı olsun.
0
xrated
(26.09.24)
xrated:ın dediğini yapmalısın ki kadın senden boşanıp rahat etsin. dök içindekileri.
0
titanyum22
(26.09.24)
Titanyum senin fanınım:)) yürü be kızım:)
0
kullanicadi
(26.09.24)
feminaziler basmış burayı :/
0
xrated
(26.09.24)
sen kendinle gecinemiyorsun bence :)
silkelen kendine gel. esin neden calismiyor bi de? bebek yerine cocuk dedigine göre evde anneye muhtac biri yok sanirim?
0
robert bosch
(26.09.24)
yaw bunun için de gidilir mi, zaten bildiğimiz şeyleri söyleyecek, birine daha düzenli ve dikkatli ol diğerine çok sıkma biraz rahat bırak adamı diyecek zaten vs. vs. demeden çift terapisine gidin.
0
yemrem
(26.09.24)
feminaziler duyuruyu ele geçirmeye çalısıyor galiba. sen bunları dinleme.

problemin asıl kaynağı şu: "Ve en önemlisi bir süredir keyifsizim. Tükenmişlik"

bir erkeğin tükenmiş olmak, keyifsiz olmak gibi lüksü asla yoktur. silkelen ve kendine gel. biraz daha geç kalırsan kalıcı olarak çözülemez sorunlarınız.

edit: eski duyurularını da okudum. psikolojik rahatsızlığın var galiba. eşinden saygı görmen için iç sorunlarını çözmek zorundasın. biraz pısırık oldugun anlaşılıyor yazdıklarından. kadınların böyle erkeklere saygı duymadıklarını ilk defa duyuyor olamazsın
0
abelardo
(26.09.24)
xrated ülkede oy kullanan 25 milyon kadın var ve feminist olmayan bir kadın oy kullanmaz. beğenmeyen yallah Arabistana
0
titanyum22
(26.09.24)
Ise baslasin onun maasini da bakiciya verin. Boyle anlar
0
lapaz
(26.09.24)
Uzun yıllar çalışmış sonra da anne olup bir süre evde çocuk bakmış biri olarak erkeklerin bu dışarıda çalışıyorum yoruluyorum tükendim tribinden nefret ediyorum. Nedense hep erkekler tükeniyor hiç kadınların özellikle annelerin tükenme hakkı yok?
Kadın tükensin bakalım bir hafta da full time sen ilgilen çocukla.
Evde çocukla ilgilenmek kolay zannediyorlar herhalde biz de ofise gidip çalıştık hiç de zor değil sabah git akşam gel mis gibi. Ama annelik öyle mi yani kendine ait bir saniye vaktin yok.

Zavallı kadınlar ya hepimiz adına çok üzülüyorum. Biz bu erkolar gibi niye tükendim deyip çocuğu on dakika oyalamayı ebeveynlik göremiyoruz? tişörtümüzü atıp keyifsizim diyemiyoruz. :(
0
kaptan maydanoz
(26.09.24)
feministleri dinleme
taviz tavizi doğurur
daha sonra da bu adamın sınırları yok diye erkek yerine konmazsın.
0
nuisance2
(26.09.24)
(16)

Boşa geçen koskoca bir zaman

bana da mi lolo
Arkadaşlar merhaba. Güneydoğuda görev yaparken deprem nedeniyle evini kaybetmiş sonucunda da batıya dönme hakkı elde etmiş eski depremzede şimdi sıkıntıdan patlamasyon bir öğretmenim. Denizli merkezde görev yapıyorum. Pazartesi günleri tüm gün çarşamba günleri de 12’den sonra tamamen boşum. Diğer gü
Arkadaşlar merhaba. Güneydoğuda görev yaparken deprem nedeniyle evini kaybetmiş sonucunda da batıya dönme hakkı elde etmiş eski depremzede şimdi sıkıntıdan patlamasyon bir öğretmenim. Denizli merkezde görev yapıyorum. Pazartesi günleri tüm gün çarşamba günleri de 12’den sonra tamamen boşum. Diğer günlerde de max 4’e kadar okuldayım sonra gün ortasından geceye kadar yine boşum.

Bu boşluk olayı artık beni patlatacak hale getirdi. En genç öğretmen arkadaşım en az 25 sene görev yaparak ancak batıya dönebilmiş yaşlı amcalardan ibaret. Genç meslektaşım yok, mesai arkadaşım yok, şehirde arkadaşım da yok…

Haftasonları yüzmeye gidiyorum, arada karahayıt’a gidiyorum, arada İzmir’e ailemin yanına gidiyorum…ama inanılmaz bir boşa giden vaktim var ve hiç arkadaşım yok. Yazıyla ve sayıyla arkadaş sayım sıfır.

Lütfen üzerime öneri atın. Dil kursuna falan mı yazılayım. Boş oturmak ve kimseyle konuşmamak hiç bana göre değil. Adalet Parkında gözleme yiyip çay içerken bu satırları size yazıyorum. Teşekkürler.
0
bana da mi lolo
(25.09.24)
Benim öyle bi vaktim olsa en az 4-5 gün gym'e gidip 3 saat antrenman yapardım, şu an öyle bi vaktim olmadığı için vakit yaratarak yapıyorum ama vaktim olsa daha süper olurdu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.09.24)
Kaleci saçlı adam haftada iki gün akşamları yüzmeye gidiyorum, spora yazılmayı da düşünüyorum ama arda kalan vakit çok büyük. kimseyle konuşamadan yaşamak çok zorluyor.
0
🌸bana da mi lolo
(25.09.24)
Tek başınıza kaliteli vakit geçirmeyi sorun etmeyen biri misiniz yoksa sosyalleşmek ihtiyacı daha mı ağır basıyor?

Eğer ilkiyse, bir insan sizin elinizdeki miktardaki boş zamanla çok güzel vakit geçirebilir kendi kendine. Kendimden örnek vereyim, beş senelik yalnız yaşama tecrübem oldu üniversitede, şimdi de bir aydır falan tek başıma yaşamaya başladım, o kadar çok şey sığdırmışım ki bir ay deyince size az gelebilir ama ben üç beş ay geçmiş gibi hissediyorum mesela şu an.

Benim boş vaktim bu aralar size göre daha fazla, o yüzden öncelikle sabahları güzel yürüyüşler yapıyorum. Geçen sene ayağımdan ameliyat olduğum için kendimi yoracak tempoda ya da uzunlukta değil ama beni ayıltıyor, enerji veriyor. Yürürken sevdiğim ve çok güldüğüm podcastler dinliyorum, sokaktaki kedileri ve köpekleri besliyorum, onlar bile başlı başına çok iyi hissettiriyorlar. Sonra eve dönüp sade ama doyurucu bir kahvaltı ediyorum, dizi film takılıyorum. Her gün evimi topluyor ve ihtiyacına göre temizliyorum. Kitap okuyorum, gitar çalmayı öğreniyorum. Siz dilden örnek vermişsiniz mesela, motivasyonunuz varsa yeni bir dil öğrenmek çok geliştirici ve rehabilite edici, deneyebilirsiniz pekala.

Düzenli yürüyüş, sağlıklı beslenme zaten hayat kalitesini artırıyor, bu aralar alkolü ve şekeri de kestim, mis gibiyim valla.

Arkadaşlarım çok az ve programlarımız her zaman uymuyor, o yüzden akşamları sevdiğim bir kafeye gidip kitap okuyorum ya da bir şeyler izliyorum. Bazen sinemaya gidiyorum bazen açık mikrofon stand up etkinliklerine. Bütçem el veriyorsa konserlere gidiyorum. Bu ortamlarda yeni arkadaşlar edindiğim de oldu, siz de deneyebilirsiniz. İnsanlarla tanışmak eskisi kadar kolay değil ama nerede ne olacağı belli olmaz ve de evde oturmaktan kesinlikle çok daha iyi.

Günün sonunda tatlı bir yorgunluk geliyorsa o gün verimli geçmiş oluyor benim için. Yani özetle, size iyi gelen şeyleri içinde barındıran bir rutin yaratıp istikrar sağlamak konusunda da direnin. Birkaç gün tekrar edince ancak yer ediyor. Eğer bunlara rağmen kendinizi izole, yalnız ve mutsuz hissediyorsanız psikolojik destek almayı deneyebilirsiniz, bana çok iyi geliyor.

Ayrıca geçmiş olsun diyorum, zor bir koşuldan çıkarak yeni bir şehre taşınıp adapte olmaya çalışmak gerçekten sınayıcı bir süreç, ama burada da sadece işe gidip gelmekten ibaret olmayan bir hayat inşa ettiğinizde bu sıkıntılar büyük ölçüde dinecektir.
0
@stubborn inferno
(25.09.24)
Aile Izmirde demişsiniz İzmirli misiniz? Denizli'nin insanı çok garip lisansta ilk orayı kazanmistim 1 sene zor durdum, ben de Izmirliyim ondan soruyorum. Çünkü bu kombinasyondan kaynaklı bir sıkıntı var gibi.
0
encokbenisevinnolur
(25.09.24)
Bu arada dating applerde nadir de olsa sizin gibi olan ve sosyalleşmek, arkadaş edinmek isteyen insanlar mevcut, belki bunu deneyebilirsiniz karşı değilseniz. İlla romantik bir şey olmasına gerek yok.
0
@stubborn inferno
(25.09.24)
E ticaret hocam. Hem zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın hem de para kazanırsin.
0
etna
(25.09.24)
İnternetten denizli trekking, dağcılık, yürüyüş vs yazıp çıkan gruplara bakıyosun. Gerekli kıyafet, çanta vs toplayıp haftasonu gezmeye gidin. O gruplarda zamanla arkadaş çevresi oluşur.
0
1917
(25.09.24)
Evlen, cidden evlilik yalnızlığın ilacı. O size yapacak aktivite de bulur
0
Hallegadola
(26.09.24)
abi saçmalamayın sakın bu sıkıntıyı çözmeden evlenmeyin.
insan önce kendi kendine mutlu olabilmeli, kendi kendine uğraşlar bulabilmeli.

buradaki öneriler beynime kan sıçrattırıyor bazen. canım sıkılıyor diyorsunuz evlen diyorlar. varoluşsal sancılar.. diyorsunuz çocuk yap diyorlar.

ya allah aşkına bir şeyin çözümünü bir canlıya yüklemeyin önce kendi kendinize çözün sonra ileride daha büyük sorunlara yol açar bu sorumluluk veya amaç yükleme işi.

tavsiyelere gelirsek; evet kurslar olabilir en azından ingilizce kurslarında daha modern insanlar olabilir. sesle ilgiliyseniz korolar olabilir, enstrüman kursları olabilir. balık olabilir, içerik üretmek veya online kurslardan bir şeyler öğrenmek olabilir. yazılım falan..

mesela ben şu sıralar mutfağa sardım normalde yemek yapan biri değilim artık denemeye başladım güzel de oluyor. kitaplara döndüm o baya ruhsal olarak tatmin ediyor.

video oyunları veya online oyunlar da vakit öldürmeye bire bir ama onu tavsiye etmiyorum ruhsal anlamda kötü hissettiriyor sonrasında.

evlenmeyin dedim ama bir kız arkadaş veya sevgilinin zararı olmaz diye düşünüyorum.
en azından sizdeki sorunlar çözülmese bile geri dönüşü kolay olur her iki taraf için de. ama evlenir de yalnızlık ihtiyacını gidermeye çalışırsanız belki öyle bir ilişki olacak ki sürekli dip dibe durmak değil kendinize kendi özel zamanları, özel alanları tanımanız gerekecek bir ilişki olacak. diğer türlüsü bayacak sizi. o zaman ne olacak boşanacak mısınız?

o yüzden dedim evlilik sakın diye, öyle deneme yanılmaya gelecek prosedürler değil bizim ülkemizde.
0
ananiyimioguz
(26.09.24)
1917+1

ayrıca ilgili ve hassas olduğunuz alana göre 1-2 tane stk, kültür sanat etkinlikler, atölye vb. eklediniz mi yavaş yavaş çevreniz oluşur. izmirdeki çevrenizin denizlide networkü varsa sizinle tanıştırabilirler.

siz istedikten sonra muhakkak bir yolu bulunur. bu deprem, tayin vb. nedenlerle depresyonda olabilir misiniz? şayet öyleyse bu yazdığımız önerilerle ilgili adım atma motivasyonunuzun oluşması bir hayli zor. gerekli görüyorsanız bir uzmandan destek alabilirsiniz.

yok o kadar derin bir depresyonda olduğumu düşünmüyorum diyorsanızda şu self helping kitaplarını okumanızı çok öneririm;
iyi hissetmek
hayatı yeniden keşfedin
akış

ayrıca kendinizle güzel zaman geçirebilmeyi de öğrenmenmeniz gerekiyor. sevgili, eş ve benzeri elbette çok kıymetli ama kendinizle mutlu değilseniz, olamıyorsanız, yanınızdakini de mutsuz edersiniz.
0
Phoebe
(26.09.24)
Kurs vs soylenmistir zaten ama bos zamanlar sirf sosyallikle doldurulamaz diye tahmin ediyorum. Size kendinizi verebileceginiz projeler lazim. Ne yapabilirsiniz siz daha iyi bilirsiniz, agac isleri olur, elektronik olur.
0
mbond
(26.09.24)
Evlenmezsen 1 2 sene sonra yine gelir böyle başlık açarsın. Çevrendeki herkes evlenir sen kalırsın. Memurların çoğu mutlu bir evlilik peşindedir ki bu da normal. Senin çaren karşı cins. Aynı sıkıntıları ben çektim vaktinde. Evlendim Kafa rahat.
Adam yalnızlıktan patladım demiş "insan önce kendi kendine mutlu olabilmeli, kendi kendine uğraşlar bulabilmeli." Cevap bu. Tebrik ederim. Bide kan beynine sıçramış beyimizin. Adam yalnızım diyor alowwww.
Sen karşı cins bulmaya uğraş. App mi kullanırsın seminer mi eş dost tavsiyesi mi bilmem ama vaktinde boşa geçmemiş olur.
0
Topalordek
(26.09.24)
insanlarla nasıl muhabbet başlatılır, nasıl tanışılır gibi konularla ilgilenirseniz, çok hızlı bir şekilde arkadaş sayınızı arttırabilirsiniz, bu kadar boş zamana bir iki hobi mutlaka sığdırılır, dil kursu gibi düşün ama taa çocukluğundan falan içinde kalmış bir hobiyi yeniden canlandırman bile sana o konuyla ilgilenen insanlarla tanışmanı sağlar.

muhabbet açmayı çözdükten sonra senden kralı yok :)
0
selam
(26.09.24)
Dil, spor, müzik hocam. Bunlardan sevdiğiniz ne varsa sıkı sıkı sarılın.
0
kumandanim
(26.09.24)
aktivite arkadaşlığı uygulamaları var, insanlarla buluşup beraber konsere falan gidiyorsunuz. onlara bakın isterseniz.

üniversite çevresinde dil, dans, müzik, tiyatro kursu ne varsa yazılın. arkadaş edinirsiniz.

evlenmek için en az bir kişi daha lazım, o iş pek olur gibi değil :)
0
babilfish
(26.09.24)
Hocam selamlar. Denizli biraz küçük, sıkıcı imkanları az bir şehir. Ben sizin sorununuzun sosyallik olduğunu anlıyorum. Denizli’de bulunan etkinlikleri tarayıp sosyal bir çevre edinmeye bakın öncelikle. Zaten 1-2 çevre edindikten sonra ve karşı cinsle iletişime geçtikten sonra rahatlarsınız diye düşünüyorum.

Onun dışında Denizli’nin en iyi yanı Antalya, Muğla ve İzmir’e 3 saat olmasıdır. Sosyallik sonrası buralara giderek zaman geçirirsiniz.
0
jackyr
(26.09.24)
(6)

Focus vs civic

lrdrylgh
Merhabalar. Sıfır araç alacağım ve focus ve civic arasında kaldım. Sizce dizel focus mu yoksa benzinli civic mi?
Merhabalar. Sıfır araç alacağım ve focus ve civic arasında kaldım. Sizce dizel focus mu yoksa benzinli civic mi?
0
lrdrylgh
(25.09.24)
sağlamlık diyorsan focus ama kasa nerdeyse hiç değişmemiş gibi civicin kasası daha güzel. ama ben pejo 308 alırım her anlamda 2sinde de önde.
0
mikahakkinen
(25.09.24)
Bende cok eski bir Civic var, memnunum ancak izolasyonu asiri kotu, param olsa dehleyecegim. Sahsen sorun cikarmama baglaminda Civic tercih ederdim, ama konfor anlaminda cok buyuk fark varsa maddi rahatligima gore farkli seyler de dusunebilirdim.
0
mbond
(25.09.24)
Yol tutuşu ve performans benim için önemli gaza basınca tork hissedeyim frene basınca sürpriz yaşamayayım diyorsan focus.

Benim için konfor daha önemli, elektronik ayrıntıları olsun, kokpit dizaynı güzel olsun, süspansiyonları nispeten daha yumuşak olsun dersen civic.

Yalnız dikkat birinde var olan özellik diğerinde yok :) ikisi de olsun hem konfor hem performans dersen premium markalara bakmalısın.
0
joooper
(25.09.24)
tamamen tipine bakarak focus diyorum. ben ikisinin arasında kalsam gider octavia alırdım o ayrı.
0
brakgn
(25.09.24)
basim agrimasin diyorsan honda/toyota.
dert sahibi olmak istiyorum diyorsan ford is gorur.
0
cooperr
(25.09.24)
Civic'ten şaşma, capon üzmez!
0
halitkin
(26.09.24)
(8)

Evi hangi aylarda kiraya vermeliyim

Chips
Bana ocak ve temmuz donemi geliyor. Şimdi ev 4 ay boş durmasin diye kiraya verince uzun vadede daha cok kaybettirmiyor mu ?
Bana ocak ve temmuz donemi geliyor. Şimdi ev 4 ay boş durmasin diye kiraya verince uzun vadede daha cok kaybettirmiyor mu ?
0
Chips
(24.09.24)
1-2 sene onceki dinamiklerin ayni sekilde ilerleyecegi on yargisiyla yaklasirsak belki fark edebilir. Ancak bence zaten ozellikle istanbul'da gecmisteki %25 kurali ve enflasyon beklentilerinden dolayi onden bir fiyatlanma olmustu. Yani belki de mevcut fiyatlar zaten yuksek ve ne kadar erken kiraya verilirse o kadar iyidir. Evin mevcut piyasa degerine gore de bakmak lazim, su an kira/satis fiyati orani da onemli, evin fiyati 200-240 kiraya esit olmali diyorlar. Bu da su anki fiyatin iyiligi konusunda fikir verebilir.
0
mbond
(24.09.24)
piyasanin durumu kestirilebilir degil ancak genelde okul baslamadan onceki aylar en uygunu oluyor
0
sweetoffice
(24.09.24)
ağustos 15- eylül 30 arası
0
fistikthecat
(24.09.24)
Ağustos-Ekim arası kiracı sirkulasyonu biraz daha fazla olduğundan sözleşme dönemi sonu kiracınız çıkaraa daha kolay kiracı bulunabilir.
0
awlmi
(25.09.24)
Hiç bir zaman. Evinizi kiraya vermeyin...

İlla vereceğim diyorsanız, en uygun zaman okulların açılması dönemi. Eylül ayı yani. Üniversiteler henüz açılmadı, böyle bir imkan varsa, yakında üniversite varsa hemen verin.

.
0
kartallar yuksek ucar
(25.09.24)
normalde en kolay yaz öncesi(evlilikler ve atamalar) ve eylül dönemi(okul) kiraya verilir.

şu ara kira çarpanları iyileşti boşuna boş bekletmeyin kiraya verin.
fakat yüksek kira ödeyenden ziyade evinize bakabilecek ve kiraları aksatmayacak profil seçin gerekirse %10-20 daha düşüğe verin.
0
nuisance2
(25.09.24)
agustos eylul. okullar acilinca. turkiye'de 20 milyona yakin ogrenci var.
0
baldur2
(25.09.24)
Yüksek fiyattan verin mademki, talibi çıkarsa zarar etmemiş olursunuz, çıkmazsa da beklememiş olursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(25.09.24)
(2)

araç ruhsatından özellik sildirme adımları

faroe adamlari
Merhabalar,Annemin üzerine kayıtlı bir 1970 model bir kamyonet var ve bunu satmaya çalışıyor. Aracı muayeneye götürdüğünde araç ruhsatında tente kayıtlı olduğu görülmüş fakat araçta tente yokmuş. Muhtemelen satıcı anneme satmadan önce tenteyi kaldırmış ya da önceki muayenede sorun edilmemiş.Tente ta
Merhabalar,

Annemin üzerine kayıtlı bir 1970 model bir kamyonet var ve bunu satmaya çalışıyor. Aracı muayeneye götürdüğünde araç ruhsatında tente kayıtlı olduğu görülmüş fakat araçta tente yokmuş. Muhtemelen satıcı anneme satmadan önce tenteyi kaldırmış ya da önceki muayenede sorun edilmemiş.

Tente taktırmak yerine araç ruhsatından bu tenteyi sildirmek nasıl olur bilenler adım adım açıklayabilir mi? Proje çizilmesi vs. gerekiyormuş. Tahminen ne kadar tutar bunların hepsi?

Bir de bütün bu süreci örn., proje çizme ve sonrasında ruhsatı güncelleme gibi diğer resmi işler de dahil olmak üzere hepsini paket olarak ücreti karşılığında yapabilecek bir şirket veya tamirci var mıdır?
0
faroe adamlari
(24.09.24)
konuyla alakalı bilgisi olan arkadaşlar cevap verebilirse çok memnun olurum
0
🌸faroe adamlari
(01.10.24)
Tente sildirme projesini yaptigini iddia eden muhendislik firmalari var. Mesela www.htcmuhendislik.com
0
mbond
(01.10.24)
(4)

Youtube da tek kategoriden yardirinca nasil paso video atabiliriz sizce?

Zetnikov
Sunu merak ediyorum mesela peynir kanali actik30 tane video attik31. video yada 500. 1000. Video fikrini nasil bulabiliyor insanlar Konu kalmiyor uretecekHa soyle olur sen 50 video attin kanal tuttu bu sefer konuyu zeytine ordanda kahvaltiya kaydirirsin ama iste onemli olan bi en az 50+ videoyu peyn
Sunu merak ediyorum mesela peynir kanali actik

30 tane video attik

31. video yada 500. 1000. Video fikrini nasil bulabiliyor insanlar

Konu kalmiyor uretecek

Ha soyle olur sen 50 video attin kanal tuttu bu sefer konuyu zeytine ordanda kahvaltiya kaydirirsin ama iste onemli olan bi en az 50+ videoyu peynirden atmak

Bu konuyu acma sebebim onceki konumda ortsya karisik video atsam ne olur demistim herles tek konudan saldirmak dogru dedi bu yuzden tek konu hakkinda yazdim


Bildiginiz bi taktik var mi tek konudan yuzlerce video nasil atilabilir
0
Zetnikov
(22.09.24)
meaty cheesy güzel bir örnek. peynir de et kadar hatta belki daha geniş içeriğe sahip bir konsept.
0
dr doofenshmirtz
(22.09.24)
Çeşitlendirilir abi hiçbir şey yekpare bağlantısız değil sonuçta.
0
anon1m
(22.09.24)
Konu başlığı ya da kategori değil de konsept/kontekst uzerinden ilerlenirse o tıkanma olmaz gibi geliyor.

Örnek, 49W isminde bir kanal var, "Parcaliyoruz: [yazar filozof şair ismi]" başlıklı videolar çekiyorlar. Bu hazırlayanlar sıkılana kadar tükenmez ve tıkanmaz bence video fikri üretimi anlamında.

Mesela yer6 film var o tükenir çünkü konu edindikleri şeylerden uretebilecekleri şeyler sınırlı.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.24)
Detaylara giriliyor ve/veya aynı şeyler farklı formlarda tekrar ediliyor. Çok eskilerden klasik giyim kuşam üzerine bir kanala bakıyordum. Yıllardır bakmamıştım. Şimdi sorunuzu görünce tekrar dönüp bakayım neler oluyor dedim.

Son videolarında gördüklerim şunlar; ingilizler neden böyle şık? Statünü düşürecek 12 küçük hata, Erkeklerin sahip olması gereken 3 parfüm, gene mesela parfümle ilgili yakın zamandan başka videolar var. Mesela "Ofiste kaçınmanız gereken parfümler" adam da düşünürken, aa parfüm konusuna girim demiş, son 10 videosunun 3 tanesi parfümle alakalı. Parfüm konusunda ayrıca her yıl birkaç video çekmiş. Biraz dinlesen adamın söyleyeceği hemen hemen herşeyi duymuş oluyorsun.

Bunun dışında bir de yeni konseptlerle genişleyenler var. Mesela Doug De Muro var, genelde 2000 yılı civarı araçlar için inceleme videoları çekiyordu, hafif esprili falan. Nadir ve temiz arabalar oluyordu genelde, puan veriyordu falan. Sonra sıfır arabaları da yapmaya başladı. Sonra başka arabacılarla söyleşi yapmaya başladı. Son olarak da, kendisi oturup birşeyler anlatmaya başladı, mesela geleceğin klasiği olabilecek 10 otomobil. Bunun gibi şeyler.
0
mbond
(22.09.24)
(17)

Yere çöp atma kültürü nasıl yaygınlaştı.

darkwizard
Ben yere çöp atınca sucluluk duyuyorum vicdanım el vermiyor. Yaşadığım yerde çöplerle yasamak istemiyorum mesela. Ama herkes atıyor bunu anlamıyorum çöp kutusu olmazsa bile bekletmek gerekmiyor mu? Ulkemiz Hindistan Pakistan Bangladeş Afganistan gibi çöp ülke oluyor.
Ben yere çöp atınca sucluluk duyuyorum vicdanım el vermiyor. Yaşadığım yerde çöplerle yasamak istemiyorum mesela. Ama herkes atıyor bunu anlamıyorum çöp kutusu olmazsa bile bekletmek gerekmiyor mu? Ulkemiz Hindistan Pakistan Bangladeş Afganistan gibi çöp ülke oluyor.
0
darkwizard
(20.09.24)
Hep yaygındı. Ailede ve okulda öğretilmiyordu, halen oğretilmiyor. Çevre bilinci sıfır ve bunu düzeltmeye yönelik bir gündem ya da politika yok. Zaten olmaması da işlerine geliyor. Cevap: hep yaygındı.
0
prole
(20.09.24)
prole+1

Aile öğretmiyor çocuğa çünkü aile de bilmiyor onlara da öğretilmemiş. Okulda da öğretilmiyor. Çok küçük yaşta çocuğa bu eğitimin verilmesi lazım. Beden temizliği, diş fırçalama, kıyafet temizliğini öğretmek lazım. Bunlar söyleyerek değil, davranışlarla gösterilmeli. Anne, baba dışarıya çöp atıyorsa, banyo yapmıyorsa, dişlerini fircalamiyorsa bunları çocuk da yapmaz.

Çok ciddi eğitim gerekiyor. Geri dönüşüm kutusuna da çöp konteynerine atmaları gereken çöpü atanlar oluyor mesela. Çocuğum yok, eğer olsaydı daha çok küçükken bunları öğretirdim. Temizliği, toplu taşıma kullanırken nasıl davranilacagini, sıraya girmeyi, toplum içinde nasıl davranması gerektiğini her şeyi öğretirdim.
0
rock n roll
(20.09.24)
Hep yaygındı, sadece nüfus arttıkça daha görünür oldu. Görgüsüz anne babanın çocuğu da görgüsüz oluyor.
0
potasyum bebek
(20.09.24)
bizim zamanımızda hayat bilgisi dersleri vardı. orada öğrettiler çöp ve yere tükürme mevzularını. sene 1980+

eş zamanlı trt'de perran kutman, ali atik vd olduğu programlarda bu mesajlar iletildi. çöp atmayan bizler bunu buradan öğrendik diyeceğim de adam yerine koyduklarımızın izmarit vd yere attığını gördükçe kendi salaklığıma yanıyorum. kişileri tanımak konusunda yani.
0
janderzel zartanyan
(20.09.24)
Konu çöp atmaktan ziyade ülkede umumi alan bilincinin olmaması. Bütün ortak alanlar hor kullanılır bu ülkede, yemekhanesi de restoranı da sokağı da. Birine ait olmadığı için çöp de atılıyor, tükürme işeme zarar verme dikkat etmeme de yapılıyor. Toplum bilinci oluşana kadar sokağın sahibi belediye olup burası da benim malım zarar veremezsin demeli ki öğrensinler.
0
Bruce
(20.09.24)
90larda doğdum.
bize okulda hep öğretildi.

ilkokulda da, ortaokulda da, lisede de.

ben de şaşar dururum nasıl herkes çöp atıyor diye.
benim okul arkadaşlarım da atmaz. çevremde de pek yok sokağa çöp atan.

ama zamanla farkettim ki, bir çok kişi bu eğitimi almamış evet.
daha ziyade insanlar şöyle düşünüyor "benim attığım çöpten nolacak, her yer çöp zaten" bi de "ben çöp atmasam çöpçüler işsiz kalacak, kıps."

bence gitgide yaygınlaşma sebebi, herkes yapıyor ben neden enayilik yapayım da çöpümü saklayım şeklinde düşünmekten.
0
biseysorcaktim
(20.09.24)
başımıza ne geldiyse köyden çıkmaması gerekenler şehirlere doluştuğu için geldi. ben de 90larda ilkokul okudum, yereçöp atmamak, ağaca zarar vermemek öğretildi. şimdi bakıyorum kazık kadar adamlar yolda yürürken keyfine ağaç dalı kırıyor. çöp atıyor yere tükürüyor. çıldırıyorum.
0
titanyum22
(20.09.24)
Temizlik konusunda bilinçsizlik var. Geçen gün başka bir kişinin sorusuna da yazmıştım. Otobüste kusuyordum neredeyse. İnanılmaz bir şekilde ter kokan ve ağzı kokan insanlar vardı. Belki aylardır yıkanmamışlar. Deodorant zaten kullanmıyorlar. Belki deodorant alacak parası olmayabilir bir şey diyemem ama ne bileyim ya soğan, sarımsak yiyip, sigara içip de otobüse binmezsin. Yemin ediyorum çemen yemişler şu sıcakta nasıl kokuyor. Dişlerini en son ne zaman fircaladiklari belli değil. Sigara içen deodorant da alabilir ayrı mevzu. Anlayamıyorum bir insan kötü kokmayı kendine nasıl yakıştırır. Mis gibi kokmak ister insan.
0
rock n roll
(20.09.24)
bunun ozellikle ogretilmesi mi gerekiyor ki anlamadim. kafasi calisan kimse yere cop atmaz. illa ki her ogretmen cocuklara yere cop atmak kotudur diyordur. sonuclarini anlatiyordur. bu tur seyler aileden gelir. ogretmenlerin yapacagi cok bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(20.09.24)
bazı davarlar bilerek atıyor.
o atmazsa temizlik işçileri işsiz kalırmış.
ciddi ciddi böyle düşünüyorlar.
0
nuisance2
(20.09.24)
ilkokulda çalışıyorum, okulda baya baya öğretiliyor. çocuklar da atmamaları gerektiğini biliyor ama yine de atıyor bazıları. ilginç.
0
sabenburak
(20.09.24)
yere çöp atma hep vardı, maalesef okullarda ne kadar öğretsen de anne babada görmeyince o işlemiyor, ayrıca bence yere çöp atan kesim azınlık, tüm toplum böyle değil genel nufusa bakınca, aşağıdaki yazıda insanların %65'i çöpü doğru yere attığını iddia ediyor. Kalan %35'lik kesimin hepsi olmasa da %20-30 lık kesimi yere çöp attığını düşünsek ortalam %25 olur.

Devletin bu %25lik kitleyi tespit edip onlara özel çalışma yapması lazım, bu sorunun azalması için. bizim çözebileceğimiz bir nokta yok.


www.cevreciyiz.com
0
gezegen olan pluton
(20.09.24)
Bruce + 1, en temel şekliyle açıklamış bence. Esasında alakasız görünse de, ne bilim, yaya geçidinde durmamak, kasa sırası gibi dakikalık bir meselede bile kaynak yapmaya çalışmakla aynı sebeplerden oluyor. Okulda hepimize eminim bir noktadan bazı toplum kurallarından bahsedilmiştir, çok faydası olmamış anlaşılan.
0
mbond
(20.09.24)
Göçebe kültüründen geliyoruz. Bulunduğumuz yeri sahiplenmiyoruz. O an için oradayız ve oranın pisliği önemli değil, obayı toplayıp gidecekmişiz gibi geliyor.

Çadırın içinden kalma, evin içi temiz olsun yeter, Apartmanda merdiven boşluğunu bile önemsemiyoruz.

Bireyselde böyle. Resmin biraz daha büyüğüne bakarsak, Binaların dış görünüşünü önemsemiyoruz. Güzel bina yapalım diye bir kaygımız yok. Barındırsın yeter diyoruz. Binalarımız eciş bücüş.

Resmin biraz daha büyüğüne bakarsak aynı çirkinliği ve pisliği şehirlerimizde de görebiliriz. Var mı planı güzel bir şehir. Güzel bir şehircilik anlayışı.

700 yıldır hüküm sürdüğümüz topraklarda var mı 3-5 cami, birkaç Mimar Sinan köprüsü dışında eser.

Roma İmparatorluğunun mirasına oturmuşuz. Yıkmışız sadece. Yeni ve güzel hiçbir şey yok.
0
Mirket
(21.09.24)
Hep yaygındı. Çoğu kişi ailesinden öğrenmiyor.

Okulda öğretiliyor. Gidin bakın ilkokulllara sınıflarda, koridorlarda yerlerde çöp var mı? İnsan ailesinden ne öğrendiyse okulun dışına çıkar çıkmaz onu uyguluyor.
0
cek
(21.09.24)
Eğitim ailede başlar. Anne baba öğretmedikten sonra okulda kafasına vura vura öğretsen de nafile. 5 yaşında kızım var yere çöp atanları görünce niye attı baba diye soruyor. Anne babası öğretmemiş diyorum.

Batının ahlaksızlığı yerine ortadoğunun pisliğini almışız. Aynı zamanda saygısızlığını.
0
robin one persie
(21.09.24)
Ortadoğu'nun pisliği deyince de şu geldi aklıma.

x.com
0
Mirket
(21.09.24)
(9)

abd'den kar amaçlı ne getirilir?

carisch
dönerken bir şeyler getireyim, hiç olmazsa satıp en azından bilet parasını çıkarırım diyorum, kar marjı ve talebi yüksek olan neler getirsem?
dönerken bir şeyler getireyim, hiç olmazsa satıp en azından bilet parasını çıkarırım diyorum, kar marjı ve talebi yüksek olan neler getirsem?
0
carisch
(18.09.24)
İphone ipad oyun konsolu
0
robin one persie
(18.09.24)
ps5 pro çıkacak kasımda o olabilir.
0
nuevo
(18.09.24)
Şu anki dolar kuruyla tr.de kar edebileceğiniz bir ürün yok gibi. Macbook'lar arasında bile 3-4 bin lira fark var.

Outdoor ayakkabı ve mont olabilir ama onları da satamazsınız.
0
bilge rusty james
(18.09.24)
Ikinci el ortamlarina hakimseniz, ikinci el eski Apple urunleri kagit ustunde iyi getirebilir gibi duruyor. Tabii Sahibinden'deki fiyatlar sisirme de olabilir.
0
mbond
(18.09.24)
aşağıdaki konuyu okuyun. fikir olabilir.

forum.donanimhaber.com
0
artci sarsinti
(18.09.24)
Apple ürünleri kesinlikle değildir. Zaten imei kayıt ücretiyle yurt dışından almak artık hiç mantıklı değil artık. iPad MacBook Türkiye’de daha ucuz. İnanmıyorsanız pozitif teknoloji’ye bakın. (Abd saf fiyatıyla karşılaştırmayın tabi vergisini de katınca pozitif teknoloji daha uygun oluyor.)

Ben oyun konsolu derdim. Ps5 tr de 27k. Oradan 16-17’ye alınabiliyor.
0
substituent
(18.09.24)
satılırsa protein tozu. gıda olduğu için güvenilir bir şekilde satılır mı bilmiyorum ama weider, optimum whey fiyatlarını karşılaştır. baya fark var. taşıması da kolay olmaz tabii.
0
blackkmamba
(18.09.24)
telefon isini coktam patlattilar, mantigi yok artik.

dji drone
fotograf makinasi
0
cooperr
(18.09.24)
saat, parfum, kozmetik.
0
baldur2
(19.09.24)
(8)

Ucuz olanından Bir araba istiyorum

ya ben lan neyse
hiç arabam olmadı. yaş 37ehidrolik direksiyon hariç klima dahi aramıyorum.servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter. belki ölene kadar kullanırım. araba ülkede ultra lüks.tavsiyelere açığım teşekkürler.
hiç arabam olmadı. yaş 37e

hidrolik direksiyon hariç klima dahi aramıyorum.

servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter. belki ölene kadar kullanırım.

araba ülkede ultra lüks.

tavsiyelere açığım teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(17.09.24)
Bu tur sorulara verilen cevap genelde Honda Civic ve Toyota Corolla oluyor. Hic bir ozellik aranmadigi icin 20 yas ve ustu olanlara bakilabilir. Tabii maddiyat uygunsa daha iyisi de neden olmasin.

Honda Civic ozelinde ben Euro Civic denen hatchback versiyonunu kullandim. 2002 model, otomatikti, sanzimani iyi, sanziman yagi bakimi yapilmali tabii her 40-60 bin km civari. Ancak bu modeller Ingiltere uretimi oldugundan bazi kaporta parcalarinin falan bulunmasi zor deniyordu. Ben cok da sikinti yasamadim acikcasi.

Macera aranacaksa Mazda 626 veya 323 de olabilir. Bunlar iyi arabalar tabii ama Turkiye'de on yargili bakiliyor. Alacaksaniz ucuz olmali yani biraz.

Donanimsizliga vurgu yaptiniz diye son bir ornek belirteyim, suzuki alto ve benzeri a segmenti 2000 oncesi japon arabalari da olabilir. Muthis donanimsiz, devir saati bile olmayabiliyor.
0
mbond
(17.09.24)
Arona
0
gabe h coud
(17.09.24)
toyota corolla 2008 model bakabilirsin
0
ala09
(18.09.24)
efsane kasa corolla
0
NowWeAreFree
(18.09.24)
efsane kasa toyota corolla bence sorunuzun cevabı. eğer maddiyatta problem yoksa 2000 model üstü bakılabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.09.24)
hocam seni üzmeyecek, canını sıkmayacak, sanayiye uğratmayacak ve uzun ömürlü binebileceğin araçlar japon yapımı araçlardır.

dilersen halihazırda sattığım araca bakabilirsin, km düşük, sorunsuz, sıkıntısız, yakıtı düşük.

www.sahibinden.com
0
life is not fair
(18.09.24)
“servisi kolay, işletmesi ucuz olsun, çok arıza vermeden yürüsün bana yeter.”

kriterlerin buysa herhangi bir japon arabası al. tr’de en çok toyota rağbet gördüğü için toyota birinci önceliğin olsun. b sınıfı arıyorsan yaris, c sınıfı arıyorsan corolla.
0
sir gawain
(18.09.24)
Düşündüğünüz bütçe nedir hocam ona göre yardımcı olalım, km düşük 2010 öncesi corolla veya honda City düşünülebilir bakımı yapıldığı sürece yolda bırakmazlar.
0
apocalipy
(18.09.24)
(6)

Yurtdisinda Yasayanlar - Vergi Kimlik Numarasi?

14
Is bankaindan aldigim emaili kopyaliyorum aynen:Yurt Dışı Vergi Kimlik Numarası Beyanı HakkındaYasal yükümlülüklerimiz sebebiyle yurt dışı vergi mukimi olan müşterilerimizin ilgili ülkedeki vergi kimlik numaralarının temin edilmesi gerekmektedir.Bankamız kayıtlarında vergi mukimi olduğunuza dair bey
Is bankaindan aldigim emaili kopyaliyorum aynen:

Yurt Dışı Vergi Kimlik Numarası Beyanı Hakkında

Yasal yükümlülüklerimiz sebebiyle yurt dışı vergi mukimi olan müşterilerimizin ilgili ülkedeki vergi kimlik numaralarının temin edilmesi gerekmektedir.

Bankamız kayıtlarında vergi mukimi olduğunuza dair beyan/gösterge bulunmakta olup kimlik numaranızın Bankamız sisteminde bulunmaması nedeniyle beyanınızı güncellemek için sizi en yakın şubemize bekliyoruz.

***

Bunu yapan var mi? Yapamasam ne olur? Bir de yurtdisinda yasayan birey "en yakin subelerine" nasil gidecek ki? Turkiye'de hicbir varligim, verecegim, alacagim yok - acikcasi mevcut finansal hayatima maydonoz olunmasa diyorum.
0
14
(17.09.24)
8 yildir yurtdisinda yasiyorum; yabanci vergi nosunun trye bildirildigini ilk defa duyuyorum. Normalde tersine yasanilan yabanci ulke ister diye bilgilerinizi paylasmak uzerine bir email geliyor. O da bana gelmedi btw. ama gelen insanlar taniyorum. Alamanci arkadaslar parayi trye gonderip almanyada vergiden kaciyor misal bunu onleme adina alman hukumeti istiyor bilgileri trden ancak tersi dedigim gibi entersan.

Bankam is bankasi, yasadigim yeri biliyorlar, whatsapptan havalar nasil orada diye mesaj bile aldim gecmiste musteri temsilcimden.
0
wallcan
(17.09.24)
Bana da Garanti uygulamasindan benzer bir uyari geliyor her acilista, ayrica ara sira mailde geliyor. Yaklasik 3 yildir bir islem yapmadim bu konuyla ilgili, bir sorun olmadi, aslinda yapacaktim ama bir adimda takilip vazgectim.
0
mbond
(17.09.24)
Bu ortak raporlama ile ilgili bir şey. Pek çok ülke arasında imzalandı, Amerika'nın durumu biraz daha farklı ve daha eski. Şuan pek çok ülke ile bu anlaşma yapıldı. (Türkiye'nin Anlaşma yapdığı ülkeleri burada bulabilirsiniz. web-archive.oecd.org )

Genel olarak FATCA (ABD) ve CRS/AEOI (Diğer Ülkeler) olarak geçiyor ve bu bağlamda yaşadığınız ülkenin vergi numarasını bildirmeniz gerekiyor. Bu Türkiye'nin bir uygulaması değil, otomatik finansal bilgilerin paylaşılması üzerine anlaşmayı imzalayan ülkelerin genel bir uygulaması, kuralları formları belli.

Şimdi kanunen bu bilgiyi sağlamayan kişiler ile bankaların iş ilişkisini kesmesi gerekiyor ama daha uygulayan duymadım.

Şu banka sayfalarında ayrıntılarını okuyabilirsiniz.
www.ziraatbank.com.tr
www.teb.com.tr
www.akbankinvestorrelations.com

bu da CRS özelinde GİB'in kılavuzu
www.gib.gov.tr

Aslında olay @Wallcan'ın dediği gibi. Örnek olarak, sizin Almanya Vergi Numaranız ile Almanya'ya Gelir İdaresi Başkanlığı Otomatik sistem üzerinden sizin Türkiye'deki finansal durumunuzun bir özetini raporluyor.
0
yeninesiltupcu
(17.09.24)
enpara benden de istedi. her uygulamayı açtığımda bu uyarı çıkıyordu. en sonunda pes edip girdim vergi numaramı, ama uygulama içinden yaptım. şubeye gitme gibi bir şey olmadı.
0
sir gawain
(17.09.24)
valla yıllardır iş bankasından alıyorum ben de. bugün de geldi. bir şey yapmadım.
0
AlsterWasser
(17.09.24)
yillaridr garantiden ben de alıyorum bu uyarıyı, birey yapmadım
0
oscar
(18.09.24)
(6)

Linkedn’den exin hesabına bakmak

dakota
Ya umarım hala iş bulamamıştır da aç köpke gibi geziyordur diye bakayım derken Google’dan linkedn’e yönlendirdi. Daha fazlası için oturum aç dedi. Dalgınlığıma geldi oturum açtım. Açtığım saniye aklıma geldi görüntüleyenleri görebiliyor diye. Zaten onun sayfasına da yönlendirmedi direk. Sonra sayfa
Ya umarım hala iş bulamamıştır da aç köpke gibi geziyordur diye bakayım derken Google’dan linkedn’e yönlendirdi. Daha fazlası için oturum aç dedi. Dalgınlığıma geldi oturum açtım. Açtığım saniye aklıma geldi görüntüleyenleri görebiliyor diye. Zaten onun sayfasına da yönlendirmedi direk. Sonra sayfayı kapattım. Uygulamayı telefona indirdim ve hesabımı dondurdum. Profil fotoğrafımı silip adımı mı değiştirseydim.
Şimdi bu aç köpke benim bunun profiline baktığımı görmüş müdür ? Mabadı semaya çıkarsa kahrolurum.
0
dakota
(17.09.24)
Görmüştür.
0
NowWeAreFree
(17.09.24)
kendini anonim yaptiysa o baska birinin yaparken karsi tarafa bildirim gitmiyor ona da baska biri profiline bakinca bildirim gelmiyor.
0
robert bosch
(17.09.24)
aç köpke kesin gormustur, cunku aç köpke'ler kendini anonim yapmaz. Herseyi silseniz de gorur, acmisken baksaydiniz bari, is durumlari ne olmus acaba aç köpke'nin, ben de merak ettim.
0
mbond
(17.09.24)
verin iti ben bakayım, güncel durumunu atayım size.
0
brkylmz
(17.09.24)
Olan olmuş. Aç bak.
0
gabe h coud
(17.09.24)
görmemiştir. oturum açtıktan sonra gelen sayfa profil özeti gibi bir şey. orada tam profili görüntüle diye bir buton geliyor ona basarsan bildirim gider. rahat ol :D
0
cassey
(17.09.24)
(12)

hafta sonu neler yapıyosunuz?

baldan kaymak
kahve, avm gezmek dışında.
kahve, avm gezmek dışında.
0
baldan kaymak
(15.09.24)
Arabayı yıkadım, berbere gittim, boş boş oturdum onun dışında. Ankara'da yapacak bir şey yok.
0
NowWeAreFree
(15.09.24)
sevgılımın yanına gıdıyorum

bazen turıstık yerler başta olmak üzere deniz bogaz falan gezıp yıyıp ıcıyoruz

modumuza göre sonra evde cınsellık yasamaca dadluslasmaca etkinlikleri

yazın olursa 2-3 gunluk ard arda ızın alabılırsek adalara gıdıp kalıyoruz yada ıstanbula en yakın yerlerde sürtüyoruz yüzme başta olmak üzere vs.
0
Zetnikov
(15.09.24)
Bu haftasonu: temizlik, ütü, tatlı yapma, yürüyüş, kitap okuma ve dizi-film izleme ile geçti.
0
Amaranta ursula
(15.09.24)
Çocukla oynuyorum, evde ve dışarıda, yemek de yapıyorum bazen, benim için fantastik sayılabilecek denemeler yapıyorum bazen. Ancak asıl istediğim; çöpe gidecek şeyleri yüklemek, ortalığı düzenlemek, temizlemek, bazı teorik çalışma gerektiren şeyler de olabilir, bunları biraz yapmışsam iyi bir hafta sonu olarak görüyorum.
0
mbond
(15.09.24)
Yeme içme manasında merak ettiğim yerler oluyor o listeyi tamamlamaya çalışıyorum. Bu cumartesi herise istanbul a gittim. Pazar günü de bazı bedelleri ödemekle geçti:( yediklerimi yakmam lazımdı :/
0
kullanicadi
(15.09.24)
Koşu, yürüyüş, doğa gezileri, arkadaşlarla buluşma, date, yemek, temizlik, tiyatro, konser, havuz, tekne gezisi vs.
0
gabe h coud
(15.09.24)
+ alışveriş :)
0
gabe h coud
(15.09.24)
- Son dönemde genellikle tarihi yerleri ve kültür-sanat alanlarını geziyoruz. Kasırlar, saraylar, müzeler gibi. Bahçeleri genellikle çok bakımlı, manzaralı ve zaman geçirilecek şekilde oluyor. Oralarda zaman geçiriyoruz. Milli Saraylar ve İBB'nin son yıllarda restore ettiği tesisleri öneririm. Hepsi birbirinden güzel ve gez gez bitmiyor.

- Yeşil alanlarda/sahillerde yürüyüş: İstanbul'un kuzeyinde Polonezköy, Anadolu-Rumeli Kavağı, Beykoz gibi yerlerde tabiat parklarında ve sahillerde yürüyüş yapıyoruz. Akşam yemeği de yiyip -genelde balık- eve dönüyoruz.
0
Lethe
(16.09.24)
benim iş yüküm hafta sonu daha çok, o yüzden aslında hafta sonu ne yapacağımı düşünecek vaktim çok olmuyor. imkanım olursa f1-f2 yarışlarını izliyorum, 2-3 tane maç izliyorum. bitiyor zaten. boş günlerim hafta sonu olsaydı ne yapardım diye düşününce de pek bir şey bulamıyorum açıkçası, herhalde yine camış gibi yatıp maç izlerdim. kalabalık sevmiyorum. e malum doğal olarak insanlar cumartesi-pazar dışarı çıkıyor, stres atıyor... o ortama girmek istemem pek. belki haftalık yemek yaparım, evi temizlerim. birisi bir yere davet etmediği sürece evden pek çıkmam herhalde hafta sonu.
0
mark greg sputnik
(16.09.24)
denize gidiyorum, evde dinleniyorum ya da arkadaşlarımla bir şeyler içmeye dısarı cıkıyourm.
0
koela
(16.09.24)
Son zamanlarda rutinin dışında olsam da koşu ve bira içmek.
0
kumandanim
(16.09.24)
Temizlik, örgü, egzersiz, varsa evdeki ufak tefek tamir işleri. Havalar ölümcül sıcaklığını kaybetmeye başladığı için daha çok yürüyüşe çıkabilmeyi umuyorum.
0
peki madem
(16.09.24)
(15)

Almancılar neden Avrupa ve ALmanya'yı övmüyor

the sound and the fury
Almancılar biz onlardan bir şey istemeyelim ve Avrupaya göç etmeyelim diye mi orayı yeriyor veya övmüyorlar. Sadece nadiren oranın refah ve kaliteli bir devlet olduğunu söyleyen nankörlük yapmayan kişiye denk geliyorum.
Almancılar biz onlardan bir şey istemeyelim ve Avrupaya göç etmeyelim diye mi orayı yeriyor veya övmüyorlar. Sadece nadiren oranın refah ve kaliteli bir devlet olduğunu söyleyen nankörlük yapmayan kişiye denk geliyorum.
0
the sound and the fury
(15.09.24)
Oralara adapte olamamanın ezikliği ve memleket hasreti bir araya gelince burayı daha bir toz pembe görüyorlar.

Çok kazanıyoruz ama neler çektiğimizi bilmiyorsunuz tribindelere.

İnsan hakları vs gibi üstdüzey konuları algılayacak ufuk sahibi değiller.

Euro ile kazanıp TL ile harcamanın yarattığı zenginliği algılayacak kapasite yok. TL ile kazananın durumunu ayırt edemiyorlar.
0
Mirket
(15.09.24)
Dün arkadaş ile konuşuyorduk; birçok arkadaşım gitti ama ruhen orada rahat olan bir sen varsın diyordu. Harbiden fransa'yı özlüyorum Türkiye'de tatildeyken. Fransız havalimanında kendimi daha rahat hissediyorum.

Birçok gurbetçide bu yok. Onlar 20 sene de geçse Almanya'da yaşayan Türk olarak takılıyor. Çocukları da bir benzeri. Ondan ne kendilerini fransa almanya ovecek sevecek kadar orali görüyorlar ne de Türkiye'ye dönecek kadar kafasiz (napacak adam Türkiye'ye gelip, onlar da biliyor da bunu diyemiyorlar). Fransa'da da böyle, al bunlari izmir buca gediz'e koy, hiçbir farkları olmaz. Burada da ülkü ocağı, kuran kursu, ülkücü konserleri takılıyorlar. Ha ayrı konu Kürt kısmı da aynı şekilde takılıyor çok komik yani ülkenin kürdü de türkü de Avrupa'da asimile olamadan takılıyor.

Iclerinde cahil adam çok tabiki ama genel olarak kendini yasadiklari ülkeye ait hissedememe ama oranın hayat sartlarini bırakacak kadar da salak olmamak bu sebepten binlerce euro ile Türkiye'de 1 ay gecirince buranin cennet olduğunu düşünme olaylari var.
Avrupa'da Türk ile muhatap olmadan iki kere düşünmek lazım. En son markette izmir'e Melih Gökçek lazim diyen bir abi ile muhatap olmuştum.
0
logisticsmanager
(15.09.24)
Almanya'dan bildiriyorum:

Milletçe insanımız hayatındaki eksi yönleri ön plana çıkarıp konuşmayı sever, ama hayatı ile ilgili kararları artıları ve eksileri birlikte değerlendirerek verir. Almancıların çoğunluğu Türkiye'de olsa işsiz güçsüz olacak meteliğe kurşun atacakken, Almanya devletinin ekonomik olarak gelişmişliğinden ve iş bolluğundan dolayı iş güç sahibi ve insanı hayat standartlarına sahip. Ama bunun yanında Almanya'da ikinci sınıf olarak görülüyor ve toplum tarafından itiliyor. Bu da kendi içlerinde bir fanus oluşturmalarına neden oluyor. Türk marketinden alışveriş yapan, Türk restoranlarına giden, Türk berberine tıraş olan ama evinde Almanca konuşan bir nesil oluşmuş durumda. Sorarsan aynı standartlarda Türkiye'de birinci sınıf insan olarak yaşamak istediği için "Almanya'da ırkçılık var, burası kötü" diye özetliyorlar. Ama gelin o zaman diyince de "kurulu düzen" muhabbeti başlıyor. Kurulu düzen dediği insanca yaşam standartlarına sahip olmak. Bunu Türkiye sağlarsa çoğu almancı vatana döner. İkinci sınıf olmak ve işsiz güçsüz olmak arasından seçimi ikinci sınıf olmaktan yana kullanıyorlar ama çok da mutlu değiller.

Karakan'ın şarkısında dediği gibi: "Elimdeki pasaportta ay yıldız var ya, ikinci sınıf insan diyorlar bana. Pasaportumda Alman bayrağı da olsa, Alman olamam çünkü saçlarım kara."
0
cek
(15.09.24)
çünkü "almancı" dediğimiz 50'lerde, 60'larda çocukken oraya götürülmüş, ya da orda almancı bir aileye doğmuş insanların çoğunluğu "Almanya'ya göre" gerçekten de çok iyi şartlarda yaşamıyorlar. (türkiye'ye göre yine de iyi ama bundan haberleri yok)

hangi yılın istatistiği bu bilmiyorum ama bulduğum bir istatistiğe göre almanların %34'ü gymnasium'a giderken, türk kökenlilerin sadece %8.6'sı gymnasium'a gidebilmiş. (gymnasium: akademik hayata hazırlayan, üniversiteye giriş için ideal olan en prestijli lise türü) bunun sebebi entegre olamama, dil yetersizlikleri, cahillik, eğitime önem vermeme, ırkçılık vs. olabilir.

bunun sonucunda bu insanların çoğu asgari ücret çevresinde maaş alıp, fiziksel olarak daha zorlu işlerde çalışıyorlar almanlara göre.

nesilden nesile düzeliyor diye düşünüyorum ve umuyorum ama belirli bir yaşın üzerindeki almancılarda durum böyle.

son 5-10 yılda almanyaya göçmüş, görece iyi işlerde çalışan türklerin instagram paylaşımlarına bakın. mesela bir kız ne kadar maaş aldığını paylaşıyor, ki bir ofis çalışanına göre oldukça ortalama bir giriş maaşı. yine de altı almancıların "yalan söylüyorsun", "almanya'da o parayı kim bulmuş", "o parayı kazanman imkansız" yorumlarıyla dolu.

edit: yukardaki bir yoruma katılmadan edemeyeceğim. adam asgari ücretle çalışıyor ama yine de bütün alışverişini türk esnaftan türkiye'den ithal edilen pahalı ürünler alarak yapıyor entegre olamadığı için. burda türk marketlerinin fiyatları, türkiye'de macrocenter neyse o, hatta daha da fark var. geçen biri market arabasını ve alışveriş fişini paylaşmış, bir alışverişim 300 euro tuttu diye. bütün sepeti ithal türk ürünleriyle doldurmuş, aynı alışverişi alman marketinden yapsa gerçekten 150 euro tutacak maksimum. bu yüzden de alım gücü yerlerde tabii ki.

son yıllarda göç edenlerle konuşursanız büyük ihtimalle %80'i hayatından oldukça memnundur ve almanya'nın iyi yanlarını övmekten çekinmezler pek. (ha kötü yanları da var tabii ki)
0
king lizard
(15.09.24)
He he sizinle paylasamadiklari için ovmuyor :))) ovseler hemen ikna olup gelip yerleseceksiniz sanki :D

Adam orada doğup büyümüş. Alışık olduğu, normal kabul ettiği ülkeyi ve düzenini neden durmadan ovsun durup dururken?

Ovse, sürekli ballandıra ballandıra anlatsa, bu sefer de neden sürekli anlatıyor diyeceksiniz.

Nedir bu Gurbetçilere olan nefret?
0
ismo
(15.09.24)
almanya ve fransa'yi karsilastirmamak lazim cünkü fransa'daki dislanan kesim faslilar, cezayirliler vs fransiz kolonilerinden gelmis kesim. ayrica cok seküler bir ülke. atatürk'ün de yaptigi seküler devrimden haberleri var okumus kesimin. yani oradaki algi almanya'dakinden farkli. ayrica fransizlar türkler renk olarak benziyorlar. almanlar genellikle cok sarisin. bir tip farki da var yani.

almanya icin sunlari söyleyebilirim.

almanlar genelde türklere nazaran cok daha soguk, biriyle yakin iliski kurabilmek icin daha fazla zamana ihtiyac duyan, hali hazirda kresten beri tanidir arkadaslariyla görüstügü icin yeni insan da aramayan tipler. bu durumda almanlar da birbirleriyle hemen isinamiyorlar. ama türk biri bunu kisisel algilayabilir.

almanlarin utangac yapisini azaltan, sempatik davranmasina yol acan sey alkol. eger müslüman biriysen bunlardan uzaksin. sadece gündüzleri is yerinde almanlarin is odakli calismalarini, az muhabbet etmelerini görüyorsun. halbuki aksamina onla icmeye gitsen dünyanin en sicakkanli insanina dönüse de bilir.

bu kültürel bir olay ama bunun disinda almanya'da irkcilik var. türkiye'de kürt ben kürdüm derse hayir sen türksün derler. almanya'da dogup büyümüs türk kökenli biri ben almanim dese hayir sen türksün derler.
almancilarin cocukluktan beri burada olanlari bu ayrima maruz kalmalari duygusal düsünmelerine ve almanya'nin iyi taraflarini görmelerine, kabul etmelerine engel oluyor olabilir.

ayrica almanya'da dogup büyümüs biri türkiye'de ya da baska ülkelerde calismadiysa calisma saatleri, haklar vs bakimindan ne kadar iyi sartlar altinda yasadigini fark etmeyebilir. sosyal yardimlar da burada yasayan insanlara göre devletin görevi. bir ayricalik degil. kafalari böyle calisiyor yani.

alman medyasi da cok karamsardir bu arada. sürekli almanya'nin ne kadar kötüye gittigine dair haberler cikiyor. bunlar hep objektif bakis acisina zarar veren etmenler bence.
0
robert bosch
(15.09.24)
@robert bosch; dediğinde haklisin. Ben misal Fransa'ya ne kadar asimile olduysam almanya'ya olamazdım. Hayatımda hiçbir şekilde uyusamadigim millet. 20 milletten adamin olduğu ortamda herkesle goygoy yaparken Almanlarla olamıyor.

Akdenize kiyi olması önemli galiba bir Türk'ün yaşamasi için. Ondan ben insanlara fransa'yı Almanya'dan çok öneriyorum hem havası hem insani.

Bu arada Avrupa'daki Türk marketlerinin kol gibi geçirmesi+1 normal pirinç kilosu 2.59. baldo pirinç 4.59. allahtan normal marketler bu işe girdi, Carrefour'dan yoğurt/ayran/yufka/sucuk falan buluyoruz da bu kol gibi fiyat azaldi.
0
logisticsmanager
(15.09.24)
Çünkü insan kendi yaşadığı ortamın pozitif yanlarını standardı olarak görüp birisi sorunca sadece kendini rahatsız eden olumsuz şeyleri söylüyor. Uzunca bir süre yurtdışında yaşayan ve Türkiye'yi sadece tatillerde ziyaret eden bir insan için de belli bir ölçüye kadar samimi bir şekilde "Türkiye ne kadar güzel lan bak biz Berlin'de öküz gibi kira ödüyoruz, işimizi halletmek için postayla uğraşıyoruz" vb. gibi iki ülke arasındaki ciddi seviye farkı yerine kendi sübjektif deneyimine odaklanması normal.
0
salihdt
(15.09.24)
Nankorler, ikiyuzluler. Buyur :


youtube.com
0
summerof69
(15.09.24)
Alım güçleri Tükiye'den iyi. Sosyal yaşam, toplumda kabul görme açısından Avrupa ülkeleri sorunlu. Almanların kendi aralarında bile diyalogu yok. Yalnızlık ve dışlanmışlık hissiyatı yaşıyorlar.

Diğer bir etmen de göç etme yaşı. Yaş 25 üstüne ne kadar çıkarsa o kadar zor veya sorunlu olur.

Genel olarak Avrupa ülkeleri göçmen ülkesi değil. Daima öteki durumunda oluyorsun. Ülkenin çıkarına hizmet etmek için oradasın..halkın yapmadığı işi yapıyorsun
0
ferenc
(15.09.24)
sonradan gidenler övüyor. orada doğan gurbetçi çocukları sadece şikayet ediyor. çünkü karşılaştırma yapacak durumları yok, türkiye'de yaşamanın ne demek olduğunu bilmiyorlar. almanya'da yaşamak onların standardı zaten.

ha bu arada almanya mükemmel mi, tabii ki değil. ama dünyada artık mükemmel denecek bir yer de kalmadı.
0
sir gawain
(15.09.24)
3 yıldır Hollanda'da yaşıyorum. İstanbul'dan geldim.

Öncelikle şunu belirtmeden edemeyeceğim, batı avrupadaki hayatın finansal boyutlarıyla ilgili Türkiye'de çok yanlış bir algı var. Burada şu an tek maaşla geçiniyoruz, maaşım çok yüksek değil ama ortalamanın bariz üzerinde. Videodaki amcanın anlattığı gibi öyle rahat rahat tatil falan yapamıyorum. Okul döneminde tatil döneminde Türkiye'ye gelmek istesem korkunç uçak bileti fiyatları var. Yani bir evin kira ödendikten sonra kalan parası 3000 euro ve altıysa, bu aile bildiğin fakir. Daha az paraya geçinen aileler var ama harcamalarına aşırı dikkat ediyorlar.

Burada olay biraz meslekle alakalı, Türkiye'den beyaz yaka olarak gelmek, %30 kuralından dolayı biraz kurtarıyor ama esasında finansal motivasyonla gelinmez. Zaten Türkiye'de 100 bin ve üzeri alacak adam burada 4-5 bin euro alsa aynı hesaba bile zor geliyor. Ancak burada mesleğe, ve iş yapma şekline göre büyük fark var. Freelance çalışanlar nerdeyse her alanda aşırı iyi paralar kazanıyor. Bunun yanında mesela Türkiye'de hiç değeri olmayan terziler deli paralar kazanıyor, üstelik bunların bir kısmı vergisiz. Eski topraklar da zaten az harcıyor, bir de üstüne eşi bir iki temizliğe gidiyordur, kendisi hafta sonu ek iş yapıyordur, kaçak veya resmi.

Burayla ilgili geçen bu süredeki hissiyatım, buradan gitmeliyim yönünde, sevdiğim yönleri var, ben de İstanbul'dan geri dönüş yolunda bir rahatlama hissediyorum. Ancak gene de insan burada yaşayınca gurbetçilerin saçma gibi gelen şeylerini iyi anlıyor. Tam tarif edemiyorum ama hayat yok, hapis gibi hissediyorum, yapacak bir şey yok, sosyallik olarak zaten kötü, bu saydıklarım bana da çok saçma geliyordu.

Özetle soruya cevap vermek gerekirse, böyle hisseden bir çok kişi vardır, belki spesifik durumlara göre kendilerinden bir şey talep edilmesin diye bokluyorlardır. Ya da kibirli görünmemek, hava atıyor gibi görünmemek için böyle konuşma gereği hissediyorlardır. Ancak gene de olay sosyal medyadaki market fişlerinde anlatıldığından çok farklı, market alışverişi zaten nispeten küçük bir kalem. Asıl olay, vergiler, harçlar, sigortalar ve benzeri alanlarda kendini gösteriyor.
0
mbond
(15.09.24)
@mbond, dostum avrupanin ekmegini cocugu olanlar yiyor biraz da zaten.
cocugun yoksa burda kalmana o kadar da gerek yok ama tr'de millet sadece devlet olmasin diye bir ton para bayiliyor cocuklarin aldigi egitim de soru isareti yani.

burda cocuk yaptiginda düsünmen gereken tek sey barinma ve tatil masrafi. tr'de egitim ve saglik biniyor üstüne.
0
robert bosch
(15.09.24)
Çocuk var aslında, çocuk parası da tabii olumlu faydası olan bir girdi, tabii çocuğun masraflarını tamamen karşılayacak bir rakam değil. Çocuk olunca başka paradoxal durumlar da var, bizde hanım bakıyor çocuğa gündüz ama çalışan kadınlardan day-care fiyatlarıyla ilgili farklı bilgiler aldım, özetle o da epey yüksek genelde. İki kişinin çalıştığı evlerde genelde birinin maaşı böyle sabit şeylerle buhar oluyor.

Eğitim ve sağlık harcamasının özel durumlar hariç pek olmaması olumlu. Eğitimin kalitesi konusu da enteresan, kağıt üstünde baksan, çok da sıkı değil, öğretmenlik eğitimi hiç olmayanlar bile belli oranda öğretmenlik yapabiliyor. Okuluna göre memnun olanlar/olmayanlar var. Zaten Türkiye'de de kafamda hayal ettiğim zaman çoğu sorun öğretmenden değil, içinde bulunulan ortamdan geliyor.
0
mbond
(15.09.24)
o gelmeyin diye soyleyenlerde var ama benim gorusum, TR'den bakinca almanya'nin iyi yanlari gorunuyor ama almanya'da yasamaya baslayinca referans sistemin degisiyor.
almanya, fransa, abd de arastirma merkezlerinde deneyimim oldu, yani okumus insanlariyla muhatap oldum, en adi insanlari almanya'da gordum. Oyle bir almanya-alman algisi olusmus ki, TR'de arkadaslarima anlatinca hicbiri bana inanmiyor. Almancilarin benden daha cok deneyimi oldugundan, alim gucu haric normal yani ovmemeleri.
Bir de Turkiye'ye tatile geliyorlar, gecirdikleri zaman cok guzel, alisveris, iklim, deniz, hizmet sektorunun olmasi, vs vs, almanya'da yasayamayacaklari bir hayat. bizi bunlara kolay ulasiyor saniyorlar.
0
durgunfoton
(16.09.24)
(4)

Kiralik arabada cizik

kaputt
Merhabalar, yolcu360 sixt uzerinden kiraladiginiz arabanin arka tamponda buyuk bir cizik fark ettik. Araba icin ek sigorta almamistik, standart kaza sigortasi var.Bu durumda tamiri biz ödeyeceğiz degil mi? Bir de asagi yukari bu durumda masraf ne olur?Belki yakin zamanda yasayan birileri yardimci ol
Merhabalar, yolcu360 sixt uzerinden kiraladiginiz arabanin arka tamponda buyuk bir cizik fark ettik.
Araba icin ek sigorta almamistik, standart kaza sigortasi var.
Bu durumda tamiri biz ödeyeceğiz degil mi? Bir de asagi yukari bu durumda masraf ne olur?
Belki yakin zamanda yasayan birileri yardimci olabilir.
0
kaputt
(14.09.24)
daha önce var mıydı bu çizik önce onu öğrenin. hasar listesinde vardır.
eğer araç sizdeyken çizilmişse gidip yaptırın yoksa 10 katını isterler.
0
neira
(14.09.24)
Gidip yaptirinca anlarlarsa daha fena olmaz mi?
Bir de bir gunde anlasilir muhtemelen yenilendigi degil mi, araci ptesi teslim edecegiz.

Bu arada bu cizik yoktu. Bizdeyken olmus.
0
🌸kaputt
(14.09.24)
Yaptır +1 ama büyük ihtimal yetişmez Pazartesi’ne.

2.500 verdim bir kaç ay önce benzer bir çiziğe. Sigorta yaptırmamıştım.
0
gabe h coud
(14.09.24)
Türkiye'de olmadı ama başka bir ülkede, kurumsal firma yol açtığımız çizik için makul bir ücret aldı. Tamponu vurmuştuk bir yere. Gene Trabzon'da bilindik kurumsallardan bile olmayan bir şirket, müşterisi arkadaş Suudi Arabistan'dan gelen bir hint olmasına rağmen gene normal sayılabilecek bir rakam aldılar. Bence birşey demeyip teslim edin gitsin, ne olacaksa olsun. Pastayla geçecek birşeyse yapabilirsiniz tabii.
0
mbond
(14.09.24)
(5)

iş yeri sorusu

baldan kaymak
takvim yoğunluğunuz çok yüksek, bunu yöneticinizle paylaştınız. bir aksiyon alınmadı.kaynak olarak çalışan düşünülüp düşünülmediğini sordunuz ve düşünülmediğini öğrendiniz.bunlar iş değiştirmeyi düşünmek için yeterli sebepler midir sizce?not: artık cuma cuma 08’de başlayıp 19:30’a kadar çalışınca so
takvim yoğunluğunuz çok yüksek, bunu yöneticinizle paylaştınız. bir aksiyon alınmadı.
kaynak olarak çalışan düşünülüp düşünülmediğini sordunuz ve düşünülmediğini öğrendiniz.
bunlar iş değiştirmeyi düşünmek için yeterli sebepler midir sizce?

not: artık cuma cuma 08’de başlayıp 19:30’a kadar çalışınca sorma gereği hissettim.
0
baldan kaymak
(13.09.24)
bence değil.

yine kişisel fikrim;
bu kadarcık bilgiden pek bir yorum da yapılamaz. ne iş yapıyorsunuz, kıdeminiz, ne kadar çalıştığınız, maaşınız, sektör vs. bunların hepsi önemli bence. sizin pozisyonunuz, yönetici dediğiniz kişinin pozisyonu vs vs bir çok faktör var.
0
saturn
(13.09.24)
Bence iş değiştirmek için yeterli değil. Siz fazla çalıştığınıza göre her şeyi ne yapıp edip yetiştiriyorsunuz, sözlü talepleriniz de bu sebeple pek dikkate alınmıyor olabilir. İş değiştirme öncesinde diğer parametrelerde bir sıkıntı yoksa, yetişmeyen kalsın gibi davranırsanız daha etkili olabilir.
0
mbond
(13.09.24)
Maas bilgisi onemli, is yetismediginde nasil aksiyon alınıyor, çalışan olarak ekipte fedakarliklarinin degeri biliniyor mu onemli bence. Isin asla bitmedigi bir alanda calisiyorum bilgisayari kapatmadan 1 ay boyunca 24 saat calissam yine bitmez, hep de eksik kisiyle calisiriz o yuzden arada fazladan çalışsam da genelde sonu yok diye bilgisayari insani saatlerde kapatmaya calisiyorum. eskiden haftasonu acardim artik aşırı bi tarafima girecek deadline yoksa acmam mesela. Is yogunlugu sebebiyle is değiştirmiyorum cunku geçtiğim yerde daha yogun olacagim muhtemelen ama 1.5-2 yilda bir is degistiriyorum. Neden degistiriyorum, maas farki icin, yuksek title için, daha iyi sartlari olan bir yere gecmek icin vs. Ama benim calistigim sektor buna musait. Baska bir sektorde baska parametreler de devreye girer.
0
passive aggressive
(14.09.24)
Önemli bir sebep olmasa da iş değiştirmeyi her zaman düşünün.

İşler bir şekilde yetişiyor, kriz çıkmıyor, para kaybetmiyorsa bu durumda yeni bir çalışan alan patron aptaldır zaten. Neden alsın ki? Onun gözünden de bakın konuya.

Ya patronun yeni bir çalışan alması için ortaya bir sebep çıkacak ya da bu tempoyla devam edeceksiniz.
0
michael_knight
(14.09.24)
kesinlikle yeterlidir.

yorumlara bakar misiniz. millet gercekten saf ya da sermaye sevdalisi.

hicbir sirket is yaptiginiz surece sizi somurmeyi birakmaz. amerika'da, ki calisma temposunun agirligiyla bilinen bir ulkedir, cuma ogleden sonra calisan adam bulamazsiniz sirketlerde. sizin durum duzenli oluyorsa kesin normal degil.
0
antikadimag
(14.09.24)
(6)

hangi araç 1.1m tl’ye kadar

baldan kaymak
bütçe 900k-1.1m tlfiat egea’ bulunuyor. 1,6 full paket. doluluk olarak ya da konfor olarak daha altında bir araç istemiyorum. aracıma ek olarak düşük km, car play, hybrid veya elektrikli olabilir. ek tavsiyelere açık olmakla birlikte şunları buldum, sürdükleriniz var ise neler söyleyebilirsiniz ve h
bütçe 900k-1.1m tl

fiat egea’ bulunuyor. 1,6 full paket. doluluk olarak ya da konfor olarak daha altında bir araç istemiyorum. aracıma ek olarak düşük km, car play, hybrid veya elektrikli olabilir. ek tavsiyelere açık olmakla birlikte şunları buldum, sürdükleriniz var ise neler söyleyebilirsiniz ve hangisi?

hyundai ioniq hybrid
fiat egea cross 1.5 t4 hybrid
toyota corolla 1.8 hybrid

not: ben her zaman toyotacıyımdır ama diğerleri de fena değil ve toyota’lar pahalı.
0
baldan kaymak
(13.09.24)
Toyotacıysan 3. şık olmalı. Eski Japonlardaki yol sesi beni delirtmeye başladı artık ama herhalde yeniler iyidir yeterince.
0
mbond
(13.09.24)
1.8 görünce mtv'den ürkerim. Bir düşün bence onu.
0
prole
(14.09.24)
Honda city
0
dre mithatoğlu
(14.09.24)
ben ford puma satıyorum, manuel 2023 eylül sonu alındı. tertemiz araç 11850 kmde. full ppf kaplı, konfor paket.

düşünürseniz ilana bakarsınız.

shbd.io
0
adivar
(14.09.24)
puma'dan memnun musunuz ben de otomatik puma almaya niyetleniyorum bu ara.
0
valkin rockefeller
(14.09.24)
memnunum, motor/yakıt çok iyi. bagaj çift katman çok iyi. araç yakışıklı.

fakat ikinci elde tanınmıyor daha araç. bilinmiyor sanırım. böyle bir handikapı var.
0
adivar
(14.09.24)
(1)

İngilizce sınavı sonrası iş görüşmesi

meraklitursucu
İş görüşmem oldu bir şirket ile, itep ingilizce sınavı gönderdiler yapıp gönderdim. Ama ses çıkmadı 3 gündür. Ne zaman alıyorlar sonuçları? Süreç için acele ediyorlardı. Elendim mi sizce?
İş görüşmem oldu bir şirket ile, itep ingilizce sınavı gönderdiler yapıp gönderdim. Ama ses çıkmadı 3 gündür. Ne zaman alıyorlar sonuçları? Süreç için acele ediyorlardı. Elendim mi sizce?
0
meraklitursucu
(13.09.24)
Acele eden genelde online sinavin ustune kisa surede doner, ama baska birsey olmustur da donememislerdir bilemeyiz. Pazartesi sabah bir hatirlatma yapabilirsiniz isterseniz, ben olsam yapmazdim sahsen.
0
mbond
(13.09.24)
(4)

Hafızam çok kötü, ne yapabilirim?

Unde bach canim
Kısa bir metini zar zor ezberledim, videoya çekmek için. Normalde ezber işime pek yaramıyordu ama Ingilizce kelimeler olsun, birkaç işlem yaparken işlem adımları olsun sürekli unutuyorum. Eskiden beri hafızam iyi değil ama yine de bu kadar değildi ve bu dediğim şeyin yabancı dille alakası yok, genel
Kısa bir metini zar zor ezberledim, videoya çekmek için. Normalde ezber işime pek yaramıyordu ama Ingilizce kelimeler olsun, birkaç işlem yaparken işlem adımları olsun sürekli unutuyorum. Eskiden beri hafızam iyi değil ama yine de bu kadar değildi ve bu dediğim şeyin yabancı dille alakası yok, genel olarak böyle. Mesela geçmişte geçen bir anıdaki diyaloğu yarım yamalak hatırlıyorum, arkadaşım “ben böyle demedim” diye düzeltiyor.

Özetle ne yapabiliriz bunun için, genel olarak hafıza güçlendirecek bir şeyler var mı?
0
Unde bach canim
(12.09.24)
Etkisi kanitlandi mi bilmiyorum ama Youtube Shorts ve benzeri sosyal medya ortamlarinda fazla takilmak boyle durumlara yol acabiliyor diyorlar.
0
mbond
(12.09.24)
Kan değerlerini kontrol ettir. Vücudunda ciddi eksiklikler yanlışlıklar varsa hafıza önemsiz bir işleyiş halina gelir, enerji daha önemli işleyişlere yönlendirilir beyin tarafından. Önce sağlığını gözden geçir. Sonra da stresini azaltmaya çalış.
0
muhayyer divan
(12.09.24)
Beyni sosyal medyada kaydırmalarla dopamine sürekli maruz bırakırsan hem zor çabadan kaçınmaya başlar hem de bilişsel yorgunluk olur. Instagram, YouTube falan hepsini azalt.
0
potasyum bebek
(12.09.24)
balık yağı
0
eurhka
(12.09.24)
(10)

Ofiste sifon çekmeyen insan

nop
Baya böyle Türkiye dereceli adamların olduğu iki ofiste de denk geliyorum.Adamlar sıçıp klozetin kapağını kapatıp gidiyor.İlk ofiste artık birkaç kez tuzağa düşüp öğrenmiştim.Yeni ofis, bambaşka bir kadro. Yine var.Ruhsal bir hastalık mı bu? Bokunu gösterme kompleksi, cinsel bir şeyler mi oluyor?Tuv
Baya böyle Türkiye dereceli adamların olduğu iki ofiste de denk geliyorum.
Adamlar sıçıp klozetin kapağını kapatıp gidiyor.
İlk ofiste artık birkaç kez tuzağa düşüp öğrenmiştim.
Yeni ofis, bambaşka bir kadro. Yine var.

Ruhsal bir hastalık mı bu? Bokunu gösterme kompleksi, cinsel bir şeyler mi oluyor?

Tuvalet fırçası kullanmamak değil dediğim.
Bu arada kadınlar tuvaletinde daha sık oluyormuş.

Sonra da gavurlarda taharet musluğu yok diye cık cık cık

Avm, kafe, benzinci, cami tuvaletleri konusuna girmeye gerek yok
0
nop
(11.09.24)
Bu konuyla ilgili bir toplantı talep edemez misin? Senin utanacağın bir şey değil bu yapanlar utansın. Pislik bu, başka bir anlamı yok.

Çoğu insan ciddi anlamda pis. Bugün otobüste kusuyordum neredeyse. Kendilerini kokutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Belki aylardır yıkanmamış, deodorant onun için daha icat edilmemiş. Otobüsün tutamaclarindan tutmuş koltuk altı ölüm kokuyor. Bari soğan, sarımsak ve sigara kombosundan uzak dur insan içine çıkarken ama olur mu? Ter kokup da ağzın kokmazsa olmaz. Gerçekten bazı insanlar pis. Hemen bir toplantı talep et bence.
0
rock n roll
(11.09.24)
Printer dan beş altı çıktı al

Bir tanesini yapıstir

"Sözlü uyarsam hoşuna gitmez, sifonu çek"

Yazılı olsun

Yirtarlarsa tekrar yapıştır

Hiç de sahiplenme yazıyı

Ortada pislik var yazı mi sorun amk
0
topkapiaksaray
(11.09.24)
Bazi insanlar sifon dügmesine "pis" olduklari gerekçesiyle basmazlar. Ama ironik biçimde ayni insanlar ellerini de yikamaz tuvalet kabininden çiktiklarinda.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.09.24)
Ben de bu duruma şahit oldum, tahminim şu: bozuk bir hijyen anlayislari oluşmuş bir şekilde kendi boklarindan tiksiniyorlar, bir nevi psikolojik rahatsizlik.
0
mbond
(12.09.24)
Öküz ya bunlar ne insanı. Laftan anlamazlar
0
benaslindayohum
(12.09.24)
ya geçen bu türkiye'deki okullarda tuvalet kağıdı vs olmamasıyla ilgili bi başlıkta bi eğitimci yazmıştı başından geçenleri. çocuklara tuvalet eğitimi vermeye çalıştığını, çoğunun temel eğitimi bile olmadığını vs. yani sanırım çocukluktan gelen bazı pis alışkanlıklar insanlara normal geliyor. bizim için çok aşırı ve iğrenç ama ona göre normal gibi. belki de herkesin öyle olduğunu düşünüyor. başka da açıklama bulamıyorum.

bu kadar iğrenç olmasa da iş yerinde benzer problemi ben de çekiyorum kadınlar tuvaletinde.
0
elorelia
(12.09.24)
kağıt asmıştım ben. azaldı ama patronun inatla kızlar tuvaletine işeyip sifona dokunmadan çıkmasını engelleyemedik. sifona dokunmaktan iğreniyormuş haspam.
0
nolmus yani
(12.09.24)
böyle bir şeyi kendi başınıza kağıt asarak halletmeniz gerekmiyor. bu sorumluluk size ait değil. müdüre haber veriyorsunuz o da herkese mail atıyor.
0
neira
(12.09.24)
Niye kendine bunu görev edindin anlamadım. İşgüzarlık. Çok rahatsızsan yöneticiye veya müdüre haber vermen yeterli.
0
potasyum bebek
(12.09.24)
@potasyum bebek; neyi kendime görev edindim? neresi işgüzarlık anlamadım. Sen soruyu okudun mu yoksa okuyup anlayamadın mı?
0
🌸nop
(14.09.24)
(16)

Tekrar çocuk olsanız anne babanızdan sizin için ne yapmalarını isterdiniz?

kullanicadi
SB
SB
0
kullanicadi
(11.09.24)
Nasil yapilacagini tam bilmiyorum ama cekingen biri olmama engel olmalarini isterdim. Gerci belki de cekingenligin sebebi ailemin yaklasimi da olabilir.
0
mbond
(11.09.24)
ben gider onlarla daha yakın olmaya çabalardım. neticede şu anda yetişkin mindset'i anlıyorum. insan neye ihtiyaç duyar, onu da anlıyorum. insanın ailede alıp/öğrenip ardından hayata atılması gerekir. bazı şeyler aile dışında pratik edilmez. ancak sınanabilir. o nedenle yeterli pratiğe kavuşurdum.
0
Etanglement
(11.09.24)
1 direk boşanmalarini
2 bari egitimimle ilgilenmelerini
0
Zetnikov
(11.09.24)
El bebek gul bebek yetistirmemelerini.
0
Kittie
(11.09.24)
anneme hamileyken bosanmasini söylerdim.
babama da hayatimdan cikmasini.
0
robert bosch
(11.09.24)
18 yasinda evden kovmalarini.
0
baldur2
(11.09.24)
eline geçen her para ile migros hissesi almasını
0
screamshot
(11.09.24)
Kittie +1

Bizimkiler ben 2 yaşında ayrılmışlar o yüzden evde kavga gürültü görmedim o konuda şansılıyım.

Ama evde anne-baba figürü de göremedim o yüzden gelişimimde bazı olumsuz sıkıntılara yol açtı bu durum.

Çok sıkıntılı bir çocukluk da geçirmedim ekonomik olarak. Sadece psikolojik olarak annem fazla dominanttı.

Şimdi buralara herkes kendinde olmayan şeyleri yazacak. Yani kavga gürültü ile büyüyen bir çocuk keşke ayrılsalardı demesi gibi, annesi babası ayrı büyümüş bir çocuk da keşke ikisi de yanımda olsaydı diyecek.

El bebek gül bebek yetişmiş çocuk, keşke beni zorlasalardı diyecek,
Şiddet, saygısızlık, zorbalık, erken yaşta çalışma zorunluluğu, psikolojik baskılar ile büyüyen çocuk da keşke daha sevgiyle yetişseydim diyecek.

Yani herkes kendinde olmayanı isteyecek ama bence "doğru çocuk yetiştirme" gibi mutlak bir seçenek yok. her yetiştirmenin kendine has iyi ve kötü sonuçları oluyor.

İyi yetiştirsen kötülüğe karşı direnci olmuyor, kötü yetiştirsen güçlü oluyor ama duygusal olarak zedelenmiş, güven sorunları yaşayan biri haline gelebiliyor. Sevgi ve empati eksikliği çekiyor, insan ilişkilerinde zorlanabiliyor. Duygusal bağ kurmakta zorlanan, sert biri olabiliyor. İç dünyasında kırgın, öfkeli ve mutsuz biri olabiliyor.

İyileri cebe atıp kötülerini belli bir yaştan sonra bizim düzeltmemiz gerekiyor. Yoksa yakınıp durmanın kimseye bir faydası olmuyor.
0
ananiyimioguz
(11.09.24)
müzik konusunda elimden tutmalarını isterdim
sporla alakalı küçük yaşta bir şeylere başlatmalarını isterdim
0
neira
(11.09.24)
Ayni aileye dogacaksam çocukluga dönmenin hiç bir faydasi olmazdi. Çünkü ailem epey yoksukdu, zengin bir ailede yeniden çocuk olacaksam extra bisi istememe gerek olmazdi.
0
Yourcousinmarvinberry
(11.09.24)
Çok derin bir soru olmuş. Muhtemelen bana inanmalarını, güvenmelerini, dinlemelerini falan isterdim. Zamanla tüm ailenin en güvenilen ve sözüne itibar edilen insanı oldum. Çocukları bazen ciddiye almak lazım.

Bir de kitap okumama, resim yapmama karışmamalarını isterdim. Totalde iyi birer ebeveyndiler, Allah razı olsun.
0
yadigar
(11.09.24)
her yaz kuran kursuna göndermek dışında başka bir şey yapmalarını.
TEES Elektronik set almalarını :))
0
theconqueror
(11.09.24)
Ne hata yaparsam yapayım her zaman arkamda olacaklarını, düşersem kaldıracaklarını, kaldıramayacakları zaman sıkıntımı paylaşacaklarını hem net bir şekilde söylemelerini hem de hissettirmelerini isterdim.

Bence anne babanın en önemli görevi bu.
0
michael_knight
(11.09.24)
ilk önce @ananiyimioguz +1 dicektim.
Sonra @theconqueror'ın yazdığını okudum önce güldüm sonra üzüldüm kendi halime, sonra ona +1 demeye karar verdim :)

ulan köye giderdik köy de bile kuran kursuna giderdim. hoş köyde yapılacak çok bişey de yok ama olsun. hoca da bi yandan ayağı çıplak parmak aralarını temizlerdi :/
istanbuldakiler iyidi bak köye nazaran :)
ulan insan bi yüzme kursuna falan yollar. her yaz zonguldak'a giderdik baya denize de giderdik. yüzme bilmiyorum hala.
0
high hopes of the sozluk
(11.09.24)
Fazla rahat yetiştirmişler, sorumluluk sahibi bir insan olmak için çok uğraştım. İş eğitim kariyer vs konusunda sorunları hallettim ama geri kalan konularda kolaya kaçan ve sorumluluk almaktan huzursuz olan bir insanım.
Mesela ödevleri bitirmeden tv izlemek yok, şu kadar sayfa okumadan dışarı çıkmak yok gibi günümüzdeki temel çocuk yetiştirme tekniklerini uygulasalardı hayatım çok kolay olurdu. Rutinlere ve kurallara karşı ayak uydurmak zaman zaman zor geliyor.
0
Bruce
(11.09.24)
Valla karakterim üzerindeki etkileri için bir itirazım yok. Yoksul olmaları da onların suçu ve pek de ellerinde olan bir şey değil. Sanırım yapmalarını isteyebileceğim pek bir şey yok.
0
Amaranta ursula
(11.09.24)
(1)

Tam sentetik 5 - 40 motor yağı önerisi

angina pektoris
Elf, total, mobil, liqui moly, motul...170.000 km'de, atmosferik, benzin+lpg'li 10.000 km'de 2 litre yağ eksilten araç için hangi ürünü önerirsiniz?
Elf, total, mobil, liqui moly, motul...

170.000 km'de, atmosferik, benzin+lpg'li 10.000 km'de 2 litre yağ eksilten araç için hangi ürünü önerirsiniz?
0
angina pektoris
(11.09.24)
Yakiyorsa cok onemli mi bilmiyorum markaya gore fark olur mu. Liquo moly, motul iyi diye biliyorum, ayrica Shell de uygun fiyatlara satabiliyor bazen. Bu arada 2 litre yag yakiyor derken, 10 bin km boyunca iki kez cubukta hic yag kalmiyor diye anliyorum. Ben bu konuda yanlis bilgi sahibiydim o nedenle belirtiyorum, yag cubugu en ust 1 litre civarini gosteriyor sadece.

Bu arada araba neydi?
0
mbond
(11.09.24)
(4)

Araba yetkili servislerinden fiyat alınabiliyor mu Telefonla

eja
Merhaba arabamda birkaç ustanın değiştiremediği şey yetkili serviste Yaptıracağım da ilk defa yetkili servise işim düştü fiyat bilgisi veriyorlar mı değiştirilecek parça ile ilgili telefonda süreç nasıl işliyor daha önce deneyimle yani yazabilir mi
Merhaba arabamda birkaç ustanın değiştiremediği şey yetkili serviste Yaptıracağım da ilk defa yetkili servise işim düştü fiyat bilgisi veriyorlar mı değiştirilecek parça ile ilgili telefonda süreç nasıl işliyor daha önce deneyimle yani yazabilir mi
0
eja
(11.09.24)
Tabii ki, dilerseniz sadece parçayı satın alıp dışarıda da yaptırabilirsiniz. Aracınızın garantisi bitmişse ve işine güvendiğiniz bir ustanız varsa böylesi daha ekonomik olur. Dilerseniz parça ve işçilik dahil tam bir fiyat talep edip ona göre yetkili serviste de yaptırabilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.09.24)
Arayinca plakanizi ve km'nizi soruyorlar, bilgileri sisteme girince degismesi gereken parcalarin dokumu cikiyor. Telefonda da fiyatini veriyorlar (parca ve isclik olarak)

Farkli bayilerde farkli fiyatlar olabiliyor. Sehrinizde bi kac bayi varsa hepsinden fiyat almakta fayda var.
0
brkylmz
(11.09.24)
Muglak bir durum yoksa fiyat alinir. Garantili arac degil anladigim kadariyla, bu durumda pazarlik bile yapilabilir.
0
mbond
(11.09.24)
Arabanızın marka ve model ve istediğiniz parçanın bilgilerini alıp servise telefon edip, parça ve işçilik fiyatı alacağım deyin. Fiyat uygunsa randevu oluşturalım deyin.
0
Mirket
(11.09.24)
(14)

sakallı erkek mi sakalsız erkek mi?

alp9900
almanya'ya gidiyorum 2 hafta içinde biraz sakallı bir bireyim iş toplantılarında ben hariç kimsede bu tarz bir sakal olmuyor. bunu kesmek lazım mı? kesince çok ebleh oluyorum
almanya'ya gidiyorum 2 hafta içinde biraz sakallı bir bireyim iş toplantılarında ben hariç kimsede bu tarz bir sakal olmuyor. bunu kesmek lazım mı? kesince çok ebleh oluyorum
0
alp9900
(10.09.24)
Askere gittiğim dönem hariç sakalımı hiç kesmedim hep de uzun denilebilecek bir sakalım vardı, kimseden de olumsuz bir geridönüş almadım ama ben 2 günde bir düzeltirim 50 tane bakım yaparım, bakımsız saldım çayıra bi sakalın yoksa sıkıntı yaşayacağını sanmam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.09.24)
Bence kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız öyle yapın. Yaptığınız işi bilmiyorum ama Avrupa’da bu tarz şeyleri kimse önemsemez.
0
but that was just a dream
(10.09.24)
Ya köse olacaksın ve hiç sakalla uğramayacaksın ya da parçalı/yamalı değil normal bir sakalın olacak ve arada makine ile kısaltacaksın. Bunun dışındaki alternatifler zulüm. Her gün tıraş olmak da sakal uzatıp bakımlarıyla budamasıyla falan uğraşmak da. Hangisi ile rahatsan öyle git. Almanya'da IŞİD sakalı ile gitmediğin sürece takılanı görmedim.
0
nawar
(10.09.24)
araplara benzeme kes gitsin ya
0
titanyum22
(10.09.24)
İşini iyi yaptığın sürece kimse tipine bakmaz
0
mirty
(10.09.24)
Boyun falan da uzunsa kesin kes. Hic yakismiyor.
Almanyada da genelde sakalsiz olmalarinin sebebi bazilari icin de sakallarinin tam cikmayisi.
Sen almanya icin kes ama daha approachable görünürsün
0
robert bosch
(10.09.24)
Top sakal yapın. Gelene kadar da kalanı uzar zaten
0
dakota
(10.09.24)
Kesmemeniz yönünde oyumu kullanıyorum. Onlar için en fazla farklı tarzi olan biri olacaksınız, olumsuz düşünen kişiler için zaten sakalsiz olmanız farketmeyecek.
0
mbond
(10.09.24)
Zaten turk olarak 1-0 yenik baslayacaksin. Bir de bu cihatci bi herif diyecekler. Kes at.
0
halk
(11.09.24)
sakal erkeğin makyajıdır.
0
nuisance2
(11.09.24)
Almanlar sakala takıyor. Tipin çok bozulmuyorsa sakalları kesinlikle kes.
0
HellKeePer
(11.09.24)
sakal bıyık pis kokuyormuş gibi geliyor bana.
0
deartheodosia
(11.09.24)
ebleh olma durumu varsa kalsın zira güven yıkar.

bir arkadaşım var kesince gerçekten iğrenç oluyor. suratına bakamıyorduk.
0
janderzel zartanyan
(11.09.24)
Ne sakalli ne sakalsiz elbetteki kirli sakalli guzel olur
0
Zetnikov
(11.09.24)
(7)

Faizde 1milyon TL

parcaliham
Param euro hesabında öylece yatıyor. TL'ye çevirsam 1 milyon yapıyor. TL'ye çevirip faiz alsam 35k TL yani ayda ortalama 1000 euro getirir. Bu haliyle ben aptallık mı yapıyorum? Parayı vadesiz euro hesabında öylece yatırarak? siz olsanız ne yapardınız?
Param euro hesabında öylece yatıyor. TL'ye çevirsam 1 milyon yapıyor. TL'ye çevirip faiz alsam 35k TL yani ayda ortalama 1000 euro getirir. Bu haliyle ben aptallık mı yapıyorum? Parayı vadesiz euro hesabında öylece yatırarak? siz olsanız ne yapardınız?
0
parcaliham
(09.09.24)
Ben euro’yu bozup faize koysam o gün euro 3 lira artar diye korkar bozamam. Murphy rules
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.09.24)
Soru ve cevaplar şaka degilse elbette hisse yoğun fon alirdim
0
deer hunter
(09.09.24)
aptallik degil, sizin yaptiginizi yapan bir suru yerli yabanci var. ozellikle dovizin yatay kaldigi zamanda dolar bazli %40 uzeri getiri verdi TL faizi. ama bireysellerin makastan dolayi biraz zarari, sonrasinda sattigi fiyatin ustune ciktiginda ayni miktarda euro alamama ihtimali olunca bunlari iyi dusunmek lazim.

buna alternatif doviz bazli serbest fonlar var onlara da bakabilirsiniz risk almak istemiyorsaniz. serbest fon alabilmek icin de bankaniz araciligiyla nitelikli yatirimci tanimlamasi yaptirmaniz gerekir.

@deer hunter bence saka degil, soruyu soran risksiz bir getirinin pesinde bence cok bilgisi de yoksa hisse yogun fona yonlendirmek faydasina olmayabilir.
0
bay b
(09.09.24)
Aptallik mi olur bilmiyorum ama sunu unutmamak da fayda var. Bu tur bedava kazanc gibi gorunen seylerin omru cok uzun olmuyor, ruzgarin yonu her an degisebiliyor. Ben faiz isine girmezdim ozellikle bu noktadan sonra.
0
mbond
(09.09.24)
Faiz oranları gayet iyi. En az 4-5 ay daha bu şekilde gideceğini ön görülüyor. Ben olsam faizi seçerdim. Karar sizindir elbette.
0
HellKeePer
(09.09.24)
Risk düzeyi az riskli olan fonlar da bir seçenek olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(09.09.24)
para piyasası fonları daha mantıklı. hareket kabiliyetiniz normal mevduattan daha fazla. al sat.
0
merkep gibi adam
(09.09.24)
(9)

düğünde hangi takıyı takayım

baldan kaymak
eski iş yerinden işteyken yakın arkadaşımdı.işten ayrıldıktan sonra son 2 senede 1 kez görüştük. evini taşırken yardım ettim o kadar. 2 kez de başka ekip arkadaşları için yemekte. özel hayatta görüşmüyoruz ama whatsapp ve tipik yakın konuşmalar. ayda 1 kez araşmaz konuşmayız.sizce uygun takı nedir?d
eski iş yerinden işteyken yakın arkadaşımdı.

işten ayrıldıktan sonra son 2 senede 1 kez görüştük. evini taşırken yardım ettim o kadar. 2 kez de başka ekip arkadaşları için yemekte. özel hayatta görüşmüyoruz ama whatsapp ve tipik yakın konuşmalar. ayda 1 kez araşmaz konuşmayız.

sizce uygun takı nedir?

dolar, eur, altın (gr / çeyrek / yarım)
0
baldan kaymak
(07.09.24)
Gram
0
jülsezar
(07.09.24)
ben olsam gitmem dügüne.
0
robert bosch
(07.09.24)
Arkadaslik seviyesine bakilirsa bence de birsey takmaya gerek yok gibi gorunuyor. Dugune katilacaksaniz tabii max gram diyorum, 200 TL onemsiz hale geldi, 20 euro falan da olabilir gidecekseniz.
0
mbond
(07.09.24)
50 euro gayet ideal bence.
0
havadakarada
(07.09.24)
gram takardım ben. o da evleniyor, ev kuruyor destek amacıyla.
0
deartheodosia
(07.09.24)
çok net gram.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.09.24)
Gram takardim eski gunlerin hatrina
0
sanguine mcqaer
(07.09.24)
bulursan yarim gram
0
ala09
(07.09.24)
Yarım gram.
0
Cesario
(07.09.24)
(10)

1 günlük çalışma ücretini isteyeyim mı?

fakat
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 sa
Yani rasyonel olarak sanırım elbette denilecek ama sormadan da edemedim.:)

Şimdi bir restoranda bir gün çalıştım, ortamı beğenmedim, yani personele 2.5 fanta bile çok görüldü, şaka değil bak sarı kola bile alınmadı. Verdikleri yemek de soğuk sandviç, ilk defa bu kadar değer vermemek gördüm, yani 9 saat çalışmaya bu mu?

Tabi ertesi gün gitmedim, mesaj attım, gelemeyecegim falan diyerek.

Şimdi sonuçta 1 gün çalıştım. Onun parasını isteyeyim mı, hiç verelim falan demedi. En geç önümüzdeki ay, 5-10 arası yatacakti.
0
fakat
(06.09.24)
Acayip ikilemde kaldim, ben istemezdim sanirim. Ancak sunu da soyleyeyim, isverenin bunu sorgusuz falan odemesi gerekir diye dusunuyorum. Bir riske girdi size ise aldi, 1 guncuk kaybi var, ki kayip bile sayilmaz calistiniz sonucta.
0
mbond
(07.09.24)
1 gün çalıştığım bir işyeri olmuştu. 1 günlük sgk primini yatırmışlardı. ücreti yatırmamışlardı. ben de istememiştim.
0
abelardo
(07.09.24)
bence rasyonel cevap burda evet degil ama sen bilirsin :)
0
cooperr
(07.09.24)
1 gunluk ucret icin agiz kokularini cekmeye degmez.
0
antikadimag
(07.09.24)
İşten mazeretsiz kaçmışsın. İstesen bile vereceklerinden emin değilim
0
etna
(07.09.24)
Mutlaka ara sor. Yıllar önce 3 gün bir firmada çalışup ani kararla ayrılmıştım.

İki ay sonra aradılar içerde paranız var niye almıyorsunuz diye.
0
hebanon
(07.09.24)
boyle sacma ikilemler sadece bizim cografyaya ozgu sanirim. ara sor. muhtemelen vermeyecekler ve arkandan suna bak 1 gunun parasini bile istiyor diyecekler ama bu tamamen ortadogulu comar kafasi. 1 saat calissan bile hakkini isteyeceksin. sonucta o kadar belge, emek vs.. harcamissin.
0
buenosdias
(07.09.24)
kesinkli iban atıp talep ediniz. Emeğinin karşılığını her türlü vermek zorunda deneme süresi diye bir şey var iş hayatında.
0
cancoskn
(07.09.24)
Sigorta yaptiysa zaten sigortadan cikmak icin kagit imzalamaya gidicen o sirada da verilir para. Benim de 1 gun calistigim yer olmustu.

Ama orada sigorta da yoktu herhalde ilk gunden. O yuzden arada yasal bi sey yok. Vermez oyle biri ama iste tabii ki. Istememen sacma olur. Hatta iste, vermem derse ustele. Gene vermiyorsa da hakkim haram olsun de cik.
0
Kittie
(07.09.24)
Oluru bence şu, mesajla:
Y tarihindeki 9 saatlik çalışmamın ücretini henüz gondermediniz, 9 saat çalıştım ve anlaştığımız asgari ücrete göre net ücret olan 75,56 TL'yi hesabıma göndermenizi bekliyorum. Aksi takdirde yetkili mercilere bildirecegimi bilmenizi isterim.
0
encokbenisevinnolur
(07.09.24)
(11)

En değeri bilinmeyen (underrated) ülke/şehir hangisi sizce?

put it in your appropriate place
En abartılmış (overrated) ülke/şehir hangisi sizce? adlı duyurudan yola çıkarak, bu sefer, değeri bilinmeyen ülke/şehri gündemize alayım.*Burada bir şehri overrated demek pek doğru gelmiyor ama hayal kırıklığı olabilir tabii. Değeri bilinmeyen kavramının sanırım net bir kavramı yok. Sanırım ortamlar
En abartılmış (overrated) ülke/şehir hangisi sizce? adlı duyurudan yola çıkarak, bu sefer, değeri bilinmeyen ülke/şehri gündemize alayım.

*Burada bir şehri overrated demek pek doğru gelmiyor ama hayal kırıklığı olabilir tabii. Değeri bilinmeyen kavramının sanırım net bir kavramı yok. Sanırım ortamlarda pek bahsi geçmiyor diye tanım yapabilirim. Veya beklentinizin üstünde olanlar

Kendi adıma;

Belgrad, en çok sevdiğim ufak tefek olsa bile güzel anılarımın şehirdir. Aralık 2018'de ilk kez gittiğimde zaten sevmiştim. Temmuz 2023'de ikinci kez gittiğimde ayrı tat almıştım.

Malta'da beklentimin epey üstünde güzel bir gezi olmuştu. Mayıs 2024'de gittim. Hatta ikinci kez gitmek için şansımı denedim. Üç gece kaldım. Keşke dördüncü gece de olsaydı diyorum.
0
put it in your appropriate place
(05.09.24)
Romanya'nın Transilvanya bölgesini çok sevdim.
0
Mistyimage
(05.09.24)
zürih hayatimda gordugum en overrated sehirdi. luksemburg ve milano da epey overrated. genelde cok bilinen sehirleri geziyorum ama metz kendi acimdan en underrated sehirdi. cok sevmistim dokusunu.
0
bohr atom modeli
(05.09.24)
Metropoller arasında madrid. Beklentisiz gittiğim için mi bilmiyorum ama barcelona gibi turist kenti değil, daha lokal ve şehre ait hissettiğim bir şehir oldu. Eğlencesi, sokak hayatı, kompaktlığı çok keyifliydi.

Küçük şehir olarak da gent derim. O ölçelteki bir batı Avrupa şehrine göre sokaklarında yürümesi, atmosferi, yeme içmesi beni etkilemişti.
0
Bruce
(05.09.24)
Bruksel o kadar gomuluyor ki bence underrated.

ABD genel olarak overrated ama eski rust belt bolgesindeki sehirler Detroit, Pittsburgh falan gorece underrated.

Hollanda degeri bilinmeyen bir yer degil ama bence hala underrated. Sehir planlamasi, mimari, toplu tasima, altyapi falan hep muazzam.
0
hot potato
(05.09.24)
Mardin merkez, eski Mardin olarak bilinen kısmı.
0
encokbenisevinnolur
(06.09.24)
Almanya'da gördüğüm yerler içinde Potsdam ve Harz bölgesini söyleyebilirim. Potsdam Berlin'in dibinde ve ondan daha estetik ve yaşanılası bir şehir bence. Harz bölgesinde ise Wernigerode, Quedlinburg ve Goslar gibi küçük şehirler kesinlikle görülesi yerler. Muhtemelen Almanya'nın biraz ortasında kalması ve yakınlarında büyük bir şehir olmamasından dolayı görece değerleri bilinmeyen şehirler.
0
frankfurt skyliners
(06.09.24)
Belgrad +1

Bir de Krakow.
0
peki madem
(06.09.24)
güzel misilleme.

bence tabii daha az bilindik yerler oluyor. ama öyle kalması da daha iyi. yani "underrated" kalsın, bozulmasın.

mesela "Calella de Palafrugell". söylemeyin kimseye :)


bu arada türkiye'nin de değeri bilinmiyor klişesi de var ama doğruluk payı var. bazı yerlerin eski güzelliği yok mesela.
0
ermanen
(06.09.24)
Basima birsey gelmeyecekse, tabii il merkezi degil de butun il sinirlarini kastederek soyluyorum. Giresun. Doga olarak epey guzel yerleri var ve pek bilinmiyor bile. Mesela Giresun-Sivas yolu ozellikle sonbaharda muazzam manzaralara sahip, yol ustunde nerdeyse oturup yemek yenecek restoran bile yok. Benzinlik dahi yok o derece bir hiclik.

Bu arada ilk basta hep yurtdisini dusundum soruyu gorunce, Mardin yazilinca aklima Giresun geldi.
0
mbond
(06.09.24)
1)Bratislava olabilir.

sehir olarak inanilmaz farkli ve güzel degil ama yemeklerini cok begenmistim.

2)Hollanda'dansa Belcika daha güzel bir de bence. yemek olsun, ülkenin kendi icinde farklilasmasi olsun vs.

3) Mudanya cok güzel bir de.
0
robert bosch
(06.09.24)
Beyrut çok keyifliydi. Lübnan genelinde ciddi olumsuzluklar var evet, düzenli elektrik kesintisi ve güvenli toplu taşıma olmaması gibi. Ama bu biraz da kişinin seyahatten ne beklediğine bağlı. Bol bol heyecanlandıran, şaşırtan bir ülke.
0
lüzumsuz adam
(06.09.24)
(18)

En abartılmış (overrated) ülke/şehir hangisi sizce?

ermanen
ya da hangileri?bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre. new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli v
ya da hangileri?

bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre.

new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli var. central park'ta bisiklet sürmek fena değil. yaşamak farklı olur tabii, kültür ve sanat açısından çeşitlilik var. bir etkinlik için de ziyarete gidilebilir mesela. büyük şehirlerin iyi yanları da var tabii ki.

not: demin sorulan italya'nın abartıldığı sorusundan esinlendim. bana göre avrupa şehirleri daha görülesi yerler gibi duruyor, tarihi çeşitlilik ve farklı kültürlere yakın olmak. abd bu tarafa uzak da, ve insanlara da uzak yerler cazip gelebiliyor. abd'nin de bir cezbedici yanı var sanırım. şehirlere/ülkelere turist olarak gitmek farklı tabii, ve ülkenin daha küçük yerleşim yerleri ve kültürüne daha yakın olabileceğin yerler de var. deminki soruda da bahsedildi bu tür şeyler. abd de sonuçta kocaman ülke ve bir çok farklı deneyimler edinebilecek bir yer, ama küçük yerleşim yerleri avrupa gibi gezilesi yerler olmuyor genelde.
0
ermanen
(04.09.24)
Oyumu Amsterdam'dan yana kullaniyorum.
0
mbond
(04.09.24)
new york, new jersey, boston. hepsi benim için hayalkırıklığıydı. hele amerikan yaşam tarzını sevmiyorsan daha da rahatsız edici oluyor.

avrupa’da helsinki. gerçi çok büyük beklentim yoktu ama sonuçta başkent diye gitmiştim. bomboş bir şehir, içinde hiçbir şey yok.
barselona da aşırı turistik ve boğucu olmaya başladı. 15 sene önce gitsem belki severdim ama şu an b*ku çıkmış, posası kalmış bir şehir.
0
sir gawain
(04.09.24)
1-paris
2-amsterdam
3-barcelona

balon kere balon 3 tane sehir.
0
bay b
(04.09.24)
Viyana
0
Bruce
(04.09.24)
İskandinav ve balkan şehirleri.

Stockholm'ü 1 numaraya yazayım, Gamla Stan bölgesi evet güzel ama onun dışında özellikle yazın giderseniz şehir bomboş, insan yok. Birçok restorant, cafe ve sosyalleşebileceğiniz yerler tadilata giriyor/kapanıyor. Bu da şehrin canlılığını yok edip sıkıcı bir ortam haline getiriyor. Epey şaşırmıştım. Yaşamak için çok iyi olabilir onu hariç tutuyorum.
0
Lethe
(04.09.24)
bunun cevabını verebilmek için hakkını vererek ciddi şehir gezmiş olmak lazım.

turistik gezide bile ne aradığına bağlı çok öznel bir konu. mesela chicago veya new york bir mimar için gayet turistik tek tek binaları görmek vs. çokça tatmin edecektir, bir başkası için bina yığını. müzesinden sokaklarına, cafelerinden konser salonlarına, saraylarına her şehirde çok şey var gezip görecek. avrupa şehirlerinin overrated olduklarını kesinlikle düşünmüyorum. koca bir arşive sahip çıkıyorlar. turizimden dolayı popülasyon sıkıntılı ama stratejik tarihler seçerek gezilebilir. Amerika da bence eşsiz uçsuz bucaksız arazileri ile bayağı cezbedici.

en son gezdiklerim arasında gelmesek de olurmuş dediğim Torun var lakin şehrin her yanını bezemiş tuğla yapılarını görmüş olduğum için memnunum.

uzak doğu hiç yok lugatımda onun için karşılaştırma yapamıyorum.
0
nwnd
(04.09.24)
Amsterdam diyeni döverim. Bünyesinde dünya kadar turistik aktiviteyi barındıran başka muadili yok.

Başka hangi ülkede ağzında sigara kanal turu yapabilirsin, mantar sote yiyip müze gezebilirsin, vitrinden manken seçebilirsin, tarihi yapıları görebilirsin, büyük clublara gidebilirsin, plajlara gidebilirsin...
0
kimlanbu
(04.09.24)
en overrated şehir hangisidir diye anket yapmışlar, birinciliği istanbula vermişler!
0
exlibris
(04.09.24)
Abartılmış biraz iddialı, yerine beklentimin altında kalan hayal kırıklığı yaratan Viyana oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.09.24)
En beğenmediğim Seul.

İtalya iyi güzelde ok, bence de abartılmış balon artık. italyanları iş hayatında tanıyorum ve nefret ederim onunda etkisi olmuş olabilir.

Newyork’u ben çok beğendim ama orada tabi ki zenginsen güzel, metrosunu falan hiç beğenmedim.
Abd’de gökdelen, şehir dışlarında ki doğa ve müze dışında birşey yok, şehirler zaten evsiz dolu, bana çok tehlikeli geldi ama bilmiyorum belki yalnızdım ondandır.

Bence münih ve çevresi ve portekiz, ispanyanın bazı şehirleri ‘underrated’. TR ise birinci olabilecekken cahillikten harcanıyor.
0
durgunfoton
(04.09.24)
Sehir gezerken zamanlama cok onemli.

NY'ye agustosta gittim berbatti, sehir o kadar yogunlugu kaldiramiyor, her yer cop yiginiydi. 5 gunlugune diye gitmistim, 3 gun zor dayandim kactim.

Sonra bir arkadasin dugunu icin ilkbaharda gittim sakindi, cok guzeldi.

Bir de Istanbul overrated diyen tas olur yaw, eski yarimdada dunyanin en guzel yerlerinden biri, sadece bogaz yeter. Her ne kadar icine etmis olsakda guzel sehir.
0
cooperr
(04.09.24)
Gördüklerim arasında açık ara Prag. İnanılmaz abartılıyor. Türk tipi şark kurnazı esnafı da cabası.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.09.24)
kısmen haklısın ancak pis sokakları için değil kültürel mirası için gidilip gezilmesi gerek bazı yerlerin.
yeme içme vs konusunda katılıyorum, abartılmayan kısmı geçmiş kültürlerini miraslarını orada yaşayabiliyorsunuz. gerisi boş abartı işler.
0
basond
(04.09.24)
@nwnd +1. arkadaşlar siz mükemmel tarihi ve mimarisi süper olan bir ülkede mi yaşadığınızı sanıyorsunuz? paris boş ne demek ya. adamlar 30 kere ihtilal, dünya savaşı vs. yaşamış her yeri tarih dolu bir şehir. türkiye de 1 şehir söyleyin ki dolu dolu tarihli ve korunmuş.

Amsterdamdaki olanakların müzelerin 10da 1i hangi Türk şehrinde var. veya dünaydaki kaç şehirde var. herkesin şehirlerden beklentileri farklıdır. dünyada 4 ülke görüp bu yorumu yapmak çok saçma. ben mesela le havre şehrini çok sevdim. fransada le havre en sıkıcı şehirlerden biri olarak görülür.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
bana göre de avrupa çok sıkıcı. bakış açısı.
0
deartheodosia
(05.09.24)
New York City bence overrated. Bana Istanbul'u andırıyor. Sehir artık doymuş..insana, çalışana, turiste.. böyle yerler bana bir şey ifade etmiyor. Full kaos ve yorgunluk. İnsan ilişkileri yapay ve para hep ön planda.
0
ferenc
(20.09.24)
izlanda, isvec, finlandiya gibi iskandinav ulkeleri. asiri abartiliyorlar.

new york'a dil uzatanlar utansin. dunyanin baskentine laf etmek... abd sehirleri evet abartidir cogunlukla, tarih yok, mimari yok ne var lan it dedirtir adama. hele dallas falan gitmeden once kulaga cool geliyordu. gidince cok sasirmistim bombos bir sehir, bombos.

ama new york, italya buralar abarti degil. bunlara abarti diyen neye bakmasi gerektigini bilmiyordur zannimca.
0
antikadimag
(20.09.24)
kanada. guzel isli maasli birinin gidip 6 ay kuremesi akil alir gibi degil.
0
baldur2
(20.09.24)
(21)

1 milyon dolarınız olsa ne yapardınız?

Stoneface
vergisiz, hesabınıza yatırdılar. (dolar olarak)nasıl harcardınız? çatır çatır tüketir miydiniz yoksa mantıklı yatırımlar yapmaya mı çalışırdınız?
vergisiz, hesabınıza yatırdılar. (dolar olarak)

nasıl harcardınız? çatır çatır tüketir miydiniz yoksa mantıklı yatırımlar yapmaya mı çalışırdınız?
0
Stoneface
(03.09.24)
En azindan 100 bin dolarini keyfi harcardim diye dusunuyorum. Sirf gezme tozma gibi degil de, guzel bir otomobil alinabilir mesela. Kalaniyla sanirim cesitli isler denemeye calisirdim diye tahmin ediyorum. Her ne kadar gorece mantikli olsa da hic icimden yatirimlik ev vs almak gelmiyor. Alsam da surpriz bir eve oynardim sanirim.
0
mbond
(03.09.24)
Ev alırım

Yatırımlık değil ama kiracılıktan kurtulmak için
0
king lizard
(03.09.24)
Ev alirdim. Cocuk yapardim otururdum icinde
0
robert bosch
(03.09.24)
Sorgusuz sualsiz önce guzel egitimli insanlarin oldugu bi sentten ev alirdim

En kotu denize bir minubus falan olsun max 20dk

Gerisi umrumda degil paranin
0
Zetnikov
(03.09.24)
para demek guc demek. kesinlikle carcur etmezdim. mesela etrafimdaki insanlarin egitimi sagligi icin falan harcayabilirim ama araba gezme tozma falan bunlara pek para harcamam. %90'ini yatirim icin kullanirdim kafadan diye dusunuyorum.
0
hot potato
(03.09.24)
Yarısı kadar nakite ve bir o kadar taşınmaza sahibim bir süredir. Yıllardır ticaretle uğraşıyorum. Çok yoruldum. Oğlumun yurtdisinda yaşama ve gezme isteğini de düşünerek Karayip adalarindski 4-5 ülkeden birinden ev alarak vatandaşlık alacağız kısmetse. 150 ülkeye vizesiz seyahat hakkı veriyor. Kompedani olduğumuz takı işini o turistik adalarda yılda 3-4 ay yapmaya devam edip kalan aylarda gezecegiz
0
deer hunter
(03.09.24)
En az % 70 gibi bi' kısmını sermaye yapar, işime ayırırdım, net.
0
kumandanim
(03.09.24)
emekli olurdum, ne ugrasacam is kuracam da bilmem ne...
0
bay b
(03.09.24)
Bir şeyin şükrü, yine onun cinsinden olur derler.
O nedenle bazı fakir ailelerin durumunu iyileştirirdim en başta.
Gençlerin evlenmesine de bizzat yardım ederdim.

Sonrasında kendim için bazı harcamaların başında, ilk olarak depremden ve apartman hayatından edindiğim tecrübe sebebiyle şehir kenarında yüksek bir yerden önü geniş alan ağaçlık ve bahçeli bir müstakil ev bakardım.
0
diyecevaplandı
(03.09.24)
35 milyon tl...
Oturduğum evi para verip almam derim hep, bu para 3 tanesi bile etmiyor.
Bu paraya kaliteli bir ev bir arabadan başka bişi alınmıyor esasında. Bunlara yatırım diyen olur ama bir ev bir araba parası çatır çatır yenecek paradır bence.
Premium bir yeme şekli ama. Her kıtada en az 3 mişelin yıldızlı restoran, exclusive viski tadım turları, omakase ziyaretleri, hungry tourist'e senelik abonelik, vegas'ta 1 hafta all in geceleri, tulum'da beach party'ler...
Kaliteli eziş. Ölsem gözümün açık gitmeyeceği bir sene.
0
Bruce
(03.09.24)
İyi bir ev, iyi bir araba alır, iyi bir hizmetçi tutar, iyi bir sağlık sigortası yaptırırdım.

Paranın kalanını yatırım hesaplarıma aktarır, hizmetçi (Asistan diyelin ki daha süslü olsun) yanımda, şehir, şehir, ülke ülke, otel otel gezedim.

Hayatımda kısa süreliğine kadınlar olurdu. (Bir gün onu görene kadar)
0
Mirket
(03.09.24)
Yarısını amerikaya gitmek için e2 yatırımcı vizesi programlarından birine yatırırım. Gerisinide Amerika'da yerim.
0
my fault
(03.09.24)
Gelişine bağlı. Havadan geldiyse bir kısmını çarçur eder bir kısmını sevdiklerime yediririm. Olumlu dünya sonuçta.

Yaptığım iş sonucu kazandığım paraysa da, altın artı fon alırım.
0
encokbenisevinnolur
(03.09.24)
@hot potato+1
0
Amaranta ursula
(03.09.24)
%50'si ile dukkan alirim kiralarim.
%20-25 ile zeytinlik alirim.
gerisi ile de sepet yaparim, altin, doviz, kripto vs.
0
cooperr
(03.09.24)
önce bir gezi planlardım: kore-japonya-avustralya-yeni zelanda
kalan para ile de yerli oyun firmalarına ulaşıp yatırım yapmaya çalışırım.
TaleWorlds olmaz elbet ancak Hero Concept, Rogue Duck, Phew Phew Games gibi firmalara yatırımcı olmak isterim.
0
late viper
(03.09.24)
Ev almam, daha çok para kazanacak bir iş kurardım. Bir kısmını borsaya atardım. Sürücü kursu kurulur o paraya 8-9 tane. Sallıyorum dominos, burger king gibi bayilik işleri de olabilir. Ev alan fakir kalmaya devam eder.
0
Shepard
(04.09.24)
Yurtdışına yerleşirdim, iş kurardım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.09.24)
İlk önce Ortadoğu’dan taşınırdım.
0
dakota
(04.09.24)
araç + karavan, geri kalanı ile kendi işimi kurardım.
0
selam
(04.09.24)
Evi boyatırım. Bir tane corolla cross hybrid alırım. (Hatta bir hovardalık yapar, camry hibrit alırım belki. 100bin dolar olsun) Biraz altın alırım. Şöyle iki kilo falan. 165bin dolar diyelim. 60bin dolarına eşimle hacca giderim. 100bin dolarını ihtiyaç sahiplwrine bağışlarım. 400-500 bin dolara kira getirisi iyi bir semtten inşaat halindeki bir siteden dükkan alırım. Geriye 100bin gibi bir şey kalırsa, tereddütsüz seyahate (yurt içi/yurt dışı) harcarım.
0
yadigar
(04.09.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.