Giriş
(1)

Reklam filmi? - gerçek mi, rüya mı gördüm

lepidodendron
Yaşlı bir çift. Bayramda kimse gelmiyor diye hayıflanırken birdenbire insanlarla dolan bir salon, kuyruk yılankavi evin kapısına uzanıyor. Kuyrukta arkalardaki birinin kameraya el salladığını bile hatırlıyorum yahu? Yaşlı beybaba sıradakilere elini öptürürken “hanım bunlar kim yahu” diye soruyor, te
Yaşlı bir çift. Bayramda kimse gelmiyor diye hayıflanırken birdenbire insanlarla dolan bir salon, kuyruk yılankavi evin kapısına uzanıyor. Kuyrukta arkalardaki birinin kameraya el salladığını bile hatırlıyorum yahu? Yaşlı beybaba sıradakilere elini öptürürken “hanım bunlar kim yahu” diye soruyor, teyze de “ay ne bileyim, çay koyayım bari” diyor. Senelerdir bulamadım bu nedir, gerçek midir, reklam mıdır, hayalgücümün bir canlandırması mıdır… var mı bilen eden? (Kategoriye karar veremedim, dizi/film mantıklı geldi)
+2
lepidodendron
(4 saat)
Kent markasinin reklamlarindandir dedim ama cikmadi. Bence kesin var böyle birsey, ayni ruyayi gormus olamayiz. Bir tane var mesela bekliyorlar gelen yok falan öyle bitiyor, onun devami gibi olabilir.
0
mbond
(50 dk)
(6)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(6 saat)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
0
Lh12
(6 saat)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(6 saat)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(6 saat)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
0
basubadelmevt
(5 saat)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(5 saat)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
0
basubadelmevt
(5 saat)
(7)

avrupadan guney amerikaya ucuza bilet nasil bulunur?

huseyin3
ucuzaucakta turkiyeden amerikaya git gel $300e gormustum o tur biseyi turkiyeden/avrupadan mesela brezilyaya nasil bulurum?
ucuzaucakta turkiyeden amerikaya git gel $300e gormustum

o tur biseyi turkiyeden/avrupadan mesela brezilyaya nasil bulurum?
-1
huseyin3
(10 saat)
Ben kiwi.com kullaniyorum. Cok cesitli ayarlar yapilabiliyor. Mesela asagidaki ornekte Istanbul ve 1000 km cevresinden hareketle, Brezilya'da herhangi bir yere herhangi bir zamanda gitme olayina baktim. 398 euro'ya Atina'dan hareketle Roma aktarmali Alitalia ucusu var, tabii burada bir de Atina'ya gitmesi var.

www.kiwi.com

Hatta daha mantiklisini buldum Istanbul'dan tek aktarmali Madrid uzerinden Air Europa var 406 euro;

www.kiwi.com
0
mbond
(10 saat)
git gel en ucuz buldugum $800 civar
0
🌸huseyin3
(9 saat)
turla gidin daha ucuz olabilir.

amerikadan da ucuza bilet bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
kveldulv
(9 saat)
Tamam iste 800 dolar civari cok uygun degil mi? Okul tatili doneminde Hollanda'dan Almanya'dan neredeyse bu fiyatlara cikiyor biletler.
+1
mbond
(9 saat)
degil. sorum bu:

ucuzaucakta turkiyeden amerikaya git gel $300e gormustum

o tur biseyi turkiyeden/avrupadan mesela brezilyaya nasil bulurum?
-1
🌸huseyin3
(9 saat)
ucuzauçakta belli dönemler için bulursun. x tarihleri arasında x firması o fiyattadır mesela. onun duyurusunu çıkarlar zaten.

brezilya için de öyle. tarihlere bakacaksınız. istediğiniz tarihte bulamayadabilirsiniz. her tarihte ucuz bilet olacak diye bir kural yok maalesef.
-1
kojonotsuki
(8 saat)
ABD ucuslarinda daha fazla rekabet var. Cunku önemli havayollarinin hepsi ucar. Brezilya biraz daha nadir kaliyor.
0
mbond
(7 saat)
(3)

yurtdışı uçak bileti bulma meseleleri (almanya)

klassno
ağustos ayında almanyanın küçük bir şehrine seyahat edeceğim. gitmek istediğim yere/çok yakınına, yazlık bölgelerden direkt uçuşlar var. istanbul kalkış seçersem çeşitli aktarmalarla TR içinde seyahat edip (bodrum, antalya), ardından almanya'ya gitmek gibi bir durum ortaya çıkıyor. bu yolculuğu maku
ağustos ayında almanyanın küçük bir şehrine seyahat edeceğim. gitmek istediğim yere/çok yakınına, yazlık bölgelerden direkt uçuşlar var. istanbul kalkış seçersem çeşitli aktarmalarla TR içinde seyahat edip (bodrum, antalya), ardından almanya'ya gitmek gibi bir durum ortaya çıkıyor. bu yolculuğu makul şekilde planlayabilmek için biraz güvenilir bir sisteme ihtiyaç duyuyorum. her bir uçuşu tek tek arayıp, saatleri günleri not almak ve ardından karar vermek çok zor olacak. fiyat değişimi vs de cabası.

önerebileceğiniz bir yöntem var mıdır? veya almanya'ya en ucuz bileti alıp, orada ülke içinde seyahat alternatiflerini mi değerlendirmeliyim?
0
klassno
(11 saat)
almanyada aktarmalı tren yolculugu riskli. kalkış trenininiz gecikirse çük gibi kalıyorsunuz ve de sonraki trene binerseniz biletiniz geçerli olmuyor demeye geldim.

tren biletleri de çok ucuz değil. araba kiralama da keza. önceden alırsanız biraz daha iyi fiyatlar olabiliyor. herhangi bir şehire bilet alıp giderseniz diye diyorum. takriben şehir yazarsanız daha iyi yanıtlar alabilirsiniz köln e yakın nürnberg e yakın vb. diye.

türkiyeden direkt giderseniz bodrum vb. otobüsle falan oralara daha ucuz olur tahminim. yaz ayında charter seferler dönüşleri ucuz olabiliyor.
0
kveldulv
(10 saat)
Fiyat oyle iki dakikada degisen seyler degil genelde. Duruma gore dusebilir bile. Sahsen ben olsam Almanya taraflarini bilmiyorsam Turkiye ici seyahat sonrasinda Almanya'da gidecegim yere yakin havalimanina inmeyi tercih ederdim. Bilmedigim ulkede toplu tasimayla fazla ugrasmak istemezdim.

Bu adamlarin reklamini yapiyor gibi olucam ama ben kiwi.com kullaniyorum. Zaten epi topu 3-4 secenek olacak. Bir yere not alinip yapilir bence.
0
mbond
(10 saat)
bilgiler için teşekkürler.

gideceğim şehir erfurt.
0
🌸klassno
(9 saat)
(2)

iş görüşmesi özgüvensizliği

xportant
bulunduğum iş yerinde yükselme şansım yok. bu sebeple birkaç yıldır dönem dönem başvurular yapıp iş görüşmeleri yaptım. başka bir ülkedeyim ve burada daha önce iş değiştirdim. ancak son yıllarda girdiğim görüşmelerin hepsinden ret aldım. ret aldıklarımın içerisinde belki iki ilan bana tam olarak uyg
bulunduğum iş yerinde yükselme şansım yok. bu sebeple birkaç yıldır dönem dönem başvurular yapıp iş görüşmeleri yaptım. başka bir ülkedeyim ve burada daha önce iş değiştirdim. ancak son yıllarda girdiğim görüşmelerin hepsinden ret aldım. ret aldıklarımın içerisinde belki iki ilan bana tam olarak uygun değildir. bu aldığım retler neticesinde bir özgüvensizlik oluştu ve her görüşmeye kafamda “bu sefer de olmayacak zaten” diyerek girmeye başladım. bu “nasıl olsa olmayacak” kafasından nasıl kurtulurum? başvuruyu yollarken böyle bir düşünce aklıma gelmiyor pek ama görüşmek için bir geri dönüş alırsam bu sıkıntı başlıyor. görüşmelere hazırlanarak da girsem hazırlanmadan da girsem aynı gerginliği ve boşa kürek çekiyormuşum hissini taşıyorum. artık hazırlanarak girmeye çalışsam da kafam almıyor bir şeyi. görüşme yapacağım şirketteki çalışanlara internetten bakınca onlardan geri olduğuma dair bir hisse kapılıp kaygı yaşıyorum. sektörden tamamen çıkayım, bambaşka bir iş yapayım diyorum ama ne yapacağımı öğreneceğimi de bilmiyorum bu yaştan sonra.
0
xportant
(08.06.26)
Mevcutta zaten bir işin var elin boş değil, o halde başka bir iş görüşmesine girerken kaybedecek bir şeyim yok nasılsa diye düşün. Dahiyane bir fikir değil ama hatırlatmak istedim.
+2
Sadece soruyorum
(18 saat)
Ben de baska bir ulkedeyim, burada ve bazen Turkiye'de ilanlara bakiyorum. Basvuracak birsey bulamiyorum dogru durust, basvurduklarimdan da birkac gun icinde direk ret geliyor. Oyle cok uymayan islere de basvurmuyorum ama mevcut isimde 4 yili gectim ve daha oncesi biraz daha farkli bir havada, yani hepsi yazilim dunyasiyla ilgili ama son yillar ERP ile iliskili isler oncesi daha farkli. Neyse sunu soylemeye calisiyorum, sanirim piyasa bitik, ben buraya ilk geldigimde, burada hic is gecmisi olmayan biri olarak ilanlara basvuruyordum ve inanilmaz bir geri donus orani vardi. Simdi burada az cok gecmisi olan biri olarak bile birsey cikmiyor. ERP isleriyle ilgili yazanlar oluyor arada ama onlar da alakasiz.

Sorunuza tam cevabim yok ama daginik olarak dikkatimi ceken bazi noktalar var. Bir kere belirttiginiz gibi cogumuzda kafalar hosaf olmus durumda, sebepleri az cok malum. Bir de sanki herseyi otomatige baglamislar, kriterler falan var, esnek dusunce yok, bulunan ulkenin kulturuyle ilgili durumlar da olabiliyor.
0
mbond
(17 saat)
(11)

Kimsenin bir şey okumaması hakkında

xephyr
Selamlar,Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile. Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip
Selamlar,

Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.

Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile.

Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip chatgpt'ye atıp özetlettirip öyle okuyor şirketteki developer.

Ulen kimse bir şeyi okumazsa, kendi bir şey yazmazsa bu işler nasıl yürüyecek ?

Hiçkimsenin bir şeyi okumadığı yerde ben derdimi nasıl anlatıcam? Nasıl kendimi duyuracağım?

Millet anca reels kaydırma telaşesinde. Oraya da adam akıllı bilgi koysan, kimse dinlemiyor. Anca ampır ampır şeyler izlesinler.

Bu dönemin metası ne ? Napıcaz ya?

Teşekkürler.
+6
xephyr
(05.06.26)
Sorunuza bir cevap değil ama benzer isyanlarda oluyorum zaman zaman. Mesela bir şeyler üretmek istiyorum (bir kitap, bir YouTube kanalı anlamlı animasyonlar vs) sonra bu konuyu düşününce tüm motivasyonum gidiyor. Kendi kendimi mi eglendireceğim diyorum. Her şey hızlı tüketiliyor, okuma hatta dizi-film izlemede bile dikkat süremiz kalmadı. Kendime de kızıyorum tabii. Boş vaktinde kafa dagitmak için hemen YouTubedan boş şeyler izliyorum. Saçma da olsa saçma olmasa bile bu kadar çok fazla icerige maruz kalmanın sonu nereye varacak gerçekten? Yapay zeka da aynı şekilde çok faydası olsa da çok da tembellestirdi bizi. Yani gerçekten insanlıgi aptallastirmak için müthiş bir kombinasyon oluşturdular. Reels+yapay zeka.

Sizin site konusunda çözüm yaratilamaz mi acaba, mesela ne bileyim öyle bir şey olsun ki gerçekten okumak zorunda kalsinlar. Örnek veriyorum müşterinin ilgilendiği konuyu yazıları okuyup anca öyle bir sonraki bilgiye ulaşabilecekleri tıklatmalar yapma gibi. Saçma bir örnek verdim de kastettigim şey yani bir şekilde okumaya mecbur kalmaları sağlanamaz mi?
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Medeni insanlara yönelik bi hizmet vermen gerekiyor. Mesela bendeniz aydınlatmaya meraklı biriyim. Salon mutfak ve yatak odası ışıklandırması üzerine alışvrriş yaparken detaylıca okuyorum. Okuduklarım bilimsel referanslı şeyler.
Millet reklam okumak izlemek istemiyor.
1 kaliteli müşteriyi hedeflemek.
2 reklam olmayan dolu içerik
3 merak uyandırıp ürüne yönlendirme

Ama illa ki 1. Madde.
0
Lh12
(05.06.26)
Sorunuzun cevabı biraz sorunun içinde zaten ama zannediyorum ana sebebi insan tabiatının kendini doğal haline bırakırsa her zaman kolaya kaçacak olması. Reels falan bizi iyice mahvetti zaten de tabiat aynıydı hep.
0
mbond
(05.06.26)
ne yazdin okunmuyor dkfjgf

insanlar okumuyor. cünkü senin özelinde söylemiyorum ama netlikten ziyade süslü süslü kelimeler kullaniyorlar. sadece chatgpt yi okuyup anlayabiliyorum.
gecen o kadar sacma bir email yazmis ki chatgptye ne diye sordum 2-3 kelimeyle anlatti.
-1
Purple life
(05.06.26)
İnsanlar artık her türlü bilgiye en kompakt halinde ve en hızlı şekilde ulaşmaya meyilli hale geldi çünkü muazzam bir bilgi akışı var. Kendi işimden örnek vereyim; 15 senedir matematik öğretmenliği yapıyorum, bunun ilk 12 senesi klasik sınıfa gir ders anlat, online olarak öğrencileri topla anlat şeklinde geçti. Şu anda yazdığım soruları Instagram'da paylaşıyorum. Kimsenin sınıfta anlatılanı anlayamayacagini demeyeyim de process edemeyeceğini biliyorum. O tip bir bilgi akışı dağınık gelecek insanlara. Her soru için ayrı ayrı trickler, nerede ne yapılır, hangi sırada yapılır bunları 3 saniyelik odağı dağıtmayacak görsellerle kısa sürede vermem gerekiyor.
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
Bence boyle olmali.

Beynimiz her gun dunya kadar gereksiz bilginin tecavuzune ugruyor. Bir cumlelik bir bilgiye, bazen tek bir rakama ihtiyacin var diye onlarca uzun paragraf arasinda kaybolmaya gerek var mi?

Bizim isyeri kurali da boyle "Be brief, Be bright, Be gone."

Kimsenin uzun uzun konusmalara/aciklamalara, sayfalarca e maile harcayacak zamani yok. En uzun mail 5 cumle olmali. Bir sey istiyosan direk soylemeli, nedenini lafi dolandirmadan aciklayip kaybolmalisin...

Hayatimiz boyunca gereksiz uzun politikaci, yonetici, mudur, ogretmen, yonetim kurulu vs konusmalarindan biktik, usandik.

Hicbir sey soylemeden saatlerce konusulur mu? Zamanimiza yazik.

Bu kisa iletisim. Basit iletisim. Yemin ederim bir cesit ozgurluk.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
Bir şirkette üretilen dokümanların çok büyük bir kısmı okunmaz, bu AI'dan önce de böyleydi. Doküman genelde "Bunun X dokümanı var mı" sorusuna "Evet" cevabı vermek için yazılır.

Zaten doküman çok kötü bir iletişim yöntemidir; etkileşime olanak sağlamaz, anlaşılabilirliği yazarının o konuyu yazılı olarak ifade edebilme kapasitesiyle, içeriği de o kişinin bilgisiyle en baştan sınırlıdır... O yüzden de doküman iletişim gereken süreçlerde mümkünse en son araç olarak kullanılmalıdır.
+4
salihdt
(06.06.26)
dönemin metası kısa videolar. ama iş hayatına uyarlamak biraz zor.

50 milyonluk ev satan emlakçılardan galericilere, uzmanlardan bilmemeye kadar, herkesin hızla tüketmeye alıştığı içerik kısa videolar.

yazmayın, video ile anlatın.
0
babilfish
(06.06.26)
Musterime whatsapptan 2 kere iskonto oranını yazmışım, hâlâ daha arar sorar benim iskontom kaçtı diye.
Dün bunu düşündüm, insanlar (biz de dahil) her şeyin kolayına kaçıyoruz.
+1
etna
(06.06.26)
İnsanların okumadığı, beyinlerin kısa ve görsel ağırlıklı mesajlara alıştığı bir dönemde olduğumuz doğru.

Bunu bir websitesini okumaktan ayırmak lazım bence. İnsanlar ihtiyaçtan dolayı websitenize giriyor. Mesela site sandalyeler üstüne olsun. Belli bir tip sandalye almak isteyen biri sitenize girdiğinde gördüğü yazı "Günümüzün dünyasında oturma ihtiyacı..." diye başlıyorsa, çoğu insan "eeeh" der çünkü istediği şeyin sizde olup olmadığını kolayca görmek ister. Taharet musluğu tamiri öğreten youtube videolarının başındaki alakasız kısımların geçilmesi gibi :)
0
cosmicstring
(06.06.26)
okuyan insanlarla karşılaşmak için dua edilebilir
-1
mantık
(06.06.26)
(8)

almanya veya amerika'ya goc etmek

baldur2
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
pek de samimi olmadigim icin soramadigim arkadaslar var 36-37 yaslarinda, evlenerek, okuyarak gitmediklerine eminim, calistiklarini da pek sanmiyorum. nasil goc etmis olabilirler? turist vizesi arti iltica haric aklima bir secenek gelmiyor.
0
baldur2
(04.06.26)
bir tanidigim bildigin iltica etti. insanlarin azmini kusumsememek lazim.
0
warrior princess
(04.06.26)
Calisma ihtimali sifir degilse benim bir kuzen Almanya'ya kargo dagitimcisi olarak gitti biraz masraf yapip. Daha durumu net degil, bir sure bir nevi kole olarak calisti ama su an esi de ise basladi sanirim biraz daha duzeltti durumlari.
0
mbond
(04.06.26)
Vizenin ismi nedir bilmiyorum, hesapta biraz sermaye, göstermelik niyet mektubu ve bir iş planı sununca oturum izni alınabiliyor. Bir arkadaşım geçici oturum izni olan bi ab ülkesinden Almanya'ya gidip direkt oturum başvurusu yaparak alabildi. İş arama vizesi, gönüllü hizmet gibi vize türleri de var. Bunlardan herhangi biriyle gitmiş olabilirler, ilticadan daha kolaydır bence.
-1
beyfendi
(04.06.26)
Yatırımcı veya iş kurma vizesiyle dünyanın her yerine gidebilirsin. Diğer yol da evlilik.
Okul işlerine girenler parayı bitirip Türkiye'ye dönüyorlar.

Kendi işini kurmuyorsan şuan abd dahil her yerde iş bulmak çok zor.
0
michael harddd
(04.06.26)
Paralari olabilir mi? Paran varsa her is cozulur. Mesela sirket kurulumu yoluyla gitmis olabilirler. Serbest calisan olarak gitmis olabilirler.
0
Sour
(04.06.26)
amerika'ya geliyorlar. iltica basvurusu yapiyorlar. bu surec yillarca suruyor, ama sonuclanana kadar calisma karti alip normal vatandas gibi, hatta benden falan cok daha iyi bir statude yasiyorlar.

biz de yuksek lisans yapip sonra buyuk sirketlerde calisiyoruz ama su kacak gelenler kadar iyi bir statumuz yok. mesela beni calisma vizesiyle ise almayan sirketler bu multecileri calisma kartiyla ise aliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
green card çıkmış da olabilir
0
in vino veritas
(06.06.26)
Almanya'yi bilmiyorum.

Amerika'ya turist vizesiyle gidip kacak kalma kapisi kapandi. Bu statude olanlar da ICE tarafindan tek tek yakalanip sinirdisi ediliyorlar. Dolayisi ile yasadisi olarak kalmak diye birsey yok.

Ornek: www.youtube.com

Kacak yollar tamamen kapandi ama hala bir suru yasal yol var. Cevrendekiler ya turist vizesiyle gidip, ogrenciye ceviriyorlar. Ya yatirimci vizesiyle kaliyorlardir. Yatirimci vizesi goze buyuk gorunuyor olabilir ama $50.000 gibi kucuk bir rakama bile uyduruk bir sirket kurabilir, ailene bile vize alabilirsin. Ayrica bir vize turu daha var National Interest Waiver diye. ABD'ye fayda saglayabilecek meslek gruplarina veriliyor. Onunla da gidebilirler. Mesela hemsireysen bu vizeyi alabilirsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(22 saat)
(6)

Havaalanından yolcu almak

matlii
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?Çok teşekkürler şimdiden.
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(01.06.26)
5-10 dk kadar beklenir ama fazlası sıkıntı polis sürekli devriye atiyor
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.06.26)
havaalanına girmeden önce yol boyunca insanlar yol kenarında bekleyip, alınacak kişi kapıya çıkmaya yakın arıyo o zaman girip alıyosunuz kapıdan. güzel bir şey değil yol kenarında uzunn uzuun sıralar yapmak.. ama öyle yapıyo herkes
+2
chanandler bong
(02.06.26)
bekleme yapmak çok zor. herkes bekleme yapsa, yer kalmaz. polisler doğal olarak çektiriyor. misafiriniz sizi çıkarken telefonla arayabilecekse, havaalanına girmeden yolun sağına park etmiş arabaların arasına bir yere park edin. misafiriniz bavulunu aldığını, artık çıkmakta olduğunu teyit ettiğinde havaalanına girin, hatta gerekirse dışarıda beklesin çok kısa bir süre. dışarısı kalabalık olacağı için, sizi bulabilmesi için telefonla konuşmanız gerekecek "şuradayım, buradayım" demek için.

eğer telefon görüşmesi mümkün değilse, gidin arabayı havaalanında otoparka park edin. gidin içeride karşılayın. birlikte otoparka gidin. otopark 1 saate kadar 250 lira olması lazım.
+3
co2s2
(02.06.26)
Çok kaos oluyor temkinli ilerleyin, yollar ikiye üçe ayrılıyor sıkıntı yok, orta veya solda kalın. Gitmeden önce sokak görünümünden gelen yolcu ayrımına falan bakın. İnsanlar, arabalar, bazen çift sıra park ediyorlar vs tam bir keşmekeş, çoğu zaman. Sütunlar numalaralandırılmış, buluşmak için gelecek kişi size numara söylesin, en rahat öyle olur.
+1
mbond
(02.06.26)
viaport avm'de rahat rahat bekleyip, gelen kişi kapıya çıkarken gidebilirsiniz (10 dk falan sürer)
0
brkylmz
(02.06.26)
hiç macera aramayın, yol kenarına çekersiniz o sırada EDS aracı geçer, ceza yersiniz, yolcu beklersiniz camınıza biri yapışır freeshop'ta çalışıyorum parfüm lazım mı der.

saatinizi planlayın, sabiha gökçen' de otoparkın ilk 15 dakikası bedava, ilk saati 250 tl. verin kurtulun.
0
galahad reloaded
(02.06.26)
(24)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Evet. İğrenç bir şey.

El öpmek. Tuvaletten çıkınca elini yıkamamış birinin elini öpüyorsun belki.
Koronavirüs varken ne güzel el sıkma bitmişti.

Sünnet de bana ters gelmeye başladı. 18 yaş altı olan birinin vücuduna geri döndürülemez bir zarar veriliyor.

Nişan alışverişi denen garip şey. Evlenmeden önce kadının X gram altın istemesi.

Düşünsem çok bulurum.
-4
arbre
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-6
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-5
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
Yurt disinda devlet pozisyonunda calisiyorum. Senior yonetici muhendis konumundayim. HR bir egitim organize ettiginde herkes katilmak zorunda. Cogu zaman egitimi veren kisiler bizim ne yaptigimizi bilmiyor. Hatta cogunun bizim alanda (petrol & dogal gaz) hic bir tecrubesi yok.

Saatlerce oturup, bir sey ogrenmeden bu kisileri dinlemek zorunda kaliyorum. Bu durum beni gercekten yoruyor artik, ve tahammul etmekte zorlaniyorum.

Haftaya yine MIT CBL, VDL, pressure transient analysis diye bir egitim var. 20'li yaslarda bir kadin 20 senedir yaptigim isi bana anlatacak... Hic katlanamiyorum boyle kurumsal seylere...
-3
thetruenorthstrongandfree2
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@beyfendi

Hahaha :D. Ne guldum. iki satir teknik bilgi gorunce ozgecmis mi sandin? Benim CV'nin %90'ini sozluksuz okuyamazsin :))

Amacim cool gorunmekmis :D Yemin ederim bazi insanlar yer cekimini fiziksel olarak degil zihinsel olarak yasiyorlar :D

Bana kisisel olarak niye saldiriyorsun? Duyuruda sorulan soruya cevap yaz gec.

Konu ben degilim. Soru ben degilim.
-5
thetruenorthstrongandfree2
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
(7)

bu videoda bahsedilen ülke hangisi (türkiyeye yakin ve kadin haklari cok kötü)

Purple life
bu videoda bir cocuk kendinden büyük biriyle zorla evlendirilmis. daha sonrasinda oradaki yasamini ve nasil kactigini anlatiyor.ülke ismi vermiyor ama sizce hangisi? sebebiyle birlikte söyler misiniz?https://www.youtube.com/watch?v=LMLvaRZpTPg&t
bu videoda bir cocuk kendinden büyük biriyle zorla evlendirilmis. daha sonrasinda oradaki yasamini ve nasil kactigini anlatiyor.

ülke ismi vermiyor ama sizce hangisi? sebebiyle birlikte söyler misiniz?

www.youtube.com
0
Purple life
(26.05.26)
Bildiğimden değil de Irak gibi hissettim.
0
mbond
(26.05.26)
Baştan sona seyretmedim de Irak, Suriye ya da kurgu gibi geldi bana.
Olay da kurgu gibi zaten.
Öyle bir olayın mağdurunun o kadar şivesiz, düzgün diksiyonla, düzgün ve akıcı konuşması ve o bilinç seviyesinde olması hiç olabilir bir şey gibi gelmedi bana.
Bir de sesi perdelemek için mi yoksa olayı ajite etmek için mi (yanılmıyorsam) 19 yaşındaki kadını küçük kız çocuğu sesiyle konuşturmuşlar?

Söylediğim gibi çok kısa bölümler izlediğim için yanılıyor olabilirim ama kurgu gibi geldi bana.
+1
Mirket
(26.05.26)
@mirket, 15 yasinda kacmis ve videoda 22 yasinda. 7 yil degisim yasamak icin uzun bir süre bence.
-1
🌸Purple life
(26.05.26)
İstanbula, orada da Nişantaşı'na falan mı kaçmış. Sıfır şiveyle o kadar akıcı konuşma becerisi ve konu hakkında o bilinç düzeyi için 7 yıl yetmez.

Türkçeyi sonradan öğrenmiş istediğin adamı getir, konuşurken vurgularından kişinin anadilinin ne olduğunu söyleyeyim. Sonradan öğrenilmiş hiçbir dil anadili gibi temiz olmaz.

Bu şahıs da kaçtıysa Güneydoğuda bir yere kaçmıştır ki orada şivesiz konuşan yok.

İddia etmiyorum ama, kurgu olmadığına kesinlikle ikna değilim.
-1
Mirket
(26.05.26)
@mirket, hic izlememissin. kadin türk zaten. yabanci ülkeye sonradan göcüyor.
-1
🌸Purple life
(26.05.26)
Utandım şimdi. :) Ama en baştan söylemiştim izlemeden fikir beyan ettiğimi.
-3
Mirket
(26.05.26)
www.girlsnotbrides.org üzerinden çevredeki ülkelere bakarak genel bir izlenim edinebilirsiniz.
0
salihdt
(27.05.26)
(5)

Cbd yağı

lamentoftheperishingroses
Selamlar,Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek. Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?Yakın zamanda
Selamlar,

Almanya'dan gelecek arkadaşımdan 1 şişe Cannabidiol yağı (CBD oil) getirmesini istedim. İstanbul Havalimanından gelecek.
Checkine vereceği Valizine koyup getirse sorunsuz geçer mi? Yok efendim yasaklı madde kaçakçılığı yapıyorsun diye girişte çocuğun başına iş açılmaz değil mi?
Yakın zamanda böyle bir deneyim yaşayanınız oldu mu?
0
lamentoftheperishingroses
(26.05.26)
benim kayinvalide icinde CBD ve THC olan bir kutu sekerlemeyi aldi yaninda goturdu valla. her hafta bir tane cakiyorum diyor :)

CBD'den bulsalar bile bisey olacagini zannetmiyorum zira kafa yapan THC zaten.
0
cooperr
(26.05.26)
Ben getirdim birine, problem olmadi.
0
mbond
(26.05.26)
Biraz gri alanda kalan bir konu, içinde eser miktarda da olsa diğer yasaklı etken maddeden vardır, başına iş alır durduk yere.
0
kimlanbu
(26.05.26)
hiçbi şey olmaz
0
eurhka
(27.05.26)
cbd neden istiyorsunuz ki? abd'nin basimiza actigi bos endustrilerden biri. hicbir ise yaramiyor. nereden biliyorsun derseniz master yaparken arkadaslarimizdan birisinin ailesinin cbd urunleri ureten sirketi vardi sakiz, sekerleme, icecek vs. bol bol getirirdi biz de denerdik.
+1
antikadimag
(27.05.26)
(10)

Çin'deki Uygur sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

santimantal
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
Sosyal medyada hem Uygurlara yönelik hem Çin Komünist Partisi'ne yönelik çok ateşli savunucular gördüm. Bir konu hakkında insanların bu kadar uçlara savrulmalarına şaşırdım. Sizce gerçekten bir Uygur sorunu var mı? Kim haksız, kim haklı?
0
santimantal
(25.05.26)
Ben hiç görmedim. Türkiye’de gündem bu kadar yoğunken başka ülkelerdeki sorunlar ilgimi çekmiyor.
0
ekimoloji
(25.05.26)
Düşünmüyorum.
Gazze de umurumda değil.
Bizim derdimiz bize yetiyor.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(25.05.26)
Zulüm varsa, sorun vardır.
Zulüm gören uzaklardaki bir hristiyan toplum bile olsa , devlet olarak elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz.
Yapılanma aşamasında olan Türk Devletleri Teşkilatı büyüdükçe Uygur sorunu da kalmayacak ve ikinci çin seddini yapmayı düşünecekler. 90lı yıllarda idam edilen Uygurlar Tv'de sansürsüz gösterilmişdi .

Cebimizdeki parayı , marka ürün almayı , keyfimizi çok düşündük. Tatil planları bile birileri için başladı .
Gazze'nin, Uygur'un sorunu benim de sorunumdur. İnsanlık denen bir şey var.
Onu kaybetmemek lazım
Kurbanımızı da yine yurt dışına bağışlıyoruz .
-6
diyecevaplandı
(25.05.26)
Dünyanın hiçbir yerinde alelade sıradan insanların zarar görmesini istemem. Ama başkalarını düşünecek bir konumda olduğumuza inanmıyorum, her şeyden önce kendi insanımız geliyor, çünkü bu ülkenin insanı da herkes kadar insan. Henüz ülke içinde yapacak çok şey varken ülke dışındaki olaylara istesem de ilgi gösteremiyorum.
+2
akhenaten
(25.05.26)
amerikanın fonladı ve çine karşı kışkırttığı bir grup var. bunlar batıda yaygara çıkartıyorlar. sözde liderleri zaman zaman bize geliyor burada ağlayıp zırlıyorlar. paraları alıp geri dönüyorlar.
aynı şekilde tayvanda böyle. çin güçlendikçe bu maşalar üstünden abd baskı kurmaya çalışıyor.
birde uygur türkü diyorlar tamamen araplaşmış bir toplum var orada. ne türk kültürü ne asya kültürü var.
0
my fault
(25.05.26)
Çin’de büyük bir sorun var. Bir grup insan etnik kimliklerinden ötürü ciddi manada baskı görüyor. Doğrudan gidip görüp şahit olan insanlar var.

Şu kitap bu konuda oldukça ufuk açıcı: www.kitapyurdu.com
0
but that was just a dream
(25.05.26)
Altını kazısan her türlü halk hareketinin, kalkışmanın, isyanın vs. arka planda destekleyicisi, çıkarı için kullanıcısı vardır. Bunun istisnası çok az diye düşünüyorum. Bu nedenle ABD'nin faydası için falan filan muhabbetleri bana çok anlamlı gelmiyor. ABD kendi faydasına kullanıyor da, Çin insanlara ızdırap olmak zorunda mı? Tabii ne seviyede ızdırap olunuyor o da ayrı konu.

Kürt meselesi bizim açımızdan benzer bir örnek olabilir. Tamam onlarda da birilerinin maşası olma durumu falan vardı da, bugün biz orada tek tipçiliğe mi zorlayalım, ızdırap mı olalım insanlara.
0
mbond
(25.05.26)
Uygur sorununun ayni Kurt sorunu gibi oldugunu dusunuyorum. Iki grup da ayrilikci. Iki grup da etnik olarak ulkenin geri kalanindan farkli. Bu problem degil ama ayrilikci olmalari problem, bu sadece isin tuzu biberi oluyor. Iki grup da merkezi hukumetten eziyet gormusler (su an ikisinde de gecmise gore daha az). Burada hakli olarak da gorebilirsiniz haksiz da. Fakat insan once kendi ulkesine, kendine bakmali diyorum. Ozellikle milliyetci, ulkucu tayfa Kurtlerden bu kadar nefret ederken, Uygurlu kardeslerimize, soydaslarimiza zulum ediliyor demelerini komik buluyorum. Tarihleri kurtlerle benzesiyor. ABD kendi faydasi icin kullaniyor denmis hakli olarak, ayni durum Kurtler icin de gecerli.
+2
Sour
(26.05.26)
butun devletler bir kimlik belirleyip buna uymayanlara zulmediyor. turkiye'de de ayni bok, cin'de de.

her toplumun ve sehrin ozgurce kendini yonetebilmesi lazim. devletler mahkeme gorevini asip kimlik insasina girdi mi hep problem cikiyor. zamaninda biz de denemisiz iste turk kimlik insasina girip bunu herkese dayatmayi. olmuyor iste dogu'da turkce konusulmayan koyler var hala. hep beraber aci cekiliyor sonra.
-1
antikadimag
(27.05.26)
Ağır insan hakları ihlalleri, baskı vb var. Ama soykırım, katliam yok.

Sorunun özü ABD'deki yahudi lobileri. Her yıl ABD'de gösteriler düzenliyor, her ay raporlar yayınlıyorlar. Bana yahudi lobisinin uygurların haklarını canhıraş savunup desteklemesi anlamsız geliyor. Sorulduğunda "biz de soykırıma uğradık" diyorlar.

Altı siyonist lobiden "Jewish Movement for Uyghur Freedom (JMUF)" hareketi özellikle dikkat çekici.

Bunlar yüzünden Çin hükümetiyle masaya oturulup sorunların ele alınması imkansız hale geliyor. Zira diğer ülkeler siyonist lobilerle ve ABD 'yle karşı karşıya gelmek istemiyor.

Bu lobiler olayı "ırk" üzerinden ele alıp yorumluyor. Irkçı yaklaşımların sonu her zaman vahşet ve soykırımla bitmiştir. Ama yahudi lobilerinin umurunda mı? Hayır . Birgün oradaki müslümanları pazarlık konusu yapacaklardır.
0
hebanon
(27.05.26)
(3)

Hediye seti nereden alınır?

kobuzchu kiz
Bize çok yardımcı olan bir çift arkadaşa teşekkür etmek için güzel, şık bir hediye kutusu almak istiyorum. Muhiku diye bir site buldum ama kötü yorum çok fazla. Başka var mı böyle siteler? Kullandığınız, memnun kaldığınız varsa beni yönlendirin lütfen:)
Bize çok yardımcı olan bir çift arkadaşa teşekkür etmek için güzel, şık bir hediye kutusu almak istiyorum. Muhiku diye bir site buldum ama kötü yorum çok fazla. Başka var mı böyle siteler? Kullandığınız, memnun kaldığınız varsa beni yönlendirin lütfen:)
0
kobuzchu kiz
(25.05.26)
Hediye kutusu derken, içerisinde nasıl bir şey düşünüyorsun acaba?
0
mehmetakar
(25.05.26)
Hediye kutusu derken, içinde ne olacak? Gıvır zıvır çay kahve çikolata vs kallavi ürünler olacak sanırım. Böyle siteler yerine direk güvendiğiniz bir firmadan yapsanız olmaz mı? Ne bilim Vakko çikolataları için şöyle iyi böyle iyi diyorlar hep, tam şu anda bakayım dedim, pahalı olacağını biliyordum ama şok geçirdim resmen. 15-20 bin TL'ye paketler var.
0
mbond
(25.05.26)
15 bin liralık çikolata biraz şey tabii :)
Neyse, dün bakarken "ben kendim yaparım ya" noktasına geldim, mum, çay, artizan çikolata falan alıp kendim paket yapıcam artık.
0
🌸kobuzchu kiz
(26.05.26)
(10)

Arabayı satacağım diye bakımlarını yaptırmamak

duguit
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkça
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkçası. 3500-4000 tl verip periyodik bakımını yaptırmayan kişi acaba neleri aksatmıştır diye düşünüyorum. Kendime 3 tane ikinci el araba almıştım hiç böyle şeyler yaşamamıştım, satarken de bakımlarını zamanında yaptırıp muayenesini yaptırıp satışa koydum hep. Bu işin normali "zaten satacağım" diyerek para harcamamak mıdır?
0
duguit
(25.05.26)
İşin içinde cepten çıkacak para olunca herşey yapılıyor. Dediğiniz gibi o kilometrelere kadar yağ değişmemişse, genel olarak da iyi bakmamıştır arabaya büyük ihtimal. Bu işin normali bu değildir, bana göre ilanda belirtilmiyorsa periyodik bakımlarının fazla geçmemiş olması lazım. Özetle satıcının ve evrakların güven vermesi önemli.

Bir arkadaş vardı, hep bakımı yapılmış araba alırdı ve aracın ihtiyaçlarını idareten hallederdi. Biraz da büyük masraf gerektiren işler yaklaşınca yaptırmadan satardı. Fiyat bağlamında daha avantajlı bir yaklaşım. Araba çok bakımlı olsa bakıma ödenen para fiyata ne kadar yansır şüpheli.
+1
mbond
(25.05.26)
ben de satacağım diye bakımını yaptırmıştım. akrabalar dalga geçmişti.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
normali bu değil, aracın garanti dışı kalma ihtimali var ve zaten araçların ilk bakımları gayet ucuz oluyor ve hatta ilk bakım hediyesi falan bile oluyor, yani yaptırmamaları bence pek ekonomisiyle alakalı değil. yeni araçlarda bakım km'leri 10 değil 15 ve hatta 20 bin buna dikkat ederek sordunuz mu? yani sene olarak bakım tarihi geçmişse bilemem ama km olarak bakım zamanı gelmemiş olabilir.

yüksek kilometreli araca gelince, araç zaten garanti dışıdır, yetkili serviste bakım masrafları çok yüksek, sanayide de yağ değiştirip geçiyorlardır. bir de aracın artık sağından solundan alakasız arızalar çıkmaya başlıyor ve araç sahibi usanıyor. bence bu durumda yaptırmıyorsa usanmışlardır ve normal.
-1
malheiros
(25.05.26)
Piyasa işte, satıcılar her zaman minimuma eğilimli. Eğer siz alırsanız veya alan olursa böyle gider. Birkaç kişi daha bakımı bahane göstererek vazgeçerse gider bakım yaptırır veya fiyatı daha çok düşürür. Herkes hak ettiği gibi yönetilir mevzusunun özü de bu. Çok sorunuzla alakalı değil gibi ama biraz felsefi yönü de var bu sorunun.

Özetle alan oldukça freni patlak araç bile satılır, ilana da ustanızla gelin yazarlar. Böyle bu işler.
+1
akhenaten
(25.05.26)
arabayı koyduğun fiyat 500bin.
50bin liralık bakım yapıyorsun, "bakımları yapılmıştır, 550bin" yazıyorsun insanlar fazla bulup 500 vermeye çalışıyor.
bakımsız 500bin'e satıyorsun, alanlar memnun oluyor.

sanırım buna benzer bir denge var piyasada.

ben de doğru bulmuyorum bakımları aksatmayı. periyodik bakım, yağ değişimi gibi 3-5bin'lik şeyleri yapmamak konusunda sizinle aynı fikirdeyim. onu yapmayan kim bilir nasıl kullanmıştır arabasını. yağ-su çok önemli şeyler araba için. 3-5binlik bakım yapmadın 50-100bin masraf açılacak uzun vadede.
+4
biseysorcaktim
(25.05.26)
o yaş o kmdeki araçta son bakım yeni yapılmış olsa aracın tüm geçmişine güvenecek misin? veya yaptım dedi hadi, nasıl emin olacaksın? piyasada birçok kişi satarken hep ağır bakımları yeni yapıldı, triger baskı balata değişti vs. yazıyor gördüğüm ama yeni değişti denen trigeri birkaç aya kopan araçlar da var? veya daha şanslı olup kontrol edilen değişmediği farkedilen... bakımları hep aksatılmış aracın yağını filtresini değiştirmesi bakımlı araç algısı yaratıyor diye fiyatı şişirip aynı aracı daha yüksek fiyattan kakalayabilir. bi yerde geçmişinde aksaklıklar yaşanmış olabileceğini kabullenip mevcut durumunu kontrol edip bariz sorun yoksa alıp bakımlarını yapmak gerek gibi geliyor eski araçlarda. dün değiştirdim dese güvenmem yağı filtreyi antifrizi yeni araç aldığımda değiştirir kendim bilirim.

ben tanıdıktan aldım, yağın yaşını da kmsini de söyledi ve kendisine güvenirim ama değişimi yaptırdığı ustaya güvenmem. ne marka yağ koydu bilmiyorum, doğru yağ koydu mu bilmiyorum, değiştirdim diyip değiştirmeden para almadığını nereden bileyim? antifriz de 2 yıllıktı radyatör değişirken değişti ama antifrizin markasını bilmediğimden, içine musluk suyu mu kondu bilmediğimden güvenmedim değiştirdim yine. triger devirdaim vs. de yine radyatörle beraber 2 yıl önce değişmiş ama tanıdıktan olmasa ve triger koparması riskli olsa onu da değiştirtir veya enazından kontrol eder/ettirirdim. bu araçta triger kopsa da piston siboplara vurmadığından çok sıkıntı değil. yolda kalırım ama motorda masraf açmaz.
0
konetsu
(25.05.26)
ben de pandemi de bakım yaptırmamıştım araba yattığı için
3bin km eski yağla gitmesi hoş değil elbette
lastikleri aküyü de değişmiyorlar
bunları hesaba katmak lazım
v kayışı triger zaten muamma

bu tip önemli değişim tarihlerini telefona yazıp kayıtlı tutmak lazım satarken söylemek filan
0
mantık
(25.05.26)
Ucuz yollu arabaların %99'u aynı halde, sıfır bakım, yağ balçık halinde, motorundan şanzımanına yağ kaçakları var, soğutma suyu bile direkt musluktan.

Araba hareket ettiği sürece bu şekilde biniyorlar. O arabalardan hayır gelmez, motor bloğu bile içten içe çürüyor.
0
kimlanbu
(25.05.26)
İnsanlar maalesef bu şekilde kullanıyorlar aracı.

Motordan ziyade dış görünüş ve havasıyla uğraşıyorlar. Aracın yakıt ile birlikte en önemli şeyi motor yağı ve yağ filtresi. 2012 model aracım var. Filtron Polen, Filtron hava, mobis orijinal yağ filtresi, 4 litre shell helix 5w-30 yağ. 2500 lira tuttu. 1000 lira işçilik verdim. 1 neredeyse 1 depo yakıt parası. Ama insanlara bunu vermek zor geliyor. En önemli şey yağ. 8-9kda değiştiriyorum ben. 190k km’de araç.

Soğutma suyu aynı. Antifriz koymaya üşeniyor insanlar. Antifriz konmayan araç da çöp oluyor işte. Kesin conta yakıyor. Çürüyor.

Türkiye’de ise olay şöyle. Adam motoruna, antifrizine bakmıyor. Değişen, boya var mı diye bakıyor. Hoş onda da haklı insanlar. Çünkü kaza fotoğrafı yoksa eğer. Çok büyük bir kazayı saklıyor olabiliyorlar.

Bu arada galericiler de aynı. Abi bakımı yeni yaptırmaya gerek yok denen araçların %90ı bakımı geçmiş araçlar.
0
jackyr
(25.05.26)
Bu pek ölçü degil, normalde bakım aksatmayan biri, arabayi satmaya karar verince artik para harcamak istemez, alan yaptirsin diye düşünür. Anahtarin pili bitmiş, kapilari anahtari sokup açarak kullanan insandan araba aldim ben, satmayi dusununce bir pil bile almamış yani. Hep boyle aslinda,
+1
covered
(26.05.26)
(9)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(21.05.26)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
+1
avatar is back
(21.05.26)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(21.05.26)
benim icin sik arizanin karsiligi direk bmw.

farkli modelleri 7-8 sene kullandim. naparsan yap 6 ayda bir servistesin, istedigin kadar iyi bak, km dusuk olsun, kazasi olmasin, 6 ayda bir isik yakar. isik yakmasa su kacirir. su kacirmasa yag akitir. hep elinin ustunde olmasi lazim. servisten ciktigin hafta yolda kalabilirsin.

ama iste namussuz, gaza basinca butun sikintilarini unutturur.. zaten oyle olmasa coktan batarlardi herhalde.
0
cooperr
(22.05.26)
ne kadar az özellik, o kadar az sorun.
0
designer
(22.05.26)
arızası bol olmayan ucuz araçlar da var. piyasası yok diye ucuza giden araçlar sadece tutuluyor kolay alınıp satılıyor diye fiyatı şişirilen daha eski daha yıpranmış araçlardan daha iyi bence.

her şey bi arada olmuyor sadece. senin önceliklerin önemli.
mesela genel olarak turbo dizel daha az yakar, atmosferik benzinli daha az sıkıntı çıkarır arızaları da daha düşük maliyetli olur.
piyasası hızlı araçlar daha pahalı veya yüksek km olur, fiat vs. almak istersen markasına para verirsin, piyasası olmayan araç aynı fiyatlara sana daha çok şey sunar.

piyasası var, çok yaşlı değil, çok yüksek km değil, az yakıyor, az arıza çıkarıyor, e bu araç pahalı oluyor tabi.
şimdi ucuzlatmak için nelerden taviz vereceksin? ben marka bilinirliğinden ve yakıt tüketiminden taviz verdim fiyatına göre düşük kmde ve genç sayılacak atmosferik benzinli araç aldım. 213k km'de 235k tl'ye 2010 model. memnunum...

sen bilmediğim marka almam dersin, daha eski veya yüksek km araç alırsın. veya her şey idare eder görünüyordur ama bilinen masraf açabilecek sık karşılaşılan arızası vardır o modelin ondan ucuz gidiyordur... parçası zor bulunuyordur vs.

az bilinen araçların çoğuna yönelik bu parçası bulunmaz ön yargısı var direkt mesela. kiminde haklı kiminde haksız. aslında parça sorunu olmasa da o bulunmaz algısı varsa direkt piyasasını etkiliyor.

ha sıfır problem mi? hayır. ufak tefek sorunlar tabiki var 16 yaşında araçta.
trim sesi var, zrotlar sıkıntılı, akü ölüydü, hortumlar eskimiş geçen üst radyatör hortumundan kaçak oldu, klima soğutmuyor(umarım sadece gazı eksiktir :D) arka cam rezistansının bazı sıraları ısınmıyor, dikiz aynalarının ısıtması çalışmıyor, oksijen sensöründen arıza kodu var ışık yakıyor. ama işte arıza var arıza var... bunların hiçbiri aracı kullanıma engel büyük sıkıntı değil, bi hortumu hemen değiştirmek gerekti öyle kullanılmazdı gerisi can sıkar ama yolda bırakmaz. 7 aydır günlük kullanıyorum. ustalara güvenmediğimden aylardır sorunlarıyla idare ediyorum, muayene öncesi şehir dışında komple baktıracağım genel bi toparlanacak bakalım... temmuzda muayenesi bitiyor, bu ay sonu veya haziran içinde halledilir. motoru mekaniği sorunsuz aracın.

burada ben birkaç sorununu anlatıp sorunca kendim çözmeye çalışınca bir sürü yorum geldi "sat kurtul" vs. yazan. yok abicim ben gayet memnunum. sıfır araç almıyoruz illaki problem olacak. böyle ufak can sıkan problemlere ben ok'im. geçiştirebilir erteleyebilir kendim çözebilir veya diğer olası büyük problemlere göre düşük maliyetle yaptırabilirim. hiçbiri deal breaker değil benim için. satsam yerine alabileceğim sıfır sorunlu araç mı var bu fiyata? kurtuldum tamam e ne alacağım şimdi? ona cevap yok sat diyenlerden :D

az özellik az sorun+1, basit sistem iyidir. o yüzden işçilik fiyatları ve kalitesine bakınca ben varsın biraz daha çok yaksın sanayide masraf edeceğime yakıta veririm dedim. ki lpgli olduğundan oradan kaybım da az. ha lpg de sorun ihtimalini arttırıyor mu? evet. ama demir bloklu atmosferik çelik sübaplı araçta risk yine güncel turbo benzinlilerden düşük.
turbolu küçük motorlu modern araç alsam yakıt tasarrufunu ustaların eline sayacağım :D ne anlamı kaldı? o tip araçları sıfır alan alır kullanır tasarrufundan konforundan faydalanır sonraki sahipleri sıkıntılarıyla boğuşur.
0
konetsu
(22.05.26)
mesela bir markanın bir modeli diğer modellere göre daha sık sorun çıkarır o araç o gruba girer. araç lpglidir bakımları düzgün değildir, araç bakım süreçleri düzgün takip edilmemesi arızaları geçiştirilmişse her araç sürekli sorun yaratabilir. mesela bir tanıdığım togg aldı ve aldığı gibi araç arıza ışığı yaktı. yani kronik sıkıntılı araç böyle oluyor.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Periyodik gibi düşünmeyin; mesela giyinmiş süslenmiş bir yere yetişiyorken yolda bırakabilir gibi düşünün.
0
lil siztah
(22.05.26)
çok eski olmayan bir arabayla, periyodik bakımlar haricinde her yıl en az bir kere tamirciye gidiyorsanız bu sık arıza çıkartmaktır bence. (kaza vs bahsetmiyorum)

yılda bir tamirciye gitmekten ne olur demeyin. arabadan anlamıyorsanız zaten ayvayı yediniz.

1- araba bozulmak için sizin bol bol boş vaktinizin olduğu zaman bozulmayacak. tam bir yere yetişmeniz gerekirken, arabada sıkıntı çıkacak. "bu araba şu anda beni oraya götürmüyorsa, neden aldım bu arabayı?" diyeceksiniz.
2- tamirciye gittiğinizde bazen yarım gün, bazen 15 gün araba kalıyor orada. bazen sağdan soldan parça gelmesi gerekiyor boş boş bekliyorsunuz.
3- tamirciye gittiğinizde ödediğiniz paranın haddi hesabı olmuyor. tamirci ne kadar dürüst, ahlaklı olursa olsun, araba tamiri pahalı bir şey.
0
co2s2
(22.05.26)
Bolca 20+ yaşında araba kullandım arıza örnekleri vereyim...

1) Giderken su hortumu patlar yolda kalırsın

2) Sarj dinamosu gider yol uzunsa ve akşam vaktiyse kesin yolda kalırsın

3) Marş motoru gider gene yolda kalırsın

4) kayış, kasnak, su pompası gider gene yolda kalırsın

5) debriyaj teli kopar gene yolda kalırsın

6) saçma bir sensör arıza verir, bulamazlarz abuk subuk alakasız parçaları değiştirip dururlar, ya yolda kalırsın ya performans kaybı yaşarsın

7) elektrik tesisatı sıkıntılıdır, bir kopuk veya bazen temassızlık yapan kablo yüzünden yolda kalırsın

8) arızalı veya bypass edilmiş sensör yüzünden düşük yağ basıncı, hararet, düşük su seviyesi gibi kritik uyarılar çalışmaz motoru kucağına alırsın

9) yakıt hattı eskidir, özellikle benzinli bir araçsa herhangi ufak bir kaçak = facia

10) kronik problemi olan bir araçtır ve aldığında ciddi masraf edip değiştirmen gereken parçalar vardır, değiştirmezsin araba kadar masraf çıkar. Yan sanayi parça takmışlardır rastgele bir zamanda büyük sıkıntı çıkarır.

Bütün bunlar bazen çok sık aralıklarla yaşanır araba size biner tabiri caizse.
+1
kimlanbu
(23.05.26)
(29)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-29
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
+1
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+5
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-21
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+3
kullaniciadimvar
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
-1
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+7
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-6
administ
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(21.05.26)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+4
antikadimag
(22.05.26)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(22.05.26)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(22.05.26)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(22.05.26)
(2)

spa ve masaj salonu

abelardo
istanbulda spa ve masaj için gittiğiniz memnun kaldıgınız tavsiye ettiğiniz yer var mı? bir kadın bir erkek gideceğiz, masör kadın olsun
istanbulda spa ve masaj için gittiğiniz memnun kaldıgınız tavsiye ettiğiniz yer var mı? bir kadın bir erkek gideceğiz, masör kadın olsun
0
abelardo
(21.05.26)
Masöz.

Sansai spa Ataşehir.
+1
kisa
(21.05.26)
Miracle İstanbul var Kurtkoy'de, bir kez gittim, fiyat performans olarak cok iyi bir yer, islak alanlari falan cok detayli kullanmadim ama genel olarak temiz duzgun bir yerdi. Su an gidecek olsam oraya giderim.

Zen Spa var bir de Atasehir'de, burasi da fena degil ama bir tik ozensiz genel anlamda, rutubet kokusu var gibi biraz, ufak tefek seyler, oralarda olsam oraya giderim,

Ikisinde de firsat sitelerinde indirim oluyor bu arada bilginiz olsun.
0
mbond
(21.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(7)

sizce bu durum insanın zeka durumuna dair büyük ölçüde fikir verir mi?

m e b
selam.muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor mu
selam.

muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor musunuz?

a: battaniyeyi getirdiniz mi? bir de su alınacaktı, aldınız mı?
b: aldık, arabada.
a: battaniyeyi getirmediniz mi?
b: getirdik/getirmedik.

a: ürgüp'e mi gittiniz, alanya'ya mı?
b: evet/hayır.

illa ikinci kez tekrar edeceksin, soruyu tekrar ama ayrı soracaksın filan.

prnt.sc
0
m e b
(18.05.26)
Ben cevap vermeyen tarafım. İki soruyu aynı anda sormak yanlış bence.
-12
arbre
(18.05.26)
Zeka degil de odakla ilgili gibi gorunuyor ve/veya ozensizlik/umursamazlik da olabilir. Son yillarda benim de basima cok geliyor, kendim de yapiyorum bazen. Sirketlerle yapilan maillesmelerde bile oluyor. Ilk goze carpan soruya cevap veriliyor, digerleri kaliyor oyle.

Herseyi youtube shorts ve benzeri seylere baglamaya basladim ama bu tur ortamlardan dolayi odagimiz falan gitti, beynimiz hosafa dondu. Sizin ornek daha cok gorece yasli dikkatsizligi gibi duruyor, tabii artik onlar da shorts vs hatta AI falan takiliyorlar.
0
mbond
(18.05.26)
bu şekilde 2-3 soru sorunca dediğin gibi hep tek cevap geliyor. bana göre bu bir salaklık bende o yüzden tek tek soruyorum cevap gelince yeni soruya geçiyorum.
0
gercekdunya
(18.05.26)
Birbiriyle alakasız birden fazla soru varsa bu soranın hatası, sırayla sor cevabını al. Bazen soru sorarsın, daha ilk soruyu cevaplamadan üçüncü bir soru gelip muhabbeti dallandırır, ikinci soru arada kaynar

Örneklerin anlam kazanması ve bunları karşıdaki kişinin zeka seviyesine bağlamak için bir sürü parametre gerekli. Karşıdaki insanın özel hayatında, iş hayatında sıkıntı var mı, dikkatini size verebiliyor mu ? Gecenin bir körü mü, sabahın körü mü ? Sizin onun gözünüzdeki değeri nedir ?

Ben herkese aynı özenle cevap vermem mesela.
0
kimlanbu
(18.05.26)
Dikkati dağınık veya umursamıyor.

Ben bir soru sorduğumda cevap alamıyorsam soruyu değiştiriyorum. Genellikle açık uçlu sorular sorun ki istediğiniz cevap versin. Evet hayırlı veya seçenekli soru sorunca hatlar karışıyor.

Ürgüp'e mi gittiniz Alanya'ya mı? Evet.
Nereye gittiniz? Alanya'ya.
Pegasus'la mı gittiniz Türk Hava Yolları'yla mı? Evet.
Gittiğiniz uçağın kodu ne? TK4567
0
tiredofwaiting
(18.05.26)
birden fazla sorunun ikisine de cevap veriyorsa zeki, akıllı gibi konumlandırırım.

verdiğiniz örnekteki gibi olunca doğrudan aptal konumuna koymam ama dikkatsiz ya da yeteri kadar zeki değil diye düşünürüm.

sıradan, vasat gelir o kişi.

yani normali iki sorunun sadece sonuncusuna cevap vermek de, ikisine de cevap verince normalin üstü bir zeka/dikkat gibi yorumluyorum.
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Ennnnsinir olduğum insan tiplerinden bu gruptakiler. Zeka seviyesiyle ilgili olduğunu pek düşünmüyorum ama, çünkü bunlardan akademik ortamlarda da çok.

Bence temel sebebi kafasının çok dağınık olması bu tür insanların. Hatta çoğu cevap verdim sanıyor ama içinden yanıtlamış oluyor :D

Yani üst üste gelen 4-5 tane soruyu takip edememeyi anlarım ama 2 taneyi de et kardeşim bi zahmet :D

Gerçi böyle konuşması kolay da herkesin kendine göre sorunları var, yaşamak kolay değil.
0
truf
(18.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(7)

2016 civic mi 2021 clio mu?

summerjam0306
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.hangisi ve neden?
2022 clio'lar da var aynı fiyatlara. 1 milyon ile 1.1 milyon arasındaki fiyatlar.

hangisi ve neden?
0
summerjam0306
(11.05.26)
yeni her zaman yenidir. ben clio seçerdim.
0
HellKeePer
(11.05.26)
yeni araba daha iyidir.
0
mikahakkinen
(11.05.26)
Genis alana ihtiyac varsa Civic daha iyi olur muhtemelen ama 5 yas fark var, onu yorumlamak zor. Sonucta sifirlari ayni paraya satilan araclar degil, yani fiyatlarin yakin olmasi cok garip degil ama detaylari bilmeden birsey soylemek zor.
0
mbond
(11.05.26)
2016 civic, çünkü japon
0
kveldulv
(11.05.26)
İlan olursa daha iyi olur. Kaç KM, değişen var mı, kaza var mı, bakım yapılmış mı. 200 bin KM'de Honda almak yerine 150 bin KM'de Renault alırım. 50 bin KM fark seni 5 yıl götürür. Daha az yorulmuştur.
-5
arbre
(11.05.26)
2016 dediğin araba 10 senelik.
ayrıca clio kötü değil.
0
duyuruuser
(11.05.26)
ihtiyaca göre değişir. civic c sınıfı sedan. clio b sınıfı hatchback.
0
abelardo
(11.05.26)
(7)

Van tipi araçla Türkiye turu

CemMetin
Volkswagen transporter tipi bir araçla Türkiye turu yapılabilir mi? İçine yatak atıp araçta uyuyarak gezmek mümkün mü? Çadır deneyimim sıfır. Arada elbette otellerde kalırım ama araçla ne derece yapılabilir bu iş fikri olan var mı?
Volkswagen transporter tipi bir araçla Türkiye turu yapılabilir mi? İçine yatak atıp araçta uyuyarak gezmek mümkün mü? Çadır deneyimim sıfır. Arada elbette otellerde kalırım ama araçla ne derece yapılabilir bu iş fikri olan var mı?
0
CemMetin
(10.05.26)
Benim için sıradan ama arabada kalmak herkes için ayni seyi ifade etmez. Benim cityvan orta sıra üçlü geriye yatarak yatak oluyor. En son hastane refakatinde 4 gün koltugu bile yatirmadan direkt yatıp uyudum, boyum 1.76 ve hiç darlanmadan aracın enlemesine boyum yetti. Çevre seslerinden, ufak çıtırtıkardan irkilir çoğu kişi, biraz ıssız yerlerde atrafı dinleyen, uyuyamayıp vazgeçenler var. Yatak koyarsanız zaten rahatsızlık sorunu kalmaz. Endiseye mahal yok, kalınabilir sadece siz bu şartlarda kalabilir misiniz onu sorun kendinize. Ben hiç yatak olmadan, bu haliyle türkiye degil dunya turu atarım. Bir iki gece belki irkilirsiniz sonra size de siradanlasir, baskaca bir dezavantaj yok, keyifli. Biraz benzinlik falan cevresinde konuşlaninca wc vs sorunları da çözülüyor, hayırlı yolculuklar. Benim yan ve arka camda çok koyu film var ama bir perde daha verimli olur. Basitçe montajı yapılan perdeler mevcut, takın geçin.
+1
covered
(10.05.26)
Bir de, hem sözlük yazarı hem gezgin hem benim arkadaşım can var, sözlük nicki, youtube kanalı ismi aynı, zorbakalimero, videolarını seyrederek biraz hevesinizi arttırın, kendisi vw t3 ile türkiyeyi dolasir, tabii onda vebasto, buzdolabı vs var ama bunlar elzem degil, bu donanimlarnolmadan da pekala gezilebilir, bende otomatik cam bile yok mesela bir ciktigimda 4000 km yapmadan dönmuyorum, iki katlanir sandalye, bir buyuk plaj semsiyesi, tüp, çaydanlık ve buz kovası ile fazlasiyla konforlu geziyorum yetiyor, artiyor bile
-1
covered
(10.05.26)
@covered çok teşekkürler değerli görüşlerin için. endişelerim vardı ama heveslendirici oldu yazdıkların.
0
🌸CemMetin
(10.05.26)
Olmaz. O sıcakta gece gündüz klima açman lazım yoksa buharlaşırsın arabanın içinde. Motor sürekli çalışır. Rezil perişan olursun. Para yetiştiremezsin.

Eskiden avrupa gezisi soruları gelirdi. Memleket ne hale geldiyse gençlerde ufku bırak hayal bile kalmamış.
0
halk
(10.05.26)
Ben de hep maximum konforu sağlayacak donanimim olsun diye diye, hazırlık ve beklenti dolayisiyla hep zaman kaybettim, param o zamanlar nissan vanette’ye yetti aldım, tranporter t4’e göre oturumu daha rahat ama motor kultugun altinda, yaz sıcaginda koltuk ateş gibiyken, motor sesi tamamen arabanin içindeyken, dik uzun rampalarda neredeyse yürüme hızına düşen vanette ile yol yapmak durumunda kaldim. Gittim geldim 3000 km, peşine aynı yolu tekrar gitmem gerekti hic düşünmeden gittim geldim, o kadar da lazim degilmis bazi konfor unsurlari. Transporter’da dümdüz araba bendeki, Sadece antalya’da dur kalk trafige girince biraz keşke klima olsaydi dedim ama bu diger aracim pejo 406’dan gelen alışkanlik sebebiyle, yoksa klimasız da gayet gidiliyor. Gidilip geliniyor yani, olmaz demenin anlamı yok, bizim arkadaş cevresi hep eski arabacı tayfa, hepimizde meraktan eski antin kuntin ama bakimli araclar var, hepsiyle her yere gittik, gidildi, yolda arıza da oldu, yapıldı, yeni insanlar tanındı bu sayede. Oluyor oldu, bizde olduysa sende de olur.
0
covered
(10.05.26)
Yakin zamanda Transporter California ile bir tur yaptik ailecek. California fabrika çıkışlı(bir nevi) karavan olarak yapilmis bir arac. Yani fena değildi ama zorluklari cok. Cok sistemli organize olmak lazim yoksa eziyet oluyor. Her halükarda bir suru is tabii.
0
mbond
(10.05.26)
yapılır tabi niye yapılmasın.

sabahları aracın içi sıcak olacak, camlara sineklik takıp açık bırakırsın faydası olur ya da araç için taşınabilir klimaları araştırabilirsin.
0
duyuruuser
(11.05.26)
(8)

İlk işinizi hangi kariyer sitesi ile buldunuz?

Cezcez
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?
Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
-1
Cezcez
(10.05.26)
Açıkcası ilk işlerimden birisini burada, Ekşiduyuru'da bulmuştum. 14-15 sene önceydi.
0
burka
(10.05.26)
ilk isimi kapi kapi dolasarak buldum.

linkedin bence deneyimsiz calisana gore bir site degil, deneyimliysen birseyler bulunabiliyor. o yuzden mezun olmadan linkedin hesabi acmak lazim kuralina katilmiyorum.
+3
cooperr
(10.05.26)
19 sene önce, şirketin kendi sitesinden başvuru ile.
Big4’un ikisinden ve üç bankadan teklif aldım.
0
gabe h coud
(10.05.26)
çok saçma ama işkur ile. şu genç istihdam mıdır nedir ondan faydalanmıştım ve en sevdiğim işyerimdi memuriyet çıkana kadar da orada çalışmaya devam etmiştim.
0
denizgonen
(10.05.26)
10 yıl önce kariyer.net ile bulmuştum.
0
peki madem
(10.05.26)
freelancer.com

Proje yaptığım bir şirket sahibi beğenip işe aldı, 5 seneden fazladır aynı yerde çalışıyorum.
0
kimlanbu
(10.05.26)
Galiba kariyer.net ama biri burdan sormuş o iş için, arkadaş bana maili pasladı. Mail yazinca kariyerden başvurmam söylendi vs. ama neticede buradan bulundu sayilir.
0
mbond
(10.05.26)
İlginç olacak ama şu andaki işimi Whatsapp'taki bir grupta buldum.
0
rakicandir
(10.05.26)
(4)

Corsa vs Clio

arbre
Araba seçiminde sona yaklaşıyorum. Seçenekleri azalttım.Opel Corsa 1.2 TwinportOpel Corsa 1.4 TwinportRenault Clio 1.2Renault Clio 1.4Renault Symbol 1.2Renault Symbol 1.4Ford Fiesta 1.25Benzinli, manuel, ilk araba, çoğunlukla şehir içi1.4 bana daha mantıklı geliyor. Motorun güçlü olmasını istiyorum.
Araba seçiminde sona yaklaşıyorum. Seçenekleri azalttım.

Opel Corsa 1.2 Twinport
Opel Corsa 1.4 Twinport
Renault Clio 1.2
Renault Clio 1.4
Renault Symbol 1.2
Renault Symbol 1.4
Ford Fiesta 1.25

Benzinli, manuel, ilk araba, çoğunlukla şehir içi

1.4 bana daha mantıklı geliyor. Motorun güçlü olmasını istiyorum. Fiyat farkı yok çünkü. Yakıt tüketimi önemli değil.

ChatGPT Fiesta öneriyor. Ben de dışını, içini beğeniyorum. Ama 1.25 olması düşündürüyor. Aynı paraya 1.4 var çünkü başka. Hangisi mantıklı? Thank you.
-9
arbre
(07.05.26)
Benim tercihim Clio 1.4 olurdu
0
kaptan memo
(07.05.26)
Acemiliği clioda atıyorum memnunum, az da yakıyor hem.
0
ekimoloji
(07.05.26)
Arbre, sizinle dalga gecme niyetinde degilim yanlis anlamayin ama secenekleri azalttiginiza pek inanasim gelmedi. Maalesef burada paylasilan neredeyse her duyuruyu goruyorum ve bundan daha az seceneginiz olan zamanlar olmustu.

Cevap: atmosferik olacaksa clio 1.4 alin gitsin cok dusunmenin anlami yok. Kiyida kosede kalmis tutulmayan ama iyi araba alma niyetiniz olsa anlarim ama clio icin bu kadar dusunmeye gerek yok. Dogru araci almaya calisin yeter, bakimli falan olsun iste ne bilim. Turbolu alacaksaniz da clio alin bu arada bence.
+4
mbond
(07.05.26)
mbond, sıkıntı yok, bir ara hep otomatik baktım, sonra manuel daha mantıklı buldum, şu an 4 seçenek var, Symbol eledim büyük ihtimalle, Fiesta aklımı çeliyor, bunlar dışında Corsa 1.4 ve Clio 1.4 olarak seçenekleri 2'ye indirdim. :D
-5
🌸arbre
(07.05.26)
(3)

Sadece aktarmasız uçaklara bakmak?

tchuck
ya plan yapmaya çalışıyorum ama sürekli tek tek tıklamam gerekiyor.skyscanner, pegasus vs. hangisinde "aktarmasız" seçersem seçeyim, takvimde aktarmalılar dahil olarak gösteriyor.izmir-ispanya yönlü her gün uçuş yok normalde. aktarmalı olunca her gün oluyor. ben aktarmasız olarak hangi günler opsiyo
ya plan yapmaya çalışıyorum ama sürekli tek tek tıklamam gerekiyor.

skyscanner, pegasus vs. hangisinde "aktarmasız" seçersem seçeyim, takvimde aktarmalılar dahil olarak gösteriyor.

izmir-ispanya yönlü her gün uçuş yok normalde. aktarmalı olunca her gün oluyor. ben aktarmasız olarak hangi günler opsiyonum var ona bakmaya çalışıyorum v e kriz geçirdim.

bunun bir yolu yöntemi var mı?

dediğim gibi skyscanner veya pegasusta "aktarmsız" diye işaretlesem bile takvim üstünde aktarmalı aktarmasız karışık gösteriyor. o yüzden tek tek tıklamam gerekiyor. bir de pegauss ve sunexpress dışında aktarmasız hangi havayolu opsiyonum var (veya var mı) onu da öğrenmeye çalışyıorum.

çünkü atıyorum fransız bir hava yolları sadece 20 mayısta bi tane sefer yapıyor vs. hepsini görebilmek istiyorum.

yok mu sadece aktarmasız seferlerin listesini gösteren bir yer ya?
0
tchuck
(24.04.26)
www.skyscanner.com.tr

burada aktarmasız madrid uçuşları var mesela
0
croswell
(24.04.26)
Google flightsta direct diye seçenek var. Aktarmasiz gösteriyor o zaman varsa.
+1
logisticsmanager
(24.04.26)
Kiwi.com var, akla gelebilecek her şekilde var, isterseniz izmir ve 250 km çevresinden direk ispanya ucuslari diye bile bakabilirsiniz. Filtreleri yaptiktan sonra takvimi acinca ucus olmayan gunler bos görünür.
0
mbond
(24.04.26)
(6)

uçak bileti

lil siztah
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi). gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları iç
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi).
gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları içerdiği için, bavul ekleyince yine bu fiyata çıkıyor.
bakmaya devam edeyim mi; bu saatten sonra yeni uçuşlar açılır mı? yoksa al gitsin, tarih yaklaşınca daha da artar mı diyorsunuz?
teşekkürler!
0
lil siztah
(15.04.26)
Al al, daha da artar söyleyim. Yaz dönemi çoktan başladı.
-2
gobekliraki
(15.04.26)
şeye bak bence. her gün daha sık uçuş yapılan şehirlerin biletleri daha uygun fiyatlı olur. mesela roma’ya uçup oradan trenle geçme durumuna bak. ben öyle yapardım
0
deartheodosia
(16.04.26)
Okul tatillerinin fiyata etkisi buyuk, tatil baslangicina falan denk geliyorsa pesin pesin yuksek yapiyorlar, bazen ucustan 1-2 hafta once alinan bilet daha uygun olabiliyor veya sabit kalabiliyor. Ara sira bakmak lazim firsatlar cikabilir. Ya da esnek olabiliyorsaniz, cevreye bakabilirsiniz.
0
mbond
(16.04.26)
@deartheodosia, ben de o fikirle roma'ya bakıyorum ama soruda da yazdığım gibi, roma bile anlamsız derecede pahalı. uygun bir şehir bulsam napoli'den geçicem bi şekilde, o kısmı sorun etmiyorum.

@mbond, aslında herhangi bir tatile denk gelmeyen, cayır cayır yaz günleri baktığım tarihler, bu sebeple anlam veremedim. pegasus kampanya maillleri ilk kez bu yıl haziran sonuna kadar uzadı; bakalım, biraz daha bekliyim, belki temmuzu da dahil ederler.

asıl sorunum şu; genelde avrupa biletlerini çok önceden ve sezon dışı aldığım için yaz bileti alma raconunu bilmiyorum. neyse,15'ten de fazlası olmaz herhalde diyerek bekleyeyim madem. patlarsam editlerim:)
0
🌸lil siztah
(16.04.26)
Ağustos avrupa'da en popüler tatil ayı, yani yüksek sezon malesef. nispeten uygun fiyat bulunca direkt almak lazım.
0
amelie poulain
(16.04.26)
bilgi olsun diye güncelleyeyim: pegasus'un gönderdiği son kampanya maili, aşmış bir şekilde bugünden 2027 ilkbaharına kadar %40'a varan indirim vadediyor; ancak 1 temmuz-30 ağustos arası hariç :/ dolayısıyla kampanya işi yattı..
kamu spotu: bu tarihlere yurtdışı planı yapmayın!
0
🌸lil siztah
(06.05.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(12)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(6)

Transporter T4 sonradan klima uygulaması

mbond
1997 model Transporter T4 var, 2.5 TDI, araçta klima yok. Sonradan klima uygulaması yapılabiliyor diye biliyorum ama ne kadar sağlıklı oluyor emin değilim. Türkiye'de yetkili serviste veya özel serviste yaptırmaya kalksak yapabilen olur mu? Evetse kaç para isterler tahmini?
1997 model Transporter T4 var, 2.5 TDI, araçta klima yok. Sonradan klima uygulaması yapılabiliyor diye biliyorum ama ne kadar sağlıklı oluyor emin değilim. Türkiye'de yetkili serviste veya özel serviste yaptırmaya kalksak yapabilen olur mu? Evetse kaç para isterler tahmini?
0
mbond
(12.04.26)
Bende t4 2.4 var, ben de bu sorunun cevabını aradım. Biraz eski araba dinamiklerine haizseniz kolay, yetkili servis falan demişsiniz, bu biraz afedersiniz çaylaklığa dalalet, hiç o toplara girmeyin olay başka.

Kalorifer kazanı ve diger klima ekiplanları, klimali bir t4’ün uzerinden çikma olarak tedarik edilmeli. Tüm boru ve hortum kıvrımları bizim arabalara göre hesaplanmış, klima kompresör bile eski arabadan sökülüp alinarak, her ünite (kompresör, boru ve hortumlar, kalorifer ve klima petekleri vs) kontrol edilip saglikli çalışır hale gelene kadar bakımı yapilir, şanslıysanız her biri muntazam da çıkabilir. Kalorifer kazanı, torpido alt tarafı sökülerek takilip çıkarılıyor, ben izolasyon için torpidoyu tamamen dışarı almıştım, bu arada kalirifer kazanini da dışarı alıp bakımını yaptım geri topladım. Temelde en uğraştıracak olan kalorifer kazanı, duğer parcalar aynı arabadan sökülüp alinacagi için bire bir uyumlu olacak. Her boru hortum vs kendi yolundan bağlanır. Bu iş sizlik degil tabii, biraz zamanı olan bir elektrik-klima işler yapan usta halledebilir, iki üç gün sürebilir. Dısaridan universal klima kiti falan bulup takarsınız belki ama bu defa boru hortum hesaplamasi ve üretimi gerekecek. O dolambaçlı baglantilara özel kavisler falan gerek. En sagliklisi, minibus seklindeki bir t4 den (klima minibuslerin cogunda var, panelvan ve cityvanlarda pek rastlanmıyor) komple klima tesisati kendi arabaniza aktarmak.
+1
covered
(13.04.26)
Bir de tavan kliması olayına girmeyin derim. Araca yükseklik kazandiriyor, bazen otopark ya da avmlere neredeyse iki üç santimle girebiliyorum. Tavan klimasi ile araba çok kısıtlaniyor ayrica verim almak için arabada cok iyi izolasyon gerek, sadece surucu mahalli olan kamyonet kamyon vs de iş gorur ama bizim panelvan cityvan grubunda sogutmaya cakisirken kendi yanacaktir.
0
covered
(13.04.26)
Bir de, neredesiniz bilmiyorum ama bu işin çözülebilecegine garanti verebilecegim iki yer, biri ankara ostim ivedik, biri afyon sanayii. Bu iki yerde kesin halledilir, istanbulda kimse elini sürmez, anadolunun muhtelif yerlerinde bir sekilde yine halledilir.
0
covered
(13.04.26)
Hollanda'dayim, ama bir ara Turkiye'ye de gelirim mutlaka. Arac Westfalia yapimi karavan, California diye gecer biliyorsunuzdur tahminim. Normal araclara gore extra birseyler donuyor olabilir motor kisminda ama sonucta bunlarin klimalisi da var, yani uyumlu olur diye tahmin ediyorum. Bu sanayilerde direk bildiginiz isin erbabi birileri var mi?

Yasadigim yerde zannediyorum tam klima sistemi bulmam mumkun olur diye tahmin ediyorum.
0
🌸mbond
(13.04.26)
Tüm sistemi çıkma olarak gerek sarı ilan sitesinde gerek büyük hurda araç sanayilerinde bulabilirsiniz, tüm sistemi eksiksiz alırsanız iyi olur. Bazen ara parçalar satilir, sistem eksilir ama tam eksiksiz de gayet bulunabilir. Sadece başta bakım gerektirir. Spesifik adres veremem ama sistemi bulunca onlar da sizi yönlendirir, bildigi yeri söyler. Klima sistemini etkileyecek bir artı donanim olmaz. Yani hazir belli klima sistemini revize edip ayrica bir özellik eklemez üretici bu tip arabalarda, mümkün mertebe lego gibi her seyi birbirine uyan sekilde üretilirler. A donanimli bur araca a tipi klima, b donanimli araca b tipi klima yapmazlar. Standart neyse o devam eder, o yılların ve bu seviye araçların uretim anlayışı bu.
0
covered
(13.04.26)
Bir de tüm sistemi eksiksiz bulun derken, basit bir bağlantı laması eksik olsa ya tamirci bunu kendi uydurma olarak üretecek ya da arayıp bulacak getirteceksiniz bunlar hep zaman kaybı. Hasarlı komple araçlar var, direkt üzerinden sökülüyor mesela. O durumda dikkat edilirse geriye eksik parca kalmaz, bir kompresör bağlantı laması olmasa uğraşırsın mesela. Sistem bulmada sorun olmaz, bol bol bulunur, biraz ufak şehirlerde her türlü ugrasacak usta da bulunur. Belki bir iki hasarlı parcayi üretmek gerekebilir, elde eskisi varken yenisini uretmek kolay. Doğru kavisler eskiye baka baka yapılır, zor operasyon değil yani.
0
covered
(13.04.26)
(4)

İş yerine evden yemek götürenler

egerbiryolcu
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuzKullanışlı durumlari merak ettim
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuz
Kullanışlı durumlari merak ettim
0
egerbiryolcu
(12.04.26)
mikrodalga varsa her şeyi götürüyorum. lunchbox tarzı kutularım var bir de normal cam saklama kabı kullanıyorum akıtma yapmayanlardan. mikrodalga yoksa kahvaltılık tarzı şeyler götürüyorum ya da yoğurtlu zeytinyağlı vs
0
mezzosprite
(12.04.26)
Kapağı plastik cam kaplarda, genelde standart ev yemeklerinden götürüyorum. Mesela musakka + pilav, oturtma + makarna gibi, üstüne de peynir koyup eritiyorum makarnalı birşeyse, nadiren hazır lahmacun gibi şeyler, gene nadiren yumurta, tereyağı vs götürüp tavada yumurta yapıyorum. Yoğurt zaten neredeyse her zaman var, 2-3 öğün yetecek kadar kavanozla götürüyorum.
0
mbond
(12.04.26)
yemek termosunda akşam yemeğinden arta kalanları. soğuk yemekler ya da salataları ise cam kaplarda.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
renegade
(13.04.26)
(12)

Türkler neden Hitler'i seviyor

darkwizard
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.
Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?
Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
-4
darkwizard
(07.04.26)
Bircok sebebi olabilir ama algida secicilik olma ihtimali en yuksegi bence. Mesela Sevan Nisanyan'in esi var Ira, genelde carpitmali olsa da saydiriyor hep bazi seylere (turklukle alakali bir takim seyler) ve yorumlar genellikle destekler nitelikte, baska cins biri daha vardi, Ira onun yaninda melek kalir :D bazi hakli oldugu noktalar vardi ama genelde igrencti, gene yorumlarda ovuluyordu kadin surekli.

Belirttiginiz konularla alakasi olabilir, bunu da goz ardi edemem. Daha da onemlisi bugun bati medeniyeti dedigimiz seyin karsisinda oldugu icin de savunuluyor olabilir. Hitler bir hegamonya kurabilmis olsaydi belki cok daha kotu olurdu ama onu bilemeyiz, su an guc kimin elindeyse, gucunu kullanmasi insanlara batar ve onlarin karsisindakiler gozune daha iyi gorunur.

Son olarak, dunyada bir suru katliam yapan lider oldu. Hic biri Hitler kadar sovgu almiyor. Boyle olmasi beni de huylandiriyor mesela.
0
mbond
(07.04.26)
Salak ve kötü olanlar seviyor.

Türkler seviyor diye bir sey yok ayrica.
+12
Purple life
(07.04.26)
israil ve yahudi karsitligi temel sebep.
0
baldur2
(07.04.26)
klasik "düşmanımın düşmanı dostumdur" mantığı. İsrail'i veya yahudileri düşman bilen Hitler'i sever.
0
faberkastelli
(07.04.26)
ben sevmiyorum. yahudi soykırımından dolayı seviyorlar, ayrıca türklerde genelde alman ve alman malı sevgisi var. jöntürklerden beri bu var.
+3
mikahakkinen
(07.04.26)
Cehaletlerinden ve yahudi soykırımından ötürü. Ama işin içinde Yahudiler olmasaydı da yine bu kadar kötü bir karakteri severlerdi. Bizim milletimiz kötü güce yapmayı sever.
+5
sadakatsiz
(07.04.26)
sadece tr'ye özgü bir şey değil
+1
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
Hitler, bizde tam değil " yarım " belki de sadece bir yönü ile çeyrek tanınıyor.
Yoksa üstün ırkçılıkla, aryancılıkla veya siyonizmle öne çıkanların ne Türklere ne de insanlığa faydası olur .
Almanya'nın Hitler den sonra siyonistler tarafından ele geçirildiği de gün gibi ortada. Hitler'in yanındaki büyük
sermaye sahipleri de yahudiydi.
Bazı şeyleri iyi anlamak lazım .

Ve tabi zalime destek verene de o zalim musallat oluyor bir zaman sonra.
En yakın örnek olarak
Irak Afganistan Suriye'de de el ele kol kola vererek sivil kanı döken siyonist devlet, abd ve İran şimdi birbine girmiş durumda .
Silahların değil mazlumun kalbininn kırıklığı galip gelecektir eninde sonunda.
-1
diyecevaplandı
(07.04.26)
Yahudi düşmanlığı sebebiyle. Bir de hitler'in Türkiye'ye bir etkisi olmadı malum savaşa katılmadık, ondan ülke üzerine net etkisi yok. Kimsenin ailesine bir şey olmadı falan. Yani bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinde hitler savunsan çoğu kişi iplemez.
Ama gene de ben Türklerde özel sevgi olduğunu sanmıyorum. Her ülkede mal bir kitle var, onlar sever. Sen de onlara denk gelmissindir.
+2
logisticsmanager
(07.04.26)
türkler hitler'i seviyor varsayımı çok yanlış.
tüm dünyada 20 yaş altında hitler'i sevmek ya da "lan yoksa adam haklı mıydı" diye düşünmek görülebiliyor, bu türklere has bir durum değil.

israil'in sınır tanımazlığı ve tam bir terör devleti haline gelmesi küresel çaptaki bu sevgide (hadi sevgi demeyelim de sempatide) önemli bir etken.
+1
biseysorcaktim
(07.04.26)
hitler'i seven adam milliyeti fark etmeksizin asiri eziktir. silik, sümsük bir tiptir. türklerden de sevenler zeka gerisi irkcilar olduklari ve kendilerini bir halt zannettikleri icin seviyorlardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
yahudi düşmanlığı.
zaten toplumumuzda ziyadesiyle mevcut bu durum; israil'in politikaları sebebiyle de iyice harmanlanıyor.
ondan sonra gelsin "hitler çok akıllı bir adammış", gitsin "hitler az bile yapmış" gibi saçma sapan yorumlar.
0
pangea
(08.04.26)
(4)

İstanbulda bisiklet alım için en iyi yerler..

formalite
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın ala
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın alabileceğim yerler var mıdır? Ne önerirsiniz?teşekkür şimdiden🌸
0
formalite
(06.04.26)
Selamlar
Giant için Giant Türkiye Caddebostan mağazası ve House of bike

Specialized için aktif pedal

Scott için bike and outdoor, atek Bisiklet, hayat bisiklet mağazalarına bakabilirsiniz.

Daha çok genel olarak Anadolu yakasında toplanıyor iyi markalar. Bmc gibi markalar için de Avrupa yakası Karaköy’de probike var
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.04.26)
aktif pedal geldi aklıma.
0
eileengray
(06.04.26)
Kızıltoprak'tan almıştım, İleri Bisiklet diye bir yerdi sanırım, öyle aşırı memnun kaldım diyemem ama bir sorun olmadı. Kadroda ömür boyu garanti vardı, çatlama yaptı, kısa sürede sonuç alınıp değişim yapabildik. Kızıltoprak-Bostancı arasında tonla yer var, belli modeller varsa aklınızda geze geze bakılabilir, hangisi pazarlığa açıksa, iyi fiyat veriyorsa ondan alınabilir.
0
mbond
(07.04.26)
İkinci el düşünürseniz Aynakol Bisiklet Dükkanını arayabilirsiniz.
0
mahsus mahal
(08.04.26)
(12)

37 yaştan sonra iş değişimi

pembediken
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
0
pembediken
(06.04.26)
Abi 37 çok normal bir yaş, bu kadar kafaya takmayı gerekmeyecek bir yaş. Millet 50-60 yaşlarında yapıyor.
+3
logisticsmanager
(06.04.26)
Risklerin ve faydaların yorumu size kalmış ama aynı yaşta evli çocukluyum, yeniliklere açığım.
0
mbond
(06.04.26)
o yaşa kadar bekar ve çocuksuz gelmiş artık yükselmekten de korkmasın. go go go
0
enteg
(06.04.26)
Işte 20li yaşlardaki heves mi dersin artık o olmuyor. Belki bundan dolayı çekimser kaldım
0
🌸pembediken
(06.04.26)
Pozisyon düşmeyecekse bence no problem. sektörümde (teknoloji) 40’a kadar insanlar çokça şirket değiştiriyor ama amirinizden yaşça büyük olacaksanız temkinli davranmakta yarar var.
33 yaşındayım çalıştığım yerde henüz senem dolmadı 35 yaşında istediğim pozisyonda olamayacağıma kesin inanırsam tası tarağı toplarım açıkcası yükselemeyeceğim yerler beni basıyor emekli yaşı olmuş 65 biz daha çıtırız.
0
cilekli pasta
(06.04.26)
sonunu dusunen kahraman olamaz.
0
cooperr
(06.04.26)
37'den sonra kariyer değişikliği yptım. Artılarını eksilerini iyi düşünmek lazım.
0
rakicandir
(07.04.26)
37 yaşında bekarım.

Mevcut işinden memnunsan gerek yok bence. Kafa rahatlığı ve konfor alanı yaş ilerledikçe daha çok önem kazanıyor.
+1
HellKeePer
(07.04.26)
Grinding forever. Hiç düşünmeden atla. 2 sene sonra iyi ki yapmışım diyeceksin. Hayat uzun. Çalışmadan olmuyor. Alternatifin yoksa keşke dememek için fırsatlara atlamak lazım. Alternatif varsa zaten bize sormazdın.
0
gabe h coud
(07.04.26)
Ben 40 yaşında iş değiştirdim, hayatımda verdiğim en doğru kararmış. İş zor olursa olsun, azminiz varsa her türlü halledilir.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Buranın gazına çok gelme
İş değiştirmek öyle basit bir geçiş değil. Hele ki mevcut işin iyiyse. Maaşla zengin olunmaz unutma
+2
Cezcez
(07.04.26)
36 yaşımda başka ülkede dilimi geliştirerek mühendis olarak çalışmaya başladım.

Bilmem anlatabildim mi:)
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(3)

park etmiş otomobiller itilebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
Kimler yapıyormuş bunu ve nerede? Hic duymadıydım. Neyse araba manuel ve vites boştaysa, el freni çekili değilse olur, el freni çekiliyse ama bakimsizsa yani cok guclu tutamiyorsa zor da olsa gider. Otomatikte P konumunda değilse aynı şartlarda belki gidebilir biraz. Ama kolay değil tabii.
+1
mbond
(05.04.26)
tamponlarin avrupadaki orijinal amaci bu btw. carpa carpa park ediyolarmis. son 70 80 yilda boyle bi sey oldugunu sanmiyorum ama
+1
aguen
(05.04.26)
evet yapılabilir, hidrolik wheel dolly ile arabayı istediğin yere çekebilirsin.
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
(6)

Arnavutluk'a 1 hafta fazla mı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak. Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olaca
Merhaba arkadaşlar,

Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak.
Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olacak.
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(01.04.26)
Olaya nasıl baktığınıza bağlı, başkentte ve çevresinde takılırım diyorsanız pek birşey yok diyorlar. Ancak günübirlik denince işler değişir, ben açıkcası dolu dolu 1 hafta geçirebilirim Arnavutluk sınırlarında. Kalınacak yer hangi şehirde?

- Theth diye bir yer var, yürüyüş için gidenler çok. Doğa temalı bir gezi olabilir. Buranın çevresinde de bir sürü şey var doğa turu anlamında.
- Gjirokastër diye bir yer var epey güneyde, burası da ilginç küçük bir şehir.
- Sahiller var, çok bilinenler Ksamil, Sarande vs var, az bilinen yerlere de bakmak lazım daha güzel olabilir.
- Ülke değiştirmeyi göze alabiliyorsanız Ohrid de düşünülebilir.

Not: Bunların hiç birine gitmedim, sadece Tiran'dan araç kiralayıp İşkodra - Rozaje üzerinden Novi Pazar'a geçtim ama bunları araştırıyorum, listeme aldığım yerlerden bazılarını yazdım. Tiran'dan hareketle bunların bazıları aynı gün gidip gelmeye değmeyebilir.
+1
mbond
(01.04.26)
Kişiye göre değişir ama ben çok sevdim Arnavutluk’u. Eski Türkiye gibi ve sanki her yerde koca bi düğün var, Tiran dışında biz bir de Berat diye küçük bir kasabalarına gitmiştik, bizim safranbolu ya falan benziyor. Yine Arnavutluk’tan Corfu’ya feribotlar var, belki Corfu’ya geçersiniz.
+1
euteamo
(01.04.26)
Tiran bir gün diyelim, belki Elbasan filan görülebilir. Haziran ise Ksamil, Durres, Sarende gibi deniz şehirlerine gidilebilir. Araç kiralayıp Ohrid'e gitmiştim, bir gün de öyle geçirilebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.04.26)
İki sene önce eşim ve bir arkadaşımla bir hafta kadar Tiran'da kaldık. Eğer sürekli yeni şeyler göreyim (doğa vs anlamında) bir gittiğim yere bir daha gitmeyeyim beklentisinde değilseniz fazla değil ve sıkılmazsınız. Ben çok sevmiştim. Şehir küçük ve çabuk bitiyor ama zaten her gün farklı bir restoranda, barda, cafede zaman geçirseniz değişik değişik yerlere gitmiş olursunuz ve sıkılmazsınız. Şehir gerçekten çok tatlı, renkli ve Türkiye'ye göre hayli ucuz. Yemekleri oldukça lezzetli, insanlar güler yüzlü. O yüzden bence sadece Tiran'da bile bir haftada sıkılmadan zaman geçer.
0
evandro roncatto
(02.04.26)
arnavutlugu ben iki defa ikiser hafta gezdim. hic sikilmadim, sürekli hareket halindeydim.
gjirokastër, berat, sarandë, vlorë, korçë çok güzel. özellikle berat <3
krujë cok kücük bir yer, eh iste. durrës güzel degil.

tiran'da güzel birkac restoran var, eja, jarna, ujvara gibi ama kücük sehirlerde yemek bulmakta cok zorlanmistim. yemekleri sis kebap tarzi et agirlikli, bana kalirsa eti bizim gibi iyi pisiremiyorlar, et yaninda pilav, yogurt, salata gelmiyor, kuru kuru et yiyorsun ve cogu zaman tek secenek oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
geçen yıllarda 2 defa gittim mayıs ayında tekrar gideceğim 6 gün kalacağım . bu defa yine tiran'da kalacağım ama diğer şehirleri gezmeyi planlıyorum .

Geçen yıl Dajti dağına teleferikle çıkmıştım yukarıda bayağı gezip yöresel yemekler denemiştim ve aşağı inince bunkart 1 isimli sığınakları gezmiştim . bence görülmeye değer yerler .listenize ekleyebilirsiniz .
teleferiğin zirveye varması 30 dk civarı sürüyor .ormanlar ve bir gölün üzerinden geçiyor manzaralar muhteşem .
Sığınakların hikayesi komik aslında , ülke hiç savaşa girmemiş Enver paşa zamanında yıllarca sığınaklarda yaşamışlar .
tiran merkezdeki bunkart 1 gibi küçük bir yer değil oldukça büyük buraları gezmek görmek lazım tavsiye ederim
0
devilone
(02.04.26)
(11)

Kötü insan ama izlemesi keyifli

michael_knight
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?

Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
-2
michael_knight
(01.04.26)
Kayahan kotu muymus ya ben bilmiyordum. Niye kotu? Sevan Nisanyan olabilir, kotu mu tam emin degilim ama biri kotu dese itiraz etmem. Bir de Steve Jobs var tabii.
+3
mbond
(01.04.26)
Erol köse olabilir. Olayları anlatım tarzı çok komikti yalan yok:)
Mesela şuna hala çok gülüyorum: youtu.be
+1
nothing in my way
(01.04.26)
İlk anda Küfürbaz Haydo'dan başkası aklıma gelmedi. Doğal ve yerli dublajlı .

İkinci olarakta yakın zamanki söylemleri ile Trump.
istihbaratla elde edilebilecek şeyleri bile normal bir dil ile anlatıyor.
Çok yormuyor karşı tarafı.
O da kötü ve doğal .
İfadesine göre ,
Selman'a kendi bir tarafını bile öptürmüş.
Diplomasiyi yerle bir etti .
İran'la müzakere için görüşmeler sürerken bile hemen ardından dini lider vs dinlemedi vurdu . Savaşın fitili ateşleyen o noktada da diplomasiye ayrıca ihanet söz konusu aslında. Kendisi siyonistlerin belki de son şansı .

ABD de özgürlük heykelinin eli meşale tutmak yerine artık orta parmağını kaldırmış öylece yerinde bekliyor olmalı.
0
diyecevaplandı
(01.04.26)
Yavuz B. var. Şarkıcı.
0
prole
(01.04.26)
kotu oldugunu dusunuyorsam gormezden gelirim, izlemem.
verdigin isimlere bakilirsa, ROK'u ayiriyorum, sen biraz snobluk ile kotulugu karistiriyorsun gibi geldi.
0
cooperr
(01.04.26)
mj
0
asue
(01.04.26)
besim tibuk. liberal olmasına rağmen acayip komik bir adam.

babam öldüğünde borçları vardı, bir de arabası. arabayı her halükarda satmamız gerekiyordu. vefatından sadece birkaç gün sonra konusu açıldı bunun, masaya vurup "arabayı da satıcaz!1!1" diyesim geldi. öyle acılı bir anda bile BESİM TİBUK LORE sayesinde gülmeye başlamıştım. meşhur repliklerini de eşe dosta karşı sık sık kullanırım zaten, son zamanlardaki favorim "allah kahretsin x olduğunu/olmadığını bilmiyordum lan senin" kalıbı. bilmeyen varsa çıkış noktası şu video: www.youtube.com
+2
der meister
(01.04.26)
Bertrand Cantat, dinlediğimde bir yanım suçlu hissediyor.
+1
nwnd
(02.04.26)
louis althusser okuyorum; arada adama küfredip karısını anıyorum ve okumaya devam ediyorum.
0
eileengray
(02.04.26)
Reis konuştumu çok hoşuma gidiyor. Söylediklerine katılmıyorum ama o tarafta olsam beni çok mutlu ederdi.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
@mbond haklısınız, Kayahan'ın diğerleri gibi kötü bir insan olduğuna emin değilim. Sadece gıcık, geçinmesi zor bir insandı herhalde.
@der meister Besim Tibuk iyi bir insan bence, en güzel özelliği Besim Tibuk olması ikinci en güzel özelliği de liberal olması. Sizi kınıyorum. Kötü niyetle, birisinin canını yakmak, onu zarara sokmak için bir şey yaptığını duymadım da sezmedim de.
-2
🌸michael_knight
(02.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
(15)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+3
yadigar
(29.03.26)
Facebook benim cok isime yarayan bir platform. Marketplace'de 7 tane araba sattim. Spor aletleri sattim. Birkac tane atv sattim. Eski mobilyalari sattim. Cok uygun fiyata aldigim seyler oldu. Bunun disinda yurt disinda bazi arac forumlarinin cok faydasini gordum. Kilic kullanma okulu buldum. Aktif olarak ders aliyorum. Zirh giyip kavga ediyoruz. Anlik polis guncellemelerini, kayip kisileri, olani biteni Facebook'tan takip ediyorum. Yasadigim bolgede en yogun kullanilan sosyal medya platformu oldugunu dusunuyorum.
+1
ContextualizedChaos
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(6)

Uçakta otobüste neden ekran var?

michael_knight
7’den 70’e herkes telefonuna bakıyor zaten. Hele otobüste telefon çektiği için hiçkimse ekranla ilgilenmez gibi geliyor bana. Uçaklara ücretsiz wifi gelmek üzere. O zaman o da aynı olacak. Yanılıyor muyum?Otobüste ekrandan film izleyen vs görüyor musunuz uzun yolda?
7’den 70’e herkes telefonuna bakıyor zaten.
Hele otobüste telefon çektiği için hiçkimse ekranla ilgilenmez gibi geliyor bana.
Uçaklara ücretsiz wifi gelmek üzere. O zaman o da aynı olacak.
Yanılıyor muyum?
Otobüste ekrandan film izleyen vs görüyor musunuz uzun yolda?
-6
michael_knight
(27.03.26)
ben severim nostaljik bir his oluyor. güzel film varsa izlerim mutlaka.
yaşlılar da seviyor. çocuklar bile seviyor aslında değişik geliyor onlara.
0
matilda
(27.03.26)
otobüslerde artık pek yok zaten. varsa da eski otobüslerdir.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
O ekranlar çok önceden beri var. Ayrıca şarj derdi yok.
-1
gobekliraki
(27.03.26)
Sehirlerarasi otobusleri diyorsunuz herhalde. Guzel birseyler varsa ben izlerim sahsen, tabii sorunsuz olmali, kalite problemi olmamali, takilmamali, ses kalitesi makul olmali vs.
0
mbond
(27.03.26)
uçak yolculuklarım 10 saat sürüyor, telefon ekranı sürekli bakmak için küçük kalıyor, sürekli aşağıya bakmaktan boynum ağrıyor ve zaten hafızayı da bir sürü filmle doldurmak istemiyorum. uçak ekranından hem yolculuğu haritada takip ediyorum, hem hbo dizilerini izliyorum hem de rastgele aptal filmler seçiyorum. en güzeli de kameralardan inişi ve kalkışı izliyorum. zaten internet her bölgede iyi çekmiyor, story yüklemesi bile ölüm.
+2
eileengray
(27.03.26)
11 sene önce tayland uçuşunda ücretsiz Wifi vardı. Gelmek üzere derken şu anda yok mu yani?
0
ground
(28.03.26)
(4)

Türk hava yolları

sanguine
Dış hat uçuşlarda Pegasus gibi indirim yapıyor mu, yani yüzde 10-20-30 ne olursa bir kampanya kültürü var mıAğustos ayındaki bir uçuş için bilet bakıyorum, Nisan ayına göre 2 kat daha pahalı. Normal fiyatı bu mu yaz olduğu için diyeceğim ama bazı günler gene uygun Ağustos ve temmuz. Almak için Her t
Dış hat uçuşlarda Pegasus gibi indirim yapıyor mu, yani yüzde 10-20-30 ne olursa bir kampanya kültürü var mı

Ağustos ayındaki bir uçuş için bilet bakıyorum, Nisan ayına göre 2 kat daha pahalı. Normal fiyatı bu mu yaz olduğu için diyeceğim ama bazı günler gene uygun Ağustos ve temmuz. Almak için Her türlü bekleyeceğim gerçi ama merak ettim
0
sanguine
(27.03.26)
`Hangi ulke olduguna bagli, Agustos doneminde okul yaz tatili baslangici bitisi vs olabiliyor, bu nedenle oyle ozel donemler cok pahali oluyor. Genelde fazla dusus olmaz o donemlerde.
0
mbond
(27.03.26)
dönem dönem destinasyona bağlı promosyonlar oluyor ama genelde biletleme dönemi çok önce oluyor ve kısa bir süreliğine açıyorlar.
0
eileengray
(27.03.26)
Agustos ayi yüksek sezon ve thy su anda körfez havayollarinin ucus kisitlamasi sebebiyle baya is yapiyor. Indirim normalde yapmazlar, simdi hic yapmazlar.
0
kuehles blondes
(27.03.26)
Petrol fiyatları yüzünden fiyatlar katlanmış durumda. Yerinizde olsam savaş durulup petrol fiyatları düşene dek bilet almazdım. Her rotada olmayabilir ama bir yıldır falan benim uçtuğum rotada fiyatlar bilet baktığınız güne ve uçuş gününe göre 1 ile 4 birim arasında değişebiliyor. Artık 4 kat zam mı dersiniz, %75 indirim mi o size kalmış. İndirim politikaları değişiyor, bir dönem sabit fiyat oluyordu, sonra ara ara kısa süreli büyük indirimler yaptıkları bir dönem oldu, şimdi ortaya karışık takılıyorlar. Diğer rotalar böyle olmayabilir, tekrar edeyim.
0
mikro patlama
(27.03.26)
(7)

Linkedin Üzerinden İş Bulmak (Yurt Dışı)

derdi dertsizlik olan adam
Merhabalar,Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvur
Merhabalar,

Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvurularda nelere dikkat ediyorlar vs. hepsini biliyorum. Büyük olasılıkla oturum iznim ve yerel dil olmadığı için eleniyorum. Ancak linkedin'de Türkiye'den direkt başka şirkette iş bulan insanları görüyorum. Bu insanların linkedin profillerine bakınca benden çok farkları olmadığını görüyorum. Onların başardığını görünce acaba nerede yanlış yapıyorum diye soruyorum. IT ve akademi dışında iş bulanlar nasıl buldu ve buluyor?
0
derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Benim tahmin ettigim ve gordugum kadariyla piyasa en azindan 2 senedir falan pek hareketli degil. Su an Hollanda'da yasiyorum, 4 senedir ayni yerde calisiyorum, biraz calistigim pozisyon kariyer akisimi bozdu o yuzden ERP isleriyle ilgili yazanlar oluyor ama kendi aradigim islerde cok fazla basvuru yapmamis olsamda, hic bir donus alamadim, ilk telefon gorusmesi bile olmadi. Zaten basvuracak ilan bulamiyorum dogru durust, ilan Hollandaca ise veya Hollandaca sart diyorlarsa direk eliyorum zaten.

4 sene once durum tamamen farkliydi. Gene iyi uyumlu gordugum islere basvuruyordum sadece, abartisiz en az yarisinda en az ilk telefon gorusmesini yapiyorduk. Burada isverenler biraz pimpirikli 10 yerle gorusursun biri olur belki. Bulan nasil buluyor ben de bilmiyorum. Guzel bir cover letter yazip bir sekilde ilk gorusmeyi ayarliyorlar, sadece is veren ne duymak isterse altini doldurarak yari abarti yari dogru soyluyor mi bilemiyorum. Tabii bu cok cok ozel is yapmayanlar icin gecerli.

Biliyorsunuzdur belki ama Hollanda ozelinde birkac not daha duseyim. Bu adamlar motivasyona yani cover letter'da yazilanlara cok ehemmiyet veriyor. O isi neden istediginize dair, ilandaki ipuclarindan yararlanarak guzel bir motivasyon yazmak sart.
+1
mbond
(27.03.26)
Sizin sektörünüzde o ülkelerde işe alım görüşmeleri yapan head hunter bulmaya çalışıp onlarla bağlantı kurma yolunu deneyebilirsiniz. LinkedIn üzerinden uluslararası pozisyonlara başvuru yapmak biraz piyango bileti almak gibi; imkansız değil ama çok zor. Benim tanıdıklarımdan başvuru yoluyla giden olmadı; ya şirket içi transfer ya da direkt head hunterların onları bulmasıyla gittiler.
+1
salihdt
(27.03.26)
O ülkelerde master yapıp eğitim sonrası çalışma izni olanlar bile bulamayabiliyor. Sizde çalışma izni yok, başka bir ülkedesiniz. İmkansız değil ama çok zor.

Almanya, Hollanda, İngiltere artık doldu. Almanya'da binlerce yabancı öğrenci eğitim ucuz diye gidip iş arıyor. Ingiltere'de de maaş kriteri çok yüksek ve uzaktan neredeyse imkansız.
+2
runaway
(27.03.26)
@mbond Hollanda içi ilanlarda bile dönüşler zor ise piyasa biraz sıkıntılı gibi. Mevcut işimde direktörüm Hollandalı olduğu için nasıl çalıştıklarını ve nelere dikkat ettiklerini biliyorum dediğin gibi prosedürlere ve hiyerarşiye çok takıklar.

@kvelduv aslında ben de durumun farkındayım 5-0 geride oluyorsun lokasyon farklı olunca hatta schengende olmayınca. Headhunter'ları hiç denemedim bundan sonra o tarafa yoğunlaşacağım.

@salihdt şirket içi transferin en kolay yol olduğunun ben de farkındayım o da biraz şans işi ilan denk gelicek vs. headhunter'lar arada yazıyor da genelde arabistan vs. için yazıyorlar :) şu durumda da oralar çok mantıklı değil :)
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Sponsor olmak istemiyorlar + vize işlemleri uzun sürüyor o yüzden sistemden otomatik olarak ret ediliyorsunuz. Niyetiniz ciddiyse özellikle Almanya nezdinde "İş Arama Vizesi" veya "Deutschland Chancenkarte"ye başvurmalısınız. digital.diplo.de

Bu durumda mevcut işinize devam etmeniz biraz zor olabilir çünkü ülkeye giriş-yapmanız gerekiyor. Eğer home office çalışabilirim derseniz oradan çalışabilirsiniz.
0
elektr10
(27.03.26)
Piyasa cok daraldi öncesine göre. Bütün şirketlerde istihdam baskisi var.
-1
Purple life
(27.03.26)
romanya uzun dönem oturum iznim var.
romanya telefonum ve adresim de var.
oturuyorum boş boş izin verdikleri için :)
3 aydır (2 gün sonra 4. aya gireceğim) birebir iş arıyorum.
daha önce yaptığım işin birebir aynısından red yedim linkedinde.
mülakata bile çağırmadılar, düşün.
basit turkish speaker işleri bile düşmedi.
not: covid öncesi romanya'da çoğu şirket accounts payable in turkish tarzı pozisyonlarla adam getirdi buraya. şu an piyasa o kadar dolu ki o arkadaşların alayı uzun dönem oturum izni aldıktan sonra şirketten şirkete çekirge gibi atlıyorlar.
şehrimdeki bir şirket 1 hafta içinde buldu aradığını etraftan, hem de alanında tecrübeli.
2-3 sene önceye kadar recruiter'lar sürekli mail atarlardı.
polonya, hollanda, romanya.
o günler geçti çoktan.
keşke sabırlı olsaydım da işten ayrılmasaydım.
para ruh sağlığından daha önemli.
şu an sağdan soldan tanıdığım herkese cv atıyorum belki de beni istihdam etmek isteyen olur diye.
0
rain when i die
(27.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(4)

Araba alma konusu

arbre
Araba bakıyorum uzun süredir. Almışken daha iyisini bulayım derken iyice sıkıldım. Ucuz bir şey alıp geçsem pişman eder mi? Daha iyisini daha sonra alırım. Bu mantık yanlış mı?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-chevrolet-2006-chevrolet-spark-tam-otomatik-k.karti-gecerli-1306722967/detay
Araba bakıyorum uzun süredir. Almışken daha iyisini bulayım derken iyice sıkıldım. Ucuz bir şey alıp geçsem pişman eder mi? Daha iyisini daha sonra alırım. Bu mantık yanlış mı?

www.sahibinden.com

Şunu alsam ne olabilir? İş çıkışı spora falan gideceğim. Günlük kullanım için.
-8
arbre
(25.03.26)
Bu mantik yanlis, bu tarz arabalarin basina bela olma ihtimali yuksek. Kronik sorunu vardir diye tahmin ediyorum ama yoksa da iyi bakilmamistir, konuya hakim olmayan insanlari uzer. Bir de Turkiye'de ayagini yerden kesmek daha zor arz daha kontrollu diye sanirim tam bilmiyorum. Bir noktadan sonra araclarin degeri cok yavas dusuyor.

Eski yoneticim sizin gibi yillarca bakti, milyon tane secenek dusundu gene gitti sifir i20 aldi. 2 senelik dusunme surecinin sonu i20 olmamaliydi. i20, clio falan alacaksan dusunme, sifir veya sifira yakin al gitsin.
-1
mbond
(25.03.26)
Km fena değil, fiyat uygun. Vergi, masraf düşük olur. Bir usta bulacaksın, aracı senin için bir kontrol edecek, senin ne kadar işini görür, ne kadar götürür söyleyecek, ona göre karar vereceksin. Düşük motor, ufak araba, parça falan da bulunur buna. Bence mantıklı. 300+ buna verirsin, ileride daha iyisine ihtiyacın olursa elindeki parayla gider çok daha iyisini alırsın. Araç temizse bu fiyat bedava. 5 senede hurdaya çıksa yine kullandığın yanına kâr kalır. Benim arabalara yaklaşımım bu şekilde. Seni bir yerden bir yere çok yormadan, masraf çıkarmadan götürmeli.

Görüşler şu şekilde ikiye ayrılacak: arabayı bir sosyal sermaye, prestij nesnesi olarak görüp (asgari ihtiyaçların ötesindeki ihtiyaçları gerekli ihtiyaçlar kategorisinde görme buna dahil) alabileceğin en lüks arabayı almanı önerecekler ve arabayı bir ulaşım aracı olarak görüp kullanım değeri/değişim değeri oranını maksimize etmeyi önerecekler. Ben ikinci gruptanım.
+1
prole
(25.03.26)
250k'lık araba aldım ben de memnunum. ufak sıkıntıları var tabi yaşına ve eskimeye bağlı ama genel olarak büyük masraf açacak motor/şanzıman arızası çıkarmadı 6 aydır, her gün de kullanıyorum. tanıdıktan aldım 5 yıl onda da masraf açmadı, yolda bırakmışlığı yok. (bkz: geely mk)
aracın gruplarına girdim temiz bakmış olanlar da var, çok memnunlar. antifriz koymadan kullanan da var, bu kış motor blok tapası patlattı birinde :D nasıl bakıldığı da önemli. benimki orta halli gibi işte. mekanik iyi kozmetik kötü. herkesin şikeyet ettiği kronik bi sıkıntısı yok neyseki bizim modelin.

temel olarak bi elektrik tesisatı biraz kurcalanmış buna bağlı sensör arızaları var tesisata baktırmam lazım ama eski sahibi bu arızalarla 5 yıl kullandı umursamadı, o kadar basit sıkıntı. ben takıntı ettim o arıza ışığının yanmasını istemiyorum :D burada güvenilir usta bulamadım 6 aydır ben de boşluyorum şehir dışına çıkınca baktıracağım.

bi (bkz: z rotu)ndan dolayı ses geliyor bu da normal her araçta eskiyebilen bi parça, ucuz bişey.. www.geelyparcam.com çok ucuz olunca ben marka ürün aldım o bile 400tl. :D
bir de ben almadan önce araç yattığı için aküsü ölmüştü, yeni akü almam gerekti. 4.5k ona gitti.

bunun dışında da kozmetik ve konfor anlamında sıkıntılar var, yine eski sahibi yeni araç alınca boşta yatarken kuş pislemesinden boyası yanmış kaputta 2 yerde vernik atması var, kapıları biraz sert kapanıyor, arka cam rezistansının bazı sıraları çalışmıyor, kaloriferi az ısıtıyor kliması soğutmuyor gibi şeyler. kalorifer petek temizliğiyle düzelebilir muhtemelen parça değişimi bile gerekmez, klima da kompresör sağlamsa bi gaz dolumu yetebilir. hala büyük masraflık sıkıntılar değil. komple klima kompresörü değiştirmem gerekse bile 10k filan. kalorifer az da olsa ısıtıyor kışı geçirdik camdaki buğuyu vs. alacak kadar iş yaptı enazından :D lpg olduğundan o da kaloriferi etkilemiş olabilir, soğutma tesisatına t atıyorlar peteğin debisi düşüyor.

alırken tüm bütçenle araba almak mantıklı değil, daha yeni bi araba olsa da sorun çıkarmayacağının garantisi yok ki, olası maliyetlere de bütçe bırakman lazım. sıfır arabalarla yolda kalanlar bile var sözlükte motor şanzıman arızaları yaşayanlar... yeni ve pahalı arabanın arızası da daha pahalı oluyor. ucuz basit araba az kullanacak kişi için mantıklı bence. mtv filan da daha düşük oluyor bu arada 15 yaş üstü araçlarda, 2010 model benimki de.

bunları demişken ucuz araba almış ve memnun kalmış biri olsam da 0.8 motor ve otomatik olması korkuttu kendim bunu almazdım herhalde :D 1.5l atmosferik benzinli manual benimki.
turbo da korkutur, dizel de korkutur, otomatik şanzıman da korkutur biraz yaşı da olan ucuz araçlarda.
0
konetsu
(25.03.26)
Valla bu araba araştırma süreci o kadar sıkıntılı ki gece gündüz sarı sayfaları arşınlıyoruz bizde arabalar ya vasat kilometresi aşırı yüksek ya da fiyatları çok yüksek benim bir engelim var o yüzden ötv indirimli araçlar (git: teklifimgelsin.com) arasından seçim yapmak durumundayım çok açılamıyorum bu nedenle çok bir şey bulamadım sizin şansınız daha yüksek tabi Allah yardımcınız olsun
0
alibilir
(25.03.26)
(6)

Balkan Gezisi

krmzbvl
Selam güzel insanlar,Mayıs’ta ailecek (2 çocuk) Balkanlar’ı gezme niyetimiz var. 6-7 günlük bir gezi olacak. Sizce turla mı gitmeli, yoksa Belgrad’a uçakla inip orada araba kiralayarak kendi oluşturacağımız programa göre vize istemeyen 4-5 ülkeyi gezmek mi daha mantıklı?İkinci seçenek benim için çok
Selam güzel insanlar,
Mayıs’ta ailecek (2 çocuk) Balkanlar’ı gezme niyetimiz var. 6-7 günlük bir gezi olacak. Sizce turla mı gitmeli, yoksa Belgrad’a uçakla inip orada araba kiralayarak kendi oluşturacağımız programa göre vize istemeyen 4-5 ülkeyi gezmek mi daha mantıklı?
İkinci seçenek benim için çok daha cazip ama çocuklarla birlikte gideceğimiz için sınır geçişleri, kiralık araç, cezalar, otopark gibi konular beni düşündürüyor.
Ne dersiniz, sizce ne yapmalı?
0
krmzbvl
(24.03.26)
Çok ülkeli Balkanlar turuna gittik, şehirlerarası yollarda çok uzun zamanlar geçecek şekilde planlanmıştı. Sürekli mola da verilmiyor haliyle, bir sürü yerde tesis bile yoktu. Yetişkinler bile sıkılıp yoruluyordu o kısımlarda. Çocukların davranışını, sabrını siz daha iyi bilirsiniz tabii.
0
matlii
(24.03.26)
Kiralik araci sirbistandan alip, saray bosna'ya gecip en sonda karadag'i gezip karadag'da birakabiliyor muyuz? Boyle yapmak ne kadar mantikli?
0
🌸krmzbvl
(24.03.26)
Karar sizin ama çocuklarla öyle 6-7 günde 4-5 ülke sıkıntı. En güzel iki yere karar verip oralarda takılmak, belki yol üstü ufak şeyler eklenebilir. Mesela Saraybosna - Mostar - Karadağ'da bir yerler. Ya da Kosova - Arnavutluk kuzey(dağ, bayır, doğa) ve Arnavutluk deniz kıyıları, sıcak hava vs şeklinde olabilir.
0
mbond
(24.03.26)
Başka ülkede kiralık arabayı bırakma işi masraflı olur diye tahmin ediyorum. Para sorun değilse yapılır da diğer türlü daire çizmek daha iyi olur.
0
mbond
(24.03.26)
7 gun 3 ulke olabilir. Daire cizince bir gunu arabayi getirmek icin harcamak lazim. Gene de boyle bir rotayi inceleyecegim.

Karadag birakinca 1300€, Belgrad'a getirince 600€ tutuyor. Cok buyuk fark.

Para onemli oldukca ama bir kere yapacagimiz bir tur olacak. Gitmisken gorulmesi gereken yerleri gormeli diye dusunuyorum.
0
🌸krmzbvl
(24.03.26)
Başka ülkeye geçmenin ekstra masrafı var. Başka ülkeye bırakmanın da ekstra masrafı var. Ona göre kasko ücreti çıkıyor. Türkiye'ye göre ucuz tabi.
0
baal
(24.03.26)
(2)

Yapay zeka ve öngörü

yurtsuz john
Mevcut yapay zeka platformlarının öngörü-kehanet-prediction kabiliyeti şu an var mı? Yapacağı öngörülere güvenilir mi? Mesela şöyle; Selam chatgpt, şu şu açıklamalarda bulunmuş politikacıya güven olur mu? Tipine bak, yüz ifadelerini incele. Bu adamdan ülkeye fayda gelir mi? diye sorsam bulunacağı ön
Mevcut yapay zeka platformlarının öngörü-kehanet-prediction kabiliyeti şu an var mı? Yapacağı öngörülere güvenilir mi?

Mesela şöyle; Selam chatgpt, şu şu açıklamalarda bulunmuş politikacıya güven olur mu? Tipine bak, yüz ifadelerini incele. Bu adamdan ülkeye fayda gelir mi? diye sorsam bulunacağı öngörülere ne kadar itimat edersiniz? Örnekler çoğaltılabilir.
-2
yurtsuz john
(24.03.26)
Pek itimat etmem de bu mevzular aslinda AI patlamasi oncesinde de mumkundu. Goruntu isleme vardi sonucta, ne kadar iyiydi bilinmez. Bunun yaninda "Speech Analytics" denen sesle ilgili teknolojilerde gene vardi, kisi sinirlimi, gergin mi vs ses kaydindan anlasiliyordu. Bu teknolojiler bu isi ne kadar iyi yapiyordu orasi tartismali tabii.

Yapay zekanin varligiyla birlikte dusunursek, gecmiste soylediklerinin tamamini analiz eder, mevcut konusmalarinin da psikolojik durumunu analiz edebilirse iyi sonuclar cikarabilir. Basta itimat etmem dedim ama olmayacak birsey gibi de durmuyor. Tabii her ongoru gibi AI ongoruleri de yanilabilir.
0
mbond
(24.03.26)
çok iyi tune edip bakacağı metrikleri adım adım sen belirlemediysen güvenemezsin. adı yapay zeka olsa da bunlar hala kelime üretme motoru, yani nereye çekersen sana o yönde yanıt verir. bunun dışında görüntüden duygu-yalan mikro mimik analizi yapan ML modelleri eğitilebilir. eğer eğitim setinde doğruluk oranı yüksek ise çıktı doğruluğu da yüksek olur. sen ben ulaşamayız ama muhtemelen istihbarak kurumlarının elinde bu tip araçlar vardır.
0
orpheus
(24.03.26)
(10)

Buyukbaba mi dersiniz dede mi

üğpoıuy
Hangi yoredensiniz?
Hangi yoredensiniz?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(21.03.26)
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.

işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi.
biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi.
yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.

karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.

Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.

Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede.
Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd

Karadeniz
0
🌸üğpoıuy
(23.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(6)

bir sarki ariyorum 98-2003???

nibba
dostlar kafayi yicem yakac yildir ara ara aklima geliyo demin geminiye de sordum bulamadidaha once de yutubdan 90s 2000s sarkilarini dinleyip bulamadigimi hatirliyorum birkac kezyili yanlis vermis olabilirim. o zamanlar ilkokuldaydim diye hatirliyorum populer muzik kanallarinin birinde cikmisti diye
dostlar kafayi yicem ya

kac yildir ara ara aklima geliyo demin geminiye de sordum bulamadi

daha once de yutubdan 90s 2000s sarkilarini dinleyip bulamadigimi hatirliyorum birkac kez

yili yanlis vermis olabilirim. o zamanlar ilkokuldaydim diye hatirliyorum populer muzik kanallarinin birinde cikmisti diye kalmis aklimda

voca.ro

sarkidan bir kesit boyleydi. tam olarak zihnimdekini sesim dolayisiyla aktaramiyorum

net hatirladigim tek sey nakaratta veya nakarata girmeden once telefonla konusma efekti vardi bir seyler soyluyordu

hareketli parca degildi ama cok slow da degildi

sarkici kadindi

bir buldurun yav
0
nibba
(19.03.26)
duster
(19.03.26)
@duster degil hocam, bu attigin cok hareketli
0
🌸nibba
(19.03.26)
Bu olamaz herhalde;

www.youtube.com
0
mbond
(19.03.26)
malesef degil hocam.duyuruda belirtmeyi unutmusun soyleyen kadindi
0
🌸nibba
(19.03.26)
ses kaydı hiçbir şey çağrıştırmadı ama telefon efekti sebebiyle şansımı denemek istedim: youtu.be
0
pide
(19.03.26)
Ses kaydı direkt Complicated'in girişi gibi geldi:

youtu.be
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(20.03.26)
(5)

Adım konusu

arbre
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
-15
arbre
(19.03.26)
dansa götür ozan.

edit: çok pardon ben sizi sayko eleman sandım.

vaktin varsa bi kahve içelim mi denilebilir en basit adım olarak.
+5
summerjam0306
(19.03.26)
summerjam0306 ?
-3
🌸arbre
(19.03.26)
summerjam0306, o zaman bir şey konuşacakmış havası olmaz mı, ben doğal, gergin olmayan, keyifli olmasını istiyorum.
-3
🌸arbre
(19.03.26)
Abi cok yakin arkadas seviyesinde biri degilse bulusma teklifinin amaci nettir zaten ekstra bir hava olusturmaya gerek yok. Kafe olur, baska sey olur bilemiyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
eğer muhabbetiniz hiç yoksa, seni tanımıyorsa kabul etmez. beni ucuz biri sanıyor diye düşünüp reddeder. kadın kafası böyle çalışır. netflix dizilerindeki sahnelere aldanma.
önce tehdit olmadığını ispat etmen gerekiyor. whatsapp en iyi yol. ordan biraz yokla baktın seni tanımaya istekli, sonra fiziki buluşma teklif et.
0
plastic_angel
(20.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.