Giriş
(4)

iki rakip firmanın reklamında oynamış ünlüler/kişiler?

secretcode
soru başlıkta. var mı örnek?
soru başlıkta. var mı örnek?
0
secretcode
(24.11.25)
Tam ayni sayilmaz ama GSM operatoru olarak Telsim icin oynayan Cem Yilmaz, daha sonra Turk Telekom icin de oynadi. Turk Telekom sadece GSM operatoru olmasa da nispeten tanima uyuyor.
0
mbond
(24.11.25)
Çok eskilere gittim.

Osman Cavcı ve ekibi başka gazeteye 'transfer' olmuştu. Yanlış görmüyorsam Halit Ergenç, Özgür Özgülgün ve Yosi Mizrahi de var.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(24.11.25)
Ata Demirer Avea reklamında oynamıştı, son birkaç yıldır da Turkcell'de


+ Brad Pitt, iki rakip saat marka yüzü olmuştu; TAG Heuer ve Breitling
0
hakmut
(24.11.25)
Emin değilim ama galiba Haluk Bilginer uzun süre Turkcell’in sesiydi sonra Türk Telekom’un sesi oldu.
0
michael_knight
(24.11.25)
(3)

kosova priştine'de gezme tozma tavsiyeleri

cisimcik golgi
merhabalar, eşimle 1.5 günlük priştine gezisi planladık. küçük bir yer olduğu için 1.5 gün yeterli diye düşündük. şurayı gezin görün dediğiniz yerleri var mıdır? şu restoranda yiyin, şuranın şusu iyidir, burda şunu için dediğiniz önerilerinize açığım. şimdiden teşekkürler.
merhabalar, eşimle 1.5 günlük priştine gezisi planladık. küçük bir yer olduğu için 1.5 gün yeterli diye düşündük. şurayı gezin görün dediğiniz yerleri var mıdır? şu restoranda yiyin, şuranın şusu iyidir, burda şunu için dediğiniz önerilerinize açığım. şimdiden teşekkürler.
0
cisimcik golgi
(21.11.25)
Pristine'de pek birsey yok diyorlar, ben gittim ama fazla kalmadim Prizren'e gectim. Prizren genel olarak guzel sayilir, kucuk bir yer, restoranlar guzel ve uygundu, adini hatirlamiyorum ama dere kenarina yakin 2 katli bir yer vardi, guzeldi. Recan isminde bir koy var Prizren'e yakin, oraya git elmali baklava satan bir tatlisi var dediler, gittim guzeldi yollar falan ama tatlicida o tatli yoktu. Bosnak usulu tatlilari vardi, klasik ucuk seviyelerde sekerliydi.

Ben henuz gidemedim ama Rugova taraflari guzel gorunuyor doga anlaminda, tabii sonbaharin guzelliklerinin sonuna gelmisizdir, hem de uzak sayilir nispeten, bu kadar kisa bir gezide gitmeye degmeyebilir.
0
mbond
(21.11.25)
Sanırım havalimanı orada diye orayı gezelim dediniz. Ben gittim yıllar evvel. 2-3 saat içinde görülecek yerleri görmüştük. Planınızı kesinlikle Prizren olarak planlayın derim.
Taş köprü etrafında köfteciler var. Yediğim ne güzel köftelerden birini orada yemiştim.
iyi gezmeler.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.11.25)
meydani gezersiniz, zaten baska yer yok haha :D digerlerinin dedigi gibi Prizren birazcik daha sirin, nehir var hic degilse, bi de bazi eski cumbali evler filan. Ama Pristine'de duracaksaniz bildiklerim sunlar:

noel zamani sirin olur. sahneler kuruldu mu bilmiyorum, denk gelirseniz meydanin 2 ucunda 2 ayri sahne oluyor ve her aksam (evet) canli muzik var. turu degisebilir, tekno rap fln da olabiliyor. meydani gezip 1-2 yerde sicak sarap, sicak cikolata fln yaparsiniz, genis genis 2-3 saatte halledersiniz. katredralin tepesine cikabilirsiniz. katedralin oldugu yer eskiden bildiginiz siradan bir liseydi bu arada. bir paralelinde new born obeliski ve arkasinda minik avm var (esasen spor merkezi burasi, binanin geri kalani sahalarla dolu), ugrayip 1-2 resim cekersiniz. Elida diye zamaninin epey ciks olan tatlicisi var, krem pite diye biseyleri vardi denemek isterseniz oneririm.

meydandaki dukkanlar fln genelde pahalidir, bir ust paralelinde (Agim Ramadani) standart ufak carsi esnafi var. Cok benzer urunleri oralardan da alabilirisniz, fiyatlar genelde epey uygun.

bir baska 2-3 saati de Germia'da gecirebilirsiniz, otobusler gidiyor. Kocaman milli park, doga yuruyusu fln. Epey duz ama yurumesi kolay, yok illa daglara tirmanicam diyorsaniz bir bilene danisin, biz zamaninda bombalar dosendigi icin cikamiyorduk belli bir cevrenin disina. Kar yagdiysa sevimli olur ama onun disinda camurlu olma ihtimali de var. Yurusun bitisinde 3 tane restoran var: Soma, Vila Germia, ve Freskia. Soma en yenisi ve ciks olani, diger ikisi daha standart yerler. Yuruyus sonrasi pizza ya da kahve fln icin guzel, pizzadan cok bisey beklemeyin ama, olay daha cok doganin icinde olmak.

Bunlarin disinda Kosova Ulusal Muzesi var, ama icerigi hakkinda bir fikrim yok. Muzenin oldugu mahallede 4-5 tane cami var bribirine epey yakin, hepsi osmanli'dan kalma, bazisi simdilerde restore edildi/ediliyor. Tarihe merakiniz varsa hikayelerini arastirabilirsiniz. Ulusal muzenin biraz ilerisinde de etnografya muzesi var. Bu bolge Pristine'nin en eski yerlesimlerinin oldugu yerler.

meydan cevarinda tatli/kahve icin Missini guzel yer. Espressolab fln var oralarda, gitmeyin. Starbucks fln da aramayin, yok. Ama kahve HER YERDE var, barlar dahil (aksam 8e kadar), ve standart turleri espresso, makiato ya da capucchino (yazilislarini inanin bilmiyorum, ama bu sozcukleri soylerseniz anlarlar :) ). not: kucuk makiato milli icecek gibi bisey. Yorulduysaniz dinlenmek icin en yakin kafeye girip kahve alin 1 euroya fln. 5 saat oturun kimse bisey demez.

Barlar sokaklari var birsuru, kafet e vogla bir mahalle Large bar, Che bar gibi yerlerin oldugu. Tavernalarin oldugu yer bir baska mahalle, Tirona nin oldugu. Onun civarinda da Fare, Pijotore filan var bar olarak. Bu tip sokaklarda isme mekana ozellikle takilmadan bos buldugunuz bi yere girebilirsiniz. Yine uyarayim, sekil seyler beklemeyin, ama ozellikle Cuamrtesi'leri canli olur. Sekil sey kategorisine Soma Bookstation'i alabiliriz, guzel yerdir.

Gercek anlamda restoran ariyorsaniz Pishat ya da Shtepia e Vjeter; ya da biraz daha uzaktaki Liburnia iyidir.

Kofteler icin Sarajeva, daha salas takilmak isetseniz Qebaptore Gjakova, belki bi de Shaban Grill.

Ha bir de burek yiyecekseniz, Destan iyidir. Mama Mantia da balkan tarzi manti secenekleriyle epey basarili bir yer.
0
taurina
(21.11.25)
(4)

Pisuvar sorunları

michael_knight
1- Pisuvarı tutturamayıp yere sıçratanlar kimler? Nasıl başarıyorlar bunu? (Alkollü mekanlarda değil sadece, her türlü umumi tuvalette pisuvarın olduğu yerde yerde sular oluyor)2- Pisuvara neden bir şey atıyorsunuz? İlle atacaksanız yere atsanıza.
1- Pisuvarı tutturamayıp yere sıçratanlar kimler? Nasıl başarıyorlar bunu? (Alkollü mekanlarda değil sadece, her türlü umumi tuvalette pisuvarın olduğu yerde yerde sular oluyor)

2- Pisuvara neden bir şey atıyorsunuz? İlle atacaksanız yere atsanıza.
0
michael_knight
(19.11.25)
1 - Belki biraz nasil desem cahillikten olabilir.
2 - Bu ve bunun gibi bir suru konuda derinlemesine dusundukce bizde toplum bilincinin zayif oldugu kanaatine vardim. Bu toplum bilinci hic var miydi, sonradan mi kayboldu, devlet zorla kazandirmali miydi gibi sorulara cevap bulamiyorum.

Olumlu ornekler olarak degerlendirilen bati avrupa ulkelerine bakiyorum, mesela Hollanda olsun. 1960 yillarina ait bizim kamu spotlarina benzer videolar yapmislar. Tabii bir de kurallari eze eze uygulama yaklasimlari vardi muhtemelen, sonucta bugun gordugumuz duzen olusmus. Artik cok siki takip etmelerine gerek yok, ezici cogunluk bu gibi seylere dikkat ediyor. Kural fetisligi yapmak icin soylemiyorum, dogru yol bu mudur emin degilim.
+1
mbond
(19.11.25)
Eğitim sistemimiz çok kötü
Kamuda denetim yok, yere çöpünü atana ceza kesilmiyor bu ülkede
0
topkapiaksaray
(19.11.25)
maalesef her anlamda özensiz ve temiz olmayan bir toplumuz. sadece pisuvar değil, her yer çöp ve pislik içinde. dışarıda tuvalete gitmemeye çalışıyorum o yüzden
+3
sweetoffice
(19.11.25)
Erkek pisuvarlarına sinek çiziyorlarmış, buna rağmen tutturamıyorlarsa sıkıntı vardır (: Kadın tuvaletleri daha beter. Herkes alaturka tuvalete karşı ama alafranga tuvalete kıçını koyan da tanımadım. Millet alafranganın üstüne çömelmekten her yeri ıslatıp bırakıyor. Kadın tuvaletleri ağır idrar kokuyor bu sebeple.
0
alice in potatoland
(20.11.25)
(6)

Şişkinlik yapmayan makarna

naksidil
İtalya’da makarna yedik hiç şişkinlik yapmadı cümlelerinde geçen makarnaları Türkiye’de nerelerde nasıl bulabiliriz. Ulaşamaz mıyız? Marka olarak söylerseniz sevinirim.
İtalya’da makarna yedik hiç şişkinlik yapmadı cümlelerinde geçen makarnaları Türkiye’de nerelerde nasıl bulabiliriz. Ulaşamaz mıyız? Marka olarak söylerseniz sevinirim.
0
naksidil
(19.11.25)
Ben Barilla gibi olmayan daha az yaygin ama EU icinde genelde bulunan markalari denedim. Cok daha butik, fancy paketlerde satilan makarnalari da denedim. Cok da dikkat etmedim ama siskinlik anlaminda buyuk farklar hissedemedim, tadi biraz daha iyi gibi sanki.

Nereden buluruz sorusunun cevabi buyuk bir sehirdeyseniz basit, Macrocenter. Ornek olarak bir tane link atiyorum. Baska markalar da var.

www.macrocenter.com.tr
0
mbond
(19.11.25)
istanbul'daysanız zorlu eatly'de hem günlük kendi yapıtkları makarnalar var hem de ithal makarnalar. orda sorarsanız sizi doğru yönlendirirler. online satışı var mı bilmiyorum.
+1
awlmi
(19.11.25)
Şişkinlik yapmayan makarna beyaz undan olur. Ne kadar lif o kadar şişkinlik. Tam buğday unlu makarnalar şişkinlik yapar. Kullanılan yağ, sos, ne kadar piştiği de önemli. İtalyanlar aldente tercih eder, zeytinyağı kullanır.
-1
gnosis
(19.11.25)
theshortli.st
Şu listeye baktığımızda zaten kaliteli görülen çoğu makarnayı Türkiye'de bulamıyoruz. Hedefleyebileceğiniz markalar: La Molisana(favorim bu, macro'larda vardı), Rummo ve De Cecco.
0
montreal
(19.11.25)
@montreal’in listesindeki superior bazı makarnalar (afeltra ve rigorosa mesela) eataly’de var. Eataly +1
+1
eileengray
(19.11.25)
italya'ya çok giden ve sıklıkla makarna alıp deneyen birisi olarak benim market makarnası sıralamam şöyle;

garofalo
rummo
molisana

hepsi de macrocenter'da mevcut. hatta garofolo'da indirim olacaktı yakında.
0
delidir yakalayin
(19.11.25)
(7)

zehirlenen aile

exlibris
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.

bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
+1
exlibris
(18.11.25)
Sarı serum basıp gönderiyorlar
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
serum, mide yıkama vs. yapılıyor büyük oranda.
0
tchuck
(18.11.25)
Dogru mu bilmiyorum ama soyle bir yorum gordum. Belki de hastaneye gittiklerinde durumlari cok da kotu degildi, ama otelden bulasan birsey oldugu icin (belki), tekrar zehire maruz kalmis oldular ve artik olay bu noktaya kadar geldi.
+1
mbond
(18.11.25)
doktor ya da sağlık personeli değilim. bu gibi durumlarda bildiğim kadarıyla özellikle zehirlenme olduğu bilinmiyorsa belirtilere uygun en yaygın hastalık neyse onun tedavisi uygulanıyor. youtubeda chubbyemu kanalında buna benzer videolar var.
0
inheritance
(19.11.25)
Herkes tedaviye odaklanıyor ama burada esas sıkıntı oteldeki durumun yaşanmaması gerektiği. Tedavi denilen şey bir mucize değil çünkü. Panzehiri olan bir şey olsa bile panzehirin sizi kurtaracağının garantisi yok. Oteldeki durum ne ise, buduruma yola açan nedene dair daha sıkı tedbirlerin alınması gerekiyor.
0
dolantindr
(19.11.25)
otelde kaldıkları oda böceklere karşı ilaçlanmış, ondan olduğu düşünülüyormuş şu anda ve o böcek ilacının panzehiri yokmuş. ondan olduğu bilinse de sadece destek tedavi uygulanabilirmiş doğrudan bir çözümü yokmuş anladığım kadarı ile.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Doktor ve yakınları savunmaya geçmiş. Adalet olsa neler neler olurda iste. Adam muayene bile etmeden göz ucuyla bakıp x serum yapın x iğneyi vurun diye sallayıp geçiyor sonra da böyle oluyor işte.
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
(3)

arabamı ilana ne kadara koymalıyım ?

administ
citroen c3 2011 1.6VTI otomatik aracım var. 195000 Km de. Motor ve şanzımanında bir sorun yok. Ancak 2020 de ki dolu yağışından kaynaklı dolu göçükleri ve tamponlarında atmalar mevcut. bunları yaptırmadım beni rahatsız etmediği için. sağında solunda da çizikler vs ler var. onun dışında sol ön çamurl
citroen c3 2011 1.6VTI otomatik aracım var. 195000 Km de. Motor ve şanzımanında bir sorun yok. Ancak 2020 de ki dolu yağışından kaynaklı dolu göçükleri ve tamponlarında atmalar mevcut. bunları yaptırmadım beni rahatsız etmediği için. sağında solunda da çizikler vs ler var. onun dışında sol ön çamurluk ve sağ arka kapı benden önceki sahibinde serviste boyanmış. ağır hasar vs yok. Sahibinden com da en düşük 540 bin lira ilan var o da ağır hasar kayıtlı ama tertemiz boyası. Benim de bu arabayı hızlı satmam lazım. 520 ye ilana koysam 500 dip fiyat olsa makul mudur? yoksa az mı istiyorum? şu hemen sat şeklindeki fiyat alma siteleri 480bin lira önerdiler.
0
administ
(18.11.25)
Piyasasini bilmiyorum ama 480 bine trink alan bir yer varsa ve 500'e inmeyi goze aldiysaniz 20 bin icin sahsi olarak arac satma bunalimina girmeye degmez diye dusunuyorum. Tabii arac sizin, maddi durumunuzu siz bilirsiniz. Durum buysa bir yoklayin isterseniz ama 550 yazip 530 dip yapin mesela.
-1
mbond
(18.11.25)
480 verdilerse 550 yazıp şansını deneyebilirsin.
0
gercekdunya
(19.11.25)
480 diye kapıyı açarlar ama 450 den fazla vermezler. müşteri çekmek için ilk aşamada yüksek tutuyorlar.
0
since1907
(19.11.25)
(16)

Kiracımız 1 senedir 14 bine oturuyor. Emsal yeni kiralar 29-32 arası. Sizce hakkaniyetli yeni kirayı kaç yapmalıyız?

psmstc
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor. Sizce 25 bin çok mu? çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı? Teşekkürler.Edit:KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor.

Sizce 25 bin çok mu?

çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı?

Teşekkürler.

Edit:
KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
-8
psmstc
(17.11.25)
1 senedir oturuyorsa tüfe zammı neyse onunla ilerlenir. yani %40 gibi bir şey, 19.5K, hadi olsun 20K.
+3
awlmi
(17.11.25)
bir senedir oturuyor derken sanki senelerdir kiracıymış da düşük kira veriyormuş gibi bahsetmişsiniz. ilk kirası buymuş zaten. o zaman emsallerinden düşük mü verdiniz? hakkaniyet yasal oran neyse odur. ben kiracı olsam üstüne çıkmazdım. her sene her sene boş emsallerine göre kira artışı mı yapacak kiracı?
+3
elorelia
(17.11.25)
1 senelik kiracı piyasa fiyatından girmiştir diye düşünüyorum. Her sene emsal de şuymuş diyerek güncelleme yapamazsınız. Yıllık kira artış oranı ile ilerlemeniz gerekir. Ekim için %37,15 görünüyor, 19-20 bin TL ideal gibi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.11.25)
1 senelik kiracı için yeni kirayı hakkaniyetli kaç yapalım gibi bir durum yok. Kira ilişkisi karşılıklı bir sözleşme ilişkisidir, kira bedeli de mal sahiplerinin kafasına ya da kendi hakkaniyet anlayışına göre belirlediği bir şey değildir. Siz artış yapmazsınız Kiracı sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal oranda artırıp gönderir.
+2
dfn4
(17.11.25)
geldi yine bir aç gözlü. 1 senelik kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. hesaplama aşağıdadır.

Mevcut Kira Bedeli: 14.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Kasım 2025
TÜFE Kira Artış Oranı: %37,15 (Kasım 2025 döneminde yapılacak kira artışı için TÜİK'in Ekim 2025 TÜFE verisi kullanılmaktadır.)
Kira Artış Tutarı: 5.201,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 19.201,00 TL
+1
gercekdunya
(17.11.25)
Neden o ilk kira o kadar düşük?
Kusura bakmayın da hiçbir yerde son bir senede kiralar iki kat artmadı
+1
Cezcez
(17.11.25)
her sene emsal mi olmalı kira? öyle şey mi olur? enflasyon neyse onun yapıp geçecek.
0
jelly bear
(17.11.25)
Şöyle düşün; başka bir eve taşınacaksınız ve bir taşıma şirketiyle 20 bine anlaştınız. Tam taşınacağınız gün taşıma şirketi size diyor ki " valla bu bölgede şirketler 40'a taşıyor. Bizde hakkaniyet önemli, o yüzden ücret 30 bin"

Bunu diyen adama sizin vereceğiniz cevapla, bizim size vereceğimiz cevap aynı.
+6
thracia
(17.11.25)
Hayret boyle sorularda pek ev sahibi linc edilmezdi ama neyse. Neyse kanuni rakamlar soylenmis, o rakamlar korkunc kotu degil. Bence kanuni sinirda kalin gitsin derim, odemeler falan duzgunse. Zaten emsaller icin sahibinden'e bakiyorsaniz cok da guven olmaz.
-2
mbond
(17.11.25)
Ev alırken size devlet her sene etraftaki en yüksek kirayla senkronize edebilirsin, evden sürekli maksimum kar etmek zorundasın diye söz mü verdi?

Ev tıpkı borsa gibi bir yatırım aracıdır, değeri sürekli artmak zorunda değildir (artmaz da zaten), kirası da sürekli artmak zorunda değildir. Bir yerden sonra o kirayı verecek adam bulamaz, boş boş bakışırsınız evinizle. Veya yüksek kira ile gelen adam kirasını birkaç aya ödememeye başlar bu kez çıkarmakla, mahkemeyle uğraşır durursunuz senelerce. Etrafımda çokça böyle örnek var. Açgözlülük bir yerde yine size patlar dikkat edin.
+2
chicha_v2
(17.11.25)
belki 5 yıllık kiracıdır da son bir yıllık kirasını söylemiştir?
zaten emsal için mahkemeye verme şartı 5 yıl oturulmuş olması. 1 yıllık kiracıya amsal davası açamazsınız.
5 yıl oturuyorsa emsal kiranın %30 eksiğine ok demek mantıklı. emsal davası vakit alıyor (farkı alırsınız ama yine de reelde %20 den çok fark eder)
+4
kisa
(17.11.25)
emsal yeni kiralar da ileride hane gelirine oranla düşük kalacağı varsayımı ile kabul ediliyor. bunu baz almamalısınız. 18k optimum noktadır diyorum.
0
loch ness
(17.11.25)
Duyurunun dunyayi gezelim, ev almayalim diyen cocuklarina bakma sen. Tahliye taahhutnamesi bunun icin aliniyor. Emsal neyse emsalin bir tik alti yapilir. Odemezse cikartilir. Duygusallik kasan kitleye bakarsan ac kalirsin. Bosver onlari.
-6
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
şu an yapamazsınız. devletin belirlediği tefe-tüfe oranını yapacaksınız. eğer yapmazsanız kiracı da ödemezse elinizden bir şey gelmez. tefe-tüfe harici tamamen kiracınızın insiyatifinde üstüne arttırmak.

ev sahibi-kiracı ilişkiniz 5 yılı doldurduğunda kira tespit davası açarak yeniden değerleme yapabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(17.11.25)
duyuru sahibi editlemiş kiracı 4 yıllıkmış. bu sene 5. yılı doluyorsa emsal neyse %20 altında isteyin mahkemeye de verseniz aynı rakamlar çıkıyor genelde. ama 2 sene beklemiş oluyorsunuz
0
gercekdunya
(17.11.25)
"hakkaniyetli"

kime göre, neye göre? bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme çerçevesinde ticaret yapıyorsunuz. kasım 2025 kira artış oranı %37,15. yani kiracınızın vermekle mükellef olduğu maksimum rakam 19201.

rayiç belirleme davası ancak 5 yıl bitince olur.

ancak şunu yapabilirsiniz. "bu sene kirayı 25bin lira yapalım, ben de gelecek sene rayice yükseltme hakkımdan feragat edeyim, kanuni kira artış oranı neyse onu yaparız" dersiniz. kabul ederlerse ne ala, etmezlerse 19201 yatırırlar.
+2
co2s2
(17.11.25)
(3)

ucuz uçak bileti nasıl alınır

steve rogers
selamlar firmaların internet sitelerine girip en doğru hangi zamanda bilet alınır? bunun birkaç taktiği vardı. kasım 25i civarına bilet alacağım.
selamlar firmaların internet sitelerine girip en doğru hangi zamanda bilet alınır? bunun birkaç taktiği vardı. kasım 25i civarına bilet alacağım.
0
steve rogers
(13.11.25)
Gideceginiz yerlerin kampanyalari hakkinda mail almak icin kayit olabilirsiniz. Bunu da yapmadan fiyat alarmi kurulabiliyor olmasi lazim skyscanner uzerinden.

25 Kasim normal sartlarda pahali olacak bir tarih degil ama ozel bir durum vardir olur belli olmaz. Ben Kiwi.com kullaniyorum, eger pahali bir guzergahsa alternatifleri gormek icin epey iyi bir sistemi var.
0
mbond
(13.11.25)
direkt uçuş firmaların sitesinden değil de skyscanner mutlaka
0
chanandler bong
(13.11.25)
x tarihteki bir bilet için y ayının şu gününde bileti alırsanız mevzusu maalesef çok eski zamanların üfürmelerinden birisiydi. bunun sebebi şuna dayanıyor, herhangi bir rotada uçak bileti listelenebilmesi için fiyatların tanımlı olması gerekir havayolları da ilk başta dummy fiyatları afişe eder release yaklaştıkça fiyatlar reel fiyatlara yaklaşırdı. tabi bu süreçte satış sayıları da gözetilir ve bu doğrultuda satış sınıfları oluşturulurdu.

ama artık yapay zeka var, yılların verdiği uçuş ve frekans verileri var, var oğlu var. en güzeli alınabildiği kadar erken vakitte almaktır. çook büyük bir olay olmadığı sürece (örneğin uçaktaki bütün yolcuların bileti iade etmesi gibi) fiyatları düşmez aksine yükselir.
0
bravoteam
(13.11.25)
(20)

Duyuruya her gün giriyor musunuz

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(12.11.25)
Her gün bir çok defa.
İnstagram gibi arada dönüp baktığım bir yer haline geldi benim için
+4
kisa
(12.11.25)
Günde birkaç defa. İnternet büyük bir çöplüğe döndüğü için bakacak çok yer kalmadı. Sözlüğe bu kadar girmiyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
evet
+1
lemmiwinks
(12.11.25)
Evet maalesef, diger sosyal medya platformlarinda uzaklasmaya calisirken burayi aliskanlik haline getirdim. Makul olmayan siklikta gelip bakiyorum.
+1
mbond
(12.11.25)
Günde iki defa.
Sabah ve akşam aç karnına
+3
etna
(12.11.25)
Yıllar önce her gün birkaç defa giriyordum, her seferinde de yeni bir hareket oluyordu. Ama güncel olarak artık ne zaman aklıma gelirse sıklığında.
0
nwnd
(12.11.25)
mumkun oldukca evet, hatta soyle soyleyeyim: girdigim tek turkce site eksiduyuru. :))
0
arakaali
(12.11.25)
evet
0
sweetoffice
(12.11.25)
Hafta içi günde bir girip hızlıca cevaplayıp kaçıyorum. Hafta sonu değişiyor.
0
gabe h coud
(12.11.25)
haftasonu haric evet
0
cooperr
(12.11.25)
evet günde birkaç defa
0
black holes in the sky
(12.11.25)
dışarıda olmadığım hemen her akşam diyebilirim ki bu da %96 gibi bir şey oluyor.
0
late viper
(12.11.25)
Evet, daha çok telefondan giriyorum Twitter’da gündemi tükettikten sonra bakarım buraya da sık sık.
0
Dağcı
(12.11.25)
Evet.
0
diyecevaplandı
(12.11.25)
evet, her akşam mutlaka girerim. günde 1 net ama iş yerinde zaman olursa da bakıyorum.
0
MtKrt
(12.11.25)
Evet.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
günde bir kaç kez çoğu zaman, bir kaç dakika.
arada bir girmediğim olsa da çoğunlukla giriyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
haftaiçi neredeyse her gün. haftasonu arada bir.
0
inheritance
(13.11.25)
Her gün birkaç kez +1
0
peki madem
(13.11.25)
birkaç ay önce her gün onlarca kez giriyordum. Şimdi gün içinde aklıma gelince giriyorum. Bazen hiç girmediğim de oluyor
0
nundu
(13.11.25)
(10)

Ankara'daki tabela olayı

yazar yazmaz yazan yazar
Niye bu tabelaya asılıyorlar? hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar? nasıl başladı bu olay? insanların popüler kültür uğruna, mantık aramaksızın anasını babasını bile kesecek duruma gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Niye bu tabelaya asılıyorlar? hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar? nasıl başladı bu olay?

insanların popüler kültür uğruna, mantık aramaksızın anasını babasını bile kesecek duruma gelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.11.25)
Ankarada zaten yapacak pek bir şey yok. Ekonomik kriz ile ülkenin gençlerinin iflakını kestiler . Bu kuşak önceki kuşaklar gibi degil
sosyal medyadan yaşıtlarını görüyorlar. Avrupadaki yaşıtları dünyayı geziyor her şeye kolay erişebiliyor Bizim gariban gençler de böyle masrafsız işler peşinde kafalarını dagıtıyorlar. Hepsi bu. oraya salak yazan tabela koysalar altına da aşagısını gösteren ok koysalar altına gelip yine fotograf çekinirler.
+1
limonlu eksi
(12.11.25)
"niye asılıyorlar?" -şu an popüler kültür o olduğu için. ankara'yı çok severim şahsen ama istanbul veya izmir cazibesi olan bir yer mi? hayır. böyle bir trende ev sahipliği yapabilir anca.

"hatta asılmak için 100 metrelik kuyrukta bekliyorlar?" -trend uğruna mantığın bedenleri terk etmesi olayı.

"nasıl başladı bu olay?" -yanlış hatırlamıyorsam bir tane kadın yapmıştı, sıra dışı görünmeye çalışan ama oldukça sıradan bir kadındı. ondan sonra patlayıp gitti.


tiktok kanseri (hiçbir zaman kullanıcısı olmamama rağmen instagram'a veya twitter'a düşmesi sebebiyle kaçamıyorsunuz da) ülkenin aklını ve zekasını öyle esir aldı ki herhalde en masumları (ama devlet malına zarar vermeleri yine de çirkin bir şey) bu tabelaya asılma mevzusudur. sosyal medya iletişim ve vakit öldürme açısından süper bir yer olsa da en büyük kötülüğü insana hep bir şeylerden geri kalmış, sıkıcı hayat yaşayan biriymişsin gibi bir düşünce empoze ederek yapıyor.
0
m e b
(12.11.25)
3 gün sonra popüleritesini kaybolacak zaten bırak takılsınlar
0
koela
(12.11.25)
tabela kennedy caddesi'nde. meşhur tunalı-kızılay arası yürünen yolda. uzun süredir bu yolun romantizmi yapılır, sözlükte de uzun süredir başlığı mevcut. tunalı 7. cadde'yle birlikte gençlerin en çok vakit geçirdiği yerlerden biri. tabela orada olunca herhangi bir yerdeki tabelaya göre çabuk yayıldı olay. mevzu bana da saçma geliyor ama popüler kültürün başka bir çıktısı sadece, bu olay özelinde uzun uzun düşünmeye gerek yok.
0
black holes in the sky
(12.11.25)
sen yapar mısın ? yapmazsın, ama bir başkası yapıyor ve bundan mutlu oluyorsa, keyif alıyorsa ve başkasına zararı yoksa; sorun yok. sosyal medya olmasa günde 1-2 kişi gelir bunu yapardı ancak, orası ayrı bir konu.
+1
sweetoffice
(12.11.25)
Medeniyetten nasibini almamış vandal zihinli insanların yaptığı bi aktivite, dışarıdan baksan insan dersin ama topluma ait bir mala zarar verip mutlu olmaktan geri kalamaz.
0
kizil karga
(12.11.25)
ne tabelası, link atın pls
0
deartheodosia
(12.11.25)
Ben de anlamamistim ve link bekliyordum iyi ki soylediniz. Eksi'de basligi acilmis, videoyu izledim ve hala neler oldugunu anlayamadim.

x.com
0
mbond
(12.11.25)
Olm ben bunu yapay zeka sanmıştım bu kadar da anlamsız bir şey olmaz heralde birileri yine insanları kekliyor tadında :))

Gerçek olması enteresanmis ya
0
makbur
(12.11.25)
Bizim zamanımızda da neden bu gençler kafa sallıyor saç uzatıyor deniyordu.(rokçılara). Dönemsel trendler değişiyor ama daha zekasızca oluyor bu. Bence rockçıların ıqsu bu salaklarınkinden 10 kat daha yüksektir. Trend muabbeti her zaman vardı. Bu instagram çıktıktan sonra insanlar trendlere daha fazla uymak istiyor. Kendini eksik hissetme duygusuda böyle gerizekalı hareketler yaratıyor.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(5)

sosyal medya yorumlarindaki tuhaflik

buenosdias
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı dü
son zamanlarda dikkatimi çeken bişi var. siyadi, toplumsal olaylarla ilgili paylaşılan video, fotograf, vs..lerin altinda en ilk sirada insanın sinir uclariyla oynayan yorumlar oluyor. son 1,2 senedir bu durum var. sizin de dikkatinizi cekti mi? sırf bu yüzden sosyal medyayi hayatımdan çıkartmayı düşünüyorum. hadi platformlar ruhsuz da sırf etkilesim için bu tarz takilan bir suru oe var. siz de farkettiniz mi?

ornek:
x.com
0
buenosdias
(10.11.25)
Linkte öyle bir yorum göremedim ama bu Twitter'da standart oldu artık. Özellikle mavi tık alanların yorumlari en üstte olduğu için o şekilde yorum yapıp gelen cevaplara dava açarak geciniyor diyenler vardı ilgili olabilir. Onun dışında etkileşim için o yanıtlar tabi.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
ben de bugün aynı şeyi düşünüyordum tam. mesela facebookta bir haber var güvenlik görevlisi uyardığı gençler tarafından bıçaklanıp öldürülmüş, yorumlar "sen ne karışıyorsun" , "kendine de yazık ettin gençlere de", ya da instagramda trafik kamerası görüntüsü paylaşılmış, alenen kaynak yapanlar, ters yönden gelip üstüne kavga çıkaranlar vs. bunlara da "sen de yavaş gitme kaynak yapar tabii" vs gibi yorumlar oluyor hem de sürekli oluyor neredeyse her videoda oluyor.
0
n62
(10.11.25)
Ben de boyle hissediyorum ve gercekten birakmak gerekiyor diye dusunuyorum. Sebebini bilmiyorum ama tahminim su; biz cevap vermiyor bile olsak o tarz yorumlar dikkatimizi cekiyor ve bir sekilde siteyle etkilesimi artiyor ve bunu o yorumda uzun sure kalmamizdan vs tespit ediyorlar. Bunlar da etkilesimin onemli oldugu platformlar oldugundan bu tur yorumlar on plana cikiyor. Tabii baska birinin hesabindan falan kontrol etmekte fayda var, belki de o kadar komplo teorisi havasi kokan seyler degildir.
0
mbond
(10.11.25)
ben sosyal medyaya girince köpek kovalamış gibi strese giriyorum, kötü hissediyorum. bazen kalp ritmim değişiyor. abartmıyorum, tam olarak bu. kaldıki 20 yıldan fazladır internetle iç içeyim.

birden fazla sebebi var bahsettiğiniz durumun;
* insanlar etkileşim almak istiyor. linçlense bile bundan memnun kalıyor, takipçi oluşturuyor,
* kendilerine küfür ettirip dava açanlar varmış, sayıları az değilmiş.
* fazla etkileşim alanlar üste çıkıyor, üste çıkınca daha çok görünür oluyor. klasik sosyal medya algoritması.

iyi şeylere yer yok sosyal medyada, onların pahası değeri yok çünkü.

ekleme: ağustos-ekim arasında 2-3 aylık bir dönemde eksisozluk ve duyuru dahil tüm sosyal medyadan elimi çektim. hatta gündemi bile pek nadir takip ettim. valla çok rahattım. anne-babanın sürekli kavga ettiği evdeki küçük çocuğun gerginliğini yaşıyordum sürekli. bunlar geçti gitti. özel araçlar kullanmaksızın sosyal medyayı kullanmak akıl karı değil.
(özel araçlar kısmını açayım; twitter, instragram, reddit hatta bir çok sosyal medya platformunun app'lerini kullanmıyorum. kulllanacağım zaman bilgisayardan tarayıcıdan bakıyorum. reels'leri, önerileri şunları bunları silen eklentiler var. bu eklentiler ile dikkatimi çekecek ve daha fazla içeride tutacak içerikleri engelliyorum. girip 3-5 dakika ne olmuş diye merakımı giderip çıkıyorum. app'leri kullanırsam kancaya takılıyorum ve saatlerce o girdapta farkına varmadan duruyorum. bu herkes için böyle.)
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bu durum son 1-2 seneyle sınırlı değil ne yazık ki. Yıllardır var. Sözlükte de var, diğer sosyal mecralarda da.

Ancak durumun en vahim olduğu yer sanırım X. Bunun anlaşılır bir tarafı var: “Etkileşim” denen saçmalığı öne çıkaran “algoritma” denen zırva.

Doğru düzgün güzel şeyler yazdığınız zaman buna katılan insanlar bu yazılanlara haliyle tepki vermiyor zira zaten katılıyor. Ayrıştırıcı provokatif yazılar ise tepki aldığı ve sosyal medya mecraları bu mesajları öne çıkardığı için sosyal medyada görünür olmak isteyenler provokatif söylemlere yöneliyorlar.

Ben akıl sağlığımı korumak için X kullanmıyorum, yani hesabım var ancak hiçbir şey yazmıyorum. Yazmaya kalkarsam neredeyse herkesi engellemem gerekir.

Sözlüğü daha aktif kullanıyorum ve sürekli birilerini engelliyorum. Birini engellemem için bana hakaret etmesine gerek yol, kendimce en ufak falsosunu görmem engellemem için yeterli. Tabi bu listenin başında milletin sinir uçlarıyla oynayıp kendine küfredilmesinden mazoşistçe keyif alan troller var. Gördüğüm tüm trolleri engelliyorum. Tabi bu mahlukatların üreme hızı benim engelleme hızımdan daima çok daha fazla ama yapacak bir şey yok, kararlılıkla engellemeye devam ediyorum.

Bu mahlukatlarla yapılacak mücadelede iki önemli şey var:

1. Asla cevap vermemek. Trole küfretmek küfredene değil, trole yarar. “Don’t feed the troll” söylemi her durumda geçerlidir. Trole küfretmek trolün talep sahasını genişleteceği gibi, görünürlüğünü de arttırır.

2. Engellemek. Trol hedeflediği etkileşimi alamazsa, soğuk suya temas eden taşak gibi büzüşür ve süner. Bu hayasızlara aradıkları üreme ortamını vermemek, düşünmeden engellemek gerekir.
0
10551037
(10.11.25)
(10)

erkekler vucut kıllarını nasıl almalı?

duyurukullanıcısı
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsınc- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecekd- madem aldın komple temizlen. tüm vucutbirde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.
b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsın
c- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecek
d- madem aldın komple temizlen. tüm vucut

birde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.25)
vücut fitse kemer üstü komple alınsın, bacaklar da bir miktar seyreltilsin.
ama vücut çok fit değil göbek meme falan yağlıysa hiç dokunulmasın en azından kamufle eder.
almak için en iyisi lazer epilasyon. diğer yönetmler daha fazla çıkartır, sakal gibi her hafta almak zorunda kalırsınız.
0
joooper
(10.11.25)
ben sırt, ense, omuz, kol üstünü alıyorum. göbekli olduğum için ön tarafı bırakıyorum.
kol ve bacaklar aşırı yoğun olmadığı için onlara da dokunmuyorum.
en iyi tercih folyo traş makineleri özellikle philips bodygroom 3000 ve benzerleri. ben yıllardır bunu kullanıyorum. kasık ve testis bölgesini de çekme yapmadan sorunsuz traş ediyor.
kestikçe gür/kalın çıkar tamamen şehir efsanesi.
0
my fault
(10.11.25)
Joper'ın dediği gibi fit vücutlu birinin alması bence sıkıntısız ama götlü göbekli biri aldığında Kybele gibi oluyor.
+1
kizil karga
(10.11.25)
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir. (Dalga cevresi ve koltuk alti haric)
+2
mbond
(10.11.25)
buna bayanlar cevap versin. ama ben bir erkek olarak şunu diyim: bir yer alınmış bir yer alınmamış o zaman bülbül yuvası gibi duruyor hoş değil. git lazere yat kıçından alnına kadar aldır, jiletle falan uğraşma.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kıl almakla kim ugrasacak kanka. sirtinda yoksa koltuk alti ve pipi çevresi kâfi.
kıl almakla ugrasacagin vakitte git 2 spor yap daha iyi görünmek istiyorsan.
+1
arkadakiadam
(10.11.25)
eskiden a grubundaydım.

covid'den sonra bir süre nabzım falan dengesizleşmişti, o sıralar kardiyolojiye gidiyordum sık sık. çam ve sakura'da doktor arkadaşım vardı o ilgileniyordu her şeyimle, bir gün sana eforlu ekg de yaptıralım dedi. randevu verirlerken "gelirken mutlaka göğüs kıllarınızı kesin kıl varsa işlemi yapmıyoruz" dediler :) o gün üst gövdeyi bir kestim, oh be dünya varmış dedim. hijyen olarak da daha iyi oluyor. ayrıca sporla ilgileniyorsan kasların falan çok belirginleşiyor :)

o gün bugündür çok sık olmasa da üst gövde -sırt göğüs omuz hatta üst arka kollar- kıllarımı kesiyorum.

normal traş makinesiyle kesiyorum. jiletle kesince gür çıkıyor algısı da efsaneymiş bu arada, ilk 2 sefer jiletle kestim normal çıktı sonrasında. makine ile daha kolay oluyor ama.

yalnız bacak kıllarımı kesmem. kesene bir şey demem tabii de
0
makbur
(10.11.25)
Ya bu jiletle alırsan gürleşir olayı tabii efsane öyle bir şey yok ama jilet tahrişe açık bir yöntem, bir de nedense jiletle alındığında çok daha fazla batığa neden oluyor bunlar ekstra dertler, o nedenle makine kesimi bayağı sağlıklı.
0
kizil karga
(10.11.25)
B.
"killi erkek merhametli olur" - A. Einstein
+1
cooperr
(11.11.25)
Etek bölgesi, kol altları, ense, kulaklar, burun delikleri alınmalı.

Saç/sakal/bıyık opsiyonel.

Göğüs, kol, bacak, el ve ayağa dokunmamak lazım.

Sırta bir şey demiyorum. Alınmasa daha iyi bence.

Kaş arası hadi tamam da, onun dışı kaşa dokunmamalı.

Benim görüş bu şekilde.
0
yadigar
(11.11.25)
(8)

Hiç Yemediğiniz Yöresel Yemekler

auroraaurora
Çılbır sorusundan aklıma geldi. Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
Çılbır sorusundan aklıma geldi.
Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?

Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
+1
auroraaurora
(10.11.25)
-soğanlı yumurta

-domatesli pilav

-kuru fasulyeli lahana

-kuşkonmaz

para versen yemem. memleket gastamonu.
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
Mendek diye bir bitkiden corba yapiyorlar. Allah affetsin korkunc.
Karalahana corbasini da sevmiyorum ama mesela onun Gumushane usulu yapilani gene fena degil.
Tursu iceren yemekler,
0
mbond
(10.11.25)
Şırdan, beyin, göz

Bunlar tam anlamıyla yemek sayılmaz, ama bunları yemedim ve yemem de.
+2
VIPCH
(10.11.25)
Şu popüler Antep yemeği, etli çorba mı ne, adı aklıma gelmedi
-2
arbre
(10.11.25)
Mumbar dolması
Hangi yörenin bilmiyorum ama hiç çekici gelmiyor.

Karadeniz mutfağından kara lahanayla yapılan şeyleri yemem (dolma hariç).
0
mutekebbir
(10.11.25)
yozgatlıların çok sevdiği, bağımsız ülke olsalar adeta bir milli gurur nesnesi yapacakları ''arabaşı'' denen garabet. biz de iç anadoluluyuz ama bereket şehrimizde bu yiyeceği yapan da yiyen de görmedik. bir komşumuz bir kere bunu yapıp büyük bir gururla getirmişti bir tencere (ki öyle şuna buna ıyy yiyemem diyen kıl kuyruk hassas tiplerden değilim, hatta eminim çocuğunuza göre midesiz kategorisindeyimdir ama) bir kaşık bile almak içimden gelmemişti. yani benim kafamda sadece kıtlık zamanı ölmemek için yenecek şeyler diye kategorize ettiğim bir liste vardır. onun en tepesinde arabaşı var anadolu yöresel yemekleri içinde.
0
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
Hocam bahsettiğiniz kiraz yaprağı sarması efsanevi bir lezzettir. Karamelize soğan, erik ekşisi, tereyağı, kiraz yaprağı, yoğurt gibi malzemeler bulgura öyle bir dengeli ve zengin bir lezzet veriyor ki... Vedat Milor Malatya'ya geldiğinde iki ayrı yerde yedi ve neredeyse ağlayacaktı. Sonrasında kaç farklı yerde anlattı. Görüntüsü pek albenili değil, kabul. Hatta bazı Malatyalılar "bulamaç köftesi" der o yüzden. Ama müstesna bir tadı var. Mevsimine göre dut, ayva ve fasulye yaprağıyla da yapılır ama en makbulü kiraz yaprağıyla yapılanıdır. Tahmin ettiğiniz kadar ağır bir yemek değil. Zengin ve dengeli bir lezzeti var.

Soruya cevap olarak da, duyup da yemediğim/tatmadığım yöresel yemek çok azdır. Aklıma bir tek mutancana geliyor. Onu da rastgele bir yerde yemek istemiyorum. Riskli bir tarif çünkü.
+1
yadigar
(11.11.25)
Soru sahibi nefret ettiğiniz yiyecekler diye bir soru mu sormuş? Denemediğiz yöresel yemekleri sormuş. Türkiye'de okuduğunu anlama oranının yerlerde olmasına güzel bir örnek olmuş bu soru:d

Keşkek benim de listemde ama nerede bulur yerim bilmiyorum ben de çok merak ediyorum.
-1
sadakatsiz
(11.11.25)
(11)

çılbır

exlibris
kahvaltıda mı yersiniz?diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?çılbırdan nefret mi edersiniz?kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
kahvaltıda mı yersiniz?
diğer öğünlerde meze gibi ortaya mı koyarsınız?
kahvaltıda yiyorsanız yoğurduna sarımsak koyar mısınız?
çılbırdan nefret mi edersiniz?

kahvaltıda günde bir yumurta yerim, omlet ya da haşlama şeklinde, çılbır denemek istiyorum yarın. yorumlarınızı alayım...
-1
exlibris
(10.11.25)
Kahvaltıda yenmez bence o, çayın yanında.

Sarımsağı da sonrasında dışarı çıkmayacağımdan emin olduğum akşam yemekleri dışında asla yemem.
0
Mirket
(10.11.25)
Çılbır bana göre bir ana yemek. O yüzden günün kalanında dışarı çıkmayacaksam eğer öğlen tüketiyorum haricinde hep akşam yemeklerinde tercih etmişimdir. Kahvaltı için değişik bir şey arıyorsanız ispanyol omletini tavsiye edebilirim. Patatesli yumurtanın soğanlı olan versiyonu diyebiliriz. Soğanlar piştiği için koku vs rahatsızlığınız da olmaz.

Bu arada naçizane bir tavsiye yoğurdu çok çok az benmari usulü ısıtıp yumurtaları üzerine öyle eklerseniz yemesi daha keyifli oluyor. Aksi halde yoğurdun soğukluğundan yumurtanın kıvamı çok çirkinleşiyor. En azından benim için.
0
mermaidd
(10.11.25)
Sabah erken kahvaltı yapıyorsam istemem ama öğlenden itibaren her öğün yiyebilirim.
0
mutekebbir
(10.11.25)
bana tam olarak bir yaz öğlen yemeği gibi geliyor çılbır hafif ve soğuk olmasıyla. mezelik bir şey değil kesin olarak başlı başına bir yemek bir şeylerin yanında iyi gidecek bir şey değil bence. yani şöyle yarım yemeklerin vardır az az doymak için bir de çılbır yapayım dersin o ayrı ama yemeğin yanına özellikle çılbır yapıp bir menü oluşturmazsın. kahvaltıda hiç yemedim peynir kaymak süt varken yoğurtlu bir yemek pek tüketesim gelmez ama yenmez de değil tabi özellikle kahvaltıda süt ürünleri pek tüketmeyen biriysen. çok aç değilsen akşam da yenir ama akşam genellikle en önemsediğim şey doyuruculuk oluyor.
0
semaforo de medianoche
(10.11.25)
yumurtanın yemeyi sevdiğim nadir formlarından biri olduğu için ben oldukça severim. yazılanın aksine daha çok brunch ya da kahvaltı olarak tüketirim. yaşadığım ülkede de böyle tüketiliyor, alışkanlık oldu sanırım. akşam yemeği olarak tercih etmem. çiğ sarımsak yerine de kurutulmuş kıtır sarımsak olabilir. sarımsaksız yiyorum daha çok.
0
eileengray
(10.11.25)
ben çok severim ancak bence kahvaltılık değil, sarımsaksız aynı lezzeti veremez diye düşünüyorum :)
evde yemek olmadığında akşam için kurtarıcı daha çok benim için
0
ao12
(10.11.25)
kahvaltıda yemem.
sarımsakla yemem. düz yoğurtla yerim.
öğle-akşam yemeği ok.
çok severim, hafif ve lezzetli. gayet sağlıklık bir yemek.
0
false pretension
(10.11.25)
Rahmetli dedem oglenleri yerdi bunu. Gun ortasi yemegidir.
0
warrior princess
(10.11.25)
Kahvalti disindaki zamanlarda yerim. Baska bir yemegin yaninda olmasini tercih ederim. Cilbirla ilk kez askerde karsilastim, tabii bilinen usulden cok farklidir. Yogurdun icinde yumurta olmasi basli basina garip bir konsept gibi geldi ama denedim hosuma gitti. Sonradan kendim de yaptim birkac kez iyi gidiyor.
0
mbond
(10.11.25)
kahvaltıda çok sevmem, ama haftasonu filan geç kahvaltı olacaksa olabilir. onun dışında öğlen de yediğim çok oldu akşam da :) çok severim kendilerini. sarımsaklı çok güzel olduğu için dikkat etmek gerekiyor :)
+1
sweetoffice
(10.11.25)
kahvaltı değil de biz akşam yemeğinde meze gibi yeriz
0
ihsanlı
(10.11.25)
(5)

çanakkale'de bu arsa ucuz mu, neden ucuz

biseysorcaktim
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.açıklamaya demişler ki;Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanırYerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırındaAltyapı: el
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.
metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.

açıklamaya demişler ki;
Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanır
Yerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırında
Altyapı: elektrik ve su şebekeden alınabilr
Küçük ev (tiny house) veya ruhsatlı karavan yerleştirilebilir (konut yapılamaz diye anlıyorum)
Yol bağlantısı kadastral kayıtlarda mevcut
Tüm alan verimli, kullanılamayan bölüm yok
Bölge ortalamasının altında fiyat
Değer artışı potansiyeli taşıyor

130metrekare olması mı?
yapı ruhsatı olmaması mı
hobi bahçesi diye belirtilmesi mi?

bu bahçe ne amaçla kullanılır, 200bin civarına satılıyor.
tüm yıl yaşamak için değilse de, şehirden kaçıp ayda bir kaç gün geçirmek için kullanılabilir mi
0
biseysorcaktim
(06.11.25)
Link yok haberiniz olsun. Bu tarz arsalar pek para etmiyor nedense, basinda durulmazsa bir sorun olur mu bilmiyorum ama bence almak mantikli, genel anlamda soyluyorum. Bilecik'de falan da arsa paylasimlari goruyorum, para degil. Bir ara guney marmarada bazi yerler icin arsa bedavaydi falan diyorlardi, simdi uctu falan, buralarda da ayni sey olabilir uzun vadede.
0
mbond
(06.11.25)
cok emin olmamakla birlikte hobi bahceleri su an tehlikede diye biliyorum.

(bkz: hobi bahçelerinin yıkılması kanun teklifi)
0
Sour
(06.11.25)
Çanakkale’de arsa mı arıyorsunuz?
0
suicides underground
(06.11.25)
çanakkale merkeze 5km uzaklıktan sonrası dağ başıdır. 40 km dediğiniz çanakkale şartlarında başka bir gezegen demek.

imar olmayan yerde elektrik ve suyu şebekeden alabilirsiniz demek, aradaki 100 metrede henüz bir altyapı olmadığını ifade eder. kadastroda yol bağlantısı var demek, şu anda yol yok demek. tiny House / karavan konulabilir demek, yarın belediyenin gelip birader sen yapıyorsun al bu tiny house'u buradan deme riski var demektir. (bazı belediyeler kendi arazin bile olsa tiny House / karavan meselesine gıcık oluyorlar)

zaten 130 metrekare tarla. kaç para olmasını istiyorsunuz?
+2
co2s2
(06.11.25)
Bizim oralarda (Trakya taraflari) arsanin basinda durmazsan bir bakmissin bir konargöcer barakasini dikmis, senin arsani sürüyor, üstünde yasiyor, sen mahkeme mahkeme gezip tahliye ve arsanin temizlenmesi icin ugrasiyorsun. Istanbullu'ya genelde Trakya cok cazip gözükür, sonra kacmanin bin türlü yolunu ararlar. 130 m2 arsa olmaz ayrica. Cok ufak degil mi?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.11.25)
(7)

Rooibos çayı deneyen var mı?

runaway
Kafeini tamamen bırakmak istiyorum ama çay ve kahve yerine ne koyacağımı bulamıyorum. Rooibos çayında kafein yok diye okudum. Lezzet olarak nasıl bu çay deneyen var mı?
Kafeini tamamen bırakmak istiyorum ama çay ve kahve yerine ne koyacağımı bulamıyorum. Rooibos çayında kafein yok diye okudum. Lezzet olarak nasıl bu çay deneyen var mı?
-1
runaway
(05.11.25)
en sevdiğim çaydır. 90 yıllardan beri içerim. benim aldıklarım hep rooibos vanilya oluyor. benim çok hoşuma gidiyor. vanilyamsı tatlı bir aroması var.
0
Fodera
(05.11.25)
Rooibos vanilla şekerli tadı çok lezzetli. Ama bitki çaylarını da günde 2 bardaktan fazla tüketmeyin.
0
pembediken
(05.11.25)
Bu aralar pek icmiyorum ama bir ara duzenli iciyordum. Benim hosuma gidiyordu tadi, yazin yorulup eve gelince de iyi akiyordu.
0
mbond
(05.11.25)
yazın soğuk içiyordum ama pek bulunmuyor. doğadan'ın poşet versiyonundan içiyorum indirime girdikçe alıyorum.
0
elektr10
(05.11.25)
Cok sevmiyorum ama kafeini birakmak icin birebir cozumlerden biri, digeri burada onermistim hindiba kahvvesi, biri kahve tadinda digeri de rooibos siyah caya benziyor bence, ikisi de tam alternatif
0
kassiopeia
(05.11.25)
en sevmediğim çaydır. fazla aromalı.
0
chanandler bong
(05.11.25)
Doğadan demlik poşet olanından aldım. Müthiş lezzetli. Normal çay bunun yanında amelelik ve midesizlik.
0
🌸runaway
(05.11.25)
(12)

İşyerine bağlılık hissediyor musunuz?

Sadece soruyorum
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum. siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
Beni bugün işten atsalar sanki hiç üzülmezmişim gibime geliyo, oh bana da değişiklik oldu derim, 1 ay boş durup sonra yine iş bulurum gibi hissediyorum.

siz de böyle misiniz yoksa işimi kaybedersem üzülürüm zira zaten zor elde ettim, gibi mi düşünüyorsunuz?
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
inanılmaz niş bir iş yapıyorum. türkiye'de bu işi yapan 2 firma var. birinden çıktım, şimdi diğerindeyim. buradan çıkarsam işsiz kalırım.
0
co2s2
(04.11.25)
baglilik hissetmiyorum ama isten cikarilsam uzulurum. hem yeni is bulmam zor olur, hem vizemin devam etmesi icin is bulmam gerektiginden baski olur (turkiye'ye zorunlu donus riski), hem de istenmedigim icin zaten uzulurum.
0
lemmiwinks
(04.11.25)
Pek baglilik hissetmiyorum. Isten cikarilsam finansal olarak sikinti olur ve hayat degistirecek tarzda degisikliklere mecbur kalabilirim. Ancak bir yandan da icten ice "oh bana da değişiklik oldu" da derim.

Gecmiste farkli sirketlerde kismen daha fazla baglilik hissettim. Bana verilen degerin durumuna bagli olarak degisti bu hisler. Su an calistigim yeri ozellikle sevmedigim icin boyle biraz.
0
mbond
(04.11.25)
bulunduğum yerlere, yanında vakit geçirdiğim kişilere aptalca insani bir aidiyet duygusu besliyorum, buna çalıştığım yerler de dahil. ama işimi/iş yerini çok sevdiğimden değil bu. bundan önceki iki yerde de ayrılıyorum diye üzülmüşlerdi ama sebebi "semer vuracak başka birini zor bulacağız, keşke gitmesen"di muhtemelen. beni çıkarsalar "oh be, buradan ayrılmam kolaylaştı" derim ve ayrılık öncesi konuşmalar, ikna edilme gibi psikolojik manipülatif sahnelere yaşanmadığı için sevinirim bile.
0
m e b
(04.11.25)
Evet. Şirketle ilişkim win-win oldu, çalıştığım ofisteki insanlar oldukça iyi. Ek olarak sektörü seviyorum (data centerlar ile alakali).
Ama bazen canım yeni üretim, yeni sektör, yeni şirket kültürü görmek istiyor.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Normalde işine bağlı bir tipim ama şu an çalıştığım yere bağlılık duyuyor muyum çıktığımda üzüntüden çok rahatlama mı hissederim bilmiyorum.
Bazen kovun beni diye ayrı ayrı tüm ortakları darlıyorum ama hiçbir konuda anlaşamayan üç ortağın anlaştığı tek nokta benim burada olmam gerektiği.
İki tanesine istifa da sundum onu da görmemezlikten geldiler böyle de profesyonel bir ortam :)
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 aydir issizim. 11 yildir ayni yerde iyi paraya iyi bir sirkette calisiyordum. ama su an o gunlere baktigimda kusasim geliyor. birdaha hicbir isyerinde hicbir guc beni calistiramaz. biz aileyiz, dostuz vs.. hepsi hikaye insan cikinca anliyor nasil sacmaliklara katlandigini.
0
buenosdias
(04.11.25)
Bağlılık hissetmek istiyorum.

İlk kez çalıştığım firma ve sene sonunda 11.senem bitecek. Çok iyi ve güzel insanlar tanıdım. Bugün geldiğim, evirildiğim ve gelişimimde katkıları çoktur. Kendilerine vefa borcumu ödemeyemem.

Diğer taraftan pandemi sonrası şirketteki personel kalitesi çok düştü. O kadar kafasızlar ki simülasyondayım sanıyorum ara ara.

Sırf pandemi öncesinindeki halin hatrına bağlılık hissetmek istiyorum.
0
put it in your appropriate place
(04.11.25)
Bağlılık hissi yok. Doğrudan bir mesleğim olmadığından yani bir şey olursa kolay iş bulamam. Farklı birçok etkeni göz önünde bulundurarak işimi devam ettiriyorum.
0
pembediken
(05.11.25)
zorunlu bir bağlılık. iş bulmak zor ve maaşsız kalmak zor. zengin değilim. ailem de değil.
0
art cat chocolate
(05.11.25)
işyerine değil de ekip arkadaşlarıma bağlılık hissediyorum, toksik bir ortamımız yok çok, 5 yıl oldu birlikte işe girdik neredeyse o zamandan beri birlikte çalışıyoruz muhtemelen aramızdaki kimse işten ayrılmaya da pek bu sebeple cesaret edemiyor, aslında buna müdürümüz de dahildi severdik kendisini ama kovuldu maalesef (alkol sorunu vardı bilmediğimiz bir ortamda işe yansıtmış), şimdi yeni müdürümüz biraz kalas biri o sebeple ortam soğudu yalan yok. yani şimdi kovulsam yeni başlayacağım yerde mobbing yer miyim, zorlarlar mı gibi konular baş ağrıtıcı. işimi de yıllardır öğrendiğim için gözüm kapalı yapıyorum mesela.
0
barisa
(05.11.25)
10-15 senelik elemanlari gozumun onunde 10dk icinde kapi disina koyduklarini gordum.
aidiyet sifir o yuzden..
0
cooperr
(05.11.25)
(5)

web sitesi veri tabanında function, trigger, index, join kullanımı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
öyle ya da böyle lazım oluyor mu yoksa bir defa yapılıp bir daha yüzüne bakılmayan şeyler oldukları için sadece nerdlerin kullandıkları şeyler mi?
öyle ya da böyle lazım oluyor mu yoksa bir defa yapılıp bir daha yüzüne bakılmayan şeyler oldukları için sadece nerdlerin kullandıkları şeyler mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Objektif bir gorus degil ama data buyukse index onemli olabilir. Join olmadan yasanabilir sanirim ama lazim olma ihtimali de yuksek, digerleri olmasa da olur.
+1
mbond
(04.11.25)
index ve joinsiz bir sistem yapman mümkün değil.

trigger işini çoğu zaman veritabanı yerine, backende itelerlerler. function da aynı şekild.e

ama çok derin yapılarda o ikisi de mecburi hale gelebilir.
+1
tchuck
(04.11.25)
hangi web sitesi olduguna bagli. ornegin "google" da kullanici bakis acisindan bir web sitesi.

kisaca hangi urun olursa olsun data yogun bir yazilimsa kullanilmak zorunda. yada ornegin eksiduyuruda da kullaniliyordur zorunlu olarak.
+1
emrahday
(04.11.25)
Functions: çok çok şart değil ama diğelim komplex bir grup tabloyu joinliyorsunuz ve filitreliyorsunuz. bunu her seferinde tekrar tekrar yazmak yerine functiona gömerseniz arka fonda ne olduğunu bilmek zorunda olmadan sonuç aldığınız için işiniz uzun vadade kolaylaşır.

Triggers: diyelim bir kullanıcı ve bir kullanıcının sattığı ürünler tablolarınız var, kullanıcının silinmesi durumunda tüm sattığı ürünlerinde silinmesini istiyorsunuz. bunu her seferinde 2 ayrı query ile yaparsanız unutma ihtimaliniz var, bir de bir query çakarsa diğerini geri almanız gerekir. Triggers bunu otomatik hallediyor.

Stored Procedures: Her query çalıştırdığınızda database bu query'de ne demek istemiş bu adam diye önce queryi analiz ediyor, ve bir bu queryi databasedeki index ve diğer tablolarla nasıl en efektif çalıştırırım plani yapıyor. Bunu her query çalıştığında yapmamak için önbelleğe alıyor tabii ama stored procedure yazarsanız bunu yapmak zorunda kalmıyor, hatta bazı gelişmiş veritabanları çalışan stored procedureların ne sıklıkta çalıştığını analiz ederek, sonuçları siz çalıştırmasanız bile hazır ediyor. (ama gene de ekşi duyuru'da kullanmıyorum stored procedure tembelim tembel)

Views: biraz functions gibi ama daha çok kendisini bir tablo gibi gösteriyor, mesela admin kullanıcıları viewi tanımlarsanız aslında bu kullanıcılar tablosunun bir variantı olsa bile ayrı bir tablo gibi gösteriyor kendisini.

Transactions: mesela 5 tabloyu değiştirmeniz gerekiyor (yeni kayıt ekliyorsunuz) ama bir nedenden dolayı bu 5 tablonun da hepsi düzgün çalışmazsa, hiç olmasın demenin tek yolu transactions. Transactionu başlatıp, 5 queryi tek tek çalıştırıp sonra commit ettiğiniz zaman değişiklerin hepsi bir anda veritabanına yansıtılıyor, ama revert ederseniz hiç bir şey olmamış gibi devam ediyor herşey.

Constraints: Mesela kullanıcı tablosunda kullanıcıların toplam kaç kedisi var sorusuna kullanıcının -3 kedi veya 391093 kedi girememesini sağlıyorsunuz.

Indexes: Bence tüm bu konseptlerde index konusunda "ben bunu yedim yuttum" demeniz gereken en önemli şey bu. Ekşi Duyuruda index (ve caching) olmasaydı bu site açılmazdı. Mesela 100 bin kullanıcınız var ve bunların hangisi moderatör diye bakmak istiyorsunuz, moderatormü kolonuna göre filitreleyeceksiniz diyelim. Eğer bu kolon indexli değilse database siz her query çektiğinizde 100bin kaydın hepsine bakmak zorunda kalacaktır. Ama 100bin çok gelmeyebilir, diyelim ödemeler tablonuz var ve son 2 yıldır 200 milyon ödeme aldınız. veritabanının tüm 200milyon kaydı tek tek okuması muhtemelen 10-20 saniye sürecektir. Her seferinde.

Veritabanlarında 3NF gibi konseptler de var tüm bunların dışında.

Ha veritabanında 10000 kayıt var, veritabanını 20 saniyeden daha sık sorgulamıyorum diyorsanız, o zaman bir şey yapmanıza gerek yok, ama büyüdüğü zaman hiç bir şey açılmıyorsa veya veride kaymalar ve hatalar oluyorsa nedeni bunlardır.
+2
compumaster
(04.11.25)
gereksinim ile ilgili konular, eğer düz bir blog sitesi isen pageview kısmını loglardan parse ederek de hazırlatabilirsin, trigerlar ile de yapabilirsin, X tablosundan yapılan her bir select işlemi için şu tablonun şu alanlarını +1 yap gibi, eğer çok yüksek trafik alıyorsan realtime analiz istiyorsan başka çözümlere gidersin.

bir web sitesi için kullanıcı, siparişler, sipariş dıurumu gibi bişi yapıyorsan 3 tabloyu join etmek yerine tek tek primary key kullanarak kodun içinde yapabilirsin ve gerçekten de çok hızlı olabilir, ancak patron son 3 ayda aktif kullanıcıların sipariş sayısını oranlayarak vermeni isterse o zaman joinleri kullanarak 4,5 tabloyu kullanarak bir sorgu hazırlarsın, bu sırada db'nin zorlanması web sitesinin bir iki dakika için geç açılması sorun olmayacaksa zaten bu sorgu da ayda bir belki bir daha bile çalışmayacak.

eğer sürekli çalışacak ve tasarım gereği bol joinli bir sorgun varsa bunu bir store procedure yapmak backend'e bırakmaktan daha mantıklı, zira her bir sorgu da parse et, analiz et, çalıştırma planı hazırla, vb. tüm işleri bir store procedure'u kaydettiğinde tek bir seferde yapıyor, güncellemesi, vb. daha kolay elbette sistem buna izin veriyorsa.

her şey gereksinime göre değişiyor. veri tabanını sadece veri tuttuğun ve sorguladığın yer olarak düşünmemelisin, veri tabanının gücü analiz yeteneğinden geliyor. yoksa çok daha basit veri yapıları kullanarak kendi basit db'ni yazarak çok daha yüksek performans alabilirsin ancak patron senden rapor isterse elinde patlar.
+2
selam
(04.11.25)
(5)

Gümrük sorusu

kizil karga
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın
Bir süredir gümrüklerle ilgili yayınlanan reality programları izliyorum, aklıma bir şey takıldı. Mesela yolcu uçakla İngiltere'den geliyor yanında 2 bavul elektronik sigara var, bununla Türkiye'ye giriş yapmaya çalışıyor ama bu yolcu İngiltere'den çıkarken nasıl fark edilemiyor, yani tamam dünyanın dört bir yanına yolcu gidiyor gelen kısmında yakalanması daha kolay ama kendi ülkesinden çıkarken de kimse ya bi dur birader bu neymiş demiyor mu xray cihazından falan geçerken, tabii ülkelere göre yasaklı ürünler farklılık gösterebilir ama bunun gibi başka örnekler de var, nasıl oluyor bu gittiği yerde yakalansın amunike mi diyorlar?
0
kizil karga
(04.11.25)
ülkeden çıkarılan mal zaten her türlü yasal süreçten geçerek iç pazarda satışa sunulmuştur. o yönde bir denetim yapılmasına gerek yok. çünkü bundan elde edeceği bir gelir yok.
+2
tnz
(04.11.25)
ulkeden cikarken check-in bagajini x-ray'den gecirme uygulamasi hemen hemen hic bir avrupa ulkesinde yok. havaalanina giriste kontrol yok, girip bavulu verip ondan sonra ucaga giderken kontrolden geciliyor.
0
vudin
(04.11.25)
Check-in bagajinda kontrol olmali. Yani gumrukle ilgili konulara, ayni urunden cok fazla tasinmasina falan bakmiyorlardir da, sonucta bina girisinde kontrol yok. Check-in bagaji kontrol edilmiyorsa tehlikeli malzemeler de konabilir.
0
mbond
(04.11.25)
Evet gittiği yerde yakalansın diyorlar. Çünkü ülkeden ülkeye kurallar değişiyor. Çıkarken baksalar, hangi ülkeye gideceğine göre tek tek kontrol edilmesi gerekecek.
0
nickini vermek istemeyen uye
(04.11.25)
Misal ben Türkiye'ye sigara sokmaya calissam cantada kimse umursamaz. Ama 4 şişe alkol dersen riski var.
Tam tersi Fransa'da 6 şişe alkol koysam kimse umursamaz ama 3 karton sigara koysam riski var.
Bu sebepten çıkarken kimse umursamaz. Tek umursayacaklari para vs olur onun için de köpekler var (para, uyuşturucu).
0
logisticsmanager
(04.11.25)
(5)

Yılbaşında vizesiz bir yere gitmek isterseniz neresi olurdu?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(03.11.25)
Doğru dürüst gezmedim ama sırf sıcak olur diye Arnavutluk kıyıları diyorum. Sezon falan kapalı tabii ortam nasıl olur onu bilmiyorum. Çok uzak yerleri saymazsak diğer vizesizlerde hep kar buz durumları olabilir.
0
mbond
(04.11.25)
amaç soğuklardan kaçıp sıcak bi kaçamak yapmaksa dubai ya da şarm el şeyh olabilir (belki kıbrıs da olur). yok ben yılbaşı ruhunu karı soğuğu doyasıya yaşayayımsa gürcistan veya savaşın etkisi yoksa oralarda kiev olabilir (zorlarsak belgrad da olabilir). yakınlardan gittim ama uzaklara da gidilir derse uzak doğusudur güney amerikasıdır başka seçenekler de var tabi.
0
semaforo de medianoche
(04.11.25)
yılbaşı bir yere gidip gelmek eziyet. evde takılmayı tercih ederim. gitmek istersem de beş yıldızlı bir otele giderim.
0
mikahakkinen
(04.11.25)
kıbrıs
0
jelly bear
(04.11.25)
Endonezya, Malezya, Singapur, Filipinler... şöyle gece marketlerinde çatlayana kadar yiyebileceğim bir yer.
0
peki madem
(04.11.25)
(2)

E-5'e yürüme mesafesinde Marmaray istasyonu???

co2s2
Gebze'ye doğru giderken bir arkadaşı marmaray'dan almamız gerekiyor. en yakın olanlar Aydıntepe ve içmeler diye hatırlıyorum. bunlarda doğrudan e-5'e çıkış var mı?
Gebze'ye doğru giderken bir arkadaşı marmaray'dan almamız gerekiyor. en yakın olanlar Aydıntepe ve içmeler diye hatırlıyorum. bunlarda doğrudan e-5'e çıkış var mı?
0
co2s2
(03.11.25)
osmangazi duragi yurume 2-3 dk.
0
gule gule
(03.11.25)
Her durağın durumunu bilmiyorum ama benim için cevap Güzelyalı. E5'den çıkış var, istasyonun çevresi duraklamaya veya park etmeye müsait. Trenle gelen kişi E5'e yürümek isterse o da kolay.
0
mbond
(04.11.25)
(17)

Telefonunuzun kapasitesi kaç gb ve yetiyor mu?

messina123
128gbYetiyor
128gb
Yetiyor
0
messina123
(03.11.25)
128 gb
Yaklaşık altı yıllık telefon
Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.

telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.

1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum.
241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu.
+ 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor.
istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları.
Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(

Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
0
cemallamec
(03.11.25)
256 yetiyor. Hatta 195 gb’si boş.
0
yadigar
(04.11.25)
64 bile yeter google photos kullanıyorum.

ama 512gb telefonum, yetiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(04.11.25)
1tb, fazla fazla yetiyor.
0
inheritance
(04.11.25)
(19)

Bir süreliğine bir yerlere gitmek isteseniz nereye giderdiniz?

whatdreamsnevercome
avrupa amerika asya falan farketmez.üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.turistik bir yer görme
avrupa amerika asya falan farketmez.

üstümde bir bunalmışlık var. şuan bulundugum yerden tamamen bağımsız bir yere gitmek istiyorum 2-3 haftalığına. türkiye içi de olur aslında ama öyle değil yani, tamamen kopmuş olmak istiyorum. belki japonya, belki bilmiyorum başka bir yerler.

turistik bir yer görmek vs. gibi bir amacım da yok. hatta gitmeden önce çok bir şey araştırmadan gitsem daha bile iyi olur belki bi sıfırlanırım.

siz nereye giderdiniz böyle bir durum içinde olsanız?
bu kişiden kişiye değişen bir şeydir tabi ki ama, yine de sormak istedim.
0
whatdreamsnevercome
(03.11.25)
Ben bir ara bu sebeple Artvin Arhavi'de bir tanıdığın köyüne gittim. Bayağı tarlada bahçede çalışıp insanlarla vakit geçirdim.
+3
Amaranta ursula
(03.11.25)
Bhutan geçti gönlümden.
0
auroraaurora
(03.11.25)
"Belki Japonya" dediğin için direkt Japonya demek geldi aklıma aşırı merak ediyorum, durumum müsait olsa düşünmem oraya giderim.
Bunun haricinde şu an içinde bulunduğum koşullarda kendim için cevap verecek olursam, böyle kafa dinlemek için düşünmeden kalkıp gideceğim yer Sinop olurdu.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Madeira
0
gabe h coud
(03.11.25)
las vegas
0
hold the door
(03.11.25)
rusya - yekaterinburg. daha kuzey şehirlerine de gidebilirsin.

ilginç bir memleket rusya
0
yurtsuz john
(03.11.25)
Bled kasabası. Sessiz sedasız bir kasaba. Göl muazzam. Lübliyana'dan bir saat uzaklıkta otobüsle. Lübliyana da sessiz sedasız bir şehir.
0
Ovic
(03.11.25)
tayland

kültür değişimi iyi gelir.
0
co2s2
(03.11.25)
Ben olsam kafama yatan bir latin amerika ülkesini seçerdim. Vize falan uğraşmadan al valizini git gibisinden
0
michael harddd
(03.11.25)
Ben senin yerinde olsam dünyanın en izole airbnb evleri gibi bir araştırma yapıp öyle giderim. Madem turistik amacın yok, çok enteresan yerlerde, seni bambaşka bir ortamda hissettirecek evlerde kalmak daha efekti bir çözüm olur.

Nevada'da çölün ortasında klas bir ev vardı, ya da Amazon ormanlarında yeşilin içinde cam bir ev. Nordiklerde brutalist soğuk evler ya da.
0
Bruce
(03.11.25)
2-3 hafta dendiği için amerika ya da japonya. tayland da olabilir.

avrupa da güzel olur aslında ama havalar soğudu. yine de soğukla bi derdiniz yoksa büyük bi avrupa gezisi de olur.

izole olmak istiyorsan isviçre ve iskoçya öneririm.
0
jelly bear
(03.11.25)
fazla uzaga gitmeye gerek yok.
sengen varsa yunan adalarina gec, adadan adaya feribotla gezersin sikildikca.
mis gibi..
0
cooperr
(03.11.25)
boyle bir durumda olsam bir kere bir metropole gitmezdim. yani japonya demissiniz ama fazlasiyla kalabalik, kaotik, surekli bir aksiyon, civil civil ortam vs. kafa dinlemelik yer degil. bu tarz yerlere gitmek spor gibi oluyor. hele kisin gitmek daha da zor. ben tayland, endonezya (bali) veya vietnam diyorum. yani guneydogu asya ulkeleri. benim de ihtiyacim var.
0
Sour
(03.11.25)
Bir süreliğine bir yere gideceğim zaman kullanacağım parayla bir yere gitmem, araba alırım. Para kalıyorsa anneme yakın bir yerlerde şöyle 1 hafta 10 gün tek başıma zaman geçiririm, bol yeşillik ormanlık sulak alan filan.
0
muhayyer divan
(03.11.25)
Cok populer degil ama Mostar'in asagilarinda Počitelj diye bir yer var. Oralar veya civarlari olabilir. Biraz asagilara gitsen hava da isinir mis gibi.
0
mbond
(03.11.25)
Benim gitmek istediğim üç yer var:
Puerto Williams, Pontianak ve Longyearbyen.

Kabaca, biri dünyanın en kuzeyinde, diğeri en güneyinde, öteki de en ortasında bulunan üç yerleşim yeri. Madem kaçacaksınız, en uzağa kaçın…
0
yadigar
(04.11.25)
Birçok kişi asya, rusya gibi yerlerden örnekler vermiş. Seyahat amacınızın dinlenmek ve kafaca bir şeylerden uzaklaşmak olduğu anlaşılıyor. Asya ülkeleri gibi bir yerden bir yere gitmek için planlama gerektiren veya rusya gibi kredi kartı bile kullanılamayan bir yere gitmek sizi dinlendirmekten çok yoracaktır. Ben olsam dil sıkıntısı yaşamayacağım (en azından ingilizce bilinen) ama bir yerden bir yere gitmek için de ne bileyim sherpalara ihtiyaç duyulan, alpacalara binilen veya bambu ormanlarında kayıklarla seyahat edilen bir yere değil efendi gibi tramvay, otobüs, flixbus bulabileceğim bir yere giderdim.

iskoçya bir seçenek, daha yumuşak bir hava için portekiz veya endülüs ispanyası olabilir. sicilya veya sardinya olabilir. illa daha uzak ve egzotik olacaksa nispeten sakin japon şehirleri veya yeni zelanda olabilir.
+1
phoarbix
(04.11.25)
@phoarbix soyle nedenini bir mantik zeminine oturtarak aciklayan insanlara hasret kalmisiz.
0
Sour
(04.11.25)
bruce'in fikri hosuma gitti ama benim cok yoruldugum ve tamamen uzaklasmak istedigim donemlerde basvurdugum yontem, muhtesem 2 tane tur sirketi var kullandigim (yabanci) oradan istedigim ulkeyi secip istedigim uygun bir tarihte olan turla gidiyorum. para ve butceden bahsetmediginiz icin yazdim bunu. o turlardan birini secer giderdim, cok keyifli, gencler, her sey ayarlanmis, acayip kafa insanlar, parmaginizi oynatmaniz geremiyor ve tamamen uzaklasiyorsunuz. tercihim elbette sicak diyarlar olurdu ama patagonia da tam istediginiz tarz bir sey olabilir hiking seviyorsaniz.
0
kassiopeia
(04.11.25)
(9)

sigarayı nasıl bıraktınız?

tabudeviren
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum. mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
- bir sabah kalktım ve içmemeye karar verdim..

tarzı şeyler değil de şunu yaptım gibisinden şeyler arıyorum.

mesela geçen bir arkadaş karanfil çiğnediğini yazmıştı. onun gibi.
0
tabudeviren
(02.11.25)
Ben 10 yıldır içmiyorum. Bırakmak çok zor olmuştu. En zor günü atlatınca gerisi geliyor. Benim için bu ikinci gündü ve ben çok fazla bitter çikolata yemiştim. Midemi bulandıracak kadar. Bir de çok fazla su iyi geliyor. Buna ek olarak mental olarak motivasyonu yüksek tutmak önemli. Sürekli içimden “ben sigara içmeyen birisiyim” “[adınız-soyadınız] sigara içmiyor” gibi telkinler çok faydalıydı.
0
but that was just a dream
(02.11.25)
2021 Şubat ayında bıraktım sanırım. Babamın ciğerinde su toplamıştı, akciğer kanseri çıkma ihtimali vardı - ki çıktı da - zaten hep aklımda olan beni rahatsız eden bir konuydu. Zaten üzücü bir ortam var, annem daha çok üzülmesin vs gibi düşüncelerle bıraktım. Aradığınız tarzda bir cevap olmasa da böyle oldu, buna benzer birçok bırakma kararı genelde kısa sürelerde hüsranla sonuçlanmıştı.
0
mbond
(02.11.25)
ChatGPT’nin çok faydasını gördüm. Bırakma gerekçelerimi esas alarak motivasyonumu yükseltti. Yoksunluk çektikçe ona yazıyordum. Ne, neden oluyor, ne kadar sürecek. Çok işimi gördü.
İlerlemenizi takip edebileceğiniz telefon uygulamaları var. Sağlığınızdaki gelişmeleri de gösteriyor. Birini indirin bence.
Bunun dışında Olips’e abandım. İştah artışım olmadı. Kilo aldığı gerekçesiyle tekrar başlayan kişiler olduğu için tıkınma tipi yemek yemenizi tavsiye etmem.
+1
auroraaurora
(02.11.25)
Ben bıraktığım yıllarda champix diye bir ilaç vardı son aşamada sigaradan soğumam için çok işe yaradı, ama öncesinde marka değiştirip en düşük katranlı sigaraya filtre takarak içerek kendimi hazırlamıştım. Eve güzel bir kahve makinesi alıp sigara yerine kahve ve çay koydum hayatıma onlar da zararlı ama yine sigaradan iyi oldu.
0
creepy
(03.11.25)
Bir dinozorun anıları kitabında anlatılan bir yöntem var, o benim de işime yaradı. Sigara içme isteğinin sigaradan birkaç nefes aldıktan sonra (belki yarısını falan içtikten sonra) bittiğini, kalanını alışkanlıktan veya boşa gitmesin vs. diye içtiğimizi söylüyordu. Bununla mücadele yöntemi de o doygunluk noktasına geldikten sonra sigarayı ucundan kesmek, sonra istediğinde kaldığı yerden yakıp tekrar içmekti. Ben de böyle yapınca aldığım nikotin ciddi miktarda azaldı.

Daha sonrasında da sigarayla beraber yaptığım şeyleri sigarasız yapmaya başladım (çay, kahve, içkiye eşlikçi veya yemek sonrası hemen içme vs.). Alışkanlıkları birbirinden ayırmak çok iyi oldu. Öncesinde bunu yapmadan bırakmayı denediğimde kalan şeyleri yapmak çok zor ve tetikleyici olmuştu.
+3
matlii
(03.11.25)
Kararlılık belirleyici etken. Lise 1’den beri süregelen sayısız başarısız denemeden sonra paket almayı ve düzenli içmeyi nişanlanınca bıraktım. “Çocuklarım elimde sigara görmemeli” gerekçesiyle. Ailedeki iki kanser vakasından sonra da sosyal içiciliği ve nargile vs. tüm tütün ürünlerini bıraktım.

“Bir sabah içmemeye karar vermek” gerçekten en kesin çözüm. Yani kafada bitirmek. Aksine ihtimal vermemek. Yani tek gerçek yöntem kararlılık. Diğerleri etkisini zamanla yitirebiliyor.

Sorunuza cevap olarak;

-İlk bıraktığım zaman uzunca bir müddet sigaralı ortamlardan kaçındım. Sigara içen arkadaşlarımla ya buluşmadım ya da kamusal iç mekan gibi sigarasız ortamlarda görüştüm. Sigara molası verenlerin yanına çayımı alıp sigarasız eşlik etmek gibi şeylerden de kaçındım. İşe yarıyor.

-Oldum olası çikolata, waffle gibi tatlılardan sonra sigara içemezdim. Öncesinde şekersiz bir çay ile ağzımdaki tadı giderir, sonra yakardım. Sigara isteği olunca ağza atılıp uzun çiğnemeler sonucu yutulan küçük çikolata parçaları kalorili ama güzel bir çözümdü.

-Bırakma döneminin ilk iki-üç ayı boyunca içinde sigara içilen /daha önce içilmiş mekanlardan uzak durmak da faydalı. Odaya, perdelere, arabaya vs. sinen kokulardan uzak kalınca 2-3 ay, sonrasında sigaradan daha bir tiksiniyor insan.

-Arkadaşım canı her sigara istediğinde gidip bir şişe maden suyu açıyordu. Onda işe yaramıştı.
+1
yadigar
(03.11.25)
çok bıraktım grip falan oluyorsan ağır bırakmak kolay, en fazla 1 hafta 2 hafta zaten hasta kalıyorum sonrasında 2 hafta kriz çekiyorum benim için asıl problem her bıraktığımda +10 kilo almak , bir keresinde kilo almayı durduramadığım için tekrar başladım ya.

birde pet şişede sigara söndürüp tekrar canın sigara çektiğinde o şişeyi koklayan arkadaşm vardı koku okdar kötü ki hiç içmemişti.
0
eja
(03.11.25)
25 yıl sigara içtim, günde en az 2 paket. Tek dal içtiğim sigara azdır, hem uzun sigara kullanırım hem de arka arkaya 2 tane içerim. (İçerdim)

Mhrs'den sigarayı bırakmayı kliniğinden randevu aldım. Bırakacağıma dair inancım yok da uğraşmamış olmamak istiyor gibiyim sadece. Akciğer filmi istediler, yakın zamanda kan vermiştim zaten, o değerlere de baktılar, nikitaps diye bi ilaç verdiler, gidip ilçe sağlık merkezinden alıyorsun bedavaya.

İlk gün günde 6 tabletle falan başlanıyor, bende yan etki olarak hafif mide bulantısı ve yediğim içtiğim şeylerde biraz tat değişikliği yaptı. 4. gün doktora tekrar gidiyorsun, sigara isteğinde azalma varsa devam, değilse bıraktırıyor ilacı. Ben devam ettim, 5. gün mü, 6. gün mü ne bırakıyorsun sigarayı, ilaca 20-25 gün devam. Günde alacağın tablet sayısı giderek azalıyor. İnanır mısın yokluk çekmiyor insan, sadece elim kolum boş kalıyor, onun için de tespih aldım. Bi de sigara molasına değil de çay molasına çıkıyorum. Bıraktım demek için erkendir belki, 2 haftadır içmiyorum.

Çok canım çekerse yudum yudum su içiyorum, bu kadar etkili olacağını düşünmezdim.
Akşam tv karşısında da zor oluyor, onda da çay çekirdek falan idare ediyorum.

Ama alıştım gibi. Mesela uyanır uyanmaz yakardım, aklıma gelmiyor. Arabaya biner binmez yakardım, aklıma gelmiyor, çay koyarken önce sigarayı ağzıma alır, çayı koyar, sigarayı yakardım, ı ıh, unutmuşum.

Arada bir aklıma geliyor, gelmiyor değil. Ama sabredilmeyecek bi durum yaşatmıyor bu ilaç. Ki ben 25 yılda kaç kere bırakmaya çalıştım, en fazla 1 gün dayanabilmiştim.
+1
antihero
(03.11.25)
12 sene günde minimum 1,5-2 yeri geldiğinde 3 paket içtikten sonra Allen Carr Sigarayı bırakmanın kolay yolu kitabını okuyup bıraktım hocam, şiddetle tavsiye ederim.
+1
kumandanim
(03.11.25)
(5)

Karadağ’ı işgal etsek

messina123
Max ne olur? https://x.com/haskologlu/status/1984288324027097459?s=46
Max ne olur?

x.com
-2
messina123
(31.10.25)
Karadağ çok dağlık, işgali zor. Osmanlı'nın yükselme ve duraklama döneminde Karadağ bizde görünüyor haritalarda ama onlara sorsan tam bir kontrol sağlayamamış Osmanlı aslında, onlar boyun eğmezmiş falan.

Malum artık işgal etme işleri 100 yıldır falan pek olmuyor. Olsa da uluslararası anlamda kabul görmüyor. II. Dünya Savaşı sonrası mı karar verildi tam bilmiyorum. Birkaç istisnası var tabii, İsrail bir örnek sayılır, detayları karışık tabii kime sorsan farklı şeyler söyler, bir de ABD demokrasi getiriyordu eskiden, onu bile bıraktılar, artık yerel taşeronlarla falan hallediyorlar işlerini, ya da şu anki gibi tehditle falan.

Soruya cevap vereyim, işgal etmeye gücümüz yeter ama direk tepemize binerler. Zaten her ülke kendi gücüyle var olsa Macaristan'a kadar kayda değer bir güç yok önümüzde, Yunanistan kağıt üstünde epey teçhizata sahip ama gene de bize karşı çok dayanamazlar.
+1
mbond
(31.10.25)
uzak. lojistik ciddi problem.

faydası yok. karadağ'ı niye işgal edesin? herhangi bir devletin/hükümetin üç beş tane vatandaşını umursadığını mı zannediyorsun? abd'nin öyle şov yapması filan da tamamen batı propagandası. hiçbir yerleşmiş güç/iktidar, şu ya da bu vatandaşı için uğraşmaz.
0
der meister
(01.11.25)
vize lazım, zor.
+5
duyurukullanıcısı
(01.11.25)
bağcılar karadağ'ı teke tekte yenebilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.11.25)
Zamanında Osmanlı fethedememiş. Aşiret liderlerini haraca bağlayabilmiş, onlar da sürekli isyan etmiş.

Şu anda nato üyesi oldu zaten işgal etsek ne olur etmesek ne olur
0
Hallegadola
(02.11.25)
(11)

Kadınlar Seksten Sıkılır Mı?

carnalflower
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
-2
carnalflower
(30.10.25)
Bu nasıl bir genellemedir
Bu nasıl bir sorudur?

Seksten sıkılan insan vardır evet. Kadın da vardır erkek de vardır.
sıkılacak kadar yapamayan da vardır.
vardır her türlüsü yani de sorunun asıl amacını söyle de doğru yere ulaşalım.
Bir kaç görüşme sonrasında Seksten sıkıldım diyorsa seni istemiyordur.

Edit: soru, genelde böyle bir şey var mıysa, böyle bir genelleme yok.
+2
kisa
(30.10.25)
Sizin sorularin gidisati iyi degil :)

Erkek olarak kesin bilgiye sahip olma sansim yok ama anladigim kadariyla adet bitimi sonrasinda baslayan 3-5 gunluk verimli bir surec var, o aralar fiziki olarak istekli olunuyor sanirim. Kalan zamanlar biraz iliski dinamiklerine bagli. Bir kadin biriyle birlikte olmak istemiyorsa, mide de kalkar, istemez de, bas da agrir, ozetle seks yapmamaya calisir. Bir gorev olarak istemiyorsa da yapabilir ama gozden cikarmissa artik olabildigince kacar.
-1
mbond
(30.10.25)
Hiçbir sağlık sorunu ve psikolojik sıkıntı yaşamadığı halde seks sevmeyen, biyolojik olarak cinsel enerjisi çok düşük kadınlar var, aynen bu şekilde olan erkekler de var. Yani seks, sevişmek, cinsel yaşam hiçbir şekilde genellenebilecek bir alan değil. Şu şekilde genellenebilir, kadınlar da erkekler de cinselliği psikolojik odaklı yaşarlar. Karşısındakine gerçekten değer veren ve seven taraf eğer ondan olumsuz yaklaşımlar olumsuz davranışlar ve sözler görüyorsa, mesela güvenemiyorsa, güvenme ihtiyacının önemsenmediğini görüyorsa, aşağılanıyorsa vs.. karşısındakine karşı cinsel enerjisi düşer, zamanla soğur, kadınlarda mesela vajinismus, kuruluk, ağrı, erkeklerde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık, erken boşalma vs sorunları olarak ortaya çıkar.

Bu anlattığım şey, karşısındakine gerçekten değer veren, seven her insanda vardır. Onun dışında cinsellik genellenebilecek bir alan değil.
0
muhayyer divan
(30.10.25)
yetişkin bir kadın haftada 3-4 kez seks yapar.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
Bazı insanların libidosu düşüktür, sekse düşkün değildir. Yine de karşısındaki insanı çok sevebilir. Seks yapmak istememe durumu her zaman doğrudan karşıdaki insanı sevmemekle, ona bir şey hissetmemekle bağlantılı değildir. Böyle insanların işi zordur, karşısındakinin de. Yani böyle bir durum da var diye yazdım, yoksa karşıdaki kişiye ilgi azalmış, heves bitmiş, bir şeyler tükenmiş de olabilir tabii ki.
+2
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.10.25)
neden sıkılmasın ki bir şey çekiciliğini kaybederse sıkılınır.
@karim içerde hangi yetişkin kadın onlar ya?
0
mikahakkinen
(30.10.25)
midenin kaldırmaması mı? nasıl bir durumdan bahsediyoruz, seks yapılmıyor muydu?

istekli olan kadın kendi de seksi başlatır. ama birinin midesi kaldırıyor mu diye şüphe noktasına gelindiyse, konuşmakta fayda var
-1
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Kimisi aynı insandan sıkılır. Kimisinin libidosu düşüktür. Mümkün.

Bazı dönemlerde de stres, hormonlar vb. faktörler libidoyu düşürebilir. Ancak, sağlıklı bir insanın cinsel isteği bir müddet sonra bitmiyor. Evet, 19 yaştaki gibi olmuyor belki ama kırklı-ellili yaşlarda bile, kadın/erkek haftalık ya da daha sık cinsel istek oluyor genellikle.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Seks yaptığı kişinin tavırları, sözleri ya da başka bir seyinden sıkılma ihtimali daha yüksek.
+1
pembediken
(30.10.25)
soruyu tam anlamadım. bir gün içinde üst üste seks sonrası sıkılmadan mı bahsediyoruz? yoksa ilişkinin başlarında çok seks yapıp sonra sıkılmak mı?

benim bildiğim, anladığım kadarıyla kadınların sekse hazır olması ile erkeklerin sekse hazır olması arasında çok ciddi fark var. sosyolojik alışkanlıklardan bahsetmiyorum. erkek için 2+2=4 basitliğinde bir kimyasal denklem söz konusuyken, kadının hazır olması, istemesi için maddi manevi bir dolu kriterin sağlanması gerekiyor. bu kriterler sağlanmasa bile ilk sekste karşısındaki tatmin etme fikri vardır, ama ikinci de "ee yeter, ilkinde tatmin oldun, daha ne?" mantığı olabilir. sekse dümdüz bakmayın, erkek hazır, o zaman bu iş olur demeyin.

zaten siz sevgilinizle 7/24 görüşmüyor muydunuz? sık görüşünce daralıyor mudur acaba gibi bir sorunuz vardı. o sorunuz ile bu sorunuz bence çok paralel ve birlikte ele alınabilecek sorular.
0
co2s2
(31.10.25)
Midenin kaldırmaması diye bir şey yok. Ama şu var çocuk olduktan sonra dünyanın en gereksiz işi haline geliyor. En azından benim için öyle oldu. Keşke seks diye bir şey olmasa alksksjsjhj
+1
sadakatsiz
(31.10.25)
(6)

mersin ve adana hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
0
messina123
(30.10.25)
Adana mersin deyince aklıma sıcak ve nem geliyor, kültürel özelliklerinden çok ben bu iklimde yaşayabilir miyim diye düşünürdüm
0
grimavi
(30.10.25)
Ikisine de hic gitmedim. Ilk aklima gelen asiri sicak olmalari. Adana'nin cok farkli yerleri vardir eminim ama kafamda hep pek tekin olmayabilir seklinde bir algi kalmis. Cok cesitli nufusu var gibi geliyor. Daha dogulardan gocenler, turk, cingene vs.
Mersin guvenli bir yer olarak kalmis aklimda, hic buyuk olay duymadim. Merkez haric (ya da sadece merkezdi sanirim) cok kurt gocu almis diye biliyorum. Bu negatif bir anlama gelmek zorunda degil tabii.
Ikisinin de denize kiyilari olmalarina ragmen neden pek yaz tatili/deniz kum gunes tatili denince akla gelmediklerini hep merak etmisimdir.
0
mbond
(30.10.25)
daha önce nerelerde yaşadınız bilmiyorum ama "istanbul geceleri" dışında bir hayatınız varsa mersin kesinlikle türkiyenin yaşanacak az sayıdaki şehrinden biri.

adana da güzel ama adana'nın gidilecek güzel semtleri ve mekan alternatifi bir tık daha kısıtlı mersin'e göre.

gerçi özellikle istanbulluysanız adana-mersin arası asya-avrupa arası gibi bir mesafe, bir ayağın her zaman diğerinde olabilir. bu da bu şehirlerin güzel avantajlarından bir tanesi. hem sosyal çevre hem aktivite hem de alışveriş anlamında birbirlerini besliyorlar, aslında 1 büyük kent yerine 2sinde birden yaşıyormuşsunuz gibi.

ekstra merak ettiğiniz bir şey varsa sorabilirsiniz.
0
patronaj1
(30.10.25)
mersin merkezde çok vakit geçirmedim ama ilçelerinde çok vakit geçirdim. Adana'nın hem merkezinde, hem de ilçelerinde vakit geçirdim. istanbul ve çanakkale ile karşılaştırayım:

istanbul : dünya şehri
adana : bölgenin merkezi
mersin ve çanakkale : kendi hallerinde şehirler.

istanbul pahalı, çanakkale çok daha ucuz, adana daha da ucuz, mersin daha daha ucuz.

istanbul genel olarak çok keşmekeş, adana biraz daha derli toplu, mersin daha sessiz sakin, çanakkale hepten sessiz sakin.

istanbul'da trafik var. Adana fena değil, mersin daha iyi. çanakkale'de araba kullanmanıza gerek yok.

istanbul'da iş imkanı var. Adana'da eh, Mersin'de daha da düşük, Çanakkale'de yok.

istanbul'da her mevsim var. adana yazları çok sıcak oluyor, Mersin de sıcak oluyor. çanakkale çok ideal bir iklim. (rüzgarı hariç)

istanbul'un sosyal ve kültürel hayatı hiç birinde yok.
+1
co2s2
(30.10.25)
ben herhangi bir anadolu şehrinde mecbur değilsem yaşamayı tercih etmem. çünkü böyle yerlerde dedikodu vs çok oluyo. insanlar genel hayat mücadelesini bırakıp birbirlerinin ne yaptıklarına daha çok odaklanmış oluyolar. adana da şiddet kültürünün çok yüksek bir şekilde nesiller arası aktarıldığı bir yer bu yönü ile yaşanılası bir yer değil bana sorarsan.

adanada yaşarken lisenin çıkış saatinde parkta oturamazsın mesela. liseli çocuklar hayal dünyamızı aşan nitelikte yaratıcı binbir türlü küfrü birbirlerine bağırarak söylerler ve bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmezler. aileleri de bu durumu yadırgamaz. ben olsam mecbur değilsem orada yaşamayı tercih etmem. mersinde yaşamadım bilmiyorum orayı ama adana kadar sıcak, adananın sadece adı çıkmış bu konuda.
-1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Mersin'den bikdiriyorum;
Sıcak çok sıcak... Sıcak daha da sıcak olacak.... Bu geceeee... Yarın sabah.... Öğlen daha fena....

Şaka bir yana ben ilçedeyim. Ankara'lı bir bozkır bebesi olarak klima ile ısınıp/soğuma kısmına hala alışamadım. Nem beni mahvediyor. Yazları genellikle akşam 8e kadar kendimi bilmez şekilde yaşıyorum.
Ama deniz kenarında yaşamaktan, içime mayomu giyip canımın istediği yerde ve anda suya atlamaktan, balık tutmaktan, toroslarda kamp yapmak için sadece 5 dakika gitmenin yeterli olmasından, toprağın bereketinden... Çok memnunum.
0
strawberry first
(31.10.25)
(6)

Yunan’da ne yapılır

cemallamec
Adalarına değil ana karaya Dedeağaç, Selanik, Kavala gibi yerlere gitmeyi planlıyorum. Buralara gidenler ulaşım, yemek, airbnb vb. her şeye dair önerilerini ve deneyimlerini yazabilir mi?
Adalarına değil ana karaya Dedeağaç, Selanik, Kavala gibi yerlere gitmeyi planlıyorum. Buralara gidenler ulaşım, yemek, airbnb vb. her şeye dair önerilerini ve deneyimlerini yazabilir mi?
0
cemallamec
(29.10.25)
Araba ile gideceksen öneri sunabilirim birde kaç gün
0
basond
(29.10.25)
Gumulcine - King Food'da ekmek arasi doner, ben durum yedim ama ekmegi daha ozel dediler, sonradan degismis cok da iyi degildi falan da dediler de neyse. Melucan adinda bir sos var, koz patlicanli yogurtlu bir sos, tavsiye ederim.
0
mbond
(29.10.25)
hepsi ufak şehirler zaten birer günde gezilir. kışın baya sakin oluyor. edirne, çanakkale gibi düşün. üç yıldızlı oteller ucuz. tarihi yerler var. kaleler, osmanlıdan kalma konaklar var. ufak müzeler var.

toplu ulaşım mevcut. taxibeat diye bir uygulamaları vardı en son hatırladığım. bizdeki bitaksi gibi.

yemekler aynı sayılır. gyros, döner vs. deniz ürünü lokantaları iyi ama.

kasketli dayılar oturur banklarda. gençleri ingilizce biliyor. yabancılık çekilmeyecek bir ülke.
0
yurtsuz john
(29.10.25)
Araçla gitmeyeceğiz çünkü kaskosu filan uğraşılmaz. Orada taksi + otobüs filan ayarlarız.

Bir de yurt dışı için e-sim öneriniz var mı internet açısından
0
🌸cemallamec
(29.10.25)
mobimatter'ı orta ve kuzey avrupa, kore falan gibi yerlerde sorunsuz kullandım. indirip, kalacağınız süre ve ihtiyacınız olan veriye göre plan seçip kolayca kullanıyorsunuz.

otobüsle selanik için söyleyebileceğim; kışın sınırlar sakinken dahi gidilip gelinse, yolculuk için belirtilen saatin üstüne en az 3 saat koymak lazım. selanik'te oteller ucuz, kalabalıksanız airbnb'ler çok avantajlı. atatürk evi, bilinmeyen bir süre için kapalı.
0
lil siztah
(29.10.25)
Selanik'te full tou meze ye gidin.
Terkenlis pastanesinde (şubeleri var) tsoureki dedikleri çikolata kaplı paskalya çöreklerinden yiyin.
Çok bozdu diyor yakın zamanda gidenler ama nisiotiko da yemekler hoşuma gitmişti. Türk kaynıyor içerisi zaten
Dedeağaç ta kalimera mbougatsa da börek yiyin
0
kullanicadi
(29.10.25)
(1)

Euro-dolar bu dakikadan sonra artar mı

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Ben öyle geliyor ki bundan sonra büyük oynamalar olmaz. Ekşi’deki boş beleş tipler yüzünden yaklaşık bir yıldır her ay mevduat faizinden oluyorum. Hani şu klasik enflasyon karşısında faiz erir ama dolarda vs değeri aynı kalır saçmalığı…Sepet yapayım dedim ama dediğim gibi bu kısma ayırdığım para ol
Ben öyle geliyor ki bundan sonra büyük oynamalar olmaz. Ekşi’deki boş beleş tipler yüzünden yaklaşık bir yıldır her ay mevduat faizinden oluyorum. Hani şu klasik enflasyon karşısında faiz erir ama dolarda vs değeri aynı kalır saçmalığı…

Sepet yapayım dedim ama dediğim gibi bu kısma ayırdığım para olduğu gibi duruyor yerinde. Risksiz fonlar falan var ama onlardan da aylık max bir kaç dürüm parası falan çıkıyor. Dövizde tuttuğum tutarı fazla değil altı ay önce falan vadeliye atsaydım şimdi en az 100 bin civarında getirisi vardı. Bir ksımını altına attım çok şükür o biraz kar ettirdi

Ne yapak lazım arkadaşlar? Yılbaşından sonra va artar bu döviz yok eğer bu şekilde yerinde sayacaksa çıkıp vadeliye girmek mantıklı değil mi?
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(27.10.25)
Cok uzman oldugumdan degil de kimse birsey yazmamis diye yazmak istedim. Gerci hangimiz uzmaniz ki, neyse;

Dolar Euro'da buyuk oynamalar olmayacagini dusunmenizin sebebi muhtemelen cok yakin zamanda buyuk oynamalar olmamasi. Ne olacagini bilemeyiz ama bu bir yanilgi, devlet farkli bir politika izlemek ister yukselir bilemeyiz. Ancak Euro ve Dolar'daki para bir yatirim degildir, bunlar da kendi icinde deger kaybediyor. TL'ye kiyasla daha on gorulebilir bir deger kaybi oluyor, tek farki bu. Yatirim degildir derken, 50 bin euron vardir, eskaza euro bir anda cok yukselir alacagin arsa atiyorum henuz fiyat artirmamistir alirsin, kardasindir.

Altin, gumus vs degeri gene degisebilen seyler. Su an cok yukseldigi icin ve dunya genelinde biraz gerilim ve duraklama oldugundan beklenti dusmeyecegi yonunde, ama hic belli olmaz. Eminim 2011'de ons fiyati 2000 dolara firladiginda da herkes altin dusmez diye dusunuyordu, ancak tekrar 2000 dolarlara cikmasi yillar surdu.
0
mbond
(28.10.25)
(11)

eşyalardan kurtulma sanatı

turk kizi
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindseti
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindsetin vahiy olarak inmesi lazım. Satacak vaktim yok, atınca çok acıyorum o eşyaya.
Satacak vaktim yok demişken mesela asla atmaya kıyamadığım the office ve dunder mifflin tabelaları var büyük baya. Onları satayım bugün yarın kadıköyden teslim alabilecek varsa. Çözelim benim şu hoarding problemimi.
+1
turk kizi
(27.10.25)
Eşya fazlalığı hayat kaliteni düşüren bir olay o eşyaya yılda 1 kez bile ihtiyacın olmuyor ama hergğn kaliteni düşürüyor bu şekilde düşün at biz attık çok rahat ettik.
+1
basond
(27.10.25)
konmari metodu diye aratıp güzel anlatılan birkaç videosunu izlerseniz bu konuda gerçekten çok fayda görürsünüz. pandemi zamanı uygulamıştım şimdi yeniden yapacağım ev taşacak noktaya geldi çünkü
0
ofelia
(27.10.25)
foto falan olsa buradan çıkar belki? Örneğin hiç aklımda yok ama arkadaşım piknik sepeti demişti bir ara şimdi görünce aklıma geldi.
+1
kisa
(27.10.25)
Ben piyasasi olan urunleri kullanmiyorsam satmayi deniyorum. Piyasasi olmayanlari vermek bitik fiyata satmaktansa daha iyi geliyor. Simdi bir cocuk bisikleti var neredeyse hic kullanilmamis, ve zamaninda cok sacma bir fiyata alinmis. Satsam 1/10 fiyatina zor gider. Vermek daha iyi.
0
mbond
(27.10.25)
Bizim arkadaş grubumuz gelmişti eve 6-7 kişi. Evdeki gereksiz her şeyi attılar.
Çöpe gidecek diye ayırdıklarına en son bir bakıp onay verdim. Ev hafifledi ama yine de çok eşya ile yaşamaya devam ettik.
0
michael_knight
(27.10.25)
Özellille kiyafette şoyle yapiyorum, "son 6 ay icinde bunu hic giydim mi" diye soruyorum. Sezona göre 1 yil olarak da guncelleyebiliriz. Cevabim hayirsa atiyorum o esyayi.

"En son ne zaman kullandim" sorusu islevsel oluyo. Yakin zamanda kullanmamissam demek ki ihtiyacim olan bir sey degil. Hatira olarak saklamak istediklerimi tutup digerlerini atiyorum
+2
abuzer
(27.10.25)
farkli teknikler var ancak oncelikle hayat kalitenizi azalttigini fark etmeniz lazim. surekli ivir zivirla ugrasmak, surekli bir seyleri yerlestirmek, yer bulmaya calismak, ne neredeydi vs. bunlar siz fark etmeseniz de beyninizi bosa yoruyor.
vaktiniz yok sanirim ama ilerisi icin her gun 1+1 sey atma teknigini deneyebilirsiniz, ilk gun 1, ikinci gun 2, ucuncu gun 3 otuzuncu gun 30 vs. diye gidiyor. Ay sonunda epey bir seyden kurtulmus oluyorsunuz. bir anda atmaktan daha iyi gelebilir.
eger kadinsaniz ve kardesiniz/arkadaslariniz varsa, bir gun rica edip tum gardrobu birlikte bosaltmak hem keyifli hem kolay. biz duzenli olarak bunu yapiyoruz mesela.
bir de su var, sizin hic kullanmadiginiz evde bosu bosuna tuttugunuz bir sey ya da giysi aslinda birinin ihtiyacini karsilayacak, bence bu cok guzel bir duygu, o nedenle durustlukle ise yaramayan her seyi bir araya getirip kadin siginma evlerine ya da ogrencilere bagislamak acayip bir duygusal tatmin de sagliyor.
son olarak sivri sinek onemli bir noktaya parmak basmis, ya almayi birakacaksiniz ya da aldiginiz her esyanin yerine bir sey atacaksiniz yoksa surdurulebilir olmaz.
+1
kassiopeia
(27.10.25)
biz kendi aramızda takas yapmaya gayret ediyoruz, wp grubuna foto atıyoruz şuna ihtiyacı olan var mı diye. olan varsa doğrudan o geliyor alıyor. ordan kimse çıkmazsa ofiste birbirimize soruyoruz. ordan da çıkmazsa eve temizliğe gelen ablaya veya apartman görevlisine soruyoruz. illa çıkıyor ihtiyacı olan biri.

eşya ile neden bu kadar bağ kurduğumun üstüne çok düşündüm ben, ordan çıkan sonuçlarla anladım ki mevzu orda eşya değil, o eşyanın bende neyi, hangi duyguyu, anıyı vb. ifade ettiği. bu yöntemle o kadar çok eşya çıkardım ki evden, inanamadım. bu fikri de bir deneyebilirsiniz.
+1
Phoebe
(27.10.25)
ev taşırken acelem vardı fazla eşyaları spotçuya yok pahasına vermiştim.
0
inheritance
(27.10.25)
benim için de sıkıntılı bir durum olduğundan yanıtları tek tek okudum . 4+2 dublex 250 m2 evden 100m2 eve geçtik ve ister istemez ilk taşınma telaşıyla sevdiğimiz kullandığımız eşyaları atmak vermek zorunda kaldık ama hala sıkış tepiş ev .
facebook atmaver grubundan çok eşya verdim .
keşke ekşi duyuru da fotoğraf ekleyerek birşeyleri gerçekten ihtiyacı olan birileri ile paylaşabilsek .
@kassiopeia her gun 1+1 sey atma teknigini deneyeceğim çok mantıklı güzel bir fikir .
0
devilone
(27.10.25)
ben de eşya tutmayı seven biriyim. ama bazen fenalık basıyor ve ıvır zıvır ne varsa toplayıp çöpe atıyorum.
0
art cat chocolate
(28.10.25)
(12)

yeşil pasaport vs yüksek maaş.

erdemylcn
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil p
merhabalar bir kamu kurumunda mühendisim. başka bir kamu kurumunda sözleşmeli bilişim personelliği pozisyonuna geçmeyi düşünüyorum ilanlarına başvurarak ama çok kararsızım. memuriyetten sözleşmeli bilişim personelliğine geçersem maaşım %42 artacak. ama yıllık iznim 30 günden 20 güne düşecek. yeşil pasaport alma hakkından olacağım. fakat sözleşmeli bilişim personelliğinde ise iş tatmin anlamında kendimi yetiştirdiğim alanda çalışmış olacağım. yeşil pasaport almama da min 2.5-3 yıl var. yeşil pasaportu alıp öyle geçeyim dediğimde de yaşım 39-40 olacak gibi. siz olsanız hangisini seçerdiniz ?

not. evli, 1 çocuklu, evi var, arabası var. (borcu yok)
0
erdemylcn
(24.10.25)
Tabii ki yuksek maas, vize alinir, su anki durum sizi yaniltmasin. 3-5 kere ayni yerden alirsiniz artik 2 yil veya 5 yil bile verebilirler o noktadan sonra. Sozlesmeli yerde islerin azalmasi, isten cikarilma gibi durumlarin olmadigini varsayiyorum, tabii hayat bu, memurluktan bile atilabiliyor insan. Neyse tek ekstra notum su, yil sonuna yaklasiyoruz, %42 farkla gidersiniz, bir doviz artisi, bir enflasyon, bir zam derken bir bakmissiniz eski maasla yeni maas arasinda aslinda cok da fark kalmamis.
0
mbond
(24.10.25)
3 yıl çabuk geçer. ben olsam yeşil pasaportu beklerim. ha deyince vize alınamıyor.

özel sektörün hali berbat. yaşınız büyük diye bile kovabiliyorlar. değmez. %42 zam bu enflasyonda birkaç ay sevindirir. hem yıllık iznin de baya azalacakmış. özelde onu baya kırpıyorlar. mesela şimdi 29 ekim tatil ya, 27 28 29 diye birleştirdiler ve zorla yıllık iznimizden düşecekler bunu. 14 gün iznimden hiç kendim kullanmadım 11.5 gün kaldı.

7 yıldır özeldeyim farklı sektörlerde aynı işi yaptım. çok iyi bir yazılım şirketinde bile aniden lay-off oluyor artık. hem bizim şirkette oldu, hem kuzenimin şirketinde, hem rakip firmalarda.

boş zamanlarınızda freelance alın daha iyi.

sözleşme bitince ortada kalma ihtimaliniz de var.

edit: yazıp yollayınca fark ettim yanlış anlaşılabileceğini ama düzeltmeye üşenmiştim.

önceki tatillerde kesilenler yüzünden 11,5 a düştü. şimdi bir de bu eksilecek 1,5 gün daha gidecek. kalacak 10 gün. izin hakkımın neredeyse 3'te birini şirket yemiş olacak.
+1
art cat chocolate
(24.10.25)
Yesil pasaportu gozunuzde cok buyutmeyin. 2-3 kere vize alinca artik uzun vermeye basliyorlar. 5 yillik schengen var bende mesela.
-1
nuevo
(24.10.25)
Gelecek güvencesi olarak da memurluk ile sözleşmeli personel arasındaki farkı göz ardı etmemek gerek
0
Mirket
(24.10.25)
yeşil pasaport gözde büyütülecek bir şey de, neyleyelim para yoksa yeşili :). kamu mühendisleri bence kamuda maaşı en olması gerekenin altında olanlar listesinde 1. sırada. kesinlikle daha fazla olmalı ama artık zor gibi... bence geç hocam, az para kazan.
0
eisberg
(24.10.25)
para olmayınca fosforlu yeşil pasaport olsa ne işe yarar?
0
scudman1
(24.10.25)
Kaç memur yurtdışına paraya acımadan çıkabiliyor buna bakmak lazım. Benim tercihim yüksek maaştan yana olurdu. Para = her şey, huzur dahil.
0
runaway
(24.10.25)
Yeşili almadan kıpırdamazdım. 3 yıl hemen geçer.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.10.25)
Özelde layoff olayı çok arttı cidden. Göz önünde bulundurmak lazım.
+1
hububrad
(24.10.25)
%42 artış 60'dan 90'a çıkış anlamına geliyorsa yeşili almak daha iyi. dikkat etmeniz gereken nokta yeşili aldıktan sonra geçtiğinizde yeşili geri alıyorlar mı alıyorlar mı?

100'den 150'ye çıkar, pasaportla işim olmaz derseniz paraya bakmak daha iyi.
0
klassno
(24.10.25)
Sekiz yılda ekstra bir ilerleme veriyorlar, seçim zamanında da bir ilerleme gelebilir sandığınızdan daha az zamanınız kalmış olabilir dereceniz kaç
0
Hallegadola
(25.10.25)
@hallegadola
4/1
0
🌸erdemylcn
(26.10.25)
(3)

Yoğurt mayalıyorum

love and trust
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defaSütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım3 kg süt için ne kadar maya gerekir?Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
Arkadaşlar yoğurt mayalıyorum ilk defa
Sütü kaynattım şimdi soğumaya bıraktım
3 kg süt için ne kadar maya gerekir?
Elimde yoğun şekilde olarak 1,5 yemek kaşığı maya var. Bunu sütle biraz çoğaltıcam. 3 kg için bu yeterli olur mu?
0
love and trust
(23.10.25)
Evet yeterli olur.
+3
mbond
(23.10.25)
Yeterli
+1
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
Yoğurdu kaynatmak yerine sütü 90 derece civarında 20 dakika tutun ve bitince mutfak lavabosunda soğuk suda 45 dereceye düşürün. 4-5 saat 50 derece fırında mayalaninca inanılmaz iyi dokusu olan bir yoğurt oluyor.
0
spankenstein
(23.10.25)
(3)

Üsküdar tarafında nezih, sakin, manzarası güzel kafe önerir misiniz?

m e b
iyi akşamlar herkese, inşallah mesainizin bitmesine yakın şu saatleri/dakikaları güzel geçirirsiniz.kız kardeşimi götürebileceğim, üsküdar'da mümkünse manzarası güzel, kahve veya tatlı yiyebileceğimiz, belli bir estetik çizgisi/konsepti olan bir kafe önerebilir misiniz?
iyi akşamlar herkese, inşallah mesainizin bitmesine yakın şu saatleri/dakikaları güzel geçirirsiniz.

kız kardeşimi götürebileceğim, üsküdar'da mümkünse manzarası güzel, kahve veya tatlı yiyebileceğimiz, belli bir estetik çizgisi/konsepti olan bir kafe önerebilir misiniz?
0
m e b
(22.10.25)
Merkezden biraz mesafesi var yurume ama gideceginiz saatlerde kalabalik olur mu emin olamadim. Benim icin yeterince nezih ama sizin kriterlere uymayabilir.

maps.app.goo.gl

Bura da meshur bir yer diye biliyorum. Gorece pahali tabii. Bu merkeze daha da uzak.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(22.10.25)
Beylerbeyi Sarayının içindeki cafe.

Fiyatlar makul. Saray bahçesi. Denize sıfır. Daha ne olsun.
+1
yurtsuz john
(22.10.25)
arada cafeyi seviyorum ben, deniz manzarali ama oturma duzeninden pek gorunmuyor
0
ala09
(22.10.25)
(5)

vejetaryen veya vegan olan var mı?

art cat chocolate
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm vide
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?

vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?

ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm videolar da beni çok etkiliyordu. zamanla azalttım ve bir gün önümdeki tavuk etini yarıda bıraktım ve daha fazla yiyemeyeceğimi anladım. gözüme canlı halleri geliyordu.

gayet et seven ve yiyen bir insandım, yıllar önce asla olamam vejetaryen herhalde demiştim ama oldum.

b12 eksikliği de demir eksikliği de yaşamadım; kansızlığım olmadı. kremalı makarnalara abandığım için kolesterolüm ve trigliseridim yükseldi. 3-4 aydır da bu makarnaları yemeyi bıraktım, sebze odaklı besleniyorum. vegan köfteler yiyorum. vejetaryen olmadan önce de her türlü sebze yemeğini ve baklagilleri çok severek yiyordum zaten. hiç zorlanmadım. kilo vermedim.

giyimde ise veganım, asla gerçek deri/kürk bir şey almıyorum. kozmetikte de veganım.
+1
art cat chocolate
(22.10.25)
2015 den beri etik nedenlerden vejetaryanım, mümkünse giyim ve yiyecekte vegan seçeneği tercih ediyorum

Örneğin dışarıda menüde hem vejeteryan hem vegan seçenek varsa vegan olanı tercih ediyorum

Mutfak becerilerin ve repertuarın geliştikçe hem aç kalınmıyor hem de sağlık sorunu yaşamıyorsun. bu coğrafya, market ve pazarlar, tencere yemekleri ve zeytinyağlılar kültürümüz buna çok uygun
0
grimavi
(22.10.25)
Vegan veya vejetaryen degilim olmayi da dusunmuyorum ama sorunuza su anlamda destek niteliginde cevap vermeden gecemedim. Hangi videoydu bilmiyorum ama ben de bir video izledim ve videodaki her konuda kesinlikle hakli olduklarini dusunuyorum. Hayvancilikla ilgili buyuk degisikliklerin olmasi cok iyi olurdu. Eskiden koylunun bir cesit yan gelir kaynagi ve beslenme kaynagi iken simdi ozellikle kucuk bas orta-buyuk sirketlerin ticarethanesine dondu.

Tavuk konusunda ben de yerken olumsuz hissiyatlara giriyorum. Mumkun oldugunca uzak durmaya calisiyorum. Digerleri en azindan gorece normal bir hayat yasamis olabilir diye dusunuyorum. Verimlilik adina hayvanlara eziyet edilmesine karsiyim ama hayvan yemenin de dogamizin bir parcasi oldugunu dusunuyorum. Et fiyatlari 2'ye katlansa da bu isler biraz daha eski usul/insani sekilde yapilsa hic bir sikayetim olmaz.
0
mbond
(22.10.25)
Yemekte vejeteryanim sanırım bir 5 senedir, giyim ve kozmetikte veganim son 2 senedir.

Oldum olası et yemeyi hiç sevmedim, tadı hoşuma gitmiyordu ama ara sıra balık yerdim. Demir oranim dolayısıyla çocukluktan beri hep düşük ya da sınırda. Sonra balıktan da tiksinmeye basladim. Son 5 senedir de hiçbir canlıya yapılan en ufak bir işkenceyi midem kaldırmaz oldu. Özellikle korumasız, savunmasız, masum herkes için. Mecazi anlamda değil gerçekten midem bulanıyor bu tür şeylere tanıklık ettiğimde, biri sanki midemi alıp elinde bukuyor gibi oluyor. Sonra bu konuda birkaç videoya denk geldim. hayvanlara özellikle kozmetik açıdan nasıl eziyet edildiğini 10s görmem yetti vegan olmak için. Veganlik bu açıdan geç geldi çünkü kozmetik hiçbir ürün kullanmıyorum. Doğal şeyler kullandığım için işin bu etik dışı boyutundan bihaberdim.

Yemek düzenimi değiştirecek bir durumum olmadı dolayısıyla.
0
truf
(22.10.25)
Veganlığı seçmek isterim elimden geldiğince giyimde kozmetikte vs dikkat etmeye çalışıyorum, sadece yemek konusunda yapamıyorum.
30’lu yaşların başından itibaren dönem dönem bu konuyu düşünüyorum etik olarak çok doğru bulduğum fakat kendi hayatımda uygulamaya geçmekte zorlandığım bir durum.
Her şeyin birbiriyle bağlantısı olduğunu düşünüyorum “etin cinsel politikası”nı okuduğumdan beri vegan değilsem feministliğimin bile “yarım” olduğuna inanıyorum bu durum beni gerçekten çok üzüyor.
Üç farklı diyetisyenle çalıştım belli bir aşamaya gelince hepsine böyle bir düzene geçme konusunda danıştım hiçbiri bana bunu önermedi bu yüzden olması gereken kiloma ulaştığım zaman kendisi de vegan olan birine gidip destek alarak bu yola adım atabilmeyi çok istiyorum.
Bana lazım olan şey biraz dirayet biraz da cesaret sanırım insanlara bir yaştan sonra ben artık bu düzene geçtim demenin beni nasıl etkileyeceğini bilmiyorum böyle çekincelerim var.
Bu konuda tecrübe sahipleri tecrübelerini paylaşabilirse benimle çok mutlu olurum.
0
mutekebbir
(22.10.25)
hayvanlara karşı zaafım var. ben de et tüketmek istemiyorum ama olmuyor işte ;(
0
Algorix
(22.10.25)
(3)

Son dakika tatili

solenkol
29ekimi eşimin şirket köprü olarak bağlamıs. İstanbul cıkıslı 2-3 gece biryere kaçalım bari olduk. Ama 1 yasında bebek de var cok uzaklasmadan napsak ne tarafa gitsek? Aklıma cunda, foça, bozcaada gibi geldi, deniz olmaz zaten de yer içer gezeriz snrm.
29ekimi eşimin şirket köprü olarak bağlamıs. İstanbul cıkıslı 2-3 gece biryere kaçalım bari olduk. Ama 1 yasında bebek de var cok uzaklasmadan napsak ne tarafa gitsek? Aklıma cunda, foça, bozcaada gibi geldi, deniz olmaz zaten de yer içer gezeriz snrm.
0
solenkol
(22.10.25)
Adalar bir seçenek olabilir yakın olarak ama 29 ekim günü çok kalabalık olabilir, Tirilye, İznik, Misi Köyü yakın seçenekler, biraz daha yol yapabiliriz derseniz Safranbolu, Amasra olabilir, saydığınız yerlerin hepsini çok severim, onlara benzer Sığacık olabilir.
+1
(22.10.25)
Kendim gidip gormedim ama kazdaglari falan guzel olmaz mi? Tam sonbahar renklerinin cosacagi zaman.
+1
mbond
(22.10.25)
kıyıköy
+1
since1907
(23.10.25)
(2)

Trabzon gezisi

kestane gürgen palamut
Merhaba Trabzon merkezde kalıp 2 günlük gezi ile Trabzon’u gezebilir miyim? 1. Gün sümelaya gitsem 2. Gün merkez ve Atatürk müzesini görsem yeterli mi ? Çok vaktim olmayacak.Ayrıca kendi aracım ile sümelaya gidebilir miyim? Yollar nasıl uzak mı merkeze ? Nasıl bir planlama yapmamı önerirsiniz?Teşekk
Merhaba Trabzon merkezde kalıp 2 günlük gezi ile Trabzon’u gezebilir miyim? 1. Gün sümelaya gitsem 2. Gün merkez ve Atatürk müzesini görsem yeterli mi ? Çok vaktim olmayacak.

Ayrıca kendi aracım ile sümelaya gidebilir miyim? Yollar nasıl uzak mı merkeze ? Nasıl bir planlama yapmamı önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
kestane gürgen palamut
(22.10.25)
Sumela 50 km merkezden 1 saat surer rahat, yollarda yeni bir gelisme olmadiysa sikinti yok, yer yer virajli.

Sonbahar en guzel zamanlar bence, ben sahsen Giresun'da bildigim bir kac rota var oralari tercih ederdim ama Trabzon'dan uzak kacar biraz, ve tabii Trabzon'da da belki benzer yerler vardir. Ben merkezi sallardim acikcasi, ya da iste sabah erkenden gidecegim yere gider oradan yaylalara yonelirdim. Hava raporlarina bakmakta fayda var, Sumela'da sorun olacagini sanmam ama baska yerlerde kar yagisi olmasi mumkun.
0
mbond
(22.10.25)
kendi aracın ile gidebilirsin. dediğin yerler bir günde de gezilir.

belki bir yaylaya da uğrayabilirsin. trabzon merkezde bir şey yok zaten bi cadde var. ganita sahile inebilirsin belki. daha detaylı öneriler için ulaşabilirsin
0
jelly bear
(22.10.25)
(10)

partnerinizle yeniden tanışmış olsanız ve o boşanmış ama çocuklu olsa

baldan kaymak
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
-4
baldan kaymak
(22.10.25)
İstemezdim. Ergenleşme sürecinde öz anne babasına bile tahammül ve tolerans konusunda sıkıntı yaşayan çocuk seni çok da mutlu etmeyecektir.

Ayrıca ayrılmış ebevenler çocuk için bir şekilde iletişimlerini sürdürmek zorundalar. Yaşamak zaten yeterince zorken niye böyle bir derde de katlanayım?
+2
Mirket
(22.10.25)
asla.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.10.25)
çocuk ossuruk gibidir sadece kendininkine katlanırsın.
+2
mikahakkinen
(22.10.25)
çocuk olması benim için red flag. olmazdı.
0
elektr10
(22.10.25)
evli çocukluyum, bekarken çocuklu adama çok aşık bile olsam asssla olmazdı.

şimdi de boşanmış olsam çocuksuz biriyle asssla olmaz. öyle bir denklem yani :D
0
yenibirgüzelnick
(22.10.25)
çocuk çok büyük değilse olabilirdi diyorum.
0
Improbable
(22.10.25)
Hayır tabii ki
0
arbre
(22.10.25)
ben çok yakın çevremde böyle bir kaç evli çift gördüm. kimisi çok mutlu mesut yaşayabiliyor ama kimisi hep çocuk yüzünden kavga ediyor. senin çocuğun şöyle senin çocuğun böyle vb. dönüp baktığında aslında çocuğun çocuk olmaktan başka hiç bişey yapmadığını ama erkek adamın bir sebebpten içten içe bu durumu sindiremediğini görüyorsun. kaldı ki çok sever o çocuğu mesela küçüklükten beri. yani biraz olay sende bitiyor.

bu yukarıda verdiğim örnek kadın ve erkek tarafının ikinci evliliği, zaten çocukluktan arkadaşlar, 2019dan beri evliler. bu zamandan beri kadın , erkek ve kadının çocuğu aynı evde yaşıyolar. çocuk ergenliğe girmeye başladığından beri erkek olan çeşitli triplere giriyor. kaldı ki çocuk çok uyumlu süper bişey.
0
Fodera
(22.10.25)
Pek mantikli bir hareket degil, yapmam demiyorum ama baskasinin cocugunu benimsemek cok zor diye dusunuyorum. Ozellikle erkek tarafiysan ve cocuk da erkekse, muhtemelen oncesinde simartilmis olacak bir miktar, bazi kararlari bile aliyor olacak vs. yeni iktidar ortagini cok iyi karsilamayabilir. Ergenlik konusu da belirtilmis, yetistirilme sekliyle de alakali ama kendi babasina soven sayan hakaret edenler bile var. Uvey evladin agresifligini kim ne kadar cekebilir?
0
mbond
(22.10.25)
şu anki yaşında istemezdim ama yaşım ileri ise değişir.

mesela ben 45 yaşındaysam, kendi yaşlarımda 45-50 aralığında biri ile 2.evliliğimi yapacaksam o yaşta çocuksuz birini bulmam zor olduğu için kabul ederdim.

bir akrabam 41 yaşında 2.evliliğini yaptı, eşi 50 yaşında falandı diye biliyorum ve üniversiteye giden kızı vardı. bunu kabul etti doğal olarak.
+1
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(5)

doğalgaz ve gün boyu açık kalması

baldan kaymak
sabah 5:30 da evden çıkıyorum dönüş 18:00 ve bazan 22:00Ama gece soğuk oluyor akşam açınca. Isınmıyor.Sorum şu:1) Sürekli açık olması ve sabit sıcaklık koruması mı daha az yakar yoksa gerçekten bu kadar uzun saatler faydasız mı olur? Fatura yönünden soruyorum.2) siz nasıl yapıyorsunuz bu işi? Doğalg
sabah 5:30 da evden çıkıyorum dönüş 18:00 ve bazan 22:00

Ama gece soğuk oluyor akşam açınca. Isınmıyor.

Sorum şu:

1) Sürekli açık olması ve sabit sıcaklık koruması mı daha az yakar yoksa gerçekten bu kadar uzun saatler faydasız mı olur? Fatura yönünden soruyorum.

2) siz nasıl yapıyorsunuz bu işi? Doğalgaz üzerinden en sıcak değeri mi seçmek lazım? Petekler uber sıcak değil dokunamayacak gibi değil.
0
baldan kaymak
(22.10.25)
Ben de o kadar erkenci olmasam da erken çıkıp geç dönenlerdenim :) ama benim kaldığım yer stüdyo dolayısıyla geldikten sonra açarsam 1-1.5 saate bayağı ısıtıyor etrafı. Fakat sen akıllı termostat gibi bişi düşünebilirsin belki. Mesela şu ürün gibi shorturl.at pek çok ürün var piyasada app ile kontrol edebileceğin. Belki işini görür.
0
truf
(22.10.25)
ben 2016 yılında sanırım cosa aldım ama eşim bir türlü kullanmayı kabul etmediği için doğru düzgün kullanamadık.

ama senin işini bence cosa gayet iyi çözer, bence ne kadar yüksek sıcaklıkta ısıtırsan bacadan kaçan ısı da o kadar çok olur. mümkün olduğunca uzun petek düşük sıcaklık deniyor yeni kombilerde. cosa ile ilgili videolara bak, şimdi dünya kadar rakibi daha iyisi daha uygun fiyatlısı vardır.
0
denemeyanilma
(22.10.25)
ben olsam sabah giderken kısardım, akşam gelince açardım.
0
ravenudon
(22.10.25)
Derece olarak ayarlama imkani var mi? 19 falan yapardim evden cikarken, gelince acardim. Asiri soguk olmadigi surece belki hic acilmazdi, belki de ara sira acilirdi. Teknik olarak 1. secenek bana mantikli gelmiyor. Cunku izolasyona gore degisir tabii ama surekli acik olursa, disardan gelen soguga karsi surekli gaz harciyor olacak. Asiri soguk bir yer degilse kapatmak daha iyi gibi, oluyorsa kismak da iyi.
0
mbond
(22.10.25)
akıllı termostat var bende salus marka. yatak odasında duruyor. 21.5 dereceye ayarlı. günde 2 saat yanıyordur. sigara içmek için balkon kapısını açmasam daha da az yanar belki. iklim karasal (doğu avrupa) cidden soğuk bir mekandayım.
0
rain when i die
(22.10.25)
(8)

Kasımda yurtdışına vizesiz nereye gidilir?

pembediken
Havası kasım ayında çok yağışlı olmayan, görmeye değer Kıbrıs harici önerileriniz nedir? Tek başıma olacak
Havası kasım ayında çok yağışlı olmayan, görmeye değer Kıbrıs harici önerileriniz nedir? Tek başıma olacak
0
pembediken
(19.10.25)
Misir
+1
kassiopeia
(19.10.25)
Cape Town bence 11 saat uçuş sıkıntı yaratmazsa
0
vedatchilipeppers
(19.10.25)
Kritere uymuyor direkt ama gideceğim için yazıyorum; Saraybosna.

15 Kasımda gideceğim bir aksilik olmazsa. Bakalım göreceğiz havayı
0
put it in your appropriate place
(19.10.25)
Petra için Ürdün. Birçok şey için Japonya. Schengen'e dahil olmadan evvel görmek için Belgrad.
0
kadirgali huseyin olmayan adam
(20.10.25)
belgradın şengene dahil olması şu an için imkansıza yakın.
ben de belgrada gitmeyi düşündüm ama çok araştırdım hiçbir şey yok bomboş bir yer.
paran varsa japonyaya git. mısır turu vs. de olabilir.
0
Hallegadola
(20.10.25)
japonya. ben seneye gidecektim ama sağlık sorunu nedeniyle gidemeyeceğim muhtemelen.
0
inheritance
(20.10.25)
Karadag derdim ama orasi artik biraz sey diyorlar, talebin artmasiyla fiyatlar artmis, esnaf suratsiz falan diyorlar. Neyse Arnavutluk kiyilari da olabilir. Yagis olmayacaginin garantisi yok tabii ama gayet gunesli 20 derece de olabiliyor bazen.
0
mbond
(20.10.25)
@put it in
Saraybosnayi düşünüyorum ben de şimdi videoları izliyorum gidiş dönüş bilet 4bin civarında. Değer mi gezmeye henüz emin değilim. Belgrad uygun olursa giderim.
0
🌸pembediken
(20.10.25)
(11)

en lüzumsuz su harcamaları nerde oluyor?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(18.10.25)
Sanayide tekstil.
-1
arbre
(18.10.25)
Araba yıkamacılarda
0
grimavi
(18.10.25)
çimler bence. görsellik dışında bir olayı yok sanırım ama deli gibi sulama istiyor
0
eisberg
(18.10.25)
Aşırı yaygın bir örnek olmasa da beni en sinir edenlerden biri şu; kız arkadaşı evdeyken gürültülü bir şekilde sıçtığı duyulmasın diye her patlamada sifon çeken veya suyu açık bırakan kişiler ciddi su kaybına yol açıyor.
-3
mbond
(18.10.25)
Tarım. Vahşi sulama
+1
Mirket
(18.10.25)
(bkz: askeriye)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.10.25)
Endüstri olarak tarım ve sulama. Dünya'daki tatlı suyun yaklaşık %70'ini kullanıyormuş. Şeker kamışı ve bazı tahıllarda çok kullanılıyor. Yeni sulama teknolojileriyle su kullanımını azaltmaya çalışıyorlar.

Onun dışında termoelektrik ve nükleer santrallerde de çok gidiyor.

Moda/tekstil endüstrisi fena. Bütün işlemleri düşününce (pamuk üretimi, imalat, nakliye, yıkama vs.), bir kot pantolon üretimi 3,781 litre su harcıyormuş. www.unep.org

Evde en çok su, duş alırken gidiyordur. Luzümsuz belki bakış açısına göre değişir. Kovayla yıkanma seçeneği de var ama kimse uğraşmak istemez. Sifonlarda da çok ve az su butonlular oluyor, bu daha mantıklı ve tasarruflu.
0
ermanen
(19.10.25)
tarımda oluyor. hala kardüzen tarım yapılıyor. adam akarsuyu alıp kendi tarlasına çeviriyor, suyun %99'u boşluğa akıp gidiyor. havzaları dolduracağına sağda solda heba oluyor.

sanayi vs. tarımla yarışamaz bile su harcaması konusunda.
tarıma denetim gelmek zorunda.
0
tchuck
(19.10.25)
evde sifon, su gerekli de bence gri su ya da yağmur suyu kullanılabilir.
0
hoot
(19.10.25)
Tarım konusunda şunu söyleyebilirim. Evet, tarımda çok su harcanıyor ama Türkiye'de sulama birlikleri var. Kimse ben akarsuyu tarlama çevireyim, kafama göre sulama yapayım diyemez. Damlama sistemleri ile sulama on yıldan uzun süredir Türkiye'de kullanılıyor ve kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Çiftçi için su da bir gider. Diğer bölgelerimizde durum nedir bilmiyorum, gözlemlerim Ege ve Marmara bölgeleri için geçerli.
0
gnosis
(19.10.25)
kağıt üretimi. kağıdın hammaddesi selüloz sebebiyle doğayı kirletmiyor ama sürekli yeraltı sularını kullanıp arıtmadan salıyorsun , ee oradan kanallara, nehirlere, denizlere ulaşıyor. yeraltındaki su kaynağını denize salmış oluyorsun yani.


yanlışmıyım diye chatgptye baktım şöyle bir cevap verdi.

Kağıt üretimi, sanayide en fazla su tüketen süreçlerden biri olarak bilinir. Su hem ham maddenin (odun lifleri veya geri dönüşüm lifi) işlenmesinde hem de yıkama, hamur hazırlama, beyazlatma, taşıma ve soğutma aşamalarında kullanılır.
0
Fodera
(19.10.25)
(12)

arabanızı tanıdıklarınıza veriyor musunuz?

Sadece soruyorum
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşün
zaman zaman iş ortaklığı yaptığınız, aynı ofisi kullandığınız, sizden yaşça büyük olan bir adam var. işyerinin yakınında restorantı var size de zaman zaman yemek ısmarlıyor para almıyor ama haftada 2-3 defa da arabanızı istiyor. siz de aslında herhangi bir kaza ihtimalinde başınıza gelecekleri düşününce vermek istemiyorsunuz ama onun da size iyilik yaptığı ortada olduğu için hiçbir zaman hayır diyemiyorsunuz.

bu durumda ne yaparsınız, arabanızı vermek istemediğinizi uygun bir dille söyler miydiniz? yoksa iyiliklerine karşılık ses çıkarmamaya devam mı ederdiniz?
+1
Sadece soruyorum
(17.10.25)
aracı vermemek hem onun için hem sizin daha iyi olur. kibarca ret etmek lazım.
0
duyuruuser
(17.10.25)
Kimsenin direksiyonuna oturmam. Kimseyi de oturtmam. Aç parantez, Aile bireyleri hariç.
0
Mirket
(17.10.25)
Adamına göre veririm emanet araba ama haftada 2-3 nedir?
Laf sok şakayla karışık, mtv'yi de bölüşecek miyiz diye.
0
Bruce
(17.10.25)
yemeklerin parasını verin, arabayı vermeyin. Restoranı olan adamın bir dandik 20 yaşında araba alacak durumu yok mu?
+3
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
bi aile bireylerine bi de çook yakın arkadaşlarıma veririm. başka da olmaz.
0
jelly bear
(17.10.25)
adamın restoranı var ama arabası yok mu? senin arabanı neden alıyor? daha büyük bir araca falan ihtiyacı varsa onu da alabilir restoranı olan bir adam.

bence illegal işler dönüyor.

arabam yok ama olsa da vermem kimseye ve kimsenin de arabasını almam.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
En son bunu yaptığımda bir süre sonra şanzıman elimde kalmıştı. Birşey de diyemedim sonuçta ben de kullanıyorum diye. Ama herkes kendi arabası gibi özenli kullanmıyor maalesef. Ben olsam arabamı gerekirse satardım bahane bulamıyorsam ancak yine de başkasına kullandırtmazdım.
+1
va
(17.10.25)
Bir kazaya karissa sorumlulugu almaktan kacinmayacak karakterde insanlara verebilirim. Onun disinda cidden araba emanet etmek tehlikeli is, tecrube edilmis ornekleri var. Ama bunu soylemenin de ulkemiz geleneginde "kibar" bir yolu yok.
0
mbond
(17.10.25)
Verirsem ben eve markete gidemem ki nasıl vereceğim toplu taşıma ile ters kalıyor güzergahım o yüzden sanırım kimse de istemiyor benden, ama 10-20 dakikalığına yakında bir yere gidecekse şoföre güveniyorsam veririm. Uzak yol, şehirlerarası vs filan vermem. Kiralık araba seçeneği çok zaten kimse de sormadı bugüne kadar.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
araba vermemek en iyisi .ama anladığım kadarıyla hayır demek de istemiyorsunuz... bence ölçü benzin koyup koymaması olabilir. ama bugüne kadar verdiyseniz bugünden sonra vermemezlik olmaz.
0
co2s2
(17.10.25)
Emanet araba almam kimseyede arabayı emanet vermem
0
basond
(17.10.25)
Etrafımda genelde arabamı isteyecek insanlar olmaz veya arabaları olur.
Ha yakın arkadaştır, birkaç senede bir öyle bir şey olur, veririm.

Ama sizin durum buna benzemiyor.

Elbette vermeyin diyeceğiz ama siz yine de vereceksiniz. Fakat en azından arabayı verirken kaza durumunda ne olacağını önceden konuşun.

“Kaza olursa sigortanın hasarsızlığını bodurmam, yetkili serviste cebinden ödersin tamiri, araç tamirdeyken bana şu marka model araba kiralarsın ve aracın değer kaybını ödersin restorancı bey kardeşim, anlaştık mı?” deyin bari.
0
michael_knight
(18.10.25)
(13)

Shepard geldi, duyuru Echo Chamber'a dönmüş

Shepard
Arkadaşlar, arkadaşlar... Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cev
Arkadaşlar, arkadaşlar...
Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.

Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cevaplarından görüyoruz ama bir de özelden yazanlar var. Psikolojisi bozuk milletin, duymak istediklerini duyma peşindeler. compu sağolsun bu siteyi var etti ve şimdiki haline getirdi. Artık duyuru milletin "ben ve beni sevenler" şeklindeki yerine dönüştü. Zayıf karakterli kim varsa engelliyor karşısındakini nefes bile almadan. Bu engel olayını zaten böyle kullanıyordu deliler.

Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir.

Shepard nerede diyenlere DUYURUlur ahahahha. Duyuru hevesim kaçtı. Ama her zaman savunduğum şeyi savunuyorum, siz psikolojik deliler olmasaydı burası bu kadar keyifli olmazdı. Adminler çok sabırlı ve saygılılar sizlere karşı... Buradan aşağısı bağzı genellemelerim.

Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız benden korktu demiş, özelden ana bacı sövmüştü. Bitikle bitik olamadım...

Bir kadın sever erkek demiş ki Shepard yazmıyor artık xd, beni engellemiş demiş. Kafası çalışmıyor biliyoruz, kendisi beni engellemişti. Haliyle bu dediklerinin olması çok normal ama farkında bile değil aahahahah.

Bir bacımız en son nazarın bilim adamları tarafından çalışılıp onaylandığını söylemiş bilimsel olarak ahaahahha.

Hala açılan duyurular ilginç, mesela obd arabamda nerede demiş araba marka modeli yok. Adam yardım ediyor ama bize yardım etmiyor...


Edit
Engelleyen sayısını da yazayım ahahahaa 45.

@kibritsuyu abi marka model versin, ne zararı var hatta yararı var. Benim arabada obd farklı bir yerde. O dediği yerde bende de boşluk var.

@dearthodisa adını söylemeden nasıl tarif edebilirim? Bir insan kelse keldir. Ayrımcılık yapma, olan bir şeyi söyleyene de şey etme ayıp.
-9
Shepard
(17.10.25)
Su videoyu atabilmek icin dogru zamani bekliyordum. Cok sukur rahatladim. Shepard'a operasyon cesaretle mi oluyor. www.youtube.com

Belki haberin yoktur diye yazayim dedim, sen siteden ucuruldun diye sampanyalar patlatildi burada. Moderatorlerin evinin onune celenk birakildi.

"Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız..." ulan kesin benden bahsediyor dedim ama ana baci sovmedigimden eminim, demek ki benim gibi biri daha var burada.

Bu arada merak ediyorum seni kac kisi engellemis: www.eksiduyuru.com
+4
mbond
(17.10.25)
objektif olarak çok basit bir şey söyleyeceğim.

"obd arabamda nerede" dememiş (hatta ben de öyle zannedip cevap yazdım, öyle olmadığını anlayınca sildim). obd'nin olması gerektiği yerin fotoğrafını koymuş, obd soketi yok, boş orası. kablolarını kesip çıkarmışlar mı ama kesik kablo da yok, ek yapıp göğüs altına mı sakladılar acaba, nasıl ulaşırım demiş.

hem soruyu yanlış anlıyorsun, hem doğru soranı tuhaf ilan edip insanların sinir uçlarıyla oynuyorsun. sonra da en haklı kendin zannediyorsun.

edite edit: işte o da insanlarla diyalog kurmaktan geçiyor. "arabanın markası modeli nedir, belki de orası obd yeri değildir, zaten boştur, obd yeri başkadır" diye sormak dururken, "ahaha mala bak arabanın marka modelini vermeden sormuş kamil" tarzı bir üslupla cevap vermek niye? yazdıklarının çoğu böyle çünkü.
+8
kibritsuyu
(17.10.25)
"Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir."

yazmışsın da kimsenin buradaki gibi davrandığını düşünmüyorum. mesela sen çok makul birisin aslında ama böyle davranmayı seçiyorsun burada. biraz daha rahat oluyoruz tabi internet aleminde. ha tabi bu yazdığının da haklı olduğunu gösteren kullanıcılar mutlaka vardır. bazen her şeye olabilir diyen ben de hayret ediyorum bir de önyargılı insanları direkt engelliyorum şu ana kadar da buradan yalnızca "1" kişiyi engelledim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(17.10.25)
bi insanın tombul, kel, yaşlı olmasında ne gibi bir sorun var mesela bunu aşağılama olarak kullanıyorsun?
+4
deartheodosia
(17.10.25)
shepard arada sırada doğruları yanlış üslupla söyleyen birisisin, kaos yaratmayı seven kendi şahsına münhasır kişilik, ha sitede kalırsın kalmazsın çok önemli değil ama orijinal karaktersin.
-2
( . )( . )
(17.10.25)
dayı sen nerdesin ya? ortam delilere kaldı sen gidince.
0
mikahakkinen
(17.10.25)
ahhaha herkes seni engellediği için küsüp gittin sandım. sensiz bir sakinlik, bir huzur çökmüştü siteye. bütün egonla geri dönmüşsün. narsist, egoist bir ikizler burcu olduğunu düşünüyorum. :d

ben sadece ciddi psikolojik rahatsızlıkları olduğunu hatta ciddi ciddi suça karışabileceğini düşündüğüm bir kişiyi engelledim. baya böyle 3. sayfa haberlerinde görülebilecek birisi olduğunu düşünüyorum.

hoşumuza gitmese de diğer fikirleri de görmeliyiz bence. ekşi'de de bu yüzden takılıyorum.

bu arada doğruları yanlış üslupla söylemiyorsun. üslubun hep yanlış evet ama söylediklerinin %0.1'i falan anca doğru.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
Şepırd sen de döğüştüklerin de komple haksız oluyorsunuz genelde(bana göre öyle). Sırf senden ötürü karşı tarafa da sempati besleyemiyorum çünkü onların da desteklenecek yanı olmuyor genelde. Çekirdeğimi alıp yiyin birbirinizi modunda takip ediyordum ben genelde.
Not:Hatta senin bazen bazı şeyleri karşı tarafın damarına basmak için özellikle yazdığını düşünüyorum. Bir bakıma trollük yani. Bazı yazdıkların için de aslında öyle düşünmediğini ama karşı tarafı triggerlayacağını bildiğin için öyle yazdığını düşünüyorum.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
sozluk manyak dolmus bi kac yazar bir araya gelmişiz kadınları linçliyomusuz :) @Shepard
-1
koela
(17.10.25)
gitme kal bu şehirde kral. duyuru seninle güzel :)
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Ooo şepırdım nerelerdesin iki gözüm :)

Birileri öldü demişti, şimdi yazsınlar kral geri döndü :)

@kibritsuyu sana da iki çift lafım var;

Sırf şepırda laf sokmak için boş yapmışsın. Duyuru 5 duyuru altta ve başlığı “obd portu nerede olabilir” yani adam yanlış anlamamış. marka model vermeden bunu kimse bilemez. İnsanlar burada sorulan soruları zaten anlamıyor. yarım yamalak soruyu da bırak eleştirsnler. Böyle böyle düzelecek :)
+1
Rondak
(17.10.25)
@rondak

Sadece başlığı değil de tıklayıp açarak içinde yazanı da okursan ne anlatılmak istendiğini anlarsın, açık açık yazmış.

Ecnebilerin meşhur lafı var, kitabı kapağına göre yargılamayın diye. Okumayı sevin, okumaya inanın.
-1
kibritsuyu
(17.10.25)
mikrofon uzatalım röportaj da ver istersen Shepard
0
beyfendi
(17.10.25)
(22)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(6)

iDATA Almanya Schengen | İmza Sirküleri Belgem Geri Verildi?

elektr10
Merhaba ekşi duyuru ahalisi.Kafama takıldı da bugün belgelerimi iDATA'ya teslim ettim Almanya Schengen vizesi için. Görevli kişi şirketin imza sirküleri belgelerini geri verdi bana. Nedenini sorunca da "Çok fazla belgeniz var gerek yok buna" gibi bir cevap aldım. Benim de basiretim bağlandı o an ve
Merhaba ekşi duyuru ahalisi.

Kafama takıldı da bugün belgelerimi iDATA'ya teslim ettim Almanya Schengen vizesi için. Görevli kişi şirketin imza sirküleri belgelerini geri verdi bana. Nedenini sorunca da "Çok fazla belgeniz var gerek yok buna" gibi bir cevap aldım. Benim de basiretim bağlandı o an ve tamam dedim ama aklıma takıldı bir sorun olur mu acaba?

Maaş bordrolarım, izin kağıdım hepsi var ama o imzaları nasıl kontrol edecekler ki bu belge olmadan? Eksik derlerse bana bildirebiliyorlar mı acaba getirin diye?

Bu arada daha önceki iki vizem de Almanya'dan + 3,5 sene de Almanya'da yaşadım onların fotokopilerini de eklemiştim. Belki ona güvenerek çıkarttı görevli kişi bilemiyorum.
0
elektr10
(15.10.25)
Benim bildigim oradaki gorevliler konuya hakim, gerek olmadigi konusunda bu kadar tereddutsuzse gerek yoktur diye dusunuyorum. Endiselenecek bir durum yoktur.
+1
mbond
(15.10.25)
bi şey olmaz muhtemelen konsolosluk istemiyordur artık. bana da banka içim imza sirkülerine gerek yok denmişti artık vfs tarafından.
+1
jelly bear
(15.10.25)
@mbond evet artık işin uzmanı olmuşlardır. gerek görürlerse ve isterlerse gönderirim diye düşünüyorum.

@jelly bear eşimden istedi benden istemedi ondan tereddüt ettim. neyse göreceğiz bakalım.
0
🌸elektr10
(15.10.25)
muhtemelen bir süre Almanya da yaşamış olmanız yeterli diye düşünmüş ve geri vermiş. endişe edecek bir durum yok bence.
+1
gercekdunya
(15.10.25)
adam kanaat getirmiş belgelerin orijinal olduğuna, dosya da kalınlaşmış, çok kağıtla uğraşmak istememiş.
+1
co2s2
(15.10.25)
başkalarına yardımcı olur diye yazıyorum. 3 yıl multi verdiler. iDATA görevlisinin gerçekten bir bildiği varmış.
0
🌸elektr10
(04.11.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(6)

Duyuruya girerken "Failed CSRF check" hatası alıyorum

truf
Yurtdışından giriyorum. Durduk yere bu hatayı almamın sebebi ne olabilir? Firefox kullanıyorum. Çerezleri temizledim ama yine aynı hatayı almaya devam ediyorum. Bir tek gizli pencere açınca girebildim. Çözümü nedir?
Yurtdışından giriyorum. Durduk yere bu hatayı almamın sebebi ne olabilir? Firefox kullanıyorum. Çerezleri temizledim ama yine aynı hatayı almaya devam ediyorum.

Bir tek gizli pencere açınca girebildim. Çözümü nedir?
+2
truf
(10.10.25)
Cevap veremeyeceğim ama aynı sorun bende de brave browserda yaşandı. Sürekli bu hatayı veriyor. Bugün safariden girmeyi denedim, oldu. Ben de merak ediyorum.
+1
a perfect lie
(10.10.25)
benzer sorunu yaşıyordum tarayıcıdaki eksiduyuru cookie ve site datalarini silince çözülmüştü sorun
+3
kornisch
(10.10.25)
tekrar deneyin.
+2
compumaster
(10.10.25)
Ben bu hatayı yurtdışından Brave ile alıyordum, ancak şimdi sadece oturum açmadan ana sayfaya yönlendiriyor. Hatayı da göstermeyi bırakmış. Safari'den geldim şimdi denemek için oldu.
Mac'de sorun oluyordu. Windows'da bir problem yaşamadım.
+1
mbond
(10.10.25)
Giris sayfasinin altina Sorun Giderme diye bir kutu koydum ona basip deneyin sozlukten veya kullanici adi sifre ile girmeyi.
+1
compumaster
(10.10.25)
Windows'ta da Mac'te de Chrome ile login olurken aynı hatayı veriyordu.
Firefoks ile bir sorun yok.

Bu akşam ne yapıldıysa, o hatayı vermiyor. login olamadan ana sayfayı açıyor.

Eski düzene dönelim. Sıkıldım ben bu işten.
+1
Mirket
(11.10.25)
(8)

sosyal medyada trend olmuş kalıplar

tabudeviren
- benim bilmem ne bilmem ne yapmam şaka mı - C2 seviye oyun bağımlılığı- senin nezdinde makul bir zemin oturmak zorunda değil - ikimizin şarkısıydı şimdi dinleme çocuğun uyanırgibi gibi... neler var başka?
- benim bilmem ne bilmem ne yapmam şaka mı
- C2 seviye oyun bağımlılığı
- senin nezdinde makul bir zemin oturmak zorunda değil
- ikimizin şarkısıydı şimdi dinleme çocuğun uyanır

gibi gibi... neler var başka?
0
tabudeviren
(09.10.25)
Bu sey degil mi ya; ben
X olunca ben
X'i olmayan da ne biliiim... (x yapmayan da ne biliim...)
0
sey mi dostum
(10.10.25)
@konusma ben konusuyorum, sen alkışlarlayaşıyorum musun?
0
ruhlardan esinlenen karga
(10.10.25)
yemin edebilirim ama ispatlayamam.
+1
kumandanim
(10.10.25)
Seni x'te durduran ne oldu

Bir diziden çıkmış, ama izlemeyenler de denk geliyordur illa ki.
0
auroraaurora
(10.10.25)
Dun baska duyuruda lafi gecmisti oradan aklima geldi.

"adamı bırakır mısınız gözaltına alınmak istemiyor"
0
mbond
(10.10.25)
@konuşma ben konuşuyorum

hocam son 10 senedir internetsiz bir mağaradaydın yeni çıktın galiba, verdiğin örnekler 2010 civarı nostaljisi yarattı bünyede sdjdsj

soruya cevap olarak;

x yapmayan kendime erkeğim/kadınım demesin
Bi de mistik kelimesinin aşırı ve yersiz kullanımı var. Başıma gelen mistik olay vs diyorlar ama mistik de değil
0
nundu
(10.10.25)
@konusma gerçekten 2010'lar nostaljisi yaşattı. oğlum bak git'teki kafası yarılan çocuk, al kırdın kırdın'daki çocuk 30'lu yaşlarına gelmiştir herhalde. adnan s.kişenses öleli 12 yıl oldu.

ama instagram'da reels kaydırmıyorsanız sorulmak isteneni anlamamanız normal.

benim cevabım da türkçeyi yamultan salak saçma kalıplar.

beğendiği bir ürün görüp "keşke bundanım olsa"
ya da "bilmemne bilmemne olurken bendir" (bilmemne olurken ben böyle oluyorum anlamında). alıp bendiri kafasına geçirmek istersin.
0
kibritsuyu
(10.10.25)
haklisinizdir arkadaslar. magaradan cikmadim elbet, yani instagram'da reels de kaydiririm ama eksi sözlük ve duyuru disinda türkiye'den takip ettigim bir platform, haber kanali, gazete, gazeteci, siyasetci, futbolcu, yazar cizer, ünlü isim falan da yok. sifir. nil. algoritma böyle olunca karsima da düsmüyor türkiye icerigi. izledigim son türk dizisi 2012'de bitmis. o sebeple bunlara baya uzak kalmisim. neredeyse 18 senedir yurtdisinda olunca olabiliyor bunlar.
ama bence gene de kullanilir yani :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.10.25)
(5)

İngilizce b1 seviyesi için tavsiye

perfectlysplendid
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?

Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
0
perfectlysplendid
(08.10.25)
ücretsiz bi seçenek olarak duolingo'yu deneyebilirsin, kötü değil. almanca öğreniyorum ben oradan.

konuşma için open english

yazma için bilmiyorum :/
0
art cat chocolate
(08.10.25)
Kurs falan demode şeyler artık. Kimse kurstan bir şey öğrenmez.

Konuşma için önerilere ek: reddit de r/langauge_exchange subredditi var. Burada karşı tarafa sunabileceğiniz dili söylüyorsunuz, ve pratik yapmak istediğiniz dili. Offering Turkish Seeking English gibi. Sistem sizi ona göre eşleştiriyor. İlla bir şey offer etmenize de gerek yok sadece ingilizce pratiği yapmak istiyorum derseniz daha hızlı bulursunuz konuşacak kişi.

Yazma için, yazmaktan başka bir çaresi yok. Günlük mesela 300 kelimelik metin yazıp chatgptye feedback ver diyebilirsiniz. Ai’i hiç küçümsemeyin bu konularda harika iş çıkarıyor.

Metin yazmak için fikri de theessayarchive den bulabilirsiniz. Oradan hem inceleyebilir, hem de konu bulabilirsiniz

En olmadı chatgptye bana bir konu söyle essay yazayım deyin.

Ayrıca chatgpt nin mobil sürümünde sesli iletişim da harika. Nası konuşursanız konuşun her türlü anlıyor, ona da bakın.
0
substituent
(08.10.25)
Proficiency sınavları özel bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gündelik konuşmanın biraz ötesinde geçmeniz lazım.
Ben yoğun bir kurs artı preply kullanımını tavsiye ederim.
0
anon1m
(08.10.25)
Ben biraz gelenekselciyim. Sinava odakliysa bu konuda kendini kanitlamis bir kitabi detayli calismanizi oneririm. Teknolojik imkanlar cok fazla olsa da gunun sonunda hepsi sizin sahsi emeginiz olmadan ilerlemiyor. Bunun yaninda biraz daha sakin kafayla calismak icin destek saglayacak kaynaklar kullanilabilir. Hangisi hosunuza gidiyorsa.
0
mbond
(08.10.25)
konusma ve yazma icin toefl konusunda tecrubeli bir hocadan ozel ders alman lazim. duolingo'dan alacagin fayda tamamiyle sifir toefl icin. yazma, birisinin yazdigin metni okuyup soyle yanlis yazmissin, soyle yeniden yazmalisin falan gibi cok ciddi feedback vermedigi surece pek gelismez. yazmasi gelisen kisiler hep iyi okullarda hazirliga gittiler, universite boyunca ingilizce ders aldilar ve hocalar yazdiklari paperlarini dese dese ogrendiler. sonuc olarak hoca (online veya in-person) en verimli olacak yontem. kitap denmis de gene ayni kapiya cikiyor, kitap senin hatalarini duzeltmez.
0
hot potato
(08.10.25)
(7)

Hybrid mi elektrikli mi?

naksidil
Otomobil alacağım. Hybrid mi elektrikli mi? Fikrinizi ve neden böyle düşündüğünüzü açıklar mısınız?
Otomobil alacağım. Hybrid mi elektrikli mi? Fikrinizi ve neden böyle düşündüğünüzü açıklar mısınız?
0
naksidil
(08.10.25)
şehirler arası yol çok yapmıyorsan, özellikle evinde ya da iş yerinde şarj imkanın varsa elektrikli olabilir
bayramda bodruma giderim, tatillerde memlekete giderim şeklinde bir düşüncen varsa hibrit.

temelde yoğun dönemlerde şarj etmek ciddi problem. şarj cihazına erişiminiz kolay olmalı. (ev ya da ofis) gidip avm de şarj ederim diye düşünüyorsan sürdürülebilirliği zor.
0
kisa
(08.10.25)
Elektrikli pek istemiyorum ama altini dolduracak fazla argumanim yok. Yeni seyler ogrenmek istemiyorum, fazla moda olan seyleri istememe takintim var nedense, sarj beklemek istemiyorum. Bir de tabii nadir durumlardir falan ama arac yaniyor, bazi durumlarda kapiyi acamadiklari icin cikamiyorlar. Herhangi bir elektronik cihaz gibi birsey, sonucta siradan insanlariz ama isteseler arabayi kapatirlar bile.

Hibrit konusuna gelirsek. Toyota (Lexus dahil) ve belki Honda haric markalara guvenmiyorum. Mesela VW grubunda dinamo falan korkunc masrafli seyler duydum, bizzat tanidigim kisiler de dahil buna, kucuk bir grup ama son zamanlarda 3-4 kisi VW grubundan hibrit arac aldi, hepsi buyuk sorunlarla karsilasti. Hatta sifir Multivan alan biri var, araba aylarca serviste tamir edilmeye calisildi. Garantisi oldugundan para cikmadi sonucta ama ugrastirdi ve uzun vadede gene ayni durumlar olur diye dusunuyorum. Diger markalarda duzgun araclar vardir belki ama bilgisizlikten hic bulasmazdim.
0
mbond
(08.10.25)
ikisi de henüz oturmamış, gelişmeye devam eden teknolojiler. hangisinin alınması gerektiği ise aracı kullanacağınız koşullara göre değişim gösteriyor. en temelden gelelim.

elektrikli araçlar özellikle düşük süratlerde, dur kalkta çok verimliler. uzun yolda, yüksek süratte de verimliler ancak araçta taşıyabildiğimiz pil miktarı, ağırlık nedeniyle sınırlı. bir de pili şarj etmek zaman alıyor. bu sebeple uzun yolda kullanmak zor. pili şarj etme meselesi, pratikte elektrikli araçların tek dezavantajı. bir de elektrikli araçlar daha az bakım istiyor. daha çevreci. ve çoğunlukla çok güçlüler.

benzinle dizelle çalışan motorlar, aracın kalkışında ve düşük süratlerde verimsizler. yani şehir içinde, dur kalkın bol olduğu durumlarda verimli değiller. uzun yolda, yüksek süratte, sabit hızda daha verimliler. daha doğrusu, verimli demeyelim, kullanışlı diyelim. elektrikli araçlar uzun yolda da daha ucuzlar ama kısıtlı pil/menzil ve uzun şarj süreleri nedeniyle uzun yolda keyif kaçırabiliyorlar.

hibrit araçlar ise, elektrikli araçların ve benzinli araçların avantajlarını bir araya getiriyor. kısa mesafede, düşük süratlerde, dur kalkta elektrik motoru kullanarak verimi arttırıyor. yüksek hızlarda, sabit hızlarda, uzun mesafede benzin motoru kullanarak menzilinizi arttırıyorlar. bu arada araçtaki pil miktarı azalıyor, ağırlık da azalıyor.

şarj meselesi haricinde elektrikli araç almamak için bir sebep yok gibi. örneğin kendi evinizde şarj etme şansınız varsa, kesinlikle elektrikli araç ya da sabah işe gittiniz, hemen yan tarafta şarj etme şansınız var, kesinlikle elektrikli araç. yılda 1-2 kere tatile gidiyor olmanız sizi çok korkutmasın, onları da bir şekilde çözersiniz.

eğer sürekli olarak uzun yol yapıyorsanız, ancak o zaman benzinli araçlara dönebilirsiniz. bu durumda da saf benzinli araç yerine, hibrit araç yine daha mantıklı. tabii hibritlerin de bir kaç çeşidi var:

hafif hibrit: (mild hybrid falan diyorlar) bunlar genelde çok küçük bir elektrik motorla aracın kalkışına destek veriyorlar, benzin sarfiyatını ciddi düşürüyorlar.

tam hibrit: daha büyük bir elektrik motoru oluyor ama daha az pil oluyor. standart bir elektrikli araç yüzlerce kilometre gidebilirken, bu hibritler 3-5 kilometre falan gidiyor. şehir içinde yeterli oluyor. yüksek hızda ya da uzun mesafede benzin motoru devreye giriyor. (pili şarj etmek ve/veya doğrudan tekerlekleri çevirmek için)

şarj edilebilir hibrit: tam hibritle neredeyse aynı şey ama daha fazla pili var ve bu pilleri dışarıdan şarj etmek de mümkün. bana göre en gerçek muazzam süper hiper hibrit bu. çünkü pilleri dışarıdan şarj ederek, daha da ucuz kullanmış oluyorsunuz.

menzil arttırıcılı arabalar : şarj edilebilir hibritlerden farkı, bunlardaki benzin motoru sadece jeneratör olarak çalışıyor. yani tekerlekleri hep elektrikli motor çeviriyor. aslında benzin motorunun en verimli çalıştığı bir devir var. ara ara bu devirde çalışarak pilleri şarj ediyor. uzun mesafe gitmenizi sağlıyor.
0
co2s2
(08.10.25)
elektrikli alıpta uzun yolda bayramlarda sarj sorunu çok yaşayan var, mesela eskiden eve giderken benzin alıp giderken şimdi kim elektrikliyi doldurcak diye aile içinde sen doldur ben doldurayım olayı yaşanıyor. arabayı aldıklarına pişman oldular sadece bu küçük olay yüzünden
0
eja
(08.10.25)
kesinlikle hibrit. ama plug-in ya da mild değil, japonların tam hibrit modelleri.
0
sir gawain
(08.10.25)
hbyrid hakkı verilmeyen bir teknoloji ve en verimlisi.
0
mikahakkinen
(08.10.25)
hibrit tam bir saçmalık.
ya tam elektirkli ya da tam içten yanmalı alın.
-1
late viper
(08.10.25)
(7)

Araba soruları

arbre
Şu araba nasıl?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-2007...corsa...1.2.16...valf..twinport...80...hp.....97....binde-1275433753/detay1. KM'nin 100 bin altında olması iyi değil mi? En çok kaç olmalı?2. Bu fiyatta indirim kaç bin TL olur?Sağ olun.
Şu araba nasıl?

www.sahibinden.com

1. KM'nin 100 bin altında olması iyi değil mi? En çok kaç olmalı?

2. Bu fiyatta indirim kaç bin TL olur?

Sağ olun.
-1
arbre
(08.10.25)
1. iyi bir şey ne kadar az o kadar iyi tabii ama km doğruluğu da bakılmalı ptt muayene kayıtlarından ( www.pttavm.com )

"BEL ALTINDA 3..4..PARÇASINDA BOYASI VARDIR" neresinde var kardeş çamurluk mu bagaj mı neresi niye yazmıyorsun. hiç güven vermedi bana bu ilan nedense. Bence ticaretinizi şahıslarla yapmak daha iyi olur çünkü galericilik mesleğinde maalesef güvenilir insan sayısı çok az.
0
biravekahve
(08.10.25)
Bir de ek soru. Ben bu arabayı 200 bin km kullanıp satsam değeri ne kadar düşer, enflasyon yüksekliği dikkate alınırsa 5 yılda daha yüksek fiyata satma şansım olur mu?
-1
🌸arbre
(08.10.25)
Servis kayitlari varsa bir bakmak lazim. Triger kayisliysa degisme vakti gelmis olabilir, parca fiyatina bagli tabii ama 10-12 bin civari maliyeti olabilir. Debriyaj hic degismemis olabilir ve bitik olabilir, o da gene yuklu masraf.

200 bin km'ye kadar kullanmaktan bahsediyorsunuz sanirim. Arac deger kaybinda diplere yaklasmis zaten. Turkiye'de diplerde fazla yigilma oluyor. Bugunun degeriyle 250-300 bine duser anca, tabii piyasa dinamiklerini kokten degistirecek bir durum olmazsa.
0
mbond
(08.10.25)
Nominal olarak daha yükseğe satarsınız yani 400’e alıp 500’e satarsınız ama aldığınız günkü 400’un alım gücüne erişemezsiniz, işin doğasına aykırı. Bu pandemi döneminde olmuştu aslında ama tekrar olacağını sanmıyorum. Hele 200 bin km daha yaptıktan sonra..

Bu arada araba pahalı. Neredeyse 20 yaşında, manuel ve boş corsa maks 300 falan olmalı. O da söylendiği gibi temizse, kilometre doğru ise. Galeri zaten alırken gerçekçi bir fiyattan almıştır, üstüne de karını koymuş haliyle.
0
orient blue
(08.10.25)
www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

Aha bunlardan bak. Eski araçların hepsinin fiyatı füze. Sorunları ve ekSİKleri var. Km'ye aldanma. En az 100k ödersin eskilerde. Alıp alıp ödediğim için biliyorum. Ben olsam taksi çıkması alırım, ilk linktekilere bakarım. 100k kadar da nasılsa gidecek diye kendimi hazırlayıp motorunda sorun olmayanı alır binerim.
0
Shepard
(08.10.25)
Galeriden araba alınmaz. Bulunması zor özel bir araba değilse mazda mx5 bmw z4 gibi.

Bizim patron da aynı zamanda galerici alakasız bir sektörde, meslektaşları(!) da geliyor arada iş yerine. Anlatmaya gerek yok daha fazla bence.
0
angina pektoris
(08.10.25)
Üzgünüm bu paraya ancak 1000cc motorlu araç alınır. Km gerçek değil. Plakası kapalı araç almam. Rengi zaten problemli yakında kusar boyayı. Bu aracın 1 yıl içinde garanti 50bin masrafı daha olur.

Araç şart ise ehliyet gerektirmeyen ruhsatta 50 gerçekte 125cc motorları öneririm. 80bin civarı piyasası.
0
luluki
(08.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.