Giriş
(4)

Sadece aktarmasız uçaklara bakmak?

tchuck
ya plan yapmaya çalışıyorum ama sürekli tek tek tıklamam gerekiyor.skyscanner, pegasus vs. hangisinde "aktarmasız" seçersem seçeyim, takvimde aktarmalılar dahil olarak gösteriyor.izmir-ispanya yönlü her gün uçuş yok normalde. aktarmalı olunca her gün oluyor. ben aktarmasız olarak hangi günler opsiyo
ya plan yapmaya çalışıyorum ama sürekli tek tek tıklamam gerekiyor.

skyscanner, pegasus vs. hangisinde "aktarmasız" seçersem seçeyim, takvimde aktarmalılar dahil olarak gösteriyor.

izmir-ispanya yönlü her gün uçuş yok normalde. aktarmalı olunca her gün oluyor. ben aktarmasız olarak hangi günler opsiyonum var ona bakmaya çalışıyorum v e kriz geçirdim.

bunun bir yolu yöntemi var mı?

dediğim gibi skyscanner veya pegasusta "aktarmsız" diye işaretlesem bile takvim üstünde aktarmalı aktarmasız karışık gösteriyor. o yüzden tek tek tıklamam gerekiyor. bir de pegauss ve sunexpress dışında aktarmasız hangi havayolu opsiyonum var (veya var mı) onu da öğrenmeye çalışyıorum.

çünkü atıyorum fransız bir hava yolları sadece 20 mayısta bi tane sefer yapıyor vs. hepsini görebilmek istiyorum.

yok mu sadece aktarmasız seferlerin listesini gösteren bir yer ya?
0
tchuck
(12 saat)
web siteden bakarken hiç bir zaman böyke bir hata olmadı. Hep aktarmasız gösteriyor. skyscanner tekrar denedim.
solda aktarmalı isteyip istemediğini soruyor okumadan basıyor olabilirmisin?
0
sivri sinek
(12 saat)
www.skyscanner.com.tr

burada aktarmasız madrid uçuşları var mesela
0
croswell
(12 saat)
Google flightsta direct diye seçenek var. Aktarmasiz gösteriyor o zaman varsa.
0
logisticsmanager
(10 saat)
Kiwi.com var, akla gelebilecek her şekilde var, isterseniz izmir ve 250 km çevresinden direk ispanya ucuslari diye bile bakabilirsiniz. Filtreleri yaptiktan sonra takvimi acinca ucus olmayan gunler bos görünür.
0
mbond
(4 saat)
(5)

uçak bileti

lil siztah
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi). gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları iç
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi).
gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları içerdiği için, bavul ekleyince yine bu fiyata çıkıyor.
bakmaya devam edeyim mi; bu saatten sonra yeni uçuşlar açılır mı? yoksa al gitsin, tarih yaklaşınca daha da artar mı diyorsunuz?
teşekkürler!
0
lil siztah
(15.04.26)
Al al, daha da artar söyleyim. Yaz dönemi çoktan başladı.
0
gobekliraki
(15.04.26)
şeye bak bence. her gün daha sık uçuş yapılan şehirlerin biletleri daha uygun fiyatlı olur. mesela roma’ya uçup oradan trenle geçme durumuna bak. ben öyle yapardım
0
deartheodosia
(16.04.26)
Okul tatillerinin fiyata etkisi buyuk, tatil baslangicina falan denk geliyorsa pesin pesin yuksek yapiyorlar, bazen ucustan 1-2 hafta once alinan bilet daha uygun olabiliyor veya sabit kalabiliyor. Ara sira bakmak lazim firsatlar cikabilir. Ya da esnek olabiliyorsaniz, cevreye bakabilirsiniz.
0
mbond
(16.04.26)
@deartheodosia, ben de o fikirle roma'ya bakıyorum ama soruda da yazdığım gibi, roma bile anlamsız derecede pahalı. uygun bir şehir bulsam napoli'den geçicem bi şekilde, o kısmı sorun etmiyorum.

@mbond, aslında herhangi bir tatile denk gelmeyen, cayır cayır yaz günleri baktığım tarihler, bu sebeple anlam veremedim. pegasus kampanya maillleri ilk kez bu yıl haziran sonuna kadar uzadı; bakalım, biraz daha bekliyim, belki temmuzu da dahil ederler.

asıl sorunum şu; genelde avrupa biletlerini çok önceden ve sezon dışı aldığım için yaz bileti alma raconunu bilmiyorum. neyse,15'ten de fazlası olmaz herhalde diyerek bekleyeyim madem. patlarsam editlerim:)
0
🌸lil siztah
(16.04.26)
Ağustos avrupa'da en popüler tatil ayı, yani yüksek sezon malesef. nispeten uygun fiyat bulunca direkt almak lazım.
0
amelie poulain
(16.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+2
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(6)

Transporter T4 sonradan klima uygulaması

mbond
1997 model Transporter T4 var, 2.5 TDI, araçta klima yok. Sonradan klima uygulaması yapılabiliyor diye biliyorum ama ne kadar sağlıklı oluyor emin değilim. Türkiye'de yetkili serviste veya özel serviste yaptırmaya kalksak yapabilen olur mu? Evetse kaç para isterler tahmini?
1997 model Transporter T4 var, 2.5 TDI, araçta klima yok. Sonradan klima uygulaması yapılabiliyor diye biliyorum ama ne kadar sağlıklı oluyor emin değilim. Türkiye'de yetkili serviste veya özel serviste yaptırmaya kalksak yapabilen olur mu? Evetse kaç para isterler tahmini?
0
mbond
(12.04.26)
Bende t4 2.4 var, ben de bu sorunun cevabını aradım. Biraz eski araba dinamiklerine haizseniz kolay, yetkili servis falan demişsiniz, bu biraz afedersiniz çaylaklığa dalalet, hiç o toplara girmeyin olay başka.

Kalorifer kazanı ve diger klima ekiplanları, klimali bir t4’ün uzerinden çikma olarak tedarik edilmeli. Tüm boru ve hortum kıvrımları bizim arabalara göre hesaplanmış, klima kompresör bile eski arabadan sökülüp alinarak, her ünite (kompresör, boru ve hortumlar, kalorifer ve klima petekleri vs) kontrol edilip saglikli çalışır hale gelene kadar bakımı yapilir, şanslıysanız her biri muntazam da çıkabilir. Kalorifer kazanı, torpido alt tarafı sökülerek takilip çıkarılıyor, ben izolasyon için torpidoyu tamamen dışarı almıştım, bu arada kalirifer kazanini da dışarı alıp bakımını yaptım geri topladım. Temelde en uğraştıracak olan kalorifer kazanı, duğer parcalar aynı arabadan sökülüp alinacagi için bire bir uyumlu olacak. Her boru hortum vs kendi yolundan bağlanır. Bu iş sizlik degil tabii, biraz zamanı olan bir elektrik-klima işler yapan usta halledebilir, iki üç gün sürebilir. Dısaridan universal klima kiti falan bulup takarsınız belki ama bu defa boru hortum hesaplamasi ve üretimi gerekecek. O dolambaçlı baglantilara özel kavisler falan gerek. En sagliklisi, minibus seklindeki bir t4 den (klima minibuslerin cogunda var, panelvan ve cityvanlarda pek rastlanmıyor) komple klima tesisati kendi arabaniza aktarmak.
+1
covered
(13.04.26)
Bir de tavan kliması olayına girmeyin derim. Araca yükseklik kazandiriyor, bazen otopark ya da avmlere neredeyse iki üç santimle girebiliyorum. Tavan klimasi ile araba çok kısıtlaniyor ayrica verim almak için arabada cok iyi izolasyon gerek, sadece surucu mahalli olan kamyonet kamyon vs de iş gorur ama bizim panelvan cityvan grubunda sogutmaya cakisirken kendi yanacaktir.
0
covered
(13.04.26)
Bir de, neredesiniz bilmiyorum ama bu işin çözülebilecegine garanti verebilecegim iki yer, biri ankara ostim ivedik, biri afyon sanayii. Bu iki yerde kesin halledilir, istanbulda kimse elini sürmez, anadolunun muhtelif yerlerinde bir sekilde yine halledilir.
0
covered
(13.04.26)
Hollanda'dayim, ama bir ara Turkiye'ye de gelirim mutlaka. Arac Westfalia yapimi karavan, California diye gecer biliyorsunuzdur tahminim. Normal araclara gore extra birseyler donuyor olabilir motor kisminda ama sonucta bunlarin klimalisi da var, yani uyumlu olur diye tahmin ediyorum. Bu sanayilerde direk bildiginiz isin erbabi birileri var mi?

Yasadigim yerde zannediyorum tam klima sistemi bulmam mumkun olur diye tahmin ediyorum.
0
🌸mbond
(13.04.26)
Tüm sistemi çıkma olarak gerek sarı ilan sitesinde gerek büyük hurda araç sanayilerinde bulabilirsiniz, tüm sistemi eksiksiz alırsanız iyi olur. Bazen ara parçalar satilir, sistem eksilir ama tam eksiksiz de gayet bulunabilir. Sadece başta bakım gerektirir. Spesifik adres veremem ama sistemi bulunca onlar da sizi yönlendirir, bildigi yeri söyler. Klima sistemini etkileyecek bir artı donanim olmaz. Yani hazir belli klima sistemini revize edip ayrica bir özellik eklemez üretici bu tip arabalarda, mümkün mertebe lego gibi her seyi birbirine uyan sekilde üretilirler. A donanimli bur araca a tipi klima, b donanimli araca b tipi klima yapmazlar. Standart neyse o devam eder, o yılların ve bu seviye araçların uretim anlayışı bu.
0
covered
(13.04.26)
Bir de tüm sistemi eksiksiz bulun derken, basit bir bağlantı laması eksik olsa ya tamirci bunu kendi uydurma olarak üretecek ya da arayıp bulacak getirteceksiniz bunlar hep zaman kaybı. Hasarlı komple araçlar var, direkt üzerinden sökülüyor mesela. O durumda dikkat edilirse geriye eksik parca kalmaz, bir kompresör bağlantı laması olmasa uğraşırsın mesela. Sistem bulmada sorun olmaz, bol bol bulunur, biraz ufak şehirlerde her türlü ugrasacak usta da bulunur. Belki bir iki hasarlı parcayi üretmek gerekebilir, elde eskisi varken yenisini uretmek kolay. Doğru kavisler eskiye baka baka yapılır, zor operasyon değil yani.
0
covered
(13.04.26)
(4)

İş yerine evden yemek götürenler

egerbiryolcu
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuzKullanışlı durumlari merak ettim
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuz
Kullanışlı durumlari merak ettim
0
egerbiryolcu
(12.04.26)
mikrodalga varsa her şeyi götürüyorum. lunchbox tarzı kutularım var bir de normal cam saklama kabı kullanıyorum akıtma yapmayanlardan. mikrodalga yoksa kahvaltılık tarzı şeyler götürüyorum ya da yoğurtlu zeytinyağlı vs
0
mezzosprite
(12.04.26)
Kapağı plastik cam kaplarda, genelde standart ev yemeklerinden götürüyorum. Mesela musakka + pilav, oturtma + makarna gibi, üstüne de peynir koyup eritiyorum makarnalı birşeyse, nadiren hazır lahmacun gibi şeyler, gene nadiren yumurta, tereyağı vs götürüp tavada yumurta yapıyorum. Yoğurt zaten neredeyse her zaman var, 2-3 öğün yetecek kadar kavanozla götürüyorum.
0
mbond
(12.04.26)
yemek termosunda akşam yemeğinden arta kalanları. soğuk yemekler ya da salataları ise cam kaplarda.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
renegade
(13.04.26)
(12)

Türkler neden Hitler'i seviyor

darkwizard
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
Arkadaşlar sosyal medyada Hitler ile ilgili bir sey paylaşınca direkt yorumlar %99 olumlu ve sevgi dolu.
Bugun Filistin ve İsrail Savaşı yüzünden mi?
Bir insan Hitler gibi insanlık düşmanını nasıl savunur?
-4
darkwizard
(07.04.26)
Bircok sebebi olabilir ama algida secicilik olma ihtimali en yuksegi bence. Mesela Sevan Nisanyan'in esi var Ira, genelde carpitmali olsa da saydiriyor hep bazi seylere (turklukle alakali bir takim seyler) ve yorumlar genellikle destekler nitelikte, baska cins biri daha vardi, Ira onun yaninda melek kalir :D bazi hakli oldugu noktalar vardi ama genelde igrencti, gene yorumlarda ovuluyordu kadin surekli.

Belirttiginiz konularla alakasi olabilir, bunu da goz ardi edemem. Daha da onemlisi bugun bati medeniyeti dedigimiz seyin karsisinda oldugu icin de savunuluyor olabilir. Hitler bir hegamonya kurabilmis olsaydi belki cok daha kotu olurdu ama onu bilemeyiz, su an guc kimin elindeyse, gucunu kullanmasi insanlara batar ve onlarin karsisindakiler gozune daha iyi gorunur.

Son olarak, dunyada bir suru katliam yapan lider oldu. Hic biri Hitler kadar sovgu almiyor. Boyle olmasi beni de huylandiriyor mesela.
0
mbond
(07.04.26)
Salak ve kötü olanlar seviyor.

Türkler seviyor diye bir sey yok ayrica.
+12
Purple life
(07.04.26)
israil ve yahudi karsitligi temel sebep.
0
baldur2
(07.04.26)
klasik "düşmanımın düşmanı dostumdur" mantığı. İsrail'i veya yahudileri düşman bilen Hitler'i sever.
0
faberkastelli
(07.04.26)
ben sevmiyorum. yahudi soykırımından dolayı seviyorlar, ayrıca türklerde genelde alman ve alman malı sevgisi var. jöntürklerden beri bu var.
+3
mikahakkinen
(07.04.26)
Cehaletlerinden ve yahudi soykırımından ötürü. Ama işin içinde Yahudiler olmasaydı da yine bu kadar kötü bir karakteri severlerdi. Bizim milletimiz kötü güce yapmayı sever.
+5
sadakatsiz
(07.04.26)
sadece tr'ye özgü bir şey değil
+1
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
Hitler, bizde tam değil " yarım " belki de sadece bir yönü ile çeyrek tanınıyor.
Yoksa üstün ırkçılıkla, aryancılıkla veya siyonizmle öne çıkanların ne Türklere ne de insanlığa faydası olur .
Almanya'nın Hitler den sonra siyonistler tarafından ele geçirildiği de gün gibi ortada. Hitler'in yanındaki büyük
sermaye sahipleri de yahudiydi.
Bazı şeyleri iyi anlamak lazım .

Ve tabi zalime destek verene de o zalim musallat oluyor bir zaman sonra.
En yakın örnek olarak
Irak Afganistan Suriye'de de el ele kol kola vererek sivil kanı döken siyonist devlet, abd ve İran şimdi birbine girmiş durumda .
Silahların değil mazlumun kalbininn kırıklığı galip gelecektir eninde sonunda.
-1
diyecevaplandı
(07.04.26)
Yahudi düşmanlığı sebebiyle. Bir de hitler'in Türkiye'ye bir etkisi olmadı malum savaşa katılmadık, ondan ülke üzerine net etkisi yok. Kimsenin ailesine bir şey olmadı falan. Yani bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinde hitler savunsan çoğu kişi iplemez.
Ama gene de ben Türklerde özel sevgi olduğunu sanmıyorum. Her ülkede mal bir kitle var, onlar sever. Sen de onlara denk gelmissindir.
+2
logisticsmanager
(07.04.26)
türkler hitler'i seviyor varsayımı çok yanlış.
tüm dünyada 20 yaş altında hitler'i sevmek ya da "lan yoksa adam haklı mıydı" diye düşünmek görülebiliyor, bu türklere has bir durum değil.

israil'in sınır tanımazlığı ve tam bir terör devleti haline gelmesi küresel çaptaki bu sevgide (hadi sevgi demeyelim de sempatide) önemli bir etken.
+1
biseysorcaktim
(07.04.26)
hitler'i seven adam milliyeti fark etmeksizin asiri eziktir. silik, sümsük bir tiptir. türklerden de sevenler zeka gerisi irkcilar olduklari ve kendilerini bir halt zannettikleri icin seviyorlardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
yahudi düşmanlığı.
zaten toplumumuzda ziyadesiyle mevcut bu durum; israil'in politikaları sebebiyle de iyice harmanlanıyor.
ondan sonra gelsin "hitler çok akıllı bir adammış", gitsin "hitler az bile yapmış" gibi saçma sapan yorumlar.
0
pangea
(08.04.26)
(4)

İstanbulda bisiklet alım için en iyi yerler..

formalite
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın ala
Selamlar duyuru halkı, istanbul’da yaşıyorum ve hem şehirde hem de outdoor kullanabileceğim bir bisiklet arayışındayım. Aklımda bir kaç model belirmeye başladı fakat satın almadan önce deneyimlemek istedim. İstanbul’da iyi markaları (giant, scott, specialized belki trek vs..) gidip deneyip satın alabileceğim yerler var mıdır? Ne önerirsiniz?teşekkür şimdiden🌸
0
formalite
(06.04.26)
Selamlar
Giant için Giant Türkiye Caddebostan mağazası ve House of bike

Specialized için aktif pedal

Scott için bike and outdoor, atek Bisiklet, hayat bisiklet mağazalarına bakabilirsiniz.

Daha çok genel olarak Anadolu yakasında toplanıyor iyi markalar. Bmc gibi markalar için de Avrupa yakası Karaköy’de probike var
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.04.26)
aktif pedal geldi aklıma.
0
eileengray
(06.04.26)
Kızıltoprak'tan almıştım, İleri Bisiklet diye bir yerdi sanırım, öyle aşırı memnun kaldım diyemem ama bir sorun olmadı. Kadroda ömür boyu garanti vardı, çatlama yaptı, kısa sürede sonuç alınıp değişim yapabildik. Kızıltoprak-Bostancı arasında tonla yer var, belli modeller varsa aklınızda geze geze bakılabilir, hangisi pazarlığa açıksa, iyi fiyat veriyorsa ondan alınabilir.
0
mbond
(07.04.26)
İkinci el düşünürseniz Aynakol Bisiklet Dükkanını arayabilirsiniz.
0
mahsus mahal
(08.04.26)
(12)

37 yaştan sonra iş değişimi

pembediken
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
Iş teklifi geldi. Maaş ve olanakları iyi ancak iş zorlu. Yükselme durumu var. Bekar çocuksuz kişi. Ne yapmalı
0
pembediken
(06.04.26)
Abi 37 çok normal bir yaş, bu kadar kafaya takmayı gerekmeyecek bir yaş. Millet 50-60 yaşlarında yapıyor.
+3
logisticsmanager
(06.04.26)
Risklerin ve faydaların yorumu size kalmış ama aynı yaşta evli çocukluyum, yeniliklere açığım.
0
mbond
(06.04.26)
o yaşa kadar bekar ve çocuksuz gelmiş artık yükselmekten de korkmasın. go go go
0
enteg
(06.04.26)
Işte 20li yaşlardaki heves mi dersin artık o olmuyor. Belki bundan dolayı çekimser kaldım
0
🌸pembediken
(06.04.26)
Pozisyon düşmeyecekse bence no problem. sektörümde (teknoloji) 40’a kadar insanlar çokça şirket değiştiriyor ama amirinizden yaşça büyük olacaksanız temkinli davranmakta yarar var.
33 yaşındayım çalıştığım yerde henüz senem dolmadı 35 yaşında istediğim pozisyonda olamayacağıma kesin inanırsam tası tarağı toplarım açıkcası yükselemeyeceğim yerler beni basıyor emekli yaşı olmuş 65 biz daha çıtırız.
0
cilekli pasta
(06.04.26)
sonunu dusunen kahraman olamaz.
0
cooperr
(06.04.26)
37'den sonra kariyer değişikliği yptım. Artılarını eksilerini iyi düşünmek lazım.
0
rakicandir
(07.04.26)
37 yaşında bekarım.

Mevcut işinden memnunsan gerek yok bence. Kafa rahatlığı ve konfor alanı yaş ilerledikçe daha çok önem kazanıyor.
+1
HellKeePer
(07.04.26)
Grinding forever. Hiç düşünmeden atla. 2 sene sonra iyi ki yapmışım diyeceksin. Hayat uzun. Çalışmadan olmuyor. Alternatifin yoksa keşke dememek için fırsatlara atlamak lazım. Alternatif varsa zaten bize sormazdın.
0
gabe h coud
(07.04.26)
Ben 40 yaşında iş değiştirdim, hayatımda verdiğim en doğru kararmış. İş zor olursa olsun, azminiz varsa her türlü halledilir.
0
kimlanbu
(07.04.26)
Buranın gazına çok gelme
İş değiştirmek öyle basit bir geçiş değil. Hele ki mevcut işin iyiyse. Maaşla zengin olunmaz unutma
+2
Cezcez
(07.04.26)
36 yaşımda başka ülkede dilimi geliştirerek mühendis olarak çalışmaya başladım.

Bilmem anlatabildim mi:)
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(8)

Mevsim geçişlerinde dış giyim neler giyiyorsunuz

egerbiryolcu
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
Mesela sabah çok soğuk öğlen çok sıcak akşam yağmurlu gibi bir günde üç dört mevsimin yaşandiği şu günlerde neler tercih ediyorsunuz?
0
egerbiryolcu
(06.04.26)
Tişört/gömlek/ sweat üstüne ceket.
0
Amaranta ursula
(06.04.26)
Uzun pardesü veya orta kalınlıkta kısa mont. 20'leri görene kadar üşüyorum ben.
+1
auroraaurora
(06.04.26)
kot ceket veya esofman ustu
0
baldur2
(06.04.26)
Bi 10 sene önce falan Decathlondan içi çıkarılabilir polar, dışı yağmurluk olan bi mont almıştım. Bu geçişlerde tam anlamıyla işime yarıyor.
0
truf
(06.04.26)
trençkot ya da mevsimlik mont.
0
black holes in the sky
(06.04.26)
Trençkot, kot ceket, yağmurluk.
0
mutekebbir
(06.04.26)
Genelde araba ile gittiğimden sabah soğuğunu idare edebilecek birşeyler giyiyorum, 7-8 dereceden fazlaysa mont denemeyecek kadar ince birşeyler giyiyorum, bere takıyorum. Günün geri kalanına uygun bir giyinme olmuş oluyor.
0
mbond
(06.04.26)
(4)

park etmiş otomobiller itilebilir mi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
arka tamponla ittirip kendilerine park yeri açıyorlarmış, bu ne kadar doğru?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
Kimler yapıyormuş bunu ve nerede? Hic duymadıydım. Neyse araba manuel ve vites boştaysa, el freni çekili değilse olur, el freni çekiliyse ama bakimsizsa yani cok guclu tutamiyorsa zor da olsa gider. Otomatikte P konumunda değilse aynı şartlarda belki gidebilir biraz. Ama kolay değil tabii.
+1
mbond
(05.04.26)
tamponlarin avrupadaki orijinal amaci bu btw. carpa carpa park ediyolarmis. son 70 80 yilda boyle bi sey oldugunu sanmiyorum ama
+1
aguen
(05.04.26)
araçların el freni çekili ve viteste iken itmesi zor olur. en az 1,5 tonu bir çok kişi olması gerekir.

sadece sağa sola çekerek yapabilirler.
şöyle youtube.com
+1
sivri sinek
(05.04.26)
evet yapılabilir, hidrolik wheel dolly ile arabayı istediğin yere çekebilirsin.
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
(6)

Arnavutluk'a 1 hafta fazla mı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak. Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olaca
Merhaba arkadaşlar,

Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak.
Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olacak.
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(01.04.26)
Olaya nasıl baktığınıza bağlı, başkentte ve çevresinde takılırım diyorsanız pek birşey yok diyorlar. Ancak günübirlik denince işler değişir, ben açıkcası dolu dolu 1 hafta geçirebilirim Arnavutluk sınırlarında. Kalınacak yer hangi şehirde?

- Theth diye bir yer var, yürüyüş için gidenler çok. Doğa temalı bir gezi olabilir. Buranın çevresinde de bir sürü şey var doğa turu anlamında.
- Gjirokastër diye bir yer var epey güneyde, burası da ilginç küçük bir şehir.
- Sahiller var, çok bilinenler Ksamil, Sarande vs var, az bilinen yerlere de bakmak lazım daha güzel olabilir.
- Ülke değiştirmeyi göze alabiliyorsanız Ohrid de düşünülebilir.

Not: Bunların hiç birine gitmedim, sadece Tiran'dan araç kiralayıp İşkodra - Rozaje üzerinden Novi Pazar'a geçtim ama bunları araştırıyorum, listeme aldığım yerlerden bazılarını yazdım. Tiran'dan hareketle bunların bazıları aynı gün gidip gelmeye değmeyebilir.
+1
mbond
(01.04.26)
Kişiye göre değişir ama ben çok sevdim Arnavutluk’u. Eski Türkiye gibi ve sanki her yerde koca bi düğün var, Tiran dışında biz bir de Berat diye küçük bir kasabalarına gitmiştik, bizim safranbolu ya falan benziyor. Yine Arnavutluk’tan Corfu’ya feribotlar var, belki Corfu’ya geçersiniz.
+1
euteamo
(01.04.26)
Tiran bir gün diyelim, belki Elbasan filan görülebilir. Haziran ise Ksamil, Durres, Sarende gibi deniz şehirlerine gidilebilir. Araç kiralayıp Ohrid'e gitmiştim, bir gün de öyle geçirilebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.04.26)
İki sene önce eşim ve bir arkadaşımla bir hafta kadar Tiran'da kaldık. Eğer sürekli yeni şeyler göreyim (doğa vs anlamında) bir gittiğim yere bir daha gitmeyeyim beklentisinde değilseniz fazla değil ve sıkılmazsınız. Ben çok sevmiştim. Şehir küçük ve çabuk bitiyor ama zaten her gün farklı bir restoranda, barda, cafede zaman geçirseniz değişik değişik yerlere gitmiş olursunuz ve sıkılmazsınız. Şehir gerçekten çok tatlı, renkli ve Türkiye'ye göre hayli ucuz. Yemekleri oldukça lezzetli, insanlar güler yüzlü. O yüzden bence sadece Tiran'da bile bir haftada sıkılmadan zaman geçer.
0
evandro roncatto
(02.04.26)
arnavutlugu ben iki defa ikiser hafta gezdim. hic sikilmadim, sürekli hareket halindeydim.
gjirokastër, berat, sarandë, vlorë, korçë çok güzel. özellikle berat <3
krujë cok kücük bir yer, eh iste. durrës güzel degil.

tiran'da güzel birkac restoran var, eja, jarna, ujvara gibi ama kücük sehirlerde yemek bulmakta cok zorlanmistim. yemekleri sis kebap tarzi et agirlikli, bana kalirsa eti bizim gibi iyi pisiremiyorlar, et yaninda pilav, yogurt, salata gelmiyor, kuru kuru et yiyorsun ve cogu zaman tek secenek oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
geçen yıllarda 2 defa gittim mayıs ayında tekrar gideceğim 6 gün kalacağım . bu defa yine tiran'da kalacağım ama diğer şehirleri gezmeyi planlıyorum .

Geçen yıl Dajti dağına teleferikle çıkmıştım yukarıda bayağı gezip yöresel yemekler denemiştim ve aşağı inince bunkart 1 isimli sığınakları gezmiştim . bence görülmeye değer yerler .listenize ekleyebilirsiniz .
teleferiğin zirveye varması 30 dk civarı sürüyor .ormanlar ve bir gölün üzerinden geçiyor manzaralar muhteşem .
Sığınakların hikayesi komik aslında , ülke hiç savaşa girmemiş Enver paşa zamanında yıllarca sığınaklarda yaşamışlar .
tiran merkezdeki bunkart 1 gibi küçük bir yer değil oldukça büyük buraları gezmek görmek lazım tavsiye ederim
0
devilone
(02.04.26)
(11)

Kötü insan ama izlemesi keyifli

michael_knight
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
Çok kötü bir insan olduğuna neredeyse emin olduğunuz ama televizyonda izlemekten veya kitabını, şarkısını vs. tüketmekten memnun olduğunuz kimler var?

Murat Bardakçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Kayahan geliyor benim aklıma ilk olarak.
-2
michael_knight
(01.04.26)
Kayahan kotu muymus ya ben bilmiyordum. Niye kotu? Sevan Nisanyan olabilir, kotu mu tam emin degilim ama biri kotu dese itiraz etmem. Bir de Steve Jobs var tabii.
+3
mbond
(01.04.26)
Erol köse olabilir. Olayları anlatım tarzı çok komikti yalan yok:)
Mesela şuna hala çok gülüyorum: youtu.be
+1
nothing in my way
(01.04.26)
İlk anda Küfürbaz Haydo'dan başkası aklıma gelmedi. Doğal ve yerli dublajlı .

İkinci olarakta yakın zamanki söylemleri ile Trump.
istihbaratla elde edilebilecek şeyleri bile normal bir dil ile anlatıyor.
Çok yormuyor karşı tarafı.
O da kötü ve doğal .
İfadesine göre ,
Selman'a kendi bir tarafını bile öptürmüş.
Diplomasiyi yerle bir etti .
İran'la müzakere için görüşmeler sürerken bile hemen ardından dini lider vs dinlemedi vurdu . Savaşın fitili ateşleyen o noktada da diplomasiye ayrıca ihanet söz konusu aslında. Kendisi siyonistlerin belki de son şansı .

ABD de özgürlük heykelinin eli meşale tutmak yerine artık orta parmağını kaldırmış öylece yerinde bekliyor olmalı.
0
diyecevaplandı
(01.04.26)
Yavuz B. var. Şarkıcı.
0
prole
(01.04.26)
kotu oldugunu dusunuyorsam gormezden gelirim, izlemem.
verdigin isimlere bakilirsa, ROK'u ayiriyorum, sen biraz snobluk ile kotulugu karistiriyorsun gibi geldi.
0
cooperr
(01.04.26)
mj
0
asue
(01.04.26)
besim tibuk. liberal olmasına rağmen acayip komik bir adam.

babam öldüğünde borçları vardı, bir de arabası. arabayı her halükarda satmamız gerekiyordu. vefatından sadece birkaç gün sonra konusu açıldı bunun, masaya vurup "arabayı da satıcaz!1!1" diyesim geldi. öyle acılı bir anda bile BESİM TİBUK LORE sayesinde gülmeye başlamıştım. meşhur repliklerini de eşe dosta karşı sık sık kullanırım zaten, son zamanlardaki favorim "allah kahretsin x olduğunu/olmadığını bilmiyordum lan senin" kalıbı. bilmeyen varsa çıkış noktası şu video: www.youtube.com
+2
der meister
(01.04.26)
Bertrand Cantat, dinlediğimde bir yanım suçlu hissediyor.
+1
nwnd
(02.04.26)
louis althusser okuyorum; arada adama küfredip karısını anıyorum ve okumaya devam ediyorum.
0
eileengray
(02.04.26)
Reis konuştumu çok hoşuma gidiyor. Söylediklerine katılmıyorum ama o tarafta olsam beni çok mutlu ederdi.
0
mikahakkinen
(02.04.26)
@mbond haklısınız, Kayahan'ın diğerleri gibi kötü bir insan olduğuna emin değilim. Sadece gıcık, geçinmesi zor bir insandı herhalde.
@der meister Besim Tibuk iyi bir insan bence, en güzel özelliği Besim Tibuk olması ikinci en güzel özelliği de liberal olması. Sizi kınıyorum. Kötü niyetle, birisinin canını yakmak, onu zarara sokmak için bir şey yaptığını duymadım da sezmedim de.
-2
🌸michael_knight
(02.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
(15)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+2
yadigar
(29.03.26)
Facebook benim cok isime yarayan bir platform. Marketplace'de 7 tane araba sattim. Spor aletleri sattim. Birkac tane atv sattim. Eski mobilyalari sattim. Cok uygun fiyata aldigim seyler oldu. Bunun disinda yurt disinda bazi arac forumlarinin cok faydasini gordum. Kilic kullanma okulu buldum. Aktif olarak ders aliyorum. Zirh giyip kavga ediyoruz. Anlik polis guncellemelerini, kayip kisileri, olani biteni Facebook'tan takip ediyorum. Yasadigim bolgede en yogun kullanilan sosyal medya platformu oldugunu dusunuyorum.
+1
ContextualizedChaos
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(6)

Uçakta otobüste neden ekran var?

michael_knight
7’den 70’e herkes telefonuna bakıyor zaten. Hele otobüste telefon çektiği için hiçkimse ekranla ilgilenmez gibi geliyor bana. Uçaklara ücretsiz wifi gelmek üzere. O zaman o da aynı olacak. Yanılıyor muyum?Otobüste ekrandan film izleyen vs görüyor musunuz uzun yolda?
7’den 70’e herkes telefonuna bakıyor zaten.
Hele otobüste telefon çektiği için hiçkimse ekranla ilgilenmez gibi geliyor bana.
Uçaklara ücretsiz wifi gelmek üzere. O zaman o da aynı olacak.
Yanılıyor muyum?
Otobüste ekrandan film izleyen vs görüyor musunuz uzun yolda?
-6
michael_knight
(27.03.26)
ben severim nostaljik bir his oluyor. güzel film varsa izlerim mutlaka.
yaşlılar da seviyor. çocuklar bile seviyor aslında değişik geliyor onlara.
0
matilda
(27.03.26)
otobüslerde artık pek yok zaten. varsa da eski otobüslerdir.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
O ekranlar çok önceden beri var. Ayrıca şarj derdi yok.
0
gobekliraki
(27.03.26)
Sehirlerarasi otobusleri diyorsunuz herhalde. Guzel birseyler varsa ben izlerim sahsen, tabii sorunsuz olmali, kalite problemi olmamali, takilmamali, ses kalitesi makul olmali vs.
0
mbond
(27.03.26)
uçak yolculuklarım 10 saat sürüyor, telefon ekranı sürekli bakmak için küçük kalıyor, sürekli aşağıya bakmaktan boynum ağrıyor ve zaten hafızayı da bir sürü filmle doldurmak istemiyorum. uçak ekranından hem yolculuğu haritada takip ediyorum, hem hbo dizilerini izliyorum hem de rastgele aptal filmler seçiyorum. en güzeli de kameralardan inişi ve kalkışı izliyorum. zaten internet her bölgede iyi çekmiyor, story yüklemesi bile ölüm.
+2
eileengray
(27.03.26)
11 sene önce tayland uçuşunda ücretsiz Wifi vardı. Gelmek üzere derken şu anda yok mu yani?
0
ground
(28.03.26)
(4)

Türk hava yolları

sanguine
Dış hat uçuşlarda Pegasus gibi indirim yapıyor mu, yani yüzde 10-20-30 ne olursa bir kampanya kültürü var mıAğustos ayındaki bir uçuş için bilet bakıyorum, Nisan ayına göre 2 kat daha pahalı. Normal fiyatı bu mu yaz olduğu için diyeceğim ama bazı günler gene uygun Ağustos ve temmuz. Almak için Her t
Dış hat uçuşlarda Pegasus gibi indirim yapıyor mu, yani yüzde 10-20-30 ne olursa bir kampanya kültürü var mı

Ağustos ayındaki bir uçuş için bilet bakıyorum, Nisan ayına göre 2 kat daha pahalı. Normal fiyatı bu mu yaz olduğu için diyeceğim ama bazı günler gene uygun Ağustos ve temmuz. Almak için Her türlü bekleyeceğim gerçi ama merak ettim
0
sanguine
(27.03.26)
`Hangi ulke olduguna bagli, Agustos doneminde okul yaz tatili baslangici bitisi vs olabiliyor, bu nedenle oyle ozel donemler cok pahali oluyor. Genelde fazla dusus olmaz o donemlerde.
0
mbond
(27.03.26)
dönem dönem destinasyona bağlı promosyonlar oluyor ama genelde biletleme dönemi çok önce oluyor ve kısa bir süreliğine açıyorlar.
0
eileengray
(27.03.26)
Agustos ayi yüksek sezon ve thy su anda körfez havayollarinin ucus kisitlamasi sebebiyle baya is yapiyor. Indirim normalde yapmazlar, simdi hic yapmazlar.
0
kuehles blondes
(27.03.26)
Petrol fiyatları yüzünden fiyatlar katlanmış durumda. Yerinizde olsam savaş durulup petrol fiyatları düşene dek bilet almazdım. Her rotada olmayabilir ama bir yıldır falan benim uçtuğum rotada fiyatlar bilet baktığınız güne ve uçuş gününe göre 1 ile 4 birim arasında değişebiliyor. Artık 4 kat zam mı dersiniz, %75 indirim mi o size kalmış. İndirim politikaları değişiyor, bir dönem sabit fiyat oluyordu, sonra ara ara kısa süreli büyük indirimler yaptıkları bir dönem oldu, şimdi ortaya karışık takılıyorlar. Diğer rotalar böyle olmayabilir, tekrar edeyim.
0
mikro patlama
(27.03.26)
(7)

Linkedin Üzerinden İş Bulmak (Yurt Dışı)

derdi dertsizlik olan adam
Merhabalar,Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvur
Merhabalar,

Finans sektöründe uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Güncel olarak Linkedin üzerinden Almanya, Hollanda, İngiltere'ye başvurular yapıyorum. Ancak CV büyük oranda eşleşse de hep red mailleri alıyorum. CV'mi ve linkedin profilim güncel ve birbiriyle uyumlu, genel olarak yurt dışı başvurularda nelere dikkat ediyorlar vs. hepsini biliyorum. Büyük olasılıkla oturum iznim ve yerel dil olmadığı için eleniyorum. Ancak linkedin'de Türkiye'den direkt başka şirkette iş bulan insanları görüyorum. Bu insanların linkedin profillerine bakınca benden çok farkları olmadığını görüyorum. Onların başardığını görünce acaba nerede yanlış yapıyorum diye soruyorum. IT ve akademi dışında iş bulanlar nasıl buldu ve buluyor?
0
derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Benim tahmin ettigim ve gordugum kadariyla piyasa en azindan 2 senedir falan pek hareketli degil. Su an Hollanda'da yasiyorum, 4 senedir ayni yerde calisiyorum, biraz calistigim pozisyon kariyer akisimi bozdu o yuzden ERP isleriyle ilgili yazanlar oluyor ama kendi aradigim islerde cok fazla basvuru yapmamis olsamda, hic bir donus alamadim, ilk telefon gorusmesi bile olmadi. Zaten basvuracak ilan bulamiyorum dogru durust, ilan Hollandaca ise veya Hollandaca sart diyorlarsa direk eliyorum zaten.

4 sene once durum tamamen farkliydi. Gene iyi uyumlu gordugum islere basvuruyordum sadece, abartisiz en az yarisinda en az ilk telefon gorusmesini yapiyorduk. Burada isverenler biraz pimpirikli 10 yerle gorusursun biri olur belki. Bulan nasil buluyor ben de bilmiyorum. Guzel bir cover letter yazip bir sekilde ilk gorusmeyi ayarliyorlar, sadece is veren ne duymak isterse altini doldurarak yari abarti yari dogru soyluyor mi bilemiyorum. Tabii bu cok cok ozel is yapmayanlar icin gecerli.

Biliyorsunuzdur belki ama Hollanda ozelinde birkac not daha duseyim. Bu adamlar motivasyona yani cover letter'da yazilanlara cok ehemmiyet veriyor. O isi neden istediginize dair, ilandaki ipuclarindan yararlanarak guzel bir motivasyon yazmak sart.
+1
mbond
(27.03.26)
Sizin sektörünüzde o ülkelerde işe alım görüşmeleri yapan head hunter bulmaya çalışıp onlarla bağlantı kurma yolunu deneyebilirsiniz. LinkedIn üzerinden uluslararası pozisyonlara başvuru yapmak biraz piyango bileti almak gibi; imkansız değil ama çok zor. Benim tanıdıklarımdan başvuru yoluyla giden olmadı; ya şirket içi transfer ya da direkt head hunterların onları bulmasıyla gittiler.
+1
salihdt
(27.03.26)
O ülkelerde master yapıp eğitim sonrası çalışma izni olanlar bile bulamayabiliyor. Sizde çalışma izni yok, başka bir ülkedesiniz. İmkansız değil ama çok zor.

Almanya, Hollanda, İngiltere artık doldu. Almanya'da binlerce yabancı öğrenci eğitim ucuz diye gidip iş arıyor. Ingiltere'de de maaş kriteri çok yüksek ve uzaktan neredeyse imkansız.
+2
runaway
(27.03.26)
@mbond Hollanda içi ilanlarda bile dönüşler zor ise piyasa biraz sıkıntılı gibi. Mevcut işimde direktörüm Hollandalı olduğu için nasıl çalıştıklarını ve nelere dikkat ettiklerini biliyorum dediğin gibi prosedürlere ve hiyerarşiye çok takıklar.

@kvelduv aslında ben de durumun farkındayım 5-0 geride oluyorsun lokasyon farklı olunca hatta schengende olmayınca. Headhunter'ları hiç denemedim bundan sonra o tarafa yoğunlaşacağım.

@salihdt şirket içi transferin en kolay yol olduğunun ben de farkındayım o da biraz şans işi ilan denk gelicek vs. headhunter'lar arada yazıyor da genelde arabistan vs. için yazıyorlar :) şu durumda da oralar çok mantıklı değil :)
0
🌸derdi dertsizlik olan adam
(27.03.26)
Sponsor olmak istemiyorlar + vize işlemleri uzun sürüyor o yüzden sistemden otomatik olarak ret ediliyorsunuz. Niyetiniz ciddiyse özellikle Almanya nezdinde "İş Arama Vizesi" veya "Deutschland Chancenkarte"ye başvurmalısınız. digital.diplo.de

Bu durumda mevcut işinize devam etmeniz biraz zor olabilir çünkü ülkeye giriş-yapmanız gerekiyor. Eğer home office çalışabilirim derseniz oradan çalışabilirsiniz.
0
elektr10
(27.03.26)
Piyasa cok daraldi öncesine göre. Bütün şirketlerde istihdam baskisi var.
-1
Purple life
(27.03.26)
romanya uzun dönem oturum iznim var.
romanya telefonum ve adresim de var.
oturuyorum boş boş izin verdikleri için :)
3 aydır (2 gün sonra 4. aya gireceğim) birebir iş arıyorum.
daha önce yaptığım işin birebir aynısından red yedim linkedinde.
mülakata bile çağırmadılar, düşün.
basit turkish speaker işleri bile düşmedi.
not: covid öncesi romanya'da çoğu şirket accounts payable in turkish tarzı pozisyonlarla adam getirdi buraya. şu an piyasa o kadar dolu ki o arkadaşların alayı uzun dönem oturum izni aldıktan sonra şirketten şirkete çekirge gibi atlıyorlar.
şehrimdeki bir şirket 1 hafta içinde buldu aradığını etraftan, hem de alanında tecrübeli.
2-3 sene önceye kadar recruiter'lar sürekli mail atarlardı.
polonya, hollanda, romanya.
o günler geçti çoktan.
keşke sabırlı olsaydım da işten ayrılmasaydım.
para ruh sağlığından daha önemli.
şu an sağdan soldan tanıdığım herkese cv atıyorum belki de beni istihdam etmek isteyen olur diye.
0
rain when i die
(27.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(4)

Araba alma konusu

arbre
Araba bakıyorum uzun süredir. Almışken daha iyisini bulayım derken iyice sıkıldım. Ucuz bir şey alıp geçsem pişman eder mi? Daha iyisini daha sonra alırım. Bu mantık yanlış mı?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-chevrolet-2006-chevrolet-spark-tam-otomatik-k.karti-gecerli-1306722967/detay
Araba bakıyorum uzun süredir. Almışken daha iyisini bulayım derken iyice sıkıldım. Ucuz bir şey alıp geçsem pişman eder mi? Daha iyisini daha sonra alırım. Bu mantık yanlış mı?

www.sahibinden.com

Şunu alsam ne olabilir? İş çıkışı spora falan gideceğim. Günlük kullanım için.
-8
arbre
(25.03.26)
Bu mantik yanlis, bu tarz arabalarin basina bela olma ihtimali yuksek. Kronik sorunu vardir diye tahmin ediyorum ama yoksa da iyi bakilmamistir, konuya hakim olmayan insanlari uzer. Bir de Turkiye'de ayagini yerden kesmek daha zor arz daha kontrollu diye sanirim tam bilmiyorum. Bir noktadan sonra araclarin degeri cok yavas dusuyor.

Eski yoneticim sizin gibi yillarca bakti, milyon tane secenek dusundu gene gitti sifir i20 aldi. 2 senelik dusunme surecinin sonu i20 olmamaliydi. i20, clio falan alacaksan dusunme, sifir veya sifira yakin al gitsin.
-1
mbond
(25.03.26)
Km fena değil, fiyat uygun. Vergi, masraf düşük olur. Bir usta bulacaksın, aracı senin için bir kontrol edecek, senin ne kadar işini görür, ne kadar götürür söyleyecek, ona göre karar vereceksin. Düşük motor, ufak araba, parça falan da bulunur buna. Bence mantıklı. 300+ buna verirsin, ileride daha iyisine ihtiyacın olursa elindeki parayla gider çok daha iyisini alırsın. Araç temizse bu fiyat bedava. 5 senede hurdaya çıksa yine kullandığın yanına kâr kalır. Benim arabalara yaklaşımım bu şekilde. Seni bir yerden bir yere çok yormadan, masraf çıkarmadan götürmeli.

Görüşler şu şekilde ikiye ayrılacak: arabayı bir sosyal sermaye, prestij nesnesi olarak görüp (asgari ihtiyaçların ötesindeki ihtiyaçları gerekli ihtiyaçlar kategorisinde görme buna dahil) alabileceğin en lüks arabayı almanı önerecekler ve arabayı bir ulaşım aracı olarak görüp kullanım değeri/değişim değeri oranını maksimize etmeyi önerecekler. Ben ikinci gruptanım.
+1
prole
(25.03.26)
250k'lık araba aldım ben de memnunum. ufak sıkıntıları var tabi yaşına ve eskimeye bağlı ama genel olarak büyük masraf açacak motor/şanzıman arızası çıkarmadı 6 aydır, her gün de kullanıyorum. tanıdıktan aldım 5 yıl onda da masraf açmadı, yolda bırakmışlığı yok. (bkz: geely mk)
aracın gruplarına girdim temiz bakmış olanlar da var, çok memnunlar. antifriz koymadan kullanan da var, bu kış motor blok tapası patlattı birinde :D nasıl bakıldığı da önemli. benimki orta halli gibi işte. mekanik iyi kozmetik kötü. herkesin şikeyet ettiği kronik bi sıkıntısı yok neyseki bizim modelin.

temel olarak bi elektrik tesisatı biraz kurcalanmış buna bağlı sensör arızaları var tesisata baktırmam lazım ama eski sahibi bu arızalarla 5 yıl kullandı umursamadı, o kadar basit sıkıntı. ben takıntı ettim o arıza ışığının yanmasını istemiyorum :D burada güvenilir usta bulamadım 6 aydır ben de boşluyorum şehir dışına çıkınca baktıracağım.

bi (bkz: z rotu)ndan dolayı ses geliyor bu da normal her araçta eskiyebilen bi parça, ucuz bişey.. www.geelyparcam.com çok ucuz olunca ben marka ürün aldım o bile 400tl. :D
bir de ben almadan önce araç yattığı için aküsü ölmüştü, yeni akü almam gerekti. 4.5k ona gitti.

bunun dışında da kozmetik ve konfor anlamında sıkıntılar var, yine eski sahibi yeni araç alınca boşta yatarken kuş pislemesinden boyası yanmış kaputta 2 yerde vernik atması var, kapıları biraz sert kapanıyor, arka cam rezistansının bazı sıraları çalışmıyor, kaloriferi az ısıtıyor kliması soğutmuyor gibi şeyler. kalorifer petek temizliğiyle düzelebilir muhtemelen parça değişimi bile gerekmez, klima da kompresör sağlamsa bi gaz dolumu yetebilir. hala büyük masraflık sıkıntılar değil. komple klima kompresörü değiştirmem gerekse bile 10k filan. kalorifer az da olsa ısıtıyor kışı geçirdik camdaki buğuyu vs. alacak kadar iş yaptı enazından :D lpg olduğundan o da kaloriferi etkilemiş olabilir, soğutma tesisatına t atıyorlar peteğin debisi düşüyor.

alırken tüm bütçenle araba almak mantıklı değil, daha yeni bi araba olsa da sorun çıkarmayacağının garantisi yok ki, olası maliyetlere de bütçe bırakman lazım. sıfır arabalarla yolda kalanlar bile var sözlükte motor şanzıman arızaları yaşayanlar... yeni ve pahalı arabanın arızası da daha pahalı oluyor. ucuz basit araba az kullanacak kişi için mantıklı bence. mtv filan da daha düşük oluyor bu arada 15 yaş üstü araçlarda, 2010 model benimki de.

bunları demişken ucuz araba almış ve memnun kalmış biri olsam da 0.8 motor ve otomatik olması korkuttu kendim bunu almazdım herhalde :D 1.5l atmosferik benzinli manual benimki.
turbo da korkutur, dizel de korkutur, otomatik şanzıman da korkutur biraz yaşı da olan ucuz araçlarda.
0
konetsu
(25.03.26)
Valla bu araba araştırma süreci o kadar sıkıntılı ki gece gündüz sarı sayfaları arşınlıyoruz bizde arabalar ya vasat kilometresi aşırı yüksek ya da fiyatları çok yüksek benim bir engelim var o yüzden ötv indirimli araçlar (git: teklifimgelsin.com) arasından seçim yapmak durumundayım çok açılamıyorum bu nedenle çok bir şey bulamadım sizin şansınız daha yüksek tabi Allah yardımcınız olsun
0
alibilir
(25.03.26)
(6)

Balkan Gezisi

krmzbvl
Selam güzel insanlar,Mayıs’ta ailecek (2 çocuk) Balkanlar’ı gezme niyetimiz var. 6-7 günlük bir gezi olacak. Sizce turla mı gitmeli, yoksa Belgrad’a uçakla inip orada araba kiralayarak kendi oluşturacağımız programa göre vize istemeyen 4-5 ülkeyi gezmek mi daha mantıklı?İkinci seçenek benim için çok
Selam güzel insanlar,
Mayıs’ta ailecek (2 çocuk) Balkanlar’ı gezme niyetimiz var. 6-7 günlük bir gezi olacak. Sizce turla mı gitmeli, yoksa Belgrad’a uçakla inip orada araba kiralayarak kendi oluşturacağımız programa göre vize istemeyen 4-5 ülkeyi gezmek mi daha mantıklı?
İkinci seçenek benim için çok daha cazip ama çocuklarla birlikte gideceğimiz için sınır geçişleri, kiralık araç, cezalar, otopark gibi konular beni düşündürüyor.
Ne dersiniz, sizce ne yapmalı?
0
krmzbvl
(24.03.26)
Çok ülkeli Balkanlar turuna gittik, şehirlerarası yollarda çok uzun zamanlar geçecek şekilde planlanmıştı. Sürekli mola da verilmiyor haliyle, bir sürü yerde tesis bile yoktu. Yetişkinler bile sıkılıp yoruluyordu o kısımlarda. Çocukların davranışını, sabrını siz daha iyi bilirsiniz tabii.
0
matlii
(24.03.26)
Kiralik araci sirbistandan alip, saray bosna'ya gecip en sonda karadag'i gezip karadag'da birakabiliyor muyuz? Boyle yapmak ne kadar mantikli?
0
🌸krmzbvl
(24.03.26)
Karar sizin ama çocuklarla öyle 6-7 günde 4-5 ülke sıkıntı. En güzel iki yere karar verip oralarda takılmak, belki yol üstü ufak şeyler eklenebilir. Mesela Saraybosna - Mostar - Karadağ'da bir yerler. Ya da Kosova - Arnavutluk kuzey(dağ, bayır, doğa) ve Arnavutluk deniz kıyıları, sıcak hava vs şeklinde olabilir.
0
mbond
(24.03.26)
Başka ülkede kiralık arabayı bırakma işi masraflı olur diye tahmin ediyorum. Para sorun değilse yapılır da diğer türlü daire çizmek daha iyi olur.
0
mbond
(24.03.26)
7 gun 3 ulke olabilir. Daire cizince bir gunu arabayi getirmek icin harcamak lazim. Gene de boyle bir rotayi inceleyecegim.

Karadag birakinca 1300€, Belgrad'a getirince 600€ tutuyor. Cok buyuk fark.

Para onemli oldukca ama bir kere yapacagimiz bir tur olacak. Gitmisken gorulmesi gereken yerleri gormeli diye dusunuyorum.
0
🌸krmzbvl
(24.03.26)
Başka ülkeye geçmenin ekstra masrafı var. Başka ülkeye bırakmanın da ekstra masrafı var. Ona göre kasko ücreti çıkıyor. Türkiye'ye göre ucuz tabi.
0
baal
(24.03.26)
(2)

Yapay zeka ve öngörü

yurtsuz john
Mevcut yapay zeka platformlarının öngörü-kehanet-prediction kabiliyeti şu an var mı? Yapacağı öngörülere güvenilir mi? Mesela şöyle; Selam chatgpt, şu şu açıklamalarda bulunmuş politikacıya güven olur mu? Tipine bak, yüz ifadelerini incele. Bu adamdan ülkeye fayda gelir mi? diye sorsam bulunacağı ön
Mevcut yapay zeka platformlarının öngörü-kehanet-prediction kabiliyeti şu an var mı? Yapacağı öngörülere güvenilir mi?

Mesela şöyle; Selam chatgpt, şu şu açıklamalarda bulunmuş politikacıya güven olur mu? Tipine bak, yüz ifadelerini incele. Bu adamdan ülkeye fayda gelir mi? diye sorsam bulunacağı öngörülere ne kadar itimat edersiniz? Örnekler çoğaltılabilir.
-2
yurtsuz john
(24.03.26)
Pek itimat etmem de bu mevzular aslinda AI patlamasi oncesinde de mumkundu. Goruntu isleme vardi sonucta, ne kadar iyiydi bilinmez. Bunun yaninda "Speech Analytics" denen sesle ilgili teknolojilerde gene vardi, kisi sinirlimi, gergin mi vs ses kaydindan anlasiliyordu. Bu teknolojiler bu isi ne kadar iyi yapiyordu orasi tartismali tabii.

Yapay zekanin varligiyla birlikte dusunursek, gecmiste soylediklerinin tamamini analiz eder, mevcut konusmalarinin da psikolojik durumunu analiz edebilirse iyi sonuclar cikarabilir. Basta itimat etmem dedim ama olmayacak birsey gibi de durmuyor. Tabii her ongoru gibi AI ongoruleri de yanilabilir.
0
mbond
(24.03.26)
çok iyi tune edip bakacağı metrikleri adım adım sen belirlemediysen güvenemezsin. adı yapay zeka olsa da bunlar hala kelime üretme motoru, yani nereye çekersen sana o yönde yanıt verir. bunun dışında görüntüden duygu-yalan mikro mimik analizi yapan ML modelleri eğitilebilir. eğer eğitim setinde doğruluk oranı yüksek ise çıktı doğruluğu da yüksek olur. sen ben ulaşamayız ama muhtemelen istihbarak kurumlarının elinde bu tip araçlar vardır.
0
orpheus
(24.03.26)
(10)

Buyukbaba mi dersiniz dede mi

üğpoıuy
Hangi yoredensiniz?
Hangi yoredensiniz?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(21.03.26)
30 küsur sene önce dede diye seslenirmişim babamın babasına.

işin ilginci 90'lık ninem hiç dede sözcüğünü kullanmaz. hep böyük bubam diye konuşur.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
babam; babasının babasına büyükbaba derdi.
biz babamızın babasına dede derdik ama babamın büyükbabası bizi düzeltirdi "dedeniz benim o sizin(oğlundan bahsediyor) büyükbabanız" derdi.
yine de büyükbaba bize geçmedi nedense. ayırmak için dedemize sakallıdede derdik(kendisi tam bir aksakallı dedeydi rahmetli), büyükbabamızdan da isim+dede şeklinde bahsederdik.

karadeniz.
0
late viper
(21.03.26)
Bizde her zaman dede deniyordu ama biraz daha yaşlılar dededen de baba diye bahsediyordu tabii sadece erkek tarafından dedeler için geçerli bu, ayrım yapmak için genelde "Halil deden" şeklinde bahsediyorlardı.
0
mbond
(21.03.26)
Adamı bize dede diye tanıttılar.

Abim ile kuzenlerim çocuklarına kendi babalarını dede diye tanıttılar.
0
put it in your appropriate place
(21.03.26)
ikisi aynı şey değil ki. dedenin ana babası büyükanne büyükbaba oluyor.
0
neira
(22.03.26)
Buyukx diyen zengin ve elittir
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Benim için dede demek anne ve babamın babası demek. Büyükbaba ise dedelerimin babasıydı. Bundan başka bir şekilde düşünemiyorum.

Haliyle oy bile veremedim, çünkü ikisi aynı şey değil. En azından ben böyle gördüm.
0
akhenaten
(22.03.26)
Büyükbaba bana dublaj Türkçesi gibi geliyor. Aklıma hemen Heidi geldi mesela.
+1
peki madem
(22.03.26)
Dede.
Büyükanne/büyükbaba yaygınlaşamaz çünkü bir ortamda zikrederken ali dedem de şöyle demişti demek kolay iken büyükbabam ali, ali büyükbabam gibi kullanımlar adamın dilini kördüğüm eder. Olmuyor yani.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.26)
Valla ben epey büyüdükten sonra ogrendim insanlarin dede dedigini. Dede bizim icin "etraftaki tüm yasli adamlar" demekti. Büyükbaba ise bize ait olanlar xd

Karadeniz
0
🌸üğpoıuy
(23.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+5
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+1
yadigar
(21.03.26)
(6)

bir sarki ariyorum 98-2003???

nibba
dostlar kafayi yicem yakac yildir ara ara aklima geliyo demin geminiye de sordum bulamadidaha once de yutubdan 90s 2000s sarkilarini dinleyip bulamadigimi hatirliyorum birkac kezyili yanlis vermis olabilirim. o zamanlar ilkokuldaydim diye hatirliyorum populer muzik kanallarinin birinde cikmisti diye
dostlar kafayi yicem ya

kac yildir ara ara aklima geliyo demin geminiye de sordum bulamadi

daha once de yutubdan 90s 2000s sarkilarini dinleyip bulamadigimi hatirliyorum birkac kez

yili yanlis vermis olabilirim. o zamanlar ilkokuldaydim diye hatirliyorum populer muzik kanallarinin birinde cikmisti diye kalmis aklimda

voca.ro

sarkidan bir kesit boyleydi. tam olarak zihnimdekini sesim dolayisiyla aktaramiyorum

net hatirladigim tek sey nakaratta veya nakarata girmeden once telefonla konusma efekti vardi bir seyler soyluyordu

hareketli parca degildi ama cok slow da degildi

sarkici kadindi

bir buldurun yav
0
nibba
(19.03.26)
duster
(19.03.26)
@duster degil hocam, bu attigin cok hareketli
0
🌸nibba
(19.03.26)
Bu olamaz herhalde;

www.youtube.com
0
mbond
(19.03.26)
malesef degil hocam.duyuruda belirtmeyi unutmusun soyleyen kadindi
0
🌸nibba
(19.03.26)
ses kaydı hiçbir şey çağrıştırmadı ama telefon efekti sebebiyle şansımı denemek istedim: youtu.be
0
pide
(19.03.26)
Ses kaydı direkt Complicated'in girişi gibi geldi:

youtu.be
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(20.03.26)
(5)

Adım konusu

arbre
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
-15
arbre
(19.03.26)
dansa götür ozan.

edit: çok pardon ben sizi sayko eleman sandım.

vaktin varsa bi kahve içelim mi denilebilir en basit adım olarak.
+5
summerjam0306
(19.03.26)
summerjam0306 ?
-3
🌸arbre
(19.03.26)
summerjam0306, o zaman bir şey konuşacakmış havası olmaz mı, ben doğal, gergin olmayan, keyifli olmasını istiyorum.
-3
🌸arbre
(19.03.26)
Abi cok yakin arkadas seviyesinde biri degilse bulusma teklifinin amaci nettir zaten ekstra bir hava olusturmaya gerek yok. Kafe olur, baska sey olur bilemiyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
eğer muhabbetiniz hiç yoksa, seni tanımıyorsa kabul etmez. beni ucuz biri sanıyor diye düşünüp reddeder. kadın kafası böyle çalışır. netflix dizilerindeki sahnelere aldanma.
önce tehdit olmadığını ispat etmen gerekiyor. whatsapp en iyi yol. ordan biraz yokla baktın seni tanımaya istekli, sonra fiziki buluşma teklif et.
0
plastic_angel
(20.03.26)
(24)

1 Günde kahve içme sıklığınız ne?

tuborg yesili
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var. Yalnız mıyım?
Benim türk kahvesi ile başlayıp ( standart) ve maalesef aç karnına, sonrasında 2-3 americano/ filtre ile devam eden bir rutinim var.

Yalnız mıyım?
0
tuborg yesili
(19.03.26)
Günde 2
+1
basond
(19.03.26)
Günde 2.
Birincisi antrenman öncesi ikincisi mutlaka saat 16.00 dan önce, şeklinde planlıyorum.
+1
Mirket
(19.03.26)
Günde 2-3, 14.00 öncesi. Sonrasında içersem uykumu olumsuz etkiler.
+1
auroraaurora
(19.03.26)
1 sabah, 1 öğle yemeği sonrası americano.
+1
awlmi
(19.03.26)
En az 2 ya da 3 Türk kahvesi

1 adet filtre kahve ya da americano
+1
kullanicadi
(19.03.26)
1, nadiren 2 double espresso. en geç saat 3-4'e kadar içmiş olurum aksi halde gece uyku kalitemi düşürüyor.
+1
orpheus
(19.03.26)
hemen her sabah bir latte.
+1
antikadimag
(19.03.26)
Evdeysem günde 3-4 türk kahvesi. 4. yü iciyorsam kafeinsiz.

Ofisteysem sabah yolda giderlen bir cappucino, öglen de 1 americano
0
Purple life
(19.03.26)
Sabah iki Amerikano yapıyorum termosa koyuyorum. Öğlene kadar içiyorum.
+2
gabe h coud
(19.03.26)
Son 3 yıldır hafta içi günde 3 espresso, hafta sonu ise 2 espresso artı 1 v60 kahvesi, evet tek bağımlılığım.
+1
blue rebel motorcycle club
(19.03.26)
Her sabah kupada bir filtre kahve. O da kahvalti bogazdan gecsin diye. Gun icinde cay, kahve aramam, aklima bile gelmez.
+1
tantamount_to_equivalent
(19.03.26)
Sabah Türk kahvesi öğleden sonra filtre kahve. Günde 2
+1
ekimoloji
(19.03.26)
Evde genelde 0 nadiren 1 ofise gidiyorsam genelde 3 ama o da cappucino, ya da kendim sut goturup espressoyla karistiriyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
1 cortado ya da latte. günün devamında 2-3 kupa filtre kahve. bu arada lattede bitkisel süt (badem, soya, yulaf vb) sevmiyorum.
+1
eileengray
(19.03.26)
sıfır.
kahve içmem.

ne diyor sting abimiz şarkısında ''I don't drink coffee, I take tea, my dear.''
+3
yurtsuz john
(19.03.26)
Aç karınla 2 (4 saatlik falan uykuyla iş yapmak zorunda kalıyorsam 3) filtre kahve içiyorum ama öğlene kadar. Çok az uyuyabilen bir insan olduğum için sonrası uykumu etkiliyor benim de.
+1
truf
(19.03.26)
2 tane latte, 300ml civari her biri.
ucuncuyu icersem titrek oluyorum.
+1
cooperr
(19.03.26)
Gün içinde toplam 2 litre oluyordur.
+1
kizil karga
(19.03.26)
Günde bir, sabah saatlerinde.
+1
rakicandir
(19.03.26)
Normal günlerde 2 americano bi Türk kahvesi. Yoğun ve stresliysem daha fazla kahve
+1
euteamo
(19.03.26)
Günde 5-6 bardak.
+1
peki madem
(19.03.26)
bazen 1 bazen 5 ama kafeinsiz içtiğim için içim rahat ediyor
+1
mezzosprite
(20.03.26)
Bu soruyu gördüğüme çok sevindim, kendim sormayı düşünüyodum, ben sabah kahvaltı sonrası ve öğlen yemek sonrası birer kahve içiyorum, kendim yapıyorsam genelde sade bazen sütlü, dışardaysam bilmediğim bir kahvecideysem latte, çay bahçesi tarzı bir yerdeysem türk kahvesi içiyorum.
+1
(20.03.26)
Günde dört fincanı geçmemeye çalışıyorum, son zamanlarda bu konuda daha başarılıyım.
Genellikle americano içerim, nadiren filtre.
0
mutekebbir
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(4)

Ortadoğuda vurulan havalimanları hk

avatar is back
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
Mesela az önce kuveyt uluslararası havalimanının radar sistemi vurulmuş abd kullanıyor diye. Bu normalde uçakların kullandığı kulenin kullandığı sistemler öyle değil mi? O yüzden savaş bugün bitse bile kuveyt dubai vs buralara aylarca yenileme ve bakımdan dolayı uçak inip kalkamaz diyebilir miyiz?
+1
avatar is back
(14.03.26)
Dubai'yi niye dahil ettin ki konuya?
0
Mirket
(14.03.26)
dubaiye şu an 5 dakikada bir uçak iniyor. flight radardan görebilirsin.
0
orpheus
(15.03.26)
dubai kapalı moruklar
0
🌸avatar is back
(16.03.26)
Kalkiyor gorunuyor. Abim geldi 4-5 gun once.

dubaiairports.ae
0
mbond
(16.03.26)
(10)

Meslek liselerinde ne öğretiliyor?

emreemre
Merhaba,bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlı
Merhaba,
bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlıyı sorduğumda hiç cevap alamıyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki bunlar uygulama yapıyorlar, teori bilmezler. Ama lab.da da breadboard üzerinde iki direnci seri bağlayamıyorlar.

Bu 4 sene bu insanlara ne öğretiyorlar. Az buz bir süre de değil. Aklım almıyor yani.
0
emreemre
(13.03.26)
Meslek lisesinde ders dinleyen öğrenci yok, zaten kapasiteleri de yok. Sınıfta kalma da imkansız denebilecek durumda olduğu için sonuç bu.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
30 sene önce meslek lisesinden mezun olmuş biri olarak yanıtlayayım. sınıftaki 40 kişiden en fazla 3-5 tanesi kendi isteği merakı ile bu işleri öğrenir. geri kalan 35 kişiyi ise okul aman bunlar başımıza kalmasın diyerek zorla ite-ite mezun eder. 30 yılda bir şey değişmiş midir diye sorarsa hiç ümidim yok. meslek liseleri eğitimin dibidir. bundan adam olmaz denecek kişilerin gönderildiği okullardır.
+1
orpheus
(13.03.26)
atölyeye salıyorlar hepsini hayvanat bahçesi misali. 100 kişiden belki 2-3 tanesi yapması gerekeni yapıyor, diğerleri de hayvanlıktan vakit bulursa yalandan o 2-3 kişi bakıp bir şeyler yapmaya çalışıyor
+1
zozjotejmnk
(13.03.26)
Annem meslek lisesinde matematik öğretmeni olarak çalıştı emekliliğinden evvel.
1/2 ile 2/4 ün aynı şey olduğunu bilmiyordu çoğu çocuk. 9. sınıfta ortaokul matematiği öğretiyordu evvela. Temel matematik bilmeyen çocuğa 10. sınıfta meslek öğretmeni nasıl eğitim verecek? Cin gibi çocuklar olsa da azınlıkta kalırdı bir çoğu ana baba zoruyla okuyan okuldan atılsa sınıfta kalsa geleceği kararacak çocuklar. Bulaşacakarı şeyleri üç aşağı beş yukarı tahmin edersiniz. Myo okumaları onlar için çok güzel gelişme el mecbur en temele ineceksiniz hocam Allah kolaylık versin.
0
cilekli pasta
(13.03.26)
ilk yorumun eksilenmesi cok komik. hemen altta meslek lisesi mezunu bile bu ögrenciler icin iyi konusmazken, bazilarinin bu liselere gelecegin odtü ögrencileri muamelesi yapmasi inanilmaz sacma. 12 yillik zorunlu egitimin "bundan da bir halt olmaz ama mecburuz iste" cocuklari icin düsündügü vergi yakma kurumlari cogu. 12 yillik egitim zorunlu olmasa, birkac tane meslek lisesi kalsa inanin kurumlarin ögrenci kalitesi de egitim kalitesi de itibari da ucar. bu haliyle nerede it var, serseri var buralara dolusturuyorlar. özünde cok güzel bir sistemi mahvediyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
elektrik bölümünü bilmiyorum ama ticaret lisesi öğrencilerinden yıllardır stajyer geliyor (mali müşavirlik ofisi). ben ezberletmeyi sevmem, mantığını öğrensin, kendi kavrasın isteyim. ama bırak muhasebe öğretmeyi, çocuk daha toplamayı çıkarmayı bilmiyor. mecburen ezbere bir şeyler yaptırıyoruz, öğretmeye çalışıyoruz. hayır sen toplama çıkarma bilmeden lise son sınıfa kadar nasıl geldin kardeşim?

her gelene ilk söylediğim, bak muhasebe öğrenmeye niyetin varsa burada öğrenirsin, istediğin soruyu sor, hiç üşenmem öğretirim. tamam abi diyorlar, iki gün sonra bakıyorum hiç öğrenmeye falan niyetleri yok. hepsi stajım bitsin de gideyim derdinde.

mezun olup gidenlerden takip ettiğim birçoğu üniversite sınavına bile girmedi. hatta biri dümdüz tas kafalı serseri olmuş.
+1
kibritsuyu
(13.03.26)
20 küsür yıl önce meslek lisesi'nde elektronik okudum. meslek liselerinin ezbere dayalı saçma sapan ve aslında oldukça ağır bir müfredatı vardı o zaman. değişmediyse şimdi de öyledir belki.
genel geçer dersleri birinci sınıfta verilip bitiyor, sonraki programı mesleki ve çoğunlukla 8 saate varan atölye dersleri kaplıyordu. sabah 7'de evden çıkıp, akşam 7'de eve dönüyordum.
mesela tv devreleri ya da mikroişlemciler dersinde, sabahtan birisi tahtaya devreyi çizmeye başlar, öğreden sonraki derse anca yetişir, geri kalan vakitte de o çizim öğrenciler tarafından tahtadan deftere geçirilirdi. hiçbir konunun mantığı anlatılmaz, günler geceler boyunca, çoğunlukla çizim üzerinden bişeyler ezberlerdin. bu sebeple çok zaman gece 2-3 gibi kalkıp, okula gidene kadar ezber yapıyordum.
uygulamalar da, yine işin mantığının öğretildiği pratikler değildi. işte fotokopi devreyi board'a çiz, asitle yolları çıkar, matkapla elemanların yerini del, yine fotokopiden bakarak elemanları lehimle, bitti. led'in mi yanmadı, avometreyle kontrol edip sorun şurada diye tespit etmektense, tüm devreyi söküp yeniden lehimlemek, hepimizin işine gelen yöntemdi mesela. kendi araştırıp, öğrenip, gelişen öğrenciler yok muydu? tek tük vardı. ben ezberci olduğumdan tüm lise öğrenimim, koca bir ezberle-unut döngüsünden ibaret oldu (bu arada, kağıt üzerinde çok başarılı bir öğrenciydim). bu sebeple düz liseye gitmediğime çok pişmanım.
meslek lisesi'nin bana kazandırdığı, çok kalabalık bir ortam ve çok çeşitli tipler sayesinde insanları erken yaşta tanımak, her hal ve durumla baş edebilme yetisi kazanmak oldu. bir de, okulun konumu ve öğrenci profili sebebiyle çok keyifli bir okul hayatı geçirdiğimi söyleyebilirim.

edit: matematik denmiş de, bizde, lise ikinci sınıfta türkçe dersindeki sesli okumayı heceleyerek yapan öğrenci vardı. öğrenci dediğim de, sakallı bıyıklı adam yani :)
+2
manuel mandalina
(13.03.26)
Lise 1'e endustri meslek lisesi elektrik bolumunde okudum. Teori de pratik de vardi ancak belirtildigi gibi buyuk cogunlugun umurunda degildi, ozellikle teori ile alakali kisimlar. Bir de benim gecirdigim bir yilda teori ve pratik birbirinden cogunlukla ayri kaliyordu. Mesela bir dersin sinavinda sadece ohm kanunu uzerinden sorular soruldugu halde (3 bilesenden 2'si verilip kalan isteniyor) gene de cogunluk dusuk notlar aliyordu.

Neler yapiliyor sorusuna cevap vermem gerekirse; ilk donem ev tesisatlarinin tamami yapildi. Ikinci donemde ise sifirdan devre cizimi yapildi bir kez, devaminda 0-30 volt ayarli guc kaynagi yaptik, ama hangi eleman ne ise yariyor bilerek degil, lehimlememiz soylendi lehimledik.

Ilerleyen yillari ben gormedim ama bobinaj, kumanda gibi atolyeler animsiyorum.
0
mbond
(13.03.26)
Meslek öğretmeni değilim, edebiyat öğretmeniyim ama hep meslek liselerinde çalıştım. Meslek liselerinde yöneticilik de yaptım. Şu anda da mesleki eğitim merkezinde yöneticiyim. Çalıştığım tüm kurumlarda da elektrik bölümü vardı.

Sorun şu: mesleki okulların müfredatı, anadolu liselerinden daha ağır. Hem anadolu liselerindeki gibi kültür dersleri görüyorlar hem de mesleki alan dersleri görüyorlar. Ve mesleki dersler amiyane tabirle kafa gerektiriyor. Bu bağlamda baktığımızda daha nitelikli öğrenci gelmesi gerekirken, eğitim-öğretim, ders, kitap gibi şeylerle alakası olmayan öğrencilerin gittiği okullar bunlar. Haliyle bu profile 4 değil 14 sene elektrik dersi göstersen bir şey öğrenemez. Evet, istisnai sayıda kalifiye öğrenci yetişiyor ama o da hayatın her alanında bir nevi kendiliğinden yetişen başarılı insan sayısı gibi.

Kendi alanım üzerinden bağlayayım konuyu. Edebiyat kısmını geçtim, Türkçe kısmında yani okuduğunu, dinlediğini anlamada herhangi bir başarı yok. Okuduğunu anlamayan adam, ne bölümü okursa okusun beceri geliştiremez. Teknik konular dahil.
+1
wilhelmwasmuss
(13.03.26)
staja öğrenci götürüyordum birkaç sene önce; ders işlenmiyor, hocalar sigara odasında geçiriyor bütün günü. arada ders işlenecek olsa öğrenciler dinlemiyor bu kez. idare de umursamayınca hiçbir şey olmuyor işte.
0
mezzosprite
(13.03.26)
(5)

eski opel corsa alınır mı?

matlii
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
merhaba, 2015 model otomatik opel corsa alsam mı diye düşünüyorum. baktığım spesifik modelin atmosferik 90 hp atmosferik motoru varmış, 1398 cc. istanbul'da yokuşlarda falan problem yaşatır mı acaba? sizce genel olarak alınır mı? teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(13.03.26)
2015 arabam olsa sifir arabaya sahipmisim gibi hissederdim. 90 beygir 1,4 atmosferikle sehir icinde bir sikinti olmaz bence cok dolu degilse. Biraz yuksek devirde cikmak gerekebilir. 2010 pejo 207 kullandim, 1,4 motorlu, bir sikinti olmadi. Benim bu tarz atmosferik arabalarla ilgili asil sikintim uzun yolda, mesea Honda Civic vardi 2002 model 1,6 benzinli, Bolu tuneline dogru cikarken yavaslamak zorunda kalsan daha toparlayamiyorsun.
0
mbond
(13.03.26)
Yarı otomatik alınmaz
-6
arbre
(13.03.26)
d kasa 1.2 easytronic vardı hem gitmiyordu hem otomatik vites sıkıntılıydı. 1.4 atmosferik sıkıntı yapmaz alınır. ama motor performasınsı düşük olur. performans beklentiniz yoksa olur. ayrıca opel sağlam bir araç.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
yarı otomatikten kasıt easytronic ise onlardan değil.
+1
🌸matlii
(13.03.26)
iyidir, 1.4 olanlarda easytronic yok tam otomatik vites. performans ve az yaksın beklentisi yoksa iyi araç.
0
duguit
(13.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(23)

Kız arkadaşınız başkalarının giyimleri hakkında yorum...

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım
Merhaba.
Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.

Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım vs. Giyim kuşam konusu önemlidir benim için, ilgiliyimdir.

Ancak şöyle durumlar var. Canlı örnek vereyim. Geçtiğimiz ay alışveriş yaptım epey, bi kazak da aldım. Baya güzel bir kazak, üzerime de tam oldu vs. Bunu giydiğim gün kız arkadaşım "dün aldıklarından biri mi bu" dedi ben de evet dedim ve diyalog bitti. Ertesi hafta o kazağı, markasının mağazasında gezerken görüp ay bayıldım şeklinde yorum yaptı. Ulan dedim buydu geçen giydiğim, aa öyle mi dedi. Gülüştük.

Ancak Benzer diyalogları 4-5 aylık süreçte belki 50 defa yaşamışızdır.

Bana etrafta gösterip adamın şusu çok güzelmiş dediği şeylerin belki çok daha iyileri bende de var. Ekonomik durumum, tipim fiziğim de iyi giyinmeye müsait. Bunları şu yüzden söylüyorum, belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani.

Yarım saat önce kahve içerken yine aynı şeyi yaşadık. "ay adamın paltosu çok güzelmiş" dedi. Döndüm baktım, muhtemelen kaşe siyah standart bir palto.

Bitiriyorum, bana bugüne kadar daha bir kere bu da sana çok yakışmış demedi :D

Hal böyleyken, artık gıcık olmakta haklı mıyım, yoksa He de geç mi diyorsunuz.

Sizde durumlar nasıl?
+4
sorularimicinfeykhesap
(12.03.26)
Sürekli insanları gözetlemek bana anormal geliyor. Anın tadını çıkarıp karşısındakiyle ilgilenmek yerine insanları gözetleyenleri kendini gerçekleştirememiş ve tehlikeli insanlar olarak görüyorum. Bunu bir tarafa bırakırsak haklısınız sinir bozucu bir durum. Ben de beni beğenmediğini düşünürdüm.
+8
sadakatsiz
(12.03.26)
Sende olup olmamasindan cinsiyette bagimsiz insanlar hakkinda konusup durmak basit insan isi.

Kiskancligin gereksiz. Overthinking saatin gelmis galiba.
-10
Purple life
(12.03.26)
sadece baska erkeklerin kiyafeti hakkinda yorum yapiyor ama kadinlar hakkinda hic yapmiyor mu? eger oyleyse o erkekleri begendigi icin bence. kadinlar hakkinda da yorum yapiyorsa bile, ayni seyler sende varken sana yorum yapmamasi yine seni begenmiyor mu acaba diye dusundurur. ben olsam rahatsiz olurdum.
+5
lemmiwinks
(12.03.26)
Çok sinir bozucu. Bir de sürekli başka insanları gözlemlemesi tuhaf geldi normal mi bu yani?
Açık açık neden sormuyorsun? Niye bana hiç giyimime iltifat etmedin de başkalarına ettin diye.
+2
kaptan maydanoz
(12.03.26)
Beni rahatsız ederdi.
+3
kumandanim
(12.03.26)
tek konusu kıyafet mi yoksa, mesela kitaplardan konuşabiliyor musunuz veya izlediğiniz bir dizinin senaryosu karakterlerinin oluşumu gibi sohbetleriniz oluyor mu, olmuyorsa bilinçli yapıyordur, ve kendinin farkında olmayan standard biridir.
bir çok şey beğeniyor anladığım kadari ile standard bir zevki var, arada desene sende her gördüğün şeyi beğeniyorsun niş bir zevkin yok diye asdasd
0
eja
(12.03.26)
hocam kelimin tam anlamıyola gözü dışarda gibi duruyor maalesef.

bu arada burada ilişkilerle ilgili açılan duyurulara cevaben ayrıl önerisi çok gelir (hatta bu durumla ilgili de duyuru açılmıştı). yorumları buna göre değerlendirin derim :)
+1
shadowfollower
(12.03.26)
çekilir mi bu dert yav, ayrıl gitsin. beğendiklerinden birine yazsın bundan sonra.
+4
antihero
(12.03.26)
seni beğenmiyor
+1
Hallegadola
(12.03.26)
Yolda kendisini dürtükleyerek; baksana kadının 'g'ötü ne kadar güzel, pergelle çizilmiş gibi de.

kılıçla yaşayan kılıçla ölür, yapacak bir şey yok.
+12
galahad reloaded
(12.03.26)
haklısın
0
bay b
(12.03.26)
Flört aşamasında yaşansa çok itici bulurdum bu durumu. Açık açık rahatsız olduğunuzu söyleyin veya imada bulunun bence. Veya siz de başka kadınların kıyafetlerine yorum yapın hesap sorarsa kendi yaptigi davranışi hatırlatın.
0
egerbiryolcu
(12.03.26)
Aldatılacaksın

galahad +1 haha
-7
arbre
(12.03.26)
"belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani." bence bu cümleyi bir daha gözden geçirin; cevap burada gibi duruyor. ya da tamamen aynı ürünü giyiyor olsanız dahi, belli ki size yakıştırmıyor.
ben sizin alınmanız bir yana konulursa, kızın modaya aşırı bir ilgisi olabilir gibi de yorumladım; size dokunuyor olabilir ama belki de gerçekten gayrıihtiyari, muhabbet olsun diye konuşuyor olabilir. bence kendinizden emin ve memnun iseniz ve bunun dışında iyi geçiniyorsanız "hee" diyip geçin.

ancaak olayın bu sıklıkla tekrarlanması ve sizin -anlaşıldığı kadarıyla- bu olaydan fazlasıyla rahatsız olmanız sebebiyle, en mantıklısı, "ayşecim, sen senin vitrinde ya da başkalarının üzerinde görüp bana beğeniyle gösterdiğin tarz, aslında benim tarzımla çoğu zaman aynı; ama bana hiç iltifat ettiğini görmedim :) giyimimle ilgili yapıcı önerin varsa, hem daha iyi giyinmek adına, hem de senin daha çok hoşuna gitmek^^ için memnuniyetle dinlerim" tadında ufak bir konuşma yapabilirsiniz diye düşünüyorum.
-3
lil siztah
(12.03.26)
Benim de hoşuma gitmezdi. Konuşmayı denediniz mi? Gerçekten konuşunca bu tarz pek çok problem çözülüyor.

Ha konuşunca çözülmeyen bir ilişkim olsa, sürekli "aa şu kadının eteği ne güzelmiş" derdim sonra zaten ya fark eder düzelir ya kavga sonrası düzelir ya da düzelmez.
0
aguen
(12.03.26)
Biraz kiz kiza muhabbete donmus sizinki sanki, hep boyle miydi. Konusmalarin iceriginden bagimsiz konsept sikintili.
0
mbond
(12.03.26)
galahad +1

yol ver.
+1
summerjam0306
(12.03.26)
eğlenilir, evlenilmez.

sevgilinize uzun vadeli bakmayın bence.
+1
mahmuttt
(12.03.26)
Sizdeki duruşunu beğenmiyordur açık açık söylemek yerine başkaları üzerinden örnek veriyor olabilir.
Kıyafeti güzel gösteren şey fiziktir, markasından kalitesinden çok daha önemli bir etken fizik.
Beğenmiyor ve dikkat etmeniz için imalarda bulunuyor olma ihtimali yüksek.
Üstünüzde gördüğü bir şeyi başkasında ya da mağazada beğenip sizde fark etmemesi bu yüzden.
Gıcık olmakta haklısınız ben olsam ben de gıcık olurdum.
+2
mutekebbir
(12.03.26)
tarzini begenmedigi acik, al karsina konus. ne ayaksin diye sor bakalim ne diyecek.
verdigi cevaba gore yorum yapariz..
0
cooperr
(12.03.26)
aldatılacaksın denmiş ama aldatmadığı ne malum. yol ver gitsin hocam.
0
thawne
(12.03.26)
Insan sevdigine iki cift guzel laf etmeyecekse kime edecek? Sevdicegimden guzel sozleri sakinip elalemin adamina neden iltifat edip duruyorum? Insani mutlu etmenin en kolay yollarindan biri icten iltifatlar. Kaldi ki sizinki kiskanclik degil, bence daha cok gorulmemek ve onemsiz hissetmemekle ilgili.
Uc bes ok ama dediginiz kadar fazla ise enteresan. Hadi sevgilimin uzerinde begenmedim diyelim, bu sekilde laf sokmak cok kalp kirici.
Kadin kisisiyim, oyle kiskancliklarim, kendine guvensizliklerim yoktur ama bana hic iltifat etmeyip surekli ucuncu kisilere iltifat etse ne oluyoruz derim bi.
0
kassiopeia
(12.03.26)
begenmedigin cevaplari tiklememen cok garip. komleks level 99.
su olayi bir de kizdan dinlesek keske.
0
Purple life
(12.03.26)
(38)

90'ların unutulan şarkıcıları

yurtsuz john
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı... Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bun
Tek albümlük hatta tek parçalık saman alevi gibi yanıp sönen şarkıcılarımız vardı. Bugün onlardan birinin şarkısını mırıldanırken buldum kendimi. Adını bile unuttum. Son hatırladığım iflas edip taksicilik yaptığıydı...
Mesela üç tane doktor gencin kurduğu bir grup vardı. Klipleri çıkmıştı. Kimdi bunlar unuttum.

Öztürk
Ufuk Bigay
Nilüfer Örer
Orçun

Bu isimler aklıma geliyor. Hepsi kaybolup gitti. Sizin hatırladıklarınız var mı?
+3
yurtsuz john
(10.03.26)
Oh, tam benlik bir başlıkmış bu :)

"Ah canım Ahmet", Deniz Arcak, Tayfun ve Soner Arıca şimdilik ilk aklıma gelenler. Ha bir de Rengin vardı.

Bundan birkaç sene evvel adını hatırlamadığım bir Türkçe müzik kanalı bu saydıklarımdan bazılarını döndürürü döndürür dururdu gece kuşağında.
+2
RaiseThySword
(10.03.26)
@raise

mutlu olduğuna sevindim ama senin yazdıkların ünlü isimler :)

yani nasıl söylesem, ben bayağı underground kalmış isimleri arıyorum. 40+ arkadaşlar hatırlar anca.
+3
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Taner
+1
Başka
(10.03.26)
bay x diyorum o zaman. tek şarkılık biriydi sana değmez diye bi pop şarkısıyla meşhur olmuştu sene 95 96 civarıydı. seneleeer sonra prestij müziğin ve fantezi müziğin sükse yaptığı yıllarda şiveli türkücü olarak çıktı tekrar piyasaya ama yine tutunamadı.
sibel gürsoy vardı yine tek şarkıyla çıkmıştı unutuldu gitti sonra.
akın vardı rebekanın yeri diye şarkısı vardı

sizin bahsettiğiniz 3 kişilik grup komedi dans üçlüsü müydü acaba? içlerinden biri erol köseydi o da doktordu. baktım diğerleri değilmiş gerçi.
+1
pide
(10.03.26)
tarik vardi ama 2000 senesindendi. of aman mi of deli gönül mü bir sarkisi vardi.
rüya ersavci. istemiyorum baba sarkisini cok severdim.
grup merdiven. akdeniz aksamlari'nin yaraticisi.

youtu.be
diger sarkilari da güzeldi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
Haspam diye bir şarkı vardı, üç kişilik bir grubun şarkısıydı, baktım grup gmg imiş adı, haspam haricinde bir albüm daha çıkarmışlar.
+2
(10.03.26)
*Grup laçin
*"Gel etme gözlerim yaşlarla doldu" şarkısını söyleyen bir grup genç çocuk vardı.
*Reha var aşk cicegimi söyleyen.
*Akın vardı. Rebeka, kız milleti, lanet olsun vs
*Melih Görgün 14 Bahar geçti vardı. O adam da yok olup universtede hoca olmuştu en son.
*Ayşen miydi sanki adı "var mıydı böyle kaçmak nerdesin" şarkısı vardı.
*Dokun bana yarışmasının çıktığı dönem "dokun bana" şarkısını söyleyen bir kadın vardı.
*Hey barmen bana bir bira şarkısını söyleyen bir adam vardı.



Çoğu belki bilinen isimler ama yok olduklari için örnek verdim.
+2
egerbiryolcu
(10.03.26)
Bunun videosuna denk geldiğimden emindim, bu muydu bilmiyorum ama bunu buldum; m.youtube.com

Buralara bakmadan aklıma gelen
Sibel Bilgiç - Alışamadım var ama bu biraz unlu galiba
Jale - Üzgünüm
+1
mbond
(10.03.26)
dediğin grup beyaz önlük. son defa sarıl bana:)
+2
nothing in my way
(10.03.26)
Hakan kurşun - boğazın üstünde

m.youtube.com

Ünlü - estarabim

m.youtube.com

Cenk Eroğlu - son rüya
(Bu şarkıyı aslında zamanin devlet Bakanı Kürşat Tüzmen den torpilli Tüzmen diye bir herif söylüyordu ama şarkı cenk eroglu'nun)

m.youtube.com

Güzel duyuru aklıma geldikçe yazarım daha :))
0
makbur
(10.03.26)
bir de kamyonet arkasinda sarki söyleyen bir abla vardi. egerbiryolcu bilir gibi geldi.
nadide sultan diye de bir kadin vardi. konyalim diye sarkisi vardi :D
oya bora da kayboldu. ben bilmiyorum yani boy gösterdilerse.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim pınar aylin mi kamyon arkasındaki? www.youtube.com
0
nothing in my way
(10.03.26)
@nothing

ömrüne bereket çok yaşa e mi canımsın :)

@konusma

pınar aylin ve nadide sultandan bahsediyorsun. onlar ünlü konumuz dışı.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Göksel - gönüllü yazıldım sana ve aşkına
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
Metro- avucumda gökyüzü
youtu.be
0
love and trust
(10.03.26)
90'ların sonunda Binnaz şarkısıyla Ciguli vardı rahmetli.
0
Mirket
(10.03.26)
@yurtsuz john taksicilik yapan emre matraş.
0
nothing in my way
(10.03.26)
90 yazmışsın özellikle ama 2000ler başı da sayılır mı? :)

irem diye bi hanım vardı hayalet sevgilim miydi neydi bi patlamış şarkısı vardı. herkesin dilindeydi ve ben nefffret ediyordum. sonra yok oldu gitti ama ne oldu hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum :D
+1
truf
(10.03.26)
@nothing

ben böyle duyurucunun canını severim ya. helal olsun. bu şarkıcının acayip bir erotik klibi vardı :)

@mirket
@truf

sağolun ama ciguli, irem falan bunları herkes tanıyor.
0
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Sen, senin tanıdıklarını herkesin tanıdığı yanılgısında mısın, bana mı öyle geliyor?
0
Mirket
(10.03.26)
@mirket

ciguli öyle meşhur olmuştu ki star tv ona dizi bile çekmiş, çıkmadığı program kalmamıştı.

ben meşhur olamamışları arıyorum :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.03.26)
Umay umay
0
rodeocu
(10.03.26)
@yurtsuz john www.youtube.com bu mu?
0
nothing in my way
(10.03.26)
exlibris
(11.03.26)
nezih ünen www.youtube.com çok severdim ama sonra pek faal olmadı

tual www.youtube.com
0
exlibris
(11.03.26)
ne güzel duyuru olmuş, gece gece öküz oturdu içime maziyi andıkça.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.03.26)
Burak aydos
Af grubu vardı, asrın ve emre. Ünlü oldular ama silinip gittiler
Endi+pol vardı
Bir de 9da9 diye bir albüm vardı böyle tek şarkılık sanatçıları toplamıştı.
Işığın yansıması vardı grup olarak.
Haramiler de mavi duvarla ünlü oldu ama tek albümde kaldılar.
Bunlar yukarıda sayılanlara ilave. Düşünsem daha bulurum.
+1
strawberry first
(11.03.26)
İlk aklıma gelenler:
Sima - Her Şeye Rağmen (YouTube'da kendi klibine yaptığı yorumu okumuştum seneler önce.)
Meyra (Nazlı Ilıcak'ın gelini kontenjanından dönmüştü bir ara.)
Murat Gürkan - Barmen (Klibi de efsanedir.)
Tuğçe San (Merak edip bakmıştım; makyaj işindeymiş sanırım.)
0
auroraaurora
(11.03.26)
senin aradigin bir zamanlar unlumsu olan ama artik taksimde yuruse kimsenin tanimayacagi tipler. rahmetli ciguli falan bunlara gore tarkan seviyesinde unluydu.

benim aklima direk ragga oktay geldi nedense.

youtu.be

dur bi tane daha buldum, murat gurkan'dan geliyor. hey barmen bana bir bira :D

youtu.be
0
cooperr
(11.03.26)
ragga oktay yazmışlar :) adam hala ünlü.

benim aklıma kerim geldi. 2000ler başıydı sanırım. animasyon bir "yanıldım" klibiyle çıkmıştı.
0
summerjam0306
(11.03.26)
Bu basligin rock versiyonu acilsa keske :)
Kaybolan cok kaliteli popcudan cok rockci var bence
0
turkuaz
(11.03.26)
Emre Matraş Haydi Çal Çal bu bankolar bankosu

Tuğrul Arsever söylendi mi? Bende Günah Gitti

Bora Öztoprak sayılır mı?
0
kumandanim
(11.03.26)
Bora Öztoprak falan bu kategoriye giriyorsa, Ali Güven Ardına Bakma Yolcu diyorum
0
(11.03.26)
Mert Ekren - Alo orda mıısn?

www.youtube.com
+1
runaway
(11.03.26)
@runaway verdim şukunu karşim.
0
kumandanim
(11.03.26)
Ümit Yaşar Ateşlerde yanacağım

Emral vardı bi' de Küçük Emrah' ı taklit ediyor muydu neydi.
0
kumandanim
(11.03.26)
@turkuaz

popla sınırlı değil rockçılar da dahil :)
0
🌸yurtsuz john
(11.03.26)
ateş-çingene ruhum
dr. tarık- yes sir
meriç-şebboy
0
nothing in my way
(11.03.26)
(8)

Son kullanma tarihi 10 gün geçmiş yumurta yenir mi?

Bartebly
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
0
Bartebly
(08.03.26)
yenebilir. ama bozulmuş da olabilir. başka yumurtalar kaldıysa bayatlık testi yap.
0
jelly bear
(08.03.26)
Bozuk yumurtayı kırınca genelde sarısı cilik olur akar gider ve baya kötü kokar. Taze olmamasina bir şey diyemeyecegim ama bozuk olsa anlardiniz bence.
+2
a perfect lie
(08.03.26)
Kırınca ortalığa bir kötü koku yayılmadıysa yerim ben.

Sait Faik Abasıyanık'ın Kameriyeli Mezar hikayesinde, Hikaye kahramanının anlattığına göre, martı yuvasında iki yumurta varsa, bu yumurtaları korkmayın alın der. Çok tatlı olurmuş. Eğer yumurta üç taneyse uzak durun der. Bozuk olabilirmiş. Son kullanma tarihinden bahsetmemiş.
Hikayenin adı, martı yumurtası yemeye giderken önünden geçtiği mezarlıkta gördüğü bir mezardan geliyor. Yumurtalarla ilgili değil.
+1
Mirket
(08.03.26)
Bozulmaya yaklaşanlar kırılınca az çok dağılır, bu tabii mide bozacağı anlamına gelmez. Kesin bilgi değil tabii belki de yanılıyorumdur.
0
mbond
(08.03.26)
Ya bu yenir denen arkadaşlar neye dayanarak söylüyor bunu? Skt si 10 gün geçmiş yumurta en az 40 günlük demek . 40 günlük yumurta nasıl yenebilir?
0
benaslindayohum
(08.03.26)
Yenmez tabii ki. Son günü gelen yumurtayı bile yemem, yumurta yani bu.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
skt ürünün tam o tarihte çöp olacağı anlamına gelmiyor ki sadece bayatlıyor. bozuk demek değil. hatta gıda israfının önüne geçmek için ürünlere artık tett yazıyorlar yani tavsiye edilen tüketim tarihi. yımurtayı ben her ihtimale karşı dolapta tutuyorum. mutfakta petek yanmıyor ama yemek yapınca falan çok ısınıyor. yumurtayı da kırınca sarısı dağılıyorsa ve kötü kokuyorsa yemem tabi ama sırf son kullanım tarihi geçti diye de çöpe atmam. ayrıca sen bozuk yumurtayı yesen bile illa gıda zehirlenmesi geçireceksin diye bir şey yok belki basit semptomlarla atlatır bi daha bu hataya düşmezsin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
yumurtada skt değil tett olur. tett geçtikten sonra bozulup bozulmadığını kontrol ederek tüketebilirsiniz
0
mezzosprite
(09.03.26)
(19)

Ayran içiyor musunuz

arbre
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
Kola içmeyi azaltmak istiyorum. Benim gibi kolayı bırakmak isteyip hayatına ayranı alan birileri var mı? :D
-6
arbre
(07.03.26)
ben gazlı içecekleri tamamen hayatımdan çıkarttım. içeceksemde sadece ayran içiyorum.
+1
my fault
(07.03.26)
%100 meyve suyu ürünleri de olabilir arada ikame olarak.
+1
biravekahve
(07.03.26)
Kola içmeye çok uzun bir ara verip tadına baktığında ne kadar iğrenç bir şey olduğunu anlayacaksın. Ben hemen hemen 25 yıldır kola içmiyorum arada bir yerde tadına baktım zehir gibi geldi.
Bunu denemek için direnebildiğin kadar diren :)

Ayran çok severim ama kapalı ayran sevmem birçok yerde açık ayran yoksa bir şey içmem.
Kolaya dönmemek için alternatif ekleyebilirsin maden suyu gibi.
Metrolarda satılan taze sıkma portakal suları güzel ama ne derece temizdir bilmiyorum.

Ben genelde bir şey içeceksem bunları tercih ediyorum.
İçki dışında kapalı içeceklerde çok seçiciyim hepsi çok kötü, çocukken vişne suyu içerdim artık hepsi leş, vişne suyu bile değil “vişneli içecek” yazıyorlar o derece.
0
mutekebbir
(07.03.26)
Lahmacun ve pogaca-borek türü yiyeceklere ayrandan baska yakisan bir icecek yok.
+2
duster
(07.03.26)
Hiç bırakmadık ki .
Ama içine az tuz , biraz da limon sıkılmalı.
-1
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ayran ve kefir içiyorum onların yeri ayrı. Gazlı içecek istiyorsam da wefoodun karadut özüyle maden suyunu karıştırıp içiyorum, kolaya sağlıklı alternatif.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Sürekli içiyorum
-1
Hallegadola
(07.03.26)
evet, içilmez mi :D et yemekleriyle içmiyorum ama emilimi azaltıyor diye. şalgama alışmaya çalışıyorum son zamanlarda. haftada bir iki kez maden suyu beypazarı. paket herhangi bir meyve suyunu tüketmiyorum. bazen marketlerde görürsem ve canım çekerse katkısız soğuk çayları tüketiyorum. kefir içiyorum.
0
black holes in the sky
(07.03.26)
iki günde bir şişe deviriyordum. sonuç; aşırı kalsiyum.
şimdi de ayranı bırakmaya çalışıyorum.
0
WithWorth
(07.03.26)
Ayran yerine soda/maden suyu içilebilir.
0
efx
(07.03.26)
ayran içerim bolca. kolayı senede 5 bardak belki içerim.
0
benibulmanlazim
(07.03.26)
Aramam ama bazı yemeklerde ayran güzel oluyor cidden.

Ayran + Soda ayrı bir tat oluyor.
0
put it in your appropriate place
(07.03.26)
sudan sonra en çok içtiğim içecek. dolapta hep bulunur çok severim.
0
jelly bear
(08.03.26)
Haftada bir falan içiyorum.
Zehir değil ya bu?
Aman zehirse de ne zehirler yiyoruz buna gelene kadar.
0
parka
(08.03.26)
Yemeğin yanında sadece ayran içiyorum veya yoğurt yiyorum. Kola bir çeşit bağımlılık, şu an bir hafta yemeğin yanında kola içsem, hatta belki daha kısa süre, canım sürekli kola ister. Kolayı neredeyse tamamen bıraktım, sadece ayda yılda bir çok yaygın olmayan bir çeşit kola alıp içiyorum. Yılda 1 litre falan.

Soruya da cevap vereyim, 15 yıl önce falan çalıştığım yerden dolayı yemek yanı kolaya alışmıştım, bıraktım ayrana geçtim, zor olmadı.
0
mbond
(08.03.26)
züber ice tea yi öneririm alternatif olarak
0
renegade
(08.03.26)
kolayı bırakalı 10 yıl olacak, ben de yerine ayranı koydum. özellikle özerhisar ayran tercihimdir. ayranın tek problemi tuz tüketimini arttırması. bu yüzden yemek yanında sade maden suyu da içilebilir, içine limon sıkınca da güzel oluyor.
0
inveniam viam
(08.03.26)
Evde yoğurttan kolaylıkla yapılabiliyor diye hiç ayran satın almadım. Evde de yapmadım. Yani içemiyorum :)) ama içilir yani severim. Kefir alır içerim mesela devamlı o da çok güzel. Kola çok iğrenç bir tat bence, içmeyin.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
ayranı çok tuzlu bulduğum için kefir içiyoruz.

bir de çocuğumun beslenmesine koymak için aldığım sizzle-pop marka meyve suları var. gazlı içecekleri ve soğuk çayları da var sanırım denemedim ama meyve suyunu aile boyu çok sevdik. öneririm.
0
ayalensoledad
(08.03.26)
(5)

10 yıl sonra beyaz yaka olacak mı?

mimikikili
Bilimadamı dışında beyaz yaka ihtiyacı olacak mı? Elbette sıfıra inmeyecek. Ama farkındasınızdır... dünya tahminimizden çok daha hızlı ilerliyor. Ve 10 yıl diyorum.Mühendis mimara imza dışında başvuracak mıyız?Yapay zeka son yılda bile ne kadar ilerledi. Bir de 10 yıl sonrası?Buyrun istediğiniz yerd
Bilimadamı dışında beyaz yaka ihtiyacı olacak mı? Elbette sıfıra inmeyecek. Ama farkındasınızdır... dünya tahminimizden çok daha hızlı ilerliyor. Ve 10 yıl diyorum.
Mühendis mimara imza dışında başvuracak mıyız?
Yapay zeka son yılda bile ne kadar ilerledi. Bir de 10 yıl sonrası?
Buyrun istediğiniz yerden anlatın. Nasiplenelim.
0
mimikikili
(06.03.26)
Nelere 10 yıl dediler, birşey olmaz, zaten şu an bile, hatta 2020 öncesi bile ofistekiler ne kadar çok iş yapıyordu ki, tabii yoğun insanlar vardır, ben de zaman zaman yoğun oluyordum ama çoğu hikayeydi bence, o zaman bile. Sorsan neredeyse istisnasız herkes "çok yoğun" diyordu.
0
mbond
(06.03.26)
Beyaz yakayı bitiren diploma enflasyonu oldu. Oversupply, oversaturation durumunu ortaya çıkardı. AI'ın etkisi aşırı artan beyaz yaka sayısı veya beyaz yaka olma motivasyonu kadar etkili değil şuan için. İleride ne olur bilinmez tabi.

Ancak mevcut durum bazı sinyaller veriyor. Gelişmiş ülkelerde bile işsizlik artıyor. Underemployment (eksik istihdam) denilen eğitim ve kariyerden alakasız işlere yönelme var.
+1
stefano
(06.03.26)
Yapay zekayı yeterince iyi bulmuyorum.

Modelleyiciler hep olacak
0
baldan kaymak
(06.03.26)
evet olacak
0
gurur
(07.03.26)
ai'ın etkisi ve başarısız yadsınamaz ama çok hızlı ve tehlikeli bir motor gibi o şuan. devre elemanları, direksiyonu, emniyet valfleri daha bir çok şey olmadan bu vaziyette "bunla her şey yapabiliriz, bir insan bir şeyi bu kadar hızlı çeviremez" ölçeğinde.

otomasyon süreçlerinde destek elemanı olarak kullanmak, takıma "akıllı ve heyecanlı çocuk" kontenjanından ai'yi katmak mantıklı ama onun dışında şuandakinden daha işe yarar hale gelmesi zor.

hassas bilgilerin yayılması, şirket içi ve legal kurallar, aşırı kaynak tüketimi, başarısını devam ettirmek için modellerin sürekli büyüme gereksinimi ama insan üretimi kaynak azalınca dairesel bir çıkmaza girmesi, halüsinasyon probleminin çözülememesi gibi ciddi problem var. halüsinasyon problemi, ai'n otomatize ettiği şunu özetle, burayı oku analiz et gibi işler için çok önemli bir sorun olmayabilir ama işlerin bu ölçek dışına çıkmasını zorlaştırıyor.

bir çok alanda, özellikle yazılım gibi alanlarda iş süreçlerine girdi, her çalışanın yanına verilen ikinci-üçüncü eleman gibi oldu. artık her bir çalışan aslında bir kaç kişiden oluşur vaziyette.

bu süreçlerin daha optimize ve sistemsel olması dışında çok büyük bir devrimin geleceğinden emin değilim. dönüşüm sürmeye devam edecek ama hayal ettiğimizin ötesine bir şey gelecek mi emin değilim. insanlar çalışmak zorunda, sisteme katkı sağlamak zorunda ki maaş alsınlar ve aldıkları paraları harcasınlar.

bahsettiğiniz ölçüde bir beyaz yaka azalması olacak ama onun sebebi mimar ve mühendislik gibi alanlarda zaten fazlaca insanlar olması
(bkz: diploma enflasyonu)
(bkz: akademik enflasyon)

ideal bir dünyada bu mesleklerin zaten bu kadar olmaması gerekiyordu.

bir de şu var. ai karar mercii olarak kabul edilemez çünkü köprüyü yapan bir mimar değil de bir yapay zeka aracı olursa o köprüde sorun olduğunda kim hesap verecek? kim bu işin sorumlusu? bir mimarın bir yerde imza atması gerekecek.

bir zanlıyı mahkemeye çıkarınca onun yargı kararını kim verecek? ai bu konuda sadece tüm süreçleri, iddia ve kanıtları değerlendiren bir araç olabilir. ama son karar yine bir hukukçuda. çünkü karar hatalı olursa o hakime hesap sorulmaz (gerçi türkiye'de zaten sorulmuyor ama kastettiğimi anladınız)

belki ileride işi hapis yatmak ya da hesap vermek olan meslek grupları çıkar. bi dk, büyük şirketlere birden atanan ceo'ları icat ettik. mimarlık firması ai'ya köprü hazırlattı. köprü çöktü. mimarlık bilgisi olmayan ama şirketi kurmuş olan kişi yargılanır. o zaten altında çalışan başka bir yüksek maaşlı çalışana denetleme görevi vermiştir. hapse o girer.

yazarken farkettim. roller değişiyor ama genel plan çok da değişmiyor.

mavi yaka ve beyaz yaka ayrımı azalacak.
şuan çoğu fabrika işçisinin yerine robotlar koyulabiliyor zaten. o işçiler daha az yağlı ve tozlu ortamda, bilgisayar başında ya da arada bir makinaların arasında yer alacaklar ve beyaz yaka çalışma düzenine bir noktada yaklaşacaklar. ofis çalışanlarının bir kısmının yaptığı iş az önce bahsettiğim kişinin yaptığı işe benzeyecek. belki de yeni mavi bu olacak.

aslında şunu söylemek lazım, bizim halk arasında beyaz yaka dediğimiz bir çok iş esasında mavi yaka iş kapsamında değerlendirilebilir. kullandığımız araçlar değiştiği, iş yerlerinin imkanları farkılaştığı için ve fabrikada çalışan işçilerden farklı şartlarda çalıştığımız için bu ifadeyi kullanıyoruz belki ama ai bu farkı azaltacak.

ai yardımcı bir araç olmaya devam edecek, etmeli de.
özetleyen, senin söylediklerini daha düzgün şekilde yazan, senin adına arayan ve sonuçları önüne getiren (ve bu minvalde bir çok iş arayan) ama nihai kararı insana bırakan bir insan olmalı ve öyle kalmalı. bu kararları verenler de zaten beyaz yaka.

ai en çok en çok orta kademe işleri tehdit ediyor şuan ve bu alanların daralmasını/ortadan kalkmasını sağlayacak belki de. rutin bilgi işleme gibi işler, analiz raporu yazan analistler, hukuk belgesi taslağı çıkaran ya da geçmiş hukuki kararları arayıp örnekler bulan yeni mezun avukat, sadece verilen işi o ölçüde ve basit işler yapan mediocore yazılımcı gibi işler tehdit altında.

ama o zaman da başka soru:
eski dava sonuçlarını kurcalamayan, taslak metin hazırlamayan az tecrübeli avukat nasıl tecrübe kazanacak ve kritik nüanslar yakalayacak?
küçük işler ve hatalar yapmayan yazılımcı nasıl büyük mimari kararlar alacak? giriş/orta kademe işleri kapatırsak, şuan senior görevde olanlar gittiğinde yerleri nasıl doldurulacak? kaldı ki ai sürekli eğitilmek, sürekli yeni input'lar almak zorunda ki zaten şuan bile ai-slop içerikler yüzünden model eğitimlerinde sorunlar yaşanıyor. giriş kademenin yeri dolar da, orta kademe işleri ai aldığında bu boşluk nasıl doldurulacak? şimdi ai girişten ziyade mid-level çalışanların yerine geliyor. 15-20 sene sonra ne olacak?

10 yıl sonra da beyaz yaka olacak. bu net. imza dışında mimar mühendise başvuracak mıyız, muhtemelen evet.
şimdi beyaz yaka dediğimiz bir çok meslek 10 yıl sonra da beyaz yaka olarak isimlendirilecek mi: bence bunu sormak istediniz. cevap hayır.
0
biseysorcaktim
(07.03.26)
(9)

Otostop

yurtsuz john
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
Çekiyor musunuz, çekeni arabanıza alıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(06.03.26)
öğrenciyken çok çekerdim. üniversite bölgesinde içinde çevresinde çeken olursa her seferinde alıyorum. hatta bazen otostopçu almak için yolu uzattığım oluyor.

edit: 3 kere de blablacar yaptım. şoför olarak.
+2
jelly bear
(06.03.26)
sadece üniversite bölgesi +1. onun haricinde hiç almadım. sadece bir de kendi memleketimdeki köyde aldım ama köy ahalisi yani.
0
awlmi
(06.03.26)
Uzun zaman önce İzmir'de yaşarken Manisa'ya gidip gelmem gerekirse otostopçu alıyordum, geneli ekonomi yapmaya çalışan öğrencilerdi. Sonrasında olası bir kazada başıma gelebilecekleri öğrenince ve günümüz şartlarında kimseye güven olmayacağı için otostopçu almıyorum.

Otostop çekmiyorum, umarım gerek de kalmaz.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Bir kere yaptik sanirim, benim yapacagimdan degil de arkadas yapmisti. Kisa mesafe gittik. Adam silahi oldugu icin korkmasi gerekmedigini yanindaki arkadasina soylemisti. Otostopcu eskiden aliyordum, tek olsam ayni ulke icerisinde belki gene alirim.
0
mbond
(06.03.26)
eskiden 20-30 kere almışımdır ama artık kimseye güven olmaz diyip alamıyorum.

bir kaç kere de zaruretten ötürü ben otostop çektim.
0
co2s2
(06.03.26)
bobrekler fazlalik bu vucutta evet.
0
warrior princess
(06.03.26)
Yapmamda aracıma almamda
-2
basond
(06.03.26)
Uzun yolda blablacar ile bayağı bi kişiyi götürdüm getirdim ama birkaç senedir güvenlik ve milletle uğraşmamak için kimseyi almamaya başladım.

Zaten sonrasında da bir terörist bu şekilde arabasına bindiği birini katlettiğinden daha da hayatta kimseyi almam.
0
chicha_v2
(06.03.26)
üniversite yıllarında neredeyse türkiyenin tamamını dolaşacak kadar otostop çektim. artık benden geçti.

Vaktinde otostop çekerken arabasına bindiğim insanlara da dediğim gibi tipi gözünüzü tutmayan kimseyi arabanıza almayın. bu ben olsam dahi almayın. bu fikrim halen geçerli.

kendi adıma şuan arabama otostopçu alırken genelde yine tipine bakıyorum ve ayrıca çantasına bakıyorum, 50lt çanta ve kamp yüklü birisini görürsem genelde alıyorum ama yine de tip önemli.
0
belkider
(07.03.26)
(3)

Trump'ın ispatlı bir suçu ortaya çıktı mı?

parka
Eppstein meselesinde yani.Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
Eppstein meselesinde yani.
Ortada bazı resimler var ama sahte gibi.
Trump manyağı zaten kendini suçlayacak delili açıklamaz diye düşünüyorum.
-1
parka
(04.03.26)
Trump kendisi aciklamiyor ki zaten, ben de bilmiyorum kim yayinladi. Biri aydinlatir simdi.

Ortada Trump'in cocuk yastaki kizlara birsey yaptigina dair bir video foto vs yok diye biliyorum. Ancak Epstein'in yaninda oldugu kizlarin ortada hoplayip zipladigi bir video var. Tabii mailler falan varmis dunya kadar, ben sahsen maillesmelere bakmadim, zaten mail hakkinda kivirabilir sonucta.

Ispatli sucu Israil'in sozunden cikmaya kalkarsa ortaya cikabilir varsa. Oyle birsey hic bir zaman olmayabilir tabii.
0
mbond
(04.03.26)
epstein dosyalarının sadece sızdırılan KONUŞMA kısımlarını yazıcıdan bastıracak olsan 3 milyon kağıda ihtiyacın olur. dediğim gibi bu sadece adalet bakanlığı'nın yayınladığı kısmı. fotoğrafların gerçek ya da feyk olmasının pek önemi yok, onları zaten muhtemelen hiçbir zaman yayınlamazlar.

trump'ın pedofili ve korkunç bir insan olduğunu zaten iran savaşı tutumundan anlayabilirsin. bu adam işlere kendisi karar verebiliyor olsaydı vallahi savaş çıkarmazdı, buna kalıbımı basarım. yapacaksın dediler ve yaptı. çünkü epstein bütün pedoları kuşşaklarından yakalamış durumda.

bu söylediğim kamala ya da biden övgüsü olarak algılanmasın, abd'nin her mevcut ve olası yöneticisine ayrı ayrı boydan gireyim. öyle bi kitle var çünkü. kamala'nın adı epstein dosyalarında yokmuş... wow çok büyük başarı, çocuklara tecavüz etmek için bir adaya gitmemiş demek ki. obama filan da çok nur yüzlü karizmatik bi adamdır zaten sadece drone'larla sivilleri filan öldürmüştür yani çok şeyapmamak lazım di mi?

başlangıç noktası çok yanlış olsa da bu konuda kahvedeki dayılar haklı çıktı. abd ve israil bir avuç insanlıktan çıkmış yamyamın kontrolünde. şu noktada bunu tartışmayı yersiz buluyorum. biz de büyürken batı hastasıydık filan da geldiğimiz nokta ortada yani. avrupalı da mutlu değil. karılar masum gördüğü "ayak" satmanın derdinde, erkekler desen zaten bitik.

ben gençlik hayalinin 1+1 evde bilgisayar başında yalnız yaşamak olduğu bir gerçekliği artık kendi adıma kabul etmiyorum. zaten çoğumuzun onu yapacak durumu bile yok. para yok. bize söylenen her şey yalandı. trump diğer yüzlerce, binlerce şerefsizle beraber çocuk katili ve tecavüzcüsü bir yamyam.

bunları yapabilen insanları da bizim mahkememiz yargılamıyor haliyle. hukuk filan bunları fazla abartıyoruz. parası olan, aşırı zengin olan her türlü şeyi halledebiliyor. dünyanın yarısına sahip olan adama "bana tecavüz etti" deyip dava açabileceğini ve kazanabileceğini mi zannediyorsun? hakim, savcı, bütün müesses nizam anayasadaki mürekkebine kadar ona ait zaten.
+4
der meister
(04.03.26)
Geçmişi zaten karışık ama Şimdiki suçu , dayanakları olmadan ve daha İran'la müzakere halindeyken aniden onları (Siyonistlerin de baskısı ile ) vurmak .

Oysa bu şimdiki çatışma ne kendi Kongrelerinden ne de BM'den gerekli şartları taşıyıp onaylanmış meşru bir savaş değil .

160 civarında kız çocuğunun okulda bombalanarak öldürülmesinden de sorumludur .
Kadın hakları konusunda derin külliyatı olan Batının sessizliğie bakarsak 160 kız çocuğu bir tane Mahsa Amini kadar olamamış .
(İran'ın da gerçekte ne olduğunu biliyorum ama mesele bu noktada haklıyı görmektir)
0
diyecevaplandı
(04.03.26)
(4)

Araba soruları

arbre
Şu arabalardan hangileri iyi?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-sahibinden-temiz-huyundai-accent-1299173069/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-ankara2.el-2007-opel-corsa-1.4twinport-enjoy-otomatik-senetli-1300756228/detay3. https://www.sahibinden.com
Şu arabalardan hangileri iyi?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

3. www.sahibinden.com

4. www.sahibinden.com

5. www.sahibinden.com

Bir de yarı otomatik şanzımanlar gerçekten alınmayacak kadar kötü mü? Bunların hepsi tam otomatik.

Son olarak dizel otomatik neden az sayıda? Sağ olun.
-4
arbre
(03.03.26)
Avensis olabilir belki ama tabii bu arac ozelinde demiyorum bunun dertleri vardir belki. 2 numarayi gozum tutmadi. Accent'i hic dusunme bile bence, bir kere saglamligi supheli ayrica taksi cikmasi olma riski digerlerine gore daha yuksek. Hertz sorun cikarmiyor diyorlar ama ben pek begenmiyorum.
0
mbond
(03.03.26)
accent'in 97 binde olmasını yiyecek varsa elimde satılık köprü var, ya taksi çıkması yada motoru yenileyip kilometreyi öyle hesap ederek yazmış.

edit: ahaha aracın km durdukça düşüyor, ilan sahibi 95'e çekti.
+1
yap desem yapmazsin he
(03.03.26)
Bu araba olayları karışik, mesela accent’ten uzak dur denmiş, haklılık payı var kmden dolayı sanki ama ikinci el arabanın markası modeli olmaz, ikinci elin markası “ikinci el”dir. Bunu 50’ye yakın sayıda araba alımı, her birini dağıtıp geri toplamış biri olarak söylüyorum. Arızasızlığı ile bilinen mesela bir toyotayı eski sahibi bakımsız, yağlamasız, çukurlara düşe düşe, motoru bağırtarak, gram antifriz koymadan falan kullanmis olabilir, ama elinden silikon sprey, araba parfumu, lastikler icin arap sabunu vs düşmemiş olabilir, yani içi dışı şıkır şıkır ama teknik olarak çökmüş olabilir daha 50.000 kmlerde. Accenti de yaşlı bir amca üç ayda bir yağ degiserek, sakin sakin uzun yollarda yormadan kırmadan 150.000 km yaparak kullanmıştır, bu ayarda o accent o toyotayi döve döve öldürür. Bunları çok yaşadık. İkinci el için ş marka iyidir falan diyene kulak asma. Şeklen begendigin bir arabayi expere degil ahlaklı bir tamirciye göster.
0
covered
(03.03.26)
yarı otomatik şanzımanlı C4 kullanıyorum, fiatın yarı otomatik şanzımanını da test ettim. kötü değil ama bakımlısını bulman lazım. avantajı masrafı azdır tamiri kolaydır. dezavantajı tam otomatik gibi pürüzsüz kalkış vites geçişi yapamazlar. gene de düz vitesten bin kat daha iyidir.

dizel otomatik az sayıda değil tam tersine en çok tutulan kombinasyon ama fiyatı yüksek o yüzden aramalarında çıkmıyor olabilir. yılda 20-30K yapmayacaksan dizel ile uğraşmana değmez.
0
orpheus
(03.03.26)
(6)

Tarihi kendi ayarlayan saat

chicha_v2
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı? Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
Aylara göre 30/31/28 ayrımını yapabilen saat var mı?

Evetse ne olarak aramam bulmam lazım?

Hadi şubat ayının 29 çekmesini geçtim 4 yılda bir kendim ayarlarım o kadarını :)
-1
chicha_v2
(03.03.26)
evet dijital saatler yapıyoru bunu. casio vb. analoglar yapamaz bunu
0
kablelvuku
(03.03.26)
perpetual (calendar) watch diye geçiyor ismi.
+2
eileengray
(03.03.26)
salihdt
(03.03.26)
Seiko SPC131P1 var. Artik yili(Subat'in 29 cektigi yili yani) bile gosteriyor, muhtemelen o sene Subat'i da ona gore ayarliyordur yanilmiyorsam. Ama bir ara pili bitti galiba durdu bir sebepten, bir daha da ayarlayamadim.
0
mbond
(03.03.26)
Casio f 91, bildiğin asker saati.

Yıl seçeneği olmamasına rağmen gün ay kombinasyonundan artık yıllarda da şaşırmıyor. Sürekli tarih atmam gerektiğinden ben yıllardır kullanıyorum. Artık retro sayıldığından tarz olduğunu düşünenler bile türedi:)
+1
antihero
(03.03.26)
Dijital saatlerin tamamında, tamamında yoksa bile neredeyse tamamında bu özellik var.

Pilli analog saatleri bilmiyorum, olmayabilir ama varsa bile pahalıdır.

Mekanik saatlerde durum biraz karışık. Şubat 28-29 ayrımını yapabilen saatlere perpetual calendar deniyor. Anormal pahalı saatler. Birazcık daha ucuz olsun istenirse annual calendar denen saatler var, onlar yılda bir kere sadece şubat ayında ayarlanıyor ancak onlar da oldukça pahalı.
0
10551037
(03.03.26)
(15)

Görgüsüzlük gibi gelen davranislar

Purple life
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönd
Bana yemek paylasmak artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Benim de yaptigim bir seydi ve gercekten kötü niyetim yoktu. Ama artik görgüsüzlük ve hatta aclik gibi geliyor.

Sonucta yiyen var yemeyen var. Parasini bulamayani geçtim. Diyet yapan var, alerjisi olan var. Cok degisik bir seyse cok yakinlarina gönderirsin ama full paylasmak bana artik görgüsüzlük gibi geliyor.

Günes gözlügü ve spor ayakkabi haric marka amblemi olan kiyafetler giymek de cok gereksiz geliyor.

Size görgüsüzlük ya da en azindan düsüncesizlik gibi gelen neler var?
0
Purple life
(02.03.26)
Yanlışlıkla iki kere açmışsın.

Ben de bakın kocam, evim, marka çantam paylaşımlarını görgüsüzce buluyorum.
+2
Kahvedesu
(02.03.26)
Yemek fotoğraflarına bakmaya bayılırım. Bana özellikle "bak şurası yeni açılmış gittim şundan yedim", "şu viral tarifi denedim çok güzel sen de dene" diyerek yemek fotosu atılsın isterim. Insta keşfetimin büyük bir kısmı yeme içme, mekan önerisi falan. Gördüğümde rahatsız olmam.

Marka amblemi minimal ve belli belirsiz değilse ben de rahatsız oluyorum. Boydan boya marka logolu şeyler giymem.
+3
kullanicadi
(02.03.26)
10 dakikada AI ile sunu yaptim. Bir haftasonunda bilmem ne projesi yaptim temali asiri zekali oldugunu alttan alttan vurgulayan paylasimlarin yapilmasi. Ozellikle surenin belirtilme kismi rahatsiz ediyor. Gercekci olmayan paylasimlarla insanlarin psikolojisini bozuyorlar.
+1
mbond
(02.03.26)
türkiye'de genel bir ahlaki çöküş var o yüzden görgüsüzlüğün sınırları zorlanıyor, genel olarak trafik kurallarına uymamak, hızlı giden arabadan direksiyon storysi atmak, futbol kavgası yapmak benim için yıllardır devam eden görgüsüzlük şekilleridir
+1
nahtoderfahrung
(02.03.26)
Yemek yapmak, markası gözüken kıyafet giymek benim için görgüsüzlük değil. Umrunda olan şey de değil.

Ama toplu taşımada bağırarak konuşan, “geçen x’e gittim şekerim” diyerek tüm vagona sesini duyurmaya çalışanlar benim için tamamen görgüsüz. Sabah 7 da yüksek sesle konuşanları kafam almıyor.

Kimseye zararı olmadığı sürece isterse direksiyon storysi paylaşsın, isterse biosuna yazar @ ekşi, yazsın.
-1
substituent
(02.03.26)
Yemek çok paylaşırdım ben en sevdiğim şeydi ama artık rahatsız oluyorum en büyük isteğim Instagram'a öne çıkanları gizleme özelliği gelmesi.
Çünkü bazen gittiğim bir yere ne zaman gittiğimi hatırlamam gerekiyor, yediğim o güzel yemeği nerede yediğime bakmam gerekiyor, bu gibi durumlar için kullanırdım ama artık hoşlanmıyorum sadece kendimin görebileceği şekilde saklama imkanım olsa güzel olurdu.
Kendi yaptığım şeyleri paylaşırım ama rahatlıkla, özellikle çikolata/tatlı yaptığım zamanlarda atmayı seviyorum.

Üzerinde markası belli olan şeylerden hoşlanmıyorum kıyafette asla tercih etmem bazı ayakkabılar amblem olarak belli oluyor yapacak bir şey yok Nike çok rahatsız etmez mesela ama New Balance'ın o kocaman N harfinden hoşlanmıyorum.
Çantada da üzerinde kocaman Chanel amblemi olan bir sırt çantam vardı, modeline bayıldığım için almıştım zaten orijinal değil ya rahatlığından çok sıkıntı görmüyordum takmakta bir de çok alacalı bulacalı bir modeldi göze batmıyordu.


Tamamı marka ismiyle dolu giysiler giyenleri görgüsüz olarak değerlendirebilirim sanırım hem de hiç şık değil asla anlamıyorum neden alınır bunlar.
Birinin yemek tabağımdan yemek almasını da görgüsüzlük olarak yorumlarım, sorsa bile, ne diyeyim ki alma mı diyeyim yani neyse...
Mesela atılan doğum günü kutlama hikayelerini tekrar paylaşmayı da biraz görgüsüzlük olarak yorumlarım, hızını alamayıp gelen mesajı paylaşan bile var, bence hoş değil.
0
mutekebbir
(02.03.26)
Yemek paylaşmak denince masada yediğinden ikram etmek geldi aklıma. Bunun nesi görgüsüzlük diye düşündüm. Ben sosyal medya kullanmadığım için pek fazla maruz kalmıyorum bu tarz içeriklere.
Günlük hayatta kendinden farklı olan bakışı ve davranışı ele veriyor bazılarının görgüsüzlüğü. Geçende kulak misafiri oldum. Adamın biri sokağımızda oturan engelli bir gençten "Yanlış anlamayın da engelli bir arkadaş var. Sürekli evden kaçıyor." diye birilerine sözümona dert yanıyordu. Hödük, evde zincire bağlı durmuyor o arkadaş diyemedim ya içimde kaldı. Ona kalsa sokağa adımını atmasın, kimsenin gözüne görünmesin istiyor herhalde.
Başka biri de siyahi birinin yanından L yaparak geçti. Hem ırkçı hem de saklama gereği bile duymayacak kadar sağduyusuz.
Maddi konular değil bunlar, ama kesinlikle sosyo-kültürel görgüsüzlükle alakalı.
+1
auroraaurora
(02.03.26)
yemek benim de çok gözüme batmaz. ama sadece yemek olacak. gittiği mekanı background'a alıp içki / yemek paylaşımı aşırı cringe bence.

bana daha çok ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için yapılan şovlar görgüsüzce geliyor. balonlu ışıklı süslemeler yani. doğum günleri de buna dahil bu arada.

Avukat & doktorların instagram hesaplarına Av. ya da Dr. yazmaları da çok görgüsüzce (kişisel hesaplardan bahsediyorum iş içinse ok).

Yine marka gösterme meraklıları, evlerini gösterme meraklıları da görgüsüzler.

Sanırım bu kadar.
+1
elektr10
(02.03.26)
Yemek yiyen var yiyemeyen var, tatile giden var gidemeyen var, akşam güzel bir mekana eğlenmeye çıkan var çıkamayan var, güzel bir hobi edinmenin maddi yükünü kaldırabilen var, istediği halde yapamayan var. Bunları paylaşmak görgüsüzlük değil bence. Hatta en masumu yemek sanırım, herkes bir şekilde hergün yemek yiyor, fotoğraftakini yemese başka bir şey yiyor. Hayatı boyunca diğerlerini yapamayan insanlar var. Eğer insan hayatının doğal akışından bir parça gösteriyorsa o kişi öyle yaşıyordur. Yani az buçuk varlıklı bir insansanız hiçbir şey paylaşmamanız lazım bir yerde. Utanılacak bir şey değil ki bu.

Görgüsüzlük olan bu tip fotoğrafları imalı yorumlarla paylaşmak veya "göstermek" temasıyla paylaşmak. Hani şu pahalı otomobillerde mal beyanı yapan ve büyük ihtimal o aracın sahibi bile olmayan tipler gibi, yapaylık baya anlaşılıyor.

Bu konu dışında bence en görgüsüzce davranışlardan biri her ortamda birilerine yol göstermeye çalışmak. Misafirliğe geliyor örneğin, yok onu böyle yapsaydın, şu şöyle olmaz, bak ben seni şuraya götüreyim de orada gör bir de bunu, bak bu işi böyle yapacaksın falan diye sürekli bir şeyler zırvalayan insanlar var. Çok kötü ya, allah yakınlarına sabır versin.
+3
akhenaten
(02.03.26)
bu tarz şeyleri kafaya takıyorsak yaşlanıyoruz demektir. artık dönem değişiyor görgü kurallarıda değişiyor.

gün içinde o kadar çok görgüsüz hareket görüyoruz ki, artık düşünemiyorum bile.
0
mikahakkinen
(02.03.26)
@akhenaten +1
Birileri kolayca ulaşırken başkalarının ulaşamadığı şeylerin sonu yok ki.

Tatile çıkanların gittikleri yerlerden bol bol fotoğraf paylaşmasını çok seviyorum, merakla bakıyorum hepsine. (Müze, tarihi yerler, yabancı bir kültürün günlük hayatı, lokal yemekler... Yoksa havuz başında kokteyl fotoğrafları bir yere kadar.)
Yemek fotoğraflarıyla beraber tarifler ya da güzel restoran önerileri paylaşanları da seviyorum.
Konserden, tiyatrodan, sinemadan post atarken fikrini de paylaşanları yine seviyorum, "aa bu oyuna ben de gideyim, şu grup konsere gelirse kaçırmayayım" diye not alıyorum.

Kocişkolu, yeni gelinli, sunumlu, markalı, yapay, küçümseyen tavırlı ve bana görgüsüzce gelen şeyler paylaşan insanları zaten takip etmiyorum.
+1
kobuzchu kiz
(02.03.26)
Kalem, silgi veya yemek olsun kibarca da olsa birinin malıma çökmesi. Kalemimi unuttum alabilir miyim diyor sonra geri vermiyor. Adam silkiyor ayak üstü.

Destursuz davetsiz kişisel alanıma odama dalınması. Telefonuma bilgisayarıma bakılması. Topluca ortaya yemek alındığında sona kalan ürünlerin toplanması.
0
Hallegadola
(02.03.26)
Konu "gibi gelmek" ise yanlış kelime kullanımları, yanlış telaffuzlar, kişinin anadili hakkında yaptığı yanlışlar resmen görgüsüzlük bence. Gibi gelmesi de değil yani.
-2
muhayyer divan
(02.03.26)
alakasiz konularda surekli paradan puldan maldan mulkten bahsetmek.
alakasiz konularda dandik fistirik maasli beyaz yaka pozisyonunu one cikartmak.
surekli "ben aptal degilim, XYZyim" lansmani yapmak, kendini ispatlama ihtiyaci.
bunlar beni darlayan hareketler, malesef birkac tane cok sevdigim arkadas ile bu yuzden yollari ayirdim.

bir gazel ile bu cevabimi noktaliyorum:

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem te'siri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de allah'ım bilir.
+1
cooperr
(03.03.26)
Yurtdışına çıkınca her anın fotoğrafını paylaşmak…
0
but that was just a dream
(03.03.26)
(7)

önce beğenmeyip sonradan sevdiğiniz müzikler?

Lubb
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz. Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz.

Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.

var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
0
Lubb
(01.03.26)
Tool

Yeni bir sayfa açtı müzik hayatıma yıllar evvel
+2
thesomberlain
(01.03.26)
Hande Yener - Yoksa Mani :)
0
mbond
(01.03.26)
Türk Halk müziği, musikisi
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş şarkıları
-4
arbre
(02.03.26)
trap
0
ala09
(02.03.26)
kpop, lisedeyken sevmezdim ama tam olarak şans da vermemiştim, sınıfta çok seven biri vardı biraz ona inat olarak karşıydım saçma şekilde :D dinledikçe sevdim şuan dinlediğim müziğin 70-80%'i kpop. kpop dinlemeden geçirdiğim yıllarıma acıyorum :)
-1
konetsu
(02.03.26)
Hande Yener - Alt Dudak

Semicenk - Mesafe
Semicenk' in 1-2 parçası daha
0
kumandanim
(02.03.26)
(9)

balkan turları hakkında ne düşünüyorsunuz

ted
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kend
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kendimiz gitmemiz mi? araç olmayacak. kafamı kurcalayan da bu balkanlarda şehirler arasında toplu taşıma ile şehir değiştirirken zorlanır mıyız?
0
ted
(01.03.26)
Turun fiyatına ve kalitesine bağlı, ben hiç turla gezmedim ama balkanlar için mantıksız da diyemem. Balkanlarda otobüsler çok yavaş, Split-Saraybosna gittik 7 saat falan sürdü 250 km yol halbuki. Tur otobüsüyle de yavaş olacak nispeten ama bu kadar da olmaz. Yer yer otobanlar da var tabii her güzergah böyle değil, nelere gideceğinize bağlı.
0
mbond
(01.03.26)
Tura katılmadım ama mantıklı gelmiyor bana. Kalabalık bir grupsanız belki. Ama yine de tercih edilmez. Tur şöyle oluyor sanki : 3-5 saat otobüste git. Bir yeri gör, bir kaç saat serbest zaman. Sonra tekrar 3-5 saat yol.

Balkan biletleri ucuz. Her şeyi online halledebilirsiniz. Otel, araba, turistik turlar vs. Tek seferde bir ya da bir kaç ülke gezin. Zaten bir süre sonra alışırsınız.

.
-1
kartallar yuksek ucar
(01.03.26)
Ben geçen sene bu turlardan birine katıldım. İyi ve kötü yanları var bence siz karar verin.
İyi yanları: 7 gece olan turlarda her şey dahil oluyor, tüm geziler ve akşam yemekleri dahil. Her ülkede para birimi farklı, rehber hemen döviz bürosuna götürüyor, yardımcı oluyor. O bölgenin tarihi ile ilgili detaylı bilgi veriyor. Rehber iyiyse tur güzel geçer.

Kötü yanları: Tura katılan birkaç kişi sıkıntılı olup tatili mahvedebiliyor, şans. Otellerde akşam yemekleri çoğunlukla tavuk oluyor. Bazı oteller iyiyken bazıları aşırı kötü olabiliyor. Size boş zaman veriliyor ama 1 saat gibi sınırlı bir süre oluyor, her şey koşturmacayla geçiyor.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(01.03.26)
Daha bugün üsküpten geldim. Tur değil. Herhangi bir turu mantıklı bulmuyorum. Kendiniz gezin.
0
messina123
(01.03.26)
ab hindistan'lılara bile ikamet ve çalışma izni verirken şengen alamayan 31 iq beyaz yakanın yeni mekke'si. gidenin, gittirenin zerre kadar aklı yok.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
ben hiç turla seyahat etmedim ancak balkan turuna katılan bir arkadaşım memnun ayrılmıştı. denildiği gibi serbest zaman oldukça kısa oluyormuş , daha çok kompakt bir şekilde tarihi yerleri görmek ve belli aktiviteleri daha turistik şekilde yapmak için tercih edilebilir gibi duruyor. bu noktada biraz beklentiler devreye giriyor sanırım yani mesela ben bu kadar katı yapıda seyahat sevmiyorum kendim program yapmayı isterim saatimi, gitmek istediğim yerleri vs ve kendim keşfi seviyorum, ama derseniz ki 3 günde temel tarihi yerleri göreyim kalabalıkla , bana anlatsınlar vs o zaman tur size uygun olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Ben 2 defa balkanlara gittim. Biri 2019’da diğeri de geçen sene. Baştan belirteyim Hollanda’da yaşıyorum ve Avrupa’da hemen her yere gitmişimdir. Avrupa dışında da seyahatlerim oldu. Sorduğunuz basit bir soruya niye bu kadar saçma sapan aşırı tepkiler verilmiş sahiden anlamak zor.

Ben 2 gezide de inanılmaz keyif aldım. Hala da çok iyi hatırlıyorum, tekrar gitmek istiyorum. Oldukça ilginç yerler. Mesela kilise ve cami birçok şehirde yan yana görebilirsiniz dünyada belki. Ama bu bölgede köylerde bile durum böyle. Etnik, dini ve kültürel çeşitliliğin sonuna kadar gözlemlenebileceği bir bölge. Doğası muhteşem, yemekler güzel, insanı da cana yakın.

Ben turla gitmedim, ama gitseydim küçük gruplarla düzenledikleri için şu turu tercih ederdim: stmtur.com

Toplu taşıma sıkıntılı biraz bu sebeple iki gidişimde de araç kiralama yoluna gittik. Yollar da çok kötü bu arada. Tamamen tek gidiş tek geliş 70-80 km hızla gidebiliyorsunuz en fazla. Flixbus her yere gidiyor galiba ama. Saatleri uyarsa tek başına gitmek daha iyi bir deneyim olur bana kalırsa. Zira turla gittiğinizde yerel insanlarla etkileşiminiz daha sınırlı olacak; bu da deneyiminizin kalitesini azaltacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.
0
but that was just a dream
(02.03.26)
turla gittim harika bir deneyimdi. ufak bir turdu. turun en güzel tarafı sizi disipline etmesi. yani sabah biraz daha yatayım, yok oraya sonra giderim gibi durumlardan kurtarıyor. mis gibi erken uyanıp topluca kahvaltını yapıp doğruca yola koyuluyorsun. üstelik nerede kalcam, hangi arabaya binicem, ya neresiydi burası derdi olmuyor. yolculukta otobüste çok güzel uykunu alıyorsun. ben bi daha gitsem yine turla giderdim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
balkanlarda yaşıyorum, bir çok rota var. turla gitmek pek bana göre değil özgürlüğümü kısıtlıyormuş gibi hissediyorum. kaç günlük gideceksiniz bilmiyorum fakat bosna karadağ rotası güzeldir. onun dışında sırbistan yaparsanız sadece sırbistan'la yetinmek durumunda kalacaksınız orada da belgrad-novi sad yapabilirsiniz fakat belgrad'ta şu aralar eylemler var. araç kiralarsanız tiran'a inmenizi tavsiye ederim çünkü araba kiralaması çok kolay ve ucuz. 2 rota çizeyim size ona göre karar verin.

araçsız:
saraybosna mostar trebinje herceg novi kotor budva. dönüş tivat veya podgarica üzerinden türkiye.

araçlı: Tiran işkodro bar budva kotor herceg novi trebinje(vakit varsa mostar ve saraybosna fakat dönüş çok yorucu olur.)

otobüsler araba kiralamaya göre çok daha pahalı kalıyor ve pek vaktinde geldiklerini söyleyemem.

yeşil pasaportunuz veya schengen vizenizin olmadığını varsayarak yaptım bu rotaları. ben kendim dubrovnik'te yaşıyorum eğer ab girişte problem yoksa dubrovnik bu listeye girmek zorunda.
+1
dirildimde geldim
(02.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(7)

Arama motorlarının artık aramadığını fark ediyor musunuz?

suicmeyenadam
selam. son 1-2 senedir google ile kesinlikle çok dar bi evrende arama yapabildiğimi fark ediyorum. sizde de öyle mi? eskiden olduğu gibi derinlemesine araştırma dalma hissi yok, yerli yabancı farklı kaynaklar önümüze serilmiyor artık. sanki efendiler fikir değiştirdi ve sadece popüler gündemlerden g
selam. son 1-2 senedir google ile kesinlikle çok dar bi evrende arama yapabildiğimi fark ediyorum. sizde de öyle mi? eskiden olduğu gibi derinlemesine araştırma dalma hissi yok, yerli yabancı farklı kaynaklar önümüze serilmiyor artık.

sanki efendiler fikir değiştirdi ve sadece popüler gündemlerden gitmemize izin verdiler gibi hissediyorum. arama motorunun özü yok artık, sadece makbul sonuçlardan oluşan suni bir kişiselleştirilmiş arayüz var.

yapay zekalar zaten kapalı kutu, birkaç tekel şirketin kapalı algoritmasından süzülen bilgilere sırf okunabilir bir arayüz ve pratiklik illüzyonuyla kapıldık gittik hepimiz.

bilgi ne ara bu kadar kapital hale geldi? 15 sene önceki google ile bilgiyi aramak çok daha doyurucuydu. artık belli ki o makbul değil de, yapay zeka kullanmak sanki zorunlu seçmeli ders gibi.

nasıl bir çözümü olabilir? abartıyor muyum? yorumlarınızı merak ediyorum tikler hazır. teşekkürler.
+2
suicmeyenadam
(28.02.26)
Google çöplük olalı 5-6 sene oluyor. Bilgiye ulaşmak için çeşit çeşit yöntemler, bir sürü anahtar kelime gerekiyor. Gerçekten önemli bir konu değilse saldım artık araştırma vs yapmıyorum. En fazla Vikipedi, sözlük okuyup geçiyorum. Forumlar bitmeseydi iyiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(28.02.26)
Geçenlerde bir şey duymuştum. Google arama sonuçlarının 2. sayfasına tıklayanların oranı büyük oranda düşmüş.

İnternette sörf yapmak diye bir tabir vardı eskiden. Şimdi sorsan hatırlamaz millet.

Yandex bu konuda fena değil gerçi. Arşiv araştırması yaparken mutlaka bir Yandexde aratıyorum.
+2
yurtsuz john
(28.02.26)
Google çöplük oldu +1, neden oldu tam anlamadım ama sanırım algoritmalar, bunların içinden geçilmesi vs.

Ben şunu deneyimledim, eskiden yarım yamalak bir ingilizceyle bile yazsam, aradığım şeyi tak diye en başta buluyordum. Şimdi mesela teknik bir konuda diyelim, bir programlama dilinin X konu başlığıyla alakalı spesifik birşey aratıyorum. Belki en üstte nispeten alakalı birşey çıkıyor, geri kalanların tamamı ilgili X konusu üzerine yazılmış çeşitli makaleler oluyor. Hiçbir şey bulamıyorum. 5-6 sene önce kim derdi ki Google aradığımız şeyleri bulamayacak. Bu yüzden yapay zeka ile ilgili ön görüler üzerine düşünsem de hep mesafeli yaklaşıyorum.

Yapay zeka kullanmak teknik konularda kaçınılmaz olmaya başladı. Burada da tabii daha önce internette de bahsi geçmiş olan acaba bir noktadan sonra doğru bilgi yanlış bilgi ayırt edemez hale mi geleceğiz sorusu ortaya çıkıyor.
+3
mbond
(01.03.26)
yapay zeka daha da ilerledikçe gittikçe pek çok açıdan işlevsizleşecek gibi görünüyor, bu durum da onun sonuçlarından birisi sanırım.
+1
darthvader
(01.03.26)
Duckduckgo kullanın, mis gibi. Google sadece SEO yapan sitelerle doldu.
+2
kobuzchu kiz
(01.03.26)
Aynı şekilde teknik bir konuda video izlemek gerekiyor; Youtube da arama yapıyorum, saçma sapan shorts ya da alakasız videolar çıkıyor, konu ile alakası olmayan.
0
mahsus mahal
(01.03.26)
Google algoritmaları işe yaramaz hale geleni yıllar oldu, son bir yıldır da işi yapay zekaya döndürme sürecinde iyice saçma sapan hibrit bir modelde çalışıyor. Bizzat tamamen orijinal içeriğe sahip kendi web sitelerimin bazı sayfaları özel çalışma yapmama ve o arama kelimelerinin tam karşılığı olmasına rağmen sık sık sonuç döndürmüyor. Ben bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum zaten internetin tekelleşmesinde en büyük pay her zaman google'ın oldu küçük içerik üreticilerini hiçbir zaman desteklemedi.
0
creepy
(02.03.26)
(4)

Şu Oyunun Adını Hatırlayan?

lazor
Merhaba,2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de ko
Merhaba,
2000’lerin ilk yarısında basit bir bilgisayar oyunu oynuyordum. İnternet üzerinden indirdiğimiz bir şeydi. Sadece sağ sol ve space tuşlarıyla oynanıyordu.

Ekranın en altında, bizim yönlendirdiğimiz, Master Yoda’yı andıran bir figür var. Bu figür 90 derece yukarıya ip fırlatabiliyor. Bir de kocaman bir top var gökten geliyor, yerden ve ekranın kenarlarından sekebiliyor. Yoda bu topa alttan ip fırlatınca top patlayıp ikiye bölünüyor. İki tane daha küçük top oluyor. Onlar da patlayınca daha küçük ikişer top oluyor. Böyle tek bir top toplamda birkaç kerede ancak yok edilebiliyor.

O bölümdeki top yok edilince bir sonraki bölüme geçiliyor. Arada bazı özel güçler edinebiliyordu. Mesela ip yerine zincir atıyordu, zincir top ona çarpana kadar asılı kalıyordu. Diğerlerini hatırlamıyorum.

Bu oyunun adını hatırlayan çıkar mı? Bulup indirmek istiyorum.

Teşekkürler.

Edit: Gemini “bubble struggle” dedi. Onun da giriş ekranı tanıdık geldi, hatta indirip baktım, aynı mantıkla oynanan bir oyun ama benim aradığım değil maalesef. Bendeki karakter sanki biraz daha mavi turkuaz renklerde sivri kulaklıydı. Yatay değil dikey bir ekranda oynanıyordu. Bir de fonda böyle düz renklerden ziyade doğa manzarası ya da öyle sakin rahatlatıcı görseller vardı.

FİNAL EDİTİ: Reddit’te benim gibi biri de aynı şekilde aratmış ve bulmuş. E-Gon Adventuresmış adı. Şurada videosu da var; youtu.be

İlginize teşekkürler.
0
lazor
(28.02.26)
Pang?

Edit: Bubble trouble olabilir fakat bunlar hep pang klonları olmalı.
+1
orient blue
(28.02.26)
Maalesef Pang da değil. Bu karakter tavşan gibi sincap gibi uzun sivri kulaklı, hayvan benzeri bir canlı. Yanlış hatırlamıyorsam gri bir palto da giyiyor ama bundan emin değilim.
0
🌸lazor
(28.02.26)
Bubble Trouble
www.1001games.com
+1
mbond
(28.02.26)
Super pang değil mi?
Bu oyunun en iyilerinden biriydim.
+1
etna
(28.02.26)
(2)

Sabiha Gökçen

Bugünlerde Sabiha Gökçen'e giden oldu mu, ramazan sebebiyle normale göre daha sakin olma ihtimali var mı? Her zamanki kadar kalabalıksa uçak kaçacak gibi:(
Bugünlerde Sabiha Gökçen'e giden oldu mu, ramazan sebebiyle normale göre daha sakin olma ihtimali var mı? Her zamanki kadar kalabalıksa uçak kaçacak gibi:(
0
(23.02.26)
Tecrube etmedim ama ramazanda fiyatlar bariz dusuyor, talepte bir daralma oluyor olmali.
0
mbond
(23.02.26)
4 gün önce gittim, kalabalıktı (dış hatlar geliş)

kullandığınız bankanın havaalanı avantajlarını bi araştırın isterseniz, bazı şartlarda ücretsiz hızlı geçiş falan sağlıyorlar
0
mezzosprite
(23.02.26)
(14)

Yurtdışındaki türkler neden böyle?

Unde bach canim
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön dem
Hepsi değil tabii ki ama çoğunun yurtdışında tutunma mücadelesi yüzünden psikolojisi bozulmuş (iltica edenler konu dışında kalır muhtemelen. Devlet imkanları ve kalma güvencesi sağlamışsa zaten) ama bunu insanlara öfke ve çakallıkla hayatta kalmaya çalışarak törpülüyor, beceremiyorsan ülkene dön demek istiyorsun ama adamlarla tartışmak istemiyorsun.

Nedir bunların motivasyonu? Yani altın gömü falan bulacağını mı umuyorsun ki? Türkiyede zaten kötü bir kariyer ve kötü bir dil seviyen varsa yurtdışında da iyi bir seviyede olamıyorsun. Bunlara iyi konuma geleceklerini ne düşündürüyor anlamış değilim cidden.
-7
Unde bach canim
(23.02.26)
Yurtdışındayım hocam. Her insanın iyisi kötüsü oluyor. Ama tam olarak konuyu açarsan iyi olur soru ne anlamadım.
+4
Take it away honey
(23.02.26)
Çakallık pek yapamıyorlar buradaki gibi. En fazla Türk'e geçer çakallığı.

Motivasyona gelirsek kalacak yer bulamayıp arabada uyuyan ve öyle yaşamaya devam edenler gördüm. Benim anladığım kredi patlatıp geliyorlar.
-1
michael harddd
(23.02.26)
yurtdisinda cok farkli sosyokültürel, sosyoekonomik background'u olan insanlar var.
daha lise zamaninda yurtdisina okumaya cikmis insanlar, üniversiteyi harvard'da okuyup calismaya baslayanlar, ortaokul mezunu olup 25 yasinda evlenip gidenler, amcasinin yanina börekciye calismaya gidenler, 37 yasinda bir ofiste beyaz yakali pozisyonu bulup ailesiyle tasinanlar...
her kesimin apayri dinamikleri ve problemleri var. siz hangisinden bahsediyorsunuz? onu anlarsak bence daha dogru yanitlar veririz.

iltica edenler hakkinda yaniliyorsunuz yalniz. en büyük tutunabilme ve gönderilme kaygisini o grup yasiyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
Kötü bir kariyer,kötü bir dil seviyesi ile iş bularak çalışma vizesi ile 40+ yaşta göçtük(karı/koca,çocuk yok).Beceremezsek zaten işlerimizden de ülkeden de şutlanırız,vizemiz çalıştıkça var.Devletten 1 cent dahi yardım almıyoruz.
Kimseye bulaş(a)mıyoruz,zaten yerli halk içine almıyor; 3-4 kuşaktır burada yaşayan türkler biz sonradan gelenleri sevmiyor; beyaz yakalılar kötü kariyer/dilden dolayı bizle görüşmüyor; ilticacı/cemaatçiler onlardan olmadığımız için görüşmüyor.Trde de yalnızdık, burda da yalnızız.
Burada bizi tutan motivasyon kimsenin kimseye karışmaması,mesainin bittiği dakika işin de bitmesi,özel hayata saygı,uzun yürüyüşler,bisiklet turları yapabilmek,vizesiz birçok ülkeyi gezebilmek ve tabii ki paranın satın alma gücü.
İyi bir konuma gelmek gibi bir derdimiz yok,hayatımızın geri kalan az bir kısmını,farklı bir coğrafyada huzurlu geçirebilmek.
+7
arenas
(23.02.26)
Ben de tam ne denmek istendigini anlayamadim. 4 yildir yurtdisindayim, psikolojim bozuldu. :) 1 sene icinde geri donmeyi planliyorum ama malum kurulu duzeni bozmak da is, burada herhangi bir mecaz yok.

Bahsettiginiz gibi motivasyonumu kaybettim. Ozellikle alim gucu vs anlaminda bekledigimden cok cok kotu cikti. Tabii Turkiye'de satin almanin dusunderecegi bazi urunlere ulasmak burada daha kolay, ancak bazi urun veya hizmetlerde tam tersi de gecerli. Acikcasi Turkiye'de benle benzer bir is yapan kisinin benden ekonomik anlamda daha kotu bir hayat yasadigini dusunmuyorum.
+1
mbond
(23.02.26)
İki yıldır yurt dışındayım, Türkiye standartlarında kasaba diyebileceğimiz, kışları uzun, insanları ise mesafeli bir şehirde yaşıyorum. Bu mesafeli insanlar kısmı da tamamen ülkeyle alakalı. Örneğin, çok samimi Çek arkadaşlarım oldu ancak Avusturyalı dostluklarım aynı derinliğe ulaşmadı.
Burada kalma motivasyonum sabah 15 dakikada ofisteyim, esnek çalışabiliyorum (haftada 4 gün 8.5 saat, bir günü evden; cuma günü sadece 3 saat ve evden) istediğim an istediğim yere bisikletle ulaşıyorum, 1 saat trafik görülmüş duyulmuş bir şey değil, belki evim büyük değil (57m2) ama bahçem var ve buna rağmen şehir içindeyim, sokakta bıçaklanma korkum yok, zengin birinin piçi arabayla üstümden geçerse ceza alır mı diye bir korkum yok, yarın öbür gün çocuğum olduğunda diyet öder gibi okul parası vermeme gerek yok.


@love and trust'in bahsettiği kişiyi burada ben de biliyorum, üç farklı hesabı ve kankası ya da sevgilisi Edmond Honda ile delirmeler yaşıyor burada. Evli değillerse evlensinler, çok iyi tencere kapaklar. Her cevabından ne kadar mutsuz, ne kadar kırılgan egolu, ne kadar geçimsiz olduğu açığa çıkıyor. Soru sorayım ama verilen cevapları beğenmeyip laf yetiştireyim tavrı geçenlerde ununu elemiş eleğini aşmış başka bir yazarın bile gözüne batmıştı. Kendi dünyasında garip bir gerginlik yaşıyor sürekli ve Adeta kendi gerginliğini başkalarına aktararak rahatlamaya çalışan aşırı toksik biri. Hamburg insanlara iyi gelmiyormuş sayesinde onu görmüş oldum. Başka da kimse yok zaten onun gibi. Herkes gördüğüm kadarıyla normal. (: troller hariç ama onlar da renk ekliyor buraya.
+5
huladancer
(23.02.26)
Aynı kişiden bahsetmiyoruz,:)
-3
love and trust
(23.02.26)
dil ogrenmemek bazi expat'ler icin (turk olup olmamalarindan bagimsiz) bir tercih oluyor. dili ogrendiginizde o ulkeye entegrasyonunuz artiyor, sorunlari sizin sorunlariniz oluyor. fakat expat yasami bambaska bir sey. verdiginiz ornekteki kisiler ingilizce biliyorsalar ve islerinde, sosyal yasamlarinda ingilizce kullaniyorsalar almanca ogrenmeyi istemiyor olabilirler. nihayetinde dil ogrenmek uzun zamanli bir yasam planlamasini gerektiriyor fakat bazi expat'lerde boyle olmuyor, onlarin niyeti zaten birkac senede bir ulke degistirmek. bugun berlin ofisinde calisirlar yarin londra veya singapur ofisine gecerler.

bu arada @thetruenorthstrongandfree1'in donduklerinde "beceremedi" derler motivasyonuna alman hukumetinin maas odemesinen, yardimlarda bulunmasinan daha fazla onem atfetmesi tuhaf geldi. zira ben beceremedi denilecegini sanmiyorum, bu kisiler zaten beceremeseler bile vatan, millet, sakarya ozlemi falan diyeceklerdir.
+4
Sour
(23.02.26)
2014 öncesi gitmek ve kalmak kolaydı. Türkiye'de üniversiteyi kazanmayan parayla yurtdışında okuyordu. O yıllarda TL'nin gücü dövize göre yüksekti.

Eskiden fırsat çoktu kısacası. Türkiye'de tutunamayan başka yerlere gitti orada da sistemin gücüyle yaşıyor. Türkiye'ye dönseler burada hayatta kalamayacaklarını biliyorlar.
-4
stefano
(23.02.26)
stefano'nun cevabinda bir tane dogru bilgi yok ama olsun, yeni gelmis duyuruya, hos görün.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

Neresinde yok?

ankara anlaşmasıyla ingiltereye bavulunu alıp giden de mi yok
abd'de boktan bir college'e parasıyla girip kalanda mı yok. Okul kabul oranı %92, h1b vize kazanma şansı %40-50
kanada'da avustralya'da sertifika, dil kursu gibi şeylerle kalan da mı yok. kendi akrabam dil kursu ile kaldı avustralya'da.
almanya'da zaten milyonlarca Türk var. 60'lardan beri filmlere bile konu olan yoksulluktan göç mevzusu.

nerede yok doğru, sen düzelt bakalım. ;) düzeltemez böyle de engellersin. yani bu kadar alınmaya gerek yok.
-4
stefano
(23.02.26)
parayi verip okudular: abd'deki iki tane dandik üniversiteyi genellemek muazzam bir sacmalik. bu mantikla princeton'da okuyan da parayi basip okumus? aynisini avrupa'da neden yapamadilar? üniversiteyi kazanamayip avrupa'ya kapak atmak diye bir sey yok cünkü önce kazanmak gerekiyor, sonra bitirebilmek. adam üniversiteyi yurtdisinda bitirdiyse zaten isterse kalici olabilir cünkü ögrencilerin %90'i daha üiversitenin ilk yilinda eleniyor. türkiye'deki egitimden cok daha zorlu bir egitimden geciyorlar.
demek ki her yurtdisinda okuyan parayi basip okumamis.

2014 öncesi tl döviz karsisinda daha güclüydü: bak 2005'e kadar gidiyor: www.boerse.de
tl'nin daha güclü oldugu seneyi bul lütfen.

sistemin gücü: sistem vatandasiysan güclü, vatandasi degilsen kimse yüzüne bakmiyor.

1960 senesinde giden gastarbeiter ile 2010 senesinde göcen iki diplomali beyaz yakaliyi ayni kefeye koyacak kadar izansiz olmak apayri bir sey.
"almanya'da toplu ulasim iyi midir" diye soru acacak kadar avrupa'yi iyi taniyan birine göre fazla iddiali laflar bunlar. bu kadar engin bilgisi olan birine laf yetistirmek gri hücrelerime zarar. engel ondandi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.02.26)
abi princeton diyorsun. princeton top-10 okul ve oraya girenler bu tartışmanın konusu değil. bu arkadaşın yakındığı adamlar princeton'dan çıkmaz. dağda taşta college var. o college'ler önüne geleni alıyor :)

bundan 15-20 sene önce vatandaşını korumak için iş gücü açığından önüne gelen vasıfsız giriyordu her yere.

dövize gelirsek de tl'nin aud'den cad'tan değerli günleri oldu. üşenmedim baktım..2005'te tl euro 1,84-1,73. şuanki gibi 50'lerle çarpmıyorsun :)
-2
stefano
(23.02.26)
benim gordugum motivasyon kaynaklari:

%75 stockholm sendromu, celladina asik olma.
%15 elde avucta birsey olmadan bu sekilde donersem salak derler psikolojisi
%10 acik aramaya devam edip milyonda bir de olsa belki kolay yoldan koseyi donebilirim kafasi
0
cooperr
(23.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.