Giriş
(12)

tanışma işleri hk.

ercu cozer
bir arkadaşım daha doğrusu büyüğüm (x) bir iş arkadaşının (y) firmasında bir hanımefendi gördüğünü ve bana yakıştırdığını ,düşünmemi söyledi(ama kız hakkında detaylı bilgisi yok). ben de bunun üzerine araştırdım kızın görselini gördüm(Stalk yaparak) daha sonra tamam bir tanışalım ,dedim. bunlar da d
bir arkadaşım daha doğrusu büyüğüm (x) bir iş arkadaşının (y) firmasında bir hanımefendi gördüğünü ve bana yakıştırdığını ,düşünmemi söyledi(ama kız hakkında detaylı bilgisi yok). ben de bunun üzerine araştırdım kızın görselini gördüm(Stalk yaparak) daha sonra tamam bir tanışalım ,dedim.
bunlar da dediler ki işte bir gün y ile hanımefendi x'i ziyarete geldiğinde seni ararız sen de gelirsin bir bahane ile kız seni de görür ondan sonra kıza durumu açarız fikrini sorarız vs.
ama işte bunu denk getirmek zor , zaman alacak. hangi bahane ile olacak vs baya yorucu.
bir de kız bekar ama sevgilisi var mı yok mu kriterleri neler bunları bilmeden kürek çekmeyelim ,başka şekilde olsun kimse yorulmasın dedim.

nasıl diyecekseniz, y yani hanımefendiyi tanıyan kişi kıza sorsun sevgilisi var mı yok mu yoksa yeni biri ile tanışmaya sıcak bakıyor mu ? eğer bunlara sıcak bakıyorsa işte benden bahsetsin zaten bu sadece tanışma aşaması o yüzden kız da olur bir tanışabiliriz derse, ben numarasını alır mesaj atarım(veya insta) ,hemen görmek isterse başkası aracılığı ile görselimi görmesindense ben atarım, oradan konuşuruz . istemeyen iletişimi kolayca keser zaten bir şey uymazsa. yok bir oluru var gibi olursa zaten işte iş yerlerimiz çok yakın isterse bir kahve içeriz hem o beni görür hem ben onu ona göre hareket ederiz dedim.
mantıklı değil mi?
(e 32 ,k 28)
-2
ercu cozer
(07.06.26)
bu kadar uğraşılacağına direkt insta'dan mesaj at, iş ortamından muhabbeti aç, kahve içelim de, bitti...
0
malheiros
(07.06.26)
abicim kız beni bizzat tanımıyor, ben onu bizzat tanımıyorum. bazı kızlar zaten tanımadıkları hesapları kabul etmezler isteğini. bekar ama belki sevgilisi var. aynı sektördeyiz belki ileride yüz yüze bakarız bunları bilmeden rızasını almadan niye o topa gireyim.
0
🌸ercu cozer
(07.06.26)
Tanıdık bir ortamda karşılaşıp konuşmadan "Seni bana yakıştırmışlar" deyip Instagram'dan yürümen hiçbir şey ifade etmez. Güvenli ortamında seni ve enerjini görmesi lazım kadının.
0
sekizdokuzon
(07.06.26)
Blind date basin.
0
baldur2
(07.06.26)
Bir büyüğünüz sana o teklifle gelmişse emin ol kıza da o teklifle gitmiştir.
Muhtemelen kız 'Haberim yokmuş gibi' oynamak istemiş.
Onların söylediği yoldan yürü bence.
0
Mirket
(08.06.26)
yok bu abimiz patron , başka bir yeri iş ziyaretinde görüp aa bu ercü'ye uygun yakışırlar diye düşünüp bir gün sohbet arasında bana söyledi spontane gelişti oradaki kızı tanıyıp konuşması imkansız. sonra ben kızı araştırıp ok diyince zaten oradaki patronu arayıp kızı sordu kimdir değildir diye öğrendi.
0
🌸ercu cozer
(08.06.26)
Onlara uy,ortam gelişince de gerekli aksiyonu alırsın, hazırlıklı olmaya çalış,absürt bişeyler olmasın,gerisi zaten yolunu bulur.
Öyle hayırlı insanlar keşke beni de bulsa ya.evde kaldık :)
0
denizciman
(08.06.26)
k'nın ne zaman ziyarete geleceğini bilirsen sorunun büyük oranda çözülecek.
en makul senaryoda x ve y toplantı ayarlaması ve y'nin k'yı yanlarında x'in şirketine getirmesi gerekir.
x'e ne zaman ayarlayabilirsiniz diye sorarsan ortalama bir tarih alabilirsin.
0
duyuruuser
(08.06.26)
kıymetli arkadaşlar; x ve y 45-50 yaşlarında patron insanlar. y hadi bir bahane buldu kızı yanına aldı ziyaret için x yerinde olacak mı?
ikinci sorun kız müsait olacak mı üçüncü sorun ben o an aradıklarında yetişebilecek miyim?
bu adamları denk getirmek başlı başına olay zaten.çok zaman alır.
ayrıca kızı gördüm sonra öğrendik ki sevgilisi var, tüm çaba boşa gidecek.
direkt kıza benden bahsedip o da isterse numaralaşıp iletişime geçmek daha iyi değil mi ondan sonra olsbilir derse kahve içer tanışırız , yok derse kapanır gider zaten.daha basit gibi.buluştuktan sonra da beğenmezse beğenmez vedalaşırız zaten, belki ben beğenmem.
0
🌸ercu cozer
(08.06.26)
işte kıza bahsedip konuşacaklar diyorum zaten kız okey derse ben gireceğim devreye.
0
🌸ercu cozer
(08.06.26)
Bence de kızın yeni birisi ile tanışmaya açık olup olmadığını öğrenmeden bu kadar meşakkatli işlere girmemek en mantıklısı.
0
peki madem
(08.06.26)
basit bir soru sormuşum onu bile eksilemişler:)
0
🌸ercu cozer
(08.06.26)
(7)

2000-2010 arasinda Radyo Mydonose, Radyo 5 vs. dinleyenlere bir sarki/sarkici sorusu!

Sour
Cok bir sey veremiyorum, biliyorum. Fakat bir sarkici/sarki ariyorum. Sarki bir erkek tarafindan soyleniyor. Kadife sesli biri ama zenci vibe'i almiyorum. Boyle Marc Anthony, Tristian Garner tonunda bir sesi var. Sarkinin turu pop. Sarki buyuk bir ihtimalle bir kadina ithafen yazilmis. Dili Ingilizc
Cok bir sey veremiyorum, biliyorum. Fakat bir sarkici/sarki ariyorum. Sarki bir erkek tarafindan soyleniyor. Kadife sesli biri ama zenci vibe'i almiyorum. Boyle Marc Anthony, Tristian Garner tonunda bir sesi var. Sarkinin turu pop. Sarki buyuk bir ihtimalle bir kadina ithafen yazilmis. Dili Ingilizce. Sarkida survive geciyor. Soyle bir sey "ooo (veya aaa) survive ... (bruada pek cok Ingilizce cumle var)..." boyle kadina sitem gibi bir sey. 2000-2010 doneminde radyolarda calardi fakat cok fazla da calmazdi. Tahmin yurutebilecek olan var mi? Crazy-Seal degil, bu kadar populer bir sarki degil.
0
Sour
(06.06.26)
Enrique Iglesias - I Will Survive olabilir mi?
www.youtube.com

Survive kısmından eminseniz tahminim yukarıda, ama emin değilseniz:

Craig David- Walking Away
www.youtube.com

ya da

Bosson - One In A Million
www.youtube.com

tahminlerime de bakın derim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.06.26)
Tesekkurler ama bunlar degil. Daha hareketli bir pop.
0
🌸Sour
(06.06.26)
Üzgünüm, tüm tahminlerimi kullandım ama verdiğiniz veri çok kısıtlıydı. Madem bulamadık, aklınıza takılan şarkıdan sizi kurtarmak için çok iyi bir şarkı dinleteyim:

Alcazar - Crying At The Discoteque
www.youtube.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.06.26)
duster
(06.06.26)
robbie williams - love supreme
mi?
0
in vino veritas
(06.06.26)
Jon Secada - Just Another Day
0
malheiros
(06.06.26)
mutlu yillar sana
(07.06.26)
(13)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
10 senedir motosiklet kullanıyorum

Çevreme bu yıl itibariyle önermiyorum

Ehliyetsiz o kadar sürücü var ki
0
baldan kaymak
(06.06.26)
Yazdigin mantikli aslinda. Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayi ogren. Araba kullanirken trafigin nasil aktigini anlaman kolay olur. Sonra motor konusunu tekrar gozden gecirirsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(3)

Bira göbeee ile ilgili

darkling i listen
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
0
darkling i listen
(28.05.26)
ne kadar içtiğine, ne kadar fazla kilon olduğuna bağlı. kardiyo ile olur ama zahmetli olur. bir de her gün içiyorsan 700-1000kcal sadece alkol + yanında atıştırdıklarından ortalama gelir. yani yaptım ondan biliyorum, bir süre sonra kendini çok yorgun hissediyorsun ve kilo kaybın öyle insanı motive edecek düzeyde olmuyor. belki biraz sıkılaşıyorsun, eforun artıyor falan ama onlar da bir yere kadar. alkolü bırakınca daha kolay oluyor.
0
malheiros
(28.05.26)
Bi büyüğüm bana kanda alkol varken yağ yakımı imkansız değil ama imkansız gibi bir şey demişti, bira göbeğinle mutlu olmayı öğrenmeye çalış.
0
kizil karga
(28.05.26)
Alaka gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
0
🌸darkling i listen
(28.05.26)
(3)

abd vize mülakatında belge istiyorlar mı?

runaway
Maaş, kira kontratı gibi belgeler götüreyim mi sizce?
Maaş, kira kontratı gibi belgeler götüreyim mi sizce?
0
runaway
(25.05.26)
Sizden istenen belgeleri yazıyorlar ve başka belge getirmenizi de özellikle istemiyorlar. Eğer maaş belgesi, kira kontratı istiyorlarsa götürün. Ben anne-babamın vize mükalatı için sadece ds-160 mıydı neydi onu doldurdum ve bu kadar, mülakata da o formu doldurunca oluşan başka bir form var sadece bunu getirin diyorlardı.
0
malheiros
(25.05.26)
Yanınızda bulunmasının bi sakıncası yok ama gerekli değilse genelde istemiyorlar
0
mezzosprite
(25.05.26)
özellikle istemiyorlarsa götürmeyin.

ben sadece pasaport ve ds160 formuyla gitmiştim
0
kojonotsuki
(26.05.26)
(10)

Arabayı satacağım diye bakımlarını yaptırmamak

duguit
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkça
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkçası. 3500-4000 tl verip periyodik bakımını yaptırmayan kişi acaba neleri aksatmıştır diye düşünüyorum. Kendime 3 tane ikinci el araba almıştım hiç böyle şeyler yaşamamıştım, satarken de bakımlarını zamanında yaptırıp muayenesini yaptırıp satışa koydum hep. Bu işin normali "zaten satacağım" diyerek para harcamamak mıdır?
0
duguit
(25.05.26)
İşin içinde cepten çıkacak para olunca herşey yapılıyor. Dediğiniz gibi o kilometrelere kadar yağ değişmemişse, genel olarak da iyi bakmamıştır arabaya büyük ihtimal. Bu işin normali bu değildir, bana göre ilanda belirtilmiyorsa periyodik bakımlarının fazla geçmemiş olması lazım. Özetle satıcının ve evrakların güven vermesi önemli.

Bir arkadaş vardı, hep bakımı yapılmış araba alırdı ve aracın ihtiyaçlarını idareten hallederdi. Biraz da büyük masraf gerektiren işler yaklaşınca yaptırmadan satardı. Fiyat bağlamında daha avantajlı bir yaklaşım. Araba çok bakımlı olsa bakıma ödenen para fiyata ne kadar yansır şüpheli.
+1
mbond
(25.05.26)
ben de satacağım diye bakımını yaptırmıştım. akrabalar dalga geçmişti.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
normali bu değil, aracın garanti dışı kalma ihtimali var ve zaten araçların ilk bakımları gayet ucuz oluyor ve hatta ilk bakım hediyesi falan bile oluyor, yani yaptırmamaları bence pek ekonomisiyle alakalı değil. yeni araçlarda bakım km'leri 10 değil 15 ve hatta 20 bin buna dikkat ederek sordunuz mu? yani sene olarak bakım tarihi geçmişse bilemem ama km olarak bakım zamanı gelmemiş olabilir.

yüksek kilometreli araca gelince, araç zaten garanti dışıdır, yetkili serviste bakım masrafları çok yüksek, sanayide de yağ değiştirip geçiyorlardır. bir de aracın artık sağından solundan alakasız arızalar çıkmaya başlıyor ve araç sahibi usanıyor. bence bu durumda yaptırmıyorsa usanmışlardır ve normal.
-1
malheiros
(25.05.26)
Piyasa işte, satıcılar her zaman minimuma eğilimli. Eğer siz alırsanız veya alan olursa böyle gider. Birkaç kişi daha bakımı bahane göstererek vazgeçerse gider bakım yaptırır veya fiyatı daha çok düşürür. Herkes hak ettiği gibi yönetilir mevzusunun özü de bu. Çok sorunuzla alakalı değil gibi ama biraz felsefi yönü de var bu sorunun.

Özetle alan oldukça freni patlak araç bile satılır, ilana da ustanızla gelin yazarlar. Böyle bu işler.
+1
akhenaten
(25.05.26)
arabayı koyduğun fiyat 500bin.
50bin liralık bakım yapıyorsun, "bakımları yapılmıştır, 550bin" yazıyorsun insanlar fazla bulup 500 vermeye çalışıyor.
bakımsız 500bin'e satıyorsun, alanlar memnun oluyor.

sanırım buna benzer bir denge var piyasada.

ben de doğru bulmuyorum bakımları aksatmayı. periyodik bakım, yağ değişimi gibi 3-5bin'lik şeyleri yapmamak konusunda sizinle aynı fikirdeyim. onu yapmayan kim bilir nasıl kullanmıştır arabasını. yağ-su çok önemli şeyler araba için. 3-5binlik bakım yapmadın 50-100bin masraf açılacak uzun vadede.
+4
biseysorcaktim
(25.05.26)
o yaş o kmdeki araçta son bakım yeni yapılmış olsa aracın tüm geçmişine güvenecek misin? veya yaptım dedi hadi, nasıl emin olacaksın? piyasada birçok kişi satarken hep ağır bakımları yeni yapıldı, triger baskı balata değişti vs. yazıyor gördüğüm ama yeni değişti denen trigeri birkaç aya kopan araçlar da var? veya daha şanslı olup kontrol edilen değişmediği farkedilen... bakımları hep aksatılmış aracın yağını filtresini değiştirmesi bakımlı araç algısı yaratıyor diye fiyatı şişirip aynı aracı daha yüksek fiyattan kakalayabilir. bi yerde geçmişinde aksaklıklar yaşanmış olabileceğini kabullenip mevcut durumunu kontrol edip bariz sorun yoksa alıp bakımlarını yapmak gerek gibi geliyor eski araçlarda. dün değiştirdim dese güvenmem yağı filtreyi antifrizi yeni araç aldığımda değiştirir kendim bilirim.

ben tanıdıktan aldım, yağın yaşını da kmsini de söyledi ve kendisine güvenirim ama değişimi yaptırdığı ustaya güvenmem. ne marka yağ koydu bilmiyorum, doğru yağ koydu mu bilmiyorum, değiştirdim diyip değiştirmeden para almadığını nereden bileyim? antifriz de 2 yıllıktı radyatör değişirken değişti ama antifrizin markasını bilmediğimden, içine musluk suyu mu kondu bilmediğimden güvenmedim değiştirdim yine. triger devirdaim vs. de yine radyatörle beraber 2 yıl önce değişmiş ama tanıdıktan olmasa ve triger koparması riskli olsa onu da değiştirtir veya enazından kontrol eder/ettirirdim. bu araçta triger kopsa da piston siboplara vurmadığından çok sıkıntı değil. yolda kalırım ama motorda masraf açmaz.
0
konetsu
(25.05.26)
ben de pandemi de bakım yaptırmamıştım araba yattığı için
3bin km eski yağla gitmesi hoş değil elbette
lastikleri aküyü de değişmiyorlar
bunları hesaba katmak lazım
v kayışı triger zaten muamma

bu tip önemli değişim tarihlerini telefona yazıp kayıtlı tutmak lazım satarken söylemek filan
0
mantık
(25.05.26)
Ucuz yollu arabaların %99'u aynı halde, sıfır bakım, yağ balçık halinde, motorundan şanzımanına yağ kaçakları var, soğutma suyu bile direkt musluktan.

Araba hareket ettiği sürece bu şekilde biniyorlar. O arabalardan hayır gelmez, motor bloğu bile içten içe çürüyor.
0
kimlanbu
(25.05.26)
İnsanlar maalesef bu şekilde kullanıyorlar aracı.

Motordan ziyade dış görünüş ve havasıyla uğraşıyorlar. Aracın yakıt ile birlikte en önemli şeyi motor yağı ve yağ filtresi. 2012 model aracım var. Filtron Polen, Filtron hava, mobis orijinal yağ filtresi, 4 litre shell helix 5w-30 yağ. 2500 lira tuttu. 1000 lira işçilik verdim. 1 neredeyse 1 depo yakıt parası. Ama insanlara bunu vermek zor geliyor. En önemli şey yağ. 8-9kda değiştiriyorum ben. 190k km’de araç.

Soğutma suyu aynı. Antifriz koymaya üşeniyor insanlar. Antifriz konmayan araç da çöp oluyor işte. Kesin conta yakıyor. Çürüyor.

Türkiye’de ise olay şöyle. Adam motoruna, antifrizine bakmıyor. Değişen, boya var mı diye bakıyor. Hoş onda da haklı insanlar. Çünkü kaza fotoğrafı yoksa eğer. Çok büyük bir kazayı saklıyor olabiliyorlar.

Bu arada galericiler de aynı. Abi bakımı yeni yaptırmaya gerek yok denen araçların %90ı bakımı geçmiş araçlar.
0
jackyr
(25.05.26)
Bu pek ölçü degil, normalde bakım aksatmayan biri, arabayi satmaya karar verince artik para harcamak istemez, alan yaptirsin diye düşünür. Anahtarin pili bitmiş, kapilari anahtari sokup açarak kullanan insandan araba aldim ben, satmayi dusununce bir pil bile almamış yani. Hep boyle aslinda,
+1
covered
(26.05.26)
(3)

ücretli motosiklet eğitimi alacağım

madridista19021902
hayatımda motosiklete binmedim. a2 ehliyet için kursa başvurdum. temmuz'da direksiyon dersim var. direksiyon dersine güvenmediğim için özel ders almak istiyorum. motosiklet ve denge konusunda tamamen sıfırım. hayatımda trafiğe çıkmadım.instagram'da bol takipçili meb sertifikası olan bir eğitimciyle
hayatımda motosiklete binmedim. a2 ehliyet için kursa başvurdum. temmuz'da direksiyon dersim var. direksiyon dersine güvenmediğim için özel ders almak istiyorum. motosiklet ve denge konusunda tamamen sıfırım. hayatımda trafiğe çıkmadım.

instagram'da bol takipçili meb sertifikası olan bir eğitimciyle konuştum. 5 saat ders için 15 bin tl ücret talep etti. fakat işinin ehli birine benziyor. sizce bu bu ücreti ödemeye değer mi, dersi almalı mıyım ?
0
madridista19021902
(24.05.26)
özel ders alma fikriniz yerinde; kesinlikle alın. iyi hocalar, birebir eğitim için bunun daha fazlasını bir günlük eğitim için alıyor. sizin sözettiğiniz 5 saat tek gün mü bilmiyorum ama, mümkünse direksiyon dersi gibi günde 1-2 saat'e bölerek alırsanız daha çok verim alırsınız. acemiyken motorla cebelleşmek çok yorucu oluyor ve dikkat dağılınca toparlaması da zor oluyor.

bu arada denge konusu fazla önemli değil. motoru hareket ettirmeye başladığınızda merkez kaç kuvveti dolayısıyla o dengesini buluyor zaten. motoru kendi kas gücünüzle dengede tutmaya çalışırsanız, kısa sürede belinizi elinize alırsınız. keyifli eğitimler dilerim.
+1
lil siztah
(24.05.26)
Denge derken, eğer bisiklet kullanmayı bilmiyorsanız, motosiklete geçmeden önce mutlaka bisiklet sürmeyi kendi başınıza öğrenin. Yoksa alacağınız özel dersler "bisiklet sürme" dersine döner.
0
malheiros
(24.05.26)
İstanbul'daysanız Honda'dan güvenli sürüş eğitimi alın, kapalı pistte iki tam gün. Dengeniz nasıl, motorla trafiğe çıkmak istiyor musunuz zaten yarım günde anlarsınız.
+1
kobuzchu kiz
(24.05.26)
(5)

3-4 aylık insancıl fiyata yazlık

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(22.05.26)
Karaburun bakabilirsin. Sahibinden ya da airnbnbden bisiler cikabilir
0
ırene adler
(22.05.26)
spesifik dersen öyle yerler daha pahalı oluyor. yani artık egede sakinlik yok her yer ankara istanbul plakası. yani genel sakinlik olarak datça ve koyları daha uygun.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
3 ile 4 ay arasinda 1 ay fark var. Suresine, yerine, buyuklugune gore 600 cok uygun ya da cok pahali bir tutar olabilir. Zaten haziran da geldi sayilir, sezonluk kira icin biraz gec bir vakit. Ozetle, senin ne istedigini ve butceni netlestirmende fayda var.
0
osssy
(22.05.26)
fiyat performans lokasyonu istiyorsan kuzey egeye bakman lazim, guneye indikce fiyat yukselir. mazi dedigin yer bodrum'un dibinde bir koy, 20 sene once nispeten ucuzdu artik tahminim orasi da dolmustur.

tavsiyem geyikli/assos civarlari olur. bozcaada'dan uzak durmak suretiyle uygun fiyatli kucuk bir yazlik bulunabilir ama luks pesinde olmaman lazim. bir de deniz soguk.
0
cooperr
(23.05.26)
Bodum için bile merkez dışında gece hayatı yoktur ki, istisna olarak eğer yakında bir otel varsa geceler onun animasyon gürültüsü gelir o kadar. Bodrum'un kuzeydoğusunda Boğaziçi, güneydoğusunda Mazı gerçekten sakin ve özellikle Mazı izole yerlerdir, ama 4 aylığında 600k vermek için sitenin çok muhteşem plajı manzarası olması lazım. Orada bu piyasada ben aylık 40k'dan fazla vermem ki, o da ev düzgün olacak, 40 yıllık dökülen koop evine o kira verilmez.

Öte yandan yazlık kiralamanın püf noktası şudur: Bodrum'u mu seviyorsunuz mesela? 1 sezon 1 ay fiyatı neyse kiralayacaksınız ve gittiğinizde hem tatil yapıp hem de dolaşıp nerelerde kalınabilir vb. araştıracaksınız. Mesela güzel bir site mi var, gideceksin güvenliğe veya yönetime kiralık yer arıyorum diye soracaksın. Zaten oralarda kiraya vermek isteyenler yönetime falan numaralarını versin diye söylüyorlar. İnternetten, emlakçıdan vb. yazlık kiralanmaz.
0
malheiros
(23.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(4)

Michael Jackson'In beyaz adam olma arzusu mu

kizil karga
Vardı? Şu nedenle soruyorum: Tamam Michael Jackson vitiligo hastasıydı ve cildi beyazlıyordu bunda hepimiz okeyiz ama cilt renginin dışında birçok yüz estetiği de var zenci fenotipiyle alakasız olarak, misal burnu çenesi yanakları kaşı gözü, bu ameliyatların vitiligo hastalığıyla bir ilgisi yok sanı
Vardı? Şu nedenle soruyorum: Tamam Michael Jackson vitiligo hastasıydı ve cildi beyazlıyordu bunda hepimiz okeyiz ama cilt renginin dışında birçok yüz estetiği de var zenci fenotipiyle alakasız olarak, misal burnu çenesi yanakları kaşı gözü, bu ameliyatların vitiligo hastalığıyla bir ilgisi yok sanırım, bunları lan hazır cildim beyazlıyor buna uygun bi tipim olsun diye yapmış olabilir mi ya da böyle bir hastalığı olmasaydı ve cildi siyah kalsaydı o estetikleri yine olur muydu sizce?
0
kizil karga
(03.05.26)
evet kesin olurdu, çünkü bu durum psikolojik. instagram'da kadınlar görüyorum, ciddi 7-8/10 mesela, hem yüz hem fizik, sonra gidip yüz gerdirme, tilki gözü ameliyatı, dudak şişirme falan gibi ciddi gereksiz şeyler yapıp kendilerini çirkinleştirmişler. ha bana göre çirkin, ama o mesela daha güzel olduğunu düşünüyor. bunu da ona anlatamazsın zaten, dinlemez bile.
0
malheiros
(03.05.26)
Michael Jackson'ı herhangi bir insan olarak ele almak yanlış bence. İnsan-üstü anlamında demiyorum bunu. Adam profesyonel sahne sanatçısı, mesleği bu. Döneminde en çok göz önünde olandı, hala da en bilinen isimlerden biri. Bu adam insan olduğu kadar sahnedeki bir manken, bir ikon. Bir tarz oluşturmak için birçok şeye kafa yoruyor olsa gerekti. Bir tarzı da vardı. Yani Michael Jackson deyince herkesin kafasında belirli bir görüntü canlanıyordur sanırım. Bu görüntü de öyle doğrudan ne herhangi bir beyaz adama ne de herhangi bir siyah adama benzemiyor.

Demek istediğim, adam zaten kendi başına bir tarz, bunun da farkındaydı. Dümdüz bir "beyaz olmalıyım" takıntısı olduğunu sanmıyorum. Neden olsun ki?
+3
akhenaten
(03.05.26)
Aşırı kaygıdan kendini uyuşturucu ilaçlara boğup öldürmüş birisi söz konusu kişi.

Işıkların üstüne aşırı şekilde yoğunlaştığı çok parlak sahnelerde yaşanan bir hayatı olmuş. Böyle bir hayatın içinde omzuna binen hiçbir insanın kaldıramayacağı mükemmellik baskısı yükü altında kimsenin akıl sağlığını koruması mümkün değil.

O yüzden mevzu bence sadece beyaz olmak değil, mükemmel olmaya çalışmak. Onun da sonu ya aklını ya hayatını çoğu zaman ikisini birden kaybetmek oluyor. Tarih boyu bu böyle olmuş.

İnsan çeşitli sebeplerle (taht, şöhret, yetenek, güç, akıl, güzellik vs) kendini insan üstü görmeye ya da gösterilmeye başladığı anda kendi akıl sağlığının altına dinamiti koymuş demektir.

Bu da en geç; hiçbir insanın karşı koymayacağı yaşlanmaya bağlı güç, güzellik, fiziksel ya da zihinsel beceri kaybının ilerlemeye başlamasıyla bir yerde patlar, enkazında da o "insan" kalır.
0
uygunsuz
(03.05.26)
Michael'ın vitiligosu beyaz olmasını gerektirecek kadar ileri seviyede değildi, tamamen kendini çirkin hissettiği için beyaz oldu ve saçından başından, dudağına burnuna kadar zencilere özgü her şeyden kurtuldu.

Detayları için: www.youtube.com

Şurada da değiniliyor: www.youtube.com
0
halitkin
(03.05.26)
(5)

Mayo nasıl seçeyim? Şort değil (erkek)

michael_knight
Gideceğim havuzda şort yasakmış.Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.Yarın decathlon'a gidip alacağım.Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek
Gideceğim havuzda şort yasakmış.
Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.
Yarın decathlon'a gidip alacağım.

Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?
Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek di mi?

Bilginiz yoksa da acımı, endişemi, utangaçlığımı paylaşıp motive ederseniz sevinirim.
-2
michael_knight
(29.04.26)
Valla açıkçası pek bir şey olmayacak, eskiden herkes bunlardan giyiyordu zaten. Siz de ilkten farklı geldiği için biraz garipseyeceksiniz, sonra zaten herkes aynı olduğundan beyniniz bunla meşgul olmayı bırakacak ve hayatınıza devam edeceksiniz. Psikoloji 101 gibi bir şey.
+3
akhenaten
(29.04.26)
havuz, deniz, plaj kıyafeti mayodur zaten. şortla suya girme fikri kimden çıktı çok merak ediyorum. şortla haşır huşur yüzülmediği gibi kayıyor yapışıyor daha çok belli ediyor. şahsen asla şort giymem.

bakınız sene 1976 herkes mayolu
www.facebook.com
-1
yurtsuz john
(29.04.26)
boxer mayo alacaksan, üzerine tam oturan bir boxerın ölçülerini al, mayo da bu ölçüyü geçmesin. çünkü suya girince mayo genişliyor. yani mayo biraz sıkı olacak. eğer büyük alırsan her yerini belli eder.
+1
malheiros
(29.04.26)
arena veya speedo gibi markalara bakabilirsin. slip mayo etek trasi yoksa giymemen gereken bir sey bu arada,

bunlarin tene yapisan performans mayolari oluyor. sort seklinde olanlara bak. havuzda bu tarz yapisan mayolarla yuzmek daha kolaydir. denizde de oyle aslinda ama cikinca tuhaf tabi. o nedenle sort giyiyoruz.
0
antikadimag
(30.04.26)
hocam 1972 olimpiyatları Mark Spitz mayosu gibi bir şey çok açar valla :))

www.hollywoodreporter.com
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(2)

Çocuk için çizgi roman

babilfish
12 yaş kız çocuk için çizgi roman önerir misiniz? Türkçe/İngilizce olabilir. Bir de Ankara'da nereden alınır bu çizgi romanlar?
12 yaş kız çocuk için çizgi roman önerir misiniz? Türkçe/İngilizce olabilir.

Bir de Ankara'da nereden alınır bu çizgi romanlar?
0
babilfish
(02.04.26)
Yıldızevler'de Jedbang var, yolunuz düşerse sorabilirsiniz. Tunalı civarında da bir kaç yer vardı diye hatırlıyorum, ama isimleri aklıma gelmiyor.
+1
malheiros
(02.04.26)
Tunalı'daki pasajlardaki sahaflar. Ayrancı ve Çayyolu'ndaki antika pazarlarına da geliyorlar bu sahaflar. Oraya götürüp de bakabilirsiniz değişik bir aktivite olur.
+1
black holes in the sky
(02.04.26)
(5)

Bodrum tatil

arbre
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
-10
arbre
(30.03.26)
sizin güzel denizden ne istediğinize bağlı. bodrum'da kumsal sahil çok az, varsa bile taşlı-kumlu falan. onun dışında çoğu yere de iskeleden giriliyor ve genellikle çok rüzgarlı olduğu için sezonun toplasanız belki 3 haftası falan deniz durgun ve dalgasız. bu da borum yarımada olduğu için her yerde değişik. kuzeyde bir yerler ayarlarsanız deniz çok keyifsiz olur. güneyde merkeze yakın yerlerde güzel olur ama çok kalabalık olur falan...
0
malheiros
(30.03.26)
bodrum denizi çok soğuktur. hep temmuzda gittim soğuk hep soğuk. deniz güzel bölgesine göre taşlı, gittiğiniz yerdeki yorumlara bakarak kummu taşmı ayrımı yapabilirsiniz. deniz mis gibi temiz berrak dalgasız ama soğuk.
izmirde ağustos ortasına göre hep dalgalıdır mesela, ılıcada dalga varsa diğer plajlara falan gidilir dalgasız rüzgara göre plaj aramak gerekir.
0
eja
(30.03.26)
Cok fazla sahili plaji olan bir ilce degil Bodrum. Denizi guzel olan koylar oteller ve beachler tarafindan cevrilmis durumda. Ya da gunluk tekne turlariyla gidiliyor. Bitez, gumusluk, akyarlar vs plaj olan ve ucretsiz ya da daha ekonomik (ekonomik derken Bodrum ortalamasina gore) erisimi olan sahillerin denizi de super degil, yine guzel ama o kadar degil.

Kendi iskelesi olan falan bir otelde kalacaksaniz Turkbuku, golturkbuku kisimlarinda guzel yerler var..

Zaten biz kendi koyu olan 5* resortta kalacaktik derseniz o zaman zaten iyi, ama o paraya Cote d'azur, sardegna falan gidebilirsiniz.

Benim tecrubem bu sekilde
0
mirafiori
(30.03.26)
İskeleden nefret ederim. Kıyıdan girmek istiyorum. Sığ olmasın. Derinleşmesi için 50 metre gitmek zorunda kalmayayım. Taş olması daha iyi. Kum batırıyor kıyafetleri. Soğuk denizi de hiç sevmem. Bana göre değil o zaman. Bu kadar insan neden gidiyor.
-7
🌸arbre
(30.03.26)
bir yer hakkında hiç bu kadar yanlış yorum görmemiştim :D
Bodrum'un torba , gündoğan ve turgutreis gümüşlük tarafları hariç deniz her zaman sakindir.
Torba, gündoğan ve turgutreis tarafları da zaten tatil için pek güzel seçenek değil.

Akyarlar bodrum'un en güzel yeri denizi soğuktur tabii kıyıdan girebilirsin, oteller daha uygundur fiyatlıdır.
Bitez tarafı yine bodrum'da kıyıdan denize girilebilecek bir yer otel sayısı azdır genelde bodrum'un yerlisi buradadır.
Gümbet zaten uzak durulması gereken yer her şey dahil leş oteller bu bölgede bulunur ucuz gece hayatı için gidilir.
Yalıçiftlik tarafı bana göre bodrum'un en güzel denizi burada merkeze de 15-20dk uzaklıkta sakin bir tatil için en tercih edilebilir bölge burası.
Göltürkbükü yine deniz güzel ancak genel olarak Bodrum'un güneyinde deniz daha güzeldir. Burada oteller pahalıdır.

bodrum'da tatil her zaman keyiflidir her bütçeye göre de tatil imkanı var. Boşuna dünyada fenomen bir destinasyon olmadı :)
+2
croswell
(30.03.26)
(5)

İntrovertligin en belirgin işareti nedir?

sekizdokuzon
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?Teşekkürler.
Benim için; biriyle vakit geçirirken "Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim" diye düşünmek. Sizin introvertlik tanımlarınız nedir?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(29.03.26)
dünyada sosyalleşme şekli, toplum yapısı, güvenliği son on senede ve özellikle de pandemi boyunca çok değişti. o yüzden eskiden içe kapanık olduğu düşünülen insanların yapmadığı şeyleri şimdi çoğunluk yapmıyor.
0
malheiros
(29.03.26)
5dk konuştuktan sonra gelen yoğun baş ağrısı ve aşırı yorgun hissetmek.
0
truf
(29.03.26)
Açılın Intovert geldi.

Birbiriyle bağlantı iki durumdan varsayım olarak söz ederim.
- "Sosyalleşmenin bir yerinde sohbet ile muhabbet tamam iyiler ama yordu be ya, bitse de gideyim dinleyim" demem
- Saatler süren sosyalleşme sonrası; umarım ertesi gün kimseyle muhattap olmamayı istemem.

Bunlardan bağımsız; tek başıma geziye/tatile gitmek.

Şahsen; Şu an yalnız olsam daha çok eglenirdim diyorsam karşımdakinin dallama olduğunu düşünürüm.
0
put it in your appropriate place
(29.03.26)
Dalaylama derim bende put in dediği şeye ve uzarım.

Aptala tahammül edemiyorum şahsen. Sıkılma sürem 60 sn altında, biraz da çevremdeki zeka seviyesinin getirdiği bir konfor alanı kaynaklı bu. Son ilişkim de çok iyiydi bu konuda, ister istemez biriyle uğraşma birine bişi anlatmak öğretmek zor geliyor. Nefesim daralıyor. Hani ortamda 1 şey anlatırsın ama birileri 2. Adımı bekler sen ise 3.adımı yakalama hızındasındır. Ben o 3 üm işte. Yavaş kalıp, reaksiyon gösteremeyenler sebebiyle pek muhatap olasım da gelmiyor. Çoğunlukla 3 lere bile anlatasım olmuyor ama en azından onlarla vakit geçirebiliyorum.

Baş ağrısı gibi değil ama böyle zamanı tek iken daha kaliteli geçirip, uzun zaman yalnız kalacağımı düşünürdüm. Ta ki o kızla tanışana kadar. İntrovert 2 ama beni de yanında istiyordu, zamanla da o ahengi bulmuştuk. Demek istediğim introvert lik yalnızlık değil, karıştırılmamalı, asosyallik değil. Pek çoğunuzun cesaret edemeyeceği kadar cesur, sosyal, konuşma yapabilir, bin kişi önünde kağıtsız sunum yapabilecek potansiyelde olan biri. Sadece cidden pek çok şey çok yavaş geliyor. İçine kapanıklık ise hiç değil. Evde bile bir sürü şey üretebiliyorsunuz ama kaynaklar son dönemde çok pahalı hale geldiyse bu sekteye uğruyor, soruna yanıt olması adına bu denli detaylandırıyorum: o tek iken olan etkinlik keyfi oluyor. Her ortamda heh kaçayım modu değil. Çok basit bir dille: 15 kişilik eğitim sınıfında çok sıkılınca tek yaparım diyip ilerlemek. Ancak eğitimi toplu alıyorsa sıkıcı hal alıyor, seçenek olmayınca aranızda gibi görülüyor. Halbuki öyle değil. Bence pandemi sonrası çok daha ortaya çıkmış birşey.

Özetle işlevlilik seviyesi fark edebilir ama bu çizgiler varsa introvertliğin tanımı n kez olabilir bence.
-1
baldan kaymak
(29.03.26)
bir süre sosyalleştikten sonra gelen dinlenme isteği.
+2
nickini degistiren yazar
(30.03.26)
(6)

hafta sonu kaçamağı

gazozailacatmauzmani
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırs
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırsatı değerlendirir misiniz? gidince pke bir harcamam da olmaz diye düşünüyorum en kötü kenardaki bütçeden çözerim yeme içmeyi. vize başlar başlamaz kaçma ihtimali ve eişmi de kırmadan legal şekilde gitme konusu da sıcak geldi. siz olsanız ne yapardınız
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
bir yere gitmek için birlikte plan yapmışsak, tek başıma gitmezdim. ama mesela orada fuar vardır, eşim ben de geleyim gezerim demiştir, ama sonra başka işi çıkmıştır, bu durumda giderdim.
+2
malheiros
(27.03.26)
@malheiros şirket beni tek yolluyordu, fuar vb de değil kafa izini gibi. konuştuk anlaştık, eşim de dahil olacaktı olamadı. şimdi şirketin plan da iptal ama ben de konusu geçmişken gitsem mi diyorum
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Gidin.net
Plan, rez yapıp gitmesem mi durumunda çok kaldım. Gidince bir kez bile pişman olmadım ve -maaşlı çalışan olarak- yaptığım harcamaları ödeyemediğim olmadı. Gidin, iki günde dünyaları yiyecek değilsiniz. Eşinize ve bebeğe de güzel hediyeler alın derim.
Bon voyage!
+2
lil siztah
(27.03.26)
Aman hafta sonuymuş zaten sadece, gidiverin ne olacak.
+1
penceredengorunenmorbina
(27.03.26)
ödeme hiç yapılmadı, ödenene para yok. sıfırdan alacagm
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
aaaa, hemen fikrimi değiştiriyorum öyleyse!
tabii ki gitmeyip, eşinizle bebeği bırakabilmeyi garantilediğiniz yeni bir plan yapınız.
+2
lil siztah
(27.03.26)
(7)

Süpermarkette anonimlik

WithWorth
Migrostan söylemesi ayıp iki ferrero rocher aldığımdan beri işyeri bilgisayarımda ferrero rocher reklamı izliyorum.Anonimliği migros kartımı okutunca mı kaybettim ?Yoksa banka kartı ile ödeme yaptığım için mi ?Nakite bulaşmadan anonimlik mümkün mü süpermarket alışverişlerinde ?
Migrostan söylemesi ayıp iki ferrero rocher aldığımdan beri işyeri bilgisayarımda ferrero rocher reklamı izliyorum.
Anonimliği migros kartımı okutunca mı kaybettim ?
Yoksa banka kartı ile ödeme yaptığım için mi ?
Nakite bulaşmadan anonimlik mümkün mü süpermarket alışverişlerinde ?
0
WithWorth
(14.03.26)
Yanına belli olmasın diye başka şeyler ekle, tuz ruhu, domestos falan 😁
0
olaylar olaylar
(14.03.26)
ferrero alana neden ferrero reklamı gösteriyorlar, bence saçma olan bu. gideyim biraz daha alayım mı diyeceksiniz?
+2
malheiros
(14.03.26)
Uzuuun zamandır almadım, bana da sık sık reklamı çıkıyor.
0
ekimoloji
(14.03.26)
Migros kartından tabii ki
0
osssy
(14.03.26)
Önceden nette aratmışsınızdır, stoğuna, fiyatına bakmışsınızdır vs. ondandır.
0
orient blue
(14.03.26)
Google migros alışverinizi pek takip edebilir değil, yani migros dijital olarak saklıyor ne aldığınızı ama o bilgi migros'un cüzdan uygulamasında son alışverişlerimde görünüyor, bunu da google'ın takip edebildiğini zannetmiyorum. Sizin ve bir çok insanın durumu algıda seçicilik kaynaklı oluyor, belki o reklamı zaten görüyordunuz ve o sebepten aldınız, aynı zamanda ferrero bu ay galiba ekstra reklam kampanylaarı da yapıyor galiba, instagramda sabancı ailesinden biri ile influencer reklam falan da vermişti, yani bu sebeple olup algıda seçicilik olmuş olabilir. Hepimiz sık sık cola içiyoruz tv'de gördüğümüzde nereden biliyorlar demiyoruz :)
+3
atom karincanin torunu
(14.03.26)
Migros'un bunu google paylaşmadığına emin miyiz?
0
co2s2
(16.03.26)
(1)

şirket banka hesabı

kojonotsuki
limited şirket için banka öneriniz var mı? bireysel olarak ortakların çalıştığı bankada mı hesap açmak mantıklı mesela?
limited şirket için banka öneriniz var mı? bireysel olarak ortakların çalıştığı bankada mı hesap açmak mantıklı mesela?
0
kojonotsuki
(09.03.26)
Ne kadar az bankayla bile demeyeceğim, ne kadar az şubeyle muhatap olursanız, o kadar kafanız rahat olacaktır. Fakat şirket için mutlaka bir tane kamu bankasından da hesap olması gerekli. şirket için açmayacaksanız bile sizin 3 bankadan birinde hesabınız olması iyi olur. Şirket için de açarsanız o daha iyi.
0
malheiros
(09.03.26)
(9)

flörtünüz böyle bi şey dese soğur musunuz

asap raki
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
çalıştığı şirketle ilgili konuşurken patronun kızını attı önce, sonra da oğlunu attı, oğlu için ‘çocuk çok farklı bi olay yaa’ dedi. aynı ofiste çalışıyorlar, büyük bir şirket. beni çok soğuttu bu. siz ne düşünürsünüz?
+2
asap raki
(09.03.26)
o patronun oğluna gitsin, sen de patronun kızına git işte.
+2
malheiros
(09.03.26)
Alacagini al, yol ver.
-1
die fetten jahre sind vorbei
(09.03.26)
Buz gibi
0
okumakserbestbegenmeksart
(09.03.26)
Evett
0
gabe h coud
(09.03.26)
Dervişin fikri neyse zikri de odur.
0
kizil karga
(09.03.26)
Flört ettiğinizi biliyor mu?
0
muhayyer divan
(09.03.26)
@muhayyer

biliyor tabi, fiziksel bi şeyler de yaşandı
0
🌸asap raki
(09.03.26)
uzak durulmalı. basitliğe gerek yok ya.
+1
suicmeyenadam
(09.03.26)
@asap raki

Yuh diyorum 🫢🫢🫢
0
muhayyer divan
(15.03.26)
(2)

İphone 2.2 TB alanım var ama hafıza dolu uyarısı veriyor.

ground
Ben bu 2 TB alanı boşa mı aldım. Eskiden 200 GB alanı sürekli indirip silerek kullanıyordum. 2 TB satın aldım. Ama eski tas eski hamam. Bir yerlerde yanlış mı yapıyorum? Şu anda saklama alanı 216gb/2tb gösteriyor icloud. (İphone 14 promax)
Ben bu 2 TB alanı boşa mı aldım. Eskiden 200 GB alanı sürekli indirip silerek kullanıyordum. 2 TB satın aldım. Ama eski tas eski hamam. Bir yerlerde yanlış mı yapıyorum? Şu anda saklama alanı 216gb/2tb gösteriyor icloud. (İphone 14 promax)
0
ground
(04.03.26)
telefon hafızası dolmuş.
+1
malheiros
(04.03.26)
Telefon hafızası dolmuş +1

Öneriler:
Ayarlar / Genel / iPhone Saklama Alanı kısmına girin ve hangi uygulamalar çok yer kaplıyor önce buna bakın.

- Whatsapp'ta sohbetlerde gereksiz bir dosya/belge/görsel kalabalığı oluyor. Telefonu en çok şişiren şeylerden biri bu. Whatsapp ayarlarından depolamayı bulun. Büyük ve tekrar eden dosyaları silin.
- Instagram, Twitter, Facebook, Tiktok gibi yüksek boyutlu üçeriğe dayalı uygulamaların önbellekleri çok dolar. Bazı uygulamaların önbellek temizleme seçeneği oluyor ayarlarda. Olmayanlar için uygulamayı kaldırıp tekrar kurmak önbelleğin temizlenmesini sağlar. Bunları kontrol edin 1GB ve üstü önbellek varsa kaldırıp yeinden kurun.
- Fotoğraf/Video temizliği: 2TB alanınız olduğu için telefonda yer açmak adına şu ayarı yapın:
Ayarlar / Ad Soyad (en üstteki) / iCloud / Fotoğraflar (iCloud'a Kaydedildi bölümünde) / iPhone'da En İyi Saklama seçeneğini aktif hale getirin. Böylece uzun süre görüntülemediğiniz fotoğraf ve videolar iCloud'da saklanacak ve Fotoğraflar uygulamasına bir gölgesi bırakılarak telefon hafızasından kaldırılacak. Merak etmeyin, görüntülemek istediğinizde anında iCloud'dan otomatik olarak tekrar indirip görüntüleyebileceksiniz.
0
himmet dayi
(05.03.26)
(3)

demans problemleri

melodi
87 yaşındaki anneanneme başlangıç aşamasında demans teşhisi kondu. bazen bir anda herşeyi unutuyor bazen de deli gibi her şeyi hatırlıyor.(çok müdahale eden vs olursa error veriyor) ama asla unutkanlığını kabul etmiyor bu da bizi çok zorluyor. tek başına kalıyordu normalde, 2 aydır dayımlarda ama çe
87 yaşındaki anneanneme başlangıç aşamasında demans teşhisi kondu. bazen bir anda herşeyi unutuyor bazen de deli gibi her şeyi hatırlıyor.(çok müdahale eden vs olursa error veriyor) ama asla unutkanlığını kabul etmiyor bu da bizi çok zorluyor.

tek başına kalıyordu normalde, 2 aydır dayımlarda ama çevresindekileri de bu tavırları çok yoruyor, her konuda inatlaşıyor. bizimde böyle bir durumla alakalı tecrübemiz olmadığı için cinnet geçiriyoruz karşılıklı. evde yatılı bakıcı asla kabul etmiyor, dayımlarda yada ailemle de kalmıyor. ne yapsak ne etsek işin içinden çıkamıyoruz.
0
melodi
(02.03.26)
sizin yanınızda kalması lazım artık, öyle bir düzen kuracaksınız. bakıcıların %99'u sizin yapacağınız gibi refakat etmezler, hele yatılı olanların ne işlere bulaşacakları hiç belli olmaz. bakıcı olacaksa bile sizin evde olacak, mesela aile bireyleri işe güce gidiyorlarsa, gündüz gelecek, akşam gidecek falan. anneannemin bir yatılı bir de gündüz gelen bakıcısı vardı. evimiz büyük olduğu için öyle bir düzen kurmuştuk. gözümüzün önündeydi her şey. şimdi bu düzeni kurmanız lazım. kendi başına düşüp bir yerini kırması falan bir yana; bir yanına gittiğinizde çok garip manzaralarla karşılaşıp üzülebilirsiniz. kendisi istemiyorsa bile yapacaksınız.
0
malheiros
(02.03.26)
şimdiden kendinize iyi bir doktor bulun telefonla ilaç yazan tarzda çünkü atakları olacak beni zehirliyorlar diyecek ileri aşamada, genelde sakinleştiricide veriyor doktorlar durumu anlatırsanız ama şu an inatlaşması yaşayacağınız ilerdeki sorunların %1 i bile değil, bu hastalık en çok refakatçiyi hasta eden bir hastalık kim bakıyorsa sakin kalmalı , evde kalmıyorsa kesinlikle onun evine kamera kurun, ocağı açık unutur yangın çıkar.
bütün yaşlılar bakıcı kabul etmiyor ve sadece sizi zorluyor bu aklının yerinde olduğu bir anı yakalayıp ikna etmeniz lazım, benim ananem ile 10+ sene yaşadık şimdi buyuk teyze oldu çocuklarını dövmüş tava ile başlarını falan yarmış çocuklarının bakıcı istemiyorum diye, sonra sakinleştirici ilaca başladılar fln.. süreç zor facebookta dayanışma grupları var ordan herkesin bu sureçte neyaşadığını okuyup hazırlıklı olun geleceklere, çok geçmiş olsun
+1
eja
(03.03.26)
Geçmiş olsun babam 10 yıldır babaaneme bakıyor. Neyse ki huysuzluğu yoktu önce basit unutkanlıklar başladı. sonra çok soru sormayla, sonra yavaş yavaş insanları unutmaya başladı. yaşadığı yere yabancılaşmaya başladı. en sonunda en yakındakileri dahi unuttu. babam hariç herkesi unuttu. Son evrede babamı bile tanımıyor boş bakıyor, konuşamıyor. altına bez bağlıyor babam. banyo için birilerini çağırıyor.

Yatılı bakıcalar vardı ama ortalama 3 sene durup gidiyorlar kimse kalıcı kalmıyor. Onlarla uğraşması da zor. Merhametli mi, temiz mi, titiz mi...

Annemin babasında da vardı, büyük teyzem çok sabırlıydı günde 10 kere bişey sorsa teyzem tekrar tekrar baştan anlatırdı.

Ama bize sorunca 1-2 cevaplıyorsun sonra sinirleniyorsun tersliyorsun..... Sabır ve merhamet ayrı bir meziyet.

O yüzden mecbur bu tarz birisini bulacaksınız aileden veya birisi zor da olsa bu görevi üstlenecek başka yapacak bişey yok. Babam işini gücünü bıraktı hayatını annesine adadı, ona göre şekillendirdi.
+2
ananiyimioguz
(03.03.26)
(6)

Sahibinden sorusu

baldur2
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
0
baldur2
(26.02.26)
"o ev aslında yoktu, ama şöyle (.oktan) bir yer var onu gösterelim size" oyunu
+6
malheiros
(26.02.26)
Sahibinden gerçekten Google gibi çöplüğe döndü. Alternatifi çıksa iyi olacak. iPhone 17 yazın aratin her il ve ilçede aynı 3-5 kişinin ilanı var, başka neredeyse hiçbir ilan önünüze gelmiyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
üçkağıtta olabilir ama ev sahibi birden fazla emlakçıya vermiş olabilir. benzer bir durumda olan bir eve bakmıştın geçen sene. aynı ev için 5 farklı emlakçı farklı fiyatlarla ilan vermişti.
0
scudman1
(26.02.26)
Eğer fiyatlar piyasa normalinin altındaysa dolandırıcılık olma ihtimali yüksek. Uygun fiyata ev ilanı koyup, aradığınızda "çok ilgilenen var, isterseniz sembolik bir rakam gönderin, size opsiyonlayalım" diyorlar. Bu şekilde milleti dolandıran bir güruh var.
+1
cay koy geliyorum
(26.02.26)
çay koy +1 , bir arkadaşımın başına geldi benzer bir durum hatta yakınlarda, emlak alanında da mafyamsı bir tekelleşme mevcut
+1
darthvader
(26.02.26)
bunu önlemek için elektronik ilan doğrulama sistemi diye bir şey getiriyorlar. ev sahibinin e-devletten yetki vermediği emlakçılar ilana o evi koyamayacaklar. sarı sitede ilan sayısının aşırı düşeceği yönünde bir beklenti var. ne kadar başarılı olacak göreceğiz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.02.26)
(12)

Dolma kalem gurmeleri

webbrowser
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
Selamlar, ilk dolma kalemimi alacağım ama çok fazla fikrim ve bilgim yok. Ekonomik olarak üzmeyecek kalem ve mürekkep önerisinde bulunabilir misiniz? Bir de ufak açıklayıcı şekilde olursa sevinirim
0
webbrowser
(23.02.26)
Lamy
Başlangıç için üzmez. Hem popüler bir marka. hem de çizgi olarak daha sportif bir duruşu var. Zaten bu mecrada derinleşecekseniz, karşınıza zibilyon tane marka çıkacak, kullandıkça farkı farkedersiniz.
0
love and trust
(23.02.26)
Ekonomik olarak kasmayan ve iyi bir dolma kalem için Alman kalitesiyle Lamy'yi öneririm. Ben M serisini kullanuyorum çok memnunum. Yalnız kullanmadıkça kurur haberiniz olsun. Arada yazın çizin çok kullanmayacaksanız. Ben genelde imzalar için kullanıyorum.
0
elektr10
(23.02.26)
Facebook’ta “bana sıkça yaz” isimli oluşumu takip edebilirsiniz. Markalar, uçlar ve diğer detaylarla ilgili oldukça aktif bir grup.
0
love and trust
(23.02.26)
en ucuz kalem ve en ucuz mürekkep.

nerden baksan 100 küsur kalemim var. birini seçtim senin için.

imgyukle.com
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Pelican ineo ya da parker vector xl diyorum. Ama bu markaların başka modellerine de bakabilirsiniz.
Kendi marka tüpünü kullanıyorum ben o yüzden mürekkep önerim yok.
0
a perfect lie
(23.02.26)
lamy
0
lanc
(23.02.26)
Scrikss 419
Parker Jotter
Mürekkep için de benim en çok memnun kaldığım Waterman. Sonra Diamine.
+1
black holes in the sky
(23.02.26)
Platinum Preppy.
+2
malheiros
(23.02.26)
Lamy kullanıyorum ama Safari serisi plastik oluşuyla biraz kalitesiz hissi vermişti bana. Al-Star serisi alüminyum gövdeli, bende mat siyah modeli var, o seri daha bir dolma kalem hissi verebilir.
0
phoarbix
(23.02.26)
medium uclu Lamy.
0
cooperr
(23.02.26)
murekkep icin bulabilirsen rohrer & klingner.

kalem icin ya alman ya japon. benim gunluk kullandigim en favori kalemim sailor. ustune nib tanimam. ama pahali. (ilgilenen varsa 21 karat nibleri kaldiracaklar maliyetten oturu, hala bulunuyorken alin) daha giris seviyesinde platinum preppy'ler iyidir.

almanlardan amiral marka pelikan. ama yine bu da pahali olabilir. daha giris seviyesi icin lamy safari oneririm. faber castell denemedim onu da siparis edecegim yakinda. cunku ahsap govdeli yapiyorlar bir denemek istiyorum.
+1
antikadimag
(23.02.26)
lamy çok önerilmiş ama benim yıldızım barışmadı kendisiyle. safari için konuşuyorum, m uç bile olsa kağıdı çok çiziyor ve sert bir hissiyatı var. başlangıç için scrikss primeo ya da 419 önerebilirim. parker IM da güzel ama biraz nazlı bir kalem. bütçe varsa kaweco sport harika bir seçim olur. mürekkep olarak da başlangıçta konfor açısından kartuş tercih edilebilir ama marka konuşacaksak diamine tek geçerim.
+1
another satisfied lover
(24.02.26)
(5)

Arabaya karamelli latte döküldü :(

m e b
İyi geceler. Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve
İyi geceler.
Paket olarak eve karamelli latte götürüyordum. Dökülmesin diye de koltuğumun hemen arkasında yere koymuştum. Bir şapırtı sesi geldi ve hemen sağa çektim ve gördüm ki karamelli lattenin tamamı dökülmüş. Yarısı paspasa yarısı da yer döşemesine dökülmüş. Hemen peçete ile emdirdim iyice ve paspası da çırptım. Az önce de sabunlu suyla tekrar tekrar sildirdim. Sonra döşeme kokusu sıktım ve bir daha temizledim. Yine de karamelli latte kokuyor gibi. Ne yapabilirim başka? Koku oluşmaz değil mi? Süt değil ama sütlü kahve karışımı diye umudum var gibi ama :(
0
m e b
(20.02.26)
halı yıkama makinesi varsa döşemeyi ancak öyle tertemiz yaparsınız, silme ile çıkmaz. eğer plastiklere, aralara falan da girmişse onu da buharlı temizleyici ile çıkartırsınız.
+1
malheiros
(20.02.26)
Süt dökülmesi ile süt içeren birşeyin dökülmesi arasında çok fark olmaz sanırım, neticede o süt aşağılara gitmişse, ki gitmiş gibi duruyor. Korkunç sonuçları olabilir. Ekşisözlük'te vardı bu meseleyle ilgili uzunca bir yazı, bulamadım. Paspas sorun değil yıkanır. Keçe ve aşağılarına gittiyse onların sökülüp değişmesi gerekecektir. Birkaç güne kendini gösterir zaten. Gene de denemek isterseniz döşeme temizleyici köpükler var onlardan bol bol sıkıp biraz bekleyip silersiniz ama zor gibi. Yıkamacıya falan sormayın bence bu arada, onlara sorsan hallederiz der yapar işini alır parasını ama sorun çözülmediğiyle kalır.
+1
mbond
(20.02.26)
doseme halisinin altinda izolasyon var.
hepsinin sokulup, yikanip, kurutulmasi lazim.
yoksa o kokudan kurtulman im-kan-siz.
+2
cooperr
(20.02.26)
geçmiş olsun öncelikle. süt dökülmesi (evet latte de pratikte süt sayılır) iyimserliği kaldırmaz. gücünüzün yettiği en derin temizliği yaptırıp bu talihszi olayı gündeminizden tek seferde çıkarmanızı öneririm, diğer türlü bezdirebilir.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Hoş geldin havalar ısınınca Buram buram kokacak ceset kokusu bebek.

Detaylı temizletmeniz lazım döşeme altındaki yalıtım malzemesi, döşeme, paspaslar...

Şimdi serin havada olusacak kokmuyor yhaa serabına kapılırsanız muhtemelen şu an temizliğe vereceğiniz paranın 4-5 katı öder bir kac hafta sonra bu koku nasıl yeniden paydah oldu diye aklınızı çıldırırsınız satmaya kalksanız ağır hasarlı muamelesi yer
0
apocalipy
(21.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(1)

Restaurant borçlar - çıkmaz

sedereli
geçtiğimiz yaz turistik bir yerde bir restaurant açtım. işler beklediğim gibi gitmedi. kenarda ayırdığım bütçe sayesinde personelimin maaşını hiç aksatmadım ama sgk borcu ve vergi borcu aldı başını gitti. 4-5 aydır ödeyemiyorum. şu anda maaşları hala bir şekilde hallediyorum piyasaya da borcum yok a
geçtiğimiz yaz turistik bir yerde bir restaurant açtım. işler beklediğim gibi gitmedi. kenarda ayırdığım bütçe sayesinde personelimin maaşını hiç aksatmadım ama sgk borcu ve vergi borcu aldı başını gitti. 4-5 aydır ödeyemiyorum. şu anda maaşları hala bir şekilde hallediyorum piyasaya da borcum yok ama yaza kadar bu geriden gelen devlete olan borçları ödemeye başlama imkanım yok. işlerim sezonla beraber mayıs gibi artıp haziran-eylül arası iyi olmasını ümid ediyorum ama o zamana kadar bu sgk ve vergi borçları başıma iş açar mı sizce. ne yapmalıyım. pes etmek de istemiyorum. yapılandırmaya gitsem 3 ay boyunca peşinat veremeyeceğim için o da olmuyor. e haciz gelip hesaplarıma bloke koyarsa bu sefer iyice duman olacağım.
+1
sedereli
(15.02.26)
yeni bir yasa çıkardılar ve çıkmak üzere. sgk borçları 12 ay taksitlendiriliyor ve peşin ödeme zorunluluğu da yok. sizin durumunuzda başınıza gelecek en kötü şey vergi dairesinin banka hesaplarınıza bloke koymasıdır ki kendi şiketimden biliyorum, sizin şirket hesabına bloke gelmesi ve şirket aracı varsa haciz koyulması her an olabilir. sgk o işi biraz daha yavaştan alıyor. ben yerinizde olsam ilk önce vergi dairesine gider yapılandırma falan talep ederim. sonra sgk'ya gider yapılandırma talep edersiniz. ben olsam böyle yaparım.

sizin işler iyi gitmiyorsa ve vergi çıkıyorsa stopaj ödüyorsunuz demektir. ben olsam ilk buna çözüm bulmaya çalışırım. personel mi azaltırsınız, kiraladığınız yerden yaza kadar geçici olarak indirim mi istersiniz bilemiyorum veya şimdi kirayı düşük gösterip, işler açılınca üzerini tamamlamak üzere, yani yıllık ödeyeceğiniz kira ve stopaj aynı olacak şekilde bir çözüm olabilir mi mali müşavirinizle konuşun.
+1
malheiros
(15.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(6)

ev ile su sayacı arasındaki boru kime aittir?

kibritsuyu
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "ben
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.

bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?

net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "bence böyle olması lazım" şeklindeki fikirleriniz maalesef işime yaramıyor bu durumda.
0
kibritsuyu
(12.02.26)
genel kanı daire kapısının içerisi şahsa, dışarısı siteye aittir şeklinde ama kitapta ne yazıyor bilmiyorum.
0
antihero
(12.02.26)
Kat Mülkiyeti Kanunu Madde-4-Ortak Yerler şöyle belirtilir;

b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri.

Kapınızın dışına kadar ortak alan olduğu için, site içinde yapılacak tüm borulama masrafının; aidat, demirbaş ödemesi vb yollarla tüm maliklere bölüştürülmesi uygun olacaktır.
0
artci sarsinti
(13.02.26)
boruların geçirilmesi için yapılacak olan kazım, hafriyat, betonlama, vs. hepsi ortak olacak.

fakat yönetim diyor ki, sayaç ile eviniz arasındaki boru ortak değil, her evin kendine ait borusu var, bu boru sizin şahsınıza ait. dolayısıyla her eve giden boru uzunluğuna (yani evin sayaca uzaklığına) göre her eve farklı maliyet çıkıyor. malikler itiraz ediyor, ben de sitenin deneticisi olarak arada kaldım. zira dönüp bana girecek, bunun doğrusu nedir diye bana soracaklar.

evin içi/evin dışı diye genelleyemediğimiz durumlar var. mesela çatıya kendi şahsıma ait uydu anteni koydurdum, kablosunu çektirdim. bu ortak mı şimdi? kablo koparsa, anten bozulursa apartman mı yaptıracak dairenin dışında diye? hayır, anten de kablo da benim. ben yaptıracağım.

ya da mesela geçen ay doğalgaz tesisatında kaçak oldu, çağırdık. adam dedi ki sayaçtan önceyse apartmanı ilgilendirir, sayaçtan sonraysa siz yaptıracaksınız. aynı durum değil mi? doğalgaz sayacı evin önünde bile olsa, sayaçtan hemen sonraki, evin dışında bulunan dirsekten kaçtığı için ben ödemek durumunda kaldım. sayaçtan önceki boruda olsa apartman yaptıracaktı. sayaçla ev arasına mesafe girince yine siteye/apartmana mı ait oluyor?
0
🌸kibritsuyu
(13.02.26)
1. Yönetim planında, projelerinizde veya tapu parselasyon planından "ortak alanlar neresi ve nerede bitiyor" bunu öğreneceksiniz.
2. Ortak alanlardan geçen tüm altyapı siteye ait olacak.
3. Bir kat maliki de kafasına göre ben şuraya boru çekeyim kablo çekeyim diyemez, yine yönetim planınızda yazan %51, 3/5, 4/5, 5/5 gibi oy gerekli. Bu yapılırken de zaten karar da sadece o kişi kullanacaksa "tüm yükümlülükleri onda olmak üzere" diye alınır. Koparsa o tamir ettirir, site karışmaz. Zaten böyle bir karar da hiçbir zaman çıkmaz. Ben görmedim. Apartman çatısına anten koymak çok genel bir durum, o yüzden bununla kıyaslamak doğru değil.
4. Bence sizin bir avukatınızın da olması lazım. Ben de şu an site yönetim kurulundayım ve avukat var aylık 5-10 bin para ödeniyor ve böyle durumlarla direkt avukattan görüş de isteniyor.
0
malheiros
(13.02.26)
Sular idaresinin talebine karşı dava açın. Sitenin girişi ile benim evin arası 300 metre mesela ve bir sürü böyle ev var. Yüzlerce ayrı boru hattı çekilmesi gerekecek bu durumda. Oysa normali, dışarıdan ana su borusu hattı girer ve evler o borudan suyu alır. Evin aldığı suyu da sayaç kayda alır.
Sayaçların site dışına alındığı planda, site dışına gelen ana su borusuna, konut sayısı kadar boru eklenip, o borular sayaçlara bağlanacak, her sayaçtan da evlere ayrı ayrı boru çekilecek. Elektrik değil ki bu bir kabloyla halledilsin. Kaldı ki elektrikte de site girişinden ayrı ayrı hat çekilmez. Çok mantıksız bir durum bu. Yönetim sular idaresine itiraz etsin.
+1
dawsonscreek
(13.02.26)
Yönetim şundan dolayı yanlış düşünüyor, boruların geçeceği alanlar ortak alan içerisinde ve bu bir alt yapı imalatı. Boruların uzun veya kısa olması önemli değil. Çatının akması gibi düşünün, en üst kattakilerin evine akıyor ama bina ödüyor. Veya giriş katta oturanın da asansör bakım masrafı ödediği gibi.

Yani bir eve 10mt boru kullanılsa, diğerine 1000mt boru kullanılsa da ortak ödenmeli.
Uydu anteni örneği çok doğru bir örnek değil, çünkü ortak alana zaten bireysel olarak uydu anteni takamazsınız.
+1
artci sarsinti
(13.02.26)
(5)

Hastanede bahşiş veriyor musunuz?

ekimoloji
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işle
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işlerini yapıyorlar ekstra ilgi yok bir şey yok neden işlerini yaptıkları için bahşiş verelim ki? Diye düşünüyorum ama yanlış düşünen ben miyim merak ettim. Görgüsüzlüğü yapan bizsek bir daha sefere düzeltelim. Ben doğunca babam bayağı yüklü bahşiş vermiş hemşirelere mesela, hemşirelerin alması da garip geldi.
+3
ekimoloji
(12.02.26)
Var var bu saçmalıklar var.
Ben yeğenlerimin doğumlarında öğrenmiş bulundum. Hayırlı olsuncu adamlar var. Geliyor, hayırlı olsun gözünüz aydın cart curt bir şeyler söylüyor, ellerini ovuşturuyorlar. Bir dede bir taraftan, öbürü öbür taraftan ateşliyor. Böyle deli saçması bir düzenek görmedim. Çocuk doğdu diye bahşiş vereceksek bari doğumu yapan adama verseydik, siz ne alakasınız diye düşünüyor insan.

Aynısının bir de sıfır araba alınca, arabayı bayiinin kapısına getireni var mesela. O da bekliyor. Pompacı bekliyor falan. Evlenme sürecinde zaten tutan tuttuğunu gıdıklıyor. Bizim kültürümüz hep birilerini yolmak üzerine. Hayatında pozitif bir gelişme yaşandıysa, hiç tanımadığın insanlar onlara para vermeni istiyor.
+4
cay koy geliyorum
(12.02.26)
vermek zorunda kalıyorsun, özel hastanede (koç falan değildir muhtemelen, ama diğerlerinde) bile böyle. adam başında kırk defa geçmiş olsun, geçmiş olsun diye dolanıyor. bir kampanya başlatıp cimer'e yazalım, iyi olur.
+1
malheiros
(12.02.26)
doğumu bilemem ama bence yaşlı bakımı ve yaşlı birinin hastanede yatmasıyla ilgili durumda verilebilir. Sonradan da değil, ilk yattığında bahşiş vermeyi düşünürüm ki iyi baksınlar (tuvalet banyo vb. şeylere yardımcı oluyorlar sanırım, geçmişte dedemde bişeyler duyduğumu hatırlıyorum ama küçüktüm tam emin değilim)
0
nhk ni youkosu
(12.02.26)
ben dogdugumda (cerrahpasa'da) babam tüm hemsirelere bahsis dagitmis.
hatta bir hemsireye ek bahsis verdirtmis annem. sonbahar bebegiyim. hava sogukmus, emzirmeye anneme getirirken battaniyesiz getiriyormus. annem bir demis, iki demis, bakmis kadin düzelmiyor, ben zaten kuvözde yatiyorum sariliktan, o sicak ortamdan cikarip beni altimda sadece bez ile battaniyesiz getiriyormus hep, annem babama anlatmis durumu. babamdan ek bahsisi alinca battaniyemle getirilmeye baslanmisim. kadinin huyu düzelmis. var yani.
siz yanlis düsünmüyorsunuz ama düzen bu. türkiye'de yeni dogumda bebeklerin dövülerek sakat birakildigini düsününce, ben sahsen hemsirelere birer cumhuriyet bile takabilirim cocuguma bir sey yapmasinlar diye.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.26)
soruya cevap degil; ama zengin degilseniz turkiye'de bahsis baskisi yapanlara herkesin ayni tepkiyi vermesi gerekir. ben genelde surat yapanlara, bak kardesim ekonomi ortada. hepimiz gitgide fakirlesiyoruz. bu ortamda kimseye bahsis vermem. hadi eyvallah diyorum.
+2
buenosdias
(13.02.26)
(4)

Ticaret Sicil Gazetedi ile ilgili bir soru

dedeminhirkasi
Bir kooperatifin kurulus ilanına bakıyorum ama ana sözleşmesine ait maddelerin yarısı yok. 22. Maddeden 30. Maddeye geçmiş gazetede. Bu durum neden olur, tamamini kooperatif haricinde nasıl temin edebiliriz?
Bir kooperatifin kurulus ilanına bakıyorum ama ana sözleşmesine ait maddelerin yarısı yok. 22. Maddeden 30. Maddeye geçmiş gazetede. Bu durum neden olur, tamamini kooperatif haricinde nasıl temin edebiliriz?
0
dedeminhirkasi
(09.02.26)
ticaret sicil gazetesi halka açık bir gazete.

www.ticaretsicil.gov.tr

ticaret sicil müdürlüğü ve sicil numarası ile sorgulayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(09.02.26)
İşte oradaki sorgulamada zaten kuruluşa ait tüm maddeler yok.
0
🌸dedeminhirkasi
(09.02.26)
kooperatif bilgi sistemine de bakabilirsiniz, fakat ben şimdi baktım, sistemi taşımışlar ve kooperatiflere belgelerini yüklemeleri için zaman vermişler. benim üye olduğum kooperatif henüz yüklememiş. sizinki için bakın belki yüklemişlerse görürsünüz.
0
malheiros
(09.02.26)
çok düşük bir ihtimal de olsa, sizde o sayfa çıkmıyor olabilir. kooperatifin sicil müdürlüğünü ve sicil numarasını gönderin, bir de ben bakayım sicil gazetesinden
0
co2s2
(10.02.26)
(6)

Bu dükkanı almalı mıyım ?

ebeş
Selamlar, 2 Milyon tl değerinde pasaj içinde bir dükkan buldum, içinde kiracısı var ve 15 bin tl ödüyor. aşağıdaki mevcut varlık durumuma göre bu dükkanı satın almayı düşünüyorum. Üzerimde bir ev var.Soru 1: Bana bu durumda 1,5 milyon tl kredi çıkar mı ( kredi puan çok yüksek )Soru 2: dükkan için kr
Selamlar, 2 Milyon tl değerinde pasaj içinde bir dükkan buldum, içinde kiracısı var ve 15 bin tl ödüyor. aşağıdaki mevcut varlık durumuma göre bu dükkanı satın almayı düşünüyorum. Üzerimde bir ev var.

Soru 1: Bana bu durumda 1,5 milyon tl kredi çıkar mı ( kredi puan çok yüksek )
Soru 2: dükkan için kredi çekeceğim için konut kredisi olmuyor sanırım bu kredi hangi kapsama giriyor ?
Soru 3: Ev kirası ödemiyorum sizce bu yatırım mantıklı olur mu ?


Elimdeki birikimim : 600 bin tl
Aylık kira gelirim: 18 bin tl
Dükkan fiyat: 2 milyon tl
0
ebeş
(09.02.26)
Bence mantıklı olmaz. Ev kiraları 20 bin oldu. 15 bin kira ne iş yeri için. Faize bassan borca bulaşmadan 40 50 bin TLgetirecek.
+1
arbre
(09.02.26)
fiyatını iyi araştır. pasajlar eskisi gibi iş yapan yerler değil. zaten 10-15m2 falandır, tuvaleti-mutfağı yoktur ve onun için 2 milyon verilir mi? 5 milyon'a 100m2 büro alır 25'e kiraya verirsin, ama ileride pasajdan daha olacaktır. fiyatını buna göre değerlendir mutlaka ve şu an zaten herkes sıkışık, öyle istedikleri fiyatlar yok.
0
malheiros
(09.02.26)
Kira çarpanı 11 yıl. Mantıklı oluyor bu durumda.
Parayı faize yatırmanı, faizin daha çok getireceğini söyleyenler olabilir. Faize yatırılan ana paranın enflasyon karşısında nasıl eridiğine ama gayrimenkul fiyatlarında bu erimenin olmadığına hala akıllar ermedi nedense.

Yani mantıklıdır, alınır.
Kredi kısmını bilemiyorum.
-1
Mirket
(09.02.26)
Soru 2: dükkan için kredi çekeceğim için konut kredisi olmuyor sanırım bu kredi hangi kapsama giriyor ?

cihat dede anlatmıştı geçenlerde. ekspertiz değerinin %75'i kredi çıkıyor dükkan için. ilk evim vs gibi şartlar yok. istediğin kadar alabilirsin. faizi daha yüksek oluyomuş tabii ev kredisine göre.
+1
spirit crusher
(09.02.26)
Benzer rakamlara ben de bir yakınım için dükkan bakıyorum yatırımlık, 2 milyona 15 civarı kira getirisi bence iş yeri için iyi, çünkü ev kiralamadaki gibi ekstra vergi yükü olmuyor ve eskime amortisman giderleri daha az ama pasaj konusu düşündürücü. Düz ayak olmayan veya caddeye bakmayan yerler sadece m2'leri yüksek ise değerli benim gözümde.
0
creepy
(09.02.26)
Mantıklı. Daha mantıklısını yok hatta. Ofis/iş yeri her zaman daha iyidir konuttan. Kiracın kirayı vergiden düştüğü için ödemede sıkıntı çekmen pek olası değildir. Kiracı çıkınca yerine gelecek kiracı her zaman kendi tasarımını yaptığı için sana bir tadilat masrafı da çıkmaz. Ayrıca kira çarpanı 11 yıl bir yer bulmakta o kadar kolay değildir. Kredi bulman da konuta göre daha kolaydır.
0
onepointzero
(09.02.26)
(8)

sit alanı olan ev alınır mı?

princess eugenie
yaptırması nasıl oluyor?
yaptırması nasıl oluyor?
0
princess eugenie
(08.02.26)
sit alanı olan arsaya ev mi yaptıracaksınız, yapılmış evi mi alacaksınız?

4-5 sene öncesine kadar bodrum'da sit görünen yerlerde numune kazıları yaptırıyorlardı, ve bir şey çıkmıyorsa inşaat izni veriyorlardı. tabi bahsettiğim, bodrum merkezde kalmış küçük arsalar ve küçük inşaatlar. şimdi nasıldır bilmiyorum. ama dağ başındaki sit alanına aynı şekilde mi izin verilir veya verilir mi bilemem.

yapılmış evi alacaksanız, yıkım kararı çıkar mı bunu gidin belediyeden sorun. sonuçta oraya inşaatın yapılmasına göz yummuşlar, size her bilgiyi de vermek zorundalar. biz bilemeyiz, alırsınız, sonra yıkarlar öyle kalırsınız.
0
malheiros
(08.02.26)
aslında belki de sit alanı demek doğru olmadı. çok eski, şık bir ev. "anıtlar kurulu kararıyla restorasyon yapılabilir" deniyor.
0
🌸princess eugenie
(08.02.26)
boğaz ön görünüm gibi o zaman dediğiniz. zor bence. o işi yapan, prosedürü bilen mimarla çalışmanız gerekli. para varsa, restorasyondan sonra değecekse veya satılırsa kar edebilecekseniz girin. yoksa değmez. ha alıp çivi çakmadan oturursunuz, o da olabilir.
0
malheiros
(08.02.26)
Doğru tanım: eski eser tescilli parsel. Sit alanı ya da ön görünüm kavramları, yeni yapı inşaatını bağlar. Tescilli parseldeki binanın ömrü olduğunca aynı yapıyı onararak yaşatmak; ömrü bitince de aynısı rekonstrükte etmek, yani yeniden yaptırmaktan başka şansınız yok.

Restorasyon konusunda da, yapının durumuna göre aldığınızın 3-5 katı restorasyon masrafı çıkabilir + yalnızca projesinin onaylanması bile bir kaç yıl alır. Ciddi alıcıysanız, yapının bağlı olduğu “koruma bölge kurulu”na giderek bilgi almayı ihmal etmeyin. Onarım için başvuracağınız merci de burası. Ancak çatı onarımı, cephe boyası gibi yapıda önemli değişikliklere sebep olmayacak “basit onarım” gerekiyorsa, buna il ve ilçe belediyelerindeki “kudeb” birimleri bakıyor. Bu işler kısmi projeyle daha hızlı yapılabiliyor.

Özetle zengin ya da vakti bol birisi değilseniz çekilecek dert değil; girmeyin derim.
+1
lil siztah
(08.02.26)
ev yeni mi eski mi? dedemin evi Bursa'da sit alanı olarak belirlendi, satarken çok zorlandı ve baya ucuza gitti ev. ev 30 senelikti ve yıkılınca yerine yeni bir ev yapılmayacaktı.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
çok eski. boyutuna göre gayet ucuz. neden yapılmayacaktı?
0
🌸princess eugenie
(09.02.26)
Yukarıda söylediğim gibi, tescilli parselde aynı evi yeniden yapmak dışında seçeneğiniz yok.
0
lil siztah
(12.02.26)
anıtlar kurulu onaylasa bile yıllar sonra fikir değiştirip ya da hiç onaylamamış gibi tekrardan başınıza bela açabiliyor. sonra davalarla uğraşıp yıpranıyorsunuz. bu da burada dursun.
0
eileengray
(12.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(4)

Kentsel dönüşümdeki ev inşaaat esnasında nasıl satılır?

robokot
Diyelim ev kentsel dönüşüme gitti. Müteahhit ile anlaşıldı, imzalar atıldı, krediler çekildi (devlet kredisi) + hibe alındı, bina yıkıldı, inşaat başladı.Bu aşamada hakkımıza düşecek daire, tamamlanmasını beklemeden (karşı tarafa yüklenen riskler, ve tamamlanmasını beklenme durumu iskonto edilerek)
Diyelim ev kentsel dönüşüme gitti. Müteahhit ile anlaşıldı, imzalar atıldı, krediler çekildi (devlet kredisi) + hibe alındı, bina yıkıldı, inşaat başladı.

Bu aşamada hakkımıza düşecek daire, tamamlanmasını beklemeden (karşı tarafa yüklenen riskler, ve tamamlanmasını beklenme durumu iskonto edilerek) nasıl satılır? Elde henüz daire tapusu yok sonuçta.
0
robokot
(01.02.26)
Arsa payı satılıyodur.
0
(01.02.26)
kat irtifakı tapunuz çıkarsa o şekilde satabilirsiniz, yoksa noterde satış vaadi sözleşmesi ile.
0
malheiros
(01.02.26)
Satış sözleşmesi imzalanir. Tozkoparan da oldu böyle satislar
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
notere gidin, sorun, ne yapacağınızı anlatır.. ama sanki "satış vaadi sözleşmesi yapacaksınız" gibi geliyor
0
co2s2
(01.02.26)
(2)

seneler sonra sozluge girme nedenim, bana yapilan santaj baski ve tehditler sonrasinda sorum

plasticated
kendince aktif bir sozluk hesabina sahip arkadasim bir sabah bir kalkiyor hesabi ucmus. ben ne bileyim neden ucmus ama tutturdu ne yapacagim nereye yazacagim yok AIMe mi gideyim illa rusvet mi verelim. nedir napilir bilen var ise bi ses etsin, canimsiniz.
kendince aktif bir sozluk hesabina sahip arkadasim bir sabah bir kalkiyor hesabi ucmus. ben ne bileyim neden ucmus ama tutturdu ne yapacagim nereye yazacagim yok AIMe mi gideyim illa rusvet mi verelim. nedir napilir bilen var ise bi ses etsin, canimsiniz.
0
plasticated
(01.02.26)
Buradan görebilirsiniz neden uçmuş: eksisozluk.com
+1
malheiros
(01.02.26)
Yapacak pek bir şeyi yok uçmuşsa uçmuştur.
+2
kizil karga
(01.02.26)
(1)

gölbaşı'nda kooperatif arsası almak

tabudeviren
bir arkadaşım sordu, size sorayım dedim. hiç anlamadığım bir konu. arsa üzerinde betonarme ev var.riskleri nedir? neye dikkat etmek lazım.
bir arkadaşım sordu, size sorayım dedim. hiç anlamadığım bir konu. arsa üzerinde betonarme ev var.

riskleri nedir? neye dikkat etmek lazım.
0
tabudeviren
(31.01.26)
kooperatif size arsasını mı satacak yoksa kooperatif üyeliği mi alacaksınız? hobi bahçesidir, velihimmetli, hacımuratlı, gökçehöyük, topaklı vb. buralardaki hobi bahçelerine ceza yazıyorlar ve yakında yıkım yapılacağı söylentisi de var. Yani kooperatife üye olursanız bunlara hazırlıklı olun. Koop size arsayı tümden satacaksa da üzerindeki yapıları siz yıkıp temizletmeniz gerekebilir, cezalar bu sefer size gelir.
+1
malheiros
(01.02.26)
(5)

işverenler, ücret ödemekten hazzetmediğiniz en büyük şey hangisi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
ben işveren olsaydım en çok şoförlere ve hamallara gıcık olurdum. sürücüsüz araç çıktığı an kredi çeker alırdım nokta net. yapay zekayla insan-makine etkileşimi kusursuz hale geldiğinde ilk önce hangi meslek bitirilmeli?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
konu ücret ödemekten hazzetmediğim 'şey' ise; damga vergisine gıcık oluyorum.
+4
galahad reloaded
(31.01.26)
kiranın stopajından özellikle nefret ediyorum.

yıllardır vergi ödüyorum ve vergi borcum asla ama asla bitmiyor.
+3
scudman1
(31.01.26)
mali müşavirlik: faturamı gelirimi giderimi zaten gerçek neyse onun üzerinden kesiyorum ediyorum. üzerine bir de ayda sadece 2 saat bunları gib'e girip bana beyannameleri tahakkukları yollayan adama 10 bin lira vermek zorundayım. bu koyuyor. kuzenler de mali müşavir ve biri zaten sorunlu mükellefler yüzünden işi bıraktı, diğeri de yapmıyor. yani mali müşavirler de şikayetçi, neden bu iş artık otomasyon gibi yürümüyor anlamıyorum. hatta kestiğim fatura bile elektronik, ben hiçbir şey girmeden vergimin bana tahakkuk etmesi gerekli. ama birileri suyun başını tutuyor...
+4
malheiros
(31.01.26)
Maaş vermek istemiyorlar sanırım.
Neyseki asgari ücret denen bir durum var . Yoksa bu ekonomik zorlukta sadece 10bin TL'ye sigortasız insan çalıştırmak isteyen patron(!) sayısı da az değil.
+1
diyecevaplandı
(31.01.26)
Stopaj +1
+1
benim bir gizli bildiğim var
(31.01.26)
(5)

bodrum'daki ev fiyatları

blackkmamba
şurada 15-20 milyona evler var. ucuz değil bodrum gibi bir yer için? ben 50 milyon üstüdür diye düşünüyordum. gerçek mi bu ilanlar? https://www.sahibinden.com/satilik-villa/mugla-bodrum-gumusluk-koyunbaba-mh.
şurada 15-20 milyona evler var. ucuz değil bodrum gibi bir yer için? ben 50 milyon üstüdür diye düşünüyordum. gerçek mi bu ilanlar?

www.sahibinden.com
0
blackkmamba
(26.01.26)
3 milyona da ev bulursun. Bodrum olunca 50 milyondan mı başlıyor? Bodrum'un onlarca mahallesi var Türkbükü tarafında bulamazsın mesala ama torba'da bulursun
0
croswell
(26.01.26)
bodrumda en fiyatları düştü bu arada kalabalık ve başka problemler yüzünden. ama bodrum büyük bi yer.
0
jelly bear
(26.01.26)
su yok su, gelen suda o kadar pis geliyorki, gümüşlükte pandemi öncesi çok uyguna satmıştık pandemide x5 oldu fiyatlar ama sonra yavaş yavaş düştü çünkü yazın su sürekli yok, gelen su çamurlu, tankerle su alınıyor sürekli, en son gelen suya arıtma taktık 1 haftada 1 aylık kadar kirlenmişti. 7-8m bir çok ilan var gerçek
0
eja
(26.01.26)
15-20 milyona Bodrum'da plajı olmayan, nispeten dağın başında, ama yeni yapılmış, modern mimari villa alacaksın. Değer mi? Eğer 12 ay oturacaksan, manzarası varsa değebilir. Ama yazlıkçı olacaksan tamamen pahalı, çünkü sen oraya denize girmeye geleceksin veya misafirin gelecek denize götüreceksin, ya belediye plajına, ya kıyıdan köşeden bir yerlerden girmeye çalışacaksın, ya da para ya kıyıp her gün paralı plajdan gireceksin. Eski kooperatiflerde sitelerinde aynı fiyata kendi plajı iskelesi olan yer alabiliyorsun, ama orada da evler eski, komşular emekli tipler bazıları ciddi problemli falan.

Bu arada Bodrum'un su problemi Ankara'nın su probleminin yanında devede kulak. Bodrum'da en azından isteyen kuyu vuruyor, arıtmasını yapıp suyu kullanıyor. Parası çoksa denizden arıtıyor. Ankara'da hiç su olmadığı gibi, kuyu da yasak.
+1
malheiros
(26.01.26)
ülkenin her yanında ev fiyatları artarken bodrum da düşüyor. Neden ipini koparan bodrum a gittiği için. bu yüzden belediyecilikte köy hizmeti alan bir yerin alt yapısı bitmiş durumda. Bodrum şu an bitik. geçen yaz mesela susuzluktan yazlıklarını kapatıp İstanbul'a döndüler. her gün elektrik kesintisi cabası.
güvenlik görünürde var fiiliyatta sıfıra yakın.
bu durumda her fiyata ev var.
-1
deepex
(26.01.26)
(2)

Protonvpn + Türk Telekom Krizi

milletin efendisi olmaya gelen adam
Selamlar romalılar, Umarım cumartesi gününüz harika geçiyordur. Protonvpn sunucularına TT tarafından uygulanan bir sansür mevcut mu? Bir cihazımda /protonvpn uygulaması ile değil wireguard üzerinden/ bağlantısı ara ara geliyor sonra uzun süre kesiliyor. Diğer wireguard hizmetlerim çalıştığı için wir
Selamlar romalılar,
Umarım cumartesi gününüz harika geçiyordur. Protonvpn sunucularına TT tarafından uygulanan bir sansür mevcut mu? Bir cihazımda /protonvpn uygulaması ile değil wireguard üzerinden/ bağlantısı ara ara geliyor sonra uzun süre kesiliyor. Diğer wireguard hizmetlerim çalıştığı için wireguard udp paketlerinin engellendiğini değil sunucu bazında bir engelleme yapıldığını düşündüm. Ne zaman torrent çalışmaya başlıyor patlıyor kendisi.
Bilenler aydınlatabilirse müteşekkir olurum.
Hepinizi öpüyorum,
Milletin efendisi
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(25.01.26)
protonvpn'i wireguard üzerinden mi kullanıyorsnuz. benim aklıma gelen mtu yüzünden olabileceği, ama bunu siz değiştirebiliyor musunuz bilmiyorum. kendi vpn'ininiz olsaydı deneyebilirdiniz veya gerek kalmazdı. proton sunucu tarafından sıkıntı olabilir. onun dışında client config'de persistentkeepalive yoksa ekleyin.
0
malheiros
(25.01.26)
@malheiros teşekkür ederim, kendi vpnimle alakalı zaten böyle bir problem yok udp paketlerin o yüzden engellenmediği kanısına vardım. persistentkeepalive'ı denedim ama sunucuya bağlanamayınca bir değişen bir şey olmadı. mtu ayarına da bakayım. işin enteresanı diğer protonvpn configlerimde bir sıkıntı olmuyor ya da ben farketmedim. torrent çektiğim için acaba çok trafik olunca mı bir sıkıntı çıkıyor çözemedim.
0
🌸milletin efendisi olmaya gelen adam
(25.01.26)
(5)

Kazada Değer Kaybı Nasıl Alınır?

dizicolleague
Pazartesi günü bir kargo firması kamyonu benim araca arkadan çarptı. Tutanaklar tutuldu, aracım serviste. İşe arabasız gitmem çok zor ve değer kaybı var (ağır hasar kayıtlıydı ama arka parçalar orijinaldi)Hem değer kaybını hem de işimden gücümden geri kalmamın masrafını en kolay yoldan nasıl alırım?
Pazartesi günü bir kargo firması kamyonu benim araca arkadan çarptı. Tutanaklar tutuldu, aracım serviste. İşe arabasız gitmem çok zor ve değer kaybı var (ağır hasar kayıtlıydı ama arka parçalar orijinaldi)

Hem değer kaybını hem de işimden gücümden geri kalmamın masrafını en kolay yoldan nasıl alırım?
0
dizicolleague
(22.01.26)
İkisi de dava ile olan şeyler, araç kiralamasanız bile artık son yıllarda emsal kararlar var araç mahrumiyet bedeli talep edebiliyorsunuz dava yoluyla.
0
kullanıcıadımbuolsun
(22.01.26)
değer kaybı için kendin de başvurabilirsin ama mahrumiyet bedelini avukatla çözebilirsin. o yüzden bir avukat bul ikisini de halleder.

ben de yakın zamanda yaşadım. 15k değer kaybı 30k mahrumiyet bedeli aldım. avukat %10'unu talep etti.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.01.26)
1. karşı tarafın trafik sigortasından siz başvuru yapacaksınız. burada bazı detaylar var ama siz adım adım oradan ilerleyip çözebilirsiniz.
2. avukata vereceksiniz, sizin yaptığınız işi komisyon karşılığı o yapacak.
zamanınız yoksa avukata verin. (bizzat bu işi yapan ofisler var, onlara vereceksiniz elbette)

fakat son başvurumda gördüğüm, karşı tarafın trafik sigortasının tüm yasal süresini sonuna kadar kullanmak için ayak direttiğiydi. 20 bin lira değer kaybını 6 ayda ödediler. para zaten kuşa döndü. bu durumda arada avukat olmasının da bir faydası yok. seçim size kalmış.
0
malheiros
(22.01.26)
geçen aylarda kaza sonrası karşı sigorta şirketine mail attım ve iban isteyip gönderdiler.

hdi idi karşı tarafın sigortası.
0
summerjam0306
(22.01.26)
ikame araç bedeli ve araç değer kaybını alabilirsiniz. sigorta şirketleri değer kaybını eskiden düşük hesaplıyorlardı şimdilerde fena değil. diğer kısmı ise sigortadan değil kazada kusurlu aracın sürücü ve sahibinden alabilirsin. bunun için avukatla hareket etmek mantıklı. yargılama biraz uzun sürsede tahkime başvurulursa süreç daha hızlı ilerliyor.
0
ground
(22.01.26)
(3)

mühendis mimar'lara yeşil pasaport

duyurukullanıcısı
bu iş olur mu? yoksa seçim yatırımı mı?mmo aidatlarını ödeyelim mi? oda'ya kayıt tarihi mi esas alınır?
bu iş olur mu? yoksa seçim yatırımı mı?

mmo aidatlarını ödeyelim mi? oda'ya kayıt tarihi mi esas alınır?
0
duyurukullanıcısı
(20.01.26)
chpnin verdiği bir önergenin kabul edildiği nerde görülmüş? olmaz.
+7
jelly bear
(20.01.26)
resmi işler için oda kayıt tarihi itibar alınıyor. aidatları ödeyip ödememek ise size kalmış. bu pasaport işi olmayacaktır, ama olursa eğer pasaport başvurusunu yaparken odaya borcu yoktur yazısı isteyeceklerdir. yani daha sonra da tamamını ödeyip halledebilirsiniz. ihaleye katılırken falan oda kayıt belgesi alınması zorunlu ise, sürekli ihaleye katılmayan mühendisler o belgeyi almak için birikmiş borçlarını kapatmak zorunda kalıyorlar. buradan çıkarın işte...
0
malheiros
(20.01.26)
Nasil secim yatirimi olabilir ki? AKP'ye oy vermek icin kirmizi cizgisi yesil pasaport olan biri var midir? Yoksa CHP icin mi secim yatirimi demek istediniz? EYT olayi farkliydi mesela, o meseleyi oy vermek icin sart olarak gorenler vardi. Neyse bence olmaz oyle birsey.
+1
mbond
(20.01.26)
(9)

30 yaş müstakil yazlık/sıfır apartman dairesi

istenmeyen evlat
selamlar, iyi akşamlar.sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum. birinci seçenek30 yaşında müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)konumu güzel, ars
selamlar, iyi akşamlar.

sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum.

birinci seçenek
30 yaşında
müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)
çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)
konumu güzel, arsa payı yüksek ve revaçta yazlık bölgesinde.
yazlık evlerin olduğu sokakta, araba geçmiyor
komşuluk ilişkileri var

ikinci seçenek
sıfır apartman dairesi
2+1 (Max 60 metrekaredir)
hiçbir masrafı yok
merkezi konumda
ana cadde üzerinde
komşuluk ilişkileri yok, caddedeki yeni yapılardan


denize mesafeleri aynı. hangisini seçerdiniz ve neden? buradaki akil yorumlara güveniyorum. çok teşekkürler.
0
istenmeyen evlat
(19.01.26)
kesinlikle 1. seçenek.
0
michael harddd
(19.01.26)
ucuncu secenek. alma.

yilda 1 ay kalacan diye tum parayi bir yere yoneltmek anlamsiz. bunun bakimi, temizligi, aidati hedesi hodosu var. eger sicak bir bolgeyse ekstra dezavantaj. kuresel isinma, kuraklik gibi gercekler var. eger denize yakin ferah bir yerse ve gelecekte oturmalik bir yerse is degisir.
0
buenosdias
(19.01.26)
Müstakil kelimesi konuyu kapatıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
Yazlık dediğin müstakil olur. Apartmanda aynı relax havayı yaşayamazsınız bence. Yazdan yaza gidecekseniz tadilatın bir kısmını göz ardı edebilirsiniz. Ancak eski eve çok ve değerli eşya koymayın; kışın çatı akabilir, hırsızın girmesi apartmana göre kolay olur vs. İyi tatiller.
0
lil siztah
(19.01.26)
1. tadilat için yeterli zaman/para varsa.

2+1 60 m2 bence küçük. yani yaşanır tabii ama müstakil ev tadı vermez. 30 yaş önemli değil. bakımı 500 bini falan geçmiyorsa 1 daha mantıklı bence.
0
jelly bear
(19.01.26)
"yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından" dediğin için birinci seçenek.
Yazlık yerlerde apartmanda kalmak iyi olmuyor.
Bakım masrafları için de üzülme, 25 yıldır yazlığımız var her sene bir şey yapılıyor, hiç bitmiyor, sende ara ara yaparsın :)
+1
pccopath
(20.01.26)
ikisini de almam.
devremulk alirim, duzgun bir yerden.
mis gibi, sifir bas agrisi. aidati ode bitti gitti.
-2
cooperr
(20.01.26)
müstakil her türlü iyi fakat bir o kadar da bütçe ayıracaksanız yapılmışını zaten bulursunuz.
+1
dirildimde geldim
(20.01.26)
apartmanın bahçesi ortak alan ise zulüm olur, hiç bulaşmayın. millet yukarıdan çöp atar, siz temizlersiniz, ama bahçede bir şey yapayım derseniz ortak alan deyip karşı çıkarlar. dumanı geliyor diye mangal yaktırmazlar vb.

bence birinci seçenek daha iyi olacaktır. bir proje yapıp, her sene bir tarafını yaptırırsınız. mesela ilk çatıdan başlarsınız, sonra dış cephe sonra banyolar, sonra odalar falan, en son da bahçeyi yaptırırsınız.
+1
malheiros
(20.01.26)
(7)

bu evde yangın riski var mı?

iwillsee
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir. ikincisi market mütahitin ki
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir.
ikincisi market mütahitin kiracısı. mütahit kira almıyor marketin aylık cirosunun % bilmem kaçını alıyor kira olarak o yüzden mütahit marketin köpeği olmuş. apartmanın dışını da marketin ambleminden olan renkle metal levhalarla kaplamış. apartmanın her yeri metal levhalarla kaplı hatta bu yüzden fare sorunsalı da çıktı çünkü fareler bu levhalarla duvar arasında kalan boşluklarda cirit atıyorlar neyse bu levha kaplaması yüzünden yazın yine apartman extradan aşırı sıcakladı.
üçüncüsü apartmanın diğer dükkan kiracılarından biri mangal malzemeleri satan bir market. çıra tutuşturucu kömür vs aklınıza gelen her türlü mangal malzemesi ve yanıcı madde hem depolanıyor hem satılıyor.
dördüncüsü apartmanın bir diğer kiracısı boyacı gibi bir şey depo olarak kullanıyor envai çeşit tiner boya vs. depolamış.
beşincisi apartmanın şortasındaki devasa boşluktan dolayı sıradan bir çıkış yok ortada 3 tane asansör kulesi var ve labirent gibi her bir kule başka yere çıkıyor biri normal giriş biri kapalı otopark biri de başka bilinmeyen bir yere. güya bunlar yangın merdiveniymiş ama hava ile en ufak bir temas yok.
ben bu apartmanda allah korusun bir yangın çıksa felaket senaryosu gibi hissediyorum. depolarda bu kadar yanıcı madde. devasa ve açık hava ile teması olmayan bir orta alan. labirent gibi merdiven ve asansör kuleleri. dışarıdaki metal kaplama..
yangın önlemi olarak en azından bir duman dedektörü falan taktırılsın dedim kimse beni sallamadı apartmanda.
sizce abartıyor muyum? tedirgin olmakta haklı mıyım?
önlem olarak ne yapabilirim..
yurtdışı yasağı gelmeden önce amazonda ev pencelerinden sarkıtılan portatif çelik merdivenlerden görmüş ve almak istemiştim ama apartmanın dışındaki absürt kaplamadan dolayı o da olmuyordu camdan sarkıtmak için. zaten şimdi yurtdışı alışverişi de yalan oldu.
her türlü önerinize açığım..
0
iwillsee
(19.01.26)
tüm bunları belediyeye cimere vs yazsana delikanlı
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
bu ülkede cümer ve belediyeler de sorun çözmekle bilinirdi zaten hanımefendi
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
Soru risk var mı diye başlamış ama, anlattığınıza göre apartmanda risk olmayan nokta yok. Belediye, cimer falan yazıp uğraşabilirsiniz ama müteahhitin muhakkak belediyede tanıdığı vardır; işine çomak sokulduğunu duyması iyi olmayabilir.. Bence dilediğiniz güvenliği sağlamanın tek yolu bu evden taşınmak olur.
+2
lil siztah
(19.01.26)
sanane.
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
levhalar ve sıcaklama konusunda yeni izlediğim bir video. sistemi eksk yapmışlar. tam da yalıtım için yapılıyormuş aslında.
www.youtube.com
0
ground
(20.01.26)
o apartmanın ortasında devasa boşluk yangın esnasında baca etkisi yapıyor, sizin evinize sıçramayacak olsa bile dumandan zehirlenip ölmeniz mümkün. kaygılarınızda haklısınız. belki apartman x senesinde y yangın yönetmeliğine uygun bir şekilde altında ticari alanlar olabilecek şekilde planlandı; belki de buralar hiç öyle ticari alan değildi sonradan cinsi değiştirildi vb. siz bu kaygılarınızı ilk önce yönetim ile yüz yüze görüşün, eğer sallıyorsa yazı gönderin, sonra da belediyeye şikayet dilekçesi verin. fakat bu durumda size fatura çıkacaktır. yani binanın yangın yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için maliklerden para toplanacaktır.
+1
malheiros
(20.01.26)
ayrıl coco. anlattıklarına göre tehlike büyük.
+1
scudman1
(20.01.26)
(2)

Bir ilin tapu dairesinden, farklı ildeki evime iptek koyulabilir mi?

winston insani
MerhabalarA şehrinde yaşıyorum.B şehrinde bir evim var, ben bu eve A şehrinin tapu dairesinden ipotek koydurabilir miyim? Yoksa illa B şehrine gidip oranın tapu dairesinden mi yapmam gerekiyor?
Merhabalar

A şehrinde yaşıyorum.

B şehrinde bir evim var, ben bu eve A şehrinin tapu dairesinden ipotek koydurabilir miyim?

Yoksa illa B şehrine gidip oranın tapu dairesinden mi yapmam gerekiyor?
0
winston insani
(19.01.26)
webtapu'dan başvuru yapacaksınız. yapılır ama sizin başvurduğunuz müdürlük, taşınmazın olduğu müdürlükten onay falan alıyor, uzun sürebiliyor. satış işlemlerinde 1 hafta 10 gün olduğunu bilirim. ayrıca tapu harcını da 2 katı ödüyorsunuz.
0
malheiros
(19.01.26)
Üstteki bilgiye ek olarak tapu harcını değil döner sermaye ücretini iki kat olarak ödüyorsunuz.
0
Smithsonian
(19.01.26)
(8)

Ev satışında emlakçı kullanma

adivar
Kendim güzelce bir ilan girmeme, makul bir fiyat yazmama rağmen emlakçılardan başka arayan yok. Bunlardan birine yetki verirsek de kendimiz satarsak cezası var biliyorum. Bir yandan da yeni ev bakarken aynı evin 7-8 farklı emlakçıdan ilanını görüyorum.Görülüyor ki bu insanlara emlakçı aracılığıyla s
Kendim güzelce bir ilan girmeme, makul bir fiyat yazmama rağmen emlakçılardan başka arayan yok. Bunlardan birine yetki verirsek de kendimiz satarsak cezası var biliyorum.
Bir yandan da yeni ev bakarken aynı evin 7-8 farklı emlakçıdan ilanını görüyorum.
Görülüyor ki bu insanlara emlakçı aracılığıyla satış yapacağız.
Peki bu emlakçılarla nasıl dans edeceğiz?
Tecrübeliler yazarsa sevinirim.
+1
adivar
(17.01.26)
şu an piyasa çok kötü. hiç öyle emlakçı falan aramayın. müşterim var, networkümüz var falan sallayın; emlakçı size eninde sonunda düşük fiyatlı bir alıcı getirip, sattırıp komisyonunu alacak. eğer kendiniz randevu verip evi gösterecek zamanınız olmayacaksa, verin bir emlakçıya, ama diğer türlü müşteri varsa bulur merak etmeyin. evin dışına sahibinden satılık afişinizi de koyun. sitelere ilan da verin tamam.
+2
malheiros
(17.01.26)
Emlakçı olayında ben de önyargılıyım ama tavsiyem kurumsal bir emlak şirketiyle anlaşman senin için daha iyi olur. İstediklerini peşin peşin söylersin. Bazı çakal semt emlakçıları satıcıyla ayrı, alıcıyla ayrı fiyat üzerinden anlaşma yapıyor.. Fiyat çalışması yaparlar, ellerindeki bütün ilanlara istinaden bir emsal değer belirlerler falan filan.
0
yankee jumping
(17.01.26)
Emlakçı ile anlaşırken belli bir süre koyun ve anlaşmanızda bu yazsın.
Mesela evi 6 ay sonunda satamazsa yetkisi iptal olsun gibi. Başka emlakçıya geçin.

Evi sizin bir tanıdığınız satın almaya karar verirse komisyon ödemek zorunda kalıp kalmayacağını sorun mümkünse yazılı cevap versin.
0
michael_knight
(17.01.26)
makul bir fiyat yazmıyor olabilir misin? fiyatları sarı sitedeki muadillere bakarak yazıyorsun muhtemelen ama o fiyatları emlakçılar şişiriyor zaten. şu an emlak piyasası durgun. emlakçıya versen de o "makul" dediğin fiyattan satamayacak.
+3
abelardo
(17.01.26)
Emlakçı bana satış garantisi vermiyor, bana satamadığı süre için bir avantaj (kira alıyormuşum gibi) sunmuyor, ama 'kurumsalım' ayağına sözleşme imzalatıp satmama engel oluyor. Bu durum bana makul gelmiyor. Müşteri adayı, emlakçıyı pas geçmesin diye benim ilan vermemi istemiyor, ki buna lafım yok, emeğinin karşılığını almasından yanayım.
İkimizin ilanı da dursun, müşteri önce kimi bulursa onun kısmeti olsun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.01.26)
ben de aylarca uğraştım satamadım. bir emlakçıya verdim 2 haftada gitti.
0
summerjam0306
(17.01.26)
Fiyat makulse ilanda bekleyin. Gayrimenkul satisi uzun surebilir. Fakat benim gordugum genelde sahibinden ilanlar yuksek yazip uygun yazdigini dusunuyor. Uzun suredir arayan yoksa veya hizli satmak istiyorsaniz fiyati dusurmeniz gerekli. Emlakci da zaten size gelen teklifi size iletecek, istediginiz fiyati degil. Belki gelen tekliften daha iyi faydalanmayi bilebilir ama gelmeyen ilgiyi getirtemez.
0
osssy
(17.01.26)
Şans işi 3 ay arayan olmadı vazgeçtik kaldırdık ilandan sonra 1 yıl sonra çok daha yükseğe koydum (enflasyon oran orantı olarakda yüksek) ikinci günde satıldı.
Birazda şans işte. İmkanın varsa Emlakçıdan uzak dur +1
0
basond
(17.01.26)
(2)

Arabanın kapıları otomatik olarak açılmıyor

Unde bach canim
2008 model audi a3 var. Önce bagaj kapısı sonra yolcu tarafı şimdi de şoför kapısı (araç iki kapılı model) dahil hiçbiri anahtar sokup açmazsan kumandayla açılmıyor. Araç tepki veriyor ama kilit açılmıyor. Bagaja tepki de vermiyor.Sorun şase falan olabilir mi mekanik mi elektrik mi çözemedim. Ustaya
2008 model audi a3 var. Önce bagaj kapısı sonra yolcu tarafı şimdi de şoför kapısı (araç iki kapılı model) dahil hiçbiri anahtar sokup açmazsan kumandayla açılmıyor. Araç tepki veriyor ama kilit açılmıyor. Bagaja tepki de vermiyor.

Sorun şase falan olabilir mi mekanik mi elektrik mi çözemedim. Ustaya götürmeden önce sorayım dedim
0
Unde bach canim
(15.01.26)
Ankara'daysanız Şaşmaz'da Vastek Oto Elektrik var, oraya götürün, yaparlar, yapamazlarsa da nokta atışı kimin yapacağını söylerler.
0
malheiros
(15.01.26)
@malheiros
Maalesef hocam.
0
🌸Unde bach canim
(19.01.26)
(4)

Altın sertifikaları için satış emri versem satılma ihtimali nedir? Satılmasa bile satış emri versem bir zararı olur mu?

santimantal
55 liradan almıştım.Malumunuz günlerdir yüzde beş-yüzde beş düşüyor.Satılmayı bekleyen 27 milyon, 50 milyon, 75 milyon lot bekliyor bilgisini duyunca bana sıra gelmez diye satış emri vermedim.Ama imkânı olsa satmak isterdim.Bilenler aydınlatabilir mi? Satış emri vermeyerek hata mı ettim? Mesela ikin
55 liradan almıştım.
Malumunuz günlerdir yüzde beş-yüzde beş düşüyor.
Satılmayı bekleyen 27 milyon, 50 milyon, 75 milyon lot bekliyor bilgisini duyunca bana sıra gelmez diye satış emri vermedim.
Ama imkânı olsa satmak isterdim.

Bilenler aydınlatabilir mi? Satış emri vermeyerek hata mı ettim? Mesela ikinci, üçüncü günde emir versem satma şansım olabilir miyid?

Hâlen satma şansım var mı? Emir vereyim mi?

Satılmasa bile emir versem bir şey olur mu? (Saçma bir soru ama bilmediğim bir alan olduğu için emin olmak için soruyorum.)
0
santimantal
(14.01.26)
alıcı olmadıktan satış emrinin manası yok. ama siz yine verin, emir dursun, bakarsınız altın fiyatları zıplar o zaman alıcı çıkarsa sizin emir de gerçekleşir.
0
malheiros
(14.01.26)
her akşam 18.10 gibi ertesi günün taban fiyatına emir girersen çok küçücük bir ihtimal satılabilir belki. aıcı satıcı durumu ne bilmiyorum, ilgilenmiyorum da. alıcı yoksa asla satılamaz isterse 1 liraya düşsün.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.01.26)
taban bozmadığı sürece sıra sana gelmez
0
bobinhoo
(14.01.26)
Acil paraya ihtiyacınız yoksa dursun. Altının gramı 6500 TL civarı. Yani en fazla 65'e kadar düşebilir.
Panikle sattırıp, tepeden aldırıyorlar. Kendileri de tepede satıp, dipten topluyorlar. Borsa tam ali cengiz yeri oldu.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.01.26)
(1)

Su Deposu

rock n roll
Merhaba Ankara'da yaşayan ve su deposu olan kişiler kaça yaptırdınız? Apartman için soruyorum. Bir de bu konu hakkında hiç bilgim yok, örneğin 12 daireden oluşan bir apartmana nasıl bir su deposu uygun olur? Yakın zamanda yaptıran varsa kaça yaptırdınız? Fikir edinmek amaçlı soruyorum.
Merhaba

Ankara'da yaşayan ve su deposu olan kişiler kaça yaptırdınız? Apartman için soruyorum.
Bir de bu konu hakkında hiç bilgim yok, örneğin 12 daireden oluşan bir apartmana nasıl bir su deposu uygun olur? Yakın zamanda yaptıran varsa kaça yaptırdınız? Fikir edinmek amaçlı soruyorum.
0
rock n roll
(13.01.26)
kişi başı tükeyim 110lt/gün olarak hesaplanır. 12 x 2 = 24 x .11 ~ günde yaklaşık 3 ton su gider. siz apartmanda yeriniz varsa 10 ton gibi prizmatik paslanmaz çelik depo yaptıracaksınız. Bunun içinde bodrumda yeriniz olacak, hidrofor da alacaksınız. bir firma çağırın, gelsin teklif versin.

Ayrıca tesisatınızda da şöyle bir şey yaptırmanız gerekli: bazı binalarda depoyu aski'den kaçak gibi dolduruyorlar, ama sonra su kesilince depodaki su abonelerin sayaçlarından geçip faturalandırılıyor. şimdi bu son kesintilerde binalar tankerle parasını vererek dışardan depolarına su bastırdılar. bu suya para verip sonra tekrar aski'den fatura almamak üzere sayaçların olduğu yerde revizyon yaptırmanız gerekli. daha önce böyle şeyler olmuyordu, fakat bu gidişle olacağa benziyor. yani siz bina için de bir abonelik alıp (zaten hazırda olabilir) depoyu bununla doldurup, bunu da kim kullanıyor ayrıca kat maliklerine ödetmek istiyorsanız süzme sayaçlar koyup öyle kontrol etmeniz gerekli.
0
malheiros
(13.01.26)
(3)

Haftalik asgari ücret?

dapda
Mutemet, muhasebeci arkadaslar bakabilir mi?Günümüz asgari ücretinden (28bin 75tl) maaş odeyen bir patron, calisanina haftalik ne kadar para vermek zorunda?(patron maaşları aylik değil haftalik ödüyor) Patronun neden haftalik odedigi de ayri bir soru isareti zaten..
Mutemet, muhasebeci arkadaslar bakabilir mi?
Günümüz asgari ücretinden (28bin 75tl) maaş odeyen bir patron, calisanina haftalik ne kadar para vermek zorunda?

(patron maaşları aylik değil haftalik ödüyor) Patronun neden haftalik odedigi de ayri bir soru isareti zaten..
0
dapda
(04.01.26)
İşverene kalmış... ama ben olsam şöyle yaparım:
Ayın 1'i çarşamba diyelim ve o ay 31 çeksin,
İlk hafta 1-7'sinin ödemesini, 8'i perşembe günü 28.075 / 31 x 7 olarak yaparım.
Elbette 7 gün çalıştığını ve bu günler için sözleşme/yasal izinlere göre 1-2 gün çalışmadığını da varsayıyorum.
Ayın sonunda kalan 3'ünü ya ayın birinde öderim, ya da ertesi haftanın ilk hakedişinde 3 + 7 olarak öderim.
ama sigortanız 28-29-30-31 gün de çalışma olsa 30 gün gösterilir, onun durumu farklı.
0
malheiros
(04.01.26)
geçen gün de aynısını sordun, muhasebeci arkadaş cevap verdi. ama bu işin doğrusu bu. matematik sora sora değişmiyor.

asgari ücret; komisyon tarafından günlük ve brüt olarak belirlenir ve resmi gazetede de bu şekilde yayınlanır. bakınız: www.resmigazete.gov.tr

"asgari ücretin günlük tutarının 01.01.2026 ile 31.12.2026 tarihleri arasında günlük brüt 1.101,00 TL olmasına" dediğin zaman sen çıkıp "ee cebe kaç para girecek reyiz onu söyle" diyeceğin için yayın organları kimse zahmet etmeden cebine girecek parayı anlasın diye 30 ile çarpıp, netini bulup (%15 düşeceksin) 28.075 lira diye hesaplayıp söylüyorlar.

o yüzden açıklanan net rakamı 31'e falan bölmeyeceksiniz. asgari ücretin günlük tutarı zaten belli, brüt 1.101 (bin yüz bir) lira. bunun da neti, %14 sgk işçi primi + %1 işsizlik primi, toplam %15 kesildikten sonra 935,85 lira. bir günlük net asgari ücret bu (isterseniz 30 ile çarpıp sağlamasını yapın, bakın ne çıkıyor).

haftalık, yani 7 günde bir maaş ödeyen bunu 7 ile çarpıp öder. ben çok egzantirik aykırı bir işverenim 9 günde bir öderim diyen varsa 9 ile çarpıp öder. 23 günde bir öderim ben iyice manyağım diyen 23 ile çarpıp öder.

ay 30 gün kabul edilir, kaç günde bir öderse ödesin, sgk aylık olarak bildirilir, aylık brüt tutar (1.101 x 30 = 33.030 lira) üzerinden prim hesaplanır.
+2
kibritsuyu
(04.01.26)
28,075 x 12 = 336,900tl senelik net
336,900 / 52 = 6,478.8tl haftalik net
ayin kac cektiginin onemi yok..
0
cooperr
(05.01.26)
(4)

Yerden ısıtmalı evde oturan var mı aramızda? Artıları ve eksileri nelerdir?

winston insani
Merhabalar,Aramızda yerden ısıtmalı evde oturan var mıdır acaba? Tecrübelerini alsak?
Merhabalar,

Aramızda yerden ısıtmalı evde oturan var mıdır acaba? Tecrübelerini alsak?
0
winston insani
(01.01.26)
Artilari
+ev cokkkk sicak tshirt sortla takilirsin
+balkon da sicak
+kalorifer peteginin kotu goruntusu ve kiri yok

Eksileri
-nem oranini dusuruyo
-yere bisiy koyamiosun xd
-bu kisimdan emin diilim ama bir ariza ciktiginda belki tamirati zor olabilir

Özet: yerden isitma super konforlu bisiy
+1
üğpoıuy
(01.01.26)
ben merkezi sistem ama yerden ısıtma sitelerde (2 farklı site) 5 buçuk senedir oturuyorum. çok memnunum. geç ısınıp, geç soğuyor. binaların yalıtımları da iyi olduğu için ısıtmayı açınca konforlu oluyor. şimdi oturduğum dairede oda termostatı bir salonda, bir de ebeveyn yatak odasında var. eskisinde her odada vardı ve istediğiniz yeri açıp kapatabiliyordunuz. bunda biraz o yanı kötü, yatak odasını açınca her yer açılıyor, hoş kolektörden kapatılabilir ama uğraşmam onunla.

bu arada yerden ısıtma, merkezi sistem olmayan, kişilerin de fikirleri önemli. bizim sitelerde minimum 15 derece kuralı var ve hiç yakmamanız mümkün değil. belki alt üstü hiç yakmayan dairelerde durum farklı olabilir.
0
malheiros
(01.01.26)
(git: 1547022)
Yerden ısıtma diye ararsanız konuyla ilgili birkaç soru daha var.
Ben kombili ve yerden ısıtmalı bir dairede birkaç sene yaşadım, çok konforluydu çok seviyordum.
0
kobuzchu kiz
(01.01.26)
benim kirada oturduğum ev alttan ısıtmalıydı.
çok konforlu. severek oturdum. özellikle 70m2 civarı 2+1 evlerde petek olmaması evi daha kullanışlı yapıyor. çünkü petek hem odayı az da olsa daraltıyor hem de eşya koyarken önünü boş bırakmak gerekiyor.

şimdiki oturduğum ev de alttan ısıtmalı. çok memnunum. ısıtma kabileyeti olarak aynı evi hem petekli hem alttan ısıtmalı olarak kullanmadığım için tam bir mukayyese edemem ama bu iki evde de üşümedim üşümüyorum. önceki petekli evlerde üşüyordum ve gözüm sürekli kombideydi.

geçenlerde yakın zaman önce bir hafta kadar evde değildim. kombi kapalıydı. kar henüz yoktu ama havalar soğuktu. eve geldiğimde evin sıcaklığı 10 derece civarındaydı. 20-23 derece olması için 6-7 saat yakmam gerekti. petekli olsa daha çabuk ısınır mıydı emin değilim.

fatura olarak da yine petekli eve kıyasla daha fazla yaktığını düşünmüyorum. konforu düşünüldüğünde az bile yakıyor denilebilir belki.

olumsuz yan bilmiyorum, aklıma gelmedi.
olumlu olarak ise, konfor, yakıt tasarrufu, alandan tasarruf.

eski evimde, altı ve yanları boş olan oturma odası soğuk oluyordu. o ısınsın diye yüksek yakıyordum kombiyi bu durumda yatak odası çok sıcak oluyordu. o odayı kapatamamıştım. her yer yanıyordu. şimdiki evimde (normalde olması gerektiği gibi) her odanın borusu ayrı gerektiğinde bazı odaları kapatıyorum.

ben bundan sonra da alttan ısıtmalı evde oturmayı tercih ederim. deal-breaker olmaz ama tercihimi etkileyen bir faktör olur.
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(7)

buluşmaya habersiz gelmemek

parcaliham
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün mü
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün müydü' cevabı aldı. sinema salonuna gitmeden önce yola çıkarken mesaj attı. cevap gelmedi. salona girmeden fuayede mesaj attı ve film başladıktan 10 dakika sonra: ah biz onu unuttuk gibi bir cevap geldi. bu bana çok saygısızca geldi. ama diğer yandan bu kişiler taşınmayla ilgili bir dert olduğunda bize gelen, araba kullanarak yardımcı olan insanlar. yılbaşını birlikte kutlamak için teklifte bulunan insanlar. yıllara yayılmış bir dostluk var. filme gelmek istemeyebilirlerdi ve bunu söyleyebilirlerdi bence ve bu konuda sorun olmazdı.

neyse, ben bu olayla birlikte tavır koymamız gerektiğini düşünüyorum. ama bir şey demeden tavır koyarsam bunu anlamayacaklar gibi hissediyorum. ayrıca kız arkadaşım tavır koyma taraftarı değil.

sizce açık açık bu konuyu konuşmalı mıyım yoksa arama mesafe mi koymalıyım? neyse çok basit bir durum belki ve burada zamanınızı çalıyorsam affedin.
0
parcaliham
(31.12.25)
bu işler biraz davet usulü olur, filmi sorarsınız, gitmek istiyorlarsa, siz onlarında da biletlerini alacaktınız. mesela dediğiniz bir devlet tiyatrosu olsaydı, arkadaşlarınız gelmek isteseler bile siz onlara bilet almadığınız için büyük ihtimalle kapıda kalacaklardı. yani bundan sonrasını size bırakıyorum.
0
malheiros
(31.12.25)
@malheiros
evet ama bu ortak verilen bir karardı. bir masada iki taraf da gitmek istediğini söyledi ve iki taraf da kendi biletini alacağını söyledi. bir davet yoktu, karşılıklı bir anlaşma vardı. bilet almayıp kapıda kalmaları yine onların hatası olurdu çünkü erkenden bilet alıp, bu bileti aldığını/bileti nereden aldığını gösteren bir taraf var. demek ki biri daha önem veriyor, diğeri sallamıyor gibi bir izlenim oluşuyor bende.
+1
🌸parcaliham
(31.12.25)
o zaman ben açıp bir şey demezdim ama biraz ghost'lardım. yani onlardan yeni bir aktivite fikri/gelmeden adım atmazdım.
0
malheiros
(31.12.25)
Bazen çiftler kendi aralarında gerilim, tartışma vb yaşayınca ve başkalarıyla aynı ortamı kotaramayacaklarsa karşı tarafa bunu nasıl söyleyeceğini bilemiyor, söylememeyi tercih edebiliyor. Bu tarz bir durum olabilir. Kaldı ki yıllara dayanan bir arkadaşlık ilk defa sergilenen bir davranışa kurban edilmemesi, tavır konulmaması gerekecek kadar kıymetli, hele ki günümüzde.

Benzer davranışlar tekrarlarsa o zaman mesafe konulabilir.
+3
Phoebe
(31.12.25)
@phobe+1 kendi aralarında sorun/kavga yaşamış olabilirler. bence tavır yapmayın böyle bir şey için ufak sitem belki olabilir bir araya gelindiğinde.
+1
archmeister8
(31.12.25)
sohbet ederken öylesine konusulmuş ve siz bu olayı fazla ciddiye almışsınız gibi bir izlenim edindim ben. o filme gidelim dendi ama ne zaman gidileceği konuşuldu mu? siz kendi kendinize gün ve seans planlamışsınız, karşı tarafa bilet fotosunu atmışsınız diye anlıyorum ben. ne diyeceklerini bilememişler gibi sanki. saçma sapan bir durum olmuş. bir yandan pek sallamamışlar gibi, çünkü bilet saatine gününe bakmamışlar.
bir yandan da oldu bittiye gelip ne yapacaklarını şaşırmışlar gibi.
hem lise öğrencileri gibi topluca filme gitmek gibi aktivite mi olur yahu. film seyretmek sosyal bir iş değil ki.
+3
abelardo
(31.12.25)
kavga etmişlerdir.biri de bugün hasanlarla sinemaya gidecektik demiştir.diğeride başlarım sinamasına diye bir saatlik hikaye yazarım burada sana.
salla gitsin.
0
jamswety
(31.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.