Giriş
(7)

Temiz araba bulmak neden bu kadar zor

arbre
Bir tane Renault Clio buldum. Her şeyini beğendim. Arayıp bilgi alınca dolu izi var dedi. İlana yazmamış. Yutturmak için mi yapılıyor bu? Ben düşük KM, değişensiz bakıyorum. Kaç aydır bunun şuyu var diyerek alamadım. Ben mi abartıyorum? Estetik şeylere takılmamak mı gerekiyor?
Bir tane Renault Clio buldum. Her şeyini beğendim. Arayıp bilgi alınca dolu izi var dedi. İlana yazmamış. Yutturmak için mi yapılıyor bu? Ben düşük KM, değişensiz bakıyorum. Kaç aydır bunun şuyu var diyerek alamadım. Ben mi abartıyorum? Estetik şeylere takılmamak mı gerekiyor?
-5
arbre
(20 saat)
Estetik şeylere takıl da fiyatına yansımışsa takıl. Anlıyorum herkesin malı çok kıymetli, biz satsak çıkaramayız elden. İlana yazmama sebebi, aman arasınlar söylerim, telefon geldikten sonra alttan girer üstten çıkarım ikna ederim ve benzeri düşünceler.

Sizin bu araba alma işi biraz kabak tadı verdi yalnız, neye takılıp takılmayacağınız size kalmış ama bir araba alma görevinin belki 1 yılı aşmış olmasına takılmanız lazım. Böyle bir süreç yok. İstanbul'daysanız eski yöneticimin bilmem nesinin galerisi var, düzgün adamlar dediler, kendim şahsen tanımam ama it kopuk değil. Az fazla verin gidin onlardan hangi arabayı beğeniyorsanız alın. Size çok alaycı tavırla yaklaşanlar oluyor, böyle şeyler söylemek istemiyorum ama sizin araba işi artık biraz fazla kamuya mal oldu. Toplum huzursuz :)
+2
mbond
(18 saat)
mbond, ben de farkındayım, hiç hoşuma gitmiyor, işlerim çıkınca kopuyorum, başa dönüyorum, bu tip şeyler de olumsuz etkiliyor, şimdi galeriye gitsem galeriden araba alınmaz diyecekler :)
-3
🌸arbre
(16 saat)
ben arabayı yeni aldığımda da araba bakıyordun :D sen sorunsuz kusursuz olsun diye araba seçemezken ben sorunların büyük kısmını da giderdim bile sorunsuz araba oldu işte :D bütçen düşüktü başlarda sonra biraz yükseliyor gibiydi vs. ne kadarlara çıktın bilemiyorum takip edemedim artık da 300-400 bandında 20 yaşlarında arabalar bakıyordun bi ara. sonra corsa filan bakıyordun.

o bütçelere tam kusursuz araba ararsan çıkmaz. onca yıl dış ortama maruz kalmış yüzbinlerce km yol yapmış araçlarda tabi kusur olacak. mekaniği sağlam olsun kaportada ciddi çürüme pas şasede ezik yamuk ekleme kesme biçme olmadıkça ben takılmam. dolu iziymiş çizikmiş göçükmüş güneş yanığıymış vs. ha görüntü takıntım olsa bile o fiyat ve yaştaki araçlarda boya takıntım olmaz.
kozmetik kusurlar fiyata yansımış düşmüşse alır geçer kendim boyatırım.

ön tampon değişmiş boyasız kaputta güneş yanıklı marşpiyede çizikli benimki :D sürtmeden arka tamponda da siyah çizikler vardı süngerle cifle ovalayıp çıkardım boya transferini :D ama 9 ay mı ne oluyor yolda bırakmadı masraflı sıkıntısı çıkmadı problemler de ya kauçuk parçalardan ya usta hatasından çıktı ya kendim yaptım ya küçük maliyetlerle halloldu.

hani almış olsan masraf çıkmış olsa bile daha karlı olacaktın şuan. araca sahip olmanın da bi değeri var onu kaybediyorsun. en dandik arabanın bile aylık kiralama masrafına bak çarp 9la o kadar süre araba sahibi olmanın değeri olarak görebilirsin. hani almadığın sürece altında kullanabileceğin bi araç olsun isteseydin edeceğin maliyet. veya bu süreçte sadece ihtiyaç duyduğunda da olsa kiralama yaptıysan taksi çağırdıysan vs. ettiğin masraflar.

ihtiyaç varsa ciddi de sorun yoksa düşük bütçelerde çok takıntı anlamsız geliyor.

ek olarak temiz fırsat arabası diyeceğin gibi fiyatına göre en iyi olan arabaları bulmak zor olur çünkü biri aracını satarken çevresinin haberi olur gerçekten iyiyse ya tanıdığa ya tanıdığın tanıdığına vs. gider genelde onlar. gerçekten iyi olanlar dosta gider, sıkıntılı olanlar da dosta gider denerek kakalanır yabancılara :D ben bunu bile kaptım bu fiyata bundan iyisini bulamam diye. mekanik sorunsuz olduğunu da sorunlarının bi kısmını da biliyordum tanıdık araba olduğu için. dıştan bakınca kusursuz görünen alternatif olsaydı bile bunu seçerdim. iyi arabayı çevreden bilen kapar.
+2
konetsu
(14 saat)
İlan Ankara’dan mıydı?
0
ekimoloji
(8 saat)
konetsu, helal hocam, doğru hatırlıyorsun ve doğru analiz etmişsin. Ben bu yola :D 400 bin TL ile başladım, şu an 600 bin TL'lik bakıyorum : D Para biriktirmiş oldum. Karşıma hep Opel Corsa 1.2 çıktı, güneş yanığı problemi var, Ford Fiesta 1.25 beğeniyorum ama denk gelmiyor, Renault Clio beğendim, dolu izi çıktı, en son kurtulmak için Renault Symbol alıp taksici gibi gezeceğim. Bu arabaların arasında dönüyorum. Ben de çoğu şeyin farkındayım ama zamanı gelmemiş diyorum. :) Hayırlısı olsun, 0 araba alıp ölen de var (tövbe est)
-1
🌸arbre
(5 saat)
ekimoloji, Avrupa'nın medeniyet başkenti İstanbul, Ümraniye
0
🌸arbre
(5 saat)
Kardeşim de bir clioyu öyle eledi, ilanda belirtmemiş tavanda dolu izleri varmış, bizimki Ankara’dan. Aynısı mı acaba dedim.
0
ekimoloji
(4 saat)
(9)

Akıllı priz saatlik açma kapama

plastic_angel
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
0
plastic_angel
(26.07.26)
Yazılımına bağlı ama çoğunda vardır o özellik. Büyük ihtimalle hepsinde vardır.
0
orient blue
(26.07.26)
sadece aç kapa değil. cihazın her gün veya seçilen günlerde, örneğin 01:30'da açılıp 04:00'te kapanmasını, ardından sonraki başka bir saatte tekrar açılıp sonra yine kapanmasını tek seferde programlayabilirsiniz
0
krasnoya
(26.07.26)
Prizin marka modelini verirseniz daha kolay olur. Bendeki SmartLife appinde çalışan tüm prizler bunu yapıyor. Şimdi baktım eWeLink appine bağlı olanlarda da bu seçenek var. e.pcloud.link
0
Sattva
(26.07.26)
Tavsiye edeceğiniz marka var mı
0
🌸plastic_angel
(26.07.26)
Akvaryumum için Tp Link Tapo wifi akıllı proz kullanıyorum, saydığınız özellikler var ve düzgün çalışıyor. Hybrone ürünlerinden uzak durun, reziller.
+1
kimlanbu
(26.07.26)
bende bundan var birkaç tane. www.amazon.com.tr
tuya üzerinden kullanıyorum kendi uygulaması da varmış ama tuya uyumluyken ek bi uygulama kurmaya gerek görmedim.

fiyatı rakiplerine göre uygun ben alırken daha da uygundu. schneider'a ait marka ve markanın alanı elektrik üzerine. satıcı resmi mağaza. en mantıklı seçenek bu gibi geldi o yüzden.
0
konetsu
(27.07.26)
akıllı prizlerin çoğunda bu özellik var zaten. uygulamasından zamanlama kurup şu saatte açılsın, şu saatte kapansın diyebiliyosun sadece almadan önce uygulamasında schedule ya da timer desteği var mı priz kaldıracağı watt değerine uygun mu ona bak. basit bir şey için telefonla uğraşmak istemezsen dijital zaman ayarlı priz de aynı işi görür.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
dersiniz
0
enteg
(22 saat)
Bende Tapo marka var. Bunu su sebiline taktım kendi programıyla ayarladım hergün gece 1 ile sabah 6 arası enerjiyi kesiyor.
0
limonlu eksi
(20 saat)
(4)

Bilgisayar arızası

egerbiryolcu
Bir süredir sorunsuz çalışan bilgisayarimi kullanmıyorum. En son monitör değişikliği yaptıktan sonra ilk defa bugün kullandım. Bir süre sorunsuz çalıştı. Sonra mouse dondu. Klavye de dondu. Mecbur aç kapa yaptım. Böyle yapınca bir süre çalışıyor tekrar ikisi donuyor ayrıca ekranda dört bölüm şeklind
Bir süredir sorunsuz çalışan bilgisayarimi kullanmıyorum. En son monitör değişikliği yaptıktan sonra ilk defa bugün kullandım. Bir süre sorunsuz çalıştı. Sonra mouse dondu. Klavye de dondu. Mecbur aç kapa yaptım. Böyle yapınca bir süre çalışıyor tekrar ikisi donuyor ayrıca ekranda dört bölüm şeklinde yukardan aşağı siyah zemin üstüne kısa kısa renkli çizgiler beliriyor.

Bilgisayarda ekran kartı yok.

Sorun ne olabilir?
Bugün çok fazla sorun yaşadım ben zarar vermiş olabilir miyim? Güç kablosu takılı değilmiş önce onu taktım. Internetle ilgili bir aparat taktım. Sonra bilgisayarı açınca internet olmasına rağmen tam yükleme olmuyordu yapay zeka ile deneme yanılma yöntemler denedim en son DNS sayıları gifince düzeldi her şey. Ödevleri yapmaya başladım bir saat sonra falan bu sorunlar çıktı.
0
egerbiryolcu
(25.07.26)
ram sorununa benziyor hocam 2 ram varsa tek tek takıp deneyin
0
jülsezar
(25.07.26)
görece eski bir bilgisayar mı?

windows update benim laptopu da bozmuştu geçen ay güncelleyince. aktif kullanmadığım eski bir laptop, şehir dışına giderken yanıma alayım dedim gitmeden de güncelleme yaptım.

aynı sorunsa sebep ve çözüm burada www.reddit.com

olası senaryo: internet bağlantısı olmadığı için güncellenmiyordu, dns ayarladın internet geldi ve o 1 saat içinde bilgisayar güncelleme yaptı bu problemli güncellemeyi yükledi.

bende de klavye mouse takılıyordu tepki vermiyordu hatta beklesen bile mavi ekran bile vermiyordu. ram ekran kartı vs. problemlerinde genelde bi süre sonra mavi ekran veriyor.

siyah ekranda renkli çizgiler olayı ekran kartı problemi genelde. ekran kartı yok diyorsun ama dahili gpu var sonuçta yine ve sistem belleğini vram olarak kullanıyor. yani ramden olma ihtimali de geçerli bir tahmin arkadaşın söylediği gibi.


önceden sorunsuz çalışan ama bir süredir kullanılmayan bilgisayar -check
uzun süre sonra internete bağlanma ve muhtemelen güncellenme -check
birkaç dakikada donup kalma problemi -check

aynı problem gibi geldi.

eğer bu işlemi yapamadan kısa sürede donup kalıyorsa internet bağlantısı olmadan yapmayı dene. belki bağlantı olmayınca görev çalışmayı denemez. yine yapamadan takılıyorsa bu görevi devre dışı bırakmaya yetişemiyorsan baştan temiz kurulum yapman gerekebilir.
0
konetsu
(25.07.26)
Bir süre sorunsuz çalıştı işimi bitirip hemen kapattım bir iki saat acmayip sonra tekrar kullanıcam yine tekrar ederse önerilerinize bakayım. Ne kadar anlarım bilmiyorum ana teşekkür ederim.
0
🌸egerbiryolcu
(25.07.26)
Ya klavye ve mouse bozulmuştur ya da driverler güncel değildir
0
Arawn1
(2 saat)
(10)

Alet Takımı - Sıfırdan

osssy
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
0
osssy
(25.07.26)
1. Akülü hiçbir şey alma. Akü sürekli olarak şarj-deşarj olduğu taktirde uzun ömürlüdür. Atıl kalması kısa sürede ölmesine neden olur. Bir gün lazım olduğunda aküsü ölmüş matkabın olsun istemiyorsan bir uzatma kablosu edin.

2. Sadece bir parçasını kullandığın, diğer parçalara elini bile sürmediğin yer işgalcisi ıvır zıvıra para saçmamak için hiçbir şeyi takım olarak alma.

3. Kırk yılda bir gerekecek şeylere para saçmamak ve gerekince komşudan istemek, hem ekonomiktir hem de insanı sosyalleştirir.
+1
Mirket
(25.07.26)
sıfırdan başlayacak olsam bir tane darbeli somun sıkma alırdım. beton delme, kırma işleri haricinde birçok iyi yapabilirsin. özellikle ev işlerinden en çok ihtiyaç duyulan paslı veya sıkışmış vida ve civatalarda çok iyine yarar. bosch gdr 12v-105 veya gdr 12v-110 güzel modeller. uygun uçları da toplarsan uzun süre başka bir şeye masraf etmezsin diye düşünüyorum.
0
bravoteam
(25.07.26)
Izeltaş ürünlerinden al. Tornavida, pense vs. Elta da alabilirsin. Izeltaşın yan ürünü.
0
jackyr
(25.07.26)
akülü hiçbir şey almamak çok geçerli bir öneri değil.
mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürünlerden uzak durmak lazım ama. mesela annemin philips süpürgesi gömülü batarya bir kez garantiden batarya değişti tekrar batarya ölünce sıkıntı olacak. akülü tip ürünlerde yeni akü alıp düşük maliyetle kullanmaya devam edebiliyorsun. her aletin aynı aküyü kullanınca birkaç yıl sonra bi akü aldığında hepsinin aküsü yenilenmiş oluyor.

elektrik olmadan da kullanman gerektiği olabiliyor kablonun engel olacağı durumlar da dışarıda kullanmak da gerekebiliyor. ek olarak akülü matkaplarda tetiği bıraktığın an durması, tork sınırlama ayarı olması, boyutu vs. gibi özellikler vidalama işleri için de çok daha kullanışlı hale getiriyor. darbeli somun sıkma evet çok kullanışlı alet ve vidalama için de kullanılabilir ama onlarla yanlışlıkla çok fazla sıkma ihtimaliniz yüksek. tork sınırladığınız bir matkapla vidayı yalama yapmaz veya vidaladığınız şeyi çatlatıp kırmaz, ezmezsiniz. vidalama için darbeli somun sıkma kullanırken daha dikkatli olmak gerekli.

önemli olan aküsünü kolayca bulabileceğin ve fiyatı çok yüksek olmayan bir marka tercih etmek ve o aküleri düzenli kullanmak. uzun süre kullanılmayacaksa aküyü tam dolu veya tam boş bırakmamak, özellikle boş bırakmamak daha kritik.

ortak aynı aküyü kullanan aletler olması önemli. atıyorum matkap daha sık kullanılır dekupajı daha az kullanırsın, aynı aküyü paylaştıklarında dekupajın aküsü de kullanılmadan yatmamış olur.

einhell bu açıdan en mantıklı marka. ben de einhellden alıyorum gerekenleri. hatta aküleri aktif kullanmayı garantileyeceğinden dikey süpürgesini de aldım.

bosch da benzer şekilde süpürge ve diğer birçok şeyde aynı bataryayı kullanma imkanı sunuyor ve bataryası bulunabiliyor. ama bataryaları daha pahalı ve her üründe aynı bataryayı kullanmıyor. yeşil seri ve mavi seri aküleri farklı. bu sebeple ben tercih etmedim. daha az kullanacağım ürünleri daha uygun fiyatlı şeylerden alıp sık gerekebilecek veya güçlü olmasını istediğim şeyleri profesyonel seriden alabiliyorum.
bosch olsa az gereken ürünleri de pahalı modellerden almam gerekecekti bu akü avantajını sağlamasını istersem.
0
konetsu
(25.07.26)
izeltaşın gargaburunu, pensesi, yan keskisini al.
0
mikahakkinen
(25.07.26)
elimde aklına gelen hemen hemen herşey var. eskiden hep elektrikli makita bosch prof kullanırdım sonra şarjlıya geçtim. şarjlıya da einhell ile geçtim. şarjlı ve einhell olarak, freze, avuç taşlama, tilki kuyruğu, delme vidalama, darbeli somun sıkma ve daire testere var.

daire testere 1 saat içinde bozuldu çünkü en ucuz olanı almıştım. buna rağmen özellikle freze ve şarjlı 4 5 binlira seviyesindeydi. tilki kuyruğu da ucuz. ağır şartlarda kullandım ama bir sorun yok. avuç taşlama da en ucuzlarından birisi o da öyle.

einhell'in üst seviye modellerini alırsan inan pişman olmazsın. yani delme vidalama mesela 120 nm tork var. duvar da deliyorum. günde 200 tane vida attığım da oluyor. bunun bosch olan emsali 18bin + benim einhell olanı 4800 + pil.

şarjlı freze mesela bosch 9300 + pil benim einhell 4300 + pil. çok da memnunum.

izeltaştan tek bir takım bile alma. kısa açık ağzılı anahtar takımı aldım. 17 anahtar 17 somuna olmuyor. 19 anahtar 19 civataya olmuyor. gittim perçin pensesi aldım. 10 tane perçin atamadan bozuldu. dandik marka aldım 1000 tane perçin attım hala bişey olmadı.

izeltaş eski izeltaş değil. ceta form ve beta izeltaştan 10 kat kalitelidir. ha pense grubunda da knipex iyidir ama pahalı.

bana sorarsan tamirci dükkanı işletmeyeceksen beta izeltaş, knipex falan böyle şeylere ihtiyacın yok. normal ucuz takımlar da çok rahat işini görecektir.

son olarak şarjlı aletler için 4 amperden küçük batarya alma. tam güçte çalışmıyorlar 4 amper altında. bir de bunların elektrikliler kadar güçlü olduğunda düşünme.

bir alete 30 40 verip dewalt makita almak var. bir de 3 4 lira verip einhell almak var. tabii ki 30 40 binlira verdiklerin iyi olacak. bunu da göz önünde bulundur.

10 binliraya 9 parça set olayını kesinlikle düşünme. alacağın en kötü marka einhell olsun. onun da en ucuzu olmasın
0
omer460
(25.07.26)
einhell ler çin malı ve problemli diye biliyorum.

bosch yeşiller amatör için iyi. black decker de iyi.

param var dersniz bosch pro, stanley falan takılırsınız.

ama bu dörtlü genel olarak iyi. fazla şaşmamak lazım.
0
gurur
(26.07.26)
@gurur einhell alman markası merkezi ve tasarım vs. kısmı orada ama üretim çinde evet. bugün bakınca çinde üretim yaptıran birçok amerikan veya avrupalı marka var bu da onlardan biri. mantıklı olan bu çünkü. maliyeti ya kaliteden kısarak düşürürsün ya işçilik maliyeti düşük yerde ürettirirsin.

çin üretimi kötüdür algısına sahip biri değilim arabam bile çin malı geely :) ve memnunum. einhell ürünlerinden de memnunum. expert plus ve professional serileri yeşil boschla kıyaslanamayacak kadar iyi. ki bugün bosch da alman üretimi filan değil, onlar da üretim maliyeti düşük yerleri tercih ediyor maviler bile macaristan malezya üretimi vs. çinin üretim konusundaki deneyimi macaristandan iyidir benim gözümde. hangi kalitede ürün istersen üretebilecek kapasitede bir ülke çin.

millet impact driver, impact wrench gibi ürünlerde yalpa var diye şikayet ediyor :D sanki bunlarla hassas delme işi yapacaklarmış gibi... matkapta mandrenin dış kısmına bakıp çok salgı var ya diyorlar, şikayet ettikleri videoların çoğunda matkap uçları salgısız dönüyor aslında.

kaliteli çin mallarını severim ben, o fiyat aralığında rakiplerinin üzerinde kalite ve özellik sunar genelde. bi iki segment daha üstün ürünü alırsın. no-name dibin dibi ürünler de çinden çıkma bunlar çöp evet. einhell bunlardan biri değil.
0
konetsu
(26.07.26)
@konetsu çin var çin var...

yorumlarına bakınca einhell iyi değil. muhakkak problem çıkmış ve destek yok dye hatırlıyorum.

bosch da almanya'da üretilmiyor nihayetinde o da çin. ama dediğim gibi çin var çin var.

yoksa tek batarya ile tümü kullanılıyordu einhell'de sanırım. müthiş olay. ancak dediğim problemler beni vazgeçirdi. ki hobi olarak makine alırım :)
0
gurur
(26.07.26)
@gurur benim yorumlarda gördüğüm sorunlar bahsettiğim gibi özellikle yalpa/salgı olayı ki matkap olmayan cihazlar için bu problem değil matkaplarda da genelde mandrenin içinde ucu etkileyen bi yalpa olmuyor. dış taraftaki yalpalamaya takılıyorlar tamamen etkisiz bir durum bu.

çok fazla geri gönderdim değişim yapıldı şeklinde yorum da gördüm özellikle bu yalpa konusuyla ilgili. değişim/onarım konusunda çok sıkıntı çıkarıyor destek vermiyor gibi bir izlenim oluşturmadı.

sözlükte güncel yorumlarının ve garanti ile ilgili yorumların büyük kısmı olumlu.
eksisozluk.com
şikayet edende de kırılan parçayla alakalı konu, fiziksel hasar hiçbir markada garanti kapsamına girmez?

bosch'un garanti/servis süreçleri de çok daha iyi görünmüyor. şikayetvar'da einhell'in puanı biraz daha düşük evet ama bosch da düşük www.sikayetvar.com

3 yıl kadar önce mercedes f1'a da sponsor oldu ve birçok aleti takım tarafından kullanılıyor www.einhell.com.tr

c serisi yani classic serisi ürünleri genelde daha düşük kalitede gibi görünüyor bunlar yine no-name ürünlerden iyi olsa da çok çok az kullanmayacaksanız tercih etmemek daha doğru olabilir. expert serisi ve üzeri benim aldığım tüm ürünler.

bir diğer gördüğüm ve benim de birkaç kez başıma gelen problem matkapta cihaz duruyor tetiği bırakıp tekrar bassan da çalışmıyor bataryayı söküp takmak gerekiyor zorlanınca.

bu ürünün kendisinden değil de bataryadan gibi, 60nm matkapta 2ah aküyle bunu bazen yaparken 4ah aküyle yapmıyor mesela. 2ah akü de yeni şarj etmişken tam doluyken yapmadı sanırım hiç. aşırı akıma karşı bataryadaki koruma sistemiyle alakalı olabilir ama gücü kesince direkt kendini resetlemek yerine sök tak gerektirmesi can sıkıyor biraz.

çok zorlanmadıkça 2ah ile de bu problem olmuyor. şehir dışına çıkarken yanıma sadece 2ah aküyü almıştım metal ucuyla 3 tane bayağı sağlam çelik vida deldik hem tek küçük bataryanın gücü ve şarjı yetti hem bu problemi çıkarmadı. daha çok vidalama sırasında olabiliyor bu olay. başta yalama vida sökmek için olan şu speedout tarzı şeylerden denedik ama vidalar sertleştirilmiş çelik olduğundan yalama vida sökme şeyleri yalama oldu :D mecbur matkapla patlattık.

matkap dekupaj süpürge kompresör ve üfleyici var birkaç güne de darbeli somun sıkma almayı düşünüyorum.

bu arada sanayide kullanılmaz/profesyonel kullanılmaz deniyor da ben sanayide assur ve benzeri dibin dibi ürünlerden kullanan "usta" bile gördüm :D einhell her türlü kullanılır gibi. işçiliğini beğendiğim şu arkadaş da birkaç einhell ürünü kullanıyor mesela www.youtube.com birkaç başka youtube'da video paylaşan ustada gördüm. sponsorluk vardır yoktur bilmiyorum artık. ama işlerini görüyor.
0
konetsu
(26.07.26)
(10)

hangi manifest kızısınız?

sydney
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
ben esin... hem sevimli hem profesyonel dansçı hem de en profesyonel görünen kişi
-5
sydney
(24.07.26)
Mina
0
bloodymoon
(24.07.26)
hiç bilmiyorum bi babayiğit çıkıp sağlam quizz hazırlasa da öğrensek.
+4
der meister
(24.07.26)
ben o değilim de o ben :D zoktay... 2016 yılından beri mavi saçlıyım :) hatta 2016 mayıs ayından beri, vay be 10 yılı geçmiş...

kısa bi süre yeşil de yaptım benim boya stokta kalmayınca, arada da açıp boyamadan birkaç gün sarı sarı gezdiğim oldu. onun dışında devamlı mavi.
0
konetsu
(24.07.26)
ben manifest kizi degil black pink kiziyim. tam bir lisa'yim. saka saka, bilmedigimden oyle yazdim. bir tek bu kizi taniyorum.
+1
Sour
(24.07.26)
ne dans etmeyi biliyorlar, ne şarkıları güzel, ne kızların kendisi güzel.
adam lisa yazmış , isanlı farenin teki. isandan adam çıkmış mı bugüne kadar acaba.
-1
plastic_angel
(24.07.26)
En yakın hissettiklerim sırasıyla esin, sueda, zoktay, Mina, hilal, lidya. En iyi kalpli ve en sevimlileri Esin olduğu için Esin diycem
0
sekizdokuzon
(24.07.26)
@plastic_angel dans etmeyi bildigi icin, sarkilari guzel oldugu icin veya kendisi guzel oldugu icin lisa demedim ki? yorumumda da belirttigim gibi sadece onu taniyorum dedim. ayrica adam degil kadinim, adam oldugumu nereden cikardiniz? yani sizin okudugunuzu anlama kapasitenize de on yarginiza da... entry nick uyumu.
0
Sour
(24.07.26)
Bu soruya yanıt verecek kadar tanımıyorum sadece isimleri var bende ki çoğu şarkısını sosyal medya sağolsun maruziyet sebebiyle neredeyse ezbere biliyorum. Gruba karşı negatif bir hissim de yok da burç yorumu tadında "Ben tam bir Zoktayım çünkü herkesi kendim gibi sanıyorum" tadında yorumlar, hangi kaynaktan besleniyor? Yani kızları nasıl bu kadar tanıyor insanlar. Zamanında hepsi grubunun dizisi vardı ordan biliyoduk izlemesek de. Bunların konser görüntüsü ya da klip hariç bir görüntüsünü hiç görmedim ya sosyal medyada da.
0
nundu
(25.07.26)
Herhangi biri değilim :) ama hepsini çok beğeniyorum çok güzel ve yetenekli kızlar.

En az hoşlandığım Zeynep, muhtemelen tanıyor olsam onunla anlaşamazdım, en iyi Esin ve Sueda ile anlaşırdım diye düşünüyorum.
En beğendiklerim Mina ve Hilal, ayrı bir seksapalite var onlarda, izlemek çok keyifli.
0
mutekebbir
(25.07.26)
herhangi bir değilim +1 umarım çok başarılı olurlar.

sevimli gelenler Lidya, Zoktay, Hilal
0
bartholomew87
(25.07.26)
(11)

Diyelim ki birden 200 milyonunuz oldu

yenibirgüzelnick
Nasıl değerlendirirsiniz? Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
Nasıl değerlendirirsiniz?
Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.26)
Msci world + emerging markets and chill
-1
Purple life
(24.07.26)
Güvenli oynayacaksan kendini kanıtlamış global bir ETF'ye yatırarak
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
Sizin hayat lüksünüze göre değişen bir şey bu. Her gün 100 bin dolar (afaki) harcayacaksanız öyle bir kar getirecek yatırım aracı yoktur yeryüzünde. Bence yatırım aracından çok, öncelikle sizin ömür boyu aylık/haftalık/günlük harcayacağınız ortalama tutarı belirlemeniz gerekiyor. Buna göre de yatırım araçlarının geçmiş performanslarını değerlendirip kendi risk iştahınıza ve harcamak isteyeceğiniz tutar analizinde altın noktayı bulup karar vermeniz gerekiyor.

Not: Yatırım uzmanı değilim. Ekonomist hiç değilim. Kısaca bu bilgiler bir profesyonel fikir değil.
+1
ulukayin
(24.07.26)
hayatımın sonuna kadar bana yaşamak istediğim hayatı fazlasıyla yaşatacak bir para. o yüzden riskli yatırımlardan kaçınıp, paranın değerini korumaya odaklanırım. Gayrimenkul, altın, tahvil, farklı ETF'ler vb biraz parçalayarak riski minimize etmeye çalışırım.

Bir yandan dışarıdan SGK'mı yatırırım, dünyanın bin bir türlü hali var xD
0
bobinhoo
(24.07.26)
en basitinden yapıkredi para piyasası fonuna koyarsanız stopajın düşülmüş haliyle 5.5milyon civarı aylık getiri alırsınız. bu paradan da her ay 5milyonluk bir 1+1 daire alıp, 500biniyle geçinirseniz 12 ayın sonunda 12 tane daireniz olur. Ortalama 30bin kiradan 360 bin gelir de ordan gelir ve katlanarak artar.
-1
zozjotejmnk
(24.07.26)
4.227.356 dolar ediyor. 60 yıl yaşasam 720 ay, ayda 5871 dolar. bu hiç riskli yatırım yapmasan sadece dolar enflasyonuna karşı koruyacak basit faiz vs. ile bile korusan yetecek bi para.
ha başta düzenini kurmaya yurtdışına yerleşmeye biraz harcasan bi ev araba alsan bile kalan para yine yurtdışında ortalama üstü bi hayat yaşamaya rahat yeter. çok lüks merakın yoksa hazırda para var diye kendini tutamayıp harcamak gibi hatalar yapmazsan sıkıntı olmaz.
0
konetsu
(24.07.26)
iki senaryo
1- her ay sabit 300bin harcasam hiç yatırım yapmasam faize bile koymasan en az 60 yıl yeter.
2- yaklaşık 4milyon dolar bunun 3te1 ile amerikada yatırımcı vizesi kovalar geri kalanını orada yerdim.
0
my fault
(24.07.26)
Sermayeme ekler, iş modelimi daha az çalışacağım biçimde güncellerdim. Çalışmadan duramam.
0
kumandanim
(24.07.26)
0
exlibris
(24.07.26)
+4.000.000$ bir paradan söz ediyoruz, dolayısıyla net bir fikrim yok ancak 800.000$ için çok net kişisel yatırım fikirlerim olduğu için öncelikle bunları gerçekleştiririm. Kalan 3.200.000$ için de çok detaylıca düşünür ve işin uzmanlarından ayrı ayrı tavsiyeler alırım.

Ne yapacaksın dersen o paranın değerini koruyacak defansif yatırımlar yapar (temettü, hazine bonosu vb.), kendime yıllık bir bütçe ayarlar (aylık 10,000$ diyelim) bu şekilde ilgilendiğim alanları araştırıp deneyimleyerek yaşarım. En kötü koşulda zaten ancak 35 yılda bitirebileceğim bir param oluyor. Lüks ve şatafatlı harcamalar yerine (böyle şeylere ilgim yok) zaman satın almak, refah içinde yaşamak, hayatıma kalite ve nitelik kazacak şeylere yönelirdim; dünya dertleriyle pek uğraşmazdım.
+2
burka
(24.07.26)
Valla işten istifa ettikten sonra, yaklaşık %10 ile bir ev alırdım. Geriye kalan paranın yarısını farkli farklı yerlerde faize koyar, yaklaşık 20 yıllık orta-ust bir yaşam yasamayi garanti altina alırdım. Geri kalaniyla da yatırım yapar ve fırsat kovalardim.
-1
j r r tolkien hayrani
(24.07.26)
(3)

bu doa sisteminin düzgün çalıştığı bi yer var mı?

konetsu
sözde o kadar önden pilot uygulama filan yapıldı denendi genele geçilmeden ama her yerde şikayet görüyorum. burada da bana yakın sayılacak 1, uzak da olsa anneme yakın ona uğramışken gidilebilecek 1 olmak üzere toplam 2 tane var. yakın olan da yürüme mesafesi yolumun üstü değil. uygulamadan bakınca
sözde o kadar önden pilot uygulama filan yapıldı denendi genele geçilmeden ama her yerde şikayet görüyorum. burada da bana yakın sayılacak 1, uzak da olsa anneme yakın ona uğramışken gidilebilecek 1 olmak üzere toplam 2 tane var. yakın olan da yürüme mesafesi yolumun üstü değil. uygulamadan bakınca daha ikisinin de açık ve tüm tipleri kabul ettiği bi ana rastlamadım sanırım. bir kez yakında markete gitmişken uğradım cam ve pet almadı sadece 8 tane aluminyum atabildim onlarda da okumada zorlandı 10 kereden fazla denediğim anca aldığı ambalajlar oldu birini hiç almadı elimde kaldı geri poşete koydum.

tamam çöpe gitmesin az da olsa bi dönüşü olsun dedim yüzlerce şişe birikti aracın bagajı tıka basa dolu. açık yakalayıp gitsem de hepsini alacağının 10 tane atınca dolmayacağının garantisi yok tabi. sırf bunları atmaya özel gitsem yaktığım yakıta değmez markete gidince atayım diyorum o zaman da uygun olmuyor.

sizce bu iş başlamadan(başlayabilmiş sayamıyorum) bitecek mi? yoksa zamanla oturacak mı?düzelirse ne kadar zaman alır?

şimdiye kadar atıp geçtiğim çöpler şimdi atsan atılmaz doa düzgün çalışmadığından da satsan satılmaz hale geldi :D çok hızlı birikiyor ve yer kaplıyor...

yaygın olsa yürüme mesafesinde biri çalışmasa diğerine gidebileceğin kadar seçenek bulunsa tamam, hatta öyle olsa bisikletle birkaç posta da git gel yapabilirim yakıt maliyeti olmaz. ama şu haliyle çile oldu. daha yüklenen bakiye 8 tl çektiğim çile paha biçilemez...

maliyeti tüketiciye yansıdı bile ürünlere zamlar gelmeye başladı hemen ama ek uğraş çıkardığı gibi uğraşayım desen de olmuyor.

büyük avmlerde filan da yok, 5m migrosta da yok. küçük iki market önünde a101 ve bimdeydi sanırım. düzgün bakılacak boşaltılacak takip edilecek gibi avmlere birkaç tane koyamıyorlar mı bunlardan?
0
konetsu
(15.07.26)
bunu yazdıktan sonra saat 9 olunca kontrol ettim yakın olan açık ve 3 türü de alıyor görünüyordu, kalkıp gittim işlem başlatabildim ama denediğim hiçbir şişe veya kutuyu almadı benden sonra biri daha denedi onunkileri de almadı adam poşetini orada bırakıp gitti :D
0
🌸konetsu
(15.07.26)
Bu işin Almanya’daki gibi olması lazım. O 1 lirayı markette yazacaklar ürün fiyatı 10 lira. +1 tl depozito ücreti diye. Ve hemen hemen her markette cihaz olması gerek. Bunun yanında yine depozitolu ürünleri attığın cihazın verdiği fişteki qr ile marketten alışveriş yapılabilmeli. O para asla ama asla nakit olarak yüklenmemeli.
+1
jackyr
(15.07.26)
jackyr avrupa vatandaşı yaşamıyor ama bu ülkede :D yere çöp atmaya ceza veren yok ev çöpünü ayırma olayı yok vs. büyük kesim ilk etapta bi baksa da uzun vadede 1tl için uğraşmaz. depozitoyu arttırsan da tepki çeker alım gücü zaten düşük. enazından cihazlar kolay erişilebilir çok sayıda ve sorunsuz çalışır hale gelmeden yanlış olur bence. 1tlyi bile alamıyorum dediğim gibi...

nakit olarak alınabilmesi uzun vadede bu sistem aktif kullanılmaya devam edilirse en büyük sebebi olur. topluca çöpleri alıp bu aletlere atan insanlar şimdiden türedi, internette kötü gibi göstermeye çalışanlar şikayet edenler var ama asıl bunlar sayesinde etkisi daha büyük olabilir. ha elden alım ve toplu alım noktaları arttırılsa daha iyi olur bunlar için, makineleri işgal ediyorlar şuan evet ama sonucu olumlu olduğundan bence problem değil çoklu hesaptan çuvalla şişe atanlar. temel amaç kirliliği azaltmaksa e bunlar da onu yapıyor? 200 sınırın varlığı bile garip. toplu alım noktası yaygın olsa tamam makine işgal edilmesin bireysel tüketici de atabilsin diye deriz de burada başka alım noktası yok mesela.

sen nakit olarak almaya niye karşısın mesela? nakit alamasa uğraşmazdı bu çuval çuval şişe toplayanlar. amaç sistemin aktif kullanımı değil mi?

tüketici depozitoyu direkt fişte ödese farketse tepki çeker olumsuz karşılanır, ha fazlasıyla zam yaptılar bile... bilemiyorum tüketici açısından bana açık açık alınması veya gizlice ürün maliyetine yansıtılması arasında çok ciddi fark olmaz gibi geliyor. böyle adamlar sisteme nefreti azalttı ürün fiyat artışı bizim suçumuz değil biz ek depozito bedeli almıyoruz diyorlar.

depozito ayrıca alınırsa direkt devlete gidebilir o tutarlardan karşılanır doa iadeleri diyebilirsin. ama aynı şekilde devlet üreticiden üretilen her şişe ürün başına depozito bedelini de alabilir fişte açıkça belirtilmese de aynı kapıya çıkar vs.

bir de fiş verecek de fişteki qr okunacak vs. o sistem iyice saçma olurdu. gereksiz kağıt israfı, pos rulosu bitti diye çalışmayan cihazlar, silik çıktı diye okunmayan fişler, biriktirip kullanmanın zorluğu, kasada ek vakit kaybı vs. komple her yönüyle hamallık. dijital cüzdan sistemi bence daha mantıklı.
0
🌸konetsu
(16.07.26)
(5)

1 milyon en sorunsuz hatcback?

plastic_angel
tecrübelerinize göre ne önerirsiniz? geri satışı kolay olsa yeterli. diğer kriterlerim genel geçer kriterler.
tecrübelerinize göre ne önerirsiniz? geri satışı kolay olsa yeterli. diğer kriterlerim genel geçer kriterler.
-1
plastic_angel
(14.07.26)
clio
0
jelly bear
(14.07.26)
yaris auris
0
konetsu
(14.07.26)
Egea cross 1.4 manuel
0
jackyr
(15.07.26)
en güncel i20
0
f02561
(15.07.26)
i20 +1
0
halitkin
(15.07.26)
(6)

Sağlığa az zararlı dondurma

sanguine
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var? Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var?

Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
+1
sanguine
(07.07.26)
macro'daki kechy'nin stevialı diye tanıtılan dondurması ile ilgili şöyle bir entry yazmıştım: eksisozluk.com . özetle şeker hassasiyetiniz varsa almayın.
+1
lil siztah
(07.07.26)
Golf maraşım
Pernigotti
+1
auroraaurora
(07.07.26)
Kechy +1
Bir de bi insta hesabında gördüm, carrefour’un kendi dondurma markasının da içeriği bayağı iyiymiş. Kontrol edilebilir
+1
mor oje
(07.07.26)
Uğraşırım diyorsanız: Orman meyvelerini üç kaşık süt, bir kaşık bal, isteğe bağlı doğal salep veya donmuş muz ile blenderdan geçiyorum bir saat buzlukta bekletirken yarım saat sonra karıştırıp buzlanmasını engelliyorum bir saatin sonunda sağlıklı dondurma elde etmiş oluyorum, tadı çok güzel oluyor. (Kakaolu versiyonu da yapılıyor)
+1
ekimoloji
(07.07.26)
Pernigotti vardı. Artık üretmiyorlar.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
hepsi sağlığa zararlı ama kıyassal anlamda ne kadar daha iyi veya kötü bilemiyorum.
içeriğine bak kendin karar ver yine ama kalite anlamında oando market dondurmaları arasında en kalitelisi gibi.

genel algı algida'nın alt markası, boykottan dolayı çıktı vs. yönünde ama bana daha çok algida markalı ürünlerde yıllar içinde kalite düştüğünden bu olumsuz imaja bulaşmadan kaliteli ürünlerini satmak için kullandıkları üst segment markası gibi geliyor. oando markalı tüm ürünler tam yağlı dondurma olarak geçiyor, algida gibi yarım yağlı dondurma, sütlü buz, aromalı su buzu vs. değil yani. mevcut algida ürünlerini oando adıyla satmıyorlar algida markasını değiştirmediler ek bir marka çıkardılar ve ana markadan daha kaliteli ürünlerden oluşuyor tüm ürün grubu. bir de tek dondurma dolabı olan yerlerde diğer markalara da yer verme şartı mı geliyordu/gelmişti vs. coca cola dolaplarında doritos raflarında yaşanan olayın aynısı. onu atlatmalık çakallık işi olabilir ikinci markayı piyasaya sürmek.

algidalar bitkisel yağlı sütlü buz vs. iken oando'nun tam yağlı dondurmaları 13% tereyağı filan içeriyor. annemin yeni favori dondurması bu. carte dor yediğinde midesi vs. bulanırken bunda bi büyük kabı önüne koysan bitirir :D

şeker hepsinde var. yani diyet dondurma tatlandırıcılı dondurma vs. vardır da standart olarak yüksek oranda şeker içeren bir ürün dondurma. o yüzden hepsi zararlı, en iyisi de olsa kararında tüketmek hatta mümkünse tüketmemek lazım.

oando içeriği bu şekilde i.imgur.com
hatta litvanya'da üretilip ithal ediliyor bu ürün: i.imgur.com
türkiye'de üretilen kap dondurma da içerik olarak dengi, avrupa üretimi ile aynı standartlarda görünüyor külah dışında saf dondurmaya bakınca.


ek olarak pernigotti diyenler olmuş, üreticisi sanset gıda idi. şuan migros markalı dondurmaları da bu firma üretiyor. kendi markaları ile direkt perakende satışı bıraktılar ama marketlere üretime devam ediyorlar.
+1
konetsu
(07.07.26)
(1)

Spiderman serisi şu an nerede

condom kurşunu
Ben en son sanırım ilk filmi izlemiştim tobey’li kristen dustlı olanı yani. Sonra bi sürü film çekldi. Şimdi hepsini izlesem mi diyorum ama hepsi birinirnden bağımsız mı spider’ın şu anki olayı ne, zendaya mary jane mi oldu falan gibi sorular.
Ben en son sanırım ilk filmi izlemiştim tobey’li kristen dustlı olanı yani. Sonra bi sürü film çekldi. Şimdi hepsini izlesem mi diyorum ama hepsi birinirnden bağımsız mı spider’ın şu anki olayı ne, zendaya mary jane mi oldu falan gibi sorular.
0
condom kurşunu
(30.06.26)
en son dizi olarak spider noir çıktı mesela nicolas cageli. www.imdb.com

birbirinden bağımsızlar aslında, multiverse sistemi var işte. ama filmde bağlantılımsı hale de getirdiler evrenler arası yolculuklar vs. derkene 3 ayrı film serisindeki spidermanler bir araya geldi andrew tobey ve tom aynı filmde oynadı

bunun dışında animasyonları var into the spiderverse gibi onda da farklı farklı başka spidermanler vardı yine bir araya getirilen. spiderham bile vardı peter porker intothespiderverse.fandom.com

filmler için konuşursak en güzeli sıradan hepsini izlemek olur. istersen tobey filmlerini de baştan alarak sonra andrew ve tom filmlerini izle işte. son filmde bir aradalar zaten. ama bu sefer de tomun filmlerini izlemek için mcu filmlerini komple izlemek daha doğru olabilir... tomun oynadığı spiderman diğer mcu filmlerinde de yer aldığı için...

tam olsun bişey kaçmasın dersen bu durumda tobeyli spiderman serisi-andrewli spiderman serisi-mcu filmleri sıralı olarak izlenebilir.



616 ana evren spiderman.fandom.com
tobey Earth-96283 spiderman.fandom.com
andrew Earth-120703 spiderman.fandom.com
tom Earth-199999 spiderman.fandom.com

ekşi duyuruyu da o kadar güncelledi compu ama hala bazı karakterleri içeren linkler sıkıntı yaratıyor :D burada parantez mesela
spiderman.fandom.com(Earth-120703)
bu şekilde yazınca linkler çalışmıyor manual olarak encode etmek gerekti :D yıl olmuş 2026 duyuruya link yapıştıramıyoruz...
0
konetsu
(30.06.26)
(5)

Tek kullanımlık çamaşır deterjanı gibi bir minimal ürün var mı

egerbiryolcu
Otel odasında çamaşır makinesi varmış (bunu bilmiyordum yanıma almamıştım ilgili bir ürün) şimdi kullanmam gerekti ama deterjan yok. Marketlerde böyle bir ürün bulunur mu?Otele de sormadım ama.
Otel odasında çamaşır makinesi varmış (bunu bilmiyordum yanıma almamıştım ilgili bir ürün) şimdi kullanmam gerekti ama deterjan yok. Marketlerde böyle bir ürün bulunur mu?
Otele de sormadım ama.
0
egerbiryolcu
(29.06.26)
Marketlerde ufak boylarda deterjan satilir, ama tam anlamiyla 1 kullanimlik bulamazsiniz. 5-10 kullanimlik falan olur (normal boyu 30 kullanimliksa mesela)
0
compumaster
(29.06.26)
Şu tarz bulaşık makinesinin kapsül deterjanı tarzında ürün var. Bundan alın. Yumuşatıcı filan koymanıza gerek yok

www.migros.com.tr
0
limonlu eksi
(29.06.26)
Otelde vardır. Resepsiyona söylesen 1 karton bardakta verir
+4
etna
(29.06.26)
neredesiniz? belki çamaşır makinesi deterjanı otomatik koyuyordur. bir sorun.
0
inheritance
(30.06.26)
normalde tekli satılmaz ama şuan migroslarda bu var. www.migros.com.tr stok durumu her mağazada değişkenlik gösterebilir tabi burada 5mde yok 2m'de var mesela sepette hediye bedavaya geliyor diye aldım sipariş verdikçe. mağazada da hemen kasanın yanında duruyorlar.
istersen parasıyla da alırsın ama 50tl çok normalde tanesi 10-20tlye filan geliyor markaya modele göre değişmekle bu tarz ürünler çoklu pakette
0
konetsu
(30.06.26)
(3)

araç muayenesinde yeni ekipmanlar

jülsezar
mayıs ayında böyle haberler çıktı ama tuvturkün sitesinde yeni bir şey yok. sadece muayene esnasında bakılan şeyler videosunda ilk yardım çantası yangın tüpü vs yazıyor. ama bu haberdeörneğin yedek ampül tornavida vs var https://www.technopat.net/2026/05/18/araclarda-zorunlu-ekipman-listesi-guncelle
mayıs ayında böyle haberler çıktı ama tuvturkün sitesinde yeni bir şey yok. sadece muayene esnasında bakılan şeyler videosunda ilk yardım çantası yangın tüpü vs yazıyor.

ama bu haberdeörneğin yedek ampül tornavida vs var
www.technopat.net

dış ışık donanımı için yedek ampül ne demek
patinaj zincirini niye alayım. hadi pense tornavida koydum diyelim.

bu ekipmanlara bakılıyor mu gerçekten
0
jülsezar
(24.06.26)
2 hafta önce sadece ilk yardım çantası ve yangın sondurucu ile gittim bakmadılar bile. bagaja koymuştum, bagajı açmadılar.
ama bazı yerlerde bakıyorlarmış içeriğine yoğun günse sanmıyorum baksınlar
0
eja
(24.06.26)
ekleme. araştırmalarım sonucu gördüm ki bakanlık bu haberi yalanlamış. burada dursun

www.milliyet.com.tr
+1
🌸jülsezar
(24.06.26)
bulunması zorunlu ekipmanın bulunmaması ağır kusur olacak muayeneden kalacak diye bir şey de yok bu arada. bunların bi kısmı uzun yıllardır zorunlu ama hafif kusur yazarlar.

aynı şekilde cam filmi de yasak ama muayene hafif kusur geçer, polis tersine gelirse yazası gelirse ceza yazabilir...

trafik polisi kontrol ederse yoksa ceza yazabilir muayenede kontrol ederlerse hafif kusur yazabilirler vs. bende lpg tankına bakmak için bagajı açtırdı ama ekipman bakmadı. reflektör ve yangın söndürücü yoktu hafif kusur olarak bile yazmadı. ama 2024 muayenesinde bunlar hafif kusur olarak işlenmiş mesela.
0
konetsu
(24.06.26)
(18)

Arabanız ne renk

arbre
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
-4
arbre
(24.06.26)
mavi, siyah tavan. kir göstermesi dışında güzel.
0
inheritance
(24.06.26)
arabam yok ama peugeot 3008in rengine hastayım
0
neira
(24.06.26)
su an arabam yok. varken beyazdi. ben beyaz seviyorum ama sikildim. yeni araba alacak olsam guzel bir kirmizi secenegi varsa kirmizi alabilirim. yoksa mavi veya gri tonlari olabilir. siyah sevmiyorum.
0
lemmiwinks
(24.06.26)
alıcak olsam gri, ya da çok açık renkler alırdım.

Yaz gününde, siyah arabalar 65 dereceye kadar çıkıyor, beyazlar ise 45 dereceye kadar.

Soğutma performansı, yakıt tüketimini ciddi etkiliyor.
0
substituent
(24.06.26)
substituent, gri siyahtan iyi o zaman
-5
🌸arbre
(24.06.26)
beyaz :-)
0
euteamo
(24.06.26)
yukarida arkadaslarin bahsettigi gibi
renklerin isiyi sogurmasi ;

m.youtube.com
0
designer
(24.06.26)
gümüş. silky silver metallic diye geçiyor.
0
rain when i die
(24.06.26)
Gri
0
logisticsmanager
(24.06.26)
Yeşil :)
0
gadlemler
(24.06.26)
evet beğenirim, önceki aracım füme şimdiki beyaz ama füme daha güzeldi
0
kestane gürgen palamut
(24.06.26)
@arbre

Kesinlikle. Siyah ve beyaz en uç durumlar olarak düşünebiliriz.

Açık renkler ışığı daha çok yansıtır, kapalı renkler çok soğurur.

Tam beyaz en iyisi ama o da çok beyaz eşya gibi duruyor. Gri renkler, açık mavi gayet kabul edilebilir bence.
0
substituent
(24.06.26)
Gri beğendim bir tane ama gönül siyah ya da beyaz istiyor, sıcaklık konusunu düşününce beyaz mantıklı geldi
-5
🌸arbre
(24.06.26)
Gri
0
umutt
(24.06.26)
koyu gri
0
benimkibu
(24.06.26)
yaygın renkleri görsel olarak sevmiyorum ben, renkli hatta rengarenk olsun isterdim kaplamalı anime stickerlı tarzda olanlar mesela yurt dışında daha yaygın onlar çok güzel olabiliyor. mavili yeşilli pembeli kırmızılı filan güzel tasarımlı sevdiğim bi animenin karakterleriyle olsun isterdim, rally aracı tarzı tasarımlar da çok güzel çocukken sokakta bi lacivert impreza vardı öyle :) ama benimki düz beyaz :(

düz renk olacaksa da mavi isterdim ama şu var ki beyaz cidden en garantisi... daha az ısınır güneş yanığı vernik atması çizik vs. daha az belli olur. o yüzden beğenmesem de memnunum beyaz olmasından.
0
konetsu
(24.06.26)
Beyaz.
0
ekimoloji
(24.06.26)
Parlak gümüş gri.
Başta pek istemiyordum başka seçenek olmadığı için mecbur kaldım ama kullandıkça çok sevdim. Kirlenmeme açısından da iyi.
0
megalomaniac
(25.06.26)
(4)

araçta olan sesleri büyük ölçüde kestik, şimdi ötme sesi var...

konetsu
muayene öncesi yola çıkmadan kendim birkaç şeye bakmıştım https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1623916/sonunda-z-rotlarini-degistirdim-teybi-de-taktim-nasil-olmussonrasında şase kablolarının uçları ve bağlandığı yerleri de zımparayla temizleyip kontakt spreyi vs sıkınca hararet göstergesinin hatalı gös
muayene öncesi yola çıkmadan kendim birkaç şeye bakmıştım www.eksiduyuru.com
sonrasında şase kablolarının uçları ve bağlandığı yerleri de zımparayla temizleyip kontakt spreyi vs sıkınca hararet göstergesinin hatalı gösterme problemi de çözüldü.

zrot değişimi sesleri bayağı azaltmıştı ama tamamını kesmemişti, ani gaz verince veya kesince gelen tak tak sesleri silkeleme vs. devam ediyordu. rölantide titreme sesi oluyordu.

rölantideki ses egzoz borusunun titremesindenmiş diğer problem de şanzıman takozundan. "birazcık" yıpranmışlar :) imgur.com
bunlar da değişti ve şuan tıkırtı trim sesi vs. bişey kalmadı. rölantide motor çalışmıyor gibi eskisine kıyasla. :) sol rot kolunda da hafif boşluk var gibiydi muhtemelen çok problem olmazdı ama muayene öncesi garantiye almak için yeniledim. rot ayarı kaçtı bir de rotçuya masraf etmek gerekti o yüzden biraz pişman etti ama şuan sıkıntı yok ^^ eskiden çok hafif sola çekme vardı. direksiyonu tutarken çekmiyordu araç düz gidiyordu zorlamıyordu ama bırakınca hafiften sola kayıyordu o da düzeldi dümdüz gidiyor şimdi tutmasan da.

olan sesleri kestik ama bu sefer de araba cikcik ötüyor :D
aynı ses daha önce de hafif olarak vardı ama diğer sesler arasında yok sayılacak seviyedeydi.

şuna çok benzer bi ses: www.instagram.com
bu da benziyor: www.youtube.com
ilk yola çıkınca biraz duyuyordum ama 1km sonra bile kesiliyor gibiydi.

ses hız arttıkça hızlanıyor ama belli bi hızdan sonra yine duyulmuyor düşük hızda daha net duyuluyor. bu da rüzgar ve motor sesinden dolayı mı yoksa ses gerçekten kesiliyor mu bilemiyorum...

eski sahibine test sürüşü yaptırdım. ben aldığımda kaliper yayı kayıptı usta bi yay uydurmuştu, rot kolu değişirken kaliper sökülüyor takarken onu düzgün takamamıştır odur diyor. ses dışında önemli bir problem yaratmayacağını söylüyor ama hem ses rahatsız edici hem emin olmak istiyorum.

bu videolardan birinde eğrilikten dolayı diğerinde video sahibi balans ağırlıklarından demiş. buna benzer ötme sesinin tüm olası sebepleri nelerdir acaba? tam nokta atışı sebebi bulabilir miyiz? eğrilikten olacağını pek sanmıyorum araçta titreme vs. yok genel olarak. 90kmlere kadar sıfır problem. 100km civarında araç hala düz gidiyor ama direksiyonda ufak bi titreme hissediliyor. lastikleri değiştirmek istediğimden balans ayarına baktırmadım/yaptırmadım. 100km üzerine pek çıkmıyorum. genel kullanım şehir içi. bu kullanımda da hiçbir sorun yok.

bu arada oksijen sensörü problemine rağmen emisyondan da muayeneden de tekte geçti araç. i.imgur.com

aktif bir yağ kaçağı da yok kusur olarak listelenmiş olsa bile. eskiden belki bir dönem olmuştur veya ufak terlemelerdendir kurumuş yağlar var ama güncel yağ eksiltme damlatma vs. yok. ön sislerde de led olduğundan ben muayene öncesi rölesini söktüm muayenede çalışmıyordu.
0
konetsu
(20.06.26)
Alternatör kayışı gibi (v kayışı)
0
hebanon
(20.06.26)
@hebanon motor devrine veya elektriksel yüke göre değil araç hızına göre ses hızlanıyor veya yavaşlıyor.
durduğun yerde hiç ses yok.
frenleme yaparken kesiliyor.
sol rot kolu değişiminden sonra olması da o tekerle ilgili bir konu olma ihtimalini arttırıyor.
0
🌸konetsu
(20.06.26)
Hızına göre artıyorsa teker bilyası olabilir ama teker bilyası 80km/h den sonra boşta giderken de öter
0
hebanon
(20.06.26)
eski sahibinin tahmini doğru çıktı o balata sacı/kaliper yayı denen şey sürtüyormuş. parça değişmeden 300tl işçilik aldılar ayarladılar. ses kesildi.
0
🌸konetsu
(22.06.26)
(5)

lpg ecusunun 70ma tüketim yapması normal mi?

konetsu
araçla ilgilenirken kaçak testini de yapayım dedim. aküde negatif kutbu söküp araya seri multimetre bağlayarak ölçümlerimi yaptım. araç hızlıca uykuya geçiyor ve tüketim 30mA, ama bu sadece aracın kendi şase kablolarını bağladığımda böyle... ek bi kablo daha bulunuyor negatif kutupta, lpg sistemine
araçla ilgilenirken kaçak testini de yapayım dedim. aküde negatif kutbu söküp araya seri multimetre bağlayarak ölçümlerimi yaptım.

araç hızlıca uykuya geçiyor ve tüketim 30mA, ama bu sadece aracın kendi şase kablolarını bağladığımda böyle... ek bi kablo daha bulunuyor negatif kutupta, lpg sistemine ait ve bunu da bağladığımda tüketim 100mA seviyesine çıkıyor. eski sahibinin dediği gibi sorun buradan çıktı.

lpg sistemi ile elektrik bağlantısını paylaşan ek bişey var mı özellikle bakmadım ama sanmıyorum. bu lpgnin kablosu bağlı değilken aracı çalıştırmayı da denedim emin olmak için araç çalıştı ama lpg aktif değildi.

mevcut lpg ecusu candan mühendislikte değiştirilmiş ki bu işte en iyilerden diye biliniyor. buradaki servise de gösterdiğimde elektrik bağlantısı doğru dendi. kontak kapatınca gösterge ışıkları filan sönüyor marş basınca yanıyor. ama uykuda 70mA tüketim bana anormal geldi.

korktuğum kadar büyük çıkmadı tüketim, normalin 4 katına yakın olsa da günlük kullanılan araçta ciddi sıkıntı yaratacak gibi değil sanırım. ama lpgciye de gidip bi baktırma niyetindeyim.

normal tüketimi ne seviyelerde oluyor bu sistemlerin onu bilemediğimden soruyorum. araçlar için genelde 30mA seviyesi normal kabul ediliyor onu biliyorum.
+1
konetsu
(09.06.26)
standart 55A aküyü 15-20 günde tamamen sıfırlar. modern araçlarda akü voltaj belli bir seviyenin altına inerse aküyü koruma amaçlı çektiği akımı komple keser. bir daha kontak açılana kadar aküden akım çekmez. hatta bu yüzden kapıları bile anahtarla açmak gerekir.

bu devreyi kontaktan ya da akü voltajını kontak kapatıldıktan bir süre sonra kesen bir noktadan almak daha mantıklı olur.

30mA zorunlu bir akım, kumandanın alıcısını açık tutuyor. ama dediğim gibi voltaj çok düşerse bunu da keser. çünkü tamamen deşarj edilen akü tekrar şarj tutmaz.
0
orpheus
(09.06.26)
orpheus dediğim gibi bu haliyle yüksek olduğunu biliyorum normal kabul edilen seviyenin 4 katına çıkıyor toplamda. ama araç yatmıyor gündelik kullanıyorum. ondan çok acil sorun yok gibi? ha 5 yıl gidecek akünün ömrü kısalır 3 yılda biter vs. o ayrı konu. o yüzden çözmek istiyorum...

kontağa bağlamak daha mantıklı gibi geliyor bana da ama normal bağlantı niye bu şekilde anlayamadım.

sonuçta kontağa bağlı hattı da var hatta araç marş basmadan gösterge bile açılmıyor kendi içinde bu lpg ecusu neden tüketimi durdurmuyor ne yapıyor da o tüketim gerçekleşiyor bunu anlayamadım.

güvenlikle ilgili sorun olacağını sanmam yoksa max 1 ay yatan her lpgli araç riskli olurdu :D zaten bitecek o akü yine kesilecek gücü. uzun yatacak araçlarda aküyü söküyorlar o da sıkıntı olmuyor. güç olmayınca lpg valfleri varsayılan olarak zaten kapalı konumda oluyordur.

bakacağım tek şey merkezi kilit sistemini söküp bir tur daha ölçüm yapmak veya o kablo sökülüyken merkezi kilidi denemek. sonradan takılma üç şey var şuan lpg, merkezi kilit kumandası ve teyp. teybi ayrıca evde adaptörle çalıştırırken ölçtüm ve 30ma çıkan ölçümde de teyp bağlıydı. merkezi kilit garip bi şekilde lpgnin hattından bağlanmış olabilir mi acaba diyorum iş bilmez biri tarafından. çok düşük ihtimal ama elemek lazım lpgciye gitmeden.
0
🌸konetsu
(09.06.26)
thetruenorthstrongandfree2 öyle olsa kontak kapatınca gösterge sönmezdi. youtu.be lpgnin bağlantısında sorun yok gibi. buradaki servis de bağlantı normal dedi... ama tüketim ölçümü vs. yapmadılar sadece kablolamaya baktılar.
0
🌸konetsu
(09.06.26)
thetruenorthstrongandfree2 yani aracın kendi donanımında öyle bişey yok işte. bu lpg tesisatı için çekilmiş kablo olmadan aracın kendi kablolarını bağladığımda tüketim hemen 5-10 saniyede 30mA seviyesine iniyor. ya lpgden ya aynı elektrik hattına bağlanmış olabilecek bişey varsa ondan olmalı.

bu sonradan takma kumanda sisteminin kabin içindeki pozitif bağlantısında sigorta var onu sökerek ölçüm yaparım tekrar veya dediğim gibi o negatif kutuptaki kablo bağlı değilken bi kumandadan kilitlemeyi açmayı denerim bakalım. o paylaşıyorsa da sorun kilit sistemindense çözeriz... yoksa mecbur lpgciye yaptırmaya çalışacağız ne gerekliyse.
+1
🌸konetsu
(10.06.26)
Nokta atışı çözüm veriyorum ve problemini çözecek diye düşünüyorum.

Araca takılan sistemlerde sen beslemeyi sigorta kutusundan kontak açıldığında çıkış veren bir röleden alsan bile selenoid olan bir sistemde sürmesi daha kolay diye n-type mosfet kullanırlar. Burada selenoide pozitif uç direkt bağlanır, eksiyi açıp kapatarak selenoidi anahtarlarsın.

Bunun sıkıntısı şu, selenoid yüzünden devre tasarımı iyi değilse pozitif besleme devre üzerinden kendisine kaçak bir yol bulur. Çözüm basit, lpg sistemine giden hem artı hem de eksi uç bir röleden geçmeli ve röle kontak yarım açılmadan çekmemeli.
+1
kimlanbu
(10.06.26)
(5)

sonunda z-rotlarını değiştirdim :) teybi de taktım. nasıl olmuş?

konetsu
yenisi: https://i.imgur.com/itodo6s.pngburada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :) biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış
yenisi: i.imgur.com
burada elle somunları tutturunca çektim fotoyu da daha sıktım tabi :) eskileri çıkarmak ve yenileri yerine oturtmak zor kısmıydı. ıslaklık eskiler kolay sökülsün diye sıktığım wd40'dan. :)

biraz geç gittim iş bitene kadar hava karardı ama :D uygun çukur varmış komşu söyledi
i.imgur.com

bu da eskilerin durumu: i.imgur.com
böyle boştaydı i.imgur.com
bi taraf zaten zrot bile değil saplama atmış usta...

teyp de uğraştırdı biraz...
eskisinin kızağı yoktu boşta duruyordu i.imgur.com
içine göçmesin diye köpük basmışlar :D i.imgur.com

yeni çerçeve tam oturmuyordu i.imgur.com
i.imgur.com

köşeleri matkapla zımparalayıp oturttum i.imgur.com
kusursuz olmasa da yerine düzgün oturdu bi sallasan çıkacak gibi değil. siyah çerçeveyi yapmadım ileride zaman bulursam daha düzgün ölçü alır yaparım dedim. yedek gri çerçevem de vardı onu modladım.
i.imgur.com artık navigasyonum var :) yerinde de sallanmıyor.

yeni teybin usbsi dashcami çalıştıramıyor ama zaten onu da sigorta paneline bağlayacağım. üşengeçlikten nasılsa çalışıyor diye ertelemiştim, set olarak hardwire kitini de aldığım halde kullanmamıştım. yarın ona bakarım artık... bir de arka park kamerası araçta vardı ama aktif değildi, baktım kablo bağlantısı da yanlışmış eski teypte... yeni teybe bağladım ama çalışmadı. ona bakarım... arkada kamera tarafındaki bağlantıda da sorun olabilir... olmazsa yeni teybin kendi kamerasını bağlarım.

zrotu muayene öncesi birkaç işlem daha yaptırırken taktırırım diyordum çukuru bulunca hemen gittim kendim hallettim :)
0
konetsu
(09.06.26)
kazasız belasız kullanın hocam :)
0
shadowfollower
(09.06.26)
super olmus :)
0
cooperr
(09.06.26)
hocam eline sağlık. bu tarz geliştirmeli takip etmek güzel oluyor.
devamını da bekliyoruz.
0
MtKrt
(09.06.26)
hallettim dashcam hardwire kiti ve arka park kamerasını da :) eski kamera ya bozuk ya uyumsuzdu değiştirdim kendi kameramı taktım. ama montaj yeri uymadı şimdilik bantla sabitledim yerine daha uygun bi çözüm bulana kadar. tamponu ekstra delmek istemedim
0
🌸konetsu
(09.06.26)
jilettttt
0
gurur
(10.06.26)
(9)

3 milyon TL’ye kadar acemi sürücü için 360 kamera/park asistanlı en mantıklı küçük araç hangisi?

mahmuttt
Merhaba arkadaşlar,Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven
Merhaba arkadaşlar,

Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven verecek bir araç olması.

Özellikle aradığımız donanımlar:

Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
Adaptif hız sabitleyici
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Crossover da olur dersek şu araçları düşünüyoruz:

Volkswagen T-Roc Style / R-Line
Peugeot 2008 GT veya e-2008 GT
Renault Clio yeni kasa Techno Esprit Alpine / 360 kamera + park asistanlı paket
Nissan Juke üst paket
MINI Cooper E / MINI Cooper dolu paket

Ama hatchback olsun, SUV/crossover olmasın dersek düşündüğümüz liste şöyle:

Renault Clio yeni kasa, 360 kamera + eller serbest park asistanlı
MINI Cooper E / MINI Cooper
BMW 1 Serisi Parking Assistant’lı
Mercedes A Serisi Hatchback park paketli
Peugeot 208 GT / e-208 GT
Opel Corsa GS / Ultimate
VW Golf dolu paket; fakat Golf’te 360 kamera yoksa bizim kriterimizde biraz geriye düşüyor

Bu kriterlere göre sizce en mantıklı tercih hangisi olur? Özellikle eşinizin/ailenizin kullandığı, park ve dar alanlarda güven veren, 360 kamera/park asistanı gerçekten işe yarayan modellerle ilgili tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
-1
mahmuttt
(05.06.26)
bu kriterlere uyan en mantıklı araç bence togg. anneme aldık (75 yaşında), her tarafta o kadar çok kamera var ki, rahat rahat park ediyor.

adaptif hız sabitleme de var, tısır tısır gidiyor araba.

otomatik park pek çalışmıyor yalnız, haberiniz olsun.
-5
babilfish
(05.06.26)
Ekonomi müsaitse neden olmasın ama daha park yapamayan acemi sürücüye 3m'luk araç tamamen israf.

a serisi 2. el 360 görüşlü otomatik park asistanlı bir Mercedes olabilir. Paralel parkta bile gayet iyi çalışıyor.
+6
kimlanbu
(05.06.26)
Seçenekler arasında elektrikli de varsa size uyuyor demektir. O halde ben olsam elektrikli olmayanlara hiç bakmazdım. İkinci el bir e2008 alırdım. Otomatik park yok sanırım sadece.
-2
orient blue
(05.06.26)
yukarida togg denilmis ama togg nispeten buyuk bir arac. kullanicinin hedefi park kolayligi o yuzden b segmenti veya b-suv tercih etmesi mantikli.

2008 GT olabilir.
Hyundai Kona olabilir. Listeye eklememissiniz ama hyundai i son yillarda begeniyorum ben sahsen.
Clio Alpine de mantikli bir secenek. ikinci eli en iyi arac clio bu arada elden cikarmak kolay.
t-roc kasasi yeni degisti. Bu da dusunulebilir. Ama t-roc de b ile c arasinda kalmis c ye yakin bir arac.

premium isterseniz mini cooper mantikli bence.
premium elektrikli derseniz de volvo ex-30 olabilir belki.
+4
nuevo
(05.06.26)
acemi ise direkt sıfır araç almak bence mantıklı değil. 1-1.5 milyon arasında suzuki swift 1.2 hibrit alıp acemiliği atmasını beklerim. çift renk olanları da gayet güzel. 1-2 yıl kullandıktan sonra da rahatça satılır. sonra güzel sıfır bir araca geçebilirsiniz.

örn: www.sahibinden.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.06.26)
sırf dahili 360 kamera olacak diye pahalı araçlarla sınırlamanıza gerek yok seçenekleri. sonradan da eklenebilen bir sistem... ki birçok lüks aracın dahili sisteminden daha iyi alternatifler var. www.youtube.com

ek olarak elektrikliye bulaşmazdım. gelecek elektriklide evet ama güvenli batarya teknolojileri gelişip yaygınlaşmadıkça almam. yakınımda park etmiş olanları görünce bile rahat edemiyorum çok büyük risk. o kadar büyük lithium bataryaların böyle yaygın kullanımı delilik. önümüzdeki yıllarda çok ciddi problemler yaratacağını düşünüyorum günümüzde satılan elektriklilerin. umarım yanılırım. solid state bataryalar kullanıma girince lithium bataryalıların ya batarya değişimi zorunlu tutulmalı ya toplatılmalı trafikten men edilmeli.
0
konetsu
(05.06.26)
Elbette para, keyif ve karar size ait ancak ben olsam acemi şoföre 3 milyon liralık bir araba almazdım, şöyle 1-2 sene kullanıp acemilik tasfiye edildikten sonra güzel bir araba alırdım.

Saydığınız donanımlardan şunlar arabaların çok büyük kısmında zaten iyi kötü mevcut:
Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Bunlar için ise biraz daha ince elemek gerekiyor:
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Adaptif hız sabitleyici

Bence ilk arabada otomatik park ve adaptin hız sabitleyici olmamalı. Amaç acemiliği atmak, araba kullanmayı ve trafiği okumayı gerçekten öğrenmekse bu donanımların olmaması daha iyi olur. Sizin ilacınız B segmenti bir araba şu aşamada. İkinci el bir Suzuki Swift yukarıda önerilmiş, bence de çok iyi alternatif. Küçük bir arabada şehir içinde paralel parkın esasları öğrenilir, dar yerlerde manevra becerileri geliştirilir, araba hakimiyeti kavranır, ardından C segmenti seviyesine çıkılır, zaten dolu ve üst donanım bir C segmentinde istediğiniz donanımların çoğu standart olarak gelecektir.
0
10551037
(05.06.26)
Nissan Juke dışarıdan cüsseli de olsa harika bir ilk araba olur. Şaşırtıcı bir manevra kabiliyeti var çok rahat döner kullanan, girer çıkar park eder. İki sene çok sattı(hatta bir ara yok sattı 2023 sonu araba yoktu hiçbir bayide) bu sene biraz daha az o yüzden geçen aya kadar kampanyalar bile vardı gırla.
Çok da üzmez bakım masrafları genel olarak, yine ilk araç için olumlu. Ufak 2010 corsadan geçiş yapmıştım, park inanın daha rahattı, tabii kamera vs de bonusu var ama ben yine manevrasına veriyorum. Crossoverlar biraz da yolu görme hakimiyet konusunda güven veriyor tecrübesiz kullanıcıya. İkinci eli biraz şaibeli hemen satma niyetiniz yoksa alınır, yoksa değişik bir ikinci el fiyatlandırması var jukelar için piyasada, tam değerini kestirmek güç.
0
kullanıcıadımbuolsun
(05.06.26)
sıfır togg alın mis.

adamlar benzer paralara swift önermiş, aklım almıyor.

elektrikli miniler de hoş.
0
gurur
(06.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(7)

Ayakkabı hakkında desteğiniz gerekiyor

baldan kaymak
Ayakkabıyı 1 kez giydimMakinada yıkadım kurumaya bıraktımDün de az güneşte kaldıBugün görüntü şuhttps://imgur.com/a/TKSYqhnNe yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
Ayakkabıyı 1 kez giydim

Makinada yıkadım kurumaya bıraktım

Dün de az güneşte kaldı

Bugün görüntü şu

imgur.com

Ne yapmalıyım? İstanbul kadıköy ümraniye üsküdar var mı bu işi çözebilecek biri ne olmuş olabilir beyazdı kızarmış ekmek gibi
0
baldan kaymak
(03.06.26)
Öncelikle şunu ekleyim. Spor ayakkabısı çamaşır makinesine atılıp yıkanmaz. Kendi özel temizlik malzemeleriyle silinecek temizlenir.
Yıkandığı zaman dikişler hızlıca ayrılıp yapıştırma kısımlar hızlıca sökülmeye başlıyor. Renk solması da ekstrası.
Bu şekilde giyeceksiniz
+1
limonlu eksi
(03.06.26)
o sararan nubuk yerleri sıfır zımparayla zımparalamayı deneyin, büyük ihtimalle düzelecektir.
0
lil siztah
(03.06.26)
diş fırçası ve macunuyla temizlemeyi dene
0
jelly bear
(03.06.26)
Nubukta bu oluyo evet :( yazilan cozumleri ben de deniyim, cozulurse guncelleyelim
0
üğpoıuy
(03.06.26)
turkishcare markasının leke çıkarıcısı bayağı işe yarıyor denemenizi öneririm, nubukta zor olabilir ama denemeye değer.
0
darthvader
(03.06.26)
(git: www.a101.com.tr ) sitil ayakkabı temizleme solüsyonu zaman zaman a101, bim, şoka geliyor. temizlik için öneririm
0
my fault
(03.06.26)
@limonlu ben onca yıldır hep çamaşır makinesine atıp yıkıyorum bir problem yaşamadım... adidas supernova sequence, adidas supernova glide, adidas revenge boost, adidas energy boost, adidas ultraboost vs. defalarca kez yıkandı. şuan aktif kullandığım ultraboostlar beyaz olduğundan daha sık da kirleniyor en az 10-12 kez filan yıkamışımdır. oakley battalion botlarımı filan da yıkadım.

renk solması da olmadı hiçbirinde. antrasit, turuncu, sarı/beyaz, lacivert/turuncu, turuncu/beyaz, siyah/yeşil vs.
0
konetsu
(03.06.26)
(2)

Nakit Avans 101

tantamount_to_equivalent
Simdi diyelim 500 tl kredi karti limitim var. Kart borcumun son odeme tarihine kadar 20 gun var. 300 tl nakit avans cektim. Bu 300 tl'yi yerine koymadigim her gun faiz biniyor sanirim. Dogru mu? Karti kullanip 100 tl'de market alisverisi yaptim. Ben kartim icin 3-4 gun sonra 300tl odeme yaparsam s
Simdi diyelim 500 tl kredi karti limitim var. Kart borcumun son odeme tarihine kadar 20 gun var. 300 tl nakit avans cektim. Bu 300 tl'yi yerine koymadigim her gun faiz biniyor sanirim. Dogru mu? Karti kullanip 100 tl'de market alisverisi yaptim. Ben kartim icin 3-4 gun sonra 300tl odeme yaparsam sistem otomatik algilayip "300 nakit almisti ya, onu oduyor" diyip, benim 300 tl nakit avansa binen faizi durduruyor mu? Hani 100 tl normal kart kullanimindan dogan borc var ya mesela ona saymasin?
0
tantamount_to_equivalent
(31.05.26)
avans hesap tarzı şeyler öyle çalışıyor bildiğim. ayrı bir hesaba ödeme yaptığından kart harcamanla karışamıyor.
nakit avans bir harcama gibi faizi baştan hesaplanıp ekstreye yansıyor. ekstre kesimine kalan güne göre de ödenecek tutar değişiyor. atıyorum 50 lira masrafı faizi şusu busu tutsa 350 liralık bi harcama yapmışsın gibi borç olarak yansır. 100tl market alışverişinle birlikte 450 olur, 300 ödersen 150tl borç kalır.
0
konetsu
(31.05.26)
kredi kartlarında nakit avans kullanımlarında aylık faizler bellidir ve ekstrene yansıtılır. tek sefer veya taksit olabilir. artık alışveriş gibi olur, ekstren kesilince son ödeme tarihine kadar ödeyebilirsin, ekstre kesilmeden de ödeyebilirsin. fazi zaten yansıtıldığı için erke ödemende değişiklik olmaz ama son ödeme tarihini geçersen tekrar faiz işler
0
efruz
(31.05.26)
(9)

Yardım. Evi karınca bastı.

mikahakkinen
Baharat ve kuru gıda rafında geziyorlar. Doğal yöntemler (sirke, tarçın vb.) İşe yaramıyor. Tarlalık bir alana yakın oturuyoruz. Çözüm için önerilerinize açığım.
Baharat ve kuru gıda rafında geziyorlar. Doğal yöntemler (sirke, tarçın vb.) İşe yaramıyor. Tarlalık bir alana yakın oturuyoruz. Çözüm için önerilerinize açığım.
+3
mikahakkinen
(31.05.26)
Ya başlığa gelip eksi basan şizofren arkadaş ne sorunun varsa özelden yaz. Pasif agresif buralarda gezeceğine, git ananın evinde ağla.
+2
🌸mikahakkinen
(31.05.26)
Öncelikle kaynağı bulmaya çalışın. Mesela örnek veriyorum şeker paketi açık kalmostir ona geliyolardir böcek ölmüştür ona geliyolardir veya yuvalarını tespit edip çatlak delik gibi bir yer varsa alçı gibi bir şey şurup kapatmaya çalışın. Biz de bahçe katinda oturuyoruz. Penceredeki su oluk yerlerinden toprak kazıp dadaniyorlardi oraları kapatınca gelmediler. Yine uçan karıncalar evin bazı bölümlerinde çok çıkıyordu oraları annem beyaz bir şey surup delikleri yuvalarını kapattı.
+2
egerbiryolcu
(31.05.26)
11. Katta oturuyorum, mutfak da açık bir şey kaldı mı savaş alanına dönüyor.
tarım ilacına kadar denedim çözüm olmadı, tezgahta bir şey bırakmamaya dikkat ediyoruz.
+1
rhan
(31.05.26)
benim eski evde mutfakta salonda sürekli karınca oluyordu. rastgele markette dolaşırken karşıma çıkan şu ürünü alana kadar... www.migros.com.tr

üzerinde 3 ay etkili demiş ama o evde kökten kalıcı çözdü benim sorunu. çocukluğumu geçirdiğim büyüdüğüm bildim bileli de az çok karınca olan, kırıntı vs. kalsa tezgahta karınca dolanan evde taşınana kadar yıllarca bir daha karınca görmedim. bilemiyorum...

ilk koyduğumda ortalıkta gezen karıncalar artmıştı. sıra halinde hepsi akın etmişti bu yeme. bi süre sonra komple yok oldular...

tarlalık alan olduğuna göre gelen birden fazla koloni de olabilir. baş etmenin zor olacağı sayıda da olabilirler. benim 2. kat 3+1 daireydi klasik.
+1
konetsu
(31.05.26)
Chrysamed marka insektisit max spreyi tek kullanimda bile etki ediyor, ben eczaneden almiştim. Çok düşük hacimli likitler yazıyor üzerinde.
+1
sinematikcrop
(31.05.26)
egerbiryolcu+1 kaynağı bulmadan kalıcı çözüm olmuyor hiçbiri. Bahar başında ben de çok mücadele ettim en sonunda membaanın kapı kasasındaki açıklıklar olduğunu anladım ve kapattım. Tabi bi yeri kapatıyorsunuz, yakınlarda bi yerde tekrar çıkış bulup geliyorlar. Her yeri alçıyla derzle dolduracaksınız. Az önce annemin evindeki otoban girişini buldum. Limonla, karanfille, tebeşirle, zehirle olacak iş değil.
+1
beetlejuice
(31.05.26)
eczanede olmasi lazim, karinca,kalorifer böcegi yemi,pastasi yada macunu.
0
designer
(31.05.26)
sirke, tarçın, kahve, limon vs. hepsini uzun süre denemiştik ve günde 2 kere de yerleri silmiştik. galiba 1 ay içinde falan kurtulmuştuk. bir daha da gelmediler yıllardır. 🧿 🧿 🧿
+1
art cat chocolate
(01.06.26)
iki koloniyi birbirine düşür, mutfağa bir kutu içerisinde kesme şeker, ekmek kırıntısı falan bırak, aynısını birde ev dışındaki bir yere bırak, ikisine de karıncalar gelecektir, sonra yerlerini değiştir, mutfaktakini dışarı, dışardakini mutfağa taşı, aralarında kavga çıkacak, sonra buraların huzuru bozuldu diyerek tüm koloni ortamı terk edecek.

bütün bir koloniyi öldürmekten daha iyi bir çözüm.

çıkmasını istemediğiniz alanlara koli bandı çekin, nedense koli bandının üstünden geçmiyorlar, T şeklinde yaparsanız bant çekme işini daha iyi oluyor.
+1
selam
(01.06.26)
(4)

araç muayenesi öncesi nelere bakmalı?

konetsu
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları taka
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.

artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları takarım...

sislere de aldım ama araçtakilere bakmadım, sadece ampul mü değiştirildi yoksa eskisi sökülüp gövdesiyle birlikte modül olarak sis farı mı takıldı bilmiyorum. değişen sadece ampulse halojenleri takarım. aracın orijinalinde sis farı olduğundan büyük ihtimalle sadece ampul değişmiştir. kitapçıkta sis farlarına h3 demiş aldım bi set.

direksiyonda ve akslarda filan boşluk hissetmedim, sorun yok gibi.

sürücü koltuğunu değiştirdim o sorun olmaz umarım? orijinalinde yükseklik ayarı yoktu çıkma koltuk aldım. şuan ileri geri eğim yükseklik vs. tüm ayarları kullanılır durumda. yerinde sabit, sallanma durumu yok.

lastikler kış lastiği muayeneye yazın giriyorum ama yazlık mı kışlık mı 4mevsim mi bakmıyorlar diye biliyorum. sadece diş derinliği ve aynı aksta farklı ölçü olmaması gibi şeyler önemliydi? bunlarda sorun yok.

frenlere baktıracağım, el freni ayarı gerekli gibi. kolçağa dayanana kadar çekmek gerekiyor. 1-2 diş kala bile kaydırıyor. kampana balatalarını değiştirmek de gerekebilir bilemiyorum bakılınca görürüz.

fren hortumlarında dış yüzeyde çatlak olmaması lazımmış, ona da baktıracağım.

yangın tüpü, reflektör, ilk yardım seti gibi şeyler hafif kusurla geçiyor gördüğüm kadarıyla? şart değil gibi ama tanıdıktan bulursam ödünç alırım...

amerikan park, f1 stop gibi zırvalar yok. ön arka tüm lambalar çalışıyor.

abs, airbag ışıkları vs. yanmıyor.

camlarda kırık çatlak vs. yok.

emniyet kemerleri sağlam.

silecek çalışıyor.

korna çalışıyor

yağ benzin hidrolik gaz kaçağı vs. yok

lpg tankı yeni.

mtv 2026 ilk taksiti ödendi.

bunlar dışında bir de emisyon testi olayı var onu kendim bilemem götürüp ölçüm yaptırana kadar. ama bariz bi duman atma veya benzin kokusu filan yok.

aklıma gelmeyen bunlar dışında ağır kusur sayılan bir durum var mı?
0
konetsu
(31.05.26)
bence arabayı illa göstereceksen önce muayeneye sok, ne eksikse tespit edip söylesinler, ondan sonra gösterirsin. şimdi kendi listene göre tamamlayıp gideceksin, abuk bir şeyden ağır kusur yazacaklar, tekrar gideceksin, iki sefer iş olacak.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
O kadar şey yapmışsın ki aklıma lastik sibop kapaklarına da bak demekten başka bir şey gelmedi .
Bir de sileceğin çalışmasından ayrı olarak eskimiş durumda olmamalılar .
0
diyecevaplandı
(31.05.26)
@kibritsuyu şehir dışına gideceğim muayene için. güvendiğim bildiğim usta yok daha önce de araç muayene deneyimim olmadı. eski sahibiyle birlikte halledeceğiz. önümüzdeki iki hafta içinde gidip işimi bitirip dönmem lazım ki gitmem de birkaç gün sonra ancak mümkün olacak. bana 1 hafta 10 gün bi süre kalıyor.

tekte geçme ihtimalini maksimize etmek istiyorum. düşün mesela hiç sormadan bakmadan etmeden gittim sadece led fardan kaldım başka sorun yok? böyle saçmalıklar olmasın. yani ufak tefek gözden kaçabilecek veya yeni düzenlemeyle eklenmiş şeyler varsa bilelim işte. 2024 muayenesinde led farla geçiyordu hafif kusurdu değişmiş ağır kusura çevirmişler... bu tarz abuk şeyler nelerdir başka mantıksız ağır kusurlar var mı onu bilmek istiyorum.

şimdi frenler hortumlar şanzıman yağı hidrolikler vs. birkaç şeyi muayeneden geçse de geçmese de yenileyeceğim ilk muayene öncesi mi sonrası mı farketmez haliyle.
0
🌸konetsu
(31.05.26)
@diyecevaplandı aracı aldığımda dört kapağı da yoktu ben eski bisikletten çıkma kapakları taktım. ön sol kapak çatlak üçü sağlam. (en rahat göreceğime çatlak olanı taktım ki kırılır düşerse farketmem kolay olsun)

silecekleri de yeniledim. eskilerde yırtılma vardı. ama silecek yıpranması hafif kusur. 2024 muayene raporunda da diyor silecek süpürgeleri yıpranmış diye. ha o da değişip ağır kusura çevrildiyse bilemem?
+1
🌸konetsu
(31.05.26)
(6)

şarjlı matkap için

metal69
Hangi marka sizce?
Hangi marka sizce?
📊 Hangisi?
Bosch %26.7 (8)
Dewalt %16.7 (5)
Stanley %3.3 (1)
Einhell %33.3 (10)
Makita %16.7 (5)
Ryobi %3.3 (1)
-1
metal69
(30.05.26)
yoğun kullanmayacaksan evde elimin altında bulunsun diye alacaksan einhell tam f/p ürün
0
my fault
(30.05.26)
Ev kullanıcısı için fazla kaçsa da Bosch mavi seri. Evde diğer eşyalar da Bosch ise (şarjlı süpürge, şarjlı silikon tabancası vs) batarya ve sarj aleti masrafı da etmeye gerek kalmıyor.
0
kimlanbu
(30.05.26)
einhell kendi fiyat aralığında en iyisini sunuyor gördüğüm.

yani bosch yeşil fiyatına einhell expert plus veya professional serisi ürün filan alabiliyorsun ki bu performans olarak mavi boschun çok gerisinde kalmıyor.

diğer markaların üst seri ürünleriyle kıyaslarsan da daha güçlü daha üstün özelliklere sahip ürünler oluyor. atıyorum 40nm darbesiz fiyatına 60nm darbeli filan alabiliyorsun gibi.

bende TP-CD 18 Li-i BL var mesela. ve bu model özelinde TE-CD 18 Li-i BL olarak satılan birçok yerde gönderim TP serisi olarak yapılmakta, güncel tarihli yorumlara bak derim.. expert plus serisi olarak çıkıp sonraki partilerde professional serisine geçirilen bi model. ürün sayfaları güncellenmemiş oluyor bazen. ha elde eski üretim ürün kalmışsa TE serisi de gönderebilirler ama üründe fark var mı bilmiyorum. zaten düz expert değil expert plus olarak geçiyordu TE olan da.

Einhell'i öne çıkaran en önemli konulardan biri bence ürünün kendisi kadar bataryasında da f/p oranının iyi olması. başka markada 2ah alamadığın fiyata 4ah filan alabiliyorsun.
süpürge, dekupaj, kompresör, üfleyici vs. birkaç ürününü daha aldım memnunum ben.

tüm 18v aletleri aynı bataryayı kullanabiliyor. boschta mesela yeşilin bataryasını maviye takamıyorsun bataryalar da serilere ayrılmış durumda. yine bataryaları kolayca güvenilir satıcılardan bulabilmek de avantaj. hepsiburada amazon trendyol vs. kendileri satış yapıyor. bi black&decker'da vs. mesela bataryayı güvenilir satıcıda bulmak da sorun gibiydi alacak zaman baktığımda.

boschta sık kullanacağım iyi olsun diyip mavi matkap alsan az kullanıyorum diye başka bi ürünü yeşil alsan batarya uymayacak vs. einhell'in powerxchange akülü ürün çeşitliliği de bayağı geniş.

hazırda başka ürünleri bulunan bataryası olan bi marka varsa ondan ilerlemek daha mantıklı olabilir. yoksa da ileride almak isteyeceğin aynı bataryaya sahip diğer ürünlere ve fiyatlarına da bakarak karar ver derim.

edit: ek olarak ben alırken solo einhell matkap+akü+şarj aleti fiyatına yakın mavi seri bosch da vardı. ikisi de darbeli bosch 55nm, einhell 60nm.

hala einhell daha ucuzdu ve bosch 2ah set iken einhell'de 4ah ile fiyat daha uygun kalıyordu. bosch'ta destek kolu yokken einhell'de vardı vs. ama hepsini geçtim mavi bosch'un adı var ya diyip alsam mı diye bi aklımı kurcaladı. baktım ki ürün kömürlü motora sahipmiş. mavi profesyonel seri güncel üründe hala kömürlü motor kullanması da bi şaşırtmıştı. kimine göre kömürlü motor da olsa mavi bosch daha iyidir vs. ama o kadarına da inanmam :D teknolojik üstünlük var arada direkt. daha az sürtünme daha az ısı daha yüksek verimlilik, hafiflik ve kısa gövde... 2ah bataryayla kömürlü motoru çalıştırabileceğin süre ciddi oranda daha kısa olurdu. marka hatta seri özelinde bile değil model özelinde kıyaslamak lazım.

marka seçeceksek yani bütçe sınırı yok en iyisi olsun diyorsak hilti mavi bosch'u vs. döver.
+4
konetsu
(30.05.26)
Benim komşumda bir tane Makita var. Tamir tadilat çok yapan biri. Fayans da döşer, bahçede kaldırım taşı da döşer, mutfakta dolap da asar. Bir şikayeti yok gördüğüm kadarıyla. Bosch da iyi. En övülen marka galiba kendisi ama keseyi daha çok açmak gerekiyor bence gereksiz.
0
huladancer
(30.05.26)
ne amaçla, ne şartlarda ve ne sıklıkta kullanacağına göre çok değişir. Kabul gören sağlam markalar arasında dewalt, makita ve bosch var ama einhellden 5 6 liraya alabileceğin bir şarjlı matkap(konunun ucu çok açık) dewalt bosch ve makita gibi markalarda 30binlira üzerine çıkabiliyor.

Şarjlı matkap deyince darbeli delik delen akülü vidalama geldi. sadece duvar delmek maskatlı olanlar da var.

bu aletler eğer set içinde değilse çok büyük ihtimalle pilsiz olarak satılır. Ben einhell'in expert serisi bir darbeli delik delebilen vidalama yapabilen bir tane aldım. 120nm torka sahip oldukça sağlam ve çok ağır şartlarda kullandım bir sorun yaşamadım. tabi iş amaçlı kullanacaksan dewalt, makita, bosch proffessionel(son tercihim bu olur) veya miliwakee gibi markalar iyidir.

bir de torku yüksek bişey alıyorsan alacağın en düşük pil 4amper olmalı. 4 amper altında tam performans çalışamıyor bu aletler.

einhell ve bosch'un türkiye distirbütörü amazon. sahteleri çok olduğu için altını çizmek istedim ve muhtemelen bosch'un sitesinde bile amazondan daha düşük fiyat bulamazsın.

bu arada şarjlı olarak vidalama, avuç taşlama, el frezesi, daire testere, tilki kuyruğu testere aldım. hepsi einhell ama iki saatte bozulan da oldu. expert serisi cidden iyi ve sağlam. iki üç binliralık giriş seviyeleri oldukça dandik. yani çok iyisi de var, çok kötüsü de.

www.amazon.com.tr

ben bunu aldım. yanına da 4 amper pil aldım 3 tane
0
omer460
(30.05.26)
@omer Einhell Turkey Dış Ticaret A.Ş. adında bir şirket bulunuyor amazon'un direkt kendinin getirdiğini sanmıyorum. resmi online satışı var direkt aracısız satıyor ama amazon yurt dışından getiren değil bu einhell türkiye'den tamin ediyor gibi algıladım. aynı şekilde hepsiburada trendyol vs. satışları da var çünkü. ben alırken 60nm olan hepsiburada'da daha ucuzdu. sen set atmışsın bu solo.

www.hepsiburada.com

ve bu expert değil professional serisinden.
seri olarak işte TC yani classic serisi bosch'un yeşili gibi düşünülebilir.
TP serisi mavinin dengi olmaya yakın yine markanın üst modelleri.
TE ise geçiş kısmı. bazıları TP serisine yakın güzel ürünler, genelde expert plus diye geçiyor.
bazıları daha alt segmente yakın ama yine giriş seviye de değil, expert diye geçiyor.

TC serisi bazı ürünleri yetersiz gelebilir yine de markasız diyebileceğimiz bu fake spec fason ürünlerden kat kat iyidir. bir de modeli isimli olan kodlu olmayan ürünler var bunlar da expert plus ve professional segmentteki ürünler oluyor. herocco axxio vs. ürünler mesela.

segment belirten ikinci harf, yani C-E-P harfleri. ilk harf ürün kategorisi. T tool oluyor, C var mesela Car Tool oluyor. bu ürünler CC CE CP gibi kodlara sahip aynı şeyler geçerli.
mümküm olduğunca expert plus ve professional seri ürünleri tercih edilmeli, expert serisi de ev kullanıcısına yeter ama c serisi ürünlerde memnun kalmayabilir kullanıcılar.
0
konetsu
(31.05.26)
(5)

fırın ızgara teli paslanmaz çelik olmuyor muydu ya?

konetsu
üstündeki yanıkları pislikleri temizliyeyim dedim glitzi çelik süngerle giriştim. yanmış yapışmış yağ kalıntıları vs. gitti tamam da üstündeki kaplama da gitti... yer yer bakır rengi bi katman çıktı yer yer onun da bittiği yerde koyu grimsi. yani sanırım demir üstüne bakır ve üstüne krom kaplama gib
üstündeki yanıkları pislikleri temizliyeyim dedim glitzi çelik süngerle giriştim.
yanmış yapışmış yağ kalıntıları vs. gitti tamam da üstündeki kaplama da gitti... yer yer bakır rengi bi katman çıktı yer yer onun da bittiği yerde koyu grimsi.

yani sanırım demir üstüne bakır ve üstüne krom kaplama gibi bişeymiş bu? bakır da krom kaplamanın tutunmasını arttırmak içindir, öyle ısı iletimi daha iyi diye kullanılacağını sanmam o kadar bakır kullanmazlar maliyeti yükselir.

neyse, bakır renkli(bakır mı emin değilim hala?) katmanın da bittiği noktalarda paslanma da oluyor. çöp mü şimdi bu tel?

pas direkt olarak zararlı değil tamam, demir oksit alt tarafı... sıkıntı paslı yüzeyde bakteri vs. oluşumunun tutunmasının filan daha kolay olması pasın kendisi değil. temizleyince hemen de paslanmaz. ama bakır da sıkıntı sanırım? kalaysız bakır ürünler de riskli deniyor hatta kalaylı bile benim tercihim olmaz. ama burada risk oluşturacak durum var mı emin olamadım? sulu yemek vs. yapılmıyor bakır kapta saatlerce saklanmıyor. tel ızgara işte...

asıl soru ise bulursam yenisini almayı düşünüyorum ama bunların paslanmaz çelikten olanı yok mu ya? hepsi böyle kaplama mı? bilsem tabiki çelik süngerle girişmezdim :D şaşırdım... çelik tavada vs. kullanıyorum normalde onu.

internette biraz baktım malzeme belirten yok belirtse de doğruluğunu bilemem. annem teli hiç kullanmıyor fırın kullansa da tepsi kullanıyor, onunki uyarsa onu alırım diyorum. markalar farklı olduğundan bi ölçüp bakmak lazım... onun malzemesi ne nasıl anlarız mesela kazımadan?
0
konetsu
(30.05.26)
Galvanizi gitmiş onun. Sanayide yaparlar da astarı yüzünü geçer sanırım.
Pas elbette zararlı da, ızgaranın üzerine eti koyuo kızartmıyorsundur ki. Sorun çıkmaz yani öyle.
Fırının servisiyle konuş. Yedek parça olarak bulunur belki.
Paslanmaz çelik niye olsun ki. Hepsi galvanizdir.
-1
Mirket
(30.05.26)
mıknatıs tutmuyorsa paslanmaz çeliktir malzeme
0
mantık
(30.05.26)
Ne marka o başkan. Normalde o kaplama çıkmaz. Yenisini al uğraşma.
0
mikahakkinen
(30.05.26)
@mirket paslanmaz çelik daha mantıklı olurdu gibi geldi. daha uzun ömürlü sorun çıkarmayacak ürün işte. biraz daha maliyetli tamam da tel sonuçta çok malzeme kullanılmıyor... genelde de fırın tellerini bulaşık teliyle temizleyen çok var ben de dayanıklı bi malzeme olacağını düşünmüştüm kaplama olmasını beklemiyordum.

@mantık mıknatıs tutuyor. paslanmaz çeliği hiç tutmaz diye bişey de yok ama... paslanmaz çelik olup mıknatısın çektiği bıçak termos vs. var. ha bunlarda da tabi demir kadar tutmuyor daha güçsüz bir çekim var. yine hiç çekmiyor veya zayıf tutuyorsa çeliktir diyebiliriz herhalde.

@mika vestel :( kendi tercihimle asla hiçbir ürününü almayacağım marka :D
0
🌸konetsu
(31.05.26)
"Paslanmaz çeliklerin birçoğu nikel içerdiği için mıknatıs tarafından çekilmez. Ancak, ferritik ve martenzitik yapıdaki (genellikle 400 serisi) paslanmaz çelikler nikel içermez veya çok az içerir; bu nedenle mıknatıs tutarlar."

gıda end. malzemelerde 18/8 Cr Ni olması lazım en az (304)
üretim hataları*, homejen olmayan malzeme, malzemenin şekillendirmesi (kavisli yüzeyler), kaynak noktaları da paslanmayı - mıknatıslanmayı etkiler

kuvvetli bir çekim varsa o malzeme düşük karbonlu düşük alaşımlı çeliktir
daha kolay paslanır

paslanmaz çelikler de noktasal* olarak paslanabilir, aşındığı yerden paslanır, zımparalayınca tekrar Cr2O3 tabakası oluşur, lekesiz yüzey elde edilir
(ortamlarda satmalık teknik bilgi: paslanmaz çelikler ve aluminyum malzemeler oksitlenerek parlak bir katman oluşturur bu da dış yüzeyde koruma oluşturur, böylece demir gibi paslanarak çürümezler)

fotosunu at sen ızgaranın
0
mantık
(31.05.26)
(5)

akü kutup başı koruma spreyinin olayı ne tam olarak?

konetsu
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.bilinen iki markada
amacı belli tamam korozyondan korumak da bu spreyi özel yapan ne onu anlayamadım... benim araçta şuan kutuplarda herhangi bir korozyon yok, önceki sahipleri veya gittikleri ustalar herhangi bir şey uyguladı mı bilmiyorum... benim aküyü takan inci akü bayisi sprey uygulaması yaptı.

bilinen iki markada bu üründen görebildim
www.liquimolyturkey.com
eshop.wurth.com.tr

liqui moly zaten würth'e ait yani tek marka. bir de bilinmedik küçük markalarda var sanırım caldini diye bişey vardı mesela...

ürün açıklamasına bakınca tüm elektrik aksamında kullanılabilir diyor, yani kontakt spreyinin yerine geçebilir gibi. aynı amaçlar listelenmiş. e bu durumda acaba bu ürün sıradan kontakt spreyi de sadece akü spreyi diye ayrıca mı pazarlanıyor diye düşündürdü. ben ara ara yağına antifrizine vs. bakarken aküye de göz atar bi korozyon başlangıcı farkedersem normal yağlı tip kontakt spreyi uygularım diye düşünüyordum. aküye özel ayrı bir ürün olacağını bile düşünmemiştim, zaten var işte elektrik bağlantıları için kontakt spreyi diye bi ürün...

şu tarz bi ürünü aküde de kullansak nolur mesela? selsil.com bana uygun olur gibi geliyor bakınca...

herhangi bi korozyon önleyici, yağlayıcı ürün kullanmak her türlü hiç yoktan iyidir. ama akü için diye satılanları daha iyi yapan bi olay var mı onu anlamadım tam. olası bi akü asidi sızıntısında buna karşı ek bi koruması filan mı oluyor mesela? kaliteli tam kapalı sistem aküde bu risk zaten oldukça düşük.
0
konetsu
(29.05.26)
ince tabaka vazelin de uygulanabilir. her evde var zaten :) korozyon varsa temizlenip ince tabaka vazelin de aynı işi görüyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.05.26)
gres sür geç. biz gemilerde çoğu malzeme için öyle yapıyoruz. oksijeni kes yeter. araçlar için gerek bile yok kutup başı korozyonu çok kötü olmadan akü yenilenmesi gerekir zaten. çok çok ihtiyaç olursa youtube da onarımı nasıl yapılır var. sür geç gresi. hava almasın.
0
illegalstar
(29.05.26)
akunu iyi sekilde korursan bunlara gerek kalmaz.
ben sunlardan kullaniyorum, akunun -30c altinda donmasini da engelliyor:

www.amazon.ca
0
cooperr
(29.05.26)
İlk defa duydum, ne kullanan gördüm, ne de bahseden. Muhtemelen hap yap para kap ürünlerindendir.
0
antihero
(30.05.26)
neyse tekrar baktım sadece sprey formunda gres/yağ gibi bişey sanırım? temizleme değil korumadan bahsedilmiş hep.

diğer elektrik aksamında da kullanılabilir denmiş ama talimatlarda önce temizleyin diyor. kontakt spreyinin ise temel amacı temizlemek, yağlı tiplerde ek olarak koruma sağlamak. bu durumda ürün sıradan kontakt spreyi değil diyebiliriz. ama hala aküye özel normal kontakt spreyinin veya sizin önerdiğiniz alternatiflerin sağladığından daha üstün bir koruma sağlıyor mu emin değilim.

çok gerekli görmedim almayı düşünmüyorum zaten ama görünce merak ettim sadece :D yoksa dümdüz wd40 tarzı bişey sıksan bile yeter muhtemelen, herhangi bir şey kullanmak hiçbir şey kullanmamaktan iyidir.
0
🌸konetsu
(30.05.26)
(5)

Göbek açan kedi

64654942
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az. Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk.
Üç dört hafta önce sokakta beslerken tanışıp evime kaçırdığım bir kedim var. İlk evde kedi besleme tecrübem. 7-8 aylık bir dişi. Siyahı sadece kafasında az miktarda olan beyaz bir tekir. Çok sakin, mırlaması bile çok az.

Tanıştığımız günden beri kendisini sevdiren, sürtünen, kucağa çıkan bir çocuk. Ve o günden beri de iki dakika kafasını sevdirdikten sonra bana hemen göbek açar hatta ben fark etmezsem beni dürter veya elimi acıtmadan ısırarak göbeğine götürür.

Buraya kadar iyi de o andan sonra elimi göbeğine her götürdüğümde beni patiliyor. Daha göbeğine gelmeden elim havadayken uçan pati atıyor. O sırada sırtına götürüyorum elimi, bazen rahatsız olmasa da genelde o zaman da patiliyor. Kesik oluşturmuyor bu arada yani hafif bir pati atma ama göbeğini sevmek için ısrar etsem acıtır, zaten patiledikten sonra hemen ısırmaya yelteniyor ve ben elimi çekiyorum. Sonrasında elimi yakalamaya çalışıyor.

Hani oyun sanıyor, o yüzden elimi kaçırmayayım desem gerçekten acıtacak elimi. E göbeğini sevmemden rahatsız oluyor desem göbeği açık beni bekliyor ve dediğim gibi elimi oraya götürmeye çalışıyor falan. Sorun ne? Ya da bir sorun var mı bilmiyorum. Ne dersiniz?
0
64654942
(25.05.26)
kedinin göbeğini açması güven göstergesidir ancak her kedi için "gösterdi diye elletecek" diye bişey yok :) zira dış dünyada göbeğinden alacağı bir yara iç organlarına zarar verebileceğinden, en çok korumaya çaba gösterdiği yeri burasıdır aslında.
benim değil sevdirmek, yanından bile geçirtmeyen kedim de göbeğini açar; sıkıyorsa elimi uzatmaya cüret göstereyim :/
+3
lil siztah
(25.05.26)
Kedi evcil hayvan değildir. İnsanı bırak kedi arkadası bile çiftleşme dışında olmaz. Vahşidir tek yaşar. İnsanla aynı evde yaşar hatta aynı yatakta yatar. Ama bağ kurmaz. O beni besleyen insan diye niteler sahibini.

Göbek açar ama yavru değilse elletmez.
-14
Lh12
(25.05.26)
Oyun istiyor. 500 gram falandır o ama amacı sizi avlamak.
Ben benimkini eğittim. Elimde herhangi bir şey yokken oyun oynamayacağımızı biliyor ve ısırmıyor. Kıyafetle ya da elimde elimi koruyacak herhangi bir şey varsa elimi avlamaya başlıyor.
Kardeşi olmayan yalnız kedilerde oluyor sanırım. Kardeşi olsa sizinle hiç girmez bu tür şeylere.
Daha yavru olduğu için siz ona göre hareket edin. Bir oyuncak seçip avcılık isteğini oraya da yönlendirebilirsiniz, benim gibi elinizde havluyla sizi avlamasını da öğretebilirsiniz hiç ellemeseniz de olur. Dişi kediler göbeğini sevdirmiyorlar sanırım. Erkekler bayılıyor ama.
0
asue
(26.05.26)
Annesi göster ama elletme demiştir ahdhdhajjsjs.

Ön patilere doğru karın bölgesine dokunmaya başlarsanız ve nabzına göre yavaş yavaş hassaslaştığı bölgeye kadar inip ileri gitmezseniz zamanla alışır. Daha güven bağı için çok erken bence.
0
kimlanbu
(26.05.26)
burada açar ama elletmez, yavru değilse elletmez, dişiler elletmez diyenler olmuş da bizimki gayet sevdiriyor :D i.imgur.com

hatta yukarı göğüse doğru çıkarsan aşağı itekliyor karnını sevelim diye. her gün istisnasız karın sevdirme rutini var. beni çok sık görmüyor annemlere arada bir uğruyorum ama bana da sevdiriyor. yetişkin olarak sokaktan aldım, yavruluğunu bizimle geçirmedi. aldığımız ilk gece bile aynı yatakta uyumuş. ben bakamam diye anneme götürdüm, çip tasma vs. yoktu çevrede de arayan soran olmadı. 1 ay kadar dışarıda kalmış komşuların dediğine göre. kendisi peşime takılıp eve gelmişti ilk karşılaşmamızda.
0
konetsu
(03.06.26)
(5)

Hangi ayakkabı/bot markası en konforlu ve kaliteli?

Unde bach canim
Sb.
Sb.
📊 Tek bir marka seçecek olsanız bu aşağıdakilerden hangisi olurdu

Bu anket sona erdi. 10 oy kullanıldı.

0
Unde bach canim
(25.05.26)
adidas varken yüzüne bakmam ama tüm seçenekler bunlarsa yalın ayak dolaşmayı bi denerim :D

ciddili cevap olarak, daha önceden adını bildiğim sadece camper. biraz bakınca da üçü arasında yine genelini beğenmesem bile biraz daha modern yaratıcı ve renkli tasarımlara sahip ürünleri olan da bu gibi. model seçiminde de kısıtlama yoksa birkaç modelinin yoklukta gideri var gibi...
0
konetsu
(25.05.26)
bu saydiklarin arasinda santoni digerlerinden 5 gomlek ustun. ha kac kisi giymistir onu bilemem zaten tek oy benden gelmis.
0
antikadimag
(26.05.26)
timberlandciyim.
camper'da rahat ama hem fiyatlari bana ucuk geliyor hem de tabani cok kayiyor.
0
cooperr
(26.05.26)
En kaliteli ve şık olanı Santoni.
Diğerleri belirli modelleri üretiyor çizgisi belli.
Konfor hepsinde benzer olmakla bütçe uygunsa Santoni
0
Smithsonian
(26.05.26)
santoni diğer ikisiyle aynı kategoride değil. camper bana çok ne bulursa giyen beyaz geliyor. martens daha moda. rahatlık olarak bilmiyorum, görünüşten yorumladım.
-1
deartheodosia
(27.05.26)
(10)

Arabayı satacağım diye bakımlarını yaptırmamak

duguit
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkça
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkçası. 3500-4000 tl verip periyodik bakımını yaptırmayan kişi acaba neleri aksatmıştır diye düşünüyorum. Kendime 3 tane ikinci el araba almıştım hiç böyle şeyler yaşamamıştım, satarken de bakımlarını zamanında yaptırıp muayenesini yaptırıp satışa koydum hep. Bu işin normali "zaten satacağım" diyerek para harcamamak mıdır?
0
duguit
(25.05.26)
İşin içinde cepten çıkacak para olunca herşey yapılıyor. Dediğiniz gibi o kilometrelere kadar yağ değişmemişse, genel olarak da iyi bakmamıştır arabaya büyük ihtimal. Bu işin normali bu değildir, bana göre ilanda belirtilmiyorsa periyodik bakımlarının fazla geçmemiş olması lazım. Özetle satıcının ve evrakların güven vermesi önemli.

Bir arkadaş vardı, hep bakımı yapılmış araba alırdı ve aracın ihtiyaçlarını idareten hallederdi. Biraz da büyük masraf gerektiren işler yaklaşınca yaptırmadan satardı. Fiyat bağlamında daha avantajlı bir yaklaşım. Araba çok bakımlı olsa bakıma ödenen para fiyata ne kadar yansır şüpheli.
+1
mbond
(25.05.26)
ben de satacağım diye bakımını yaptırmıştım. akrabalar dalga geçmişti.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
normali bu değil, aracın garanti dışı kalma ihtimali var ve zaten araçların ilk bakımları gayet ucuz oluyor ve hatta ilk bakım hediyesi falan bile oluyor, yani yaptırmamaları bence pek ekonomisiyle alakalı değil. yeni araçlarda bakım km'leri 10 değil 15 ve hatta 20 bin buna dikkat ederek sordunuz mu? yani sene olarak bakım tarihi geçmişse bilemem ama km olarak bakım zamanı gelmemiş olabilir.

yüksek kilometreli araca gelince, araç zaten garanti dışıdır, yetkili serviste bakım masrafları çok yüksek, sanayide de yağ değiştirip geçiyorlardır. bir de aracın artık sağından solundan alakasız arızalar çıkmaya başlıyor ve araç sahibi usanıyor. bence bu durumda yaptırmıyorsa usanmışlardır ve normal.
-1
malheiros
(25.05.26)
Piyasa işte, satıcılar her zaman minimuma eğilimli. Eğer siz alırsanız veya alan olursa böyle gider. Birkaç kişi daha bakımı bahane göstererek vazgeçerse gider bakım yaptırır veya fiyatı daha çok düşürür. Herkes hak ettiği gibi yönetilir mevzusunun özü de bu. Çok sorunuzla alakalı değil gibi ama biraz felsefi yönü de var bu sorunun.

Özetle alan oldukça freni patlak araç bile satılır, ilana da ustanızla gelin yazarlar. Böyle bu işler.
+1
akhenaten
(25.05.26)
arabayı koyduğun fiyat 500bin.
50bin liralık bakım yapıyorsun, "bakımları yapılmıştır, 550bin" yazıyorsun insanlar fazla bulup 500 vermeye çalışıyor.
bakımsız 500bin'e satıyorsun, alanlar memnun oluyor.

sanırım buna benzer bir denge var piyasada.

ben de doğru bulmuyorum bakımları aksatmayı. periyodik bakım, yağ değişimi gibi 3-5bin'lik şeyleri yapmamak konusunda sizinle aynı fikirdeyim. onu yapmayan kim bilir nasıl kullanmıştır arabasını. yağ-su çok önemli şeyler araba için. 3-5binlik bakım yapmadın 50-100bin masraf açılacak uzun vadede.
+4
biseysorcaktim
(25.05.26)
o yaş o kmdeki araçta son bakım yeni yapılmış olsa aracın tüm geçmişine güvenecek misin? veya yaptım dedi hadi, nasıl emin olacaksın? piyasada birçok kişi satarken hep ağır bakımları yeni yapıldı, triger baskı balata değişti vs. yazıyor gördüğüm ama yeni değişti denen trigeri birkaç aya kopan araçlar da var? veya daha şanslı olup kontrol edilen değişmediği farkedilen... bakımları hep aksatılmış aracın yağını filtresini değiştirmesi bakımlı araç algısı yaratıyor diye fiyatı şişirip aynı aracı daha yüksek fiyattan kakalayabilir. bi yerde geçmişinde aksaklıklar yaşanmış olabileceğini kabullenip mevcut durumunu kontrol edip bariz sorun yoksa alıp bakımlarını yapmak gerek gibi geliyor eski araçlarda. dün değiştirdim dese güvenmem yağı filtreyi antifrizi yeni araç aldığımda değiştirir kendim bilirim.

ben tanıdıktan aldım, yağın yaşını da kmsini de söyledi ve kendisine güvenirim ama değişimi yaptırdığı ustaya güvenmem. ne marka yağ koydu bilmiyorum, doğru yağ koydu mu bilmiyorum, değiştirdim diyip değiştirmeden para almadığını nereden bileyim? antifriz de 2 yıllıktı radyatör değişirken değişti ama antifrizin markasını bilmediğimden, içine musluk suyu mu kondu bilmediğimden güvenmedim değiştirdim yine. triger devirdaim vs. de yine radyatörle beraber 2 yıl önce değişmiş ama tanıdıktan olmasa ve triger koparması riskli olsa onu da değiştirtir veya enazından kontrol eder/ettirirdim. bu araçta triger kopsa da piston siboplara vurmadığından çok sıkıntı değil. yolda kalırım ama motorda masraf açmaz.
0
konetsu
(25.05.26)
ben de pandemi de bakım yaptırmamıştım araba yattığı için
3bin km eski yağla gitmesi hoş değil elbette
lastikleri aküyü de değişmiyorlar
bunları hesaba katmak lazım
v kayışı triger zaten muamma

bu tip önemli değişim tarihlerini telefona yazıp kayıtlı tutmak lazım satarken söylemek filan
0
mantık
(25.05.26)
Ucuz yollu arabaların %99'u aynı halde, sıfır bakım, yağ balçık halinde, motorundan şanzımanına yağ kaçakları var, soğutma suyu bile direkt musluktan.

Araba hareket ettiği sürece bu şekilde biniyorlar. O arabalardan hayır gelmez, motor bloğu bile içten içe çürüyor.
0
kimlanbu
(25.05.26)
İnsanlar maalesef bu şekilde kullanıyorlar aracı.

Motordan ziyade dış görünüş ve havasıyla uğraşıyorlar. Aracın yakıt ile birlikte en önemli şeyi motor yağı ve yağ filtresi. 2012 model aracım var. Filtron Polen, Filtron hava, mobis orijinal yağ filtresi, 4 litre shell helix 5w-30 yağ. 2500 lira tuttu. 1000 lira işçilik verdim. 1 neredeyse 1 depo yakıt parası. Ama insanlara bunu vermek zor geliyor. En önemli şey yağ. 8-9kda değiştiriyorum ben. 190k km’de araç.

Soğutma suyu aynı. Antifriz koymaya üşeniyor insanlar. Antifriz konmayan araç da çöp oluyor işte. Kesin conta yakıyor. Çürüyor.

Türkiye’de ise olay şöyle. Adam motoruna, antifrizine bakmıyor. Değişen, boya var mı diye bakıyor. Hoş onda da haklı insanlar. Çünkü kaza fotoğrafı yoksa eğer. Çok büyük bir kazayı saklıyor olabiliyorlar.

Bu arada galericiler de aynı. Abi bakımı yeni yaptırmaya gerek yok denen araçların %90ı bakımı geçmiş araçlar.
0
jackyr
(25.05.26)
Bu pek ölçü degil, normalde bakım aksatmayan biri, arabayi satmaya karar verince artik para harcamak istemez, alan yaptirsin diye düşünür. Anahtarin pili bitmiş, kapilari anahtari sokup açarak kullanan insandan araba aldim ben, satmayi dusununce bir pil bile almamış yani. Hep boyle aslinda,
+1
covered
(26.05.26)
(3)

.exe uzantili dosya acma

narod
Android tablette nasil acabilirim?
Android tablette nasil acabilirim?
0
narod
(24.05.26)
exe windows için. androidde çalıştıramazsın. compatibility layer, emulator vs. şeyler olmadan linux veya macosta filan bile çalıştıramazsın exe'yi.
0
konetsu
(24.05.26)
Calistiramiyorum, onu soruyorum zaten. Ne yuklemem, nasil bir yol uygulamam gerekiyor
-1
🌸narod
(24.05.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(24.05.26)
(5)

En iyi arkadaşım cinonun eksik bölümlerini nereden bulabilirim?

UmutSonmez1234
Lütfen benim yazdığım bu soru başlığını silmeyin.
Lütfen benim yazdığım bu soru başlığını silmeyin.
0
UmutSonmez1234
(22.05.26)
hangi bölümler eksik? youtube kanalı var, tüm bölümler yoksa bilemiyorum... 49 bölüm +3 özel bölüm varmış www.youtube.com
0
konetsu
(23.05.26)
Mucit alaryuslu bölüm, küresel ısınma bölümü, alaranın kaçırıldığı bölüm, ecenin kaçırıldığı bölüm, deryanın yemek yarışmasına katıldığı bölüm, dans yarışması bölümü, barışın dadısının (bakıcısının) geldiği bölüm, yeni kantinci seyfi bey ve eşi fatma hanımın geldiği bölüm... bunları arıyorum.
0
🌸UmutSonmez1234
(24.05.26)
O bölümler gerçekten var mı cevap verin bana
0
🌸UmutSonmez1234
(25.05.26)
youtube'daki bölümlere bakınca dikkatimi çeken bir şey özellikle son bölümlerin süresi daha kısa, uzun olanların başında da özet var. dizi finale yakın çok kısalmadıysa eksik sahneler var gibi. izlemeden anlaşılmaz...

42. bölüm 14dk, 43. bölüm 1 saatten uzun görünüyor mesela. ama 43. bölümün başında 29dk özet var vs. tutarsızlık bunlar hep... eksikler olduğu kesin gibi.

burada da 6 tane çift bölüm paylaşılmış mesela www.youtube.com
ana kanalda olmayan bölümler gibi video açıklamaları doğruysa 45. bölümden 56. bölüme kadarmış.
0
konetsu
(26.05.26)
Acaba ben mi uydurdum
0
🌸UmutSonmez1234
(28.05.26)
(9)

Sık arıza çıkaran araç ne demek?

ya ben lan neyse
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol arac
eskiler başta olmak üzere "bu araç seni sanayiden çıkarmaz." denilen arabalar ne sıklıkta sanayiye gidiyor?

her 100 km'de 1 mi, her çalıştığında mı? her 5. vitese geçtiğinde mi?

ehliyetim var ama daha önce hiç arabam olmadı. kurs dışında da tecrübem yok. şu kriteri bir öğreneyim belki arızası bol araca da razı olurum. çünkü gerçekten çok ama çok pahalı arabalar.

teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(21.05.26)
100km’de bi değil tabi. Ama orada kilit nokta sanayiye gitme gelme değil rahatsız edecek bişeylerin sürekli çıkması. Kendi eski aracımdan örnekle anlatayım, hem eski hem km’si çoktu;

Şanzımanda sorun vardı haftalarca stres yaşattı sanki her an yolda bırakacak gibiydi, sonra öyle de oldu 2 gün dükkan gezdim 60-70k masraflar havada uçuyordu en son temiz bi usta olum basit bişeyi gitmiş deyip 3k’ya halletti. Onu kurtardım sonra şanzıman d’ye alınca sert vuruntu yapıyordu aylarca o can sıktı. Bir kaç hafta sonra motor arıza ışığı yandı ne olduğunu bulamadık, sonra conta yanığı oldu 25 liralık olduk bir kaç haftam rezil oldu. O bitti 2-3 ay sonra oksijen sensörü başa bela oldu. Arada bir de hava çeken hortum yırtıldı. Onu fark edene kadar araç aşırı bağırıyordu yine motor gidiyordu diyordum. Hepsini ülkenin en iyi ustasının eline verip baba komple temize çek desen 30-40 kağıda en baştan hallederdi mesela ama sürekli başka yerlerde başka zamanlarda arıza veriyordu. Bir kere gönül rahatlığıyla bişey olmadan bi uyarı vermez demeden süremedim. Her an tetikteydim ve aşırı yorucuydu. Dediğim gibi vurdumduymaz biri olsam sanayide 4-5 farklı usta arkadaşım dostum olsa dert değildi belki ama sürekli sanayiye gittim sürekli stres panik endişe. Kaç kere keşke almasaydım dedim ve sonra kurtuldum bıraktım aracı.
+1
avatar is back
(21.05.26)
Cok ariza cikaran pejo 207 kullandım. 30 bin km ve 2 yil falandir toplam.

Bir kere arac yag yakiyormus zaten, arastirinca kronik olduğunu öğrendim. Cozumu rektifiyeydi yani değmeyecek kadar pahaliydi, ara sira yag ekleyerek idare ettim.

Butun sogutma sistemi peyderpey bozuldu. Baktim su eksiliyor, test yaptik, termostattan cikti, değiştik, sonra su tankından basladi, sonra baska bir yerden.

Bir kez uzun yol yaptim baya 2500 km falan sinirda 8 saat beklemeli vs, arac yag uyarisi vermeye başladı. Bilmediğim bir ülkede çözmeye ugrastik sonra sensörün sorunlu olduğu kanaatine vardik, sonra kendi kendine duzeldi.

Gene bir ara hararet uyarısı verdi ve o da sensörlerden cikti.

Bir ara yag bobinlerin oralarda bir yerlere girdiydi, hepsi değişmeli dedi usta ama salladim hic de birsey olmadi.

2010 model aracta butun bu maceralar yaşandı. Cok daha eski birkac japon arabasi kullandim, onlarda neredeyse hiç sürpriz problem cikmadi. Tabii gene onlarin da bakimsizi kötü olabilir. Peşin pesin japon diye güvenilmez.
0
mbond
(21.05.26)
benim icin sik arizanin karsiligi direk bmw.

farkli modelleri 7-8 sene kullandim. naparsan yap 6 ayda bir servistesin, istedigin kadar iyi bak, km dusuk olsun, kazasi olmasin, 6 ayda bir isik yakar. isik yakmasa su kacirir. su kacirmasa yag akitir. hep elinin ustunde olmasi lazim. servisten ciktigin hafta yolda kalabilirsin.

ama iste namussuz, gaza basinca butun sikintilarini unutturur.. zaten oyle olmasa coktan batarlardi herhalde.
0
cooperr
(22.05.26)
ne kadar az özellik, o kadar az sorun.
0
designer
(22.05.26)
arızası bol olmayan ucuz araçlar da var. piyasası yok diye ucuza giden araçlar sadece tutuluyor kolay alınıp satılıyor diye fiyatı şişirilen daha eski daha yıpranmış araçlardan daha iyi bence.

her şey bi arada olmuyor sadece. senin önceliklerin önemli.
mesela genel olarak turbo dizel daha az yakar, atmosferik benzinli daha az sıkıntı çıkarır arızaları da daha düşük maliyetli olur.
piyasası hızlı araçlar daha pahalı veya yüksek km olur, fiat vs. almak istersen markasına para verirsin, piyasası olmayan araç aynı fiyatlara sana daha çok şey sunar.

piyasası var, çok yaşlı değil, çok yüksek km değil, az yakıyor, az arıza çıkarıyor, e bu araç pahalı oluyor tabi.
şimdi ucuzlatmak için nelerden taviz vereceksin? ben marka bilinirliğinden ve yakıt tüketiminden taviz verdim fiyatına göre düşük kmde ve genç sayılacak atmosferik benzinli araç aldım. 213k km'de 235k tl'ye 2010 model. memnunum...

sen bilmediğim marka almam dersin, daha eski veya yüksek km araç alırsın. veya her şey idare eder görünüyordur ama bilinen masraf açabilecek sık karşılaşılan arızası vardır o modelin ondan ucuz gidiyordur... parçası zor bulunuyordur vs.

az bilinen araçların çoğuna yönelik bu parçası bulunmaz ön yargısı var direkt mesela. kiminde haklı kiminde haksız. aslında parça sorunu olmasa da o bulunmaz algısı varsa direkt piyasasını etkiliyor.

ha sıfır problem mi? hayır. ufak tefek sorunlar tabiki var 16 yaşında araçta.
trim sesi var, zrotlar sıkıntılı, akü ölüydü, hortumlar eskimiş geçen üst radyatör hortumundan kaçak oldu, klima soğutmuyor(umarım sadece gazı eksiktir :D) arka cam rezistansının bazı sıraları ısınmıyor, dikiz aynalarının ısıtması çalışmıyor, oksijen sensöründen arıza kodu var ışık yakıyor. ama işte arıza var arıza var... bunların hiçbiri aracı kullanıma engel büyük sıkıntı değil, bi hortumu hemen değiştirmek gerekti öyle kullanılmazdı gerisi can sıkar ama yolda bırakmaz. 7 aydır günlük kullanıyorum. ustalara güvenmediğimden aylardır sorunlarıyla idare ediyorum, muayene öncesi şehir dışında komple baktıracağım genel bi toparlanacak bakalım... temmuzda muayenesi bitiyor, bu ay sonu veya haziran içinde halledilir. motoru mekaniği sorunsuz aracın.

burada ben birkaç sorununu anlatıp sorunca kendim çözmeye çalışınca bir sürü yorum geldi "sat kurtul" vs. yazan. yok abicim ben gayet memnunum. sıfır araç almıyoruz illaki problem olacak. böyle ufak can sıkan problemlere ben ok'im. geçiştirebilir erteleyebilir kendim çözebilir veya diğer olası büyük problemlere göre düşük maliyetle yaptırabilirim. hiçbiri deal breaker değil benim için. satsam yerine alabileceğim sıfır sorunlu araç mı var bu fiyata? kurtuldum tamam e ne alacağım şimdi? ona cevap yok sat diyenlerden :D

az özellik az sorun+1, basit sistem iyidir. o yüzden işçilik fiyatları ve kalitesine bakınca ben varsın biraz daha çok yaksın sanayide masraf edeceğime yakıta veririm dedim. ki lpgli olduğundan oradan kaybım da az. ha lpg de sorun ihtimalini arttırıyor mu? evet. ama demir bloklu atmosferik çelik sübaplı araçta risk yine güncel turbo benzinlilerden düşük.
turbolu küçük motorlu modern araç alsam yakıt tasarrufunu ustaların eline sayacağım :D ne anlamı kaldı? o tip araçları sıfır alan alır kullanır tasarrufundan konforundan faydalanır sonraki sahipleri sıkıntılarıyla boğuşur.
0
konetsu
(22.05.26)
mesela bir markanın bir modeli diğer modellere göre daha sık sorun çıkarır o araç o gruba girer. araç lpglidir bakımları düzgün değildir, araç bakım süreçleri düzgün takip edilmemesi arızaları geçiştirilmişse her araç sürekli sorun yaratabilir. mesela bir tanıdığım togg aldı ve aldığı gibi araç arıza ışığı yaktı. yani kronik sıkıntılı araç böyle oluyor.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
Periyodik gibi düşünmeyin; mesela giyinmiş süslenmiş bir yere yetişiyorken yolda bırakabilir gibi düşünün.
0
lil siztah
(22.05.26)
çok eski olmayan bir arabayla, periyodik bakımlar haricinde her yıl en az bir kere tamirciye gidiyorsanız bu sık arıza çıkartmaktır bence. (kaza vs bahsetmiyorum)

yılda bir tamirciye gitmekten ne olur demeyin. arabadan anlamıyorsanız zaten ayvayı yediniz.

1- araba bozulmak için sizin bol bol boş vaktinizin olduğu zaman bozulmayacak. tam bir yere yetişmeniz gerekirken, arabada sıkıntı çıkacak. "bu araba şu anda beni oraya götürmüyorsa, neden aldım bu arabayı?" diyeceksiniz.
2- tamirciye gittiğinizde bazen yarım gün, bazen 15 gün araba kalıyor orada. bazen sağdan soldan parça gelmesi gerekiyor boş boş bekliyorsunuz.
3- tamirciye gittiğinizde ödediğiniz paranın haddi hesabı olmuyor. tamirci ne kadar dürüst, ahlaklı olursa olsun, araba tamiri pahalı bir şey.
0
co2s2
(22.05.26)
Bolca 20+ yaşında araba kullandım arıza örnekleri vereyim...

1) Giderken su hortumu patlar yolda kalırsın

2) Sarj dinamosu gider yol uzunsa ve akşam vaktiyse kesin yolda kalırsın

3) Marş motoru gider gene yolda kalırsın

4) kayış, kasnak, su pompası gider gene yolda kalırsın

5) debriyaj teli kopar gene yolda kalırsın

6) saçma bir sensör arıza verir, bulamazlarz abuk subuk alakasız parçaları değiştirip dururlar, ya yolda kalırsın ya performans kaybı yaşarsın

7) elektrik tesisatı sıkıntılıdır, bir kopuk veya bazen temassızlık yapan kablo yüzünden yolda kalırsın

8) arızalı veya bypass edilmiş sensör yüzünden düşük yağ basıncı, hararet, düşük su seviyesi gibi kritik uyarılar çalışmaz motoru kucağına alırsın

9) yakıt hattı eskidir, özellikle benzinli bir araçsa herhangi ufak bir kaçak = facia

10) kronik problemi olan bir araçtır ve aldığında ciddi masraf edip değiştirmen gereken parçalar vardır, değiştirmezsin araba kadar masraf çıkar. Yan sanayi parça takmışlardır rastgele bir zamanda büyük sıkıntı çıkarır.

Bütün bunlar bazen çok sık aralıklarla yaşanır araba size biner tabiri caizse.
+1
kimlanbu
(23.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak(kamp bıçağı yazacaktım yanlış olmuş kusura bakmayın), ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(3)

Araç kabinine kirli hava girişi

dolantindr
Arkadaşlar merhaba. Simit LPG tanklı, yani LPG'li bir aracım var. Bu araç hareket halindeyken içeriye dışarının havasını alıyor. Havalandırma iç sirkülasyonda olmasına rağmen. Motor tarafına koku verip, iç sirkülasyonda havalandırma çalıştırdım koku kabine gelmedi. Havalandırma klapesi çalışıyor gib
Arkadaşlar merhaba. Simit LPG tanklı, yani LPG'li bir aracım var. Bu araç hareket halindeyken içeriye dışarının havasını alıyor. Havalandırma iç sirkülasyonda olmasına rağmen. Motor tarafına koku verip, iç sirkülasyonda havalandırma çalıştırdım koku kabine gelmedi. Havalandırma klapesi çalışıyor gibi yani. Araç dururken gaz verdiğimde de sorun yok. Bu arada kapı fitillerini değiştim, oto kuaför yaptirdim. Sonuç sıfır.

Şu an en çok şüphelendigim LPG tankının altındaki delik ve kablo, yakıt borusu deliklerinin yeterince izolasyonun yapılmamış olması. Aklıma başka bir şey gelmiyor. Toz muhtemelen bagajdaki bu tankın altından geliyordur diye düşünüyorum. Günlerdir uğraşıyorum, umarım kaçağı bulurum.

Sizin başka fikriniz varsa fikir almak isterim. 🤷🏻‍♂️
0
dolantindr
(20.05.26)
kirli hava girişi derken sıkıntı koku mu toz mu? onu anlamadım tam...
duman testi yapılabilir belki.

emin olamadığım için sormak istiyorum bir de, iç sirkülasyona alma sebebiniz bu testi yapmak mı yoksa genel olarak sirkülasyon modunda mı kullanıyorsunuz? çünkü bu mod sadece rahatsızlık veren bi koku varsa vs. geçici kullanım içindir devamlı sirkülasyonda bırakılmaz. şu videoya bi göz atabilirsin www.youtube.com

ek olarak dışarıdan hava alırken o hava polen filtresinden geçeceğinden toz filtrelenmiş olur, dışarıdan hava girişi olduğundan da kabin içinde pozitif basınç olacağından diğer bölgelerden araca çok hava girişi olmaz. bahsettiğin şekilde bir sorun varsa bile tam tersi yani iç sirkülasyonu kapatırsan problemi hafifletme ihtimalin var.
+2
konetsu
(20.05.26)
İç sirkülasyonda %100 dışarıyla bağlantı kesilmiyor öyle bir beklentiniz olmasın.
Örneğin kapıların rahat kapanması için araç içindeki havanın tahliye edildiği kanallardan az da olsa hava gelir.

Sizin sorununuzda sayısız ihtimal olabilir, usta usta gezmemek için içeriden duman basın dışarıdan nereden geldiğini görün.
0
duyuruuser
(21.05.26)
duyuruuser'ın belirttiği şeye değinmedim çünkü bu flaplı yapıda olup anlık basıncı tahliye eden normalde kapalı duran bir kapaktır. checkvalve etkisi var yani içeriden dışarı tahliye eder ama dışarıdan içeri pek hava almaz. şu şekilde www.youtube.com

tabiki her araçta 100% engeller diyemem ama büyük oranda engellemeye yeterli yoksa hepimiz trafikte egzoz kokusu içinde kalırdık.
100% iç ve dış ortamı ayırmak istenen bir şey değil zaten yoksa kapının kolay kapanmasını geçtim camların patlamasına bile sebep olabilir iç basıncın yükselmesi. yine havalandırma ve klima sistemi dışarıdan taze hava çekerken tahliye şart yoksa fana karşı basınç direnç oluştururdu. ama iki durumda da amaç daha çok içeriden dışarıya tahliye. dışarıdan içeri çok daha az hava girişi olur.

diğer bölgelerde bir hava akışı istenmez, zaten hiç yalıtım olmasa öncelikle bu flaplara gerek kalmazdı. ayrıca içeri girecek havanın filtrelenmiş olması gerektiğinden tamamına yakınının havalandırmadan girmesi istenir.

eski bir araç ise veya geçmişte bi işlem görmüş bu kapak olmadan toplanmışsa vs. belki diyeceğim ama hareket halinde egzoz kokusu giriyorsa yine çok olası değil. aracın arkasından attığın dumanı aracın yanından nasıl çeksin. alt bölümde olmalı bir kaçak varsa. egzoz borularına da bi bakmak lazım yoksa hareket halindeyken kaçak olmayan bi sistemde tüm egzoz gazı arkanda kalmalı aracın altından da içeri kaçabilecek bi sızıntı olmamalı.
0
konetsu
(21.05.26)
(3)

Evde lazer cihazı kullanlar

Kahvedesu
Memnun musunuz? Özel bölgelere de kullanıyor musunuz? Markası ne?
Memnun musunuz? Özel bölgelere de kullanıyor musunuz? Markası ne?
0
Kahvedesu
(19.05.26)
Philips, düzgün ve zamanında yapsam memnun kalacağım da üşengeçler için hiç iyi bir fikir değilmiş.
0
ekimoloji
(19.05.26)
philips lumea aldım ama ekimolojinin dediği gibi o kadar üşeniyorum ki 8 ayda 2 kere kullandım. ama işe yarayacak bence de bi kullanabilsem.
0
mezzosprite
(20.05.26)
çok düzenli kullanamayanlara +1 ekleyelim :D
ama işe yarıyor gibi... koldan örnek mesela şu şekilde i.imgur.com
diz gibi eklem bölgelerinde biraz zor oluyor.

torima marka benimki fason çin ürünü www.torima.com.tr
üzerindeki etiket üreticiyi belirtmiş bestway, www.alibaba.com

bu arada bunlar lazer değil ipl.
0
konetsu
(20.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(14)

"kırmızı antifriz sorun çıkarır" olayı efsane mi?

konetsu
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifr
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifriz fobisi var :D

-kireç/pas varsa çözer açar.
-asitli bu deler.
-eski araca konmaz patlatır, çatlatır, yakar, eritir...
-koyacaksan da az koy bunu çok güçlü, daha fazla su ekle.
-x yaşında araca konmaz kitapçık kırmızı da dese artık maviye dönmeli.
-bunda daha önce su kullanılmış kırmızı konmaz.
-ben uyarmış olayım ama pişman olursun, görürsün şu bu...
ve benzeri... her seferinde yok saydım üretici önerisi neyse onu koyarım diyip geçtim.

öncelikle evet antifriz renkleri tek başına bir şey ifade etmiyor ama genel olarak işte kırmızı antifriz silikatsız oat, mavi antifriz silikatlı iat olan, temel ayrım bu. spesifik ürünler de var piyasada aynı/farklı renklerde ama çoğu markada ve markasız diyeceğim adını duymadığım ürünlerde bu şekilde ayrım yaygın, 2 seçenek oluyor çoğunda.

benzer yorumları yabancı kaynaklarda bakınca da genel olarak dexcool için gördüm. orada da dexcool'a dex-kill filan diyorlar :D o da amerika'daki ilk yaygın kullanılan oat antifrizmiş.
şimdi dexcool özelinde evet ilk çıktığı dönem ciddi sorunlar yaşanmış, sonrasında formülü değişmiş vs. kısaca burada da bahsediliyor: www.youtube.com
ancak şuan güncel diğer oat antifrizler ile ilgili benzer yorumlar pek yok gibi hala dexcool ve klonları üzerine konuşuluyor... dexcool ile ilgili olarak da güncel yorumlarda çokça sorunsuz kullanıyorum diyen ve sakın kullanmayın diyen var ama yakın zamanda kullanıp bu sorunları yaşadım diyen pek göremedim... güncel sorun yaşayanların çoğunda farklı antifriz karıştırma veya katkı kullanma gibi durumlar var. ayrıca bizdekinin aksine özel olarak eski/paslı/kireçli araca konmaz diyen yok. yeni eski ayrımı olmaksızın bir negatif tutum var buna karşı.

burada dexcooldaki sorunun sebebi "ethylhexanoic acid(2-eha)" denmiş, tek başına bu katkı değil de bu katkıyla sorun yaşanan gm araçların sistemindeki silikon ve nylon parçaların uyumsuzluğuymuş... genel görüş bu yönde... ancak bununla ilgili dava amerika'da uzlaşmayla sonuçlanmış, hukuki süreçlerin masraflarıyla uğraşmaktansa uzlaşmayı seçmiş general motors. savunurken de farklı antifrizlerin karıştırılması, zamanında bakım yapılmaması ve eksik soğutma sıvısıyla kullanımdan bahsedilmiş. tam gerçek neydi bilemiyoruz davada kesin hüküm verilmeden uzlaşıldığı için. yine de sonrasında conta malzemeleri filan da değiştiğinden uyumsuzluk vardı kısmını doğru kabul edebiliriz sanırım.


neyse güncele dönelim, bugün hala organik antifrizlerin tamamına yakınında 2-eha bulunuyor, bu da farklı iki formda bulunuyor... sodium 2-ethylhexanoate ve potassium 2-ethylhexanoate şeklinde. çok çok büyük kısmında sodium versiyonu var.

şimdi bu katkı gerçekten sorunların sebebi olsaydı riskli olsaydı günümüzde halen büyük üreticiler tarafından yaygın olarak kullanılır mıydı? bakınca eski nesil o sorunların yaşandığı dexcool ile ilgili olarak ise potasyum versiyonu kullanılıyordu bu yüzden sorun yaşandı sonradan sodium olana geçildi gibi yorumlar var ama kesin kaynak da göremedim bunu doğrulayan. güncel formülde sodium 2-ethylhexanoate olduğu görülebiliyor ama eskisini bilemiyorum acdelco.com.au eskisi potassium versiyonunu içeriyorduysa da sorun bu muydu yine bilemiyorum...

asyalılara bakıyoruz, toyota da honda da 2-eha içermeyen ürünler kullanıyor. böyle bakınca da düşük maliyetli etkili ve yaygın kullanılan bir katkı varken neden kullanmıyorlar diye düşündürüyor... asyalılar uyumsuz silikon vs. mi kullanıyor araçlarda diyeceğim ama toyota araçları yüzbinlerce mil boyunca yıllarca dexcool ile kullanıp hiç sorun yaşamadığını belirten de çok var. toyota kendi long life ve super long life antifrizlerinde 2-eha kullanmadığı halde castrol 2-eha içeren radicool sf için de toyota ve lexus ile uyumlu diyor. i.imgur.com


şimdi konuyu kapatmaya geçeyim :D
öncelikle kendi düşüncelerim:
-kırmızı antifriz sistemde uyumsuz bir malzeme kullanılmadıysa güvenli ve dendiği gibi mavi antifrizden daha riskli filan değil.
-ülkemizdeki kırmızı antifriz efsanelerinin kaynağı yine ilk çıkan dexcool benzeri antifrizler ve uyumsuz araçlarda çıkan sorunlardı.
-araç oat antifriz öneriyorsa iat kullanmak daha riskli olur, silikat içerdiğinden bu sistemlerde korozyon ve aşınmaya sebep olabilir.
-kırmızı antifriz'e asitli o denmesinin sebebi de üzerinde "organik asit teknolojisi" ve benzeri şeyler yazması sanırım :D
-günümüzde hala kırmızı antifriz kaynaklı sorunlar yaşanıyorsa bile merdiven altı markasız uyduruk ürünlerden kaynaklanıyordur.

benim aracım kırmızı kullan demiş i.imgur.com
castrol de toyota ile uyumlu demiş.
aracı aldığımda içinde kırmızı vardı, ben de değiştirdim ve 6 aydır radicool sf ile kullanıyorum.
toyota aracında oat antifriz kullanıp buna bağlı sorun yaşadığını gördüğüm kimse de yok.
bu durumda sorun yaşayacağımı düşünmüyorum.

bu hangi antifrizi alayım sorusu değil :D bulunsa piyasada olsa pembe toyota sllc almak isterdim ama hem kolay bulunmuyor hem fiyatı da çok yüksek deniyor. belki sonraki değişimde tam flush imkanım olursa ve kolay bulunabilen 2-eha içermeyen oat bi ürün olursa ona geçiş yaparım. şuan "Total Glacelf Auto Supra 2F" ve "Motul e-Auto Cool DHC" var mesela buna örnek. motul'ü direk pas geçmiştim hybrid araç için dediğinden, total de daha piyasada yoktu ben 7 ay önce alırken. ama radicool sf ile sorun yaşamazsam değiştirmek için de sebep görmeyip devam edebilirim. bunlar daha yüksek fiyatlı ve az bulunan ürünler. ihtiyaç anında hemen temin edememe ihtimali var. 2-3 yıl sonra görürüz yaygınlaştı mı ucuzladı mı diye...

bu konuda duyurudan kesin bi yanıt beklemiyorum :D daha çok sizin deneyiminizi/düşüncelerinizi merak ettim. ha antifriz uzmanı biri çıkar net olarak söylerse de hayır demem tabi :D
sizin kırmızı antifriz'e karşı benzer düşünceleriniz var mı? benzer şeyleri siz de duydunuz mu? şahsen kırmızı antifrizden kaynaklandığını düşündüğünüz bi problem yaşadınız mı?
+1
konetsu
(14.05.26)
öncesinde su konulmuş bir arabada kesinlikle sıkıntı çıkartıyor.

eskiden kullandığımız peugeot 206 araçta bizden önceki sahibi genelde antifriz eksikliğini su ile tamamlamış veya çok seyrelterek kullanmış.

aynı şeyi bizde serviste duyduk sakın antifriz koymayın patlatır diye, babam inanmadı servis koymadı :) neyse babam inat etti benzincide gidip üretici kataloğundaki antifrizden koydurduk, yaklaşık bir hafta sonra şöför tarafındaki paspas aşırı ıslanmaya başladı. Uzun aramalar sonucunda bulabildik, kalorifer radyatörü antifrizden dolayı patlamış ve o zamanlar epey bir masraf ve parça değişimi çıkarttı.

Son söz: soğutma sistemi temizliği yapmadan kesinlikle antifriz koymayın, hatta daha önce sisteme su girişi olduysa kesinlikle ve kesinlikle sistemi elden geçirin. Çünkü Türkiye’de saf su kullanmak yerine yetkili servis dahil kireçli, mineralli çeşme suyunu sisteme basıp geçiyor.
+1
Northern Mariner
(14.05.26)
@Northern Mariner sorum daha çok kırmızı riskli mavi güvenli görüşü üzerine. yani pas ve kireç olan araçta antifriz evet sıkıntıyı öne çekebiliyor ama bunu sadece kırmızı yapar mavi yapmaz diye bir şey yok bence benim takıldığım konu kırmızı fobisi.

benim aracın geçmişinde de ne yazıkki bir dönem su ile kullanım var. benden önceki sahibi aldığında içinde su varmış o antifrize geri döndürmüş. durulatmış bayağı paslıymış akan su... ama sonrasında 5 yıl sorunsuz kullandı. bende de şuana kadar sıkıntı çıkmadı. yani soğutma sisteminde sıkıntım oldu da antifrizle alakalı değil hortum kelepçesinden dolayı kaçak oldu üst hortum ve kelepçeler değişti.

hortumdan dolayı eksilme olunca bi korktum tabi normal olarak :D ilk yağ çubuğunu çekip bakarken tırsmıştım conta gitti de yağa su mu karıştı acaba diye :D yağda sıkıntı olmayınca rahatlayıp diğer kısımlara odaklandım. kalorifer peteğinden de şüphelendim çünkü onda da biraz tıkanıklık var gibi ısıtıyor ama çok etkili değil tam ısınmıyor. baktım orada da kaçak yok. sistemde basınç yokken soğuk motorda termostat kapalıyken hortum kaçağı anlaşılmıyordu. eksiği tamamlayıp kısa bi sürüp ısıtıp öyle bakıp buldum.

yani bi noktada antifrize dönmek zorundasın. kesinlikle sorun çıkarıyor diye bir durum yok korozyon çok ilerlemediyse hiç problem yaşamadan dönebilirsin de. bu araçta olduğu gibi... ufak tefek düşük maliyetli sıkıntılar çıkabilir radyatör veya petek gibi... conta da yakabilirsin. motoru indirirler. ama ne olacaksa olsun en kısa sürede dönüp çıkabilecek sıkıntıları göze almak lazım.

ben de peteği temizleteceğim bi yandan korkuyorum ondan da :D ama yapılması lazım. patlarsa da ne tutarsa verip değiştirteceğiz. parça ucuz 1-1.5k bişey de işçiliği biraz fazla ön göğüs sökülüyor.

servis konusunda rezaletiz. ben castrol'ün sertifikalı servisinde bi ton sorun yaşadım. onlar içinde kırmızı varken motor blok tapasından boşaltmadan sistemde daha 2l eski sıvı varken mavi koymak lazım buna diyordu :D saf suyumu kendim götürdüm serviste o da yoktu bana malzeme elimde olduğu halde musluk suyu daha iyi dedi ya lan :D akü suyu bu asitli deler dedi saf su için... castrol sertifikalı serviste... sıvı bakımında uzman olması gereken adam. koyarken de ölçüsüz biraz antifriz biraz su diye boca ettiler baktım paso su koyuyor antifriz yok ben müdahale ettirdim antifrizle tamamlattım sonunda ama yine yetersiz çıktı. bi posta da hava alacağız diye hortumu söküp litrelerce antifriz ve saf suyu yere döktüler... hortumu yerine oturtamadılar onlar kurcalarken zedelendi 99% hortum da.

neyse 1 hafta 10 gün sonra evin önünde kendim tekrar komple boşaltıp değiştirdim yani orada aldıkları işçilik de harcanan antifriz de saf su da boşa gitti komple... serviste konan antifrizi refraktometre ile ölçtüm -16 civarı çıktı 30-70% gibi ki ben hiç müdahale etmesem o kadar bile olmayacaktı. binlerce lirayı çöp ettiler. ya motor yağını bile fazla koymuşlardı yağ çubuğundan ben geri çektim fazlasını. onda da uyardım dedim 3l koyuluyor bu arabaya diye.

birkaç ay sonra işte üst hortumdan kaçak oldu onu değiştirtmem gerekti. o işçilik malzeme toplam 600 tuttu yine castrolcüler yüzünden. kaçağı farkedip bulup sanayiye gidene kadar da 3l kadar daha boşa aktı gitti 50-50% antifriz karışımı...

bak ben koyarken saf su aldım, onda da piyasada hileli ürün çok diye güvenemeyip tds ölçer alıp kontrol ettim. konsantre antifrizle belirtilen ölçüde hassas karıştırdım yine de emin olmak için refraktometre ile ölçtüm... bireysel kullanıcı olarak bu cihazları alıp kullanıyorum adamlar hiçbir ölçüm olmadan yanlış ve eksik bilgileriyle kötü işçilikleriyle castrolden sertifika alıyor... markayı temsil ediyor.

tüm malzemeler kendimden sadece işçilik 1200 verdim yağ ve antifriz değişimine iki işi de batırdılar. herhangi rastgele bi ustaya daha ucuza yaptırılırdı ben garanti olsun düzgün iş yapacak yer olsun kötü ustaya düşmeyelim diyip pahalı da olsa değer diyerek gitmiştim... kendim değiştirecektim yağ filtresi çok sıkı olunca sökülmedi mecbur gittim ama sonraki bakımda bi şekilde sökücem o filtreyi artık daha da rastgele sözde ustalara mecbur kalmadıkça dokundurmam.. başında durmasam veya hiç bilgim olmasa adamlara güvensem eminim maviyle karıştırır çamura çevirirlerdi... yine ucuz kurtuldum araba kasaplarından.

devletin direkt bu şekilde musluk suyu kullandığı tespit edilen ustalara bilerek mala zarar vermekten tazminat ödetmesi değer kaybı tespitiyle bunu da ödetmesi vs. lazım. ödeyecekleri cezayla tazminatla batsın gitsin hepsi... ustayım diye geçiniyorsa bilmiyordum diye bi savunması da olamaz.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
Aslında olay bu kadar basit;

Kırmızı Antifriz (Organik - OAT)Teknoloji:
-Organik Asit Teknolojisi (OAT) kullanır.
-Ömür: Uzun ömürlüdür (5 yıl veya 250.000 km).
-Malzeme: Alüminyum bloklu yeni nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Pas ve korozyonu önlemede çok güçlüdür.
-Performans: Yüksek sıcaklıklara karşı daha dayanıklıdır.

Mavi Antifriz (İnorganik - IAT)Teknoloji:
-İnorganik Asit Teknolojisi (IAT) kullanır.
-Ömür: Kısa ömürlüdür (2 yıl veya 50.000 km).
-Malzeme: Demir ve pirinç ağırlıklı eski nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Donmayı engelleme performansı yüksektir.
-Maliyet: Kırmızı antifrize göre daha ucuzdur.

Kritik Uyarılar
-Karıştırmayın: Kırmızı ve mavi antifriz asla birbirine karıştırılmamalıdır.
-Kimyasal Reaksiyon: Karışırlarsa jelleşme ve çamurlaşma yaparlar.
-Hasar: Bu çamurlaşma devirdaim pompasını ve radyatörü tıkar.
-Seçim: Her zaman aracınızın kullanım kılavuzundaki rengi seçin.
-2
duyuruuser
(14.05.26)
duyuruuser yapay zeka cevabı mı bu xD
o kadar basit değil işte. çok daha spesifik formüller de var bazı araçlarda gerçekten uygun ürün kullanmak zorundasın. araç aluminyum bloktur moderndir oat gerekiyordur ama sistemde silikon parça vardır onda klasik 2-eha'lı ürün sorun yaratabilir. mavi koyarsın silikat sorun olur vs.

normal oat'de fosfat yok ama toyota'nınkinde var mesela, veya bir başka üründe inorganik olup fosfat içermiyor olabilir. hem silikat hem organik katkı içeren hybrid ürünler de var.

kırmızı antifriz döküm demir motorla uyumsuz diye bir durum da yok. hem castrol örneğinde radicool sf için uygun olduğunu belirtmiş hem benim aracım döküm demir bloklu ve üretici kırmızı öneriyor. yapay zekanın her söylediğine kayıtsız şartsız güvenmeyi bırakın. onu da geçtim sorduğum soru sizin bu konudaki görüşünüz/deneyiminiz soruya cevap da değil attığın eksik ai cevabı.

bu arada net bir cevabın hiç olmadığı konu ise hangi tipleri karıştırmanın sorun çıkarabildiği. o da öyle farklı renkleri karıştırmamaktan ibaret değil. veya organikle inorganiği karıştırmamakla sınırlı olmayabilir. hangi maddeler reaksiyona girip o çamurlaşmayı yaratıyor bu kesin olarak kimse tarafından belirtilmemiş. yani eğer 2-eha ve fosfatın karışması sıkıntı çıkarıyorsa toyota oatsi ile castrol oatsi karışsa da olabilir bu durum. veya silikat ile 2-eha karışımındansa inorganik antifrize toyota oat eklediğinde sorun yaşanmayabilir gibi... bu yüzden direkt hiçbir antifrizi içeriğindeki katkıların birebir aynı olduğuna emin değilseniz karıştırmamak lazım. mümkünse farklı marka/model ürün karıştırmamak en garantisi.

olaya yüzeysel baktığımda ilk antifriz seçimini yaparken 2dk'da bulduğum senin yazdıkların... detaylı bakınca çok daha karmaşık ve farklı ürünlerden oluşan bir konu.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
arabada orijinal antifriz ne kullanılıyorsa onu kullanmakta fayda var.
mesela 1.3 dizel astra h'ım vardı. 250 binde sattık. sıfır almıştık.
her zaman dexcool kullanıldı.
rengi farklı, vasfı farklı antifriz kullanmamakta fayda var.
0
rain when i die
(14.05.26)
Üretici ne öngörmüşse kullan, birbirleri ile karıştırma.
soğutma sisteminde bir çok farklı malzemeden üretilmiş komponentler, borular ve hortumlar var. Bunlar ve antifriz sıvısı birbirlerine uyumlu olacak şekilde seçiliyor. Araçtaki tüm komponentlerin malzemelerini bilmeden, yalnızca antifrizin içeriği üzerinden iyi-kötü denmesi teknik olarak yetersiz. Üretici, komponentlerin o tip antifriz ile uyumlu olduğunu teyit edebilir ancak.
0
burfak
(14.05.26)
@rain when i die @burfak
kitapçıkta yazanı attım işte i.imgur.com kırmızı diyerek organik antifrizi işaret ediyor 99.9% ihtimalle. türkçe kitapçıkta da kırmızı diye belirtiyor.
yani temel olarak silikat içermeyen oat bir antifriz daha uygun gibi. ama illaki şu olacak şu madde olmayacak veya bu marka olacak diye bir öneride bulunulmamış.


aracın motoru toyota 5a-fe ile aynı. 5a-fe kullanan eski toyotalar da toyota long life önermiş. baktım ama onun içeriğine tam olarak ulaşma şansım yok. sds'de katkının içeriği gizli servco.safepersonnelsds.com
"Hydrated inorganic acid, organic acid salts" cas no belirtmemiş Proprietary demiş detay bulunmuyor.
"Proprietary items on this SDS are designated as trade secrets."

bu motoru kullanan en güncel ve benim aracımın baz aldığı model 1. nesil vios ama onun kitapçığını bulamadım. o da çok büyük ihtimalle daha güncel bir model olduğundan tüm güncel toyotalar gibi toyota super long life coolant'ı önermiştir, pembe olan. benim aracın üreticisi katı bir şekilde uyarı veya öneri koymadığından görünürde de uzun yıllardır bir problem olmadığından dert etmiyorum şuan. bu araçta hem 2-ehalı oat hem silikatlı iat kullanan çok kişi var direkt antifriz kaynaklı sorun yaşayana daha rastlamadım. önerilene en yakın rahat bulabildiğim de klasik kırmızı oat türkiye şartlarında.

soru zaten daha önce belirttiğim gibi hangi antifrizi alayım sorusu değil. antifriz önerisi istemiyorum. bu kırmızı antifriz düşmanlığı hakkındaki düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi sordum :D bence de önerilen net bir ürün varsa ona en yakın olanı tercih etmek lazım ama bizim ustalarda da kullanıcılarda da kırmızı korkusu var ve orijinali oat olan sistemlere bile iat antifriz koyuyorlar. soru bunun üzerine... bana önerilen de hep bu oldu ben kırmızıdan(castrol radicool sf) devam ediyorum. araç da 2010 model, bu yıllardaki araçlarda fabrikadan iat antifrizle çıkan pek yok(hiç var mı bilemiyorum hatta :D)
0
🌸konetsu
(14.05.26)
konetsu kendim yazmak yerine, tabi ki yapay zekaya yazdırdım,

temel bilgileri yazdım, neden mavi ve kırmızı ayrışımı var ve özellikleri belirli.
sen çok detaya inmişsin ama fabrikadan arka arkaya çıkan seri araçlarda bile farklılık olabilirken bir çok marka ve modelin, kullanım alışkanlıkların, coğrafyanın ve daha nice kriterin toplamı varken "kırmızı sıkıntı çıkarır" demek çok mantıklı değil.

yukarıda yazılanlar gibi kimisi kireçli çeşme suyu basmıştır, kırmızı da mavi de sıkıntı çıkarır, bilemeyiz. en iyisi fabrika ne diyorsa o.
0
duyuruuser
(14.05.26)
@konetsu,
paylaştığın kitapçık resminde baz alman gereken kısım yalnızca renk değil. SH0521-1999 standardı diyor.
Bu standardı karşılayan antifrizleri koyabilirsin.
SH05210-1999 standardı karşılıyorsa kullandığın antifriz, bitmiştir. Artık markası vs. tam içeriği önemli değil. Standartlar ve sertifikalar bunun için var.
0
burfak
(14.05.26)
@burfak o da tam öyle değil işte :D birincisi bu çin standardı olduğundan yaygın değil bunu belirten ürün pek bulamazsın. ikincisi bi standart neleri kapsadığına göre çok farklı antifrizlerde ortak olabilir. "ASTM D3306" mesela neredeyse tüm antifrizlerin kapsadığı bir standart. donma/kaynama noktaları ile alakalı ağırlıklı olarak, ürün içeriğine karışmıyor. silikatlısı da bu standartta organiği de inorganiği de fosfatlısı da...

ve tekrar diyorum... bu antifriz seçme sorusu değil! seçtiğim aldığım aylardır da kullandığım ürünün yeterince uygun olduğuna 99.99% eminim. sadece toyota pembe veya dengi ürünler daha iyi olurdu diyorum çünkü döküm demir bloğu fosfatlı ürün daha iyi korurken silikatın getireceği dezavantajlar olmazdı. yine motor toyota temelli olduğundan toyota antifrizinden zarar görecek bir parça da bulunmaz. ama standart bildiğimiz kırmızı antifriz yeterli uygunlukta. o standarda da baktım yine çin standardı olan lec-ii antifrizler karşılıyor mesela. bunlarda da 2-eha var bu arada. yani o yönden bakarsak da sistem için bu katkı güvenli denebilir. ama standart yine içeriklere karışmayan bir standartsa hiçbir şey ifade etmez.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
@konetsu

atıyorum araban peugeot diyelim. tanıdığın servicebox (teknik bilgi programı) sahibi olan birine sor.

veya atıyorum araban badge engineering (mesela saab'ın subaru impreza ile aynı station modeli vardı abd'de) ürünü bir araç olsun.

o motor aslen ne kullanıyor yine ilk yöntemle öğren.

sonra da en iyisi hangisi onlardan emin olduktan sonra (atıyorum valvoline'in ürünü o standarttadır) komple bir soğutma sistemi flush'ı yaptır.

uygun miktarda da doldur.

bitti gitti.
----

ha ben otomotiv satış sonrası hizmetlerciyim, o kadar çok takmamıştım astra h'ta :)

mercanlar opel'e gidiyordum, yapıyorlardı herşeyi.

şimdi kullandığım araba da garantili 2029'a kadar yine dert etmiyorum.
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain when i die arabam badge engineering değil ama benzer sayılır... o yüzden toyota odaklı baktım hep. motor 5a-fe, efsane kasa 1.6 corolladan bildiğimiz 4a-fe motorun 1.5 versiyonu var. alt takım parçaları filan da büyük ölçüde 1. nesil yaris ile aynı. direkt toyota parçası alıp takabiliyorum.
reverse engineering. :D i.imgur.com

motor üzerinden baktığımı da söyledim. 5a-fe kullanan daha eski corolla carina vs. gibi araçlar toyota long life coolant, vios'un kitapçığını bulma imkanım olmadı ama çok çok büyük ihtimalle toyota super long life coolant. toyotaların kitapçığı sadece kendi ürününü belirtir onu önerir. pembe sllc çıktıktan sonra da tüm araçlarda ona geçtiler.

sadece antifriz değil araç hakkındaki çoğu konuda toyota üzerinden bakıyorum alışkanlık oldu. bi ecu toyotada denso bunda delphi o fark yüzünden haliyle sensörler vs. farklı. elektronik kısmı dışında büyük oranda toyota ile aynı.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
toyota neyi kullanıyorsa onu kullan ama sistemi çok sağlam flush ettir. sonra da çok kurcalama :)
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain toyota sllc filan piyasada bulunmuyor. bi kere zor bela bulsan sonra eklemen gerekse değiştirmen gerekse tekrar aynı bela... değmez çekilen çileye. oem üreticisi aisin ama o da yok piyasada...
toyota antifrizi ile farklı formül ama castrol net şekilde uyumlu diyor i.imgur.com ve dediğim gibi dexcool türevlerini kullanıp antifrizden kaynaklı sorun yaşayan toyota kullanıcısına ben rastlamadım.

bi şekilde bundan dolayı sorun yaşarsam(sanmıyorum) ileride yine önceki cevaplarda bahsettiğim "Total Glacelf Auto Supra 2F" veya "Motul e-Auto Cool DHC" ürünlerine geçerim. bunlar 2-eha içermeyen seçenekler.
total-cdn-lmdb.afineo.io
www.motul.com
motul pembe toyota sllc'ye en yakın ürün gibi. fosfat içerikli toyota ile tam uyum iddiası var. toyota hybrid araçlarda da aynı sllc antifrizi kullanıyor.

aracı ilk aldığımda bu kadar detaya inmeden bakıp sıvı bakımlarını da biranönce yaptırdım. kitapçık kırmızı diyor, böyle içerik içerik anlatan yok, totalin bu ürünü piyasada yok, motul hybrid araç için diyor vs. değerlendirmeye almadım bile haliyle. castrol alıp geçtim. başta bu kadar detaya girmiş olsam motul alırdım muhtemelen ama şuan taze yeni antifriz varken sorun ihtimali de sıfıra yakınken tekrar değişime gerek yok.

duyuruda da cevaplarda da tekrar tekrar belirttim iş hala antifriz seçimi sorulmuş gibi ilerliyor... :D seçimimi aylar önce yaptım zaten.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(2)

VIOFO A229 Plus mi yoksa 70mai A810 mu?

Uncle Sam
istanbul trafiginde malum yaz sicaklarini dusununce hangisi daha iyidir? Not: 70mai ile iyi tecrubelerim oldu, yazilimsal sorunlar disinda kullandigim eski bir modeli iyiydi ama viofo nasildir bilmiyorum.
istanbul trafiginde malum yaz sicaklarini dusununce hangisi daha iyidir?

Not: 70mai ile iyi tecrubelerim oldu, yazilimsal sorunlar disinda kullandigim eski bir modeli iyiydi ama viofo nasildir bilmiyorum.
+1
Uncle Sam
(12.05.26)
viofo. a229 pro var bende de.
temel sebep görüntü kalitesi şu bu konularından önce lithium batarya olmaması, süper kapasitör kullanıyor viofo. araçta lithium batarya bırakma riskini almam şahsen.

sıcak konusunda problem yaratabilecek temel şey batarya zaten. yangına kadar gidebilir ama yanmasa bile şişip cihazı bozabilir, şişmese bile dashcam gibi araç çalışırken devamlı tam şarjda kalacak bataryanın ömrü kısa olur. en en iyi ihtimalle ciddi sorun yaşamasan bile o dashcamin kullanım ömrünü belirleyecek bozulmasına sebep olacak parça bataryası olur. mecbur kalmadıkça gömülü lithium batarya içeren hiçbir ürün almamak, araçta da lithium batarya bırakmamak lazım.

ek edit: bu arada görüntü kalitesinden önce filan dedim kapasitör olayı için, görüntü kalitesi kötü veya görüntü kalitesi biraz geride ama kapasitörlü olduğu için buna değer gibi bi anlam çıkmasın. çekim kalitesi olarak da fiyat aralığının en iyilerinden. ama sizin sorudaki model farklı olup odak noktanız da yaz sıcağında kullanım olunca iki kameranın ortak noktası ve sizin sorduğunuz konu ile bağlantılı olan kısma odaklandım.
yeni çıkan modellerle kıyasına bakmamakla birlikte(aynı fiyatlara daha iyisi olabilir zaman geçti sonuçta) memnunum ve bu modeli almayı düşünen olursa da önerebilirim. ama alacak olan diğer modellerle kıyaslamasına baksın.
ben başta uygun fiyatlı bişey alıp geçeyim demiştim ama lithium bataryalı bir şeyi araçta bırakma fikrine o kadar takıldım ki bütçeyi katlayıp seçim kriterlerimde ilk sıraya bataryasız olmasını ekledim.

bendeki de duo modeli bu arada ama üşengeçliğimden hala arka kamerayı eklemedim :D
+1
konetsu
(12.05.26)
Viofo a229 pro duo var bende, rahat bi 3 yıldır kullanıyorum. ebayden almıştım wifisinde problem vardı, satıcı kabul etmedi. Markanın kendisine durumu yazdığımda cok ilgilendiler ve yenisini direkt gönderdiler. Halen canavar gibi
+1
mirty
(13.05.26)
(9)

En son şu filmi izleyip çok beğendim, size de öneriyorum!

Amaranta ursula
Ahoy!Acaba en son izleyip çok beğendiğimiz (7+/10) filmleri paylaşalım mı?Ben başlıyorum geçen Çarşamba aşağıdaki filmi izledim. İsrail'in Filistin işgaline bir ailenin gözünden bakıyor. All That's Left of You (2025)imdb: 7.9Tür: Drama
Ahoy!
Acaba en son izleyip çok beğendiğimiz (7+/10) filmleri paylaşalım mı?

Ben başlıyorum geçen Çarşamba aşağıdaki filmi izledim. İsrail'in Filistin işgaline bir ailenin gözünden bakıyor.
All That's Left of You (2025)
imdb: 7.9
Tür: Drama
+1
Amaranta ursula
(10.05.26)
das boot (1981)
imdb: 8.3

izledigim en guzel savas filmlerinden. birkac versiyonu var. 3.5 saatlik olanini izledim, cok akici.
+1
banach
(16.05.26)
random atıyorum(puanlarına bakmadım);
the last stop in yuma county
father
twinless
the life of chuck

bunlardan sadece birini seçmem gerekirse; the life of chuck derim.

işgal üzerinden devam edeyim dersen:
Vals Im Bashir
0
late viper
(27.05.26)
@late viper,
Vals Im Bashir 'i yillar once ben de izlemistim çok begenmistim. O film sonrasi Max Richter'i tanımış yakında dinlemeye başlamıştım.
0
🌸Amaranta ursula
(29.05.26)
İfşa Günü (Disclosure Day) izledim ve kesinlikle tavsiye ederim. Geliyor gelmekte olan...
0
naksidil
(26.06.26)
Biraz klasik kaçacak fakat son beğendiğim film Dead Poet Society oldu. Geleneksel eğitim sisteminin kalıplarını kırıp sanatı, şiiri ve
'Carpe Diem' felsefesini Robin
Williams'ın devleşen oyunculuğuyla seyir zevkini katlıyor diyebilirim. Bireysellik, özgürlük ve hayatı yakalama gibi hayatın içinden temalara değinmekte.
0
kurmalifare
(24.07.26)
Drive My Car
Un Poeta
0
auroraaurora
(24.07.26)
"en son" dediğin için scary movie 6 diyorum. beğenmeyen de çok ama bu seri geçmişte neyse bu film de yine o. bence olmuş. serinin önceki filmlerini seven birinin bu filmi sevmemesine anlam veremem ben.

samaranın filmler de eğlenceliydi öyle çok sanatsal şu bu değil ama izlerken eğlendiren çok sıkmayan filmlerdi eenie meanie, over your dead body vs. they will kill you da yine benzer temada. ciddiyeti az aksiyonu komedisi bol eğlencelik filmler.

genel olarak ciddili çok sevdiğim film pek olmuyor olanlar da genel olarak popüler olanlar.
benim daha çok anime ve dizi odaklı tüketimim. ha buraya zaten bilinen popüler filmleri de listelemeye çok gerek görmedim onun da etkisi var, yoksa f1 movie, project hail mary vs. güzel filmlerdi mesela bu tarz filmleri de sevmiyor değilim ama film arayan biri zaten izlemiştir diyorum direkt bunlar için :D

yerli olarak da illegal hayatlar meclis.


şimdi kahvemi yapıp masters of the universe izleyeceğim.

dün de mandalorian and grogu izledim ama onu diziyi izleyen zaten izler diziyi izlemeyene de önerilmez. film olarak değil dizinin uzun bi bölümü gibi görüyorum.
0
konetsu
(24.07.26)
project hail mary katalogda görüp izleme konusunda kararsızdım. Uzay temalı olunca arrival'ı kıstas alıyorum genelde. Eğer yorum yaparsan memnun olurum.
Scary movie yakın zamanda ben de izledim sinemada. arada trash parody işlere bakıyorum. Yıllar sonra Wayans kardeşlerin elinden alınan serinin onlara teslim edilmesinden beklentim vardı. Eğlenip çıkmıştım filmden.

Mandolarian dizisine başlamıştım fakat yarıda kaldı yeni sezon beklerken. Filme göre diziye dönüş yapabilirim
0
kurmalifare
(24.07.26)
Ben de güncelleme yapayım, geçen hafta The Invite'ı izledim, komedi-dram sevenler bakabilir. 7/10
+1
🌸Amaranta ursula
(24.07.26)
(10)

lpg bujisi iridyum buji vs. almaya değer mi sizce?

konetsu
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutar
şuan üzerindeki ne hiç bakmadım bile daha :D 7 ay oluyor aracı alalı, öncesinde ne zaman değiştirildi bilmiyorum soracağım eski sahibine ama hatırlar mı bilmiyorum. şuan sorun yok motor güzel çalışıyor ama rutin değişimli parçaların takibini yapmakta fayda var diyorum. çıkanları da atmam yedek tutarım...

şimdi önümdeki seçenekler:
-standart nikel buji
-nikel lpg bujisi
-standart iridium buji
-iridium lpg bujisi

hangisi mantıklı olur kararsızım. standart nikel buji seti 500tl filan tutuyor iridium lpg bujisi 3500tl, iridium daha uzun ömürlü olacak filan ama değer mi yine de kararsızlık var...

standart buji alırsam da normal benzinde önerilen bujiyle mi devam etmeli yoksa lpg daha sıcak yandığından bi kademe soğuk bujiye mi geçmeli o konuda da biraz kararsızım.
bazı durumlarda öneriliyor bazı durumlarda gereksiz deniyor. ngk'nin bu konuda bi yazısı mesela: ngk.com.au

yani benzinde bu araç denso k16r-u kullanıyorsa lpgde k20r-u daha uygun olabilir gibi standart nikel alacaksam. ama bi yandan soğuk buji veya lpg bujisi benzinde kullanırken bi olumsuzluk yaşatır mı onu da bilemiyorum.

lpg için lpg bujisi daha iyidir diyelim ama lpg bujisine kıyasla bi seviye soğuk buji benzine de daha uygun mu kalır diye düşünüyorum sonuçta iki yakıtla da çalışıyor araç. lpgli diye hiç benzin kullanmıyor değiliz...

iridium alayım yıllarca bir daha buji meselesini düşünmem gerekmesin fikri de güzel geliyor. ama yine standart ve lpg bujisi arasında seçimde kararsızlık yaşıyorum. iridium alınca kararımdan pişman olursam kaybım da daha çok olacak.

nkg'nin laserline iridium lpg bujileri candan mühendislik tarafından bayağı övülmüş. bununla lpgde sorun yaşamam memnun kalırım gibi geliyor ama işte benzinde sorun olur korkusu işin aklımı karıştıran kısmı.

lpg bujisi takılıyken benzinde kullanımı standart bujiyle olan benzinde kullanıma kıyaslayan göremedim hiç. temel risk buji soğuk kalacağından benzindeyken karbon birikiminin artması. ama sonrasında yine lpgde kullanırken yeterli ısıya ulaşınca yeterince temizlenir mi? en düşük risk yine iridium lpg bujisinde gibi benim aklıma en çok yatan bu şuan bulabildiğim tüm teorik bilgilere bakınca.

kullanıcı deneyimi sorayım dedim ama aracın grubundaki arkadaşlar da konuyla ilgili pek bilgi sahibi değil. aracın orijinali ve kitapçıkta önerileni 0.8mm aralığa sahip bujiyken saf benzinli aracında 1.1mm aralıklı buji kullanıp lpgli kullanıcıya da bu bujiden önerenler var mesela. benzin ve lpgnin oktan farkını, lpgnin ateşlenmesi için daha yüksek voltaj gereksinimi olduğunu, lpgde birçok araçta buji elektrot aralığının daha dar kullanıldığını bilmiyorlar. saf benzinde bobin yeterince güçlüyse evet daha geniş aralık daha iyi sonuç bile verebilir 1.1 aralıklı bujiden memnun olabilir sorun yaşamayabilir ama o bujiyi bu araçta lpgde kullanırken sorun yaşama ihtimali çok çok yüksek olur.
📊 hangisi?

Bu anket sona erdi. 8 oy kullanıldı.

0
konetsu
(09.05.26)
Abi anlıyorum, seviyorsun bunlarla uğraşmayı ama 500-3500 arasındaki 3000 sana dokunmayacak bir miktarsa pahalısını al, en iyisini aldım diye düşün. Fakat bunu sorduğuna göre fark önemli ve araç da lpg’de daha çok kullanılacağına göre, aklın yolu, standart nikel lpg için olanı al geç. Karbon birikimi falan bu kadar kafayı takma derim naçizane.
0
orient blue
(09.05.26)
@orient aldığımda sorun yaşamayacağıma emin olsam alayım da işte uzun ömürlü olsun diye iridium alıp sonra buji yıprandı ömrü doldu diye değil de karbon birikimi yüzünden sorun yaşadım diyelim o çok can sıkar.

ngk'nın part finder sitesinde bu lpg özel ürünlerini bulup tüm detaylarına bakamadım. tek farkı daha soğuk olmaları değil ama en temel özelliklerinden biri budur... ama tam değeri çalışma sıcaklık aralıkları vs. hiçbir teknik özelliğine ulaşamadım ondan çekiniyorum.

genel olarak tabiki lpg sistemi olduğundan daha uygun fiyatlı olan lpgyi tercih edeceğim ama olur lpg sistemi arızalanır bişey olur aylarca benzinde de kullanmak isteyebilirim. buradaki atiker servisine bir kez gittim güven vermedi daha da uğramam. bi sıkıntı olsa şehir dışına çıkana kadar benzinde kullanma durumum olabilir. 2-3 ay lpg bujisini benzinle kullandığımda bu bujide ciddi karbon birikimi oluşup bana sıkıntı çıkarırsa mesela üzer.

tamam lpgye özel yapmışlar lpgde daha iyi güzel ama benzin ile uyumu nasıl bu konuda hiçbir bilgi yok. ne kullanıcı deneyimi olarak ne markanın açıklaması olarak bahsedilmemiş.
0
🌸konetsu
(09.05.26)
Standarttan şaşma.
0
antihero
(09.05.26)
Buji bu hocam ya. Üzerindekinde sorun yoksa alma bile. Kısa girerken falan bakımda değiştirirsin. O da standart olsun. Ya da alacaksan şimdi al koy kenara.
0
primetime
(09.05.26)
Lpgli araç pişmanlıktır direk arabayı sat başkan.
-2
mikahakkinen
(09.05.26)
iki ürün arasında 7 kat fiyat farkı varsa ucuz olanı alınır. biri 7 yıl biri 1 yıl idare etse bile aynı kapıya çıkıyor. Sana 7 kez bozulma lüksü sunuyor. Aldın pişman oldun diyelim bir döner parası kadar pişmanlık yaratacak. Üzerine düşünmeye bile değmez bence
0
fatihdr
(10.05.26)
@primetime dediğim gibi yaşını bilmek ve takip etmek istiyorum. üstündeki sıkıntı çıkarmaya başlasın diye beklemeye çok gerek yok. o sorun çıkınca değiştirsem yine yedeksiz kalacağım şimdi sorun yokken değiştirirsem eskileri yedekte tutabilirim acil durumda gerekirse diye. yeni buji kenarda yatarken eskiyi kullanmanın pek anlamı yok.

@fatih öyle bakınca evet. ama sorunsuzluğun da bi değeri var elbette...
sadece x kat uzun ömür olayı da değil, iridium bujide elektrotlar ince olduğundan yanma için gereken voltajı üretirken bobine daha az yük bindiriyor. iridium buji ömrünün uzun olmasına ek bobin ömrünü de uzatabilir teoride, özellikle lpg gibi oktanı yüksek yakıt kullanırken. bobinin de yaşını bilmiyorum ama ya orijinali ya da değiştiyse orijinal parçayla değişmiş yan sanayi değil. delphi marka. iridium buji kullanım ömrü boyunca bi bobin değişiminden kurtarsa farkına bile varmayacağız ama parasını büyük ölçüde çıkarmış olacak mesela :) nikel buji elektrot çapı 2.5mm filansa iridiumda 0.6mm gibi ucu.
0
🌸konetsu
(10.05.26)
@antihero kaynaksız yorum yapıyorsun. i.imgur.com bu bujilerin geliştirilmesinin temel sebebi zaten lpgnin daha zor yanan bir yakıt olması.
www.ngkpartfinder.co.uk

elektrot ince olduğundan daha düşük voltajla ateşleme yapabiliyor bobine binen yükü azaltıyor.

@thetrue... biliyorum bu kanalı ya :) güzel incelemeleri var. bu videonun konuyla alakası yok ama...
-1
🌸konetsu
(11.05.26)
@anti planlama yapıyorum şuan, daha herhangi birini almadım.
toplu birkaç parça ürünü birlikte alıp banka kampanyaları ve indirim kuponlarından da yararlanacağım, anlık hevesle hemen düşünmeden kampanyaları min/maxlemeden sipariş vermiyorum aciliyet yoksa. birkaç hafta sürer almam ^^

lpg'ye özel olan seriye daha bi sıcak bakıyorum enazından denemeye değer gibi... ama iridium farka değer mi diye emin olamıyorum hala. iridiumda karbon birikimi olursa temizlemek zor genelde mümkün değil. bu durumda uzun ömürlü diye aldığının daha kısa sürede bozulma ihtimali var.
iridium'un en iyi sonucu vereceğini düşünüyorum ama nikel lpg bujisi alıp geçebilirim siparişi verirken.
0
🌸konetsu
(12.05.26)
herbirinden birer tane alip takmak lazim aslinda ortalama performans icin ahhah :D

ben genelde en kaliteli en pahali bujiyi taksamda araclarda performans olarak hicbir farklilik hissedemiyorum.
0
cooperr
(12.05.26)
(7)

İlk kez klima taktırıcam

turk kizi
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konu
Yeni bina, salonda klima takma yeri de var. Arçelik alayım dedim, telefonda adam biz içerden takıyoruz, elektrikçi çağırıyorsunuz bağlantı için falan dedi. Burda okuyayım dedim vinç istemiş servis dış üniteyi takmak için. Bakır boru ve vakumlama tabirlerini gördüm bi de sıkça. Hiçbir fikrim yok konuyla ilgili. Bilmem gereken bir şey var mı böyle yoksa alıp geçeyim ve gerisini servis halleder mi? Masraf çıkmasın istiyorum, sadece klimayı ödeyebilirim su an.
0
turk kizi
(08.05.26)
motor balkona konacaksa vinçe gerek yok. klimacı elektrik bağlantısını yapmaz elektrikçiyi ayrı çağırman lazım. marka olarak arçelik vestel alacağına gree veismann tarzı bir marka almanı öneririrm.
0
mikahakkinen
(08.05.26)
Yeni bina klima takma borusunu kullanacaksanız önce boruyu temizletmenizi de önerebilirim. Bizim öyle motor yandı inşaat pisliğinden :( Benim bildiğim bağlantı için değil eğer sigorta paneli istiyorsanız elektrikçi lazım. Yoksa her şeyi takıp, çalıştırıp, çalıştığına emin olup gidiyorlar. Bu arada Haier markasına da bakabilirsiniz, app'den kontrol edilebiliyor, program yaptırılabiliyor. Aklınızda olsun.
0
charbiel
(08.05.26)
klima için bağlantı ve ayrı sigorta gerekiyor. direkt prize takılmaz güvenlik için. ha takılır ama takılmaz.
bakır boru soğutma için daha verimlidir tercih edilir. arçelik bakır boru kullanmaz.
vakumlama borunun içindeki kir toz vb kurtulmak içindir. gereklidir. yapılmazsa verim düşer başka sorunlar da çıkabilir sonrasında.
dış ünite bina dışına klimacının ulaşamayacağı bir yerdeyse vinç gerekir onlar karşılaşamaz. ama balkon-fransız balkon vs varsa onlar takabilir.
0
jelly bear
(08.05.26)
Arçelik'teki adam daha önce sizin binaya montaj yapmış mı? sizin bina özelinde mi konuşuyor, yoksa atıp tutuyor mu?
dış ünite nereye monte edilecek? balkonsa kolay, yoksa vinç gerekebilir gerçekten.
binada klima taktıran başkası var mı? onlarla konuşsanız, bu soruların büyük bir kısmına zaten cevap bulursunuz.
0
co2s2
(08.05.26)
arçelik kötünün iyisi, yani vestel ve vestelin alt markaları kadar en en dip kalite değil ama yine kötü. japonlar ve çinliler bu işin en iyisi. arçelikten daha ucuza daha iyi klima alabilirsin.
örneğin bende airfel annemde kaira var, bu iki marka da daikin'e ait ama uygun fiyatlı ürün sunuyor üretimini çinli midea'ya yaptırıyor. daikin servisi bakıyor. ikimizin kliması birebir aynı ürün, airfel'i genelde bayiler satıyor kaira'yı kendisi online platformlarda satıyor direkt daikin depodan kendi gönderiyor. değişmediyse bunlar ayrıca bakır boruyla geliyor.
"kaira türkiye" resmi mağazası daikin: i.imgur.com

yeni modeller eklenmiş şimdi onlara detaylı bakmadım hala üretici midea mı ne seviyedeler bilemiyorum... ama bizim modellerde tek farkı kaira'da wifi vardı airfel'de yoktu. annem kullanmıyor diye onun wifi modülünü alıp benim airfele taktım.

vakum işi şart! ve vakum tozu pisliği değil daha çok havayı/nemi temizlemek için. pislik zaten olmamalı borularda. hem soğutucu akışkana hem de ekovat yağına o nem karışırsa dış ünite değişimi gerekiyor ve vakumsuz kurulumda hakkınızı ararsanız değiştirmek zorundalar. sadece verim/arıza meselesi değil patlamaya kadar gidebilir olay oksijen ve sistem basıncının yükselmesinden dolayı. www.youtube.com klima gazı yanıcı/patlayıcı bir madde.

vakum konusunu özellikle vurgulayın kurulumda. başında durun, manometreye bakın, pompanın sesini dinleyin. vakumsuz kurulum ne yazıkki çok sık yapılan büyük bir yanlış. bir de sigma klima almıştık buradaki iklimsa servisi vakumsuz kuruyormuş, araya tanıdık sokup bayağı da tartışıp zorla vakumlu kurulum yaptırdık. kendi resmi eğitim videoları önemini ve risklerini anlatırken adam bana vakumun gereksizliğini anlatmaya çalışıyor saçma önermelerle. ortak tanıdıkla akşam evinden alıp keşife getirdik oturduk konuştuk filan :D
sen özellikle bilgili olduğunu belli etmezsen ya hiç vakum pompası manometre vs. bile getirmeden kurup geçiyorlar ya da resmi olarak merkez vakumu kanıtlamalarını istiyorsa camı sökülmüş bi manometreyi bağlayıp ibreyi eliyle oynatıp fotoğraflıyorlar vakum yaptık bu da kanıtı diye sunmak için.

adem helvacı bayağı detaylı anlatıyor birçok konuyu ama biraz fazla detaylı :D normal birini sıkar muhtemelen videoları www.youtube.com
ek olarak klima konusunda en fazla bilginin bulunduğu forum da burasıdır inceleriz.com

elektrik bağlantısı klima servisinin işi değil, yapmazdan öte elektrikçi değilse aslında yapmamalı. ama biz rica ettik malzememiz hazırdı kırmadılar. özellikle fişli yaptırttım ikisini de. yukarıda biri olmaz demiş ama güvenlik sıkıntısı için bir sebep yok.

inverter klima devamlı çok fazla akım çeken bir şey değil... ayrıca buattan hat çekti 16a sigorta taktı diyelim. e buata gelen o hat zaten panoda 16a sigortaya bağlı? aynı linyede başka bir yük varsa klima için takılan sigorta hiçbir durumda atmaz çünkü panodaki daha önce atmış olur aşırı yüklenilirse. klimaya özel sigorta en çok klimada bir işlem yapılacaksa sadece klimada gücü kesmek için kolaylık sağlar.

kaliteli bir fiş de priz de o tesisatta kullanılmış olması gereken 2.5mm kablo da klimanın çekeceği akım için yeterli. klima kullanımıyla sorun çıkıyorsa o tesisatta çok büyük problem vardır :D 10-15 yıllık gevşemiş bi prize bağlarsan tabiki ark yapabilir yanmaya sebep olabilir. ama aynı prizde bi cep telefonu şarjı da ark yapabilir tehlike yaratabilir :D priz kaliteliyse yıpranmamışsa sorun olmaz. eski veya kalitesizse klima bağlamayacaksanız da değiştirin olm o prizleri ucuz şey zaten.
+2
konetsu
(08.05.26)
geçen hafta arçelikten klima alıp bağlattım.

önce keşif için usta gönderiyorlar. usta şuraya bağlarız diyor. onlar en uygun bağlanacak yerleri size söylüyorlar. eğer uygun bir yer bulamazlarsa vinç isteyebiliyorlar ama genelde camın altına uygun bir yer bulurlarsa bağlıyorlar. evinizde balkon varsa motoru balkona da bağlayabilirler. iki klimam var, motorlarından biri camın altında diğeri de balkonda. komşularınızda klima motoru nereye bağlanmış sorabilirsiniz.

bağlantısı yapıldıktan sonra elektrikçi çağırmanız gerekecek. onlar elektrik işine karışmıyor. elektrikçiyi arayıp klima bağlatcam derseniz sigorta anahtarıyla beraber bağlıyorlar.

vakumlama işini yapıyor arçelik. gelen ustalara da sorun yapacak mısınız diye eğer gerek yok derse montaj yaptırmayın.
0
false pretension
(08.05.26)
zaten arkadaşlar gerekli bilgileri vermiş de uzun yıllar klimalar ile haşır neşir olduğum için bir şeyler söyleyeyim biraz da genel bilgi olsun

bölgenizde yer alan bir klimacıya muhakkak gidin. arçelik maalesef elektrik işine karışmıyor ama bölgede yer alan dükkanlar genelde personel olarak elektrikçi de çalıştırır. ayrıca isterseniz vakum ve basınç testi de yaparlar. vakum temizleme basınç testi de sistemde kaçak olup olmadığını görmek için

diğer markalardan veya internetten gördüğünüz fiyatlardan da bahsedebilirsiniz onlar da elinde geleni yapmaya çalışırlar. markalar elektrik gibi riskli konularda sorumluluk almamak için böyle bir hizmetimiz yok diyor ama dükkanlarda bu hizmet sunulur. yani bir seferde bütün işi bitirirsiniz.
0
bravoteam
(09.05.26)
(3)

İstanbul’da göz lazer lasik operasyonu hastane tavsiye

bonaparte
Yurt dışından bunun için gelmeyi düşünüyorum. Avrupa Asya tavsiye ettiğiniz bir klinik var mı?
Yurt dışından bunun için gelmeyi düşünüyorum. Avrupa Asya tavsiye ettiğiniz bir klinik var mı?
0
bonaparte
(07.05.26)
Asya yakasında Hisar Hospital intercontinental var. Bir araştırıp görüşün isterseniz. Bir arkadaşım yurt dışı bölümünde çalışıyor.
0
hebanon
(07.05.26)
hastane değil direkt doktor öneriyorum, kendisi en son acıbadem fulya'daydı...

en deneyimli ve iyisi (bkz: sinan göker).
ben de kendisini tercih etmiştim hiçbir şikayetim olmadı. wavefront ile yaptırmıştım gece görüşüm de iyi, karanlıkta ışık dağılması vs. olmuyor...
+1
konetsu
(08.05.26)
sinan göker bu işin ferrarisi. babam 27 sene önce sinan göker'e yaptırmıştı lazeri, o zaman bile çok tecrübeli idi bu konuda. hala çalışıyorsa sinan göker derim ben de.
+1
faberkastelli
(08.05.26)
(9)

Araba alınacak şehir

arbre
Almak istediğiniz araba çok temiz diyelim ilanda. Ama atıyorum Manisa'da. Siz İstanbul'dasınız. Alma düşüncesiyle gider misiniz, gidilmeli mi? Direkt İstanbul'dan almaya mı çalışırsınız? Ekspertiz ücreti, yol ücreti derken pişman eder mi?
Almak istediğiniz araba çok temiz diyelim ilanda. Ama atıyorum Manisa'da. Siz İstanbul'dasınız. Alma düşüncesiyle gider misiniz, gidilmeli mi? Direkt İstanbul'dan almaya mı çalışırsınız? Ekspertiz ücreti, yol ücreti derken pişman eder mi?
-8
arbre
(06.05.26)
iyi güvenilir araba için şehir değiştirilir gayet.
+1
jelly bear
(06.05.26)
başka araba mı kalmamış. maks komşu il-ilçe.
+1
my fault
(06.05.26)
Çorum'dan alınmazmış onu öğrendim.
+2
inheritance
(06.05.26)
istanbul'daysanız ve imkanınız varsa zaten farklı şehirden almak avantajdır. aracın yıpranma durumunu, motorun ne kadar çalıştığını km sayacı gösteremez. aynı kmyi yapana kadar istanbul aracı kat kat daha fazla çalışıyor.. sürekli dur kalklar trafikte rölantide sıkışık kirli havada beklemeler vs. o kadar trafik olmayan şehirlerde aynı kmleri daha az çalışarak yapmış araç daha iyidir. birçok iş makinası mesela km sayacı değil motor çalışma saati gösterir ama binek araçlarda bu yok. aynı kmde değişen yağ da yağ filtresi de hepsi aslında çok daha uzun saatler çalışmış oluyor istanbul gibi yerlerde...

insanı şusu busu ayrı bişey, kötü deneyim yaşayan şuradan alınmaz der ama objektif gerekçe göstererek yorum yapacaksak alınmayacak ilk şehir istanbul. devamlı yoğun trafik görmemiş araç daha sağlıklıdır.
0
konetsu
(06.05.26)
Doğu illeri olmadıkça gidilir.
0
halitkin
(06.05.26)
yarı fiyatına vermiyorsa gitmem
0
Rondak
(06.05.26)
Zaten araba alinacak sehirler bellidir. Ikinci el icin konusuyorum. Ben belirli sehirlerden ikinci el arac hic almam, belirli sehirlerden de ozellikle almaya calisirim. Bunun bir cok sebebi var. Uzun uzun yazamayacagim.

Yani evet, sehir degistirilir.
0
narod
(07.05.26)
gidilebilir ama önce whatsapp görüntülü arama ile en ince detayına kadar göstermesini istemek lazım.
0
orpheus
(07.05.26)
Mevcut arabamı almak için İstanbul'dan İzmir'e gitmiştim. Gayet doğru bir karardı, iyi ki de gittim.
0
yadigar
(07.05.26)
(18)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(4)

Yan rezidansın jeneratör sesi

lasttrain
Merhaba arkadaşlarBütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?Bir sonuç alabilir miyiz?
Merhaba arkadaşlar

Bütün mahallede elektrik olmasına rağmen yandaki nef rezidansının elektrikleri 14 saattir yok ve gece dahil bütün mahalle jeneratör sesiyle yankılanıyor.

Bunu en etkili olacak şekilde nereye şikayet edebiliriz?
Bir sonuç alabilir miyiz?
0
lasttrain
(03.05.26)
Belediye Zabıta Müdürlüğüne şikayet edebilirsiniz. Bir sonuç alabileceğinizi sanmıyorum. Bireysel değil de Yönetim olarak veya toplu müracaatla belki.
0
Mirket
(03.05.26)
kimse keyfi olarak koca rezidansı jeneratörle beslemez. elektrik birim maliyeti çok daha yüksek olacak sonuçta. bi problem vardır illaki... orada oturanlar da duyuyor o sesi kendileri de çok memnun değildir. hemen şikayet etmek yerine önce bi bilgi almayı deneyip anlayış göstermeyi düşünseniz? sırf rahatsızlık vermek için jeneratör çalıştırma ihtimalleri yok burada. sorun giderilene kadar elektriksiz mi kalsınlar? ilgilenecek ekip pazar günü çalışmamış, gelmemiş olabilir en basitinden.
0
konetsu
(03.05.26)
@ konetsu, zaruret durumunda söylediklerin doğruysa da jeneratörlerin sessiz çalışması için ses izolasyon kabinleri vb gibi dünya kadar yöntem varken, her ihtiyaç hasıl olduğunda yedi mahalleyi rahatsız etmeye pek hakları yok bence.
Şikayet edilir, bu seferlik idare edilir, sonrası için bir çözüm yoluna gidilir, diye düşünüyorum.
0
Mirket
(03.05.26)
bir sonuç alamazsınız. ancak jeneratör geçici kullanılan bir şey. bu kadar süredir çalıştırılıyorsa ve hala da uzun süre çalışacaksa bu durumu da bildirip mirket'in de dediği gibi izalasyon veya kapalı bir yere konulmasını talep edin. sorunu azaltacaktır.
0
ground
(04.05.26)
(10)

Opel astra j 1.6t nasil?

floydian
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
-1
floydian
(02.05.26)
tampon önemsiz, yağ kaçağı da miktarına bakmak lazım ve nereden kaçırıyor. ama şunu söyleyeyim 150k üstü araçlar toyota değilse yağ kaçırır. bugun 3-5 yaşında hangi arabaya baksan motoru altında yağ izleri vardır.

astralar çok yaygın fiyat performans araçları parçası vs kolay bulunur. aracın modeli, donanım paketi, vites tipi vs. vs. bu faktörlere göre sahibindende bir tarama yap. en ucuz ile en pahalı araçların bir ortalamasını alırsan yaklaşık piyasa fiyatı çıkar.
ona göre teklifini verirsin.

satıcıyı iyi tanıyorsan ekstra birşey gizlemediğine eminsen tanıdıktan almak tabi avantajlıdır.
0
orpheus
(02.05.26)
Yagin kecelerden oldugunu soyledi aslinda problemli degilmis ama motorun cikmasi gerektigi icin biraz maliyetli ve vakit alan bir islemmis.

Yag kacagi tedavi edilmeye calisilir mi peki yoksa kabul mu edilir?
0
🌸floydian
(02.05.26)
@orpheus 16 yaşında aracım var yağ kaçağı yok. :) 216k km.

tanıdıktan olması güvendiğin biriyse avantaj, ben de tanıdıktan aldım. normalde araç alma niyetim bile yokken bir daha böyle tanıdıktan bildiğim düzgün araç zor denk gelir dedim. ama yağ kaçağının seviyesi önemli anlayan birinin görüp yorum yapması daha doğru olur.

lpg turbo ve otomatik vites üçlüsü de masraf açabilecek şeyler bu yaşta araçlarda. lpgnin afr ayarı düzgün yol testinde yapılmadıysa fakir karışım varsa motor sıcak çalıştıysa siboplara filan zarar verebiliyor. ikinci el alırken atmosferik daha güvenli, otomatik olacaksa da önceliğim cvt olurdu.

benim araç da lpgli ama candan'da yapılmış ayarı www.youtube.com bu işi en iyi yapanlardan. ayrıca benim araç atmosferik ve düz vites. senin durumunda daha riskli gördüğüm bi combo ve 2x'den pahalı araç olduğundan baktırmadan almazdım muhtemelen. tanıdığın yakınlık seviyesine, aracı bilip bilmediğine göre değişebilir burası.
başka bir sorun yoksa yağ kaçağı da ciddi değilse tanıdıktan olduğu için değerlendirilebilir.
0
konetsu
(02.05.26)
piyasasi pek yok gibi. 1.6 dizel motorunu daha once duymustum ama 1.6 turbo benzin motoru ilk kez sizden duydum. 63 ilan var. ozellikle kisa sure icinde satabilirim diyorsaniz alici bulmakta biraz zorlanabilirsiniz.

boya degisen ve tramer durumu nedir? on bolumde kaput degisen veya aracta agir hasar kaydi varsa uzak durmakta fayda var cunku boyle bi durumda araca alici cikmasi cok zorlasir.

birde son olarak bu araclar cok agir, yaklasik 1.5 ton ve uzerine otomatik diyorsunuz. yakit ortalamasini uzun yolda bile 7-8 litre altina dusuremeyebilirsiniz. hele istanbul gibi sehir ici trafikte 11-12 lt gibi yakit ortalamasi gormeniz olasi.
+1
johnnie w lker
(02.05.26)
@johnnie, sol on tampon degisen, sol on kapi degisen birkac da boya var tavan haric. Podye ve direklerde islem yokmus. Piyasasi yok ama uyguna alinirsa zamani gelince de uyguna satilip elden cikar diye dusunuyorum. Yakit ekonomisi pek dert ettigim bir sey degil cok km yapmayacagim
0
🌸floydian
(03.05.26)
lpg'li general motors opel'i alınmaz. hele 1.6 turbo benzin ise kesinlikle alınmaz.

lpg takılmamış, silindir kompresyon ve kaçak değerleri düzgün bir a14net 1.4 turbo benzin astra j işinizi görür.

bakımları sık ve düzenli yapılmış 1.6 dizel de işinizi görür.

not: otomotiv satış sonrası mühendisi.
0
rain when i die
(03.05.26)
@rain abi iyi diyorsun hos diyorsun ama 600bine ne alayim peki o zaman? 1.4t astra olmuyor cunku.

Ozelden birkac ilan atip darlasam olur mu?
0
🌸floydian
(04.05.26)
şanzıman diyorum. otomatik diyorum.

opel iyi ama o kilometre - yılda bir problem çıkarırsa sizi üzer.

bu yaşta kmde bence de toyota honda harici otomatik araba alınmaz.

2016 opel astra k kullanıcısıyım.
0
kveldulv
(04.05.26)
opel turbo benzinlilerinde çelik subap dönüşümü yapılmamışsa lpg ile binilmez. 600-700 bandına swift falan bakın bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.05.26)
4-5 sene önce 1.6 ecotec motorlu cruze'um vardı 2010 model aynı motoru kullanıyorlar astra ile. o da lpg'li idi. çelik subap dönüşümü yapılmamışsa binilmez direkt kaçın+1.

arabanın piyasasına bakın. 80-100 bin aşağısına veriyorsa alıp iyi bi elden geçirip sorunsuz binin. ben uğraşamam sanayide tanıdığım kimse yok sıkıntı olur derseniz bulaşmayın, üzülürsünüz. ben arabayı tanıdıktan almıştım, eski ustası yan sanayi yedek su deposu takmış ondan dolayı 1 kez problem yaşadım 200-300 liraya çözmüştüm. onun dışında rutin bakımlar dışında 1 lira harcamadım. 113 bin kmde alıp 165 binde satmıştım. gidişi vites geçişi iç konforu her şeyiyle çok sevdiğim bir arabaydı. sıfır araba alacağım için satmıştım.

ayrıca yağ kaçağı konusunda şunu söylemek isterim, 10 yaş üstü araçta 5 bin kmde yarım litre ekleme yapmak okeydir bence. ama 1-2 binde bir yağ istiyorsa sıkıntı. 1.6 ecotec motoruna iyi bakılmazsa çok üzer. eski sahibi arabaya dikkat etmemişse, iyi bakmamışsa, güvenmiyorsanız sakın bulaşmayın.
0
cisimcik golgi
(04.05.26)
(9)

Dizüstü bilgisayar için bluetooth klavye ile mouse seti hangi marka?

put it in your appropriate place
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?

Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
-1
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Bu konu kanayan yara resmen. Logi alıyorsun kaliteli diyorsun 3-5 ayda mouse klavye tuşları basmamaya başlıyor. Bence elit bir marka vardır takip edeyim de şu derdime bende son vereyim.
Kısaca asla logi alma
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Set almana gerek yok, ben logitech alıyorum, logitech'in özelliği aslında tek dongle'a birden fazla cihaz bağlayabilmen, Bluetooth'a göre daha iyi çalışıyor, çünkü Bluetooth bazen açılmaz, yeniden başlatmak gerekir.
0
denemeyanilma
(01.05.26)
Klavye için bir önerim yok ama mouse olarak logi mx Master serisi derim. 2014 den beri kullanıyorum, 3 ayrı cihaza Bluetooth ile bağlanıyor, zibilyon tane özelleştirme seçeneği var. Şarjı uzun gidiyor.
Memnunum gık demedi bugüne kadar

Mx master 2x miş kullandığım
0
nwnd
(01.05.26)
Logitech k 380 ve yine logitech pepple m350s. İkisi de 10 numara.
0
Caletti
(01.05.26)
m350s bende var 1 sene olmadı tuşu basmıyor kiracagim yakinda
-1
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
markadan bağımsız olarak "bluetooth" ise dongle gerekmiyor.(pcde bt yoksa bt adaptörü gerekir tabi ama kb/m için özel dongle gerekmez) dongle 2.4ghz bağlantısı için. çift veya üç modu olanlar da var. yani hem 2.4ghz hem bt hem kablolu kullanılabilen.

set olarak tek dongleda hem kb hem mouse kullanılabilen seçenek çok ama sonradan eşleştirme yapılabilenler uzun vadede kısmen daha avantajlı olabilir. beklenti bütçe maddi durum ihtiyaçlar vs. belirler seçimi. buraya kadarı normal kullanım için geçerli. oyun varsa işin içinde seçimi böyle yapamazsın.

düşük gecikme şartsa oyun oynama olayı varsa bluetooth kötü mesela, ergonomiyi önemseyip önemsememek ve rahatlık hissi de tamamen kişisel. ben hem rahat hem performanslı olduğundan sana razer deathadder öneririm senin o performansa ihtiyacın yoktur elin küçüktür vs. senin için kötüdür. bunlar kişisel ürünler. mx master çok popüler sevilen bir mouse ama benim için çöptür çünkü competitive oyuna uygun değil, ayrıca çok ağır, dav4pro'nun 3 katına yakın ağırlığı var mesela. kimine göre en iyi mouse olabilir kimi yüzüne bakmaz.

oyun konusu dışında ne alacağın çok farketmez. ucuzunu alıp kullan at mantığıyla kullanabilirsin, logitech alıp daha uzun ömürlü olmasını umabilirsin. sana kalmış... ağırlık konusu önemsizse şarjlı değil pilli ürün almayı tercih ederim. gömülü batarya içeren ürünler kesinlikle gerekli olmadıkça, sağladığı avantajlar benim için önemli değilse tercih etmem.


ben mesela masaüstünde performans odaklı seçim yaptım, ikinci pc, laptop vs. kullanımı için en ucuz bulduğumu alıp geçtim. 250tl'ye şunu aldım klavye olarak i.imgur.com tam istediğim gibi pilli ve full size. bluetooth olmaması önemli değildi benim için. ama bu klavyeyi gündelik ana klavyem olarak aktif kullanmak istemem asla. yani ana klavyen mi olacak laptop 2. cihazın mı ikincil cihazda nadiren mi kullanılacak bunların hepsi seçimi etkiler. taşınabilirlik önemliyse tenkeyless modellere yönelirsin küçük bişey alırsın, numpad aktif kullanılacaksa illaki full size dersin. hiçbir bilgi olmadan ne önerilsin ki sana?
0
konetsu
(01.05.26)
yakın zamanda bunu aldım. 2 bt bir de dongle ile 3 cihaza bağlanabiliyor. tavsiye ederim.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(02.05.26)
logitech mx var bende, master cok buyuk ve hantal oldugu icin iade etmistim.

klavye icin secenek cok daha fazla. cunku klavyenin en kritik noktasi olan switchleri domine eden cherry diye bir alman markasi vardi. sonra bunun patenti bitince gateron vs bircok cinli firma bunlari uretip piyasaya surmeye basladi. orijinal olsun istiyorsan cherry alabilirsin ama daha az fark ediyor.
0
antikadimag
(02.05.26)
logitech bluetooth klavyeler sevimli görünüyor ama üstündeki harflerin silinmesi problemi var gibi gözüküyor ki sinir bozucu.
0
parka
(02.05.26)
(7)

şehir kumrularının kahverengi/sarımsılaşması?

mikahakkinen
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Ben adanalıyım. Adanada kumrular ben kendimi bildim bileli kahverengiydi.
0
nuevo
(30.04.26)
güvercinler gri, kumrular kahverengi. 90larda çocuk olan birisi olarak benim için hep böyledir.
+4
abelardo
(30.04.26)
Ben de hiç gri kumru görmedim, belki farklı bir tür kuşa daha kumru deniyordur yetiştiğiniz çevrede o kalmıştır aklınızda. "Gu guuu guk" diye öten canlıdan bahsediyoruz değil mi?
0
akhenaten
(30.04.26)
40 yıllık istanbulluyum güvercinler gri ve hafifi iri kumrular bordo-kahverengi ve cılız olur.
+3
orpheus
(30.04.26)
işin uzmanına sordum böyle diyor :) i.imgur.com

daha saçma cevap vermiyor muydu bu ya şakalı cevap olsun demiştim çok boş yapmamış. yine de o kadar uğraşmışken planı bozmadım attım...

ben de gri gördüm hep, hala kumru diyince aklıma gri kuş gelir kahverengi gördüm mü bilmiyorum. şu değil mi kumru işte? i.imgur.com

özellikle kahverengi kumru olarak arayınca (bkz: küçük kumru) diye başka bi tür çıkıyor genelde.
+1
konetsu
(30.04.26)
denizli ve egede b en çocukken hep griydi. ankarada okudum. hep griydi. yaş 40 a geldi bu kurumlar sarardı. yapay zekanında dediği gibi kumrularda göç almış.
0
🌸mikahakkinen
(30.04.26)
Güneydekiler gri olup ötüşü bile farklıdır
0
Mistyimage
(01.05.26)
(7)

kredi kartı yıllık kart ücreti

dedim ben sana
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
0
dedim ben sana
(29.04.26)
genelde hepsi veriyor. şartları oluyor ama. bonus puan yatırıyor.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
hemen arayın bankanızın müşteri hizmetlerini ve kart ücreti iptali isteyin bende anında geri yansıdı rakam hiç ödemedim .
+1
devilone
(29.04.26)
garanti iptali kabul etmedi. yıllık kart ücreti+50lirayı bonus olarak tanımladı. ayrıca kartı 9ay boyunca kapattırmama sözü istedi. kabul ettik el mecbur. bonusu da sanki havadan gelen para gibi harcıycaz halbuki o da kendi param.
0
🌸dedim ben sana
(29.04.26)
halkbank da iade etmiyor. iki kartım var, ikisine de olumsuz yanıt çıktı.
+1
lil siztah
(29.04.26)
müşterisine göre değişiyor, iade etmiyorlarsa çok uğraşmayın, alın bonusu devam edin.


Kart işinize yarıyorsa tabi.
0
kumandanim
(29.04.26)
ödemeden düşebiliyorlar. akbankta ödemeden düştüler mesela... 1 yıl kapamama sözü istediler. yapı kredi yarısını düştü 6 ay kapamama sözü istedi mevcut taksitler bitince kapatacağım kartı. garantide kartım aidatsız flexi ama aidatlı olsa da bonus verseler sorun etmezdim. gayet tl eşdeğeri olarak görüyorum bonusu. rahat harcanıyor çok sınırlayıcı değil. chip para harcama konusunda en iyisi yaptığın herhangi bi harcamada sonradan kullanabiliyorsun ama bonus posları yaygın yine sıkıntı yok. shell'de migros'ta n11'de hepsiburada'da vs. geçiyor. normalde yapmayacağım bi alışveriş yapma ihtiyacım olmuyor bonus harcarken.
0
konetsu
(30.04.26)
İşbankası da ödedikten sonra maxipuan olarak veriyor. Nasıl olsa harcıyorum diye kabul edip geçiyorum, bir kaç kere kapatmakla tehdit ettim ama yemedi. Bu konuda işbankası kadar g.tü kalkık banka görmedim.
0
ekimoloji
(30.04.26)
(1)

Kurşun Asker grubunun Karanlık Yolumda adlı şarkısını arıyorum

biravekahve
Bir dönem youtube'da vardı şuan hiçbir yerde bulamıyorum. Sanırım belli bir albümün şarkısı değildi.
Bir dönem youtube'da vardı şuan hiçbir yerde bulamıyorum. Sanırım belli bir albümün şarkısı değildi.
0
biravekahve
(27.04.26)
www.soundclick.com burada mp3 olarak var ama şarkıyı daha önce dinlemediğimden doğru mudur yanlış başka bi şarkı mı konmuştur ben bilemiyorum.
0
konetsu
(27.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.