Giriş
(15)

Ezginin Günlüğünün en sevdiğiniz şarkısı?

substituent
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor. Ben başlayayım:Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor.

Ben başlayayım:
Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü

“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
0
substituent
(23 saat)
Gemi güzel.
0
kizil karga
(23 saat)
Spotify’da tek beğendiğim Gemi’ymiş.
0
gabe h coud
(23 saat)
Ben de spotifydan baktım hangilerini beğenmişim diye, ebruli ve düşler sokağıymış.
0
truf
(22 saat)
* Eksik bir şey
* Gemi
* İnsan sever bir kere
* 1980
* aykız
* dutağacı
* zerdaliler
+1
pislick0
(22 saat)
Gemi
İnsan sever bir kere

Hatırlayamadığım bir iki şarkı daha.
0
yaren
(22 saat)
Mutlu aşk yoktur.
+1
Caletti
(22 saat)
Gelen Benim
Yastıklı Şarkı
Mutlu Olmak Varken
Aldatan Şarkı
Unut Gitsin
0
auroraaurora
(21 saat)
Aşk Bitti
+1
pro9it9is9
(21 saat)
ben ilk kadrosuyla, ilk ekiplerinin genelde şiirlerinden uyarlamalarını ve türkü seslendirmelerini seviyorum. favorim aykız, odam kireç tutmuyor, ayrılış. orijinal eserlerinde ise 1980, gemi, zerdaliler.
0
black holes in the sky
(21 saat)
Çok severim sıralamak zor ama…

İnsan sever bir kere
Gemi
Kadıköy
1980
0
ekimoloji
(21 saat)
ilk aklıma gelenler
aşk bitti www.youtube.com
ebruli www.youtube.com
+1
exlibris
(21 saat)
bir eflatun ölüm
0
Ufuk
(20 saat)
Nazende sevgilim
İnsan sever bir kere +1
Gelen benim +1
0
a perfect lie
(20 saat)
Aşk bitti
0
gadlemler
(18 saat)
Ayrilik sarkisi,
Gelmiyorsun,
Camdan sakiz akiyor,
Gelen benim.
0
chihirovekohaku
(16 saat)
(6)

Bu beyefendiyi değerlendirir misiniz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Vasat mı, yakışıklı mı? https://www.instagram.com/jeanpatry/
Vasat mı, yakışıklı mı? www.instagram.com
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.07.26)
Anlamlandıramadığım bi çiğliği var.
+5
kizil karga
(01.07.26)
Tipik liseli sporcu.
+1
mikahakkinen
(01.07.26)
kizilkarga +1 itici geldi
0
ekimoloji
(01.07.26)
ulkenin yuzde98inden falan yakisiklidir.
-2
gule gule
(01.07.26)
bakirkoy apacisine benzettim ben.
0
banach
(01.07.26)
apaçi +1
0
matilda
(01.07.26)
(5)

British Short Hair

flo
https://shbd.io/s/wmXqMHoiArkadaşlar, bu ilandaki kedi gerçekten British Shorthair mi sizce?
shbd.io

Arkadaşlar, bu ilandaki kedi gerçekten British Shorthair mi sizce?
0
flo
(01.07.26)
Yavru british shorthair tosbalığı yok, fake.
+1
kizil karga
(01.07.26)
kırma olabilir. patileri uyuyor ama.

bir tane b.s.h. ve bombay karması siyah var benden giden. gittiği ev geçici ve kedi dolu. eğer almak isterseniz kısır erkek 1.5 yaşında.
0
janderzel zartanyan
(01.07.26)
Çok sağolun. Oğullarım ısrarla yavru (2-3 ay) kedi istiyor.
-7
🌸flo
(01.07.26)
petlebi sitesinde yuva arayanlar sekmesinde bir çok yavru kedi var, tekir kedi candır. ayrıca sırf çocuk istiyor diye değil, sorumluluklarınıda yerine getirmek gerekiyor.
eve alışan kedi dışarda hayatta kalamıyor büyünce dışarı atılınca, bu hayvan eşyaya zarar verebilir hasta olup dışarı çişini kakasını yapabilir lütfen bunlara hazırlıklı olarak sahiplenin (lütfen para isteyenlere para vermeyin yasal olarakta yasaktır). her gün yemeğini suyunu tazalemek gerekecek 2 günden fazla yalnız bırakılmaması gerekecek. yavru kedi ilede ilgilenip neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretmeniz gerek..

sosyal.petlebi.com
+6
eja
(01.07.26)
british short hair kedilerde kalp krizi riskini araştırmadan "ırk kedi" araştırmamanızı tavsiye ederim.
+2
ofelia
(02.07.26)
(4)

Cami hocası nereye şikayet edilir ?

galahad reloaded
yüksek katlı bir yerde oturuyorum. evle cami minaresi arasında 50 metre filan var ve aynı hizadayız. önceden hiç bir sorun yoktu, ancak yaklaşık 2 aydır, ya yeni imam geldi, ya da ayarlarla oynadılar, inanılmaz yüksek bir desibelde ezan okunmaya başladı. ses resmen evin içine doluyor. sadece 5 vakit
yüksek katlı bir yerde oturuyorum. evle cami minaresi arasında 50 metre filan var ve aynı hizadayız.

önceden hiç bir sorun yoktu, ancak yaklaşık 2 aydır, ya yeni imam geldi, ya da ayarlarla oynadılar, inanılmaz yüksek bir desibelde ezan okunmaya başladı. ses resmen evin içine doluyor. sadece 5 vakit okusa gene problem değil, ama akşam ve yatsı arasında cami hoparlöründen sela okuyor, öğlenleri gene hoparlörden yasin filan okuyor. her gün 23:00' da uyuyup sabah 05:30 da kalkıyorum eksik olmasın.

gidip kendisiyle bu durumu görüşsem 'bre zındık' diyip kafama sopayla vurur mu? yoksa müftülük ya da cimer' e yazsam sabaha karşı eve koçbaşıyla girerler mi? bu durum nereye şikayet edilir?
+1
galahad reloaded
(01.07.26)
Allaha.
-3
kizil karga
(01.07.26)
Ben Cimer ile Diyanet'e şikayet ettim. Müftülükten ölçüm yaptık ses seviyesi normal diye cevap geldi.

edit: bu arada müezzin o camide olmayabilir. yanılmıyorsam mahalle başına bir müezzin oluyor.
+3
herzan
(01.07.26)
Önceden böyle bir sorun yoksa ayar değişmiştir. Bence gidip uygun bir dille durumu anlatırsanız anlarlar ve ayarı düzenlerler diye düşünüyorum.
Şikayetten bir şey çıkmaz genelde devleti devlete şikayet ettiğinde saçma sapan cevaplarla geçiştiriliyorsun. "Ölçüm yaptık normal" gibi.
+3
mutekebbir
(01.07.26)
ezanlar merkezi yayın sisteminden yapılıyor buradaki ses seviyesi genelde standartttır. camiler masrafa bayılır yeni anfi, yeni hoparlör veya bozulanı değiştirmek gibi. bi şekilde eski sistemi yenilemişlerdir. 1km uzaktaki kulakları duymayan yaşlı dayı yatsıyı kaçırıyorum diye şikayet etmiştir sesi köklemişlerdir.

özetle yapabileceğin şeylerin sayısı çok az. cimerden sonuç alma ihtimali çok düşük çünkü camilere bir yaptırım yok. bugun kıssa yarın gene kökler. en temizi cami imamı ile uygun bir dilde konuşmak anlayışlı biri ise hak verip sesi makul seviyeye çekebilir.

ezan sesi havalı hoparlörden ve yönlü olduğu için cami içinde-minare altında duran biri bu sesin şiddetini tam fark edemez. buna dayanarak ses gitmiyor diye fazla açılmış olabilir.

bu sandığından çok daha yaygın bir sorun ve ileride evi alır evi değiştirirsem benim çok dikkat edeceğim bir konu çünkü direkt yaşam kalitesini düşürüyor.
+2
orpheus
(02.07.26)
(8)

Instagram açayım mı?

michael harddd
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var. Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et old
İlişkilerde büyük etkisi var gibi görüyorum. Genelde şova dayalı bir ortam var. Şunu yaptım, bunu yaptım, 2 günlük şengenle buraya şuraya girdim gibi kafalar var.

Ben insta'ya girersem şov yapabileceğim bir kapasitedeyim. 12 ay sıcak, deniz kenarı tropikal bir yerde yaşıyorum. Yaşadığım yerde et oldukça ucuz. Her gün steak yiyorum pozu atabilirim. Aslında bunları yapanlardan nefret ediyorum ama işler böyle yürüyor gibi. Kadınlar tamamen instaya değer veriyor.

Sizce gireyim mi instagram'a?
-12
michael harddd
(01.07.26)
Girme.
-1
Amaranta ursula
(01.07.26)
Bu saate kadar girmediysen ko götüne.
0
kizil karga
(01.07.26)
Sizin cevreniz, ortaminiz boyle. Instagram sadece bir arac. Benim cevremde oyle insanlar olmadigi icin Instagram'da da boyle insanlara denk gelmiyorum.
+1
Sour
(01.07.26)
Sour,

Benim ortam Oxford Jesus college den. WC de sicarken bile klasik müzik dinliyoruz. Sabah akşam kruvasan yiyoruz. Çevreni değiştir
-1
🌸michael harddd
(01.07.26)
ben 3 sene önce kapattım. tertemiz akıl sağlığı.
+3
gabe h coud
(01.07.26)
Bekarsan gir. Kimsenin düşüncesini önemseme.
0
jackyr
(01.07.26)
@michael harddd e ortaminiz oxford'tansa neden iki gunluk sengen'le hava atiyorlar? siz neden steak yiyerek onlara hava atmaya calisiyorsunuz? sabah aksam kuruvasan yediginiz icin mi steak'le hava atmak istiyorsunuz yani? hani hamur isi falan, anlamadim. sicarken klasik muzik dinlediginizi atarsaniz sistem tarafindan hesabiniz silinebilir, bilginize!
+5
Sour
(01.07.26)
Şov yapacaksan çok uygun tam senlik.ben zenginim hayatı yaşıyorum siz ezikler bir tatile bile gidemiyorsun diye insanları eziklersin.
+3
mikahakkinen
(01.07.26)
(6)

Necla Trump

ırene adler
Trump'ın , Necla Trumptan haberi var mıdır? Kizi olduğunu iddaa ediyor. Mevzuyu duymuş mudur?Kadına üzülüyorum ya.https://www.instagram.com/reel/DaC_SNIgkW9/?igsh=cXBvaDNpOWptODJn
Trump'ın , Necla Trumptan haberi var mıdır? Kizi olduğunu iddaa ediyor. Mevzuyu duymuş mudur?

Kadına üzülüyorum ya.

www.instagram.com
-1
ırene adler
(29.06.26)
Bence duymamistir.
0
Purple life
(29.06.26)
Kadın doğru söylüyor olabilir bayağı da benziyor.
0
kizil karga
(29.06.26)
İllaki kulağına gitmiştir :D
Şaka bir yana kadına yazık, bir yerde engelli kardeşiyle röportaj verip durumumuz iyi değil bakmakta zorlanıyorum o yüzden böyle yapıyorum minvalinde konuşmuştu.
0
ekimoloji
(29.06.26)
Haberi var ve bir açıklamasında yer verdi İran savaş başlarında.
Dedi ki: bakın petrol bilmemnelerimiz artıkça akrabalarımız çopalıyor dedi. :)
0
gadlemler
(29.06.26)
Çok benziyolar ama bence Trump habersiz. Keşke bi test yapılsa. Ya da sırf benziyor diye sempati duyup yardım etse kadına, ama nerdeeeee…
0
megalomaniac
(30.06.26)
Trump öyle garip bir adam ki haberi varsa hiç şaşırmam, hatta kadın doğru söylüyorsa bile hiç şaşırmam.
Ve hatta neden bilmiyorum ben çok istiyorum bu kadının gerçekten kızı çıkmasını :)
+2
mutekebbir
(30.06.26)
(4)

Öyle bir film önerin ki elimize telefonu almayalım

condom kurşunu
Var mıdır bu şekil öneri?
Var mıdır bu şekil öneri?
-1
condom kurşunu
(27.06.26)
Top Gun: Maverick
+1
kizil karga
(27.06.26)
kuzuların sessizliği
+1
yurtsuz john
(27.06.26)
uncut gems
sicario
marty supreme
0
beatbox yapan metalci
(27.06.26)
12 angry men (1957)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.06.26)
(2)

ofsayt pozisyonu ne zamana kadar sürüyor, ne zaman sona eriyor?

kibritsuyu
binbir çeşit kural ekleye ekleye değiştirip duruyorlar, ben bir türlü net olarak anlamıyorum.oyuncular paslaşırken futbolcu kabak gibi kalenin önünde ofsaytta duruyor, top o anda ona gelse %100 ofsayt. ama 2 pas sonra en son bu adama geliyor, o anda ofsaytta değil, vurup gol atıyor.ben buna ofsayt ç
binbir çeşit kural ekleye ekleye değiştirip duruyorlar, ben bir türlü net olarak anlamıyorum.

oyuncular paslaşırken futbolcu kabak gibi kalenin önünde ofsaytta duruyor, top o anda ona gelse %100 ofsayt. ama 2 pas sonra en son bu adama geliyor, o anda ofsaytta değil, vurup gol atıyor.

ben buna ofsayt çalındığını da gördüm, çalınmadığını da gördüm.

evet dünkü türkiye - abd maçındaki son golümüzden bahsediyorum. top salih özcan'a geliyor. salih topu keserken kaan ayhan ofsaytta. ama top kaan'a değil, can uzun'a geliyor. can uzun topu ortalıyor, o sırada kaan ayhan ofsaytta değil, top kaan'a geliyor, vuruyor gol.

burada kaan'ın ofsaytta olma durumu ne zamana kadar sürüyor, ne zaman sona eriyor? ofsayttayken top kaan'a gelmediği anda o ofsaytlık siliniyor mu?
0
kibritsuyu
(27.06.26)
Abi şöyle düşün: Pozisyon avantaj sağlıypr mu sağlamıyor mu, mesela adam ofsayt pozisyonundayken golü başka bir futbolcu atıyor ama ofsaytta olan futbolcu aktif değilse, yani kendisine ya da takıma avantaj sağlamıyorsa pasif kaldığı için yine ofsayt verilmiyor, oyun akarken de ofsaytta olması sorun değil neticede bir avantaj sağlamıyor ama futbolcu mesela ceza yayının üstünden vurdu takım arkadaşı da kalecinin açısını kapatmış önde duruyor, o da ofsayt.

Senin sorunda da böyle: Oyun akarken ben aktif değilsem oyuna etki etmiyorsam ofsayt verilmez ama az da olsa avantaj yaratıyorsam ofsayt verilir, burada biraz da hakem yorumu önemli.
0
kizil karga
(27.06.26)
Topun ayaktan ciktigi an baz aliniyor elbette, ne zamana kadar suruyor diye bir sey yok, top ayaktan cikinca futbolcu ofsaytta ise ofsayttir. 2 pas sonrasi bambaska bi pozisyon, boyle bir ornek olmasi mumkun degil.
0
bosver nicki
(27.06.26)
(5)

İstanbul'da Cuma trafiğinin azalması - komplo teorileri

gabe h coud
Son 1-2 aydır olan bir şey, Anadolu yakasından Avrupa yakasına sabah trafiği yok. Bugün pazar sabahı gibi bomboştu yol. Sebebi ne olabilir? Okul değildir, bu iş trafiği, diğer günler kıpkırmızı olan yol Cuma günleri bomboş. Herkes hibrit mi çalışıyor? Cuma günleri evde misiniz, herkes zengin cumadan
Son 1-2 aydır olan bir şey, Anadolu yakasından Avrupa yakasına sabah trafiği yok. Bugün pazar sabahı gibi bomboştu yol. Sebebi ne olabilir? Okul değildir, bu iş trafiği, diğer günler kıpkırmızı olan yol Cuma günleri bomboş. Herkes hibrit mi çalışıyor? Cuma günleri evde misiniz, herkes zengin cumadan yazlıklara mı kaçıyorsunuz? Neler oluyor?
0
gabe h coud
(26.06.26)
Abi komplo teorisi üzerinden gideceksek, bence NPC karakterlerin haftalık nöbet değişim günü cumaya denk geliyor, boşluk o nedenle olabilir.
+5
kizil karga
(26.06.26)
son 1 senedir cuma trafik normalden daha az oluyor. gözlem doğru bence de
+2
messina123
(26.06.26)
Bugün sabah Avrupa yakasından Anadolu yakasına yine aynı şekilde kolayca geçtim. Dün, hele çarşamba inanılmaz trafik vardı.
Aynı gözlemi pazartesi için de söyleyebilirim. Pazartesi cuma hariç katlanılmaz bir trafik oluyor.
0
umutt
(26.06.26)
Pazartesi'den Perşembe'ye kadar trafik yoğunluğu artıyor, Perşembe tepe noktasına ulaşıyor. Cuma günleri daha rahat oluyor.
Hibrit çalışma düzeni olanlar, Home-office günlerini ağırlıklı Cuma yapıyorlar diye düşünüyorum.
0
burfak
(26.06.26)
aynısını bugün sabah işe giderken normalde adım adım ilerleyen trafikte yolun bir uçtan bir uca bomboş olduğunu gördüğümde aklımdan geçirdim.
+1
naksidil
(26.06.26)
(7)

doldurma dambıl setleri satın alınır mı?

istististist
trendyol'da tam set halinde, halter vs de dahil, 108 kg'lik dambıl setleri satılıyor. bunlardan alıp da memnun kalan ya da kalmayan oldu mu? doldurma plastik olduğu için, her iki tarafın ağırlığı eşit değilmiş gibi oluyormuş okuduğum yorumlara göre. bu ciddi bir sorun mudur? alırsam pişman olur muyu
trendyol'da tam set halinde, halter vs de dahil, 108 kg'lik dambıl setleri satılıyor.

bunlardan alıp da memnun kalan ya da kalmayan oldu mu?

doldurma plastik olduğu için, her iki tarafın ağırlığı eşit değilmiş gibi oluyormuş okuduğum yorumlara göre.

bu ciddi bir sorun mudur?

alırsam pişman olur muyum sizce?
0
istististist
(25.06.26)
İlla ki bi noktada bağlantı noktaları ayrılıp kum akıtır.
+1
kizil karga
(25.06.26)
Evimde 15 yıldır bir 50 kiloluk barbel seti, iki tane de 20 kiloluk dummell seti var. Aktif olarak da kullanırım. Çok memnunum. Asla o plastik dolgu şeylerden istemezdim.

www.decathlon.com.tr
0
Mirket
(26.06.26)
onlari ev ahalisi atıl bir malzeme olarak benimsiyor,
ve kapı rüzgardan kapanmasin diye önüne koymaya basliyor,
plastik
kisa zamanda
özelligini yitirerek catlama yapiyor, sonrasi malum.
+1
designer
(26.06.26)
Almam. Nedenleri şunlar.

İlk dumbbell set olarak aldım. Ağırlık ekleyince hacim artıyor. 10 kg ama hacim olarak çok büyük olduğu için rahat çalışamıyorsun. Yer kaplıyor. Sök tak zaman alıcı. Spor süresinden gidiyor. Ve ağırlık barda dönebiliyor. Çalışırken dönen ağırlık çok kötü konfor olarak. Dikkat dağıtıyor. Geliştikçe ağırlık yetmiyor. Ben kargo gelince tartıda kontrol etmiştim. Kg doğruydu. Sağ sol arasında anlamlı bir fark olmaz. En temizi spor salonuna üye ol. Ben spor salonuna üye olduktan sonra attım hepsini.
-5
arbre
(26.06.26)
dambıl değil ama kettlebell almıştım bir tane, ikinci el. yukarıda yazılanlar gibi hacmi döküm olanlara göre çok daha büyük ve içindeki haşır huşur sallanıyordu, pek hoşuma gitmedi attım. artık sadece döküm alıyorum.
0
malheiros
(26.06.26)
yıllar önce 10+10kg almıştım. kaldır indir kum sesi geliyordu. hadi onu boşver, bir zaman sonra yarıldı ve kum dökülmeye başladı. öyle sert bırakma falan da yapmadığım halde.
0
tabudeviren
(26.06.26)
Bende 70 kg takım var pandemi başlayınca almıştım hala sağlam duruyor.
Ama döküm ağırlık tavsiye ederim. Daha fazla kiloyla daha az yer kaplar. İnternette bir sürü ikinci elini satan var. Sıfır almaya lüzum yok. Neticede düz demir.
0
yurtsuz john
(27.06.26)
(7)

Eski insanlar neden genç olsalarda yaşlı dururlardı

genki
Eskiden kastım 100-200 bile yeter. Misal Albert Camus’nun fotoğraflarına bakıyorum henüz 43 yaşında ölmesine rağmen daha 30lu yaşlardaki fotoğrafları 50-55 gibi duruyor.
Eskiden kastım 100-200 bile yeter. Misal Albert Camus’nun fotoğraflarına bakıyorum henüz 43 yaşında ölmesine rağmen daha 30lu yaşlardaki fotoğrafları 50-55 gibi duruyor.
0
genki
(24.06.26)
Yetersiz beslenme,
Tıbbın ileri olmaması nedeniyle geçirilmiş hastalıkların harabiyeti,
Genelde açık havada çalışma ve bulunma sonucu Güneşin yaşlandırıcı etkisi,
+1
Mirket
(24.06.26)
gabe h coud
(24.06.26)
özetle eskileri yeni dönemin kıyafet ve tarzlarıyla buluşturursak bu döneme göre yaşlarını gösteriyorlar, daha yaşlı değiller.

yapılan çalışmalar eskinin 60'ının şimdiki 56, eskinin 40'ının şimdiki 37,5 ve 20 de 19 olduğunu belirlemiş. Yani daha uzun süre genç kalınıyor eskiye göre ama çok büyük fark değil bunlar.

Bir de cherry picking ve perspective demiş.
0
gabe h coud
(24.06.26)
Güneş kremi kullanmıyorlardı.
0
kizil karga
(24.06.26)
"Forty is the new twenty" diyorlar. eskiden insanların hayattaki yükleri fazla. tıpın gelişmesi, eski insanların hayat şartları yüzünden erken hayata atılmaları yüklerini artırdığı için yüzlerine yansıyordu büyük ihtimal.
0
mikahakkinen
(25.06.26)
çok sebebi var en başta savaşlar stres sporsuzluk hareketsizlik ağır çalışma ve yaşam koşulları.. modern tıbbı bırak doğru düzgün ilaca bile ulaşamamaları yetersiz sağlıksız gıda ve hava kalitesi devamlı kullandıkları gaz lambaları şömineler kömür ve soludukları dumanı vs vs
+1
alester
(25.06.26)
O zamanlarda çekilen fotoğraf makineleriyle simdikiler aynı değil. Öyle ki şimdi bizler de her fotoğrafta aynı görünmüyoruz
0
pembediken
(25.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(8)

Hayvanlar aracılığıyla tanrıdan mesaj almak

genki
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağm
Arkadaşlar hayvanlardan ve doğa olaylarından mesajlar çıkarıyorum yani anlamı var gibi geliyor. Mesela bazen uçak bir kelebek veya öyle gelip karşıma duran bir kedi bana tanrı aracılığıyla gelmiş ve birilerinin ruhu veya bir çeşit mesaj taşıyor gibi. Bir de doğa olayları deprem fırtına sıcaklar yağmur ya da başka bir şey gök gürültüsü şimşek benim için oluyor gibi geliyor kendimi sorumlu ve yetkili hissediyorum neden bilinmez bayadır böyle ruhsal olarak bok gibiyim. Bir de korkularım var mesela sokakta arabalar veya yayalar beni takip ediyor ya da insanlar sürekli dedikodumu yapıyorlar ayağımı kaydırıyorlar ve arkamdan konuşuyorlar diye hissediyorum çevremde arkadaş kalmadı herkes uzaklaştı doktora da gidiyorum eskiden beri dönem dönem oluyor bunlar bir iğne ve 2 ilaç kullanıyorum ama korku takıntım hep var sosyal medyamı kapattım çünkü paylaşımları vb üzerime alınıyorum x ünlüsü paylaşımı benim için yaptı ya da tv de geçen bir haber tanrının bana bir şekilde mesajı gibi geliyor. İlaçlar iyi gelmiyor ayrıca çok takıntılarım var göz kırpma yutkunma gibi tikler var. Doktor devam edelim diyip yeni ilaç yazdı. Askerden muaf oldum ama işsizim mesela hayat boş geliyor. Ne yapmalıyım sizce.
0
genki
(22.06.26)
Sıcaklardan oluyor fazla terleyince böyle şeyler olabilir, bol bol su iç.
+1
kizil karga
(22.06.26)
ilaçların iyi gelmediğini konuştun mu doktorunla? sana iyi gelmediyse doktorunu değiştirebilirsin.
bir de iş bulman lazım en yakın zamanda.
0
unabomber
(22.06.26)
doktorunuzla veya trsm hekimiyle görüşün. anlattığınız düşüncelerin hepsi hastalığınızın bir semptomu. ilacınızın dozu değişince iyi gelecek. tedaviniz ihmal edip kendinizi ve ailenizi üzmeyin.
+2
unalub
(22.06.26)
Hastaneye yatarak tedavi olsan daha iyi gibi geldi. Çok zor durum geçmiş olsun
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
dostum,
hepimizde olan şeyler,
havalar çok isininca,
bu duygular yükselebiliyor,

sosyal olmaya çalis,
düşüncelerini burada paylaşman guzel birşey.

aklina takilan birsey oldugunda doktora gitmeyi ihmal etme.
-4
designer
(22.06.26)
galiba antipsikotik ilaçlara ihtiyacın var, verdiği ilaçlardan fayda sağlayamıyorsan doktorunu değiştirmeyi dene.
+3
antihero
(22.06.26)
bipolarların dönemlerinde de oluyor bunlar. İyi bir psikiyatriste ihtiyacın var. Doğru ilaçla hızlıca toparlayabilirsin. İstanbuldaysan göztepedeki prof. Süleyman yalçın hastanesi psikiyatri kliniğini öneririm. Kalabalık ve ilgililer
0
gadlemler
(23.06.26)
Farkındalığınızın olması iyi. Doktorunuzun verdiği ilaç kullanımı ile birlikte, bu düşüncelerin sizinle ilgili olmadığını kavrarsanız iyileşmeye gidiyorsunuz. Ne hayvanların hareketlerinin, ne doğa olaylarının size doğrudan bir mesaj verme ihtimali yok. İnsanların da genel olarak umrunda değil mesaj vermek veya ima etmek. O kadar düşünceli veya akıllı değiller. Özetle, şu sıralar size doğrudan söylenmedikçe hiçbir şeyi dikkate almayın. İnsanların umrunda değil. (Not: Doktordan memnun değilseniz doktorunuzu değiştirin. Referanslara dikkat edin.)
0
tadartatmaztadantatar
(23.06.26)
(5)

Bielcik hakkında bilgisi olanlar bakabilir mi

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar.İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
Merhabalar arkadaşlar.
İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?

Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.06.26)
bozüyük dediğiniz yerde yht istasyonu var. ankara' ya 2 saatten az sürede varıyorsunuz, eskişehir' e 40 dakika filan. istanbul' a 2,5 saat. burası ova. o yüzden kışın donma ihtimaliniz yüksek.

bilecik' te de donarsınız ama orası dağ tepe olduğu için daha az.
0
galahad reloaded
(18.06.26)
Bilecik diye bir yer yok diye biliyorum.
+6
kizil karga
(18.06.26)
Bozüyük'te çalışıp Eskişehir'de yaşayan (ya da tam tersi) çok kişi var. Eskişehir'e çok yakın, ulaşım ağlarının ortasında. Bilecik merkeze göre daha gelişmiş denebilecek bir yer. Şehir nüfusları olarak da aynılar yani Bilecik'in ilçesi gibi değil, kendi başına bir il merkezi gibi (Bilecik şehir nüfusu 72 bin, Bozüyük şehir nüfusu 73 bin). Bozüyük daha çok gelişen bir yer bi de son yıllarda yani birkaç yıla aradaki fark daha da artabilir.
+1
nundu
(18.06.26)
Bilecik merkezde pek bir numara yok. Bozüyük 'te de yok ama Bilecik ten büyük. Arkadaşların dediği gibi Bursa Eskişehir Ankara İstanbul yol üzeri.
0
etna
(18.06.26)
Tartışmasız bozüyük.
0
antihero
(19.06.26)
(6)

Dünya Kupası ilk maçlar hakkında

put it in your appropriate place
Sanki genel bayık geçiyor. Tabii ilk maçların olması, havanın çok sıcak olması etkili. Kıta Avrupa takımlarında iş yokmuş gibi gözüküyor.Sizin düşünceleriniz nedir?
Sanki genel bayık geçiyor. Tabii ilk maçların olması, havanın çok sıcak olması etkili. Kıta Avrupa takımlarında iş yokmuş gibi gözüküyor.

Sizin düşünceleriniz nedir?
0
put it in your appropriate place
(17.06.26)
Grup maçları her zamana çöp olur zaten, bikaç maç iyiydi gerisi tırt ama sonradan düzelir.
0
kizil karga
(17.06.26)
Ben tam aksine birkaç maç harici çok keyifli geçtiğini düşünüyorum. Geçmiş turnuvalarda küçük takımlar gerçekten çok amatör oynuyordu ama bu turnuvada iri ufak takimlarin disiplinli, dirençli oyunları çok keyif verdi bana açıkçası. Bana göre turnuvanın en can sikici olayı su molası adı altında verilen ve oyunun temposunu silkip atan saçmalık. Onun dışında iyi gidiyor bence.
+2
wilhelmwasmuss
(17.06.26)
yabancı stream var mı izleyebileceğimiz?
+1
plastic_angel
(17.06.26)
48 takım saçma sapan ülkeler var. güçsüz takımlar artık kapanmayıda öğrendi. maçlar bal yapmayan arıların vızıltısı gibi aynı düzlemde. gruplardan sonra heyecan gelir.
0
mikahakkinen
(18.06.26)
bence gayet güzel geçiyor. maçlar bol gollü ve keyifli. daha ilk maçlar olmasına rağmen tüm takımlar gücünü göstermek istiyor.
0
abelardo
(18.06.26)
%30 civarı çok keyifli geçiyor
0
sweetoffice
(18.06.26)
(6)

sporda 45 dk yurumek

aloneinthedark
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum ne oneririsiniz
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum
ne oneririsiniz
0
aloneinthedark
(15.06.26)
Öncelikli amacın neyse ilk onu yapmak gerekiyor derler, yani amacın ağırlık çalışmaksa ilk ağırlık çalışıp sonra yürüyüş vs; yok amacın kardiyoysa önce kardiyo sonra ağırlık. Amacın ağırlıksa ama öncesinde 45 dakika yürüyorsan hem zamandan hem enerjiden çaldığın gereksiz bir planlama yapmış olabilirsin. Bunun yerine önce aletlerle çalışmak sonra yürümek bence daha iyi. Isınmak için yürüyorsan bence o da gereksiz ama sen öylesini tercih ediyorsan 5-10 dk yeterli.
+3
kizil karga
(15.06.26)
Kardiyoyu idmandan sonra yap. Yürüyüş, koşu değil eliptik bisiklet kullan. Süresi sana kalmış.
+3
yurtsuz john
(15.06.26)
Amaca bağlı. Yağ yakımı, kardiyo için ok. Ağırlık için çok fazla. Düz yürüyüş verimsiz. Eğimli yürüyüş etkili. O da 45 değil 30 dakika. Hız 4 4,5.
-6
arbre
(15.06.26)
Hani belirli bir zamandan sonra dersin bir faydası yok deyip öğrenciyi tenefüse çıkarıyorlar ya, bunda da var öyle bir şey.
Spora başladın ile bıraktın arası 60 dakika, bilemedin 70 dakikayı aşmamalı.
O süreye kardiyosu, ağırlığı, ısınması soğuması dahil.
+1
Mirket
(15.06.26)
Çok değil. Amacının ne olduğunu bilmiyorum. Ama yürümek vs ağırlık antrenmanı sonrası yapılmalı. Hatta zone 2 şekilde yaparsan ideali olur.
Vücudumuz bu kadar zayıf değil. 20 dakika yerine 45 yürüsün diye patlamazsin ama bu birazcık yaptığı antrenmana, yeme içmeye vs de bağlı. Ben 20-25 dakika yürürüm genelde. Bazen de 10 dakika kadar assault bike olabilir yerine.
Biraz yoğun ağırlık antrenmanı sonrası zone 2 cardio diye arastirabilirsin bilgilenmek için. Ağırlık çalıştığın günlerde antrenman sonrasi 20-25 dakika. Diğer günlerde daha uzun yapabilir hatta daha yukarı Zonelara gidebilirsin.
0
logisticsmanager
(15.06.26)
bence başka günler spor salonu dışı yürü açık havada
spora ısınarak başla
gerçek hareketlere enerji kalsın
0
mantık
(15.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(7)

Meyveyle yemek yenir mi

liberalhippi
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
0
liberalhippi
(13.06.26)
Yok abi ne olacak niye zararı olsun meyve meyvedir işte.
+4
kizil karga
(13.06.26)
Meyvenin zararı olmaz da her şeyi bu kadar ince düşünmenin zararı olabilir
+2
yenibirgüzelnick
(13.06.26)
Biraz fazla düşünüyorsunuz gibi.
Sanmıyorum ki böyle bilimsel bir çalışma olsun, o olmadan da bir şey demek zor. Çok lif yemenin zararları var tabi (özellikle çok tuvalete gitmek) ama onun dışında bu kadar ince düşünmenin hayata etkisinden emin değilim.
0
logisticsmanager
(13.06.26)
Kankalar epeydir makat çatlağından kaynaklı sindirim problemi yaşıyordum :d bu düşünceler sonradan ortaya çıktı :d
0
🌸liberalhippi
(13.06.26)
meyve yemek ile alındığında fermante olduğu için sıkıntı yaratabilir diye biliyorum ben. amaç sindirim rahatlatmaksa akasya reçinesi, kitre zamkı, akgünlük reçinesi gibi reçineler bağırsak duvarının onarımı, iltihap kurutma ve probiyotik etkiyi artırmak için meyveden daha uygun. araştırmanızı tavsiye ederim.
+1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
meyveden ziyade hoşaf falan iyidir heral.
0
designer
(13.06.26)
ben, uzman olmamakla birlikte, kan şekerine etkisi bakımından cevap vermek istiyorum. normalde şekerli meyveleri öğün dışı yemek kan şekerini ayrıca yükselteceğinden pek tercih edilmez; bu sebeple öğünle yemeniz daha tercih edilesi. ancak hamur işi gibi kan şekerini hızla yükselten bişeyin yanında, şekerli meyveye şeker eklenerek yapılmış olan hoşaf, kan şekerini tavanlara zıplatacağından hiç mantıklı değil.
0
lil siztah
(14.06.26)
(2)

arjantin, nazi kaçaklarına neden kucak açtı?

ground
"operation finale" filminden aklıma geldi.
"operation finale" filminden aklıma geldi.
0
ground
(12.06.26)
Juan Peron'un kendisi de biraz faşistti.
0
kizil karga
(12.06.26)
iktidar bağlantılarıyla cia'in hakim olduğu ülkeler arasında sessiz sakin besleyebilecekleri, zamanı gelince kullanabileceği bir ülke. ki öyle de oldu. çok göz önünde olmayan hepsini kullandı amerika.
0
patronaj1
(12.06.26)
(10)

protein tozu agir spor yapmayan birisi icin

aloneinthedark
zararli mi?
zararli mi?
0
aloneinthedark
(11.06.26)
Et yemek ağır spor yapmayan biri için zararlı mı sorusunun cevabına göre sen karar ver.
+3
kizil karga
(11.06.26)
Sağlıklı bir insansan ve spor yapmıyorsan kilonu 0,8 ile çarp. Çıkan sonuç kadar gram proteini günlük olarak alman uygun. Bunu ister biftekten, kıymadan, ister balıktan tavuktan istersen protein tozundan al. Günde toplam o kadar olacak. İçtiğin sütlü kahvede bile yaklaşık 3 gram protein, bir yumurtada 6 g protein var.

Sporcuysan 0,8 değil, 1,2, ağır sporcuysan da 1,5 falan oluyor o katsayı.

Fazlasını alırsan ne olur. Vücut onu yağa çevirir, şişmanlarsın. Böbreklerin süzeceğim diye zorlanır. Kanında üre yükselir. Üre eklemlerde kristalize olur Gut hastalığına yakalanırsın, anandan emdiğin süt burnundan gelir. Böbreklerin bozulmaya başlar falan filan Uzar gider bu.

Yani protein tozunun bir olayı yok. Eksiğin kalıyorsa tamamla. Fazlası zarar.
+1
Mirket
(11.06.26)
gut veya böbrek hastalığın gibi bir hastalığın yoksa zararlı değil. zararlı olan bilinmeyen markaları kullanmak ve fazla kullanmak. yurtdışında insanlar kurabiye yaparken içine protein tozu atıp yapıp yiyorlar mesela.
0
false pretension
(11.06.26)
Değil.
0
logisticsmanager
(11.06.26)
evet zararlı. kana çok çabuk karışıyor, karaciğer ve böbreklere zarar veriyor. spor yapmayan birisinin kana bu kadar çabuk karışan yüksek protein içeren bir besine hiç ihtiyacı yok. bir kaç sene içerisinde eGFR düşer, yaşlanınca diyaliz makinesine bağımlı yaşarsın. kurabiye vs içerisine konuyorsa bir nebze zararı azalır çünkü liflerle beraber almış olursun ancak su ile shake yapıp içiyorsan kesinlikle zararlı diyebilirim.
0
abelardo
(11.06.26)
içindekilere bak. zararlı bir şey varsa zararlıdır.

protein öğünü diye bir şey çıkarmışlar. yarısı kimyasal mesela. protein tozu katkısız olursa neden zararlı olsun.
0
gabe h coud
(11.06.26)
Bu arada bu tarz bilimsel cevabı olan soruları böyle forum tarzı yerlerde sormaya gerek yok. Işte 10 tane cevap aldin.
www.health.harvard.edu

Kendi fikrini kendin oluştur. Eğer çok iyi beslenen, asla işlenmiş gıda tüketmeyen, organik beslenen biriysen bazı riskleri önemli olabilir. Ama bu riskler spor yapan vs yapmayan diye ayrılmıyor, herkeste aynı.
Broscience seviyorsan sor tabi. De aldığın cevapların bazılarının bilimsel desteği yok.
+1
logisticsmanager
(11.06.26)
bence zararlı çünkü protein tozu dünyanın en salakça işi. eğer sağlıklı bir ağız mide ve bağırsak floranız varsa zaten proteini fasülyeden bile alırsınız ki bence en ideal protein kaynağıdır. tabii fasülye deyince tek tip fasülye değil beans legumes diye anlamak daha doğrusu.
-8
mavicorap
(11.06.26)
Bence hayvansal ürünlerdeki tam aminoasit profiline sahip ve bunun tamamı kullanılabılabilen protein tozuyla fasulye gibi eksik aminoasit profiline sahip ve kullanılma oranı neredeyse yarısı kadar olan bitkisel proteinleri eş tutmak daha salak işi.
+3
kizil karga
(11.06.26)
abdde satılan protein gibi supplement destek ürünleri tam anlamıyla oradaki sağlık bakanlığı onayından geçmiyor. abd gibi hukuk gücünün yüksek olduğu bir ülkede dahi denetim yokken türkiyede satılan ürünlerin ne kadar sağlıklı olduğu sizin takdirinize kalmış.

ben 17 senedir aktif ağırlık sporcusuyum. 17 yıl boyunca 1 kg protein tozu ya tüketmişim ya da tüketmemişimdir.
0
yurtsuz john
(11.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(5)

Eve kertenkele girdi

egerbiryolcu
Holde gordum derin dondurucunun arkasına girdi. Yanda oda var oraya geçti mi hala dondurucu arkasında mi bekliyo bilmiyorum. Nasıl bir planlama yapayım da cikartayim. Bu bölümde eşya pek yok ama odalara girerse sıkıntı olacak :/
Holde gordum derin dondurucunun arkasına girdi. Yanda oda var oraya geçti mi hala dondurucu arkasında mi bekliyo bilmiyorum. Nasıl bir planlama yapayım da cikartayim. Bu bölümde eşya pek yok ama odalara girerse sıkıntı olacak :/
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Zararsızdır. Öldürmeyin, yol açın cama/kapıya doğru, arkasından fiti fiti yapın ürküp kaçar zaten en kısa yoldan. Ama bir yerlere saklanma eğiliminde olur, yol boyunca saklanacağı bir yer olmaması lazım.

Edit: Keler’dir o. Süleymancık diye bilinir.
+2
orient blue
(05.06.26)
Geko da olabilir o, yiyecek böcek möcek bulamazsa çıkıp gider kendisi.
0
kizil karga
(05.06.26)
Harika bir şey. Evde sinek böcek bırakmaz. Bırakın yaşasın.
+1
Mirket
(05.06.26)
Cidden severim bu arada sevimli bulurum ama görür görmez çığlık da attım :/ yani huylaniyorum. Hızlı hareket ediyor falan. Uyuduğum yerde oldugu ihtimali de ürkütücü geliyor.
-1
🌸egerbiryolcu
(05.06.26)
İnsana yaklaşmaz. Çok korkak bir hayvandır. Yıllarca, süleymancıklarla bir evde yaşadım. Söylediğin şekilde bir karşılaşma hiç olmadı. İnsan kokusu sinmiş alanlardan uzak duruyor olsa gerek.
+1
Mirket
(05.06.26)
(13)

Yeterince su içiyor musunuz?

ekimoloji
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
Su içememe sorunum var öyle ki bazen başım ağrıyor, su içince hafifliyor. Kolay kolay susamıyorum günlük içtiğim zorla, yaşamak için. Artık düzenli içeceğim diye karar alıyorum ama içemiyorum. Bol su içebilen insanlara imreniyorum sizde durum ne?
0
ekimoloji
(05.06.26)
Su içmek bence acayip abartılan bir konu ya, yani şöyle düşünmek lazım normalde susuz kalsak zaten ölürüz, demek ki aldığımız sıvılardaki suyu vücut kullanıyor bu çaydan geliyor kabul etmem bu kahveden geliyor daha neler köpek demiyor, bence yeteri kadar sıvı tüketiliyorsa sıfır su içerek de rahatlıkla ve aynı konforla hayatımıza devam ederiz, bence asıl kerizlik ihtiyaçtan fazla bol bol su içmekte, içilen suyla birlikte terle çişle atılan elektrolit bizi daha çok bozuyor.
-2
kizil karga
(05.06.26)
Devamli su icmekle, litresini saymakla, devamli cise gitmekle insanlarin yuzde 99'u ugrasmiyor.
0
baldur2
(05.06.26)
Her gün 2 şişe. (500 mL x 2)
-5
arbre
(05.06.26)
günde 5 litreye yakın su içiyorum; çay-kahve hariç, salt su. bunun da kendine göre ciddi zorlukları var ama azaltamıyorum da.
-1
lil siztah
(05.06.26)
Dün görüştüğüm Nefrolog dedi ki:

Ne zaman su içmen gerektiğini vücudun sana söyler.
-2
Mirket
(05.06.26)
gunde ortalama 4lt tuketiyorum. bu aslinda bilerek yaptigim bir sey degil, cocukluktan beri soguk havayi ve soguk suyu severim. sigara ve cay kullanimim cok yuksek. gunde iki tane cortadom kesin var. bir ilac kullaniyorum mesela bogaz kurulugu yapiyor. yani zaten soguk su icmeyi seviyorum, bir de bu faktorler eklenince zorunlu olarak tuketiyorum. ornegin cay iciyorum boyle bir kuruluk hissediyorum. hemen siseyi dikiyorum kafaya zaten 750ml direkt tuketmis oluyorum. ayran da cok tuketiyorum bu arada. bilgisayar basinda olunca da gidiyor acikcasi, ben icecek insaniyim simdi fark ettim. :))
0
arakaali
(05.06.26)
3 aya yakındır evet günde en aşağı 4 litre içiyorum. Hayatimda içmediğim döneme göre dramatik iyileşen bir şey yok. Çok çiş yapıyorum o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.06.26)
19luk damacayı koy önüme hiç usanmadan içerim, o kadar çok severim su içmeyi.
günlük 5 litreye yakın içiyorumdur.
0
my fault
(05.06.26)
evde, iş yerinde elinizin altında şişeleriniz olsun. zorla da olsa için, ama bir dikişte içmenize gerek yok. yudum yudum içseniz bile yetrli su içmiş olursunuz.

bu teyzeden neyiniz eksik? www.youtube.com
0
exlibris
(05.06.26)
günde 2,5 -3 lt. dikkat de ediyorum sandığımızdan daha fazla etkiliyor bizi susuzluk
0
darthvader
(05.06.26)
Bolca içiyorum. Sabah kalktığımda yaptığım ilk iş su içmek
0
gadlemler
(05.06.26)
Böbrek taşı düşürdüm daha önce oluşmasını engellemek adına mecburen içiyorum.
0
black holes in the sky
(06.06.26)
Sürekli bir diyet döngüsü içinde olduğum için kendimi içmeye zorluyorum ama zorlamazsam aklıma bile gelmiyor su içmek.
0
mutekebbir
(06.06.26)
(4)

kreatin ve protein tozu

kojonotsuki
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
Hangi ürünü kullanıyorsunuz?
0
kojonotsuki
(05.06.26)
İkisinde de supplementler.com'un kendi ürünlerini kullanıyorum.
0
kizil karga
(05.06.26)
Decathlon.
0
logisticsmanager
(05.06.26)
sadece creatin kullanıyorum marka olarak da elimdeki bittiğinde hangisi ucuzsa o, kreatin markası farketmiyor.
0
nahtoderfahrung
(05.06.26)
ikisinde de optimum kullanıyorum.
0
false pretension
(05.06.26)
(19)

Kol saati sektörünün Toyotası hangi marka? (Sadece 35 yaş üstü cevaplasın)

sinematematikci
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstem
İki tane Tissot saatim var. Artık para kazanma uğruna Swatch grubu, tüm pil değişim işlemlerini bir bakım işlemi haline getirmiş. Aynı arabaların 15.000 bakımı gibi, tüm saatlerin pil değişimi için bile geldiğinde contasının, vidalarının, sızdırmazlık yapıştırıcılarının değişmesini istiyorlar. İstemeseniz bile camında çizik varsa, mekanizmasında gecikme varsa vs, zorunlu olarak mekanizma değişimini dayatıyorlar. Yok ben sadece pil değiştireyim desen de kurtulamıyorsun. Yani her iki üç yılda bir pil değişimi için servise gittiğimizde artık mecburen saatin üçte biri gibi bir para dökmek zorunda kalacağız gözüküyor. Bu da benim midemi bulandırdı artık. İki saatimi de satıp, Swatch grubu hariç bir markaya geçmeyi düşünüyorum.

Arabam Toyota Corolla Hibrit. Genel olarak teknolojik ürünlerde tarzım, bir kez alayım uzun süre arıza ve dertsiz şekilde kullanayım, görevini yerine getirsin yeter şeklinde. Fancy saatler, moda markalarının saatleri gibi yeni nesli kandırdıkları tarzdaki saatlerden istemiyorum. Mekanik, pilsiz, 1000-5000 dolar arası bir değerde ne tür saatleri önerirsiniz veya hangi markanın ürünlerini önerirsiniz, onu sormak istedim.

35 yaş altındaki arkadaşlar, sizleri de seviyorum, ama bana modadan etkilenmemiş, olgun adam görüşü gerekiyor.
0
sinematematikci
(01.06.26)
Mekanik saatlerin bakım masrafı swatch pil değişimi ve bakımından fazla olur. Saatin değeri arttıkça bakım masrafı da artar. Mekanik saatlerin bakımı 5 yılda bir yapılması gerekiyor.

Tarzını bilmeden öneri yapmak mümkün değil. Dress watch mı yoksa daha spor modelleri mi seviyorsun veya çalıştığın ortam hangisine uygun, bunlara göre öneri yapmak lazım.

Dress: Tissot visodate, Tissot Le locle
Spor: Longines hydroconquest, Omega speedmaster

17500 USD ye çıkabileceksen Cartier Tank.
0
michael harddd
(01.06.26)
39 yaşındayım. 20 yılı aşkın süredir saatler hobim. Swatch'la başladım. Önce dijital, sonra analog Casio aldım. Ardından Tissot/Hamilton ile devam ettim. 15 senedir de Rolex (önce Milgauss, şimdi de Submariner) kullanıyorum. Özetle, bilgim de tecrübem de az değildir.

Tissot çok güzel bir marka, Tissot'dan çıkmanıza gerek yok. Meseleye Swatch Grup ya da başka bir marka/grup olarak bakmayın. Anormal özel (tourbillon, minute repeater, perpetual calendar vs) bir saatiniz olmadıkça yetkili servis tercih etmeyin, sorun çözülür.

Arkadaşım Omega'sında bir sorun yaşadı. Elbette gitmedik yetkili servise. Son derece tecrübeli ve yetkin bir ustaya gittik, sorunumuz çok daha ucuza ve çok daha kısa sürede, markaların dayattığı aptal şartlar olmaksızın çözüldü. Hangi markayı alırsanız alın, satış sonrasında böyle aptal şartlar dayatılacaktır. Kimisi az dayatır kimisi çok dayatır ama hepsi dayatır sonuçta.

Bence saati değiştirmekten ziyade, güvenilir bir usta bulmaya bakın çünkü saat hobisinde idame ettirmek kritik ve bunun yolu da iyi ustadan geçiyor. Tanıdığınız usta yoksa İzmir ve İstanbul'da usta adı verebilirim. Bu sırada bana doğrudan güvenmeyin, kendiniz de usta araştırın. Bulduğunuz isimler olursa bana gönderin, ben de onları kurcalarım nasıl ustalar olduklarını öğrenmeye çalışırım.
+3
10551037
(01.06.26)
Bence tool watch kategorisindeki saatlere bakmalısın; Oris big crown pointer iyidir son çıkan sürüm Tudor ranger da çok güzel. Rado captin cook da iyidir.
0
kizil karga
(01.06.26)
sinn 104 st sa olabilir.
0
baldur2
(01.06.26)
Bana sanki longines tarif etmişsiniz gibi geldi. Hydroconquest güzel bir seri. Camı, mekanizması üzmez.
0
eisberg
(01.06.26)
saatci degilim, ama bir petrolhead olarak Toyota Corolla takintisi olan abileri iyi bilirim.

bence buncenin ust limitine yakin degil de alt limitine yakin bir saat bakman lazim.

longines bulunabilir mi bilmiyorum o fiyata ama benim de bildigim longines en sikintisiz saatlerden biri. o yuzden longines +1 diyorum. Hydroconquest guzelmis yaw :D
0
cooperr
(01.06.26)
Swatch Grup’tan çıkmak isteyene Tissot, Omega, Rado ve ısrarla Longines önermek gerçekten çok iyi 😀

Tissot’nun X lira olan bakımı Longines’te en az 2X, Omega’da ise en az 5X olacaktır.

Hocam, yukarıda yazdım ama tekrar ediyorum: Sizin iyi bir saat ustasına ihtiyacınız var. Sorunuzu anlamadan cevap verenlerin gazına gelip saatlerinizi değiştirirseniz büyük zarar edersiniz.
0
10551037
(01.06.26)
Bence corollası (bkz: seiko 5)
(Yaş 40+)
+1
yadigar
(02.06.26)
Otomatik saatler için ayırabileceğiniz paraya göre sıralama şöyledir benim gözümde:
Seiko-Orient
Hamilton-Tissot
Longines - Rado
Oris

Swatch grup dışında seçenekler azalıyor maalesef. christopher ward olabilir.
-1
matematisyen
(02.06.26)
Pilsiz diye seiko kinetic aldım kapasitör değişimi başlı başına maliyet.

Full mekanik Armani ar4612 aldım, mekanizma arızası yüzünden saat çöp oldu, yetkili firma yedek parçaları imha etmiş, dişli yok.

Mekanik saat bakımları yüzünden daha pahalıya gelir.

Ben akıllı saate geçtim, bir tek ekstradan swatch bioceramic siyah bir saat aldım.
0
kimlanbu
(02.06.26)
bu baremde longines ve tag heuer kullanıyorum memnunum. önemli olan sadece mekanizma değil, bir de ruhunuza dokunması lazım. almış olmak için almayın.
0
awlmi
(02.06.26)
ben de seiko 5 diyecektim ama en az 1000 dolar dedigin icin demedim.
0
baldur2
(02.06.26)
tissot memnunum. seiko da giriş seviyesi iyi. amerikadan almıştım iyiki almışım.

otomatik saat harici para vermem saate.

digital saatlere de karşıyım.
-1
kveldulv
(02.06.26)
Soruya yancı olmayacaksa 18 yaşına yeni giren bir gence hangi saat daha uygun olur?

Hazır bu kadar saatçi'yi bulmuşken. 10.000 - 20.000 arası olabilir.
0
liberal
(02.06.26)
@liberal

seiko 5.
0
baldur2
(02.06.26)
Yaklaşık 8-10 adet saatim var. 3 yıldır pil değiştiremiyorum. Kullanmam gerekirse pilsiz aksesuar olarak takıyorum. Zaten telefonum her daim yanımda. Saatin kaç olduğunu öğrenebiliyorum.
-1
Caletti
(02.06.26)
Öncelikle geç yanıt veriyorum, ancak müsait olabildim, kusura bakmayın.

Benim ihtiyacım biraz daha marka bazında az bakım isteyen, az arıza yapan, az masraflı; mekanizması sağlam ve uzun ömürlü bir saat markası veya serisi öğrenmekti. Toyota'ya atıfta bulunmam da bu amaçlaydı.

Gelen yanıtları üç başlık altında toplarsam;
1. "şu model iyidir" tarzı önerileri biraz kopuk buldum. Neden iyi, neyi iyi, neden önerildi... gibi konularda altı boş kalmış. Ayrıca gelen önerilerdeki saatler hoş gözükse de, derdim görüntü değil, kalite.
2. Servis prosedürlerinden dolayı şikayet ettiğim ve kavga ettiğim yerin yine başka markalarının saatleri önerilmiş. Hayret ettim. Ama Seiko önerilerini not aldım.
3. "İhtiyacın yetkili servis değil, özel servis. Her saat markası benzer durumda, yoksa saatin iyi açıklamaları en işime yarayan açıklamalar oldu.

Yelkenciyim, bizim sektöre çok sponsorluk desteği verdiği için Tissot marka saat aldım hep. Sailing Touch ve Klasik bir saati var. İkisi de ortalama 1000-2000 dolar arası saatler. Çok da memnunum ama servis prosedürleri canımı sıkmıştı.

Teşekkürler hepinize. İstanbul'da saat ustası önermek isteyenler buradan veya mesajlardan yazabilir.
-1
🌸sinematematikci
(03.06.26)
Sirkeci Şah As Han (Doğubank'ın yanı)

Ramazan Usta: Bizzat tecrübe etmedim ama çok insandan yetkin bir usta olduğunu duydum. Eski ustadır.
Cengiz Usta (Bengi Saat): Arkadaşımın Omega'sını yapan usta. Birkaç sene önce Ayvalık'a taşınmıştı ama dükkan hala açık sanırım.
+1
10551037
(03.06.26)
eminonu'de yuksel abla var, biz ailede bir saat bozuldugunda ona gotururuz.
babasini tanirdik, herhalde istanbul'un en eski saatcilerinden biridir bu aile.
www.youtube.com
0
cooperr
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(3)

Bira göbeee ile ilgili

darkling i listen
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
Merhabalar. Ehm, bir yandan bira tüketmeye devam ederken, bir yandan da bira göbeeni eritmek mümkün müdür aceba? Bırak demeyin, bırakamam a dostlar. Birayı seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Söyleyin hele, var mıdır bir yolu? Hancı bira getir!!
0
darkling i listen
(28.05.26)
ne kadar içtiğine, ne kadar fazla kilon olduğuna bağlı. kardiyo ile olur ama zahmetli olur. bir de her gün içiyorsan 700-1000kcal sadece alkol + yanında atıştırdıklarından ortalama gelir. yani yaptım ondan biliyorum, bir süre sonra kendini çok yorgun hissediyorsun ve kilo kaybın öyle insanı motive edecek düzeyde olmuyor. belki biraz sıkılaşıyorsun, eforun artıyor falan ama onlar da bir yere kadar. alkolü bırakınca daha kolay oluyor.
0
malheiros
(28.05.26)
Bi büyüğüm bana kanda alkol varken yağ yakımı imkansız değil ama imkansız gibi bir şey demişti, bira göbeğinle mutlu olmayı öğrenmeye çalış.
0
kizil karga
(28.05.26)
Alaka gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
0
🌸darkling i listen
(28.05.26)
(11)

Ideal kahvalti aliskanliginiz nedir?

Sour
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
Ideal dedim cunku yaptiginiz degil yapilmasini dogru buldugunuzu merak ediyorum. Secenek ekleyebilirsiniz.
📊 Ideal kahvalti aliskanligi nasil olmali?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

+1
Sour
(27.05.26)
Sabah kalkar kalkmaz iştahım hiç olmaz. En azından 1 ya da 2 saat geçmesi lazım. Ne çok az ne de çok yerim.

Bazen hiç açlık hissetmediğim de oluyor o zaman direkt öğlen yemeği de yiyebiliyorum bazen direkt akşam yemeği şeklinde de olabiliyor.
0
rock n roll
(27.05.26)
Atlanması da, hafifi de, dolu dolusu da zamane uydurmaları.
Yüzyıllardır '3 öğün yemek' diyen ataların bir bildiği vardır.
Kahvaltı da diğerleri gibi normal bir öğündür.

Tahlil için kan vermeyeceksem kahvaltısız evden çıkmam.
-3
Mirket
(27.05.26)
protein ağırlıklı, tuzlu bir kahvaltının en iyisi olduğunu düşünüyorum.
0
black holes in the sky
(27.05.26)
Bayram seyran, aile ile özel vakit geçirmek harici normal günde hiç kahvaltı yapmam.
0
gabe h coud
(27.05.26)
Yumurta ve zeytinyağı dökülmüş peynir zeytin domates yeşillik.
0
kizil karga
(27.05.26)
Her sabah kahvenin içeriğinden bağımsız çünkü hangisi olursa olsun iki kupa kahve içmeden bir şeyler yemek aklıma gelmez. Bu da en az 3-4 saat yapıyor. Çünkü o kahveleri içerken adeta keyifle, zaman zaman orgazm hissiyle doluyorum. Şimdi bir de kahve içerken bir tane de teanin atıyorum aman yarabbi. Deneyiniz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(27.05.26)
kahvaltının nasıl yapılması veya yapılıp yapılmaması gerektiğine dair güçlü bir fikrim yok açıkçası. sağlık konusunda beslenme düzeni, uyku, stres, fiziksel aktivite, besin kalitesi çok önemli. kahvaltının konsept olarak kendisi bunların yanında bence ihmal edilebilir düzeyde önemsiz sayılır.

benim kişisel olarak kahvaltı alışkanlığım yok, sadece pazar kahvaltısı gibi özel yeri olan ve "etkinlik" olarak gördüğüm kahvaltıları severim. tok uyanıyorum zaten gün başlangıcı telaşesinde aklıma da pek gelmiyor. 8'de uyandım diyelim zehir gibi şekersiz filtre kahveyle cuvaret içince 12'ye kadar acıkmam ben. genelde öğlen ve akşam yemeyi tercih ediyorum.

ha ama ben rafine şeker bağımlısı, sigara ve alkolü sıkça tüketen, sağlıklı yaşama tepki olarak doğmuş biriyim mesela. yiyince de öküz gibi yerim. haliyle kahvaltıyı atlamanın bir faydasını görmedim. ama zaten dediğim gibi sağlık için filan yapmıyorum benim nezdimde gereksiz, anlamsız bir öğün. yeni uyandım zaten niye yiyeyim diyorum. acıkan, canı çeken, isteyen de yesin ben izin veriyorum nfjdkdkd
-1
der meister
(27.05.26)
Kalktiktan sonra hemen degil, 1-2 saat sonra yumurtali sebzeli bir kahvalti. Fresh ve doyurucu oluyor
-2
mor oje
(27.05.26)
Kişiden kişiye değişen bir şey. Yıllardır kahvaltı yapmadım (özel bir gün vs dışında).
Bu işin doğrusu bu diyemem, gerçekten umrumda olan bir konu değil ve hayatıma etkisi sıfır. ama kahvaltı yapılmalı diye kafa ütülenmesi güldürüyor.
+1
logisticsmanager
(27.05.26)
evden calisiyorum ve son 6 yildir ayni kahvaltiyi yapiyorum.

7.30ta basliyorum mesaiye.
10:00 - 11:00 gibi kahvalti/ogle yemegi yiyorum, ve istikrarli olarak 2 yumurta, 1 dilim tam tahilli ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalik, humus, fistik ezmesi ve recel yiyorum. bazen domates salatalik yerine roka yedigim oluyor. yumurta da nasil denk gelirse, bazen peynirli, soganli, biberli, ispanakli filan. o saate kadar acikmamis oluyorum, kahvaltiyi da daha cok gunun geri kalaninda acikmamak icin yapiyorum,

aksam 6-7 gibi de aksam yemegi, bazen corba salata, bazen tenere yemegi, bazen pizza makarna, bazen zeytinyagli biseyler, bazen kofte/tavuk pilav fln ne denk gelirse. genelde acikmamis oluyorum, oylesine yiyorum. ama spor yapacaksam daha erken yiyip yapmaya calisiyorum, ozellikle kardiyoda nefes nefese kalmamami sagliyor. fiziksel olarak aclik hissetmesem de spor performansim kotu oluyor yemeyince.

arada nadiren meyve yedigim oluyor, bi de kahvaltidan 1-2 saat sonra kahve iciyorum. aksam yemegi sonrasi bisey yemiyourm.

uzun yillardir hep ayni kilodaydim, bence sagligim yerinde, beyin sisi vs gibi durumlarim olmuyor, yemek yediken sonra surda bir kestireyim gibi dertlerim de olmuyor. son 1 senede 3 kilo aldim ama, hep o fistik ezmesiyle recelin sucu bence.
0
taurina
(28.05.26)
Uzun zamandır muz+ kahve+ varsa ceviz veya hurma şeklinde yapıyorum. Hızlı, pratik, pek de kötü bir beslenme şekli olduğunu düşünmüyorum. Tok tutuyor ve zahmetsiz

Bildiğimiz, sağlam bir kahvaltı masasına bir tek aile evine gittiğimde oturuyorum. Onun dışında aramam
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
(6)

Bayramligi 1 gun once giymek ugursuzluk getirir mi?

narod
Giyeyim mi bugun?
Giyeyim mi bugun?
-8
narod
(26.05.26)
Gün bitti
+2
arbre
(26.05.26)
giyme, getirir.
0
cooperr
(26.05.26)
7 yıl kıtlık 7 yıl çekirge istilası olur, yapma.
+3
kizil karga
(26.05.26)
Memleketin haline şaşırmamak lazım. Kafalara bak
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
Arkadaşım geçen bayram giydi şimdi evli, sakın ha
+2
kisa
(26.05.26)
Giymek değil de o giysilerle kurbanlığa görünmemelisin derler.
-2
ground
(27.05.26)
(7)

bayramda müzeler kalabalık olur mu?

matilda
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim. diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim. ama bayramlarda normalden kalabalık olur
müze gezmeyi çok seven biri olarak henüz beylerbeyi sarayına, yıldız sarayına da gitmedim.
diyorum ki hazır bayram tatilindeyken beylerbeyi sarayı, yıldız sarayı, saray koleksiyonları müzesi, topkapı sarayı (yeni yerler açılmış), yere batan sarnıcını gezeyim.
ama bayramlarda normalden kalabalık olur mu yoksa insanlar ne işimiz var bayramda müzede der mi? deneyiminiz ya da gözleminiz varsa yazar mısınız?
0
matilda
(26.05.26)
Herkes köyüne gitti hocam gitmeyenler de müzeye gitmez, kalabalık olmaz yani.
0
kizil karga
(26.05.26)
bayramda müze gezen çok olur. ama ramazan bayramındansa, kurban bayramı nispeten tercih edilebilir.
+1
lil siztah
(26.05.26)
normalden çok daha kalabalık olur.
artık herkes selfie, foto falan çekip story attığı için içerde geçirdiği süre de normalden daha fazla oldu. bu da ekstra kalabalık yaratacaktır.
0
plastic_angel
(26.05.26)
Cumartesi gününden beridir müze, cami geziyorum. Sabah ilk açıldığı saatler en güzel saatler oluyor. Galata Kulesi 8.30'da ilk çıkanlardan biriydim, neredeyse kimse yoktu gönlümce gezebildim. Aynı gün öğleden sonra Eminönü tarihi yarımada tarafı inanılmaz kalabalıktı, üç gibi gezimi sonlandırarak evime döndüm. Bugün yine Sakıp Sabancı müzesine gittim, hissedilir bir kalabalık vardı hem saat 12 gibi gittim (geç kaldım sayılır bence) hem de bugün ücretsiz giriş günüydü ondan kaynaklı olabilir.
Sabah saatlerinde giderseniz eminim daha rahat olacaktır. Ama onun dışında özellikle bayramlarda ulaşımın ücretsiz olduğu gerçeği de varken (ve bazılarında bayramdan dolayı ücretsiz giriş oluyor) az kalabalık olma ihtimali yok gibi bir şey.
Bahsettiğiniz sarayları bayramın ilk günü kapalı gibi okumuştum, onun dışında neredeyse hepsi ilk gün 13.30'da açılacak yazıyordu müzekart sitesinde.
Bir de saray koleksiyonları müzesine cumartesi gittim fakat almadılar, önemli biri ziyaret ediyordu sanırım her yer çevik kuvvetti.
Bir de en son şunu ekleyeyim, dün öğleden sonra yerebatan önünde inanılmaz bir kuyruk vardı.
+1
umutt
(26.05.26)
sorduğunuz yerlerden topkapı sarayı hariç keyif alabilmek için en geç 12-1'e kadar gezmeniz lazım, sabah gittiğim yerle öğlen-akşam gittiğim yer aynı değil desem yeridir. özellikle beylerbeyi sarayı için.
0
gule gule
(26.05.26)
bayramın birinci günü nispeten sakin olsa da diğer günleri kalabalık olur.

benim ev beylerbeyi sarayının dibinde. normal günde bile kapısında kuyruk görüyorum. bayram günü kalabalığını tahmin bile edemem.
0
yurtsuz john
(26.05.26)
Bayramda kapalı olanlar var. Kontrol edip gidin hüsrana uğramayın.
0
beetlejuice
(27.05.26)
(13)

Türkiye'nin En Popüler Yerleri web sitesi

beyinter
şöyle bir site yaptım.https://mycity.yds.today/görüşlerinizi alabilir miyiz?
şöyle bir site yaptım.
mycity.yds.today

görüşlerinizi alabilir miyiz?
-1
beyinter
(24.05.26)
another ai slop.
migros çıkıyor bir şehrin en popüler yeri olarak.
biraz benchmarking yap.
0
plastic_angel
(24.05.26)
hangi şehir için migros çıkıyor acaba, elimden geldiğince manuel güncellemeye çalıştım.
0
🌸beyinter
(24.05.26)
Otobüs terminali, avm, havalimanı.
Görüşüm negatif yani. Kullandığı dataya bence değmiyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
uygulama en turistik mekanlardan ziyade en popüler mekanları listeliyor.
milletimiz için en popüler yerler avm veya otobüs terminali :)
-1
🌸beyinter
(24.05.26)
Ben beğendim. Eline sağlık.
0
Mirket
(24.05.26)
beğendim
0
herzan
(24.05.26)
Küçük bir fotoğraf da eklenebilir mi o yerle ilgili?
Amaca uygun olur mu bilmiyorum ama ufak bir fikir edinir listeye bakan kişi.
0
egerbiryolcu
(24.05.26)
Manisa bakıyorum İzmir çıkıyor sonuçlarda bir sürü. Gene karşımıza otobüs terminali geliyor. Kaçamiyoruz terminalden.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
fikir super, ama pratikte cok daha gelistirilmesi lazim iyi bir arac olmasi icin. kataloglamakla baslanabilir.
0
gule gule
(25.05.26)
Çok iyi bildiğim birkaç küçük şehir için arama yaptım güzel sonuçlar verdi.
0
kizil karga
(25.05.26)
kütahya için baktım 88 km uzaktaki afyon avm dedi. pek doğru olmayan sonuçlar verdi.
biraz geliştirme gerekiyor ama beğendim, fikri ve siteyide
0
basond
(25.05.26)
pratik güzel
mycity.yds.today
burada yemek doğa vs. filtresi çalışmadı
bir de google puanına göre sıralama yaptırırsan daha pratik olur
0
mantık
(25.05.26)
arama sıralamasında ilin isminin yanında plakası yazıyor. ama arama yerine sayıyı yazdığımda şehri bulmuyor. bence eklenebilir
0
hakmut
(25.05.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(16)

Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

mertumursamaz
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalıBugün Ahmet Arslan'ı dinlerkenİslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslanhttps://youtu.be/LMDAxTm_REo?si=LVQHbkmDSDKYEN92Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok
Ateistlerin cenaze namazı sorunsalı

Bugün Ahmet Arslan'ı dinlerken

İslamiyetin başı, sonu, ortası, her tarafı yalan Ahmet Arslan
youtu.be

Bu sorun gene aklıma geldi çünkü Ahmet Arslan hocamda ateist yaşıda ilerledi kendisi 82 yaşında ve zamanı dolunca ölecek. Çok büyük ihtimalle eğer olmasın diye vasiyeti yoksa ölüsü tabuta konacak, tabut camide musalla taşına konacak ve bir imam ceneza namazı kıldıracak çünkü maalesef daha önce birçok ateistin ölüsüne de bu ilkel uygulama uygulandı.

Doğrusu ateist olanların camiye götürülmeden, cenaze namazı kılınmadan, cenazenin morgtan direkt mezarlığa götürülüp gömülmesidir. Apateist olarak böyle düşünüyorum ben çünkü öteki türlü adeta bir gövde gösterisi oluyor ve bir şekilde ateistlere, bak sen ateist olarak yaşadın, öldün, yaşarken seni müslüman yapamadık, ibadet ettiremedik, bir müslüman gibi davranmanı sağlayamadık ama bak şimdi öldün ve ölünü müslüman adetlerine göre gömüyoruz, sana bir son dakika golü attık, son sözü biz söyledik demek oluyor.

Bu çok adice, kalleşçe, kahpece çünkü ölen ateist zaten ölmüş itiraz edecek durumda değil ve onuru aşağılanarak gömülüyor çünkü müslüman olmadığı halde müslümanmış gibi cenaze namazı kılınıyor. Bugün tanınmış bir sağcı müslüman siyasetçi ex olsa tabutuna Yunan bayrağı örtülse arkadaşları ortalığı birbirine katar o türktü neden tabutuna yunan bayrağı örttünüz ölü olduğundan itirazda edemiyor derler tabuttan bayrağı kaldırırlar madem öyle neden Tarık Akan'ın Genco Erkal'ın (Evet, usta tiyatrocu Genco Erkal ateistti. Yaşamı boyunca inançsızlığını açıkça ifade etmiş, hatta cenaze törenine Ateizm Derneği tarafından da çelenk gönderilmiştir.) ve daha birçok ölen ateistin arkadaşları yahu bizim ölen arkadaşımız ateistti nedir bu saçma tiyatro, kıldırmıyoruz cenaze namazını, müslüman şovu yaptırmıyoruz diyemediler. Gerçi ölenlerde de hata var ölmeden önce açıkça müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorum, cenazem camiye götürülmesin, morgtan direkt mezara götürülüp gömülsün diye vasiyet bırakmalıydılar.

İşte sorum bu özellikle ateist bir avukat cevaplarsa cevap daha da anlamlı olacaktır. Ölen ateistin, cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti varsa cenazesi camiye götürülmez mi demokrasi varsa götürülmemeli eğer cenazemi camiye götürmeyin diye vasiyeti olduğu halde cenazesi camiye götürülürse zaten o faşistliktir. Gerçi iyice diktatörlüğe evrilen ülkede vasiyette bir işe yaramıyor. Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, sağlığında verdiği röportajlarda mezarlıkların dolması nedeniyle ölümünden sonra cesedinin yakılmasını vasiyet etmişti. Ancak Türkiye'deki hukuki prosedürler ve defin gelenekleri nedeniyle bu vasiyeti gerçekleştirilemedi. 2019 yılındaki vefatının ardından, cenaze namazı kılınarak Kilyos Mezarlığı'nda toprağa verildi.

www.google.com

Olayın iki boyutu var bir ateist öldüğünde cenazesi camiye götürülüp cenaze namazı kılındığında, müslüman olmadığı halde müslüman adetleri ile gömüldüğü için kişilik hakları ihlal ediliyor, onuru aşağılanıyor, yaşam tarzına karışılıyor daha doğrusu yaşarken yaşam tarzına karışılamadığından ölüm tarzına karışılıyor, yaşarken dayatılamayan müslümanlık savunmasız ölüsüne dayatılıyor. Diğer cephede ise müslümanlarda haklı olarak bu ölen ateistti camide ne işi var diyorlar hele dini sert eleştirmiş ölen ateistler için, din hakkında kötü eleştirileri olan bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar ki onlarda kendilerince haklı ama haksız oldukları konu o ölü bir an için dirilse, ona sorsalar camide olmak ister miydin diye, tabii ki asla istemezdim direkt mezarlığa götürselerdi derdi.

Sonuç ilkel ülkede her şey çok zor ateist olmakta çok zor, her ateiste düşen görev eğer müslüman adetlerine göre gömülmek istemiyorlarsa, ölülerinin camiye götürülmelerini istemiyorlarsa, mutlaka cenazem camiye götürülmesin asla camide ya da mezarlıkta cenaze namazı kılınmasın, cenazem morgtan alınıp direkt mezarlığa gömülsün diye noter onaylı vasiyetlerini avukatlarına bırakmalarıdır.

Bu günlük bu kadar. Yazımın tamamını okumayan talihsiz okurlarım arasında çekiliş yapacağım allahın hakkı üçtür derler, çekilişi kazanan üç talihsiz okuruma, eğer öldükten sonra yakılmaları için vasiyetleri olduğundan, öldükten sonra yakılacaklarına inanıyorlarsa, krematoryum hediye edeceğim, kargo masrafları kendilerine ait olacak hahaha. Bir sonraki soruda görüşmek üzere eyvallah. İyi günler.
-10
mertumursamaz
(19.05.26)
Abi çok uzun yazmışsın, bu kadar uzun yazıyı okuyacak kadar saygım yok kimseye ama özetlemem gerekirse benden sonrasının amk şeklinde düşünüyorum ben, yani çok unurumda değil benden sonrası ben ölmüşüm amk zaten kendi sorunlarım bana yeter ama ardımda kalanlar öyle mutlu olacaksa öyle yapsınlar. Mesela ben ateistim ama annem namazında niyazında bir kadın, ben önce ölsem annem istediği dini ritüeli uygulasın ne olacak, bu şekilde mutlu edeceksem böyle mutlu olsun. Ha illa istemeyen varsa kendince tedbirini alsın napalım.
+8
kizil karga
(19.05.26)
ateistim. öldükten sonra bana ne yapıldığı umrumda değil.

mümkün olsaydı, uzaklarda bir yerlerde bir ormanda, kedilerimle beraber gömülmek isterdim. üstümüze de bir ağaç dikilsin. o ağaca gübre olalım. mutlu bir son.

bunun olması sanırım mümkün değil. bu yüzden ne yapılsa yapılsın sorun değil.

gömülmeye de müslüman stili gözüyle bakmıyorum. benim için sorun değil, çiçek ekecekler üstüme o da olumlu.

---

ölen kişinin yakılması ateistlerin ritüeli değil ayrıca. ateistlerin ritüeli yok zaten amaç o. ateistler için öldükten sonrasının önemli olmaması gerekmiyor mu? apateistsen hele bu konulara zaten hiç kafa yormuyor olman ve umursamıyor olman gerekiyor.

hinduizm, budizm dinlerinde insanlar yakıyor ölülerini. hristiyanlar da gömüyor, yahudiler de gömüyor. sadece müslümanlara özgü bir şey değil.

evet, ülkemizde ölüm sonrası çeşitli dini ritüellere izin verilmeli, isteyenler yakılmalı ama bu ayrı bir konu. hiçbir ritüel ateistler için değil. ateistler ritüel gerektirecek konulara inanmıyorlar çünkü. bir ateist ve hele ki apateist bunları umursamıyor olmalı bence.

---

benim istediğim gibi bir gömülme şekli de toplum düzeni vs. açısından uygun değil. ölümler de kayıt altında tutulmalı. o zaman katiller öldürüp öldürüp ormana gömer ve rahmetli öyle arzulamıştı der işin içinden çıkar. herkesi istediği yere gömemeyiz. bu topraklar hepimizin ve bir düzen olmak zorunda.
+1
art cat chocolate
(19.05.26)
Ateistin müslüman mezarlığına gömülmesine okeysin gibi geldi.
0
duyuruuser
(19.05.26)
Şöyle bir yöntem uygulanabilir.

anatomy.hacettepe.edu.tr
0
Mirket
(19.05.26)
Hepsini okumadım ama cenaze geride kalanlar içindir. Zaten ölmüşsün yoksun artık. Bunları düşünmeye gerek yok bence.
+3
peki madem
(19.05.26)
ben ateist olarak bunu umursamıyorum. ben öldükten sonra istedikleri kadar camide namazımı kılsınlar isterlerse mekkeye muhammedin yanına gömsünler ben yine ateist olarak ölmüş olacağım. ben tüm bunlara karşı dimdik ateist olarak öldüm bunu hiç kimse değiştiremez. asıl onların zoruna gitmesi lazım. onların dinini peygamberini tümden reddeden birinin cenazesini kıldırmak aslında onlar için utanç olmalı.
bana kalsa yakılmak isterim. tek bir parçamın bile bu dünyada kalmamasını isterim.
+1
my fault
(19.05.26)
cenaze vb diğer toplumsal ritüellerin ateizmle alakası yok bence. ateistim ve cenazem camiden kalkabilir, cenaze namazım kılınabilir. zaten esnafla selamlaşırken selamün aleyküm diyorum yerine göre. hanginiz konusurken allah kahretsin, allah allah gibi şeyler söylemiyorsunuz. bunlar sosyal şeyler. ateizmle falan alakası yok.
+1
abelardo
(19.05.26)
ben 26 sene ara ile iki ateist gomdum, ve ceyrek asir gecmesine ragmen surecte hicbir sey degismemis biraz sinir oldum.

yazili ve imzali vasiyetiniz olsa dahi sallamiyorlar, saygisizliktan ote kimse ne yapmasi gerektigini bilmiyor. hem morg hem imam hem de belediye ne yapilacagini bilemiyor afalliyorlar.

dava acsaniz ne olacak, ya sonuclanana dek morgda beklenecek, ki buna kimse yanasmiyor, ya da mezar kazilip baska bir defin olacak. ikinci secenekte de "nereye gomecegiz" sorunu doguyor. kimsesizler mezarligi dahi "uzerinde pasaport/hac/davut yildizi vb yoksa" herkesi musluman usulu gomuyor..

ozetle suruden ayrilana yasasa da olse de asla saygi duyulmuyor.
+1
adrianapole
(19.05.26)
ateistseniz neden gomulmeyi talep ediyorsunuz ki? gomulmek, yakilmak, mumyalanmak, hatta eskiden orta asya turklerinde oldugu gibi agaca asilmak vs. bunlarin hepsi bir inancin urunu. oluye ne olacagi sorusu her zaman icin dinlerin konusu olmus. bundan yuzlerce, binlerce yil once bunlarin hicbiri ateist dusunce ve(ya) pratik vasitasiyla ortaya cikmadi. nedense ateizmin (bu arada ben de ateistim) bilimle ic ice gecmis gibi bir algisi var. bilimsel method ayni zamanda ateist methodmus gibi sacma bir dusunce. bir de sunlari corba yapanlari goruyorum: ateizm, bilimsel method, ekoloji ve bu nedenle yakilmayi talep etme. ama ne alaka? krematoryum ekolojik acidan gomulmekten daha kotu (karbon salinimi ve harcanan enerji acisindan). gomulmek iyilerden biri ama bilimsel degil cunku bunlarin hicbiri bilimsel olamaz. cunku bu ateizmin sorunu/konusu hic olmamis. ama bilimsel ve ekolojik methodla birlikte ele alacaksiniz ki dedigim gibi bence sacma bir dusunce, komposto yapilmayi talep etmelisiniz (besin degeri olarak topraga gitme, ekolojik ama bilimsel degil cunku bu pek bilimin konusu degil). bu kadar uzun yazmamin nedeni ateistlere ozel bir oluye ne yapilacagi dusuncesi olmamasi, cunku inanmayan insan icin bu ontolojik bir mesele degil, o nedenle ekolojik, efendime soyleyeyim topluma faydali olma (bagis vasitasiyla) gibi alternatiflere yoneliyorlar. fakat her ateist neden dogaya veya topluma faydali olmak istesin ki? bu paket olarak gelmiyor nihayetinde. en az dindarlar kadar kotu olan ateistler de var.
+2
Sour
(19.05.26)
Bir hukukçu olarak, bizdeki bu tür durumların hatta kişi yakılmasını vs diye resmi vasiyet yapsa dahi vasiyetlerin bir anlamı yok. Murisler ne derse o. Fekat onlar da her hangi bir şey diyemiyorlar çünkü yasal olarak kısıtlı seçenekleri var. En fazla kadavra olarak verebilirler bir tıp fakültesine.
0
ground
(19.05.26)
öldükten sonra bana ne olduğu umrumda değil. sağlıklı olsam organlarımı bağışlardım, kalanı da tıp fakültesine verin derdim. ne diriyken, ne de ölüyken faydalı olamadığım bir hayat.
0
late viper
(20.05.26)
Bu konu bir kaç yönden ele alınmalı.

1. Müslümanlar da bir ateistin namazını kılmaktan hoşnut değiller

2. Ateistin noterden vasiyetinin olması da sorunu tam olarak çözemiyor

3. Cenaze işlemleri için son vasiyetinin bilinmesi gerekiyor, nihai durumda belki bir ihtimal fikir değişimi varsa, yani noter kesinliğinde küçük bir değişim ihtimali varsa bu durum geride kalan tüm Müslümanları ilgilendiren bir soruna dönüşüyor

4. Yani bir kişinin cenaze namazını bir kaç kişi kılarsa tüm Müslümanların üzerinden sorumluluk kalkıyor, ancak cenazesi kılınmayan biri olduğu durumda onun günahı tanısın tanımasın tüm Müslümanları üzerine oluyor. Dolayısıyla bir kaç kişinin dini usulde cenazeyi kaldırması gerekiyor.

Dolayısıyla böyle bir sorun var. Aileler de belki kalbinde inanç vardır falan diye istiyor sanırım.

Hasılı Müslümanlar da ateistlere cenaze kılmaktan hoşnut değil ki zaten, konuyu bilen bilinçli bir müslüman o cenazeyi kılmaz. Çünkü Allah’a karşı gelen birine şahitlik edip dua etmesi uygun değil.

Yukardaki cevaplarda genelde ateistler açısından bakılmış, ben de Müslümanlar tarafını açıklamış olayım.

Güya maddeledik kısa yazalım diye, yine uzun olmuş istemsizce..:(
-2
epitaf
(20.05.26)
sana hangi hoca el verdi?
0
mikahakkinen
(20.05.26)
bu ülkede cami ve cemevi dışında cenaze merasimi yapılacak bir yer yok. eğer alevi değilsen camiden cenazen kaldırılıyor. bir tür resmi uygulama gibi bir şey olmuş. bir tane video çekip intihar eden adam vardı.. cenazemi tıp fakültesine bağışlayın demişti sanırım ailesi yine camiden kaldırdı. metin uca yaşarken bedenimin yakılmasını istiyorum dedi.. yine camide namazı kılındı.

camimizi kirletiyorsun diyen müslümanlar da biraz sakin olsun çünkü camiler bu ülke vatandaşlarına ait yapılardır.. günü gelir bir savaş sırasında başka amaçla da kullanılabilir. sen cebinden ödemedin sonuçta. ya da devletin cami dışında bir cenaze töreni düzenleme yeri için bütçe ayırmasına okey misin yoksa ona da saldıracak mısın?

kısacası vasiyet etsen bile vasiyetine uyulmuyor ki?
+1
jepa
(21.05.26)
Yeniden cevap verme ihtiyacı hissettim ateist birisi olarak çünkü:

"bu ateistin ölüsünü camiye getirerek camiyi kirlettiniz diyorlar"

Çok iyi ya verdiğimiz vergiler ile imamların maaşı ödenirken camiler yapılırken tamir edilirken iyi o zaten müslümanların hakkı, ama ölümüz camiye girince kirletiyoruz hadi oradan. Benden para almayın o zaman.
+1
peki madem
(21.05.26)
DÜŞÜNCE

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

"Yalnız duyan yaşar" sözü, derler ki, doğrudur
"Yalnız duyan çeker" derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI
-1
🌸mertumursamaz
(22.05.26)
(4)

Kaç saat uyuyorsunuz?

artıküyeolmakistiyorum
Ben 8 saati göremiyorum. En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor. Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 s
Ben 8 saati göremiyorum.
En az 800-900 kalori açık birakarak diyet sürecine girdim, 62 gün oldu. Spor, yürüyüş derken yoruluyorum da ama olmuyor.

Gece 00:30 civarı uyuyorum 5:30-6:30 en geç 7:30 gibi kendi kendime uyanıyorum. Son 62 gündeki maksimum uyku sürem 7.5 saat. Bana asla yetmiyor. Bugün 5 saat 50 dk uyudum mesela şu an gözlerim zor açılıyor. Birazdan kestirebilirim.

Denemediğim şey de kalmadı. Uyumadan 1 saat önce magnezyum bisglisinat, L Teanin hatta Gaba takviyesi alıyorum. Gaba sabah uyandığımda beni sersemletiyor o yüzden her gün almıyorum ama uyku sürem uzamiyor. Glisin aldım bir işe yaramadı. Sleep-good Night temalı bitkisel takviyelerden aldım yok yine aynı.

İlla ki benzer bir sorunu yaşayan ve çözen vardır, vardır değil mi?
Tek sorun kalori açığı olamaz diye düşünüyorum çünkü uykuya dalmakta sorun yaşamıyorum. Aşırı açlık hissetmiyorum.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.05.26)
7-9 saat arasi degisiyor.
10'da yataga giriyorum. erken uyaniyorum.
daha cok uyumak istiyorsan daha erken uyuman lazim.
12:30da mi yataktasin yoksa 9da bile girsen uyuyamiyor musun anlayamadim.
-3
Purple life
(17.05.26)
En az 800-900 kalori açıkla ya platoya girersin ya da bir yerlerden sağlık sorunları çıkmaya başlar. 500 kalori açığını aşmamanı, makrolara aşırı dikkat etmeni öneririm.

Uykudan ani uyanıp bir daha uyuyamamayı karaciğer fonksiyonlarına bağlayan birkaç video seyretmiştim. Ne derece doğrudur bilemem.

Uykuya çekilme saatini öne alman da bir çözüm olabilir.

Benzer sorunlar yaşıyorum. Beyaz gürültü ya da sesli kitap dinlemek, uyuyamama stresine çözüm oluyor, işe yarıyor bende.
0
Mirket
(17.05.26)
900 kalori eksikle besleniyorsan ciddi bir enerji dengesizliği yaşaman normal, uyuduğun süre az değil. Bu kadar agresif kalori açığı bırakmanın olumlu anlamda çalışma ihtimali çok az.
0
kizil karga
(17.05.26)
dün gece 23 gibi uyuyakaldım, 2 gibi uyandım. 3 gibi uyudum ve sabah 8 gibi de uyandım. sonra da 13 gibi tekrar uyuyup 15 civarında uyandım.

rezalet uyuyorum ya.
0
art cat chocolate
(17.05.26)
(3)

Bu kuşlar nereye uçuyor?

messina123
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
Köydeyim yarım saattir balkonda bi kuşu izliyorum. Bir o tarafa bir diğer tarafa uçup duruyor. 2 dk durmadı. Hayır yaptığı bir şey de yok. Fena kuruldum hayvana. Bu kuşlar ne yapmaya çalışıyor?
0
messina123
(17.05.26)
rızkının peşindedir muhtemelen. bu arada siz de yarım saattir onu izlemekten başka bişey yapmamışsınız. bence hayvana kurulmadan önce bunu bi düşünün.
kalt'ta vardı; "kedi hızlı hızlı bir yere gidiyordu, izledim, meğer işi falan yokmuş" diye not defterine yazıyordu; aynı hesap.
+3
lil siztah
(17.05.26)
Abi ben uçabilsem ben de sürekli uçardım uçmak süper bi şey olmalı, kuş da bunun farkına varmış olabilir.
+1
kizil karga
(17.05.26)
Onun uçması sizin oturmanızla aynı gibi. Metabolizması bizden hızlı. Yani çocuklar da hiç bir şey olmasa bile sağa sola koşarlar(dı). Kuşu telefon/tablete alıştırın, o da uçmaz.
-1
yadigar
(17.05.26)
(6)

Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

mertumursamaz
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorilerihttps://youtu.be/OHlxkAePurc?si=_A0y1Pz2dKwfqdtUNeden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?https://youtu.be/UC2FDECQ_Mk?si=TWrb5md1d-IM13mPÖlümsüzlük Bir Sinekle Başladıhttps://youtu.be/B2A6_734rGU?si=ugz92kN01PbmYtfRGerçe
Ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?

İnsan Beyni Klonlanabilir mi? | Gelecek Teorileri
youtu.be

Neden Ölürüz? Ölümsüzlük Mümkün Mü?
youtu.be

Ölümsüzlük Bir Sinekle Başladı
youtu.be

Gerçek Beyinli Dijital Sinek
youtu.be

Sinek Beyni Dijital Dünyaya Aktarıldı!
youtu.be

Peki sizler ne diyorsunuz 10 yıl sonra 50 yıl sonra 100 yıl sonra ölümsüzlük en erken ne zaman bulunur?
-1
mertumursamaz
(17.05.26)
Akp dönemi bittikten sonra inşallah.
+8
kizil karga
(17.05.26)
20 mart 2103 tarihinde bulunur diye düşünüyorum.
+1
fobfilm
(17.05.26)
Sadece bir hayal olarak kalacak.
Asla bir çare bulunmayacak.
yaşlanmayı , cilt kırışıklığını önleyici uygulamalar vs ilaçlar ile ölümle araya mesafe koyduğumuz, ölümden uzak kaldığınızı sandığımız bir inançla kozmetiğe cilt ameliyatlarına para harcamaya devam edilecek .

İnançta asla
şüphe olmaz. Olduğu şekilde kabul edilir.
Bilim ise şüphedir . Yer ve zaman değiştiğinde sarsılmaz denen bilimsel kurallar değişebiliyor.

Zaman geçtikçe artan bir iç gerilim ile Ölümsüzlüğü aramak yerine rahat bir şekilde ölmeye hazırlıklı olmak çok daha güzel yol olmalı bizim için .
0
diyecevaplandı
(17.05.26)
içinde yaşadığın evrenin sonu gelecek ne ölümsüzlüğü ya
0
deranzo1
(17.05.26)
hiçbir zaman. daha genetik saç dökülmesinin bile çaresi bulunamadı.
0
ercu cozer
(17.05.26)
aslında ölümsüzlük bulundu ancak makro-ekonomik dengeler, ekolojik sürdürülebilirlik gibi engeller nedeniyle kitlelerin erişimine henüz açılmıyor. yaşamsal kaynaklar sabit kalırken ölüm oranı sıfırlanır, nüfus çok hızlı artarsa küresel ekosistem 5-10 yıl içinde çöker. bu yüzden ölümsüzlük, bazı elitler haricinde kimsenin bilmediği bir sır olarak kalmaya devam edecek.
-1
co2s2
(18.05.26)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-2
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(2)

Bu ne maçı? Forma ne forması?

64654942
https://ibb.co/1fzPgPdk
0
64654942
(15.05.26)
Beyzbol maçı takım da muhtemelen Seattle Mariners.
0
kizil karga
(15.05.26)
"Detroit Tigers" olabilir
0
Uncle Sam
(16.05.26)
(14)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-11
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)
kendisi 'en iyi mühendis de benim, en iyi ekonomist de benim, her şeyi ben tasarladım' modu olan gerçek bir narsist. Özellikle de arkasındaki binlerce dahi mühendisin, bilim insanının ve teknisyenin emeğini tek bir tweet’le kendi hanesine yazdığında içimden pipimi ye diyorum. gelsin yüzüne de söylerim. höt zöt ederse de tekte alırım kendisini.

hayatı bu kadar irdelemeye ve yerinizi yurdunuzu bu kadar deşelemeye gerek yok. 50 sine yaklaşan biri olarak bir formülde ben vereyim size ;

çalışın, bir işte uzmanlaşın, bu sırada insan biriktirin.
uzmanlaştığınız işte para kazanın.
bir insanla hayatınızı birleştirin, birbirinizi dizayn etmeden beraber yaşamayı öğrenin.
ailenize küçük birini daha katın ve aile kurun.

eğer bu aileyi duygusal ve maddi olarak ayakta tutabiliyorsanız hayatta başarılı birisinizdir. gerçek simülasyon budur.
0
galahad reloaded
(04.06.26)
Simülasyondayız

Bu Dünya Gerçek mi, Simülasyon mu? Planck Sınırı ve Kodun Görünmeyen Duvarları!
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
-1
🌸mertumursamaz
(04.06.26)
Simülasyondayız

CERN'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
0
🌸mertumursamaz
(23.06.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(11)

Moka pot kahvesi lezzetli mi? Almaya değer mi?

?
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iy
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iyi pişirir ama metal tadı verir gibi yorumlara denk geldim. Çelik mi tercih etmeliyim? Yoksa french press ve Türk kahvesi ile devam mı edeyim?
0
?
(12.05.26)
aluminyumda temizlik zor olabiliyor. celik var bende, o daha rahat temizlik icin. tad vs konusunda da bi sikinti yok aluminyumla karsilastirinca

tadi bana guzel geliyor. espresso kadar foamy degil tabi.
0
fakyoras
(12.05.26)
içmeye içilir, tadı da kötü olmaz ama çok gerekli değil bence. bana göre mokapot, filtreden espressoya geçiş türü. az para ile önce filtre kahveye başlarsınız, sonra biraz bütçe ekleyip mokapot, sonra iyi para ayırıp espressoya geçersiniz. bende bu şekilde oldu en azından.

kahveyi nasıl içtiğiniz de önemli. siz mokapotta yapıp su ekleyip americano gibi yapacaksanız anlamsız olur, onun yerine filtreden devam edin derim. sek içecekseniz de zamanında espresso içtiğiniz için hafif kaçabilir. sütle karıştırırım derseniz bir ihtimal olabilir.

illa denemek isterseniz de çelik olanlardan alın. bu aletlerin mantığı çok basit, bir ton para verip bialetti'nin alüminyum olanlarını almaya gerek yok. sadece kap fincanlık alacağınızı doğru seçmeniz lazım. "6 fincanlık (cup) alayım, istersem 2 fincan yaparım" olayı bunlar için geçerli olmuyor. daha az yapmaya çalıştığınızda kahvenin kalitesi düşüyor.

çok kahve içmeyeyim derseniz alternatif olarak kapsüllere yönelebilirsiniz, birim fiyat gereksiz pahalı olduğu için normal espressodaki gibi abart(a)mıyorsunuz. bunların makineleri de ucuzdu bi ara, son durumu bilmiyorum tabi.
0
shadowfollower
(12.05.26)
alın gitsin pişman olmazsınız.

espressoya yakın. kahvesini mochaya göre biraz daha iri tanecikli çekince daha güzel oluyor.

temizliği de arada sirkeyle kaynatırsınız bişe olmaz.
0
kveldulv
(12.05.26)
Çelik alacaksan Bialetti Venüs öneririm.
0
kizil karga
(12.05.26)
Tek fincanlık Bialetti'm ile mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz.
Gelen olursa diye de iki fincanlık olanı kenarda bekliyor.

Memnunum.
0
Mirket
(12.05.26)
Birkaç hafta önce bana hediye geldi, hep istiyordum almayı. Tadı güzel bence, taze çektiğiniz kahveyle yapınca özellikle. Bir de kahveyle uğraşmayı seven insan için aktivite gibi geliyor. Alın gitsin +1
0
sparky
(12.05.26)
Ne aradığınıza bağlı, elbette yüksek basınçlı tam otomatik makinalar kadar aromalı bir espresso çıkmıyor ancak filtre kahve gibi de değil. İkisinin ortası gibi düşünün işte.

Yalnız mocha pot alırken birçok kişi 4 fincanlık alayım lazım olur falan diye düşünebiliyor, öyle çalışmadığını söyleyeyim. 4 fincanlık potta 1 fincanlık içecek yapamazsınız. Kaç kişilik kullanım düşünüyorsanız o boyda alın. Tek kişi duble içecekseniz 2 fincanlık alın örneğin. Bialetti güzel.
+1
akhenaten
(12.05.26)
Espresso kadar zengin değil ama gayet iş görüyor. Özellikle sütle içiyorsanız, fark az. Sade içiyorsanız daha yavan, daha sıvı gelecek. 15 bar makine espressosunun köpüğü daha kalın, daha zengin bir tadı var.

Biz espresso makinemiz bozukken yenisini alana değin moka pot gayet iş gördü. Piknik, seyahat vs. durumlarda da iş görüyor.
0
yadigar
(12.05.26)
Evde gercek anlamda bir espresso makinesi ve onun 30 bin ayari zamani terazisi suresi temizligi ile ugrasmak istemedigim icin, gercekten yogun bir kahve istedigim zaman mokapot'ta yapiyorum ve son derece tatmin ediyor beni. ama mokapot'da sorunsuz dusunmeden kahve uretmiyor onun da bir "sanat"i var.
0
compumaster
(12.05.26)
Ben moka pot kullaniyorum, alt kismini ve kahve konulan haznesini her kullanimdan sonra, üst kismini 2-3 kullanimdan sonra sudan geciriyorum, baska bir sey mi yapmam gerekiyormus, sasirdim.
Bialetti alüminyum var 7-8 senedir, gidiyor yani.

Onun disinda kendi cekirdeklerimi cekmeye basladigimdan beri tadi cok cok daha güzel gelmeye basladi ve kesinlikle iri taneli cekmek, hazneyi tam doldurmamak vs fark ediyor. Hangi cekirdek oldugu da fark ediyor bence baya.

Neyse ben memnunum ama hic espresso makinam olmadi o yüzden karsilastirma yapamayacagim.
0
kuehles blondes
(12.05.26)
Bence cok lezzetli fakat aluminyum oluyor moka potlar. Bialetti dahil. Alimunyumun gida ile temasi ozellikde ısı varsa uzak durmaya calistigim bir durum
0
narod
(14.05.26)
(7)

Bahcemde kedi dogurmus, anne beslemiyor

narod
Neyle besleyebilirim yavrulari?
Neyle besleyebilirim yavrulari?
0
narod
(11.05.26)
Sulandırılmış süt verebilirsin ama sulandırılmış olsun sek süt verme sulandırarak ver, sulu süt.
0
kizil karga
(11.05.26)
biberonla verilen kedilere özel süt tozları var, yalnız kahve süt tozu değil karıştırmayın. royal canininkiler iyidir.

www.hepsiburada.com
+2
eja
(11.05.26)
Etrafinda yeni dogum yapmis anne kedi varsa ve emziriyorsa getirebilirim. Belki anne kabul eder.
Anadolu Yakasinda'yim
Ben beslemeye basladim siringa ile ama ne kadar etkili olur bilmiyorum tabi
0
🌸narod
(11.05.26)
kendileri yemek yiyecek çiğneyecek kıvama geldiyse yavru kedi maması olur. henüz süt emme aşamasındaysa royal canin kedi sütü tozu lazım. normal sütler ile sağlıklı olmaz.
+2
orpheus
(11.05.26)
benzer şekilde beslemeye niyeti olmayan bir anne vardı bende de. ilgilenecek kadar yaklaştırıyorsa ve vaktiniz varsa, ara ara anneyi yaş veya ödül mamasıyla oyalayıp, bebeklerin olabildiğince emmesini sağlamak en güzeli olur.
yakındaki bir pet shop veya veteriner'den yenidoğan mama seti alabilirsiniz. içinde ölçü kabı, biberonu vs oluyor. süt ishal edip, kötüleşmelerine sebep olabilir; çok mecbursanız, laktozsuz sütü sulandırabilirsiniz. enjektörle beslerken de dillerinin üzerine damla damla bırakmaya özen gösterin, yoksa ciğerlerine kaçabilir mama. kolay gelsin.
0
lil siztah
(11.05.26)
Piyasadakilerin çoğu işe yaramıyor. Biz en çok faydayı şundan gördük:

www.royalcanin.com
0
yadigar
(11.05.26)
yeni doğduğundan emin misin, belki yeterince anası beslemiştir zaten.
0
antihero
(12.05.26)
(3)

osmanlıca burada ne yazıyor?

the turko
başta arapça sandım ama osmanlıca dediler. okuyabilen yazarsa sevinirim.https://hizliresim.com/2ltt3ka
başta arapça sandım ama osmanlıca dediler. okuyabilen yazarsa sevinirim.
hizliresim.com
0
the turko
(10.05.26)
"İmam hatipler kapatılsın" yazıyor.
-1
kizil karga
(10.05.26)
İlgili facebook gruplarına atarsanız orada daha yetkin cevaplar gelebilir.
+1
biravekahve
(10.05.26)
daha iyi fotograflarini cekip gpt'ye atin, okur rahatlikla. bu fotograftan dua oldugunu soyledi ama okuyamadi
0
lanc
(11.05.26)
(1)

Bu enerji olayı mı oluyor?

egerbiryolcu
Mesleki olarak nihayet beklediğim şeyi basarinca kendim için bir kolye almıştım. Hem figürünü çok beğendiğim için hem de bir anlam yüklemiştim. Dünya figürü bu arada. Arada bir takıyorum kolyeyi ama kimse de iltifat etmedi. Hani çevrenizde olur ya bazen her şeyinize dikkat edip bir şeyler öven insan
Mesleki olarak nihayet beklediğim şeyi basarinca kendim için bir kolye almıştım. Hem figürünü çok beğendiğim için hem de bir anlam yüklemiştim. Dünya figürü bu arada. Arada bir takıyorum kolyeyi ama kimse de iltifat etmedi. Hani çevrenizde olur ya bazen her şeyinize dikkat edip bir şeyler öven insanlar. Onlar etmedi yani. Sadece, demek ki normal gözüküyor diye düşündüm. Bugün bir mağazada kasada çalışan bir kişi siparişimi alırken kolyeniz çok güzelmiş, anlamı ne diyince hem çok mutlu oldum hem de garipsedim. Yani sadece kolyeniz güzelmiş de diyebilirdi. Anlamını da sorunca sanki bunu hissetmiş gibi bir durum oluştu.

Acaba ben bu duruma ve kolyeye içten içe küçük bir sorgulama yapınca birileri bu enerjiyi hissetti ve sadece görevini mi yaptı,

Yoksa kolyenin simgesinin ne olduğunu anlamadıgi için mi sordu :d
-2
egerbiryolcu
(09.05.26)
Tesadüf.
+7
kizil karga
(09.05.26)
(8)

Titreşimli egzersiz platformu (vibration plate) kullanan var mı?

pembe nohut
Memnun kaldınız mı? Herhangi bir faydası olduğunu düşünüyor musunuz? Ayrıca herhangi bir zararı olduğuna inanıyor musunuz? Özellikle omurga problemleri yaşattığıyla ilgili pek çok yorum okudum. Aşırı uçuk olmamak kaydıyla hangi markayı önerirsiniz?Edit: Ben kilo vermek için değil de popo ve bacak ka
Memnun kaldınız mı? Herhangi bir faydası olduğunu düşünüyor musunuz? Ayrıca herhangi bir zararı olduğuna inanıyor musunuz? Özellikle omurga problemleri yaşattığıyla ilgili pek çok yorum okudum. Aşırı uçuk olmamak kaydıyla hangi markayı önerirsiniz?

Edit: Ben kilo vermek için değil de popo ve bacak kaslarını çalıştırma amacıyla kullanmak istiyorum.
0
pembe nohut
(08.05.26)
Bilimsel çalışmalara bakmak lazım.

İlk bakışta pazarlama hilesi gibi duruyor. Pasif olarak yani titreyen bir plakanın üstünde durarak zayıflanmaz. Ha dengesiz, titreyen bir zeminde dik durabilmek için kaslar normal duruşa göre biraz daha fazla kasılıp enerji harcar belki ama ölçülebilir bir fark çıkacağını sanmam. Yürüyüş yapın, diyet yapın, her gün 40-50 tane şınav çekin daha iyi.
0
orient blue
(08.05.26)
omurga problemleri için gittiğim fizyoterapist kullandırıyor (üzerinde duvardan iplere tutunup ileri gidip gelme ve tek ayak üzerinde diğer dizi yukarı çekerken dengede kalma). zararlı olduğuna dair bir şey söylemedi ama sadece bu iki hareketi yapıyorum.
0
inheritance
(08.05.26)
mucize beklemeden kullanılabilir, bazı hareketler var dengede kalmaya çalıştığınız onlarla belki bir artı faydası olabilir.
0
duyurukullanıcısı
(08.05.26)
Abim çok seneler evvel öküz parasına powerplate aldı. Hatta taşıyanlar bellerini incitti.
Çeşitli denemeler, teknikler ve yıllar akabinde işe yaramadığına kanaat getirip attılar bir kenara.
0
yadigar
(09.05.26)
Yanlış anlamayın ama insanlar sizin istediğiniz popo ve bacak kaslarını çalıştırmak için onlarca kiloyla ağırlık çalışıyorlar yine sonuç alan oluyor ya da olamıyor çalışmayı doğru yapıp yapmadıklarına göre, bahsettiğiniz makineler bu anlamda çöp bile değil çöp bile geri dönüşümde falan bi işe yarayabiliyor.
0
kizil karga
(09.05.26)
Ben kas yapmak istemiyorum, çalıştırmak dediğimde bunu anladınız sanırım. Lipödem hastasıyım. Kuru fırçalama bile epey rahatlatıp ağrıyı azaltırken bu aletin de gayet faydalı olacağını düşünüyorum açıkçası. Derdim zaten ağrı hafiflesin, görünüm biraz iyileşsin sadece.

Bununla ilgili hakemli dergilerde yayınlanmış makaleler de gördüm, bahsettiğim açıdan faydası olduğunu kanıtlayan birçok çalışma mevcut. Yine benzer şekilde lipödem için kullanan kadınların videolarıyla dolu internet ve hem bu kadınlar hem de bilim insanları toplu delüzyon içerisinde değildir sanıyorum.

Diğer hususlar için işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum ve ilgilenmiyorum da, Ekşi Sözlük'te fayda gördüğünü söyleyen çok fazla insan var ama dediğim gibi amacım zayıflamak ya da kas yapmak değil zaten.
0
🌸pembe nohut
(09.05.26)
Hocam verilen her cevapta "aslında ben şu nedenle soruyorum" şeklinde yeni bir güncelleme yapıyprsunuz, en başta benim lipödem sorunum var o nedenle soruyorum deseniz ona göre cevap veririz, bu tür sorular eğer içerik net değilse kilo vermek ya da kas kazanmak için soruluyor biz de o nedenle böyle cevaplar veriyoruz. Lipödem kısmına gelirsek, onun için de bir işe yaramaz.
0
kizil karga
(09.05.26)
Ben genel olarak tüm kullananların yorumunu almak istedim, o yüzden aşırı detay vererek yazmadım. Amacım yalnızca ama yalnızca bir süre kullanmış olanların görüşlerini okumaktı. Teşekkür ederim cevabınız için. O kullanıcı deneyimleri, onlardan da ziyade tıp makaleleri falan hepsi çöp diyorsunuz o zaman? Yazık, bir sürü insan o kadar uğraşıp onlarca vaka incelemiş ve araştırma yapıp bir sonuca varmışlar. Belli ki beyhude çabaymış hepsi, çok yazık.
0
🌸pembe nohut
(09.05.26)
(6)

Almanya’dan kargo gümrüğe takılır mı?

thin capitalization
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
0
thin capitalization
(07.05.26)
On binlerce lira ödersiniz. Göndermesin. Yolcu beraberinde getirin/getirsin.
+1
orient blue
(07.05.26)
30 euro üzeri her şey gümrüğe takılır, onu da bireysel olarak gümrükten çekemezsin mali müşavir va aracılığıyla alırsın, onun maliyetini de kargo değeri*10 gibi hesapla.
-2
kizil karga
(07.05.26)
İsterse 1 Euro olsun çöp bile getiremezsiniz yurtdışından

Akp ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum
+3
topkapiaksaray
(07.05.26)
@kızıl karga, son düzenlemede 30 euro limiti sıfırlandı; artık tüm gönderileri ancak aracı çekebiliyor.
+3
lil siztah
(07.05.26)
O kadar oldu mu ya vay anasını.
0
kizil karga
(07.05.26)
40-50 bin civarında gümrükçü beyan masrafın çıkar.
0
gercekdunya
(09.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
(1)

Hesabı Dondurup Geri Gelince Karma Puanı Sıfırlanıyor mu?

halitkin
Soru başlıkta, daha önce sorulduysa affola.
Soru başlıkta, daha önce sorulduysa affola.
0
halitkin
(05.05.26)
Yok sıfırlanmaz ama hesabı açtığın gün (güncelleme sonrası açtıysan) gözükmez sadece, ertesi gün geri gelir.
0
kizil karga
(05.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.