Giriş
(6)

hicri takvimden mi? niye böyle?

kibritsuyu
efendim şimdi bildiğiniz gibi dün mevlid kandili idi. hz. muhammed'in doğumgünü yani. fakat şöyle bir şey var ki, hz. muhammed'in doğumgünü aslında 12 rebîulevvel, yani 2008 yılında 20 mart'a denk gelen bir tarih. yani aslında bugün. ama dün geceden kutlanmaya başlıyor. daha önce babaannemden de duy
efendim şimdi bildiğiniz gibi dün mevlid kandili idi. hz. muhammed'in doğumgünü yani. fakat şöyle bir şey var ki, hz. muhammed'in doğumgünü aslında 12 rebîulevvel, yani 2008 yılında 20 mart'a denk gelen bir tarih. yani aslında bugün. ama dün geceden kutlanmaya başlıyor. daha önce babaannemden de duymuştum. bir perşembe akşamı babam içki mi içecekti neydi, "bugün cuma gecesi, içme" gibi bir şey demişti. "babaanne yok bugün perşembe" falan dediysem de dinletememiştim.

acaba hicri takvimde günler akşamdan akşama, yani şimdiki gibi 00:00'dan 23:59'a kadar değil de 18:00'den 17:59'a kadar falan mı sürüyor? ya da bunun gibi bir şey mi? (mesela güneşin batışından güneşin batışına kadar falan gibi) nedir bunun aslı?
0
kibritsuyu
(20.03.08)
Cuma'ya bağlayan geceye, Cuma gecesi denir hep. Ama inan sebebini bilmiyorum.
0
cedilla
(20.03.08)
Gün güneş battıktan sonra sona eriyor inanca göre, ertesi gün de güneş tekrar doğunca başlıyor ve batınca bitiyor. bu bakımdan güneş battıktan sonraki gece bir sonraki günün gecesi kabul ediliyor.
0
skipper
(20.03.08)
yani bu durumda güneş batana kadar hala kandil öyle mi? daha doğrusu asıl kandil dün akşam güneşin batışı ile bu akşam güneşin batışı arasında kalan süre mi?
0
🌸kibritsuyu
(20.03.08)
Aynen öyle...
0
armudun sapi uzumun copu
(20.03.08)
o yüzden ki ramazan 20 martta başlıyorsa 19 mart akşam teravih kılınır. bayram 20 nisandaysa 19 nisan, yani bayramdan bi önceki günün akşamı teravih kılınmaz.

bizde gündüz-gece şeklindeyken, hicri takvimde gece-gündüz şeklinde. yani akşam gün başlar. ertesi akşam güneş batınca biter.
0
efruz
(20.03.08)
Musevilerde de sebat gunu cumartesidir ama bizim anlayisimizla cuma gecesinden baslar.
0
wpi
(20.03.08)
(3)

Kedilerin çiftle$me ya$i

dengesiz pamuk
Merhaba,temmuz 2007 dogumlu di$i bir iran kedimiz var. 8 aylik diyebiliriz yani. Kedimiz icin 8 aylikken ciftle$mek erken diyebilir miyiz? di$i kediler dogumlarindan ne kadar sure sonra ciftle$tirilmelidir?
Merhaba,

temmuz 2007 dogumlu di$i bir iran kedimiz var. 8 aylik diyebiliriz yani. Kedimiz icin 8 aylikken ciftle$mek erken diyebilir miyiz? di$i kediler dogumlarindan ne kadar sure sonra ciftle$tirilmelidir?
0
dengesiz pamuk
(19.03.08)
hem size, hem bu soruyu soranlara genel bir cevap olsun. kediniz vauuuvv maauvaaaaauuu diye bağırıyorsa olmuştur o. çiftleşebilir. "daha yavru" diye düşünmeyin.
0
kibritsuyu
(19.03.08)
bence biraz dusunmenizde fayda var kediniz daha kendi gelişimini tamamlamış degildir . iş bu sebepten en az 1,5 yaşına kadar bekleyin .
0
dodocan
(19.03.08)
8 aylik dogum oldukca erken. Dodocan'a 1,5 yil konusunda sonuna kadar katiliyorum. Haaa 8 aylikken de dogum yapabilir ama olu yavru sayisi ve ihtimali daha yuksektir. Dogum, yavrularin bakimi kucuk anne icin zor olacaktir. Insandan ornek verirsek, misal 14 yasinda da dogum yapanlar var. En az 2 kizginlik surecini atlatip, ucuncude onericem dogumu.
Imza: Cocuklugundan beri sayisiz kediyle hasir nesir olmus ve onlarca kediye ebelik yapmis biri.
0
pyro clustic flow
(19.03.08)
(1)

cep telefonu melodisi nakaratlı şarkı

weeping guitar
evet efendim, bu şarkıyı son zamanlarda her yerde duyuyorum, hakkında verebileceğim tek bilgi nakaratının cep telefonu melodisi şeklinde olduğu, ha bir de ekleyeyim, en son dün akşam tv8'de yayınlanan sinema programında arka planda çalınırken duymuştum.
evet efendim, bu şarkıyı son zamanlarda her yerde duyuyorum, hakkında verebileceğim tek bilgi nakaratının cep telefonu melodisi şeklinde olduğu, ha bir de ekleyeyim, en son dün akşam tv8'de yayınlanan sinema programında arka planda çalınırken duymuştum.
0
weeping guitar
(18.03.08)
eskiden panasonic gd90 melodisinin üstüne dıptıs eklenerek yapılmış bi şarkı vardı. acaba yine onu mu ısıtıp önümüze koydular?
0
kibritsuyu
(18.03.08)
(12)

hakeme itiraz

tabudeviren
1) futbolcular hakeme itiraz ettiğinde hakemin "aaa! evet, haklısınız.. kararımı geri alıyorum" dediği oluyor mu? yoksa futbolcular sırf karşı çıkmak, kabullenmemek için mi itiraz ediyor?2) belirsiz pozisyonlar için (örn. topun çizgiyi geçip geçmemesi) neden kameralı bir sistemi yapılmıyor? hemen or
1) futbolcular hakeme itiraz ettiğinde hakemin "aaa! evet, haklısınız.. kararımı geri alıyorum" dediği oluyor mu? yoksa futbolcular sırf karşı çıkmak, kabullenmemek için mi itiraz ediyor?

2) belirsiz pozisyonlar için (örn. topun çizgiyi geçip geçmemesi) neden kameralı bir sistemi yapılmıyor? hemen orada müdahale edilip doğru karar verilse kötü mü olur?

elbet birisinin aklına gelmiştir bunlar. bir yoklayayım sizi..
0
tabudeviren
(17.03.08)
:) bence reflekten oluyor o itirazlar, henüz hiç rastlamadım "aa evet haklısınız" diyen hakeme, ömrümün tribünlerde geçmesine rağmen:)
0
baoks
(17.03.08)
"aa evet haklısınız" dedi mi bilmiyorum ama bir maçta golün skorbord'tan silindiğini biliyorum.
0
fredi
(17.03.08)
Kameralı sistemler falan filan futbolun ruhuna aykırı bulunuyor otoriteler tarafından. Sadece kamera değil, sahadaki hakem sayısı da artırılabilir, maçtan sonra posizyonlar hakkında karara da varılabilir vs. vs. Son zamanlarda çizgiyi geçince öten toplar falan yapılmaya başlandı ama kimsenin "oo süper buluş laan" dediğini sanmıyorum.

Futbolun kanında var hatalar.
0
fredi
(17.03.08)
özetlerde falan izlerken anlatan kişiler genelde "itirazlar tabii ki kararı değiştirmiyor" gibi laflar ederler. bence itiraz sadece tepkiden. karar değiştirme olayında ise sadece yardımcı hakemler(4. hakemi bilmiyorum) etkili olabiliyor, tsl'de bi maçta görmüştüm yan hakemin uyarısıyla karar değiştirildiğini. ama tabii takdir orta hakemde olduğu için yan hakem bikini giyse bile karar değişmeyebilir. sadece futbolcular itiraz ederken yan hakemi gösterirler : )
0
infernal majesty
(17.03.08)
şöyle oluyor. diyelim hakem haksız bir penaltı kararı verdi. futbolcular yoğun bir şekilde itiraz ediyorlar. hakem penaltıyı verdikten sonra "aa evet lan doğru söylüyosunuz penaltı değil galiba" diyip kararı geri almaz. ama futbolcunun itirazı ve baskısı, hakemi kendi içinde "lan penaltı değil miydi acaba. çocuklar haklı galiba" diye düşünmeye iter. penaltıyı vermiş bulunduğu için geri alamayan hakem vicdan yapar. rakip takım aleyhine de salak bir penaltı, kabak gibi ofsaytı vermeme gibi saçma kararlar verip vicdanını rahatlatmaya, haksızlığı ortadan kaldırmaya çalışabilir.
0
kibritsuyu
(17.03.08)
itiraz eden değil de mesela faule maruz kalan adam yok hayır bişiy yok derse (bir kaç kez duymuştum fair play ödüllerine bkz) hakem vazgeçebiliyor.
0
darknum
(17.03.08)
1) hakeme itiraz bilinçli bi şey değil. bi sonuç getireceğinden fln değil yani. tamamen refleks. hakemin de oyuncunun itirazıyla verdiği kararı değiştirmesi gibi bir durum olmaz. yardımcılarına danışıp değiştirebilir en fazla.

2) bunun en büyük sebebi oyunun sürekli itirazlarla durdurulmasını engellemek. böyle bi sistem gelirse ota boka hadi kayıtlara bakalım demesinler diye sıcak bakılmıyor.
0
sijwocaq
(17.03.08)
2) Şöyle bir sistem varmış:
topics.nytimes.com
0
ermanen
(17.03.08)
1. kibritsuyu'nun dediklerine aynen katılıyorum. tabii bir de oyuncuların 90 dakika boyunca fiziksel kapasitelerinin %100'ünü kullanarak yaptıkları bir şey bu futbol oynamak. yorgunluk, tam konsantrasyon, vücuttaki yüksek adrenalin ve daha başka bir takım salgılar sayesinde haksız addettiğiniz bir karara karşı tahammül eşiği azalıyor. bu da işin psikoloji ve insan anatomisiyle ilgili kısmı. halı saha maçı yapanlar bilirler, en yakın arkadaşlar bile ipe sapa gelmez durumlarda birbirlerine girip papaz olabiliyorlar o durumda.

2. bence 90 dakika sonrası, bir sonraki maça kadar olan kısımda dönen goldü-gol değildi, ofsayt mıydı değil miydi geyikleri işine geliyor futbol endüstrisinin ve yönetiminin. baktığımız zaman futbol özü itibariyle çoğu zaman diğer bazı spor dallarına kıyasla o kadar da heyecanlı, spektaküler olamayabiliyor (ben diğer çok ilgi duyduğum nba'le kıyaslıyorum mesela). bu tarz tartışmaların, kamplaşmaların vs. ilgiyi ayakta tuttuğu göz önüne alınarak bu tartışmaları giderebilecek bazı önlemleri özellikle almıyorlar diye düşünüyorum.
0
hulleci
(17.03.08)
hakeme itiraz kararı 180 derece değiştirmez ama karara yeni şeyler katabilir. mesela ekran başında şahit olmuşsunuzdur futbolcular öyle bir itiraz eder ki bazen. hakem kart çıkarmayacağı halde kart çıkarır. bu seneki kayserispor-fenerbahce maçında edu'ya çıkarılan sarı kartlardan biri böyledir mesela. pozisyonun sarı kart gerektirip gerektirmediği önemli değil burada hakemin diğer futbolculara boyun eğmemesi önemli ama oluyor işte arada.
0
baldur
(18.03.08)
bir sonraki kararı etkilemeye binayen oluyor bu itirazlar istem dışı olsa da.ayrıca basketbolda sert itirazlar karar değiştirdiğini çok görüdm.futbol böyle ahlaksız bir şey işte, her şeye itiraz.
0
x factor
(18.03.08)
topun çizgiyi geçip geçmediğini elektronik olarak belirleyen bir sistem gelecek ilerde. hakem kararlarına teknolojinin katılması ilk bu şekilde olacak. sadece gol mü değil mi görebilmek için.
0
pispinti
(18.03.08)
(4)

seslendirme - dublaj

samaras8
türkiyede dizi film vs... seslendirmelerini yapan insanları nasıl bulabilir tanıyabilirimmisal yani süngerbob veya yıldıztozu filminde michelle pfeiffer vs...
türkiyede dizi film vs... seslendirmelerini yapan insanları nasıl bulabilir tanıyabilirim
misal yani süngerbob veya yıldıztozu filminde michelle pfeiffer vs...
0
samaras8
(16.03.08)
dublajcilar.com
var mesela.ama öyle ayrıntılı mıdır bilmem.
0
aynali
(16.03.08)
frant1c
(16.03.08)
sünger bob'un eski sesi murat prosciler. yeni sesinin kim olduğunu bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(16.03.08)
gerçekten bu benim de merakım. aslında bir çoğunu internetten araştırıp bulmuşluğum mevcut(dublaj konusunda biraz takıntılıyım) animasyon disney ve pixar yapımlarının çoğunu imaj stüdyoları hallediyor. genelde ses yönetmenliklerini de volkan severcan yapıyor takip ettiğim kadarıyla. ama senin isimleri öğrenip internetten tek tek araman gerek. o şekilde yaparsan bulabilirsin. en azından kim oldukları ve biyografilerine ulaşabilirsin, seslendirme org'du sanırım byle sayfalar hazırlamışlar.
ben alaaddin'deki padişahı seslendireni merak etmiştim mesela. filmin sonuna kadar izlersen en son saniyelerde seslendirenler geçiyor. sezai aydınmış. sonra internette araştırdım biraz, şehir tiyatrolarında oyunculuk yaptığını öğrendim. saatlerini yerini felan öğrenip, "hadi öldürsene canikom"(aziz nesin) oyununa gitmiştim.bu da böyle bir anımdır :P
0
sosyete kizi suzan
(17.03.08)
(2)

Kredi karti ile alinan teslim edilmemi$ urunu iade etmek

dengesiz pamuk
Merhabalar,kredi karti ile 12 ay taksit yaptirarak elektronik bir urun aldim. fakat teslim icin geldiklerinde bir alt model urun gelmi$ti. hemen firmayi arayip goru$tugumde bana gelen urunu servisin kurmasini ve istedigim model geldiginde teslim edilirken kurduklari urunu alacaklarini soylediler. be
Merhabalar,

kredi karti ile 12 ay taksit yaptirarak elektronik bir urun aldim. fakat teslim icin geldiklerinde bir alt model urun gelmi$ti. hemen firmayi arayip goru$tugumde bana gelen urunu servisin kurmasini ve istedigim model geldiginde teslim edilirken kurduklari urunu alacaklarini soylediler. bende istemedigim bir urunu teslim alip kullanmak istemedigimi belirterek gelen urunu kurdurmadan aynen geri gonderttim.

firmayla ilk goru$memde aradigim urunun ellerinde oldugunu belirttiklerinden dolayi kredi kartimla almi$tim. fakat teslim gunu yanli$ urun getirdikleri zaman istedigim urunun stoklarinda olmadigini soyleyip bana yeni bir teslim tarihi verdiler. fakat taahhut edilen tarih uzerinden 2-3 gun gecmesine ragmen hala urun tarafima teslim edilmedi.

Firmanin sorumluluklarinin farkindaymi$ gibi davranmadigini du$undugum icin urunu almaktan vazgectim artik ve daha urun elime bile gecmeden iade etmek istiyorum.

iade konusunda bana herhangi bir zorluk cikarilir mi? ayrica kredi kartima para iadesi ne $ekilde yapilacak? yani hesabimdan cekilen tutarin tumu ayni anda geri mi yatmi$ olacak?
0
dengesiz pamuk
(15.03.08)
son maddeye cevap vereyim. ürünü alıp para iadesi yapacaklarını düşünürsek, eğer taksitle aldıysan parayı da taksit taksit iade ederler. yani kredi kartı ekstrende hem o ürün için taksit ödemesini, hem de aynı taksidin (eğer kredi kartının ödeme dönemini geçirdiysen bir öncekinin) iadesini görürsün. yani yapılmış taksit iptal edilmiyor. aynen çıkıp, aynen geri giriyor.
0
kibritsuyu
(15.03.08)
İade ettiysen parayı da hemen kredi kartına iade ediyorlar, şu ana kadar farklı online alışveriş sitelerinde iade işlemi yaptırdım ve ödemeyle ilgili bir sorun yaşamadım. Taksitli olunca kibritsuyu'nun da dediği gibi, ekstrende eksi harcama şeklinde gözüküyor iade ( online bankacılık kullanıyorsan eksi harcama kırmızı rakamla oluyor) ve aylık düşüyor.
0
pyro clustic flow
(15.03.08)
(8)

Bes kirmizi kart ve hukmen maglubiyet

petekdoku
Bir futbol takiminin oyuncularinin eger 5 tanesi kirmizi kart gorurse(takim sahada alti kisi kalirsa) sonuc ne olursa olsun o takimin 3-0 hukmen maglup sayilacagini biliyoruz. Diyelim ki bir macta bir takimin 4 dort oyuncusu kirmizi kart gordu ve o takim maca 7 kisi devam ediyor. Bu sirada bu takimi
Bir futbol takiminin oyuncularinin eger 5 tanesi kirmizi kart gorurse(takim sahada alti kisi kalirsa) sonuc ne olursa olsun o takimin 3-0 hukmen maglup sayilacagini biliyoruz.

Diyelim ki bir macta bir takimin 4 dort oyuncusu kirmizi kart gordu ve o takim maca 7 kisi devam ediyor. Bu sirada bu takimin yedek kulubesinden bir oyuncusu bir sekilde terbiyesizlik yapti ve kirmizi kart gordu. Yani sonucta gosterilen kart sayisi 5 oldu ama sahadaki oyuncu sayisi hala 7. Bu durumda o takim hukmen maglup sayilir mi?

(Eger gozumden kacmadiysa fifa'nin 136 sayfalik kurallar olayinda boyle bir durumdan bahsedilmemis. Bir bilen varsa soylesin de, beynimiz bayram etsin.)
0
petekdoku
(13.03.08)
cevabını bilmiyorum ama yazdığınız açıklamadan yola çıkalım. o kurallar kitabında "aynı takım oyuncularının beş tanesi kırmızı kart görürse" mi diyor, "sahada bulunan oyuncuların beş tanesi kırmızı kart görürse ve takım sahada altı kişi kalırsa" mı diyor? yani öncelikli olan hangisi? yani özellikle belirtilmiyor olsa bile o kural maddesini anlatan cümleden bunun mutlaka anlaşılıyor olması lazım.
0
kibritsuyu
(13.03.08)
Kesin cevabı bilmemekle beraber kendi düşüncem şu yönde:yedek de olsa takımın oyuncusu olduğuna göre o oyuncu,totalde 5 kırmızı ya ulaşıldığı an otomatikman o takım hükmen yenik sayılır.yani sayılmalı.Evet mantık bunu gerektiriyor :)
0
villeneuve
(13.03.08)
üşenmedim buldum, açtım okudum.

fifa, sahada oynayan 11 kişiye "player", yedeklere ise "substitute" diyor. ve diyor ki:

"Subject to the overriding conditions of Law 3, the minimum number of players in a team is left to the discretion of member associations. The Board is of the opinion, however, that a match should not continue if there are fewer than seven players in either team."

yani diyor ki: "sahada oynayan oyuncular (player demiş. seven players) yedi kişinin altına düşerse maç durdurulur". olay kırmızı kart olsun, başka bir şey olsun fark etmiyor. önemli olan sahada oynayan oyuncuların en az yedi kişi olması. bu durumda yedeklerden birinin yedek kulübesindeyken kırmızı kart görmesi maçın durdurulmasına, yani hükmen mağlubiyete sebep değil. maç devam eder. sadece yedekler bir kişi eksilir.

ayrıca hükmen mağlubiyet de dememiş. maç devam edemez demiş. hükmen mağlubiyetle ilgili bir şey göremedim. acaba maç durdurulup da tekrar mı ediliyor, yoksa oyuncuları yedinin altına düşen takım hüken yenik mi sayılıyor bilemedim.
0
kibritsuyu
(13.03.08)
2004 yilinda oynanan samsunspor besiktas macinda, besiktas 5 kirmizi kart gorunce, mac bitirilmis ve besiktas hukmen maglup ilan edilmisti. yani macin tekrari olmuyor bu durumda.
0
🌸petekdoku
(13.03.08)
gereksiz bilgi:
diyelim maç 5-1 gibi bir skorken mağlup takim 5 kırmızı kart görür de 6 kişi kalırsa 5-0 biter.
0
os
(13.03.08)
peki diyelim ki bizim takım 5-0 önde ve maçın bitimine 10 dakika kaldı.. ama bu esnada bir kırmızı kart daha gördük ve kırmızı kart sayısı 5 oldu.. ne olacak? biizm devam etmek istiyoruz 6 kişi belki.. olamaz mı?
0
kimyon
(13.03.08)
@kimyon: şöyle diyor fifa:

Minimum number of players:

If the rules of a competition state that all of the players and substitutes must be named before kick-off and a team begins a match with fewer than 11 players, only the players named in the starting line-up may complete the 11 upon their arrival.

In the opinion of the International F.A. Board a match shall not be considered valid and shall be abandoned by the referee if fewer than seven players remain on either team.

However, if a team has fewer than seven players because one or more players has deliberately left the field of play, the referee is not obliged to stop the match and the advantage may be played. In such cases, the referee should not allow the match to resume after the ball has gone out of play if a team does not have the minimum number of 7 players.

yani anladığım kadarıyla maç başlamadan önce 7 oyuncudan azsa, kulübedeki yedekler eklenerek sayı tamamlanabiliyor. maç oynanırken 7 kişinin altına düşerse, f.a. board dedikleri neyse onlar diyor ki maç durdurulur.

ama son paragrafta da diyo ki; f.a. board böyle diyor ama hakem de 7 kişinin altına düşünce maçı durdurmaya mecbur değildir. 7 kişinin altında da olsa maçı devam ettirebilir.

yanlış anlamışsam düzeltin lütfen.
0
kibritsuyu
(13.03.08)
bir takımın sahadaki 5 oyuncusu kırmızı kart görünce bu disiplin suçuna giriyor. sezon içerisinde bir kez daha tekrarlanırsa takım küme düşürülüyor. o yüzden "biz devam etmek istiyoruz 6 kişi" denemiyor.

trabzonspor bu olayın kıyısından dönmüştü. sezon içinde bir maçta seyirciler yüzünden maç tatil edildi, hükmen mağlup sayıldılar. daha sonra sezon sonuna doğru bir maçta 4 kişi atıldı sanırım trabzon'dan.. 1 kişi daha atılsaydı takım küme düşecekti.
0
pispinti
(13.03.08)
(9)

Arjantin'in en ünlü şeyi nedir?

derectus
Arjantine giden birisinden "gelirken bana .... getir" cümlesindeki boş yeri doldurunuz.
Arjantine giden birisinden "gelirken bana .... getir" cümlesindeki boş yeri doldurunuz.
0
derectus
(13.03.08)
milli takım (veya boca veya river) forması
0
ezeriko
(13.03.08)
maradona diyeceğim ama saçma olacak
0
elinherifi
(13.03.08)
Bu adamlarin bildigim kadari ile malbec uzumunden yapilan saraplari cok meshur. Ayrica bardaklari ve kahve kupalarinin da dunyada hatiri sayilir.
0
petekdoku
(13.03.08)
TANGO
Gelirken bana tango getir...
Zor olacak gerçi.. Ama tangoyla ilgili kitap yada eğitim filmi falan olabilir mesela; öğrenmek istiyorsan elbette.
0
malmoth
(13.03.08)
gelirken bana futbol taraftarı getir olabilir. futbol taraftarı da gayet ünlüdür.
0
sijwocaq
(13.03.08)
sağ sağlim git, sağ sağlim dön getirsin.

üstadım arjantin arjantin olalı böyle zulüm görmemiştir, adamların her bir şeyi spor veya ekonomi üzerine. misal kalpazanlık teknikleri kitabı getirilebilir. aklıma aslında ilk arjantin bardak geldi, ama arjantin bardak arjantin menşeili değil, vaşinkton portakal gibi.

siz en iyisi gümüş bir şeyler isteyin, arjantin' in gümüşü güzeldir ve özeldir.
0
galahad
(13.03.08)
bence arjantin'den değil de duty free'lerden veya o tarz dükkanlardan alkollü içki, parfüm, çikolata, mp3 player falan isteyin. ücreti mukabili tabii.
0
kibritsuyu
(13.03.08)
torrentes sarap
0
virtuoso
(14.03.08)
(bkz. mate)

bir de gaucho kıyafeti filan olabilir ama o çok fantastik olur tabii

minerallere ilgi duyuyorsanız malachite'i ünlüdür arjantinin. güzel incik boncuk olur.
0
calendil
(18.03.08)
(5)

elektrik

thinkbeforedoing
çoğunlukla alışveriş merkezlerinde demir veya metal birşeye dokunduğumda elimi elektrik çarpıyor. öyle acayip fazla çarpmıyor ama kücük bir pıt sesi duyuluyor. artık bu öylesine çok olmaya başladı ki demir kollu bir kapıya uzanırken artık korkuyorum. napmak gerek?
çoğunlukla alışveriş merkezlerinde demir veya metal birşeye dokunduğumda elimi elektrik çarpıyor. öyle acayip fazla çarpmıyor ama kücük bir pıt sesi duyuluyor. artık bu öylesine çok olmaya başladı ki demir kollu bir kapıya uzanırken artık korkuyorum. napmak gerek?
0
thinkbeforedoing
(12.03.08)
bende de cok olur. genellikle kis basinda. kendimce soyle bir taktik gelistirdim: tutacagim yuzeye once elimi iceri bukerek disari cikardigim bilegimin on kismini degdiriyorum. yine carpiyor ama rahatsiz etmiyor o bolge.
0
terp
(12.03.08)
Ayakkabınızdandır. Yere sürtüyorsanız(ille de sürtersiniz gerçi kaçış yok), sürtünmeden dolayı vücudunuzda statik elektrik birikiyor, bir metale değince de tekrar boşalıyor. Korkacak bir durum yoktur. Benim hoşuma bile gidiyor.
0
o midas
(12.03.08)
metalden çok insanlara değince çarpıyor bende de.
0
frant1c
(13.03.08)
statik elektrik o bahsettiğin.

şimdi şöyle, bazı maddeler elektriği iletir, bazıları tutar. mesela naylon malzeme içeren çorap, lastik ayakkabılar, kazak gibi tüylü şeyler hatta ve hatta vücudunda yer alan tüyler bile bu statik elektriğe neden olabilir.

çözüm olarak, arada bir kendini topraklaman lazım. mesela çıplak ayakla toprak üzerinde yürümek en bilinen ve etkili yöntemlerden. ama büyükşehirde nerede toprak nerede çıplak ayak. metallere sık sık dokunursan da topraklanmış olursun. sık dokunursan çarpmaz.

bu çarpmanın ne kadar etkili olabileceğini görmek için, halının üzerinde yünlü çorapla yürüdükten sonra ışıkları kapatıp metal kapı koluna dokunursan mavi bir kıvılcım bile görebilirsin. şirinler değil, maalesef.

bu statik elektrik mantığı kamyonların arkasından yere sallanan zincirle aynı şeydir.

bu arada ben bu yazdığımı entry yapayım, hazır açıklamışken.
0
kimyon
(13.03.08)
- tabanı kalın lastik ayakkabı
- naylon içerikli kumaştan yapılmış pantolon (evet özellikle pantolon. yürüdükçe bacakların birbirine sürtmesi acaip elektrik üretiyor)
- topraklanmayı önleyici yer döşemesi. özellikle laminat parke.

bunlardan uzak durursanız statik elektriğin vücutta birikmesini azaltabilirsiniz. naylon karışımlı pantolon yerine pamuklu vs. giyerseniz elektrik oluşumunu azaltır, ince tabanlı bir ayakkabı ile taş zeminde dolaşırsanız da topraklanmayı kolaylaştırırsınız.
0
kibritsuyu
(13.03.08)
(8)

icra takibi

oflu hoca
icra takibine uğrayan bir kişinin, 7 gün içinde mal bildirimi yapması gerekiyormuş.eğer yapmazsa 10 gün hapis cezası alma durumu varmış. acaba bu doğru mu?
icra takibine uğrayan bir kişinin, 7 gün içinde mal bildirimi yapması gerekiyormuş.eğer yapmazsa 10 gün hapis cezası alma durumu varmış. acaba bu doğru mu?
0
oflu hoca
(12.03.08)
kesinlikle doğru.
0
kibritsuyu
(12.03.08)
en cok uygulanan caydiri seylerden birisidir bu :) borcunu odemeyen adama hapis cezasi cikarsa o zaman kesin oder.
mal beyani illa ki dogru olmak zorunda degildir, ama mal beyaninda bulunursaniz o mallara haciz konabilir. yalan beyanda bulunmak ise ayri bir suc.
0
entrapmen
(12.03.08)
o hapis cezası bu yakınlarda kaldırıldı sanırım... araştırın derim.
0
theunforguven
(12.03.08)
hayır henüz kaldırılmadı. anayasa mahkemesi ilgili kanun hükmünün anayasa'ya aykırı olduğuna dair bir karar verdi ancak çok orijinal bir şekilde, bu kararın yürürlüğünü henüz başlatmadı. yani ceza hala devam ediyor.
0
nesilsiz
(13.03.08)
ayrıca 10 günden 3 aya kadardır söz konusu cezanın sınırları.
0
nesilsiz
(13.03.08)
mal beyanında bulunma süresi 10 gün. anayasa mahkemesi'nin iptal kararından sonra bu cezalar 1 yıl süreli olarak ertelendi, kesinleşmiş cezaların infazı da durduruldu. yani şu anda ceza verilmediği gibi verilmiş cezalar da uygulanmıyor.
0
kantelem
(13.03.08)
bu 10 gün icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlar. size tebligat yapıldıysa mal beyanında bulunun.
0
thechosenone
(13.03.08)
off hem de ne dogru! cumartesi cumartesi alıyolar adamı, heryer (savcılık vs) kapalıyken - pazartesiye kadar cıkamıyosun. yaa. (daha ocak ayında bi arkadaşıma oldu hakkaten). mal bildirimini, davanın düştüğünü, dekontu neyse yanında taşıyın derim netekim bu arkadaş mal beyanı ve ödemeyi yapmasına rağmen savcılıktan emniyete "dava düştü" yazısı gelmediği için 3 gün kaldı.
0
zkurmus
(13.03.08)
(8)

çok saçma bi soru...

merope
mesela amerikada maddy falan diyorlar ya ismi madeleine olan biri oluyor sanırım bu, ya da cathy'dir matt'dir bilmemne, bunlar kısaltılmış isim sanırım. bunun türkiyedeki karşılıgı ibrahim - ibo veya mehmet-memos gibi mi oluyor? öyle düşününce çok saçma geldi bana :))çok ciddiyetsiz gibi yani.okulla
mesela amerikada maddy falan diyorlar ya ismi madeleine olan biri oluyor sanırım bu, ya da cathy'dir matt'dir bilmemne, bunlar kısaltılmış isim sanırım.
bunun türkiyedeki karşılıgı ibrahim - ibo veya mehmet-memos gibi mi oluyor? öyle düşününce çok saçma geldi bana :))
çok ciddiyetsiz gibi yani.
okullarda falan nasıl oluyor bu iş. nufusunda catherine diye uzun uzun yazıyor ama elalem kate/ cathy mi diyor?
iş yerinde iş arkadasım necmettin se mesela nec falan dedigimi hayal etmeye çalışıyorum edemiyorum da :))
0
merope
(12.03.08)
evet bizdeki ibo - apo - memo gibi oluyor.
bir de illa elalemin kısaltması da olmayabilir onlar, yani kimliğindeki isim Katie, Bob falan diye de olabilir sanırım.
0
pispinti
(12.03.08)
Bizde de kimliklerinde ismi Fatoş olanlar var, gayet normal bir durum...
0
crown
(12.03.08)
evet crown 12'den vurdu. tam olarak abdullah-apo gibi bir kısaltma değil yabancılardaki. ismi farklı ama konuşma dilinde kullanılan tamamen farklı. samimi olunduğu için kısaltılıyor gibi değil. artık ismi o olmuş onun. türkiye'de de kimliğinde gerçek adı fatma olup fatoş diye çağırılan çok insan var. eşimin bir arkadaşı mesela. fatoş fatoş diyip dururuz. geçen feysbukta fatma diye biri ekledi beni. tanıyamadım. meğer bizim fatoşmuş. fatmaymış gerçek adı. ama samimi olsun olmasın herkes fatoş diyor. kendi de adın ne diyince fatoş diye cevap veriyor. necmettin'e nec değil de necmi diyebilirsin mesela. hatta -ettin ile biten tüm isimlerdeki -ettin'i kaldırıp ismi kısaltabiliriz. yabancılardaki olay da bunun gibi.
0
kibritsuyu
(12.03.08)
eh, ben de onu dedim zaten?
mesela ismi Dakota olana Dakky de diyebiliyorlar, ama bazılarının kimlikte yazan ismi de o kısa formu oluyor.

bence ben de vurmuştum 12'den. teessüf ediyorum. :/
0
pispinti
(12.03.08)
ama işte apo ibo memo gibi olmuyor. ibo diye adam yok türkiye'de. ibo'ların tamamı ibrahim. ve bu ibrahimle samimi olana kadar da ibo demiyorsunuz. ama necmettin isimli bir kişiye samimi olunmadan da necmi denebiliyor. örneğin şuradaki noterin baş katibinin adı burhanettin ama herkes burhan bey diyor ona. kartvizit de bastırmış burhan diye. ama burhanettin olmayan burhanlar da var o konuda haklısın. sen de 11'den vurmuşun :)
0
kibritsuyu
(12.03.08)
şimdi aklıma geldi. acaba tersi olabilir mi? mesela bizde ismi necmettin olan kişiye necmi denir kısaca. ama ismi nüfusta necmi olanlar da vardır dedik. amerikalılarda da tam tersi olabilir mi? yani adamın nüfustaki ismi bill'dir ama ciddi ortamlarda ağır olsun diye uzatılıp "william" yapılıyordur mesela. anası babası adama fred diye isim koymuşlardır ama ciddi bir ortamda takdim edilirken fred affedersiniz zik gibi, çocuk ismi gibi kalacağından "sör frederik bilmemne" diye taktim edilmesi olayın içine ağırlık katar. belki de böyledir bu iş.
0
kibritsuyu
(12.03.08)
Sözlüğe şöyle bir şeyler ekledim:
(bkz: kisaltilarak kullanilan isimler)

Buradan da görüldüğü gibi bazı isimlerin orjinal hali günlük hayatta hemen hemen hiç kullanılmıyor. Samimi olmadıklarınıza bile theodore, leonard filan diyemezsiniz. Belki törenlerde, süper resmi yazışmalarda denk düşerse.
0
o midas
(12.03.08)
evet tabi ki bizde de fatoş var, crown ın demek istedigini ben zaten biliyorum da ;
bana yine de amerikalıların neredeyse her ismi kısaltmaymış gibi geliyor..
matt - matthew, katherine-kate-cathy, megan-meggy, gwendoline-gwen ne bileyim jennifer - jenny daha bir dolu örnek var, bu kadar sık kullanımı ilginç geldi, bize adapte edemedim kafamda. ondan sormuştum nasıl çözüyolar bu karışıklıgı diye :)
yani bana gelip selam ben bill dediginde ben william mıdır nedir anlayamam orda ama burda fatoş - burhanettin-necmi örnekleri daha nadir yani.
0
🌸merope
(13.03.08)
(2)

smmm staja başlama sınavı

murty
arkadaşlar kasım/2007 döneminde bu sınava giren ve başarılı olan var mı ? kaç net yeterli oluyor ve puanlama sistemi ile ilgili bilgisi olan varsa bir zahmet paylaşabilir mi?
arkadaşlar kasım/2007 döneminde bu sınava giren ve başarılı olan var mı ? kaç net yeterli oluyor ve puanlama sistemi ile ilgili bilgisi olan varsa bir zahmet paylaşabilir mi?
0
murty
(12.03.08)
benim baya oldu geçeli o yüzden yanıltıcı bilgi vermeyeyim ama burada cevap veren çıkmazsa aşağıdaki sitelerin forumlarında mutlaka çok daha detaylı bilen vardır.

www.alomaliye.com
www.muhasebeburosu.com
www.muhasebe-online.com
0
eksi daglarinin aslani
(12.03.08)
çan eğrisi falan uygulanıyor galiba. o yüzden şu kadar net yaparsan olur demek doğru olmaz sanıyorum.
0
kibritsuyu
(12.03.08)
(1)

Fiziksel telefon bağlantı sorunu

sijwocaq
Sorunumu hemen anlatayım. Evdeki prizim üçlü telefon prizlerinden. Telefon bağlamadan direk adsl modeme bağlantı yapıcam. Sorum şudur ki bu üçlü prizi digital telefona çeviren bi switch var mı? Onun üstüne splitter taksam sorun olur mu? Ne yapıyorsun dayı sen o işi böyle böyle yapacaksan diyebilen b
Sorunumu hemen anlatayım. Evdeki prizim üçlü telefon prizlerinden. Telefon bağlamadan direk adsl modeme bağlantı yapıcam. Sorum şudur ki bu üçlü prizi digital telefona çeviren bi switch var mı? Onun üstüne splitter taksam sorun olur mu? Ne yapıyorsun dayı sen o işi böyle böyle yapacaksan diyebilen biri , öyle öyle anlatır mı?
0
sijwocaq
(11.03.08)
tam o dediğinden her elektrikçide var. üçlü prizi telefon soketine çeviriyor. ondan sonra keyfine göre telefon kullanmayacaksan o sokete bağladığın telefon kablosunu ister modeme bağla, ister splitter tak, fark etmez.
0
kibritsuyu
(11.03.08)
(6)

kurtlar vadisi'nden bir türkü

kibritsuyu
şimdi böyle demekle olmuyor tabii dizide bir sürü türkü kullanıldı. lakin albümü olsun, emule'den bulabildiğim mp3'ler olsun hiçbiri aradığım türkü değil. sözlerini de anlayamıyorum ki tarif edeyim. bir enstruman falan olsa çalıp kaydedicem ama yok, mikrofon bile yok ki ağzımla dım dım dımdırınırını
şimdi böyle demekle olmuyor tabii dizide bir sürü türkü kullanıldı. lakin albümü olsun, emule'den bulabildiğim mp3'ler olsun hiçbiri aradığım türkü değil. sözlerini de anlayamıyorum ki tarif edeyim. bir enstruman falan olsa çalıp kaydedicem ama yok, mikrofon bile yok ki ağzımla dım dım dımdırınırınım diyip kaydedeyim.

yine de bu çaresizlikte kafamda dikte edebildiğim kadarıyla notalarını yazacağım. solfej bilenlerden yardım bekliyorum. dırım dırınım demekten daha iyi olur umarım. öhöm öhörm:

fa fa faa, sool la sol faa mii, faa sol faa mii ree, redoree mii ree do re doo, fa mi fa re ree mibemol ree do do mibemol re do sibemol la re do sibemol sibemol sibemol la laa.

hatam varsa affola. kağıda klavye çizerek yaptım bunu da. anlayana helal olsun. nedir bu türkünün adı?
0
kibritsuyu
(10.03.08)
ya var ya merak edip bağlamayı aldım elime,lakin ölçüleri olmayınca bulamadım. eğer başka biri bulamazsa bundan, bi daha -mesela bir açık harfi 8lik nota alarak- yazabilir misin?
yazdığın dizi kürdi dizisi,bemoller yerindeyse.acem kızı diye sallıyorum?
0
kanuniye
(11.03.08)
tanrıdan diledim olabilir mi?büyük ihtimal acem kızıdır*
0
szqnn
(11.03.08)
evet evet acem kızı imiş. çok teşekkür ederim.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.08)
ulan şu tarifle şu türküyü buldunuz ya helal olsun..haggaten büyük site şu ekşi duyuru:)
0
elinherifi
(11.03.08)
ne varmış yahu tarifimde? dımdırınım dırınım diye tarif etmedim ki, resmen şarkıyı kafadan dikte edip notaya döktüm daha napiyim, notadan solfejden anlayan da çözüverdi işte :)
0
🌸kibritsuyu
(11.03.08)
aslında evet ya, ben sadece diziye bakarak sallamıştım ama tuttu.
yaşasın ekşi duyuru :)
0
kanuniye
(11.03.08)
(2)

SMMM Stajı Başlatma

reeper redeemer
Kimler başvurabiliyor?
Kimler başvurabiliyor?
0
reeper redeemer
(09.03.08)
www.turmob.org.tr
www.tesmer.org.tr

kaynaklar burada, ama bulunduğun şehrin odasına da gidip konuşabilirsin en güzeli. mesela istanbul'unki şudur;
www.ismmmo.org.tr
0
eksi daglarinin aslani
(10.03.08)
işletme, iktisat, maliye, hukuk, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında lisans mezunu, ya da başka bir dalda lisans mezunu olup bu saydıklarımdan birinde yüksek lisans yapmış olmak gerekli.

sormak istediğin başka şey varsa mesaj atabilirsin.
0
kibritsuyu
(10.03.08)
(8)

yuksek lisans mezunlari kısa donem askerlik yapabilir mi?

les
ylisans isen kesin yedek subay olarak mi askerlik yapilir bu bir kesin kural midir? bak ona gore tezi vericek ya da vermicek... (yok bilader google dan aramaya inanmiyorum ben)tesekkurler...
ylisans isen kesin yedek subay olarak mi askerlik yapilir bu bir kesin kural midir?
bak ona gore tezi vericek ya da vermicek...
(yok bilader google dan aramaya inanmiyorum ben)

tesekkurler...
0
les
(09.03.08)
değildir diye biliyorum... yedek subaylık askerliğin sınava girdiğinde bilgisayar tarafından ihtiyaca göre belirlenir. yuksek lisans mezunu olması yedek subaylık için bir kriter olduğunu dusunmuyorum.
0
clones
(09.03.08)
Yüksek lisans yapmakta olan biri olarak diyebilirim ki ; bir alakası yok. Evet nihai kararı Askeriye veriyor. Uzun dönemde olabilir,kısa da.Sen ne istemiş olursan ol fark etmiyor. Yalnız şu sıralar askerliğin herkes için aynı süre olacağı haberleri de dolaşıyor bildiğiniz gibi. Bu yasalaşırsa nedir,ne olur,nasıl olur bilemiyorum.İlk kısımda bahsini ettiğim şu an için geçerli olan durum.
0
villeneuve
(09.03.08)
Doktorası olup kısa dönem yapan tanıdıklarım var. Hatta birisi uzun dönem tercih ettiği halde kısa dönem çıktı. Doktora böyleyse yüksek lisans haydi haydi öyledir diyebilirim.
0
gulden kale
(10.03.08)
kural değildir ancak yüzde olarak yüksek lisans mezunlarının asteğmen nasbedilme oranı daha yüksektir ancak bu durum birazda mezun olunan bölüme bağlı. herkese eşit süreli askerlik ise hemen olabilecek bir konu değil. şahsi düşüncem bu uygulamanın ancak önümüzdeki 8-10 yıllık süreçte ele alınacağı yönünde.
0
uz
(10.03.08)
yüksek lisans yaptığın bölüme göre değişiyor, kimi mühendisliklerde kısa dönem şansı yok gibi ama kimi dallarda ordinaryus olsan umursamıyorlar, askeriyenin ihtiyaçları belirliyor kısacası
0
zaferbey
(10.03.08)
yanilmiyorsam yapamiyorlar. asal'in web sitesinde fazlaca vakit gecirdim yakin zamanda.
0
turkish tekila
(10.03.08)
bir kuralı yoktur. askeriye işine yarayacak adam ister. yani askere aldığı kişiden maksimum yararlanmak ister. o yüzden de doktorlar mesela kısa dönem yapamazlar. yedek subay olarak yaparlar ve ordunun doktor ihtiyacını karşılarlar. yüksek lisans yapmış olan kişi de askeriye gözünde lisans mezunu kişiye göre daha çok işe yarar bir adamdır. o yüzden "bunu uzun dönem alalım. 12 ay işimize yarar" diyebilirler. ben de aynı korkuyla okul kaydımı dondurup yüksek lisans bitmeden askere gittim, kısa dönem yaptım. ama bitirip gitseydim ne olurdu bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(10.03.08)
gayet de yapabiliyorlar. denildiği gibi, askeriyenin ihtiyacına bağlı.
eskiden yüksek lisans mezunları genellikle uzun dönem yapardı, artık yüksek lisans mezunlarının çoğu kısa dönem yapıyor, zira bu sene içinde yedek subay sayısında azaltmaya gidildi.
0
kimi raikkonen
(10.03.08)
(5)

gitti kontörler..

perloneth
vodafone hattım ilen hsbc'yi(4440111) aradım ben tam 11 dakika arama süresi ve giden 65 kontör!!ne oldu da gitti o kadar? bi yanlışlık falan olmuş olabiler mi? şimdi vodafone'u arasam çemkirsem verirler mi tekrar 65i ?
vodafone hattım ilen hsbc'yi(4440111) aradım ben tam 11 dakika arama süresi ve giden 65 kontör!!

ne oldu da gitti o kadar? bi yanlışlık falan olmuş olabiler mi? şimdi vodafone'u arasam çemkirsem verirler mi tekrar 65i ?
0
perloneth
(08.03.08)
444'lü numaralar sabit telefondan arandığında normal şehir içi sabit telefon tarifesi yazıyor bildiğim kadarıyla. tarifenize göre vodafone'dan sabit telefon araması nasıl ücretlendiriliyorsa o şekilde ücretlendirilmiştir. 11 dakika için 65 kontör normal gibi geldi bana cepten sabit telefon araması için.
0
kibritsuyu
(08.03.08)
ben de bir kere o hataya düşmüştüm. sabit hatları ceptelefonuyla aramamak gerekiyor.
0
nihilanth
(08.03.08)
sabit hat aramalarında, dakikası 4 kontör olan turkcell de 11 dakika 44 kontör oluyor.bahsettiğin arama da dakikası 6 kontör gibi bir şey demek oluyor.bence en başta bir tarifenizi kontrol edin ve sabih hat aramalarının fiyatını öğrenin.bir yanlışlık varsa ararsınız vodafone u

edit:

www.vodafone.com.tr

üşenmedim ben araştırdım efendim.eğer ki "cep öğrenci" tarifesini kullanıyorsanız, sabit hat aramalarının dakikası 6 kontörmüş.
0
gregory
(08.03.08)
400'le başlayan numaralar en sokuşkan olanlardır diyebiliriz.

detaylarını şuradan da görebilirsiniz.

www.turktelekom.com.tr

o yüzden ne yapıyoruz, cep telefonundan banka gibi 40 saat telefonda bekleten müesseseleri mümkün olduğunca aramıyoruz.
0
insensitive
(08.03.08)
orda yazanı copy paste edersek
Son üç veya dört rakamın aynı olması halinde erişim numarası ücretinin on katı alınır. (Örn: 444 01 11, 444 11 11 ) tam da sizin numarayı koymus adamlar :)
0
sourlemonade
(08.03.08)
(6)

dans müziği

SoLfej
bir tane dans müziği vardı sanırım bir filmden hatırlıyorum. şöyle ki; kocaman bir saray salonununda bir sürü çift bir o yana bir bu yana güzel bir dans müziği eşliği içinde dans ediyorlar. sanırım bir prens ve bir prenseste var aralarında yani tam emin değilim. böyle bir şeyler hatırlayan var mı ve
bir tane dans müziği vardı sanırım bir filmden hatırlıyorum. şöyle ki;

kocaman bir saray salonununda bir sürü çift bir o yana bir bu yana güzel bir dans müziği eşliği içinde dans ediyorlar. sanırım bir prens ve bir prenseste var aralarında yani tam emin değilim. böyle bir şeyler hatırlayan var mı ve bu müziğin adını bilen ?

not : chayanne - tiempo de valz şarkısının ritminde ama farklı bir müzik işlenmiş üstüne.
0
SoLfej
(07.03.08)
waltz > vals yani. aşağı yukarı her filmde olabilir sadece bir filmde kullanıldığını sanmıyorum. ve öyle az detay vermişsin ki hangi film bu diye soruyorsun sandım. cevabım ne bileyim olacaktır.
0
ozdek
(07.03.08)
@özdek, evet vals tam aklıma geldi vals olmasın bu dedim ki baktığımda sen de bunu belirtmişsin ama bu vals'in bir sürü çeşidi var değil mi en ünlüsü olmalı benim aradığım.
0
🌸SoLfej
(07.03.08)
en ünlüsü diyorsan kesin johann strauss'ın mavi tuna valsidir o. filmi bilemiycem.
0
kibritsuyu
(07.03.08)
the king and i (kral ve ben) de oyle bir sahne var miydi sanki?
0
la traviata
(07.03.08)
@kibrit suyu. evet ünlü bir eser ama maalesef bu değil. bunun kadar ünlü bir şey olmalı kime söylesek melodisini anımsar ama ben bir türlü bulamıyorum.

not : şunu anladım ki bu parça kesin johann strauss'un. ama hala bulamadım.

not 2 : tchaikovsky de olabilir. emin değilim. hala arıyorum. yalnız vals de las flores de el cascanueces değil belirteyim bu da ço duyduğum bir valse.
0
🌸SoLfej
(07.03.08)
sanırım bahsi geçen film, pride and prejudice
0
safepassage
(25.04.09)
(5)

Tek kişilik dans veya müziği... -danstan anlayanlar!!

sirrikadem
Danstan anlamıyorum, ama anladığım kadarıyla kıt bilgimle örneklerden yola çıkarak soracağım sorumu...Tango bildiğim kadarıyla iki kişilik bir danstır. Böyle olmayan dans çeşitleri var mı? Yani kavalyesiz danslar... Bunun müziğini de önemli benim için.Ya da şöyle bir şey sorayım: Tek bir kişinin bed
Danstan anlamıyorum, ama anladığım kadarıyla kıt bilgimle örneklerden yola çıkarak soracağım sorumu...

Tango bildiğim kadarıyla iki kişilik bir danstır. Böyle olmayan dans çeşitleri var mı? Yani kavalyesiz danslar... Bunun müziğini de önemli benim için.

Ya da şöyle bir şey sorayım: Tek bir kişinin bedenine dayanan, diğerini yok sayan bir dans var mı? (türü diye mi ifade etmeliyim?)

Soramadım soruyu, ama özetle "tek kişiye" yani "yalnızlığa" ait bir dans sormaya çalıştım. Azmettim, yine de soramadım...
0
sirrikadem
(07.03.08)
modern dans öyledir.
0
erostrada
(07.03.08)
Bale de olabilir zannımca.
0
inatci kahraman aga
(07.03.08)
rap, hip-hop, break dance falan hep tek kişiliktir.

soruyu yanlış mı anladım? yani çift olarak dans edilen ama eşlerden sadece birinin ön plana çıktığı mı, yoksa sadece tek kişinin dans ettiği mi?
0
kibritsuyu
(07.03.08)
yalnızlığa ait olup olmadığını bilemem, ancak, üniversitede aldığım seçmeli "art of dance" dersinde, çok değişik bir şey okumuştum, paylaşmak isterim.

toprak ve iklim ne denli sert olursa, dans (adımlar) da o denli sert oluyormuş, eski zamanlardan kalma, insanın toprağa, "sen ne olursan ol, ben sana hükmederim" demesi. mesela, karadeniz'den horon, afrika'nın yere sert ayak darbeleri içeren dansları vs. ama iklim yumuşadıkça, yere temas da yumuşuyormuş, hani daha bir "dost topraklar" gibi..
0
cedilla
(07.03.08)
dostlar ben aynı zamanda bu danslar eşliğinde çalınan şarkıları da merak ediyorum, tema bağlantısı olarak...
0
🌸sirrikadem
(07.03.08)
(8)

Balık Pişirme

ermanen
En iyi balık pişirme yöntemi hangisi? Balıktan balığa değişiyorsa ayırabilisiniz...
En iyi balık pişirme yöntemi hangisi? Balıktan balığa değişiyorsa ayırabilisiniz...
0
ermanen
(06.03.08)
Öncelikle afiyet bal şeker olsun yediğiniz balıklar bol bol protein olsun dedikten sonra.... buyurun burdan diyorum :)

www.balikavi.net
0
palyacopapi
(06.03.08)
un ile ya da firinda bugulama yaparak. uyyy agzimin suyu akti
0
maresalx
(06.03.08)
yağlı balıklar ızgarada daha güzel olur. ama yağlı olmayan balıkları ızgara yaparsanız kurur. onları da una bulayıp yağda kızartabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(06.03.08)
Yağlı olanlar,fırında pişirme kağıdı üzerinde pişirilince güzel oluyor.
0
magdalena
(06.03.08)
büyük balıkları fırında bir miktar pişirdikten sonra tavuk gibi küçük parçalara ayrırarak (didikleyerek) damak tadınıza uygun şekilde salataya dönüştürebilirsiniz.
0
lancelot du lac
(06.03.08)
"en iyi" si kişisel olsa gerek ama ben "mangalda sardalye"nin üstüne balık yemedim.. sardalye zaten tutmasından ayıklamasına, pişirmesinden yemesine görsel şölen =)
0
cgcore
(06.03.08)
ufak balıkları (hamsi, istavrit, çinekop vb...) temizleyip yıkadıktan sonra suyunu emmesi için bolca unlanıp yağda tavada kızartılması,

orta ve büyük boy balıkları (uskumru, palamut, çipura vb...) patates limon kabuğu bir iki diş sarımsak ve varsa, bulabilirsen defne yaprağı ile altına ve üzerine yağ döktükten sonra -isteğe göre salça ile yumurabilinir- önceden ısıtılmış fırında 25 - 30 dakikada pişirilmesi,

özellikle çipura ve somon için ısrar ve tavsiye ettiğimiz şekliyle, kömür ızgara'da -mangalda- altlı üstlü kızartılması,

hamsi için ise kemiklerini de soyabilecek kadar profeyonel isen aralarına un ve ceviz koyduktan sonra yağda kızartması -hamsi köftesi-,

yine mangalda ufak balık kızartılacaksa bunların aleminyum folyo'ya sarılıp kıartılması,

pek bir güzel olur. al sana hepsini verdim, afiyet şeker olsun, ama yanına taze soğan ve roka yemiyorsan sen bilirsin deyim deyim, ne deyim...
0
chemsuk
(06.03.08)
godless commie'nin bir hamsi kuşu vardır, normal un ve mısır unlu rakılı bulamaçla iki hamsiyi yapıştırıp kızarttığı. of.

ben ki balık sevmem..
0
cedilla
(07.03.08)
(6)

Ekşi Duyuru Bug'ı

inatci kahraman aga
Aşağıdaki linki yeni sekmede açın. (Firefox)Sonra bu sayfaya geri dönüp "Sonraki 50"ye tıklayın. Eğer tekrar linkini verdiğim duyuru açılıyorsa sorun sadece bende değil demektir. Bu bir bug mı, nedir? Niye böyle?(git: 3773)
Aşağıdaki linki yeni sekmede açın. (Firefox)
Sonra bu sayfaya geri dönüp "Sonraki 50"ye tıklayın. Eğer tekrar linkini verdiğim duyuru açılıyorsa sorun sadece bende değil demektir. Bu bir bug mı, nedir? Niye böyle?

(git: 3773)
0
inatci kahraman aga
(05.03.08)
sorun sizde değil. Ama "bug" mıdır orasını bilmem.
0
late viper
(05.03.08)
bende sorun yok.
ama bug mi degil mi onu compumaster bilir.
0
sourlemonade
(05.03.08)
bende de açılmadı. hatta sonraki 50 dediğim sekmede de verdiğin linkin sayfası açıldı sanki. kısacası sorun sende değil. ama firefox'tan mı kaynaklanıyor, orasını da düşünmüyor değilim.. *-)
0
mortanius
(06.03.08)
bende de açılmıyor. pispinti opera 9.26'sından bildirdi.
0
pispinti
(06.03.08)
compumaster'dan önce ben cevap vereyim. yanlışsa compumaster düzeltsin.

bu bir bug değil, tasarım gereği. ekşi duyuru'yu en son nasıl bıraktıysanız, yani en son hangi sayfayı açtıysanız onu aklında tutuyor (bunun teknik bir adı vardır kesin) ve tekrar girişinizde de o şekilde açılıyor. diyelim ki "benimkiler" e tıklayıp okudunuz, sonra çıktınız sözlük falan baktıktan sonra tekrar girince "bugün" açımıyor. nerede bıraktıysanız orası, yani "benimkiler" açılıyor. aynı şekilde, bir duyurunun linkine tıkladık. son açtığımız şey o duyuru oldu. çıkıp girersek yine sadece o duyurunun olduğu sayfayı göreceğiz. yeni sekmede açsak da bu böyle. e şimdi biz yeni sekmede duyuru linkini açtık. ekşi duyuru'nun hafızasında bizim son açtığımız yer olarak o duyurunun tek gözüktüğü sayfa var. geri dönüp sonraki 50'ye tıkladığımızda ve o tek duyurunun gözüktüğü sayfada da sonraki 50 diye bir link olmadığından tıklamamız tanımsız kalıyor. ekşi duyuru bizi yeni sekmede açtığımız tek duyurulu sayfadaki, olmayan "sonraki 50" butonuna tıklıyoruz zannediyor. bu yüzden de yine aynı sayfa açılıyor.

düzeltmenin tek yolu, compumaster'ın "en son nerede kaldıysam tekrar açtığımda getir" şeklinde ekşi duyuru'nun bizi hatırlaması özelliğini kaldırması sanıyorum.

olmayan programcılık bilgimle bakkal usulü bu kadar tarif ettim. yanlışım varsa bilen birisi (özellikle compumaster) düzeltsin lütfen.
0
kibritsuyu
(06.03.08)
aynı şekilde diyelim ki bu sayfada "benimkiler"i yeni sekmede açıyorsunuz. daha sonra buraya gelip sayfanın altından ikinci sayfaya tıkladığınızda, "bugün"ün ikinci sayfası değil de "benimkiler"in ikinci sayfası geliyor. buun da nedeni aynı. ekşi duyuru sizi en son "benimkiler"e tıklamış olarak hatırlıyor. "ikinci sayfaya geç" kopmutu verdiğinizde son kaldığınız yerin ikinci sayfasına geçiyor.

veya yeni sekmede açtığınız duyuru'nun arama kutusuna bir şey yazıp arama yapın "adsl" yazın mesela. sayfalarca sonuç çıksın. sonra geri dönüp "bugün"ü okuduğunuz sayfada ikinci sayfaya geçin. "adsl" araması yaptığınız sayfanın ikinci sayfası gelecektir. "bugün"ün değil.
0
kibritsuyu
(06.03.08)
(7)

ADSL fatura çılgınlığı

october swimmer
4gb kotalı tarifeme göre bu aylı kullanım bedelim 4,07 gb olmasına rağmen 58 liralık fatura gelmiş nasıl mümkündür? aslını,sebebini nereden öğrenebilirim?
4gb kotalı tarifeme göre bu aylı kullanım bedelim 4,07 gb olmasına rağmen 58 liralık fatura gelmiş nasıl mümkündür? aslını,sebebini nereden öğrenebilirim?
0
october swimmer
(05.03.08)
geçen ayın olmasın o fatura? öyle oluyor genellikle. yine de hata olduğunu düşünüyorsan 444 0 375 i arayarak başlayabilirsin.
0
only
(05.03.08)
bir ay 9gb kullanmıştım ve ilk fatura normal ücretteydi , daha sonraki aylarda farkını aldılar . belki durum aynıdır?
0
lilidance
(05.03.08)
(bkz: kist aylik ucreti) olabilir mi? ayrintida ne yaziyor?
0
la traviata
(05.03.08)
sorun şu ki daha eve fatura gelmedi,ev değiştirdiğim için de çok ümitli değilim fatura konusunda. banka talimatıyla ödeniyor. benim bankadan aldığım bilgi bu... evet 444 0 375 yeterince zekice,ki ben de aynısını düşündüm ve aradım ama ne yazık ki banka ödediği için borç bilgisi bulunmuyor cevabını aldım. zaten o numaranın borç bilgisi sorgıulamak ve tarife değişikliği dışında pek bir işlevi yok,yani bir insana bağlanmak imkansız gibi.

şimdi durum şu ki ben kotayı aşmıyorum hiç,yani aklıma gelen tek ihtimal iki aylık fatura kesmiş olabilecekleri. böyle birşey mümkün mü acaba?
0
🌸october swimmer
(06.03.08)
ev değiştirdim demişsin yani yeni bir bağlantı mı söz konusu? yeni aboneliklerde ilk faturada ekstradan ücret alınıyor da ?
0
lilidance
(06.03.08)
adsl faturası peşin geliyor. yani mart ayının ilk günlerinde gelen adsl faturası şubat ayına ait fatura değil, mart ayına ait peşin peşin alınmış fatura. adsl'i yeni açtırdınız diyelim. şubatın başında. ilk faturanız mart başında gelir. mart ayının peşin faturası + geçen şubat ayının faturası (yeni bağlattığınız için bunu peşin peşin gönderme şansları olmadığı için)

kota aşımı olduğunda, mart ayının peşin faturası + şubat ayının sadece kota aşımı şeklinde geliyor. mart ayının kota aşımı, nisan faturasına ekleniyor. yani adsl ücreti ayın başında peşin geliyor, geçen ayın kota aşımı da o peşin gelen faturaya ekleniyor.

muhtemelen sizin faturanız: mart ayının peşin ücreti + şubat ayında yeni eve bağlattığınız günden şubat sonuna kadarki ücret + 70 mb'lık kota aşımı.
0
kibritsuyu
(06.03.08)
bağlantıyı yeni aştırdıysan +29ytl bağlantı ücretidir. 29+29=58 :D bir kelime bir işlem 58e böyle ulaştım.
0
recreativo
(06.03.08)
(7)

spordan önce mi sonra mı

only
yemek yenmeli sağlık açısından? hangisi kilo verdirtir/aldırtır? önce yersen direkt kasa dönüşür gibi bir şeyler duydum, doğruluğunu bilmiyorum. yorumlarınızı bekliyorum.
yemek yenmeli sağlık açısından? hangisi kilo verdirtir/aldırtır? önce yersen direkt kasa dönüşür gibi bir şeyler duydum, doğruluğunu bilmiyorum. yorumlarınızı bekliyorum.
0
only
(04.03.08)
kiloyu bilmem ama spor tok karnına yapılmaz. en az iki saat önce yemek yemiş olmanız lazım.
0
kibritsuyu
(04.03.08)
Kas gelistirmeye yonelik agirlik calismasi yapanlar egzersizden sonra karbonhidrat ve protein yerler. Bu kaslarin yenilenmesine yarar.
0
wpi
(04.03.08)
spor yaparken ne aç ne de tok olmanız lazım.. 1.5 - 2 saat önce bir şeyler yeseniz olur sanki..
0
pispinti
(04.03.08)
spordan hemen önce mideni doldurursan tez zamanda ani kalp kriziyle gidersin diğer tarafa. kalbin güçlüyse ölmezsin belki ama kan mideye toplandığı için performansın düşer. yediklerine bağlı olarak, 1,5 - 2 saat arası beklemelisin yemekten sonra.
antreman sonrası ise, yine midene bir anda yüklenmeden kolay sindirilebilir gıdalarla başlayarak yavaş yavaş beslemelisin bünyeyi.
0
arnold schwarzeneger
(04.03.08)
kasların çalışması için kan dolaşımı lazım yemeği önce yersen mi kan karnında toplanır kaslara yetmez.
0
sourlemonade
(04.03.08)
kilo verme açısından bir farkı yok. yani tıbbi anlatamicam biraz fazla basit kaçıcak ama temel mantık şu: vücudun kilo alma verme çetelesi günlük bazda tutuluyor. yani o gün aldığın kalori harcadığından fazlaysa kilo alıyosun, diilse kilo veriyosun. yemeğin sporun zamanı çok önemli diilmiş.

o yüzden de mesela hayvan gibi bi pasta yedin, o gün yaktın yaktın, yakmadıysan işte löp löp et oluyo tabiri caizse. ondan sonra onu yakmakta önceden almış olduğun kiloları yakmaktaki mekanizma işliyo. o yüzden kalori/spor hesaplarını günlük birimde düşünmek lazım, uzun vadede kilo vermek istiyosan her gün yaktığın kalori aldığından fazla olmalı.

bunları doktor olan amcamdan öğrendim aslında ama ben anlatınca fwd maildan okumuşum gibi oldu farkındayım.
0
gumz
(05.03.08)
spordan en az 2 saat önce kahvaltı-yemek yemiş olmalısın.
ayrıca form korumak yada diyet yapmak istiyosan bile spordan önceki yemeğini sağlam ye yanlız çok fazla yağlı yeme o kadar.ve muhakkak karbonhidrat yani ekmek ve türevleri ye.en az yarım ekmek ye.yoksa kilo veremezsin yada kas yapamazsın vücudun güçten düşer.ve bu bir günlük bir olay değil başlarda hiç bişey anlamazsın fakat iki hafta geçer bakmışsın her gün spor yapmana rağmen güçten düşüyosun.ayrıca bu yemeğinde bir ölçüsü yok kişiye göre değişir.
eğer kas yapmak istiyosan protein ağırlıklı beslenmelisin.eğer zayıf ve kas yapmak istiyosan yağıda kesmene gerek yok proteini arttır yeter.örnek olarak sabah öğle akşam 3 tane haşlanmış yumurta beyazı.beyazı diyorum sarısı seni hasta yapabilir...

neyse detaylı bilgi istiyosan sor anlatayım detaylıca.çok detaylı bir olay abi kilon kaç boyun kaç amacın ne ne tür spor yapıyosun.ne kadar yapıyosun falan filan ooof offf
fakat sabah kalkar kalkmaz bir bardak su içersen metabolizman çalışmaya bağlıyo(sindirim sistemi) buda sana artı bir kalori yakma şansı veriyo fln...
0
omer460
(05.03.08)
(1)

tuvaletin su haznesinden (ya da onu dolduran musluktan) gelen "tıs" sesi

24th fret
bana kafayı yedirten sestir. Hazneyi dolduran musluğu kapatınca ses de duruyor. Açınca yine başlıyor. ilk başlarda bu ses ile birlikte azıcık su da akıyordu tuvaletin içine, şimdi o da kesildi. Yalnızca ses var. Neden olur bu ses? Basit bi yöntemle engellenebilir mi, yoksa tamirci mi çağırmak gereki
bana kafayı yedirten sestir. Hazneyi dolduran musluğu kapatınca ses de duruyor. Açınca yine başlıyor. ilk başlarda bu ses ile birlikte azıcık su da akıyordu tuvaletin içine, şimdi o da kesildi. Yalnızca ses var. Neden olur bu ses? Basit bi yöntemle engellenebilir mi, yoksa tamirci mi çağırmak gerekir?
0
24th fret
(04.03.08)
rezervuar dolduğu zaman suyu kapatan şamandıranın contası eskimiş. tam kapatamıyor azıcık su dolmaya devam ediyor. ama bu azıcık su da fazla su tahliye deliğinden (her rezervuar iç takımında farklı bunun mekanizması. kimi direkt kanalizasyona yollarken kimi klozetin içine yolluyor) gidiyor. eğer değiştirilebilir bir şeyse yani eski model bir iç takım varsa o şamandıranın contası değiştirilebilir. yok yeni über modellerdense iç takımın tamamının değiştirilmesi gerekebilir. kendiniz yapamıyorsanız güvendiğiniz bir tamirci çağırın. çok basit bir şey olsa bile "iç takımı tamamen değiştirelim" diyorlar. o iç takımlar da en az 40-50 lira.
0
kibritsuyu
(04.03.08)
(5)

opel corsa sahibi olan var mı?

on kaplan
geçen ay hasbel kader 98 model bir corsa aldım. aldım ama derdi bitmiyor arkadaş beni yedi bitirdi. şimdi de araba yokuşlarda zorlanıyor, çekişi düşüyor, titremeye başlıyor, stop ediyor falan. yollarda rezil oluyorum. bir tane usta vardı ona götürdüm arabanda bir şey yok deyip yolladı beni. sizden r
geçen ay hasbel kader 98 model bir corsa aldım. aldım ama derdi bitmiyor arkadaş beni yedi bitirdi. şimdi de araba yokuşlarda zorlanıyor, çekişi düşüyor, titremeye başlıyor, stop ediyor falan. yollarda rezil oluyorum. bir tane usta vardı ona götürdüm arabanda bir şey yok deyip yolladı beni. sizden ricam istanbul tavsiye edebileceğiniz corsa servisi hangisi? ya da tavsiye edebileceğiniz usta, ama kesinlikle beni kazıklamayacak, çünkü başıma geldi bu, ve sorunumu çözecek.
0
on kaplan
(03.03.08)
filtreleri ve benzin pompasını kontrol ettirin. yakıtı hep aynı yerden alıyorsanız başka bir yerden almayı deneyin bir süre. hava akış metreyi de kontrol ettirmekte fayda var.
0
kimlanbu
(03.03.08)
gaz yemedigine gore karburator sokulecek ve isin ehli bir usta elinde guzelce temizlenip ayarlanacak. haa daha kotu bir cekisten dusme varsa titreterek bujileri degistirin bunu siz de yapabilirsiniz. 9 lira 4 adet buji. en son aklima gelen korkutan sey ise baskinizin sicmis olabilecegi. motor inip balatadan ayrilip baskiyi degistirebilirler ama siz once bujileri degistirmekten baslayin ise sonra sorun devam ederse ""isin ehli"" bir ustaya karburatoru temizletin (samandira ayari, conta yenileme gibi islemlere gidecek usta) kolay gelsin
0
maresalx
(03.03.08)
Filtreler ve benzin pompasından şüphelenirdim ben de olsam. Bazen o pompaya bir şeyler oluyor, yakıtı yokuş yukarı itecek kadar güç bulamıyor kendisinde.

maresalx:
aman efendim, '98 model Opel'de karbüratör mü olurmuş?
0
actionary
(04.03.08)
şu dallamalığı yapan hala var mıdır bilmiyorum ama yakıt filtresine güvenmeyip enjeksiyonun yakıt girişine tülden (bildiğin perde tülü) ayrı bir filtre takan dallamalar vardı bi ara. hiç bakılacak, şüphelenilecek bir yer olmadığından da o filtre tıkandı mı aynen dediklerin olurdu. eski sahibi öyle bir şey takmış bırakmış da olabilir. enjeksiyonun yakıt girişine bir baksınlar.
0
kibritsuyu
(04.03.08)
actionary:
eger bu 98 model opel benzinli ise karburatoru olmasi gerek, hava filtresinin baglandigi borunun ordadir hatta. dizel ise bilemeyecegim
0
maresalx
(05.03.08)
(4)

Lağım Kokusu Nasıl Önlenir?

cinematography
Sniff sniff diye çekerken kokuyu dün evde aklıma geldi, kesin sözlükçülerden birinin de başına gelmiştir diyerekten bir sorayım dedim.evde diğer kerizlerden değil ama sadece ve sadece banyodaki kerizden çok feci lağım kokusu geliyor çaresi nedir bunun?denenen yöntemler: bastım tuz ruhunu kerize, bas
Sniff sniff diye çekerken kokuyu dün evde aklıma geldi, kesin sözlükçülerden birinin de başına gelmiştir diyerekten bir sorayım dedim.

evde diğer kerizlerden değil ama sadece ve sadece banyodaki kerizden çok feci lağım kokusu geliyor çaresi nedir bunun?

denenen yöntemler: bastım tuz ruhunu kerize, bastım domestosu üstüne, yeni taşındığım için eve bir süredir kullanılmıyordur belki diyerekten bol bol sü döktüm, çok yakınındaki (muhtemelen aynı yere gidiyorler 50 cm sonra) wc'den öyle bir koku gelmiyor, bazen bu koku kesiliyor (en fazla 3/5 saat) sonra yine geliyor...

tesisatçı çaarmıştım eve başka yerler için o ara unuttum onu şimdi bir daha tesisatçı çağırıp adamın çatalını görmek istemediğinden başka yöntemler arıyorum...

ilginize...
0
cinematography
(03.03.08)
evet tuvalet de aynı yere gidiyor ama tuvaletin içinde su var. klozetin yapısı ve/veya borunun deve boynu şeklinde olması, orasa su kalmasını ve kokunun geçmesini önlüyor. ama bizim müteahhitlerimiz çok cin olduğundan, kokunun o delikten de gelebileceğini düşünmeyip oraya sadece düz boru koyduklarından tuvaletin klozetten gelmeyen kokusu o düz ve içinde su duramayan borudan geliyor. bizimkisi yine içinde azıcık su kalacak şekilde. her gün su ve kokulu marc yer silme sıvısı döküp engelliyorum ama akşama kuruyor. o yüzden her gün her gün döküyorum. baş edemezsem o gider deliğinin üstündeki ızgarayı alüminyum folyoya ve naylona sarıp kapatıp izole ediyorum. başka da bir çözüm bulamadım.
0
kibritsuyu
(03.03.08)
aynı sorundan çekiyorduk. Arkadaş bir gün küp şeklinde koku tabletleri getirdi. Mavi okey zarından biraz daha büyük boyda tabletleri sifonun içindeki suya atıyorsunuz. Sifonun suyu mavi bir renk alıyor ve koku yok oluyor. Mucize bir tablet hatta şu anda bitti ve sifon bir süre çekilmeden durursa kokuyor gidip almak lazım.

adını markasını unuttum ama.
0
darknum
(03.03.08)
bu sorunu çözebilmek için içinde bir miktar suyu tutabilen gider modellerinden almalısınız. kendinizde yapabilirsiniz iki kap alacaksınız biri diğerinin içine 4-5 mm boşlukla girebilir şekilde olacak. içe konulan kabın yan duvarında tabana sıfır delik açın, dıştaki kabında yan duvarına bir delik açın ama iç kaptaki delikten 2 cm üstte olsun. bu iki kaplı düzeneği gider borusunun içine dıştaki delikten akan suyun borunun içine akabileceği şekilde yerleştirdikten sonra uç kısımlarını silikonla boruya yapıştırırsanız sorun ortadan kalkar. veya ben macgyver lık yapıyor da olabilirim.
0
trick style
(03.03.08)
onu halletmek için ilgili bölümü kırdırıp, bilmem ne yapıp, boruyu kibritsuyu'nun dediği şekilde değiştirtmek lazım bence. yani bir sürü masraf. bir kapak uydurun oraya, lazım olunca açarsınız.
0
metox
(03.03.08)
(9)

Ağ içinde dosya iletimi çok yavaş, sorun nerede?

late viper
Sonunda ev ağını tanıttım, dün gece 19GB'lık bir klasörü bir bilgisayardan diğerine kopyala dediğimde 4 saat zaman biçmişti, ben de yattım yaklaşık 5-6 saat sonra kalktığımda dosyalar kopyalanmıştı. Bugün ise 14GB'lık başka bir dosyayı kopyala dedim, 33 günle başladı, 17 gün, şimdi de 9 saat diyor v
Sonunda ev ağını tanıttım, dün gece 19GB'lık bir klasörü bir bilgisayardan diğerine kopyala dediğimde 4 saat zaman biçmişti, ben de yattım yaklaşık 5-6 saat sonra kalktığımda dosyalar kopyalanmıştı. Bugün ise 14GB'lık başka bir dosyayı kopyala dedim, 33 günle başladı, 17 gün, şimdi de 9 saat diyor ve pek de azalma niyetinde değil, sorun nerede?

Mevcut altyapı: 125 mbps router modem, ethetnetten modeme bağlı win98 kurulu makine, kablosuz(54mbps) olarak modeme bağlı Vista kurulu makine. Kopyalama Win98'den Vista'ya doğru.

Sorun nerede, çözümü var mı?(Son satırı yazarken 10 saate çıktı).
0
late viper
(01.03.08)
qos kisitlamasindandir muhtemelen.
tuneup tarzi bir program ile o kisitlamayi kaldirabilirsin.

(bkz: qos/#10240195)
0
sourlemonade
(01.03.08)
bu miktarı oluşturan dosya sayısı ne kadar çoksa işlem de o kadar uzuyor. yani 10 gb'lık 2 tane dosyanın kopyalanma süresi, yine 10 gb'lık 200 tane dosyanın kopyalanma süresinden kısa oluyor. fark bu olabilir.
0
kibritsuyu
(01.03.08)
@assert h
hangisine kurmam gerek?
ikisine de mi?
0
🌸late viper
(01.03.08)
ikisine de kurup, limiti kaldirmayi deneyebilirsin.
"change windows and programs settings" menusunden network -> advanced sekmesinde goreceksin malum $eyi.
img151.imageshack.us
0
sourlemonade
(01.03.08)
total copy kullan.
0
sourlemonade
(01.03.08)
evet tuneup mı, total copy mi? İkisi de ücretli mi bunların?
0
🌸late viper
(01.03.08)
tuneup kullan. trial.
gerekli $eyi malum sitelerde bulabilirsin.
0
sourlemonade
(01.03.08)
crack pek bulaşmak istemediğim bir şey, işimi gördüğü takdirde tercihim hep ücretsiz yazılımlardır...
0
🌸late viper
(01.03.08)
total copy beleş, zaten 256 kb.
0
sourlemonade
(01.03.08)
(5)

dvd'ye kaydetmece, bölmece, sığdırmaca

kibritsuyu
efendim şimdi divx'lerini evdeki televizyona bağlı divx player'da seyreden ve eline lost denen bela dizinin sezonlarını geçirmiş ve başlamak için yanıp tutuşan ben, bu dizinin ilk sezonunu nasıl etsem de dvd'lere kaydetsem diye bir sorun içindeyim (bkz. allah başka dert vermesin)şöyle ki; ilk sezon
efendim şimdi divx'lerini evdeki televizyona bağlı divx player'da seyreden ve eline lost denen bela dizinin sezonlarını geçirmiş ve başlamak için yanıp tutuşan ben, bu dizinin ilk sezonunu nasıl etsem de dvd'lere kaydetsem diye bir sorun içindeyim (bkz. allah başka dert vermesin)

şöyle ki; ilk sezon 8,51 GB şeklinde bir büyüklüğe sahip. 2 dvd yapayım dedim, 4,08 GB (bölüm 1-12) ve 4,42 GB (bölüm 13-24) olarak bölündü. tamam da ikinci dvd 4,42 gb'ı almaz. bir bölümü (bölüm 13) birinci dvd'ye aktarıyorum, bu sefer ona sığmaz oluyor. ne yapayım yani sadece bir bölüm fazla geliyor diye 3 dvd mi yapayım (bölüm 1-12, bölüm 13-23, bölüm 24)? yaparım yapmasına da izledikten sonra da düzenli bir şekilde arşivimde dursun istiyorum. nasıl böleyim? neler edeyim?

sığmıyor sığmıyor. çift katmanlıya da sığmıyor. üç dvd'den başla yol yok anlaşılan. (blu-ray falan demeyin gözünüzü seveyim)
0
kibritsuyu
(01.03.08)
bendeki ilk sezon 2 dvd + 1 cd şeklinde. 01-12 birinci dvd'de, 13-23 ikinci dvd'de, son bölüm ise tek cd'de saklı duruyor.
0
deckard
(01.03.08)
8-8-8 şeklinde üçe bölmeye karar verdim en son. dvd'lerde boş yer kalacak ama en azından bölüm sayıları eşit olur :)
0
🌸kibritsuyu
(01.03.08)
ben direkt sıradan devam ediyorum. ilk sezonun son bölümleriyle ikinci sezonun ilk bölümlerini beraber kaydediyorum, çantada seri olarak duruyorlar. çünkü 2. sezon da 2 dvd sığmıyor, 3 de.

böyle peşpeşe ekleyince zaten çantada yanyana duruyorlar. ordan takip edip buluyorum. boşluk da kalmamış oluyor.
0
efruz
(01.03.08)
tmpgenc programıyla yeniden dönüştürme yapabilirsin.herhangibir bölümü yeniden dönüştürmeyi dene bunu yaparken kaliteyi biraz düşür.bu yolla sığdırabilirsin diye düşünüyorum.
0
recreativo
(01.03.08)
13 bolumu ikiye bol(altyazi dahil)
0
algoritma
(01.03.08)
(9)

nargile suyu

ravioli
bunun yerine rakı, votka neyin koysak ne olur, kafa yapar mı? işlevi nedir o suyun? buharlaşıyor mu, buharı dumanla mı çekiyoruz ne oluyor?bi yunan arkadaş tütün yerine esrar, su yerine uzo koyup arşa çıktığını söylemişti, doğru mudur?
bunun yerine rakı, votka neyin koysak ne olur, kafa yapar mı? işlevi nedir o suyun? buharlaşıyor mu, buharı dumanla mı çekiyoruz ne oluyor?
bi yunan arkadaş tütün yerine esrar, su yerine uzo koyup arşa çıktığını söylemişti, doğru mudur?
0
ravioli
(01.03.08)
uzoyu bilmem de diğeri soruda olmamalıydı.
0
radikalherif
(01.03.08)
tek işlevi tozu toprağı külü tutması, filtre etmesi diye biliyorum. masraftan başka bir işe yaramaz. rakıya votkaya yazık olur.
0
kibritsuyu
(01.03.08)
Bence kessinlikle işe yarar. Çünkü alkolün kaynama derecesi sudan daha düşük olduğu için duman çekildiğinde daha fazla buharlaşma olur, ki bu buhar yoğun alkol içeren bir buhar. Bunu direk ciğerlere çekerek çok güzel sarhoş olabilirsiniz.

Ama pahalı tabii ona bi şey diyemem...
0
selimse
(01.03.08)
kafayı bulmak istiyorsan su yerine tiner koy :)aman diyim abi nargileyle havaya uçarsın.

Su yerine alkol koymak benim de kafamda vardı ama alkol oranı yüksek bir içkiyi oraya koymak bana israf gibi geldi. Onun yerine sıvı olarak tüketmek daha mantıklı.

Arkadaşınızın karışımı hakkında no comment.
0
kimlanbu
(01.03.08)
suyun görevi filtre etmektir.su yerine votka koymanın bi faydası olacağını sanmıyorum.zira olay yoğunlukla ilgili.su yerine süt konuyor kimi yerlerde.kıvamı daha yoğun olduğu için içimi etkiliyor.arkadaşınızın arşa ermesi su yerine koyduğu uzodan değil tütüne karıştırdığı esrardandır.
0
sarap dumani
(01.03.08)
dumanı süzerken az-çok tadını da değiştirir ama kafa yapacak kadar bişiy olmaz. nargile içerken kafa oluyorsanız zaten o karbondioksit zehirlenmesidir haberiniz olsun.
0
darknum
(01.03.08)
aylar önce bunu rakıyla denemiş bir arkadaşım kafasının hala güzel olduğunu iddia ediyor. :) doğruluk derecesini bilmemem.
0
s e ff a f
(01.03.08)
Buhar/duman gibi kutlesi ve isi kapasitesi cok az olan bir seyin, icinden gectigi siviyi isitip buharlastirabilecegini sanmiyorum. Yani nargiledeki alkol dumana karismaz bence.
0
wpi
(01.03.08)
alkol uçucu bi' madde olduğu için, ısınıp buharlaşmasına gerek olmadan da etkileyebilir pek ala diye düşünmekle birlikte, bu etkinin çok da büyük olmayacağını tahmin etmekteyim. mundar etmemek lazım rakıyı, yazık..
0
supercalifragilisticexpialidocious
(01.03.08)
(5)

RC Araba mi Helikopter mi?

entrapmen
(git: 21892) buradan baslayip devam etti bu hastalik.Oneriler neticesinde Nikko'nun guzel araclarini buldum. Youtubedan videolarina baktim vs. Hatta gectigimiz hafta birisini aliyordum taa ki kutusunun acilmis oldugunu gorene degin. Kisaca alamayinca alinmiyor boyle seyler. Neyse efendim bugun nette
(git: 21892) buradan baslayip devam etti bu hastalik.

Oneriler neticesinde Nikko'nun guzel araclarini buldum. Youtubedan videolarina baktim vs. Hatta gectigimiz hafta birisini aliyordum taa ki kutusunun acilmis oldugunu gorene degin. Kisaca alamayinca alinmiyor boyle seyler. Neyse efendim bugun nette dolanirken BI'da RC helikopter gordum. Nikko arabayla neredeyse ayni fiyata. Videosuna baktim fena gorunmuyor.

Simdi kafam karisti. Ucan bir alet varken gidip yerde giden bir seye para mi verilir diyorum kendi kendime. Orada izledigim videodaki gibi kullanamayacagimi biliyorum helikopteri ama yine de...

Ne diyorsunuz? Yerde giden bir arac mi helikopter mi?

Edit: Bahsi gecen helikopterin videosu;
www.youtube.com
Araba ise soyle bir sey;
www.youtube.com (araba iste 30-40 km/s yapiyor bunlar)
0
entrapmen
(01.03.08)
heliyi uçurmak çok zordur. özellikle ayarlarını yapmak daha zordur. bende benzinli heli vardı, ömrümü yedi. zaten en sonunda da satmıştım.
heliyi uçurmak için de boş bir alan bulman lazım, ayrıca etrafında küçük çocuk olmaması iyi olur çünkü "oyuncaaaakkk" diye bi atlarlar üstüne.
0
jr
(01.03.08)
bu helikopter yere çakıldı mıydı paramparça olur bir daha da kullanılamaz. pervanesi bile yere değse tamamdır gitti. ama araba öyle mi? bir yere çarpsan bile -ki duvara sürmezsen çarpmazsın da- en çok kaportası kırılır, tamir edilir.

araba derim ben.
0
kibritsuyu
(01.03.08)
helikopterin zevki hiçbir şeyde yok millet uçurtma uçururken sen vızır vızır eligopter uçurursun herkeşler ayran olur sana be ya. ama helikoptere başlamak için amatör bir model almanı, eğer heder edersen oyuncağı can sıkıntının minimum boyutta olması açısından tavsiye ederim.
0
atrin
(01.03.08)
yani eğer videoda adam kullanamadığından dolayı helikopter böyle saçmalıyorsa bir şey diyemem ama adam iyi kullanıyo da helikopter böyle saçmalıyosa bence araba almaya odaklan. böyle tuhaf uçan bir helikopter görmedim, sen de biraz kullanıp sıkılırsın.
0
deckard
(01.03.08)
30-40ytl ye ufak helikopterler var. Arkadaşın odasında uçurmayı denedim, bir kaç kere duvara tosladı, bir kaç kere yere çakıldı. Benim gibiler için dayanıklı malzemeden yapmışlar, bir şey olmuyor helikoptere.

Videodaki rc helikopteri kullanan oldukça usta, aynı makinayı acemi bir kullanıcının kaldırdıktan sonra hasarsız olarak yere indirebileceğinden şüpheliyim.

Bence ilk önce minik bir helikopter, ardından da büyük bir tane rc helikopter.
0
kimlanbu
(01.03.08)
(6)

transporter 2 türkçe altyazı

kibritsuyu
transporter 2 isimli filmin türkçe altyazısını arıyorum arkadaşlar. yalnız şöyle bir problem var, bu film uncut versiyon muymuş neymiş. 808 MB'lık bir film. divxplanet ve divxforever'daki tek cd'lik altyazıların tamamını denedim, uymadı. daha doğrusu hepsi de filmin yarısına kadar uygun şekilde gide
transporter 2 isimli filmin türkçe altyazısını arıyorum arkadaşlar. yalnız şöyle bir problem var, bu film uncut versiyon muymuş neymiş. 808 MB'lık bir film. divxplanet ve divxforever'daki tek cd'lik altyazıların tamamını denedim, uymadı. daha doğrusu hepsi de filmin yarısına kadar uygun şekilde giderken, bir noktadan sonra yay gibi açılmaya başlıyor. yani önceleri altyazı yarım saniye, 1 saniye erken gözükürken, sonlara doğru bu süre 15-20 saniyelere çıkıyor. böyle abuk açıldığı için subtitle workshop ile falan da ayarlayamıyorum. altyazı ayarlayacam diye filmi neredeyse izledim ama hala beceremedim. var mıdır uncut mıdır nedir şu versiyona uygun altyazı?
0
kibritsuyu
(29.02.08)
muhtemelen yoktur. sayet ingilizce altyazisini bulabilirseniz biraz ugrasi ile eksik kisimlar bos kalacak sekilde uyduraiblirsiniz ama o zamanda uncut'i izlemis olmanizin bir mantigi olmaz.
bence uncut falan ugrasmayin normal bir halini indirin. (ayrica 808 mblik vs bu tur ripler normal disidir, uzak durun mumkun mertebe) standartlar: 700, 1400 vsdir.
0
entrapmen
(29.02.08)
Elindeki filme en yakın fps deki altyazıyı indir.TimeAdjuster programını indir.

www.ireksoftware.com

Türkçe program.Altyazıyı programla aç."Senkronize et" kısmından filmi açıp filmdeki ilk konuşmayı altyazıdan seçtikten sonra filmi oynat.O lafın geçtiği kısma gelince "Filmde şimdi o satır geçti" butonuna bas.Aynı şeyi son cümle içinde yap.Ama dikkat et altyazıyı çevirenin kendi yazdığı mesajları seçme yanlışlıkla.İşlem bitince tamam diip dilediğin formatta farklı kaydet altyazıyı.Büyük ihtimalle sorun çözülecektir..
0
noctiluca
(29.02.08)
subtitlez.com
şuradakileri bir deneyiniz.
0
aysiku
(29.02.08)
@noctiluca:

bahsettigin sekilde yapamaz o isi. nedenine gelince arada eksik olan kisimlar mevcut. yani uncut oldugu icin fazladan sahneler var. senin dedigin gibi yapacak olursa altyazi uzayacak ama bolumlerde yine ceviri olmayacaktir.
ona uygun bir altyazi olmadigi surece, uncut, extended, directors cut vs versiyonlara uydurmak mumkun degil.
0
entrapmen
(01.03.08)
hayır ingilizceleri de denedim, onlarda da aynı. hani ingilizcesi uysa- subtitle workshopta "zamanlamayı başka dostadan al" gibi bir şey var. zamanını birinden, metni birinden alacam ama yok, ingilizceler de uymuyor. şimdi aysiku'nun verdiği linktekileri deneyeceğim.
0
🌸kibritsuyu
(01.03.08)
entrapmen

evet doğru diyosun..kibritsuyu sanırım inada bindi senin için artık filme altyazı bulmak yoksa baska biyerden cokdan indirirdin simdiye kadar :) kolay gelsin..
0
noctiluca
(01.03.08)
(7)

kedi alıp almama konusunda karar veremiyorum

wounded walker
Kısa bir süre önce yalnız yaşamaya başladım ve kedilerin (bazı türleri hariç) hastasıyım, kedi almak istiyorum ama uzun süredir kedisi olan birkaç tanıdığımın hepsi "yapma" dedi. Kafam çok karıştı. Bu konuda bana ne söyleyebilirsiniz?
Kısa bir süre önce yalnız yaşamaya başladım ve kedilerin (bazı türleri hariç) hastasıyım, kedi almak istiyorum ama uzun süredir kedisi olan birkaç tanıdığımın hepsi "yapma" dedi. Kafam çok karıştı. Bu konuda bana ne söyleyebilirsiniz?
0
wounded walker
(28.02.08)
eğer bırakacak bir yerin yoksa tatillere gitmeyi, yaz gelsin de bi güneye akayımları falan unut. şehirlerarası otobüsü, uçağı unut (oyuncak peluş kedi gibi sakin bir hayvan alacaksan, çantaya kafese koyup bagaja verince iki dakika içinde hem işeyip hem sıçıp hem de kusan bir hayvan değilse olabilir ama azıcık hareketliyse bile olmaz. hatta arabayı bile sevmezler. bizimki sevmezdi. 9 saatlik yolu burnumuzdan getirirdi)

onun dışında tipik kedi bakma sıkıntılarına katlanman gerekiyor. her tarafa tüyü dökülecek buna alışabilmen lazım. tırmalama kütüğünü öğrenene kadar halıları koltukları tırmalayacak bunu göze alman lazım. tuvalet eğitimi en kolayı. kumu bir sefer gösterdin mi alışır, sorun olmaz. erkek kediyse çiftleşme dönemlerinde ortalığa işeyebilir, ev sidik kokabilir. dişiyse de mart geldi mi bağrım bağrım bağırır.

başka bir sıkıntısı yok. bunların hepsine katlanırım diyorsan al. süpar tatlı hayvanlardır. yalnızlığı iyi paylaşır.
0
kibritsuyu
(28.02.08)
zerre şüphen varsa yapma...hatta şüphen yoksa da yapma. 2 ankara kedisi besliyoruz, ailenin çocuğu gibiler ama dertleri tasaları bitmiyor. Kısırlaştırmazsan çileden çıkarıyorlar, kısırlaştırırsan vicdan azabından kuduruyorsun. kızgınlık döneminde öyle bağırıyorlar ki beynin zonkluyor.

Çiş muhabbeti ayrı can sıkıcı, erkek kediler evde sağa sola işeyip işaretleyebiliyorlar. Kısırlaştırmazsan vazgeçmiyorlar da. Ev ahır gibi kokuyor. Kumları zaten ayrı dert. Bizimziler zçtığında gelip miyavlıyor gidip kumu temizliyoruz ama gene de koku yapabiliyor.

Bütün giysilerimde bembeyaz tüyler var, odamı her gün süpürsem bile yerde beyaz beyaz tüyler var. Kıl tüy döküyorlar o da ayrı bir can sıkıcı durum.

Veteriner masrafları da hiç az buz değil. Normal aşılarının yanı sıra hastalandıklarında antibiyotik parası vs derken servet ödüyorsun.

Mama masrafı ayrı dert...

Bu kadar zorluğa ve anlatmadığım daha fazlasına tahammülün olacksa besle, yoksa arkadaşlarının kedileriyle idare et, büyük sorumluluk.
0
kimlanbu
(28.02.08)
arkadaşların söylediklerine katılıyorum.
ciddi bir sorumluluk işi. ben ailemle yaşıyorum kişi başına 0.60 kedi düşüyor. dışarda beslediklerimizde sayarsak 1 filan. gerçekten ilgilenebileceğini düşünüyorsan al. iyi düşünün internet evimi değiştiriyorum şu güzelim kediye bi yuva bulalım tarzı ilanlarla dolu malesef.
0
crystalsoul
(28.02.08)
aşıları filan acaip para tutuyor kedide. ilk 6-7 ayda bir dünya para gidiyor aşıya. sonra senede 1-2ye düşüyormuş o.
0
darknum
(28.02.08)
aklınızda en ufak bir şüphe olmamalı kedi almaya karar verme sürecinde ki karar veren emin olan hemen yapar. bence hem sizin hem de kedinin iyiliği için almayın kedi tabi siz bilirsiniz, o kadar külfetli değildir maddi durum iyiyse ilk aşıları yeterli olacaktır. veterinerler fazla strese sokar adamı. benim iki tekirim var gayet sokaktan aldım hiç bir aşı da yaptırmadım turp gibiler. mama seçimi önemli tabi neyse ben bu konuda çok konuşurum, en iyisi bir göz atın;
www.kedigen.com.tr
www.miyavlar.com
kolay gelsin.
0
brc
(28.02.08)
eger ogrenciysen ve 3-4 sene sonra sehirine geri doneceksen, ailenin hayvanlarla arasi nasildir bilmek lazım. cunku kediler ortalama 10-15 sene yasıyorlar, o kadar uzun sure bakabilir misin, ilerde baskasına verirsen psikolojik bir cok travma yaratirsin yavrucagiz da.

ogrenciler icin tavsiye etmiyorum ben. hem hayvan rezil oluyor, hem ev batiyor, bakımı zor, kısıtlı butcesi olan ogrenciler icin cok masrafı oluyor da diyebilriz.
0
somersault in a coffin
(29.02.08)
öğrenci değilim, çalışıyorum ve yalnız yaşıyorum. çoğu tavsiye almamam yönünde geldi şimdiye kadar ve moralim bozuldu :( aslında kediyi buldum ama sütten kesilmesini bekliyorum, bu akşam görmeye gideceğim, erkek bir tekir kendisi:)
0
🌸wounded walker
(29.02.08)
(9)

Futbol kuralları ile ilgili bir soru...

kurukafa
Baştan söyleyeyim futboldan falan anlamam. Sadece dün birden aklıma salak salak takıldı ekşi duyuru ahalisi bilir muhakkak doğrusunu dedim.Şimdi mesela basketbolda her şey saniyeler ile limitlenmiş, topun oyuna dahil olma süresinin de, topun potaya değmeden geçirebileceği zamanın da belirli bir ölçü
Baştan söyleyeyim futboldan falan anlamam. Sadece dün birden aklıma salak salak takıldı ekşi duyuru ahalisi bilir muhakkak doğrusunu dedim.

Şimdi mesela basketbolda her şey saniyeler ile limitlenmiş, topun oyuna dahil olma süresinin de, topun potaya değmeden geçirebileceği zamanın da belirli bir ölçüsü var. Yani biri topa sarılıp cenin pozisyonu alıp, üzerine bütün takım arkadaşlarını yorgan olarak alıp uzun süre yerde bekleyemez.

Futbolda da benzer bir kural var mı? Mesela bütün takım oyuncuları bir halka yapıp, içeriye kimsenin zor kullanmadan giremeyeceği bir etten duvar oluşturup, topu da araya alıp bekleyebilir mi 90 dakika? Yoksa böyle şeyleri engelleyen bir kural var mı? Mesela bu yapı bir kere oluşturulursa ufak ufak hareketlerle kaleye bilr girilir top ile beraber. Aklıma gelen şey karşı taraf yapıyı bozmak için foul yapabilir falan ama o da bir yere kadar yapılabilir sanıyorum. Böyle bir yapıyı oluşturması da kolay değil tabi...

Aptal bir soru ama aklıma takıldı. Diyelim ki ikinci yarının başında bir gol attık. Sonra topu aramıza alıp beklesek ne olur ki? Bir süre limiti var mı basketboldaki gibi?
0
kurukafa
(28.02.08)
vakit gecirmeye yonelikten sari kartlar, sonrasinda kirmizi kartlar, sonrasinda hukmen maglubiyet
0
turkish tekila
(28.02.08)
Yani vakit geçirme derken, bu kafadan verilen bir karar mı? Mesela diyelimki beklemedik ama ufak adımlarla kaleye doğru ilerledik. Hatta stratejimiz böyle, top oyunda ve böyle oynuyoruz diyelim... Biraz sürreal bir senaryo ama bunları engelleyen deterministik bir kural vardır diye düşünüyorum.
0
🌸kurukafa
(28.02.08)
hayır. top oyunda kaldığı sürece istediğiniz kadar vakit geçirebilirsiniz. kurallar dahilindedir. yani yapabiliyorsanız elinizi kolunuzu değmeden topu alıp üstüne oturun. o top oyundadır. hiçbir oyuncu alamazsa teorik olarak 90 dakika öylece durabilirsiniz. basketboldaki gibi 24 saniye hücum süresi gibi bir süre yoktur.

ha top oyun dışına çıkmıştır (kalecinin eliyle tuttuğu süre de dahil). oyuna sokulması geciktirilirse o zaman hakem uyarır, oyuna sok da başla diye. kart gösterebilir. ama top oyundayken dediğiniz (topu ortaya alıp halka yapmak) teorik olarak mümkün ve gayet de kurallar dahilindedir. almak isteyen gelir alır.
0
kibritsuyu
(28.02.08)
bir kural olmasa dahi o mac disiplin kuruluna gider, bir sekilde ceza verilir. teoride mumkun gorunse de pratigi takimin basina is acar
0
turkish tekila
(28.02.08)
teoride mümkün ama pratikte değil.
sebebi basittir.
böyle bir durumda topa sahip olmayan takım oyuncularından biri rakibe bir faul yapar. faul kullanılana kadar top oyuna girmeyeceğinden ve bu süre uzatılamayacağından mümkün olmaz.
olması için karşı takımı da komple bağlamak lazım.

gerçi o zaman da devreye federasyonlar, fifa girer, ceza yağar.
0
delikan76
(28.02.08)
teoride de olmaz o. topun üstüne oturamazsınız. çift vuruş verilir. bırakın üstüne otrumayı yerdeyken ayaklarınız arasına falan da sıkıştıramazsınız (bu maçlarda ara sıra yaşanır, izlerseniz rastgelirsiniz) onun dışında oyuncuların halka yapıp aralarına topu aldıklarını düşünsek bile, bir rakip oyuncu topu almak için hamle yaptığı zaman bu halka bozulmazsa hakem yine faul çalıp topu rakip takıma verecektir.
0
pispinti
(28.02.08)
futbolda topu oyundan saklamak fauldur. endirekt serbest vurusla cezalandirilir. ama eger o kadar iyiysen 90 dakika boyunca kendi sahanda paslasabilirsin. paslasabilirsen.
0
kezzy homeros
(28.02.08)
kezzy homeros, şundan bahsediyor sanırım;

www.youtube.com
0
gregory
(29.02.08)
ekşi duyuruda sorulmuş en güzel sorulardan biri kesinlikle bu.

bana kalırsa teoride de pratik te de mumkun. top oyunda bir kere. herhangi bir top saklama da yok. halka içerisinde paslaşılabilir bile hatta. kesinlikle kural harici birşey yok. ancak çok feci kavgalar çıkar o maçta. ilk halı saha maçında deneyeceğim.
0
emcedeltate
(27.04.09)
(5)

futbolda bir hareket

azuth
christiano ronaldo yapiyor bunu, galatasaray fenerbahce macinda da lincoln yapti.. orta acmak icin sol ayagini öne atarken sag ayagini onun arkasindan gecirip topun altina vuruyorsun ayagin ucu ile.. videosu falan da var ama üsendim bulmaya.. nedir bu hareketin ismi bilen varsa?
christiano ronaldo yapiyor bunu, galatasaray fenerbahce macinda da lincoln yapti..

orta acmak icin sol ayagini öne atarken sag ayagini onun arkasindan gecirip topun altina vuruyorsun ayagin ucu ile.. videosu falan da var ama üsendim bulmaya..

nedir bu hareketin ismi bilen varsa?
0
azuth
(28.02.08)
bunu yapıcam derken kendine çelme takarak göt üstü oturan ve maymun olan çok futbolcu var.
0
kibritsuyu
(28.02.08)
rıdvan dilmen bu hareketi yapanlara (tuncay, gokdeniz) rakibinle tasak gecmeye hakkın yok diyerek buyuk sitemlerde bulunuyodu.
0
etna
(28.02.08)
rabona
0
turkish tekila
(28.02.08)
şu videonun 02:52 saniyesinde bulunan hareket mi bahsettiğiniz?

www.youtube.com
0
swallowed arsenic
(28.02.08)
cevap rabonaymış evet... ters topuk hareketi derdik biz.. ünal karaman'dan görmüştüm ilk..
0
pispinti
(28.02.08)
(6)

asus f3jr laptop sorusu

kibritsuyu
efendim 3-4 ay önce aldık bunu. memnunuz, güzel. lakin sormak istediğim şeyler var.şimdi ben daha önce hiç çift çekirdekli işlemci kullanmadım. bu alet de core2duo imiş. nedir dedik farkı, aynı anda iki farklı işlem yapabilirmiş. e tamam da şimdi ben altı üstü 1,5 mb (gigabyte değil megabyte)'lık ra
efendim 3-4 ay önce aldık bunu. memnunuz, güzel. lakin sormak istediğim şeyler var.

şimdi ben daha önce hiç çift çekirdekli işlemci kullanmadım. bu alet de core2duo imiş. nedir dedik farkı, aynı anda iki farklı işlem yapabilirmiş. e tamam da şimdi ben altı üstü 1,5 mb (gigabyte değil megabyte)'lık rar dosyasını açmak için üzerine tıklıyorum, winrar açılıyor, dizine çıkart diyorum. alet %1'de yaklaşık 30-40 saniye öylecene bekliyor, bu süre sonunda da tık diye işlem bitiyor. iyi de benim 4 senelik P4 bilgisayarımda bile anında açıyor bunu, 5 saniye bile sürmüyor. hani çift çekirdek? niye bekliyorum?

ya da bir dosya indiriyorum mesela o da 2 mb falan. gayet hızlı iniyor, %99'a geliyor 2 dakika kadar duruyor duruyor duruyor. artık eeh diyip kapatıyorum dayanamayıp. bazen bekliyorum da en sonunda yükleme tamamlanıyor.

subtitle workshop isimli küçücük programı kuruyorum, bir altyazıyı bunla açmak isteyince ekran soluklaşıp "bir hata oluştu" falan diyor, kapanıyor.

harddiskten flashdiske dosya kopyala diyorum (1,5 gb. flashdiskimin özelliklerine göre normalde 2 dakikada falan tamamlanması lazım transferin). önce bi 30 saniye "kalan zaman hesaplanıyor" diyor epey. sonra kalan zaman 9 saat falan diyor. gittikçe azalıp, 6 saat, 2 saat, 30 dakika falan olup artık bitmeye yakın gerçek süreye erişiyor. totalde olması gereken zamanda transfer tamamlanıyor ama ben kalan zamanı anca iş biterken görebiliyorum. ilerleme çubuğu azar azar değil de bekleyip bekleyip tırrrt diye böyle bir anda gidiyor falan.

nedir bunlar, vista götlüğü müdür, bilgisayar sorunu mudur? normal midir nedir? P4 işemcili 256 mb ramli xp kurulu bilgisayarımda bile daha güzel işlem yapıyorum. bu mudur yani çift çekirdek?
0
kibritsuyu
(27.02.08)
Bunun bir benzerini bazı büyük "*.exe"(setup) dosyaları çalıştırırken yaşıyorum, çift tıkladıktan sonra gidip bir çay koyup gelmem gerekiyor. Diğer uygulamalarda sorun yok(Crysis'i orta ayarda çalıştıran bir alet bu).

Bunun nedeni uygulamanın çift çekirdek desteği içermemesi olabilir...

Subtitle denemedim, flashdiskte bir kere benzer bir şey oldu, o da görece büyük bir şey atarken aleti bırakıp gittim, "güç düzeni" nanesi yüzünden sistemi beklemeye almış(aleti yeni aldığımız için ayarlamak aklıma gelmemişti), kopyalamayı yarısında kesmiş hata vermiş, aktarım kutusu yerinde duruyor, neyse söküp tekrar taktım(USB), ve tekrar dene dedim, kopyalamaya devam etmeye başladı ancak verdiği tahmini süreyi ne siz sorun ne ben söyleyeyim(Bin küsür gün diyordu), ha normal bir zamanla kopyaladı o ayrı...

Not: İşbu alette Vista kuruludur.
0
late viper
(27.02.08)
hasta la vista baby
bi de diske yavas yaziyo dikkat ettiysen
0
algoritma
(27.02.08)
merhaba @kibritsuyu öncelikle laptop kulanırken şahsen ben kendim şunları farkettim.
birincisi pil ile çalışırken aletlerin performansları innılmaz düşüyor.güç seçeneklerinden yüksek performansı seçsen bile öyle bişi olmuyor.ikincisi bende vista kullanıyorum 1.83 çift çekirdekli işlemci ve 2 gb ram var pcde ve son derece hızlı bir laptop ve vista için.yanlız hd te 10 gb yer kalınca falan yavaşlıyor biraz.
bence birincisi format at yani hızlı kurulum cdsiyle yada başka bişeyle tekrardan kur pc yi.ikincisi muhakkak norton internet security kullan(yada onu kullanmak istemiyosan başka bir virüs programı ile birlikte spyware doktorda tavsiye ederim.fakat lisanslı olsun başın ağrımasın.ben çok denedim virüs programı kur crakcla iki gün sonra iptal olsun virüs girsin falan baş edemedim baştan spyware doctor aldım en son virüsten alet çöküncede norton internet security aldım ve totalde problemi çözmüş oldum.)
birde ashampoo win optimizer var.
bu programla registryleri bilgisayarı açtığında altta çalışan programları düzenle.ayrıca düzenli olarak disk defrag yap.bunları bir dene eğer yine hızlanmasza servise götür.muhakkak bir arıza vardır.hardiskin hasarlıdır.yada ramlerinde bir problem vardır fln.
ürünün sitesinden updateleri takip et özellikle biosları.
ayrıca ram ne kadar?ve windows update yapıyomusun?
0
omer460
(28.02.08)
virüs programın varsa ondan olabilir. norton gibi bilgisayarı kendi kullanıp sıkılınca da bi tur bize veren bir program kullanıyorsan zaten bilgisayarın senin değil an itibari ile :) ama adam gibi çalışan kaspersky gibi diğer virüs programları tüm talepleri önce kendileri süzer. yani sen o rar'a tıkladığın an o rar'ı önce virüs programı açar, tarar, sorun görmezse işletim sistemine paslar ve o sebeple de pat diye açılır. bir de bunu düşünerek virüs programın varsa onu kapayarak dene. o zaman düzelirse sorun daha düzgün çalışan bir virüs programı kullan.
0
fearofthedark
(28.02.08)
1,83 ghz çift çekirdek işlemci ve 1 gb ram'i var. ekran kartı da paylaşımlı değil 128 mb. ati bilmemne. oyun moyun oynanmıyor. zaten babam kullanıyor, ben de gittiğimde kurcalıyorum. virüs programı olarak nod32 var. carckli falan değil orijinal. ki onun kastıracağını sanmıyorum. windows update sürekli yapılıyor. normalde de hızından falan memnunuz zaten, bir problem çıkarmıyor ama rar açarken uişi uzatmalar download ederken %99'a gelip durmalar, dosya kopyalarken kalan süreyi hesaplayamamalar falan canını sıkıyor insanın. ben vista uyuzluğu diye düşünüyorum ama bilemiyorum. kendi bilgisayarım olmadığından format, bios update falan gibi riskli işlere girmek istemiyorum. 160 gb mı ne harddiski var, bi tane film indiriyorum, babam gelip "flashdiske çektikten sonra sil, doldurma bilgisayarı" diyor. "baba koca harddisk dursun işte" falan diyorum ama dolsun, yavaşlasın istemiyor. o yüzden babamı huylandıracak şeyler yapmak istemem.
0
🌸kibritsuyu
(28.02.08)
Söz konusu dizüstü bilgisayarı hiç kullanmadım, önce bunu belirteyim, yalnızca genel deneyim ve bilgime dayanarak önerilerde bulunayım dedim...

Öncelikle, uygulamaların çift çekirdeği desteklemesi gerekmez düzgün çalışmaları için, ayrıca yamulmuyorsam WinRAR multithreaded ve dolayısıyla her iki çekirdeği de kullanabiliyor.

Dikkat edilmesi gereken ikinci nokta, her ne kadar bu makine Vista için yapıldı da dense değişmeyen gerçek: Vista performans açısından fazlasıyla sorunlu, ve bu durum özellikle laptop'larda öne çıkıyor doğal olarak. Windows XP kullanmanı öneririm. Gerçekten performans farkını açıkça göreceksin. Bilgisayarın söz konusu sorununun temel nedeninin WinRAR'ın Vista üzerinde çalışması olduğundan eminim. Vista gerçek bir "resource-hog".

Dikkat edilmesi gereken üçüncü nokta ise şu:
Sakın ha Norton Bilmem Ne Security gibi bir ürün kullanma!
Kaspersky yada Bitdefender gibi bir ürün güvenlik açısından fazlasıyla tatminkâr olacağı gibi bilgisayarını da öldürmeyecektir. Nod32 de bu listede sayılabilir, makinenin yavaşlamasına katkıda bulunmaz.
Ah ben neler çektim o Norton'dan... 7 cedleri kara listemde, sülaleleri nişangâhımda..
0
malmoth
(28.02.08)
(12)

Tavsiye Keyboard

schimsonique chaiselongue
efenim kendi çapımızda eserler ortaya koymak, kah pc ye bağlayıp kayıt yapmak, bilimum programla diğer enstrumanlarla birleştirip müzik yapmak istediğimizden bir klavye almaya karar verdik. lakin, ne alalım, ikinci elleri güvenilir midir, amatör calismalar için işimizi ne görür? gibi sorulara cevap
efenim kendi çapımızda eserler ortaya koymak, kah pc ye bağlayıp kayıt yapmak, bilimum programla diğer enstrumanlarla birleştirip müzik yapmak istediğimizden bir klavye almaya karar verdik. lakin, ne alalım, ikinci elleri güvenilir midir, amatör calismalar için işimizi ne görür? gibi sorulara cevap bulamadığımızdan, bilirkişilerden yardım istemeye karar verdik.

şu 49 tuşlu alet işimizi görür mü mesela?

www.hepsiburada.com

bi de bu varmış:

www.hepsiburada.com

bu biraz daha profesyonel gibi:

urun.gittigidiyor.com
0
schimsonique chaiselongue
(27.02.08)
bir kere eğer ses kartınızın midi girişi varsa kesinlikle midi çıkışlı bir klavye alıp bilgisayara mididen bağlayın.

ses kartında midi çıkışı yoksa geçenlerde la traviata midi'yi usb'den bağlama aparatı gibi bir şey sormuştu. onu da araştırabilirsiniz.

hatta kendi içinde hiçbir enstruman, ritm, vs. olmayan, sadece tuşlardan ibaret midi klavyeler de var. enstruman olarak bilgisayardaki enstruman bankasını (ya da adı her neyse sound font mu deniyor, general midi mi deniyor) kullanıyor.

üzerinde durmanız gereken şey kesinlikle midi. gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(27.02.08)
bahsi geçen cihazları pc'ye bağlayıp kayıt yapmanız mümkün değil pek. midi arabirimini desteklemedikleri için durum böyle. eğer bilgisayar tabanlı kullanacaksanız klavyeyi (ki sabit ve basit bir org'dan yüzlerce kat daha efektif kullanım sağlıyor), şunu şiddetle tavsiye ederim:

www.hepsiburada.com
0
swallowed arsenic
(27.02.08)
Eğer ki canlı performanslarda kullanılmayacaksa (ki öyle bir durum varsa da bu kadar ucuz bir klavyeyle düşünmeyin zaten) bir midi klavye almak her zaman için daha iyidir diye düşünüyorum. diğerlerinin de belirttiği gibi bunlarda ses sentezleyici bir modül yok, yani piyasada synthesizer adıyla bulunan(dandik olanları türkiyede org adıyla geçiyor) klavyeler gibi değillerdir.

çok lazımsa bu casiolar da bilgisayarda kaydedilebilir, bir sakıncası yok. elle tutulur bir prodüksüyon beklenmemeli ama sonuç anlamında.

Fekat bu midi klavyeleri usb girişinden takıp Cubase, Reason, Ableton Live, efendime söyleyeyim, fruity loops gibi programlardaki synthesizer veya samplerlar ile veya bulabileceğiniz binlerce vst'ile kullanarak herhangi bir hardware de elde edemeyeceğiniz performans ve çeşitliliği elde edebilmek mümkün. hardware synthlerde (veya bu yolladığınız orglarda diyelim) bu kadar özgür olabilmek mümkün değil, tam aksine son derece kötü seslere talim etmeniz olası.

ama evet, bir midi klavyeden asla tek başına ses alamama gibi bir olayınız var, ona göre karar vermek gerek.
tavsiye olarak
1- EMU Xboard
2- M-audio Axiom
bunlardan çok daha ucuzları da vardır eminim. 100 dolardan aşağı bulamazsınız ama, sanmıyorum
0
gimbal
(27.02.08)
ya bütçem kısıtlı olduğu için, 150 ytl üzeri beni bi miktar aşacaktır. o yüzden ince eleyip sık döşemeye çalışıyorum. anladığım kadarıyla midi out bulunan klavye seçenekleri bana kayıt yapma olanağı sağlıyor. lakin usb midi klavyelerde daha başarılı sonuçlar alabilirim. laikin uygun keseme hitab eden midi klavye bulamadım pek. ayrıca direkt üzerinden ses alabilmem büyük bi artı benim için, o yüzden midi çıkışı bulunan klavyeleri tercih edeceğim.cevaplarınız için teşekkür ederim.


bu bağlamda, daha detaylı yardım edebilecek kimse var mı?
0
🌸schimsonique chaiselongue
(27.02.08)
not editliyorum mesajı : satın alamazsan git tünele kirala en temizi.

sayın @kibritsuyu birincisi kötü bir niyetim yoktu.
ikincisi en gelişmiş bilgisayar ve klavyelerde olsa asio sürücüsü olmadan muhakkak latency problemi yaşanacaktır kanımca.
ayrıca midi çıkışı olan her hangi bir klavye iş çözer demişsiniz.
bakınız midi klavyelerde midi ile yapılan bağlantılarda latency diye bir problem var.onu ortadan kaldırmak içinde aşağıdaki linkte verdiğim çeviriciler kullanılıyor.
www.compel.com.tr

yani bu işler dıraşıdan gözüktüğü gibi değil, ne demişler alet işler el övünür.
şöyle yapalım isterseniz. banka hesabınızı verin size 150 ytl yatırayım.ve kurduğunuz sistemle neler yapabildiğinizi gösterin.gösterinki öğrenelim.
0
omer460
(27.02.08)
casio ma-150'de midi out var galiba.

www.mydukkan.com
0
kibritsuyu
(27.02.08)
kısıtlı imkanlarıyla amatör işler yapmak isteyen kişilere kırılarak gülmeniz hoş değil sayın omer460. siz profesyonel müzisyen olabilirsiniz ama soru sahibi arkadaşın yapmak istediği şey için en azından başlangıçta sadece midi out'u olan bir klavye, midi portu olan bir ses kartı ve basit bir ses işleme programı yeterlidir. albüm aranjmanı falan yapacağını, profesyonel şarkılara altyapı hazırlayacağını sanmıyorum. evde çalalım söyleyelim kaydedelim, demo hazırlayalım gibi bir şey olduğunu düşünüyorum.

150 lira bütçe ile istenilen şey gayet güzel yapılır. ha evet serdar ortaç şarkısına altyapı hazırlanamaz ama çalalım söyleyelim kaydedelim denilir pek güzel.

daha önce de gitar efekt programı sorulan bir soruya "boşver sen bu işleri, gitarı kapıcıya ver, anfiye de dantel ört" diye bir cevap vermiştiniz ki o da bu kadar rahatsız etmişti beni.

o yüzden gerek bu soruya olsun, gerek başka sorulara olsun, kişinin beklediği kriterlerde cevap vermenizi, istenilen şey o kriterlerde mümkün değilse bile daha uygun bir üslüpla cevap vermenizi öneririm.

polemik yaratmak niyetinde değilim ama yazmadan da duramadım.

müzik çalışmalarınızda başarılar dilerim.
0
kibritsuyu
(27.02.08)
@omer46: efenim hyde park da cıkacağız, klavye rehin olduğu için acilinden çözüm arıyoruz.

katılmanıza, 18 grup arkadaşım da katıldılar gülerek, ilahi.

ama yaklaşımınız yardımcı olmaktan öte, ukalalık gibi geldi bana. biliyorsunuz, kutladık sizi, sağolun.

ma150 mantıklı görünmekte, onu seçiyorum sanırım.

tüm arkadaşlara teşekkürler.
0
🌸schimsonique chaiselongue
(27.02.08)
ma-150 yi tesisata nasıl bağlıyacaksın :) kulaklık çıkışındanmı?
0
omer460
(27.02.08)
www.compel.com.tr

180 YTL'ye bunu al,

Asio4All sürücülerini google'da arat, indir.

Bir de p2p programlarından veta www.magesy.ws sitesinden cubase ve reason indir.

Serdar Ortaç şarkılarına bile altyapı yaparsın. Ha, ikinci adım olarak şöyle giriş seviyesi bi düzgün ses kartı da alırsan, m-audio'nunkilerden misal, her işini görür.

Ben önce m-audio Keystation 49e ile başladım, anakartın dahili ses kartını Asio4All sürücüleriyle kullanıyodum. Sonra biraz para harcayıp www.compel.com.tr bu aleti aldım, bir sonraki adımım da yine m-audio'nun keystation pro 88 modelini almak oldu, klavye olarak.

180 liraya çözülür işiniz.
0
sherinian
(28.02.08)
keystation88 in üzerindeki mavi led ler çalışıyomu?tahminlerime göre teker teker bozulmaya başlamış olması lazım.
0
omer460
(28.02.08)
çalışıyorlar hala.
0
sherinian
(28.02.08)
(7)

Nargile alıcak yer/ fiyat vb...

Wishborn
Arkadaşlar nargile almak istiyoruz, ancak malum ögrenciyiz şu işi ucuza kapatsak diyoruz. Gelgelelim keyfimizden de ödün veremiyen şımarıklar olarak iyi bişey olsun istiyoruz.Ankarada nereden ne fiyata alabiliriz?
Arkadaşlar nargile almak istiyoruz, ancak malum ögrenciyiz şu işi ucuza kapatsak diyoruz. Gelgelelim keyfimizden de ödün veremiyen şımarıklar olarak iyi bişey olsun istiyoruz.

Ankarada nereden ne fiyata alabiliriz?
0
Wishborn
(27.02.08)
samanpazarı'nda envayi çeşidini bulabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(27.02.08)
60-70 kağıda istanbulda orta seviye kahveci takımları bulunuyor. alırken şişenin düzgün olmasına dikkat edin, şişe ile ser tam otursun sonra banttı oydu buydu uğraşırsınız. bi de aliminyum kaplamalı parlak olanları tercih etmeyin hem pahalıdır hem öğrenci evinde dökülür onun kaplaması, biraz daha pahalı olmakla birlikte vidalı bir takım almak ilerde eve gelip şişeyi kırması mümkün bir sürü arkadaşınızdan koruyacaktır(vida ser ile şişe'nin bütün olarak durmasını sağlıyor, normal nargileyi serden tutup hızlıca kaldırın şişe kaç parçaya ayrılır tahmin edin sonra)

bunun dışında marpuç konusunda her türlü nazı yapın. marpuç nargilenin ele gelen kısmı olduğu için güzel olması önemli bence. gene de 100 ytl sırf marpuça bayılmayın. zaten ortalama marpuç ömrü 2 yıldır.
0
darknum
(27.02.08)
eskimo
(27.02.08)
maltepe pazarında da var nargileciler.
0
kibritsuyu
(27.02.08)
asla netten nargile alma derim.
0
darknum
(27.02.08)
Tophane'de satılıyor.
0
inatci kahraman aga
(27.02.08)
kızılayda yüksel caddesinde "limon bazaar" diye bi yer var ya, onun alt katından aldık biz, 50-80 ytl arası. süper. tavsiye ederim.
0
gumz
(28.02.08)
(14)

kibritsuyu abuk soru merkezi - ilginç bir soru

kibritsuyu
uzun zamandır kafama takılan bir şey vardı. bu sabah yine aklıma geldi, ekşiduyuru'ya sorayım dedim.şimdi öyle şeyler var ki, iki farklı kişinin aynı anda aklına gelmesi mümkün değil, ama çok farklı yerlerdeki çok farklı iki insandan, hatta çok daha fazla kişiden bunu duyuyorsunuz.anlamadınız, örnek
uzun zamandır kafama takılan bir şey vardı. bu sabah yine aklıma geldi, ekşiduyuru'ya sorayım dedim.

şimdi öyle şeyler var ki, iki farklı kişinin aynı anda aklına gelmesi mümkün değil, ama çok farklı yerlerdeki çok farklı iki insandan, hatta çok daha fazla kişiden bunu duyuyorsunuz.

anlamadınız, örnek vereyim. ilkokul zamanlarımız. 80'lerin sonları. Bir ilkokul çocuğu, diğerine kötü bir şey söylediğinde, sözün muhatabı çocuk o lafı yememek için ayna tutardı (ayna tuttum sana geçti ehehe). hatta karşıdaki de daha büyük ayna tutardı. en son çelik ayna, allah'ın aynası falan tutulurdu hatırladınız değil mi? (bkz: çelik ayna). işin ilginci bu ilkokul esprisi, o dönemde türkiye'nin her yerindeki okullarda yapılırdı. yani biri istanbul'da, biri ankara'da olan iki ilkokul çocuğunun bunu aynı anda akıl edebilmesi pek mümkün değil. televizyonda da gösterilmez böyle bir şey. anneden babadan da öğrenilmez. e peki nasıl oluyor da birbirinden tamamen habersiz bu iki çocuk aynı espriyi aynı şekilde yapabiliyor?

hadi ayna tutmak tahmin edilebilir bir oyun olsun. peki özel cips kola'ya ne demeli? iki kişi aynı anda aynı şeyi söyleyince biri "özel cips kola" diyor ve diğeri, ismi söylenene kadar konuşamıyor. konuşursa kola, cips vs. ısmarlıyor. ve bu oyun aynı dönemde ankara'da istanbul'da, başka yerlerde aynı kurallarla oynanıyor (başlığındaki entry'lere bakın, evrensel bir şey sanki). ilkokul düzeyindeki birbirinden tamamen alakasız çocuklar bundan nasıl haberdar oluyor? televizyonda gösterilecek, aileden öğrenilecek bir şey değil ki bu, oradan öğrensinler. kurallar ve oynanış şekli tahmin edilebilse bile ismine cismine kadar (yani bir ankaralı aynı oyunu uydurup özel cips kola der de, istanbullu da uydurduğu aynı oyuna özel jelibon gazoz der mesela) her şeyiyle aynı şekilde nasıl biliniyor farklı çocuklar tarafından?
0
kibritsuyu
(26.02.08)
cok basit efendim. istanbul da yasayan cocuk, yaz tatillerini ankara'da yasayan amcasinin ogluyla gecirmektedir.

ayrica, illa ki ortusmeleri gerekmiyor bu tabirlerin. mesela bizim muhitte ozel cips kola ya cips kola burc deniliyordu. kulaktan kulaga aktarilirken, degisimlere ugrayabiliyor bu tur cocukluk donemi mesgaleleri.
0
egotm
(26.02.08)
Ankaralı çelik aynacı çocuk ile İstanbullu özel cips kolacı çocuk Antalya'da yazlık sitede karşılaşırlar ve olaylar gelişir.
Yalnız bizim okuldan kimse gitmemiş o yazlığa sanırım; şimdi öğrendim bu muhteşem atışmaları.
(Üstteki yanıtla aynı anda göndermişisiz, birileri silene kadar kalsın.)
0
inatci kahraman aga
(26.02.08)
Tek mantıklı teorim var, kesin diyemiyorum. Önceden de soruldu sanırım, ya da sözlükte bu konuyla alakalı bir başlık vardı tam hatırlayamıyorum.

Veletken yapımız gereği yeni öğrendiğimiz şeyleri ortama aktarma çabamız vardı. Bu terimler ilk önce bir mahallede başlıyor, mahalle bazında yayılıyor, arkasından veletin biri başka bir ile gidiyor, orada da yayılıyor, derken tüm Türkiye'yi dolaşıyor.

Bu başlangıç anı, daha sonra ne oluyor? Artık yayılmasına gerek kalmıyor. Bunları öğrenenler büyüyor ve bildiklerini bir alt nesle aktarıyor, bu döngü böyle sürüp gidiyor.

Ama yayılamayanlar da oluyor. Misal küçükken hatırla, başka bir ile misafirliğe gittiğinde yabancı olduğun oyunlarla karşılaşmadın mı ? Ya da tekerlemelerle, fıkralarla, küfürlerle...

üç nokta koyup cool olarak bitireyim :P

edit : tüh lan yazana kadar 2 cevap gelmiş bile :)
0
kimlanbu
(26.02.08)
şimdi ekşi de özel cipskola için bi açıklama var (bkz: #6422453) Ben de bu tip oyunların tatilde memleketine giden çocuklar vasıtasıyla yayıldığını düşünüyorum. Öyle bir anda yayılmıyo yıllar sürüyo.

Mesela hadi lenn lafını bizim tayfa çıkartmıştır hikayesi filan da vardır. Biz bu lafı kullanmaya başladıktan 1 yıl sonra filan böyle meşhur olmuştur...

Edit: egotm, inatçı kahraman aga biriniz cips kola kilit diyin lan :)
0
selimse
(26.02.08)
özellikle çocuklar arasında yayılan, bir sürü şehirde aynı olan espri ve oyunların en büyük sebebi tahmin ediyorum ki yazlıkçılardan ziyade, asker ve memur çocukları. oradan oraya gide gele kültür yayıyolar resmen.
0
gerrain
(26.02.08)
sorundaki örneklere göre gelen yanıtlar gayet mantıklı olmakla beraber, "aynı anda akla gelme" olayıyla ilgili olarak;
şöyle bir deney vardı: bir kaç adada maymunlara şeftali falan veriolar adalarda birer de su kaynağı var ama şeftaliler çamura bulanmış bir halde duruyolar acıkan maymun gidip çamurlu şeftaliyi parmağını içine sokup çamursuz yerini alarak yiyor yarısını da atıyor daha sonra bir adadaki bir maymun bunu su kaynağına tutarsak temiz temiz yeriz diyor ve aynı günlerde bağımsız adalaraki diğer maymunlar da bunu keşfediyorlar. maymunlar arasında hiç bir bağlantı yok mesela burda
bi de sanırım 19. başlarında avustralyada bir adam varlığından hiç haberi olmamasına rağmen bildiğimiz ayaklı piyanoyu icad ediyor sonra bunun zaten var olduğunu öğrenip yıkılıyor falan.
aynı anda dünyanın farklı yerlerindeki bilim adamlarının aynı buluşları yaptıklarına dair bişeyler de vardı. ortam şartları yardımcı olacaka(ip ucu) tadında benzer buluşlar veya dünyadaki gelişmelerin tetiklediği söylenebilir tabi ama bunun bir nevi evrensel telepatiyle ilgili olduunu savunan şeyler hatırlıyorum
ha ayna tutmaydı cipsti bunların yazdıklarımla ilgisi yok gayet güzel açıklamış arkadaşlar. soruda bu konuya bir meyil var gibi geldi ondan şeettim ben
0
pascha d
(26.02.08)
yaz tatilleri, bayram ziyaretleri, aile toplanmalari, dugun davet vs.
0
turkish tekila
(26.02.08)
asker çocuklarının da bu olaya büyük bir katkı sağladığını düşünmekteyim..
şehir şehir geziyolar nitekim, her sınıfı başka şehirlerde okudukları felan oluyor..
0
t3
(26.02.08)
aklıma gelen yegane şey (bkz: kolektif bilinç)
0
betty puf puf
(26.02.08)
(bkz: six degrees of separation). Hatta bu Facebook üzerinden denendi ve ispatlandı galiba.
0
sui
(26.02.08)
bu olay çok başıma geldi benim :) çocukken bilimum küfür ve böyle söz icat eetim diye sevinirken iki mahalle aşağıdakilerde kullanıyordu bunları.sanırım çocuk beyinleri böyle şeylerde aynı şekilde düşünüyor ve taşınıyor.

@bety püf püf e katılıyorum.böyle bişi varmış sayende öğrenmiş oldum :) artık hayatımın geri kalanını paranoyak olarak geçirmek zorunda kalmıyacağım :)
0
omer460
(26.02.08)
cevaplar için herkese çok teşekkürler. ama sorduğum şey sadece çocukların aynı esprileri yapıyor olması değildi. onlar sadece örnekti. bunların nedeni gerçekten de yazlık, misafirlik vs. olabilir ama olmayabilir de. beklediğim en güzel açıklamayı pascha d yapmış. sormak istediğim tam olarak buydu. tekrar teşekkürler...
0
🌸kibritsuyu
(26.02.08)
pascha d'nin dediğinde gerekli olan birşeyi iki farklı grubun keşfetmiş olması var sonuçta. Gereklilik olunca iki bağımsız grubun aynı şeyi düşünüp yapması hele ki birbirine yakın zamanda olması kaderin kaçınılmaz bir cilvesi oluvermiş. Sizin dediğiniz şeyler ise gayet de konuşma ile yayılır bence, pascha d de dediklerini ek olarak açıklamış zaten...
0
ermanen
(27.02.08)
hani, cevap niteliğinde değil pek ama, biz de sizin "özel cips kola" dediğiniz şeyi "cips kola özel" diye bilir, öyle söylerdik (konya'da olsun, bandırma'da olsun)...

bununla birlikte hiçbir şekilde belli sınırların dışına çıkamamış, ama o sınırlar dahilinde çok yaygın kullanılan tabirler de var. konya hava lojmanlarındaki çocuklar mesela (sene 1988-89) tanımadıkları bir çocuğa "şşt, çocuk, adın neyse!" diye seslenirlerdi. o "adın neyse" mutlaka olurdu.
0
actionary
(27.02.08)
(9)

aslına sadık altyazı?

insanimsi
daha öncede onlarca kez karşıma çıkan bu sorun artık canıma tak etti! dublajın çirkinliğinden tiksindiğim için altyazılı filmleri tercih ediyorum. ama gel görki bazen altyazılar dublajla yarışa giriyor sanki. şimdi pulp fiction'u izledim. filmde geçen en az yüz motherfucker'ın en fazla ellisi çeviri
daha öncede onlarca kez karşıma çıkan bu sorun artık canıma tak etti! dublajın çirkinliğinden tiksindiğim için altyazılı filmleri tercih ediyorum. ama gel görki bazen altyazılar dublajla yarışa giriyor sanki. şimdi pulp fiction'u izledim. filmde geçen en az yüz motherfucker'ın en fazla ellisi çevirilmiş. o da ''lanet'' olarak -tabi bu sadece bir örnek.

sorum şu: neden altyazıyı türkçemizde karşılığı olan kelimeler varken aslına sadık bir şekilde çevirmezler? dört farklı çevirmenin altyazılarını denedim. hepsi de sansürlemiş/çarpıtılmış. hiç bir kuruma bağlı olmadıklarını düşündüğüm çevirmenler neden böyle davranıyor? kendilerini ne sanıyorlar?

ya da şöyle sorayım: altyazı için başvurduğum yegane kaynak divxplanet. diğer siteler daha mı cesurdur? güvendiğiniz bir altyazı sitesi var mı?
0
insanimsi
(26.02.08)
ne desinler motherfucker'a? ana sikici mi desinler? üstelik türkçe'de dede kelimenin birebir karşılığı ana sikici olmasına rağmen, filmdeki kullanılışı ana sikici, anaları siken bir adama söylenen söz anlamında değil, "kahretsin, lanet olsun" anlamında. daha türkçeleştirilerek "motherfucker" yerine "amına koyim" denebilir ki şahsen iki cümlede bir motherfucker yerine çinçin mahallesi ağzıyla amına koyim diyen pulp fiction karakterleri izlemek istemem.

ayrıca hepsi öyle değil. isim vereyim mesela. puck robin diye bir çevirmen var. küfürleri sansürlemediği gibi, olmayan küfürleri bile ekliyor. yani adam motherfucker dediyse bunu "ananı avradını sikeyim orospu çocuğu" diye çeviriyor.
0
kibritsuyu
(26.02.08)
@kibritsuyu:
dediğim gibi o sadece bir örnekti. 100 tane de 'ass' var çevrilmeyi bekleyen. bir o kadar ''fucking''. örnekleri daha çoğaltabilirim ama kendini kötü hissetmeni istemediğimden yapmıyorum inan.
0
🌸insanimsi
(26.02.08)
bu filmleri izlemek isteyenlerin bir kısmı küfürleri bu kadar çevrilmiş halde görmek istemiyorlar. bunun neticesinde de oto sansür dediğimiz kurum ortaya çıkıyor.
tabi bedavaya bulduğun altyazıya çemkirmek de ilginç bir davranış olmuş. bunun için divxplanet forumlarında altyazı düzenleme grubu var oraya başvurabilirsin.
0
ozdek
(26.02.08)
Benim kıl olduğum küfürler değil, rahatsız olabilecek olanlar olduğundan ses çıkarmam ama ünlü diziler de bile çevirmenler götünden cümle üretiyorlar.

Şu an spesifik bir örnek gelmedi aklıma ama, yok yok geldi. Misal daha yeni lost s3e04 altyazısında denk geldim.

sawyer "go home" diyor. Adam "seni burada istemiyorum" diye çevirmiş. Anlatabilmişimdir umarım...

Bedava sirke baldan tatlı ama düzgün çevirin lan konsantrasyonum kalmıyor.
0
kimlanbu
(26.02.08)
@ozdek: merak ediyorum hangi altyazılı film izlemek isteyen kişi yorumlu ya da sansürlenmiş bir altyazı ister? aile ortamında izlenecekse bile altyazı küfürlü bir filmdeyse zaten o film ailece izlenmez haksızmıyım?
@kimlanbu: aynen katılıyorum. şimdi bizler burada sorulara bedava cevap veriyoruz diye özensiz ya da yalan yanlış bilgiler versek nasıl olurdu?
0
🌸insanimsi
(26.02.08)
çeviriyi yapana göre değişiyor sebebi.. kimi dünya görüşü doğrultusunda çeviriyor, kimi bilmediği yerleri sallıyor, kimi "herhalde bunu demek istemiştir" diye diye çeviriyor, karmakarışık altyazılar çıkıyor ortaya.. tamam, bu insanlar hiçbir ücret almadan çevirdiği ve çoğunluğu profesyonel olmadığı için esneklik tanınmalı, mükemmel bir iş çıkarmalarını bekleyemez kimse, zaten belirli yerlerde de yorum katmadan çevirmek imkansız.. ama -orijinal dvd'lerdeki altyazılar da dahil olmak üzere- çoğu altyazının film zevki bırakmayacak kadar kötü olduğu bir gerçek..

not: sinirleri tepesine çıktığı için altyazılı film izleyemeyen, kendisi kadar eleştirel birilerinden küfür yememek için altyazı çevirmeyen bir çevirmenim..
0
sharpenter
(26.02.08)
altyazıyı eleştirecek kadar ingilizce biliyorsanız eğer altyazısız ya da o kasıyorsa ingilizce altyazılı izleyin diyorum.
0
blackdog
(26.02.08)
@black dog, ingilizce bilmeyenlerin de bence söylenen esas cümleyi bilmeye hakkı var, çevirmen yorumunu kendine saklasın. Ha otur kendin çevir o zaman dersen kalbini kırarım :) Sadece eleştiriyorum, oldukça da yapıcı bir eleştiri üstelik.

ingilizce altyazı oldukça güzel oluyor yalnız sadece tek başına izlerken iş görüyor. Filmer genellikle toplu izlendiğinden bütün grubun ingilizce bilmesini bekleyemezsin.
0
kimlanbu
(26.02.08)
bir de şöyle bir durum var. çevirmen kelimeleri çevirip arka arkaya dizmiyor. misal, ingilizceden türkçeye çeviri yapıyorsa ingilizce cümlenin vermek istediği anlamı türkçe'de en iyi karşılayacak cümleyi seçiyor. zaten buna da tercüme diyoruz.
0
sallayancay
(26.02.08)
(5)

Düğün mekanı?

sathaner
Evet kısmetse bu yaz başı düğün yapmak gibi bir planımız var, mekan araştımasına girdim şimdiden, siz ekşi duyuru ahalisinin fikrini almadan olur mu hiç dedim.bana bi düğün mekanı önerebilirseniz çok hayırlı bir iş yapmış olacaksanız.kısaca düşündüğüm şu;*öncelikle avrupa yakasında olacak,*normal bi
Evet kısmetse bu yaz başı düğün yapmak gibi bir planımız var, mekan araştımasına girdim şimdiden, siz ekşi duyuru ahalisinin fikrini almadan olur mu hiç dedim.
bana bi düğün mekanı önerebilirseniz çok hayırlı bir iş yapmış olacaksanız.
kısaca düşündüğüm şu;
*öncelikle avrupa yakasında olacak,
*normal bir düğün salonu olmayacak,
*çok lüks oteller de olmayacak, (gönül ister tabi çırağanda düğün yapmayı ama olmaz)
*çok pahalı olmasın tabi,
*mümkünse manzarası ya da havuzu olursa iyi olur,(olmasa da olur aslında)
*a dan z ye hizmet veriyor olabilir(içecek,yemek vs)(olmasa da onu ayarlarım)
*bir de gittiğiniz, gördüğünüz, hakkında bilgisi olduğunuz(ücret,kalite) bir mekan önerisinde bulunacak varsa mesaj ile detaylı bilgi almak isterim.

Önerileriniz için şimdiden teşekkür ederim.
0
sathaner
(26.02.08)
hmm..geçen ay aynı yollardan geçtim ve öğretmen evinin birinde karar kılındı kafa yenmek üzereyken..
-itü maçka tesisleri güzel- 55-80 ytl arası full
- tekne düğünleri 40 ytl civarından açıyor.
- hakimevi için iyi referans vermişlerdi(tarabya tarafında sanırım)
- beyoğlu öğretmenevinde halen yer var mı sorulabilir ..
- feriye lokantası- ortaköy pek pahalı idi- 80 eurodan başlar gibi..
- park ormanda 75 ytl civarına inmişler bir arkadaş için
bunlar yemekli mezeli içkili fiyatlar..genelde kamera fotograf süsleme vs. ıvır zıvır dahil değil fiyatlara..
mutluluklar ve bol sabır dilerim..
0
porsgemsheniark
(26.02.08)
eğer sana uygun olursa silivri garden'a bir bak derim.

Ben orada yapıyorum. istersen fiyatlarını mesaj atarım.

600 kişilik salon, ne kadarını istersen kullanabiliyorsun.
tüm masalar giydirilmiş, fiyata tüm masa süsleri ve gelin yolu dahil
fiyata orkestra dahil, çok güzel bir hanım kızımız ne istersen onu söylüyor
yemek zaten garden'ın yemeği
fiyata pasta da dahil.

aija 80 euro demişti kişi başı, yemek+mekan, pasta ve süslemeler hariç.
florya'da çınar otel 80 ytl, yine aynı şekilde ekstralar yok.
dedeman büyükçekmece daha açılmadan 75 ytl fiyat çekti, elbette ekstralar yok.

silivri garden tüm bu salonları siler atar.
fiyatı da bunların yarısı bile değil. yapma şansın olursa git bir bak gör.
0
guybrush threepwood
(26.02.08)
Biz 3 hafta önce godless commie ile kuzgun bar'da evlendik. Daha 40'ımız çıkmadı (Bu vesile ile duyurayım, madem ekşi duyurudan kalktı). Rakam konusunda istersen godless commie'ye bir mesaj at.

Müzikler çok güzeldi (pink floyd, time'la girdik). Üst kat için plazma koymuştuk ama alt kata sığdı herkes. (www.kuzgunbar.com'dan bir bakılabilir). Yiyecekler çok kaliteliydi, deniz ürünlü çok değişik kanepeler vardı. masa düzeni yapmadık ama, kokteyl prolonje oldu, gündüz 2:30'dan itibaren, nikah memuru da oraya geldi; tabii ki, daha sakin saatleri/günleri tercih edince, fiyat daha makul olacaktır.

Çıkınca sahil iki adım, Arnavutköy'de deniz kıyısında, balıkçılar arasında, doğal fotoğraflar da çekmek mümkün, standart damat omzuna yaslanmış, zülfü eldivenine dökülmüş düğün fotoğrafı yerine (örnek gönderebilirim :))

Ayrıca, özellikle "damat bey" için çok keyifli oldu, Arnavutköy kahvesi de 2 adım mesafedeydi ve bir ara düğünden kaçıp, fenerbahçe-galatasaray maçını seyretmeye gittik o kılıkta, öyle gidince para da almadılar çaydan kahveden.

Tanıdık böyle bir mekanla anlaşırsan, sana zorla kendi sözleşmeli fotoğrafçılarını da empoze etmezler, insanlara, sıraya girin, takı takarken resim çekeceğiz zulmü de çektirmezler, eşle dostla anlaşırsın, herkes bol bol çeker.

Pastayı da, mekana indirim uygulayan bir pastaneden aldık, o da çok şıktı ve çok makul fiyatlıydı(istersen onun da resmini iletebilirim).

(ayrıca, makul gelinlik/saç/makyaj fikirleri de istersen, mesaj at lütfen)

Elimden gelen budur, umarım faydası olmuştur.
0
cedilla
(26.02.08)
moral bozmak gibi olmasın ama yaz başında düğün için şimdiden hazırlıklara başladık demişsiniz. ama geç bile kalmışsınız. yaz başı için hafta sonları yer bulmanız çok zor. hafta içi olabilir.

ramazanın yaza geliyor olması, eylülde yapılacak olan bütün düğünleri de geriye çektiği için biraz sıkışmış programları. biz de arkadaşımıza bakıyoruz yaklaşık 1-2 aydır ama henüz bir yer bulamadık.
0
kibritsuyu
(26.02.08)
düğünle dernekle işi olan bir insan değilim.lakin geçen yaz gidip çılgınlar gibi eğlendiğim düğünden yola çıkarak kabataş iskelesindeki tekneleri de düşünün derim.hem asya hem evropa, alabildiğine boğaz manzarası ve isteğinize göre yemece içmece.ayrıtıları nedir bilemem lakin katılımcı olarak diyebilirimki insan boğaz havasında içtikçe içiyor halaydan halaya koşası geliyor.
0
sarap dumani
(26.02.08)
(16)

organize suç filmleri

cymbaline
romalılar!bir araştırma ödevim için güzel bir organize suç filmi önerisi istiyorum sizlerden. godfather, scarface filmler gibi olabilir ama herkes öyle şeylere yükleneceği için ben daha orjinal bir film analiz etmek istiyorum.sadece mafya filmleri değil hortumculuk mesela enron olayı gibi filmler de
romalılar!

bir araştırma ödevim için güzel bir organize suç filmi önerisi istiyorum sizlerden. godfather, scarface filmler gibi olabilir ama herkes öyle şeylere yükleneceği için ben daha orjinal bir film analiz etmek istiyorum.sadece mafya filmleri değil hortumculuk mesela enron olayı gibi filmler de olabilir. önerilerinizi bekliyorum.
teşekkürler.
0
cymbaline
(25.02.08)
daha yeni çıktı yahu..

american gangster

bir de eskilerden;
traffic
0
ayanux
(25.02.08)
uluslararası silah kaçakçılığı;
lord of war
0
ayanux
(25.02.08)
en klişeler ocean's eleven ve italian job. mesela Fun with Dick and Jane de komedi türünde iyi bir örnek sayılabilir (sen enron deyince bu film aklıma geldi).
0
deckard
(25.02.08)
(bkz: Layer Cake) de olabilir sanırım.
0
colonizer
(25.02.08)
lord of war diyorum ben de, cuk oturur.
0
vampyria
(25.02.08)
biraz bayat ama;
the departed
0
insanimsi
(25.02.08)
aradığın şeyi tam ifade eder mi bilmiyorum ama organize işler filminin aslında organize suçlar konusunda güzel bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. bayık olduğumu düşünebilirsin de tabi :)
0
tom riddle
(26.02.08)
heist vardı bi de, gene hekmın fln.
0
bryan fury
(26.02.08)
ermanen
(26.02.08)
the usual suspect
0
temizkopat
(26.02.08)
Fight Club: Organizasyonsa organizasyon, suçsa suç...
0
late viper
(26.02.08)
imdb.com

yandaki etiketlerden birine tiklayarak baska bir keywordu ilave de edebilirsin. sana tavsiyem blow adli harikulade filmdir ayrica.
0
celi
(26.02.08)
goodfellas
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(26.02.08)
once upon a time in america.yada şöyle yapın bence.al pacino ve robert de niro'nun filmlerine bi göz atın.en bilinen suç filmlerinde biri yoksa diğeri vardır.
0
sarap dumani
(26.02.08)
rezervuar itleri de olabilir sanki.
0
kibritsuyu
(26.02.08)
(bkz.inside man)
0
SoLfej
(26.02.08)
(2)

msn messenger 'da mesaj penceresi yanıp sönmesin, nasıl?

netta
msn messenger'da biri mesaj attığında konuşma penceresi açılıyor tamam, fakat her enter'lanan yazıdan sonra altta turuncu bir şekilde yanıp sönmese o pencere? bunu ayarlamanın bir yolu var mı? özellikle her satıra bir kelime yazanlar göz önünde bulundurulduğunda epey sinir bozucu bir durum, ben o ki
msn messenger'da biri mesaj attığında konuşma penceresi açılıyor tamam, fakat her enter'lanan yazıdan sonra altta turuncu bir şekilde yanıp sönmese o pencere? bunu ayarlamanın bir yolu var mı? özellikle her satıra bir kelime yazanlar göz önünde bulundurulduğunda epey sinir bozucu bir durum, ben o kişinin bana bişi yazdığını zaten biliyorsam bir de habire yanıp sönmese o şey ne olur? Uyarılar/Sesler altındaki her şey kapalı ama oradan olmuyor sanırım. bunun dışında yapılabilecek bir şey var mıdır?
0
netta
(25.02.08)
durumu meşgul ya da dışarıda yapınca sadece bir kere yanıp sönüyor, sonra sabit kalıyor.

evet şu anda meşgul yaptım mesela. ilk seferinde bir kere yanıp sönüyor, sonraki yazışlarda tekrar tekrar yanıp sönüp durmuyor. öyle sabit yanık turuncu kalıyor.
0
kibritsuyu
(25.02.08)
messenger discovery ile kapatılabiliyor yanıp sönme olayı.
0
jangara
(26.02.08)
(4)

sürdükten sonra köpüren tutkal?

eskimo
sürdükten sonra köpürmeye başlayan çok kuvvetli bir tutkal vardı. nedir onun ismi?
sürdükten sonra köpürmeye başlayan çok kuvvetli bir tutkal vardı. nedir onun ismi?
0
eskimo
(25.02.08)
epoxy ?
0
sourlemonade
(25.02.08)
poliüretan köpük olabilir mi? ama tutkaldan ziyade dolgu maddesidir bu.
0
kibritsuyu
(25.02.08)
poliüretan köpük olamaz. epoxy belki.
not: karıştırılan bir şey değildi ama ya..
0
🌸eskimo
(25.02.08)
epoksi kopurmez ki, ahsap yapıstırmada kullanılan bi tutkal vardı kopurup şişiyordu o olabilir. katrina kasırgası için yapılan yeni evlerde kullanılıyor aramaya üşendim şimdi.
0
sourlemonade
(25.02.08)
(4)

dişi kedi, kısırlaştırma operasyonu

kara kadife
1 yaşında ek hastalığı olmayan dişi kedimi kısırlaştırmak istiyorum. üsküdar da oturuyorum. bu iş için uygun yer/veteriner var mıdır buralarda?bir de bu işin bana maliyeti ne olur acaba?
1 yaşında ek hastalığı olmayan dişi kedimi kısırlaştırmak istiyorum. üsküdar da oturuyorum. bu iş için uygun yer/veteriner var mıdır buralarda?

bir de bu işin bana maliyeti ne olur acaba?
0
kara kadife
(24.02.08)
kadikoy belediyesi'nin bu yonde bir hizmeti var, daha once buraya gidip kedisini kisirlastiran arkadasim oldu. herhangi bir sikayeti olmadi, hijyen vb. konularda.

yeni.kadikoy.bel.tr

ikamet ettiginiz yerin belediyeside belki bu yonde hizmet veriyordur.
0
anarquia
(24.02.08)
önce bir kere doğum yapmasını, ondan sonra kısırlaştırmanızı öneririm. hormonları açısından.
0
kibritsuyu
(24.02.08)
ben de dogum yapmadan direk kisirlastirmanizi oneririm. cunku bir kere dogurur ve bu yondeki hormonlarini oldurecek olursaniz (yani dogum sonrasi kisirlastirma) hayvan ambale olup uzulecektir. o duyguyu hic tatmadan pipisini kestirmenizi oneririm. ameliyat sonrasi kan bir sure daha hormonlari besler hemen normale donmesini beklemeyin en temiz 2 hafta sonra cillop gibi olacaktir kedicik haa bu arada kisirlastirdiktan sonra mamasini dusuk oranda verin hayvan cunku okuz gibi yemeye basliyor sonra dombalak bir kediniz olur bu seferde kedi nasil zayiflar diye kara kara dusunmeye baslarsiniz.
0
maresalx
(24.02.08)
eheh ben yumurtalıklarını bıraktırmayı planlıyorum, bir de yanına erkek kedi alacağım, özgür seks denizlerine yelken açsınlar diye düşündüm.zaten evde kimse olmuyor bazen 1-2 gün boyunca, birbirlerine yarenlik etsinler.
0
🌸kara kadife
(24.02.08)
(3)

se7en'da altyazı sorunu

theselfish
arkadaşlar merhaba. se7en için 29.97 frame inde bulabildiğim tek altyazı 2 cd lik. elimdeki film ise tek film dosyası halinde. bildiğim tüm sitelere baktım lakin,29.97 tek cd se7en bulamadım. acaba 2. altyazı dosyasını bi şekilde filme yedirebilme imkanımız var mı? ha, bu framede tek dosyalı alt yaz
arkadaşlar merhaba. se7en için 29.97 frame inde bulabildiğim tek altyazı 2 cd lik. elimdeki film ise tek film dosyası halinde. bildiğim tüm sitelere baktım lakin,29.97 tek cd se7en bulamadım. acaba 2. altyazı dosyasını bi şekilde filme yedirebilme imkanımız var mı? ha, bu framede tek dosyalı alt yazı bulabilirseniz de işim hallolmuş olur tabi. teşekkür ediyorum şimdiden.
0
theselfish
(23.02.08)
Şu program işinizi görür sanıyorum;

sozluk.sourtimes.org


zaten son entry'de verilen linkte anlatımı da varmış.
0
colonizer
(23.02.08)
sozluk.sourtimes.org

adresinde anlatılan program da işinizi görebilir.
a

yrıca şu programlara da bakın isterseniz:

www.divxplanet.com
0
flawless victory
(23.02.08)
srt uzantılı altyazılar frame'e değil süreye bakar. sitelerde bulduğunuz tek cd'lik srt uzantılı altyazıları deneyin. bir tanesi mutlaka uyar. uymazsa da subtitle workshop ile süre ayarlamak, ileri geri kaydırmak çok kolay. 23 fps olduğu halde 25 fps'lik denilen altyaıları indirdiğim ve denk geldiği çok oldu. hiç ayarlama falan yapmadan.
0
kibritsuyu
(24.02.08)
(6)

amfi trafosu değiştirilir mi?

crimson king
efendim söylemesi ayıp usa'den bir amfi aldım, üzerinde yazdığına göre bu alet 120V 60Hz ve 180w istiyor, haliyle fişinin ucu da bizim prizlere göre değil. internetten bulduğum bir yer telefonda bunları trafolarını değiştirebildiklerini söyledi. yani rahatça bizim prizlerde kullanabilirmişim, ancak
efendim söylemesi ayıp usa'den bir amfi aldım, üzerinde yazdığına göre bu alet 120V 60Hz ve 180w istiyor, haliyle fişinin ucu da bizim prizlere göre değil. internetten bulduğum bir yer telefonda bunları trafolarını değiştirebildiklerini söyledi. yani rahatça bizim prizlerde kullanabilirmişim, ancak aklıma pek yatmadı bu iş, hakkaten kolayca ve düzgün bir şekilde yapılabilecek, amfiyi sağlıkla kullanabileceğim bir operasyon mudur bu? transformatör de düşündüm ama 180w, hatta daha fazlası, destekleyen transformatör yerden kalkmaz gibi. ne dersiniz?

edit: aslında ankara'da bildiğiniz bir yer varsa o da çok süper olur.
0
crimson king
(23.02.08)
ulu konya sokak'ta kesinlikle çözerler eminim. ya 220 50hz'i 120 60hz'e çevirebilen adaptör gibi bir şeyle, ya da anfinin içindeki trafoyu değiştirerek yapabilirler. dükkan olarak bilemiyorum ama özellikle oradaki sesçiler ya da elektronikçiler çarşısı içindeki dükkanlar halleder.
0
kibritsuyu
(23.02.08)
merhaba yakın bir zamanda bir arkadaşım swr kafa alıcaktı amerikadan(fiyatlar uygun diye) mail attık adamlara bize buradan almamamızı çünkü voltaj farkından dolayı problem çıkacağını ve bu yüzden eğer illa yurt dışından almak istiyosak almanyadan almamızı söylediler.
operasyondan sonra bize haber verirsen sevinirim.bu problem çoğumuzun yaşadığı bişey.
aynı şeyi carvin de söyledi ve bizi dek müziğe yönlendirdiler.
0
omer460
(23.02.08)
amplini elletme, açtırma bence özellikle değerli bir amp ise. 220->120 çeviricilerden al bir tane işin hallolsun.
0
kurukafa
(23.02.08)
sadece transformator degistirmen isini gormez. transformator sadece gerilimi yukseltir, alcaltir. sana hem frekansini hem de gerilimini degistirecek birsey gerekli. piyasada bu durumlar icin adaptor satiliyordur zaten.
0
egotm
(23.02.08)
şöyle ki bende amfiyi açtırmak istemem ama voltaj çevirici aletlerin 100w lığı bile en az 3-4 kilo. benim amfi (fender blues junior) 180w yazıyor ki mutlaka daha fazla almak lazım ısınma durumuna karşı, ki bu durumda taşınacak bişey olmayacaktır. trafo konusunu adisa firmasıyla konuştum ve kolayca yapılabildiğini söylediler. amfi işiyle ilgilenen bir tanıdığa da o da değiştirilebileceğini söyledi. ama içime sinmiyor herhalde voltaj çevirici alıp taşıycam:)
0
🌸crimson king
(23.02.08)
hocam voltaj cevirisi dedigin zaten transformatordur. sana bir de, icinde frekans ceviricisinin oldugu adaptor lazim.
0
egotm
(24.02.08)
(10)

formatı geri alma işleminin adı ne ola ki?

axellennox
format atılmış diskteki bilgileri geri çağırma işlemine ne deniyordu? sözlükteki ilgili başlığı nedir? kuşlar neden geri geri uçamaz? süreniz 30 dakika. başlayın.
format atılmış diskteki bilgileri geri çağırma işlemine ne deniyordu? sözlükteki ilgili başlığı nedir? kuşlar neden geri geri uçamaz? süreniz 30 dakika. başlayın.
0
axellennox
(22.02.08)
2- kanat tasarımı/yapısı o şekildedir, kanat çıptıklarında hava akımı önden arkaya doğru hareket eder, ileri doğru bir hareket söz konusudur.

1- bilmiyorum.
0
lejant
(22.02.08)
@lejant: 2. soruya gidiş yolundan 5 puan verdim ama sonuçta bütünlemeye kaldın. birinci soruyu bilmeden benden sınıf geçemezsiniz.
0
🌸axellennox
(22.02.08)
1- unformat
2- kuşun yaptığı kanat hareketi kendini havada ileri ittirir çünkü.
0
kibritsuyu
(22.02.08)
eöö restoration veya recovery fiilleri karşılıyor gibi o işlemi ama özel bir adı var mı emin değilim.
konuyla ilgili baya başarılı software ler var ama nette, zamanında 600 mb lik bir klasörü geri almayı başarmıştım. hdd yi direk formatladıysan nasıl olur bilmiyorum tabii.
0
gimbal
(22.02.08)
@kibritsuyu: o dediğin için norton un bir uygulaması deniyor. bu işlemin daha yaygın daha bilinen bir adı yok mudur yahu?

kuş sorusunu bilemediniz. ileri hareket için dizayn edildikleri kuşa sorsam kuşun kendi de söyler ;) peki bir kurtarma sorusu:

balıklar neden geri geri yüzemez?
0
🌸axellennox
(22.02.08)
@gimbal: direk formatlamış ilgili hayvan. üstüne de dosya program falan yüklemiş :(

recovery programları dışında bir olaydan bahsediyorum ama anladığım kadarıyla bu iş pek yaygın değil.
0
🌸axellennox
(22.02.08)
sadece çalıkuşu geri geri uçabilir. nedeni de söylendiği gibi kanat tasarımı. havada asılı dursalar belki geri geri uçabilirler ama duramıyorlar malesef.
0
lepidodendron
(22.02.08)
2. Sadece sinekkuşu geri uçabiliyormuş..
in.answers.yahoo.com
www.ccmr.cornell.edu
0
ermanen
(22.02.08)
benim japon vardı bi tane, geri geri yüzüyodu (valla)
0
gxix
(23.02.08)
kuşlu balıklı soruya neden bu kadar takıldınız canlar? o bir espriyidi, metaforudu. asıl problem ilk soruydu. formatla uçan şeylerin geri gelmesiydi, geri uçmasıydı. neyse..
0
🌸axellennox
(07.03.08)
(5)

çekiliş-hediye-şans-talih

kibritsuyu
arkadaşlar bugüne kadar ne kadar çekilişe katıldıysam,- ne kadar ürün ambalajı postalayıp, ne kadar sms yolladıysam en ufak bir şey kazanamadım. öyle de şanssız bir adamım bu çekiliş-yarışma vs mevzusunda. en son hepsiburada'nın sevgililer günü hedesinden hasbelkader kazandığım 50 liralık çek de göt
arkadaşlar bugüne kadar ne kadar çekilişe katıldıysam,- ne kadar ürün ambalajı postalayıp, ne kadar sms yolladıysam en ufak bir şey kazanamadım. öyle de şanssız bir adamım bu çekiliş-yarışma vs mevzusunda. en son hepsiburada'nın sevgililer günü hedesinden hasbelkader kazandığım 50 liralık çek de göt telefon yüzünden badem oldu, lanet olsun diyip uğraşmadım sonra da.

neyse sözün özü şudur ki internetten katılınabilecek, sms yollanabilecek ne kadar yarışma, ne kadar çekiliş varsa katılmak istiyorum. böyle bildikleriniz, duyduklarınız varsa yazarsanız sevinirim. belki bir çekilişte de talih bize güler.
0
kibritsuyu
(22.02.08)
ismini vermek istemedigim bir magazaya, bi arkadasim sahip. herneyse adamlar cekili$ duzenlemislerdi 50 ytl lik her alisverise bi cekilis hakki tarzinda. araba nedense amcasina cikmi$ti hala anlam veremedim ne $ans var sizde dedim ailecek.

i$in ozeti yari$malarin cogu duzen, o gun bugundur illa $ansimi deniyceksem loto,piyango ve bahis oynarim. herkese aynisini oneririm :)
0
luke skywalker
(22.02.08)
boshi
(22.02.08)
bu arada estore'dan 200lira ve uzeri alisverislerde kullanilabilecek olan 20 liralik (29 subat'a kadar), weblebi'den de 100 lira ve uzeri alisverislerde kullanilabilecek olan 10 liralik (2 mart'a kadar) hediye cekim var, isine yarayacak olan varsa vereyim (kisiye ozel cekler mi bilmiyorum. bu arada estore'u tavsiye etmem, sonra demedi demeyin).
0
boshi
(22.02.08)
işte nasıl yapıyorsunuz abi onu? benim ruhum duymazken o siteden 50 liralık, bu siteden 20 liralık hediye çeklerini nereden buluyorsunuz, nasıl kazanıyosunuz? ben niye yapamıyorum? nedir bunun sırrı?
0
🌸kibritsuyu
(22.02.08)
kendileri göndermiş, ara ara gönderiyorlar öyle :)
0
cedilla
(22.02.08)
(4)

index of

turkish tekila
web sitenin index of sayfalarina girilmesini engellemek icin ne yapmak gerekir? (sayfa yok ama klasorlere girilebiliyor durumu yani)
web sitenin index of sayfalarina girilmesini engellemek icin ne yapmak gerekir? (sayfa yok ama klasorlere girilebiliyor durumu yani)
0
turkish tekila
(22.02.08)
index.html diye bir dosya yaratıp o klasöre koymak gerekir. içi boş olsun, sadece bir tag olsun yeter.
0
kibritsuyu
(22.02.08)
chmod'u degi$tirebilirsin (bu durumlar icin 0751 ideal)
ya da klasorlere bo$ bir index.html falan atarsin.
0
sourlemonade
(22.02.08)
Eger CPanel veya benzeri bir kontrol panelin varsa "Index Manager" bolumunden listelemeyi kapatabilirsin.
0
ergecsenturk
(22.02.08)
apache ayarlarindan (.htaccess olur httpd.conf olur) indexes'i kapamak gerekir.
0
disq
(22.02.08)
(4)

Göz Hastaneleri?

drgreenthumb
yakın zaman içinde göz kapağı ameliyatı(göz kapağı düşüklüğü) olmak istiyorum fakat hastane seçimi konusunda kararsız kaldım. dünya göz, yeditepe göz, alman göz ve istanbul cerrahi hastanesi göz alanında iyi diye duydum. başka hastane tavsiyelerini de dikkate alıcam. giden gören eden duyan varsa bil
yakın zaman içinde göz kapağı ameliyatı(göz kapağı düşüklüğü) olmak istiyorum fakat hastane seçimi konusunda kararsız kaldım. dünya göz, yeditepe göz, alman göz ve istanbul cerrahi hastanesi göz alanında iyi diye duydum. başka hastane tavsiyelerini de dikkate alıcam. giden gören eden duyan varsa bilgilerinize çok ihtiyacım var. (2-3 gün içinde olmam gerek bu ameliyatı durum ciddi valla)
0
drgreenthumb
(22.02.08)
göz kapağı düşüklüğü gibi bir şeyse; göz hastalıklarının değil de, estetik cerrahinin (ya da plastik cerrahi mi diyorlar adı her neyse) konusuna giriyormuş gibime geldi.
0
kibritsuyu
(22.02.08)
göz kapağı düşüklüğü (pitoz) oküloplastik bir müdahale gerektirir. oküloplastik cerrahi konusunda iyi bir göz uzmanı size yardımcı olabilir. Plastik cerrahlar da yardımcı olur ama ben olsam göz uzmanına görünürdüm. Saydığınız hastanelerin hepsi iyi abıbadem göz de iyidir bu konuda ama bence hastaneyi değil de doktoru bulun derim.
0
justaddwater
(22.02.08)
kesinlikle istanbul cerrahi.
0
pain
(22.02.08)
Kartal Med Göz Hastalıkları Tedavi Merkezi
Petrol İş Mah.
Kızılay Bulvarı No 9/17 – 18
Kartal

Tel: 0216 473 77 66 , 444 0 481

buraya baya iyi diyorlar...
0
hayo
(22.02.08)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.