Giriş
(5)

remoto control da elektrik gitmesi

algoritma
simdi ben internetten uzaktaki bilgisayari kontrol edecem(logmein kullanmayi dusunuyorum)ama elektrik kesilmesine karsi ne yapabilirim?yani elekrik kesildikten sonra kontrol ettigim bilgisayarin otomatik olarak acilmasini istiyorum.bi buldurun be...
simdi ben internetten uzaktaki bilgisayari kontrol edecem(logmein kullanmayi dusunuyorum)ama elektrik kesilmesine karsi ne yapabilirim?
yani elekrik kesildikten sonra kontrol ettigim bilgisayarin otomatik olarak acilmasini istiyorum.bi buldurun be...
0
algoritma
(30.01.08)
bios'ta ayarı olması lazım. "power loss" falan diye bi şeyler ara bios'ta.
0
kibritsuyu
(30.01.08)
@kibritsuyu'nun dediği gibi bir ayar var biosta. Genelde 3 seçenek oluyor : kapalı kal, her zaman açıl, bir de en güzel seçenek olan en son durumu koru. Elektrik kesilmeden önce bilgisayar açıkdıysa açıyor makinayı, değilse de aynen kapalı kalmaya devam ediyor.
0
kimlanbu
(30.01.08)
wake on lan'in de ayni isi gorebilmesi lazim. Power loss isi yoksa ya da istedigin gibi olmazsa bir bak derim.
0
wpi
(30.01.08)
kontrol edilen bilgisayar dinamik ip alıyorsa elektrik kesintisinden sonra modemin de resetleceğini ve bağlanacağınız ip'nin de değişeceğini unutmayın. tek problem bilgisayarın kapalı kalması değil gibime geliyor.

ankara'da mıyız? tüm şehirde komple gidip geliyor yine.
0
kibritsuyu
(30.01.08)
@kibritsuyu onun icin de www.no-ip.com gibi siteler varmis...
0
🌸algoritma
(30.01.08)
(3)

gge mi değil mi? - (mod cevaplarsa sevinirim)

kibritsuyu
başlığına baktım ama konu ile ilgili moderatör entry'si bulamadığım için sormak istedim. mesajla da sorabilirdim ama aynı zamanda duyurmak da istedim.birisi hakkında, özellikle de tanınmış, bilinen birisi hakkında "yalancı" diye entry girmek götümüze girer mi?teşekkür ediyorum.
başlığına baktım ama konu ile ilgili moderatör entry'si bulamadığım için sormak istedim. mesajla da sorabilirdim ama aynı zamanda duyurmak da istedim.

birisi hakkında, özellikle de tanınmış, bilinen birisi hakkında "yalancı" diye entry girmek götümüze girer mi?

teşekkür ediyorum.
0
kibritsuyu
(30.01.08)
zannederim entry'nin gidi$atina bagli. (ispiyonladigim ve silinen/reddedilen entryleri $oyle du$undum de.)
0
sourlemonade
(30.01.08)
o kişinin sözlükteki başlığına girip "yalancıdır" yazacağım. devamı önemli değil.
0
🌸kibritsuyu
(30.01.08)
yazmaman daha iyi olur, büyük olasılıkla girer gote
0
kimi raikkonen
(30.01.08)
(6)

atari salonlarından bir basket oyunu

oyvind
hani bir basket oyunu vardı atari salonu zamanlardında. nba takımları alınırdı, pota arkasından görürdük oyunu, ister iki kişi karşılıklı ister aynı takımda oynardık. deli gibi smaçlar olurdu. shaq salk lake city de oynuyordu. o oyunun adını hatırlayan?
hani bir basket oyunu vardı atari salonu zamanlardında. nba takımları alınırdı, pota arkasından görürdük oyunu, ister iki kişi karşılıklı ister aynı takımda oynardık. deli gibi smaçlar olurdu. shaq salk lake city de oynuyordu. o oyunun adını hatırlayan?
0
oyvind
(30.01.08)
slam dunk 1, slam dunk 2 falan vardi.. bunlardan biri mi ki ?
0
sourlemonade
(30.01.08)
yok ya o dediklerin sanırım başkaydı. onlarda yandan görüyordun sahayı, ülkeler vardı onları seçiyordun, bir de basket attıkça bir şey vardı üstte o doluyordu, dolduktan sonra süper basket atabiliyordun böyle top yanarak gidiyordu falan. o oyun di mi dediğin ?
0
🌸oyvind
(30.01.08)
valla yanli$ hatirlamiyorsam slam dunklarda da pota arkasindandi goruntu.
0
sourlemonade
(30.01.08)
slam dunk o değil. her baskette bir şeyin dolduğu, dolunca da süper basketler atılan oyunun adı street hoop. slam dunk'ı bilmiyorum. dediğin olabilir.
0
kibritsuyu
(30.01.08)
aa evet ben yanlış hatırlıyormuşum. görüntülerini buldum şimdi de, hakikaten onlarmış sanırım :)
0
🌸oyvind
(30.01.08)
street hoop download : shiftdelete.net
0
colg fusion
(30.01.08)
(15)

sosis ve salam çiğ mi?

fadetoreality
sosisi pişirmeden yemiyorum, ama salamı da pişirerek yemiyorum.boşuna mı "çiğ köfte yemiyorum ben" tribi yapıyorum ben?
sosisi pişirmeden yemiyorum, ama salamı da pişirerek yemiyorum.

boşuna mı "çiğ köfte yemiyorum ben" tribi yapıyorum ben?
0
fadetoreality
(29.01.08)
Eskiden ikisini de pişirmeden de yiyebilirdim, ancak adını bile hatırlayamadığım bir ders yüzünden artık hiç bir çiğ et ürününü yememeye dikkat ediyorum. Size de yememenizi salık ederim. Neden(ler)ini de tam olarak kitabı bulup yazabilirdim, ama şu an pek vaktim yok. Ama emin olun işkembe-i kübradan atılmış bilgiler değiller...
0
late viper
(29.01.08)
yani çiğ mi? çiğ et yemek istemiyorum zaten, hangisinin çiğ olduğunu öğrenmeye çalışıyorum :)

mesela çiğ köftenin baharatla filan piştiğine inanmıyorum. her kimyasal tepkime bir değil ya...
0
🌸fadetoreality
(29.01.08)
sosis cig. salam ise ha$lanmi$ et sanirim. cig degil yani.
0
sourlemonade
(29.01.08)
ya bu tip et ürünlerinde fermente etler tebliğine uygundur falan yazar yamulmuyorsam. yani bunlar bir miktar fermantasyona tabii tutuluyor. aynı zamanda büyük fırın gibi yerlerde de bir miktar haşlanıyor gibi hatırlıyorum, ama çok fena götümden de sallıyor olabilirim.

edit: sosis tütsülenerek pişiriliyormuş. kaynak: www.pinar.com.tr
0
bladder
(29.01.08)
pınar'ın hindi burger köfteleri var ya hani, iki tip onlar. biri ızgara, yani pişmiş. diğerinin üzerinde pişmiş filan yazmıyor, sadece çiğ sosis gibi görünüyor ve üzerinde "biraz yağda 1-2 dakika ısıtın" yazıyor. kasaptaki adama sordum, "galiba buharda pişmiş" dedi. tadı da sosis gibi aslında.
0
🌸fadetoreality
(29.01.08)
cig olan burgerleri iyice pi$ir sen. hafif yaglanmi$ tavada veya tost makinesinde falan.
pi$mi$ olanlari ise 1-2 dk isitmak yetiyor. (soguk da guzel oluyor bazen)
0
sourlemonade
(29.01.08)
:)
efendim, hangisi çiğ onu öğrenmeye çalışıyorum en baştan beri :) adamlar üzerine "ısıtın" yazar mı ki çiğ bi şeyin? herhalde pişmiştir, ama hiç öyle görünmüyor.

üzerine biraz domates sosu veya salça, kekik, biber filan... lezzetli olabiliyor. hatta yapabildiğim en güzel yemek o :)
0
🌸fadetoreality
(29.01.08)
fikir verir sanirim.
en.wikipedia.org
en.wikipedia.org
0
sourlemonade
(29.01.08)
zannedersem "ısıl işlem görmüş" olarak geçiyor. yani ne tam çiğ, ne tam pişmiş. pişirmeye benzer bir işlemden geçiriliyorlar. mesela pastırma tamamen çiğ ettir. tuzlama ve kurutmadan başka bir işlemi yoktur. ama salam ve sosis pişirmeye benzer bir işlemden geçiyorlar. artık ısıl işlem dedikleri neyse. maret reklamında falan böyle dizi dizi asılı sosisleri tekerlekli askı gibi bi şeyle dev fırınlara sokuyorlar. o herhalde ısıl işlem gördürten makine.
0
kibritsuyu
(29.01.08)
Çiğ falan sallamam, yerim, tavsiye de ederim.
Gündelik hayatta tükettiğimiz besinlerin içeriklerini öğrendikçe "Çiğ ete kurban olayım." görüşü bayağı bir güçleniyor.
0
carc
(29.01.08)
benim bildigim salam, sosis ve sucuk, yani ucunun de uretim sekli ayni. ucu de cig yenebilir, ama yemeyin. riske girmenin geregi yok.
0
turkish tekila
(29.01.08)
konuyla biraz alakasız ama bu büyük sosis, sucuk fabrikalarında staj yapan gıda mühendisi arkadaşlara göre sosisin etinin çoğu normalde yemediğimiz akciğerden yapılıyor. Sosisleri pişirken şişmesinin nedeni de içndeki alveollermiş. Yani çiğ yemem diye kastırıp sonra da yenmeyecek şeyleri pişirip yiyoruz anasını satayım...
0
Selimine
(30.01.08)
çiğ ya da değil ikisini de yeme. bir üstte denildiği gibi hayvanın genelde kasapta satılamayacak, artık yerlerinden yapılıyor bütün bunlar. bunlara hazır köfte tarzı şeyler de dahil. zaten kilo yapar ne yiceksin. amad gibi peynir domates zeytin ye. illaki yiceksen sucuk ye. onu da çiğ yeme, çok yersen kurt yapar.
0
damagecase
(30.01.08)
ya kurt niye çok yeyince oluyor ki? az yeyince niye olmasın? önemli olan yumurtaların taşınması değil mi?

valla makarna ve hazır köfteden öte bir yemek yapma becerim yok. birkaç kez kabak yemeği yaptım, eh işte...

alveol şeysi çok iğrençmiş...
0
🌸fadetoreality
(30.01.08)
İçine konulanlar elbette önemlidir, yersiniz yemezsiniz sizin seçiminiz. Ama yemeye karar verdiğiniz zaman başta söylediğim gibi pişirmeniz en önemli unsurdur. Gerisini kurcalamayın.

@damagecase
Çok yemek yalnızca risk oranını arttırır. Yoksa bir kere yemeniz bile yeterli olabilir.

@carc
Hocam o mantıkla zaten çiğ et kurbanı olursunuz...
0
late viper
(31.01.08)
(4)

istanbul constantinapolis

efruz
yabancı bi şarkı vardı, erkek sanatçı, sürekli başlıktaki nakaratı tekrarlıyor, hareketli bi şarkıydı. nedir bu şarkı ve kimdir söyleyeni.bu linkte de var o şarkı, ama bayan sanatçı söylüyor bu sefer ve sanki ingilizce değil gibi, ilk söylediğim erkek sanatçı ingilizce diye hatırlıyorum. link http:/
yabancı bi şarkı vardı, erkek sanatçı, sürekli başlıktaki nakaratı tekrarlıyor, hareketli bi şarkıydı. nedir bu şarkı ve kimdir söyleyeni.

bu linkte de var o şarkı, ama bayan sanatçı söylüyor bu sefer ve sanki ingilizce değil gibi, ilk söylediğim erkek sanatçı ingilizce diye hatırlıyorum.

link rapidshare.com (900 kb)

şarkının adını bulursam kimlerin söylediğini versiyonlarını bulurum. teşekkürler
0
efruz
(27.01.08)
(bkz: they might be giants) ın söylediği (bkz: istanbul not constantinople) mu acaba?

bence bu =)
0
nesilsiz
(27.01.08)
evet şarkı bu kesinlikle :) klibini izleyince de hatırladım, wb karakterleri :)

peki bu linkteki söyleyen kadın kimdir acaba :) fransızca sanki bu şarkı
0
🌸efruz
(27.01.08)
ayhan sicimoglu'nun friends and family albumunden sanki. soyleyen de ayhan sicimoglunun kizi ayse sicimoglu.
0
papado
(28.01.08)
bende mevcut bu. mail adresine göndermek isterim de korsana girer (öhöm). korsan kötüdür.
0
kibritsuyu
(28.01.08)
(6)

birinin GÖZünü yalasak hastalık bulaşır mı(ciddiyim)

demlikposet
tükürük yoluyla bulasaşn aidsten hepatite gripe kadar çok geniş bir hastalık yelpazesi var..peki ben karşıdaki insanın gözünü yalarsam,veya gözbebeğimi gözbebeğine değdirirsem(biliyorum bu da zor ama neden olmasın)hasta olur muyum? , hastalığımı bulaştırır mıyım?
tükürük yoluyla bulasaşn aidsten hepatite gripe kadar çok geniş bir hastalık yelpazesi var..
peki ben karşıdaki insanın gözünü yalarsam,
veya gözbebeğimi gözbebeğine değdirirsem(biliyorum bu da zor ama neden olmasın)

hasta olur muyum? , hastalığımı bulaştırır mıyım?
0
demlikposet
(26.01.08)
gozyasi antiseptik degil mi?
0
compumaster
(26.01.08)
Bir hastalık vardı hani gözler kızarıyordu filan, geçen yaz bahsi geçiyordu sık sık... Yüzme havuzundan bile geçtiğine göre bahsettiğiniz temaslarla muhtemelen bulaşır.
0
fadetoreality
(26.01.08)
bulaşanı da vardır, bulaşmayanı da vardır diye düşünüyorum. kanla bulaşıp tükürükle bulaşmayan, tükürükle bulaşıp kanla bulaşmayan, hem tükürükle hem kanla bulaşan farklı hastalıklar olduğu gibi bu da öyle bence. yani aids bulaşmaz ama grip bulaşır gibime geliyor.
0
kibritsuyu
(26.01.08)
gözden öpmeye ayrılık derler ama yalamakla ne olur bilemiycim :)
0
quadropol
(26.01.08)
bulasir ,ayrica sen de bulastirirsin agzin bakteri dolu ne fantezi varmi$ pis
0
the man who hears deepest inquisitions
(27.01.08)
hepatiti bilemiyecegim ama, aids'in gectigini biliyorum. En azindan post-doc'umla bir sohbet sirasinda mevzu bahis olmustu.
0
armish
(27.01.08)
(10)

4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuşmudur?

allop
Soru basit: yazdan kalma 4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuş mudur? Kah buzdolabında kah oda sıcaklığında muhafaza edildi!!!
Soru basit: yazdan kalma 4-5 ay önce açılmış ırakı bozulmuş mudur? Kah buzdolabında kah oda sıcaklığında muhafaza edildi!!!
0
allop
(25.01.08)
kapağı açılmadan buzdolabında stabil bir ısıda bekletilmiş ise bi koklayın kapagını açıp, sonra agzınızı temişlemiş olarak ufak bir tadın (zannetmiyorum bu şartlar altında bozulsun) tat da bir gariplik yok ise afiyet olsun diyelim.
0
ibot
(25.01.08)
hayatta bozulmaz; hem bozulsa da atılmaz;nimettir
kesinlikle bozulmamıstır.
0
seyuranto
(25.01.08)
siz sanirmisiniz ki iraki satis raflarinda sogukta bekliyor? üstünde turşuda gorzlenen yeşerme yoksa hemen bir deniz çipurasi aliniz yanina..
0
theli
(25.01.08)
Belki şunlar da bir fikir verir:

www.buyukkeyif.com
www.buyukkeyif.com
0
ermanen
(25.01.08)
bu tür sorulara daha dogru duzgun cevap verebilen olmadı. benimde 4 aylık biram duruyor dolapta üstündeki tarihi de 1 ay geçmiş insan atmaya kıyamıyor. biyolojik olarak içinde bakteri falan yaşamıyor ama olduysa kimyasal bir şey olmuştur.

edit: @paranormal alınma abi yani kesin cevap gibi dedim, böyle verilerle falan desteklenen. insan korkuyor haliyle mikrop olamayacağını biliyorum da hani kimyasal olaylar belli olmuyor ya metil alkole dönüştüyse götürür adamı :)
0
sourlemonade
(25.01.08)
nimet bozulmaz.
0
darknum
(25.01.08)
Aslında doğru düzgün cevap veriyoruz. Bu tür sorulara hep cevap vermeye çalışıyorum. Yüksel alkol içeren içkilerde mikrobiyolojik bozulma olmaz.

Bira gibi düşük alkollü içeceklerde ise saklama koşulları daha önemli. Fakat dolapta saklanıp, SKT üzerinden sadece 1 ay geçmiş bira gönül rahatlığıyla tüketilir. Daha fazla bekletmeyin ama :)
0
paranormal
(25.01.08)
raki bozulmamistir, bira da buyuk ihtimal bozulmamistir. zaten bira bozulmussa direk tadindan anlarsiniz, bir yudum alin tadina bakin.
0
celi
(26.01.08)
açılmış ve bitmemiş rakıyı yazlıktaki dolapta (buzdolabı değil) bırakıyoruz, ertesi sene de gidip bir güzel içiyoruz. gayet güzel. bozulma yok. mis gibi.
0
kibritsuyu
(26.01.08)
4-5 yıllık açılmış rakıyı içtiğimi biliyorum. sanıyorum ki hala hayattayım, tam emin değilim ama yaşıyorum.

sana mantıklı bir açıklama yapamasamda, seninkinden çok daha uzun süre beklemiş rakıyı iç etmekte tereddüt etmedim. ne tadında ne kokusunda bir gariplik yoktu.
0
dalamar
(28.01.08)
(7)

sub to srt

kibritsuyu
sub olarak hazırlanmış bir altyazı dosyasını srt yapmam mümkün müdür? bildiğimiz gibi sub dosyalar frame'e göre, srt'ler ise süreye göre senkronizasyon yapar. notepad'de elle yapmek mümkün değil ama subtitle workshop kullanıyorum. bununla veya benzer bir programla mümkün müdür, evetse tarif edebilir
sub olarak hazırlanmış bir altyazı dosyasını srt yapmam mümkün müdür? bildiğimiz gibi sub dosyalar frame'e göre, srt'ler ise süreye göre senkronizasyon yapar. notepad'de elle yapmek mümkün değil ama subtitle workshop kullanıyorum. bununla veya benzer bir programla mümkün müdür, evetse tarif edebilir misiniz? teşekkürler...
0
kibritsuyu
(25.01.08)
bu belki is görebilir, eskiden buna benzer birsey kullanmistim, sorsunsuz cevirlmisti.
www.robelix.com

bir de bu var:
www.divx-digest.com
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(25.01.08)
abi subtitle workshop kuruluysa altyazıyı aç, save as de. karşına seçenek pencersi çıkacak. oradan srt'yi bul çift tıkla.
0
kimlanbu
(25.01.08)
eheh o programla save as yapabiliyorsun zatn. sadece fps leri doğru seçmen yetecektir.
0
ozdek
(25.01.08)
subtitle workshop ile kralını yaparsın...
Ama biraz karışık bu meret, misal "farklı kaydet" dediğinde diğer programlardaki gibi uzantı listesi bulunan bir pencere gelmiyor, daha farklı bir şey çıkıyor, tarif de edemiyorum neyse... Bir de srt'ye çevirince bazen iki satırın başlama ve bitiş zamanları birbirine geçiyor, yani tam biterken üst üste biniyorlar ama korkma subtitle workshop onu da düzeltiyor, "araçlar"daki "bilgi ve hatalar"ı kullanarak düzeltiliyor bu ve daha bir çok sorun...

*: Zamanında "subtitle workshop"u tavsiye edenlere saygılarımla.
0
late viper
(25.01.08)
notepad ile ac, sonra save as de, str yab.
0
bryan fury
(25.01.08)
@late viper
yıllardır sub ı subrip (srt) e çeviririm öyle bir problem yaşamadım. senin sub dosyandaki frameler birbirine girmiş olmasın? neyse zaten düzeltilebiliyor demişin. hala bazı dangalakların microdvd (sub) formatını sevmelerinden ötürü matroska ile kullanmak için srt ye çevirmek zorunda kalıyorum. ama neden neden diye de düşünjmüyor değilim :) mkc süper bu olay buı arada.
@bryan: espri güzel olmuş da ciddiye alan çıkarsa napçaz.
@kibrit: mesajla da attım burda da yazdım bak subrip=srt dir. subrip olarak save as edeceksin.
0
ozdek
(26.01.08)
cevap: save as dedikten sonra çıkan listede subrip'i seçtikten sonra aşağıdaki "varsayılan format" yazısına tıklanmayacakmış. subrip'in üstüne çift tıklanacakmış.
0
🌸kibritsuyu
(26.01.08)
(6)

nero ve dvd yazma sorunu

pain
arkadaşlar bu elimdeki alet(pc) "not enough space to burn this disc. free space 14...size of image file is 44..." deyü uyarı veriyor. ben monitöre kafa atmadan yardımcı olacak bir arkadaş var mıdır?
arkadaşlar bu elimdeki alet(pc) "not enough space to burn this disc. free space 14...size of image file is 44..." deyü uyarı veriyor. ben monitöre kafa atmadan yardımcı olacak bir arkadaş var mıdır?
0
pain
(25.01.08)
imaj dosyasının boyutu ne ? HDD'deki boş yer'in boyutu ne ?
0
kimlanbu
(25.01.08)
kapasitesi "14..." olan bir yere "44..."luk bir sey mi yazmaya calisiyorsunuz ben mi yanlis anliyorum?
0
zakk
(25.01.08)
external writer daki boş dvd 4,7gb... bilgisayardaki drive de yazılacak dvd 4,3gb. pc de 11gb boş yer de mevcut...
0
🌸pain
(25.01.08)
ayarlardan cache dizininin yerini bir kontrol et abi.
arada sacmalayabiliyor oyle.
0
sourlemonade
(25.01.08)
şöyle ki:

kapasite 4,7 gb. yazmakla beraber, aslen 4,7 gb malzemeyi sokamıyorsun bu diske. 4,3 gb küsur falan alıyor. yani şu 1 mb = 1000 byte değil de 1024 byte olma hadisesi gibi bir şey. uyarıda mealen diyor ki: "senin yazmak istediğin şey 44.., 14.. kadar fazlan var. bu diske en fazla 43.. yazabilirsin" benim de başıma geldi. yapacak bir şey yok. ya 8 gb'lık dvd'lerden kullanacaksın, ya da yazdığın dosyaları eksilteceksin. cd'lerde overburning diye bir şey vardı. zorlayıp o fazlalığıda yazıyordu ama dvd'de yok. 3 dvd yaktım boşu boşuna sığdıracam diye.
0
kibritsuyu
(25.01.08)
nero ayarlarından hallettim. neronun imaj aldığı yer bilgisayarın ufak bir dosyasını browse etmiş namussuz. herkese teşşekkürler.
0
🌸pain
(25.01.08)
(4)

Fantastik Film Adı

nop
Bir aile uyanıyor evde, bakıyorlar ev çok sıcak..Pencereler, dış kapı vs her taraf yeşil bir duvarla kaplanmış. Acep nükleer savaş mı çıktı diye huylanıyorlar. Evde tüm eşyalarda Lost'taki Dharma'nınki gibi aynı markanın logosu var. Sonunda aslında kendilerinin oyuncak evinde yaşayan oyuncaklar oldu
Bir aile uyanıyor evde, bakıyorlar ev çok sıcak..Pencereler, dış kapı vs her taraf yeşil bir duvarla kaplanmış. Acep nükleer savaş mı çıktı diye huylanıyorlar. Evde tüm eşyalarda Lost'taki Dharma'nınki gibi aynı markanın logosu var. Sonunda aslında kendilerinin oyuncak evinde yaşayan oyuncaklar olduğu ortaya çıkıyor...
Neydi bunun adı, hatırlayan varsa beri gelsin...

İş arkadaşım Probe diye hatırladı ama yanlış olabilir.
0
nop
(25.01.08)
yanılmıyorsam bunun aynısını geçenlerde bir başkası yine sormuştu da alacakaranlık kuşağı'nın bir bölümü diye cevap gelmişti. bakiyim bulursam link de vereyim.

edit: bulamadım linki.
0
kibritsuyu
(25.01.08)
Baştan ben de öyle düşündüm ama Twilight Zone değilmiş
"Hammer House of Mystery and Suspense" Child's Play (1986)

www.imdb.com
0
🌸nop
(25.01.08)
ben de kısmen izleyebilmiştim ama müthişti
0
mermaid
(26.01.08)
o diil de niye sonunu söylüyosun be abi:)
0
deep thought
(01.02.08)
(5)

ankara soğuğunda sıcak bir yer

toxxicfox
para vermeden oturabileceğimiz(hadi az paraya da razıyım), tercihen biraz içmemizin mümkün olduğu, sıcak bir köşe soruyorum size.. sorduğum yer örneğin apartman merdivenleri tadında, yani normal insanların da oturup takıldığı bir yer olması şart değil.. ilginç fikirler bekliyorum..
para vermeden oturabileceğimiz(hadi az paraya da razıyım), tercihen biraz içmemizin mümkün olduğu, sıcak bir köşe soruyorum size.. sorduğum yer örneğin apartman merdivenleri tadında, yani normal insanların da oturup takıldığı bir yer olması şart değil.. ilginç fikirler bekliyorum..
0
toxxicfox
(25.01.08)
eymir gölü diyeceğim ama illa ki araba gerektiriyor. araba varsa aslında her yer sıcak ama yine de...
eymir gölüne trt binası tarafından giderken yukarda manzaralı bir yer var, süperdir. ayrıca göl çevresinde restoran-seyyar büfe arası yerler var, genelde soba yaktıkları da olur, oturana kimse bişey demez, fiyatlarda gayet uygundur ama araba olmadan ulaşım zor.
0
s man chen
(25.01.08)
eymir gölüne araba olmadan ulaşım zor olduğu gibi, odtü mensubu (öğrenci/akademik) değilseniz giriş de zor.
0
kibritsuyu
(25.01.08)
cinsiyete bagli olarak bizim ev var, hem sicak hem ucretsiz. bayan arkadaslara selam ederim ehe mehe...

odtu 100.yil kapisindaki otopark var, sehir manzarali. zaten her aksam icen birileri mutlaka olur orda, biraz asagidaki naz gida'dan nevalenizi aldiktan sonra istediginiz gibi takilabilirsiniz.

daha merkezi olarak da sakaryada eskiden havuz olan ama simdi ustunu kapatip merdivenimsi biseler yaptiklari yerde icilebiliyor.
0
alpinsamuray
(25.01.08)
biz bu tarz aktiviteler için meclis parkını kullanırdık zamanında. şimdiki gençler nasıldır giderler mi oraya bilmem.
0
skipper
(25.01.08)
herkesin atladığı bir mevzu var ki sıcak bi yer arıyoruz:))
0
🌸toxxicfox
(26.01.08)
(5)

trafik ekibini şikayet

kibritsuyu
sonuç alabilir miyim bilmiyorum ama şu aşağıdaki trafik polisi ekibini şikayet etmek istiyorum. nereye ederim? adam sabah gelip arabayla duruyor işyerimin tam karşısına, saatlerce "viooooo vioo viooooovioviovioviooo" diye seri bir şekilde sirene basıp "park etmiş araç sürücüleri araçlarınızı çekin c
sonuç alabilir miyim bilmiyorum ama şu aşağıdaki trafik polisi ekibini şikayet etmek istiyorum. nereye ederim? adam sabah gelip arabayla duruyor işyerimin tam karşısına, saatlerce "viooooo vioo viooooovioviovioviooo" diye seri bir şekilde sirene basıp "park etmiş araç sürücüleri araçlarınızı çekin cezai işlem vıdı vıdı" diyip duruyor. kafam sikildi be. her gün de sabahtan akşama sikilmeye devam ediyor. camı açıp yeteeeer diye bağırmak istiyorum. yaz cezanı git işte. her gün her gün aynı işkence. nasıl engellenir bu, kime şikayet edilir? hayır sirene basmasa, o megafonla azarlama sesine bir süre sonra alışıyor insan, duymamaya başlıyor. ama arada vioo viooo diye siren sesi gelince iyice piç oluyor konsantrasyon. iş güç yapamaz oldum.
0
kibritsuyu
(24.01.08)
kendinizi oraya park etmiş araç sahipleri yerine koyup tekrar düşünün, acil işiniz çıktı, park etmek zorunda kaldınız arabanızı, bir dönüyorsunuz 50 kusür milyonluk park cezası. Adamlar güzellik yapıyor...
0
kimlanbu
(24.01.08)
ahahah yalancının

birincisi polis ah canım ceza yazacam bak demez direkt yazar. bazı semtlerde yemiyor tabii öyle hemen ceza yazmak.
0
darknum
(24.01.08)
ben de işime arabayla gelip bi arka sokağa park edip azıcık yürüyorum. kimse de ne anons ediyor, ne ceza yazıyor arabama. hadi işi acildir, koymuştur bir şey demem. gün oluyor ben de koyuyorum. zaten lafım park eden sürücüye değil, kafamı siken polise. kıyak yapacaksan üşenme, in arabadan, yanlış park etmiş sürücülerin sileceklerini tek tek kaldır. dön bi tur at 15 dakika sonra gel, sileceği hala havada olana bas cezayı (bu yöntemi de bir trafik polisinden gördüm, kendim uydurmadım). 15 dakikadan fazla işi olan adam da yolun üçüncü sırasına park edip dörtlüyü yakmak yerine otoparka falan gitmeyi öğrensin. işin kolayı siren basıp megafonla adam azarlamak tabi. çevre sakinleri kimsenin umurunda değil. caddenin komple işyeri olması, cüme alemin iş yapıyor olması, bağırılan noktanın 20 metre ötesinin ilkokul olması, orada ders falan yapılması da önemli değil.
0
🌸kibritsuyu
(24.01.08)
Ekibin plakasını alıp bölge trafik denetleme şubesine bir dilekçe ile şikayet ediyoruz, daha sonrası allaha kalmış.
0
devourthedamned
(24.01.08)
ankara oldugunu varsayarak www.ankara.pol.tr adresinden şikayet edilebilir. ben aynı şekilde şikayette bulunmustum baska bir trafik durumu için (sozluk.sourtimes.org ve yanıt geldi. anonim bir şahsiyet olarak kalmak da avantajı, şikayeti kimin yaptığını bulup o devriye gezen polislerin takıntısı olmazsın.
0
kadirsavun
(24.01.08)
(3)

excel'de ne görüyosan onu topla

kibritsuyu
efendim şöyle bi sorunum var. bu excel denen program, küsuratlı sayıları birbiriyle toplarken, ben ne kadar "iki basamaktan fazlasını gösterme" desem de küsuratları hesaba katarak topluyor. bu yüzden de toplam, olması gerekenden farklı çıkıyor. istiyorum ki yukarıda ne grüyosan, kaç basamak görüyosa
efendim şöyle bi sorunum var. bu excel denen program, küsuratlı sayıları birbiriyle toplarken, ben ne kadar "iki basamaktan fazlasını gösterme" desem de küsuratları hesaba katarak topluyor. bu yüzden de toplam, olması gerekenden farklı çıkıyor. istiyorum ki yukarıda ne grüyosan, kaç basamak görüyosan onu topla. o küsuratlı sayı oraya formüllegeldiğinden elle girme şansım yok. formül sonucu küsuratlı çünkü. bakın ekteki resime basit bir örnek hazırladım. 66,67 + 66,67 + 117,95 = 251,29 ediyor. ama excel bunları 66,666 + 66,666 + 117,95 = 251,282 ettiği için 251,28 diye gösteriyor. göstermesin. ne görüyorsa onu toplasın göstersin.
0
kibritsuyu
(24.01.08)
sütuna tıklayıp oradan sayı formatını sadece 2 haneyi algılayacak biçimde değiştirebilirsiniz. şimdi bende 2007 var tam olarak nerden olduğunu söyleyemeceğim ama sütuna tıklayıp seçeneklere bi bakın, orada vardı her şey..
0
erostrada
(24.01.08)
o küsüratlı sayıların formüllerini hesaplarken aşağıdaki gibi yazarsanız formülü, kuruş hatası olmaz. toplama formülünü basit haliyle yazabilirsiniz.

=yuvarla((a1*a2);2)

iki haneye yuvarlar bu formül. dış parantez baki kalmak üzere, içe istediğiniz formülü girebilirsiniz.
0
metalik bordo
(24.01.08)
yok yani ben formülden ziyade seçeneklerde ayarlarda falan "ne görüyosan onu topla" var mıdır diye soruyorum. formülle olduğunu biliyorum ama formüller elle baştan yazamayacağım kadar çok, bir tanesine yazı copy paste yapamayacağım kadar farklı. bu resimdekini örnek olsun diye yazdım.

teşekkürler...
0
🌸kibritsuyu
(24.01.08)
(5)

OGS

skipper
Arkadaşlar şimdi geçtiğimiz aya kadar gayet normal çalışan bir OGS cihazım vardı. Ancak son bir aydır alet rasalantısal olarak çalışıyor. Bu tarz şeylerde oluşabilecek patternleri kolay görebilen biri olarak henüz ne olduğunu anlayabilmiş değilim. Gişelere yakın elime alıp bi iki vurunca (Türk işi)
Arkadaşlar şimdi geçtiğimiz aya kadar gayet normal çalışan bir OGS cihazım vardı. Ancak son bir aydır alet rasalantısal olarak çalışıyor. Bu tarz şeylerde oluşabilecek patternleri kolay görebilen biri olarak henüz ne olduğunu anlayabilmiş değilim. Gişelere yakın elime alıp bi iki vurunca (Türk işi) çalışıyor (her zaman değil). Okumama hadisesi şu aralar iyice abarttı ve ben de Fatih köprüsündeki OGS danışmaya götürdüm. Ancak Murphy yasalarına uymak zorunlu olduğundan orada kontrol edince çalışıyor. (Evet 1 den fazla denemem oldu)

Allahtan kaçış vs olduğunda ilk başta plakaya bağlı OGS olup olmadığını kontrol ediyorlar e varsa ceza yazmadan hesaptan geçiş ücretini düşüyorlarmış ama nereye kadar tabi.

naapsan kimelere gitsem, nerelerden atsam kendimi?

Not 1) Arabam Grande Punto OGS de tam aynanın altında nizami yerinde
2) Başka OGS cihazı yok arabada
3) OGS dışındaki alternatifler (KGS nakit E5 vs) benim için fizibil değil.
0
skipper
(22.01.08)
bu şeylerin pilleri bitebiliyordu hatırladığım kadarıyla.
0
kimlanbu
(23.01.08)
kaçış işinde köprüden geçerken doğru 3 ytl alınıyor da otobanda falan en yüksek mesafeyi düşerler hiç acımadan. yani ogs nin okuyup okumaması otoban gişelerinde daha önemlidir.
0
ozdek
(23.01.08)
renault clio marka arabamda aynanın altında değil ama ön camın en altında ortada bir çerçeve gibi cam renginden daha açık renk bir pencere var. ankaralı olduğumdan ve ogs gibi şeylere yabancı olduğumdan anlam veremediydim başta ama sonradan anladım ki ön cam güneş korumalı filtreli bilmemne olduğundan o çerçeve ogs tipi şeyler için yapılmış. yani ön camdaki bir güneş koruma vs. filtresi ogs sinyaline engel oluyor olabilir. ele alıp oynayınca bir noktadan görüp çalışıyor olabilir. geçerken camdan çıkarıp dışarıda tutmayı deneyin. her seferinde çalışıyorsa problem ön camdadır.
0
kibritsuyu
(23.01.08)
yuksek olasilikla aracinin on cami "atermik"...
atermik cam nedir: forum.donanimhaber.com

yani dikiz aynasinin sag ve sol tarafinda nokta nokta siyah benekleri bulunan kisim vardir. ogs yi bu noktalara takarsaniz calisir. yok eger dikiz aynasinin altinda bu siyah beneklerin olmadigi yere takarsaniz basiniza da geldigi gibi kizilotesi isinlar atermik cam tarafindan yansitilacak ve ogs cihazi calismayacaktir.

ogs yi dogru yere takin: www.autoshow.com.tr
0
ayi terbiyecisi
(23.01.08)
Dediğim gibi takılışında bir problem yok çünkü 6 aydır bir problem yaşamaksızın kullanabiliyordum. Sanırım sorun Hardware ile ilgili ama bunu OGS'ye bakan amcalara anlatamıyorum. Bu RF hikayesinin sıcaklıkla bir alakası var mıdır?
0
🌸skipper
(23.01.08)
(4)

Dvd r'me birşeyler oldu

scissorshands
bu kadar yaygın bir sorun olmasına rağmen sorun olmaya devam etmesi şaşırtıcı. şöyle ki; dvd writer'ım hatırlamıyorum, bir format sonrası mıydı, yoksa hasbelkader miydi, bir dvd'yi yarım saatte okumaya, yarım saatte de yakmaya başladı. bunun ardından nice formatlar geldi geçti, nice driverlar denend
bu kadar yaygın bir sorun olmasına rağmen sorun olmaya devam etmesi şaşırtıcı. şöyle ki; dvd writer'ım hatırlamıyorum, bir format sonrası mıydı, yoksa hasbelkader miydi, bir dvd'yi yarım saatte okumaya, yarım saatte de yakmaya başladı. bunun ardından nice formatlar geldi geçti, nice driverlar denendi, değişen bir şey olmadı. üstüne bir de geçmişte şıkır şıkır yazılmış dvdleri artısına eksisine bakarak okumamaya başladı. bir değil beş değil üç kişiden yakın zamanlarda muzdarip olunduğunu duyduğum bu sorun için dvd r'nin ömrü bitmiş -bir yıllık- haricinde bir cevap getirebilene yüzbinlira veriyorum.
0
scissorshands
(22.01.08)
Sanki o değil gibi, ama yavaş yazınca belki ilgilidir diye düşündüm.

Ultra DMA kullanılabiliyor mu? Bu Windows için Aygıt Yöneticisi'ndeki sürücünün bağlı olduğu IDE kanalından öğrenilebilir. Eğer kullanılamıyorsa, (bkz: PIO).
0
fadetoreality
(22.01.08)
eğer fadetoreality'nin dediği yerde pio mod aktifse ve ultra dma seçilemiyorsa, seçiliyorsa bile pio mod kısmı değişmiyorsa "dma kullanılabiliyorsa" seçeneğini seçip aygıt yöneticisinden o ide kanalını (muhtemelek ikinci ide kanalıdır) kaldırın. restart yapın. açılışta windows yeni donanım bulup yüklesin. sonra tekrar bakın pio mod yazan yerde "ultra dma modu bilmemkaç" yazıyorsa tamamdır.
0
kibritsuyu
(22.01.08)
maalesef dma kullanılabiliyorsa seçeneğiyle ilgili bir sıkıntı yok. bunu mevzubahis iki makinadan birinde deneme şansı bulduk sadece. umuyorum diğerinde aldığımız sonuç farklı olur.
0
🌸scissorshands
(23.01.08)
Zaten formattan sunra ultra dma oluyor. Bir miktar sorun çıktığında pio'ya geçiyor sanırım. Sorun başka...

Firmware güncellediniz mi hiç?

Bir de sürücülerden yeni güncellediğiniz bir şey filan varsa sorun çıkıyordur belki. Ben ses sürücülerinin son sürümünü yüklediğimde dvd yazıcı kayboluyor mesela.

Aynı sorun iki farklı bilgisayarda da mı var? Parçalar, sürücüler filan aynı mı?

Daha efektif denetimler vardır elbet; ama ben Linux kurup onda bir şeyler yazıp okumayı deneyebilirdim bu durumda. Sorunun yazılımda olup olmadığını anlamak için.
0
fadetoreality
(23.01.08)
(1)

Bilgisayardaki dökümanları kağıda yazdırıp okumak için en uygun çözüm nedir?

silmaril
İnternetten bulduğum makaleleri,yazıları,e-book ları kağıda yazdırıp okumak istesem en uygun çözüm lazer printer alıp basmak,toner bitince tekrar doldurtmak mı olur yoksa (istanbul içinde) bir yerlerde parasını verip bastırmak mı?
İnternetten bulduğum makaleleri,yazıları,e-book ları kağıda yazdırıp okumak istesem en uygun çözüm lazer printer alıp basmak,toner bitince tekrar doldurtmak mı olur yoksa (istanbul içinde) bir yerlerde parasını verip bastırmak mı?
0
silmaril
(22.01.08)
nedenini anlamadığım bir şekilde fotokopi çektirmek, hazır dokümanı aynı cihazdan aynı kağıda döktürmekten pahalı ankara'da. hayır anlamıyorum fotokopi çekerken kağıt besleme ünitesi çalışıyor, tarayıcı çalışıyor. gerekirse başında adam duruyor personel çalışıyor. makine daha çok elektrik harcayıp daha çok yıpranıyor ama ucuz. aynı dokümanı flashdiskte götürüp aynı zamanda printer olarak da kullanılabilen aynı fotokopi makinesinden dökümünü almak ise daha pahalı. çıkış, aynı miktar tonerle aynı kağıda olduğu halde. o yüzden flashdiskte götürüp de bir yerlerde bastırmak daha pahalıya gelir. şahsi önerim lazer yazıcı ve toner dolumu şeklinde.
0
kibritsuyu
(22.01.08)
(4)

airties modem de dns değişse de engelleme kalkmıyor

fiyuuuu
telekomun verdiği airties marka modem yüzünden dns değişimi yapsam bilemalum siteye erişemiyorum.ttnet in bir cinliği mi yoksa yanlış yaptığım birşey mi vardır?
telekomun verdiği airties marka modem yüzünden dns değişimi yapsam bilemalum siteye erişemiyorum.
ttnet in bir cinliği mi yoksa yanlış yaptığım birşey mi vardır?
0
fiyuuuu
(22.01.08)
türk telekom, hediye diye verdiği modemlerdeki dns ayarını kendi dns'lerine ayarlayıp değişime kapatmış. bilgisayarın ağ ayarlarından farklı dns de seçilse modem telekomun dns'leri üzerinden bağlaıyor ve bu dns'ler modem arayüzü ile değiştirilemiyor. ama telnet kullanılarak değiştirilebildiğini okumuştum sözlükte bir başlıkta. bulursam editlerim.

edit: evet buldum şu başlıktaymış: airties rt 205 tt
0
kibritsuyu
(22.01.08)
bende de telekomun verdigi kablosuz modem var ben dns leri degistince kapatilmis sitelere girebiliyorum.belki problem baska birseydedir.
0
tazafacan
(22.01.08)
telnet ile halloluyor bu: pagos'un yazdığı gibi yapın, korkmayın. ip yerine de 4.2.2.2veya 4.2.2.1 deneyin. bir çok site block'undaqn yırtarsınız. (ama youtube'un en son yasağından yırtmak için proxy kullanmanız lazım)
0
raj
(22.01.08)
sadece tt olanlarda değil bütün (yabi benim rt-211 de öyle) airtieslarda var ama zaten routerdan yapmayın dns ayarını.
0
kofteburger
(22.01.08)
(7)

Vekaletname ve imza beyannamesi ücretleri

fiyuuuu
noterler bu işlemler için ne kadar ücret alıyor acaba?bilgisi olan var mı?
noterler bu işlemler için ne kadar ücret alıyor acaba?
bilgisi olan var mı?
0
fiyuuuu
(21.01.08)
vekaletnamnin bir sürü çeşidi varmış.. belki hepsi için ayrı ücret oluyordur, bilmiyorum. gittim falancanın bana vekaeti var dedim.. ne için dedi vs. vs. bisürü madde saydı. falan filan.
0
can see
(21.01.08)
vekaletname çıkartmanın bedeli 32.50 ytl'dir. imza beyannamesinin de yaklaşık bir miktar olduğunu zannediyorum
0
bordeaux
(21.01.08)
imza beyannemesi 12 lira falan olması lazım, yalan olmasın. tabii bu tek sayfa için, diğer sayfalar için sayfa başı 3-4 lira alınıyor olması lazım. vekalet ise az karışık ama tek sayfalık ve üzerinde para miktarı yazmayan bir vekalet 20 lira tutsun. eğer biraz ayrıntı öğrenirsem, daha net miktarlar söyleyebilirim.

32.5 kesinlikle değildir. buna emin olun.
0
co2s2
(21.01.08)
vekaletnamenin belirli bir ücreti diye bir şey yok bildiğim kadarıyla. yapılacak işleme, üzerine yazan şeye göre değişiyor. araç satımı için vekaletnamelerle, cep telefonu hattı almak için çıkarılan vekaletname bir değil.

imza beyannamesi için 2007 yılı başında yani tam 1 sene önce 26 lira civarı bir şey ödedim imza beyannamesi için (imza sirküleri değil. karışıklık olmasın. o başka bi şey)
0
kibritsuyu
(21.01.08)
ben ekleme yapayım co2s2nin dediği gibi sayfa başına ücret alınıyor, dolayısı ile ne kadar küçültürsen o kadar iyi. ben şirket için sicil gazetenin kopyasının da onaylanması gerektiği bir işlem yapıyordum (tam hatırlayamadım ne idi) ve oradaki yaşlı bir amca sicil gazeteyi küçültüp öyle getir dedi ve öyle yaptık. yaptığı hesapta bu durumdan 35ytl civari kara geçilmiş idi.
not: sene 2005
0
kadirsavun
(21.01.08)
sırf iptal etmek için bile 90 ytl bayıldık artık çıkarması ne kadar siz tamin edin.
0
sourlemonade
(21.01.08)
ben gecen hafta 32.5 ytl verdim vekalet icin.
trafik musavirine vekalet vermistim.
0
umka
(21.01.08)
(10)

kalorifer böceği

pain
evin sadece mutfak kısmına musallat oldular. lakin geçen sene yaptırdığım gibi tüm evi ilaçlatmak (ki herif evin içine etti) istemiyorum. kendi başıma ne yapabilirim?
evin sadece mutfak kısmına musallat oldular. lakin geçen sene yaptırdığım gibi tüm evi ilaçlatmak (ki herif evin içine etti) istemiyorum. kendi başıma ne yapabilirim?
0
pain
(21.01.08)
haşlanmış patates ile eczaneden alacağın borik asiti ezerek karıştırıp küçük parça kağıtların üstünde oraya buraya koy.
0
kibritsuyu
(21.01.08)
raid böcek tabletleri var, siyah küçük kutucuklar, onları gizli kapaklı bir kaç yere koyuyorsun, kokmuyor bulaşmıyor, görünmüyor bile. böceği de direk öldürmüyor, saklandığı yerde ölüyor. hiç görmüyorsun etrafta ölülerini dahi. 6 ay kadar kullanılabiliyor bir tablet.
0
smoker
(21.01.08)
o sekizgen böcek kutucukları malesef işe yaramıyor.
0
🌸pain
(21.01.08)
raid böcek savar alıyorsun bir adet. ucunda böyle bir de böyle ince uzun bir püskürtme haznesi var. o biçim kesin ve direkt çözüm. böcekler acaip tırsıyor. öleni ölüyor ölmeyeni zaten korkup kaçıyor. olay bu. ;)
0
fempusay
(21.01.08)
raid böcek savar speyi yalan. işe yaramıyor. 2 kutu boca ettim ibişler halay çekiyor karanlıkta.
0
🌸pain
(21.01.08)
bendekiler kaçıyordu amaaa. neyse o zaman şu var: pazarlarda böyle kıpti (çingen diyorlar) teyzeler vardır böcek ilacı felan satan onlara müracaat. ama kullanırken dikkat etmeli. başka da fikrim yok.
0
fempusay
(21.01.08)
detan ın yeşil beyaz fıs fıs şişesinde 6-7 liraya satılan böcek ilacı var. ondan dolap arkalarına kapı eşiklerine vs. nerden çıkıyosa sıktım işe yaradı geçen sene otruduğum evde.
0
geldiler
(21.01.08)
detan işe yaramyor ben şişeyi üstüne boşalttıktan sonra ölmedi. şişeyle kafasına vurmak daha işlevsel. borik asidi çok öneriyorlar deneyemedim bi türlü. bir de benim elektrik verme projem var bi gün biterse buradan satıcam inşallah.
0
sourlemonade
(21.01.08)
asit borik/patates karışımını önerir büyükler, ama sizinkilere ne diyeceğimi bilemedim. radyasyona mı maruz kaldılar? :)
0
mermaid
(21.01.08)
(6)

kedim delirdi beni de delirtmek üzere. peki niye?

luflee
bir haftadır huzursuz bu hayvan. hiperaktivite tavanda, sözde iştahsız ama bana mama ver diyor. kuru maması orada sürekli duruyor. yaş mamayı sabah koyuyoruz akşam hiç dokunulmadığından geri döküyoruz(sütten kesildiğinden beri aynı marka mama yemekte kendisi) normalde neredeyse hiç miyavlamayan müla
bir haftadır huzursuz bu hayvan. hiperaktivite tavanda, sözde iştahsız ama bana mama ver diyor. kuru maması orada sürekli duruyor. yaş mamayı sabah koyuyoruz akşam hiç dokunulmadığından geri döküyoruz(sütten kesildiğinden beri aynı marka mama yemekte kendisi) normalde neredeyse hiç miyavlamayan mülayim ötesi bu kedi kafayı yedirtecek kadar dır dır edip duruyor.

3 yaşında doğduğundan beri beraber yaşıyor benimle. dişi, bir seneden beri kısır. alışkın olmadığı hiçbir şey yaşanmıyor hayatında. finaller bitti tatildeyim ilgisiz kalma gibi bir durumu yok.

peki sebep nedir?
0
luflee
(21.01.08)
sürekli miyavlayan ve ''sıkıldım ben bu hayattan'' tavrı içine bürünen sevgili kedim katipi yorgunluktan bayıltana kadar oynattığım, mıncırdığım zaman eski haline dönmekteydi..

sizde deneyin belki iyi gelir..
0
ayanux
(21.01.08)
konuyla alakalı değil ama kuru mama sürekli ortada durmasın. nasıl olsa kuru diyerek, gelip gittikçe yesin diyerek tabağını doldurmayın. havayla temas edince tadının bozlup acılaştığını söylemişti veteriner. mümkünse kutusundayken de hava almayacak şekilde dursun. yiyeceği kadarını koyun, yesin bitirsin.

bir de aklıma bağırsaklarında kurt olabileceği falan geldi. kaşıntı ve rahatsızlık çekiyor olabilir. bir veterinere götürseniz.
0
kibritsuyu
(21.01.08)
ayanux bütün haftasonu pek işe yaramadı dediğin yöntem.

kibritsuyu bilmiyordum bunu dikkat edeyim bundan sonra sağolun. yeni parazit aşısı oldu daha ama sanırım gitmek zorunda kalıcaz veterinere evet.
0
🌸luflee
(21.01.08)
alıştığı mamasını değiştirdiyseniz de yapabiliyorlar böyle şeyler aklınızda olsun.
0
atrin
(21.01.08)
bu durum aslında national geo nun bir belgeselinde incelenmişti. problem tamamen kedinin doğasında yatıyor. seninkiyle aynı sorunlara sahip bir kedi için getirilen kedi psikoloğu olayı anında çözmüştü. hatırladığım kadarıyla olay kedinin avcı doğasının evde tatmin edilememesinden kaynaklanıyor. mesela yemeği her zaman aynı yere her istediğinde koymaktansa evin çeşitli yerlerine saklamak kedinin yemeğini arayıp bulmasını yani bir şekilde avlamasını sağlamak gerekiyor. ayrıca yine yemeği nispeten yüksek yerlere saklamak tavsiye edilmekte. bol bol oynamak, kediyi coşturacak oyuncaklarla debelenmesini sağlamak faydalı olur deniyor.
yazdığın gibi "alışık olmadığı hiç bir şey yaşanmıyor hayatında" kısmını değiştirip doğal ortam tadı yakalaman iyi olur.
113 mb lık bir dosya ve türkçe istersen bir yerlere atabilirim.

edit: atılmışı varmış

mp4indir.us

rapidx.net

rapidx.net

Rar Pass: azeri
0
trick style
(21.01.08)
*özellikle tuvalete girmeden önce miyavlamalar başlıyor ve sonra tuvalete giriyorsa, böbreklerinde taş olma ihtimali oluyormuş. biz önce önemsememiştik ama veterinerdeyken aklımıza gelince söylemiştik. hemen test yaptılar, böbrek taşı çıktı

*bir de kısırlaştırılmış olmalarının kızgınlık dönemine girmeyecek oldukları manasına gelmediğini acı bir şekilde öğrenmiş durumdayız biz.ancak yine de eski kızgınlık dönemi ile şimdiki arasında çok çok çok fazla fark var. miyavlamalar falan olmuyor bizimkinde
0
1980
(28.01.08)
(9)

çok çok ilginç bir bilgisayar problemi

chavezding
ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorum. scroll bar gıcırdıyor. evet herhangi bir pencerede scroll bar i tiklayip hareket ettirdiğimde hoparlörlerden çok hafif bir cızırtı geliyor. aynı şey pencereyi tutup hareket ettirirken de oluyor. hoparlörler en üst seviyede iken belli bir cızırtı duyuyorum ama
ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorum.
scroll bar gıcırdıyor. evet herhangi bir pencerede scroll bar i tiklayip hareket ettirdiğimde hoparlörlerden çok hafif bir cızırtı geliyor. aynı şey pencereyi tutup hareket ettirirken de oluyor.

hoparlörler en üst seviyede iken belli bir cızırtı duyuyorum ama scroll bar la oynayınca bariz bir şekilde artiyor bu ses.

anakartım asus p5b-deluxe
onboard ses kartı
monitörün (lcd) yanında logitech z4 hoparlörler ve üzerinde de bir array mic.
işletim sistemi vista
0
chavezding
(19.01.08)
aynı olay neredeyse bir yıldır bende de var. sanırım normal hoparlör değil de 2+1 ses sistemi bağladığımdan beri böyle. işin içine sub-woofer fln girince böyle oluyor diye düşünmüşümdür hep.
0
deckard
(19.01.08)
taa ne zaman basima gelmisti bu olay ve caresini bulamamistim. muzik calarken scroll bari oynattigimda hoparlor cizirdiyordu. format attigim vakit duzelmisti diye hatirliyorum. bence driverlari degistirmekte fayda var.
0
celi
(19.01.08)
mouse kablosuz mu?
0
kibritsuyu
(19.01.08)
aynı soruyu sormuştum çözüm bulunamadı.
0
kimlanbu
(19.01.08)
Giriş'i sessize alın. Daha da olmadı ses kartı driver'ını tekrar yükleyin. Bir de hoparlörler monitöre yakınsa uzaklaştırın. Bende işe yaradı.
0
colonizer
(19.01.08)
Kablolu fareyle deneyin bir de. Büyük ihtimalle bundan kaynaklanıyor.
0
paranormal
(19.01.08)
kabloyla ilgisi yok bende de oluyor yıllardır,bazen geçiyor.
0
sourlemonade
(19.01.08)
kablolu benimki de, aynı sorun arada çıkıyor. ama çok rahatsız edici değil. şarkı dinlerken gıcırt gucurt ötmüyor yani aradan. anakartım asus, onboar ses kartı aynen.
0
only
(19.01.08)
dandik onboard ses kartlarında sıklıkla görülen bir problem. benim epeyce eski bir notebook'um var idi, onda da karşılaşıyordum.

tavsiyem 5-6 $'a ucuz da olsa pci bir ses kartı almanız. muhtemelen sorunu kökten çözecektir.
0
sahtepetrucci
(20.01.08)
(5)

2 mb internet için cat5 kablo mu gerekiyormuş ?

oyvind
Selamlar,işyerindeki internet hızı 2 mb e yükseltildi geçenlerde fakat sanırım 1 mb hızında çalışmaya devam etti. daha sonra telekomla yapılan görüşmede 2 mb kullanabilmek için telefon hattımızın cat5 kablo ile döşenmiş olması gerektiği söylenmiş. bunun aslı var mıdır ? böyle bir şey gerekli midir g
Selamlar,

işyerindeki internet hızı 2 mb e yükseltildi geçenlerde fakat sanırım 1 mb hızında çalışmaya devam etti. daha sonra telekomla yapılan görüşmede 2 mb kullanabilmek için telefon hattımızın cat5 kablo ile döşenmiş olması gerektiği söylenmiş. bunun aslı var mıdır ? böyle bir şey gerekli midir gerçekten ? yoksa uydurmuş mu telekom görevlisi ?
0
oyvind
(18.01.08)
işyerinde kullandığınız kablo ne ? kendi kabloma baktım cat5e, bağlantı 4mbit
0
kimlanbu
(18.01.08)
telefon "hattinin"? adsl telefon hattindaki iki bakır kablo ile verilir, otesi yoktur benim bildigim.
0
disq
(18.01.08)
"telefon hattının" değil de "ethernet kablosunun" demek istemiştir olsa olsa.

sözlük başlıklarındaki cat3, cat4, cat5, cat6, cat7 başlıklarına baktım da en zottiriği bile 10 mbps taşıyabiliyor. yani standart bir ethernet kablosunun 2 mbps hızındaki interneti çok rahat taşıması lazım. telekomcu bahane bulamayıp götünden sallamış.
0
kibritsuyu
(18.01.08)
ethernet kablosunu değil telefon kablosunu kastetmiş telekom daki arkadaş ama bana da uydurmuş gibi geliyor. acaba adsl 2+ ile mi karıştırdı. onda var mı öyle bir şey ?

Not: şimdi işin aslını öğrendim. hattın hızı 2 mb e çıkarıldığında adsl bağlantısı kesilmiş bir anda. sonra telekomdaki yetkiliyle görüşüldüğünde adam "sizin kablolar kaldırmıyor, cat5 kullanmanız lazım" demiş. bunun üzerine hızı tekrar 1 mb e düşürün demiş bizimkiler telekoma, onlar da düşürmüş, düzelmiş adsl. ama 1 mb olarak çalışabilior hala ancak.
0
🌸oyvind
(18.01.08)
işyerinizdeki ethernet kablonuzu oldukça merak ettim. eğer sorun onda değilse telefon hattınızını dandik zil teliyle çekmişler sanırım.

ayrıca telefon hattında cat5 kullanmak biraz lüks gibi geldi bana.
0
kimlanbu
(18.01.08)
(4)

cep telefonlarındaki yanar döner şey

dunden beri dimdik
halen var mı bilmem ama bir aralar cep telefonlarına yapıştırılan birşey vardı telefon çalacağı zaman daha ötmeden bu yanıp sönmeye başlardı.o nasıl birşeydir mantığı nedir nasıl oluyorda oluyor ?
halen var mı bilmem ama bir aralar cep telefonlarına yapıştırılan birşey vardı telefon çalacağı zaman daha ötmeden bu yanıp sönmeye başlardı.o nasıl birşeydir mantığı nedir nasıl oluyorda oluyor ?
0
dunden beri dimdik
(16.01.08)
telefon çalmadan önce hoparlörlere zıttırı dıttırı yaptıran sinyalden etkilenip kırpışan bir şey olsa gerek.
0
kibritsuyu
(16.01.08)
çalmaya yakın artar X'den dolayı, X'i bir voltaj gibi kullanıp ışıldıyor olsa gerek. Ben x'e radyoaktif enerji dedim, hani şekilli olsun diye ama resmen salladım, hiç belli olmuyor.
0
thefirstfbli
(16.01.08)
yanlis bilmiyorsam o kapali bir devre ama icinde ureteci yok dolayisi ile. Telefonda gorusme yaparken telefondan yayilan manyetik alanin degisime ugramasi nedeniyle o devre uzerinde bir indukte akim olusuyor olsa gerek. Tabii telefonun calmasi icin, onceden bir kism bilgilerin karsilikli aktariliyor olmasi gerekir. Yani o minik alet, telefonunuzun cagriyi sinyal olarak almaya baslamasindan sonra, calmaya karar verme asamasina kadar da yanip sonuyor. Sanirim boyle oluyor yani.
0
armish
(17.01.08)
hocam biri seni aradığında servis ilk önce senin yerini sorgular bu sorgulama süreci içerisinde senin cep telefonun ben buradayım tarzı bir sinyal gönderir. ahanda bu sinyal o küçük ledi yakar söndürür. capon yapmış işte :))
0
sfenxs
(17.01.08)
(5)

Ekşi Sözlük Yazarlık yardımı..

isott
şimdi efendim yaklasık 2002 yılından berı sozlugu cok ıyı sekılde takıp ederım..Ekşi duyuru internet kullanıcılarına acıldıgından beride burayıda takıp ederım..sorun şudur : 6. nesil yazar alınırken isott adında bi yazar nicki almıstım ama ozamanlar sınav donemlerı vs derken yazı yazmadıgım ıcın ucu
şimdi efendim yaklasık 2002 yılından berı sozlugu cok ıyı sekılde takıp ederım..

Ekşi duyuru internet kullanıcılarına acıldıgından beride burayıda takıp ederım..

sorun şudur : 6. nesil yazar alınırken isott adında bi yazar nicki almıstım ama ozamanlar sınav donemlerı vs derken yazı yazmadıgım ıcın ucururdum..simdi ben o ismi alabilirmiyim?

bir zamanlarda taa kayıtlı okur ilk acıldıgı sıralardada Kroisos diye kullanıcı adı almıstım.ancak onunda sıfresını unuttugum ıcın silinmişti..

Ben simdi tekrar kroisos diye kullanıcı adı aldım ama isott diye alabılırmıyım? yanı kimlik bilgilerimi dogum tarıhımı falan versem bana yardımcı olurmusunuz? bu nick benim icin onemlide :)

şimdiden teşekkürler..
0
isott
(16.01.08)
iletişim bölümünden mail at, nickini kullanıcı bilgilerini şifreni doğum tarihini artık allah ne verdiyse ne kadar hatırlıyorsan hepsini yazıver
0
kimi raikkonen
(16.01.08)
ya isott nickim icin verdıgım e-mail adresi calındı.yanı calınan maıl adresımı verdıgımı dusunuyorum..bu sekıldede bana yardımcı olurlarmı?

yoksa kroisos diye aldım onunla devam edeyımmı hıc kasmadan zorluk cıkarmadan?
0
🌸isott
(16.01.08)
moderatör konuşmuş. şu saatten sonra bana bok yemek düşer aslında ama söylemeden duramadım.

daha önceki nesillerde yazarken veya çaylakken uçurulmuş bir yazarın sonraki nesillerde tekrar gelip de aynı nicki alması mümkün değil diye biliyorum. mümkün olursa büyük olay çıkar. kaç tane uçuk yazar başka başka nicklerle geri gelmiştir şu klon saldırısında. hepsi ister böyle bir şeyi.

@kimi raikkonen: 10 çaylak entry'sini zamanında girmeyip uçurulan kişi "böyle bir yazar aslında yok" mu oluyor ".. isimli bir yazar kaydı mevcut değil" mi oluyor? "isott: böyle bir yazar aslında yok" diyor kimdir nedir fasilitesi.
0
kibritsuyu
(16.01.08)
inaktiflikten dolayı uçmuşsun sen. dediğim gibi iletişim bölümünden mail at, nickini kullanıcı bilgilerini şifreni doğum tarihini artık allah ne verdiyse ne kadar hatırlıyorsan hepsini yazıver (repeat after me). ilk bilgiler olsun ama, hesabı açtırdığında hangi bilgileri verdiysen onları ver. onların çetelesi tutuluyor, hacklense bile sorun değil. doğru bilgileri verirsen bu nickle yazar olabilirsin

@kibritsuyu: boyle bir yazar aslinda yok oluyor. onlara, bilgileri doğru verirlerse o nick geri veriliyor.
0
kimi raikkonen
(17.01.08)
isott: mail adresinin çalınmış olması önemli değil, sen sözlüğe kayıt olduğun email adresini yazacaksın mesajda. ha sonuna eklersin bu mail hacklendi, o yüzden kayıtlı email adresim değiştirilsin [email protected] olsun diye, sorun değil o halledilir
0
kimi raikkonen
(17.01.08)
(3)

Yarışma ikramiyelerinden alınan vergi

etna
Şimdi bu varmısın yokmusun veya ahmet çakarla şansa bak şeklindeki yarışmalardan alınan ikramiyelerin ne kadarı vergiye gidiyor?100.000 YTL kazansa biri ne kadar vergi öder?(küçükken telefonla oynanan bir yarışmada fotograf mak. kazanmıştım ve onun için veraset ve intikal vergisi ödemiştim ordan akl
Şimdi bu varmısın yokmusun veya ahmet çakarla şansa bak şeklindeki yarışmalardan alınan ikramiyelerin ne kadarı vergiye gidiyor?
100.000 YTL kazansa biri ne kadar vergi öder?
(küçükken telefonla oynanan bir yarışmada fotograf mak. kazanmıştım ve onun için veraset ve intikal vergisi ödemiştim ordan aklımda kaldı)
0
etna
(16.01.08)
gecen gazetede soyle bı haber vardı..

ilhan mansız motorunu satıyo.. nedeni ise buzda dans programında kazandıgı ıkramıyeyı bı yardım kurulusuna bagıslayacagını acıklamıstıya..150 bın ytl kazanmıs ancak vergıler kesılınce yanılmıyosan 120bın ytl olmus..ilhan da 150 bın dedıgı ıcın hD marka motorunu acık artırma ıle satacakmıs..

sanırım bıraz anlasıldı..
0
isott
(16.01.08)
basamaklı tarifesi var. tam bir oranı yok. 150 bin ytl'ye kadar %10, bilmemkaça kadar %15 falan diye gidiyor (üşendim bakmaya. google'dan veraset ve intikal vergisi'nin kanun metnini bulabilirsiniz). 2008 yılı için 2.216 ytl.'ye kadar istisna. aşan kısmı bu dediğim dilimli tarifeye göre vergilendiriliyor.
0
kibritsuyu
(16.01.08)
1/1/2008 tarihinden itibaren Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (b), (d) ve (e) bentlerinde yer alan istisna tutarları;

- Evlatlıklar dahil, füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinde 96.075 YTL (füruğ bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinde 192.265 YTL),

- İvazsız suretle meydana gelen intikallerde 2.216 YTL,

- Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde 2.216 YTL olarak dikkate alınacaktır.

Öte yandan, Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde yer alan vergi tarifesi matrah dilim tutarları 1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yukarıda belirtilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Bu nedenle, 1/1/2008 tarihinden itibaren veraset yolu ile veya ivazsız surette meydana gelen intikallerde veraset ve intikal vergisi aşağıdaki tarifeye göre hesaplanacaktır.

Matrah / Veraset yoluyla intikallerde / İvazsız intikallerde

İlk 150.000 YTL için / 1 / 10
Sonra gelen 320.000 YTL için / 3 / 15
Sonra gelen 680.000 YTL için / 5 / 20
Sonra gelen 1.380.000 YTL için / 7 / 25
Matrahın 2.530.000 YTL’yi aşan bölümü için 10 / 30

Çekilişler falan ivazsız versiyona giriyor bildiğim kadarıyla.
0
sui
(16.01.08)
(6)

Elektrik vs tüpgaz

areels
bu ikisini nasıl karşılaştırabiliriz? ikisi arasındaki fiyat /performans farkını hesaplayıp sonucu söyleyebilecek birileri varsa ne güzel olur.http://www.haberturk.com/haber.asp?id=51383&cat=130&dt=2008/01/15
bu ikisini nasıl karşılaştırabiliriz? ikisi arasındaki fiyat /performans farkını hesaplayıp sonucu söyleyebilecek birileri varsa ne güzel olur.
www.haberturk.com
0
areels
(15.01.08)
ikisini karşılaştırmak için öncelikle ısıtacağın alanı, sonrasında kullanacağın materyalin(elektrik sobası/tüpgaz) hava sıcaklığından istenilen sıcaklığa geçiş süresince kullandığı enerjiyi, sonrasında ise o sıcaklıkta sabit tutmak için kullanacağı optimum enerjiyi öğrenmek gerekiyor. bu öğrendiklerinin ışığında verileri birleştirerek bir sonuç alabilirsin. mesele klimaları evden her çıktığında açıp kapatan bir insanın harcadığı elektrik miktarı hiç kapatmayandan daha fazla çünkü soğuk bir alanı sıfırdan ısıtmak çok daha enerji isteyen bir iş.

klimacı tanıdığın varsa onlar hesaplıyorlardı sanıyorum alan/istenen enerji miktarını bir sor derim ısıtacağın alanın istediği miktarı öğrenirsin sonrasında kaba taslak bir çıkarım yapabilirsin.
0
atrin
(15.01.08)
cuma günü enerji yönetimine giriş sınavım var, ders notlarında güncel fiyatlar varsa bakarım.

sanırım istediğiniz ayrıntılı bir hesap değil, sadece hangisi diğerinden ne kadar ucuza gelir bilgisi.
0
kimlanbu
(15.01.08)
evet hangisi daha ucuz, bunu öğrenmek istiyorum. yaklaşık altı aydır tüp almıyorum, her ay bir tüp bitiriyorduk, tüp 43,5 lira. tüple yaptığımız şeyleri elektrik ocağıyla yaptık, elektrik faturası yaklaşık 20 lira arttı ama emin olmak istiyorum, sanki elektrik daha ucuz gibi.
(bkz: elektrik vs tüpgaz)
0
🌸areels
(15.01.08)
ben sana da mesaj atmıştım da buraya da yazayım madem sen de emin değilsin.

biz de arkadaşla tüp ve elektrik konusunda tartışma yaşıyoruz. ben diyorum su ısıtıcısı kullanma çayın altını ocakta ısıtalım, o ısıtıcı kullanalım diyor. hangisi daha ucuza gelir ki?

bir de bu sanırım elektrikli aletlere göre değişen bir şey. şofbende babamın dediği kadarıyla tüplü şofben kullanmak daha ucuza malediyordu.
0
nihilanth
(15.01.08)
soyle ki cay demlemek diyelim, bunun icin gerekli enerji 1000 cal olsun bunun enerji degeri olarak 1000w lık elektrikli ocakta harcadıgı enerji ile fiyatı carpıp, aynını tup için yaparsan elinde karsılastırma icin iki deger olur kucuk olanı iyidir[hadi canım].
0
bryan fury
(15.01.08)
10 fincan kahve için gerekli olan suyu kettle'da ısıtmak kısa sürüyor ama elektrik tüketimi fazla, gazlı ocakta ısıtmak uzun sürüyor ve o sürede gaz gidiyor.

ama şahsi tespitim, eğer zaman problemi yoksa gaz kullanmaktan yana. o sürede harcanan gaz, daha kısa sürede kettle'ın harcadığı elektrikten daha ucuz.
0
kibritsuyu
(16.01.08)
(9)

Aksaray-Havalimanı Hafif raylı metro

alkolik imam
Arkadaşlar Aksaray-Havalimanı hattında çalışan hafif raylı metro saat kaçta ilk seferine başlıyor. Zeytinburnundayım sabah 6:45 te uçağım var yani 5:45 civarında orada olmam lazım taksiyle gitmekte istemiyorum..
Arkadaşlar Aksaray-Havalimanı hattında çalışan hafif raylı metro saat kaçta ilk seferine başlıyor. Zeytinburnundayım sabah 6:45 te uçağım var yani 5:45 civarında orada olmam lazım taksiyle gitmekte istemiyorum..
0
alkolik imam
(15.01.08)
yok o saatte sakata gelirsin.
0
radikalherif
(15.01.08)
aksaraydan havalimanına ilk sefer 06:00 da.
0
oyvind
(15.01.08)
6da binsek heralde 6:15 civarı havalimanı içindeyiz aramadan geçmek vs 6:30 diyelim 15 dakika kala check-in yapmazlar :) Evet şimdi şöyle soralım o zaman son sefer kaçta :))
0
🌸alkolik imam
(15.01.08)
metrodan indiğin yerden epey bi yürüyorsun. yani yol ne kadar sürer bilmiyorum ama 15 dakika sırf metrodan inip havalimanına yürüyüş sürer.
0
kibritsuyu
(15.01.08)
"aksaray >> havalanı" 40dk civarında sürüyor!
18 durak var hatırlatırım. her durağı 2 dakikada katediyor.

6da binip nasıl 15dk da oraya gitmeyi düşünüyorsunuz :P

edit: ehe mehe. zeytinburnunu sonradan farkettim
0
winsome
(15.01.08)
es den sana attığım mesaj işine yarayabilir.
0
thefin
(15.01.08)
Saat altıda aksaraydan kalkıyor zeytinburnuna ancak 20-25 dakika sonra varır. belki de daha geç. 10 dakika da havalimanı sürse 35 dakikada istasyonda olursunuz. ama metro durağı dışhatların altında. içhatlar girişine 10 dakikada varıyorum. uçak kalktığı sıralarda orada olursunuz, el sallayabilirsiniz:)

son sefer gece yarımda. ve pek mantıklı değil. ilk otobüs seferlerini araştırın mutlaka o civara da vardır.

bir de online çekin yapın, o kontuarda daha az sıra oluyor. saatten kazanırsınız.
0
gulden kale
(15.01.08)
online check-in yapsanız da boarding 15 dakika kala bittiği için stres olmayın, havaş ya da özel arabayla gidin.
0
tom riddle
(15.01.08)
online check-in yapsam bile malesef valiz var...O yüzden mecbur yetişmeliyim. En mantıklı hareket ya taksi ya da Havaş olacak bi miktar parayı gözden çıkarmamız gerek haliyle :)
0
🌸alkolik imam
(15.01.08)
(6)

divx release gruplari?

noid
hali hazirda sozlukte de bu baslikta bir seyler var ama ben kalitelerine gore siralanmis bir liste ariyorum. asagidaki gibi:1 - waf2 - unseen3 - prodji....
hali hazirda sozlukte de bu baslikta bir seyler var ama ben kalitelerine gore siralanmis bir liste ariyorum. asagidaki gibi:

1 - waf
2 - unseen
3 - prodji
.
.
.
.
0
noid
(14.01.08)
axxo prodji'den iyidir.
0
fredi
(14.01.08)
mvs de fena değildir.
0
tom riddle
(14.01.08)
şu anda kesinlikle adresini hatırlamadığım bir site var. cdquality.com gibisinden bir şey, bilen varsa yazıversin. neyse, orada her release'in kaliteleri karşılaştırılıyor.

ama herşeyden önce axxo, sonrasında da unseen ve waf derim. hatta axxo'nun release'lerini takip edip onların arasında seçim yapmak bile bir tercihtir. kendinizi sadece tek sineması olan bir anadolu kasabasında hayal edin.
0
co2s2
(14.01.08)
algoritma
(15.01.08)
axxo korsan dağıtımdan tutuklanmış arkadaşlar. artık axxo yok. olsa olsa eski filmlerin axxo ripleri var. ben de arıyorum axxo ayarında film ripleyen grupları.
0
kibritsuyu
(15.01.08)
simdi axxo, filmi tek cd'ye yazmak istiyorsaniz en kaliteli divx'leri yapiyor ama unseen ve prodji gibi release'lerle karşılaştirilabilecek bir kalitesi yok. ben de onceleri hep axxo indiriyordum ama unseen ve prodji ile tanistiktan sonra axxo'yu biraktim. zaten unseen ve prodji'nin yaptigi divxler 2gb'dan asagi olmuyor.

bu arada algoritma'nin verdigi linkler benim icin bayagi faydali oldu. bu sitelerde bir filmin farkli release gruplarina ait ekran goruntulerinden hangisinin daha kaliteli oldugunu anlayabiliyoruz.
0
🌸noid
(15.01.08)
(6)

[ office ] excel de bi ekleme yapmam gerekiyor..

enola gay
screenshot dan göreceğiniz üzere.. "x" bölgesindeki sayıların başına "40" sayısını eklemem gerekiyor. bunu otomatik olarak yapabilmemi sağlayacak bir makro var mıdır? ya da kısa yol? çünkü veriler çok fazla ve tek tek zor olacak?
screenshot dan göreceğiniz üzere.. "x" bölgesindeki sayıların başına "40" sayısını eklemem gerekiyor. bunu otomatik olarak yapabilmemi sağlayacak bir makro var mıdır? ya da kısa yol? çünkü veriler çok fazla ve tek tek zor olacak?
0
enola gay
(14.01.08)
"başına 40 sayısını eklemek" derken? sütun açıp eklemek olmasa gerek. +40 da değil. nasıl?
0
kibritsuyu
(14.01.08)
yani şöyle -> 75967,00 -> 4075967,00 şeklinde olacak.. toplama değil sayının önüne gelecek..
0
🌸enola gay
(14.01.08)
peki sayıların basamak sayıları eşit mi?
0
godless frog
(14.01.08)
şöyle bir çözüm sunayım

d2 den dn e kadar giden bir sütuna yapacaksın bu işlemi

g ya f sutununa 2. sıraya "=value(40&D2)" yaz sonra aşağı çek hepsini hepsi düzenlenmiş şekilde g sütununda olacak kopyala yapıştır. hayırlı olsun.

edit: bir de kopyaladıktan sonra yapıştırırken paste special data deyip oradan value'yu seçeceksin ki formülü değil içindeki sayıyı alsın.
0
godless frog
(14.01.08)
herkese çok teşekkür ederim :)
0
🌸enola gay
(14.01.08)
excel add data text& data to all cells software die minik bi uygulama war. arat interentte bulursun kesin. tam da istediğini yapar.
0
agharta
(15.01.08)
(7)

nufus cuzdanimizi kaybedersen ne yapmamiz gerekir?

jay kay
hangi adimlari izlemem gerekiyor? bide herkes "ooo abi naptin yok baskasinin eline gecerse " falan gibi seyler soyluyo, varmi boyle bi tehlike? kayip nufus cuzdanini iptal ettiremiyomuyum tamamen?
hangi adimlari izlemem gerekiyor? bide herkes "ooo abi naptin yok baskasinin eline gecerse " falan gibi seyler soyluyo, varmi boyle bi tehlike? kayip nufus cuzdanini iptal ettiremiyomuyum tamamen?
0
jay kay
(12.01.08)
emin değilim ama: notere git, "hede seri, hödö sıra numaralı nüfus cüzdanımı kaybettim hükümsüzdür" diye beyan et. noter de onaylasın. onay tarihinden sonraki bir tarihte o nüfus cüzdanıyla bir şey yapan olursa "aha benim noter tasdikli beyanım var. ben kaybettim. bu işlemi başkası yapmış" diyebilirsin.
0
kibritsuyu
(12.01.08)
Gazeteye "hükümsüzdür" ilanı verip daha sonra nüfus idaresine gitmen lazım...
0
crown
(12.01.08)
Yerel veya genel gazeteye gidip "nüfus cüzdanımı kaybettim hükümsüzdür" diye ilan ver. İlanın yayın tarihini iyi öğren. Eğer o tarihten önce çıkarılmış bir kimlikle bir işlem yapılırsa istediğin zaman o işlemi hükümsüz saydırabilirsin. Yasal haklarını korumuş olursun.

Sonra da git yeni kimlik çıkarttır.

(bkz: başıma geldi oradan biliyorum)
0
harzem
(12.01.08)
(git: 15769) bunun dışında benim de cevap yazdığım bir tane daha duyuru vardı fakat onu bulamadım.
0
deckard
(12.01.08)
gazeteye ilan vermen gerekiyor hukumsuzdur diye ardından karakola ugraman da sart onlar bir kac belge daha veriyorlar 3 sene once 20 milyon gibi bir cezası vardı su anda ki cezayı bilmiyorum ama fazla degildir.
0
phoera
(13.01.08)
kimse, ceza ile ilgili matbu forma değinmemiş. Acaba değişti mi? 96'daki prosedür, cezayı vermeden önce savunma da istiyordu, ancak form matbu, soru ve cevabı da (o tarihte) daktilo ile yazıyorlardı ve absürd bir uygulama idi.

Soru: Sayın ......, nüfus cüzdanınızı neden kaybettiniz?
Cevap: Kaybettim.

Kaybın sorgulaması olmaz ki, kasıtlı olsa kayıp olmaz. Ya da madem soruyorsunuz, bırakın cevabı bari doldurmayın, belki bir cevabım vardır verilecek.
Bunu da imzalatıyorlardı ve bugünün parası ile 3-5 lira bir cezası vardı, 12 sene oldu, arayan soran yok henüz cezayı.
0
cedilla
(13.01.08)
ilk karakola gidip zabıt tuttur, şu tarihte nufus cüzdanım kaybolmuştur/çalınmıştır diye, daha sonra diğer işleri yaparsın.
0
raven pixie
(13.01.08)
(4)

kombinin karti kaybolursa napiyoruz?

jay kay
kombinin kartini kaybettik diyelim. (kiradayiz, ev sahipleri yurt disinda). ne yapmamiz gerekiyor?
kombinin kartini kaybettik diyelim. (kiradayiz, ev sahipleri yurt disinda). ne yapmamiz gerekiyor?
0
jay kay
(11.01.08)
kombi kartı nedir?
0
ozdek
(11.01.08)
@ozdek : tam olarak anlayamamakla birlikte olayın ankarada gecmesinden dolayı, dogalgaz kontor kartı gibi bişi sanırım. istanbulda yok galiba, en azından bizim yok. akbil gibi bişi olsa gerek.
0
bordeaux
(11.01.08)
ön ödemeli doğalgaz kartından bahsediyor arkadaşlar. biz ankara'da gazın parasını peşin ödüyoruz. kartımızla gişeye gidip 100 liralık gaz doldurtuyoruz (tabi gişe bunu para olarak değil, metreküp olarak veriyor. 100 lira = 173 metreküptü yılbaşından önce). sonra gelip kartı sayaca takınca 100 liraya artık kaç metreküp denk geliyorsa o kadar gaz yükelmiş oluyoruz ve onu kullanıyoruz. bitince gazı kesiyor sayaç.

ben de ankara için söyleyeyim (zaten istanbul'da yokmuş galiba). eğer gaz yüklediğinizde aldığınız dekont da yoksa, sayacın üzerindeki G4 ile başlayan seri numarasını not edip aynı yere gidin. ama toros sokaktaki yere değil. maltepe çokkatlı otoparkının bulvar tarafındaki kapısından girin. hani yılbaşından önce zam gelecek diye delicesine bir kuyruk olmuştu ya, işte oraya. işlemler oradan hallediliyor bildiğim kadarıyla. görevli o G4 ile başlayan numarayı bilgisayara girince seceresi çıkıyor zaten. 15 lira gibi de bir ücreti vardı kartın.
0
kibritsuyu
(11.01.08)
İstanbul Bahçeşehir'de de var, çok rahat oluyordu, ben kullanmıştım bir dönem. Bir de bittikten sonra acil durumlarda kullanabileceğiniz yedek kısmı vardı yanılmıyorsam.
0
cedilla
(11.01.08)
(6)

ünlülerin gerçek isimlerini kullanmaması

deckard
bir ünlü neden gerçek ismini kullanmaz? tamam absürd isimlere sahip olanlar var fakat mesela robert allen zimmerman neden bob dylan ismini seçmiştir ki? robert zimmerman da gayet akılda kalıcı bir isim. ya da misal metallica'nın ilk basçısı damian phillips niyeyse brad parker olarak tanınıyor. daha
bir ünlü neden gerçek ismini kullanmaz? tamam absürd isimlere sahip olanlar var fakat mesela robert allen zimmerman neden bob dylan ismini seçmiştir ki? robert zimmerman da gayet akılda kalıcı bir isim. ya da misal metallica'nın ilk basçısı damian phillips niyeyse brad parker olarak tanınıyor.

daha bir sürü örneği var da bir çırpıda aklıma gelenler bunlar. gerçek ismi de gayet akılda kalıcıyken niye böyle bir olaya başvururlar?
0
deckard
(10.01.08)
ermanen
(10.01.08)
facebook'da bulunmamak için. ileri görüşlü insanlar
0
fearofthedark
(10.01.08)
zaten ingilizce'de bob, bill, joe falan diye isimler yok bildiğim kadarıyla. bunların hepsi kısaltma. uzunları da robert, william, george. yani bill gates'in de gerçek isminin william gates olduğuna eminim. yani bob dylan sadece soyadını farklı kullanmış.
0
kibritsuyu
(10.01.08)
bence genel bir kural yok, her vakayı kendi içinde araştırmak lazım. hepsinin bir hikayesi vardır elbet.
-------------------------------------------------
During his Dinkytown days, Zimmerman began introducing himself as "Bob Dylan". In his autobiography, Chronicles (2004), he wrote, "What I was going to do as soon as I left home was just call myself Robert Allen.... It sounded like a Scottish king and I liked it." However, by reading Downbeat magazine, he discovered that there was already a saxophonist called David Allyn. Around the same time, he became acquainted with the poetry of Dylan Thomas. Zimmerman felt he had to choose between Robert Allyn and Robert Dylan. "I couldn't decide — the letter D came on stronger", he explained. He decided on "Bob" because there were several Bobbies in popular music at the time.

en.wikipedia.org
0
ezeriko
(10.01.08)
insanın kendisine seçtiği isim diğerinden daha gerçek oluyor. tercih meselesi. tanınacaksam bu isimle tanınmak istiyorum olayı.
0
sf arjuna one
(10.01.08)
bir de şöyle bir şey var nom de guerre
0
tom riddle
(10.01.08)
(10)

zencefil nerede kullanılır?

morella
babam memleketten gönderdiği ayni yardım kolisine kuru üzüm, kuru incir gibi hayati ihtiyaçların yanında tutmuş (soğuk algınlığına karşı bir karışımda kullanılmak üzere)bir torba da zencefil koymuş. kokladım, güzele benziyor. ama ben bu baharat maksadını aşsın istiyorum. acaba hangi yemek ya da tatl
babam memleketten gönderdiği ayni yardım kolisine kuru üzüm, kuru incir gibi hayati ihtiyaçların yanında tutmuş (soğuk algınlığına karşı bir karışımda kullanılmak üzere)bir torba da zencefil koymuş. kokladım, güzele benziyor. ama ben bu baharat maksadını aşsın istiyorum. acaba hangi yemek ya da tatlılarda kullanılır?
0
morella
(09.01.08)
Evde stir fry usulunde bir yemek yaparsan onda cok guzel kullanilir mesela.
0
wpi
(09.01.08)
Keklerde ve kurabiyelerde kullanılıyor, google'da tarifleri var...
0
ermanen
(09.01.08)
bira ve gazoza aroma yapar ecnebiler bunu. özellikle biraya gazoz muamelesi yapılacaksa denenebilir. tavuğa yakışır ama katmak her babayiğidin harcı değildir. miktarı tutturanla evlenilir.
0
fearofthedark
(09.01.08)
bir yemek kasigi bala 1 cay kasigi zencefil karistirinca oksuruge, bogaza cok iyi gelir der aktarlar bir de.
0
la traviata
(09.01.08)
sushi yanında yediğimi hatırlarım..sushi..nyse
0
plt radioman
(10.01.08)
ıhlamura falan katılır. tat verir, boğazı yumuşatır, güzel olur.
0
kibritsuyu
(10.01.08)
meyan kökü ve tarçınla birlikte iki taşım kaynatırsan soğuk algınlığına iyi gelir.
0
chiquillo
(10.01.08)
Afrodizyak etkisi de var yanılmıyorsam ehehe. Peder bey düşünceli adammış.
0
kilroy
(10.01.08)
antiemetik yani kusmayi önleyici ve bulantiyi kesici özelligi de var...kemoterapi gören hastalara verildigi vardir.
0
the man who hears deepest inquisitions
(10.01.08)
farklı sushilerin tadları karışmasın diye arada yeniyor. ben beraber yiyorum yinede güzel oluyor. bir de öksürüğe balla karışırılıyor.
0
tan vakti
(10.01.08)
(9)

AC3 divxten ses alamiyorum (ama divx oynaticida)

hakkibulut
simdi durum sudur ki; benim bir divx oynaticim var (türkce kullanmak icin kasiyorum. player iste, anlamissinizdir). 5+1 ses iceren dvdleri cirlop gibi izliyorum. ses sistemim 5+1 destekli. ancak gaza gelip ac3 codecli divx indirdim ve cikan stereo sesi duyunca kulaklarimdan kan geldi bir japon anime
simdi durum sudur ki; benim bir divx oynaticim var (türkce kullanmak icin kasiyorum. player iste, anlamissinizdir). 5+1 ses iceren dvdleri cirlop gibi izliyorum. ses sistemim 5+1 destekli. ancak gaza gelip ac3 codecli divx indirdim ve cikan stereo sesi duyunca kulaklarimdan kan geldi bir japon anime karakteri gibi.

nasil olacak da ben ac3 codecli divxleri 5+1 olarak dinleyecegim.

divx playerim ac3'ü destekliyor. ama acaba dvd haricindekileri analog 5+1'den degil de optik veya coaxial cikistan mi veriyor?

forum cehennemlerinde bogulmak icin cok yasliyim. buldurun be.
0
hakkibulut
(09.01.08)
Bilgisayarda olsa AC3 ün ayarlarından sesi açabiliyorsun ancak divx oynatıcıda ac3 ayarları var mıdır bilemiyorum.
0
devourthedamned
(09.01.08)
bs player kullanıyorsan ac3 ses ayarları var. ama şimdi nerde hatırlamıyorum. forumları kurcalamaktan daha kolay. iki dakkada bulursun
0
damagecase
(10.01.08)
kumandadaki audio tuşunu bir dene derim. kanal seçimi için vestelde gerekiyordu.

15 dk boyunca evil dead'i sessiz seyredince farkettim bu olayı.
0
darknum
(10.01.08)
AC3 filter diye bi program var, sanırsam o halleder bu mevzuyu


www.inndir.com
0
crayze horse
(10.01.08)
arkadaslar anlatamamisim. halbuki cok da net yazmistim. bilgisayarda izlemiyorum divxleri. divx player'im var.

@darknum
kumandadaki ses tusu bir halta yaramiyor bu durumda. sadece dvd'de calisiyor o.
0
🌸hakkibulut
(10.01.08)
ac3 diye illa ki 5+1 olması gerekmiyor ki. yani bence sesler ac3 ile encode edilmiş olabilir ama 5+1 olmayadabilir. ben de bir sürü ac3 film indirdim. ama boyutları 700-800 mb. 5+1 bir filmin 700-800 mb. olması mümkün değil bence. çok daha fazla olması lazım. sadece sesler daha kaliteli oluyor ama stereo da olabilir.

çözüm: eğer divx player destekliyorsa dolby pro logic 2
0
kibritsuyu
(10.01.08)
divx player'ın (nasıl rahatım böyle player falan) markası modeli ne ki? tam olarak spesifikasyonlarında neler yer alıyor? downmix yapmasın?
0
co2s2
(10.01.08)
yok downmix yapamaz o. sunny 4005. baska bir eksiduyuru sorusunda da 3 saat övmüstüm kendisini. halen de överim. divx okumasi, problemsiz altyazi, dvd performansi falan on numara. yalniz bu ac3 codec olayinda takildi iste.

ac3 sadece 5+1 olayinda kullanilmiyor, biliyorum. extra ses secenegi eklemek icin de kullaniliyor. fazladan ses kanali eklemek gibi bir sey olarak da algilanabilir.

@ co2s2
5+1 analog cikisindan creative t6060 5+1 sisteme cikis aldim. 3 tane mini jack'li stereo input var creative'de. bu 3 stereo kablonun 1. sub ve center 2. rear'lar 3. frontlar olmak üzere dagitilmis. ben de sark kurnazi oldugumdan "bir tarafi disi mini jack, diger tarafi Rca kablo donusturucusu" aldim 3 adet. ve bunlari alete bagladim. tam olarak 5+1 izliyordum dvdlerimi. surround keyfim tavan yapmisti ki yillarca burun kivirdigim "AC3 divx" olayina da el atayim dedim. indirdim bir iki film. ama bir sonuc alamadim. stereo olarak verdi sesi. sorum tam anlamiyla budur. player'in "5+1 sesi stereo yap" tusu yok (bazi vestel'lerde varmis sanirim) benim indirdiklerim mi tirttan divx?

"ben divx'ten 5+1 dinledim hacim" diyen birileri var mi?
0
🌸hakkibulut
(10.01.08)
kibritsuyu'nun dediği gibi 700 mb'lık, yani tek cd'lik divx'lerde 5+1 olmuyor. sadece stereo oluyor. öncelikle; bilgisayarda bsplayer ile movie info'ya bakabilirsin. (divx'i açınca alt+3) dosyanın 2 kanal mı yoksa 6 kanal mı olduğunu görebilirsin. (bu arada çoğu dosyanın ismi zaten kaç kanal olduğunu belirtir zaten.) eğer 2 kanalsa sorun en azından şimdilik sorun olmaktan çıkıyor. bundan sonraki hedefin 6 kanallı bir divx bulmak olur. bunlar da genelde 1.4 gb, yani çift cd olan divx'ler. yine önce bsplayer'da açıp kaç kanal olduğunu gördükten sonra, hatta bilgisayar destekliyorsa bilgisayar üzerinden 6 kanalla izleyebildikten sonra, divx player'da oynatıp şimdi bakmak lazım gerçekten oluyor mu olmuyor mu diye.

www.headbands.com
0
co2s2
(10.01.08)
(6)

yeni bilgisayar - floppy

kibritsuyu
yahu bu yeni bilgisayar üreticileri bilgisayarlara niye floppy koymuyor birader. hadi laptopları anlarım. zaten küçücük bilgisayar. dvd writer, kart okuyucu, hede çıkışı hödö girişi derken yer kalmıyor okey. ama eşşek kadar midi tower kasaya niye floppy koykuyorsun birader. pahalı bir şey değil, mal
yahu bu yeni bilgisayar üreticileri bilgisayarlara niye floppy koymuyor birader. hadi laptopları anlarım. zaten küçücük bilgisayar. dvd writer, kart okuyucu, hede çıkışı hödö girişi derken yer kalmıyor okey. ama eşşek kadar midi tower kasaya niye floppy koykuyorsun birader. pahalı bir şey değil, maliyet düşürme amaçlı değil, yerden tasarruf desen zaten eşşek kadar kasa. ne var yani 10 liralık bir floppy koysan oraya da uğraştırmasan bizi servisle falan? evet şu devirde hala disketle iş yapılıyor. kullandığım program yedeklerini diskete alıyor. yüksek lisans tezimi okul diskette istiyor. müşterilerim getirdiği belgeleri disketle getiriyor. adama flashdisk diyince, cd/dvd diyince höee diyor. disket sürücü lazım bana. niye koymuyorsunuz lan? garantili bilgisayar olduğundan kendim açamıyorum. koca kasayı bi disket sürücü için yüklenip servise mi götüreyim illa ki.
0
kibritsuyu
(09.01.08)
usb floppy'ler var ?
hem bir kere alip defalarca istedigin yerde kullanirsin.

artik bitti be abi disket falan. hani sata-ide(sata disk'i ide gibi gosteren) desteklemeyen anakartlarda win xp yuklerden sata driver'i tanitman gerekiyordu disketten falan. en guncel bildigim onun icin kullaniliyordu, ki o da yeni anakartlarla falan bitti. vista'nin da o sorunu yok, ayrica xp sp3'te de o olay kalkiyor.
yani cok unique olmadigi surece pek kullanilmiyor artik.
0
sourlemonade
(09.01.08)
abi devlet daireleri yeşil siyah ekrandan renkli ekrana yeni geçti. benim müşterilerim hala hesap makinesi yerine facit kullanıyor. uymak zorundayım. envayi teknolojiyi bilgisayarıma koysam da eskisini de kullanmak zorundayım. faks denen 20 yıllık teknolojiyi bile hala doğru düzgün kullanamayan adamlar var ki ben bu adamlara "mail atıyim abi senin dosyayı" diyince "höe" diyorlar. yani usb alır kullanırım, açar kendim de takarım ama bitse ve ikamesi de yoksa onu da koy bilgisayara. koskoca kasa. cd rom da bitti mesela. ama dvd writer denen alet cd de okuyor, cd de yazıyor, dvd de okuyor, dvd de yazıyor. yani tek alette toplayıp bir tane koyuyorlar combo olarak. disketin günahı ne. azımsanmayacak kadar yer kullanıyor hala.
0
🌸kibritsuyu
(09.01.08)
1.44MB .. artik cok cok komik bir sayi malum.
istisnalar kaideyi bozamiyor i$te..
0
sourlemonade
(09.01.08)
intel artık yongasetlerine bütünleşik ide denetleyici bile koymuyor buna rağmen pek çok anakart üreticisi harici yongalarla destek veriyor. eğer disket sürcü bu kadar lazımsa (anakartınız muhtemelen destekliyordur) gider bir flopy sürücü alır takarsınız son derece basit bir işlem. eğer kasa üzerin de yuva yoksa 5.25" yuvalarına takılan kapaklardan kulllanabilirsiniz (nerde satılır bilmem, ama var böyle birşey, kendiminkinden biliyorum)
0
opteron
(09.01.08)
@opteron: yok anlatamadım ben. derdim gidip almak takabilmek takamamak değil. niye götlük edip de şunu montaj edilirken takmadıkları. kullanılmıyor, modası geçti gibi şeyler, kabul edilemez. aldığım bir bilgisayara adsl çıktı dial up bağlanan kalmadı diye faks modem kartı koyamyan adamı döverim ben. adsl kullanıyorum ama adsl modem faks çekemiyor. değil mi. kendim toplasam kendim koyarım. gidip satın almak da problem değil. ama markalı üreticiler niye götlük yapıp şu 10 liralık şeyi koymazlar onu diyorum. kullanılmayacaksa da kullanılmasın birader sana ne. blu ray sürücü koyma tamam o maliyeti arttırır. ama 10 lira be 10 lira hepi topu. sen koy da kullanmayan biostan kapatsın, içine de çiçek diksin ama sen koy. en azından kullanmak isteyen admaı engelleme.

al burada muhasebe defterlerini döktürmek için kullandığımız dot matrix yazıcı var lpt1 paralel port bağlantılı. ama laptopta paralel port yok. neresine takayım şimdi ben bu yazıcıyı? 2 yıl sonra desktop anakarttan da paralel port kaldırılınca (belki kaldırılmıştır da bilemiyorum) ben götüme mi sokayım afedersiniz bu yazıcının kablosunu?
0
🌸kibritsuyu
(09.01.08)
xp kullanırken raid diskleri tanıtmak için, vista'ya geçtikten sonra ise bios güncellmeleri için (vista üzerinde yapmak riskli geliyor biraz) halen disket sürücü kullanıyorum. fakat asıl sorun bu galiba. basit bir örnek vermek gerekirse; sata arabirmini hemen hemen beş yıldır kullanıyorum ama sadece hdd için kullanabiliyordum. optik sürücü desteği bir iki piyasada bulunamayan model dışın da hemen hemen hiç yoktu. ta ki, intel ide sürücü desteğini kesene kadar. optik sürücü üreten firmalar birbiri ardına sata modeller sunmaya başladılar ben de gittim bir tane aldım (sata performansından çok, lanet ide kablolarından nefret ettiğim için). yani büyük donanım üreticileri piyasayı zorlamadan üreticiler (sadece donanım değil yazılım üreticileri için de geçerli) ve kullanıcılar harekete geçmiyorlar, alışkanlıklarını değiştirmiyorlar. e bunun ne zararı var derseniz; ilerleme yavaşlıyor; cd çıkmış, dvd çıkmış, flash diskler çıkmış bunlar piyasada gayet ekonomik fiyatlardan satılıyor(fiyat/performans, kapasite/fiyat olarak disket sürücü ile kıyaslanamyacak kadar iyi) halen denyo yazılım disketten başka birşeye kaydetmiyor dosyaları(işyerinde kullandığımız bir kaç proğram var böyle). tabi geriye dönük uyumlukta önemli ama disket sürücü artık dinazor olmuş, birileri iteklemeden ortadan kalkmaya hiç niyeti yok. elbette bu süreç bazen kişisel bazda büyük sıkıntılara yol açabiliyor, şirketler olaya bu kadar masumene yaklaşmayıp kar dürtüsü ile hareket edebiliyorlar. bunun için elden birşey gelmiyor, genel fayda için; küçük zaralara-kötülüklere katlanmak gerekiyor bazen.
0
opteron
(09.01.08)
(1)

öğrenim kredisine faiz mi?

fadetoreality
31 Aralık'ta 2 lira "brüt faiz" yatmış, 0.3 lira da "matrah: 2" çekilmiş ziraat'teki öğrenim kredisi hesabımdan.ne bu?
31 Aralık'ta 2 lira "brüt faiz" yatmış, 0.3 lira da "matrah: 2" çekilmiş ziraat'teki öğrenim kredisi hesabımdan.

ne bu?
0
fadetoreality
(09.01.08)
krediye faiz değildir. kredinin yattığı vadesiz mevduat hesabına yıl sonu itibariyle işlenen faizdir. vdesiz hesapların da çok düşük de olsa bir faizi oluyor. 0,3 ise faizin %15 stopajı. yani kesilen gelir vergisi. 2 lira matrah üzerinden %15 = 0,3 lira stopaj.
0
kibritsuyu
(09.01.08)
(12)

Web icerigini tam sayfanin ortasina koyabilmek

turkish tekila
resimdeki kodun ise yaramasi lazim ama olmuyor. zannedersem css'te problem var. hangi degerleri kontrol etmem gerekir?
resimdeki kodun ise yaramasi lazim ama olmuyor. zannedersem css'te problem var. hangi degerleri kontrol etmem gerekir?
0
turkish tekila
(09.01.08)
kodlar gorunmuyor ama align i$ine yaramiyor mu ?
position:absolute da i$ gorebilir onunla beraber.

edit: tablo iceriginden bahsediyorsan o ayri.
sayfadan bahsediyorsan body'e mudahale etmen gerek. en basitinden tum icerigi div align="center" ile ortalarsin.
.css'te de body class'ina vertical-align:middle eklersen yatay ve dikey ortalami$ (div align="center" ile birlikte) olursun.
bir de text-align var ama cok saglikli olmaz onu kullanman.
0
sourlemonade
(09.01.08)
cik, olmuyor
0
🌸turkish tekila
(09.01.08)
$unu dene

td align="center" style="vertical-align:middle"
0
sourlemonade
(09.01.08)
olmadi. eksik degil de yanlis veya fazla bir kod var mutlaka. ne bozabilir?
0
🌸turkish tekila
(09.01.08)
table'in icine koydugum icerikte bazi bolumlerin css'te margin-bottom, margin-top gibi degerleri var, acaba bu bir bug mi yaratiyor? bu marginleri sayfayla degil diger iceriklerle ilgili kullanmistim ama kafama takildi simdi.
0
🌸turkish tekila
(09.01.08)
$u $ekilde yazdim ben $imdi: img175.imageshack.us
gayet guzel cali$iyor, oluyor.

edit: css icinde td'ye bir $eyler ekledin ise kaldir bir sureligine.
sayfayi da $oyle upload ettim: imp4ct.googlepages.com
browser buyuklugunu degi$tirince anlarsin.
0
sourlemonade
(09.01.08)
valign yazılmış ordaki v fazlalık gibi geldi yada ne işe yarıyor ki?
0
crystalsoul
(09.01.08)
valign = vertical align (kisaltma)
0
🌸turkish tekila
(09.01.08)
@crystalsoul: valign dikey hizalama, align yatay hizalama. v fazla değil yani.
0
kibritsuyu
(09.01.08)
DOCTYPE'da sorun çıkmasında etkili olabilir.

CSS:

#sinir {
display: block;
position: absolute;
top: 50%;
width: 100%;
height: 0;
}

#icerik {
position: relative;
top: -200px;
left: 10%;
width: 80%;
height: 400px;
background-color: #eee;
border: 1px #336699 solid;
}

HTML:

img113.imageshack.us

FF2 ve IE7'de denedim.

Ek:

Birde şöyle bi'şey yapmış amcalar:

perishablepress.com
0
wehrmacht
(09.01.08)
valign table ile kullanilir.
css'teki kar$iligi da vertical-align'dir.
0
sourlemonade
(09.01.08)
div'le yapılan tasarımlarda "margin: 0px auto;" da bahsedilen div'i ortalamaya yarar, aklınızda bulunsun.
0
atesadam
(09.01.08)
(5)

mikrodalga tarifleri/tavsiyeleri

demlikposet
malum mikrodalga farklı bir çalışma mantığı varben şunu şöyle yaparım, pek bilinmez ama çok da lezzetli olur anasını satayım şeklinde tavsiyesi olan var mı?
malum mikrodalga farklı bir çalışma mantığı var

ben şunu şöyle yaparım, pek bilinmez ama çok da lezzetli olur anasını satayım şeklinde tavsiyesi olan var mı?
0
demlikposet
(08.01.08)
mikrodalganızın tipi ne? sadece mikrodalga? mikrodalga + kızartma?
bu tarifleri tamamen değiştirir.
0
can see
(08.01.08)
mutfak4.homestead.com

denemedim yalnız, mesuliyet kabul etmem :)
0
ermanen
(08.01.08)
ekmeği yarıp içine kaşar koyar, ekmeğin büyüklüğüne göre (avuçiçi kadarsa maksimumda 6-8 saniye) döndürüp çıkarırım. kaşar erir, süper olur.
0
kibritsuyu
(08.01.08)
Sadece mikrodalga ise genel olarak isitma icin kullaniyorum ben. Cay icin bir fincan su, dunden kalma pilav, biber dolmasi vs... En kolay ve en iyi md'de isiniyor.

Onun disinda patates pisirmek mumkun. 1-2 kat kagit havluya sarip birkac dakika pisirince oluyor. Acil durumlar icin ideal.

Bunun disinda md'de yemek pisirmek gibi bir aliskanligim yok.
0
wpi
(09.01.08)
wpi. patates olayını denememiştim ben. kumpirlik kıvama geliyor mu?
0
can see
(09.01.08)
(2)

excel..

const ant
excel'de bulunduğum hücreyi hep sayfanın ortasında göstermesini sağlayabileceğim bir görünüm ayarı var mıdır? alt hücreye indikçe scroll da otomatik inecek yani aşağı tuşuna bastığımda hem scroll lock aktif olarak hem de inaktif olarak işleyecek.. umarım derdimi anlatabilmişimdir
excel'de bulunduğum hücreyi hep sayfanın ortasında göstermesini sağlayabileceğim bir görünüm ayarı var mıdır? alt hücreye indikçe scroll da otomatik inecek yani aşağı tuşuna bastığımda hem scroll lock aktif olarak hem de inaktif olarak işleyecek.. umarım derdimi anlatabilmişimdir
0
const ant
(07.01.08)
söylemeye çalıştığım ben hücre değiştirdikçe scrollun da aynı şekilde hareket etmesi ve içinde bulunduğum hücrenin hep sayfanın ortasında kalması. yani bir hücredeyken parmağımı monitörde hücrenin göründüğü yere koyarsam hücre değiştirdiğimde seçili olacak hücre hep parmağımın altında kalacak..
0
🌸const ant
(07.01.08)
ben anladım galiba. şöyle anlatayım. diyelim ki D20 hücresi seçili. scroll lock kapalı iken aşağı doğru ok tuşlarıyla indiğimizde D21, D22, D23 diye gidiyor. scroll dock açık iken ise seçim D20'de kalıyor, ekran yukarı doğru bir satır bir satır kayıyor. arkadaş istiyor ki hem D21, D22, D23 diye aşağı ineyim, hem de scroll lock açıkmış gibi ekran yukarı kaysın. hücreler gittiğim yöne göre değişsin ama hep en ortada kalsın. yani D20 en ortadayken bir kere aşağı oka bastığımda hücre D21 olsun ama ekran da bir satır yukarı kaysın. hücrenin ekran üzerindeki konumu değişmesin.

bildiğim bir yolu yok bunun. daha doğrusu amele usulü yapabilirsin. bir elini scroll lock'a koyuyorsun, bir elini ok tuşuna koyuyorsun. scrlock ok scrlock ok scrlock ok yaptığında ona benzer bir şey oluyor. scrlock aç bi satır aşağı in scrlock kapat bir satır aşağı in scrlock aç bi satır aşağı in scrlock kapat bir satır aşağı in. yeri değişmiyor ama hep aşağı kayıyor.
0
kibritsuyu
(07.01.08)
(5)

bilgisayar parçaları sorusu

kibritsuyu
elime hurda bir bilgisayar geçti. çalışyormuş ama yenisini aldıkları için çöpe atmışlar. ben de aldım çöpten içinden evdeki benim hurdaya parça bulurum diye.1. 10 gb bir harddisk buldum. benim evdekinin bozuk olduğunu düşünüyordum zaten. yanına takayım, işletim sistemini de buna kurayım, eskisi de d
elime hurda bir bilgisayar geçti. çalışyormuş ama yenisini aldıkları için çöpe atmışlar. ben de aldım çöpten içinden evdeki benim hurdaya parça bulurum diye.

1. 10 gb bir harddisk buldum. benim evdekinin bozuk olduğunu düşünüyordum zaten. yanına takayım, işletim sistemini de buna kurayım, eskisi de depo olsun diye düşündüm (eskisi 30 gb). 10 gb windows xp kurmak için yeterli midir? diğer programları eğer oluyorsa eski 30 gb diskime kurarım. çok yeterli olmasa da idare etsin yeter.

2. 1 adet 128 mb pc133 sd ram çıktı. evdekinde de 256 mb sd ram var ama kaç mhz bilmiyorum. tut ki o da pc133 diyelim. yanına takarsam sorunsuz çalışır mı? markası falan farklı ama.

3. evdekinde ethernet kartı yoktu. bunda da ethernet kartına benzeyen bir şey var. kablonun takıldığı slota bakıyorum. giriş ethernet girişinin aynısı ama içinde 4 tanecik konnektör var (normalde bu ethernet kablosunun içinde 8 tane ince kablo, dolayısıyla ucunda da 8 konnektör olur ya). bu ethernet kartı değil de başka bir şey midir? (faks modem demeyin. değil eminim). hatta konnektörler üste bakar durumdayken solda üç tane var, iki tane boş, sonra bir tane var, iki tane daha boş şeklinde. ethernet kartını sadece adsl modem bağlayabilmek için düşünüyorum. herhangi bir ağ kurmam herhalde. (edit: chipinin üstünde yazanları google'da aratınca fast ethernet controller diye bir şey çıktı. nedir bu fast ethernet controller? ethernet kartı mı, başka bir şey mi)

4. bir de üzerinde intel celeron yazan bir işlemci var (socket 370 sanırım tam bilemiyorum). işe yarar mı, bunu da alayım mı? (aldım. anakartı bile aldım)

5. bir de ben bu harddiski nasıl taşıyayım şimdi? antistatik poşetmiş, kutuymuş hak getire. cebime sokup taşısam da olmaz bozulur mozulur. alıp dolmuşla 8 km. ötedeki evime götürmem lazım. ne önerirsiniz? bir omuz çantam var, içine sığar ama bim poşetine sarsak da olmaz şimdi.

ah ulen bi de ekran kartı çıksaydı. onboardmuş ipne.

teşekkürler...
0
kibritsuyu
(05.01.08)
1. Kurulması lazım. Celeron 333 - 4gb hd - 50 küsur ram'li makineye kurmuştum ben xp ilk çıktığı zamanlarda.
0
colonizer
(05.01.08)
daha yeni başıma geldiği için uyarayım. o 10gb'lık hddye kaybettiğinizde üzüleceğiniz herhangi bir dosya yüklemeyin. ömrünü doldurmuş olabiliyorlar.

ayrıca 10gblık modelin performansının oldukça düşük olacağını tahmin ediyorum. gene de performans verileri sizde olduğundan karar sizin.
0
kimlanbu
(05.01.08)
yok zaten performans falan aramıyorum. daha önce de burda sormuştum bilgisayarım niye yavaşladı diye, harddiskin bozuk olabileceği söylenmişti. ben de dedim sökeyim, daha iyi çalışırsa kullanırım. yoksa veri depolamıyorum ona zaten. maksat evde de bilgisayar olsun, nete falan girelim, word excel kasalım. işte şurdan çıkan parçalarla biraz adam eder miyim diye düşünüyorum.
bu arada late viper'ın aklına uyup gittim çöpten geri kalanını da aldım ve anakart, cpu, psu, floppy, cd rom ne var ne yok söktüm. boş kasa kaldı geriye. hanım kapının önüne koyacak bu tozlu şeylerle eve gidince.
0
🌸kibritsuyu
(05.01.08)
1. kesin olarak kurulur. boş yerde kalır. aslanlar gibi kullanırsın.
2. pc 100 ve p133 olarak 2 farklı sd ram olsalardı bile ikisin takar çalıştırabilirdin. gerçi farklı olurlarsa yavaş olanın (pc 100) hızında çalışırlar. sonuç: yüksek olasılık çalışırlar.
3. celeron 333 ile win ME kullanırsanız hiç problemsiz yaşar gidersiniz. win XP çok kasabilir. win ME de gayet iyidir. gerçi geçtiğimiz senelerde artık bir çok program tüm desteğini geri çekti.
5 koy naylon torbaya götür bişeycik olmaz. burada murphy kanunları geçerlidir. alet 100 dolar olsaydı pırt gazıyla bile reaksiyona girer devreleri yanardı.
çok hassaslanırsan elini kalorifer peteği/pc kasası boyasız yeri gibi bir yere değdir 20 saniye eletiriğin boşalsın. bişey olmaz.
0
can see
(05.01.08)
sonuç:

1. çalışıyo mu gerçekten diye bakmak için slave olarak bağladım. aslanlar gibi çalışıyor. 10 gb daha fazla harddiskim oldu.

2. şans mıdır bal mıdır nedir, o 128 mb'lık ramin; markası, kapasitesi, hızı, benim bilgisayarımla birebir aynı çıktı. artık aynı yerden m, aldık, aynı dönem mi aldık nedir marka bile aynı yahu. taktım o da çalıştı. 128 mb'lık ram artışıyla beraber harddiskteki tıkırdamalar, ekrandaki takılmalar falan da gitti. sorun ram azlığıymış demek ki. harddiskim bozuk falan değilmiş.

3. bu da ethernet kartıymış. ethernet bağdaştırıcısı diye tanıdı alet. gayet güzel çalışıyor.

4. bu yedekte duruyor noolur noolmaz diye.

5. küçük naylon torbaya sarıp büyük naylon torbaya koyarak taşıdım. bir şey olmadı.

bir de ikinci harddiski taktıktan sonra kasadaki harddisk ışığı yanık kaldı. ne alakası var çözemedim. harddisklerin ikisinin de arkalarındaki jumperlarla oynadım. belki alakalıdır. bilgi de vereyim. primary olan ve sistem yüklü olanda [:]:::, slave olanda :::: şeklinde (jumper yok yani onda).
0
🌸kibritsuyu
(06.01.08)
(9)

mp3 to midi

kibritsuyu
mp3'ten vokal çıkartma, gitar çıkartma sorularını görünce gaza geldim ve fantastik bir soruyla karşınıza dikildim.kitap harflerini scan edip tanıyan ve word dokümanına çeviren programların (ocr) mevcut olduğu şu teknoloji çağında mp3'ü dinleyip midi formatına çeviren bir program var mıdır şu deryada
mp3'ten vokal çıkartma, gitar çıkartma sorularını görünce gaza geldim ve fantastik bir soruyla karşınıza dikildim.

kitap harflerini scan edip tanıyan ve word dokümanına çeviren programların (ocr) mevcut olduğu şu teknoloji çağında mp3'ü dinleyip midi formatına çeviren bir program var mıdır şu deryada?

midi formatı derken tabii ki tek kanaldan oluşan bir mididen bahsetmiyorum. öyle ki mp3'ü dinleyecek, bildiğin kanal kanal her enstrumanı ayırıp (işte yaptığı kadar. mükemmel olmasa da olur. gerekirse düzeltirim) midi yapacak bir programdan bahsediyorum. gitar sesini anlayacak, bir kanalı gitar yapacak. vurmalılar anlayacak, 10 numaralı kanalı vurmalılar yapacak falan.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
Ben zamanında aramıştım, bunu yaptığını iddia eden pek çok program denemiştim ama edindiğim sonuç şu: içlerinde en iyisi bile ancak tek enstrümanlı bir parçayı kabul edilebilecek kadar iyi çevirebiliyor. Zaten kanal ayırma diye bir şey yoktu, yani bırakın 16 kanal, 5-6 kanallı bir midi dosyası bile elde etmeniz imkansız gibi bir şey. Eğer bulursanız haber verin bari :)
0
crown
(04.01.08)
Benzer içerikli her soruya yazıyorum buna da yazmazsam ayıp olur.
Öyle bir teknoloji henüz mevcut değil. "Enstruman sesini diğerinden ayırmak" gizemleri tam anlamıyla çözülememiş insani bir eylem.

Ancak solo ve monofonik enstruman performanslarında yani aynı anda 1 den fazla nota çalmayan tek enstruman performanslarında çok güzel bir şekilde yapılabiliyor. Tabi ki burada temiz bir kayıt ve notaların güzel bir şekilde artiküle edilmiş olması esas. Ve son sonucu editlemek gerekiyor.

Bunun dışında güzel kaydedilmiş "solo" bir piyano kaydını bile(müziğin polifonik bir dokusu olduğunu varsayıyorum) ayrıştırmak günümüz teknolojisi ile mümkün değil. Şimdi hangi üniversite olduğunu hatırlamıyorum fakat 2-3 ay önce bir vatandaşın son araştırmasının paper'ı ve uygulamasına denk geldim. Tek ve polifonik enstrumanları ayrıştırabilmek için mümkün olabilecek bir teknikten bahsediyordu. Fakat uygulama pek iç açıcı değildi. Yine de bazı mesafeler katediliyor.

Bu işi yaptığını iddia eden programların erişilebilen çoğu örneğini zamanında tek tek denemiş, ve bu meseleler ile yatıp kalkan biri olarak yineleyeyim: olmaz o iş. :)
0
kurukafa
(04.01.08)
elimde orijinaline o kadar yakın midiler var ki introyu dinleyince orijinali mi, midi mi anlaşılamıyor. yani adamlar enstrümanların bendlerini bile orijinaliyle birebir aynı yapmış. yani o kadar olur. yeniden oturmuş da kanal kanal yazılmış gibi değiller sanki. bu kadar aynısını oturup baştan midi olarak yazmaları mümkün değil gibime geliyor. bu kadar gerçekçi midi nasıl oluyor peki?
0
🌸kibritsuyu
(04.01.08)
MIDI denilen şey'in ses ile bir ilgisi yoktur bir ses sinayi değildir. Bir MIDI datası 3 unsurdan oluşur, on, off ve velocity. Sequencer adı verilen ve bu datayı diyelim ki yorumlamaya yarayan programlar verilen enstrüman bilgisine göre bu datayı işleyerek sese dönüştürürler. Midi bir kez yazıldı mı, diyelim ki klavye ile bir parça kaydettiniz bu on, off ve velocity değerleri ile istenildiği gibi oynanabilir. Ancak sequencer bu datayı ses sinyaline çevirdiğinde bu data özelliğini kaybetmiş olur ve tamamen audio sinyaline döner.

Bu bakımdan mp3 ü midi ye çevirmek tamamen imkansızdır. Ha elinizde ekipman mevcuttur mp3 ü siz çalar ve kaydedersiniz olur ama ne gerek var..Aslında tamamen imkansız demek saçma oldu düşündüm de sonuçta her şey 1 ve 0 lardan oluşuyor. Ama bu mantıkla bir word dosyasını da mp3 e çevirebiliriz ama sonuç çok anlamlı olmaz.

Son olarak, makale gibi olacak ama, bir şark mixlenmeden önce demiş olduğun gibi tracklerden oluşur ve mix esnasında bütün bu trackler 1 tane stereo track e indirgenir. Bis mp3 dosyasını açtığında mantık olarak her enstrümanın varklı bir frekans aralığı olduğundan ayrılmaları kolay olarak düşünülebilir ancak, örnek olarak bass ve kick drum frekans aralıkları bazı noktalarda kesişir ve birbirlerinin üzerine binmesin diye bu frekanslar traşlanaır mix esnasında (high pass filter, loww pass filter). bu bakımdan dediğin şey neredeyse bir mp3 ü alıp mixlenmeden önceki haline getirmek gibi bir şey düşününce çok zor geliyor bana...
0
skipper
(04.01.08)
yaparsan köşeyi dönersin :) zamanında ben daha düşük bir beklentiyle aynı şey üzerinde araştırma yapmıştım.

zamanında telefonların çoğu mp3 çalamıyordu, onun yerine midi çalabiliyorlardı. paralı melodi siteleri de size midi melodiyi mp3 haline getirip dinletiyordu, indirseniz de bir işe yaramıyordu.

ben de zaten bunun mididen farkı yok, kesin vardır çevirici programlar dedim ve google da çıkan sonuçların çoğunu denedim. hepsi fiyasko. taş devrinin tek kanallı melodisini bile midiye adam gibi çeviremediler.
0
kimlanbu
(04.01.08)
@kibritsuyu: "elimde orijinaline o kadar yakın midiler var ki introyu dinleyince orijinali mi, midi mi anlaşılamıyor." demişsin ama bu garip bir şey değil aslında. Eğer kaliteliden de öte profesyonel bir ses kartın veya müzik istasyonu (music workstation) olarak da anılan profesyonel bir klavyen (korg, kurzweil, technics vs) varsa neredeyse akustiğe birebir uyan midi sesleri elde edebilirsin. Sonuçta midi denilen arayüz sadece "4. vuruşta a11 kodlu piyanonun 3. oktavdaki la sesini çeyrek ölçü boyunca seslendir" gibi bilgiler tutar, eğer bu komutu alan seslendirici kaliteli ise orjinali ile aynı sesler elde edersin. Midi'yi oluşturan kişi de klavyeye ve bilgisayar hakimse midi'yi sadece cep telefonlarından veya girilen web sitelerinin introlarında çalan şarkılarından duyan kişi o sesin midi olduğunu pek anlayamaz. Sonuçta midi mp3 gibi bir "ses" dosyası değil "seslendirme" dosyasıdır demek doğru olur sanırım. Aynı midi dosyası farklı cihazlarda farklı kalitede seslere dönüşür...
0
crown
(04.01.08)
skipper'ın söylediklerine katılıyorum ancak mix esnasındaki frekans tıraşlaması genelde "birbirlerini ellemesinler" tarzında sert tıraşlamalar olmaz, hemen hemen bir miksteki bütün kanalların birbiri üzerine sarkan bölümleri olur.

kibritsuyu, anladığım kadarıyla sorduğun soru "hangi manyak bir midi dosyası için bu kadar ince çalışıp her ayrıntıyı elle tek tek yazmaya kasıyor, olabilir mi böyle bir şey?" diye soruyorsun.

evet var böyle insanlar, aslında böyle bir scene var. mesela parçaların orijinalleri yerine midilerini dinleyen birine denk gelmiştim. anlayamadığımdan motivasyonunu "orijinal kaydı-prodüksiyonu kanlı canlısı dururken neden midisini açıp dinliyorsun? mantığı nedir?" diye sorduğumda midiyi yazmaya kasan adamın ayrıntılara verdiği önem ve transkripsiyondaki ustalığından en az bir orijinal bir kayıttaki müzisyenlik kadar etkilendiğini söylemişti.

yani cidden parçaların transkripsiyonunu yapıp en ufak ayrıntısına kadar midi dosyasına çevirmeye çalışan bunu hobi edinmiş insanlar ve komüniteleri var. Ve dinleyicileri var. ben şaşırtıcı buluyorum ama öyle. :)
0
kurukafa
(04.01.08)
mp3 dosyalarında sadece salt piyano performanslarında berbat çıtasının biraz üzerinde sonuç elde edenlerini gördüm. ha eser qbase ile yapılmışsa ve sende kaynakları varsa o zaman elbette vokali açar kısar, gitarı geri çeker bateriye efekt verir dilediğini yaparsın, notaya bile tek dokunuşla dökersin :)
0
fearofthedark
(04.01.08)
program gibi adamlar var diyelim.
0
paranormal
(04.01.08)
(3)

şerrefsiz bir kiracı hakkında hukuki danışmaya ihtiyacım var!!

schwarze sonne
efendim iş bu şerefsiz ile evi kiraya verirken sözleşme yapmış olmamıza rağmen 4-5 aydır tek bir kuruş kira ödemiş değil. durumu bir avukata vererek adalete intikal ettirmemize rağmen o da bizi oyalayarak sorularımıza net cevaplar veremiyor. bu konuda bilgisi olan, ya da öğrenimini görmekte olan ark
efendim iş bu şerefsiz ile evi kiraya verirken sözleşme yapmış olmamıza rağmen 4-5 aydır tek bir kuruş kira ödemiş değil. durumu bir avukata vererek adalete intikal ettirmemize rağmen o da bizi oyalayarak sorularımıza net cevaplar veremiyor. bu konuda bilgisi olan, ya da öğrenimini görmekte olan arkadaşların bu işlerin süreç akışı konusunda yardımına ve bilgilendirmesine ihtiyacım var. keza avukat bize polisin kiracıyı fiili olarak bulması ve bildirim yapması gerektiği varsa tanıdık bir polis bularak adamı kendimizin yakalamamız gerektiği gibilerinden muğlak ifadeler kullanarak kafamızı karıştırdı. şimdi dereyi geçerken at değiştirmek gibi bir durum da söz konusu olduğu için avukatı değiştirmek konusunda da kararsızım. yardım eden bilgi veren nazarımda en yüce insan evladı, en birinci gönül adamıdır.

ek: bir talihsizlik sonucu sonradan öğrendik ki bu adam önceki evinden de bu şekilde kaçarak çıkmış yani bu işi bir meslek haline getirmiş, iş yerinden de ulaşmaya çalıştık ama bir türlü ulaşılamıyor, kaçak şekilde serviscilik yapıyor imiş. ilgili olur mu konuyla onu da bilemedim.
0
schwarze sonne
(03.01.08)
şimdi öncelikle en önemli soruyu sorayım;
söz konusu kişi sizin evinizde hala kiracı olarak ikamet etmekte mi?

edit: buradan yardımcı olmak zor olacak galiba bu şekilde. siz sözlükten bana mesaj atın, msn adresimi veririm. yardımcı olurum elimden geldiğince.
0
nesilsiz
(03.01.08)
cuzi miktarlara o adamın ağzını burnunu kırıcak,
kırılmadık camlarını bırakmayacak adamlar lazım size daha ziyade
0
demlikposet
(04.01.08)
tahliye kararı sadece adamı evden attırır. bence doğru düzgün bir avukat bulun. icraya versin. icra önce ihtar gönderir, süre verir, daha da ödemezse memurları kapıya dayar, icra memurları da televizyon bilgisayar ne varsa toplar götürür. siz de alacağınızı alabilirsiniz en azından.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
(7)

katkısız ürünler

oldtimer
şimdi bu gıdalardaki katkı maddelerinin zararlarından millet tamamen bilgi sahibi olduktan sonra birçok üretici katkısız ketçap, katkısız bilmemne, zart zurt çıkarmaya başladılar. şimdi ben anlamadım bu işi; madem bu ürünler katkı maddeleri olmadan da üretilebiliyor, bugüne kadar ne diye o tür madde
şimdi bu gıdalardaki katkı maddelerinin zararlarından millet tamamen bilgi sahibi olduktan sonra birçok üretici katkısız ketçap, katkısız bilmemne, zart zurt çıkarmaya başladılar. şimdi ben anlamadım bu işi; madem bu ürünler katkı maddeleri olmadan da üretilebiliyor, bugüne kadar ne diye o tür maddeler konuluyordu içlerine?
palavra atıyorlar desek pakedin üzerinde içindekiler kısmı var, katkı maddesi içermiyor uyarısı var sonuçta bu işleri de denetleyen kurumlar var sallayamazlar gibime geliyor.
0
oldtimer
(03.01.08)
biyoloji gelişti. artık daha uzun süre taze kalan meyve/sebze/tahıl üretilebiliyor. bilim gelişti, katkı maddesi olmadan doğal şeyler atarak tazeliği uzun süre koruyabiliyorlar.
belki şişe teknolojisi falan da gelişmiştir bilemicem.
0
passion rules the game
(03.01.08)
üstünde katkısız yazıp da içindekiler kısmında monosodyum glutamat içeren hazır çorbalar var piyasada, nasıl katkısız diye düşünüyor insan ister istemez..

(bkz: monosodyum glutamat)
0
reeper redeemer
(03.01.08)
anlaşılan katkısız gıda ve organik gıda farklı şeyler.
0
can see
(03.01.08)
bu işleri denetleyen kurumların bu ürünleri üreten firmalarla çoğu ülkede şu veya bu şekilde organik bağı bulunmaktadır.

reklam denetleme kurulu'nun reklamcılardan oluşması gibi bir şeydir bu aslında...

şahsen giderek kendi yaptığım yemek ve salata dışında bir şeyler yememeye, kendi yaptıklarıma da kendi ezdiğim öğüttüğüm baharattan gayri toz katmamaya meylediyorum giderayak.
0
raj
(03.01.08)
çoğu zırva gibi geliyor bu katkısız iddialarının bana (bilimsel konuşmuyorum dikkat edersen!!!), hayır içindekiler kısmını okuyunca zaten bir sürü zamazingo var içinde nassıl oluyo katkısız oluyo anlamadım...bir kere bazı ürünlerin raf ömrü mutlaka doğal olmayan üretim teknikleir kullanıldığını gösteriyor. diyelim ki x meyvesi normal şartlar altında (bahçeden toplayıp dolaba koyduğunda) 2 hafta çürümeden kalıyor ama sen bunu x ürününe katıp 3 ay raf ömrü biçiyorsun diyelim...ee o zaman yani "katkısız" olmuyor bu...yani içine birşey katılmasa bile (doğal olmayan birşey yani) üretim prosesinde illaki doğal olmayan birşeyler var demektir ki yoksa bunu bir "ürün" olarak seri üretimle hazırlayıp sunmak mümkün değil. aha aklıma örnekte geldi, malatya kayısısı varsa işte onu daha uzun süre raf ömrü olsun diye böyle bir çadır içinde kükürtle bi işleme tabi tutuyorlar (çok karmaşık diil sıradan üreticiler bile yapıyo) ve sonunda onuda organik diye satıyorlar veya markette katkısız kayısı diye alıyoruz sonuçta ama işte katkısız değil, yani doğal olmayan birşeyler var illaki mideye girene kadar...

ee napıcaz köye geri dönücez kaçıp gidickmiyiz buralardan..maalesef hayır. katkısız olduğuna kendimizi inandırmaya çalışıcaz başka çare yok, var mı!
0
cinematography
(03.01.08)
cevapların bir çoğu doğru değil. hele biyolojinin gelişmesi ne demek, hiç bilmiyorum.

gıda katkı maddeleri zararlı olacak diye bir kural yoktur. bunun yanında, kullanılmalarının sebebi, ürünün raf ömrünü uzatmak, daha ucuza mal etmek, üretimde kolaylık sağlamak vs. dir. piyasaya katkısız gıdaların sunulması, "ananızın elinden çıkmışcasına" mottosu altında biraz daha fazla müşteriye ulaşabilmektir. bunun yanında bunu yaparken, gıda katkı maddesi kullanılarak elde edilen avantajlardan bazılarından feragat edinilir.

tse iyi çalışan kurumlardan biridir (en azından benim gördüğüm gıda laboratuvarları bazında) ve bunları da elbette kontrol ediyorlar.
0
paranormal
(04.01.08)
dikkat ederseniz harf oyunlu cin yazıdır onlar. "bilmemne ketçap. katkısız, saf" demez genelde. "koruyucu katkı maddesi içermez" der. yani her türlü koruyucu özelliği olmayan katkıyı içerir. mesela msg içerir, envayi çeşit kanserojeni de içerebilir ama sadece raf ömrünü arttıran katkılar içermez. bunlar içermediği zaman, raf ömrü 1 yıl olan ketçap 3 ayda bozulur. katkı maddesi sadece raf ömrünü uzatıcı bir şey değildir ki. lezzet verici, kıvam arttırıcı, parlak gösterici bilumum katkı vardır. bunlar koruyucu katkı değildir, bol bol basarlar gıdaya. ama ne bileyim raf ömrünü uzatan katkıları koymayıp "koruyucu katkı maddesi içermez" derler. biz de zannederiz ki sapsaf ketçap o. sanki anamın salçası.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
(6)

4 Müzik Terimi

boshi
1- Hani bir enstruman/vokal diger enstruman/vokalden senkronize olarak ayni kismi transpoze olarak icra eder ya arkadan, polifoni olur. Onun ozel bir ismi vardi, neydi? Ercan Saatci "tiers" gibi bir seyler diyordu, dogru mu hatirliyorum (evet, Ercan Saatci)? 2- Uc sarkinin birinde kullanilan "nakara
1- Hani bir enstruman/vokal diger enstruman/vokalden senkronize olarak ayni kismi transpoze olarak icra eder ya arkadan, polifoni olur. Onun ozel bir ismi vardi, neydi? Ercan Saatci "tiers" gibi bir seyler diyordu, dogru mu hatirliyorum (evet, Ercan Saatci)?

2- Uc sarkinin birinde kullanilan "nakarati 2-3 kez soyle, dorduncu seferde tum sazlar dursun, senin sesin telefondan gelir gibi mono-kirli bir ses olarak bir kez daha soylesin nakarati, sonra tum sazlar coskuyla tekrar girsin, 1-2 kere daha nakarat soylendikten sonra sarki bitsin," olayindaki o telefon sesi efektinin ozel bir adi var mi?

3- The Cardigans'ın Erase&Rewind'ında ve Do You Believe'inde de bulunan ve cok feci "buzzzzz" yapan o catalli catalli distort edilmis gitar (ya da her neyse) sesinin/ya da efektinin ozel bir adi var mi?

4- Kazim Koyuncu'nun Hayde'sinin 2:27'sinde fill-in olarak kullanilan ve ust frekanslari tamamen traslanmis, cok tok ve cok derinlerden, denizin dibinden geliyormus gibi isitilen o perkusyon efektinin ozel bir adi var mi?
0
boshi
(03.01.08)
1- (bkz: çift ses) deniyor bildiğim kadarıyla ama daha bilimsel bir adı ver mıdır bilmiyorum.

2- bunun özel bir adı yok galiba.

3- "buzzzzz" yapan demişin, çok yaklaşmışın. sanırım o efektin adı fuzz.

4- şarkıyı dinleyemedim. tahmin yürüterek tom olabileceğini düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(03.01.08)
1. soru için: (bkz: kontrpuan) ?
0
vulpius
(03.01.08)
1. aynı melodik kalıbın farklı enstrümanlarla, aynı an'da çalınması olayından bahsediyorsan buna heterofoni (heterophony) deniliyor. polifoniyle yakından uzaktan ilgisi olmayan bi'şey. polifoni yerine, kompleks bi' monofoni demek daha doğru bunun için; ama heterofoni müzik biliminde tam karşılığıdır.


diğer şıklara dair bi' bilgim yok.
0
diabolus in musica
(03.01.08)
valla kontrpuan tanımını doğru anladıysam ondan bahsetmiyorum sanırım çünkü tamemen farklı melodileri üst üste bindirme olduğu yazıyor kontrpuan için. benim bahsettiğim iki melodi (notalar bütünü) rölatif olarak aynı, nasıl desem: 1. vokal do(1)-re(2)-mi(3) diyorsa 2. vokal arkadan mi(3)-fa(4)-sol(5) diyor senkronize olarak. eşlenik gibi, tamamlayıcı gibi. tamam, şöyle anlatayım: ibrahim tatlıses'in geri vokallerini düşünün; aynı notadan söylemezler, transpoze söylerler adama eşlik ederken. kontrpuan mı oluyor?

bu arada 3'un cevabi fuzz galiba :). 4'un tom olduğundan şüpheliyim ama, daha spesifik bi ismi olabilir.
0
🌸boshi
(03.01.08)
evet evet, "heterofoni" olmalı ya! tesekkurler.
0
🌸boshi
(03.01.08)
4- dinledim şarkıyı. kesinlikle tom değil.
0
kibritsuyu
(04.01.08)
(6)

adsl tarıfe ogrenme?

temizkopat
hangı tarıfede oldugumu ttnet ı aramadan nasıl ogrenebılırım?
hangı tarıfede oldugumu ttnet ı aramadan nasıl ogrenebılırım?
0
temizkopat
(03.01.08)
bildiğim kadarıyla öğrenemiyorsun. ben de bir süre bunun yolu bulmaya çalışıp sonunda "modeminizin ışığı yanıyor mu" (evet yine derdimi anlamayıp bunu sordular) şeklide sorulara maruz kaldım. bir de hat sahibinin aramasını istiyorlar, eğer hat sahibi değilsen hat sahibinin doğum tarihini ve anne kızlık soyadını soruyorlar.(gerçi hat sahibi sen olsan da soruyolar ya, neyse. güvenlik içinmiş)
0
dalamar
(03.01.08)
faturayla?
0
ozdek
(03.01.08)
aslında benım derdım baska. olay su, ben ayın 1 ınde aradım bunları dedım kı benı 1024 sınırsız yapın. bunlarda tamam 24 saat ıcınde hallour dedıler. ertesı sabah yanı ayın 2 sınde aradım. hattınız borcundan dolayı kapatılmıstır dedı(ancak suan hayla acık). ben de sınırsıza gectım mı gecmedım mı emın olamadım. bugun yıne hattım acık. suan downloadun anasını aglatsam kol gıbı fatura gelır mı? yanı sınırızda mıyımdır dıye merak edıyorum.
0
🌸temizkopat
(03.01.08)
benim bağlantım da 1024 kotalıydı, sınırsız olması için başvurmuştum.. bi sonraki fatura geldiğinde bağlantım limitsiz görünüyordu fakat kotayı aşan kullanım miktarı bi hayli kabarıktı.. ama ondan sonraki faturalar limitsiz tarifeye göre geldi.. yani diyeceğim bi faturayı bekleyin önce..
0
const ant
(03.01.08)
kesınlesene kadar beklemek en ıyısı sanırım.
0
🌸temizkopat
(03.01.08)
gelen faturadaki sabit ücret, önümüzdeki ay için peşin peşin alınan ücret, kota aşımı ise geçen ayın kota aşımı oluyor. yani 1 ocak tarihinde kesilmiş olan faturadaki ücret, ocak ayının ücreti + aralık kota aşımı. bilginiz olsun.
0
kibritsuyu
(03.01.08)
(10)

Sürekli kanıyor efendim durduramıyoruz

kurukafa
Sağ burnum 2 aydır falan bir yerinden boyuna kan üretiyor(hayır iki burnum yok). Sanırım noktasal bir yara değil de genel bir yüzey hassaslaşması durumu söz konusu. Kendi kendine kabuk falan bağlıyor ama burun içinde sürekli bir nem durumu olduğundan kol bacak yarası gibi olamıyor haliyle... eninde
Sağ burnum 2 aydır falan bir yerinden boyuna kan üretiyor(hayır iki burnum yok). Sanırım noktasal bir yara değil de genel bir yüzey hassaslaşması durumu söz konusu. Kendi kendine kabuk falan bağlıyor ama burun içinde sürekli bir nem durumu olduğundan kol bacak yarası gibi olamıyor haliyle... eninde sonunda o kabuk iyileşmeden açılıyor ve yine kanama oluyor.

Bu kanama dediğim, burnumdan şapır şapır damlayan bir kan değil. Fakat misal hayatta adetim değildir benim ama diyelim bir arkadaşım tuttu parmağını burnuma soktu parmağı kırmızıya boyanıyor haliyle. Veya sümkürdüm diyelim selpağa, sağ taraf kırmızı sol taraf normal renginde olabiliyor falan filan.

Zerre acı vermiyor(bu kadar açılıp kapanan bir yaranın acı vermemesini de anlayabilmiş değilim). Ama açıkçası burnumda bir yerde sürekli bir açık yarayla yaşamak da tedirgin ediyor.
Napayım şimdi ben? Mesela burnumu tıkasam bişeyle, 2 hafta öyle gezsem falan gibi bişeyler düşünüyorum. Yoksa hiç bir iyileşme ve kötüleşme yok gidiyor bu böyle.
hı?
0
kurukafa
(03.01.08)
bende de kanama vardı. ist'un neminden polatlı nın kuru soğuğuna oradan izmir'in sıcağına oradan ist'e döndüğüm 1 senelik askerlik dönemimin sonunda olustu. devamlı kanıyordu hatta seninkinden de kötü halde sıpır sıpır kanıyordu. doktora gittim olecek miyim diye. burun içinin kuruduğunu söyledi. nemlendirmek için de 1 tane krem 1 tane de sprey verdi. ondan beri de kanamıyor. hani tecrübe olsun diye anlatayım dedim.
0
eleventh american esme has met
(03.01.08)
ileri derece sinüzitten kaynaklanıyor olabilir, ilk verilerinize göre.
az ihtimal kılcal bir yırtılma vardır. ama bu yok denecek kadar az bir ihtimaldir. bir kbb uzmanına danışın. ilaç versin, buğu versin, sprey versin, muayene ücreti alsın, eczacı ecza parası, devlet sigorta felan filan...
0
fempusay
(03.01.08)
bir hafta kadar her gün yatarken burnunu temizledikten sonra pamuklu kulak çubuğu kullanarak terramycin göz merhemi sür (deri merhemi olanı da var, o değil). bir haftayı geçirme. sulfarhin falan kullanıyorsan derhal bırak.
0
kibritsuyu
(03.01.08)
ilk iki paragraf aynen başıma geliyor(du) belirli aralıklarla. gerek parmak darbesi yediğinde gerekse kaşıntı (kabuk rahatsız edici oluodur sanırım sende de) vb. bi durumda dışarıdan oynadığımda kanama artıyordu, 11th'ın dediği gibi şıpır şıpır.

darbeden ve parmaktan mutlaka koruman gerek en başta kanamaması için. benim gibi normalden daha sık burun temizleme takıntın varsa o anda bile kanla karşılaşabilirsin.

amma uzattım ya... bana da sprey verdi doktor kısadan böle diyim ben :) tam da hatırlayamadım ama bi şeyde zedelenme demişti sanırım, dediğin sebeplerden de bi türlü adam gibi geçemiordu. spreyden beri yok. ayrıca geçmiş olsun.
0
infernal majesty
(03.01.08)
bir kılcal damar yırtılması söz konusu ise tedavisi için sana güç kuvvet diliyorum yöntem değişmemiş ise...
0
ayanux
(03.01.08)
derim ki doktora git. nolur nolmaz.
0
ari maya
(03.01.08)
Hemofili benzeri bir hastalık var çok fazla bilinmez, von Willebrand hastalığı (veya eksikliği) bunun ismi. Ama bu genelde doğuştan gelen bir hastalıktır, mesela düşünce dizlerin kolay morarması veya sık burun kanaması gibi şeyler karakteristiktir ve toplumda da çoook sık görülür (yüzde 10 civarı) merak edilecek bir şey değildir yani.

Ayrıca trombositopeni rahatsızlığınız da olabilir. Bir hastanenin dahiliye bölümüne gidip kan örneği verirseniz ve şikayetinizden bahsederseniz tanınız netleşir.
0
there is nothing left for me
(03.01.08)
aynısından ben de de var hem de 2 aydır..
burun damlası kullanmıştım 3-4 gün üstüste ve ondan şüpheleniyorum..
yıllardır bu türden kanamalar olmazdı..acaba nedir bu..
0
porsgemsheniark
(03.01.08)
Tamamen aynı semptomlar, hatta sağ delik dahi aynı, son 2 ay içinde geçirdim. Aynı vaka olduğunu tahmin ediyorum.

Burun içinde bir yara olsa gerek. Dediğin gibi ana problem devamlı sümük üreten bir yüzey olduğu ve kılla da kaplı olduğu için kabuk bağlamanın uzun sürmesi ve sümkürürken/karıştırırken devamlı deforme olarak yeniden açık yaraya dönüşüp habire ufak ufak kanaması.

Unutmayalım ki kabuk bağlayıp, bir süre öyle kalmadan bu yara geçmeyecektir.

Çözüm:
Durum bu ise

Bir kere ister istemez elinin burnuna gittiğini, eskisinden çok daha fazla burnunu karıştırdığını tahmin ediyorum. Hatta yaralı bölgeden kabuk, kan ve sümük çıkarınca muhtemelen (hah bu sefer kanamayacak, acaip rahatladı hissine kapılıyorsun, ama yanıldığını 2-3 saat içinde anlıyorsun.) Bunu yapma, bırak içeride kalıp şeklinde kalsın kabuğu. Bu zaman zarfında burnun suyla yıkama(kabuğu yeniden ıslatır), içeride fazlalık olduğu için uyuz olacaksın ama dayan, sümkürsen bile hafifçe sümkür kabuğun bozulmasına meydan verme. Yara kabuk bağlayacak, kabuk daha fazla sümük toplayacak ve bu nefes almanı dahi zorlaştırabilecek, nasılsa ağzın ve sol burun deliğin var, dayan dayan dayan...

Yeterince dayanıp kabuğu kuru koruyabilirsen o açık yara alttan iyileşecek ve kurtulacaksın.

Bende devamlı sümkür, tatak yap şeklindeki döngü ile 1-1,5 ay geçmedi. Çünkü rahatsızlık hissi dolayısıyla bir türlü kendi haline bırakmıyordum. Tam doktara gideyim artık diye karar vermişken, oturup durumu yeniden tanımladım ve "karıştırmadan sabır" reçetesini denemeye karar verdim. 7-8 günde geçti.

NOT: Bunun açık bir yara olup olmadığı için de kaynak götüm olmak üzere şunu söyleyebilirim. Yeni sümkürüp kabuğu attığında, veya tatak yapıp elinle aldıktan sonra, üst dudağını yapabildiğin kadar aşağı ittir. (Sakal tıraşında, burun altını alıyormuşsun gibi) Bu hareket burun içindeki deriyi de kısmen gerer ve yara açık bir yaraysa, böyle çatlak deriyi sağdan soldan geriyormuşsuncasına hafif sızlar. Böyle bir olay varsa sanırım konu burun iç yüzeyinde bir açık yaradır ve söylediğim şekilde davranarak, sadece sabırla halledilir derim.

Hiç randıman alamazsan, tabi ki doktor.
0
delikan76
(03.01.08)
Öncelikle neden acı vermediğini söyleyeyim; o yara bir 'açılma'değil, muhtemelen çatlak sadece. Ve kabuk bağlayıp, kuruyup burnunu germediği sürece (burun germek?) canın acımaz.

Birkaç yılımı o şekilde geçirmiş bir insan olarak söylüyorum ki; sebebi alerji bile olabilir. İki aydır hayatında değişen bir şey var mı ona bir bak, ne bileyim yeni bir kazaktır, yeni bir halıdır, yeni bir muhittir, evdeki çiçektir... Mümkün.

Bir de doktora gidersen burnunu yaktırabilirsin. Bu işlem bir damla gümüşün eritilip kanayan yaraya yapıştırılmasından ibaret, kesinlikle canın yanmıyo (benim yanmamıştı) ama işe yaradığından emin değilim (bende yaramamıştı)

Sanırım sendekinin nedeni burun içi kuruluğu değil, ama yine de bir burun içi merhemi alıp sürebilirsin.
0
aysegulnazcan
(04.01.08)
(7)

kalorifer peteği havası almak

can see
doğalgaz kombisine bağlı eski tip demir kalorifer petekleri bunlar. şimdi üst taraflar sıcak, alt taraflara indikçe soğuk bu petekler.havasını almak için üst sağ/sol taraftaki tahliye vidası gibi naneyi açıyorum biraz hemen su geliyor.yani hava yok mu?hava varsa niye alt taraflar soğuk?---not: ekşi'
doğalgaz kombisine bağlı eski tip demir kalorifer petekleri bunlar.

şimdi üst taraflar sıcak, alt taraflara indikçe soğuk bu petekler.

havasını almak için üst sağ/sol taraftaki tahliye vidası gibi naneyi açıyorum biraz hemen su geliyor.

yani hava yok mu?

hava varsa niye alt taraflar soğuk?

---
not: ekşi'de ilgili başlıkları okudum. yok.
0
can see
(31.12.07)
şimdi oradaki tahliye vanasına bir ortası delik bişeyle bastırılıyor, hava atıyor kendini dışarıya, çok fazla bastırırsan su da gelir. ben bi kova alırdım koyardım altına ondan sonra yarı su yarı hava karışımı çıkartırdım havasını. o dediğim aleti de nasıl bulursun bilemiyorum belki bilen vardır sözlükten başka arkadaşlar.
0
cuamnuatn
(31.12.07)
ya hava çıkmıyor ki? direk su geliyor hatta fışkırıyor. köpüklü de değil. direk su!

ama hala kaloriferlerin alt tarafları daha soğuk.
0
🌸can see
(31.12.07)
kendi kendimize yapabilceğimiz bir şey değilmiş.

hatta oradakileri uygulamaya kalksak türkiye'de yapan olduğunu sanmıyorum.
teşekkürler.
0
🌸can see
(31.12.07)
valla tesisatçı önümde yaptı bi numarası yok. alta 1-2 tane eliyle vuruyor(hava üste çıksın diye ) sonra üstteki deliği açıp 1 bardak su dolduruyor zaten çok acayip bi hava beklemeyin en fazla 1 bardaklık hava var. sorun başka bir şey olsa gerek hava olsa üst kısım soğuk olur.
0
sourlemonade
(31.12.07)
petekler çok eskiyse içleri kireç tutmuş ve dolayısıyla oralardan su geçemiyor olabilir.
0
kibritsuyu
(31.12.07)
sorun peteğin içindeki hava olsaydı üst tarafın soğuk alt tarafın sıcak olması gerekirdi. veya (eğer sıcaksuyun üstten girip alttan çıktığı petek tiplerinde) giriş çıkış tarafının sıcak diğer tarafın soğuk olması gerekirdi.
Sizin durumunuzda sanki peteklerin alt tarafları kireç, pas gibi birşeylerle tıkanmış gibi. elinden ustalık gelmiyorsa, aletin edevatın da yoksa pek tamir edilecek şey değildir. tesisatçıya bırakmak daha iyi. Bütçen elveriyorsa o döküm radyatörleri tümden söktürüp daha verimli birşeyler taktır en iyisi.
not: yeni tip radyatörlerde hava almak için kullanılan aletin adı "purger anahtarı". "pörç anahtarı" diyen de var "proje anahtarı" diyende. nalburlarda, bauhausta filan bulunur.
not2: eğer ben yanılıyorsam ve sorun havadan kaynaklanıyorsa sadece radyatörün havasını almak yetmez. eğer en üst kattaysanız çatıdaki imbisat deposunun, diğer katlardaysanız katlardaki kollektörlerin de kontrol edilmesi gerekebilir. ki bu sizin yapabileceğiniz iş değildir.
not 3: bir de radyarör giriş vanası takılmış olabilir(yeni tip üzeri 1-5 arası dereceli olanlar). vananın kafa kısmı sökülüp ortaya çıkan pim bir penseyle ileri geri hareket ettirilerek sorunu çözebilirsiniz. pim ileri geri hareket etmiyorsa vanayı değitirmek gerek
0
o midas
(31.12.07)
(2)

Daktilo

charlesbukowski
Q klavyeli daktilo arıyorum. Çok dolaştım, bulamadım. Piyasada klasik türkçe f klavyeli daktilolar mevcut. Q klavyeli olanlarda da ğ,ü,ö gibi türkçe karakterler yok. İşin özü türkçe karakterli Q klavyeli daktilo arıyorum. Bu konuda bilgisi olanlardan ilgi beklemekteyim şuan :)
Q klavyeli daktilo arıyorum. Çok dolaştım, bulamadım. Piyasada klasik türkçe f klavyeli daktilolar mevcut. Q klavyeli olanlarda da ğ,ü,ö gibi türkçe karakterler yok. İşin özü türkçe karakterli Q klavyeli daktilo arıyorum. Bu konuda bilgisi olanlardan ilgi beklemekteyim şuan :)
0
charlesbukowski
(29.12.07)
yok böyle bişii. türkiye'de sadece f klavyeli daktilo kullanıldı. q klavyeli daktilo hiçbir zaman olmadı. olanlar da kesin yabancı ülkelerden getirilmiş olanlardır ki onlarda da türkçe karakter olmaz.

tavsiyem ise şudur ki, eğer yapabiliyorsan aynı modelin hem f hem q klavyeli daktilosunu bulup iyi bir daktilo tamircisine götür, modifiye bir daktilo yaptır kendine.

eğer ankaradaysan ulus'ta denizciler caddesi no: 88'de merdivenle inilen alt kat bir dükkanda remzi usta var. yılların daktilocusu. elinde de olabilir, her türlü modifikasyonu da yapabilir sanıyorum.
0
kibritsuyu
(29.12.07)
eywallah
0
🌸charlesbukowski
(30.12.07)
(4)

iki tane enstrümental parça

tabudeviren
şu iki parçayı bir çoğunuz televizyon kanallarından duydunuz (ben de dahil). acıklı haberlerde çalınırdı.http://tabudeviren.googlepages.com/sss1.mp3 (280 kb)http://tabudeviren.googlepages.com/sss2.mp3 (224 kb)acaba isimleri nedir?
şu iki parçayı bir çoğunuz televizyon kanallarından duydunuz (ben de dahil). acıklı haberlerde çalınırdı.

tabudeviren.googlepages.com (280 kb)
tabudeviren.googlepages.com (224 kb)

acaba isimleri nedir?
0
tabudeviren
(28.12.07)
fahir atakoğlu'na benziyor. demirkırat belgeselinin müzikleri olabilir ama emin değilim.
0
kibritsuyu
(28.12.07)
ikincisi kesinlikle fahir atakoğlu
0
luzumsuzadam
(28.12.07)
birinci parça "zülfü livaneli- sevdalı başım" hayata dair(2005) albümünden.hatta ajda pekkan da söyledi son albümünde.ikincisini bilemiyorum
0
aysiku
(28.12.07)
ikincisi kesinlikle fahir atakoğlu. "lal" parçasının bulunduğu albümde vardı bu şarkı. ismini zor bulursun ama albümü bulabilirsin gibi geliyor.
0
only
(28.12.07)
(7)

ses problemi

gxix
arkadaş yeni bir dizüstü aldı, windows xp yükledik, bütün sürücüleri tanıttık falan.. bilgisayar problemsiz çalışıyor ancak ses seviyesi gayet düşük. her yolu denedik ama sesi daha fazla arttırmayı başaramadık.ses ile ilgili kıyıda köşede kalmış bilgisi olan, "şöyle yaparsanız açılabilir" diyebilece
arkadaş yeni bir dizüstü aldı, windows xp yükledik, bütün sürücüleri tanıttık falan.. bilgisayar problemsiz çalışıyor ancak ses seviyesi gayet düşük. her yolu denedik ama sesi daha fazla arttırmayı başaramadık.

ses ile ilgili kıyıda köşede kalmış bilgisi olan, "şöyle yaparsanız açılabilir" diyebilecek olan var mı?
0
gxix
(27.12.07)
her yolu denedik demişsiniz ama ben yine de söyliyim dedim, denetim masasından ses özelliklerine girip gelişmiş butonuna basın, seçenekler -> özellikler kısmına girip alakalı olabilecek tüm özelliklere tik koyun ve uygulayın. sonra hepsini maksimum seviyeye çıkarın. yaptınız mı bunu?

bir de laptop'ın hoparlörü mü yoksa harici bir hoparlör mü mevzu bahis?
0
oddity
(27.12.07)
o dediğinizi yaptım, sesle ilgili açılabilecek ne varsa açık zaten. hatta driverını kaldırıp yeniden yükledim ama aynı.

sözkonusu hoparlör laptop hoparlörü. "e zaten ondan anca o kadar ses gelir" demeyin, o kadar laptop gördüm en sinek vızıltısı gibi olanı buydu.
0
🌸gxix
(27.12.07)
o halde google'da laptop'ınızın marka ve modelini yazarak forum araştırması yapın, sound level problem gibi anahtar kelimeler de yazın tabi, makinadan kaynaklanan bir saçmalıksa oradan bulursunuz zaten.

buna ek olarak farklı programlar ve farklı ses dosyaları ile deneme yaptınız mı? kullandığınız programın ayarlarından da kaynaklanıyor olabilir, misal winamp'ın ses seviyesi veya ekolayzır ayarları bu tip şeylere sebep olabiliyor. böyle de çözüm bulamıyorsanız dediğim gibi ya fabrika çıkışı bir sorun vardır ya da (kanımca düşük bir ihtimal ama) yüklediğiniz xp sürümünden kaynaklanıyordur.
0
oddity
(27.12.07)
marka model? şimdi dell yerine cell marka almışındır adam hoparlor yerine apollo koymuştur nerden bileceğiz? eğer yeni deniyorsa zaten buraya değil servisine göstermeniz daha akıllıca olacaktır. en kötü ihtimalle aldığınız yere sorun. hiç unutmam sene 1300 küsür bir sony tv aldık. eve geldik ses çıkmıyor. nedendir falan dedik meğer hoparlörü patlakmış. değişti tabi yeni aldığımız için ama 50 kg tvyi asansörsüz 4 kat taşıyan peder bel fıtığı oldu nerdeyse.
0
ozdek
(27.12.07)
ses seviyesi bios'tan da açılabiliyor. bios'a bir bakmanızı tavsiye ederim.
0
kibritsuyu
(27.12.07)
analog ayari olmasin bilgisayar kasasinda cevirmeli falan? Hala uretiliyomu bilmiyom gerci ama kullanisli oluyodu bence.
0
badseed
(27.12.07)
kendiliğinden düzeldi manyak bilgisayar? allah allah?
0
🌸gxix
(27.12.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.