Giriş
(3)

açtığım bir başlığı nasıl değiştirebilirim.

avami
bir başlık açıyorumaltına bir şeyler yazıyorumsonra bir bakıyorum ki başlık yanlışörnek: "18 haziran dünya lombak günü" demişimişin doğrusu "19 haziran dünya lombak günü" olacakbu utançtan nasıl kurtulabilirim acaba
bir başlık açıyorum
altına bir şeyler yazıyorum
sonra bir bakıyorum ki başlık yanlış
örnek: "18 haziran dünya lombak günü" demişim
işin doğrusu "19 haziran dünya lombak günü" olacak
bu utançtan nasıl kurtulabilirim acaba
0
avami
(17.06.09)
sağ tarafta başlık taşı/düzelt butonu var.
0
ency
(17.06.09)
altına başka entry girilmediyse kendi entry'nizi silip doğru başlığa girebilirsiniz.

altına başka entry girildiyse sağ tarafta -> diye bir buton var. ona tıklayıp başlığı doğru başığa taşıtabilirsiniz. bunun için başlık moderatör onayına gidecek. hatta giderken sizden izahat girmenizi isteyeekler. orya da "tarihi yanlış yazmışım" falan diye belirtirseniz moderatörler düzeltir.
0
kibritsuyu
(17.06.09)
bir yolu var mı bilmiyorum ben şöyle yapmıştım. yanlış başlıktaki entry'i silmiştim (böylelikle başlık da böyle bir şey yok moduna gelmişti.) sonra yeni başlığa entry'i paste yapmıştım..

edit: başlık taşımaya verilen cevap 1-2 günü bulabiliyor. acil değilse öyle yapın, bu acilen değişmeli diyorsanız silin bence..
0
dambil
(17.06.09)
(13)

çaylaklık sürecim :(

slavezu
selamlar arkadaşlar. sözlüğün sabırtaşı üyeleri topluca aldığı vakitlerde ben de yazar olmuştum. hemen entrylerimi girmeye başladım fakat birkaç hatalı entry girince entrylerim silindi ve çaylak konumuna düşürüldüm. tamam eşekliğimi kabul ediyorum entryler ile alakalı olan fakat 5 buçuk aydır hala ç
selamlar arkadaşlar. sözlüğün sabırtaşı üyeleri topluca aldığı vakitlerde ben de yazar olmuştum. hemen entrylerimi girmeye başladım fakat birkaç hatalı entry girince entrylerim silindi ve çaylak konumuna düşürüldüm. tamam eşekliğimi kabul ediyorum entryler ile alakalı olan fakat 5 buçuk aydır hala çaylak konumunda tutulmam ne kadar doğrudur ? çaylaklığa düşürüldükten sonra 10 entrymi girdim ve her gün, her iki günde bir acaba tekrar yazar yapıldım mı diye sözlüğe giriyorum, hep hayal kırıklığı, hep aynı, ayrıca ilk günlerdeki çaylaklık sıram dört binlerde seyrederken şu sıralar onüç binler gibi gubidik rakamlarda malesef...

bu konuda süreci hızlandıracak, beni özlediğim yazarlığa tekrar kavuşturabilecek herhangi yapabileceğim birşey var mı acaba ?

sözlük nickim slavez, buraya da sözlük hesabım ile girmeye çalıştım ama bu sizin için mümkün değil dedi, kırıldım.

teşekkürler şimdiden.
0
slavezu
(16.06.09)
torpilden başka yolu yok malesef.
0
kibritsuyu
(16.06.09)
tek yapabileceğiniz beklemek.
0
sanal uyku
(16.06.09)
bu sorun daha önce de defalarca konuşulmuştu. çaylaklık vs. diye aratırsanız faydalı bilgilere ulaşırsınız.
0
zener
(16.06.09)
torpil de sözlükten tanıdığım tek kişinin yazar olmasını göz önüne getirince pek de mümkün değil benim için. yapıcak birşey yok sanırım...
0
🌸slavezu
(16.06.09)
ahahah muhahah zuhahah? beş küsür aydır bekliyorsunuz?

daha çok beklersiniz. bir daha açıp bakmayın bile bence.
0
başımıellerimin arasınaalıpdüşündüm
(16.06.09)
şöyle söyleyeyim;

dokuzuncu nesil sabırtaşı çaylakmışsın ve sırada onay bekleyen 14.587 çaylak var şu anda.
0
rectoa
(16.06.09)
gelmez o sıra. ben çaylak olmuştum 400. sıradan başladım beklemeye 3,5 ay sürmüştü. bir arkadaşım 1,5 senedir 41200 küsürlerde sayıyor.
0
slevinkelevra
(16.06.09)
@slevinkelevra

sallayacaksanız destekli sallayınız. 1.5 yıl önce onay bekleme sırası yoktu.
0
turtle
(16.06.09)
sıranızı görebiliyorsunuz sonuçta, iki günde bir girip yazar olup olmadığınızı merak etmeniz ve sürenin uzunluğundan yakınmanız gayet mantıksız geldi bana..
0
dambil
(16.06.09)
sistem degisecek yakinda. ama ne kadar yakin bilemem...
0
ne nicki be
(16.06.09)
evet sistem değişecekmiş.tekrar 2 aşamalıya döncekmiş. ohorro hoh hoh! ayrıca bu sene ekşi deki rakibin daha fazla olucakmış
0
the last shopar
(16.06.09)
@turtle

1 yıl olsun o zaman sen üzülme.
0
slevinkelevra
(16.06.09)
tüm entrylerinizi gözden geçirin, kurallara uygun olsunlar. size sıra gelince bir daha sona atılmayın bari, işinizi garantiye alın.
en fazla 14-15 entry girin, fazla yazınca da sona atılıyorsunuz.
0
aithra
(17.06.09)
(5)

engin günaydın - piyanolu TEB reklamı

kibritsuyu
dün soruldu, cevabını ben de merak ettiğimdan favorilerime ekledim ama şimdi silinmiş. ben de kendi adıma tekrar soruyorum.bu engin günaydın'lı piyanolu TEB pratik internet şubesi reklamındaki hatun kişi kimdir?aha reklam: http://www.youtube.com/watch?v=Q7z0CJBT1bs
dün soruldu, cevabını ben de merak ettiğimdan favorilerime ekledim ama şimdi silinmiş. ben de kendi adıma tekrar soruyorum.

bu engin günaydın'lı piyanolu TEB pratik internet şubesi reklamındaki hatun kişi kimdir?

aha reklam: www.youtube.com
0
kibritsuyu
(16.06.09)
yok duyuru duruyor ama senın cevabı ucurmuslar hacım.

bi buldurun lan!!!!!111!!!
0
bryan fury
(16.06.09)
evet gerzek gibi favoriye eklemek yerine cevap verip benimkiler'den takip ediyormuşum demek ki. neyse bu da dursun, cevabı bulan diğerine söylesin.
0
🌸kibritsuyu
(16.06.09)
bi de adları bilinmeyen tas gibi hatunlar baslıgına yazalım bence kibritsuyu. tabi benım hesabım kapalı oldugundan iş sana dusuyor.
0
bryan fury
(16.06.09)
gizem akman olabilir? emin değilim.

www.sinematurk.com
0
senzafine
(17.06.09)
www.sinematurk.com

tas gibiymıs afetmıs aklını alıyormus ınsanın.
0
bryan fury
(17.06.09)
(2)

hamlet

dreamtheatre
duyuru sakinleri hamlet'i türkçe ve tiyatro sahnesinde çekilmiş olarak izlemek istiyorum lakin herhangi bir video bulamadım. bu konuda yardım edebilecek kimse var mı?şöyle kalabalık olana kadar, mesela yarın gün ortasına kadar da yukarıda kalsa ne güzel olur benim için...
duyuru sakinleri hamlet'i türkçe ve tiyatro sahnesinde çekilmiş olarak izlemek istiyorum lakin herhangi bir video bulamadım. bu konuda yardım edebilecek kimse var mı?

şöyle kalabalık olana kadar, mesela yarın gün ortasına kadar da yukarıda kalsa ne güzel olur benim için...
0
dreamtheatre
(16.06.09)
2004 yılında ankara devlet tiyatrosu sahneye koydu. belki videosu vardır arşivlerinde. bulursanız ben de isterim.
0
kibritsuyu
(16.06.09)
ankara'da olsam gidip isteyeyim uğraşıp youtube'a falan da yükleyeyim ama istanbul'dayım...
0
🌸dreamtheatre
(16.06.09)
(5)

kpss ve yaş olayı

kibritsuyu
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi
hani banka sınavlarına falan başvururken "01.01.1980 tarihinden sonra doğmuş olmak" diye bir şart olur ya, kpss'ye girmek ve hatta kpss sonucunda bir devlet dairesinde memur olmak için de herhangi bir yaş sınırı var mıdır böyle? bir yaştan sonra "senin yaşın geçmiş, olmaz bu saatten sonra" denir mi adama? evet ise kaçtır bu yaş? seneye 31 yaşında olacak koca eşşeğin hala kpss'ye girip memur olma şansı var mıdır?
0
kibritsuyu
(15.06.09)
kpss ye giriste herhangi bir yas siniri yok. bundan eminim.
bahsi gecen yerlere basvuru esnasinda ozel bir sart olarak sunulmuyorsa orada da bir yas siniri yok. yani atiyorum adliyeye gireceksiniz, orada 35 yas siniri belirtiliyorsa ve 35 yasin ustundeyseniz oraya yaptiginiz basvuru gecersiz sayiliyor.
0
entrapmen
(15.06.09)
universite mezunlari icin 35, lise icin 30 galiba o sinir.

edit: kalkmis o sinir ama durum biraz karisik galiba:www.memurlar.net
0
alpinsamuray
(15.06.09)
peki diyelim sınava girerken yaş sınırı yok. atayacak olan devlet kurumu genellikle maksimum kaç yaş ister? 35'e kadar yolu varsa seneye girecem. yok 30 ise boşuna kursa falan gitmeyeyim iyi puan alsam da hiçbir devlet dairesi yaşım geçti diye almayacaksa.
0
🌸kibritsuyu
(15.06.09)
35 yasinda memur olan bir arkadasim var. denemeye deger yani.
0
alpinsamuray
(15.06.09)
b grubu memuriyetler için yaş sınırı kaldırıldı..
fakat a grubu memuriyet için hala 30 yaş sınırı mevcut..
0
mulkiyeli
(15.06.09)
(4)

entry silme adeti

caylakkiz
en tırstığım adet oluyor kendileri. beğenmediğim, kendi kendime palyaço bi sirkine git dediğim entry leri silip duruyorum, o değil 400'e dayandı bu adet. çaylaklık sebebi falan oluyor mu? meraklar içerisindeyim ya da kişisel tarihçeye diğer sebepler gibi not düşülüyor mu? ne işe yarıyor. niye var bu
en tırstığım adet oluyor kendileri. beğenmediğim, kendi kendime palyaço bi sirkine git dediğim entry leri silip duruyorum, o değil 400'e dayandı bu adet. çaylaklık sebebi falan oluyor mu? meraklar içerisindeyim ya da kişisel tarihçeye diğer sebepler gibi not düşülüyor mu? ne işe yarıyor. niye var bu özel bilgiler kısmında. mod'ların ne işine yarıyor ya da yazarın. kime ne faydası var, açıklansın bilelim, ona göre hareket edelim.

kaynak: sivil palyaço
0
caylakkiz
(15.06.09)
hayır, formata uygun entry'nizi silmenizin zararı yok. ayrıca çöp kutunuzdan silincede 1 artıyor o sayı. yani bir entry 2 kere silinmiş gibi oluyor. olmamış o tam :(
0
surtunme kuvveti
(15.06.09)
(git: 74435)

"silip silip tekrar yazmıyorsanız herhangi bir sakıncası yok." demiş galadnikov.

(git: 75348)
0
mahallenindelisi
(15.06.09)
ek bilgi: çöpten silerken "her şeyi yok et" derseniz tekrar sayılmıyorlar. ama işaretleriyp silerseniz ya da entry altındaki çarpıya tıklayıp silerseniz çöpten giderken de birer artıyorlar.
0
kibritsuyu
(15.06.09)
sanırım herhangi bir tehlike arz etmiyor entry silme katsayın. fakat devasa olursa, ister istemez modlar acaba der. diğer yandan kibrit suyu'nun anektodu nokta atışı oldu. bende her şeyi yok et butonuyla siliyordum iki kat artmıyordu, kafam karışmıştı bir ara. demek bu yüzdenmiş. teşekkürler.
0
olay mahalline sonradan gelen defans oyu
(06.07.09)
(31)

yılanlar yılmadı biz yıldık, napcaz?

o midas
Arabistan'da çölün ortasına fabrika kuruyoruz. Sıcakların artmasıyla birlikte yılanlar fabrikaya dadandı(tamam bu dadanma işini önce biz başlattık kaç milyon yıldır yaşadıkları yere fabrika kurarak ama bu başka bir tartışma konusu). İnternette bir iki cihaz buldum, öyle ultrasonik ses yayıyorlar, yı
Arabistan'da çölün ortasına fabrika kuruyoruz. Sıcakların artmasıyla birlikte yılanlar fabrikaya dadandı(tamam bu dadanma işini önce biz başlattık kaç milyon yıldır yaşadıkları yere fabrika kurarak ama bu başka bir tartışma konusu). İnternette bir iki cihaz buldum, öyle ultrasonik ses yayıyorlar, yılanlar da rahatsız olup uzaklaşıyor. Var mıdır kullanan bu cihazları daha önce? Varsa, nedir tecrübeleriniz? Veya başka tavsiyeleriniz var mı?
Teşekkürler...
Not: Sonunda yılanların öldüğü çözümleri (zehir, kapan)lütfen zahmet edip yazmayın.
Not 2: Kedi besleyemeyiz civarda bir sürü başıboş sokak(çöl?) köpeği var.
Not 3: Tavuk da besleyemeyiz. Pratik değil.
Not 4: Naftalin, kükürt, mazot, zift ve benzeri yılanların kokusunu sevmediği maddeleri kullanamıyoruz. Her yer çöl, kum, rüzgar, güneş. Bir günde dağılır giderler. Zaten doğayı kirletmeyi sevmiyoruz.
Not 5: Kirpi, gelincik, tavus kuşu, atmaca, leylek gibi yılanın korktuğu hayvanları besleme önerileriniz esprili olması açısından olumlu karşılanacaktır ama takdir edersiniz ki pratik değiller.
Not 6: Yılanların sevmediği otlar da işe yaramaz. İklim öyle her bitki bünyesinin kaldırabileceği türden değil.
0
o midas
(14.06.09)
sizden başka fabrika yok mu ? onlar nasıl çözüm buluyor bunu öğrenin bence, he eğer tekseniz, bol şans.
0
alchemistt
(14.06.09)
Çölde tek başımızayız. On kilometre uzağımızda şehir ve dev bir sanayi bölgesi var ama artık yılanlar ve diğer hayvanlar uzaklaşmış oradan. Diğer ufak tefek yerlerin(benzin istasyonları filan) bazıları önemsemiyor, bazıları da zehirli yumurta kullanıyorlar.
0
🌸o midas
(14.06.09)
okuyun ufleyın saga sola ayetler fln asın. cok etkili.
0
bryan fury
(14.06.09)
En onemlisi yilanlarin saklanacaklari yerleri engellemek ve girebilecegi acikliklari kapatmaktir. Fabrika olunca biraz zor tabi.

Yilanlarin ilgisini ceken seyleri de ortadan kaldirmak gerekiyor ama ne fabrikasi oldugunu bilmiyorum tabi, ilgisini ceken sey kacinilmaz olabilir.

Yilani uzaklastirmak daha zordur, onun avladigi hayvanlari uzaklastirabilirsin.

Vahsi col kuslari oluyor, onlardan beslenebilir. road runner var mesela.

Ya da bu isi bir profesyonele birakirsin. Profesyonel yilan yakalayicilari oluyor, cogu bedavaya yapiyor ama fabrika gibi buyuk bir yer icin parayla tutman gerekebilir.

not: kimyasallar ve ultrasonik sesler ise yaramiyormus genelde. limon agaci ve tutun bitkisi bir nebze ise yarayabiliyormus.
0
ermanen
(14.06.09)
bryan fury - Çok iyi fikir. En azından çalışanları sakinleştirir. Huzur verici. Lakin çok pahalı. Çalışanların içinde müslüman, hristiyan ve hindu var(eşit oranda). Hepsinin hocası, duası, ritüeli ayrıdır şimdi.
0
🌸o midas
(14.06.09)
oncelikle farelerden kurtulmayi deneyin? fare yoksa yilan da gelmez besin zinciri kirildigi icin. ayrica cekirge gibi irice haseratin da yilanlarin besin listesinde olmasindan mutevellit onlara karsi yurutulecek bir mucadelenin yilanlar icin de etkili bir cozum oldugunu soyluyorlar.

akustik bir cozum olup olmadigindan emin degilim. zaten bu isler muhtemelen yilanlarin kafatasi boyutlariyla alakali bir frekansta ses uretmeyi gerektirecegi icin tek bir cihazin tum dunya yilanlarina karsi cozum uretmesini pek olasi gormuyorum. eger kimyasal yollardan da hoslanmiyorsaniz geriye besin zincirini kirmak ve dogal dusmanlarinin tarafini tutmak kaliyor. yanlis hatirlamiyorsam gelincik denen hayvan yilan (da) yiyor. belki bir koyden cok sayida gelincik edinip etrafa salabilirsiniz.
0
feeling the blanks
(14.06.09)
yılanların öcü diye bişey vardı. ben derim ki pek bulaşmayın bu yılan hayvanına.

onun dışında, yılanlar gerçekten ses konusuna duyarlı yaratıklar. onları rahatsız edebilecek seslere gelmiyorlar. kafa dinlemek istiyor hayvanlar. öte yandan, yılanlar ne kadar zehirli? mesela zehirsiz, tehlikesiz şeylerse bırakın uğraşmayın. fabrika çalışmaya başladığında zaten gürültü vs den hayvanlar bir süre sonra vaz geçecek. zehirli, insan yiyen boyutlardaysa işiniz iş. zaten hayvanlarda doğal termal kamera var. vücut ısınızdan buluyor sizi.

yani demem o ki,yılanların türünü belirleyin önce ve zoolog birini bulun. deyin ki acaba bizim fabrikanın gürültüsü yılanları kovar mı? yok kovmazsa, o zaman para verin.
0
ne bok yedim ben
(14.06.09)
ermanen - Fabrika boru fabrikası. Yılanların ilgisini çekebilecek hiç bir şey yok aslında(eğer boruları karşı cins yılan sanacak kadar azdılarsa bilemem). Belki kapalı alan, gölgelikler. Ama onları yok edemeyiz.

Road runner fena fikre benzemiyor. Dur yarın bir satınalmaya sipariş edeyim, iki tane örnek getirsinler. bir deneyelim bakalım. Yanlız onun bir de belalısı vardı, onu da yanında vermesinler.

Tahminen çöl fareleriyle besleniyorlar ama onları ortadan kaldırmak da kolay değil.
0
🌸o midas
(14.06.09)
Fabrikadan uzağa (çok da uzak olmasın) su ve süt olan serince bir yer yaptırın. Belki oraya toplaşırlar.
0
pichoscosama
(14.06.09)
feeling the blanks - Fabrika binası yeni(bir iki aylık), şimdi makinalar monte ediliyor. Fareler henüz yerleşmedi. Belki de hiç yerleşmeyecek. Öyle köşesi bucağı olan bir fabrika değil.
0
🌸o midas
(14.06.09)
simdi bunu en iyi araplara sorarak ogrenırsın bence, yılan sokmasından ciddi bi sayıda olen olmaıdgına gore antin kuntin de olsa bi yontem bulmuslardır/biliyorlardır onlar. koylu fln birilerini bulup onlara danısmak en iyisi.
0
bryan fury
(14.06.09)
feeling the blanks - ne bok yedim ben - Aslında cihazların masrafı değil benim sorunum. Hatta bugün satınalma bölümüne sipariş ettim bile. Benim korkum şu ki cihazlar iki üç hafta sonra gediklerinde işe yaramadıkları görülürse o kadar zaman hiçbir önlem almadan geçmiş olacak. Giden paradan çok geçen zamana yanarım.
0
🌸o midas
(14.06.09)
ya fabrika çalışmaya başladığında zaten gidecek onlar.

ya bunca sene ramses serisi okumanın bir getirisi... aklıma ne geldi... bu yılanlar soğan kokusundan tiksiniyordu kitaba göre. hatta çöle girerken üstlerine başlarına soğan sürüyorlardı. off sinekkovar gibi üstünüze yılankovar sürün siz de. kimsenin şikayet edeceğini sanmam. hiç değilse yılanların insanlara zarar vermesi engellenir bu cihazlar gelene kadar. veya fabrika çalışmaya başlayana kadar.
0
ne bok yedim ben
(14.06.09)
ne bok yedim ben - Yılanların zehirli olup olmadığından asla emin olamayacağız. Anladığım kadarıyla değişik türler var ve hepsinden örnek yakalayıp uzmanına sormak mümkün değil. Zaten mümkün olsa bile ve dahi uzman hepsinin zehirsiz olduğunu söylese bile sorun çözülmüyor. Çalışanları inandırmak mümkün olmaz. Zaten yerli halkın söylediğine göre hemen hepsi zehirli olurmuş(hatta bazıları ölümcül).
0
🌸o midas
(14.06.09)
haşerat için kullanılan ultrasonik ses cihazları fare vb hayvanlar için en ufak bir etki yapmıyor. ablamın evinde bu cihazlardan 2-3 tane var. fare sayısı ise gün geçtikçe artıyor. yılan için farklı etki eder mi bilmiyorum ama benim fikrim bu cihazların etkisiz olduğu yönünde.
0
cereal killer
(14.06.09)
pichoscosama - Güzel fikir ama güvercin beslemeye benzemez. Ben nereden gönüllü bulayım böyle bir iş için. Kaplarına sütü dükerken yılanların sabırsızlıkla elinizdeki kaba atladığını düşünüyorum da... Kabus gibi.
Bir de daha uzakta yaşayan ve aslında bize bulaşmayacak yılanları da alıştırmayalım bizim oraya.
0
🌸o midas
(14.06.09)
bryan fury - Burada yaşayan Suudi Araplar hep şehirli. Onlardan bir fayda yok, bilgileri benden az. Civarda bir sürü Bedevi yaşıyor. Çadırlarda diyemeyeceğim, çadırların yerini teneke binalar almış. Ama gene de göçebeler. Ancak yabancılara çok kapalılar. Ayrıca tabiiki sadece Arapça konuşuyorlar. Suudi Araplardan birini tercümanlığa ikna etmek yılanları tek tek yakalayıp 100 km öteye bırakmaktan daha zor. Yoksa eminim yılanları Bedeviler kadar iyı bilen yoktur.
Edinebildiğimiz tüm bilgiler buradaki hurdacı esnafı, benzinciler bir de dağa taşa boru döşeyen firmalardan.
0
🌸o midas
(14.06.09)
ne bok yedim ben - Evet fabrika çalışmaya başlayınca motor titreşimleri yüzünden pek yaklaşacaklarını sanmıyoruz. Bir de çok fazla araç trafiği ve insan olacak. Şu soğan fikrini söyleyim. İsteyen sürünür.
0
🌸o midas
(14.06.09)
Bizim de var basimizda benzer bir sorun multi milyon dolarlik tesis kuruyoruz ama her hafta birelerini yilan ya da akrep isiriyor. Ya bizim akrebimiz de var. Proje mudurunu yakalarsam sorarim napiyolarmis diye ama bizim ilk planimizda bu hayvanlarin panzehirlerini santiyede bulundurmak vardi zira medeniyete de uzak biryer adam yolda olur.
0
ozdek
(14.06.09)
yukarıda cevaplardan biri limon ağacı demiş ama limon ağacı dibinden yılan yumurtası çıktığını gördüğüm için o konuya şüpheyle yaklaşıyorum.

katran döküldüğünü duymuştum ama yılana karşı mı akrebe karşı mı onu bilemiyorum..

edit: sordum, ikisi için de dökülüyormuş
0
nevrotik pollyanna
(14.06.09)
sonik titrewşim cihazlaını bundan yıllar önce, benzer bir problem için, alakasız bir coğrafyada biz kurmuştuk. Yılanlar üzrinde etkili evet. Fakat çok büyük bir alanda etkili değiller, yüzde yüz çözüm sağlamıyor, hayvan sadece rahatsız oluyor, mesela gelip senin fabrikanın içine yuva kurmuyor. Ama delicesine de kaçmıyor.

Ancak amaç tüm hayvan/böcek grupları ise tek başına da işe yaramıyor bu aradai frekans hesabı.
0
rygard
(14.06.09)
Bu iş için genelde kimyasal katkılı dış çephe boyalarındanh da yardım alınır. ama o iklimde performans verebilecek derece güçlü bir ürün, bırak doğal hayatı, insan bile zehirler gibi geliyor. ÜÜreticileri ile bir görüşmek lazım.

Bu arada sakın ha sakın tutup bilmemne hayvanı bunların tüketicisi, dur 200 tane satın alıp salalım bakalım ne olacak gibi bir moda girmeyin derim. Ekosistemi değiştirdiğinde sonuç mutlaka ve mutlaka ölümcül olur. Bir anda fare salgını, çekirge istilası, tuhaf tuhaf şeyler ile uğraşırsınız.
0
rygard
(14.06.09)
Merhaba,
Size önerim sınır çizmenir olacaktır. Elbette rüzgar vb sebeplerle çizdiğiniz sınır kalıcı olmayacaktır onun için sınır çizeceğiniz etken maddeyi bu rüzgarlardan dağılmayacak bir şekilde muhafaza etmelisiniz. Sadece yılan değil, akrep makrep hiç bir şey girmez.

Uluslararası düzeyde yapılan ve dünya liderlerinin de katıldığı bir toplantıda da bu uygulanmıştı. Ancak tabii ki onlar bu tozu muhafaza etmek kaygısı duymuyorlardı çünkü o organizasyın bir kaç gün sürmüştü ve rüzgarı çok olmayan bir yerdeydi.
0
Karluk
(15.06.09)
hakiki bir bedevi bulun, ya da en yakından bir köylü. gönlünü kazanın, size sistemi anlatsın. o adam son 10.000 yıldır orada çünkü. bütün yöntemleri biliyordur. hatta, herodot'un tarih'inde bile "uçan yılanların ülkesi" gibi bir benzetme bulunur arabistan için. aslında ben bir ortaçağ kaynağında daha görmüştüm günlük hayattaki yılanlarla nasıl mücadele edildiğini ama, yazık ki şimdi hatırlamıyorum. hatırlarsam yine yazarım.

eğer ki hakiki bir bedevi ile karşılaşırsanız sorununuzu düzgün bir dille anlatın ya da anlatacak birilerini bulun. kendisine pahalı olmayan hediyeler verin, o setup'ı yapacaktır.
0
gozupek
(15.06.09)
bedeviler, mür ve adacayi yapragi yakarlar yilanlari uzaklastirmak icin. bu kucuk alanlarda ise yarar ve zaten gocebeler. fabrika olayi farkli biraz, bir profesyonele danismak lazim.
0
ermanen
(15.06.09)
yılan sudan geçemez. çok büyük bir şantiye değilse etrafına hendek kazıp su doldurabilirsiniz. içerideki yılanları hallettikten sonra dışarıdan yılan giremez.
0
kibritsuyu
(15.06.09)
Ananem köyde, yılanları uzak tutmak için yumurta kabuğu yakardı teneke bir kovanın içinde. Yalnız içeriğinde başka otlar falan var mıydı onu bilemiyorum, eve gidince kendisine soruciim. Eğer işe yarıyorsa, etrafa sistematik olarak bunun dumanını püskürtecek bir sistem geliştirilebilir belki.
Belli bir süre sonra da soğurlar fabrikanızdan, gelmezler diye tahmin ediyorum.
0
demirlisomya
(15.06.09)
"yilan sudan gecemez" onerisi uygulanirsa, yilanlara kalici bir yuva vermis olursunuz. Zira bu hayvanin ideal yasama alani su kenaridir :)
0
rygard
(15.06.09)
kibritsuyu - ermanen - demirlisomya - karluk -
Fabrika arazisi 500x700metre lik bir dikdörtgen şeklinde. Civarına duvar ya da su kanalı inşa etmemiz en azından şimdilik mümkün değil. Şu anda tel çitimiz var ama ancak civardaki bedevilerin develerini engelleyebiliyor. Zaten onlardan da bir şikayetimiz yoktu. Bu arada çölde tel çit sahibi olmak kadar fantazi bir şey yokmuş onu da öğrenmiş olduk. Bir rüzgar esiyor, ya kumları alıp başka yere götürüyor, tellerin altı iki karış açık kalıyor, zorlasalar develer bile geçer ya da başka bir rüzgar esiyor, kumlar teli örtüp elli gidiş gelişli otoban haline getiriyor.
Arazinin içinde bir sürü bina olacak. Her birinin civarında tütsü yapmaya kalkarsak(ki bazı binalar bir hayli büyük) Zerdüşt ayini yapmaktan Suudi polisi bizi kesin içeri tıkar. Zaten arazi Olimpiyat Stadı gibi, sürekli rüzgar var. Keşke fabrika yerine rüzgar türbini kursaydık diyorum ama Arabistan'da kime enerji satabiliriz ki?
0
🌸o midas
(16.06.09)
allah kolaylık vermek size : )
0
demirlisomya
(16.06.09)
Benim dediğim sınır bir tozla çiziliyor. Siz bu tozu rüzgarda dağılmayacak şekilde ya bir şeye hapsederek ya da birbirine yapıştırarak çizebilirseniz yılanlar burayı geçemeyecektir. Dediğim toza böyle haşereler yaklaşınca gerisin geri kaçı kaçıveriyolllar.
0
Karluk
(22.06.09)
(7)

ACİl yumurtalı ekmek nasıl yapılır

kakashi
hemen yapcam var mıdır incelikleri konuda yetkin kişilerden öneri bekliyorum
hemen yapcam var mıdır incelikleri konuda yetkin kişilerden öneri bekliyorum
0
kakashi
(13.06.09)
valla göz kararı yapılır, benim bir ölçüm yok. ekmeğe yetecek kadar yumurta bir kaba kırılır. içine biraz cıvıldatsın diye süt konur. cırcıvık olmayacak ama ekmeği bandırınca da yumurta lök gibi yapışmayacak. biraz da tuz konur. sonra ekmekler önlü arkalı bandırılıp kızgın yağda kızartılır.
0
kibritsuyu
(13.06.09)
evet vardır. hemen söliim, ben 10 dilim ekmek için 2 yumurta kırıyorum, bunu büyükçe bi kaseye döküyorum ve bolca peynir dolduruyorum. iyice karıştırıyorum bu ikisini. homojen bi karışım olunca macun kıvamına geliyor. ve ekmeğin üzerine sürüyorum. ancak püf noktası ekmeğin üzerinde karışımın değmediği yer kalmaması. yoksa yanabiliyor. (ben fırında yapıyorum) daha sonra sıcak fırına atıyoruz yumurtalı ekmeklerimizi nar gbi kızarması max 10 dk yı alıyor. afiyet olsun. (ilk kez bi yemek tarifi verdim çok heycanlıyım)
edit: kibritsuyu nun tarifi çift taraflı benimkisi tek taraflı. onun tarifi de güzel ancak bana yağda kızartmak biraz ağır geliyor kahvaltı için. ben hiç yağ kullanmıyorum özellikle diet yapanlara da tavsiye ederim kepek ekmekte denesinler bu dediğimi inanılmaz tok tutuyo.
not: yumurtalı peynirli ekmek tarifi oldu ama bunun tadı diğerinden kat be kat güzel hatta sucuk varsa küçük küçük parçalara ayırdıımız sucuğu karışımı sürdüğümüz ekmeklerin üzerlerine koyarsak tadından yenmez.
0
rentts1
(13.06.09)
dambil
(13.06.09)
hmm süt ha bende süt yok tek kişiyim bide sütsüz olur değilmi
0
🌸kakashi
(13.06.09)
yumurtayi cirp, ekmegin tek yuzune ya da iki tarafina da yumurtaya bula. burasi onemli, iyice isinmis yaga koy. yag yeterince sicak degilse, kompile yag emer ekmek. yaninda da domates ya da beyaz peynir oneririm.
0
pyro clustic flow
(13.06.09)
başlıyorum yapmaya feedback vericem yaptıkdan sonra :D
0
🌸kakashi
(13.06.09)
2-3 yımırtayı bi geniş kaba kır, çırp. içine tuz ve baharat ekle (nane, pulp biber vs.). dilimlediğin bayat ekmeğin arkasını ve önünü yımırtaya batır ama çok bekletme yımırtada, eriyor. hemen tavaya at. tabi az yağı da tavada kızdırmış olman lazım önce. yımırtalar sarı-kahve olucak ekmeğin üstünde, o zaman al tavadan tabağa çıkar. diğer ekmekleri diz tavaya bla bla.. afiyet olsun. :)
0
aithra
(13.06.09)
(6)

Tarihi geçmiş labne peyniri

deinnorra
Az önce marketten Sek'in labne peynirini aldım, açtım, yemeye başladım. Son kullanma tarihine bakıcaktım, o açlıkla uçtu aklımdan. Doymaya yakın tekrar aklıma geldi, baktım 1 ay geçmiş üstünden. Bozuk süt ürünü mü yedim ben şimdi? Zehirlenir miyim?
Az önce marketten Sek'in labne peynirini aldım, açtım, yemeye başladım. Son kullanma tarihine bakıcaktım, o açlıkla uçtu aklımdan. Doymaya yakın tekrar aklıma geldi, baktım 1 ay geçmiş üstünden. Bozuk süt ürünü mü yedim ben şimdi? Zehirlenir miyim?
0
deinnorra
(12.06.09)
kusun hemen, zehirlenme ihtimaline karşı..
0
dambil
(12.06.09)
midenizi boşaltırsanız birşey olmaz ama ürünü aldığınız yeri zabıtaya bildirin. başka kişilerin de sağlığı tehlikeye girmesin.
0
bitter cikolata
(12.06.09)
hım hım. ama kusmak istemiyorum. :( midem bulanmıyo zaten şuan.
0
🌸deinnorra
(12.06.09)
bi de baktım, 5 kaşık filan yemişim. tatlı kaşığı. belki bişey olmaz?
0
🌸deinnorra
(12.06.09)
bozuk süt ürününü isteseniz de yiyemezsiniz, inanılmaz derecede kokar, ayrıca tadı bozulmadan önce rengi değişir. önce sararır, sonra yeşerip küflenir. sararma ve yeşerme yoksa, hele bir de kokmuyorsa afiyet olsun. hiçbir şey olmaz.

ömrü hayatım boyunca rengi değişmeden, kokmadan bozulan bir süt ürünü daha görmedim. hepsini de yedim, hiçbir şey olmadı.

ama paketi de alıp marketin kafasına atın tarihi geçmiş şey satıyon diye. yenisini versin. şikayet de etsen nasıl olsa bu memlekette bir şey olmaz.
0
kibritsuyu
(12.06.09)
Bircok urunun son kullanma tarihi gercek son kullanma tarihi degildir. Birkac ay ya da hafta opsiyonlari vardir. Iciniz rahat olsun.
0
msb
(13.06.09)
(11)

"Yapamayabilirdim" ingilizcesi?

theli
ornek olarak cumlede kurayim.Sana bu iyiligi yapmak kolaydi ama yapamayabilirdimde..ornegi sadece kelimenin anlasilabilmesi icin kafadan verdim, sadece "yapamayabilirdim" in ingilizcesi lazim. cheers.
ornek olarak cumlede kurayim.

Sana bu iyiligi yapmak kolaydi ama yapamayabilirdimde..

ornegi sadece kelimenin anlasilabilmesi icin kafadan verdim, sadece "yapamayabilirdim" in ingilizcesi lazim. cheers.
0
theli
(12.06.09)
couldn't have done..
0
rednoff
(12.06.09)
"i couldn't be able to" diyesim geldi.
0
kibritsuyu
(12.06.09)
i might not be/(have been) able to do that favour you.

gibim..
0
arigold
(12.06.09)
"couldn't have done" -> "yapamadim" oldu bence..
"i couldn't be able to" -> "yapamaz oldum" oldu bence..

"i might not be/(have been) able to do" sanki en yakin cevap bu...
0
🌸theli
(12.06.09)
"couldn't have done it" "yapamadım" oluyor. "i couldn't have done it without your support" denseydi "senin desteğin olmasaydı yapamazdım" olurdu.


i could (might) have failed daha mantıklı gibi geliyor -hep motamot düşünmemek lazım-. veya arigold'unki de yakın.
0
jesters cap
(12.06.09)
i might had been unable to
0
eleventh american esme has met
(12.06.09)
Galadnikov dedigini anladim ama ""couldn't have done" = "yapamazdım"" pek mantikli gelmedi bana.. daha once dedigim gibi "yapamadim/bitiremedim" anlami var sanki "couldn't have done" da?

hatta ornekle; -aykut gol atamayinca ne der? -I couldn't.

cevabinizin ikinci kismi icin; yapamayabilirdim ile yapmayabilirdim arasindaki farki pekistirmek icin ornek vermistim, anlasilmamis belliki. Cevabiniza tesekkurler.

not: hangi cevabin en dogrusu oldugunu bilemedigim icin aklima en yatan cevaplara tick attim, tickler baglayici olmasin bu durumda.
0
🌸theli
(12.06.09)
her bileşik fiilin ingilizcede karşılığı yoktur, kasmayın bu kadar.
0
desdinova
(12.06.09)
düşük ihtimal past olasılık için 2 seçenek vardır;

may not have done ya da might not have done.

yüsekten düşüğe olumlu present

must

may
might
could

olumsuz present

cannot
could not
must not

may not
might not

bu listenin geçmiş hali için de ....have past participle ( V3) ekleriz.

karmaşa şeyden doğuyor: could olumlu olursa düşük ihtimal ( yüzde 50'den az), olumsuz olursa yüksek ihtimal ( yüzde 80 / 90 gibi) anlamındadır.
0
pyro clustic flow
(12.06.09)
i might have been not able to do (so, that, whatever)
0
mortifera
(12.06.09)
@snowflake turkçe cümlede en ufak bir bozukluk olmadığına kalıbımı basarım.
ayrica sitemine anlam veremedim çünkü soruyu dikkatli okursan "cümlenin değil, kelimenin" çevirisini istemişim di mi?
0
🌸theli
(12.06.09)
(9)

Fotoğraf makinesi alacağım nelere dikkat etmem lazım ?

joehigashi
Evet bir kaç güne kadar canon eos 450d almayı planlıyorum. Bu benim ilk slr makine alışverişim olacak o yüzden nelere dikkat etmem konusunda pek bilgi sahibi değilim.. İlk etapta nelere dikkat etmem gerekir ? Ya da bu tarz alışverişlerde neye önem vermeliyim ? Makinenin hangi kısımlarına dikkat etme
Evet bir kaç güne kadar canon eos 450d almayı planlıyorum. Bu benim ilk slr makine alışverişim olacak o yüzden nelere dikkat etmem konusunda pek bilgi sahibi değilim.. İlk etapta nelere dikkat etmem gerekir ? Ya da bu tarz alışverişlerde neye önem vermeliyim ? Makinenin hangi kısımlarına dikkat etmem gerekir ? Hayyamda tavsiye edeceğiniz bir esnaf var mı ?
0
joehigashi
(12.06.09)
tireşim engelleyici özelliği olması önemli, deklanşör gecikme hızı önemli, ISO değeri önemli.. Keşke makine alırken bir haftalık deneme süresi verseler, ben kendiminkini aldığımda o kadar dikkat etmeme rağmen gözden kaçırdığım noktalar olmuştu. O nedenle iyice araştırın, mümkünse değişik ayarlarda bir kaç kare çekim yapın (makineyi düşürmemeye dikkat ederek tabi:-) sonra kararınızı verin.
0
seniorfaruk
(12.06.09)
hayyam'da babataş'a gidebilirsin. Şener ya da Yılmaz abi yardımcı olabilir sana.

şunlar da yardımcı olabilir, fikir baabında;
(git: 77482)
(git: 68127)
(git: 66548)
(git: 47196)
(git: 46612)
(git: 45024)
(git: 44688)
0
paradoxical
(12.06.09)
eğer bütçeyi denkleştirebilirsen kamerayı sadece body olarak alıp daha güzel bir lens al. zira kitlensi pek işlevsel bir lens değil 450d'nin.
0
teritori
(12.06.09)
Alacağınız makineye karar vermişsiniz, güzel de bir seçim olmuş, şimdiden "hayırlı olsun" diyelim.
Makineye karar verdiğinize göre özellik tavsiyesi olarak "şu özelliğe dikkat et" demek yersiz olur. Bu sebeple;
Makineyi alırken yanında verilen lense dikkat edin, şayet aynı fiyata, sizin kullanım amacınıza daha çok hizmet eden bir lens ile alabiliyorsanız, bunu bir fırsat olarak değerlendirin, ayrıca alırken mutlaka deneme yapın, uzun süre teşhir olarak kalmış bir lens vermeye çalışırlarsa tozdan, pürüzden bunu anlamalısınız.
Bir de dikkatimi çeken nokta olarak canonların mükemmel fotoğraf kalitesine rağmen fotoğrafların kenarındaki bulanıklığın makineden makineye değişiklik göstermesi, alırken çektiğiniz fotoğrafın köşe noktalarına bakarak şayet göze batacak kadar bulanıklık görürseniz farklı bir body alınız.
Tabii ki makinenin kasasına, çiziğine, eziğine, pil yuvasının aşınmış olup olmadığına, mod seçim düğmesinin kemikli bir şekilde geçip geçmiyor olduğuna bakmak gibi ilk aklınıza gelecek noktaları yazmaya gerek yok, yine de yazmış bulunduk :)
Hayırlı olsun.
0
inshroud
(12.06.09)
lens için şuraya bakabilirsin;
(git: 64406)
0
teritori
(12.06.09)
ilk DSLR ise kit lensi ile birlikte alın. söylenene göre 450D'nin kit lensi olan 18-55 IS, daha önce canon'larla birlikte verilen 18-55 (IS olmayanı)'na göre çok daha iyiymiş. tamron 17-50 falan çok iyi deniyor ama pahalı ilk aşama için. ilk aşamada kit lensiyle alın. ben de öyle yapacağım galiba.

sıfır alacaksanız zaten teşhir, toz, vs gibi kaygımız olmaz herhalde. kutusuyla getirip verecek. bir de orada deneme şansınız olmaz belki ama en kısık diyaframda bembeyaz bir duvar çekin ve fotoşokta auto level verip inceleyin. ölü piksel neyin kontrol edin.
0
kibritsuyu
(12.06.09)
Fotoğrafı makine çekmez sen çekersin.
vga cep telefonu ile 50cm x 70cm matbaa baskısı yapmışlığımız bile var.

2 yıllık Canon 400D kullanıcısıyım.Kitlens (is olmayanı) ideal ayarları yakalarsan tatmin edici olabilir.(zamanla alışmaya ve ışığa göre değişmekte kalite.)

Ben 28-135 is usm ile kullanıyorum makinemi otoshow da ışık sorunu yaşadım mesela birazda dar kalmıştı.
Arkadaşımın birisi IS kitlensi aldı denedik oldukça ideal bir ürün.
Tamron 17-50 f/2.8 bu aralıkta ki main zoom lens için ikinci parti üretici lensler içerisinde en iyisi (Canon da da 17-50 f/2.8 is usm var 2-2,5 katı fiyatı ancak tamron a göre)(ikinici parti derken tamron - sigma fiyat/performans ürünleri sunarlar canon - nikon - sony ye de lens üretirler korkulacak bir yanı yok.)

Canon da 400D - 450D piyasaya düştümü bilmiyorum ama 500D.
Nikon da d80 - d90 korkunuz olmadan alacağınız ürünlerdir.
dSLR larda bence en önemli olay elinize aldığınızda ne hissettiğinizdir.
kalite hepsinde benzer sonuçta.

Konuya Ekleme:

Hayyam da en iyi fiyatı şimdiye kadar hep Odak fotoğraf Mustafa abiden aldım.
Girişte ki eski aydınlar yeni adı neyse işte olan yer ise oldukça kazıktır misal.
0
sozluknickmiverulan
(12.06.09)
2. cevaptaki Babatas'dan 400d aldim, cok ilgililer. Bazi ufak problemleri ucretsiz hallettiler hatta garantinin dolmus olmasina ragmen (votka sicramis flash kapagi acilmiyordu)..

Ilk makinaniz olcaksa en ucuz body, artan parayla lens diyorum. ikisinide ucuza getirmek icin Sony alfa serisi diyorum. Kit lensi canonun kit lensinden cok daha iyi. ama Canon un avantaji lenslerinin kolay bulunmasi tabiki..
0
theli
(12.06.09)
açıkçası ben babataşla'da telefonda görüştüm.. evet baya telefondan ilgili, kibar davrandılar ama fiyatları bana uygun kaçmadı.. Bana en uygun fiyatı refleks fotoğrafçılık ile macro foto verdi.. ben kitlens ile almayı düşünüyordum ama fikirleriniz ışığında body alıp ayrı lens ile takviye yapmak daha uygun geldi şimdi..
0
🌸joehigashi
(12.06.09)
(3)

Polat Alemdar

sotw
Eskilerin Canpolat dediği bu insan kaçıncı kez vuruldu? bilen var mı? yada toplam kaç kurşun yedi? ayrıca aslan amca bunu adeta bir görevimiz tehlike ajanı yapmıştı. 100 şişe viski içse, aynı gece 30 kadınla yatsa performans kaybetmiyor, kafası zehir gibi çalışıyordu. ne oldu da bu gerizekalı oldu?
Eskilerin Canpolat dediği bu insan kaçıncı kez vuruldu? bilen var mı? yada toplam kaç kurşun yedi? ayrıca aslan amca bunu adeta bir görevimiz tehlike ajanı yapmıştı. 100 şişe viski içse, aynı gece 30 kadınla yatsa performans kaybetmiyor, kafası zehir gibi çalışıyordu. ne oldu da bu gerizekalı oldu? benim kaçırdığım bir yer mi var?
0
sotw
(12.06.09)
soner yalçın aldı götürdü bütün o özellikleri. çakır vurulduğunda telefonda doktora tıp dilinde "sol lateralden giren kurşun sağ ikinci kaburga altında hödönüme uğrayarak batın iç plazentasını delerek karaciğere iki santim kala devinime uğramış" falan diyen adam gerizekalıya döndü. memati'nin ayağına bi bandaj saramadı.
0
kibritsuyu
(12.06.09)
Dostum, o bahsettiklerinin üzerinden kaç yıl geçti farkında mısın? :D ihtiyarlıyor Polat abim, o yüzden. kaldırmıyor artık o kadar yükü bedeni, haliyle kafası da... ;)
0
tenten
(12.06.09)
1-bıçaklanma (çaycısı tarafındaN)
2-vurulma (halo dayı tarafından)
3-vurulma (davut tataroğlunun adamı tarafından)

benim hatırladıklarım bunlar sadece. bunlarda o kadar abartma yok bence.
0
daglien
(13.06.09)
(9)

doğum gününde kıyak yapan dükkanlar

rentts1
türkiyede de var mıdır? hani gavur restoranlarında falan o gün doğumgününüzse size pasta gönderirler ya da hesabı almazlar içki ısmarlarlar falan o tarz tatlılıklar yapanlar var mıdır memlekette?
türkiyede de var mıdır? hani gavur restoranlarında falan o gün doğumgününüzse size pasta gönderirler ya da hesabı almazlar içki ısmarlarlar falan o tarz tatlılıklar yapanlar var mıdır memlekette?
0
rentts1
(11.06.09)
turkcell 50 sms hediye ediyor.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
kıyaktan geçtim, arkadaşların sana pasta aldığı zaman, pastayı getiren garsona "bıçak kesmiyo ekiekieki" dayatmasından ötürü bi 10-20 lira vermen gerekiyo.
0
hardal
(11.06.09)
Bir arkadaşımızın doğum günü için yer ayırtmıştık. 10-12 kişi falan pasta alkol vs, anlayın işte. Çıkışta da %10 falan eksik almışlardı hesabı. Hesap kabarık olduğundan az bi para değildi %10'u, ekip kalabalık sayılır ne de olsa. Ufak bi kıyak yani, hesap almama vs olmaz da, bu tip şeyler olabiliyor. Daha önceden de arada bir gittiğiniz bir mekansa, olabilir gibime geliyor.
0
Lethe
(11.06.09)
İzmir'de fiesta fal cafe var alsancakta, doğum gününde kimliğine bakıp falı bedavaya bakıyorlar.
0
afush
(11.06.09)
(bkz: yves rocher)

yves rocher kartı aldığınız zaman bazı indirimlerden, kampanyalardan yararlanabildiğiniz gibi doğum gününüzde de size özel ufak bir hediye (kolye, küpe vs gibi hoş bişiler) ile bir defalığına mahsus olmak üzere özel indirimden faydalanabiliyorsunuz (örneğin 1 tane aldığınızda 2. bedava idi geçen sene) bunun dışında benzer hediye ve indirimler yılbaşında filan da oluyor.
0
mea maxima culpa
(11.06.09)
macrodent diye bir medikal firma var. öğrencilere doğum günlerinde bir adet afm den sinema bileti hediye ediyor.bileti istediğiniz zaman istediğiniz filmde kullanabiliyorsunuz
0
keah
(11.06.09)
cinecity firması da doğumgününü olan kişiye bedava sinema bileti veriyordu yanılmıyorsam.
0
srdr
(11.06.09)
body shop. 15 lira yüklüyor kartına. türksel de bedava konuşma veriyor bir günlük.
0
likeinme
(11.06.09)
@hardal

bıçak kesmiyor diyeni bırak 4 5 kişiye incecik dilimler kesip "gerisi bizde kalabilir mi ? " deyip , gelen pastanın üstüne yatan cafeler var.
0
lorxar
(12.06.09)
(7)

d90 vs d5000

ergecsenturk
Kardeşim için giriş seviyesi bir DSRL almayı düşünüyoruz. Nikon olması lazım ki lenslerimizi değiştirebilelim. Şimdi D5000 ve D90 arasında kaldım. Özellikleri birbirine çok yakın İkisinin de fiyatları birbirine yakın, ama D5000 in fotoğraf kalitesi D90 kadar iyi değilmiş sanırım. dpreview.com dan tü
Kardeşim için giriş seviyesi bir DSRL almayı düşünüyoruz. Nikon olması lazım ki lenslerimizi değiştirebilelim. Şimdi D5000 ve D90 arasında kaldım. Özellikleri birbirine çok yakın İkisinin de fiyatları birbirine yakın, ama D5000 in fotoğraf kalitesi D90 kadar iyi değilmiş sanırım. dpreview.com dan tüm özellikleri inceledim ama D5000 kullanan gören varsa resim kalitesi ile ilgili görüş almam lazım. Bu konu hakkında detaylı bilgisi olan var mıdır?

Edit:Bir de bu D5000 de AF motoru yokmuş. Bu nedemek ki şimdi? AF yok mu bu makinede?
0
ergecsenturk
(11.06.09)
seçeneklerin içinde d90 varsa, bütçe de yetiyorsa başka bir şey düşünmeyin bile.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
Bir de bu D5000 de AF motoru yokmuş. Bu nedemek ki şimdi? AF yok mu bu makinede?
0
🌸ergecsenturk
(11.06.09)
Nikonlar da genelde gövde de AF motoru olmaz (Canon dan ayrılan yegane olayı budur zaten.)
Lens alırken AF motoru olan lensler (normale göre daha pahalılar) almanız gerekecektir.
misal tamron 17-50 f/2.8 in d80 e göre olanı d40 da AF çekim yapamıyor olacaktı (yamuluyor olabilirim Nikon kullanmadım)
illa Nikon alacaksanız d90 en sağlamı olacaktır.

ekleme : alt serilerinde genelde d40 - d40x falan fıstık gibin
0
sozluknickmiverulan
(11.06.09)
alt seviye nikon gövdelerde AF motoru olmaz bu ise kendi gövdesinde AF motoru olmayan objektifleri bu gövdelerde ancak manuel odaklama ile kullanabileceğiniz anlamına gelir.
Size naçizane önerim ucuz ama temiz bir Nikon D70s veya D50 bulup almanız ve fotoğrafı / fotoğrafçılığı onunla öğrenmenizdir.Bütçenizden artacak para ile lenslere yatırım yapar, işi iyice öğrenince gövde değiştirirsiniz.

Sirkeci de Hayyam da iyi bir 2. el gövde bulabilirsiniz.
0
justaddwater
(11.06.09)
@justaddwater: d50'de de AF motoru yok.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
D90 olacak galiba. Herkese çok teşekkürler.
0
🌸ergecsenturk
(11.06.09)
@kibritsuyu d50 de AF motoru var, yıllarca kullandım, çok başarılı bir gövdedir d50 :D
0
justaddwater
(11.06.09)
(10)

MİT ' gizliliği. oha dedirten portekiz

emcedeltate
marhaba agent smithler. nasılsınız. 14 yıllık arkadaşımla bugun konuşurken bir anda havalara girdi. "sana kimsenin bilmemesi gereken bir sır vereceğim" "bu çok gizli bi bilgi" falan. işte benim annem de babam da `mit`tenmiş dedi. inanmadım once. adam da o gün oğrenmiş oyle olduklarını. ama sonra bir
marhaba agent smithler. nasılsınız. 14 yıllık arkadaşımla bugun konuşurken bir anda havalara girdi. "sana kimsenin bilmemesi gereken bir sır vereceğim" "bu çok gizli bi bilgi" falan. işte benim annem de babam da mittenmiş dedi. inanmadım once. adam da o gün oğrenmiş oyle olduklarını. ama sonra bir şekilde kanıtladı bunu. hayret ettim. annesi babası da harbiden devlet memuru gibi tipler yani.

1-20 yaşında adamdan 20 sene hem anne hem baba nasıl saklamışlar bunu.?
arkadaş 20 sene ikisini de başbakanlıkta çalışan memur zannediyormuş.

2-bu mitçiler gerçekten kendi ailelerinden çocuklarından saklamalılar mı bunu? adamların kardeşlerinin bile haberi yokmuş yani.

3-ya benimkiler de mitçiyse. sizinkiler de oyleyse. bunu nasıl anlayabiliriz?

4- nerden toplu bir şekilde çokonat alabilirim?
0
emcedeltate
(11.06.09)
4- bim'e git kutusyla al, çık...
0
benim de soyleyeceklerim var
(11.06.09)
MİT mensupları öyle Amerikan filmlerindeki CIA ajanları gibi değildir, zaten MİT'te memur değillerse hali hazırda normal işleri vardır, belli noktalarda istihbarat alıp bunları değerlendirip üst mercilere iletirler, operasyonlara güvenlik birimleri gider mit istihbaratçıları değil.
MİT memurlarıysa işte MİT binasında çalışır zaten ne kadar sakklayabilir ki?
0
r_u_h
(11.06.09)
benim bir tanıdığım var, karı koca mit'teler ve çocuklarına (15 biri 12 biri) henüz küçükler diye söylemiyorlar. sebebini sorduğumda "ya bir yerde bahsederse, okulda falan konuşursa?" demişti. yani gizlemeleri normal, sonuçta gizlilik üzerine kurulu bir kurum. başbakanlık diyenden bir şüphelen ama:)
arkadaşın bu hevesle devam ederse yakında emekli bir anne babaya sahip olabilir uyarayım.
0
sen git ben geliyorum
(11.06.09)
aslında biraz da memuriyetin önemine göre gizliyorlar onu. benim 2 arkadaşım vardı lisede lojmanlarında bile kalıyorlardı o derece :) ona rağmen gizli tutma çabaları vardı ilk senelerinde ki farkında değillerdi demek ki lojmanda kalan bir mit çalışanının ne derece gizli olabileceğinin. yani önemsiz bir görevleri olup da arkadaşınız havaya girmesin, önemli bir görevmişcesine başkalarına anlatıp durmasın, böylece de anne babasının başına gerçekte olmadıkları bir gizliliği sarıp da onlara zarar verilmesine sebep olmasın diye söylenmemiş olabilir.

bu arada benimkiler mitçi değil. annenle babanla ilgili gizli olan ne var ki mitçi olduklarından şüphelendin? şüphelendiğine göre seninkilerin de devlet memuru olduğunu varsayıyorum. bir gün acil para lazım olmuşcasına çalıştıkları resmi dairenin önüne gider ararsınız bakarsınız içerden çıkarlarsa mitçi değiller. yok çıkamazlar da türlü bahanelere başvururlarsa ver elini hayaller :)
0
prodeq
(11.06.09)
"çocuk sağda solda anlatır" diye bugüne kadar söylememişlerdir ki öyle düşünmekte haklılarmış görünüşe göre.. ilk gün arkadaş biliyor, ikinci gün internette.. :)
0
sharpenter
(11.06.09)
@sharpenter: tam onu yazmaya girdim. 20 senelik sır, çocuklarına söylemelerinin ardından ertesi gün internete düştü. 12-1 yaşındaki çocuklara elbet söylememek lazımmış demek ki. 20 yaşındaki bile yaymış anında.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
babam başbakanlıkta çalışıyor demek mitte çalışıyor demek. bunu bilmeyen var mı yahu?
başka bir dairede çalışıyorsa başbakanlık hödö dairesinde der ama mitteyse başbakanlık der direk, bu böyledir.
0
manfool
(11.06.09)
başbakanlık bünyesinde çalışan memur sadece başbakan ve mit teşkilatı zaten bunu hesaplamak zor olmaz.
0
buffy de vampir sayilir
(11.06.09)
mit bünyesinde çalışan %10 luk kisma dahil değillerse saklamalarina gerek yok. eğer o dilimdelerse zaten hic birsekilde ogrenmesi mumkun degil. yok memur degiller ve kendi isleri gucleri varsa zaten sadece rapor veriyorlardir.(bunu genelde yurtdisi veya turkiye nin sicak diye tabir edilen belli bolgelerinde yasayanlar yapar)..
oyle kafanizda filmlerde ki gibi tasavvur etmeyin.
0
kakoy
(11.06.09)
%10 luk dilimi açar mısınız hocam ?
0
tamosirada
(11.03.18)
(7)

arabanin altina bakmak

jay kay
guvenlik nedeniyle arabanin altina bakarlar otoparka falan girerken. ne ariyolar bombami? bombaysa eger yan-arka koltuk, koltuk altlari, bagaj falan noldu
guvenlik nedeniyle arabanin altina bakarlar otoparka falan girerken. ne ariyolar bombami? bombaysa eger yan-arka koltuk, koltuk altlari, bagaj falan noldu
0
jay kay
(11.06.09)
kapalı otoparklarda lpg var mı diye bakarlar.
0
layer26
(11.06.09)
lpg'ymiş. geçenlerde önümdeki arabayı dışarı çıkartırlarken farkettim ilk kez.
0
darknum
(11.06.09)
özellikle sordum neye bakıyonuz ya bomba bagajdaysa diye, lpg'ye bakıyoruz dediler.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
o zaman neden neden peki çeşitli otoparklara girerken hem bagajı hem arabanın altını inceliyorlar?
lpg desem açık otopark olsa veya taksiyle gidilse bile bakılıyor değil mi, ben mi yanlışım
0
ilse
(11.06.09)
anıtkabire giren her otobüsün de altına bakarlar. sadece lpg değil herhal baktıkları...
0
kabablanka
(11.06.09)
@ilse

bazı lpg'li arabaların gaz girişi bagajda oluyor. yani dışardan gazlı olduğu anlaşılmıyor. o yüzden diye biliyorum.
0
artikbenimdebirvolvomvar
(11.06.09)
lpg bana mantiksiz geldi, istanbulda kaldigimiz bir otelde, otele her girisimizde bagaja ve arabanin altina bakiyolardi. günde 5-6 kez ayni kisi ayni arabanin altina ve bagajina lpg icin bakmaz herhalde? bomba ariyolar bence.
0
mamu
(11.06.09)
(2)

Bağkurlu Sağlık Hizmetinden Nasıl Faydalanır?

boshi
Merhaba, Prim borcu bulunmayan 4 aylık bir Bağkurlu sağlık hizmetini nasıl alır? Hastaneye gidip, "Ben Bağkurluyum!" dediğinde trink diye hizmetten sigortalı olarak yararlanabiliyor mu?Yoksa bu işin bürokrasisi var mı (şuraya gidip şu belgeyi alacan, sonra onu şurada onaylatıp hastaneye götürücen vs
Merhaba,

Prim borcu bulunmayan 4 aylık bir Bağkurlu sağlık hizmetini nasıl alır? Hastaneye gidip, "Ben Bağkurluyum!" dediğinde trink diye hizmetten sigortalı olarak yararlanabiliyor mu?

Yoksa bu işin bürokrasisi var mı (şuraya gidip şu belgeyi alacan, sonra onu şurada onaylatıp hastaneye götürücen vs. gibi)?

Danke schön.
0
boshi
(10.06.09)
www.fsmhastanesi.com

girip bi randevu almayı deneyin. bakalım bağkur provision veriyor mu?
(alabilirseniz randevuyu iptal etmeyi unutmayın)
0
cruor
(10.06.09)
sadece bir kereya mahsus olmak üzere il müdürlüğünün sağlık karnesi servisine gidip (sağlık karnesi kalkmış olsa da, servisin adı hala sağlık karnesi servisi) bir form doldurup sağlık hizmetini açtırmanız gerekiyor. ondan sonra tc kimlik numarasıyla gitmeniz yeterli.
0
kibritsuyu
(11.06.09)
(8)

Yaratıcı Düğün Davetiyesi Örnekleri?

loststone
Kankam evleniyor. Ama düğün davetiyesine düzgün bi çözüm üretemiyoruz. Var mıdır güzel örnekler? Yazılanlar, tasarlananlar falan?
Kankam evleniyor. Ama düğün davetiyesine düzgün bi çözüm üretemiyoruz. Var mıdır güzel örnekler? Yazılanlar, tasarlananlar falan?
0
loststone
(10.06.09)
www.etsy.com

burda böyle çok değişik fikirler falan yok ama çok estetik şeyler var.
0
aggromela
(10.06.09)
benim en son gördüğüm ve hoşuma giden davetiye şöyle

üzerine bir damat, bir de gelin resmi basmışlar ama dikine iki çizgi çek iki resmin ortasından, sadece sol taraflarını koy. daha sonra bu yarım resimleri çizgilerden kesip sağ tarafa katlamışlar. böylelikle resim tamamlanmış. bir de aynı teknikle kalp koymuşlar.
0
co2s2
(10.06.09)
geçen sene önerdiydik birilerine, orda da yazıyor olmalı; konser bileti şeklinde davetiye demekteyim.
0
pyro clustic flow
(10.06.09)
bir arkadaşım gazete kupürü şeklinde yapmıştı. davetiyenin en üstünde hürriyet gazetesi temasında mürüvvet yazıyor gazete ismi hesabı. altında manşet "x ve y evleniyor" şeklinde. mnşetin altında yine büyük punto bir yazı, birlikteliğin kısa özeti tadında bir cümlelik. altında çiftin fotoğrafı ve fotoğraf yanında da haber metni. artık ne yazarsanız.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
ilaç kutusu şeklinde yapan vardı.
0
fiddlerontheroof
(10.06.09)
Biraz fikir verir belki:
images.google.co.uk
0
386 dx
(10.06.09)
kendi fotoflarından oluşan (yüzlerce küçük küçük fotolar) bir davetiye yapmasınlar, ben yapıcam onu. film şeridi gibi bir davetiye de yapmasınlar. onu da ben yapıcam.
0
bitter cikolata
(10.06.09)
grafik tasarımcı bir arkadaşım comic book/süper kahramanlar gibi bir davetiye yapmıştı - işte küçük bir dergi gibi, kapakta kendi ve eşinin süperkahraman çizimleri, uçuyolar filan, kapağı açınca içinde yepyeni maceralara açılıyoruz gibi bişi yazmışlardı. benim çok hoşuma gitmişti, ama 11 yıl önce olduğundan tam hatırlayamadım yuh bana.
0
zkurmus
(10.06.09)
(8)

Fotoğraf Makınası Önerisi

asti
mrb.prof fotoğraf makınası önerisi olan varmı.
mrb.
prof fotoğraf makınası önerisi olan varmı.
0
asti
(10.06.09)
nikon d300
0
ykyt
(10.06.09)
mrb. var. fiyat belirtmemişsiniz, dalıyorum

pro makineler full frame olursa hakkını verir.
tavsiye 1: (bkz: canon eos 5d mark ii) [alternatifi (bkz: canon eos 5d) ]
tavsiye 2: (bkz: nikon d3) [alternatifi (bkz: nikon d700) ]
tavsiye 3: (bkz: sony alpha dslr a900)

bunlar film boyutunda (36x24mm) sensöre sahip dslr makineler. (bkz: full frame)
fiyatları uçuktur yalnız.

eğer fazla gelecekse, prosumer modellere bakalım;
(bkz: canon eos 50d) [fiyat alternatifi (bkz: canon eos 40d) ]
(bkz: nikon d300) [fiyat alternatifi (bkz: nikon d90) ]
(bkz: pentax k20d) [fiyat alternatifi (bkz: pentax k10d) ]
(bkz: sony alpha dslr a700) [fiyat alternatifi (bkz: sony alpha dslr a350) ]
(bkz: olympus e-30)

yok "daha da profosyonel takılacağım ben, para bol" diyorsanız, şu başlıklara göz atınız:
(bkz: hasselblad)
(bkz: sinar)
(bkz: mamiya)
(bkz: rollei)
0
paradoxical
(10.06.09)
haddim olmayarak paradoxical'ın ufak bir hatasını düzelteyim. ikinci paragrafta saydığı makineler (canon eos 50d, canon eos 40d, nikon d300 falan) film boyutunda (36x24) sensöre sahip değildir. daha küçüktür. ilk paragrafta saydığı full frame makineler film boyutunda (36x24) sensöre sahiptir. (full frame = sensörü 36x24 boyutunda)

düzeltir, arz ederim.

cevabıma gelince, böyle bodos sorduğunuza göre yeni başlayacaksınız. canon eos 450d alabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
Nikon Coolpix 4300 ve 8800 den sonra dogrudan D300 aldim cunku fotograf cekmeyi seviyorum ve elimden hic dusurmuyorum. Eger surekli birseyler cekmek ve kendini gelistirmek istiyorsan biraz para ayir ve hic Nikonun D60-80-90 larina bulasmadan D300 al derim.
0
ergecsenturk
(10.06.09)
birde nikon d700 var fullframe olarak, düşünülebilir.
0
shape of shapelessness
(10.06.09)
yani kısaca bütçe belirtirseniz daha güzel yardımcı olabiliriz diyor arkadaşlar. hassy bile önerilmiş ki kendileri otuzbin avro kadar. almışken iyisi olsun derseniz tavsiye ederim. ama onu alacağınıza 450D alıp farkıyla da honda civic falan alabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
canon 450 D + sigma 17-80 lens

veya

d300 + 18-200 VR DX lens
0
makineci
(10.06.09)
fiiyatı 1500 tl. diye düşünüyorm tabi çok iyi bir seri bulunursa 2000 e kadr çıkma imkanım olabilir
0
🌸asti
(10.06.09)
(12)

Duyuru'da ayni sorularin tekrar tekrar sorulmasi

ermanen
ve ayni cevaplarin tekrar tekrar verilmesi... ne diyorsunuz bu konuda? onune gecilemeyecek sanirim, akisina mi birakalim?
ve ayni cevaplarin tekrar tekrar verilmesi... ne diyorsunuz bu konuda? onune gecilemeyecek sanirim, akisina mi birakalim?
0
ermanen
(10.06.09)
Merhaba,
Ben her soru sormadan önce "Ara"yı kullanıyorum ama, herkeste bu alışkanlık oturmamış galiba. Gerçi "Ara"yı kullanıp da soruyu göremeyen de vardır. Arada kaynamıştır.
Moderasyon delirir bir süre sonra. Bir şekilde bir şey ayarlarlar. :)
0
nuage
(10.06.09)
akışına bırak çünkü dün öyle olan şey bugün böyle olabilir. demek istediğim güncellik her zaman iyidir. tabi boku çıkmadığı sürece. bugün biri çıkıp beggin adlı eseri kimin sölediini tekrar sorsa monitöre kafa atarm. ama soran arkadaşın kafasını.
0
rentts1
(10.06.09)
Bence akışına bırakılmalı, yani cevap vermek istemeyen kadar yeni üye olup cevap verecek vardır.
====Ütopik===
Diğer sorular alta kalıyor diye ise; tarih, tikli cevap sayısı, okunma sayısı modaratör önem puanı gibi girişere bir önem katsayısı üretilen kod yazılabilir. Bir de bulanık mantık vs.. ne güzel dönem projesi
===Geçti===

Edit: yani demek istedim ki zaten cevap vermekten sıkılınan bir soru ise kimse cevap yazmaz, adam aramak zorunda kalır cevabı. Serbest ekonomi gibi mi? Hiç anlamam ekonomiden.
0
ilkdefa
(10.06.09)
bi ara want2die rehber yazmıştı "yeter artık sormayın bunları" gibisinden. çok güzeldi :( tabii sürekli tepede sabitleyemeyiz onu da.

bence yapılabilecek en iyi şey, insanlarda aramaya inanma bilincini güçlendirmek.
0
deckard
(10.06.09)
beggin' fırtınasını atlattık en azından buna sevinelim derim. sözlüğün yazar ve yazar adayı sayısı sürekli arttıgından duyuruya gelenlerin sayısıda artıyordur muhtemelen. o yüzden sürekli bir uyum uyuşma süreci halindeyiz. aslında duyuru açmadan once dikkat edilecekler başlığı daha görünür bir yere iliştirilse hatta duyuru açma sayfasına konulsa biraz daha rahat olur sanırım
0
patricia teyze
(10.06.09)
bazi sorularin birden fazla sorulmasi kacinilmaz sanirim. mesela "su video'daki hayvan nedir" sorusunu arayarak da bulamazsin heralde. duyuru'yu daha cok takip eden birinin gozune daha cok batiyor boyle seyler :)
0
🌸ermanen
(10.06.09)
ne zararı var ki?
ben bazen bilgisayar karşısında o kadar sıkılıyorum ki duyuruya yeni bir soru gelsin diye dua ediyorum nerdeyse. Gönüllülüğe dayanan bir şey ne de olsa burdaki sorulara cevap vermek, daha önce sorulduysa ve sıkıldıysanız cevap vermeyin olsun bitsin.

ama tek bir soru için aynı cevapların tekrar tekrar yazılması derseniz haklısınız, bence asıl o çok sıkıcı ve cevabı daha önceden vermiş olan kullanıcıyı hiçe sayan bir durum.
0
hayali arkadaş
(10.06.09)
Bir örnek vermek istiyorum. Dün rapidshare' den - premium account - olmadan hani böyle partların hepsini yapıştırınca otomatik olarak indirecek, arada bekleyecek falan - bir program lazım oldu. Ara' dan aradım ama bulamadım inanın - kesinlikle benim öküzlüğüm kabul ediyorum ama bulamadım napim - şimdi bunun için bi' duyuru açmaya çekiniyorum. " Kaçıncı kez soruluyor yahu bu cık cık cık " ile başlayan mesajlar gelecek diye tahmin ediyorum. Sorulsun abi nolcak lan. Yok ağlamıyorum gözüme bi'şey kaçtı.
0
charlesbukowskiineksi
(10.06.09)
"çaylaklık sıram niye ilerleyeceğine geriliyor" diye sormasınlar da beggin'e bile razıyım.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
ben önüne geçilemez diyorum. şu yapılabilir. cevap vermektense aynı sorunun sorulduğu duyuru/soru'ya "git" vermek ve hafif de ayar vermek kullanıcıya belki belki sağlar biraz daha dikkatli olmasını..
0
dambil
(10.06.09)
her tarafta açıkladılar. çaylaklık sırası muhabbetlerini, sormayın artık yahu? her hafta kemer takmak zorunlu mudur diye sorayım ben de o zaman. açıp bakmak yerine cevap verecek insanlar var nasıl olsa diye.
0
darknum
(10.06.09)
bariz konuların tekrar tekrar sorulması hiç iyi değil.
sabiha gökçen'den kadıköy'e nasıl gidileceğini soran en az 10 duyuru vardır.
bi noktadan sonra cevap yazmayı bıraktım ben.
aç google'dan bak. hadi google'da bulamadın, duyuru'da bi ara, öyle sor.
0
cruor
(11.06.09)
(4)

motor kitabı

ibadeath
motorlar hakkında -daha çok pratik olarak- bilgi almak için çok detayına girmeden anlatacak türkçe/ingilizce kitaplar var mıdır?
motorlar hakkında -daha çok pratik olarak- bilgi almak için çok detayına girmeden anlatacak türkçe/ingilizce kitaplar var mıdır?
0
ibadeath
(09.06.09)
motosiklet mi, bildiğimiz motor mu yani içten yanmalı dıştan yanmalı emmeli gömmeli falan?
0
suursuz deve
(09.06.09)
tübitak'ın renkli resimli kitapları var. tüm kitapçılarda bulabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(09.06.09)
Motorla ilgili şu siteyi çok beğenmiştim:

www.bmwteam.net
0
44
(09.06.09)
motorsiklet değil. bildiğimiz motor. içten yanmalı/dizel mizel vs..vs..
işte basit motor sorunlarında neler yapılmalıdır tarzı pratik bilgiler. parçaların irdelenmeleri gibi. wikipedia tarzı kaynaklardan daha derinlemesine irdeleyen ve yolculuk yaparken elde okuyabileceğimiz türden. yani oturup masa başında ders çalışmak gibi bir kitap değil.
0
🌸ibadeath
(09.06.09)
(2)

nişan - nisan

yuus
malum nişan ve nisan çok farklı şeyler. türkçe karakter şeysiyle beraber nişan ve nisan diye iki ayrı başlığımız olmalı. `nisan` başlığındaki `nişan`la ilgili entryleri `nişan` başlığına taşımak istedim fakat -sanırım `nişan` başlığı da `nisan`'a yönlendirilmiş olduğundan- muvaffak olamadım. (aslınd
malum nişan ve nisan çok farklı şeyler. türkçe karakter şeysiyle beraber nişan ve nisan diye iki ayrı başlığımız olmalı. nisan başlığındaki nişanla ilgili entryleri nişan başlığına taşımak istedim fakat -sanırım nişan başlığı da nisan'a yönlendirilmiş olduğundan- muvaffak olamadım. (aslında o kadar karışık deul).
bu işe bi el atılsa. çok önemli.. 3 gündür uyuyamıyorum bu yüzden. (şaka şaka bi dün uyuyamadım)
0
yuus
(09.06.09)
e ben de denedim, nisan başlığında "nişan"dan bahseden entry'leri tek tek işaretleyip (oy butonlarının yanındaki > işareti ile) seçilenleri taşıt diyince moderatöre yollandı. bundan sonrasıyla moderatör ilgilenecek. galadnikov'un dediğine göre bayaa birikmiş, yazın ilgileneceklermiş. şimdilik yapacak bir şey yok.
0
kibritsuyu
(09.06.09)
entryleri taşımak istediğim başlık (nişan), entrylerin şu an da bulunduğu başlığa (nisan) yönlendirilmiş olduğundan kaynaklanıyor sanmıştım ben de.. bi sorun yokmuş o zaman
0
🌸yuus
(09.06.09)
(7)

bagaj parası

cryin
"Sizden bagaj parası almam lazım" bu nasıl denir ingilizce? I have to take money of the baggage tarzında espirilere gülünülmeyecektir.
"Sizden bagaj parası almam lazım" bu nasıl denir ingilizce? I have to take money of the baggage tarzında espirilere gülünülmeyecektir.
0
cryin
(08.06.09)
you have to pay for luggage
you have to pay an additional fee for luggage
falan

gerci kitipiyoz ingilizcemle boyle sorulara cevap vermemem lazim ama olur gibi geldi
0
cisterna
(08.06.09)
aşti taksicisi misiniz?

hem niye espri olsun. I have to get money for your luggage olabilir pekala.
0
kibritsuyu
(08.06.09)
'There is a luggage charge' en basiti olacaktır. 'You must pay for the/your luggage' da diyebilirsin. Ama bagajın ne türlü bir bagaj olduğuna göre değişebilir. Uçağa verilen fazla bagajdan bahsediyordan 'extra luggage charge' diyebilirsin.
Arabanın içine yük/eşya konulan arka kısmından bahsediyordan (bi ihtimal), o da 'trunk'.
0
sapare aude
(08.06.09)
taksi için değil uçak için kullanılan bagajdan bahsetmiştim. havaalanındaki yolculara biraz daha süslü kelimelerle oluşan cümle kuramayı neremden çıkardım bilmiyorum ama öyle istedi canım.
0
🌸cryin
(08.06.09)
Extra luggage are subject to a fee, sir.
0
lhun
(08.06.09)
havacilikta bu durum icin kullanilan tabir 'excess luggage' ya da 'excess baggage' dir.
0
pyro clustic flow
(08.06.09)
bu arada tav'a her gün, danışmanın önünde kazıklanan yolculardan şikayet maili geldiğini hatırlatmayı da bir görev bilirim :)
0
cedilla
(09.06.09)
(5)

entry silme sorunsalı.

mubuto87
bir entry yazdım diyelim. ama gönderdikten 10 saniye sonra entryde sözlük formatını ihlal eden gudik bir hata yaptığımı farkettim. entryi yolladıktan sonra 2 dakika içinde sildim. bu benim kişisel tarihçeme not düşülür mü? çaylak olma sebebi yapılabilir mi?
bir entry yazdım diyelim. ama gönderdikten 10 saniye sonra entryde sözlük formatını ihlal eden gudik bir hata yaptığımı farkettim. entryi yolladıktan sonra 2 dakika içinde sildim. bu benim kişisel tarihçeme not düşülür mü? çaylak olma sebebi yapılabilir mi?
0
mubuto87
(08.06.09)
hayır. eğer entry moderatörler tarafından silinerek çöp tenekenize yollanmamışsa herhangi bir yaptırım olmuyor. tabii ki bu bahsettiğim basit format hataları için geçerli ama abartıya kaçan bir şey yaptıysanız (birine küfür edip silmek tarzı) entry'yi silmek sizi kurtarmayabilir. çünkü moderatörler silinen entry'leri görebilir ve diledikleri takdirde o entry'lerle ilgili yaptırım uygulayabilir.
0
surtunme kuvveti
(08.06.09)
silmek değil de aynı şeyi silip silip yazmak sorun yaratabilir. düzeltmek istiyorsanız düzeltme butonunu kullanın. silip yeniden yazmayın. ama komple silecekseniz problem olmaz.
0
kibritsuyu
(08.06.09)
evet, silip silip tekrar yazmadıkça bi sorun olmaz. dediğin gibi formatı ihlal ettiğini düşündüğün entry 'ben düzeltene kadar isspiyonlanır, silinir' diye düşünüyosan, silersin çöp kutunda düzeltir tekrar canlandırırsın.
0
spirit crusher
(08.06.09)
Eğer hata yaptığınızı farkedip sildiyseniz sorun yok. Ama birine hakaret edip okuduğundan emin olup silmek veya sürekli aynı entry'yi yazıp silmek şeklinde (mybrute'a hit almak, blog reklamı yapmak vs) format suistimali niyeti farkedilirse yaptırım uygulanıyor elbette.
0
crown
(08.06.09)
sozluk.sourtimes.org

arkada$im bunu yazdiktan 10 saniye sonra sildi, ama i$ i$ten gecmi$ti, uctu kendileri. ama o zamanlar 6. nesil yazarlar acayip hizli ucuyordu.
0
hven
(08.06.09)
(15)

adidas

kibritsuyu
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
uzun zamandır merak ettiğim bir şey bu. geçen yine aklıma geldi.

adidas'ın şekilde görmüş olduğunuz iki farklı logosunu taşıyan ürünler arasında bir fark var mıdır? varsa nedir? adidas niye iki farklı logo kullanır?
0
kibritsuyu
(08.06.09)
answers.yahoo.com

yuvarlak olan klasik, üç bant yeni logoymuş.

edit: aslında ilk üç bant olarak dizayn edilmiş. www.logoblog.org

1967 – Adi Dassler used the 3 striped Adidas logo on Adidas sports shoes.

1971 – This year marked the birth of Adidas Trefoil Logo. The Trefoil Adidas logo showed the diversity in Adidas brand. It was first used in 1972, and later became a corporate symbol.

1997 – The three striped Adidas Logo was re-introduced after being reengineered by Peter Moore, who was the creative director of Adidas at that time.

1998 – Adidas merged with Salomon and introduced a new corporate logo that represented brand values of both the groups. It maintained the blue color of Adidas and inherited Red color from Salomon. The logo incorporated 3 shapes to look like a diamond. The two arcs that extended upwards represented the arms of the winner, raised after victory.

2005 – The new Adidas “Word Mark” logo has been introduced. The new Logo is clear, simple, and confident and shows leadership
0
arigold
(08.06.09)
Separation

During the mid to late 1990s Adidas divided the brand into three main groups with each a separate focus. Adidas performance was designed to maintain their devotion to the athlete; Adidas Originals with its focus on fashion and life style; and Style essentials with the main group within this one being Y-3.

kaynak: Wikipedia

sizin koyduğunuz ilk logo originals'ın logosu ikinci performance..
0
rednoff
(08.06.09)
ama yuvarlak logolu ürünler de hala mevcut? logo değiştirdilerse hepsine yeni logo basması gerkemez mi? niye eski logo da hala kullanılıyor? içimde belli ürünlere eski logo, belli ürünlere yeni logo basılıyor gibi bir his var. yani ne bileyim üretim yerine göre, kalitesine göre, sınıfına göre vs.

edit: ben bunu yazana kadar cevaplar değişmiş, yenisi gelmiş.

yani sporcu ürünleri için üç bantlı, sportif ancak klasik giyim vs. ürünleri için yuvarlak logo anladığım kadarıyla.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
benim anladığım adidasın ana logosu bu üç bantlı olan logo.

ama eski logoyu da sanırım bilinirliği çok fazla olduğundan kullanıyorlar hala, ayakkabının arkasında ve önünde iplerin altında yuvarlak logolar yer alıyor.
0
arigold
(08.06.09)
@kibritsuyu
aynen.. ben de merak ediyordum, bahane oluyor burada birinin sorması araştırmak için :]
0
rednoff
(08.06.09)
yuvarlak logo yani trefoil daha çok retro ürünlerde kullanılıyor, yani spordan ziyade tasarımın ön plana çıktığı eşofmanlarda tshirtlerde vs.
0
patricia teyze
(08.06.09)
adidas style: www.zlok.net

üçüncü logo da çıkmış da haberimiz yokmuş
0
arigold
(08.06.09)
yuvarlak olan makbuldür=) çünkü o adidas original ın logosu. yani ne oluyo bu adamların eski modellerini yeni üretip piyasaya sürmeleri oluyo. bkz adidas stan smith bkz adidas superstar bkz adidas muhammed ali collection vs. die devam edebilirim. yani çanaklı logo (ben çanaklı diyorum) olan ürünler eskiden var olan ve şu an yeniden üretilen hatta makyajlanan ürünler diğer sıralı logo ise (ben sıralı diyorum) en son teknoloji kullanılarak üretilen ürünlerde kullanılmakta. mesela şu herkesin üzerinde olan sarı çizgili siyah adidas eşofman altında çanak logo vardır çünkü eski bi model kendisi. bugüne kadar sıralı logolu bi adidas ürünü aldığımı hatırlamıyorum çünkü çok boktan modelleri var çok afedersiniz ama çanaklı adidas originals modellerine can kurban. allah başımızdan eksik etmesin.
0
rentts1
(08.06.09)
şimdi gelen cevaplar ve linkler üzerine de araştırdım, arkadaşların söylediği gibiymiş.

mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.

spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var.

tişörtlerde yuvarlak logo var, formalarda üç çizgili logo var.
0
🌸kibritsuyu
(08.06.09)
@kibritsuyu
"mesela o sarı çizgili siyah eşofman altı. eşofman altı olmakla beraber spor yapma amaçlı değil günlük kullanım amaçlı. o yüzden yuvarlak logo kullanılıyor. ama spor amaçlı eşofmanlarda üç çizgili olan kullanılıyor.
spor ayakkabı gibi olup da sporyapma amaçlı olmayan ayakkabularsa yuvarlak logo var, ama yok koşayıp futbol oynayayım diye alınan ayakkabularda üç çizgili logo var."

burda bi yanlış anlaşılma olmuş sanırım, yuvarlak logolu ürünler zamanında profesyonel sporcular için yapılmış ürünlerdi. çünkü o zamanlar daha şu yeni sıralı logo yoktu. mesela stan smith isminden de anlaşılacağı üzere stan smith adlı ünlü tenisçi için yapılmış ve zamanında pro tenisçiler tarafından da kullanılmıştır. şu anda ama kot pantolların altına giymeyi tercih ediyor insanlar.
sözün özü yuvarlak logolular pro sporculara hitap etmiyor değil, yuvarlak logolular eski pro sporculara hitap ediyordu diyebiliriz.
0
rentts1
(08.06.09)
yukarda da dedikleri gibi, ürünlerin kullanım amaçlarının ayrımı gibi bir şey.
adidas aslında iki ayrı marka, adidas original, adidas performance.

adidas original sportif görünümlü ve daha günlük stil ağırlıklı ürünleri tasarlar ve satar. aynı zamanda eski ürünlerin modern yorumlarına da yer verip nostalji yapar.

adidas performance (ya da adidas equipment) da bildiğimiz adidas işte, bu ürünleri daha çok sporcular ve spor yapanlar tercih eder.

edit: rentts, hepsi dediğin gibi nostalji, retro değil. ama adidas original ürün gamının bir bölümü de öylelerden oluşuyo.
0
vital
(08.06.09)
adidas.com'a bakarsan 2 degil 3 farkli logo kullanildigini bile gorursun. performance, originals ve style.
www.adidas.com
0
sourlemonade
(08.06.09)
eski adidas çalışanı olarak cevap vermek istiyorum gerçi cevaplar verilmiş ama neyse..
adidas ın üç tane logosu vardır 1.performance 2.originals 3.style

1. en yaygın olanıdır3 tane çizgi olan genellikle spor amaçlı ürünler de vardır
2. çicek şeklinde olan logo o ise daha çok giyim için kullanılır mesala eşofmanlarda
3. daha çok giysi spor amaçlı olmayan ürünler içindir

ben böyle biliyorum
0
scr3eam
(08.06.09)
benim küçüklüğümden beri aklımda kalan 2. logodur. nedeni de adidas'ın yaptığı reklamlarda kullandığı söz: "the brand with three stripes"
0
dambil
(08.06.09)
tamamen pazarlama stratejisi bu..

originals, yani trefoil logolu ürünler, tamamen günlük giyim ve stil üzerine kurulu.. herhangi biriyle spor yapılmaz; ona göre üretilmemiştir nitekim.. amaç gösteriştir.. kumaşı jarsedir, ayakkabısı düz tabandır felan.. bunlarla spor yapanı döverler..

ikincisi, performance, ise tamamen spora yönelik ürünlerden oluşur.. spor yaparken performansı yükseltecek ürünler vardır bunda.. clima cool'lu eşofmandan hava tabanlı ayakkabıya kadar hepsi bu grup içindedir..

janjanlı şeyler originals, spor ürünleri ise performance ürünüdür..

imza: bi adidas çalışanı
0
thefalloftekin
(09.06.09)
(1)

ankarada klasik otomobil kiralamak

aggromela
bir iki günlüğüne böyle eski amerikan arabaları falan nerden bulunur?
bir iki günlüğüne böyle eski amerikan arabaları falan nerden bulunur?
0
aggromela
(07.06.09)
vedat dalokay nikah salonu'nun arkasındaki dükkanlara gidin. orada bir evililik süreci için yapılması gereken her şeyi sağlayan dükkanlar var. gelin arabası için kullanılmak üzere klasik araba kiralayan bir dükkan da varıdı hala duruyorsa. evililik için değilse bile parasıyla değil mi, kiralar herhalde.

vedat dalokay nikah salonu kolej'de, kurtuluş parkı içinde.
0
kibritsuyu
(08.06.09)
(34)

Babaya borç vermek

ency
babam para işlerinde çok kötüdür. girdiği her işi batırır. sağa sola, kredi kartına falan bir sürü de borcu var. kendisi son olarak karpuz yetiştiriciliği işine girdi. karpuz yetiştirecekmiş.şimdi kendisi benden bi köşede araba alma niyetiyle biriktirdiğim bir miktar paramı istiyor. parayı hisse sen
babam para işlerinde çok kötüdür. girdiği her işi batırır. sağa sola, kredi kartına falan bir sürü de borcu var. kendisi son olarak karpuz yetiştiriciliği işine girdi. karpuz yetiştirecekmiş.

şimdi kendisi benden bi köşede araba alma niyetiyle biriktirdiğim bir miktar paramı istiyor. parayı hisse senedi, repo ve fonda değerlendiriyorum. oldukça da iyiyim bu konuda.

parayı ona verirsem geri verme olasılığı %35 i geçmez. bu para benim için önemli, yurtdışı master için paraya ihtiyacım var. geri vermezse master işi yalan olur. sıkışır kalırım türkiyeye, yani doğru askere.

o senin için bir sürü para harcadı diyenlere geliyor:
-ilk ve ortaokulda 1 kuruş harçlık vermezdi. dayı-amca-dede üçlüsünden aldıklarımla geçinirdim.
-lisede yatılıydım. harçlığımı amcam verirdi.
-üniversitede bursluydum. harçlık almadan bitirdim.

siz olsanız ne yapardınız?
0
ency
(07.06.09)
öncelikle babanın sana olan desteğini sadece parasal anlamda değerlendirme, belki zaten öyle değerlendirmiyorsundur, hatırlatayım dedim.

ve ayrıca, bilemiyorum babanın düzenli geliri var mıdır, yani karpuz yetiştiriciliği gibi bir iş yapmazsa gelirsiz mi kalacak.

eğer babanın zaten hayatını devam ettirebilecek geliri varsa, bence kesinlikle verme paranı, baban sana çocukluğunda çuvalla harçlık vermiş olsa bile, biriktirdiğin parayı böylesine bir macera için çarçur ettirme.

not: bu paranın senin için çok çok çok önemli olduğunu varsayıyorum.
0
arigold
(07.06.09)
siz zaten karar vermişsiniz gibi görünüyor, nasıl doğru biliyorsanız öyle yapın. Vicdanınız rahat olacaksa vermeyin bence. Ama uykularınız kaçacaksa belki ortak olabilirsiniz işleri denetleyebilirsiniz falan diycem ama tarım işi de öyle evden denetleyebileceğiniz birşey de değil ki.

Üstelik de karpuz yetiştirmek bence iyi bir fikir sayılmaz, iki sene önceki korkunç sıcaklardan en çok etkilenen bitkilerden biri karpuzdu malum önümüz küresel ısınma.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
çok da hayati bir önemi olduğunu düşünmüyorum babanız için.vermeyin bence hayırlı işlere gidecekse(eğitim v.s.)

ben olsam kesinlikle vermezdim yani.
0
onurct
(07.06.09)
adam emekli ama rahat durmuyor ki, küçük bir ilçede yaşıyor zaten, emekli parası rahat yetecekken böyle şeyler yapıyor.

ben tarım işine yatırım gözüyle bakmam. hatta zarar etmek isterseniz gidin çiftçi olun. mazot pahalı, gübre pahalı, meyve sebze fiyatları da çok düşük zaten.

parayı mecburen verecem artık. hayır diyebileceğimi sanmıyorum.
0
🌸ency
(07.06.09)
Bilirim bu tipleri. (Tamam seninki öyle değildir belki.) Hayatları boyunca asalak gibi yaşarlar. Her işi batırırlar çünkü işin başında adam gibi durmazlar. Ona buna ikramı severler. Sermayeyi yer bitirirler.

Bütün bunları yaparlar çünkü çocuk ruhludurlar. Çocuklarına adam gibi babalık edemezler. Kötü olduklarından değil, dedim ya, kendileri çocuktur daha.

Sakın verme 5 kuruş. Arkası kesilmeyecektir. Eninde sonunda yetti be diyince kötü sen olacaksın yine. O zaman şimdiden kötü ol.
0
pichoscosama
(07.06.09)
@pichoscosama
işin başında durmama konusunda haklısın. daha önceden oto galerisi vardı. dükkanı sürekli bırakıp okey oynamaya giderdi. dükkana bakan da ben ve kardeşim olurdu.

tarım işinden de hiç anlamıyor. ben fikir versem dinlemiyor, kendi bildiğini yapmakta ısrar edip duruyor. geçen senelerde de kavun yetiştirmeye çalışıyordu ama zarar etti.
0
🌸ency
(07.06.09)
verme. böyle yatırımlar için bankaların tarım kredileri var. özellikle ziraat bankasının. gitsin alsın. ayrıca bir baba çocuğunun geleceğini iki tane karpuzdan daha çok düşünmelidir. verme arkadaşım git doğru düzgün hayatını kur ilerde istediği kadar karpuz parası verirsin.
0
atrin
(07.06.09)
Böyle düşünüyorsanız vermeyin parayı. Dediğiniz doğru tarım batarken, herkes organik tarımcılık gibi çok uzmanlık isteyen işlere yönelirken karpuz yetiştirmek akıl karı değil, üstelik karpuz yükte ağır, pahada hafif birşey, hani safran falan dese bi derece. İnanmadığınız bir işe neden para yatırasınız ki? Üstelik de sizin için önemli olan bir paraysa.

Benim de dayım sizin babanız gibi o yüzden az çok tahmin edebiliyorum, sizden istediği borç bununla kalmayacak, zarar edecek borç isteyecek, tohum alması gerekecek borç isteyecek sonu gelmeyecek, ne siz mutlu olacaksınız ne de o.

Olur da parayı batırırsa bir de siz bu yüzden yurtdışına gidemezseniz önüne geçilemez sürtüşmeler ortaya çıkabilir, ona karşı duygularınız çok olumsuz bir hal alabilir, kendinize de öfkelenirsiniz ayrıyetten.

Ona güvenmediğinizi söylemek zorunda değilsiniz, bu projeye güvenmediğinizi sebepleriyle açıklayabilirsiniz.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
kendisi arayıp söylemiyor, annemi aracı yapmış. böyle de bir adam işte.

parayla traktör alacak sanırım. traktörü benim üzerine yaptırmasını mı istesem?
0
🌸ency
(07.06.09)
nolucak ki traktör sizin üzerinize olunca? şimdi hayır diyemiyorsanız, işleri batırırken elinden traktörü alıp satabilecek misiniz?
Bence siz de annenizi aracı yapın ve parayı hani yatırınca uzun süre geri alınamayan hesaplar falan var ya faiz falan veriyolar, onlardan birine yatırdığınızı söyleyin.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
traktörü kendi üzerine yaptırsan bile satmana bir şekilde engel olabilir. kötü bir durum cidden. farklı bir baba profili. kesinlikle bir bahane uydurup paranı geleceğin için muhafaza etmeni öneriyorum. aynı durumda olsam hiç vicdan azabı duymadan söyledigimi yapardım.
0
hasnicktir
(07.06.09)
(bkz: baba)
0
sarere
(07.06.09)
vicdan yapılacak bir konu değil bu senin hayatınla alakalı. master yapmak için biriktirdiğin parayı niye çarçur edeceksin karpuzla kavunla? duygu sömürüsü bu.

aç olsa açıkta olsa ben bile derim yahu bak şu babana biraz ilgilen diye de anladığım kadarıyla öyle bir durum da yok. annenle birlikte bir kursa falan yazdır onları sen düşsünler yakandan. adam emeklilik sıkıntısından bulaşıyordur böyle işlere. amway'e girsin ya da. hem vakit alan bir iş hem de yatırım istemiyorlar bildiğim kadarıyla.
0
sipsi
(07.06.09)
bu senin tüm hayatını etkileyecek bir karar. benim bir arkadaşım da benzer birşey yaşadı ve yurtdışına gidip okuyacağı parayı ailesine verdi ve pişmanlığını yaşadı. sonuçta para iki günde çarçur olabilir babanın elinde ama aynı para senin geleceğin de olabilir. ileride bir araya getiremeyebilir sonra da geç oldu diye vazgeçebilir sonra da çok pişman olabilirsin, bunu ihanet gibi düşünmemeli sonuçta sen o parayı vermedin diye açda açıkta kalmayacak kimse. o karpuz yetiştirecek diye sen hayalinden olmamalısın.

p.s. bi de neticeyide bizlerle paylaşırmısın?
0
mahnita
(07.06.09)
bu soruyu vermeme kararınız konusundaki vicdan azabınızı hafifletecek telkinler için sorduğunuz açık. yalnız birşey dikkatimi çekti, hem "araba alma niyetiyle biriktirdiğim para" demişsiniz hem de "yurtdışı master için para" demişsiniz? ortada ikisine birden yetecek bir meblağ mı var, dönüştürmeyi mi düşünüyorsunuz birbirlerine nedir?

ek olarak ilk veya ortaokulda harçlık almamanın sorun olduğunu ilk defa duyuyorum. lise için bir miktar kabul edilibilir, olrayt. üniversitede de "harçlık almadan" derken talep etmemiş de almamışsınız gibi bir durum var. benim düşüncem üniversite zamanı özellikle bir erkeğin ailesinden göbeğini hafif hafif kesmesinin zamanı olduğu. bilgi için diyorum ben de başarı bursluydum ve okulun verdiği cep harçlığı + çalışmalardan biriktirdiğim parayla hem 4 senemi idame ettirdim hem de üzerine interrail falan bile çıktım.

demem o ki sanmayın herkesin ailesi para akıtıyor; ki bu bahsettiğim profil gayet orta-yüksek sınıf sayılabilecek skaladaki aileler için bile geçerli. dolayısıyla "onlar bana para vermedi ben de onlara vermem" prensibi çok geçerli bir mantığa büründürme mekanizması değil.

gelelim şuanki durum, şuanki paraya. ben şahsen babamın sağa sola, kredi kartına borcu olup boynu eğik dolaşacağına, bana borçlanmasını tercih edilebilir buluyorum. ha bunca borca rağmen bir de iş kurmak elbette tehlikeli. para sizin, karar sizin ama ben biraz bencillik ettiğinizi düşünüyorum. istediği meblağ nedir bilmiyorum ama en azından borçlarını kapatacak kadarını vermeniz iyi olurdu.
0
lhun
(07.06.09)
@lhun
parayı master için biriktiyorum ama 1 sene daha buralardayım, ancak birikecek. bu sırada da işe gidip gelirken kullanabileceğim bir araba alma niyetindeyim. farkındayım sadece harçlık hesabını ile değerlendirme yapamayacağımın. tabiki hesaplasak onlara oldukça borçlu çıkarım ama bu borç sürekli ileri kuşaklara akan birşey olarak düşünüyorum. dedemden babama geçmiş, ondan ise bana.

parayla iyi birşeyler yapacağını bilsem gözümü kırpmadan veririm. ben parayı kullanmasını bilen ince düşünüp yatırım yapmaya çalışan biriyim. babam ise tam aksi. kredi kartı borcu varken bunu ödemek yerine borçla serüvene atılan birisi.

hala hayır diyebileceğimi sanmıyorum. sabah annemle konuşup durumu anlatırım. bakalım ne olacak.
0
🌸ency
(07.06.09)
çocuk ruhlu adamlardan biriymiş baban, bende de bi tane var ordan biliyorum.
anladığım kadarıyla aç açık değiller, geçinip gidiyorlar emekli maaşlarıyla..yani hayatları bu karpuz işine bağlı değil..tamamen macera olsun diye düşünülmüş bir iş(kesin birileri gaz vermiştir bu işte para var diye)... ama senin hayatın bu paraya göre yön değiştirecek. herkes babandır bencillik yapma ver diyor ama bence bu parayı vermemek bencillik değil, bilakis babanın senin geleceğinle ilgili bir paraya göz koyması bencillik...zamanında babam, annemin çalışırken yaptığı bütün birikimi, abuk subuk işler yapmak için istediğinde ben de anneme "evlilik birbirine destek olmaktır, paranı ver bence, hem zaten fazlasıyla geri ödeyeceğini söylüyor, merak etme" demiştim..ama hiç de öyle olmuyor malesef...ne o paralar geri geldi, ne yapılan işlerden hayır geldi...abuk subuk şeylere yatırılan paralarla şu an emlak zengini bile olabilirdik öyle söyleyeyim...
sözün özü bence verme, babanın bir sezonluk eğlencesi için hayatının fırsatını riske atma...
0
arso
(07.06.09)
en basit cözüm, "baba vermeyi isterdim ama maalesef hepsini $u an icin vadeli hesap/tahvil/bloke yatirimda baglamis durumdayim, cekmek istersem 60% zarar olacak geri kalan da sana yaramaz zaten, baska bir yol düsünelim" demen.

Elbette baban, maddi olaylar araniza girmemeli ama bu sabikali, demek oluyor ki bile bile lades olmaz. Ancak ve ancak dü$kün duruma gelir gibi olurlarsa elbette yardim edeceksin.

Biraz vicdansiz bir yaklasim gibi oldu ama alaturkaligin lüzumu yok.Zaten kriz ortamindayiz, bugüne kadar nasil idare ettilerse ayni sekilde devam edecektir. Para senin, nasil yatirim yapacagini belirlemen gereken de sensin, baskasi degil!
0
the man who hears deepest inquisitions
(07.06.09)
bu saatte ne karpuz yetiştirmesi ki bu... daha en az 3 ayı var karpuzun :/
0
ilse
(07.06.09)
@ency;

Bir kere kötü ol. Rahat edeceksin.

Baban benim babam gibi biri olsa (babam işçi emeklisidir. karısı ve çocuğu için, son 5 senesi günde 12 saat mesaili, 30 sene eşek gibi çalışmıştır.) ne istese ver derdim. Ama değil işte.
0
pichoscosama
(07.06.09)
tamamdır. itiraf edeyim ki amacım şeytanın avukatlığını yapmaktı ki böylece reddederken daha kolay olabilme şansı olurdu sizin için.

şimdi gelelim reddetmeye, belirttiğim gibi kişisel fikrim ilk yorumumun aksine belki ufak bir meblağ haricinde kesinlikle reddetmeniz. ama "hayır diyemeyeceğim" dediğiniz şeyin sebebi ne tam olarak bunu düşünelim.

eğer suçluluk duygusu, ihanet hissiyse, kendinizi master vs gibi geleceğiniz için gayet önemli adımlarından mahrum bırakmak (en azından riske atmak) kendinize ihanet etmek değil de nedir? bence insan bunun için çok daha fazla suçluluk duymalıdır.

ikincisi ortalıkta hala bir suçluluk olacaksa bile bu orantılı olmalıdır. babanız iş için karar verirken sizinle oturup konuşup teati yaptı mı, fikrinizi aldı mı böyle bir yardıma ihtiyacı olacağı konusuna? sanmıyorum. öyleyse para "ihtiyacı" sizin sorumluluğunuz değil, onun sorumsuzluğu sonucu ortaya çıkmış birşey. böyle bir beklenti içine girerken kendisi ne kadar suçluluk duyuyor? çocuğum bu parasıyla geleceğini kuracak diyor mu? çocuğunun geleceğini mi öne koyuyor, yoksa ne sonuç getireceği belirsiz bir işi mi? eğer o bu kararı verirken suçluluk duymuyorsa sizin hiç ama hiç duymamanız lazım.

eğer içsel muhasebelerinizden ötürü reddedemem diyorduysanız bu saydıklarım biraz olsun reddetme kararını (ki en mantıklısı) vermenizi kolaylaştıracaktır.

ama başka ihtimallerden biri var ki bu da babanın o açıklanamaz otoriter/cezalandırıcı figürü. şayet böyle özellikleri var da bunlardan çekinip reddedemeyecekseniz işler daha zor elbette. bence yine de bunu kendinize karşı bir sınav alıp, reddedebildiğiniz takdirde başarılı hissedeceğiniz şekilde bir mindset oluşturmanız süper olacaktır.

öte yandan önceki yorumumda belirttiğim şeylerin bir önemi daha var. reddecekseniz, bunun gerekçesini bahaneler seviyesinde nispeten zayıf çıkarımlar (bana harçlık vermediler) değil de yukarıda saydığım gibi, güçlü ve mantıklı, pek suçluluk duymayan bir şekilde reddetmeniz kendinize saygı konusunda da elzem.

yani salt paranın verilmemiş olması değil, neden ve nasıl verilmemiş olduğu.
0
lhun
(07.06.09)
"Hayır" demeyi başarmanız herkesin yararına olur. Herkes yazmış zaten bir tür eğlence, macera babanızın atıldığı, "patron" olma sevdası, sıkıntı, bir yerlerden toparlama ve başarılı görünme hırsı bir sürü sebebi olabilir babanızın bu isteğinin.
Ama siz de görünen o ki az destekle okumuşsunuz, çalışıyorsunuz,para biriktirecek kadar akıllı ve tutumlu davranmışsınız neden bunları bir macera için çöpe atasınız ki?
Hem sonuç olarak daha önceki işlerini batırdıysa yüksek ihtimalle çok umutlu görünmeyen bu işi de batıracak, bu da bir sürü huzursuzluğa, mutsuzluğa, sürtüşmeye yol açacak. En azından bunları engellemiş olursunuz istediği borcu vermeyerek.


Hem insan neden hiç bilmediği bir işi yapmaya kalkar ve bir de traktör falan gibi büyük yatırımlarla başlar ki buna? önce bir fizibilite yapmak küçük alanlarda küçük yatırımlarla deneyip bir değerlendirme yapmak gerekmez mi?
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
o para uçar. %35den çok çok daha az bi ihtimal var belli.
bir iki kötü deneyim olsa, yine de düşünebilirim ama sanki baban daha çok kötü referansa sahip.
ben olsam lisan-ı münasip ile otur oturduğun yerde artık minvalli bi konuşma çeker konuyu kapatırdım.
0
domine deyus
(08.06.09)
(bkz: #9261791)
0
kibritsuyu
(08.06.09)
verme.
0
cereal killer
(08.06.09)
naptın???
0
mahnita
(11.06.09)
@mahnita

bugün havale yaptım. geri vereceğini, hatta fazlasını vereceğini söyledi. inanmadım ama yapacak birşey yoktu. bakalım geri alabilirsem tekrar yazarım buraya.
0
🌸ency
(11.06.09)
gene vicdanın rahat etmedi demek ki. Allah sana daha çok para versin İnşallah, hem arabanı alırsın hem master ına gidersin rahat rahat. BAbam geri verdi mi vermedi mi derdin olmaz.
0
mahnita
(12.06.09)
aldı mı acaba :)
0
w a s d
(20.09.16)
kesin alamadı.
0
zgrydn
(20.09.16)
merak ettim takipteyim
umarım işleriniz düzelmiştir.
0
basond
(20.09.16)
Sakın verme.
0
yirmisantim
(20.09.16)
7 senelik duyuruyu nereden buldunuz yahu?

Duyuru sahibi arkadas vefat etmisti zaten, su an yazdikilarinizi okuyabildigini sanmiyorum pek...
0
mirandaiam
(20.09.16)
arkadaş intihar etmiş vay be.
Yazılanlardan böyle anladım
0
basond
(20.09.16)
(7)

bu rengi böyle yapan nedir? // filtreler

playthegame
gördüğünüz fotoda renkleri böyle doygun yapan nedir?(photoshop yok farz ediyorum, filtre olarak nedir polarize midir?polarize filtre ne zaman kullanılmaz?ha bir de portelerde en güzel etkiyi yapan filtre nedir?
gördüğünüz fotoda renkleri böyle doygun yapan nedir?
(photoshop yok farz ediyorum, filtre olarak nedir polarize midir?
polarize filtre ne zaman kullanılmaz?

ha bir de portelerde en güzel etkiyi yapan filtre nedir?
0
playthegame
(06.06.09)
polarize filtre parlamaları, yansımaları engeller ve mavilerin doygunluğunu arttırır. filtre ile yapıldıysa bu filtre polarize filtredir.

bir de sadece renk doygunluğunu arttıran bir filtre vardır, polarize gibidir, ancak parlama ve yansımalara etki etmez. ama gel gör ki adını unuttum nanenin. skylight filtre olabilir.
0
vital
(06.06.09)
polarize renkleri bu kadar pörtletmez.
fotoşok yoksa bile raw processing var.
0
thebug
(06.06.09)
polarize filtre böyle bir etki yapmaz. çekim şekliyle belki bu renkleri elde edebilirsin ama normal bir renk tonuna polarize filtre bunu yapamaz.

portelerde en güzeli filtre kullanmamak.
0
teritori
(06.06.09)
polarize filtre ışığın yoğun olduğu yerde (genelde gündüz özellikle de güneşli havada) kullanılır. gece doğal ışıkta kullanamazsınız mesela.
bu renkleri photoshopsuz elde edemezsiniz. yani edersiniz slr'ın saturation'ını arttırıp ama böyle düzgün olmaz, gözü rahatsız edici düzeyde parlak olur.
0
turkish tekila
(06.06.09)
filtrelerden ziyade ışık kullanımına ağırlık verin derim. bütün sihir ışıkta.
0
turkish tekila
(06.06.09)
fotodaki etki kontrast ın arttırılmasıyla olur, saturation da arttırılmış.

portrede etkinlik en iyi renk doygunluğu ile olur, filtreler olan şeyi değiştirir, renkler tonlar iyi olmazsa onlar da yaramaz. yani kaynak önemli. portredeki en önemli şey objektifin kalitesidir. şunu önereyim, en iyi portre dar açı ile çekilir, çünkü perspektif dar açı ile gerçeğe yaklaşır. yani compact bi makinen varsa, yani ufak, en büyük zoom değerinde uzaktan çek fotoğrafı. slr varsa zaten dediğimi anlamışındır.
0
berhan
(07.06.09)
nd filtre takıp kısık diyaframda uzun pozlarsanız olabilir sanki. nd filtre takmazsanız zaten gün ışığında uzun pozlayınca bembeyaz fotoğrafı alırsınız elinize.
0
kibritsuyu
(07.06.09)
(8)

monitöre kaçan sinek

rentts1
evet lcd monitörümün içine sinek kaçmış ve ara sıra ekranda dolaşıp sonra ortadan kaybolmakta.(ilk gördüğümde girdiğim sitenin flash la yapılmış bişeyi sandım sonra bakınca arkadaşın canlı olduğunu farkettim=) kendisi çok küçük ve sıska bişi. yarım cm ya var ya yok. karasinek yavrusu da diil. bu ark
evet lcd monitörümün içine sinek kaçmış ve ara sıra ekranda dolaşıp sonra ortadan kaybolmakta.(ilk gördüğümde girdiğim sitenin flash la yapılmış bişeyi sandım sonra bakınca arkadaşın canlı olduğunu farkettim=) kendisi çok küçük ve sıska bişi. yarım cm ya var ya yok. karasinek yavrusu da diil. bu arkadaş benim monitörün umulmadık yerlerine girerek bozabilir mi?
0
rentts1
(06.06.09)
öncelikle umulmadık bir yere girerek monitörü bozabileceğine pek ihtimal vermiyorum. yine de içiniz rahat etmezse o aleti açıp içini temizlemek pek de zor değil.

Ama bana kalırsa beklemelisiniz. bildiğim kadarı ile bir kara sineğin ömrü yaklaşık 1 ay. Yapacak bir şey yok, sineğin ortadan kalkması için 1 ay bekleyeceksiniz. Haa baktın yine olmadı, sinek hayvanı sizi rahatsız etmeye devam ediyor, tek yol format, kesin çözüm.
0
garezz
(06.06.09)
ölmesini beklemek iyi de, abuk bir yerde ölüp kalırsa (ekranın tam orta yerinde mesela) hatta sallayınca da düşmezse falan eziyet olur. yoksa bozacak bir şey yapmaz.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
combofix denedim yine kurtulamadım. benim monitör açılcak gibi değil. açılmamak üzere tasarlanmış sanırım. artık arkadaşın bu dünyadan göçüp gitmesini bekliycem sanırım başka yol yok gibi.
0
🌸rentts1
(06.06.09)
O bence LCD'nin içinde değil, LCD ile önündeki plastik koruma arasında sıkışmıştır.
0
pichoscosama
(06.06.09)
atom-sinekse ne bileyim orada radrasyondan filan evrim geçirip güçlenirse monitoru kırabilir hatta sizi de ısırırsa ninja kaplumbağalarda sinek insan bi bilimadamı vardı ona dönüşebilirsiniz(yazanda yıllar öncesinden kalma spiderman-ninja kaplumbağalar doz aşımı vardır)
0
emininsel
(06.06.09)
Monitoru dar bir yere (Buyukce bir koli ya da kucuk bir oda) koyup iceriyi ilaclayin, bekleyin, belki ölür. Yani ümidimiz monitorun arkasindaki hava izgaralarindan oldurucu dozda ilacin girmesi.
0
msb
(06.06.09)
eleman hala takılıyor monitörde bi görünüp bi kayboluyo=) bu arada LCD ile önündeki plastik koruma arasında evet. işallah evrim geçirir lan bak bu aklıma gelmemişti. ama monitöre maruz kalıp evrim geçirilseydi şu an sabancı kulelerinin arasına ağımı örmüştüm.
0
🌸rentts1
(06.06.09)
sen de onu sinir et, monitörün önünden çeşit çeşit yiyecek ya da dişi sinek falan geçir.
0
başımıellerimin arasınaalıpdüşündüm
(06.06.09)
(8)

sözlük fotoğrafçılarına ben de dslr sorayım

kibritsuyu
- bütçe 2000 lira.- ilk dslr olacak.- hayyam'dan spot alınacak.- sıfır olacak.1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjek
- bütçe 2000 lira.
- ilk dslr olacak.
- hayyam'dan spot alınacak.
- sıfır olacak.

1. seçenek: canon eos 450D kit + 55-250 IS = yaklaşık 2000 lira yapıyor, hatta belki biraz eksik bile kalıyor.

2. seçenek: canon eos 50D gövde + 18-55 IS = 2000 lira yapıyor. ama 55-250 IS alamamış oluyorum ki bir teleobjektifim olsun istiyorum aslında.

soru: ilk dslr için 450D kit + 55-250 IS ile mi başlayayım, yoksa 55-250 IS'yi sktiredip 50D + 18-55 IS mi alayım da evladiyelik bir gövdem mi olsun?

aslında ikisini de sktiredip 40D almak var hazır ucuzlmışken ama 40D eski bir model olduğundan ve 50D gibi bir makine dururken içime sinmiyor.

edit: nikon pentax falan önermemenizi rica edeceğim. hepsini inceledim, canon'da kararlıyım.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
nikon D90 bence en güzel seçim olur üzerindeki obfektifde yeterli ama sen canonda karar kılmış gibisin
0
porro
(06.06.09)
yerinde olsam birinci seçeneği seçerdim. bunda ilk dslr olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca body değil lens önemli diyenlerdenim. kit lens kısa süre sonra yetmeyecek emin olun. 55-250 tatmin edici bir tele ben de kullanıyorum. son olarak evladiyelik gövde diye bir seçenek asla yok. tecrübe kazandıkça ekipman arayışı herzaman olacaktır. 1. seçenekte ısrarlıyım ben. yanına bir 50mm çekerseniz uzun zaman yetecektir.
0
berdush
(06.06.09)
450D kit + 55-250 daha mantıklı
tele lensinden mahrum kalıyorsunuz sırf IS için değmez bence
yine de nikon ve pentaxa bi daha bakın derim :)
0
fletch
(06.06.09)
mesele IS değil ki "450D kit + fazladan bir lens mi, yoksa fazladan lens olmadan 50D ve üstündeki vasat kit lens mi" sorusu.

soruyu düzelttim. bahsettiğim 55-250'lerin hepsi IS olacak.
0
🌸kibritsuyu
(06.06.09)
ben de uzun uzun düşünmüştüm hatırlarsanız daha yeni..

kararımı canon 50d ile biraz daha fazla para verip tamron 17-50mm f:2.8 ikilisini almaya karar verdim.

alacağınız lenste açının yanında diyafram değerine de dikkat edin derim. kit 18-55 lens f3.5-5.6'dır. yeni başlayanlar için idare eder bir lenstir ama bir yere kadar. ve çok ilgileniyorsanız fotoğrafla o yere de çabuk gelirsiniz.

canon 450d body ise canonu sevmeme sebebimdir. velhasıl 40d 50d ve üzeri sevilmeyecek gibi değildir.

eğer bir 500-600 lira daha verebiliyorsanız dediğim konfigrasyonu bir düşünün. yok çıkamıyorum ama ilerde param olur derseniz ben yine de 50d alın bu sefer de kit 18-55 lensiyle derim. 450d alma niyetiniz varsa ve ağır basıyorsa nikon d90'a bakın derim. canonun kit lensinden kat be kat iyi 18-105mm f:3.5-5.6 vr kit lensiyle 1300 dolar civarına spot olarak hayyamda satılıyor.
0
vital
(06.06.09)
neden bu kadar kasıyorsun anlamıyorum. gidip 450 d alacağına 300d al mesela, profosyonel fotoğrafçılık yapmayacaksın bir şey yapmayacaksın, her türlü ihtiyacını 300d karşılar şu an.


2. el fiyatları da 400-500 milyon civarında. bence çok daha mantıklı.
0
mortifera
(06.06.09)
55-250 iyi bir objektif değildir, sigma 17 50 de o şekilde.
450D ile 50D çok farklıdır, 450D amatör giriş seiyesidir, 50D ise semi produr, farkını çok fazla anlatamam yazarak, eline alıp kullanınca farkedersin. ben afallamayı zamanında 350D den 20D ye geçişte yaşadım, kaybettiğim vakte lanet ettim. ayrıca kullanabilene 18-55 güzel bir objektiftir, zaten olay fotoğrafçıdadır, onun yerine 50mm f1.8 almayı dene, tele objektif için biraz bekle acele etme. çünkü daha makineni almadan ne tarz objektif alacağın belli olmaz. bi kullan bi süre, tarzın sevdiğin şeyler ve ona göre alacağın obj değişir. dslr olayının pişmanlığı normal pişmanlığa benzemez. sonra fotokritikten falan 2. el objektif bakarsın. ve hayyama gitmişken metro fotodan başka alma.

ama amerikadan getirenler de var, biraz daha ucuz olabilir. mesela [email protected] ben macbook pro mu bu adamdan aldım, gayet iyi bir insan, msn e ekleyip en azından fiyat al. 50d mi de yine bu adamdan alcam sonra. canon tercihinden dolayı tebrikler.
0
berhan
(06.06.09)
gönlüm el vermiyor, söyleyeceğim: canona fazla bağlanıp nikon opsyonunu unutma. d80 + AF 18-70 1.seçenekten daha iyi bence. kalitesini geçtim, ergonomisi bile basar, neyse :)

ilk dslr'ın olacaksa lens mevzuuna o kadar takılma, 2. seçeneği al. adam gibi bir gövden olsun. daha sonra alırsın diğerlerini. 55-250 ucuz bir lens zaten.
0
makineci
(06.06.09)
(3)

iyi midir?

passion rules the game
http://www.sanalmarketim.com/urun/540a9b79b2608413d4c27f988d685682/CANON-POWERSHOT-SX10IS-10MP-DIJ.FOT.MAK.-SIYAHve daha ucuza nerede bulabilirim sizce?ankara'da ve garantili istediğimi belirteyim. :)
www.sanalmarketim.com

ve daha ucuza nerede bulabilirim sizce?

ankara'da ve garantili istediğimi belirteyim. :)
0
passion rules the game
(05.06.09)
doğu bankta yarı fiyatından biraz fazlaya bulursun ancak garantisi filan olmaz.
0
eyke
(05.06.09)
bu makinayı daha ucuza alırsan bir şey diyemem ama bu paraya bu makinayı alman çok saçma olur. onun yerine doğubank gibi yerlerden(ankara'da neresidir bilemiyorum) bu fiyata dslr makina alabilirsin. yarı profesyonel makinaları hiç tavsiye etmiyorum. bu fiyata en kötü bir Nikon D40 alabilirsin ki en kötü dslr en iyi yarı profesyonel makinadan daha iyidir kanımca :)
0
bibbolo zippo
(06.06.09)
oha o fiyata erkayalar garantili olmaz ama spot canon 450D alınır. 1 yıl da dükkan garantisi veriyorlar hem. ankara'da spor satan yer yok. ben de makine alma aşamasına geldiğimde istanbul'a gidip alacağım hayyam'dan.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
(4)

Turkcell hatta Avea'dan gelen mesaj..

dambil
selamlar herkese. bugün avea'dan çok ilginç bir mesaj geldi turkcell hattıma. yani mesaj ilginç değildi de gelmesi ilginçti bence. işte avea'ya geçin size şöyle şöyle fırsatlar sunalım filan diyordu mesaj. kafamın takıldığı nokta benim turkcell numaramı nereden buldular. yani bir tek bensem gene sor
selamlar herkese.

bugün avea'dan çok ilginç bir mesaj geldi turkcell hattıma. yani mesaj ilginç değildi de gelmesi ilginçti bence. işte avea'ya geçin size şöyle şöyle fırsatlar sunalım filan diyordu mesaj. kafamın takıldığı nokta benim turkcell numaramı nereden buldular. yani bir tek bensem gene sorun yok 83945793 tane turkcell'iye aynı tür bir mesaj gittiyse avea bu numaraları nereden buldu? ilginç değil mi? var mıdır bir fikriniz, açıklamanız bu konuya?

teşekkürler şimdiden..
0
dambil
(05.06.09)
avea tukcell e gıcıklık olsun diye yapmış olabilir zira ben bir avea kullanıcısı olaraktan turkcell den oyle bir mesaj aldım.
0
voodoo 007
(05.06.09)
seçim öncesi cep telefonuma bir başkan adayının otomatik mesaj sistemi dadanmıştı. on dakkaya bir projelerini, çıktığı tv programlarını filan mesaj atıyordu sağolsun, pek bir ilgiliydi benle. işte o zaman operatorüme şikayette bulunduğumda, bir yerlerde telefonunuzu yazmışsınızdır kayıt olurken vs, el atından da numaranızı satmışlardır işte diye gayet lakayt bi cevap gelmişti.
0
bitter cikolata
(05.06.09)
bende vodafone var; avea'dan sms gelmedi, direkt aradılar:) açınca bant kaydı "avea'ya geçin, şöyle olsun böyle olsun" diye başladı anlatmaya.
0
ikinoktayedi
(05.06.09)
numara bulmakla niye uğraşsınlar ki yahu. başı 532 533 535 536 falan olup da avea'ya ait olmayan (532 falan olmakla birlikte avea'ya geçmiş de olabilir) tüm numaralara sıradan gönderirler aynı mesajı olur biter. bana da geldi. isim falan yazmıyor. hani isim yazsa adımı ve numaramı bulmuşlar dersin. bildiğin spam. kullanılan kullanılmayan ne kadar numara varsa hepsine yollamışlardır. hatta mesaj ücretine katlanıp ben bile yaparım şimdi 0532 200 00 00'dan başlayıp 0539 999 99 99'a kadar ne kadar numara varsa yollarım nedir ki.
0
kibritsuyu
(06.06.09)
(7)

siz olsanız hangisini alırsınız? (dslr)

november rain
fiyat, erişilebilirlik ve taksit seçenekleri nedeni ile bu iki makine arasında kararsızım.Sony DSLR-A200K (http://www.dpreview.com/reviews/sonydslra200/)Pentax k200d (http://www.dpreview.com/reviews/pentaxk200d/)karşılaştırma sayfası: http://www.dpreview.com/reviews/compare_post.asp?method=sidebysid
fiyat, erişilebilirlik ve taksit seçenekleri nedeni ile bu iki makine arasında kararsızım.
Sony DSLR-A200K (www.dpreview.com)
Pentax k200d (www.dpreview.com)
karşılaştırma sayfası: www.dpreview.com

siz olsanız hangisini alırsınız ve nedenleri?

bu arada fiyatları yaklaşık olarak
a200k: 1145 tl/12
k200d: 1390/12 (4 şarjlı pil ve şarj cihazı da almak gerekecek, +80 tl falan)
0
november rain
(05.06.09)
2 sini de almazdm nikon d60 ya da d80 alırdım. ya da canonun o seviyedeki bi modelini alırdım.
0
rentts1
(05.06.09)
Sony A100 ve A200 kullanmış sonunda da canon 40D'ye terfi etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim.

bu seçenekler arasında canon kesinlikle olmalı.
0
boikot
(05.06.09)
canon nikon tabi ki tercih edilebilir ama, örneğin 450d 2000 tl civarında satılıyoru. bu kadar bütçem yok. bu nedenle sadece ikisi arasında karar vermek zorundayım.
0
🌸november rain
(05.06.09)
şimdi sordum, canon 450D 700 dolar babataş'ta. spot fiyatı.
0
kibritsuyu
(05.06.09)
www.sahibinden.com&keyword=d80
0
rentts1
(05.06.09)
Nikon D300 alırdım. Aha aldım zaten :D

Edit:Ama gene de illa bu ikisi dersen Sony daha iyi gibi.
0
ergecsenturk
(05.06.09)
bence sonyi al, pişman olmazsın.
(birisi bana a mı b mi diye sorarsa ben c demem)
0
🌸november rain
(05.06.09)
(5)

eski bi sub-etha aparati

alpinsamuray
sun-etha'da miydi kontrol merkezinde miydi neydi; "falanca yazarin butun entrylerini kotule" gibi bi sey vardi, basligi da vardi sozlukte. neydi o yahu?yok yapacagimdan degil de, merak ettim onu ariyorum sabahtan beri...
sun-etha'da miydi kontrol merkezinde miydi neydi; "falanca yazarin butun entrylerini kotule" gibi bi sey vardi, basligi da vardi sozlukte. neydi o yahu?

yok yapacagimdan degil de, merak ettim onu ariyorum sabahtan beri...
0
alpinsamuray
(05.06.09)
thalamus
(05.06.09)
sub-etha'da yer alan ve entry yedekleme işi sözlüğe entegre edilmeden önce entrylerimizi yedeklememizi sağlayan sourlemonade yapardı, daha doğrusu yapar mıydı bilmiyorum da yaptığı söylenirdi. programlayan kişi, ekşi duyuru'nun da programlayıcısı olan compumaster idi. kendisine sorabilirsiniz.

hatta direk sorayım ben. kompü yaw hakikaten tüm entrylerini kötüle diyince kötülüyor muydu, geyik miydi?
0
kibritsuyu
(05.06.09)
yapacakbirseyyok
(05.06.09)
(bkz: #8228360)
0
kenjau
(05.06.09)
geyikti galiba bu. otomatik oylama sistemi yapanlar ucurulduguna gore...
0
🌸alpinsamuray
(05.06.09)
(3)

Başlık Taşıma Fasilitesi

dr shephard ameliyathaneye
Sözlükte dil devriminden sonra başlık taşıma fasilitesi hepimize acildi malum, şimdi bunun temel amaci "hiyar" başlığını "hıyar" başlığına taşımak. soru: bu fasiliteyi, bariz hatalı başlıkları düzeltmek için kullanabilir miyiz? mesela bir vatandaş "eksisözlüğün" diye bir baslik acmissa onu "ekşi söz
Sözlükte dil devriminden sonra başlık taşıma fasilitesi hepimize acildi malum, şimdi bunun temel amaci "hiyar" başlığını "hıyar" başlığına taşımak.

soru: bu fasiliteyi, bariz hatalı başlıkları düzeltmek için kullanabilir miyiz? mesela bir vatandaş "eksisözlüğün" diye bir baslik acmissa onu "ekşi sözlük'ün" diye düzeltebilir miyiz? veya mesela "celaleddin cerrah'ın bıyıkları" yazmışsa onu "celalettin cerrah'ın bıyıkları" başlığına taşıyabilir miyiz?
bu fasilitenin amacı dışında kullanımı anlamına gelir mi?
0
dr shephard ameliyathaneye
(05.06.09)
hatta mükerrer başlık bile taşıtabiliyorsunuz sanırım.

yani üç gün önce "açıklaması zor bölümler" başlığının (kimi üniversite bölümlerini dedeye nineye anlatırken çekilen zorluklar konu ediliyor) "akrabalara söylenmesi zor bölüm adları" başlığına taşınması için istek gönderdim. gerçekleşmedi, bilmiyorum uygun görülmedi de ondan mı, yoksa altında bir tane de "lost'ın ilk bölümü" diye entry var ondan mı, yoksa daha sıra mı gelmedi bilemedim. ama yaptığım yanlış değil sanırım.

1-2 ay önce de sam başlığındaki suriye'nin başkenti, "şam, bir bilye çeşidi", "şam, bir fıstık çeşidi" gibi "şam"dan bahseden entry'leri tek tek ayıklayıp şam başlığına taşıma talebi gönderdim. o da gerçekleşmedi.

pek de verimli çalışmıyor gibi bu fasilite.
0
kibritsuyu
(05.06.09)
peki sorudaki tarzda başlk açan kişi, özensiz başlık açmaktan hüküm giymiyor mu? ben burasını çözemedim işin. bu sebeple çaylak olanlar yok değil, dimi?
0
manfool
(05.06.09)
manfool'un sorusuna ek olarak: başlık taşıma eyleminde hata yapan, mesela lost başlığını löst başlığına taşımak gibi bir abuse işlem yapılmadığı sürece, ilgili yazar herhangi bir ceza alıyor mu? ceza derken kişisel tarihçeye not vs. gibi. bana sorun olmaz gibi geldi. sonuçta amacı dışında kullanılsa da bilerek/isteyerek bir hata yapılmıyor. yine de merak ettim bu olayı.
0
krizalider
(05.06.09)
(13)

bulaşığına pes oynadık sonuca varamadık

abtash
merhaba duyuru ailesi. yaklaşık 4 saat bulaşığına pes oynadık 3 arkadaş. bir türlü sonuncu çıkmadı, herkes birbirini yendi. yine uzatmaya götürmek için bir maç kazanmam gerekiyordu o maçı kazandım, sonra diğer arkadaşla yeni serinin ilk maçını yaptık, onu da kazandım. diğer iki arkadaş üst üste iki
merhaba duyuru ailesi. yaklaşık 4 saat bulaşığına pes oynadık 3 arkadaş. bir türlü sonuncu çıkmadı, herkes birbirini yendi. yine uzatmaya götürmek için bir maç kazanmam gerekiyordu o maçı kazandım, sonra diğer arkadaşla yeni serinin ilk maçını yaptık, onu da kazandım. diğer iki arkadaş üst üste iki maç kazandığımı görünce, benim yeni seride iki maç kazandığımı sandı ve yapacakları maçta kaybeden bulaşıkları yıkayacaktı, ben de sesimi çıkarmadım ehehe. neyse maç bitti, ben maçı kaybedenle bi maç yapmak istedim, tamam dedi, tekrar yendim onu, ve aslında şimdi kazandığımı söyledim, çamura yattım bi nevi. ceza olarak bulaşıkları bana yıkmaya çalışıyolar, ben de duyura yazalım, duyuru hakem olsun ona göre yıkarım dedim.

oylar gelsin efem.(aslında ben de kendimi suçlu görüyorum ama neyse, siz bunu okumadınız)
0
abtash
(05.06.09)
sen yıka. kılım evet.
0
cro magnon
(05.06.09)
Hepiniz birlikte yıkayın bence. O ne öyle ya okurken kendimden geçtim:S
0
eloy86
(05.06.09)
Bizde de benzer durumlar oluyordu. Benim düşüncem bulaşığı sen yıkamalısın. Çünkü ortada iddianın olmadığı maçta eleman kasmamıştır. Kastı desen de bunu kanıtlayamazsın.

Sonuç: Çamur, hile ve sportmence olmayan davranışlardan bulaşığa mahkum ediyorum. İnşallah bulaşıklar 3 haftalık falan değildir.
0
tekosin
(05.06.09)
ertesi güne kalır, çamura yatmanın dorukları yaşanır.
0
hikaye mesture
(05.06.09)
zar atın. kart çekin. taş makas kağıt yapın.
0
cruor
(05.06.09)
Bu bulaşığı yıkayan, takip eden 4 bulaşığı yıkamasın!
0
girisimci ruh
(05.06.09)
bi' dahakine amele gibi sonucu bulamayacağınıza lig yapın averaj da dahil olsun her şey belli olsun ;)
0
only alcoholica
(05.06.09)
@only alcoholica
ikili averaja bakıyoruz, onlarda da sadece galibiyetlere bakıyoruz. prensip eheh
0
🌸abtash
(05.06.09)
kim yıkadı bulaşığı?
0
ykyt
(05.06.09)
4 kibrit çöpü alın, üçünün altını kırın, onlar Messi olsun. Uzun olan Ronaldo olsun, Ronaldo'yu çeken bulaşıkları yıkasın.
0
sui
(05.06.09)
üç kişiyeniz önce iki kişi birbiriyle maç yapsın. yenilen kenarda dursun. yenen kişi diğer bekleyenle maç yapsın. bu sefer yenen ayrılsın (o birinci oldu, kurtuldu ma bize sonuncu lazım). ilk yenilenle son yenilen de maç yapsınlar, yine yenilen yıkasın.
0
kibritsuyu
(05.06.09)
@yky
sonuncu yıkadı hehe, yani tekrar yenip söylediğim arkadaş yıkadı. bu 4 saat içinde bi kez çamura yatmıştı o yüzden kabullendi.
0
🌸abtash
(05.06.09)
kısa çöpü çekmeliydiniz.
0
faideli bilgiler
(05.06.09)
(7)

fotoğraf makinesi tavsiyesi

passion rules the game
aradıklarımı kısaca özetleyeyim, öyle kesin bir fiyat sınırı yok tabi ama milyarlar da dökemem. profosyonel foto çekmem ama işte denemek isterim. öyle bir fotoğraf makinesi arıyorum ki ne amatör ne profosyonel olsun. gidip çekeyim güzel şeyler çeksin ama pahalı olmasın. bir de video çekmesi lazım or
aradıklarımı kısaca özetleyeyim, öyle kesin bir fiyat sınırı yok tabi ama milyarlar da dökemem. profosyonel foto çekmem ama işte denemek isterim. öyle bir fotoğraf makinesi arıyorum ki ne amatör ne profosyonel olsun. gidip çekeyim güzel şeyler çeksin ama pahalı olmasın. bir de video çekmesi lazım ortalamanın üzeri bir şekilde kesinlikle. mezuniyet videoları çekilecek bu aletle ama bir defaya mahsus. canon, nikon falan bilmem hangisi güzel. ama canon adı daha güzel.

şimdiden de teşekkürler.

ulan çok karışık oldu, giriş düzeyi yarı profesyonel bir makineyi anlatmak istedim.
0
passion rules the game
(05.06.09)
stephen dedalus
(05.06.09)
giris seviyesi yari profesyonel makine ariyorsaniz bence video ozelliginden vaz gecmelisiniz. ya da video da ceksin derseniz compact bir makine almalisiniz derim. video cekebilen d-slr makineler icin biraz milyar odemek gerebilir
0
mat couthon
(05.06.09)
canon eos 500d ile video da çekebilirsin ama ses olayında sıkıntı yaşanıyor diye duymuştum.
0
teritori
(05.06.09)
fujifilm'in slr-like kameralarına bakınız. tam size göre. şekli mekli profesyonel. ama yok bildiğin kompakt olsun dersen canon poweshot 5 serisinden (590 is mesela) süperdir.
0
kibritsuyu
(05.06.09)
fujifilm güzel, düşünebilirim.

videoyu hd kalitesinde beklemiyorum tabi ama ortalama üstü bir şey güzel olur. ben bir milyar civarı bir fiyat düşünmüştüm. bu modellerin türkiye fiyatları ne kadardır?
0
🌸passion rules the game
(05.06.09)
3 aydır nikon coolpix p5100 kullanıyorum; söylediklerine bakılırsa tam aradığın makina diyebilirim. çözünürlük aşmış durumda, yakın çekimlerde oldukça başarılı. ne tam amatör ne de çok profesyonel. kompakt bir makina fakat çoğu ayarları manuel. yaptığın çekimler dijital ile yapılmış gibi durmuyor hiç. bir de magnezyum kasa kaldır kaldır at bana mısın demio. fiyatı da aynı seviyedeki makinelere göre uygun.
www.letsgodigital.org
0
zbam zbam
(05.06.09)
steyro
(05.06.09)
(58)

bizim bölümden bir arkadaşımız kadıköy'ün ortasında TACİZE uğradı, biz şimdi ne yapalım?

vita vinum est
...yapalım? az önce arkadaşımdan aldım haberi, çok sinirliyim..bizim bölümden çok sevdiğimiz bir arkadaşımız, kadıköy'de sürekli gidip türk kahvesi içtiği bir kahvecide işyeri sahibi tarafından tacize uğramış. tuvalete gittiğinde işyeri sahibi olacak 50 yaşlarındaki gerizekalı herif de onun peşinden
...yapalım?

az önce arkadaşımdan aldım haberi, çok sinirliyim..

bizim bölümden çok sevdiğimiz bir arkadaşımız, kadıköy'de sürekli gidip türk kahvesi içtiği bir kahvecide işyeri sahibi tarafından tacize uğramış. tuvalete gittiğinde işyeri sahibi olacak 50 yaşlarındaki gerizekalı herif de onun peşinden gitmiş ve tuvalette arkadaşımızı sıkıştırmış. ve adam bu taciz olayında çok ileri gidemese de biraz ileri gitmiş (biraz'dan kasıt nedir tam olarak ben de bilmiyorum ama görünen o ki elle veya başka türlü bir taciz mevcut)

arkadaşımız bağırmış çığlık atmış ve bir şekilde adamın elinden kurtulup kaçmış. polise şikayet etmekten de korkmuş.. muhtemelen o gerizekalı sapık herif arkadaşımızı tehdit etmiştir. biz şu an o adamın ordaki esnaf arkadaşlarına güvendiğini düşünüyoruz..

tacize uğrayan arkadaşımız olayın ardından hemen memleketine gitmiş (bir nevi kaçış)

şu an çok sinirliyim..

muhtemelen bütün fakülte toplanıp bu adamı dövmeye gideceğiz. kendi dükkanında bir güzel dayak yiyecek. şiddetin her türlüsüne karşı olan ben bile şu an "okuldan adam toplayıp o adamı sikicem" modundayım, kahveden adam toplama aşamasına geldim yani, varın siz düşünün gerisini. ki, bölümdeki (ve fakültedeki) arkadaşlar bu olayı duyduğu zaman verecekleri tepki de aynı olacak: dövelim.

şimdi biz ne yapalım?

kadıköy'ün ortasında yerini yurdunu bildiğimiz bu adamı napalım biz?

polise şikayet etsek hem iş işten geçmiş; hem de arkadaşımız için de daha sıkıntılı bir süreç olacak.. polise ifade vermesi, olayları tekrar tekrar hatırlamak zorunda kalması, dava süreci vs.. bunlar gerçekten insanı yıpratır.

dolayısıyla galiba biz bu adamı döveceğiz.

benim sorum şu:

siz olsaydınız ne yapardınız? çok sevdiğiniz bir arkadaşınız (üstelik okul arkadaşınız, her gün yüz yüze bakıyorsunuz) tacize uğrasaydı siz bu duruma nasıl tepki gösterirdiniz?

şiddet uygulama fikri bana çok yabani bir fikir gibi gelirdi ama şu an içimdeki şiddet arzusunun haddi hesabı yok.

---

NOT: Bu duyuru bir iki günlüğüne yukarda kalabilirse sevinirim, yaratıcı fikirlere ihtiyacım var. Bu sapıklara karşı savaşmanın tek yolu şiddet olmamalı!
0
vita vinum est
(04.06.09)
polisten başka bir çare yok. neredeyse bütün kadınların başına geliyor taciz olayı, acı ama gerçek.
0
clementine
(04.06.09)
valla biraz ateşe köürkle gitmek gibi olacak ama bu ülkede adalet fln hak getire arkadaş. polislere günde 100 tane olay geliodur böle hiçbiride şeyine takmaz çok ciddi olmadıktan sonra. adam bir de arkadaşınızı tehdit ettiyse gidin haddini bildirin bence. izmirde olmasam bnde gelirdim cidden bu taciz olaylarına hiç sabrım yok.
0
lesterdexter
(04.06.09)
kızı varsa sizde onun kızına yapın derim :)

polise gitseniz en fazla şikayetçi olursunuz.şahit isterler tahminimce
0
ultrAs
(04.06.09)
şimdi şunu söylemekte yarar var öfkeyle kalkan zararla oturur. böyle bi durumda sizin yapacağın böyle bir darp haklıyken sizi haksız duruma düşmenize sebep olur ve sonunda yine siz zararlı çıkarsınız. ayrıca siz ne kadar adam toplasanız da adamın sizi çekip vurma ihtimali de var öyle adamlar boş olmaz benden söylemesi. 2 türlü de bok yoluna gidebilirsiniz aman diyim. polise gidin en temizi.
0
rentts1
(04.06.09)
şuanda haklı konumdasınız, fakat şiddet uyguladığınızda haksız bir konumda olacağınızı unutmayın. sinirinizi anlıyorum fakat sürekli gittiğiniz yerlerdir tahminimce kadıköy ve civarı, adamı dövdüğünüzde karşılık olarak bir şey yapmak isteyeceği kesindir. bu bakımdan dövmek yerine arkadaşınıza da söyleyerek polise gitmeniz gerekir. normal olanı budur.
0
ykyt
(04.06.09)
umarım bir sevgilisi yoktur..

cinayet sebebi çünkü..

polisten başka bir çözüm yok gibi ama.
nereye tehdit ediyor.. ne yapabilecek ki allah'ın dümbeleği.. bir şey yapamaz..
gidin şikayetçi olun hiç korkmadan..
0
fuck milk get beer2
(04.06.09)
siddet kotudur.. Dozaji ayarlarlamak onemlidir, gecerken ugrayip beni de alirsan, dogru dozajdan fazlasinin uygulanmasina engel olacagima emin olabilirsin..
0
nooneatall
(04.06.09)
polisleri de ayarlayın.. iyice bir benzetsinler bunu nezarette..
0
fuck milk get beer2
(04.06.09)
polise gidin diyorsunuz ama polise gitmekle çözülebilecek bir iş değil. zaten bu arkadaş finaller biter bitmez memleketine dönecek yine.. dolayısıyla olayı takip edemeyecek. ve zannedersem olayın üzerinden birkaç gün geçmiş, yani iş işten gittikçe geçiyor.. ve şu an kendisi burda değil.

insanı zorla şiddet yanlısı yapıyorlar ya. gel beni döv diyor hayvanoğlu hayvan, gel ağzımı burnumu kır, camımı çerçevemi indir diyor.

bir insan müşterisini (hem de kızı gibi gördüğü ve çok sevdiğini söylediği bir müşterisini) tuvalette sıkıştırır mı ya?
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
şunu unutmayın kesinlikle: eğer adamı dövmeye gittiğinizde adam belinden bir silah çıkarır da rastgele ateş açarsa çevrenizdeki arkadaşlarınızın yarısını kaybedebilirsiniz. bu işler bir anlık şeyler ve çok kötü sonuçları olabilir. iki kere düşünün. adam olmasa yanındakiler olacaktır ve onu yapacak kadar aşağılık bir herif silah da taşır, bıçak da sokar. canınızı tehlikeye atmayın. hakkı dayak. ama polis tek çözüm gibi.
0
sen git ben geliyorum
(04.06.09)
siz bir öfkeyle kalkında görsün adam ebesininkini zararla oturcak bi durum yok insan namusunu korumayacksa bitmişiz demektir. burda haksız duruma düşücek bi durum da yok çünkü burası avrupadaki gibi adalet sistemiyle yönetilmior adam ne ceza alır be bi bok olur. taciz ettiğiyle kalır. sonra adam sizi şikayet etse bile yaptığı taciz mevzusu ortaya çıkarki bu da onu suçlu duruma düşürür. ayrıca adam dövdüğünüz için hapis fln da yatmazsınız.
0
lesterdexter
(04.06.09)
kızı varsa kızına yapmak hayvanlıktır, kızın suçu ne babası böyle bir insansa?
hukuk öğrencisi olarak üzülerek söylüyorum; bence en mantıklısı gidip dövmek. defalarca taciz olayını polise bildirdim, otobüste tramvayda mesela, adam kaçıyor böyle durumlarda. evime kadar takip eden oldu, evin kapısında polis bekliyor her zaman lojman olduğu için; ama polis nasıl olduysa adamı yakalayamadı. hatta bir keresinde gece 9-10 gibi eve dolmuş durağından yürürken adamın biri arabayla takip etti, 5 metrede bir yanımda dura dura eve kadar geldi. onda da babamı kapıya çağırdım, yine polis vardı. polisin dediği şu "e bu saatte gelince oluyor böyle şeyler"

malesef polis, arkadaşınızı taciz eden adamla aşağı yukarı benzer zihniyette olacak büyük ihtimalle veya işini hakkıyla yapma kaygıları yaşayan dürüst bir insan olmayacak (mesela geçen gün de beyazıt'ta tekme tokat kavga eden adamları ayırmak için gevrek gevrek gülerek yeşilçam aktrisi kıvamında "koşarak gelen" polisleri gördüm, kavga eden adam arabasına binip kaçtı ve polisler arabanın plakasına bakmayı akıl edemediler veya sallamadılar bile). bu sebepten, o tacizci, yaptığının yanına kar kalmadığını bilsin bir güzel benzetin de.

not: hukukçu bile orman kanununu tavsiye ediyor. idealistlik yapıp polise de gidebilirsiniz.
0
turkuazz
(04.06.09)
yakın bir arkadaşımın başına böyle bir olay gelmiş olsa, tam olarak senin yaptığını (ya da yapacak olduğunu) yapardım! -döverdim.

ama sonuçlarını gerçekten iyi düşünmek gerekiyor, iyi planlayıp öyle harekete geçmek lazım. aslında illa dövmeye de gerek yok. 30 kişi toplanıp adamın dükkanının önünde eylem yapılabilinir, arkadaşınızın başına gelen olayı anlatan afiş dağıtılabilir...bu herif öyle ya da böyle rezil olmak zorunda...

kadıköyün ortasındaki şu kahvecinin adını bir söyleseniz de biz de bilsek?...
0
mumutum
(04.06.09)
galiba tenhada sıkıştırıp dövmek en mantıklısı. takip edip evine giderken falan yolda yakalayıp döveceksin böylesini.

hayatı boyunca böyle dayak atma olaylarından nefret etmiş biri olarak bunları yazdığıma gerçekten inanamıyorum.
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
aklıma şöyle güzel fikirler geliyor adamı dövmekten beter edebileceğiniz. yanınıza kamera ve foto makinesi alıp adamın fotoğraflarını çekin ama çaktırmadan. videosunu çekin sonra bi site açın "sapık tacizci işletmeci bilmem kim" diye daha sonra bunun linkini oraya buraya sözlüğe ver. sitede de durumu anlat. kısa sürede adamı psikolojik olarak yıkabilirsin. çevresine ailesine rezil olur. hatta el ilanı bastır o civarda dağıt bu daha hızlı bi tepki getircektir çevreden. kadıköyde her yere yapıştır ilanı. arkadaşlarınla beraber sokak sokak "şu adresin işletmecisi bilmem kim sapıktır tacizcidir" gbi şeyler yazın. haber merkezlerine de fax çekin severler böyle haberleri. en azından birinden biri gelir haber yapar. bence bu yollar adamı dövmekten çok daha etkili olacaktır.
ben yazarken biri afiş olayını yazmış bile=)
0
rentts1
(04.06.09)
adamın yerini afişe edin sapık olduğunu esnafa yayın müşterileri uyarın buda oldukça büyük bir karşılık.
0
lesterdexter
(04.06.09)
@mumutum;

kahvecinin adını ben de bilmiyorum, hiç gitmedim. ama arkadaşım oraya sürekli gidiyordu ve çok sevdiğini ballandıra ballandıra anlatıyordu. olayın aslını ben de tam öğrenemedim zaten.
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
ayrıca dövmeye gitmeden önce adamın silahı var mı, çalışan garson veya esnaf da sizinle kavga edecek mi, bunları hesaplayıp da gidin bari.

ben de eskiden şiddet yanlısı değildim; şiddet yanlısı olmamın haklı bir sebebi de yok; ama başıma bu tip şeyler geldikçe ve polisle bir sonuç alamadıkça orman kanunlarına döndüm, yanımda çakı taşıyorum. bir dahaki ilk taciz olayında kullanacağım.
0
turkuazz
(04.06.09)
Şikayet etmelisiniz bence. Olayı tekrar hatırlamak olayına gelirsek emin olun zaten her dakika aklında olacak, durumu değiştirmez yani. Hatta biraz paranoyaklaşacaktır bu sebepten, tüm erkeklere sapık gibi bakma olayları bu gibi şeylerden sonra başlıyor zaten. Otobüste yanınızda oturan, hatta ayakta dibinizde bekleyen erkekleri bile paranoyakça sapık gibi algılıyorsunuz... Gece yolda yalnızken arkanızdan yürüyen adam sizi takip eder sanarsınız vs vs... Boktan şeyler bunlar. En iyisi arkadaşınıza destek olmaya çalışın siktir edin o herifi (sinirlendim biraz küfürler için kusura bakmayın artık.) dava açın umarım yargılanır ve sürünür. Dayak geçici olur hem, eğer her gün dövemeyecekseniz ya da öldüresiye olmayacaksa ki bu da pek iyi olmaz.
0
loralynn
(04.06.09)
"şiddete karşı bir insan olarak ben bile...." bırakalım bunları işte başınıza bi iş gelince sarılıyorsunuz şiddete.

Şiddete başvurma gerekliliği tanımlarınız farklı. Neyse, gidin dövün ya allah allah. Ben olsam ben de gelirdim sevabına iki tokat da ben atardım :-D izmirdeyim ben artık izmirli sapıklar için davet yapın bana.

bu arada turkuazz yorumun çok hoşuma gitti.
0
Karluk
(04.06.09)
şu an adamı afişe etmek fikri beni oldukça cezbetti. şiddetten daha doğru bir yöntem bu.. bu herif arkadaşımıza psikolojik şiddet uyguladıysa biz de onu mahvederiz ve ordaki yaşantısını sona erdiririz.

kadıköy bir sapıktan daha kurtulur!

el ilanı, telefon kulübelerine "şu işletmeci sapıktır" gibi yazılar yazmak, duvarlara afiş asmak, insanlara el ilanı dağıtmak falan gibi şeyler çok doğru ve güzel hamleler.

internet sitesi fikrini de tuttum.

güzel fikirler çıkıyor, teşekkür ederim.
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
o mekanın fotolarını ya da en azından adını sözlüğe ya da buraya kesin verin. herkesin karısı, kızı, kardeşi, sevgilisi var gitmesinler öyle yerlere.
bu arada aklıma bi fikir daha geldi googleearth te mekan isimleri falan yazılıyo ya googleearth ten dükkanın üstne tacizci bilmem kimin kahvesi falan diye yazılabilir diye düşünüyorum. daha önce hiç yazmadım ama teoride mümkün geldi bana.
0
rentts1
(04.06.09)
bence şu anda burda mekanın veya adamın ismini verme..
daha sonra ver.
0
fuck milk get beer2
(04.06.09)
dışarıya kapalı olsaydı da mekan adını verseydiniz ii olurdu aslında.

ben olsam ne yapardım?

tam olarak neden böyle bir şey yaşanmış onu anlamaya çalışırdım öncelikle, adamın neden böyle bir girişimde bulunabileceğini bilmek harekete geçerken iyi bir dayanak olurdu.

gideceğiniz zaman beni de çağırın, gelirim.ciddiyim. bazen dayak öğretici olabiliyor.
0
serseri marti
(04.06.09)
zaten şimdi mekan ismi veremem. ancak eğer düşündüğüm gibi bir afişe etme çalışması yaparsak zaten o adamın kim olduğunu öğreneceksiniz. çünkü her yere yazacağız!
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
bir onceki fikri destekliyorum. dayak yiycek tamam ama bir sure sonra iyilescek yine. ruhunu falan incitecegini sanmiyorum. en guzeli ekmegiyle oynamak. afise edin, dedikodusunu yapin. okula yayin haberi. yasal olarak kendinize zarar getirmiycek sekilde takilin. tatil donusu falan devam etsin yani bi hisimla, bi gazla oldu gectie gelmezse gec olsa da kapattirirsiniz dukkani adama. pislik yapin, ne bileyim kalabalik bir grup halinde gidin, ince halli olay cikartin. misal 15 kisi gidip. sadece toplamda 2 cay icin. govde gosterisi yapin, kalabalik bi saate mesela. bunlar size posta koymak isterse de kibar yollu sesinizi yuksektirsiniz vs vs.

eee ne bekliyoruz, mekanin adi ne ve yaklasik adres neresi? sen yaz, yarin hemen basliyorum ben yaymaya ogrencilerimin arasinda. misal oralarda gece hayatinin demir baslari birkac dinazorun kulagina gitse, tum kadikoy eglence esnafi duyar olayi.

not: bu sekilde de birakmamali yani soyle kavgayi seven 3, 5 kisi kafe cikisi bir gorunsun, ufak yollu da hirpalasin illa. gozu korksun en azindan.

edit: bitirinceye kadar bir onceki gondermesini pek tutturamamisim. yukarlarda bir yerdeki olcak yani o.

not 2: bu isleri hafifce el altindan yapmak lazim, yani adam sizi yakalatip dava etmesin vs. iftira atiyolar, karalama vs dese neyi nasil ispatliycaksiniz? bunlari da goz ardi etmeyin lutfen.
0
pyro clustic flow
(04.06.09)
evet kesinlikle afise edin o.c'nu. ancak tedbirli olun, ciddi bir karsilik bekleyin. adamin ekmegiyle oynamis olacaksiniz cünkü ve bunu dayak yemekten daha fazla ciddiye alir.
0
fspades
(04.06.09)
@pyro clustic flow,

olay netleşince ben burdan yine bir duyuru aracılığıyla ne şekilde karşılık verdiğimizi size iletirim. kahvecinin nerde olduğunu falan bilmiyorum, adını da bilmiyorum. dediğim gibi arkadaşım sürekli bahsediyordu ama hiç gitmedim.

işin kötüsü bu arkadaşın bir de sevgilisi var.. umarım kulağına gitmemiştir yoksa o da kendince bir intikam planı geliştirebilir.
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
pyro'ya katiliyorum, hafif el altindan yapmakta fayda var. ama yapmaya basladiginizda, bunu bir parca duyurmak da fena fikir degil, ayse arman falan buna cok ilgi duyar sanki? :)
0
nooneatall
(04.06.09)
mumutum'un söylediği en mantıklısı gibi. babam avukat ve bi arkadaşımın başına buna benzer bi olay geldi ve dava açıldı. şahit ve delil yoksa hiçbişey yapılamaz. dava açılır ama düşer. adam sorguda itiraf etmediği sürece bi ceza almaz. eğer şahit varsa dava açın derim. yoksa da elini kolunu sallayarak gidip dövmek (silah v.s. sebebiyle) tehlikeli cidden. ya tenhada kimliğinizi belli etmeden bi şekilde bi ders verin. ya da kafenin camına, girişe, yerlere falan sprayle yazı yazın veya afiş bastırıp gece yapıştırın.
0
squatterbloat
(04.06.09)
burda bu kadar kişi beyin fırtınası yaptık artık bunun hakkını vermek de siz ve arkadaşlarınıza düştü haberlerinizi bekliycez burda.
bi de karaborsacılarla ilgili bi duyurunuz yok muydu sizin bu herifleri nasıl engelleriz falan diye. yine orda da dövsek mi diye bi muabbet dönmüştü die hatrlıyorum.(sadece meraktan soruyorum)
0
rentts1
(04.06.09)
şu mekanı bana yazsanız yeni ayrıldığım kız arkadaşım da kadıköyde feci kıllandım şimdi...

ayrılsak da yani uyaralım kızı hiç olmazsa, eklerseniz memnun olurum valla.
0
Karluk
(04.06.09)
@rentts,

benim öyle bir duyurum yoktu, bilmiyorum. bu olayın sonuçlarını da bildireceğim yine buradan..

@Karluk,

gerçekten oranın adını bilmiyorum ama öğrendiğimde mail ile size ulaştırırım. not alıyorum mailinizi..
0
🌸vita vinum est
(04.06.09)
Teşekkür ederim gerçekten öylesine bişey olsa istemezdim. Ben de iyi bilirim kadıköy merkezi yani siz biraz blgi verseniz bile ben çıkartabilirim yeri.
0
Karluk
(04.06.09)
fiziksel degil de psikolojik zarar verin, hem uzun vadeli olur. yani sizi kanunsal olarak etkilemeyecek cin gibi bir yol bulmalisiniz.
0
ermanen
(04.06.09)
öncelikle adamın mekanını basarsanız haneye tecavüz tarzı bir suça bulaşmış sayılabilirsiniz. ikincisi adamın esnaf çevresi satırı sopayı kaptığı gibi kafanıza geçiriverir, siz donanımlı gitseniz cinayet çıkar. o yüzden bence en güzeli mekanın ismini buraya, sözlüğe, forumlara vb yazmanızdır, en azından görenler dedikodusunu yapar müşterisi azalır, daha da kötüsü rezil olur ele güne. Şikayette bulunursanız gazetelere bile veebilirsiniz olayı hemde mağdur kız arkadaşımızın ismini vermenizde gerekmez,hurriyet.com filan ilgilenir muhtemelen
0
r_u_h
(04.06.09)
@loralynn, neyin taciz neyin paranoya olduğunu ayırdedebiliyorum. yanımıza oturana "ayy sapık" zannetmişiz gibi görünmesin diye bariz bir cinsel taciz veya sarkıntılığı görmezden mi gelelim? sinik olmadığım için her yanıma oturana tacizci muamelesi yapmıyorum merak etme. ama ortada bir olay varsa cezasını da çekmeli, en azından rıza gösterdiğimi veya kadın olduğum için beni sindirdiğini zannetmemeli. kadınları sindirmenin yeni yolu da bu oldu "aa siz de herkese sapık muamelesi yapıyorsunuz canım" yapmıyoruz efendim, taciz ediliyoruz ve buna göz yummuyoruz. göz yumunca nolacak çünkü, adam taciz etmesinin bir cezası olmadığını görüp devam edecek, yarın birgün de sizin karınızı kızınızı taciz edecek.
0
turkuazz
(04.06.09)
@turkuazz, ben kendimden yola çıkarak yazmıştım onları. Ben o şekilde paranoyaklaştım o arkadaş da öyle hissedecektir diyorum. Adamı şikayet edin , arkadaşınıza destek olun dedim yanlış mı anlaşıldım anlamadım.
0
loralynn
(04.06.09)
cok dovün ama medeni sekilde dovun gidip anasini s.kmeyin.
0
tm 100 series
(05.06.09)
inanın polise gidin demek içimden gelmiyor benim de.
aranızdan birilerinin bildiği tanıdığı bir aynalı tahir, bir deli yürek yok mu?
parasıyla yapıyosa aranızda toplaşın parasını verin, hikayeyi dinledikten sonra dellenip kendiliğinden gidiyosa da oh ne ala.
ama benim aklıma gelen bu, bu işleri (tehdit, cam çerçeve indirme, sindirme cart curt) ve adam dövmeyi iyi bilen mafyavari adamlardan daha çok ne var istanbulda?

allah bin belasını versin o adamın ayrıca.
0
gozu yasli kurbaa
(05.06.09)
taciz olayı her yerde her şekilde olabilir, kadıköy ya da etiler fark etmez diyorum.
başıma gelecek olsaydı böyle bir şey, toparlardım milleti gider döverdim. ama abartmamak lazım yine de. ölmesin adam.
0
derectus
(05.06.09)
anırta anırta dövün ama önce polise gidin sonra o adam şikayet ettiğinde çok ilgili olacaklardır. biz ne güne varız demesinler
0
sarper361
(05.06.09)
@vita vinum est
biraz daha düşününce aslında tüm bu beyin fırtınalarından sonra mekanın adını buraya yazmanız hiç de iyi bir fikir olmadığını anladım. düşünsenize mekan basıp adam dövmeye gidiyorsunuz ve böyle bir şeyin planını internette yapmak gibi bir amatörlük yapıyorsunuz...hepimizin kimliklerini bir anda tespit etmeleri işten bile değil.
hatta şimdi sen mekanın adını buraya yazsan ve içimizden biri çıkıp o adamı dövse yapılacak bir iki google araştırmasından sonra hepimiz zanlı duruma düşebiliriz. sonuçta bizim elimizde taciz konusunda bir delil yokken onların haneye tecavüz, adam dövme gibi davalarda kullanabilecekleri sağlam kanıtları olur.
Bir iyilik yapın ve mekanın adını en azından bu başlığın altına yazmayın. :)

ama bu olay gerçekten tüylerimi diken diken ediyor.zira ben de bu şehirde yaşıyorum, kadıköyde bolca vakit de geçiriyorum.
Üstelik başlarına böyle bir olay gelmesi ihtimalini aklımdan bile geçirmek istemediğim iki küçük kız kardeşim var...

Ben bir Gandhi hayranı sayılırım. onun yaşamına yaptıklarına şiddet karşıtı insalcıl felsefesine olağanüstü bir saygı beslerim.Ama şimdi anlıyorum ki gerçekten şiddet güdüsünü, düşüncesini hayatımızdan çıkarmak hiç de hayal ettiğim kadar kolay değil.sanırım bu konuda kendi kendimle girilecek çok hesaplaşma, daha okunacak çok şey var...
izninizle bu insanı dövme fikrini desteklememek istiyorum. galiba döversek yaptığı suçun karşılığında gerekli bedeli ödediğini düşünecek ve vicdani olarak rahat edecek. galiba, bu adam için en faydalı şey onu dövmek olur...bence bunun yerine yaptığı şeyle yüzleşmesini sağlamalıyız, sonuçta bizim yumruklarımız karşısında değil kendi vicdanı karşısında bir yenilgiye uğramalı.
0
mumutum
(05.06.09)
Kesinlikle dövün. Polisle hiçbir sonuç alamayacaksınız. Sonunda yanına kar kalmasın diye yine gidip dövecek, bu sefer öncesinde polise şikayet etmiş olduğunuz için hemen şüpheli olarak belirlenecek ve siz ceza alacaksınız. Benzer şeyleri defalarca yaşamış bi insan olarak söylüyorum. Taciz, tecavüze varmadığı sürece polis kadına asla yardım etmemektedir. Bu ülkede doğru ahmet olarak adalet sağlayamazsınız. Toplanın dövün.
0
cereal killer
(05.06.09)
yarın arkadaşlarla akademik bi çalışma için toplantı yapacaktık.. fakat görünen o ki toplantımızın gündemi bu konu olacak.

şu an sizden aldığım fikirlerle kafamda bir şeyler netleşmeye başladı.

1. şiddet uygulamayacağız veya şiddet uygulasak bile "intikam soğuk yenen bir yemektir" düsturuyla hareket edip adamı tenhalarda kıstırmaya çalışacağız. dükkan basmak falan gibi şeyler çok saçmaymış, şu an bunu idrak edebiliyorum.

2. adamı afişe etme fikrini çok tuttum. bunu olabildiğince hızlıca ve gizli bir şekilde planlamaya çalışacağız. bu adamın kadıköy'de tutunamaması lazım.. buna bir çare bulacağız. el ilanları, afişler, duvar yazıları ve fısıltı gazetesiyle o adamı bitirmeyi düşünebiliriz.

3. polise bildirmek arkadaşımızı yıpratacaktır. onun adli süreçte süründürülmesini istemiyorum şahsen..

4. bizim okulda bu olay bir yayılsa okuldaki tüm örgütlerden ve gruplardan destek gelecektir. ülkücüsünden müslümanına, solcusundan sağcısına kadar alayı böyle bir olaya tepki gösterirler. fakat bu noktada arkadaşımızın rencide edilmemesi gerekiyor.. bunun gizliliğini sağlayabilirsek bu yönde de bir çalışma yürütebiliriz.

ben böyle düşündüm. hala sinirliyim.
0
🌸vita vinum est
(05.06.09)
yeri ben de öğrenmek istiyorum. sık sık kızlı erkekli takıldığımız kadıköyde böyle hayvanların buludnuğu bir yere gitmemizi istemezsiniz heralde..

gelişmeleri de yazarsan seviniriz..

de.beers.forever (et) cimeyil...
0
beni boyle sev seveceksen
(05.06.09)
oncelikle gecmi$ olsun.
internette te$hir edilme fikri guzel ama yasal olarak ucu size dokunmasin. i$ cigrindan cikinca sizi bulup, yasal surec ba$latmasinlar? hakliyken haksiz duruma du$up, ki$ilik haklarina saldiridan zan altinda kalmayin. kesinlikle de$ifre edin, ozellikle cevre esnaf o $erefsizin ne mal oldugunu duysun, gelen mu$teriler duysun...

ama bu organizasyonun kimler tarafindan yapildigi asla ogrenilmesin. kendinizi fazla de$ifre etmeyin. burasi turkiye, oyle bir hal olur ki, arkada$iniza yapilan tacizi ispat edemezsiniz ama sizin yaptiginiz eylemler "taciz" olur cikar.


hic olmadi nobetle$in kendi aranizda ve her hafta gece vakti camlarini indirin. vandallıksa vandallık...

mekanin adini ogrenmek istiyorum, mumkunse mesaj atar misin? organizasyona destek olalim, cevremize yayalim...
0
karaktersiz
(05.06.09)
çok iyi düşünmüşsünüz. en güzel intikam hiç zarar görmediğiniz, hasmınızın kıvranmasını zevkle ve rahatlık içinde başınıza bişey gelmeden seyrettiğiniz intikamdır. mekan basmak bir çok açıdan sorun olur, adam eve giderken kafasını gözünü yarın ne gerek var öyle şova?

yukarıdaki yazı sadece hayali bir konuda hayali bir fikir vermek için yazılmış hayal ürünüdür ciddiye almayın yani ne diyim :-)
0
Karluk
(05.06.09)
gelişmeleri kesinlikle aktaracağım.

yeri öğrenince de mail olarak atarım.. ki zaten eğer düşündüğümüz çalışmayı yaparsak (bu herifi afişe edersek) elbet öğrenirsiniz oranın neresi olduğunu..
0
🌸vita vinum est
(05.06.09)
bu duyuruyu da bir iki gün sonra silerim zaten. şu an yalnızca fikir toplayıp en iyi planı yapmayı amaçlıyorum. olabildiğince yasal yollardan o herifin canına okumak lazım.
0
🌸vita vinum est
(05.06.09)
arkadaşınızı afişe etmeden "orantılı güç" kullanarak adama haddini bildirmek istiyorsanız, en doğru yol polise gitmek. ama "tanıdığınız" polise gitmek. bulun buluşturun. madem o kadar arkadaşınız var elbet tanıdıkları bir memur vardır "abi şöyle bir durum vardı, gürültü patırtı olmadan ayar çekelim" diyebileceğiniz bir memur işini hakkıyla yapacaktır.

yoksa polis için gün boyunca karşılaştığı yüzlerce adi suç arasında (ki delil de yok) önemsiz sıradan bir vaka olarak kalır.

orantılı güç kullanmak için bu devletin kolluk güçleri olduğunu unutmayın :) orantılı gücü kesinlikle kendiniz kullanmayın. siz adamı tanıyorsanız o da sizleri az çok tanıyordur. olay bu kadar sıcakken dövseniz bile ilk aklına gelecek şey kız arkadaşınızın yaşadığı olay nedeniyle olduğudur. eninde sonunda onun da arkadaşları vardır.
0
oztokyolu
(05.06.09)
afişe etme konusunda dikkatli olun derim. sonuçta dayak, taciz gibi konular adliyeye taşınma konusunda daha soyut ve genelde geçiştiriliyor ama adam size benim itibarımla oynadılar, hakaret ettiler ve iftira attılar diye bi dava açarsa o gayet temelli olur işte. sonuç alma ihtimali de çok daha yüksektir. bence çok daha tehlikeli. eğer yapacaksanız kesinlikle kimin yaptığı hakkında bir fikri olmamalı adamın. ben yine dayak diyorum.
0
cereal killer
(05.06.09)
Öncelikle arkada$ınıza ve sevenlerine geçmi$ olsun. böyle bir hadiseyi okuyup da etkilenmemek ve tepkisiz kalmamak zor tabii ki. Kendi bilgim ve deneyimimie göre hareket tarzınıza katkıda bulunmak isterim.

Kadıköy bölgesinin ideolojik yönden hakimi Sol Fraksiyonlardır. (Hangileri olduğu konusunda tam bilgim olmasa da biraz ara$tırın hemen bir iki parti örgüt ismi kar$ınıza çıkacaktır.)bu bölgede rajonu onlar keser. Dolayısıyla siz ünv. öğrencisisiniz ve ister istemez arkada$larınızdan birileri bu Sol Parti / Gruplardan birisiyle dirsek temasındadır ya da bir ucu onlara değer durumdadır. Meseleyi Parti / Gruplar üzerinden Kadıköydekilere iletin. Arkada$larınızla birlikte bizzat konuyu Onlarla payla$ın ve tamamıyla anlatın. Sanırım oralarda biraz hareketlilik olacaktır. tutun ki sapık amca da o ideoloji taraftarı çıktı o zaman vay haline bizim devrimci amcamızın.

Yani, adamımız bölgenin sahipleri tarafından bir sorgulansın isterim. Kendi bölgelerinde namus ihlali yapıldığına göz yumacak Parti/Grup tanımıyorum arkada$. Yok böyle bir solculuk.

ikinci önerim de $öyle: yine arkada$larınmızla topla$ıp Kadıköy Emniyet Amirliğine gidin ve tam kadro $ikayetçi olun. Yanınızda mağdur arkada$ınız olsun tabii ki. Polisin böyle bir konudaki $ikayete kayıtsız kalmayacağına da eminim.

Legal veya illegal her türlü hareketinizde grupça hareket edin. Etkisi daha çok ve isabetli olacaktır.

Tekrar, geçmi$ olsun.

Saygılarımla.
0
robinbook
(05.06.09)
benzeri olmasa da farklı bir evrende paraleli olan bir olayı paylaşmak istiyorum.

pazartesi gecesi. uçağın düştüğü gece. içindeki tek türk, benim üniversiteden oda arkadaşımın kız kardeşi. çıldıracağım, arkadaşıma ulaşmam lazım. fi tarihinden numarası kalmamış. bilinmeyen numaralara sordurttum. kızın ismiyle yok. kocasınınki deneyeyim dedim. adı x y olsun. turkcell bana x y-oğlu'nun numarasını vermiş meğer. 3 adet numara. o saat, aranmaz da. bir mesaj yazıp 3 numaraya da attım. "ben bilmem kim. üniversiteden arkadaşı. dualarım sizle" benzeri birşey.

bu x y-oğlu hırbosu, herhalde bulgaristan'dan mesaj atanlarla karıştırdı. diğer 2 numara da onlarınmış, biri abisinin, biri kardeşinin. habire telefon açıyorlar, küfürler ediyorlar. rahat vermiyorlar. ertesi gün, tüm gün boyunca. bir yandan arkadaşımın kızkardeşinin kaybolmasının üzüntüsü..vallahi yanlış isim vermişler diyorum, "hadi len, abime de yazmışsın" falan diyorlar.

2 çözümle kurtuldum.

1. Kocam godless commie numaraları arayarak bir güzel "ikaz" etti.
2. Turkcell'in çok tepelerine yazı yazdım, bu adamları siz sardınız başıma, kurtarın beni diye. Turkcell, önce o geceki kayıtları (bana, sorduğum kişinin değil de başkasının numaralarını veren görevli ile olan konuşmaları) dinlemiş. Sonra da, kendi ifadelerince "bir ilk" yaparak, adamları aradılar, bir daha rahatsız etmeleri durumunda, Turkcell avukatlarının resmi işlem yapacaklarını söylediler.

Sizin yazdıklarınızı okuyunca, 2 gündür yaşadığım bu olayları paylaşmak istedim.
0
cedilla
(05.06.09)
açık bir alanı, bahçesi falan varsa bir gece gidip bahçesine mazot dökün (hayır ateşe vermeyeceğiz yuh o kadar da değil). günlerce çıkmaz onun kokusu. bir kişi oturamaz o bahçede.
0
kibritsuyu
(05.06.09)
benzeri bir olay ortaköy civarında başıma gelmişti, adam araçlıydı. polise şikayet ettim tabi, polisin de asılmaya çalışmasını saymazsak araca kallavi bir trafik cezası yazıldı. dahası benzer araç çocuğuyla gezen bir bayanı da taciz etmiş aynı gün (2 şikayet). ben mahkemeyle falan uğraşmak istemediğim için peşini bıraktım ama polisler bırakmadılar. araç ticari olarak kullanılıyormuş ve sahibi başkasına kiralamış, uzamış da uzamıştı durum. ama eşkale uyan gençleri karakola çektiklerini biliyorum.
bence iki bayan birden şikayetçi olsunlar. daha önceden de bir şikayet falan varsa kesin halledilir zaten.
döverek falan da olay çözülmüyor, daha da büyüyor. ben de sinirliyken dövelim hallolsun falan diyorum ama gerçekte öyle yürümüyor pek :/
üniversitede bu olayı yayın (bayan izin verirse tabi, adını falan gizleyebilirsiniz). kalabalık bir grupla gidip insani bir şekilde konuşabilirsiniz de (kalabalık göz korkutmak için).
bence sözlükte de yazın, herkes neresi olduğunu öğrensin, gitmeyelim hiç birimiz.
ayrıca evet şu iğrenç taciz olayları, türkiye'de, hemen hemen her kadının başına geliyor. psikolojimizi bozuyor bu tür olaylar. sokakta yürüyememeyi bırak resmen bazı alanlara kadınlar giremiyor hatta gecenin belli bir saatinden sonra kadınlara bir nevi sokağa çıkma yasağı var.
bu olay da gayet normal bir saatte gayet normal bir yerde olmuş, artık nasıl bir zihniyet gliştirdiyse iğrenç adam. bunlara sustukça başımıza çıkıyorlar, susmamak gerek bence. susunca hoşumuza gittiğini düşünecek kadar sapık düşünceliler.
0
aithra
(05.06.09)
xr_ibo@hot...

bende ogrenebilir miyim bu adamın cafesini. hem var gücümle haberi yayarım hemde fırsatım olursa cam indiririm
0
alokozay
(05.06.09)
Madem o kadar adam toplanabiliyosunuz, neden dövmek (ki bu ters de tepebilir, silah olur bişey olur arkadaşların dediği gibi) ya da polise vermek gibi 2 sonucu muğlak hareket yerine 30-40 kişi adamın dükkanının önünde elinizde pankartla eylem yapmıyosunuz tam iş saatinde. Hiçbişey bundan daha fazla utandırmaz sanırım. o ara polise de haber verseniz olur tabi. Polis adamı götürürken siz de eylemi koyarsınız.
0
eugenick
(05.06.09)
(3)

kocaman video

drink the stars
bir video yaptık ki akıllara zarar: 16 dk 41 saniye ama 2.99 gb. mpg formatında. cd'ye bölmeden yazdırmamız lazım. kalitesini çok az düşürüp 700 mb'a kadar sıkıştıracak en iyi program hangisi acaba?
bir video yaptık ki akıllara zarar: 16 dk 41 saniye ama 2.99 gb. mpg formatında. cd'ye bölmeden yazdırmamız lazım. kalitesini çok az düşürüp 700 mb'a kadar sıkıştıracak en iyi program hangisi acaba?
0
drink the stars
(04.06.09)
tvc var ama işe yararmı ki?
0
madrigal
(04.06.09)
format factory. ayrıca o boyut akıllara zarar değil normal. mini dv kayıtlar 5dk sı 1gb dır ortalama.
0
rentts1
(04.06.09)
divx veya xvid olarak encode ederseniz kalitesi de bozulmaz, öküz gibi de sıkışır. 700 mb'a bir buçuk saat cam gibi film izliyoruz yahu.

total video converter yapar bu işi. ya da virtualdub.
0
kibritsuyu
(04.06.09)
(6)

paten gibi hareket edilen spor aleti,neydi o?

berrak sudaki kırmızı balık
Bir ara tv de reklamı çıkmıştı görmüştüm. Şöyle iki parelel çubuğu var bunların ortasında ayak koyup bacaklarınızı içten dışa, dıştan içe hareket ettirdiğiniz bir aletti bu. bir de tutacak yeri vardı. bunun adını hatırlayan var mi? hatta kullanıp gerçekten faydasını gören var mı?
Bir ara tv de reklamı çıkmıştı görmüştüm. Şöyle iki parelel çubuğu var bunların ortasında ayak koyup bacaklarınızı içten dışa, dıştan içe hareket ettirdiğiniz bir aletti bu. bir de tutacak yeri vardı. bunun adını hatırlayan var mi? hatta kullanıp gerçekten faydasını gören var mı?
0
berrak sudaki kırmızı balık
(04.06.09)
mini scooter.
0
ozi buyudu
(04.06.09)
eliptical roller?
0
ency
(04.06.09)
sanırım bahsettiğiniz şey leg magic.

images.google.com.tr
0
kibritsuyu
(04.06.09)
roller skiing ?
en.wikipedia.org

edit: haha ben de ilerliyoruz saniyorum :)
0
ermanen
(04.06.09)
büle bişi mi acep?
www.cebeci.info
0
icemanr
(04.06.09)
hıh evet işte bu. Leg magic. çok teşekkürler efenim
0
🌸berrak sudaki kırmızı balık
(04.06.09)
(11)

sözlükte ki yaşlı amcalar ve teyzeler...

ocanal
sözlükte aktif olan yaşlı amcalar var mı? En yaşlı yazar kim?
sözlükte aktif olan yaşlı amcalar var mı? En yaşlı yazar kim?
0
ocanal
(04.06.09)
istatistikler butonuna basip, acilan sekmeden yas gruplarini secersen orda var yas dagilimi. en yasli kimdir onu bilemiyoruz tabi
0
alpinsamuray
(04.06.09)
sözlük->istatistikler->yaş grupları:
1. kendini bilmez (<18)939
2. universite gencligi (18-25) 129.470
3. hayattan umitli (25-30) 39.341
4. olgun (30-40) 17.569
5. evli (40-60) 3.588
6. amca dede (60-100) 752
7. mechul 2.757
bazıları sıkmadır tabi.
0
aithra
(04.06.09)
orayı ben de biliyorum da gerçekten yaşlı olan yazarları soruyorum aithra'nın dediği gibi çoğu sıkma onların.
0
🌸ocanal
(04.06.09)
99-2009.. 20 yaşındaydım sourtimes'la tanıştığımda.. 10 sene geçti aradan yaşlı hissediyorum kendimi. hem sokaktaki çocuklar da amca diyor artık. dokunuyor, amca deyince aklıma geldi birden.
0
hasnicktir
(04.06.09)
başlığındaki entry'lerden ve kendi girdiği entry'lerden anladığım kadarıyla yaşça en büyük kişi sanırım justinianus (tevellüd 1943).
0
kibritsuyu
(04.06.09)
listenin sıkma oldugunu da nereden cikardiniz?
0
alpinsamuray
(04.06.09)
çünkü herkes kendi doğum tarihini kendi giriyor. doğru bilgi verme zorunluluğu olsa da siklemeyen, kafadan atan bir sürü adam olabilir. 6500 tane meyilli (gay/lezbiyen) varmış ona bakarsak. hiç zannetmiyorum bu kadar çok olduğunu.
0
kibritsuyu
(04.06.09)
liste sıkmadır demedim, bazıları sıkmadır dedim.
siz listenin sıkma olduğunu nereden çıkardınız?
açıkladığın için teşekkürler kibritsuyu.
0
aithra
(04.06.09)
"sözlükteki en yaşlı yazar" gibisinden bir başlık açıp beklemek mümkün.
0
co2s2
(04.06.09)
@aithra, sen bazısı demissin ama soruyu soran arkadas "cogu sıkmadır" yazmis, soru da onaydi zaten.

bilgilerini yanlis veren bir kesim olabilir tabi dogrudur ama, 220bin kullanicinin buyuk bir kismi dogruya yakin bilgileri vermistir muhtemelen, cogunlugun yanlis oldugunu sanmiyorum
0
alpinsamuray
(04.06.09)
alpinsamuray
(04.06.09)
(13)

kız mevzuu

kyo44
(olayda kndi yerim sizi koyucam, ona göre cevap verin)şimdi başka bir memlekete taşındınız. taşındığınız evin alt katında bir bakkal var, ve bakkalın güzel bir kızı var. oraya geldiğinizin ilk saatinde aldığınız sigaradan itibaren kız size "gel beni ye" dercesine kesiyor sizi. 1 hafta geçiyor ve dur
(olayda kndi yerim sizi koyucam, ona göre cevap verin)

şimdi başka bir memlekete taşındınız. taşındığınız evin alt katında bir bakkal var, ve bakkalın güzel bir kızı var. oraya geldiğinizin ilk saatinde aldığınız sigaradan itibaren kız size "gel beni ye" dercesine kesiyor sizi. 1 hafta geçiyor ve durum hep aynı, ama konuştuğunuz tek şey, "bir sigara alabilir miyim?" "2 ekmek verir misin?" şeklinde.
şimdi soru geliyor;
hatunla sohbete ilk ne diyerek başlarsınız?

(şöyle sorsam daha iyi anlarsınız;
kızı tavlamak için nerden başlamak ve ilk hangi mevzudan girmek lazım)

eyvallah

edit; kız profesyonel değil, ev kızı (hatta bakkal amcanın kızı) takribi 22-26 yaş aralığında.
0
kyo44
(04.06.09)
kızın profesyonel olmadığından emin olun önce. tavlayıp işinizi bitirdikten sonra "100 dolar aslanım" demesin. işi bu olabilir.
0
kibritsuyu
(04.06.09)
bakkal amca'dan peynir bıçağı darbesi yemek gibi bir tehdit yoksa bodos dal işte. teallam.
naber de, şuradan geldim buraya taşındım, şunu yer bunu içerim, işim gücüm şu, sen ne yaparsın ne edersin falan de işte birader.
madem seni "yercesine" kesiyor. takıl kafana göre.
0
arigold
(04.06.09)
Bakkalın duvarında tüfek asılı olup olmadığından emin olun bence önce.
0
sui
(04.06.09)
çok basit ve doğal bir giriş seçin, bakın bakalım ummuduğunuz gibi mi?

şu marka meyve suyu yok mu, cappy markası meyve suyu değilmiş sırf konsantreymiş coca cola pazarlaması sayesinde yutturuyolarmış bize gibi mevzu iyidir..
0
kabablanka
(04.06.09)
yabancisin oraya soyle yol yordam gostersin.
0
kurukafa
(04.06.09)
buralarda gençlik nerelere takılır deyü sorun, daha sonra pek arkadaşım yok olayına girin, beraber gitmek isteyin. ısrarcı olun, eğer gelmek istemezse; o zaman ne bakıyorsun lan habire diye sorun.
0
galahad
(04.06.09)
bakkaldan alınan ürünler ilgili konuşur gibi yapıp başka muhabbetlere dalmak çok basit olabilir. mesela "bizim orada (nereden geldiyseniz) bu ekmekler böyle değildi, buranın ekmekleri daha güzel/kötü." ya da "sigara alıyorum ama evde çay bitmiş, sigarayı da çaysız içmekten nefret ederim. hangi çay en güzeldir? sen nasıl demliyorsun çayı? burada neden çay yok? ee varsa ben de içeyim"

ya da benzeri bir şeyler. bunun sonrasında kızla muhabbete devam edip yavaş yavaş onun "kim" (ya da "ne") olduğunu öğrenmek mümkün olacaktır.
0
co2s2
(04.06.09)
nispeten küçük yerlerde (büyükşehirlerin yerlilerinde de olur) "umut vadeden" (işi gücü olan veya olma potansiyeli olan) genç erkekler, bir kurtuluş umududur. yani o "gel beni ye" bakışının anlamı "gel beni ye, sonra evlenmeye mecbur bırakayım" anlamı taşıyor oolabilir, çok çok büyük ihtimalle.

benzer bir durum ankara'da üni. okurken ev arkadaşımın da başıma gelmişti. sonra mahallede sevdiğim bir abi beni bu konuda uyardı. ve aynen söylediği şeyler çıkmaya başladı. kız resmen motor çıktı, derdi birine yamanmaktı. ailesi de kıza damat bulduk diye atladılar hemen olaya. çocuk okul bitince kaçtı resmen ankara'dan.

bu yüzden benim tavsiyem başınızı yakmayın. peşinizi bırakmayabilirler. mahallenin motorunu size kızoğlankız diye ittirmeye çalışırlar. en iyisi kıza bakıp azınca eve gidip asılmak ;))))
0
lancelot du lac
(04.06.09)
amman kacin, arkaniza bakmadan kacin, kizin motor olma ihtimali var ya, kasar olma ihtimali var ya, dusunebiliyor musunuz, kizoglankiz olmama ihtimali var, iyyy dusundukce bile tuylerim diken diken oldu. hem kucuk yerden bir kiz, hem karsi tarafa ilgisini belli ediyor, kesin ya profesyoneldir, profesyonel degilse de bakire de degildir, o da ayni kapi. patlamis mal almayin, alanlari uyarin. tobe tobe.
0
okuryazar
(04.06.09)
sorunun cevabı olmayacak ancak bir şekilde sohbete başlarken mümkün olduğu kadar temkinli konuşmakta fayda var.hatun gerizekalı veya bir şekilde sana hiç uymayacak bir şey çıkarsa çok çekersin baştan temkinli olmazsan. bir alt kattaki hatun kişinin manyak çıkabileceğini ve ikinizden biriniz oradan taşınana kadar problem yaratabileceğini de göz önünde bulundurmanı tavsiye ederim.

şimdi düşünüyorum da hiç uzatmaya gerek yok. şahsi tavsiyem bir üst kata çıkmakla sana ulaşabilecek hatun+hatun babası kombosu ölümcül olur. en iyisi sen yine sigaranı al, ekmeği yi! muhabbeti boşver.
0
trick style
(04.06.09)
(bkz: fahriye abla)
0
andy kaufman 2
(04.06.09)
babasına iş çıkartmak için böyle davranıyor da olabilir. ava giderken avlanma mevzusuna gelebilirsin. tam iş tutayım diye donu gömleği çıkarttığında, bakkal amca kapıdan girip "eh şimdi benim sıram" deyiverse...
0
fempusay
(05.06.09)
@okuryazar
keke valla ben başımıza geleni anlattım. kız tabi ki de gayet temiz olabilir, hiç de söylediğim gibi olmayabilir. ama ya tam da söylediğim gibiyse?

benim uyarımın amacı bu riski alıp almama konusundaydı. ben 5 yıl en büyük 3 şehirde de anlattığım durumu gördüm ve ben olsam bu riski almazdım. kaldı ki arkadaş, kızın bakışlarını "gel beni ye" olarak değerlendiriyorsa amacı "kıza olan aşkını anlatmak" değil "kızı en kısa sürede yiyebilmek"tir. bu durumda senin de söylediğin gibi "amman kaçın" :)))
0
lancelot du lac
(06.06.09)
(7)

DSLR lens olaylari v. 2

neronas
Dünkü sorumdan mütevellit bir lens kestirdim gözüme.http://geizhals.at/a44603.htmlNikkor AF 50mm 1.8D Bununla düsük isikta güzel fotograflar cekebilir miyim? Cektigim fotolar isil isil renkli olur mu? Kisacasi güzel bir lens midir? 18-70 kit lensim var sadece...Herkese tesekkürler siparisi verdim.
Dünkü sorumdan mütevellit bir lens kestirdim gözüme.

geizhals.at

Nikkor AF 50mm 1.8D

Bununla düsük isikta güzel fotograflar cekebilir miyim? Cektigim fotolar isil isil renkli olur mu? Kisacasi güzel bir lens midir? 18-70 kit lensim var sadece.

..

Herkese tesekkürler siparisi verdim.
0
neronas
(04.06.09)
Bu lens ile ilgili yorumlar
www.fotokritik.com

ve fotolar
www.fotokritik.com

karar senin. yorumun birine gore dusuk isikta iyiymis.

edit:foto linki yanlisti, duzelttim
0
ergecsenturk
(04.06.09)
ne kadar açık diyafram, düşük ışıkta o kadar performans. 1.8 yeterince açık bir diyafram. düşük ışık için kullanabileceklerinizin en iyilerinden.
0
kibritsuyu
(04.06.09)
dpreview linki;
www.dpreview.com

İstanbul da isen Hayyam da istediğin mağazadan bakıp deneyip alabilirsin.
Odak Foto Mustafa abi iyi bir esnaftır.
0
sozluknickmiverulan
(04.06.09)
kit lensinizden çok daha iyi bir lenstir bence 50mm.

herzaman için prime lenslerde daha iyi keskinlik ve renkler yakalayabilirsiniz. içindeki optik sayısı azalır böylece ışığa ihtiyaçları az olur.

genelde portre lensi olarak bilinir.

makina ne olursa olsun 50mm bir vazgeçilmezdir.
0
vital
(04.06.09)
güzel bir lenstir hayırlı olsun, bu lens ve çok ucuza alacağınız extension tube ler ile çok güzel makrolar çekebilirsiniz. her eve lazım bir lenstir.
0
justaddwater
(04.06.09)
bu arada dünkü duyurudan eksik kalmış: extension tube objektif ile gövde arasına konularak mevcut objektifin odak mesafesini büyüten ve büyütme oranını arttıran basit bir düzenektir. auto extension tube ler auto fokus destekler ve daha pahalıdır, normal extension tube ise içi boş bir tüptür bi,r tarafı nikon bayonet öbür tarafı ise dişi.

google da extension tube macro olarak aratırsan örneklerini bulabilirsin. makineye toz girer falan diye de korkma girdiği gibi çıkar o tozlar evde yada teknik serviste. :D

Kolay gelsin.
0
justaddwater
(04.06.09)
kendisini aldıktan hemen sonra loş bir ortamda denemişliğim, memnun kalmışlığım vardır.

fiyatı ne kadardır bilmiyorum ama fx makinalarda 50 mm eşdeğeri görüş alanı sunan 35 mm'lik f/1.8 lensler çıktı. bunu da bi araştır istersen
0
makineci
(04.06.09)
(8)

Tezsiz yüksek lisans ücretleri

abtash
çok büyük farklar var mı üniversiteler arasında?sakarya üniversitesi e-bilişim için dönem başına 1500 tl imiş.boğaziçi üniversitesi yazılım mühendisliği için mail attım hala cevap alamadım. diğer üniversiteler için de aşağı yukarı fiyat bilgisi olan var mı?
çok büyük farklar var mı üniversiteler arasında?

sakarya üniversitesi e-bilişim için dönem başına 1500 tl imiş.

boğaziçi üniversitesi yazılım mühendisliği için mail attım hala cevap alamadım.

diğer üniversiteler için de aşağı yukarı fiyat bilgisi olan var mı?
0
abtash
(03.06.09)
Boun'da kredi başına 475 TL gibi bir şey olması lazım, dönemlik 5-6 bin tl gibi bir şey denk gelir sanırım. ODTÜ de bu fiyat yaklaşık olarak.
0
crown
(03.06.09)
evet oldukça uçuk farklar olabiliyor bildiklerimden bazalarını söyleyeyimi;(ekonomi ve türevi bölümler için)

kredi başına ücretlerini bilemiyorum aşağıda yazanlar toplam ücretlerdir. boğaziçi telefonla alınmış marmara ve kadir has okuyanlar dan öğrenilmiş galatasaray ise kulaktan dolmadır.

boğaziçi: 28.500
kadir has: 12.000
marmara 8.000

galatasaray'da tam emin değilim ama 18.000 civarı diye duydum.
0
gebara jackson
(03.06.09)
@ rocko: tezsizde para da ödüyorsun.
0
merry shelly
(03.06.09)
@rocko
tez yazmadığın için daha fazla ders veriyorlar.
0
argent dawn
(03.06.09)
daha önce sorduğum duyuruda, kibritsuyu tezli yapmış, diplomada tezli tezsiz diye bir şey yazmıyormuş. ancak doktora için tezsiz sorun çıkarabiliyormuş.
0
🌸abtash
(03.06.09)
gazi üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü
hede hödö (adım soyadım yazıyor)
muhasebe bilim dalı yüksek lisans programında gerekli çalışmaları başarı ile tamamlayarak yüksek lisans derecesini tanınan bütün yetkileri ile birlikte almaya hak kazanmıştır

prof. dr. kadri yamaç
rektör

prof. dr. şiir yılmaz
enstitü müdürü

tezli yüksek lisans diplomasında tam olarak yazan bu.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
galatasaray'da gecen yıl yaklasık 10.000 TL idi. bılgı'de ıse 15.000 Tl idi mesela. degısıyor yanı okulda okula.
0
think martini
(03.06.09)
tezsiz olması doktora da sorun çıkarmaz. ancak araştırma görevlisi olarak kalacaksan işe alınma mülakatında belki.. ama yasal bir engel kesinlikle yok.
0
modesttiago
(03.06.09)
(6)

Kanal D Home Video (Sansürlü dvd)

henry gale
sırf türkçe dublajı için aldığım bir dvd de türkçe küfürleri sansürlemişler. böyle bir şey olabilir mi ya? benim para verip satın aldığım bir şeyi nasıl sansürlerler? böyle bi hakları var mı? o zaman sinemalarda da sansür olsun. benim sormak istediğim bu dallamaları şikayet edebilir miyim veya götür
sırf türkçe dublajı için aldığım bir dvd de türkçe küfürleri sansürlemişler. böyle bir şey olabilir mi ya? benim para verip satın aldığım bir şeyi nasıl sansürlerler? böyle bi hakları var mı? o zaman sinemalarda da sansür olsun.

benim sormak istediğim bu dallamaları şikayet edebilir miyim veya götürsem aldığım yere (D&R) dvd'yi anlatsam böyle böyle diye, paramı geri alabilir miyim? yoksa illa birisini mi dövmem lazım sinirimin geçmesi için?
0
henry gale
(03.06.09)
kanal d home video kadar çok afedersin ama boktan encode edilmiş dvd ler yapan bi firma daha görmedim. aldığın dvd resmen vcd kalitesinde geliyor. o yüzden aman diyim uzak durun. bu dallamaları şikayet etsen nereye edeceksin bilmiyorum ama minareyi çalan kılıfını hazırlamıştır.
0
rentts1
(03.06.09)
kickbox ve boxing gloves ikilisi işinizi görecektir
ne yazık ki pek çok dvd de bu sansür konusunda aynı rezalet ortaya çıkıyor
0
fletch
(03.06.09)
sansür derken küfürü seslendirip biip (ya da sessizlik, kemal sunal filmlerindeki gibi) mi koymuşlar, yoksa "siktir ulan orospu çocuğu" şeklinde çevirisi olan lafa "canın cehenneme adamım" diye mi dublaj yapmışlar? ikincisiyse yapacak pek bir şey yok. küfürlü filmi usturuplu seslendirmişler diye itiraz edemeyiz. ama küfür seslendirip sonra da bipliyorlarsa götürün iade edin.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
@rentts
hay ağzına sağlık ya, onu söylemeyi de unutmuşum ben. evet dvdnin video kalitesi de bok gibi. sanki direkt hazır sansürlü televizyon yayınından almışlar da dvd yapmışlar gibi.

@kibritsuyu

hocam ses kesiliyor. yani küfürlü dublaj yapılmış ama tam küfür anında ses gidiyor. kıç kelimesi bile sansürlü a.q ya.
0
🌸henry gale
(03.06.09)
iade edin.
0
gregory
(03.06.09)
Yasal olarak soruyorsan; evet hakları var. orijinalini sansürlemedikleri sürece çok ciddi bir problem değil bence. Adamlar da cezai yaptırımdan kaçmaya çalışıyor, yoksa halkın küfretmesini engellemek gibi bir misyonları yok.

İade etmeye gelince. Bir sebep göstewrmen bile gerekmiyor. "Ben bunu beğenmedim" yeteri kadar doğru bir iade sebebi.
0
rygard
(03.06.09)
(5)

ales sonucu ve ne olcak şimdi durumu

rentts1
sözel bi bölümden tezsiz yüksek lisans yapmak istiyor idim. ales sözel puanım 70 geldi. ne olur yani, bu puan bi işe yarar mı? yoksa her bölümün istediği puan farklı mıdır?(bu konularda hiç bi bilgm olmadığı için soruyorum)
sözel bi bölümden tezsiz yüksek lisans yapmak istiyor idim. ales sözel puanım 70 geldi. ne olur yani, bu puan bi işe yarar mı? yoksa her bölümün istediği puan farklı mıdır?
(bu konularda hiç bi bilgm olmadığı için soruyorum)
0
rentts1
(03.06.09)
ben gireceğim sıra şöyleydi. mezuniyet puanının, les puanının ve mülakat puanının belirli yüzdeleri alınıp toplanıyordu. yani mesela %40 mülakat, %30 les, %30 mezuniyet puanı (oranları attım kafadan) hesaplanıp toplanıyor, en yüksek puanlı x kişi giriyordu. tabii les puanın ne kadar yüksekse bu puan da o kadar artıyordu. hala böyle mi yapılıyor ya da okuldan okula değişiyor mu bilmiyorum.

haa bi de tabi okuldan okula değişen "ales'ten en az x puan almak" falan diye bir başvuru şartı oluyor. x okuluna göre değişiyor.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
"Tezsiz yüksek lisans için başvuracak adayların, lisans mezuniyet ortalamasının yüzde 25’i, ALES (en az 45) notunun yüzde 50’si ile mülakat puanının yüzde 25’i alınarak giriş puanı hesaplanır. Elde edilen giriş puanının en az 60 olması durumunda adaylar tezsiz yüksek lisans programına başvuru hakkı kazanır. Başvuru yapan adaylar arasında en yüksek puana sahip olanlardan başlamak üzere yapılacak sıralamada kontenjan içinde kalanların programa kesin kayıtla kabul edilir."
başvurcağım yerin sitesine baktım aynen kibritsuyu nun dediği gibiymiş. duyuruyu silmiyorum ales açıklandığı için benim gibi bi çok kişi olabilir nası bi yol izlenceğini bilmeyen belki onlara yol gösterir.
0
🌸rentts1
(03.06.09)
vallahi gözüm aydın mı değil mi bilmiyorum çünkü tezsiz yksek lisans programlarının bir de harçları kol gbi diye duydum. ah ulan dayımız yok ki hükümette falan. kasıp duruyoz.
0
🌸rentts1
(03.06.09)
Benim yüksek yapmak istediğim okulda %50 ales+%20 not ortalaması+%15 dil+%15mülakat ve bunların ortalamasının 65 olması gerekiyor kiiii sıralamaya girebilesin.Benim alesim 58.Şimdi ing. çin kasıyım mııı kasmıyım mı bilmiyorum.80 alan adam başvuracaksa ben ağzımla kuş tutsam şu noktadan itibaren hiç bir işe yaramaz.Senin durumunda cidden bayaaa zor. Sen hangi okul ve bölüm düşünüyorsun benim kuzenim var belki o biliyordur.Tezsiz yüksek yapıyor çünkü.Girmeden önce de bayaa araştırdı.
0
pijamaliantigone
(03.06.09)
pijamalıantigone bana
rentts (at) gmail com dan ulaşırsan daha kolay iletişiriz.
0
🌸rentts1
(03.06.09)
(3)

yüksek lisans başvuruları hakkında

abtash
yeni mezun olaraktan, bilgisayar alanında yüksek lisans yapmak istiyorum. artık tezsiz yüksek lisans olur falan tam bilmiyorum. bu tezsiz yüksek lisans denen şey, yüksek lisansa eş değer midir? yani bunu bitirip bi yere başvurduğumda, hadi oradan sen tezsiz yüksek lisans yapmışın gibi bir durum olur
yeni mezun olaraktan, bilgisayar alanında yüksek lisans yapmak istiyorum. artık tezsiz yüksek lisans olur falan tam bilmiyorum. bu tezsiz yüksek lisans denen şey, yüksek lisansa eş değer midir? yani bunu bitirip bi yere başvurduğumda, hadi oradan sen tezsiz yüksek lisans yapmışın gibi bir durum olur mu?

istanbul, izmir, kocaeli, sakarya, ankara veya trakya'daki üniversitelere başvurabilirim. oradaki üniversitelerle ilgili bilgi-tecrübeleri olanlar yardımcı olabilir mi? kendi bölümüm çevre müh. olduğu için sanırım bilgisayar alanında sadece tezsiz yüksek lisans oluyor. kendi üniversitem olan sakarya üniversitesinde araştırdım öyle. tezsiz e-bilişim diye bir yüksek lisans uygulaması var, dersler hoşuma gitti açıkçası. üniversitenin bilgi işleminde çalıştığım için dekandı falan baya tanıdık var, onlara sordum, o bölüme kesin girersin rahat ol dediler. lakin ben öncelikle istanbul'da bir üniversite istiyorum. itü'ye baktım sitesi güncel değil, ön kayıt demişler bir de, mayıs civarı falan, e ön kayıt için diploma istiyolar falan kafam karıştı. bir hocamdan öğrendim ki, benimle aynı bölümden arkadaş şu an itü'de yüksek lisans yapıyor, üstelik ortalaması da pek iyi değilmiş, mülakatla girmiş yani. mülakat bu derece önemli midir?

son olarak tekrar söyleyeyim, bilenler kendi üniversitelerinin başvuru tarihlerini yazarlarsa süper olur, itü'nün sitesi güncel olmayınca aramaktan soğudum açıkçası. he bir de bu tezsiz yüksek lisansın fiyatları nedir? saü e-bilişim dönem başına 1500 tl dedi, ki bu bence çok uygun. ikinci öğretime bile zaten dönemlik 800 falan veriyordum.
0
abtash
(03.06.09)
yüksek lisans diplomamda tezli tezsiz diye bir şey yazmıyor. tezli yaptım ama tezsin yapanların da diplomasında özellikle belirtildiğini sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
Yüksek lisansı kariyer basamaklarında daha hızlı ilerlemek amacıyla yapıyorsanız tezsiz olmasının pek bir önemi yok işverenler açısından. Ha sonra doktoraya devam ederim, akademik kariyer yaparım derseniz, o zaman biraz problem olabilir. Olacak diye bir şart yok ama tezli yapmış adamı tercih edebilir üniversiteler.
0
sui
(03.06.09)
Mesela İtü'de tezsiz yüksek eğitimi veriyor ancak doktora için tezsiz yüksek lisans mezunu öğrencileri kabul etmiyor.
0
pijamaliantigone
(03.06.09)
(4)

o kadar önemli ki o kadar olur: ankara 16. icra ceza mahkemesi bir nerededir?

hesabikitleyensalakmyriamonde
evet ya benim muhteşemliğim ya devletimizin, ama mahkemenin adresini bulamıyorum. bi buldurun beya, yarın sabah dava varmış. gelen kağıtta bile yazmıyor adres, o derece. allah canımı alsa da kurtulsam ayrıca.
evet ya benim muhteşemliğim ya devletimizin, ama mahkemenin adresini bulamıyorum. bi buldurun beya, yarın sabah dava varmış. gelen kağıtta bile yazmıyor adres, o derece. allah canımı alsa da kurtulsam ayrıca.
0
hesabikitleyensalakmyriamonde
(02.06.09)
istanbul'dan ahkam kesmek gibi olmasın ama sıhhiyede ankara adliyesinde niye olmasın? hatta hatırladığım kadarıyla 4. katta.
0
emininsel
(02.06.09)
sıhhiye'deki adliye sarayındadır.
0
kibritsuyu
(02.06.09)
demek ki neymiş, bir vatandaşımızın mahkemeyle ilk muhataplığı olması ihtimaline karşı gönderdiğimiz kağıtlara tebligatlara falan adres yazıyormuşuz. teşekkürler, hakkaten de 4. kattaymış.
0
🌸hesabikitleyensalakmyriamonde
(02.06.09)
ankara'da başka adliye yok da o yüzden yazmamışlardır belki. vergi ve bölge idare mahkemeleri orada değil, yargıtay ve danıştay orada değil, anayasa mahkemesi orada değil. bunun dışında aklınıza gelen her türlü mahkeme ve icra dairesi orada. kısaca üst mahkemeler hariç hepsi orada. o yüzdendir.
0
kibritsuyu
(03.06.09)
(8)

yine mi güzeliz yine mi facebook

kibritsuyu
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğr
şimdi arkadaşlar, bir arkadaş toplantısında arkadaşımın arkadaşı olan kişi fotoğraf falan çekti, facebooka'a koyarım dedi. koymuş da. lakin şöyle acaip bir durum var. bu fotoğraflardan sadee birinde beni taglemiş. dolayısıyla benim profilimde gözüküyor bu fotoğraf. lakin albümde bir sürü daha fotoğraf var. next diyom, diğer fotolara da bakmak istiyom, içeriğe erişilemedi diyor. haa anladım diyom bu herif benim listemde yok ondan olmuyo galiba diyom, ekleyim de göreyim bari diyom ama bu herif gizli midir nedir, ne fotoğraf altındaki taglenenler kısmındaki isminde link var, ne de aramalarda çıkıyor. herifin adı var ama ulaşılmıyor bir türlü. hani profil gözüküyor da add as friend linki olmuyor bazen, sadece mesaj atılabiliyor, öyle de değil. profil komple gözükmediği için mesaj neyin de atılamıyor. ben nasıl ekleyecem bu adamı da görecem fotolarımı?
0
kibritsuyu
(02.06.09)
Muhtemelen kendisine mesaj atmana izin veriyor sadece. Mesaj atıyorsun o seni ekliyor bildiğim kadarıyla.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
mesajı nereden atacuk? yani mesaj yazma penceresinde "kime" kısmına adını elimle girsem o kişiye ulaşır mı? aynı isimden bir başkası varsa ne olur? gayet jenerik bir isim çünkü.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
ismine ya da resmine tıkladığında oradaçıkmıyor mu mesaj gönder tadında bişi? Onun dışında ben de bilmiyorum. Ama eğer ekleyemiyorsan mesaj atarak " beni ekle " gibi bişi'ler yazabiliyorsun. En azından ben o kadarını biliyorum.

İsmi elle girmek sonuç vermez gibime geliyor.
0
charlesbukowskiineksi
(02.06.09)
isminde link yok ki, tıklanabilir değil. arkadaş arama kısmından aratıyorum, profili de çıkmıyor. yani tıklayabileceğim hiçbir yer yok.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
resmin altina yorum yazabiliyormusun?
0
tragamin
(02.06.09)
hepsini kapamış ayarlardan. resmin altına yorum yazın ya da ortak arkadaşlarınıza bildirin, onlar söylesinler.
diğer taraftan, arkadaşı değilseniz sizi o değil diğer arkadaşlarınız taglemiştir. rica edin, taglesinler.
0
aithra
(02.06.09)
hayır yorum da yazamıyorum. ve evet muhtemelen o değil, arkadaşım olan bir başkası taglemiş.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
aramalarda beni arkadaşlarım bulsun, ağımdakiler bulsun kimse bulamasın vsvsvs seçeneklerinden birini işaretlemiştir muhtemelen...
benim fb linkimi bile yollasam birisine arayıp bulamıyor.
bir nevi gizlilik seçeneği...
aramalarda çıkmadığı için mesaj da atamazsınız...
ortak orkadaşınıza sorun bence...
diğer fotoğrafları görememe sebebiniz de muhtemelen fotoğraflarını herkesin görmesine izin vermemesinden kaynaklıdır.
0
ilse
(03.06.09)
(11)

ben de meşhur olmak istiyom lan

kibritsuyu
buraya yazınca oluyomuş didiler.
buraya yazınca oluyomuş didiler.
0
kibritsuyu
(02.06.09)
isteginizi en kisa sürede icerisinde degerlendirecegiz.
0
fspades
(02.06.09)
ama sen burda meşhur sayılırsın zaten, ekşisözlüğü zorla bence :)
0
thefin
(02.06.09)
kartımı al, sana albüm yapıcam.
0
matthias coltrain
(02.06.09)
Sen zaten meşhursun ki, sitede en çok ilanı olan kullanıcı olmanın yanında en yardımcı okurlar listesinde de adın var. E yeter işte, bundan iyisi can sağlığı.

Ben bu kadar meşhur olamadığım için hergün kendimi Hülya Koçyiğit gibi yatağa yüzüstü atıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.
0
sui
(02.06.09)
sokağa çık, beni siken yok mu diye bağır, dakkasında meşhursun :)
0
readmymind
(02.06.09)
bağırdım. salak salak bakıp geçtiler. siken falan olmadı. meşhur da değilim hala.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.09)
hııımmm... işin zor öyleyse
0
readmymind
(02.06.09)
bir arkadaşının ağzından "kibritsuyu'nu kaybettik" yaz.

bikaç gün hesabına girme. herkes atıp tutacak tabii.

bir hafta sonra falan şöyle bi entry gir: "olum var ya yeni yerlere giderken kesin harita alın. kaybolmuşum, yolu anca şimdi bulabildim."

şanın, şöhretin artmazsa ben de bişey bilmiyorum.
0
rectoa
(02.06.09)
maliyeyi dolandırma teknikleri diye bi panel duzenle. anında olmasa da 3 gun içinde olur.
0
bryan fury
(02.06.09)
bikinili fotoğrafının linklerini ver burada. bir anda türkiye'nin starı olursun. valla bak=)
0
dambil
(02.06.09)
istersen sozlukte bi operasyon yurutelim, tum eksiduyuru bir hafta hep beraber "kibritsuyu soyle mukemmel, kibritsuyu boyle sahane" diye entry girelim. belki bir devinim yaratiriz, bir gazla seni celebriti yapariz.

bu topraklardan da bir selebriti ciksin artik lan!
0
alpinsamuray
(03.06.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.