Bugun bir yerde kahvemi icip kitabimi okurken dinledigim sarkinin dikkatimi cekmesiyle sozlerine iyice kulak kabarttim ve google sagolsun sarkinin ain't no sunshine adli bir guzide eser oldugunu ogrendim.ancak sorun su ki bu sarkiyi milyon kisi soylemis. benim dinledigim bir kadindi ve cok cok benze
Bugun bir yerde kahvemi icip kitabimi okurken dinledigim sarkinin dikkatimi cekmesiyle sozlerine iyice kulak kabarttim ve google sagolsun sarkinin ain't no sunshine adli bir guzide eser oldugunu ogrendim.
ancak sorun su ki bu sarkiyi milyon kisi soylemis. benim dinledigim bir kadindi ve cok cok benzemese de amy winehouse'un sesine benziyordu [25% falan en fazla] yer yer, bu sebeple beyaz midir afro mudur bilemiyorum. kim olabilir bu kadin?
0
kayranin kedisi (24.10.08)
eva cassidy de olabilir
surda da kimlerin cover yaptigina bakabilirsin: en.wikipedia.org
önce odanın durumunu anlatayım; ben diyim 9 siz deyin 10 metrekare bir odam var, dört duvarın ikisi direkt dış duvar, biri kör diğerinde iki pencere var.. bir duvarın belki üçtebirine kadar balkon geliyor, yani iki buçuk duvarım soğuk.. birde bunlara ilaveten kuzey cephesindeyim ve konumlanmadan dol
önce odanın durumunu anlatayım; ben diyim 9 siz deyin 10 metrekare bir odam var, dört duvarın ikisi direkt dış duvar, biri kör diğerinde iki pencere var.. bir duvarın belki üçtebirine kadar balkon geliyor, yani iki buçuk duvarım soğuk.. birde bunlara ilaveten kuzey cephesindeyim ve konumlanmadan dolayı odayı bırak ev bile doğru dürüst güneş almıyor.. öğrenci evi.. bazen balkona çıkıyoruz ısınmak için.. sanırım yeterince açıklayıcı oldu..
ev kaloriferli ve kalorifer yandığında güzel ısınıyor, o zaman sorun yok, fakat apartman yönetimi (ki ilk fırsatta şikayet edecem ama bilmiyorum takarlar mı) abuk zamanlarda yakıyor kazanı..
şimdi benim bu odayı ara sıra, okuldan gelince, gece çizim yaparken falan ısıtmam gerekiyor, ama ısıtıcılara bakıyorum çeşit çeşit.. hem burada hem internette genel olarak biraz arama da yaptım, infraredler baş ağrıtıyor falan diyorlar hadi onu geçtim odayı değil gördüğü yeri ısıtıyor gibi bir muhabbet var, fanlılar ses yapıyormuş hadi ona rağzıyım desem küçücük şey ne kadar elektrik yakıyor ne kadar ısıtıyor falan, 15 ytl gibi fiyatlara var tutup alıcam elimde kalacak gibi.. belki bir arkadaştan ödünç olarak şu yağlı radyatörlerden (kalorifer gibi petek petek olandan) alabilirim ama onlar da geç ısınıyormuş tabi ısıyı koruması falan da avantaj.. Seramik diye bişey var, quartzlar falan çıkmış çok karıştı benim kafam..
maksimum 70-80 ytl civarı birşey almayı planlıyorum ama 15 ytl'lik birşey yetecekse neden olmasın.. tabi elektrik faturası bazında fiyat/performans oranı da önemli..
cevap yazmasanız da bu kadar yazıyı harbiden okuduysanız, bana ayırdığınız vakit için bile teşekkür ediyorum..
0
p shadow (24.10.08)
ben bu sorunu cok cektim, cok benzer bir evde oturuyordum. maddi acidan acilmamak icin kesin cözüm yoluna gidemedim, idare ettim.
lakin bu ufolar falan teknik ve mesleki bilgim dahilinde söylüyorum saglikli seyler degil. tekrar belirtiyorum kullanici gözü ile söylemiyorum. ha ben alirim benim keyfim derseniz tabi o sizin takdiriniz. o ucuz elektirik isiticilari pek verimli degil, aslinda en temizi yagli radyatörlerdir. lakin sürekli yakmak ögrenciyi bozabilse de, termostat ayarli oldugu icin belirli bir termostat ayari yapildktan sonra enerji tasarrufu saglayarak randimanli verim alabilirsiniz.
gerektiginde acik birakip kapiyi cekip gittiginizde güvenebileceginiz aletler bu kategoride cok azdir. yagli radyatör, tasarim ve yapisi itibari ile daha güvenlidir.
söyle ayak ucumda dursun aradabir calistiririm derseniz, kumtel´in minik üc tasli resistansli olan isiticilari da hem ucuz hem de basit isinmalar icin minimal bir caredir.
bir diger önemli husus ise, isiyi mufahaza edebilmektir. isterseniz kömür madeni yakin oda da, cam ve kapi gibi yerlerde belli belirsiz araliklar iyi yalitilmamis ise verim almak her zaman güctür.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(24.10.08)
yagli, fanli ve termostatli (ucu bir arada) radyator en iyisi sanirim... benim odami cehennem gibi yapiyordu valla..
0
ermanen
(24.10.08)
ben de aynı soruyu soracaktım. bu duyuruyu görünce buraya eklemekte uygun gördüm umarım bir sakıncası yoktur.
bugün araştırırken şu klima gibi görünen ama daha ufak olan zannediyorum ki içinde rezistans olan duvar tipi ısıtıcılar var. bu ısıtıcılar hakkında bir yorum yapabilir misiniz 15-20m2'lik bir odada randıman alabilir miyim? yoksa yağlı radyatör en iyi çözüm mü?
0
atrin
(24.10.08)
ben fanlı ısıtıcı kullanıyorum küçük oda için: şu ana dek gördüğüm tek dezavantajı havayı kurutması. direkt kendime yönlendirdiğimde burnumu kurutuyor meret, biraz uzakta ve başka yöne bakar halde tutuyorum. buharlı muharlı bir şey bulursanız ondan alın. en büyük avantajları: ==> küçücük. alman kurdu boyutlarındaki quartz sobayı kullanmak zorunda kalmıyorum, varlığı hissedilmiyor hacmen. ==> hakkaten ısıtıyor, hem de bu infrared'ler gibi vektörel değil, sistemik (nasılsa artık :)) demem o ki infrared gibi sırtınızı döndüyseniz sırtınızı önünüzü döndüyseniz önünüzü ısıtmıyor, odayı ısıtıyor.
ikinci dezavantajı elektrik sarfiyatı olabilir ama faturayı almadığımdan henüz kesin izlenim edinemedim. ama elektrikten ısı üreten her alet gibi bunlar da bayağı yakıyordur. infraredlerden çok daha az ya da çok daha fazla yakmıyodur yani.
0
boshi
(24.10.08)
geçen aylarda ısıtıcı işine bir aylığına girip çıkmış biri olarak: (sizin durumda) fan falan almayın ısınamazsınız ve havayı çok kurutur. işte o başağrısı yapar. ufo baş ağrısı yapmaz, havayı kurutmaz ama gördüğü yeri ısıtır. termostat devreye girip cihaz kapanınca serin gelebilir.
o fiyata yağlı radyatör alın efendim. ben kullanıyorum çok güzel. ama sizin durumda ufo en iyi çözüm gibi duruyor. velakin fiyatları biraz tuzlu. ufo 1800w modeli işinizi görür. ufo pahalı gelirse aselhot diye bir marka var o da iyi. ucuz infrared ısıtıcılardan uzak durun. gerçekten kalitesiz yani, 1 ay sonra elinizde kalır.
0
metox
(24.10.08)
ne alırsanız alın, odanın bi kenarına içi su dolu bi kase koyun, boşaldıkça doldurun, nem olur iyi gelir.
0
whoosie
(24.10.08)
cevaplar için teşekkür ederim, ama sanırım tercihimi yağlıdan yana kullanıcam.. aslında sabahları da oda soğuk oluyor, şöyle azıcık çalışıp soğuğu kıracak bir alet de güzel olurdu.. alışveriş sitelerinin yorumlarında küçük fanlıların kısa sürede odayı ısıttığını falan okumuştum ama pek de inandırıcı gelmedi.. en iyisi sabah çabucak giyinip kendimi dışarı atmak, akşam gelince de yağlı radyatör ile ısınmak..
edit: nem olayını da ıslak havlu ve şu kaloriferlere takılan suluklar ile çözmeyi planlıyorum, onun için de ayrıca teşekkürler..
0
🌸p shadow
(24.10.08)
yağlı radyatörler tertemiz, yaklaşık on dakikada adam gibi ısınıp bir saat sonra kapatsanız bile temiz iki saat ısıtıyolar ortamı:) hayır aynı derdi çektim ordan biliyorum.. rezistanslı aletlerin alayı "şurayı yakayım da şurası da donsun oh oh" modunda çalışmakta, sinir bozucu.
bitirme ödevi olarak ekonomik açıdan almanyanın ikinici dünya savaşından bugünkü pozisyonuna nasıl geldiğini makroekonomik olarak incelemem gerek. kaynak tavsiye edebilir misiniz?
bitirme ödevi olarak ekonomik açıdan almanyanın ikinici dünya savaşından bugünkü pozisyonuna nasıl geldiğini makroekonomik olarak incelemem gerek. kaynak tavsiye edebilir misiniz?
Üniversite öğrencisi olduğunu tahmin ediyorum. Öncelikli olarak konuya ilişkin bilimsel makale ve raporlara, kitaplara bir göz atmanı tavsiye ederim. Wikipedia'dan da faydalan ama bu öncelikli kaynağın olmasın. Ödevini okuyup değerlendirecek akademik şahıs, lisans seviyesinde olduğunun farkında olduğu için ödevi şekli kıstaslara göre değerlendirme eğilimdedir, bu yüzden atıf yapılacak, alıntılanacak kaynaklar önemli. O yüzden internetteki wiki gibi anonim kaynakları tercih etmemeni tavsiye ederim. İlla netten faydalanacaksan, Econlit, EconLib, RePEc gibi sitelerde nice makale var, oralaradan literatür taraması yapabilirsin ufak çapta. JEL kodu filan da girersin hocan ihya olur. : )
Tabii sen ödevi aldığın hocan kimse ona danış kaynakları.. Eminim yardımcı olacaktır.
0
atomic punk
(24.10.08)
ingilizce kaynaklar tavsiye edilmiş. acaba onlardan yararlanabilecek misin?
bir ödev yapmaya başlarken öncelikler ansiklopedilerden genel bilgi edinilir. eskiden kütüphanelere giderdik, şimdi internet var wikipedia'dan ve benzeri yerlerden yararlanıyoruz. ama wikipedia manipulasyonlara çok açık ve bütün yazılanlar akademik değil. bu yüzden wikipedia'dan yararlan ama burda yazanları kontrol etmeyi unutma.
ansikolopediler sana genel bir bilgi verir ve bibliyografyada yardımcı olur.
ansiklopediden elde ettiğin kaynaklardan sonra genel kitaplara geçeceksin. misal genel avrupa iktisat tarihi kitapları, veya almanya tarihi ile ilgili kitaplar.
artık birçok makale internette bulunabiliyor. google a girerek değişik anahtar kelimeler kullanarak aramalar yapacaksın. şaşıracağın kadar çok makale bulacaksın.
ama yayınların çoğu ingilizcedir.
0
mea maxima culpa
(24.10.08)
ingilizce, almanca veya türkçe kaynaklardan yararlanabilirim. lisans son sınıf öğrencisiyim.evet econlib de wirtschaftwunder ile ilgili bir çok makale buldum.tek siteye bağlı kalmak hoş değil tabi. zaten okul bir çok bu türlü makale sitesine ücretsiz erişim filan sağlıyor. eğer başka bu türde siteler varsa çok yardımcı olur.
ansiklöpedilere gelince, bu konu çok spesifik olduğu için ansiklöpedilerde bulmak maalesef mümkün değil.
0
🌸ali87
(24.10.08)
ansiklopediden bul demedik :)) ansiklopediden başlayarak çalışmanı geliştir diye anlattık.
makaleleri tek tek okuyacaksın. google'de anahtar kelimeyi değiştireceksin, ona göre kaynak bulursun.
nedir bunlar misal 2. dünya savaşı sonrası almanya, 20 yyda almanya, 1940 sonrası almanya falan gibi.
0
mea maxima culpa
(24.10.08)
marmara üniversitesi almanca işletme bölümü (anadolu hisarı kampusu) ve Yeditepe üniversitesi almanca işletme bölümü (kayışdağı )
bu 2 bölümün kütüphanelerinde yeterli kaynak bulabilirsin, ayrıca türk-alman işadamları derneği var, oranında kütüphanesinden faydalanabiirsin.
İstanbul'da, merkez sayılan her yere çok uzak olan abuk bir muhitte , güzel bir eviniz olduğunu varsayın.Kiradan yeni kurtulmuşsunuz, sokmuşsunuz başınızı bir şekilde kendi evinize.Sonra babadan miras kalan bir arsanın satıldığını ve elinize yüklü miktarda bir para geçtiğini varsayın.Bu parayla ne y
İstanbul'da, merkez sayılan her yere çok uzak olan abuk bir muhitte , güzel bir eviniz olduğunu varsayın.Kiradan yeni kurtulmuşsunuz, sokmuşsunuz başınızı bir şekilde kendi evinize. Sonra babadan miras kalan bir arsanın satıldığını ve elinize yüklü miktarda bir para geçtiğini varsayın.
Bu parayla ne yapardınız ?
Bankaya yatırıp bir şekilde değerlendirmek mi mantıklıdır ?
İstanbul'un daha merkezi bir yerinde,nezih bir semtte çok daha güzel bir ev almak mı mantıklıdır ?
Yoksa bu parayla bir iş kurmak mı lazımdır ?
Yani akılcı olan ; bu parayla ,kişinin kendi hayalindeki en güzel standartlara ulaşması,kendine göre en iyi arabayı en iyi evi alması ve sonrasında elinde kalan cüzi miktarı değerlendirmesi midir ?
Yoksa ortalama evi ve eski arabayı değiştirmeden ; bu ele geçen parayı değerlendirmek (iş kurmak / ev alıp kiraya vermek/ bankaya yatırmak) mı mantıklıdır ?
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca (23.10.08)
Bir kismini en mantikli sekilde harcayip (ki burda is kurmak ya da baska para getirecek herhangi birsey yapmak en mantiklisi olur heralde) bir kismini da bankaya yatirmak en mantiklisi olur kanimca... Ne kadar para olduguna ve diger hayat faktorlerine de bagli olarak degisebilecek bir onerme..
0
ermanen
(23.10.08)
paranın miktarına baglı :)
0
blackidom
(23.10.08)
Önce oturduğunuz semtte çocuk yetiştirip yetiştiremeyeceğinize karar vermelisiniz. Var mı yok mu bilemiyorum ama olma ihtimali varsa bu önemli bir faktör çevremde gözlemlediğim kadarıyla. Bu sorun değilse başka bir ev alıp kirasını kullanmanız çok daha mantıklı. Ama yerinizde olsam iyi bir yerden ev alır, taşınırdım. Ev merkeze yakın değilse hayatın büyük bir kısmı yolda trafikle geçiyor.
0
gulden kale
(23.10.08)
Parayla oynayabilecek biriyseniz naktiniz kenarda dursun. Döviz ve faiz yüksek bu aralar. Dövizden uzak durun, faize yatırın; ilerleyen günlere göre değişik yatırımlar yapılabilir.
Yok ben öyle para çevirmekten anlamam diyorsanız emlak fiyatları bu aralar oldukça düşük. Eğer kendi eviniz iyiyse kira geliri iyi ama ev fiyatları düşük olan semtlerden 2 tane daire alıp kiraya verebilirsiniz. Kira gelirleri iyidir. Ordan gelen gelirle 3. evin kredisi bile ödenir öyle söyliyeyim. Ya da kredi çekip arabanızın modelini yükseltirsiniz, krediyi kiralar öder.
0
atatürkiye
(23.10.08)
ben olsam ilk evime bakardım. hayatımı(en azından belli bir dönem) bu evde geçirebilicek miyim diye bakarım, çatısı akar mı duvar su çeker mi küçük müdür, odalar çocuk için uygun mudur(evliyseniz/evlenecekseniz vb). eğer bu tip sorunları varsa-ki bu sorunlar küçük gözükse de büyüktür bence- bu sorunlarla uğraşmak yerine yeni ev alırım. daha nezih bir yerde -mesela Moda- bir daire alırım. eski dairemi de çok pahalı olmamak kaydıyla kiraya veririm. daha param varsa iyi bir daire daha alır bunu da hakkı kadar kiraya veririm en azından ayda kafadan 1-1.5 milyar para geçer. paranız yine artmışsa bankaya yatırabilirsiniz. iş kurma kısmına gelince;çok kolay olmadığını düşünüyorum şöyle ki: eğer yaptığınız işte çok tanınmışsanız, olay çalıştğınız şirket değil "hickiran karasinek ve uyuyan karinca" ise işten çıktıktan sonra da bu müşteriler size gelir. (iyi bir kuaför bir yerde çalışır sonra çıkar kendi yerini kurar, saçını o adama yaptıran bayanlar , yine aynı adama giderler mantığıyla) ama çok tanınmış değilseniz ve işi satma yeteneğeniz yoksa(kötüleme maksadıyla değil,gerçekten zor bir şey) yeni bir işten para kazanmak zor bence. kendi işimi kurmak yerine bir yerde çalışmaya devam ederim,hem maaşım + olarak da 1.5milyar(tahmini rakam) kira gelirim olur. işten de 800-900 civarı bir ücret alıyorsanız aylık geliriniz 2.000lere gelecek. bence gayet güzel olur. gündüzlerin akşamlarına da evinizden çıkar ali ustada bir dondurma yer, bi tur atıp tur sonunda johns coffee'de bir kahve içip evinize dönersiniz.
0
ymerdiveni
(23.10.08)
bu aralar paranızı elinizde kalsın ne alın nede satın piyasalar düzelince bir ev alın kiraya verin
0
enter saltman
(23.10.08)
döviz şu ara çok yüksek. ama düşük olsa da bulaşma derim. sonuçta ekstra spekülatif hareketleri saymazsak döviz ancak senin paranın yabancı para karşısında değer kazanmasını engeller. gayrimenkul fiyatları şu ara düşük ve eğer faizler bu şekilde devam ederse daha da kısırlaşan piyasa fiyatlar genel düzeyini daha da aşağıya çekecektir. yani bana sorarsan bir süre bekle ve istediğinde oturabileceğin bir ev al.
Roma - LefkoşaBrüksel - LefkoşaParis - LefkoşaBali - LefkoşaBu mesafeler "km" olarak ve uçakla "kaç saat"tir? Çok acil lazım! Bulabilen, bilen birileri olursa çikolata alırım!
Roma - Lefkoşa
Brüksel - Lefkoşa
Paris - Lefkoşa
Bali - Lefkoşa
Bu mesafeler "km" olarak ve uçakla "kaç saat"tir? Çok acil lazım! Bulabilen, bilen birileri olursa çikolata alırım!
0
short (23.10.08)
kuş uçuşu mesafeleri google earth ile hesaplayabilirsin.
0
teritori
(23.10.08)
1956.85 km roma- lefkoşa. diğerlerine buradan sen de bakabilirsin.www.mapcrow.info
0
hobele
(23.10.08)
Soyle bir yok izleyebilirsin:
Iki sehir arasinda giden ucagin, havayolu sirketinin ismini ve ucus numarasini google'da aratirsan ucus bilgilerine ulasabilirsin, kac saat uctugunu da bulabilirsin boylece
yani arama motorlari gercek zamanli ucus bilgisi saglayabiliyorlar... ama eski ucuslara da bakilabiliyordur..
Evet aynen öyle..Efendim dün gece imdb'de 1 numara olan ya da olmuş ve sözlükte yazılan yorumları baz alırsak bunu sonuna kadar hakkeden the dark knight'ı arkadaştan alarak mp4 formatlı olarak izledim. İlk başta çok ümitliydim ama filmi izlemeye başladıktan ve yarısını biraz geçtikten sonra filmden
Evet aynen öyle..
Efendim dün gece imdb'de 1 numara olan ya da olmuş ve sözlükte yazılan yorumları baz alırsak bunu sonuna kadar hakkeden the dark knight'ı arkadaştan alarak mp4 formatlı olarak izledim. İlk başta çok ümitliydim ama filmi izlemeye başladıktan ve yarısını biraz geçtikten sonra filmden ciddi şekilde sıkılmaya başladım ve itiraf edeyim filmi tamamlayamadım, bitmesine yarım saat kala kapadım. o kadar sıkıldım yani. Nasıl iş bu ? 10 kişiden nerden baksan 8'inin güzel bulduğu 2'sinin kötü bulduğu bir filme kötü diyecek o 2 kişilik kitleden olduğumu sanmıyorum öyle filmlerle ilgili aşırı bir eleştirel gözümde yoktur. sarmamasının sebebi filmi mp4 kalitesinde ve sinema ortamında izlemememden kaynaklanıyor olabilir mi ? Acaba dvd'den falan izlesem böyle dehşet gaza gelip la adamlar ne film yapmış der miyim? Ha birde önceki serileri izlemişte değilim onun etkisi de olabilir mi ?
0
joehigashi (23.10.08)
valla sebebi her şey olabilir de şu da olabilir; beklentinizi fazla yüksek tutmuş olabilirsiniz. yorumları okudunuz, hepsi şahane falan filan dedi, imdb'de 1 numaraya oturmuş olunca beklentileriniz çok arttı. izleyince de "büyütüldüğü kadar değilmiş lan" dediniz.
sankim.
0
rectoa
(23.10.08)
beğenmek zorunda değilsiniz tabiiki, gayet normal bu. ben de öyle ahım şahım bulmadım o filmi mesela. ama düşük kalitede izlemenizin etkisi olabilir. filmde karanlık sahneler çoğunlukta çünkü. dvd'den izleyin. dublajsız izleyin. sevmezseniz de ısrarcı olmayın. zira godfather'ı geçecek yiğit anasının karnından doğmadı henüz. o birincilik abartıydı..
0
jangara
(23.10.08)
normaldir. bende godfather i izleyemedim sıkıntıdan.
0
faust
(23.10.08)
milyor tane oscar almış olan braveheart'ı sinemada izlerken fosur fosur uyudum abi ben. ötesini bilmem. sinemayla dvd'yle alakası yok yani. rh halinle alakası var, ilgi alanınla, zevklerinle alakası var.
mesela usual suspects'i de 3 kere başlayıp 20. dakikasında uyudum ama meğer yorgunmuşum. daha dinç bir şekilde dördüncü izleyişimde de hastası oldum.
0
kibritsuyu
(23.10.08)
@kibritsuyu
ruh hali, beğeniler tabiki de önemli ama böyle süper kahraman filmlerini de severim birde. Mesela marvel filmlerine bayılırım. x-men'i, ghost rider'ı, spider man'i falan hiç sıkılmadan büyük bir zevkle izlediğimi bilirim. Bunda neden öyle oldu onu anlayamadım.
0
🌸joehigashi
(23.10.08)
bende sevmedim dark knıghtı. gayet normal.
0
thinkbeforedoing
(23.10.08)
bende çok fazla dizi izlemekten ötürü başlamış bir hastalıktı o. Sanırım biraz daha hızlı tüketilebecek şeyler aramaktan oluyor. Diziler 25er dakika mesela hem de içerik olarak tv'ye uygun hazırlandığı için hızlı akıyor, şıp diye bitiyor, iki tane izleyip sıkılınca bırakabiliyorsun ama filmin sonunu mutlaka beklemek gerekiyor.
0
blackdog
(23.10.08)
ilk yarisi beni de SIkmIstI, ama son yarim saat onemliydi,
sonucta normal birsey begenmemek, alti ustu film...
0
ermanen
(23.10.08)
marvel dc den daha eğlencelidir ondan:)
0
duk leto
(23.10.08)
blade runner basligindan cok pis gaza gelip filmi indirmistim. allahim ne kadar kasvetli, ne kadar ic bunaltici bir atmosfer. film noir diyolarmis :D
begenmek zorunda degilsin abi sonucta. zevk bu. belki kafan baska yerdeydi, ne biliyim, gaza gelemedin; bir suru nedeni olabilir. hatta bi nedeni olmak zorunda da degil. sevmedim, bitti :)
0
osuruklu
(23.10.08)
değerlendirenlere de bakmak lazım..kime göre süper neye göre süper:)
benzetince: karagoz punch oluyor hacivat da judy oluyor
cevap: Turkish punch = Karagoz
0
ermanen
(23.10.08)
Bi de Istanbul Twist var. Hala ne alaka derim.
0
mabl
(23.10.08)
karagöze punch denebilir ama hacivat judy olmaz ya.
sadece karagöz oyunu "punch and judy" ye benzer diye benzetilmiş. o da benzemez aslında ama böyle bir benzetme yapmışlar. punch and judy kukla şovu, karagöz gölge oyunu.
0
mea maxima culpa
(23.10.08)
yabancilar benzetmis bir kere yoksa ben de tasvip etmiyorum boyle bir benzetmeyi...
marketten aldigim sarabin uzerindeki etiketi nasil cikartabilirim? tabii ki temiz sekilde. buhar tutsam cozulur mu etiket? cozulurse buhar sarabi bozar mi?tesekkurler..
marketten aldigim sarabin uzerindeki etiketi nasil cikartabilirim? tabii ki temiz sekilde. buhar tutsam cozulur mu etiket? cozulurse buhar sarabi bozar mi?
tesekkurler..
0
terp (22.10.08)
1-deterjanlı sıcak suya koy. 2-alkol, kolonya veya ispirto dök. 3-elinle yol, bulaşık teliyle veya ıslak bir bezle ovalayarak kalan kısımları çıkar.
#not: her yol birbirinden bağımsızdır.
0
lejant
(22.10.08)
azıcık WD4..çok az. içeceğiniz yere değdirmeden. sonra zehirlenirseniz sorumluluk kabul etmem.
0
cedilla
(22.10.08)
cif
0
cruor
(22.10.08)
sise tekrar kullanilacak o yuzden alti ustu sise diyemiyorum. icindeki sarabin da tadi bozulmamali. goruldugu uzere hayat zor. esprili cevaplarinizin sonuna bi "*" falan koyun da basimizi derde sokmayalim. tesekkurler :)
not:wd4 ne yav?
0
🌸terp
(22.10.08)
WD40, cedilla'nin dedigi. yaglayici bi dalga, ama o cikarmaz. pas falan cikarir ama sise etiketini cikarmaz.
0
osuruklu
(22.10.08)
saç kurutma makinesi en iyi çözüm.
0
alkolik imam
(22.10.08)
@alkolik imam: sac kurutma makinesi mi? nasil olcak o is?
armageddon diye bir film var ama uzay konulu film diyince mekan mı uzay yoksa uzayı mı anlatıyor pek anlamadım.
0
alternatif
(22.10.08)
pek sevdiğim lost in space var. 2001: A Space Odyssey gibi bir şey arıyorsan o solarisdir. turist ömer var. uzay filmlerinde tek geçerim :)
0
hollowlife
(22.10.08)
şimdi space odyssey gibi film bulamazsın. o bambaşka bişey. Onun ikincisini de mutlaka izle. bu ikisi benim için çok özel. gerçi ikincisi birincisine göre o kadar başarılı değil ancak hikayenin devamı niteliğinde. tabi kitaplarından biraz farkları var.
onun dışında en benzerleri olarak gora var dünyayı kurtaran adamın oğlu var. bunlar da içinde kuantum fiziğini başarılı bir şekilde işleyen, arşivlik kült filmler.
Şimdi annem takribi 2 hafta önce evde bir `süleymancık` görüyor ancak hayvan gözden kayboluyor. 2 hafta kadar kendisinden haber alamadık, taa ki demin mutfakta kendisiyle göz göze gelinceye kadar. Her neyse biraz mücadele ve kovalamaca sonucu kendisi kuyruğunu bana bıraktı, ben de kendisini dışarı,
Şimdi annem takribi 2 hafta önce evde bir süleymancık görüyor ancak hayvan gözden kayboluyor. 2 hafta kadar kendisinden haber alamadık, taa ki demin mutfakta kendisiyle göz göze gelinceye kadar. Her neyse biraz mücadele ve kovalamaca sonucu kendisi kuyruğunu bana bıraktı, ben de kendisini dışarı, evin hudutları dışına bıraktım, ama merak ettim bunca gün bu hayvan neyle beslenmiştir diye. Öyle pek haşerat bulunur bir evimiz yok, böcek möcek bulup yiyeceğini sanmıyorum. Aç açına mı gönderdik hayvanı...
sinek bilhassa sivrisinek yiyor onlar. hem de böyle şöpür şöpür, cırk cırk sesler çıkartarak. gıcığım. orjinal adı da gıcık (gecko) bunların zaten.
0
blackdog
(21.10.08)
Bizim klimanin icine girip klimayi bozmustu bu hayvan, o masum saydam vucudunun yanisira tehlikeli olabiliyorlar, beslemeyin bence ne hali varsa gorsun:) akvaryum ortaminda beslenebilir belki..
0
ermanen
(21.10.08)
ilginçmiş, hangi şehirde çıktı bu. yani eviniz nerde?
0
krasotkin
(21.10.08)
Sanırım bütün Türkiye'de var bu hayvan. Büyük şehirlerde hunhanrca katledildikleri için muhtemelen göz göze gelmeniz zor. Ben İzmir'de hiç görmedim ama Muğla'da annemin evinde mutlaka bir yerden eve sızıp duvarlarda geziyorlar. Dışarı atıyorsun gene geliyor, gene geliyor. Alışıp gidiyosun zamanla.
0
blackdog
(21.10.08)
çok sık yemek yemesi gerekmiyo sürüngen tayfasının. aç kalmışsa da dert etmemiştir çok.
Cevabını az çok kestirebiliyorum ama daha güzel fiziksel bir açıklama getirir biri belki.Çakmağı çaktık, ateş yandı. Dibi mavi üstü sarı böyle ne güzel... nedir bu renk olayı?
Cevabını az çok kestirebiliyorum ama daha güzel fiziksel bir açıklama getirir biri belki.
Çakmağı çaktık, ateş yandı. Dibi mavi üstü sarı böyle ne güzel... nedir bu renk olayı?
0
kurukafa (21.10.08)
mavi kısmın sıcaklığı 1400 derece iken kırmızı 800 derece filan. sıcaklık değişikliği ile ilgili.
bunun nedeni de ateş yanarken yanlardan ve alttan oksijeni bol hava çekiyor. ve bu hava karbondiyoksiti gittikçe bollaşarak yukarı doğru çıkıyor. mavi kısım en sıcak kısım bu nedenle.
0
mortifera
(21.10.08)
@mortifera, ben mavi kısmı sarıdan (turuncu değil mi bu?) soğuk olarak biliyordum. kaynak maynak gösteremem ama öyle biliyordum işte.
peki o zaman bu benim annemin "ocak bugün çok alevli(sarılı) yanıyor tüp bitecek" teorisini doğruluyor sanırım. tüp gazının son demlerini verdiğinden o kadar da sıcak olamıyor ve her zamanki mavi ucu az sarı yerine daha böyle sarılı sarılı yanıyor.
peki tüp neden hep pazar günleri biter? ehe ehe hayır, o soruyu başka bir zaman sorucam. çıkabilirsiniz.
0
🌸kurukafa
(21.10.08)
mortifera'nin verdigi link'teki cevapta bir link var; isin kimyasini, pirolojisini bile aciklamis: www.straightdope.com
0
ermanen
(21.10.08)
ışığın doğasından dolayı çünkü. ışık, mor'dan kırmızı'ya kadar renklere ayrılabilir (mor-mavi-yeşil-sarı-turuncu-kırmızı). ışığın dalgaboyuyla ilgili bunlar. mavi'nin dalgaboyu daha düşük, enerjisi yüksek. dolayısıyla daha sıcak. ondan ötesi herkesin bildiği mor ötesi ışınlar oluyor. (daha da gerisinde x-ışınları, gama ışınları var, ki enj'leri o kadar büyük ki uzun süreli maruz kalındığında hücreyi kanserli hücre yapıyor fln).
mor'dan kırmızıya doğru gidildikçe dalgaboyu artar, enerji düşer (yani sıcaklık düşüyor). kırmızıdan sonra da kızılötesi, mikrodalga ve en son radyo dalgaları var. radyo dalgalarının boyu metrelerce olabiliyor hatta. bunların da enj'si çok düşük fln işte. yıldızlarda da öyle. kırmızı parıldayan bir yıldız nispeten soğuktur (Güneş'ten soğuk). mavi parıldayan ise çok yüksek sıcaklıklardadır.
kuracağımız su paketleme firması için isim aranıyor(hayat su, erikli su gibi) tavsiye ve görüsleriniz bizim için çok önemlidir. saygılarımızla..
kuracağımız su paketleme firması için isim aranıyor(hayat su, erikli su gibi) tavsiye ve görüsleriniz bizim için çok önemlidir. saygılarımızla..
0
voldem (20.10.08)
duru su. gok su. selale irmak su
0
pyro clustic flow
(20.10.08)
değerli taşlardan gidebilirsin
0
mortifera
(21.10.08)
"şellale" gibi ıkırcıklı bir isimle dikkat çekebilirsiniz bence.
0
kurukafa
(21.10.08)
haşikio
ben sırf ismindan dolayı alırdım valla..
0
thefalloftekin
(21.10.08)
sukûnet
0
deckard
(21.10.08)
şellale gibi atraksiyonlara girme çok itici oluyor. ikileme harfleri sakın.
0
cha
(21.10.08)
erikçi. tasarımı da erikli'ye benzettin mi oh mis.
0
kimlanbu
(21.10.08)
hayyat su havat su erikki eriklii eriqli dananesa şırdan şırlayn
gibi.
0
cha
(21.10.08)
jing su shen su kama su
sudan sebep
karsu aysu susu uslusu ussu pusu ...
edit: "karanlik su" diyesim de geldi ama kimse almaz heralde
0
ermanen
(21.10.08)
cha: itici olmasında bir sorun yok bence, bu durum tanınırlığını arttırıyor. çiftlemeli markaları ben de itici buluyorum ama bu yüzden almamazlık etmedim hiç.
bu arada eklemekte fayda görüyorum ki doğu illerinde şelaleye şellale derler. yani dediğin gibi bir motivasyonla da düşünmemiştim.
0
kurukafa
(21.10.08)
ab-ı hayat
0
mabl
(21.10.08)
(levent kırca girişi)
gökçek su
(halk bu suyu kapış kapış alacak)
0
kurukafa
(21.10.08)
Bir zamanlar su paketleme konusunda ilginç bir fikrim vardı o zamanlar araştırmıştım tarım köyişleri bakanlığından üretim izni almış tüm firmaları incelemiş ve isimlerine bakmıştım yamulmuyorsam değerli taşlardan doğadan gelen hemen hemen her isim için üretim izni alınmıştı.h2o çok mantıklı gelmişti onunda isim hakları alınmıştı.O zamanlar kalite hissi uyandırıcak yabancı menşeli bir isim ve cin fikirli harf oyunlu isimler yoktu..
0
geldimoraya
(21.10.08)
h20 mantıklı ama hedef kitlesinin yüzde kaçı lise ve üniversite mezunu?
bence doğadan gelen isimlerin yanı sıra istanbul su, marmara su gibi birşeyler de yapbilirsin. akılda kalıcı ve güvenilir.
veya kız isimleri olabilir pelin su, çiğdem su gibi. kadın isimleri her zaman çekici gelir insanlara.
değerli taşlar ve madenler de güzel fikir. filiz su, kristal su, mercan su, safir su, yakut su falan filan.
böyle akılda kalıcı, dikkat çekici, insanda güzel duygular uyandıran isimler.
0
mea maxima culpa
(21.10.08)
Opal Su değerli taşlardan açılınca konu hoş geldi bi an.
0
prodeq
(21.10.08)
tiramisu.. alırdım şahsen ben.
0
dalamar
(21.10.08)
günsu altın su alsu elmalı(erikliye rakip)
0
atabari19
(21.10.08)
olmayacakları söyleyim
yaşam su olmaz. hayat suya iltibas billur su olmaz. billur tuz tanınmış marka olduğundan iltibas yağmur su olmaz. suyun niteliğini belirtir berrak su olmaz. suyun niteliğini belirtir.
bir de sanırım su da marka ismi çok önemli değil. baksana çene suyu diye bir su var ve insanlar içiyor :)
0
kahvegibi
(21.10.08)
biiçim su =)
0
krasotkin
(21.10.08)
onlar marka ismi değil. suyun çıktığı kaynakla ilgili isimler onlar. demek öyle bir mahallede, dağda, mevkiide çıkıyormuş o su. çene tepesi, erikli ovası filan gibi.
cadilar bayrami icin kostum onerileri gerekiyor...
wyanet
Pek degerli moda tasarimcilari, trendsetterlar, yaratici zeka sahibi suserlar,Efendim, simdi bildiginiz gibi Cadilar Bayrami 10 gun sonra. Persembe, Cuma ve Cumartesi gunleri cesitli partilere davetliyim; ancak aklima super kostum fikirleri gel-mi-yor!!!3 farkli kostume ihtiyacim var... Bir gun 2 ki
Pek degerli moda tasarimcilari, trendsetterlar, yaratici zeka sahibi suserlar,
Efendim, simdi bildiginiz gibi Cadilar Bayrami 10 gun sonra. Persembe, Cuma ve Cumartesi gunleri cesitli partilere davetliyim; ancak aklima super kostum fikirleri gel-mi-yor!!!
3 farkli kostume ihtiyacim var... Bir gun 2 kiz, 3 erkeklik bir grup olarak cikicaz.. bu 5 kisilik grup icin de fikirlerinizi almak istiyorum. Grup icin, efendim, film olur, dizi olur, cizgi film olur, sarkici/sanatci olur, ne biliyim bilgisayar oyunlarindan olur... Seinfeld yapmak istemiyoruz, Matrix'i gecen sene yapmistik. Lost bayar. Bir de bilindik ama yine de orjinal olsun istiyoruz. Ecnebi memlekette (abd) gorenlerin en azindan yarisi ne oldugumuzu anlasin istiyoruz.
Benim kisisel kostumlerime gelirseeeek.. Gecen gun bir jartiyer aldim, resimdeki gibi. Jartiyeri giysem mesela super olur diye dusundum; ama hava soguk olucak. O kostumu nasil tamamlayabilirim? Ben kim olabilirim mesela? Boyle populer kulturden falan jartiyer giyen kim var ki?
Ya da.. "sittir et sen jartiyeri, su sarkici ol, bu karakter ol, o super kahraman (oeh!) ol" diyorsaniz bu tarz onerilere de acigim.
lutfen lutfen lutfen yardim edin. simdiden cok tesekkur ediyorum.
0
wyanet (20.10.08)
bizi de davet edersen o güzide partilere, çok yaratıcı fikirler dökerim vallahi önüne...
benim de fikre ihtiyacim var aslinda, kendi sokugumu de dikmem lazim:)
0
ermanen
(20.10.08)
sayın bağyan kişisi, değişik bişey olsun istersen büyük ağaç yapraklarından temin edip onları kullanabilirsin. bu yaprakların yeşil olması doğallık açısından tercih sebebidir. birde 2 kızlı 3 erkekli grup yapcaz grup içinde yorum istemişsin. malesef bu konuda bir fikrim yok. ama yine dersenki değişik bişey olsun o zaman erkekler peşmerge kılığına bürünür sizlerde karaçarşaf örtünürsünüz, partide bir numara olmazsanız gelin yanıma. bu kadar açık ve net söylüyorum arkadaşım. ilgi manyaa olursunuz. birde söylemeden edemicem. kıskandım lan bi an sizi. biz burda yarın okula giderken ne giysem diye düşünürken kara kara, siz orda neler düşünürsünüz. yok yok ağlamıyorum bebişim. kader utanısın ne diyeyim?
0
ciddi sallıyorum bak
(20.10.08)
jartiyerle betty boop olabilirsin. hem evrensel bir karakter. gene başka bi hatun da hello kitty olabilir.
0
kahvegibi
(20.10.08)
5 kişilik bir grup için red kit ve dalton çetesi olabilir mesela. hele boy değişimi de yakalanırsa tadından yenmez :) (valla ilk aklıma o geldi vurmayın )
yine klişe olacak ama x-men karakterleri olabilir. oğlanlar wolverine,gambit,cyclops kızlar storm, rogue ...vs
0
kojiro
(20.10.08)
bir arkadasim kedi kiz olmustu. cok guzel olduydu. deri mini ya da pantalon, kafaya yuzu acikta birakcak bir kedi kulakli parlak maske, kalemle biyik, makyaj rulzzz!
0
pyro clustic flow
(21.10.08)
bak wyanetciim yeni aklıma geldi. bülent ersoy'un giyimini takip edersen ordan bol bol kendine malzeme çıkarabilirsin. hem çok uygun hatta kendisinden ödünç de isteyebilirsin. biliyorum pek hoşlanmadın benden ve önerilerimden ama ben tüm kalbimle seninleyim.
0
ciddi sallıyorum bak
(21.10.08)
@ ermanen: jartiyerli lara croft!!! budur diyorum. ayrica ilk iki linkte efsane fikirler var, tabi kostumleri yapmak kasacak gibi gozukuyo.
@ ciddi salliyorum bak: buyuk agac yapraklariyla ne yapicam? haha, pesmerge ve kara carsaf iyi fikir aslinda; arkadaslara ileticem. e kardesim, biz de burda yarin okula ne giyelim diye dusunuyoruz.. sonracigima zaten odev/proje yapmaktan anamiz agliyor. bir de bulent ersoy'u burda kimse tanimaz etmez.
@kahvegibi: hello kitty nasil olunur?
@kojiro: red kit ve dalton cetesi super fikir bence.. arkadaslara ileticem. erkeklerden biri 180, biri 175, biri 170, ben 165, diger kiz da 155 falan... of of super!
@pyro clustic flow: 4 sene once kedi kiz olmustum.
cok tesekkurler arkadaslar! eeeooo... baska fikirler de duymak isterim :)
güzel bir makyajla 17. yüzyıla ait kostümler olabilir (ya da ben hep böyle bir kostüm istiyorum.)
hellraiser izledin mi bilmiyorum ama pinhead ve cenobiteslar olabilir ki tam cadılar bayramı olur o zaman
bir de iki kişilik ama beter böcek ve kız arkadaşı kostümü olabilir veya tim burton karakterleri gibi giyinebilirsiniz.
0
dj linux
(21.10.08)
- street fighter olun. kızlar cammy ve chun li olsun erkekler ken ryu bison falan olsun. jartiyerle bildiğimiz mavi dövüş kostümünü değil ama kırmızı uzun yırtmaçlı elbiseyi giyebilirsin. www.dfsm.org hem diğer kız da dövüş kılığında gider böylece chunli kavgası etmezsiniz. (cammy olarak gitmek baya bi iş çünkü)
- zombi olun hepiniz. mesela sen jartiyerli zombi ol. diğer kız cheerleader zombi olsun. oğlanlar da benzinci, öğretmen vb zombi olsun
bir de jartiyer cadılar bayramı kostümü olmuş ki vay genç dimağların haline. "stockings aren't real blackdog, they just melt away" dedilerdi de inanmadıydım. üzüldüm bak şimdi.
0
blackdog
(21.10.08)
bence emo gibi giyin git, bundan korkuncu mu var allaşkına?
0
deckard
(21.10.08)
jartiyer diyince, fikirler de biraz sekteye ugradi tabii ozgurluk babinda. jartiyersiz de olur diyorsan, prensesi cok olur o ortamlarin. kul kedisi ol, diger kizlar da uvey cadi kardesler olsun. erkekler de peri, bal kabagi arabasi olsun. mizansen falan da cikar. sen boyle cuvaldan etek ya da yamali yirtik bi elbise giyersin, bir elinde topuklu ayakkabi tekiyle gezebilirsin. diger elinde de kova olabilir belki. toz bezini de beline monte ettin mi, tamamdir. burda gece, yattim ben. size kolay gelsin.
0
pyro clustic flow
(21.10.08)
dalton çetesi uygun size. onu yap uğraşma.
0
cha
(21.10.08)
evet boylarda uygunmuş bak hem. sen red kit ol olmazsa diğer kız arkadaşın joe olur boy farkı belli olur :) hem yapmasıda kolay alın sarı picamaları boyayın siyah çizgilerle, hatta daltonların bacaklarına zincir ve gülle bile yapılabilir top vs kullanılabilir.
red kit için ise bir kovboy şapkası, şu püsküllü kızılderili yeleklerinden ve bir çizme yeterli olur sanırım. ağzına da bi ot parçası alırsın cillop olur.
0
kojiro
(21.10.08)
red kit ve daltonlar fikrini cok begendi arkadaslarim; ama diger hatun red kit'in kim oldugunu bilmiyor! kendisi amerikali da.
baska seyler de onerebilir misiniz? daltonlardan daha parlak bir fikirse kizin da gonlunu etmis oluruz.
ayrıca istiklal'de suriye pasajında retro diye bir yer var,2. el giyisi kostüm vs.oraya dalarsan kendini kaybedip önümüzdeki seneler için de seçimler yapmıs olarak cıkabilirsin =)
kaciyorlardi. arkasina bakan tas oluyordu. uff neydi ki bu?
kaciyorlardi. arkasina bakan tas oluyordu. uff neydi ki bu?
0
kayranin kedisi (20.10.08)
yere batan'daki hikaye bu sanırsam. medusa.
0
blackdog
(20.10.08)
medusa'nın yüzünü gören taşa dönüşür efsaneye göre
0
goodbyecruelworld
(20.10.08)
medusa degil.. dini bir sey de olabilir, musluman olmadigim icin kacirmis olabilirim orayi.
birtakim insan kaciyor bir yerden, geriye donup bakmamalari gerekiyor cunku geriye bakan taşlaşıyor.
0
🌸kayranin kedisi
(20.10.08)
sodom ve gomorrah kentleri içindekilerle beraber telef olurken, lut ve inananları (ailesi vs) uzaklasıyorlar. sanırım lut un karısı dayanamayıp arkasına bakıyor ve taşlaşıyor
0
patricia teyze
(20.10.08)
cevap yazan herkeşlere teşekkür ederim. aradığım şey patricia teyze'nin anlattigi sey.
0
🌸kayranin kedisi
(20.10.08)
tamam da bu mitoloji'ye girmiyor.
0
goodbyecruelworld
(20.10.08)
Lut'un karisi tuza donusuyor, tasa degil...
edit: gerci tuzdan heykel oluyor yani, taslasmis tuz gibi birsey
"pillar of salt"
0
ermanen
(20.10.08)
tdk'na gore;
mitoloji: Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.
mit: Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos.
0
🌸kayranin kedisi
(20.10.08)
mitolojik bir olay değil bu.
0
goodbyecruelworld
(20.10.08)
bu nasil bir kaostur :))
0
🌸kayranin kedisi
(20.10.08)
Mitolojide bahsettiğiniz hikaye,Orfeo ve Euridice'dir. Operası bile var bir sürü en ünlüsü Gluck'un sanırım "orfeo ed euridice":)
0
she runs away
(20.10.08)
bana gidip hadesin elinden liriyle sevgilisini kurtaran orpheusu anımsattı
orpheus ile Eurydike diye aratırsan bulursan
arkasına bakmaması gerekiyordu şüphey düşüp bakar daş olur
bence aradığın hikaye budur bir bak
0
demlikposet
(20.10.08)
Orpheus ve Eurydike mitolojisinde oyle birsey olmuyordu ki.. Orpheus, Eurydike'yi Oluler Dunyasin'dan kurtariyor ve tam Yasayanlar Dunyasi'na cikarken Orpheus arkasina bakiyor ve Eurydike, Oluler Dunyasina dusuyor tekrardan.. Ama farkli anlatilan bir hikaye mi var bilmiyorum dogrusu boyle benim bildigim
Orpheus'un muzigi taslari oynatabiliyordu, tasla alakali olan sey bu var benim bildigim...
0
ermanen
(20.10.08)
İsrail - Ölüdeniz civarında bi yerde şöyle bir doğa şekli var www.kids-teens.org o soldaki şekil bazı yorumlara göre Lut'un karısıdır.
sevgili arkadaslar! bir arkadasımın kızı için Lost temalı doğum günü partisi hazırlamaya kalkıştık. doğum günü çocuğu kız ve 18 yaşına girecek. yaklaşık 20 kişi kadar davetli olacak aynı yaşlarda ve kız erkek karışık. sizden boyle bir temalı parti için neler yapabilecegimize dair fikirlerinizi soyle
sevgili arkadaslar! bir arkadasımın kızı için Lost temalı doğum günü partisi hazırlamaya kalkıştık. doğum günü çocuğu kız ve 18 yaşına girecek. yaklaşık 20 kişi kadar davetli olacak aynı yaşlarda ve kız erkek karışık. sizden boyle bir temalı parti için neler yapabilecegimize dair fikirlerinizi soylemenizi rica edeceğim. bizim ilk etapta aklımıza gelenler üzerinde lost posteri olan doğum günü pastası, üzerinde dharma amblemi olan davetiyeler, evin çeşitli kısımlarına (kendi yapımımız) palmiye ağaçları, dharma amblemleri vs, davetlilerin geliş aşamasında okyanus sesi dinletmek, parti esnasında lost muzikleri calmak... ilave fikirlere cok ihtiyacımız var. haydi yardim edin ne olur şimdiden cook tesekkürler.
Not: sevgili mod arkadaslar. bi kac gün duyurumu üstte tutarsaniz ve daha cok fikir alabilirsem sevinirim. tesekkürler...
0
palyacopapi (20.10.08)
paraya kıyacaksanız, oyuncuların tam boy (1:1 ölçekli) fotoğraflarını koyabilirsiniz.
0
nicin ben
(20.10.08)
güzel fikirmiş :) kostümlü olsun bir kere ama şöyle yapın, eski püskü çaputlardan others kılıkları hazırlayıp herkese dağıtın, normal kıyafet üstüne geçirip giysinler.
bir de konserveler, yiyecek kutuları falan hazırlayın. printer ile sticker kağıtlara dharma amblemi basıp üzerlerine yapıştırın.
bir köşeye bir ekran koyup lost'un özet bölümlerini döndürün.
0
blackdog
(20.10.08)
pastanın üstüne malum sayıları yazdırın. korkudan kimse yiyemesin.
0
cruor
(20.10.08)
birbirinize "what do you think?" diye sorun. "i don't know" diyip yarılın.
0
againstthelife
(20.10.08)
malum rakamları gizemli bir şekilde sağa sola saçabilirsiniz.
sawyer'i bir geceliğine kiralayın, sonra paket yapın ama paketten sawyer çıkmasın, hurley çıksın.
0
goodbyecruelworld
(20.10.08)
Lost dizisini tiyatral bir sekilde canlandirabilirsiniz kendi aranizda
---spoiler--- Partinin sonunda da herkes birden yok olsun ---spoiler---
@gudbaykurIILvorld o da guzelmis:) kate ciksa olmaz mi
0
ermanen
(20.10.08)
lost kahramanlarının maskeleri yaptırılıp davetlilere dağıtılabilir... mcdonaldsta doğum günü gibi olur demezseniz
0
mentirosa
(20.10.08)
tabii dharma logolu bir pasta.
0
kayranin kedisi
(20.10.08)
dharma'nin yiyecekleri gibi olsun diger malzemeler de. misal bira kutularina, bardaklara dharma amblemi yapin kagittan, ustunu de seffaf koli bantiyla yapistirin, uzun dayansinlar. evde kullanilan cogu seye yapabilirsiniz bunu. perdelere bilem amblem takabilirsiniz. pek parlak bi fikir degil ama tv'de de ses kisik lost donebilir bi yandan.
0
pyro clustic flow
(20.10.08)
harika gidiyorsunuz :) bizimde aklimiza simdi geldi. yazayimda yapmak isteyen olursa faydalansin. bulabildigimiz tropik meyvelerden (hindistan cevizi, ananas, mango vs.) bir sepet hazırlamak.
0
🌸palyacopapi
(20.10.08)
bir uçak maketi alın, ortadan ikiye bölün. uçağın başını pastanın bir tarafına sokun, kıçını bir tarafına
0
goodbyecruelworld
(20.10.08)
arkadaslarima hazirlarim dugunlerinde ve cok guzel ani olur, cerceveletirler. bir tane buyuk beyaz karton alinir. uzerine durumla ilgili bir seyler cizilir. mesela; dugun panosu, gelinle damat cizilir elele. sizin durumda da ilgili bir baslik yazilir panonun ortasina renkli harflerle. xxxx 18 oldugunda ya da daha klasik xxxx'in dogumgunu gibi. sonra pano duvara yapistirilir, yanina da renkli keceli kalemler konur. bunun icin kalemleri iple baglayip duvara bantlayabilirsiniz. ya da poseti bantla yapistirip kalemleri icine atabilirsiniz. sonrasinda da arkadaslar yazar cizer, ciddi, komik. ani olur mis gibi. :) ekleme: seyi unutmusum. sizin panoda malum sahislarin fotolari falan yapistiriyoruz ek olarak ya da iste mensur replikler, logolar, sawyer'in gozlerini kesip yapistirmak :s ( bence hicte yakisikli degil, neyse :) )
0
pyro clustic flow
(20.10.08)
çocuğa bi hediye alıp kilitli bir kutunun içinde verin. anahtarın ise evde bi yerde olduğunu, ancak "ev" istediği zaman bulabileceğini söyleyin. hem uzun süreli olur hem feci tribe girer eğlenir.
0
dorian greyfurt
(20.10.08)
elinizde doğum günü çocuğunun çocukluk görüntüleri varsa bugünkü görüntülerden oralara flashbackli bir video hazırlayabilirsiniz.
0
rectoa
(20.10.08)
Bir gecmisten bahsedin, bir gelecekten.. Kafaniz karissin iyice, bir sonraki parti de butun olaylar cozulsun:) Yalniz bunu skecte de yapabilirsiniz...
Odaya siyah duman verin.. Kacin ondan.. (kendime guluyorum su an evet)
Yalniz dusundukce bir suru sey geliroyor akla, bir partiye sigmaz yani:)
0
ermanen
(20.10.08)
hiç umulmadık bir anda ışıkların kapanıp son ses SYSTEM FAILURE.. SYSTEM FAILURE.. SYSTEM FAILURE..
0
the rain baron
(20.10.08)
Parti bir adada da yapilabilir, kiyida yaparsiniz tam bir Lost ortami olusturulur, tabi biraz daha zahmetli olabilir bu..
Ayrica duzenli Lost partileri yapilabilir, guzel fikir valla...
0
ermanen
(20.10.08)
Adanın şekli şemalı tam belli mi bilmiyorum lostu fazla takip etmediğimden ama pasta adanın şeklinde olabilir. Eğer adanın şekli bilinmiyorsa olmaz tabi. Nasıl olsun, mantıksız tabi...
0
inugard
(20.10.08)
lostla ilgili sorular içeren oyun kartları hazırlayın, facebooktaki lost trivia'dan yararlanabilirsiniz. takımlara ayrılın ve oyun oynayın, en çok puanı alan kazansın filan.
0
opucuk baligi
(20.10.08)
"NAMASTE" yazın giriş kapısına.
0
kibritsuyu
(21.10.08)
içecekleri pet şişeden için, bardak kullanmayın mesela, ucuz prodüksiyon hem de ne güzel.
bilgisayardan pek anladığını zannetmediğim bir tanıdık benden bilardo oyunu istedi. google'dan pek dişe dokunur bir şey bulamadığımdan size sorayım dedim; neyi tavsiye edersiniz?teşekkürler.
bilgisayardan pek anladığını zannetmediğim bir tanıdık benden bilardo oyunu istedi. google'dan pek dişe dokunur bir şey bulamadığımdan size sorayım dedim; neyi tavsiye edersiniz?
arkadaşlar her bira içişimden sonra ağzımda hiçte hoşlanmadığım bir tat kalıyor ve bu tat yediğim içtiğim diğer şeyleri de zehir ediyor bana. mesela şimdi olduğu gibi. yıllardır içtiğim aynı sigara bi garip olmuş. bişeyler atıştırdım zorla yedim yani o derece. kola içeyim dedim belki bu tat gider di
arkadaşlar her bira içişimden sonra ağzımda hiçte hoşlanmadığım bir tat kalıyor ve bu tat yediğim içtiğim diğer şeyleri de zehir ediyor bana. mesela şimdi olduğu gibi. yıllardır içtiğim aynı sigara bi garip olmuş. bişeyler atıştırdım zorla yedim yani o derece. kola içeyim dedim belki bu tat gider diye sonuç yine hüsran. hatta kolanın tadı bile değişikti. bunu gidermenin bir yolu varmıdır? varsa nasıldır? yoksa bilim buna bir çare bulma konusunda çalışmalımıdır?? bu soru üst sıralarda kalmasa da olur. :) not: burda biradan kastım efes marka şişe biradır. not2: evet ağız tadıma düşkünüm.
0
ciddi sallıyorum bak (20.10.08)
Bu tadi gecici olarak su sekilde gecirebilirsiniz, dislerinizi fircalayarak. Ben gecen gun "Signal Dogal Beyazlik Portakal & Nane" aldim. Eski mentollu dis macunumla dislerimi bile ogure ogure fircalarken, bununla agzimin her yerini rahatca ve ferahca fircalayabiliyorum. Yani sadece dislerimi degil, dilimi, yanaklarimi, dis etlerimi, dudaklarimi.. Her yerimi fircalayabildigim icin o bahsettiginiz yemek/icecek tadindan eser kalmiyor.
Ama siz gece yattiginizda o tat yine agziniza gelecek elbet.. Sabah les gibi uyanacaksiniz. Onun bir cozumu var midir bilmiyorum iste.
0
vita vinum est
(20.10.08)
tatli ye ve bol su ic olmazsa belki baska alkol paklar seni.. :)
0
ermanen
(20.10.08)
ben genellikle 1.5 litrelik erikli suyu bitirdikten sonra o tattan kurtuluyorum. ertesi güne mide bulantısı vb bırakmamak için de iyi yöntem. tavsiye ederim.
0
blackdog
(20.10.08)
kokusu vardır bir de bunun, insanın ağzını lağım çukuru gibi yapar, ne anlarlar biradan hala çözemedim, vodka varken.
limon iyi gelir derler biranın pis tadına, ama bilemicem.
0
akcelik
(20.10.08)
meyvesuyu geçirir onu yahu kasma bu kadar
0
zubundy
(20.10.08)
İçme bira, su iç, meyve suyu iç, votka iç fln. Nie üzüosun kendini
0
kabal
(20.10.08)
Eğer birayla birlikte sigara içersen, ertesi gün ağzında sanki bi avuç dolusu sulu çamur topağı varmış gibi hissedebilirsin.
Bol su içmek faydalı olabileceği gibi, sigarayla alkolu ayrı ayrı almak da iyi gelebilir.
Gerçi, Kestaneyi istersen kavurup da yersin, İstersen suda haşla,
Onun tadı da bir başka!
0
the bourgeois
(20.10.08)
diğer markalarda da oluyor mu bu sorun? ben ağızda bıraktığı o yapış yapış tatlı tat yüzünden içemiyorum efes (bir de acaip şişiriyor diğer biralara göre). bulursam guinness veya heinekenden şaşmamaya çalışıyor en kötü ihtimalle tuborg tercih ediyorum.
Çok pis aklıma takıldı. Seslisözlükte İngilizce'deki front kelimesinin alternatif bir anlamını bulmaya çalışırken,karşıma ilk "Paravan şirket, paravan kişi" çıktı. Doğru mu?
Çok pis aklıma takıldı. Seslisözlükte İngilizce'deki front kelimesinin alternatif bir anlamını bulmaya çalışırken,karşıma ilk "Paravan şirket, paravan kişi" çıktı. Doğru mu?
0
chaud (19.10.08)
ilk anlamina yazmamalari gerekirdi.. boyle basit kelimelerin acayip anlamlari da olabiliyor ama alaka kurulabiliyor tabi..
sayin tipcilar ve de benim kaynimda da vardi insanlari,son zamanlarda durup dururken beynim yerinden ziplayip, gozlerim bir an odagini kaybedip aptalliyorum ve gozlerimin kararmasi da bonus olabiliyor. agzimdan kopukler sacarak olmem yakin midir? yoksa yogun stres (bok pusur degil ciddi ve de yukl
sayin tipcilar ve de benim kaynimda da vardi insanlari,
son zamanlarda durup dururken beynim yerinden ziplayip, gozlerim bir an odagini kaybedip aptalliyorum ve gozlerimin kararmasi da bonus olabiliyor. agzimdan kopukler sacarak olmem yakin midir? yoksa yogun stres (bok pusur degil ciddi ve de yuklu stres) bunun sebebi olabilir mi? olabilirse nasil kurtulunabilir?
0
twodimensionprism (18.10.08)
stres ve yorgunluk bir suru garip durum yaratabiliyor ama yine de gidin doktora bir tomografi cektirin iciniz rahatlasin
0
ermanen
(18.10.08)
tez zamanda bir beyin mr'i çektir.
0
goodbyecruelworld
(18.10.08)
an itibariyle saglik karnem olmadigini belirtmeyi unuttum
türk flminde yaşıyor olsaydın ölümün yakın olduğu için güzel bir kız, yakışıklı bir genç seni teselli etmek için evlenirdi, ne güzel olurdu.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
mea haklı. oksijen çok önemli. sigara kullanıyorsan kullanma ve içilen yerde de kesinlikle durma.. sabah yürüyüşlerine çık. bol bol su iç. taze meyve sebze tüket.
ama beyin mr'ini mutlaka cektir.
0
goodbyecruelworld
(18.10.08)
strese biraz ara ver. tatile filan çık
0
2day2die
(19.10.08)
uykusuz kalma, beslenmene ve uykuna dikkat et, sigara alkol vs püsür varsa minumuma indir. para bulduğun ilk dakikada doktora git. geçmiş olsun.
0
betty puf puf
(19.10.08)
agzindan kopukler sacarak olebilirsin, doktora gorun.
0
lejant
(19.10.08)
beyin şakaya gelmez hocam, doktor en iyisi.
0
robin crusoe
(19.10.08)
aşırı stres, aniden gelen kriz ve ölmekten söz etmenizi göz önünde bulundurursak derdiniz panik atak olabilir. ama bundan önce fiziksel bir hastalık olup olmadığı anlamak için bazı kan ve tiroid testleri yaptırmanız lazım. bunlar temiz çıkarsa psikolojik bir sorun olduğu düşünülebilir. mutlaka bir doktora görünmelisiniz. önce bir dahiliyeciye gitmek ve onun isteyeceği testleri yaptırmak iyi olacaktır. sağlık karneniz yoksa da bir sağlık ocağına ya da eğer kadınsanız ücretsiz sağlık hizmeti verilen kadın ve aile sağlığı merkezlerine ((bkz: kadin ve aile sagligi merkezi )* gidebilirsiniz.
*bu merkezlerin ücretsiz olduğunu duydum ama prosedürü bilmiyorum, tedavi değil yalnız teşhis konusunda hizmet veriyor sanırım.
Arkadaşlar merhaba!Afyonkarahisar'da yaşayan bekar/öğrenci/işsiz/freelance bir bayım. Geçen sene haziran ayında asrın hatasını yapıp evi arkadaşlara emanet ettim. Evime döndüğümde karşılaştığım manzara şu idi.* 4 aylık biriken çöp* 4 aydır yıkanmayan bulaşıklar* Kırılan salon camı* Kırık camdan içer
Arkadaşlar merhaba!
Afyonkarahisar'da yaşayan bekar/öğrenci/işsiz/freelance bir bayım. Geçen sene haziran ayında asrın hatasını yapıp evi arkadaşlara emanet ettim. Evime döndüğümde karşılaştığım manzara şu idi.
* 4 aylık biriken çöp * 4 aydır yıkanmayan bulaşıklar * Kırılan salon camı * Kırık camdan içeri dalan sokak kedileri * Kediler tarafından haşamat edilen bütün eşyalar * Rutubet tutan duvarlar * Kısacası çöp evden öte rezillikte bir ev
Şimdilik yaptığım tek şey adam tutup bütün evi boyatmak oldu. Ancak evin bütün pisliği olduğu gibi duruyor ve bu beni oldukça geriyor. Evime girmek istemiyorum, ciddi manada psikolojim bozuldu.
Her eve girdiğimde evin o halini görmekten beynim duruyor. Nereden başlayayım ne yapayım en ufak fikirlerim bile uçup gidiyor.
Şimdi yapabileceğim şunlar var (Bütçe ve diğer detaylar parantez içinde analiz edilecektir - Detay 2 Çamaşır makinam yok)
* Halıları yıkamacıya vermek (Bulunduğum ilde halıların metrekaresi 3 liraya yıkanıyor. 8 m2 ve 6 m2 büyük olmak üzere sayısız küçük halım var. Sadece büyük halılar 40 liranın üzerinde masraf yapıyor) * Perdeleri yıkamacıya vermek ( En az 2 benim hesabımca 3 makina kapatır perdelerim. Bu da makina başından 5x3=15 lira eder ki perdelerimden de memnun değilim aslında) * Eve temizlikci kadın almak (ortalama 50 lira bu da ki kadının işini iyi yapmayacağını, yalap şalap ortalığı sildikten sonra gideceğine adım gibi eminim.)
Bu gibi temizlik çalışmaları malzeme vs ile beraber 150 lirayı buluyor.
Şimdilik bütçem çok iyi değil (Aslında iyi de 150 lira lan!? O para cebimden çıkacağına canım çıksın daha iyi). Sizlerin fikirlerini de dinlemek istiyorum. Geyik de olsa cevap yazabilirsiniz çünkü bazen geyik fikirlerden iyi şeyler çıkabiliyor.
Hepinize şimdiden teşekkürler (acıyın lan bana!)
Gelişmeler ve sonuç:
* Kırılan camı taktırdım * Evi boyattım * Perdeler yıkandı ve temizlendi * Halılar yıkandı ve temizlendi (henüz elime geçmediler) * 4 kişilik temizlik ekibi (2 bayan + 1 bay + 1 ben) tarafından 5 saatlik bir ugraşla ev adam edildi. * Evden 10 jumbo boy çöp torbası çöp çıktı (lan bildiğin ümraniye çöplüğü olmuş işte) * Cepten 150 lira buharlaştı! * 150 lirayı yerine koymak için artık ben evlere temizliğe gidiyorum.
Teşekkürler Türkiye! Teşekkürler Sözlük! :)
0
ataturkiye (18.10.08)
ben olsam arkadaşların kulaklarından tutup "temizleyin lan sıçtığınız boku" derdim.
0
vincenzo
(18.10.08)
@ataturkiye valla istanbul'da yakın bir yerde olsan üşenmez gelirdim, öyle üzüldüm yani.
aklıma gelenleri yazayım. acaba komşularla aran iyi mi? iyi değilse bile perdelerini çamaşır makinelerinde yıkamalarını rica edebilir misin?
hadi o olmadı diyelim. banyoda küvet var mı? çamaşır makinesi denen şey yeni biliyorsun, annelerimiz hala sıklıkla küvete basar perdeleri. birkaç su yıkarsın. mis gibi olur. sana deterjan ve temizleyici tavsiye ederiz.
halıları yıkatamayacağına göre iş başa düşüyor. silebiliyorsan sil.
yok olmadı. marketten elektrikli süpürgeler için olan halı deterjanı al. hani köpürtüyorsun sonra kuruduktan sonra süpürüyorsun.
kedilerin tırmaladıklarına çare yok. ama mesela koltuk kenarlarına filan örtü örtebilirsin. benim oturma odamda koltuk kenarları perişan. annem evinden örtü getirdi. mis gibi görünüyor.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
"bu olmadan da yaşarım" diyebileceğin eşyaları at kurtul. sonra bir nalbura git, yirmi tane filan moloz çuvalı al. evde kalan çöpleri filan doldur onlara, at çöpe. gözünün önündeki alan ferahlayınca daha iyi düşünürsün.
0
gerrain
(18.10.08)
@vicenzo arkadaşlarım farklı ildeler. Zaten yakalasam değil kulaklarından çekmek, saddam işkenceleri uygulayacağım.
@mea maxima culpa eksik olma düşünmen yeter.
Komşularla aram nasıl bilmiyorum. Çünkü ne zaman beni görseler yüzlerini çeviriyorlar. Malum bekarız ve burası Afyon :). Banyoda küvetim yok. Öyle ilkel bir evde yaşıyorum. Aslında çıkabilirdim de şimdiden bin liraya yakın masrafım oldu. Keşke önceden düşünseydim. Halılar silinebilir gibi değil, mümkün mertebe yıkanmalı. Kediler ise sadece mundarlıktan canımı sıkıyorlar. Yoksa kirden başka zararları olmamış hayvanların. Ama o tüylerini gördükçe midem kalkıyor.
@gerrain hocam öyle yapacağım. Yoksa kadın da girmez eve.
0
🌸ataturkiye
(18.10.08)
bence komşular seçeneğini kullanmak iyi fikir. sonuçta bunlar anadolu insanı. yardım ederler diye düşünüyorum.
peki okuldan arkadaşın yok mu? ailesi ile birlikte veya öğrenci evinde kalan. perdeleri götürebilirsin belki yıkanmaya.
hiç mi elini değmedin, elektrik süpürgesi de mi yok?
anneni veya ablanı çağırsan. yardım etseler? ehehhe. yol parası çok tutar o zaman.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
@mea maxima culpa valla komşular çamaşır fikrine gelmezler bence. Ama arkadaş olabilir gibime geliyor. Gerçi olsa da ben yaptırmam. 15 lira için gidip al yıka şunu diyemem, ayıptır. Elektrik süpürgesi var lakin evi gördüğünde o da kaçacaktır büyük ihtimalle :)
@scp insan değillerdi zaten merak etme. Bi ton da borç bırakmış bilmemneler.
0
🌸ataturkiye
(18.10.08)
ama, ama... bütün önerilerimizi de beğenmiyorsun. napalım. :( komşu yok, kuvet yok, arkadaş yok, yıkatmak yok, süperge ile süpürmek yok, kadın hele hiç çağırmam diyorsun peki ne var :))
ben afyonda oturuyorum gelip temizleyeyim yazacak birilerini mi? zor valla.
bence öncelikle kalın bir bulaşık eldiveni al. çamaşır suyu ile mutfaktan temizliğe başla.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
esnafina ne dersin bilmem cunku heryerde ogrenciyi zikmek adettendir ama afyonun halki iyidir hacim, samimi bi sekilde derdini anlat mahalledekilere kisa zamanda herseyine kendi isleri gibi kosarlar
0
muslum tangoze
(18.10.08)
@mea maxima culpa çaresiz kalmasam duyuruyu niye işgal edeyim :) yine de teşekkürler o kadar düşündün.
@muslum tangoze yardım edeceklerdir elbette ama senin de dediğin gibi yine işim esnaflarla. Onlar da götümüzü kolluyorlar afedersin. Sanırım bu gidişle zevk almayı öğreneceğiz.
0
🌸ataturkiye
(18.10.08)
şimdi yavrum bu amcalarını teyzelerini dinle herkes güzel yazmış. önce çöplerini at. akabinde bulaşığa gir. akabinde yerleri süpür. eline bez ve temizleyici alıyorsun ve yerleri siliyorsun. bu kabaca rahatlatır seni. sonra yıkatma işleri için çözümler buluyorsun arkadaş komşu vs. tembelsen para çözer. paran yoksa sen çözeceksin. seçimini yap.
0
cha
(18.10.08)
E topla arkadaslarini yardim etsinler temizlige?
Onlar yok artik diyorsan, bence kadin tut, basinda da bekle, sunu sunu yap diye, para veriyorsun sonucta...
0
ermanen
(18.10.08)
hmm herkes topuk yapmışsa önce herkesin de dediği gibi çöpleri atman lazım, seve seve atacaksın valla. hatta toplarken küfür de et rahatlarsın. benim evi benim başkasının hatası yüzünden su basmıştı, ahşap döşemelerin altından suyu süngerle çekmiştim küfür ede ede. camı taktır, kırık görürsen moralin bozulur :) evi her fırsatta havalandır, pencereyi, kapıyı, bacayı her yeri aç. boyatmışsın zaten koku daha çabuk kaybolur. nalburdan büyük paspas al 3-5 lira bişey (okulda koridor silinen paspaslar varya, viledanın hayvani boyutu)birde kazan yada leğene sabunlu su doldur yerleri bolbol onunla sil, kedi çişinin kokusu zehir gibi valla, çıkmaz. halıları otoyıkamacıya versen, sende işin ucundan tutup iki fırca sallasan 10-20 liraya halledersin sanırım. perdeler konusunda komşulardan hayır gelmezse çamaşır makinası olan başka bir arkadaşında yıkatabilirsin, alırsın bir paket omo attırırsın makinaya (herhalde diğer arkadaşlarından daha normal arkadaşın da vardır :) istanbul'da olsan valla bizim tayfayı toplar gelirdim.
0
vincenzo
(18.10.08)
bi arkadasınız varsa onu çağırın, açın son ses müzik başlayın gerrain'in dediği gibi kullanılmayacak durumda olanları atmaya. yalnız da yapabilirsiniz de arkadasla hem daha zevkli olur hem de daha hızlı biter. temizliğin ilk günü kaldıgınız odayı ve mutfagı mutlaka temizleyin en azından kendinize yaşam alanı oluşturun. halıları yıkayabileceğiniz bi yer varsa kendiniz yıkayın, böle geniş bi balkon falan varsa ideal.
0
light beam
(18.10.08)
o arkadaşlarının tekrar gelme ihtimali varsa hiç uğraşma.
0
cruor
(18.10.08)
arkadaşım, bu tarif ettiğin çöp eve boya yapan hangi ustaysa, onunla bir görüş bence. sana en iyi fikri o verecektir. (bu arada adama benim için sor allahaşkına, nasıl boya yapmış öyle bir evde. o evde boya yapabilen usta senin derdine çare olacak adamdır diyorum, kolaylıklar diliyorum ve "iyilikten maraz doğar" atasözümüzü de hatırlatmak istiyorum.
0
atlantis
(18.10.08)
buna benzer bir olaya arkadaşımın kuzeni (ki benim de arkadaşım olur; lafı niye uzattıysam) ev değiştirerek çözüm bulmuştu. sonradan duyduk ev sahibi de evi satmış, o derece kötü bırakmışlardı ipneler. : )
0
sabit mesnet
(18.10.08)
ben olsam önce kendi yaşadığım odayı temizler, atabildiklerimi atar, kendime minimal bi yaşam ortamı kurardım. mutfak banyo gibi zorunlu yerleri de tahammü edilebilir bi seviyeye çektikten sonra arada bir boş günümde yavaş yavaş tırtıklardım. eldiven, cif, tuz ruhu alıp banyo ve mutfağa girişirdim. diğer odaları kapatır iki gün dinlenirdim. öyle öyle hallolur yavaştan.
bulunduğunuz yerdeki arkadaş miktarı ve ortamınızı bilemiyorum ama bikaç yıllık okul arkadaşları mevcutsa bence yardım al. özellikle delikanlı kız arkadaşlar varsa ev temizlemekten tuhaf bi haz alıyorlar. kesin yardım ederler.
0
geldiler
(19.10.08)
emlakçıya bi kaç kuruş rüşvet ver ve evi sat, sırt çantanı al ve git.
0
betty puf puf
(19.10.08)
Arkadaşlarından söke söke yaptığın masrafların parasını alman lazım en azından salon camının.Bilmiyorum kiraya mı verdin onlara ama bu yine de iyi niyeti suistimal etmek.
0
chaud
(19.10.08)
valla bu kadar pis bir evde oldugunu soyluyorsun ve cebimden 150 lira cıkacagına canım cıksın diyorsun. o zaman sen orda o sekilde yasayabilirsin bence. gerekirse yemek bile yemeyip o evi adam etmeye ugrasırdım ben. sonucta orda yasayacaksın. ayrıca camı kırık bi yerde nası uyuyosun ki?
bi kere kesinlikle temizlikçi kadın çağır. kendin çöpleri at camı taktır kedilerinle ilgilen pisliklerini temizle. daha sonra iki gün temizlikçi kadın al. bi de işe ihtiyacı olan oyle naz yapmayacak kaytarmayacak birini bul ki başında bekleyip istediklerini yaptırabilesin. temizlikçi kadın tek çare. ha bi de çamaşır makinesi ikinci el de olsa spot da olsa bir tane edin bence. elzem bişey yani. çamaşır makinesiz olmaz ozellikle kucuk bi yerde yasıyosun ve laundry diye bi konsept yok turkiyede.
0
likeinme
(19.10.08)
Fikir ve önerileriniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum arkadaşlar. Gelişmeleri yazayım hepiniz bilin :)
1- Camı geldiğim ilk gün taktırdım, lakin kırıkları vs yerde duruyor. 2- Çöplerin büyük bir kısmını kaldırdım. 3- Bulaşıkları da 2. gün yıkamıştım. Lakin elimi de yaktığım için diğer işlere fazla bulaşamıyorum. (git: 42639) 4- Halıları ve perdeleri az sonra yıkamacıya vereceğim.
0
🌸ataturkiye
(19.10.08)
yemek pişirmeye yarayanlar hariç tüm bulaşığı bir çuvala doldurup at. zira dezenfekte için vereceğin para muhtemelen yenisini almakla aynıya çıkar ki yenisini de alma, kağıt tabak bardak kullan, bir daha bulaşık derdin de olmaz. koltuklar için ve kedi için yapılabilecek en iyi şey deterjanlı suyla iyi bi silmek. halıları da önce bir silkele, ama komşular görmesin diye de gece yap bu işi kendini rezil etmenin alemi yok. neyse, çöplerini at. sonra da çöpten ve bulaşıktan arınmış evine, ailesiyle yaşayan bir kız arkadaşını çağır. alsın halı yıkama makinesini gelsin. bak, biz beş kız birleşip temizlik yaptık senin evden beter bir evi bir saatte anne evine döndürdük.
0
zipirinsan
(19.10.08)
bi temizlik şirketiyle anlaşsan evi baştan aşa kaldırıp temizleseler (çok mu abardım bilmiyorum)
0
buffy de vampir sayilir
(19.10.08)
@atatürkiye öncelikle bir bulaşık eldiveni al. öyle sıcak suya el sokulur mu? ki anlaşılıyor ki daha önceden hiç temizlik yapmamışsın.
yazdıkların beni çok etkiledi ya. hadi halılara, perdelere dokunmamışsın. insan bir cam kırıklarını süpürge faraş temizler. çöpleri atar. cam kırıkları ve çöplerle oturulup sonra ekşi duyuru okunur mu arkadaşım?
hatta birazdan arkadaşlar cam kırıkları ayağımı kesti? niye acaba diye yazarsın mısın?
yakındır meşe odunu ile afyona gelmem. :))
0
mea maxima culpa
(20.10.08)
@mea maxima culpa gelişmeleri yazmıştım yahu okumadın mı :) Cam sorunu filan ilk günden halledildi, bulaşıklar 2. gün. Çöpler büyük oranda toplandı. Ben durum değerlendirmesi için onları da bilgi niyetine sunmuştum :)
0
🌸ataturkiye
(20.10.08)
ay şimdi bayılacam. cam taktırmışsın ama yerde cam kırıkları var ve çöplerin de bir kısmı duruyor diyorsun. niye atmıyorsun ki onları. at çöplerin hepsini.
0
mea maxima culpa
(20.10.08)
tüm musluklaır aç, lavoboları tıka, kapıları da açık bırak, 5 saate evde pislik namına bir şey kalırsa buraya yaz.
0
24 saat uyuyan adam
(20.10.08)
önce çöpleri iyice topla bulaşıkları önem sırasıyla yıka kırılan camın pencersine tahta çak veya seloteyp bağla sonra camcıları gez duvarlar için bir badana çek
0
submariner
(20.10.08)
ay şimdi bayılazaam. vallahi bayılazaam. yahu süpür yerleri cam kırıkları diyor hala ya. can krıkları şarkısını aç onu dinle boyna. of daraldım.
0
cha
(21.10.08)
Gelişmeler ve sonuç ilk mesajda :)
0
🌸ataturkiye
(21.10.08)
@ataturkiye büyük geçmiş olsun. temizliğe gelenlere bravo diyorum. bak gerçek arkadaş bunlar. inşallah bir yerlerden eline bir para geçer de zararın karşılanır.
onun dışında evinde kalan insan görünümündeki hayvansılara (bak hayvan bile demiyorum. hayvan dediğin yattığı yeri temiz tutar, arkadaşına zarar vermez.) ettiğimiz beddualar onları bulur inşallah. şu an elimizden bişi gelmiyor çünkü
yav hani kirletmişler, çöpleri de mi atmamışlar? nasıl birer hayvansı bunlar ya?
0
mea maxima culpa
(21.10.08)
@mea maxima culpa Valla gerçek arkadaştan ziyade profesyonel temizlikçilerdi. 40 kağıdımı iç ettiler :)
durup duruken aklıma takılan gereksiz bir soru işte. işerler mi?
durup duruken aklıma takılan gereksiz bir soru işte. işerler mi?
0
insanimsi (18.10.08)
ben eskiden balık beslerdim. hiç işediğini görmedim. belki işiyordu da suya karışıyordu :))
0
tabudeviren
(18.10.08)
sanırsam kuşlar gibiydi onlar da. idrar ve dışkı için ayrı kanalları yok. beraber koyveriyorlar.
0
mortifera
(18.10.08)
Baliklar azotlu artiklarini amonyak olarak disari atarlar. Bazi artiklar solungaclarindan suya dogru yayilir. Bazi artiklari da bobrekler filtreler ve kloak acikligindan atilir. Ama tatli ve tuzlu su baliklarina gore degisen seyler var. Sonucta isiyorlar ama biz goremiyoruz.
Sizce aşağıda linkte bulunan saatlerden hangisi daha güzel?sağolun var olun.http://img528.imageshack.us/img528/4453/maxex5.jpgedit: efendim öncelikle spor giyinen biriyim.kendime alacağım.sağdaki derken karşıdan bakarak mı sağ yoksa tam tersi mi :)
Sizce aşağıda linkte bulunan saatlerden hangisi daha güzel?
edit: efendim öncelikle spor giyinen biriyim.kendime alacağım. sağdaki derken karşıdan bakarak mı sağ yoksa tam tersi mi :)
0
isott (18.10.08)
Soldaki.
0
bitti
(18.10.08)
sağdaki.
0
oldtimer
(18.10.08)
Sağdaki daha modern. Ama moda işi. Soldaki ise klasik.
0
ataturkiye
(18.10.08)
sağdaki diyorum düşünmeden.
0
rectoa
(18.10.08)
sağdaki tabi ki. soldaki çok "buralar benden sorulur" adamı saati gibi duruyor.
0
oceano
(18.10.08)
hediye alacaksan sağdaki giyeceksen soldaki.
0
mortifera
(18.10.08)
soldaki, çelik kayışlı olan.
0
geldiler
(18.10.08)
soldaki daha güzel.sağdaki biraz tuhaf klasikten şaşmayacaksın bence.
0
alternatif
(18.10.08)
bence ikisi de pek güzel değil.
0
chavezding
(18.10.08)
soldakinin yerine herhangi bir saati tercih edebilirdim hehheh.
0
boshi
(18.10.08)
Sağdaki. Mavi kısmını hiç sevmedim. Çok sırıtmış ama, sağdaki. Soldaki daha oturaklı, sağdaki daha modern.
0
nuage
(18.10.08)
4088 kodlu deri kayışlı olan çok orjinal, bu saati ben de merak ettim şimdi, hangi site, markası nedir, link atabilir misin?
0
adivar
(18.10.08)
şahsen ikisinide sevmedim.
0
prompter
(18.10.08)
@adivar www.saatvesaat.in buranın dısında baska hıc bır siteden alma bence..
0
🌸isott
(18.10.08)
Ikisinin karisimi yok mu?
0
ermanen
(18.10.08)
ya madem beğenimize dayanan bir soru sordunuz, özür dileyerek her ikisini de beğenmediğimi, hatta oldukça kötü tasarımlara sahip olduklarını düşündüğümü söylemek istiyorum. hatta söyledim.
hele sağdaki(deri kayışlı) gerçekten çok başarısız. kadranı 70li yılları, o mavi küçük yuvarlak da ucuz seyyar malı saatleri çağriştirdi bana.
soldaki da kötünün iyisi.
anladığım kadarıyla saatlerin fiyatları da az buz değil. bence biraz daha araştırın. hatta seiko modellerine de bir bakmanızı öneririm.
şu evrak çantasına benzeyen, deriden ya da deri görünümlü şeylerden yapılan, çantadan en birinci farkı da sapı olmaması olan şeyin özel bir adı var mıdır?
şu evrak çantasına benzeyen, deriden ya da deri görünümlü şeylerden yapılan, çantadan en birinci farkı da sapı olmaması olan şeyin özel bir adı var mıdır?
0
sangria (18.10.08)
avrupa yakası'ndaki burhan altıntop'un çantasından mı?
0
light beam
(18.10.08)
hmm bilemedim :) böyle ince, laptop kılıfı falan gibi, sapı da yok.
0
🌸sangria
(18.10.08)
benim dediğim laptop kılıfı kadar büyük değil; sapsız, deri, koltuk altında taşınan bi çanta. (yani burhan öyle kullanıyordu) google dan bakınca resmi çıkar sanırım.
adı da olsa olsa el çantası olabilir gibi geldi bilemedim ben de.
sevgili arkadaşlar.işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı
sevgili arkadaşlar.
işyerindeyim. etrafımda sipariş verebileceğim onlarda yemekçi var. çok şükür yemeğe yetecek kadar param da var ama sorun şu ki kilo problemim aldı yürüdü. şimdi dürüm söylesem, sandviç söylesem, döner, tost, pide neyin söylesem yiyip vicdan azabı çekecem. salata yesem, yıkandı mı pis mi kurtlu mu şüpheye düşecem.
ne yiyim lan ben? kalorisi az olan, kilo alıcam ühühü diye vidan azabu çekmeden yiyebileceğim ne önerirsiniz? porsiyonu 10 ytl'den fazla da olmasın ama o kadar sosyetik değilim.
tekrar ediyorum her çeşit dükkanın ortasındayım. dışarıda yenebilecek bir şey olmalı, marketten matlıcan alıp musakka pişirecek vaktim yok.
0
kibritsuyu (18.10.08)
haşlanmış sebze, tavuk gibi şeyler yiyebilirsiniz mesela.
0
chavezding
(18.10.08)
et al. et. katıksız et.
0
mortifera
(18.10.08)
salatalar niye pis onu anlamadım.
söğüş salatalık, domates isteyin. yoğurt, çorba. bunlar az zararlı.
garnitür sebzelerinden isteyin. biraz haslanmış et, biraz kepek ekmek filan.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
çorba
0
zen spider
(18.10.08)
ızgara gibi bişiler olabilir yanında da içecek olarak kola olmasın onun yerine meyve suyu ya da ayran olsun. ızgaralar da iyi pişsin. sipariş veriyom sanki allam ya :)
@mea maxima culpa; dışarda salata yerken insan tam emin olamıyor iyi yıkandı mı yıkanmadı mı marulu bilmemnesi diye. diğer yemeklerde de geçerli tabi bu da onlar en azından pişiyor diye insan teselli ediyor kendini.
0
light beam
(18.10.08)
ben de aynı kaygıdan mustaribim. kendiniz ton balığı alıp (seviyorsanız tabi) çeşitli varyasyonlar yapabilirsiniz. ya da balık + salata gibi şeyler sipariş edebilirsiniz. bir de bazı öğünleri corn flakes + süt kombosuyla geçiştirme şansınız var, baya tok tutuyor şerefsizler ve bence sağlıksız değil.
0
boshi
(18.10.08)
cesitli sandevicler (kepek ekmekli)
0
ermanen
(18.10.08)
ızgara tavuk yenmiştir. bilginize. ama yanında patates kızartması da gelmiş. dayanamadım ühühü.
0
🌸kibritsuyu
(19.10.08)
yav aynı dertten muzdaripiz. diceksin ki pattiz koymayın yanına. domates salatalık biraz fazla koyun. ühüüh.
ya bi de onun yanında gelen patatesler normal patates değil. iyice yağlanmış, beklemiş kötü patatesler. daha zararlı. yuh yani yazarken canım çekti iyi mi.
0
mea maxima culpa
(19.10.08)
duyuruya haftada bir kez falan baktığımdan biraz geç gördüm sorunu. değirmen pastanesi var mı yakınlarında? çok güzel salata çeşitleri oluyor kızarmış tavuklu, jambonlu vs. içinde göbek, domates, mantar vs. de oluyor ve gayet doyurucu. bunlardan denemeni tavsiye ederim, hem de yıkandı mı korkusu duymazsın, ne de olsa değirmen neredeyse marka oldu.
Sayın duyuru insanları,Bu akşam organizatörlüğünü yapmam gereken `michael jackson zirvesi`nden önce 39derece ateş ile yatıyorum. Dün (cuma) akşam nispeten daha düşük olan ateşim bütün çabalarıma karşın arttı, fakat akşamki zirveye gitmem de gerekiyor (bir zirve düşünün ki organizatörlerden biri evde
Sayın duyuru insanları,
Bu akşam organizatörlüğünü yapmam gereken michael jackson zirvesinden önce 39derece ateş ile yatıyorum. Dün (cuma) akşam nispeten daha düşük olan ateşim bütün çabalarıma karşın arttı, fakat akşamki zirveye gitmem de gerekiyor (bir zirve düşünün ki organizatörlerden biri evde yatıyor olsun,)
Şimdi bu sorunun daha önce sorulan duyuru sorularından farkı şudur: bu akşam saat 4-5 gibi ayağa kalkıp gece de zirvede ayık kalabilmem lazım. beni hemen ayağa kaldıracak hızlı, etkili bir yöntem biliyor musunuz? (yan etkileri boş verin, pazar bütün gün yatarım farketmez)
grip değil bildiğiniz soğuk algınlığı yaşıyorum.
dediğim gibi: hızlı, etkili, yan etkileri fark etmez.
bir daha düşündüm de, acil yardım lazım, her türlü fikre açığım.
not: durumun aciliyeti göz önüne alınırsa moderatörlerden ricam (eğer mümkün ise) kısa bir süre için (öğleden sonra 4-5'e kadar) bu duyuruyu tepeye sabitlemeleridir.
0
raj (18.10.08)
dostum bence zirveyi falan salla. hayatından önemli mi zirve. 39 derece ateşle yatıyosan dinlenmen şart. zirvelerde çılgın atmak yerine, sık sık ama üşütmeden ılık duşlar alman lazım. duştan sonra da yorgana sarılmıycaksın ama. normal ısıda bi odada dinlen üzerini fazla örtmeden ki vücut ısın düşsün. aktarlardan alacağın kış çayı denen şeyi ya da ayrı ayrı bol bol kuşburnu ıhlamur nane limonu karıştır, çay olarak demle, iç. portakal, greyfurt, limon u da karıştırıp içiyorum ben iyi geliyor. ama mucize bi ilaç daha yok literatürde bu hastalığı şıp diye geçirebilecek. ilaçla bi haftada ilaçsız yedi günde geçer diyolar ya doğru diyolar. not: zirveyi ertelemeyi de deneyebilirsin. madem o kadar önemli.
0
rentts
(18.10.08)
Serum anında iyi yapar insanı aslında, ama pek gerçekçi bir çözüm değil sanırım. TylolHot işine girişebilirsin. Hani var ya toz parasetamol, sıcak suya döküyorsun. Bir de BenicalCold tavsiye ederim. Hap o da. Bu ikisi de hızlı çözümler, tabi içerdeki bakteri aktivitesinin boyutlarını bilemediğimiz için, göreceli hızlı demeliyiz.
0
foreignsilhouette
(18.10.08)
hmm tylolhot ve benical cold, ikisi de tüketildi demin 10dk ara ile. zannedersem ilaç kotasını doldurdum, bunun sonrasında başka öneriler? mesela işte "ayağına sıcak su bağla ama kıçını açık tut, nenem öyle kaptı şıp dedi iyileşti" gibi şeylere geldi sıra.
hadi hayal gücünüzün ürünlerini bekliyorum.
0
🌸raj
(18.10.08)
sıcak duş, ayaklara sıcak su torbası. c vitaminli aspirin.
ve kötüyseniz gerçekten yataktan çıkmayın.
0
mea maxima culpa
(18.10.08)
illa çıkacaksanız, red bull benzeri bir içecek için, en azından ayakta kalabilirsiniz gece boyunca.
0
saryade
(18.10.08)
geçen sene canlı yayında simültane çeviri yapacağım günden bir gece önce 40'a yakın ateşle acile gittim, 2 tane serum bağladılar o gece, ertesi gün de sesim için aklıma geldikçe boğaz pastili aldım. öyle toparlamıştım o günü. serum. kesinlikle.
0
cedilla
(18.10.08)
"Serum anında iyi yapar insanı aslında" " serum kesinlikle" arkadaşlar bu sıvılar sihirli değil, içinde en basitinden tuzlu su var. @raj: u olayın tedavisi dinlenmek. benical ya da tylol'u 6 satte bir tekrarla, bol sıvı al ve dinlen. Kendine çok yüklenirsen o basit grip başına işler açabilir.
0
october swimmer
(18.10.08)
en hizlisi zirveden once igne vurulmak ve daha sonra bitki caylari tylolhotlar falan, ustune bir de enerji icecegi ic ve cikolata ye.. ama zirvede de otur bence bir yerde, dinlen :)
0
ermanen
(18.10.08)
yardımcı olan herkese teşekkürler, olacağı yokmuş bu işin, ne denediysem fayda etmedi, ateş de 40'a geldi gitti, ben yataktan çıkmasam en hayırlısı gibi duruyor.
0
🌸raj
(18.10.08)
sanırım cevap için geç kaldım ama şöyle bir şey önerebilirim. ben yapıyorum gayet etkili oluyor: bi tencere alıyorsun büyükçe, suyu koyuyorsun o kaynarken ya da kaynamadan ya da kaynadıktan sonra farketmez, içine bilimum elma(dilimli) portakal(dilimli) vb bilimum meyveleri atıyorsun, limon sıkıyorsun(ya da limonu dilimleyip atıyorsun), adaçayı ve ıhlamur sap olarak varsa onları da atıyorsun . bi güzel kaynıyor. sonra bu karışımımız demlenince(ıhlamur iyice rengini verince) kepçeyle dolduruyorsun bardağına içiyorsun. şeker yerine de biraz bal koyuyorsun bittikçe içiyorsun bittikçe içiyorsun, ateş için etkili midir bilmyiorum ama en azından ayakta durucak enerjiyi veriyor. kocakarı ilacı gibi oldu ama gerçekten işe yarıyor. ateş için de yamulmuyorsam alın kısmına sirkeli bez koyuyorsun bir süre.
İnternette olan biri ile eş zamanlı görüntüleyebileceğimiz, üzerine bişeyler çizebileceğimiz böyle basit tahta gibi bir uygulama-site cinsi bilen var mıdır?
İnternette olan biri ile eş zamanlı görüntüleyebileceğimiz, üzerine bişeyler çizebileceğimiz böyle basit tahta gibi bir uygulama-site cinsi bilen var mıdır?
0
kurukafa (17.10.08)
teşekkürler, msn bizim için bir opsiyon değil. biraz daha gelişmiş ve msn'e bağlı olmayan bir şey olursa iyi olur.
alternatif enerji kaynaklari / yenilenebilir enerji kaynaklari
terp
gunes ve ruzgar gibi alternatif enrji kaynaklarini kullanarak enerji uretiminde son durum nedir? sunun icin soruyorum ki bir fabrikanin gunes panelleri veya ruzgar tirbunleri kurmak suretiyle enerji ihtiyacini karsilamamiz mumkun mu? sozkonusu fabrikanin enerji sarfiyati ayda 500kwhukuki veya mantik
gunes ve ruzgar gibi alternatif enrji kaynaklarini kullanarak enerji uretiminde son durum nedir? sunun icin soruyorum ki bir fabrikanin gunes panelleri veya ruzgar tirbunleri kurmak suretiyle enerji ihtiyacini karsilamamiz mumkun mu? sozkonusu fabrikanin enerji sarfiyati ayda 500kw hukuki veya mantiksal bir engeli var midir bunun? bir de bunlardan hangisi daha mantikli gunes mi ruzgar mi? tesekkurler. (konu hakkinda bilgim sifir degil, internetten bir parca bilgi edindim ama kwhler vattlar kafami karistirdi, ama ilgili arkadaslarin fikirlerini de almak istedim.)
0
terp (15.10.08)
ruzgar icin duzenli ruzgar olması gerekiyor.
gunes bi nebze daha uygun gibi ancak onda da paneller gayet pahalı idi en son. m2 de 250w kadar bir enerji almanız mumkun.
0
bryan fury
(15.10.08)
Ruzgari olusturan da gunes oldugu icin gunes daha onde duruyor, ama ruzgar enerjisi de en ucuz yenilenebilir enerji ve Turkiye'de butun enerjiyi karsilayabilecek ruzgar potansiyeli var ama su meshur "altyapi" burda da gerekiyor..
Enerji üretiminin bir sınırı var o geçildiğinde epdk'dan lisans alınması gerekiyor.
fabrika gece de çalışacaksa, güneş paneli için batarya sistemi de kurmak gerekecektir tabi ne fabrikası olacak o da önemli, sonuçta doğru akım elde edilecek.
fabrikanın olduğu yerin rüzgar potansiyeli ölçülmeli, ayda 500 kw-saat epey azmış, 40-50 m2 panel yeter gibi gözüktü bana, bu da heralde bir 25-30 bin dolar tutar.
Kötü bir rüya gördüm. Daha doğrusu rüya iyidir herhalde hatırlamıyorum ama "kötü bir kare" diyelim. görsel yani, şimdi sizin de kafanızda oluşmasın da mideniz bulanmasın diye açıkça yazmıyorum fakat diyelim ki şeymiş, neymiş, "mouse'un üzerine vişne reçeli dökülmüş". oeh, sayılır tabi de bunun kötüs
Kötü bir rüya gördüm. Daha doğrusu rüya iyidir herhalde hatırlamıyorum ama "kötü bir kare" diyelim. görsel yani, şimdi sizin de kafanızda oluşmasın da mideniz bulanmasın diye açıkça yazmıyorum fakat diyelim ki şeymiş, neymiş, "mouse'un üzerine vişne reçeli dökülmüş". oeh, sayılır tabi de bunun kötüsü ve alakasızı.
şimdi sorum şu. ben bu kare'yi, bu igrenc.jpg'i unutamıyorum, habire kafamın içinde o resim uçuşuyor. bakın rüya demiyorum, kastettiğim o resim. hani rüya olsa, bir film izlersin kafan dağılır en azından o sırada unutursun değil mi?(eh) ama söz konusu bir fotoğrafımsıysa olmuyor işte. oyalanmak için denediğim şeyler oyalarken o da öyle kenarda duruyor sanki yeni bir tarayıcı penceresiymiş gibi. daha kapsamsız olduğundan çat diye gözünüzün önüne gelmesi kolaylaşıyor.
sizce ne yapmalıyım? valla midem bulanmaya başladı artık. (meraklısına not: 3 gün oldu, bir rüya için fazla sayılabilir bence. o sırada neler yapmadım, yemiyor.)
öneri önerileri: "puzzle yap, görsel olarak kapsayıcı olur kafanı." "gözünü kapat, şunu dinle, görüntü yine de gelir gibi olursa hemen şu şarkıya geç"
0
oldu görüşürüz (14.10.08)
çok kocakarı tavsiyesi olacak ama derler ki: "kötü rüya gördüğünde hiç kimseye anlatma. git akar suya anlat. akar su kötülükleri alır götürür"
banyoya girin. açın musluğu. rüyanızı anlatın.
neye inanırsak o bizim gerçeğimiz olur. buna inanırsanız akan su sıkıntınızı götürür :)
bunun bilimsel tavsiyesi otur bir rüyayı simgesel olarak bir analiz et, niye simgeliyor bul, rahatlarsın olacak ama zor iş. geçen bana çok sıkıntı veren bir rüya gördüm, sıkıntı bütün gün geçmedi, sonra gecenin bir yarısı bu bunu sembolize ediyordur diye düşünüp buldum. sonra çok rahatladım.
0
mea maxima culpa
(14.10.08)
bir filmde görüğüm şöyle bir teknik de var. rüyanı bir kağıda karakalem çiziyorsun sonra da kağıdı yakıyorsun. hoop hafıza temizz.
0
blackdog
(14.10.08)
bence tam olarak nasıl bir resim gördüğünü söylersen, objeye bağlı olarak da çözümler önerilebilir. ayrıca sanırım anlıyorum ne demek istediğini. bizzat ben annemin ölüsünü içi dışına çıkmış halde gördüm, yardımcı olunabilir sana da.
0
kucukkiz
(14.10.08)
zor o iş. üstelik de çok etkilendiğiniz bir rüyayla ne yazık ki bir süre boyunca yaşamaya mecbursunuz. ben de midemi bulandıran, düşünmesi bile korkunç bir rüya görmüştüm ama unuttum gitti. sizin sorunuzu okuyana kadar :) biraz zaman verin kendinize, aklınıza geldiği zaman başka şeyler düşünün. beyniniz zamanla üzerini örtecektir. ha gün ya da an gelip hatırlarsınız gene ama şimdiki gibi etkilemez, 1 dakika sonra unutmuş olursunuz..
0
insensitive
(14.10.08)
snowflake'in önerisine benzer şekilde,
iğrenç.jpg'yi açın şimdi (gözler kapalı). Zoom yapın iyice, böyle tüm detaylarıyla, en net haliyle görün. Yarattığı olumsuz etkiyi hissedeceksiniz hemen zaten. Şimdi uzaklaştırın resmi yavaşça, zoom out. Fonda karanlık olsun, resim uzaklaştıkça karanlığın içinde küçülsün. Gözden kaybolana kadar uzaklaştırın. Ekran karanlık olunca save edip çıkın.
Yada resim netken yan panelde edit tool'ları açın, resmi sizi rahatsız etmeyecek birşeye, sıradan, dikkatinizi çekmeyecek bişeye çevirin. O şekilde kaydedin çıkın.
0
mabl
(15.10.08)
Ruyanin hakkindan ancak kabus gelir..
0
ermanen
(15.10.08)
sanırım başardım/başarmak üzereyim. şöyle ki; mabl'ın tavsiyesinden sonra, denerken, aklımda bahsettiği yolu izlemek varken, farklı bir şey yapmayı düşündüm.
bahsettiğim igrenc.jpg elimde/avucumun içinde olan bir şeydi. bu nedenle 3 gündür elimi gördüğümde aklıma geliyordu, doğal olarak. ben de şöyle bir şey denedim; resmi kabullendim, gözlerimi kapadım, ve tam oluşmaya başlarken elimi ters çevirip görmek istemediğim avuç içimle ufak bir çocuğun saçlarını okşadım, şefkat dolu. (bakma güzel sistem)
devamı 'hayal kurmak'a döndüğü için "şimdi ellerimi çocuğun saçından çekicem ve içini normal görücem" gibi bir düşünceyle çevirdim ve elim çok güzeldi.. bunu da yüzünü oluşturmadığım güzel saçlı çocuk sağladı, görmek istemediğim kötü'yü güzel bir saçla temizledim.. gibi şeyler.
şimdi ne zaman gelicek gibi olsa gözümün önüne, daha elimi açmadan açı değiştirip elimi ilk olarak üstten görüyorum ve saç, şefkat derken ardı kolaylaşıyor.
herkese teşekkürler. bu duyuruyu silsem mi silmesem mi diye düşündüm -sonra baktığımda yeniden hatırlatır mı diye- fakat kalsın ki belki birilerinin daha işine yarar ve ben de gün gelir "lan neydi ki o görüntü" diye düşünüp gülümserim umarım:)
kamusal sanatla ilgili tez hazırlayan bir arkadaşımın sorununu aktarıyorum:Olasılıklar, Duruşlar, Müzakere (İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları) kitabında galerileri tanımlamak için "beyaz kutu" kavramı kullanılıyor; "sanatın beyaz kutunun dışına çıkarılması..." şeklinde.bu tabirin daha önce kulla
kamusal sanatla ilgili tez hazırlayan bir arkadaşımın sorununu aktarıyorum: Olasılıklar, Duruşlar, Müzakere (İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları) kitabında galerileri tanımlamak için "beyaz kutu" kavramı kullanılıyor; "sanatın beyaz kutunun dışına çıkarılması..." şeklinde.
bu tabirin daha önce kullanıldığı bir yer var mıdır? metinde tırnak içinde yazılıyor olması bir atıf olabileceğini gösteriyor; eğer öyleyse nereye bir atıftır? "beyaz kutu" nereden, kimden çıkmıştır?
White box, kullanima hazir malzemelerden kurulmus bilgisayar demek.. Yani bu cumleye de uyarlarsak hazir malzemeler (mevcut konular) kullanilan sanat demek istemis...(olabilir)
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp aray
arkadaşlar bu boxer denen ibne don, yürüdükçe bacaklarımda yukarı doğru toplanıyor toplanıyor, affedersiniz kıçımın arasına giriyor. tanga oluyor. daha rahat olsun diye penye boxer aldım, biraz daha rahat ama bu da öyle. giydiğimde çok sıkmadan bacaklarımı sarıyor ama bir saat giyeyim, toplanıp araya kaçıyor. herkeste böyle mi bu, yoksa benim g.tümde mi bi anormallik var?
0
kibritsuyu (14.10.08)
Boxer'a bakar. Fazlasıyla pamukluysa evet, araya kaçıyor. (Kendimden biliyorum) Bu nedenle biraz sentetik olsa iyi olur, en azından kaçmaz. (Tabi, fazla sentetik de çok terletiyor. Bilginize)
0
hlathguth
(14.10.08)
şu dar olan boxerlardan deneyebilirsin. ya da öze dönüş yapıp slip dona dönebilirsin.
0
teritori
(14.10.08)
yok yok bende geniş boxer giydiğimde öyle oluyo. bir beden küçük denedim o iyiydi. sende bir dene. olmazsa kaba etinde sorun var demektir. pek kaba gibi gelmedi bana ama...
0
etna
(14.10.08)
götü saran boxer giyersen büyük ölçüde önüne geçersin bu problemin. hani slip gibi dar ama boxer modeli. en rahatı onlar bence. optimum çözüm.
0
chavezding
(14.10.08)
ya şu arka tarafı ortadan dikişli değil de, U şeklinde olan boxerlar yapımıyo der benim beyim. ben bilmem o bilir ayrıca.
0
zkurmus
(14.10.08)
Bol boxer'lar oluyor evet.
0
ermanen
(14.10.08)
Slip iç çamaşırları ya da dar boxer'lar kesinlikle kullanmayın derim. Sağlıksızmış. Sperm kalitesini düşürüyormuş. İtalyan erkekleri bu yüzden gebe bırakan spermlerinin özelliklerini hafif hafif kaybetmektelermiş. Bilginize derim. :)
"alkol, sigara, obezite, stres, uykusuzluk ve bunlar gibi vücudu tek başına etkileyen ne varsa, tümünden etkilenir. ayrıca, iç çamaşırların slip olmasından da etkilendiği yapılan son araştırmalarda kanıtlanmıştır ve sürekli slip giyen erkeklerin sperm kalitesinde fark edilir bir düşüş görülmüştür."
Bu arada, bu sorun herkeste var sanırım. hlathguth'a katılıyorum bu konuda. %100 pamuklu olmayanları tercih ediniz.
@insanımsı seher yıldızı da %100 pamuk hakkını yemeyelim şimdi heheheh
0
blackidom
(14.10.08)
yaz aylarında bu durumlara terleme de ekleneceğine göre don giymeyin derim. şortun içinde kendine ait donlar var. onlardan seri üretim yapılmalı.
0
yoktan adam
(15.10.08)
ilginctir bende o götü saran boxer lar kıcımın arasına gırıyor.şort boxer giyiyorum hep.onda daha rahat edıyorum.
birde cok dusuk bel gıyıyosanız yada pant ı dusuruyosanız boxer kendılıgınden yukarı cıktıgı ıcın kıcımın arasına gırıyor benım.boyle bı anım vardı paylasmak istedim..
0
isott
(15.10.08)
şimdi merak ettim, herkeste böyle bir sorun var neredeyse(ben de mağdur idim),ama boxer üreticileri adam gibi bir don üretemiyorlar mı diye sormadan edemiyorum,türk erkeği mi değil bunu yapanlar yoksa onların mı g.tü mü farklı anlamadım?
bu arada çözüm bahsedilen sentetik-pamuk karışımı ve bacak tarafı bol olanlar.
0
yurdum insanı
(15.10.08)
pantolon bedeninden geniş boxer almaktan veya boxerın ağının pantolon ağından daha geniş olması sebebiyle oluyordur. zamanında bende de oluyordu daha sonra pantolona uygun boxer seçmeyi öğrenerek çözdüm problemi. artık bedene tam oturan boxerlardan kullanıyorum (marks and spencer tavsiye ederim) en rahat bunlar kullanılıyor ama %100 pamuklu olma koşuluyla.
0
fakeinvoice
(15.10.08)
Kumaşla pek ilgisi yok, daha çok kesimden ve bedenden kaynaklı. Başka beden, olmadı başka marka almayı deneyin.
Ebeveynini kaybeden cocuga oksuz/yetim deniliyor da, aksi durumda ebeveynlere ne deniliyor?Tesekkurler.uyari: "basin sagolsun" diye cevap vereceklerin umugunu sIkacagimi simdiden biltirmek isterim.
Ebeveynini kaybeden cocuga oksuz/yetim deniliyor da, aksi durumda ebeveynlere ne deniliyor?
Tesekkurler.
uyari: "basin sagolsun" diye cevap vereceklerin umugunu sIkacagimi simdiden biltirmek isterim.
0
comptrol (14.10.08)
Boyle bir kelime yok sanirim, "cocuksuz" veya "yitik" denilebilir en fazla
Ingilizce olarak da "contra-orphaned" olabilir
0
ermanen
(14.10.08)
başın sağolsuna ek olarak allah rahmet eylesin de denilebilir :)
edit: (bkz: #11196615 ) bunu sen de görmüşsündür belki de, güzel açıklamış niye bişey denilemediğini.
0
light beam
(14.10.08)
o entry'deki yorum six feet under dizisindeki brenda karakterine ait.
0
blackdog
(14.10.08)
@light beam, blackdog, adunaphel ben de benzer bir ifadeyi asagidaki haberden duydugumdan zaten burada sorayim demistim.
"We're invisible. You can't tell just by looking at us. There isn't even a name for parents who have lost children. "
bir insanın biyolojik olarak ancak birer tane anne ve babası olabilir fakat bir insanın birden fazla çocuğu olabilir. bu mantık üzerinden öksüz ya da yetim gibi kullanımlara gerek duyulmasına karşın, çocuğunu yitiren bir insan için böyle bir tanımlamaya gerek duyulmamış kanımca. yani sorunuzun cevabı "yok öyle bişii". ama kaynak olarak götümüzü gösterip tanımlar uydurabiliriz mesela "acılı anne/baba" dediğimizde aklımıza direkt olarak çocuğunu kaybetmiş insanlar geliyor. böyle.
Efendiler gece mükerrer defalar uyanıp sanki programlanmış bir robot gibi mutfağa gidip hayvanlar gibi abur cubur yiyorum. Bunu nasıl engelleyebilirim yahu? Mutfak kapısını kitle gibi şeyler demeyin eğer uyandığımda soğuk su içmezsem sanırım deliririm. Öyle pis bi huyum vardır. Abur cubur olması da
Efendiler gece mükerrer defalar uyanıp sanki programlanmış bir robot gibi mutfağa gidip hayvanlar gibi abur cubur yiyorum. Bunu nasıl engelleyebilirim yahu? Mutfak kapısını kitle gibi şeyler demeyin eğer uyandığımda soğuk su içmezsem sanırım deliririm. Öyle pis bi huyum vardır.
Abur cubur olması da şart değil yiyeceğim şeyin. Yani hiçbişe bulamazam ve o an sadece kapuska olsa mutfakta onu bile yerim. O derece düşün! 500 kilo oldum lan gece yemesi yüzünden.
0
teritori (14.10.08)
şeker veya gizli şeker olmanızdan şüphe ettim. gece yemekleri şeker düşmesi ile ilişkilidir.
öncelikler bunu bir araştırın. şekerinizi dengede tutun. yatmadan önce ufak bir meyve, biraz meyve suyu, ayran filan içebilirsiniz ki şekerini düşmesin.
psikolojik olmasına ihtimal veremedim.
0
mea maxima culpa
(14.10.08)
yatmadan önce bir tabak kadar meyve yerim zaten.
0
🌸teritori
(14.10.08)
Şayet mea maxima culpa'nın dediği şekilde hareket ettikten sonra, bir anormallik görülmezse, her şey iradenize kalıyor. Kendinize engel olmanız gerek. Gece yemek yemenizin en büyük nedenlerinden biri de, muhtemelen geç uyuyor olmanız. Uyanık olduğunuz bunun önüne geçemiyorsanız, saat 00:00 olunca uyuyun. 12 çok erken bir saat de değil üstelik. İdeal.
Zaten daha az uyuyan insanların daha çok kilo aldığı da kanıtlanmış bilimsel olarak. :) www.sabah.com.tr
Bir de, açlık hissiniz sizi yalnızca 15 dakika süreyle meşgul edecektir. 15 dakika dişinizi sıkarsanız, tamamdır. Sonradan açlık hissi kaybolur. Canınız sıkılınca yemek yemek yerine, başka şeyler bulun kendinize. Can sıkıntısı da öyle şeyler yaptırabilir. Bence en iyisi uyumak. Uyumak gibisi yok hem. :)
0
nuage
(14.10.08)
Soruyla alakali olarak ve mrtksn soruna bir nevi cevap olabilir: (git: 38986)
duyduğuma göre bazı ses dalgaları uzun süre dinlendiğinde kişinin transa girmesine o olmadığı uyumasına sebep oluyomuş .. bi de bu bilinçaltını uyaran sesler , ipnotize edici sesler, garip bir his bırakan sesler, azdıran sesler... nedir bunlar gercekten .. bir la notası bunları yapabilir mi .. ya da
duyduğuma göre bazı ses dalgaları uzun süre dinlendiğinde kişinin transa girmesine o olmadığı uyumasına sebep oluyomuş .. bi de bu bilinçaltını uyaran sesler , ipnotize edici sesler, garip bir his bırakan sesler, azdıran sesler... nedir bunlar gercekten .. bir la notası bunları yapabilir mi .. ya da bi beta dalgası ya da teta dalgası nası yapılabilir pc kullanarak/mümkün müdür.. Glossolalia diye bişi var bi de, hiç bir örneğini gördünüz mü, ya da yapan arkadaşınız var mı .. teşekkür ederim gercekten herhangi birini cevaplandırdıysanız..
Bilimsel olarak kanıtlanmış bir olayı yok, sadece beynin ürettiği bilinen frekanslara karşılık olarak sinyal dinleterek etki olduğuna dair subjektif yorumlar mevcut. Aradığın şeyin ismi sanıyorum ki "binaural beats".
değerli tıp alimleri, lokman hekimler, derdime bir çare!meselemiz sivilceler, yalnızca yüzümde ortaya çıkan, dönem dönem coşan,gem vurulamayan sivilceler...efenim yaşım 22, 19 yaşıma kadar (yani hemen hemen ergenlikten çıkana kadar) sivilce neyim bilmez idim. 3 senedir ise istilaya uğramış durumdayı
değerli tıp alimleri, lokman hekimler, derdime bir çare! meselemiz sivilceler, yalnızca yüzümde ortaya çıkan, dönem dönem coşan,gem vurulamayan sivilceler... efenim yaşım 22, 19 yaşıma kadar (yani hemen hemen ergenlikten çıkana kadar) sivilce neyim bilmez idim. 3 senedir ise istilaya uğramış durumdayım. ilk başta ufak kızarıklıklar ve arada şişlikler şeklinde başladı. umursamadım. sonra estetik kaygı oluşturacak düzeye geldi ve derhal doktora göründüm. (tam olarak bir sene 5 ay kadar önce) adama o kadar para döktüm, kendisi de piyasadaki bütün ilaçları denedi sağolsun, topikal jeller olsun, antibiyotikler olsun, roaccutane olsun hepsini denedik. sonuncusunda karaciğer değerlerim tedaviye devam edemeyecek kadar bozulduğu için yarıda bıraktık gerçi. sonrasında ise artık bütçem doktor amcanın vizitesini karşılamaya yetişmediğinden ve umut ışığı görmediğimden bıraktım toptan. zaman zaman (gördüğüm hepi topu bir hafta aslında) bir bebek poposu kadar şaahane olabilen suratım ise şu günlerde iyice çığrından çıkmış durumda. hatta sağ tarafıma yatamıyorum lan. acıyo resmen. pms falan da değilim ki coşsunlar böyle. stresle alakalı olabileceğine dair teorilerim de mevcut ama yok mudur bir çaresi ? şimdi ben ne yapayım ? bildiğiniz iyi ve mümkünse sosyal güvenceyle görünebileceğim bir dermatolog var mıdır? (ankarada yaşıyorum) farmakolojiden ümidi kesip bitkisel karışımlara mı yönelsem?
peşinen not1 : yağlı, şekerli,abur cubur vs yemiyorum. not2: internette bu konuda yazılmış deryalar var, biliyorum ama o kadar uç şeylerden bahsediliyor ki güvenilir gelmedi bilemedim.
0
ahandanick (14.10.08)
Kullandigin ilaclari duzenli bir sekilde kullandiysan duzelmesi gerekirdi bir anormallik var bu durumda, bir de hep ayni doktora mi gittin, farkli bir doktor dene istersen.. Yuzunu de dogal temizleyicilerle temizle, yuz sabunlari veya temizleyicileri oluyor..Ayrica tukuruk surmenin de ise yaradigini gordum ufaktan bir dene istersen herkeste ayni sonucu verir mi bilemedim.. Tukurugun icindeki enzimler sivilcenin ustesinden gelebiliyor bazen...
0
ermanen
(14.10.08)
soyun dedi.. evet evet aynen öyle.. ama doktor hanım sivilceler suratımda dedim.. yok dinlemedi.. açtım öyle bir gösterdim her yanımı.. aknelerin birkaç sebebi var kuşkusuz dedi.. git buna işe, testsinler öyle getir dedi.. o zamana kadar onca hekime görünmüşüm senin gibi.. bi çaresini bulamamışım.. şaşırdım tabi.. artık suratımdaki sivilceler içeri içeri çıkmaya başlamış ama.. öyle bir acı yani.. bir de iz bırakıyor üstüne üstlük... kuzenimin sivilcesini iyileştiren doktor bile bende yetersiz kalmış.. ya da 2 hafta için iyileştirebilmiş en fazla.. bu sonn dedim.. ama peki dedim.. neyse testi götürdüm.. seninki işte bu dedi.. .nasıl dedim.. böyle böyle et , böyle böyle yap dedi.. yaptım.. hemde sadece iki hafta..ister inan ister inanma.. son bir yıldır suratımda ne bir sivilce nede akne ....şaka gibi... bu kadarmış.. bidaha kontrole bile gitmedim.. sağlık sigortasıyla nerdeyse beleşe geldi... uzatmayayım...
senin gibi 3 senede değil nerdeyse 10 yıl çektim aynı işkenceyi.. bu kadarmış..
doktor mu kim?
akademik hospital.. Prof. Dr. Tülin Ergun
geçmiş olsun şimdiden
0
ciayco
(14.10.08)
öncelikle dermatologtan öğrendiğim kadarıyla aknelerin yeme içmeyle hiç bir ilgisi yokmuş.
ve benim size teklifim başka bir dermatologa görünüp bu dertleriniz anlatmanız ve eğer kan değerleriniz normale döndüyse roaccutane tedavinize yeniden başlamanız.düşük doz uzun süreyle istediğiniz cilde ulaşabilirsiniz diye düşünüyorum ben şahsen kendim.
0
szqnn
(14.10.08)
yumurtalik kisti ya da polikistik over sendromu bu dediginiz duruma sebep olabilir. ozellikle de 19 yasinda cart diye ortaya cikan sivilce altinda baska birseyler yattigini gosterir. ultrason ile bu durum kontrol edilebilir. ama normal bir ergen 20 yasindan sonra hormonlar oturmaya basladigi icin bu problemden kurtulmalidir. kesinlikle baska bir doktora gorunun. eger sivilcelerin basladigi tarihte yasam tarzinizda belirgin bir deisiklik oldu ve stresli bir hayata basladiysaniz belki o da arttiriyor olabilir ama genelde bu var olan sivilceleri costurur sizinki daha somut bir sey gibi duruyor.
0
endoplazmikbirkulum
(14.10.08)
Dişi bir insansanız polikistik overi düşünün bence de, evet. Özellikle de eşlik eden kilo, tüylenme vb. falan varsa.
0
sui
(14.10.08)
Böyle durumlarda doğum kontrol hapları da önerebiliyor doktorlar. Hormonları düzene sokmak amacıyla. Kullandınız mı bilmiyorum ama bu ihtimali de gözden geçirin derim.
0
trista
(14.10.08)
@tribal enfeksiyon: İnsanlar 30 yaşında da daha önce hiç bir problem yokken PCO olabiliyorlar da, o açıdan. Siz doktorsunuz tabii daha iyi bilirsiniz ama, doğa bir enteresan işte, her zaman kuralı olmayabiliyor.
0
sui
(14.10.08)
akne sorununun tabii ki yeme içmeyle ilgisi var ama hep zannedildiği gibi yağlı, baharatlı yemek değil hayvansal proteini bırakmak en iyi çözüm. benim de uzun süre akne sorunum oldu, hatta bir dönem yüzümde kist halini aldığında 6 ay roaccutane kullandım, uzun süre etkisi sürdüğünden işe yaramış göründü ama sonra yine sorun yaşadım. roaccutane zaten ağır ve uzun vadede de vücudu yıpratan bir ilaç olduğundan yeniden kullanmadım, antibiyotik, lokal kurutucu losyonlar vs ile idare etmeye çalıştım. şimdi (akne sorunu yüzünden değil, tamamen etik nedenlerle) vegan yaşam tarzını benimsedim. yani hayvansal hiç bir ürün yemiyorum ve kullanmamaya çalışıyorum. bu arada akne problemim de kalmadı... size önerim, hayvansal gıdaları tamamen kesmeseniz de sınırlamanız, azaltmanız. ayrıca cildinizi çok kurutan temizleyicileri tercih etmeyin. cilt, kuruluğu bertaraf etmek için daha çok yağ salgılıyor. mümkünse cildiniz için jel tipi temizleyiciler ve hafif nemlendiriciler kullanın. geçmiş olsun...
0
zen spider
(14.10.08)
@ermanen : hayatta nefret ettiğim iki şey varsa; biri kesinlikle tükürük. ayrıca doğal-alkollü,alkolsüz hemen hemen bütün markaların yüz temizleme setlerini denedim.
@endoplazmikbirkulum; @sui : haklısınız, doktor da bu ihtimali düşünerek kallavi bir kan testi, ultrason vs ile kendisi kontrol etmekle kalmadı,jinekoloğa yönlendirdi ve böyle bir sorun olmadığı ortaya çıktı.
@ciayco: belirttiğim üzre ankarada yaşıyorum, malesef bu mucizevi tedaviden mahrum kalıcam galiba. @zen spider: oh may gad! her şeyi isteyin ama kebabı hayatımdan çıkarmamı istemeyin :)
@szqnn : evet bu öneriyi elbette değerlendireceğim, ancak karaciğerde emilen başka ilaçlar da kullandığım için (ve onları kullanmam hayat kalitem açısından sivilcelerden daha öncelikli malesef) değerlerin öyle gözle görülür oranda düzeleceğini zannetmiyorum, yine de denemekte fayda var, doktor daha iyi bilir,evet. acaba bu ilaçlar mı sivilce yapıyor yoksa ?!?
bora uzer tek tarz söylemiyor. bar programları,konserler hatta kendi albümünde söylediği besteleri arasında bile farklı tarzlar var. rnb, soul, funk, groove, fusion tarzı şarkılar çalıyorlar grubuyla.
selamlar,ilginç bir film anımsıyorum, ölümsüzlük iksiri gibi bişey vardı ve filmin bir yerde başrol karakterlerimizden birisi onu içmek yerine kendini ölüme bırakıyordu o denli kötü bi iksirdi. iki kadın oyuncumuz vardı bi de, içiyorlardı o iksiri, kazalar falan geçiriyorlardı hala ölümsüzdüler ama
selamlar,
ilginç bir film anımsıyorum, ölümsüzlük iksiri gibi bişey vardı ve filmin bir yerde başrol karakterlerimizden birisi onu içmek yerine kendini ölüme bırakıyordu o denli kötü bi iksirdi. iki kadın oyuncumuz vardı bi de, içiyorlardı o iksiri, kazalar falan geçiriyorlardı hala ölümsüzdüler ama çok kötü bir durumdaydılar. bu kadar anlatmayla filmi bilen arkadaşa madalya vermek lazım tabi.
Derin dondurucuda saklamak her gidanin son kullanma tarihini her zaman daha ileriye mi alir? Her gida icin gecerli mi yani bu durum?
Derin dondurucuda saklamak her gidanin son kullanma tarihini her zaman daha ileriye mi alir? Her gida icin gecerli mi yani bu durum?
0
ermanen (13.10.08)
Tamam da her gidayi derin dondurucuda saklayamazsin ki. Tadi bozulur, yenmez, cirkinlesir.
0
vita vinum est
(13.10.08)
Saklanabileceklerden bahsediyorum zaten, ama genelde insanlarin yanlis yaptigi durumlar var mi mesela?
0
🌸ermanen
(13.10.08)
ekmegi bile derin dondurucuya attiktan sonra cozuldukten sonra mis gibi oluyor ne kadar durursa dursun. normalde bi gunde bayatlar filan.
0
oshamahue
(13.10.08)
islenmis hazir etler, dondurulmus urunler marketten getirir getirmez derin dondurcuya koyulabilir. en az 1 yil orada tutabilirsiniz. ama derin dondurcuya koymazsaniz son kullanma tarihine kadar tuketmeniz gerekir. bazi gida urunlerini derin dondurucuda saklamak icin degisik yollar var. mesela sebzeler "$oklama" islemine tabi tutulur. bu islemin ayrintilari kullanma kilavuzunda ya da internetteki yemek tarifleri sitelerinde bulunabilir. onun disinda biber, sogan gibi yemeklik malzeme, yemeklerde kullanilacak boyutta kesip birer pisirimlik olarak ayirip buzdolabi posetleri icinde derin dondurucuya koyulursa, en az 6 ay guvenle kullanilabilir. dikkat etmeniz gereken sey, bir gida urununu derin dondurucudan cikarip cozdurdukten sonra yeniden derin dondurucuya koymamaniz gerektigi. bazi sebzeler ise derin dondurucuda saklanip pisirildiginde pek guzel olmuyor. mesela bruksel lahanasi, patlican, kabak. meyveleri hic saklamadim bilemiyorum.
biraz mantıklı davranan biriyim. biraz dediğime bakmayın epey bi mantıklı davranan biriyim. 23 yaşında normal görünümlü karakaşlı karagözlü fiziki yapısı düzgün oratalama anadolu çocuğuyum işte. reklamlar için özür dilerim ama bunları söylemek zorundayım meramımı anlatmak için yada sizlerin konuyu d
biraz mantıklı davranan biriyim. biraz dediğime bakmayın epey bi mantıklı davranan biriyim. 23 yaşında normal görünümlü karakaşlı karagözlü fiziki yapısı düzgün oratalama anadolu çocuğuyum işte. reklamlar için özür dilerim ama bunları söylemek zorundayım meramımı anlatmak için yada sizlerin konuyu daha iyi anlıyabilmesi için.
sorun, bir bağyan. bu bağyan arkadaş 20 yaşında. oldukca hoş birisi. benimse birlikte olduğum birisi yok.(şimdi kafanda ampul yandı. "bu delikanlı kıza aşık olmuş" diye ama yanılıyosun bebişim) şimdi nasıl anlatsam ne etsem bilemiyorum. kendisiyle son zamanlarda iyi arkadaş ayaklarına yatıyoruz. ama bir sorun var nişanlı kendisi. ben buna inanamıyorum bi türlü. hep ordan sorular soruyorum hiçte ikna olmuyorum verdiği cevaplardan. hep tereddütlü cevaplar veriyor. herşey çelişki yani sonuçta inandırıcı değil.
geçen günlerde farklı bi konu üzerinde sohbet ederekten gideceği yere kadar eşlik ettim. gideceği yere vardığımızda ama ne mümkün birbirimizden ayrılmak. yapamıyoruz. ayrılmayı ne o istiyor ne de ben. hissediyorum bunu. artık ben dayanamadım o güzel saçları rüzgardan yüzüne felan dağılıyordu onları toplarken buldum kendimi. normal konuşurken sanki heran öpüşecekmişiz hissine kapılıyorum. çok yakın mesafede konuşuyoruz. bunu o da istiyor. bu sadece ona karşı oluyor. başka kızlarla konuşurken felan herşey normal. o da başka erkeklerle konuşurken gözlemlediğim kadarıyla normal herşey. ama biz bir arada olduğumuzda farklı bir boyuta geçiyoruz. anlam vermediğim bir boyuta.
şimdi benim yapmam gerken nedir? yol yordam gösterin lan. iki arada bir derede üç kanyonda 5 ovada 8 platoda kaldım.. ilk önce herşeyi açık açık konuşmayı denedim. "sana ben inanmıyorum. inandırıcı değilsin nişanlılık konusunda" diyecektim, diyemedim. anladığınız üzere bende bu bağyanla bir ciddi birliktelik düşünebilirim. artık yaş geldi geçiyor. az/çok kız arkadaşım oldu sevgili anlamında yani ama ben hiç aşık olmadım. hep aşkı küçümsedim bu yaşıma kadar. ama içimden bi ses bu sefer yanlış yaptığımı söylüyor. ben bu konuyu deşeyim mi? yoksa bir anda kesip atıp bir daha da asla öyle yakınlaşmalar felan yaşamayım mı? ya nişanlılık olayı doğruysa, ya bende ona aşık olursam???? ya nişanlılık olayı yalansa, düzmeceyse, ben ondan sırf bu yüzden soğursam???? hiç kimseye açmadım bu konuyu önce -ara:akıl fikir- yaptım. olacak gibi değil. herşeyde bir alternatif bulan şu bendeki kafa (koca kafa!!!) bunda apışıp kaldı. bişey düşünemez oldu. şimdi demeyin bana "sen aşık olmuşun koçum, git açıl kendine gel" felan diye. istersem yukarda sunduğum iki seçeneğede güç yetiren bir kişiyim şu an için. ama ilerde kötü şeyler olmaması için şimdiden önlem almak istiyorum. beni güzin ablayada yönlendirmeyin sakın. siz böyle bir durumla karşı karşıya gelseniz nasıl davranırdınız ben onu merak ediyorum. sanıyorumki mantıklı bişeyler yazarsınız. ya da mantıksız. ama hepsini çılgınlar gibi tekrar tekrar okuyacağım.
0
ciddi sallıyorum bak (12.10.08)
Bence nisanli olup olmadigina emin olman lazim once ki bunu da kirmadan ogrenmeye calis, yalan soyluyorsun falan deme yani, belki onun tarafinda daha karmasik sorunlar vardir belki sevmedigi biriyle nisanlidir kim bilir ama nisanliysa da bence vazgecmelisin, ya da onun ayrilmasi gerekir seni seviyorsa.. Bir de buna en iyi sen karar verirsin, burda yazilanlarin hepsi asagi yukari ayni olacak, farkli da olabilir tabi...
0
ermanen
(12.10.08)
alyansa, yüzüğe dikkat edin. nişan yüzüğü gibi değilse belli olur bence.
0
tom riddle
(12.10.08)
@tom riddle
yanina giderken cikariyordur belki
0
ermanen
(12.10.08)
nişanlıyım diyorsa senle takılmayı da seviyorsa elektrik artmışken öp bir bakalım ne olacak. bir buse kondur o dudaklara masum bir şekilde. sonra çek kendini geri bir şey söyleme. nişanlıysa gerçekten ve seviyorsa sana bir tokat atacaktır. tersi olursa ne diyeyim yine evlenme ihtimali var ama sen onun nişanlısın boynuzladığı bir ara eleman olarak kalabilirsin. askerde falan olabilir nişanlısı gerçekten eğer öyleyse bunları yapma tabi. bir şekilde çocuğun birliğini adını falan öğren telefon aç/mektup yaz ki kız cezasını bulsun. artık tüfeği kapıp öldürmeye mi gelir ikinizi de bilmem ama olay hoş değil .
0
ozdek
(12.10.08)
nabarsan yap arkadas ayagini devam ettirme. asik olup olmadigindan da emin degilsin madem. +-1 arkadas hayatinda bisey degistirmez filan diye dusun. sonra kendini gercekten askin icinde bulma. cok canin yanar. kiz bi sekilde beraber olmak istemiyor. ya gercekten nisanli yada ailesinden filan cekiniyo filan ne bileyim iste. sonucta araya bir engel koymus. hic gerek yok canini sikmaya. gonul ister kiza citlat bir daha gorusmeyecegini bakalim ne tepki verecek diye ama bence hic gerek yok.
bide asik olmak istemiyorsan ne yaparsan yap olayi buyutme. mesela kizla bi daha gorusmemek karari aldin diyelim. oturupda bir buyuk devirme muzeyyen senar esliginde. bise olmamis gibi davran. ne kadar buyutursen o kadar buyur cidden(bush gibi konustum).
0
oshamahue
(12.10.08)
gerçekten nişanlıysa sana bu kadar yakın davrandığı için, nişanlı değilse de sana yalan söylediği için,
bence onla ilişkini yavaş yavaş kesmelisin.
0
pwnedf myself
(12.10.08)
Bence nişanlıysa ve seninle yakınlaşıyorsa ondan uzak dur. Çünkü nişanlısının terkedip seninle birlikte olduğu zaman aynısını sana yapmaktan çekinmeyecektir. Yapmasa bile ona asla güvenemezsin, sağlıklı bir ilişki olmaz. Nişanlıyım diye yalan söylüyorsa da uzak dur bence. Yani bilmiyorum en azından ben yalanla dolanla yürüyen işleri pek sağlıklı bulmuyorum...
0
trista
(12.10.08)
hanim kizimiz ailesinden uzakta mi yasiyor/ okuyor? bazi aileler kizlari uzaktayken uslu dursun mantigiyla, kizlarini gaza getirip muhitten birileriyle nisanlayip damatlarini garantiye almak isteyebiliyorlar. dusuk bi ihtimal olsa bile bir neden bu olabilir. birlikte vakit gecirdiginize gore konusurken hic nisanlisindan bahsetmedi mi? ne bileyim disari cikiyorsa nisanli da gelmez mi arkadaslarla bulusmaya arada? bence bunu ona sorabilecegin raddeye gelmis durumunuz. nisanli ise: cocugu cok sevmiyor ya da zamanla hisleri korelmis olabilir ona karsi. cok genc yasta baslayan iliskilerde olabilir bu. yani kiz 20 yasinda ve nisanliysa muhtemelen, yaklasik 18 yasindan beri taniyordur ya da 19. bence insan o yaslarda hala buyumeye devam eder ve zamanla kendini, hislerini, kisiligini farkli yerlerde bulabilir... neyse, eger nisanliysa demek ki onu sevmiyor. yani seviyor olsa seninve kendisinin bu kadar yaklasmana izin vermezdi. iste bu noktada, bence senin kiza hesap sorma vaktin gelmis. yani hesap sorma derken kastettigim, su nisanli meselesini cozmek. hisleriniz karsilikli yogunlasirken hicbir sey yokmus gibi davranmak geleceginizi zorlastirmaktan oteye gidemez diye dusunuyorum. saglikli bir beraberlik icin iliskinin temelini atacaginiz yerin de temiz olmasi gerekir. pek anlatamiyorum da, diyelim ki kiz nisanli ve siz birbirinize asik oldunuz, o da nisanlisindan ayrildi bu birliktelik icin ... boyle bir senaryo daha en basindan seni, onu ve iliskinizi yorar, yipratir. haaa o zaten nisanlisindan ayrilmayi dusunuyor ama bunu yapamiyorsa ya da bundan emin degilse, belki seninle gecirdigi bu anlarda kendi hislerinden iyice emin oluyordur. o nedenle bence oluruna birak ve yanagina dokundugun ya da opustugunuz bir zamanin sonrasinda, mecburen oturup konusulcak bu mevzu ve de o sana anlatmak zorunda artik. bence eyleme gec, uzadikca bu surec karmasa da buyuyecek. su saatten sonra ola ki nisanliyim, gorusmeyelim derse aci cekceksin, bunun kacari yok. bir de sey, bu surecte kizi kendi haline birak yani manipule etme, tahakkum etmemeye calis. aldigi kararlar ona ait olsun ama onlari alirken de senin ne hissettigini bilsin.nisanli degilse; test etme amacli olsun ya da etrafindaki kismetleri uzaklastirmak icin olsun, farketmez' yalan soylediyse ya da bunu hayatinda uygulayabilen biriyse, uzak dur bence de. yorulmaya gerek yok, kimse kimseyi degistiremez de zaten.
0
pyro clustic flow
(12.10.08)
kardeş açık açık konuş,mantıklı birisin okudugum kadarıyla,dogru olan : kız eğer nişanlıysa unutman muhabbeti kesmen(bir şekilde öğrenirsin başka arkadaşlarına sor),nişanlı olması kotu sonuclar dogurabilir.eğer nişanlı deilse devam et.
0
manonflier
(12.10.08)
ne zaman evlenceksiniz diye sor. gelinliğini seçtin mi de. nasıl bir düğün istiyosun de. efendime söyliyim, hangi şarkıda dans ediceksiniz de.
cevap verirse bunlara biraz daha kızıştır. nişanlın nereli de nerde tanıştınız de kaç yaşında de ne zamandır birliktesiniz de nerde evlenme teklif etti de
hızlı hızlı sor bunları :) manyak sansın :p
ya eeeeaaah der ya da pıtır pıtır cevap verir. oradan bişeyler yakalayabilirsin.
ha bi de şöyle bi durum var.
eğer şöyle bi şey söz konusuysa, diyelim kız gerçekten nişanlı. sonra sen de bunu bilmene rağmen onunla flörtüyosun. ee kız gelse sana dese "tamam ben nişanlıyım ama sana aşık oldum" dese ve bunu sadece sana değil nişanlısına ve ailesine de söylese ne yapacaksın? ehi ehi ne güzel hadi sevgilim sinemaya gidelim mi diyeceksin? belli ki ya kız ya da ailesi artık bu evlilik müessesesine inanmış ve senden de aynı şeyi bekleyecekler.
ölç biç güzel bir hot kotür dikiver bu malzemeyle.
şefin tavsiyesi: bu yaşta ne evliliği kardeşim? delirdiniz mi..
0
insensitive
(12.10.08)
nişanlı kız, nişanlısı olan bekar kızdır. bir kere bu konuda anlaşalım. sana tavsiyem yakınlaşma olayına girmendir. hatta bence fazla vakit kaybetmemelisin. sonra ileride "neden öpmedim?" diye kafanı duvarları vurmak "neden öptüm" diye vurmaktan çok daha kötüdür, büyyyük pişmanlık yaşatır.
şu gençlik "carpe diem" felsefesini bir öğrenemedi hacılar.
0
prompter
(12.10.08)
ne hissettiğini açıkça söyle, kaybedeceğin ne var ki?
0
iris
(12.10.08)
aslında pyro clustic flow çok güzel bir giriş yapmış. tam söylediği gibi ilk cümlesi. ama burda damat garantiye değilde kız garantiye alınmış diye düşnüyorum. bence damat hayali bir karakter. şimdi burda herşeyi açık açık yazmak istemiyorum bir taraftanda. tam orta sınırı tutturarak anlatmak zorundayım. ikimizinde fazlaca tanıdığı var ve durumumuzu anlayanlarda vardır mutlaka. kız ailesinden oldukça uzakta. ve ben düşünüyorumki ailesi kızın aklına girmiş ve o gurbet ellerde kızıma musallat olmasınlar diye dümenden nişanlılık durumunu uydurmuşlar. çünkü bulunduğumuz ortam bu yalanı devam ettirmek için oldukca müsait.
insensitive in dediği soruları çeşitli kombinasyonlarla ve çeşitli zamanlarda sordum. halende sormaya devam ediyorum. böyle ona çaktırmadan sohbet esnasında ara ara soruları sıralıyorum. ama gelen cevaplardan dadmin olmadım yani. bir kaç bariz çelişki yakaladım bunu direk ona söyleyemedimde. nişanlım okuyor dedi farklı zamanlarda bölümlerini sordum iki ayrı cevap geldi (birbiriyle alakası olmayan bölümler) ama ben diyemedim hani şu bölümde okuyodu diye.
birde bu öpme konusu... tamam öptüm diyelim ters tepki verdi, bu lanet olasıca gururum öldürür beni inanın. kafamdan atamam o anı. ama dediğiniz gibi öpüşme durumunda karşılık verirse o zaman dadından yinmez de o riski alacak cesaret yok bende. maruz görün. yapım buna müsait değil. ben bide şeyi düşündüm. en yakın zamanda onu yemeğe davet etmeyi. sadece ikimiz sessiz sakin bir yerde içtenlikle konuşmak için. benim neler düşündüğümü anlasın diye açıkta konuşmayı düşünüyorum. elbet o da düşündüklerini söyler. benim amacım iki karşı cins olarak güzel şeyler yaşamak istiyorum. son derece masum düşünceler bunlar. en yakın zamanda bu teklifi yapacam sonucunuda buraya yazacam bakalım ne olacak. 6 ay önce kendimi bu halde görsem t.şak geçerdim kendimle yeminle. zor be brothers.
0
🌸ciddi sallıyorum bak
(12.10.08)
çok benzer bi' durumda (senin konumunda) bi' arkadaşım vardı, mutlu mudurlar, şu an durum nedir bilmiyorum zira bir süredir iletişmedim kendisiyle ama evlenmişlerdi =)
Ne zaman koyalım? Sadece doğru cevabın yanına mı, verilen her cevabın yanına mı? Ya da bazı sorularda sadece tavsiye, fikir isteniyor, o zaman beğendiğimiz, aklımıza yatan cevabın yanına mı koyalım? Ben verilen her cevabın yanına koyıyım, zahmet edip okumuş, bir de cevap yazmışlar ayıp olmasın bari
Ne zaman koyalım? Sadece doğru cevabın yanına mı, verilen her cevabın yanına mı? Ya da bazı sorularda sadece tavsiye, fikir isteniyor, o zaman beğendiğimiz, aklımıza yatan cevabın yanına mı koyalım? Ben verilen her cevabın yanına koyıyım, zahmet edip okumuş, bir de cevap yazmışlar ayıp olmasın bari diyorum, ama asıl amacı bu mudur? Sorumla ilgili bulmadığım bir cevabın ya da aklıma yatmayan bir cevabın yanına koymasam ayıp olur mu? Bir de bazıları hiç koymuyor, o da ayıp değil mi?:) (sana ne kardeşim de diyebilirsiniz tabii)
0
think martini (11.10.08)
mesela şunun gerçek anlamı nedir, şu filmin orijinal adı nedir gibi cevabı tek olan sorularda tabii ki bilerek cevap verenin cevabına tik atın.
onun dışında efkarlı insanların sorularında dikkat ediyorum, soruyu soran efkarlı kişiler bütün cevapları tikliyor, ki bence doğrusu bu. insanlar vakit ayırıp derdine derman olmaya çalışmışlar.
0
rectoa
(11.10.08)
ben şahsi olarak sorularımdaki cevapların hepsi işe yarayabilecek durumdaysa tik koymuyorum. ama aradığım sorunun tek bir cevabı varsa ve o cevap da verilmişse onu tikliyorum. bir de tik koyucaksam o sorunun arka sayfalara düşmesini bekliyorum(tek cevabı olan sorular hariç)
0
eskimo
(11.10.08)
bence "tik" koymak icin beklemek yanlis. zira ben bakiyorum bir soru sorulmus, altina cevap verilmis. ama cevap muallak bir cevap olmus. bakiyorum ne soruyu soran kisi "tik" atmis ne de altina -evet bu-, -yok bu degil- gibi bir cevap yazmis gibi.
bence soru anket niteligi tasiyan genel bir soru ise her cevaba "tik" koyulmasi gerekir. aksi takdirde aradiginiz cevaba "tik" koyulur.
bir de yönetim bu konuda hassasdi bir zamanlar. cevabin altina soru soran "tesekkurler" yazmasin diye bu "tik" olayini üstüne gitmislerdi bir dönem.
"tik" koyulmayinca en basta dedigim belirsizlik olusuyor. en azindan cevabi yazana tesekkur etmek adina üsenmeyip bir "tik" atilabiliniri zor bisey degil yani.
0
trimpot
(11.10.08)
@eskimo; bütün cevapları onaylıyorsan neden hepsine tik koymuyorsun? Beğenilen cevaba koymak değil mi bunun işlevi sonuçta?
@think martini; beğenilen değil aranılan cevaba tik koyulması gerektiğini düsünüyorum ha bir de (örnek soru: (git: 26250))
bu sorudaki bütün cevaplar benim isime yarayabilir. ama hepsine tik konulduğu takdirde bu cevapların okunabilitesi düsüyor seklinde gereksiz ve saçma bir inanca sahibim. ayrıca bir süre sonra bu sorular takipten düsüyor. sonradan bunu cevaplayan ama kendinden önceki tikli duyuruların arasında apak gibi kalan bir cevabın yazarına da haksızlık. bu düşünce tabi ki benim bağnazlığımdan kaynaklanan bir şey.
kurallar bu konuda kesinse uyarım. takıntım da yok.
0
eskimo
(12.10.08)
sitenin soru kismi tasarlanirken dusunulen sey bir sorunun tek cevabi varsa o cevap tiklanir birden fazla cevap varsa en dogru olan tiklenirdi (birden fazla kismi biraz sert oldu evet, diger cevaplara yazik.)
Hatta bu durum oyle olacakti ki 1 gun gectikten sonra tiklanmamis tum cevaplar sadece soru sahibine gozukecekti... ama yapmadim oyle hic. nasil olur bilmiyorum.
Sokakta bulduğum kediyi bir süre sahiplenmiştim geldiğinde yaklaşık 1.5 aylıktı neyse 5 ay kadar bakabildim ve bu süre boyunca kediye "chuck" diye seslendim neyse araya yaz girince kedimi başka birisine vermek zorunda kaldım(öğrenciyim, ailem kediyi eve getirmemi kabul etmiyordu. Doğal olarak başka
Sokakta bulduğum kediyi bir süre sahiplenmiştim geldiğinde yaklaşık 1.5 aylıktı neyse 5 ay kadar bakabildim ve bu süre boyunca kediye "chuck" diye seslendim neyse araya yaz girince kedimi başka birisine vermek zorunda kaldım(öğrenciyim, ailem kediyi eve getirmemi kabul etmiyordu. Doğal olarak başka birisine sahiplendirmem gerekiyordu. Sonunda sahiplendirdim ve sahibin kalıcı olduğunu düşünerek ne isim tak fark etmez zaten ilgilenmiyor pek dedim o da sağolsun ardından "abdül" adını vermiş. Neyse adam bugün aradı ve kediyi tekrar ister misin diye sordu bende hemen kabul ettim (yaz boyunca aileye yaptığım baskı meyvesini verdi artık evime götürebileceğim) evet, sonuç olarak kedime 3 ay boyunca abdül diye seslenilmiş isimi pek kullanışlı bulmadım(tanıdık birinin adı çıkar evlerden ırak) eski adına geri dönsem ilgilenir mi? Gerçi şimdi denedim ikisinide söyleyince bakmıyor. Nasıl ismini öğretebilirim ki ben bu kerataya? yardımlayın bi be
0
forumtrak (11.10.08)
hıms.. bi arkadaşın desem?
0
🌸forumtrak
(11.10.08)
"chuckdül" ya da "abük" şeklinde seslenmeyi deneyin. yer belki ._.
bir süre daha ilk ismiyle hitap edin çünkü kuraldır hiç bir bilgi tam olarak unutulmaz( bu durumda yeni bir isimle seslenmek hayvancağazın kafasını bulandırmaktan başka bişeye yaramaz)ilk isimle seslendiğinizde bakar gibi olursa ödüllendirin artık ne verirseniz o sizin cömertliğinize kalmış(mamasından bir tutam verebilirisniz) yani diyorum ki bu hususta pavlov a skinnere bilumum davranışçı psikologlara güvenin :D
0
dr.ramiz
(11.10.08)
tek derdimiz isim olsun :)
ismini öğrenmesi için beraber yaşamanız lazım. ama kediler bir miktar domuz olduğu için @cinna monster'in "hangi kedi ismine dönüp bakmış ki" lafı doğrudur.
istediğiniz isimle çağırın. alışacaktır sonuçta. daha hala küçük.
0
mea maxima culpa
(11.10.08)
siz ismiyle seslenin, umutsuzluga kapilmayin. hatta ismi+baska komutlari da ogretebiliyorsunuz yeterince sabirliysaniz. 3ay fazla bir zaman degil. ben de kedimi 3 aydan sonra almistim ama bir suru sey ogrendi. ozellikle sadece onunla ilgilenirken ya da eve ilk geldiginizde adini soyleyin yuksek sesle. zamanla ogrenecektir.
0
kayranin kedisi
(12.10.08)
seslenmeden önce başına "sudo" koyun. linux'ta işe yarıyor.
Spartans.Yüksek çözünürlüklü fotoğrafları ücretsiz olarak indirilebileceğim bir site mevcut mu? her türlü fotoğraf olabilir.
Spartans.
Yüksek çözünürlüklü fotoğrafları ücretsiz olarak indirilebileceğim bir site mevcut mu? her türlü fotoğraf olabilir.
0
axijazz (11.10.08)
yüksek çözünürlükten kastını pek anlayamamakla beraber şöyle wallpaper verebilirim hayvani çözünürlükte destekliyorlar belki işini görür www.bestsiteslist.net
internetten radyo dinlemeyi sağlayan (yerli/yabancı fark etmez) bir yazılım arıyorum. her seferinde browser açmakla uğra$mak istemiyorum. buna özel bir program kullanayım istiyorum.kısıtlar: media player, real media player, winamp programlarını kullanmak istemiyorum, çünkü bu üç programdan pek hazze
internetten radyo dinlemeyi sağlayan (yerli/yabancı fark etmez) bir yazılım arıyorum. her seferinde browser açmakla uğra$mak istemiyorum. buna özel bir program kullanayım istiyorum.
kısıtlar: media player, real media player, winamp programlarını kullanmak istemiyorum, çünkü bu üç programdan pek hazzetmiyorum.
bayan kişiyle 2 haftada 10 kere filan buluşuldu, saatlerce telefon konuşmaları, msjlaşmalar şunlar bunlar...Ciddi bir ilişkinin temelleri atıldı (öyle olmak zorundaydı). Bugun konuşurken, dedim ben hoşlanıorum, ottur boktur vs... "işte bilmiyorum, emin degilim, istiyorum ama şimdi bi ilişkiye başl
bayan kişiyle 2 haftada 10 kere filan buluşuldu, saatlerce telefon konuşmaları, msjlaşmalar şunlar bunlar...Ciddi bir ilişkinin temelleri atıldı (öyle olmak zorundaydı). Bugun konuşurken, dedim ben hoşlanıorum, ottur boktur vs... "işte bilmiyorum, emin degilim, istiyorum ama şimdi bi ilişkiye başlarsam kendime verdigm sözlerin tam tersini yapmış olucam vs vs vs" dedi... öyle havada kaldıııık...
Heöö 2 haftada 10 defa buluşuyor, mesajlar falan da yoğun ama ciddi ilişkiye hazır değilim öyle mi? Ne diyeyip bilemedim ama pek bi alengirli durum var =) edit: Ne ciddisi? İlişki demiş sadece, dikkatim dağılmış meğersem...
0
inugard
(10.10.08)
arama hiç. bi kere bile. eşşek gibi geri arar. aramazsa da salla gitsin. sinir oluyorum yaa böyle hatunlara. madem gönlün yok ne diye buluşup konuşuyosun di mi? nazın da bi adabı var. oh be rahatladım :)
0
opucuk baligi
(10.10.08)
bence herhangi bi hamle yapmayın,opucuk balıgı dogru soyluyo,ses seda çıkmayınca kesin kendi arar. tecrübeyle sabit :D
0
f1
(10.10.08)
msn gibi bi ortamdaysanız online olup hiçbi şey yazmaman, neşeli şeyler dinlediğini göstermen iyi olur. iradeliyse o da yazmaz muhtemelen. ama işin oluru varsa birkaç güne de kendisi damlar. şimdi sen bi şeyler yazarsan bu biraz zayıflık göstergesi olur kiii, bu ileride çok daha fazla taviz verebileceğin anlamına gelir.
0
william axl rose
(10.10.08)
Ayak yapıyor. Numara falan gerekmiyor. aynen yukarıdaki arkadaşlara katılıyorum. sessiz kal birkaç gün.
0
october swimmer
(10.10.08)
10 kez buluştuktan sonra kızdan hala sevgili olma yönünde bir tepki gelmediyse ya kız tarafı çok ağır, ya da sen kanka modunda yaklaşmışsın ve seni sevgili olarak düşünemiyor.
Numara vs çekmeye çalışacaksan niyetin pek "iyi" değil sanırım. No comment.
Wishborn kardeş, zor iş be. Umarım ciddi ciddi aşık değilsindir, zira sıkıntılı bi durumdur, bilirim. Kısa mesajla filan çözülecek iş de değil üstelik. Vuruculuğunu siktirettim kısa mesajın, istersen Shakespeare ol, Baudelaire ol, döktür beyitleri, dörtlükleri, iş olmayacaksa olmaz.
"Hiç dokanma o kesin arayacaktır" diyecem, o da popülizmin dik alası olacak. Berke Hürcan - Josh Holloway çapında fiziki görünüşün ya da kalın bir cüzdanın, otomobilin, pahalı elbiselerin ya da şöhretin yoksa erkek için "aranmak" istisnai bi durumdur. Ama neyse, yine de umarım arar. Ya da umarım aşık filan değilsindir. Zor işler vesselam. Ararsa da "ben ekmeğime bakarım" modu galiba en iyisi. Uma uma bi hal oldum ama, umarım aşık filan değilsindir.
0
atomic punk
(10.10.08)
senden daha yaşlı birisi olarak şöyle bir öğüt vereyim (ben de başarıdan başarıya koşan birisi değilim ama yıllar bazı şeyler öğretiyor)
zamanını sorunlu ve sonu olmayacak şeyler için harcama. madem ilgileniyorsun al karşına kardeşim böyleyken böyle benim niyetim bu sen ne diyorsun de, cevabı hayırsa güle güle.
önündeki maçlara bak. öyle uzun uzun düşünmeye gerek yok. arkadaşlar doğru yazmışlar. üstüne düşme. bir kere sorman yeterli.
eğer 10 kere buluşmadan sonra ilişkiye girmek istemiyorum diyorsa ya niyeti başka demek, ya da seni oyalıyor. üstüne düşmeni mi bekliyor?
yav böyleleri ile uğraşmaya değmez. sonra geri bakınca en güzel yıllarım saçma sapan kişilerle heba oldu demeyin.
0
mea maxima culpa
(10.10.08)
belirtmeyi unuttuğum bikaç noktaya mea maxima culpa çok güzel bi biçimde değinmiş. bu söylediklerin yaşandıktan sonra kız böyle bi şey diyosa o kızın biraz sorun sahibi olması çok yüksek bi ihtimal. bu durumda devreye senin niyetin giriyor. yani bu kızdan beklentilerin önemli. fırtınasız, sakin ve huzurlu bir ilişki arıyorsan bu kızdan elinden geldiğince uzak durman senin yararına olur. çünkü anlattıklarından yola çıkarsak bu kızın sana vadettiği en belirgin şey; belirsizlik gibi duruyor.
dediğim gibi senin niyetin çok önemli bu aşamada. hani senin de niyetin sadece vakit geçirmekse, belirsizlik beni germez; ben kolay kolay üzülmem diyorsan gidişatı koru.
0
william axl rose
(11.10.08)
direk ilerle, kaç.
şu memlekette ilişki yetkileri default olarak kız milletinde başlıyor ya dayanasım gelmiyor. age of oldu vallahi çıkmalar mıkmalar.
0
dorian greyfurt
(11.10.08)
Bence hiç hesap kitap yapmadan içinden ne geliyorsa onu söyle. Ama önce düşün derince, ne istiyorsun ne düşünüyorsun ve nasıl hissediyorsun onun bi farkına var, sonra hepsini tek tek anlat.
Bu kadar açık olmanın sonucunda iki ihtimal var; ya hoşlandığın kız senin açık olduğunu görünce rahatlayıp gerçekte ne düşündüğünü o da açıkça söylecek ve iş savaşa dönüşmeden, karşılıklı hamle planları 'şöyle dersem böyle düşünür'ler olmadan rahat, germeyen bir ilişkiye yol verecektir ki böyle olursa harika olur. Ya da 'bu çocuk bana hasta, biraz da saf galiba, aptal aşık ehe' diye düşünüp seni süründürmeye çalışacaktır ki buna karşı tetikte olursan bişey olmaz, kendini koruyabilirsin.
Zaten bi ilişki ya ilk durumdaki gibi olmalı, ya da hiç olmamalı bence. Biraz bekle, ipleri eline verme, insiyatifi sen al demişler genelde cevap olarak da şaşırdım biraz. Herkesin doğrusu kendine tabi tavsiye benimki.
0
joelskellington
(11.10.08)
arama, arama, arama.
0
betty puf puf
(11.10.08)
direkt bize gelsene diye mesaj at. sonra da "ben biliyorum o bize gelsene tekliflerini falan, ben senin bildiğin kızlardan değilim" tribine girerse "kusura bakma da bu yaştan sonra senle kafelerde sürtüp tabu falan oynayacak halim yok, gelmezsen de normal karşılarım olabilir" falan de. hatta o kadar uzun uzadıya cevap yazmana bile gerek yok.
yani direkt olaya gir. 22 yaşında adamsın gerek yok böyle ayak oyunlarına. net olmak lazım.
0
vita vinum est
(11.10.08)
Fazla kaptırmadan uzak dur. Böyle sorunlu tiplerden sevgili bile olsa sorunlu bir ilişki yaşamış olursun. Sana da zamanına da parana da yazık. Çünkü bunlardan sonra olacakları az çok kestirebiliyorum.
0
ataturkiye
(11.10.08)
olurda muhabbet arasında "ben seni arkadaşım olarak düşünmüştüm" derse meşe odunuyla giriş.
0
dis kapinin mandali
(11.10.08)
bu kızdan uzak durun fikrine katılmıyorum. Her kız kendi kendine "bir daha aşık olmayacağım/erkeklere güvenmeyeceğim" türünden en az 5-10 kere söz vermiştir 20 yaşına kadar. Bazı erkekler bile yapıyor bunu.O derece :P
0
natnan
(11.10.08)
"istiyorum ama..." diye başlayan cümle "bir süre daha peşimde koşman lazım, prensesim ben çünkü" diye devam ediyor olabilir ablanın kafasında. bu durumda o sessiz kalma oyununun dozu kaçarsa niyetinin ciddi olmadığı izlenimini edinebilir. bilemem tabi, edinmeye de bilir.
0
leylak sarabi
(11.10.08)
hemen kabul etmiş olmamak için öyle demiş bence. fazla çabaya gerek yok.
Şimdi efendim malumunuzdur, kâh atv olsun, kâh star olsun, fox olsun; şehit cenazesi, hain şerrefsiz terör eylemi, 3 milyarda bir görülen bir hastalığa yakalanmış Nazlı bebek gibi hayvanlar gibi üzülmemizin, üzülmekten verem olmamızın beklendiği tv haber görüntülerinde, bu beklenti minvalinde üzülme
Şimdi efendim malumunuzdur, kâh atv olsun, kâh star olsun, fox olsun; şehit cenazesi, hain şerrefsiz terör eylemi, 3 milyarda bir görülen bir hastalığa yakalanmış Nazlı bebek gibi hayvanlar gibi üzülmemizin, üzülmekten verem olmamızın beklendiği tv haber görüntülerinde, bu beklenti minvalinde üzülmemizi, kahrolmamızı tetikleyeceği sanılan destekleyici bir takım arka plan müzikleri, temaları mevcuttur taa Reha Muhtar'lı Pire Ferhat'lı yıllardan beri.
Çoğunu mırıldanabilecek kadar ezbere bilirim ya, adını bilmem. Böyle kemanlı, çellolu bir grup müzik eseri var. Bunların adlarını ve kime ait olduklarını yazarsanız öylesine mes'ud olacağım ki anlatamam.
İndeks nevi bişey olsun böyle, bilen bildiklerini yazsın. Metalika - Nothing Else Matters filan yazmayın ama. : )
dead can dance - yulunga (spirit dance) eric serra - noon
0
pwnedf myself
(09.10.08)
nasıl unutulmus requiem for a dream de cok kullanılıyor.
0
guiltyconsciencegrows
(09.10.08)
bir de sadece "eskinin meşhur bugünün fukara yeşilçam emekçisi" haberlerinde kullanılan bir müzik vardır ki adını hatırlayamadım şu an, birisi yazar belki. hatta "köprüler" albümünde de vardı bu. antolojinin vazgeçilmez parçalarından biri olsa gerek :)
0
quasiromantic
(09.10.08)
Rekem for a drim daha ziyade gergin haberlerde kullanılıyo. Mesela askeri operasyon, banka soygunu, uyuşturucu ticareti, milyor dolarlık yolsuzluk filan. : )
quasiromantic'in dediği sanırım gülümcan her an her yerde hala da kullanılıyor. can atilla - hamamda ilk gozyaslari'nı da yarışmanın birinde elenenlerin ardından çalıyorlardı içli içli :P herkes ağlıyordu filan... yedi karanfil - yunus var bir de yeşilçam diyince aklıma geldi.
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişk
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişkim var, iyi bir üniversitede güzel bir bölümde okuyorum. dışarıdan bakıldığında normal görünüyorum. ama işin aslı öyle değil, kafama taktığım ciddi problerim var. örneğin hastalık hastasıyım galiba, büyük bir hastalığa yakalanmaktan çok korkuyorum. bikaç tane de önemli olmayan sağlık sorunum var, ama henüz bunlar için doktora gitmedim. ama beni gerçekten etkiliyor. bir de uzun yıllardır intihara ciddi bir eğilimim mevcut, beni bu fikirden vazgeçirecek çok şey var ama, intihar etmek her gün aklımdan geçiyor. yani her zaman cebimde intihar ihtimalini taşıyorum, yani harbiden beni sarsacak en ufak bir şey olduğunda sanırım intihar edicem. insanlara güven sorunum var, kimseye güvenemiyorum, herkesin olumsuz yanlarını görüyorum, bu yüzden son yıllarda çok arkadaşımı kaybettim. hayatımın istediği gibi gitmediğini düşünüyorum, ailemi çok suçluyorum, sürekli bir kavga halindeyiz. içinde bulunduğum durumu onlara tam anlatamadım, onlar da "gençlik işte" şeklinde yaklaşıyolar davranışlarıma. kız arkadaşım da sorunlarımın olduğunun farkında ama ona da pek bir şey belli etmemeye çalışıyorum, yani durumumun ciddiyetinden pek haberi yok. bu durum (psikolojimin bozukluğu yani) son 1-2 senede çok ciddi şekilde arttı, ve hayatıma ciddi şekilde etki etmeye başladı. psikolojimden kaynaklandığını düşündüğüm fiziksel rahatsızlıklar da yaşıyorum. aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var. ankara 'da yaşıyorum ve burdan nefret ediyorum.
biliyorum konuyu çok dağıttım ama sanırım yardımcı olabilecek kişiler ne anlatmak istediğimi anlamışlardır. bu yaşadığım ağır depresyon mu oluyor? profesyonel destek almam gerektiğinin farkındayım, peki bunu nasıl yapıcam? tedavisi uzun sürer mi, şu anlattıklarıma göre ilaç kullanma ihtimalimin olduğunu söyleyebilir misiniz? tedavi süreci günlük yaşantımı nasıl etkiler, ilaç kullanırsam ciddi yan etkileri olur mu? tekrardan normal ve mutlu bir insan olabilir miyim?
okuma zahmetine katlandığınız için ve vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
ender (09.10.08)
spor yapiyor musun, yapmiyorsan spor yap, yapiyorsan baska sporlar dene Geziyor musun, seyehat ediyor musun, Turkiye'yi gez, Dunya'yi gez Ailenle vakit gecirmeyi dene, belki hediye bile alabilirsin Kiz arkadasinla yeni yerler kesfet, cok degisik konulardan sohbet edin Degisik yemekler yapmayi dene, hayatini degisik lezzetlerle renklendir Dogaya git, gezi yap, selalerin, kuslarin sesini dinle Sonra da insanlari dinle, empati kur Haberleri izle, dunyadaki insanlar ne durumda Vicdaninin sesini dinle, sukretmeyi dene Olumlu taraflari dusun, bardagin dolu tarafindan bak Cikolata ye, kucuk seylerden mutlu ol Hayati kesfet, tadini cikar ...
0
ermanen
(09.10.08)
sanırım depresyonun dibine vurmuşsun arkadaş. intiharı düşünmekten vazgeç artık. götün yeseydi bu kadar zamandır düşünüyorsun madem yapardın çoktan. hala bir çıkışın olduğunun farkındasındır da intihar etmiyorsundur. sert oldu biraz ama intihar çok anlamsız yani. hastalıkların için ise hemen bir doktora görün. önemli olmayan sağlık sorunum var diyorsun ve doktora gitmiyorsun. git belki ilerde başını daha çok ağrıtacak şeyler olabilir. erken teşhis hayat kurtarır derler. ailenle otur adam akıllı konuş. durumu onlara anlat. anladıklarından emin olana kadar anlatmaya çalış. eminim anlayışla karşılayacaklardır. "aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim." demişsin ki bunlar depresyon belirtisidir. bence psikolog yerine psikiyatriste git. daha sağlıklı sonuçlar alırsın. bunu söylememin sebebi psikiyatristler olaya daha bilimsel açıdan yaklaşırlar. tedavi süreleri senden gelecek olan tepkilere iyileşme durumuna göre değişir. (3 ayla- 2yıl)büyük ihtimalle ilaçlı bir tedavi sürecine gireceksin. günlük hayatında değişiklikler olmayacak. hayata bakışın, insani ilişkilerin iyileşecek. değişiklikleri sen kendin göreceksin ve şaşıracaksın da buna. tekrar normale dönmek mümkün evet. sen yeter ki bunu iste.
0
black samourai
(09.10.08)
önce bilesin ki etrafında bu tür sorunları olan ama senin insanlara çaktırmadığın gibi, sana bu rahatsızlıklarını çaktırmayan çok fazla insan var. bunu bilmek belki de seni rahatlatır. yani çok abuk, çok sıradışı, çok kötü bir durumun yok. ne kadar kötü olduğunu düşünürsen o kadar kötüsündür. ama yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan mutlaka yardım al. bir de hobiler edinmeyi deneyebilirsin. mesela sinemayla şimdiye kadar çok fazla içli dışlı olmadıysan tavsiye ederim. eğer limitsizse internetin önünde kocaman bir kaynak var. sinema deryasında o kadar çok sorunlu insan ve karakter var ki sana yardımcı oluyorlar.
0
blackbasat
(09.10.08)
hayat ne kadar kötü olsa da yaşamaya değer. çok kısa bir süre benim de aklımdan intihar düşüncesi geçmişti. ama şöyle düşündüm. öldükten sonra ilk seçenek olarak kaybolduğunu ve bir daha varolmadığını düşünelim, ikinci seçenek olarak da cennet/cehennemi düşünelim.
ilk seçenek: tamamen kaybolmak yerine, sıkıcı/kötü hayatına biraz daha devam edebilirsin. sonuçta hayat demek deneyim demektir. bir hiç olmak yerine, acı da olsa biraz daha deneyim edinmek daha zevkli bence.
ikinci seçenek: öbür tarafa gidince, "lan sonsuza kadar burda olcam şimdi, keşke biraz daha kalsaydım dünyada, nasıl olsa gelcez yine buraya aq" diyebilirsin.
0
edge_nabby
(09.10.08)
bende de var bu anlattiklarinin cogu yaklasik 4 yildir. zamaninda intihari pek dusunmedim her ne kadar pek yasamak istemesem de. bunu yenmek icin baya calistim. hissettigim her kotu seyin ustune gittim. mesela cokda parlak olmayan okulumu biraktim(ankarada), kalktim baska bir ulkeye gittim. simdi hayvan gibi calisiyorum okul masrafimi karsilamak icin ama hala acayip tembelim ve hic bise yapmak istemiyorum. hayatimdaki hersey degisti ama gecmedi ne yazik ki bunca zaman. ama ne oldu guclendirdi bunlar beni. yani hayata karsi.
simdi zamanla duzeliyorum sanki gibi geliyor. bunun sebebi kiz arkadasim. iliskimiz basliyali cok uzun bir sure olmadi. ona sonsuz guven duyuyorum ve herbiseyimi anlatiyorum. o kadar cok destek oluyor ki. kendimi o kadar iyi hissettirebiliyor ki. iyi kotu ne hissetsem ona kosuyorum. o da her zaman sevkat gosteriyor bana. artik kafamda birsuru paradoks yok. hayata daha basit bakiyorum sanirim onun sayesinde. seninde kiz arkadasin varmis, anlat. simdiye kadar anlatmadigin hata bence. anladigim kadari ile gonul eglendirmek olarak bakmiyorsun olaya. iliskilerin en ozel yani bu bence. boyle seyleri paylasmaniz sizi birbirinize daha yakinlastiracaktir. bence en iyi psikologdan daha iyi bir yardim olur.
kesinlikle yalnizlasma. yalnizlastikca yapacak daha az sey bulursun ve bu seni daha cok tembellestirir. oturma evde. geceleri uzun saatler bilgisayarin basinda sabahlayipta sonra oglen 3-4 e kadar yatma. duzenli uyumaya duzenli beslenmeye calis.
dertlesmek istersen emailim oshamahue at g mail
0
oshamahue
(09.10.08)
burjuva sıkıntısı. yanlış anlamayın eleştirmiyorum. ben de aynısından muzdaribim. ilaçlar tekrardan mutlu süper bir insan olmaya yetmiyor. hep biraz eksik yaşamak zorundasın. o eksikliği kapatacak bir terapi türü bulmalısın kendine. ben yazmaya başladım. durduramıyorum. vardır içinde bir şeyler. amacı olmayan ama vaktini dolduracak. o şey her ne ise, spor/fotoğraf çekmek/resim/heykel/alışveriş/ kendine bakmak vs. vs. vs. o sıkıntını kapatacak kısa kısa anlarla. ölmeden yaşamayı öğreneceksin. amacın olmadan yaşamayı da. herksin bir şeyler yapması gerekmiyor hayatta. belli bir düzeydeysen neden bir şeyler yapmıyorum sıkıntısı (aman dünya, 3. dünya, hastalık savaş)taşıyor bile olabilirsin gizliden gizliye. bir şey yapman gerekmiyor. varolmak yeterince uzun ve sıkıcı bir mesele. toplum içine entegre olmaya çalışıp onların düzeninde sürüklenip gitmek de öyle. kendi düzenini yarat, kendi saatlerini. istediklerinle doldur içini. gerisine koy gitsin.
0
sipsi
(09.10.08)
bu ne ya kitap mi okuyacaz deme, kafandaki sorunlarin aciklanmasinda yardimci olacaktir:
iyi hissetmek - david burns
0
terp
(09.10.08)
yaş kaç önemli bi husus bu keza intihar edince düzelen birşey olmuyo.
0
exdp
(09.10.08)
bir kere bence kesinlikle intihar etmeyi kafandan sil. herkes bunları düşünür, ben de düşündüm zaman zaman fakat emin ol intihar etmek bir insanın yapacağı en büyük zayıflık.
kendine mutlaka ama mutlaka bir hobi edin. bisiklet sürmek mi olur, maket yapmak mı, koleksiyon yapmak mı, yeter ki okuldan çıktığın zaman yapmak için can atacağın bir şey olsun. ilgi alanlarına göre belirleyebilirsin bunu. mesela ben cd koleksiyonuma baktıkça mutlu oluyorum, haz veriyor bana. özel ilgim var buna karşı. ha keza plaklarıma karşı.
kız arkadaşın varmış, çok güzel. tek başına yapamayacağın çok şeyi kız arkadaşınla beraber yapabilirsin. mesela bilkent'te bilardo oynamaya gidin, real'in yanında çok güzel bir park vardır yeşillikler içinde, orda oturun dertleşin. büyük bir hastalığa yakalanmaktan da korkma, maalesef böyle bir konuda hepimiz biraz da kaderci olmak durumundayız. hayatta kontrol edemeyeceğimiz şeylerden biri de bu. aslan gibi insanlar adi hastalıkların pençesine düşebiliyor.
bir de kendine okuldan ya da kendi çevrenden bir arkadaş grubu yaratmaya çalış. onun da faydası olacaktır. insanlardan kaçarak ya da onları tenkit ederek bir yere varman zor. en azından şu aşamada.
her şeyin ilacı biraz gamsız olmak aslında. herkes başaramaz ama. sen en azından aşırıya kaçmadan denemelisin.
0
godless killing machine
(09.10.08)
psikiyatrik yardım almanızı tavsiye ederim. ne kadar süreceğini bilemeyiz elbette ama kendi başınıza çözemeyeceğiniz bazı problemlerle karşı karşıya olduğuna göre fazla vakit kaybetmeden yardım alın bence. ben de bir 4-5 sene hafif bir depresyon halinde yaşadım, dönem dönem azalsa da sonunda gerçekten ağırlaştı ve kendini fiziksel problemlerle de göstermeye başladığında yardım almaya karar verdim. diyebilirim ki daha ilk günden kendimi daha iyi hissetmeye başladım. problemi çözmek için harekete geçmek bile çok rahatlatabiliyor insanı. 3 ay kadar ilaç kullandıktan sonra yan etkilerinden sıkıltığım ve kendimi de iyi hissettiğim için bıraktım ama en az 6 ay devam edilmesi öneriliyor.
ilaç kesinlikle kolaylaştıracaktır. yan etkiler oluyor ama yine de kullanın bence. bunun dışında ermanen in dediklerine katılıyorum. özellikle düzenli sporun faydasını görürsün.
güven konusunda da ancak şunu söyleyebilirim, insanlardan beklentilerini yüksek tutmamaya çalış. onların yaptığı hatalar veya zayıflıkları tamamen onların problemi, senin onların zayıflıkları için kendini hırpalamanın bir faydası yok. bu yüzden bunları fazla düşünme.
ha bir de, hayatında hoşuna gitmeyen şeyler varsa değiştirmek için harekete geç. motivasyonun seni neyin mutlu ettiğini bulup buna ulaşmak için gerekli adımları atmak olsun. zaten geleceğe yönelik planların olursa intiharı da düşünmeyeceğine eminim. "nasıl mutlu olacağımı bilsem yaparım heralde" diyebilirsin ama değil. gerçekten insan kendini keşfetmek için biraz zaman ayırdığında neyin daha fazla tatmin ettiğini öğreniyor. ali için mutluluk getiren bir şey ahmet e bir şey ifade etmeyebilir. o yüzden kabul görmüş olumluları (iyi okul, iyi bir ilişki, maddi imkanlar,vs...) bir kenara koy, senin ne yapmak istediğini düşün.
umarım yardımı olur. ama profesyonel yardım da al mutlaka.
0
chavezding
(09.10.08)
16 yaşından beri ben de böyleydim,ailemi çok suçladım bir yere varamadım.üniversiteyi de istanbulda kazanınca kaldım onların yanında ama olmadı bir türlü,canım sıkıldıkça falan hastaneye gitmeye başladım,gözüm seğirse gidiyordum yani o derece.çok sıkılıyordum.kredi kartları falan da hikayeydi para da bir yere kadar. sonra dedim ben sizden ayrı yaşamak istiyorum.evi ayırdım apayrı bir semte tasındım tekbasıma.geceleri de bir sertıfıka programına kaydoldum.kendi halimde bı hayat kurdum kendıme.hıcbır luksum kalmadı hepsınden ayrıldım.belki çok daha zor bır hayatım oldu ama kafam cok rahat gunluk hayat telaslarından baska da bir şeyim kalmadı,hastanelere de uğramıyorum.
0
guiltyconsciencegrows
(09.10.08)
sürekli içine attığın ve başkalarıyla paylaşamadığın sorunların olduğunu düşündürdü yazdıkların. yaş tabii ki önemli husus ama yaşın fazla ilerlemese bile kısa dönemde yaşadıkların belli bir birikinti yapmış olabilir. psikologa görününce ilk bir kaç seanstan sonra kesinlikle faydasını göreceğini düşünüyorum. belki de itiraf etmen gereken şeyler var ve karşında seni anlayacak ve bunu derinlemesine konuşacak kişileri bulamıyorsun. biraz günah çıkarma seansına dönebilir ama düzelirsin nihyetinde..
ayrıca hayat intihar etmeyi düşünmek için çok kısa.. bu yüzden dolu dolu yaşamaya bak.. boşver her şey olacağına varır..
0
istanblue
(09.10.08)
belkide sorun hayatina hic sorun olmamasidir. yani okula git gel, derslerin iyidir, iliskilerin iyidir. boslukta hissedersin kendini. mesela benimde son zamanlarda bayaa bi sorunlarim vardi maddi ve manevi. bu sorunlari astim ve mutsuz oldum. ortada sorun yok, sorun yoksa amacinda yok. kendimi acayip sekilde boslukta hissettim. neyse allahtan dun bi sorun buldumda onunla urasiyorum. yani hayatin ne cok super olsun ne de cok rezil. bu arada bende bayaa dusunmustum intihari o durumdayken.
0
sanio
(09.10.08)
birader emin ol senin istanbul versiyonunum ve yazında yazdığın çoğu hadise bende de var kalabalıklar içinde bunalıyorum, insanlara güvenemiyorum görünrde derdim tasam yok ama mutlu olamıyorum çözümü biyerlere kaçmakta farklı şeylerde bulmaya çalışıyorum az da olsa işe yarıyo evet bende derim bunların farkında olman bile güzel bi aşamada olduğu gösterir ancak bu noktadan sonrasını bir uzamanla beraber çözmelisin bu noktada sana bir psikiyatrist ya da psikolog değil şiddetle bir psikolojik danışman öneririm şanslısın ki ankara da bu alanda iyi mekanalr bulabilirsin hatta üniversitenin medikosundan ücretsiz bu hizmeti sağlarlar
0
dr.ramiz
(10.10.08)
"aşırı uyuşuk bir haldeyim, hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var." Çok bariz ve çok klasik ağır depresyon semptomlarıdır bunlar. Ve "bence" psikolog yerine psikiyatriste gitmen çok daha doğru olur, çünkü semptomatiksin. Ayrıca psikiyatristler sanıldığı gibi "aha hastalık bu, aha da reçete bu" şeklinde çalışmazlar.
Tedavi alman kesinlikle gerek. Çünkü tedaviden sonra dediğin gibi tekrardan mutlu ve normal olursun. Psikiyatriste başvuracaksan büyük ihtimal anti-depresan kullanırsın. İlaçların yan etkisi muhakkak olacak ama bunlar sandığın gibi çok kötü veya korkutucu değildir. Daha doğrusu herhangi bir ilacın ne yan etkisi varsa, o tip yan etkileri vardır bunların. Mesela karbamazepin kullanacaksan bunun bazı kişilerde alerji, baş dönmesi, ataksi vs. gibi yan etkileri olabiliyor, tabii ki istatistiklerde ilaç toksisitesine bağlı sorun yaşyan kişiler vardır ama benim esas demek istediğim bu bütün ilaçlar için geçerlidir. Yani depresyon tedavisinde demek ilaç yüzünden sizde kuyruk çıkacak demek değil :) Günlük yaşamınızı da çok etkilemez.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.