Giriş
(5)

kitap???çoklu kişilik bozukluğu???

f1
boyle bi kitap okumustum zamanında.bi kadının coklu kişilik bozuklugu vardı.kendi de farkında değil.baska yerlerde tanımadıgı adamların yataklarında uyanıyor fln.bi karakteri fahişe gibi bişey.bi karakteri ressam.sonra nasıl oldugunu hatırlamıyorum bi kliniğe yatıyo bi şekilde terapilerde karakterle
boyle bi kitap okumustum zamanında.bi kadının coklu kişilik bozuklugu vardı.kendi de farkında değil.baska yerlerde tanımadıgı adamların yataklarında uyanıyor fln.bi karakteri fahişe gibi bişey.bi karakteri ressam.sonra nasıl oldugunu hatırlamıyorum bi kliniğe yatıyo bi şekilde terapilerde karakterleri birbiriyle tanıstırıyor psikologu.ve sonunda anlaşılıo ki kıza babası tecavüz etmiş...işte boyle.
neydi bu kitabın adı ey ahalii,hatırlayan var mı???
0
f1
(21.11.08)
filmi de vardı sanki.
0
bryan fury
(21.11.08)
ermanen
(21.11.08)
çoklu kişilik bozukluğuyla ilgili en iyi ve/veya ünlü roman/film sybil'dir ama o bu bahsettiğiniz değil. Romanda, kadının problemlerinin kaynağı annesiydi.
0
gulden kale
(21.11.08)
yok o degildi
0
🌸f1
(22.11.08)
susannah
(22.11.08)
(17)

Msn/Block

sharon and hope
Beni fazla online görmemeleri için iki hocamı blockladım. Anlarlar mı?
Beni fazla online görmemeleri için iki hocamı blockladım. Anlarlar mı?
0
sharon and hope
(21.11.08)
baştan eklemek hata :)
0
erostrada
(21.11.08)
bi kere blockladığım biri bana telefonla mesaj atıp terslenmişti. bi takım programlar veya internet siteleri üzerinden öğreniliyormuş. ama hocanın uğraşması lazım, bence uğraşmazlar böyle şeylerle.
0
miymiymiy
(21.11.08)
engellenen kişi engellendiğini anlayamaz. anlama yolu var da bi hoca bu kadar ayrıntıyla uğraşmaz zaten. kısacası anlaşılmaz, rahat ol.
0
girl in a coma
(21.11.08)
block olayının anlaşılması diye bir durum yok. ancak sizi kimin listesinden sildiğini öğrenebiliyorsunuz. bunun teknik yönünü tam olarak hatırlamıyorum ancak böyle bir şey var.
0
deliktas
(21.11.08)
@boilteau: nası yapıyoruz bunu, bize de öğretir misin ?
0
deliktas
(21.11.08)
engellendiginizi anlamanin yolu sanirim suphelendiginiz kisinin msn space'ini acip bakmak. sayet messenger appearance listede yoksa o kisi sizi engellemis demekti galiba.

diger appearance da web appearance .
0
fdegir
(21.11.08)
anlamanın yolu listelerdeki ortak kişi.
0
dunyanin en gereksiz adami
(21.11.08)
oyy bu bloklanma mevzuusu gene. bakın anlamanın yolu ikinci bir e-posta ile karşı eklemek ve kabul etmesini beklemek. budur. ha onun dışında şu space mevzuusu var profile vs ama pek işe yaramıyor. yani kiminde yarıyor kiminde alakası yok.

baştan paranoyak olmamak veya edecek kimseleri eklememek lazım. budur.

ha sharon evet hocaların uğraşmaz bunların hiçbiriyle. sanmıyorum yani. ama sen birini engelleyip diğerine açarsan çakabilirler bak. olur a denk gelir vs.
0
alchoburn
(21.11.08)
@htf: yaniliyor/yanlis hatirliyor olabilirim, sozlukte mi burada mi okumustum onu bile hatirlamiyorum. denedigim herkeste ise yaramisti sanirim.
0
fdegir
(21.11.08)
engelleyen kişinin profilini görüntülediğinizde messenger görünümü seçeneği olmuyor. sadece web görünümü seçeneği oluyor. bana göre doğru bi yöntem. henüz yanlış çıktığını görmedim.
0
girl in a coma
(21.11.08)
www.blockstatus.com

[her ihtimale karşı, önce şifreni değiştir, sonra şifreni gir, ardından tekrar değiştir]
0
kimi raikkonen
(21.11.08)
bu verilen link engelleyenleri göstermez, silenleri gösterir ki zaten silenleri görmek için bu tür sitelere ihtiyaç yok. gizlilikten bakılabilir zaten. şifrenizi kaptırmayın bu sitelere.
0
girl in a coma
(21.11.08)
hocalar teknolojiden bihaber, bişi olmaz.
0
mortifera
(21.11.08)
ben hocayım. pekala da anlıyorum engelleyenleri :) ama anlamam onlara öfkelenmeme sebep olmuyor.
0
yalniz bir opera
(21.11.08)
www.blockstatus.com engelleyeni değil sileni gösteriyor ve doğru sonuçlar vermiyor, ben de oradan bakıp babamın beni sildiğini görünce çok kızmıştım ama babamın şifresini bildiğimden msn ine girip baktım engellememiş. sonra tekrar kontrol ettim blockstatus ten ve yine silmiş göründüğünü farkettim. zaten artık silenleri görmek için böyle sitelere gerek yok, allah windows live messenger ı gönderdi de rahatladık.. ama block layanları nası görrüz, öyle bişe' var mıdır nedir? orası muamma..

@yalnız bir opera
ahahhahaohoohoh :)))
0
t joe
(21.11.08)
silenleri sitelerle veya programlarla gorebiliyoruz, en basitinden msn discovery gosyeriyor, ama engelleyenleri programlarla veya sitelerle goremeyiz, engelleyenleri anlamak icin biraz cinlik yapmak gerekiyor burda dendigi gibi, ortak arkadaslara bakmak, baska adresle eklemek falan..
0
ermanen
(21.11.08)
birini msn'de engellersen onun offline yazdıkları sana ulaşmaz. eğer sana offline mesaj yazıp sende bundan bihaber olursan anlayabilirlerl.
bunun yerine msn'ini çevrimdışı kullan. sadece görüntülü sohbet yapacağın zaman online ol ve engellemek istediklerini engelle.
0
etna
(22.11.08)
(18)

hindistan'a giden arkadaştan ne istenir?

mortifera
valla ya, ne isteyeyim?parayı ben de verebilirim pahalı bir şey de olabilir o yüzden.haydin tavsiye!
valla ya, ne isteyeyim?

parayı ben de verebilirim pahalı bir şey de olabilir o yüzden.

haydin tavsiye!
0
mortifera
(20.11.08)
hint kumaşı ? ah iğrençim =P
0
random blonde
(20.11.08)
hint keneviri demenden iyidir =)
0
🌸mortifera
(20.11.08)
kına.
0
onlygodjudgeme
(20.11.08)
yakın gelecekte beni o kadar sevindirecek bir olay beklemiyorum
0
🌸mortifera
(20.11.08)
tac mahal heykelcigi
sari
coder :P
0
ermanen
(20.11.08)
ayurveda tabletleri, bitkisel ve işe yarayan güzellik kremleri, akne kremleri vs.
0
hepatus
(20.11.08)
playstation vb oralarda çok ucuzmuş diye duymuştum.
0
blackdog
(20.11.08)
el şeklinde sabunluk
0
mevta
(20.11.08)
buralarda pek bulunmayacak baharatlar ve bitkisel yağlar var. bir de taş ya da ahsap oyma diyecegim ama sultanahmet te görünenlerden farkli güzel birsey bulabilirse bir anlami olabilir elbet.
0
atmacaged
(20.11.08)
can sağlığı.
0
dunyanin en gereksiz adami
(20.11.08)
inek, kutsal inek. Çok büyük dersen bir adet kobra da getirebilir. Daha mantıklı bir şeyler dersen Goatrance plakları getirsin.
0
kimlanbu
(20.11.08)
hindistan cevizi ^^
0
busuta
(20.11.08)
ganj ın suyundan bi tas.
0
bryan fury
(20.11.08)
ben olsam bu ilginc ilginc calgilari var flüt gibi onlardan isterdim, ya da sihlerin taktigi sariklardan alinabilir, saclar uzunsa evde takilip onunla dolasilabilinir.
ama o sarikla da dilber hala'ya benzeme olasiligi var, göz önünde bulundurulmali
0
zeykur valekov
(20.11.08)
kumaş iste ciddiyim. buradakine kıyasla komik paralara acayip kumaşlar alabiliyorsun.
0
chavezding
(20.11.08)
hindistan sigarası hariç her şey olur. sakın denemeyin dostlar, kendinize acıyın.
0
ecnebi
(21.11.08)
kadın olsan istencek çok şey var da, erkek olunca zor biraz. malum giysiler, baharat, tütsü, sabun ya da kırık derik tadında alınabilcek şeyler. Seçimi ona bırak istersen, senin sevebileceğini düşündüğü bir şeyler alsın bence.
0
pyro clustic flow
(21.11.08)
(11)

Evrenin bilinen büyüklüğü ve big bang ve dahi vapurlar

kurukafa
Şimdi kafama bir şey takıldı:Hubble teleskobunun ultra deep field görüntüleri var:http://en.wikipedia.org/wiki/Hubble_Ultra_Deep_FieldBu görüntülerde 13 milyar ışık yılı ötede, yani big bang'den 400-800 milyon yıl sonrasındaki oluşumları gördüğümüz söyleniyor. Yani ışık buraya bu kadar geç ulaştığı
Şimdi kafama bir şey takıldı:

Hubble teleskobunun ultra deep field görüntüleri var:
en.wikipedia.org

Bu görüntülerde 13 milyar ışık yılı ötede, yani big bang'den 400-800 milyon yıl sonrasındaki oluşumları gördüğümüz söyleniyor. Yani ışık buraya bu kadar geç ulaştığı için 13 milyar yıl öncesinden gelen fotonları görüyoruz, iyi güzel.

Fakat merakım şu: kabaca 14 milyar yıl önce big bang olmuş diye düşünülüyorsa, dünya ile görülebilir diğer gök cisimleri arasında nasıl bu kadar mesafe olabiliyor? Bu durumda mesela görüntüsünü aldığımız cisimler ile evrenin iki ayrı kutubunda olduğumuzu varsaysak bile, 14 milyar yıl boyunca ortalama olarak sürekli birbirimizden ışık hızının yarısı hızında uzaklaşıyor (ters yöne doğru savruluyor) olmamız gerekiyor ki aramız bu kadar açılsın değil mi? Sonuçta genel göreliliğe göre hiç bir zaman madde halimizle ışık hızından hızlı gidemedik, ki ışık hızının yarısı bile baya fantastik bir hız.

Bu nasıl yorumlanıyor, daha iyi anlamak için hangi kaynaklara bakmalıyım?

Teşekkürler.
0
kurukafa
(20.11.08)
durum şudur;

evren teorik olarak 14 milyar yıldır var, ama bazı uzak cisimler ve ondan öte partiküller, teorik hesaplamalarda evrenin yaşının 14 milyardan fazla olduğunu gösteriyor. şimdi diğer tüm veriler 14 milyarı gösterirken bazı değerlerin daha büyük yaşta olduğunu gözlemlemek bir çelişki oluşturuyor.

bu çelişki çözülür mü bilemem. ama kesin bildiğim, astrofizikçilerin diğerlerinin yanında düşük sayıda kalan "> 14 milyar" teorilerini görmezden gelmek istiyor zira sadece o deneyler için diğer tüm teorileri çöpe atmak istemiyorşar.
0
deckard
(20.11.08)
mesela kuasarlar var bi acaip. big bang ile ilgili çok bilgi verebiliyor bize. ama tabii deeper space hep astrofiziğin konuları. bir sürü teori atılı ortaya. tam mantıklı bir açıklama bekleme. yukarıda söylediğimin dışında yüzlerce sebebi vardır.

biz onların 11 milyar yıl önceki halini görüyoruz ama onlar artık 11 milyar ışık yılı ilerideler. genişleyen evrenin nerede duracağı bilinmiyor. hoş içeri doğru çökme olacak mı o da bilinmiyor.

bir de şöyle bişey var. evrenin iki büyüklüğü vardır. biri ölçülebilen, diğeri teorik. teorik olanın hacmi sonsuz.

stephen hawking - evrenin daha kısa tarihi kitabını öneririm bu konuda.
0
deckard
(20.11.08)
Dendigi gibi evren tam anlasilmis birsey degil, evrendeki yas, uzaklik ve hiz kavramlari karisiyor bazi yerlerde, farkli modeller var falan...

En iyisimi link verim ben de konuyla ilgili belki yardimci olur biraz:

en.wikipedia.org
curious.astro.cornell.edu
www.astro.ucla.edu
0
ermanen
(20.11.08)
bizden en uzak gokcisimleri olan quasarlarin hizi isik hizina yakin olabiliyor. evrenin yasinin ise 14 milyar yil olarak degil, 18 milyar yil olarak biliyorum ben. ayrica bir gokcismi bizden ne kadar uzaksa, hizi da o kadar buyuk oluyor. hatta bilinen evrenin sinirlarindaki bir quasarin isik hizina yakin bir hizla bizden uzaklastigini soyleyebilirim.

ayrica sunu da eklemek isterim. biz aslinda, orada gordugumuz galaksilerin 14 milyar yil oncesini bakiyoruz. bir nevi gecmisine bakiyoruz. halbuki su anda tum gokcisimlerini evrende sabitlesek, bizden 14 milyar isikyili uzaklikta oldugunu dusundugumuz galaksilerin aslinda bundan cok ama cok daha uzakta oldugunu gorebilirdik. tabi onlarin zamani durdugumuz sirada tam olarak nerde olduklarini gorebilmemiz icin de en azindan 28 milyar yil beklemek durumunda kalirdik ki, evrendeki hicbir seyin bu kadar beklenmeyi hak ettigini dusunmuyorum ben
0
darth maul
(20.11.08)
çok yabancıyım konuya ama bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp;

şimdi diyelim ki bizden 14-18 milyar yıl ileride dediğiniz galaksilerden birine içi insan dolu bir araç gönderilebildi(tut ki oldu). diyelim ki araç oraya 5008 yılında gönderildi ve 10 yılda geri gelebildi. araç dünyaya döndüğünde dünyada tarihin 32450 gibi bir şey olacağı -veya döndüklerinde güneş sistemini yerinde bulamayacakları- anlamına mı geliyor bahsedilen "x milyar yıl ileride" olmak teorik olarak?

-veya aracın içindeki insanlar orada zaman çok hızlı geçtiği için gittikleri dakika ölürlermiş adsfasfdssdaf-
0
mevta
(20.11.08)
@mevta, ışık yılı zaman değil mesafe ölçmeye yarar; 1 ışık yılı demek ışığın boşlukta 1 senede katedebileceği mesafe demek;

yani 14milyar ışık yılı demek 14 milyar çarpı ışığın 1 yılda katedebileceği mesafe demek oluyor;

bu şekilde kullanılmasının sebebi, rakamların çok çok büyük olması; mesela 14 milyar ışık yılı demek 1.32X10^23 kilometre demek, hatta bak google yapıyor bunun hesabını eğer oynamak istersen: www.google.com.tr

şimdi o bizden 14 milyar ışık yılı ilerde değil uzaklıkta olan bir aracı bir şekilde sen 10 senede o mesafeye götürüp getirebilirsen, dğnyada da 10 yıl geçmiş olur çünkü sen hesabı dünya vaktine yaparsın;

Ancak mesele şu ki hiç bir maddesel cisim ışık hızına ulaşamaz; Yani senin uzay gemin normal yollarla oraya gidip gelmesi, ışık hızına neredeyse eşit bir hızda gitse bile 2*14 milyar yıldan fazla sürer,yani dünyada sene 28milyar yıl + 5008 yıl olmuş olur :)
İşin ilginç tarafı, uzay g emisindeki adam için çok çok çok çok daha kısa bir zaman geçmiş olur; Işık hızına nekadar daha yakınsa o kadar daha az zaman geçmiş gibi olur; Mesela belki de ışık hızına o kadar yakın olur ki hız, adamlara sanki 10 dk da gidip gelmişler gibi gelir ama dünyada 28 milyar yıl geçmiş olur;

Teorilerden öte, bu işin gerçekten böyle olduğuna dair çok sağlam işaretler var; Mesela oluştuktan saliseler sonra yokolan atomaltı parçacıklar yüzlerce ışık yılı ötedeki galaksilerden bize sağlam bir şekilde ulaşabiliyorlar; Bunun sebebi de, bizim için o parçacığın oluşmasının üstünden belki binlerce yıl geçmiş olmasına karşın, o parçacık ışık hızına yakın hızda hareket ettiği için ona göre sadece saliseler geçmiştir o yüzden yok olmadan dünyaya ulaşabilmiştir
0
mrtksn
(20.11.08)
14 milyar yıl uzakta demek, ışığın 14 milyar yılda o mesafeyi katettiği anlamına gelir. ışık hızına yaklaşamıyacağın bile göz önüne alınırsa..
0
sehpa fx350
(20.11.08)
hmm çok enteresan olay. aklıma bir sürü soru geldi. önce ukte vereyim (bkz: ışık hızı zaman ilişkisi)

şimdi seni de çok yormayayım az sorayım;

- bir madde -mesela içinde insan olan uzay gemisi- ışık hızına erişirse ne olur? ışık hızına ne kadar yaklaşırsa aynı şey olmaz?
- imkansızmış ama(ayrıca nasıl bilebiliyoruz imkansız olduğunu deneneyemediğimiz bir şeyin) ışık hızına yaklaşıldığını, veya ışık hızından hızlı gidip gelindiğini varsayasak; adamlara 10 dk da gidip gelmişler gibi mi gelir yoksa gerçekten 10 dk da mı gidip gelirler, yani yaşlanmazlar mı dünyada 28 milyar yıl geçmişken?
0
mevta
(20.11.08)
@mevta, farketmez nekadar yaklaştığı; her şekilde zaman farklı işler; ama ancak çok yüksek hızlarda bu ölçülebilir olur(mesela şu yokolması gereken parçacıkların yokolmaması gibi);

ışık hızına ulaşamamasının sebebi de, her defasında biraz daha hızlandırmak için çok daha fazla enerji gerekiyor olması; Yani bir cismin ışık hızına ulaşması için için sonsuz enerji gerekir, o yüzden normal yollarlla imkansız; Ancak boyutlar arası geçişlerle kestirmeden gidilebilir belki o ulaşılamayan yerlere; O da şöyle, mesela kağıt üstünde bir çizgi çiz; kağıt çizgi için 2 boyutlu; Ama sen o kağıdı rulo haline getirirsen, 3 boyutlu evrende o çizginin iki ucu arasında, çizginin kağıt üstündeki uzunluğundan daha kısa bir çizgi olduğunu görürsün; AYnı şekilde bizim bolunduğumuz boyutlardan farklı boyutlar varsa kısa yollar da olabilir;

ışık hızına çok yakın gittiler diyelim; Mesela yumurta da 10 dk da pişiyor olsun; Eğer uzay gemisi dünyadan ayrıldığı anda yumurtayı pişirmeye başlarsa uzay gemisindekiler; yumurta piştiği sırada dünyaya dönmüş olurlar ve dünyada 28 milyar yıl geçmiş olur; Bizim uzay gemisindeki adamlar sadece 10 dakika yaşlanmış olurlar dünyada medeniyetler değişirken insanlık gelişirken; muhtemelen insanlık tarihi 28 milyar yıl ileri gitmişken bizimkiler o kadar zamanda ancak bir yumurtayı pişirmiş olurlar :)
0
mrtksn
(20.11.08)
ahaha evet son derece gereksiz bir şey yapmış olurlar yani. tam tersini yapmak lazım :)

sen cevap verdikçe soru geliyor aklıma da neyse, gider bu böyle. sabah oluyor yatayım. paylaşım için teşekkürler, teraziye tıkladım.
0
mevta
(20.11.08)
@mevta; twin paradox veya ikizler paradoksu. anladıgım kadarıyla senin sordugun şey tam olarak bu, ki mrtksn da bunu anlatmış. zaten bu twin paradox'ta da "diyelim ki oldu" şeklinde fikir yürütülüyor, düşünce deneyi zaten, sonuçta kimsenin uzaya gezintiye çıktığı yok, tıpkı şöridinger'in de kutunun içine kedi koymadıgı gibi.
0
light beam
(20.11.08)
(2)

siluet

cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
boğaziçi köprüsü ve kadıköy balonun siluetini arıyorum. var mıdır ki?
boğaziçi köprüsü ve kadıköy balonun siluetini arıyorum. var mıdır ki?
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(20.11.08)
ikisi beraber yok ama ayri ayri aratinca bulunuyor, belki beraber olmasi gerektigini kastettin ama sorundan anlasilmiyor:)
0
ermanen
(20.11.08)
ayrı ayrı ama vektörel mi deniyor artık bilmiyorum, öyle basit bir şey değil aradığım. google, yahoo imaj aramaları pek tatmin edici sonuç vermedi boğaz köprüsüyle ilgili. balon hele, hiç bulamadım.
0
🌸cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(20.11.08)
(6)

arkası yarık bisiklet selesi ne işe yarar?

p shadow
"sürene pandik atmaya" demeyin de.. akla ilk o geliyor.. ya da ben mi fesatım bilemedim..nette aradım bulamadım.. bir resim buldum da bende ki tam olarka böyle bir şey değil.. ama biraz benziyor yani en azından mantık aynıdır.. bisiklet de yeni, ama ben yoktum alınırken, peder felan almış detaylara
"sürene pandik atmaya" demeyin de.. akla ilk o geliyor.. ya da ben mi fesatım bilemedim..
nette aradım bulamadım.. bir resim buldum da bende ki tam olarka böyle bir şey değil.. ama biraz benziyor yani en azından mantık aynıdır.. bisiklet de yeni, ama ben yoktum alınırken, peder felan almış detaylara inmeyeyim.. sonuç olarak neden böyledir falan bilemedim garip geldi.. kesin öğrenmem gerek..
0
p shadow
(20.11.08)
terletmez, iyidir.
0
onlygodjudgeme
(20.11.08)
sallama hakkımı kullanıyorum:

1) orası çatala denk geldiği için gereksiz ağırlık yapardı; bu yüzden çıkartılmış

2) terin falan akmasına yardımcı oluyordur; Yani o parça kesik gibi olmasa ter birikirdi orada, iğrenç olurdu belki de;

3) böyle daha şekil olmuş, madem yapabiliyoruz yapmalıyız demişlerdir.
0
mrtksn
(20.11.08)
kaseyi tam oraya oturtunca yarık yere bir şey gelmiyor zaten diye düşünmüşlerdir. bir tabir vardı bunu ifade eden şimdi aklıma gelmiyor. ergonomik miydi, yok değildi. hani böyle kulağına koyunca aynı anda yanağına, suratına falan değen yamuk telefonlar gibi. telefonlar diyorum ama bir tane vardı onlardan bildiğim, yarım aydan daha düz bombeli bir nokia vardı, ilk çıkan nokialardan. sarhoştum hatırlamıyorum.
0
mevta
(20.11.08)
kuyruk sokumu kemigine baski olmasin diye ve havalandirma niyetine

bir de "cut-away saddle" diye birsey var o daha da avantajli..
0
ermanen
(20.11.08)
hem ağırlık azaltmak için, hemde kasıklarda bulunan sinir demetine baskı olmaması için yapılır bisiklet selelerinde bu tip şeyler.

ancak bu tip seleler için çok da iyi yorumlar yapılmaz. kimileri uzun süreli profesyonel kullanımlarda ayak uyuşmasına sebebiyet verdiği için ergonomik bulmazlar.

tabi bu yazdıklarım pro bisikletçiler için geçerlidir. yani öyle günde 100-200 km kullanmıyorsanız hiç bi sorun olmaz.

değiştirecekseniz ortası oyuk modeler günümüzde en fazla rağbet gören sele tipidir.
0
ayanux
(20.11.08)
öncelikle kafadan sallasa da, bilip yazsa da ilgilenen tüm arkadaşlara teşekkürler..
günde 1 km ya yapıyorum ya yapmıyorum.. arada bakkala falan gidiyorum ki onu hiç saymıyorum bile.. ölmem heralde iyidir.. sevmeye başladım zaten.. biri pandik atmadığı sürese iyi anlaşıcaz gibi..
0
🌸p shadow
(20.11.08)
(9)

Spor/ Yemek/ İçmek Ne Zaman?

think martini
Spordan önce mi yemek yemek lazım, spordan sonra mı? Akşam gidebiliyorum spora anca, onda da akşam yemeğini hangi araya sıkıştırıcağımı ve ne yiyeceğimi şaşırdım:( Bir de portakal suyu içme konusunda da aynı soruyu sormak istiyorum. Spora başlamadan önce enerji olsun diye mi içmek gerekir yoksa spor
Spordan önce mi yemek yemek lazım, spordan sonra mı? Akşam gidebiliyorum spora anca, onda da akşam yemeğini hangi araya sıkıştırıcağımı ve ne yiyeceğimi şaşırdım:(
Bir de portakal suyu içme konusunda da aynı soruyu sormak istiyorum. Spora başlamadan önce enerji olsun diye mi içmek gerekir yoksa spordan sonra mı içilir? Öncesi daha mantıklı geliyor ama bir de sizin fikrinizi alıyım dedim.
0
think martini
(19.11.08)
genelde metabolizmaya bağlı fakat spordan 1-2 saat önce karbonhidrat ağırlıklı yiyip spordan 1 saat sonra falanda protein ağırlıklı yemek en dogrusu olacaktır diye düşünüyorum. çünkü karbonhidrattır çabuk yakılır spor vesilesiyle çalışan ve yırtılan kasların içini doldurmak içinde yapı taşımız olan protein yemek fevkalade mantıklı geliyor.
0
onlygodjudgeme
(19.11.08)
spordan sonra yiyin her zaman.spora da çok aç karnına gitmeyin düşer bayılırsınız.ayarlayın işte :)
0
szqnn
(20.11.08)
bir animla cevap vereyim:

lisede hentbol takimindayiz. maci sabahin korune koymuslar, saha da karsida... kahvalti hak getire. yolda arkadasla kiymali borek aldik. maca iki saat vardi. macta bayagi bi goz goze gelip kusma hareketi yaptik sonra.

spordan iki/uc saat once hazmi kolay enerjisi bol (= makarna) gida alin... sonra da ne yerseniz yiyin.
0
no avalon
(20.11.08)
spora ve spor yapmandaki amaca gore degisir, ama en genel haliyle soylemek gerekirse spordan en az yarim saat once, hafif ve araliklarla ye, spordan sonra daha iyi yiyebilirsin.. portakal suyu da farketmez bana gore.
0
ermanen
(20.11.08)
öncelikle aç ya da tok karna spor yapmak tavsiye edilmez bu kişiyi tamamen negatif yönde etkileyen faktörlerin başında gelir. spordan ya da müsabakadan 2.5 ile 3.5 saat önce yemek yenmesi tavsiye edilmektedir. kişisel değişkenler ve spor branşına göre ufak farklılıklar olsa da bu genel itibariyla böyledir. yani yemeğinizi sindirmiş olarak spora başlamalısınız.
yapacağınız spora yönelik yemeğin içeriği değişebilir, bu ayrıntılı bir konudur çok fazla değinmiyorum. sadece glikojen depolarınızın doygunluğu açısından karbonhidrat içeren(makarna, haşlanmış patates, pirinç pilavı, vb.) besinlere ağırlık vermeniz performansınıza olumlu etki yapar onu söyleyeyim.

bunun dışında sporda sıvı alımı performansı çok kısa sürede pozitif ya da negatif yönde etkileyebildiği için önemli bir konudur. siz spor yapmıyorken bile gün içinde alacağınız sıvı miktarı sizin yapacağınız egzersize/spora etkide bulunacaktır. bunun yanı sıra antrenman yada egzersizinizden 1 saat önceye kadar içebildiğiniz kadar su tüketebilirsiniz. egzersiz sırasında da sizi rahatsız etmeyecek şekilde 15-20 dakika aralıklarla küçük bir pet şişenin yarısı ya da 1/3'i kadar su alabilirsiniz. eskilerde öğretildiği üzere müsabaka ya da spor sırasında su alınmaz zırvasının yanlışlığına burada değinmeden geçmeyeceğim. sakın sıvı almaktan çekinmeyin, aksini söyleyenleri de budaklı meşe odunuyla kovalayın efendim.
portakal suyu yazmışsınız öyleyse sıvının içeriğini es geçmeyeyim. öncelikle egzersiz öncesi ve sırasında gazlı içeceklerden uzak kalmayı tercih edin. bunun yanı sıra ayrıntı ama önemli bir konu (teknik detaya girmeden anlatmaya çalışacağım) eğer su harici sıvı almak istiyorsanız aldığınız sıvının şeker oranının çok fazla olmamasına dikkat edin. bu emilimde sorunlar yaratacağı gibi ihtiyacınız olan bileşenleri almanıza da çok yardımcı olmayacak belki de dehidrasyona sebep verebilecektir. siz en iyisimi suyu ya da ağır egzersiz yapıyorsanız piyasada güvenirliliği kanıtlanmış sporcu içeceklerini kullanın. konuya vakıfım diyorsanız kendi sporcu içeceğinizi de hazırlayabilirsiniz tabi..
0
o ben degilim
(20.11.08)
spordan sonra bildiğim kadarıyla mineral (ve belki vitamin) kaybı olurmuş.Portakal suyu onu gidermek için spordan biraz sonra içilebilir.
Önce hele bi duşunuzu alın tabi
0
natnan
(20.11.08)
spordan önce bir meyve artı meyve suyu ve su iyidir. enerji verir.

başka şeyler yerseniz rahatsız ediyor. (yapacağınız sporun zorluğuna göre bu değişir tabii) ağırlık yapıyor mideye, bir de gaz yapabiliyor. oysa meyvenin hazmı kolay ve ağırlık yapmıyor.
0
mea maxima culpa
(20.11.08)
Öncelikle verilen cevaplar için çok teşekkürler:) buradan şu sonuca vardım ki spordan birkaç saat önce karbonhidrat almak lazım, spordan sonra da belki salata ve ızagara et filan mı? Bir de şu soru takıldı aklıma; spordan önce karbonhidrat alıcaksam öğle yemeğinde almamak daha mantıklı değil mi? Yani spordan önce makarna yiyeceksem öğle öğününde salata filan yiyip günde iki defa karbonhidrat tüketmemiş olmak daha doğru galiba değil mi?
0
🌸think martini
(20.11.08)
portakal suyu fruktoz içerir. spor sonrası için yeterince yüksek bir glisemik indeksi yoktur. üzüm suyu tercih et.
fruktozun zararı yavaş kana karışmasına rağmen hala şeker olduğu için kas glikojenine çevrilemeyen kısmının sana yağ olarak dönmesi.
öğleden sonra kompleks karb ve protein açısından zengin bir öğün tüketirsen işten çıkmadan yiyeceğin bir avuç fındık senin için yeterli olacaktır. antreman sonrası da üzüm suyu ve bence aminoasit desteği alsan yarım saat sonra da yemeğini yesen süper olur.
0
arnold schwarzeneger
(20.11.08)
(7)

egzoza muz sokunca ne olur?

mevta
soru: birinin arabasının egzozuna muz sokarsak ne olur? a) kurbanın kaza yapma ihtimali var mı? b) muz arabaya ne kadar zarar verir? verirse tamiri tuzlu olur mu?
soru: birinin arabasının egzozuna muz sokarsak ne olur?
a) kurbanın kaza yapma ihtimali var mı?
b) muz arabaya ne kadar zarar verir? verirse tamiri tuzlu olur mu?
0
mevta
(19.11.08)
hiç mi çizgi film izlemedin?

2 ihtimal var:

1) araba havaya uçar,şoförün kafası çiçek açar, başının etrafında kuşlar döner;
2) arkadaki arabanın tekerleği kayar, takla atar;

benceyse, hiçbibok olmaz;
0
mrtksn
(19.11.08)
bi çizgi filmde patetes sokuyorlardı motor patlıyordu ama gerçek hayatta egzosun patlaması lazım (muzun fırlamadığını kabul edersek). ama o sıcakta erir akar gider muz. yalnız patlarsa iyi patlar zarar ne kelime.
0
cashkopat
(19.11.08)
mythbusters'ta denenmisti

patates ve muz denediler ve ikisi de disari firladi, ama guvenme yine de belki SIKISACAGI tutar.
0
ermanen
(19.11.08)
bişi olmaz. şaka yapılmak isteniyorsa egzoz düdükleri var. Şaka malzemeleri satan yerlerde olması lazım.
0
kimlanbu
(19.11.08)
egzos fırlatır muzu nolcak. egzosa tam oturtulmuş bi patates belki işe yarar, o da egzosun böyle çürük çarık bi köşesi varsa ordan patlar ama patates de fırlar en nihayetinde.
0
robin crusoe
(19.11.08)
bir ara egzost gazıyla şişen balon tiği krikolar vardı hatırlarsanız. koca aracı kaldırıyordu. onu geçelim gazları öyle sıkıştıramazsınız arkadaşlar, gaz ama onun da bir karakteri direnci var. e şimdi egzost borusu mu daha dayanıklı yoksa sıkıştırdığınız muz mu? birisi seve seve biriken gaza yol verecek artık hangisi verirse...
0
agk
(19.11.08)
muz biriken gaza yol verene kadar gaz egzozdan çıkamadığı için geldiği yere geri gider mi, nerden gelir, giderse patlama falan? bunları bilemeyiz...
0
🌸mevta
(19.11.08)
(9)

Yılbaşı Eşantiyon Fikirleri

cedilla
Yaratıcı Dostlarım,Şimdi: biz bir tercüme/danışmanlık firmasıyız, "butik firma" diyelim, az-öz müşterimiz var, bürokrattan tutun da kurt iş adamlarına kadar. öyle bir eşantiyon bulmalıyız ki - hem seve seve ve sürekli kullansınlar (ajanda gibi, flash bellek gibi), komşunun çocuğuna veya çay ocağına
Yaratıcı Dostlarım,

Şimdi: biz bir tercüme/danışmanlık firmasıyız, "butik firma" diyelim, az-öz müşterimiz var, bürokrattan tutun da kurt iş adamlarına kadar. öyle bir eşantiyon bulmalıyız ki
- hem seve seve ve sürekli kullansınlar (ajanda gibi, flash bellek gibi), komşunun çocuğuna veya çay ocağına (standart takvim) vermesinler,
- hem biten birşeyse, "keşke bitmeseydi" deseler, hatta beni arayıp yenisinden isteseler
- hem şık ve zarif hem de düşünceli ve sorumlu olsun (çakmak değil de, çevre dostu kurşun kalem vs. gibi)
- sıradan olmasın, gören, "biz niye düşünemedik" desin. hatta o kadar hoşuna gitsin ki, eşi dostuyla paylaşabilsin, ortamlarda lafı olsun (arif takvimi gibi)
- kalantor iş adamına da göğsümü gere gere vereyim, sekreteri de kullansın, muhasebecisine de vereyim. yani, büyüğü de burun kıvırmasın, küçüğü de.
- yaptığımız işi de çağrıştırsın, ne bileyim lisana atıf olur, esprili tercümeler/tanımlar içerebilir (özekşi sözlük)
- çok acaip bütçeler düşünmüyorum, parça başı maliyette en fazla 10 liraya kadar çıkmak istiyorum.

Yaratıcı her türlü fikre/malzemeye açığım, uygulayacağım fikri verenlere de tabii ki iletirim yaptırdıklarımdan.

şimdiden teşekkürler.
0
cedilla
(19.11.08)
Katlanır açılır küplere takvim ve firmanızla ilgili görsel / yazı yerleştirin. Blok halde küp, ama önce ortasından ikiye açılınca içinden başka bir yazı resim çıkıyor, sonra o da açılıyor falan. Açılmış-Açılmamış halleri şurada var, anlarsınız neyi kastettiğimi.

castleofcollectibles.com
www.my12stepstore.com
mediawidgetnetwork.com
www.math.nmsu.edu
www.andrew.cmu.edu
www.historicsaintpaul.org
0
sui
(19.11.08)
ben şunu seviyorum. güzel bir kutu olacak. baya hoş fonksiyonel bir kutu. sonra içine ne doldurursanız doldurun. kutu güzelse atılmıyor ve yıllarca masa üstünde bir yerlerde kalıyor ve kullanılıyor. mesela güzel bir kutu içinde harika çikolatalar. şimdi çikolata fikri çok alışılagelmiş biliyorum ama güzel kutular hep saklandığı için söylüyorum.

bir de bu kadar iş adamı bürokrat müşteri varsa, bunlar paso seyahat ediyorlardır. seyahat boyu, seyahatte kullanılacak birşeyler gönderirseniz mesela traş takımı gibi, gibi çok makbule geçeceğini tahmin ediyorum...
0
kahvegibi
(19.11.08)
anahtarlık boyutunda, cepte taşınabilecek minik ledli fener (hatta ledli fener + laser pointerlıları var) olabilir. sadece 2-3 fonksiyonu olan (en küçüğünden) victorinox çakı olabilir (bu vardı bende bir banka vermişti. yıllarca anahtarlık diye kullandım. kayboldu sonra üstündeki anahtarlarla birlikte. çok üzüldüm).
0
kibritsuyu
(19.11.08)
cam içine değişik figurlerin sanırım laser ile yapıldığı küçük ve sevimli aletler. bu cam içine 3 boyutlu olarak aklınıza gelebilen herşeyi çizdirebiliyorsunuz. şirketleri var ve adetli alımlarda indirim yapıyorlar. kişinin kendi resminin olduğu 3 boyutlu bi figür vardı ve muhteşem olmuştu. mesela müşterilerinizin fotografları varsa teker teker bunları koyup altına da kendi şirket ismini yazdırsanız hem reklam olur hem de alıcı bunu sürekli saklar.
şöyle bi adres buldum mesela:
www.cerion-laser.de
0
hayo
(19.11.08)
babamlara gelmişti beğenmiştim, gönderdiğiniz kişinin isminin soyadının üzerinde yazdığı cam bir kalemlik devamlı masada duruyor ve fonksiyonel oluyor. kişiye özel olduğu için ne kimseye veriyolar ne de atıyorlar.
0
prodeq
(19.11.08)
mesajla bildrdiğim fikrmi yineliyroum burdan da (bkz: usb kahve ısıtıcısı)
0
bordeaux
(19.11.08)
kullan at cep telefonları vardı, onlardan olabilir mesela...
0
redlinetheturk
(19.11.08)
dijital kum saati
oscar heykelcigi
sihirli isitici (degisik sekillerde var)
pilsiz el feneri
0
ermanen
(19.11.08)
flash bellekli tükenmez kalem var, herkes kullanır sanırım
0
mermaid
(19.11.08)
(1)

oyun arıyorum

giotine
güzel kedi-köpek yetiştirme oyunu bilen var mı? mümkünse online oynanmayacak şöyle grafikleri iyi olan bir oyun arıyorum. sanal yetiştirelim, sevelim, büyütelim.
güzel kedi-köpek yetiştirme oyunu bilen var mı? mümkünse online oynanmayacak şöyle grafikleri iyi olan bir oyun arıyorum. sanal yetiştirelim, sevelim, büyütelim.
0
giotine
(19.11.08)
ermanen
(19.11.08)
(8)

Kuzenim yavruladı, ne alsam?

tembel degilim useniyorum
Kuzenimin nurtopu formunda bir erkek bebeği oldu. Hediye olarak yeni doğan bebeğe ne alınır? Nerelerden alınır? Dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Kuzenimin nurtopu formunda bir erkek bebeği oldu. Hediye olarak yeni doğan bebeğe ne alınır? Nerelerden alınır? Dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
0
tembel degilim useniyorum
(19.11.08)
yeni doğmuş bebekler için böyle yataklarının başına asılan yanar döner şeyler var. bebeklerin dikkatini çeksin diye. bir de onlara benzer yumuşak oyuncaklar var, sallayınca içinden çıngırak sesi geliyor.

bunlar alınabilir. bunun dışında elbette ki çeşit çeşit bebek giysisi. yeni doğmuş olanlar için olanları da alabilirsiniz, 1 yaşında olan için de. sonuçta giysi çok kirleniyor ve çocuk da çabuk büyüyor.
0
mea maxima culpa
(19.11.08)
altın fiks hediyedir aileye destek olma babında ama samimiyet fazlaysa gerek yok destek zaten baska türlü de olunur.

ben en son fanatik galatasaylı bir babanın oğluna taraftar store dan orjinal bir alt üst forma alıp (küçüktü tabi 2 yaşında falan giyebileceği cinsten) sırtına da çocuğun ismini yazdırmıştım altından pahalıya geldi ama baba aldığım en güzel hediyeydi demişti.
0
agk
(19.11.08)
Annem altın alıyor zaten. Şöyle kullanışlı, marjinal faydası yüksek bir şey almak istiyorum...
Bu arada öneriler için teşekkürler.
0
🌸tembel degilim useniyorum
(19.11.08)
bebek havlusu alabilirsiniz, ya da battaniye, soyle sarip sarmalamak icin bebegi. nasilsa kis geldi. olmazsa boyle tulum gibi penye/pamuklu kiyafetler var, surekli kirlendigi icin ne kadar cok olsa o kadar iyidir, zaten vardir ama fazlasi hic gereksiz olmaz. mama onlugu, bere ve eldiven de guzel.
bir de halen tutan var midir bilmiyorum ama, anneler icin bebek gunlugu oluyor, ilk dis, ilk bilmem ne, yaziyorlar. aslinda hamileyken baslaniyor sanirim ama, anne boyle bir sey tutmamissa o da guzel bir hediye olabilir.
eger almamislarsa, bezleri falan steril hale getirmek icin bir alet var, adini bilmiyorum; ya da havayi nemlendiren bir alet var, o ikisi de cok ise yariyor.
0
nazenin
(19.11.08)
Ana kocağı denilen bişi var, işe yarar, ondan alınabilir. Annenin bebekle ilgilenmesi sırasında delirme katsayısının azaltılması işine yarıyor.
Bebek arabası alabilirsiniz eğer almadılarsa.
Alt değiştirme takımı olabilir.
0
sui
(19.11.08)
henüz almamışlarsa bebek telsizi alabilirsiniz.

bi de şöyle bi site buldum belki fikir verir:
www.bebekmarket.com
0
quasiromantic
(19.11.08)
yanında "yavruladı" falan dememen bile yeter bence :))
0
balpeynir
(19.11.08)
bence gelecekte kullanabilecegi bir hediye alin, degisik olur. zaten bebek anlamiyor ne aldigini, akli erdiginde anlar en azindan:) hem aile hem de cocuk icin anlamli olur yani.
0
ermanen
(19.11.08)
(8)

Matrix vari film tavsiyesi

khan shabbir
Pek muhterem Zion halkıMatrix gibi sanal dünyaların olduğu, yaşadığım dünyanın gerçek olmadığı filmler falan işte.. soru başlıktaydı.
Pek muhterem Zion halkı
Matrix gibi sanal dünyaların olduğu, yaşadığım dünyanın gerçek olmadığı filmler falan işte.. soru başlıktaydı.
0
khan shabbir
(18.11.08)
(bkz: 13th floor)
(bkz: dark city)
0
she runs away
(18.11.08)
(bkz: existenz) ve (bkz: equilibrium)
0
blackdog
(18.11.08)
animedir bunlar:
Ghost in the Shell
Ghost in the Shell 2: Innocence
0
yazark
(18.11.08)
0
kimlanbu
(19.11.08)
(bkz: avalon)
0
withered
(19.11.08)
(bkz: cypher)
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(19.11.08)
ermanen
(19.11.08)
vanilla sky desem ?
0
amarat
(19.11.08)
(1)

Kedi yaşı nasıl tespit edilir?

kaptan cuma
Özellikle veteriner/veteriner adaylarına ya da başından bu macera geçen hayvan sahiplerine soruyorum. Medikal incelemelerle kedi yaşı nasıl anlaşılır? "dişlerine, gözlerine, tüylerine bakmak" değil, tahimini cevaplar değil, İnsanlardaki gibi kemik yaşı, doku incelemesi vb. laboratuvardan gelecek yük
Özellikle veteriner/veteriner adaylarına ya da başından bu macera geçen hayvan sahiplerine soruyorum.
Medikal incelemelerle kedi yaşı nasıl anlaşılır?
"dişlerine, gözlerine, tüylerine bakmak" değil, tahimini cevaplar değil,
İnsanlardaki gibi kemik yaşı, doku incelemesi vb. laboratuvardan gelecek yüksek olasılık sonuçlar mevcut mudur? Nelerdir? Nerede yapılır?
Teşşekürler
0
kaptan cuma
(18.11.08)
ermanen
(18.11.08)
(6)

sapanla bardak kırmak

kibritsuyu
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel
efendim şimdi içi su dolu bir cam bardak var. ben bu bardağa 1 metre gibi yakın bir mesafeden sapanla taş atsam, bu bardak parçalanırken cam parçaları bana doğru da sıçrar mı, yoksa yanlara, ileriye doğru mu gider? içindeki suyun akbeti ne olur, çok mu saçılır? high speed videoları izledim ama genel bir yargıya varamadım. siz ne dersiniz? kırık camdan ve/veya sudan nasibimi alır mıyım?
0
kibritsuyu
(18.11.08)
Pek sanmıyorum sana doğru bişey geleceğini. En fazla su sıçrar gibi sanki.
Ha ama bardağın türü de önemli.
0
inugard
(18.11.08)
"duvara kurşun sıksam seker mi" gibi olmuş

duvar nasıl bir duvar? kurşun nasıl bir kurşun? ne hızla gidiyor? .... ......
0
mortifera
(18.11.08)
ilk başta aklıma gelen şunlar oldu:
1.kurşunun sekmesi cam kırılırken oluşan stress vektörlerinin yönüyle alakalı olacaktır. yani gerilimler atıcıya doğru olursa kırılma da o yönde olacağından dolayı atıcıya doğru kırılması camın yapısına bağlı.
2.cisim kırılınca oluşan stress birim alanla çarpınca kıvvete dönüşecektir ve bu kuvvete ters yönde oluşan(atıcıya doğru) kuvvet bir momentum etkisi yaratıp cam kırıklarına itme verecektir(merminin hızı bu denklemde vardır:yani uzaklık) ama tepki oluşturacak maddemiz akışkan olduğu için bu momentum denklemi elastik olarak algılanamayacaktır yani cam suyun tepki kuvvetinden çok da nasiplenemez gibi geliyor bana.

neyse bu varsayımlarımın doğrultusunda cam esnek olmayan bir madde olduğu için(brittle olduğu için) ilk maddede söylediğim stress çok büyük olacaktır ve mermi camı atıcının doğrultusundan kıracağı için deformasyonun o noktadan başlıyacağını bildiğimize göre bence cam kırıklarının büyük bir miktarı,(eğer mermi cama tam dik açıyla girerse) merminin girme noktasından 45 derecelik bir açıyla yanlara savrulacaklardır.
Tabiki bunlar aklıma ilk gelenler bilimsel bir makale okumadan deneme derim okuduğun bir anda bile gerekli önlemleri al ve deneyi o şekilde gerçekleştir.
0
gelen gecer mdmx
(18.11.08)
morticim yazmışım ya işte :)

"duvar nasıl bir duvar?" - camdan bir bardak içi su dolu.
"kurşun nasıl bir kurşun?" - sapanla atılabilecek ölçüde (fındık kadar diyelim) bir taş.
"ne hızla gidiyor?" - 1 metre mesafeden kolumun gerebileceği ve gözünle nişan alabileceğim kadar gerilmiş bir sapandan çıkma hızında gidiyor.

kurşun dedin kafaları karıştırdın :) kurşun mermi falan değil sapanla taş atıyoruz. bardak kırılırken de fotoğrafını çekiyoruz. makineyi veya kendimizi yamultmadan bu işi nasıl yaparız onu araştırıyoruz :)
0
🌸kibritsuyu
(18.11.08)
fikir vermesi acisindan:
www.youtube.com
0
ermanen
(18.11.08)
elimizdeki bu verilerle kimse size cam parçasının gelmeyeceğini garanti edemez. bence sapanınız sağlamsa, ayağını biryere sabitleyin; ve kendinize bir korungaç bulun büyükçe mukavva, karton vs. onun arkasından sapanı ateşleyin. :) gerçi fotoğrafını çekecekmişsiniz, fotoğraf makinenizede cam kırıklarının gelme riski var, eğer bir zoom lens ile uzaktan çekmiyorsanız fotoğrafları.
0
synch
(18.11.08)
(19)

sütlü gofret aranıyor

insanimsi
geçenlerde reklamlarda izlemiştim. markasını/modelini unuttum. reklam şöyle gibiydi:buzdolabında bir cam surahi süt ve sütle aynı rafta, ambalajının yarısı soyulmuş bir şekilde iki gofret arasında kalın bir tabaka beyazlık (süt) duruyorlar. sonra aralarında rekabet mi desem, arkadaşlık mı desem öyle
geçenlerde reklamlarda izlemiştim. markasını/modelini unuttum. reklam şöyle gibiydi:
buzdolabında bir cam surahi süt ve sütle aynı rafta, ambalajının yarısı soyulmuş bir şekilde iki gofret arasında kalın bir tabaka beyazlık (süt) duruyorlar. sonra aralarında rekabet mi desem, arkadaşlık mı desem öyle bir muhabbet dönüyor işte. sanırım bu kadar yeterli. var mı bilen?
0
insanimsi
(18.11.08)
www.sweetstall.com
kinder bueno?
0
buffy de vampir sayilir
(18.11.08)
alpella üçgen daha güzel. hem onunda reklamı var.
0
onlygodjudgeme
(18.11.08)
yok bueno değil. sanırım kinder süt dilimiydi. ama o kadar migros tansaş dolaştım bulamadım.
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
vampyria
(18.11.08)
ta kendisi!
görür görmez pavlovun köpeğine döndüm:)
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
o ne ya ilk defa gordum, orgazmik birseye benziyor, almali...
0
ermanen
(18.11.08)
İnceden bi de limon tadı var ki çok başarılı.
0
kabal
(18.11.08)
ankara içerisinde gören var mı bundan?
0
🌸insanimsi
(18.11.08)
bunları ararken marketlerde çikolata reyonuna bakmayın. dolaplarda muhafaza edilir bunlar. dolaplara yönelin. yani hiç almadım ama yurtdışında dolaplarda muhafaza ediliyor, burada da öyledir sanırım.
0
teritori
(18.11.08)
Eşim için aradım bunlardan. Bayrampaşa CarrefourSA, Beylikdüzü CarrefourSA, Vatan Migros devasa ve orta ölçekli alış-veriş merkezlerini dolaştım sırf bu süt dilimi için. Hatunun çocukluk tutkusuymuş.

Onu bulamadık ama bu arada dolaşırken dolaşırken eve bir sürü gereksiz ıvır zıvır aldığımı fark ettim.

İstanbul'da bu gavur icadının nerede satışa sunulduğunu gören bilen varsa insanlık namına bi' yazıversin. Reyon görevlilerine soruyoruz, sipariş listesine girmedi henüz diyorlar...
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(18.11.08)
süt dilimi değil de, başka isimli olan bir tane daha var.
adı neydi onun ya, süt dilimden KAT BE KAT daha güzel. mutlaka deneyin.
piglui miydi neydi ya.
0
head
(18.11.08)
ahahah. şimdi uykudan uyandım ve dun akşamdan zulaladığım iki adet süt dilimini kahvaltı olarak yerken yazdıklarınızı okudum da vicdan azabı çektim. ama nazar etmeyin, çok aradım ben de onu. kaç gündür bulamıyordum.

sözlükte de yazmışlardı. migros, macro gibi büyük marketlere bakın öncelikle, ama oralarda da bitmiş olabiliyor. sonra eve kös kös dönebiliyorsunuz.

bir de böyle orta büyüklükteki marketlerde oluyor. dün akşam öyle bir yerde buldum.

yoğurt reyonunda oluyor. hani çocuklar için meyveli yoğurtlar oluyor ya danino filan, onların yanına koyuyorlar kutusunu, yanında da pingui olabiliyor.

ben çok sevdim, eşiniz de sever umarım. bazı arkadaşlar da sözlükten okuyup bir heves alıyor ama sevmiyor.
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
tansaşta dondurma dolabında oluyor. belki gofretlerin oraya baktınız ama bulamadınız?
0
merope
(18.11.08)
su anda ithalatta bir sorun varmis, marketlere yeni mal yollamiyormus ferrero, biraz bekleyeceksiniz...bütün marketler (tansas migros carrefour real kipa vs.) "siparisi verdik ilk 2 günde bitti" diyorlar. Olanlar da önceden stoklanmis olanlar.
0
the man who hears deepest inquisitions
(18.11.08)
ben çağdaş markette buldum,ankara da sormuşsunuz ya,yakınlarda varsa bi bakın.
0
elbar
(18.11.08)
caddebostan migrosta var.
0
susannah
(18.11.08)
kinder süt dilimi'ni mmm migroslarda bulailirsiniz. ben $i$li migros'ta bulmu$tum.
0
robinbook
(18.11.08)
hem süt dilimi hem pingui kanyon makrocenter'da bissürü var!
0
bordeaux
(19.11.08)
anakara'da bahçelievler emek tansaş'ta buldum, yedim, emdim, yuttum. arayıpta bulamayanlara ilan olunur.
0
🌸insanimsi
(20.11.08)
(13)

Votka Kokmaz mı?

crown
Bir rivayete göre kokmaz diyorlar ama ben bardağa doldurup koklayınca gayet geliyor alkol kokusu. Bir rakı kadar keskin değil tabi ama alkollü bir içecek olduğu belli oluyor kokusundan. Nedir aslı astarı?
Bir rivayete göre kokmaz diyorlar ama ben bardağa doldurup koklayınca gayet geliyor alkol kokusu. Bir rakı kadar keskin değil tabi ama alkollü bir içecek olduğu belli oluyor kokusundan. Nedir aslı astarı?
0
crown
(18.11.08)
icen baya bi kokuyo bana gore ama bi yere dokuldugunde falanki kokudan bahsediyosan bilmiyorum oda kokar heralde
0
jay kay
(18.11.08)
adamın biri bigün acayip içmek istemiş ama eve gidince kokarda pederle papaz olurum korkusuyla ne yapsam derdine düşmüş.sonra aklına "ulan biyerimden bişey uydurayım du bakalım" tarzında bişi gelmiş;
-abi vodka kokmazki ya rakımı bu anasını

diyerek, neden kendimi kandırmıyayımki canım şeklinde kendini telkin etmiş ve vodka-redbul, vodka-vişne... artık herneyse içmiş eve gitmiş.bunun pederde ortamdaki OH iyonunu fark edince vermiş ayarı...

sonuç: vodka da kokar...
0
onlygodjudgeme
(18.11.08)
kokar tabi ama bir bira içip başka ortamana girmenle yayılan koku ile votka içtikten sonra yayılan koku miktarı arasında fark var bence.
0
rurouni
(18.11.08)
diğer sert içkilere kıyasla en az kokan votkadır. yoksa, kokmaz demek saçmalamak tabii.
0
kimi raikkonen
(18.11.08)
bence gayet kokuyor, şu ana kadar gördüğüm en az kokan içki tekel cin.
0
thejester
(18.11.08)
slav dillerinde voda->su ; votka->minik su (sezer->sezercik gib bir bağlantı var arada)

yani sanırım isimlendirilmesinde bu özelliği de rol oynamıştır.
0
mrtksn
(18.11.08)
içince yanındakilere sorarsan anlarsın crown, birkaç yudum bile kokuyor.
0
tom riddle
(18.11.08)
hayır içtikten sonra kokmazsın anlamında o laf. diğer söylenenleri okumadım belki söylemişlerdir.
0
thefirstfbli
(18.11.08)
kokmayan Cindir.
0
kabal
(18.11.08)
votka için yanmaz, donmaz ve kokmaz derler. lakin hepsi mümkündür.
bardağa doldurup ya da şişeden koklayınca, sıvının yarısına yakını alkol olmasına rağmen epey az kokar. kokteyllerde tamamen karakterini kaybeder. sonuçta çoğu alkol ve su.

içince ise herhangi bir içkinin kokmama ihtimali yok. o alkol kana karışacak, kan akciğere uğrayınca alkolümüz koku olarak dışarıya çıkacak.
0
cgcore
(18.11.08)
vodka-kola yapınca daha az kokuyor sanki. kendimi kandırıyor da olabilirim.
0
insanimsi
(18.11.08)
votka kokmaz efendim, içindeki alkol kokar leş gibi.
0
ashh
(18.11.08)
icinde alkol olan hersey kokar efenim ama votka en az kokanlardan, hububat alkolu ve meyve kokteylleri ile birlikte. ucuz votkalar pahali votkalardan daha cok kokar bir de ama votkanin kokusu hic mi hic rahatsiz edici degildir. ayrica kokmayan sey nefesiniz olacaktir ictikten sonra, bir sure cok az kokar sonra gecer. o yuzden en sevdigim icki degil mi zaten...
0
ermanen
(18.11.08)
(8)

el öpmek

orange coffee
kimisi eli öpüp alına koyuyor, kimisi çenesine değdirip alnına koyuyor. hangisi doğru?hiç de haz etmem el öpmekten.. neyse..
kimisi eli öpüp alına koyuyor, kimisi çenesine değdirip alnına koyuyor. hangisi doğru?

hiç de haz etmem el öpmekten.. neyse..
0
orange coffee
(17.11.08)
öpmekten haz etmeyip el öpmek zorunda olanlar çenesine değdirip alnına koyuyordur belki de.
0
ymerdiveni
(17.11.08)
gercekten opmeyeceksin, dogrusu ve sagliklisi bu zaten, vucudun en cok kirlenen yeri ellerdir. O yuzden, hic yoktan ceneye degdirilebilir.
0
ermanen
(17.11.08)
''öpmek'' olduğu için doğrusu dudağa değdirmek.
0
insanimsi
(18.11.08)
çenesine değdirip alnına koyanlar dudaklarında ruj olan kadınlardır. dikkat ediniz. yoksa benim bildiğim böyle bir adet yok :))
0
mea maxima culpa
(18.11.08)
buyukbabanin elini opuyosan cenene degdiriceksin tabiki, el opulurmu hic hehe. bir bayaninkini opuyosan o farkli
0
jay kay
(18.11.08)
doğrusu öpmek hatta öptürmemek için kasarsa karşıdaki - ay ben o kadar yaşlı mııım! diyerekten daha eğlenceli oluyor. öpüyormuş gibi de yapılabilir hani boyle - ay şeyma naber? diip havaya öpücük atılıyormuş gibi. insan kendi dedesinin ninesinin anasının babasının elini öpebilir iğrenmez o kadar ama ne biliim bayramlarda falan maksat mikrop alışverişi olabiliyor bazen. çoluk çocuk cümbür cemaat. en güzeli böyle havadan, öpüyormuş gibi, ruju da bozmadan. öpme sesi de çıkartıp. gerçi mikroplardan bu kadar kaçıp sonra yılda 5 kez de hasta oluyoruz ya o da ayrı birşey.
0
random blonde
(18.11.08)
el öperken iki ayrı baskı hissediliyor. biri öpülecek eli tutan elinin baskısı, ikincisi dudak ya da çene hangisini kullanıyorsan onun baskısı. ilkini biraz daha yüksek uygularsan ikincisi için temas gerekmeyebiliyor. böylece şekil şartı da yerine gelmiş oluyor, herkes mutlu sen mutlu.

Yine de söylemeliyim, anne ve babamım dışında kimsenin elini öpmem ben. tavsiye ederim.
0
trocero
(18.11.08)
El öpmedeki amaç senden yaş ya da statüce büyük kişinin önünde saygıdan eğilmektir. baba, dayı, hala, amca, kadın... Başını eğdikten sonra istersen öp, istersen çenene değdir, istersen parmak aralarını em; eteğini öp bir farkı yok.

seçtiği millet vekillinin elini öpen zihniyet var bir de.
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(18.11.08)
(4)

Eski Ateri oyunlarından birinin ismi?

there is nothing left for me
Yahu bu 94-98 arası çok popüler olan ve "Home Computer" diye satılan aterilerde bir oyun vardı. Genelde aletle beraber gelen kasette idi (mario, duck hunt, tank olan). İsmi star galaxy gibi bir şeydi ama neydi arıyorum bulamıyorum? Oyunda bi uzay gemisi vardı ve karşıdan gelen amca oğullarına ateş e
Yahu bu 94-98 arası çok popüler olan ve "Home Computer" diye satılan aterilerde bir oyun vardı. Genelde aletle beraber gelen kasette idi (mario, duck hunt, tank olan). İsmi star galaxy gibi bir şeydi ama neydi arıyorum bulamıyorum? Oyunda bi uzay gemisi vardı ve karşıdan gelen amca oğullarına ateş edip öldürüyoduk (şu düşman gemilerin topluca sıra sıra dizilenini demiyorum ama, dandikti o). Oyun böle akıp gidiyodu. Ateşimiz falan güçleniyodu, kalkanımız da oluyodu hatta ilerleyen bölümlerde. Neydi bu oyun ya ve rom'unu nerden bulabilirim?
0
there is nothing left for me
(17.11.08)
sorunun cavabını bilmiyorum ama o zamanlardaki atarilerin oyunlarının %90'ı dediğin konsepte sahipti
0
thefin
(17.11.08)
Benim hatırladığım Home Computer'larda 2 tane bu konsepte sahip oyun vardı.

biri bu: i31.tinypic.com (dandik olan)
benim dediğimde ekran yukarıdan aşağıya kayıyordu. ya çok klasiktir be yahu, o naneye sahip olan herkes bilir.
0
🌸there is nothing left for me
(17.11.08)
Sunlardan biri sanirim:
en.wikipedia.org:Scrolling_shooters
0
ermanen
(17.11.08)
bu arada o günlere dönmek açısından,
images.google.com.tr
0
bordeaux
(18.11.08)
(2)

rüzgar ve sesler

amour propre
Biraz abuk bir soru olacak arkadaşlar ama merak ediyorum. Rüzgar ses taşıyabilir mi? Mesela lodoslu günlerde vapur düdükleri daha sık duyulur ya da net duyulur derler .. demeseler de benim aklımda böyle kalmış. Bu olabilir mi?
Biraz abuk bir soru olacak arkadaşlar ama merak ediyorum. Rüzgar ses taşıyabilir mi? Mesela lodoslu günlerde vapur düdükleri daha sık duyulur ya da net duyulur derler .. demeseler de benim aklımda böyle kalmış. Bu olabilir mi?
0
amour propre
(17.11.08)
tasirmis ama aciklamasi farkli biraz, ses hizi rugar hizindan cok fazla oldugu icin cok az etkisi oluyormus:

mysite.du.edu
wind and waves
0
ermanen
(17.11.08)
bilimsel açıklamasını bilemiyorum ama ampirik bi bilgi olarak söyleyebilirim ki taşıyor. şiddetli rüzgar olan yerlerde epey bulunmuşluğum var. rüzgarın esiş yönüne doğru bazen yanıbaşımdakini zor duyduğum bazen de uzaktakini kolaylıkla duyduğum oluyordu. rüzgar kısa aralıklarla sürekli farklı açılardan estiği zaman uzaktakinin sesi kesik kesik gelirdi.
0
miymiymiy
(17.11.08)
(5)

fotograf sanatı ve web siteleri yardım

baklagil
sevgili arkadaşlar,"ışık" konulu bir fotoğraf ödevim var da. ödevde 2 adet difüz (yumuşak) ışık, 4 adet direkt (sert) ışık [cepheden, yandan, ön veya arka açı ile gelen ve ters ışık] içeren fotoğraf isteniyor. google'dan aratınca sağlıksız sonuçlar çıkıyor veya ben anlamadığım için bulamadım.fotoğra
sevgili arkadaşlar,

"ışık" konulu bir fotoğraf ödevim var da. ödevde 2 adet difüz (yumuşak) ışık, 4 adet direkt (sert) ışık [cepheden, yandan, ön veya arka açı ile gelen ve ters ışık] içeren fotoğraf isteniyor. google'dan aratınca sağlıksız sonuçlar çıkıyor veya ben anlamadığım için bulamadım.

fotoğrafla yakından ilgilenen arkadaşlar bana bu fotoğrafları bulurlar mı?
yada bulamayız derseniz benim rahatlıkla bulabileceğim (hangisi hangi ışıktır yazan) bir veya birkaç websitesi mevcut mu?

fotoğrafları bulanlara binlerce kez teşekkür, site verenlere de yüzlerce kez teşekkür ederim.
0
baklagil
(17.11.08)
www.deviantart.com dan bulabilirsin fakat fotoğraf sahibinede bi mesaj atman iyi olur.
0
axijazz
(17.11.08)
Burasi da yardimci olur sanirim anladigim kadariyla ama bilgisayar yardimiyla yapilmis:
www.vray.info
0
ermanen
(17.11.08)
www.altphotos.com ve www.291.deviantart.com a bakmani tavsiye ederim ben.
0
atmacaged
(17.11.08)
hmm ödevin amacı bu fotoğrafları senin çekmen değil mi?
0
random blonde
(17.11.08)
teker teker inceliyorum şuan sağolun, doğru yaparım inşallah..

@random blonde: yok internetten bulabilirsiniz diyordu ödev kağıdında.
0
🌸baklagil
(17.11.08)
(8)

Kesilmeyen Öksürük..

dambil
iyi akşamlar. arkadaşım 1.5 ay önce gribe yakalanmıştı. evet şiddetli. sonra ilaç tedavisiyle geçti. ama derin bir iz bıraktı. 1.5 aydır öksürüyor. neler denemedik öksürük şurupları, ballar, zencefiller, ballı zencefiller.. ama çözemedik. merak ediyoruz. çözümü var mıdır? varsa nedir? bir de nedeni
iyi akşamlar. arkadaşım 1.5 ay önce gribe yakalanmıştı. evet şiddetli. sonra ilaç tedavisiyle geçti. ama derin bir iz bıraktı. 1.5 aydır öksürüyor. neler denemedik öksürük şurupları, ballar, zencefiller, ballı zencefiller.. ama çözemedik. merak ediyoruz. çözümü var mıdır? varsa nedir? bir de nedeni nedir?

çok teşekkürler..
0
dambil
(17.11.08)
doktora gitmeyi denediniz mi? ilac tedavisini doktor mu verdi yani? Yine olmuyorsa baska doktora gitmek lazim.

edit: herhangi bir doktor degil de iyi bir kbb doktoruna gitmek laizm sanirim. yeni gideceginiz doktora da bu dediklerinizi anlatirsiniz zaten. gecmis olsun.
0
ermanen
(17.11.08)
gitmişti. doktor bekleneni yapıp antibiyotik verdi. ama antibiyotik mide kanamasına neden oluyordu az kalsın..

edit: gitmişti. doktor bekleneni yapıp antibiyotik verdi. ama antibiyotik mide kanamasına neden oluyordu az kalsın..
0
🌸dambil
(17.11.08)
öksürük ciğerlerden doğru ise çok tehlikeli olabilir. boğazdan kuru öksürükse alerji olabilir. alerjik astım olabilir. bu şimdi mi çıktı diyorsunuz da olabiliyor. tozdan nemden değişimler yüzünden olabilir. hatta bal zencefil gibi kocakarı ilaçları da alerji yapabiliyor ben kullanamıyorum mesela. bazı öksürük ilaçları da geri tepip daha çok öksürtebilir. öksürük ilacı kullanılmasını genelde tavsiye etmiyor artık doktorlar da. antibiyotik mideye dokunabilir, daha düşük dozda tok karnına alınacak başka bir antibiyotik tercih edilebilir ama doktora danışarak alınmalı. boğazda tahriş tahribat olmuş olabilir. ve bu boğazı yumuşatarak bişiler içerek geçmeyecek kadar büyük bir sorun da olabilir. en sağlıklısı doktora görünmek ve hastalık geçene kadar doktor kontrolunde olmak.
0
random blonde
(17.11.08)
kac doktora gittiniz?

yazdiklarim birsey ifade etmiyor sanirim, cozumunu arkadasinizi incelemeden kimse bilemez, random blonde'nin dedigi gibi olabilirlerle dolu bu durum, cozum yeni doktora gitmektir.
0
ermanen
(17.11.08)
evet çözüm o gibi duruyor. yani imkansız değil mi basit bir şey olması?
0
🌸dambil
(17.11.08)
@ermanen

etmez olur mu efendim. verdiğim cevaptan durum böyle anlaşıldıysa kusura bakmayın..
0
🌸dambil
(17.11.08)
arkadaşınızın cinsiyetini bilmiyorum. aynı benim kaynım klişesini yapmış olmak istemem. arkadaşım, annesinin bir türlü geçmeyen öksürüğünün kaynağının yumurtalıklarında oluşan bir kistin dolaylı etkisi olduğunu öğrendi. öyle yada böyle başka bir doktor daha geniş çaplı muayene denenmeli bence.
0
girl in a coma
(17.11.08)
peygamber ekmeği olarak da bilinen keçiboynuzu allerjik astım rahatsızlığına iyi geldiğine dair veriler mevcut.-
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(17.11.08)
(8)

yaratıcı arkadaşlar! fikirlerinizi esirgemeyin lütfen..

lovemyself
acil yardıma ihtiyacım var.haftaya pazartesi öğretmenler günü, malum. öğretmenler gününde küçük bir tiyatro gösterisi yapmamız istendi. yaptıracak olan bir kolej. şöyle ki,skeç öğretmenlere ve eşlerine yönelik oynanacak,oyuncular hazır,komedi olması isteniyornasıl bir şey oynayalım ı düşünüyoruz. be
acil yardıma ihtiyacım var.
haftaya pazartesi öğretmenler günü, malum. öğretmenler gününde küçük bir tiyatro gösterisi yapmamız istendi. yaptıracak olan bir kolej. şöyle ki,

skeç öğretmenlere ve eşlerine yönelik oynanacak,
oyuncular hazır,
komedi olması isteniyor

nasıl bir şey oynayalım ı düşünüyoruz. ben grubu şak diye yönetmeli, ellerine teksti vermeliyim. şöyle bir şey düşündük, misal oyuncular öğretmenler gibi bir masanın etrafına toplansın, şube öğretmenler kurulu toplantısı yapsınlar. bir sınıf öğrencileri hakkında teker teker görüşlerini bildirsinler yani. sınıf ilkokul birinci sınıf olsun. ama anılan isimler, okulun müdürü, popüler bir öğretmeni falan olsun. mesela "evet, ilk öğrencimiz (okul müdürünün ismi söylenir) murat. murat çok yaramaz bir öğrenci, ama liderlik vasfı var, ilerde yönetici olacağına eminim.." gibi. her öğretmen görüş bildirir falan feşmekan..

bunun gibi, komedi ağırlıklı, öğretmen kesimin hoşuna gidecek, yarı doğaçlama oynanmaya müsait fikirlerinizi alırım, canla başla oynatırım, komisyon da veririm :)

seyircilerin öğretmen olması hasebiyle, konunun alakalı olması gerek. bol eğlence, tanınan insanlara takılmaca, sahne, vs.

bir hafta kaldı ve işi yeni aldım. sıkışığım. bi el atın ya?
0
lovemyself
(17.11.08)
öğretmenine aşık olmuş bir ilkokul çocuğunun hikayesi olsa diye düşündüm önce. yani içinde komik bi skeçten öte bir hikayesi olsun, karakterler gelişmiş olsun biraz. böyle fransız okul filmleri vardır. kişilikler ve karakterler ön planda, küçük ayrıntılarla bezenmiş. düşündüğünüz şey öğrencilere yönelik iyi olabilir ama öğretmenlere yönelik olarak onların hayatlarından da kesitler olabilir. belki öğrencilere sorup soruşturursanız sınıfta yaşanmış olayların da içinde bulunduğu kurgu bir öykü olabilir.
0
random blonde
(17.11.08)
oyuncular, öğretmenleri oynayabilirler sanırım. öğretmenlerin en belirgin özelliklerinden oluşan bir durum komedisi tadında bir şey yakalanabilir.
0
rectoa
(17.11.08)
öğretmen taklidi zaten olmazsa olmaz yanı.
seyirciler birbirini tanıyorlar, bu yüzden birilerinin taklidini isim vermeden yapmak zaten başlı başına komedi olur.

nasıl bir skeç olsun, bi yerde görmüşlüğünüz varsa, ya da şimdi düşündüğünüz, açığım her fikre. bir hafta öncesinden normalde almazdım iş ama, bunu almış oldum bi kere. lise öğretmenlerine oynanacağını da düşünürseniz, söylersiniz bir iki skeç konusu yaw..
0
🌸lovemyself
(17.11.08)
soyle birsey onerebilirim:

youtube'a "skit" veya "teacher skit" gibi anahtar kelimeler yazip, ordaki video'lari inceleyebilirsiniz.
0
ermanen
(17.11.08)
@ermanen: güzele benziyor da, benim ingilizcem o kadar iyi değil ya. şunların türkçesi olaydı..

youtube daki öğretmenler günü videoları (türkçe olanlar) çok resmi, "öğretmenlerin kıymetini bilelim" tarzı şeyler hep.. aban yaramıyor. bulamadım bi şey ya..
0
🌸lovemyself
(17.11.08)
siz baya hazır metin ve skeç istiyorsunuz sanırım. yani aslında konunun öğretmen olması onemli değil çeşitli skeç tipleri vardır teknik olarak. sarhoş skeci, dişçi skeci, reklam skeci gibi. illa öğrencileri öğretmen yerine koymak zorunda değilsiniz. bu zaten öğretmenlere değil öğrencilere komik gelecektir daha çok. öğretmenlerde örneğin sadece tikleriyle, hareketleriyle tanınmış olmaya gülseler de bu onları çok çekmeyecektir açıkçası.

ben tam tersi kurgu bir sınıf öneriyorum. hababam sınıfına bu kadar cok gulmemizin sebebi ordaki öğrencilerin hayatları bizim hayatımızdan uyarlanmamıştır ama herkesin hayatından birşey bulması kendilerini rahatsız hissetmeden gülebilmesi etkili olan şeydir.
0
random blonde
(17.11.08)
elimde uygun fiyata birakabilecegim senaryo var:) saka bir yana sizin ilk mesajda bahsettiginiz konu bence gayet güzel, ben olsam hosuma giderdi onu izlemek, yapin onu yapin :)
0
zeykur valekov
(18.11.08)
ilk mesajınızdaki konuyu tam anlayamadım ama oyunculara, okuldaki öğretmenlerin çocukluklarını oynattırabilirsiniz. (sizde bunu demişseniz özür diliyorum)
dediğiniz gibi murat (okul müdürü) ilerde yönetici olabilecek biridir ve masadikileri komik bir şekilde yönetebilir. resim öğretmeninin küçüklüğünü devamlı fotoğraf çeken biri olabilir. müzik öğretmeninin küçüklüğünün sesi tiz biri oynayabilir devamlı komik şarkı söyleyerek. vb. vb. diyaloglarıda ona göre kurabilirsiniz burdan işte.
0
etna
(18.11.08)
(5)

[Linguistik] Bazi dillerde ozel isimlerin okunuslarinin degismesi

ermanen
Neden, bazi dillerde ozel isimlerin bile okunuslari degisiyor? Buyuk marka okunuslari bile degisebiliyor, ayni markanin ayni dil icerisinde veya farkli dillerde farkli okunuslari oluyor falan, ozellikle Fransizca'da rastliyorum.
Neden, bazi dillerde ozel isimlerin bile okunuslari degisiyor? Buyuk marka okunuslari bile degisebiliyor, ayni markanin ayni dil icerisinde veya farkli dillerde farkli okunuslari oluyor falan, ozellikle Fransizca'da rastliyorum.
0
ermanen
(17.11.08)
Sorunuzu tam olarak idrak edemedim ancak anladığım kadarıyla yanıtlıyorum. Genelde her dilde, dile giren her yabancı kelimeyi karşılayacak sesler ya da yabancı kelimenin seslendirilişine yardımcı olan tonlamalar bulunmaz. Böle durumlarda Fransızlar Maktanıls, Türkler Mekdanıls derler. Kendi dilindeyse Mækdælds gibi bir okunuşu vardır.

Tüm bu zorluklara sebep olan aslında o dillerin alfabeleridir. Çünkü Tükçede T bizim bildiğimiz TE olarak okunur. Oysa İngilizce'de FTE gibi değişik, bizi zorlayan bir ses ile karşılanır. Bu durumun tek çıkar yolu fonetik alfabedir. İnternette bu konuda epey kaynak bulabilirsiniz. Linguistics'in vazgeçilmezidir ve biraz öğrendikten kavradıktan sora "neden hepimiz bu alfabeyle konuşmuyoruz azizim fe te fte nedir yani" diyeceğinize eminim.
0
Güzel Marmara
(17.11.08)
iste ortak bir fonetik alfabe varken, ozel isimlerin butun dunyada herkes tarafinda ayni sekilde okunabilmesi mumkun bence, herkesin dili donebilir yani, sonucta baska diller de ogrenebiliyoruz. Insanlar bilerek dillerini dondurmek istemiyorlar gibi, biraz gecmisten, biraz aksandan ve dil yapisindan, biraz aileden gelen seyler, biraz milliyetcilikten, veya diline sahip cikmaktan gelen durumlar sanirim. Yaniliyor da olabilirim, duzeltiniz.

Ama benim fikrim, az bir aksan farki olsa bile, istedikten sonra her kelime her sekilde okunabilir gibi geliyor.
0
🌸ermanen
(17.11.08)
ortak fonetik dili kaçımız biliyoruz ve gördüğümüzde okuyabiliyoruz ki? hadi onu okuyabilsek bile daha büyük bir problem var. bazı dillerde bazı sesler olmadığı için, o dili konuşanlar başka bir dilde o sesi gördüklerinde saçmalamaya başlıyorlar. japonca'da l harfi olmaması gibi, onun yerine r diyorlar. hatta ingilizce'deki bütün l'ler yerine r koyarak okuduğunuzda japon aksanıyla konuştuğunuzu fark edeceksiniz. hatta bu aksaan engrish diyorlar.
0
co2s2
(17.11.08)
@ermanen, insanlarin dili her ses donmuyor ne yazik ki. kucukten ogrenmediysen, ya da sonradan ogrenmek icin cok buyuk caba harcamadiysan olmuyor. yakin sesler cikarabilirsin ama tam dogrusu zor cikar. bunu etrafindaki insanlarin yabanci dilleri aksanli konusmasinda da gorebilirsin. yani "istesek yapariz aslinda" gibi bir durum yok.
0
wpi
(17.11.08)
Evet zaten belli bir egitim aldiktan sonra diyorum, ya da herkese okulda fonetik alfabeyi ogretseler falan, hic hic.. bosa konusuyorum ben, adam olmaz bu dunya:)
0
🌸ermanen
(17.11.08)
(5)

yol tutması?

natnan
Buna da yol tutması deniyor mu bilmiyorum ama.yolda kitap okuyayım,bir bilgisayar açayım çılgın atayım,video gösterebilen mp3 çalarımda bir konser/klip izleyeyim diyorum,olmuyor.yol tutması gibi soğuk terleme,baş dönmesi ve mide bulantısı yaşıyorum.Bunları yapmassam sorun olmuyor.Yollarda pek sıkılm
Buna da yol tutması deniyor mu bilmiyorum ama.
yolda kitap okuyayım,bir bilgisayar açayım çılgın atayım,video gösterebilen mp3 çalarımda bir konser/klip izleyeyim diyorum,olmuyor.
yol tutması gibi soğuk terleme,baş dönmesi ve mide bulantısı yaşıyorum.

Bunları yapmassam sorun olmuyor.Yollarda pek sıkılmam gerçi,düşüncelere dalarım geçer zaman ama kimi zaman bir işe yarasın onca saat yolda diyorum,ya da düşünecek bir şey olmuyor sıkılıyorum.

Bunun ilaç dışında bir çözümü var mıdır?
Bir tür self-terapi ile kalıcı olarak aşılabilir mi?
0
natnan
(17.11.08)
Ayni dertten mustaribim yalniz sadece okuyamama sorunu var bende, fakat ucaktayken okuyabiliyorum. Yavas yavas kendini alistirabilirsin sanirim, daha az yorucu seyler oku veya izle, sonra giderek arttir dozu. Simdi aklima geldi ben de deneyecem bu yontemi:)
0
ermanen
(17.11.08)
Göz, beyne olası hareketleri önceden haber verir. Sağa dönülecek; dön deri. Göz sabit bir yere baktığı zaman beyin de aynı sabitliği korumaya çalışır. Yolda beyin ve göz koordinasyonu bozulunca mide bulantısı oluşabilir*.

İlaç kullanmak istemiyorsan zencefil kullan. Doğal anti-emetiktir. GİNGER ismi ile eczanelerden alabilirsin. Doğal olduğu için ticari ismi verdim.

Ha yok ben hiçbir şey içmek istemiyorum dersen gözünü yoldan ayırma, kesin çözümdür!
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(17.11.08)
beyaz leblebi de mide bulantısını kesiyor yoldayken gerçi bişi okurken vs. ne kadar işe yarar o kişiye gore değişebilir. ilaçlar zaten uyku getiriyor genelde.
0
random blonde
(17.11.08)
göz sonsuza odaklandığı sürece bir şey olmaz. gözü bir yere odaklamaya çalıştıkça hele bir de sarsıntıdan odaklamaya gayret ediliyorsa vücudun dengesi şaşıyor. o yüzden en iyi çözüm dümdüz karşıya bakmaktır.

dağla dağlar, kurban olam yol ve geçem, sevdiğimi son bir olsun yakından görem. barış abimizi de anmış olduk bu vesile ile.
0
trocero
(17.11.08)
göz beyne vücudun sabit olduğunu sinyallerken, KULAK da vücudun hareket ettiğini belirtir. beyin de kafayı yer, yeter ulan kendinize gelin der. mide de buna bulanır.

o yüzden aslolan kulak ve gözü hemfikir tutmaktır. mide bulandıkça dışarı bakarsan sanıyorum kendini alıştırabilirsin.
0
desdinova
(17.11.08)
(12)

göze kaçan japon yapıştırıcısı

robin crusoe
annem nasıl başardıysa gözüne japon yapıştırıcısı sıçratmış. hemen gözünü yıkamış fakat 2-3 saattir yanma ve batma hissi var diyor. görmede bi sıkıntı yok. kızarıklık şişlik vesaire de yok. sadece yanma ve batma hissi. evde yapılabilecek bi pansuman önerisi veya acıyı azaltabilecek bir formül? sabah
annem nasıl başardıysa gözüne japon yapıştırıcısı sıçratmış. hemen gözünü yıkamış fakat 2-3 saattir yanma ve batma hissi var diyor. görmede bi sıkıntı yok. kızarıklık şişlik vesaire de yok. sadece yanma ve batma hissi. evde yapılabilecek bi pansuman önerisi veya acıyı azaltabilecek bir formül? sabah erkenden hastaneye götürcem.
0
robin crusoe
(17.11.08)
bence gecikmeden hemen götür. göz bu. sabaha da gec kaldınız konusmalarını duymazsınız
0
black samourai
(17.11.08)
genelde çay derler ama,tani demlenmiş çayla gözü yıkasın.(kaynak veremiyorum,ama kendim yaptım bi zararı olmaz sanırım)
0
kanuniye
(17.11.08)
geçmiş olsun efendim, ovuşturmasın gözünü anneniz bol su ile yıkasaymış en az on dakika. ciddi anlamda yanma hissi varsa ve buhulanma var ise derhal gidiniz efendim doktora. muhtemelen yıkarlar gözü, pomad ve yaşartıcı verip kapatırlar bir iki gün umarım ciddi birşey yoktur geçmiş olsun tekrardan.
0
05
(17.11.08)
bence direk acile goturun. ama evde yapilabilecek en iyi sey uygun bir damla damlatmak olur. Ama goz cok hassas bir organ, icim rahat etmedi, acile gidin.
0
ermanen
(17.11.08)
uyumadan acile götürün bence sabah kalktığında göz kapakları yapışmış olabilir acilde bi müdehalede bulunurlar elbet
0
buffy de vampir sayilir
(17.11.08)
Buna çokça yanıt verilebilir ama kimse buradan "yeterince" yaklaşamayacaktır asıl meseleye. Direkt acile gidin sözlükle falan vakit kaybetmeyin. Göz bu başka şeye benzemez, anne bu, başka hiçbir şeye benzemez. Ayrıca anneler doktora gitme konusunda gönülsüz oluyorlar. Sakın dinlemeyin. Çok geçmiş olsun.
0
danimarkaprensi
(17.11.08)
japon yapıştırıcısının hikayesini okumuştum geçenlerde; Hatırladığım kadarıyla japon yapıştırıcısı, askerlerin yaralarını çok hızlı bir şekilde kapatmak için icad edilmiş; Yani japon yapıştırıcısı zehirli değil; Ancak su ile temas ettiğinde(havadaki nem bile yeterli) donuyor;

Zehirlilik araştırmalarında , göz,burun gibi hassas dokularda tahriş edici etkisi olduğu tespit edilmiş ancak yine de zararsız olduğu sonucuna ulaşılmış; Tabi alerjik reaksiyon da olabiliyormuş bazen;

buyurun şurada detayları var, içiniz rahat eder: en.wikipedia.org

ama japon yapıştırıcısı sonuçta çin malıdıdr o da, belki saf değildir belki başka kimyasallar vardır içinde, siz yine de doktoru ihmal etmeyin;
0
mrtksn
(17.11.08)
Bildiğim kadarıyla göz, kulak ve ağız gibi bölgelerde kılcak damarlar ve bu bölgelerde sıvıların emilimi çok daha kolay. Yani içtiğiniz alkollü içkinin kafa yapması ya da kulağınıza damlatılan cıvanın sizi öldürmesi normal damar yoluyla alımıyla eşit hızda. Aynı durum göz için de geçerli. Bu durumda herkesin dediği gibi acile gitmeniz en doğrusu.
0
Güzel Marmara
(17.11.08)
ben böyle bir inat görmedim arkadaş. dün gece 2ye kadar annemi hastaneye götürmek için dil döktüm. en sonunda "zaten saat 2 oldu sabah oldu artık, erkenden kalkar gideriz" dedi, pes ettim. sabah uyandığında gözünde batma hissi veren parçacık gözünden kendi kendine çıkmış, gözünün kenarında duruyormuş. göz çapak gibi atmış onu yani dışarı. sanırım göz içine nüfuz etmeden dışarda donmuş ve göz içine kaçmış bir yapıştırıcı damlasıydı. şansımız varmış.

hepiniz sağ olun..
0
🌸robin crusoe
(17.11.08)
gec okudum bunu, gecmis olsun,

ama bir dahaki sefere anne falan dinlemeyip sirtlayip goturun allah askina.

göz yahu.. göz!!?! saka degil göz
0
la traviata
(17.11.08)
oh be, wikipedi yanılıyor olsaydı vicdan azabı çekerdim; geçmiş olsun :)
0
mrtksn
(17.11.08)
benim başıma da gelmişti. anlatayım dicem ama yazdıklarınızın aynısını anlatacaktım.

geçmiş olsun.
0
ayanux
(17.11.08)
(7)

Derin dondurucdan cikmis eti suya tutmak

ermanen
Derin dondurucan cikardigimiz eti, cozunmesi icin suyun altinda tutmak sakincali midir? Paketi acmadan suya tutmak ve paketten cikarip eti suyun altina tutmak gibi seyler yaptim mesela, ikincide cok mu sacmaladim yoksa?
Derin dondurucan cikardigimiz eti, cozunmesi icin suyun altinda tutmak sakincali midir? Paketi acmadan suya tutmak ve paketten cikarip eti suyun altina tutmak gibi seyler yaptim mesela, ikincide cok mu sacmaladim yoksa?
0
ermanen
(17.11.08)
su, eti sertleştirir. bir kaba sıcak su doldurup et olan kabı buraya bırakarak eti çözdürebilirsin.
0
sen dururken annenmi gidcek ekmek almaya
(17.11.08)
o kadar zamanim yoksa ne yapim?
0
🌸ermanen
(17.11.08)
biraz ingiltere ye calistim ama faydasi dokunur sanirim. hizlica bir goz atinca, en iyi ve saglikli yontem buzdolabina alip zamana birakmakmis.

daha detayli bilgiler de var buyrunuz:
www.wisegeek.com
www.wisegeek.com

git: google, ara: Thawing frozen meat
0
lejant
(17.11.08)
evet en iyi yontemi biliyorum zaten, zamanim yoksa onun icin diye sordum

bu arada mikrodalganin defrost ozelligi de kotu, yarisi donmus kaliyor, birazi pisiyor falan oeh.
0
🌸ermanen
(17.11.08)
valla bende boyle kare ve olukları geniş bi tava var nerdeyse full buzlu atıyorum eti yağsız yapıyorum super oluyor.
0
random blonde
(17.11.08)
Buzluktan buzdolabının normal bölmesine alıp uzun uzun sürede çözdürmek en sağlıklısı. Diğer yollarda bakterilerin çok hızlı ürediği söyleniyor ki link veren arkadaş da söylentiye dair yeterince bilgi vermiş.
0
Güzel Marmara
(17.11.08)
Bir poşete koyup ılık suda bekletebilirsiniz. Direk olarak su altına tutmanın da sağlık açısından herhangi bir sakıncası yok fakat etin duyusal özellikleri değişebilir.
0
paranormal
(17.11.08)
(2)

tumblog konsept onerisi

turkish tekila
soyle ilginc, takip edilesi bir konsept?
soyle ilginc, takip edilesi bir konsept?
0
turkish tekila
(16.11.08)
cahilliğime verin lütfen, tumblog nedir, merak ettim?
0
rectoa
(16.11.08)
(bkz: tumblelog)
0
ermanen
(16.11.08)
(17)

Jetta mı? Civic mi?

loststone
Hangisini alsın?
Hangisini alsın?
0
loststone
(16.11.08)
civic
0
agk
(16.11.08)
jetta
0
schwannoma
(16.11.08)
civic gayet tabii..
0
thefalloftekin
(16.11.08)
peki de, aga bi de sebep yazsanız ya. yani neden Civic? neden Jetta?
0
🌸loststone
(16.11.08)
civic alsın boşver
0
kabal
(16.11.08)
kesinlikle jetta. Alman powah
0
allezz
(16.11.08)
elantra al bence

ama senin soruna gelirsek hazir tartisilmisina verim bak istersen:
answers.yahoo.com
0
ermanen
(16.11.08)
jetta
0
alkolik imam
(16.11.08)
1. hb karoseriye bagaj ekleyip sedan yapandan kaçacaksın. güdük durur araç, ki jetta da önden golf arkadan passatlığıyla hem güdüktür hem karaktersiz. golfe bagaj koyduk adı jetta oldu denmez, hondanın yaptığı gibi bu civic hb dir bu da sedan ikisi ayrı araçlardır dersin adam gibi.

2. civic teknolojik anlamda sınıfında devrim yapmıştır hala teknoloji bağlamında en öndedir.

3. golf 6 çıktı jettanın da yenilenmesi 6 aya kadar yapılır. 6 ay sonra eski kasa olacak bir araba almam. civic daha 2 sene aynı civic olarak kalacak.

4. honda motoru malum efsanedir. daha fazla gücü daha az tüketimle sunar.

5. vw kalitesi dediğiniz şeyi bir türlü anlamadım telvinin touranı vardı kabin içindeki plastiklerin kaplamları döküldü servise gittik known issue bişi yapamayız araba parfümü kullanmışınız ondan olmuş dediler.

6. golf de kullandım civic de civic in verdiği tadı veremiyor golf.

7. civic çok daha yakışıklı.

8. civicin 2. el değeri bizim memlekette başka hiç bir araçta yok denebilecek seviyededir.

9. yoruldum lan.
0
agk
(16.11.08)
yeni kasa civicler çıktığından beri, yani yaklaşık 2 yıldır civic kullanıyorum. bir kere teklediğini görmedim. ayrıca jetta olmasa da onun muadili olan golf de kullandım bu süre zarfından bir kaç defa. kesinlikle civic'in verdiği haz yoktu.

iç mekan konusunda da genişlik olarak civic, jetta'nın eline verir. inanılmaz geniş bir iç hacim var civic'te. ne olduğunu bilmediğim ve bütün arabalarda olan bir dalga vardır hani arka koltukların ortasında, ayak bastığımız yerde. normalden biraz yüksektir, sağa sola geçişi zorlaştırır hani arka koltuklarda. o dalga civic'te yok işte. ufak bir detay gibi görünse de çok rahatlık sağlıyor.

civic'i servise bir kere götürdüm o da arkadan 90 model bir mitsubishi minibüsün çarpmasından ötürüydü. amca yaklaşık 60km süratle çarptı sadece tampon içeri göçtü biraz. sağlam da bir araba yani.

volsvogenin bu tarz kırma arabaları geçmişten beri tutunamadı. jetta da öyle. ayrıca ikinci el satışta da rahat edersin ileride düşünürsen.

civic'te kesinlikle pişman olmazsın.

kazasız belasız bir kullanım temenni ederim.
0
teritori
(16.11.08)
jetta'ya kılım tamamen.
0
co2s2
(16.11.08)
yazıldığı üzere jetta kadar karaktersiz bi araba yok hakkatten. passat desen değil golf desen değil çirkin bi şey
o vw klasını yansıtmıyoru hiç

ama civic öyle mi? hem sempatik hem yakışıklı :p şahane bir araç bir de tabiki ortada bir honda vtech motor teknolojisi var yapıldığı günden bugüne arıza raporu verilmemiş derler ne derece doğrudur bilemem.

sürüş konusunda jettaya yolcu olmuşluğum bile yok bi şey diyemem ama civici bir kaç kez sürme şerefine nail oldum. ve bir çok kez yolcusu oldum sürüşü şahane, yolculuğu özellikle arka tarafı daha da şahane.
0
ciyanni
(16.11.08)
jetta
0
enter saltman
(16.11.08)
Civic. daha kaliteli. yakıt tüketimi benzinlide cok daha ekonomik.
satması çok daha kolay. ayrıca jetta ya beş basar.
2005 model civic im vardı, sattıgıma hala üzüldügüm canım arabamdı diyim yani. bigun bi yamugunu görmedim.

bence o fiyat grubundaki arabalardan en güzelleri:civic, vw golf, opel astra
golf alsanıza illa volkswagen istiyorsanız. daha güzel araba bence golf.jetta tutmadı sanki türkiyede. gayet tipsiz ve içi de çok çirkin bence civic le astraya göre.
0
merope
(16.11.08)
honda, hayat onda.. pek anlamam teknik ozelliklerden ama honda'nin neredeyse tum modelleri icin iyidir diyebilirim gozum kapali, tasarim acisindan. son olara, japon yapmis, yapar da daha diyorum :p
0
katafalk
(16.11.08)
araba almayınız bisiklet alınız. (mesaj kaygım geldi:)
0
elcezire exclusive
(17.11.08)
civic alın. düşünmeden. honda sonuçta. tık demez araba, saat gibi çalışır motoru. otomatik alın hatta; ki honda nın eline kimse su dökemez otomatik şanzımanda. zaten bir kere honda kullanın neden burada herkesin küt diye civic dediğini anlayacaksınız.
0
metox
(17.11.08)
(7)

kızın babasına benzetilen erkek

angut
Bi kız arkadaşı olan bi erkeği babasına benzetiyorsa bu durumda ne düşünülmeli ne yorum yapılmalı?Bu iyi bişey midir, kötü mü?
Bi kız arkadaşı olan bi erkeği babasına benzetiyorsa bu durumda ne düşünülmeli ne yorum yapılmalı?
Bu iyi bişey midir, kötü mü?
0
angut
(16.11.08)
(bkz: kizlarin babalarina benzeyen erkek secme sebepleri) (59)

diye bir sey var, bilmiyorum alakali midir..
0
la traviata
(16.11.08)
babadan babaya farklar vardır.
0
szqnn
(16.11.08)
bence kızlar babalarına benzeyen erkekleri seçmezler; babalarını çok yakından gözlemledikleri için ondaki spesifik özellikleri yine çok yakından inceledikleri sevgililerinde tespit ederler, sonra da babalarına benzeyen adamları tercih ettiklerini düşünürler. büyük yanılgı...
0
blackdog
(16.11.08)
iyi veya kötü diyebilmek için daha fazla detay lazım.
0
tabudeviren
(16.11.08)
cumlede virgul eksik, iyi de degil kotu de degil, garip birsey.
0
ermanen
(16.11.08)
tam anladığım şeyi mi soruyorsun bilmiyorum ama o işin dinamikleri biraz değişik. yani kız, erkek arkadaşını bbasına benzetiyorsa şöyledir diye net bir şey söylemek kolay değil. mesela benim bir kız arkadaşım babasının parfümünü kullandığımı ve bunu mümkün ise değiştirmemi kibarca rica etmişti, bundan rahatsız olmuştu, ki babası ile ilişkisi gayet iyi olan birisiydi. ama tam tersi örneklerini de gördüm, yani net bir şey çıkartmaya çabalamamak laızm bence.
0
kurukafa
(16.11.08)
soyut bir kavram + baba seviliyor = iyi
soyut bir kavram + baba sevilmiyor = kötü
somut bir kavram + baba seviliyor = iyi
somut bir kavram + baba sevilmiyor = kötü

dinamikler babayı sevip sevmediği ağırlığında. soyut bir kavram misal koruma, şefkat, ilgi vs vs. somut kavramsa arkadaşların bahsettiği gibi traş olur, saç tarama olur, koltuğun yerini değiştirme olur, yemek pişirme olur. kızın ne açıdan söylediğine göre değişir. bence tabi
0
atrin
(16.11.08)
(1)

Kitap yahut film

areels
1) mantıksız ve saçma olan dinlerin aslında mantıklı bir açıklaması olduğunu, 2) adem ve havva'nın aslında başka bir gezegenden dünyaya sürülmüş olan iki mahkum olduğunu,3) adem ve havva'nın çocuklarına görmedikleri/göremeyecekleri bir gezegeni anlatmak yerine bu elma hikayesini uydururak anlattıkla
1) mantıksız ve saçma olan dinlerin aslında mantıklı bir açıklaması olduğunu,

2) adem ve havva'nın aslında başka bir gezegenden dünyaya sürülmüş olan iki mahkum olduğunu,

3) adem ve havva'nın çocuklarına görmedikleri/göremeyecekleri bir gezegeni anlatmak yerine bu elma hikayesini uydururak anlattıklarını,

3) aslında dünyanın bir cehennem olduğunu,

4) aslında görülen ufo vs..'lerin gerçek olup, cennet'ten(ana gezegen) kontrole geldiğini,

işleyen bir film yahut kitap göreniniz duyanınız var mı?
0
areels
(16.11.08)
Dediklerine biraz biraz benzer bir dizi var:

www.imdb.com
en.wikipedia.org
0
ermanen
(16.11.08)
(11)

[Chocoholism] - Cikolata - Chocolate- Chokolade - Chocolat - La Cioccolata - Shokora - Sokolad

ermanen
1. Cikolata sevmeyen insan var midir? (yalniz bulamayan insanlardan bahsetmiyorum, en az bir kere denemis ve hic sevmemis olan ilginc kisiliklerden bahsediyorum) (vejeteryan cikolatasi diye birsey varmis mesela hatta bunu bile yemeyen?)2. Ya cikolata sevmeyen hayvan var mi? (Burda da butun hayvanlar
1. Cikolata sevmeyen insan var midir? (yalniz bulamayan insanlardan bahsetmiyorum, en az bir kere denemis ve hic sevmemis olan ilginc kisiliklerden bahsediyorum) (vejeteryan cikolatasi diye birsey varmis mesela hatta bunu bile yemeyen?)

2. Ya cikolata sevmeyen hayvan var mi? (Burda da butun hayvanlari bilmek imkansiz tabi ama belgesel, zooloji vs. bilgilerinize ve daha cok hayvan besleme tecrubelerinize gore bildiklerinizi soyleyebilirsiniz) kopekbaligina cikolata versen yer mi mesela hic bilmiyorum :)

3. Kopegin cikolatayi bir kere yemesi bile zararli mi? Cikolatanin zararli oldugu baska hayvanlar var mi (yani ozellikle besledigimiz hayvanlar)?

4. Ben hergun cikolata yiyorum nerdeyse(ozellikle nutella). Cok zararini gorur muyum? fazla kilom hic yok, estetik bir kisiligim :) (edit: nerdeyse hergun de spor yapiyorum ama)

5. Ve asil soru, dunyanin en iyi cikolatasi hangisi size gore? (bunun benzerini sormustum daha once eksi duyuru mudavimlerinden hatirlayanlar varsa ama bu sefer en iyisini soruyorum)
0
ermanen
(15.11.08)
5. lindt lindor, tabii bence.
0
fdegir
(15.11.08)
4) her gün yiyorsan sembolik miktarlarda yemiyorsundur büyük ihtimal. biraz da yaşa bağlı olarak zararını görürsün. bol karbonhidratlı, bol yağlı bir şey sonuçta.

5) buzdolabında bekletilmiş albeni. çok ciddiyim.
0
cgcore
(15.11.08)
1. her turlu insan var. cikolata sevmeyeni de kesin vardir bence.

2. kediler pek sevmiyorlar. ama bir kedim kitkat cikolatasini cok seviyo, gorunce deliriyo nedense. baska marka cikolata yemez, sadece kitkat.

3. kopeklere genel olarak sekerli seyler yedirmemek gerekiyor; ama cikolata onlari zehirliyor. cikolatada, kahve cekirdeginde, kolada, cayda ve bi suru baska seyde dogal olarak bulunan theobromine maddesi zehirleyici oluyor; cunku bunu hizli sindiremiyorlar. kopegin kilosu basina 250-500 milligram theobromine oldurucu doz! mesela 28.35 gram sutlu cikolatada 44-66 milligram theobromine var. burdan hesaplayabilirsin.

4. kilona yansimiyorsa bile belki yedigin cikolatanin icindeki katki maddeleri pis bi seyler yapiyor olabilir vucuduna. kullandiklari yagdan tut, koruyucu maddeler falan... ama cikolata insani mutlu yapar. depresyondan korur. guzeldir. faydasi da cok! sen ye bence.

5. en bir favorilerim:
guylian - sea shells
after eight

eti damak inanilmaz. bi de cocuklugumdan aklima geldi. ulkerin minik kirmizi kagida sarili cikolatasi var. onlar da agizda pek guzel eriyo.
0
wyanet
(15.11.08)
1- bizzat kuzenim vardir kendisi sevmez ve yemez garip .
0
bitterlemon
(15.11.08)
3. köpekler için ölümcül olabiliyor.
4. lindt orange thins.
0
cedilla
(15.11.08)
benim şaşkınlıkla gördüğüm bi'şey var 25'ini geçmiş erkekler pek fazla sevmiyor.hatta kokusundan nefret eden bile var.ben de hergün yiyorum:) ama hareketsiz kalmamak gerekiyor. aksi takdirde kabız olunabiliyor.ne marka olursa olsun bitter' e hayır denilemez..
0
evegirmekistemiyorum
(15.11.08)
ben sevmiyorum çikolata mesela. 100 yıl yemeyecek olsam aramam, o yüzden hangisi en iyidir hiç bi fikrim yok. garip gelebilir ama şekerli tatlardan pek hoşlanmıyorum. şeker ihtiyacımı(o ne demekse) meyve yiyerek karşılıyorum sanırım. yaşlı falan değilim, 24 yaşındayım. çocukken de çok bayılmazdım çikolataya ama o zaman yerdim biraz. kedi köpeğin tatlı şeyler yemesi körlüğe neden oluyor diye biliyorum.
0
miymiymiy
(15.11.08)
cikolata sevmeyen insanları anlamakta zorlansam da kendilerini pek seviyorum, çikolatalarıma sulanmıyorlar =) iran kedim vardı çikolatalarıma en cok o sulanıyordu, kopekbalıklarını bilemiyorum ,)

devamlı çikolata yemenin tek sıkıntısı, çikolatasız gün geçirememek, evde gecenin bir yarısı canın çikolata çektiğinde çıldırmak olur herhalde. Onun dışında kakao yağı faydalı bir şey, içindeki şeker ve yağ da kan şekerini yükseltir kilo aldırır ama yani onlar da yenilen her şeyde var.

guylian'ın praLinLeri lezizdir.

adını şu anda hatırlayamadığım için çıldırmak üzere olduğum yassı dikdörtgen kutuda satılan, yine yassı dikdörtgen şekilde bir sürü aromalı çikolata olan, üst kısmı şeffaf alt kısmı da altın sarısı, neli olduğuna göre yazısının rengi değişen çikolata var. (haha cok karısık oldu, hatırlayınca adını soylerim.)

bakkal çikolatalarına gelince de "damak" , "magnum" ve "ritter" oldukça başarılı.
0
zillosh
(15.11.08)
@snowflake

sadece nutella yemiyorum yahu, diger seyleri de yiyorum tabi ki. yoksa estetik olamazsin zaten :)

ayrica bir ara cikolata cok az yerdim, sonradan boyle oldum.
0
🌸ermanen
(15.11.08)
çikolata ve kahve hayranı olarak bu kadar çikolata seven insan bulmuşken ben de bir soru sormak istiyorum.Çikolata kahve ikilisini en iyi birleştiren olay nedir ?
0
huleyn
(15.11.08)
@huleyn

sorunu ben cevaplayayim o zaman:

cikolatada da kahvede de kafein var, o yuzden ikisi damak tadini tamamliyor olabiliyor, ama cikolatada daha az kafein var.
0
🌸ermanen
(16.11.08)
(5)

dolmabahçe sarayının önünde sabit duran askerlerin arkasındaki cam kafesler...

ravioli
ne ayaktır, ne işe yarıyor, yağmur yağınca içine mi giriyorlar?
ne ayaktır, ne işe yarıyor, yağmur yağınca içine mi giriyorlar?
0
ravioli
(15.11.08)
insanlar dokunmasın diye herhalde.
0
head
(15.11.08)
@head: kafesler arkalarında duruyor, içlerinde değiller
0
🌸ravioli
(15.11.08)
tozdan etkilenmemeleri icin cam kulube konulmus, ama yine de disarda da duruyorlar bazen heralde.

arsiv.sabah.com.tr
0
ermanen
(15.11.08)
yağmur/kar gibi durumlarda içeri giriyorlar.
0
winsome
(15.11.08)
dokunma durumu olduğu zamanlar içine giriyolar işte.
0
head
(15.11.08)
(11)

pink martini ve pink

forumtrak
aynı kişi midir?
aynı kişi midir?
0
forumtrak
(14.11.08)
hayır
0
kisisel bir ileti yaz
(14.11.08)
pink martini bir "kişi" değil, gruptur zaten.
0
think martini
(14.11.08)
@ think martini;

bir gruptur evet fakat, aynı zamanda sözlük yazarıdır. zannediyorum ki bu sebepten sordu. yoksa böyle birşey yapacağını zannetmiyorum.
0
kendinikertenkelebek
(14.11.08)
@kendinikertenkelebek; umarım dediğin gibidir, ben sazanlamış olmayı tercih ederim:)
0
think martini
(14.11.08)
pink de kişi değil, şarkı zaten
0
desdinova
(14.11.08)
hepsinden birkac tane var, o yuzden durum ve soru karmasik
0
ermanen
(14.11.08)
gelmeyin üstüme gari pink martini'nin grup olduğunu şimdi öğrendim tımam mı? limewire ve türevleri programlar pink martini yazması uzun(?) diye pink yazmışlar diye süpersonik bir mantık kurmuşum sadece :)
0
🌸forumtrak
(14.11.08)
pink martini latin, klasik, caz, lounge gibi müzik türlerinde eserler seslendiren amerikalı bir gruptur.
pink ise amerikalı bir pop rock şarkıcısıdır. asıl adı da alecia beth moore'dur.
0
jack of hearts
(14.11.08)
pink martini "donde estas yolanda" der, pink ne der bilmiyorum bile :)
0
tranko buskas
(14.11.08)
think martini sevilen bir eksi duyuru yazari ve caylaktir.
0
comptrol
(15.11.08)
pink pinktir, pink martini de alkollü pinktir.

evet bunu yaptım. :)
0
thefirstfbli
(15.11.08)
(5)

ham vücut-maç-tutulma filan

ravioli
efendim 4 sene aradan sonra bir bok yedim ve ısınmadan etmeden bi halı saha maçı yaptım az evvel. her tarafım sızlamakta, dökülmekte, tuşlara bile güçlükle basabiliyorum. önümüzdeki birkaç gün bu halsizliğe feci kas ağrıları, tutulmaları da eklenecek, işte o zımbırtıları en aza indirmek için ne yapm
efendim 4 sene aradan sonra bir bok yedim ve ısınmadan etmeden bi halı saha maçı yaptım az evvel. her tarafım sızlamakta, dökülmekte, tuşlara bile güçlükle basabiliyorum.
önümüzdeki birkaç gün bu halsizliğe feci kas ağrıları, tutulmaları da eklenecek, işte o zımbırtıları en aza indirmek için ne yapmam gerekiyor, kas gevşetici, ağrı kesici bilmemne.. ne önerirsiniz?

(geçenlerde buna benzer bi soru sorulmuştu, aradım ama bulamadım)
0
ravioli
(14.11.08)
ermanen
(14.11.08)
dayanılamayacak gibiyse eğer.. buz dolu küvet? klişedir, zordur, sancılıdır ama kesin sonuç verir.
0
jack of hearts
(15.11.08)
imkaniniz varsa bi sauna ya da turk hamami iyi gelir. yok ''her yerim agriyor nasil giderim'' derseniz. dusun altina giriniz. sicak su ile birlikte kaslarinizi yavasca hareket ettirmeyi deneyiniz. mesela dizinizi 90 derece kaldirip sola dogru gerin sonra saga. kolunuzu uzatip sola ve saga gerin gibi.
0
hollandabocegiilesevismek
(15.11.08)
gıdanı iyi alırsan, vücudun aldığın gıdadan ürettiği enerji ile laktik asidi daha çabuk dağıtacaktır. düzgün beslen bir iki gün.
0
arnold schwarzeneger
(15.11.08)
spor yapmaya devam edersen, yani kaslarını ısıtabilirsen ağsın sızın kalmaz.
0
ayanux
(15.11.08)
(10)

Mezarlıkta Seks?

MaraudeR
Selams. Sorum bir film adı, yanlış anlaşılmasın enteresan fantezilerim yok. :) Olay şöyle ki; akşam saatlerinde bir tanıdık abimizin işlettiği cd-shopa 2 adet bayan gelip, mezarlıkta seks filmi var mı sizde gibisinden bi soru sordular. Sidici abimiz araştırayım dedikten sonra kah gugıl kah imedebe s
Selams. Sorum bir film adı, yanlış anlaşılmasın enteresan fantezilerim yok. :) Olay şöyle ki; akşam saatlerinde bir tanıdık abimizin işlettiği cd-shopa 2 adet bayan gelip, mezarlıkta seks filmi var mı sizde gibisinden bi soru sordular. Sidici abimiz araştırayım dedikten sonra kah gugıl kah imedebe sitelerini araştırmamıza rağmen öyle bir film bulamadık. Böyle bir film duyan, gören var mıdır?
0
MaraudeR
(14.11.08)
seks filmi değil ama (bkz: 11 14) adlı bir filmde böyle bi sahne mevcut.
0
geldiler
(14.11.08)
Aradığımız seks filmi değil (en azından ben öyle düşünüyorum) Dediğin filmi biliyorum sağol. Bakalım araştırmaya devam edelim.
0
🌸MaraudeR
(14.11.08)
www.imdb.com umarım yardımcı olmuşumdur
0
submariner
(14.11.08)
nekromantik var mesela. konu tamamen başlıkla ilgili:)
0
tannhauser
(14.11.08)
filmleri türkçe cd isimleriyle sormak da her köşede karşına çıkan şahane bir alışkanlık cidden.
0
blackdog
(14.11.08)
masters of horror'da vardı bi' bölüm aynen bu konuya değinen ^^
0
se7enbullet
(14.11.08)
derin not:

sex in the graveyard bir kokteyl ismiymis ayni zamanda efenim.
0
ermanen
(14.11.08)
@blackdog sorumdan da anlamış olmanı umduğum şekilde filmi ilk defa duyuyorum. Filmin orjinal adını biliyor olsam burda onunda notunu düşerdim. Eğer ki sen biliyorsan lütfen o bilgiyi bizimle paylaşma asaleti göster.
@se7enbullet hangi sezonda olduğunu hatırlıyor musun acaba?
0
🌸MaraudeR
(14.11.08)
dellamorte dellamore'de de böyle bir sahne mevcut.
0
agharta
(15.11.08)
@MaraudeR: suç bende, yanlış anlaşılacak şekilde yazmışım cevabı. senden değil filmi arkadaşına o türkçe isimle soran o 2 kızdan söz ediyordum.

allah aşkına sen zaten filmin orjinal adını soruyorsun sana niye orjinal adıyla sormadın diye laf edeyim :)))
0
blackdog
(16.11.08)
(5)

köşeli cisimlerin köşesini sayma hastalığı

szqnn
nasıl anlatıcam bilmiyorum ama çok acayip bir şey yahu.her cismin köşesini falan sayıyorum ister istemez,hatta odamdaki bütün cisimlerin kaç köşesi var bu köşelerin içinde kaç köşe var vs vs. hepsini bilirim.anlatabildiğim kadar anlatayım pek başarılı olucağımı sanmasam da..şimdi bir kapı düşünün bu
nasıl anlatıcam bilmiyorum ama çok acayip bir şey yahu.her cismin köşesini falan sayıyorum ister istemez,hatta odamdaki bütün cisimlerin kaç köşesi var bu köşelerin içinde kaç köşe var vs vs. hepsini bilirim.


anlatabildiğim kadar anlatayım pek başarılı olucağımı sanmasam da..

şimdi bir kapı düşünün bu kapı 4 köşe o 4 köşenin içinde 4 köşe daha var sonra kapının kasası var o da 4 köşe,ama 3 boyutlu olduğu zaman içe ve dışa doğru olmak üzere 4 köşe daha görünüyor.işte deli gibi bunları sayarım.kapı olması şart değil.dolap,tv,parke,pencere,kül tablası aklınıza gelicek her şeyin köşesini vs. sayarım.bu yüzdendir ki bakkal matematiğim süperdir kafadan toplama çarpma yaparım falan:))

şimdi nedir bu böyle bir hastalık var mıdır?
0
szqnn
(14.11.08)
(bkz: obsesif kompulsif)

alttaki duyurunuzla birlestirirsek bir psikologla gorusun derim.
0
entrapmen
(14.11.08)
üçgenlerden oluşan 20 yüzü olan bir zarın kaç köşesi vardır ?

www.mediabistro.com
0
kimlanbu
(14.11.08)
bir köşenin üstünden bir daha geçmemek kaydıyla 18 :)ben görünen yüzündekileri sayarım.
0
🌸szqnn
(14.11.08)
cornerism olmussunuz, yuzeyleri saymaya basla ki unutasin..
0
ermanen
(14.11.08)
başlığı görünce zaten hemen "aha" dedim.bende de buna benzer takıntılar vardı.araştırdım,konuştum bilenlerle obsesifmişim. bi' çok insanın buna benzer şeyler yaşadığını ama bunları önemsemediğini öğrendim. ben takıntılarımı bilmekle birlikte bunları dert ettiğim için rahatsızlık duyuyordum. tanıdık bi psikolog vardı. rahatlatıcı ilaçlar verebileğini söyledi. gamsız oluyormuşsun bunları alınca:) bence gerek yok böyle şeylere. kendi kendini iyileştirebilirsin. mesela ben; ellerimi yıkıyordum sürekli,buzdolabını kapayıp kapamadığımı defaatle kontrol ediyordum, evdeki tüm yastıklar yerinde mi evden çıkmadan bakıyordum.. anlayacağın benim bir değildi sorunum. en iyi ilacı söyliyeyim 'önemsememek'. onu yapmasan ölmiceksin, yada sakat filan kalmıcaksın. öyle düşün. yok yeterli gelmiyorsa,kendin altından kalkamıcaksan gerçekten bi bilene git o zaman.. kolay gelsin
0
evegirmekistemiyorum
(14.11.08)
(14)

konuşulan kişiyle göz teması kuramamak

szqnn
evet efendim böyle bir sorunum var ve maalesef ben bundan çok şikayetçiyim.ne olursa olsun karşımda konuştuğum kişiyle gözgöze gelmekten,gözlerinin içine bakmaktan acayip derecede rahatsızlık duyuyorum.bir de konuşurken sadece gözlerinin içine bakan insanlar vardır,en çok korktuğum insan tipidir tak
evet efendim böyle bir sorunum var ve maalesef ben bundan çok şikayetçiyim.ne olursa olsun karşımda konuştuğum kişiyle gözgöze gelmekten,gözlerinin içine bakmaktan acayip derecede rahatsızlık duyuyorum.bir de konuşurken sadece gözlerinin içine bakan insanlar vardır,en çok korktuğum insan tipidir takdir edersiniz ki.

bazen gözgöze geliyorum 4-5 saniye sonra gözlerimi kaçırıyorum sonra göz teması kurmam gerektiği aklıma geliyor,bakıyorum lakin yine 4-5 saniye sonra gözlerimi kaçırıyorum.bir şey anlatırken de sağa sola bakarak,elimdeki bir nesneyle oynayarak anlatıyorum bir türlü konuştuğum insanın gözlerine bakamıyorum.yarın bi gün iş görüşmesine gitsem ne yapıcam bilmiyorum.bu şekilde hiç sallamıyormuş izlenimi veriyorum,karşımdaki bir şey anlatsa sallamıyormuşum gibi görünüyor.ayrıca içine kapanık,ezik bir insan olarak bile görünüyo olabilirim ki allahtan muhabbetim iyidir ordan kurtarıyorum.

sonuç olarak nasıl kurtulurum bu dertten?var mıdır bi tedavisi?aynı dertten mustarip insanlar var mı aramızda ?kurtarın beni..

merak edenler olabilir sosyal fobim falan yok gayet sosyal bir insanımdır.
0
szqnn
(14.11.08)
(bkz: bir saniyeden uzun sure goz temasi kuramamak)

Sizden baska bu dertten mustarip olanlar da var kisaca. Sosyal fobim yok demissiniz ama genelde sosyal fobiden ileri geliyor. Dikkatleri uzerine cekmekten korkan insanlar genellikle boyle davranislar sergiliyor. Hele soylediginiz bir sey tamamen buna isaret ediyor; "en çok korktuğum insan tipidir takdir edersiniz ki.". Bu tur seyleri yenmenin yegane yolu inatla uzerine gitmektir. Kendinizi zorlayarak gozlerinin icine bakmaya calisabilirsiniz.

Bu olayin ileride de basinizi agritacagini dusunuyorsaniz ve kendi basiniza yenemiyorsaniz bir psikologla gorusebilirsiniz. Psikolojik bir sey oldugundan tedavisi vardir muhtemelen ama yine olay sizde biter.
0
entrapmen
(14.11.08)
sosyal fobiyle alakası yok.misal yeteneğim olsa kalkıp stand up yapabilirim utanmam.veya lise hayatı boyunca dikkat çekebilecek bir sürü fırlamalık yapmışlığım da vardır.aynı şekilde bir cafede,barda karşı cinsten bir insanla kesişirken böyle bir sorun yaşamıyorum:)sadece karşılıklı konuşurken.
0
🌸szqnn
(14.11.08)
hiç bir şey düşünme karşındakini dinlerken ona odaklan sadece, gülümseyerek dinlemeyi dene. ne bileyim aklıma gelen bir şeyi daha söyleyeyim büyük boyutlardaki göz ve yüz fotoğraflarına bak sıklıkla, onlarla konuş, ciddiyim. belki "göz" etkileyici geldiği için bakamıyorsundur, iyi gelir kimbilir .
0
nihilanth
(14.11.08)
durmadan da insanin gozunun icine bakamazsin konusurken, asik olursunuz sonra mazallah..
0
ermanen
(14.11.08)
kaşlarına bak. (ciddiyim)
0
kurukafa
(14.11.08)
salla be abi, doksanlı yılların çeviri kadın dergilerinin abuklaması bu hadiseler. rahat oli istediğin yere bak. sen birini sallıyorsan o zaten uğraşmaz kendini ispatlamak için, sallamazsan daha iyi. ha iş görüşmesi demişsin. o konuda tecrübem yok fazla.
0
tannhauser
(14.11.08)
konuştuğun kişinin ağzına bakarsan göz temesı olduğunu zanneder. insanlar konuşurken farkında olmadan birbirlerinin ağzına bakarlar zaten. gözlerinin içine bakma durumu her zaman olmaz. bunun deneyini yapın.

samimi olduğunuz birinin ağzına bakıp neresine baktığını sorun. gözleri diyecektir. aynı şekilde gözlerine baktığınızdaysa alnına baktığınızı düşünecektir.
0
s e ff a f
(14.11.08)
@ s e ff a f
göze bakmaya çalıştığımda karşımdaki bütün enerjimi alıyor :) bu yüzden ağıza odaklanıyorum zaten o kadar yakın mesafeden gözün nereye baktığı anlaşılmıyor.
0
ukeladümbelek
(14.11.08)
bende de oluyor bu bazen. konusurken gozlerinin icine direk bakinca sanki karsimdakini tehdit ediyormusum, ona karsi kotu seyler hissettigimi aktariyormusum gibi hissediyorum (cumleye bak hizaya gel).

dudaklarina, kirpiklerine falan bakiyorum oyle bi nobet :) gelince.

ya da bir sey anlatirken ara ara goz temasi kurmak faydali olabilir. ben bi sey anlatirken boyle yaparim ornegin. masaya bi sey cizermisim gibi yapip onun ustunde anlatirim, 5 saniye masaya anlatirken 5 saniye de gozlerinin icine bakarim.
0
osuruklu
(14.11.08)
konuştuğunuz kişinin alnında hayali bir üçgen oluşturun ve o üçgeni bozmamaya çalışın yani sürekli takip edin .ciddiyim deneyin bi işe yarar
0
dr.ramiz
(14.11.08)
iki gözünün ortasına da bakabilirsin, ağiz veya kaşlardan daha yakın isabet sağlar:)
0
flyalone
(14.11.08)
olmuyor efendim orasına burasına bakmaya zorlayınca olmuyor. iletişiminiz bozuluyor sonra. konuşulan konudan uzaklaşıyorsunuz. kendinizi göze bakmaya zorlayınca da uzaklaşıyorsunuz.
ama zorlayarak da bi ilerleme kaydedilmiyor değil hani. ben kendi üzerimde bu yolu deniyorum. şunu söyleyebilirim artık dinlerken daha rahat temas kuruyorum. ama konuşmaya başlayınca gidiyo yine.
şöyle bir merakım var aslında: konuşma zorluğunuz var mı? utangaçlıktan bahsetmiyorum, daha çok beyin kaynaklı olabilecek hafif kekeleme, kelimelerin zor çıkması falan?
0
dr cucu
(15.11.08)
@dr. cucu , hayır öyle bir sorunum yok gayet akıcı konuşurum:)
0
🌸szqnn
(16.11.08)
hmm. bende bir miktar var da acaba bunla alakalı olabilir mi diyecektim. hani konuşurken kelimelere fazla yoğunlaşıldığı için karşıdakine bakmaktansa gözü devirip kelimeleri düşünmek falan feşmekan. neyse:)
0
dr cucu
(17.11.08)
(7)

kek tarifi..

sanio
simdi bi kek tarifi istiyorum ama oyle protakalli muzlu falan degil sadece kek olcak. annem yapardi benim siyahli beyazli olurdu tahminimce vanilyali kakaolu kekti. onun bi tarifini verirseniz cok makbule gecer. cikolatali kekte olabilir tamamen ama yapilisi basit olsun, ilk defa yapicam cunku, cok
simdi bi kek tarifi istiyorum ama oyle protakalli muzlu falan degil sadece kek olcak. annem yapardi benim siyahli beyazli olurdu tahminimce vanilyali kakaolu kekti. onun bi tarifini verirseniz cok makbule gecer. cikolatali kekte olabilir tamamen ama yapilisi basit olsun, ilk defa yapicam cunku, cok tesekkurler. bir de aptala anlatir gibi anlatirsaniz cok makbule gecer :D
0
sanio
(14.11.08)
Tarifi tam olarak hatirlamiyorum, tarif verecek birileri elbet cikar ama.. Ben ilk kekimi yaparken kabartma tozu konusunda cimrilik etmistim. Kagit gibi cikmisti kek.. Hic kabarmamisti. Aman kabartma tozuna dikkat edin ve tozu hamura iyice yedirin. Guzelce dagitin.. Sonra kekiniz yamuk yumuk kabarabiliyor.

Bunu soylemek istedim.. Tedbiren yani.. :)
0
vita vinum est
(14.11.08)
3 yumurta -sarısı da beyazı da-
yarım paketten biraz fazla margarin 150-200 gram falan
1.5 su bardagı toz şeker
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
3 bardak un (aldıgı kadar işte)
1 su bardagı sut ya da yogurt ki sut daha iyi olur

margarini erit, sogut. (sıcak olursa yumurtayı pişirir, hazır hava sogukken cam onunde falan bekletilir geelde)
unu şekeri cırp yagı da ekleyip karıstır. kabartma tozunu ve vanilyayı koyup karıştır. sonra unu ekle. sonra da sütü döküp hepsini karıştır. boyle hamur gibi degil, akıcı ama yogun bi karısım olcak elinde.

fırını bi 180 dereceye falan getir, ısınsın biraz. o sırada kek kabına dokecekken yarısını ayır, kabın dibine dok. kalanı da kakaoyla karıstırıp (istedigin kadar koyarsın) diger yarının ustue dok.

fırında bi 45 dakka falan pişir. (15. dakikada fırından cıkarıp bir ortadan kesip tekrar pişirmeye devam edersen içi de pişer.)

afiyet olsun.
0
sopiro
(14.11.08)
az önce satırlarca yazmıştım üşenmeden, ekşi duyuru ne yaptıysa uçmuş benim cevap. uufff....
neyse, baştan yazıyorum:
3 yumurta
2 su bard. şeker
1/2 su bard. sıvı yağ (ayçiçek ya da zeytin)
1,5 su bard. süt
1 pk vanilya
1 pk kabartma tozu
un
kakao

önce yumurtaları kırın ve uzuuun uzun çırpın, köpürsün iyice.
üstüne şekeri ekleyin ve beyaza yakın bir renk alıp, şeker tamamen çözünene kadar yine çırpın.
bunların üstüne yağ ve süt ekleyip karıştırın.
(en önemli kısma geldik)
çırpma kabınızın üstüne bir elek yerleştirin (varsa tabii, yoksa da sorun değil, elemeden devam ederiz ama ben var olduğu fikriyle yazayım..) eleğe un (mesela 2 su bard. kadar) vanilya ve kabartma tozunu dökerek, havalandırarak karıştırın diğer malzemelere. unun topaklanmamasına özen göstererek karıştırın, homojen olsun karışım. eğer kıvamı iyi değilse (ki bozadan daha yoğun ama yine de akışkan olması lazım) azar azar un ekleyerek gerekli kıvama getirin.

hamuru bırakıp fırını açın, 180 derece civarı iyidir. işiniz bitene kadar biraz ısınsın.

hamurun çoğunu kalıba dökün, karıştırma kabınızda 3-4 yemek kaşığı kadar kalsın.
bu kalan malzemeye bir miktar (1-2 tatlı kaşığı olabilir) kakao ekleyin, karıştırın. (dikkat edin, kakao fazla kaçarsa acı bir tat veriyor)
kakaolu karışımı, kalıptaki hamurun üstüne kaşıkla gezdirerek ekleyin. sade hamurdan daha ağır olduğu için yer yer çökecektir, daha iyi.

bu döküm işlemlerini mümkün olduğunca hızlı yapın, bekledikçe kabartma tozunun etkisi azalır, kabarmaz kek. hemen fırına atın kalıbı.

kekin üstü kurumaya başlamadan fırının kapağını açmayın (yine kabarmaz...) üstü kuruduysa ve kabarmış gözüküyorsa pişmek üzeredir. içinin pişip pişmediğini anlamak için kuru bir bıçakla bıçaklayın keki arasıra. bıçak, hamur bulaşmadan kuru bir halde çıkıyorsa pişmiştir.

afiyet olsun.

(ders çalışmamak için elimden geleni yapıyorum ya... hadi hayırlısı)
0
kobuzchu kiz
(14.11.08)
@kobuzchu kiz cok saol tam aptala anlatir gibi anlatmissin super olmus. bi sorum var yalniz, yasadigim ulkede kabartma tozuna ne diyo bilmiyorum, bu kabartma tozu karbonat mi oluyo yoksa ikisi ayri olaylarmi, karbonatin italyancasi ni biliyorum da kabartma tozuna ne diyo hic bi fikrim yok, nasil bisey neye benziyo o konudada bi fikrim yok.
0
🌸sanio
(14.11.08)
farki suralarda yaziyor:
cerkezkizi.blogspot.com
chemistry.about.com
answers.yahoo.com

ingilizce olarak da,
kabartma tozu: baking powder
karbonat: baking soda
0
ermanen
(14.11.08)
farklı şeyler karbonatla. ingilizce baking powder diye geçiyor ama italyancasını bilemeyeceğim.
tek kullanımlık paketleri 5 gr. oluyor sanırım, eğer o küçük paketlerden bulamazsanız 3 çay kaşığı falan olması lazım emine s beder usulü ölçüsü :)
0
kobuzchu kiz
(14.11.08)
kekun sade kek al arkadaşım ne uğraşıyosun,hem pratik,hem hatasız oluyor kekler.
0
elbar
(14.11.08)
(11)

devrede akım

psyche
bir elektrik devresinde akım güç kaynağının artısından eksisine doğru mudur yoksa tam tersi midir?
bir elektrik devresinde akım güç kaynağının artısından eksisine doğru mudur yoksa tam tersi midir?
0
psyche
(14.11.08)
- den + ya, elektronlarin aktigini dusunuyorsun, - kutpunda cok elektron var.
0
compumaster
(14.11.08)
compumaster'ın söylediği doğru olmakla beraber, tersiymiş gibi düşünülür.
0
cashkopat
(14.11.08)
yani bir soru çözerken nasıl kabul edip de çözüm yapmalıyım?
0
🌸psyche
(14.11.08)
akma yonu ile akim yonu farkli kavramlar mi oluyor yani, bu iki farkli durumun mantigi nedir?
0
ermanen
(14.11.08)
akım denilen elektron akımıdır. illa yönü gerekiyorsa akımın doğrusu budur; ancak sorularda genelde akımın yönü fark etmez. skaler sonuç iki türlü de aynı çıkacaktır.
0
desdinova
(14.11.08)
akım denen şey elektronların hareketi değil mi zaten niye akımın yönü elektronlrın akma yönünün tam tersi alınıyor diye bir soru soracaktım ben de ama bunun daha derin nedenleri olabilir ve benim ihtiyacım olan şu anda sadece soru çözmekle alakalı olduğu için bu soruyu sormadım. evet sormadım.
0
🌸psyche
(14.11.08)
ben sordum senin yerine, sen soruna donebilirsin
0
ermanen
(14.11.08)
@desdinova evet bi de istediğimiz bir yönde seçebiliyoruz ya böyle akımı bu istediğimiz yönde seçme olayı birden çok güç kaynağı olduğunda mı oluyor? yoksa bi tane güç kaynağı olsa zaten akım yönü de belli değil midir?
0
🌸psyche
(14.11.08)
@compumaster: o zaman güç kaynağı içinde -'den +'ya devrede de +'dan -'ye diye düşünülebilir herhalde.
0
🌸psyche
(14.11.08)
yahu neden işi zorlaştırdınız, akım denilen şey potansiyelin yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere doğru akar. işin aslında potansiyelin düşük olduğu yerden yüksek olduğu yere elektron transferi vardır, ama akım denilen şey -'den +'ya hiçbir koşulda akmaz. potansiyel farkın yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere akar. yani mesela +'dan +'ya da akabilir bazı koşullarda, bu sebeple söyledim.

tek bir pil durumunda ise pozitif kutuptan negatif kutupa doğru olacaktır akım.
0
tom riddle
(14.11.08)
@tom riddle'a katiliyorum. akim +'dan -'ye akar. Elektronlarin gittigi yonu karistirmanin alemi yok. Sonra da simdi "akim cok hizli olmasina ragmen elektronlar aslinda cok yavas hareket ediyor" falan dersiniz :)
0
wpi
(14.11.08)
(4)

bu mevsimde karınca?

nihilanth
hatta karınca kolonisine ihtiyacım var. izmir'de bulabilir miyim acaba? hala görebilmek için, köylere falan gitsem bir karınca yuvasına rastlayabilir miyim?not : evdeki karıncalar olmuyor. hatta ne kadar büyük karınca olursa o kadar hoş olur.
hatta karınca kolonisine ihtiyacım var. izmir'de bulabilir miyim acaba? hala görebilmek için, köylere falan gitsem bir karınca yuvasına rastlayabilir miyim?

not : evdeki karıncalar olmuyor. hatta ne kadar büyük karınca olursa o kadar hoş olur.
0
nihilanth
(13.11.08)
doğadakiler uyumuştur artık. güney illerinde belki, hava sıcaksa hala bi şans olabilir.
0
gerrain
(13.11.08)
doğal ortamındakilere ihtiyacım var. yarın şöyle bir kırlara doğru göz atacağım ama bakalım.
0
🌸nihilanth
(13.11.08)
yalniz merak ettim ne icin?
0
ermanen
(14.11.08)
yanınıza eğer öyle bir şey varsa karınca yemi alın
0
sleep may be the enemy
(14.11.08)
(12)

Kim bu hanım kız?

clandestino88
Bilen varsa acilen cevap versin lütfen 1 saatir arıyorum bulamadım kim bu kız adı ne?
Bilen varsa acilen cevap versin lütfen 1 saatir arıyorum bulamadım kim bu kız adı ne?
0
clandestino88
(13.11.08)
desperate house wives'ta oynuyordu galiba, bilemedim sanki
0
05
(13.11.08)
muhtemelen victoria's secret mankenidir. zira arkasında tuttuğu peluşumsu nesne o koreografiyi aklıma getiriyor. fashion tv sitelerine falan bir baksanız ya da yabancı modellik ajanslarınınkine...

böyle çok armut piş ağzıma düş oluyor... olmaz ki canım ;)

ayrıca robin scherbatsky'ye de benziyor uzaktan. hoş kızmış...
0
tranko buskas
(13.11.08)
Teri Hatcher olabilir mi ?
0
kimlanbu
(13.11.08)
@tranko buskas
baktım arkadasım heryere baktım o gerizekalı mankenlerin adlarını yazmıslar bu meleği yazmamışlar evet victoria's secret defilelerine cıkıyor lakin adı ah o adını bir ögrenebilsem o yetecek bana ama yok işte..
@05
bildiğim kadarıyla oynamıyor orda.

-bu arada ispanyol asıllı veya direk ispanyol bilemedim orasını adı da bir ispanyol adı olsa gerek-
0
🌸clandestino88
(13.11.08)
ah be dostum elimde olsa o kızı senin yanına oturtmaz mıydım? hem de büyük bir keyifle yapardım ama elden ne gelir işte durumu :(

fotoğrafı bulduğun yerden geriye doğru iz sürsen diyeceğim ama galiba o da defile olarak karşımıza çıkıyor... zor durum. üzüldüm şimdi senin adına...
0
tranko buskas
(13.11.08)
@kimlanbu
yok abicim değil o desperate house wives ta oynayan kadın o bu o değil.ben de o bu soruyu soruyorum kendime kimlanbu hadi be bi buldurun şunu.
0
🌸clandestino88
(13.11.08)
Daniella Sarahyba olabilir mi?
0
ermanen
(13.11.08)
en.wikipedia.org's_Secret_fashion_models şunlara tek tek google images'dan bakabilirsin...
0
crown
(13.11.08)
Fernanda Tavares.

lh5.ggpht.com

Candır.
0
pathetique
(13.11.08)
@crown
sağol dostum biraz zor oldu ama buldum sonunda.ilgilenen herkese de ayrıca teşekkürler.
Adı:Fernanda Tavares imiş ayrıcada berezilyalıymış hanım kız merak edenler için.
0
🌸clandestino88
(13.11.08)
tam ben yazıyordum :)

böyle sorunlar için tavsiye ederim, keza ben de bu siteden buldum.
www.tineye.com

bu da güzel fotolarının olduğu bir sayfa :
www.bellazon.com:fernanda_tavares
0
acidelia
(13.11.08)
o deilde nikin ne oyle abi ya, oturma iznimi vermediler, otobuse biletsizmi bindin
0
sanio
(14.11.08)
(14)

msn listesi

hollowlife
msn listemde yaklaşık 200 kişi var.. Kullandığım PC dışında farklı bir PC'den msn açtığımda, daha önce engellediğim 300 küsür kişi karşıma kişi ekleme isteğiyle yeniden çıkıyor.. o pc'de onları tek tek yeniden engellersem bi daha çıkmıyor. Ancak yine farklı bi pc'den msn açtığımda aynı istekler yin
msn listemde yaklaşık 200 kişi var.. Kullandığım PC dışında farklı bir PC'den msn açtığımda, daha önce engellediğim 300 küsür kişi karşıma kişi ekleme isteğiyle yeniden çıkıyor.. o pc'de onları tek tek yeniden engellersem bi daha çıkmıyor. Ancak yine farklı bi pc'den msn açtığımda aynı istekler yine çıkıyor ve tekrar engelliyorum. Makinama sistemi her yüklediğimde msn'de bu sorunu yaşıyorum..

Listemi tamamen sıfırlamanın bi yolu veya bunun başka bi çözümü varmı??
0
hollowlife
(13.11.08)
en son versiyonlarinda boyle olmamasi lazim. hangi versiyon? Bir de "hepsine uygula" diye bir secenek var miydi, hatirlamiyorum.
0
ermanen
(13.11.08)
bütün verisyonlarda denedim ama hepsinde aynı.. Hepsine uygula diye bi seçenek yok maalesef, benim sorun ettiğim şeyde bu zaten.. 300 küsür kişiyi tek tek engelliyorum. Buda sorunu çözmüyor..
0
🌸hollowlife
(13.11.08)
-Tamamen sallıyorum belki tutar.-
Kendi bilgisayarınıza MSN listesindeki maksimum kişi sayısını arttıran bir program (MSN Plus mesela?) kurdunuz mu? Farklı bilgisayarlarda bu program yoksa fazlalıkları tekrar eklemeye çalışıyor olabilir mi? Bir de sadece blokluyor musunuz, bloklayıp hotmail contacts'tan da silmeyi denediniz mi?
0
Dag
(13.11.08)
ben internet kafelerden giriyorum ve böyle bir sorunla karşılaşmadım. engellediğim de, sildiğimde ben değiştirmedikçe değişmiyor. seçeneklere baktım ama bu konuda açık bir ayar göremedim.
0
insanimsi
(13.11.08)
@dag, yok o da değil. dediğin gibi olsa plus yüklü olan yerde böyle bir sorun yaşamam lazım. hotmail contacts'da da görünmüyor zaten bu kişiler.
0
🌸hollowlife
(13.11.08)
yeni bi adres al, eklemek istediklerini ekle ya da mail at eklesinler seni bi zahmet. en azından bi kere uğraşmış olursun.
0
miymiymiy
(13.11.08)
Ekleme isteği gelmesi ilginçmiş. Windows Live Messenger'da sağ tarafta "kişileri sırala" seçeneğinde "tüm kişileri göster" seçili durumda olursa daha önce sildiğiniz kişilerin e-posta adresleri hala barınmaya devam ediyor. Bu yüzden "tüm kişileri göster"in seçili olmamasına özen göstermek lazım.
0
metal revolution
(13.11.08)
@metal revolution; yok o da olmadı.
@miymiymiy; onu yapamam.
0
🌸hollowlife
(13.11.08)
sanırım e-mail sayfanda kişiler kısmında olayı düzeltebiliyosun
0
enter saltman
(14.11.08)
Aklıma gelen son yapıcı çare Hotmail'i açıp engelleyip sildiğin kişilerin silinip silinmediğini kontrol etmen. Eğer Hotmail'deki adres listesinde o adresler halen durmaktaysa oradan da silersin. Ayrıca Araçlar > Seçenekler > Gizlilik kısmında "Yalnızca İzinli Listemdeki kişiler durumumu görebilir ve bana ileti gönderebilir" seçeneğinin işaretli durumda olmasını sağla.
0
metal revolution
(14.11.08)
hotmailden herkesi sildim, messengerden de herkesi sildim. ama yine başka bir bilgisayarda açtığımda engellediğim kişiler geri çıkıyor.
0
🌸hollowlife
(14.11.08)
sorun çözüldü sanırım.
0
memories
(09.09.14)
oha duyuruyu okudum, cevapları okudum, noluyor ya niye bir kişi de "msn mi kaldı kardeşim, kapatıldı hatta" filan dememiş diye şaşkınlıklar içinde kaldım. vay be sanırım herkes yeniden msn kullanmaya başladı ve ben geri kaldım şeklinde şiforenik düşünceler de oluştu kafamda.
neyse ki en sonunda tarihlere bakmayı akıl ettim.
duyuruyu hortlatana teşekkürler :)
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(09.09.14)
plus kurarsan pencere açanları görebiliyon. eklenti var o şekilde.

xxx pencere açtı diye uyarı çıkıyor. hem bakıyor hem cevap atmıyorsa onun amk.
0
kosun lan mevzu var
(09.09.14)
(3)

telif - kitaptan görüntü

sanal uyku
bir kitabın 2-3 sayfasının fotoğrafını çekip bu fotoğrafları o kitabın başlığı altında link olarak eklesem telif melif problem oluyor mu?
bir kitabın 2-3 sayfasının fotoğrafını çekip bu fotoğrafları o kitabın başlığı altında link olarak eklesem telif melif problem oluyor mu?
0
sanal uyku
(13.11.08)
"Kitabın tüm yayın hakları xxx basın dağ. vs. şirketine aittir. Yayınevinden yazılı izin alınmadan kısmen ya da tamamen alıntı yapılamaz, hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz ve yayımlanamaz."
şu an okuduğum kitaba baktım böyle diyor benim bundan anladığım olmayacak işler peşindesin dediği takdir senin tabii ben olsam yayınlarım biri çıkıp ne ayaksın sen derse özür diler düzeltirim.
0
yobaz
(13.11.08)
yayin kuruluslari yapiyor hatta pdf olarak da koyuyorlar sitelerine ama izin aliyorlardir tabi ki.

ama e-kitap'lar var bir de, bununla ilgili bir madde veya bir kanun var mi? Bu da benim sorum.
0
ermanen
(13.11.08)
onlarda telif hakları ihlaline girer mp3 gibin yasal olanı var ttnetmuzik gibi kısıtlamalarla download edilen ücreti ödenen vs. amazon satıyo mesela lisanslı e-book. bide illegal olanları var tabii yayımlamak suç bilgisayarda bulundurmak yine suç. tabii bunlar bence olması gereken şeyler üni. okuyan bi insan evladı ayda 3 film izliyeyim sıkıldım bide oyun oynıyayım aha yeni albüm çıkmış dur alayım kitapta alayım okurum ilmim artar ufkum genişler falan dese gitti bi asgari ücret sorudan uzaklaştık ne olucak bu memleketin haline geldik bitireyim.
0
yobaz
(13.11.08)
(8)

Marka kullanma egilimini olcmek icin ne sorulur?

sıkay
Genclerin marka egilimini olcecek bir anket hazirlamaliyim, neler sorabilirim?
Genclerin marka egilimini olcecek bir anket hazirlamaliyim, neler sorabilirim?
0
sıkay
(13.11.08)
çok mu basit düşünüyorum.

alış-verişlerizde marka ne kadar etkilidir?

:)
0
ilkdefa
(13.11.08)
Hangi ihtiyacinizda hangi markayi kullaniyorsunuz?
Hangi ihtiyacinizda markaya onem vermiyorsunuz?
0
ermanen
(13.11.08)
bende bir soru sorayım:
konu hakkında hiç fikriniz yok anladığım kadarıyla. buna rağmen neden insanların eğlimini ölçmek gibi ciddi bir araştırmayı yürütüyorsunuz. bu çok ciddi eğitim ve tecrübe gerektiren bir iştir. ordan burdan sorarak yapamazsınız.
0
s e ff a f
(13.11.08)
sizin için marka ürünler giyinmek/kullanmak neyi ifade ediyor?
marka ürünleri tercih edenlere bakış açınız nedir?
0
cukkalambo
(13.11.08)
bence çeşitli kalemler için sorular yöneltmelisiniz, mesela tişört seçiminde marka pek bişi ifade etmeyebilir ama ayakkabıda eder vs. buna yönelik soruları hazırlarsanız daha etkili olur gibime geldi.
0
whoosie
(13.11.08)
sizce markalı ve tanınmış ürünler ile markası bilinmeyenler arasında kalite açısından çok fark var mı?
sınırlı bir bütçeyle(markalı ürünlere denk düşmeyen) alışveriş yapıyorsanız hiç markalı ürün alamadan alışverişi bitirmeyi mi yoksa bütcenizle daha uygun ürünlerle alışverişi sürdürmeyi mi tercih edersiniz
0
sleep may be the enemy
(13.11.08)
@s e ff a f: Bilimsel Araştırma Teknikleri dersimin ödevinin bir parçası. Ticari bir amaç da gütmüyor. Fikir almak için sordum sadece. Panik yapmaya gerek yok. Teşekkürler cevaplar için.
0
🌸sıkay
(14.11.08)
markaları kendi içinde kategorize edin öncelikle( hazır giyim, parfümeri, elektronik esya, gıda, gazete gibi gibi) bunu kendiniz icin yapıyorsunuz.
sonra bu sektörlerin markalarını karısık sekilde listeleyin ve kisilerden markaların hengi sektöre ait oldugunu yanlarına yazmalarını isteyin. ( hangi kategorilerde marka bilincine sahip olduklarını kolayca görebilirsiniz)
markaların sloganlarını yazıp hangi markaya ait oldugunu sorun ya da sloganin içinden sadece bir kac kelime secin karisik sekilde dizin ve sorun kime ait diye.
bunu markalrın yüzü icinde yapabilirsiniz bu kisi size kimi hatirlatiyor diye sorun.
hangisini tercih edersiniz diye ikililer olusturun. o mu bu mu?
ya da ayakkabı deyince aklınıza gelen ilk markayı sorun.(ayakkabı misal)
su kadar paraniz var deyin ve kıyasla ucuz ve pahalı olandan tercihi sorun.
biraz daha düsüneyim keyifli bir konu
kolaylıklar
0
gdduman
(14.11.08)
(8)

bu cevaplar niye böyle karışık görünüyor?

robin crusoe
ilk başta yeni cevaplar en üstte sıralanıyor sandım ama sanırım karışık sıralanıyor. niye?
ilk başta yeni cevaplar en üstte sıralanıyor sandım ama sanırım karışık sıralanıyor. niye?
0
robin crusoe
(13.11.08)
duyuru yamuldu sanırım. akşam compumaster gelsin düzeltir. daha yeni kalkmış kahvaltısını ediyordur şimdi.
0
kibritsuyu
(13.11.08)
Son cevap en ustte, digerleri eskiden yeniye dogru asagiya siralaniyor.
0
wpi
(13.11.08)
eski hali daha güzeldi, çok kullanışsız olmuş..
0
erostrada
(13.11.08)
olmamış. eskisi daha iyiydi.
0
insanimsi
(13.11.08)
guzel cevaplar uste cikiyormus.
0
ermanen
(13.11.08)
hacı tamam eskisi daha iyiydi de, ben bu halini hala çözemedim. karışık mı, yeniler mi üstte kalıyor, nedir yani. ve niye? birden soğudum lan. :S
0
🌸robin crusoe
(13.11.08)
garip bir database sorunu olmus, duzelttim.
0
compumaster
(13.11.08)
nasıl mutlu oldum anlatamam. korkarım ağlayacağım.


eyvallah compumaster.
0
🌸robin crusoe
(13.11.08)
(27)

AŞKK

SERKİLL
eğer bir kıza aşıksanve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı isene yapmalıyızzzz?
eğer bir kıza aşıksan
ve kız sana yüz vermiyorsa ve durum umutsuz bir hal aldı ise
ne yapmalıyızzzz?
0
SERKİLL
(13.11.08)
DAHA KESKİN Bİ CEVABI OLMALI
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
unutmaliyiz ya da sharpness'imizi artirmaliyiz (igrencim ne var)
0
paradoxical
(13.11.08)
Başka kızları bakmalıyız, "bana kız mı yok, boşverim, kız kendi kaybeder, elimi sallasam ellisi" diye gaza gelmeliyiz...
0
crown
(13.11.08)
önümüzdeki maçlara bakmalıyız.
0
robin crusoe
(13.11.08)
@serkill şöyle bir cevap mı bekliyorsun acaba?

bir kamyon gül alıp penceresinin altına dökmelisin, gece vakti kaldırıma mumlarla seni seviyorum yazmalısın, 300 tane üzerinde seni seviyorum yazan pembe balon göndermelisin. böylelikle kız seni sever gibi mi?
0
mea maxima culpa
(13.11.08)
yok ya hep aynı cevaplar ama bunlar ya
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
hep aynı cevaplar olacak tabi, aklın yolu bir. yapacak birşey yok.
0
robin crusoe
(13.11.08)
olurmu beyin fırtınası yapıyoruz neden aynı cevapla olsun
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
"umutsuz bir hal aldı" kısmını açabilir misin? çünkü sorun orada yatıyor gibi geliyor bana!..
0
tranko buskas
(13.11.08)
Özel bir solüsyon var, onu kıza içirirsen sana aşık oluyor onu dene bence işe yarıyor...
0
crown
(13.11.08)
bu iyiydi...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
ama ben kızı unutmak için diyorum ...
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Denize bak. Denizi kokla. İmkanın varsa bi' scuba kursuna yazıl. Denize dal...

Ağaca bak. Ağacı kokla. İmkanın varsa bi' tracking organizasyonuna katıl. Ormana dal...
0
fataliyev
(13.11.08)
seks
0
blackdog
(13.11.08)
tek ve etkin çözüm -telkin-
anahtar cümle "aşık değilim" kendini buna inandır
çeşitli yöntemler mevcut, bıkısmını kendin yapabilirsin bi kısmı için destek alman lazım misal beyin yıkama
en.wikipedia.org

slogan: porçöz gibi siler atar
0
magoria
(13.11.08)
KIZI BÜYÜK ABDESTİNİ YAPARKEN HAYAL ETMEK ÇÖZÜM OLABİLR Mİ???
0
🌸SERKİLL
(13.11.08)
Her şeyde olduğu gibi, bu işinde belki ilerde bize problem oluşturacağını; problem derken daha kötü durumlara sürükleyeceğini seni üzeceğini belkide seni gizlice aldatacağını, kızın seni hem etinden hem sütünden faydalanacağını bilemediğimizden, belkide daha kötü sonuçlar doğurmaktansa, böyle olmasının, senin açından birçok yeni belkide senin hak edeceğin daha güzel şeylere vesile olacağını ümit etmeliyiz.
Saygı, sevgi ve muhabbetle kalınız...
0
onyetele
(13.11.08)
kavun.
0
ermanen
(13.11.08)
Aynı ortamdaysan oluruna bırak, kızı korkutma, olacağı varsa olur. aynı ortamda değilseniz ısrar etmeye devam et, en fazla "sittir len beni rahatsız etme artık" der.
0
kimlanbu
(13.11.08)
şu ana kadar diyen olmamış, dayanamayıp diyeceğim o halde;

montla sıç.
0
lovemyself
(13.11.08)
bağcılar'a git, kamil insan ol.
0
coffee and cigarettes
(13.11.08)
Tabi ki "42"...
0
crown
(13.11.08)
bi klasik de benden gelsin madem

"Allah başka dert vermesin"
0
kojiro
(13.11.08)
italyanca öğren..
0
thefalloftekin
(13.11.08)
kız senin farkındaysa ve yüz vermiyorsa başka kızlarla ilgilen ve bunu ona hissettir.her kız beğendiği/beğenmediği her erkeğin ilgisinden hoşlanır ve ilginin hep üzerinde olmasını ister.bu ilgiyi başka hemcinsleriyle paylaşmaktan hoşlanmaz.dolayısıyla ilgiyi üzerinde tutmak için sana yüzvermeye ve seninle ilgilenmeye başlaması kaçınılmazolacaktır derim ben.
bu arada altı defa ilgi kelimesini kullandım.mal mıyım neyim?
0
cukkalambo
(13.11.08)
pazara gideriz,
bir tavuk aliriz.
0
bitterlemon
(13.11.08)
1 parça tahta al, oraya bir çivi çak.
O çiviyi sökmek için ne yapmak lazım?

tahtanın arkasından aynı delige başka çivi çakman lazım
Yani başkasını bul, ona aşık ol.
0
cruseo
(14.11.08)
(25)

dahi anlamındaki de'ler

tranko buskas
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sö
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.
hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sözlüğü kastetmiyorum) gözlemliyorum ama yetişkin, olgun insanlarda da var.
bizim zamanımızda lisede türk dili ve edebiyatı dersi vardı, sanırım şimdi edebiyat ayrı, türk dili ayrı ya da herneyse aynı görevi gören bir ders var sonuçta. ortaokulda da dil bilgisi vardı türkçe dersi içinde.
o dil bilgisi dersinde de sözlükte bu kadar çok takılan "fiillerde çatı" (burda ettirgen ekolünü kastediyorum) kurallarının yanı sıra "de" bağlaçları da görülüyordu, öğretiliyordu ama nedense sözlükte de'lerin doğru kullanımına ayrılığına bu denli özen gösterilmiyor.
hani herkes taşın altına elini soksa, "biraz daha özen göstersek nasıl olur?" diye soracaktım ben.
0
tranko buskas
(12.11.08)
bu dahi anlamındaki -de yazılımına dikkat etmeyi takıntı olarak görenler var. hatta başlığı görünce, yine biri dikkat edenlere laf mı etti ki, diye düşündüm. ama anlam değişiyor kardeşim. "kardeşim de" ile "kardeşimde" arasında dağlar kadar fark var.

yeni nesil diyoruz, sms mantığı diyoruz, ama olmuyor.

elcevap: süper olur, dünya barışına yaklaşırız bence.
0
lovemyself
(12.11.08)
öss'ye odaklı eğitilen ve okuma alışkanlığı olmayan nesillerin çok da şaşırtıcı olmayan bir problemi bu. (sayın agamemnon, sizin durumunuzu ayrı tutuyorum tabii burada)
yani, bana da uyar :)
0
kobuzchu kiz
(12.11.08)
dahi anlamındaki de'ler, bağlaç anlamındaki ki'ler falan hep yanlış yazılıyor sözlükte zati. o benim de gözümü rahatsız ediyor ama sonuçta bu işin de bir temeli var. adam okulda öğrenmediyse bu saatten sonra öğretemeyiz. hadi bir kişiye öğrettik, binlerce kişi var daha.

el alışkanlığı olmuş artık.
0
rectoa
(12.11.08)
bence asıl öss'ye hazırlanan bir nesilin bilmesi şart olan bir kural bu. eşek gibi bilmeleri gerekiyor zira öss'de en az 3 soru çıkardı bu kuraldan. ha benim dediğim sınavların üzerinden yıllar geçti. şimdi bilemem sistemi. ama şu da var ki bu kuralı uymayanlara tekmeyle dalasın geliyor ve evet takıntı düzeyinde bu bende.
0
teritori
(12.11.08)
@agamemnon

şimdi benim yazdığım "n'olucak" biraz farklı bir konumda. o da şöyle. "ne olacak" ifadesinin konuşma dilindeki karşılığı. hatta biraz da karikatür yazımı diyebiliriz. (o da apostrofla ayrılması kısmı tabii, yoksa öyle apostrofla ayrılan sözcük de yok türkçe'de...)

ama temelde türkçe'nin tam da yazıldığı gibi konuşulan bir dil olmadığını (öyle ama %100 değil) gösteren işaretlerden biri.

türkçe'de bazı sözcükleri yazıldığı gibi okuyabilirsin, sorun olmaz ama kulağa hoş gelmez. o yüzden de okunuşu biraz farklılaşabilir. n'olucak da bunlardan biri. "yapmayacağız" demek yerine "yapmiycaz" demek gibi. yoksa tansu çiller ağzıyla türkçe konuşursun. "olacak mı? olucak mı? "olmayacak-olmiycak" yapabilecek miyiz? yapabilicek miyiz?" gibi. örnekler çoğaltılabilir. ha benim yaptığım n'olucak da doğru bir yazım kullanımı değil tabii ki ama ben biraz da karikatürsel olsun istedim :)
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
yazım yanlışları yapılmış metinleri hatta arkadaşlarımdan gelen mesajları okuyamıyorum, sanki karşımda koyun kesiyorlarmış gibi gözümü kaçırıyorum, bakamıyorum bile :)

okulda zorla okutulan birkaç kitap dışında kitap okumamış çocuklar tanıyorum.
insanlar dilbilgisi gibi sıkıcı şeyler üstüne düşünmek bile istemiyor, yazıveriyor öylesine, o insanlar zaten öylesine yaşıyor. el sürçmesi bir yana, yanlış yazdığını bile farketmeden sürekli yazım yanlışı yapanları ciddiye alamıyorum açıkçası. takıntıysa takıntı!

@agamemnon
n'olucak yanlış, n'olacak doğru.
0
zen spider
(12.11.08)
0
zen spider
(12.11.08)
"Her neyse" de ayrı yazılıyor mesela. Lisede dilbilgisi de görmüşsünüz halbuki. Sonra "burda" değil "burada" falan... Oluyor böyle hatalar, fazla takmamak lazım.
0
leylak sarabi
(12.11.08)
"dede de" de; de, ayri yazilmalidir.
0
ermanen
(12.11.08)
"dilbilgisi" de ayrı yazılıyor örneğin. "dil bilgisi" diye, siz de ukalalık yapmışsınız hesapta...
konuşma dilinde "burada" sözcüğünü "burda" diye telaffuz edersin de, dil bilgisi'ni dilbilgisi diye telaffuz edemezsin. o bariz yazım hatasıdır. bir diğeri ise konuşma dili rahatlığıdır. ha yanlıştır o ayrı.

ayrıca herneyse, herhangi bir, hiçbir şey, birkaç gibi sözcüklerin ayrı ya da bitişikliği türk dil kurumu'nun başına geçen yönetimlerin geldiği ideolojilerine göre dönem dönem değişmekte. bilmem 1980 bir şey hatırlatıyor mu, tevellüt yeterse tabii. takıldığın noktayı iyi seçmek lazım...
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
süpersin valla, bence DE biraz daha hassasiyet göstersek harika olur:)
0
think martini
(12.11.08)
bu kadar kolay bir kurala yaygın olarak uyulmamasının sebebinin altında şu vardır:

"dahi anlamındaki" ifadesi günümüz insanı için pek bir şey ifade etmiyor. (yanlışım varsa düzeltin lütfen)

çünkü biz günümüzde "dahi" kelimesini "bile" anlamında kullanıyoruz. ve "bile anlamına gelen de eki" kimseye hiç bir şey ifade etmiyor.

bu hatayı "dahi anlamındaki de" durumuna indirgeyenler durumu nasıl açıklıyor, merak ediyorum.

zira zaten bu kural ayrı yazılacak -de, -da eklerini belirlemeye yeterli bile değil ki...

bakınız dahi anlamındaki de ayrı yazılır başlığına pascha c zamanında ne yazmış:

-----------------------
aslında eksik bir önermedir. doğrusu "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı.
örneğin,
ortam güzel bir restoran:
+ eh geldik işte! sen ne yiyeceksin?
- ben sadece kola alayım.
+ ama nasıl olur? bu restorana gelinir de iskender yenmez mi?

bu diyalogda gördüğümüz gibi "gelinir de"deki de bağlacı dahi anlamına gelmemektedir. bambaşka bir anlamı vardır. demek ki doğru önerme yukarıda da belirttiğim gibi "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı. aslında bu eksik önermede türk eğitim sistemin kolaycı, ezberci tutumunu görebiliriz.
--------------------

durum bu iken hala "bile" anlamında kullandığımız "dahi" anlamındaki de ekinin ayrılması gerektiğini insanların kafasına kakarak yol katedebileceğimizi sanımıyorum. En basit örnek:

kurukafa da gelecekmiş.
kurukafa bile gelecekmiş.
kurukafa dahi gelecekmiş.

bu üç cümle kimse için aynı anlama gelmiyor, bu yüzden kimseye hiç bir şey ifade etmiyor. bu yüzden "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye insanların etrafında zıplayan kişilerin ne demek istediklerini anlamlandıramıyorum. ve neden bahsettiklerini bildikleri konusunda şüphelerim var. dahi kelimesinin herkesin bildiği ama benim bilmediğim güncel bir anlamı var ise biri bana açıklayabilir mi?

Ben bu kuralı ilkokulda öğretmenimin söylediği bir yöntem ile öğrendim, insanlara öğretmek istiyorsanız bence kolay ve akılda kalıcı bir yöntemdir:

bir -de -da ekini cümleden çıkarttığımızda cümle gramer açısından hatalı bir cümle haline dönüşmüyorsa ( anlam bozulabilir sorun değil) bu ek ayrı yazılır. bakalım:

kurukafa da gelecekmiş.

eki atıyoruz:

kurukafa gelecekmiş.

iki cümle de anlamları farklı ancak gayet makul cümleler. bitişik bir örnek:

baba ben bu akşam kurukafa'larda kalacağım.

eki atıyoruz:

baba ben bu akşam kurukafa'lar kalacağım.

gördüğümüz gibi ikinci cümlede hatalı bri gramer sözkonusu. bu yüzden eki bitişik yazıyoruz. bunu bir kaç kere yazarken sorgulayan ve kendini düzelten/onaylayan kişi içsel olarak durumu anlaıyor ve daha fazla "dahi anlamındaki de imiş" yok şuymuş buymuş diye düşünmesine gerek kalmıyor. ben bu kurala istisna bir durum olabileceğini düşünüyorum ama aklıma gelmiyor, biliyorsanız söyleyin ama en azından insanları netrafında "dahi anlamındaki de ekini ayrı yazacağını öğrenemedin mi??" diye dolaşmayın, rica edeceğim.

edit: okuduğuma göre söylediğim yöntem her şeyi kapsamasına rağmen gerçek dahi/bile anlamındaki eklerde çuvallıyormuş. o durumlarda ekstra olarak "bile anlamındaki de ayrı yazılır" kuralı da eklenebilir. ama bu "dahi anlamındaki de" durumu, diğer durumlara göre çok nadir gerçekleştiğinden, ek bir bilgi olarak verilmesinde yarar var derim, nacizane.
0
kurukafa
(12.11.08)
nedense türk dil kurumu sizin ısrarla birbirinden ayırmaya çalıştığınız dahi anlamındaki de ile bile anlamındaki de’yi aynı kefeye koyuyor. ikisini de dahi sözcüğünün karşılığı olarak vermiş sözlüğünde. bunun için güncel türkçe sözlüğe “dahi” yazmak yeterli oluyor.

yani dahi anlamındaki de dediğimizde o bile anlamındaki de’yi de kapsıyor. kendimizi zorlamamıza veya durumu başka bir duruma indirgememize gerek kalmıyor böylece.

ayrıca söz konusu ifadenin yaygın kullanımının dahi anlamı olması da “bulundurma anlamında olmayan” demeyişimizin basit bir gerekçesi olabilir pekala. bunu anlamamız da zor olmasa gerek. türk dili uzmanlarına bile sorduğunuzda –ki bu durum için özel olarak sordum- ayrı yazılan de bağlacının “dahi anlamındaki de” olduğu yanıtını alırsınız.

yani kuralı adlandırmanın yanlış olduğu ve bundan dolayı bu kurala uyulmuyor olmasının gerçekçi olması kadar da ironik bir yaklaşım da “bulunma belirtmeyen butun de ler ayri yazilir” başlığı kadar paylaşılır ve taraf bulur. bakmayan için o başlıkta tek entry olduğu görülebilir ama tek başımıza dilin kurallarını ve hatta bunların adlandırılmalarını değiştirmeye çalışıyoruzdur; o zaman başarılar.
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
insanların "biraz daha özen" göstermesini istiyorsun, bunu da o insanların ne anlama geldiğini bilmediği bir kelime "anlamındaki" eki ayrı yazmalarını isteyerek sağlamaya çalışıyorsun. ben de sana başarılar dilerim.

dahi kelimesini herkes "bile" anlamında kullanıyor, ve "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çırpınan kişilerin yarısından fazlasının dahi kelimesinin bu kuralın ismi türetilirken bilinen anlamından haberdar olmadığından eminim.

özetle "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" isimli kural, doğru anlaşılsa bile, zaten senin ve benim gibilerin rahatsız olduğu eklerin(de, da ekleri) yanlış bir şekilde bitişik veya ayrı yazılması durumunun yarısını dahi kapsayacak bir kural değil. insanlar bu eklerin yanlış yazıldığını gördükleri anda "dahi anlamındaki de ayrı yazılır!" diye milletin kafasına kakıyorlar ama oradaki ek dahi anlamına gelmiyor bile... herkes ezberden okuyor. ve ben "dahi" ve "bile" anlamını ayırmıyorum. sadece günümüzde "dahi" kelimesi artık sadece "bile" anlamında kullanılıyor. o kadar türk dili uzmanı tarafından, ve ilkokuldan beri sınıf geçmek için diğer derslerden ayrı olarak kesinlikle geçilmesi gereken türkçe/türk dili dersinde 11 sene boyunca "dahi anlamındaki de" diye anlatılan ve her kompozisyon sınavı ertesinde tekrar tekrar kafaya kakıla kakıla bu şekilde anlatılan bu basit kural anlaşılmıyorsa, muhtemelen senin gibi "oo kuralın ismini mi değiştiriceksin şimdi" diyenler yüzünden anlaşılmıyordur.

örnek:
"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiye yaptığı hata olarak sadece "dahi anlamındaki de eklerini ayırmalısın" diyorsan, korkarım boşa kürek çekiyorsundur. zira bahsettiğin kural burada yapılan hatayı kapsamadığı gibi, kapsadığı yerdeki anlamı bile dahi kelimesinin genel olarak bilinen anlamı ile beraber düşünüldüğünde hiçbir şey ifade etmiyor.

o gösterilmesini istediğin "biraz daha özen" içinde kendi tarafında durumu daha anlaşılır kılmak gibi bir kaygın olmadığı sürece ben insanların bu "dahi anlamındaki de ekini ayrı yaz" korosunu acı bir sırıtma ile izlemeye devam edeceğim.

ışık ve sevgiyle
0
kurukafa
(13.11.08)
sen muhtemelen onbinlerce insandan oluşan ve saf olduklarına kendilerini inandırmaya çalıştığın bir insan güruhuna yüzünde acı bir gülümsemeyle bakıyor olarak kalacaksın.

çünkü durumu kendi bakış açınla açıklamaya çalıştığın sırada bile -belki de isteyerek- anlaşılmaz olmaya çabalamışsın sanki.

yazdıklarını tekrar tekrar okudum ama gerçekten de derli toplu bir şey anlamadım. sadece ısrarla bu kuralın adının "dahi anlamına gelen de olmaması" ve öyle adlandıran insanların da sadece kendi pencerelerinden bakan hatta at gözlüğü takmış insanlarmış gibi adlandırılabilecekleri gibi imalar sezinledim.

ısrarla da dahi sözcüğünün ya da bu anlamdaki de'lerin bile anlamına gelmesi de var.
ben de ilave edeyim zarf olarak kullanıldığında üstelik gibi, pekiştirme gibi anlamları da vardır de ekinin ama bunlar bile anlamına da gelen dahi sözcüğünün türev anlamları.

yani bizim o at gözlüğüyle baktığımız ve 80 sonrası eğitim anlayışıyla yorumladığımız 11 yıl boyunca başımıza kakılan, senin ille de kural ismi dediğin "anımsama" şekli çok da değişmiyor.

benim senin yazdığın iki mesajın arasında yazdığım ve açık-anlaşılır olduğunu düşündüğüm mesaj mı anlaşılmıyordu anlayamadım gerçekten de. orda referans da vermiştim üstelik. sadece kendi düşüncelerim de değil ki bunları salt hezeyan olarak değerlendirelim.
tdk dedim, filolog görüşü dedim, "pascha c" adlı arkadaşın görüşünün yalnızlığı ve hatta tikelliği dedim.

ben de aydınlık günler dilerim...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
@galadnikov

oradaki eskimiş nerede yazıyor dikkatini çekerim. dahi'nin yanında yazıyor. de da anlamının karşılığının verildiği satırda değil. ilk anlamının de da olduğu ikinci anlamının bile olduğu yazılı orada.

eskimiş olan "dahi" kullanımı. anlamları değil. nasıl sadece bile anlamına geldiğini anlamak da oldukça güç!..

ben de referans alacağım dilcilere sorduğumu söylemeliyim :) necmiye alpay da elbette iyidir işinde eminim ondan da...

edit: sözlükleri doğru okumakta fayda var sanırım. eskimiş dediği anlamı değil, sözcüğün kendisi. kullanımı eskimiş ve şu anlamlara geliyor diyor. tdk gayet açık ve en sağlam referans.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
tdk sözlüğünde de -de -da anlamlarının karşılıklarında eskimiş ibaresi yok dikkatini çekerim. dahi sözcüğünde var eskimiş ibaresi. hangisinin türk dili açısından daha geçerli bir referans olduğu konusunda tartışmaya ben de gerek duymuyorum.
ayrıca evet ben dahi geleceğim eski bir kullanım elbette. kimse de yeni oldğunu iddia edemez ancak kullanıl(a)mayan olduğunu da kimse iddia edemez. bazı anlar geliyor ben dahi sözcüğünü de kullanıyorum.
cümle içindeki anlamı bile ya da -de -da'nın tam karşılayamadığı durumlar oluyor zira...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
şimdi ordaki tireler karıştırılmaması içindi (bir de ekinden ve bir de de bağlacından sonra yazdığımdan dolayı). yukarıda yazdıklarıma bakarsan karıştırılmayacak olan yerlerde kullanmadığımı görürsün.

gelelim necmiye alpay'ın verdiği örneklere. ben örnekleri çoğaltabilirim de az bile vermiş. o örneklerin hiçbirinde dahi anlamında kullanılmıyor. ama kurukafa'nın da ve sanırım sizin de takıldığınız nokta bu kuralı adlandırma kısmı oluyor.

de bağlacı ayrı bir sözcük olmasına rağmen ilk çıkış noktası o eskimiş ve zamanla başka anlamlar da kazanmış olan dahi sözcüğü olduğundan "dahi anlamındaki de" olarak isimlendiriliyor. neden bu noktaya bu kadar takılındı anlamak güç.

yoksa "hem... hem de...", "ne... ne de", sürerlilik, azımsama, tehdit etme, hayret-şaşırma, inanmama, artma-yükselme, tariz sanatı örneklemesi gibi anlamlara da gelebiliyor...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
bu da ayrdıldığımız bir nokta işte. sözlükte de çok yaygın olmakla birlikte de'nin kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazımı kadar benim gözümü alan ve antipati uyandıran çok az nokta oluyor. tahayyül diyemeyip de taayyül diyeni hatta muğlak yerine muallak diyeni bile anlayabiliyorum ama çok temel bir dil bilgisi kuralını ezen geçen insanı anlamakta güçlük çekiyorum.
kendini ifadesi de, yazdıklarını savunması da o denli güçleşiyor çünkü. kalemi de o denli zayıf kalıyor işte. o yüzden de'yi bitişik yazan adamı benim gibi ayar veren bir adamdan daha saygın bulman onların yararına değil, zararına oluyor.
bir moderatör olarak işiniz madem sözlüğü çok daha güzel bir yer haline getirmek, keşke dil bilgisi kurallarına uyan insanların yazmasını sağlamak da bunun (ağırlıklı) bir parçası olsa.
kolay gelsin ayrıca.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
kısa bir türkçe dersi; eğer bir kelime kullanıyorsanız ve sonunda -de varsa, şöyle yapın;

örnek kelimemiz; "benimde böyle bir şikayetim var" (yazımı yanlış mı hep birlikte bakalım)

"de" gençen yerdeki ekin dahi anlamına geldiğini şu şekilde kontrol edebiliriz, -de yerine "dahi" kullanarak; "benim dahi böyle bir şikayetim var" ( a aa kelime cuk oturdu ) o zaman bu "dahi" anlamına geliyor. yani ne yapmalıyız ayrı yazmalıyız.

kusursuzlaşan örnek; "benim de böyle bir şikayetim var."

konuya ek olarak,

(bkz: yalnisi yanlis yazmak)
(bkz: bağlaç olan ki ayrı yazılır)
0
kendinikertenkelebek
(13.11.08)
anlıyorum. zaten sözlüğün benim anlayamadığım uygulamaları da var (birçoğu da formatın birer parçası olan). neyse, gönüllü yapılan bir iş için zaman gerektirmekte. kolay gelsin tekrar.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
galadnikov, söylemeye çalıştığım şeyi benden daha iyi ifade etmişsin, teşekkür ederim.

tranko buskas, sormuşsun ya en başta "nedir bu ısrar, neden, özellikle mi yapılıyor?" diye. çok basit bir argümanla çıkılmış karşına: çünkü "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" şeklinde yapılan bir başa kakma, veya bir ezber veya başka bir şey, bu ekleri bitişik yazıp seni gıcık eden insanlar için HİÇBİR ŞEY ifade etmiyor. çünkü dahi kelimesinin bu "eskimiş" veya "eskimemiş" anlamını bilmiyorlar. bu yüzden de öğrenemiyorlar. bu kadar basit.

yine de hadi herkes dahi kelimesinin bu artık pek de kullanılmayan anlamını biliyor olsun, böyle aşmış insanlar düşün, bunu bile biliyorlar ama tek sorunları eklerle. sözkonusu kural doğru şekilde anlaşıldığında bile, bu eklerin yerine göre nasıl yazılacağı ile ilgili durumların kısıtlı bir bölümüne açıklama getirebiliyor. yani aslında insanların yanlış yere ayrı veya bitişik yazılmasından şikayetçi oldukları ek "dahi" anlamında olmuyor çoğu zaman, ancak bu eklerin ne zaman nasıl yazılacağını bilen kişilerin büyük bir bölümü bile böyle bir durumla karşılaştıklarında "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çıkışıyorlar, yanlış yere. oradaki anlamı "dahi" kelimesinin eskimiş anlamına bile karşılık gelmiyor yani, ama herkes kurulmuş saat gibi bu cümleyi tekrarlayıp duruyor!

sen bunu insanlara daha düzgün bir şekilde anlatmaya gönüllü değilsen, bu durumun düzelmesi isteğindeki samimiyetine şüpheyle bakarım, samimiysen de yaptığın şeye anlam veremem. bu ekleri ayırmayı bilmeden bir kelimenin bu kadar nadir kullanılan ve eski bir anlamını bilmelerini beklemeni de gerçekçi bulmam.

...derim ve çekilirim, sana kolay gelsin.
0
kurukafa
(13.11.08)
hala daha aynı şeyi konuşur olup kalmışız kurukafa.

galadnikov'la konuştuğumuz ve ona da ifade ettiğim şey -ki tdk güncel sözlüğünün de söylediği gibi- dahi sözcüğünün "dahi" şeklindeki kullanımının eskimiş olduğu idi. ama sen hala eskimiş anlamı deyip duruyorsun. dahi sözcüğünün "dahi" anlamına gelen eskiyen bir karşılığı yok. o "de" sözcüğü ve o da çok kullanılıyor. hatta yukarıda -eğer baktıysan- necmiye alpay'ın vermediği örneklerle de "de" sözcüğünün hangi anlamlara da hizmet ettiğini anlatmaya çalıştım. ve o anlamların hepsinden daha fazla ve hala en çok kullanılan anlamı da dahi anlamı. bu sayfada yazdıklarımızdaki de da'ları bile saysan en çok dahi anlamına geldiklerini görürsün. deneyebilirsin...
yani senin savunduğunun maalesef aksine çoğu zaman da dahi anlamında kullanılıyor. o eskimiş dediğin anlamda.
sanırım sırf bu yüzden de dahi anlamındaki de diye adlandırılması çok garip değil.
zaten bu sayfaya yazan 10 küsur kişi ile okuyan yüzlerce kişi bunu anlamakta zorluk çekmiyor emin ol.
bir kaç kişinin farklı adlandırması da onları müstesna yapmaktan öteye gitmez kanımca...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
evet aynı şey devam ediyor çünkü aynı bir şey ifade etmeyen karşılığı veriyorsun. o yüzden şöyle bir yöntem düşündüm, tek bir soruya cevap istiyorum:

"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiyi nasıl uyarırsın? ve bu ekleri nasıl yazacağını bilen insanların nasıl uyardığını/yardımcı olmayaçalıştığını gözlemliyorsun?

iki bölümlü tek soru, 100 puan. gidiş yolundan puan yok.
süre başladı. :)
0
kurukafa
(14.11.08)
ben sana gidiş yolundan da puan alabileceğin bir yol göstermişken senin elindekileri hunharca harcaman pek iyi olmamış. senin zararına... artık sana bir şey öğretebileceğimi hiç sanmıyorum.
ama senin cevabını tahmin edebiliyorum. "de gördüğüm her yere bile koyarım"... :)
sen devam et...
olmadı sayfadakileri tekrar oku. temcit pilavı gibi tekrar açıklamayacağım...
0
🌸tranko buskas
(14.11.08)
(8)

Başka ülkede yaşam/aşk konulu filmler?

matrix
Başka bir ülkede yaşamayla ilgili ve varsa başka ülkede yaşamaya başladıktan sonra oradan bir erkeğe aşık olmayla ilgili film(ler) arıyorum. Mesela atıyorum Kanada'dan Türkiye'ye gelmiş bir kız, Türk çocuğa aşık oluyor gibi. Ülkeler değişebilir tabi.Film isimleri önerirseniz sevinirim.
Başka bir ülkede yaşamayla ilgili ve varsa başka ülkede yaşamaya başladıktan sonra oradan bir erkeğe aşık olmayla ilgili film(ler) arıyorum.
Mesela atıyorum Kanada'dan Türkiye'ye gelmiş bir kız, Türk çocuğa aşık oluyor gibi. Ülkeler değişebilir tabi.
Film isimleri önerirseniz sevinirim.
0
matrix
(12.11.08)
''im juli'' öyleydi diye hatırlıyorum.
0
szqnn
(12.11.08)
the holiday olabilir. ps. i love you'da biraz o konuya değinmişti.
0
passion rules the game
(12.11.08)
hüseyin karabey'in gitmek adlı filmi ıraklı bir çocukla bir türk kadınının aşkını anlatıyor bildiğim kadarıyla. ama kim nereye gidiyor da tanışıyorlar emin değilim, ctesi izlicem, daha detaylı yazarım :)
0
hobele
(12.11.08)
şu filmler belki biraz kıyısından köşesinden yardımcı olur

breaking and entering
the painted veil
across the universe
love actually
the dreamers (burada başka ülkede yaşayan erkek)
in bruges (burada da yaşayan ve aşık olan erkek yine)
before sunrise & sunset
0
nihilanth
(12.11.08)
sweet land
0
ermanen
(12.11.08)
kieslowski'nin üç renk'ten biri sanıyorum. ama hangisi olduğunu hatırlamıyorum ki. çok uzun zaman geçmiş üzerinden.
sallamıyorumdur umarım ya.
0
deadstar
(13.11.08)
la pasion turca
0
cedilla
(13.11.08)
ezeriko
(13.11.08)
(4)

- viewer discretion is advised - Kakamizi (bok, diski, gaita, sicmik) ve cisimizi (idrar, isemik, sidik) geciktirmek

ermanen
Biraz igrenc gelebilir ama hayatin gercekleri iste..Kakamizi ve cisimizi geciktirmek sakincali midir? Ne gibi sonuclar dogurur? Cis geciktirmek bobrektasi olusumuna neden oluyor sanirim? Bir de tutmaya calismak disinda nasil geciktirebiliriz?
Biraz igrenc gelebilir ama hayatin gercekleri iste..

Kakamizi ve cisimizi geciktirmek sakincali midir? Ne gibi sonuclar dogurur? Cis geciktirmek bobrektasi olusumuna neden oluyor sanirim?

Bir de tutmaya calismak disinda nasil geciktirebiliriz?
0
ermanen
(11.11.08)
bunları tutmaya çalışmak (guiness rekorlar kitabına girmeye kasmıyorsan)hayatının yanlışıdır. hele hele ki çişini uzun süre tutanlar/tutmak zorunda kalanlar yok muuu. böbrek taşına davetiye çıkartır, insanı sürüm sürüm süründürür. böbrek taşının özellikle uzun yol kamyon şoförlerinde görülmesi de bu tezi kanıtlıyor.
0
rentts
(11.11.08)
iste o yuzden saglikli geciktirme yolu ariyorum:) yok mudur?
0
🌸ermanen
(11.11.08)
ne kadar az girerse o kadar az çıkar. fiziğin bir numaralı kanunudur=)
0
rentts
(11.11.08)
dışkının bağırsaklarda uzun süre kalması, toksik madde oluşumuna o da bağırsak kanserine yol açar. haberin ola.
0
arnold schwarzeneger
(12.11.08)
(7)

yurtdışından alkislarlayasiyorum.com a bağlanma sorunu?

beni birak saraba bak dayi
yurtdışından ki ziyaretçilerin www.alkislarlayasiyorum.com a giremediği üzerine duyumlarım var. neden olabilir?
yurtdışından ki ziyaretçilerin www.alkislarlayasiyorum.com a giremediği üzerine duyumlarım var. neden olabilir?
0
beni birak saraba bak dayi
(11.11.08)
evet girilmiyor, proxy ile giriliyor.
0
ermanen
(11.11.08)
istanbulda alelade bir evden de girilmiyor. opendns kullanıyorum, adı çözemiyor.

more details deyince:
Nameserver trace for www.alkislarlayasiyorum.com:
Looking for who is responsible for root zone and followed f.root-servers.net.
Looking for who is responsible for com and followed h.gtld-servers.net.
Looking for who is responsible for alkislarlayasiyorum.com and followed ns3.dnsservis.com.

Nameservers for www.alkislarlayasiyorum.com:
ns3.dnsservis.com returned (NORECORDS)
ns4.dnsservis.com returned (NORECORDS)
0
kurukafa
(11.11.08)
evet ben de giremiyorum istabul dan.
0
rentts
(11.11.08)
bende aciliyor an itibariyle.

istanbul - avrupa
0
la traviata
(11.11.08)
kesinlikle çözebilmiş değilim açanlar ve açmayanlar var. herkes açamasa çözecem ama bu durumda çözemiyorum
0
🌸beni birak saraba bak dayi
(12.11.08)
dns serverda herhangi bir calisma olmus olabilir mi? eger dns degisikligi olduysa bazen cozumlemede sorun olusabiliyor. bir-iki gune kadar duzelmezse dns serverla ilgilenen kimse onunla bir gorusun derim.

ayrica ben girebiliyorum su an. istanbul - avrupa.
0
entrapmen
(12.11.08)
Ben Londra'dan giriyorum gayet.
0
386 dx
(12.11.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.