Giriş
(1)

3.5 aylık bebekle yolculuk

sacrilegious
Merhaba, 3.5 aylık bebeğimizle ve arabayla ilk kez ankara-ist yolculğu yapmamız gerekiyor. Normalde uyanıkken arabada pusetinde 45 dklık yolculukta bile çok ağlıyor. Pusetinden çıkarmak zorunda kalıyoruz. Buna rağmen susmuyor. Ayakta gezdirilmek istiyor hep, öyle bir bebek. Bu yolculuğu en az hasarl
Merhaba, 3.5 aylık bebeğimizle ve arabayla ilk kez ankara-ist yolculğu yapmamız gerekiyor. Normalde uyanıkken arabada pusetinde 45 dklık yolculukta bile çok ağlıyor. Pusetinden çıkarmak zorunda kalıyoruz. Buna rağmen susmuyor. Ayakta gezdirilmek istiyor hep, öyle bir bebek. Bu yolculuğu en az hasarla nasıl atlatabiliriz? Bir de bu güzergahta nerelerde mola verebiliriz?

(Otele check-in saat 2’deymiş o yüzden yola gece çıkmak bir opsiyon olmayacak sanırım :()

Teşekkürler şimdiden.
0
sacrilegious
(10 saat)
zaten en fazla iki saat uyanık kalabilir gündüz diye düşünüyorum 4 aylık bi bebek.
pusette de1-2 saatten fazla yatması sağlıksız. yani max 2 saatte bir yarım saat mola verip kucağa ya da sert zemine yatırmak gerekli.

yola çıkarken uyku anına denk getireceksiniz. uyuyacak. uyanınca mola vereceksiniz. tekrar arabaya binince emzireceksiniz.

3,5 aylık bebek de anne kucağı hariç başka bi şekilde oyalanamaz zaten.
0
elorelia
(10 saat)
(4)

tuvalet-banyo kokusu olarak ne kullanıyorsunuz?

jelly bear
klozetlere aldığım kokular hiçbir işe yaramıyor gibi geliyor.bazen lavabo kenarına çubuklu kokulardan koyuyorum 1-2 gün koku geliyor sonra etkisi sıfır. bazı tuvaletlere giriyorum-pisuvarlara koydukları şeyler o kadar güzel kokuyo ki şeker gibi böyle tatlı bi koku.evin ve özellikle banyonun nasıl gü
klozetlere aldığım kokular hiçbir işe yaramıyor gibi geliyor.
bazen lavabo kenarına çubuklu kokulardan koyuyorum 1-2 gün koku geliyor sonra etkisi sıfır.
bazı tuvaletlere giriyorum-pisuvarlara koydukları şeyler o kadar güzel kokuyo ki şeker gibi böyle tatlı bi koku.

evin ve özellikle banyonun nasıl güzel kokmasını sağlayabilirim siz hangi ürünleri kullanıyosunuz?
-1
jelly bear
(22.06.26)
fısfıs. oda parfümleri ama hafif olandan. her operasyon sonra 2 kere bazmak yetiyor.
0
ground
(22.06.26)
beyaz sabun oda kokusu alıyorum ben. temizlik hissiyatı veriyor bana seviyorum.
0
dedim ben sana
(22.06.26)
rebul istanbul bosphorus çubukları bayağı etkili. açınca aylarca gidiyor. banyoya da oldukça yakışıyor, temiz kokuyor.
0
eileengray
(22.06.26)
Otomatik çalışan koku spreyi kullanıyoruz.
0
elorelia
(22.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(6)

Annem!!!

camlicagazoz
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten
Malum bugün babalar günü. Benim de baba olduğum ilk babalar günüm. Sabah ailedeki tüm babalarımızı aradık. Kutladık. İkindin gibi annem mesaj yazdi. İşte baban üzüldü gelmediniz diye, haberin olsun. Zaten haftada en az 3 4 gün beraberiz. Ayrıca bugün de uğrayacaktık zaten. Ben de anneme "anne zaten gelecektik ama bu şekilde yazınca üzüldüm" yazdım. Sonra annem seni denedim ama masallah dilin de pabuc gibi dedi.

Şimdi benim hatam ne?
-2
camlicagazoz
(21.06.26)
Her şeyi böyle mesele haline getirmen
+6
artıküyeolmakistiyorum
(21.06.26)
evli insanların haftada rutin olarak en az 3-4 gün anne baba ile beraber olması, hiç sağlıklı bir durum değil bana göre. senin hatan evli olduğunu ve eşin, çocuğun ve senden oluşan bağımsız başka bir aile olduğunuzu ebeveynlerine benimsetememen bu örnekte.

eşinin yerinde olsam epey bir rahatsız olurum.
+7
wilhelmwasmuss
(21.06.26)
Senin hatan var mı bilmiyorum ama bu anneyle sen daha çok kafayı yersin bunu biliyorum.
+2
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
bi bakayım dedim, hatırladım sizin duyuruları. kendi ailenize sınır çizmezseniz daha çok sorun yaşarsınız.
0
elorelia
(22.06.26)
hocam kusura bakmayin ama kabus gibi bir annenin kabus gibi bir evladisiniz. ailenize sinir koymadiginiz surece, elalem ne der diye yasadiginiz surece bunun gibi yuzlerce olay yasarsiniz. esinize sabirlar diliyorum.
0
kassiopeia
(22.06.26)
söylüyorum hatanızı: ailenize fazla yüz vermeniz. eşiniz olsam uyuz olurdum.
0
rayde
(22.06.26)
(16)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
full beyaz olan pastacı kremasıyla kat çıkılmış düğün pastası gibi. Diğer ikisinden birini seçerdim.
+2
eileengray
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(2)

Sim karti bir kac saatligine bir baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda sorun yaratir mi?

Mehmet Ersoz
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdumSimdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
Gecen tarife degisikligi yaptim HSBC nasil bilgi sahibi olduysa bankacilik uygulamasina girmeme izin vermedi musteri hizmetlerini arayip cozdum

Simdi sim karti baska telefona taksam bankacilik uygulamalarinda tekrar sikinti cikar mi?
0
Mehmet Ersoz
(17.06.26)
Bazısı (belki de hepsi) cihazın değiştiğini anlıyor. Sorun olabilir. Uygulama telefonun kendisi ile eşleşiyor.
+2
orient blue
(17.06.26)
Geçen gün eski iphoneuma taktım hattımı, sonra değiştirdim. Bir sorun olmadı banka uygulamalarında.
0
elorelia
(18.06.26)
(21)

sorum kadinlara

korkut
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerle
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?

not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerleri ise evli ve cocuklu olduklari icin eskisi kadar gorusemiyorlar. bu nedenle oldukca yalniz ve icine kapanik bir hayati var. sinema, tiyatro, piknik gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor. red flag midir?
0
korkut
(16.06.26)
Degildir.
+3
baldur2
(16.06.26)
etkinliklere tek başına giden insandan korkarım ben. 45 yaşında bir tanıdığım var eline erkek eli değmemiş ve ruh hastası bi insan. elbette bu senin bahsettiğin kişi için geçerli demek değil, tanımadan bir şey diyemeyiz. referansı yok ama öyle düşün yani bu yaşa kadar kiminle çıkmış kimden hoşlanmış nasıl ayrılıklar yaşamış ruhsal vb durumlarında bilgin yok. e nikah mı basacaksın ki hemen red flag atma 2 gün bak gör :D
-9
neira
(16.06.26)
Bence tek başına red flag değildir. Eğer hoşlandıysam görüşür kendim tanıyıp karar verirdim.
0
elorelia
(16.06.26)
“sinemaya, tiyatroya, piknige gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor”

Herkesin onlarca ilişkisi / arkadaşı olacak diye bir kaide yok, insan yalnız kalmayı sevebilir ama bu seviye benim anlaşabileceğim türden değil.
+1
cilekli pasta
(16.06.26)
yağğni.. bu kadar veriyle, normal olabilir diyorum. herkes ilişkiden ilişkiye koşacak diye bir kaide yok. bir kaç yıl ilişki sürdürmüş olması, ilişkisel manada bence yeter bir gösterge. sosyal tarafını değerlendirmek sizin bakışınıza kalmış. bi başkası bunu sorun görebilir ama bana sorarsanız, ideal erkeğin tanımı derim :)
+5
lil siztah
(16.06.26)
bastan belirteyim kadin degilim; ama benzer surecten geciyorum.

ilgim olmadigi icin kadinlarla hicbir iliskim olmadi. simdi arayisa girdim. ama korkularim var elbette. cok absurd davranir miyim, farkli bir dunya vs.. ama arayista olurken sunu farkettim applerde kadinlarin surekli vurguladigi seylerin hicbiri bende yok. bu redflag seyler genelde iliski kasari erkeklerin yaptigi seyler. bence sans verin. update almadigi icin yontulacak taraflari elbet olacak ama duzgun, mazbut biriyse eglenceli bir flort sureciniz olur.
0
dokunmakalbime
(16.06.26)
Yalnız takılmayı sevmesi ve uzun süreli ilişkileri olmaması red flag değildir bence de.
Biraz zaman geçirip gözlem yapın belki her iki konu için de temel problemler vardır bilemeyiz ama sadece tercih de olabilir.
0
mutekebbir
(16.06.26)
Değildir.
0
umutt
(16.06.26)
Sinema, tiyatro damsiz girilmeyen yerler mi hacı? Bir erkegin evlenince kaybedecegi en buyuk özgürlüğü sinema tiyatro bar pub gibi yerlere tek basina gidememesi. Red flaglik durum yok, hatta enişteye için ısındı.
+2
duster
(16.06.26)
Çok ilişkim olmadı diyince neden kadınlardan uzak durduğunu düşündünüz ki? İlişkiye götürmediği pek çok birlikteliği olmuş pek çok kadınla görüşmüş olabilir. Az arkadaş da red flag değil kafası kaldırmıyor olabilir. Ama siz bakacaksınız geçimsiz biri mi uyumsuz biri mi onlar red flag olur
0
denizkenarısandalye
(16.06.26)
@denizkenarısandalye sadece bir tane iliskisi olmus, 34 yasinda ilk iliskisini yasamis
0
🌸korkut
(16.06.26)
Karakteri oturmuş biriyse bence red flag değil ama ilişki deneyimi olmadığı için içinde yapamadığı şeyler kaldıysa red flage bi tık yakın :D

Yoksa kafasına uymayan insanlar içinden seçim yapmak zorunda kaldıysa hiç olmasın daha iyi demiş olabilir, gayet mantıklı. Öbür türlü ilişki yük oluyor.
0
truf
(16.06.26)
benim de uzun tek ilişkim oldu, 36 yaşındyım, aralarda kısa kısa cok olmustur....red flag değilim bence, etrafımda beni gerçekten tanıyan single kızlar evleneyim desem hepsi kabul eder.

bence bakmanız gereken perspektif bu değil
-4
monicapp
(16.06.26)
Ben olsam etkilenirdim. Eşim de böyle bir tip, beni çekmişti.
0
gadlemler
(16.06.26)
tek başına bu bilgiyle bir karar veremem.

çok mu seçici? çok mu tutucu? o ilişkisi ne zaman bitmiş? kızı tamamen unutmuş mu? bu yaşa kadar anca bir sevgilisi olduysa zor mu bağlanıyor? zor seven bir tipse o kızı unutamamış olabilir mi? neden ayrılmışlar acaba? neden arkadaşlarıyla görüşmüyor? asosyal mi? çok mu çekingen ve sessiz birisi? sevgilisi olmadıysa bile flörtleri olmuş mu? ilişkiden beklentisi ne? ne istediğini bilen biri mi?

etkinliklere gidiyor en azından, evde oturmasından iyidir. insan zaten kendi kendine de bir şey yapabiliyor olmalı.

başka sevgilisinin olmamasının sebebi kötü bir şey değilse, önemli değil aslında.
+1
art cat chocolate
(16.06.26)
Yani hakikaten ideal evlenmelik erkek gibi duruyor. Arkadasi bile yokmus, tam evinin adami olur.
+1
baldur2
(16.06.26)
Hani geçmişin önemi yoktu, karıştırmayındı,geçmişle yargılamayındı...
"Adam tek başına pikniğe,kafeye,tiyatroya gitmiş sevgilisi yokken.bundan olmaz..."
Hakkaten bazen çok şeyapıyorsunuz hanımlar,hakikaten.
Aklı başında,düzgün hanımları tenzih ederim.saygılar.
+1
denizciman
(16.06.26)
boy, kilo ve bank account. cok bi sey sorgulamiyoruz
-4
ala09
(17.06.26)
kadınlara sormuşsunuz da bu direkt benim :))
kendimden yola çıkayım;
hayatına pek birisini alma taraftarı değildir bunu zor gerçekleştirebilirsiniz.
korkuları yüzünden bağlanma problemi olabilir.
kendini bir aile kurmak için yeterli görmüyordur. vs vs
yani redflag diyemem ben ama zor bir karakterdir muhtemelen.
+2
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
tek başına bir red flag degil. biraz yaşayarak gorursun. genel tavrı ve hayat görüşü de bu yonde olabilir. Boyle insanlar var tanidigim. Her sosyal olan insan çok mu iyi sanki. Yavas yavaş taniyacagini düşünüyorum. Zaten seni rahatsız edecek bir durum var ise , kendini belli edecektir.
0
acelaacedebela
(17.06.26)
kriter değil. diyelim ki yalnızlığının sebebi aradığını bulamamış olması değil de sevilmemiş olması. sen seversin belki?

ben de diyorum flörte ilişki geçmişimi anlattığımda kızması gerekirken neden keyifleniyor. değişik canlılar bu kadınlar djsjsjs

edit: çok pardon sorum kadınlara demişsin, şimdi farkettim.
0
benimkibu
(18.06.26)
(4)

Kişilik Testi çözen var mı?

rapon
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ? mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
Mbti Enneagram Big5 ayrı ayrı kulvarda testler var. Nasıl değerlendiyorsunuz bu testleri ?

mesela (git: kisiliktipi.com) bu üç testi birleştirmiş buna göre profil çıkartıyor. chatgpt'ye sonucu yazdığımda şaşırtıcı derecede beni yansıttığını gördüm. Yoksa sizce de astroloji gibi bir şey mi?
0
rapon
(16.06.26)
kızımızın kreşinde de yaptılar bu testi. sonuçlar evet kızımın kişiliğini yansıtıyor ama zaten sonuçları sizin cevaplarınız veriyor.

astroloji ile alakası yok (inanmam) hatta biz velilere de eğitim vermişlerdi, orada da direkt bu soru sorulmuştu.

yani sevdiğiniz 5 malzeme çeşidini sayıyorsunuz, size en sevdiğiniz yemeği söylüyor gibi bi şey olarak algıladım ben bu testleri. ha ne işe yarar derseniz çocuğa yaklaşım açısından öneri sunuyor. kişilik testi sonucuna göre tip bilmemne çıktı ve mutsuzken şöyle yapın, şöyle motive olur gibi gibi yönlendirmeleri var. ama yetişkinlikte ne işe yarar bilemedim.
0
elorelia
(16.06.26)
iş için disc envanter testi doldurdum. zırva olduğuna inanıyorum.
0
inheritance
(16.06.26)
şimdi doldurdum, daha önce robotik olduğumu söylemişti psikolog arkadaşım onu bildi mesela
0
eja
(16.06.26)
saçmalık.
-1
gabe h coud
(16.06.26)
(16)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+9
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-13
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+5
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(16.06.26)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(16.06.26)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17.06.26)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(17.06.26)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(17.06.26)
daha birkaç sene öncesine kadar (belki de bazı yerlerde hala) gelini damadı sahneye çıkarıp, anons ede ede "gelinin dayısındaaannn bir çeyrek altııınn alkışlıyoruuzzz" diye takı töreni yapılıyordu. keseye attığın takıya "mutluluklar - ahmet kuburoğlu" yazmanın ayıp bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(18.06.26)
(4)

ithal marka içecek ve yiyecekleri alabileceğim yerler hk.

drako
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
Yurtdışındaki markalara ait yiyecek veyahut içecekleri alabileceğim yerler nereleridir? Nerede bulabilirim?
0
drako
(16.06.26)
makro marketlerde farklı ürünler var yurtdışı ürünleri dahil
0
eja
(16.06.26)
Carrefour gurmelerde de bulunuyor. Özellikle içecek ve atıştırmalıklar
0
onceuponatimeonmars
(16.06.26)
elorelia
(16.06.26)
Makro market bulunduğum şehirde yok ama kargo ile geliyor mu deneyeyim.

Carrefour gurme de ilk defa duydum. Online satışında kuvvetle muhtemel eve teslimat yoktur.

Ankaraya da uzağım maalesef.

Online olarak alabileceğim bir yer yok mudur? Kısmet şarküteri hariç.
0
🌸drako
(18.06.26)
(15)

eski sevgilinin evlenmesi

kestane gürgen palamut
Herkesin eski sevgilisi evlenmiştir. Geçen günlerde acil bir ameliyat geçirdim, sonrasında zorlandım, psikolojik ve fiziksel olarak toparlanmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Çat diye eski sevgilimin nikah fotoğraflarını gördüm instagramda. Arkadaşları ile takipleşiyorduk onlar paylaşmış. Ayrılalı 1.5
Herkesin eski sevgilisi evlenmiştir. Geçen günlerde acil bir ameliyat geçirdim, sonrasında zorlandım, psikolojik ve fiziksel olarak toparlanmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Çat diye eski sevgilimin nikah fotoğraflarını gördüm instagramda. Arkadaşları ile takipleşiyorduk onlar paylaşmış. Ayrılalı 1.5 seneyi geçmişti, orta uzak mesafe ilişkisiydi, sık görüşmeye çalışırdık. Ancak ciddi bir aşamadan dönmüştük aileler bir araya gelecekti, karşılıklı aile içine girmiştik, bazı eşyalar alınmıştı, ev bakılıyordu, evlenme teklifi için yüzük aldığını sonradan duymuştum vs. Aile problemleri nedeniyle benimle seneye bile evlenemeyeceğini söyleyince, aile problemlerini kafaya takıp benimle görüşmeyi kesince / görüşmek istemeyince ayrılma kararı aldım. Aile çok problemli eski sevgilim sünger gibi her problemi çekip dünya meselesi haline getirirdi, bana yansıtırdı vs detaya girmek istemiyorum. O ailede yapamazdım zaten. Ayrılık kararı tamamen mantık çerçevesinde oldu. O da beni kazanmaya çalışmadı tamam dedi ayrılırken hiç sormadı, bi konuşalım bile demedi. Ayrılmaya cesaret eden ben oldum diyelim.
Fotoğrafı görünce kadını direkt tanıdım. Evlendiği kadın işyerinde altında çalışan birlikte iş yaptığı birisi, geleneksel (tarzlarımız bambaşka) genç bir kadın. Eski sevgilimin hoşlandığı bir tip bile değil. (Eski kız arkadaşlarını biliyorum küçük bir şehirdeniz) İşten bahsederken bu kadının ismi geçerdi. bizler 30+ kız 20 sonlarında. Başkası olsa şaşırmazdım ama bahsettiği birisi ile evlenince şaşırdım. Aradan zaman geçse de aldanmış gibi hissetmem normal mi? Sanki ben varken de arada bir gerilim varmış da ben gidince sorun çözülmüş gibi. Gerçekten hiçbir şekilde evlenmeyi düşünmediğini söyleyip nasıl evleniyor erkekler. Sanırım ben derin yaşadığım için üzülüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
kestane gürgen palamut
(16.06.26)
selamlar, öncelikle çok geçmiş olsun. ben de 30+ bir erkek olarak naçizane yorum yapayım.

kendi sosyal ve iş çevrem de muhtemelen sizinkilere benziyordur, 30+ ortamlar, kimileri evli kimileri bekar sevgilisi var vs. genel gözlemim erkekler bu evlilik konusunda pek net olamıyor. kadınlar daha ne istediğini bilen bir yapıda oluyor (bunda biyolojik yaşım geçiyor bi an önce evleneyim kafası da etkili olabilir tabi) . erkeklerde daha fazla sorumluluk ve hayatın kökten değişecek algısı kafalarını karıştırıyor.

sizinkinde bir de aile sorunluymuş vs. tüm bunlar kafasını karıştırmış korkutmuş olabilir gibi geldi, sizde de bu sorunlara göğüs gerebilecek potansiyel göremeyip zorlamamış olabilir. Hayatındaki bi sonraki kişi de biraz gamsız bi tipse, tamam ya bununla evlenilir işte diyip evlenmiş olabilir.
+1
makarnavodka
(16.06.26)
@arbre neden kıskanayım? mantığını kullanıp ayrılan taraf benim. Güzelliğini, mesleğini vs kıskanacak birisi de değilim çok şükür hepsine sahibim. Yaş ise konu hepimiz yaş alacağız, yaşlanacağız. İnsan dürüstçe ayrılamayan erkeğin aslında isteyince her sorunu çözebildiğini ama seninle çözmek istemediği görünce harcadığı zamana, emeğe üzülüyor
+4
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Hissettiğiniz her şey, o aldanmışlık duygusu, o sızı sonuna kadar normal. İnsan olmanın, bir döneme emek vermiş olmanın, derin yaşamanın doğal faturası bu. olur öyle şeyler.

bir erkek olarak size küçük bir trick vereyim ; erkekler genelde aşkı değil kolaylığı seçer.
+2
galahad reloaded
(16.06.26)
Erkeklerin klasik huyudur, aslında evlenmek istemiyor değil seninle evlenmek istemiyordur. Bu adam hayatta evlenmez, ilişki yapmaz dediğim eski uzatmalı flörtümün şak diye düğün fotosunu görmüştüm ben de. Fazla sorgulama boşver, kızdan hoşlanmayıp siz ayrıldıktan sonra zamanla bir şeyler hissetmiş olabilir. Zaten ailecek sorunlularmış, bundan sonrasını o kadın düşünsün.
+5
ekimoloji
(16.06.26)
çok da deşmeye gerek yok. tabi ki üzüleceksin, ortada kurulmuş bir hayal ve bunun kırıklığı var. üzülmek normal, böyle bir şey olması da normal. üzüleceksin, önüne akacaksın geçecek.
geçmiş olsun.
+4
kisa
(16.06.26)
1.5 sene olmuş
adam 30+ yaşta
belki siz varken hiçbir şey yoktu. 1.5 yıl oluşmasına fazla fazla yeterli, illa öyle "acaba"lı şeyler düşünmeyin yani

ha ama erkekler en yok artık diyeceğiniz kadınlarla da evlenir, evleniyor. siz zamanında duygularınız vardı diye adamı gözünüzde büyütüyorsunuz muhtemelen.
+2
subcomponent
(16.06.26)
Üzülme diyemem çünkü ayrılık üzüntü verir. Emek veriyorsun, zaman harciyorsun, geleceğe dair hayaller kuruyorsun o kişiyle ilgili. Çok fazla bir şey diyemem bu konuda. Sadece şunu demek isterim ayrılık ne kadar kötü bir deneyim olsa da anlattıklarına dayanarak bu ayrılığın seni çok daha ileri taşıyacak, çok daha geliştirecek ve çok daha standartları yüksek bir hayata taşıyacak bir sonuç olduğunu düşünüyorum. Sadece bir konuda sana biraz sitem edeceğim; " kendi altında çalışan" ifadesi hoş olmadı.

Dediğim gibi üzüntünü yaşa ve sonra geride bırak, yolunda ilerle. Hayatında bir yıldız gibi parlamaya devam et.
-4
rock n roll
(16.06.26)
Aile problemlerinden sonrasini okumadim. Allah kurtarmis.
Aile olaylari basladi mi düzelmesi cok zor. Öyle bir dramayi cekmektense önüne bakmak icin firsat iste.

Gelecege odaklan. Cok daha iyileri senin olsun ve olacak da.

Edit: sonrasini da okudum. Kurbanlik koyun gibi bir sey bulmus kendine.
+4
Purple life
(16.06.26)
muhtemelen sizin evet demeyeceğiniz şeylere evet dedi o kadın.
aradan da 1,5 sene geçmiş. belki adamın fikri de değişmiştir, orta yol bulunmuştur.
+2
elorelia
(16.06.26)
@rock haklısınız, ast üst demem gerekirdi. farkında değilim. biraz şok oldum sanırım, "senle olmazsa ben kimseyle evlenemem " diye büyük laflar ederdi bir de.

@purple burada anlatmam uygun olmaz ama o zaman da duysanız "ayrıl bu adamdan" derdiniz. herkes hakkında hayırlısı olsun. benle mutlu olamaz diyordum belki onunla mutlu olmayı tercih edebilir, erkek zihnini anlamıyorum. Allah her şeyin hayırlısını versin.
-2
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Kötü hissetmeniz doğal elbette, sonuçta ilişkiyi sevmediğiniz için değil beklentinizi karşılamadığı için bitirmişsiniz ve bu kişi sizin beklediğiniz şeyi başka biriyle kurmuş.

Ama çok da romantize düşünmek yanlış olur heralde. "Arada problem benmişim de ben çekilince sorun çözülmüş gibi" kısmına katılmıyorum bu açıdan. Evlilik kararı almak için her şeyin mükemmel olması gerekmiyor, birçok kişi zoraki veya yanlış sebeplerle de evlilik kararı alabiliyor. Siz bu yoldan geçmişsiniz, hazırlıklar yapılmış, planlar yapılmış ama olup biteni tatmin edici görmemişsiniz. Belki cidden içinize sinse veya hak verseniz ailevi problemlerin atlatılmasını bekleyecek gücü ve enerjiyi de bulabilirdiniz ama değmeyeceğine karar vermişsiniz. Şimdiki ilişkisi ise bilinmez. Belki daha çok uyuştular, belki daha pasif kaldıklarından akıntıya kapılıp gidiyorlar ve sizin için tatmin edici gelmeyen şeye karşı direnç gösterecek kimse yok ortada... birçok sebebi olabilir, ama neticede siz bilinçli bir şekilde sonlandırmışsınız bu işi. Bekleyebilirdiniz de belki, ama istediğiniz bu değilmiş. Bence buna odaklanın.

Ayrıca sondaki "hiç evlenme planı yokken" kısmı kafamı karıştırdı. Anlattığınız şeylerden sizle de evlilik planı yaptığını düşünmüştüm ben? Ev bakmalar, aile tanışma planları, haberiniz olmasa da yüzük konusu... Sadece belki o dönemki karmaşa içinde tam olarak işleri somutlaştıracağı bir evrede değildi, ama kafasında bu fikri oturtmuş belli ki. Siz kendinizi çekince de zaten zihnen artık evlilik fikrine ısınmış olduğu için diğer kişiyle işlerin bu noktaya evrilmesi çok sancılı olmamış heralde. Ki bu iyi bir şey, çünkü eğer durum buysa aldanmış hissetmeniz için bir sebep yok.
+1
akhenaten
(16.06.26)
@akhenaten anne babası arasındaki tartışmaları o kadar büyük görüyordu ki ben böyle sorunlar varken seninle seneye de evlenemem, sen olmazsan başkası ile de evlenmem diyen birisi. sonradan bu hale evrildik yani. evliliği düşünmediğini düşünüyordum o dönem. o da sorun değildi aslında sorunlar çözülürdü. benimle bir şey paylaşma çabası yoktu. beni sevdiğini düşünmüyorum dönüp baktığımda. dediğiniz gibi ben böyle bir evlilik içinde olmak istemedim, yıpratır, aile ilişkileri, hem ailesi hem kendisi tarafından bana yapılan bazı hareketler beni zaten çok yıpratmıştı.
+1
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Geçmiş olsun,umarım kısa sürede iyileşirsin.
Adam hakkında da şunu diyeyim, ya sözü ya özü doğru değilmiş. Size da nasip olmamış,hayırlısı budur umarım. Sıkmayın kendinizi
+1
denizciman
(16.06.26)
biraz uzuntu duymak normal, keske hıc olmasa tabıı de erkeklerın cıddı konulardakı buyuk konusmalarına kesınkes gözuyle bakmamak lazım hayat bunu ogrettı. twıtterda yıllarca ıntıhar guzellemesı yapan kırk ustu erkek, yıllar zarfında bırden aşık oldu evlendı cocuk falan derken sımdı tekrar huzunlu bır seyler yazmaya basladı. baska bırı daha o da yalnız yaslanıcam huzurevınde dıyorken, bıreysel yasamı övguleyen, herkes cıft olmak zorunda degıl dıyen erkek, sımdı hayatımda bırı var demeye basladı.
saglıkta kaybedılen ıyılık hali, ınsanı boyle durumlarda sakin durmaktan alıkoyuyor, dılerım cabucak ıyılesır, ıstedıklerıne kavusursun.
0
deepness
(16.06.26)
Üzülmek normal malesef ama çok kafa yormamak lazım. Ben de erkeklerin en iyisi en güzeli en sevdiği olsa bile sonuçta en kolayını seçtiğini düşünüyorum. Kasıtlı olmasa da yetersizlik hissini tetikleyen, onu değişmeye zorlayan daha iyi versiyonu için zorlayan kişiden uzaklaşmak daha kolaydır bu ebeveynlerde bile böyledir kuralcı babadan kaçar rahat anneye sığınırız. Siz zorsunuz diye söylemiyorum o kendi içinde böyle görmüş olabilir size yetebilmek için. Kadınlar daha romantik daha verici olduğu için bu tarz şeyleri göze alabiliyoruz ama erkekler için zor duygusal yatırım yapmak dönüp de bi kendi eksiklerine bakmak. Karşısına öyle denk biri çıkmış onunla evlenmiş çabalaması gerekmemiş belki de. Özetle konu onunla alakalı sadece. sizinle ya da sizin daha az sevilmenizle veya bir eksiğiniz olduğuyla ilgili değil. Size de daha güzel kapılar açılır umarım. Bazen birilerini eşimiz zannederiz ama henüz zamanı gelmemiş olabilir
+2
denizkenarısandalye
(16.06.26)
(5)

Bir yazarı arıyorum

sucvecezve
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o ünivers
Bir yazar vardı, abimin oğlu için yardımcı olmuştu. Adını vermeyeceğim bir üniversitede yükseğini okumuştu İngiltere'de ve yiğenim de o üniversiteye başvurmak istiyordu, bize işimize çok yarar birkaç bilgi vererek ve üniversitede bir profesöre bizi yönlendirerek adeta önümüzü açtı. Yiğenim o üniversiye girdi şükür ve kendisine çok teşekkür etmek istiyorum.
Mesajlar otomatik silinmiş (neden?) ve Nickini hatırlayamıyorum. Sözlük yazarıydı ve burada konuşmuştuk. nickinde konuşmak fiili geçiyordu tam çıkaramadığım biçimde. Okuyorsa burayı çok sağolsun.
0
sucvecezve
(14.06.26)
Konusmakistiyorum ?
0
logisticsmanager
(14.06.26)
@logisticsmanager hocam Dediğiniz gibi bir yazar bulamadım.
0
🌸sucvecezve
(14.06.26)
Konusmabenkonusuyorumdahabitirmedim
+4
üğpoıuy
(14.06.26)
Konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim

Türkçe karakter olmayabilir.

Mesajlar kısmından yeni mesaj açın. Orada konuşma yazınca çıkıyor öneriler bu arada.
-2
elorelia
(14.06.26)
Evet -konusma ben konusuyorum daha bitirmedim-miş ama galiba şu an aktif değil. Teşekkürler herkese.
0
🌸sucvecezve
(15.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+1
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-4
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
0
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-8
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+7
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+3
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
+1
sweetoffice
(17.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(10)

Turkiyede maaslar nasil?

inte17
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sor
ortalama.net diye bir siteye bakiyorum ortalama 60-70k maaslar ve giderler aylik 20-30k. Kirada degilsen iyi bir parami? Genel olarak Istanbul disi icin konusuyorum.

Bilfende calisan bir arkadasimin maasini merak edip internetten bakmistim gecenlerde ve 60-80k yaziyordu. Bunu baska bir arkadasima sorunca "inanma insanlarin cok kucuk bir yuzdesi 70+ kazaniyor" gibi bir seyler demisti.

Simdi iki kisilik bir ciftin evine aylik 100-120k giriyorsa refahi iyidir diyebilir misin? Tekrardan soyluyorum Istanbul disi icin konusuyorum cunku Istanbulda giderlerin ekstra fazla oldugunu tahmin edebiliyorum.
0
inte17
(12.06.26)
Mavi Yaka 35 40 ortalama bence.
İlla daha yüksek alan da vardır da düşük alanlar ortalamayı aşağıya çekiyor.
Beyaz yaka da özellikle başlangıç bu civarlardadır.
0
denizciman
(12.06.26)
beyaz yaka maaşlarını yazabilirim, hangisini merak ediyorsun?

mesela mali işler departmanı için başlangıç maaşı 50k TL. uzman yardımcısı. daha azına personel bulamazsın ki biz bulamıyoruz. yönetmen maaşı 80k TL, yine onun altına bulamıyoruz. müdür maaşı 120k TL. bunlar asgari tutarlar, gerçekten de daha altına mümkün değil bulamıyoruz. kurumsal parası bol şirketlerde mali işler uzmanı 80k-120k arası, müdür 180-200k normal. direktör, grup müdürü asgari 220 ister, 250 üzeri yine normal rakamlar. mavi yakanın maaşı bir tık düşük gibi gözükse de fazla mesai ile çift maaşa yaklaşırlar.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
3-5 bin dolar maaşlar ne güzel de telaffuz ediliyor. bu elemanlar ne yapıyor ki bu kadar maaş veriliyor. şirkete katkıları ne kadar acaba. kıskanç Almanya'da ile bosch da çalışan mühendis 3000euro maaş alıyor. burda işçi 2000-2500 euro maaş alırken eylem yapmaya kalkıyor iş bırakıyor. kurlar bu kadar düşük kalmaya devam ederse yakında maaş alınacak bir iş kalmayacak herhalde.
-3
gercekdunya
(12.06.26)
şu rakam iyi midir meselesi tamamen yaşam standardınızla alakalı.
ev kira mı, okuyan çocuk var mı, tatil alışkanlığınız, dışarıda yeme içme... yani bunların hepsi etken. istanbul dışı da olsa etken. kendim için konuşursam eğer yeterli değil mesela o rakam.

www.instagram.com
-2
elorelia
(12.06.26)
yarı kurumsal diyelim 3k çalışanlı şirkette muhasebe uzmanına 50-70 bandında, sorumlu 80 -100 bandında senede 1 yarım maaş var, mesai veriliyor.
0
eja
(12.06.26)
2026 ocak ile beraber ort. beyaz yaka maasi net 50-100k arasinda, 60k'larda yogunlasmis sekilde. istanbul'da klasik levent sisli civari calisan beyaz yaka insanlardan bahsediyorum. kidem arttikca ya da yoneticilik titresi geldikce 150'lere dogru yaylaniyor.

mavi yakayi hic bilmiyorum.

tip doktoru arkadaslarimdan pratisyenler 100, asistan 140-150, uzman arkadaslarim 180+ civarinda aliyor.

memur maaslari zaten internette net yayinlaniyor. ornegin arastirma gorevlileri 100k civari, polisler 70-100k arasi vs.

yeni mezun yazilim muhendislerinde maaslar cok karisik ama 5+ yil deneyimlilerde de 120-240 arasi dalgalaniyor.
0
gitdaddy
(12.06.26)
türkiyede 60 80k maaş alan insan yüzdesi en fazla yüzde 5 olarak açıklandı. bilfen hatta özeldeki öğretmenler istanbul ankara izmirde değilse asgari ücretin biraz üstünü alıyor. özel okullarda o maaşlar yok.
kendimden örnek veriyorum. egede büyük bir ilçedeyim eşim ve ben memuruz. evimiz arabamız var. 1 çocuk var özel okula gidiyor. araç kredisi ödüyoruz. belki ayda 1 kere dışarda yemek yiyebiliriz. evden çıkmayıp mal gibi yaşarsak para birikir ki o paraylada o birikimle de bir şey olmuyor. istanbulda giderler daha pahalı tabii ki.
anadolu için konuşursak kiralar 15 40 arası değişir. araç varsa giderleri ayrıca çocuk özel okula gidiyorsa bir maaş gidelere gider. anadoluda kredin yoksa rahat yaşanır ama kalitesiz yaşanır. sonuç olarak kalitesiz bir hayatı çok pahalı yaşıyoruz. büyükşehirde de küçük şehirde de.
+2
mikahakkinen
(12.06.26)
maaşlı çalışan kesim içinde 100-120 binin ortalamanın üzerinde olduğu net. o konuda herkes hemfikirdir sanıyorum.

refah konusunda net bir fikir vermek için veriler çok yetersiz.
ailede araba var mı? çocuk var mı? aylık bu miktarı kazanan kişilerin ''refah'' kriteri nedir?
bunlar sonucu çok değiştiriyor.

çiftin kredi borcu vs si yoksa, çocuğu yoksa, 2.bir ev sahibi olma, birikim yapma gibi bir hedefi yoksa, tatil harcamaları vs pek yoksa gayet refah içindedir denilebilir.

yukarıdaki çiftten farklı olarak 2.bir ev sahibi olma fikri varsa, (afedersiniz dandik bir semtte sıçan deliğinden hallice metrekarelerde 1+1 dışında ise hedeflenen ev, o hedefe ulaştıramaz.)

çocuk varsa ve çocuğun tüm sağlık işlemleri devlet hastanesinde yapılıyorsa, çocuk herhangi bir ücret karşılığı spor, sanat, hobi, eğitim vs vs kursuna gitmiyorsa, devlet okulunda okuyorsa, farklı bir şehirde üniversite öğrencisi değilse veya özel kreşe giden okul öncesi çocuğu değilse bu çift geçinir.

çocuk varsa, çocuğun veya ailenin geleceğini garanti altına almak için yatırım/birikim yapılmak isteniyorsa, çocuğun eğitim masrafı varsa, söz gelimi özel kreşe gidiyorsa, liselere veya üniversiye giriş sınavına hazırlık amacıyla özel ders alıyorsa veya özel okula gönderilmek isteniyorsa, araba varsa, ayda 1 kez olsun, dışarda paralı bir etkinlik yapılıyorsa en basitinden tavuk dönerci harici normal ortalama, makul kalitede bir restoranda yemek yemek gibi, dengeli ve sağlıklı beslenmek için gerekli ortalama gıda tüketimi yapılmak isteniyorsa vs vs. bu çift hayatta kalamaz.
-1
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
kimse de dememiş ki ben bu kadar maaş alırken niye geçinemiyorum diye. sadece eksiye basıp geçmişler. tr şartlarında şu anda ne kadar maaş alırsan al yetmiyor. bulgaristan da ki şirketimizde 1000 dolar maaş verdiğimiz adam öyle mutlu yaşıyor ki. her gün etini yiyor. akşam oldu mu şıkır şıkır giyinip mekana gidiyor. istediği gibi yiyip içiyor. hatta geçen hafta bir çalışan işe gidip gelmek için 600euroya pejo 206 araba almış, gayet de yetiyor.

herkes sistemin kölesi olmuş. aldığı araba, ev ile prestij sahibi olabileceğini düşünüyor. cebinin kalınlığı değilde beyninin derinliğinin önemli olduğunu bilmiyor. her neyse siz yine yanıtımı eksiye basıp, 150-200bin maaş alarak o beş para etmez güvenlikli beton evinizde oturup çakma suvlara binmeye devam edin. bunlara ulaşmak içinde borç ödeyip, ne konser, ne tiyatro, ne bir etkinlik yapıp ot gibi yaşamaya devam edin. elin yabancısı da işten çıkışta bir pub a uğrayıp bir kadeh içsin. sonra ev halkını alıp güzel bir yerde güzel bir yemek yesin. peşine de iyi bir yerde müzik dinlesin. ve bunların hepsini en azından haftada bir yapabilsin. en basiti kapı komşumuz Yunanistan'a giderseniz nasıl yaşadıklarını görürsünüz. adamlar dededen kalma evde hatta onda kalma eşyalar ile yaşıyor ama akşam oldu mu herkes dışarıda keyifte ve eğlencede. en önemlisi de insanlar gülümsüyor ve mutlu.

bunların soruyla ne alakası var diyebilirsiniz. evet bir alakası yok. sadece insanların bu kadar kanıksamış olması canımı sıkıyor.
-2
gercekdunya
(12.06.26)
satış sonrası kıdemli teknik destek mühendisine 75 - 90 bin arası vermeyi düşünen distribütör duydum.

romanya'da it support turkish speaker'a home office'te çalışırken 7000, giriş seviyesi yazılım satış turkish speaker'a 9000 lei fiyat çekiyorlar.

romanya daha çok tercih edilesi.

o yüzden bir türlü dönemedim ben de.

hiç ayrılmayacaktım belki.
0
rain when i die
(12.06.26)
(8)

Ben ev alabilir miyim? Detaylar asagida

benaslinda
Selamlar,Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kena
Selamlar,

Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kenarda bir birikmisim de yok, ne kadarlik bi ev alabilirim, ne kadar kredi cikar aylik 100k odeme yapabilirim gibi.

Yakin zamanda benzer deneyimi olan varsa duymak isterim.
Tesekkurler simdiden.
0
benaslinda
(11.06.26)
Bana 4 milyon kredi çıktı 120 ay aylık ödemesi 120.000 lira gibi bir şeydi.
Ben tercihimi 60 ay 3.5 milyondan yana kullandım, aylık ödemesi 120 civarı. 120 ay 3.5 milyonun da aylık ödemesi 90.000 lira civarı genel olarak.
Evin tamamına kredi çıkmaz. 7 milyona kadar evin %80'ine kadar kredi çıkıyor ama burada biraz da iş evi olması gerektiği tutardan gösterip göstermedikleri.
5 milyona kadar evlerde de %90'a yakın bir şey çıkabiliyor bankaya git öğren ne çıkar bana diye.
+1
denizgonen
(11.06.26)
Pesinatin yoksa olmaz. Araba satmayacaksan ayda odemek istedigin kredi tutari kadar miktari erimeyen bir varlikta pesinat olarak biriktir. Daha sonra bir iki seneye ortalama bir evi krediyle alabilirsin.
+1
osssy
(11.06.26)
Banka konut kredisiyle ev almak için iki sene kadar peşinat biriktirmeniz uygun olur.

Ya da konut finansman şirketlerine yönelin. Onların işleyiş tarzını araştırın.
+1
Mirket
(11.06.26)
finansman şirketlerinde de peşinatınız yoksa kuraya gitmek zorunda kalıyorsunuz. peşinata ihtiyacınız var :(
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(12.06.26)
İş sektör nedir acaba,iş garanti mi.
Bugün çıksanız 100 k yı ödeme durumunuz ya da 200 k maaşlı iş hılma durumunuz ne olur?
Şahsen krediyle ev aldıktan birkaç ay sonra işsiz kaldım,ve hatta iş de bulamadım.kör topal gidiyorum şu an mesela yine de. Benzer bir duruma ne gibi bir önleminiz olabilir,hesap kitap iyi yapmalısınız
+1
denizciman
(12.06.26)
arabayı satmak istemiyorsunuz ve kenarda birikmişiniz yoksa ev alamazsınız ki zaten.
0
elorelia
(12.06.26)
bir şekilde birimkim yapıp harcamaları azaltıp 70k kenara koysan her ay 2 senede 2m toplasan üzerine kredi çekip ev alırsın, krediye girmeden birşey sahibi olunmuyor 1+1 ile başla ilerde satarsın, yine üzerine ekleyip oda sayısı arttırırsın böyle üzerine koymadıkça olmuyor. kiradan kurtul ev al kesinlikle alamıyorum diye salma
+1
eja
(12.06.26)
Hocam yanlış bilmiyorsam 5 milyon'a kadar ekspertiz değeri olan evlerde %90'a kadar kredi çıkabiliyor diye bir yazı okumuştum. Ama bunu bir bankaya danışın.
0
anten
(12.06.26)
(6)

5 yaş üzeri çocuğa online veya offline oyun önerisi?

mikahakkinen
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)roblox, minecraft ..vb.
arada bilgisayara oturmak isteyen çocuğa hangi tür oyunları açmak lazım?(zeka geliştirme tarzında)
roblox, minecraft ..vb.
0
mikahakkinen
(11.06.26)
linc is coming ama 5 yasindaki cocuk bilgisayar oyunu oynamamali bence
+8
pasaklıpepee
(11.06.26)
şekilli sudoku, puzzle, lego önerebilirim.
yükselen zeka setleri var.
onun dışında yazdıklarınız bilgisayar oyunları olmaz bence kesinlikle. bağımlısı oluyolar zaten sonra. ha zeka geliştirici başka bir bilgisayar oyunu vardır bilemem onu.
ekran karşıtı değilim bu arada.
+1
elorelia
(11.06.26)
"lego city undercover" lego'nun çokça esprili açık dünya oyunu. tek ekran çift kontrol şeklinde birlikte oynanabiliyor.
0
engelbert humperdinck
(11.06.26)
Çocuğa 3 yaşına kadar ekran vermedim. Arada ben bir bakıcam diyor. Açtığım çizgi filmi bile yarım saate sıkılıp kapatıyor. Ben de ekrana karşıyım ama teknoloji çağına doğan çocuklar. Beni linçleyecek adam 1 dk bile ekran göstermemeli ki gelip bana laf etmeli. Ebeveyn olupta beni anlamayacak insanda bu platformda yoktur. Ayrıca ben psikoloğum, ama mükemmel bir ebeveyn değilim. Burda bu konuda beni linçleyecek adam varsa alnını karışlarım.
0
🌸mikahakkinen
(11.06.26)
Mentalup
+1
kullanicadi
(11.06.26)
kardeşim 4 yaşındayken klavyeye bakmadan pes 4 oynuyordu. bence abartıyoruz bazı şeyleri. zekasından da bir şey kaybetmedi ilkokula başlamadan okumayı sökmüştü.

kendisini yormayacak güzel macera ya da fc vs oynayabilirsiniz birlikte bence
0
Hallegadola
(12.06.26)
(14)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Vallahi büyük konuşmayayım da iş yerinde yöneticiye ya da bir başkasına böyle osuruktan veya herhangi başka bir nedenle hediye almak benim nazarımda karaktersizliktir. Ha en az 5 yıldır iş dışında da iyi görüştüğüm iş arkadaşımdır ona hediye alırım ama onu da ofiste organize etmem bireysel alır geçerim. onun dışında şuna hediye alıyoruz afrikada kuyu kazıyoruz şunu yalıyoruz bunu emiyoruz gibi herhangi bir organziasyona da borcum var kusura bakmayın ben katılmayacağım derim. böyle yöneticiye jest gibi hareketler yapan tipten her bayağılığı beklerim mecburiyet dışında muhatap da olmam.


Herifin notu bende zaten sıfır ama senin yöneticiyle arandaki gıcık konusunu yöneticisiyle arasındaki diyaloğa yansıtıp yansıtmamak konusu apayrı. Sen adamın babasının oğlu değilsin. Senin için yöneticiye tavır alması beklentisine girmen de ayrı bir sineklerin tanrısı hikayesi.
-2
Batuhanolabilir
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(10)

Anneme kizmakta haksiz miyim?

another satisfied lover
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin co
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin cok yukseldigi icin(altin bozup verecekti) ev alma hayallerine giristi. Ben defalarca onceligim araba, hem araba hem ev borcu odeyemem daha erken ev icin oyle bir gucum yok dedim ama olmadi dinletemedim. Neyse yavastan ikna oldu ondan sonra da bayramdan sonra bak bence(bayramdan sonra vereyim demek istiyor) piyasa duser falan ki alacak araba buldugumu bilmesine ragmen tanidiktan. Bayram tam oncesi de "altin cok dustu simdi bozduramam cok zarar olur" dedi ki ben zaten altin alip altin verecegimi soylememe ragmen. Bi de araci satan tanidigini biraz oyala falan diyor sanki cok net bilgi almis gibi hemen yukselecegini. Insan akliyla alay edilmis gibi hissediyor.

100bin lira kazaniyorum ayda ve istedigim borc hepi topu 500bin liraydi.

Simdi altin bu seviyelerdeyken de ben istemem cunku asil zarar simdi olur alirsam diye dusunuyorum.

Gunlerdir kafami yiyip duruyor bu dusunce. Universite 3. Siniftan beri calisiyorum. Anneme yuk olmayayim diye gelirim dusukken gittim en ucuz bolgelerde yasayip para biriktirdim bi duzgun ev kurayim diye. Bedelli paramin cogunu kendim odedim(gerisini de babam)

Ha bi de, altin bozma borc verme konusulirken onune gelene borc verdigini anlatti iyice delirdim. Ona verdim gec odedi cok ufak parca parca odedi vs vs dertlenip durdu. Bu da bende su dusunceye sebep oldu, herkese gelince veriyor bana gelince zarar olur bozamamlar, kulagin ustune yatmalar.
0
another satisfied lover
(11.06.26)
ya ben annemden kırk yıllık sırı kalkmış çinko tabağı istedim, çok güzelmiş diye. veremem dedi kadın ya la. el istese hamuduyla verir, evladına koklatmaz bi şey. boşver bana kalırsa. ya biriktir, ya kredi çek, annenden alma.
+5
antihero
(11.06.26)
100k geliri olan biri rahatça 500k kredi çeker. çekin kredinizi, annenize bile minnet etmeyin bu saatten sonra.
+4
shadowfollower
(11.06.26)
Alınmakta haklısınız.
İnsanlar yaşlandıkça paraya düşüp böyle mantıksız tavırlar sergileyebiliyorlar. Ben olsam, keşke baştan hiç oyalamasaydın diye ufaktan çemkirir, parayı başka temin yollarına yönelirdim. Zira bu saatten sonra verse bile lafını yapacak gibi duruyor; gitti düşükten bozdurdu bilemem ne diye konuşsa, iyice tepeniz atacak.. Kısacası anneden para alma konusunu kapatıp önünüze bakın derim.
+5
lil siztah
(11.06.26)
Geçen sene akrabadan alıp bana altın borç verdi benimki. Birkaç kere darladı ne zaman ödeyeceksin diye. Topladım, iade edeceğim. Benimdi o altınlar, geri istemiyorum demez mi. Sevinsem mi, kızsam mı bilemedim. Akıl sır erdirmek mümkün değil gerçekten. Verirse alın, vermezse kafaya takmayın.
+1
auroraaurora
(11.06.26)
haklısın bence. benim annem böyle yapsa bozulurdum. hele ki imkanı varken, sağa sola altın borç verirken. imkan varsa geri bile istememeli aslında ama 500bin tl büyük rakam, anlaşılabilir. ama insan çocuğuna böyle yardım ederken altın düşer yükselir vs bu hesaplara girmemeli.
0
elorelia
(11.06.26)
annenize kızmayın. kendince "ev mi araba mı?" demiş ve mantıklı olan ev için uğraşmış.
bir de yok kazasıydı, yok değer kaybıydı, yok hız-it-serserilik diye düşünüp motor ve arabadan korkuyorlar.
imkan varsa ev almayı düşünün. gönül koymayın.
-1
MtKrt
(11.06.26)
Zamanında kararınızın arkasında durup "çok uygun bu araba kaçmaz" gibi daha kararlı davransaydınız veya gidip kredi/eminevim şeklinde ilk düşündüğünüz gibi çözseydiniz şimdi bu kadar kızgın olmazdınız.
Sonuçta anneniz sebep olmuş da olsa araba hayali suya düşen sizsiniz. Daha çok sahip çıkmanız gerekirdi ihtiyacınıza.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(11.06.26)
kimden olursa olsun dolarla, altınla para kazanmıyosanız bu şekilde borç almayın.

diğer taraftan çekin kredi basın geçin. kızmakta haklısınız ama yaş ilerleyince böyle özellik açıyor büyükler, dert etmeyin.
+4
gurur
(11.06.26)
arabanın masrafı çok, 100 bin gelirle araba alırsanız asla ev alamazsınız demeye geldim.

şirket arabası kraldır.
-2
kveldulv
(11.06.26)
icten ice haklisiniz ama bence rasyonellik beklemeyin boyle durumlarda annenizden. verirse ne ala, ama vermeyecemis gibi planlamaniz hem sizin akil sagliginiz hem de annenizle olan iliskiniz icin daha iyi.

kredi cekin, hayallerinizdeki araba standardini dusurun, daha uygun biseyler bakin, ama kendiniz halledin.
0
taurina
(12.06.26)
(5)

vatanım sensin dizi ile alakalı bir soru

elorelia
spoiler var uyarayım. şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım. ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum ta
spoiler var uyarayım.

şu an 6. bölümdeyim. ali kemalin ailesini bulmak için gemi ile kaçtığı dönem.

dizide ailenin üvey oğlu ile öz kızları arasındaki aşk durumunu bir ben mi kafamda oturtamadım.

ali kemal küçükken üvey olduğunu öğreniyor ve zamanla üvey kız kardeşine aşık oluyor. iğrenç bir durum tabi ama buraya kadar anladım. ama üvey kız kardeş de öz bildiği abisine aşık gibi davranıyor, yunan komutanla onu kıskandırıyor. ama onun üveylik durumundan haberi yok. kızlar bilmiyolar abilerinin üvey olduğunu. yoksa biliyorlar da ben mi kaçırdım?
-1
elorelia
(10.06.26)
kızlar ve çocuk büyükken evlat edinmiyorlar mı zaten? ilk bölümlerde gösteriyordu. eve geldiğinde eşek kadar çocukmuş 9-10 yaşlarında gibiydi.

yine de iğrenç tabi ama kızlar biliyordu öz olmadığını.
0
yenibirgüzelnick
(10.06.26)
En başından itibaren herkes Ali Kemal'in üvey olduğunu biliyor. Kendisi de dahil.
0
evrim halkasi
(10.06.26)
Ben Cevdet komutan Ali Kemal'i bebekken buldu ve evlat edindi diye biliyorum.
O yüzden Yıldız'la aşkları bana da iğrenç geliyor.
Düpedüz ensest bu. Kan bağı olmaması bir şeyi değiştirmez.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
FİNAL SPOILER'I !!!

Ayrıca Leo'nun yaptığı da iğrençti. Kendi kuzenini öldürdü ve halkına ihanet etti. Cevdet ne olursa olsun onun babasının katiliydi.

Leo, savaşta haksız taraf olduklarının bilincindeydi, vicdanı rahatsızdı.
Ama kendi halkına ihanet etmek yerine uzaklara gidebilirdi. Savaşa katılmayıp İzmir'i terketmeliydi.

Türklerin kazanmasına çok büyük katkısı olsa da ailesine ve halkına ihanet etti.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
ilk bölüme baktım tekrar. ali kemal bulunduğunda bebekmiş. abi dediklerine göre kızlar sonradan doğmuş. ali kemal üvey olduğunu da 6-7 yaş civarı öğreniyor. kızların ne zaman öğrendiği net değil ama onlar da sonradan öğrenmiştir. yani böyle bir dizide bu ensest hikayeye ne gerek vardı anlayamadım. üvey müvey kardeş kardeştir ya. neyse bıraktım izlemeyi zaten, aşırı dramatik ve uzun bir diziydi.
+1
🌸elorelia
(11.06.26)
(16)

Bu tarz etekler nasıl sizce?

Kahvedesu
Masa örtüsü gibi mi?
Masa örtüsü gibi mi?
+1
Kahvedesu
(09.06.26)
Foto olmadan nasıl bilelim?
+4
limonlu eksi
(09.06.26)
Değil. Güzel bence
0
benaslindayohum
(09.06.26)
www.zara.com://www.zara.com/tr/tr/zw-collection-kareli-katli-etek-p02535174.html
0
🌸Kahvedesu
(09.06.26)
sayfa bulunamadi diyor bana.
0
Purple life
(09.06.26)
Gurbetçiler karılarına giydiriyor bu tarz etekleri
0
runaway
(09.06.26)
Açabilmek icin o kadar ugrastim sonuc:

Manken cirkin
Ayaklari berbat
Sandalet rezalet
Etek kabussss
0
duster
(09.06.26)
ben de actim.

etegi hic begenemedim. masa örtüsünü dolamis gecmis gibi.

bu desen uzun sort ve beyaz atletle daha güzel olur sanki.
+1
Purple life
(09.06.26)
çok kötü.
+1
suicmeyenadam
(09.06.26)
bu etek çıtı pıtı manken gibi sarışın bir kadına belki yakışır.
0
lazpalle
(10.06.26)
Çok kötü buldum, kombinlemek zor çok çok düzgün fizik ister, her yere de uygun değil bence nerede giyilir ki bu bilemedim.
Bu etek en kullanışsız ve kötü etek modeli bence bunda bir de desen kötü ikisi birlikte gerçekten örtü gibi duruyor.
+2
mutekebbir
(10.06.26)
Bir kişi de hayrına tıklanabilir link paylaşmamış ya. Link: www.zara.com

Etek kötü. Tek iyi yanı cepli olması.
+1
kobuzchu kiz
(10.06.26)
etek çok kötü. kombin daha da kötü. böyle mankenleri kim giydiriyor ya çok merak ediyorum kimin göz zevkini tatmin etti de o rengi seçtiniz mesela.
0
yenibirgüzelnick
(10.06.26)
çok kötü değil de 2300 tl verip alınacak bi etek de değil. yani üstüne beyaz dar bi crop altına beyaz spor ayakkabı ile güzel olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
Bence çok güzel. Neredeyse aynısını TBD dizisinde Ava Yaman giymişti.
Çok güzel kombinlemişti. Çok hoş görünüyordu.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
masa örtüsü gibi değil, direkt masa örtüsü.
+1
inheritance
(10.06.26)
daha kötü olabilir mi diye düşündüm. olamaz.
0
gabe h coud
(10.06.26)
(6)

robot / dikey / normal süpürge

bay b
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.karar vermekte güçlük çektiğim için sizler
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.

karar vermekte güçlük çektiğim için sizlerin fikrini almak istiyorum hangi tür bir süpürge alayım? ya da robot + ucuz bir dikey / normal vs gibi mi? normalde titizimdir ama bozuk süpürge 1.5 aydır seyahat vs derken ev tatsız bir duruma geldi artık bu işi çözmem lazım. teşekkürler.
0
bay b
(09.06.26)
bana kalırsa, titiz ve kabloluya alışık bir insan için, robot+ucuz dikey işi çözmez.
bizde dyson dikeyin en son modellerinden biri var ama, kablolu süpürgeyi çıkarmaya üşendiğimiz günleri kurtarıyor ancak. kafası her yere girmiyor; istemediği taneleri almıyor; zemine göre sürekli başlık değiştirmek gerekiyor vs.. ucuzu bu kadarını da beceremeyecektir.
bu sebeple o kombinasyon titizi tatmin etmez diyorum. kablolu miele öneriliyor, bir bakın derim.
0
lil siztah
(09.06.26)
eve normal süpürge şart, robotta insani yönden şart. robot yuzelsel alsada halının içindeki en dipteki kumu çekmiyor.
6000 pa robot var üzerine normal süpürge ile geçince alttaki esas kurum/mayt/dpteki toz geliyor. ayda 1 temizlikçi kullanıyor normal süpürgeyi, ben uzun süredir normal süpürge kullanmadım.
robotta kendi mopunu temizleyen alırdım şimdiki kafam olsa, ucuz ama çekişi iyi normal süpürge şart.
iyi robot +ucuz normal süpürge.
0
eja
(09.06.26)
robot, dikey ve normal var hepsinin de amacı farklı.

Robot kaba tozu alsın diye, dikey şarjlı hızlıca bölgesel temizlik için ve standart olan da kapsamlı temizlik için.

Şarjlılarla ev büyükse kapsamlı düzgün temizlik zor. Şarjı da bela çekim gücü de normal bir makinayla kıyaslanamaz.
+1
kimlanbu
(09.06.26)
tek başına robot ev temizlemek için yeterli bi ürün değil. dolayısı ile iyi bi dikey süpürge + robot diyorum. dyson bakılabilir. v10 var memnunum. yani bütçe durumunu bilmiyorum ama sıra ile alınacaksa önce dikey sonra robot.
-1
elorelia
(10.06.26)
dyson falan hikaye bir süre sonra bataryaları eski gücünü kaybediyor.

dysona vereceğin parayla robot artı uygun fiyatlı kablolu dik süpürge al.
robotu paspaslı yapanlardan seçme. gereksiz pazarlama özelliği.
+1
duyuruuser
(10.06.26)
robot + karcher wd serisi.

robot süpürge rutin temizliği yapar. Olağan dışı bir durum olursa, karcher ile dalarsınız.
0
babilfish
(11.06.26)
(20)

26 yas kadin 37 yas erkek iliskisi

Purple life
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.olur mu sizce?
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?

bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.

olur mu sizce?
-7
Purple life
(08.06.26)
adam kadını taze bir ten olarak görüyordu..
+2
birdirbir
(08.06.26)
Gayet normal yaşlar.
-1
benaslindayohum
(09.06.26)
Babamla annem arasinda 11 yas var. Kendi kendilerine tanisip beraber olmuslar zamaninda. Demek ki oluyor.
+2
synesthesia
(09.06.26)
@synth, bu konu özelinde adamin baska bir cocugu da var. Konu sadece yaş degil bu durumda.
-2
🌸Purple life
(09.06.26)
cocuk meselesi artik kadinin bilecegi is ne diyelim. sayfalarca entry var sozlukte bununla ilgili zaten.
0
synesthesia
(09.06.26)
kadın buna nasıl okey oluyo ki? adam açısından şahane. kadın açısından olmaz, olmamalı. yazık olur
+3
jelly bear
(09.06.26)
Seks bile olmaz.
-5
Cezcez
(09.06.26)
16 yaşındaki çocuk erkekse ,olmaz. Ortalık fena karışır malesef
+2
denizciman
(09.06.26)
olmaz diyoruz gelip eksi atıyorlar olur diyoruz mal mal tepki veriyorlar. valla artık 3 yaş bile fazla.
-1
mikahakkinen
(09.06.26)
Çocuklar olmasa yaş farkında sıkıntı yok derdim ama hem yaş farkı hem çocuk detayı olmaz bence.
Çok ciddiye almasın, takılsın derim.
-2
mutekebbir
(09.06.26)
çocuktan dolayı olmaz
-2
yenibirgüzelnick
(09.06.26)
Ben denemiştim olmamıştı. Ne isteyip, ne beklediğine bağlı değişebilir. Olduran vardır.
0
Kediyi üzdün
(09.06.26)
Bence zaten seks olur, temeli seks olur bu iliskinin. Ayrica cocuk da buyuk sayilir, uni muni vesilesiyle 2 seneye baska eve cikarsa cocuk da bir faktor sayilmaz bence.

Olabilirligi var.
+1
baldur2
(09.06.26)
olur bişe olmaz.
+2
kveldulv
(09.06.26)
Adam zenginse olur. Olmuşu var, hala devam ediyorlar.
0
duhan
(09.06.26)
olmasa iyi olur.
0
lil siztah
(09.06.26)
başka erkek mi bulamadın derdim. yaş farkından dolayı değil çocuklu olmasından dolayı.
0
false pretension
(09.06.26)
oğlanın çocuk olmasa çok süper olurdu.
benim de hayalim açıkçası 10 yaş farkı.
0
rain when i die
(09.06.26)
Sormak bile saçmalık.

Adamın belli ki çok parası var. O yüzden olmak isterse olur.
0
lazor
(09.06.26)
olmaz bence.
çok sığ düşünürsem hatta adam çok zenginse belki olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
(11)

Araba karar sorusu

kablelvuku
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TLElbett
Bir süredir araba bakmanın verdiği bıkkınlıkla son noktada İki araç arasında kaldım;

1. Araç Skoda Octavia 2015 1.2 TSI ambition 190K km hasar kayıdı yok boya değişen yok. Manuel vites 830K TL

2. Araç Mazda 3 1.6 İmpresive 2012 model. 148K km benzin+LPG 4 parça lokal boya 1 parça değişen 850K TL

Elbette otomatik olsa daha mutlu olurum ama manuel kullanmaktan da şikayetçi olmam. Amaç günlük işe gitmek gelmek. 15KM trafiksiz düz yol.

Mandadaki düşüncelerimin nedeni yaş + otomatik olması. “O km de otomatik araba mı alınır” ile “Japon abi bakımdan bakıma gidersin sanayiye” çarpışması.

Octavianın ise tek düşündüren tarafı ah bi de otomatik olsa müthiş olurdu kısmı.

Ek ve en kritik nokta ise satmak istediğimde hızlı nakite dönüştürme potansiyeli.
0
kablelvuku
(08.06.26)
Bir mazda3 hayranı olarak ah be birader keşke diyorum. Araç kesinlikle çok iyi. Ama ustası yok. Ustası olsa parçası yok. Arkadaşım sıkıntı yasadı. Kullanırken de satarken de.
Vw grubuysa zaten japoncu olarak ilgi alanım dışında. Boşver.
Tahmin etmişsindir zaten. Corolla diyorum.
+2
Lh12
(08.06.26)
skodadan devam bence. mazdanın piyasası pek yok, arıza yaparsa uğraştırır seni. nitekim 15 yaşında araç. belli olmaz.
0
yurtsuz john
(08.06.26)
Mazda 3 bir ara Focus ile bazı parçalari paylaşıyordu ama 2012 yılında o iş bitmiş miydi emin değilim. Paylaşmamissa Japon üretimiyse direk daha iyi ama araştırmak lazim. Mazda’nin fiyati piyasasını düşünürsek yüksek bence. Parca konusunda da rivayetler var ama abartılıyor olabilir.

Octavia’ya gelirsek, dar çevremden kesin yargiya ulasmak istemem ama benzinli VW araçlarda 200k sonrasında yag yakma olayi cok duydum. İyi bakilmissa belki yoktur tabii, bakım geçmişi yoksa ben bulaşmazdım.
0
mbond
(08.06.26)
2015-2016 Otomatik olarak renault fluence bakabilirsin.

Çok iyi arac. 1.5 DCI motor var. Bagajı geniş.
+1
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt Maalesef 1M civarında o kriterdeki araçlar
0
🌸kablelvuku
(08.06.26)
@kabvelvuku

800 bin civarı bulunuyor otomatik fluence( 2015-2016). Tekrar bi bak derim. Renault işçilik anlamında da parça kolaylilgi vs üzmez.
+2
basubadelmevt
(08.06.26)
@basubadelmevt edc'nin kavrama seti 50-60 bin tl, nasıl üzmez renault :)

linç edecekler beni ama ben model yılı yüksek, düşük km bir egea alırdım. vw grubu da iyi ama alacağınız araç 190k km 11 yaşında, 1-2 yıl bindiğinizde 220k km civarına gelecek. insanlar 200k km geçmemiş araç istiyorlar genel olarak.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(09.06.26)
mazda 3 kullandim uzun sure, guzel araclar, tek problemi pas ozellikle 10 yasini gecmisse. bir de bildigim kadariyla turkiye'de piyasasi kotu, onun da sebebini cozemedim.

200bin km'de 10 yasini gecmis vw grubu bence alinmaz.

ben olsam bu sartlarda ikisini de almam, civic/corolla bakarim.
0
cooperr
(09.06.26)
mazdayı satamazsın. vw türkiyede gider.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ikisini de almazdım. başka seçenekler yok mu?
0
rain when i die
(09.06.26)
üstüne bi milyon daha koy ve sıfır araba al, kafan rahat olsun.
-1
elorelia
(10.06.26)
(3)

Yaşlı birey için yatak güvenliği

egerbiryolcu
Geçen gün çok kötü bir şey oldu. İki yıldır bizimle kalan anneannem gece nasıl olduğunu anlamadigimiz bir şekilde yere düştü göz kapağı yanağı kanlar içinde kaldı. Sadede geleyim çok şükür daha beter bir şey olmadı da göz kapağına dikiş yaptılar. Yaşı da riskli olduğu için ameliyat olcak dediler. (L
Geçen gün çok kötü bir şey oldu. İki yıldır bizimle kalan anneannem gece nasıl olduğunu anlamadigimiz bir şekilde yere düştü göz kapağı yanağı kanlar içinde kaldı. Sadede geleyim çok şükür daha beter bir şey olmadı da göz kapağına dikiş yaptılar. Yaşı da riskli olduğu için ameliyat olcak dediler. (Lokal anestezi değil yani) Çok şükür sağ salim yarım saat içinde her şey oldu bitti yoğun bakıma da gerek kalmadı durumu çok iyi şimdi.

Ama...

Bizde artık bir korku oluştu. Aslında yattığı yatak yüksek değil. Köşe koltuk yani alçakça bir yer. Zeminimiz parke üstünde de kalın halı var. Önünde carpacagi hiç bir cisim yok. Tahminimizce uykusunda atak geçirdi kendini kaldırdı ve öyle yere attı. Çünkü bazı zamanlar deliryum atağı geçiriyor halüsinasyonlar görüyor ama öncesinde hep belirti veriyordu ve biz göz hapsine alıyorduk yanından asla ayrılıyordu bir kişi. koltuğun önüne yastıklar koyuyorduk beş altı defa kendini uykusundan attı ve biz hep tuttuk. Ama bu defa atak belirtisi vermemişti ve bu yuzden gözetimimizde değildi.

Bundan sonra demek ki her an her şey olabilir daha beteri olmasın diye biz bu güvenliği nasıl sağlayabiliriz? Yer yatağı olmuyor çünkü kamburu var yerden kalkması büyük problem. Yatak bariyerlerini araştırdım bizimki koltuk ve mindersiz olduğu için aparat takılacak bir yer yok. Büyük koltuk yastıklarımiz var çok güzel büyük ve yumusaklar ama bu defa biz odada yokken tuvalete gidecek olsa onlara ayağı takılıp düşer daha beter şekilde. Yani onlar uykuda düşerse çok iyi korur ama uyanık olup ayağa kalkacak olursa daha büyük problem çıkarır.

Geçici olarak yere evden bir minik bebek yorganı serdik. Başka nasıl bir ürün bakabilirim. Fotoğrafta yok ama üstüne bir de küçük bir yumuşak battaniye serdik. Bunlar korumaya yeter mi?

Yine fotoğrafta belki net belli değil ama yatak ve yer arası mesafe gerçekten baya kısa aslında. Yine kullanacağımız ürünün ayağına takilmamasi için yüksek olmaması gerekiyor.


hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
öncelikle geçmiş olsun. yattığı yer ortak yaşam alanı sanırım ama yine de önermek istedim. montessori yatak tarzı bi şey alınabilir mi?
www.dkcahsap.com.tr

yok yattığı yatak değiştirilemiyor ise ben olsam bi mobilya ustası vs çağırır sabit bir bariyer yaptırırdım. zor olacağını düşünmüyorum.
-1
elorelia
(05.06.26)
file bir bariyer iş görebilir. kısa olanlarından seçerseniz de kalkması/yatması bir nebze daha kolay olur.

ty.gl
0
eileengray
(05.06.26)
Yapabiliyorsanız battaniyeyi koltuk altına alın. Aradaki boşluğa da ayağı takılabilir. Saçma ama bazen olabiliyor böyle şeyler maalesef...
0
strawberry first
(09.06.26)
(10)

Camlı kedi çantaları rahat mı?

anaphylacticshock
Merhaba, 13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum. Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı? Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
Merhaba,

13. Katta oturuyoruz. İki kedim var. Hayvanlar bütün gün sadece gökyüzüne bakıyor. Evde sıkıldılar. Arada bir şu bombeli camlı kedi çantalarıyla dışarı çıkarmak istiyorum.

Bu çantalar rahat mı? Kullanışlı mı?

Kedilerden biri minyon ama diğeri iricene. Büyük olan sığar mı?
0
anaphylacticshock
(05.06.26)
bunu en iyi bir kedi cevaplayabilir :)
ama bana kalırsa o kadar naylon bir şeyin içinde hele ki sıcak havalarda rahat olmaları mümkün değil. gökyüzüne kuş vs için bakıyorlar, çünkü avcı güdüleri tetikleniyor. çantadan baktırmanın, camdan baktırmaktan öte bir tatmin sağlayacağından şüpheliyim. dışarıda olduğunda daha fazla uyaran fark edecek ama koşup atlama-zıplama işine girişemedikçe belki daha da can sıkıcı olacak onun için. yine çok farklı değil ama daha konforlu olması bakımından tasmayla gezdirmeyi düşünebilirsiniz (gerçi onda da sokaktan virüs, kene vs toplama ihtimali var).
eyyorlamam bu kadar. iyi gezmeler!
+2
lil siztah
(05.06.26)
O çantalar çok zararlı. Özellikle yaz ayları için daha da sıkıntılı. Camlardan güneş öyle bir etki ediyor ki direkt sauna etkisi.

Bu arada hiçbir veteriner hekim önermiyor hatta özellikle o tip çanta kullananlara kullanmamalarını söylüyorlar.
+2
rock n roll
(05.06.26)
2 kedim var. ikisi de nefret ediyor. çok sıkışık, dar.

sıcak havalarda o çantalar çok tehlikeli. veterinerler uyarıyor. havasız kalıyorlar ve köpek gibi dili dışarıda solumaya başlıyorlar.
0
art cat chocolate
(05.06.26)
evde sıkıldıklarını nasıl anladınız onu merak ettim :D kedi ya hani bu.
evde durmakla o çanta içinde gezmek açısından bi fark olacağını sanmıyorum.
0
elorelia
(05.06.26)
Kedi tasması ile çıkarsanız? Hem kaçamaz hem de dışarının tadını çıkarır
0
mor oje
(05.06.26)
Bende cam yerine şeffaf plastikli var. Yarım saat gezince sırılsıklam oluyor kedi. Camda daha sıcak olur sanırım.
0
herzan
(05.06.26)
Merhaba, bendede plastik olanı var. Boxlara göre az delikli olduğu için kisin veterinere goturup getirirken benim acımdan iyi oluyor.

Kedim bir kac gun önce ameliyat oldu, antibiyotik iğneleri olduğu için veterinere gotururp getiriyorum ama kedi için işkence oluyor, hızlı nefes alıp vermesinden çanta sallanıyor, dili köpekler gibi sürekli dışarıda. Bendeki çantanın arka kismi açılıyor, filesi var. Filesini açıp hava aldirdigim halde bu şekilde. Zorunlu durumlar haricinde keyfi olarak yazın kullanmamanızı öneririm.

Bazen bende cantayla çıkartıyorum kedimi dışarı ama onlar için keyifli değil bence aksine çok rahatsız edici bir durum. Artık veteriner dışında ve çok zorunlu olmadikca çıkarmamaya karar verdim. Evde oldukça rahatlar. Çantayı görünce bile kacisiyor benimki. O kadar sevmiyorlar yani.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.06.26)
iki katlı kedi pusetleri var. fileli hem de püfür püfür. bizde var, çok memnunuz. plastik olanları önermiyor kimse genel olarak. sera etkisi yapar zaten mantıken.
0
inawen
(06.06.26)
Bende bundan var

www.trendyol.com

Fileden de izleyebilir dışarıyı. Benimki top halinde saklanmayı tercih ediyor ama :')
0
peki madem
(06.06.26)
Camlı ya da camsız, kediler alıştıkları ortamdan alınıp götürülmekten genellikle nefret ediyor. Kedi tasmasından da aşırı rahatsız oluyorlar, ben tasmayı denedim evin bahçesinde bile yere yapışık durdu hayvan.

Kediye bu şekilde müdahil olduğunuz sürece dışarı çıkmasının bir anlamı yok, strese giriyor. Ya bu sevdadan vazgeçin ya da riski alıp kediyi dışarı bırakın kendi keşfetsin. Ama ikinci seçeneğe benim cesaretim yok valla.
0
selamun aleykum kitty
(07.06.26)
(12)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
Yazdigin mantikli aslinda. Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayi ogren. Araba kullanirken trafigin nasil aktigini anlaman kolay olur. Sonra motor konusunu tekrar gozden gecirirsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(6)

sağlık ocakları antibiotik yazamıyor mu?

eja
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?
(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
0
eja
(03.06.26)
Yazabiliyor da sanırım doktorun gelirinden düşüyor.
0
izmitcan
(03.06.26)
rahatsızlığınız nedir? 3 kutu antibiyotik içtiniz ve düzelmediyseniz belki çare antibiyotikte değildir.
+2
elorelia
(04.06.26)
3kutu değil 1 kutu içinde 3 adet antibiotik, çare doktor yönlendirmesinde zaten doktorum iyileşme olmazsa antibiotiği arttırırız demişti konunun hastalıkla ilgisi yok
0
🌸eja
(04.06.26)
acile git orda yazarlar.
0
kveldulv
(04.06.26)
Bir kutuda 3 tane varsa muhtemelen azitromisindir. Eğer 3 doza rağmen hiç gerileme yoksa enfeksiyonda, başka grup antibiyotiğe geçmek gerekebilir. Doktora gidin.
+2
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
(4)

Su ne zaman içilmelidir.

liberalhippi
Yemeklerden önce veya ne kadar sonra. Bu meselenin en doğrusunu kim biliyor ?
Yemeklerden önce veya ne kadar sonra. Bu meselenin en doğrusunu kim biliyor ?
-6
liberalhippi
(02.06.26)
Tek bildiğim yemekle beraber su veya başka bir sıvı alırsanız mideyi fazladan genişletiyorsunuz.
0
ground
(03.06.26)
Özellikle mide asidi kaynaklı sağlık sorunu yaşayanlar için yemekten 30 dakika önce ve 30 dk sonrası aralığında içmeyin diyorlar ama alınan gıda çok katı ise de sindirim için su gerekiyor. Çok fazla değişkeni olan bir soru.
0
creepy
(03.06.26)
ben bi doktor videosu izlemiştim. yemek yerken su içenin midesi genişler efsanesi yalan diyordu. susayınca su için gibi basit bi mantıktan bahsediyordu.
-1
elorelia
(03.06.26)
doktorumun dediğine göre mecbur değilseniz yemekle birlikte içmeyin, sindirimi yavaşlatıyor ve zorlaştırıyormuş. yemeklerden önce / sonra min. 30 dk denilmişti
0
darthvader
(03.06.26)
(7)

2-3 yaş oyun grubundaki çocuklara hediye ne alınır?

fistikthecat
doğum gününde biz hediye alıyormuşuz. 12 kişiler. ne alınabilir?
doğum gününde biz hediye alıyormuşuz. 12 kişiler. ne alınabilir?
0
fistikthecat
(01.06.26)
çıkartmalı dergiler
0
pide
(01.06.26)
ne alırsanız alın, hepsine aynı şeyi alın. sonra hediye paylaşıcaz derken birbirlerini yerler :D
+3
lil siztah
(01.06.26)
bütçe belirtmemişsiniz.
hepsi aynı yerde açacaksa hepsine aynı şey +1
herkes oyuncak düşüneceği için herkese birer tişört ya da bütçeye göre şort tişört takım olabilir.
-1
elorelia
(01.06.26)
Baloncuk yapan oyuncak, yapıştırma vs
+4
kaiserr76
(01.06.26)
Baloncuk yapan oyuncak, bayılıyorlar.

Sticker kitapları, oyun hamuru da severler.

Hepsine mümkünse aynı renk, tip alın ki problem olmasın.

Nice güzel senelere bu arada :)
+1
purplee
(01.06.26)
hepsine oyuncak müzik aleti alın aileleri çok sevinecektir.
şaka bi yana sticker kitaplarını çok seviyorlar,
alternatif olarak erkeklere araba
kızlara barbie türü bebek de olabilir.
hareketli oyuncakları çok seviyorlar.
-2
duyuruuser
(01.06.26)
baloncuk oyuncağı olmaz.

içinde hangi kimyasalların olduğu belli olmayan, nerdeyse yarım bardağa denk gelen bir sıvıyı barındıran, kapağı açıldığında hepsi birden dökülebilen bir tüp.

2-3 yaş çocuğunun sağı solu belli olmaz, kaşla göz arasında fondip bile yapabilir o plastik şişeyi.

bunun haricindeki bütün tavsiyeler +, değişik kutu oyunları 2-3 yaş için mesela; www.cimri.com grup halindelerse toplu halde bir şeyler yapmak için de eğitici oluyor bu tarz oyunlar
0
makbur
(02.06.26)
(4)

Schengen Vizesi Ilk Basvuru

optimistbakunin
Merhaba. (Genc bekar erkek)Temmuzda Fransaya gitmek istiyorum. Turistik. Daha once hic vizeye basvurmadim. Balkanlar muhru var oncesinde de kimlikli gurcistan gir cik vardi. Duzenli isim ve gelirim var. Banka hesabimi da rahatlikla sunabilirim. Dedigim gibi belki cok vaktim yok. Hangi belgeleri topl
Merhaba. (Genc bekar erkek)
Temmuzda Fransaya gitmek istiyorum. Turistik. Daha once hic vizeye basvurmadim. Balkanlar muhru var oncesinde de kimlikli gurcistan gir cik vardi. Duzenli isim ve gelirim var. Banka hesabimi da rahatlikla sunabilirim. Dedigim gibi belki cok vaktim yok. Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum ama herkes oncesinde hele bir randevu bul dediler. Vfs sitesinden yakin tarihlere bakmam gerekiyor sanirim. Yani tecrubelilere sorularim benim adim adim ne yapmam gerekiyor listeler misiniz? Sunu yap sunu yapma gibi taktikleriniz var mi, dikkatli ol vs gibi.
Biliyorum cok olumsuz haber var schengenle ilgili, benim gibilerin reddedildigini de duydum ama maalesef almam gerekiyor vizeyi.
0
optimistbakunin
(31.05.26)
VFS'den randevu bak. Fransa için Temmuz'a kadar alabileceğini sanmıyorum
0
stefano
(31.05.26)
- Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum ama herkes oncesinde hele bir randevu bul dediler.
+ İlk randevu. Belgelerin randevuyu yakın tarihli olması gerekmektedir. Diyelim tüm belgeleri 01 Haziran 2026 tarihli olarak aldınız ama randevuyu 30 Haziran 2026 gününe ayarladınız. Problem çıkartırlar.

- Hangi belgeleri toplayacagim ne yapacagim bilmiyorum.
+ VFS'de var evrak listesi.

- Sunu yap sunu yapma gibi taktikleriniz var mi, dikkatli ol vs gibi.
+ Randevuyu aldıktan sonra yardımcı oluruz.

- Yani tecrubelilere sorularim benim adim adim ne yapmam gerekiyor listeler misiniz?
+ İlk randevu
+1
put it in your appropriate place
(31.05.26)
önce randevu ama randevu bulmak çok zor. danışmanlık firmaları bile tarih veremiyor. biz de çok denedik randevuları açıldığı anda siteye girmemize rağmen denk getiremedik. zaten ya donuyor ya hata veriyor ya hiç giriş yapamıyorsunuz. yani çok fazla teknik engel var.

vfsden randevu alırken aynı zamanda fransa resmi sitesinden bi form dolduruyorsunuz ve bu formda da gitmek istediğiniz tarihleri ve kalacağınız yeri belirtiyorsunuz. bu açıdan önce tarihleri belirlemeniz lazım. daha sonra evrakları hazırlarken bu forma uygun bilet ve otel bilgilerini paylaşıyorsunuz çünkü. yani bi randevu alayım, rastgele tarih yazayım gibi bi durum yok. sadece o tarih aralığını da verebilirler çünkü.

herkes gerek yok diyor ama ben olsam masrafına katlanır ve bi danışmanlık firması ile çalışırdım.
-1
elorelia
(01.06.26)
randevu bulmadan bunların cevabını aramanın bir mantığı yok doğru. önce randevu. şuan en kolay danimarka randevusu bulunuyor ama o da daha önce schengini olmayanlar için tavsiye edilmiyor. zaten sonuçlanması da 40 günü buluyor, bugüne alsanız randevuyu temmuzun ortalarını bulur. benim tavsiyem de bir danışmanlık firmasıyla çalışmak. şansınız varsa yunanistan randevusu bulunabilir, düşük bir ihtimal. o da tek giriş verecektir, ama olsun önce yunanistana girip ordan fransaya geçersiniz.
0
zozjotejmnk
(01.06.26)
(3)

Sizce arabayı satsam mı?

tahirkemalbozoglu
12 bin dolar borç varArabayı 1 milyon 650 bine satip 1 milyon veya 1.200 milyon civarı bir araba alıp borcun büyük bölümünü kapatabilirim Ya da Ağustos ayinda 400 bin kredi çekip dolar alıp yine büyük bolumunu kapatmış olabilirim. 400 binin geri ödemesi 550 bin tlBu iki seçenekten hangisini yapmak m
12 bin dolar borç var

Arabayı 1 milyon 650 bine satip 1 milyon veya 1.200 milyon civarı bir araba alıp borcun büyük bölümünü kapatabilirim
Ya da Ağustos ayinda 400 bin kredi çekip dolar alıp yine büyük bolumunu kapatmış olabilirim. 400 binin geri ödemesi 550 bin tl

Bu iki seçenekten hangisini yapmak mantıklı sizce
0
tahirkemalbozoglu
(31.05.26)
Arabayı yükseltiyotsanız olabilir ama düşük modele geçişte, TL kredi alıp borcu kapatmak daha mantıklı.

Bilmediğiniz 2. El bir araç üzebilir, sorun çıkartabilir. Kasko, trafik derken 50 civarı ek gideriniz olur satış sonrası.
0
rhan
(01.06.26)
borcu borçla kapatıp üstüne borç miktarını artırıyorsunuz. kredi çekince borcunuz kapanmış olmuyor ki. mantığı anlamadım. ben olsam ilk seçenekten giderdim.
0
elorelia
(01.06.26)
benzer durumu yaşadım geçen sene arabamı sattım 1 milyon 300 bin tl ye yaklaşık 500 bin tl borç ödedim şimdi diyorum ki keşke arabamı satmasaydım çünkü yerine koyamadım
-1
atcapar
(01.06.26)
(5)

Ankara (Eryaman) Musluk Suyunda Koku

delicevat
Eryaman'da oturuyorum. Bayram tatili dönüşü musluk suyunda küf veya çamur kokusu benzeri bir koku farkettim. Ankara'da bunu farkeden/yaşayan veya konu hakkında bilgisi olan var mı?
Eryaman'da oturuyorum. Bayram tatili dönüşü musluk suyunda küf veya çamur kokusu benzeri bir koku farkettim. Ankara'da bunu farkeden/yaşayan veya konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
delicevat
(31.05.26)
Aski'ye bu konuda yaptığım başvuru cevabı aşağıdadır.
basvurunuz ASKI SU ARITMA TESISLERI SB. MD. tarafindan cevaplanmistir: (Su kesintisi yasanmamasi icin sehirdeki muhtelif depolarda su depolanmaktadir. Bayram tatili dolayisiyla su tuketiminde azalma yasanmistir. Bu azalma nedeni ile depolarda biriken suda tat ve koku degisimleri olabilmektedir. Yapilan incelemelerde ve olcumlerde insani tuketim amacli sular hakkinda yonetmelik cercevesinde herhangi bir sorun tespit edilememis olmakla birlikte, tat ve koku sikayetlerine iliskin gerekli teknik calismalar devam. Etmektedir.).
+2
🌸delicevat
(31.05.26)
'Su depolarının periyodik temizlik ve bakımlarını usulünce yapmıyoruz' demek istemiş sanki.
Tesisat eskiliği de etkiler.
Apartmanınız yaşlıysa, tesisatı eskiyse ve veya hidroforluysa sizin deponun bakımı da etkiler.
0
Mirket
(31.05.26)
Yaşamkent de farkettik, baya baya küf kokuyor malesef.
0
sinematikcrop
(31.05.26)
dairenin su girisine 3 lü su filtresi takilabilir,
tabi ne kadar faydasi olur emin degilim.
0
designer
(31.05.26)
aaa aynı konuyu konuştuk dün. bir hafta yoktuk, cumartesi geldik ve sular kokuyor kesinlikle. ankara-batıkent.
0
elorelia
(01.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(5)

Folik asit gebelik

dfn4
Selamlar. Gebelik planladığımız için jinekolog folik asite başlamam gerektiğini söyledi. Ben de biliyordum zaten. Ancak internette düz folik asit değil de mutlaka metil folat formu kullanılmalı gibi şeyler görüyorum. Öyle bir şey söylemedi. Genel bi kontrol olduğu için kullanmaya başla deyip geçti.
Selamlar. Gebelik planladığımız için jinekolog folik asite başlamam gerektiğini söyledi. Ben de biliyordum zaten. Ancak internette düz folik asit değil de mutlaka metil folat formu kullanılmalı gibi şeyler görüyorum. Öyle bir şey söylemedi. Genel bi kontrol olduğu için kullanmaya başla deyip geçti. Detaya girmedik. Bir markanın broşürünü verdi ama onunla ilgili de pek bir bilgi bulamadım. Hangisini kullanmak lazım?
0
dfn4
(22.05.26)
metil folat biyoyararlanımı yüksek formu. elenatal'a bakabilirsiniz, bayağı popüler. Tek başına metil folat da Ocean'ın var.
0
nefertarii
(22.05.26)
kan değerlerinize bakıldı mı? şu anki folik asit düzeyiniz nasıl? ona göre de değişebilir. başka eksiklik fazlalık var mı onlara da bakılıp doğrudan prenatal vitamin de başlanabilir onlarda da folik asit bi miktar oluyor
0
mezzosprite
(23.05.26)
Gebelik öncesi folicus sonrasında da elenetal kullandım. Ama sorsalar farkını bilmiyorum:)
0
wild honey suckle
(23.05.26)
Eczacı daha iyi bilir bnce bu konuyu
0
turuncu tonlarda
(23.05.26)
Bana kadın doğum doktorum günlük dozu karşılayan herhangi birini kullanabilirsin, marka farketmez demişti. Folidoce kullanmıştım
0
elorelia
(24.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(7)

Bagajda kedi maması koku yapar mı

dolantindr
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
Merhabalar. Sokak kedilerine mama vermek için mama almıştım, bagajda uzun süredir duruyor. Bu mama paketi kapalı olsa da koku yapar mı. Biraz öyle bir koku aldim da. Teşekkürler.
0
dolantindr
(12.05.26)
yapar. benimkiler mutfak dolabımda duruyorlar ve dolap kokuyor haliyle. zipli paket olmasına rağmen bunu yaşıyorum.

belki iki kat poşete koyabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.05.26)
yapar ama 2 kat poşet minimuma indirir.
0
surprise
(12.05.26)
Ben plastik erzak kabinda sakliyorum. Arabada hep olur. Koku şikayetim hic olmadi
0
narod
(12.05.26)
Yapar. Bir süre sonra burnunuz alışır, duymaz olur, kokmadığını bile iddia edebilirsiniz.
0
Mirket
(12.05.26)
Yapar. Fermuarlı/kilitli paket yahut paket mandalı kullandığınız poşeti bir kilitli saklama kutusuna koyacaksınız. O zaman yapmıyor. Biz öyle yapıyoruz.

Yani önce kilitli/fermuarlı paketinde. O paket de kilitli saklama kabında.
0
yadigar
(12.05.26)
Turşu bidonu en iyisi. 15 kiloluk bir tane var bende. İçine de minicik bir kepçe gibi bir şey koydum. Ağzını iyice kapatırsanız koku falan olmuyor. Poşetin yırtılması etrafa saçılması vs de yok.
Tertemiz.
Diğerlerini de denedim ama en iyisi bence bu.
0
asue
(13.05.26)
parça parça çift fermuarlı poşete koyup onu da büyük plastik kaplara koyarsanız iyi olur. mama dışarı koku veriyorsa zaten hava alıyodur, bayatlıyodur. bu da iyi bi şey değil.
-1
elorelia
(13.05.26)
(9)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
annem ve babam doktor. babam çok gömlek “tükettiğinden” eve gelen en kullanışlı hediyeler hep vakko gömleklerdi. değiştirme kartıyla beden değişikliği de yapılabiliyor gayet. uğraşmak istemiyorsanız çikolata, baklava alın geçin derim. Düşünmeniz yeterli.
0
eileengray
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(7)

Bu trençkotlar çok mu muhafazakar?

pembe nohut
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.1
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.

1- cdn.dsmcdn.com
2- cdn.dsmcdn.com
3- cdn.dsmcdn.com
4- cdn.dsmcdn.com
0
pembe nohut
(06.05.26)
Bence de 3 en guzeli ama muhafazakar gorunme endisesi yersiz bir endise bence.
0
baldur2
(06.05.26)
muhafazakar demezdim de, tarz olarak kötü derdim.
+4
mor oje
(06.05.26)
3'ün çok benzeri üniversite yıllarımda bende vardı(marks and spencer marka). benimkinde bele oturtan dikişler vardı; kemerini de arkadan bağlıyordum. eteklerle, palazzo pantolonlarla falan gayet güzel duruyordu.
yalnız boy uzun ve beden ince olmalı. ben genişleyince, üzülerek elden çıkarmıştım.
0
lil siztah
(06.05.26)
muhafazakar durmaz bence ama çok kötü. bir de muhtemelen trendyol vıttırıvızdık butik ürünleri olduğu için dikişleri, duruşu vs kalitesiz.
+1
elorelia
(06.05.26)
Kıyafette muhafazakar duruş biraz kombinle alakalı sadece bir ürün belirlemez ama bu görsellerin hepsi birbirinden kötü, şık değiller, bence hiçbir kombin bunu kurtarmaz.
0
mutekebbir
(06.05.26)
:D
daha güzel kumaş kalitesi olan ve daha iyi dikilmiş ürünleri satan "tesettür", "muhafazakâr" markaları var onlara bakabilirsiniz
0
black holes in the sky
(06.05.26)
Bornoza mı benziyorlar, fabrika işçi elbisesine mi?
+1
Mirket
(06.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(2)

Petek bal hangi zincirden alınmalı?

dizicolleague
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
Perek bal gurmesi değilim, arada kahvaltıda yemek hoşuma gitti. Peynirci baba, Onur vb marketlerde buldum ama buradan bir öneri almak istedim.
0
dizicolleague
(01.05.26)
arıcan siirt-pervari karakovan petek balı. şarküterilerde minik tenekeler halinde bulunuyor.
0
eileengray
(01.05.26)
Umay karakovan
Marketlerde yoktur ama online alabilirsiniz
-1
elorelia
(02.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(3)

bebek arabasina alistirma konusu

la mort heureuse
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak
selamlar, tam 3 aylik bir bebegimiz var. ilk ay bebek arabasinda pusette kaldirima cikar cikmaz uyuyordu, yolda sarsintida ya da arabada pusetinde hep uyuyabiliyordu. 2. Ayla beraber etrafi fark etmeye basladi ve uyumaz oldu. Su an komple gitti, her yolu denedik asla uyumuyor. Uyumasin diyip ciksak bi sure sonra kucaga gelmek istiyor uzun sure durmuyor. Bu aylarda olan ve gecici bir durum mu yoksa bebegin mizaciyla mi ilgili, siz naptiniz alistirmak icin tavsiyeniz var midir?
0
la mort heureuse
(28.04.26)
Birkaç kez benzer bir durumda koltuktan kaldırmadan sarıldık ve sakinleştirdik.
bir yerden sonra alışıyorlar. Bazıları alışmıyor.
0
burfak
(28.04.26)
uyku aralıklarına dikkat ediyor musunuz? ilk ay kadar sık uyumaz ikinci ayında. bir-bir buçuk saat kadar uyanık kalabilirler. zamanla uyku aralıkları artar. uykusu geldiğinde çıkmayı deneyin.
benim bebeğim pusette katiyen durmazdı pusete koyup bir kere bile gezmeye çıkamadım eve kapandım resmen, altıncı aydan sonra puseti atıp normal bebek arabası + oto koltuğuna geçince hiç ses etmeden oturur ve uyur oldu. dönem dönem değişebiliyor huylar.
0
rayde
(28.04.26)
www.trendyol.com

şu şekil oyuncaklar asmayı deneyebilirsiniz.
bir de puset görüşü tamamen kapatıyorsa ondan da rahatsız oluyor olabilir. belki etrafı görmek istiyordur.
biraz bebekle de alakalı bir durum. bazı bebekler asla araba vs sevmiyor. ama ben olsam sonuna kadar alıştırmayı denerdim, kucakta gezmeye çok alışmasa iyi olur.
0
elorelia
(29.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.