Giriş
(3)

Disney plus’ın reklamlısı çok mu reklamlı

condom kurşunu
Programın ortasında reklam giriyor gibi mi yoksa sadece başında sonunda giriyor gibi mi
Programın ortasında reklam giriyor gibi mi yoksa sadece başında sonunda giriyor gibi mi
0
condom kurşunu
(18.11.25)
disney ortada da giriyor. hbo max öyle değil.
0
summerjam0306
(18.11.25)
40 dakikalık dizide başlarken bir tane ortada iki tane reklam koyuyor disney. ama bazen ortada olan reklamları kendi kendine atlıyor.
0
elorelia
(19.11.25)
Yani alınsa çok tat kaçırmaz mı?
0
🌸condom kurşunu
(22.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(16)

Kiracımız 1 senedir 14 bine oturuyor. Emsal yeni kiralar 29-32 arası. Sizce hakkaniyetli yeni kirayı kaç yapmalıyız?

psmstc
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor. Sizce 25 bin çok mu? çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı? Teşekkürler.Edit:KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
25 çok fazla mı olur? Chatgpt eski kiracıya yargıtay vb deyip emsaller eksi %20 hakkaniyet yeterlidir diyor.

Sizce 25 bin çok mu?

çoksa hakkaniyet açısıyla kaç olmalı?

Teşekkürler.

Edit:
KİRACI 4 senelik kiracımız arkadaşlar
-8
psmstc
(17.11.25)
1 senedir oturuyorsa tüfe zammı neyse onunla ilerlenir. yani %40 gibi bir şey, 19.5K, hadi olsun 20K.
+3
awlmi
(17.11.25)
bir senedir oturuyor derken sanki senelerdir kiracıymış da düşük kira veriyormuş gibi bahsetmişsiniz. ilk kirası buymuş zaten. o zaman emsallerinden düşük mü verdiniz? hakkaniyet yasal oran neyse odur. ben kiracı olsam üstüne çıkmazdım. her sene her sene boş emsallerine göre kira artışı mı yapacak kiracı?
+3
elorelia
(17.11.25)
1 senelik kiracı piyasa fiyatından girmiştir diye düşünüyorum. Her sene emsal de şuymuş diyerek güncelleme yapamazsınız. Yıllık kira artış oranı ile ilerlemeniz gerekir. Ekim için %37,15 görünüyor, 19-20 bin TL ideal gibi.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(17.11.25)
1 senelik kiracı için yeni kirayı hakkaniyetli kaç yapalım gibi bir durum yok. Kira ilişkisi karşılıklı bir sözleşme ilişkisidir, kira bedeli de mal sahiplerinin kafasına ya da kendi hakkaniyet anlayışına göre belirlediği bir şey değildir. Siz artış yapmazsınız Kiracı sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal oranda artırıp gönderir.
+2
dfn4
(17.11.25)
geldi yine bir aç gözlü. 1 senelik kiracıya hiç bir şey yapamazsınız. hesaplama aşağıdadır.

Mevcut Kira Bedeli: 14.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Kasım 2025
TÜFE Kira Artış Oranı: %37,15 (Kasım 2025 döneminde yapılacak kira artışı için TÜİK'in Ekim 2025 TÜFE verisi kullanılmaktadır.)
Kira Artış Tutarı: 5.201,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 19.201,00 TL
+1
gercekdunya
(17.11.25)
Neden o ilk kira o kadar düşük?
Kusura bakmayın da hiçbir yerde son bir senede kiralar iki kat artmadı
+1
Cezcez
(17.11.25)
her sene emsal mi olmalı kira? öyle şey mi olur? enflasyon neyse onun yapıp geçecek.
0
jelly bear
(17.11.25)
Şöyle düşün; başka bir eve taşınacaksınız ve bir taşıma şirketiyle 20 bine anlaştınız. Tam taşınacağınız gün taşıma şirketi size diyor ki " valla bu bölgede şirketler 40'a taşıyor. Bizde hakkaniyet önemli, o yüzden ücret 30 bin"

Bunu diyen adama sizin vereceğiniz cevapla, bizim size vereceğimiz cevap aynı.
+6
thracia
(17.11.25)
Hayret boyle sorularda pek ev sahibi linc edilmezdi ama neyse. Neyse kanuni rakamlar soylenmis, o rakamlar korkunc kotu degil. Bence kanuni sinirda kalin gitsin derim, odemeler falan duzgunse. Zaten emsaller icin sahibinden'e bakiyorsaniz cok da guven olmaz.
-2
mbond
(17.11.25)
Ev alırken size devlet her sene etraftaki en yüksek kirayla senkronize edebilirsin, evden sürekli maksimum kar etmek zorundasın diye söz mü verdi?

Ev tıpkı borsa gibi bir yatırım aracıdır, değeri sürekli artmak zorunda değildir (artmaz da zaten), kirası da sürekli artmak zorunda değildir. Bir yerden sonra o kirayı verecek adam bulamaz, boş boş bakışırsınız evinizle. Veya yüksek kira ile gelen adam kirasını birkaç aya ödememeye başlar bu kez çıkarmakla, mahkemeyle uğraşır durursunuz senelerce. Etrafımda çokça böyle örnek var. Açgözlülük bir yerde yine size patlar dikkat edin.
+2
chicha_v2
(17.11.25)
belki 5 yıllık kiracıdır da son bir yıllık kirasını söylemiştir?
zaten emsal için mahkemeye verme şartı 5 yıl oturulmuş olması. 1 yıllık kiracıya amsal davası açamazsınız.
5 yıl oturuyorsa emsal kiranın %30 eksiğine ok demek mantıklı. emsal davası vakit alıyor (farkı alırsınız ama yine de reelde %20 den çok fark eder)
+4
kisa
(17.11.25)
emsal yeni kiralar da ileride hane gelirine oranla düşük kalacağı varsayımı ile kabul ediliyor. bunu baz almamalısınız. 18k optimum noktadır diyorum.
0
loch ness
(17.11.25)
Duyurunun dunyayi gezelim, ev almayalim diyen cocuklarina bakma sen. Tahliye taahhutnamesi bunun icin aliniyor. Emsal neyse emsalin bir tik alti yapilir. Odemezse cikartilir. Duygusallik kasan kitleye bakarsan ac kalirsin. Bosver onlari.
-6
die fetten jahre sind vorbei
(17.11.25)
şu an yapamazsınız. devletin belirlediği tefe-tüfe oranını yapacaksınız. eğer yapmazsanız kiracı da ödemezse elinizden bir şey gelmez. tefe-tüfe harici tamamen kiracınızın insiyatifinde üstüne arttırmak.

ev sahibi-kiracı ilişkiniz 5 yılı doldurduğunda kira tespit davası açarak yeniden değerleme yapabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(17.11.25)
duyuru sahibi editlemiş kiracı 4 yıllıkmış. bu sene 5. yılı doluyorsa emsal neyse %20 altında isteyin mahkemeye de verseniz aynı rakamlar çıkıyor genelde. ama 2 sene beklemiş oluyorsunuz
0
gercekdunya
(17.11.25)
"hakkaniyetli"

kime göre, neye göre? bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşme çerçevesinde ticaret yapıyorsunuz. kasım 2025 kira artış oranı %37,15. yani kiracınızın vermekle mükellef olduğu maksimum rakam 19201.

rayiç belirleme davası ancak 5 yıl bitince olur.

ancak şunu yapabilirsiniz. "bu sene kirayı 25bin lira yapalım, ben de gelecek sene rayice yükseltme hakkımdan feragat edeyim, kanuni kira artış oranı neyse onu yaparız" dersiniz. kabul ederlerse ne ala, etmezlerse 19201 yatırırlar.
+2
co2s2
(17.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(6)

Bu termosu nasıl bilirsiniz? Stanley termos

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sıcak bir şeyler içmek için kullanacağım. Sizce nasildir?https://www.koctas.com.tr/stanley-the-quick-flip-paslanmaz-celik-termos-106-lt/p/5002700540?shop=2144&srsltid=AfmBOoolGwiCxXxbmZ4UqZniTJgmezgh4vkw3YbDahUTBEpymY4tKEqg2MQTesekkurler
Merhaba, sıcak bir şeyler içmek için kullanacağım. Sizce nasildir?

www.koctas.com.tr

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.11.25)
bende aerolight modeli var bir de french pressini kullanıyorum. sıcak tutma konusunda memnun değilim ikisinden de. yani 10 saat yerine 3-4 saat sıcak tutması okeyse olur, sonrasında hızla ılıyor ve vaat ettiği saatte oda sıcaklığına gelmiş oluyor. gerçekten o kadar sıcak tutabilen alternatif var mı onu da bilmiyorum gerçi
0
mezzosprite
(13.11.25)
bunun 0,7 ve 0,3 olanları var. linkteki 1 lt. yani tek kişi için bu kadar büyük bir şeye ihtiyaç var mı bilemedim. model güzel, kullanışlı ama ağır olur bence.
0
elorelia
(13.11.25)
Bende bunun 0,75 lik olanı var. Memnun muyum? Pek sayılmaz. Kamp, doğa olaylarını çok severim. Termoslarım var. Bir şey gözlemledim, hacim küçüldükçe sıcak yada soğuk koruma süresi kısalıyor. Mesela stanley’nin 1,9’luk termosu da var bende. Canavar gibi dayanıklı ve işini iyi yapıyor.
0
yankee jumping
(13.11.25)
stanley'lere bu kadar para harcamanıza gerek yok. igloo termoslar ondan bin kat daha iyi fiyatı da daha makul.
0
koela
(13.11.25)
so so.

çok çok memnun değilim ama ortalamadan iyi.
0
gurur
(13.11.25)
ben geçen sene bunun mavisini almıştım 1 lt. bende 1.9, ve bir tane de 1. küsür olanlardan var. bunu sadece soğuk su için kullandım, diğerleri gibi değil gibi. kötüdür demiyorum ama büyük boylular kadar iyi değil diye düşünüyorum. ama ağzı geniş olması iyiydi, buz giriyordu.
ben bir kaç ay önce thermos markasından şuu aldım. fena değil, büyüğü de vardır.
www.trendyol.com
0
panamera
(13.11.25)
(8)

araba almalı mıyım

asap raki
yaş 31. geçen ay ev aldım 86k kredi ödüyorum. kenarda 2m civarı altınım var. arabasız biraz eksik hissediyorum artık kendimi. altınları yarın bi gün bi şey olur işsiz kalırsam krediye sigorta olur gibi bakıyorum. 1m civarı bir araba almam için çok mu erken yoksa 1 yıl daha beklesem daha mı iyi? kime
yaş 31. geçen ay ev aldım 86k kredi ödüyorum. kenarda 2m civarı altınım var. arabasız biraz eksik hissediyorum artık kendimi. altınları yarın bi gün bi şey olur işsiz kalırsam krediye sigorta olur gibi bakıyorum. 1m civarı bir araba almam için çok mu erken yoksa 1 yıl daha beklesem daha mı iyi?

kime sorsam arabayı ne yapacaksın çok masraf diyor, gerçekten de masraf ama hepsinin de arabası var anlamıyorum.

sevgilimden de ayrıldım psikolojik çok iyi değilim yalnız hissediyorum arada lanet olsun diyip basar bi yerlere giderim diyorum. nasıl fikir sizceb
0
asap raki
(12.11.25)
arabayla nereden nereye gitmeyi planlıyorsunuz? daha önce araba kullandınız mı? aileniz, anneniz babanız başka şehirde yaşıyor mu? yazın tatile nereye gidiyorsunuz? ev nerede? iş nerede?

"para var, araba alayım" güzel bir mantık mı emin değilim.
0
co2s2
(12.11.25)
1 m civarında bir otomobilin çıkaracağı masraf seni gram zorlamaz. bekarlıkta mobilite önemli. kesinlikle fuzuli bir harcama değil.
+3
loch ness
(12.11.25)
@cos2sin2

istanbul’dan örneğin alaçatı’ya basıp gitmek, hafta sonu canım sıkıldı biraz daha dış taraflara gidip vakit geçirmek. bazen servise binmek istemezsem işe gitmek. yani zaruri değil ancak hayat kalitemi yükseltecek şeyler. ailemden ayrı tek yaşıyorum.
0
🌸asap raki
(12.11.25)
araba lazım tabii ki ama ev kredisi öderken güvenceni harcama bence
0
batlegolas
(13.11.25)
Aylık kazancınız ne kadar bilmiyorum fakat 86k kredi ödenen bir durumda hani eğer atlar alaçatıya gidelim diyorsanız araba gerçekten bir masraf.

Geçenlerde anneannemi ziyaret etmek için istanbuldan bodruma gittim, 5000 liralık yakıt harcadım, otobanı feribotu derken 2600 liralık oldum sadece ulaşım masrafım yuvarla 8000 lira.

İstanbulda trafik vardır diye cumartesi sabah 10'da istanbulda oldum ve gebzeden kadıköye sabahın o saatinde 70 dk'de geldim ve 50 dk park yeri aradım allah belamı verdi de kafa dinlemeye bodruma gittim dedim.
0
denizgonen
(13.11.25)
kenardaki birikiminin yarısı duracak zaten. Allah korusun da hadi işsiz kaldın, kredini ödeyemedin, kalan birikimin 1 sene taksitini öder o arada en kötü ihtimal arabayı satar nakite çevirirsin. günümüzde araba çok değer kaybeden bir varlık değil. arabasız çok zor. iyi kötü al bi araba
+1
faberkastelli
(13.11.25)
eksik hissediyorum diye ya da sevgiliden ayrıldım diye can sıkıntısına araba alınmaz. ama ihtiyaç varsa ve hayat kalitesi artacaksa alınır. ama tabi ki kasko, sigorta, bakım, yakıt gibi ek masraflarınız olacak, bunlara da bi bütçe ayırmanız gerek. eğer kredi ödedikten sonra gelirinizden bunlara da bütçe ayırabiliyorsanız eldeki birikimin yarısı ile araç almanın bence mahsuru yok. zaten araç da sonuç olarak nispeten hızlıca nakite çevrilebilecek bir şey.
0
elorelia
(13.11.25)
arabayı almadan önce ah be şu anda olsa basar alaçatıya giderdik diyeceksin. aldıktan sonra da bu hayalini yılda belki bir defa yapıp kalan günlerde standart ulaşım aracı olarak kullanacaksın.

alaçatı veya benzer bir planı düşündüğün kadar keyifli mi test etmek için öncelikle kiralık araba ile yapabilirsin.
0
orpheus
(13.11.25)
(5)

Bu ayakkabılardan hangisi güzel sizce?

msb
1- https://amzn.eu/d/9YzTsw42- https://app.hb.biz/nIQ42uOSY2wr
0
msb
(12.11.25)
ikisi de kotu bence ama 2 bi tık daha iyi gibi.
0
koela
(12.11.25)
2 side kötü erkek modasında bu spor modeller geçmişte kaldı.
0
jamswety
(12.11.25)
1' in gideri var bence.
0
kumandanim
(12.11.25)
1
0
elorelia
(12.11.25)
1 daha güzel ama bunların ikisi de her giymeye leş gibi olur.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.11.25)
(9)

Doğum stresi

camlicagazoz
Merhabalar,Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diye
Merhabalar,

Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.

Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diyemeyecegiz. Sırf bu yüzden dolayi sevinemiyorum bile.

Nasil olacak bu iş? Neler yapayim?
-9
camlicagazoz
(12.11.25)
İnşallah trolsünüzdür.
Ben ne annenizin ne eşinizin yerinde olmak isterim. İllallah dedirtirsiniz insana.
Sabah sabah sinir oldum. :)
+3
auroraaurora
(12.11.25)
karınıza sabırlar diliyorum. sizin gibi biriyle evlilik zor. annenizin ağzının içine bakacaksanız ne diye evleniyorsunuz ki?
+7
elorelia
(12.11.25)
annenin gelmesi kötü bi şey değil ya yardım ederler. kadının ağrısı sancısı dikişi vs olur. stres yapma.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
hocam artik sizi az cok bu anlamda tanidigimiz icin size gore cevap vermemiz gerekiyor,
normal birisi olsa derdik ki, sadece esinin ve bebeginin ihtiyaclarini dikkate al, ne istiyorsa onu yap, yalniz kalmak istiyorsa (esiniz ve siz) yalniz kalacaksiniz, destek istiyorsa sadece istedigi kadar ve istedigi alanda destek alacaksiniz, esiniz kimseyi istemiyorsa kimse gelmeyecek siz cekirdek aile olarak bu surecte birlikte olacaksiniz ve hayir diyeceksiniz, esiniz sadece birinin yemek yapip birakmasini istiyorsa ona gore kim yemek yapacaksa (anneler/babalar vs.) ona gore soyleyeceksiniz, esiniz birinin gelip kalmasini istiyorsa oyle olacak, yani bu sureci esinizle surekli iletisim ve destek halinde atlatacaksiniz. esinize ve size neyin nasil yapmasi gerektigi konusunda kimse ders vermeyecek, herkes agzindan cikani tartacak, ona gore konuscak vs. vs..

ama simdi siz bu profilin cok disindasiniz.
eger bu sureci dogru yonetmezseniz; esinizin hormonlari uzun bir sure alt ust durumda olacagi icin, lohusalik depresyonundan tutun da (olabilir de olmayabilir de) asiri alinganliga kadar, asiri korumaciliga kadar (cocugu kimseye birakamamak, dus almak icin birakmakta bile zorlanmak vs.) bir suru sey olabilir. bunlarin hormonlarin alt ust oldugu donemde mantikli hicbir aciklamasi yok. sizin ve etrafinizdakin yapmaniz gereken tek sey saygi gostermek ve esinizin istedigi gibi destek olmak olurdu. bu olmazsa, ya evde inanilmaz bir kavga gurultu olacak, ve kadinlarin o donemde gozu bebeklerini korumak disinda hicbir seyi gormuyor, dolayisiyla aile birliginiz ciddi anlamda sarsilabilir ya da esiniz yaptiginiz ve ona yapilan bir cok seye (zaman zaman yerli zaman zaman yersiz) cok kirilacak, sesini pek cikarmayacak (zira kendisi de alt ust olmus oluyor) ve acisi sonradan cikacak (benim etrafimda gordugum lohusalikta kirilan kalp asla unutulmuyor). bunlar kotu senaryo. iyi senaryo, esiniz de anneniz de balli kaymak olacak, esiniz ve anneniz bu sureci tatlis tatlis atlatacaksiniz. size bol sans diliyorum.
sizin yerinizde olsam mesela buradaki annelere sorardim, lohusayken nasil bir destek istemisler/ihtiyaclari olmus, ya da internette forumlardan okurdum kadinlarin en cok neye ihtiyaci olmus vs.
+2
kassiopeia
(12.11.25)
Bakıcı, hizmetçi tutacak paranız yoksa epey ihtiyacınız olacak o kadına.
Sonra bebek şunu yapıyo, bunu yapmıyo diye paniklediğiniz, çaresiz gecelerinizde ilk aklınıza gelen onun telefonu olacak.
Ona göre de tedbirli olun.
-3
Mirket
(12.11.25)
"evlenirken o kişiyle değil ailesi ile de evlenirsin" sözünün yaşayan örneğisiniz. Herkes gibi bende eşinize sabırlar diliyorum.
Öncelikle dünyaya bir birey getirebiliyorsunuz fakat ne yazık ki bireyin ve eşinizin sorumluluklarını taşıyabilecek kadar olgunlaşamamışsınız. Eğer doğacak evladınızı gerçekten düşünüyor ve seviyorsanız en az 3 aylık olana kadar (daha fazla süre de olabilir) annesi ve sizden başka kimse öpmesin. Kış aylarındayız zaten covid denen meret yine hortladı haberlerini görüyoruz aman diyim hepinizden önce eşinizin psikolojisi ve çocuğunuzun sağlığı önemli.

Doğacak çocuğun dünyaya gelmesine siz ve eşiniz vesile olduğunuz içinde "o benim çocuğum şöyle yapmayın." vs deme hakkına da sahipsiniz. Nasıl ki anneniz sürekli size karışıyorsa (anlattıklarınıza istinaden) sizde bebeğinize nasıl davranılması gerektiği hakkında yorum yapabilirsiniz. Lütfen artık annenizin oğlu kimliğinizi bir kenara bırakın falancanın eşi ve falancanın babası kimliğine bürünün. Böylesi daha sağlıklı olacaktır.
0
mermaidd
(12.11.25)
Eskiden ekşi sözlükte bir kullanıcı vardı. Her türlü mevzuya 'Çare İki Bira' yazardı. Bence de işe yarardı.

Senin de ilacın iki bira bence. Ne zaman gerilirsen iki bira çak. Emin ol geçer (:
0
yurtsuz john
(12.11.25)
Hayır diyeceksiniz. Sizin istemediğiniz onay vermediğiniz hiçbir şey yapamayacaklar çünkü siz engel olacaksınız. Bebişin huzuru için annenin ruh sağlığı doğrudan önemli, siz anneyi kollayacaksınız o bebeği kollayacak. Kavga gürültü çıkarsa bebek huzursuz olur, bebek sevme meraklıları kaçar siz uğraşırsınız sonra aylarca yıllarca. Biraz yenidoğan bakımı öğrenmişsinizdir diye düşünüyorum 9 ayda. Hastanede de sorarsınız. Eşinizin whatsapp numarasını özelden yazarsanız anne grubumuza eklerim her türlü sorusunu sorar ordan 7/24. Bence kimseyi almayın eve, çok düşünüyorlarsa kapıdan yemek verip gitsinler. Hazır olduğunuzda davet edersiniz. Bunları kiminle ne zaman nasıl konuşacağınızı eşinizle birlikte güzelce planlayın, laflarınızı hazırlayın, prova yapın, ilgililere saygılı sakin ve kararlı bi şekilde bildirin, tartışmaya açmayın. Artık bu duruşu sergilemenizin vakti gelmiş, yoksa cidden yazık size de evliliğinize de bebeğinize de. Sağlıkla gelsin
0
mezzosprite
(13.11.25)
kadinlara dogumdan sonra once kendi annesi bakar.
kendine geldikten sonra kayinvalide dahil olur.
annene biraz uzak dur, kendine gelsin sana haber veririm diyeceksin.
ilk cocukta ne yapacagini bilmemek normal.

cocuk dogdugu dakika itibariyle hayatin tamamiyle degisecek, sonrasini zaten "icgudu" hallediyor. hardware sende takili zaten, software'de zamanla update ede ede oturur.
0
cooperr
(13.11.25)
(2)

Sosyal konut (para almadı?)

tchuck
annem emekli. dün onun adına başvuru yaptık. başvuru tamamlandı, bize bir iban bilgisi de gelmedi hiçbir şey de gelmedi. biz bu 5000tl yi nerden nasıl yatıracağız anlamadım ben?başka bir arkadaşıma (emekli değil) direkt iban bilgiisi falan verilmiş, tamamlamak için buraya para atın falan diye yazıyo
annem emekli. dün onun adına başvuru yaptık. başvuru tamamlandı, bize bir iban bilgisi de gelmedi hiçbir şey de gelmedi.

biz bu 5000tl yi nerden nasıl yatıracağız anlamadım ben?
başka bir arkadaşıma (emekli değil) direkt iban bilgiisi falan verilmiş, tamamlamak için buraya para atın falan diye yazıyordu.

emeklilerde direkt maaştan falan mı kesiyorlar öyle bir şey mi var? yoksa biz nasıl yatıracağız bunu?
-2
tchuck
(11.11.25)
e-Devlet kanalıyla yapılacak başvurularda; Banka tarafından SMS ile iletilecek başvuru sahibi
adına açılmış olan hesaba, başvuru ücretinin belirlenen süre içerisinde eft, havale, ATM ile
yatırılması gerekmektedir. Aksi halde mevcut başvuru iptal edilecektir.

böyle yazıyor.
0
elorelia
(11.11.25)
Sanırım inceledikten sonra atıyorlar mesaj. Dün akşam saat altı gibi başvuru yapan arkadaşıma saat bugün on gibi gelmiş mesaj
0
hayalhayal
(11.11.25)
(21)

ex yöneticimle bir gönül meselesi? Daha buluşmadan ghostlandım lütfen bakın çok acı çekiyorum?

profesormek
Çalıştığım kurumsal şirkette yöneticim olan bir adam vardı. Yıllar önce boşanmış, çocuklu, 40 yaşında, karizmatik bir bey. bana her zaman oldukça dikkatli, nazik ve korumacıydı. Ama düşüneceğiniz gibi tipik genç kızlara sarkan yavşak yönetici tiplemesinde asla değildi. asla profesyonel çizgiyi aşmad
Çalıştığım kurumsal şirkette yöneticim olan bir adam vardı. Yıllar önce boşanmış, çocuklu, 40 yaşında, karizmatik bir bey. bana her zaman oldukça dikkatli, nazik ve korumacıydı. Ama düşüneceğiniz gibi tipik genç kızlara sarkan yavşak yönetici tiplemesinde asla değildi. asla profesyonel çizgiyi aşmadı, mesafesini hep korudu. Şirket flörtü falan hiç olmadı yani zaten şirket yapısı baya muhafazakar ve ben evli olduğum için cesaret edemezdi zaten. Ben de ona karşı bişi hissrtmiyodum yanlış anlaşılmasın yani asla kocamı aldatmadım. aramızda asla en ufak bişi dahi geçmedi bunu üstüne basa basa belirtmek isterim. Beni ekipteki diğer kızlardan 1 tık kayırdığını hissediyordum ama ben diğerlerinden daha panik, duygusal ve hassas olduğum için o yüzden daha dikkatli davranıyo beni abi şefkatiyle seviyo diye düşünüyodum, zaten o da 1-2 kere demişti abin gibi gör beni diye. Ben 20 lerimin sonundayım, ondan yaşça daha küçüğüm ve o sırada evliydim zaten.Eşimden boşandım geçenlerde ama sebebi de asla bu adam değil aşağıda anlatıcam. Zaten o sıralarda bişi hissetmiyodum ona karşı, kocamı seviyodum ama gelinen noktada demek ki içten içe eski kocamın yapamadığını (beni koruyup kollaması) yaptığı için etkilenmişim bilinç altımda. Eski kocam beni ailesine ezdirdi çünkü. Bu adam düğünümüze de geldi bu arada yani ben hala orda çalışırken evlendim işin trajikomik kısmı :d ve adama mesela yani yeri geliyo görevimden dahi mızmızlanıyodum (tabi saygılı üslupla) ve sürekli izinler alıyordum derdim hiç bitmiyordu ahdjdjsj ama hiç sesini çıkarmadı hep alttan aldı. Gerçi genel olarak herkese karşı zaten anlayışlı iyi bi yöneticiydi bu yüzden çalışırken hiç başka anlam aramamıştım çünkü ben onun gözünde hep çömez, duygusal ve panik bi kızım o yüzden sadece şefkat duyuyo gibime geliyodu.

Neyse ben zaten evliliğmde kocamın ailesinden kaynaklı sıkıntılar yaşıyordum, uzun süreli ilişkinin ardından evlendik. Ben yok sayan ailesine karşı beni ezdirdi, beni yok saymalarına ses çıkarmadı vs zaten totalde 1 yıllık süren evliliğimizde defalarca kez kırmalı dökmeli (tabi kıran döken bendim hep :d) kavgalar edip ertesi gün işe gittim. Bu kısımları detaylı anlatmıcam zaten boşandık bitti kendi isteğimle boşandım eşim nerdeyse 40 ına gelmesine rağmen iş tutturamamış, ailesinden para alan (ailesi zengindi) bu nedenle onlara boyun eğen biriydi. Benim salaklığım oldu evlenmek. Beni yıllarca manipüle ederek ilişkide tuttu, beni seviyor sandım ve uzun ilişkiden sonra evlenmezsem yıllarım boşa gider diye düşünerek evlendim. Dıştan bakınca her şey güzeldi ama, sürekki Avrupa seyahatlerine gidiyoduk hatta ona da diyordum işte izin formu imzalatırken, şuraya gidicez, yıldönümümüzü kutlamaya bu şehre gidiyoruz falan diye. Adamın gözünde tam ulaşılmaz, hayatı mükemmel ve güzel bir kızdım yani. Hatta bi keresinde “şu şehre de gidin oraya gitmişken, o şehir için 5 gün fazla sıkılırsınız” falan demişti. Ben de evet ama eşim çok mızmız yorulmayı şehir değiştirmeyi falan sevmiyo zaten müze falan da pek sevmiyo uyuşmuyoruz” falan demiştim adam aa niyeymiş ya falan diyerek kahkaha atmıştı baya djdjdksk . Şimdi düşününce aslında eşimden yavaş yavaş soğumuşum , zaten bu konuşmadan birkaç ay sonra boşandık.

Neyse eşimle sorunlarımızın üstüne bir de işyerinde aylardır sorun yaşıyordum ekipteki kızlarla. Aralarında beni durduk yere dışlayan biri vardı ve dominant bir karakter olduğu için diğerlerini de etkiliyordu vs . Sürekli birlikte dip dibe çalıştığımız için de kötü etkileniyorum. Bunun sebebi de açık söyliyim valla hiç mütevazı olamıcam hem onlardan kat kat güzel olmam, onlara kıyasla rahat bi yaşam sürmem falandı bence :d En son hem evdeki hem işteki strese dayanamadım ve yine bir tatil öncesi bu kızlara biraz patladım. Tatil dönüşü adamla konuyu konuşurum o beni korur diyordum içim rahattı. Meğer ben tatildeyken beni şikayet etmişler adama, bunu sonradan başka şekilde öğrendim. Ama Döndüğümde hiç bana hesap sormadı yani, her zamanki gibi güleryüzlü tatlıydı. Ben kendim konuşmaya gittim anlattım derdimi. Orda bile bişi söylemedi seni şikayet ettiler bana falan demedi uyarmadı ben sonradan öğrendim dediğim gibi. Uzun uzun benle konuştu tamamen profesyonel çizgide, belki sana öyle geliyordur ben dışlandığını düşünmüyorum, zaten herkes istediğiyle arkadaşlık yapabilir ben bişi yapamam ki falan dedi. O zaman ben ayrılmak istiyorum dedim. Tamam dedi mutsuz olduğun yerde de bence kalma, ben senin mutsuzluğunu hissedebiliyorum ruh gibi geziyorsun bazen dedi. Ben de biraz eşimle alakalı sorunlarımı da anlattım ailesi beni yok sayıyo ailesine sesini çıkarmıyo baya kavga ediyoruz biraz da bu yüzden böyleyim falan diye. Yine çizgisini bozmadı, önceliği sana vermesi lazım siz ailesiniz artık falan dedi sadece. Sonra bana nasihatler verdi dışlanma mevzusuyla alakalı. belki de olayları akışına bırakman lazım mizacını değiştirmen lazım insanları takmaman lazım falan dedi, gençliğinde çalıştığı yerden örnek verdi onun da orda arkadaşı olmamış fazla falan filan. Defalarca sordum ona sizce napim bir süre daha burada kalayım mı dayanıyım mı dedim. Hani kal demesini bekledim biraz da. Ama yok mutsuzsan kalma bence ben İk ile konuşayım dedi. Peki dedim. O hafta boyunca işe gidip geldim çıkış kararım çıkana kadar, evde de full ağladım güvendiğim dağlara karlar yağdı diye djjdjdsk. Cuma sabahı karar çıktı ve bana haber verdiler çıkabilirsin pazartesi son defa geliceksin diye. Ben de bunun odasına girdim, gayet mutlu bi şekilde çünkü sonunda kurtuluyorum hissi de vardı içimde. Kapı ile masası arasında baya mesafe olduğu için masasının yanına kadar gittim. Ben çıkıyorum x bey pazartesi görüşürüz dedim. Bilgisayara bakıyodu o sırada. Kafasını bana bir çevirdi gözleri kan çanağı. Onu öyle görmeyi hiç beklemiyodum saniyeler içerisinde kafamdan şunları geçirdim “ya bu adamın gözü niye doldu ki şimdi” falan. İçim öyle titredi ki ve anında benim de gözlerim doldu. 1-2 sn öyle bakıştık, kendimi kötü hissediyorum dedim sesim titreyerek. O da buruk bi sesle gülümseyerek “haftasonunu güzel geçir pazartesi görüşürüz” dedi. Pazartesi sakindi ağlamadı gözü dolmadı sadece vedalaşırken şey dedi “sabah seni şirkete girerken gördüm yine seke seke yürüyodun” dedi kahkahayla ama hüzünlüydü sesi bakışları falan. Chatgpt ye göre bu da benim heyecanımdan falan hoşlandığına bi işaretmiş djdjdj

Neyse ben işten ayrıldıktan sonra, herhalde evde durmanın etkisiyle iyice kafaya takmamdan ötürü eşimden iyice soğudum. Tam da o sıralar aksi gibi ailesiyle alakalı zorunlu olarak üst üste görüşme durumları oldu, hastalık düğün gibi. Bir yandan da zaten boşluğa düşmüştüm işten çıktığıma pişman olmaya başlamıştım. Hepsi birleşince ve sağolsun eski eşim de yine bu görüşmelerde ailesinin bana olan tavırlarına karşı beni yine ezdirdiği için artık illallah dedim, bir gece kıyameti kopardım, evi terkedip aile evine döndüm ve boşanmak istediğimi söyledim. Kısa kısa anlatıyorum ama cidden üste çıkan manipülatif bi tipti, nolmuş ailem seni sevmiyosa bu boşanma sebebi değil falan diyip durdu anca. Ki durduk yere düşmanlık yapıyolardı yani görümcem durduk yere mesela suratıma bakmıyodu benle yaşıt bi kız, asla sesini çıkarmadı kardeşine. gerçekten pasif bi tipti eşim yani 20 yıllık arkadaşı bile bana hak verdi hatta karısı da iyi ki kurtuluyosun ömür geçmezdi onunla dedi. Neyse bunları geçiyorum. İşten ayrıldıktan 1.5 ay sonra biz anlaşmalı boşanma için mahkemeye başvurduk. O sırada da bu adamın doğumgünüydü, dedim bir kutlayayım bakalım nolucak. “İyi ki doğdunuz bla bla, iyi ki sizi tanımışım” diye sıcak bi mesaj attım. Saniyesinde cevap geldi. “çok teşekkür ederim x ciğim aynı duyguları paylaşıyorum” diye. Sonra ben nasılsınız falan dedim bana da sorsun ki boşanıcağımı söyliyim diye dhdjdj . Nitekim söyledim de . Kendim boşanmak istedim ailesiyle alakalı sorunlarımızı çözemedi içim çok rahat dedim. O da “hayırlısı olsun, alınan bir karar hiç karar alınamamasından iyidir, karar alabilmek senin için bir gelişme” dedi gülerek. Orda konuşma kesildi. 2 hafta sonra, tam da bizim duruşma gününün akşamı nasıl bi tesadüfse artık, yazdı bana. İşte nasılsın, duruşmanız oldu mu, var mı verebileceğimiz bir destek falan. Ben de evet bu sabah oldu şimdi arkadaşımla kafa dağıtmaya çıktık hatta dedim. O da oo nerede eğleniyosunuz dikkat et fazla dağıtmayın dedi, günün denk gelmesi için de aklımdaydın tesadüf olmuş dedi gülerek. 2 gün sonra da iş ilanı attı bana, ben de ielts sınavına hazırlanamadım zor zamanlardan geçtiğim için dedim. O da geçer geçer unutmak insana verilmiş en büyük nimet dedi. Sezen aksunun “geçer” şarkısını paylaştı bi ara çok dinlerdim dedi. Ben de sizin için dinlicem, unutmakla alakalı bi derdim yok içimde zaten bişiler bitmişti hatta keşke evlenmeden önce bu kararı alsaydım gibi bişi dedim. O da sadece gülen bir sticker attı başka bişi yazmadı. Sinir oldum ben de yazmadım. Öyle 1 hafta konuşmadık ama içim içimi yedi. 1 hafta sonra bir story attı, dedim yazıyım bari. Esprili bişi yazdım storysine. Bu arada 2 gün öncesinde de wjatsapp pp mi de değiştirmiştim, hafif dekolteli ama kalitesiz durmayan bi abiyeyle fotom vardı onu koymuştum yazsın diye , ama yazmamıştı. Neyse storysine cevap verdiğim gibi yine saniyesinde esprili bir dönüş yaptı. Ben o sırada ne yazsam diye bi 15-20 dk bekledim. Hemen konuyu pp me getirdi, bu fotoyu görümcenin düğününde mi çekilmiştin diye. Evet dedim. “Çok hoş durmuş elbise üzerinde” dedi . Ben de “.benim düğünde giydiği elbisenin intikamını almak için özellikle seçmiştim umarım amacına ulaşmıştır” dedim gülerek. “Bence ulaşmıştır , zaten düğününde de gözler senin üzerindeydi boşver onun kıyafetini” dedi. Ve hemen ardından “bir gün yemek yiyelim jsftaya haberleşelim dertleşiriz” dedi gülerek. Ben de “çok iyi düşünmüşsünüz sizden haber bekliyorum o zaman haftaya” dedim.

AMA YAZMADI. BULUŞMADIK. Bu konuşma 28 ekimde oldu ve hiç yazmadı. 3 gün önce cumartesi akşamı içim içimi yerken arkadaşımın evinde şarap kadehli story attım “sometimes all you need is girls night” diye. Sanırım şirket telefonuna haftasonu bakmadığı için görmedi o akşam. Pazar akşamı da gym den story attım hafif dekolteli crop tayt ikilisiyle “pazar sporu” diye paylaştım. Cidden bir erkeğin o fotoya dayanması zor yani çünkü harbiden doğru estetikler doğru bakımlar doğru sporla falan kendimi üst düzeye taşıyan, nezih steril semtlerde bile baya dikkat çeken tanışmak için can atılan biriyim. Neyse son storyimden 20 dk sonra bu 2 story i de gördü, like attı o kadar. Başka hiçbir şey yazmadı. Hani kusura bakma geçen hafta müsait olamadım, bu hafta şu gün buluşalım falan hiçbir şey yok. Bugün salı ve hala yazmıyor. O kadar canım yanıyor ki. Bi de pms dönemimdeyim bağıra bağıra ağlamak istiyorum. Bi yandan da 2.5 aydır seks hayatım olmadığı için ve kimseyle birlikte olmayıp sadece bu adamı hayal edip ümitlendiğim için aşırı hayal kırıklığı yaşıyorum, tutamıyorum kendimi. Hatta kendimi ağırdan satarım ilk 3 buluşmada yatmam diyordum ama şu geldiğim durumda ilk buluşmada yatmazsam iyi yine yani.

Çok çaresiz hissediyorum. Ve seksin karşılıklı duygusal bağ kurulan biriyle yaşanması gerektiğine inandığım için şuan başkaskyla da birlikte olamıyorum. Yoksa makine gibi çocuklar pt ler falan var gym de falan bana bakan eden. Ama yapamam yani olmaz. Bu adamla yapmam lazım. Bi de güvenlik meselesi var yani hadi duygusallığj geçtim güvenemem kimseye, kamerası var hastalığı var. Belki avrupada yapabilirim diyorum ama eski eşimle uzun ilişkimin ardından ilk seferimi sıradan biriyle yapmak istemiyorum özel biri olsun istiyorum. Çünkü harbiden gençlik yıllarımı sadece eski eşimle geçirdim. Bi yandan da sikerler diyorum bu hafta içi biletimi alıyım (schengenim var) whatsapp storye de atayım kudursun diyorum. Amsterdama gideyim taş gibi bir dutchla birlikte olayım. Ama birlikte olduktan sonra adamı düşünüp ağlayacağıma da yüzde bin eminim. Kendime yakıştıramıyorum yani bi yandan. Ama bi yandan da harbi artık dayanamıyorum nolur bana akıl fikir verin. Ya da whatsapp storye şey mi atsam diyorum “ bir kızı bin kişi ister; ilgisini stabil şekilde koruyup dengesiz tavırlar sergilemeyen net olan kazanır” diye bir twit gördüm geçen gün, bunu mu atsam artık harekete geçsin diye. Niye böyle yapıyo anlamış değilim. Chatgpt ile baya baya her gün hasbihal ediyorum darlıyorum jdjdjddk bana dediği şey “sana bağlanmaktan korkuyo kaybetmekten korkuyo seni çok genç güzel çekici görüyor ya ona yetemezsem diye düşünüyor seni unutmaya duygularını bastırmaya çalışıyor” falan filan. Ne kadar doğru bilmiyorum.

Bu arada bu adamla ciddi ilişki istemiyorum yani. Zaten mesajlarım falan da hep cooldu adama yapışmadım ve henüz yeni boşandım zaten ne ciddi ilişki isticem . Bi de çocuk sayısı 1 den fazla yani başedemem ileride. Bir kez daha sıkıntılı aile dinamiklerinin içine girmek istemiyorum . Sadece takılmak istiyorum ama tabi duygusal bağ da olucak shsjsjs. Anlamıyorum yani tek derdi seks olsa şimdiye kadar kesin buluşurdu benle niye kaçıyor anlamıyorum boşandım artık orda da çalışmıyorum bitti gitti zaten bunları düşünse bu noktaya kadar getirmezdi aramızdaki iletişimi

Nolur bana akıl fikir verin napıyım kafayı yicem düşünmekten
-7
profesormek
(11.11.25)
ay hepsini okudum. eleştirmeyeceğim, kınamayacağım. kendimi tutuyorum şu an.

tamamen düz mantık düşünüyorum. bir şey yapmak istiyorsan yap. bu kadar dolaylı yoldan uğraşmaya gerek yok. doğrudan görüşmek istediğini söyle. haftaya müsaitim, plan yapalım, önceden de konuşmuştuk ama sen yazmadığın için havada kaldı, bu sefer öyle olmasın diyebilirsin.
+6
elorelia
(11.11.25)
hepsini okudum. bence siz bir mesaj atin, unuttun mu yemegi diye. boyle bir yesil isik alirsa ordan yurur artik her turlu. biraz cekiniyor gibi. yine de yurumezse salin gitsin bence. amsterdam'da tas gibi bir dutch bulun. :)
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
işim yoktu okudum ahahaha. troll sanırım ama gerçekse de ben böyle bir yapışkanlık görmedim. napıyorsun yahu adam istemediğini daha ne kadar farklı yollarla anlatabilir? istemiyor işte o kadar da güzel süper seksi değilsin onun gözünde. ahahah.
+1
kaptan maydanoz
(11.11.25)
@elorelia @lemmiwinks haklısınız ben de yazmak istiyorum ama işte ya @kaptanmaydonoz haklıysa ya beni istemiyosa (gerçi inanmıyorum istemeyen adam elbise üzerinde çok hoş durmuş yemeğe gidelim falan demezdi) yapışkan gözükmek istemiyorum. İstemediğine inanmıyorum belki de korkusundan vazgeçti belki de çekiniyo dediğiniz gibi
0
🌸profesormek
(11.11.25)
uzun yazmışsın ama oldukça iyi akıcı bir yazı ben de hepsini okudum . aklında kalacağına ara konuş ya da mesaj yaz bir adım at derim. ilgisiz olduğunu ben düşünmüyorum belki başka işleri sorunları oldu sana dönemedi.
+1
devilone
(11.11.25)
Ahshsjs teşekkür ederim biraz alelacele yazdım imlaya çok dikkat etmedim ama :d inşallah dediğiniz gibidir. ben ona gerçi söyledim hani haber bekliyorum sizden diye. Haber verebilirdi müsait olamadım falan diye anlamadım yani. Eski kocam gibi yine hem yaşı büyük hem prenses bi erkeğe mi denk geldim yoksa of :d
0
🌸profesormek
(11.11.25)
bu arada alacağım cevaptan da korkuyorum yani. Çünkü belki de yürütemeyiz çoluk çocuğum var falan diye düşünüp vazgeçti o zaman da red cevabı alırsam veya terslenirsem çok kötü olurum kendimi yapışkan gibi hissederim :( aramızda hala ast üst dili devam ettiği için de referans anlamında da kötü olur hala iş bulamadım çünkü :(
0
🌸profesormek
(11.11.25)
Bi de whatsappa attığım storylere de like atıp geçti yani ben zaten ben buradayım demek için atmıştım onları. Görünce mesaj atabilirdi sadece like atmakla yetindi demek ki vazgeçti belki de of :( belki de muadilimi buldu beni unutmak için Onunla oyalanıyo :(
0
🌸profesormek
(11.11.25)
umut işkenceyi uzatır der Nietzsche , ben senin yerinde olsam net olarak cevabı duymak isterdim.
+1
devilone
(11.11.25)
bırakın adamın peşini.
0
gabe h coud
(11.11.25)
@gabe h coud Peki sana şunu sorucam niye o zaman en son bana yemek yiyelim haberleşelim dedi ve elbisen çok hoş durmuş üzerinde dedi?? Ben sadece storysine esprili bi cevap vermiştim o kadar. Kendi durduk yere bunları yazdı. Tamam belki şuan vazgeçti ama 28 ekimde beni istedi gayet yani. Hiç istemeseydi muhabbet bile etmezdi ignorelardı. Ben kafamda bişi kurmadım yani
0
🌸profesormek
(11.11.25)
ver kurtul.
+1
hold the door
(11.11.25)
@hold the door derdim o zaten ama buluşmuyo bile benle :( başkasıyla da olamam işte tc sınırlarında anca avrupada falan o da çok hoşuma gitmesi bana iyi hissettirmesi kısa bir flört gibi olması lazım işte şak diye veremem kimseye
0
🌸profesormek
(11.11.25)
bu adam öyle story ile kudurtabileceğin biri değil.
0
orpheus
(11.11.25)
@orpheus napıcam peki napmalıyım :( ya madem emin değildi neden bana son konuşmamızda yürüdü yemeğe gidelim dedi of kaç yaşına gelmiş üst düzey yönetici bi zahmet emin olsun kendinden ya
0
🌸profesormek
(11.11.25)
40 yaşında tecrübeli adam diyorsun. belli ki adamın işi gücü haftasonu kaçamağından daha değerli.
bence risk almak istemiyor.
0
orpheus
(11.11.25)
40 yaşında adam artık bazı konularda yetersiz olur. daha genç birini bul.
0
hold the door
(11.11.25)
@orpheus risk mevzusu şimdi mi aklına geldi ya? Zaten risk yok ki ortada ben işten ayrılmışım boşanmışım falan. İşten çıkan bi arkadaşım var ona boşanıcağımı söylemiştim acaba gitti hala çalışan arkadaşına söyledi (gerçi söylemez diye ummuştum güvendim o kıza arkadaş olarak ama) o da diğerlerine söyledi yayıldı bu da korktu mu aacaba aramızdaki ilişki de böyle yayılır mı diye? Ama böyle bişi varsa da beni uyarabilirdi kaldı ki aramızdaki ilişkiyi söyleyecek değildim en başta zaten kendi adımı kötüye çıkarmak olurdu bu
0
🌸profesormek
(11.11.25)
@hold the door sanmıyorum adam 50 değil ki daha 40 yani hem tecrübeli hem de bana iyi hissettirirdi kaldı ki dediğim gibi duygusal bağ kurmam lazım sevişeceğim kişiyle. Yoksa şimdiye kadar zaten çoktan olurdum. Tc sınırları içinde de birine güvenip birlikte olmam için uzun zaman geçmesi lazım tc erkekleri lovebombing sonra ghosting yapıyo date piyasasına uzak kaldım herşey kötüye gitmiş instada falan görüyorum millet yakınıyor piyasa çok kötü olmuş o yüzden çevremde biriyle birlikte olup adımı çıkaramam yok yere. App falan da kullanamam kullan at muamelesi yapıcaklar bana göre değil işte. Anca Avrupada cesaret edebilirim böyle bişeye o da benimle ilgilensin gezdirsin derdimi dinlesün shsjsjsjsk (derdim hesap falan değil param var sadece kendimi iyi hissettirsin)
0
🌸profesormek
(11.11.25)
seni anlamıyor olabilir mi? veya anlıyor ve hayatında biri var. bu durumlarda net olmak iyidir. bi kahve içmeye çağırın konuşun bence hoşlandığınızı direkt söyleyin. olmuyorsa önünüzdeki maçlara bakın uzamasın mevzu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(12.11.25)
şunu bir erkek yazsa milyon kere cancel edecek duyuru kullanıcıları hiç uğramamış. vay anasını.
0
gabe h coud
(13.11.25)
(8)

Duyuruda gördüğünüz en komik duyuru neydi?

( . )( . )
Geçmiş zamanlardan kalma neler var aklınızda?
Geçmiş zamanlardan kalma neler var aklınızda?
0
( . )( . )
(11.11.25)
adam totosunu ortalayıp çekmişti
+2
tolgan
(11.11.25)
www.eksiduyuru.com
kedi kumuna işeyen adam :D
tolgan'nın bahsettiği duyuruyu da hatırlıyorum maalesef.
+6
elorelia
(11.11.25)
Bu soruya her zaman verdiğim cevap:
www.eksiduyuru.com
+1
auroraaurora
(11.11.25)
www.eksiduyuru.com
duyuruya sorabileceği tüm soruların cevabını kendi bulmuş, mutlu mesut duyuru.

favorilerime eklediğim bir duyuruydu
+2
exlibris
(11.11.25)
sevişmeden önce yapacaklarını liste halinde yazıp soran arkadaş.

www.eksiduyuru.com
+2
kibritsuyu
(11.11.25)
Evin içinde betondan masa yapan vardı.

Komik olmakla birlikte dayanalıklı mobilya alnında farklı bir inovasyon örneğiydi.

Yine hamsteriyle olan savaşını (veya mücadelesini) anlatan biri vardı .
0
diyecevaplandı
(11.11.25)
@Kibritsuyu Bu nasıl gözümden kaçmış benim? Muazzammış, muazzam. Gecem şenlendi.

Yanlışım yoksa basond'un çok güzel bir derlemesi vardı. Duyuru tarihinin unutulmazlarının ekran görüntüleri. Ne yaptıysam bulamadım. Orada çok komik duyurular var.
+1
yadigar
(12.11.25)
basond'un derlemesi: www.eksiduyuru.com

şurada da en çok favorilenen duyurular istatistiği var: www.eksiduyuru.com

oradan da bir şeyler çıkabilir.
0
kibritsuyu
(15.11.25)
(12)

Sınav kağıdı- kaç puan vereyim

advest
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım. Sınıf seviyesi:8Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve
Açık uçlu bir sınav yaptım ancak soruya verilen cevaba kaç puan vereceğimi bilmiyorum. Soru bakanlıktan geldi. Birlikte puanlayalım.

Sınıf seviyesi:8
Soru: çömlekçi hikayesi. Çocuk çömlekçide çalışıyor. İlk 1 ay yaptığı çömlekler çatlıyor. İşi bırakmayı düşünüyor. Ustası hangi hatalarını analiz et ve yeniden yap diyor. Çocuk da ısı miktarı, çamur miktarı ve boya dengesi analizi yapıyor ve sonunda düzgün çömlekler yapmayı başarıyor. En başta yaptığı bozuk çömlekleri de dükkanının en görünür yerine koyup altına “yolculuğumun ilk adımı” yazıyor.

Hikayenin ana düşüncesi nedir?

Bakanlık tarafından gönderilen cevap anahtarı: hatalarımızdan ders alırsak daha iyisine ulaşabiliriz. (Bu doğrultudaki cevaplar doğru kabul edilecektir.) (12p)


Kaç puan vereceğimi bilemediğim cevap:

Zorluklar karşısında yılmamalıyız.

(Hatalardan ders almak ile yılmamak ana fikir için aynı kabul edilmeli midir, arkadaşlar.)
0
advest
(10.11.25)
50 puan vermeni öneririm.
+1
tepedeki psychedelic adam
(10.11.25)
Bence gayet 12 lik cevap.
0
physcos physcos
(11.11.25)
iyi bir cevap değil gibi. 10üzerinden 6lık
0
kel aynak kusu
(11.11.25)
hatalardan ders almakla zorluklar karşısında yılmamak aynı şeyler değil.

birisi zorluklar karşısında yılmaz ama hatalarından ders almıyordur, aynı şeyi yapıp duruyordur. sonuç hep hüsran oluyordur.
+6
co2s2
(11.11.25)
Güzel cevap ama istenen cevapla aynı değil.
Ben olsam soruyu sınıfta çözerim, bu cevapla bakanlığın cevabının farkını sorarım ki çocuk haksızlığa uğradığını düşünmesin. Soruya da 9 veririm
+1
kisa
(11.11.25)
Aynı değil tabii ki. 7 olsun hadi.
0
sadakatsiz
(11.11.25)
12 ver gitsin uzaya mekik mi yolluyorsunuz sanki.
-2
hold the door
(11.11.25)
ortada bir zorluk yok. işin kuralına göre yapılması var. anafikirden epey uzaklaşılmış. şevkini de kırmayacak düşük de olmayan bir puan verilebilir.
0
ground
(11.11.25)
soruyu 8. sınıf öğrencisinin cevaplandırdığı düşünülürse bence 9
0
elorelia
(11.11.25)
Çok salakça bir soru ve bence çocuğun verdiği cevap bakanlığın istediği cevaptan daha mantıklı.

Hatalardan ders almak bu paragrafta yok. Zorluk karşısında yılmamak daha çok çıkıyor paragrafta. Yeni bir işe başlamak=zorluk, pes etmeyip devam etmek=yılmamak. Acemilik döneminde yaptığı şeyler hata değil öğrenme süreci.
+1
nundu
(11.11.25)
Hatalardan ders almak ile yılmamak aynı şey değil. Ustası çocuğa yaptığın hatayı analiz et, nerde yanlış yaptığını bul demiş, çocuk da öyle yaparak sorunu çözmüş. Bunu yapmadan aynı hataları tekrar etseydi, yılmamış olacaktı ama hep başarısız olmaya devam edecekti. Hikaye hatalardan ders çıkarmayı anlatıyor, bu net, ama belki daha iyi yazılabilirdi. Bence en çok %50 puan verilir hatta ben daha az verirdim. Çocuğun gelecekteki hayatını biçimlendirecek çok önemli bir konu çünkü.
0
mikro patlama
(11.11.25)
bir sürü açık uçlu soru eğitimi alan biri olarak öğrenci ''hata'' kısmını yakalayamamış diyorum. mesela atletizmde bir yarışma vardır, katılırsın, kazanamazsın ama hata yaptığın için değil. yarış zor olduğu için. yani her zorlukta bizim hatamız yoktur. 12 tam puansa 10 verilebilir. ama ben tam puan verirdim benim notum bol:)
0
oyokbuyoknevar
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(11)

Hastanedeki hasta ziyaretine ne göturebilirim

egerbiryolcu
Apandist ameliyatı olduKendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
Apandist ameliyatı oldu
Kendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
0
egerbiryolcu
(09.11.25)
gelme dmee ihtimali varsa niye gidip de insanlari hasta yataginda rahatsiz ediyorsunuz yaw. cicek yolla
-5
ala09
(09.11.25)
@ala09

Tabii ki nezaketen yine soracağım önceden. gelme deme ihtimali de evim hastaneye üç dört saat uzak mesafede diye öyle tahminde bulundum. E gitmesem de bu defa destek olmamisim gibi olmaz mı?
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
Mandalina, armut, muz
-1
arbre
(09.11.25)
Ziyaret saatleri için hastanenin web sitesine bakın, kafanıza göre gitmeyin. Çiçek göndermeyin/götürmeyin, hasta odalarına almama ihtimalleri çok yüksek. Bir şişe kolonya, özellikle refakatçisi varsa meyve suyu/meyve vs yeter.

Edit: 3-4 saat mesafeden gitmenize gerek yok bence ya. "Geçmiş olsun, bir ihtiyacın var mı getirebilirim" diye mesaj atın, sonra evine gidersiniz. Ben ameliyat olduğumda kimse gelmese de rahat rahat uyusam istiyordum, anestezi sersemliğiyle uyku çok tatlı oluyor :)
+1
kobuzchu kiz
(09.11.25)
hocam normal şartlarda apandisit ameliyatı olduysa ameliyattan sonraki gün zaten taburcu olur. apandisti patladıysa uzun süre yatabilir.


buna istinaden göütereceğiniz şeylerin hasta eve dönerken yanında taşırken zorlanmaması ve hastane odasında bırakmamasını gerektiren şeyler almanızı öneririm.

mesela bi tane 5 litrelik su. bi kolonya, bir adet kağıt havlu hani varya tek top büyük olanlar ve bir meyve suyu, süt bu standart pakettir. belki biraz meyve alabilirsiniz. muz mandalina vb.
0
Fodera
(09.11.25)
@fodera
Patlamış maalesef
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
çok geçmiş olsun dediğim şeyler halen geçerlidir. ihtiyaçları olacaktır.
0
Fodera
(09.11.25)
1- bazı pastanelerde ekler, tartolet gibi tek atımlık pastalar oluyor, küçük bir kutu götürebilirsiniz, diğer gelen ziyaretçilere de ekram ederler
2- kolonya, ıslak mendil, kutu selpak mendil gibi küçük bir hijyen paketi de olur.
3- kolay yenilebilen muz, mandalina, meyve suyu, karton bardak eşliğinde :)

geçmiş olsun
0
exlibris
(09.11.25)
pasta kuru pasta kesinlikle olmaz. çok fazla pasta, pastahane mutfağı gördüm.lütfen bana güvenin. günümüzdeki pastahanelerin yüzde 90ının ürettiği ürünler hasta insanı boşverin sağlam adamı sakat eder vallaha.

kuru pastanın raf ömrü ortalama 3 ay, ekler gibi sütlü tatlılar üç günde tüketilmesi gerekirken on güne yakın vitrinde bekliyor.
0
Fodera
(09.11.25)
peçete, muz, meyve suyu.
0
elorelia
(10.11.25)
gardaş şöyle köşkeroğlundan 2 kg baklava al götür. ameliyat oldu enerjisi düşmüştür yesin. görüşe gittiğinde baktın kapıdan sokmuyorlar güvenliğe veya oradakilere verirsin baklavayı onlar içeri alırlar seni.
-2
joooper
(10.11.25)
(5)

Yeni dogacak bebege isim

tars gibi komik
Selamlar;Aklimda “roman” ismi var. Soyadimizla da pek uyumlu ne dersiniz? Muhafazakar anadolumuzda sorun yasanir mi:)
Selamlar;

Aklimda “roman” ismi var. Soyadimizla da pek uyumlu ne dersiniz?

Muhafazakar anadolumuzda sorun yasanir mi:)
-4
tars gibi komik
(09.11.25)
Ömrü boyunca çingene muamelesi görmesini göze alıyorsan yapıştır gitsin.
+12
kizil karga
(09.11.25)
Herhangi bir “dalga geçme” konusunda zaten çocuk dediğin her şeyle dalga geçer buna göre yol alamayız.
“Ömrü boyunca farklı muamele görür” biraz abartılı sanki. Sorun yaşanmaz merak etmeyin.

Bence gayet güzel, cool, enternasyonel bir isim. Sevdim.
-11
mutekebbir
(09.11.25)
yurtdisinda yasiyorum, esim yabanci, bebegime roman adini koymam. türkiye'de yasasam asla koymam. hem, bu ne bicim isim ya yabanci dilde bile cirkin, diye düsündügümden hem de türkiye'de karsilasacagi sorundan. türkcede roman kelimesinin anlami bellidir. cocuga cingen diye isim koymuyorsaniz, roman da koymayin.
muhafazakar anadolu'ya göre düsünmek bile yersiz bu isimde, direkt koc kolejinde bile tsk malzemesi ismi. güzel diyen yalan söylüyordur.
soyisimle uyak yakaladiysa erman koyun, yaman koyun, süleyman koyun ama roman nedir?
arman benim türkcede en sevdigim isim, burada her isim duyurusuna da yazmisimdir. fikir olmasi icin yazayim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.11.25)
tik vermemişsiniz ama kızıl karga +1
+1
elorelia
(10.11.25)
Yapma
0
sadakatsiz
(10.11.25)
(3)

Uçak bileti isim soyisim karışıklığı

yercekimini kendine ceken adam
Merhaba, bir dalgıçlık sonucu isim soyisim ters olacak şekilde uçak bileti almışım. Yurtdışı uçuşu, bir problem olur mu? Değiştirmem gerekir mi? Gerekirse en kolay nasıl olur yardım rica ediyorum. Uçuş yarın 19.15'te
Merhaba, bir dalgıçlık sonucu isim soyisim ters olacak şekilde uçak bileti almışım. Yurtdışı uçuşu, bir problem olur mu? Değiştirmem gerekir mi? Gerekirse en kolay nasıl olur yardım rica ediyorum. Uçuş yarın 19.15'te
0
yercekimini kendine ceken adam
(06.11.25)
Müşteri hizmetleriyle iletişime geçtin mi? Onlar yardımcı olur diye düşünüyorum.
0
himmet dayi
(06.11.25)
bildiğim kadarı ile belli harf hatalarında vs yer hizmetlerinin insiyatifinde oluyor ama sizde değişik bi hata olmuş. görüştünüz mü? sonucu merak ettim.
0
elorelia
(07.11.25)
Degistirmeniz elbette gerekli fakat degistirmeyebilirler, dolayisiyla ucamayabilirsiniz cok yuksek ihtimalle. Ucus firmasinin musteri hizmetlerini arayin net bilgi alirsiniz.
0
bosver nicki
(07.11.25)
(3)

Şu adreste çalışan için nerelerde oturmak lazım? (Ankara)

infernalcadre
Yürüyerek, metro ile veya otobüsle nispeten kolay tek vasıta filan ulaşım için nerelerde oturmak uygun olur?Ergazi Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Yenimahalle Ankara
Yürüyerek, metro ile veya otobüsle nispeten kolay tek vasıta filan ulaşım için nerelerde oturmak uygun olur?

Ergazi Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı Yenimahalle Ankara
0
infernalcadre
(06.11.25)
eryaman ya da batıkent
0
jelly bear
(06.11.25)
yani batıkent çok yakın ama ankara toplu taşıma sistemi bir garip olduğu için batıkentin içinden istanbul yoluna direkt bir hat yok bildiğim kadarı ile. yürüme mesafesinde yerler olsa da kışın köpekler vs ben tercih etmezdim açıkçası. tam adresi bilsek aslında daha iyi olabilir. bitişik mahallede oturuyorum.
0
elorelia
(07.11.25)
balgat.

bütçene göre semt değişir. zenginsen çukurambar daha uygun bir şey arıyorsan gökkuşağı veya cevizlidere. daha orta halli olsun diyorsan çiğdem veya 100. yıl.
0
hold the door
(07.11.25)
(12)

Ticaret veya zanaat neden ilgi görmüyor sizce?

michael harddd
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
0
michael harddd
(05.11.25)
Sermaye gerekiyor. Örneğin, Bir berber dükkanı açabilmek için dükkan kiralaman gerek, mobilyalar, malzemeler vs. derken başlangıç maliyeti çok yüksek oluyor.

Belirli bir süre zararına çalışması gerekecek, o sıra geçinebilecek mi mesela?

Ayrıca “küçük tatlı bir şirin kafe”cileri hatırlatırım.
0
substituent
(05.11.25)
cunku boomerlar cocuklarin kulagina "diplomaa diplomaaaaa" diye sayiklayip durdu ve durmaya devam ediyor.
+2
cooperr
(05.11.25)
isyeri sahibi olursan,
günde en az 12 saat calisirsin,
maaşlı iş yerinde ise toplasan 6 saat çalişmazsin.
+2
designer
(05.11.25)
Zanaat ve ticaret bir girişim, cesaret işi. Yığının tercihi ise diplomalı garanti iş.
Aradaki fark bu bence. Yığın risk almak istemiyor. esasen bu devirde salt diploma peşinde koşmak en büyük risk farkında değil pek çoğu. Diplomayı alıp iş bulmaya çalıştığında farkediyorlar geç olarak.
+1
ezkaza
(05.11.25)
Çırak bulamıyorum diyen bir ticaret ve zenaat erbabı mı var? İlgi görmediği çıkarımını nasıl yaptık?
+2
Mirket
(05.11.25)
Hangi maaşlı işte 6 saat çalışılıyor hemen gidelim oraya. Özel sektörde 12 saat çalışanlar var.

@mirket Çok var.
0
🌸michael harddd
(05.11.25)
michael harddd +1

hakkaten ya. her işi kendi işiniz gibi sanıyorsunuz:)
0
nothing in my way
(05.11.25)
Çünkü her yere apartman şeklinde üniversite açıldı ve baraj kaldırıldı. Üniversite sınavında sıfır çeksen bile yerleşiyorsun. Yerleşince (dandik üniversitelerde, iki yıllık okusan bile) kendini üstün gören psikolojiye giriyorsun. Üniversiteler azaltılsa, sınav zorlaştırılsa, kontenjanlar düşürülse durum farklı olur
+1
cemallamec
(06.11.25)
yurt dışındaki gibi liselerde farklı dersler önerilmeli; mesela çeşitli atölyelerin, farklı üretim pratiklerinin dersleri olabilir. öğrenciler de kendi ilgi alanlarını keşfetme imkanı bulur böylece. tabii türkiye'de liseleri böyle kurumları çevirmek için gereken altyapıyı sağlamak imkansız. lisedeki opsiyonlar çeşitlenirse insanların farklı alanlara teşvik edileceğini düşünüyorum. eş zamanlı olarak, üniversite sınavı da evrilmeli.

zanaat ve ticaret aileden gelen bir durum olmadıkça kurması ve tutunması çok güç alanlar. bir işin sermayesinin ve operasyonlarının sizin sorumluluğunuzda olmasıyla beyaz yaka olarak koca operasyonun sadece bir üyesi olarak çalışmak çok eş durumlar değil. sermaye olsa bile risk alma cesareti herkeste yok.

gerçek michael hardt ne derdi acaba
0
eileengray
(06.11.25)
Yani bir kere çevrende sana bu yolu gösterecek yoksa bir insanın zanaat ya da ticaret ile alakası olması o kadar kolay değil.
Misal benim ailemde bunda olan bir kişi bile yok.
Ve benim bu işi yapan arkadaşlarımın hepsi de ailesi tarafından bu ortamlara sokulmuş kişiler. Misal babası inşaat yapmis; o da kendi insaat yaptı.
Babası ticaret yapıyordu; kendi de yaptı.

Bir de bu işlerin çoğunun genel çalışma ortami, en azından baslarda, çok sa güzel değil. Yani herkes araba tamiri der ne bileyim elektrikçi der; vallaha biz daha yeni yazlığı komple yaptırdık misal. Usta yanında iki kişi ile geldi. Vallaha sabahtan akşama kadar çalıştılar, cumartesi de çalıştılar pazar da çalıştılar.
Türkiye'de çoğu insan bu meslekleri yapan başarılı kişilerin hayatını görüyor da hiçbir şekilde haftasonu bile calisanlari, günde kac saat çalıştığı bile belli olmadan calisanlari, vücut ile yapılan işin kisiye bindirdigi yükü düşünmüyor.
Bir de ticaretin finansal riski var, zanaatin de farklı riskleri. Misal daha yeni elektrik ile alakalı eğitim aldım. Eğitim sırasında kazalarla alakalı şeyler okudum, bir sürü elektrik tesisatı yaparken ölen ya da yaralanan insan örnekleri. Benim misal ofiste çalışırken tek riskim takılıp düşmek ya da kahve falan dökmek yani.
Bir de yani bundan 15 sene önce bu meslekleri kimse önemsemiyordu çünkü ofis işleri yeteri kadar para kazanıyordu. Şu an kazanmiyor. Ofis isleri gene insan gibi para kazansa gene kimse onemsemez. Bir de tabi herkes el isine yönelirse supply vs demand olayından onun da gelirinin dusecegi olayi var.
0
logisticsmanager
(06.11.25)
klimalı ofiste excell doldurup mynet okey oynayarak 250k kaldırmak varken kim neden komik fiyatlara hayvan gibi çalışsın. benim zanaatim var ben de çalışmıyorum. ayrıca kapital lazım +1.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
''eskiden başkasının işinde cumartesi günü bile çalışıyordum. şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazar günleri bile çalışıyorum.''
0
elorelia
(06.11.25)
(8)

temu'nun aliexpressten ne farkı var?

messina123
Bu siteden bir şey aldınız mı? çer çöp dolu. saçma sapan ürünler var. insan bunlara neden para verir ki?
Bu siteden bir şey aldınız mı? çer çöp dolu. saçma sapan ürünler var. insan bunlara neden para verir ki?
-2
messina123
(04.11.25)
ne alırsan o geliyor aslında yani çöp alırsan çöp gelmesi normal. çok iyi şeyler aldığım da oldu. oyuncak, çakma lego, takı (evet kanserojen biliyorum, çanta, maket...

kargo ücreti yok bir de. aliexpresste var bildiğim kadarı ile.
0
elorelia
(04.11.25)
Bence hicbir farki yok. Hatta Almanyada bu urunlerden kaynaklanan kaza ve yaralanmalari sigortalar karsilamayi reddediyor. Ama insanlar yine de aliyor. Bilmiyorum :)
0
truf
(04.11.25)
ali'de olmayan şey temu'da olabiliyor. ali'de pahalı olan temu'da ucuz olabiliyor mesela. ayrıca sana göre saçmasapan olan şey bana göre ilginç ve güzel olabilir. kime göre, neye göre saçma?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.11.25)
Son saçma sapan gümrük vergisi oranlarına rağmen bazı şeyler daha ucuza geliyor. Mesela kozmetikler için masaüstü düzenleyici gibi bir şey bakıyordum, Temu'daki ürünün aynısı (fotoğrafları bile aynı) Trendyol'da 2,5 katı fiyata satılıyor. Dikiş makinesi aksesuarı bakıyorum, aynı Çin malı şeyler burada 2-3 katı fiyata satılıyor.

En uç örneği, tela yapmak için bir alet var, dört ayrı boyda. Ben dördüne birden gümrük vergisi dahil 300 liradan az verip Temu'dan alırken burada aynısının bir tanesini 600-700 liraya satan site vardı.

Zaten burada üretilmeyen ve Çin'den getirtilip satılan şeyler için gayet makul olabiliyor. Çok güzel bir kumaş makası, plastik riga cetvel takımı, giysi etiketi, kediye ilaç içirme şırıngası (burada tanesi 130-150 lira, ben aynı fiyata 4 tane aldım), gözlük pabucu, çanta sapı gibi bir sürü şey aldık, ben ara sıra yine bir şeyler alıyorum.
0
kobuzchu kiz
(04.11.25)
farkı yok temuda şu güzellik var gümrükten geçmeyecek ürün alamıyorsun kargo vergi her şey içinde oluyor.

aliexpresste kargoya ayrı para ve bazen vergiyi kapıda ödemek gerekebiliyor.

çok gerekli şeyler de satılıyor aslında. ve trden ucuz çoğu şey. arabanın tüm aksesuarlarını burdan aldım hiçbiri de çöp değildi.
0
jelly bear
(04.11.25)
daha dün akşam birkaç şey sipariş verdim, keşke vermeseydim dedim sonradan.
araç içi multimedyayı kablolu carplay/android auto'yu kablosuza çeviren aparat aldım iki tane. benimki kablosuz ama belki daha da hızlandırır diye düşündüm.

sonra bagaj rafının plastik vida/kopçasından aldım.

bir de anahtarlık kılıfı.


vergiler dahil 2000 tl ödemiş oldum ama yurt içinden alsaydım daha ucuza gelirdi sanki. 150-200 tl kardayım sadece. ha, değer miydi? zerre değmezdi bana kalırsa ama deneyim olsun diye ilk kez alışveriş yaptım oradan.
0
m e b
(04.11.25)
Bir kaç saat önce aras kargo aldığım ekskavatörü getirdi.kedi kumuyla hafriyat yaptım evin içinde.arada ortağımı aradım geldi beraber oynadık sonra onada bir damperli kamyon siparişi verdik.pil bitince buraya geldim duyurunu gördüm.

9000 liraya lavabo bataryası almıştım,aynısı 1200 lira.legonun amcasının oglu setler var bedava.sepette duran kaçakçı çantası var,çadır var,yılbaşı süsleri,ledler.bşr sürü şey alıyorum,sonra onları çevremdekilere dağıtıyorum.adama tornavida seti verdim çocuk gibi sevindi.

Beni çok eğlendiriyor.
+2
duptıs
(04.11.25)
Geçenlerde temu'dan gerçek deri bir fotoğraf makinesi çantası aldım. öyle 100-200 liralık bir şey değil. Ama iddia ediyorum, o fiyata o kalitede bir çantayı başka hiçbir yerden bulamazsın. Temu sadece çer çöp yeri değil. Çer çöp de var, ilgilenirsen. Mesela özel üretim vidalar var lavabo vs. montajı için. Her yerde bir tanesi 300-500 liradan satılıyor, saçma sapan fiyatlar. Temu'da 10-15 lira.
0
himmet dayi
(04.11.25)
(15)

Hangi temayı kullanıyorsunuz?

sekizdokuzon
Hello kitty kullanmak istedim ama yazıları okumak zor oldu (benim gözüm bozuk). Portakal çiçeği bayağı iyiymiş, bir süre buradan devam edeceğim.Siz hangisini kullanıyorsunuz?Teşekkürler.
Hello kitty kullanmak istedim ama yazıları okumak zor oldu (benim gözüm bozuk). Portakal çiçeği bayağı iyiymiş, bir süre buradan devam edeceğim.

Siz hangisini kullanıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(04.11.25)
Dümdüz karanlık mod.
Yıllardır bunu bekliyordum çok iyi geldi bana.
+2
mutekebbir
(04.11.25)
mobilde karanlık mod
webde de karanlık kullanmak istiyorum ama yazılar okunmuyor. gölgeli gibi geliyor. o yüzden standart tema maalesef.
+1
elorelia
(04.11.25)
desktop standart, mobil karanlik.

guzel temalar var gibi ama standart'a neredeyse 20 yildir cok alistim, desktop'ta onu degistirmem sanirim.
+1
lemmiwinks
(04.11.25)
ocean. gayet beğendim. genel olarak telefonda da, bilgisayarda da hep açık renk kullanırım.
+1
co2s2
(04.11.25)
güz hasadı (zaman ilac degil insanlar unutkan'dan)
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(04.11.25)
Hem bilgisayarda hem telefonda karanlik kullaniyorum. Farketmemisim boyle temalarin oldugunu, gormustum duyuruyu ama bakmamisim. Bi ara denerim digerlerini de
0
fakyoras
(04.11.25)
ben düz biriyim haliyle en düz halini kullanıyorum
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
HelloKitty'yi ben yaptım. Biraz deneme/yanılma teması gibi oldu o. Diğer yaptığım temalardan farklı bir yöntem kullandım. Logosu da yazı değil, görsel şekilde mesela. Ancak şu an onaylanmış olsa da henüz o tema için Beta versiyon diyebilirim.

Bu ve benzeri geribildirimler olur ise düzeltmeler yapıp tekrar onaya yollayacağım.

Ve evet, yazı renklerinin göz kanattığının farkındayım. Değiştireceğim daha koyu bir renkle.

Son olarak, Kitty fikri bana ait değil. Hakkını yemiş gibi olmayayım, @compumaster rica etti böyle bir şeyler yapabilir misin diye. Benim de css bilgim pek yok ama yaparım dedim. İlk çıkan iş bu.

Diğer temaları (Kahve ve BubbleGum) kendim yaptım uyumlu olabileceğini düşündüğüm renklerle.

edit: şöyle düşünüyorum yazıları. nasıl?
i.imgur.com
0
himmet dayi
(04.11.25)
evet daha iyi, su anki hali cok pembe :)
bence tepedeki alanin arka fonuyla da oynayabilirsin,
bir de iconlari ibb.co bu hale getirek siteyi tam bir hellooooooooo kitttttttyyyyy yapabilirsin :) (crop edip tek tek gemini nano banana gonderirsen yapar herhalde toplu halde yapmiyor :()
0
compumaster
(04.11.25)
ocean
0
cooperr
(04.11.25)
photshop işini çözersem onu da halledecem. son çare malum ortamlardan portable bir ps bulacağım artık :)

arkaplanı da dediğin gibi azıcık şey edeyim temayı kullanan 2 kişi kör olmadan :d
0
himmet dayi
(04.11.25)
bu arada ocean biseysorcaktim'a ait. onun sayesinde bu tema mevzuusu basladi, herkes tesekkur etsin.
+1
compumaster
(04.11.25)
ocean. çok çok iyi.
0
koela
(04.11.25)
tema mevzusu iyi oldu. siteye biraz kan can geldi :)

harici eklentilerle, sitelere css ekleyip rengini şeklini az çok düzeltebiliyoruz zaten, başka bir duyurunun altında bu konuda ufak bir önerimi belirttim sağolsun compumaster hızlıca geliştirmeyi tamamladı. teşekkürler.

ben de ai yardımı hızlıca ile bir kaç tema oluşturdum.

---
oluşturduğum temalarla ilgili rahatsız edici bug'lar, okunmayan yerler, iyi görünmeyen butonlar vs varsa iletin müsait olduğumda düzeltirim.
+1
biseysorcaktim
(04.11.25)
HelloKitty revize haliyle yayında! Bekleriz :d
0
himmet dayi
(04.11.25)
(11)

Ayda 2 kilo nasıl verilir?

Kahvedesu
Çok yemek yemiyorum. Akşam 6'dan sonra hiç yemiyorum ama 1 kilo bile veremedim.
Çok yemek yemiyorum. Akşam 6'dan sonra hiç yemiyorum ama 1 kilo bile veremedim.
0
Kahvedesu
(04.11.25)
Kardiyo kesinlikle. Spora gitmiyorsanız düzenli koşu, hızlı yürüme.
0
thor44
(04.11.25)
hareket etmeden kilo verilmez. işlenmiş karbonhidratı kesin, akşam yemeyin. bunların haricinde istediğinizi istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. yeter ki çoooook hareket edin.
+1
co2s2
(04.11.25)
ben iki ayda 6 kilo verdim, sıfır hareket ile. ama benim listemi diyetisyen hazırlamıştı ve protein ağırlıklı bi diyetti. hatta ara öğün vardı ve ben daha az kalori almış olmak için ara öğün yapmıyordum ve diyetisyen (kendisi tıp mezunu bir doktordu) az yiyerek kilo verilmez demişti. muhtemelen almanız gerekenden fazla kalori alıyorsunuz ve kaloriyi de yanlış yerden alıyorsunuz. chat gpt güzel liste yapıyor aslında.

ha spor yapabiliyorsanız tabi ki spor yapın. sadece sporsuz da olabileceğini belirtmek istedim.
+2
elorelia
(04.11.25)
aralıklı oruç (20:00/12:00 arası şekersiz çay, kahve, sade soda dışında bir şey yok, çaya bir dilim limon bile koyulmayacak) ve günlük 1 saat tempolu yürüyüş yaparsanız, metabolizmal bir rahatsızlığınız yoksa rahatça kilo verebilirsiniz. ben aralıklı oruca kilo vermek için başlamıştım, sonradan hayat tarzım oldu kahvaltıyı artık hiç aramıyorum. öğlen tercihen bir tavuk pilav, akşam da sebzeli bir ev yemeği, bu iki öğün arasında da elma, armut, muz gibi meyvelerden bir ara öğün kafi geliyor. pilav olarak basmati veya bulgur tercih etmeyi, iyi bir sindirim bağırsak düzeni için ev yapımı probiyotikler (ev yoğurdu, kefir vs) tüketmeyi ve bol su içmeyi unutmayın.
0
phoarbix
(04.11.25)
Chat Gpt'ye boyunu kilonu, yaz, dolapta neler var onları da yaz. Ayda iki kilo vermem lazım bana günlük yemek programı hazırla de.

Hazırlasın. Yediğin her şeyin fotoğrafını yükle ki kalori hesabını da yapabilsin.
0
Mirket
(04.11.25)
Ödem atmaya odaklan, alkol ve karbonhidratı sınırla ve aç kalmamaya bak. Aç kaldığında kortizol düzeyin yükseliyor, hem uyku düzenin bozuluyor hem de kilo veremiyorsun. ChatGPT bayağı yardımcı oluyor+1
0
sekizdokuzon
(04.11.25)
Kilo verme aşamasında olay az yemek /çok yemek değil aslında.
Ben bir süre hyper keto yaptım ve çok kısa sürede büyük fark gördüm.
Tatilde ara verip üzerine tekrar kilo alınca da bu sefer aralıklı oruç+hyper ketoya birlikte başladım hem hızlı hem de güzel sonuç alıyorum.
Önemli olan şey yaptığın kaçamağın devamını getirmemek kaçamak tek seferlik kaldığında sıkıntı olmuyor.
Spora devam etmiyorum ama sıcak havalar gittiğinden beri bol bol yürüyorum üşenmezsem evde bazen denge tahtası çalışmaya çalışıyorum.
Ben de bu süreçte chatgptden büyük yardım aldım yediğim her şeyi ona danışıyorum güzel yönlendiriyor.
0
mutekebbir
(04.11.25)
1 kilo = 7000 kalori.
günde 500 kalori açık bırakırsan ayda 15bin kalori yapar. bu da 2 kiloya denk gelir.

bunun başka da bir hesabı yok.

yediğin ile harcadığın arasında 500 kalori bırakacaksın.

"çok yemiyorum" diyorsun, ne yediğini biliyor musun. veya ne harcadığını?
tek tek kalori hesaplamıyorsan büyük ihtimalle fazla yiyorsun.
+3
tchuck
(04.11.25)
tchuck +1

ben birkaç kilo fazlam olduğunda fat secret uygulmasına yediklerimi kaydetmeye başlıyorum. günlük 1500 kaloriye ayarlıyorum. zaten günde max 1500 kalori ayarlarsan 1 ayda 2 kilo verirsin. (günlük 500 açık olursa 1 ayda 15 bin açık oluyo bu da 2 kiloya tekabül ediyo.)
0
Sadece soruyorum
(04.11.25)
1 saat yürüyorum günde bazen de iki ama gitmiyor kilo. Akşam da genelde salata yapıyorum.
0
🌸Kahvedesu
(04.11.25)
heh
0
kirmizibalina
(06.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(9)

Korku filmi önerisi

naksidil
Bu gece korku filmi gecesi yapayım diyorum. Şöyle güzel bi korku filmi önerir misiniz? Gerilim de olur. Teşekkürler.
Bu gece korku filmi gecesi yapayım diyorum. Şöyle güzel bi korku filmi önerir misiniz? Gerilim de olur. Teşekkürler.
0
naksidil
(31.10.25)
Korkunç bir film 1-2-3
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
Eski ama belki izlememissinizdir umuduyla yazayım

Rec1
+1
egerbiryolcu
(31.10.25)
izlemedim ama quiet place serisini baya öneriyorlar.

it de olabilir.
0
jelly bear
(31.10.25)
hereditary
0
elorelia
(31.10.25)
aynalar benim için aşırı gerici bir filmi öyle de kaldı :D
0
sahinseda.3311
(31.10.25)
Smile
0
selamun aleykum kitty
(31.10.25)
Her korku filmi sorusuna aynı yanıtları veriyorum

Midsommar ve hereditary
0
kullanicadi
(31.10.25)
korku değil ama her izlediğimde beni geren efsane bir film:
(bkz: coherence) tavsiye ederim
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
talk to me
0
nothing in my way
(31.10.25)
(4)

katılımevim-eminevim vs banka

messina123
yani bu şirketler daha avantajlı geliyor bana. buradan araba alan çok kişiyi gördüm. sizce hangisi ve neden?
yani bu şirketler daha avantajlı geliyor bana. buradan araba alan çok kişiyi gördüm. sizce hangisi ve neden?
0
messina123
(30.10.25)
bu ay sinpaş yts'den araç aldı iş arkadaşım. kendisi de diğer firmalarla görüşüp sinpaşı tercih etmiş. diğer firmalarda parayı alabilmek için yüzde ellisini ödeme şartı varken sinpaşta bu oran yüzde kırkmış.
0
elorelia
(30.10.25)
bunların alayı muhafazakar yatırımları. hiç biri güvenilmez. ama alacaksan sinpaşınki var, o daha bilinen bir firma gibi.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Bunlarla ikinci el araba almak zor olur diye düşünüyorum.
Kendini satıcı yerine koy, önce imzayı atıp arabayı devredecekmişim sonra firma ödeme yapacakmış.
Ben bu sebeple istediğin arabayı alamayacağını düşünüyorum. Ben olsam satmazdım arabamı.

Belki yanlış biliyorumdur ama o işe bir baksana nasıl oluyor diye.
0
michael_knight
(31.10.25)
@michael'in bahsettiği konuyu şurada anlattım;
eksisozluk.com
0
elorelia
(31.10.25)
(7)

Pantalon paçalarının yere değmesi

Kahvedesu
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
0
Kahvedesu
(28.10.25)
Nefret ederim. Yere değen paça çok sinirimi bozar her seferinde yıkamak bile kesmiyor beni çareyi kısaltmakta buluyorum.
Tuvaleti ayrı olay yolda yürürken toz toprak gelmesi ayrı olay çok zor çok.
0
mutekebbir
(28.10.25)
ben terziye kısalttırıyorum yere değen hali daha estetik dursa da evet pis oluyor ve tek sefer giyebiliyorsun, o pis hali ile dolaba geri koyamıyorsun
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
terzi var, gidiyorsunuz, yere değmeyecek şekilde kısaltıyor. inanılmaz.
+3
elorelia
(28.10.25)
@elorelia, ciddi misin? Senden duyuyorum. Tuvalete girecek şekilde kısaltınca bermuda olur.
-7
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
youtube.com
youtube.com
youtube.com

Long jeans hack yazınca çeşitli çözümler var
+1
grimavi
(28.10.25)
Okb'li değilsin, gerçekten iğrenç. Ama bu paçaları uzun tutma merakı nedir anlamadım. İnsan evde kendi bile kısaltabilir paçalarını, biraz öğrenmek lazım sadece. Çünkü o pantolonla arkadaş evine de girilir anne evine de girilir, mikrop taşımak neden sayın bacım.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Bunlar mom jeans galiba, bahsettiklerimiz geniş paça. En mantıklı çözüm grimavinin önerdiği çengelli iğne bir yerimize batmazsa.
-2
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
(6)

Lastik degisim fiyatı ne kadar bu sene?

dedeminhirkasi
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
0
dedeminhirkasi
(28.10.25)
yakınlardaki lastikçileri arayıp sorabilirsiniz. her yerde değişiyor çünkü.
şu an taktırmak için erken gibi
0
jelly bear
(28.10.25)
Yani açıkçası bence bu soru çok yanlış sorulmuş en basitinden izmir gibi şehirde sadece ticari araçlar lastik değiştirirken, Ankara ve doğusundan itibaren ise durum mecburi bir hal alıyor ve sürümden kazanma imkanı da doğuyor.
Büyükşehirlerde lastik saklamadan da kazanç sağlarken anadolu şehirlerinde o lastikler rahatlıkla evde depoda saklanabiliyor.
Geçen sene bile lastik sök tak ve bir sezon saklama istanbulda 900 lira idi. Ama işte bu kadıköy fiyatı.
0
denizgonen
(28.10.25)
ankara, 900
+1
elorelia
(28.10.25)
1 adet lastik icin,
200-300 lira araliginda degistirme fiyati olur.

. aracı lifte kaldır,
. Jantın civatalarini sök,
. janti cikart,
. lastigi janttan ayir,
. mevcut ağırliklari janttan sök,
. yeni lastigi kremle,
. Yeni lastigi janta tak,
. balans kontrol,
. janta agirlik tak,
. tekrar balans kontrol,
. janti araca monte et.


atonet.org.tr
0
designer
(28.10.25)
Cevaplar şaka mı?
Ben mi kazıklanıyorum?
Geçen sene lastik saklama değişim vs 4k üstü ödeyen ben de bu sorunun cevabını merak ediyordum.
0
epitaf
(28.10.25)
turkiye sartlarinda 4 lastik degisimini 500tl altina belki anadolunun ucra koselerinde falan yaptirabilirsin. buyuk sehirlerde tahminim 1000-1500 arasidir.

kisliklari her sene sok tak yaptirmak lastikleri asiri hirpaliyor bu arada. tavsiyem kisliklara da jant taktirin, sonra lastik degisimini kendiniz sokakta bile yapabilirsiniz, cok bir numarasi yok.
0
cooperr
(28.10.25)
(2)

yeni konut projesinde aylık taksitler 240 ay boyunca sabit mi kalacak ?

my fault
diğer tokilerde taksitler memur maaş zammı oranında her yıl arttırılıyor bunda da böyle mi olacak.birde istanbul için nerelere yapılacağı belli mi?
diğer tokilerde taksitler memur maaş zammı oranında her yıl arttırılıyor bunda da böyle mi olacak.
birde istanbul için nerelere yapılacağı belli mi?
0
my fault
(27.10.25)
bigpara.hurriyet.com.tr

yılda iki kere zamlanacakmış.
0
elorelia
(27.10.25)
sabit kalmayacak, aynen dediğiniz gibi yine memur zammı oranında yılda 2 kere artırılacak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.10.25)
(8)

İnsan yetişkinken lise veya üniversite zamanları kadar mutlu ve relax olabilir mi?

mahmuttt
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü? Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü?

Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
+1
mahmuttt
(27.10.25)
evlenmeyerek
0
eja
(27.10.25)
mutlu kalmak mümkün. seni mutsuz eden şeyleri iyi tespit etmen, tespit ettiğin şeyleri iyi analiz edip onlardan kurtulman gerekiyor. başka bir yolu yok.

basit gibi görünüyor ama insan kendisini mutsuz eden şeyleri doğru tespit edemiyor, tespit etse de bunlardan kurtulmak her zaman kendi elinde olmuyor. örnek veriyorum, işinizden çok mutsuzsunuz ama cebinizde beş kuruş para yok, işsiz kalmanız mümkün değil. sizi mutsuz eden şeyden kurtulmanız imkansız hale geliyor. evet kısırdöngü. ama işini bırakıp, başka bir işe geçebiliyorsan mutlu olma şansın oluyor.

relax kalmak mümkün değil.
0
co2s2
(27.10.25)
Olamaz. Evlilik ve çocuk çok büyük sorumluluk. Evli ve çocuklu olup içinden rahatça çok mutluyum diyen görmedim. Bekâr, parası olan insan lise ve üniversiteden daha mutlu olabilir.
0
arbre
(27.10.25)
bence bu çok göreceli bir şey. lise ve üniversitede öyle aman aman mutlu olduğumu hatırlamıyorum. ben kendi paramı kazanmaya başladığım dönemde mutlu oldum mesela. evlilikte tavan yaptı. evliliğin neden bu kadar kötülendiğini anlayamadım. evliliğin getirdiği sorumluluklar olumsuz şeyler değil ki. sadakat yükümlülüğüm olmasın filan diyorsanız onu bilemeyeceğim tabi. ama bence evlilik bekarlıktan çok daha güzel bir şey. çocuk için aynı şeyi söyleyemeceğim :D
+4
elorelia
(27.10.25)
Kafayı rahatlatmak için spor diyorum. Benim için mental açıdan faydası fiziksel faydasından daha çok diyebilirim.
0
kumandanim
(27.10.25)
muhtemelen mesleğe ve ekonomik tatminkarlığa, haliyle de özgürlüğe bağlı.

şahsen en mutlu olduğum zaman dilimi üniversite zamanlarımmış. şu an milyarlarca liram olsa o anın birkaç gününü yaşama ihtimalim yok, sıfır.

daima bir hesap verme, sorumluluğu yerine getirme, haftanın iki günü için 5 günü harcama, senenin en güzel zamanlarından 14 gün boşa çıkabilmek için tüm sene çalışmak vs vs mutluluk mu getirecekti zaten?
0
m e b
(27.10.25)
ben lise ve üniversite zamanlarımdan bir tık daha mutluyum ama tam olarak da mutluyum diyemem. nefret ettiğim bir işi yapıyorum ve yeni bir iş şu an ortalıkta gözükmüyor. yalnızım ama lise / üniversite zamanlarından bile daha fazla sosyalim.
0
rain when i die
(27.10.25)
Lisede mutlu olanların hepsinin zorba olduğunu düşünüyorum. Bir yığın insan halen daha lise travmasını atlatamadan yaşamaya çalışıyor. Üniversitede de çok varoş insanlarla karşılaştım bizim bölüm öyleydi galiba ya da. Eli yüzü düzgün bi mühendislik bölümünde böyle tipler yoktu bence. İibf pişmanlıktır.
0
Hallegadola
(28.10.25)
(16)

Saç boyatmak ya da boyatmamak?

gnosis
Ailedeki ölümler, hastalık, iş stresi derken saçlarımda beyazlar çoğaldı. Boyatma konusunda kararsızım. Çünkü sürekli boya ile uğraşmak, dip geldi diye kuaföre koşmak istemiyorum. Siz saçınızı boyuyor musunuz yoksa koyverdiniz mi? Saçını boyatmayan insanlara karşı olgun, pasaklı, yaşlı,... gibi olum
Ailedeki ölümler, hastalık, iş stresi derken saçlarımda beyazlar çoğaldı. Boyatma konusunda kararsızım. Çünkü sürekli boya ile uğraşmak, dip geldi diye kuaföre koşmak istemiyorum. Siz saçınızı boyuyor musunuz yoksa koyverdiniz mi? Saçını boyatmayan insanlara karşı olgun, pasaklı, yaşlı,... gibi olumlu ya da olumsuz önyargılarınız var mı?
Özellikle kadınlardan cevap gelirse sevinirim.
0
gnosis
(26.10.25)
Kendi saç rengime yakın bir renge, kendim boyuyorum.
Boyamayanların bakımsız, yaşlı vs. olduğunu düşünmüyorum tabii ki. Önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz.
+1
auroraaurora
(26.10.25)
Bi akrabamız boyamadı. Kadın ak saçlı oldu hatta kar beyazı. Yok dedi alışacağım buna. 6 ay geçmeden hafif kızıllaşma ve sararma oldu doğal şekilde. Süper bi görüntü oluştu. Kadına hangi kuaföre gittiğini falan soruyolar.
İşin özeti. Deneyin boyamayın. Harika oluyor saç doğal bırakınca..
0
luluki
(26.10.25)
Ben kendi adıma doğallıktan yanaydim ama zaman zaman saçlarimi bskimsiz hissediyorum veya mesela çok genç yaştan itibaren tam ön alın bölgemde yoğun beyazlar var onlar da saçımı renk bakımından karmaşık gösteriyor bu yüzden kendimi iyi hissetmek adına boyuyorum. Bazen iki ayda bir bazen dört beş ayda bir biraz moduma göre değişiyor. Bir de saçim kuru ve kabarık olduğu için yumuşaklastiriyor gibi geliyor. Ama boyatmayan insanlari yadirgamam. Mesela ben evde kendi çapimda boyuyorum belki kuaförde boyatanlar da evde boyatmaya ön yargilidir ama ben hem usenirim hem de maddi boyutu karşılamak zor.
0
egerbiryolcu
(26.10.25)
Bir erkek olarak diyorum ki, bazısına yakışıyor saçı boyatmamak. Hele özgüvenli bir yapısı varsa daha da fazla yakışıyor. Bence bir süre böyle deneyin, içinize sinmezse kökü sizde, istediğiniz zaman boyatırsınız.
+1
10551037
(26.10.25)
39 yaşında kadınım. Saçlarım bembeyaz, boyatmıyorum.
+1
suicides underground
(26.10.25)
Saçlarımda beyaz yok ama beyaz/ kır saçlı insanlara çok imreniyorum. Beyazlarım olsaydı boyatmayı hiç düşünmezdim. Çok hoş/cool duruyor. Keşke benim de olsa diyorum bazen:D
0
Amaranta ursula
(26.10.25)
Ne kadar beyaz var saçta? Çoğaldı ama yine de rahatsız etmeyecek yoğunlukta dersen röfle yaptırabilirsin. Benim çok yoğun bir beyazım yok ama yine de rahatsız oluyordum, dip boyası ile de uğraşmak istemiyordum, kuaförüm dibe yakın bir yerden röfle yapalım beyazlar arada kamufle olsun biraz da öyle idare et seni yine 2 3 sene götürür dip boya ihtiyacı olmadan dedi. 3 4 ayda bir röfle yaptırıyorum sürekli kuaförde uğraşmıyorum. Geçişler doğal olduğu için dibim gelmiş havası da olmuyor saç uzadıkça. Işıltı gibi duruyor.

Gümüş grisi görünen bembeyaz saçlara ben de özeniyorum ama ona daha vakit var. Cool duruyor gerçekten. Bakımsız ya da pasaklı durmuyor, gerçi biraz da özgüven ve aura meselesi. Eskiden yoga ya gittiğim bir salonda muazzam esneklikte ve 55 yaşlarında olmasına rağmen vücudu sımsıkı bir kadın vardı ona çok yakışıyordu en azından. Instada ollaluna var yine. O da saçlarını boyamıyor ve çok tarz duruyor
0
kullanicadi
(26.10.25)
boya boyamaya mecbur kalacaksın cunku
-2
Başka
(26.10.25)
ölene kadar kafada saç olduğu sürece boyayacağım. kimsenin ne düşündüğü de umrumda değil eğer ben aynaya bakınca bembeyaz kafadan memnun değilsem. sen de memnun değilsen boya kimin ne düşündüğünü boşver
0
deranzo1
(26.10.25)
@kullanicadi şu halde (temsili resim): imgur.com
Röfle aklıma gelmemişti. Saçımı döküldüğü için kestirdim, çok kısa şu an. Röfle için biraz uzatmam lazım sanırım.
Yaş: 29.
0
🌸gnosis
(26.10.25)
Amaaaaan hiç gerek yok rahatsız olmana<3 Yine de bir süre de şöyle idare edebilirsin çok istersen

www.watsons.com.tr

Sadece beyazlara birkaç fıs yeter sana
0
kullanicadi
(26.10.25)
@kullanicadi Böyle bir ürün mü varmış?! Saçım biraz uzayana kadar bununla idare edeceğim. Çok teşekkürler^^
0
🌸gnosis
(26.10.25)
ben boyatıyorum saçımı. 34 yaşındayım ama erken beyazladı saçlarım. önceden evde eşime boyatıyordum koyu bir renge. sonra kuaförde ışıltı gibi bi şeyler yaptırdım. şimdi 1,5 ayda bir dip boyaya gitmem gerekiyor. ama boyamadığım hali aşırı bakımsız duruyordu ve yaşlı gösteriyor beni bence. herkes için aynı şey geçerli değil tabi ama genelde böyle duruyor maalesef :(

ama dediğin gibi boyaya bir kere bulaşırsan kurtulması biraz zor. benim beyazlarım yoğun olmasa bulaşmazdım.

bir de beyaz saçın yapısı kalın oluyor. boya onu da kırıyor biraz, saçı yatıştırıyor.
0
elorelia
(27.10.25)
Saçtaki beyazlar tek başına yaşlı, pasaklı vs göstermiyor. Geri kalan her şeyle beraber (saçınızın tipi, bakımlı olup olmadığı, kesimi, ayrıca cilt, giyim tarzı, makyaj -yapıp yapmamanız, yapıyorsanız tarzı) yakışıyor ya da yakışmıyor. Gerçekten önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz :)

Saçım şu: imgur.com
40 yaşımı geçtim, saçımı 10+ yıldır boyamıyorum, beyazlarım kafamın tepesinde ve ön sağ tarafta (bu fotoğrafta saçımı diğer taraftan ayırdığım için gözükmüyor) yoğunlaşıyor. Eskiden dalgaların arasında göze batmıyordu, hatta yakından görüp fark eden arkadaşlarım çok şaşırıyordu "oha senin beyazların varmış ya?" diye. Artık daha belirgin, pek saklanmıyor ama bu halini seviyorum.
"umrumda degil millet sever mi sevmez mi sacta beyazi, hem de ona ayiracak ne zamanim var ne hevesim ne de istegim. dogal kalan saci daha cok seviyorum." +1
+2
kobuzchu kiz
(27.10.25)
@kobuzchu kiz Saçlarınız çok sağlıklı görünüyor ve beyazlar hiç göze batmıyor. Yanlış anlamayın ama güzel yaşlanmak bu oluyor herhalde. Benim saç rengimin tonu daha koyu (5 ya da 6 numara) ve pırasa saçlıyım. Birkaç tane beyaz tel bile "Ben buradayım!" diyor. 10 yıl sonra keşke sizin saçlarınız gibi olsa benimkiler de.(╥﹏╥)
0
🌸gnosis
(27.10.25)
eger sacinizda yasliliktan dokulme ve tepede acilma vs. yoksa (mesela annem 80 yasinda ve epey azaldi saci) %90 harika gozuktugunu dusunuyorum. belki tarza da bagli biraz ama yine de hic boyle 'genc' yasta beyazlari boyatmayi birakmis ve kotu gozuken gormedim. bence kendiniz ve saciniz bakimli olduktan sonra oyle beyaz sac kendi basina kimseyi bakimsiz falan da gostermiyor. ailemde 'genc' yasta boyatmayi birakan ve yari beyaz yari siyah kullanan var, dedigim gibi ben cok begeniyorum. yasli gosterdigine de katilmiyorum. kadin kisisi.
0
kassiopeia
(27.10.25)
(2)

Emlak Katılım gibi faizsiz sistemlerden ev almak mı yüksek faiz mi ödemek?

Cesario
Emlak katılıma gittim. Evin %7'si kadar masraf alıyor. Mesela 4 milyona ev alacağım. 280 bin TL masraf ücreti alıyor 6 taksitte. Geri kalanı faizsiz bir şekilde. Parayı 6 ay sonra falan veriyor.Ama o zamana kadar ev fiyatları artabilir. O an para çıkınca ev bulman gerekiyor vs. Bana pek mantıklı gel
Emlak katılıma gittim. Evin %7'si kadar masraf alıyor. Mesela 4 milyona ev alacağım. 280 bin TL masraf ücreti alıyor 6 taksitte. Geri kalanı faizsiz bir şekilde. Parayı 6 ay sonra falan veriyor.

Ama o zamana kadar ev fiyatları artabilir. O an para çıkınca ev bulman gerekiyor vs. Bana pek mantıklı gelmiyor. Sanırım acelesi olmayanlar için daha uygun.

Diğer yanda bankadan 5 yıllık 2 milyon çeksek 4 milyondan fazla geri ödemesi var.

Ama ev direkt senin, ister kirada tut ister otur her neyse:

Ev için acelem yok ama fiyatlar da sürekli artıyor.

2.70'ten kredi çekmek mi, yoksa emlak bank katılımdan faizsiz kredi kovalamak mı daha mantıklı?
0
Cesario
(22.10.25)
parayı altıncı ayda alabilmek için 4 milyonun yüzde kırkını ya da yüzde ellisini ödemiş olmanız lazım ama. asıl ayrıntı burada bence. ayda 250 bin tl ödeme yapabilmek demek bu. eğer yüzde kırkını bir sene sonra tamamlayabiliyorsanız paranızı 1 sene sonunda alıyorsunuz. sisteme girerken 4 milyona alabildiğiniz bir evi bir sene sonra o paraya alamıyorsunuz. iyi bir peşinatınız ve yüzde kırka erkenden ulaşma imkanınız yoksa ev için pek mantıklı değil bence.
0
elorelia
(23.10.25)
Arkadaşlar yanlış anlaşılmışım.

4 milyonluk ev almak için 2 milyon nakit + 2 milyon borç alınacak. Evin fiyatı üzerinden %7 komisyon var. Başka bir şey yok.

6 ay sonra paranı veririz dediler ayda 60 bin tl ödeyerek 34 ayda bitecek borç.

Mart ayına kadar ama beğendiğim ev 4 milyonda kalmaz. İşin bu tarafı kafamı kurcalıyor.

Ya da 1+1 daireye gireceğim. Hem ödemesi kolay olacak hem faiz az olacak bankadan kredi çekersem.

2.ev almaya izin vermiyor sistem ve devlet. 2.ev için çok az kredi vs çıkıyor.

O yüzden madem bir kere ev alıyorum 2+1 olursa iyi olur diye düşünmüştüm.
0
🌸Cesario
(23.10.25)
(9)

Sizce hangisi?

love and trust
Trekking bot almayı düşünüyorumKararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzelhttps://ty.gl/xz9o0dbd4j9j3https://ty.gl/hy49ok9hycsu5https://ty.gl/d29osmsvysx4b
Trekking bot almayı düşünüyorum
Kararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel

ty.gl
ty.gl
ty.gl
0
love and trust
(22.10.25)
hepsi aynı gibi ama 3
+1
elorelia
(22.10.25)
Şehirde kullanacaksan alma kayıp düşersin
0
grimavi
(22.10.25)
Gerçi üçünde de var gibi duruyor ama bir tanesinin materyalinde süet yazıyor. Süetin suyla temasından sonra alacağı renk ve şeklin nasıl bir iğrençlikte olacağını merak ettim ben.
Su geçirmez bir üründe süetin işi ne konusuna akıl erdiremedim.
Bilmediğim bir teknoloji geliştirdilerse bilemem de, kafamda oturmadı olay.
Google'a süet ve su yazın. Olmayacağına dair mutlaka yazılar vardır.
0
Mirket
(22.10.25)
Şehirde giyeceksen vibram tabanın şehirde giymeye uygun taban çeşitleri var, onları araştır derim.

Trekking botta estetik aramak çok mantıklı değil, hangi koşullarda giyeceğine göre teknik bakmak lazım.



Edit: o zaman 2
0
Bruce
(22.10.25)
Şehirde giymeyeceğim. Tamamen toprak ve karlı zeminde giyeceğim.
0
🌸love and trust
(22.10.25)
3
-1
arbre
(22.10.25)
hicbiri.
tabanlari cok duz. toprak ve karli alana uygun degil, kayarsiniz.
ben bu modelden (onceki sezonlardan) kullaniyorum cok mutluyum. www.asics.com
-1
65 derece
(22.10.25)
bunlar yuksek bilek korumali. backpacking yapilmayacaksa gereksiz agir botlar.

cok hardcore trekking yapilmayacaksa daha hafif modeller mantikli olur falcon, acadia gibi.
+1
antikadimag
(22.10.25)
Hardcore trekking kıstasınız nedir bilmiyorum ama ayda 1-2 kere 17-18 kmlik parkurlar yürünecek. Bilekli olması zaten özellikle tercih sebebi. Almışken bir kere alayım’cılardanım, 3bin-5binlik modeller de var, zengin değilim bir süredir almayı gözlüyordum, sonunda denkleştirip aldım. Asolo tercih etmemin sebebi, ayağı iki yandan kavrayıp sıkı bir görünümü olması. Muhtemelen rahattır da

Hiçbirisini değil şunu aldım;

www.atmosferoutdoor.com
0
🌸love and trust
(22.10.25)
(7)

gümüş almak mantıklı mı? nereden alalım.

mikahakkinen
yatırım için?
yatırım için?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
Gümüş ons şu anda gün itibariyle %7,23 düşmüş durumda ve göstergeler düşüşün devam edeceği yönünde. Kısa vade için alınabilir zaman değil gibi duruyor. Uzun vade için diyorsan alınabilir tabi. Fiziki gümüşte alım satım arasındaki makas altındaki gibi değildir çok daha fazladır. Hava ile teması zaman içinde kararmasına neden olur.
Gümüş hesabı açan bir banka veya aracı kurumdan kaydi gümüş almanı veya borsada işlem gören GMSTRf adlı borsa yatırım fonunu öneririm.
0
Mirket
(21.10.25)
2021de 7 lira civarıydı gramı. ufak ufak almıştım. şimdi baktım 2023 ekimde 19 liradan bozmuşum. şu an gramı 70 tl. düz mantıkla uzun vadede kazandırıyor demek ki.
0
elorelia
(22.10.25)
Şu anda fiyat yüksek doğal olarak, öncesinde senin de aklında yokken şimdi almayı düşünüyorsan bil ki çoğunluk böyle düşünüyor, Altına nazaran çıkışı da iniişi de daha serttir gümüşün. Saklama imkanın varsa daima fiziki önceliklidir.
0
kumandanim
(22.10.25)
Kardeşim ve öğretmen sevgilisi yapabildiklerinde ya altın ya da gümüş alıyorlar. Demek ki mantıklı. Gelir çok kısıtlı çünkü.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
değil tabii ki de. son dönemde çok fazla arttı.
0
biravekahve
(22.10.25)
Altın ve gümüş türk lirası ile değerlendirirsen çok süper diyebilirsin belki.
Dolar olarak bakarsan 2011 yılında gümüş almış olsaydın aynı değere yeni ulaşıyor olacaktın. Kısacası 14 sene boyunca paran ölü durumda olacaktı.
2020 yılında alsan aynı fiyata gene 2025te gelecekti.
2000 öncesine hiç girmiyorum çünkü orası resmen katliam.
Daha dolar enflasyonu falan katmadik işin içine.

Böyle sağdan soldan duyulan şeylerle girip sonra 2020-2025 arası ya da 2011 2025 arası yaşayıp psikolojik olarak normal olacaksaniz alın. Yok ters dönerse kafayı yiyecekseniz tabiki girmeyin.
www.macrotrends.net
0
logisticsmanager
(22.10.25)
yazın düşükken ben de aldım. ama şu anda düşüşe geçtiği için şu an almak mantıklı değil. yutubdan yorumlarını takip edip en dibe geldiği zaman almak mantıklı. şu an alma bir iki hafta boyunca düşer ve zarar edersin.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(4)

ocak ayı berlin uçuş fiyatı düşer mi?

kornisch
selamlar. 5 ocakta s.gökçen-berlin tek yön uçak bileti için ajet ve pegasusa girdiğimde 10k gibi bir fiyatla karşılaştım. sizce önümüzdeki günlerde bu fiyat düşer mi? bilgisi deneyimi olan paylaşabilirse sevinirim. şimdiden teşekkürler.
selamlar. 5 ocakta s.gökçen-berlin tek yön uçak bileti için ajet ve pegasusa girdiğimde 10k gibi bir fiyatla karşılaştım. sizce önümüzdeki günlerde bu fiyat düşer mi? bilgisi deneyimi olan paylaşabilirse sevinirim. şimdiden teşekkürler.
0
kornisch
(21.10.25)
normalde uçuş günü yaklaştıkça uçak belli bir doluluğa ulaşmazsa bilet fiyatları düşer. bazen direkt 2 saat sonraki ya da ertesi günkü uçuşa bakıyorum ve minimumda oluyor fiyat. Ama 5 ocak tam uzun noel tatilinin dönüşüne denk gelir yılbaşını falan birleştirince. O yüzden o biletler pahalı ve düşeceğini sanmam.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
Senede 4 5 kere berlin'e ucan biri olarak, bilet fiyatlarinin hicbir donemde dusus gosterdigini gormedim, en fazla sabit kalabilir. Iciniz rahat edecekse biraz daha bekleyin, ocak basi olu bir donem ucus cok dolu olmayabilir, o sebeple artis gosterecegini de dusunmuyorum fakat her turlu berlin ucuslari belli bir doluluk oranina sahip, cok bir oynama olmaz yani.
0
bosver nicki
(21.10.25)
geçen ajet indirimi vardı, berline baktım mı hatırlamıyorum ama birkaç almanya rotasına bakmıştım 2800 filandı biletler :/ kış dönemi için zaten kampanya yapılıyor sürekli. beklenebilir biraz. benim bi arkadaş 9 euro+vergilik berlin biletlerinden kapmıştı 2 sene önce.
0
elorelia
(22.10.25)
5 Ocak, yılbaşı tatilinden sonraki işbaşı günü. Mümkünse bir hafta sonrasına bakın.
0
VIPCH
(22.10.25)
(14)

pastil son zamanlarda mı popüler oldu

messina123
ben geçen seneye kadar pastili ağrı kesici gibi bir şey sanıyordum ki 29 yaşındayım. şimdi herkesin ağzında bir pastil. bu niye bu kadar popüler oldu? bir işe yaradığını da sanmıyorum saçma sapan bir şey.
ben geçen seneye kadar pastili ağrı kesici gibi bir şey sanıyordum ki 29 yaşındayım. şimdi herkesin ağzında bir pastil. bu niye bu kadar popüler oldu? bir işe yaradığını da sanmıyorum saçma sapan bir şey.
0
messina123
(21.10.25)
doğrudan tedavi edici bi şey değil ama tedaviye yardımcı bi takviye diyebiliriz. boğazı rahatlattığı için öksürüğü ve doğal olarak tahrişi azaltarak boğazın iyileşmesine katkı sağlıyor. eczacı arkadaşım böyle söylemişti.
0
elorelia
(21.10.25)
Yeni popüler olmadı, yıllardır kullanılır ve bilinir...Ben de yıllardır kullanırım ben de işe yarıyor.
0
gadlemler
(21.10.25)
ben yaklaşık 10 yıldır çok duyuyorum. öncesinde varsa çok dikkat etmemişim. yukarıda denilen gibi ufak bir takviye, rahatlatıcı etkisi var. belki de plasebo etkisi tam bilmiyorum ama benim de boğazım ağrıdığında hastalığım ilerlememişse öksürüğümü hafiflettiği oluyor. onun dışında tedavi amaçlı değil.
0
cisimcik golgi
(21.10.25)
eskiden de popülerdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.10.25)
çoğunun içeriğine bakın saçma sapan şey dolu, ancak çevremde de bağımlısı çok ; iyi geldiğini söylüyorlar.
+1
sweetoffice
(21.10.25)
Phyto Relief diye bir pastil var üüfff biraz yaksada inanıllmaz iyi geliyor boğaza, bazı markalar gerçekten şeker gibi ama bu işe yarayan cinsten
0
eja
(21.10.25)
40 yaşındayım 25 senedir kullanırım. hiç popüler olduğunu duymadım. airfry mı bu?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
80 li yıllarda hastaken annem hep pastil sıkıştırırdı ağzıma. o zaman böyle jelibon gibi üzeri toz şeker kaplı olanları falan da vardı. dikkat et eczanelerde her zaman kasa yanında baş köşede durur. ağrı kesici etkisi olanlar da var diye biliyorum ben de.
0
Fodera
(21.10.25)
eskiden de kullanılıyordu ama son birkaç senedir marketlerde satışı arttı. hatta ülker bile şeker gibi pastik çıkardı. o yüzden yaygınlaştı, popülerleşti demek çok da yanlış olmaz.
0
shadowfollower
(21.10.25)
eskiden marketlerde satılmıyordu ya da bana hiç denk gelmedi.
pastil markalı pastilleri ülker üretiyor, migros'larda şok'larda bir çok markette var.
temini kolay olduğu için göze çarpıyordur.

şeker gibi bir şey.
işe yararlığı tartışılır ama çok hafif bir boğaz tahrişi varken iyi geliyor. evde olmasında mahsur görmüyorum. şeker niyetine arada bir alıyorum bir-iki tane hasta olacağımı hissedersem.
0
biseysorcaktim
(21.10.25)
yoo çocukluktan beri kullanıyoruz valla
0
ihsanlı
(21.10.25)
Eskiden daha popülerdi. Hatta 90'larda (çocukken) onları görünce şeker sanıyordum. Sonra bir ara yine popüler oldu ve reklamları dönmeye başladı. Ondan sonra bir daha adını da pek duymadım, kendisini de pek görmedim. Bu aralar benim ömrümdeki 3. popüler olduğu dönem sanırım.
0
nawar
(21.10.25)
80'lerde bile vardı. o zamankiler daha iyiydi. şimdi iyice bonibon'a döndü. hey gidi günler.
0
co2s2
(21.10.25)
kanzuk bile eski bir pastil markası. hatta şu yukarıda bahsedilen toz şeker kaplı jelibon gibinin ta kendisi.

vardı yani uzun zamandır.
0
kibritsuyu
(21.10.25)
(5)

Internetten Peynir?

twelfth
Karsima instagramda bu sitenin reklami cikti. Tiklayinca da bu tarzda bir suru reklam cikmaya basladi. Karstan has Kars peyniri veya baska yoresel peynirler gonderiyorlar. Su kadar sutle yapiliyor. Zaten Kars’ta dukkanlari var. Soguk zincir bozulmadan gonderiyorlar vs. Guvenip guvenemeyecegime nasil
Karsima instagramda bu sitenin reklami cikti. Tiklayinca da bu tarzda bir suru reklam cikmaya basladi. Karstan has Kars peyniri veya baska yoresel peynirler gonderiyorlar. Su kadar sutle yapiliyor. Zaten Kars’ta dukkanlari var. Soguk zincir bozulmadan gonderiyorlar vs.

Guvenip guvenemeyecegime nasil emin olabilirim? Sizin bildigimiz guvendiginizi bu tarzda yoresel urunler sunan yerler var mi? Yoksa herkes benim gibi marketten mi aliyor? (Sadece kendim yiyecek olsam sallamam ama esim bebemizi emziriyor. Ondan takintili gibi davraniyorum)

i.ibb.co
0
twelfth
(21.10.25)
ben ypssütten. instagramdan görüp dört defa sipariş verdim. çok böyle peynir eksperi değilim ama normal kaşarı cidden marketteki fiyattan daha uygun ve çok güzeldi. gravyeri de bana biraz manasız gelse de o da iyiydi. haniulan tatlı mı bu tuzlumu nasıl şey falan. tadı çok iyi ama tuz döküp yiyordum :) eski kaşar da söylemiştim ufak tekerlek ama bizim trakya kaşarı gibi böyle tam tuzlu çok yoğun aromalı değildi. e tabi bekleme süresi önemli.


şuna dikkat etmeni öneririm. perşembe cuma sipariş verme. pazartesi salı çarşamba günleri sipariş ver. oluyor kargolar karışıyor, kayboluyor. yine bozulmuyor kış günü ama yazın buz paketi olsa bile dayanmıyor haliyle.

böyle dediğime de çok bakma. dört defa hepsinden en az birer kilo olacak şekilde. taze kaşar, eski kaşar, kars gravyeri söyledim yps den. hani hoşuma gitmese söylemezdim sanırım.

harbiden kaç zamandır söylemiyordum aklıma getirdin. bakayım fiyatlar ne olmuş.
0
Fodera
(21.10.25)
www.koculumandira.com.tr

biz kurumsal olarak bu firma ile çalışıyoruz.
+1
elorelia
(21.10.25)
Ben şurdan alırım. Memnunum.
Lösev gibi bir kurum da tağşiş yapmaz herhalde diye düşünürüm.

www.lsvdukkan.com
+1
Mirket
(21.10.25)
Ben hiç almadım ama youtuber birisi bir marka kurmuştu, kurulum sürecini falan da hep analtmıştı. ailesi Kars'ta sanırım, tadına falan bakmadım ama dolandırıcı olmadıgı en azından bir senedir açık olmasından anlaşılır.

www.peynere.com

www.youtube.com
0
liberal
(21.10.25)
youtuber bi gencin sitesi. kurulum sürecini, son durumunu falan youtube'da anlatıyor. kalitesini bilmiyorum ama dedikleri gibi ailesi karsta. onlar yapıyor. katakulli çevireceğini sanmıyorum, öyle bi tip değil. (asıl işi başka zaten, ailesine destek için yaptığı bir iş)
0
brkylmz
(21.10.25)
(9)

Hastane randevusuna erken gidince

egerbiryolcu
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra geleb
MHRS randevusuyla hastaneye yarım saat falan erken gidince randevu saati öncesinde sıra gelebiliyor mu. Diyelim randevu 11 de ama 10 buçukta gittik hastaneye.

Güncelleme yapayım, annem gider gitmez sıra geldi dedi. İstanbul'da göz polikliniğinde. Şansı yaver gitti sanırım. Saat dolmadan da sıra gelebiliyormus dediğiniz gibi yoğunlukla ilgili olmalı.
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
hasta yoğunluğuna bağlı. sonrasında da sıra gelebilir.
0
elorelia
(20.10.25)
gelmez. saatinde gelir sıra.
0
jelly bear
(20.10.25)
Genelde saatinde sıra gelmiyor hep sarkıyor.
0
peki madem
(20.10.25)
Gelebilir, birkaç kez öyle muayene olmuştum.
0
sekizdokuzon
(20.10.25)
hastaneden hastaneye, bölümden bölüme değişir.
ama normali yarım saat önceden hastanede bulunmak yeterlidir.
bazı bölümlerde yığılma olmuyor erken gelsende girebiliyorsun ama göz, cildiye gibi yoğun bölümlerde saatini bile geçebiliyor.
göztepe süleyman yalçında erken gittiğinde kayıt açtırabiliyorsun ama kartal kütfi kırdarda yarım saat kala kayıt açabiliyorlar. erken gidersen randevuya yarım saat kala tekrar gelin diyorlar.
0
my fault
(20.10.25)
sizden önceki hastalar gelmezse sekretere rica edersiniz, alırlar sizi. tatlı söz, kibar yaklaşım çözer.
0
galahad reloaded
(20.10.25)
gelmez
0
ala09
(20.10.25)
sistem sizi en erken 20 dk (ya da 30 dk olabilir emin değilim) erken alabiliyor. daha öncesine sistem izin vermiyor

ben bir ara çok erken gitmiştim. bekleyen hasta da yoktu. doktora geleyim mi dedim. 20 dk sonra kabul edebilirim öncesinde olmuyor demişti.
0
exlibris
(20.10.25)
Hocam doktorun ya da sekreterinin önünde hasta listesi var. Girişi yaptırmış hastaları alt alta görüyorlar. Kim kaçta gelmiş kim kaç dk. beklemiş. Kısacası boşsa ve doktor çağırırsa girersin. Sistem izin vermiyor gibi bir durum yok.
0
nickini vermek istemeyen uye
(20.10.25)
(3)

Mavi ve levis kotlar

kanepeee
1. mavi'deki hunter ve martin modellerinin levis'te karşılığı var mıdır? Düz paça, düz bacak.2. mavi'deki bedenler levis'teki bedenlerle aynı mıdır?
1. mavi'deki hunter ve martin modellerinin levis'te karşılığı var mıdır? Düz paça, düz bacak.
2. mavi'deki bedenler levis'teki bedenlerle aynı mıdır?
0
kanepeee
(19.10.25)
1. Bilmiyorum.
2. Olabilir ama olmayabilir de. Bedenler, aynı marka içinde modelden modele dahi değişiklik gösterir. Bu nedenle denemek şart.

Levis biraz bildiğim bir marka ve aynı kodlu modelleri dahi yıldan yıla değişiyor. 501 zamanla daraldı bollaştı beli indi kalktı vs. Bu durum Mavi'de nasıl bilmiyorum ama Levis'ta bunu bizzat tecrübe ettim.

Özetle, denemek şart.
0
10551037
(19.10.25)
Levis ın klasik 501 modeli normal bel ve düz kesim bunlara denk geliyor
0
grimavi
(19.10.25)
levistaki bedenler bile aynı değil. iki tane 501'im var. biri 26 biri 27 beden ve kumaş tipleri bile farklı. mutlaka gidip denemek lazım.
0
elorelia
(20.10.25)
(3)

konut kredisini kapatmak/ara ödeme yapmak

asap raki
merhaba,1 ay önce konut kredisi çektim 2.5m ve ev aldım.86k aylık geri ödüyorum. iş yerimde bazı sorunlar yaşıyorum, işten yakın dönemde çıkarılmam diye tahmin ediyorum ama yine de her an işler kötüye gidebilir mi diye de korkuyorum.kenarda 2m civarı altınım var. bunları satıp krediyi kapatsam nasıl
merhaba,

1 ay önce konut kredisi çektim 2.5m ve ev aldım.

86k aylık geri ödüyorum. iş yerimde bazı sorunlar yaşıyorum, işten yakın dönemde çıkarılmam diye tahmin ediyorum ama yine de her an işler kötüye gidebilir mi diye de korkuyorum.

kenarda 2m civarı altınım var. bunları satıp krediyi kapatsam nasıl olur? ya da ara ödeme falan yapsam?

kredinin ilk taksidini öderken 70k faize, 16k anaparaya gitti. yani 86k ödedim ama hepsinde faiz ödemiş oldum.

yani 1 yıl sonra altın iyice yükselsin diyip kapatmaya kalksam ödediğim paranın çoğu faize gitmiş olacak, yine ana para olarak aynı tutarı kapatmaya çalışmam gerekecek.

ya da her şeyi salıp kredi çektik artık bu şekilde ödemeye devam mı demeliyim?

sizce saçma mı düşünüyorum? evi alırken kredisiz de alabilirdim ama altınların hepsini bozdurmaya gönlüm el vermedi. borçlaniyim dedim.

şimdi taksidi ödeyince de üzdü biraz :)

öneriniz olur mu? teşekkürler.
0
asap raki
(19.10.25)
taksit sizi uzmuyorsa, taksidi odemek kredi icin her zaman daha iyidir diye dusunenlerdenim. altini bozdurup yine faizi odemis olacaksiniz, banka size kapatmak istediginizde yuklu bir indirim yapmayacaksa tabi. sonra ayni sekilde altini yerine koymaya calismak da gerekebilir, bu surede altinin ne olacagina dair bir ongoru ile degerlendirmek lazim bu kismini da.
0
ahmet oturum cerezi
(19.10.25)
taksitler devam. tl öyle veya böyle devalue olan bir para birimi her ne kadar bastırılsa da. zorlandıkça kenardan yersiniz. işten atılırsanız tazminat alırsınız. yeni iş de bulursunuz. altınlar dursun. sonuna kadar kredi ödemeye devam etmek her daim doğrusudur. bugün altınları sattığınızda ileride geri koyamazsanız asıl sıkıntı o olur. altınlar yokmuş gibi yaşamaya devam edin mümkün mertebe, 1 - 1.5 sene sonra kredinin anlamı kalmayacak, evinizin değeri de tl olarak artacağından faizin de manası kalmayacak.
+1
awlmi
(19.10.25)
ay hayır tabi ki. 2 milyon altın bozulur mu? bu iş olmaz başka işle taksitleri ödeyebildiğiniz sürece altınlara dokunmayın.
0
elorelia
(20.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(21)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.org
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
(5)

mc donalds tatlı adı

exlibris
100 bin yıl önce mc donalds'da satılıyordu, yıllardır gitmediğim için hala var mı yok mu bilmiyorum. sadece ismi aklıma takıldı. yiyeceğimden değil de ismini hatırlamaya çalışıyorumböyle dikdörtgen şeklinde hamur - milföy kızartma gibiydi, içi elma dolguluydu, sonra vişne dolgulu olanı da çıkmıştı.
100 bin yıl önce mc donalds'da satılıyordu, yıllardır gitmediğim için hala var mı yok mu bilmiyorum. sadece ismi aklıma takıldı. yiyeceğimden değil de ismini hatırlamaya çalışıyorum

böyle dikdörtgen şeklinde hamur - milföy kızartma gibiydi, içi elma dolguluydu, sonra vişne dolgulu olanı da çıkmıştı. adı neydi bu tatlının?

görüntüsü yaklaşık bunun gibi bir şeydi
www.hepsiburada.com
0
exlibris
(16.10.25)
Elmalı Turta (Apple Pie)
+1
ırene adler
(16.10.25)
@irene afili bir adı yok muymuş bunun? dümdüz apple pie mıydı? tamamdır şimdi hatırladım. yakışmadı mc donald's
0
🌸exlibris
(16.10.25)
"Elmalı tatlı" diye geçiyordu aslında. Ama millet "apple pie" diyordu. Hatta yanına dondurma sıkılanı da vardı. Yüz yıl olmuş hakkaten...
0
yadigar
(16.10.25)
apple pie +1
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
şu an bundan yok. benzerini almıştım, bu yıl içindeydi sanırım.
www.thesun.co.uk
vişnelisiydi ama berbattı tadı.
0
elorelia
(17.10.25)
(1)

Dikey süpürge için dyson'un hangi modelini tavsiye edersiniz?

xu
https://www.trendyol.com/dyson/v8-advanced-kablosuz-supurge-p-870812834https://www.trendyol.com/dyson/cyclone-v10-absolute-kablosuz-supurge-p-776126348şu 2 model arasında kaldım ama aralarında 6 bin tl fark var. bunları alma şunu al diyebileceğiniz model var mıydı?
www.trendyol.com

www.trendyol.com

şu 2 model arasında kaldım ama aralarında 6 bin tl fark var. bunları alma şunu al diyebileceğiniz model var mıydı?
0
xu
(16.10.25)
v10 var. diğerine göre emiş gücü yüksek, şarjı daha uzun gidiyor ve toz hanesi daha büyük. memnunum. ev 110 m2 ve kedi var. ama ev 1+1 filan ise, bütçe zorlanacaksa v8 de iş görebilir. son çıkan en iyisidir gibi telefon mantığında düşünmeyin demişti bize satıcı. dyson kendi sitesinde ve mağazasında da bu fiyatlar geçerli, oradan almak mantıklı.
0
elorelia
(16.10.25)
(4)

yurtdışı seyahatinden ürün getirmek

mermaidd
Yurtdışına gidecek bir arkadaşım var ve kendisinden kozmetik bir kaç ürün istedim. Limitlere baktığımızda kişi başı 5 adet kozmetik ürün yada cilt bakımı malzemesi getirebilir diyor. Bu 5 adet kozmetik ürün 5 adet cilt bakım ürünü mü yoksa toplam mı? Ayrıca ülkeye gelirken limiti aşmış olsa ne gibi
Yurtdışına gidecek bir arkadaşım var ve kendisinden kozmetik bir kaç ürün istedim. Limitlere baktığımızda kişi başı 5 adet kozmetik ürün yada cilt bakımı malzemesi getirebilir diyor. Bu 5 adet kozmetik ürün 5 adet cilt bakım ürünü mü yoksa toplam mı? Ayrıca ülkeye gelirken limiti aşmış olsa ne gibi sorunlarla karşılaşır?
0
mermaidd
(15.10.25)
kontrol etmiyolar ya onu
getirsin istediği kadar. benim der geçer.
0
jelly bear
(15.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim arkadaşım kendine de bir kaç kozmetik eşya, parfüm ve tabi herkes gibi şeker çikolata vs alacak. Kendisini zor durumda bırakacaksam istemeyecektim ama 30-40 parça malzeme alsanız fark etmezler bile dediğinize göre problem olmayacaktır. Maksimum 15 parça kozmetik ürün getirecek ama tabi bu da söylenenin 3 katı
0
🌸mermaidd
(15.10.25)
Genelde kozmetiğe pek ses etmiyorlar. Örneğin, 15-20 çeşit ürün almışsınızdır, yahut aynı üründen 7-8 şişe almışsınızdır, problem etmiyorlar.

Alkol, tütün, elektronik gibi kalemlerde limiti geçmeye pek müsaade edilmiyor. Ha, ticari olduğu bariz şekilde aynı kozmetik ürününden kolilerce doldurmuşsa valize, yakalansa sıkıntı tabii.

Özetle: Sorun olmaz.
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
limit aşım durumunda ürüne el koyuyorlar. ama tüm bavulu doldurmadığı sürece kozmetikte sorun olmaz.
0
elorelia
(16.10.25)
(5)

çocuk dergisi önerisi

ucurulmamak umidiyle
yıllık üye olabileceğim çocuk dergisi önerilerine ihtiyacım var. bildiklerim meraklı minik, bilge çocuk vs. bunlar haricinde güzel dergi önerisi olan var mı?
yıllık üye olabileceğim çocuk dergisi önerilerine ihtiyacım var. bildiklerim meraklı minik, bilge çocuk vs.
bunlar haricinde güzel dergi önerisi olan var mı?
0
ucurulmamak umidiyle
(14.10.25)
Türkiye çocuk.
Yılların dergisi
0
Cezcez
(15.10.25)
National geographic kids vardı, hâlâ var mı emin değilim
+1
kobuzchu kiz
(15.10.25)
yayinlar.tubitak.gov.tr

farklı seçenekler de var.

birkaç kere minikago aldım, o da idare eder.
+3
elorelia
(15.10.25)
tubitak bilim çocuk

kesinlikle tavsiye ederim. 38 yaşındayım ben çocukken abonesiydim. hala var dergi ve hala aynı çizgide.
0
reanarchy
(15.10.25)
öneriler için çok teşekkür ederim.
0
🌸ucurulmamak umidiyle
(15.10.25)
(5)

Uzlaştırma dosyasında uzlaşıp uzlaşmamak?

mikahakkinen
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kas
babam araçla giderken ani dönüş yapıyor, arkadan gelen motor duramayıp yere düşüyor. ama temas yok. babam görmediği için devam ediyor.
adam şikayetçi oluyor. öncelikle 20 bin tl istiyor, babam uzamasın diye 10 bin tl vereyim diyor. adam 15 bin tl istiyor, babamda masraflarını bana faturalandırsın kasko-sigortama masrafı ödeteyim diyor. ancak karşı taraf motoru sattığını söylüyor ve herhangi bir fatura göstermiyor. ayrıca takım elbisesiyle düştüğü için onun parasını da istiyor.

biz uzlaşmaktan yana değiliz. uzlaştırmacı karşı taraf kaskosudan karşılamak istiyor deyince 10 bin tlye razı oluyor. ancak babam bu süreçten dolayı vazgeçiyor.

vazgeçmek mi? parayı vermek mi mantıklı?
0
mikahakkinen
(14.10.25)
verin kurtulun. 10 bin nedir ki?
+1
gurur
(14.10.25)
yani olayı tam anlayamadım ondan yazmadım. babam ben döndüm diyor, uzlaştırmacı kadın görüntüleri izlemeden yorum yapıyor eşim izledi diyor. yani olayın netliğini bilmediğim için yazmadım. önce babanız sağa ani dönüş yaptı dediler şimdi ara sokaktan çıktı diyorlar. babam ben sağa döndüm arkadan gelenin farkında değilim dedi. babam bence hatalı onu zaten kabul ettim.
0
🌸mikahakkinen
(15.10.25)
aynı soruyu daha önce de sordunuz. düşündüğünüz her gün kenara 500 tl atsaydınız parası çoktan çıkmıştı. verin kurtulun. dava açsa daha mı iyi?
-1
elorelia
(15.10.25)
10 bin tl verince kesin kurtulabilecek misiniz. tekrar bişeyleri bahane edip para isteyemez mi?

10 bin tl vermediğiniz zaman ne olacak?
0
duyuruuser
(15.10.25)
şikateçi olmuşsa ortada bir yaralanma vardır. ve ceza davası açılacaktır. uzlaştırmacı da bu yüzden dahil oluyor. ama bence siz arabulucu demek istiyorsunuz. trafik sigortası da davaya dahil olacağı için arabuluculuk aşaması var. hasar takip firmaları yakında karşı tarafla iritbata geçerler ve vekaletini alıp davayı açarlar. bir de avukatlık ücreti ödersiniz. ödeyin kurtulun derim konunun uzmanı olarak.
0
ground
(15.10.25)
(4)

Eczaneden nemlendirici yüz kremi önerisi

egerbiryolcu
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum. Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum.
Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel olarak da kuru bir cildim var sanırım.

seboreik dermatit tedavisi ve sivilce izleri için de tedavi uygulayacağım. Eczaneden alabileceğim nemlendirici kremlerden uygun olanlar ne olabilir genel olarak içeriği medikal tedaviye uygun cilde iyi gelecek. Fiyatı çok uçuk olmayan öneriniz var mı?

Eczaneye gidemiyorum eve getirteceğim için eczanedeki seçenekleri bilmiyorum ama genel olarak her eczanede olan kremler vardır sanırım.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Eczacı bir arkadaşım pahalı nemlendirici kremler yerine bepanthol kullanıyorum demişti, gerçi o da çok uygun fiyatlı değil

30 grlık olan 250 lira civarı, deneyip işe yarıyor mu bakabilirsin
0
grimavi
(14.10.25)
seboreik olduğunuza emin misiniz? ileri derece ise kremle vs geçmeyebilir zaten. ben korzitonlu ilaç kullanmıştım. sonrasında saç için vichy dercos yeşil olan şampuana geçtim, onu kullanmaya başladıktan sonra da tekrarlamadı.

krem olarak bepanthol sensiderm veya bioderma atoderm kullanabilirsiniz.
0
elorelia
(14.10.25)
@elorelia

Teşekkürler öneriniz için. Hemşire akrabama anlatınca durumu o söyledi bu olabilir diye. Belirtiler de çok uyuyor. Görünürde cildimde kırmızılık yara vs yok ama burun kenarimda bı kaç noktada sarı pullar atıyor ovalamasam da gözüküyor yani. Saçlarim da normalde kepeklidir ama çok yoğun sarı minik pullar dökülüyor birkac gündür. saçımı hareket ettirirsem biri görse utanırım yani. Aşırı yoğun.

O yüzden ihtimal verdim ama bilmiyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
imkanınız varsa bir cilt doktoru ile konuşmakta fayda var ama tahminim 2 ay sonrasına randevu vardır.
0
co2s2
(15.10.25)
(13)

Takım lideri bilinçli olarak benim doğum günümü kutlatmadı, ne yapayım?

mahmuttt
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim. Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum. Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini
Takım lideri çok pasif agresif, olası kendine rakip gördüğü kişilere toksik davranan orta yaşlı bir bayan. ben altında çalışan erkeğim.

Beni bir ara rakip olarak görüyordu hareketlerinden bunu anlıyordum.

Ve doğum günümü bilerek kutlatmadı. Hatta bir araya geldiğimizde ekip içinde bunun göndermesini bile yaptı (yanımızda telefonla biriyle konuşurken "şuan doğum günü pastası kesiyoruz dermişim :)" filan diye gülerek laf soktu kendince). küstah dolaylı yoldan çirkeflik yapan biri yani.

Ben hiç iplemedim. Hiç birşey olmamış gibi akışa devam ettim.

Şimdi önümüzdeki süreçte onun doğum günü kutlanacağı gün veya ekiptekilerin doğum günlerinde nasıl bir tavır alayım sizce?

a) hepsine katıl
b) hiçbirine katılma
c) takım liderinin doğum gününe bir bahaneyle son dakika katılma.

Bu arada şuan kendisiyle faal bir sıkıntımız yok.

Teşekkürler.
+1
mahmuttt
(14.10.25)
bahane yarat katılma
0
basond
(14.10.25)
katıl daha çok bilenir, umrumda değilsin havası estirir
+2
eja
(14.10.25)
ben olsam katılırım, ondan daha çok eğlenmeye bakarım hatta.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
kutlama kısmını atlayıp pasta yemeye gidilebilir sadece
0
elorelia
(14.10.25)
katilin ve hic bir sey olmamis gibi davranin.
+2
wallcan
(14.10.25)
İş dünyasında böyle saçma sapan şeylere kafa takılmaz. iş yerindeki insanlar bizim arkadaşlarımız da degil. umursama pastanı ye kolanı iç geç
+4
limonlu eksi
(14.10.25)
hangi takım?
-1
mikahakkinen
(14.10.25)
aldırma hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya doğum günü partilerine devam et. sıra ona da gelir elbet.
+1
koela
(14.10.25)
dünyanın en saçma şeyi iş yerinde doğum günü kutlanması bence. takılmaya gerek yok, istediğin arkadaşların kutlamalarına katıl istemediklerine katılma. bizim şirkette pasta işini iptal edip herkese doğum günü izni veriyoruz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.10.25)
Böyle bir şey yaşanmamış gibi davran. Doğum gününe katıl ve kutla. İşi işte bırak.
+1
gabe h coud
(14.10.25)
Böyle ucuz hareketler yapan birine böyle biri değilseniz ve onun yaptığı şekilde cevap verirseniz kaybedersiniz.

Çirkef biri değilseniz hiç bir şey olmamış gibi davranın. Görmezden gelin.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
Kutlatmadı derken, kutlamaları o mu organize ediyor yoksa organize edene (muhtemelen İK) mi engel oldu? Eğer öyleyse

d) İK'ya Mobbing konusunu götür, başlarını ağrıt.

Hayır, doğum günü kutlandı ama o seni kutlamadıysa he de geç. Onun kutlamasına git, kutlama pastanı ye +1 Kutlarsan pasif-agresif anlamak yerine "istediği kıvama getirdiği bir ezik" olarak bakması ihtimali daha yüksek. Milletin ego tatmini olmaya gerek yok.

İlk durum için Mobbing'i kullanmazsan da şirketten uzaklaştırılırken elinde bir şey olmaz. En kötü ihtimalle "düşük performansından dolayı çıkarılmasını gizlemek istiyor" denir.
+1
nawar
(14.10.25)
cok uzun sure kadin agirlikli ama erkek egemen bir sektorde calistiktan sonra, kadin agirlikli ve egemen bir sektore gectim. is yerinizde 50+ kadar kisi varsa kadinlarin bu tarz hareketlerini gormemek, tepki vermemek ve benzer durumlarin dedikodu donmeye baslayinca "anlamam" diyip aptala yatmak ise yariyor. sizinle de mevzu yasamazlar, siz de kafanizi rahata erdirirsiniz. dogum gunu varsa gidin, usulen birkac laklak sonra ise devam zaten.

e/35
0
klassno
(14.10.25)
(3)

Ben hangi formülle ev sahibi olabilirim?

alisamadim
Şimdi elimizde 4-5 milyon ₺ peşinat var diyelim. İstanbul’dan 8-9 milyon ₺’lık bir ev almak istiyoruz. Ayda 90-100 bin liraya kadar da kredi ödeyebiliriz. Ancak şöyle bir sorun var, evet evimiz yok, kiracıyız ama veraset yoluyla üzerimizde birden fazla evde hisse gözüküyor(%25 oranında). Dolayısıyla
Şimdi elimizde 4-5 milyon ₺ peşinat var diyelim. İstanbul’dan 8-9 milyon ₺’lık bir ev almak istiyoruz. Ayda 90-100 bin liraya kadar da kredi ödeyebiliriz. Ancak şöyle bir sorun var, evet evimiz yok, kiracıyız ama veraset yoluyla üzerimizde birden fazla evde hisse gözüküyor(%25 oranında). Dolayısıyla bankalardan çıkan kredi maksimum 675 bin lira bu da bir işe yaramıyor. Benim ev sahibi olmamın bir yolu var mı? Bu hisselerden çıkmak istemiyorum, istesem de sosyal faktörlerden dolayı çok mümkün değil. Eminevim, fuzulev, sinpaş gyo bunlar bir işe yarar mı? Dolandırılmak, hatta dolandırılma tehlikesi, korkusu yaşamak kesinlikle istemiyorum. Gerekirse para kenarda beklesin, yapacak bir şey yok. Ne önerirsiniz?
0
alisamadim
(13.10.25)
ilk evim kredisine başvurmuyorsanız üzerinizdeki hisselerin bi önemi yok ki.
0
elorelia
(14.10.25)
Marka konut satan yerler vade yapıyor onlardan alabilirsin fakat fiyatları yüksek olur.

Mahalle arası müteahhit ile de yapabilirsin senet vs ile ama sağlam sözleşme yapmanı tavsiye ederim. Tapu’yu borcun bitmeden vermeyecekleri için, tapuyu herhangi bir ipoteğe konu etmeyeceğinden emin olmak gerekir.


@elorelia Bütün mortgage’larda geçerli bu sınırlar.
0
okumakserbestbegenmeksart
(16.10.25)
mahalle arası müteahhit ile iş yapacaksanız kesinlikle avukat rehberliğinde bir iş yapmanızı tavsiye ederim. şimdiden hayırlısı olsun.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
(8)

Çok terliyorum, ne giymeliyim?

prole
Öncelikle yeni tasarım hayırlı olsun. Arkadaşlar, çok terliyorum. Hadi yazın terlersin, sorun olmaz da kışın da terliyorum. Şu an marmaray'da tshirt ile oturuyorum ve hafif sıcaklanıyorum. Gün içinde pamuklu tshirt üstüne polar outdoor ile dolanayım dedim, 17-18 derecede terledim. Üstümü çıkarınca d
Öncelikle yeni tasarım hayırlı olsun.

Arkadaşlar, çok terliyorum. Hadi yazın terlersin, sorun olmaz da kışın da terliyorum. Şu an marmaray'da tshirt ile oturuyorum ve hafif sıcaklanıyorum. Gün içinde pamuklu tshirt üstüne polar outdoor ile dolanayım dedim, 17-18 derecede terledim. Üstümü çıkarınca da ter üstümde kuruyor ve hasta oluyorum. Senelerdir toplu taşımada ben gömleğimi çıkarıp t-shirt ile kalırken montla bereyle oturanlara bakarım ve görürüm ki bir ben t-shirt ile duruyorum. Evde ofiste idare ediyorum ama iki dakika yürüyüp toplu taşımaya biniyorum, bir kapalı ortama giriyorum, anında hayvan gibi terliyorum. O yüzden de sık sık hasta oluyorum. Ben ne yapayım, ne giyeyim n'olur bir yardım edin.
0
prole
(13.10.25)
tiroide filan bi baktırın. aşırı terlemeye sebep olabilen durumlar var.
+1
elorelia
(13.10.25)
1. vücut isisini regüle eden
2. cabuk kuruyan
3. koku yapmayan
bir seyler giymeniz lazim.
bu da merinos ürünlerdir.
en iyi outdoor ürünler hep merinos ile yapilir. yaz icin "light" sembolü görebilirsiniz bazen üstlerinde ya da kis icin "extra warm".
tavsiyem, kendinize ilk etapta bir tane merinos tshirt alin. pahali olduklari icin bulk olarak olmayin hemen, önce bir tane ile deneyip görün. belki sorun giydikleriniz degil, hormonlarinizdir.
aldiginiz ürünleri yün deterjani ile yünlüler programinda ve mümkünse en az sekilde yikayin. yün, özelligini kaybetmemesi icin cok yikanmamali, kesinlikle makinede ya da elde sikilmamali. en iyi temizligi kis aylarinda eksi derecelerde gece disarida 6-8 saat boyunca havlu üstüne koyarak, özellikle sisli havalarda üstüne az cig yagdirarak yaparsiniz. yazin ise sabahin ilk günesinde 1-2 saat havalandirarak.
bir süre kullanimdan sonra merinos yagini kaybedebilir, bu durumda lanolin ile yeniden yaglandirabilirsiniz. ona ihtiyac olursa mesaj atin zamani gelince, anlatirim.

stoic, dilling, smartwool, icebreaker, ortovox, duckworth, simply merino, devold aklima ilk etapta gelen güzel markalar. sahsen hepsini memnuniyetle 15+ senedir kullaniyorum.
ugrastirir gibi görünüyor ama sik yikanmayacagi icin basedilir. üstelik gercekten yaz kis giyilirler.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.10.25)
Aşırı terlemek bazen hormonal bir problem olabildiği gibi yetersiz sıvı tüketiminden de oluyor. İnsan bedenini bu konuda araba misali düşünebilirsiniz. Motorun ısısının korunmasını sağlayan yegane şeylerden bi tanesi su. Eksik alınımında da insan bedeni sıcaklığını ayarlayamıyor
0
mermaidd
(13.10.25)
asiri terleme bazi hormonel problemlerin habercisidir. ihmak etmeyin once doktora gidin, batakligi kurutun yani
0
oscar
(13.10.25)
benim soğuk havalar için bir önerim var. thermoformun ince içlikleri var. tam olarak hangi modeli bilmiyorum ama bunu direkt vücut üzerine giydiğinizde. terlediğiniz an vücut terini thermoform içliğin üzerine çıkartıyor. hem konforunuz artıyor hem de soğuk havalarda kat kat giyinmemek durumunda kalıyorsunuz.
0
Fodera
(13.10.25)
Koltuk altı pedleri var denemek istersen. Öncelikle tahlilleri yaptırmalı
0
pembediken
(13.10.25)
%100 pamuk en mantıklısı yine, en azından polyester ve akrilik içeren ürünler gibi koku yapmıyor. Aşırı terleme için doktorlar genelde herhangi bir sebep bulamıyor. Burundan alınan nefes vücut ısısını daha iyi regüle ediyor, ağız yoğunluklu nefes alıyorsanız buna dikkat edebilirsiniz. Anksiyete varsa bu da ciddi anlamda aşırı terleme yapıyor.
0
thor44
(14.10.25)
100% pamuk giyilebilecek en kötü ürünlerdür terleyenler icin. Hem vücudu sürekli isitir, hem koku yapar, hem de kurumadigi icin terleyen kisiyi üsütür ve hasta eder.
Terleyen kisi merinos giymelidir, sebeplerini de yukarida yazdim. Vücut isisini regüle eder, yazin serin kisin sicak tutar ve cabuk kurur. Üstelik koku yapmaz. Adam zaten pamuklu giydigi icin bu sikintilari var ve bu soruyu acma ihtiyaci duymus.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.