Giriş
(4)

Çocuk hasta olma sıklığında normal olan nedir?

mikahakkinen
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.doktorlara sor
Kızımın 5 yaşına girmesine çok kısa bir süre kaldı. Anaokulu kreşte 3. senesi olacak. 2.5 yaşında çalıştığımız için kreşe vermek zorunda kaldık.
ilk sene 9 kere ateşi oldu kısa uzun hastalık geçirdi.
ikinci sene gene 6 kere ateşlendi.
bu sene 3. senesi. aralıktan beri 4. ateşli hastalığı.
doktorlara sorduğumda ve bir kaç takip ettiğimde 9'a kadar normal deniyor.
aynı okula giden arkadaşları bu kadar hasta olmuyor gibi geliyor bana. aynı yaşta başka şehirde arkadaşımın çocuğu var o bu sene 2 kere ateşlenmedi.
neredeyse 3 yaşına kadar antibiyotik vermedik, kesinlikle hazır yiyecek yemiyor. çikolata, paketli gıdaları önüne koyduğumuzda bile elini uzatmıyor. haftada en az 3 gün protein içerikli yemek yiyor, ayrıca omega 3 takviye veriyorum.
tek sorunu çok az yiyor, en sevdiği yemeği bile zorlamazsan neredeyse 2 çatalla bırakıyor. beslenmesinin düşük olması bağışıklığını düşürür mü?
anaokulu arazi üzerine kurulu sürekli açık alandalar, ancak çocuğu az hasta olan arkadaşımın çocuğu sürekli sınıfta. ayrıca çocuk her türlü paketli gıdaları yiyor.

biz hata mı yapıyoruz? yoksa bu kadar sık hastalık geçirmesi anormal mi?

çocuk doktorumuz anormal bir durum olmadığını iletse de buradaki tecrübeli ebeveynlere sormak istedim

teşekkür ederim
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Oğlum kreşe 2.5 yaşında başladı. Hastalanma sıklığımız bir aya kadar indiğinde çok doktor gezdik fpapa üzerinde çok duruldu bizde. Sonunda 5 yaşında bademcikleri alındı kurtulduk. İştahsızlık bizde de vardı ama hasta olduğu için kapanıyordu iştahı hep. Ameliyattan sonra kürdan gibi çocuğum tosun gibi oldu. Bademcikler şişiyorsa bir de kbb uzmanına görünmek aklınızın kenarında bulunsun.
+1
cilekli pasta
(07.02.26)
normal, yavas yavas azaldigi surece sikinti yok.
+1
cooperr
(08.02.26)
bizimki 6 aylikti basladiginda ama her hafta hastaydi. yani iyi oludugu 3-4 gun vardi. 2-3 yil boyle gecti. sonra azaldi. simdi 5.5 yasinda. sanirim bu kis 4. veya 5. kez ateslendi. bizimle karsilastirirsan cok normal. ama arkadaslarin cocuklarina bakiyorum sanki onlar daha az hasta oluyor ama daha uzun suruyor. hic daha antibiyotik kullanmadik. hatta bir kere o atlatti, biz atlatamadik bakteriyel cikti.
aynen bizimki de cok az yiyor. surekli yemeklerle ilgili, bunda kalsiyum var kemikleri guclendirir, bunda demir var daha guclu olursun, vs anlatiyoruz neden onlari yedigimizi ama nefret ediyor yemekten. varsa yoksa tatli seyler.
+1
bir varmis bir yokmus
(08.02.26)
Bağışıklık düşük olabilir. Bunun için kan değerlerine bakılması gerekmez mi? Ben olsam talep ederdim. Belki normal çıkacak ama en azından elersiniz. Takviye kullanabilirsini. Ben bir işe yaradığını düşünmüyorum ama doktor ve eczacı tavsiye ediyor, kullanıyorum. En azından denemiş oluyorum. Grip aşısı da düşünebilirsiniz.
+1
elorelia
(08.02.26)
(9)

Turkiyede kadinlar ve erkekler maasinin yuzde kacini harciyor?

lapaz
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
0
lapaz
(06.02.26)
Ben yüzde 50, erkeğim. Kadınların birikim yaptığını görmedim. Yüzde 100 ve eksiye düşme.
-6
arbre
(06.02.26)
29 erkek,

son 2 senedir %90-150 arası. önümüzdeki ay artıya geçecem bu ay sondu.
0
messina123
(06.02.26)
Yüzde kaçını mı harcıyor? Maaşından artırabilen varsa diye belirtmeliydin bence.
+1
muhayyer divan
(06.02.26)
40 yaş nasıl son nesil sdakh. 41 erkek, normal bir ayda %20-30. Tatillerin masrafını da koyarsan %30-40.

son nesil olarak tanıdıklarımdan bahsedeyim. sıfıra sıfır yaşıyorlar.
0
gabe h coud
(06.02.26)
yüzde 0. hepsi bana kalıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
nasıl bi ortalama bulmayı umuyorsunuz ki bu soru ile. çok değişken şartlar var.
istanbul mu konya mı
kira mı kendi evi mi
aile yanı mı şehir dışı mı
asgari ücret mi 50.000 ve üzeri mi
evli bekar mı
çocuk var mı yok mu

soru çok saçma.
+2
elorelia
(06.02.26)
%100+eksi bakiye+kredi karti
+1
ala09
(06.02.26)
gecen sene istanbuldan tasindim, tasinmadan once hic biriktiremiyordum.

su an maasimin yuzde otuzunu biriktirebiliyorum ama sosyal hayatim neredeyse yok. dogru duzgun kiyafet, kometik vs alisverisi yapmiyorum, fuzuli buldugum hicbir harcamaya girmiyorum. yaptigim buyuk masraflari 4-5 takside boluyorum, biri bitmeden yeni masrafa girmiyorum.

cok fazla disari cikmiyorum, haftada 1 defa belki disardan yiyip iciyorum, sigara kullanmiyorum ama alkol tuketiyorum onun masrafi var. platform abonelikleri, kitap, dergi, el isi vs gibi hobisel isler, kedilerimin masraflari ve kucuk seyahatler derken bile durdugum yerde bir suru para harciyor oluyorum malesef.

yani biraz harcamalarimi arttirirsam bu sefer dogru duzgun para birikmiyor. biriken parayla da bi bk yapilmiyor ya gerci, ama param birikmezse kendimi guvende hissedemedigim icin vazgecemiyorum biriktirmekten.

yas 32.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
bebek sonrası nefes alma ve yurtdışı planları sayesinde %100 e yakın gidiyoruz
0
kondansator
(07.02.26)
(4)

Fransa vizesi hk.

die fetten jahre sind vorbei
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim4- master ve visa cartlar i
Selamlar. Hic bilgim yok, birkac sorum olacak.

1- online vize basvuru oncesi otel rezervasyonu yapmak sart mi
2- turk telekom hattim var, internet icin en basit yol nedir oraya varinca
3- vize randevu botu olan firmalardan hizmet almak sart mi, manuel randevu bulabilir miyim
4- master ve visa cartlar ile sorunsuzca odeme yapabilir miyim her yerde
5- pariste aileye uygun guvenlik sorunu olmayan fiyat performans otel tavsiyeniz var mi
6- genel olarak vereceginiz bilgiler neler olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(06.02.26)
Randevu bulmak çok zor. Firma şart değil ama çok uğraşırsın ve değmez.
0
michael harddd
(06.02.26)
2. Gitmeden önce telefonunuz e-sim'i destekliyor mu onu öğrenin. destekliyorsa kesinlikle en kolay ve en uygun yol e-sim.
4. Evet.
5. Müze biletlerini öncesinde online alın.
0
alice in potatoland
(06.02.26)
1. başvuru formunda zaten kalacağınız otelin adresini belirtmek zorundasınız. sonrasında da otel rezervasyon evrakını dosyaya koyuyorsunuz. dolayısı ile rezervasyon şart evet. evrakta da konaklayacak herkesin ismi yazmalı. çocuk varsa o da dahil.

3. hizmet şart değil ama randevu bulmak çok zor. 2025te kendimiz bulmuştuk randevuyu ve evraklar için danışmanlık firması ile çalışmıştık. aynı firma ile görüştüm geçenlerde. biz de botlarla çalışıyoruz artık, randevu bulmak çok zor diyorlar. randevulu, randevusuz fiyat farkı var zaten hizmet ücretinde. ama mart nisan gibi randevuların açılmasını bekliyoruz, önce kendiniz deneyin dedi. isterseniz özelden yazarım firmayı.

4. kredi kartınızın ekstresi tl değil döviz cinsinden olsun. bankadan bunu talep edebilirsiniz. daha karlı oluyor. ama kişisel tecrübeme göre konuşursam eğer euro biriktirip o şekilde gitmek ve euro ile harcama yapmak daha mantıklı. çünkü kafadan her şeyi 50 ile çarpınca insan kısıtlayabiliyor kendini.

5. biz airbnb'de kalmıştık. oteller biraz daha pahalıydı. bir de bizde 3 yaşında çocuk vardı ve oteller çocuğa da yetişkin gibi fiyat veriyordu. o sebeple airbnb tercih ettik. kaldığımız bölge güvenliydi ama 3. kattaydı, eski bi evdi. bebek arabasıyla eziyet olmuştu biraz. ama eyfel merkeze yaklaştıkça güvenlik sorunu ve fiyatlar artıyor.
yine de değerlendirmek isterseniz;
www.airbnb.com.tr

aynı dönemde arkadaşlarımız şu otelde kaldı
maps.app.goo.gl

döndüğümüzde şöyle bi entry yazmıştım.
eksisozluk.com
eksisozluk.com

şu an ikinci schengen için başvuru planlıyoruz. daha uzun verirler diye yine fransa'dan başvuracağız ama öyle bi durum olmasaydı bile tekrar paris'e gitmek isterdim. gerçekten çok güzel bir şehir.
özellikle nehirde tekne turunu tavsiye ederim.
bir de çok sıkıştırılmış bi gezi planı yapmamak lazım. her yeri 4-5 günde gezmek imkansız. o sebeple bazı yerleri eleyip gerçekten gitmek istediğiniz yerlerde doya doya vakit geçirmek gerek.

vize konusunda da bize söylenen evraklarınız tamsa ve yeterli paranız varsa fransa'nın sorun çıkarmadığı yönündeydi.
0
elorelia
(06.02.26)
arkadaşlar ben fransa vizesi kovalamıyorum ama teyzemin işi için telegram grubunda takılıyorum, millet istanbuldan randevu bulamadığı için izmir vfs den alıp oraya gidiyormuş bilginize. mesela bu sabah izmir vfs martın ilk haftasnın randevularını açtı ve aldım diye yazanlar oldu. ama istanbul imkansız çünkü az açıyormuş olanı da vize şirketleri botlarla hemen alıp kapatıyorlarmış bilginize. (istanbuldakiler izmirden de başvuru yapabiliyormuş)
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
(9)

Anne vefatından sonra babaya maaş kalması

lasttrain
SelamlarAnnem ve babam sgk emeklisiAnnem vefat etti yakın zamanda.Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
Selamlar
Annem ve babam sgk emeklisi
Annem vefat etti yakın zamanda.
Babama annemin maaşını bağlarlar mı? Öyle bir seçenek var mı?
Erkek ölünce eşine bağlıyorlar ama bu durumda nasıl oluyor acaba?
0
lasttrain
(05.02.26)
bağlanır. başınız sağolsun.
0
summerjam0306
(05.02.26)
vefat eden annenin emekli maaşının yarısı babaya bağlanır.

başınız sağ olsun.
0
kibritsuyu
(05.02.26)
benim bildiğim ve etrafımda olan erkek ancak farklı kurumsa alabiliyor demişlerdi, dedem bağkurlu, ananem sgk, dedem ananemden maaş alabiliyor. ikiside ssk olsaydı alamazdı demişlerdi?
0
eja
(05.02.26)
Başınız sağolsun, bir değişiklik olmadıysa bendeki bilgi de @eja gibi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(05.02.26)
ben de farklı kurum olmalı diye biliyordum ama
maliyepostasi.com
sgk'yı arayıp sormak en mantıklısı gibi.
0
elorelia
(06.02.26)
başınız sağolsun, mekanı cennet olsun annemizin.

%50 miktar bağlanır. ancak bunun için 'SGK Ölüm Aylığı Talep Belgesini' SGK' dan ya da E-Devlet üzerinden doldurması gerekiyor. burada bir takım evraklar istenecek. onları da vereceksiniz. 1-2 ay sonra bağlanacak. bu 1-2 aylık zamanda geçen farkta babanıza yatacak.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
galahad +1
Başınız sağolsun.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
başınız sağ olsun. evet bağlanıyor, eniştem almıştı teyzemden sonra. detaylarını arkadaşlar yazmışlar. başınız sağ olsun demeye geldim.
0
matilda
(06.02.26)
Çok teşekkürler herkese.
0
🌸lasttrain
(06.02.26)
(7)

11 şubat başvuru - 1 Mart seyahat vize yetişir mi?

Sadece soruyorum
Arkadaşlar, teyzem ve eniştem aile ziyareti (davet mektubu ile) için fransaya gitmek istiyorlardı. bi danışmanlık şirketinden yardım almışlar. şirket ilk başvuruda teyzemin randevusunu aile ziyareti olarak alacağına turistik olarak almış. bi de eniştemin pasaport nosunu yanlış girmişler. teyzemlerin
Arkadaşlar, teyzem ve eniştem aile ziyareti (davet mektubu ile) için fransaya gitmek istiyorlardı. bi danışmanlık şirketinden yardım almışlar. şirket ilk başvuruda teyzemin randevusunu aile ziyareti olarak alacağına turistik olarak almış. bi de eniştemin pasaport nosunu yanlış girmişler. teyzemlerin davetiyesinin süresi geçmiş falan.

teyzemler ikinci kez davetiye almışlar. vize şirketi bu sefer teyzemin başvurusunu doğru yapmış, eniştemin pasaport no yine yanlış girilmiş. ikinci gittiklerinde eniştemin başvurusunu almamışlar.

bana anlattılar şimdi ben de girdim randevu baktım en erken 11 şubat vardı, aldım ama davet mektubunun tarihi 1-14 mart olduğu için o zamana kadar yetişir mi sizce. 2 hafta falan zaman var. ben aldım ama umutsuzum yetişmez gibime geliyo.
0
Sadece soruyorum
(05.02.26)
yetişir aslında sınır 15 gün. 15 günden az kalsaydı başvuru direkt reddedilirdi.
neyse ki fransa başvuruları 1 haftada falan sonuçlandırıyor.

vize şirketine para kaptırmamışlardır umarım bu saçma salak hatalara rağmen
0
jelly bear
(05.02.26)
@jelly bear
telegramda millet 21 ocakta başvurdum daha sonuçlanmadı falan yazmış :(
vize şirketine ödenen parayı iade almaya çalışacağız bir şekilde. kişi başı 15 bin vermişler.
0
🌸Sadece soruyorum
(05.02.26)
yazık bu paralara ya. 15 bin nedir. avrupa bu işten o kadar kazanmıyor.

turistik vize hemen sonuçlanıyordu aile arkadaş ziyaretinden emin olamadım.
0
jelly bear
(05.02.26)
Sorudan bağımsız;

2 Şubat günü Malta'ya başvurdum. Tarihi 9 Mart olarak gösterdim ama devam eden vizem var. 16 Şubata kadar pasaportun gelmesi lazım. 1 haftam kaldı ://
0
put it in your appropriate place
(05.02.26)
@put it in your

Mail atsanız belki hızlandırırlar
0
🌸Sadece soruyorum
(05.02.26)
fransa için geçen sene 28 nisanda evrakları vermişiz. 12 mayısta pazaportlar kargoya verilmiş. biraz zor gibi.
sadece randevuyu nasıl aldınız onu anlamadım. randevu bulunamıyor ya şu an.
0
elorelia
(06.02.26)
@elorelia

aile ziyareti kategorisinden aldım. o kategori ayrı ve randevu bulması daha kolay. ama o kategoriden alınınca da vize çıkmıyormuş genelde. yani ben her şeyi eksiksiz versem de muhtemelen vize çıkmayacak. gidip geri dönmez nasılsa kalacak yeri de var gözüyle bakıyolarmış.
0
🌸Sadece soruyorum
(06.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(4)

2026 için doğum paketleri Ankara içi

Hallegadola
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
merhaba arkadaşlar, soru başlıkta aslında. bu yıl için doğum paketi fiyatı bileniniz duyanınız var mı ankara'da? şimdiden teşekkürler
0
Hallegadola
(04.02.26)
Ortalama 100
0
üğpoıuy
(04.02.26)
İstanbul a+ hastane en düşük 155 basit paketi 9-10 muayene haftalık kontroller için hamilelik öğrenildiğinde alınan paket
0
eja
(04.02.26)
medicalpark batıkent
uzman 85bin
prof 95bin
0
elorelia
(04.02.26)
ankara ortalama 100 diye duydum
0
Sadece soruyorum
(04.02.26)
(9)

Bulaşık makinesi önerisi

yenibirgüzelnick
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?

bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
0
yenibirgüzelnick
(04.02.26)
4 sene ömür çok az bence. genelde 10 sene gidiyor bu tip beyaz eşyalar hatta daha fazla.

ben kişisel olarak yerli markaları bu yüzden sevmiyorum. hep bir sorun çıkartıyor o yüzden şaşırmadım. bence sarı ilandan cüzzi bir rakama satın ve yenisini alın.

bizde siemens var mesela çok memnunum.

link: www.siemens-home.bsh-group.com
+1
elektr10
(04.02.26)
memnun olduğum makineyi söylerim de artık bulunmaz :D arçelik leydi 3420 var.
benden yaşlı, hala sıkıntısız çalışıyor. 30 küsür yıllık makine kullandığım için haliyle 4 yıl bayağı kısa geldi :) tamir filan da görmedi.
çoğu yeni makineden de temiz yıkıyor ama bi sıkıntı sıcaklık ayarı olmadığından narin plastik şeyleri atamıyorum :D en son tuzluk attım yamulttu biraz erimiş mesela.

bir de kardeşi leydi serisi çamaşır makinem var o da çalışıyor ama taşınırken evdeki eşyaları eski kiracılardan topluca satın aldım. kurulu makineyi sökmekle uğraşmadığımdan yedekte duruyor birkaç yıldır.
+1
konetsu
(04.02.26)
bulaşık makinesinin çok bir teknolojisi yok. makine çalışıyor ise muhtemel sorunlar:
tuz ve parlatıcısı eksiktir
altta ve üstte dönen kollar tıkanmıştır.

1. Tuz ve parlatıcı koyun
2. o kolalrı sökün (aletsiz, elle sökülüyor, kolaydır, bilmiyorsanız youtubeda vardır) musluğun altına tutun ortasını, her delikten su çıkıyor mu bakın, çıkmıyorsa temizleyin, o deliği tıkayan bir şey olmasın.
3. makinenin içinde altta ortada filtre gibi bir şey vardır onu da sökün güzelce temizleyin
+1
kisa
(04.02.26)
Yetersiz bizde 8 senelik makine var bosch baya iyi yıkıyor.
+1
jelly bear
(04.02.26)
4 sene çok kısa. ben olsam önce elimdekini kurtarmaya çalışırım. annemin makina 15+ senelik beko mesela.

çok dolduruyor, yanlış diziyor da olabilirsiniz.
0
elorelia
(04.02.26)
dönen uzunca olan pervaneleri çıkart delikleri tıkanmışmı bak içine tazikli su sık kurut süpürge ile çek içinde minik minik şeyler gerçekten tıkıyor su akmasını başıma geldi hiç gözle görülür bişey yoktu 3 gün kuruttum süpürge ile çektim içinde zibilyon tane minik şey çıktı bu suyun akışını engelliyormuş.

birde sıvı deterjanla bir dene, bazı deterjanlar gerçekten güzel yıkamıyor
0
eja
(04.02.26)
alacaksan BOSCH alacaksın.gerisi tırı vırı.
0
jamswety
(04.02.26)
ben 5 yıl önce arçelik'ten almıştım. çook uzun süre dayanacağına inancım tam. iyi gidiyor bakalım. (nazar boncuğu emojisi) (swh)
0
art cat chocolate
(04.02.26)
4 sene cok kisa. Annemin makinesi 14 senelik herhangi bir sikinti yok, benimkiyse en az 10 senelik. Ikimizde de cok basit boyle 3 programli modeller var. Hayatimda normal ve hizli program haricinde baska bir program kullanma ihtiyaci hic hissetmedim. Cok ozellikli diye pahali amaya gerek yok yani. Bozulasi tutacaksa onlar da bozuluyor.
0
hot potato
(04.02.26)
(4)

Numara Değiştirmek Hakkında

don fabrizio salina
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım. X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X ope
Merhaba, numara değiştireceğim başvuru da yaptım fakat bir konu var ki tam çözemedim. Reklam girdisi sanılmasın diye x ve y kullanacağım.
X ile taahhüt bitiyor 9 şubat'ta. Y ile yeni hat başvurusu yaptım eve gönderecekler sim kartı onayladım. X iptal oldu mu şimdi yani? Y kendi mi iptal edecek X operatörünü yoksa ben X'in şubesine mi gideceğim?
0
don fabrizio salina
(04.02.26)
Y'nin sim kart eve gelecek. sonra Y'den size mesaj gelecek, şu gün şu saatte simkartınızı değiştirin diye. o arada siz X'le muhatap olmayacaksınız. sadece varsa faturanızı ödeyeceksiniz.
0
co2s2
(04.02.26)
Siz numara taşımıyorsunuz ki. Yeni bir hat almışsınız, ikisi birbirinden bağımsız. Taahhüt bitince X’i kendiniz iptal etmelisiniz yoksa taahhütsüz olarak açık kalmaya devam eder. Co2’nin dediği numara taşıma için geçerli.
+2
orient blue
(04.02.26)
yeni numara/hat aldıysanız x kendiliğinden iptal olmaz. tahhütsüz fiyatıyla devam eder. onu kapattırmanız lazım.
0
elorelia
(04.02.26)
İşaretlediğin cevap senin durumun için doğru cevap değil. Diğer iki cevap doğru.

Sen Y’den yeni hat al veya alma X’teki hattını etkilemez. Y de eski hattınla ilgilenmez. X’i kendin ayrıca kapattırman gerek.
+1
lazor
(04.02.26)
(12)

vize başvurusunda finans belgeleri

semaforo de medianoche
paramın küçük bir kısmı nakitte. az bir kısmı da vadelide. çoğu fonda. iyi bir finansal durum avantaj oluyormuş da o yüzden emin olmak istediğim fondaki ve vadedeki yatırımım da gözüküyor değil mi bankadan alınacak belgelerde? vadeli de gözükür o hesabı da istersen de esas fon kısmı için merak ettim
paramın küçük bir kısmı nakitte. az bir kısmı da vadelide. çoğu fonda. iyi bir finansal durum avantaj oluyormuş da o yüzden emin olmak istediğim fondaki ve vadedeki yatırımım da gözüküyor değil mi bankadan alınacak belgelerde? vadeli de gözükür o hesabı da istersen de esas fon kısmı için merak ettim durumu. bozdurup hesaba almak da riskliymiş sanırım toplu para girişi sıkıntı yaratabiliyormuş.
0
semaforo de medianoche
(03.02.26)
vadeli olur da fonu kabul etmeyebilirler
0
jelly bear
(03.02.26)
Vadeli ve fon olmuyor. Ama atıyorum vadelidekini, vadesize çevirdiniz. Bu işlemi gösteren ing döküman alın. Ben sırf paranın nereden geldiğini göstermediğimden bir anda yüklü para girişi diye red almıştım.
0
Kahvedesu
(03.02.26)
Ülkesine göre değişir ama ispanya fon ve vadeli hesap dökümü kabul etmiyordu en son. Tl veya döviz cinsi vadesiz mevduat dökümü istiyordu sadece.
0
ezkaza
(03.02.26)
vadeli oluyor ben 4 farklı ülkeye verdim daha önce. bu enflasyonda kim parasını vadesizde tutar ki aylarca?
0
jelly bear
(03.02.26)
kabul olmuyor diye bir şey olmaması lazım schengen'de standart bir format kalıbı var mı bilmiyorum ama uk vizede mesela yok. finansal belgeler kısmına istediğini yükleyebilirsin finansal olarak ne sunmak istiyorsan diye gördüm ben yani uploadı engelleyen bir sistem yok. yüklersin ama bunu inceleyenin gözünde ne anlamı olur sadece vadesiz hesapları ve tapu, ruhsat, maaş bordrosu gibi şeyleri mi dikkate alıyorlar finansal duruma bakmak için. yani bende yok ama bir sürü kişide altın, hisse vs var onları gösteremiyor mu kimse? gerekirse aktarırım belge almadan önce diycem de son anda toplu para girişi de sıkıntı çıkarıyormuş.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.02.26)
benim altın vardı bankada. kabul edilmiyordu. fransa schengene başvururken tamamını bozup euro aldım. 1000 euro filandı sanırım. bu işlemi gösteren hesap dökümünü de koymuştum toplu para girişi olarak algılanmasın diye. danışman firma öyle söylemişti. sorun olmadı.
0
elorelia
(04.02.26)
ekstre alacağın gün vadesize alıp sonra tekrar fona dönebilirsin. problem solved.
0
gabe h coud
(04.02.26)
Ben vadeli, altın, fon, döviz hepsini çıkarttırmıştım ve teslim etmiştim. Oluyor yani. Siz de ne var ne yok dökümünü çıkarttırın ingilizce olarak. bankam iş bankası.

Almanya schengen vizesi idi ve 3 yıllık multi giriş verdiler (daha önceki iki vizem de Almanya idi)
0
elektr10
(04.02.26)
öncelikli olarak vadesiz tl ve dövizleriniz önemli. fon ve vadeli hesap dökümlerini de verin bunların yardımı olur uzun vize almada. ama vadesiz hesaplarınızda yeterli miktar yoksa fonda ve ve vadeli olması bir işine yaramaz.
0
zozjotejmnk
(04.02.26)
@gabe h coud: dedim ya hesap dökümü almadan hemen önce toplu para girişi önerilmiyor diye yoksa basit zaten dediğin gibi.

bu arada genel bir bilgilendirme zaten 1 haftalık seyahat için olması beklenecek para fazlasıyla olur vadesiz hesabımda da benim derdim şu an borcum harcım yokken elimde nakit yüksekken bunun avantajını yaşayabilmek vize başvurusunda.
0
🌸semaforo de medianoche
(04.02.26)
e gereğinden fazla para göstermek de red sebebi olabiliyor diye biliyorum ben. her şeyi satıp kaçıyor gibi algılanabilirmişiz :D bence yeterli paranız varsa vadesizde çok kurcalamayın.
0
elorelia
(06.02.26)
@elorelia: finansal durumun iyiliği de avantajmış. üzerime ev araba vs. yok sadece maaş bordrom ve hesap dökümüm olacak hesapta finansal durumumu gösreten. hesap olarak da sadece vadesiz bakılacaksa oradan gol yer miyim diye düşündüm. son ana yakın toplu para girişi sıkıntı oluyor diye duydum ama son anda girmeyen fazla nakit para da mı kötü duruyormuş o konuda bi bilgim yoktu açıkçası bi araştırayım.
0
🌸semaforo de medianoche
(06.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(3)

Crocs terlik numarası

kizil karga
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(29.01.26)
benim ayağım 40; spor ayakkabıda 40.5 giyiyorum. crocs'un 39-40 olanı tam oluyor bana. yani tam numara diyebiliriz.
0
lil siztah
(29.01.26)
36 giyiyorum normalde spor ayakkabılarda 36-37 aldım. ama 2. parmağım baş parmağımdan uzun olduğu için rahatsız ediyor bir süre sonra :D açıkçası çok aşırı rahat bi terlik olduğunu düşünmüyorum.
0
elorelia
(30.01.26)
hatırlatma; güneşe koyma. 41 numara terliğim 37 oldu hanım kullanıyor şimdi.
+1
ground
(30.01.26)
(6)

a101, bim, şok gibi marketlerde çalışanların maaşı ne kadar?

OgutucuRecep
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorumburada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
asgari ücret olan 26 değildir herhalde? 40 var mıdır? biriyle inatlaştık ben 37-38 ve üstü diyorum
burada çalışan tanıdığı olan ya da bir dönem çalışmış olan var mı?
0
OgutucuRecep
(29.01.26)
asgaridir yav işverenler zannetmiyorum daha yüksek versin
-1
jülsezar
(29.01.26)
asgari ücrettir. ekstra olarak market kartı belki veriyorlardır veya belli bir oranda satılan ürünler için personel indirimi.

ama satış bonusları da vardır her şubenin. mesela her şubenin aylık belli bir ciro hedefi vardır onun üzerine çıkarsanız bonus kazanıyorsunuzdur. bu da personele bölüştürülüyordur.
-1
elektr10
(29.01.26)
elorelia
(29.01.26)
bazısı asgari bazısı asgarinin bir tık üstü. belki müdür seviyesindekiler 35-40 alıyodur.
0
jelly bear
(29.01.26)
asgariye yakın bir rakam diye biliyorum. teyzem part time şok'ta çalışıyo sanırım günde 6 saat. akşam 4te gidip mağaza kapanınca çıkıyor, galiba 9.30 gibi falan. haftada 1 gün izni var.

yol +yemek + maaş 24 bin tl falan alıyorum demişti. (asgari 22 binken)

ekleme: yukarıda yanlış söyledim galiba günde 5 saat haftada 30 saat çalışıp yol yemek dahil 24 alıyodu. tahminen ham maaşı 18k olsa, ful çalışanlar 27 bin falan alıyodur.
0
Sadece soruyorum
(29.01.26)
kreşteki öğretmen a101 daha falza veriyor diye çıkmıştı. galiba asgari ücretten fazla.
0
mikahakkinen
(29.01.26)
(6)

banka şubesinden tek seferde usd çekme limiti

in vino veritas
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
bunlar sürekli güncelleniyordu, en son ne oldu bilen var mıdır? her şubeye göre değişiyor olabilir mi acaba ve ne kadara kadar önceden haber vermeksizin çekebiliyoruz? banka işbankası
0
in vino veritas
(28.01.26)
çok dağ başı şube değilse bir kaç bin usd ödeyebilirler. ama siz yine de riske etmemek için önceden haber verin şubeye. 300-500 falan verirler muhtemelen ama 100 bin milyor usd falansa önceden haber vermek allahın emri...
0
exlibris
(28.01.26)
Belli bir limiti yok. O an hiç olmayabilir bile. 2-3 kere başıma geldi. Şubede hiç yokmuş. Dolar hiç yoktu, 500 euro zor bulup vermişlerdi.

Arayıp söyleyin. İstediğiniz kadar getirirler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.01.26)
eğer acil gerekiyorsa birkaç şube dolaşın hatta mümkünse daha zengin (veya ticaret dönen) mahallelere gidin.

Garanti Bankasının Maltepe'deki şubesi 2000 dolar veremezken Sarıyer'den çok daha fazlasını çektim. (habersiz gittim öyle)
0
nhk ni youkosu
(28.01.26)
limit her şubede aynıdır. önceden haber vererek giderseniz daha iyi olur. etrafında ithalat ihracat yapan firmaların olduğu şubelerde daha fazla döviz bulursunuz.
0
co2s2
(28.01.26)
Kendi şubenden çekmen için belli bir üst sınır yok. Ama alt sınır da yok. O yüzden önden haber vermek gerekiyor. Tüm paranı aynı gün alabilirsin.

“Hazır şu kadar paranı trink diye veririm sana” diye bir taahhütte bulunan bir banka bilmiyorum.
0
lazor
(28.01.26)
şubeye göre değişmez ama bankaya göre değişir. bir de evet kendi şubenizden çekmeniz lazım, başka şubeden çekerseniz inanılmaz masraf alıyorlar. halkbankta durum bu şekilde. önceden haber verin. ben olsam bin dolar için bile olsa arardım. olmayabiliyor çünkü anlık olarak.
0
elorelia
(29.01.26)
(6)

Ev almalı mı ??

Coma
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.
Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.

Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine de eve çıkıldığında temel eşyalar eksik onları almam gerekecek.

Kardeşimin evini hiç beğenmiyorum (ev çok eski, komşular kötü), burada 1 yıl daha oturabiliriz en fazla, kira yerine ev alayım dedim. kredi hesaplama sitelerinden bakıyorum 3 milyon çeksem maaş gidiyor gibi zaten o paraya da en azından içi düzgün ev var mı bilmiyorum.

Benim için ev almak imkansız eb almayı unutup, kiralık güzel bir ev mi bakayım? Siz ne yapardınız?

Konum Ankara, çalıştığım yer kahramankazan’a yakın.
Aile desteği yok.
0
Coma
(28.01.26)
Ayrı eve çık. Birikim de yap. Birikmiş parası olanlar daha kolay ev alıyor. Kalan kısım için kredi kullanırsın.
-2
arbre
(28.01.26)
Kahramakazan’a taşınmak istemiyorum ama taşınada bilirim neden olmasın.
Kardeşimde burslu okuyor yani tek gelir bu gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸Coma
(28.01.26)
Ev değiştirsen de, değiştirmesen de sizin iki kardeş beraber kalmanız gerekli diye düşünüyorum.
Seçeneklerden biri, kardeşin kendi parasını kazanmaya başlayana kadar bu evde kalıp, sonra beraber bir ev alıp oraya taşınmak olabilir.

Muhtemelen bir süre daha birbirinizden ayrı ev almak çok fazla zorlayıcı olacaktır. Beraber hareket etmeniz faydalı.
0
burfak
(28.01.26)
Evden çıkıp masraf yapma, 1 yıl para biriktir sonra 60-80 bin krediyle alabileceğin evi al.
+3
durgunfoton
(28.01.26)
hiç birikimin yoksa o 3 milyon kredinin altına girme. tüm maaşını verme.
hiç birikimin yoksa katılımevim, eminevim gibi şeylere girmek daha mantıklı kredi çekmek yerine.
ben olsam biraz para biriktirip sonra o topa girerim, 1 sene falan en azından köşeye para atarım.
ben aile desteğiyle aldım, yoksa almak çok zor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
birikmiş paranız yok anladığım kadarı ile. cepte biraz para olmadan zaten ev alamazsınız. bi süre birikim yapmayı deneyin.
0
elorelia
(29.01.26)
(5)

öksürüğüme çare

neden beni sevmedin
selamlar.cuma-cumartesi çok ateşlendim. kolumu kaldıramıyordum. neyse güç bela cumartesi gece acile gittim. ilaç aldım vs. antibiyotik kullanıyorum pazardan bugüne kadar.biraz toplarladım. ama göğsümden gelen bi öksürük var. beni mahvediyor. öksürmekten sırtım boğazım ağrıdı artık. boğazımdaki gıcı
selamlar.

cuma-cumartesi çok ateşlendim. kolumu kaldıramıyordum. neyse güç bela cumartesi gece acile gittim. ilaç aldım vs. antibiyotik kullanıyorum pazardan bugüne kadar.

biraz toplarladım. ama göğsümden gelen bi öksürük var. beni mahvediyor. öksürmekten sırtım boğazım ağrıdı artık. boğazımdaki gıcığı çıkatıp atamıyorum, yani öyle bi öksürük de değil.

eczaneden ne alsam iyi gelir? hiç böyle problemim olmamıştı daha önce.
0
neden beni sevmedin
(28.01.26)
Tuzlu bal yedim ben üç kaşık (peş peşe değil iki saatte bir), ertesi gün kesildi öksürüğüm ama hastalıktan sonra kalan kuru öksürüktü, sebepsiz.
Boğazda atması gereken bir şey varsa işe yarar mı bilemedim eczaneye sormakta fayda var. Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Buradan ilac tavsiyesi vermek tabii ki dogru degil ama tecrubemi paylasicam yine de. Cigerlerim cikcakmiscasina olan 1 haftalik oksurugumu Prospan surup 2 kasikta cozmustu. Bitkisel bi ilacmis, bebeklere hamilelere kullaniliyo
+1
üğpoıuy
(28.01.26)
Geçmiş olsun. Grintuss bitkisel şurup da iyi geliyor.
0
duhan
(28.01.26)
Mucovit-C 1200 mg.
0
tiredofwaiting
(28.01.26)
yani boğaz gıcığı filan olsa anlarım da göğsümden geliyor diyorsunuz. belki tekrar doktora gitmeniz gerekiyordur. yok illa evde tavsiye diyorsanız aspi natura verdiler bana öksürük için.
0
elorelia
(29.01.26)
(12)

Çok borcum var be dostlar

tahirkemalbozoglu
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da ka
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da kar edip çıkabilirim ama eziyetini çektim durmak istiyorum fakat görünüş pek iç acici değil gibi
-8
tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
borçlar vadesiz mi? vadesiz olsa bile maaş vs yok mu? maaş varsa elinde para olmaması çok dert değil gibi.
0
jelly bear
(27.01.26)
E ekside değilsin ki. Satsan kârdasın, borcu kapasan eksiye düşmüyorsun? Çok borcu olan bir insan için tablo gayet pozitif aslında.
+2
gobekliraki
(27.01.26)
Duzenli geliriniz yok mu? Acil durumlar icin para olmamasi kotu ama acikcasi cok da panik yapacak bir durum yok gibi duruyor. Sizin durumunuzdan neredeyse tek farkim Ankara'nin en degerli yerinde arsam olmamasi.
0
mbond
(27.01.26)
10 bin tl neyine yetmiyor. her şeyi ödemişsin üstüne bir de paran kalmış. allah başka dert vermesin kardeş.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Düzenli maaş ile çevirmeye çalışıyorum zaten. Fakat artık uçurumun kenarındayım yani en ufak bir büyük masrafta her şey boka sarar
0
🌸tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
yatırım yapıp kaybetmedin? yatırımın duruyor satsan zengin olacaksın ama uçurumun kenarındayım diyorsan neden yatıırm yaptın, fazla karamsarsın, eksinin eksisinde yaşıyor çoğu insan.
kred kartının asgarisini yatırıp borca faiz işleten 10 kişinin 9undan iyisin.
+4
eja
(27.01.26)
hocam nereden aldınız? eğer daha fazla borçlanma kabiliyetiniz yoksa satın. çünkü arsa da hemen satılabilen bir şey değil. 10.000 tl yle yaşayamazsınız eğer banka veya eş dost varsa borçlanabilecek biraz daha devam edebilirsiniz.
0
visenfoni
(27.01.26)
yaşamak için on bin tl kalıyor deseniz anlarım da zaten günlük masraflarınızdan sonra kalan tutarmış bu. yani on bin tl daha birikim yapabilirsiniz hatta :d karamsarlığı anlayamadım.
+3
elorelia
(27.01.26)
eee bütün harcamaları çıkınca kalan 10 bin zaten neden dert ediyorsun ki? napacaksın 10 binle zaten her şeyi ödemiş oluyorsun bu dışarıda kahve sinema parası filan muhtemelen. onları da minimum ölçüde yine yapabilirsin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.01.26)
Hoca bi dur gözünü seveyim.

Yatırım denilen şey böyle bişey zaten, kimse hem yatırım yapıp hem de konfor alanı daralmadan hayatına devam etmiyor. Yatırım yapan herkes belli bir süre konfor alanından feragat ederek yaşıyor. O nedenle olağan dışı bir durum söz konusu değil. 1,5 sene bu arada çok kısa bir süre, hem yatırım yapayım hem de harcamamı kısmayayım gibi bir durum yok maalesef.
0
ebeş
(27.01.26)
ekside değilsin sonuçta neden satmayı düşünüyorsun ki? 10 binle geçinmek zor geliyorsa ihtiyaç kredisi çekip durumunu biraz hafifletebilirsin sonuçta bu geçici ve sadece 1,5 senelik bir mevzuymuş ben sabret derim
-1
ihsanlı
(27.01.26)
Bi kredi daha çek ve bi arsa daha al. Bakarsın bu tutar.
0
gabe h coud
(27.01.26)
(3)

nasıl bir ev almalı?

yenibirgüzelnick
bu aralar kafamı çok kurcalıyor ev almak istiyorum ama ne alacağımı bilmiyorum. şu an 4+1 evde kirada oturuyoruz. kira 35, baharda zamlanacak. bir tane çocuğumuz var. maaşımızdan ayda kira haricinde 80-90k çıkabiliriz maksimum. nakit de 1 milyon buluştururuz. sizce yatırımlık 1+1 mi almalıyız yoksa
bu aralar kafamı çok kurcalıyor ev almak istiyorum ama ne alacağımı bilmiyorum. şu an 4+1 evde kirada oturuyoruz. kira 35, baharda zamlanacak. bir tane çocuğumuz var.

maaşımızdan ayda kira haricinde 80-90k çıkabiliriz maksimum. nakit de 1 milyon buluştururuz.
sizce yatırımlık 1+1 mi almalıyız yoksa oturmalık mı? 1+1 alsak kolayca öderiz gibi ama oturmalık ev çok pahalı, 15 milyon filan buralarda evler. ödeyemeyiz.

2+1 alsak sığar mıyız bilmiyorum büyük eve alışınca insana küçük gelir herhalde. ki onlar da pahalı.
biz ev alamayacak mıyız ya niye pahalı bu evler :(
0
yenibirgüzelnick
(26.01.26)
ben olsam iyi ya da kötü demez oturabileceğim bir evi alırdım.
kendim kirada iken yatırımlık ev almazdım.
+6
elorelia
(26.01.26)
2+1 alıyorsun
Konfor alanını belirli bir süre kısıtlıyorsun
Kredi bitince evi satıp tekrar kredi çekip daha büyük bir ev alıyorsun
Bu durumda 1+1 alma bence.
+4
ebeş
(26.01.26)
Benzer durumdayız. Evim net 130 m2, lokasyonu daha kötü 70m2 evlere bakıyorum. Elin pis evinde oturacağıma kendi evimde oturmak daha makul geldi. İlhamım da 45m2 evde yaşayan bir karı-kocanın instagram videosu oldu. Depolama alanlarını tavana kadar dolaplarla hem modern hem kullanışlı yapmışlar, kendi evini istediği gibi çarpar böler insan diye düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(26.01.26)
(2)

Yataş Somni & Deep baza-başlığını kullanan var mı?

santimantal
Görüntü olarak hoşuma gitti.Almak istiyorum.Ancak bazı kullanıcı yorumlarından dolayı emin olamadım.Kullanan ya da bire bir gören varsa yorumlarını rica ediyorum.https://www.yatasbedding.com.tr/tr/somni-deep-2-li-set-p-13735019
Görüntü olarak hoşuma gitti.
Almak istiyorum.
Ancak bazı kullanıcı yorumlarından dolayı emin olamadım.

Kullanan ya da bire bir gören varsa yorumlarını rica ediyorum.
www.yatasbedding.com.tr
0
santimantal
(26.01.26)
geçen hafta dolaştık yataş mağazalarını. bu modeli görmedim.

kadife temizlik açısından zor olabilir. kılı tüyü daha kolay tutar. bir de kumaşın silindiği açıya göre kumaş alalı beleli olabilir, tam anlatamadım bu kısmı ama neyse.

fikir olarak soruyorsanız bence çirkin bu arada. hem model olarak hem de kumaştan kaybediyor. ben olsam keten seçerdim.

bir diğer sorun ayak yüksekliği 7,5 cm. robot süpürge girmeyebilir. normal süpürge ile de temizlenemeyebilir altı.
0
elorelia
(26.01.26)
ben bu kumaştan karton renginden var farklı firmanın silmesi sorun yapmadı iz bırakmıyor, sağlam, sırtını yaslıyorsun kaymıyor.
çirkin olarak adlandırılması üzdü, ben bir falsosunu görmedim.

robot kullanıyorsanız kesinlikle ayaklarını değiştirin, sanırım bu ayaklar standard geliyor hepsinde. değiştirilebilir bir ayak olduğundan emin olur. benim baza ayaklarım değişmiyor mesela:/

birde 90 değilde 100 cm tercih edin kesinlikle konfor arttırıyor. hatta yer varsa 2 kişilik yatak al
0
eja
(26.01.26)
(4)

Hangi marka kolajen almalı?

michael harddd
Diz ağrısı için almak istiyorum. Çok fazla marka var ve fiyatlar da çok değişiyor. En güvenilir markalar hangileri?
Diz ağrısı için almak istiyorum. Çok fazla marka var ve fiyatlar da çok değişiyor. En güvenilir markalar hangileri?
0
michael harddd
(26.01.26)
aynı sıkıntılar için araştırma yapmıştım. asıl videoyu bulamadım ama kolojen takviyeli ilaçların tamamen ticari bir sahtekarlık olduğu söyleniyordu.
www.youtube.com
0
ground
(26.01.26)
diz için annemde kullandı doktor önerisi ile kolojen (ismini bulamadım uzun zaman oldu) açıkçası hiç bir etki etmedi 3 ay kadar kullandık, ağrıyı dize enjekte edilen ilaç geçirdi, onuda 2-3 ayda bir düzenli oluyor falan %100 geçmedi
0
eja
(26.01.26)
kolajende tipler var. I-II-III-IV-V diye. bunlardan her tip kolajen iskelet yapisina katilmiyor. önce hangi tip kolajen kullanmaniz gerektigini bulacaksiniz.
ikinci olarak hayvansal olmasi önemli. ilk tercih balik kolajen, ikinci tercih sigir kolajen.
ücüncü olarak en az 6 ay süreyle kullanacaksiniz (bunu doktor demisti). 6 ayin sonunda anca ilk etkiyi yavas yavas görmeye basliyorsunuz.
dördüncü olarak kolajen c vitamini ile emilimi artan bir madde. c vitamini ile birlikte alacaksiniz.

eja'nin bahsettigi muhtemelen hyaluronic acid ignesi? horoz ibigi ignesi diye de geciyor. kireclenmenin ilk asamalarinda yardim ediyor ama hem tedavi etmiyor hem de bir süre sonra maalesef o da yetersiz kaliyor. uygulanirken sayet tam dogru yere uygulanmazsa da acidan gün boyu duvarlara tirmandiriyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.01.26)
dr can çiftçi'nin kolajen videosunu izlemenizi öneririm
+1
elorelia
(26.01.26)
(2)

Maaş promosyonunda devlet kurumu ve banka arasında danışıklı dövüş şüphesi varsa bu olay nasıl engellenebilir?

santimantal
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Ş
İstanbul Anadolu yakasında bir ilçede binlerce kişinin maaşı için ilçe bazında promosyon anlaşması yapılıyor ve diğer ilçeler dudak uçuklatan miktalarda verirken bu ilçede her seferinde kuş kadar paralara anlaşıyor banka.

Şike yapıldığına dair büyk şüpheler vardı ve memurlar arasında konuşuluyordu. Şimdi anlaşmanın 3 yılı dolmak üzere. Şikeyi ihtimalini engellemek için nasıl tedbirler alınabilir.
+1
santimantal
(23.01.26)
Sendikalar alakadar oluyor o konuyla. Eğer yetkili sendika yaygara koparmıyorsa, o zaman kim olsa şüphelenir.

Toplu halde sendikaya gidip, eğer bu promosyonlar bu şekilde sendikadan istifa edileceği söylenebilir, bir alt limit belirtilebilir. Sendikanın yetkisini kaybedeceği bir sayı bulmak çok iyi olur.

Diğer bir sendikayla da görüşülebilir bu konuda. Onlar yetkili olabilmek için kaç kişiye ihtiyaç duyduklarını biliyorlardır. En büyük 2. sendika şimdi hevesle bekliyor promosyon işinde çuvallamalarını.

EDİT: Bahsedilen yerin özel bir şirket değil bir kamu kurumu olduğu anlaşılıyor. Zaten yasal bir seçenekten değil, bir sahtekarlık şüphesinden bahsediliyor.

Şüphelenilen durum özetle şu; bir kurumun yöneticisi ya da yöneticilerinin bankaya “siz toplamda 100 lira yerine 90 lira ödemiş olun. 40 lirayı bize verin, 50 lirayı personele bölüştürün” demesi.
Yöneticilerin, personelin parasını iç etmesinden şüpheleniyor.
0
lazor
(23.01.26)
promosyonun işçiye ödenmesi için yasal bi zorunluluk yok diye biliyorum ben.
0
elorelia
(23.01.26)
(7)

hemşire şiddeti olayı

WithWorth
https://eksisozluk.com/5-gunluk-bebege-hemsirenin-siddet-uygulamasi--8066924bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)bir de hastahanenin ol
eksisozluk.com

bu olayı nasıl yorumluyorsunuz...

hastahanelerde ailenin tek bir milisaniye bile bebeği yalnız bırakmama gibi bir hakkı vs var mı ? çıkarılacak ders bu mu ? (yenidoğan skandalı ile birlikte de düşününce)

bir de hastahanenin olayı örtbas etme refleksi nedir ?
aileye haber vermeyen, "tadımız kaçmasın" deyip kamera kayıtlarını da silse silerdi.
0
WithWorth
(22.01.26)
Tutuklanma riskim olmadan yorum yapamıyorum..
0
suicides underground
(22.01.26)
ek yapabilir miyim?

videoyu izleyemedim ilk bir iki sn izledim kapattım. bebeği nasıl engelli bırakıyor? kafsasına darbe sonucu mu yoksa başka bir engel mi?

insanlığımızdan utanalım, nasıl bir döneme denk geldik!!
0
exlibris
(22.01.26)
insan yavrusu
diger canlilara göre
çok uzun zaman
bakim,koruma gerektiren
en akilli ve muhteşem bir canli,

fakat bu muhtesem canli
saglikli yetistirilmezse,
cevresindeki herseye
bir o kadar büyük zarar verebiliyor,

sağliksiz beslenme ile
sadece yeme icme olarak degil,

yazili,görsel,isitsel ;
tv-radyo ,netflix ,dizi,-film ,basin-yayin vs..
sahte egitim ile,
sahte ehliyet ile
sahte gida ile
sahte siyaset ile...

çözüm aşagidan yukari olmaz,
en baştan aşagi doğru olmali.
acı çekerek öğreneceğiz.
-4
designer
(22.01.26)
benim anlamadığım böyle şeylere tahammülün yok sabrın yok niye bu işi yapıyorsun. aynısı hasta bakıcılar, ana sınıfı öğretmenleri, bebek bakıcıları vbleri içinde geçerli.
bende çocuk sevmem içinde çocukların olduğu hiç bir işi yapmam.
madem o zaman git genel cerrahi hemşiresi ol yeni doğanda ne işin var.
iki hafif vurmayla, ittirmeyle nasıl engelli kalıyor onu anlayamadım.
0
my fault
(22.01.26)
doğum yaptıktan sonra bebeğimi alıp götürmüşlerdi hemşireler, nedense yanımda uyumuyordu hemşirelerin yanında duruyordu diğer bebeklerle (yani neden bunu yapıyorlar biri açıklayabilir mi?). mırın kırın etmiştim o sırada çocuğunu görmeye gelen eski eş de beni huysuzlukla suçlayıp defolup gitmişti. sinirlendim gece gece. gayet de haklıymışım işte kaçıncı örneğini görüyoruz.
0
deartheodosia
(22.01.26)
Birkaç ay öncenin haberi aslında bu. Olay üniversite hastanesinde oluyor. Bebek sağlıklı doğuyor. Bir hemşire bebeği hareketsiz buluyor. Sonra bacağında morluklar görüyor. Hastane
aileye bebeğin engelli doğduğunu söylüyor. Hastane yönetimi o arada olayı araştırmış, soruşturma başlatılmış. Aileye haber vermemişler. Aradan 3 yıl geçmiş, aileye tebligat gelmiş. Davadan ve bebeklerinin şiddet sonucu engelli kaldığından bu şekilde haberleri olmuş.

Bir özel hastaneden beklenen hareketler bunlar. Üniversite hastanesi bunu yapıyorsa...
Çocuk sahibi olmama kararım perçinlendi.
+1
gnosis
(22.01.26)
yoğun bakıma istediğiniz gibi girip çıkamıyorsunuz anne baba olarak. hatta emziremiyorsunuz bile. süt sağıp götürüyorsunuz vs. bebek toparlanınca belli saatlerde girip temas edebiliyorsunuz. yani bebeğim yoğun bakımda, 24 saat yanında durayım diyemiyorsunuz. zaten benim de başıma gelse bu hemşireler bebeğimi döver mi düşünmezdim ki. insanın aklına gelmez.
0
elorelia
(23.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(2)

bankaya gidip bana ne kadar konut kredisi verebilirsiniz diye öğrenebilir miyim?

ilgeru
evin durumundan bağımsız bunu öğrenebilir miyim? "eve ne kadar kredi çıkacağı" şu an 2. önceliğim çünkü bana maksimum kredi çıkıyorsa ona uygun evler bakmaya başlayacağım vermeyeceklerse hiç bakmayacağım. bunu öğrenmek istiyorum aslında. yoksa illa ev üzerinden mi gidilmeli? ev üzerinden nasıl gidil
evin durumundan bağımsız bunu öğrenebilir miyim? "eve ne kadar kredi çıkacağı" şu an 2. önceliğim çünkü bana maksimum kredi çıkıyorsa ona uygun evler bakmaya başlayacağım vermeyeceklerse hiç bakmayacağım. bunu öğrenmek istiyorum aslında.

yoksa illa ev üzerinden mi gidilmeli? ev üzerinden nasıl gidiliyor onu da bilmiyorum. daha önce hiç konut kredisi vs işlerine girmemiştim.
0
ilgeru
(21.01.26)
bankaya gidip görüşebilirsiniz. 2 sene önce o şekilde başvurduk biz iş bankasına, tapu vs vermeden. eşimin maaş bankasıydı. çekmek istediğimiz tutar aşağı yukarı belliydi. eşim gidip başvuru yaptı, bana şu kadar tl, vade şu olacak şekilde konut kredisi verir misiniz diye. maaş bordrosu vs verdi. genel merkezden onay geldik. sonrasında evi bulup tapu ile tekrar başvuru yaptık.
+1
elorelia
(21.01.26)
Maalesef “eve bağlı olmadan ne kadar kredi çıkar?” sorusunun net cevabı yok, çünkü bankalar kredi verirken gelir, kredi notu, borçluluk gibi kriterlere bakıyor. Yani önce senin finansal profilin değerlendirilir, ev fiyatı sonra devreye girer.

Yine de konut kredisi faiz oranlarına (git: teklifimgelsin.com ) bakarak gelirine göre yaklaşık bir hesap yapabilirsin. En doğru ve net sonuç için ise bankadan kredi ön onayı almak gerekiyor; o zaman sana maksimum ne kadar kredi çıkacağını görürsün ve ona göre ev aramaya başlayabilirsin.
0
Ala123
(21.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(13)

Nereye gidilir?

anatomik
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu me
2-3 günlük bir kaçamak için en mantıklı nereye gidilir çok para harcamadan?
Uludağ, Kayseri vs. olmuyor, kayak tatili olmuyor yani.
Antalya desek denize girmedikten sonra neden gidiyoruz diyor hatun kişi.
Karadeniz vs. olabilir ama yollar ne durumda bilmiyoruz (araba var, SUV). Yollar iyiyse bile şu mevsimde karadenizde ne yapılır onu da bilemedik.
Aşırı soğuk olmayan, mümkünse güney taraflarında, tarihi yerlerini gezip görebileceğimiz nerelere gidilir?
0
anatomik
(20.01.26)
Gelibolu Tarihi Alanları; soğuk olabilir ama Alan Başkanlığı çok güzel gezi güzergahları yapmış; iyi vakit geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Yakındaki Assos ve Troya'ya da uğranabilir.
0
lil siztah
(20.01.26)
antalyanın güzel tarihi yerleri var. soğuk olmayan bi antalya tarafı vardır heralde.
kıbrıs olabilir. baktım orası da soğuk. şu mevsimde trde soğuk olmayan bi yer yok.
0
jelly bear
(20.01.26)
Hemen şimdi planlamıyorsanız Kapadokya güzel bir tavsiye (1.5-2 ay sonra için özellikle). 3 gün için ideal olduğu söyleniyor. Ben de bu yaz için plan yapıyorum oraları görmeye.
0
alice in potatoland
(20.01.26)
hangi şehirdesiniz? o bilgi önemli bak.

soğuk olmasın demişsiniz ama tekirdağdaki şarap evlerine kaçabilirsiniz. şarap seviyorsanız gidin 2 gün falan geçirin. şarap tadımı, mahzen gezimi, mantar turu derken zaman geçiyor bir şekilde. şarap sevmek önemli bu öneri için.
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Birimiz Ankarada birimiz İstanbulda. O yüzden nereye gidileceği uzaklık olarak çok önemli değil, bir şekilde ayarlayıp gideceğiz.
0
🌸anatomik
(20.01.26)
Nisan olsa ya da en fazla mart güneye inmenin bi manası olabilirdi. Şuan yok. Rüzgarlı ve tatsız olur. Kış için dizayn edilmemiş tatil yöreleri öpölü mevsim. Onun yerine soğuğu göze alıp sıcak şarap, şömine keyfi filan arardım ben olsam. Bence kapadokya güzel seçenek.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
Afyonda termal otele. Etrafta gezilecek yerler de var.
Aforia termal oteli tavsiye ederim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(21.01.26)
aydın denizli bile bu kış ortalamaya göre daha soğuk. antalya harici gezmek üşütür.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
havayı kestiremiyorum ama mardin düşünebilirsiniz.
0
elorelia
(21.01.26)
kış mevsiminde azıcık sıcak yerlere gitmeyi deneyin çok daha iyi olur
0
Ala123
(21.01.26)
Zamandan kazanmak için tam orta noktanız olması lazım Bursa en iyi seçenek bence. Hem müzeler hem yeme içme hem termal otel, masaj, spa hem de 1 gün teleferikle Uludağ yapabilirsiniz.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
altınoluk güre hattuşa termal tesisler.
0
gercekdunya
(21.01.26)
Yılbaşı haftası kıbrıs'ta tarihi yerleri gezdik . Hava genelde güneşli ve ılıktı. Kıbrıs hiç istanbul ankara gibi soğuk olmaz , tavsiye ederim .
kapalımaraş , salamis harabeleri , karpaz , gazimagusa vs görülmesi gereken güzel yerler var.
0
devilone
(21.01.26)
(2)

hastalık pinpon topu gibi bulaşıp durmaz dimi?

yenibirgüzelnick
evde 3 kişiyiz sırayla hasta olduk. ilk oğlum olmuştu ve iyileşeli 1 hafta oluyor. eşim de yeni hasta oldu. eşimden tekrar oğluma bulaşmaz dimi? yani bence de bulaşmaz ama tedirgin oldum sonsuz döngü şeklinde hasta mı olacağız diye? influenza a :(
evde 3 kişiyiz sırayla hasta olduk. ilk oğlum olmuştu ve iyileşeli 1 hafta oluyor. eşim de yeni hasta oldu. eşimden tekrar oğluma bulaşmaz dimi? yani bence de bulaşmaz ama tedirgin oldum sonsuz döngü şeklinde hasta mı olacağız diye?

influenza a :(
0
yenibirgüzelnick
(20.01.26)
yok bağışıklık kazanmışsınızdır. bi aşamadan sonra bulaşıcılık da geçer
+1
jelly bear
(20.01.26)
aynı virüs olduğuna eminseniz bu kadar kısa süre içinde tekrar çocuğunuz hasta olmaz. ama farklı bir türünü getirdiyseniz (iş yerinden vs) hasta olabilir olabilir. ya da bağışıklık sistemi güçsüz durumda, toparlanma evresinde olduğu için kapalı bir ortama girdiyseniz, avm gibi, oralardan yeni virüsleri kolayca bünyeye çekebilirsiniz.

çocuk okula gidiyor mu? gidiyorsa bu hastalık döngüsü senaryosu yaşanıyor maalesef. birer hafta arayla üçüncü hastalık dönemimizi yaşıyoruz biz şu an mesela. bir hafta iyi, bir hafta hastalık.

bir önceki hastalığımız influenza a.
0
elorelia
(20.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(17)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(3)

Korona mı grip mi?

yurtsuz john
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum. Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
Dünden beri yorgan döşek yatıyorum.

Boğazımın içi kaşınıyor. Devamlı öksürüyorum. Ateşim var, titriyorum. Burnumun içi yanıyor. Müthiş halsizlik var.

Kara vebaya mı yakalandık ne bu ya :(
0
yurtsuz john
(14.01.26)
Influenza A turkiye geneli yaygin su ara. Ilk 2 gunde gidip ilac alirsan gecebilir. Yoksa min 1 hafta.

Ins duyuruda aktif dr yoktur tum bilgilerimi sattim
0
üğpoıuy
(14.01.26)
ofiste arkadaşlar sırayla pozitif çıktı ama hepsine infuenza a ve b testleri yapıldı. farkını bilmiyorum. yani bu aralar çok yaygın, çocuğu olan arkadaşlarımın da çocukları pozitif çıktı hep.

gidip bir test mi yaptırsanız ya, çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(14.01.26)
influenza a oldum. belirtiler birebir benziyor. ilacı da var bu hastalığın. reçetesiz alınabiliyor. ama influenza a değilseniz boşa kullanmış olursunuz. özelde pcr testiyle öğrendik biz. devlette yapmıyolar sanırım test filan.
0
elorelia
(15.01.26)
(9)

Lazımlık seçimi kriterleri

michael_knight
Selamlar,2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım. Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok. Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereke
Selamlar,
2,5 yaş oğlum için lazımlık alacağım.
Henüz eğitime başlamıyoruz ama artık yavaş yavaş lazımlığa oturmaya başlasın diye düşündüm. Acele edip onu strese sokmak istemiyorum, acelemiz yok.

Şu ürünü seçtim. Bunda bir yanlış görüyor musunuz?
Önermek isteyeceğiniz bir ürün veya dikkat etmem gereken bir detay var mı?

i5.walmartimages.com
0
michael_knight
(14.01.26)
benzeri bir lazımlığı oğlum kullanıyor, sifon sesini seviyor. ama biz lazımlık almaya birlikte gitmiştik heveslensin diye. bir bebek mağazasında otur bakalım çiş yapıyor gibi yap iyi oldu mu diye denetmiştik tek tek. belki böyle bir şey yapmayı düşünebilirsiniz.
+1
ansya
(14.01.26)
hem lazımlıktan klozete geçiş zor oluyor hem de hijyenik sebeplerden dolayı lazımlık yerine klozet adaptörü daha çok öneriliyor
+1
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
@ansya bir yere oturup çiş kaka yapıldığını bilmiyor olabilir. Henüz 10-15 kelime dışında pek konuşmuyor da. O yüzden birlikte seçemeyiz gibi geldi bana. Bir de çocuk bu. Oyuncak seç dediğimizde seçmiyor ki. Hepsini istiyor :)

@yenibirgüzelnick biz tuvaletteyken heveslenip o da oturur ve alışır diye düşünmüştüm. İşin o kısmını da biliyor musun?
0
🌸michael_knight
(14.01.26)
tuvalet kitapları okumaya başlamak da faydalı olabilir o zaman ama tabii siz bilirsiniz. kendi tecrübemizden öneride bulunmak istemiştim. seçtiğiniz lazımlık güzel, güle güle kullanın.
0
ansya
(14.01.26)
Yalnız bu küçük gibi. Bizde de var. Belkide bizdeki küçüktür, başka boyları var mı bilmiyorum. Pipi dışarıda kalıyor gibi oluyor. Çiş dışarı çıkacakmış gibi. Şüpheli konuşuyorum çünkü bizde şu anda sadece oturtmaya alistiriyoruz.
+1
etna
(14.01.26)
İkea lazımlığına ve adaptörüne bakın. Montesorri tuvalet eğitimde önerilenler onlar.
+3
kullanıcıadımbuolsun
(14.01.26)
@etna dolu markasının xl versiyonu var
0
iustitia omnibus
(14.01.26)
ben de ikea yı öneriyorum. Lockig ve tossig iki tane ürünleri var. bir süre sonra lockigi bırakıp tossige geçiliyor. Ayrıca lazımlık haricinde buna yönelik çocuk kitapları var.

Biz şu ikisini okumuştuk. Gerçekten çok fayda sağlıyorlar.
Leyla Koş Tuvalete
Teo'nun Kaka Kitabı
+2
nuevo
(14.01.26)
kesinlikle klozet adaptörü öneririm. ben de lazımlık almıştım. ama bu sefer baktım sürekli yine çiş kaka temizliyorum, ne anladım bu işten. hemen kaldırdım, klozette kakalara bay bay demeye başladık. bazı çocuklar lazımlıktan klozete geçmekte sorun yaşıyor uzun süre kullanırsa. ya da lazımlıkla peşinde dolanmanızı, yine olduğu yerde yapmayı filan isteyebilir. o yüzden direkt adaptör bence.
+1
elorelia
(15.01.26)
(9)

Kedi aşıları

hunharca ben
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
Evde tek başına sağlıklı ve kaliteli beslenen kedinize; lösemi ya da herhangi bir aşı / aşıları rutin olarak yaptırıyor musunuz?
0
hunharca ben
(12.01.26)
Veterinerin önerisi tüm aşıları yaptırıyorum. Karma yapıldı. Parazit ve kuduz aşıları evde olsa da düzenli yapılıyor. Lösemi ya da başka bir şeye gerek duymadı.
+1
strawberry first
(12.01.26)
evet yaptırıyoruz, yıllar önce dışardan içeriye taşınan virüsler sebebiyle bir kedimi kaybetmiştim malesef, veteriner bu aşılara gerek yok dediği için ve buna inanıp başka bir araştırma yapmadığım için.
0
amelie poulain
(12.01.26)
zorunlu giderlerimden sonra maaşımdan geriye bir şey kalmadığı için yaptıramıyorum. :') anca iç-dış parazitlerine yetişebilmeye çalışıyorum
0
art cat chocolate
(12.01.26)
ilk gittiğim veteriner losemi için yapalım demişti, bilinçlenince bulduğum veteriner çok çok düşük bir risk bulaşması demişti kedi dışarıya çıkmıyorsa.(dışardaki kedilerle haşır neşir olmuyorsan, gelince kıyafetlerini çıkartıyorsan) bende yaptırmadım.
karma yaptırıyorum, parazitlerini 3-4 ayda 1 yaptırıyorum kuduz zaten zorunlu.

ben karmaya bile hale şüpheliyimde işte bişi olursa diye onu yaptırıyorum.
0
eja
(12.01.26)
10 yaşını geçen kedimize sadece iç-dış parazit (ense damlası) ve kuduz aşısı yaptırıyoruz. 9-10 yaşına kadar rutin aşıları eksiksiz, sonra veteriner de diğerlerine gerek yok dedi. Kedi yaşlandıkça aşılar sorun çıkarmaya başlayabiliyor, bir arkadaşımızın kedisi aşı yerlerinde oluşan kötü huylu tümörler yüzünden ameliyat oldu, kemoterapi gördü. Böyle şeyler de tedirgin ediyor biraz.
luckypet.com.tr
www.sirinvet.com

5 yaşındaki kedimize bir yıldan fazladır aşı falan yaptıramıyoruz çünkü kedi değil panter beslediğimizden veterinere götüremiyoruz, evden çıkmadığı ve diğer kedinin aşıları eksiksiz olduğu için çok sallamıyoruz. Bir tek ense damlasını evde kendimiz yapıyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(12.01.26)
Zorunlu aşılar haricinde yıllardır yaptırmıyorum. Tahılsız, %98 hayvansal proteinli mama ile besleniyor ( alerjisi olduğu için), dışarıyla herhangi bir teması yok. Parası falan hiç dert değil ancak birkaç farklı veteriner arkadaşımdan da aldığım görüş sonucunda düzneli aşıya gerek görmüyorum.

Elbette bu kediden kediye değişir. Benimki sokak kedisi, dolayısıyla zaten genetik olarak büyük bir doğal seçilimden geliyor ve oldukça güçlü. Ancak özellikle cins kediler çok daha hassas ve kırılgan olabiliyor. Onlar durumu farklı değerlendirebilir.
0
thracia
(12.01.26)
Bizimki 2 yaşında, kuduz zorunlu zaten yılda 1 defa oluyor. 1 yaşından önce 2 doz karma 2 doz da lösemi olmuştu. 2 yaşında 1 doz karma aşı oldu hatırlatma dozu. İç dış parazit için de ense damlası yapılıyor ama bayadır yaptıramadım işten güçten. Bu hafta yapıtıracağım. Löseminin de hatırlatma dozu yapılması gerekiyormuş sanırım onu da yaptırıcaz.
0
Sadece soruyorum
(12.01.26)
lösemi hiç yaptırmadık. kuduz ve karma vaktinde yaptırıyoruz. bence kuduz yaptırmak da saçma çünkü evden çıkmayan bir kedi bizimki. iç dış ise 3 ayı geçiyor aralığı.
+1
elorelia
(12.01.26)
Kediniz 2 yaşından büyükse hiçbir şeye gerek yok.

Kuduz ne la? Vaka yok Anadolu'da

2 den küçükse gençlik aşısı

İç dış parazite de gerek yok

Yılda bir defa enseden iç dış olanı damlatın bitti gitti ona da gerek yok ya neyse
-4
topkapiaksaray
(12.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(7)

taşınma- nakliyecilerin paketlemesi

gobekliraki
böyle firmalar var değil mi? ben evde hiçbişeye dokunmayayım, gelsinler ne var ne yok paketlesinler istiyorum.
böyle firmalar var değil mi? ben evde hiçbişeye dokunmayayım, gelsinler ne var ne yok paketlesinler istiyorum.
0
gobekliraki
(09.01.26)
var tabii ki. parası da o yönde.
+1
jelly bear
(09.01.26)
@jelly baya baya her şey ama dimi? kıyafet vs. dahil?
0
🌸gobekliraki
(09.01.26)
evet
+1
jelly bear
(09.01.26)
Benim ve arkadaşlarımın hepsini defalarca taşıyan bir nakliye firması var . dediğiniz gibi bir şeye ellemiyoruz kendileri büyük kutularla ve askılarla geliyorlar . dolapta askıdaki kıyafetler buruşmuyor bile . tekerlekli askılı bir düzenekleri var ona asıp fermuarını çekiyorlar . temiz temiz yeni evdeki dolabı montaj yaptıktan sonra içine geri asıyorlar hatta .
mutfak ve banyo dolapları da aynı , sadece mutfak eşyalarını biz yerleştirmiştik taşınırken
piyasaya göre çok pahallı değiller

görüşmek isterseniz Hakan bey : Reisoğlu Evden Eve
+90 532 054 04 45
+1
devilone
(09.01.26)
sadece özel eşyalarınızı, parayı falan yanınıza alıyorsunuz. geri kalan her şeyi, buzdolabındaki ağzı açık yiyeceklere kadar paketleyip getiriyorlar.
+2
kibritsuyu
(09.01.26)
takı, altın, para gibi kıymetli eşyalarınız hariç.
avizeleriniz vs varsa sökerler, ancak yeni evde takmazlar.
mobilyalarınız demonte edilir, yeni evde yeniden montajlanır,
perdeleriniz sökülür, ama yeni evde takılmaz.
eşyalarınız yeni evde ilgili odalara bırakılır ancak kolileri almayacaklarsa açmazlar.
kıyafetlerinizin dolapta askıda taşınacağını söylerler ama bizde kolileyip geçtiler.

ama genel olarak evet her şey dahil. üç sene önce protrans ile taşındık.
eksisozluk.com
+1
elorelia
(09.01.26)
parasını verirsen her şeyi yaparlar. dünyada para karşılığı her türlü hizmet vardır.
+3
jelly bear
(09.01.26)
(7)

cocuklara hediye

solenkol
7 ve 12 yasında kuzenimin kız cocukları icin hediye bakıyoruz ama aklımıza bir sey gelmiyor. Nelerden hoslanırlar bu yas grupları? bize gelcekler 1-2günlüğüne ufak bir hediye alalım mutlu olurlar.
7 ve 12 yasında kuzenimin kız cocukları icin hediye bakıyoruz ama aklımıza bir sey gelmiyor. Nelerden hoslanırlar bu yas grupları? bize gelcekler 1-2günlüğüne ufak bir hediye alalım mutlu olurlar.
0
solenkol
(08.01.26)
lego olabilir
0
elorelia
(08.01.26)
yaşlarına uygun bir kutu oyunu alabilirsiniz. hep beraber de oynayabilirsiniz.

edit: monopoly'den çok carcassonne ve ticket to ride öneririm. da vinci veya goblinden (online veya dükkandan) güvenerek alabilirsiniz.
0
eileengray
(08.01.26)
çocuklar ve aileleri nasıl?

muhafazakar bir aile mi?
seküler bir aile mi?
eğitime önem verilen bir aile mi?
çocuklar baya çocuk gibi mi, yoksa ergen gibi mi tavırları giyimleri?
ilgilendikleri bir sanat/spor var mı?

---
ben 7 yaşımdayken barbielere takıktım. 12 iken o tarz şeyleri bebek işi görüyordum. daha böyle cool olsun istiyordum her şeyim. giyimim tamamen değişmişti.

her yaşta monopoly oynamayı severdim, hala seviyorum (29 oldum)

uzaktan kumandalı arabaları da seviyordum.

yürüyen kedim vardı 7 iken.

LEGO çok iyi olur aslında. orada hep beraber yaparsınız.
lego.tr
lego.tr
lego.tr
lego.tr
lego.tr

www.toyzzshop.com

şu oyuncağı baya çocukluğumdan beri istiyorum, hiç nasip olmadı :d ve uzaktan kumanalı arabam da hiç olmadı. erkek kardeşime aldılar o da bana oynatmadı :')

hala kendime ucuz yollu peluşlar alırım yılda 1-2
0
art cat chocolate
(08.01.26)
Puzzle olabilir
0
üğpoıuy
(08.01.26)
sevdikleri karakterlerin anime vs. peluş oyuncağı
0
gabe h coud
(08.01.26)
Hocam oyuncakcilara gidince oyuncaklarin üzerinde cok net yaş araliklari oldugunu goreceksiniz.
Tavsiyem o yas araliklarina uyun. Secimizini uygun yas araligi kumesinden yapin.
0
WithWorth
(08.01.26)
bütçeniz ne?
0
efx
(08.01.26)
(5)

Bu ne hastalığı ve ne zaman geçer?

Bartebly
Merhaba Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı
Merhaba
Yaklaşık 4 gün önce belimde ve bacaklarımda halsizlik ve sizi ile başladı. Zaten regl donemim yaklaşıyor diye her zamanki agridir diye düşündüm. Ancak ağrı reglin bel ve sırt ağrısından farklı olup hani agir soğuk algınlığı geçirdikten sonra vucudumunuz her zerresi ağırır ya oyle bir ağrıydı. Dün artık bu agri göz bebeklerime parmak uçlarıma ayak tabanlarıma kadar ulaştı. Üzerine regl de olunca katmerlendi. Agri kesiciler regl kanamalarını azalttigi ve süreyi kısalttiğı için almak istemiyorum. İbucold alıyorum Ancak ne burun akıntısı ne öksürük nezle vs yok bende. Sadece burun tıkanıklığı var ama onu da alerjime verdim. Dolayısıyla bu yaşadığım tüm vücudumu mahveden şiddetli ağrı ne diye düşünüyorum? Yaklaşık 10 gün önce bir yürüyüşte fena soğuk yemiştim ama şimdi mi baş gösterir bu? Son 1 haftadir da çalıştığım kütüphane biraz soğuktu ama bunlari yaşatacak kadar değildi sanki?

Bu ne ağrısı neyden kaynaklı sizce? Ilac harici neyle geçer sizce?
-1
Bartebly
(08.01.26)
her üşüttüğümüzde çocukluktan beri böyle olur bu.

kombiyi fulle ev sıcak olsun. aferin iç ve ardından 2 battaniye artı yorgan ile hemen uyu. uyandığında düzelir.

geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(08.01.26)
ateş var mı? influenza a olabilir. o da şiddetli vücut ağrısı yapabiliyor.
0
elorelia
(08.01.26)
Ben dahil etrafımda 2 kişide benzer şikayet var. Önce belimin sağında başladı, sonra sol omuz/göğüs gölgesine vurdu. Şimdi de sol arkam ağrıyor sırtım ama yok böyle bişey. Yürürken bile sızlıyor, öksürünce canım çıkacak gibi oluyor. Ama sıfır ateş sıfır halsizlik.
0
gobekliraki
(08.01.26)
@elorelia ateş yok.
0
🌸Bartebly
(08.01.26)
covid olmasın? o da böyle bel ağrısı ile başlayıp tüm vücuda yayılıyordu. şiddetli ağrı vardı ama grip gibi burnun da akmıyodu. tat koku var mı peki sizde?
0
Sadece soruyorum
(08.01.26)
(8)

Anne - Baba 0-6 yaş çocuğa hiç birsurette bağırmamalı mı sizce? (Çocuk sahibi anne babalara önemli soru)

psmstc
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı. şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de
iki gün evvel 27 aylık küçük çocuğum bir konuda ben yapma dememe rağmen gözümün içine bakarak yapmaya devam etti bir uyardım, iki uyardım. hala devam edince üçüncüde bağırdım kükredim. ağladı.

şimdi dün sinir krizleri başladı daha önce hiç bu derece yerlere yatma derecesinde olmamıştı böyle. Avm'de 1 saat sinir krizleri yaşadı yerlere yattı. Bu arada o sinir krizinin sebebi de eşim çok istediği çikolatayı bilerek evde var dedi ve almadı.

Bana göre ise ; Benim o tepkim dolayısıyla mı bu sinir krizleri başladı bu durum diye içim içimi yiyor. :( ve çok üzgünüm.

Dün sabah biz işe giderken annesine el sallıyor. Ben el sallıyorum bay bay yapıyorum ve beni görmezden geliyor :((((

Eşim de diyorki bu 2-3 yaş sinir krizleri normal diyor. Ama ben tepkime yoruyorum bu durumu.

Ne dersiniz? Lütfen tecrübe ve deneyimlerinizle bana bir kılavuz olursanız çok sevinirim...


Şimdiden çok teşekkürler..............

Dipnot: Ben babayım bu arada.
+1
psmstc
(06.01.26)
Abi yapmayın gözünüzü seveyim. Bizim anamız babamız gavur tohumu diyerek döverdi bizi, maksimum 10 dakka sonra gider kucağına çıkardık yine. Tamam illa bilinçaltın bir şeyler bırakmıştır bizde de bunlar ama bu kadar da hassas değil bu dengeler. Doğru olan tabi ki bağırmamaktır ama bi bağırdık diye hiçbir çocuk da arıza moduna geçmez.
0
anatomik
(06.01.26)
bu yaşlarda sinir krizleri olur. Fazla büyütmenize gerek olduğunu düşünmüyorum.

Öncelikle bağırmamak en iyisi. Ama tabiki hepimiz insanız bazen insanın sabrı taşıyor. Ama durumları telafi etmek lazım. Yani bir daha böyle bir durum olursa sakinleştikten sonra çocuğunuzla konuşun gerekirse özür dileyin.

2 yaşından sonra çocuklar hayır kavramını yeni öğreniyorlar. yani sizin birşeye dediğiniz hayırın ne anlama geldiğini bile yeni keşfediyor çocuk. o yüzden daha sabırlı olmaya çalışın. bakmayın böyle dediğime benim de 3 yaşında kızım var benim de dayanamayıp bağırdıklarım oluyor. ama telafi etmesini bilmeniz gerekir.

yaşadığınız durumu çok da kafaya takmayın bunlar ufak şeyler.
+1
nuevo
(06.01.26)
5 yaşına girecek kızım var ben de babayım. elimizden geldiğince eşimde ben de bağırmamaya çalışıyoruz. ancak hayatın sıkışmışlığı, kendi tahammülsüzlüğümüz, sorunlarla başa çıkamamız sebebiyle bağırdığımız oluyor. okumadığımız kitap kalmadı ama reelde kitaptaki gibi olmuyor. işin doğrusu bağırmadan çözmek ama biz başaramadık. daha çocuk 27 aylık, büyüdükçe ben merkezcil oldukça daha da sizi sinirlendirecek siz de bağıracaksınız. önemli olan bunu rutinleştirip normalleştirmemek. 2 3 yaş krizi zor bir dönem.
0
mikahakkinen
(06.01.26)
benim çocuğum yok ama ilerde istediğim için instagramda çocuk gelişimi ile ilgili bilgi videoları yapan psikologları takip ediyorum. anladığım kadarıyla hatasız ebeveynlik diye bir şey yoktur ama hatasını telafi etmeyen ebeveyn vardır. mesela bağırdıktan bir süre sonra herkes sakinleşince gidip sarılıp gözlerinin içine bakıp onun duygusunu anladığınızı, çikolatayı ne kadar istediğini bildiğinizi, ama almamızın mümkün olmadığını basit birkaç kelime ile anlatıp daha sonra "bazen babalar da sinirli olabilir bağırabilir" ama yaptığım doğru değildi sana bağırmamalıydım diye hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyormuş.

sinir krizleri aslında onun kendini fark ettirme çabası. sinir krizi anında konuşmaya çalışmak yanlışmış çünkü beyni tamamen kapanıyormuş. kriz esnasında size ya da birine vuruyorsa elini tutup bana vuramazsn ama istersen yastığa vurabilirsin diye yönlendirmek gerekiyormuş. bazı çocuklar temas seviyor sarılarak sakinleşiyor bazı çoçuklar ise temasa aşırı duyarlı oluyormuş krizi büyütmemek için sizin çocuğunuz hangi şekilde sakınleşiyor onu gözlemlemeniz lazımmış. kriz bitti diyelim sarıldınız o zaman gözlerine bakıp duygusunu ona yansıtmanız gerekmiş çünkü kendisi duygularını anlamlandıramıyormuş, mesela "çok üzgün olduğunun farkındayım, sinirlisin görüyorum, çikolata yemek istediğini anlıyorum" gibi. sonra da onun seçim yapmasına imkan tanıyacak şeyler söylemeniz lazımmış mesela; "yemekten sonra önçe çikolatanı mı yemek istersin oyun oynamak mı?" gibi. yani çocğun o anki sinir krizini ağlama bağırma yerde sürünme diyerek durdurabileceğinizi sanmıyorum, dursa bile o an korktuğu için durur sizi dinlediği için değil, ve bu da aranızın daa kötü bozulmasına neden olur.

bir de geçen bir video izledim. 2-3 yaşlarında çocuğun önünde havuç ve salatalık koyuyolar. hangisi havuç dediğinde havucu seçiyor, hangisi salatalık dediğinde salatalığı seçiyor, sonra hangisi havuç değil dediğinde niye havucu seçiyor. çünkü olumsuz cümleleri henüz algılayamıyor. mesela o an sizin telefonunuzu yere fırlatıyor, siz de fırlatma diyorsunuz o sizi anlamıyor muhtemelen. olumlu cümle yapısı ile "telefonu bana ver kızım" "getir kızım" vs derseniz daha iyi olabilir.
0
Sadece soruyorum
(06.01.26)
Annemin fi tarihinde abime uyguladığı yöntemi anlatayım (nesil farkı falan dikkate alırsınız)
Abim bir mağazanın ortasında ağlayarak bir şey aldırmaya çalışıyor avazı çıktığı kadar bağırarak ve annem kesinlikle red ediyor ve onu orada bırakıp ayrılıyor (onu uzaktan görebileceği abimin onu göremeyeceği bir reyonun kenarına geçiyor) abim 5 dakika sonra annemin onu bıraktığını sanıp onu aramaya başlıyor ve hayatı boyunca bir daha bu davranışı tekrarlamıyor (terk edilme travması falan tetiklenir falan bilemem o size kalmış).
Bana küçükken arada "işe gidiyoruz gelirken almamızı istediğin bir şey var mı?" diye sorduklarında bile "uygunsa...." diye başlayarak cevap verirdim.
Ebeveynlerim dünyanın en iyisi değillermiştir muhtemelen ama hayatımda hiç benim veya abimin herkesin içinde bizim onlara ya da onların bize bağırdığını hatırlamam.
+1
bartholomew87
(06.01.26)
ay hayır tabi ki. bir kere bağırma ile çocuğun huyu değişmez. çocuğun huyunun değişeceği vardır. 2. yaş doğum gününü kutlarsınız ve ertesi gün bambaşka bi çocuk gelir karşınıza mesela. tüm anneler bunu bilir. gerçekten sanki gizli bi tuşuna basılmış gibi huyu değişiverir çocuğun. üzerinize alınmayın.

maalesef bağırmadan ebeveynlik yapmak benim açımdan imkansız. isteyen istediği kadar taşlayabilir. olmuyor yani. şimdi ben ona bağırıyorum, o bana bağırıyor. bizimki kronik mesela. benim tepkime karşı tepki geliştirdi çocuk diye düşünüyorum.

yani kendinizi suçlamayın. bir kereden bir şey olmaz. zaten bağırdıktan sonrası önemli. gidip kendinizi anlatmaya çalışacaksınız. (muhtemelen anlamayacak)
+1
elorelia
(06.01.26)
Hocam benim de sizle yaşıt kızım var. ben de bazen kendisine kızınca bağırıyorum. cam fanusda büyümedik hiç birimiz neticede. evlatlarımız da hayatta her tepkiye aşina olmalılar belli ölçülerde.

onun dışında geçenlerde gördüğüm bir anektod çok hoşuma gitti size de bahsedeyim.
"çocukları etkileyen ve üzen şeyin onlara bağırıp kızmak değil sonrasında onları tekrar kucaklamamak olduğuna yönelik bir bilgiydi. yani kızıp kendisine tepki gösterdikten sonra küçük bir ara verip kendisine sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu bahsetmek gerekiyormuş. kızıp bağırıp sonra dönüp arkamızı gidersek olmuyormuş.
+2
bigcaptain
(06.01.26)
Sınır koymak için bağırmak zarardan çok fayda sağlayacağı kanaatindeyim.
zaten çocukların/bebeklerin ağlayarak bişeyler istemesinin sebebi ebeveynin bir süre sonra sussun diye istediklerini yaptıklarını öğrendikleri içindir.
-1
duyuruuser
(06.01.26)
(9)

Borcamda iyi kek yapmanın sırları neler?

Amaranta ursula
Arkadaşlar selamlar, Çok özenerek hazırladığım havuçlu, tarçınlı, cevizli keki önceden isittigim firinda, alt ust yanarken orta rafta 40dk kadar 180° pişirmeme rağmen üstü gayet iyi pişerken alti pişmedi. Üstelik fırında şiş olmasina rağmen çıkarınca söndü 5dkda. Nerede hata yaptım? Normalde metal t
Arkadaşlar selamlar,
Çok özenerek hazırladığım havuçlu, tarçınlı, cevizli keki önceden isittigim firinda, alt ust yanarken orta rafta 40dk kadar 180° pişirmeme rağmen üstü gayet iyi pişerken alti pişmedi. Üstelik fırında şiş olmasina rağmen çıkarınca söndü 5dkda. Nerede hata yaptım? Normalde metal tepside yaparım ama elimde borcam var şu an.

Hazırladığım harca üzüldüm,. Kek hamurunu kaşıklayıp yesem daha mutlu olurdum altını hamur görmektense.

Var mı öneriniz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(05.01.26)
Havuçlu keki borcamda hiç yapmadım, kelepçeli kalıp veya ters çevirilen çicek kalıplarda yaptım ama genel olarak dikkatimi çeken şey çok yavaş geç piştiği olmuştu. Bir de borcamda börek yaptığımda böreğin hamur kalmıştı. Ama ıslak keki hep borcamda yaparım onda sknti yaşamam.

Fırında şişmişse kek pişince fırından hemen çıkarmayin. Kapağını hafif açıp biraz beklettikten sonra çıkarmayı deneyin. Sıcak kek direkt soğuk ortama çıkınca sonebiliyor.
+1
egerbiryolcu
(05.01.26)
airfryer'da kek yapıyorum ve şahane oluyor. yeteri kadar kalırsa hiç içinin pişmemesi gibi bir durum olmuyor. airfryer'a bir çeşit fanlı fırın dersek, eğer fırını fan ayarı açıkken pişirirseniz iyi sonuç alırsınız diye düşünüyorum. ben de pişirme konularında tecrübesizim ama bu yöntemle ne kadar kek yaptıysam hepsi güzel oldu.
0
mungojerry
(06.01.26)
zamana veya üstüne bakarak çıkarmamak, periyodik olarak keke bıçak saplayıp bıçağın kuru çıkıp çıkmadığına bakmak... çıkarmadan önce bıçak sokup baksaydınız muhtemelen içinin yaş olduğunu anlardınız. bıçak kupkuru çıkana kadar pişecek.
0
robokot
(06.01.26)
@mungojerry,
ben de fırını fanlıda çalıştırmıştım.

@robokot çatal batırıp baktım nedense kuru geldi 2 seferde de. Ama çıkardıktan sonra alt kısmı az pişmiş hamur gibiydi böyle yoğun ama tam sıvı da değil.
0
🌸Amaranta ursula
(06.01.26)
ben hep borcamda yapıyorum, keki şeker yumurta iyi çırpıp önce beyaz sonra sarısı ve ununu ekledikten sonra katlama hareketi ile az karıştırmak fırınıda önceden ısıtmak lazım. borcam sağlıklı ya diğer hedeleri kullanmıyorum
0
eja
(06.01.26)
bildiğim kadarı ile kek fansız ayarda pişirilmeli. daha parçalı yiyecekler fanlı pişiriliyor diye biliyorum. bi komşum var mesela. bi keresine bizim evde kek yapareken pişirmeye 150 dereceden başladığını, bi süre sonra artırdığını söylemişti. ha bizimki borcam değil ama kalıptı, farkeder mi bilmem.
0
elorelia
(06.01.26)
genelde fırının en alt tepsisine koymak çözüm olabiliyor.

bir de dakika tutup çıkartmak daha iyi olur.
tariflerde örneğin 200 derece 20 dakika der ama sizin fırın 210 derece 25 dakikada pişirebilir.
0
duyuruuser
(06.01.26)
Camın ısı iletkenliği zayıf, o yüzden borcam, kek gibi hızlı ısınması gereken şeyleri pişirirken çok iyi olmuyor.

İlla borcam kullanacaksanız önce sadece alttan ısıtın, 10-12 dakika sonra alt üst açın. Fanlı ayar kullanıyorsanız da fırın sıcaklığını normalden 20 derece kadar aşağıda ayarlayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
Fırınınız ne marka bilmiyorum benzer sorunu farklı kalıplarda yaşadığım için yazıyorum.
Bi kek güzel olacaksa herhangi bi kalıpta yapsanız bile güzel olur.
Benim simens ankastre fırınım var bundan önce arçelik midi fırında harikalar yaratırken simens fırında yaptığım kek, börek, poğaça hepsinin üstü dediğiniz gibi yanıyordu.
Servis çağırdım fırın yeni ama yaptığım hiçbir şey istediğim gibi pişmiyor dedim.
Resmen utandım, adam kullanım kılavuzunu okumadınız mı? diye sordu, hayır dedim.
Kekin pişme sıralaması fırının içinde yazıyormuş alttan 2. Sıra, orta rafta değil.
Önceden ısıtılmış olması için örnek 200 derecede yapacaksanız 100 derecede ıstılmalıymış.
Alt üst ısıtmayı fan olana çevirirdim meğer iki tepsi ayarıymış o yüzden üstü yanıyormuş sadece üst alt çizgi olan kısımda ayarlamalıymışım. 30 yıllık kek yapan biri olarak naçizane tavsiyem keki 170 dereceden yüksekte pişirmeyin.
Çelik, granit, teflon, borcam, fırın tepsisi çeşit çeşit kaplarda kek yapıyorum o zamandan beri sorun yaşamadım.
Sorununuz fırın ayarıyla ilgili olabilir.
0
sana mi kaldim
(06.01.26)
(5)

12 aylık taahhüdün son ayında cep telefonu numaramızı taşırsak cayma bedeli alınıyor mu?

santimantal
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.Vodafone'da güzel bir kampanya var.Ama kampanyanın son günü bugün.Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.
12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.
Vodafone'da güzel bir kampanya var.
Ama kampanyanın son günü bugün.
Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
0
santimantal
(05.01.26)
Bitmesine kaç gün kalırsa onun bedelini alırlar.
0
kizil karga
(05.01.26)
Hayır son ay cayma bedeli ödemezsin. Başka türlü nasıl geçiş yapacağız zaten?
+3
lazor
(05.01.26)
Benim 31 ocakta bitiyordu taahhüdüm. Tam tersi şekilde Vodafone’dan Türk Telekom’a geçtim 2 ocakta. Taahhüt bozma bedeli 0 tl olarak görünüyor. Turk Telekom uygulamasinda var mı bilmiyorum ama Vodafone’da taahhüt bozma bedelini gösteriyor. 31 aralıkta bir aylık tutar görünürken 1 Ocak itibariyle o tutari göstermemeye başladı.
0
Murtazaaylak
(06.01.26)
hayır ödemezsin. son ay geçiş yapabilirsin.
0
gercekdunya
(06.01.26)
aynı şekilde son ay, taahhüt bitmesine iki hafta kala filan ttden vodafonea taşıdım cayma bedeli ödemedim. sadece paketinizdeki hakların tamamını kullandıysanız bişey ödüyormuşsunuz. yani atıyorum pakette 1000 dk 10 gb 250 sms var. hattı taşırken 10 gb tamamını kullanmış iseniz bi ücret çıkar demişlerdi müşteri hizmetlerinden.
0
elorelia
(06.01.26)
(10)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+3
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(4)

“Sizin evde kimse sikilmaz” ne demek?

maydanoz sararır nane kararır
Gecen gun ilk okuldaki cocugumun sinif arkadaslari eve geldi. Hepsi “bu evde asla canin sikilmiyordur” gibi seyler soylemisler.Gelen cocuklarin hepsinin aileleri zengin. Yani konunun maddi imkanlar, bilgisayar, telefon, oyuncak, oda vb. oldugunu sanmiyorum. Evde sira disi bir sey de yok. Neden boyle
Gecen gun ilk okuldaki cocugumun sinif arkadaslari eve geldi. Hepsi “bu evde asla canin sikilmiyordur” gibi seyler soylemisler.

Gelen cocuklarin hepsinin aileleri zengin. Yani konunun maddi imkanlar, bilgisayar, telefon, oyuncak, oda vb. oldugunu sanmiyorum. Evde sira disi bir sey de yok. Neden boyle demis olabilirler?
+3
maydanoz sararır nane kararır
(03.01.26)
Çocukların evde yaramazlık yapılmasına çok izin verilmez. Top oynamak, fazla ses çıkarmık vb gibi, siz laf etmeyip her şeye izin verdiydeniz ondan olabilir
+1
Rondak
(03.01.26)
Her şeye mudehale edilen evleri vardır. Kurallar, talimatlar vardır. Bu çocuklar gelen arkadaşlarına da mesela biz onu öyle yapmıyoruz, annem bunu istemiyor filan demek zorunda kaliyordur (belki). Ama sizin çocuğunuz arkadaşlarını uyarmamistir mesela. Çocuklara özgür ve güvenli hissettirmistir.
Ya da sizde çocuğunuza karşı öyle bir davranış gozlemlemedilerse iyi hissettirmistir. Eviniz aydınlıktır, eşyalar samimidir, renkler sıcaktır. Böyle şeyler olabilir. Bir şeyin pahalli olması, ender bulunmasi, tasarım olması vesaire sıkıcı olmasının önüne gecemiyor bence de.

Canım çocuklar.
+1
a perfect lie
(03.01.26)
ben dekorasyon ile alakalı olduğunu düşünüyorum. zevkli bir eviniz var demek ki.
0
Hallegadola
(05.01.26)
olayın sizin evinizle alakalı olduğunu düşünmüyorum. çocuklar başkalarının evinde olmayı çok seviyorlar. binada 4 daire çocuklu ve arkadaş. her çocuk bi başkasının evinde oyun oynamak istiyor. hatta onlara kalsa bi evden çıkıp başka bi eve gireceğiz ama kendi evimize girmeyeceğiz :D bizim eve geldiklerinde aaa annneee güneşin oyuncaklara baaakk, çok güzel diyorlar ve ki oyuncaklar genellikle ablamın eskileri filan.
0
elorelia
(05.01.26)
(4)

Doğum Paketi Ankara

teknik_er
Merhabalar, çok uzatmak vaktinizi almak istemiyorum. Öğrendik ki 6 haftalık bir bebeğimiz var mercimek büyüklüğünde :)Ankara'da özel hastaneden doğum paketi alalım dedik. Nasıldır nedir bilen , bu süreçten yakın zamanda geçenlerden bilgi alabilir miyim? Her türlü işime yarayacak bilgiye muhtacım. H
Merhabalar,
çok uzatmak vaktinizi almak istemiyorum. Öğrendik ki 6 haftalık bir bebeğimiz var mercimek büyüklüğünde :)

Ankara'da özel hastaneden doğum paketi alalım dedik. Nasıldır nedir bilen , bu süreçten yakın zamanda geçenlerden bilgi alabilir miyim? Her türlü işime yarayacak bilgiye muhtacım. Hastane tavsiyesi/ doktor tavsiyesi/genel tavsiyeler.

Evimiz Bağlıca tarafında, hastane olarak Lösante çok mu uzak kaçar?

Çok teşekkürler şimdiden
+1
teknik_er
(25.12.25)
Eşim muhtemelen gelip detaylı bilgi verir size ama ben o gelene kadar önden yazayım.
Bizim doğum MedicalPark Batıkent'te oldu Burcu Kara doktorumuzdu. Hala orada kendisi güncel paketin fiyatı 95Bin Tl imiş.

Bağlıca lokasyonu için Lösante ve Medical Park Batıkent eş uzaklıkta KM olarak fark etse de süre anlamında büyük bir kazancınız olmaz iki hastane arasında. Lösante'yi kızımızın kontrolleri için kullanıyoruz. Temiz ve güzel bir hastane. Medical Parktaki doktoru ben bir er kişisi olarak tavsiye ederim ama burada geçerli görüş yine eşime aittir tabii.

TSS üzerinden paket almakta süreç biraz daha karmaşıklaşıyor. Sizin için geç kalınmış olabilir zaten TSS konusu. Paket bence bu süreçte daha mantıklı.
0
kablelvuku
(25.12.25)
lösante uzak bağlıcaya biraz.

geçen bir arkadaşımla konuştuk güvende 110 bine anlaşmış.

başkenti bi araştırın derim
0
Hallegadola
(26.12.25)
Medical park yorumlarını okudum sizin cevabınızdan sonra, sorun yaşayanlar olmuş ama tabi yorumlara bakarak karar vermek ne derece doğrudur bilemedik.

TSS konusu sorun değil bütçemiz dahilinde paketlerin hepsi.
Lösante uzak ama trafik olmuyor çevre yolundan, belki de yanlış düşünüyorumdur.
Güven çayyolu olan mıdır?
0
🌸teknik_er
(26.12.25)
Bence hastane değil doktor araştırın. Ben doktoruma (burcu kısa) tavsiye üzerine gittim, eve de yakın diye medicalde kaldık. Ama kalabalık vs açısından Medicali sevmesem bile ikinci
bi doğum olayı olsa yine burcu hocam var diye Medicale giderdim. O sebeple en başta söylediğim bence önce doktoru bulun.

Doğum yapacağınız hastanede yenidoğan yoğun bakım ünitesi olup olmadığına bakın.

Gebelik olduktan sonra tssye doğum paketi ekletemiyorsunuz. Hepsinin bi bekleme süresi var. O konuyu umarım araştırmışsınızdır.

Sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim.
0
elorelia
(27.12.25)
(6)

Temizlik alışkanlıkları

egerbiryolcu
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanıKendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?Her
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanı

Kendi alışkanlıklariniz:
haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm.
Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?

Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?
Her gün yastık kılıfı değişmek gereksiz.
Bulaşıklarda çamasir suyu kullanmak abartı, gereksiz, aşırı titizlik...

Gibi gibi.

Sorma nedenim de: kendi aliskanliklarimiz bize doğru geliyordur fakat dışardan belki eksik bir rutinimiz vardır veya başkasında gördüğümüz gereksiz alışkanlıklar belki genel herkes için doğrudur, gereklidir.
0
egerbiryolcu
(24.12.25)
haftada iki gün süpürme (yetmiyor)
haftada bir nevresim değiştirme. nadiren yastık kılıfını hafta içi bir kere daha.
haftada bir toz alma ve yerleri silme. yerleri atlıyoruz bile bazen
pencereleri eve taşınırken silerim, bir daha silmem.
bulaşıkları makineye atarım. tahta kaşıklar ve iyi bıçaklarım hariç her şeyi makineye atarım. çok yapışmış kiri yoksa öncesinde temizlemeye uğraşmam, sudan geçirmem. yıkadığı kadar yıkar.
mutfak lavabosunun içini çamaşır suyu ile temizlerim çünkü sadece o görüntü olarak tertemiz yapıyor. normal deterjan görüntüyü kurtarsa orda da çamaşır suyu kullanmam. çamaşır suyunu sadece tuvalet temizliğinde kullanıyorum.
arada koltuk üstleri, yatakları süpürüyorum mesela. özellikle yataklardan minik minik tozlar çıkıyor.

yapmak isteyip yapamadıklarım;
imkanım olsa ayda bir perde yıkardım mesela. ama senede 2-3 defa ancak heralde şu an. perdelerin inanılmaz toz tuttuğuna ve pis olduğuna inanıyorum. ama çıkarıp yıkayıp geri takmak vs aşırı zahmetli ve zor bi iş.
nevresimi ve özellikle yastık kılıflarını daha sık değiştirmek,
mutfak dolaplarını iç dış daha sık temizleyebilmek.
evi haftada 3. defa süpürebilmek iyi olurdu. evin bi cephesi özellikle çok çabuk tozlanıyor ve kedi var. ama süpürmeye fırsat olmuyor. robot da var aslında ama öncesinde toplamak vs gerektiği için uğraşamıyorum.

aşırı bulduklarım;
aşırı deterjan, çamaşır suyu vs kullanımı mesela. şifonyerin üstünü deterjanlı su ile silmek nedir? ya da tuz ruhu filan gibi şeyleri karıştırarak insanın canına kast etmesini mantıklı bulmuyorum.
camların dışını silmek. ayda bir silenler var, deli misiniz?
foşur foşur sürekli açık balkon yıkamak
koruyucu kıyafet giyip tuvalet ile içli dışı olanlar, kolunu gidere kadar soka soka fırçamak... zemine s.çmış gibi her yeri köpürtmek
bulaşıkları makineye koymadan önce neredeyse tamamen yıkamak

genel olarak mesela bizim ev çok temiz olmuyor diye düşünüyorum. özellikle tüy ve toz açısından. kedi ve çocuk varken ve çalışırken daha fazlası olmuyor çünkü. olur da kendimi yıpratmış olurum. ya da mesela yemek yapıyoruz, ocak kirleniyor. o akşam mutfağı temizlesek bile ocağı temizleyemiyoruz. ertesi gün kirli ocağın üstünde yeniden yemek yapıyoruz. ama mesela tezgahı ve lavaboyu kirli bırakmamaya çalışıyorum çünkü o görüntüyü sevmiyorum. lavabo içine bulaşık biriktirmekten hoşlanmıyorum.

çamaşır konusuna girmemişiz ama iç çamaşırlarını vs ayrı yıkayanlar var. onlara anlam veremiyorum. iç çamaşırlarını da normal kıyafetlerle birlikte yıkıyorum. ha havlularla birlikte yıkamıyorum tabi ki.

temizlik için köle olanları anlamıyorum. var öyle komşularım mesela, gece ona kadar temizlik yaptım diyor. iki gün sonra bir daha yapıyor. yani belki sürekli dip köşe temizlik yapmak o kadar sürüyordur ama gereksiz geliyor. çalışsın ya da çalışmasın, kişinin sürekli evi temizlemesi mantıksız bence. bazıları cidden çok abartıyor.
+5
elorelia
(24.12.25)
robot süpürgeye haftada iki üç kere süpürüp sildirmek.
nevresimleri iki haftada bir, yastık kılıflarını haftada bir değiştirmek.
arada bir (kafama estiğinde) toz almak.
haftada bir çamaşır. ütü yapıyordum ama artık yapamıyorum. hiçbir zaman öyle çorabı, havluyu bile ütüleyen manyaklardan olmadım. yumuşatıcı kullanmıyorum.
iyi bıçaklar hariç herşeyi bulaşık makinesi yıkıyor. koymadan önce sudan geçirmiyorum. sadece üzerinde artık varsa çöpe sıyırıyorum.
kirlendikçe lavabo ve tuvalet temizliği.
+2
inheritance
(24.12.25)
bence herkesin evinin tozlanma kirlenme seviyesi aynı değil. temizlik rutinleri bu nedenle değişebilir. ben cadde üstü bi evde oturduğum için tozlanma oranı aşırı yüksek oluyor. camların çok sık silinmesi gerek ama cam silmek çok zahmetli olduğu için yılda 2 defa falan siliyorum.
evi süpürme haftada 2 bazen 3
silme haftada 1 bazen 2 haftada 1
toz alma 2 haftada 1
çarşaf değiştirme 2 haftada bir (kılıfları ayrıca değiştirmiyorum)
ütü - gerektikçe
çamaşır yıkama işinde hiçbir şeyi ayırmıyorum açık renkleri 60 derece, koyuları 40 derecede yıkıyorum haftada 1'er defa.
tuvalet banyo yıkama 2 haftada 1.
mutfak tezgahını hep temiz tutma +1
ocak silme haftada1 bazen 2
kedi olduğu için halılar 6 ayda 1 yıkamaya gidiyor bi de.

ama çalışan biri olmasam mutlaka 2 günde 1 ev süpürürdüm. tuvalet banyonu mutlaka haftada 1 yıkardım. el yıkama lavobosunu belki 2 defa yıkardım. ocağı her gün silerdim. tozları haftada ayrıntılı silerdim. mutfak dolaplarının içini 2 ayda 1 silerdim, perdeleri 2-3 ayda 1 yıkardım. evimi kesinlikle daha temiz tutmaya çalışırdım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
evde çocuk yok pet yok
evden çalışıyorum
ev küçük
rutin bir temizlik günüm saatim hiç yok. işe ara verdikçe elim boş kaldıkça evi de çekip çeviriyorum. gece uyku tutmayıp ya da akşama kadar yağmur yağıp sıkıntıdan mutfak dolabı sildiğim olmuştur ama düzenli olarak silmem.

sürekli olarak ev yemeği yiyorum.
yemek yaparken mutfaktaki balkon kapısı filan açık duruyor. evde sigara içen yok. banyo harici yerde saç/makyaj yapma deodorant vb. kullanımı yok. yatak odasına yiyecek içecek girmez. tütsü mütsü de yakmam. bunları yapsam daha sık süpürür ve perde yıkardım. perdeleri büyük temizliklerde yıkıyorum 4-5 ayda bir anca. pencerelerin camlarını ayna gibi yapma merakım yok -zaten olmaz çift çam ve önceden kalan bir sürü leke vs. var- daha çok doğramalardaki tozu siliyorum bunu herhalde ayda bir siliyorumdur.

genelde toplu yemek/yemek hazırlığı yaparım, toplu ayıklar yıkar eder pişirir porsiyonlar buzluğa filan da koyarım, diğer günler birazını ısıtır, yanına salata ya da çorba yaparım anca. yemek yaptığım gün mutfakta ufak bir kaos olur, bitince mutfağı süpürür, tüm dolapları filan yerleştirir, yerleri silerim. günlük olarak gece yatarken mutfak kesinlikte toplanmış, ocak silinmiş, bulaşık kaldırılmış olarak yatarım -en rutin alışkanlığım budur.

bunun ışındaki süpürme silme rutinim kullanıma göre. yazın kapı pencere açıkken toz çok oluyor gün aşırı süpürüyorum. halıları filan yazın kaldırıyorum zaten. kışınsa sadece yemek yenince yemek masasının etrafını süpürdüğüm olur, hep evdeysem 4-5 günde bir tüm evi ama mobilyaları/halıları kaldırmadan, 15-20 günde bir de mobilyaları çekerek, tüm halıları (hepsi kilim gibi zaten) kaldırır, silkeler öyle siler süpürürüm. ev robot süpürgeye uygun değil.

çamaşır suyu sadece klozete haftada bir ve de mutfak lavabosuna 2-3 haftada bir.
evi silerken 1 sefer sirkeyle filan 1 sefer yüzey temizleyiciyle, gibi.
ahşap mobilyam çok, toz gördükçe arap sabunuyla filan siliyorum.

en çok nevresim değiştirmeye üşeniyorum yastık kılıflarını daha sık değiştirmeye çalışıyorum bu yüzden.

banyom çok sıkıntı. duşakabini berbat. gideri ters, meyili yok. ona da sinir oluyorum. banyo düzgün olmadığı için foşur foşur yıkamayla ancak temizleniyor.
çamaşır makinesinin yıkayıp o suyu boşalttıktan sonra durulama suyunu banyoya akıtıyorum ben de tazyikle ve bol suyla anca...

ev eski olmasa da temizlik gösterse değişir miydi bilmiyorum. ben genelde fazla dağıtmam çok temizlik yapmaktan ziyade temiz düzenli tutarım, evde başka kimse yokken temiz kalıyor zaten.
+1
subcomponent
(24.12.25)
haftada 2 robot süpürge, 1 kere de ben süpürüyorum daha detaylı giriyorum makinenin farklı uçlarıyla.
haftada 2 yastık kılıfları, 1 nevresim.
2 ayda 1 falan battaniyeleri yıkarım. Yılda 2-3 kez yastıkları yorganları yıkarım.
ayda 1 camlar, çünkü cam silme robotu aldım hehe
kullanmak isteyip zaman bulamadığım koltuk süpürme şeysi var mite süpürgesi diye geçiyor, cidden çok iyi toz çıkarıyor koltuktan yataktan ama elim gitmiyor üşeniyorum.
bir de buharlı temizlik makinesi var, onu da keşke ayda 2 kullansam, tamamen buhara dönüp deterjan işlerini azaltmak isterim ev temizliğinde.
ıslak mendilleri çok kullanıyorum, bence asrın icadı. ayakkabı da siliyorum, duşakabin de. bir sürü farklı çeşidi var artık, yağ çözenler, kireç çözenler filan çok pratik.
0
turk kizi
(25.12.25)
Temizlik yapmayı sevmem. Yanımda yapılmasını bile sevmem. Annem çok titiz bir kadındı; elektrik süpürgesi sesinden iğrendirdi beni. Rahmetli babaannemin bipolar bozukluğu vardı. Çalı süpürgesi ile sokakları süpürürdü mani döneminde. Bu ikisi travmatize etti beni.
Kendim dahil bir şeyleri yıkamayı çok severim. İmkan olsa tüm evi tazyikli suyla yıkarım. Makinede çamaşır yıkamak bile arınma hissi yaşatıyor bana. Ama süpürmekmiş, toz almakmış. Zül geliyor. Yazın camlar açıkken lazım aslında.
Haftada bir ben evde yokken kadın gelip temizliyor evi. Kediler de var, ama ayrıca süpürge açmıyorum. Camlar senede 2-3 defa siliniyor sanırım.
Tek hassasiyetim yatak zımbırtılarının haftada bir değişmesi. Kedilerden dolayı.
0
auroraaurora
(25.12.25)
(2)

Çoçukta ateşli hastalıktan sonra oluşan kulak ağrısı?

mikahakkinen
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.genetik o
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.
genetik olma ihtimali yüksek çünkü çocukken ben de de olurdu.

bu tecrübeyi yaşayan ebeveynler var ise bilgi verebilir mi?

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
bu sebeple kulak tüpü ameliyatı olan çocuklar duyuyorum.
0
elorelia
(23.12.25)
çocuk ağrıdan duramayınca kbbye gittim, sol kulak tamamen dolmuş. doktor birazını temizledi.
0
🌸mikahakkinen
(23.12.25)
(8)

Arkadaşıma iş/meslek/kariyer önerisi

candide
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lis
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.

Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lisans mı yapsam, yeni bir bölüm mü okusam diye soruyor aylardır. Ne diyeceğimi bilemiyorum, onun için hangisi en iyisi olur sizin de fikirlerinizi almak istedim.

Bu arada kpss'ye de girdi ve yüksek bir puan aldı. Ancak bölümünden alım yapmıyor devlet, anca düz memurluklar oluyor. Kendisi de düz memurluk istemiyor çünkü bir gelecek göremiyor ki haklı bence. 10 sene sonra bir şey olsa, istifa etsem nerede iş bulacağım bulursam da asgari teklif ederler diyor. Haklı çünkü vasıfsız ofis işleri yapacak memurlukta.

Yüksek yapsa hangi alanda yapsa iyi olur bilmiyorum. Yeni bölüm de çok vaktini çalar gibime geliyor. Yani özetle benim de fikrim yok ama memurluğa başlayıp bir yandan da dil, lisans, yüksek vs. yapabilir diye düşünüyorum en iyi seçenek olarak. Sizce bu kişi için en iyi seçenek nedir?
0
candide
(23.12.25)
En temel bilgi eksik: lisans mezuniyeti.
+2
merhum
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun. bahsettiği çekinceleri saçma. 29 yaşında bir de.
+1
elorelia
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
düz memur olsun, yüksek lisans asla diyorum.
0
liberal
(23.12.25)
şu an kpss den düz memur olacak puanı alsam mesleğimi anında bırakırdım :) çünkü çok fazla mezunu olan bir bölümden mezunsan özel sektörde hiçbir zaman devletin düz memuru kadar bile maaş alamazsın (dilin olması vs hariç).
benimle aynı bölümden mezun bi arkadaşım bu sene kpssden atandı düz memur olarak. gayet memnun. izin alması vs çok kolay, sorumluluğu çok az.
0
Sadece soruyorum
(23.12.25)
Memurlukta bişey olsa istifa etsem naparım gibi bir durum yok. Yaş 30’a dayanmış basit bi memurluk işine girer gündüz takılır akşam da dertsiz tasasız keyfine bakar. Memurlukta gelecek göremiyor demesini anlamadım. 20 yaşında olsa anlarım da bu yaşta onları düşünmek için pek doğru değil. Yüksek lisans yaparsa bire bir aynı başlığı 32 yaşında da açmış olur başka bir şey değişmez.
+1
avatar is back
(23.12.25)
Kendini dert etmeyeni siz niye dert ediyorsunuz? Memur olabilme şansı var ve yapmıyorsa bunu seçmeme lüksü var demektir.
İş tecrübesi olmayan 30 yaşında birine özel sektörde kapılar açılacak mı sanıyor ki devlet imkanlarını beğenmiyor Yüksek lisans yüzde 95 hiç bir işe yaramaz..
Yeni ön lisans ya da 3 yıla düşmesi planlanan lisans diyelim çok talep olduğu düşünülen sağlık bölümlerinden çıkanlar bile boşta...
Yeni dil öğrenmek kolay mı ne seviyeye ne kadar sürede gelecek de onun üzerinden para kazanacak hayal bile değil bunlar zevzeklik...

Koca bulsun otursun.
+2
anon1m
(23.12.25)
lisans bölümünü bilmeden bir şey söylemek zor. dili varsa dış ticaret, lojistik, gümrük vs gibi bir alanda eğitim alarak özel sektörde iş kovalayabilir. sektörde biraz açık var.

ingilizce de yoksa acı gerçeklerle yüzleşmeli. iyi bir bölüm değilse, akademisyenlik kasamıyorsan memuriyet iyi bir seçenek.
0
awlmi
(23.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.