Giriş
(7)

40-45 Bin TL Civarı Laptop Önerisi

sarkadran
AutoCAD ve SketchUp programlarını kullanabileceğim bir laptop almak istiyorum ama karar veremedim.Media Markt'taki çalışan aşağıdaki HP Victus marka bilgisayarı önerdi. Bu ayın sonuna kadar mağazada 41 bin TL ama yorumlarda çok rahatsız edici bir fan sesinden bahsediliyor. Dell, Asus, Lenovo, Monste
AutoCAD ve SketchUp programlarını kullanabileceğim bir laptop almak istiyorum ama karar veremedim.
Media Markt'taki çalışan aşağıdaki HP Victus marka bilgisayarı önerdi. Bu ayın sonuna kadar mağazada 41 bin TL ama yorumlarda çok rahatsız edici bir fan sesinden bahsediliyor. Dell, Asus, Lenovo, Monster vs gibi markalar da olabilir. Bu konuyla ilgili bir öneride bulunursanız çok sevinirim.
(git: hizliresim.com)
0
sarkadran
(21.05.24)
Bu seviyede sistem özellikleri olan bir şey bakın.
www.autodesk.com

Maddi olarak fazla açılmayın.
0
diyecevaplandı
(21.05.24)
O programları açamayacak bilgisayar yok artık. Ben solidworks kullanıyorum, laptop i5 7. gen, gtx1050m, 8 gb ram. 2017 bilgisayarı. Yetiyor, aynı anda 3 tane solidworks penceresini bile sorunsuz kullanabiliyorum.

Sadece iş için alacak, ve karınızı artırmayacaksa hiç 40k lık bilgisayara gerek yok bence. Teknoloji o programlara göre çok ilerledi, güncel bir işlemci (i3 11-12 nesil mesela) bile yeter bence. Modern bilgisayarlar, bu programlara göre artık çok güçlü.

Ayrıca hangi oyuncu laptopunu alırsanız alın fan sesi problem olacak. Oyuncu laptoplarının alayı soğutma konusunda berbat.

Bütçe sıkıntınız yoksa ayrı tabii, o zaman msi 4070-4090 super falan alın yani :)
0
substituent
(21.05.24)
daha önce şöyle yazmıştım. victus serisinin ekran kalitesi ve kasa kalitesi iyi değil içine koydukları yüksek model işlemci ve ekran kartlarıyla kullanıcıyı tavlamaya çalışıyorlar. alıp kullanan da var ama birçok şikayet de var.

o fiyat civarına gördüğüm güzel laptopları atıyorum

www.akakce.com
www.akakce.com
www.akakce.com
0
tabii lan manyak mısın
(21.05.24)
Şundan aldım memnunum. O paraya gidip rtx 4050 almayın 4070 varken.

www.n11.com
0
ananiyimioguz
(22.05.24)
Hp victus iade ettim bu hafta. Donma sorunu vardı ayrıca fan sesi gercekten yüksek çıkıyor. Lenovo, Asus, MSI bakın.
0
HellKeePer
(22.05.24)
victus hp'nin ortalama oyun laptoplarıdır. üst seri laptopları omen markasıyla çıkar ve daha kalitelidir. linkteki modelin işlemcisi iyi olsa da ekran kartı sınırda.

ben bunu tercih ederdim.
www.akakce.com
0
kesmekes laleler
(22.05.24)
düzeltme: ben @kesmekes laleler'in attığı laptobu görmemiştim hp omen yerine tercih edilir silence modda boştayken fanları duruyor %100loadda %30-40 oranında çalışır çok sessiz ve güçlü bi laptoptur. silence modda performans kaybı da çok az olur. bu açıklamayı bir laptop aldığında en önemli özellik olan sessiz olmasını isteyeceğimiz için yaptım. bu laptobun her şeyi mükemmel tek sorunu ekran kartında az miktarda coil whine bulunması.
0
tabii lan manyak mısın
(22.05.24)
(5)

Park cezası yemiş olabilir miyim?

dedeminhirkasi
Dün akşam 19.00 gibi aracımin bulunduğu şeridin biraz ilerisindeki araçlari polisler kamera kaydı alarak gidiyorlardı. Motorlu trafik polisleriydi. Plakaya yazılan ceza sorgulama ekranından baktım bisey görünmüyor. Şimdiye kadar yansır miydi?
Dün akşam 19.00 gibi aracımin bulunduğu şeridin biraz ilerisindeki araçlari polisler kamera kaydı alarak gidiyorlardı. Motorlu trafik polisleriydi. Plakaya yazılan ceza sorgulama ekranından baktım bisey görünmüyor. Şimdiye kadar yansır miydi?
0
dedeminhirkasi
(21.05.24)
henüz yansımaz. yemiş olabilirsin.
0
sizofren06
(21.05.24)
benim cezam 2 ay sonra sisteme yansımıştı
0
limonlu eksi
(21.05.24)
Dah erken aylar sonra da bakmalısın.
0
diyecevaplandı
(21.05.24)
Araç senin adınaysa gib.gov.tr’den sorgulama yapabilirsin.
0
yankee jumping
(21.05.24)
anında yansımıyor. bi keresinde iki ay sonra ceza gelmişti.
0
tabudeviren
(21.05.24)
(5)

Nick Saklama

rock n roll
Selam, aklımda bir fikir var, siz ne dersiniz. Şimdi bazen burada sorduğumuz soruları anonim de olsak bazen çok detay vermeden soruyoruz, belki sorduğumuz sorudan gerçek hayatta bizi tanıyan olursa diye. Böyle durumlar için nick Saklama butonu olsa o soruda nick yazmasa ya da modlar sabit bir nick b
Selam, aklımda bir fikir var, siz ne dersiniz. Şimdi bazen burada sorduğumuz soruları anonim de olsak bazen çok detay vermeden soruyoruz, belki sorduğumuz sorudan gerçek hayatta bizi tanıyan olursa diye. Böyle durumlar için nick Saklama butonu olsa o soruda nick yazmasa ya da modlar sabit bir nick belirlese herkese o nick yazsa. Nasıl olur sizce? Çok linç gelirse silebilirim. Compumaster "icat çıkarma" der mi acaba? :)
0
rock n roll
(20.05.24)
Üyelik alımları açıldığından beri sırf bu amaçla 3er 5er nick aldı herkes. Hala açıksa sen de al, söylediğini yapmakla uğraşmaz zira kimse.
0
Bruce
(20.05.24)
Yedek nick alınabilir bunun için ama açılan duyurularla veya duyuruda istenen bir yardım ilgili özelden mesaj atma zorunluluğu da oluyor. Mesajı atacak olan,
mesajın kime gittiğini,
mesajın kim vurduya gitmek istemediğini bilmek ister.
0
diyecevaplandı
(21.05.24)
Öyle bir sey olsa güzel olurdu
0
robert bosch
(21.05.24)
Bence hem bunu yapmakla uğraşmazlar hem de güven vermez.
Bir gün o "nick saklama butonu" bozulur. Kabak gibi ismin yazar. Veya en azından ben böyle bir şey olabileceğini düşünerek o butona asla güvenmezdim.
0
michael_knight
(21.05.24)
Sag üst tarafta liberal yazması bana da çok garip geliyor. iş yerinde falan başkaları kabak gibi görebilir. burada bu gözükmese bile yeter.
0
liberal
(21.05.24)
(3)

Windows'u HD'den SSD'ye taşımak

kaptan memo
Laptop'ıma SSD taktırdım ama windows 10 sistemi HDD'de kaldı. Tüm sistemi format atmadan kolayca HD'den SSD'ye transfer etmenin bir yolu var mı?
Laptop'ıma SSD taktırdım ama windows 10 sistemi HDD'de kaldı. Tüm sistemi format atmadan kolayca HD'den SSD'ye transfer etmenin bir yolu var mı?
0
kaptan memo
(20.05.24)
www.technopat.net

veya

mspoweruser.com

yapılan iş clonlamadır bir çok farklı yazılımla yapılabilir
0
baknedicem
(20.05.24)
klonlama yontemi pek tavsiye edilmiyor. ssd'ye format atin, hdd'yi de bir sata-usb kablosuyla bilgisayara baglayip dosyalarinizi kopyalayin. daha saglikli bir yol.
0
kesmekes laleler
(20.05.24)
tavsiyem önceki HDD içinde Windowsa bir çok özel ayarlar yapmadıysanız boş verin.
Ssdye kurulum yapın ve eski sistemdeki çok zaruri dosyaları taşıyın sadece.
Hiç değilse yeni sistemi birdenbire şişirmemiş olursunuz. Ayrıca alışıla gelmiş bazı uygulamaların, ücretsiz depolama alanından yemeyen ve ram kasmayan alternatiflerine bakınız.
Mesela Microsoft Ofis in farklı alternatifi olan döküman hazırlama/açma uygulamalarına bakınız.
0
diyecevaplandı
(20.05.24)
(22)

Her gün arabayla işe 20 km git gel yapılır mı?

dedeminhirkasi
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için norma
İşe gitmek için 10 km git 10 km gel hadi 25 km diyelim arabayla mı gitsem toplu taşımayla mi karar veremedim. Toplu taşımayla gidersem eğer 3 vasıta değiştirmem gerekiyor. E böyle olunca da arabayla gidip geliyorum bir süre ama artık benzin de yetistirememeye başladım. Sizce 20 km bir gün için normal mi az ki çok mu siz ne dersiniz
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
Uzun süreli bir işse fırsat olduğu anda işe yakın bir yere taşınmak daha iyi seçenek gibi görünüyor
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Rota müsaitse elektrikli bisiklet için güzel bi uzaklık.
Ama trafiğe kalmıyosanız bence 25 km total bi şey değil
0
zimbirik
(19.05.24)
km'de ne kadar yakıt tükettiğine bak, sonra aldığın yol parasına bak. her halükarda konforundan dolayı araba tercih edilir, totalde %20-30 kendi cebinden çıksa bile.
0
numlock
(19.05.24)
Bir gün arabayla git bir gün toplu taşımayla.
0
sevilen progressive türkücü
(19.05.24)
hibritte yapilabilir. tek otobusle gidebilecegin konuma kadar arabayla gidip, park edip devam edebilirsin
0
foster
(19.05.24)
20 km hiç bir şey değil. ben olsam araba devam ederdim.

edit: he bu dediğim trafik yoksa tabi. diğer türlü toplu taşıma her türlü.
0
biergarten
(19.05.24)
üç vasıta çok yorucu olur. bu vasıtalarda hep ayakta mı gidiyorsunuz?
bi de birinden inip birine binmek de olmayacak. hep bekle bekle..

öte yandan sabah ve akşam trafiğini araçta yaşamak var. kaza riski falan var.

ama yine de trafik yoksa her türlü araba derim. masrafı çok olsa bile.

benim iş 18 km. araba var ama servis olduğu için servisle gidiyorum. hiç o trafiği çekemem. (istanbul anadolu yakası)
0
tabudeviren
(19.05.24)
arabaya sırf yakıt masrafı olarak bakmamak lazım. bunun lastik yıpranması var, bakımı var, sigortası-kaskosu var. bunlar hep maliyet.

istanbul için ya işe yakın eve taşınacaksın yada evine yakın iş bulacaksın.
0
my fault
(19.05.24)
Abi napıyorsunuz 10 git, 10 gelsen bahsediyor. Yok lastik yıpranması falan. Çıldırdınız mı.
0
numlock
(19.05.24)
Makul bir çözüm istiyorsunuz sanırım yanlış anlamadıysam bu durumdaevinizi iş yerinize yakın bir noktaya taşıyabilirsiniz ya da motosiklet, bisiklet, elektrikli scooter gibi alternatif ekonomik araçlara yönelebilirsiniz.
0
doharkoman
(19.05.24)
20 git 20 gel yapıyorum, toplu taşıma kullanıyorum. Hem şoförlük hem trafikte beklemek manasız geliyor, mis gibi toplu taşıma
0
kondansator
(19.05.24)
10 km çok kısa değil mi ya. Büyük şehirler algımızı mı bozdu acaba. 10 km benim markete gitme mesafem :D
0
yenibirgüzelnick
(19.05.24)
20 git 20 gel 40km gittim 2 sene. Trafik olmayan bir rota ise kendi aracımı tercih ederim. Trafik yoracaksa varsa servis yoksa toplu taşıma.
0
cilekli pasta
(19.05.24)
20 hatta 25 km gidiş dönüş İstanbul için son derece normal hatta az bile diyecektim ki araç seninmiş. Onun yakıtını, yıpranmasını falan yetiştiremezsin tabii ki. Mesafe diyorsan normal. Hatta 3 vasıta çekeceğine arabayla git gel derim ama "yetiştirememeye" başladım dediğin anda akan sular durur.
0
nawar
(19.05.24)
Bu kadar mesafe tek vasıtayla toplu taşıma olsa bile arabayla gidilir. Tabii aşırı trafikli bir güzergah değilse.
0
mbond
(19.05.24)
20 km ne ki tabiki yapılır. üstelik 3 vasıta değiştirme alternatifi varsa kesin yapılır
0
paintov
(19.05.24)
20 km az bile. arabasız ben gitmezdim asla. şu an bir araba ortalama kmde 3 tl yakıyor. ayda 1750 tl çok değil. işe de arabayla gitmiceksen arabanın anlamı yok. ben git gel 60 bile yapardım şahsen. bu konfordan kısılmaz. 3 vasıta diyosun bi de işkence resmen. eline geçen ekstra 1000 tlye değer mi? ki toplu taşıma da ucuz değil artık. daha az kalıyodur eline.
0
jelly bear
(20.05.24)
10km yol degil+1 bence arabayla gidilesi en iyi mesafe bu. 3 vasita dusunulemez
0
ala09
(20.05.24)
10 km mesafeye bu kadar taşıt değiştirmek durumunda olmak talihsizlik olmuş. 3 ayrı vasıta ile işe gitmek demek; 3 defa vasıta beklemek demek ve bunlara yürümek demek. Sırf yarım saate yakın bu şekilde kaybedersin. Dönüşte de bir yarım saat kaybedersin sana etti 1 saat.

Örneğin haftada 1 kez belki Cuma günleri işe toplu taşıma ile gidebilirsin. Ayda 1 haftalık benzin parandan tasarruf etmiş olursun.
0
Lethe
(20.05.24)
ben her gün 36 git, 36 gel, 72 km yapıyorum. toplam 3 saat. hatta bazı günler trafik çok olunca, 36 km yerine 65 km olan bir yoldan gidiyorum.

10 km gidip gelmek için 90 liralık benzin harcarsınız. toplu taşıma ne kadar tutuyor?
0
co2s2
(20.05.24)
10 km için 3 vasıta değiştirmek çok kötü
0
jülsezar
(20.05.24)
bence arabayla devam et.
0
sizofren06
(20.05.24)
(11)

Eurovision Türkiye'de yapılsa altından kalabilir miyiz?

biseysorcaktim
Velev ki seneye Türkiye eurovision'a katıldı ve kazandı. 2026'da türkiye'de yapılacak olsun. anlık 150milyon kişinin izlediği, 30 ülkeden katılımcıların olduğu ve bir çok farklı kanalda aynı anda yayınlanan bu organizasyonun altından kalkabilir miyiz? 2004 için bile koşullara uygun iki yer varmış. b
Velev ki seneye Türkiye eurovision'a katıldı ve kazandı. 2026'da türkiye'de yapılacak olsun.

anlık 150milyon kişinin izlediği, 30 ülkeden katılımcıların olduğu ve bir çok farklı kanalda aynı anda yayınlanan bu organizasyonun altından kalkabilir miyiz? 2004 için bile koşullara uygun iki yer varmış. biri 14bin, diğeri 7bin kapasiteli. yarışmanın yapıldığı abdi ipekçi yıllar önce yıkıldı. büyük bir salon bulunur da, ebu'nun koşulları sağlanır mı emin olamadım.

uzun süredir yarışmayı takip etmesem de, 2004'ten beri çok şey değişti. sahneler çok büyük, her yer ekran, yarışmacı ülkeler şarkı değil şov ve sahne tasarımları ile önplana çıkıyor. cevaplar için teşekkürler.

çok büyük bir organizasyon. açıkçası artık bu yarışmayı çok saçma buluyorum. yarışmanın kendisinden ziyade organizasyonun karmaşıklığı daha heyecan verici bence.

olaya teknik açıdan yaklaşıyorum. 2004 yılındaki yarışma öncesi haberlerde bahsedilmişti; abdi ipekçi salonunda "300 km kablo kullanıldı" şeklinde bir haber hatırlıyorum. o zamandan beri şartlar daha da arttı sanırım.


edit: teknik altyapıyı evsahibi ülke sağlar şeklinde düşünmüştüm. yönetim, reji, kamera, zamanlama ve iletişim altyapısı gibi şeyler. muhtemelen hali hazırda organizasyon ekibi var ve onların desteği/yönetimi çerçevesinde ilerliyor. sorumu geri alıyorum.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Evet çok karmaşık, çok sıkı timing gerektiriyor mesela bu seneki nemo’nun platformu gibi yenilikçi işler de var. Ama altından kalkılır teknik konuların, köklü bir organizasyon sonuçta. Türkiye’deki asıl sıkıntı güvenlik, dostluk ortamını sağlayabilmek olur.
0
sibertenik
(19.05.24)
iste oscar ister Eurovizyon ister nobel ödülleri vs olsun hepsinin altından bir inanç, ideoloji yatar.
Özellikle yahudilikten ve ezoterik yapılardan uzak şeyler de değildir bu verilen ödüller.

Bunların temellerine ve bir de Türkiye'nin Filistin tutumuna bakılırsa bu tür organizasyonları tasarlayanların Türkiye'yi seçmelerine ben ihtimal vermiyorum.
Gerekte yok.

Değil yurt dışı ödülleri Türkiye içinde bile, isim vermeyelim ama bazı verilen ödüller ve alanlar aynı zihniyete sahip ve halkın gerçeklerinden ve kültüründen uzak kişilerdir.

Pahalılıkmış, doğuda asker şehit veriyormuşuz, çeşitli sosyal sorunlarımız varmış vs. asla bu kimselerin umrunda değil.

Hal böyleyken siyonizmin etkisini siyasi alanda oldukça hisettirdiği batı ülkelerinde bile filistin'de yaşanan insani acılara verilen tepki üniversitelerin akademisyenlerini tutuklamaya kadar varmışken,
bizde akademi, sanat, spor, sosyete vs elit kesmin hemen her alanında beklenen ölçüde tepki bir ses yok.

Organizasyon karmaşık değil onlar düzeni bir şekilde kurmuş biz hemen anlayamıyoruz belki..
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Eurovisionu asiri abartmissin bence. Duyuruyu okudugumda ne oldugunu bilmesem olimpiyatlar ayarinda bir sey sanirdim. Dunyada cok kucuk bir kesimin onemsedigi bir sey, kimseninin de mukemmel olmasini bekledigi bir sey degil. Bir de kac kanalda yayinlandiginin falan organizasyonu duzenleyebilmekle ne alakasi var ki? Neyse, Turkiye rahat yapar.
0
hot potato
(19.05.24)
Ne açıdan sorduğunuza bağlı.

Teknik olarak altından kalkılır neden kalkılmasın? Buna kafa yormak bile lüzumsuz bence. Yer de bulunur, organizasyon da yapılır. Sizin sorunuz daha çok bunla ilgiliydi galiba. Hiç sorun olmaz.

Ancak kültürel olarak altından kalkamayız. Farkında mısınız bilmiyorum ama basit konser ve festivaller bile tuhaf gerekçelerle engellendi geçtiğimiz yıl. Sizse Eurovision'dan bahsediyorsunuz. Kaç tane siyasi ve sosyal problem çıkar hiç düşündünüz mü :D Yani nereden başlasam ki... Eurovisiona katılmamamızın tek sebebi bu tür konular zaten. Yoksa siz gerçekten "hep komşular birbirine yüksek oy veriyor hakkımız yeniyor" diye mi katılmadığımıza inanıyorsunuz?
0
akhenaten
(19.05.24)
Yapilamayacak bir şey değil öncelikle ben de kolayca hazirlanabilecegini düşünüyorum her seyin bunda bir sorun yok.

Yarışmanin alt yapısını kaldırabilmek ayrı bir şey tam anlamıyla ev sahibi olmak ayrı bir şey.

Fakat İstanbul buna hiç uygun değil, bir kere cok kalabalık ve tehlikeli bir şehir. Milyonlarca üçüncü dünya ülkesinden gelen mülteci, bir o kadar da kayıtsız insan var. Biz Avrupa'dan gelen insanları doğru düzgün agirlayamayiz, başlarına türlü şey gelir, 20 sene önceki Türkiye değil çünkü. Ayrıca çok çirkin, çok kötü sehirlesmis bir şehir. Geniş caddelerimiz yok, parklarimiz yok, insanların oturup sokaklarda içkisini yudumlamasi mesela imkansız. Çıkacak yaygarayi hayal edemiyorum bile.

Umarım Türkiye akp gidene kadar katılmaz, katılsa bile kazanamaz inşallah. Hoş hicbir Avrupa ülkesinin bu anlattığım sebeplerle Türkiye'nin kazanmasını isteyecegini de sanmıyorum.

Allah'ın küçücük malmosu bile aşırı derecede ferah, yeşil bir şehir.
0
sanguine
(19.05.24)
Eurovision'u yıllardır sene kaçırmadan izlerim. Son 10 seneyi yarışmanın iyice büyüdüğü ve prodüksiyonun arttığı dönem olarak düşünürsek; bu süreçte Kiev ve Lizbon gibi ufak ve ekonomik olarak çok da iyi durumda olmayan şehirler düzenledi. Lizbon'un sahnesi eleştirilmişti mesela ama kendine has bi yapısı vardı. Sonra 2022'de Torino düzenledi ki İtalyanın sanayi başkenti ve muhtemelen en kötü ev sahipliklerinden birini yaptı.

Zaten yarışmayı İsveçli ekip düzenliyor. Hizmet satın alımı gibi dönüyor iş yani sahne tasarımından prodüksiyona, canlı yayın yönetmenliğinden teknik işlere neredeyse tüm organizasyon İsveçlilere veriliyor hemen her sene. Sen parayı verirsen her şekilde yapılır ki bir Eurovision düzenleme parası öyle atla deve de değil.

İsveç'te yarışma çok iyi oluyor çünkü adamlar Eurovision'u çok sevip ciddiye alıyorlar. Kendi Eurovision şarkılarını seçmek için yıllık düzenledikleri melodifestivalen yarışması da neredeyse Eurovision kadar büyük bir olay.

İşin politik, kültürel vs kısımlarını tartışmaya gerek görmüyorum. 2004'te düzenlediğimizde Sertab Erener iki şarkı söyledi. İlki Everyway That I Can'di ve sahnede zenne dansçılar vardı. Sonraki şarkısında da semazenler dans etti. O dönemde kimse de bu ne rezalet demedi. Konjonktür değişirse ülkedeki buna bakış açısı değişir merak etmeyin. Sırbistan, Rusya, Azerbaycan gibi ülkeler çok mu lgbt destekleyen ülkeler? Hepsi Eurovision düzenledi sonuçta. Bence gereksiz tartışılan bir konu bu.

@diyecevapladı büyük resmi görmüş tabii ona diyecek bi şey yok(!)
0
nundu
(19.05.24)
Teknik olarak çok rahat altından kalkarız. Hatta İsrail'de terör tehdidi, Ukrayna'da savaş olduğu için oraları geçiyorum ama kalan her yer altından kalkar. Abartılacak bir şey göremiyorum ben. Zaten şartları ve nasıl ilerleyeceği belli olan bir program. Dijital alt yapısı da ortası. Tamamen bizim ya da ev sahibi ülkenin kontrolünde olan bir konu değil.

Yarışma kısmının altından kalkamayız ama orası kesin.
0
nawar
(19.05.24)
türkiye eurovisiondan kat kat büyük organizasyonları başarıyla yaptı. bunların yanında eurovision neki?
misal türkiye turu bundan daha zorlu bir organizasyon. 25-30 takım, bunların en az 6 bisikletçisi, ayrıca teknikerleri, doktoru, antrenörü. her gün farklı bir şehirde. devamlı hareket halindeki bir organizasyon ekibi. ayrıca son gün izmirden istanbula bütün ekiplerin sevki. uzar gider.
0
my fault
(19.05.24)
Yapar tabi yahu, gayet iyi yapar hem de. Türkiye'yi bu kadar da küçük görmemek lazım. 80 milyonluk ülke, too big to fail derler ya biraz öyle. Yukarıda da denmiş Türkiye'den daha küçük ülkeler İstanbul'dan daha küçük şehirler host etti bu organizasyonu çok defa. Ki biz de ettik zaten. Üstelik EU da bu işin organizasyonu ile ilgileniyor, her işi bizim üstümüze atıp gidecek halleri yok. Sonuçta EU, eminim bu organizasyon için de bin tane standartları vardır yol gösterici. Bu ülkede bir potansiyel var, istesek pek çok şeyi yaparız, genç ve dinamik bir nüfusumuz var.
0
playing star again
(19.05.24)
Daha önce sayısız uluslararası etkinliğe ev sahipliği yaptık her türlü altyapımız var neden altından kalkamayalım ki? Üstelik bu etkinliklerin yapıldığı ülkeler altyapı bakımından bizden çok daha geride.
0
doharkoman
(19.05.24)
Salonla ilgili de, çok desteklemesem de, Baküde düzenleneceği belli olduktan sonra inşaata başladılar 2011'de; 2012 Mayısında yarışmayı orda düzenlediler. İstanbul 2027 Avrupa oyunlarını düzenleyecek, 2036 olimpiyatlarına da aday. Orada da kullanılacak çok amaçlı bir salon yapılır yani gerekirse ki İstanbul'da şu anda da yapacak bi yer bulunur sıkıntı olmaz
0
nundu
(19.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(9)

Usb bellek veri kurtarma

icemanx1905
Sabah kullandığım 8gb'lık usb belleği biraz önce takınca aşağıdaki hatayı alıyorum.(güvenli kaldır yapmadan tak-çıkar yapmıştım)-G:Sürücüdeki diski kullanabilmek için önce biçimlendirmeniz gereklihttps://hizliresim.com/i9wrhb0https://hizliresim.com/2a2rckkhttps://hizliresim.com/nyeyz8yDisk yönetimin
Sabah kullandığım 8gb'lık usb belleği biraz önce takınca aşağıdaki hatayı alıyorum.(güvenli kaldır yapmadan tak-çıkar yapmıştım)

-G:Sürücüdeki diski kullanabilmek için önce biçimlendirmeniz gerekli
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com

Disk yönetiminde raw olarak gözüküyor.
hizliresim.com

Veri kurtarma programlarında dosya tipi unknown gözüküyor.
hizliresim.com
hizliresim.com

*Eğer ilk resimdeki şekilde diski biçimlendirip tararsam veri kurtarılır mı?
*Usb nin önceki formatından emin değilim (ntfs mi? fat32 mi?) şimdi biçimlendirme fat32 olursa kurtarma şansını etkiler mi?
0
icemanx1905
(19.05.24)
Güvenli kaldır yöntemi bu sebeple önemli işte.
Arkadaşları da hala eğitemedim bu konuda. Yedeği olmayan önemli bir veri kaybedecekleri zamana kadar da beni asla anlamayacaklar.

Belleği işletim sisteminin farklı olduğu başka bir bilgisayarda da deneyin bakalım.

Başka uygulamalara da bakın.

www.easeus.com

Get data recovery
R studio gibi..

Uygulamadan uygulamaya kurtarma işleminin süresi ve veri oranı değişebiliyor. Birinin kurtaramadığını bir diğeri kurtarabiliyor.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Easeus rawı görüyordu yanlış hatırlamıyorsam
0
jülsezar
(19.05.24)
chkdsk gibi bir seçenek var. ben yaptım kurtarmıştı.
0
tabudeviren
(19.05.24)
@tabudeviren

chkdsk ile aaşağıdaki hatayı alıyorum.
THE TYpe of the file system is RAW

@diyecevaplandı
@jülsezar

Easeus ve Rstudio usb'yi gördü ve taradı fakat Çoğu pdf ve png'ler açılmıyor.

Acaba diski nfts hızlı biçimlendirip recuva ile tarasam bir fark olurmu? biçimlendirmek riskli ise usb böyle kalsa ilerde belki başka bir program ile denemeyi beklemeli?

Bu nasıl kendi kendine raw oldu. Tekrar tak-çıkar , tak-çıkar yapınca bu seferde ntfs olsa ya :)
0
🌸icemanx1905
(19.05.24)
Depremle ev yıkılıyor ama depremle yerine gelmiyor maalesef, keşke

Biçimlendirince kurtarma ihtimaliniz daha da azalır

İleride başka programla deneyecek kadar önemliyse dosyalar, araştırmaya devam edin o zaman
0
jülsezar
(19.05.24)
raw'a dönüşen 3 tane diskimi daha once kurtardım. özel mesaj ile programın linkini atarım istersen. programın ismi file scavenger. 2 tip tarama yapıyor. full tarama yapman gerekiyor.
0
hasansabbah
(19.05.24)
Raw dan kasıt işlenmemiş, ham veri demektir. Fat32 veya NTFS el değişmiş üzerinde bilinçli olarak dosya dizin formatında değişiklik yapılmış demektir bir anlamda.

USB den doğrudan veri kurtarmanın yanında bir de,
USB fat 32 file system repair veya
USB NTFS file system repair olarak arama yapın ve sonrasında uygulamalarla deneme yapın diyeceğim ama USB belleğin dosya biçin formatını da bilmiyorsunuz.
Bu bakımdan iş daha da zorlaşıyor.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
@diyecevaplandı

R studio formatı ntfs olarak gösterdi. Dediğiniz şekilde de araştırayım. Çok sağolun
0
🌸icemanx1905
(19.05.24)
@hasansabbah

Yazdım hocam
0
🌸icemanx1905
(19.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(11)

Okuma Alışkanlığı kazandıran kitaplar

somon sosu
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
0
somon sosu
(13.05.24)
stefan zweig kitapları.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.24)
Herkes için farklı olsa gerek. Biyografiler benim çok hoşuma gidiyor.
Okumayla arası çok olmayan kişinin ilgisini çekebilecek birinin biyografisi olabilir.

Steve Jobs, üç büyüklerden sevdiği takımdan bir futbolcu, Escobar aklıma gelen örnekler.
0
michael_knight
(13.05.24)
Gerilim, fantastik kitapları tercih ederim ben.

Stefan king, Dan Brown, LOTR, Harry Potter serisi olarak okunabilir.

Dünya klasiklerinden başlamayın derim.
0
drako
(13.05.24)
Cep kitapları ile bu alışkanlık kazanılabilir.
0
diyecevaplandı
(13.05.24)
Emine ışınsu-çiçekler büyür. Okumaya niyet edip de tavsiye isteyen herkese sabit önerim. Hem doyurucudur hem ilgi çekici hem de çok rahat okunur. Bir kere alıştıktan sonra kervan yolda düzülüyor
0
kel aynak kusu
(13.05.24)
Bülbülü öldürmek
0
playing star again
(13.05.24)
bulbulu oldurmek -9999

bu amacla baslamistim. birak aliskanlik kazandirmayi olan hevesimi de kirdi. 30. sayfada afakanlar basmisti.
0
buenosdias
(13.05.24)
Herkes için farklı.
Benim soluksuz okuduklarim hep polisiye. Misal bosch serisi, soluksuz okuyorum. Bir de sandmanler, onlar da soluksuz gidiyor.
0
logisticsmanager
(13.05.24)
jean-louis fournier kitapları sevdirebilir, tavsiye ederim.
0
gule gule
(13.05.24)
herkes için farklı+
ben gerilim/korku okumayı seviyorum mesela ya da bilimkurgu. kafamı dağıtıyor.
en son “o başlattı/sian gilbert” okudum, pek de tavsiye etmiyorum biraz girly vibe’ı var ama ben hızlıca okudum.
0
deartheodosia
(14.05.24)
Okuma aliskanligi kazanmanin birinci kurali kindle ebook almaktir. Deli gibi okursunuz ve istediginiz kadar kitap tasirsiniz.

Kitap olarak frank mccourt angela'nin kulleri tavsiye ederim
0
Zetnikov
(14.05.24)
(12)

aselsan tersine beyin gocu

antikadimag
bu programdan faydalanarak geriye donen veya donen tanidigi olan var mi? gercekten isliyor mu yoksa sov amacli yapilan bir program mi?
bu programdan faydalanarak geriye donen veya donen tanidigi olan var mi? gercekten isliyor mu yoksa sov amacli yapilan bir program mi?
0
antikadimag
(12.05.24)
bunu bilmiyorum ama Avrupa'da yavaş yavaş başlayacak olan ekonomik sorunlar Türkiye'ye nitelikli elemanların dönüşünü de hızlandıracak diyordu.Tabi şimdilik kısa vadede olacak bir şey değil.
Avrupa için kötüye gidişin temelleri atıldı ve artık her şey bir kıvılcıma bakıyor..

Ayrıca batı için en büyük sorun savaşacak asker bulamamaktır.
Bazı devletlerin askeri kurumları Türkçe ilanlar bile verdi yakın zamanda.

Yine paralı asker olarak Afrika'dan Ukrayna'ya gidenler var mesela.
0
diyecevaplandı
(12.05.24)
Merak edip baktim. Taaa 2006'da baslamislar. En son bulduğum haber 2021 onda da son iki senede 50 kişi geldi demişler.
Bu arada 50 kişi total bütün sirketler için. Misal havelsan haberi. Icindeki kişilere baktim;
www.havelsan.com.tr

Biri 2 sene çalışmış donmus.
Biri asml 3 ay kalmis sonra donmuş.
Biri 1 sene calismis donmus.
Yani verilen örneklerde bile harbiden uzun yıllardır calisip "hadi donelim" diyen görmedim. Olsa eminim koyarlardi. Kişilerin çoğu zaten bu şirketlerden çıkıp 1-2 sene kalip gelmis gibi.

Onun dışında elde konusulacak başarılı bir şu olsa eminim yer gök inlerdi.

Neyse, avrupa bitti tabi. Durumumuz çok kötü. Türkiye'ye cama ekmek banan kemal sunal gibi bakıyoruz hepimiz.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
Bu arada merak edip linkedin yaptim;
Şu an aselsan'da çalışıp öncesinde yurtdışında olanlara (burada bir sürü şirket seçtim yazılımdan savunma sanayine). Totalde 20 kişi falan çıktı.

Sonra sadece aselsan'da çalışıp şu an hollanda'da olanlara baktım. Sayfalarca çıktı bitmedi yani daha scroll edip duruyorum hala devam ediyor.

O sebepten avrupa bitti.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
sömürge valisi nasıl olunur hatırlattığı için teşekkür ederiz
biz aşağıyız dandiğiz, dandik olmasak eminim sitede yazardı
fransız lejyonerleri gelsin de maraşta müslüman kadınları kovalasın
0
lambırcek
(12.05.24)
dün ya bir duyuru ya bir başlık vardı, yurtdışında çalışan tr'den teklif alıyor ilk sordukları soru okul ortalaması olmuş, yazar tr de kafalar hala aynı diyordu. aklımda da aseldan olduğu kalmış bahsettiği kurumun.
0
eja
(12.05.24)
Not ortalaması sorması olayı biraz da o kişinin yaptığı şov. Bunu başka ülkede de soruyorlar. Abd'de 3.00 altı staj kabulu alamaz mesela.

Dönmek isteyen için işleyecek bir sistem.
0
ferenc
(12.05.24)
tr.linkedin.com

en azından referansını sormamışlar bu da bir ilerleme devlet iştiraki şirket için :)
0
gule gule
(12.05.24)
Linkedin'de paylaşan kişi de öyle fantastik değil yani. O kendini pohpohlamis "bana ortalama sordular" diye. Çalıştığı yer de yanlış anlamadiysam lufthansa ile calisip ona bir şeyler üreten firma. Sanirsin thales'te, ula'da falan calisiyor da aselsan not ortalaması sormuş.

@ferenc; aynı şey değil. Buradaki kişi biraz şov yapsa da mezun olalı bilmem kaç yıl olmuş. Ama dediğin doğru; dönmek isteyen için işler. Dönmek ile alakası olmayan kisiyi pek ilgilendirmiyor gibi ki dediğim gibi linkedinden bile bakarak görülüyor.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
LinkedIn'deki gonderiyi yazan kisinin asagi yukari 5 yillik is deneyimi var anladigim kadariyla, 5 yildir calisan kisiye okul ortalamasi sormak komik, nerede calisirsa calissin. Ona gelene kadar o kisinin yetkinligini anlayacaginiz bin tane soru sorulabilir. Kaldi ki mesleki basariyi icin not ortalamasini baz almak sacmalik genel olarak bence.

Ayrica lutfhansanin kendisinin uretmedigi bir seyi baska bir sirketten almasi normal degil mi yahu? Ne alaka yani lufthansa degil diye ya da adini bilmiyoruz diye kotu mu oluyor sirket ya da adam basarisiz mu oluyor?
0
kassiopeia
(12.05.24)
@kassiopeia; çünkü böyle firmalarda calisan, calisabilen bir sürü kişi var. Sirf asml aselsan diye bakinca gitmis yuzlerce kisi var.
demek istediğim bu program ile geri döndürmeye calistigimiz profil bu değil. Bizim döndürmeye calismamiz gereken kişilerin profili belli. Lufthansa'nin kabin ekranı üreten sirketinden gelecek kisinin gelmemesinin bir önemi yok. Misal benim calistigim şirketten de donmemin önemi olmaz.

Kisiye basarisiz demiyorum da bu kişi dönmedi ya da döndü diye sevinmemize gerek yok bence.

Kendi düşüncem tabi. Not ortalaması olayi bence de saçma. Hayatımda Avrupa'da not ortalaması sormadı kimse.
0
logisticsmanager
(12.05.24)
@logisticsmanager tesekkur ederim, bu acidan dusunmemistim ben genel olarak o kisiyle ilgili dusunmustum. sagolasin. sevgiler.
0
kassiopeia
(13.05.24)
olay sadece para degil +1

su an avrupa'da yasiyorum. acikcasi aldigim paranin 2 veya 3 katini verseler bile turkiye'ye donmeyi dusunmem. her yeri boyle olmayabilir ama genel olarak avrupa'daki huzur, sakinlik, oturmus bir egitim, saglik, yargi sistemi, mutlu, kibar insanlar, dusuk guvenlik sorunlari vs. paha bicilemez. burada yazilmamis ama bir de su var: avrupa yerlesmis insanlarin pek cogunun partneri yabanci. yani partnerlerinin turkiye'de nasil yasayacaklarini da dusunmek zorundalar.
0
Sour
(13.05.24)
(6)

Restoranlarda servis ucreti adi altinda para alinmasi hakkinda?

Zetnikov
Mesela yemek yiyorsunuz ve fiyati ustune yuzde bilmem ne kadar servis ucreti eklenmis. Ne yapiyorsunuz ve genel yorumunuz nedir?
Mesela yemek yiyorsunuz ve fiyati ustune yuzde bilmem ne kadar servis ucreti eklenmis. Ne yapiyorsunuz ve genel yorumunuz nedir?
0
Zetnikov
(11.05.24)
Bence her şey fiyata dahil olsa daha makul (fiyat yine yüksek olsun ama tam olarak ne ödeyeceğimizi bilelim) fakat özellikle İtalyan restoranları bunu hep yapar bilerek gidiyorum.

Bu arada, mesela ABD'de video işi yapanlar çekim faturasına ekipman kirasını da ayrıca ekliyor. Başka yerden kiralamıyor kendi ekipmanını ek yansıtıyor. Yenilemek için bu lazım diyorlar bir yandan haklı, ama bir yandan bu işi yapıyorsan atıyorum yazılımcı çalışırken ek olarak laptobumun kullanım masrafı x lira ekliyorum dese bi garip kaçar gibi geliyor. Her işte böyle olacaksa ve normal karşılayacaksak okeyim ben.
0
nhk ni youkosu
(11.05.24)
kapidan girmeden acikca belirtmedikleri surece soygun, yoksa tercih olarak gorurum. hangi restoranin neye kac para isteyecegine karisamazsin ama yemek bitince fise aslinda onceden soylemedikleri bi seyler eklemislerse bu etik degil.
0
bohr atom modeli
(11.05.24)
Saçma geliyor.
Servis ücreti içinde bile neler var ya da bilmiyoruz açıkça. Masada olması gereken bir çatal veya tuzluk yoksa, fiyattan da kırmak lazım o halde değil mi?
0
diyecevaplandı
(11.05.24)
Önceden haberim varsa kesinlikle gitmem böyle bir yere. Haberim olmadan hesap sırasında ogrenirsem önce şey bir şekilde sorarım bu nedir diye, ikinci kere artık gitmem. Google yorumlarda da yazarım.
Düşün bakkala gidiyorsun, dondurma almaya, dondurma ücreti + 2 tl istiyor, neden diyorsun, servis ücreti diyor, buzdolabına gittim dondurmayı aldım sana verdim diyor.
Valla en nefret ettiğim şey ve kırmızı cizgim.
Servis ücreti, kuver vs bunları görüyorsan orası hakiki esnaf değil, paragöz üç kağıtçı filandir.
0
etna
(11.05.24)
Taşımak zorunda olduğun bir yükün üzerinde
Ambalajı şu kadar kilo, içi bu kadar kilo yazmasıyla
Toplam şu kadar kilo yazması arasında ne fark olabilir ki?
0
Mirket
(11.05.24)
mekanda böyle bir ibare varsa veya menüde açık şekilde belirtilmişse tamam ama hiç bir yerde yazmadan hesapla birlikte geliyorsa bu bildiğin dolandırıcılık.
zaten yemek ücretleri şişirilmiş üstüne yok servis ücreti yok küver yok bahşiş tamamen adam soyma. zaten böyle bir mekana bir daha gitmem.
0
my fault
(11.05.24)
(7)

Şu süpürge bataryası neden bu kadar pahalı?

ananiyimioguz
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.yan sanayi olarak da 1500 falan.bence okey.ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falanyav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi
Babamdaki çok önceden aldığım dyson v6 nın ve philips XC7043 şarjlı dikey süpürgelerin bataryası ölmüş.

dyson a baktım kendi sitesinde 3.200 falan.
yan sanayi olarak da 1500 falan.

bence okey.

ama philips e baktım hem tr de hem yabancı sitelerde 4500TL falan

yav yuh aleti daha uyguna almıştım ben. şimdi de mesela 9 bin fiyatı. yarısı batarya mı yani?

allah aşkına bir bakın batarya şu: www.amazon.de

bunun içinde altı üstü şundan 6 tane yok mu neden batarya alırken milyonlar havada uçuşuyor?

www.robotistan.com

içini söküp pilleri değiştirsek olmaz mı?
0
ananiyimioguz
(09.05.24)
Yanlış anlamıyorsam philips bataryasini bulmak zor. Fransa'da bile ancak Amazonda falan var. Kendi sitesinden bile ulaşılamıyor yedek parcaya.

Dyson aksine kendi sitesinde var üstüne yan sanayi var.

Tahminen Philips parçasını tedarik eden monopol gibi haliyle fiyati geçiriyor.

Abi ben günlük kullanacagim ürünün lityum pillerini böyle degistirecek kadar ucmam. Kendin bilirsin tabi.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
lehimini kaldırıp şöyle üçgen şekilde veya yan yana lehimliyorsun aslında çok zor bişey gibi gözükmüyor www.trendyol.com

ama atladığım ve bilmediğim bir şey olabilir, neden piller 800tl ediyor da bataryanın parçası 4bin küsür ediyor
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Abi bu arabanın yağını kendim degistirebilirim ya da arabanın frenlerini falan kendim değiştiririm neden bu kadar pahalı gibi. Ben misal dediğin şeyleri yapmakla hem uğraşmam hem de riskli bulurum. Sen bulmazsin yaparsin. Bunun neden çok daha pahali olduğunu anlamak zor değil yani. Dünyada kaç kisi batarya değiştirmek yerine batarya açıp içindeki pilleri değiştirip lehimliyor?
0
logisticsmanager
(10.05.24)
katılıyorum fakat 2 kat fark olur anlarım.
4-5 kat koyuyorsa ya milleti fazlasıyla keriz yerine koyuyor ya da atladığım bir şey var, bilemedim.
burada bir pasajda bu tarz aletlerinin pillerini değiştiren bir elektrikçi var, gidip ona bir soracağım merak ettim.
0
🌸ananiyimioguz
(10.05.24)
Yok dediğim gibi yurtdışında da böyle. Belli ki bu aletin yedek parçası konusunda sorun var. Yani en basiti philips kendi satmıyor çok garip.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Aynı güç değerlerinde pilleri değiştirirsen olabilir.
Bu pillerle ilgili de face grupları var. Elektronik işlerine yakın bir tanıdığına da sorabilirsin.
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
philips her alana el atan her şeyi üreten bir firma oldu. yedek parçadan çok para kazanıyor. mesela rowenta süpürgede iyi tefal ütüde philips tvden tüy alma makinesine kadar üretiyor. hiç bir zaman philips önermem bir firma her şeyi üretiyorsa parçası kesin pahalı olur.
0
mikahakkinen
(10.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(15)

Bu İnsanın Maddi Durumu İyi Mi Sizce?

french lover
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?Yaş: 32Tecrübe: 9 yılMeslek: Makine mühendisiSektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)Maaş: 95.000 TLMal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TLBorç: YokBirikim: YokEvi:
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?

Yaş: 32
Tecrübe: 9 yıl
Meslek: Makine mühendisi
Sektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)
Maaş: 95.000 TL
Mal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TL
Borç: Yok
Birikim: Yok
Evi: Kirada oturuyor (8700 TL kira)
Medeni durumu: Bekar
0
french lover
(08.05.24)
iyi. birikim ihtiyacı hissediyorsan başlayabilirsin ama bu ülkede pek işe yaramaz. her ay en fazla 1-2 çeyrek altın arttırabilirsin o kadar.
0
numlock
(08.05.24)
Birikimi hiç yoksa parayı savuruyordur ve eksiye düşmeye yakındır.

Alınan paranın çokluğu değil, nereye harcandığı mühimdir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
iyi degil. sahip oldugu tek sey araba o da yerinde deger kaybeder, masraf cikarir, zaten benzin pahali. yani mal varligindan ziyade aylik bir gider kalemi aslinda :)

araba alip giderlerimi artirincaya kadar 9 yilda ekstra gelir olusturacak seylere yatirim yapardim. hisse senedi olur, imkan varsa ev ama onu almak büyük kalem. imkan dahilinde olmayabilir.

3 net maas zaten nakit para olarak kalmali acil durumlar icin. bazilari bunu 1 yil yapiyor.

isini kaybetse borc icinde. yeni is bulana kadar bir soluklanamaz her ay ödemesi gereken bir sürü kalem var ve ekstra gelir yok. o yüzden iyi degil. yoksa 2 milyon da güzel para gayet.
0
robert bosch
(08.05.24)
buna iyi degil demek icin %1'lik kesimde olmak lazim. gayet iyi. birikim yok denmis de araba da birikim sayilir.

maas turkiye sartlarina gore gayet iyi. gecen forddaki muhendisler 50 bin lira aliyoruz diye sikayet etmiyor muydu? makine muhendisi sirket kurmadigi surece turkiye'de fazlasini zor alir zaten.

bence ortalamaya gore epey iyisin.
0
bohr atom modeli
(08.05.24)
Maaş tabi ki ortalamaya göre iyi çünkü 32 yaşında ve savunma sanayinde çalışıyor.

Ama şunu açıkça söylemek gerekir eğer 7-8 senedir çalıştığını varsayarsak bu ortalama üstü maaşa bu birikim az. Çünkü savunma sanayi yıllardır ortalama üstü maaş veriyor hatta eskiden uçurum daha yüksekti. Şayet öyle bi durum yoksa gayet iyi durum.
0
Mcfly
(08.05.24)
Mcfly +1
Bu soruya cevap kişinin kac senedir bu tarz maaş aldığına bağlı. Ben de savunma sanayi maaslarindan haberdarim ve her zaman üst seviyelerdeydi. 9 yıldır burada calisiyorsa birikim olmamasi kötü yani ya da ev işine ucuz kredi zamani girmemis olmasi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
İyi. Bu da soru mu şimdi? Neden geç kalsın arkasından atlı mı kovalıyormuş? Araba satılıp yatırım olarak değerlendirilebilir (ama bu toplumda gereksiz bir araba sevdası var saçma bir şekilde statü simgesi olarak görülüyor)
0
doharkoman
(08.05.24)
Şimdi gördüm 3 senedir savunma sanayinde olduğunu o zaman normal/iyi yani. Bundan sonra daha iyi gider, bu yaslardan sonra asıl paralar kazaniliyor (genele bakarsak tabiki kesin uç örnekler vardir).
0
logisticsmanager
(08.05.24)
bu arkadasa araci satip biran once bir ev almasini oneririm.
simdiden bir tane 25lik sevgili bulsun, 5-6 sene sonra da evlenebilir. 35'den once evlenmesin.
0
cooperr
(08.05.24)
Her ay eline geçen paranın (yolda bulduğu dahil) %10 u ile birikim ve yatırım yapmayanın,

Şu an itibariyle, aylık geliri / 10 X ay olarak çalışma hayatı = kadar birikimi olmayanın,

ve finansal okuryazarlık eğitimi olmayanın

bu günlerini çok yanlış olarak geçirdiğini düşünüyorum ben.

Not: Arabaya yatırım denir mi konusunda tereddütüm var. O zaman cep telefonunada mı yatırım diyeceğiz?
0
Mirket
(08.05.24)
Maddi durumdan bahsederken maaştan ziyade ne kadar birikim yapılabildiği esas konu olur sanırım. Maddi durum diyoruz sonuçta.

Atıyorum bir şirketin maddi durumu hakkında konuşurken bile ne kadar kâr ettiği ettiği konusu kârını ne kadar verimli kullanıyor olduğu kadar önemli değildir. Ortalık yüksek kârlarla batan şirket kaynıyor.

Hayat hep aynı değil, her an her şey değişiyor. Şu an çok yüksek maaşlarla çalışıyor dahi olsa ertesi gün ne olacağını bilemez. Sağlık sorunları, işsizlik, değişen ekonomik şartlar, çalıştığı sektörde değişen şartlar bu kişiyi şimdiki durağan döngüsünden çıkarabilir.

Birikim yoksa ve konu maddi durumsa bence bu kısmı en önde vurgulamakta fayda var.

Bu kişi birikim oluşturabilecek bir maaşa sahip. Maddi durumunu düzeltmek bu durumda bu kişinin seçimine bağlı. Bence bunu yapsın. Aksi takdirde kendisinden çok daha düşük maaşla çalışan birinin kendisinden daha iyi bir maddi duruma sahip olduğu bir noktaya ulaşması çok olası.

Tek başına araba bir yatırım değil. Yatırım konusunda en çok tekrarlanan en temel şeylerden birisi "bütün yumurtaları aynı sepete koymamak" eğer o arabaya bir şey olursa bütün birikim duman olur uçar. Evet şu an ülkede birikim oluşturmak ve bunun değerini koruyabilmek daha zor ancak zor demek gereksiz demek değil. Zorluk ve imkanlar farklı bir konu ama birikim kavramı farklı bir konu. Keşke zor olmasaydı, ama zor. Bana sorarsanız ekonomik olarak daha stabil bir ülkede birikimin önemi şartların daha fırtınalı olduğu yere göre daha az olurdu.
0
akhenaten
(09.05.24)
En azindan 1+1 ev almasi lazim. Zor bi orta yaslilik bekliyor kendisini
0
halk
(09.05.24)
millet asgari ücret ya da bir tık üstüyle bile azıcık da olsa birikim yapıyor. bu maaşla eviniz ve birikiminiz yoksa kötü. ya da mesela 2 milyonluk araba yerine 1 milyonluğa binip 1 milyonla da arsa vs. alınabilir. parayı kötü yönetiyorsunuz.
0
candide
(09.05.24)
abi şöyle söyliyim,

yaş: 29
tecrübe: günü kurtarmak için çalışıyor, herhangi bir uzmanlığı ya da "kariyer" basamaklarını tırmanmada işe yarayacak tek bir gün yok
meslek: yok
sektör: dil/edebiyat (çimenlere uzanıp şiir okuyorum)
maaş: 15 bin (resmiyette işletme sahibiyim, asgari ödeme zorunluluğu yok)
mal varlığı: 200 dolar (dayımdan alcam, borcu var)
borç: 30 bin
birikim: yok
ev: iki ev arkadaşıyla kalıyor (iki ev arkadaşı olduğu sürece 5000 lira)

***

diyeceğim o ki herkesin temposu farklı ve herkes için "daha fazla şeye sahip olabilirdi" diyebiliriz ya, bunun gerçekten sonu yok. yanlış anlama halime bak şükret diye söylemiyorum, zaten şu durumdaki birisi herhangi bir yetişkin için muhatap bile değildir ama sen iyi kötü tecrübe sahibi işinde gücünde bir adamsın belli ki.

yalnız ayda 95 bin kazanıp 8700 kira ödesem ben bile birikim yapardım, onu ekleyeyim. o kısmı enteresan geldi. hani borç filan olsa neyse dicem ama borç da yokmuş. 95 bin lirayı nasıl yiyosun her ay yav.

kısacası bence maddi durumun iyi hatta döviz bazında bile sağlam kazanıyorsun, DÜNYA GENELİ için orta-üst sınıf sayılır bunlar ama para akmaya devam ettiği sürece. bi ev bi şeyler olsa daha iyi olurdu sanki, yapılabilir de.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
95.000 lira maaş ve 9000 lira gibi bir barınma gideriyle bir birikiminiz olmaması normal değil. 1. Dünya ülkesi ortalaması maaşı alıp 3. Dünya ülkesinde birikim yapamıyorsunuz. Harcamalarınızı kontrol etmeniz ve bu maaş skalasında her ay en az 1000 dolar kenara koyabilmelisiniz.
0
denizgonen
(09.05.24)
(5)

Nike'ın neden bu kadar pahalı olması

etna
Koşu yapmak için bir şort ve tişört beğendim. Şortta cebi fermuarlı bir tek bu var. İkiside 2500 gayme. Toplam 5000 lira.Kumaşı toplasan yarım metre bile değil nedir olm bu fiyatlar? Cebi fermuarlı dri-fit kumaşlı ne önerirsiniz?Birde bu puma, ua , Adidas la filan kıyaslayınca neden ucuz?
Koşu yapmak için bir şort ve tişört beğendim. Şortta cebi fermuarlı bir tek bu var. İkiside 2500 gayme. Toplam 5000 lira.
Kumaşı toplasan yarım metre bile değil nedir olm bu fiyatlar?
Cebi fermuarlı dri-fit kumaşlı ne önerirsiniz?
Birde bu puma, ua , Adidas la filan kıyaslayınca neden ucuz?
0
etna
(08.05.24)
ciddi kosucuyum, yari marathon, tam maraton, 5k vb.
ayakkabi haric hic bi urunu bu markalardan almiyorum. hersey decathlon
0
try again fail again fail better
(08.05.24)
o ismi yazan bir ürün alıyorsunuz diğerlerinden tek farkı "Nike" olması. Reklam vs ile bir alıcı kitlesi olışturmuşlar.Hepsi bu.
Bir çok markayı biz (müşteriler) "şımartıyoruz"

Az önce normal bir dükkandan 3 adet tişört aldım. sıfır yaka ve 500 TL verdim. Kafa rahat. En başta kumaşına dokunmak, hissetmek benim için önemli.

Yanlış anlama sözüm sana değil ama bir yerde okumuştum ve hak vermemek elde değil doğrusu:
- sürekli marka takılmak istemek öz güvensizlik belirtisidir.. diyordu.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
Talep var çünkü. Türk halkı gelirine oranla lüks ve konforlu yaşamayı seviyor. Cebi fermuarlı drift en ucuz hangisi ise onu öneririm. Fiyat farkı marka değeri, üretimin yapıldığı yer veya lisanlı üretimden dolayı olabilir.
0
doharkoman
(08.05.24)
nike pahalı segment ürünleri olan bir marka. aynı spor dalına ait ürünlerde farklı fiyat kategorilerinde ürünler görebilirsiniz. bizim ülke açısından; alım gücü, kur, vergi vb. gibi klasik dertlerimizi de ekleyince iş biraz daha farklı yerlere gidiyor.

önceki yorumdaki gibi türk halkının lüks ve konforlu yaşamayı seviyor olması ile nike fiyatlandırma stratejisinin ne ilgisi var anlamadım :) US için 90$ olan ürün burada 3.099TL.

US: www.nike.com

TR: www.nike.com
0
zakk
(09.05.24)
pahalı olmayan bi şey mi var tr’de?
0
deartheodosia
(09.05.24)
(8)

Tasavvuf öğrenmek

kirmizipilotkalem
Arkadaşlar merhaba. Epeydir tasavvufa merak sardım. Tasavvuf öğreneceğim güvenilir işi şarlatanlığa dökmemiş kaynak arayışım var. Youtube, kitap, ya da ders alabileceğim bir platform arıyorum. Youtubedan bir iki sufizm hesabına baktım katıl, abone ol vs. Mesele bu değil tabii ama işi ticarete döküp
Arkadaşlar merhaba.
Epeydir tasavvufa merak sardım. Tasavvuf öğreneceğim güvenilir işi şarlatanlığa dökmemiş kaynak arayışım var.
Youtube, kitap, ya da ders alabileceğim bir platform arıyorum.

Youtubedan bir iki sufizm hesabına baktım katıl, abone ol vs.
Mesele bu değil tabii ama işi ticarete döküp kazanç sağlamak amaçlı trend kovalıyorlar gibi geldi bana samimi bulmadım.

Gönülden anlatacak bu işi özümsemiş insanlar arıyorum.
0
kirmizipilotkalem
(07.05.24)
Ben hiç ilgilenmedim ama ilgilenen arkadaşlar cemalnur sargut’tan besleniyordu. Bir bakın isterseniz.
0
Kediyi üzdün
(07.05.24)
Selam hocam, aynı meraka ben de daldım, duyuruyu okuyunca şaşırdım ben yazmışım gibi. Ahmet yaşar ocak ın kitapları özellikle zındıklar ve mülhidler ilk aşama için bnce çok ilgili olacaktır. Anadoluda heterodoks islam yorumlarını yani bildiğimiz anlamda ilk tasavvuf denemelerini konu ediyor. Devamında şu sıra ibn arabi gibi bu işi başlatan yapı taşlarını araştırmaya koyuldum. Bir yandan da tarihselci kuran bakış açısıyla mustafa öztürk ün kuran mealinden ve youtubeda ankara palas buluşmalarındaki konuşmasını çok etkileyici buldum.

Bütün bunları, belki fikir verir diye bahsediyorum. Tasavvuf neticede bir yolda olma hali ve herkes kendine göre şekillendiriyor. Youtubedan ders alınacak kadaar teorize edilmesini olayın esprisine aykırı buluyorum, neticede sözlü geelenek ve bir şeylere muhalefet etmekten doğan bir durumu konuşuyoruz.


İşin diğer yanında, çevrem dümdüz seküler ve bu tür merakları paylaşabileceğim, al-ver yapabileceğim kimse de yok. Eğer özelden yazarsanız, belki bu yolculukta birbirimizi etkileme fırsatı doğabilir
0
kel aynak kusu
(07.05.24)
Cemalnur Sargut bir çok yönden problemli görüşleri olan birisi.
İtalyadaki o meydanda yaptığı dans tarzı şeyler tasaabufla da uyuşmuyor.

Günümüzde de sorunlu tarikatların olduğu ortada. En azından selçuklu ve osmanlıdan beri gelen kaynak, arayışına girmek önemli.

Ayrıca kitap olarak imam birgivi - tarikatı muhammediyeye bakabilirsiniz.

Ama dikkat edin ki başta,itikad, fıkıh vs bakmadan tasavvuf yoluna doğrudan asla girilmez. Hata olur.
0
diyecevaplandı
(07.05.24)
cemalnur sargut nöööö
0
gurur
(07.05.24)
Cemalnur Sargut öneren arkadaşlara teşekkür ederim ama onu da araştırıp bayağı okuyup dinledim.
Samimi gelmedi bana. Bir şey var kadında olmamış. Aradığım onda yok.
0
🌸kirmizipilotkalem
(07.05.24)
Naçizane önerim direk kaynağına bakmanız. Uzakdoğu hindu ve budist pagan inançlar bu "tasavvuf" denen şeyin temeli. Neden bir şeyin kaynağı dururken suyunun suyu ile vakit harcayasınız? İslam tasavvufu denen şey peygamber tarafında anlatılmamış bir şey. Peygamberden sonraki ve sonraki nesillerde de görülmemiş bir ayinler, ritüeller, inançlar kümesi. Ancak islam devletinin sınırları hint altkıtasına ulaşınca oralardaki inançlar islama karışmış. Mesela bugün bir futbol maçı öncesi "totem yapan" taraftarlar bundan bir süre sonra totemli islam inancına temel olacaklar. Tasavvuf da bu gibi. Eski dinlerini islama karıştıran hinduların ürettiği bir islam versiyonu. O yüzden türeme ile vakit kaybetmek yerine direk hinduismden yürümek bence daha mantıklı.
0
mesuta
(08.05.24)
uzakdoğu, pagan vs. orijinali demiş olan arkadaşa sorum, kaynak?

yok öyle bişi.

yahudi dese ha ok diyebilirim.

tarih iteratif ilerleyen bir birikim. köken bnzr olan olabilir. ancak tasavvufun kökeni ile doğu öğretileri alakasız.
0
gurur
(10.05.24)
@gurur vahdet-i vücut islamla ilgisi olmayan bir hindu inancıdır. Bu sadece biri. Mevlevi dönmeli ritüelini islam kaynaklarında bulabilir misin? Veya bıçak saplamalı kadiri ayinlerinin? Diğer tariklerin -yolların- fiziksel dansa kadar giden ayinleri var mı islam kaynaklarında? Peygamber böyle mi ibadet edermiş? Ve bütün diğer şeyler. İslam kaynaklarında olmayacak, hindu pratikte ve inanç da olacak. Ben bu ilişki için sana kaynak bulacağım? Sen islam kaynaklarında -kitap ve sünnet- de kurumsal tarikatların inanç veya fiziksel ritüelleri için kaynak getir. Ama emin ol, yüzlerce yıldır kendileri de bulamıyor. Tek getirebildikler bir kaç anlam kaydırması, çocuk mantığı seviyesinde te'viller.

Ek olarak; tarih iteratif ilerlesin de din iteratif ilerlemesin bi zahmet.

2. ek; yukarıda bir arkadaşın soruya cevap olarak önerdiği "Ahmet yaşar ocak" ismini tanımıyordum. Üstteki cevabımı yazdıktan sonra ismi googleladım. Gelen ilk video çok güzel bence; www.youtube.com
Tasavvuf daki "rical-ül gayb" -gaybubette olan üstün insanlar- konusu işlenmiş. İlk 10 dk'sında konunun çerçevesini çizerken zaten kendi veriyor kaynağı. Ya eski pagan inançlardan kalma bir inançtır ya da zorlama bir teville kurandan delil uydurulmuştur diyor kendisi. Bence yeterince dürüst konuşmuş hoca.

Bunun gibi bütün bu tasavvuf dini -ki ayrı bir dindir bence- peygamberden çok çok sonra başka inançların harmanlanmasıyla üretilmiş yapay dinlerdendir. Bir şeyin de aslı varken türeviyle oyalanmamalı insan. Gidip direkt hindu olmalı bence. Ki sosyal medyada bu konuları takip edenler bilirler, insanlar kitleler halinde hindu-budist oluyorlar. İnanarak bu dinlerin ibadetlerini yapıyorlar. Evlerinde tütsüler yakıp, manifestler yazıyorlar. Mantralar tekrarlıyorlar. Hindu tanrıları derilerine dövme yapıyorlar. Varenasilere gidip kutsal sularda yıkanıyorlar. vs vs. Bu yolu da tasavvuf denen şey döşüyor.

Bu da bonus; www.instagram.com

2. bonus; www.instagram.com Ki bu enerji konsepti bütünüyle budist-hindu kırması bir inanç. İslamda yok, tasavvufta var.

3. bonus; www.youtube.com Biorezonans uzmanı(!) abla şifa dağıtıyor. pseudo science eksisozluk.com olması bir tarafa bu rezonans, titreşim konsepti direkt budizmin tanımlaması. Müslüman olduğuna vehmedebileceğimiz birinin budist jargonla, budist şifa ritüllerini önermesini nereye koyacağız? Tasavvuf aynı şarlatanlığın yüzyıllar önce yapılmasının sonucu sadece.
0
mesuta
(13.05.24)
(8)

nişanda ve nikahta ne takılır?

sarhos guzelim
yeni tanıştığım ama iyi anlaşıp sevip saydığım uzak bir akrabam kızını evlendiriyor. sekiz ay oldu tanışalı hep araştık, görüştük. ne takmam gerekir? birkaç tanıdığım nişanda 200 takın dedi. eşim nikahta gram takalım diyor. tek maaşlıyız, durumumuz öyle pek bir şey değil. evi arabası olmayan tipler
yeni tanıştığım ama iyi anlaşıp sevip saydığım uzak bir akrabam kızını evlendiriyor. sekiz ay oldu tanışalı hep araştık, görüştük. ne takmam gerekir? birkaç tanıdığım nişanda 200 takın dedi. eşim nikahta gram takalım diyor. tek maaşlıyız, durumumuz öyle pek bir şey değil. evi arabası olmayan tipleriz diyim. siz olsanız ne takarsınız? arkamızdan pinti densin istemiyorum. bir arkadaşım bin lira koyardım zarfa dedi.
0
sarhos guzelim
(05.05.24)
nikahta 1000 tl yeterli. beş tane 200lük. durumunuza uygun.
0
tabudeviren
(05.05.24)
nişan için bence bir şey takmaya gerek yok, aileler kendileri takıyorlar o zaman. nikahta gram altın uygun bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.05.24)
Sizi zora sokmayacaksa gram veya yarım gram takılabilir.
0
cilekli pasta
(05.05.24)
1000 TL yeterli.

Rakamlar gözümüzde hep aynı da paranın kıymeti yok.
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
Nişanda takmana gerek yok. Nişanda anne bana teyze falan takar max. Düğünde 500 tlde fazla takmazdım. Gram fazla.
0
jelly bear
(05.05.24)
Gram olmuş 2500.

Nişanda gerek yok. Nikahta yarım gram ya da 50 Avro.
0
Cesario
(05.05.24)
Nişanda takma, nikahta gram ya da yarım gram
0
Tisatiaşer
(05.05.24)
nişanda takıya gerek yok.

arkanızdan pinti diyecek tiplerse düşünmeye gerek yok zaten. kapalı zarfta 500 tl verilebilir. ben kuzenime 500 taktım geçenlerde. imkan varsa 1000 de olur. gram gereksiz, insanlar daha yakınlarına gram takıyor artık.
0
elorelia
(06.05.24)
(6)

Ustanın ağzındaki contayı su sayacına takması

ya ben lan neyse
gelip sayacı değiştiren adam ağzındaki contayı sayaç bağlantısına taktı. şimdi suyu kullanırken tiksiniyorum. tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
gelip sayacı değiştiren adam ağzındaki contayı sayaç bağlantısına taktı. şimdi suyu kullanırken tiksiniyorum. tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
0
ya ben lan neyse
(05.05.24)
musluğa gelene kadar barajdan su borularından gelen suyu görsen elini bile yıkamazsın belki.

tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
%0000,9
0
exlibris
(05.05.24)
"eser miktarda" bile sayılmaz.

İtiraf etmeliyiz ki genelde eve gelen işçilerle aramızda yaşam,huy, kültür farkımız var ve bize uygun düşmeyen hareketleri görüntüleri daha çok dikkate alıyoruz.

Belki de beklediğin buydu
Onun da önlemi alınmış :)
www.adjustbrand.com
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
Adam tükürük kusmuyorsa ciddi bir sorun yok.
0
rock n roll
(05.05.24)
akan suya tükürmekten farkı yok...
0
jülsezar
(05.05.24)
Aldığınız her nefeste hepimizin osuruğu var ama nefes almaktan vazgeçmeyin. Çünkü çok az. Önemsemeyeceğiniz kadar az.
Contadaki tükürük de bizlerin osuruğu gibi. Önemsemeyin.
0
michael_knight
(05.05.24)
Mirket +1

Soruya cevabım, akan su miktarı çok fazla olacağı için seyrelme miktarı artacaktır. Dolayısıyla tükürüklü su miktarının çok düşük olacağını söyleyebiliriz.
0
xuma
(05.05.24)
(4)

eve kaynakçı çağrılır mı?

biravekahve
Karyola demirimizin bir köşesi kırıldı fakat karyolayı söküp götüremeyeceğimiz için eve kaynak yapması için biri çağrsak nasıl olur? daha doğrusu kaynak işlemi evde yapılabilir mi ya da kaynakçı eve gelir mi? nedir bu işin üslubu. teşekkürler
Karyola demirimizin bir köşesi kırıldı fakat karyolayı söküp götüremeyeceğimiz için eve kaynak yapması için biri çağrsak nasıl olur? daha doğrusu kaynak işlemi evde yapılabilir mi ya da kaynakçı eve gelir mi? nedir bu işin üslubu. teşekkürler
0
biravekahve
(05.05.24)
Çanta tipi kaynak makinesi varsa çağırılır tabi. Sanayi tipi makine zor olur da.
0
Mirket
(05.05.24)
Çağırılır. Hazır gelmişken, balkon pencere demirleri gibi başka şeylere de baktırın.
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
Bİz de hasta yatağımız için 2 kere çağırdık. Serbest çalışan kaynakçılar eve geliyorlar. Kadıköy taraflarında oturuyorsanız, birilerini önerebilirim.
0
PhoenixRising
(05.05.24)
çağrılır. babam kaynakçıydı ve sürekli çağıran oluyordu
0
ferenc
(06.05.24)
(2)

Ritmik hareket eden pilli/pilsiz dekoratif eşyalar

encokbenisevinnolur
İsmini bilmediğim bir şey, böyle bir eşya satın almak istiyorum.Metronom gibi, ya da sağa sola ritmik bir şekilde hareket eden bir aparatı olan duvar saatleri oluyor ya o tipte eşyalar da oluyor.Ne isimle arayabilirim alışveriş sitelerinde?
İsmini bilmediğim bir şey, böyle bir eşya satın almak istiyorum.
Metronom gibi, ya da sağa sola ritmik bir şekilde hareket eden bir aparatı olan duvar saatleri oluyor ya o tipte eşyalar da oluyor.

Ne isimle arayabilirim alışveriş sitelerinde?
0
encokbenisevinnolur
(04.05.24)
Şunnar mı?

www.trendyol.com
0
Mirket
(04.05.24)
Pendulum motion,
Perpertual motion diye videoaraması yapın. Bir çok çeşitleri var.


m.youtube.com
...

Güncelleme: bir de,
amazing science gadgets
araması yapabilirsiniz
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
(10)

Birikim Yapmak İmkansız Gibi Geliyor

depresif çocuk
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...Arabayı yükseltmek istiyorum.Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.Bitmek bilmiyor.yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.
Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...
Arabayı yükseltmek istiyorum.
Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.
Bitmek bilmiyor.

yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
0
depresif çocuk
(04.05.24)
Evet, yeni dünya böyle. Birikimsiz, kıt kanaat geçinen insan modeline doğru hızla evriliyoruz ama bunu bahane etmemek lazım.

Bir bankada bir yatırım hesabı aç. Kazandığım her kuruşun yüzde şu kadarı de. Buna yolda bulduğun parayı bile dahil edip ne kadarı olduğuna sen karar ver. O kadar para kaç kuruş ya da kaç lira ediyorsa eline geçtiği anda gidip o yatırım hesabına aktarıp TMG kodlu fondan al ve unut.

İnan bir gün iyi ki yapmışım diyeceksin.
0
Mirket
(04.05.24)
Kişisel. Bunların hiçbirini yapmak istemeyenler var.
Tabiki günümüzde alacak daha fazla şey var buna karşı çıkmıyorum ama kimse zorlamiyor bizi almaya. Misal araba yani, millet 5-6 yıllık arabaya eski diyor.

Hobiyse bir şey diyemem misal parfüm benim hobim. Ama sizde hobi değil daha çok tüketim var gibi.
0
logisticsmanager
(04.05.24)
İmkansız değil, ben kazandığım paranın neredeyse tamamını biriktiriyorum. Bunda kendi işimi yapıyor olmanın da faydası var ama durumun olduğu halde biriktirmiyorsan, birikim yapmamak için bahane olmaz. Ayda hobilerime 10 bin tl harcıyorum.

Maaşlı maaşsız, her ay %10-15 biriktirme hedefi olan birisi ileride çok rahat eder.
0
hayirsiz
(04.05.24)
Sağlığınız için olanı hariç gereksiz harcamaları bırakmanızı öneriyorum. Gösterici tüketimin sonu yok. Ülkenin sosyal güvenlik sistemi çöktü yatırım yapın. Yarın ne olacağı belli olmaz.
0
anon1m
(04.05.24)
Dünya bu hale getirildi.
Kişisel durum mu? dediğin ise her şeyi ihtiyaç olarak gösteren veya hissettiren uygulamalara karşı olan zaafiyetlerimizle başlıyor.

Dünya ekonomisi şu an bir ihtiyaç olmamasına rağmen kişiye harcatma veya kişiyi borçlandırma üzerine kurulu.
Reklamlara dikkatli bakın hedef kitle bellidir.
Çocuklar mesela. "Yok veya olmaz kelimelerine yabancıdırlar. Anne baba da onlara karşı bir yere kadar direnir sonunda isyenileni satın alırlar.

Gençler,kendini birey olarak görenler ve özellikle bekarlar.
Bunlar da bakacak bir aileleri olmadığı için harcama yapmaya evli olanlara göre daha çok meyillidir.
Bireyselliğe tutulan, aslında yalnızdır. O yalnızlığı giderecek şeyler çoğunlukla yine harcamaya dayalıdır.

Dünü (hatta tarihi) unut, bugüne bak.. diye güzel bir şeymiş gibi önümüze sürülen "trend " kavramı bunun için var.
Neyin eskidiği veya yeni sayıldığını bile belirleyen şeyi, ona olan ihtiyacımız değil piyasayı elinde tutanlar belirliyor.

Zaruri ihtiyaçlarını sırala ona göre harcama yap istersen.
Eve kapanmak sadece salgın için değil tasarruf için de söz konusu
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
bu hep olacak. villa alsan yanındaki daha büyük villaya gözün kayacak. keep grinding.
0
gabe h coud
(04.05.24)
Merhaba

Bence bu bir tüketim dünyası. Listenizdeki "saatler, parfümler, kıyafetler"in bir sınırı var. Kollarınızı saatler ile kaplayamaz, parfümleri üzerinize boca edemezsiniz. Dişleriniz ise sizin sağlığınızdır, bu ayrı bir harcama kalemi.

Dünya insanlara herşeyi tüketmesini salık veriyor. Maddiyatın, kültürlerin, bilginin bile. Sosyal medyada olanı biteni kaçırdığınızda (tüketemediğinizde) kendinizi kötü hissettiriyor. Oysa bu bana hastalıklı bir ilüzyon gibi geliyor.

Kendi adıma elimdekileri gitgide azaltan bir tavır izliyorum. Bana armağan gelen, giymediğim kıyafetleri veriyorum. Kitaplarımı 2. el alıyor, değiş-tokuş ediyor ya da armağan ediyorum. Örnekler çoğaltılabilir. Her ne kadar Fight Club filmi bence toplumun gazını almak için kurgulandıysa da şu sözüne hak veriyorum, diyordu ki:
"İhtiyacımız olmayan şeyler sahip olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sonra sahip olduğumuz şeyler bize sahip olmaya başlıyorlar". Bence basit, sade bir yaşamın dinginlik ve zenginliği çok değerli birşey. Parayla satın alınamayacak değerlerden.

Sizin durumunuz mevcut dünyanın akışına kapılmanız. Başınızı kaldırıp etrafınızın farkına varırsanız buna mecbur olmadığınızı görürsünüz. Bu duyuruyu açtığınıza göre bu gidişatı sorgulamaya başladınız diye yorumluyorum ben.
0
burka
(04.05.24)
Yeni dünya böyle değil şahsi bir durum. Yazınızda sorunuzun cevabıda var kıta kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
0
doharkoman
(04.05.24)
dostum seni tanimiyoruz elbette ama girdigin duyurulardan yola cikarak bence tuketim ve alisveris bagimliligin var. elbette ki bir tek sen tek degilsin, bircok kisi bu oyunlara geliyor ama aklini kullanip onceliklerini netlestirmen lazim. bu gidisatla iki kati kazansan gene birikim yapamazsin. senin kadar kazanan birinin dis yaptirmasi gerekiyorsa tak diye cekip nakit verip yaptirabilmesi gerekiyor.
0
hot potato
(04.05.24)
Orta sınıfın erimesi de bu aslında; eskiden çalışırken hem yaşanabiliyor hem birikim yapılabilen insanlar artık birikim yapamıyor. Fakat gözlemim şu: çevremdeki ortayaş ve üstü orta sınıf, birikimini borsa, coin vb yatırım araçlarıyla yapmaya başladı
0
gadlemler
(05.05.24)
(4)

Borç ödemek mi yatırıma devam etmek mi?

skr1292
Yatırıma ayırdığım ufak miktar para var şu an BIST ve fonlarda işlem görüyor.kredi kartlarına ve kmh hesaplarında borcum var. eğer borsadaki paramın tamamını çekip borç ödersem aylık 1700 liralık faizden kurtuluyorum. siz olsanız ne yapardınız?
Yatırıma ayırdığım ufak miktar para var şu an BIST ve fonlarda işlem görüyor.

kredi kartlarına ve kmh hesaplarında borcum var. eğer borsadaki paramın tamamını çekip borç ödersem aylık 1700 liralık faizden kurtuluyorum. siz olsanız ne yapardınız?
0
skr1292
(04.05.24)
Vadesi geçmiş borç varken yatırıma para ayrılmamalı. Bunu prensip edinmekte fayda var. Vadesi geçmiş borç miktarında elinizde para varsa teknik olarak o para size ait değil artık.

Eğer gecikme faizinden daha fazla kazanç sağlarsanız teknik olarak ödemeyi geciktirmek işinize gelebilir ancak bu her zaman mümkün olmaz. Ayrıca elde ettiğiniz kazancın faizlere giden kısmı da kârınızdan gereksiz bir kesinti haline dönüşmüş olur. Yani bu tutarı sizden yatırım yaptığınız araç kesse muhtemelen ona yatırım yapmazdınız, neden kendiniz buna sebep olasınız ki?

Bunun yerine borcunuzu düzenli ödemeyi ve bunu hiçbir koşulda bozmamayı prensip edinirseniz bence uzun vadede hem daha sağlıklı borçlanma alışkanlıkları edinirsiniz, hem borç ödeyememekten kaynaklı riskleri azaltırsınız.
0
akhenaten
(04.05.24)
Benzer şeyi düşündüm zamanında, o zaman borç faizleri de yüksek değildi. Asgari ödeyip faize bırakmak yükselen borsa ile birlikte mantıklı olabiliyordu.

Şimdilerde faizler yükseldi, aylardır bir sürü faiz ödüyorum. Borç miktarı da artınca faiz artık dikkate değer bir meblağa ulaştı.

Tavsiyem bunu alışkanlık yapmamanız yönünde.

Ancak elinizde duran birikimi bozdurduğunuzda geri koymak zor olabilir. Eğer birikime para ayırıyorsanız, bir süre onu borca yönlendirin derim. Ama elinizdeki birikimi sıfırlamayın borcu kapatmak pahasına. Belki faizi azaltmak adına bir kısmına nakite döndürmek daha mantıklı olabilir
0
biseysorcaktim
(04.05.24)
Önce borç ödenir her halükarda borç ödemesi öne alınır.
Hayat bu, sürekli değil.Sonu var. Ölümden sonra varislerimizi kalan borçlarla ayrıca üzmemek lazım.
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
kmh ve kredi kartı oraları artık eskisi kadar düşük değil, ancak kar ve zarar durumu borsanın durumuna bağlı eğer borsanın dahada çıkacağına inanıyorsunuz , iyi haberler bitene kadar bekleyin. Daha sonra yüksekten bozup borcunuzu kapatırsınız.
Ama her durumda risk alıyorsunuz, olağan dışı bir haberde borsa geriyede gelebilir.
0
Rao
(04.05.24)
(5)

işveren personele şube değişikliği yaptırabilir mi?

oldz
şehir içinde farklı bir mağazaya yollamak istiyorlar, bunu reddedersek nasıl bir yol izlemeliyiz?
şehir içinde farklı bir mağazaya yollamak istiyorlar, bunu reddedersek nasıl bir yol izlemeliyiz?
0
oldz
(02.05.24)
İmzalanan İş sözleşmesindeki maddelerde geçiyor olması lazım bu husus.
0
diyecevaplandı
(02.05.24)
Görev tanımınızda yoksa, çalışma koşullarınızda köklü değişikliğe giriyor.
Haklı feshedebilirsiniz sözleşmenizi. Seneniz doldu ise kıdem alırsınız. İhbar alamazsınız. Dolmadıysa helalleşip ayrılırsınız.
0
artci sarsinti
(02.05.24)
İlk bakışta 4857 No'lu İş Kanunu'ndaki Madde 22 gibi gözüküyor ama şubeler arası ve eviniz ile yeni iş yeri arasındaki mesafe farkı gibi şeylere bakmak lazım. Atıyorum. Kartal'da oturup Maltepe'de çalışıyorken, Beylikdüzü'ne rıza olmadan gönderemez fakat Bostancı'da ya da Pendik'te görevlendirebilir. "Görevlendirme hakkı var" ya da "Görevlendirirse hiç sorun olmaz" demiyorum, "görevlendirebilir" diyorum. Konu mahkemeye intikal edince genelde sözleşmedeki görev tanımı ve ev-şube-yeni yer gibi mesafe konularına bakıyorlar.
0
nawar
(03.05.24)
kötü niyet varsa ve bunu belgeyebiliyorsanız, iş hukuku bilen bir avukatla konuşun. sözleşmenizi de iyice okuyun. yoksa şehir içinde her yere gönderebiliyorlar şeklinde biliyorum.
0
co2s2
(03.05.24)
şurada detaylı anlatılmış:
mihci.av.tr

büyük bir değişiklik olduğunu ispatlayabilirseniz (örneğin mesafe veya çalışma koşulları vs), yazılı olarak bildirim isteyip sonrasında da gerekçeli itirazınızı yaparsınız yazılı olarak. akabinde de iş akdinin feshi yada mahkeme yollarını değerlendirebilirsiniz.
0
vampir akrep
(03.05.24)
(7)

hangi parfümleri kullanıyorsunuz?

fakat
parfümüm bitti, çok pahalı geldiği için tavsiye istiyorum :) sonbahara kadar ne kullanmalı? şunu gördüm, bakın sadece gördüm, koklamadım, bu minvalde var mı? ya da ne kullanıyorsunuz acaba? :) https://www.beymen.com/tr/p_yves-saint-laurent-y-edt-100-ml-erkek-parfum_1031424
parfümüm bitti, çok pahalı geldiği için tavsiye istiyorum :) sonbahara kadar ne kullanmalı? şunu gördüm, bakın sadece gördüm, koklamadım, bu minvalde var mı? ya da ne kullanıyorsunuz acaba? :) www.beymen.com
0
fakat
(01.05.24)
4 mevsim kullanılabilecek bir parfüm olduğu için hem orjinal hem açık olmak üzere yıllarca armani code kullandım.
0
zeox
(01.05.24)
narenciye temali parfumler yazin iyi gidiyor. fragrantica'da populer parfumlerden portakal, greyfurt, limon olanlardan birini secin alin.

cok bilinenler acqua di gio, chanel allure sport, montblanc explorer vs.
0
antikadimag
(01.05.24)
Fahrenheit By Christian Dior seviyorum
0
ferenc
(01.05.24)
yazın Jil Sander Sun.
0
sir gawain
(01.05.24)
Son aldığım parfüm değil de nergis ve bisküvi kokusu karışımı bir esanstı.
İki koku aynı anda hissediliyor.
0
diyecevaplandı
(01.05.24)
Orjinal ve açik parfum farkediyor.
Birde biraz işin şansa kalmiş tene uymasi durumuda var.

Tavsiyem git en dusuk ml olandan denemek icin al hemen buyuk parfum alma izle ve gör paran çöp olmasin
0
Zetnikov
(01.05.24)
terre d'hermes
0
tabudeviren
(01.05.24)
(13)

türkiye'de hiç bir şeyin yetmemesi

avatar is back
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın
yani gerçekten illallah ettirdi. yürüyüşe parka çıkıyorum her yer insan, pikniğe gidiyorum yer yok, arkadaşlarla akşamları sakin cafe aramak için çokça cafe geziyoruz, bi yemeğe gidelim desek güzel mekanın önünde 10 dk sigara içip bekliyoruz, bayrama memlekete uçak bileti bakıyorum şimdiden haftanın 2-3 günü dolmuş kalanlarda da az yer var fiyatlar uçmuş, otellere baktım ailemi götürsem mi dedim, oteller tıklım tıklım. bunları geçtim, konut yetersiz araç yetersiz neye baksam ya yetersiz ya da çok talep görüyor.

abi bu nedir ya? gerçekten ülke nüfusu 2010'da 30 milyondu da biz mi bilmiyorduk yoksa şimdi 150 milyon mu? bir arkadaşla tartıştık bu konuyu, ben biz türklerin çok ciddi tüketim düşkünü olduğumuzu ve aşırı sosyalliğe bağladım o ise, yüksek istihdam ve yüksek maaşlara bağladı, köyden kalkıp gelen hastanelerde sağlıkçı okullarda öğretmen kamuda memur, öyle ya da böyle 1500$ maaş alıyor herkes neredeyse.

cidden nedir bu ya?
0
avatar is back
(30.04.24)
Boş şeylere vaktimiz çok.
Bu bir gerçek.
Kütüphanelerin boş olduğu bir toplumda sorun da çoktur.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
istanbulda?
0
abuzer
(30.04.24)
bence türkiyenin en büyük problemi ve her şeyin sebebi kalabalık olması. bu yazdıklarının sebebi de kalabalık olması. hindistan, bangladeş olma yolunda ilerliyoruz
0
abelardo
(30.04.24)
İstanbul için nüfus yoğunluğu problem
0
jülsezar
(30.04.24)
Doğru cevap, tüketimin artması.

Mesela bakın, 2020’de kişi başı harcama 8.5k dolar iken 22 de 10.5k dolar olmuş.
data.worldbank.org

Bunun sebebi para basılması, bunun sonucu enflasyonun artması, enflasyon artmasına rağmen faizlerin düşük tutulması.

Türkiye’yi yokuşa süren 3 olay bu. Para basmak deyince fiziki parayı düşünmeyin sadece. Seçimden önce, toplamda 1000 dolar tutarında kredi çektiğinizi düşünün, enflasyondan dolayı geri ödediğiniz miktar 600 dolar olsun mesela. Aradaki 400 dolar para basılarak karşılandı.

Son yıllarda para basılmasının sebebi, millete para dağıtmak. Bayağı bayağı para dağıltıdı kredi ile. Sebebi ise, seçimi kazanmak. Belliki başarılı oldular.

Bu grafikte dağıtılan paranın büyüklüğünü gösteriyor mesela, kredi genişlemesini: eksisozluk.com
0
substituent
(30.04.24)
Türkiye'de yüksek istihdam ve yüksek maaş mı varmış?

İstanbul nüfusu 16 milyon, anlık insan sayısı minimum 20 milyondur öğrencisiyle göçmeniyle turistiyle, bunun %1'i dışarda olsa 200 bin insan ediyor. 200 bin insan da İstanbul'da her türlü mekanı doldurur zaten. Bu kadar basit matematiği yok sayıp "Madem ekonomik kriz var, niye her yer dolu" diye konuşmak çok tuhaf geliyor bana
0
nundu
(30.04.24)
Sen de bu kalabalıkta +1 sin. Farkında olman seni o kalabalıktan ayırt etmiyor. Gel taşraya bu kalabalık yok
0
olaylar olaylar
(30.04.24)
Bu işin çözümü cem uzan'ın dediği gibi doğu illerine kumarhane açıp hem istihdam yaratıp hem de para getirisi sağlamaktır.
0
ferenc
(30.04.24)
Arz asil problem.
0
aloha snackbar 3
(30.04.24)
birinci sebep kalabalık ve nüfusun şehirlere dengesiz dağılımı. ikincisi ise insanların boş vakit geçirmekten tek anladığı şeyin kafeye restorana gitmek olması. biz türkler para harcamadan eğlendiğimizi anlamıyoruz. illa bir şeylere para ödenmeli, hizmet alınmalı, şımartılmalı, o tatmin duygusu yaşanmalı. insanlara da hak veriyorum, büyük şehirlerde yapacak bir şey yok. doğru düzgün doğa yok, doğa olsa ulaşım yok, ulaşım olsa her yer tesisleşmiş, vs. vs.
0
sir gawain
(30.04.24)
Vallaha paris'e gittiğimde ben de kalabalık diyorum, bunun gibi bir de lyon dedim onun dışında demedim. Oralarda da her yer dolu. Bunun sebebi nüfus yani. İstanbul'a bakan birinin herhangi bir şekilde araştırma yapmasına gerek yok, gereksiz kalabalık yer. Yaşanacak bir tarafı yok.

Bu sebepten buraya yigilmamaliydi ama hükümetler bu yolu seçti. Her şey oraya yigdi malum inşaat. Yoksa İstanbul'daki hayat biraz başka şehirlere yayilsa bu sorun olmayacakti.

Ha bu arada Türkiye gibi enflasyon tavan ülkelerde harcamanin artmasi da normal. Bugün 100 liraya yediğini 2 ay sonra 150 liraya yiyeceksin. E zaten ne araba ne ev alinabiliyor, hobi desen para, yurtdışı gezmek para. Yani insanlar ya eve tikilacak ya elinde olup bir şeye yetmeyen parayi harcayacak.

Türkiye'de çok para var diyen kendi çevresine bakıp bunu söyler. Yüksek istidham ve yüksek maaş. Maşallah sanırsın almanya. Şu an devlet para alıyor o kadar.
0
logisticsmanager
(30.04.24)
turkiye kaldirabileceginden cok nufusa sahip. sehirler korkunc. allah askina ankara kalesine cikip etrafa bir bakmanizi tavsiye ederim. manzara hindistan'in aynisi.

cayyolu'na guya varliklilar gitti tasindi. gidin google maps'ten bir uydu goruntusune bakin. parsel parsel arsa ceviren site dikmis, hicbir mantigi olmayan butunluksuz cirkin yapilasmalar olusmus. bunun fakirlikle alakasi yok. 1930'da turkiye alman sehir planlamacilarina sehir tasarlatiyordu. simdi ise kolay ve hizli rant kapisi aralandi. mafyalasma her yerde. ulke en son bir plana gore yonetildiginde 2002 sonrasi kemal dervis planlari takip ediliyordu.

biz 10-15 sene once universitede bunlari tartisirdik ve kalbim sikisirdi uzuntuden. korkarak anlattigimiz her sey oldu.

ileride ne olur? turkiye ayni iran, pakistan gibi devletin guclu oldugu ama halkin fakirlikten agzinin koktugu bir yer haline gelecek. kendini devlete hizalayan guclenecek, alip yuruyecek. memurluk ve mafyalik ulke gencligine sunulan opsiyonlar olacak.
0
antikadimag
(01.05.24)
Genelde büyükşehirlerde bu şekilde sebeplerini yorumlamak haddim değil fakat gözlemlerim ve tecrübelerime göre Türkiye'de insanların ekonomik durumu iyi yemeyi içmeyi ehli keyfi lüksü ve gösterişi seviyorlar insanlarda gereksiz bir araba sevdası var kadınlar estetik ve para düşkünü ve sokaklarda çıplak gezerek bedenlerini teşhir ediyorlar yazdıklarım gözüme batanlar genel gözlemler istisnalar kaideyi bozmaz. Benim tahminime göre Türk halkı sosyal medyadan, dizilerden , sosyal platformlardan kontrolsüz bir şekilde etkileniyor bunların hepsi pr'ın etkileri. Bu durum aynı zamanda istatistiki bir veri olmasa da Türk ekonomisinin ne kadar canlı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. İstanbul yaşanacak bir yer değil Bu arada köyden kente göç 90'lı yıllarda bitti.
0
doharkoman
(01.05.24)
(4)

Bill Gates'e duyulan antipatinin sebebi ne?

nundu
Yani kendisi babamın oğlu değil tabii öyle hayranı değilim ama diğer süper zenginlere bakınca bir tık daha samimi ve faydalı bir insan gibi geliyor eskiden beri. Melinda&Gates Foundation da genelde iyi işler yapıyor gördüğüm kadarıyla. Bu vakfın aşılama ile ilgili yaptığı yatırımlardan dolayı aşı ka
Yani kendisi babamın oğlu değil tabii öyle hayranı değilim ama diğer süper zenginlere bakınca bir tık daha samimi ve faydalı bir insan gibi geliyor eskiden beri. Melinda&Gates Foundation da genelde iyi işler yapıyor gördüğüm kadarıyla. Bu vakfın aşılama ile ilgili yaptığı yatırımlardan dolayı aşı karşıtları kendilerine uyuz onu anlıyorum ama görece daha "aklı başında" görünen kesimlerde de Bill Gates'in şeytani biri olduğuna dair yorumlar okuyorum bazen. Yani hiçbir süper zengin sütten çıkmış ak kaşık değildir tabii de, Elon Musk, Jeff Bezos gibi çok daha "gerçek kötü" karakterinde süper zengin varken durmadan Gates'e yüklenilmesi bana çok tuhaf geliyor.

Nedir bu nefretin sebebi, sadece aşılara verdiği destek mi? Yoksa altında başka sebep mi var?
0
nundu
(30.04.24)
tamamen iftira. dünyanın en zengini, başarılı, zeki adamı. bok atmak için ideal profil. covid döneminde düzdünyacı, aşı karşıtları tarafından hedef oldu, kartopu efekti misali çoğaldı. adam avukat ordusuyla terör estirip donuna kadar alırdı. ama gülüp geçiyor.
www.bbc.com
0
buenosdias
(30.04.24)
Bos komplo teorileri. Bu dunyaya gelip, basarip sapitmayan ender insanlardan. Bizim ulkeden de bir tane boyle adam ciksa neler olurdu neler.
0
quaker
(30.04.24)
kim göz önünde olursa ona nefret duyulur. aşırı zengin olup, göz önünde olan ama nefret duyulmayan kimse yok. elon musk, zuckerberg mesela aynı şekilde.

bi de aşı karşıtları komplo teoriciler yüzünden.
0
jelly bear
(30.04.24)
Kendi ağzıyla : ben tanrının işini yapıyorum.. diyen biri

Babasının "üstünırkçı" olduğunu bir videoda dinlemiştim.
Büyük mijtatda farklı ülkelerde toprak satın alması ve tohum işlerinde ayrıca adının duyulması tuhaf geliyor.
0
diyecevaplandı
(30.04.24)
(13)

Ne versen yiyecek misafir ve itibar konusu

beyfendi
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı ma
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?

Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı manipüle etmemek adına en yalın haliyle ilk akla geldiği şekliyle soruyorum.

ek: çok samimi olmadığınız, yeni yeni tanıştığınız biri olduğunu varsayın.
0
beyfendi
(29.04.24)
aksine profili yüksek, can dostum, tam güvendiğim kişi/kişiler demektir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.04.24)
El üstünde tutulması gereken, profili en yüksek kişidir.
0
rock n roll
(29.04.24)
Hocam gelen misafir "Ben bi biftek alayım" dese daha mı hayırlı misafir olacak anlamadım. Ben ki çok yemek seçen biriyim, gittiğim evde ne yemek varsa onu yerim, olması gereken budur yani
0
nundu
(29.04.24)
Ben çok şaşırdım böyle bir soruya. Hayır değildir tabi ki, hiç böyle bir şeyin düşünülebileceğini bile bilmiyordum.

Yani zahmet etmeyin diyen insanın bunu söylerkenki niyeti değişebilir. Kimi laf olsun diye söyleyip aksinin yapılmasını bekler, kimi gerçekten samimi şekilde söyler. Ancak "ben misafir gittiğim yerde iyi yemek beklerim" diyen birisiyle hiç karşılaşmamış olsam da, böyle birini görsem çok şaşırır ve hakkında olumsuz düşünürdüm.

Yani aslında cidden şaşırdığım için ne desem bilemedim. Ben yemeği özensiz buldum, daha iyi olmalıydı diyen biriyle karşılaşacağımı hiç sanmıyorum.

Sizin nereden aklınıza düştü ki bu? merak ettim.
0
akhenaten
(29.04.24)
Nundu +1
Akhenaten +1
0
jülsezar
(29.04.24)
Profili düşük? Aklıma bile gelmez.
0
unabomber
(29.04.24)
Yemek daveti gerçek bir durum değil sadece örnekti aslında. Gelecek misafirin yemek için özel siparişinin olması kulağa abes şekilde nasıl küstah geliyorsa, benim örnekte de nezaket kör göze parmak olmuş. Asıl kastettiğim aslında nezaketin, iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

"ne versen yiyecek misafir" deyimini geçen haftalarda fatih altaylı'nın yayınlarından birinde duymuştum. o başka bir bağlamda kullanmıştı bunu ama aklıma bunu getirmişti.
0
🌸beyfendi
(29.04.24)
Misafir ağırlayacaksam ve yemekli olacaksa güzel bir ana yemek ve meze, tatlı vs olur masada. Eğer birisi ben et, tavuk, balık yemem derse mezelerle bile idare edebilir. Hele ki en baştan "zahmet etmeyin" dedilerse gerekirse dışardan istediği bir yemeği söylerim, eşim evdeki mevcut malzemelerden bir şeyler ayarlar.

Eğer evime çağıracak kadar değer veriyorsam en iyi şekilde ağırlamaya çalışırım, hiç kimse için "zahmete değmez" demem.

Çok samimi bir arkadaşım geliyordur, o zaman duruma göre gerekirse dışardan pizza söylesem de sıkıntı olmaz. (hatta pizza daha pahalıya geliyor sdfgsdf)
0
kimlanbu
(29.04.24)
@beyefendi, anladım. Eh tabi, insanın kendine verdiği değer nasıl muamele gördüğünü de etkiliyor ister istemez. Ancak örnek biraz zorlayıcı olmuş gerçekten. Yemek konusundaki tavırlar genelde kültürel kodlarla sıkı sıkıya sınırları çizilmiş şeyler.

Örnek bir açıdan da iyi olmuş, çünkü "insanın kendine verdiği değer" talepkarlıkla ilişkili değil her zaman. Şımarıklık ve bencillik gibi kavramlar da var. Eğer kendine saygı konusu yanlış anlaşıldıysa belli bir zihinsel çıta aşılıp bu olumsuz sınırların içine de ilerlemek olası.

İnsan hakkını koruyabimeli, gerektiğinde mesafe koyabilmeli bu daha çok karakterle alakalı bir durum. Kendine saygısı olan insan şunları şunları yapar demek çok güç. Birçok konuda bu geçerli, davranışlar ortamın kokusuna göre anlam kazanır. Kendine saygısı olan ve olmayan insanlar arasındaki fark da onlar istese de istemese de kendisini bu sebeple hissettirir zaten.

Çevrenizdeki insanlar da haliyle farkında olsunlar ya da olmasınlar bunu algılayacak ve ona göre davranacaklardır.
0
akhenaten
(29.04.24)
Empati, nezaket, tevazunun eziklik olarak algılandığı bir toplumda, evet “düşük profil.” Ben düşük profilliyim mesela bu bakış açısına göre. Ama bencil, kaba ve kibirli olacağıma ezik olayım daha iyi.
0
auroraaurora
(29.04.24)
Bence öylesine söylenen, otomatik bir laftır. Hiçbir anlam ifade etmez.
0
michael_knight
(29.04.24)
Ben de gittiğim yerlerde bunu. söylerim ama öylesine değil, samimiyetle. Asıl maksat görüşmek konuşmak ne de olsa.
Düşük profilli biri olma meselesi değil bu bana göre.
Arkadaşlarının yanına hal hatır sorma kılıfı altında sadece midesi için gidenlerden ben de hoşlanam.
0
diyecevaplandı
(29.04.24)
enteresan bir soru, hic dediginiz gibi bakmamistim.
soyle yazmissiniz; iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

buna istinaden sanirim ben soyle dusunuyorum, ben degerliyim, benim degerim bana hazirlanan sofra ile belirlenmedigi gibi sofrayi hazirlayan kisi tarafindan da belirlenmiyor. ama kendi degerimi bildigim icin bana ozen gosteren insanlarla birlikte olmayi seciyorum (ve ben de ozen gosteriyorum). yeni tanistigim birinin hazirladigi/hazirlamadigi sofra benim degerimden cok onun ozeni/ozensizligi/zamani olup olmadigi/aliskanliklari/kulturu ile ilgilidir. dolayisiyla bu konuya deger uzerinden degil bu cercevede yaklasirim. zamani olmamis olabilir, ya da ozensiz biri olabilir. eger yakin arkadaslarim davet ediyorsa zaten ne varsa onu yeriz evet, bazen de yemeyiz, mukellef sofra hazirlarlar.

son olarak, beni yemege davet eden birine hic dediginiz gibi bir sey deme ihtiyaci duymadim acikcasi, beni yemege davet ettiyse ztn ne pisirip pisirmeyecegini dusunmustur, o onun sorumlulugunda olan alandir, boyle bir yorum yapma ihtiyaci duymam, tesekkur ederim, gidip gidemeyecegimi soylerim ve bir sey getireyim mi derim, hele hele de yeni tanistigim biriyse.

yakinimsa zaten usulunu bildigim icin kendini misafir agirlamak icin paralayan biriyse soylerim boyle bir sey sanirim. dediginiz yorumu genellikle kendim birine gitmeyi teklif ettiysem soylerim, yani 'ayse sana geleyim aksam ama lutfen bir sey hazirlama vs.' gibisinden.
0
kassiopeia
(29.04.24)
(2)

USB görmeyen vmware

tururo
Sevgili duyuru ahalisi,elimizde bir w7 kurulu bir vmware var, bir de bu w7de çalışacak dosyaların olduğu usb 3.0 harici hdd. vmware bu hdd yi görmüyor. daha doğrusu hiç bir usb yi görmüyor. network bağlantıısı da olmadığı için dosyaları dropbox v.b. yöntemlerle göndermekte mümkün değil. usb yi bu vm
Sevgili duyuru ahalisi,
elimizde bir w7 kurulu bir vmware var, bir de bu w7de çalışacak dosyaların olduğu usb 3.0 harici hdd. vmware bu hdd yi görmüyor. daha doğrusu hiç bir usb yi görmüyor. network bağlantıısı da olmadığı için dosyaları dropbox v.b. yöntemlerle göndermekte mümkün değil. usb yi bu vmware nasıl tanıtırım biri bunu ilkokul 1 seviyesinde anlatırsa çok memnun olurum.
0
tururo
(28.04.24)
Vmware ile işim olmadı ama kurulu win7 nin USB 3.0 driverlarını ayrıca kurmak gerekiyor sanırım.
Bir de buna bakınız:
kb.vmware.com
0
diyecevaplandı
(28.04.24)
o dosyayı indirdim ancak hiç bir usb yi görmediği için aktarma şansım olmadı. belki vmware tools işe yarar
0
🌸tururo
(28.04.24)
(8)

Kurnaz Dayı

old possum
Klasik kızkardeşin hakkını yiyen dayı sorunu.Şimdi efendim benim annem ve dayım iki kardeş bunlara annelerinden kalan arsanın tam ortasına dayım yayilip ev inşaatına başladı. Sadece kendi hakkı olarak görüyor bence , anneme hiç sormadı bile ama ben konustum dedim ki "dayı sen evini yap ama yola gide
Klasik kızkardeşin hakkını yiyen dayı sorunu.

Şimdi efendim benim annem ve dayım iki kardeş bunlara annelerinden kalan arsanın tam ortasına dayım yayilip ev inşaatına başladı. Sadece kendi hakkı olarak görüyor bence , anneme hiç sormadı bile ama ben konustum dedim ki "dayı sen evini yap ama yola gidecek kısımları hesap et imar durumuna bakıp ona göre net kalan metrekarenin yarısını al onun içine yap inşaatını. Ama bu brüt alanı hesaplayıp ikiye bölüp yayılmış. E bu durumda ileride annem ev yapmak isterse bize düdük kadar bir alan kalacak çünkü yola gidecek kısmı bize ayırmış.

Bu durumda ne yapalım bir avukatla hareket edeceğiz sanırım ama öyle çok değerli bir yer de değil köyde imarlı bir arsa. Satmak da istemiyor annem, annesinden yadigar çünkü. İlk etapta ne yapabiliriz belediyeden ya da tapudan bir şey yapılabilir mi yoksa dava mi açacağız? Off bu ülkede hak hukuk aramak neden bu kadar uzun sürüyor. Zaten 5 yıldır süren bir davam var haklı olduğum halde bir arpa boyu yol alamadım. :(

Bence dayım annem ve ben kadın olduğumuz için kendi dünyasında bizi hor görüyor bizim hakkımız olmadığını düşünüyor çok da yansıtıyor bunu bize. Off
0
old possum
(28.04.24)
Önce Annenin e devletine bir bakın. Annen, anneanneden kalan arsanın %50 hissedarı olarak görünüyor mu diye.

Görünüyorsa eğer ve annen fazladan hiçbir kağıdın üzerine imza atmadıysa, ilerde istediğin zaman Dayının evin yarısına çökersin.
0
Mirket
(28.04.24)
Hiçbir yere imza atmadı annem. Arsanın imar izni var. %50 hisse annemin evet.
0
🌸old possum
(28.04.24)
kardeşim önce acık acık konusacaksınız bakın bu arsa su kadar yarısı bizim yarısı sizin diye sonra diyelim arsa 1000 m2 mi gidip arsanızı cevirin 500 m2 sini.
hatta sizde kücük bir konteyner falan koyabilirsiniz.
0
sizofren06
(28.04.24)
Satma söz konusu olduğunda köyde dayınızın da mesafeli olduğu arızalı yönüyle tanınan birine satın.
Maksat dayınız kıymetinizi anlasın.

Ev alma komşu al.. demişler eskilerimiz.
0
diyecevaplandı
(28.04.24)
İnşaat ruhsatı alacak olsa sizin imzanız gerekirdi. Zaten o dediğiniz yol sosyal alan vs için düşülecek dop düşülmeden imar da gelmez. Yani kaçak inşaat yapıyor dayınız. Davaya gerek yok belediyeye şikayet edin yeter.
0
enteg
(28.04.24)
siz neden dertleniyorsunuz ki? dayınız size bedava ev yapıyor ne güzel. bırakın yapsın, ilerde hak iddia edersiniz, en kötü mahkemeyle alırsınız. dayınız saf biriymiş.
0
zeleno
(29.04.24)
Normalde arsa ikiye bölünür, hangi taraf kime düşünecek diye tapu dairesinde kura çekilir. Zira caddeye bakan taraf daha değerli olur. Her neyse dayınla konuş, izin vermiyoruz, ileride yıkılırsa kusura bakma de. Dinlemezse tapuya git, arazimize izinsiz inşaat yapılıyor de, onlar yönlendirirler seni.

Edit: dayıların önünü erkenden keseceksin yoksa ipin ucu kaçıyor. bizim kumarbaz dayı yüzünden bütün araziler mahkemelik, dört tane icrası var, yetmezmiş gibi işin içinde tefeci de var. Kendisi nerede diye soracak olursan, Antalya'da dostuyla beraber yaşıyor oç
0
bay yeşil
(29.04.24)
ileride bir mahkeme süreci olursa "bu evi biz kendi çabamızla yaptık" deyip mahkemeyi kazanır ve mahkeme artı avukat masrafları size yüklenir. başımıza geldi.

öyle "ev yaptı bizim de hakkımız var" diyemiyorsunuz. buradan gol yememek için şimdiden avukat tutup mal paylaşımına gidin derim. değerli olsun olmasın annenizi ikna etmeniz gerek özetle.

zaten bilirkişi gelecek bakacak edecek hakim değişti vs. derken en az 3-4 senelik bir süreç başlatacaksınız. vakit kaybetmeyin. kısa yoldan belediyeden falan kurtuluşunuz yok.
0
bisorumvargaliba
(29.04.24)
(1)

üst soy sorguda bir kişinin üst soyunu bulma.

gizemli dede
şimdi dedemin 1. eşinden olan torunuyum. 2. eşinin de üst soyunu merak ediyorum. nasıl ulaşabilirim. bütün yolları nelerdir
şimdi dedemin 1. eşinden olan torunuyum. 2. eşinin de üst soyunu merak ediyorum. nasıl ulaşabilirim. bütün yolları nelerdir
0
gizemli dede
(27.04.24)
Bir ara biliyorsunuz edevlette yayınlandı bu bilgiler.
2. eşin yakın tanıdıkları veya komşularına ulaşılabilir.

Ayrıca onların yaşadıkları yerlere ait tahrir defterleri kayıtları da önemli. Tabi yeterli kaynaklara ulaşılırsa Osmanlıca bilen bir uzmanla ilerleme belki sağlanabilir.
Tabi eskiye gidildikçe ayırd edici bir husus olarak bölgede tanınmayı saplayan lakaplarını da gözardı etmemek gerek.
Yine bu tanınmış eski özel veya yer isimleriyle açılan face grupları olabilir. Sağlam bir arama yapmak lazım.
Başka yollar da olabilir.
0
diyecevaplandı
(27.04.24)
(3)

alçak/kısa armatürlü lavabolarda el yıkamak eziyet değil mi?

2econd
armatürün su çıkışıyla lavabonun dibi arasında çok çok küçük bir mesafe oluyor bazı evlerde. ben el yıkarken zorlanıyorum... illaki lavabonun dibine elim sürtüyor, hop bi daha baştan yıkamam gerekiyor vs. bazılarında zoru bırak tamamen imkansız gibi... bazılarında da kısa oluyor, lavabonun arka kısm
armatürün su çıkışıyla lavabonun dibi arasında çok çok küçük bir mesafe oluyor bazı evlerde. ben el yıkarken zorlanıyorum... illaki lavabonun dibine elim sürtüyor, hop bi daha baştan yıkamam gerekiyor vs. bazılarında zoru bırak tamamen imkansız gibi...

bazılarında da kısa oluyor, lavabonun arka kısmına çok yakın kalıyor. dibine değmesen de lavabonun arka kısmına temas ediyorsun... lavaboya temas etmeden el yıkanamayan veya çok zor olan bu tasarım niye kullanılıyor?

ben gittim mutfak armatürü aldım uzun tiplerden, banyoya da onlardan taktım mesela. bu eve ilk taşındığımda buradaki de kötüydü.
0
2econd
(25.04.24)
aşırı haklısın evet eziyet. ama sorunu okuyunca kendimi "gibi"den bir bölüm izliyor gibi hissettim :) müthiş tema olur kısa armatürlü lavabo :))
0
numlock
(25.04.24)
bu da yazıldı ya duyuruya. 2 yıllık hayatımın yaşam enerjimi en çok aşağı çeken şeyi bu olabilir.
0
WithWorth
(25.04.24)
Evet eziyettir.
Aslında tasarım da denmez.
Olsun da nasıl olursa olsundur.

Bunun dışında misafir olunan bir evdeki tuvaletin içindeyken yan duvarın bacağımıza oldukça yakın olması, banyo armatüründe sıcak soğuk su dengesini ayarlayana kadar TRT fm e denk gelmek, park eden aracın oldukça yakın olması sebebiyle yan kapıdan sürücü koltuğuna geçmek zorunda kalmak,toplu taşımada ayaktayken burnumuzla başkalarının koltuk altı arası mesafesinin 15-20 cm e kadar düşmesi, hayatın kısa süreli ama unutulmaz zorlukları arasında yer alan ve boşluğun aslında ne kadar önemli olduğunu hatırlatan örneklerindendir.
0
diyecevaplandı
(26.04.24)
(4)

Gözler hangi durumlarda büyür?

stringer
Şaşkınlık, merak? Bu tür bilgilere ulaşabileceğim bir kaynak var mı? Hangi alanın çalışma konusuna giriyor bu mevzular?
Şaşkınlık, merak?

Bu tür bilgilere ulaşabileceğim bir kaynak var mı? Hangi alanın çalışma konusuna giriyor bu mevzular?
0
stringer
(25.04.24)
genellikle korku ve yalan söylerken. beden dili ve psikolojiye girer.
0
numlock
(25.04.24)
Göz bebeği ilgisini çeken bir şeyi gördüğü anda büyür. Marketlerdeki ürünler için tüketici psikolojisini anlamak ve ürün tanımı reklam hususunda harcamaya teşvik etmek için önemlidir.
0
diyecevaplandı
(25.04.24)
Uyusturucu kullanincaydi sanirim
0
Zetnikov
(25.04.24)
arayacağınız kelime mydriasis. en.wikipedia.org
sempatik sinir sisteminin çalıştığı anlarda göz bebekleri büyür.
0
unalub
(25.04.24)
(8)

Tekerlek Basıncı Hk.

depresif çocuk
https://hizliresim.com/501omquMerhaba.Arabamda R19 tekerlek mevcut. Araç Peugeot 408. Bunun lastik basıncının 33 psi olması gerekiyor değil mi?Hava pompasında kontrol ettiğimde 45 psi değeri gördüm, sonra 33 psi'ye indirdim. Aracı yeni aldım ve ilk defa bu kontrolü gerçekleştirdim. Acaba bir hata mı
hizliresim.com

Merhaba.

Arabamda R19 tekerlek mevcut. Araç Peugeot 408. Bunun lastik basıncının 33 psi olması gerekiyor değil mi?

Hava pompasında kontrol ettiğimde 45 psi değeri gördüm, sonra 33 psi'ye indirdim. Aracı yeni aldım ve ilk defa bu kontrolü gerçekleştirdim. Acaba bir hata mı yapıyorum, daha mı fazla olması gerekiyor basıncın?
0
depresif çocuk
(24.04.24)
Aracın ön sürücü ya da yolcu kapsının açınca kaç psi olması gerektiği direkte yazar.
0
mikahakkinen
(24.04.24)
33 yazıyor ama aracı alırken neden bu kadar yüksek basılmıştı ona kafam takıldı.
0
🌸depresif çocuk
(24.04.24)
Araç 0 mı?
0
mikahakkinen
(24.04.24)
resimdeki değerler yüksek ihtimal diğer bir basınç birimi olan "kpa " olmalı (opellerde de öyle)

Görünen değerleri psi ye çevirirseniz olması gereken değerleri daha iyi anlarsınız.
0
diyecevaplandı
(24.04.24)
araç sıfır
0
🌸depresif çocuk
(24.04.24)
sıfırlara yüksek basıyorlarmış. benim araca da 45 basmışlar. farketmedim bayağı öyle kullandım. olması gerekene alın.
0
adivar
(24.04.24)
Sıfırlar öyle, benimki de 41le geldi 33-32ye indirdim. Gideceğin hıza, sürüş konforuna ve yakıt ekonomisi yapmak isteyip istemediğine göre değişiyor.
0
Bruce
(24.04.24)
neden yüksek basıyorlar bilmiyorum, ancak şu aralar gece gündüz sıcaklık farkı yüksek. bu sebepten lastiklerde basınç kaybı oluyor. yani binek araçlarda 4 lastikte aynı boyuttaysa 32 33 basılıyor. arkadan çekişli araçlarda bu değişebiliyor.
0
mikahakkinen
(25.04.24)
(2)

bilgisayarımda virüs mü var? bu uyarıyı nasıl engellerim?

nic cage
libgende bi şeylere tıkladım, neye tıkladım bilmiyorum. ondan sonra sürekli bu uyarı gelmeye başladı. tıklayınca da önce Norton virüs taramasına sonra proceed deyince de mcafee satın alma sayfasına yönlendiriyor. bilgisayarımda virüs varsa mcafee almadan nasıl silerim? bilgisayarım şu an tehlikede
libgende bi şeylere tıkladım, neye tıkladım bilmiyorum. ondan sonra sürekli bu uyarı gelmeye başladı. tıklayınca da önce Norton virüs taramasına sonra proceed deyince de mcafee satın alma sayfasına yönlendiriyor. bilgisayarımda virüs varsa mcafee almadan nasıl silerim? bilgisayarım şu an tehlikede mi? korunmuyor mu? Bilal'e anlatır gibi lütfen. teşekkürler.

r.resimlink.com
r.resimlink.com
r.resimlink.com
0
nic cage
(24.04.24)
tarayıcı bildirimlerine benziyor. muhtemelen bir sitede bildirimlere izin verdiniz ve size spam bildirimler yolluyor.
0
kesmekes laleler
(24.04.24)
İzin verdiğiniz sitelerin bildirimlerine bir bakın. Şüpheli gördüklerinizi engelleyin.
0
diyecevaplandı
(24.04.24)
(1)

Dolmakalem ve mürekkep gurularına sorum var.

pianeta
Iroshizuku Shin Kai mürekkep aldım. Almadan önce internetten rengini araştırdım tabi. Nolur nolmaz diye sample boy aldım zaten.Yalnız iki seferdir rengini beğenip aldığım mürekkepler bambaşka çıkıyor.Şurda mürekkebin incelemede rengi: https://www.youtube.com/watch?v=TNHga9KV3wE&t=417sŞu da benim ald
Iroshizuku Shin Kai mürekkep aldım. Almadan önce internetten rengini araştırdım tabi. Nolur nolmaz diye sample boy aldım zaten.
Yalnız iki seferdir rengini beğenip aldığım mürekkepler bambaşka çıkıyor.

Şurda mürekkebin incelemede rengi:
www.youtube.com

Şu da benim aldığım mürekkep:
hizliresim.com

Bu da ilandaki renk:
www.sarikalem.com

Bu arada fotoğrafta daha koyu çıkmış ama canlıda daha açık bir rengi var.

Tamam ekranda görünenle gerçektekinin bire bir tutmasını beklemiyorum ben de zaten ama bu da aşırı farklı geldi bana. Mesela videoda daha kadifemsi, mat ve koyu bir rengi var ama benim çektiğim fotoğrafta bile görüneceği üzere bendeki çok daha açık renk.
sarikalem.com isimli siteden aldım, daha önce de alışveriş yapmıştım hiçbir sıkıntı yaşamadım, sahte ya da farklı ürün gönderdiklerini sanmıyorum.
Daha önce de aynısı Amazon'dan aldığım bir mürekkepte başıma gelmişti hatta.

"Ekranda gördüğünle gerçekteki birbirini tutmaz" dışında bir açıklama var mıdır buna?


Defter: Karatis Tomoe River 52g
Kalem: Lamy 2000 F
0
pianeta
(23.04.24)
Bizle o mürekkep arasında gölge/ışık, çekim yapan kameranın merceği kameranın sensörü ve görüntü işleme/sıkıştırma algoritmaları söz konusu.
O kadar fark olacaktır.

İnternetten çoğunlukla giyim,ayakkabı o nedenle almam kalıp farkından dolayı.
Mürekkep konusunu da siz kıyas yapın
0
diyecevaplandı
(23.04.24)
(8)

kuyumcular vergi veriyor mu?

avatar is back
yok kambiyoydu şu bu onları geçelim. adamın eline x liradan altın geliyor, kar koyup satıyor veya x liranın altından bozdurmak isteyenden alıp, karlı fiyattan satıyor. bunu devlet vergilendiriyor mu? çünkü görebildiğim ve konuştuğum kadarıyla kuyumcular hem doların uçuşu hem güvenli liman vs vs deli
yok kambiyoydu şu bu onları geçelim. adamın eline x liradan altın geliyor, kar koyup satıyor veya x liranın altından bozdurmak isteyenden alıp, karlı fiyattan satıyor. bunu devlet vergilendiriyor mu? çünkü görebildiğim ve konuştuğum kadarıyla kuyumcular hem doların uçuşu hem güvenli liman vs vs deli gibi para kazanmışlar gibi. peki ya vergisi? yoksa ona da kulp bulup vergisiz takılmaya devam mı?
0
avatar is back
(22.04.24)
Ben kuyumcuya gittiğimde eğer eft yaparsan X fiyat nakit verirsen Y fiyat diyor. bence gayet net bir şekilde parayı elden aldığında vergi ödemiyor. Bankadan alınca da vergi dairesi gördüğü için ödüyor.

Aslında bu altının bu adama girişini çıkışını da devleti takip etmesi lazım. Ancak görününen o ki etmiyor. Örnek verecek olursak mesela sigara alkol vs bunlar girişi çıkışı takipli ürünler. Ama altın sanırım öyle değil.

Sektörle hiç alakam yok normal müşteri olarak fikirlerim bunlar.
0
nuevo
(22.04.24)
İki gündür meşhur olan malum firmanın vergi levhası eğer doğruysa şurada.
eksisozluk.com

Anladığım kadarıyla bütün 3 harfli marketlere satış yapan bir firmanın (ki CEO'su bile var :) ) bu kadar vergi ödediği bir ülkede kuyumcular eğer vergi ödüyorsa, ödese ne olur ödemese ne
0
Mirket
(22.04.24)
vermiyor hic bir esnaf vergi vermez.
0
sizofren06
(22.04.24)
Bakın şöyle örnek vereyim, son çıkan ipad ve iphone alan bir tanıdığım, faturasını şirketine kestirmeye bile tenezzül etmedi. sorduğumda, aa unuttum falan dedi ama biraz daha kurcaladığımda zaten tüm ticaretin nakit döndüğünü söyledi, hacmin büyük olduğu toptan ticaretin bile. demek ki hiç biri vergi vs ödemiyor. o faturada nerden baksanız 40-50k vergi kazancı vardı.
0
karincaezmezuo
(22.04.24)
Türkiye'de vergi verenler sadece maaşlı çalışanlar. Geri kalan kimse vergi vermez. Ondan zaten maassiz calisanlara cennet, maaşlıya cehennem.
0
logisticsmanager
(22.04.24)
nakit ve kayıtdışı
0
bir soru sorcam
(22.04.24)
kuyumcularla sınırlı değil ki bu konular. Her alanda var.
www.patronlardunyasi.com
0
diyecevaplandı
(22.04.24)
tamamen kayıtdışı bir ekonomi
0
karincaezmezuo
(27.09.24)
(2)

ahmet kaya - nereden bileceksiniz enstruman

gule gule
sarkinin girisindeki sesler hangi enstrumana ait?https://youtu.be/gQIH-pgzQSY?si=z9K8R9CpkOr1ZaJr
sarkinin girisindeki sesler hangi enstrumana ait?

youtu.be
0
gule gule
(21.04.24)
cümbüş değil mi
0
the guy from batman
(21.04.24)
İlk girişteki sesler ud, org, ve davula vurulan ince çubuğun sesine çok benziyor
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
(5)

Buradaki bilezik fiyati uygun mu?

dedeminhirkasi
3 taksit olarak vade farksız alınabiliyorNormal kuyumcudan alsam ne kadar fark oluyor bunla arasında https://app.hb.biz/IskolSMVNHud
3 taksit olarak vade farksız alınabiliyor
Normal kuyumcudan alsam ne kadar fark oluyor bunla arasında

app.hb.biz
0
dedeminhirkasi
(21.04.24)
İzmir için 27.324 lirayı uygun görürüm ben. Kart faizi aylık %4 ise ve 3 taksitle veriyorsa.

Kartların alışveriş faiz oranı 3,66 imiş. Onun için yeniden hesapladım ve 27.152 Lira olarak buldum bence uygun fiyatı.
0
Mirket
(21.04.24)
Farklı illerden bakın derim bir tanıdık aracılığıyla. Fiyat yüksek görünüyor.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
Ne kadar yüksek mesela?
0
🌸dedeminhirkasi
(21.04.24)
piyasanın 1500 lira üzerinde.
0
avatar is back
(21.04.24)
22 ayar bilezik gram satis 2400 gorunuyor sitelerde su an, seninkinin grami 2750 ye geliyor
0
The_Lollok
(22.04.24)
(11)

Asiri pahali gida ürünleri ve boykotlar

Yourcousinmarvinberry
Son birkaç gündür ekside bu tarz basliklar var malum.Peki normalde ticaret bakanligina fahis fiyatli ürünler ihbar edilemiyor muydu ?
Son birkaç gündür ekside bu tarz basliklar var malum.

Peki normalde ticaret bakanligina fahis fiyatli ürünler ihbar edilemiyor muydu ?
0
Yourcousinmarvinberry
(21.04.24)
Türkiye'deki gıda enflasyonu, maliyetten kaynaklanan bir enflasyon. Sebepleri şurada uzun uzun anlatılıyor.

www.youtube.com

Ha, bu arada fırsatçılar var mıdır? Vardır elbet. Ama çözüm kısa sürelerde boykotlarla gelecek gibi değil. Bu ülkede soğan depoları basıldı, Bim'ler taşlandı falan. Şimdi de bu boykotlar bana çok komik geliyor. Kahveci protesto ederek Gazze katliamını durdurmak gibi bir şey.

Ayrıca serbest piyasa ekonomisinde fahiş fiyat diye bir şey nedir, onu da bir türlü anlayabilmiş değilim.
0
Mirket
(21.04.24)
Piyasa fiyatının uçuk derecede üstündeki ürünleri şikayet edebiliyorsunuz. Atıyorum aynı marka model ve aynı donanıma sahip bir bilgisayar 3 yerde 20 bin lirayken başka bir yerde 60 bin liraysa o 60 bin olanı şikayet edebiliyorsunuz.

Ama restoranlarda piyasa fiyatının kendisi sorun olmaya başladı. Birçok insan 25-35 bin arası maaşla çalışıyor. Daha doğrusu bu maaş aralığındaki insanların gittikleri mekanlar artık onlara lüks gelmeye başladı. Yeme ihtiyacını karşılamak için değil de biriyle vakit geçirmek için gittiğiniz tarzda mekanlarda bir yemek kişi başı bin lirayı bulabiliyor rahatlıkla. Çoğu yerde bunun üstüne çıkabilirsiniz artık istisna sayılmaz bu.

1000 lira da 35 bin için aylık kazancınızın %3'e yakın bir kısmı ediyor. Ayda iki kere dışarda yeseniz maaşın %6'sı gitti. Bu mekanlar ki birkaç sene önce sürekli gidilebilen yerlerdi. Bu tek kişi için böyle, ailecek gitmek bambaşka bir hikaye oldu.

Sorun yönetimdedir, işletmecidedir, insanların kendisindedir önemli değil artık. Bu durum rahatsızlık uyandırıyor. Dolayısıyla bakanlığa şikayet bir yöntem olsaydı bile insanların sadece bunla yetinmek steyeceğini sanmam.
0
akhenaten
(21.04.24)
Şikayet yapılabilir.

Ama bunların kesin çözümü, bakanlık eliyle merkezi bir fiyat takip sistemi.
Bilmem hangi ilin hangi ilçesinde bir market/dükkan/galeri fiyatta yaramazlık yaptığı an Ankara'dan görünmeli.
Tüm hepsi anlık takip edilmeli.
Yapanlar/failler fotoğraflar video ile tvlerde ifşa edilmeli. Halk kendisine fahiş fiyattan ürün satanları, stoklayanları yakından tanımalı.
Bu hususta hukuki düzenlemeler olmalı.
Hep TV'den tanıdığımız sadece sanatçı siyasetçi zengin vs. değil halkın cebine göz diken, kanuni boşlukları kendi menfaatleri için kullanan kişileri de tanımayalıyız.

Para cezası kesmek asla yetmiyor. Çözüm değil.
Faturası yine bize yani tüketiciye yansıyor.

Bir de yıllardır çıkarılamayan üretici ve tüketici için olumlu bir çok yönü bulunan hal yasası meselesi varmış. Ona da göz atılmalı.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
@diyecevapland'nın tarif ettiği yolun sonu komünizme çıkıyor.
Rusya denedi onu. Başaramadı :)
0
Mirket
(21.04.24)
fahiş fiyatın fahiş olduğunun anlaşılabilmesi için market ürünü gibi bişey olması lazım. Her yerde satılan X marka X gram ürün bir yerde 10 lira diğerinde 20 ise buna müdahale edilebilir.

Ama et döner bir yerde 100 lira diğerinde 500 lira ise, biri kıymadan diğeri bonfileden yapıyor olabilir bilemeyiz. Biri düşük kira veriyor öbürü çok yüksek veriyor olabilir vs. vs.

Hani Türkiye'de zaten gıda güvenliği yok, peynirlerin veya ısıl işlem görmüş etlerin çoğu çöp, bu yüzden ucuzlar. Şimdi işini düzgün yapıp görece pahalıya peynir satan sucuk satan yerlere ceza kesip kalitesize mahkum kalmak da var. Çok hassas konular. Ha ama şu var, mesela Afyon'dan Kayseri'den düzgün sucuk alsan kilosu 500 lira, İstanbul'da daha kötüsü 800 lira olabiliyor. Ama o şehirdeki maliyetler de gerçekten öyle belki de. Bu sefer haksız rekabet, sizin kiranız az diye bu şehirdeki üreticilere dava açılsa mesela? Çünkü internet sağlayıcılarda olmuştu bu, düşük olan yükselmişti sonunda :D Serbest piyasa bile ters çalışıyor ülkede.
0
nhk ni youkosu
(21.04.24)
İstemiyorsan almazsın o kadar. İsteyen istediği fiyattan satar. Sen özellikle bir marka ya da ürün istiyorsan o parayı vermek zorundasın.
0
ferenc
(21.04.24)
@ Mirket aslınde kastettiğim o değil.Ticarerin de bir usul, adabı olmalı. Piyasayı alt üst eden ve insanları zor duruma koyan bu noktada dağadaki teröristten farksızdır. Durum böyleyken devlette gücünü göstermelidir.

Böyle kriz anlarında bile serbest piyasa kavramına sarılan o zaman kazancı kadar devlete vergisini versin. Samimiyetini göstersin.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
Bu "Fahiş fiyat" anlatısının gerçekleşmesi için çok garip bir şeyin olması lazım: Neredeyse bütün gıda esnafı birbiriyle anlaşmışçasına deli gibi fiyat yükseltip bir kurabiyeye 150 lira, bir tabak makarnaya 400 lira fiyat çekerken talebin aynı kalıp da toplam tüketimin bu esnafları ayakta tutacak kadar canlı kalması için insanların da kafalarına silah dayıyor olmak lazım...

Sözlükte de bahsetmiştim. Esnaftan ya da şirketlerden etik beklemek normal değil; ürünün içeriği konusunda devletin denetimi lazım ki kırmızı biber yerine kiremit tozu, fıstık yerine bezelye yemeyelim. Ancak fiyat konusunda devletten bir şey beklemek saçma. Ne bekliyoruz, devletin pastaneye baskın yapıp "Bir kilo baklava 2000 lira olamaz" demesini mi? Pastane açan adamın "herkesin alabileceği fiyata baklava satma" zorunluluğu mu var yoksa devletin "Halka ucuza baklava temin etme" misyonu mu?

Diyelim ki köşedeki pastane sahibi gaza geldi ve popüler anlatıdaki gibi altına bir mercedes daha çekmek için bütün fiyatları iki katına çıkardı... Bu, adamın kontrolünde olan bir şey. Ancak bu adamın "İnsanlar yemezse ölürler" niteliğinde bir şey satmadığını kabul edersek bir iki şey olmasını bekleriz

a) Bu adam fiyatları piyasa dinamiklerinin tersine yükselttiği için müşterisi kalmadı, battı
b) Adam zam yapmasına ve belki toplam müşterisi düşmesine rağmen daha fazla ciro yapıyor

A şıkkı geçerliyse konuşmaya gerek yok zaten. Ama B şıkkı geçerliyse bu o ürünün bizim alım gücümüzü geçmesine rağmen başkaları için normal fiyatlı olduğunu gösteriyor. Yani burada esnafı suçlamanın anlamı yok. Ya o çevre bir anda lüks bir çevre haline geldi ya da biz fakirleştik... Çoğunlukla da cevap bu işte. Fakirleştik... Herkes aynı deecede fakirleşmediği için talep hala canlı ki esnaf ayakta kalabiliyor.
0
salihdt
(22.04.24)
Maalesef çok ciddi bir enflasyon var. Personel çalıştıran bir işletmenin personel masraflarını %50 artırıp, "bunu sineye çek" diyemezsin. Personel, kira, elektrik, vergi vs. her şeyi yansıtmak zorunda işletmeler.

İnsanlar kendileri de bu durumu gördükleri için, esnafa hak veriyorlar. Ancak bunu fırsata çevirmek isteyenler de var. Serbest piyasa olduğu için devlet regüle ettiği ürünler hariç, diğer ürünlerin fiyatına karışamaz. Adam isterse bire alır, bine satar.

Bence en güzeli, cebinize uymayan, bir anda çok hızlı artış yapılan ürünleri tüketmemek. Serbest piyasanın kendi kendine oturmasını sağlar.

Ayrıca toplumda o kahve 1.000 TL olsa da içecek, son yıllarda oldukça zenginleşmiş bir %5 te var. Ne olursa olsun, bazı işletmelerin fiyatları bizim bütçemizi çok aşacak.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.04.24)
Durum tespiti yapmak konusunda yaşanan bir sıkıntı yok aslında. Fiyatlar yükseliyor, maaşlar daha az yükseliyor. Bunun sonucunda her geçen ay alım gücü daha aşağı iniyor. Bunda herkes hemfikir, herkes farkında. Ekonomik durum birkaç yıl öncesine göre daha inişli çıkışlı.

Anlaşılmayan nokta sanırım buna insanların nasıl tepki vermesi gerektiği. Daha doğrusu insanların "doğru tepkileri" vermesi bekleniyor. Ancak dünya böyle işleseydi kurulan hiçbir devlet ve krallık yıkılmaz, hiçbir savaş çıkmaz, hiçbir ekonomi bozulmaz, hiçbir sistem zora girmez herkes huzur ve refah içinde yaşardı. Ne var ki topluluk olarak insan böyle uygun tepkiler vermiyor. Hiçbir zaman vermedi, hiçbir zaman da vermesi mümkün değil. Kırk yılda bir spontane verilen bir tepkinin doğru yere temas ettiği illaki olur ancak bu genel eğilim değil hiçbir zaman. Şimdi ortada böyle bir sorun ve bu sorunun yarattığı rahatsızlık varken bu konuda uzman ya da yetkili olmayan insanların sorunun kaynağını analiz edip buna en uygun tavır konusunda ortaklaşarak hareket etmesini beklemek sanırım gerçek dışı bir beklenti olur. Topluluğun vereceği tepkinin detaylarındaki öngörülemezlik de kendi içinde bir bütün olarak mantıklı bir olay aslında. Toplumun neye tepki verip neye vermeyeceğini kestirmek bir noktaya kadar mümkünken detaya inildikçe bu tepkiyi nasıl vereceğini söylemek güç. Toplum bir tepki verip rahatsızlığını belli ettikten sonra konuyla ilgili olanlar da bu tepkinin nasılına ve niçinine kafa yormak yerine ne tür aksiyonları alırız diye düşünmeli herhalde. Bence yanlış olan biraz da toplumu idealize edip en uygun şekilde davranmasını beklemek. Buna bu denli kafa yormak hiçbir şeyi çözmez sanırım.
0
akhenaten
(22.04.24)
Soruyu net algilayamayip, uzun cevap yazan arkadaslara ithafen;

Bahsettiginiz özel isletmeler, restoranlar da birer "esnaf" aslinda. Ve her esnaf grubu gibi, ticaret bakanliginin borusu bu arkadaslara da pekâla ötebilir(tabii istenirse).

Olay market-cafe ayrimi degil yani aslinda.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(23.04.24)
(8)

bu borçlar biter mi

wop
çok ani gelişen bir sağlık sorunun dolayı kredi çekmek durumunda kaldım. açıkçası öyle en uygun faiz vs kovalayacak vakit bile yoktu.12 ay aylık 15k ödemem lazımkartlarda aylık 5k taksitli harcama var onlar 3 4 aya biter.kira yeni zamlandı. faturalara vs aşırı bir zam gelmezse kira + faturalardan so
çok ani gelişen bir sağlık sorunun dolayı kredi çekmek durumunda kaldım. açıkçası öyle en uygun faiz vs kovalayacak vakit bile yoktu.
12 ay aylık 15k ödemem lazım
kartlarda aylık 5k taksitli harcama var onlar 3 4 aya biter.
kira yeni zamlandı.
faturalara vs aşırı bir zam gelmezse kira + faturalardan sonra cebime 25k kalıyor.
tam böyle ayın sonuna denk geldiği için elde de nakit yok hiç bir 10k da arkadaştan aldım.
temmuzda zam alsam en fazla enflasyon kadar alırım.
iş değiştirmelik bir pozisyon da yok. işi kaybetmesem şanslıyım.
bu ay bir kredim vardı o bitmişti. ooo rahatım artık diyorken inanılmaz kötü oldu.
bir türlü düze çıkamıyorum.
dışarı çıkma vs uzun süredir yok zaten.
yemek vs evde hallediyorum.
ne dersiniz olur mu bu iş?
0
wop
(21.04.24)
olur yav olur geçmiş olsun

iddiaya yatırmamışsınız ki parayı, sağlık sonuçta

imkan varmış ki çekebilmişsiniz sağlığınız için

öyle düşünün
0
jülsezar
(21.04.24)
Abi 12 ay çözersin. Gerekirse her gün makarna yersin gene çözersin. 5 yil olsa zorlar derdim.
Geçmiş olsun.
0
logisticsmanager
(21.04.24)
Halledersin risk alacak işlerden kaçın bir süre yeter
0
andlee
(21.04.24)
Evden zorunlu haller hariç çıkmayın.
Evde fazla yaramayan eşyaları satın.
Borcu ödeme niyeti içinde bulunursanız öderseniz.

Şöyle bir gerçekte var ki, aslında sürekli sistemin dayattığı borçlu olma hali, kredi vs..normal bir şey değildir.
Bu alışkanlığı da adeta sigara gibi terketmek lazım.
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
Çok geçmiş olsun. Sağlık bu ve bu krediyi çekebilecek durumda olmanız da gayet güzel. Aksi senaryo daha kötü olurdu :( Tüm ödemelerden sonra 20 - 25k kalabiliyor olması güzel bence. Arkadaşınız sorun etmezse ona da 2 taksit halinde verin. Hayat bu maalesef planladığımız gibi gitmiyor işler yaşarken. Ekstra ödemelerden kaçınarak su gibi geçer, ödemelerden geriye kalan para kötü bir miktar değil.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(21.04.24)
şöyle
kira ve faturadan sonra 25k kalıyor
15k krediler
kaldı 10
bununla kredi kartlarını ve günlük nakit akışını döndürmem gerek.
0
🌸wop
(21.04.24)
Kalan 10 k dışaro çok çıkmıyorsan rahat rahat yeter. Çok daha az kazanıp geçindiğim zamanlar olmuştu. Bi de ben şunu fark ediyorum. Bazen kredi kartı borcum yüksek geliyor. Sonraki ay kendi kendime dikkat edicem diye niyetleniyorum. Sonra bir bakıyorum ki ben önceki ay gerekli olmayan saçma şeylere para harcamışım. Aslında dikkat eder, gereksiz şeylere para harcamazsan kalanla gayet rahat geçinirsin. 1 yıl o kadar uzun bir süre değil.
0
turuncu tonlarda
(21.04.24)
olur tabi. zor bir durum 10k az gerçekten ama 1 yıl iyi kötü geçer. ben de her ay nasıl kart bu kadar yüksek geliyor diyorum bakıyorum hiç ihtiyacım olmayan şeyler almışım. kemer sıksam rahat yarı yarıya düşer.
0
paintov
(22.04.24)
(4)

Çok eski türkülü Coca Cola reklam jingle'ı

jadle
Aradım bulamadım. Var mı hatirlayan? Nasıl aratmak lazım?
Aradım bulamadım. Var mı hatirlayan? Nasıl aratmak lazım?
0
jadle
(20.04.24)
Cümle sonlarında:
cola turkasııı
amerikan rüyasııı


diye mi söyleniyordu?
0
diyecevaplandı
(21.04.24)
Bahsettiğiniz reklam coca cola değil de cola turka reklamı olabilir mi?

www.youtube.com


Türkiye'ye gelsinler cola nedir görsünler
Amerikan rüyası cola turka içsinler

şeklindeki kısım aşağıdaki videoda geçiyor, reklamların normal halini bulamadım

www.youtube.com
0
epitaf
(21.04.24)
Yok coca cola nin da jingle ini her tarzda söylüyorlardı

Her zaman Coca Cola dediğini çok iyi hatirliyorum
0
🌸jadle
(21.04.24)
Özcan Deniz'li olan reklam mı?

www.youtube.com
0
werderweremem
(22.04.24)
(4)

İbraname hakkında Avukat arkadaşlar rica etsem bir bakabilirler mi ?

blackhawk17
Merhabalar çalıştığım şirketten istifa ediyorum.Kıdem veya ihbar tazminatım yok.Şöyle bir ibraname var. Ve bu imzalanmadan son maaş + yıllık izin kalan 4 gün + son ay fazla mesai parasını Mayısın 5 inde yatıramam diyor Muhasebe.Her şey kayıtlı SGK sizin hakkınızı koruyor diyorlar.İbraname bana göre
Merhabalar çalıştığım şirketten istifa ediyorum.
Kıdem veya ihbar tazminatım yok.

Şöyle bir ibraname var. Ve bu imzalanmadan son maaş + yıllık izin kalan 4 gün + son ay fazla mesai parasını Mayısın 5 inde yatıramam diyor Muhasebe.Her şey kayıtlı SGK sizin hakkınızı koruyor diyorlar.

İbraname bana göre çok sıkıntılı ve imzalamak istemiyorum diyor ama sistemden çıkışımı yapamıyorlarmış söylediklerine göre.
Bunu imzalasam ve adamlar bana ödeme yapmasa çok sıkıntı yaşarım gibime geliyor.


İBRANAME


XXXX BİLİŞİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ bünyesinde Çalışmış olduğum ................... ile ..................... tarihleri arasında hak etmiş olduğum maaş ve bütün ücretlerimi , her türlü sosyal haklarımı, hafta sonu ve genel tatil günlerine ait ücretlerimi , fazla mesai ücretlerimi , yıllık izin ücretlerimi , kıdem tazminatımı , ihbar tazminatımı , yemek ve ulaşım bedellerimi , prim ve benzeri alacaklarımı , tüm maddi akdi yasal bilcümle alacaklarımı eksiksiz, vaktinde banka veya nakit olarak aldığımı kabul ve beyan ederim.
Ayrılma sebebime göre yasalara kıdem tazminatı alacağımın olmadığının bilincinde olduğumu ve tüm haklarım eksiksiz, vaktinde ve usulünce ödendiği için hiçbir maddi veya manevi dava açmayacağımı, hiçbir hak talebinde bulunmayacağımı kabul ve beyan ederim.
XXXX BİLİŞİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ Ünvanlı işyerini bütün akdi ve yasal alacaklarımdan dolayı kayıtsız ve şartsız gayrikabili rücu ibra ederim.

Bu ibranameyi tamamını okuyarak ve anlayarak, hiçbir baskı altında olmadan tamamen kendi özgür iradem ile imzaladığımı kabul ve beyan ederim.



İSİM SOYİSİM :
TC KİMLİK NO :
ÇIKIŞ NEDENİ :
ÇIKIŞ TARİHİ :
İMZA :
0
blackhawk17
(19.04.24)
Avukat değilim ama işin içinden biri olarak söylüyorum bu ibranameler imzalansa da %100 bağlayıcı olmuyor. Baskı ve tehdit altında imzalamış da olabilirsiniz. Yine de gören bir avukat arkadaş olursa en doğrusunu yazacaktır.

İkincisi de sgk çıkışınızı tabii ki yapabilir ama karşı taraf da bu belgeyi imzalı almak zorunda dolayısıyla siz imzalamadıkça çıkış yapmaması da onun açısından mantıklı. İki taraf da birbirine güvenmiyor anladığım kadarıyla o yüzden her şey usulüne göre olsun.

Ayrıca 5 ten fazla çalışanı olan iş yerlerinde maaş ve tüm ödemeler banka üzerinden yatar siz bu belgeyi imzalasanız da yatırmadığı hesaplarınızca aşikar durum hukuki boyuta erişince ispatı kolay.
0
Kediyi üzdün
(20.04.24)
kurumsal bir firmadan benzer bir şekilde ayrılmıştım yıllar önce. aynı şekilde önce imzalamış sonra parayı almıştım.
0
enteg
(20.04.24)
Kurumsal firmaların geçersiz ibraname ve güzellik merkezlerinin geçersiz senet sevdası beni öldürecek. Bunu düzene sokmak bu kadar zor mu ya gerçekten
0
dre mithatoğlu
(20.04.24)
Bunun için bir şey diyemeyeğim ama SGK çıkış kodu gerçekte size belirtilenden farklı ise açacağınız dava sonunda tazminat hakkınız olabiliyor. SGKdan öğrenebilirsiniz ayrıntıları.
0
diyecevaplandı
(20.04.24)
(3)

Ev sahibinin ben oturacağım diye mahkeme ile evden çıkardığında

sonhakan
Gerçekten oturup oturmadigini nasıl tespit edebilirim. Güvenlikli site burası..
Gerçekten oturup oturmadigini nasıl tespit edebilirim. Güvenlikli site burası..
0
sonhakan
(17.04.24)
Hayırlı olsun diye bir çiçekçi gönderin kapısına. Çiçekçi Geri dönüş yapar size
0
diyecevaplandı
(17.04.24)
Komşulardan samimi olduğunuz birisi varsa destek isteyin. Hoş geldiniz bir ihtiyacınız var mı diye gitsin birisi. Laf arasında kiracı mı ev sahibi mi sorsun. Yönetim ofisindeki çalışanlara, varsa kat veya bina görevlisine durumu anlatın belki yardımcı olurlar.
0
Godless
(17.04.24)
sosyal mühendislik ile çözülebilir. su idaresi, elektrik idaresi, doğalgaz'ı arayıp abone numaramı bilmiyorum adresten sorgular mısınız dersin. öğrendikten sonra o abonelik numarasıyla fatura borcu sorgularsın. ismin baş harfleri çıkar. ordan öğrenirsin.

kıps.
0
mr.goodcat
(17.04.24)
(1)

Yeni outlook'ta mail ekindeki dosyayı sürükleyemiyorum

infinitedreams
Merhaba, yeni outlook'a geçtim, ama mail ekinde yer alan herhangi bir dosyayı sürükleyerek bilgisayarımdaki herhangi bir klasöre taşıyamıyorum, bunun bir yolu var mıdır? teşekkürler.
Merhaba, yeni outlook'a geçtim, ama mail ekinde yer alan herhangi bir dosyayı sürükleyerek bilgisayarımdaki herhangi bir klasöre taşıyamıyorum, bunun bir yolu var mıdır? teşekkürler.
0
infinitedreams
(15.04.24)
Tarayıcının bu husustaki ayarlarına bakın veya
Farklı tarayıcı deneyin.
0
diyecevaplandı
(15.04.24)
(7)

"sınıfsal" ne demek?

kibritsuyu
Sosyal medyada çokça görür oldum. Mesela büfe hamburgeri resmi koymuşlar, biri de "sınıfsal" yazmış. Altında sayfalarca tartışma, sınıfsaldır, değildir, yok asıl sınıfsal budur, sınıfsalı şunlar bilir. Okudum bir halt anlamadım. Ne demek lan sınıfsal? "Bu hamburgeri üst/alt sınıfa mensup insanlar ye
Sosyal medyada çokça görür oldum. Mesela büfe hamburgeri resmi koymuşlar, biri de "sınıfsal" yazmış. Altında sayfalarca tartışma, sınıfsaldır, değildir, yok asıl sınıfsal budur, sınıfsalı şunlar bilir. Okudum bir halt anlamadım. Ne demek lan sınıfsal? "Bu hamburgeri üst/alt sınıfa mensup insanlar yer/yemez" falan mı demek istiyorlar?
0
kibritsuyu
(14.04.24)
Durum düşündüğünüze benziyor.

Vol. 2 olarakta salça sürülmüş
ekmek görselinin altına
"alt sınıf" yazabilirler.

Bu sadece yeme ile sınırlı da kalamaz.
değerler, hobiler, kültürel seviye, yapılan düğünün genel temasına kadar uzanır.
0
diyecevaplandı
(14.04.24)
Evet, öyle. Yani sınıf farkı göndermesi yapıyorlar. O tweet'teki ilgili konu sadece o sınıfın derdi/zevki anlamında. Başka sınıf buna erişemiyor ya da daha iyileri ile yaşadığı için tenezzül etmiyor diye. AŞIRI BOŞ bir tartışma konusu çünkü fakirliğin alt sınırı, zenginliğin üst sınırı yok. Her konuyu "sınıfsal" diye sulandırabiliyorsun. O yüzden onunla dalga geçmek için gerek kelime oyunları gerek alakasız şeyler üzerinden atılan tweetleri beğeniyorum.
0
nawar
(14.04.24)
"Sınıf ile ilgili" diyebiliriz belki. Türkçe'de -sal -sel ekleri olmadığı için kullanımı dil bilgisi açısından yanlış. o sebeple bu ucube sözcük havada kalıyor. Dar bir çerçevede çarpık materyalist bakış açısıyla türlü materyale uygulanabilir görünürde.

Nasırlı ellerimi çekip koysam altına "sınıf ile ilgili" yazsam kimse yüzüne bakmayacakken. tayt görseli paylaşıp altına "sınıfsal" yazınca bu boş ama anlaşılması güç illüzyon daha fazla ilgi çekiyor çünkü kimsenin aslında tam olarak ne olduğuyla ilgili bilgisi yok dolayısıyla da fikir yürütmek için sonsuz boş bir uzay var.
0
Jazz
(14.04.24)
toplumlarda sınıflar vardır, şunu yapanlar üst sınıftır, zengindir, şanslıdır demeye getiriyor. özellikle vasat kişiler, başarısızlıklarını son zamanlarda bu söylem ile aklayıp "aslında çok akıllıyım ama bişeyleri başaramadıysam iyi bir aileden, iyi bir ortamdan yetişemediğim için öyle oldu yoksa ben mütüş biriyim" demek amaçlı söyleniyor. 2-3 sene önce bir an da patladı herkesin dilindeydi ama aşırı uzun sürmedi popüleritesi, şimdi ise tekrar daha geniş kapsamda gündem oldu.

gül geç. vasattan nasihat, analiz dinlemeye gerek yok
0
avatar is back
(14.04.24)
insanların özellikle gençlerin ekonomik durumu kötü, bir şekilde mizah olsun başka şey olsun günü geçirmeye çalışıyor. eğlence amaçlı kullanılıyor yoksa kimsenin gidip felsefe/derin analiz konuştuğu yok.

soruya gelecek olursak evet bu hamburgeri bir sınıf yer bir sınıf yiyemez şeklinde.
0
gule gule
(14.04.24)
patronaj1
(15.04.24)
O tweette bahsedilen olay hamburger değil, denizden çıkıp hamburger yeme aktivitesi. Bu hamburgeri görünce direkt plaj işletmesi hamburgeri geliyor herkesin aklına çünkü 90larda ve 2000lerin başında özellikle kamu kurumlarının ve bazı fabrikaların böyle plaj tesisleri vardı çalışanların gidebildiği, orada ucuza tatil yapan memur/işçilerin çocukları bu hamburgeri görünce direkt hatırlar. Sınıfsaldır yazan tweetin alıntıladığı tweette de bu denizden çıkıp büfe hamburgeri yeme aktivitesinden bahsedilmiş ki bu sınıfsal bir olay değil çünkü 90larda dediğim gibi işçi çocukları da bu hakka sahipti. Ama tabii ki bunu da yapamayan milyonlarca çocuk vardır, ama bu fakirlik kıyası değil, sınıfsal olması ayrı bir durum. Monako'ya gidip ıstakoz yemek sınıfsaldır ama plaj büfesinde ucuz burger yemek sınıfsal değildir
0
nundu
(15.04.24)
(2)

bez beyaz ayakkabı köklü beyazlatıcı çözüm

baldan kaymak
yarı gri yarı krem renkte kaldı.ne yapsam bunu tam kar beyazı olsa?
yarı gri yarı krem renkte kaldı.

ne yapsam bunu tam kar beyazı olsa?
0
baldan kaymak
(14.04.24)
asperox veya çamaşır suyunu bir düşünün.
0
diyecevaplandı
(14.04.24)
çamaşır suyu olmaz kesinlikle. asperox bilemiyorum. ben olsam lostrada bi baktırırım.
0
elorelia
(15.04.24)
(1)

IOS'tan Windows'a WhatsApp medya dosyalarını taşımak

Etanglement
WhatsApp'te 20GB görsel medya verisi mevcut. Bu veriyi whatsapp dahilinde organize edemediğim için, masaüstü bir ortama taşımam gerekiyor. Ne yapabilirim?
WhatsApp'te 20GB görsel medya verisi mevcut. Bu veriyi whatsapp dahilinde organize edemediğim için, masaüstü bir ortama taşımam gerekiyor. Ne yapabilirim?
0
Etanglement
(14.04.24)
Coolmuster iOS Assistant

veya
MobiKin Doctor for iOS

uygulamalarına bir bakın isterseniz
0
diyecevaplandı
(14.04.24)
(3)

Engelli tanidigik üzerinden arac satıh almakta sorum olur mu?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(12.04.24)
Sorun olduğunu duymadım. sonuçta kişi hakkını devretmiş oluyor ama işin ahlaki yanı ayrı tabi.
Bu arada şöyle bir gerçekte var ki aracı aldıktan sonra engelli tanıdığı kaderine terk etmemek, gezdirmek, ayrıca ihtiyacını sormak, ilgilenmekte lazım.
0
diyecevaplandı
(12.04.24)
Valla benim büyük halam yüzde doksan küsür engelli. Dedem onun üzerinden ötv indirimli araç almak istedi izin çıkmadı reddedildi.

İnandırıcı olmak lazım sanırım dedem ikna edemedi heyeti. İşin ahlaki boyutu ayrı tabi o da sizin bileceğiniz iş.
0
chicha_v2
(12.04.24)
aracı sadece 1. derece yakınlar kullanabiliyor.
0
jelly bear
(12.04.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.