Giriş
(5)

ekşiduyuru arama fasilitesi?

barış manço
ne kadar sağlıklı çalışıyor yada nasıl etkili kullanılır?
ne kadar sağlıklı çalışıyor yada nasıl etkili kullanılır?
0
barış manço
(22.08.10)
bi ara and, or problemi vardi.. kelimelerin tumu desen bile herhangi biri seklinde aratiyodu.. duzeltildi mi bilmiyorum cok usendim simdi denemeye..

ama ondan once gayet iyi calisiyodu diye hatirliyorum..
0
buzzlightyear
(22.08.10)
aradım olmadı sordum oldu.
0
agy
(22.08.10)
getirdiği en erken duyuru 2 ay öncesinin. biraz tuhaf yani.
0
hia
(22.08.10)
kesinlikle dandik otesi. nick ile arama yok -anca soruyu soran kisiyi ariyor evap vereni aramiyor-, mac os yaziyorum bom bos geliyor osx yaziyorum gelmiyor. evet dandik otesi
0
no christ requiress
(22.08.10)
aradığını bulmak çok zor; kendi sorduğum soruları bile bulamıyorum genellikle.
0
late viper
(22.08.10)
(2)

Fimler tv de yayınlanınca neden değişiyor?

ya ben lan neyse
dvd de yahut sinemeda izlediğim filmlerin dublajları gayet güzel. fakat aynı film bir şov tivi de atv de tv8 de yayınlandığında dublajları değişiyor tarrak gibi bir film olarak karşımıza çıkıyor.esaretin bedeli dvd de dublaj ve ses olarak çok iyiydi. tv8 de yayınlandığında içine etmişler filmin. yin
dvd de yahut sinemeda izlediğim filmlerin dublajları gayet güzel. fakat aynı film bir şov tivi de atv de tv8 de yayınlandığında dublajları değişiyor tarrak gibi bir film olarak karşımıza çıkıyor.

esaretin bedeli dvd de dublaj ve ses olarak çok iyiydi. tv8 de yayınlandığında içine etmişler filmin. yine tv8 de yayınlanan geleceğe dönüşte de durum aynı.

mesela başroldeki elemanını seslendiren adam değişmiş. başka birisi seslendirmiş.

sadece tv8 de değil tüm kanallarda durum böyle. bazen değişmemiş olarak denk geliyor. sadece dublajı da değişmeyebiliyor. ağız hareketleriyle çıkan sesin senkronu yahut fondaki müzik de değişebiliyor bazen. ve çok büyük çoğunlukla daha kötü bir hal alıyor.

neden tv kanallarında yayyınlanınca bir filmin bu tip özellikleri değişiyor? aynen dvd deki gibi yayınlasalar da adam gibi film yayınlasalar, bizde oturup zevk alarak izlesek olmaz mı? işin için de telif falan mı var?
0
ya ben lan neyse
(21.08.10)
film dediğin baba, bilmiyorsan özgün dilini filmin
altyazılı izlenir...

dublaj naylondur...
0
agy
(21.08.10)
telif hakkindan kaynaklaniyor.

ornegin bir filmi festival icin dublajlatti festival yetkilileri. burada su kadar gosterim icin su kadar paraya dublaj yapildi diye sozlesme yapilir. yapilan o kayit baska yerde kullanilmak istenirse dublaja taraf olan kisilere telif odenmesi gerekir (kabul ederlerse).

kisaca dvd icin yapilan sozlesme ile televizyonda o sesi kullanmak mumkun degildir. dublaj sanatcisi boyle bir durumda dava acarak hakkini arayabilir. ayni sey aslinda altyazilar icin de gecerlidir. sinemada gosterilen altyazi ile dvd'de kullanilan altyazinin telifi farklidir (sozlesmede belirtilmiyorsa).

bu sebepten cogu kanal kendisi disaridan daha ucuza dublaj yaptirir.
0
entrapmen
(22.08.10)
(6)

izmir

sanal uyku
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?KONAKKARŞIYAKABORNOVABUCAilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?

KONAK
KARŞIYAKA
BORNOVA
BUCA

ilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
0
sanal uyku
(20.08.10)
Genel olarak iyidir, genç kadın için
konak ta yerleşim birimi yoktur, ismi konak olan geçen yerleşim birimleri erkekler için dahi uygun değildir,
karşıyaka gayet uygundur
bornova gayet uygundur
buca pek iç açıcı bir yer değildir belki şirinyer olabilir.
0
kopek
(20.08.10)
istanbul ve balikesir ayaklari icin cevap verdim ama bir istanbullu olarak onerebilecegim ilk sehir izmir'dir. moderndir, karisani olmaz, cesme/foca gibi yerlere kacamaklar kolaydir, ulasimda problem yoktur, halki superdir, nem burdaki gibi degildir.

siralamam su sekilde sorulariniza

1-izmir (cok gittim)
2-istanbul (yasiyorum)
3-antalya (ara ara tatil yaptim)
4-bursa (ilk universitemi burda okudum)
5-balikesir(her yaz o cevredeki yazligimdayim)
6-ankara (uzun yillar gittim geldim, hic isinamadim)
6-kocaeli (2-3 defa gittim, orda yasamak istemem niyeyse)
7-8- bilecik/sakarya (hic gitmedim)
0
la traviata
(20.08.10)
karşıyaka bahriye üçokta otur, 3+1 eve ~500 ödersin gayet mis gibi yaşarsın.
(karşıyaka çarşının sonundaki uzun cadde)
ayrıca bucayı tamamen sil
0
efendy
(20.08.10)
istanbuldan sonra favorim.
0
raki masasinin degismez adami
(20.08.10)
buca ile konağı aklına bile getirmiyorsun; ya karşıyaka ya bornova... hatta bornova ilk tercihin oluyor, birde küçükpark civarı bir yerde ev buluyorsun 365 gün parti modunda oluyorsun :)

ha bi de ben varım bornovada, her türlü yardımcı oluyorum :P

şaka bir yana bornova (özellikle küçükpark ve çevresi) öğrenci mekanıdır, karışan görüşen olmaz bar vb. boldur, hemen her yere otobüs-metro-dolmuş çalışır...
0
mortar
(20.08.10)
entellektüel faaliyetler, kültürel etkinlikler açısından istanbul'un kıyısından bile geçmez fakat bu kısmı es gedecek olursan 1 numara...
0
agy
(20.08.10)
(9)

istanbul

sanal uyku
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?KARTALZEYTİNBURNUBAKIRKÖYŞİŞLİKADIKÖYFATİHBAHÇELİEVLERESENLERTUZLAKAĞITHANEPENDİKAVCILARSULTANBEYLİBAĞCILARSARIYERÜSKÜDARSİLİVRİÜMRANİYEGAZİOSMANPAŞAEYÜPKÜÇÜKÇEKMECEATAŞEHİRSULTANGAZİAR
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?

KARTAL
ZEYTİNBURNU
BAKIRKÖY
ŞİŞLİ
KADIKÖY
FATİH
BAHÇELİEVLER
ESENLER
TUZLA
KAĞITHANE
PENDİK
AVCILAR
SULTANBEYLİ
BAĞCILAR
SARIYER
ÜSKÜDAR
SİLİVRİ
ÜMRANİYE
GAZİOSMANPAŞA
EYÜP
KÜÇÜKÇEKMECE
ATAŞEHİR
SULTANGAZİ
ARNAVUTKÖY
BEYKOZ

ilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
0
sanal uyku
(20.08.10)
bir kiz olsaydim,
fatih-ümraniye-sultangazi-bağcılar özellikle bunlari asla secmezdim zorunlu olmadikca.

ama tabi bunlar ilceler..
fatih'e bagli bisuru yer var. şehreminisi, çapasi, findikzadesi, osu busu.. daha detayli olmali.

işyeri/okul bilgileri lazim ki, nereler daha mantikli soylenebilsin. (fiyat-yol-sosyallik-cevre babinda)

zira, kartal nereee, avcilar nereee..


ayrica bu ilcelerin yarisi asya yakasinda, yarisi avrupa yakasinda.
hatta ayni yakada olan bazilari bile, birbirlerine farkli sehirlermiscesine uzak.

yani oyle genis bir soru sormussun ki, kitap yazilir bu ilceler/sevgili yasantisi/maddi olanaklar ve evler konusunda.

ha deli gibi param var, para sıkıntısı yok derseniz,
beykoz arnavutköy kadikoy etiler bebek vs. neden olmasin.

az paraya daha cok odali evler kiraliyim ama depremde kafama yikilsa da sorun degil diyorsaniz sizi avcilar beylikduzu falan civarlarina alalim.
0
la traviata
(20.08.10)
duyuruda tematik çalışan birine de ilk defa denk geliyorum :)

istanbul iyidir güzeldir hoştur ama parası olana. istanbul'da paran yoksa hiçbir şeysin. trafik kalabalık uçuk kiralardfdg klişe timi beni gelip götürmeden başka konulara atlayayım.

o yazdığın ilçelerden en yaşanılabilir ve merkezi olanları sayayım:

beşiktaş, şişli, fatih, üsküdar, kadıköy. bu semtlerde veya yakınlarında yaşarsan rahat edersin. evler pahalıdır. düzgün ve yeni yapılmış evler daha da pahalıdır. ancak fatih ve üsküdar nispeten daha ucuzdur. sevgilinle yaşayacaksan da kendin yaşayacaksan da eğer komşuların tarikat işletmecisi değilse ve ev sahibine kiraları geciktirmeden ödüyorsan problemle karşılaşmazsın.
0
i ve been mistreated
(20.08.10)
mükemmeldir.
0
raki masasinin degismez adami
(20.08.10)
kadıköy (sahil yolu, bağdat caddesi ve minibüs caddesi civarları) dersen çok rahattır. sadece oturduğun apartmandaki yaşlılardan tçık tçık şeklinde bir tepki alırsın onun dışında da hiç bir sorun yaşamazsın. ama ev/apart durumları dersen kiralara para yetiştirmek gerçekten zordur. bir tanesi 6 m2 olmak üzere (odaya sadece yatak sığıyordu) 2 oda bir salon ev için 1000 tl isteyecek insanlar var. aylık 1000 tl kirayı göze alırsan istanbul yanlız/sevgilisiyle yaşayan bir kız için yaşanır bir yer. ama kira çok dersen izmiri öneririm.
0
felagund
(20.08.10)
KARTAL
BAKIRKÖY
ŞİŞLİ
KADIKÖY
PENDİK
SARIYER
ÜSKÜDAR
ATAŞEHİR
ARNAVUTKÖY
BEYKOZ

ben bunlari sectim
ama tabii kriterleriniz neler? bence cok ucuk ilceler yazmissiniz istanbulun bir ucundan diger ucuna
arastirma degil de anket falan mi yapiyorsunu
0
.aylin.
(20.08.10)
ilçe olan arnavutköy'ün boğazdaki semt olan arnavutköy'le alakası yok.
0
sektoid
(20.08.10)
tek başına veya sevgiliyle yaşayacak bi kadın için maltepe/kartal/tuzla/sultanbeyli/ümraniye (haşa!) olmasın. sevgilisiyle yaşayan erkeğe bile kötü gözle bakarlar. ayrıca bu ilçelerde kısa etek giyse hiç bacak görmemiş öküzlerle karşılaşır.

esenler her türlü berbat zaten.
gaziosmanpaşa'ya hiç gitmedim. sürekli olay vardır oralarda. yakınlarından geçmeyi bile düşünmem.
0
hia
(20.08.10)
Gaziosmanpaşa'ya sakın gelmesin.
0
xenophobe
(20.08.10)
+ koyduklarım more modern. - koyduklarıma bulaşma bile.

KARTAL
-ZEYTİNBURNU
+BAKIRKÖY
+ŞİŞLİ
+ KADIKÖY
-FATİH
+ BAHÇELİEVLER
-ESENLER
TUZLA
KAĞITHANE
+PENDİK
AVCILAR
-SULTANBEYLİ
-BAĞCILAR
SARIYER
-ÜSKÜDAR
SİLİVRİ
-ÜMRANİYE
-GAZİOSMANPAŞA
-EYÜP
KÜÇÜKÇEKMECE
+ ATAŞEHİR
-SULTANGAZİ
+ ARNAVUTKÖY (ortaköydeki. bi de dağbaşına bi arnavutköy var, faciadır)
BEYKOZ (güzel semt ama tutucu)

ilaveten nokta atışları (kiralar biraz daha pahalıdır):
cihangir, kuledibi, moda, mühürdar, tarabya, istinye, ortaköy, salacak, kuzguncuk, bağdat caddesi tüm hattı, kadıköy maltepe arası tüm sahil şeridi, bostancı, küçükyalı, idealtepe, florya, yeşilköy, fulya, yeniköy, levent, bebek, etiler...
0
agy
(20.08.10)
(8)

antalya

sanal uyku
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?DEMREKAŞKORKUTELİAKSEKİKUMLUCAMANAVGATKEPEZKONYAALTIilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?

DEMRE
KAŞ
KORKUTELİ
AKSEKİ
KUMLUCA
MANAVGAT
KEPEZ
KONYAALTI

ilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
0
sanal uyku
(20.08.10)
Antalya'da bir yeri tek geçerim.. Fener Mah. süper bir yerdir.. Falezler, alışveriş merkezleri,barlar kısacası ne ararsan vardır.. saydığın yerlerin dışında bir yer .. ama kesinlikle düşünmelisin..
0
Tamerking
(20.08.10)
yazları çok sıcak, gevur şeysi gibi. şu anda bu cevabı kemer'den yazıyorum, saat 04.49 ve hava sıcaklığı 29 santigrat. gece de gündüz de klimasız bir ortamda oturmak imkansıza yakın.

antalya şehir merkezine ise iki kere gittim. istanbulda uzun süredir yaşayan biri olarak pek kesmedi beni, yapay, ruhsuz bir hali var neredeyse tüm anadolu şehirleri gibi. belki de ben az dolaştım bilemiorum ama yerleşmeyi düşünmem açıkçası. ama daha küçük bir yerden geliyorsan gez dolaş beğenirsin belki.
0
i ve been mistreated
(20.08.10)
Antalya yaşanabilecek şehirdir. Antalya'ya ruhsuz ve huzursuz denmesi haksızlıktır. Şehir merkezi Eğlence ve kültürel bakımından biraz sıkıntı çekiyor ancak yeni açılacak üniversitelerle bu sorun düzelecektir sanırım. Belediyenin de yoğun çabası var zaten. Kiralar uçuk değildir. Hayat sanıldığının aksine çok pahalı değildir. Konyaaltı orta direk birinin yaşayabileceği en güzel semtlerdendir. tek başına/sevgiliyle yaşanabilecek sayılı şehirlerdendir antalya.
0
doink
(20.08.10)
öğretmensin sanırım :) ben mardin'den öğrenim özrüyle antalya'ya geldim şubatta. antalya'yı hiç bilmeden hatta. konyaaltı ve kepez merkez belediyeler. ben kepezdeyim fakat puanın yüksekse en başa konyaaltı'nı yaz. sahildir ve oldukça gelişmiştir, konyaaltında olmak isterdim. kaş antalya merkeze 4 saat uzaklıkta tatil beldesi.fethiye tarafına daha yakın, çok güzel bir yer ancak kışın sıkılabilme ihtimalin var. korkuteli merkeze 1 saat kadar uzaklıkta ormanlık serin bir yer. deniz kıyısı değil, biraz tutucu olabilir. manavgat da bir saat kadar uzaklıkta alanya yolunda. doğal güzellikleri var. diğer ilçelere göre gelişmiş olduğunu zannediyorum. kumluca sahil kasabası, sera merkezi, sıkılabilirsin. akseki bence sakın yazma, doğu şartlarını bulabilirsin orda. demre'yi bilmiyorum.

bol şans.
0
adivar
(20.08.10)
ilçeleri değil ama merkez (konyaaltı/muratpaşa/lara) her türlü yaşanacak yerdir. birçok tek başına/sevgilisiyle mutlu mesut yaşayan kadın da mevcut.
0
entropik
(20.08.10)
10 ay öncesine kadar tam 10 yıl Antalya'da yaşadım. Turizm sektörü sebebiyle hareket eksik olmaz, iş alanı geniştir , hele bir de yabancı diliniz varsa. Çeşit çeşit insan vardır. dedeman, lara, kırcami, özgürlük bulvarı, aspendos bulvarı, fener civarında iyi bir araştırmayla ucuz ve temiz bir ev bulabilirsiniz. ben dedeman civarında yaşadım. karışan eden olmaz. bahar ve sonbaharda missssler gibi raftinge gidersiniz (sular yüksek olur, çılgındır hele bir de tanıdığınız bir rafting rehberi olursa, yazın ortasında gitmeyin saf turistler gibi). kaçamak yapabileceğiniz yerler çok yakındır, haftasonu side, incekum , 2 farklı plajda denizinize girer eve dönersiniz.olimposu,kaşı dibinizdedir. benim evime yakın , dedemanın yanından denize giriliyordu, sabah işe denizden sonra gidiyordum misal. sagalassos'a tırmanırsınız, aspendos'ta gösteri izlersiniz. toplu ulaşım nedir ben izmir'e gelince algıladım, meğer antalya'da toplu ulaşım yokmuş. şehir denmekle birlikte birkaç yıl yaşadıktan sonra kasabadan hallice olduğunu anlarsınız. benim tek sıkıntısını çektiğim konu, sosyal-kültürel etkinliklerin eksikliği idi. evet uluslararası opera ve bale festivali var, evet antalya altın portakal var, ama misal tam 3 yıl bekledim tango kursu açılsın diye, bir kaç numune ve kısıtlı yer dışında sahaf v.b. bulamazsınız gibi gibi. şimdi nedir ne değildir,1 yıl içinde değişmiş midir bilemiyorum, ama ben izmir'e taşındım ve burda çok mutluyum. diğer sorunuzla ilişkilendirirsek, karşıyaka bahriye üçok'ta oturuyorum, keyfim yerinde, istediğim saatte evime girip çıkıyorum, karışanım edenim yok,(hoş cüret edeni pişman ederim o da ayrı),erkek arkadaşım istediği gibi gelip gidiyor. ikisi arasında seçim yap derseniz izmir derim naçizane. burda beni hayal kırıklığına uğratan tek konu iş imkanları ve maaşlar oldu, antalyaya göre daha düşük ama ona göre de koşulları var. örneğin ben antalya'da hiç haftasonu tatil olan bir işte çalışamamıştım yıllardır, tersine otelciydim, aylarca izinsiz çalışırdım.
0
Phoebe
(20.08.10)
Antalya'da büyüdüm. Şu an da Antalya'da tatildeyim.

Diyebilirim ki Antalya'nın heryerinde çok rahat bir yaşam geçirebilirsiniz. Bir kadının tek başına yaşamasını geçtim; özellikle sahil şeridinde ve yaz aylarında bir kadın gece tek başına dolaşabilir. Ayrıca yine sevgiliyle yaşamak çoğu yerde çok sorun edilmez, tabi ülke standardını unutmamak lazım, yani kimi mahallelerde size musallat olan bir komşu bunlar nikahız yaşıyor gibi dedikodular yayabilir. Bunun ayırdına şöyle varabilirsiniz, Antalya'da denize ne kadar yaklaşırsanız yaşam standardı, rahatlık o kadar artar.


Kepez şehrin kuzeyinde kalan bir merkez ilçe. İlçeye dönüştürüldükten sonra nereleri kapsadığını bilemiyorum, ama bazı varoş mahalleleri de kapsıyor, yani muhitine bağlı olarka pek tercih edilesi olmayabilir.

Korkuteli'nin yanık dondurması meşhur, onun dışında pek bi özelliği yok. Yine şehrin kuzeyine doğru kalan bir ilçe. Biz Antalya'da kavrulurken orası biraz daha serin olabiliyor. Hatta yaylaları buz gibi oluyor. Ama sıkıcı bir yer. Sıradan bir orta-anadolu ilçesinden pek farkı yok.

Kaş, küçük ama oldukça şirin bir yer. İnsanların çoğu hala yerli ve yardımsever. İki teyzem bir yıla yakın yaşadılar, rahat ev buldular. Herhangi bir sorunla karşılaşmadılar. Biraz sakin olması dışında oldukça memnunlardı. Şehre oldukça uzak ve Antalya-Kaş yolu biraz kötü bir yol.

Kumluca'ya birkaç kez gittim baya sıkıcı bir yer, bir esprisini de görmedim.

Akseki'de çok küçük bir çocukken bir süre kaldım, pek hatırlamıyorum. Sonrasında birkaç kez gittim ama baya sıkıcı bir yer, yapacak pek birşey yok.

Manavgat diğer ilçelere göre oldukça gelişmiş bir yer. Çok fazla turist geliyor. Manavgat çayı ilçenin kalbi gibi birşey.

Ben size tüm bu seçeneler içinden Konyaaltı'nı tavsiye ederim. Güzel rahat huzurlu bir hayatınız olur. Trafik, koşturmaca gibi sıkıntılarınız olmaz. Hayatınızda istediğiniz anda hareket olur, yapacak çok şey, gidilecek çok yer var. Bir de dediğim gibi denize ne kadar yakın o kadar iyi. Ayrıca canınız sıkıldığında ya da sabah serinde uyandığızda beş dakikaya denize gidebilmenin nasıl büyük bir nimet olduğunu anlarsınız.

Son olarak Antalya cehennem kadar sıcak bi yer. Ama şöyle birşey var. Eğer temmuz, ağustos gibi şehre gelirseniz gerçekten canınızdan beziyorsunuz ama baharı antalya'da geçirirseniz vücut biraz alışıyo duruma.
0
johan sebastian
(20.08.10)
antalya il merkezinde sahile yaklaştıkça seviye artar.
kentin yaşam standartları güzeldir ama yazın iklim olarak 40 dereceleri göze alman gerekir.
kaş süperdir. kışın sıkıcı geçer.
kepez, korkuteli, akseki ve manavgatı önermem.
konyaaltı şeridi süperdir.
0
agy
(20.08.10)
(5)

ankara

sanal uyku
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?ÇUBUKGÖLBAŞIAKYURTPOLATLIŞEREFLİKOÇHİSARilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
genel olarak nasıldır? tek başına/sevgilisiyle yaşayacak genç bir kadın için nasıldır? ev/apart durumları nasıldır?

ÇUBUK
GÖLBAŞI
AKYURT
POLATLI
ŞEREFLİKOÇHİSAR

ilçeleri de bu kriterlere göre nasıldır?
0
sanal uyku
(20.08.10)
genel olarak cillop gibi şehir burası. biraz memur düzeni hakim ama öyle gece 10'da hayatın bittiği bir yer de değil. çubuk bildiğin anadolu ilçesi yapacak pek bişi yok. gölbaşı da ankara ama uzak biraz ya. diğerlerini bilmiyorum. ama merkez gölbaşı falan yaşanır buralarda.
0
ayiadam
(20.08.10)
gölbaşı'nda gayet güzel yaşanır. ama diğerleri şehir merkezine 80+n kilometre uzaktalar ve akyurt'un ne bileyim sivas'ın şarkışla ilçesinden pek bi farkı yok.

ankara diyorsanız, çankaya, altındağ, mamak, yenimahalle, etimesgut, keçiören ve sincan'ı saymalısınız
0
karacoğlan der ki
(20.08.10)
Ankara'da yaşayacaksan Konutkent,Ümitköy,G.O.P , Bilkent .. Buraları tek geçerim.. şehir merkezinden biraz uzak ama tam anlamıyla yaşanılası yerlerdir.. Tek başına yaşayacak bir bayan içinde tam ideal yerlerdir..
0
Tamerking
(20.08.10)
Ankara (özellikle merkez) dünyanın en lanet kenti. Yapacak hiçbir şey yok. İnsanların tek yaptığı kafelerde, barlarda kıç kıça oturmak.

Ankara'da yaşayacaksanız Kavaklıdere, GOP, Bilkent, Ümitköy gibi yerleri tercih etmek gerekiyor, buralarda yaşam standardı daha yüksek, ama kiralar da bir o kadar...

Size en iyisi Antalya için yazdıklarımı okuyun.
0
johan sebastian
(20.08.10)
bürokrat, memur ve öğrenci şehri.
araç kullananları faciadır.
bahçelievler ve yakın civarı güzel ayrıca.

sonuçta denize kıyısı olmayan bir kent. bu bakımdan ben tercih etmezdim.
0
agy
(20.08.10)
(8)

eve hırsız girse...

ayiadam
... sonra ben hırsızı bir güzel dövsem, sonra kaçmaya uğraşırken balkondan düşüp ölse ne ceza alırım_? ceza alırmıyım ya da_? meraktan soruyorum katil olmadım merak etmeyin :D
... sonra ben hırsızı bir güzel dövsem, sonra kaçmaya uğraşırken balkondan düşüp ölse ne ceza alırım_? ceza alırmıyım ya da_? meraktan soruyorum katil olmadım merak etmeyin :D
0
ayiadam
(19.08.10)
yatak odan disinda ve silahsızken dokunuyorsan suclu oluyorsun gibi bir seyler vardi fakat tam kurali veren birileri cikacaktir elbet
0
no christ requiress
(19.08.10)
hukuki manada sonuç ebenin amı olabilir karışık durumlar bunu biliyorum.
yani detaylı epey,
mülkiyetinde olacaksın sırtın duvara yaslanık olacak canına kastedecek işte seni tehdit edecek bir silah o bu götün güzel mi saçmalıkları.
ben sana sonucu kafadan söyleyeyim. film çekmek gibi orası. gerek yok.

evinde bir hırsız yakaladın ve bununla başa çıkabilecek fiziksel niteliğin var mı.
kafasını duvarda kır güzelce.
o götün eline de bir suç aleti tutuştur.
polisi ara ve biri beni soymak isterken yakaladım neredeyse beni öldürüyordu mani oldum lütfen ekip yollayın de.
0
agy
(19.08.10)
Bu durumda bir şey olmaz. 2007 senesinde adamın biri evine giren hırsızı av tüfeğiyle vurmuş. Hırsızın ayrı ayrı 44 ayrı hırsızlık sabıkası bulunmasına rağmen ev sahibi 10 yıl hapse mahkum edilmiş. Durum "kasten adam öldürme" olarak değerlendirilmiş. Balkondan düşüp ölmesi seni bağlamaz ama kanunlara göre bir güzel dövemiyorsun da.
0
Rna
(19.08.10)
Hırsızın nasıl girdiğine bağlı;
Kapıyı zorlayarak mı?
Maymuncukla mı?
Balkona tırmanarak mı?
Merdiven dayayarak mı?
Daha da önemlisi sen balkon kapısı veya pencere açık bırakarak hırsızlığa teşvik ettin mi?

yukarıda saydıklarımın hepsinin cezası farklıdır.

Farzedelim adamı yakaladın. Kavga etmeye başladınız. Ağzını burnunu kırdın. Adam kaçmaya çalıştı. Baktı balkon açık, atladı. Düştü, boynunu kırdı, öldü.

Polis geldi inceledi.

söylemeniz gereken şey; gece sese uyandım, koridorda adamla karşılaştım. Doğal olarak vurdum. Karım gürültüyü duyunca panik yapıp çığlık attı. O esnada boş bulundum ve hırsız bana vurup balkona doğru koştu ve atladı. Olayın bu raddeye varacağını tahmin bile etmedim. Kapıdan kaçmak varken neden balkon ? dersin


Bunlara ek olarak;

www.turkhukuksitesi.com

tabi buradaki habere aldanıp hırsızlar öldürülebilir şeklinde bir yanılgıya düşme. Ama elbette Emsal olarak gösterilebilecek bir dava.
0
janavarorion
(20.08.10)
@esreföldü

araştırabilirsin :D dediğim gibi hepsinini cezası farklı.

tinyurl.com
0
janavarorion
(20.08.10)
kaçma şansı verirsen ve kaçarken balkondan düşerse sorun olmaz. kaçma şansı vermeden döversen suçlu olursun.

hırsızlık olayından sonra polis tarafından yakalanan bir adam savcılığa gönderildikten sonra ya 1-2 ay ceza alır yada serbest bırakılır. yakalandığı yer de önemli tabiki. bu durum polisleri canından bezdirmiş. yine bir hırsızlık olayı sonrası polis ev sahiplerine şu öneriyi vermiştir "hırsızı yakalayıp balkondan baş aşağı bırakın, düştü diye rapor yazarız"
0
titiz
(20.08.10)
hırsızın sizin malınıza ve canınıza karşı zarar vermesi sonucu meşru müdafa söz konusu olur. yani siz hırsızı evinizden atmak ve polisi aramakla yükümlüsünüz. tabiki bayanlar ya da gücü olmayanlar ( uğraşmakta istemezseniz ) sadece evi terkedip polisi armalısınız.

meşru müdafada kullandığınız aletler ayniyet kuralını kapsamak zorundadır. yani o size yumruk attığı zaman adamı kafasından vuramazsınız. dövmek en mantıklısı ancak balkondan düşerse ceza almayacağınızı umuyorum, ancak kararı yine hakim verdiği için denemek öğrenmek lazım :). şaka şaka yargıtay kararlarını biraz araştırın kesin örneğini görürsünüz.

size tavsiyem diğer arkadaşların dediği gibi evinizin camlarına ve balkon kapılarına bir güzel sineklik yaptırmak ve sinekliğin iç kısmına ellenildiği zaman adını bilmediğim ses çıkaran aletten takmaktır. ya da klima da güzel olur.

bir de eve girdiğinizde karşınızda hırsız görürseniz dövmeye kalkışmayın bence, bırakın kaçsın. eve hırsızlık için giren insan tedbirini almıştır.

çalacakları canınızdan kıymetli mi?
0
0dy
(20.08.10)
nerede ceza alacağın farketmezse (bu soru için), evet ceza alırsın.
0
kobunder
(20.08.10)
(8)

hayal görme

sâkit.
baş dönmesi, göz kararması, el ayak uyuşması, hayal görme... çok gerçekçi hayaller görüyor arkadaşım, doktora gidecek ama içinizde yaşayan biri var mı? bi hayalin içine giriyor bi an, susuyor, ama aslına konuşuyor hayalindekilerle,sonra birden gerçeğe dönüyor. kullandığı herhangi bir ilaç yok.
baş dönmesi, göz kararması, el ayak uyuşması, hayal görme... çok gerçekçi hayaller görüyor arkadaşım, doktora gidecek ama içinizde yaşayan biri var mı? bi hayalin içine giriyor bi an, susuyor, ama aslına konuşuyor hayalindekilerle,sonra birden gerçeğe dönüyor.
kullandığı herhangi bir ilaç yok.
0
sâkit.
(19.08.10)
psikolojik ayak: hayal görme kısmı standart biçimde şizofreni ibarelerini işaret ediyor.

tıbbi ayak: baş göz el ayak uyuşmasıyla ilgili hiç fikrim yok. orayı bağlayamıyorum.

metafizik ayak: hiç kimsenin içine başka biri giremez. unut bunu.

düzeltiyorum: içinizde bunu yaşayan biri var mı kısmını "içinizde yaşayan biri" olarak okuma salaklığında bulunmuşum. geri alıyorum hemen.
0
agy
(19.08.10)
@agy,
içine başkası girme kısmını anlayamadım, o yönde bir şey mi söyledim gibi görünüyor?
teşekkür ederim bu arada.
0
🌸sâkit.
(19.08.10)
yasi kac? ozellikle ergenlikte dikkat cekmek icin de yapan var.
0
kurukafa
(19.08.10)
yaş yirmi küsürlerdeyse şizofreni başlangıcı olabilir ama daha geç yaşlarda çıkıyor esasında. en iyisi doktora gidip bunları kontrol ettirmek. psikoz mu sanrı mı bazen major depresyon bile yol açabiliyormuş hayal görmeye. gidin bir doktora. devlet hastaneleri bile artık iyi durumda. maddi durumu iyiyse tabi iyi birine gitsin. kurukafaya katılıyorum bazen insanlar dikkat çekmek için bile yapabiliyor bunları.
0
ayiadam
(19.08.10)
yaşı 19. ilgi çekmeye ihtiyacı olan bir insan değil. ailesiyle arası kötü sadece, aşırı büyük stresi yok. ben onun yalancısıyım.
0
🌸sâkit.
(20.08.10)
çok yakın bir arkadaşımda vardı. doktora gidiyor. antidepresan kullanıyor. hastalığın adı da işte bilmemneli (hatırlamıyorum) psikoz. yalnız iyi bi doktora gitsin arkadaşların dediği gibi muhtemelen anti depresan vereceklerdir, kontrolleri takibe alacak ilgili bir doktor olsun mümkünse....
0
shiny
(20.08.10)
aynı özelliklerde farklı hastalıklar olabiliyor kişiden kişiye değişir. bunu ancak doktor bilir. gerçi hastalar tedaviyi kabul etmez hasta olduğunuda.
0
fukka
(20.08.10)
farkında durumunun ve hoşnut deği tabi ki. gidecek yani doktora.
teşekkür ederim herkese
0
🌸sâkit.
(20.08.10)
(1)

Yarışma programı fikrim var napiyim ?

voiceofthemysteron
Atıyorum aklımda bir yarışma programı fikri var. Bunu ben taslağa çektim detayları açıkladım, güzel bir şekilde sunum hazırladım. Sonraki adımım ne olmalı sizce ? Noterde tasdikleyip, yapımcı firmalara bu taslakları yollamakmıdır ?
Atıyorum aklımda bir yarışma programı fikri var. Bunu ben taslağa çektim detayları açıkladım, güzel bir şekilde sunum hazırladım.
Sonraki adımım ne olmalı sizce ?

Noterde tasdikleyip, yapımcı firmalara bu taslakları yollamakmıdır ?
0
voiceofthemysteron
(19.08.10)
atıyorum kısmı ney?
yani var mı yok mu evvela.

sonra,
eğer fikir gerçekten kuvvetliyse bunun registerini almadan kimseyle paylaşmamalısın, bunu zaten sen de belirtmişsin. önce bu kısmını hallet ve ben senin yerinde olsam özel kanallardaki mevcut bazı yarışma programlarını listelerdim (yarışmaların jeneriklerinden bulmak mümkün seninkinin janrında bir tanesini seçip onu kovalamak daha mantıklı) bunlara ulaşır ve aynen şunu derdim, harika bir yarışma proğramı fikrim var ve bir randevu talep ediyorum.

(ğ kullanmadan).

sonrası prezantasyondur.
0
agy
(19.08.10)
(9)

pazarlık yapmak

wessago
pazarlık yapıp indirim alan evil mastermind ekşi duyuristlerisözüm size. ben hiç pazarlık yapamıyorum. adam ne fiyat söylediyse ha tamam diyip alıyorum.bana şu pazarlıgın nasıl yapıldıgını ögretin . yarın bigün iş hayatına atılırsam kazık yerim diye korkuyorumsaygılar.
pazarlık yapıp indirim alan evil mastermind ekşi duyuristleri

sözüm size. ben hiç pazarlık yapamıyorum. adam ne fiyat söylediyse ha tamam diyip alıyorum.

bana şu pazarlıgın nasıl yapıldıgını ögretin . yarın bigün iş hayatına atılırsam kazık yerim diye korkuyorum

saygılar.
0
wessago
(19.08.10)
bazi kaliplari kullana kullana alisirsiniz

benim kullandiklarim

1- "en son kac olur nakit"

2- bu son fiyat degil heralde

3- y kadar veriyim? (burada y, x'in dediginin en az yuzde 20 azi)


dinci kesim icin "biraz indirim sünnettir" gibi bisey de kullanilabilir, etkilidir.

hayatta soylenen fiyattan almam biseyi. zaten indirimli halinden bile kazaniyolar.

--

bunun disinda, fiyati ilk duydugunuz anda bi kere cat diye yapistiracaksiniz "ooouuvv cokmus" lafini. ama hic beklemeden. dusundugunuz fiyattan ucuz bile gelse, ilk anda bunu bi yapacaksiniz ki, fiyat arastirmasi yapmis falan gibi gorunun, ya da piyasayi biliyor gibi.

onun disinda "gecen hafta surda su kadardi" gibi beyaz yalanlarla da gelebilirsiniz.

"ayagimiz alissin"
ve
"bak zaten bu hafta/onumuzdeki hafta sundan da alcaz, daha bitmedi senle alisverisimiz"
"bak arkadaslarimi da buraya yonlendiricem"

de etkili laflardir.

ek not: haa kimileri tok saticidir, kurus inmez, suratiniza da bakmaz. ben de kil olur bayilsam bile o ürüne, almam hayatta.
0
la traviata
(19.08.10)
sen zenginsin belli yakısmaz sana. onun ıcın kısıtlı butce olması gerek.
0
bryan fury
(19.08.10)
@bryan :)

Hocam direkt şu kadarım var bu kadar olursa alırım yoksa almam diyeceksin. bu blöf işe yarar genelde ama adam kabul etmediğinde almamasını bileceksin.
0
nihilanth
(19.08.10)
öğrenciye ne kadar olur diyosun. kendini acındırıyor da acındırıyorsun daha mutfak alışverişi yapıcam, derslerime yardımcı olsun diye kitap alıcam vs vs gibi.
0
peki
(19.08.10)
babamın bir lafı vardır, şimdiye kadar yaptığım pazarlıklarla en az bir daire parası kurtarmışımdır diye. tabii bu pazarlıklar pazardan aldığımız domateslerle daire etmez...
ben de böyle bir okulda yetiştim.
çünkü memlekette hemen hiç bir ürün kendi rayici ile satılmaz. pazarlık bu durumda haktır. yani önce bunu kendine hak olarak göreceksin.
hocam bi kere pazarlık yapmanın en baş koşulu kendine güvenir görüneceksin. bir miktar sempatik olacaksın. güzel ısrar edeceksin.
satın almaya karar verdiğin ürüne ayılıp bayılsan bile bu ürünü almayı kafasına koymuş insan profilini kesinlikle çizmeyeceksin. o zaman almaya hevesli adam olursun karşındaki satmaya hevesli olan değil kekliği cebe attık satıcısı olur.
bazı klişe laflar heryerde geçmez. 5 liralık ürünü 3 liraya şurda satıyorlar klasik blöf lafının cevabı sen bana 3e ver ben 10 tane alayım klasik blöf cevabıdır her yerde işlemez. almazsan bak çıkıyorum gibi klasik tavırlarının karşılığı e hadi o zaman sana iyi günler olursa o kapıdan geri dönmek de tahmin edersin güzel durmuyor.
benim standart üslubum genelde fazla uzun uzun pazarlık yapıp uzatmam, direkt olarak şuna ver hemen alayım derim. karşıdan gelecek cevap orada pazarlığın yönünü belirler. adam fiyatta kafadan düşüyorsa verdiğin rakamda ısrar edersin. o bir rakam söyler, sen bi tane söylersin. bu sidik yarışındaki son rakam aldığın pazarlıklı rakamdır.
bazıları kuruş düşmez, onlara e sen bilirsin diye hafiften geri dönme taktiği yapabilirsin. eğer adam bi dakka filan derse pazarlık kapın hala açıktır. eğer o da net ise, verdiğin rakamın biraz daha üzerinde ikinci bir rakam daha söylersin. yine nuh diyor peygamber demiyorsa bu adam pazarlığa açık değildir. ama ben yine yılmam, şu kadar param var ver o zaman bu paraya benim işim görülsün sen de para kazan derim.
en pazarlık yapılamayacak adam huysuz satıcılardır. bazı tipler, sırf uyuzluğuna bile malında indirim yapmayabilir. ben eğer bu adamın malı bulunmaz hint kumaşı değilse lafımı eder çıkar giderim.
eğer satıcı uyuz değilse, sempatik pazarlık her zaman iş görür. biraz esnaf tabiyatlı görüneceksin. somurtarak pazarlık sevmem. kendine güvenen arada kontaktı düzgün kuran güzelce de ısrar eden biri her zaman indirimini alır.
tabii bir de şu var, bir pantalonla, bir araba alırken yapılacak pazarlık arasında ciddi farklar vardır. ürün maliyeti büyüdükçe ısrar katsayını artıracaksın. sonuçta pazarıkta alacağın indirim skoru karşılıklı ısrarcılıkla doğru orantılıdır.
bir de alacağın ürünü girdiğin ilk yerden almadan önce malın değerini ya bileceksin ya da başka yerlerden de alacaksın.
en düşüğünü bulsan bile pazarlık hala hakkındır.
pazarlık yaptıkça stiller oluşturursun. kendine göre laflar icat edersin. ben ticaret olayında satıcı deneyimleri de yaşadım. bir oyun gibidir pazarlık pek de keyif verir insana.
bu böyle 3 paragrafla anlatılacak şey değil tabii.
en güzeli pratik pratik ve pratiktir hojam.

şu mühim tabii, adam bir mal satıyor ve onu zarar ettirerek satınalmak değil belli bir avantajla satınalmaktır maksat.
yoksa mazallah kimsenin cebinde gözümüz olmamalı...

yaşasın ibneliberalekonomitosu...
0
agy
(19.08.10)
1: öğrenciyiz abi.
2: ya zaten cebimde o kadar yok.

ikincisi daha çok işe yarıyor gibi.
0
sndnzr
(19.08.10)
@la traviata:memleket kayseri galiba:)

azizim pazarlık bende yapamıyorum ama genelde kazıklanmam.. yani bi malı almadan önce bi kaç yere sor.. gidip ilk bulduğun yerden alma..
ben en kolayı netten alıyorum çoğu şeyi..
ne kazık var ne bişey..
en güzeli de alternatifin bol..
ne alacağına bağlı olarakta netten fiyat araştırması yap..

yok ben ev alıcam araba alıcam diyosan o işin de usulünü bilen adamlarla bu işi yapıcaksın..
0
oz otto
(19.08.10)
bir de pazarlık gidip colins'te levista yapılmıyor ki. bizim neslin sorunu bu. ben de kendimi pazarlık yapamam sanıyordum eve kapı lazım oldu bir baktım adamla valla 170 liram yok yok 170ten aşağısı kurtarmaz muhabbetleri içinde buldum. iş dünyasındaki pazarlık ama tamamen farklı. bir yerden para kırıyorsan başka bişeyler vermen gerekiyor genelde.
0
ayiadam
(19.08.10)
(git: 145494)
0
titiz
(20.08.10)
(8)

tercümanlık : hangi dilin gideri var?

kedislike
2 yabancı dil seçmem gerek. biri ingilizce. diğeri ne olsun?seçenekler :almancaflemenkçeispanyolcarusçaitalyancaarapçaçinceek bilgi : belçika'da yasiyorum, ilerde türkiye'de de yasayabilirim. fransizca ana dilim türkçe baba dilim. ingilizcem ve flemenkçem var `derdimi anlatacak kadar`.
2 yabancı dil seçmem gerek. biri ingilizce. diğeri ne olsun?

seçenekler :

almanca
flemenkçe
ispanyolca
rusça
italyanca
arapça
çince

ek bilgi : belçika'da yasiyorum, ilerde türkiye'de de yasayabilirim. fransizca ana dilim türkçe baba dilim. ingilizcem ve flemenkçem var derdimi anlatacak kadar.
0
kedislike
(19.08.10)
ispanyolca. özellikle amerikada konuşmamak suç neredeyse. millet harıl harıl ispanyolca öğreniyor.
0
vejeteryan vampir
(19.08.10)
flemenkçe, çince, arapça. ( gider sırasına göre:) )
0
entropik
(19.08.10)
rusça veya çince. ama bence çince.
0
esmer
(19.08.10)
nerede yaşayacağınıza göre değişir. arkadaşların dediği gibi yeni dünyada ispanyolca gider. türkiye'de yaşayacaksanız, özellikle ticaret yapan firmalara hizmet vermekse amacınız, rusça veya çinceden birini düşünün. 1.si bu bölgelere ticaret hacmi her gün daha da büyüyor. 2.si genelde bu adamlar ingilizceden çok anlamıyor.
0
natura horror vacui
(19.08.10)
rusça kesinlikle düşünme bence. tonla azeri var senin alcağının yarısı ücretle çalışcak. heryerde onlar var. nerde yaşıyacağına ve mesleğe göre de değişir.
0
entropik
(19.08.10)
exactly çince...
0
agy
(19.08.10)
ya ispanyolca ya çince
0
sir gawain
(19.08.10)
italyanca. telafuzu öngörülebilir ve akıcı olmasıyla yabancı diller arasında bir numara benim gözümde. yeni başladım öğrenmeye çalışıyorum bende. ingilizceye de pek benziyor zorluk çekmezsin. ha bide italyanca/fransızca/ispanyolca benzerliğinden haberin var sanırım tercüman isen italyancayı iyice kavrayınca hayvanlaşma yoluna gidebilirsin bu sayede.
0
cagdassalur
(19.08.10)
(11)

kadınlar...

kobunder
selamlar,kadınlar hakkında ve benim için çok önemli olacak olan bir sorum var. (biraz uzun olacak ama idare edin)bir çok kadında gününü kötü geçirmeme-mahvetmeme, buna dayalı olarak da kendini geliştirmeme-sıkıntıya girememe isteği gördüm. annelerimizden eşlerimizden kardeşlerimizden bahsediyorum. ş
selamlar,

kadınlar hakkında ve benim için çok önemli olacak olan bir sorum var.
(biraz uzun olacak ama idare edin)

bir çok kadında gününü kötü geçirmeme-mahvetmeme, buna dayalı olarak da kendini geliştirmeme-sıkıntıya girememe isteği gördüm. annelerimizden eşlerimizden kardeşlerimizden bahsediyorum. şimdi benim başımda böyle bir sorun var.

bir çok erkekte de bu vardır, hatta istisna olan ben öyle değilim diyebilecek bayan da çoktur ama konu bu değil. bir çözüm yolu bulmak konumuz.

mesela...
bir kadına (annemiz olsun) "şöyle şöyle bir sorun var, o yüzden babamla konuşmalısın. bu çok çok önemli. eşin sana kızsa da bağırsa çağırsa da söylemelisin acilen." gibi bir şey söylendiğinde hiç de acilen falan yapılmıyor(onalara göre yapılamıyor) bu önemli konuların konuşulması, çözülmesi. istisna pek görmedim(kendi annem dahil).

konuşmaktan çekinmek, o günü bozmamak, konuşulunca sinirlerin bozulacağı anların gerçekleşmesi gibi sebepler yüzünden...yani bir nevi "keyfini bozamamaktan" konuşulmuyor, konuşulduğu zaman kısa kesilip konu çözüme yaklaşmadan kapatılıyor.

bunun gibi huyların, alışkanlıkların çözümünü arıyorum.

bir örnek daha yazayım...
bir kadın evdeki en ufak toza değer verir, direkt temizler. evi toparlar, çamaşırları yıkar, yemek yapar her gün...ama önemli bir konu olduğunda pasif olarak kalır. diyelim ki (öss'den çok iyi puan alabilecek potansiyele sahip) çocuğunun öss'ye çalışmama, değer vermeme gibi bir sorunu var ve onunla konuşup ders çalışması gerektiğiyle ilgili işe yarar sebepler, bilgiler gösterilmeli öğretilmeli. yoksa hayatı kötü bir gelir düzeyinde, istemediği bir işte çalışarak harcanacak.
bunun gibi bir durumda o anne yine aynı sebeplerden çocuğuyla (en azından yeterince) konuşmuyor, gerekçe olarak da "önem vermiyo napayım, ne kadar anlatsam tersliyo..." gibi şeyler öne sürüyor ve yardıma ihtiyacı olan, aklı ermeyen çocuğunun kötü bir hayat geçirmesini bir anlamda onaylamış oluyor. çamaşırları falan yıkayarak annelik yapmış olduğunu (yine de hakları ödenmez o ayrı, ya da ödenir mi yoksa bu durumda) sanıyor.

veya...
bir eş olsun ve bu eş boş olarak yaşıyor. yani diyelim ki bir işte çalışıyor, evi de toparlıyor-idare ediyor ama ne bir kitap okuyor (okursa da bir şey öğrenmeyeceği "empati, olasılıksız yok efendim elif şafak siyah süt vs. gibi pek de kendini geliştiremeyeceği kitaplar) ne bir sanat öğreniyor, ne zanaat öğreniyor...hatta bu şans elinin altında olduğu halde yapmıyor. ve diyelim ki aynı kadının bir çocuğu oldu(üstteki örnek gibi) onun için her şeyi yapmak, onu tüm sıkıntılardan kurtarmak isteyecektir; ama yeterli donanımı olmadığı için hiç bir şey yapamayacaktır. gelecekte böyle hatta daha fazlası olcağının bilincindeyken yine de kendini geliştirmiyor, kendini geliştirmesini onayladığı halde yapmıyor-ilgilenmiyor(ilk örnekteki sebepler dolayısı ile).



uzattım özür dilerim; ama anlamışsınızdır durumu.
"kadınlar kendini geliştirmek için(geliştirme kararı vermek için değil) nasıl bir yol izlemeli?" gibi bir soru çıkıyor işte. "nasıl önem verir hale gelmeli" ya da "zamanında ne yapmalıydı da, önem verir hale gelmeliydi." (?)

edit: yine özür dileyerek söylüyorum, "kadınlar öyle yetiştirildiğinden, kocasından korktuğundan vs." gibi şeyler de değil konumuz. bir çözün yolu...lütfen...bir çözüm.
0
kobunder
(18.08.10)
Boş boş oturmaktan daha çok keyif alıyordur. Aslında o yapması gereken şeyleri yapmadan yaşasa da olur gibi düşünüyordur demek ki. İnsanlar farklı farklı, herkes kendini geliştirmek, hayatını düzeltmek için kasacak değil. Çok istiyorsanız o kişinin bir şeyler yapmasını başının etini yiyin, konforu yeterince azalırsa yapar.
0
hophophoba
(18.08.10)
Açık söylemek gerekirse anlamak için iki defa okudum

Şimdi tam olarak şunun cevabı ne diye bir soru sormamışsınız , fakat anladığım (öznel konuşuyorum ) azıcık ucundan türk aile yapısını sorguluyorsunuz , e haklısınız da sorgulanacak kadar var.
Baktığımızda kültürlü , kendini geliştirmiş , oturmasını kalkmasını bilen annelerin çocuklarının biraz daha terbiyeli , akıllı olduğu ortada, en azından ben öyle gözlemledim

#Anneler konuşamıyor çünkü , babalar sinirli , ve herkes de buna böyle alışmış , yani atıyorum bizim ev ortamında bir tartışma olsa , annem de yeterince söz sahibi , ama babamın çok sinirlendiğini görünce biraz geri duruyor , bence de bunu birinin yapması gerekir , iki kişiden biri alttan almalı yani.
Aynı durum evlilikte de geçerli

Çocuk büyütme meselesine gelince , herkesin kendi düşüncesi , ne kadar kendini geliştirmek istersen o kadar gelişirsen , çocuğuna da o geliştirdiğin kadarını verebilirsin.
Bu bir sorun mudur bilemiyorum, sonuçta herkes kendi isteğine göre yetiştiriyor çocuklarını,

Cevap da çok iç açıcı olmadı biliyorum , sizin de benim gibi iki kere okumanız gerekebilir.=)
0
slymene
(18.08.10)
sağolun,

eşim için de annem için de hatta eşimin annesi için de çok uğraşıyorum başlarının etlerini yiyorum. ve dün yeterince hayvanlık yaptım bu konuda. her zaman olduğu gibi "haklısın, tamam bundan sonra böyle olacak...vs." laflar.

ne yapayım da ikna edeyim bilemiyorum. güzellikle de olmuyor zorla da.



ve okumuş, ailede söz sahibi olan kadınlarda da bu var. (benim annem üniversite mezunu; ama dediğim gibi işte). haklısınız yani.
bu yeterince önem -değer vermeme kendini kandırma durumlarından bıkmış haldeyim. bu yaşıma kadar hep "ne analar ana, ne babalar baba" gibi şeyler söylüyordum. bir kaç yıldır diyorum ki "banane" "benim eşim benim anam öyle olmamalı, yapabileceğim tüm şeyleri yapmalıyım"...ama dediğim gibi çözüme ulaşamıyorum. artık dayanamıyorum hayvanlaşıyorum bu gibi konularla karşılaşınca, kendimi tutuyorum ama çok zor oluyor.
0
🌸kobunder
(18.08.10)
hmm.. belli ki bir üniversite kazanılamamış ve suç anneye atılmaya çalışılıyor. seni çok anlıyorum arkadaşım, aynısını ben de anneme yapmıştım, beni niye ders çalışmaya yeterince zorlamadın, niye kulağımdan tutup zorla kitapların önüne oturtmadın diye.(ki kendisi yeterince ısrar ederdi hatta yeter fln derdim ama dinlemezdim tabii) bendeki bu ruh hali de anca dandik bi üniversiteye yerleşebilmiş olmamdan dolayıydı. ama sonraları şunu düşündüm; doğuda, bırak ders çalışmaları ve iyi bir eğitim almaları için evlatlarını motive etsin, daha türkçe bile konuşamayan annelerin çocukları istanbul da tıp mühendislik kazanıyor. onların annelerinin tutup zorla çocuklarına ders çalıştırdığını mı düşünüyorsun? tabii ki de değil, önemli olan çalışma azminin insanın içinde olması. annen seni hergün dövse de yine çalışmazdın eğer "sen" isteksizsen. anneni suçlamayı bırak, çok büyük nankörlük olur çünkü bu.
0
nihannihan
(18.08.10)
@nihannihan çok sağol haklısın sen de...

ama maalesef öyle değil. güzel sanatlar mezunuyum. çok da memnunum. annem dediğin gibi bir şey yapmadı bana, bir yararı pek olmadı; ama kazandım. dediğin gibi kendim başardım. hatta babam zamanında demişti ki: " al sana şu kadar para, ne halin varsa gör! yetenek sınavına mı yatıracan ne yapacaksan artık, ne b.k yiyosan ye." (ah ulan pedercan) ben de şehir şehir gezip yetenek sınavına girmiştim avare gibi, psikoloji kaymış bi şekilde. eşim de kimyager, onun da öyle bir sorunu yok.

örnek olsun daha iyi anlaşılsın diye yazdım o üniversite konusunu. insanlar kendinden bir şey bulsun diye.

kardeşimde de neredeyse aynı şeyler oldu ve 2 yıllık kazanabildi. yazık günah yani. ben de başka şehirdeyim. yüz yüze olunca bir şeyler anlıyor ama uzaktan olamıyor maalesef. iki dk çocuğu karşılarına alıp konuşmadılar. peder de okur eder üniversite mezunudur o da; ama yemişim işte.

ama konu para, kariyer vs. değil aslında. karakter! faydalı olmak hatta cennet-cehennem. boş bir insan olmamak, aksine insan olmak.
0
🌸kobunder
(18.08.10)
anladım, ben kendim de yaşadığım için aynı durumu seni de öyle sandım bi an :) ama gerçekten annelerini suçlayan çok vardır benim gibi, bu yazım da onlara gitsin :)

p.s : ben de kimyagerim, eşine selamlar :)
0
nihannihan
(18.08.10)
Bence bunun nedeni kadınların kafalarında bir dünya yaratmaları ve o dünyayla yetinmek zorunda kalsalarda düzenlerini bozmamak için ileriye hiçbir adım atmamaları. Mesela verdiğiniz çocuk-öss örneği yerinde. Hele ki kadın biraz da bilinçsizse bu durum daha açığa çıkıyor. Kadın çocuğun odasını hergün düzenli topluyor ama hayatı için bazı önemli detayları es geçiyor. Çünkü kadın için önemli olan o çocuğun her gün alıştığı şeyleri yapması. Ya da kocasının her gün aynı saatte işe gidip aynı saatte gelmesi. Desen ki "kocanı müdür yapıcaz ya da terfi edecek ama bunun için bir süre şehir dışına çıkacak, arada bir iş seyahatlerine gidecek" kadın istemez çünkü alıştığı şeyler değişecek. Belki bu sahip olduklarını kaybetme korkusunu onlara veren bir dürtüdür, bilemiyorum.

Bana kalırsa bunun çözümü yok malesef. Çünkü hayatlarında bişeyleri değiştirmeye çalıştığınızda ya da basit de olsa işlerine yarayacak ama eski alışkanlıklarını terketmelerine sebep olacak birşey öğretmeye kalktığınızda hemen kendilerini kapatıyorlar. Eğer istisnai bir kişilikleri yoksa bence zor. Mesela benim annem bunun tam tersi hatta ilkokul mezunu bile olmayan anneannem, o nedenle kendimi cidden çok şanslı hissediyorum. Hiç matematik bilmeyen annem 40 yaşından sonra türev integral öğrendi, zevkine oturup bulmaca gibi çözüyor ama kız kardeşim öyle değil bildiği şeylerleyetiniyor çoğu zaman.

Çok sinir bozucu bir durum ama dediğim gibi kişilik meselesi.
0
johan sebastian
(18.08.10)
yanlış anlamayın ama belki sizin ailenizde, çevrenizde böyle bir durum var? ben pek sindiremedim bu teoriyi. sorumluluk alma bilincinin kadın olmakla veya erkek olmakla çok ilgili olduğunu düşünmüyorum.
0
chavezding
(18.08.10)
yanlış. kadınlar kendilerini geliştirme hususunda erkeklerden çok daha isteklidir. çünkü kadında bir kere zerafet güdüsü daha yoğun. eğer kadınlar olmasaydı dünya baltalar ve kirli balyalardan oluşan lanet bir yer olurdu. kadın girdiği her ortamı zarifleştiren bir varlıktır, daha nasıl geliştirsin.
öte yandan dediklerini spesifik algılarsak, şöyle bir doğruluğu var dediğinin, kadın sabitlenen koşullarını bozmamak için bazan daha statik kalır. bu, kurduğu düzeni sürdürmek yani biraz annelik içgüdüsüyle alakalıdır belki. ben sosyal olarak kadın algısının portresi konusunda bir iki şey diyebilirim ama onların düşünce sistematiğiyle ilgili kıçımı yırtsam bile bi yere varamam. yani bu ahmet altan gibi ben kadından ve aşktan iyi anlarım edalarındaki bir kazma için bile mümkün değildir. kadını anlamak öyle kolay bir iş mi, u know mate.
bana senin dediğin onları geliştirmek değil de işte benim de böyle bir bakışım var onları o açıda istiyorum demişsin gibi geliyor biraz.
bir insan zaten 7sinde neyse 70inde de odur. o gelişme formunda biraz da değişme etkileşimi yeralıyorsa o zor işte.
takılma bence.
aksın olaylar...
0
agy
(18.08.10)
istisnalar ya da istisna olduğunu düşünenler ve bunu toptan reddedenlerin olması çok normal ben de kabullenirim bunu zaten. lafım meclisten dışarı.

...ama bu kadınlarla ilgili bir durum değil kesinlikle, benim bu konuyla ilgili muhattaplarım kadın. bu insan olabilmekle karılık-kocalık, analık-babalık (insanlık yani, görevini normal seviyede yapmak) vs. yapmanın ne olduğunu bilmekle ilgili bir durum.

"kadın girdiği her ortamı zarifleştiren bir varlık" konusuna da özür dileyerek katılmıyorum. yeterince ortam görürseniz ve oradaki iğrençlikleri...kadınların da adamların da ne kadar berbat durumlara sebep olduğunu farkedersiniz. daha sonra da aile babası ya da "ana" diye hitap edilen "yüce varlıklar" olarak tasvirlenen karakterlerin çoğunun sadece alışkanlıktan, öyle görüp öğrenmeden, cehennem korkusundan(allah değil) vb. evlerine ekmek getirdiğini-çocuklarına yemek yaptığını farkedebilirsiniz.

ha, istisnalar tabii ki var. onların ellerine ayaklarına kapanmak gerekiyor; ama sayıları az maalesef.

bu konunun mantığını da şöyle basitçe hatta cahilce açıklamaya çalışayım:
"ne kadar kitap okursan(bilgi), tecrübe sahibi olursan o kadar farkındalık, vermen gereken şeylere yeterince değer verecek karakter sahibi olursun" gibi...basit işte. bunu da yapan çok az.
0
🌸kobunder
(18.08.10)
selam,
oncelikle soylemek isterim ki bu durumun kadinlarla ilgisi yok, genel bir durum. bir gun sonraya sinavi olan ve calismaya baslamamis ogrencinin calismasi gerektigini bildigi halde calismamasi da ayni durumdur. donup dolasir, calismaz. ancak bir telefon gelse, aninda disari cikar. yani demek istedigim kadinlarla anlattiginiz sey farkli alanlar kullanilarak herkese uyarlanabilir.

bana kalirsa bu olgu tamamen psikolojiktir. birisiyle yuzlesmenin, ders calismanin, isi iyi ya da kotu sonuca erdirmenin dogru sey oldugunu bilirsiniz ama yapmazsiniz. sikilirsiniz, korkarsiniz, guvenemezsiniz, ilginizi cekmez... ancak, alisirsaniz, yaptiktan sonra olumlu geri besleme gorurseniz, alacaginiz tepki sizi cekindirmez, yaparken duseceginiz durum sizi utandirmaz, sonucunu merak ederseniz bu isi 'hemen toz almak' ya da disari cikmadan once '1 saat verimli calismak' kadar kolaylikla yapabilirsiniz.

yani bana kalirsa cozum olarak yaninizdakilere soyle davranmalisiniz: bu seyi yapmasi gerektigini onererek, bu konuda onu sikintiya sokmayarak(zaten yapma dusuncesiyle ici sikilmakta), bunu yaptigi surecte ona destek olarak, ona guven vererek, bu konunun dogal bir surec oldugunu hissettirerek ve denediginde ona olumlu donerek yardimci olabilirsiniz. kisaca hislerine dokununuz ve surecin tamaminda destek olunuz.

umarim uzun, bos ve sikici gelmemistir.
saygilarimla.
0
orcu
(18.08.10)
(8)

en güzel pink floyd şarkıları

cagdassalur
2 yıldır beatles tan başka birşey dinlemiyordum ve geçen gün hafiften sıkılmaya başladım. bu dönemde sürekli pink floyd daha güzel bilmemne diyen densizler oluyordu(sözüm meclisten dışarı:) bende dedim ki madem beatles ile karşılaştırılabilicek bir seviyeye getiriyor bi dinliyim diye. pink floyd fan
2 yıldır beatles tan başka birşey dinlemiyordum ve geçen gün hafiften sıkılmaya başladım. bu dönemde sürekli pink floyd daha güzel bilmemne diyen densizler oluyordu(sözüm meclisten dışarı:) bende dedim ki madem beatles ile karşılaştırılabilicek bir seviyeye getiriyor bi dinliyim diye. pink floyd fanı bi arkadaşımdan birkaç tavsiye aldım ama kesmedi. neler önerebilirsiniz? bike ve see emily play'i hep çok sevmişimdir mesela. arkadaşımın tavsiyeleri şöyle;

------------
Ynt: pink floyd
Bidıls'ı niye dinlemiyon Şaşırdım:) Bugünleride Gördük

Sevdiklerimden yazım

1."The Piper at the Gates of Dawn" Albümü komple Psychedelic rock, Space rock Tarzı Dinle bu albümü

2."A Saucerful of Secrets" Albümüde Psycdelic Etkileşimli Belki seversin

3.Candy and a Currant Bun

4.Apples and Oranges

5.Paintbox

6.Fearless(Feat. You'll Never Walk Alone(liverpool))

7.Brain Damage(Tavsiye)

8.Young lust

9.The Happiest Days of Our Lives - Another Brick in the Wall Part 2

10.Learning To Fly

11.Wearing The Inside Out

Aslında daha Güzelk Şarkıları vAr ama senin Sevebileceğin Şarkıları yazdım

12."Arnold Layne" Bana Göre en iyi Psychedelic ŞArksı

---------------

hepsini dinlemeye fırsatım olmadı ama dinlediklerimden beatles ın yanına bile yaklaşmazdı o yüzden bi de burdan sorayım dedim. daha spesifik örnekler verebilirmisiniz? albüm isimleri değil de 2-3 parça mesela.

edit: birde şimdi aklıma geldi daha böyle hareketli şarkıları arıyorum. hareketli değil aslında tempolu desem o da değil ama beatles dinleyen anlar böyle mıy mıy mıy olmasın yani. neşeli diyelim.
0
cagdassalur
(16.08.10)
Pink Floyd'u The Beatles ile karşılaştırmayın, çok farklı müzikler yapıyorlar.
0
sourlemonade
(16.08.10)
@cosmicstring karşılaitıran ben değilim zaten ama beatles ın yerini doldurabilicek(pek sanmıyorum ama) bi grup arıyorum. beatles ile aynı tarzda müzik yapanlar genelde beatles'tan etkilenmiş oluyorlar bu yüzden farklı bi tarzda birilerini dinlersem daha iyi olur gibi. bilmiyorum.
0
🌸cagdassalur
(16.08.10)
beatles'ın yanına yaklaşmaz çünkü genel itiabariyle farklı müzikler yapıyolar dendiği gibi. yine de beatles'a en yakın, öyle tempolu filan dediğin ve senin de başta en çok beğeneceğini düşündüğüm ilk albüm, the piper at the gates of dawn. ayrıca beatles'ın yerine niye birini koymaya çalışıyorsun ki. yani beatles'ı bitirdim şimdi başka gruba başlıyım gibi bişey yok. ve ayrıca bunun yanında relics'i de sevebilirsin. ve 2-3 parça ismi değil de albüm ismi veriyorum evet farkındayım.
0
tepedeki psychedelic adam
(16.08.10)
pink floyd şarkı şarkı değil albüm albüm dinlenmelidir (albümlerin konseptleri gereği). ilk saykadelik albümler biraz garip gelebiliyor insana gerçi. direk wish you were here ve dark side of the moon albümlerinden girin. the wall albümünü biliyorsunuzdur zaten söylemeye gerek yok. animals ve meddle da güzeldir aslında.. hmm... siz hepsini dinleyin bence (floydiandan tavsiye almaya çalışırsanız böyle olur)
0
argent dawn
(16.08.10)
paintbox ve see emily play ayarında jugband blues var bir de.

pink floyd the wall'u izle bir de.
0
:/
(16.08.10)
argent'ın dediği doğru, pink floyd şarkılar değil albümler olarak dinlenmesi gereken bir grup. her albümün kendine has bir haleti ruhiyesi vardır.
benim aldığım ilk albüm ummagumma double setti ve bu ne biçim müzik lan demiştim yaş 16 filandı. şimdi en beğendiğim albümlerden biridir.
1972-3'e kadar olan dönemi, hele syd ile olanları, başlangıç için bilakis önermem.
çoğu kişi the final cut'ı beğenmez mesela ama bence en baba pf albümlerinden biridir. çünkü kim ne derse desin roger waters olayın kemiğiydi, o inanılmaz lyric'ler, yakıcı nağmeler, david ile filan halledilecek şeyler değil.
wish you were here, the wall, dark side of the moon klasik pf soundu olarak standart zaten.
meddle, relics, animals diğer seçenekler olabilir.
ve kesinlikle the final cut. o saykodelik soundun son pf albümü olarak vardığı ağıt gardı ilginç ve müthiş blues etkisi, müthiş laflar...
ayrıca roger waters'in the pros and cons hitch of hiking ve amused to death albümleri de birer rock şaheseridir...
sonuçta müzik zevki izafi bir durum.
fizy denilen bi zımbırtı var. kulak kabart, hoşuna gideni patlat...
0
agy
(16.08.10)
@tepedeki psychedelic adam dediğim gibi son 1-2 senedir beatles'tan başka birşey dinlemedim ve sürekli müzik dinliyordum. uyanık olduğum zamanların %70 i beatles dinleyerek geçiyordu. bu yüzden de beatles hafif sıkmaya başladığı zaman(ki bunun hiçbir zaman olmayacağına gerçekten inanıyordum) içimde kocaman bir boşluk oluştu. şimdi de o boşluğu doldurmaya çalışıyorum işte.
0
🌸cagdassalur
(16.08.10)
shine on you crazy diamond, wish you were here,hey you bu üç şarkıyı severim umarım sende seversin.
0
killerbee
(16.08.10)
(34)

Evlilik

kyo
Selam sevgili suserlerBenim derdim evlilik :( Evet yaklaşık iki yıldır evliyim. Eşimi seviyorum fakat bu tek başına yeterli değil galiba. O da beni seviyor. Bunda da bi sorun yok. Asıl sorun ise aileler. Annesi herşeye karışıyor. Kafasında bişeyler kuruyor sonra eşime yansıtıyor. O da bundan etkilen
Selam sevgili suserler
Benim derdim evlilik :( Evet yaklaşık iki yıldır evliyim. Eşimi seviyorum fakat bu tek başına yeterli değil galiba. O da beni seviyor. Bunda da bi sorun yok. Asıl sorun ise aileler. Annesi herşeye karışıyor. Kafasında bişeyler kuruyor sonra eşime yansıtıyor. O da bundan etkilenip bana trip atıyor. Trip atmasa bile kendi üzülüyor. Onun üzülmesi de beni üzüyor. Daha sonra laf benim aileme dönüp dolaşıp geliyor. Fakat bizimkiler hiç bir şeye karışmazlar. Aileme düşünce yapısı bizden ötürü kötü olmanızı istemeyiz o yüzden biz sizi uzaktan izliyoruz. Ayda iki ayda bir yanımıza gelin hatrımızı sorun yeter diyolar. Bu lafa bile takıyor eşim. Güya bu lafın altında onu istemedikleri mesajı yatıyormuş. Ama bizimkiler abime karşı da böyleler. Yani bana farklı ona farklı davranmıyorlar. Abimlerde bi sorun olmuyor bu. Eşim annesini 2 gün aramasa annesi küsüyor. Kendisine bişey alıp kardeşlerine almazsa kaynanam yine küsüyor. Kızına küsmek için hep bir bahanesi var. Sürekli bize laf sokuyor. Fakat eşim için annesinin her lafı adeta bir ayet gibi. O ne derse o olacak diye yapmaya çalışıyor. 2 yıldır asla birbirimize karşı davranışımızdan ötürü tartışmadık. Fakat ailesi yüzünden çok tarışyoruz. Sizce bu normal mi? Sorun bende mi? Her kız çocuğu böyle mi olur? Çok bunaldım. Ciddi ciddi boşanmayı düşünüyorum :( Bu sorunlar çözülebilir mi? Ne dersiniz?
0
kyo
(16.08.10)
sizi geren, ilişkinizi hayatınızı etkileyen birşeyin normal olması mümkünmü? değil tabikide. al eşini karşına ciddi ciddi otur konuş bize anlattığın gibi, boşanmayı bile düşünmeye başladığını da söyle eğer şimdiye kadar demediysen. olayın ciddiyetini boyutlarını kavrasın. hatunların çoğunda duygular mantığın önünde olduğu için hemen basmaz kafa onun için kavramasını sağla durumu (evet zor olacak) sonra ya düzelmeye başlar işler yada anlarsınki bi bok olmayacak boşanalım diye kesin net bir şekilde karar verirsin.
0
pposeidon_1
(16.08.10)
kızlar evleninceye kadar babaya karşı sübap olan anneyle sürekli karşı karşıya kalıp dalaşır didişirler evlendikten sonra ise cancigğer kuzu sarması olup birbirlerine yapışırlar ve ayrı yapamaz hale gelirler. bu tipik bir türk kadını davranış biçimidir. esasında senle evlenen kadının ailesinden boşanması lazımken, daha önce olmadıkları kadar aralarında manyetik bir çekim oluşur ve bundan en çok etkilenen ise evli adamın ta kendisidir.
sen ne kadar hayt hut diye rest çeksen de, bi kere bir kadına laf anlatmak zaten bin dağ iken 2 kadının kurduğu barajı geçmek olanaksıza yakındır hocam. bekara karı boşamak kolay hesabı bazı arkadaşlar osurur gibi boşan deyip kesip atmışlar, boşanmak öyle sevgiliden ayrılmaya benzemez allah göstermesin adamı ölüm acısı yaşamış gibi en az 2 yıl döve döve silkeler aman boşanmayı deneme karını seviyorsan anlaşıyorsanız ve tek derdiniz buysa.
baba karını karşına alıp konuşacaksın. bi kere senin ailen benim ailem kısmını çözmen lazım. orası tehlikeli sular. sen karının ailesini karşına alma. ama kaynanayla güzel bir duvar ör, o duvarı atlayıp sana ilişmesin. karına da izah et, benimle evlisin anneni boşa, bazı şeyleri ayarıyla yapalım güzelim evliliğimizi azaba çevirmeyeyim diye. karını samimiyetin ile ve ailesine karşı kasıtlı bir tavrın olmadığıyla ilgili ikna et.
sen de fazla kafaya takmadan böyle biraz daha soğukkanlı olarak dışarıdan bak olaylara. karın , annesiyle olan irtibatını sürdürürken sen dışında kal. onunkine de sizi içine sürüklemedikçe fazla karışma. atıyorum 1 ay filan sen kendi cephende herşeyi olumlu ve bu konularda tartışmaya girmek istemeyen fazla bulaşmayan adam şeklinde davran bak bakalım gelişme olacak mı.
eğer çocuk düşünüyorsanız bir süre bu işlere girmeyin. şu an grafiğin salındığı bir dönem yaşıyorsunuz. bu işler taşlar biraz daha oturduğu zaman yapılır.
aklıma gelenler bunlar. özet itibariyle allah yardımcın olsun baba...
0
agy
(16.08.10)
he bosan yok olmadi kaynananin agzina sic...bebe misiniz siz ya?

anne kizini kafasinda hala evlendirmemis ve sonucta bu evliligi hala kabullenememis. bu kadar kisa ve oz!

nerden mi biliyorum cunku aynilarini bende yasadim, hemde yapan benim annemdi:) bunu asmasi 1 senesini aldi ama nasil aldi bana sor, her telefonda binbir trip her telefonde surekli moralsiz soguk konusma falan filan sokulan laflarda cabasi...

hep alttan aldim ve kocama asla yansitmadim, yansitirsam donusu olmayan bir mutsuzluk sarmalina girecegimiz belli ne gerek var?

kizina kusmek icin bir bahanesi var demissin demmeki surekli ilgi odagi olma cabasi var bunun altinda elin oglu aldi kizimi psikolojisi...

ha bende birde koca tarafi var onlar bu anlattiklarinin upgrade versiyonu ha benim kocam ne yapti asla prim vermedi, simdi onlarada duruldular allahtan...

birde annemin bi trip atmalarinin bitmesinde bir gun cok sinirle kurdugum " anne bak ben mutluyum keyfim yerinde sagligim iyi eger sen benim bu mutlu gunlerimde bana bozululp benimde huzurumu bozacaksan sen bilirsin, bu gunler bir daha geri gelmeyecek ve bana kus kaldiginla kalacaksin ve unutma anne bu sekilde davranmaya devam edeceksen ben yaninda yokum tercih senin"

ha gercekten yaparmiydim solediklerimi sikar biraz ama annem bunu yedi o gun bugundur pek bi ilgili pek bi guler yuzlu:)

evliligini aileler yuzunden bitirecek kadar zayif olma derim ben...

esini al konus karsilikli bi yol haritasi cizin davranis belirleyin kimseyi kirmadan yola getirin emin ol hic zor degil, nabza gore serbet geldi hanimmmm:):)
0
cairo
(16.08.10)
kayinvalide ne kadar da kendine ugraslar bulsa, size karismasi, evliliginize mudahale etmesi etkilenmez. Durum daha derinlerde...
Sizde genis aile uyeleri (kayinvalide) ve cekirdek aile (esiniz ve siz) arasindaki "sinirlar" ic ice gecmis durumda. Bu, evlilikte ortaya cikan en buyuk sorunlardan biridir.
Siz kendinizi ne kadar degistirmeye calissaniz da bu durum tamamen ortadan kalkmayacak,
kayinvalideniz istediginiz gibi bir kadin olmayacak, esiniz de oyle. Her ikisinin de "farkindalik"larini artirmak gerekli.
Esinizle konusup aile terapisi yardimi alabilirsiniz.

Ankarada'ysaniz profesyonel yardim icin size yardimci olabilirim.
0
Ms._mystery
(16.08.10)
eşinize söyleyin sizinile ailesi arasında bir tercih yapsın. ailelerinizi ayda 1 maksimum 2 defa ziyaret edin. icice dip dibe yaşarsanız bu tarz şeyler bitmez.
Unutmayın aileler evlenmiyor, bireyler evleniyor, o yüzden ailelerden bağımsız bir ilişki tesis etmeniz en mantıklısı.
ilk sorunda gemiden atlamak hoş değil, oturun konuşun ve beraber karar alıp uygulayın.
0
spankenstein
(16.08.10)
eşin psikoloğa gitsin, ailesini mantıksız derecede takmamayı öğrensin.
0
leylak sarabi
(16.08.10)
Çok sağolun arkadaşlar. Eşimle konuşmaya çalıştığım zaman tamam diyor. Fakat yine aynı hamam aynı tas. Size şöyle dyim doktora gidiyoruz herhangi bir rahatsızlık için doktor ilaç veriyor diyelim. Mesela antibiyotik. Eğer annesi kullanma derse o ilacı asla kullanmaz. Birde herşeyimizi biliyorlar asla gizlimiz yok. Herşeyi anlatıyor onlara. Akşam ne yediğimizden sabah kalktığımıza kadar. Bazen de geçmişle ilgili birşey açar. Ama benimle ilgili değil herkesin başından geçen şeyler düğün öncesi hazırlıklarda olan huzursuzluklar özellikle. Birinin bir davranışı gibi. O zaman da işte sizden o kişi bu hareketi daha erken yapsaydı eşyalar alınmadan falan önce evlenmezdim diyebiliyor. Daha benden dolayı hiçbir şikayeti yok. Sadece etraftakiler durup durup bişey buluyor. Galiba çok pasif biri insanım. Eşim bana saygı duymuyor :(
0
🌸kyo
(16.08.10)
müjde; artık yeni bir ailesiniz. siz farklısınız. artık anne ve babalarınız arada bir hal hatır sormaya sıkışınca akıl falan danışmak için lazım olacaklar. yeni bir aile olduğunuzun farkına varın. bir aile psikoloğuna falan danışın. sakın kaynanayı falan değiştirmeye çalışmayın. onlar son nefesi verene kadar sizin evlendiğiniz ve yuvadan uçtuğunuzu kabullenmeyecekler. bu saçma koruma içgüdüsü ile sizi sürekli huzursuz edecekler. kendi yetişdikleri çocukları nasıl etkileyeceğini de çok iyi bilirler. onları değiştirmek gibi bir fikre sakın kapılamayın zaman ve emek kaybı+ hüsran ile sonuçlanır. eşini al onun kişisel gelişimi için çaba harca. bir okul okusun, ev kadını ise işe girsin, çocuksuz ise çocuk doğursun, bir kitap yazsın, yani bir amacı olsun sadece sizin ailenizi ilgilendirecek.
eşinizin anneannnesi ile babaannesi arasında nasıl bir tercih yapamayacaksa her ikiside aynı ise, kendi anne ve babalarınız ile ilgili bunları düşünün. empati yapın yani bu konuda. eğer yaşı küçükse sabırla bekleyin büyümesini, daha da açmayın aranızı.
bir de mümkünse ayrı bir şehre semte ilçeye taşının. ortak arkadaşlar ednin çevrenizi genişletin. kukumav kuşu gibi durmayın. belli bir süre sonra etkisini kaybedecek bu davranışlar ama asla yokolmayacak da.
kolay gelsin.
0
ground
(16.08.10)
ground kardeş
eşim için okul okusun demişiniz ama artık okulluk hali kalmadı. Doktora tezini teslim etmek üzere :)
0
🌸kyo
(16.08.10)
burda yazılanlar eşinize okutmak faydalı labilir, cidden..
0
anonimyususer
(16.08.10)
ne yaparsanız yapın ama sakın sakın bu sorunlarınızı çözmeden çocuk yapmayın.
0
sirena
(16.08.10)
bence eşinizin ve kayınvaldenizin kaprislerine son vermek için tek birşeye ihtiyacınız var, cesaret. biraz cesur olun, bu hareketlerin sizi mutsuz ettiğini, evliliğinizi sallantıya soktuğunu hissettirin,
siz kaprislerine boyun eğiyorsunuz çünkü eşinizi kaybetmek istemiyorsunuz, peki eşinizde var mı aynı korku? üstelik de , annesi istemezse antibiyotik bile içmez, durumu inanılmaz tehlikeli.hayat boyu aynı şeylerden şikayet etmek yerine şimdiden tedbirinizi alın bence.
0
pinking of you
(16.08.10)
kayınvalidenin konuşmalarını kaydetenin bir yolunu bul
0
black wings gray eyes
(16.08.10)
bu duyuruyu eşine okut.
0
skplgl
(16.08.10)
sakın boşanma, kaynanaya da elleme. uzaklaşın, evet çok kısa ve öz onun ailesinden uzaklaşın.
0
0dy
(16.08.10)
kardeş senin bi ailen var. ne senin anne baban, ne de onun anne babası bu kadar girmeyecek olaya. asagılarda bi cevap okudum, uzaklasın diye. aynen oyle yapıyorsun. gerekirse konsmayacaksın bile. ama bu konuda esinin de aynı tavrı takınması lazım. ben daha evli degilim, ama hep soyle dusunurdum, hocam bi evlenicem sonra her seyin bi cozumu bulunur sorun cıkarsa, bazen bulunmuyormus ama, yani zorla olur mu boyle bir sey, annem babamın ailesini sevmez, babam da annemin. birbirlerininkine gitmezler, he biz cocuklar olarak herkese gidip goruruz, ona da bisey demezler, anneannene gitme demez babam, ya da babannene gitme demez annem. boyle de mutlular. biz de mutluyuz. sorun yok yani. ama sunu hep hatırda tutmak lazım. senin bir ailen oldu, artık oncelik onun. onun menfaati, mutlulugu, huzuru onemli. karsılıklı olarak yapabiliyorsanız yapın. yok esin kendi ailesini tutuyorsa hala sen bunları anlatınca, bosan gitsin. birbiriniz icin yaratılmıssınız diye bisey yok.
sevgiliden ayrılmak gibi, onu seversin ama cozemeyecegin problemler vardır. deger mi butun hayatı mahvetmeye.
bence konus. derdini anlat. anlaması icin ugras, pes etme. zaman ver. ha degişmedi mi, kendi mutluluguna bak. sen mutlu olmadan etrafındakileri mutlu edemezsin.
0
hubble
(16.08.10)
Durum annesinden değil bana kalırsa direkt eşinizden kaynaklanıyor. Eşiniz gidip annesine sizin özelinizi anlatırsa o da hayatınıza mudahale etme hakkını kendinde görür.Zaten eşinize durumu anlattığınızı ama değişen birşeyin olmadığını söylemişsiniz.

Bana kalırsa eşiniz duruma dışarıdan bakıp da olup biteni idrak edebilirse ne ala. Yoksa kanser olursunuz maazallah. Mesela bu duyuruyu okutmanız güzel olabilir. Eğer durup düşünürse belki anlayabilir. yok eğer sen bizim aile hayatımızı gidip başkalarına mı anlatıyosun derse zaten kendi yaptığın farkında değildir, olması da mümkün görünmemektedir, uzatmaya, çabalamaya değmez.

Bir de pasif bi insan olduğunuzu ve eşinizin size saygı duymadığını söylemişsiniz. Eşinizin size saygı duymadığı gayet açık.Ama bu sizden değil eşinizden kaynaklanıyor. Sorun istememek, alttan almak pasiflik değildir hiçbir zaman.
0
johan sebastian
(16.08.10)
bence sorun kaynananızda değil, eşinizde.
kesinlikle eşinizde.

eşiniz, tahminimce 18 yaşından büyük, yetişkin bir insan. ama hala annesinin her lafını ayet gibi kabul ediyorsa, iki gün aramayınca annesi küsüyor o da kalbini almaya çalışıyorsa sorun eşinizde.

tamam anneler başımızın tacı ama her insanın kendine ait bir hayatı var ve olmak zorunda. bir süre sonra anne baba kendiliğinden rahat bırakmıyorsa, uygun dille anneye babaya izah etmek lazım.

sizin şu anda yapabileceğiniz şey eşinizi karşınıza alıp konuşmak, annesini yakasından silkmesi gerektiğini, artık onun ailesinin sizinle kurduğu aile olduğunu anlatmalısınız.

eğer eşiniz bu durumdan anlamıyorsa, üzgünüm ama bunun çözümü yok demektir. geçmiş olsun.
0
kahvegibi
(16.08.10)
Problem kayınvalidenizde değil eşinizde. Yani bir başka deyişle kayınvalidenizin problemli olması önemli değil, ama eşinizin sürekli onu takması, her şeyinizi anlatması falan problem. İnsanın anne-babası için ne olusa olsun damat ya da gelin eldir, kendi çocuğunu kafaya takar, onun başına bir şey geliyormuş gibi kurgular, kötü olan hep öbür taraf olur, bunu değiştiremezsiniz. Ama olgun bir eşin (kadın ya da erkek), evlilikte olan şeyleri ailesi bile olsa sürekli başkalarına anlatması ciddi bir sıkıntıdır. Ben şahsen evliliğin kadın tarafı olarak anneme pek bir şey anlatmam, bir problem bile olsa yansıtmam, kendi başımıza çözeriz bir şekilde. Annem saçmasapan bir müdahale yapacak olsa önce ben tepki koyarım, daha olay eşime yansımadan keser atarım, gerekirse anneme çemkiririm. Eşimden de aynı şeyi beklerim.

Eşinizle daha ciddi konuşun. Daha daha ciddi konuşun. 2 günde bir arasın anasını tamam da havadan sudan konuşsun. Hayır ev kadını olsa anlayacağım ama doktora yapıyor diyorsunuz, ben de yuh artık diyorum. Evde olup biteni o kadar anlatmasın.
0
sui
(16.08.10)
çok şey söylenmiş, evli değilim ama belki yardımcı olur bir kadın bakış açısıyla. iç durumu bilemem ama zor koşullarda çocuk yetiştirmiş anneler özellikle büyük kızlarına düşkün olurlar. hani nasıl desem hem arkadaşı hem evladı hem yardımcısı olur. bir başkasının gelip onu elinden alması anne için zor bir durum olur ve hala eski zamanında kızı yanındaymış gibi yaşamaya devam etmek ister. kız da eğer tam olarak kişiliğini oturtamadıysa anneye aşırı bağımlı oluyor. tercih yapmasını isteyerek işleri daha da zora sokma derim ama profesyonel bir yardım almanız yardımcı olabilir. eğer imkanın varsa başka bir şehre taşının uzaklaşın biraz. zaten bu düşük bir ihtimal olur gerçi:)eğer eşin annesini ziyarete sık gidiyorsa mümkün olduğunca yanında sen de git ve annesine onu sahiplendiğini onun yanında olduğunu göster. belki anneye kardeşlere hediyeler ev ihtiyaçları götürmeler tarzı şeyler annenin yanında eşine aşırı ilgi gibi şeyler anlatmak istediğim. belki kayınvaliden sana güvenmeye başlar zamanla ama kısa sürede olmayacağı kesin. arada eşinden habersiz kayınvalideni ara halini hatrını sor. aile yaşantınızın ayrı olması gerektiğini uygun bir dille anlat eşine ve uygulamayı görmek istediğini belirt. olmadıysa sen de onun ailesiyle ilgili özel şeyleri kurcala ters piskoloj, belki işe yarayabilir. dayanabildiğin yere kadar dayan boşanmak son çözüm sonuçta:/
0
bebek terlik
(16.08.10)
domine et ortamı. insanın genlerine işlemiş bir huyu var, baskın karakteri görünce pısar. sen yapay da olsa baskın karakteri oyna dengeler yerine otursun.
0
mansteinincocuklariyiz
(16.08.10)
2 ay içerisinde evleneceğim bende.ve söylediklerin şimdiden bizim için bile sorun olmaya başladı.biz aileleri mümkün olduğu kadar sokmamaya çalışıyoruz olaylara ama ister istemez etkileri oluyor.orta yolu bulmanız gerekiyor.senin benim ailem karışmaz melek gibidir demen bile bir sorun aslında.
0
dccl
(16.08.10)
kaynanayı uzaklaştır, ne işi var onun ilişkide, 3 kişilik bi' şey değil bu.
kaynana! sözüm sana: çık, çık, çık!
ayrıca her kız çocuğu böyle olmaz, annesiyle gene konuşsun ama ilişkiniz hakkında değil. bu konuda da eşinle konuşacaksın. zarar gelmesini istemiyorum bize deyip, kafandakileri sabırla ve kırmadan paylaşacaksın.
çözülebilmesi için denemek lazım önce.
0
bermuda
(16.08.10)
bence önce kaynanaı evlendir .
0
raki masasinin degismez adami
(16.08.10)
okurken sıkıntı bastı, 3 günlük hayat. kaynanadan uzaklaş, olmadı bi hal çaresine bak. en son iş boşanmak. boşanmakta sevgili ve seviyeli ilişkide gereksiz.
0
xellent
(16.08.10)
Ne yap, ne et ama çocuk yapma.
Kanarsın o tatlı sözlere, sonra üzülürsün...
0
apc
(16.08.10)
Boşanma! Sakın! Boşanma!
Döverim bak, harbi diyorum çok pis döverim. Farklı sebeplerden daha kötü durumdayken boşandım. 1.5 yıl geçmesine rağmen hala holding sahibiyken sokağa düşmüş gibi hissediyorum. Tek yol eşinle konuşmak. İşe yaramadı mı bir daha, olmadı bir daha. Baktın işe yaramıyor, sözlerin anne kalkanından sekiyor o zaman (eğer o da seni seviyor ve durumu düzeltmek istiyorsa) profesyonel destek alın. Kulağa hoş gelmediğini biliyorum ama çok işine yarayacak. Maddi sıkıntın varsa bile borç harç gidin bir uzmana. Dışarıdan birisinin söylemesi çok şeyi değiştirecek göreceksin. Ne olursa olsun boşanmak en son seçenek bile olmasın senin için.
0
erci
(16.08.10)
kaynana o kadar iyi ama o kadar iyi davran ki hep altta kalsın. hep bir mahcubiyet durumu yarat.. ters manyel at kardeşim yani! tabii hepsini karının gözünün önünde yap. eee show dünyası!
0
situasyonist
(16.08.10)
cok özür dileyerek söylüyorum: ailesi yüzünden hayat arkadasi ile tartisan bi kiz, senin gibi bi ezik icin fazla bile.. sakin elinden kacirma, aman diyim, baska bulamassin..
ha illa bi cözüm yolu ariyorsan sahip oldugun arkaik kayinvalideye burda yazili modern metodlar sökmez, cesaretin varsa hemen simdi, eger yoksa bi ufak devirdikten sonra kapisina gidip "talükatini bezbezlerim senin, uzak dur evimden' diyemedigin sürece zaten o ev senin olamayacagi icin dert etmene gerek kalmaz.. zaten evine sahip cikamadigin icin boynuzu da yersin yakinda..
aman be cok dertmis seninki de, bi kadehte sana iceyim bu gece..
0
sezai ikilitre
(16.08.10)
Arkadaşlar hep, sakın çocuk yapmayın falan demişler ama ben tam aksini düşünüyorum; çünkü birbirinizi sevdiğinizi özellikle belirtmişsiniz, ayrılmaya da gerek olmadığı ve hatta saçma bulduğum kanaatiyle, ben herkese karşı çocuk yapmanızı tavsiye ederim. çünkü ortada size karşı duyulduğunu kesinlikle düşünmediğim bir saygı söz konusu.özellikle kayınvalideniz tarafından. ilkel gibi görünse de, insanın doğasında olan bir şey bu kimse inkar edemez, bir çocuğunuz olursa saygınlık kazanabilir ve hatta sizin de artık ayrı bir ''aile'' olduğunuza ikna edebilirsiniz. biraz tehlikeli bir karar olabilir, ancak zaman içerisinde siz de göreceksiniz ki, eşinizin annesi de artık evliliğinizi gerçek anlamda kabullenmiş olacaktır. uzaklaşmak ve uzaklaşıp da ikinizi birbirinize daha çok bağlayacak ve eşinize 7/24 ailesini aratmayacak bir meşguliyet olan çocuk ile her şey yoluna girebilir, ancak açıkçası eşiniz ile uzaklaşma konusunda uzlaşacağınızı sanmam..siz yine de çocuk konusunu bir düşünün derim, sevgi sağlamsa ayrılmak kadar saçma bir şey olamaz.
0
shiny
(16.08.10)
yorumları okudum, her şey söylenmiş...ama en doğrusu @sezai ikilitre'nin söyledikleri maalesef.

bir sorun var ve bu senin sorunun, bıraksan eşin ve annesi hayatlarının sonlarına kadar öyle yaşarlar...duruma üzülen bir kaç kişi olabilir; ama bu senin sorunun.

bu sebeple çözümü dışarıda aramanın, öyle tavuk gibi yumurtaya oturup beklemenin bir anlamı yok. g.tü b.klu bi civiciv bile edinemezsin böyle...


e çözüm yolu da çok basit:
eşin ve annesiyle konuşmak, sonra bir daha konuşmak, sonra bir daha, sonra bir daha...yani @sezai ikilitre'nin dediklerini güzel yoldan yapmak. bağırarak çağırarak ikna edilmiş pek insan yoktur galiba dünyada çünkü. korkudan ya da kafasını şişirip sıkıntıya girmemek için ikna olmuş görünenler vardır. sen de biliyorsun.

konuşmak zor iş ve sonuç alması pek mümkün değil gibi gelecektir sana büyük ihtimalle. ama iş öyle değil güzel kardeşim. otoriter davranırsan(otoriterlik bağırıp çağırmak değil biliyorsun) doğru kelimeleri kullanırsan(bu çok önemli) başarısız olman çok fazla zor; tabi yapabilene.

öyle tembellik, sıkıntıya girememek, günüm güzel geçsin düşünceleri falan cahil adam, salak adam işi. iki dakka götünü kaldır da bu konu için gerçekçi bir şey yap...

bu senin hayatın ister yönetime geç istersen de milletin senin üzerinden nasıl egosunu şişirdiğini izle.


onlarca denemeden sonra (ama deniyorum diye kendini kandırma, kaliteli iş çıkart) yine de olmuyorsa eşini al ve uzaklaş o aileden. bağlantıyı koparmadan onların karışmasını engelle(talefon dahil)(ama güzellikle, zaten eşin hak veriyormuş sana...güzellikle).
0
kobunder
(16.08.10)
kaynanaya koca bul bence. dul gibi geldi.
0
bitter cikolata
(16.08.10)
Yukarıda yazanları çok fazla okuduğumu söyleyemeyeceğim. Yardımcı olacaksa aklıma şunlar geldi:

Eşine asla annesini kötüleme. Her ne yaparsan yap bunu eşinin annesini kötülemeden yapman gerekiyor. Eşine sürekli onun yanında olduğunu hissettirmen gerekiyor.

Kaynananla konuşmak yerine sorunu kaynağından çözmeli ve eşinle konuşmalısın. Eşin kendi içinde bu sorunu hallettikten sonra annesiyle olan ilişkisini de bir yoluna koyacaktır zaten.

Eşine artık sizin ayrı bir yaşantınız olduğu gerçeğini anlatman gerekiyor. Bir aile olarak geleceğinizin ve mutluluğunuzun birbirinize sıkı sıkıya bağlanmaktan geçtiğini eşine anlatman gerekiyor. Önemli olanın seninle olan ilişkisini sağlamlaştırmak olduğunu anladığında hatasının farkına varacaktır.

Kendini suçlu hissetmesi yerine doğru yolu bulması konusunda yardımcı olabilirsin.

Ne kadar iyi anlaştığınızı ve bunu kaybetmek istemediğini hatırlatmakta fayda var.

Başka bir şehre taşınıp herkesten ve her şeyden uzaklaşabilirsiniz. (Deneyip memnun kalan var. )

Bol şans.
0
paperclips
(17.08.10)
Bana kalırsa bu boşanmayı gerektirecek kadar büyük bir sorun değil. Sen eşini ciddi anlamda seviyorsun anladığım kadarıyla ki eminim o da aynı şekilde seni seviyordur. Yoksa birbirinizin davranışları yüzünden daha çok kavga ederdiniz.Bu durumda Yapılması gereken he deyip geçmek. Biliyorum çok zor ama başka çaresi olduğunu sanmıyorum. Bir de çocuğunuz var mı acaba? Eğer yoksa bu sorunlar eve bir bireyin daha katılmasıyla tamamen son bulabilir. :)
0
aqasha
(17.08.10)
(2)

150cc hacimli motorsiklet ?

kobunder
görüntü olarak hacimli-geniş görünen(chopper/cruiser) 150cc'lik motorsikletlerin en hacimlisi, en beğenileni hangisi, hangileridir?not: keeway superlight 150 gibi motorlar işte.
görüntü olarak hacimli-geniş görünen(chopper/cruiser) 150cc'lik motorsikletlerin en hacimlisi, en beğenileni hangisi, hangileridir?

not: keeway superlight 150 gibi motorlar işte.
0
kobunder
(14.08.10)
sen sanıyorum 1500-2000 liraya motosiklet almayı planlayandın.
bu çinlere ikinci elde o rakamlarla bulaşma sakın.
biraz daha biriktir kış vakti motosiklette fiyatlar da düşecektir biraz daha binebileceğin bişey al, şöyle hacimli görünen mi olur artık düzgün bi tane...
yok dinlemem alacağım dersen de ben sana diyeyim, hem servisiyle uğraşırsın hem elden çıkarıp yenilemek istersen satmakta sıkıntı çekersin.
0
agy
(14.08.10)
o koca 200 kglık gövdeye 150cc çin malı 10 beygirlik makina takıyolar sora ses var görüntü yok.
0
orpheus
(14.08.10)
(8)

geceüç

agy
çok asosyalim.şarkı söyleyebiliyorum niye rock star olamadım.17 yaşındaki yeğenim çişini söylerken yüzünü buruşturdu var mı manası bunun.en son içtiğim bira niye bir öncekinden ılık köpüğü az acı.korean air lila flar takmamış nostesleri işe almış göz yapıma bakıp bana kasıtlı olarak sir denmesinden
çok asosyalim.
şarkı söyleyebiliyorum niye rock star olamadım.
17 yaşındaki yeğenim çişini söylerken yüzünü buruşturdu var mı manası bunun.
en son içtiğim bira niye bir öncekinden ılık köpüğü az acı.
korean air lila flar takmamış nostesleri işe almış göz yapıma bakıp bana kasıtlı olarak sir denmesinden hoşlanmadım bunda garez ney?

altedilemeyecek 1şey sabunu nerede kaydırdığın.

elini yıka.

aya çıkarsın.

her türlü kürk aklı türk luiz armstrong olacak ve bu kalırsa eğlenceli geçecek.
0
agy
(14.08.10)
ölü taklidi yapıp yavaşça uzaklaşıyoruz
0
şaman
(14.08.10)
frederich remote.
0
🌸agy
(14.08.10)
ray manzarek yaşıyorsa hala o aya birkaç kere daha çıkılacak.
0
🌸agy
(14.08.10)
aha kafa dengi buldum.
0
cro magnon
(14.08.10)
kesinlikle sabitlenmesi gerekiyor; admin(ler)den ricamız... :D
0
maglev45
(14.08.10)
şişede durduğu gibi durmuyor işte :)
0
mordorlu ziya
(14.08.10)
adam sandalyeden düşerken kafasını masaya vurmuş beyler.
0
sert yerden yavas
(14.08.10)
kıvama gelmiş bu.
0
subwoofer
(14.08.10)
(19)

müslüman olmayıp da oruç tutmak

cagdassalur
benden başka varmı bunu yapan? orucun sağlıklı birşey olduğunu düşünüyorum psikolojik olarak. iredem güçlenir gibi geliyor. doğrumudur bu bi faydası olurmu bana?
benden başka varmı bunu yapan? orucun sağlıklı birşey olduğunu düşünüyorum psikolojik olarak. iredem güçlenir gibi geliyor. doğrumudur bu bi faydası olurmu bana?
0
cagdassalur
(12.08.10)
yapardım bir aralar. iki gün tutmakla iraden güçlenmez. bir ay komple tutsan güçlenir bak. bi de bozarım ne olacak dinsiz imansızım mantığıyla tutunca bir işe yaramıyor :)
0
cro magnon
(12.08.10)
kendini inandırdığın için psikolojik olarak olur, fiziksel sağlık açısından olmaz.

su iç ama..

edit: kendine vereceğin zarar - irade kuvvetlendirici aktivite arasındaki ince çizgiden dolayı.
0
dambil
(12.08.10)
@cro magnon 1 ay tutmaya çalışıcam bakalım bide bu sıcakta 2 katı daha zorlanır insan iyi bişey bu. tek korkum uykuyu oruca tutturduğum için napıyorum lan ben diyip bırakmak. cidden anlamsız çünkü öyle yapınca.

@dambil doğru bence de fiziksel açıdan hiçbir faydası yok zararı bile olabilir belki. suyu neden içeyim? orucun asıl aorlanılan kısmı su değil mi?
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
bir kaç sebepten ötürü müslüman olmadan oruç tutmaktan elbette kabiliyetli sonuçlar çıkarabiliriz.
ilki, ekmeğin ve suyun kıymetini anlarsın.
yalnız başına açılan iftar yerine bilakis toplu iftarlar yeğlersen aç kalanların toplu sofrasının kıymetini o şölenin ne olduğunu anlarsın.
ben sevgilim oruç tutunca nadiren bile olsa tutuyorum, bu da sevdiğin insana eşlik etmenin kıymeti anlamına geliyor, zevce olur samimi bir arkadaş olur aileden biri olur.
midem rahatladı bünyem yerine geldi gibi şeylerin bilimselliğine inanmıyorum %90ın üzerinde rutubet oranı olan bir istanbulda 13-15 saat susuz ve yemeksiz kalmak beden'i bir kazanç sağlamaz.
dediğin şey olur ama, iradeni test etmiş olursun, dirayet konusunda deneyim gibi görüyorsan eğer bunu iradenin varacağı yeri anlarsın.
sonuçta bu kişisel bir durum.
ben senin yerinde olsam yarın filan oruç tutarım.
eğer sana bir şey katmıyorsa öbürgün bunun sonucunu anlamış olacaksın hiç değilse.
0
agy
(12.08.10)
bi de unutuyorsun arada. sonra nasılsa bozdum siktiret diyorsun yemeye devam. ayrıca "dinsizim ama oruç tutuyorum bak yaa yaa" moduna da girme bence. hatta direk iradeni güçlendirecek başka birşey bul.

ekmeğin suyun değerini bilirsin falan da hikaye. oruç bitince iki gün bilirsin belki ama üçüncü gün su bildiğin su gene.
0
cro magnon
(12.08.10)
@cro magnon en iyisi dediğin gibi başka birşey bulayım iredeyi test etmek için. bendeki oruç değil çünkü sabah 9 akşam 5 uyuyorum çünkü. ne olur ki başka?
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
gandi temas etmeden iki çıplak dilberin arasında yatarmış mesela iradesini kontrol etmek için.
0
:/
(12.08.10)
valla biraz abes olacak ama hatun varsa cinsel ilişkiyi+elizabeti kes bakalım kaç gün dayanıyorsun :)
0
cro magnon
(12.08.10)
@cro mag o benim de aklıma gelmişti hatta yeni bozdum orucumu 15 gündür uzak duruyordum. ancak o kadar oluyormuş demekki.
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
valla iyiymiş. iraden tamamdır oruca falan gerek yok.
0
cro magnon
(12.08.10)
hristiyanlikta orucun müslümanliktakinden daha yararli oldugunu düsünüyorum. hem bütün gün ac susuz kalmak hem saglik acisindan kötü, hem iftardan sonra ziyafet cekilip yemege gömülmek. cro magnon'un dedigine yakin olarak bence yemesinden zevk aldigin birseyden bir ay icin vazgecmeye calis, cok daha faydasini görürsün. mesela bir ay hic abur cubur, cerez merez, tatli matli yeme, alkol icme. hatta düskünüysen mesela televizyon seyretme, bilgisayar oyunu oynama vb.
0
shi aila
(12.08.10)
@shi aila valla onları da denedim ama bi süre sonra siktiret kaç kere dünyaya geliyoruz niye bu zevklerden(bilgisayar, internet gibi) uzak tutayım kendimi diyip bırakıyorum. haklıyım da bence. neyse bu hristiyan orucu nasıl oluyor tam olarak?
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
iraden güclensin istiyorsun sanmistim :)
(bkz: paskalya orucu)
0
shi aila
(12.08.10)
fiziksel zararı olacaksa bile -bunu yıllarca yapıp çok sağlıklı olan fazlaca insan tanıyorum. herkes tanır-, islam'a göre zarara nazaran faydanın yüksek olduğu düşünüldüğü için bu çalışma yapılıyor.

orucun amacı, insan hayatındaki yönlendirici bileşenleri(yemek, seks...) ortadan kaldırıp, insan düşüncesini objektiviteye yaklaştırmaktır. bu kazanımı bence kesinlikle elde edersin. irade de bunu kuvvetlendirici bir unsurdur.

yemeğe ulaşma olasılığı düşük insanların halini anlamak bunun yanındaki ufak bir artıdır.
bu durumdaki bir insanın halini öyle veya böyle anlamak, psikanalitik bir sürü unsur içerdiği için zaten mümkün değil.

insanın kendini tanıması için kendiyle de savaşması lazım bazı noktalarda. insanın en emin gördüğü noktalar da doğal ihtiyaçlarıdır.
0
squadron
(12.08.10)
@shi aila kolay olanı değil sağlıklı ve faydalı olanı arıyorum. dediğim gibi şu anda tuttuğum oruç oruç değil.
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
@shi aila konu ile ilgili entryini okudum işte budur ya. insanlar orucun gerçek amacını unutup aptal aptal işler yapıyorlar. oruç böyle olmalı bence. şukunu da verdim hatta :)

şu entry; (bkz: #2464244)
0
🌸cagdassalur
(12.08.10)
benim dedigini deneyip üc gün sonra siktiret diyip vazgeciyorsan, zorlaniyorsan, sana ramazan orucu tutmak daha kolay geliyorsa ve "oruc tutmayi" gercekten dini sebeplerden degil de kendine birseyler katmak icin istiyorsan bir düsün bence.
ve unutmadan kimse seni zorlamiyor. madem kendi kararin, kurallari da sen koyarsin.
0
shi aila
(12.08.10)
ben onumuzdeki gunlerde 1 gun tutmayi dusunuyorum. allahla pek selamimiz sabahimiz yok ama su yaz sicaginda 16 saat susuz kalmayi deneyecegim.
0
yasakani
(12.08.10)
sordugunuz bu degil ama soylemeden gecemedim, yahudiler de tutuyor.
0
fdegir
(12.08.10)
(10)

Dik Durmak İçin Egzersiz Önerileri

kimki
Dik durabilmek için basit egzersiz önerileriniz nelerdir? Ya da ne yapılabilir duruşu düzeltmek için?
Dik durabilmek için basit egzersiz önerileriniz nelerdir? Ya da ne yapılabilir duruşu düzeltmek için?
0
kimki
(12.08.10)
yüzerseniz sırt kaslarınız gelişir. belki yardımcı olru
0
sttc
(12.08.10)
kafada kitapla dolanmak gibi klişe yöntemler var. klişe ama ne yapalım.
0
cro magnon
(12.08.10)
(bkz: pilates topu)
0
ucan sincap
(12.08.10)
saat başı yapılacak 60 snlik bir hareket var. ayağa kalkıyorsunuz, bacaklar çok az açık, omuzlar dik şekilde karnı içeri çekerek kalçayı sıkmak ve 60 sn saymak...sırt ve beli rahatlatan bir harekettir. doktor önerisi üstümde denenmiştir..
0
purkinje
(12.08.10)
Şöyle bir tavsiye vereyim bende ve kuzenimde çok faydalı oldu teyzem sağolsun bir gün bizim yeterince dik durmadığımızı farkettiğinde bize 5 santim kısa gözüküyorsunuz sanki mankenler bi de kambur gibi yapıyorlar kendilerini dedi ve kahkaha attı biz o gün bu gündür dimdik yürüyoruz oturuyoruz.
0
anastra
(12.08.10)
sırt çantası metodu.
eğer bu senin için cidden önemliyse -dik durmak yani- başında taşıman gereken kitabı, yapman gereken egzersizleri, kambur durmaktan duyduğun sıkıntıyı, hiç usanmadan hatırlaman gereken dik dur duk dur dak dur duk dir şeklinde kendi kendine verdiğin şartlanmaları sırtında sanal bir sırt çantasına doldurduğunu düşün. epey ağırlaşsın bu ve bu sırt çantasını sırtına al. omuzlarını geri çek ve taşı onu.
anımsadığın sürece dik duracaksın.
0
agy
(12.08.10)
3lü koltukların kol dayamak icin yanda kısımları olur, ayaklarınınız koltukta uzanmıs beliniz tam bu dayanma kısmında baş kısmınızda boşlukta olacak şekilde gün içinde ara ara yatmanı sırt kaslarını güçlendirip dik durmanızı saglayacaktır.. (Umarım anlata bilmişimdir pozisyonu)

Ancak yürüken, otururken vs.. farkında olmadan kamburlaşıyorsanız bir spor salonuna yazılın biraz sırt - omuz kaslarınız güçlensin 1 ay sonra zaten istesenizde kambur duramazsınız...
0
catamenia
(12.08.10)
uzun sevgili bul. bende işe yaramıştı :)
0
dark horse
(12.08.10)
yer ve ya top üzerinde yapılan her türlü hyper extension.

misal;

www.exrx.net
0
arnold schwarzeneger
(12.08.10)
sırtüstü yüzmek
0
sli
(12.08.10)
(3)

laleli' de bir azize filmi

uçankarınca
evet dostlar gemide filmini izledim ve şimdi sıra laleli' de bir azize filmine geldi. ama bu filmi online izlemek için nereye baksam sonuç alamadım. var mıdır bu filmi izleyebileceğim online film izleme sitesi? şimdiden teşekkürler.
evet dostlar gemide filmini izledim ve şimdi sıra laleli' de bir azize filmine geldi. ama bu filmi online izlemek için nereye baksam sonuç alamadım. var mıdır bu filmi izleyebileceğim online film izleme sitesi? şimdiden teşekkürler.
0
uçankarınca
(12.08.10)
bu devam niteliğindeki filmi (kanımca gemide'den dahi daha başka bir lezzette olduğu için) torrent morrentten indir yüksek kalitede izle yazık etme derim online bozuk kalite görüntü olarak...
0
agy
(12.08.10)
ben de torrent veya emule'dan indir diyebilirim ancak. ama gemide'nin muhteşemliğinin üstüne biraz yavan kalıyor bu film, onu da ekleyeyim. yine de tam olsun diye izlenebilir.
0
cinsi kisi
(12.08.10)
evet mecburen link buldum hotfile' den indiriyorum. gemide' yi online izledim görüntü pek güzel değildi belki arşivlik olsun diye onu da indiririm:) ilgilendiğiniz için teşekkürler.
0
🌸uçankarınca
(12.08.10)
(4)

tripod soruyorum

cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
profesyonel fotoğraf makinesi için tripod almaya niyetlendim. sizce hayyam pasajı'ndan mı alsam yoksa burdan marka model belirleyip ebay'den mi sipariş etsem? gümrüksüz gelebilecek fiyatta nasıl olsa. tripodu olup da elinden çıkarmak isteyen varsa ona da talibim.
profesyonel fotoğraf makinesi için tripod almaya niyetlendim. sizce hayyam pasajı'ndan mı alsam yoksa burdan marka model belirleyip ebay'den mi sipariş etsem? gümrüksüz gelebilecek fiyatta nasıl olsa.

tripodu olup da elinden çıkarmak isteyen varsa ona da talibim.
0
cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(11.08.10)
www.fotozeynep.com.tr

ben bunu aldım gecenlerde gayet güzel. ebayda falan daha ucuz olmaz büyük ihtimal buyuk bi şey kargosu cok tutar.

ekleme yapayım, headsiz alırsan bu verdigim linkteki balhead i kullanmıyrm uygun fiyata satabilirim. wayhead aldım ayrı o yüzden
0
rurouni
(11.08.10)
sirkeci lokasyonunda iyi rakama iyi seçenek mevcut ama pazarlık yapmayı unutma.
ben altın han'dan makul fiyata kendi işimi görecek amatör bi tane almıştım 2-3 sene evvel... ebay ile fiyat karşılaştırmanda fayda var...
0
agy
(11.08.10)
ebay'den alınca shipping çok yüksek olur, bence türkiye'den almak mantıklı.

tripod için kıstaslar şunlardır:
ne kadar ağır o kadar iyi
yere ne kadar yaklaşabiliyorsa o kadar iyi
ve ballhead en iyisi
marka için slik önerilir
0
kutuların sessizliği
(11.08.10)
@yardimci
lensler gülle gibi. yani ağır bi tripod olması iyi olur.

@rurouni
link için teşekkür ederim, yarın ilk iş sirkeci'yi bi gezip karar vericem internette ödeme koşulları daha iyi görünüyor.
0
🌸cisimi yapiyom popom kuru kaliyo
(12.08.10)
(11)

çizim pedi

kobunder
bilgisayarda mause gibi kullanılan çizim pedleri var, biliyorsunuzdur.tavsiye edebilebilecek bir marka-model var mı? ve bir soru daha: bu pedlerle kenan yarar, ersin karabulut, enki bilal tarzı çizimler yapılabilir mi? biliyorum onlaar önce kağıda çiziyorlar. renklendirme ve gölgelemeyi bilgisayarda
bilgisayarda mause gibi kullanılan çizim pedleri var, biliyorsunuzdur.
tavsiye edebilebilecek bir marka-model var mı?

ve bir soru daha:
bu pedlerle kenan yarar, ersin karabulut, enki bilal tarzı çizimler yapılabilir mi? biliyorum onlaar önce kağıda çiziyorlar. renklendirme ve gölgelemeyi bilgisayarda yapıyorlar: ama yine de belki yapılabiliyordur ne bileyim...
0
kobunder
(10.08.10)
Wacom intuos 4
0
Survivorman
(10.08.10)
1- yenibasliyosun a5 trust al wacom cok pahali
2- hayir yapamazsin onlar yillarin calismalari sonucu ole ciziyo
0
kakashi
(10.08.10)
teşekkür ederim, "yılların çalışmaları"ndan sonra ped ile bahsettiğim çizimleri yapmak istesek peki...yine de kağıda çizilmiş gibi olmaz mı?
ya da enki bilal a5 trust'le çizmek istese yeteneğine yazık etmiş olur mu, daha iyiy bişey mi alması gerekir?
0
🌸kobunder
(10.08.10)
ben bıktım kağıtla boyayla uğraşmaktan aslında, çizim konusunda bir sıkıntım yok şükür. nasıl olsa alacağım bu çizim pedini ben, almışken işimi görür bir şey alayım diyorum...
0
🌸kobunder
(10.08.10)
ben uc-logic lapazz kullanıyorum, a5 boyutunda. wacom a çok para vermenize gerek yok, fiyat/performans bakımından memnun kalacağınızı düşünüyorum.

www.sanalmarketim.com

ve elbette kendinizi geliştirirseniz gayet iyi işler ortaya koyabilirsiniz.
0
dwyn
(10.08.10)
one: wacom pahalıdır ama bildiklerimin en iyisi. başka bir marka seçeceksen de başta kalem ucunun baskıya duyarlı olanından bir ped seçmelisin. yoksa o ped tebeşirle çizme tadından öteye varmaz.

two: bu A4 / A5 pedlerle enki bilal, kenan yarar, milo manara, ivo milazzo, john buscema vs tarzı bir çizim yapamazsın. karikatür çizmek mümkün. ama tarama ucu ve fırçanın verdiği esnekliği, 2 yaşından beri elinden kalem düşmeyen bir sketch artist olarak diyorum ki, iki avuç büyüklüğünde pedlerle yakalayabileceğine inanmıyorum. ama display üzerine çizim yapılan kocaman (ve pahalı) tabletler var. onlar için aynı şeyi diyemem. eğer çizim hissi olarak kafan böyle bir dijital hisse müsait ise gayet de olur. ama ben mesela kağıt ve kalem hissinden vazgeçmezdim.
çünkü en başta şu var, kağıt kalem orijinaldir diğeri dijital...
0
agy
(10.08.10)
bkz: wacom cintiq 21ux
0
busuta
(10.08.10)
ben de aynı sekilde düşünerek aldım tabletlerden ancak alışamadım hiç.
bilmiyorum sizde belki farklı olur ama ben ekrana bakıp tablete çizme işini
oturtamadım.)
wacom pahalı ama en iyisidir.
0
demoniclewinsky
(10.08.10)
@demoniclewinsky

o yüzden cintiq kullanıyorum :D:D bi bak istersen sende ^ ^
0
busuta
(10.08.10)
o kadar para basip, bu isi beceremeyince beni hatirla
p.s
enki bilalin cizimleri suluboya arti murekkep , traditional yani digital diil
p.s 2 cizim konusunda sikintim yok demissin buyuk laf etmissin
0
kakashi
(10.08.10)
@kakashi sağol...ve
1) olur
2) farkındayım
3) farkındayım, laf değil o; söz.
0
🌸kobunder
(10.08.10)
(11)

Sayısal loto çıktı diyelim ne yapmak gerek ?

deliklimasrafa,
sevgili sezarlar şimdi diyelim ki sayısal loto tuturduk ilk iş notere mi gitmek gerek yoksa kuponun arkasına ad soyad tc no yazıp imzalamak mı gerek anlatın bakalım :Dyok len çıkmadı çıksın herekese çay benden
sevgili sezarlar şimdi diyelim ki sayısal loto tuturduk ilk iş notere mi gitmek gerek yoksa kuponun arkasına ad soyad tc no yazıp imzalamak mı gerek anlatın bakalım :D

yok len çıkmadı çıksın herekese çay benden
0
deliklimasrafa,
(07.08.10)
güvendiğiniz bir avukatla notere gidin hemen.

(bu arada iban numaram 0034 4653 4532 0372 7621)
0
cagrika
(07.08.10)
puahaha süpermiş :D yaw iyi de noter aldı kuponu yırtı manyak ya :D ne olucak veya avukat aldı benım dedi nasıl ıspatlarız ki söz çıksın yollarım cay parasını
0
🌸deliklimasrafa,
(07.08.10)
video cam aç notere girince :D
0
0dy
(07.08.10)
noter hiç bir işe yaramaz...
yanına bir av. alarak ya da almadan millipiyango genel müdlüğüne gitmelisin.
0
de jure
(07.08.10)
millipiyango genel müdlüğüne gidince ne olucak ki yanı bir şekil de o kuponun bana ait olduğunu ispatlamam gerek millipiyango genel müdlüğündekiler bile bişi yapamalılar
0
🌸deliklimasrafa,
(07.08.10)
bu bile iş ya... halbuki kargoyla evimize yollasalar tüm parayı ne güzel olur
0
oldtimer
(07.08.10)
senin olduğunu ispatlaman için kuponu yatırırken yanında noter falan olması gerek mantıken.

milli piyango müdürlüğüne kupon elinde kim giderse ikramiye onundur en nihayetinde.
0
charlesbukowskiineksi
(07.08.10)
kimin elinden alırlarsa o kuponu, parayı da ona verirler, yani çaldırırsan sıçarsın. ama senin olan kuponun kendine ait olduğunu iddia eden tiplerin ispatlaması gerekir işte onu, belki o zaman noter bi işe yarayabilir (yani kuponu çaldırırsan milli piyangoya gidene kadar), o da belki...
0
loveinaflipbook
(07.08.10)
millipiyangoda geçerli olan bir yöntem vardı, biletin arkasını imzalıyordun. lotoda da aynı şey geçerli olabilir,. yani arkasına adını soyadını yazıp imzalamak. çek ciro eder gibi yani...
0
agy
(07.08.10)
önce kuponun arkasına ad soyad, tc no yazıp imzala. sonra bir banka müdürüne git, kuponu uzaktan göster. her tarafta kamera var, korkma bir şey yapamaz. bunu senin adına bankada blokeli bir hesap açması için yapıyoruz. onlar milli piyango ile irtibata geçip sana verilecek tutar kaç para ise o kadar parayı hesabına yatırıyor ama daha kullanamıyorsun, hesap blokeli. bu sırada çay kahve içerken, faiz ve hediye pazarlığı da yapabilirsin banka müdürü ile.

sonra banka müdürü ile birlikte notere gidiyorsun. önce kuponun senin olduğunu tasdikliyorsun. bunu, olur da kupon çalınır, banka müdürü ibne çıkar falan diye yapıyorsun. kupon senin o garanti şimdi. sonra banka müdürüne vekalet veriyorsun, parayı senin adına alıp hesaba yatırması için.

banka müdürü milli piyangoya gidiyor, işlemleri tamamlıyor. telefon çakıyor şubeye, hesaptaki bloke kalkıyor. afiyet olsun.
0
guybrush threepwood
(07.08.10)
guybrush falan filan doğru söylemiş. gerçi çok detaylı anlattığına göre bu yollardan geçmiş olmalı fakat hesabımda herhangi bi kımıldama olmamıştı
0
sourz
(07.08.10)
(5)

Berlin Duvarı'nı kim yıktı?

black sabahat
Bugün hoca sınıfta sordu. Kesin tuzaklı bi cevabı var. Cevap; halklar, SSCB, tüm insanlık vs. değil. Ben Doğu Alamanya diyecektim; ama o söylendi yanlış hatırlamıyorsam. Ders arasında bi koşu nete girdim, nette de tam bi bilgi yoktu. Bilen?
Bugün hoca sınıfta sordu. Kesin tuzaklı bi cevabı var. Cevap; halklar, SSCB, tüm insanlık vs. değil.

Ben Doğu Alamanya diyecektim; ama o söylendi yanlış hatırlamıyorsam. Ders arasında bi koşu nete girdim, nette de tam bi bilgi yoktu.

Bilen?
0
black sabahat
(03.08.10)
kapitalizm?
0
kayip ruh
(03.08.10)
esasen gorbaçov... eğer o glastnos ve perestroyka olaylarına girmeseydi o duvar yıkılmazdı. bu açıktır...
0
agy
(03.08.10)
fiziksel olarak soruyorsan ilk gece halk ellerinde balyozlarla yıktı. sonra da buldozerlerle gelip yıkmışlardır. 1 kilometre kadarı da şu anda müze niyetine muhafaza ediliyor.

soyut manada yıkılmasının sebebi de ona artık ihtiyaç kalmaması, doğu alman hükumetinin yelkenleri suya indirmesi, halkın akın akın batıya koşma hevesinde olması denebilir. good bye lenin bu konuda izlenecek en iyi filmlerden biri olsa gerek.

ayrıca nette tam bir bilgi yoktu demeniz de çok komik olmuş gerçekten. nasıl olmaz ya? bir sürü fotoğraf var duvarın nasıl yıkıldığını gösteren. yani çok felsefi çok uçuk kaçık bir cevap arıyorsanız onu bulamamanız normal, hocanızda bir problem var demektir bu durumda.
0
i ve been mistreated
(03.08.10)
@i've been: hoca tam olarak "kim" diye soruyor. acayip bi adam. illa tek bi cevap olacak. yoksa nasıl yıkıldığını falan biliyoz..
0
🌸black sabahat
(04.08.10)
Schabowski (east berlin SED chief) denen adam sınırlardan geçişin serbest olduğunu açıklamış bir toplantıda ondan sonra halk hücum etmiş. yavaş yavaş ilk delikler açılmaya başlanmış ancak ilk zamanlarda kapatılıyormuş tekrar. 1 temmuz 1990da duvarın korunması ve kontroller durdurulmuş. Duvarın yıkımı tren yolu yapımı için başlamış, DDR'dan işçiler vs de katılmış, resmi olarak 30 kasım 1990'da yıkımı sona ermiş.
Berliner Mauer- almanca wikide böyle yazıyor.

Yıkımına değil de geçişe açılmasına DDR karar vermiş yani.
0
meriadoc
(04.08.10)
(5)

İzlenesi dönem filmi?

su sebeple
selamlar sinemaseverler!şimdi efenim şöyle güzzel bir dönem filmi izlemek istiyoruz, tavsiyelerinizi bekliyoruz? elizabeth serileri gibi, robin hood gibi, ne bileyim bir cennetin krallığı gibi iyi tarihi bir dönem filmi de olur; yahut koku gibi, inci küpeli kız gibi bir dönem-kent filmi de olur. bu
selamlar sinemaseverler!

şimdi efenim şöyle güzzel bir dönem filmi izlemek istiyoruz, tavsiyelerinizi bekliyoruz? elizabeth serileri gibi, robin hood gibi, ne bileyim bir cennetin krallığı gibi iyi tarihi bir dönem filmi de olur; yahut koku gibi, inci küpeli kız gibi bir dönem-kent filmi de olur. bu örnekler üzerinden "şu film var şahanedir hocu" önerilerinizi bekliyoruz.
0
su sebeple
(03.08.10)
Mihai Viteazul: www.imdb.com
Nomad: www.imdb.com
Huozhe: www.imdb.com
0
vi3e
(03.08.10)
(bkz: der baader meinhof komplex) 68 kuşağı...
0
benim de soyleyeceklerim var
(03.08.10)
Andrey Rublyov www.imdb.com
0
vi3e
(03.08.10)
genel klasmanda konuşmadan henüz yeni izlediğim bir tane söyleyeyim. yakın zamanlar, alternatif bir güzel latin film.

el secreto de sus ojos.
0
agy
(03.08.10)
the wedding singer nafi süperdir, "o komediymiş" deme... Evet komiktir ama komikliğinin büyük çoğunluğu geçtiği dönemin ayrıntılarından gelmektedir.

getir.net
0
late viper
(04.08.10)
(6)

Dünya Edebiyatından Öykü Yazarları Soruyorum

microfiction
selam, dünya edebiyatından öykü yazarları soruyorum. özellikle çağdaş yazarlardan önerebileceğiniz sıkı öykücüler kimler? tabii, bildik adları sıralamayın lütfen. borges olsun raymond carver olsun veya italo calvino olsun, bildik adlar bunlar (e.a. poe veya çehov diyeni döverim). bana farklı bir ad
selam, dünya edebiyatından öykü yazarları soruyorum. özellikle çağdaş yazarlardan önerebileceğiniz sıkı öykücüler kimler?

tabii, bildik adları sıralamayın lütfen. borges olsun raymond carver olsun veya italo calvino olsun, bildik adlar bunlar (e.a. poe veya çehov diyeni döverim). bana farklı bir ad söyleyebilecek kimse var mı?

bu arada kitaplarının türkçe çevirilerinin olmasına da gerek yok. ingilizcede yayımlanmış olmaları yeterli. amerikan edebiyatının başat türü olduğu için en fazla ondan bekliyorum.
0
microfiction
(03.08.10)
öykücü degiller pek ama ince kitaplari öykü ya da kisa roman tadinda yumruk gibi metinler için
pek bi acayipler

peter handke ("solak kadin" basta)
agota kristof ("büyük defter, kanit, üçüncü yalan" üçlemesi)
0
agy
(03.08.10)
neil gaiman
paul auster
0
turkish tekila
(03.08.10)
rilke de büyük bir öykücü.

ayrıca çağdaş amerikan öykücüler için "amerika'nın yanık çocukları" adlı bir antoloji var everest bastı. ona bakabilirsin.
0
usuyitik
(03.08.10)
selamlar, adam öykü takımım ve 100 adet civarında öykü antolojimle size yardım edebileceğimi dü$ünüyorum. Aynı zamanda 30 farklı o. henry kitabım da var.

(size tavsiyem o. henry'dir. klasik oldu belki ama yazmadan edemedim.)

bunların dı$ında muhtelif yazarların öykü kitaplarından da var. var oğlu var. bitmez.

notos öykü yeni sayısı için gerekli entryyi girdim bu arada.

görü$mek üzere.
0
robinbook
(03.08.10)
(bkz: william saroyan)
kısa öyküleri de güzeldir.
0
marikaki
(03.08.10)
jack london.
0
migelo
(04.08.10)
(6)

Canon mu yoksa canon mu? Fotoğrafçılıktan az buçuk anlayan arkadaşlar.

ya ben lan neyse
350 ytl ye kadar fotoğraf makinesi bakıyorum. Çevremde bir kul yok ki şu konudan anlasın. Forumlara bakıyorum sürekli teknik terimler kullanan, herkes model için ayrı ayrı methiyeler dien adamlar.araştırırken "Canon a1100 12 mp" a kaydım biraz. Bu fiyata en iyisi bu deniliyor. bir de "Canon a490 var
350 ytl ye kadar fotoğraf makinesi bakıyorum. Çevremde bir kul yok ki şu konudan anlasın. Forumlara bakıyorum sürekli teknik terimler kullanan, herkes model için ayrı ayrı methiyeler dien adamlar.

araştırırken "Canon a1100 12 mp" a kaydım biraz. Bu fiyata en iyisi bu deniliyor. bir de "Canon a490 var". video çekimi a1100 le aynı ama fotoğraf çekimi 10 mp. ama arada neredeyse 100 lira fark var.

siz olsanız hangisini alırdınız?

diğer model tavsiyelerine de açığım. fakat ikinci el olmaz. zira kredi kartına en az 9 taksitle alıcam. yukarıdaki modelleri kullanan arkadaşların da yorumları güzel olur.

edit: kaliteli fotoğraf ve video çeksin başka özellik istemiyorum aradığım modelde. bu fiyata hangi model en kaliteyse artık.
0
ya ben lan neyse
(02.08.10)
www.sahibinden.com

ikinci el olmaz demişsin ama bunu kız arkadaşım sahibinden.com da satıyor taksitle alabilirsin.
0
wampex
(02.08.10)
canon ve nikon piyasayi kaplamis fiyatlar da ona göre baska bisekilde kaplamis yürümüs.
ama esas uzmanligi mercek üreticisi olarak bu markalardan daha ucuzu olan olympus'u öneriyorum.
bütçene uygun modellerine bak derim.
0
agy
(03.08.10)
canon powershot a1100is kullanıyorum bi üç aydır. enfes bişey bu fiyata. hem iyi tarafı AA kalem pillerle çalışabiliyor olması. daha üst modellerin neredeyse tamamında canon'un kendi bataryaları var bi süre sonra bozulup/işlevsizleştiğinde orijinalini bulmak pahalı ve zahmetli olur. o yüzden bu modeli almanı önerebilirim.

(Bi de diğer modelin 100 lira ucuz olmasının sebebi 'is'(image stabilizer) meselesi olabilir. Lens üzerinde olan ve fotoğrafta titremeyi ciddi oranda engelleyen bi canon sistemidir.)
0
zgn
(03.08.10)
başka markaya yönlendirip kafanızı karıştırmak istemem ama panasonic lumix serisinin lensleri leica, fotoğraf çekim kalitesi gayet başarılı. dmc-l serisinde fiyatlar uygun gibi görünüyor. şunu da ekleyeyim: eğer çok fazla video çekeceksiniz yedek pil ve 16gb, 32gb boyutlarında bir kart masrafını da göze alın.
0
little red riding hood
(03.08.10)
megapixeline bakmayin, 720P video cekiyorsa tipi hosunuza gidiyorsa tum Canonlari gonul rahatligiyla alabilirsiniz.
0
compumaster
(03.08.10)
buna bakın bir.

(bkz: fujifilm finepix s1500)
(bkz: refurbished)
(bkz: gitti gidiyor)
0
jaaaccckkk
(03.08.10)
(2)

Bu font nedir?

serafettinn
Soru başlıkta : )
Soru başlıkta : )
0
serafettinn
(02.08.10)
www.dafont.com


edit: hatta buldum, buyur:

www.dafont.com
0
loveinaflipbook
(02.08.10)
www.myfonts.com

cevap yukarda...
0
agy
(02.08.10)
(10)

karga beslemek

kobunder
karga arıyorum ulen karga besleyecem anunakoyum! saygıdeğer gülben ergenler,kuşceğizlerle (çoğunlukla pağagan) hayatını geçirmiş bir kişi olarak( hatta şu anda kucağımda bir cennet papağanı uyuyor hem de bildiğin yatarak) yemişim cici kuşunu, babacık babacığı, muck muck muuccccccouk'unu...diyor ve t
karga arıyorum ulen karga besleyecem anunakoyum!


saygıdeğer gülben ergenler,

kuşceğizlerle (çoğunlukla pağagan) hayatını geçirmiş bir kişi olarak( hatta şu anda kucağımda bir cennet papağanı uyuyor hem de bildiğin yatarak) yemişim cici kuşunu, babacık babacığı, muck muck muuccccccouk'unu...diyor ve the crow'la büyüdük olum biz diye ekliyorum.

durum şöyle ki yaklaşık 3 yıldır falan karga beslemek ile ilgili düşünceler aklıma takılmakta, mayna beo alayım dedim vazgeçtim vs. vs.

bana bir karga yavrusu lazım hocam kısacası bir bilgisi olan var mı, nereden-nasıl bulabilirim? internette hiç bi şey yok maalesef, hatta ekşi duyuru'da bi kaç başlık var; ama onlarda da yeterli bilgi yok...

...n'apayım ben şimdi?
0
kobunder
(13.07.10)
benim de aklımda var aslında, bir yol bilen beri gelsin.
0
dikenli papatya
(13.07.10)
0
sarper361
(13.07.10)
@cedric tweedledee tüm ev hayvanları doğadan alınmadır mantık olarak.

...araştırdığım kadarıyla, karga eve çok uygun bir hayvan. hem evde besleyip hem de kedi gibi dışarıya salabileceğimiz bi hayvan.

yani besleme konusunda bir sıkıntım yok, karga yavrusu bulma konusunda sıkıntım var.
bi el atın bacılar, köylere falan mı gitsem napsam ki?
0
🌸kobunder
(13.07.10)
Yapılabilecek 1 tek şey var gibi gözüküyor, bunların mutlaka bir çiftleşme dönemi vardır. o dönemi gugıllayıp öğrenerek, tabi yuvalarınıda bularak takip edip yumurtadan çıkarken annesinden aşırmak :) tabi annesi seni gagalayıp head shot yapmazsa :)
0
aytaral
(14.07.10)
aman diyim kargaların yavrularıyla uğraşmayın sürücek yavruyu geri alana kadar (hatta daha sonra) burnunuzdan getirirler.
0
yuto
(14.07.10)
besleyin de oysun gözünüzü
öncelikle evde hayvan beslenmseine karşı biri olarak ve kargayı da kafeste beslemeyeceğiniz uman biri olarak
arkadaşımın babası dolayısı ile bildiğim bir kaç şeyi siiznle paylaşayım,
merak saldığına göre kargalar hakkında temel bazı şeyleri bildiğini varsayıyorum
balkon ya da terasın varsa biraz çabayla karga besleyebilirsin
arkadaşımın babası yiyecekle alıştırdı hayvanı, özellikle peynir kaşar hatta eski kaşar Aliş'in favorisi
İsmi bu, çağırınca gelmiyor pek tabi ama
yemek yerken sohbet ediyor arkadaşın babası, sabahları erkenden 5-6 gibi bir de akşam 8 gibi yemek yemeğe geliyor ama
önceleri sadece yemeğini alıp kaçarken son zamanlarda elinden yer hale geldi
Arkadaşımın babası diğer kargalar arasında seçebiliyor kendininkini
0
gdduman
(14.07.10)
faydası dokunurmu bilmem ama haydar dümen'de besliyor bundan.
0
daglien
(14.07.10)
hım golden lar falan doğada deli gibi var. geçen dağda dağ kanişine rastladım çok korktum.
0
cedric tweedledee
(16.07.10)
@cedric tweedledee goldenler falan aslında dağda deli gibi vardı. biz aldık değiştirdik adını da golden koyduk. az çalıştır kafayı, çok basit aslında.
0
🌸kobunder
(21.07.10)
2 kargasi olmus biri olarak konusuyorum.
nereden bulabilirimden önce sorulmasi gereken soruyu söyleyeyim, söyle sorulmali: nasil besleyebilirim.
büyük kafes ve bilakis bahçeli yahut terasi balkonu büyük ev harbi iyi alaka lazim.
bu hayvanlar çok siklikla ziçarlar evin içi felaket kokar söyleyeyim.
benim son kargam için evde sadece bir oda ayirmistim ama havalandirma filan hele yaz günlerinde nafiledir karga boku kokusundan içeri girmek ögürtür adami sürekli kafesi veya ziçilan yeri temiz tutmalisin. sevecegi yiyecegi yer sevmedigini gagasina sürmez deneye yanila türünü bulmalisin ve çok bastirarak söylüyorum sürekli peynirle beslemek ölümcül olabilir birkaç çesit denemek gerek. örnegin tavuk cigeri ve tasligi arada haslanmis et peynir, yemek suyuna batirilmis ekmek parcalari.
ilgi isteyen kustur, yavru almazsan yabanidir o yabaniligini yenemezsin yavru bulmak zordur bulursan ilgini üstünden hiç eksik etmeyeceksin, bu hayvanlar tabiyatin en özel yaratiklarindander ilgi gösteremeyecek olan allah rizasi icin bu heveslerle bu kuslarin günahina girmesin.
bence en iyi yol mayna. biraz pahali olabilir ama bunlar 40 kelimeyi filan rahat konusurlar, evcillesmeye de yatkinlar. diger türlü yasal yollardan kara karga alacakarga filan bulup satinalamazsin. eger biri sikayet etse cezasi bile var. yabani hayvanlari koruyan yasalar var çünkü.
ben nasil mi buldum, zahmetli ve özel.
ama sonra ilk kargami kalsiyum zehirlenmesinden kaybettim ciddi çok üzüldüm ikincisine baktim güzelim kus 4 duvar arasinda kanatini çarpti ödem yapti, günahina girmek istemedim bolu da kocaman özel bir hayvan çiftligine hediye ettim.
daha bir sürü detay var ama diyecegim su ki bu kus bir heves kusu degil emek ve tutku kusudur.
özeldir zekidir bana göre soyludur.
millet atar tutar ama besleyen çok azdir olay budur hocam.
0
agy
(03.08.10)
(3)

Yurt Dışında Dil Eğitimi İçin Tavsiyeleriniz (Fiyat/Performans)

anatolia
Yurt dışında dil eğitimi(ingilizce) almayı düşünüyorum. Aklımda iki seçenek var; İngiltere ve Avusturalya. Kursa gideyim bi taraftanda çalışayım diyorum. İngiltere daha pahalı ve izin verilen çalışma saatleri daha kısıtlıymış diye duydum. Tavsiyeleriniz nedir?
Yurt dışında dil eğitimi(ingilizce) almayı düşünüyorum. Aklımda iki seçenek var; İngiltere ve Avusturalya. Kursa gideyim bi taraftanda çalışayım diyorum. İngiltere daha pahalı ve izin verilen çalışma saatleri daha kısıtlıymış diye duydum. Tavsiyeleriniz nedir?
0
anatolia
(14.06.10)
avustralyaya gidebilmek için vizeden once orada kalacagın ay kadar 1000-1500 AUD ve tum egitim paranı bankaya yatırıp 3 ay dolduktan sonra ve bu hesaptan kesinlikle para cekmedikten sonra bunu kanıtlayarak ankarada konsoloslugu bulunan avustralya vizesine basvurabiliyorsun.
ingilterede ise, çalışma izni var, hafta 10 saat. ancak calışabilmen için ngilizcenin intermediate oldugunu kanıtlayan bir belge alman lazım. bir sınav bir kurs ya da bir kurum olabilir bu. okul bunu gormeden senin formunu yollamaz. ha seviyen bundan dusukse ingiltere sana asla calışma iznini vermez. ancak illegqal yollardan çalışrsın o da kebapcı olur filan...
ayrıca ingilterede londranın gobeginde değilde daha uzak bir şehirde yaşamayı secer, tatil için butceni ayarldıkca londra ve populer sehirlere gitmeyi düşünürsen az turk olan yerlerde hem daha kısa surede ingilizceni geliştirirsin hem de maliyet düşünmüş olursun. yani şoyle diyim, 3 ay da turk olmayan bi lokasyonda kalmakla 6 ay brightonda yaza da denk getirerek kalmanın asagı yukarı aynıu sey olabildigi gorulmustur. ucuz okullarda cok turk olur bu arada. sorun olursa cevaplayabilirim.
0
ewet
(14.06.10)
avustralya'da dil egitimi almayi dusunursen burada yasal calisma iznin 20 saat. dilin yeterli dereceyse sansin da yaver giderse bir bar, restoran ya da cafe'de biraz training ile waiter, barmate ya da bardak toplayiciligi gibi isler bulma sansin var. ama bu tip isi bulmak biraz daha zor. kebapcilarda calismak buraya gelenlerin ilk yoludur. simdiden soyleyeyim kolay bir is degil. kebapcilarda kacak fazla calisabilirsin fakat bir mesai ortalama 10-12 saat surer. okulu aksatmaman gerekir cunku %80 devam zorunlulugun var bunun altina dusersen vizen iptal edilir.
ayrica sunu belirteyim, buraya gelince bir sure sonra buyuk bir ihtimalle burada kalmayi isteyeceksin o noktada, hele yeni yasalar ve yeni listelerle au goverment burada kalmaya resmen bent cekiyor. bu da su demek 4-5 sene boyunca burada egitim sureci yasaman gerekiyor. bunun zaten ilk yili dil egitimi. sonrasinda gecerli bir college okumak mantikli onun bedeli ise cok buyuk. siradan bir college'de okursan listedeki bolum olmayacagi icin sadece vizeyi uzatirsin.
eger kararliyim sadece dil egitimi alir donerim diyorsan oncelikli olarak bir onceki paragrafa gelme ihtimalini yineleyerek sunu diyorum bence biraz paran varsa dil egitimi icin harika bir yer. fiyatlar degisik rakam vermeyeyim. yasam standartlari hesapli yasarsan istanbuldan belki biraz pahali. kira giderleri yuksektir ortalama haftalik 150 dolar. aile yaninda kalmak bir cozum dil pratigine de faydali. arap kokenli hint kokenli aileleri onermem. eger share room'da kalacaksan bence turklerle degil diger ulkeden ogrencilerle kalmayi yeglemek lazim.
0
agy
(14.06.10)
Çok yardımcı oldunuz teşekkürler, Avusturalya'ya gidip geri dönerim diye düşünüyorum açıkçası ama Londranın uzağında bir dil okuluda cazip görünüyo. Gitmek yeterli görünmüyo şu aşamada, çalışacak biyerde bulmak gerekiyo anladığım kadarıyla .
0
🌸anatolia
(16.06.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.