Giriş
(4)

Erkek kedi kisirlastirma ameliyati hakkinda

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,9-10 aylık arası erkek bir kedim var 4 kiloyu geçti. Veterinerimiz yaz gelmeden sıcaklar başlamadan kısırlaştırma ameliyatını yapalım dedi.Güncel fiyatlar hakkında bilginiz var mi?Ameliyatla ilgili nelere dikkat etmeliyim?Teşekkürler
Merhabalar,

9-10 aylık arası erkek bir kedim var 4 kiloyu geçti. Veterinerimiz yaz gelmeden sıcaklar başlamadan kısırlaştırma ameliyatını yapalım dedi.

Güncel fiyatlar hakkında bilginiz var mi?

Ameliyatla ilgili nelere dikkat etmeliyim?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(06.05.26)
gaz anestezi öneriyorlar,(bizimki gerek görmedi istediğim halde zaten toplasan 10dk sürüyor dedi ameliyat)
sabah olmasında fayda var, tüm gün yanında kalmıştım, üşüyordu ısıttım, sersem şekilde çıkıyor anestezi etkisinde sağa sola çarpabiliyor evde, o yüzden takip etmek lazım, anesteziden sonra doktorun söylediği güvenli saatlerde yemeğini yedimi suyunu içtimi kontrol etmek lazım, aynı şekilde çişini / kakasını yaptımı, kan fln yok diye dikkat etmeli tuvaleti temizlerken. başlık takıyorlar kendini yalamasın diye bazı haylazlar çenesini sıkıştırıyor onun içine ağzı açık kalıyor kapatamıyor buna dikkat etmek gerek(benim başıma geldi)
ama kızlara göre erkekler çok basit atlatıyorlar dikişi olmuyor ve kızlara göre daha kolay bi operasyon, şimdiden şifalar diliyorum.

istanbul tarifeleri listesi; www.ivho.org.tr
0
eja
(07.05.26)
erkeğinkinin gerek operasyonu, gerekse iyileşme süreci dişiye göre çok daha kolay; ücreti de 1-2 bin lira daha düşük. ücretin içine nelerin dahil olduğunu sorabilirsiniz; genelde tam kan tahlili yapıyorlar, bu sebeple biraz pahalı görünebilir (ben seri şekilde sokak kedisi kısırlaştırdığım bir dönem uygun bir yer bulmuştum; uygun olmasının sebebi kan testi yapmamasıydı mesela. ev hayvanı için, imkanınız varsa baktırın muhakkak). anestezi öncesinde bir gece aç bırakmanız öneriliyor; aynı insanda olduğu gibi. uyanırken ne olduğunu anlamadığı için ve acı sebebiyle bir yerlere kaçıp sinmek isteyebiliyor; bunun için sersemlikle doşalırken kendine zarar vermesin diye, iyice ayılana kadar box içinde tutulması öneriliyor genelde. uyandıktan sonra yemekte çekingen kalırsa ya da ilk seferinde kusarsa endişe etmeyin; ameliyattan çıkan insan gibi, anesteziyi atana kadar midesi hassas oluyor. bir kaç gün aşırı, atlamalı zıplamalı hareketlerden kaçındırırsanız güzelce iyileşir. şimdiden geçmiş olsun.
0
lil siztah
(07.05.26)
Benim kedim british olduğu için vet ısrarla kalp hastalıkları yatkınlığı var vs vs dedi, check up gibi bir şey yaptı. Eğer kalp hastalığı varsa anestezi daha kötü yapar diye. Benim arkadaşlarım kedisini 6-7 bin tlye kısırlaştırdıkları zamanlarda ben 12 mi 13 bin mi öyle bi para vermiştim. Ama telefonla bize yakın vetleri aradık fiyat aldık. Genelde hepsi ivho asgari ücret tarifesindeki kısırlaştırma ücreti + hemogram kan testi ücretini alarak yapıyordu. Benim maddi durumum karşılamaya elverişli olduğu için check up da yaptırdık, ama istemesem yaptırmazdım tabi. Biraz size bağlı biraz da vetin gerekli testleri önermesine bağlı. Belki kalbine vs bakmaya gerek yoktur o zaman çok yüksek ödemezsiniz.
0
Sadece soruyorum
(07.05.26)
Teşekkür ederim,

Aldığım fiyat kan tahlilleri, ameliyat, ameliyat sonrası bir gece kesin yatış, ikinci gün durumuna göre yatış ve yattığı sürece kullanılacak ilaçları kapsıyor.

Kedim daha önce bir operasyon geçirdi çok şükür sorunsuz atlattık. Umarım bunuda öyle atlatırız.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
(7)

Vize Randevusu Çabuk Bulabileceğimiz Avrupa Ülkeleri

jangbogo
Schengen ülkelerinden birinde bir eğitim alma hakkım var ama eğitimi temmuz sonuna kadar tamamlamam gerekiyor. Yani en geç temmuzda oraya gitmem gerekiyor. Gideceğim ülkeyi seçebiliyorum ama vize almam gerek. Bu aralar hiç takip edemedim vize dedikodularını.Sizce hangi ülkeleri düşünmeliyim?
Schengen ülkelerinden birinde bir eğitim alma hakkım var ama eğitimi temmuz sonuna kadar tamamlamam gerekiyor. Yani en geç temmuzda oraya gitmem gerekiyor. Gideceğim ülkeyi seçebiliyorum ama vize almam gerek. Bu aralar hiç takip edemedim vize dedikodularını.

Sizce hangi ülkeleri düşünmeliyim?
0
jangbogo
(05.05.26)
kuzey ülkelerine çok kolay. ama ilk schengense ret oranı yüksek.
danimarka isveç finlandiya norveç 2-3 gün sonrasına hatta ertesine güne bile bulunuyor bazen.
+1
jelly bear
(05.05.26)
@jelly daha önce yalnızca 7-8 aylık bir Almanya öğrenci vizem var. Onun dışında hiç schengen vizesi almamıştım.
0
🌸jangbogo
(05.05.26)
Danimarka randevusu almak kolay ama red oranı yüksek. %40 civarı red oranı.
0
stefano
(05.05.26)
Benim zamanımda, şartları sağlamanız halinde (hesapta bulunması gereken min para miktarı gibi bir kaç şartı vardı) Danimarka eğitim amaçlı gelenlere vize garantisi veriyordu.
0
substituent
(05.05.26)
bu ay telegram italya gruplarını takip edin. muhtemelen mayısın 25 inde falan italya açılır. italya her ay 1 defa randevu açıyor, alabilirseniz gelecek aya randevu alabiliyorsunuz. bu ayın sonuna doğru haziran ayının randevuları açılır. siz haziranın hemen başına randevu bulabilirseniz temmuz başına vize bir ihtimal yetişir. başvuru ise gidiş tarihi arasında en az 15 gün olacak şekilde ayarlamanız lazım.
0
Sadece soruyorum
(06.05.26)
italya geçen sene öğrencileri çok mağdur etti.
0
kveldulv
(06.05.26)
@kveldulv

hocam doğrudur ben bir an turistik gibi düşündüm. öğrenci kategorisinde randevu alma işi farklıydı sanırım
0
Sadece soruyorum
(06.05.26)
(14)

Hayat tecrübesi aranıyor

nagahak
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışm
30 yaşındayım hukuk fakültesini yeni bitirdim (okula ara vermiştim o sebepten yoksa eşşek değiliz, yanlış anlamayın:). Staja başlamam gerekiyor ama bi yandan da para lazım meteliğe kurşunlar yağdırıyorum (avukatlık stajında düdüklüyorlar tabi güzel memleketimde, para yok orda yani) bir yerde çalışmam lazım ama tabi bu durumda da mesleğimden uzak kalacağım, diğer yandan da nişanlıyım ufukta evlilik masrafları var. Öbür yandan da babadan kalacak ya da gelecek para da yok (Keşke bu yandan bişey gelseydi :d). Öbür taraftan da bankalar her gün huzur ve sükunumu mikiyorlar afedersiniz. Bir diğer yandan etrafımdaki yavşak tabiatlı insanları uzaklaştırdığım için çok kişi de kalmadı etrafımda ve gerçekten ilginçtir çevresi geniş olup bana iş vs. referans olacaklar da bunlarmış. Yani anlayacağınız yandan yandan geliyorlar bana.

Şimdi siz diyeceksiniz ki burdaki soru nedir, niye yazdın diye; ben de tam bilmiyorum ama belki bir motivasyon, belki bir yol gösterme, belki bir mal mısın git çalış ya da stajını düzgün yap başka bi yerde çalışırsan avukatlık da yapamazsın sonra staj bitince vs. Düşünüp, okuyup bişeyler yazacak arkadaslara simdiden minnetler.
+1
nagahak
(05.05.26)
hmgs sınavını geçtin mi ki, nasıl staj yapacaksın? eğer geçtiysen baro ilanlarından staj yapacak bir yer bulman gerek. okulu nasıl bitirdiysen stajı da öyle bir süreç olarak düşün, okulun 5.sınıfı gibi. evet staj yaparken para yok ama sonrasında ya bi yerde işe girip çalışırsın ya da kendi müvekkil çevreni oluşturmaya başlar para kazanırsın. yani şu 1 yıl içinde evlenmeyi veya iyi paralar kazanmayı bekleme. sana tek tavsiyem gelen müvekkilleri sakın kaçırma, aman ben daha stajyerim öğrenciyim diye düşünme. bi arkadaşına vs sora sora yap insanların işini. müvekkil çevresi böyle böyle oluşuyor. ofisini açınca bir anda gelmiyolar.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
Hukuk istiyorsan stajla devam. Hayati ertelemene gerek yok, masraf yapmadan evlenin. Bu arada gecim icin aksamlari ve haftasonlari degerlendirebilecek kuryelik gibi part time isler dusunulebilir. Kariyerin icin artilari eksileri ile yapay zekayi bil. Kolay gelsin.
+1
osssy
(05.05.26)
Evlilik masraflarini unut.
Cebinde paran yok ne masrafi?

Sadece parasizliktan degil mesela plansiz hamilelikten dolayi apar topar evlenen insanlar da var. Gösterisli bir sey istiyorsaniz bekleyeceksiniz yoksa iki göz bir oda ve staji bitrip full time is bulmaya bakicaksin.

Karsindaki seni seviyorsa ikinci sarti kabul eder. Ama dügün yeni güzel ev bizim de hakkimiz diyorsaniz bekleyeceksiniz.

Seni sevmeyen düsünmeyen ya da en azindan bencil biri de heralde dügün yoksa ayrilalim falan der. Su anki durumunda her seyi tam yapip borca batarsaniz borçlardan dolayi büyük stres yasarsiniz
0
Purple life
(05.05.26)
stajını yap, mesleğine başla, gelir seviyen yükselince evlen diğer türlü zaten mutlu olamazsın
0
fatihdr
(05.05.26)
Okuduğun bölüme çok güvenme yapay zeka ekmek etti sizin mesleği. İyi de oldu. O yüzden başka sektörlere yönel geç olmadan.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
kucuk bir sehre tasin, orda kurtlar sofrasina oturmadan once pi$.
bu arada nisani yapmissin zaten bir sure nisanli takilacaksin.
biraz deneyim elde edip para kazanmaya basladiktan sonra evlilik.
avukatlik guzel meslek, zaten diploma gerektiren ise yarayan 2-3 meslek kaldi onlardan biri de avukatlik.
-2
cooperr
(05.05.26)
İlla avukatlık yapacağım diye kasma. Çoğu avukat aç geziyor. Maaşlı iş ara, asgarinin bir tık üstü maaşlı iş avukat dolu piyasada tutunma çabasından iyidir
+1
runaway
(05.05.26)
Kesinlikle stajı atlayıp para kazanacağım diye başka sektörlere girmeye çalışma.

Önce stajını yap sonra plan yap. Gelecek yıllarının yanında geçmiş yılların da boşa gider.
0
hebanon
(05.05.26)
kız işini unut.
askerlik yapmadıysan eğer yap.
belki meslek kurasına tabi yedek subay olursun.
3-5 para görürsün.
onu da sakın ha harcayayım deme.
+2
rain when i die
(05.05.26)
Bu konuda çok güzel bir motivasyon yazım vardı. Bir ara ortamlarda paylaşıldığını da gördüm. Ama şu an müsait değilim. Bir mesaj atarsan en kısa zamanda bulup atayım ya da yeniden yazayım.
Not: 20 yıllık avukatım.
0
ground
(05.05.26)
hmgs yüzünden stajyerler azaldı şuan eğer sınavı geçip staja başlarsan minimum 30-35 maaş alabilirsin eskiden vermiyorlardı. eğer hızlı para kazanmak istiyorsan ve sıkıntı dert çokca seyehat seni yormayacaksa bol icra yapan bir yere gir. orada işi öğrenirsen gerçekten maddi sıkıntı çekmezsin.illa bir alana yöneleceğim diye mesleğe girme bazen hayat önüne daha farklı seçenekler çıkarabiliyor. atıyorum ceza yapacağım dersin ama aile hukuku yönünden farklı bir kariyer şansı çıkabilir gibi...
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.05.26)
Abicim sene 2026. Nufus patlamis, her yer kiyamet gibi insan kayniyor. Herkes universite mezunu, nerdeyse herkes avukat. Her yil daha cok avukat mezun oluyor. Is imkani ayni oranda artmiyor. Bu ne demek? issizlik demek, dusuk gelir demek, meslegin degersizlesmesi demek. Yapay zeka'nin avukatliga ne etkisi olur onu hesaba katmiyorum bile.

Bence artik diploma degil, beceri para kazandiriyor. Bugun zaten Yapay zeka elimizin altinda ne bildiginin hicbir onemi yok. Tamamen ne yapabildigin onemli.

Bence kendini hukukla sinirlama. Sana bir sey ogreten, sana para kazandiran her is iyidir.
Yeni seylere, ogrenmeye acik ol, esnek ol...
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.05.26)
hakim savcı ol. hayatın boyunca beleş yaşarsın. konuk evlerinde kalırsın her yerde saygı duyarlar. fanusta hükümeti severek yaşarsan çok mutlu olursun.
dünyanın en rahat işi.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
@mikahakkinen kolay mı hakim savcı olmak referans olmadan?

bu uğurda yıllarını çürüten insanları tanıyorum

referans varsa düşünnmeden hakim savcı ol.

yoksa da kpssye hazırlan bence merkezi atamadan kurum avukatı olabilirsin. bunda referans yok. çift yıl bu sene kesinlikle başvur

şanslıysan ve referansın varsa belki uzman yardımcısı da olursun
+2
Hallegadola
(06.05.26)
(8)

4 kişi İtalya Turu

liberal
Merhaba,4 kişi İtalya turu yapalım diyoruz fakat tur firması ile gidersek kişi başı 800-850 euro 4 kişi 3.200 ile 3.400 Euro gibi bir tutar çıkacak.Uçak ve Konaklama dahil tutarlar.Ben kendim yer ayarlasam ve gitsem, kafama göre gezsem daha çok mu daha az mı para harcarım?Turun avantajı ve dezavanta
Merhaba,

4 kişi İtalya turu yapalım diyoruz fakat tur firması ile gidersek kişi başı 800-850 euro 4 kişi 3.200 ile 3.400 Euro gibi bir tutar çıkacak.
Uçak ve Konaklama dahil tutarlar.

Ben kendim yer ayarlasam ve gitsem, kafama göre gezsem daha çok mu daha az mı para harcarım?

Turun avantajı ve dezavantajı nedir?
0
liberal
(04.05.26)
nasıl gezeceğine bağlı.
tura müze ücretleri vs dahil değil sonuçta. akşam yemekleri de dahil olmayabilir.
turun dezavantajı seni kısıtlaması bir sürü ekstra mini tur içermesi. bunlar ücretli tabii.

bence uçak bileti ve otele bakın önce kaç para tutuyor diye. ona göre tutarlar yakınsa bireysel gezin. daha keyifli olacaktır.
tur genelde daha ucuza gelir ama. hele yazın.
0
jelly bear
(04.05.26)
Muhtemelen daha fazla paraya çıkar ancak daha esnek ve eğlenceli olur. Bu tür tatillerde en büyük masraf kalemi konaklama ve uçak; turlar genelde şehrin alakasız yerlerinde ucuz otellerle anlaşıyorlar, keza acentalarla anlaşmaları olduğu için uçak biletlerini de uyguna getirebiliyorlar. Ancak şehrin merkezine yakın olmamak özellikle İtalya için büyük handikap bence. Keza işin bir de "Otelden şu saatte çıkılır, otobüsle şuraya gidilir, check in yapılır" gibi katı planlara uyma zorunluluğu var... Ben olsam gerekirse şehir çıkartır, süreyi kısaltır yine de tursuz giderdim.
0
salihdt
(04.05.26)
dandik yemekler, yataklar. istemediğiniz programlar. kendiniz yapın, instagram ve chatgpt ile gün gün program hazırlarsınız.
+1
gabe h coud
(04.05.26)
Örnek olsun diye açıklıyorum. mart ayında siz gibi 4 arkadaş gittik aynı evde kaldık bari'den girip venedik'ten çıktık toplamda 12 gün. Evleri airbnb veya booking üzerinden tutup otobüs-tren biletlerini hareket gününden 1 hafta kadar önce aldık, bari'de 2 gün araç kiralayıp puglia bölgesini gezdik sonra roma floransa ve venedik yapıp venedikten döndük. yemekleri de bazen evde kendimiz yaptık . Toplamda 10 gece kalacak yer uçak-otobüs- araç kirası yeme içme ve oradan aldığım ufak tefek hediyelikler hepsi kişi başı 1200 euroya mal oldu.
sizin gezi kaç gün ve yemek fiyata dahil mi bilmiyorum ama 800 euro bu hesapta uygun geldi bana
0
metos
(04.05.26)
Gelecek insanlar genc ise İtalya icin tur gereksiz bence.
Airbnbde kalirsiniz, popüler yerlere gitmek istersiniz…
Eger yasli grubu olursa rehber de genc degilse daha bayik gecer bence.
Tur güney Amerika ve Afrika icin dahq uygun. Asya ve avrupa gelismis yerler. Özellikle Avrupada hiiic zorlanmazsin.
-1
Purple life
(04.05.26)
Nasıl haracağınıza bağlı az çok harcamak. Tamamen size kalmış bir durum

Turun avantajı;
- İlk defa yurtdışına gidiyorsa belki tavsiye edebilirim. Neyin nasıl olduğunu öğrenir. Kendi adıma ilk defa turla gitmiştim. Neyin nasıl olduğunu gördüm, öğrendim.

Turun Dezavantajı;
- Belli bir programa ve başta tur rehberi ile katılımcılara bağlı kalıyorsun. Spontane ve esnek davranamıyorsun. Öyle bir imkanın ve seçeneğin yok. Olsa bile yüzde 0.5 filan.
0
put it in your appropriate place
(04.05.26)
harcama olayı önceliklerinize bağlı. Biz kendimiz gittik, turdan biraz pahalı oldu çünkü konaklamada biraz lükse kaçtık. Müze biletleri aldık bir de. Ama çok ucuza gayet merkezi bir sürü konaklama imkanı vardı. yani normalde turdan çok daha pahalıya gelmez, üstüne akşamları otelden çıkıp şehrin tadını çıkarırsınız. turun en büyük eksisi akşamüstü şehrin çok dışında bir otele götürüp bırakmaları oluyor. Sırf bu yüzden şehrin akşamını görmek için gruptan ayrılıp taksi tutup turun oteline kendimiz gitmiştik daha önce. ben tur hiç önermiyorum.

Yolda da çok zaman kaybı yaşanıyor. Saçma sapan ekstra turlar koyarlar, katılmazsan benzincide beklersin, mecbur katılırsın falan. tur otobüsüyle floransaya venediğe saatlerce gideceğinize hızlı trenle 1-2 saatte gidebilirsiniz. Romada hemen her yere yürünüyor zaten. Konaklama ve yeme içmeyi ucuza getirirseniz turdan fazla pahalı olmaz. Olsa da değer bana göre.

Ben ilk kez yurtdışına çıkma konusunda da turun bir faydasının olduğunu düşünmüyorum. Neyin nasıl olduğunu ulaşımı vs ancak kendiniz gezerken öğrenirsiniz.
0
dfn4
(05.05.26)
tur bana ucuz geldi. çünkü ben de italyaya gitmeyi düşünüyordum tabi vize alabilirsem, baktığımda 2 kişi konaklama 7 gece için 900 euro civarıydı. kişi başı 450 oluyor desek, uçak bileti de kişi başı 13 bin tl falandı, ona da 240 euro desek sırf 690 euro ediyor. 850 euroya ne dahil ne değil ona göre bi de tur süresi kaç gün vs bunu bilmeden yorum yapmak mümkün değil.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
(34)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-9
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+2
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+9
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-4
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-2
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@yenile gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
0
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+6
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+19
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
+1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+5
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+5
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-2
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-1
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(5)

Buluşma için

arbre
1. Yemek + yürüyüş2. Kafe + yürüyüş3. Yemek + kafe + yürüyüşHangileri mantıklı ve alternatif ne olabilir?
1. Yemek + yürüyüş
2. Kafe + yürüyüş
3. Yemek + kafe + yürüyüş

Hangileri mantıklı ve alternatif ne olabilir?
-16
arbre
(27.04.26)
2
+4
baldur2
(27.04.26)
Yemek ve onun evine veya toplu taşıma durağına kadar yürüyüş
0
etna
(27.04.26)
ne yuruyusu yaw
-3
ala09
(28.04.26)
ala09, konuşulacak bir şeyler olur
-4
🌸arbre
(28.04.26)
Yemek saati olup olmadığı ve tarafların aç olup olmadığına göre opsiyon belirlenir bence. Biz eşimle ilk buluşmamızda bizim yaşadığımız yerdeki ünlü parka gidip dolaşmıştık biraz oturmuştuk bankta, sonra kafeye gidip kahve içmiştik hatta hristiyan bir ekip gelip bize incil vermişti :)
0
Sadece soruyorum
(28.04.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(8)

annesinin terk ettiği çocuk

yurtsuz john
daha bir yaşına girmeden bırakıp gittiği, konu komşunun büyüttüğü çocuk sizce sağlıklı bir insan olabilir mi? yetişmiş büyümüş fakat insanlara bakışı nasıl olur?kim olduğunu sormayın.
daha bir yaşına girmeden bırakıp gittiği, konu komşunun büyüttüğü çocuk sizce sağlıklı bir insan olabilir mi? yetişmiş büyümüş fakat insanlara bakışı nasıl olur?

kim olduğunu sormayın.
0
yurtsuz john
(27.04.26)
Edith piaf daha kötü bi profile sahipmiş. Belli olmuyor aslında. Bazen iyi bazen kötü. Yetim bi stand up çı var mesela. Youtube a yetim yaz çıkar. Çok sevimli biri.

Bazen iyi bazen kötü...
0
halk
(27.04.26)
bence zor. ama hangimiz saglikliyiz ki? seviyeleri farkli olabilir ama farkli sekillerde cocuklugunda sorunlar yasamayan cok az insan var bence. ve cocuklukta yasananlarin insan hayati, kisiligi ve psikolojisi uzerinde cok fazla etkisi oluyor. herkes ayri sorunlu, normal insan yok. belki de sorunlu olmak normal olmak hatta.

ama yine de iyi ve sevgi alabildigi bir cevrede buyuduysa, biraz da akilli, farkindaligi olan biriyse, en azindan herkes kadar saglikli olabilir.

insanlara bakisini bilmem.
+1
lemmiwinks
(27.04.26)
farklı kuramlar farklı şekilde cevap verir, örneğin psikanalize göre bir daha güven duygusunu yaşaması çok zor. ama daha güncel yaklaşımlara göre bu bir felaket değil ya da tek başına belirleyici de değil, sağlıklı ilişkiler kurma kapasitesi üzerinde her zaman çalışabilir, şanslıysa iyi insanlarla karşılaşıp güzel ilişkiler kurabildiyse annesi olan bi insandan farkı olmayacaktır. bir de herkes mükemmel değil tabi, istemeden yanında kalan bi anne daha büyük zarar da verebilir. konu komşu çocuğun duygusal ihtiyaçlarını belli bi anneden daha iyi karşılayabilmiş olabilir. çok fazla faktör söz konusu
0
mezzosprite
(27.04.26)
Trust issuelar terk edilme korkulari olabilir ama zamanla iyilesebilir.
0
Purple life
(27.04.26)
hangimiz normaliz ki? benim annem vardı ama hep çalışıyordu pek ilgilendiği yoktu. ben anne ile büyüdüm gibi duruyor ama onun ilgisini almadım.

bir iş arkadaşım vardı. anne babasının korkunç kavgaları ile büyümüş annesi baya değişik biriymiş vs. zaten babası ölünce annesi evi dağıtıp başka bir adamla yaşamaya başlamıştı, daha evde liseye giden çocuğu varken. ama o arkadaşım kendi çocuğunu o kadar anlayışlı o kadar güzel sevgiyle yetiştiriyordu ki. demek ki sırf travmalarımız var diye iyi bir insan olamayız diye bir şey yok. ayrıca mükemmel olmak diye bir şey de yok, hatalar da yaparız. sağlıklı olmak eşit değildir mükemmel olmak.
+1
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Komşunun nasıl büyüttüğüne bağlı. "Annesinin terk etmesi" o çocuk bunu öğreninceye kadar bir travma değil. Eğer bu durum kendisine belli bir yaşta açıklanırsa ve gereken profesyonel desteği de bulursa gayet normal, sağlıklı bir birey olur.
+1
salihdt
(27.04.26)
"annesi birakip giden, konu komsunun buyuttugu" diyince gozumde yuksek apartmanlarin arasinda, merdiven altinda falan buyuyen, insanlarin artik yemeklerini verdigi, kirli pasakli bi cocuk canlaniyor gozumde. Tabi durum oyle degildir ama cok az veri var. Konu komsu kim? donusumlu mu bakmislar cocuga? senin annen yok, sen oksuzsun, git biraz da yan komsuda kal mi demisler? yoksa 1 aile evlat edinmis, yasal olarak ailesi olmus, saglikli aile iliskileri gorerek onlari annesi babasi bilerek buyumus, maddi manevi ihtiyaclari giderilmis biri mi?
+1
icim urperiyor
(27.04.26)
kotu ana baba tarafindan buyutulmekten iyi olur
0
huseyin3
(27.04.26)
(15)

Allah aşkına ustalıkla yazılmış akıcı kitap önerisi

gadlemler
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uza
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uzak dursun. :)

Hani öyle olsun ki, sıkıntılarla dolu hayatımda gündüz aklım kitapta kalsın, eve koşayım okumak için. Tercihim yerli, yabancı da olabilir.

Dün Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli'nin son 40 sayfasına gelip bıraktım yanlış tercih yapmışım. Bugün de bir çırpıda ayşe Kulin 4 gün 3 geceyi okudum. Hiç zorlanmadan çerez gibi gitti aradığım okuma hazzı buydu öte yandan sığ geldi kitap, bu ayrı konu.

Acaba fi çi pi 3'lemesini mi okusam diyorum arkadaşım önermişti, dizisini de hiç izlemedim konuyu da tam bilmiyorum.
+1
gadlemler
(24.04.26)
Bir Apaçi Masalı

15 yaşında evden kaçıp oradan oraya sürüklenen, sevdiği kız için bir haftalığına İngiltereye gidip 9 sene orada kaçak yaşayan adamın hikayesi. Bir otobiyografi.

Zamanında İnci Sözlükte yazmıştı sonra kitaplaştırıldı.
-4
yurtsuz john
(24.04.26)
İhsan Oktay Anar veya Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın herhangi bir romanı olur.
+3
tadartatmaztadantatar
(24.04.26)
Başucumda müzik
Dublörün Dilemması
Korkma ben varım

Çok oldu bunları okuyalı ama çok akıp gittiğini hatırlıyorum tabii okudugum zamanlar ne yapay zeka vardı ne reels. Odak problemim yoktu.
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar’ı seveceğinizi düşünüyorum.
Bir de Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın romanı diğer romanlarına kıyasla epey akıcı ve dili sade.
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Adam fawer - empathy kesinlikle
+2
etna
(24.04.26)
simyacı
+1
thawne
(24.04.26)
Sherlock Holmes, polisiye seviyorsanız 2 sayfada çözülen olaylar ile hem merakı besliyor; çözüme hızlıca varıyor, hem akıcı... Ben de aynı sebepten başladım 2 günde 3 kitap bitirdim.
+3
strawberry first
(24.04.26)
john fante kitapları senin için en uygunu.
+1
xu
(24.04.26)
haruki murakami kitapları da olur
+1
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Alper Canıgüz
+1
fildirfildir
(24.04.26)
severek ve tek nefeste okuduğum, okuma alışkanlığını yitirenlere tavsiye edeceğim kitaplar:
günler aylar yıllar
gün olur asra bedel
körlük
don quiojote - roza hakmen çeviri, iki cilt
robinson cruose
frankeistein
suç ve ceza
amak'ı hayal
sürgün - refik halid

yerli - yabancı klasiklerden uzak durun demişsin gerçi ama yine de yazmak istedim bunları.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Kuran
0
mantık
(24.04.26)
eger biraz fantastik, cyborg falan seviyorsaniz "murderbot günlükleri - martha wells".

richard osman, perşembe cinayet kulübü serisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.04.26)
Ulysses - James Joyce
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
Kayıp Zamanın İzinde -Marcel Proust
Sefiller - Victor Hugo
Savaş ve Barış - Tolstoy
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var” serisi (4 cilt) hem kendini okutturuyor hem de eğlenceli.

Harry Potter kitapları da sürükleyici kitaplar.
+1
yadigar
(25.04.26)
(6)

Islatınca pirinç neden dağılır?

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sorma
Merhaba arkadaşlar. Marketin birinden aldığım pirinci suda 20 dakika 25 dakika beklettim, sonrasında süzgece alacaktım ki dağıldığını gördüm. Pirinç türü Osmancık. Ben daha önce bu pirinci kullandım ve suda bekletince dağıldığını hiç görmedim. Pirinçten kaynaklı olabilir mi, bayat olabilir mi, sormak istedim size. Yani pirinç ıslatınca kırık pirinç gibi oldu.
0
dolantindr
(23.04.26)
ömrümde ilk defa suya yatırılan pirincin dağıldığını duyuyorum. kağıt bile 25 dk suda beklese dağılmaz. yerinde olsam o pirinci yemezdim.
+2
yurtsuz john
(23.04.26)
Baldo kadar değilse de iyi pirinçtir. Alırım arada.
Çatlak pirinç suya girince yumuşayıp dağılmış. Aslında iyi pirinçtir de o partide bi üretim hatası olmuş olmalı. Kuruturken, öğütürken falan. Pilavı da güzel olmazşimdi onun. Dolma falan yapın bence.
0
Mirket
(23.04.26)
Sütlaç yapın valla
0
antihero
(23.04.26)
Sadece suya tutup pişirdim dağılınca, yedim. Tadı gayet iyiydi. Bende son iki farklı pirinç alımımda oldu iki değişik markada da. Normal soğuk suya koydum, sadece soguk suya koymadan elimle suyun altinda az ovuyorum, o suya bıraktığı beyaz renk gitsin diye. Pilavı da eh işte oldu. Basmati de böyle şeyler olmuyor, bir daha basmati alayım. Osmancık da da olmuyordu da yazar arkadaşın dediği gibi üretim sürecindeki bir sorun ihtimali gibi.
0
🌸dolantindr
(23.04.26)
cevabı bilmiyorum da pirinci neden suda bekletiyosunuz arkadaşlar? ben direkt yıkayıp 1 e 2 ölçüyle pişiriyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Beyaz suyunu yani nişastasını daha kolay salsın diye. Nişastasından arınırsa daha tane tane olur diye ılık suda bekletilip birkaç su yıkanır.

Bir de pirinç ve elma topraktan arsenik çeken bitkilerdir. Elmanın çekirdeği yenmez. Pirinç de suda bekletilir. Arsenik almamak için.
+1
Mirket
(24.04.26)
(8)

Insanlara yaptığı yanlışları söylüyor musunuz?

pembediken
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
Samimi olduğunuz, az tanıdığınız ya da hiç tanımadığınız insanlara. Yanlış herkes tarafından yanlış bulunan mesela başkalarını rahatsız eden bir şey yaptı.
0
pembediken
(23.04.26)
Hayir. Haddim degil gibi geliyor.
-2
Purple life
(23.04.26)
cok samimiysem soylerim, soyledigim oldu.
+2
cooperr
(23.04.26)
Yanlışı bana ise söylerim genelde ya o zaman ya da zamanı gelince. Yanlışı başkasına yapmışsa da genelde kendimi tutamayıp o an diyorum ama samimiyet derecesine göre söylemediğim/ ya da sonradan söylediğim de oluyor.
0
Amaranta ursula
(23.04.26)
Gelişime açık ve nasihat götürür bir insansa, samimiyet derecem fark etmeksizin söylüyorum. Nasihat götürmez biriyse, en yakınımsa bile söylemiyorum. Davranışsal değil de bilgisel bir hataysa, bir kez mutlaka doğrusunu belirtirim. Yabancıya bile… Örneğin “o düğme o işe değil şu işe yarıyor” demek…
0
yadigar
(23.04.26)
Yakınlarıma direkt söylerim.
Yakın olmadıklarıma sorarlarsa söylerim.
0
mutekebbir
(23.04.26)
İş ortamında "Senin cehaletin benim hayatımı etkiliyor" gibi bir durum yoksa söylemiyorum. Varsa yeri geldiğinde bu konuyu da içeren bir şeyden bahsediyorsa o sırada söylüyorum. Eğer dikkate almazsa ve benim hayatımı etkileyecek konu devreye girerse bu olayla alakalı kendisiyle konuştuğumu da söylerim ilgilisine. İş arkadaşlarıyla ilişki tuhaf olabiliyor, çoğu zaman yakın çevremdeki insanların bana yapmadığı şeyler için nazını çekmemi bekleyen 1-2 tip oluyor, olmaz. Kendim yanlış olduğunu bildiğim için yapmadığım şeyi başkası bile isteye yaparsa onun adına bunun sonucuna ben katlanamam.

Yakın çevremde söylerim, birbirimize böyle şeyleri söyleriz, hep böyleydi. Kimi sorun eder, her ilişki farklı.
0
akhenaten
(23.04.26)
öncelikle yanlışın türüne bağlı.
iş hayatında, profesyonel çalışmaları etkileyecek bişeyse, genel müdürden amelesine mevki ayırmadan doğru bildiğimi söylerim; hiç affetmem.
toplumsal etki yaratan bir yanlışı, sokaktan geçen adam dahi olsa direkt söyler ve üstelerim (kardeşim bu sebeple bir gün çok kötü dayak yiyeceğimi söylüyor).
ancak arkadaş arasında olan konularda, sevip-sevildiğim ve benim fikirlerime değer verdiğini bildiğim bir insansa ve çok gerekiyorsa söylerim; diğer türlü pek karışmam.
+1
lil siztah
(23.04.26)
eskiden söylüyordum artık söylemiyorum alınıyolar sonra ben kendimi çok kötü bir insanmışım gibi hissediyorum
0
Sadece soruyorum
(24.04.26)
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(7)

istanbul'da stand up etkinlikleri?

biravekahve
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
0
biravekahve
(22.04.26)
Birkaç farklı komedi kulübünü deneyimledim hemen hemen hepsi hüsrandı.
Bir kez tuz biber beşlisinde beşi de iyi çıkmıştı, o gün keyifliydi ama tamamen şansa işte bilemiyorsun.
Yanımda bu etkinlikleri sevip gitmek isteyen arkadaşım yoksa ben direkt sevdiğim kişinin tek gösterisini izlemeyi tercih ediyorum.
Sevdiklerim;
Pınar Fidan
Seda Yüz
Deniz Göktaş

Sette izleyip sevdiklerim fırsat olursa teke de gitmeyi düşündüklerim;
Çağla Alkan
Fırat Aksel
Hidayet Tılı
Belki Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.04.26)
Serdar Nalçakar'a çok gülüyorum.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
özgür turhan trnin aktif en komik insanı.
ek olarak
salih tıraş, nevzat can ünsal, deniz göktaş öneririm.
0
jelly bear
(22.04.26)
hiçbiri, aç evde yurtdışı komedyenler izle.

esprileri türkiyeye uyarla kafandan, paran cebinde kalsın.

sinir de olmazsın.
-2
kveldulv
(22.04.26)
cosmicstring e katılıyorum. komedi anlayışına göre değişir bence de.

eğer ortalama bi anadolu insanıysan Yunus Yılmaz öneririm. ben çok gülmüştüm. bilet 1000 tl civarında.
mayıs ayında da kaltın sunumuna bilet aldım bakalım nasıl çıkacak. bu adamların mizah anlayışı biraz daha entelektüel bir ekibe hitap ediyor olabilir. çok izlemesem de öneri üzerine bilet aldım. bir bak istersen.
0
Sadece soruyorum
(22.04.26)
20 ye yakın sahne izledim. Tamamı şaklabandı. Yetim berk var. Çok iyi çocuk. Gözün kapalı git izle. Youtube ta var eski gösterileri.
0
halk
(22.04.26)
özgür turhan, deniz göktaş, ali congun, ilker gümüşoluk : bunlar izleyip sevdiğim gösterilerdi. internette gördüğümüz gösterilerden çok farklı değillerse de, yine giderim.

pınar fidan ve seda yüz'ün hem beraber hem yalnız yaptıkları bir kaç gösteri izledim. komikti ama eh işte. tekrar gitmem.

henüz bu kadar ünlü bile değilken, haliyle linç edilmeden yıllar önce, gökhan ünver'i de izlemiştim. beğenmedim.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
(12)

Arkadaşlığı sonlandırmak için yeterli bir sebep mi bu?

egerbiryolcu
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekranda
Yeni bir ortamda bir haftadır bir arkadasla tanıştım. Ortama okul diyeyim. Geçen gün bu kişi bana dedi ki gel programı öğrenelim mi? Olur dedim eşlik ettim. Gittik koordinatörün odasına. Yetkili kişi programı paylaştığını iddia etti ama sonra gerçekten bize ulaştırılmadigini anladı. O sırada ekrandan fotoğrafını cekebilirsiniz dedi ve arkadaşım çekti. Zaten kadının yanında o vardı. Kadın da bir yandan ekrana bakıyor telefona bakıyor ve birşeyleri çözmeye çalışıyor böyleyken bir şey mırıldandı ben tam anlamadım. Bir telefon numarası istediğini anladım sadece. Arkadaşım ışık hızıyla geriye çekilip el kol gel gel yaptı gulumseyerek bana ve o boşluğa geçmek zorunda bırakıldım. Sonra sadece programı iletecek diye bir numara vericem diye düşündüm. Kadın numaramı aldı bir de gruba ekledi. Meğer temsilcilik içinmiş ve yıl boyunca arada köprü olunacak takipte kalınacak vs

Çıkarken kıza beni yaktın diye söyledim. O da dedi ki ben sorumluluk almak istemedim bir şey kaçırırım falan. Ben de dedim ki e ben de istemiyordum. Deseydin istemiyorum diye akıl verdi. Kendisi kadına karşı ben bu görevi istemiyorum demedi. Ayrıca bana da sen istiyor musun diye sormadı. Eminim benim o an olayı anlamadigimi bile anlamıştır.

Kıza çok kuruldum ve artık sadece mecbur kalırsam görüşmek isterim (ben bir yerde otururken beni görüp yanıma gelirse gibi)

Çunku tek bir olay anlattım ama kız bence manipülatif biri ve beni saf yonlendirilebilen biri olarak gördü. Geçen gün de mesela dedi ki kuaföre bakmaya gidelim mi. Ben zannettim sadece merak etti gezme amaçlı. Gittik iki saat kadınla saçının boyanması hakkında fiyat vs konuştu. Ben de dikilmekle kaldım orada. Ama giderken ben fiyat soracağım gelir misin deseydi sen git gelmiycem derdim gayet. Ben hep masum bir şekilde arkadaşıma eşlik etme amaçlı hareket ediyorum ama belli ki gerçekten yonetiliyorum.

En azından erken fark ettiğime avundum ve mesafe koymaya özellikle normal şeylere bile hayır demeye karar verdim umarim da aklıma gelir ve uygularım.

Kiza çok kurulmamin sebebi başıma açtığı iş cidden büyük bir vakit isteyen ek iş gibi bir şey ki benim hayat tempoma hiç uymuyor o an kadına da çok itiraz edememiş oldum. (Ama bugün gidip o koordinatöre de hayır diyeceğim)
-2
egerbiryolcu
(21.04.26)
Mesafe koyabilirsiniz, düzgünce konuyu anlatıp nelerden rahatsız olduğunuzu, neden böyle davrandığına karşı tavrınızı net bir şekilde ortaya koyarsanız zaten ortada çok da bir 'arkadaşlık' kalmayacak gibi. Bu şahıs yalnız kalmaktan, sorumluluk almaktan çekinen ve yanındakine emirvaki yapmaktan geri durmayan biri belli ki. Zaten arkadaşlık söz konusu değil gibi pek.
+3
amelie poulain
(21.04.26)
ya ortada pek bir arkadaşlık durumu yok gibi +1
sorun sende değil, senin iyi niyetini kullanan kişide. o yüzden mesafe koymakta fayda var diyorum ben de. bencil biri gibi geldi bana. hiç sevmem ben öyle insan.
+2
Sadece soruyorum
(21.04.26)
Arkadaşlık başlatmamak için yeterli bir sebep.
+5
mutekebbir
(21.04.26)
bence siz saf ve yonlendirilebilen birisiniz

sizin gibi insanlar az baya istatiksel olarak. neden? bilmiyorum.
+3
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
bence de saf birisin :) kuaföre gezmeye gidildiği nerde görülmüş. kız seni manipüle etmiyor sadece tahmin ettiğini düşünüyor bence. kuaföre gidelim mi dediğim arkadaşıma ne soracağımı açıklamam çünkü o tahmin eder belli ki uzun sürecek bir iş var.
+3
yenibirgüzelnick
(21.04.26)
@yenibirgüzelnick
Yine de safligimi anlayıp özellikle açıklamıyor gibi geldi. Normal bir arkadaş demez mi ya ben bı fiyat sorucam sen de gelir misin gibi.

Ama evet çok safim:/
0
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Temel mesele ne biliyor musun, hayır diyememek. Bence önemli sorunlarından biri bu.
Yoksa insan anlar, kendi o an aymasa bile kafasının içinde ne alaka kuaföre bakmak der ve sonuca varır siz bu sonuca varmak istemiyorsunuz çünkü hayır demek, ısrar karşısında düzgün mazeret bulamama gibi çekinceleriniz var.
Ben hayır demeye 5-6 sene önce başladım o zamana kadar çok sıkıntı çektim bu yüzden, çok şükür ısrar karşısında dikilmeyi de öğrendim.
Bunlar zamanla oluyor önce kendinizi zorlaya zorlaya yapın, sonra alışırsınız:)
+3
mutekebbir
(21.04.26)
@mutekkebir benim en büyük sorunum bir de anlık durum/söz/ olay karşısında ölçüp tartamiyorum şu olayları iki dakka önceden bilsem bunlar başıma gelmez mesela veya hayır demek için vakit kazanırım. Benim galiba herkese bir müddet hayır demem, bir çay içme bile teklif ediliyorsa neden niye falan diye sorma pratikliği kazanmam lazim. Değiştiğini zannedip yerimde saydığımız fark ettiğim için de canımı sıktı bu mesele.
+1
🌸egerbiryolcu
(21.04.26)
Ikinci vaka cok normal degil mi? Yani kuafore bakmaya gidelim denince gezmek anlamazdim ben de. Demek ki bir isi var kuaforle diye dusunurdum. Ayirmak istedigim vakte gore de ne isi oldugunu sorardim belki.

Ilkinde de sizin durumu anlamamis oldugunuza bu kadar hakim olmayabilir. Ki anladiktan sonra sonucta bu bir zorunluluk degil, sonradan da hayir diyebilirdiniz.
+4
ghilleinthemist
(21.04.26)
Senin kocanin evi yok ki…
Arkadasin değil tanidik o. Birak öyle kalsin.

Sen de alman gereken büyük dersi gör ve al bence. Yarim yamalak anladiginla kimseye güvenip is yapma. Gecen bir is adami vardi bu sekilde bir evraki okumayip bir sirketini satmis haberi bile yok.
0
Purple life
(21.04.26)
ablacım bu kızı acilen salla ve saflık seviyeni seyrelt lütfen
+2
rajkoothrapali
(21.04.26)
bazı insanlar yalnız bir yere gidemez, arkadaş dediğiniz kişide böyle biri. kullanacak başka birini bulsun. siz arkadaşça davranırken o yalnız olmama çabasında. zihinsel geviş getirme yapacağınıza mesafeye koymadan rahatsızlıklarınızı direk yüzüne söyleyin.
0
mikahakkinen
(21.04.26)
(6)

Kapsül otel

put it in your appropriate place
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?Valensiya g
Avrupa'da da yer yer tercih ediliyor kapsül oteller. Ara ara niyetleniyorum ama bir türlü elim gitmiyor. Fotorağflara bakıyorum ama valiz/bavulu nereye koyuyoruz belli değil. Üst başı ulu ortada değiştiririm değiştirmesine ama alan var mı yok mu değil.

Kaldınız mı hiç kapsül otel tarzında?

Valensiya gideceğim. Airbnb ile hostel arasında gidip gidip geliyorum. Bakalım.
0
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Sokakta yatarim ama kapsülde kalamam. Git paşalar gibi hostelde kal.
+1
Purple life
(20.04.26)
Ben kaldım, bavulu ayak ucuna koymuştum. Yorgunluktan direkt uyduğum için baska bir tecrübem olmadı. Bir tık klostrofobik.
+1
mirty
(21.04.26)
hiç tavsiye etmem. bazı kapsüllerin havalandırması kötü oluyor, senden önce kalan kişinin kokusu bile hala orada kalmış olabiliyor ve tabut gibi. çok yorgunsan bunları tolere edebilirsin ama ben olsam biraz daha fazla para verip normal 4-6 yataklı bir hostelde kalırdım.
0
elektr10
(21.04.26)
hostelde kalacağıma kapsülde kalırım. daha güvenli ayrıca mahremiyeti var. viyana'da 1 gece kalmıştım.
+1
HellKeePer
(21.04.26)
hiç kalmadım ve sokakta yatarım kapsülde kalmam +1
o gideceğin yere hiç gitme daha iyi.
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
amsterdam da kapsül otelde yakın arkadaşım ile beraber kaldık. baya çift kişilik yatağı olan ve yatağın ayak ucunda bir kişilik giyinme yeri olan bir yerdi. zaten uyumadan uyumaya girecez diye dert etmedik. ama sabah olduğunu anlama işi olmadığı için alarm kurmak gerekiyor kalkmak için :)
0
bigcaptain
(22.04.26)
(6)

waffle makinesi önerisi

cabuk kalkan boy stepsi
kullanıp da memnun kaldığınız makine marka önerileriniz bekliyorum
kullanıp da memnun kaldığınız makine marka önerileriniz bekliyorum
0
cabuk kalkan boy stepsi
(20.04.26)
tost makinesi varsa almanıza gerçekten gerek yok. ben aldım pişman oldum. tost makinesinde daha geniş waffle altlığı yapılabiliyor.
0
archmeister8
(20.04.26)
bendeki tost makinesi waffle yapabilecek gibi değil maalesef. aslında waffle kalıbı takılabilen iyi bir tost makinesi de işimi görür dediğiniz gibi. çiçekli böcekli kalıpları sevmiyorum düz geniş en iyisi.
0
🌸cabuk kalkan boy stepsi
(20.04.26)
Bende bu var (Turkiyede var mı bilemiyorum) ufak waffleları epey iyi yapıyor, yer de harcamıyor, fiyatı da süper. Dash Mini Maker Waffle
0
compumaster
(21.04.26)
ya benim komşum şundan almış: www.trendyol.com

geçenlerde bizim de canımız waffle çekti komşudan bu makineyi isteyip yaptık 5 dakkada oluyor ve çok güzel yapıyor. eğer uzun ömürlü olsun vs zaten sürekli yaparız diyorsan bütçen varsa bunu al. garantisi benim :)
0
Sadece soruyorum
(21.04.26)
Bende de Korkmaz A309 var. Hem tost hem waffle ızgaralı, kırmızı renkli olan. Internette sadece A309-03 görebiliyorum, o da sadece waffle yapıyor sanırım. Benimki çok basit, ısı ayarı falan olmayan dümdüz bir makine ama kullanışlı. Bulabilirseniz tavsiye ediyorum.
0
beetlejuice
(21.04.26)
www.hepsiburada.com

şunu aldım. gayet iş görüyor. erken alırsanız yumuşak, biraz daha geç alırsanız çıtır oluyor hamuru.
komşumda kiwi marka var. bendeki makinanın ızgaraları daha derin mesela kalın oluyor, kiwinin daha ince. artık zevkinize kalmış.
0
elorelia
(21.04.26)
(6)

Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Lubb
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih m
Türkiyede yaşayıp hafta içi çalışan ve hafta sonu 2 gün izni olanlara soruyorum?

Gün içi zaman dilimi belirtmek isterseniz ya da sebepleriniz varsa okumak isterim. en stratejik olanı bulmaya çalışıyorum. mesela bazen cumartesi yapasım gelmiyor ama pazarı buna ayırmak istermiyorum vs. hiçbir tercih memnun etmiyor da.
📊 Hafta sonu temizliğini hangi gün yapıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

0
Lubb
(18.04.26)
açıkçası öyle temiz, planlı birisi değilim ama benim için ideal aralık cumartesi günü 12-15 arasıdır. biraz öne gelebilir, ileriye gidebilir. çünkü erken değildir, geç değildir, o saatlerde genelde kaçırılacak pek bir şey yoktur (en azından benim için) ve cumartesi günü saat 15-16 gibi boşa çıkınca günü kaybetmiş hissetmem, hâlâ yeterince zaman vardır.

pazar günleri hiçbir şey yapmak istemiyorum. gerçi ben herhangi bir gün de hiçbir şey yapmak istemiyorum ama ne bileyim pazar gerçekten tam anlamıyla vitesi boşa aldığım bir gün olmalı gibi hissediyorum özel durumlar haricinde. ya sevdiğim şeyleri planlayayım ya da plansız, boş boş geçireyim. pazar günü benim olsun.

bi de sorumlulukları cumartesi aradan çıkarınca pazar günü daha tatlı geliyor insana. hem ev temiz hem bütün haftanın işini bitirmişsin. nefis.
+2
der meister
(18.04.26)
Tek yaşadığım için genel olarak canım istediği günde yapıyorum ama asla pazar günü yapmam. Ya cumartesi ya da hafta içi bir akşam, cumartesi erken saatlerde bitirmeye çalışırım eğer yapacaksam.
0
öylesinebiri
(18.04.26)
Hafta içi akşamlara yayıyorum temizlik işini.
Balkonum ve odamı düzenli tutup sık sık temizlemeye çalışıyorum kütüphanemi çok ihmal ettim bir ara kendimi boşa çıkarıp tüm gün onunla ilgileneceğim.
İzin günümü temizliğe ayırmak istemediğim için akşamları parça parça yapmak bana daha mantıklı geliyor. Bir de evde olacaksam bile temiz ortamda keyif yapmayı severim ben bu yüzden temizliği akşamdan bitirmeye çalışırım.
+1
mutekebbir
(18.04.26)
haftaici yapamiyorsam cmtsi. alisveris da ayni sekilde.

pazar günleri tamamen bosum. sadece hobilerim ve ben.
0
Purple life
(18.04.26)
Cumartesi sosyal hayat, Pazar temizlik ve dinlenme günü. Temizlik bende biriktirilip yapılan bir şey değil, sürekli faaliyet olduğu için, Pazar gününü doldurmuyor. Bir, birbuçuk saatlik dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(18.04.26)
ben kocam ne zaman evde yoksa o zaman temizlik yapıyorum. kedi alerjisi olduğu için o evdeyken temizlik yaptığımda burnu filan tıkanıyor. o ne zaman işi varsa veya arkadaşlarıyla buluşacaksa ben o zaman temizlik yapıyorum. evin hizmetçi kölesi gibi bir şeyim.
0
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(13)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
Bak kardesim, bagimli kisiler ayni pavlovun kopegi gibi calisiyor. Hani bir kopek vardi zil calinca yemek geliyor diye salya akitiyordu. Senin bu arkadasinda da senden her para koparinca aynisi oluyor. Bu durum sartlanmis bir hareket. Bu adam seni kafasinda para diye kodlarsa, ortam gerilir. Bu is seni yanlis yerlere ceker, icinde olmak istemeyecegin durumlara sokar. Bir sabah evden ciktigin gibi yakana yapisabilir...

Bagimlilik insanliktan cikarir. Bagimlinin ne sozune ne davranisina guven olmaz. Sen adama para verdigin anda onun beyni "bahis icin hexagon'dan para al" diye dusunuyor...
+12
thetruenorthstrongandfree2
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(4)

Doktor ne demek istedi?

Improbable
aşağıda bir hemoroid sorusu görünce aklıma geldi. yıllar önce istemeyerek doktora gitmiştim, direk sıyırın deyip parmaklamıştı. teşhis falan hadi neyse de "sizin gibi insanlarda olur" derken ne demek istedi acaba, soramamıştım da :) o zamanlarda da çok düşünmüştüm şimdi de takıldı yine. bence eşcin
aşağıda bir hemoroid sorusu görünce aklıma geldi. yıllar önce istemeyerek doktora gitmiştim, direk sıyırın deyip parmaklamıştı. teşhis falan hadi neyse de "sizin gibi insanlarda olur" derken ne demek istedi acaba, soramamıştım da :) o zamanlarda da çok düşünmüştüm şimdi de takıldı yine.

bence eşcinsel sandı. yoklama mı çekti ya da ne bileyim, sizce neden öyle demiş olabilir? boy kilo normal yağız bir delikanlıydık o zamanlar.
0
Improbable
(17.04.26)
masa başı iş mi yapıyorsun?
+3
liberal
(17.04.26)
yaptığın iş - beslenme alışkanlıklarından vs bahsettiysen onları kastetmiş olabilir mi? örneğin hocam biz antepliyiz yemekleri çok baharatlı acı yeriz vs dediysen ondan demiş olabilir mi?
+1
Sadece soruyorum
(17.04.26)
stres var dediyseniz ve modunuzu düşük gördüyse, bunu kastetmiş olabilir.
+1
lil siztah
(17.04.26)
tabi ya meslek, hiç aklıma gelmemişti neler kurmuşum :)
0
🌸Improbable
(17.04.26)
(5)

Uykum var uyuyamıyorum

Batuhanolabilir
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
Yaşlanma belirtisi mi bu ne. Hiç stresli bir hayatım da yok Allaha şükür. Esniyorum esniyorum uykuya dalamıyorum. İlk defa başıma geldi. Çok acayipmiş. Uyku kaçması değil bu. Uykum var içim geçeyazıyor ama uyuyamıyorum
0
Batuhanolabilir
(15.04.26)
sürekli bir durumda doktora gitmekte fayda var, ama bir gün veya birkaç gün süren bir şeyse yaşlanmayla falan ilgisi olmayabilir, illa bir sebebi olmak zorunda değil. benim de bir günümün bir günümü tutmadığı şeyler oluyor. o gün fazla çay kahve içtiysenz o bile etkilemiş olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(15.04.26)
malesef bu bir lanet. uykulu ve yorgun olmak ama asla o uykuya dalamamak. o tatlı geçişi yaşayamamak bilen bilir. vagus siniriyle ilgili bir hareket öneriyorlar iyi geliyormuş bu durumlara. göz kapalı iken gözleri sağa sola aşağıya oynatıp sonra şaşı yapmak..araştırılabilir.
0
iwillsee
(15.04.26)
acaba son zamanlarda kafanızı taktığınız bir mevzu mu var? ondan da olabilir sanki...
0
pangea
(15.04.26)
bende de oluyor bu aralar. sözlükte herkesin uyutuyor dediği bir ağrı kesiciyi yazdı doktor alakasız bir bir sağlık sorunum için, o bile fayda etmedi.

ters psikoloji yapıp uyumamaya çalışmak işe yarıyor diyorlar.
0
inheritance
(15.04.26)
Yaşlanma belirtisi olsa koltukta bile uyuklarsın bence :)

Ben fiziksel ya da mental olarak aşırı yorulduğumda uykuya dalamıyorum ama bıraksan ayakta uyuycam. Belki sende de son zamanlarda böyle bir durum gelişmiştir. Uykuya dalmayı kolaylaştırıcı bitkisel bazlı haplar, magnezyum vs alabilirsin.
0
truf
(15.04.26)
(8)

Kedi tuvaleti tavsiyesi

yedigimiztavuk
8 yıllık düz kedi tuvaletimin opak kapısını tuvalete bağlı tutan minik çıkıntılardan biri kırıldı. Parçayı da yapıştırmayı deneyecektim ama kaybettim. Yeni bir kedi tuvaleti almak istiyorum. Tavsiyelerinizi rica ederim. Kedim 5,5 kilo, 8 yaşında.
8 yıllık düz kedi tuvaletimin opak kapısını tuvalete bağlı tutan minik çıkıntılardan biri kırıldı. Parçayı da yapıştırmayı deneyecektim ama kaybettim. Yeni bir kedi tuvaleti almak istiyorum. Tavsiyelerinizi rica ederim. Kedim 5,5 kilo, 8 yaşında.
0
yedigimiztavuk
(13.04.26)
www.amazon.com.tr
Şu modelden çok memnunuz biz. Biri 5,5 kilo 11 yaşında, biri 8 kilo 6 yaşında iki kedimiz de rahat kullanıyor.
0
kobuzchu kiz
(13.04.26)
bence çok büyük olanlar iyi değil ya. çünkü çok büyük olduğunda kum derinliğini ayarlamak çok zor. bissürü kum koymak gerekiyo en az 7 cm olması için. xxl değil de orta boy bişey almak daha iyi gibi geliyo bana.
0
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Geçen hafta aynı sorunu yaşadım ve plastik cırt kelepçe ile sorunu çözdüm. opak kapının kırılan parçasına yakın köşesinden bir delik açın ve plastik kelepçeyi içinden geçirip kapının rahatça sallanabileceği şekilde boşluk vererek sıkıştırın. Ta taaam, küçücük bir plastik parça için yenisini almaktan kurtuldunuz.
+1
thracia
(14.04.26)
yeni çıkan şu açık tuvaletlerden aldım ben. aşırı memnun kaldım. kum dağılması resmen azaldı etrafı yüksek ve girişi yandan olduğu için. hem de kum tozutsa da bebeler çok solumamış oluyor.
www.hepsiburada.com
+1
bxgx
(14.04.26)
@thracia nasıl delebilirim? kesin kırarım ben onu delerken ya. bir de o plastik kelepçe nereden alınır? herhalde tavsiye ettiğin şekilde olanı trendyolda vs vardır. pek bilmediğim bir eşya.
0
🌸yedigimiztavuk
(15.04.26)
@yedigimiztavuk en kolay yolu, ince bir yıldız tornavidanın ya da benzeri bir tornavidanın ucunu ocakta ısıtın, plastiğe bastırdığınızda kırmadan hemen eritip delecektir. Plastik kelepçe (cırt kelepçe diye de geçer) hemen her yerde bulabilirsiniz, koçtaşta, ya da herhangi bir internet sitesinde vs.
0
thracia
(15.04.26)
@thracia 'nın dediği parçayı evin etrafındaki bir milyoncu veya nalburda bulabilirsiniz çok basit bi şey.

bu arada kırıldı dediğiniz kısım kedi tuvaletinin ileri geri sallanan kapısı di mi ya? benim dana kedim onu nasıl yaptı anlamadım ama çıkarıp atmıştı bi kenara. ben de bi daha hiç takmadım. bizimkinin kapısı yok öyle kullanıyoruz. önünde delikli paspas var, biraz kum çıkıyo ama günlük veya 2 günde 1 etrafını süpürüyorum idare ediyoruz. hiç takmasanız bile idare edersiniz aslında.
0
Sadece soruyorum
(15.04.26)
www.trendyol.com

şundan çok memnunum veterinerim üzeri açık al dedi kumların tozu astım yapıyor çocukları vakalar arttı dedi.. bunu hiç kazımıyorum 2 yandan kaldırınca herşey açığa çıkıyor kazımadan direk çöpe atıyorum

koku oluyor diyorsan karbon kedi tuvalet koku hapsedici kullanabilirsin active clean carbonlar var
0
eja
(15.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(5)

Nikah+kokteyl organizasyonu (4 saat) için müzik planlaması

duguit
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civ
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civarı olur. İlk 2 saat karşılamaydı nikahtı (takı olayını da halletmek gerekecek) vs bir şekilde geçer, kandaki alkol miktarının artmasıyla birlikte kendi seçtiğimiz şarkılarla 1-2 saat dans etmek gibi bir plan var. Bu durumda canlı müzik yapan bir gruba gerek var mı yoksa dj olsa yeter mi? Bize dj daha mantıklı geliyor şarkıları kendimiz seçeceğimiz için. Ama canlı müzik olursa daha mı eğlenceli olur ya da daha tamamlanmış bir etkinlik gibi hissettirir acaba, bilemiyorum.

Genel olarak ikimiz de ilgi odağı olmayı sevmiyoruz, nikah töreni dışında gözlerin yalnızca bizde olacağı şeyler olmaması için uğraşıyoruz. Ama bir yandan da akmayan, cansız bir organizasyon olmamasını istiyoruz. Nasıl yapalım?
0
duguit
(12.04.26)
ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için 400 kişilik eğlence bana biraz garip geldi :d

sanırım iki tarafın da aile ve akrabaları, kokteyle katılacak kadar modern tayfadan. bunu ben de isterdim. ne iyi aileleriniz var yahu. benim baba tarafı malum...

ben, düğün ve türevlerinden hiç hoşlanmayan, çok kalabalık bir grupta ilgi odağı olmaktan zerre haz etmeyen biri olarak, hiçbirini yapmazdım. :d takı ise asssla yapamayacağım bir şey.

bir öneri: sadece kardeşler, kuzenler ve arkadaşlardan oluşan küçük bir grupla, yatta dj ve alkol eşliğinde eğlenilebilir.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
ekleme: o 400 kişi sanırım takı için isteniyor :d

nikahtan sonra da takı takılabiliyor, belediyenin nikah salonunda yani. kuzenim yapmıştı. hemen ardından sadece gençleri toplayıp daha rahat bir eğlence oluşturabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
@art cat chocolate, valla bize kalsa 150 kişi yaparız takı umrumuzda değil ama bizim taraf çok kalabalık, babam ve annemin sadece kardeşlerinin toplamı 18. Bu durumda 400 iyimser bile kalıyor.

sade bir nikah ve sonrasında gençlerle eğlence düşündük de onun için de 2 organizasyon gerekiyor ve asıl bu durum takı toplamak için yapılıyor izlenimi veriyor. “Gelin nikahta takı takıp gidin biz gençlerle eğleneceğiz” demek gibi.
0
🌸duguit
(12.04.26)
arkadaşlar ilgi odağı olmayı vs bu kadar abartmayın. normal bi düğün yapın geçin. zaten akraba olmayan insanlar ayıp olmasın diye gelip, ayıp olmasın diye takı takıp gidecekler. emin olun kimsenin umrunda değilsiniz. yakın akrabalarınız da zaten eğlenmesine bakıyor. 3-4 saatlik bi olayı bu kadar abartmayın. ne canlı müziği. düğün yapılan yerin elemanı zaten çiftetelli vs çalıyor sonra halay isteyen olursa halay da çalıyor en son 3-5 dıptıs demet akalın çalıyor bitiyor evli evine köylü köyüne.
0
Sadece soruyorum
(13.04.26)
biz geçen kasım ayında nikah ve sonrasında yeni nesil meyhane tarzı bir yerde 10-15 kişilik arkadaş grubumuzla eğlence tarzı bi şey yaptık, gayet keyifliydi. Yaz aylarında olsa biz de tekne kiralama gibi bi olay düşünmüştük ama kasımda arka tarafımız donar diye ona yanaşmadık xd. Mekan kiralayıp kokteyl yapacak kalabalık da olmayınca daha önce başka bir arkadaşımızın nikah eğlencesinde gördüğümüze benzer bir mekanda kutlayalım dedik. Şarkıları kendimiz seçemedik hâliyle ama oldukça keyifli geçti.

Bizim davetli sayımız azdı, altınını takacak olan nikahtan sonra belediyenin nikah salonunda taktı. Hiç insanlara ayıp mı oldu diye de düşünmedik yani. Çok kalabalık değildi bizim nikah. Düğün yapsak da daha fazla kişi gelmezdi muhtemelen. Düğün olsa gelirdim de nikahta aman kim uğraşacak diyip gelmeyen vardıysa da çok tınlamadık açıkçası :) Bence çok ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için en ideali gün içinde nikahı kıyıp akşam saatlerinde de gerçekten samimi olduğunuz genç ekiple ufak bi kutlama yapmak. Hem herkes eğleniyor ve iyi hatırlıyor hem de çok göz önünde olmayabiliyorsunuz da :D. Çok yakın aile büyüklerine ayıp olur derseniz de onlarla bir akşam yemeği belki organize edilebilir nikahtan önceki ya da sonraki akşam.
0
nundu
(13.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(15)

kahve ve dilim pastaya 270 tl vermek

WithWorth
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?

şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
+1
WithWorth
(22.03.26)
ucuz geldi. sadece kahve 200 tl.
+7
jelly bear
(22.03.26)
@jelly birlikte alınca indirimli menü yapmışlar 🙁
0
🌸WithWorth
(22.03.26)
Bence de ucuz.
+1
put it in your appropriate place
(22.03.26)
derli toplu görünen pastanede dandik sütlaç bile 350...

saçmalık.
+2
gurur
(22.03.26)
buna ucuz diyenin gelirinin aylık 200 bin tl üstü olması lazım.
+1
biravekahve
(22.03.26)
vurmayın artık arkadaşlar baristanın elini öptüm helalleştik.
+1
🌸WithWorth
(22.03.26)
Sık sık gitmeye devam et.
Evdeki cezve daha temiz ve parlak kalır en azından.
-1
diyecevaplandı
(22.03.26)
Ucuzmuş ya konum atabilir misin
-3
arbre
(22.03.26)
şu sıra gayet makul duruyor 270 lira. üstteki duyuruda tel kılıfına 5 bin lira vermek üzere olanlar var. afiyet olsun...
0
exlibris
(22.03.26)
kira ve işçilik arttı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.03.26)
bulundugum yerde kahve ile beraber kek alınca minimum 15 usd veriyorum, 600 tl civarı...dünya genelinde para arttı, iş azaldı.
0
monicapp
(23.03.26)
burası internetin caddebostan'ı gibi hissettiriyor.
+2
birdirbir
(23.03.26)
270 gerçekten ucuz bu arada. kahvecide oturup pasta yemek çok huyum değil, buna para vermekten hoşlanmıyorum ama fiyatları görüyorum tabi ki, kahveyi 150 tlye alsan bile pastayı 150ye alamazsın türlü 200 üstü bi fiyat. 270 tlye aldığın yer belediyenin kafesi falandır.
0
Sadece soruyorum
(23.03.26)
Tchibo da her hafta bir tatlı da tatlı+75 tl kahve kampanyası var
dediğin yer burası sanıyorum
0
smokee
(23.03.26)
şimdi bu menünün fotoğrafını çekip herhangi bir imada bulunmadan "şuna 270 lira verdiğime inanabiliyor musunuz" açıklamasıyla paylaş ve yorumları izle.

yarısı "oovv gerçekten çok uygunmuş" diyecek, yarısı "üff o ne lan o paraya kahve tatlı mı olur" diyecek.

herkesin fiyat gerçekliği algısı kaybolmuş durumda.
+1
kibritsuyu
(23.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(4)

kilo almayan kediye nasıl bir mama vermeli?

my fault
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor. rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.biraz kilo a
4 yaşında kısır dişi kedim var. kilosu 3,8-4 kilo arasında. iştahı yerinde, suyunu içiyor, dışkılamasında sorun yok ama kilosu hep bu aralıkta. maksimum 100 gr alıyor 100 gr veriyor.
rc sterilled ve sensible dönüşümlü kullanıyoruz. çok tüylü ama kucağına alınca zayıf olduğunu anlıyorsun.
biraz kilo alması için ne yapmalı? nasıl mama tercih etmeli?
yavru kedi ve doğum yapmış anne kedi mamaları var acaba ondan alıp biraz onla mı devam etsek.
0
my fault
(17.03.26)
kedi hızla kilo kaybetmiyorsa onu kilo almaya zorlamaya neden gerek duyuyorsunuz. bazı kedilerin türü incedir 3.8-4 kilo aralığı düşük değil. bahsettiğiniz yüksek kalori mamalardan verseniz hayvanın metabolizması gereği bu defa daha az yemeye başlayacak.
0
orpheus
(17.03.26)
Dişi kediler erkeklere göre daha zayıf oluyor zaten, ailede 3 dişi, 5 erkek kedi beslemiş biri olarak bunu rahat söyleyebilirim :D Cinsine göre değişir tabii ama maine coon gibi iri tipler değilse söylediğin kilo aralığı normal gibi. Hatta daha ufak tefek cinsler, siyam gibi, daha bile düşük kiloda olabiliyor.

Ben de hastalık gibi bi sebeple kilo vermiyorsa çok da endişe etmezdim aldırmak için. Bunun için sıvı-çorba şeklinde mamalar ve püreler var ama bu genelde yemek yiyemediği için kilo kaybeden kediler için uygun.
0
truf
(17.03.26)
tiroid sorunu olabilir, bir tahlil yaptırın. benim kızımda hipotiroidi vardı, tiroid ilacı kullandı ve biraz kilo aldı bu sayede. kedilerde nadir görülen bir durummuş tiroidin az çalışması.
0
batlegolas
(17.03.26)
dişi kediler biraz daha zayıf oluyor +1 veteriner kilo alması lazım demediyse bence de ayarları ile oynamayın. benim kedim erkek 5 kilo hatta 5,15 falandır. komşumun kedisi dişi ve muhtemelen o da sizinki gibi 4 kilo falandır çıta gibi kolları falan. vete sormuşlar normal demiş. bi de kediler erken kısırlaştırıldıysa da küçük kalıyolarmış sanırım, bizimki 11 aylıkken kısırlaştı o zamana kadar baya büyüdü tosun oldu.
0
Sadece soruyorum
(18.03.26)
(13)

erkek kedi

princess eugenie
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudu
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudum.
0
princess eugenie
(17.03.26)
kısırlaşırsa koku bırakmaz. evin hanım kişisi gönülden istemiyorsa asla sahiplenmeyin. evet ihtimal dahilinde tırmalar, yıkar döker. canı sağ olsun diyorsanız sahiplenin.
+3
surprise
(17.03.26)
iyisi kötüsü ile alacaksanız alın biraz seveyim sonra dışarı bırakıcam derseniz ona en büyük kötülüğü yaparsınız, eve alışan dışarda yapamıyor.
kusar işer bunlar hep olasılık ama yapmayan kedi de çok.
+2
eja
(17.03.26)
eger gec kisirlastirirsaniz koku birakmaya devam edebilir. bu sebeple zamanlica yapmak önemli.
ama simdiden tirmalar, tüy döker, su bu endise ediyorsaniz bence hazir degilsinizdir. zaten cocuklar istiyor diye eve hayvan girmesine ben karsiyim. bilin ki kediler tam olarak sürpriz yunurta. iclerinden ne cikacagini bilemiyorsunuz.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
Öncelikle, ben bu fikre mesafeliysem, 7 yaşındaki çocuğun geçici olabilecek bir hevesi için sahiplenmezdim.
Benimki koltuk, perde gibi şeylere asla dokunmaz ama arkadaşım 2 ayda bir lime lime olan tüllerini değiştirir. Büyüyünce çok sevgi dolu da olabilir; ters bir karakter olup dokundurtmayan, siz geçerken pençe atan bir tip de olabilir. Benimki ikinci türden; ayrıca poposunu tam temizleyemediği ve temizletmediği için ağır bir koku yayıyor. Eve tüy, kum dökebilir; arada halıya, koltuğa kusabilir. Şimdi sağlıklıysa da sonradan çok yorucu ve masraflı bir hastalığı ortaya çıkabilir. Senelerce kumunu düzgün kullansa da, bi gün kaşla göz arasında yatağınızın ortasına işeyebilir.

Ancak siz sahiplenmediğinizde sokağa gidecekse, bir canlının hayatını kurtarmış; onu açlık, soğuk, dayak, korku ve belirsizlikten çekip almış olacaksınız, en önemli motivasyon unsuru bu. Ayrıca yukarıdaki tüm olumsuz ihtimallere rağmen çok seveceğiniz için, eve ve bütçenize vereceği zarar size batmayacak.
Karar sizin.
+4
lil siztah
(17.03.26)
ben çok isteyerek sahiplendim kedimi ve o kadar pişmanım ki sana anlatamam. kediyi alırken temizlik, evi tırmalama, işeme, kusma vs her şeyi kabullenmiştim ama meğerse ALERJİ konusunu gözden kaçırmışım ve en önemli kısmı buymuş. eğer kedi alacaksanız önce göğüs bölümüne randevu alıp kedi tüyü alerjisi testi yaptırın. meğer eşimde kedi tüyü alerjisi varmış. ve biz alerjiyi sadece basit bir hapşırık sanıyormuşuz. şubat mart ayları alerjinin atak dönemi ve hatımız cehenneme döndü. eşim evde nefes alamıyor. kedi perişan. ben sürekli temizlik yapıyorum ve elimde tüy toplama rulosu ile geziyorum gece yatarken belim kopmuş gibi ağrıyor. atak dönemi olduğu için sürekli evi temizliyorum sürekli kediyi taramaya çalışıyorum kedi taranmaktan nefret ediyor. şu anki yaşadıklarımı biri bana fragman olarak gösterseydi asla almazdım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
"ay ben kıldan tüyden rahatsız olurum" diyecekseniz almayın.

Evde alerjik bünyesi olan varsa almayın.

Zaten ev işlerine zar zor yetişiyorsanız ve neredeyse her gün evi süpürmeye enerjiniz olmayacaksa almayın.

Gerisi çok kolay zaten. Kedi süper bir şey. Bizim çocuk iki kedi ile büyüdüğü için hem oyun oynamayı hem iletişim kurmayı yaşıtlarından daha iyi biliyor.

Edit: ev ufak ve zaman darsa almayın. Kuş, balık falan alın ama kedi almayın sakın. Kedi dahil hepiniz kafayı yersiniz.
+2
prole
(17.03.26)
ev ufak, zaman dar, değil her gün evi süpürmek hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum çok istiyor :( ben de istiyorum ve çok seviyorum ama nasıl olacak bilemiyorum. masrafı hiç problem değil ama bakmaya zaman ayırmak zor olacak. şu an düşününce balık kuş bile zor geliyor.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
ve bir de çocuğum her şeye alerjik. kediye alerjik mi bilemiyorum.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
Kediler, köpekler gibi ırkını söyle sana nasıl davranacaklarını söyleyeyim denebilecek canlılar değiller. Her kedi tıpkı insanlar gibi ayrı karakter özellikleri gösterir. Kimi tırmalar kimi tırmalama tahtasından başka bir yere dokunmaz, kiminin aklı fikri yemekte olur rahat vermez, kimi aldığınız en güzel mamaları dönüp koklamaz bile. Kimi kendine dokundurmaz, kimi tepenizden inmez. O yüzden hiçbir kedi sahibi kediler şöyledir böyledir demez, benimki şöyle böyle der.

Herkes yazmış ama ben de bir kez daha altını çizmiş olayım; Eğer bir süre sonra vazgeçip sokağa bırakacaksanız, emin değilseniz sakın bu işe girişmeyin. Kediler sıkılınca kenara bırakılacak oyuncaklar değiller. 15-20 sene boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırsanız alın, değilseniz yol yakınken dönün.
+7
thracia
(17.03.26)
Benim oğlum da 7 yaşında. Aşırı istiyor ben de çok seviyorum ama daha önce sadece kuş beslemişliğim var. 2 aylık bir tekir gördük hamileyken annesini doğum için eve almışlar yavrularını sahiplendiriyorlar. Tüm malzemelerini sipariş ettim girdik bir yola bakalım.
Oğlan da kazık kadar oldu o da gün geliyor kusuyor işiyor o gözle bakıyorum kediye de anne olacağım o da yavru kafasındayım.
+2
cilekli pasta
(17.03.26)
çocuk istiyor diye kedi alınmaz, oyuncak değil bu
+5
zozjotejmnk
(17.03.26)
kısırlaştırılırsa koku bırakma olayı olmuyor. ama tepki işemeleri olabiliyor. bizimki son iki senede iki kere sanırım, koltuğa işedi mesela, neden bilmiyoruz. yıkatmadan da geçmiyor doğal olarak. bi ara çamaşır sepetine toplanmış temiz çamaşırlara işeme huyu çıkardı, iki üç kere de öyle işedi. uzun zamandır bi sıkıntı yaşamıyoruz ama yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. psikolojik sebepleri olduğu kadar hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, taş vs) sebeplerle de işeyebiliyorlar. hiçbir sıkıntı yaşamama ihtimaliniz de var tabi. bizimkinde ilk 4 sene olmadı mesela böyle bi şey.

tırmalama olayı da değişebiliyor. mesela koltukları tırmalamıyor. nadiren gerinirken vs tırnaklıyor. ama perdeleri yırttı hep. istemeden de olsa tırnağı takılabiliyor. bi tane çalışma sandalyemiz vardı, haşat etti. şimdiki hedefi kızımızın yeni yatak başlığı...

onun dışında en büyük sıkıntısı tüy. robot var. hafta sonu süpürüyoruz ekstra süpürgeyle. hafta içi de bir kere süpürüyorum. ama yine de her yer kıl. perdeler aşırı kıl tutuyor kumaşından ötürü. oynatmaya korkuyorum yani. ha biz ayda bir bile taramıyoruz belki, sık tarasak problem çözülebilir ama enerji lazım buna. iki dk tarayayım olmuyor çünkü detaylı uğraşman lazım.

yani seviyorum filan ama çocuktan sonra pişman oldum biraz açıkçası. hani ilk kedi geldi, sonra çocuk geldi. zaten çalışıyoruz karı koca. temizliğe mi vakit ayıracağız, çocuğa mı, kediye mi...

ha bakım konusunda bi olayı yok tarama harici bence. haftada bi beş dk tırnak kesme, bitti gitti. kumu temizlenecek bir iki günde bir. bir de tatile giderken vs birilerini ayarlamak şart. onun dışında bakım olayı yok yani köpek gibi değil. kendi kendine takılıyo işte hayvan. tek sıkıntı temizlik yükünü arttırması.
+1
elorelia
(17.03.26)
elo'ya ek olarak, mesela bizimki 12.5 yasinda ve simdiye kadar masallah diyeyim hic iseme problemi olmadi ama artik yasindan ötürü eskisi kadar esnek degil. en büyük tuvaleti almamiza ragmen tuvalet icinde rahat dönemeyince haftada bir yanlislikla cisine basip cikabiliyor. bu sebeple kedi mendilleriyle patilerini bu tip kazalar yasaninca hemen silmem gerekiyor. eger ben görene kadar evde gezdiyse yerleri de silmem gerekiyor. ekstra is direkt.

simdiye kadar ne koltugu ne yatagi tirmalamisligi yoktur ama annemlerin kedisi ne perde birakti ne koltuk, bir yilda her seyi hasat etti. artik bir perdeyi ve bir koltugu onun emrine birakmislar, perdeye tirmanip wrecking ball klibi falan cekiyor.
bize gelince, uzun perde kullanmiyoruz cünkü perdenin icine girip yatiyordu, halilari kaldirdik, tüm kiyafetler kurutucuya muhakkak giriyor, yatak örtüsü, yastik kilifi gibi seyler eve alinirken illa "tüy tutmayan kumastan" olsun diye özellikle aranip seciliyor, her sabah ve her aksam günde iki defa süpürge aciyoruz. tüy meselesini bu sekilde kontrol altinda tutabiliyoruz ama ne istedigimiz gibi eve esya alabiliyoruz bu sebeple ne de kedisi olmayan kisiler kadar rahat kullanabiliyoruz.
bence bunlar göz önüne alinmali. kus bile olsa ekstra is demek.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
(11)

Siz de böyle düşünüyor musunuz

darkwizard
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var.
Geçen bir ortamda bana birisi mesela intihar edenleri anlarım ama asil anlamadığım bazi insanlar bok gibi yaşarken dertlerle berbat haldeyken neden intihar etmez demişti. Ben de mesela aile arkadaş vb berbat halde ilişkilerim kimse yok çevremde. Ne işim ne evim ne param ne arabam ne sevgilim var. Şizofreni tedavisi görüyorum. Cidden fazlalık mıyım yani insanlar bana bakınca bok gibi hayatı var neden yaşıyor bu diyor mu? Babam ve abim yengem dedem kuzenlerim bile beni sevmiyor mesela.
0
darkwizard
(16.03.26)
yanlış bakış açısı. hayat dediğimiz şey tek bi nokta veya andan oluşmuyor ki. bir süreç, bir yolculuk aslında. yolda giderken durduğunuz bir durak bok gibi bir yerse, sonrakilerin de öyle olduğu anlamına gelmiyor yani. gelecek ne getirir bilinmez. bu işin hayat tarafı, kişisel tarafta ise insan zaten birey olarak çok da önemli bir varlık değil, insanlar kendilerini çok önemliymiş gibi görüp gösteriyor, bu da yanlış bir algı yaratıyor, yani halihazırda kimse çok önemli değil, dolayısıyla fazlalık da değil, yaşanıp gidiliyor işte.
+2
makarnavodka
(16.03.26)
ben niye yaşıyoruz-hayatımızın amacı nedir sorunu gerçekten yanıtlayabilen bir insan görmedim. bu açıdan bakarsak neden ölmüyoruz sorusu da aynı şekilde yanıtlanamaz bir durum.
+1
orpheus
(16.03.26)
Hayatımda duyduğum en saçma salak düşünce olabilir bu, yani intihar etmek sağlıklı bir zihnin sonucu olabilir mi ki sırf boktan bir hayatı var diye bir insan kolaylıkla intihar edebilsin.
+2
kizil karga
(16.03.26)
25-30 yaş arası intihara meyilli olduğumu düşünüyordum. 35'e yaklaştıkça geçti. Demek ki yaşanıyormuş hocam.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(16.03.26)
ortamdaki asiri densiz ve terbiyesizmis. onun üstüne mi vazifeymis milletin neden yasadigi?
demek hala yasamayi sececek umutlari var insanlarin.
sana imat yasiyoruz, deseydin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.03.26)
neden yasiyor bu demem, NPC derim.
varolan her seyin bir amaci var bence.
+1
cooperr
(16.03.26)
Hayatın kötü gitmesi, intihar etmek gerektiği anlamına gelmez.
Herkesin hayatı, geleceğe dair beklenti umut zorluklara dayanım gücü farklı seviyelerde.
Konunun muhakkak manevi yönü de var .
Mesela göçmenlerden çok tanıdım.
Fakirlerinin yanına da arada uğrarım.
Kendi halleri için en çok söyledikleri şey :
- Elhamdülillah ..
diğer taraftan ise çevremizde bazıları bir hastalığa yakalandığında söyledikleri ise :
- beni mi buldu ?
bunun yanında ayrıca kendi hastalığına küfredenler de olabiliyor.
Mikroskop altında gözlenlenebilen şeylere küfretmeyle kazanç sağlayan doğrusu görmedim .

Kimse boşuna yaratılmadı.
İmtihanımız var. Burada önemli olan hakikati bırakmamak.
Sorunsuz, dertsiz, hastalık ölüm olmadan, acısız bir dünya zaten dünya değildir.
+1
diyecevaplandı
(16.03.26)
birileri beni sevmiyorsa bu onların yoksunluğudur, asla kendimi suçlamam.
insanları küçümseyip de bencilce konuşan davranan çok insan gördüm, zamanla roller değişiyor ve kınadılarını yaşabiliyorlar. kimseyi yargılamamak lazım. hiçbir şeyin garantisi yok. kral olsak ne yazar! başkalarını küçümsemek ne kadar sığ bir bakış. her insanın yolculuğu kendi yolculuğu, kimse değerlendiremez.
0
santimantal
(17.03.26)
intihar edenleri anlayan bir insan sağlıklı değildir bence. bu hayatta her şey anlamlı olamaz herhalde. abini yengeni bilemem ama ebeveynlerinin seni sevmediğini düşünmüyorum. bu senin kendine çalışan önyargın. dünyada milyar milyar insan var hepsi hayatını anlamlı yapmaya çalışmıyor, yaşıyorlar. bu durum anlaşılmayacak bir durum değil.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Öncelikle sormamız gereken soru "Neden herhangi birinin hakkımda ne düşündüğüne göre hayatıma değer biçeyim" olmalı bence. Belli bir yere kadar iç içeyiz ve hayatlarımızı ister istemez toplumun değer yargılarına göre şekillendiriyoruz da, bir yerde çizgiyi çekmek lazım.
+1
salihdt
(17.03.26)
yok ben öyle düşünmüyorum bence herkesin hayatı yaşamaya değer. çünkü bence şu an hepimiz oturup ciddi ciddi hayatım yaşamaya değer mi diye düşünsek bunu beli başlı kriterlere oturtamayız. bence bir insanın hayatının yaşamaya değer olması için evi arabası sevgilisi olması gerekmiyor mesela. ama bir başkası için bunlar iyi bir hayatın kriteri olabilir. her birimiz farklıyız, aynı anne babadan yetişen kardeşler bile birbirinden çok farklı olmuyor mu? hepimizin hayata bakış açısı farklı o yüzden. ailen tarafından sevilme mevzusu da şöyle bence benimkiler de beni pek sevmiyor :) ama onlar beni sevmiyor diye benim hayatım neden yaşanmaya değer olmasın ki, en fazla onlarla görüşmem/az iletişim kurarım ama hayatımı kendi doğrularıma göre bir şekilde yaşarım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(20)

ruh eşimi mi buldum acep ?

sosyo marco
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugu
selam arkadaşlar. 29 yasinda sap bi herifim. hic kimseye asik olmadim oyle ciddi bi iliski de yasamadim simdiye kadar, hep gelip gecici seyler. ama bugun yasadigim durum beni de sasirtti.

gerek bazi arkadaslarimin yasantilari olsun, gerek internetteki bazi sayfalarda denk gelirdim iste ucak yolculugunda hayatinin askini bulanlari filan. ben sık sık uzun yolculuk yaparim, şansima da hep ayi gibi heriflerle yan yana gideriz yol boyu iki buklum olur kalirim.ta ki bugune kadar.

aktarnali ucusumun ilk seferi 2 metrelik rus ayisiyla yan yana gittik, ikinci sefer icin havaalaninda beklerken boyle tiril tiril kiz gordum, takildi gozum.o da bana bakti bir sure. icimden dedim ya iste bu kiz denk gelmezki yanima.

ucaga bindim, koltuguma yaklastikca kizla yakinlasiyorum. baktim yan yana oturacaz(o can kenari ben koridor, ortada bi bos koltuk var) hemen elindeki valizini alip yerlestirdim.muhabbeti o acti. rus asilli ingiliz, ama konusma hal ve hareketler ayni bizim kulturumuz gibi. 8 saatlik ucusta heralde hic susmadik, cok enteresan bir bicimde ilgi alanlarimiz, dunya gorusumuz tamamen ayniydi. sonlara dogru bitisigimdeki koltuga oturdu. kiz hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor ,hem guzel, hem de zengin. ben ise karsidan gelenin yolunu degistirtebilecek potansiyeldeyim, cep delik cepken delik, durumumu da saklamiyorum yani. neyse kiz telefonumu da aldi, ben de onunkini aldim.arkadasi onu karsilayacagi icin acele gitmesi gerekti ve beni kesinlikle arayacagini soyledi.

yapim geregi aska filan inanmam heyecanlanmam da hayatin getirdiklerine, ama bu kiz gercekten ruh esim gibiydi cok tuhaf bir histi.sanki yillarca taniyormusum gibi.
+4
sosyo marco
(16.03.26)
Olabilir. Dua lipa da kocasiyla ucakta tanismis ve ayni kitabi okuyorlarmis.
-1
Purple life
(16.03.26)
Ruh eşin olabilir de olmayabilir de.
0
rock n roll
(16.03.26)
marco uyan sabah oldu diyorum.
+6
cooperr
(16.03.26)
çok politik
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
iki gundur uyumuyorum zaten bu havaalanlarinda sabahliyorum gozler iptal oldu.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
Bence simdiden hangi bahaneyle arayayim diye dusunun
0
turkuaz
(16.03.26)
"hem pilates egitmeni hem pilot hem 7 dili anadil seviyesinde konusyor"
kız bordo bereli - kgb ajanı.

ararsa diyaloğu ilerlet tabi. bir heyecan saman alevi başlayan işler bir yere varmayabiliyor. farklı hayat amaçları, fiziksel uzaklıklar girince iletişim kopuyor. yapabileceğini yapmışsın zaten gerisini zaman gösterecek.
+6
orpheus
(16.03.26)
Eğer sigara ve alkol uy.şturucu kullanmıyorsan ailende kronik bir hastalık (hikaye) yoksa böbreklere dikkat et derim. Hikayede boşluklar var. Hem pilot hem plates öğretmeni?? Zengin ve kültürlü. Rus asıllı ingiliz ama bizim kültümüze çok yakın???
+10
ground
(16.03.26)
anlattığın özelliklere sahip bir kızın sana bakması için çok yakışıklı, zengin veya aşırı zeki falan olman lazım veya tekli olarak da yetmeyebilir bunların kombinasyonu lazım. pilot 7 dil bilen güzel bir ingiliz vatandaşı kız kolay bi char değil hocam.
+4
makarnavodka
(16.03.26)
iyi hikaye dostum.
+2
gabe h coud
(16.03.26)
@gabe h coud ya şuan burda sabahin 4'ü abi niye uydurayim boyle bi hikaye.

@makarnavodka, kizin pilates salonu varmis singapurda ,instagram sayfasini ta takip ettirdi bana zaten.bir donem ppl lisansi almis ama ticari pilotluga yukseltmemis , hitap etmemis ona.
olaydaki tutarsizliklar meselesyi kisa kestigim icin. yani ben de o kadar itici degilim aslinda ya, kizlar uzerindeki olumcul silahim kulturum ve esprili muhabbetim eheh.

@orpheus ben de takildim ya mi6 seni nasil kacirmis filan diye.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
bir de ekleme yapayim, dostlar bu gavur kizlar hakkaten paraya bakmiyor.
iki etken var tip ve iletisim bicimi.bunlar onemli benim tecrubelerime gore.
-1
🌸sosyo marco
(16.03.26)
benim geçmişte bu kadar ütopik olmasa da 3-4 yabancı dil bilen, 2 pasaport sahibi, güzel, zeki ve çok varlıklı/kültürlü ailelerden gelen 2 kız arkadaşım oldu. gerçekten de genler ve doğa o kadar da paraya ve tipe bakmıyor. buna bir macera olarak yaklaşırsan epey eğlenirsin ve keyifli vakit geçirebilirsin. ama kaptırıp gider ve gelecek hayalleri kurarsan sonu hüsran olabilir. çünkü günün sonunda evlilik veya ciddi ilişki aslında sosyo ekonomik bir ortaklık. o aşamada senin masaya koyacakların yeterli gelmeyecektir. ben en baştan bunun bilincinde olduğum için sıkıntı yaşamadım.
0
orpheus
(16.03.26)
@orpheus. yok abi ben uber filan gecinen adamim evlenemem zaten oyle kolay kolay. heyecan yapacak çağı da geride biraktim ya. ama insan yinr de sasiriyor.
0
🌸sosyo marco
(16.03.26)
rakicandir
(16.03.26)
yakisikli bir adamsan bir sure cikabilirsiniz. ama senin masaya ne koydugunu anlamadim.

kiz ingiliz pasaportlu guzel rus, pilates egitmeni. 7 dil olayi tamamen hikaye de iste rusca, ingilizce, bir de latin dili ogrenmisse (ispanyolca, fransizca, italyanca, portekizce'yi otomatik sayiyorlar) yine de iyi. pilotaj lisansi parayla alinan bir sey o cok onemli degil.

yani ben kulturluyum, espri yapiyorum ehe ehe yetmez. para, tip, statu bir sey koyman lazim masaya. diger turlusunu ben gormedim. istisna olur olursa. yine de dene tabi dunya bu surprizlerle dolu.
+3
antikadimag
(16.03.26)
hiç susmadık diyor, sohbet tükenmedi diyor bunlar hâlâ manav gibi ortaya terazi koyup ilişki tartıyor.

mutlu devam eden hikâyemi özel mesajda gönderdim. umarım tamamına erer :)

(o kadar eksi ve diğer yorumlardan anladığım kadarıyla, gerçekten hiç sevilmemişsiniz arkadaşlar. sahip olduklarınız, olacaklarınız, tipiniz vs. yüzünden değil, sadece siz olduğunuz için sevilmekten bahsediyorum.)
-3
birdirbir
(16.03.26)
Ali Desideronun kesildiği koz olabilir mi?
+1
zetina dikis makinesi
(17.03.26)
senin için güzel bir anı, güzel bir yolculuk olarak kalacak. şimdiden geçmiş olsun.
0
koela
(17.03.26)
ardını önünü tahmin etmeye çalışmaya gerek yok. anlattığın hikaye çok tatlı, sonunda bir şey olmasa bile senin yüzünü gülümsetecek bir anı olmuş.
+1
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(3)

haruki murakami nasıl bir yazar?

m e b
selam.bu adamın adını yaptığım her okuma listesine alıp her defasında da çıkarıp okumaktan vazgeçmişimdir. yazım üslubu, edebi tarzı ve dili nasıl? türk yazarlardan birine benzeteceksek kime benziyor? bir de büyülü gerçekçilik ile yazıyor(muş) galiba, hep mi o şekilde?
selam.

bu adamın adını yaptığım her okuma listesine alıp her defasında da çıkarıp okumaktan vazgeçmişimdir. yazım üslubu, edebi tarzı ve dili nasıl? türk yazarlardan birine benzeteceksek kime benziyor? bir de büyülü gerçekçilik ile yazıyor(muş) galiba, hep mi o şekilde?
0
m e b
(16.03.26)
12-13 yıl önce tek bir kitabını okuyup bir daha okumadım. Kitap değil de hollywood filmi izliyor gibiydim: amerikan kültürü, amerikan markaları. Aşırı cinsellik de cabası. İçim şişmişti açıkçası zart marka zurt marka üstüne seks seks seks.
0
sadakatsiz
(17.03.26)
cosmicstring'in dediği gibi direkt olarak bir son sunmaz, kitap bazen öylece bitiverir ama ben genel olarak dilini severim. Hikayeyi yavaş yavaş geliştirmesi, ilginç detaylar üzerinden karakterleri işlemesi, sakin bir yazım tarzı olmasına rağmen sıkıcılığa düşmemesi iyidir. Sahilde Kafka'ya bir bakın, herhalde en beğenilen romanı o. Onu beğenirseniz gerisi gelir.
0
salihdt
(17.03.26)
imkansızın şarkısı çok fazla cinsellik içeriyordu ama her kitabı o kadar değil bence. kumandanı öldürmek öyle değil mesela.

kitapları bence şöyle, çerezlik kafa dağıtmalık hızlı okunan bir şey alıp okumak istersen çok beğenirsin fantastik ögeler oluyor. bir yerden kapı açılıp ayrı bir dünyaya geçiliyor mesela çizgi film gibi. edebi olarak bi dostoyevski bekleme yani adamın olayı edebiyat parçalamak değil. ama ben seviyorum metroda otobüste okunuyor böyle yol bitene kadar ayrı bir dünyada gibi oluyorsun.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
(2)

Balkanlar'da Yeme İçme Tavsiyesi

faberkastelli
Merhaba arkadaşlar. 5 günlük bir K. Makedonya, Arnavutluk ve Kosova gezim olacak. İş gezisi olduğu için genelde Üsküp, Tiran ve Priştinada olacağım. Başka şehirlere geçme fırsatım pek olmayabilir. Bu üç şehirde "şu restaurantta şunu mutlaka ye" veya "şurayı görmeden dönme" tavsiyeleriniz çok makbule
Merhaba arkadaşlar. 5 günlük bir K. Makedonya, Arnavutluk ve Kosova gezim olacak. İş gezisi olduğu için genelde Üsküp, Tiran ve Priştinada olacağım. Başka şehirlere geçme fırsatım pek olmayabilir. Bu üç şehirde "şu restaurantta şunu mutlaka ye" veya "şurayı görmeden dönme" tavsiyeleriniz çok makbule geçer.
0
faberkastelli
(16.03.26)
tiranda bi teleferik var çok güzel ona bin.
0
Sadece soruyorum
(16.03.26)
Restaurant Piceri Era Blloku bölgesinde yöresel yemekler deneyebilirsiniz
mesela tavë dheu

Arnavut mutfağının toprak kaplarda (güveç) pişirilen, ciğer veya dana eti, lor peyniri, domates ve kırmızı biberle hazırlanan geleneksel ve yoğun aromalı bir tencere yemeğidir. "Toprak kapta pişen" anlamına gelen bu lezzet, genellikle Arnavutluk'un başkenti Tiran ile özdeşleşen, oldukça doyurucu bir ana yemektir
0
devilone
(20.04.26)
(2)

Öz eleştiri

arbre
Merhaba. Kendimde tespit ettiğim bir şey var. Karşı cinsle konuşurken sürekli espri odaklı konuşuyorum. Birçok insan esprilerime güler, birçok insandan da esprili olduğumu duydum. Doğal bir şey bu. Reels olur, ne bileyim, bir şey olur, yüzde 90 güldürürüm o an. Birincisi bundan sıkıldım ve bundan ku
Merhaba. Kendimde tespit ettiğim bir şey var. Karşı cinsle konuşurken sürekli espri odaklı konuşuyorum. Birçok insan esprilerime güler, birçok insandan da esprili olduğumu duydum. Doğal bir şey bu. Reels olur, ne bileyim, bir şey olur, yüzde 90 güldürürüm o an. Birincisi bundan sıkıldım ve bundan kurtulmak istiyorum. Belli bir seviyede tutmak istiyorum bunu. Çünkü çok olunca ciddiyetsiz oluyor bence. Problem şu, bunu nasıl yapacağım? Aklımı başka şeylere yönlendirmem gerekiyor.
-17
arbre
(15.03.26)
@arbre

Sana neden bu kadar çok eksi verildiğini anlayamadım. Yanlış anlamıyorsam gayet samimi ve gayet ciddi sormuşsun, bunun nesini beğenmemişler, bu kadar eksi basacak ne sorun algıladılar çok merak ediyorum. Yanlış anladıysam da napalım, bu da benim kafa yapım.

Karşı cinsle artık espri odaklı konuşmak istememen normal, hepimiz bu değişimleri yaşıyoruz, farkında olmadan bile tavrımız değişiyor, eskiden daha olumlu bir insanken zamanla daha kötümser daha şüpheci olabiliyoruz, gençliğinde sert biri olup zamanla daha yumuşayan pamuk gibi olan dedeler nineler de bu değişimleri yaşadılar, uzun bir süreç bu. Bence bunu değiştirecem diye düşünme, içinden geldiği gibi yaşa. Her insanın içinde onu koruyan bir iç ses olur, o sana muhatabınla ilgili bilgiler verir. O bilgilerin ışığında oluşur tavrın. Bak bakalım, espri odaklı konuşurken aslında her zamankinden daha mı gerginsin yoksa beğenilme sevilme ihtiyacı ile mi oluyor bunlar. Eğer neredeyse bütün karşı cinsler karşısında espri yapma dürtüsü hissediyorsan ve bu anlarda kendini gergin buluyorsan bence ilişki anksiyetesi yaşıyorsun, duygusal iletişimde huzursuzsun demektir.
-8
muhayyer divan
(15.03.26)
hayat yontuyor bunun için özel bir çaba göstermene gerek yok +1
0
Sadece soruyorum
(16.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(8)

Son kullanma tarihi 10 gün geçmiş yumurta yenir mi?

Bartebly
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
Akşam iftarda kızartıp yedim ama şimdi midem biraz kötü oldu psikolojik mi yoksa bozulmuş olabilir mi? Yumurta buzdolabı dışında mutfakta camın önündeydi. Cam da 7/24 açık ama mutfak da sıcak petekler yandığı için.
0
Bartebly
(08.03.26)
yenebilir. ama bozulmuş da olabilir. başka yumurtalar kaldıysa bayatlık testi yap.
0
jelly bear
(08.03.26)
Bozuk yumurtayı kırınca genelde sarısı cilik olur akar gider ve baya kötü kokar. Taze olmamasina bir şey diyemeyecegim ama bozuk olsa anlardiniz bence.
+2
a perfect lie
(08.03.26)
Kırınca ortalığa bir kötü koku yayılmadıysa yerim ben.

Sait Faik Abasıyanık'ın Kameriyeli Mezar hikayesinde, Hikaye kahramanının anlattığına göre, martı yuvasında iki yumurta varsa, bu yumurtaları korkmayın alın der. Çok tatlı olurmuş. Eğer yumurta üç taneyse uzak durun der. Bozuk olabilirmiş. Son kullanma tarihinden bahsetmemiş.
Hikayenin adı, martı yumurtası yemeye giderken önünden geçtiği mezarlıkta gördüğü bir mezardan geliyor. Yumurtalarla ilgili değil.
+1
Mirket
(08.03.26)
Bozulmaya yaklaşanlar kırılınca az çok dağılır, bu tabii mide bozacağı anlamına gelmez. Kesin bilgi değil tabii belki de yanılıyorumdur.
0
mbond
(08.03.26)
Ya bu yenir denen arkadaşlar neye dayanarak söylüyor bunu? Skt si 10 gün geçmiş yumurta en az 40 günlük demek . 40 günlük yumurta nasıl yenebilir?
0
benaslindayohum
(08.03.26)
Yenmez tabii ki. Son günü gelen yumurtayı bile yemem, yumurta yani bu.
0
sadakatsiz
(08.03.26)
skt ürünün tam o tarihte çöp olacağı anlamına gelmiyor ki sadece bayatlıyor. bozuk demek değil. hatta gıda israfının önüne geçmek için ürünlere artık tett yazıyorlar yani tavsiye edilen tüketim tarihi. yımurtayı ben her ihtimale karşı dolapta tutuyorum. mutfakta petek yanmıyor ama yemek yapınca falan çok ısınıyor. yumurtayı da kırınca sarısı dağılıyorsa ve kötü kokuyorsa yemem tabi ama sırf son kullanım tarihi geçti diye de çöpe atmam. ayrıca sen bozuk yumurtayı yesen bile illa gıda zehirlenmesi geçireceksin diye bir şey yok belki basit semptomlarla atlatır bi daha bu hataya düşmezsin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
yumurtada skt değil tett olur. tett geçtikten sonra bozulup bozulmadığını kontrol ederek tüketebilirsiniz
0
mezzosprite
(09.03.26)
(9)

İstanbul Hangi semtte kiralar ne kadar?

darthvader
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
0
darthvader
(08.03.26)
ben üsküdar icadiye’de yeni kapattım evi. 35 veriyordum, otopark imkanı yoktu, sokak da genelde doluydu. bir süreliğine arkadaşımın yanına geçtim, o da üsküdar’da site içi, park sorunu yok, 3 ay önce 40 oldu.
0
lüzumsuz adam
(08.03.26)
Üsküdar bağlarbaşı 25k 1+1

Otopark yok dün gece 45 dk park yeri aradım
-2
messina123
(08.03.26)
Kediköy 75 1+1
Üsküdar 80 2+1
Çekmeköy 55 3+1
Sancaktepe 47 2+1
Bildiklerim
0
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
Çekmeköy 1+1 17k otopark ve asansör yok, yağmurda 45 dk yer arayıp ıslanarak eve döndüm

Evlerin altına otopark yapılacak hane sayısı*3 olmalı prosedürü. Eşler + misafirler

Zorunlu olmadıkça yaş iş, trafik de bitmez, kirli sokak görüntüleri de.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Kadıköy moda 45k
Otopark yok
0
cay koy geliyorum
(08.03.26)
Arkadaşım tuzla'da havuzlu site içinde çatı dubleksi bakıyordu 4+1, 45k + 4k aidat istiyorlar.
0
kimlanbu
(08.03.26)
bağcılar-bahcelievler arası bi yerde 2026 yılı için 30k.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
karşıdaki zemin kat balkonsuz sokağa direkt sıfır, asfalt yolun salon camından 2 metre ötesinden geçtiği dairenin içinin de döküldüğü 50 yıllık binada 1+1 ev geçen gün 45.000 liraya kiralandı.
tabi ki otopark vesaire de hiç bir şey yok.
yer fenerbahçe/kadıköy.

bundan cesaretle benim evin kirası da herhalde 60.000 liradan aşağı olmamalı diyorum, 2+1 70 yıllık bina içi sıfır tadilatlı otopark hiç bir şey yok 75m2.

imkanı olan bu şehirden acilen çekip gitmeli.
0
denizgonen
(09.03.26)
sarıyer
3+1
40.000
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
(6)

Avukat "yalan söyle" der mi?

michael_knight
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta y
Örnek veriyorum bir öğretmeni bıçaklayıp öldürdüm ve bir avukatla çalışmaya başladım.
Önce olayı tamamen doğru şekilde avukata anlattım diyelim ve saldırıyı planlı bir şekilde yapmışım.

Avukat bana "savunma yaparken yalan söyleyerek cezayı azaltalım ister misin?" şeklinde tercihimi sorar mı en başta yoksa direkt "bıçak zaten hep taşırım demen lazım, rastgele bir insana bir anda düşünmeden yaptım demen lazım" şeklinde mi yönlendirir?

Böyle bir süreç kabaca nasıl ilerler gerçek hayatta?
-1
michael_knight
(06.03.26)
avukatlar genellikle yalan yerine lehe olan kısımları parlatma yoluna gider.

yalan söyle demez ama "Eğer planlı olduğunu itiraf edersen şu cezayı alırsın. Eğer kaza veya anlık öfke dersen şu cezayı alabilirsin. Karar senin, ben senin beyanın üzerinden hukuki çerçeveyi çizeceğim." diye seçimi bırakıp stratejiyi ona göre çizer.
+6
summerjam0306
(06.03.26)
Derler, diyorlar. Tabii ki @summerjam0306'nın dediği gibi daha formal bir dille belirtiyorlar.
0
kimlanbu
(06.03.26)
Avukat yalan söyle demez; ancak her doğruyu da olduğu gibi söylemeni istemez. Kendisi de her doğruyu her yerde söylemez; böyle bir mükellefiyeti yok. Yalan söylemek ≠ her doğruyu paylaşmak.
0
vedatchilipeppers
(06.03.26)
yalan söyletmeden nasıl savunacak zaten. avukat direk yönlendirme ile ne gerekiyorsa onu söyletir.
-1
gercekdunya
(06.03.26)
yani evet "ne söylersen mahkeme nasıl değerlendirir" gibi telkinler veriyoruz. ama söylediklerimiz çoğu zaman işe yaramıyor. mesela adama diyoruz ki şimdi polis sana şunu şunu sorabilir, doğruyu söylemek zorunda değilsin. şunu şunu yaptın mı dediğinde evet demek zorunda değilsin. diyoruz ama insanlar o kurguyu çok iyi yapıp profesyonel bi şekilde sorulan sorulara açık vermeden cevap veremiyor. genelde çelişen ifadeler kullanıp durumun açığa çıkmasına neden oluyorlar.

ama şu var ki; cezalandırma yetkisi sadece devlete aittir ve devler bu yetkisini kullanırken, biri hakkında bir suçlama yapıldığında lehe ve aleyhe tüm SOMUT delilleri toplayarak yapar. örneğin ben birini öldürmedim ve gidip "ben şu kişiyi öldürdüm" dersem devlet sadece benim beyanıma bakarak yargılama yapıp ceza vermez. ben sonuçta birinin suçunu da üstlenmiş olabilirim bu konuda yalan söylüyor da olabilirim. bu nedenle kamera kayıtları, hts kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları atk raporları vs vs birçok delil toplanır. yani çocuk eğer avukatın sözünü dinleyip "ben canavarca hisle tasarlayarak yapmadım, o anlık gaflete kapıldım" dese bile mahkeme bu çocuğun son birkaç güç içinde nerelere gittiğini, olayda kullandığı silahı nereden temin ettiğini, cep telefonu incelemesinde arkadaşlarıyla vs konuşmalarında bu olaydan bahsedip bahsetmediğini vs vs her şeyi araştırır ve çocuğun bunu planlı olarak canavarca hisle bir hınçla yaptığını ortaya çıkarır.

yani burda avukata kin duyulması anlamsız. iyi bir hukuk fakültesinden mezun olan hukuk nosyonuna sahip olan biri gayet iyi bilir.
+1
Sadece soruyorum
(06.03.26)
Neden neden demesin ki ?
Avukatta bir insan .
Ama bu noktada sözün formatı , yalan söyle... şeklinde değil "bu şekilde söyle " olur.
avukatı olan fail kimse zaten
kendini muhtemelen alacağı cezadan olabildiğince kurtarma derdindedir.
Dünyaya bir bakın, hukuki tanımlamalar ve anlamları, cezai karşılıkları bile kişinin statüsüne göre değişkenlik gösterebiliyor.
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
(9)

Saçım kıvırcık, ince telli, kurutmayı bilmiyorum

fildirfildir
Kurutunca cadı gibi oluyorum kabarmasından elektriğinden. Krem falan sürsem sonrasında çok ağır hissediyorum. Ama sinüzitim var kurutmam lazım. Yardım edin :(
Kurutunca cadı gibi oluyorum kabarmasından elektriğinden. Krem falan sürsem sonrasında çok ağır hissediyorum. Ama sinüzitim var kurutmam lazım. Yardım edin :(
0
fildirfildir
(03.03.26)
Saça uygun köpük, krem bulmak lazım bence.

Eğer gür saçlarınız varsa John Friedanın saç köpüğünü öneririm.
Cansız saçlarda morfoseun köpükleri daha iyi olur diye düşünüyorum.

Instagram keşfetinizde muhakkak görmüşsünüzdür, saç ıpıslakken şekillendirici uygulanmalı. Duştan tam çıkarken hemen köpük, krem ne kullanıyorsanız hemen uygulayın.

Bir de vigo ile kurutmak iyi olabilir, ama bence o da saçın bazı bölümlerini tel tel yapıyor, ya da ben de kurutmayı bilmiyorum hahhaah
+2
tulumba
(03.03.26)
Köpük kullanın, eğer hızlı kurutmak istiyorsanız ama elektriklenme de az olsun istiyorsanız mecbur bir şeyler kullanacaksınız. Hızdan kastınıza da bağlı gerçi... Kıvırcık saçlar için yazan veya buklelere vurgu yapan köpüklerden seçin.

Öncelikle tarama vb işleri duştayken hallediyorsunuz. Taramak önemli, saçınızı tarayın. Ama duştayken. Duştan çıkınca kafanızı öne eğip buklelere hafifçe bastırarak (çok değil) ıslaklığı alın, havluyla kurutma hareketi yapmayın, sadece hafifçe bastırıp bastırıp gevşetin. sonra elinize biraz köpük sıkıp yine kafanız öne eğik, bukleleri avcunuzla hafif hafif sıkarak uygulayın.

En sonunda da kurutma makinasını alıp düşük üfleme ayarında, uzaktan tutup elinizle de set yaparak acele etmeden kurutun.

Köpüğü abartmazsanız kafanızda herhangi bir şey var hissi uyandırmaz.
0
akhenaten
(03.03.26)
Sertleştirmeyen köpük + vigo. Köpük olarak syoss öneririm.
0
ekimoloji
(03.03.26)
benimki kalın telli kıvırcık. duştan sonra kafama tişört sarıyorum. kurutma makinesi kullanmıyorum. yarım saat sonra saç nemlendiricisi sürüyorum. bana yetiyorsa sana haydi haydi yeter.
0
yurtsuz john
(03.03.26)
çooook pahalı biliyorum ama ole* ile başlayan o meşhur markanın nemlendirici maskesi bana iyi geldi. köpük olarak syoss. onun dışında mikrofiber havlu ya da 100% pamuklu tişörtle suyunu alıyorum. curly girl methodları incelenebilir, ama çok ürün kullanıyorlar onlar da sıkıntı. ve evet zaman alıyor ama vigo ile kurutmalı. aynı saç tipine sahibim.
-1
serialchiller
(03.03.26)
çok ürün kullanacak vaktin yoksa en kolayı köpük. benim saçlarım bi ara çok kıvırcıktı. duştan sonra tarayıp fazla suyunu alıp kafamı öne doğru eğiyordum, parmaklarımla tarar gibi ayırıyordum, taft ın saç köpüğünü elime sıkıp saçlarımın uçlarını avuçlarımla yukarı doğru ittirerek sürüyordum. sonra da fön makinesinin en düşük ayarında bi 10 dk kurutuyordum. ama kafanı öne doğru eğip aşağıdan yukarı doğru kurut hatta vigo varsa onunla kurut. kuruturken bir elinle yukarı doğru kaldır saçlarını. böyle kurutursan kıvırcıkları bozulmuyor.
0
Sadece soruyorum
(04.03.26)
ben de aynı dertten muzdariptim john frieda'nın sampuan ve saç kremini kullanmaya başlayınca cadılıktan kurtuldum :-P urban'ın da saç spreyini kullanıyorum saçım ıslakken. saçımı taramıyorum ve kurutmuyorum
0
euteamo
(04.03.26)
Saçım ince telli, dalgalı, kolay kabaran, tüleren cinsten aynen.

En son dyson ın düz taraklı ucu kolaylaştırdı işimi. Kuruturken çok havalandırmıyor. Dysonlar saça çok zarar da vermiyor.

Bununla kurutup, en tepeyi düzleştiriyle yatıştırıp topuz yapıp yatıyorum. Sabaha hem düzgün hem de çok güzel oturmuş hafif bi dalgayla kalkmış oluyorum saçı açınca. 2-3 gün bile götürüyor o saç. Yaklaşık 20 yıldır zibilyon tane saç bakım aleti/ürünü kullandıktan sonra nihayet olayım budur :)

Saç spreyi, köpük, yağ vs hiçbir şey de kullanmıyorum, hiç sevmem yapış yapış ıyk
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Uzerinde frizz yazan sampuanlari deneyin
0
narod
(05.03.26)
(1)

Belgrad icin oneri

üğpoıuy
Ögrenci isi (kuzen), cok pahali olmayan merkeze de cok uzak olmayan konaklama oneriniz var mi? Airbnb ya da otel olur ve sizce hangisi mantikli orasi icinBonus: ek tavsiyelerinizi de aliriz
Ögrenci isi (kuzen), cok pahali olmayan merkeze de cok uzak olmayan konaklama oneriniz var mi? Airbnb ya da otel olur ve sizce hangisi mantikli orasi icin

Bonus: ek tavsiyelerinizi de aliriz
0
üğpoıuy
(03.03.26)
center prestige apartments diye bi yerde kalmışım bookingden bulmuştum güzeldi. pahalı değildi ve temizdi.
0
Sadece soruyorum
(04.03.26)
(17)

kedi alerjisinden en kötü ne olabilir

Sadece soruyorum
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı
2024 yılında eve bir kedi aldık (sahiplendik yani), meğerse eşimin alerjisi varmış. 2025 yılında alerjisi çıktı ve burnu tamamen tıkandı. grip olursunuz 1 hafta sonra geçer ya, 2 ay falan geçmedi, sürekli bunu tıkanık, hapşırma + öksürme + göz kızarıklığı ile devam ediyordu. neyse alerji ilacı aldı kullandı falan o arada yaz geldi alerji hafifledi, bir süre hiç ilaç kullanmadı. şimdi yine başladı. bu işi nasıl çözeceğiz bilemiyoruz, en kötü ne olabilir? astıma falan çevirir mi?

(kediyi verebileceğimiz biri yok. alerji olduğunu bilsek hiç almazdık. kedi geldikten 7-8 ay sonra çıktı alerji)
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
hava temizleme cihazı ve sık sık desmont
yapacak bir şey yok
+1
croswell
(02.03.26)
Hayatı hayvanlarla iç içe geçmiş, astım ve alerjik bünyeye sahip olan biri olarak 40 yaşından naçizane tavsiyem eşinizin yaşam alanında alerjen olmaması. Hayvanları çok seviyorum, kedi alerjim olmasına rağmen hala kedimiz var ama bence alerjik insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük alerjenle aynı ortamda yaşamaya çalışması.

Vücudunuz sürekli sinyal veriyor, siz bastırmaya çalışıyorsunuz. Bir süre sonra alerji hapları yetersiz gelmeye başlıyor, kaşınan ve sulanan göz kronik alerjik konjonktivite dönüyor, deride kaşıntı oluyorsa bu egzamaya dönebiliyor. En azından benim deneyimim bu yönde, ki ben kediyi köpeği ağzına yüzüne sokan insanım.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut
kedi gelsin diye ısrar eden bendim, ve olayların bu noktaya geleceğini asla bilemezdim çünkü eşimin kedilerle arası çok iyiydi. ama şu anda kediyi bırakabileceğim hiçbir yer yok mecburuz birlikte yaşamaya. biz de çok seviyoruz bebeğimiz gibi.
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
@sadece soruyorum
Son yirmi senemi hep bir kedi-köpekle geçirdim ve ikisine de alerjim vardı :) Çok iyi anlıyorum, o sevgiyi de biliyorum, o kıyamama halini de. O kadar yerinize koyabiliyorum ki kendimi. Eşiniz bu durumda olduğu için çok kötü de hissediyorsunuz muhtemelen, o da hem sağlığından oluyor hem kediye kıyamıyor, hem sizi üzmek istemiyor.
Sokak-ev alıştırabileceğiniz bir kediyse,eviniz güvenli bir yerdeyse belki bu seçeneği değerlendirebilirsiniz. Biz kedimizi kakasını dışarı yapacak şekilde alıştırdık, küçüklükten beri de sokak-ev birlikte büyüdü, dışarıya çok alışık. eve gir-çık yapıyor,i geziyor, evde hapis gibi yaşamıyor. Böylelikle hayat daha kolay.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.03.26)
@kaymaktutmayansicaksut +1

bizim de kedimiz part-time evde takılıyor. daha doğrusu bizim bahçemizde sokak kedisiydi, pandemiyle beraber evimize girip çıkmaya başladı, tuvaletini dışarı yapıyor. sadece akşamları özellikle kışın kapalı balkonumuzu otel olarak kullanıyor :)

ama sizin kediniz eve daha çok alışıktır tabii öyle gördüğü için. o yüzden onun için özel bir alan yaratabilirsiniz. kapalı bir balkon olur, oda olur. arada da dışarı çıksın tabii. eşiniz mümkün olduğunca az etkileşimde bulunsun. bir de hepa filtreli havalandırma cihazları da çok işe yarar. onun dışında aklıma bir şey gelmiyor.

bence sakın birine vermeye kalkmayın. olan olmuş artık yapacak bir şey yok. eşinizin sağlığını minimum etkilemesini sağlayın yeter.

not: bu arada ben de alerjik astımlı biriyim. ben de kedim ve köpeklerle minimum temas halindeyim. arada tabii kedimi mıncırıyorum ondan da bir şey olmuyor zaten.
0
elektr10
(02.03.26)
biz bu sorunu dysonla çözdük. her gün özellikle kedinin yattığı yerleri süpürmek çok işe yaradı.
0
scudman1
(02.03.26)
bahar geldi normal alerjinin azması, bende de kediye %100 alerji çıktı hapşırma göz kızarıklığı oluyor ama 3 sene sonra heralde kedinin tüyüne alıştım artık eskisi gibi ataklar olmuyor veterinerde demişti kedin senin evdeki toz akara bünyesi alıştığında sana alerji yapmayacak 7 uyumlanacaksınız demişti.

+1 atak zamanları desmond hava cihazı ve yoksa kesinlikle hepa filtreli robot süpürge her gün çalıştırısanız alerjiyi inanılmaz azaltıo toz her gün sürüldüğü için
0
eja
(02.03.26)
arkadaşlar öyle böyle değil adam ölü gibi yatıyo evde. hafta içi gündüz dışarıda olduğu için sorun yok ama gece neredeyse hiç uyumuyor sabaha kadar nefes almaya çalışıyor. hali hal değil görseniz bi :( öyle süpürmeyle falan olacak gibi değil
0
🌸Sadece soruyorum
(02.03.26)
Kedi alerjisi ve kedisi olan arkadaşımın yatak odasında hava temizleme cihazı vardı, gece sıkıntınızı çok azaltır.
+2
kobuzchu kiz
(02.03.26)
kedi alerjim yok ama alerjik rinitim ve astımım var. 2 kedim var. 5 yıldır beraber yaşıyoruz. alışılıyor. evi havalandırmak ve düzenli temizlik şart.
0
art cat chocolate
(02.03.26)
'En kötü ne olabilir?' sorusuna 'Bir şey olmaz yaaa.' tadında ve ona yakın cevapları hayretle okudum.
Arkadaşlar bu alerji denen olay böyle homojen, her insanı aynı derecede etkileyen, öyle bir biraz rahatsızlık vermek dışında bir sıkıntı çıkarmayacak bir dert midir?
Emin misiniz?
Kedi alerjisinden anafilaktik şok olabilir mi? Hayati risk gelişebilir mi?
Bir araştırın bence.
+2
Mirket
(02.03.26)
Antihistaminik kullanmak lazım. Doktora sormak şartıyla tabii. Fakat yakın zamanda bir bilgi okumuştum, bebeklikten itibaren yapılan aşıların içinde alüminyum varmış ve bu metal alerji deneylerinde vücudu alerjik hale getirmek için kullanılırmış. Yani vücuttaki alüminyum varlığını giderince alerji tepkisi ortadan kalkabilir. Bunu bir araştırmanızı öneririm, şu ağır metaller meselesiyle de ilgisi olabilir.
-6
muhayyer divan
(02.03.26)
Vay arkadaş evdeki birey acı çekecek kadar alerjik ama kediyi hala evde tutuyolar
0
kullaniciadimvar
(02.03.26)
çözüm belli ama senin o çözüme pek yanaşasın yok gibi görünüyor malesef, biraz içini rahatlatmak, "bak insanlar sorun olmaz dediler" demek için sormuş gibisin. "kediyi verebileceğimiz kimse yok" demek çözüm değil, bir şekilde sahiplendirilir. dünyada çok çeşitli ağrılar acılar vardır belki ama nefes alamamak kadar hayat kalitesini düşüren şey çok azdır. ben de alerjik biri olarak 2 kez eşimin ısrarıyla kedi besledim ki çok da seviyordum kedileri ama sürdürülebilir değil malesef. en kötü ne olabilir derken ölümden bir tık öncesine kadar zorlayacak gibi sormuşsun ama şu an adama işkence ediyorsun.
+1
hrskrs
(02.03.26)
Kedi tam bir haydut, eşşek gibi ısırıyor, birine versem almaz. Kaldı ki dünden beri eşime yalvarıyorum lütfen birilerine soralım belki almak isteyen çıkar diye. Kendisi de kabul etmiyor kediye kıyamıyor. Ben zorlamıyorum onu. Aldık artık bırakamayız diyor. Bi de geçen sene de böyle olmuştu mart sonu nisan gibi hafiflemişti belki yine öyle olur diye bekleyelim diyor.
-1
🌸Sadece soruyorum
(03.03.26)
@Sadece soruyorum

Buralarda beni sevmezler, muhtemelen sen de sevmeyenlerdensin bilmiyorum ama bak yukarıda günlük süpürme konusunu ve söylediğim şeyleri es geçmeyin. Kediye alerji aldığınız gün eşinde mevcut olsaydı en geç 2 saat içinde belirtilerini yaşardı, 7-8 ay sonra ortaya çıkması vücudun aslında kediye alerjiyi sonradan geliştirdiğini gösterir. Bu da eşinin vücudunda bazı biyolojik ve belki de psikosomatik değişiklikler olduğunu gösterir. Belki de sadece bilinçaltı çalışmasıyla geçebilecek bir şey bile olabilir, buradakiler şimdi eksi yağmuruna tutarlar beni, yine de araştırın diye ısrar ediyorum.
-6
muhayyer divan
(03.03.26)
abi alerjiniz varsa evlenip milletin basini belaya sokmayin diye defalarca soyledik.
bo$an coco, kedinle sen birbirinize yetersiniz. :D
0
cooperr
(03.03.26)
(26)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-6
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-5
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
-1
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(32)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
-1
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri gördük. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
+1
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+1
faberkastelli
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(5)

Kedi psikoloji ve davranış uzmanı tavsiyesi

icim urperiyor
Selam. 3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün bü
Selam.

3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün büyük çoğunluğunda dünyanın en iyi ve güzel kedisi diyebilirim.

Bu davranış bozuklugunu analiz edip bize tavsiyeler verebilecek, kedimizin daha mutlu olmasini saglayabilecek bir uzman arayışındayim. Internette aradim biraz ama genelde Instagram'da popi olan eğitimi/geçmişi belirsiz kişiler çıkıyor karsima. Bu konuda gerçekten uzman bir klinik veya kişi önerisi olan var mi? Veya nereden bulabilirim? Teşekkürler.
0
icim urperiyor
(25.02.26)
Arabian Mau neymiş diye bir baktım baya bildiğimiz tekir gibiymiş. görsem tekir derim.

kedi bu yapar öyle. bence bu bir davranış bozukluğu değil. paranız çok belli ki saçmak istiyorsunuz. :d ters anlamayın lütfen. cidden gereksiz.

kediler sıkılınca aşırı miyavlarlar ve bir şeyleri çiğnerler, ısırırlar, tırmalarlar. bir yerlerde mama olduğunu öğrendikleri için de arada akıllarına gelir ve isterler. özellikle siz o mamanın yakınında gezinirseniz.

bu arada her cins kedi konusu açılınca içimden geçen: #satınalmasahiplen
sokak kedileri de çok tatlı <3
+4
art cat chocolate
(25.02.26)
mama için sabırsızlık ve açgözlülük yapması da normal. benimkilerin otomatik mama kabı var. belli saatlerde akıyor mama. buna rağmen koşup geliyorlar sanki 3 gündür açlarmış gibi. 5 yıl oldu hala aynılar bu konuda :d

elime bir treat ya da yaş mama alsam da binayı inletircesine miyavlıyorlar. gören duyan aç bırakıyorum sanır. biri 5 kilo biri 5.5 kilo.
+6
art cat chocolate
(25.02.26)
Bizde 3 kedi var, ikisi normal kiloda biri tombul. Mamalarını belli saatlerde verenlerden değiliz, mama kabı da su kabı da her bittiğinde doldurulur, tazeliğine ve sağlıklı besin olmasına dikkat edilir, gelip gidip yerler. Diğerlerinin normal kiloda olması iyi bir gösterge, kediler doyduklarını bilirler, diyabet değillerse tok oldukları halde yemeye devam etmezler. Biri neden tombul dersen, o bize geldiğinde 4 aylıkmış (1.5-2 aylık görünüyordu) ve çok çok hastaymış meğer. 2 ay veterinere götür getir sonunda iyileşti çok şükür ama o hastalıktan kalma bir çiğnemek istememe veya çiğneyememe vaziyeti oldu, kuru mamayı 10 yıldır ağzında geveleyip yutar. Önüne geçemedik, sürekli yaş mama veremeyiz, veremezdik, öyle bir paramız yoktu zaten.

Yani tombulluk çiğneyememekten gelen bir problem, çok yemekten değil. Bunun gibi, bence mamalarını ortaya koyup bittikçe doldursanız, gelip gidip istediği gibi yese muhtemelen o davranıştan eser kalmaz. Kediler diyabetik değillerse duyduklarına daha fazla yemezler. En fazla yaptıkları şey kakalarının üstünü örter gibi bir toprakla örtme hareketi yaparlar ki bu da gıdayı saklamak içinmiş.
+1
yaren
(26.02.26)
2 kedimiz var, ikisini de sahiplendik, ikisi de 3 bacakli. Ilk kedilerimiz de degil. Bahsettigim kedimizin davranisi gercekten anormal derecede (sadece gunun belli saatlerinde). Diger kedimiz de tam tersi, sesini cok cok nadir duyariz belki haftada 1 "miyav" der durup dururken (romanya'dan sokak kedisi, Tekir kediye yakindir sanirim genetik olarak). Cinsini soylememin sebebi de belli cinslere özgü ozelliklerin olmasi. Arabian mau oldugu icin sahiplenmedik, 3 bacakli ilk kedimize arkadas olsun diye ilk bulduğumuz 3 bacakli kediyi sahiplendik, o da arabian mau cikti. Zamanin buyuk cogunlugunda miyavlama sorunu olmadigi icin bizim yaptığımız bir seyin miyavlamayi tetikledigini düşünüyorum ben ama ne oldugunu cozemedim. O yuzden de kedi davranışından anlayan birine danismak istiyorum. Para sikintimiz yok şükür ama durum onunla alakali degil, karsiliginda ne alacagimizla alakali. Hem kediye daha guzel bir yaşam saglamak, hem de aşırı miyavlama nöbetlerini azaltmak veya bitirmek istiyoruz.
0
🌸icim urperiyor
(27.02.26)
sorunu ncevabını bilmemekle birlikte mama kabını doldurup gitme konusunu biz yapamıyoruz. kedim kısırlaştırılmadan önce öyle yapıyorduk ama kısırlaştırıp eve getirdiğimizde mama kabındaki tüm mamayı yemeye çalışıp gece kusmuştu. o yüzden şimdi de kabı dolu bırakıp gidersek yine öyle olur diye korkuyoruz ve biz de otomatik mama makinesi aldık. bizimki de sürekli aç gibi davranıyor. art cat'in dediği gibi mama kabının sesini duyar duymaz depar atarak koşuyor mama yemeye. yaş mama tabağının tezgaha değdiği sesi ezberlemiş sesi duyar duymaz mutfağa koşarak geliyor miyavlamaya başlıyor. sanki günlerdir yemek yememiş gibi davranıyor. bizimki de 5,15-5,20 kg civarında. kısırlaştırma yapılırken kalbine falan filan baya bi yerlerine, değerlerine filan bakılmıştı diyabetle ilgili vs bir şey çıkmamıştı ama sonradan olan bir şeyse belki de öyledir.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(5)

Bugün annem ve babamla İstanbul'da nasıl bir doğum günü etkinliği

sekizdokuzon
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.Teşekkürler.
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(25.02.26)
Doğum günün kutlu olsun. Ailen ve sevdiklerinle mutlu, sağlıklı ve huzurlu yılların olsun ♥️

İstanbul'u bilmediğim için mekan önerisi yapamayacağım.
+1
rock n roll
(25.02.26)
yeşilköy röneparkta güzel bir yürüyüş falan olabilir, orda pasta üflemece yapılabilir
+1
eja
(25.02.26)
Ernest’s bar kapandığından beri benim yeni favori mekanım pera77.
Yemekleri de gayet iyi, tatlı şık bir mekan.

Barnathan’ı öneririm annem bayılmıştı.
Firuzende, manzarası da yemekleri de iyidir.

Nice yıllara.
+1
mutekebbir
(25.02.26)
doğum günün kutlu olsun nice yaşlara.. dışarda çok vakit geçiren biri olmadığım için mekanları da pek bilmiyorum ama inşallah çok güzel geçer <3
+1
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Mutlu yaslar
+1
oscar
(26.02.26)
(10)

Askıda ekmek alıyor musunuz hiç?

michael_knight
Eşim sık sık askıda ekmek bırakıyordu halk ekmek büfesine ama ben sistemin çalıştığına tam emin değilim. Askıda ekmek almak iste diyorum bir kere, yok utanırım diyor. Askıda ekmek alınca kasanın yanına magnet ekmek yapıştırılan bir fırın var, o sisteme güveniyorum. Siz hiç askıda ekmek alıyor musunu
Eşim sık sık askıda ekmek bırakıyordu halk ekmek büfesine ama ben sistemin çalıştığına tam emin değilim.
Askıda ekmek almak iste diyorum bir kere, yok utanırım diyor.
Askıda ekmek alınca kasanın yanına magnet ekmek yapıştırılan bir fırın var, o sisteme güveniyorum.

Siz hiç askıda ekmek alıyor musunuz?
Durumunuz varsa bile kontrol etmek için ayda yılda bir alın olur mu?
-2
michael_knight
(24.02.26)
Bizim mahalle fırınına askıda ekmek bırakıyoruz bazen. Açıkça görülen bir panosu var. Her askıda ekmek bağışında sayıyı güncelliyorlar. Günlük takipte farkediyorum gelip alan oluyor ve sayı sürekli değişiyor. Sağ olsun mahalleli sayıyı çift hanelerden aşağı düşürmüyor. Belediye büfesi sürekli açık olan bir yer değil ve sayılı ekmek gelir günlük olarak ve o da satın alan kitle ile birlikte tükenir. Dolayısıyla ben bu iş için güvenilir mahalle fırınlarının çok daha efektif ve amaca uygun olabileceğini düşünüyorum. Hem günün her saati açık olmaları hem de stok probleminin olmaması çok kritik. Ulaşılabilirlik önemli çünkü.
+2
ezkaza
(24.02.26)
İki adet fırın var ekmek aldığım. Birinde dijital pano var, mümkün oldukça buraya ekmek bırakmaya çalışıyorum.
0
rakicandir
(24.02.26)
Bugüne kadar hiç almadım, yaklaşık 10 senedir her cumartesi pazar koşu sonrası simit almak için uğradığım fırına her seferinde askıya 4 ekmek atıyorum, adamlara güveniyorum.
0
kumandanim
(24.02.26)
Abim neden askıdaki ekmeği alalım o ekmekler, abartmak gibi olmasın ama, muhtaç insanlar için oluşmuş bir gelenek öyle ya o kadar ekmek bırakıyoruz bi kere de buradan alalım gibi bir şey değil, ben almadım almam almayı düşünmem aklımdan bile geçmez, ben ateistim ama oradan ekmek muhtemelen boğazımda kalır, ha altı üstü bi ekmek kardeşim ne olacak diye düşünmemek lazım. Onun dışında bizim fırının da güzel bi sistemi var benim için güvenilir, o nedenle aklımda bi soru işareti kalmıyor.
+4
kizil karga
(24.02.26)
Geçen gün fırında ekmek kuyruğundaydım, ramazandan önce bu olay, pide kuyruğu değil yani, benim önümde bi kız vardı 14-15 yaşlarında ama kıyafetinden belli durumunun iyi olmadığı, sırası gelince 3 ekmek istedi ama 1inin parasını verdi, fırıncı ekmeklerin fiyatını söyleyince başka param yok dedi ama fırıncı yine de istediği kadar ekmek verdi. Muhtemelen askıda ekmek bırakanlar olduğu için vermiştir.
0
Sadece soruyorum
(24.02.26)
@kızılkarga, sistemin gerçekten çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için al, askıda alanlara bir aşağılama veya ters bir bakış yapıyor mu anlamak için al, askıda olunca sıcaklar yerine bayatlardan mı veriyor anlamak için al.
Bunları yapıyorsa ihtiyaç sebebiyle askıda ekmek alan kişi fırıncıya bir şey diyemez ama sen fırıncıya haddini bildirip tüm müşterilerinin önünde rezil edebilirsin.
Bir tane askıda ekmek al sonra beş tane bırak.
Bedava enayi ekmeği yemek için askıda ekmek alın demiyorum.
-2
🌸michael_knight
(24.02.26)
@ michael_knight; siz alıp denediniz mi hiç hocam? merak ettiğim için soruyoum.
0
kumandanim
(24.02.26)
Yok denemedim. Magnet yapıştıran yere bırakıyorum ben. Bazen duvardaki magnet ile alıp ödeyenleri görüyorum.
Bir kere neredeyse deneyecektim ama son anda utandım, deneyemedim.
-2
🌸michael_knight
(24.02.26)
Ekmek almaya gittiğim fırında dijital bir pano yapmışlar, üzerinde dijital sayıların yazdığı bir tablo var. 2 ekmek askıda diyince hemen arkadan tuşlara basıp ekrana +2 olacak şekilde sayı ekliyor. Bana biraz daha güvenilir geliyor açıkçası. Ekmek almaya ben gittiysem 2 - 3 tane de oraya ekliyorum ara sıra
0
pislick0
(24.02.26)
yakında tanıdık bir fırınımız var oraya bırakıyoruz hep, hiç almadık ama hem güvendiğimiz bir yer hem de daha önce oraya gelip alan da gördüm o nedenle hep oraya bırakıyoruz
0
darthvader
(24.02.26)
(5)

İş yapmayan avukat

nagahak
Bir kıdem tazminatı olayı var şirket iflas halinde iflas masasına alacak olarak kaydettirecek tazminatı, bu sebeple bir avukata vekalet verdik 3 aydır affedersiniz hiç bi sikm yapmıyor. her üç aramamın birini açıyor kem küm yapıyor puşt. Buna nasıl yaklaşmalıyım acaba tecrübesi olan var mıdır ters d
Bir kıdem tazminatı olayı var şirket iflas halinde iflas masasına alacak olarak kaydettirecek tazminatı, bu sebeple bir avukata vekalet verdik 3 aydır affedersiniz hiç bi sikm yapmıyor. her üç aramamın birini açıyor kem küm yapıyor puşt. Buna nasıl yaklaşmalıyım acaba tecrübesi olan var mıdır ters düşmek de istemiyorum malum o parayı almamız lazım. Tavsiyesi olan varsa şükranlarımı şimdiden sunuyorum.
-1
nagahak
(23.02.26)
kıdem tazminatı mahkeme kararıyla hüküm altına mı alınmış? Yoksa henüz dava edilmemiş bir alacak mı?
0
loch ness
(23.02.26)
ne zaman iflas etti şirket? iflas edeli bayağı zaman geçtiyse sıra cetvelinin yeniden ilanı için yüksek meblağda masraf istiyor iflas müdürlüğü. o yüzden geciktiriyor olabilir mi? veya iflas daha yeniyse alacak kaydettirme ilanı yapılmamış da olabilir. şirketin adını özelden yazarsanız bi bakayım ticaret sicilden. kayıt işini kendiniz de yapabilirsiniz bu arada. elinizdeki belgelerle gidip kısa bir dilekçe verip şu kadar alacağımız var diyeceksiniz.
0
Sadece soruyorum
(23.02.26)
size buradan soru sorduruyorsa ya siz açık iletişimi sürdüremiyorsanız ya da avukat "sıkıntılı".

açık açık sormayı ve sürecin adımlarını öğrenmeyi deneyin. siz müvekkilsiniz. öğrenmeye hakkınız var. ama aynı zamanda müvekkil olduğunuz için 3 haftalık gecikmenin sebebini anlamıyor olabilirsiniz, bir mantığı olabilir.

eğer hala devam ediyorsa iletişim problemi, başka bir avukatla ilerletin süreci derim.
0
kojonotsuki
(23.02.26)
vekillikten azledeceksiniz. uğradığınız maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi için hukuk mahkemelerinde dava açacaksınız. kayıtlı olduğu baroya durumu haber vereceksiniz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.02.26)
Çok teşekkür ederim
0
🌸nagahak
(25.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.