Giriş
(4)

kiracı ile anlaşmazlık

bay b
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.aylardır
zam zamanı kafasına göre zam yaptı, eksik yatırdığı için ihtar yollandı.
sonra yine eksik ve geç yatırdı, tekrar ihtar yollandı.
iki ihtar sonrası tahliye davası hakkı doğunca arabulucuya gidildi kabul etmedi.
sonrasında tahliye davası açıldı adli tatil vs derken hala duruşma tarihi bekleniyor.
aylardır kira ödenmiyor.
tahliye davası duruşma beklerken aylardır ödenmeyen kira için yapılacak bir şey var mı? avukat yok diyor ben bakıyorum icra yolu var aslında.
kanun haricinde siz olsanız ne yapardınız. kendimi hepten sinire kesmek istemiyorum bir salak yüzünden ama hiçbir şey yapmadan da oturmak sinirimi bozuyor.
0
bay b
(30.10.25)
Sırf bu yüzden 'yatirimlik' ev almiyorum. Kiracı bildiğin kumar oynamak gibi bir şey odemiyorsa bir şey yapamıyorsun.
Cevabım da bu yasal olarak beklemekten başka çareniz yok.
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
gidip adamı tehdit edip zorla paranı almayacaksan, beklemekten başka çaren yok.
+1
gercekdunya
(30.10.25)
tahliye davası dem ederken bir yandan da her ay muaccel olan kira alacaklarını ödemiyorsa bunları da icra takibine konu edebilirsiniz. bu konuda bir engel yok
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
elinizde sözleşme varsa, zam miktarı vs belliyse şakır şakır icraya verebilirsiniz. öyle saçmalık mı olur?

haaa şöyle bir şey vardır. tahliye davası vs açıldığında icraya veremiyorsunuzdur, bunun için bir şey diyemem. bence en başta yapılması gereken doğrudan icraya vermekmiş.
0
co2s2
(31.10.25)
(8)

Zihnimin ayıkken stresle çok da baş edememesi

sekizdokuzon
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.Teşekkürler.
Alkol ve sigarayla arama mesafe koydum, çoğunlukla ayık ve tertemiz geziyorum fakat fark ettim ki benim zihnimin strese toleransı epey düşmüş. Stresle baş etmenin alternatif yollarını siz değerli duyuru kullanıcılarından öğrenmek isterim. Selam ve dua ile.

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(30.10.25)
Spor, çünkü hem kasları çalıştırmakla enerji harcar ve enerji metabolizmasının "işleyen demir ışıldar" vecizesindeki gibi ışılmamasına sebep olur hem de stres hormonları zaten "ya kaç ya savaş" emri vererek sana enerji harcatmak için salgılanır, enerjiyi harcadığın zaman stres hormonları seviyeleri düşer, serotonin ve dopamin yükselir. Bu bedensel çözüm.

Stresi aşağı çeken en iyi yöntem bence gece uykusunu vaktinde, yeterli ve sağlıklı alabilmek. Bizzat yaşadığım için söylüyorum, bende depresyon da anksiyete de kalmamıştı 6 günde. Tatlı krizi yok oldu, iştah dengesizliği falan hiç kalmamıştı o dönemde. Sadece gece en geç 11.30'da uykuya dalmıştım, sabah güneş doğmadan uyanıp güneşin doğuşunu çıplak gözle izlemiştim her gün. Yaz mevsimi olduğu için camı açıp temiz hava alarak izliyordum. Günün geri kalanında çok daha sakin, çok daha huzurlu yaşar olmuştum.

Biraz da yogadır meditasyondur, ne bileyim, iyi gelen zihinsel inançsal uygulamalar da faydalı olur, belki psikoterapiler etkili olur eğer çok bunalıyorsan. Belki psikiyatriye gidip bu sıkıntıyı biraz rahatlatabilmek adına bilgi almak veya hafif ufak minik destekler almak mümkün... ama bu yaptığın şey muazzam bir şey, gerçekten merakla ve sevinçle takip ediyorum, çok seviniyorum senin adına 🥰🥰 helal olsun, tebrik ederim. Destek olabilmeyi çok isterim her zaman 🤗🌷🐞🩷
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
spor +1

güzel oyalar hem. nefesin de açılır.

üstteki arkadaşın dediklerine katılıyorum.

ek olarak kitap okumak ve dizi film izlemek de bir süreliğine rahatlatan aktiviteler olur.

bir kursa da yazılabilirsin. dans? seramik? tenis? piyano? şan? keman?

resim yapmak ve yazı yazmak da stresi azaltır.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
www.instagram.com

Güzel bir teknik buldum, bu kadın psikologdur ve çok sağlam paylaşımları vardır tavsiye ederim. Belki çok işine yarayabilir bu teknik.
+1
muhayyer divan
(30.10.25)
Spora yazıldım, iki ay bitti sanırım. Yalnız ayın 17'sinde yazıldığım ve ayın ortasında ödeme yapamadığım için ayın yarısı spora gidebiliyorum. Bu ay 17 de 17 yapicam. Cidden doğal yollardan rahatlamayı öğretmem lazım beyin organına. Yıllardır yalnızca alkol, sigara, antidepresanla rahatlayan bir kütle, onu da anlıyorum tabii.
+1
🌸sekizdokuzon
(30.10.25)
belki toleransın azalmış değildir de alkol ve sigarayı bırakmak ekstra stres yükü getirmiştir, o yüzden böyle hissediyosundur.

benim de toleransım çok düşük, dediğin gibi ilaç ile bir yere kadar. bu akşam kendime mi manifesto hazırlayıp her sabah onu okuyacağım :) bakalım böyle işe yarayacak mı.

örnek; bugün kimsenin kalbini kırmayacağım, kimseye yüksek sesle veya gerginlikle bir şey söylemeyeceğim, birine bir şey söylemeden önce daha ılımlı olabileceğim bir cümle bulabilir miyim diye düşüneceğim, ... vsvs
+2
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Yürümek ve su içmek.
Çok gerildiğim anlarda bardak bardak su içiyorum içtikçe sakinleşiyorum sanki arkasından da bir yürüyüş, gayet iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(30.10.25)
stres yapacağınız şeyi düşünmediğiniz kaliteli vakit geçirmeniz lazım. bol bol hareket. spor olur, başka bir şey olur. film dizi , başka bir hobi olmaz gibi gibi. kafanızı gerçekten meşgul edecek bir şey olması lazım.
0
co2s2
(31.10.25)
@sekizdokuzon

Senin için yapabileceğim bir şey varsa yapmaktan zevk duyarım. Konuşmak iyi gelecekse konuşmak, sadece dinlememi istersen dinlemek, ne bileyim aklıma gelmiyor şimdi, sen daha iyi bilirsin.
0
muhayyer divan
(31.10.25)
(6)

mersin ve adana hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
bu iki şehirde yaşamak ister miydiniz? mersin ve adana denilince aklınızda ne canlanıyor? hiç gittiniz mi gitmediyseniz ön yargılarınız var mı?
0
messina123
(30.10.25)
Adana mersin deyince aklıma sıcak ve nem geliyor, kültürel özelliklerinden çok ben bu iklimde yaşayabilir miyim diye düşünürdüm
0
grimavi
(30.10.25)
Ikisine de hic gitmedim. Ilk aklima gelen asiri sicak olmalari. Adana'nin cok farkli yerleri vardir eminim ama kafamda hep pek tekin olmayabilir seklinde bir algi kalmis. Cok cesitli nufusu var gibi geliyor. Daha dogulardan gocenler, turk, cingene vs.
Mersin guvenli bir yer olarak kalmis aklimda, hic buyuk olay duymadim. Merkez haric (ya da sadece merkezdi sanirim) cok kurt gocu almis diye biliyorum. Bu negatif bir anlama gelmek zorunda degil tabii.
Ikisinin de denize kiyilari olmalarina ragmen neden pek yaz tatili/deniz kum gunes tatili denince akla gelmediklerini hep merak etmisimdir.
0
mbond
(30.10.25)
daha önce nerelerde yaşadınız bilmiyorum ama "istanbul geceleri" dışında bir hayatınız varsa mersin kesinlikle türkiyenin yaşanacak az sayıdaki şehrinden biri.

adana da güzel ama adana'nın gidilecek güzel semtleri ve mekan alternatifi bir tık daha kısıtlı mersin'e göre.

gerçi özellikle istanbulluysanız adana-mersin arası asya-avrupa arası gibi bir mesafe, bir ayağın her zaman diğerinde olabilir. bu da bu şehirlerin güzel avantajlarından bir tanesi. hem sosyal çevre hem aktivite hem de alışveriş anlamında birbirlerini besliyorlar, aslında 1 büyük kent yerine 2sinde birden yaşıyormuşsunuz gibi.

ekstra merak ettiğiniz bir şey varsa sorabilirsiniz.
0
patronaj1
(30.10.25)
mersin merkezde çok vakit geçirmedim ama ilçelerinde çok vakit geçirdim. Adana'nın hem merkezinde, hem de ilçelerinde vakit geçirdim. istanbul ve çanakkale ile karşılaştırayım:

istanbul : dünya şehri
adana : bölgenin merkezi
mersin ve çanakkale : kendi hallerinde şehirler.

istanbul pahalı, çanakkale çok daha ucuz, adana daha da ucuz, mersin daha daha ucuz.

istanbul genel olarak çok keşmekeş, adana biraz daha derli toplu, mersin daha sessiz sakin, çanakkale hepten sessiz sakin.

istanbul'da trafik var. Adana fena değil, mersin daha iyi. çanakkale'de araba kullanmanıza gerek yok.

istanbul'da iş imkanı var. Adana'da eh, Mersin'de daha da düşük, Çanakkale'de yok.

istanbul'da her mevsim var. adana yazları çok sıcak oluyor, Mersin de sıcak oluyor. çanakkale çok ideal bir iklim. (rüzgarı hariç)

istanbul'un sosyal ve kültürel hayatı hiç birinde yok.
+1
co2s2
(30.10.25)
ben herhangi bir anadolu şehrinde mecbur değilsem yaşamayı tercih etmem. çünkü böyle yerlerde dedikodu vs çok oluyo. insanlar genel hayat mücadelesini bırakıp birbirlerinin ne yaptıklarına daha çok odaklanmış oluyolar. adana da şiddet kültürünün çok yüksek bir şekilde nesiller arası aktarıldığı bir yer bu yönü ile yaşanılası bir yer değil bana sorarsan.

adanada yaşarken lisenin çıkış saatinde parkta oturamazsın mesela. liseli çocuklar hayal dünyamızı aşan nitelikte yaratıcı binbir türlü küfrü birbirlerine bağırarak söylerler ve bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmezler. aileleri de bu durumu yadırgamaz. ben olsam mecbur değilsem orada yaşamayı tercih etmem. mersinde yaşamadım bilmiyorum orayı ama adana kadar sıcak, adananın sadece adı çıkmış bu konuda.
-1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
Mersin'den bikdiriyorum;
Sıcak çok sıcak... Sıcak daha da sıcak olacak.... Bu geceeee... Yarın sabah.... Öğlen daha fena....

Şaka bir yana ben ilçedeyim. Ankara'lı bir bozkır bebesi olarak klima ile ısınıp/soğuma kısmına hala alışamadım. Nem beni mahvediyor. Yazları genellikle akşam 8e kadar kendimi bilmez şekilde yaşıyorum.
Ama deniz kenarında yaşamaktan, içime mayomu giyip canımın istediği yerde ve anda suya atlamaktan, balık tutmaktan, toroslarda kamp yapmak için sadece 5 dakika gitmenin yeterli olmasından, toprağın bereketinden... Çok memnunum.
0
strawberry first
(31.10.25)
(7)

Duş Başlıkları Arasında Çok Fark olabilir mi?

eisberg
İşin tasarım/renk tarafını bir tarafa koyarsak mekanizma/sağlamlık/verim açısından markalar arasında aşırı fark olabilir mi? Sabit/Tepe duş başlığı alacağım evdeki baya kötü oldu. Artema buldum bir tane 1300 tl ama mesela 8k'ya da artema var. 3500e Grohe var ama 10k'ya da grohe var. Vitra da aşağı y
İşin tasarım/renk tarafını bir tarafa koyarsak mekanizma/sağlamlık/verim açısından markalar arasında aşırı fark olabilir mi? Sabit/Tepe duş başlığı alacağım evdeki baya kötü oldu. Artema buldum bir tane 1300 tl ama mesela 8k'ya da artema var. 3500e Grohe var ama 10k'ya da grohe var. Vitra da aşağı yukarı bu şekilde. Tabii 400-500 TL'ye de bir sürü marka var ve Amazon yorumları iyi gibi.

Artema benin bildiğim iyi marka, 1300e onu mu almak lazım yoksa? siz nasıl seçiyorsunuz bu tip ürünleri?
0
eisberg
(30.10.25)
bu ürünleri koçtaşa gidip ortalama fiyat bir şey alıyoruz. ya da ordaki görevliler söylüyor mesela bunu alırsan en az 5 yıl kullanırsın vs diye. bazı ürünlerde zaten belli bi garanti süresi oluyor. ucuzunu alınca birkaç ay içinde ya bir yere değip kırılıyor da bir yerinden su fışkırtmaya başlıyor.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
ortalama insanlarız. ortalama grohe işimizi çözer.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
sadece "ahize" kısmından ya da tepeye asılan şeyden mi bahsediyoruz? musluk tarafı değil.

eğer aynı şeyden bahsediyorsak, dış başlığı dediğimiz şeyde bir mekanizma yok. dümdüz boru. hele hele elde tutulan değil de, tepede sabit duran şeyse hiç bir özelliği olmayan düz boru. yıllar içinde içindeki contayı değiştirmek kaydıyla hepsi bozulmadan çalışır. çünkü hareketli bir şey yok. ben Amazon'dan ucuz bir ürün aldım arkadaşımın önerisiyle, kaç yıldır mis gibi çalışıyor.
0
co2s2
(30.10.25)
soruna cevap değil ama kısa sürede kireçlenmeye başlıyorlar, yani çok kaliteli çok süper olması kireçlenmeyeceği manasına gelmiyor.
0
Fodera
(30.10.25)
el tipi olanlardan kullanıyorum ben yukarı da askısına asıp kullanılan tip, sabit yukarıda bi başlık yok. ama bunlarda bence bayağı farkediyor... öyle pahalı üst model bişey de değil sevdiğim. öyle 3 fonksiyonlu 5 fonksiyonlu türlerden bile değil sabit, ayarsız.

artema'nın alt markası punto. ilk kez üniversitede kaldığım otelde bundan vardı kullanınca lan bu çok iyiymiş dedim daha önce evdeki duş başlıklarla asla bu kadar rahat etmiyordum. su çıkışı bence idealdi ve hiç mod aratmadı aa şimdi şu moda alayım dediğim olmadı. tatillerde arada eve gidince duş alırken rahat edemedim diye eve de aynısından aldım, sonra anneme de aynısından aldım...

4 yıl otelde hiç sıkıntı çıkarmadı, 10 yıllık filan evde kullandığım geçenlerde düşürdüm ufak bi çatlak oldu kullanılmaz durumda değil ama rahatsız etti oradan su sızdırması annemdekini aldım artık bundan bulunmuyor diye, annem eski çıkma duş başlığını takınca bana bu çok kötü dedi :D su basıncı bile sabit gelmiyor sıcaklığı değişiyor vs. dedi. nasıl böyle bi etkisi oluyor bilemiyorum sonuçta tamamen pasif bişey, değişken şekilde anlık basınca müdahale eden bişeyi yok ama yıllarca puntoyla sıkıntı yaşamayıp tam da bu değiştiği anda sorun yaşaması sadece tesadüf mü bilemiyorum...

babama gittiğimde ondaki duş başlığı da kötü geliyor. o da fonksiyonsuz tip ama bunun gibi değil sapında o saçma sapan taş maş dolu olan "filtreli" diye geçenlerden. çok daha az su veriyor. daha ince şekilde az az su çıkıyor deliklerinden. durulanmak vs. eziyet bence.

ayrıca hortumu da sağlam, otelde de evde de annemde de hortum patlamadı bunca yıldır. daha önce marka ürün kullanmıyorduk ok ama bi seneyi çıkaran pek olmuyordu bozuldukça marketten esnaftan ne denk gelirse hortum alıyorduk. babamdaki de dipten su kaçırıyordu ben bi tamir ettim ama yine kaçırır mı ileride bilmiyorum. özetle uzun kullanımda hortumu patlamayan kullandığım tek duş seti de punto oldu :D

10 yıldır özellikle kireç temizliği de yapmadım bi kireçlenme tıkanma vs. olmadı. içinde kireçlenme var mıdır bilmiyorum ama delikleri silikonumsu şeyli olduğundan orada kireç tutunup tıkatamıyor. suyun akışında vs. sıkıntı çıkaran bi kireçlenme durumu yok...
0
konetsu
(30.10.25)
bahsettiğim linkteki gibi bir şey arkadaşlar;

ibb.co
0
🌸eisberg
(30.10.25)
Fiyat uçurumu kullanılan malzemeyle doğru orantılı. metal görünümlü plastik mi yoksa gerçek paslanmazdan mı üretilmiş fiyatı belirliyor. 1000-1500TL altı olanlar komple metal görünümlü plastik. Silince bir süre sonra kaplaması atıyor, çöp oluyor.

Ben gidip yerinde inceledim, metal olandan aldım, esas fark yaratan ise "termostatik batarya" oldu. Komple metal olanları uçuk fiyata sahip ben ikea'dan aldım "VALLAMOSSE", tavsiye ederim.
0
kimlanbu
(30.10.25)
(7)

telgraf gonderen var mi burada

antikadimag
telekom 2008'de telgraf servisini sonlandirmis. ben 90'larda kullanildigini hic gormedim. telgraf gonderen veya alan var mi? kac yillarina kadar hayatin icindeymis acaba.
telekom 2008'de telgraf servisini sonlandirmis. ben 90'larda kullanildigini hic gormedim.

telgraf gonderen veya alan var mi? kac yillarina kadar hayatin icindeymis acaba.
0
antikadimag
(30.10.25)
Çok gönderdim. Özellikle düğün dernek gibi yerlere tam zamanında kutlama göndermek için epey faydalı idi.

141'i arıyordunuz, telgrafı yazdırıp gideceği yeri zamanı söylüyordunuz. Tam zamanında yerine gidiyordu. Ücreti de kelime sayısına göre telefon faturanıza ekleniyordu.

En son 2006'da kendi düğünümde telgraf aldım. Herhalde yine o sıralar birinin düğününe gönderdim.
+2
kibritsuyu
(30.10.25)
Yaşadığım ilçede her yıl şenlik düzenleniyor, siyasi liderler mesajlarını telgrafla iletiyor diye biliyorum. PTT gelen telgrafları Kayamkamlık makamına veriyor, onlar da tören esnasında bu mesajları kürsüden okuyorlar.
0
arpaci kumrusu
(30.10.25)
benim düğünümde de bir milletvekili telgraf yollamıştı, gçen hafta sonu da bir düğüne gittim orda da bi milletvekilinin telgrafını okudular. ama nasıl gönderiliyor hiç bilmiyorum.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
e-telgraf var. örneğin aile hekimleri ulaşamadıkları hastalarının adreste olmadığını kanıtlamak için gönderiyor.
0
unalub
(30.10.25)
@kibritsuyu telgraf nasıl ulaşıyor. Biri mi getiriyordu, sms gibi mi oluyordu
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Düğünümüzde eşime gelmişti. Yıl 2019
0
mirty
(30.10.25)
birisi (muhtemelen ptt, memuru, postacı) getiriyor, elden teslim ediyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
(9)

Geçmiş hatalar

camlicagazoz
Merhabalar,Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta. Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu. Asıl sorun şu. Bu
Merhabalar,

Şimdi ben 2 sene önce işyerimden ayrılıp başka bir isyerine geçtim. 1 hafta çalıştım , hoşuma gitmedi ve tekrar ilk işyerime döndüm. Evet mallık yaptım ama oldu bitti sonuçta.

Ben bunu unutamadım ama. Sürekli aklima geliyor. Pişmanligim şu ki hiç ayrılmamam gerekiyordu.

Asıl sorun şu. Bunu paranoya yaptım. Girdiğim kalabalık ortamlarda bu konu açılacak diye aklım çıkıyor. İnanılmaz geriliyorum. Yok mudur bunu unutmanın ya da gerilmemenin çaresi?
0
camlicagazoz
(29.10.25)
hocam insanız, kararlar alırız, veririz değiştiririz. konuyu açan olursa da bir kitap kadar sessiz kalın ve mottonuz da bu olsun: insanların derdi ben olmuşum demek ki zamanında iyi koymuşum.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(29.10.25)
ben de 4 ay sonra dönmüştüm. iş görüşmelerinde soruyorlar ben de bensiz yapamadılar geri çağırdılar duygusal davrandım dönmek zorunda kaldım diyorum her seferinde konu kapanıyor.
0
administ
(29.10.25)
açılsın, ne olacak.

birincisi hata falan değil, tecrübe.

şu an çalıştığın yerin değerini bu sayede öğreniyorsun.

ikincisi iş vs. çok da umursanacak şeyler değil. etrafındakiler de sallamıyor emin ol. biri konusunu açarsa espri yap geç veya duymazdan gel..

para karşılığı işçiyiz hepimiz. abartmaya gerek yok.
0
gurur
(30.10.25)
Bu mallık değil tecrübedir. konusu açılırsa gururla anlatabilirsin.
0
duyuruuser
(30.10.25)
millet evleniyor 2 çocuk yapıyor ve ayrılıyor. sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. bu kadar kafaya takarsanız genç yaşta derdinizle ölürsünüz.
0
limonlu eksi
(30.10.25)
Bu neden utanılacak bir şey anlamadım ki. Ben olsam istifa ettiğim yere geri dönebiliyorum demek ki bensiz yapamıyorlar diye kendimle gurur duyardım
0
yenibirgüzelnick
(30.10.25)
ben de yıllar önce bi yerde çalışırken bir olaya kafam takıldı, çıkıcam işten dedim hatta ben iş görüşmesine gidiyorum ddiye açıkça söyleyip görüşmelere gittiğim oldu, sonra baktım diğer yerler daha kötü, sessizce çalışmaya devam ettim.

sonra ordan çıktım daha yüksek maaşlı bi işe girdim hatta şehir değiştirdim çok pişman olduğum olaylar yaşandı vs ama günün sonunda bunlar hep tecrübedir yapıcak bi şeyok yok. insn bazen yaşamadıklarına değil yaşadıklarına pişman olmalı.

ben hatırlıyorum eski iş yerimde hep önceden çalışıp ayrılmış olan kişiler gelip tekrar çalışıyodu, gayet de normal bi durumdu. şimdi de yine işsiz kalsam iş arasam vs tekrar gidip orda çalışırım yani oluyor böyle şeyler, siz sadece sizin başınıza geldiği için kendinizi apayrı bi yere koymuşsunuz. bunun birçok iş yerinde olan bişey olduğunu düşünürseniz normalleştirirsiniz bence.

konusu açılırsa da burdan daha kötü yerler de varmış diye goygoy yapabilirsiniz bence.
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
bunda kafaya takılacak ne var? insanlar kız arkadaşlarıyla defalarca kez ayrılıp barışıyor. mesela ben 6 ay önce ayrıldığım kıza yeniden yazmamak için zor tutuyorum kendimi. olur öyle şeyler
0
messina123
(30.10.25)
Bunda bir şey yok ki. Çok normal. Daha iyi bir işe gittiniz, anlatıldığı gibi olmadığını farkedip tekrar buraya döndünüz. Ne var bunda. Şey mi düşünüyorlar diye düşünüyorsun: “bu adam gitmeye meyyal, daha iyi iş bulursa gidecek” evet öyle zaten. İş dünyası böyle bir şey, profesyonel olmak da böyle bir şey. Yasal ve ahlaki sınırlar çerçevesinde başka şirketlerle görüşebilir ve daha iyi imkan sağlarlarsa giderim.

Yok öyle düşünmüyor da başarısızlık gibi düşünüyorsan yine sorun yok. İş yapıp para alıyoruz. İş bizim için hayatın anlamı değil, olmamalı. Kira fatura kredi vs ödemek için bir araç sadece.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(7)

toynak ayakkabi?

cooperr
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:https://www.maisonmargiela.com/en-ca/maison-margiela/women/shoes/tabi/arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan. sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz? bu nedir abi alla
mekan yurtdisi. gecen sokakta geziniyorum, karsidan gelen bir hatunun ayaginda bunlardan vardi:
www.maisonmargiela.com

arastirdim, bu baya pahali bir ayakkabiymis, italyan falan.

sorum hanimlara, bunu "ustune para versek" giyer misiniz?
bu nedir abi allahasen..
-2
cooperr
(29.10.25)
er kişisiyim. bazı şeylerin güzel olmaktan öte sadece pahalı ve elit gibi gösterdiği için tüketildiğini düşünüyorum.

mesela bu
cdn.akakce.com
ya da bu
images.cdn.autocar.co.uk
hadi bilemedin bu
videocdn.alem.com.tr

hani sistem sanırım şöyle işliyor. benim o kadar param var ki çirkin olanını bile alıyorum o kaddar zenginim vb...
+3
Fodera
(29.10.25)
firsattan istifade zamanin otesinde tasarimi olan g wagon ve submariner gommen hos olmadi, seni kiniyorum ve eksiliyorum :D
+2
🌸cooperr
(29.10.25)
Bir ayakkabı tasarımcısı olarak diyorum ki sadece margiela olduğu için giyerim ama ben adidastan başka ayakkabı giymiyorum o yüzden giymem. Bunu giyenler de margielanın imzası olduğu için giyiyor hatta başka markalarla da collab yaptılar. Çirkin mi evet ama bir ugg bot kadar çirkin değil.. hem güzellik arayan kim ki..
0
suicides underground
(29.10.25)
Ugg kotu eyw, ama bu ondan da kotu.
bu bambaska bisey
oldu olacak nal caktiralim bitsin, bir de semer atalim sirtimiza.
zaten binen cok, adini koyalim..
0
🌸cooperr
(30.10.25)
O kadar haklısın ki:))
0
suicides underground
(30.10.25)
çirkin ama belki aşırı rahattır.
+1
duyuruuser
(30.10.25)
iğrenç bi ayakkabı ama üstüne iyi bi para verirlerse giyerim
+1
Sadece soruyorum
(30.10.25)
(5)

Hayatınızda kendinize göre büyük bir borcunuz oldu mu?

egerbiryolcu
1. Psikolojiniz ne durumdaydı2. Dertleseceginiz birileri oldu mu3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
1. Psikolojiniz ne durumdaydı
2. Dertleseceginiz birileri oldu mu
3. Nasıl ödediniz/toparladiniz veya hâlâ çabalıyor musunuz
4. Bunu düşünmekten hayatınızı ertelediniz mi
0
egerbiryolcu
(28.10.25)
evet eşimle ikimiz ev borcuna girmiştik, evi akrabamızdan aldığımız için bize indirim yapmıştı, borç öyle büyük bir borç değildi ama bize göre fazlaydı.

1. psikolojim normaldi
2. eşimle ortak derdim olduğu için onunla konuşuyorduk
3. bir miktar kredi çektik, kalanı çalıştığımız paradan biriktirdik ödedik
4. bu yüzden hayatımızı erteledik evet. neredeyse hiç dışarı çıkmadık, hep evde yemek yedik, tatile vs gitmedik, para harcanacak ortamlardan genelde uzak durduk. evet gençliğimizden gidiyordu ama yapabileceğimiz de bir şey yoktu ailemizden bize miras kalmadığı için bir şeyleri kendi kendimize halletmek zorundaydık ve hallettik, bitti borcumuz.
+1
Sadece soruyorum
(28.10.25)
evet oldu. eşim kartlarını yapılandırma yapmak zorunda kalmış üstelik söylemeden. cidden çok tartışmıştık ve kızmıştım nasıl bu hale geldi diye. çünkü çok masraf yapmıyorduk gerçekten. normal hayatımız vardı. en son artık kredi kartının asgarisini dahi ödeyemiycek konuma gelmiştik. atıyorum 15.000 asgari ama bizim elimizde suyunu da çıkartsan 13.000 var o 2000'i bulma şansımız yok.
çok bunaldığım bi gün anneme söyledim artık dayanamıyorum ben böyle hayat yaşamadım hiç diye. annem tabii benim ağladığımı duyunca tansiyonu fırladı, sinir krizleri geçirildi. babamla koalisyon kurup ondan biraz dolar borcu alıp birazını benim köşedeki az miktarda altınımla kapatıp kalanını da kredi çektik 2 senemiz gitti ama.
şimdi yine ev taşıdık babamdan euro aldık borç, geçen seferki gibi olmasa da sıkışık durumdayız ama ocak zamlarına güveniyoruz, bakalım. bu borç da tahmini 1-1.5 yılda bitecek gibi.
0
matilda
(28.10.25)
Bu yaşıma kadar her zaman kenardaki param borçlarımdan fazlaydı ve güven veriyordu.
Fakat geçen hafta araba aldım,
Teorikte ödeme planına göre ödenebilir borç ama harici masrafları kısmam gerekiyor yemek, gıda takviyeleri, kahve, ıvır zıvır filan bakalım ilerleyen günlerde göreceğiz.

Borcu yaparken psikoloji biraz bitik seviyedeydim,
Annem destek olacağını söyledi,
Henüz ödemeler tam anlamıyla başlamadı güzel taksitlere böldüm,
Hayatı hep erteledim zaten bu da çok fazla etkilemeyecek,
Yurtdışı hayalleri filan biraz ötelenir,

Umarım mutluluğum uzun sürer çok konforlu meret.
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
leasing ile araba aldık yanlış hesap yapmışız ve baya zorluyor:/ satılmıyor da gerçekten bütün hayatımızı etkiledi baya zorlanıyoruz. Dertleşiyoruz evet ama kimse anlamıyor satın gitsin diyorlar ama bir yıldır ilanda araba arayan bile olmadı. Buralarda bu işler kolay değil. Hayatı baya erteliyoruz bitse de kurtulsak.
0
suicides underground
(28.10.25)
birinin iftiraları sonrasında işimden çıkartıldım. para kazanmadığım bir dönemde çok saçma sapan para harcadım, ve sonra fark ettim ki kendime bir borç yaratmışım. tekrar benzer bir iş bulabileceğimi sanıyordum, o arada bizim sektörde piyasa çöktü.

1- psikolojim hala berbat durumda. önümüzdeki bir kaç sene harcadıklarıma çok dikkat etmem gerekiyor.
2- kimsenin beni anlamasını bekleyemiyorum. hem de oluşan borç tamamen benim ihmalim yüzünden olduğu için, kimseye dert anlatabileceğimi zannetmiyorum. kimseyle dertleşmiyorum.
3- kimseden borç almadım. ailemin durumu iyi olmasına rağmen çok zaruri bir durum haricinde kuruş para almadım. kendim çabalıyorum.
4- eskiden olduğu gibi para harcayamadığım için, eski hayatımı yaşayamadığım için otomatik olarak ertelenmiş oluyor. örnek veriyorum, eskiden en pahalı restoranlara mekanlara çok rahat giderken, şimdi mekan seçerken 2 kere düşünüyorum.
0
co2s2
(28.10.25)
(7)

Pantalon paçalarının yere değmesi

Kahvedesu
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
0
Kahvedesu
(28.10.25)
Nefret ederim. Yere değen paça çok sinirimi bozar her seferinde yıkamak bile kesmiyor beni çareyi kısaltmakta buluyorum.
Tuvaleti ayrı olay yolda yürürken toz toprak gelmesi ayrı olay çok zor çok.
0
mutekebbir
(28.10.25)
ben terziye kısalttırıyorum yere değen hali daha estetik dursa da evet pis oluyor ve tek sefer giyebiliyorsun, o pis hali ile dolaba geri koyamıyorsun
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
terzi var, gidiyorsunuz, yere değmeyecek şekilde kısaltıyor. inanılmaz.
+3
elorelia
(28.10.25)
@elorelia, ciddi misin? Senden duyuyorum. Tuvalete girecek şekilde kısaltınca bermuda olur.
-7
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
youtube.com
youtube.com
youtube.com

Long jeans hack yazınca çeşitli çözümler var
+1
grimavi
(28.10.25)
Okb'li değilsin, gerçekten iğrenç. Ama bu paçaları uzun tutma merakı nedir anlamadım. İnsan evde kendi bile kısaltabilir paçalarını, biraz öğrenmek lazım sadece. Çünkü o pantolonla arkadaş evine de girilir anne evine de girilir, mikrop taşımak neden sayın bacım.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Bunlar mom jeans galiba, bahsettiklerimiz geniş paça. En mantıklı çözüm grimavinin önerdiği çengelli iğne bir yerimize batmazsa.
-2
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
(15)

İçkisi sigarası olmayan insanlar nasıl vakit geçiriyor?

sekizdokuzon
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar ha
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar hayatımdan çıkıyorlar. Benim tanıdığım insanlar, sosyalleşme tarzım, gün içinde yapıp ettiklerim hep bu ikili etrafında şekillenirdi. Sigarası alkolü olmayan insanlar nasıl vakit geçirirler? Boş vakitlerinde ne yapar, nasıl sosyallesirler?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(27.10.25)
Ig Tiktokta tatlı tarifi paylaşıyorlar hepsi şeker hastası.
-9
Bruce
(27.10.25)
içki ve sigara olmadan da sohbet edebiliyoruz ?
+7
grimavi
(27.10.25)
Kahve içerek :)
+1
mutekebbir
(27.10.25)
Bu ikisi insanın hayatından çıkınca çok fazla boş zaman kalmıyor mu? Nasıl dolduruyorsunuz bu boş zamanı? Her gün duş falan alıyorum zaman bolluğundan, neredeyse kitap okumaya basliycam.
0
🌸sekizdokuzon
(27.10.25)
Hiç elma yemeyenin canı elma istemez diye bir geyik var. Biz o elmayı yediğimiz için anlamı yok. Beyin bu ikisi olmadan da dopamin salgılamayı öğreniyor bir süre sonra. Sigaranın ve alkolün eşlikçileri ile arasındaki bağ zayıflıyor, ama kopmuyor maalesef.
0
auroraaurora
(27.10.25)
Twitter çitliyorum, sanırım benim bağımlılığım da bu
0
grimavi
(27.10.25)
İçkisiz sigarasız eğlenebiliyoruz. Yani benim gibi utangaç değilseniz gayet güzel oyunlu danslı etkinliklere gidilebilir. Sırf bunun için bir eğlence düzenlenebilir bir lokalde bi yerde. Yani neden olmasın ayrıca. Eğlenme anlayışını değiştirmek gerekiyor sanırım. Benim gibiler daha çok insanların eğlenmesini seyrederken mutlu olabiliyorlar. Ya da ne bileyim, doğa ile müziği/kitabı/vs bir araya getirmek de bir eğlenme şekli gibi. Belki de ben gülmekten çatlamalı eğlence nasıl oluyor bilmiyorumdur.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
bi şey içmek şart mı? illa şartsa çay kahve içerim. bi şey içmeden de oturabiliyoruz.
hiç içmedim hiç de eksikliğini hissetmedim.
0
jelly bear
(27.10.25)
İçki içmeden de bir şeyler içilebiliyor mesela soda gibi:) sigaradan ölesiye tiksindiğim için etrafımda da sigara içen yok gayet de güzel vakit geçiriyoruz. Sohbet ediyoruz falan. Onlarsız da sosyalleşiliyor.
-1
suicides underground
(27.10.25)
Yapılacak o kadar çok şey var ki... Kitap okumak ya da dinlemek, ev temizlemek, yemek yapmak, film, belgesel izlemek, yürüyüş, koşu, enstrüman çalmak, gezi planı... Zamanımı ayarlayabilirsem barınak gönüllüsü olmak ve huzurevi ziyareti.
0
pembediken
(27.10.25)
içki ve sigara içmeyerek :)
0
bay b
(28.10.25)
yerine başka şeyler koyarak ilk aşamada. dikkat dağıtıcı. ilk aklıma gelen puzzle yapmak (alakasız olabilir) ya da belki soda/yumuşak kahve içerek dengelemek olabilir. abur cubura yönelmeyin, kilo olarak geri döner. başarılar sevgili 8910, destekliyorum bu kararını.
0
deartheodosia
(28.10.25)
hayatımda ikisi de hiçbir zaman alışkanlık oluşturmadığı için var oldukları halinin ne kadar yer kapladığını çok tahayyül edemiyorum. sigara hiç bağımlısı olmadım kokusunu falan pek sevmiyorum sadece üniversitede arkadaşlarla içerdim arada. alkol de bünyeme ağır geliyor. hemen midemi bulandırıp uyku yapıyor içemiyorum.

günlerim genelde işte geçiyor, iş ortamında sosyalleşmek için sigara içmeme gerek yok dedikodu yapacaksam arkadaşların yanına gidip fısır fısır yaparım. akşam da evdeyim zaten yine alkole sigaraya ihtiyacım yok ev işleri, yemek bulaşık çamaşır ve vakit kalırsa sosyal medya + kitap okuma ile geçiyor. benim de aksine sigaraya ve içkiye ayıracak vaktim yok aslında :)
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
İşte çıkıyorum ellerimi ceplerime sokup sallayarak milletle muhabbet ediyorum asdasd
sigara içmedende hava almaya çıkıyor işte.
0
eja
(28.10.25)
osbir
0
izmitcan
(28.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(10)

Evinizi seviyor musunuz?

sekizdokuzon
Ben yaklaşık iki aydır aynı evdeyim. Kiralarken gözüme nostaljik gelen detaylar (merkezi ısıtma, eski muhit, eski bina) şimdi batmaya başladı. Bir kere İstanbul'da eski muhit diye bir yer kalmamış, her yer getto. İkincisi ufak bir rüzgarla açılan, hiçbir zaman doğru düzgün kapanmayan 40 yıllık kapıl
Ben yaklaşık iki aydır aynı evdeyim. Kiralarken gözüme nostaljik gelen detaylar (merkezi ısıtma, eski muhit, eski bina) şimdi batmaya başladı. Bir kere İstanbul'da eski muhit diye bir yer kalmamış, her yer getto. İkincisi ufak bir rüzgarla açılan, hiçbir zaman doğru düzgün kapanmayan 40 yıllık kapılar, yerinden çıkmış perdelikler, girc girc öten yer kaplaması, abuk sabuk elden düşme eşyalar sinirimi bozmaya başladı. Elbette anamın evinde kanepede uyumaktan iyi ve kısa zamanda başka yere taşınamam ama bu evi çok da sevmedigime karar verdim. Bu evde misafir ağırlanmaz mesela, ancak barınılır.

Siz evinizi seviyor musunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(27.10.25)
Evle çok derdim yok seviyorum diyebilirim evin içinde kendi yaşam alanımı daha çok seviyorum.
Evde her yerden bağımsız bir alanda kütüphanem var o alan evin sevdiğim köşesi, onun dışında odamı ve balkonumu çok seviyorum.

Sevdiğin objelerle dekorasyon ürünleriyle kendine daha rahat edebileceğin sevebileceğin sıcak bir ortam oluşturabilirsin, artık duvara bir şey asmak için çivi çakmana bile gerek yok yapışkanlı çiviler var onlarla duvarlarına bir şeyler asabilirsin.
Dekoratif mumlar alabilirsin, çiçek alabilirsin.
Ortamımızı değiştirmemiz zor olsa da bulunduğumuz ortamı kendimize göre uyarlayabiliriz bence.
+1
mutekebbir
(27.10.25)
Evin yerini değiştirmek yerine evi değiştirmeye odaklan.
Yerin gucirdamasi zor ama kapılar kornisler vs muhtemelen çabuk ve kolay halledilecek şeylerdir
0
kisa
(27.10.25)
Kira ne kadardı? Semt iyi mi? Bu sorunun nesini eksilediniz? Bu kadar şikayetçi olduğun bir evin kirasını merak ettim sadece. En son macar bir arkadaşım geldi. Ev fiyatlarını duyunca başka ülkeye yerleşti adam.
-2
Kahvedesu
(27.10.25)
Biri öğrencilikte biri ilk memuriyet yıllarında olmak üzere iki kez evim oldu, ikisinde de kendim döşeyemedim, ikisinde de içime sinen bir ev seçemedim, mecburiyetle acele bulduğum evlerdi. Biri yerden ısıtmalıydı hatta, tabanı fayans döşeliydi ve halı koyunca da koymayınca da olmuyordu.

Eşyalarımı kendi isteğimle göre alamadım hep kullanılmış eşyalar almak zorunda kaldım, renk uyumudur bişeydir hiç olmadı. Ona rağmen evimin ve kendime ait bir düzenimin olması fikri beni hep çok mutlu etmiştir. Zamanla değiştireceğimi düşünüyordum çünkü.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ev insanın ruh halini çok etkiliyor bence. Türkiye’deki evimiz çanakkale boğazına sıfır, iki katlı ve deniz manzaralıydı. Her sabah denize bakarak uyanmak ve her akşam gün batımını izlemek müthişti ancak şu an yaşadığımız yerdeki ilk evimiz sovyet binası, asla ışık almıyor, boktan bir banyo ve berbat duvar kağıtları vardı. O evde depresyona girdim bir gün çıldırıp evi yakacağım diye kendimden korkuyordum ki temiz sıfır bir binada yeni bir eve taşındık bütün ruh halim değişti. Velhasıl yaşadığın evi sevmek çok önemli. İnsanın sosyal hayatını ve ruh halini çok etkiliyor.
+1
suicides underground
(27.10.25)
Benim geçen fayanslar patladı bam diye parke gıcırdaması ile kalsa keşke. Anneme yürüme mesafesinde güvenlikli başka bir site olmadığı için mecburen yaşıyorum diyebilirim.
3 seneden fazla oğlumla aile yanında tek odada yaşadım oradan sonra 3+1 ev kocaman bir nimet benim için çok şükür.
0
cilekli pasta
(27.10.25)
ben istanbulun çok merkezi bir yerinde oturuyorum. ev çok eski, şu an 6. yılımın içindeyim. ilk taşındığımda psikolojim bozulmuştu. taşınırken boğaza yakın falan diyordum ancak lanet olsun dedim sonra. evi sevmediğim için evde vakit geçirmek de çile oluyor.

aralık sonu nasipse çıkacağım artık, umarım yeni evimi severim.
0
asap raki
(27.10.25)
yirmi senedir ikamet adresim aynı ev. bu aralar ya burası da eskimeye başladı yeni bir ev mi alsam diye araştırma yaptım. baktım ki fiyatından bağımsız şu evin bir emsalini bulamadım. yapı olarak daha kaliteli, çok daha konforlu, geniş, kapalı otoparklı evler var ama evin önü kapalı, arkası kapalı. fiyatlar çılgın. ben bunalırım orada. zamanında ışık almayan evlerde falan oturdum hiç hoş değildi. bir de ev bu yani. insan balkona çıkıp kahve de içmek istiyor, camdan dışarı bakıp sigara içmek de.


ee ön cephede yol kadar mesafe karşıda apartman, yan cephede iki metre ötede apartman. öte yandan fiyatına bak sanki saray satıyor adam.


özetle bu evin tadilatı ile uğraşıyorum bu aralar. hani boyasını falan bitirmiştim. dedim satarım başka yere geçerim. baktım ki yok arkadaş. bugün fayans taşıdım eve çok zorlandım. yarın da laminant alacağım. ondan sonra kısmetse oturulacak hale gelecek.
0
Fodera
(28.10.25)
Seviyoruz içi ile uğraşmayı tamir tadilatını yapmayı ayrıca seviyorum
0
basond
(28.10.25)
evimi seviyorum ama;
bekar olduğum dönemde baya kötü koşullarda bir evde yaşadım bu nedenle şu an oturduğum normal ev cennetten bir köşe gibi :D ama muhiti güzel değil, çok gürültü var. o nedenle muhiti sevmiyorum.
sizin anlattığınız ev kulağa o kadar kötü gelmedi, sadece eski bina olması deprem dayanıklılığı konusunda şüphe uyandırıyor onun dışında yaşanır bence. misafir de gelir, benim eski kötü evime bile geliyordu.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
(8)

Keyif verici maddeler

muhayyer divan
SelamBugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs. Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için
Selam

Bugün kuaförüm (kız) bir maddeden bahsetti ama bağımlılık yapmıyor zararlı bir madde değil değil. İçince kafa uyuşuyormuş kişi gevşiyormuş vs.

Yani bugün sigara ve alkol dahi zararlıyken insanı gevşetip kafa uyuştıran bir ot (ot dedi kız) nasıl zararsız olur onu anlayamadım. Kuaför olduğu için de kıza soramadım haliyle. Size sorayım, böyle bir şey var mı, hem zararsız be bağımlılık yapmıyor hem de gayet kafa uyuşturup insanı rahatlatıyor falan. Bu bana çok mantıksız geliyor da.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
Belki passiflora (çarkıfelek) otundan bahsediyordur. Eczanelerde şurup ya da hap halinde de satılıyor. Sinirleri gevşetiyor, kafada kurmaya vs iyi geliyor ama çoğu insana etki etmediğini okudum bende kullandım sinirlerim yatışsın diye bana da çok etkisi olmadı sadece rahat uyumamı sağladı. Onun haricinde bir şeyse imkansıza yakın yani bağımlılık yapmayan ve kafa uyuşturan bi otun varlığı
-1
mermaidd
(22.10.25)
O*ta da zararsız diyor o kitle. Gerçi şu an piyasada yok paraya satılan maddelerin yanında bu dediğim şey bayağı "zararsız" kalıyor.

Öyle bir madde hiç duymadım. Passiflora vs olabilir ama herkeste etki edecek, bağımlılık yapmayacak ve gevsetecek... Zor.
-1
sekizdokuzon
(22.10.25)
@im gonna mate çayı
0
messina123
(22.10.25)
Keyif verici her maddenin bağımlılık yapma potansiyeli var, eğer psikolojik bağımlılıktan bahsediyorsak.
Zararsızdan kasıt ne, o da önemli. Mesela kola bağımlısı bir insan, şeker tüketiyor; zararlı. Fizyolojik olarak bağımlılık yapmıyorsa da psikolojik bağımlılığı var.

Otun da çok çeşidi var, doğalı var kimyasalı var genetiğiyle oynanmışı var. Fizyolojik bağımlılık kısmı tartışılıyor türüne göre ama psikolojik olarak, eğer seni olduğun moddan bambaşka bir moda çok hızlı ve keskin geçiriyorsa, geçtiğin modu hep korumak için tüketmek istiyorsun. Al sana bağımlılık.

Ama "sosyal içici" olarak ot tüketip bağımlı olmayan çok insan da var.
Bunların bir alt basamağı olup, mod değişimini keskin yapmayıp keyif verdiği söylenen çeşitli otlar var. Snus var avrupada, özünde tütün kesesi. Onun tr muadilleri de var. Güney Amerika'daki örneğinden yukarıda bajsedilmiş.

Sözün özü, nereden baktığına göre değişiyor soruna cevap.
+1
Bruce
(22.10.25)
bahsettiği tür bir şeyin hukuken suç oluşturmaması mümkün değil bence Türkiye sınırları içerisinde.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
Kuaför ek iş olarak torbacılık yapıyor olabilir mi?
+11
Mirket
(22.10.25)
yaw ben de kuafor şarap ikram edince havaya giriyordum, neler varmis<33 "ic ya bi sey olmaz"
0
ala09
(22.10.25)
Vay vay vay vay neler dönmüş serhat. Vayargadaş. Herkese teşekkür 🌷🐞
0
🌸muhayyer divan
(22.10.25)
(10)

partnerinizle yeniden tanışmış olsanız ve o boşanmış ama çocuklu olsa

baldan kaymak
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
-4
baldan kaymak
(22.10.25)
İstemezdim. Ergenleşme sürecinde öz anne babasına bile tahammül ve tolerans konusunda sıkıntı yaşayan çocuk seni çok da mutlu etmeyecektir.

Ayrıca ayrılmış ebevenler çocuk için bir şekilde iletişimlerini sürdürmek zorundalar. Yaşamak zaten yeterince zorken niye böyle bir derde de katlanayım?
+2
Mirket
(22.10.25)
asla.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.10.25)
çocuk ossuruk gibidir sadece kendininkine katlanırsın.
+2
mikahakkinen
(22.10.25)
çocuk olması benim için red flag. olmazdı.
0
elektr10
(22.10.25)
evli çocukluyum, bekarken çocuklu adama çok aşık bile olsam asssla olmazdı.

şimdi de boşanmış olsam çocuksuz biriyle asssla olmaz. öyle bir denklem yani :D
0
yenibirgüzelnick
(22.10.25)
çocuk çok büyük değilse olabilirdi diyorum.
0
Improbable
(22.10.25)
Hayır tabii ki
0
arbre
(22.10.25)
ben çok yakın çevremde böyle bir kaç evli çift gördüm. kimisi çok mutlu mesut yaşayabiliyor ama kimisi hep çocuk yüzünden kavga ediyor. senin çocuğun şöyle senin çocuğun böyle vb. dönüp baktığında aslında çocuğun çocuk olmaktan başka hiç bişey yapmadığını ama erkek adamın bir sebebpten içten içe bu durumu sindiremediğini görüyorsun. kaldı ki çok sever o çocuğu mesela küçüklükten beri. yani biraz olay sende bitiyor.

bu yukarıda verdiğim örnek kadın ve erkek tarafının ikinci evliliği, zaten çocukluktan arkadaşlar, 2019dan beri evliler. bu zamandan beri kadın , erkek ve kadının çocuğu aynı evde yaşıyolar. çocuk ergenliğe girmeye başladığından beri erkek olan çeşitli triplere giriyor. kaldı ki çocuk çok uyumlu süper bişey.
0
Fodera
(22.10.25)
Pek mantikli bir hareket degil, yapmam demiyorum ama baskasinin cocugunu benimsemek cok zor diye dusunuyorum. Ozellikle erkek tarafiysan ve cocuk da erkekse, muhtemelen oncesinde simartilmis olacak bir miktar, bazi kararlari bile aliyor olacak vs. yeni iktidar ortagini cok iyi karsilamayabilir. Ergenlik konusu da belirtilmis, yetistirilme sekliyle de alakali ama kendi babasina soven sayan hakaret edenler bile var. Uvey evladin agresifligini kim ne kadar cekebilir?
0
mbond
(22.10.25)
şu anki yaşında istemezdim ama yaşım ileri ise değişir.

mesela ben 45 yaşındaysam, kendi yaşlarımda 45-50 aralığında biri ile 2.evliliğimi yapacaksam o yaşta çocuksuz birini bulmam zor olduğu için kabul ederdim.

bir akrabam 41 yaşında 2.evliliğini yaptı, eşi 50 yaşında falandı diye biliyorum ve üniversiteye giden kızı vardı. bunu kabul etti doğal olarak.
+1
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(7)

gümüş almak mantıklı mı? nereden alalım.

mikahakkinen
yatırım için?
yatırım için?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
Gümüş ons şu anda gün itibariyle %7,23 düşmüş durumda ve göstergeler düşüşün devam edeceği yönünde. Kısa vade için alınabilir zaman değil gibi duruyor. Uzun vade için diyorsan alınabilir tabi. Fiziki gümüşte alım satım arasındaki makas altındaki gibi değildir çok daha fazladır. Hava ile teması zaman içinde kararmasına neden olur.
Gümüş hesabı açan bir banka veya aracı kurumdan kaydi gümüş almanı veya borsada işlem gören GMSTRf adlı borsa yatırım fonunu öneririm.
0
Mirket
(21.10.25)
2021de 7 lira civarıydı gramı. ufak ufak almıştım. şimdi baktım 2023 ekimde 19 liradan bozmuşum. şu an gramı 70 tl. düz mantıkla uzun vadede kazandırıyor demek ki.
0
elorelia
(22.10.25)
Şu anda fiyat yüksek doğal olarak, öncesinde senin de aklında yokken şimdi almayı düşünüyorsan bil ki çoğunluk böyle düşünüyor, Altına nazaran çıkışı da iniişi de daha serttir gümüşün. Saklama imkanın varsa daima fiziki önceliklidir.
0
kumandanim
(22.10.25)
Kardeşim ve öğretmen sevgilisi yapabildiklerinde ya altın ya da gümüş alıyorlar. Demek ki mantıklı. Gelir çok kısıtlı çünkü.
0
muhayyer divan
(22.10.25)
değil tabii ki de. son dönemde çok fazla arttı.
0
biravekahve
(22.10.25)
Altın ve gümüş türk lirası ile değerlendirirsen çok süper diyebilirsin belki.
Dolar olarak bakarsan 2011 yılında gümüş almış olsaydın aynı değere yeni ulaşıyor olacaktın. Kısacası 14 sene boyunca paran ölü durumda olacaktı.
2020 yılında alsan aynı fiyata gene 2025te gelecekti.
2000 öncesine hiç girmiyorum çünkü orası resmen katliam.
Daha dolar enflasyonu falan katmadik işin içine.

Böyle sağdan soldan duyulan şeylerle girip sonra 2020-2025 arası ya da 2011 2025 arası yaşayıp psikolojik olarak normal olacaksaniz alın. Yok ters dönerse kafayı yiyecekseniz tabiki girmeyin.
www.macrotrends.net
0
logisticsmanager
(22.10.25)
yazın düşükken ben de aldım. ama şu anda düşüşe geçtiği için şu an almak mantıklı değil. yutubdan yorumlarını takip edip en dibe geldiği zaman almak mantıklı. şu an alma bir iki hafta boyunca düşer ve zarar edersin.
0
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(6)

bu fiyat nasıl mümkün olabiliyor?

messina123
Kasap Dana Kıyma (Köftelik) 1 kg x 1 adetKasap Dana Kuşbaşı Orta Yağlı 1 kg x 1 adetGurme Dana Sucuk 250 g x 1 adetmarka adı vermeyeyim ama herkesin bildiği bir markanın online sitesi üzerindeki fiyat 1103 tl. bunu görünce oha ne kadar ucuzmuş dedim. sepete ekleyince fiyat 757 liraya düştü. bunun 70
Kasap Dana Kıyma (Köftelik) 1 kg x 1 adet
Kasap Dana Kuşbaşı Orta Yağlı 1 kg x 1 adet
Gurme Dana Sucuk 250 g x 1 adet

marka adı vermeyeyim ama herkesin bildiği bir markanın online sitesi üzerindeki fiyat 1103 tl. bunu görünce oha ne kadar ucuzmuş dedim. sepete ekleyince fiyat 757 liraya düştü. bunun 70 tl'si de teslimat ücreti olarak gözüküyor. nasıl oluyor bu? niye bu kadar ucuz?
0
messina123
(20.10.25)
url'yi görmeden bir şey söyleyemeyiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
çok şüpheli, bizim kasapta şu an kıyma 800 tl. köfte yapılırken için sadece et değil ekmek içi filan da konuluyor ama yine de tutmuyor sizin hesap
0
Sadece soruyorum
(20.10.25)
migrossa kendi kıymaları kötü ya.

arada indirimler oluyor ama.
0
jelly bear
(20.10.25)
Köftelik kıyma genel olarak kötü bir şey. Bir de zaten bol yağlı bir şey olduğu için fiyatı daha düşük. Aslında seçtiğiniz eti ya da etleri makineden çektirip almanız gerekiyor. Kuşbaşı da tıpkı kıyma gibi bir et değil kesim çeşidi. Haliyle onu da neyi kuşbaşı yaptıklarına göre değişir. Günün sonunda bu ikisini çok ucuza ama lezzetsiz ya da çok pahalıya da bulabilirsiniz. Markadan çok hangi hayvanı ve hayvanın neresini kullandıkları önemli. Tabii fiyatta marka da büyük etken.
0
nawar
(20.10.25)
www.istanbulperder.org.tr

et ve süt kurumu sübvanse ediyor. kim marketlerde yemeklik(yağlı) kıyma 550 tl falan.
0
biravekahve
(20.10.25)
1500 tl alt limiti vardı. 2 kg kıyma 2 kg kuşbaşı 2 de sucuk aldım fiyat 1650 lira. Mesajdan soranlara link atabilirim
0
🌸messina123
(20.10.25)
(5)

Aynı adreste 2 farklı iş yeri açılabilir mi?

ananiyimioguz
Mesela eşim için açtığımız bir diş kliniği var ama alt katı boş bir depo. baya da büyük yani 140 metrekare.Ben zaten uzaktan çalıştığım için ek bir gelir ve iş imkanı yaratmak adına buraya fotoğraf stüdyosu, playstation cafe, spor salonu, v.i.p bilmemne salonu vs. bişey açarak değerlendirmek istiyor
Mesela eşim için açtığımız bir diş kliniği var ama alt katı boş bir depo. baya da büyük yani 140 metrekare.

Ben zaten uzaktan çalıştığım için ek bir gelir ve iş imkanı yaratmak adına buraya fotoğraf stüdyosu, playstation cafe, spor salonu, v.i.p bilmemne salonu vs. bişey açarak değerlendirmek istiyorum.

Ama orası aslında kliniğe ait. ben aynı adresi göstererek bir iş yeri daha açabilir miyim?

Elektrik su internet falan klinikten gelecek ama onlara bir fatura çıkartamam.

Sadece yer altının girişine tabela atıcam, orayı hem ofise hem de bir hizmet alanına çeviricem. Yasal mı bu oluyor mu böyle?
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
normal bir işletme olsa problem olmazdı büyük ihtimalle ama diş kliniği olduğu için problem olacaktır diye düşünüyordum, gittim mevzuata baktım sizin için :)

"Sağlık kuruluşları amacı dışında faaliyet gösteremez. Şirketin faaliyet alanına giren diğer işler sağlık kuruluşu bünyesinde yapılamaz." diyor mevzuat. o depoda kliniğe ait görünüyorsa maalesef olmaz.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(16.10.25)
Ama alt tarafin hic bir bagimliligi yok yukari ile. Girişleri ayrı, içeriden merdiven yok falan. Yani alt kat ayrı bir yer gibi aslında.

Yine de kagit üstünde bir yerlere takılırız mıyız yani.

Zorla insana kacak kumarhane actiracaklar sdjshdf
0
🌸ananiyimioguz
(16.10.25)
önemli olan klinik ruhsatı alırken oranın dahil edilip edilmediği, yoksa bir şikayet olduğunda klinik ruhsatı iptal edilir falan büyük problem olur. dikkatli araştırmak lazım. bu işi bilen birileri vardır onlara danışın bence.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(16.10.25)
bence üst cevaptaki kontrolü yaptıktan sonra şunu yapabilirsiniz,
klinik kiraladığız bir yerse kliniği kiralayan eşiniz ile siz kendi aranızda alt kira sözleşmesi yaparsınız. yok kliniğin sahibi tapuda eşinizse, doğrudan eşiniz ve siz aranızda normal bir kira sözleşmesi yaparsınız.

belediyeye ruhsat için bu şekilde başvuru yaparsınız. ama burada kat mülkiyeti kanunu ve binanın yönetim planına da bakmak lazım. eğer diğer kat malikleri binanın altına internet kafe açılmasını açılmasını yasaklayan bir hüküm koyduysa ve bu kat mülkiyeti kanununa göre geçerli bir yasaklama ise olmaz. ya da şöyle bi hüküm koymuş olabilirler internet cafe açılması tüm kat maliklerinin 2/3'ünün onayına bağlıdır vs. bunlara bir bakmak lazım
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
@duyulmasi gerektigi kadar'ın yazdığı madde, sağlık kuruluşunun binasıyla alakalı görünmüyor. sadece bu madde üzerinden yorum yapmak olmaz. ben bu maddeye bakarak sadece şöyle bir yorum yapabilirim: alt katta (ya da başka bir yerde) dükkan açıp eşinizin faturası ile mal ya da hizmet satamazsınız.

"sağlık kuruluşu ile aynı iş yerinde başka iş yapılamaz, sağlık kuruluşu iş yerinin bir kısmını başkasına kiralayamaz" gibi gibi başka maddeler var mı bir yerlerde, emin değilim. ama @duyulmasi gerektigi kadar'ın bahsettiği madde bu değil bence.

en doğrusu, gidin belediye ile ve il/ilçe sağlık müdürlüğü ile konuşun. yeni iş yerinin başka bir şirket (şahıs firması da olsa) olacağını kesinlikle belirtin.
0
co2s2
(17.10.25)
(15)

Dosta ev hediyesi sorunsalı?

makarnavodka
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?teşekkürler :)
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?

teşekkürler :)
0
makarnavodka
(16.10.25)
paşabahçe'den bir şeyler olabilir. mağazaya giderseniz bir fikir oluşuyor kafada.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.10.25)
paşabahçe +1

vazo, şekerlik gibi çerçeve gibi ya da şık cam - metal bir ev aksesuarı uzun yıllar kullanılıyor ve her seferinde bunu şu getirmişti, şunun hediyesi gibi lafı ediliyor. o yüzden güzel bir dekoratif obje iyi bir hediye olur.

www.pasabahcemagazalari.com
0
exlibris
(16.10.25)
altının her zaman adı var, paşabahçede en ufak şey bile altın fiyatı zaten ama çay bardağı falan uygun 12li alınabilir.
0
eja
(16.10.25)
Senin yanında ay çok güzelmiş deyip bir daha asla kullanamayacakları ve evde boşuna yer kaplayacak şeyler almayın abi insanlara. Yakın dostum diyorsan direkt sor, sana ev hediyesi alacağım ne lazım diye. Hiçbir şey lazım değilse ve illa ki hediye almam lazım diyorsan, bütçene ve dsotluk seviyene göre gram/çeyrek vb altın olabilir.
+1
bobinhoo
(16.10.25)
sorarak ihtiyacı olanı öğren +1
yakınsa zaten söyleyecektir. değilse de pike, nevresim takımı, bornoz havlu seti gibi şeyler çok iş görüyor evde kaliteli bir markadan bakabilirsin. misafir ağırlamayı seven biriyse masa örtüsü+peçete takımı olabilir. bu tarz şeyler bana genelde hediye geldi hiç gidip de aa kalitelisinden zevkime göre alayım demediğim için çok işimi gördü.
0
rayde
(16.10.25)
altın veya hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
madame coco'ya git, genelde orda hep etiketin yarısı vs kampanya var ordan bir şeyler al.

bütçen daha düşükse tv battaniyesi
dekoratif bir heykel veya mum vs
bütçen daha yüksek ise nevresim takımı al.

ikea'dan tepsi de alabilirsin geçen gittim 1000 tl üstü güzel tepsiler vardı.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
dostlar, kendisine sordum tabi ki, ancak şimdilik hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını belirtti. ben yine de bir şey alacağım.
0
🌸makarnavodka
(16.10.25)
Kullanılan bir şeyin altenatif ikincisi de olsa yük olmaz, farklı kullanımları hoş olabilecek bir şeyler alınabilir.

Nevresim takımı
Battaniye
Pasta/tatlı tabağı
Şık bir fincan kupa takımı vs

Ben bir arkadaşıma yıllar önce mutlu ev temalı bir keyif tepsisi almıştım. Hiç kullanilmaz diye düşünmüştüm ama deseni çok hoşuma gitmişti. Kullandikca fotosunu atardı. Kaç defa da çok beğendiğini soylemisti. Bu tarz keyif odaklı bir ürün de alınabilir.
0
egerbiryolcu
(16.10.25)
tam otomatik espresso makinesi veya moccamaster olabilir.
0
arakaali
(16.10.25)
Samimiyet +1 diyorum

"Sevgili dostum, ben bu ev için illa ki bir hediye alacam, saçma sapan bir şey olmasın, neye ihtiyacın varsa onu alayım" de, vallahi gerek yok vs derse bence hediyeye ayırdığın bütçeyi gram veya çeyrek veya işte durumun neyse ona göre altın gümüş alıp hediye etmek güzel olur. Nihayet bir güvence gibi olur hoş olur.
0
muhayyer divan
(16.10.25)
Duyuru'da Paşabahçe lobisi var :) Paşabahçe'de güzel şeyler var. Değişim kartı da koyarsanız, illa kendilerine göre bir şey bulurlar...

Devir ne kadar değişti bilmem ancak nevresim takımı biraz garantidir. Genelde iş görür.

Ben evlenen yeğenlerime "zigon sehpa almayın, siz beğenin, linkini gönderin, ben alacağım" diyordum mesela. Eve gidince önüne koyuyorlar, hoş oluyor kullanıldığını görmek.

Yine akrabalarıma ev hediyesi hep sorarak aldım. Bazen ütü oldu bu, bazen süpürge, bir tanesi abartıp tv istedi, imkanım dahilinde aldım bir tane...

Altın götürmek de ayıp değil. "Ne makbule geçer bilemedim, siz en uygununu yaparsınız" demenin kibar yolu.

Evcil hayvanları varsa bir sürü yeni elektronik pet zımbırtısı çıktı mesela, onlardan biri olabilir.

Son birkaç yılın silah zoruyla aldırılan ürünleri olan dikey süpürge, air fryer, robot süpürge ve yumurta makinası gibi bir şey de alabilirsiniz. Bence bir kısmı aşırı lüzumsuz ama, seveni çok...

Şık bir tablo yahut hat/ebru levhası da her zaman gideri olanlardan. İlla ki asacak yer buluyorlar...
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
viski karaf ve bardak seti gibi bir şey şık oluyor alkol kullanıyorsa.
ama her şey var diyorsanız eğer direkt altın bence.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
nevresim takımı demiş biri ona katılıyorum.
0
Hallegadola
(17.10.25)
normalde almayı düşünmeyeceği (parası bütçesi olsa bile) ama evde olsa illa ki kullanacağı bir şey alın. tamamen atıyorum:

örneğin kahve seviyorsa süt köpürtücü ya da güzel bir mokapot ya da chemex vs tarzı bir şey
şarap içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti
viski içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti

ya da atıyorum taşınabilir projektörlerden. (kolay kolay kimse almaz ama evde olunca çok acayip işe yarıyor)

ya da atıyorum hava temizleyici

zaten ihtiyacı olan şeyleri kendisi alır, bütçesi de var anladığı kadarıyla. evdeki 5 nevresim takımının yanına bir tane de siz alsanız ne esprisi var?
0
co2s2
(17.10.25)
(22)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(12)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(4)

Kanser vb ölümcül hastalar nasıl bunu kabulleniyor.

darkwizard
44 yaşında arkadaşım kanserden vefat etti 4.evreymiş 4. Evrede 10 sene yaşamak %15 falan ki kendisi 2022 de tanı kondu 3 sene sonra 1 ay önce öldü peki hiç kimseye bile söylemeden nasıl böyle etrafa sevgi dolu ve hayatla barışıp keyf alan birisi olarak öldü?
44 yaşında arkadaşım kanserden vefat etti 4.evreymiş 4. Evrede 10 sene yaşamak %15 falan ki kendisi 2022 de tanı kondu 3 sene sonra 1 ay önce öldü peki hiç kimseye bile söylemeden nasıl böyle etrafa sevgi dolu ve hayatla barışıp keyf alan birisi olarak öldü?
+1
darkwizard
(15.10.25)
kabullenmeyip ne yapacaksın? sürekli somurta somurta ağlaya ağlaya mı bekleyeceksin? zaten kısacık ömrü kalmış, maksimum keyfi alarak yaşamaya çalışmış.
+2
co2s2
(15.10.25)
Belki de kabullenmiyorlardır.
Annem 8 ay önce vefat etti. Bir kere bile bize veda temalı sözler söylemedi. Son 1 aylık koma sürecine kadar (bizimle iletişimi kesilene kadar) iyileşmeye odaklanmıştı. Yazın ekeceği tohumlar vesaire bile evde hazır bekliyordu o hastanede komadayken.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.10.25)
Geçenlerde Ataşehir’de benzer şekilde bir öğretmen vefat etmişti. Hayatla barışık, dolu dolu yaşayan biri olarak bahsediliyordu.
Hastalığı karşılamak noktasında bu bir tercih mi, kişilerin karakteri mi acaba?
Herkes kendi yapısına göre davranıyor belki…
0
epitaf
(15.10.25)
kişilik özelliği bence de o, ayşenur vardı mesela instagramda çok popüler, kadın onca ağrı sancıya rağmen her gününü çocuğu için güzel geçirmeye çalışıyordu, motivasyonu çocuğuydu.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
(5)

İşten çıkarıldığında hukuken nasıl davranılmalı?

winston insani
MerhabalarŞirketim küçülmeye gidiyor ve yakın zamanda işten çıkartılabilirim.13 senelik çalışma hayatım var, tazminatlarımı ve diğer haklarımı (izin ücretlerimi vb.) hepsini sağlıklı bir şekildde alabilmek için işten çıkartıldığımı öğrendikten sonra nasıl davranmak en iyisi?Herhalde belirli belgeler
Merhabalar

Şirketim küçülmeye gidiyor ve yakın zamanda işten çıkartılabilirim.

13 senelik çalışma hayatım var, tazminatlarımı ve diğer haklarımı (izin ücretlerimi vb.) hepsini sağlıklı bir şekildde alabilmek için işten çıkartıldığımı öğrendikten sonra nasıl davranmak en iyisi?

Herhalde belirli belgeler imzalatmak istiyorlarmış (herkes bunları imzalamayın diyor) şirketler ama bunları imzalamayıp bir avukata başvurmak en mantıklısı mı?
0
winston insani
(15.10.25)
eğer şirket size, işten çıkarılacaksınız ama tüm haklarınızı hesapladık şu kadar tutuyor bunları size ödeyeceğiz diyorsa, kendin hesaplamayı ortalama bi şekilde yapabiliyorsan yaparsın, teklif edilen rakamla karşılaştırırsın, çok çok altında kalmıyorsa kabul edersin, bu aşamada tazminat miktarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını teyit etmek için avukat yardımı alabilirsin.

şirket ödeme yapmaksızın evrak imzalatmaya çalışırsa tabi ki imzalama. o durumda zaten dava yoluna gitmen gerekiyor avukat ile ilerleyeceksin bu aşamada.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
tüm haklarınızı almadan hiçbir şeye imza atmayın. avukata başvurursanız daha iyi olur eğer karşılayabilecek durumdaysanız. ben de firma devri nedeniyle benzer bi süreçteyim ve babamın avukat çevresi çok geniş olduğundan danıştığı tüm arkadaşları hiçbir şeye imza atmasın haklarını almadan dedi.
0
matilda
(15.10.25)
Tazminatlarınız yanında ek hak da ödemeliler sağlıklı bir ikale yapabilmek için. Ama bunun yerine arabuluculuk yaparak çıkartmak isteyeceklerdir sizi, yakınınızda mutlaka bir avukat vardır danışmanız faydalı olur.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.10.25)
internette bu haklarınızı hesaplayan bir dolu site var. bunlara bir bakın. sonrasında bir muhasebeci ve/veya avukat arkadaşınızla konuşun. haklarınızı tam olarak öğrenin. şirket size işten çıktığınızı tebliğ ettiğinde, haklarınızı hesaplamalarını ve bildirmelerini isteyin. bunu size resmi olarak yazılı bildirsinler, email bile olabilir. (bazı şirketlerde bu haklar için pazarlık bile yapılıyor.)

eğer şirketin size verecekleri konusunda hemfikirseniz, OK verin. ama hiç bir şeye imza atmamak diye bir şey yok. bir şeylere imza atılması gerekiyor.

tüm alacaklarınız hesabınıza yattıktan sonra imza atın. ama ne olursa olsun istifa ediyorum, kendi rızamla ayrılıyorum gibi şeyler yazan bir şeye imza atmayın. matbu evraklara imza atın, el yazısı ile bir şey yazmanızı isterlerse boşverin. bilgisayarda yazılıp çıktı alın, imzalayın. sonradan başınıza dert olur.

bazı şirketlerde imza atmadan para yatırmayız diyorlar. doğru bir yaklaşım değil. "tüm alacaklarımı aldım" yazan bir şeye imza atamayacağınızı söyleyin, tüm paralar yattığında imzalayacağınızı söyleyin. sizi zorlayamazlar.
0
co2s2
(15.10.25)
Tüm hakkınızı alsanız bile imza atmayın.
Bizim şirkette bu dönemde çıkanlara paket veriyorlar. Yani tüm hakların + 6 maaş
Tabii bunun karşılığında imza alıyorlar işte tüm haklarimi aldim ise iade davası vs acmayacagim gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(15.10.25)
(10)

Eşinize doğum sonrası bir hediye aldınız mı?

chicha_v2
Evetse ne aldınız?Ben bilezik veya zincir düşündüm.
Evetse ne aldınız?

Ben bilezik veya zincir düşündüm.
+2
chicha_v2
(15.10.25)
bu ne lan ben ilk defa duydum diyenler varsa (bkz: push present) sosyal medyadan türeme bir gelenek.
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
doğum hediyesi çok eski bir gelenek. babam daha internet bile yokken anneme bilezik almış. bütçenize uygun olan bir bilezik iyi olabilir. kısmet olursa benim de aklımda bilezik almak var.
+1
cisimcik golgi
(15.10.25)
Saat ve tlf alindi ;)

Alinmak zorunda diil deeee bayaa buyuk bi olay bu dogum fln. Hem jest olsun iyi hissettirsin diye hem de bu buyuk gune dair hatira kalsin gibi. Kesin alin bisi
+2
abuzer
(15.10.25)
beştaş.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
kolye de olur ya değerli ve uzun yıllar anısı kalacak bir şey alınmalı. bu her zaman var olan bir gelenekti. sadece çok fakir ailelerde alınmıyor ya da kocası barzo olanlara alınmıyor.
+1
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Hanımlar için bu hediye olayı değişik bi' şey, erkekler gibi değil yani. Objelerle ilintiledikleri, bağ kurdukları çok şey var, anı vb.

Hanım hem hediye vermeyi hem de almayı çok sever mesela. yani sadece kendisine alınmasını değil, bana hediye almayı da çok sever. daha dün 2 tişört almış:) kendini mutlu hissediyor.

Ki burda doğum diyorsunuz, Almak mecburi değil tabi ki ama alırsanız çok hoş bir jest olur bence.
Zincir iyi fikir.
0
kumandanim
(15.10.25)
bana alınmadı ama alınması ince ve şık bir davranış. altın öneririm. manevi değeri olur, ileride bir durum olursa da satıp kullanılabilir.
+1
deartheodosia
(15.10.25)
@nahtoderfahrung'un dediği gibi yeni bir gelenek değil. internet yokken bile vardı bu olay.

yanlış hatırlamıyorsam küpe kolye set almıştım.
0
co2s2
(15.10.25)
telefon almıştım.

manevi değeri önemli bence. küçük büyük demeden bir şey almak iyi olur. şık olur yani. doğum sonrası sendromları hesaba katarsak bence kesin alınmalı evet.
+1
ucurulmamak umidiyle
(15.10.25)
Aldım, hatta bunun için gizlice para biriktirdim.
Bir seferinde yüzük, bir seferinde küpe.
Telefon gibi teknolojik ve sonradan değeri kaybedecek bir şey almak istemedim. Uzun süre kalacak değerli bir şey alınması makbul bence.
40 küsür sene önce babam da anneme hediye almış, annem hala o saati takar özel günlerde.
Yeni bir adet değil yani.
+1
burfak
(16.10.25)
(4)

İş kazası davası

hunharca ben
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
Bir yakınım 63yaşında ve gece vardiyasında yaptığı işe bağlı (muhtemelen) dikkatsizlik, işaret baş parmağı en uç boğumu tırnak kökünden koptu (dikilemedi).

Böyle durumda tazmin davası açma tavsiyesinde bulundum.

Avukatla mı bireysel mi ilerlemeli kader mi demeliyiz?
0
hunharca ben
(15.10.25)
tabii ki avukatla ilerlemelisiniz.
+1
ground
(15.10.25)
iş kazasından doğan tazminat davası açabilir, mahkeme şu anda muhtemel yaşam süresini 75 yıl, çalışma süresini de 60 yaş olarak kabul ediyor. asgari ücret üzerinden hesaplanacak olan pasif devre maddi zararı hesaplanacak sizin bahsettiğiniz kişi için.

ama çok yüksek bir tazminat alabileceğini sanmam çünkü parmağın ucunun kopması halinde maluliyet %5 falan çıkacaktır. maluliyet düşük çıkınca, alınabilecek tazminat da düşük çıkıyor. kabaca 150-200 bin tl falan alacağını öngörüyorum. ama tabi ki dava da kısa sürmez en az 3 yıl falan sürer.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
geçmiş olsun.

işverenin iyi niyetinden şüphe etmeseniz bile, işçinin haklarını en yüksek seviyede korumak için bir avukatla ilerlemenizde fayda var. bizim atlayabileceğimiz bir dolu minik ayrıntı, hak kaybına sebep olabiliyor. yıllarca işveren olarak bu tarz iş kazaları ile ilgilendim. (ölüm dahil) karşımdaki işçiye doğrudan "bir avukatla konuş, aklında bir şey kalmasın" dedim.
+3
co2s2
(15.10.25)
işaret baş parmağı ucu da olsa önemli bir kayıp söz konusu, icabında pantolon fermuarını çekemiyorsunuz. baş parmağın, tarif ettiğiniz şekilde ilk boğuma yakın yerinden %21 maluliyet oranı tespit edilmişti. iş kazası davalarına bakan/bakmış avukatlarla ilerlerse doğru olur.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(15.10.25)
(11)

Nazar diye bişey gerçekten var mı sizce? İnanıyor musunuz?

psmstc
Soru başlıkta
Soru başlıkta
-5
psmstc
(15.10.25)
Var. İnanıyorum.
-4
arbre
(15.10.25)
var ya. ve bize çok değiyor eşimle bana. her seferinde hiçbir şeyi hiç kimseye anlatma diyorum ama olumlu ve güzel bir şey olduğunda paylaşmayı çok seviyor o yüzden başımıza türlü bela geliyor.
0
matilda
(15.10.25)
ben dini konulara komple şüpheci yaklaştığım için nazara doğrudan inanıyorum diyemem. ama bazı şeylerin bazı kişilere anlatılmaması gerektiğini düşünüyor ve matildaya katılıyorum.

benim eşim de mesela biri işler nasıl gidiyor dediğinde "çok şükür iyi vsvs" anlatıyor, ben de en son geçen gün anlatma şu insanların şerini üstümüze çekme dedim. iyi deme, idare eder işte bu ekonomide ne olabilirdi ki herkes gibi biz de bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz de diyorum.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Nazar bize özgü değil, çok daha eski bir şey. Eski insanlar gözün çalışma mekanizmasını dokunmaya benzer bir şey olarak düşünüyorlardı; onlara göre gözden çıkan bir "şey" gidip görülen nesne ile temasa geçip onu algılıyordu. Buradan hareketle de kötü niyetli birilerinin haset dolu bakışları bizi olumsuz etkileyebiliyordu...

Yani kısaca "Yok öyle bir şey"
0
salihdt
(15.10.25)
nazar diye bir şey yok. kendi kendini gerçekleştiren kehanetle plasibo etkisinin el ele tutuşmuş hali var. bir de algıda seçicilik eklenince, bütün saçmalıklar mantıklıymış gibi görünmeye başlıyor. aslında kimsenin gözü değmiyor, insan kendi dengesini kendisi bozuyor.
+3
gabe h coud
(15.10.25)
Var. Geçen haftalarda beni ilk kez gören bir komşu teyzenin (arkadaşımın komşusu) mavi gözlerinden sorgulayan sözlerinden yamuldum resmen, annem de yamuldu. Nazar değdiğinde nazar ayetleri vardır onlar okunur, annem bana okudu ve 2 gün kendine gelemedi kadın bitkinlikten, ben de aynı şekilde. Kur'an'da zaten "bakışlarıyla seni devireceklerdi" gibi bir ayet var, Kalem Suresi 51-52 olması lazım. Bizzat yaşamışlığım çok, bilim dünyası da bunu çalıştı, çalışıyor ve varlığına kanaat getirdiler.
-2
muhayyer divan
(15.10.25)
Yok
-1
abuzer
(15.10.25)
evet var.
-5
elektr10
(15.10.25)
Nazar aslında dinimizce ortaya çıkan bir olgu değil Antik Yunan döneminde ortaya çıkmış. Nazar boncuğu gibi şeyler de şamanizmden kalma.

Soruna gelecek olursak tanrının varlığına inansakta inanmasakta evren enerjiyle dönüyor bana kalırsa. Hasis ve kıskanç insanlarda etrafımızda olunca onların negatif enerjilerini dolaylı yoldan üstümüze çekmiş oluyoruz ve buna da nazar diyoruz.
Ben hiçbir işim tamamlanmadan kimseye anlatmama taraftarıyım nazar olsun olmasın bazen kendimize saklamak önemli.
0
mermaidd
(15.10.25)
başımıza kötü bir şey geldiğinde gerçek sebebi aramak yerine "ahmet öyle demese böyle olmazdı" demek daha kolay geliyor. başımıza gelen 100 kötü olayın 3'ünde böyle bir cümle kursak nazara inanmış oluyoruz.
-2
co2s2
(15.10.25)
@konusma ben konusuyorum

"insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar" demişsin,

Benim çevremde akılla mantıkla inanan çok insan var. O kadar ki, kalplerinden öyle geldiği için inandıklarını zannettiğin insanların kalplerinden falan gelmediğini, ya aileden gördüğü ezberle ya da menfaati orada olduğu için "inandığını" gözümüzle görüyoruz. Hiçbir şey bilmeden ve bilmeyi istemeden, merak etmeden inanmak Allah'ın istemediği, aşağıladığı bir şey. Bunun da farkındayız. Akıl çalıştırmanın iman olmadığını söyleyenler çıkacak, onların da başka izmlerin etkisinde olduklarının farkında olmadığını da belirteyim.

Yani inanç meselesi senin belirttiğin gibi değil aslında.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(23)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Düşünülmüş emek verilmiş bir hediyenin ne olduğuna çok takılmam mutlu olurum.

Ama düşündüğümde şuna ihtiyacım var dediğim bir ürün aklıma gelmiyor. Kişisel manası olan esprili bir kupa, taşlı tuşlu seramik handmade bir kahve fincanı, cicili bicili bir ajanda olabilir:) ya da tatil, cilt bakımı, spa günü gibi şeyler

Merak ettiğim bir mekanda tadım menüsü de çok iyi bir hediye olurdu
+1
kullanicadi
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(1)

Metrobüsle esenyurt meydana gitmek?

sutekanop
Hangi durakta inilecek? Minibüsle gidiliyormuş? Ne kadar sürer?Teşekkürler.
Hangi durakta inilecek? Minibüsle gidiliyormuş? Ne kadar sürer?

Teşekkürler.
+2
sutekanop
(13.10.25)
avcılar üniversite durağında inip ordan ya minibüse ya da başka bir otobüse biniyorsun, otobüslerin ilk durağı zaten çevredekilere sorarsan söylerler, çok uzun sürmez 20-30 dk falandır.
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
(5)

Haftasonları çalışmalık iş nasıl bulunur.

bigcaptain
herkese selamlar,maddi olarak bir tık zorlandığımız bir dönemden geçiyorum. hali hazırda küçük bir kızımız var eşim onunla ilgilendiği için işi bıraktı ve ödemeye başladığımız bir konut kredisi var. haftasonları boş durmak yerine çalışıp ek gelir elde edebileceğim bir iş arayışındayım. Evden ya da f
herkese selamlar,
maddi olarak bir tık zorlandığımız bir dönemden geçiyorum. hali hazırda küçük bir kızımız var eşim onunla ilgilendiği için işi bıraktı ve ödemeye başladığımız bir konut kredisi var. haftasonları boş durmak yerine çalışıp ek gelir elde edebileceğim bir iş arayışındayım. Evden ya da fiziksel olarak(izmir içinde) sizce bir er kişi ne iş yapabilir önerileri alabilirim.
teşekkürler.
0
bigcaptain
(13.10.25)
Kuryelik ve garsonluk diploma istemez. En garanti bunlar işlek bir restoranta ikisini de sorabilirsiniz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
günübirlik işler olabilir mevsiminde düğün salonları fuar vs.
+1
biravekahve
(13.10.25)
hocam çok alakasız gelebilir ama ben ciddi ciddi düşünüyorum. ev boyama işi yani boyacılık.

ev boyama işinde ciddi para var. elimden gelir derseniz eğer bir arkadaş daha bulursanız iki günde iki ev bile bitirebilirsiniz.

sermaye nedir? bir tane merdiven bir tane rulo sapı. öteki malzemelerin hepsi ya kullanılacak ya da kullanılıp atılacak şeyler. boya, fırça, rulo vb
+1
Fodera
(13.10.25)
martı tag olabilir mi?
0
Sadece soruyorum
(14.10.25)
bag bahce isleri. agac budama mesela.
bir tane husqvarna benzinli testere, bir de uzun merdiven alacaksin.
kestigin agaci ayrica parcalayip satabilirsin, istemiyorlarsa..
0
cooperr
(14.10.25)
(14)

Kadınlarla çalışmanın zor olması?

mikahakkinen
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama
Er kişiyim. Üniversitede okuduğum bölümde genelde 1 veya 2 erkek mevcudu vardı. Ders aralarında diğer bölümlerdeki er arkadaşlarımla takılırdım. Yaklaşık 15 senelik iş hayatımda da çoğunlukla odada tek erkektim. Farklı farklı kadınlarla çalıştım. Genel olarak dürtüsel tepkisel bir kişiliğim var. Ama her gün öfleyen püfleyen, triplenen, aşırı duygusal ve değişken bir cinsiyetle çalışmak beni aşırı sıktı. Eşimden bu tarz şeyleri görmedim.

İş değiştirme şansım yok ama sıkıldım. Yani 4 tane erkeğin bulunduğu bir odada çalışmak tercihimdir.
-10
mikahakkinen
(13.10.25)
bence kadınlar zor, erkekler kolay gibi bir genelleme yapmak saçma. zor insan olur, zor kadın olmaz.

ünide tıpkı senin gibi %95’ini kızların oluşturduğu bir bölümde okudum. ofis hayatında da çoğunlukla etrafımda kadınlarla çalıştım. çalışması zor kadınlar olduğu gibi erkekler de gördüm. tek bir cinsiyet üzerinden genelleme yapamam. ünide ve iş hayatında en yakın arkadaşlarım da genelde kadınlardı.
+4
sir gawain
(13.10.25)
şu anki iş yerimde 5 yıldır erkeklerin içinde çalışıyorum. bu sürenin çoğunda tek kadın çalışandım hatta. erkeklerin öfleyip püflemeyen, triplenmeyen canlılar olduğunu size düşündüren nedir, çok merak ettim. genellemeleri yanlış bulmakla beraber son 5 yıllık tecrübeme dayanarak erkeklerle çalışmak zor diyorum.
+3
elorelia
(13.10.25)
bence de genelleme yapılmaz ya kişi ile ilgili.
mesela ben kadınım ve benimle çalışmak zor bence çünkü hemen sinirlenen biriyim. tahammülüm düşük.
ama bence ofiste erkek bi çalışan var onunla da çalışmak zor. hiç öfleyip pöflemiyor ama iq seviyesi çok düşük. ona bir işim düştüğünde sinilenmeden sakince anlatmaya çalışmak, böyle defalarca anlatmaya çalışmak inanılmaz zor.
+1
Sadece soruyorum
(13.10.25)
Çalıştığım errrkek gibi errkeklerden bazı örnekler:
Eskiden çalıştığım yerde bir patronum, eşi yan odadayken (veya iş yerindeyken), bir kadın çalışanla sürekli odasının kapısını kapatarak öğle yemeği yiyordu. Kadın çalışanlara "arkadaşlar biraz daha güzel giyinelim, makyajımıza dikkat edelim" diyordu. Kızı yaşındaki çalışanlara sarkıyordu, gecenin yarısında mesajlar atıyordu.
Başka örnek errkek çalışan yine gecenin bir yarısında kadın çalışanlara mesaj atıyordu, sadece kadın çalışanlara sürekli biçimde "gülüm, canım, birtanem" diye sesleniyordu ve tepki gösterince "alınmıyorsun değil mi, samimiyetten eheeheh" diyordu.
Bir başkasının bizzat bana sabahın 04.30'unda mesaj atmışlığı var.
Bir öteki, yine erkekti. Torun torba sahibi ama müdürle kırıştırıyordu ve bütün iş yeri bunu biliyordu. Bu adam bir de hayvan gibi vergi kaçırıyordu, çalışanlara bağırıyordu, izin istediğinde yalvar yakar veriyordu, suratımıza bakmıyordu. Hatta bir kere kızı ameliyat olan bir çalışana izin vermemişti çünkü "bakacak kimse mi yok?" diye çıkışmıştı. Aynı errkek gibi erkek adam, üç ay boyunca maaşını vermediği (ve zaten kayıt dışı çalıştırdığı) temizlik görevlisi en son ağlayınca "sen de amma paragözsün" demişti.

Kadınlarla neler yaşadım? Parada anlaşamayıp efendi efendi yolları ayrıldık. Bu kadar. Taciz edilmedim, hakkım yenmedi, hakaret edilmedi, zorla bir şeyler imzalatmaya çalışılmadı.

Ama aynen, kadınlarla çalışmak zor çok haklısınız.
+6
mor bembombom
(13.10.25)
Benim kendi deneyimim, kadınlarda sayıca daha çok ufak tartışmalar çıksa da genelde art niyetli olmuyorlar. Erkekler her türlü sinsi pislikliği yapıyor. (Erkeğim)
+2
aguen
(13.10.25)
Benim için hep tam aksi oldu bu zamana kadar. Kadınların kendi arasında durum nasıl bilemiyorum ama erkekler bir arada olunca sınırları çok kolay kaldırıyor. Erkek muhabbeti de beni bayıyor. Bizim millette genel olarak yaparız abi, hallederiz hocam kafası hakim. Erkekler bir aradayken bu damar iyice kabarıyor. Kadınlarla çalışırken işe daha iyi yoğunlaşıyorum, daha sistemli gidiyor.

Çalıştığım yöneticiler açısından da kadınlar daha iyiydi. Örneğin erkek yöneticiler genel olarak olmazdan anlamıyor. Yan yatırın, çamura batırın, kenarından kırpın diye yan çiziyor, iş gerçekten olmayınca alelacele iki ayağı bir pabuca sokuyorlar. Kadın yönetici olmazdan anlıyor. İş adım adım ve tek seferde gidiyor.

Ayrıca erkek yöneticilerin odağı çok kolay dağılıyor. Yok hafta sonu şöyle yapalım, yok gidip bilmem ne gömelim, şuraya şunu alalım yolumuzu bulalım.... bir ton şey. Hariçten bir sürü şey çıkarıyor. Kadınlar bu tarz atraksiyonlara girmiyor pek.

En azından benim deneyimim bu yönde oldu hep.
+1
akhenaten
(13.10.25)
Ben bir kadın olarak kadınların tepkiselliğinden ve çok konuşanlarından gerçekten çok rahatsız oluyorum, bunlardan ikisi benim annemle teyzem. Öf pöf etmek zaten en zıddıma giden şeyler, çekilecek dert değil. Haklısın.
-2
muhayyer divan
(13.10.25)
Gerçekten zor bu arada.

Otu boku yanlış anlamalar, yokuşa sürmeler. Sıkıntılı.

Erkekler daha çok görev adamı, yapalım, bitirelim, gidelim.
-1
baldan kaymak
(13.10.25)
Tedarik zinciri kadın daha fazla olan bir sektör ve genel olarak kadınlarla çalışmaktan memnunum. Özellikle onlarla olan farkı görmek enteresan (örnek verirsem ben işe alım yaparken çok daha analitik şeylere bakıyorum, benim müdürümse daha duygusal, karaktersel şeylere. O sebepten iyi bir takım oluyoruz).

Misal mevcut organizasyonda erkeklerin karakter kalitesi kadınlara oranla çok daha düşük. Yalnız yalan olmasın çalışanlarımın erkek olanları ile daha direkt olurken kadınlara bir tık daha indirekt yaklaşıyorum. Gene açık konuşmak gerekirse emekli olan eski müdürle futbol, rugby, araba konuşmayı baya özledim. Galiba kadınlarla çalışmadaki tek sorun bu benim için çünkü ilgi alanlarımız farklı.
0
logisticsmanager
(13.10.25)
şirketlerdeki kadın yönetici azlığının, kadın bürokrat azlığının vs. genel sebebi tam olarak budur. kadınlarla çalışmak çok zor, çünkü kadınlar pazarlığa açık kişiler değil. bunları idare edemiyorlar.

en basiti benim gözlemim olan site grupları.
bir sorun karşısında site grubundaki erkekler "şöyle şöyle bir durumla karşılaştık, bu konuda böyle böyle aksiyon alınması çok iyi olacaktır" tarzında temiz bir üslupla yaklaşırken, aynı konuyu kadınlar kavgaya, sataşmaya ve çekişmeye çekiyorlar anında.

hatta bu diyalogları gösterdiğim kadın çevrem de genelde "adam niye böyle yazmış ki" diye topa giriyorlar, daha sert, daha pazarlıksız daha tahammülsüz yaklaşılması gerektiğini söylüyorlar.

özet geçmek gerekirse;
tartışmaya kapalı bir şekilde kadınlarla çalışmak çok zordur. çünkü her olaya fazlasıyla tek boyutlu bakarlar. pazarlığa kapalıdırlar. bu genetik bir şeydir, buna kimsenin yapabileceği bir şey yoktur. erkeklerin testosteronunun fazla olması gibi bir şeydir yani.
0
tchuck
(13.10.25)
Nacizane hayat tecrubem:
kadinlar cok fazla stres yapiyor, herhangi bir meseleyi cok buyutuyor, raporu nasil yetistirecegiz iki gun kaldi, o musteri niye hala donus yapmadi bilmemne cok fazla sinir, stres, gerginlik yayiyorlar cevreye. Erkeklerse "hallederiz, bir sekilde aradan cikartiriz, dunyanin sonu degil" kafasinda.

Kadinlarda dedikodu,ikiyuzluluk ve yapmaciklik da cok fazla. Kiskancliktan, fitneden birbirlerini bogazlayacak iki insan yuz yuze gelince bluzun, etegin cok yakismis diye yalandan gulumserler, muhabbet ederler, vicik vicik birbirlerini overler. Erkekler kimse bana bulasmasin, dertsiz basim agrisiz asim mantalitesinde genel olarak.

Kadinlarin ilgi acligi diye bilimsel bir olay da var sanirim,cogu erkek sadece yuzunu yikayip geliyor, kadinlar bir suru kombin, makyaj vs. Orasi benim ekmek yedigim yer ya, ben cinsiyetsiz takilmak herkesi ana baci kardes gibi gormek istiyorum ekmek yedigim yerde. Benim dikkatimi niye parfumunle, dekoltenle, suh kahkahalarinla, dagitiyorsun.
+1
neck_and_neck
(13.10.25)
herkesin yorumuna saygılıyım sadece ben bireysel tecrübemi ilettim. erkeklerle çalışmadığım için kadınlarla olanı yazdım. kesinlikle amacım cinsiyetçilik değil.
0
🌸mikahakkinen
(13.10.25)
ben feminist bir insan olarak yazıyorum:
çalıştığım bir devlet kurumunda kadınlar yüzünden ruh hastası oldum. çoğusu kafadan rahatsızdı. narsistler, dalkavuklar, neler neler...
0
gijilti
(13.10.25)
2018'den beri %90'ı kadınlardan oluşan ekiplerle, yöneticilerle çalışan biri olarak şunu diyebilirim ki, kadınlarla çalışırken onlara adapte olmak gerekiyor. Buna adapte olmuş bir erkek olarak, erkek çoğunluklu ekiplerle çalışmaya başlasam bu sefer oraya adapte olmam gerekecek.

Neticede kadın ve erkeklerin belirli farkları var ve uyumlu olmaya çalışmak işleri kolaylaştırıyor.

Senin için demiyorum ama kadınlarla çalışmak zordur demek; normal olan erkeklerle ve onların atmosferinde çalışmaktır, kadınlar bundan farklı olduğu için anormal olan onlardır, anlamı taşıyor. Bu da erkek-merkezci bir bakış açısı.
+3
Bruce
(13.10.25)
(10)

100 bin üstü kira

metal69
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .kimler kalıyor buralarda böyle?
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .
kimler kalıyor buralarda böyle?
0
metal69
(13.10.25)
200 bin ve üzeri kazananlar kalıyordur. orta düzey 2 beyaz yakalı eve zaten 200k para sokuyordur.
0
croswell
(13.10.25)
Geçen arkadaşlarım bu korkunç denen Fikirtepedeki rezidanslardan ev tuttular. 3+1 geniş ev 62 bin lira.
0
nhk ni youkosu
(13.10.25)
Kirasını şirketin karşıladığı CEO'lar falan kalıyor diye biliyorum öyle pahalı yerlerde
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
200.000 kazanan iki beyaz yakalı kira olarak 100.000 lira veriyorsa bence maldır. 400bin ve üzeri kazanç için normal görüyorum :D
+2
elorelia
(13.10.25)
300 küsur bin lira kazanıyorum. 100bin ve üzeri kira vermek hiçbir ihtimalde mümkün değil benim için.

1 milyon tl kazandığım günler gelirse o zaman da bu fikrim değişmeyecek.

ortalama aylık 1000 dolar kazanılan bir ülkede, 2500-3000 dolarlık kiralar keriz silkelemekten başka bir şey değil.
+3
tchuck
(13.10.25)
kendilerinin de bir yerden kira getirisi vardır.

yoksa maaşın 100k sını kiraya vermek bence de saçmalık.
0
ananiyimioguz
(13.10.25)
200k kazanıp 100k kira vermek deli saçması bir şey. Günler nasıl geçiyor belli değil hemen kira günü geliyor. 100k kira demek yılda 1 milyon 200 bin lira demek yani her sene 1 araba parası. Biraz peşinatla ayda o kiralara daire sahibi olursunuz krediyle
0
mermaidd
(13.10.25)
baska yerden kira alip ustune ekliyor+1
0
ala09
(13.10.25)
eski kiracıdır 100bin yerine 20bin veriyordur, davası falan vardır.
0
deartheodosia
(13.10.25)
moral bozmak istemiyorum ama bu paraları verebilecek o kadar çok kişi var ki!

maalesef bazı alanlarda kazanç tahmininizin çooook ötesinde.

biraz birikimi olup, finansal okur yazarlar zaten şu an 300 500 mevcut gelirin üzerinden alıyolar.

aileden zengin olan, ticaret (?) yapanları saymıyorum bile. kimi bi yerde zamanında arsa almış, oradan 200 daireye sahip şimdi. bu adamın oğlu, gelini, torunu, boku püsürü taş mı yesin sevgili azizler :$ææ€

çok leş bir dünyadayız dostlar :/
0
gurur
(13.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(2)

İhbar Süresinden anlayan var mı?

bobinhoo
Kamu kurumunda belirli süreli sözlemeli işçi (genelde 1 yıllık sözleşmeler halinde) statüsünde çalışan biri için nasıl olur? İnternette çalışma süresine göre ihbar süreleri yazıyor, 3 yıl üzeri çalışan için 8 hafta olarak geçiyor.Ama aklımda şöyle bir bilgi kaldı, daha önce istifa eden arkadaşlardan
Kamu kurumunda belirli süreli sözlemeli işçi (genelde 1 yıllık sözleşmeler halinde) statüsünde çalışan biri için nasıl olur? İnternette çalışma süresine göre ihbar süreleri yazıyor, 3 yıl üzeri çalışan için 8 hafta olarak geçiyor.

Ama aklımda şöyle bir bilgi kaldı, daha önce istifa eden arkadaşlardan biri İnsan Kaynakları ile konuşmuş ve 8 haftanın kadrolu işçiler için olduğunu, kadrolu olmayıp hala sözleşmeli olanlar için bu sürenin sadece 2 hafta olduğunu söylemişti.

İnternette böyle bir bilgi bulamadım, bilgisi olan var mı?
0
bobinhoo
(13.10.25)
Belirli süreli sözleşmelerde genel olarak ihbar süresi olmuyor. Yalnızca sözleşme yenilendiyse belirli süreli niteliği belirsiz süreliye dönüşebiliyor. Böyle bir durumda ihbar süresi gündeme gelebiliyor. ihbar süresi işveren çıkarırsa işçiye önceden haber ver ki kendine iş arasın diyedir. ya da işçi çıkacaksa önceden haber ver ki işveren yerine birisini bulsun anlmaına gelir. bu süreler beklenmeksizin de para ödemesi yapılabilir. sizin sorunuzda belirsiz süreliye dönmüş gibi ve ihbara hak kazanılır
0
ground
(13.10.25)
kamu kurum sözleşmelerinde ihbar sürenin yazdığı bir madde var. birkaç ay ben de çalışmıştım yapamayınca istifa etmiştim ordan biliyorum. benim sözleşmemde 30 gün yazıyordu ben de istifa dilekçesini verdiğimden itibaren 30 gün daha çalışmıştım. sizinki de öyledir. bir bakın sözleşmeye.

ççünkü sözleşmeli personeller İş kanununa tabi değil. iş kanunundaki süreler vs geçerli değil diye biliyorum ben. hatta sözleşmeli personeller haklarıyla ilgili dava açacakları zaman idare mahkemesinde açarlar iş mahkemessinde açmazlar.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
(12)

Kediye hayır' i nasıl öğretebilirim? Veya isirmamasini?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
Merhaba, en fazla dört aylık erkek bir bebek. Sürekli ısırıyor ve can yakıyor. Hayır dediğimde anlamıyor. Bu çocuğa hayır' i nasıl öğreteceğim ben? Veya ısırmasini nasıl engellerim?
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.10.25)
şimdi kedici arkadaşlar gelip psikolojisini bozarsın diyecek belki ama benim önerim şu:

sert bir "pisssst" veya "şşşşşt"

istemediğin şeyi yaptığı anda söyleyeceğin şey bu. sesi aynı zamanda hareketle desteklersen (mesela ısırırken elinle hafifçe iteklemek gibi) daha etkili olur.
0
kibritsuyu
(13.10.25)
Dediklerinizi uyguluyorum ama değişen bir şey olmuyor. Daha çok hırslanıp daha çok ısırıyor bu sefer. Sırtını okşamaya basladigim an çoğu kez anında ısırmaya başlıyor. Alıyorum uzağa koyuyorum veya yere bırakıyorum üzerime atlayıp yüzümü ısırıyor, elimle güreşip parmaklarımi veya elimi ısırıyor sert bir şekilde. Aşırı inatçı ve hırslı intikamını almadan rahat etmiyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
Su püskürt üstüne fıs fıs olanlardan. Laftan anlamaz.
0
gobekliraki
(13.10.25)
Bebeklik çocukluk döneminde, ergenliği geçinceye kadar yapar bunları haberin olsun, 1 yaş bittiğinde sakinleşecektir. Bence o zaman öğretsen daha iyi ama sen bilirsin. Şahsen sesimi sertleştirip biraz yükselterek ve aynı anda kaşlarımı çatarak (çünkü onlarla hep gülümseyerek konuşurum) "hayır" diye ünlerim. Bazen kavga ettiklerinde o ses yükseltme epey etkili oluyor. Su püskürtme işini çok çaresiz kalırsanız yap derim. Son çare olsun ki daha da çaresiz kalma.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
olumsuz birsey yaptiginda,
hayır de,
ve parmağının ucu ile burnuna dokun,

Ama bunu hemen yap,
olay ile
verdigin tepki arasında
Belli bir süre geçmesin.
0
designer
(13.10.25)
Hayır diye söylüyorum. Yüksek seslede söylüyorum ama burnuna dokunmuyorum. Deneyeceğim.
Onu burnundan öpüyorum. Umarım farkı ayırt edebilir 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(13.10.25)
dişleri kaşınıyor, bir kaç aya geçer.
0
mesuta
(13.10.25)
veteriner siz de onu ısırın demişti. şaka değil. kardeşleriyle oynarken karşılık aldığı için ısırmanın can yakıcı olduğunu anlıyolar ama erkenden sahiplendirilince bunu anlamıyolar. o yüzden o sizi ısırınca siz de onun kulağını vs ısırın demişti. ha bizim kedi 5 yaşını geçti hala saldırıyor, ısırıyor.
+1
elorelia
(13.10.25)
açılın 6 yıllık kedi annesi geldi. su fışkırtın her ısırdığında ama her ısırdığında. bir kere bile atlarsanız arasındaki bağlantıyı anlayamaz. yanınızda hep su dolu bir sprey şişesi olsun. bi süre sonra ısırsam su gelecek diye ısırmamaya başlayacak.
0
matilda
(13.10.25)
diş kaşınması falan değil. ele tetiklenmiş oyuncak sanıyor eli hızlı çekmeyin, ısırınca burnuna vurun, su fışkırtın, anlamasını fiziksel sağlayın. ben yapmadım büyüdü şuan heryerimiz derin çizikler içinde. el ile oynatmayın sadece sopa ile oynatın. ele odaklanırsa oyunu bırakın.
0
eja
(13.10.25)
ben elimi ısırdığında hemen elimi saklıyoum. şşt diye kızıyorum. benim elime pek bulaşmıyo bu aralar. veteriner bize "ısırdığında hafifçe burnuna vurun" demişti de bizimki dayak arsızı olmuştu pek işe yaramamıştı küçükken. şu anda canı oyun istiyosa direkt gelip kaldırmak uyandrmak için falan ısırmaya başlıyo. eğitilmez bi kedi.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
öğretemezsiniz.
0
gurur
(13.10.25)
(4)

Altınlari nerde tutuyorsunuz?

sapere aude
Eldeki altınları fiziki olarak yatırabilecegimiz, fiziki olarak da çekebilecegimiz bir banka var mı? Veya çekmek istediğimizde nakit veren ama düşük kurdan bozmayan bir banka?Teşekkürler
Eldeki altınları fiziki olarak yatırabilecegimiz, fiziki olarak da çekebilecegimiz bir banka var mı? Veya çekmek istediğimizde nakit veren ama düşük kurdan bozmayan bir banka?

Teşekkürler
0
sapere aude
(08.10.25)
banka kasasında.
0
mikahakkinen
(08.10.25)
Fiziki altınları bozup hesabınıza yatırmada sorun yok, iş fiziki çekime gelince ek ücretler devreye giriyor. Mesela Kuveyt Türk'ün altın veren ATM'leri var, günde en fazla 2gram çekebilirsiniz %4 komisyon alıyormuş.

IAR diye bir uygulama var, IAR yani altın rafinerisinin kendi platformu. Burada 24 saat uygun kur var, altını fiziki isterim diyorsanız anlaşmalı yerlerden fiziki altını alabiliyorsunuz ama bunun için de yüksek bir ücret isteniyor
0
lamborcini
(08.10.25)
banka kasasında tutuyoruz
0
aquarium
(08.10.25)
altın sertifikası diye bişiy çıkmıştı bi ara ona baktınız mı
0
Sadece soruyorum
(08.10.25)
(15)

Demir eksikliği (Kadın duyuruculara soruyorum)

gnosis
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kol
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kolonoskopi dedi. Sizi de gastroenterolojiye yönlendirdiler mi?
0
gnosis
(07.10.25)
erkekler neden cevap veremiyor anlamadım ama belki faydası olur diye yazayım. doğru yapmışlar. ilk defa bu doktor daha önce kaç sefer gitmişsin ama geçici tedavi sonuç vermemiş deyip gerçek sebebi bulmaya çalışıyor. geçici bir şey olabilir diye belki bir iki kez demir takviyesi denenebilir, sonuç alınmıyorsa da detaylı bir tahkik gerekebilir. endişelenecek bir şey yok.midede bağırsakta kanama yapacak bir şeyler var mı diye bakacaklar en azından (daha fazlası da olabilir, bilmiyorum) geçmiş olsun.
0
kisa
(07.10.25)
@kisa erkeklerin düzenli olarak kan kaybetmesi için bir sebep olmadığından-.-
0
🌸gnosis
(07.10.25)
:) o bir detay, aslında soru demir eksikliği için gastroenterolojiye yönlendirilmenin durumu ya, erkekler de kadınlar da semptom tedavisi işe yaramadığında gastroenterolojiye gitmeliler. neyse, durum doğru görünüyor, endişelenme.
0
kisa
(07.10.25)
evet, bazıları yönlendiriyor ve direkt ilişkisi var. özellikle uzun süreli ve kronikse.
0
evrim halkasi
(07.10.25)
beni kimse yönlendirmedi şimdiye
0
Kahvedesu
(07.10.25)
Benim de hep düşük çıkıyor dediğin gibi 2 yılda 1 ilaç kullanıyorum 3-4 ay. Gastroya yönlendiren olmadı hiç, ama bende akdeniz anemisi taşıyıcılığı da var pasif hücreler varmış, onun da etkisi var biraz.
0
Sadece soruyorum
(07.10.25)
erkeğim, düzenli olarak kan kaybetmiyorum ama bu konuda bilgim var. cevap verebiliyor muyum?
0
abelardo
(07.10.25)
bugün kan testi yaptırdım, 30larda çıktı demirim. demir ilacı verip duruyorlar, damardan takviye de aldım kaç kez ama toparlanmıyor.
0
deartheodosia
(07.10.25)
Çok iyi bir doktorunuz varmış öncelikle. Verdiği tahlilleri muhakkak yaptırın.
Demir eksikliği çeşitli sebeplere dayanır. Gastroskopi ve kolonoskopi istemesi gayet olumlu. Bağırsak polipleri, bağırsak ülserleri, kolit gibi iltihaplı bağırsak hastalıkları, gastrit ya da helikobacter pylori enfeksiyonu demir eksikliği yapar. Doktorunuz bunları elemek istiyor. Bağırsak duvarı sağlam mı, düzleşme gibi yapısal bozukluklar, incelme, iltihap var mı bakılacak.
Eğer çok şiddetli adet kanamanız olmuyorsa, menstruasyon tek başına demir eksikliği için bir sebep değil.
Bazı insanlar genetik olarak bağırsaktan demir emilimi konusunda şanssız. Bazı insanlar da ne kadar B12 hapı kullansa bile B12'yi yükseltmezler mesela aynı sebepten, çünkü genetik itibariyle B12 bağırsaktan emilmez. Demir de aynen böyle. Bu kişiler özellikle demir içeren preparatları alınca ishal olurlar.
Tahliller umarım iyi gelir. İyi gelmesi durumunda
1. Demir hapını her zaman c vitamini ile beraber almanızı
2. Düzenli probiyotik kullanmanızı
3. Bioyararlanımı yüksek preparatlar seçmenizi
tavsiye ederim.
Gyno Ferro Sanol çok harikadır mesela. İyonik ferrous formdadir ve direkt bağırsak hücrelerince emilir.
0
alice in potatoland
(07.10.25)
Bende de ayni durum var. Doktor bana da bakmak istedi ama siniri 40 yasmis, ben 40 yas oncesi cok gerek duymuyorum dedi. Yalniz benim oyle pat diye dusmuyor tekrar. Ben kendime bakmiyorum oyle dusuyor. Ama bakilabilir yani sorun yok. Zaten bana da istersen bakalim demisti. Kanini dusuren bir kacak vs mi var diye bakiliyor. Kotu bi sey degil endiselenme.
0
Kittie
(07.10.25)
çocukluğumdan beri hiç demir eksikliği yaşamadım.

ilk regl olduğum yıl (14y) reglim 10 gün sürerdi ve günde 7-10 ped değiştirmeli. çok yoğun ve uzundu yani. buna rağmen kanımda sorun olmadı. sonraki 4 yıl da bu şekilde devam etmişti.

son 2.5 yıldır da vejetaryenim. tahlillerim hala çok iyi.
0
art cat chocolate
(07.10.25)
Demir eksikliği bulunan kadın hastalar, özellikle de 50 yaşın altındakiler endoskopiye gönderilmiyor.
Bir erkekte demir eksikliği varsa, bu ciddi bir durum ve mutlaka endoskopi yapılıyor.
Demir eksikliği nedeni olacak her şeyi saymışsınız zaten. Bunlar düzeltilmeden başka nedenler aramak garip bir durum.
Gastroenterologlar önce dışkıda tekrarlayan gizli kan testleri yapıp ona göre girişim planlıyorlar.
Özel hastane ise dikkatli olmak lazım.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Kendimi bildim bileli demir ve ferritin değerlerim yerlerde, hucrelerimin demir bağlama kapasitesi çok yüksek. Regl dönemlerim çok yoğun kanamalı geçiyor. En son kan testimde 27 filan gelmişti 50-170 arasında olması gerekirken. Ama hic endoskopi ya da kolonoskopiden bahseden olmadı . Demir hapı yazıp gönderiyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.10.25)
yiyeybirlimisiniz bilmiyorum da "dalak" çok faydalı oluyor. Bence tadı çok kötü değil ama bazılarına garip gelebiliyor. ilaç falan yan etkileri de çok oluyor.
0
high hopes of the sozluk
(08.10.25)
@pro9it9is9'in bahsettiği duruma Gender Bias in Medicine diyoruz.
Kadınlar 50 yaşın altında genelde gastroskopi ve kolonoskopiye yönlendirilmezler çünkü kadınların şikayetleri abartılı olarak değerlendirilir, ve ağrı ve şikayetleri genelde küçümsenir. Tamamen aynı hastalık için kadınların tanı alması erkeklere göre 2.5 sene daha uzun sürüyor.
Bu durum son 10 senede oldukça patlamış, üstesinden gelinmeye (en azından bir nebze) çalışılan bir konu.

Benim ortaokul arkadaşıma, regl sancısı, premenstrual syndrome, postmenstrual syndrome diye diye tam 13 sene IBS tanısı koyamadılar. Ayın hangi döneminde giderse gitsin, doktorların hep bir bahaneleri vardı kızın şikayetleri için. Arkadaşım kendine tanı koyabilmek için tıp okudu.
Şahsen tavsiyem, her sorununuzun sebebi adet kanamalarınız değil. Devlet yapmıyorsa, gidin bir özel hekime ve diyin ki, durum böyleyken böyle, ben bu durumun kanamalarımdan kaynaklandığına dair kesin bir tanı istiyorum.
Tahlillerinizde hiçbir şey çıkmasa bile en azından bir kontrolden geçmiş olursunuz, ilerisi için bir milestone tahlili olur.
0
alice in potatoland
(17.10.25)
(12)

Arkadaşlık aşka dönüşür mü?

egerbiryolcu
Klişe bir soruyla giriş yapayım ama ilk defa bu durumu merak ediyorum. Hoşlandığım biri var. ( Onun cinsiyet e) Bana ilgisi ilk zamanlar yuzeyseldi. Fakat zamanla paylaşımlarımız arttı sohbetimiz derinleşti ve artık bana değer verdiğine eminim. Ama kanka gibi bir durumda da değiliz. Benim hissettiği
Klişe bir soruyla giriş yapayım ama ilk defa bu durumu merak ediyorum. Hoşlandığım biri var. ( Onun cinsiyet e) Bana ilgisi ilk zamanlar yuzeyseldi. Fakat zamanla paylaşımlarımız arttı sohbetimiz derinleşti ve artık bana değer verdiğine eminim. Ama kanka gibi bir durumda da değiliz. Benim hissettiğim ondan hoşlandığımı illaki hissediyor ya da biliyordur kendisi de ciddi bir şey düşünse bunu açardi sanırım ama ondan böyle bir adım gelmiyor. Birbirimizin hayatından da çikmiyor ya da çikamiyoruz.

Ya da bilmiyorum ki belki de benim ciddi olduğumun farkında olmayabilir de. Böyle bir durum nereye evrilebilir sizce?
0
egerbiryolcu
(06.10.25)
bir çok kez yaşadım :) nereye gideceği belli olmaz. 3 yıl süren de oldu, 2 hafta süren de
0
sweetoffice
(06.10.25)
konuş, ne olacaksa olsun.
0
antihero
(06.10.25)
film izlemeye filan çağır
0
hoot
(06.10.25)
dönüşmez.
0
Algorix
(06.10.25)
yedekte tutuyordur?
0
eja
(06.10.25)
konuş, birbirimize karşı ilgimiz olduğunu hissediyorum, ama yanlış hissediyorsam arkadaşlığımızı da kaybetmek istemiyorum de.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
Dönüşür. Ama hepsi dönüşür diyemeyiz ya da dönüşen güzel bir ilişki olur da diyemeyiz sonucunda arkadaşlığı da kaybetmek var. dikkatli düşünmek gerek :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.10.25)
dönüşür. evlendim. mutluyum.
0
awlmi
(06.10.25)
erkekler çekingendir, sen konuşursan o da açılır.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
@mikahakkinen +1
0
co2s2
(06.10.25)
Bunlar boş işler. Olur mu'yla zaman kaybetme.
0
arbre
(07.10.25)
@arbre benim laflarımı çalıyorsun, farketmedim sanma.

KonuşaRRak çözülecek şeyler.
0
Shepard
(07.10.25)
(13)

küçükken tam sayılar konusunu öğrenirken zorlandınız mı

Sadece soruyorum
şimdi ben çocuğa önce şu aşağıdaki örneklerdeki gibi tam sayılarda toplama işlemini çalıştırdım. diyorum ki annen sana 3 tl verdi baban da 8 tl verdi toplam 11 tl paran olur. sonra başka örneğe geçiyorum diyorum ki annen sana 3 tl verdi, sen bakkala gittin 8 tlye bişey aldın bakkala 5 tl borcun kalı
şimdi ben çocuğa önce şu aşağıdaki örneklerdeki gibi tam sayılarda toplama işlemini çalıştırdım. diyorum ki annen sana 3 tl verdi baban da 8 tl verdi toplam 11 tl paran olur. sonra başka örneğe geçiyorum diyorum ki annen sana 3 tl verdi, sen bakkala gittin 8 tlye bişey aldın bakkala 5 tl borcun kalır.
(+3)+(+8)= 11
(+3)+(-8)=-5

sonraki hafta oldu, çıkarmalara geçtik. eşimle anlatmaya çalışıyoruz, diyoruz ki burda artılar bayburtlular, eksiler gümüşhaneliler, iki gümüşhaneli yan yana gelirse birbirlerini severler toplama olur + yaparız; (+3)-(-8)=11

ama bi bayburtlu bi gümüşhaneli karşılaşırsa birbirlerini sevmezler eksi olur çıkarma işlemi yaparız; (+3)-(+8)= -5

şimdi 3.hafta oldu. ben çocuğa (+3)+(+8) işleminin sonucunu soruyorum. iki + yan yana gelirse - olur sanmış gitmiş cevaba -5 diyor. benim verdiğim ödevleri yapmıyo, matematiğe ilgisi sıfır. normal mi böyle yapması yoksa bi sorun mu var sizce. bu kadar zor bi konu mu bu? ben hiç zorlandığımı hatırlamıyorum bu konuyu öğrenirken.


EKLEME: HERKESE CEVAPLAR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM TİK VERMEYİ DENİYORUM AMA BOZULMUŞ GALİBA.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
Bir de sayı doğrusu üzerinde göstermeyi deneyin. Negatif taraf, pozitif tarafı anlatarak, iki kez negatife gidersem başladığım yere dönerim şeklinde. Bir de bu noktadan siz çok anlatmayın kendisi kendi cümleleriyle kavramaya çalışsın.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
öğretmenin anlattığı mantıkla sizin anlattığınız mantık aynı mı? çünkü öğretim yöntemleri çok farklı şimdi ve öğretmen farklı bi yöntemle anlatıyorsa iyice kafa karıştırırsınız. a harfinin yazış şekli bile değişti sonuçta.

35 yaşındayım, ilkokulu hatırlamıyorum. bence siz de hatırlamıyorsunuz, kolay öğrendim sanıyorsunuz. şu an size tabi ki kolay gelir. çocuk için atomu parçalamak gibi bir şey. ayrıca bazı çocuklar daha az zeki, bazı çocuklar tembel olur. sizin çocuk da bu grup içinde olabilir :(
0
elorelia
(06.10.25)
@cosmicstring
ama çocuk 7. sınıfta, fasülye işini geçeli çok olmadı mı, bi de fasülye ile negatifleri nasıl anlatacağız?
0
🌸Sadece soruyorum
(06.10.25)
7.sınıf diyene kadar 2-3 filan sandım.

bence çok kompleks şekilde anlatıyorsunuz basit bir konuyu. sayı doğrusu üstünden gösterin, bayburt gümüşhane filan iyice çorba etmişsiniz. 7.sınıf çocuğu artık somut örneğe ihtiyac duymaz sayı doğrusunu bilir.
0
kaptan maydanoz
(06.10.25)
@kaptan maydanoz
ya öyle söyleyince de anlamıyo sanki ne desem ilk defa duymuş gibi yapıyo, defterini kontrol ettiğimde öğretmen de önce bunları anlatmış sayı doğrusunu sonradan göstermiş diye anladım.
0
🌸Sadece soruyorum
(06.10.25)
Bir de lise öğrencileri bile tam sayılarda toplama-cikarma yapmakta zorlanabiliyor. Çocuğu çöpe atma yani :)
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
7.sınıf için bir an önce müdahale edilmesi lazım, bu konuların çok önceden halledilmesi gerekiyordu (okulda ve evde)
0
sweetoffice
(06.10.25)
Dostumun (+) dostu (+) dostumdur (+)
Dostumun (+) düşmanı (-) düşmanımdır (-)
Düşmanımın (-) düşmanı (-) dostumdur (+)

Ben bu şekilde öğrendiğimi hatırlıyorum ilkokulda. Artı ve eksinin dönüşümünü imajine etmesini sağlayabilirsiniz.
Bir yandan da çocuğunuzun sanki gelişimine göre matematikteki akademik becerisi geride kalmış gibi geldi.
0
dediysem dedim
(06.10.25)
bayburt gümüşhane örneğinden sonra ben de bildiğimi unuttum.
0
bobinhoo
(06.10.25)
Abi siz bu şehirli örneği ile başarı mı bekliyorsunuz? Bırakın çocuk kendi formülünü bulsun. Ben okulda formülleri anlamıyordum, çünkü birisi bu en iyi böyle olur demiş. Sormamış da kimse kime göre diye. Ben soruyorum kime göre? Formulü uydurana göre işte. Kafalar aynı mı değil? Kafamda mat işlemlerini çok hızlı yapabiliyorum, mühendis arkadaşım var arbre'den iyi olmasın o da formüllerle ışık hızıyla yapıyor. Herkesin yoğurt yiyişi...
0
Shepard
(06.10.25)
7. sınıf çıkartmayı öğrenmemesi için aşırı aşırı geç değil mi?
başka bir yardım mı alsanız? 7. sınıf orta okul oluyor yahu?
matematiğe ilgi ile alakasız, iyi bir eğitimciden destek alın, öğrenme güçlüğü olabilir?
0
eja
(06.10.25)
Eski bir matematik öğretmeni olarak söyleyebilirim ki bu dönemde artık öğrencilerin matematiğe karşı ne ilgisi ne iştahı kaldı.
"Bir tane eksi ile bir tane artı toplanıyorsa, büyükten küçüğü çıkar ve neticede büyüğün işaretini sonuca yaz" de.
0
rakicandir
(06.10.25)
@bobinhoo
@konusma ben konusuyorum

Arkadaşlar, bu çocuğa dostum düşmanım vs dersem beyni direkt kısa devre yapar. (Çocuk benim çocuğum değil komşunun oğlu)

Babası bayburtlu olduğu için ve şakasına bayburtlular çok iyi insanlardır vs vs muhabbetler olduğu için bu şekilde ilerledik. Çocuk ilk başta böyle anlatınca anladı ve 15-20 örnek üzerinden çalıştık, o anda sorun yoktu anlamıştı. Ama aradan 5-6 gün geçti yine geldi bi baktım beynine reset atmış.
0
🌸Sadece soruyorum
(07.10.25)
(3)

Mirasla kalan eve şerh koydurmak

les yeux blanches
Eşimin babası vefat etti. Evde annesinin, ablasının ve kendisinin hakkı var.Arada bazı anlaşmazlıklar olduğu için en azından kendi hakkına şerh koydurmak istiyor.Böyle bir hakkımız var mı ve bunu nasıl yapabiliriz?Teşekkürler.
Eşimin babası vefat etti. Evde annesinin, ablasının ve kendisinin hakkı var.
Arada bazı anlaşmazlıklar olduğu için en azından kendi hakkına şerh koydurmak istiyor.
Böyle bir hakkımız var mı ve bunu nasıl yapabiliriz?

Teşekkürler.
0
les yeux blanches
(06.10.25)
İlk önce intikal yaptıracaksınız ve sonra da yeni tapuyu çıkartacaksınız. Mirasçılık belgesi ile tapuya başvurun (yani eşiniz başvursa yeterli) yeni tapularınız çıksın. Sonra şerh olayı biraz değişik. Eşiniz kendi hissesine satılamaz diye şerh koydurabilir, ama annesi ve kardeşinin hisseleriyle ilgili tasarrufu olamaz diye biliyorum. Annesi ve kardeşi hisselerini satabilirler. (Dairede böyle satın alan olmaz elbette, ama arsa olsaydı alıcısı çıkardı.)
0
malheiros
(06.10.25)
hiç bir şey yapmanıza gerek yok. siz yani eşiniz olmadan orası satılamaz, üzerinde ipotek tesis edilemez ya da önemli bir işlem yapılamaz. intikal işlemi yapılmadığı için tapuda ölen kişinin adı görünür. o da öldüğü için yine işlem yapılamaz. tek sıkıntı burası kiraya verilebilir. kiraya verme işlemini de şerh ile engelleyemezsiniz ama kira bedelinini size düşen payını talep edebilirsiniz.
0
ground
(06.10.25)
miras mülkiyeti zaten el birliği mülkiyetidir bu nedenle sadece mirasçılar arasında satış mümkündür. hissedarlar kendi paylarını üçüncü kişilere satamazlar.

üçüncü kişilere satılabilir hale gelse bile sizin hissenizi satamazlar herkes kendi hissesini satabilir. üçüncü kişiye satılması için de tapuya başvuru yapılması ve elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrilmesini istemek gerekiyor., hemen olacak bir şey değil yani süreç ister. sizin şu an çekinmenizi endişelenmenizi gerektirecek bi durum yok.

anlaşamazsanız son çare ortaklığın giderilmesi davasıdır.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(5)

pasaport süre sorusu

der meister
dostlar iyi akşamlar,erkek kardeşim 22 yaşında üniversite öğrencisi. kendisine pasaport için destek olmak ve 10 yıllık aldırmak istiyoruz. yalnız yakın zamanda kendisi bana "bi arkadaşım başvurmuş, öğrencisin deyip üç sene vermişler" şeklinde bi şey söyledi. şaşırdım.böyle bir durum var mı şu an? em
dostlar iyi akşamlar,

erkek kardeşim 22 yaşında üniversite öğrencisi. kendisine pasaport için destek olmak ve 10 yıllık aldırmak istiyoruz. yalnız yakın zamanda kendisi bana "bi arkadaşım başvurmuş, öğrencisin deyip üç sene vermişler" şeklinde bi şey söyledi. şaşırdım.

böyle bir durum var mı şu an? emin değilim ama ben sanki bir ara öğrencilere pasaport harcında indirim gibi bi şey hatırlıyorum... bu durum ondan kaynaklı olabilir mi? şu an var mı?

ben 2015'te üniversite öğrencisiyken 10 senelik pasaport aldım. şu an biz bu çocuk için 10 senelik harç yatırırsak problem yaşar mıyız acaba? üç sene nereden çıktı? bizim oğlan alabilir mi 10 senelik? diyelim ki 10 senelik harç bedeli yatırdık, üç senelik verdiler... paranın üstünü veriyolar mı en azından?
0
der meister
(03.10.25)
arkadaşı yeşil pasaport almış olabilir mi? erkek öğrenciler 25 yaşına kadar alabiliyor diye aklımda kalmış. gerçi ben 18e girince iptal olmuştu ama sonradan değişmiş olabilir.
0
inheritance
(03.10.25)
yesil pasaporttan bahsedilmis, ben de diger teorimi sunayim:

ogreniler, defter ucreti vermeden pasaport alabiliyor ama belli kisitlari var, belki bu arkadas o yola basvurmustur.

defter parasi vermek istemeyen ogrenci ya da yesil pasaport hakki olmayan her birey gibi 10 yillik defter + harc parasi yatirip 10 yillik pasaport almak isterseniz kimse "aa sen ogrencisin sana 3 senelik verecegiz" demez.
0
adrianapole
(03.10.25)
benim kardeşim de öyle aldı. 20 yaşında olduğu için 5 yıllık verdiler. o durumda sadece defter bedeli ödeniyor harç ödenmiyor.
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
Aşağıda belirteceğim ekstra bir durumu yok ise Öğrenciler 25 yaşına kadar sadece defter bedelini ödeyerek pasaport alabilir. Pasaport Harcını ödemezler.

Yani 15 yaşındaki bir öğrenci 10 yıllık pasaportunu sadece 1135 tl defter bedelini ödeyerek alabilir.

***Kimler harç ödemeden alabilir?

Tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış öğrencilere,

• Yabancı memleketlere öğrenim için gideceklere,

• Uçuş Ekibi Personeline,

• Kültürel, ticari veya sosyal bir fayda için veya yüksek lisans ve doktora öğrenimi görmek isteyen ve Milli Eğitim Bakanlığının izni ile yurtdışına gidenlere,

• Spor, gezi, kültürel, ticari ve sosyal bir menfaat için Rektörlük, Dekanlık, Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü izni ile yurtdışına gidenlere verilir.
0
ezkaza
(03.10.25)
yeşil pasaportta öyle. 25'e kadar hak olduğu için o yaşa ne kadar kaldıysa ancak o kadar verebilir.

ancak üniversiteden mezun olduğunda o hakkı kaybeder. yani 18 yaşından sonra eğer öğrenciliği bitmişse ve üniversiteye falan gitmiyorsa yeşil pasaport alamaz. sadece okuduğu sürece 25 yaşına kadar kullanabilir.

ben de 21 yaşında mezun olunca yeşil pasaport hakkım gitti. tam dönem sonu yani mezuniyetten birkaç gün sonra yurtdışı planı yapmıştım, öğrenci işlerinden mezuniyetimin geç girilmesini rica etmiştim hatta.
0
art cat chocolate
(03.10.25)
(3)

Uyap'ta kapatılmış dosyaya daha sonra yeni bir dilekçe vermek

blue eyes white dragon
Olaydan kısaca bahsedeyim. Kardeşim var engelli. Babam yıllar evvel önce araç alım izni istemiş. Hakim de vermiş. Babam ayni zamanda vasi. Önce vasilik alınmış daha sonra araç izni. Şimdi Eminevim üzerinden bir araç alalım dedik. Eminevim, ek bir karar çıkarmamizi istedi. İpotek etmeme izin verin vs
Olaydan kısaca bahsedeyim.

Kardeşim var engelli. Babam yıllar evvel önce araç alım izni istemiş. Hakim de vermiş. Babam ayni zamanda vasi. Önce vasilik alınmış daha sonra araç izni. Şimdi Eminevim üzerinden bir araç alalım dedik. Eminevim, ek bir karar çıkarmamizi istedi. İpotek etmeme izin verin vs. Vs. Yazılı bir karar. Bir avukat arkadaş sayesinde dilekçe yazdık, ilgili mahkemeye gönderdik. 2 hafta oldu, uyap'tan bakıyoruz dilekçe eklenmiş ancak dosya hala kapalı görünüyor. Bu işlerden hiç anlamayız. Mahkemeye de uzağız. Aradan bir şey sorsam yanlış sormaktan, ters konuşmaktan çekiniyorum.

Katip, dosyayı açması mi gerekiyordu yoksa hakim dilekçeye baktığı zaman yahut bir şeye karar verdiğinde mi açık görünecek.

Uzun lafın kısası ortada bir sorun mu var?
0
blue eyes white dragon
(03.10.25)
sorun yok. vesayet dosyaları bir süre sonra kapalı gözükür. işlemler de yapılsa dosya kapalıdır esasen. memur hakim uyabında iş lisesinde dilekçeniz işlem yapılması için görünüyordur.
edit; uyapında
0
ground
(03.10.25)
süreç normal. yalnız bi kaleme uğrayıp durumu dürtmek ve ek karar için olan talebi hatırlatmak gerekebilir. onlara bırakırsanız ve büyük şehirdeyseniz süreç uzar da uzar. normalde kısa bir işlem
0
kel aynak kusu
(03.10.25)
telefonla adliyeyi arayıp sorabilirsiniz ek karar ne zaman yazılır hakim dosyamıza baktı mı diye
0
Sadece soruyorum
(03.10.25)
(16)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
Kesin @yenibirguzelnick bacım sormuştur diyerek tıkladım ama ters köşe oldum:p

Neyse soruya cevap: bakıcı bulmak kolay değil. Referansı da varmış, biraz beklentileriniz hakkında konuşun bir de "şartlar ve haklar bunlar" diyerek sınır çizin net olun diyorum. Bir süre deneyin öyle karar verin. isterseniz bir yandan başka bir bakıcı daha bulmaya çalışırsınız. Önemli olan çocuğa nasıl baktığı
0
kullanicadi
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(6)

Evlilikte zamanla İlginin ve yakınlığın azalması doğal bir süreç mi?

psmstc
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
Ve bunu canlı tutmak korumak Mümkün mü ve nasıl?
0
psmstc
(02.10.25)
bence bu doğal süreç. canlı tutmak nasıl olur bilmiyorum. çocuk olduktan sonra bu ilgi daha da azalıyor.
0
mikahakkinen
(02.10.25)
Tabii ki... Sürekli canlı tutulamaz. Anlık heyecanlar yaşanır. O anlar kıymetli. Evlilik mutluluktan ziyade bir araya gelip güçleri birleştirip zorluklarla birlikte mücadele şeklinde devam etmeli.

Yoksa çok problemli.
0
luluki
(02.10.25)
Evet hatta konu hakkında reddit'de bile başlık var: www.reddit.com
0
limonlu eksi
(02.10.25)
bence bu "azalma" değil normalleşme. evet normal bi süreç. nasıl yeni bir bilgisayar alınca hep başında oturursun, evlilik de öyle biraz. başlarda her şey yeni olduğu için canım cicim oluyo, zamanla normalleşiyo. canlı tutmak tabi ki mümkün tarafların niyet-istekleri ile.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
yakınlıktan ne kastettiğine bağlı. giderek uzaklaşıp birbirini görmek istemeyen, tahammül edemeyen insanlara dönüşüyorsanız. içeride stres birikiyorsa bu normal değil.

diğerleri herkesin de dediği gibi doğanın kanunu.
0
orpheus
(02.10.25)
bu gayet yaygın bir durum ve çok sinsi sinsi ilerleyen bir süreç
0
co2s2
(02.10.25)
(6)

Kontrol dışındaki şeylerin stres oluşturması

arbre
Günaydın. Son zamanlarda bu var bende. Ayrıntılı yazayım.Bir yakınımın sağlık sorunu var diyelim. Bu bana stres yaratıyor. Ben özel hastaneye gitmeyi, ücretini ödemeyi öneriyorum bu sorunu çözmek için.İşle ilgili bir konuda birileri yanlış yapıyor. Onların yanlışlarını ben düzeltiyorum. Benim işimi
Günaydın. Son zamanlarda bu var bende. Ayrıntılı yazayım.

Bir yakınımın sağlık sorunu var diyelim. Bu bana stres yaratıyor. Ben özel hastaneye gitmeyi, ücretini ödemeyi öneriyorum bu sorunu çözmek için.

İşle ilgili bir konuda birileri yanlış yapıyor. Onların yanlışlarını ben düzeltiyorum. Benim işimi az etkiliyor bu yanlışlar. Ama onları da kontrol etmek istiyorum.

Yani bazı insanların cahil ve yönetilmeye muhtaç olduklarını düşünüyorum. Onlar yaptıklarını umursamıyor, belki çoğunun farkında değil ya da sonuçlarını bilerek yapıyor.

Ben de rahat bir insan olmak istiyorum ama olamıyorum.

Bir de çok büyük boyutlu düşünmeye odaklıyım. Atıyorum evde bir şey bitti, azaldı. 1 kg gerekiyor. Ben gidip 3 5 kg alıyorum daha çok para harcayıp. Temelinde bu şey bana stres oluşturmamalı. Stok yeterli olmalı. İşle mi kafayı bozdum acaba.

Bunu yaşayan var mı, ne önerirsiniz, sağ olun.
-2
arbre
(02.10.25)
Kafayı meşgul edecek yeterli iş olmayınca insan kıla tüye kafayı takıyor. Sorun yoksa sorun vardır.
0
luluki
(02.10.25)
kontrol gudusel acidan tatmin etse bile seni icten curuten birsey. cunku tamamen duygusal tatmin ile calisan bir gudu. fakat soyle bir gercek var ki diktator bile olsan bi yere kadar kontrol edebilirsin hayati. o aliskanligini birakmalisin. ayrica cocukluk travmalariyla da alakali. kucukken sen sunu yapamazsin, sen beceriksizsin, yetersizsin ve minvalinde benzer seyler duyan kisilerde oluyor. surekli bir kendini kanitlama, hayatin ve olaylarin kontrolunu ele alma hali oluyor. en azindan bende oyle. bunu idrak edince hayati daha kucuk perspektiften yasamaya basladim.
0
buenosdias
(02.10.25)
Her şeyi üzerine alan birisin izlenimi aldım verdiğin orneklerden. Anan baban kardaşın değilse (ki bazen duruma göre onlarsa bile) bırak hastaneye kendileri gitsin, ya da senden istenecek bir yardım varsa bırak önce onlar söylesin.

İs yeri için de, seni etkilemeyecekse elleşme o yanlışlara.

Bir fıkra vardı, tamamını net hatirlamiyorum, üç tel saçı kalmış adam berbere gidiyordu da, her düzelt diyisinde bir tel kopuyordu tararken, adam son gidişinde berbere "bırak dağınık kalsin" diyordu. O mantık.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
bu bir noktaya kadar normal. ama başkaları senin onların işine burnunu sokacak kadar fazla empati yaptığını düşünüp rahatsız olurlarsa üzülürsün.

ben bi ara kardeşlerime çok karışıyodum mesela. onların hayatı laylaylom yaşamaları çok garibime gidiyodu, bunları bi yola getirmem gerek sağlıklı düşünemiyolar vs diye düşünüyodum. ama sonra baktım ki ben onların annesi değilim, onlara bu kadar karışmaya hakkım yok ve ben karıştıkça aramız bozuluyo. bıraktım sonra.

işyerinde de bazen biri eziliyormuş gibi geliyordu, onu korumak için birilerine bir şeyler söylüyordum sonra baktım ki hem o kişi ile aram bozuluyo hem de korumaya çalıştığım kişi "ne karışıyosun" diyo. onu da öyle bıraktım.

ev için aldığın fazla eşyaları da bozulmaması için az alman gerektiğini bozulduklarında çöpe atmak zorunda kaldığında öğrenirsin.

sonuç olarak bazı şeyleri olumsuz tecrübelerle öğreniyor takmamaya başlıyorsun.

ama tabi bu takıntıların hayatını yaşanmaz-çekilmez kılma noktasına geldiyse psikolojik yardım almak gerekiyor ki ben de hayatımın bir döneminde almıştım.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
(bkz: mükemmeliyetçilik) hastalığı.
0
orpheus
(02.10.25)
"kontrol dışındaki şeyler" diye kulp uydurmaya gerek yok. son bir kaç aydır takip ettiğim kadarıyla sen genel olarak stres yapmak için kendine yer arıyorsun. ilaçlarını aksatma, psikolog ve/veya psikiyatrist randevularını aksatma.
0
co2s2
(02.10.25)
(14)

Macrocenter kısır

basubadelmevt
Nar eksili-cevizli kısır kg fiyatı 761,90 TL.Bu fiyat hakkında ne düşünürsünüz? Baya lezzetli bir kısır bu arada.Serbest piyasa mi?Vurgun mu?
Nar eksili-cevizli kısır kg fiyatı 761,90 TL.

Bu fiyat hakkında ne düşünürsünüz? Baya lezzetli bir kısır bu arada.

Serbest piyasa mi?Vurgun mu?
0
basubadelmevt
(01.10.25)
Vurgun
0
rodeocu
(01.10.25)
vurgun tabii ki. o paraya pirzola alırsın
0
jelly bear
(01.10.25)
yüksek
0
bravoteam
(01.10.25)
100 gram olarak yazdıkları meze bölümünde satıyorlar galiba, eskiden migroslarda da sıklıkla oluyordu meze bölümü aynı ürünler aynı fiyattı galiba ve o zamanlar alıyordum güzeldi evet evde tek başına yaşayan için fevkalade ürünler olabiliyor ama fiyatları aslında ciddi pahalı, özellikle ben iki-üç bozulmuş olduğuna da rastgeldim, can sıkabiliyordu.

vurgun
0
atom karincanin torunu
(01.10.25)
Migrosta lahana sarma da o fiyatta ve hiç güzel değil. Semizotu veya haydari de 500 civarındaydı. Dolayısıyla macro’daki mezeler hiç değilse lezzetli. Ha ama evet fiyatı yüksek o ayrı.
0
mor oje
(01.10.25)
tadları güzel olsa tamam diyeceğim ama değmez. bi de kısır çok kolay hazırlanan bi şey, kendi damak tadıma göre taze taze yaparım.
0
deartheodosia
(01.10.25)
Türkiye şartlarında kazık tabii ama Macrocenter pahalı ve "fancy" bir market, o anlamda çok pahalı sayılmaz. Malzeme açısından düşünülünce tabii bulgurun uygun fiyatlı olmasından kaynaklı çöpe giden para gibi hissettirir. Söz gelimi ayçiçek yağı değil de soğuk sıkım zeytinyağı kullanılmışsa parasını hakeder benim gözümde.
0
mbond
(01.10.25)
Fiyat algım kalmadı artık, bazı şeyler normal geliyor bazı şeyler çok uçuk.
Bu mesela normal geldi fakat şöyle düşündüm 1 kilo kısır almam zaten yarım kilo falan alırım yarım kilo için de fiyat makul.
Eskiden beymen shoptaki abuk fiyatlı ürünlere bakar dalga geçerdik o abuk fiyatlar artık hayatımızın normali oldu maalesef.
0
mutekebbir
(01.10.25)
delilik.
0
gurur
(01.10.25)
Vurgun. Zaman varsa kendiniz yapın
0
pembediken
(01.10.25)
Kısır dışarıda kolay bulunan bişey değil, özellikle güzel yapılmışı. Bir de yukarıda dendiği gibi macro ayrı bir pazar.
Ancak; 1 kilo kısır nereden baksan 5-6 porsiyon, böyle bakınca gayet ucuz geldi bana.
0
Bruce
(01.10.25)
benim kistasim su marka www.safranbolufirini.com
burada kilosu 520 ama cevizsiz. ceviz ustune 250 ekletir mi? bir tik pahali diyorum
0
ala09
(02.10.25)
Bir kg bulgur 760 tl olur mu yaa? Resmen vurgun
0
etna
(02.10.25)
vurgun bence de ama içine gerçek nar ekşisi ve gerçekten soğuk sıkım zeytinyağı koyuyolarsa bunlar maliyeyi baya yükseltiyodur.

ek fikir: evde akşam biraz bulguru sıcak suyla ıslatıp bekletiyorum. sonra ayrı bir tavada zeytinyağında soğan kavuruyorum, salça ekliyorum domates ve biber karışık. bunlar kavrulunca bulgura ekliyorum. karıştırıyorum bu karışımı ayrı bi kapta dolaba koyuyorum.

daha sonra ayrı bir kapta yeşil soğan, maydanoz ve marul doğrayıp karıştırıyorum. sonraki günlerde eve geldiğimde bu karışımları da o anda ne kadar yiyeceksek karıştırıp (1-2 kişilik olacak şekilde) sofraya koyuyorum, bu durumda bekleyip sulanmamış oluyor. hazırlarken içine son karıştırma aşamasında nar ekşisi, ceviz, limon, tuz, sumak vs isteğe göre eklenebilir. bu şekilde yapınca birkaç gün boyunca tüketilebilir oluyo.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
(12)

Teyzem dolandırılıyor olabilir mi?

duyuruuser
Teyzem emeklilikle ilgili bir şey sorduğu için e-devlet şifresini verdi. Tesadüfen özel sigortalarım bölümünde adına yapılmış çok sayıda hayat sigortası ve ferdi kaza sigortası kaydı olduğunu gördüm. https://ibb.co/s98hvyQrhttps://ibb.co/wr6dV98MKendisine henüz bir şey demedim ama toplam 34 tane sig
Teyzem emeklilikle ilgili bir şey sorduğu için e-devlet şifresini verdi. Tesadüfen özel sigortalarım bölümünde adına yapılmış çok sayıda hayat sigortası ve ferdi kaza sigortası kaydı olduğunu gördüm.

ibb.co
ibb.co

Kendisine henüz bir şey demedim ama toplam 34 tane sigortası var. sanırım bunlar kredi çekerken yapılan sigortalardan.

Normal bir durum olmadığı belli. Acaba hesaplarını kullanan başka birileri olabilir mi.

Eğer bunlar krediyse demek ki ödeniyor ki haciz işlemi de yok.

Sizce ne olabilir?

Ekstra bilgi: Teyzem dijital dünyadan hiç anlamaz hala tuşlu telefon kullanır ama yaşlı da değil. Eşi çok önce vefat etti, bir kaç senedir de bi adamla takılıyor. Adamı ben hiç görmedim ama annem uyuz olmuş. Misafirliğe gidip gelirken bu adamı evden gönderiyor/bizle görüştürmüyor.
Bu adamdan da şüpheleniyorum fakat sigortaların tam kaynağını bilmediğim için henüz kimseye bişey demedim.

edit: findeks ve risk merkezi raporu için iki aşamalı doğrulamayı açmam lazım. bunu açarsam telefonuna sms şifre gider şimdilik ortalığı bulandırmak istemiyorum.
icra takiplerim bölümünde hiç icra işlemi yok.
0
duyuruuser
(01.10.25)
Muhtemelen teyzeniz defalarca kredi çekmiş. Tarihler ortada bir kaç senedir birlikte takıldığı adamla bağlantılı tarihler mi kontrol edebilirsiniz.
Ayrıca poliçe detaylarından kredi bağlantılı mı değil mi görebilirsiniz.
ayrıca bence karışmayın.
0
denizgonen
(01.10.25)
Adam ticaretle uğraşırken işi batırmış, bankalarda kara listede. Şimdi teyze üzerinden top çeviriyor.

Teyzenden sağlam bir vekaletname almış olmalı.

diye fikir yürüttüm.
0
Mirket
(01.10.25)
sigorta baslangic tarihlerine tarihlerine bakarsaniz teyzeniz bazi aylar 3 hatta 4 sigorta ya sahip olmus, kredi ile baglantisi olsa bile hic bir kurum bir kisiye ayni ay 4 kredi vermez. bu isin ustune dusun derim.
0
cairo
(01.10.25)
Can sigortalarının detayına bakınca kredi bağlantılı olup olmadığı yazıyor
0
rodeocu
(01.10.25)
Findeks'ten kredi raporuna bakman lazım, birisi dolandırıyorsa sanırım kredileri de ödemek ile uğraşmıyordur :D
0
cursor
(01.10.25)
devam eden davalarım ve icra takiplerim kısımlarına bak eğer biri teyzen adına kredi çekip ödememişse icra başlatmışlardır.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
Bir de risk merkezi raporu var e devlette ona bakın.
0
anon1m
(01.10.25)
34 tane büyük miktarlı kredi çekmiş olamaz. bunların bazılarının başlangıçları 1 sene önceye dayanıyor bazıları da en az 6 ay önce. 2024'de başlayıp hala devam edenler bile var. yani bunları 1-2 taksit aksatmış olsa devam eden kredileri çekemezdi. anında durdururlar.

kredi kartı yerine, taksit olsun diye anında tüketici kredili ufak alışverişler yapmış olabilir.
0
orpheus
(01.10.25)
Hangi bankalarla çalıştığını gösteren de bir rapor vardı sanki ona da bakabilirsiniz en azından teyzenize sorarsınız teyze şu bankada hesabın mı var para unutmuş olabilir misin gibi sorulabilir. Görünen iki firma var sigortalarda, biri hdi, fiba bank üzerinden yapılmışlar galiba, diğeri türkiye sigorta, devlet bankaları muhtemelen. hadi bir iksiini boşluğuna gelip satmış olsalar da teyzenize söylendiği gibi kredi ilintili olma ihtimali yüksek.
0
atom karincanin torunu
(01.10.25)
Teyzen geçim derdine düşmüş te olabilir. Kredi kartlarini ek hesaplarini birçok insan bu şekilde çevirmeye çalışıyor maalesef. Bu kadar uzun tarih aralığında kendi bilgisi dışında olsa çoktan patlardı muhtemelen
0
primetime
(02.10.25)
teyzen cok yakinda Muge Anki ya çıkar. her hafta direk teyzen gibi bir kac kadin cikiyor. kesin adam kredi çektiriyor teyzene,
0
oscar
(02.10.25)
işsizlik sigortası da zırt pırt yapılan sigortalardan. ayrıca ek sağlık mı ne sigortası var. biryerlerde ekleyiveriyorlar.
0
ground
(02.10.25)
(75)

eksi duyuru'nun yeni versiyonunu test etmek

compumaster
bir seyleri konusmak icin: https://t.me/+45U_yTjnwD9lMmFl telegram grubunu kullanabilirsiniz.buraya yazdiklariniza bakacagim ama tüm hata ve özellik istekleri artık burada takip edilecek: https://github.com/compumaster/eksiduyuru-issues
bir seyleri konusmak icin: t.me telegram grubunu kullanabilirsiniz.

buraya yazdiklariniza bakacagim ama tüm hata ve özellik istekleri artık burada takip edilecek: github.com
0
compumaster
(01.10.25)
telegram kullanmiyorum, buradan da geribildirim kabul ederseniz diye yazayim:

bence eski site daha guzel hala. mobil uyumlu olsaydi hic yenisine gerek yoktu gibi. gorsel bazi seyler icin yorumum var sadece.

1. ✔️(bkz: ), , (git: ) buton gibi gorunmuyor. islevi anlasilmiyor.
2. ✔️son cevaplananlar ve bildirimler biraz karisik gorunuyor satir ayrimi olmadigi icin.
3. duyuru ve cevaplarin zaman bilgisi eski halinde daha iyiydi bence. hem edit oldugu da anlasilmiyor.
4. favorilere ekleme, yenile butonu, duyurularin kac kez goruntulendigi de gizlenmese iyi olurmuş. (belki sadece mobilde gizlense daha iyi)
5. ✔️duyuru ve cevaplarin menu butonu "v" collapse/expand butonu gibi hissettiriyor, tiklamadan tahmin edememistim ne oldugunu.
0
lemmiwinks
(01.10.25)
bir de kullanici bilgilerini goremiyor muyuz artik?
✔️düzeldi (kullanicinin sayfasinda)
0
lemmiwinks
(01.10.25)
eski siteyi mobil uyumlu yapmak spagetti koddan dolayi imkansiza yakin oldugu icin yeni siteyi sifirdan yazdim.

> daha guzel hala

yeni sitenin eskisi kadar guzel olmasi icin gerekeni yaparim, yeter ki geri bildirimde bulunun.

diger soylediklerinizi goz onunde bulunduracagim.
1. ok!
2. duzeltecegim
3. saat detayi mouse hover da gozukuyor (duzelecek su anda cok kotu)
4. herseyi o menuye atmamin nedeni ekranda cok fazla icon oluyordu, ondan kurtulmak istedim daha sade gozuksun diye.
5. onu menu iconu ile degistirecegim.
6. kullanici bilgilerini geri getirecegim.
0
🌸compumaster
(01.10.25)
- 🎫mallara ekledigimiz yazarlarin duyurularini/cevaplarini gormeyelim, yok olsunlar bizim icin.
- moderasyona artik bir ceki duzen gelsin, ya hersey siliniyor ya da saldim cayira havasi esiyor. bunun bir ortasi olsun artik.
-ben goruntuden memnunum, sekil yapmaya gerek yok bence.
0
cooperr
(01.10.25)
Süper eline sağlık, allahu ekberrrr!
1-Herhangi bir duyuruda üç çizgi var sağında. Tıklıyoruz ve açılan menüde duyuruya git diyoruz. Duyuruya gittik ama sağdaki son cevaplananlar ve bildirimler kapandı.
🟡 bunu anlamadim.
2-Sağ üstte adımızı görüyorduk. Görmesek de olur tabii. Bildireyim dedim.
🟡 insanlar "expose oluyoruz aman aman" demislerdi 10 yil once gizledim Ben'in altina.
3-Duyuruyu açtık, yenile şeysi logosu yok f5 tek çare. Bazılarımız o tuşa hınçla basıp çökertiyorduk sikeyi.
🟡 hamburger menude var ☰'nin icinde.
4-Sağdaki son cevaplananlar'da kaç dakika önce yazılmış görmeyince içime dert oldu.
🟡 çok gerek duymadım
5-Duyurunun içindeki herhangi bir cevap vermiş olan kullanıcı için kim bu kullanıcı diye adına tıklayınca hata veriyor, hata bizimdir diyorum
✔️ bu düzeldi
6-Kullanıcı adı yanindaki i ve es şeyleri kurbağa olmuş, basılmıyor çünkü galiba basılı kalmış ahahah
✔️ bu kullanıcının duyurularına git -> istatistikler.
5-6 biliyorsun galiba .sss
0
Shepard
(01.10.25)
login deki, ekşi girişi sub-etha/yardir'a gidiyor, direk sub-etha'ya gitmeli,
✔️ düzeldi
satır aralıkları büyümüş, font çok ince kalmış, gri'nin tonu sanki aynı değil, font rengi açık gibi görünüyor, belki de ince kaldığı için. emin değilim.
✔️ değişti
feature request olmazsa dark mode süper olur, telefon/tablet/ laptop pili daha fazla dayanıyor dark mode'da
✔️ sitenin en alında switch var artık
0
selam
(01.10.25)
telegram grubu doesn't exist diyor.
🟡 var yaw?
sub-etha uzerinden giris yapamadim, aradiginiz sayfa yoktu diyor.
🟡 şu anda direkt giriş yok eksi duyuruya login olunca en alttaki beta yazısından
bence cevaplarimizi veya duyurularimizi gizleme ozelligi gelmeli. su an cevaplarimizin acik olmasinin pek gerekli oldugunu dusunmuyorum. ayrica millet soruya cevap yazmak yerine onceki yazdiklarina bakip yargilayacak. mesela reddit'e yeni geldi gizleme, cok da guzel oldu.
🟡 yani bilemedim.
edit: "cevabin linki" basilinca kopyalanmasi mi gerekiyor bilmiyorum ama su anki haliyle duyuru ana sayfaya gonderiyor. mobil surumdeyim.
🟡 desktopta cevabı sarı ile boyayarak o duyuruya gidiyor olması lazım.
0
herzan
(01.10.25)
Abi şu siteye kullanıcı engelleme getir artık. Engellediğimiz kullanıcılar sorularımıza cevap yazamasın. Bu sitenin başka bir şeye ihtiyacı yok. Site kaç tane kaliteli kullanıcı kaybetti. Bunlara odaklanmak yerine butona falan takılıyorsun. Çöp kullanıcı dolu sitede her şey mükemmel çalışsa gözükse ne olacak.
🎫 ok yapacam
0
arbre
(01.10.25)
Ekşi sözlük üzerinden giremiyorum, nasıl girebilirim anlayamadım.
🟡 şu anda betaya sözlük üzerinden direkt giremiyorsunuz.
0
muhayyer divan
(01.10.25)
- Başkalarının duyurularında "cevap bu" diye tıklayabiliyorum. Bir şey değişmiyor ama yapılabiliyor.
🎫 bunu düzelteyeyim
- "Son Cevaplananlar" ve "Bildirim" kısmı göz yorucu olmuş. Yazı fontu da normal/eski olacak versiyonunda daha iyi sanki.
🟡 daha fazla geri bildirim alırsam bakayım.
- Hatta site genel olarak daha parlak ve beyaz gibi. Biraz gözümü yordu benim.
✔️ düzeldi
- Cevabın tarihi ve saati yerine, eğer 24 saatten az sürede ise kaç saat önce yazıldığının yazması bence gereksiz yenilik.
🎫 ok şimdiye kadar kimse bunu beğenmemiş kaldıracağım.
- Gönder butonu ile mesaj çerçevesi kesişiyor. Sanırım bu planlanan bir şey değil, butonun biraz daha aşağıda olması gerekiyor o zaman.
✔️ düzeldi
- "beta.eksiduyuru.com" adresine tıklayıp Ekşi Sözlük kullanıcısı olarak girmeye çalışınca yardır5'te kalıyor. İlerlenmiyor.
✔️ düzeldi, ama 'çalışmaz
- Mobil uyumlu haline geçince, en uyumlu eksik olan düzenleme giderilmiş görünüyor ama son halinde nasıl olur o bilemiyorum tabii.
✔️ aynen şu anda gördüğünüz gibi olacak
- Mobil'den girince "cevapla" tuşu ile duyuru başlığı iç içe geçiyor.
✔️ düzeldi
- "duyuru ve cevaplarin menu butonu "v" collapse/expand butonu gibi hissettiriyor" @lemmiwinks +1 bir de açık görünümden eski haline dönemiyorum.
✔️ düzeldi, eski haline donmek icin bos bir alana tiklayin.

@muhayyer divan web sitesinin en altında "beta" diye link eklenmiş. Chat linkinin altında. Onu tıklamayı dene.
0
nawar
(01.10.25)
Uzun bir süre antik.eksisozluk sitesinden giriş yapan tipik bir “eski dandik siteci” olarak; mümkünse renkler aynı tonda olsun beta versiyonda da. Çünkü mevcut duyuru renklerinden farklı olarak mat&metalik bir aura var betadaki renklerde. Dolayıısyla bu Betadaki hali hem göz yorucu hem de mevcut renk tonları arka plan dahil bence net daha iyi. bu mesele düşünmeye değer.
✔️ düzeldi
0
ezkaza
(02.10.25)
- dark tema eklenebilir mi ?
✔️ düzeldi sitenin en altina bakin
0
orpheus
(02.10.25)
kayıp ikonuna yabancı dil ikonu konulmuş
✔️ düzeldi
0
art cat chocolate
(02.10.25)
ÇOK PARLAK +1 yazılarda küçük kalmış nostalji namına görünüşü değiştirmesek olmaz mı:(
✔️ düzeldi arti dark theme geldi
kendi nickime basınca şu çıkıyor; birde sözlükten girmeyi asla başaramadım
✔️ düzeldi, sozlukten bu siteye direkt giris yok.
0
eja
(02.10.25)
1. Sözlüktekinin aksine gerçekten çalışan bir engelleme sistemi mutlaka olmalı. Ara sıra dadanan troller, ayırt etme gücünden yoksun olanlar ve ne cevaplarını ne de sorularını görmek istemediğim kişiler var, bu kişiler ne benim yazdıklarımı görsün ne de ben onların yazdıklarını göreyim.
🎫 yapacagim
2. Koyu/dark/karanlık artık adına ne denirse bir mod olmalı. Hem göze hem batarya ömrüne faydası çok.
✔️düzeldi
3. bkz, ' ' ve git komutlarının sağda olmasını yadırgadım. Bu butonlar genelde solda oluyor. Alışılır elbette ama garip geldi bana.
✔️düzeldi
4. etiketleme olursa, @compumaster yazdığımızda compumaster'a bildirim giderse şahane olur. Anlık bildirimden bahsetmiyorum ancak Donanımhaber'de olduğu gibi bir bildirim paneline bildirim düşerse güzel olur bence.
🎫fena fikir degil
5. Cevapla butonunu son cevabın da altına eklemek iyi olur. Çok cevaplı bir duyuruda cevapları okuduktan sonra cevap yazmak isteyen biri tekrar çıkmasın yukarıya.
🎫evet yapmak lazim
0
10551037
(02.10.25)
Çok parlak olmuş, göz yoruyor. Eskisi iyi bence.
✔️düzeldi
0
nothing in my way
(02.10.25)
- Çok parlak +1
duyuruların arkaplan gri rengi çok açık olmuş.
✔️düzeldi
Mevcuttaki gibi olursa (e6e5e5) olur. Yeni renk (edecec) çok göz yoruyor.
✔️düzeldi
- Karanlık mod gelirse şahane olur.
✔️düzeldi
- Açık görünüm butonu açarken işe yarıyor ama kapalı görünüme geçmek için işe yaramıyor. Adres çubuğunda ?s=1'i ?s=0 yapmak gerekiyor.
✔️düzeldi
- Duyuru kapalı (genişletilmemiş) durumdayken kullanıcı adına tıklayıp "duyuruları" sayfasına gidilemiyor. Önce duyuruyu açmak gerekiyor.
🚫oyle olmasini istiyorum.

- Duyuruya gelen cevaptaki kullanıcı adına tıklama gelmiş ama düzgün çalışmıyor. Yönlendirdiği sayfa ../kullanici/himmet dayi/ ama gitmesi gereken sayfa ../kullanici/himmet dayi/i. Yani sondaki /i eksik olduğu içib 404 hatası veriyor. Ayrıca 404 sayfasına da bir tasarım gelse iyi olur. Şu an saçma bir 404 sayfası var.
✔️düzeldi

- Kullanıcı sayfasında duyuruları / cevapları ayrımı olmuş. Çok iyi bence. (sonuçta bu da bir geribildirim)
✔️
- Kullanıcı adlarının yanındaki i ya da es logoları eskisi gibi çalışmıyor. Yani kullanıcıya ait istatistikler görünmüyor. Onun yerine kullanıcı sayfasına gidiyor. Bu hali de olur ama kullanıcı sayfasına o istatistikleri üçüncü sekme olarak ekleyebilirsin.
✔️düzeldi (aynen dedigin gibi yaptim)

- Duyuru içindeki yenile butonu kayıp.
edit: kibritsuyu uyardı, menünün içindeymiş. onu menü dışına alalım o zaman. 2 tık olmasın. 1 tık olsun.
🎫 belki, ekranda cok sey olmasin diye herseyi menuye koyduydum.

- Bir duyuruyu genişlettiğimizde diğer genişletilmiş olan otomatik daralsın gibi bir özellik olsa iyi olabilir. Ayarlardan değiştirilebilir kullanıcı isteğine göre.
🚫hayir senin direkt clicklemedigin birseyin calismamasi lazim.
0
himmet dayi
(02.10.25)
Lanlı lunlu edepsizce konuşan tipler hemen atılmalı. İkaz bile etmeden. Tadımız kaçmasın.
🟡oyle yapiyorduk zaten, sitede adam kalmadi. bloklama gelecek.
0
luluki
(02.10.25)
üstad eline saglik.
🟡 sagol

1. cevapla yanindaki kalem ikonuna isinamadim, hem varolusu hem de bir kisim basliklarla altli ustlu takilmasi sebebiyle olmasa da olur. Varolusu daha buyuk etken.
✔️düzeldi, ayrica o kalem sitenin ilk halinden beri vardi, öldürmüş oldun.
2. mobil versiyonda ekrani yatay/dikey cevirince (benim veremeyecegim detaylari goruyorsunuzdur) ekrani dolduran ana hat kayip eski sitenin masaustu versiyonu gibi gorunuyor, ancak yalnizca sag tarafta arka plan yesili gorunuyor. Ustteki reklamlar tum ekran genisligini doldurmaya -gri arka plandan tasarak- devam ediyor.
🟡 buna yapabilecegim bir sey yok. bootstrap (arka fonda calisan yapi) limitasyonu.
3. @10551037 soyledigi 2-4-5'e katiliyorum.
🟡 bende
4. Baslik fontu alisana kadar acaib gelecek, adi nedir acabağ?
🟡 aslinda eksi siteyle ayni font degil mi?
5. Mobilde bazi duyurularin onizleme metni baslik altinda ikonun altina sarkiyor, bazilarinda yanibasindan basliyor. Henuz sebebi anlayacak -ikon mu metin mi ya da kiymetli sen mi- bi oruntu goremedim.
🟡 ekran goruntusu lutfen!
0
klassno
(02.10.25)
lütfen engelleme getirin. burdak herkesle akraba olmak zorunda değilim. altı üstü soru sorup cevap verip gidicem.
🎫ok yapacagim
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(02.10.25)
font weight bir ya da iki tık yükselse daha okunur olacak
❓çok ince bir fonttu şimdi eski siteyle aynı boyutta ve aynı face'de
0
denemeyanilma
(03.10.25)
Ben de çok parlak olmuş diyorum, daha mat, daha soluk (Sözlük'teki saman teması gibi) olsa ve koyu/karanlık teması da olabilse ne güzel olur.
✔️düzeldi eski siteyle aynı, ayrıca dark mode da geldi.

Engelleme konusu şahsen mesajlarda varsa benim için yeterli.
🎫 mesajlarda var ama site geneline gelecek.
Belki işe yarar, duyuru başlıklarına "ciddili soru" ve "eğlenmeli sohbetli soru" olduğunu düşündürecek birer emoji eklemek ve kural olarak da ciddili sorularda goygoyculuğu yasaklamak, buna göre cezai işlem uygulamak bence çok mümkün. Ciddili sorularda birbirine bulaşmayı engeller hiç değilse.
🟡 bunu anlamadim
Bir de ben siteyi çok beğendim, ellerine sağlık.
0
muhayyer divan
(03.10.25)
Parlak +1
🟡 mevcut theme orjinal siteyle ayni. dark da geldi
0
lapaz
(03.10.25)
-Cevapları birbirinden ayıran ince uzun çizgi eski sitedeki gibi olabilir, bir tik koyu olursa daha iyi olacak gibi

-bir de örneğin 20 cevaplik bir başlığa tıkladık, yavaş yavaş asagiya kaydırarak cevapları okuduk ve direk aynı sayfa üzerinden diğer başlıklara geçtik ve burada da birkaç başlığın cevaplarını okuduk vs ve en alta kadar geldik… sonra tekrar yukarıya çıkmak istediğimizde bu tıkladığımız başlıkların hepsi açık olduğu için insanı boguyor, bir karmaşa oluyor, bu nasıl düzeltilir veya ne yapılabilir bilmiyorum ama bi gariplik var gibi
0
dedeminhirkasi
(04.10.25)
ustadim god mode on takildigin icin cevabimiza mutecaviz yazabildigin cevaplarinin senden geldigini anlamam vakit aldi, affet.

kalem ikonuna uzuldum, eskiliginden degil yerine yerlesememesinden belki de isinamadim. cunku zira su hali mi o hali mi, kesinlikle kalemli hali. yerine oturabilse pek guzel olur, bunu olduren de olmak gafletinin yukunden kurtulurum.

font meselesi... bir gittim geldim eskisine, ikon ve renkler yuzunden oldugunu dusunuyorum. yine de fontun adinini sanini isteruk.

asagidaki ekran goruntusunun mevzunh anladim. baslik iki satira sarktiysa ucuncu satir onizleme oluyor ve ikon altina gidiyor, baslik tek satirsa ikinci satir onizleme ve ikon yaninda kaliyor. gorselden tetiklenen beni bir huzursuz etmisti ama artik cozdum ya alisirim.
ekran goruntusunu drive linki olarak paylasiyorum. drive.google.com

eline emegine saglik, su sitenin ve senin emegini nasil oderiz bilmiyorum.
0
klassno
(05.10.25)
Abi dark gelmiş, oley.

Bak çok zeki hissediyorum şu an kendimi ahhahahaha, öneri geliyor.

Karmamız yok, keşke olsa.


Önceki mesajımı da düzelttim anlatamadığım kısmı. O kısımda şunu demek istedim:
Herhangi bir duyuruda üç çizgi var sağında. Tıklıyoruz ve açılan menüde duyuruya git diyoruz. Duyuruya gittik ama sağdaki son cevaplananlar ve bildirimler kapandı.
0
Shepard
(05.10.25)
site çok parlak olduğu için yazıları okuması yoruyor, ayarlardan belki bir dropdown ile yazı fontu seçenekleri eklenerbilir.

font-family: Verdana, Geneva, sans-serif;
ve
font-size: 14px;

yaptığımda bana daha okunabilir geldi her şey.
0
nahtoderfahrung
(05.10.25)
"""Belki işe yarar, duyuru başlıklarına "ciddili soru" ve "eğlenmeli sohbetli soru" olduğunu düşündürecek birer emoji eklemek ve kural olarak da ciddili sorularda goygoyculuğu yasaklamak, buna göre cezai işlem uygulamak bence çok mümkün. Ciddili sorularda birbirine bulaşmayı engeller hiç değilse."""
🟡 bunu anlamadim

Duyuru'da ne zaman ciddi ve trollemesiz ne zaman geyikli goygoylu cevaplar yazılabileceğini belirtme ihtiyacı duyuyorum da. Kimi konuyu tartışırken eğlenebiliyor, ruhen buna müsait oluyor kimi müsait olamıyor, kimi zaman konunun ciddiyeti algılanmıyor filan. Hani insanların birbirini daha az incitmesini sağlamak, biraz da (zaman geçtikçe bir geçmiş oluşacağı için) geçmiş duyuruları daha doğru değerlendirmek adına bu tarz bir işaretleme lazım diye düşünüyorum, bu site bana ait olsa bunu yaparım yani. Burası sadece yazıdan oluşan bir platform, herkesin komiklik eğlence geyik vs algısı farklı, herkes her an aynı duygu durumunda da olmuyor. O açıdan dedim.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
Gir-çık butonları
başlıklarını engelle butonu
Mesajlarını engelle butonu
engelle butonu (senin de göremesin)
Tema çok kötü betada şu an ki daha iyi
Reklam sayısı

Başlıkları ve Cevapları mobil modda editleme, düzenleme, kolayca silebilme

Anket ekleyebilme
0
baldan kaymak
(05.10.25)
Kullanıcı adının köşede 'gelen giden görsün' der gibi durmasına çözüm bulana Allah uzun ömür versin.
0
Mirket
(05.10.25)
hiç bir cevabı okumadım öncelikle söylendiyse özür dilerim.

beta'da ki iconlar flat'ten 3d'ye kaymış iyice daha bir ayıramamazlık olmuş gibi. belki soru tiplerinin iconları için farklı farklı renkler düşünülebilir. müzik mavi teknik sarı medikal kırmızı gibi vs.

başlıklardaki font daha bir neue tarzı olabilir, daha kolay okunması açısından. içeriğinin fontu rahat okunabiliyor bu arada.
0
inannas jofn
(06.10.25)
- ayarlar butonu 404 hatası veriyor.
- istatistiklerde de bir gariplik var sanki. ben neredeyse hiç duyuru ya da cevap silmem ama çok fazla silmişim gibi görünüyor. -ya da kullanım alışkanlıklarımın farkında değilim :)
0
evrim halkasi
(06.10.25)
1. son cevaplananlar ve bildirimler frame'lerinde, her bir duyuru basligi arasinda cizgi olmasi daha okunakli yapar. bu sekilde cok icice gecmis gözüküyor.

2. wide görünüm benim icin tercih edilesi degil. sürekli ekranda tarama yapar gözü kaydira kaydira duyuru okutuyor. yorucu. en azindan kompakt bir görünüm opsiyonunun olmasi benim gibi tek bakista icerige ulamyi, minimum eforla okuma yapmayi sevenler icin daha iyi olur.

3. duyurularin görüntülenme sayisi geri dönerse güzel olur.

4. cevapla diyince sayfanin otomatik olarak cevaplama kutucuguna kaymasi cok suku olmus. bu konuda tesekkür ederiz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.10.25)
cevabı tikliyorum. sayfayı yenilediğimde yine tiksiz görünüyor.
duyurunun kaç kez görüntülendiği bu versiyonda görünmüyor.
0
elektr10
(06.10.25)
cevapla okunu 10 dk da zor buldum. oraya tekrar cevapla yazılabilir.
kişilerin infoları hala açılmıyor.
0
koela
(06.10.25)
gecisi yapmisiz :) elinize saglik @compumaster, gule gule kullanalim yeni siteyi.

birkac yorumum var yine:
1. cevapla butonu herkes icin anlasilir olmayabilir, bence cevapla yazisi kalsa iyi olurdu. bir de en alttaki cevapla sanki cevabi cevapla gibi de duruyor. onun yerine belki duyuru basligi sticky yapilabilir.
2. yine cevaplaya basinca cevap varsa son cevapla text box cok birlesik, onu biraz ayirmak hos olabilir.
3. madem duyuru ve cevaplardaki tarih yerine gecen zamani gosteriyoruz, onu belki dinamik yapabiliriz. sayfada bazen uzun zaman gecirilebiliyor, her dakika o sureler guncellense hos olur.
4. duyuru text'i kullanici isminin altina denk gelince kotu gorunuyor:
i.imgur.com
5. cevapla acikken duzenle'ye basinca bir sey olmuyor. text box bossa bence direkt ustune yazabilir, doluysa da bir uyari mesaji olabilir.
0
lemmiwinks
(06.10.25)
www.eksiduyuru.com

sayfa bulunamadı diyor,

çok önemli bir şey daha var sağ tarafta bildirimlerde tarih saat olarak gözüküyor önceden kaç dk kaç saat önce son cevap atıldığı yazıyordu yine o formatta olabilir mi?

ayrıca aynı bölmenin arkaplan rengi yok, chrome konsolda aşağıdaki css bir sebepten de-aktif gözüküyor.

.soncev li, .notify li {
background-color: var(--ed-entry-background-color);
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
ayarlar çalışmıyor. şifre nasıl değiştirilir?
0
Kahvedesu
(06.10.25)
attığım tikler yok oluyor.
0
elorelia
(06.10.25)
evet tik veriyorum kayboluyor
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
karanlık modu aktif ettikten sonra sayfa yüklemelerinde önce aydınlık mod yükleniyor, sonra karanlık mod devreye giriyor. her sayfa yenileme ya da değişim bir flaş patlaması niteliğinde. karanlık mod aktivastonunu sayfanın tamamı yüklenmeden yüklemenin bir yolu var mıdır?

Bir de karanlık modda font renklerini daha da koyulaştırmak gerek gibi. Bu haliyle 2 dakika baktıktan sonra gözümü kapayıp açınca yatay çizgiler görmeye başlıyorum boşlukta.
caps: galeri14.uludagsozluk.com
referans olarak sözlük'ün gece modu renkleri alınabilir.

'Cevabın Linki' butonuna basınca sayfanın en üstüne gidiyor ama link çıkmıyor veya panoya da kopyalanmıyor.
0
himmet dayi
(06.10.25)
beta.eksiduyuru.com adresinden siteye girmek istediğimde şöyle bir hata aldım: soz.lk
0
10551037
(06.10.25)
arayüz aşırı göz yoruyor. parlak ve fontlar birbirlerini öldürüyor. odaklanıp okuyabilmek mümkün değil
0
topkapiaksaray
(06.10.25)
bir ekleme daha. eski font arayüz on numaraydı
0
topkapiaksaray
(06.10.25)
olumsuzluklar/hatalar:

1- font çok büyük. eski boyut daha iyiydi.

2- ana düğmelere border ya da shadow eklenebilir. bkz, alıntı ve git düğmelerine renk verilebilir. genel olarak eski düğme seti daha iyiydi. bunlarda kaba inşaat hali var.

3- textbox’ın içine tıklayınca textbox büyüyüp align center oluyor ve sayfa genişliyor. responsiveness gidiyor ve sayfa sağa sola scrollable hale geliyor. bir daha refresh edene kadar da düzelmiyor.

4- nicklerin yanındaki info kutuları çalışmıyor.

5- textbox ile gönder butonu arasında boşluk yok (edit yaparken).

6- cevapların sağ üstündeki burger menu ikonu dikkat çekmiyor ve yerine sıkışmış gibi duruyor. daha farklı bir tasarım denenebilir.

7- cevaplardaki burger menüde focus rengi lacivert. renk paletiyle alakası yok.

olumlu yanlar:

1- her sayfayı kapatıp açışımızda log in olmak gerekiyordu. nihayet token eklenmiş. bu dertten kurtulduk.

2- mobil görünüme edit özelliği sonunda gelmiş (aro)

3- dark mod iyi. ama daha görünür bir yere koyulabilir.

4- istatistikler iyi olmuş.

5- engelleme özelliği iyi olmuş.

not: sadece mobilde denedim.
0
sir gawain
(06.10.25)
"🎫" bunu görünce altın bilet kazandım sandım ama kazanmamışım.

Derdini seveyim butonu gibi olacak ama birilerine "@nawar +1" gibi artı verirken uzun veya karışık nickler için kopyalayıp/sürükleyip koyuyordum nicki. Şimdi onu yapamıyorum. Kullanıcının sayfasına gidiyor. Yandaki kayıt kökeni belirten i/es kısmına tıklayıp sayfalarına gitsek buradan kopyalasak mantıklı değil mi? Hani eğer birilerini etiketleyince ona bildirim gitmesi konusu gelecekse otomatik tamamlama gelmeyecektir diye düşünüyorum. İşimizi kolaylaştırır.

Bu dark/koyu tema dediğiniz sidebarların rengini değiştirmek mi? Yoksa duyurular arasındaki, arka plandaki beyazı da değiştirebiliyor musunuz?
0
nawar
(06.10.25)
@nawar, dark tema sitenin en altinda calisiyor.
Karanlık Mod
diye bir dugme.
0
🌸compumaster
(07.10.25)
Aşırı üzüldüm. Eski temayı isteyenler kullanabilmeli. Çok alışmıştım.
0
tithousand
(07.10.25)
geniş olmuş diyenler olmuştu. daraltılmış. bu sefer de yazı puntoları çok yüksek olmuş. :') annemin telefonunu kullanıyor gibiyim.
0
art cat chocolate
(07.10.25)
başlık açan kişinin nickine tıklanmıyor, cevap yazan kullanıcılarınkine tıklanabiliyor.
0
veritaslibertas
(07.10.25)
Örnek üstünde anlatmaya çalıştım bazı hususları :

i.hizliresim.com
0
diyecevaplandı
(07.10.25)
Bilgisayardan girilmiyor.
Sozluk kullanicisiyim girisi calismiyor.
0
65 derece
(07.10.25)
@compumaster ben ayarlardan arka planı koyu yaptığım için aşağıdaki karanlık mod ayarını/düğmesini görmemişim. Tamam. Yazılar koyu da arka plan da koyu olunca okunmuyor.

Bu arada karanlık modda ayarlardaki "Sözlük üzerinden Ekşi Duyuru'ya giriş yaptığınızda web tarayıcınıza sizi kaydeder, bir daha login olmak zorunda kalmazsınız. Bu ayar sadece bu web tarayıcısı içindir. Diğer web tarayıcılarında aynı işlemi tekrarlamanız gerekir" vb. bilgi yazıları da gözükmüyor.
0
nawar
(07.10.25)
eskiye dönemez miyiz ya:( hiç gerek yokmuş buna.
0
nothing in my way
(07.10.25)
renkler fazla açık.
0
runaway
(07.10.25)
brave browser'la siteye login olunamıyor.

sozluk hesabıyla girmek istediğimde hiçbir şey olmamış gibi gösteriyor. kullanıcı hesabımla girmek istediğimde Failed CSRF check! hatası geliyor :(

onun disinda çok iyi olmus! eline sağlık, buy me coffee linki falan varsa elden ele uzatalım bir seyler :)
0
fakyoras
(07.10.25)
simdi brave browser kurdum ve internet kullanicisi ile login oldum.
0
🌸compumaster
(08.10.25)
aramada muhtemel bug var. anlatmaya çalışayım: duyuru açanın nickine tıklayamıyoruz, malum. duyuru açanın nickini "kullanıcı adı" olarak aratınca yeni versiyona geçtikten sonraki duyuruları çıkmıyor.

misal: gobekli raki'nın aşağıdaki duyurusu "kullanıcı adı" aramasında çıkmıyor. ama üçüncü sıradaki cevabında nickine tıklayınca görebiliyoruz.
www.eksiduyuru.com

aşırı detay bir bug'a denk gelmiş olabilirim tabii :D

bu arada @compu github'dan takip daha kolay olacaksa senin için oraya yazalım?
0
evrim halkasi
(08.10.25)
karanlık mod gelsin. ya da renkler biraz daha koyulaşsın. gözümüz kanadı.

edit: karanlık mod gelmiş. sitenin en altındaymış.
0
archmeister8
(08.10.25)
selamlar, eski versiyonda duyuru yazıldığı zaman info ikonunun üzerine gelinince şu kadar kişi bakmış diye gösteriyordu, artık göstermiyor. bu benim çok işime yarıyordu eskisi gibi olursa mutlu olurum, saygılar
0
Fodera
(08.10.25)
Sonraki sayfalara gidilmiyor aşağısı 1 kalmış, eski duyuruları göremiyoruz
0
baldan kaymak
(09.10.25)
herşey çok iyi ama reklamları algılamıyorum. bi kutucuk içerisinde falan olsalar da yorulmasak diye düşündüm. Site içeriği gibi duruyorlar +- öyleler zaten de ama yanıltıcı.
0
baldan kaymak
(09.10.25)
Bu dandik sitede neden cloudflare var? Zaman kaybettiriyor.
+1
arbre
(09.10.25)
Bilgisayar uzerinden (chrome) girince sozluk login‘i calismiyor. Mobilde sorun yok.
0
mamu
(09.10.25)
bazı soruları nickimizi gizleyerek de sorabilmeliyiz bence. benim gerçek ad soyadım bir çok kişi tarafından biliniyor. ama çok özel bir soru sormak istesem bunun bir yönte
mi var mı?
+2
ground
(09.10.25)
Etiketleme konusu için güncelleyeyim.

"@ground +1 fake hesap sayısını azaltır" yazdığımda @ground sizden bahsedildi bildirimi alabilir uygulama vs. değil, site içinde bildirim sekmesinde olsa da). Yani çok önemli değil ama konu takibi için iyi fikir bence. Birilerine cevap verildiğinde "cevapla" tuşu eklenirse duyuru içinde atıfta bulunarak başkasına cevap verme ya da sosyal medya kafası gibi bilgilendirme ihtimali olmaz öyle.

Bir de "cevap bu" işaretini kaldırmak ya da kendi duyurumuzda yazdıklarımızı istatistiğe eklememek şeklinde değiştirmek gerekebilir. Birçoğumuz kendimize tik atmadığımız için kendi duyurumuza cevap verdikçe düşüyor o oran ahahah
+2
nawar
(12.10.25)
ibb.co

Reklamlar cevapların arasına girmiş mobilde. 8910'un cevabı ücretli içerik gibi olmuş.
0
nawar
(13.10.25)
ekran goruntusu yuklemek zor geldi ama soyle:

sadece sozluk yazarlarinin gorebildigi sorularda cevap sayisindaki kapatma parantezi ile es logosu ust uste geliyor: (git: 1613910)
0
lemmiwinks
(14.10.25)
1 - youtube linkleri sayfa üzerinde açılmıyor. en azından benim denediklerimin tümü console'da hata verdi.

2- sözlük hesabından giriş yapmış kullanıcıların duyurularını sadece sözlük kullanıcıları görüyor ve arama motoru indexlemesine kapalı. yine benzer şekilde, normal kullanıcılar için de -sadece login olanlar görebilsin- şeklinde bir özellik olsa güzel olur. en azından arama motoru index'lemesine kapalı olur ve tam anlamıyla anonimlik olmasa bile daha rahat hissettirir. yani tüm internet görebilir, sadece duyuru ahalisi görebilir ve sadece sözlükten gelenler görebilir şeklinde üç tür privacy öneriyorum.

3 - kaydettiğim bir temayı tekrar düzenleyip kaydettikten sonra değişikliğin etkili olması için logout ve login olmam gerekiyor.

4- login'deki beni hatırla'nın fonksiyonunu anlamadım. beni hatırla seçili değilse session süresi daha kısa ya da tarayıcıyı kapatıp açında tekrar login mi gerekiyor?
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
soruyu hortlattığım için özür dilerim öncelikle. bizi engelleyenleri biz de engelleyebiliyor muyuz? eğer zaten karşılıklı oluyorsa da mallar listesinde görünmüyor bu isimler. ilk yapanda görünüyor muhtemelen sadece. onlar engeli kaldırdığında bizde engelli kalsalar olur mu?
0
eileengray
(28.10.25)
Yazılmış mı okuyamadım ama silinen soru mesaj olarak gelmiyor.
0
arbre
(28.10.25)
etiket isaretini cevabin basina alabilir miyiz?
sonunda cikiyor..
0
cooperr
(30.10.25)
garip gorunuyordu bende. cumleye baslamadan once kullanicinin ismiyle baslandigi zaman her durumda. bazi durumlarda mantikli da...
+1
🌸compumaster
(30.10.25)
@compumaster: birden fazla kisiye cevap verince nasil oluyor acaba?
@cooper: deneyelim bakalim.

himm, etiket @ yazinca olur sanmistim, yanilmisim. daha guzel olmaz miydi? tum platformlarda boyle alismisiz :)
0
lemmiwinks
(30.10.25)
çok isterdim @ ile yapılmasını ama ekşi duyurudaki isimlerde aklınıza gelen tüm karakterler boşluk herşey var. üzerine compumaster'ın internet kullanıcısı var ekşi duyurusu var, var var var. Başka temiz bir çözüm bulamadım.
+2
🌸compumaster
(30.10.25)
(5)

taşınma soruları

art cat chocolate
evden taşınırken ev sahibimle imzalamamız gereken çıkış belgesi gibi bir şey oluyor mu? bu adam güvenilmez, paracı bir tip. evimden çıkmadı diyip para istemesi yüksek ihtimal.sözleşmem aralık sonunda bitiyor. aralık ayı içinde mi taşınmam lazım? ocak'ta taşınabilir miyim?
evden taşınırken ev sahibimle imzalamamız gereken çıkış belgesi gibi bir şey oluyor mu? bu adam güvenilmez, paracı bir tip. evimden çıkmadı diyip para istemesi yüksek ihtimal.

sözleşmem aralık sonunda bitiyor. aralık ayı içinde mi taşınmam lazım? ocak'ta taşınabilir miyim?
0
art cat chocolate
(01.10.25)
Çıkış belgesi gibi bir şey yok. Siz ev sahibinize beyan edersiniz çıkacağınızı. Sözlü anlaşırsınız. Çıkacağınız gün ev sahibi gelir evi kontrol eder ve anahtarı teslim alır. "Evimden çıkmadı" gibi bir yalan beyanla kendi başını belaya sokmaktan başka bir şey elde edemeyeceği için buna kalkışacağını sanmam.

İkinci soru ev sahibinizle anlaşmanıza bağlı. 1 ay daha kira ödeyip kalayım, sonra çıkacağım derseniz kabul ederi. Sözleşmenin aralık sonunda bitiyor olması 10 yıllık kiracı değilseniz pek önemli değil. Siz evden çıkmak istemediğiniz sürece sizi çıkarması için yasal bir gerekçe gerekiyor (kira ödememeniz, eve ihtiyacının olması, kapsamlı tadilat vs.). Ancak şöyle bir durum var. Siz Ocak'ta da kalayım derseniz sözleşme otomatik olarak uzar ve ben çıkıyorum dediğinizde ev kirasını "makul" bir süre daha ödemenizi isteme hakkı var ev sahibinin. Yani bu şartlar atlında Ocak ayı için mutlaka ev sahibi ile görüşüp anlaşın. Ocak için zamlı kira isterim derse onu da kabul etmeniz gerekir yasal olarak. Ancak Ocak sonunda çıkacağınız konusunda mutabık kalın ki Ocak sonrası kiraları da sizden istemesin.
0
himmet dayi
(01.10.25)
@himmet dayi 10 yıllık kiracıyım :') işte mutabık kalırız ama lafta kalır sonra yasal hakkını ister benden.

çünkü bu adamla her sene kira zammı konusunda sözlü olarak mutabık kaldık. 7 yıl sonra çıktı geldi ben hakkım olan zammı istiyorum diye 7 yılın zammını aldı avukat aracılığıyla. bu yüzden yazılı bir şey olsun istiyorum ama ne
0
🌸art cat chocolate
(01.10.25)
Yani o zaman kafam rahat olsun derseniz teslim-tesellüm tutanağı hazırlayıp imzalayın birlikte.

i.ytimg.com
detay: blog.etasin.com
0
himmet dayi
(01.10.25)
evi şu tarihde, hasarsız olarak teslim ettim tarzında, karşılıklı olarak imza altına alabilirsiniz.
Yok oda içinize sinmiyorsa noterden yaptırım. Her hangi bir şey talep ederse bu belgeyi delil olarak kullanırsınız.
0
Rao
(01.10.25)
evet garantiye almak istiyorsanız anahtar teslim tutanağı imzalayın. .... adreste bulunan taşınmazda kiracı olarak bulunmaktaydım, evi hasarsız olarak .... tarihinde boşalttım ve anahtarları ev sahibi olan ....'ya teslim ettim. diye yazın, ev sahibi ve siz imzalayım.

sözleşmeniz örneğin 20 aralıktan 20 aralığa yenileniyorsa şöyle oluyor siz 20 Kasımda 1 ay için evde oturmanın bedelini ödemiş oluyosunuz yani 20 aralıkta çıkmanız lazım ama ev sahibi ile anlaşmaya varabiliyorsanız 1 aylık daaha ödeme yapıp 20 ocak'a kadar oturabilirsiniz
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
(11)

Matematik öğretmeninin hakaret ederek zorbalaması

Sadece soruyorum
Herkese selamlar.Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını a
Herkese selamlar.

Komşumum 7.sınıfa başlayan bir oğlu var, zaman zaman bize geliyor, matematik çalışıyoruz. Geçen sene 6.sınıfken de çalıştık biraz ama çocuğun anlamasında biraz zorluk var. 6.sınıfken de zaten ilkokul 3-4 seviyesinde idi. Kesirler konusunu uzun uzun çalıştık ama gerçekten mantığını anlamakta çok zorlanıyor ya da tam anlamadığım bi şekilde nasıl olsa yapamayacağım diye anlamayı denemiyor bile. Gerçekten birebir ilgilenilmesi gerekiyor, çok minik minik zorlamadan üstüne gitmeden korkutmadan anlatmak gerekiyor ancak o zaman yapabilmeye başlıyor.

Neyse bu sene de yeni bir matematik öğretmeni gelmiş, akılı tahtaya yansıttığı şeyleri defterinize yazın demiş, bizimki de yavaş yavaş yazıyor zaten zorlanıyor. Yazamadan sonraki sayfaya geçmiş birkaç defa. Öğretmen de zorbalamaya başlamış bizimkini. Neden yazmıyosun vs diye. Ama çocuk gerçekten saygısız bi çocuk değil, yapmadıysa gerçekten yapamadığı için yapmamıştır. Neyse en son da geçen gün çocuğa "geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" vs şeyler söylemiş. Çocuk bunu anlatmış annesine.

Bu durumda ne yapılabilir, öğretmenin üstüne gitmek ters mi teper yoksa üslubuna dikkat etmesini söylemeli mi ailesi. Müdüre vs gidip ya da en son meb şikayeti denenebilir mi?

Sonuçta çocuk yapamıyorsa notunu düşük girersin, çocuğa hakaret etmesini gerektirmez diye düşünüyorum, herkes matematik yağacak anlayacak diye bir kural mı var. Çocuk gerçekten anlamıyo çok zorlanıyo.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
matematik ogretmeni ve mudur ile birlikte toplanti talep edecek aile, o da olmazsa meb muhtemelen. ogretmenin ustune gitmek daha ne kadar ters tepebilir yani hakaret etmis adam bir sonraki asama dovmesin diye mi suyuna gidecekler?
bununla birlikte anlattiginiz gibi ciddi bir ogrenme zorlugu varsa cocuga ihtiyaci olan ozel egitimi aldirmamak, gerekli sekilde yonlendirmemek ve bu sekilde devam etmesinde israr etmek cocugun iyiligine olmayabilir, onu da artik isin uzmanlari ile gorusmeleri gerekiyor. 7.sinif cocugunun 3.sinif seviyesinde diyorsunuz, uc bes sene sonra yasitlariyla universite sinavina girerse ne yapacak?
0
kassiopeia
(01.10.25)
öğrencinin yalan söylemediğinden eminseniz eğer öğretmenle muhatap olmayın, cimer'e şikayet dilekçesi yazın. il milli eğitimden müfettiş görevlendirirler. bir şey çıkmaz ama öğretmen bir daha uğraşmamak için davranışlarına dikkat eder.

onun dışında bulunduğunuz il veya ilçedeki milli eğitimin rehberlik araştırma merkezi (RAM) ile görüşün. çocuğun özel bir eğitime ihtiyacı varsa onlar hem yardımcı olurlar hem de yönlendirme yaparlar.
0
yemrem
(01.10.25)
kar tanesi olmaya gerek yok. Fen lisesinde, tıp fakültesinde hocaların basit bir soru bilemedik diye söylediklerini duysanız kalpten gidersiniz demek ki. Hocayla konuşun, durumunu söyleyin +1. Sizin komşunun çocuğu geride kalıyor diye tüm sınıf onun seviyesinde ders işleyemez, sizin çocuğun da bir günahı yok. Bence de çözüm özel eğitim
0
nundu
(01.10.25)
İdareye bildirin mutlaka. Bu ülkenin mühendislere ihtiyacı yok, bu ülkenin doğru düzgün insanlara ihtiyacı var. Klasik öğretmen malligi.

Peşin not: Öğretmenim.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
@nundu

biz zaten öğretmen bizim çocuğun seviyesine insin demiyoruz ki, hakaret etmesin diyoruz, bu kadarını da istemeye hakkımız var bence.
0
🌸Sadece soruyorum
(01.10.25)
müdürle konuşun durumu. hocayı da çağırır birlikte konuşursunuz. yok hoca ters yaparsa milli eğitime gidip şikayetinizi anlatırsınız. müfettiş atanır, çeki düzen verirler. ayrıca çocuk için de bir yol çizilebilir.

fen lisesinde ve tıp fakültesinde okuduğunu belirtme ihtiyacı duyarak "kar tanesi olmaya gerek yok" diye boş yapan arkadaşa iki laf etmek isterim. ben de söz işittim, hatta dayak da yedim. çoğu 80'li 90'lı tayfa böyle eğitim gördü belki de. bizler bunları yaşadık diye bu çocuğun ya da çocukların bunları yaşamasına gerek yok. tıpta basit şeyleri bilmeyip hocalarından laf yemen senin bilgisizliğin. buradaki çocuk özel bir çocuk olabilir o yüzden kendi yaşadığınız şeyleri örnek göstererek yorum yapmaya çalışmayın.
0
false pretension
(01.10.25)
Size şunu söyleyeyim: Yapacağınız şeyler karşılığında öğretmenin akıllanacağını düşünmeyin. Böyle karakterdeki insanlar uyarı ile, hafif ceza ile vs. akıllanmaz.

İlk okul 1. sınıftaki anım geldi aklıma. Hala unutmam 30 sene geçmiş üstünden. Sınıf öğretmeni sınıftaki bir kızı istisnasız her gün sopayla dövüyordu. Ne alıp veremediği vardı bilmiyorum ama adamın tipine baksan düzgün görünümlü biriydi ama her gün kızcağızı dövüyordu ve acımasızca. Bir gün annesiyle geldi çocuk sınıfa ve annesi çocuğun sırtındaki morlukları gösterek hocam etmeyin vs. dedi. Kızın annesi sınıftan çıkar çıkmaz adam sopaya sarılıp her zamankinden daha fazla dövzü kızı.

Uzun lafın kısası siz öğretmeni "evinden aldırsanız da :d" o adam çocuğa kinlenir daha fazlasını yapar. Bu aklınızda olsun.
0
himmet dayi
(01.10.25)
öğretmenle ilgili güzel öneriler verilmiş.

fakat bu çocuk muhtemelen hayatı boyunca buna benzer durumlarla hep karşılaşacak. hepsini bilmek ve çözmek mümkün değil. nasıl olur bilmiyorum ama bir psikolog-danışman vs. destek alarak ailenin çocuğun kendini yalnız ve çaresiz hissetmemesini sağlamaya çalışması gerekir. öğretmen gibi her gün gördüğü bir insan olmayabilir ama bu olaylarla baş edebilmeyi de öğrenmeli.
0
orpheus
(01.10.25)
gnosis +1 bu arada. Çocuğun bu tip durumlarla sağlıklı şekilde baş etmesi için ailenin ve çocuğun destek almaya başlaması lazım.
0
sekizdokuzon
(01.10.25)
Şikayet etseniz bile bunun sonuç vereceği mechul çünkü bu sebeple memuriyetten almayacaklar sonuçta. Müdürün, mudur yardimcisinin, rehberliğin arabulucu olduğu görüşmeler silsilesi yapmanız lazım.

Bazı öğretmenler böyle oluyor, kendi alisildik olanindan farklı davranan birini direkt kendine karşı bir şey yapıyor gibi görüyor. Açıklayınca tavır değiştirir değiştirmez bilinmez ama denemek önemli.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.25)
oncelikle sen velisi olmadigin icin yapabileceklerin sinirli.
annesi/babasi ne diyor bu ise?

ben babasi olsam soyle yaparim:
"geç arkaya defol git, bu ülkenin mühendislere ihtiyacı var, senin gibi boş beyinlilere değil" sozu dogru mu ogrenirim okula gidip, hocam bu dogru mu derim, yok derse ok bizimki yanlis duymus herhalde derim, fazla ustelemem. ama sorgularim, tatli sert.
bir daha olursa, tekrar okula giderim, bu sefer hocayi sert uyaririm.
3. sefer tekrarlanirsa dalarim, artik kim kimi indirirse indirir. sonra da haliyle cocugu alirim okuldan.

bir de kar tanesi falan denmis, tip fakultesi falan filan. yaw tip fakultesi secilen bir sey. eger doktor olma yolundaysan ve calismiyorsan ya da kafan almiyorsa, laf yersin. sonucta doktor olacaksin insanlar sana canini emanet edecek.

ama subyana kimsenin hakaret etme hakki yok. 7. sinifa giden cocuk daha dal falan secmemis, belki de sanat sepet isleriyle ugrasacak, matematikte iyi olmak zorunda degil.
0
cooperr
(01.10.25)
(9)

dertsiz başıma dert almamayı nasıl öğrenebilirim

Whily
Önceki duyuruda gereksiz bir gizem yaratmışım. Vaktinizi aldığım gibi bir işime de yaramadı. Bu sefer çok daha doğrudan anlatacağım. Çok yakın bir kız arkadaşımdan (ben erkeğim. yaşlarımız aynı) beklenen ama istenmeyen bir haber aldım. Ama önce kafa karışıklıkları gidermek istiyorum. Ben bu kızla ay
Önceki duyuruda gereksiz bir gizem yaratmışım. Vaktinizi aldığım gibi bir işime de yaramadı. Bu sefer çok daha doğrudan anlatacağım. Çok yakın bir kız arkadaşımdan (ben erkeğim. yaşlarımız aynı) beklenen ama istenmeyen bir haber aldım. Ama önce kafa karışıklıkları gidermek istiyorum. Ben bu kızla aynı apartmanda büyüdüm, üniversite dahil aynı okullara gittik. Üniversitede de üç yıl ev arkadaşlığı yapmışlığımız var. Öz ablamdan, kardeşimden daha fazla zaman geçirdim. Seksüel ya da romantik hiçbir şey hissetmediğime her şeyden çok daha fazla eminim.

Hiç olmaması gereken birinden hamile. Bütün olasılıklar içinde en kötüsü (ensesti falan saymıyoruz elbette) İnanılmaz toksik ve her şeyiyle yanlış bir ilişki. Bu benim şahsi görüşüm değil. Kendisi, ablası, annesi herkes bunu biliyor, bunu görüyor, bunu söylüyor. Ama nedense bir türlü sonlandıramadı bu ilişkiyi ve buraya geldi. Profesyonel yardım alması için de elimizden geleni yaptık. Hatta ablası parasını da ben vereyim git dedi, mesele para değil, bir gitti, sonra ablasından parayı alıp bu elemana verdi. Beraber yediler de değil, bayağı ustasından yevmiyesini alıp babasına veren çocuk gibi gitti elemana verdi.

Kısa zaman önce kendisi ve ablasıyla oturup konuştuğumuzda bu ihtimalde masaya geldi. “Hadi her haltı yedin. Atsan atamıyoruz, satsan satamıyoruz. Bari hamile kalma.” ya geldi konuşma. O an dünyanın en mantıklı insanı gibi tepkiler verdi. Bu noktada ufak bir detay vermem lazım. Ablam, Leyla olsun adı, yaşadığımız yerde ve çevrede kürtaj yapan tek kadın doğum uzmanı. Bu yüzden sosyal çevremizin önemli bir kısmından dışlanmış, rutin olarak tehditler alan birisi. Arkadaşımla benimki kadar bir iletişimi yok, hatta hiç yok.
Dikkat ediyorum, olmaz zaten öyle bir şey. O kadar da salak değilim, olursa da Leyla abla var yardımcı olur zaten di’ mi muhabbeti yaptı. Neyse dedik en azından bu kadarına kafası basıyor. Evlenmeleri mümkün değil. Eleman zaten evli. İşin ilginç yanı diyeceksiniz elinde bir şey var şantaj yapıyor ya da dövüyor ediyor falan, o da yok. Evlenseler de bir şey değişmez zaten bu hikayede. Daha gidip söyleyemedi bile korkusundan elemana.

Haberi paylaştığında, bana bu durumdan nasıl kurtulacağını soracak sandım. O soruyu sormadı. Ben de sorulmamış bir soruya cevap vermedim. Böyle bir şey yaparsam, sonuç ne olursa olsun kötü olanın sonunda ben olacağımı bileceğim kadar yaşadım. Ardından öfkeyla karışık hayal kırıklığı baskınına uğradım. Beklediğimden daha güçlü bir şekilde. Bu duyguyu nasıl tarif etmem lazım bilmiyorum. Bahis sitesinin bedava verdiği parayla 15 maçlık kupon yapmışsınızdır, dünya tersine dönse gelmeyecek maçlar gelir kupondaki. Ama en güvendiğiniz maçtan yatarsınız. Zaten sizin olmayan bir parayla oynadığınız ve sonucunda da bir şey kazanmadığınız ve kaybetmediğiniz bir şey için ruhunuz sıkılır, öyle bir şey gibiydi.

Böyle hissettiğim ve aslında herhangi bir şey hissettiğim için kendime kızdım.
Peki neden böyle hissediyorum? Bu tür şeylere enerjimi harcamak istemiyorum. Yaptığım iş gereği bu yoğun ve anlamsız duygu değişimleri, ciddi miktarda maddi kayba yol açacak yanlış kararlar vermeme neden olabiliyor. Bunu daha önce yaşadığım için bu sefer zarar görmeden atlattım. Yine de böyle hissetmek istemiyorum. Bu mental duruma nasıl ulaşabilirim? Bakarsanız bana giren çıkan bir şey yok ama çok etkileniyorum.

Bunlar ilk bölümün soruları.

Dün ablası, bugün de annesi aradı. Biz ikna edemiyoruz doğurmaması için sen konuş belki seni dinler ya da Leyla ile konuştur belki o ikna eder falan diye çok darladılar. Açıkçası ablamı bu işe karıştırmak istemiyorum esas kızımızdan böyle bir talep gelmediği sürece. Ben de karışmak istemiyorum.
Bu hikayenin muhtemel her sonu kötü. Sadece kötü skalasında geniş bir aralığa dağılmış ihtimaller var.
Buna dahil olmamamın doğru olduğunu biliyorum ama bir şey dememek, yapmamak da çok zor.
0
Whily
(30.09.25)
Kurtarılmayı istemeyen birini kurtaramazsın. Hiç başını belaya sokma bu işler çok hassas işler sen kötü olursun. Mümkün olduğunca ilişkini de kes.
O çocukluğunu birlikte geçirdiğin belki hislerinin olduğu kadın kendi seçimiyle hayatını mahvetti bunu görmek ve elden bir şey gelmemesi kalp kırıcı ama yapacak bir şey yok.
0
anon1m
(30.09.25)
(bkz: dayınla evlenip napıcan) bence olay bu, bahsettiğiniz kişi açısından, verilen ayrıntılardan bunu tahmin ettim.

Ve doğrudan kan bağın olmasa da, birçok insan abisi ablası kardeşiyle belli yaşta bu karmasalari yaşıyor. Ne sen o çocukken birlikte ip atladığınız, yakalamaca oynadiginiz cocuksun ne de o. Büyüdünüz artık.

Yapabileceğini yapmışsın anlattiklarindan anladigim, bir o soylenecegi soyleyip kötü olan olmamak kalmış. Ona da, bana kalırsa söylemeden konuyu kapatamayacaksan kısa ve net bir konuşma şeklinde yap, ama değiştirmeye çalışarak değil bak sende şunları şunları görüyorum, senin için endişeleniyorum vb şekilde yap, ve bu konuşma hem senin için hem onun için olsun. Düzeltme kurtarma konuşması yapacaksan da, zaten anlamıyor diyorsun, yapmak yapmamak neyi değiştirecek ona göre karar ver.

Kendisine bir şey diyemem bu kadar bilgiden, önceki duyuruyu da bilmiyorum da; birlikte olduğu adam evli demişsin, ondan hamile kaldı demişsin. Bu tür insanlar durumlar bulaşıcı hastalık gibi diye düşünüyorum, adam ona bulastirmis o sana... içinde kaldıkça etkileneceksin.

İçinden çıkamıyorsan yine de, kendin psikolojik destek al, bak is güç sakata gelir diyorsun o hadde geldiyse o durumlar şakaya gelmez.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
işin etik, ahlaki boyutunu bir kenara bırakacak olursak eğer "benim bedenim benim kararım" bakış açısı gereği kimseye laf düşmez. bence hiç o topa girmeyin.
madem her son kötü sizin en ufak etkiniz bundan sonraki zaman diliminde ilk suçlanacak kişi olmanıza imkan verecektir. bu kozu kimseye vermeyin.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.09.25)
Kötü bir durumda kalmışsın.

Yerinde olsam asla aktif bir rol oynamam. Fikrimi sorarsa söylerim. Yardım isterse ederim ancak bu arkadaşı yolundan çevirmeye çalışmak gibi bir işe girişmem.

Yapacağım en aşırı hareket, “Bu yol yol değil, yerinde olsam bu işten vazgeçerdim ancak karar senin zira bu yolun sonunda başına geleceklerden sen sorumlusun ve ilerde benden yardım istersen, o zamanki şartlar uyarınca sana edebileceğim yardım kendi imkanlarımla sınırlı olur, elimden geleni yapamayabilirim.” minvalinde bir konuşma yapmak olurdu. Kararın günahıyla sevabıyla kendisine ait olduğunu ancak bu kararın sonuçlarına tek başına katlanması gerekebileceğini vurgulamak önemli. Hatta bu konuşmayı mümkünse yanınızda biri daha varken yap ki arkadaşını çok açık şekilde uyardığının bir tanığı olsun. Tabi bu yakınlıkta başka biri var mı onu bilemem.

Anne ve ablaya bu konuşmayı yapmadan önce daha açık şekilde anlatırdım ancak onlara da alabileceğim sorumluluğun onların alabileceği sorumluluktan hiçbir şekilde daha fazla olmayacağını açıkça ifade ederdim.

Ablanı işin duygusal tarafına asla bulaştırma. Arkadaşın tıbbi destek isterse yönlendir, o kadar. Arkadaşın kararını kendisi versin ve ablan bu kararda menfi ya da müspet asla rol oynamasın.
0
10551037
(30.09.25)
şimdi bu işe engel olsan ömrün boyunca bebeğimin katilisin lafını-hakaretini yemeye hazır mısın bunu bir düşün.

yardım almaya hazır olmayan birine yardım edemezsin.
0
orpheus
(30.09.25)
Hocam yaşadıklarınız kendi içinizde normal. Siz bu kadını kardeşiniz gibi görmeye ve sahiplenmeye başlamışsınız, dolayısıyla hayatına bu kadar yanlış yön verdiğinde de üzülüp yardım etmek istiyorsunuz. Ancak yapmayın. Hatta mümkünse bu kişiyi hayatınızdan tamamen çıkarın. Zira çiğ, olgunlaşmamış ve zerre sorumluluk bilinci olmayan bir insan. Bu şekilde toksik insanları hayatınızda tuttuğunuz müddetçe mutlu/huzurlu olamazsınız ki duyuruyu açmanızın sebebi de şu anki huzursuzluğunuz.

Bu yaşananlardan/ortamdan minimum zararla çıkmanın tek yolu bu insanı (hatta komple ailesini) hayatınızdan çıkarmak. Bunu yapmadığınız zaman 2 senaryo var, ya bir şekilde çocuğu doğurmamaya ikna edeceksiniz ve sonunda “çocuğumun katili” lafını duyacaksınız; ya da bu kadın çocuğu doğuracak, evli sevgilisi bunu sonunda postalayacak ve bir şekilde bu çocuğa “baba figürü” olmanız beklenecek ki şu anda bu insanları hayatınızdan çıkaramazsanız zaten bu aşamaya geldiğinde kaçmanız mümkün değil. Yol yakınken kendi ruh sağlığınızı ve geleceğinizi düşünüp hayatınızdan çıkarın.
0
shadowfollower
(01.10.25)
Sevdiginiz biri icin endiselenmeniz ve boyle hissetmeniz kismen normal ancak eger kendinizi surekli boyle olaylar icinde buluyorsaniz (ya da buldugunuzu dusunuyorsaniz) ve bu tarz durumlar kendi hayatinizla ilgili saglikli karar almanizi onleyecek kadar etkiliyorsa, ki rahatsiz oldugunuz durum da bu sanki, normal oldugunu dusunmuyorum. Duygu regulasyonuyla ilgili sorunlar yasiyor ya da dramadan besleniyor olabilirsiniz. Bu tur olaylarda savrulmak ya da birini kurtarabileceginize kendinizi inandirmak, o surecin icinde kalmayi secmek vs. Neden dramadan besleniriz ve bu anlamda sinir sistemimizin bir bagimliligi vardir bu konuyu arastirabilirsiniz. Bunun bir cok nedeni olabilir, kaotik cocukluk, kendini guclu hissetme, sadece boyle dramatik cikislarla/olaylarla goruldugunu ve var oldugunu hissetmeye alismis olmak, kurtarici sendromu vs. vs. Hayat inisli ve cikisli bir surec, herkesin basina binbir turlu sey geliyor, elbette etkileniriz elbette yas tutmak, destek olmak vs. ne gerekiyorsa yapilir ama merkezinizde hic kalamiyorsaniz, her defasinda sadece kendi basiniza gelen olaylarda degil baskasinin basina gelen olaylarda dagiliyorsaniz bunlara bakmak daha saglikli olabilir.
0
kassiopeia
(01.10.25)
Sakın karışma bebeğimin katili oldun dicek ilerde +1

Ben hayatımda ne zaman fazla empati yaptıysam bunun sonunda duygusal olarak harap olan kişi oldum. Şimdi sen kendini bu kızın yerine koyup onun wvli bi adamdan hamile kalan zavallı biri olduğunu düşünüyosun. Ama o kendini böyle görmüyor. O aşkı doyasıya yaşayan biri olduğuna inanıyor ve bu durumdan mutlu, belli ki gerekise babasız bi çocuk büyütmeye de hazır. Böyle bir kişi ancak anne babası ablası abisi gibi kişilerin dert edeceği üzüleceği bi karakter yapısı. Sen çok dışardasın boşuna empati yapma. Çocuğu doğurunca senden para vs istemeyecekse hiçbir şekilde karışma,ilişkini de sınırlandır.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
ben olsam son bir mesaj atar yada son kez görüşür, kendisine bir süre buralarda olamayacağım/yoğun olacağım der mevzudan uzaklaşırım.

çünkü mevzunun çok saçma bir yere varacağı 100 km öteden kendini belli ediyor. iletişimi de sıfıra indirip yoluna bakman lazım. ortamını değiştir, farklı mevzulara dal, başkalarıyla tanış ki aklına gelmesin.
0
bravoteam
(01.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.