Giriş
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(13)

Tek bir şeyler yapıyor musunuz

arbre
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
Tek alışveriş çok seviyorum ama sinenaya gitmek istiyorum. Lisede gitmiştim. Şu an tek gitmeye çekiniyorum. Gidilir mi, gideyim mi? Avatar 3.
-9
arbre
(26.12.25)
gidilir tabii ki. ben hep gidiyorum sinemaya.
0
art cat chocolate
(26.12.25)
Gidilir tabii ki, neden gidilmesin? Hatta arttırayım bence herkesin kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alıyor olması gerekir. Sinemaya da gidilir, kahve de içilir, tatile de gidilir.
+3
fraise
(26.12.25)
fraise, tek tatil yaptım, çok keyif aldım, sinema biraz geriyor.
-7
🌸arbre
(26.12.25)
Gidilmez mi ya, çok da güzel olur.
0
kobuzchu kiz
(26.12.25)
geçenlerde tek başıma pikniğe gittim küçük bir çanta yapıp. Göl kenarında flamingoları izledim. Normancı postumu kayalıklara serip uzanıp gökyüzünü izledim. yarım kalan kitabımı okudum. hava soğuyunca çantamdan vodka kokteylimi çıkarıp yudumlayarak, üşüye üşüye yürüdüm. merak ettiğim tek perde bir oyun vardı, hiç kimseyi aramadan, organize etmeden, uğraşmadan, tak diye bilet alıp göl kıyısından tiyatro salonuna bağladım akşamımı. yalnız kalabilmek güzel.
+1
loch ness
(26.12.25)
ben tek başıma bir şeyler yapmayı seviyorum ama kendime ayıracak pek vaktim olmadığından ve üşendiğimden yapamıyorum, bence tek başına bir şeyler yapmalı insan. o nedenle git diyenler +1
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Sinema, tiyatro, konser, yemek, müze/sergi, tatil, alışveriş... her türlü aktiviteyi yalnız yapmayı severim.
0
mutekebbir
(26.12.25)
Yapılıyor ama belli bir müddet sonra insan yanında birini aramaya başlıyor çünkü aynı aktiviteyi arkadaşıyla sevgilisiyle yapanlara denk gelip ne yapıyorum ben hissine kapılıyorsun.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
o dediklerini ben hep tek yapıyorum. en son lisede biriyle sinemaya gitmiştim.
0
hold the door
(26.12.25)
sinema sosyal bir aktivite degil ki. gidip oturup film izliyorsun. ben cok tek gidiyorum uyeligim oldugu icin. biriyle gitmenin tek avantaji sonrasinda filmi tartisabilmek. ama olmazsa olmaz da degil.
0
antikadimag
(26.12.25)
Sinemaya da tiyatroya da alışverişe de tek gitmeyi daha çok severim.
0
suicides underground
(26.12.25)
Sinemasından başla, yurtdışı gezileri, tatile gitmesi, yemesi içmesini yüzde 93'ü tek yapılyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
Sinemaya toplu gitmek zaten çok saçma, çift olarak ehh hadi neyse ama liseli aşık modu açmayacaksan çift olarak da yapılacak daha iyi aktiviteler var. Sinema salonuna gidip film izlemek artık 3-5 senede bir yaptığım bir olay ama gideceksem tek giderim herhalde. Filmi sessiz izlemek gereken bir yerde yanında biri var mı yok mu ne önemi var?
0
nundu
(27.12.25)
(1)

iyi avukat nasıl bulunur

alp9900
anadolu yakasında gayrimenkul hukuku ve kiracı tahliyeleri için iyi avukat kim vardır?
anadolu yakasında gayrimenkul hukuku ve kiracı tahliyeleri için iyi avukat kim vardır?
0
alp9900
(26.12.25)
iyi olup olmadığı tartışmalı olmakla birlikte avukat genelde tavsiye üzerine bulunur
+1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
(3)

Edirne'de ne nerede yenir, ne nereden alınır?

yadigar
Tava ciğeri en temiz ve güvenilir nerede yenir? Deva-yı Misk helvasının en iyisi nereden alınır? Peynir nereden almalı? Başka ne yemeli/almalı? Nereden?Şimdilik plan:Sıra yoksa Aydın'da, varsa Ciçek veya Akgün'de ciğer.Keçecizade'den ezme, helva ve kurabiye.Nurlular'dan peynir.Ciğer en erken kaçta y
Tava ciğeri en temiz ve güvenilir nerede yenir? Deva-yı Misk helvasının en iyisi nereden alınır? Peynir nereden almalı? Başka ne yemeli/almalı? Nereden?

Şimdilik plan:
Sıra yoksa Aydın'da, varsa Ciçek veya Akgün'de ciğer.
Keçecizade'den ezme, helva ve kurabiye.
Nurlular'dan peynir.

Ciğer en erken kaçta yenebiliyor? Merkezde veya merkezde olmayan neresini kahvaltı için önerirsiniz?
0
yadigar
(26.12.25)
Cigerci Aydin en populerlerinden
Meric kiyisindaki Lalezar in koftesini de begenmistim ben
Badem ezmesi ve kurabiyeyi de arslanzade den aliyorum. En meshuru kececizade ama ben burayi daha cok seviyorum
Selimiye nin oralardaki eski carsi arasta da turlayin, sabun falan vardir.
Meric kiyisinda oturun bi kahve icin
Eski camii ve 3 serefli camiiyi gorun
Akil hastalarini tedavi ettikleri bi yer vardi Osmanli dan kalma, orayi gorun

Bitti zaten, sonra da gelin

Vizeniz varsa oraya kadar gitmisken bi komsuya da gecip gelebilirsiniz
0
narod
(26.12.25)
Serefli degil serefeli, buyuk kucuk harf icin de sorry, coooggk yorgunum
+1
narod
(26.12.25)
sıra olsa bile 15 dk falan bekliyorsun ya abartılacak bi şey değil. ordaki meşhur ciğerciler sistemi baya oturtmuş harika. ve temiz.
0
Sadece soruyorum
(26.12.25)
(7)

Kargo şubesi ürünü iade almadı, şimdi de "süre geçti" diyorlar. Ne yapmalı?

hadi ya la
Trendyol'dan aldığım bir ürünü bedeni uymadığı için iade etmek istedim (hemen doğru bedenini sipariş ettim). Sistem bana iade için otomatik olarak DHL Kargo kodunu verdi.Kodla birlikte DHL şubesine gittim, çalışanlar "Biz sadece yurtdışı gönderi alıyoruz, yurtiçi iade almıyoruz" diyerek ürünü kabul
Trendyol'dan aldığım bir ürünü bedeni uymadığı için iade etmek istedim (hemen doğru bedenini sipariş ettim). Sistem bana iade için otomatik olarak DHL Kargo kodunu verdi.

Kodla birlikte DHL şubesine gittim, çalışanlar "Biz sadece yurtdışı gönderi alıyoruz, yurtiçi iade almıyoruz" diyerek ürünü kabul etmediler. Yanlışlık vardır dedim, başka gün tekrar gittim, yine almadılar.

Hemen Trendyol asistan'a bağlandım. "Durumu inceliyoruz, 2 gün içinde döneceğiz" dediler. Ben sorun çözülecek, bana başka kargo kodu verecekler diye beklerken, o arada yasal 15 günlük iade süresi doldu.

Bugün tekrar bağlandığımda ise robot gibi "15 günlük süre geçtiği için işlem yapamıyoruz, sistem otomatik, manuel müdahale edemiyoruz" diyorlar.

Kargo firmasını seçen kendileri.

O kargonun "ben bunu almam" dediği ürünü çözmeyip bekleten kendileri.

Süre dolunca "süre doldu" diye işin içinden sıyrılan yine kendileri.

Elimde kargo şubesine gittiğime dair kanıtlayabileceğim durumlar ve müşteri hizmetlerinin oyaladığı konuşma kayıtları var. Bu durumda direkt Tüketici Hakem Heyeti'ne mi başvurmalıyım yoksa sosyal medyadan mı yürüyeyim? Başına benzer iş gelen var mı? Resmen sistem hatasını bana kilitlediler.

Şimdiden teşekkürler.
0
hadi ya la
(25.12.25)
Dhl e-commerce ve Dhl farklı sanırım. Orada mı bir karışıklık oldu acaba? Dhl e-commerce eski mng. Amazon da onlarla çalışıyor. Size dhl kodu diye mi verdiler, dhl e-commerce diye mi?
+2
gnosis
(25.12.25)
ben de dhl iade koduyla gelen bir ürünü mng kargo (dhl e-commerce) ile iade etmiştim. oraya yönlendirdiler.
0
eileengray
(25.12.25)
başka şubede deneseymişsin keşke.
0
jelly bear
(25.12.25)
yanlış dhl e gitmişsiniz. eski mng kargo şubesine gitmeniz gerekiyordu. adamlar biz sadece yurtdışı alıyoruz diyince sormadınız mı e nereye verecem ben bunu diye?
+3
gercekdunya
(25.12.25)
bence sosyal medyadan dm'den vs yazın ilgili yerlere belki müşteri memnuniyeti için yine de alırlar. dhl ile ilgili böyle bir muhabbet olduğunu ben de bilmiyordum.
0
Sadece soruyorum
(25.12.25)
@Rondak fikir güzel ama ürünlerin bedenleri farklı imiş. yani aynı ürünü almamış.
0
gercekdunya
(25.12.25)
Sana;
“Hiç uğraşma. Yeni gelen ürünün bedeni uyarsa, kullanacaksan, bu yeni sipariş için ‘yanlış beden gönderildi’ diyerek iade talep edip, yeni siparişin iade koduyla eski ürünü paketleyip gönder.”
şeklinde tavsiye verenler olacaktır. Öyle bir şey yapma. Yanlış olur.
+1
lazor
(25.12.25)
(5)

Dava - Uzman Mütalaası Sorusu

aksimetre
Merhaba, suçsuz olduğum, kamu davasında sanık olarak yargılanacağım bir dava var, davada mala zarar ile suçlanıyorum ve tek delil güvenlik kamerası kaydı. Sicil kaydım ve şahısla husumetimiz yok, kendisi de belirtmiş bunu ifadesinde. Akşam vakti olduğu için kayıt biraz karanlık ve net değil fakat sa
Merhaba, suçsuz olduğum, kamu davasında sanık olarak yargılanacağım bir dava var, davada mala zarar ile suçlanıyorum ve tek delil güvenlik kamerası kaydı. Sicil kaydım ve şahısla husumetimiz yok, kendisi de belirtmiş bunu ifadesinde. Akşam vakti olduğu için kayıt biraz karanlık ve net değil fakat savcı aleyhimde iddianame hazırlamış. Videoyu bir uzmana yolladım ve uzman raporu hazırlattım. Uzman raporunda iddianamenin aksine elimde zarar verecek bir nesne olmadığı, herhangi bir hamle ve temas olmadığı ve ilgili mala herhangi bir zarar vermediğim, aksine elimde cep telefonu olduğu ve telefon ile bu zararı vermenin bilimsel olarak mümkün olmadığı açıkça yazıyor. Raporu yazan uzman alanında gerçekten yetkin ve hatta bilirkişi. Ben normalde işimi garantiye almak için avukat ile ilerlemek istiyordum fakat bu rapordan sonra (avukat ücretinin beni ciddi manda zorlayacağından dolayı da ) kendimi savunma fikri doğdu. Bu rapor tek başına beraatime yeterli olur mu? Davayı kaybedersem avukat ücretinin çok daha fazlasını ödemek zorunda kalacağım. Dava Asliye Ceza Hakimliğinde görülecek Teşekkürler.
+1
aksimetre
(24.12.25)
Sulh ceza hakimliğinde değil mala zarar verme suçlarında asliye ceza mahkemesi görevlidir. avukatlık ücreti asliye ceza mahkemelrinde 45 bin tl ben olsam riske atmaz avukat tutardım sanırım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
Türk yargısında üsul çok önemlidir. Haklı olsanız bile, üsulüne uygun yapmazsanız ceza alırsınız. Paradan kaçınmayın, iyi bir avukat tutun.

.
0
kartallar yuksek ucar
(24.12.25)
uzman raporu bilirkişi raporu gibidir. hakimin hukuki bilgisi ile çözülemeyecek, uzmanlık istenen bir konu ise uzman raporu alınabilir ve delil olarak kullanılabilir. olayınızda herhangi bir uzmanlık alanı göremedim. hakim de o videoyu izlese bir karar verebilir. özel bir yöntem uygulayıp videonun ışık, gölge, kontrast gibi ayarları değiştirip daha net bir görüntü elde etmişse durum değişir. iddianame düzenlenmesi sizi korkutmasın suçlu olduğunuz anlamına gelmez adı üstünde bir iddia sadece. yine de bir avukatla takip etseniz iyi olur. neticede beraat etme ihtimaliniz var ve bu durumda avukat bir de beraat ücreti kazanacağından rakamda çabuk uzlaşırsınız.
0
ground
(25.12.25)
fayda maliyet analizi yap.

avukat tutarsan ne kadar ödersin? -yaklaşık 50bin sallıyorum
ceza alırsan ne kadar ödersin? -yaklaşık 100bin sallıyorum
avukat seni beraat ettirebilir mi? -suçsuzsam ve iyi bir avukat ise evet
avukatsız beraat etme şansın nedir? -basit bir hata ile ceza almam yüksek.

bence avukat tutman daha iyi olabilir ya da anlaşmayıp ama danışıp, sadece bir danışma ücreti ile de belki çözebilrisin.
+1
gercekdunya
(25.12.25)
(6)

Temizlik alışkanlıkları

egerbiryolcu
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanıKendi alışkanlıklariniz: haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm. Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?Her
Konu ve ortam: kişisel bakım, ev temizliği, misafirlik, cafe, toplu taşima... Hayatın her alanı

Kendi alışkanlıklariniz:
haftada üç gün mutlaka ev süpürürüm.
Toz oldukça cam silerim, gibi sabit veya değişken rutinleriniz neler?

Gereksiz, fazla takıntılı bulduğunuz başkalarinin alışkanlıkları neler?
Her gün yastık kılıfı değişmek gereksiz.
Bulaşıklarda çamasir suyu kullanmak abartı, gereksiz, aşırı titizlik...

Gibi gibi.

Sorma nedenim de: kendi aliskanliklarimiz bize doğru geliyordur fakat dışardan belki eksik bir rutinimiz vardır veya başkasında gördüğümüz gereksiz alışkanlıklar belki genel herkes için doğrudur, gereklidir.
0
egerbiryolcu
(24.12.25)
haftada iki gün süpürme (yetmiyor)
haftada bir nevresim değiştirme. nadiren yastık kılıfını hafta içi bir kere daha.
haftada bir toz alma ve yerleri silme. yerleri atlıyoruz bile bazen
pencereleri eve taşınırken silerim, bir daha silmem.
bulaşıkları makineye atarım. tahta kaşıklar ve iyi bıçaklarım hariç her şeyi makineye atarım. çok yapışmış kiri yoksa öncesinde temizlemeye uğraşmam, sudan geçirmem. yıkadığı kadar yıkar.
mutfak lavabosunun içini çamaşır suyu ile temizlerim çünkü sadece o görüntü olarak tertemiz yapıyor. normal deterjan görüntüyü kurtarsa orda da çamaşır suyu kullanmam. çamaşır suyunu sadece tuvalet temizliğinde kullanıyorum.
arada koltuk üstleri, yatakları süpürüyorum mesela. özellikle yataklardan minik minik tozlar çıkıyor.

yapmak isteyip yapamadıklarım;
imkanım olsa ayda bir perde yıkardım mesela. ama senede 2-3 defa ancak heralde şu an. perdelerin inanılmaz toz tuttuğuna ve pis olduğuna inanıyorum. ama çıkarıp yıkayıp geri takmak vs aşırı zahmetli ve zor bi iş.
nevresimi ve özellikle yastık kılıflarını daha sık değiştirmek,
mutfak dolaplarını iç dış daha sık temizleyebilmek.
evi haftada 3. defa süpürebilmek iyi olurdu. evin bi cephesi özellikle çok çabuk tozlanıyor ve kedi var. ama süpürmeye fırsat olmuyor. robot da var aslında ama öncesinde toplamak vs gerektiği için uğraşamıyorum.

aşırı bulduklarım;
aşırı deterjan, çamaşır suyu vs kullanımı mesela. şifonyerin üstünü deterjanlı su ile silmek nedir? ya da tuz ruhu filan gibi şeyleri karıştırarak insanın canına kast etmesini mantıklı bulmuyorum.
camların dışını silmek. ayda bir silenler var, deli misiniz?
foşur foşur sürekli açık balkon yıkamak
koruyucu kıyafet giyip tuvalet ile içli dışı olanlar, kolunu gidere kadar soka soka fırçamak... zemine s.çmış gibi her yeri köpürtmek
bulaşıkları makineye koymadan önce neredeyse tamamen yıkamak

genel olarak mesela bizim ev çok temiz olmuyor diye düşünüyorum. özellikle tüy ve toz açısından. kedi ve çocuk varken ve çalışırken daha fazlası olmuyor çünkü. olur da kendimi yıpratmış olurum. ya da mesela yemek yapıyoruz, ocak kirleniyor. o akşam mutfağı temizlesek bile ocağı temizleyemiyoruz. ertesi gün kirli ocağın üstünde yeniden yemek yapıyoruz. ama mesela tezgahı ve lavaboyu kirli bırakmamaya çalışıyorum çünkü o görüntüyü sevmiyorum. lavabo içine bulaşık biriktirmekten hoşlanmıyorum.

çamaşır konusuna girmemişiz ama iç çamaşırlarını vs ayrı yıkayanlar var. onlara anlam veremiyorum. iç çamaşırlarını da normal kıyafetlerle birlikte yıkıyorum. ha havlularla birlikte yıkamıyorum tabi ki.

temizlik için köle olanları anlamıyorum. var öyle komşularım mesela, gece ona kadar temizlik yaptım diyor. iki gün sonra bir daha yapıyor. yani belki sürekli dip köşe temizlik yapmak o kadar sürüyordur ama gereksiz geliyor. çalışsın ya da çalışmasın, kişinin sürekli evi temizlemesi mantıksız bence. bazıları cidden çok abartıyor.
+5
elorelia
(24.12.25)
robot süpürgeye haftada iki üç kere süpürüp sildirmek.
nevresimleri iki haftada bir, yastık kılıflarını haftada bir değiştirmek.
arada bir (kafama estiğinde) toz almak.
haftada bir çamaşır. ütü yapıyordum ama artık yapamıyorum. hiçbir zaman öyle çorabı, havluyu bile ütüleyen manyaklardan olmadım. yumuşatıcı kullanmıyorum.
iyi bıçaklar hariç herşeyi bulaşık makinesi yıkıyor. koymadan önce sudan geçirmiyorum. sadece üzerinde artık varsa çöpe sıyırıyorum.
kirlendikçe lavabo ve tuvalet temizliği.
+2
inheritance
(24.12.25)
bence herkesin evinin tozlanma kirlenme seviyesi aynı değil. temizlik rutinleri bu nedenle değişebilir. ben cadde üstü bi evde oturduğum için tozlanma oranı aşırı yüksek oluyor. camların çok sık silinmesi gerek ama cam silmek çok zahmetli olduğu için yılda 2 defa falan siliyorum.
evi süpürme haftada 2 bazen 3
silme haftada 1 bazen 2 haftada 1
toz alma 2 haftada 1
çarşaf değiştirme 2 haftada bir (kılıfları ayrıca değiştirmiyorum)
ütü - gerektikçe
çamaşır yıkama işinde hiçbir şeyi ayırmıyorum açık renkleri 60 derece, koyuları 40 derecede yıkıyorum haftada 1'er defa.
tuvalet banyo yıkama 2 haftada 1.
mutfak tezgahını hep temiz tutma +1
ocak silme haftada1 bazen 2
kedi olduğu için halılar 6 ayda 1 yıkamaya gidiyor bi de.

ama çalışan biri olmasam mutlaka 2 günde 1 ev süpürürdüm. tuvalet banyonu mutlaka haftada 1 yıkardım. el yıkama lavobosunu belki 2 defa yıkardım. ocağı her gün silerdim. tozları haftada ayrıntılı silerdim. mutfak dolaplarının içini 2 ayda 1 silerdim, perdeleri 2-3 ayda 1 yıkardım. evimi kesinlikle daha temiz tutmaya çalışırdım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
evde çocuk yok pet yok
evden çalışıyorum
ev küçük
rutin bir temizlik günüm saatim hiç yok. işe ara verdikçe elim boş kaldıkça evi de çekip çeviriyorum. gece uyku tutmayıp ya da akşama kadar yağmur yağıp sıkıntıdan mutfak dolabı sildiğim olmuştur ama düzenli olarak silmem.

sürekli olarak ev yemeği yiyorum.
yemek yaparken mutfaktaki balkon kapısı filan açık duruyor. evde sigara içen yok. banyo harici yerde saç/makyaj yapma deodorant vb. kullanımı yok. yatak odasına yiyecek içecek girmez. tütsü mütsü de yakmam. bunları yapsam daha sık süpürür ve perde yıkardım. perdeleri büyük temizliklerde yıkıyorum 4-5 ayda bir anca. pencerelerin camlarını ayna gibi yapma merakım yok -zaten olmaz çift çam ve önceden kalan bir sürü leke vs. var- daha çok doğramalardaki tozu siliyorum bunu herhalde ayda bir siliyorumdur.

genelde toplu yemek/yemek hazırlığı yaparım, toplu ayıklar yıkar eder pişirir porsiyonlar buzluğa filan da koyarım, diğer günler birazını ısıtır, yanına salata ya da çorba yaparım anca. yemek yaptığım gün mutfakta ufak bir kaos olur, bitince mutfağı süpürür, tüm dolapları filan yerleştirir, yerleri silerim. günlük olarak gece yatarken mutfak kesinlikte toplanmış, ocak silinmiş, bulaşık kaldırılmış olarak yatarım -en rutin alışkanlığım budur.

bunun ışındaki süpürme silme rutinim kullanıma göre. yazın kapı pencere açıkken toz çok oluyor gün aşırı süpürüyorum. halıları filan yazın kaldırıyorum zaten. kışınsa sadece yemek yenince yemek masasının etrafını süpürdüğüm olur, hep evdeysem 4-5 günde bir tüm evi ama mobilyaları/halıları kaldırmadan, 15-20 günde bir de mobilyaları çekerek, tüm halıları (hepsi kilim gibi zaten) kaldırır, silkeler öyle siler süpürürüm. ev robot süpürgeye uygun değil.

çamaşır suyu sadece klozete haftada bir ve de mutfak lavabosuna 2-3 haftada bir.
evi silerken 1 sefer sirkeyle filan 1 sefer yüzey temizleyiciyle, gibi.
ahşap mobilyam çok, toz gördükçe arap sabunuyla filan siliyorum.

en çok nevresim değiştirmeye üşeniyorum yastık kılıflarını daha sık değiştirmeye çalışıyorum bu yüzden.

banyom çok sıkıntı. duşakabini berbat. gideri ters, meyili yok. ona da sinir oluyorum. banyo düzgün olmadığı için foşur foşur yıkamayla ancak temizleniyor.
çamaşır makinesinin yıkayıp o suyu boşalttıktan sonra durulama suyunu banyoya akıtıyorum ben de tazyikle ve bol suyla anca...

ev eski olmasa da temizlik gösterse değişir miydi bilmiyorum. ben genelde fazla dağıtmam çok temizlik yapmaktan ziyade temiz düzenli tutarım, evde başka kimse yokken temiz kalıyor zaten.
+1
subcomponent
(24.12.25)
haftada 2 robot süpürge, 1 kere de ben süpürüyorum daha detaylı giriyorum makinenin farklı uçlarıyla.
haftada 2 yastık kılıfları, 1 nevresim.
2 ayda 1 falan battaniyeleri yıkarım. Yılda 2-3 kez yastıkları yorganları yıkarım.
ayda 1 camlar, çünkü cam silme robotu aldım hehe
kullanmak isteyip zaman bulamadığım koltuk süpürme şeysi var mite süpürgesi diye geçiyor, cidden çok iyi toz çıkarıyor koltuktan yataktan ama elim gitmiyor üşeniyorum.
bir de buharlı temizlik makinesi var, onu da keşke ayda 2 kullansam, tamamen buhara dönüp deterjan işlerini azaltmak isterim ev temizliğinde.
ıslak mendilleri çok kullanıyorum, bence asrın icadı. ayakkabı da siliyorum, duşakabin de. bir sürü farklı çeşidi var artık, yağ çözenler, kireç çözenler filan çok pratik.
0
turk kizi
(25.12.25)
Temizlik yapmayı sevmem. Yanımda yapılmasını bile sevmem. Annem çok titiz bir kadındı; elektrik süpürgesi sesinden iğrendirdi beni. Rahmetli babaannemin bipolar bozukluğu vardı. Çalı süpürgesi ile sokakları süpürürdü mani döneminde. Bu ikisi travmatize etti beni.
Kendim dahil bir şeyleri yıkamayı çok severim. İmkan olsa tüm evi tazyikli suyla yıkarım. Makinede çamaşır yıkamak bile arınma hissi yaşatıyor bana. Ama süpürmekmiş, toz almakmış. Zül geliyor. Yazın camlar açıkken lazım aslında.
Haftada bir ben evde yokken kadın gelip temizliyor evi. Kediler de var, ama ayrıca süpürge açmıyorum. Camlar senede 2-3 defa siliniyor sanırım.
Tek hassasiyetim yatak zımbırtılarının haftada bir değişmesi. Kedilerden dolayı.
0
auroraaurora
(25.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(3)

İşte sevmediğim nefret ettiğim kişiye böyle bir tepki verdim; sizce yanlış mı yaptım?

mahmuttt
Ben erkeğim. O da erkek. Herkesin içinde (özellikle de bayanların içinde) bana oynayan sulu espritüel olduğunu sanan bir tip. Yaşça 8-9 yaş benden büyük. Daha ilk tanışmamız sonrası toplu ortamlarda konuşmalarım sonrası Beni çekemediğini çok net hissettim daha ilk tanışmamızdan itibaren.Böyle dur
Ben erkeğim. O da erkek. Herkesin içinde (özellikle de bayanların içinde) bana oynayan sulu espritüel olduğunu sanan bir tip.

Yaşça 8-9 yaş benden büyük. Daha ilk tanışmamız sonrası toplu ortamlarda konuşmalarım sonrası Beni çekemediğini çok net hissettim daha ilk tanışmamızdan itibaren.

Böyle durumlarda durumu önemsememek kişiselleştirmemek politik davranmak dürtüsel davranmamak lazım ama beceremiyorum. İçim dışıma taşıyor.

Çok içimde tutuyorum önceki tavırları, daha önceki yaptığı davranışları.


Bayan meslektaşım da özel aile hayatı ile alakalı birşeyden bahsediyordu. Bu yırtık dondan çıkar gibi geldi konuşmaya anlık spontane dahil olmaya çalıştı.
Sinir oldum. Dikeni lafla çok kısa girişte batırmış bulundum espiriyle karışık ufak ufak laf sokarak. Sonra şakaya vurdum. normale dönüp gayet saygılı normal nezakette davrandım. (mikrosaniyeler içerisinde biraz dürtüsel gelişti)

Stratejik profesyonel iş yönetimi açısından sizce yanlış mı yaptım. Böyle anlarda böyle kişilere karşı nasıl davranmak en doğrusu olur?

Teşekkürs…
0
mahmuttt
(24.12.25)
sevmediğim biri müdahil oluyorsa konuşmaya ben o an ortamdan ayrılıp "bir çay alayım ben bari" diyip gidiyorum. siz de öyle yapın. sizi strese sokan kişi ve olaylardan uzaklaşın. derin bir nefes alın, fevri davranmayın. çok işe yarıyor.
+4
elektr10
(24.12.25)
elektr10 +1

benim de böyle fevri hareketlerim var anlık içgüdüsel gelen. şimdi ben de onu kırmak için iş arkadaşlarımla konuşurken saygı sınırını asla geçmemem gerektiğini, o kişinin benim için her zaman "ayşe" değil "ayşe hanım" olduğunu hatırlatıyorum kendime.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ne yaptığınızı anlamadım da işe yarayacak bi yöntem olmamış şakaya vurmak. pasif agresif bir durum oluşmuş
+2
mezzosprite
(24.12.25)
(8)

Arkadaşıma iş/meslek/kariyer önerisi

candide
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lis
Sevdiğim bir arkadaşım var, yaşıt sayılırız. 29'a yeni girdi ancak iş durumu hala belirsiz. Bu arada erkek değil.

Şöyle ki, işsizliğin yüksek olduğu bir bölümden mezun oldu. Kendi alanında neredeyse hiç çalışmadı. Hep freelance işlerle idare etti ama sanırım artık olmuyor. Dil mi öğrensem, yüksek lisans mı yapsam, yeni bir bölüm mü okusam diye soruyor aylardır. Ne diyeceğimi bilemiyorum, onun için hangisi en iyisi olur sizin de fikirlerinizi almak istedim.

Bu arada kpss'ye de girdi ve yüksek bir puan aldı. Ancak bölümünden alım yapmıyor devlet, anca düz memurluklar oluyor. Kendisi de düz memurluk istemiyor çünkü bir gelecek göremiyor ki haklı bence. 10 sene sonra bir şey olsa, istifa etsem nerede iş bulacağım bulursam da asgari teklif ederler diyor. Haklı çünkü vasıfsız ofis işleri yapacak memurlukta.

Yüksek yapsa hangi alanda yapsa iyi olur bilmiyorum. Yeni bölüm de çok vaktini çalar gibime geliyor. Yani özetle benim de fikrim yok ama memurluğa başlayıp bir yandan da dil, lisans, yüksek vs. yapabilir diye düşünüyorum en iyi seçenek olarak. Sizce bu kişi için en iyi seçenek nedir?
0
candide
(23.12.25)
En temel bilgi eksik: lisans mezuniyeti.
+2
merhum
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun. bahsettiği çekinceleri saçma. 29 yaşında bir de.
+1
elorelia
(23.12.25)
düz memur olabiliyorsa olsun.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
düz memur olsun, yüksek lisans asla diyorum.
0
liberal
(23.12.25)
şu an kpss den düz memur olacak puanı alsam mesleğimi anında bırakırdım :) çünkü çok fazla mezunu olan bir bölümden mezunsan özel sektörde hiçbir zaman devletin düz memuru kadar bile maaş alamazsın (dilin olması vs hariç).
benimle aynı bölümden mezun bi arkadaşım bu sene kpssden atandı düz memur olarak. gayet memnun. izin alması vs çok kolay, sorumluluğu çok az.
0
Sadece soruyorum
(23.12.25)
Memurlukta bişey olsa istifa etsem naparım gibi bir durum yok. Yaş 30’a dayanmış basit bi memurluk işine girer gündüz takılır akşam da dertsiz tasasız keyfine bakar. Memurlukta gelecek göremiyor demesini anlamadım. 20 yaşında olsa anlarım da bu yaşta onları düşünmek için pek doğru değil. Yüksek lisans yaparsa bire bir aynı başlığı 32 yaşında da açmış olur başka bir şey değişmez.
+1
avatar is back
(23.12.25)
Kendini dert etmeyeni siz niye dert ediyorsunuz? Memur olabilme şansı var ve yapmıyorsa bunu seçmeme lüksü var demektir.
İş tecrübesi olmayan 30 yaşında birine özel sektörde kapılar açılacak mı sanıyor ki devlet imkanlarını beğenmiyor Yüksek lisans yüzde 95 hiç bir işe yaramaz..
Yeni ön lisans ya da 3 yıla düşmesi planlanan lisans diyelim çok talep olduğu düşünülen sağlık bölümlerinden çıkanlar bile boşta...
Yeni dil öğrenmek kolay mı ne seviyeye ne kadar sürede gelecek de onun üzerinden para kazanacak hayal bile değil bunlar zevzeklik...

Koca bulsun otursun.
+2
anon1m
(23.12.25)
lisans bölümünü bilmeden bir şey söylemek zor. dili varsa dış ticaret, lojistik, gümrük vs gibi bir alanda eğitim alarak özel sektörde iş kovalayabilir. sektörde biraz açık var.

ingilizce de yoksa acı gerçeklerle yüzleşmeli. iyi bir bölüm değilse, akademisyenlik kasamıyorsan memuriyet iyi bir seçenek.
0
awlmi
(23.12.25)
(7)

69-67 gram nereye denk gelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.https://www.petburada.com/royal-canin-olcu-kabi-28408?srsltid=AfmBOopjcRndU5NXQqxuyqorU4uYwlxVU7J5ZfQIVLMjBvZl3WUqt6
Merhaba,

Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.

Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.

www.petburada.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Yaklaşık 6. Çizgiye (biraz altına) gelir. Hepsi eşit, oranlayacaksınız.
0
orient blue
(23.12.25)
94/8*6=70 gram
6 cizgiye kadar gelir ama yavru kediler biraz daha fazla yemek isterler. ben olsam ilk bir sene tasini bos birakmazdim, gelsin gitsin yesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
royal canin biraz gerizekalı galiba. aşağıda sorduğum 15 kiloluk paketin ağzına kilit koymayan da royal canin.

paketin üstüne verilecek mama miktarını gramla yazıp, yine kendi ürettiği ölçü kabına cup ile çizgi çizmek nasıl bir gerizekalılık ürünü ya?

paketin arkasında verilecek miktar "cup" olarak da yazıyordur diye bir umut hatırlatayım.
0
kibritsuyu
(23.12.25)
kedin kısır değilse mama kabına istediğin kadar doldurup belli bir yere koyup gidebilirsin, üstünü de bittikçe doldurabilirsin ölçü kullanmana gerek yok. ksıırlaştıktan sonra doyma hissini kaybedip çok yiyor kediler. ama öncesinde bir sorun olmuyor acıktıkça gidip gelip yesin bir şey olmaz.
+1
Sadece soruyorum
(23.12.25)
önerim yanlış olabilir ama bende full dolu mama kabı taraftarıyım, kedide kilo problemi yoksa aşırı yeme problemi yoksa bebeklerin mamasını doldurun hem sonrasonda ilerde aç gözlü olmuyor sürekli mama istemiyor.(tabi kedinin huyuna suyuna göre değişir)

şuan etrafımda 5 kişinin 6 kedisi var kısırlaştıktan sonra bile dolu kaba problem yapmadılar yiyip doyup gittiler, aşırı kiloları yok
0
eja
(23.12.25)
Çok teşekkürler.

Bende sürekli dolu tutuyorum mama tabağını, bittikçe ekliyorum acıktıkça gidip yesin diye. Kedi bakımına yeni basladigim için yanlış bir şey yapmamak için ya sizlere ya da veterinerimize danışıyorum.

Kendisine sorduğumda kabı hep dolu olmasın, ölçünün yarısını sabah yarısını akşam ver dedi.


@kibritsuyu evet o soruyu gördüm. Gerçekten çok saçma bir şey yapmışlar. Paketin arkasındaki bilgilendirmenin fotoğrafını ekliyorum. Ben mi gözden kaçırıyorum acaba?


hizliresim.com
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
birde ben 3 kg luk mama alıyorum hep, açıkçası tek kedi için 15 kg mama bayatlar ya iyi saklanmazsa, cama falan koymayacaksanız, düşük kg ile ilerleyin başta. kısırlaştırdıktan sonra mama değiştireceksiniz unutmayın ve kademeli geçiş yapacaksınız yeni mamaya
0
eja
(24.12.25)
(8)

Kedinize mamasını nereden alıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
Merhaba, kedinizin mamasını nereden alıyorsunuz? Internetten alıyorsanız hangi siteden alıyorsunuz? Orijinal olduğuna nasıl emin oluyorsunuz?

Ben gittiğim veterinerden alıyorum. Bugün 2 kg' lik bir mamayi netteki fiyatlardan yüksek fiyata aldım.

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.12.25)
amazondan kapıma sipariş veriyorum genelde, satıcısının amazon olmasına dikkat ediyorum
+1
hakmut
(22.12.25)
Amazon +1
+1
kobuzchu kiz
(22.12.25)
genellikle amazon
bunun dışında indirim kodu olan pazaryerlerinde mavi reyon, kuzey pazarlama ilk baktığım satıcılar.
petshop ve veteriner klinikleride eczaneler gibi geçirebildiğine geçirmece.
0
my fault
(22.12.25)
Bizim kedi kısırlaştıktan sonra RC veteriner serisi bir mamaya başladık, internet satışı yok. Normalde sadece vette satılıyor 12 kiloluk olanını alıyoruz 5-6 ay gidiyor. Ama şimdi bir vetle anlaşmalı olan petshop bulduk. Aynı mamayı 1000 tl daha ucuza getirtiyor bize. RC ile görüştük verdiği mama nın orijinal olduğunu teyit ettirdik. Bu bahsettiğim pet shop ist cevizlibağda.

Sizin kedi daha küçük olduğu için kısırlaştırana kadar vetten de alsanız bişey olmaz bu geçici bi süre. Kısırlaştıktan sonra hep aynı mamayı kullanacağınız için direkt 12 kiloluk olanlardan alırsınız ve o zaman uyguna gelir.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
veterinerlerde falan hep daha pahalı oluyor. alma zamanı geldiğinde akakçede falan aratıp alacağım mama o gün / o an en kampanyalı - ucuz neredeyse oradan alıyorum. bir önce aldığım yer 2-3 ay sonra tekrar aldığımda en ucuz yer olmayabiliyor (günlük / haftalık bir kampanya olmuş olabiliyor). aynı mama, aynı kg için farklı yerlerde kilosuna göre 1000-2000 lira fark olabiliyor o yüzden az çaba büyük getiri - böyle mantıklı geliyor. almadan önce yorumlara kısa bir bakıyorum, açıklamada SKT var mı diye bakıyorum. ama bazen SKT yoksa da alıyorum, en kötü geri yollarım ama hiç başıma gelmedi. en ismi bilinmez tuhaf yerlerden bile sipariş verdim 15 - 20 sene içinde en ucuzu diye, sıkıntı yaşamadım. (sadece kapalı mama alıyorum)

edit: bildigim mama tabii sahte olursa hemen anlarım. huyunu suyunu bilmediğim mamayı ilk emin olduğum bir yerden alırım.
0
robokot
(23.12.25)
veteriner kliniğinden alıyorum ben de. hill's urinary stress metabolic c/d.

denemeleri için farklı mama da vermek istediğimde amazon'dan aldım. açık mama hiç almıyorum. arada bir de schesir marka yaş mama alıyorum. ambalajlarını inceliyorum skt'sine bakıyorum. eskiden schesir'i e vetimizden alıyordum ama artık satmıyor :/
0
art cat chocolate
(23.12.25)
Satıcı kendisi olmak kaydıyla Amazon ve nadiren KolayMama.
0
auroraaurora
(23.12.25)
sahte mama piyasası inanılmaz boyutta hills alıyorum sitesinde yetkili satıcılar yazıyor en çok petlebi ve markamama dan alıyorum fiyatını +-250 tl ye kadar umursamıyorum asla trendyol ve amazondan almam açıkçası
0
eja
(23.12.25)
(3)

Belgrad'a Giriş

yetkili birine benzeyen abi
Belgrad'a yakın zamanda giden var mı? Ülkeye girişte sorulan, beyan edilmesi gereken şeyler var mı?
Belgrad'a yakın zamanda giden var mı? Ülkeye girişte sorulan, beyan edilmesi gereken şeyler var mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(22.12.25)
haziranda gitmiştim hiç bir şey sormadılar, çünkü tüm kalabalıkla birlikte pasaport kontrole gitmiştim o kalabalıkta pek soracak halleri yok gibiydi. geçen sene gittiğimde ise tuvalete vs gidip oyalandm sona kaldığım için memurun soru sorası tuttu. ne zaman döneceksin dedi "on monday" dedim. "first time in serbia" falan filan dedi yes dedim. "do you have return ticket" dedi, yes dedim, show me please dedi. ben de çıktı almıştım gösterdim. okey dedi geçtim.
0
Sadece soruyorum
(22.12.25)
Yakın zaman değil ama 2 defa gittiğim için yazayım; ikisinde de sormadılar.
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
1.5 ay önce gittim dönüş biletini göstermemi istediler.
0
al sana nick it
(22.12.25)
(4)

Maaş haczi talebine cevap

faberkastelli
Şirketimizde çalışan bir arkadaşımızın banka borcu nedeniyle maaşının 1/4'ünün haczedilmesi talep ediliyor. İcra dairesinden gelen bu yazıya cevap vermek gerekir mi yoksa direk kesinti yapıp icra dairesi hesabına yatırmaya başlayalım mı?
Şirketimizde çalışan bir arkadaşımızın banka borcu nedeniyle maaşının 1/4'ünün haczedilmesi talep ediliyor. İcra dairesinden gelen bu yazıya cevap vermek gerekir mi yoksa direk kesinti yapıp icra dairesi hesabına yatırmaya başlayalım mı?
0
faberkastelli
(22.12.25)
Kesinti ile birlikte cevap verilmesi uygun olanı. Vergi dairesi gelen parayı işleyebiliyor kişinin hesabına bu sebeple çeşitli hacizler konmaya devam edebilir. Bir üst yazıyla hem yaptığınız kesintinin uygunluğunu sormuş hem de işleme başladığınızı yasal olarak iletmiş olursunuz.
+2
erty_ksk
(22.12.25)
evet kısaca bir cevap vermek gerekiyor. 7 gün içinde.

... kişi şirketimizde net .. maaşla çalışmaktadır. maaş haciz talebiniz ulaştı. maaşının 1/4ü kesinti yapılıp icra ibanına ödenecektir.
+1
Sadece soruyorum
(22.12.25)
Özellikle bildirmenizi istemiyorsa gereksiz yazışma yapmayın.
+1
lazor
(23.12.25)
şart değil. yatırmanız yeterli. ancak siz de çalışmıyorsa veya başka bir yere kesiliyorsa muhakkak cevap verin.
0
ground
(23.12.25)
(5)

Nereye Gidebilirim? Balkanlar

optimistbakunin
Selam,Geçtiğimiz günlerde pegasustan şöyle mail geldi; Biletlerini vergiler hariç %40 indirimle al,13 Ocak - 12 Mart 2026 tarihleri arasında uç!Kampanyadan yararlanmak için son gün 19 Aralık 2025!Kampanya Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve
Selam,
Geçtiğimiz günlerde pegasustan şöyle mail geldi;
Biletlerini vergiler hariç %40 indirimle al,
13 Ocak - 12 Mart 2026 tarihleri arasında uç!
Kampanyadan yararlanmak için son gün 19 Aralık 2025!
Kampanya Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya, Romanya, Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve Bulgaristan uçuşları için geçerlidir.

Bilmiyorum herkese mi geldi ya da özelliği nedir anlamadım. Ne kadara düşüyor fiyatlar doğrusu test de etmedim. 20lerin sonlarında bekar erkek bordo pasaportlu kişisi olarak sizce hangi tarihlerde nereye gitmeliyim? Kışı sevmem aslında ama tarihler de kışı gösteriyor maalesef belki de bu yüzden uçuşlara indirim veriyorlar. Yabancı dilim var, konuşup anlaşabilirim. çekingen de değilim. Daha önce tek başıma gürcistana gitmiştim airbnbden bulduğum pansiyonda vs kalmıştım iyiydi. başka da yurtdışı deneyimim yok. bunda da airbnb kullanmak istiyorum hem maliyetleri düşüreceğini tahmin ediyorum hem de başkalarıyla da tanışabilirim diye.
Çok fazla bütçe ayırmak istemiyorum, hangi tarihte nerelere gidip ne kadar kalmalıyım, neler yapabilirim. ya da gitmesem de olur mu bilemiyorum mevsim de kafamı karıştırıyor çünkü. Duyurunun gezginleri akıl verebilir mi
0
optimistbakunin
(17.12.25)
Fiyat konusu cok degisken, girip bakman lazim tek tek.

Yuzde 40 dedigi indirim vergiler haric. Zaten bu rotada biletin cogu vergi. Bazen 3binlik bilet 2600e dusuyor. Bazen 7000lik bilet 5400e dusuyor. Son asamaya kadar gelip indirimi uygulayip bakman lazim dedigim gibi.

Mart basi gibi bosna ya da sirbistan yapilabilir fiyatlar iyiyse. (Karadag'a vize geldi sanirim)
0
brkylmz
(17.12.25)
Fiyattan bağımsız yazayım;

- Belgrad güzel bir şehir. İki defa tek başıma gittim, üçüncüye giderim.

- Üsküp'e arkadaşım ve eşiyle gitmiştik. Tek olsaydım canım sıkılırdı. Fakat Matka Kanyonunu baya güzeldi. Ohrid şehri çok güzel ama kış aylarında ve Martta nasıl olur bilmiyorum. Nisan ayında gitmiştim pek insan yoktu.

- Zagreb'e gittim 2 geceliğine. Beni pek sarmadı.

Belgrad'e gideceksiniz iletişime geçebilirseniz her zaman. En çok sevdiğim şehirlerden biridir.

- Saraybosna'ya gidecektim, fırsat olmadı.
0
put it in your appropriate place
(17.12.25)
Bilet fiyatlariyla ilgili brkylmz maalesef hakli. Cok komik bir rakam dusuyor. Bundan ziyade kimsenin cok istemeyecegi tarihlerde gidebiliyorsaniz o zaman cok uygun fiyatlar bulunabiliyor. %40 olayi tuzak, mesela baktim simdi Nisan ayi icin SAW - Saraybosna - SAW sadece 75 euro en dusuk paket.

Nisan-Haziran daha iyi olur. Ben balkanlari seviyorum acikcasi, Hollanda'da yasiyorum ama buralarda gezsem disarda ailecek yemek yesek falan bir haftalik basit bir tatil icin bile ufak bir servet odemek gerekiyor. Doga seviyorsaniz, Bosna Hersek ve Kosova(ve hatta Arnavutluk) harika bence, digerleri de kotu degil. Ne beklediginize bagli ozetle, ben sahsen havalar biraz isinsa da kendimizi bir an once Kosova'ya falan atsak diye bakiyorum.
0
mbond
(18.12.25)
geçtiğimiz yazdan beri üsküp,priştine, tiran, podgo, kotor, budva şehirlerini gezdim.

priştine: 1 günlük şehir.
üsküp: çok keyifliydi, 2 gün ayrılabilir. yeme, içme anlamında çok başarılı, tarih kokan bir şehir.
tiran: gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel. küçük bir italya havası vardı. fav şehrimiz oldu. yemesi, içmesi, gezmesi her şeyiyle çok memnun kaldı. 3 gün kalınır.
podgo: bence 1 gün yeter. geçtik gittik
kotor ve budva: 2'şer günlük şehirler. yine yemesi içmesi gezmesi keyifliydi.

yaz tatili için kotor ve budva, şehir gezelim takılalım isterseniz tiran.

makedonya ve kosova biraz soğuk olabilir. son tahlilde tiran uygun gibi
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
Sırbistana git fazla düşünmene gerekyok, içlerinde en güzeli orası.
0
Sadece soruyorum
(18.12.25)
(1)

Tarim Orman'da kediye cip nasıl taktiriyoruz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedim 5 aylık ve cip taktırmak istiyorum. Tarım Orman Bakanlığında nasıl taktirabilirim? Güncel ücreti nedir?Teşekkürler
Merhaba,

kedim 5 aylık ve cip taktırmak istiyorum. Tarım Orman Bakanlığında nasıl taktirabilirim? Güncel ücreti nedir?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(16.12.25)
Oturduğunuz yerdeki ilçe tarım müdürlüğünü arayın, çip taktıracağım diye söyleyin, randevu almam gerekiyor mu diyin, gerekmiyorsa mesai saatleri içinde istediğiniz zaman götürün, orda veteriner oluyor her zaman, o takıyor, pasaportunu dolduruyor sizin bilgilerinizi sisteme giriyor, sonra da çipi takıyor kedinin omuz kısmına, ha o sırada iban veriyor siz ibana parasını yatırıyorsunuz. Kuduz aşısını da yapıyolar gitmişken. Güncel ücretini bilmiyorum ama telefonda söylüyolardır muhtemelen.
+5
Sadece soruyorum
(16.12.25)
(4)

Pegasus 2 bilet alırken farklı paketler seçmek

jimjim
Kendime ve arkadaşıma bilet alacağım, birimiz eko diğerimiz light paket olacak şekilde satın almak istiyorum. Ancak paket yükseltirken aynı anda ikisini de yükseltiyor. Neyi kaçırıyorum? Nasıl çözebilirim bunu? İkimize ayrı ayrı alırsam online check-inde ayrı yerlere koltuk atayacak:/
Kendime ve arkadaşıma bilet alacağım, birimiz eko diğerimiz light paket olacak şekilde satın almak istiyorum. Ancak paket yükseltirken aynı anda ikisini de yükseltiyor. Neyi kaçırıyorum? Nasıl çözebilirim bunu? İkimize ayrı ayrı alırsam online check-inde ayrı yerlere koltuk atayacak:/
0
jimjim
(15.12.25)
online check in'de ekstra ücret vermezseniz zaten ayrı verecek koltuklarınızı.
-1
summerjam0306
(15.12.25)
kişi seçebiliyorsunuz. ben hangi kişiyi seçtiysem sadece ona ekstradan bagaj alma hakkı çıkmıştı. seçip ilerledim bi sorun olmadı.
0
dedim ben sana
(15.12.25)
bilet aldıktan sonra pnr'ları ayır kısmı var. oradan aynı biletteki kişileri ayırıp, istediğinize istediğiniz paketi alabilirsiniz. (en son böyleydi durum)
0
brkylmz
(15.12.25)
bu sorunu ben de nasıl çözeceğimi bilmediğim için ayrı ayrı alıyorum biletleri. uçakta yanımızdaki kişiden yer değiştirmeyi rica ediyoruz. öyle hallediyoruz.
0
Sadece soruyorum
(15.12.25)
(7)

Kedi mama ve su kabı önerisi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Hasta olarak bulup, tedavi sürecinde evde baktigim kediyi büyük ihtimalle sahipleniyoruz. Geçici olarak baktığımızı düşündüğüm için plastik mama ve su kabı almıştım ama değiştirmek istiyorum.Celik olanlardan mı alsam yoksa seramik olanlardan mı alsam? Seramik olanlar çizik çizik çatlıyor
Merhabalar,

Hasta olarak bulup, tedavi sürecinde evde baktigim kediyi büyük ihtimalle sahipleniyoruz. Geçici olarak baktığımızı düşündüğüm için plastik mama ve su kabı almıştım ama değiştirmek istiyorum.
Celik olanlardan mı alsam yoksa seramik olanlardan mı alsam? Seramik olanlar çizik çizik çatlıyor o görüntüyü sevmiyorum seramikte. Paslanmaz çelik diyorlar ama paslanma ihtimali olur mu?
Hangisi daha sağlıklıdır? Ve kaç cm çapında olmalı?

Sizler nasıl bir şey kullanıyorsunuz?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.12.25)
Paslanmaz çelik alın. Güvenilir olsun derseniz ikea’dan alın. Evcil hayvan ürünleri kategorisinde değil, normal mutfak kategorisinde var, 15 cm civarında çap yeterli.
+2
orient blue
(11.12.25)
kedim için yerden yüksek ve seramik mama kabı kullanıyorum şöyle bir şey:
www.trendyol.com
zaten mama kabını yıkamanız lazım ara ara.

su kabı olarak ben temu'dan paslanmaz çelik su pınarı aldım. kedilerin su içmesi önemli o nedenle iyi oldu. yine onu da haftada bir yıkamak gerekiyor.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.12.25)
paslanmaz çelik aldım ayrıca evdeki tabaklarıda çokça kullanıyorum(arada yıkamak zor geliyor kaplarını günlük), dikkat etmeniz gereken geniş olması bıyıklarının değmemesi lazım bazı kediler inanılmaz rahatsız oluor bundan, birde boyunlarını çok eymeden yukardan içmeleri lazımmış(bunu ben uygulamıyorum) pratikte arkadaşım ayakkabı kutusu gibi yukseltici koyuyor su kabı altına, önemli olan suyu gerçekten her gün değiştirip temiz su içmesini sağlamak çünki kedilerde böbrekler buyuk sorun ve bol su içmeleri lazım o yüzden 1 yere değil çok sık kullandığı yerlere suyu dağıtmak öneriliyor
kaliteli mama kullanım sizi veteriner masrafından kurtaracaktır, royal canin hills ro plan gibi markalar orta üst segment kullanabilirsiniz
su pınarı +1
ayrıca çok tebrik ettim davranışınızı , aklınıza takılanlar olursa sözlükte çok guzel cevaplar geliyor.
0
eja
(11.12.25)
çelik su pınarı +1111
bizim kedi bazen su içerken boğazına kaçırıyo öksürmeye başlıyo. vete sorduğumuzda su kabını yerden yükseltin demişti.

mama için de şöyle, biz seramik kullanıyorduk. ama kısırlaştırma işleminden hemen sonra bizim kedi doyma hissini tamamen kaybetti. kabına çok koyunca hepsini yiyip kusmuştu. ölçülü verme işine geçtik ve bu da kediyi şöyle yoruyordu, mesela normalde her akşam 7de yemek vermemiz lazım ama bazı günler dışarda işimiz oluyordu eve 9-10'da gidiyorduk ve kedi yemeğini geç yemiş oluyor biz de üzülüyorduk aç kalıyo diye. bu yüzden mecburen otomatik mama kabına geçiş yaptık. 3 bin tlye almıştık ama parasına o kadar değiyor ki.
+1
Sadece soruyorum
(11.12.25)
@orient, cevabiniz icin tesekkur ederim. ikeadan paslanmaz diye aldığım ürünün kısa süre sonra paslandigini görünce güvenimi kaybetti o yüzden güvenemem oraya.

@karga, teşekkürler. Su an kullandigim plastik mama kaplarını her öğün öncesi yıkıyorum ben.

@eja, kedilerle ilgili her soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Bilgilendirmeleriniz içinde ayrıca teşekkürler. Kedim yaklaşık beş aylık, kuru mamaya pek alıştıramadım bir kaç farklı marka denedim ama sevdiremedim. Çekirdek gibi ara ara yiyor. Tavuk, ciğer, yaş mama vs. Ile besleniyor. Ameliyat olması gerektiği içinde kilo alması gerekiyordu bende kuru mamaya zorlamak istemedim. Şimdi ameliyatını oldu, kendisine royal caninin kitten kuru mamasını aldım bugün tüm öğünlerinde severek yedi. Bu mamayı sevmesini ve kuru mamaya alismasini umuyorum 😃

Su pınarı banada mantıklı geliyor, sanırım öyle bir şey alacağım 😊

Cok ucuk fiyatli olmayan önerebileceğiniz marka model var mı?

Teşekkür ederim.

@sadece, teşekkür ederim. Benim kedimde su içtikten sonra her zaman olmasada çoğunlukla hapşırıyor. Bende su kabini yerden yükseltmeyi deneyeyim Umarım faydası olur.

Önceliğim su pınarı olsun, daha sonra otomatik mama kabinida düşünebilirim. 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(11.12.25)
İkeadan paslanmaz mi? Ahaha hepsi çin malı.

En temizi dondurma kapları. Tepeleme doldurun
-1
topkapiaksaray
(11.12.25)
seramik yaptırmıştım 2 tane. koşarken kırdılar ikisini de. çeliğe geçtim
0
batlegolas
(12.12.25)
(4)

kaplıca önerisi olan var mı

OgutucuRecep
****soru olarak düzelttim, pardon.----anamı babamı kaplıcaya göndereyim diyorum da nereye gitmeli? herkes aşırı pis, bakımsız olduğunu söylüyorlar birçok yerin.bazısı otel gibi olmuş banyo yapmış. iyi de ne malum belki sıcak su veriyor sadece.nereyi önerirsiniz
****soru olarak düzelttim, pardon.

----anamı babamı kaplıcaya göndereyim diyorum da nereye gitmeli? herkes aşırı pis, bakımsız olduğunu söylüyorlar birçok yerin.

bazısı otel gibi olmuş banyo yapmış. iyi de ne malum belki sıcak su veriyor sadece.

nereyi önerirsiniz
0
OgutucuRecep
(11.12.25)
afyon'da aforia diye bir yer var. memnun kalmıştık 2 sene evvel. odalarda bireysel termal su havuzu vardı. sıcak su değil :)
denizli karahayıt'ta epey bir termal kaplıca var. may termal, adempira gibi.

eğer otel odasında termal su tercih ederseniz ve anne baba çok yaşlıysa yanlarında bir refakatçi olsa iyi olur. kapıda uyarı yazıları vardı, kalp hastaları, tansiyon vs. bunların havuzda çok kalmamaları lazım. aklınızda bulunsun.
0
Improbable
(11.12.25)
yıllar önce instagramda birinin afyon NG hotelse gittiğini görmüştüm
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
kaplıca bilmem ama denizli karahayıt doğa termal. sahibide doktor tamamen tedavi odaklı.
0
mikahakkinen
(11.12.25)
tasigo (eskişehir) çok temiz ve iyi. kahvaltısı falan da tatmin eder.
0
brkylmz
(11.12.25)
(4)

İlçe tarım kuduz aşısı ve çip

jemjum
Merhaba,4 aylık ev kedimiz için yaptırmayı düşünüyoruz. Bu işlemler ilçe tarımlarda da yapılıyor diye biliyorum. Önerir misiniz? Bu konuda herhangi bir geri dönüşe açığım.Fark eder mi bilmem ama ankara Çankaya veya Altındağ ilçe tarım olabilir.
Merhaba,
4 aylık ev kedimiz için yaptırmayı düşünüyoruz. Bu işlemler ilçe tarımlarda da yapılıyor diye biliyorum. Önerir misiniz? Bu konuda herhangi bir geri dönüşe açığım.

Fark eder mi bilmem ama ankara Çankaya veya Altındağ ilçe tarım olabilir.
0
jemjum
(11.12.25)
her ilçe tarım farklı olabilir yaptıran çok kişi var, yeni kedilerde ceza olmuyor ama bir an önce yaptırmak lazım, kendinize iyi temiz bir veteriner bulursanız sürekli kediniz takiplide olur, maddi olarak çok sıkıntı yapmicaksa kesinlikle bir veterinerde yaptırın. mikrop falan kapma riskine karşı box'ında çıkartmayın.
-1
eja
(11.12.25)
Yaklaşık üç yıl önce sahiplenirken ilçe tarımda kuduz aşısını yaptırıp çipini taktırmıştık. Ücreti yok, bilgilerinizi alıp kediye pasaport çıkarıyorlar. Bir sorun yaşamadık.

Tek sorun bizim açımızdan oldu. İlçe tarım biraz bize uzaktı, çip takılan alt birimi bulmak için sağa sola yürüdük. Yavrum kedi çantada sıkıldı, çok yol gittiği için strese girdi. Başka sorun yaşamadık.
0
mor bembombom
(11.12.25)
bizim kedinin karma lösemi aşıları ve iç dış parazitleri için götürdüğümüz bir veterineri var. ama çipi ve kuduz aşısını ilçe tarımda yaptırdık çünkü çok ucuz. örneğin ilçe tarımda 50 tl ise vette 600 tl gibi fark var.

çipi de öyle, ücretini hatırlamıyorum ama çok düşük ödemiştik. vette de yaptırılabilir ama biraz daha pahalıya geliyor. gitmeden önce hangi ilçeninkine gidecekseniz arayın randevu almam gerekiyor mu diye sorun, gerek yok istediğiniz zaman gelin derlerse mesai saatleri arasında götürürsünüz. bizim gittiğimizde hiç sıra olmuyo alıyolar hemen. bildiğim kadarıyla 6 aylıktan büyükse ceza ödetiyolar ama sizin kedi 6 aydan küçük olduğu için sıkıntı yaşamazsınız.
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
31 aralık'a kadar cezasız yaptırabiliyorsunuz ki zaten 4 aylıktan önce çip taktıramıyorsunuz.

ilçe tarımın google yorumlarına bakın faydası olacaktır.
0
elektr10
(18.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(3)

hukukculara soru

make a wish
is mahkemesindeki davayi isveren gecen sene istinaf mahkemesine goturdu. bu sene sonuclanir mi acaba diye merak ediyorum. bolge adliye mahkemeleri gelis tarihine gore mi inceliyor dosyalari? yoksa dosya numarasina gore mi? nasil oluyor bu isler? en son hangi dosya sonuclanmis bilgisinden yola cikara
is mahkemesindeki davayi isveren gecen sene istinaf mahkemesine goturdu. bu sene sonuclanir mi acaba diye merak ediyorum. bolge adliye mahkemeleri gelis tarihine gore mi inceliyor dosyalari? yoksa dosya numarasina gore mi? nasil oluyor bu isler? en son hangi dosya sonuclanmis bilgisinden yola cikarak yaklasik ne zaman benim dosyaya bakilacagini tahmin etmek mumkun mu?
0
make a wish
(09.12.25)
Dosyanın daireye geliş sırasına göre numara alıyor. İstinaf daire kalemine gidip tahmini bir süre öğrenebilirsin. Ama bazı kalem memurları çok ketum. Avukatın varsa öğrenmesi daha kolay olabilir.
Ayrıca iş mahkemesi kararlarının nerdeyse tamamı istinafta kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur. Ancak işveren tehir-i icra kararı almışsa o zaman beklemen gerekir.
+1
ground
(09.12.25)
3-4 yıl sürüyor bizdeki dosyaların gelmesi ama daha küçük bi yerde yaşıyosan belki dhaa çabuk geliyodur. işe iade davaları hızlı dönüyor bu arada ama normal tazminat davası ise beklersin baya diye düşünüyorum
0
Sadece soruyorum
(10.12.25)
3-4 yıl mı :( davanin sonuclanmasi 3,5 yil surdu zaten, bi o kadar da istinafta mi bekleyecek
ise iade degil, haksiz fesih davasi
0
🌸make a wish
(10.12.25)
(14)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
Konularla ilgisi oluyor cevapların daha çok soru zorsa, kolaysa sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyooooo.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(13)

Kedim ölüyor...

lazarus
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.

O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
0
lazarus
(03.12.25)
Seni güzel hatırlayacak.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
Ne mutlu ona, senin gibi ince bir insanla geçirmiş vaktini...
Lütfen sen de içine atma, ağla!
0
cccbehzatccc
(04.12.25)
Az önce son nefesini verdi.

Ne olurdu yaşasan...:(

Sağ olun mesajlarınız için.
+10
🌸lazarus
(04.12.25)
ben de kedimi kaybettiğimde çok üzülmüştüm çok ağlamıştım (18 yaşındaydı). o senin hayatının bir parçasıydı ama kendisinin tüm hayatı sendin ve çok iyi hatırlanacaksın onun için. sen olmasaydın sokaklarda sürünecekti ama ona güzel bir hayat verdin.

başın sağ olsun.
+1
elektr10
(04.12.25)
okuyunca çok üzüldüm ama diğer arkadaşların da dediği gibi; o senin hayatının bir parçasıyken, sen onun tüm hayatını ya da en güzel zamanlarının tamamını oluşturdun.

içinde yaşadığımız geçici, kötülüğün kol gezdiği, güzelliklere daha çok hasret kaldığımız şu dünyada ikiniz de sevginin, aidiyetin en güzel hallerinden birini karşılıklı tatmışsınız. hayatın maalesef sarsıcı gerçeklerini geriye döndüremesek de onun anılarını, kendine has karakterini ve tatlı yaramazlıklarını hatırlayıp yaşatman en güzeli olacaktır.

inşallah hep mutlu olursun ve en kısa zamanda eski meleğin gibi bir meleğin daha tüm hayatı sen olursun.
0
m e b
(04.12.25)
çok yakın zamanda gencecik yoldaşımı, köpeğimi kaybettim. 5 yaşında olacaktı bu ay.
genç olduğu için kendimi çok suçladım, hala suçluyorum bu duygudan kurtulamıyorum ama güzel bir yolculuk yaptık beraber. Sadece benim hayatımda değil, tüm dostlarımın, tüm mahallenin hayatında güzel izler bıraktı.

3 ay sonrasından söyleyeyim o hissetiğin acı geçmiyor. Söylenebilen tek güzel şey güzel bir yolculuk olduğu.
ancak bu duygu ile gün sonunda yalnız kalıyoruz. Önce her gün ağlıyorsun sonra haftada bir sonra sanırım ayda bir.

"serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.
bütün mesele hazır olmakta.
madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış,
erken bırakmış ne çıkar,
ne olacaksa olsun."

ölümün ardından insanın yüreğinde 40 mum yanarmış her gün 1 mum söner ama son mum sonsuza kadar yanarmış.
0
croswell
(04.12.25)
o gittiği yerde mutludur, seni de ziyaret edecektir. Sen onu hep an, onun adına mama dağıt sokaktakilere, emin ol iyi gelecek.
Bu arada acını yaşa dibine kadar. Kedi değil evlat haline geliyorlar. Başın sağ olsun, çok diyebilecek bir şeyim yok, benim de kedim var, çok derinden anlıyorum, o yüzden teselli edemiyorum.
0
mor oje
(04.12.25)
Onun hayatında onun için çabaladın, onunla ilgilendin. kısacası onun hayatını güzelleştirmek için çabaladın. Kaç yaşındadır bilmiyorum ama ı yaşa kadar mutlu, huzurlu yaşadı. Böyle düşünmelisin.
+1
yankee jumping
(04.12.25)
benim de 3 yaşlı kedim var okurken gözlerim doldu . çok zor bir durum ne desek boş . evde nereye baksan gözünün önüne gelecek. onu neşeli sağlıklı zamanları ile hatırlamaya çalış derim . Sabırlar dilerim .
bir karga büyütüyordum gitmek istedi saldım ama aklım hep onda kaldı sabah akşam balkondayım gözüm onu arıyor . ağlamadığım gün geçmedi 4 gün sonra 1 ay olacak .

"Ve tilki küçük prense şöyle dedi: İnsanlar bu gerçeği unuttu, ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeylerden sonsuza dek sorumlu olursun."
Antoine de Saint-Exupéry
0
devilone
(04.12.25)
Basin sag olsun. Kaybin icin cok uzgunum. Nasil bir aci oldugunu tahmin edemem benim de 6 yasinda tekir bi kizim var.
Cok guzel bi hayat yasadi.
Sevdi, sevildi, güvende oldu. Karni hep tok, temiz suyu vardi. Bi kedi baska ne ister ki? Oyuncaklari da olmustur.
Dunyasi senin ona gosterdigi kadardi. Hep guzel hatirlanacak. Eminim cok huzurlu gitmistir. Eger cennete inaniyorsan orada seni bekleyecegine eminim. O yumusak tüylerle bi gun tekrar kavusacaksiniz.
0
matilda
(04.12.25)
Başın sağolsun. Ne desek boş, ne desek için yanmaya devam edecek, ama onu güzel hatırla. O da seni güzel hatırlayacak. Okurken ağlamamak için zor tuttum kendimi, çok zor bi durum, evinde hayvanı olmayan anlayamaz, onlar bizim canımızın bir parçası haline geliyor. Ben kendi kuzumun yokluğunu düşünmeye bile dayanamıyorum. Allah sabırlar versin :(
0
Sadece soruyorum
(04.12.25)
evcil hayvan kayıpları da çok yakınımızı kaybetmişiz gibi üzüntü veriyormuş. kedim 5 gün veterinerde kaldığında evin her köşesinde onunla olan anılar, onun yatışı, oyunları geldi gözümün önüne. demek ki diye düşündüm, vefat ettiğinde de böyle olacak.
eminim ki yerini doldurmaz ama başka bir kedi ile yola devam edebilirsin. yine hatıralarla yaşayarak tabi ki. beşeriz, başka bir seçim şansımız yok. ona verdiğin güzel hayat, sıcak yuva, sıcak kucak, elinden gelini yapmış olman en büyük avuntun olsun. kaybettiklerimizle emimin ki boyutlar arası bir yerde kavuşacağız.
0
love and trust
(04.12.25)
Başınız sağolsun. Kısacık ömründe onu rahat ettirmek için elinizden geleni yaptınız, aciz bir canın hayatına dokundunuz. Eminim konuşabilseydi sizden razı olduğunu söylerdi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.12.25)
(8)

Icra takibi hk.

infinitedreams
Merhaba,eski kiracımıza icra takibi başlatacağız, fakat kimlik numarasından avukatımız taşındığı yeni adresine ulaşamamış. bu durumda biz eski kiracımızın şu an yaşadığı adresi nasıl bulabiliriz veya nasıl talep edebiliriz? tc kimlik numarası var kendisinin.teşekkürler
Merhaba,
eski kiracımıza icra takibi başlatacağız, fakat kimlik numarasından avukatımız taşındığı yeni adresine ulaşamamış. bu durumda biz eski kiracımızın şu an yaşadığı adresi nasıl bulabiliriz veya nasıl talep edebiliriz? tc kimlik numarası var kendisinin.

teşekkürler
0
infinitedreams
(03.12.25)
avukat değilim ama elinizde eski kiracının yeni adresi yoksa bu sizin sorununuz değil ki? siz icra takibini başlatırsınız, tebligat sistemdeki adrese gider, eski kiracınız orada yoksa bile muhtara verilir, tebligat da yapılmış sayılır. avukatınızın bunu biliyor olması lazım.
0
co2s2
(03.12.25)
Bu sorunun yanıtının avukatın bilmemesine imkan yok. Siz kafanızı yormayın avukatınız bulur.
0
drako
(03.12.25)
avukat zaten mernisden sorguluyor. adresi kayıtlı değilse nerden bulacaksınız ki. bulsanız bile yasal adresi olmadığı için zaten bir şey yapamazsın. en fazla dövüp paranızı alabilirsiniz. onda da başlangıçta avukata gerek yok sonra adam şikayetçi olursa ihtiyaç var. böyle olursa da daha iyi bir avukat bulun. mevcut avukatınız adres bulamadım diye topu taça atmış çünkü.
0
gercekdunya
(03.12.25)
arkadaşlar bu kişinin merniste adres kaydı görünmüyormuş. genelde bankayla alakalı borç sorunu olan kişiler adres beyanında bulunmuyorlarmış sanırım. bu konuyla ilgili nasıl bir yol izlemeliyiz?
0
🌸infinitedreams
(03.12.25)
icra takip süreçlerini az çok biliyorum, avulatınızın verdiği bilgi doğru. takip açıldıktan sonra borçlu tarafa ödeme emri gönderilip 7 gün süre geçmeden haciz yapamazsınız.

bazı borçluların mernis yani ikametgah sorgusu boş çıkıyor ve o kişilere tebligat yapılamıyor. yeni adresini bulsan ve tebligat göndersen bile pstacı gelince "burada öyle biri oturmuyor" diyip almayabilir. Bu tür dosyalar çok sıkıntılı hiçbir işlem yapamadan bekliyorsun öyle. haftada 1 falan uyaptan bakıp adres eklenirse tebligat gönderirsiniz artık şansınıza.

benim tahminime göre şöyle yapılıyor o adres silme işi. mesela ben bir yerde kiracıyım oturuyorum. sonra başka bir yere taşınıyorum ama nüfusa yeni adresimi bildirmiyorum. benim çıktığım eve de yeni kiracı geliyor ve faturaları üstüne aldırıyor. adresini de üstüne aldırmak üzere nüfusa gidiyor. nüfus memur da diyor ki bu adreste başka nbilirleri gözüküyor vs. yeni taşınan kişi de bunun üzerine kira sözleşmesini fatura aboneliklerini gösterip oraya yeni taşındığını ispat ediyor. bunun üzerine nüfus memuru benim ve benimle beraber oturan kişileri silip o adrese yeni taşınanları ekliyor. ben de gidip yeni adres bildirmediğim için benim mernis yani ikamet adresim boş kalıyor. olay bu.
+1
Sadece soruyorum
(03.12.25)
sorunuz yasal yollarsa geçmiş olsun yapacak pek bir şey yok. batak insanların klasik rolü zaten bu adresi olsa bile kayıtlı sigortalı bir işi falan olmadığı sürece o parayı alma şansınız düşük. yok parayı nasıl alırım diye soruyorsanız bulup döveceksiniz ya da tanıdık falan biriyse araya hatrı sayılan bir büyük sokup bir kısmını vadeli madeli bir şekilde vermesi için ikna edeceksiniz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.12.25)
peki mernis kaydının olmaması bir suç teşkil etmiyor mu? sonuçta devletin bu şahısla bir sıkıntısı olsa yine tebliğ edemeyecek. oy kullanamayacak, veya buna benzer bir çok yasal konularla ilgili başı ağrıyacak. peki biz mahkemeye şu tc kimlik numaralı kişiye tebligat yollayamıyoruz vs gibisinden bir mernis güncellemesi için istekte bulunamıyor muyuz? ben böyle saçmalık görmedim hayatımda
0
🌸infinitedreams
(03.12.25)
idari para cezası var olabilir ama emin değilim kaynağım yok ama gerçekten idari para cezası olsa bile bu düşük bi miktardır muhtemelen
0
Sadece soruyorum
(04.12.25)
(10)

İstanbul'dan nereye göçmeli?

benimadımmayıs
Herkese merhaba,İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da
Herkese merhaba,
İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.
İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da sık sık bizde kalıyor. Bu yüzden hem okullara hem de iyi hastanelere erişim bizim için olmazsa olmaz. Hazır gitmişken doğasının da güzel olması veya doğal güzelliklere yakın olması da gönlümüzden geçiyor. Sizin önerebileceğiniz yerler var mı ya da bu süreçlerle ilgili başka tavsiyeniz olur mu?
Şimdiden teşekkürler!
0
benimadımmayıs
(02.12.25)
kendi adıma istanbul'dan çok uzaklaşamam o yüzden şimdilik hayallerimde çatalca'nın köyleri var. geçen karamandere tarafına gitmiştim çok güzeldi ama iş ciddiye binince etraflıca analiz etmek lazım tabi.
0
lazpalle
(02.12.25)
istanbul'a da yakın olsun derseniz Çanakkale bence. hem iyi okullar da var hem hastaneler de mevcut.
0
elektr10
(02.12.25)
Çocuk var, iyi okul lazım, doğal güzellik de olsun diyen iki arkadaşım İzmir Güzelbahçe'ye taşınmaya karar vermişlerdi. Ha sonra Hollanda'ya taşındılar ama Türkiye'de kalsalardı Güzelbahçe'ye taşınacaklardı.
0
kobuzchu kiz
(02.12.25)
izmit kartepe de fena değil
0
Sadece soruyorum
(02.12.25)
istanbula her yerden uçuş var artık. kuşadası mantıklı. kreşlerde kötü değil. zaten izmirden çok taşınan var. izmir güzelbahçede olsa urla da olsa merkez trafiğine girmek zorunda kaldığında istanbuldan farkı yok. il merkezi dersen muğla.
0
mikahakkinen
(02.12.25)
Ben açıkçası bolu düşünmeye başladım. Gerektiğinde iki büyükşehire de yakın, doğası da güzel. İmkan olsa giderdim.
0
denizgonen
(02.12.25)
2-3 ayda bir bu soru geliyor. hep aynı cevabı veriyorum:

çanakkale

sakin şehir, trafik yok, ucuz gibi, altyapısı iyi, istanbul'a çok yakın (arabayla 3 saat). özellikle yazları deniz kum vs çok pratik. hatta yeni moda doğurdan denize yakın yerlerde müstakil evlerde oturmak. kaz dağlarına yakın. havası temiz. rüzgarlı olduğu için kirli hava olmaz. Bozcaada - Assos gibi nispeten ucuz ama denizi kumsalı çok güzel yerlere çok yakın. liseye kadar yeterince iyi okullar ve özel okullar ucuz.

hastane meselesi ortada. şu anda yok. ama medical park yeni bir hastane yapıyor, bir özel hastane daha inşa ediliyor. üniversite ve devlet hastaneleri var.

gelelim dezavantajlarına:

sosyal hayat nispeten zayıf. özellikle kültürel etkinlik pek yok. alışveriş için mağaza çeşidi sınırlı. rüzgarlıdır. kışın adamı sersem eder. ankara ve antep haricinde uçak yok. emlak fiyatları son dönemde çok arttı.





uçak yok
0
co2s2
(02.12.25)
co2s2 +1
0
cooperr
(02.12.25)
Co2s2 +1 de benden.

İstanbul’dan Çanakkale’ye göçmüştük. Türkiye’ye geri dönsem yine Çanakkale’de yaşarım ama sosyal hayat biraz kıt. Ne bir tiyatro ne bir etkinlik hiçbir şey yok. Çocuk bir yaştan sonra sıkılır diye düşünüyorduk ki neyse ki çocuk büyümeden taşındık. Ayrıca hastaneler berbat..
0
suicides underground
(03.12.25)
5 yıldır türkiye'den uzakta yaşayıp son 2 senedir sadece gölbaşında aile ziyaretine giden biriyim. daha önce 19 yıl izmir'de yaşadım. 4 yıl güzelbahçe'de lise, 5+2 yıl da urla'da üniversite tecrübem var. hiç birini tercih etmem şahsen yerinizde olsam (ben şehir merkezcisiyim, urla'da yaşayacağıma karataş'ta apartmanda yaşarım izmir'de zaten onun da etkisi var).

fakat zevklerinize çok kalabalık gelebilse de antalya örnekköy / güzeloba / barınaklar tarafları uyuyor. karpuzkaldıran tarafları hala (en son 2021'de gittiğimde 1 ay kaldım eylül boyunca) kurtarılmış bölge gibi. şehir içindesiniz ama sakin. yapılaşması düzgün. evinizin önüne arabanızı parkedip de balkondan seyredebileceğiniz 3-4 katlı apartmanlar bulunuyor. şahsen ben oralarda yaşasam mevlana kavşağının ötesine geçmeden ömrümü geçirebilirim (3 yıl o bölgede yaşadım, 2003'ten beri de yazlığımız var ama 2022'den beri yaz kış oturan bir kiracıya sahibiz aile yaşlandığı için uğramıyorlar pek). bu arada okul kalitesi olarak da gayet iyi olduğunu hatırlıyorum oraların.
0
rain when i die
(03.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(5)

Avukatlar bakabilir mi?

gakgul
Merhaba, 4.5 yıl önce kiraladigim evi Kasım ayında boşalttım.Ev sahibine bir ay önceden haber verdim. Ev sahibi benden kalan kiraları talep edebilir mi mahkeme yoluyla? Kiralar ilk yıldan sonra yıllık uzatılıyor ya. Ve ya ev uzun süre boş kalırsa zararını bizden talep edebilir mi?
Merhaba,
4.5 yıl önce kiraladigim evi Kasım ayında boşalttım.Ev sahibine bir ay önceden haber verdim. Ev sahibi benden kalan kiraları talep edebilir mi mahkeme yoluyla? Kiralar ilk yıldan sonra yıllık uzatılıyor ya. Ve ya ev uzun süre boş kalırsa zararını bizden talep edebilir mi?
0
gakgul
(30.11.25)
1 Kontrat tarihi 15.03.2021.
2 Kontrat standart kontrat olduğu için hem bı ay önce haber verilerek boşaltılır maddesi var. Hem sözleşme ilk yıldan sonra yollik uzar maddesi var
3 hem telefon hem WhatsApptan haber verdik ekran görüntüsü olsun diye
4 evsahibi problemli biri sağı solu belli olmaz bizde önceki kiracilariyla mahkemelik olmuş hep.
5 ev aldık kendi evimize gectik
6 anahtarı evsahibinin atadığı emlakciya teslim ettik
7 bı ayda tek bı kişi bakmaya geldi evi gösterdik o kadar b
0
🌸gakgul
(30.11.25)
Hocam teknik olarak martta başlamış sözleşme birer sene uzatmayla marta kadar sürer.

bu sene de uzattığınıza göre marta kadar sözleşme geçerli.
Yani teknik olarak sözleşmenin gerektirdiği kirayı isteyebilir sizden.

Ha bu devirde bütün ev sahipleri kiracısı çıktığı için bayram eder hemen daha yüksekten kiraya verebilmek için, uğraşmaz bile.

Ama problemli bir tipse ve ev boş kalırsa uzun süre marta kadar olan kiranın peşine düşebilir.
0
anten
(30.11.25)
isteyebilir.
0
liberal
(01.12.25)
Üstteki cevaplar +1

muhtemelen şöyle; bu iş mahkemeye giderse hakim o bölgedeki makul kiralama süresini dikkate alacaktır. (bilirkişi raporu ile belirlenecek) yani mesela bahsettiğiniz evin bulunduğu bölgede bir ev kiralama ilanına konulduktan sonra 1 ay içinde kiraya verilebilecek gibiyse, siz de zaten 1 ay önce haber verdiğiniz için aleyhinize bir şey çıkmayacaktır.

ama kiraya verilme süresi Yargıtayın kabul ettiği makul süre 3 ay diye aklımda kalmış. 3 ay gibi kabul edilirse siz 1 ay önceden haber verdiğiniz için ev sahibinin 2 aylık kira zararına neden olmuş olacağınız için 2 aylık kiradan sorumlu tutulursunuz.

ancak üstteki cevaplarda da belirtildiği gibi uygulamada böyle davalar oldukça az, ev sahipleri uğraşmaz böyle işlerle. tabi aranızda çok büyük bi husumet varsa vs sırf strese sokmak için yaparsa bilemem. sonuç olrak böyle bir dava ile karşılaşsanız bile sıkıntı etmeyin, bir avukat ile ilerleyin. mahkeme hakkaniyete göre takdir edecektir.
0
Sadece soruyorum
(01.12.25)
erken tahliye etmişsiniz. daha kontratın bitmesine 6 ay varmış yazdığınıza göre. bu bir tazminat talebi sebebidir. normalde eskiden geri kalan 6 ayı da talep edebiliyordu ev sahibi. ancak bu tazminat yargıtayca 3 ay olarak sınırlandırılmıştır. ha bu arada kiralanırsa daha da düşecektir. kesin bilgi yayalım.
0
ground
(01.12.25)
(2)

İstanbul’da kira tespit davaları kaç yıl sürüyor?

psmstc
Mayıs 2025’te açtık. Aralık’ta ilk duruşmamız var. Dava Ne zamana biter? Çok teşekkürler…
Mayıs 2025’te açtık. Aralık’ta ilk duruşmamız var. Dava Ne zamana biter?

Çok teşekkürler…
0
psmstc
(28.11.25)
aralık ayındaki duruşmada bilirkişiye gitmesine karar verilece. mart nisan ayına keşif günü verilecek. keşiften sonra dosyaya 1 -2 ay içinde bilirkişi raporu gelir. rapor taraflara tebliğ edilir. ek rapora gidecek bir husus yoksa raporda hata vs yoksa sonraki duruşmada karar verilir. mayıs haziran gibi 2.duruşmayı verir muhtemelen. o zamana karar verilir.
0
Sadece soruyorum
(28.11.25)
benimki 2 sene olmak üzere. hala devam ediyor. 1 sene daha uzatırım muhtemelen.
0
gercekdunya
(28.11.25)
(3)

yurt dışı borsa hisseleri için nereyi kullanıyorsunuz?

duyuru
güvenli, istediğim zaman hisseyi satıp türkiye'deki banka hesabıma para transferlerinde takla attırmayan neresi var?
güvenli, istediğim zaman hisseyi satıp türkiye'deki banka hesabıma para transferlerinde takla attırmayan neresi var?
0
duyuru
(27.11.25)
(bkz: midas)

Memnunum bayağı. Güvenilir, hızlı, para aktarma/çekme de hızlı bence. İşlem ücreti de makul (1.5 dolar), Borsa İstanbul için de kullanıyorum orada işlem ücreti yok hatta. Kripto da geldi ama şu ara bulaşmadım kriptoya.
-1
chicha_v2
(28.11.25)
ben de midastayım ilk zamanlar pek hızlı değildi de şu an baya hızlı.
0
Sadece soruyorum
(28.11.25)
midas, hatta araci kuruma ayar oldum bugun bist portfoyunu de buraya gecirdim. masaustu sitesi yok diye gicik oluyordum ama onu da yakin zamanda yayinlayacaklarini soylediler gerci baya oldu ama cok dert degil. biktim yamyam araci kurumlardan artik. canimi sikarsalar buradan da baska bir yere gecerim cok basit ismis hisse virmani.
0
bay b
(28.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(4)

Kavuşulamayan aşkla bir ilişki sürdürülür mü?

dolantindr
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı istiyor ama siz daha fazlasına gidersem yine ayrılabiliriz diye ileriye çok gitmek istemiyorsunuz. Böyle bir ilişki bu şekilde sürdürülebilir mi? iki mıknatısın birbine çok yakın durup, biribirini çekmesi gibi, ama mıknatıslar birbirine hiç yapışmıyor.
-1
dolantindr
(19.11.25)
tersten beni anlatmışsın valla. aşık olduğum bir kız var. tam kafa dengim. birbirimizle de çok iyi anlaşıyorduk. sanki benim diğer yarım gibiydi. ilk teşebbüs başarısız olunca aylar sonra geçen hafta tekrar şansımı denedim. kız "seninle çok iyi vakit geçireceğimize, anlaşacağımıza eminim. ama daha çok zaman geçirip denedikçe benim sevgim daha romantik bir hal almayacak. sonunu bildiğim bir maceraya atılmak istemiyorum" diye yine reddetti. :( anlaşılan bir kalp yarası almış. bu durumda ilişkiyi sürdürmek zor sanki.
-1
efreet sultan
(19.11.25)
seviyosan git konuş bence
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Başka bir mıknatıs yapıştırınca aklın başına gelir. Hayat böyle fanteziler için çok kısa. Seviyorsan konuşacaksın. Korkarak yaşayamazsın.
0
arbre
(19.11.25)
bunu 1,5 yıl yaptık ama bol kavgalı. ben adı konsun istedim. sonra sabrımın nihayet sonuna geldim ve bıraktım kendisini. 4 ay falan konuşmadık. sonra o geldi sevgili olmak için.

adı konmayınca aşık mıyız, fb miyiz fwb miyiz ne bok olduğu belli olmuyor. çok rahatsız edici strese sokucu bir şey.

tavsiyem bizim gibi 1,5 yıl süründürmeyin. zira duygularımı baya sömürdü azalttı bu belirsizlik ve güvensizlik. o eski aşık değilim. tek istediğim adının konmasıydı, bu kadar zor olmamalıydı. şimdi ise eskisi gibi değilim işte ve bu beni mutsuz ediyor. hevesim geçtikten sonra gelmiş oldu resmen. anlamı kalmadı.

nasılsa bu da terk edecek bitecek gidecek kafasından çıkın. eski sevgililerinizle aranızda geçenleri yeni kişiye yükleyemezsiniz. belki önceki 10 kişi aynı haltı yedi ama bu 11. kiş yapmayacak belki???

bu yeni kişinin terk edeceğini düşünüyorsunuz, yine biteceğini vs. düşünüyorsunuz ve ister istemez de ona göre davranıyorsunuz. (bkz: kendini gerçekleştiren kehanet) Pygmalion etkisi

siz mesafeli soğuk itici ilgisiz ve sorumsuz davranınca karşıdaki de e bir süre sonra cidden gidiyor çünkü bağınızı hissetmiyor bu ilişkiden bana fayda yok diyor ve gidiyor. sonra siz de bak biliyordum gideceğini diye kendinizce üste çıkıyorsunuz. ama ilgili davransaydınız o kişiyle sağlam bağlar kurabilirdiniz belki de.

benimkine ben deli gibi aşıktım. bana baştan bağlı davransaydı adını koysaydı kimsenin hiçbir şeyin bizi bozamayacağı güçlü bir ilişkimiz olurdu. şimdi ise bolca kalp kırıklığı, hayal kırıklığı yaşadığım bir şeyin adını koyduk ve devam ediyorum ama hevesim kalmadı. adını koyabilmemiz için ila terk etmem mi gerekiyordu? illa kalbimin defalarca kırılması mı gerekiyordu? bu nasıl bir sabır ve bağlılık testi? günlerce ağladım, defalarca... istemiyorum dediği için kendimi soğutmaya çalıştım ve soğuttum, şimdi onsuz da yaşayabilirim derken yanına geri istemesi... ben kendimi ısıtmaya çalışıyorum. o aşkımın alevi tamamen sönmüş değil. onun da çabasıyla kendim de çabalayarak o eski aşık beni geri getirmeye çalışıyorum. ancak herkes bunu yapamayabilir, yapmak istemeyebilir.

saçmalık arkadaşlar. yapmayın. ıssız adamcılık oynamayın. cool değil, avrupai değil, modernlik bu değil. böyle davranırsanız yalnızlığa ve güvensiz ilişkilere mahkum kalırsınız.
0
art cat chocolate
(19.11.25)
(7)

zehirlenen aile

exlibris
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
öncelikle çok üzücü bir durum, çekirdek aile hayatını kaybetti, ülkece üzüldük.

bu tarz zehirlenme durumunda acilde ne gibi girişimde bulunulur? zehirlenme olduğu tespit edilseydi, serum iğne panzehir gibi bir tedavi mi uygulanıyor? ne yapılıyor acilde?
+1
exlibris
(18.11.25)
Sarı serum basıp gönderiyorlar
0
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
serum, mide yıkama vs. yapılıyor büyük oranda.
0
tchuck
(18.11.25)
Dogru mu bilmiyorum ama soyle bir yorum gordum. Belki de hastaneye gittiklerinde durumlari cok da kotu degildi, ama otelden bulasan birsey oldugu icin (belki), tekrar zehire maruz kalmis oldular ve artik olay bu noktaya kadar geldi.
+1
mbond
(18.11.25)
doktor ya da sağlık personeli değilim. bu gibi durumlarda bildiğim kadarıyla özellikle zehirlenme olduğu bilinmiyorsa belirtilere uygun en yaygın hastalık neyse onun tedavisi uygulanıyor. youtubeda chubbyemu kanalında buna benzer videolar var.
0
inheritance
(19.11.25)
Herkes tedaviye odaklanıyor ama burada esas sıkıntı oteldeki durumun yaşanmaması gerektiği. Tedavi denilen şey bir mucize değil çünkü. Panzehiri olan bir şey olsa bile panzehirin sizi kurtaracağının garantisi yok. Oteldeki durum ne ise, buduruma yola açan nedene dair daha sıkı tedbirlerin alınması gerekiyor.
0
dolantindr
(19.11.25)
otelde kaldıkları oda böceklere karşı ilaçlanmış, ondan olduğu düşünülüyormuş şu anda ve o böcek ilacının panzehiri yokmuş. ondan olduğu bilinse de sadece destek tedavi uygulanabilirmiş doğrudan bir çözümü yokmuş anladığım kadarı ile.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Doktor ve yakınları savunmaya geçmiş. Adalet olsa neler neler olurda iste. Adam muayene bile etmeden göz ucuyla bakıp x serum yapın x iğneyi vurun diye sallayıp geçiyor sonra da böyle oluyor işte.
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.11.25)
(5)

Sütün bir türlü kesilmememesi.

Mirket
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
0
Mirket
(17.11.25)
Sütün sıcaklığı nasıl? Oda sıcaklığında duruyorsa biraz ısıtın, 42-45C civarına çıkarın, bir de öyle bakın.
0
kobuzchu kiz
(17.11.25)
Kaynama noktasındayken, sirke veya limon suyu veya yoğurdu koyunca iki dakikada kesilip yeşil suyunun ve tortunun ayrışması lazım. Kaynarken hepsini birden ve fazla fazla koydum. Birşey olmadı.
Şimdi soğumaya bıraktım. Tekrar kaynatıp bir daha deneyeceğim. Daha asidiktir diye beyaz sirke de koyacağım bu kez.
0
🌸Mirket
(17.11.25)
sanirim hayvana verilen antibiyotik vs süte geçmekte,

biraz kaynatin lora doner heral.
0
designer
(17.11.25)
bazen böyle oluyor ya kesilmeyince kesilmiyor maalesef. bence artık içinde herhangi bir besin değeri de kalmamıştır kaynamaktan, o yüzden çöp.. beyaz sirkeyi gıdada kullanmak önerilmiyor diye biliyorum bi de
0
mezzosprite
(18.11.25)
bizimkiler sütçüden süt alınca süt kesilmezse iade ediyolar hatta sütçü ile kavga ediyolardı ne ilaç koydun da bu süt böyle bozuk ve kesilmiyo diye. kesilmeyen sütü kullanmayın ve atın.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(5)

Kedi sahiplenme hakkında kafadaki deli sorular…

yankee jumping
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: https://eksisozluk.com/entry/175370439) şöyle bir şey yazmıştım.Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi k
Merhaba. Kedileri seven bir insanım. Sokakta gördüğüm kedileri eğer acelem, işim, vb. yoksa durup severim. Daha önce (git: eksisozluk.com) şöyle bir şey yazmıştım.

Geçen 2-3 hafta önce sokakta dolaşırken 4 tane kedi yavrusu gördüm. Biraz onlara sokulunca anneleri çıktı geldi karşıma koruma içgüdüsüyle. Ben de korkmasınlar diye hamle yapmadım. Dışarda besleniyor bu kediler ve muhtemelen sokak kedisi. Bu 4 yavrudan birisi tortoiseshell cat dedikleri bir tip :) şerefsize bayıldım..

Şimdi öğrenmek istediğim bazı şeyler var.. hayvanları seven birisiyim ama büyük sorumluluk gerektiren bir durum var ortada. Sahiplenip sonra bakamamaktan da tırsıyorum… vicdan azabı çekmekten korkuyorum.

1- eğer ben o kediyi sahiplenmek istesem ne zaman annesinden ayrılmalı? Nedir bunun zamanı? Emzirme olayı bitmiş gibi görünüyor çünkü önlerinde mama vardı.

2- genel olarak ev içinde beslemeye uygunlar mı yoksa tamamen rastlantısal bir durum mu söz konusu?

3- sokak kedisi olduğundan ev içindeki hayata nasıl adapte edebilirim?
0
yankee jumping
(17.11.25)
bende sokaktan aldım, sokak hastası sürekli kaçmak istiyen bir kediydi hala arada kaçma niyetleri oluyor,(asla bırakmıyorum dışarı) ben durupta sevemeyen bir insandım(çocukken karından kuduz yedikten sonra bıraktım sevmeyi), hiç bir zorluğu yok evde kumu ve otomatik mama kabı varsa suyunuda verdin mi kendi halinde yaşıyor.
tek sorun 1 haftalık tatiller, bıraksam evde yalnız durur ama içim el vermediğinden bakacak biri bulmak sorun oluyor biraz. her kedinin huyu farklı bazısı 1 gün bile yanlız duramıyor, bazısı çok korkak oluyor çeştli problemler illa çıkacak ama bir sorun olacak diye böyle bir güzelliği hayatınıza sokmamazlık etmeyin, kedi çok çok çok güzel bir bağlılık.
+4
eja
(17.11.25)
1,5 yıllık kedi bakıcısıyım. kedi bakmak bayağ zor iş. öncelikle ilk 1 yıl epey masraflıydı. 2 karma 2 lösemi aşısı 1 kuduz ve çip işlemi yapıldı, 1 defa da hasta oldu tahlil ve özel gastro mama alınması şu bu baya paramız gitti. ksırlaştrma işine falan da baya paramız gitti. şu anda 2 yaşına yakın masrafımız aşırı değil ama yine de bir bütçe istiyor. maddi durumunuzu değerlendirip uygunsa bu işe girmeniz lazım diğer türlüsü zorlar.

ben sokaktan almadım bakamayan birinin kedisini aldım ama sokaktan alan komşum var zor değil. kum kabı ve kum alıyosun pet shoptan. kutunun içine kumu koy. kediyi de kum kabının içine koy o zaten oranın tuvalet olduğunu anlıyo. eve ilk geldiğinde ürkek oluyo da sonra alışıyo birkaç gün içinde. pet shoptan olta oyuncağı alırsan zaten bebek kediler oyun delisi olduğu için kolaysa sevdirirsin kendini.

youtube da volipet diye bi kanal var, o adam kumu nasıl kullanacaksın, kediyi ısırmamaya falan nasıl alıştıracaksın vs hepsini anlatmış ben kedi aldığımda onun videollarını izlemiştim aynı onun dediği gibi yapıyorum kum kullanımını falan. bi de bir şey olduğunda buraya soruyorum herkes yardımcı oluyo.

emme işi bittiyse istediğin zaman alıp eve götürebilirsin 2-3 aylık olmuştur. dediğim gibi ev yaşamına adapte etmene gerek yok kendisi adepte oluyo, hatta o ev onunmuş da sen misafirsin gibi oluyo.

ENNN ZOR TARAFI BIRAKIP BİR YERE GİDEMEMEK. BU SENE 6 GÜNLÜĞÜNE TATİLE GİTTİM VE KEDİYE KOMŞU BAKTI. AMA AKLIM HEP EVDEYDİ. siz tatile veya birkaç günlüğüne bir yerlere gittiğinizde kediye bakabilecek çevreniz aileniz akrabanız vs yoksa bu işe hiç girmeyin diğer türlüsü hem size zor hem kediye zor.
+1
Sadece soruyorum
(17.11.25)
2 kedim var, ikisi de 5 yaşındalar. hiç kolay değil. köpek kadar zor değil evet ama kolay değil.

şimdi ben oğlumu sokaktan aldım. ha öyle tutup eve getirmekle olmuyor o iş. öncesinden ben kedi sahiplenmeye hazır mıyım diye 4-5 ay düşündüm, maddiyatımı düşündüm... sonra karar verdim ve evi hazırlamaya başladım. kırılabilecek ve kesici olabilecek her şeyi ortadan kaldırdım. kedi tuvaletini satın aldım getirdim eve koydum. sonra kumunu aldım. sonra mama aldım. sonra tırmanma evini aldım. sonra birkaç oyuncak aldım. bunlar da maddi yük olacaktı, önceden halletmek istemiştim. sonra da gittim kediyi almaya, istediğim kediyi başası almış ben de ne bulduysam onu alırım dedim ve gittim oğluşumu aldım.

ilk önce veterinere götürdüm. 6 aylık olduğunu öğrendim. sokakta çok pislenmiş, yıkadılar. ilk ve tek tıkanışı oldu bugüne dek bak 4,5 yıl geçmiş. kediler yıkanmaz çünkü.

eve geldik ve baktım hayvan hırıltılı nefes alıyor, hapşırıp duruyor sürekli. hemen ertesi gün veterinere geri götürdüm. 1 haftalık veteriner serüvenimiz başladı. 7 gün boyunca her gün götürdüm, iğnelerini ve serumunu bekledim 1 saat. neyse ki iyileşti.

ondan 3 hafta sonra da ilk önce misafir olarak gelen kızım geldi. sonra benim kızım oldu. bu sefer de o hastalandı, onunkiyle uğraştım. sonraki sene ise tiroid hastalığı çıktı. tüylerinin yarısı döküldü (hala geri uzamadı) veteriner veteriner gezdim. aylarca ilaç kullandı...

yıllar içinde oğluşumun sırtı yaralandı ufak bir şeydi ama gecenin 2sinde veterinere götürdüm. kızım yaptı sanırım. kalbin dayanmıyor korkuyorsun ya ciddi bir şeyse diye. sonra kızımın patisi kesilmiş yırtılmış, eve bir geldim her yer kan. 10 gün uğraştım var ya pansumanıyla.

gözleri enfeksiyon oldu damlalar kullandım. kabız oldular probiyotik kullandım.

en kaliteli mamaları yediriyorum. sokaktan gelmemiş gibi seçiciler bir de. sokakta da korkuyorlar.

ha bir de... tüm pencerelere ve balkon kapısına dahi kedi telinden kilitli sineklik taktırdım. bu çok önemli.

bir ara kızım apartmana kaçmış kapı aralığından da yarım saat ağlaya ağlaya onu aradım.

bazen çok derin uyuyorlar ve nefes aldıklarından şüphe edip korkup uyandırıyorum.

insan gerçekten çok endişeleniyor, korkuyor.

eve bebek kamerası aldım. kameralı otomatik mama kabı aldım. bin tane oyuncak aldım ama pipetle oynuyorlar. klasik kedi işte :)

düzenli aşıları iç dış parazitleri konusu var...

1 geceden fazla yalnız bırakılmamaları gerekiyor. yoksa strese giriyorlar ve evi dağıtıp kum harici yerlere işeyebiliyorlar. ben bırakmadım ama bırakan arkadaşımın kedisi aynen bunları yaptı. zaten bırakılmaz ya insanın aklı kalıyor.

ayrıca bir başka önemli konu. sigara içmiyor olmanız lazım. sigara partikülleri kedilerin tülerine yapışabiliyor. bu hayvanlar tüylerini yalıyor bu yüzden de dil kanserine varana kadar birçok hastalığa yakalanabiliyorlar.

asla insan yemeği verilmemeli. uyduruk ucuz mama verilmemeli.

şarj aletlerinin kablolarını kemirebiliyorlar. elbiselerin askılarını kemirip koparabiliyorlar...

poşetleri ısıp parçalayabiliyorlar, çok tehlikeli ortada poşet kalmaması lazım.

ortada makas, bıçak, iğne ve iplik bırakmamanız lazım asla. ve bardak da...

klozet kapağını zaten hep kapatıyor olmanız lazım da kapatmıyorsanız kapatmanız lazım.

dişiyse kısırlaştırması gerçek bir ameliyat süreci. zorlu, acılı, ağrılı... benim canımdan can gitti.

vitaminleri var, maltları var...

kapıları açmayı öğreniyorlar...

kilolarıı takip etmek gerekiyor...

asla kızıp bağıramazsınız, nedenini anlamaz sadece korkar...

çocukluğunuzdan beri sizinle duran kupanızı aniden kırar ve canı sağ olsun patisi zarar görmesin diye hemen çöpe atıp yerleri süpürürsünüz (bir de gecenin bir vaktiyse yandınız)

sırtınıza atlarlar, tişörtlerinizi delerler, kollarınızı çizerler...

astımım ve alerjik rinitim olduğunu öğrendim. öksürüp duruyorum. ancak onlardan beni hiçbir şey ayıramaz. çok seviyorum.
+3
art cat chocolate
(18.11.25)
Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederim. Muhtemelen kedileri uzaktan seveceğim… :)
+2
🌸yankee jumping
(18.11.25)
Bu soruyu sormuştum ama yaklaşık 1 ay önce kedi sahiplendim. İsmi “güllü” ve kendisi 2 aylık. Sabahları uyanınca aşırı hareketli fakat gün içinde sakinleşiyor, kucağa geliyor ve dokunmazsanız saatlerce uyuyabilir :) sahiplendiğimizde tuvalet eğitimi olduğundan çok sıkıntı yaşamadık. Veteriner bir dostum var, o da her konuda yardımcı oluyor :)
+4
🌸yankee jumping
(22.02.26)
(1)

Ziraat'ten çektiğim konut kredisi için DASK yaptırmazsam ne olur?

santimantal
Kredi çekerken her yıl DASK yaptırmayı zorunlu kılmışlardı.Hayat sigortası ve Konut sigortası da öyle.Hayat ve konut sigortalarını ben ödemezsem hesaptan otomatik çekiyor.DASK'ta böyle bir zorlama yok galiba. Hesaba para koymazsan poliçe iptal oluyor. İptal olduktan sonra hesabında para olsa bile çe
Kredi çekerken her yıl DASK yaptırmayı zorunlu kılmışlardı.
Hayat sigortası ve Konut sigortası da öyle.
Hayat ve konut sigortalarını ben ödemezsem hesaptan otomatik çekiyor.

DASK'ta böyle bir zorlama yok galiba. Hesaba para koymazsan poliçe iptal oluyor. İptal olduktan sonra hesabında para olsa bile çekmiyor.

Şimdi ancak ben bizzat gidip poliçe düzenletirsem DASK yapılacak.

Eğer gidip yaptırmazsam banka bana bir yaptırım uygular mı? Uygulama hakkı var mı?
0
santimantal
(14.11.25)
ben bir ara banka ipotek işine bakıyodum yanlış hatırlamıyosam daskı sen yaptırmazsan banka yaptırıp primi sana rücu edebilir diye madde vardı.

dask yaptırmamanın dezavantajı şu da olabilir, Allah korusun bi deprem olsa ev yıkılsa sen daskın olmadığı için deprem yardımı alamayabilirsin, ve krediyi de ödemek zorunda kalırsın. bankaya "ev zaten yıkıldı ipotek iptal oldu" gibi bi şey diyemiyosun diye hatırlıyorum
0
Sadece soruyorum
(14.11.25)
(10)

iski su paranız ne kadar geliyor?

eja
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
830 ile 770 gelmiş son 2ay 14 - 17 m3 kullanmışım 2 kişilik ev, her gün duş, her gün olmasada 2 günde 1 çamaşır makina çalışıyor, esasında rezervuar su kaçırıyor o yüzden çok mu geliyor emin olamıyorum sizde durumlar nasıl?
0
eja
(14.11.25)
880 geldi bize de. 2 yetişkin + bebek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
bana cok fazla gorundu tuketiminiz, bizde 2 yetiskin 1 bebek, her gun dus camasir makinasi bulasik makinasi kullaniyoruz 10 m3 en fazla aylik kullanimimiz 400 lirayi gecmiyor o yuzden
0
tahtakafa
(14.11.25)
Bize 730 geldi. Ama önceki aya göre fazla gibi unuttum tekrar bakicam diğer faturaya. Evde 4 kişiyiz. Çamaşır bulaşık makinesi iki günde bir açılır genelde. Duş her gun.
0
egerbiryolcu
(14.11.25)
faturalardan baktım
ekim 2025 - 8 m3 - 399 TL
eylül 2025 - 8 m3 - 389 TL
agustos 2025 - 8 m3 - 381 TL

2 kişi
0
exlibris
(14.11.25)
220-280 arası gelmiş son birkaç ayda. Tek kişiyim.
0
peki madem
(14.11.25)
350-400 arası bizde de 2 kişiyiz, ama duş her gün değil haftada 4-5 gün falan
0
Sadece soruyorum
(14.11.25)
Rezervuar kaçağını hafife almayın, rahatlıkla faturayı katlayabilir.
+1
mikro patlama
(14.11.25)
Lütfen rezervuarını acilen yaptır. Bizim normalde tüketimimiz 6-7 hadi en fazla 8 m3 civarında iken klozetin akıtması sonucu o ay 12 m3 su tüketmişiz. Ben de beklettiğime pişman oldum gerçekten şu kuraklıkta büyük israf.

Bizim rezervuar Kale, Kale'den görevli çağırdım halletti. İki kişi 14-17 m3 su kullanımı anormal.
0
Lethe
(14.11.25)
rezervuar +bin
bu yüzden fatura 1200-1500 ayarında geliyordu; yaptırdık normale indi...
0
suyin
(14.11.25)
Evdeki bütün iç rezervuarların tahliye contalarını değiştirdim birkaç saat sürdü ama yaptım artık akıtmıyor bunu da çevreci sorumluluğu ile sizlerle paylaşıyorum teşekkür ederim 2 ay sonra gelen su faturamla sizi güncelleyeceğim inşallah


edit: su faturası daha çok arttı 19 m3 harcamışım asdasdds yıldım
+1
🌸eja
(09.12.25)
(3)

Kedi malt ve kendini yalaması sorunu

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, en fazla beş aylık olan bir kedim var. Bir ay olmadi henüz maĺta başladık. Malta başladıktan sonra sürekli yalayarak kendini temizlemeye başladı. Sürekli kendini yalıyor. Bu durum normal mı? Malttan once bu kadar temizleyemiyordu kendini.Geceleri beraber yatıyoruz başucumda veya boynumda ya
Merhaba, en fazla beş aylık olan bir kedim var. Bir ay olmadi henüz maĺta başladık. Malta başladıktan sonra sürekli yalayarak kendini temizlemeye başladı. Sürekli kendini yalıyor. Bu durum normal mı? Malttan once bu kadar temizleyemiyordu kendini.

Geceleri beraber yatıyoruz başucumda veya boynumda yatıyor. Kendini yalıyor sonra gelip beni yalıyor. Bütün gecemiz böyle geçiyor ve uyku kalitem bozuldu uyuyamiyorum. Sürekli başımda geziniyor, yüzüme basıyor. Burnumu ısırıyor. Kulağımı emiyor.

Bütün gün kuyruğum gibi peşimde geziyor. Balkona çıkıyorum balkonda. Mutfağa gidiyorum mutfakta, tuvalette. Gölgem gibi sürekli peşimde ve onun goz hapsindeyim. Gece tuvalete kalktıgımda o da uyanıp yatakta oturuyor sonra kalkıp peşimden tuvalete geliyor. Yalniz kaldığında sürekli miyavliyor. Bu süreç normal mı? Ne zaman kendi başına takılmaya başlayacak bu çocuk? Hep ayağımın altında bazen farketmeden ayağına ya da kuyruğuna bastığım oluyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(13.11.25)
anlattıklarınız kediler için normal bi süreç kedi güzel bir şey yedikten sonra en az yarım saat yalanır yatmadan önce en az 15 20 dk yalanır sonra uyur.
bizimki yağlı birşey yesin baya yalanıyor.
ne kadar uzun sürüyor, kolpulsif şekilde mi, hoş böyle olsa yara olur veya tuylerde açılma olur. tüy değişim sürecinede girmiş olabilir.

seninle tuvalete gelmesi normal, seni en zayıf anında koruyor aslında
balkonu öğretme bir kuş görür aklı çelinir atlar sen üzülürsün, cama balkona file yap 1 matkaba bakar yapması. kesinlikle file yap bu şart, daha bebek büyüyünce ilgisi sana azalacak. çok şanslısın bu arada minnoş kedin var her kedi böyle değil çoğu kedi kendi halinde takılıyor evde.

ps. alttaki cevaba ek, tüy değiştirme dönemlerinde her gün vermek kusma olasılığını azaltıyor.
0
eja
(13.11.25)
fazla aromalıysa maltın kokusu gidene kadar yalanır. başka bir malt deneyebilirsin. bir de her gün vermeye gerek yok.
0
orpheus
(13.11.25)
biz malta 7 aylık olduktan sonra başlamıştık çünkü kediler 6-7 aylık olana kadar neredeyse hiç tüy dökmüyolar. o yüzden de fazla tüy yutma olayı olmadığı için malta da başlatmamıştı veteriner. şu an maltı aklımıza geldikçe veriyoruz haftada 3 defa falan. ve evet malt verdiğimizde ekstra ekstra yalanmaya başlıyor bi 15 - 20 dk falan yalanıyor en az.

evet kedinin sürekli peşinizde gezmesi normal bizimki de öyle. eğer böyle uykudan baygınlık geçirdiği bi halde değilse nereye gitsek geliyor. ama teması sevmiyo. sadece biz nerdeysek oraya geliyo. yatmaya gidiyoz o da geliyo yatağa. bizim de öyle yanlışlıkla patisine kuyruğuna bastığımız oluyodu ilk zamanlar dfjghfdhg sizin kedinin karakteri gereği daha fazla temas bağımlılığı olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(8)

Bu laf sokma mı

arbre
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer ka
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer kankamla da aynı şekilde selamlaştım bu arada. Bu soru bana ayıp geldi. Sanki niye sadece el sıkışmadınız gibi anladım. Kötü niyetli düşünmüş olabilir mi?

Hatta ek soru. Siz karşı cinsle sadece el mi sıkışıyorsunuz? Yakın arkadaş karşı cinsle nasıl selamlaşıyorsunuz?
-5
arbre
(13.11.25)
ilk kez gördüğün birisine hele ki karşı cinse sarılmazsın. sarıldığına göre bir samimiyet veya tanışıklık var demektir. bu yüzden sorulmuş.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
yazar yazmaz yazan yazar, ilk kez görmüyorum, birkaç aydır işte konuşuyoruz işle ilgili
-1
🌸arbre
(13.11.25)
İş yeri dışında eskiden bir tanisikliginiz olduğunu düşünüp sormuş olabilir.
+3
egerbiryolcu
(13.11.25)
Art niyet yok bence, samimi görünce merak etmiş, normal bir şey bu.
+3
mutekebbir
(13.11.25)
Laf sokma değil . Alışılmış teamüllerin dışında bir hareket olduğunu anlatmak istemiş.
Takım ya da ekip içinde sarılma daha çok bir şeyleri başarma, işi tamamlamaya olur. Yöneticinin yanında kadının çalışan bir erkeğe sarılması kafada soru ,ünlem ,virgül , alt tre işaretine kadar düşünmeye şüphelere sebep olur .
+1
diyecevaplandı
(13.11.25)
iş yerinde yakın arkadaş ya da önceden tanışıklığınız/arkadaşlığınız yoksa laps diye sarılmazsın. karşı cins de olsa hemcins de olsa. sarıldığınız için tanışıklığınız, yakınlığınız olduğunu düşünmüş ki yanlış da değil kankam diyorsunuz :) yanlış bir çıkarım olmamış yani
+2
chanandler bong
(13.11.25)
sarılır gibi yapmanızı garipsemiş ama art niyet değil bence de. ben de evliyim karşı cins birisi ile sarılır gibi yapmam sadece el sıkışırım, eşim de öyle. ama biz böyleyiz diye herkes böyle yapmak zorunda değil tabi ki sizin ve selamlaştığınız kişinin tarzı bu şekilde ise sorun yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
art niyet olup olmadığını burdan kestirebilmek çok zor.
bunula birlikte, ancak soruda ayıp bir şey olduğunu düşünmüyorum.
kız kankalarımla hep sarılırıız. bizim selamlaşma şeklimiz budur.
0
pangea
(14.11.25)
(4)

Beşiktaş'da hangi restoranları tavsiye ederseniz?

put it in your appropriate place
Cumartesi günü etkinliğe gidebilirim. Beşiktaş'i pek bilmiyorum. Direkt istemediklerimi; zincir resturant, kebap lahmacun, köfteciler.Dünya mutfağından tutun, belli bir müşteri kitlesi olan restoranlardan ne tavsiye ederseniz?Genel oldu ama :///
Cumartesi günü etkinliğe gidebilirim. Beşiktaş'i pek bilmiyorum. Direkt istemediklerimi; zincir resturant, kebap lahmacun, köfteciler.

Dünya mutfağından tutun, belli bir müşteri kitlesi olan restoranlardan ne tavsiye ederseniz?

Genel oldu ama :///
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
Tam Beşiktaş'ın merkezinde değil nişantaşı ile beşiktaş arasında kalıyor ama Napoli gourmet var çok güzel bir italyan mutfağı restorantı. Kesinlikle tavsiye ederim
0
mermaidd
(12.11.25)
Merci Baku Azerbaycan mutfağı.
Vişneli salatayı şiddetle öneririm.
0
mutekebbir
(12.11.25)
0
renegade
(13.11.25)
yemek için beşiktaşın favori mekanı tıkıntı ve oradaki portekiz tavuk. ama burası fine dining değil öyle dümdüz tavuk ymekleri yapan bi yer. uzun oturulacak bi yer değil tabi.
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(22)

Dükkan sahibi ihtarname göndermiş, iplemeli miyiz?

ananiyimioguz
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracı
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.

Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.

Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracıdan yana olduğu bilgisi var, o yüzden sorayım dedim.

Dün işte 3 yılınız doldu, tahliye edebiliyoruz, çıkın gibisinden ihtarname göndermişler.

Biz zaten tefe/tüfeye göre zammı kabul etmiştik her yıl %40-70 arası zam yapıyorlardı.

Ama yetmemiş olacak ki 2.5 kat kira artışı istiyorlar. Gerçi civar dükkanlara da baksak yine bir 1.5 - 2 kat artış yapmak gerekebilir ama dediğim gibi zaten tefe tüfe diye anlaşmıştık önceden.

Biz şimdi buna cevaben çıkamayız tşk yazıp gönderelim ve kira artışını yine tefe tüfeye göre yapıp atmaya devam mı edelim yoksa gerçekten çıkarabilirler de kirada anlaşma yoluna mı gidelim?

Ek olarak, diyelim ki anlaştık, bunlar bu sefer 3 yıllık anlaşma yapmaz, 1 yıllık yaparlar, 1 yılın sonunda yine 2 kat kira artıyorum derlerse ne yapacağız bu nereye kadar böyle gidecek?
0
ananiyimioguz
(12.11.25)
Tahliye taahhütnamesini paylaşırsan daha doyurucu cevap alırsın. Ne yazıyor?
Bir tahliye tarihi yazmış olmalısın ki noter onaylasın?
0
Mirket
(12.11.25)
anlaş. ev olsa hukuktan git derim ama ticaret hane de hakkaniyet kira oranı verilmeli.
0
jamswety
(12.11.25)
Piyasa fiyati neyse onu vermezsen cikmayi bastan kabul etmissin. Vermezsen cikartirlar.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.11.25)
tuttuğunuz yer ev değil ticarethane bu yüzden o duyduğunuz kurallar sizin için geçerli değil. ayrıca tahliye taahhütnamesi noterden imzalanmış hiç bir şekilde kaçma şansınız yok. şimdilik anlaşma yoluna gidin. sonra da başka dükkan bulun çıkın
+1
gercekdunya
(12.11.25)
tahliye taahhütnamesinde "... tarihinde çıkacağız" diye söz verdiyseniz sizi çıkarma hakkı var. yani tahliye davası açarsa dava sonuçlanıp üst mahkemeden de onaylanıp kesinleşene kadar süreci uzatmış olup oturmaya devam edersiniz ama günün sonunda haklı çıkma ihtimaliniz pek yok.

diyelim ki tahliye taahhütnamesinde 01.12.2025 tarihinde çıkacağız dediniz ama şimdi kira miktarında anlaşmaya vardınız. kiraya veren bu tahliye taahhütnamesini işleme koymaz. siz de 3 yıl önce yaptığınız kira sözleşmesi üzerinden oturmaya devam edersiniz, seneye de tüfe oranında yine zammınızı yaparsınız. bu durumda o tahliye taahhütnamesi artık geçerisz hale gelmiş olur.

5.yıl dolduktan sonra da kiraya veren size kira tespit davası açabilir eğer o yerdeki kira rayiçlerinden daha düşük miktarda kira ödüyorsanız. ama tahliye davası açamaz kiranızı aksatmadığınız sürece.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık.
Aslında imzalamayın öyle şeyler derler ama kimse başka türlü kiraya vermiyordu ki.

Hatta hepsi 1 yıllık anlaşıyordu da burasını 3e zor ikna etmiştik.

O zaman anlaşalım çünkü daha uyguna bile kiralık yer bulsak, taşınma masrafları yüzünden pahalıya mal olacak.
+1
🌸ananiyimioguz
(12.11.25)
Yine hiçbir belge görmeden ahkam kesen duyuru uzmanları toplanıp ahkam kesmeye başlamışlar.

Bahsettiğiniz yer dükkan, yani ekmek teknesi. Şakası yok. Yerinizde olsam belgelerimi (yani kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi) toparlar bir avukatın kapısını çalardım.

Sözleşmede ya da taahhütte bir sorun varsa avukat bunu saptayıp mal sahibinin açma olasılığı olan davayı sonuçsuz bırakabilir. Sorun yoksa bunu teyit etmiş olursunuz. Özetle risklerinizi belirlersiniz.
+1
10551037
(12.11.25)
@ananiyimioguz "Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık." demişsiniz, ama noter bunu onaylamaz hiç bir şekilde.
"normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.
0
sweetoffice
(12.11.25)
@105
ben avukatım bilmeden değil bilerek yazdım, noterden tahliye taahhütnamesi vermişler bunun üstüne söylenecek pek bir şey olmadığı için bu şekilde yorum yazdım
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Dövüşmen durun atayim kağıdı bu kadar kritikse bakmak: hizliresim.com

Şimdi biz bunu zamaninda imzaladik ama dis klinigi oldugu icin malum tedavi surecleri uzun suren hastalar var oyle cik demek kolay olmamasi lazim itiraz edip uzatma hakkimiz var mi acaba?

Yoksa da zaten dertleri bizi çıkartmaktan ziyada daha yüksek kirada anlaşmak. Mecbur anlaşıcaz o zaman bir yerde.

Cunku dedigim gibi kiralari eksiksiz odedik ve tefe tufeye gore arttirdilar zaten oyle sabit %30 falan degildi.
0
🌸ananiyimioguz
(13.11.25)
Sağlam bir avukatın bu kağıdın değerini, tuvalet kağıdı ile eşitleyebileceğine dair bir inanç pekişti bende.

Edit: Sen yine de tahliye taahhütnamesini paylaşsana bi. Tarihler tuhaf duruyor bu ihtarnamede.
Ben mi yanlış görüyorum.
10.12 Kontrat
24.11 Taahhüt

Taahhüt daha önce yani. ???
0
Mirket
(13.11.25)
hocam şöyle bir saçmalık var bu ihtarnamede.
kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022
tahliye taahhütnamesinin verildiği tarih 24.11.2022 olarak belirtilmiş.

yani siz daha kiralamadan tahliye taahhütnamesi vermişsiniz bir mantıksızlık var bu hikayede. hem tahliye taahhütnamesinin hem de kira sözleşmesinin görüntülerine bakmak lazım tarihler burada yazıldığı gibi ise bu evrakların hiçbir anlamı yok oturmaya devam edin. (normalde kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022 ise tahliye taahhütnamesinin bundan daha sonraki bir tarihte verilmesi gerekirdi örneğin 20.12.2022 gibi)

her halükarda şu anda oturmaya devam edebilirsiniz bu arada. tahliye taahhütnamesi usule uygun olsa bile yani tarihlerinde falan sorun yoksa sizin aleyhinize bir icra takibi başlatırlar tahliye talepli olarak, itiraz falan edersiniz, arabulucu aşaması olur, siz tahliye edemeyeceğinizi söylersiniz, sonra da tahliye davası açarlar davanın sonuçlanması, üst mahkemeye gidip gelmesi falan zaten 1 yılı geçer muhtemelen. bu arada siz yine tüfe ortalamasına göre kira zammınızı yapın oturmaya devam edin. ama sizin olayınızda tarihler ihtarnamede belirtildiği gibiyse davayı kazanma şansları yok.

ama kirayı günü gününe ödeyin bu arada, geciktirilirse ihtar çekerler vs yine tahliye mevzusu gündeme gelebilir.
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Ben de avukatım ve belgeleri görmeden yapmanın sakıncalarını bildiğim için ezbere konuşmak yerine belgeleri bir avukatın görmesi gerektiğini söyledim ve belgeleri görmeden yorum yapan bir meslektaşım varsa kendisini eleştirdim.

(Burada bir de avukat olmadan her hukuki konuya sulanan ve bunda hatalı bir şey olmadığını iddia eden aklıevveller var, onlar konumuz dışında şu aşamada.)

İhtarnamede yazan tarihler doğruysa, ihtarnamede bir maddi hata yapılmadıysa ilk mesajınızın tamamen boşa çıktığı izahtan vareste. Bence bu konular daha özenli davranılmayı hak ediyor.

Sayın duyuru sahibi, zaman kaybetmeden bir meslektaşımla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu işler kulaktan kulağa oynayarak yapılmaz. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa mal sahibini "kucağa oturtursunuz".
-1
10551037
(14.11.25)
Yani her soruya sadece o meslek erbabı cevap verip soru soranı profesyonel meslek erbabına yönlendirmeli.
Soru soran sadece hangi meslek erbabına gideceğini sormalı.
Meslek erbabı dışında hiç kimse sulanmamalı.
Duyuru öyle bir yer olmalı.
0
Mirket
(14.11.25)
anlıyorum değerli duyuru avukatları para kazanmak istiyorsunuz ama arkadaş basit bir sorununu paylaşmak istemiş. olay büyürse zaten avukata gitmek zorunda. kendisi de biliyor. ayrıca anlaşma yoluna giderek de işini de kolayca çözebilir.

gelen evrakda tarihler tutarsız. muhtemelen sehven 11 diye yazılmış. siz bir kaç gün sonra imzaladığınızı beyan ettiğiniz için ona göre yorum yaptık. dava açarsa iyi bir avukat ile uzatabilirsiniz ama eninde sonunda icra yoluyla çıkmak zorunda kalırsınız. piyasa değerinde kirayı verin ve en az 5 yıllık artış oranları belli şekilde noterden yeni kontrat yapın.
-1
gercekdunya
(14.11.25)
“Para kazanmak istiyorsunuz” insanları damlamış derhal.

Bu insanlar bilmiyor ki asıl para, kafasına ve etrafındaki cahillerin sözüne itibar ederek tüm işi sıçıp batıran müvekkilden kazanılır. “Hasta yatağında sevilir.” diye bir laf vardır, hastayı yatağında sevmeye bayılırız biz avukatlar.

Herhangi bir hak kaybı olmaması ve üç kuruşa çözülecek mesele, 100 lira verilse dahi çözülemeyecek hale gelmesin diye verdiğimiz tavsiye dahi para kazanma hırsı olarak nitelendiriliyor. Gerçekten komik.

Bir de anlaşma yoluna giderek işini çözebilirmiş. O anlaşmayı kim yapacak? Sorun yaşayan kişi kendi haklarını gözeten bir anlaşma için avukata başvurmalı. Başvurmazsa kendi bilir, sonuçlarına katlanır.
0
10551037
(14.11.25)
Her meslek grubundan bir birey buraya gelip, branşıyla ilgili cevap veren ve ehil olmadığı düşündüğü kişilere hakaretamiz sözler söylese buranın hali ne olurdu acaba?

Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin.

Ayrıca her yaş grubundan insanın katılabildiği, okuyabildiği, küçük katılımcıların da bulunduğu muhtemel bir platformda, 'sulanmak, kucağa oturtmak, yatağında sevmek, sıçmak' benzeri argo kullanımların uygunsuzluğu, sözkonusu edilen mesleğin erbabına ne derece yakışıyor. Onu da takdirlerinize sunayım ki tam olsun.
0
Mirket
(14.11.25)
@Mirket +111111111

hocam çok haklısın aynen düşündüklerimi yazmışsın
+1
Sadece soruyorum
(14.11.25)
@mirket +1

birde bu adam ben avukatım diye geziyor. yazık bunu okutan hukuk fakültesine.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Üslubumu beğenmiyorsanız beni engelleyebilirsiniz, engelleme özelliğinin gelmesini isteyenlerden biri bendim. Yazdıklarımın hakaret içerdiğini düşünüyorsanız haklarınızı evelallah bizzat kullanabilecek yetkinliktesiniz, o konuda hiçbir yardıma ihtiyacınız yok. Özetle, ne istiyorsanız onu yapabilecek durumda olduğunuzu hatırlatmama gerek yok, haddime de değil zaten.

"Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin."

Gerçekten mi? Hiç düşünememiştim bunu. Gerçekten ufkumu açtınız.

Sorulan bir soru var. Soru son derece afaki. Soru geçen sefer "Haciz kağıdı geldi ne yapayım?" idi, şimdi ise "Kira sözleşmesi ve noterden tahliye taahhüdü var ne yapayım?". Ortada belge var mı? Yok. Neye göre cevap verelim? Ben yukarıdaki meslektaş gibi belgeyi görmeden cevap vermem. Diğer taraftan avukatlık tüm meslekler gibi profesyonel bir meslek, halini vaktini durumunu bilmediğim tanımadığım insanların hukuki sorunlarını ücretsiz çözecek değilim. Ben kendi etrafımdaki eşimin dostumun arkadaşımın akrabamın ve onların yakın çevrelerinin sorunlarını gücüm yettiğince elimden geldiğince beş kuruş para almadan hallediyorum zaten. Tüm avukatlar da bunu yapıyor, yapar. Bunun aksini avukatı avukatlığı bilmemesi bir yana yaşadığı ülkenin sosyolojisinden bihaber tipler iddia eder. Geçen duyuruda başka bir aklıevvel beni "Yapay zeka geldi işiniz bitti o nedenle böyle yapıyorsun." diye aklınca eleştirmeye kalkmıştı. Madem öyle, bilimum YZ motoru elinin altındayken neden yanlış cevap veriyorsun diye sorduğumda ise cevap verememişti.

Soru soran hangi cevaba itibar edeceğine kendisi mi karar versin? Nasıl karar verecek, soruyu soran zaten meseleyi bilmediği için soru soruyor. Hangi cevaba itibar edebileceğini bilse soruyu sormaz zaten. Konuyu bilmeyen biri hangi cevaba itibar etmesi gerektiğini nereden bilecek? Bunun cevabını verirseniz çok sevinirim.

Daha önce yazdım, yine yazmak zorundayım çünkü anlaşılamadığını görüyorum: Burada işi bilen ya da bilmeyen birinin verdiği cevaba dayanarak telafisi güç hatta imkansız zarara uğrayan biri hesabını kimden soracak? Bazı meslekler vardır, bir tekel olarak yürütülür ve hesap verme mekanizması barındırır kendi içinde (Bu mekanizmalar iyi çalışır çalışmaz orası ayrı konu). Duyuru sahibinin sorusuna bilen bilmeyen herkes ahkam kesmiş. Ben ise ahkam kesmek yerine sözleşme ve taahhütnamenin incelenmesi gerektiğini, bunu da bir avukatın yapmasının doğru olacağını söyledim. Duyuru sahibi de sağolsun ihtarnameyi eklemiş. İhtarnamede yazan tarihler doğru mu, onu bile bilmiyoruz. Bu soruya cevap vermek için hem sözleşme hem de taahhütname incelenmek zorunda ama maşallah herkes her şeyi biliyor. Yahu yanlış yapıyorsunuz, duyuru sahibi belki dükkanından yani ekmek teknesinden tahliye olmayacak ama belge isteyen kimse olmadığı için içi bir karamsarlıkla doluyor. İhtarname geliyor, bu sefer herkes tamam sorun yok tarih silsilesi hatalı mal sahibi dava açsa da kaybeder diyor bu sefer duyuru sahibi rahatlıyor ama asıl incelenmesi gereken belgeler incelenmediği için mevcut durum da çok güvenilir değil.

Sayın duyuru sahibi, sizden rica ediyorum. Çevrenizde tanıdığınız bir avukat mutlaka vardır. Sizin tanıdığınız yoksa yakın çevrenizden biri vardır mutlaka. Gaziantep büyük şehir, çok sayıda yetkin meslektaş vardır orada. Kimseye ulaşamıyorsanız dükkanınızın muhasebesini tutan muhasebecinizi arayın, onun mutlaka avukat bir mükellefi vardır. Belgelerinizi eksiksiz alıp meslektaşın yanına gidin ve durumu anlatın. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa bu çözülemeyecek bir iş değil.

Şöyle bir kamu spotuyla mesajımı tamamlayayım: Sosyal medyada kendisini hakim, savcı, avukat, doktor, polis, bürokrat, milletvekili vs her ne şekilde tanıtırsa tanıtsın bu söylemlere itibar etmeyin. Ben avukatım diyorum, benim de avukat olduğuma itibar etmeyin. Yüzünü görmediğiniz bizzat tanımadığınız kişilere itibar etmek doğru değil, bakın ne hocalar avukatlar hakimler savcılar milyonlarca lira dolandırıldı. Hesabını da kimseden soramadılar. Hesap soramayacağınız insanlara soru sormayın. Bundan kastım elbette yol tarifi, film - kitap tavsiyesi, lokanta önerisi vs son derece basit şeyler değil. Masadaki risk ekmek teknenizden tahliye olmanız ise, bu riskin gereklerine uygun davranmakta yarar var.
-4
10551037
(14.11.25)
adam birde üşenmemiş 55 satır 573 kelime yazı yazmış kendini haklı sanarak. benim bir tanıdık vardı özel üniversitede baba parası ile hukuk okuyup sürekli boş konuşuyor ve sallıyordu. nedense o aklıma geldi sözüm meclisten dışarı.

duyuru sabihi arkadaş hukuki bir terim sormamış sadece tavsiye istemiş. adam salak mı bir dava durumunda burda okudukları ile yetinip avukat tutmayacak. bunun için kafa açmaya gerek varmı. varsa tavsiyen ver yoksa sus...
0
gercekdunya
(15.11.25)
Haklılığın kriteri buradaki birkaç kişi herhalde, onlar haklısın derse haklı oluyorsun. Haksızsın derse haksızsın.

Dünyadan da yaşadığı ülkeden de bihaber tiplerin düşüncesi bu kadar oluyor. Adam yerine koyup cevap verince üşenmemiş yazmış, boş konuşuyor diye nitelemekten de geri kalmıyorlar maşallah. Bunlar nerede çalışır, nasıl para kazanır, nasıl yaşar meçhul ama her haltı da bilirler. Tahliye taahhüdünün geçerliliğine kadar fikirleri vardır. Biri de çıkıp "Sen bunları hangi sıfatla söylüyorsun, bunları nereden biliyorsun, soruyu soran sana güvenip iş yapsa ve patlasa hesabını sen mi vereceksin?" diye sorunca gelen cevap hazır: "Tavsiyen varsa ver yoksa sus."

Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Adresi biliyorsan tarif et, bilmiyorsan bilmiyorum de. Cem Yılmaz (bkz: Faruk Eczanesi) skecini yapmıştı, otur izle kendini gör.

Ev değil ticarethane, bu kurallar senin için geçerli değil diyor ya :D
-2
10551037
(15.11.25)
(9)

Doğum stresi

camlicagazoz
Merhabalar,Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diye
Merhabalar,

Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.

Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diyemeyecegiz. Sırf bu yüzden dolayi sevinemiyorum bile.

Nasil olacak bu iş? Neler yapayim?
-9
camlicagazoz
(12.11.25)
İnşallah trolsünüzdür.
Ben ne annenizin ne eşinizin yerinde olmak isterim. İllallah dedirtirsiniz insana.
Sabah sabah sinir oldum. :)
+3
auroraaurora
(12.11.25)
karınıza sabırlar diliyorum. sizin gibi biriyle evlilik zor. annenizin ağzının içine bakacaksanız ne diye evleniyorsunuz ki?
+7
elorelia
(12.11.25)
annenin gelmesi kötü bi şey değil ya yardım ederler. kadının ağrısı sancısı dikişi vs olur. stres yapma.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
hocam artik sizi az cok bu anlamda tanidigimiz icin size gore cevap vermemiz gerekiyor,
normal birisi olsa derdik ki, sadece esinin ve bebeginin ihtiyaclarini dikkate al, ne istiyorsa onu yap, yalniz kalmak istiyorsa (esiniz ve siz) yalniz kalacaksiniz, destek istiyorsa sadece istedigi kadar ve istedigi alanda destek alacaksiniz, esiniz kimseyi istemiyorsa kimse gelmeyecek siz cekirdek aile olarak bu surecte birlikte olacaksiniz ve hayir diyeceksiniz, esiniz sadece birinin yemek yapip birakmasini istiyorsa ona gore kim yemek yapacaksa (anneler/babalar vs.) ona gore soyleyeceksiniz, esiniz birinin gelip kalmasini istiyorsa oyle olacak, yani bu sureci esinizle surekli iletisim ve destek halinde atlatacaksiniz. esinize ve size neyin nasil yapmasi gerektigi konusunda kimse ders vermeyecek, herkes agzindan cikani tartacak, ona gore konuscak vs. vs..

ama simdi siz bu profilin cok disindasiniz.
eger bu sureci dogru yonetmezseniz; esinizin hormonlari uzun bir sure alt ust durumda olacagi icin, lohusalik depresyonundan tutun da (olabilir de olmayabilir de) asiri alinganliga kadar, asiri korumaciliga kadar (cocugu kimseye birakamamak, dus almak icin birakmakta bile zorlanmak vs.) bir suru sey olabilir. bunlarin hormonlarin alt ust oldugu donemde mantikli hicbir aciklamasi yok. sizin ve etrafinizdakin yapmaniz gereken tek sey saygi gostermek ve esinizin istedigi gibi destek olmak olurdu. bu olmazsa, ya evde inanilmaz bir kavga gurultu olacak, ve kadinlarin o donemde gozu bebeklerini korumak disinda hicbir seyi gormuyor, dolayisiyla aile birliginiz ciddi anlamda sarsilabilir ya da esiniz yaptiginiz ve ona yapilan bir cok seye (zaman zaman yerli zaman zaman yersiz) cok kirilacak, sesini pek cikarmayacak (zira kendisi de alt ust olmus oluyor) ve acisi sonradan cikacak (benim etrafimda gordugum lohusalikta kirilan kalp asla unutulmuyor). bunlar kotu senaryo. iyi senaryo, esiniz de anneniz de balli kaymak olacak, esiniz ve anneniz bu sureci tatlis tatlis atlatacaksiniz. size bol sans diliyorum.
sizin yerinizde olsam mesela buradaki annelere sorardim, lohusayken nasil bir destek istemisler/ihtiyaclari olmus, ya da internette forumlardan okurdum kadinlarin en cok neye ihtiyaci olmus vs.
+2
kassiopeia
(12.11.25)
Bakıcı, hizmetçi tutacak paranız yoksa epey ihtiyacınız olacak o kadına.
Sonra bebek şunu yapıyo, bunu yapmıyo diye paniklediğiniz, çaresiz gecelerinizde ilk aklınıza gelen onun telefonu olacak.
Ona göre de tedbirli olun.
-3
Mirket
(12.11.25)
"evlenirken o kişiyle değil ailesi ile de evlenirsin" sözünün yaşayan örneğisiniz. Herkes gibi bende eşinize sabırlar diliyorum.
Öncelikle dünyaya bir birey getirebiliyorsunuz fakat ne yazık ki bireyin ve eşinizin sorumluluklarını taşıyabilecek kadar olgunlaşamamışsınız. Eğer doğacak evladınızı gerçekten düşünüyor ve seviyorsanız en az 3 aylık olana kadar (daha fazla süre de olabilir) annesi ve sizden başka kimse öpmesin. Kış aylarındayız zaten covid denen meret yine hortladı haberlerini görüyoruz aman diyim hepinizden önce eşinizin psikolojisi ve çocuğunuzun sağlığı önemli.

Doğacak çocuğun dünyaya gelmesine siz ve eşiniz vesile olduğunuz içinde "o benim çocuğum şöyle yapmayın." vs deme hakkına da sahipsiniz. Nasıl ki anneniz sürekli size karışıyorsa (anlattıklarınıza istinaden) sizde bebeğinize nasıl davranılması gerektiği hakkında yorum yapabilirsiniz. Lütfen artık annenizin oğlu kimliğinizi bir kenara bırakın falancanın eşi ve falancanın babası kimliğine bürünün. Böylesi daha sağlıklı olacaktır.
0
mermaidd
(12.11.25)
Eskiden ekşi sözlükte bir kullanıcı vardı. Her türlü mevzuya 'Çare İki Bira' yazardı. Bence de işe yarardı.

Senin de ilacın iki bira bence. Ne zaman gerilirsen iki bira çak. Emin ol geçer (:
0
yurtsuz john
(12.11.25)
Hayır diyeceksiniz. Sizin istemediğiniz onay vermediğiniz hiçbir şey yapamayacaklar çünkü siz engel olacaksınız. Bebişin huzuru için annenin ruh sağlığı doğrudan önemli, siz anneyi kollayacaksınız o bebeği kollayacak. Kavga gürültü çıkarsa bebek huzursuz olur, bebek sevme meraklıları kaçar siz uğraşırsınız sonra aylarca yıllarca. Biraz yenidoğan bakımı öğrenmişsinizdir diye düşünüyorum 9 ayda. Hastanede de sorarsınız. Eşinizin whatsapp numarasını özelden yazarsanız anne grubumuza eklerim her türlü sorusunu sorar ordan 7/24. Bence kimseyi almayın eve, çok düşünüyorlarsa kapıdan yemek verip gitsinler. Hazır olduğunuzda davet edersiniz. Bunları kiminle ne zaman nasıl konuşacağınızı eşinizle birlikte güzelce planlayın, laflarınızı hazırlayın, prova yapın, ilgililere saygılı sakin ve kararlı bi şekilde bildirin, tartışmaya açmayın. Artık bu duruşu sergilemenizin vakti gelmiş, yoksa cidden yazık size de evliliğinize de bebeğinize de. Sağlıkla gelsin
0
mezzosprite
(13.11.25)
kadinlara dogumdan sonra once kendi annesi bakar.
kendine geldikten sonra kayinvalide dahil olur.
annene biraz uzak dur, kendine gelsin sana haber veririm diyeceksin.
ilk cocukta ne yapacagini bilmemek normal.

cocuk dogdugu dakika itibariyle hayatin tamamiyle degisecek, sonrasini zaten "icgudu" hallediyor. hardware sende takili zaten, software'de zamanla update ede ede oturur.
0
cooperr
(13.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(1)

2026 KPSS (lisans - düz memurluk) çalışması için YouTube'daki hangi hocalari tavsiye edersiniz?

lodlest23
Bana bu konuda tavsiye verebilir misiniz??
Bana bu konuda tavsiye verebilir misiniz??
0
lodlest23
(11.11.25)
matematikte herkes mehmet bilge yıldız'ı öneriyor ben de onun kitaplarını aldım biraz çalıştım güzel anlatıyo gerçekten.

tarihte 3 popüler hoca var, aydın yüce, ramazan yetgin ve mehmet karakuza. bunlardan ilk ikisinin videolarını izledim ikisi de güzel. mehmet karakuzayı da duyurudan biri önerdi ama izlemeye fırsatım olmadı zaten pek çalışmıyorum.

türkçede de herkes aker kartalı öneriyo. ve herkes pegem yayınlarının paragraf kitabını çözüyor günde 15-20 soru paragraf çözün diyolar.

ben diğer derslere hiç çalışmadığım için bilmiyorum pek.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(11)

Yaş aldıkça ayak numarası büyür mü?

mikahakkinen
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı. adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı.
adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bende bir değişiklik yok.
0
Mirket
(07.11.25)
kilo alınca büyüyor da yaşlanınca büyüdüğünü duymadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.11.25)
ayağınızda taban çökmesi olursa evet, ayağını büyümez ama yayıldığı için büyük numara ayakkabı almak zorunda kalırsınız
0
malheiros
(07.11.25)
kilo alıp verince değişiyor +1
0
Sadece soruyorum
(07.11.25)
20 senedir hiç değişmedi. kilo farkım 75 ila 105 arasında değişti bu 20 senede.
0
Fodera
(07.11.25)
bence nike daha dar. bana adidas daha rahat oluyor. hamilelikte kemiklerde bağdokularda değişiklik olduğu için sonrasında ayak büyümüş ouyor.
0
mavicorap
(07.11.25)
adidasın kalıplarında sorun var. tüm markalarda 44-44,5 giyerim adidasta 45,5 hatta 46 oluyor.
numaradan önce ayağın santimetre olarak ölçüsünü bilmek lazım. cm olarak almak lazım
kilo verince-alınca değişti demekte doğru değil. santim olarak değişmez sadece ödemden şişlik olur o yüzden dar gelir ayakkabılar.
0
my fault
(07.11.25)
burun büyüyebiliyor da ayagı bilmiyorum :)
+1
koela
(07.11.25)
10 kg verdim ayağım 43 tü. @malheiros ayak yayılmış olabilir. 15 senede 3 diz ameliyatı oldum. şu an 44.5 45 arası giyiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(07.11.25)
kadınlarda sanki hamilelik sürecinde ayak büyümesi diye bir olay oluyordu vücut dengesi için.

bunun harici bilmiyorum açıkcası.
0
makbur
(07.11.25)
Aşırı yürüyorsan ve yanlış ayakkabı seçimi yapıp burnu dar olanlardan kullandıysan taraklanma yapıyor. O da numarada fark ettiriyor.
+1
truf
(07.11.25)
(8)

hediye konusunda nasılsınız?

art cat chocolate
hem alma hem verme konularında...ben, bana hediye alınmasını pek istemem. çünkü çok seçiciyim her türlü eşya konusunda. yani muhteşem veya çok pahalı bir zevkim olduğundan değil ama kendime göre seçiciyim işte. beğenmezsem kullanmam.hediye vermeyi severim ama genelde kendi zevkime göre alıyorum. kar
hem alma hem verme konularında...

ben, bana hediye alınmasını pek istemem. çünkü çok seçiciyim her türlü eşya konusunda. yani muhteşem veya çok pahalı bir zevkim olduğundan değil ama kendime göre seçiciyim işte. beğenmezsem kullanmam.

hediye vermeyi severim ama genelde kendi zevkime göre alıyorum. karşımdaki kişi en yakın arkadaşım dahi olsa o ne sever kestiremiyorum. benim zevkim bile kendi içimde çok değişken, belli bir tarzda almıyorum her şeyi. yerine göre giyindiğimden çok çeşitli kıyafetlerim vardır mesela. bu yüzden insanların tarzlarını da anlayamıyorum. bir çanta görsem aa bu tam x'lik diyemiyorum.

2 ay önce doğum günümde en yakın arkadaşım bana bir çanta almış mesela. senin sevdiğin tarz dedi. benim sevdiğim tarz öyle mi gözüküyor bilemedim ama sevdiğim tarz değildi de çok sevdiğim bir renkti o yüzden sevdim. açık mavi renk. bu rengi çok severim ama hiç giyemem. siyah tonlarda daha rahat hissediyorum, canlı giyinemiyorum pek. ofise bilgisayar çantamla gittiğimden kol çantası almıyorum. dışarı da ayda 1 ancak çıkıyorum, onda da o tarz renkli giyinmiyorum zaten kış geldi gelsin kahveler siyahlar griler modundayım.

keşke almasaydı hediye zaten beklentim yoktu. küçük bir kolye veya bileklik olabilirdi, altın falan değil tabii asla. gerçi onları da kendim de alıyorum ama takmıyorum. şimdi sırada onun doğum günü var ve ne alacağımı bilmiyorum. çok stresli bir durummm... önceki senelerde plak falan almıştım sanırım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
Ben hediye konusunda iyiyimdir önemsediğim insanların laf arasında söyledikleri şeylerden bile kenara not ettiğim hediye alacağım zaman da o notlara döndüğüm olur.
Hediye verdiğim kişiler incelikli düşünülmüş hediyeler verdiğimi söylerler.
Bazıları “şov” yaptığımı söyler, haklılık payı var severim böyle konularda şov yapmayı.
Son yıllarda törpülemeye çalışıyorum bu özelliğimi çok yoruldum, bu çok yorucu bir mesai gerçekten.
Bir de bu kadar incelikli düşünüp hediye hazırlıyorsun sana gelen hediye hiç düşünülmemiş bir şey oluyor gel de delirme.
Yahu benim üzerimde ne zaman o tarz bir şey gördün?
Benim böyle bir şeyi beğenebileceğimi nasıl düşündün?
Düşünemezsin çünkü ben her konuda çok net fikirleri olan bunu da söylemekten çekinmeyen biriyim.
Belli ki düşünmemişsin hediye almak için almışsın. Bunu yapacağına hiç hediye alma daha iyi.
0
mutekebbir
(07.11.25)
Valla son yıllarda hediye seçimlerim ilgili kişilerin ihtiyaçları ölçüsünde ya da almayı düşünüp erteledikleri şeyleri yakalayarak gelişti. Çevremdekiler de benim gibi düşünüyor olmalılar ki son yıllarda hep ihtiyacım olan şeyleri hediye olarak aldım. Hatta en yakın arkadaşlarımızla birbirimize açık açık "sana bir hediye almak istiyorum bütçem max bu kadar, bu ara ihtiyacın olan ya da almak istediğin bir şey var mı?" diye soruyoruz. Daha iyi tanıdıkları için de beni neyin mutlu edeceğini bilip keyfi hediyeler de alıyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.11.25)
cocuklara cok hediye, yetiskinlere ihtiyac veya goz doyurma odakli almaya calisirim. dekor, kitap, aksesuar, kiyafet, oyuncak, icki.
0
ala09
(07.11.25)
hediye verme konusunda çok kötüyüm. iki hafta sonra eşimin doğum günü ve ne alacağımı bilmiyorum.
+2
scudman1
(07.11.25)
hediye alınmasında da hediye almaktan da hoşlanmıyorum. eşime alırken bile tutturamadığım için bu durum çok sıkıcı oluyor. ben her şeyi giyen biri değilim, ondan bana almak zordur.
+2
mikahakkinen
(07.11.25)
bana hediye alınmasını hiç sevmiyorum. zaten eşimden başka kimse bana hediye almıyor ona da alma diyorum veya kendim sevdiğim şeyi hediye aldırıyorum. mesela son doğum günümde ohride gitmiştik inci bileklik istedim hediye olarak.

ama ben birilerine hediye almaya bayılırım ya. eşime öncelikle tabi. en son doğum gününde saat aldım o kadar beğenerek takıyor ki. ama tabi o eşim olduğu için neyi sevip neyi beğeneceğini biliyorum ona göre alıyorum. aylar öncesinde analiz etmeye başlıyorum ne istediğini :D

senin durumuna gelecek olursak; ben de çok düz biriyim siyah ya da krem renkten başka çantam olmadı hayatımda hiç. ama bazen takanları görünce çok hoş durduğunu düşünüyorum. bence hemen kenara atma, o çantayı yazın belki beyaz pantolon mavi gömlekle veya beyaz elbise ile veya mavi elbise ile kombinleyebilirsin. ayrıca bence şuna da utanmamalı insan, hediyeyi götürüp değiştirirsem alan kişi üzülür dememelisin. çünkü sen o çantayı takmayıp dolabın bi köşesine fırlattığında daha mutlu olmayacak. eğer değişim süresi içindeysen götürüp beğendiğin bir şeyi alabilirsin.

senin arkadaşına ne hediye alacağına gelirsek, dost beni bilsin bi çürük elma olsun demişler. yani sen düşünüp ortalama beğeniye hitap edecek bir şey alıp verebilirsin bunu stres yapmana gerek yok. ben olsam bana alınan çantanın değerine yakın bir parfüm (yves rocher veya zara gibi dümdüz bi markadan) veya düz bir siyah çanta, kiko veya sephoradan ruj, koton gibi bi yerden de küpe bileklik vs alırdım. sen düşünüp almışsın, artık ondan sonra beğenip beğenmemek karşındakinin sorunu. sen gidip çok alakasız bir şey almadığın sürece sorun yok.
+1
Sadece soruyorum
(07.11.25)
minimalist biriyim. cok sevdigim insanlarin ozel gunleri disinda hediye almayi da vermeyi de sevmem.
0
buenosdias
(07.11.25)
bende sevdiklerime bitmek bilmeyen bir lovebombing durumu var. hediyeyi de abartırım. kullanacağı bir eşya, kıyafet almayı vs. sevmiyorum. bana alınmasını da istemem. kendi zaten alışverişini yapıyordur, benim kazağıma mı kaldı. genelde %100 match olmaz. bir mağazaya gittiğimizde bile ancak 1-2 ürün bulabiliyoruz, elli kere üzerimizde deniyoruz. öyle değil mi? bana biri bele takılan koşu çantası almış, koşuyu sevdiğimi bildiği için. düşününce ne güzel denebilir ama ben böyle bir şeyi hayatımda kullanmadım ve kullanmam. atamazsın da. evde junk olarak duruyor bir köşede.
0
gabe h coud
(03.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.