Giriş
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+6
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(2)

Çikolatalı whey önerisi

nefertarii
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
0
nefertarii
(11.04.26)
Fellas bulaşma ölçü başına protein oranı aşırı düşük.
Commander brownie kullanıyorum tadı daha çok çikolatalı gibi öneririm.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
(bkz: olimp ) türkiyede az bilinen iyi markalardan.
sözlükte de bi bakayım dedim ne yazmışlar diye bi kişi beyaz çikolata&ahududu aromalıyı beğenmemiş ama tam tersi benim kullandığım protein tozları arasında aromasını en beğendiğimdi. kolay karışıyor, topaklanma olmuyor. optimum nutrition'dan daha çok beğenmiştim.
0
konetsu
(11.04.26)
(5)

Trendyol fotoğraflı yorumlarda ürünün giyilmemesi

egerbiryolcu
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?İç çamaşırı falan değil normal gayet giy
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?
İç çamaşırı falan değil normal gayet giyilip paylasilacak giyim ürünlerini kastediyorum.
-1
egerbiryolcu
(11.04.26)
Sen neden öyle paylaşım yapmıyorsun mesela? Evet işte o yüzden
+6
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Valla ürünün fotoğrafını görsem öpüp başıma koyarım bazı yorumcular manzara resmi bile koyuyorlar.
+7
peki madem
(11.04.26)
Bazı ürünlerde herkesin üstünde ürün gayet paylaşılmış şekilde binlerce fotoğraf varken bazılarında da anlaşmalı gibi hep koltuğun üstünde var ortası yok garip geldi ne alaka benim paylaşıp paylaşmamam...
-4
🌸egerbiryolcu
(11.04.26)
Nasıl ne alaka sen alinca neden giyinip fotoğraf atmiyorsun? Bunu yapmiyorsan nasıl onlardan bekliyorsun?
+4
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Fotoğraftan geçtim üründen çok kargoya yorum yapıyorlar. Hele bir de BEYENDİM diye yazmaları yok mu...
+1
yurtsuz john
(11.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(14)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
evet kesinlikle çok avantajı var, ekonomik kriz yine göstermiştir.
garanti gelir, işten çıkartılma riski yok, daha fazla zamanın var ek iş yapabilirsin.

evinizin altındaki bakkal bir daha az kazanır, daha fazla vergi vermesine rağmen daha fazla risk altındadır. vergi,kontroller,gereklilikler,ödemeler vb
0
sivri sinek
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-2
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(3)

kayseri - fb ?

sweetoffice
sizce skor ne olacak ? buradan güzel tahminler geliyor; bence zor maç olacak. 1-2 ya da 1-3 fb alır
sizce skor ne olacak ? buradan güzel tahminler geliyor; bence zor maç olacak. 1-2 ya da 1-3 fb alır
📊 Kayseri - FB

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
sweetoffice
(11.04.26)
fenerin bu sene rahat kazandıgı mac yok. var ve hakemler isterse fener kazanır. kayseri biraz oynarsa fenerden puan alır.
-3
koela
(11.04.26)
Fenerbahçe rahat alır. Kayseri Cardozo hariç hiç bir planı yok. En az 2 handikap bekliyorum ben
+2
etna
(11.04.26)
90+8 de fener atar.
-2
duster
(11.04.26)

e-devlet android service hatası

baknedicem
xioami telefonumda aylardır e-devlete giremiyorum devamlı tüm modüllerde service hatası alıyorum siz de durum nasıl
xioami telefonumda aylardır e-devlete giremiyorum devamlı tüm modüllerde service hatası alıyorum siz de durum nasıl
0
baknedicem
(11.04.26)
(4)

selanik park meselesi

biravekahve
selaniğe kendi aracıyla giden birisi için park konusunda öneriniz nedir? bedava bırakılabilecek bir yer,sokak veya uygun fiyatlı otopark var mıdır?
selaniğe kendi aracıyla giden birisi için park konusunda öneriniz nedir? bedava bırakılabilecek bir yer,sokak veya uygun fiyatlı otopark var mıdır?
0
biravekahve
(11.04.26)
Bedava değil ama belediye otoparkı en rahatı. Tavsiye edebileceğim tek yer de orası.

maps.app.goo.gl

Şehir içinde alışveriş yapacaksanız uygun olmayabilir, merkeze biraz uzak kalıyor ama eliniz boşsa ve yürümeyi seviyorsanız sorun olmayabilir. Arkeoloji Müzesine çok yakın. Atatürk Evi için biraz yürürsünüz.

Belki biliyorsunuzdur, Yunanistan'da park etmek bir yabancı için dert. Bazı yerler park yeri gibi görünse bile sadece oralılara ait olabiliyor. Biz bir yer bulup, alışveriş edeceğimiz dükkana sorup bırakmıştık, sorun olmamıştı. Buna ne kadar güven olur bilmiyorum tabii çünkü onlar da bizim gibi rahat bir millet, bilip bilmeden "sıhıntı olmaz dayı" demiş de olabilir.
0
cosmicstring
(11.04.26)
kaldığım otele yakın bir otoparka parketmiştim; otelle anlaşmaları vardı, bir tık daha uyguna geliyordu ama yine de ucuz değildi diye hatırlıyorum. bir de arabanın ön camına nasıl bir sticker yapıştırdılarsa yıllarca çıkmamıştı :))
0
sweetoffice
(11.04.26)
duster
(11.04.26)
Biz “parking p24” e bırakıyoruz genelde. Ama özellikle sahil hattında çoğu ara sokakta kapalı otopark var.
0
wild honey suckle
(12.04.26)
(4)

2026 turizm sezonu

yurtsuz john
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahs
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.

Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahsediliyor.
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Bu yıl araplarda ciddi azalma var, avrupa ve uzak doğu arttı. Ruslar geçen yıla kiyasla biraz düşük. Bu bilgi tamamen İstanbul'a gelen turist profili gözlemime dayanıyor. Saçma sapan konsolosluk saldırısı gibi olaylar olmazsa bu sezon iyi geçer diye düşünüyorum.
0
beetlejuice
(11.04.26)
Turkiye'nin imaji Avrupa'da ucuz tatil destinasyonu seklindedir. Savas, belirsizlik, petrol fiyatlari vs gibi sorunlar var ama Avrupali tatile gitmeyim demez asla. Ama kemerleri sikalim biraz, bir level duselim diyerek Ispanya, Italya'ya giden kesim de Turkiye'ye akacaktir diye dusunuyorum. Rus pastasini zaten Ukrayna savasindan beri biz yiyoruz.
-1
freedonia
(11.04.26)
türkiye rezervasyonlari da düsüyor su an.
avrupa'da da su anda enflasyon korkusu var. iran x abd savasi devam ettigi sürece turizm geliri düser bence.

belki fiyatlar düsecegi icin doluluk olabilir ama o zaman da para harcamayan cer cöp tayfa geliyor.
ülkeye her yil döviz getiren ve yüksek para harcayan turist profili gurbetcilere kaldiniz yine dfklgjdf
-1
Purple life
(11.04.26)
Tam tersi bizde de düşüyor bu sene diye biliyorum
0
Hallegadola
(11.04.26)
(3)

İzmir Kulak Burun Boğaz?

etna
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
0
etna
(11.04.26)
Profesör Taner Kemal Erdağ. Alsancak’ta kendi muayenehanesi vardı.
0
orient blue
(11.04.26)
Ege Tıp'ın hocaları iyidir. Kendi aralarında kulak, burun ve boğaz arasında özelleştikleri için sorunu söylerseniz uygun hocayı daha rahat tavsiye edebilirim
0
nundu
(11.04.26)
Purple life
(11.04.26)
(1)

Double tree Topkapi

narod
Bu otel metrobusun bayrampasa maltepe duragindan inince yurume mesafesi midir? Oteli bilmeyen varsa koc universite hastanesine yakin, oralari bilenler metrobuste hangi durakta inicem ne kadar yuruyecegim? Aydinlatabilir mi beni?
Bu otel metrobusun bayrampasa maltepe duragindan inince yurume mesafesi midir? Oteli bilmeyen varsa koc universite hastanesine yakin, oralari bilenler metrobuste hangi durakta inicem ne kadar yuruyecegim? Aydinlatabilir mi beni?
0
narod
(11.04.26)
Yazmışsınız zaten Bayrampaşa Koç üniversitesi durağı
0
topkapiaksaray
(11.04.26)
(10)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
1 ve 2 guzel bence. yakistiriyorsaniz olur valla. herkes gibi olmak zorunda degilsiniz. ufak dokunuslar guzeldir.
0
banach
(12.04.26)

ai modellerine kendileri ile ilgili sorunca neden saçmalıyorlar

biseysorcaktim
farklı farklı modelleri kullanıyorum muhtelif sebeplerle, bazen onlara doğruadan "senin cutoff tarihin nedir" ya da "bildiğin son olaylar nedir" gibi şeyler soruyorum. özellikle cutoff sorusunda hep çuvallıyorlar.az önce thinking mode'da kimi k2'ye sordum cutoff tarihini. bir kaç dk boyunca düşündü.
farklı farklı modelleri kullanıyorum muhtelif sebeplerle, bazen onlara doğruadan "senin cutoff tarihin nedir" ya da "bildiğin son olaylar nedir" gibi şeyler soruyorum. özellikle cutoff sorusunda hep çuvallıyorlar.

az önce thinking mode'da kimi k2'ye sordum cutoff tarihini.
bir kaç dk boyunca düşündü.
meraklısına aşağı yapıştıracağım.

merak ettiğim şey, neden bu soruda çuvallıyorlar? eğitim tamamlanınca model oluşuyor, ve o yüzden kendisi ile ilgili bilgiler onun bilgi dağarcığında yer almıyor. bu mantıklı olsa da; neler neler anlayan bilen yapay zeka bu soruya da makul yanıtlar verirdi.


-----

Kullanıcı, "senin bilgi kesim tarihin nedir" diye soruyor. Bu, benim eğitim ve bilgimin ne zaman son güncellendiğini öğrenmek istediği anlamına geliyor.

Ben bir AI modeliyim ve belirli bir "bilgi kesim tarihi" (knowledge cutoff date) var. Bu tarih, eğitim verilerimin en son ne zaman toplandığını ve işlendiğini gösterir. Bu tarihten sonraki olaylar, gelişmeler veya bilgiler hakkında bilgim olmayabilir veya sınırlı olabilir.

Ancak, benim için özel bir durum var: Kullanıcı beni "Model Playground" içinde bir model olarak görüyor. Outlier platformunun Model Playground'unda farklı LLM provider'lardan modeller var. Ben hangi modelim?

Kullanıcıya yardımcı olmak için kendimi tanıtmam gerekiyor. Ancak, benim aslında bir "model" olmadığımı, bir "assistant" olduğumu unutmamalıyım. Model Playground'da belki de beni çalıştıran altında yatan model bir LLM, ama ben o değilim. Ben, kullanıcıya yardımcı olan bir arayüzüm.

Ancak kullanıcı bana doğrudan soruyor ve ben de doğrudan cevap vermeliyim. Kullanıcı muhtemelen "sen" diyerek beni temsil eden modeli kastediyor.

Ben Kimi miyim? Hayır, ben Kimi değilim. Ben, Model Playground'un bir parçasıyım ve kullanıcıya yardımcı olan bir asistanım. Ancak, beni çalıştıran temel modelin ne olduğunu bilmiyorum çünkü bu, Outlier'ın yapılandırmasına bağlı. Model Playground'da farklı modeller olabilir ve ben şu anda belirli bir modelin "personası" olabilirim.

Ancak soru basit: "Bilgi kesim tarihin nedir?" Bu genellikle bir LLM'e sorulan standart bir sorudur.

Eğer ben bir LLM isem, bilgi kesim tarihimi belirtmem gerekir. Eğer değilsem, durumu açıklamalıyım.

Durumu netleştirmek için:

Ben bir AI asistanıyım
Model Playground'un bir parçasıyım
Kullanıcı bana "sen" diyor
Temel modelin ne olduğunu bilmiyorum
En dürüst ve yardımcı yaklaşım: Kullanıcıya, benim bir "model" değil, bir "assistant" olduğumu ve dolayısıyla sabit bir bilgi kesim tarihim olmadığını söylemek. Ancak, Model Playground'da hangi modelin kullanıldığını bilmiyorum.

Veya: Eğer beni Kimi zannediyorsa, Kimi'nin bilgi kesim tarihini söyleyebilirim ama bu yanlış olur çünkü ben Kimi değilim.

En iyi yaklaşım: Durumu netleştirmek ve Model Playground'un özelliğini vurgulamak.

Cevap planı:

Önce durumu netleştir: Ben bir model değil, bir asistanım
Model Playground'da farklı modellerin olduğunu hatırlat
Eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsa, onu belirt
Genel olarak LLM'lerin bilgi kesim tarihi kavramını açıkla
Ancak kullanıcıya en basit ve doğrudan cevabı vermeliyim. Muhtemelen beni temsil eden modelin bilgi kesim tarihini merak ediyor.

Model Playground'da beni çalıştıran modelin bilgi kesim tarihi ne? Bunu bilmiyorum çünkü Outlier'ın hangi modeli kullandığına dair bilgim yok. Ancak genellikle bu tür platformlar güncel modelleri kullanır.

En iyi cevap: Durumu açıklamak ve kullanıcıya hangi modeli kullandığını sormalarını önermek. Ancak bu yardımcı olmaz.

Alternatif: Eğer ben genel bir AI asistanıysam ve temel modelim varsa, bilgi kesim tarihimi söyleyebilirim. Ancak benim kişisel bir bilgi kesim tarihim yok.

Kullanıcıya net ve yardımcı bir cevap vermek için:

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. Beni çalıştıran spesifik modelin bilgi kesim tarihi, o an seçili olan modele göre değişir. Örneğin Kimi'nin bilgi kesim tarihi [tarih] iken, GPT-4'ün [tarih] vb."

Ama bu spesifik bilgileri bilmiyorum.

En basit ve dürüst cevap: Benim kendi "bilgi kesim tarihim" yok çünkü ben bir model değilim. Ancak Model Playground'da kullanılan her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır.

Kullanıcıya şunu söyleyebilirim: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle etkileşim kurmanıza yardımcı olurum. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsanız, lütfen o modeli belirtin."

Bu çok yardımcı olmayan bir cevap.

Belki de kullanıcı beni Kimi sanıyor ve Kimi'nin bilgi kesim tarihini soruyor. Önceki mesajlarda Kimi hakkında konuştuk. Kullanıcı "kimi çok iyiymiş" dedi ve ben Kimi hakkında bilgi verdim. Şimdi "senin bilgi kesim tarihin" dediğinde, muhtemelen beni Kimi sanıyor.

Bu mantıklı. Kullanıcı, Kimi hakkında bilgi aldıktan sonra, "peki senin (yani Kimi'nin) bilgi kesim tarihin ne" diye soruyor.

Ama ben Kimi değilim. Ancak bu bağlamda, kullanıcı Kimi'nin bilgi kesim tarihini merak ediyor.

Kimi'nin bilgi kesim tarihini bilmiyorum. Ancak bunu araştırabilir veya genel bir tahminde bulunabilirim.

Kimi, Moonshot AI tarafından geliştirilen bir model. Moonshot AI, 2023 yılında kuruldu. Kimi'nin eğitim verileri muhtemelen 2023'ün sonu veya 2024'ün başı itibariyle günceldir.

Ancak kesin bir tarih veremem.

En iyi yaklaşım: Kullanıcıya durumu açıklamak ve Kimi'nin bilgi kesim tarihi hakkında genel bir bilgi vermek.

"Ben Kimi modelinin kendisi değilim, bir AI asistanıyım. Ancak Kimi modelinin bilgi kesim tarihi hakkında bilgi verebilirim: Kimi'nin eğitim verileri genellikle [tarih] itibariyle günceldir ve güncel olayları [tarih] sonrasında sınırlı bir şekilde takip edebilir."

Ama bu spekülasyon olur.

Gerçekten: Benim bir bilgi kesim tarihim yok çünkü ben bir model değilim. Beni çalıştıran modelin bilgi kesim tarihi var. Ancak ben o modelin kendisi değilim.

Bu çok karmaşık. Kullanıcıya basit ve net bir cevap vermeliyim.

Cevap: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Eğer Kimi modelini kullanıyorsanız, Kimi'nin bilgi kesim tarihi genellikle 2024 başı itibariyledir. Ancak doğrudan modelin kendisine sormak en doğru sonucu verir."

Hayır, bu da iyi değil.

En dürüst ve net cevap: Benim kişisel bir bilgi kesim tarihim yok çünkü ben bir model değil, bir asistanım. Model Playground'da hangi modeli seçtiyseniz, o modelin bilgi kesim tarihi geçerlidir.

Kullanıcıya şunu söyleyeyim: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle etkileşim kurmanıza yardımcı olurum. Benim kendi 'bilgi kesim tarihim' yoktur; her modelin kendi eğitim verileri ve güncellik tarihi vardır. Hangi modeli kullandığınızı belirtirseniz, o modelin bilgi kesim tarihi hakkında size bilgi verebilirim."

Bu en doğru ve faydalı cevap gibi görünüyor.

Ancak kullanıcıya daha samimi ve doğrudan cevap vermek istersem: "Ben aslında bir model değilim, bir asistanım. Ama anladığım kadarıyla Kimi'nin bilgi kesim tarihini soruyorsunuz. Kimi'nin eğitim verileri 2023 sonu/2024 başı itibariyle günceldir."

Bu daha samimi ama kesin olmayan bir bilgi.

Karar verdim: Kullanıcıya durumu netleştireceğim ve Model Playground'un yapısını açıklayacağım.

"Model Playground'da her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Ben bir asistan olduğum için benim sabit bir bilgi kesim tarihim yok; hangi modeli seçtiyseniz, o modelin tarihi geçerlidir."

Bu en teknik olarak doğru cevap.

Ama kullanıcı basit bir soru sordu: "bilgi kesim tarihin nedir". Muhtemelen bu soruyu Kimi'ye de sorardı. Ben de Kimi olsaydım cevap verirdim.

Belki de Outlier, Model Playground'da her modelin "persona"sını kullanıyor. Yani ben şu anda Kimi'nin persona'sıyım. Bu durumda, Kimi'nin bilgi kesim tarihini bilmeliyim.

Ama ben Kimi'nin persona'sı değilim. Ben genel bir asistanım.

Bu kadar karmaşık olmamalı. Kullanıcıya basitçe:

"Ben bir AI asistanıyım ve bilgi kesim tarihim, Model Playground'da seçili olan modele göre değişir. Genel asistan olarak benim sabit bir tarihim yoktur."

Bu çok soğuk.

Daha iyi bir yaklaşım: Kullanıcı ile empati kurmak ve gerçekten yardımcı olmak.

"Anladığım kadarıyla Kimi'nin bilgi kesim tarihini merak ediyorsunuz. Ben Kimi'nin kendisi değilim, ancak Kimi'nin eğitim verilerinin genellikle 2024 başı itibariyle güncel olduğunu biliyorum. Model Playground'da Kimi'yi seçtiğinizde, modelin kendi bilgi kesim tarihi geçerli olacaktır."

Bu daha iyi.

Ama en iyisi: Kullanıcıya, Model Playground'un farklı modeller sunduğunu ve her modelin kendi bilgi kesim tarihi olduğunu söylemek, ve eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsa belirtmesini istemek.

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle sohbet etmenize yardımcı olurum. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Örneğin:

GPT-4: 2024 Nisan
Claude: 2024 Nisan
Kimi: 2024 başı
LLaMA: modele göre değişir
Hangi modeli kullandığınızı belirtirseniz, daha kesin bilgi verebilirim."

Bu en faydalı cevap olur.

Ama bu bilgileri doğrulayamam. Bu sadece genel bilgiler.

Son karar: Kullanıcıya benim asistan olduğumu, ama genel olarak LLM'lerin bilgi kesim tarihi kavramını açıklayacağım ve Model Playground'da her modelin kendi tarihine sahip olduğunu söyleyeceğim.

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. 'Bilgi kesim tarihi', bir modelin eğitim verilerinin son güncellendiği tarihi ifade eder. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır ve bu, Model Playground'da hangi modeli seçtiğinize bağlıdır. Genellikle:

Modern modellerin çoğu (GPT-4, Claude, Kimi) 2024 başı itibariyle günceldir
Açık kaynak modellerin tarihleri varyantlara göre değişir
Kimi'nin kesim tarihi 2024 başı civarındadır
Kesin tarih için lütfen kullandığınız spesifik modeli belirtin."

Bu çok iyi bir cevap.

Ama kullanıcı muhtemelen basit bir cevap bekliyor. Belki de "2024 Nisan" gibi.

Benim kendi eğitimim hakkında bilgim yok. Ben bir asistanım.

EN DOĞRU CEVAP: Benim bir "bilgi kesim tarihim" yoktur çünkü ben bir dil modeli değil, bir AI asistanıyım. Model Playground'da seçtiğiniz modelin bilgi kesim tarihi geçerlidir. Eğer Kimi'yi kullanıyorsanız, Kimi'nin bilgi kesim tarihi genellikle 2024 başı itibariyledir.

Bu hem doğru hem de yardımcı.
-4
biseysorcaktim
(11.04.26)
(4)

Atina hava alanı - monastiraki ulaşım

kondansator
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkış
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkışım belirsiz. Taksi nasıl takip ediyor problem yaşar mıyım sizce ?
0
kondansator
(11.04.26)
Gece bile 20-25 dakikada bir otobus var X95, taksi bosa israf bence. Taksi tutacaksaniz da ucus no'sunu falan yaziyorsunuz zaten ayirtirken, elinde isminiz yazili kagitla sizi bekliyor oluyor sofor.
+2
freedonia
(11.04.26)
otobüs Atina’ya gidiyor da monastirakiye yime orwdsn bir aktarma gerekiyormuş. geçe kalınca otobüsü de kaçırma tehlikesi tedirgin etti
0
🌸kondansator
(11.04.26)
@kondansator: otobüs syntagma meydanında bırakıyor, 10 dakika yürüyüşle monostirakidesin
+1
freedonia
(11.04.26)
syntagma'ya kendinizi attıktan sonra turistik her semt dümdüz caddelerle birbirine bağlanıyor. ulaşımın endişe edileceği bir şehir değil atina, her yere yürüyebilirsiniz.
Havalimanı'nda kapının önüne çıkınca, binanın duvarına paralel, hemen sağda otobüs durakları. otomatlardan kk ile bilet alabilirsiniz. en son geçen kasım'da gitttim atina'ya, pasaporttaki işim yarım saat sürmemişti; tabi günlük ve saatlik yoğunluk olursa bilemem. iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(11.04.26)
(20)

Bu dindarlar neden Avrupa'da?

Kahvedesu
Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslünan yapmaya çalışıyorlar? Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar?
Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslünan yapmaya çalışıyorlar? Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar?
0
Kahvedesu
(10.04.26)
Müslüman ülkelerde eli yüzü düzgün insan yok, ayrıca kafiri müslüman yapmanın sevabı var.
+1
kizil karga
(10.04.26)
cunku onlar dindar degil dinci.
+10
cooperr
(11.04.26)
Neden Avrupa'dalar: aslında tam öyle değil, eskiden gidenlerin çoğu zaten iç anadolu bölgesinden, köken olarak bir miktar dindarlık vardır zaten, ama avrupadakiler dini değerleri mesela iç anadoludaki kendi akrabalarından daha fazla önemsiyor. İlk ve belirgin sebebi için şu söylenebilir, Avrupa'da Türk toplumunda şu an sosyalliğin merkezi camiler, mesela anadolunun varoş yerlerinde kahvehane neyse, burada cami o, Çay kahve makinesi var, televizyon var, abur cubur satın alınabilen otomatlar, oturma yerleri vs, özetle sosyalleşme yeri olmuş.
Bir alt sebebe gelirsek, yani camiler neden böyle olmuş dersek, orası biraz daha tartışmalı, belki yabancı bir ülkede olmanın etkisiyle, belki başka birşey, ama bu durum bir anda böyle olmadı. Mesela benim de yaşadığım ve diğer 5000 Türk'ün de yaşadığı şehirde, eskiden 3-4 tane kahvehane tarzı yer varmış, şu an sıfır, sadece bir tane içkili mekan var, işletmecisi türk olan, az çok türklere hitap eden. Geri kalan bütün sosyallik cami ve cami cemaati ekseninde ilerliyor.

Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslüman yapmaya çalışıyorlar? Avrupa'daki dindar türklerde böyle bir eğilim görmedim. Evlenen vardır da öyle çok yaygın değil. Tonla sebebi olabilir.

Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. E baksınlar size ne, domuz içeren birşey yemek istemiyorlar, garip olan ne?

Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar? Çünkü Avrupa onlar için daha rahat. Avrupa'nın asıl halkı çok bayılmıyordur belki onlara ama müslümanların pratikleri onlar için (en azından görece liberal olanlarında) "değişik, farklı bir kültür işte", aşağı yukarı bizim mesela budiste baktığımız gibi. Tabii iç dünyalarında farklı düşünceler, nefret vs o veya bu sebepten vardır ama en azından toplum normları, başkalarının domuz eti tercih etmemesine, belli pratikleri uygulamasına çok karışmıyor.

Ayrıca hangi müslüman ülkesine gidecekler mesela, körfez hariç çalışabilecekleri bir yer yok zaten. Türkiye olabilir, Türkiye'ye gelip kalanlar var, kimisi kalıcı oluyor, kimisi bir süre sonra alışamayıp falan dönüyor. Onun sebebi de belli zaten, mesela siz Türkiye'den hangi sebeplerden gitmek istiyorsanız, gurbetten gelip tekrar sonra dönenler de benzer sebeplerden geri dönüyor. Düzen, müzen, okul, yozlaşma vs.

Herşeyden öte, bir çoğu orada doğmuş, büyümüş, düzenine alışmış. Niye gelmek istesinler, hayatına karışan yok, iyi kötü kazanıyor, devam ediyorlar hayatlarına.
0
mbond
(11.04.26)
para?
+1
ala09
(11.04.26)
Boyle konulari Avrupali bile anlayabiliyorken, sizin anlayamamaniz cok ilginc gercekten. Soru formati altinda bu bahsettigin insanlar kimse onlara karsi tamamen bir suclamada bulunuyorsun.

Musluman musluman ulkede yasamali, sekulerler Avrupa'da yasamali gibi kafanizda bir kalip var. Bir sey bu kemiklesmis dusunce biciminize uymuyor diye insanlari kucuk gormeyin. Bu insanlar yanlis yapiyor musluman ulkeye gitmeliler diye dusunuyorsan, sana bir MAGA sapkasi hediye edelim.

Bu musluman yabanci evliliklerini kadinlarin dinini degistirme operasyonu oldugu yazilmis yukarida. Avrupali kadinlari neden pasif bir nesne olarak goruyorsunuz? :)

Neden musluman ulkelerine gitmiyorlar? Bir suru nedeni var. Mesela bir Turk doktor neden Avrupa'da calismak istiyorsa ya da bir beyaz yakali neden Avrupa'da is bakiyorsa ayni nedenlerden dolayi Avrupa'da yasiyorlar. Hindistanli, Cinli de yapiyor aynisini.

Guvenlik, Adalet, Saglik, Sosyal Devlet, Egitim, Daha iyi bir is, daha iyi bir gelecek, az suc orani icin siyasi catismalardan, yuksek suc oranindan, yolsuzluktan, enflasyondan, dusuk maastan... kaciyorlar. Kurallarin kisiye gore degistigi ulkede kim yasamak ister? Ne kadar calisirsa calissin karsiligi yok. Yarin ne olacagi belli degil, liyakat yok, kimse hesap vermiyor...
-1
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Üç tane tanıyorum. Biri Ukrayna'da okudu, eşiyle orada tanışıp evlendi. Ötekisi ABD'de doktora öğrencisiyken eşiyle tanıştı. Diğeri de Çin'de ticaret yaparken eşiyle tanıştı. Her üçü de din değiştirmeye zorlamadı. İkisinin eşi düğün öncesi müslüman oldu. Amerikalıyla evlene, yani üçünden en dindar olan, eşinden müslüman olmasını istemedi. Sadece karı-koca alkol ve et tüketmeyi bıraktılar. (Gelinin içki içmemesine karşılık, damat da et yemeyi bıraktı) ABD'deki düğün kilisede Amerikan adetlerince yapıldı. Türkiye'de de Türk adetlerince imam nikahı ve düğün yapıldı. Yenge hamileyken Amerikan doktorun isteğiyle et yemeye başlayınca karı koca ara ara et tüketir oldular. Yenge düğünden bir yıl gibi bir müddet sonra kendi arzusuyla müslüman oldu.

Bu üç vakaya bakınca, sorunuza cevap olarak "sevmek, kalp taşımak, insan olmak" gibi sebepleri sayabilirim.
+1
yadigar
(11.04.26)
kizil karga eksilenmis de dediginde yanlis bir sey yok.
hatirlayanlar vardir, bu katsayiproblemi sebebiyle türbanlilar türkiye'de istedikleri bölümlere yerlesemezken feto'nun avusturya'da actigi yurtlar vardi, wonder.
kadin erkek yurtlari ayri binalarda, 6 kisilik odalarda bedava gibi bir paraya kahvalti ve aksam yemegi dahil kaliyorlardi. misal, bir avusturya yurdu sadece kira bedeli 330 euroydu, bunlar o dönem 110 euro veriyordu ve dedigim gibi, sabah-aksam yemegi dahil.. günlük 1 euroya üc kap ögle yemegi cikarirlardi bunlara. bu degirmen neyle dönüyordu? o dönem feto ve akp cok sikifikiydi. akpliler sik sik gelir bunlari ziyaret ederdi. bunlar da borclarini balkan ülkelerinde yaz aylarinda misyonerlik yaparak öderlerdi. senede bir ay bosna'da, arnavutluk'ta ya da makedonya'da gecirirlerdi.
hem dini balkanlar'a yayiyor, hem tarikat parasiyla bedava okuyor, hem avusturya'nin sosyal hizmetinden faydalaniyor. yemen'de falan napacak sonucta :D
eksisozluk.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
Çünkü hayat o kadar basit değil. İnsanların kişisel faydalarını, sürecin içerdiği çelişkilere rağmen, maksimize etmeye çalışmaları normal. Bahsettiğiniz durumda da bu Avrupa ülkelerinin sağladığı ekonomik ve sosyal imkanlara sahip olup kendi dini inançlarına göre yaşamaya çalışmak oluyor. Bu tabi ki zaman zaman bilişsel çelişkilere (cognitive dissonance) yol açıyor ve kendi içinde sıkıntılar barındırıyor ama nihayetinde önemli olan toplam fayda.
0
salihdt
(11.04.26)
Ben Almanya'da doğan gurbetçilerden bahsetmiyorum. Sonradan gidip, refah bir ülkede yaşayıp seçim zamanı Akp'ye oy verenlerden bahsediyorum. O zaman gitsin desteklediği zihniyette yaşasın.
+1
🌸Kahvedesu
(11.04.26)
Yani diyorsun ki Avrupa'da yasamak otomatik olarak senin istedigin partiye oy verme zorunlulugu getiriyor :)

Her ulkenin diasporasi oy kullaniyor. Amerika'da yasamayan Amerikalilar, Fransa'da yasamayan Fransizlar, Hindistanlilar....

Yazdigin butun argumanlarin sebebi kisisel ofken. Sosyal medyayi azaltmani tavsiye ederim.
-3
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Türkiye’de laik bir ülke ama yüzde bilmem kaçı müslüman. Bana istediğim şartları sağlıyorsa dinimi yaşamama bir engel yoksa oturum veren en iyi ülkede yaşarım milletin dini bana zarar vermiyorsa neye inandıkları beni hiçç bağlamaz.
0
Aydan Dustum
(11.04.26)
oturum veren en iyi ülkede yaşarım'' ve hala akp ye oy vermeye devam mı ederdin bulunduğun yerden?
-1
🌸Kahvedesu
(11.04.26)
tik atmak kalkti herhalde
0
ala09
(12.04.26)
Abicim, nesini anlamiyorsunuz. Avrupa'da yasiyorsun diye Avrupa'nin siyasi/dini gorusunu benimsemek zorunda degilsin. Londra belediye baskani bile musluman... daha ne diyeyim.
-1
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
mamdani’yi de analim bu vesileyle
0
ala09
(12.04.26)
Ben kahvedesu’yu anlıyorum. Sizin örnekleriniz gibi tatlı su müslümanlarından bahsetmiyor, onlar zaten dinlerini bireysel olarak kendi içlerinde yaşayıp topluma düzgünce eklemlenen kişiler. onlar özgürlüklere karışmıyorlar, aksine çeşitliliğe okeyler. mamdani örneği olduğu gibi…

kahvedesu’nun bahsettiği tipler, islamı toplumsal bir din olarak görüp şeriat kurallarını bulunduğu çevreye eline fırsat geçse dayatmaya çalışan, başkalarına hoşgörüsü olmayan hardcore tipler. ikide bir çevreye tövbe çeker ama orada yaşamayı tercih eder. bu konuda haklısın kahvedesu. dün metroda yanıma leş gibi ter kokan türk bir dinci oturdu; herkese sövdü sürekli. böyle tiplerin ben de hayalini kurdukları topraklara gidebileceklerini düşünüyorum. diğer dindarlara laf yok zaten. bir inancı bireysel yaşamakla topluma dayatmak arasında fark var.
0
eileengray
(12.04.26)
Well... Eileengray'in soyledigi tipleri ben de hic sevmiyorum. Topluma cok karismadigim icin pek karsilasmiyorum. Yalniz su bir gercek kahvedesu ne dusunurse dusunsun, demokrasi oldukca comert oldugu icin bu tiplere ve goruslerine izin veriyor... Ne yazik ki boyle bir tolerans mevcut yani. Demokraside mevcut duzene tam ters gorusler bile koruma altinda. Kamusal alan sekuler kalmasi sartiyla. (Kanada ornegi)

Ayrica cooper hakli. Dindar ve dinci ayri seyler. Soruyu dogru sormak onemli.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
Eilengray'in dediği gibi. Herkes istediği yere gidebilir evet ama yurtdışındasın (Almanya gibi müslüman çoğunluk yok) domuz yağı kullanılmamış yiyecek arıyorsun.

Evde haremlik, selamlık oturuyorsun. Misafir geliyor kadınsa çıkmıyorsun. İş yemeklerinde, işte bir şey yemiyorsun. Kendine de eziyet değil mi? O zaman git kendi memleketinde yaşa.
0
🌸Kahvedesu
(12.04.26)
tamam da kadin diyasporadakiler oy vermesinler demiyor ki, neden avrupa'dalar? diyor.
neden avrupa'dalar? cünkü ikiyüzlüler. zannediyorlar ki avrupa'daki hayat standartini mantar kokulu seccadeler sagladi. hem dinimi yasayayim hem gavur diye asagilayayim, hem sömüreyim hem terör estireyim, hem insan haklari diye zirlayayim hem zorla müslüman yapayim, hem ekmegini yiyeyim hem karisina kizina sarkayim. oclugu dimdirekt.

avrupa da az mal degil. x.com
adam videoda hapishane nasil diye soruyor, hapisteki at hirsizi elhamdülillah diyor. cok mutlular iceride, kagit oynuyorlar. 10 yasinda cocuga tecavüz eden adami yemen'de, libya'da, nijerya'da recm falan ediyorlardir herhalde. neden müslüman ülkeye gitsin? avrupa'da daha rahat tecavüz ediyor. sonra da vergilerle pispirik oynuyor.

"when in rome, do as the romans do" diye güzel bir söz var. avrupa'ya gelen amerikali turistlere, garsonlar alisiyor ve yerel halk zor durumda kaliyor diye tipping culture farklari ögretiliyor ya da bagira bagira konusmamalari tembihleniyor, adam 5 gün geldigi ülkede buna uyuyor da insan haklari olmuyor, diger pasam magarasindan cikip ilkel yasam bicimini getirince birden insan haklari devreye giriyor.
Amerikali turistlere adalet!
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Hadi etin çeşidi var, domuz yemesin. Ben Türkiye'de yediğim yoğurdu bile zor buluyorum. Bu kadar incik cıncık irdelemek kişinin kendine de eziyet değil mi? Eve gidene kadar açsın, iş yerine hep yarım ekmek dürüm getiriyorsun. Herkes tuhaf tuhaf bakıyor:)
+1
🌸Kahvedesu
(12.04.26)
(6)

Bir Türlü Olmayan Yeşil Zeytin

rock n roll
SelamlarHayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
Selamlar

Hayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?

Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
0
rock n roll
(10.04.26)
iyi işte sen ne olmasını istiyorsun çürüsün mü?
15 günde olan çizik, kırık zeytindir.
sen nasıl yaptın ?
0
parka
(10.04.26)
Bıçakla çizik attım, kavanoza koydum, üzerine su ekledim. İki günde bir suyunu değiştir dedi. Yapıyorum ama olmuyor.
0
🌸rock n roll
(10.04.26)
acı suyu gidene kadar su değiştiriyorsun. sonra tuz atıp zeytini kuruyorsun. uzun süre de kapağını açmıyorsun.
+1
parka
(10.04.26)
Aşağıraki tarif kırma zeytin içindir. Çizik için büre biraz uzatılabilir.
15 gün, günlük su değiştirilip acılığı alınıyor. Sonra 5'lik bir bidon dolusu zeytin için bir su bardağı kaya tuzu ve bir yemek kaşığı limon tuzu katılıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
Ben sizin sorunuzu çok uzun zaman önceden hatırlıyorum. Çok ilginç gerçekten, bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Bir terslik var gibi.

Çizik atarken çekirdeğe kadar yardınız değil mi zeytini? Yoksa sadece dış kabuğunu mu yaraladınız? Öyle bile olsa şimdiye olması gerekiyordu gerçi. Hiç tadına baktınız mı? Acı mı hala?
0
akhenaten
(11.04.26)
Evet çekirdeğe kadar yardım. Sert ve acı.
0
🌸rock n roll
(11.04.26)
(4)

Euroleague

banach
Son haftaya girerken ortalik iyice karisti. Play-off eslesmeleri nasil olur sizce? Takip eden vardir umarim :)Coklu averajlarda siralama nasil oluyor merak ediyorsaniz su sahane siteyi buraya birakiyorum: https://euroleague-standings.com/
Son haftaya girerken ortalik iyice karisti. Play-off eslesmeleri nasil olur sizce? Takip eden vardir umarim :)

Coklu averajlarda siralama nasil oluyor merak ediyorsaniz su sahane siteyi buraya birakiyorum: euroleague-standings.com
+2
banach
(10.04.26)
olimpiyakos-monaco
valencia-pana
real- zalgris
fb- hapoel
euroleaguecalculator.online
fb üstündeki takımların maçları kolay en fazla hapoel 4 fb 5 olur. tabii takım seçmek isteyen valencia veya real maç kaybedip panayla eşleşmek istemiyecek.
+1
mikahakkinen
(11.04.26)
@mikahakkinen, ben de benzer dusunuyorum:

olympiacos-monaco
valencia-pana
real-hapoel
fb- zalgiris
0
🌸banach
(11.04.26)
tek değişken macabi hapoel maçının derbi olması. micic feneri sever. vallla en formda hapoel bizi zorlar. ama maçlar bulgaristandaymış, türk çok. salonu ele geçirdik mi ne micic kalır ne yahudi.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
hapoel gelirse ic saha maclarini da disarida oynayacagiz, almanya olur muhtemelen. zalgiris gelse daha iyi olur bence. francisco'yu tutarsak digerleri yaratici degil. bence monaco macini kaybedecek hapoel.
0
🌸banach
(12.04.26)
(2)

Sultans of swing şarkısı için jazz a blues a

luluki
Yakın bi tarz diyebilir miyiz?
Yakın bi tarz diyebilir miyiz?
0
luluki
(10.04.26)
çok zorluyorum şarkı adındaki swingten başka jazzy bir durum veya bluesluk bir şey yok.
soruyu anladığım kadarı ile cevap veriyorum.

akor ilerlemesi, ritim, form falan derken yok hayır diyemeyiz.
+3
AlsterWasser
(10.04.26)
fusion esintileri var ama diğer ogeleri göz önünde bulundurdugumuzda(sozler, albumun diğer sarkilari, grubun genresi vs.. saf rock sarkisi yapıyor
+1
buenosdias
(10.04.26)
(2)

Plakasini ucretsiz degisen oldu mu

lapaz
? Yasa gectikten sonra tsof e giden var mi
? Yasa gectikten sonra tsof e giden var mi
0
lapaz
(10.04.26)
tsofun verdiği plakalar geçerli olacak. sahte plaka değilse değiştirmeye gerek yok
+1
jelly bear
(10.04.26)
Zaten orijinal olan plakayı bir sebeple yenilemek isterseniz ücretli olur. Sizin orijinaller de elinizde, bir yerlerde olmalı.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)

Kulak işitme cihazı tavsiyesi

HellKeePer
Babama kulak işitme cihazı almak istiyoruz. Düzgün markalar nelerdir? fiyatları ortalama ne kadar?teşekkürler
Babama kulak işitme cihazı almak istiyoruz. Düzgün markalar nelerdir? fiyatları ortalama ne kadar?

teşekkürler
0
HellKeePer
(10.04.26)
(8)

Sevgilim olabileceğini düşünmüyorum artık (yaş 28)

skr1292
Kiminle konuşsam ya da kim benimle ilgilense ya evli oluyor ya sevgilisi var ya nişanlı. ciddiyim.bi kızla flört ediyorduk mesela 2 haftadır. salı günü falan nişanlı olduğunu öğrendim. sevgilisi olmayan kişiler de ya bana bakmıyor ya da ne bileyim benden çok fazla bir şey bekliyorlar galiba. çünkü b
Kiminle konuşsam ya da kim benimle ilgilense ya evli oluyor ya sevgilisi var ya nişanlı. ciddiyim.

bi kızla flört ediyorduk mesela 2 haftadır. salı günü falan nişanlı olduğunu öğrendim. sevgilisi olmayan kişiler de ya bana bakmıyor ya da ne bileyim benden çok fazla bir şey bekliyorlar galiba. çünkü ben ilgilenince okey ilgililer ama ben ilgi göstermezsem umurlarında değil. ilgi istiyorlar yani sadece.

gerçekten çok sıkıldım bu durumlardan öyle böyle değil. yaş oldu 28. bundan sonra kimseye yürümeyi düşünmüyorum. spontane gelişecekse olur bir şeyler.
0
skr1292
(10.04.26)
Tamam düşünme.
Biz ne yapabiliriz.
0
a perfect lie
(10.04.26)
haklısın da bu işler tamamen kaç kişi ile tanıştığın ve psikolojik olarak kimi çektiğin-çekildiğinle çok alakalı. ümidini kaybetme ama aktif olarak da beklenti içinde olma.

biliyorum çok saçma bir kombinasyon ama bunu yaşamadan olmuyor. yapabileceğin en iyi şey kendine odaklanmak ve hayattan aldığın keyfi arttırmak. spor, yeni hobiler ve iyi beslenme gibi. bir de sevgililik değil iyi arkadaşlık - keyifli vakit geçirmek peşinde ol.
+1
orpheus
(10.04.26)
bumble diye bir uygulama varmış ilk mesajı kadın atıyormuş. bir bak hoşuna gider belki.
-5
yurtsuz john
(10.04.26)
boy kac
0
ala09
(10.04.26)
ay daha gençsin ne bu salmışlık.
30da aşık oldum, 32de evlendim. 5 sene oldu heyecan sürüyor.
Daha 30 bile değilsin, olgunluk için de yolun var
0
gadlemler
(10.04.26)
saglik olsun, gez toz ye ic kedi besle insanlara yardim et vs.
+1
baldur2
(10.04.26)
haber verdigin icin tsk.
-1
cooperr
(11.04.26)
Boy kaç aslında çok önemli bir sorudur
0
Hallegadola
(11.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(5)

arjantin - patagonya

eileengray
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum. -önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 h
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum.

-önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 haftalık bir seyahat olacak
-rota şöyle nasıl? el calafete - el chalten - ushuaia - buenos aires
-rota halihazırda çok fazla uçak yolculuğu içerdiğinden iguazu'yu eleyelim dedim. iguazu'yu görmesek çok bir şey kaçırır mıyız?

şili tarafını hiç karıştırmadım. o bir dahaki sefere artık. mayıs'ta antarktika seferleri yapılmıyor diye okudum. her aktivite olmayacak gibi.

genel olarak da şu 3 rota arasında kaldım:
- arjantin
- hong kong
- mexico city

bu konuda da fikir iyi olabilir.
0
eileengray
(10.04.26)
Senin eski duyurunda yazarım demiştim ama bu ara yoğunluktan hep ihmallerdeyim.

Patagonia için nisan mükemmel ,mayısta öyle ama tarihlerine iyi bakmalısın çünkü hava durumuna göre turları kapatabiliyorlar.mayıs 15 sonrası riskli tarihler.tek ülkeye düşürmüş olmanda çok mantıklı tadını çıkararak gezersin.ne görmek istiyorsan bolca vaktin olur.

Eskiden olsa Hongkong diyebilirdim sana,6 yılım geçti orada.ama şu anda sadece gitmiş olmak için gidilebilecek bir yer.iki hafta canın sıkılır.mayıs birde yağmur ve nem sezonu.kowloondan bir ada fotoğrafı,iki tapınak,peak ve gece pazarı.başka ne yapacaksın.güzel zamanları geride kaldı,çinli abiler pearl river area yı parlatmak için hongkong un fişini çektiler.
+1
duptıs
(10.04.26)
@duptıs,
öncelikle çok teşekkür ederim. kısa kısa şu 2 soruya da cevap verirseniz çok sevinirim. tam olarak mayıs 16'da gitmeyi planlıyorduk. dediğiniz gibi turların çoğunluğu kapanıyormuş, off season'a geçiyorlar. çok zorlanacaksak ve yollar kapanacaksa başka bir zaman mı gidelim? penguenler de çoktan göç ettiler diye okudum biraz önce. deneyimine göre bu üstte yazdığım bölgeleri mayıs sonu kendimiz halledebilir miyiz yoksa aksaklık çıkma ihtimali yüksek mi? bir de iguazu'yu eksek çok şey kaçırır mıyız?

hong kong'a yıllar önce gittim aslında. bilet uygun bulmuşken tekrardan düşünüyordum. peki mayıs'ta hong kong'da nem ve sıcaktan bayılır mıyız?
0
🌸eileengray
(10.04.26)
Penguen bitmiştir.sonbahar başladı.mayıs 15 bayağı geç zaman.bu sene pas bence sıfır dereceleri görecek.

Hongkong yağmurundan bir şey olmaz ,bastırır 15 dakika sonra nem .25 dereceler olur,güzel yağmurluk,çantaya yedek tshirt ya da her köşede giordano var hemen yeni bir tshirt yola devam.adada ya da kowloonda manzaralı bir hotel,az fazla malolur ama yakışır.ilk 7 eleven dan bir tane octupus card yaptır,yüklemeni de yap orada,hem alışveriş yaparsın hem metroyu halledersin.gündüz mongkok kuş,çiçek pazarı jade market akşam temple street te pazar,sonraki gün stanley beach,öğlen causeway bay,akşam wan chai,sonra sabahtan tapınak sonra yeni avm bölgesi,bolca sokak yemeği,nem burun tıkarsa acılı tom yum büyük kase.eskiden olsa tsim tsa tsui de gezinin chungking mansion da kulaklığa california dreamin atıp chungking express selamlaması yapılır derdim ama o çevre çok bozdu gündüz bir tur atılır,yorulunca hemen orda kowloon parkta soluklanılır.yine o çevre alışveriş falan iyidir.orjinal mağazalar vardır.özellikle ordaki hard off preloved ürünler konusunda iyidir.gibi gibi:)
+1
duptıs
(11.04.26)
@duptıs, bu uzun paragraf üstüne hong kong'a gitmek şart oldu yalnız :) çok teşekkür ederim. 9 yıl önce m+ aracılığıyla hong kong'daki filipinli dadılarla alakalı bir araştırma için oraya gitmiştik. pentecostal kilise grupları dahil garip yerlere girip çıktık gerçekten ama çok keyifliydi ve tadı damağımda kaldı. ilk otelimizi yanlışlıkla chungking'in içinde ayarlamışım; tuvaleti bozuktu ve komşusu randevu eviydi. zor kaçtık. bu yüzden bu sefer oteli kowloon'da değil ama wan chai ya da sheu wan'da bakacağım sanırım :)
yazdığınıza bakılırsa hava da tolere edilebilir gibi. her şeyi yiyebilen bir birey olarak tim ho wan haricinde restoran ne önerirsiniz? dim sum önerisi süper olur mesela.
0
🌸eileengray
(11.04.26)
Öncelikle wan chai de hotel olmaz.uyku uyuyamazsın,başka her yer olur.ben west kowloon u da severim çok güzel manzarası vardır.harika restoranlar vardır.sabahları sahildeki parkta tai chi yapanlara katılabilirsin.

Dim sum heryerde güzel,lokal gördüğün her yerde dene,kötüsü yok,al sepetini tadını çıkar,yengeççilerde güzel,sokakta bak hangi tezgahın dükkanın önü kalabalıksa hemen yanaş.yinede ben bi arkadaşlarıma sorarım yeni favori yerleri var mı diye.

Filipinli bakıcı detayı komik geldi.onlar hafta sonu izne çıktıklarında kowloon parka gelirlerdi,köşedeki kfc den bir kutu kapıp caminin önündeki merdivenlere anfi gibi diziliyorlardı.bizim depoda çalışan çocuklarda sabah erkenden en güzel kıyafetleri giyip oralarda piyasa yapıyorlardı:)

Sen programı yaparken haberleşiriz.
+1
duptıs
(19 saat)
(2)

De Gruyter'e Erişim

lesmiserables
Kendi üniversitemden okulun wi-fi ağına bağlı olmadığım için indiremiyorum. Erişimi olan varsa ve aşağıdaki makaleyi gönderebilirse çok sevinirim:https://www.degruyterbrill.com/document/doi/10.1524/aofo.2008.0009/html?srsltid=AfmBOoqQErW5dh3wK7GJkApGTJ4oFD5pOm_NBYZLbgTwoj84-ETYYy2O
Kendi üniversitemden okulun wi-fi ağına bağlı olmadığım için indiremiyorum. Erişimi olan varsa ve aşağıdaki makaleyi gönderebilirse çok sevinirim:

www.degruyterbrill.com
0
lesmiserables
(10.04.26)
Dikkatinizden kaçtıysa hatırlatmak için yazayım dedim, çoğu okulun kütüphanesinin websitesinde kampüs dışı erişimle alakalı ayarlar vsler içeren bir yönerge olur. O şekilde okulun ağına bağlanıp indirebilirsiniz.
0
akhenaten
(10.04.26)
sagesen
(12.04.26)
(8)

Bankanın yatırım için araması

arbre
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
-7
arbre
(10.04.26)
para boşta duruyorsa tabiki mantıklı. farklı riskleri olan birçok fon var. misal phe son 1 ayda %15 getirmiş, stopajsız. tly var son 1 ayda %19 getirmiş %17.5 stopaj var. görece risksiz dfı var 1 ayda %12 getirmiş %17.5 stopajı var. ben hiç risk istemem dersen tp2 var 1 ayda %4 getirmiş. bir sürü alternatif var, bunlar tabiki yatırım tavsiyesi değil, örnek.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
yarım milyon tlyi vadesizde tutuyorsan dünyanın en mantıksız işini yapıyorsun. fon olur vadeli olur bi yere koy
+2
jelly bear
(10.04.26)
normal. oluyo öyle. beni de arıyolardı aramayın ilgilenmiyorum diyordum salıyorlardı.

bu arada paranız dümdüz tl olarak kalıyorsa kalmasın. en kötü para piyasası fonu ya da düz vadeli hesapta falan dursa bile daha iyi.
0
aguen
(10.04.26)
Günlük faiz hesabında duruyor, faiz %43, fonlar da iyiymiş ama stopaj kötüymüş
-4
🌸arbre
(10.04.26)
günlük faizde de var stopaj, %43 almıyorsunuz.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
gunluk 43 veren neresi
0
dogredsector
(10.04.26)
Akbank
-4
🌸arbre
(11.04.26)
garanti de beni arar zaman zaman mevduatınızı bize getirin size özel faiz verelim diye. "bütün birikimim zaten sizde başka param yok" diyorum her seferinde ama bu kadar yıldır çalışmama karşın görece az param olmasına inanmıyorlar galiba.
0
late viper
(11.04.26)
(3)

En uygun depolama hizmeti nerede?

deepest
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?teşekkürler.
yaklaşık 100gb olsa yeter, en makul ve güvenilir yer neresidir?
teşekkürler.
0
deepest
(10.04.26)
çok daha uygunları var ama en f/p google bence. ai falan da içinde geliyor. yoksa oracle cloud'da ücretsiz sunucu açıp bi drive uygulaması kurup 200gb ücretsiz kullanırsınız da uğraşmanıza değmez.
0
aguen
(10.04.26)
hazır depolama hizmeti alırken yan hizmetlerden de faydalanmak çok mantıklı oluyor. bu yüzden de:

aylık 57 liraya 1tb onedrive ve full office programları veren microsoft 365 aboneliği. ama yanınıza 5 kişi daha bulmanız lazım.
0
co2s2
(10.04.26)
200 GB i aylik 0.25$ a amazon glacier de sakliyorum. daha ucuzu yok ama kullanmasi biraz ugrastirici.
0
sttc
(10.04.26)
(6)

Kahve gazıyla nasıl başediyorsunuz

covered
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müd
Ağırlıklı olarak moka içerim. Kahve dünyası dışında nerede içersem içeyim afedersiniz gaz bombasına dönüşüyorum. Badem sütü, laktozsuz vs de denedim ama olmuyor. Zaten utanıyorum laktozsuz istemeye, bu kahveci gençler gırgırcı oluyor, içinden “osuruyorsan içme dalyarak” falan der şimdi diye süte müdahale etmiyorum, zaten o sütler de bir yaraya merhem olmuyor. ne verirlerse onu içiyorum. Bu gaz sorunu ile boğuşanlar ne yapıyor merak ediyorum.
-1
covered
(10.04.26)
1. Laktozsuz süt isteyin normal hiçbir zihniyetten şu cümle çıkmaz “osuruyorsan içme dalyarak”, merak etmeyin.
2. Sade kahveye geçiş, en temizi bu bence.
+2
mutekebbir
(10.04.26)
Bende de inanılmaz gaz yapıyordu. Filtre kahve içiyordum, Americano ya geçince gaz sıkıntım geçti,. pişirme tekniğiyle alakalı sanırım. Detayını bilemiyorum.
+1
sekizdokuzon
(10.04.26)
Bir süredir sabahları 4 shot espresso içiyorum. Kahveyle işim 10 sn içinde bitmiş oluyor. Zınk diye uyanıyorum. Tertemiz.
0
gabe h coud
(10.04.26)
Ben de rahatsız olurdum, asıl sütten olduğunu anladım.
Sade kahve baya daha rahat bir şey.
+1
burfak
(10.04.26)
kahve gaz mı yapıyormuş? sütle alakalı olmasın o. bende kahve hiç gaz yapmaz. süt tüketmem. süt giren kahveyide içmem.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Laktozsuz sütle içince olmuyor o
0
Hallegadola
(11.04.26)
(8)

Koşu Ayakkabısı

Take it away honey
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim. Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil. Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürl
Dostlar merhaba, outdoor koşu yürüyüş için ayakkabı almak istiyorum. Ancak kafam inanılmaz karıştı. On shoes, Hoka, Asics vs gibi bir sürü marka var. Deneyip önerdiğiniz ayakkabıları duymak isterim.

Beklentim hafiflik ve rahatlık. Gerisi çok önemli değil.

Bütçe 150-200€ arası. Şimdiden çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(10.04.26)
asics gel kayano. mükemmel rahat ve tam koşu ayakkabısı.
+1
biergarten
(10.04.26)
hafif çirkin ama koşu için hoka. çok hafif ve rahat. diğer seçimim de asics olurdu. ikisini de denemeniz lazım.
0
eileengray
(10.04.26)
Arazi yapacak mısınız hocam yoksa yol koşusu mu? Dinamikleri farklı çünkü. Ben olsam yoşl koşuus ile başlarım onun içinse çok uçuğ kaçmaya gerek yok, Nike' ın yeni Pegasus 42 serisi var,o olmuyorsa da bütçenin yettiği bir pegasus seriis gayet iş görür.

Daha iyi bi' şey olsun derseniz Zoomfly 6 kesinlikle tavsiye ederim, konforludur. Ben Nike ile koştuğumdan diğer markalar ile ilgili net bilgim yok ama Asics serilerinin methini de çok duyuyorum.
0
kumandanim
(10.04.26)
runrepeat.com sitesini inceleyin, tüm ayakkabıları teste sokup iyi kötü yönlerini puanlıyorlar.
0
my fault
(10.04.26)
@kumandanim, arazi yok hocam sadece yol için düşünüyorum. Bütçe olarak şöyle yurt dışında olduğum için almışken iyisi olsun diye adam gibi bişey alayım dedim. Dediğin modellere de bakacağım. Teşekkürler!
0
🌸Take it away honey
(10.04.26)
Ayağına göre almanı tavsiye ederim. Nike Alphafly aldım ben 300-400 Euro fiyatı. Çok öneriliyor ama benim ayaklar taraklı, bunlar uzun ince kalıplı. İnanılmaz kötü bir tecrübe oldu. İnternetten karar versen bile deneyip al.
0
gabe h coud
(10.04.26)
asic ve mizuno öneriliyor ama kalıpları dar. ben nike'ın daha verimli ve rahat olduğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
Bu biraz ayağa bağlı.
Benim ayağıma kesinlikle dar kalıp uymuyor. Son yıllarda düz geniş ayakkabı modelleri (misal altra) giymeye başladım ve farkı anladım.
Benim tavsiyem ayağınızın tipine göre internetten araştırma yapmaniz.
Misal şu site iyi;
runrepeat.com
0
logisticsmanager
(11.04.26)
(4)

Araç takip sistemi (Şirket 6-7 araç)

tsubasa
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
Gemini ve Google aramalarındaki firmalara mail attım ama güncel hizmet kalitelerini bilmiyorum. Çok kapsamlı olmasına gerek yok yakıt kontrolü vs. Aracın yaptığı km, anlık gps, ceza durumları vs yeterli. Var mıdır öneriniz?
0
tsubasa
(10.04.26)
Şirket Arvento kullanıyor arayüzü çok gelişmiş ama gereksiz çok her şeyin sensörü ve raporlamasi var
0
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
Bizim şirket araçlarında da arvento var. Şoför belli olsun diye herkeste "akbil" var, onu kullanmadan araç çalışmıyor. araç içi kameraları var, uzaktan takip yapılabiliyor, sigara içeriğinde emniyet kemeri takmadığında uyarı gidiyor. tümsekten sert geçince bile uyarı alabiyorsunuz. Aşırı hızda görevliye uyarı gidiyor. Km aktif kontrol ediliyor ama yakıttan emin değilim
0
kimlanbu
(11.04.26)
Triomobil
0
gobekliraki
(11.04.26)
turkcell kullanıyorsanız araç takip sistemi ile görüşebilirsiniz. Böyle bir hizmetleri var.
0
galahad reloaded
(11.04.26)
(1)

kadında erkek tipi saç dökülmesi minoxil vs. the ordinary neyin?

neymiş
Merhaba tepe bölgemde açılmalar olmuştu. Kan değerlerime baktırdım. ferettin düşük çıktı takviye alıyorum neyse demir memir. Minoxil kullanmak istemiyorum bıraktığında yeniden döküleceğinden ötürü. Yeni saç oluşumu için önereceğiniz bir şeyler var mıdır? Saç bakım serumu şampuan vs.
Merhaba tepe bölgemde açılmalar olmuştu. Kan değerlerime baktırdım. ferettin düşük çıktı takviye alıyorum neyse demir memir. Minoxil kullanmak istemiyorum bıraktığında yeniden döküleceğinden ötürü. Yeni saç oluşumu için önereceğiniz bir şeyler var mıdır? Saç bakım serumu şampuan vs.
0
neymiş
(10.04.26)
Tiroit değerlerine de baktır.
0
Caletti
(10.04.26)
(2)

Bin lira altı üzmeyecek Bluetooth kulaklık?

parka
Var mıdır?
Var mıdır?
0
parka
(10.04.26)
Trendyol'dan al 2 yıldır kullanıyorum. O kadar düştü etti hiçbir şey olmadı.
www.trendyol.com
0
augustine azuka okocha
(10.04.26)
bende bundan memnunum

www.mi.com
0
renegade
(11.04.26)
(2)

Whatapp Yedekleme, Android'den İOS'a

liberal
Samsung telefondaki wp yedekleri ile birlikte İos'a yeni telefonanasıl aktarabilirim.Önemli mi bilmiyorum Samsung'da [email protected] kullanırken iphone'da [email protected] kullanacagım.
Samsung telefondaki wp yedekleri ile birlikte İos'a yeni telefonanasıl aktarabilirim.

Önemli mi bilmiyorum Samsung'da [email protected] kullanırken iphone'da [email protected] kullanacagım.
0
liberal
(10.04.26)
orient blue
(10.04.26)
çok acılı bir süreç. her 15-20 sn de bir ekrana dokunmanız gerekecek yoksa veri aktarımı duruyor allah sabır versin
+1
jülsezar
(10.04.26)
(37)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
0
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+12
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-16
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+8
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+4
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
0
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+1
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+2
dfn4
(10.04.26)
Kadın sizin çocuğunuzun kakasını, bezini neden değiştirmek zorunda olsun? Karı koca “e değiştir” demekle neyi amaçladınız? (müsaitsen değiştirebilir misin değil, e değiştir şeklinde emir kipi) Az yiyip uşak tutun kendinize mesela? Karı koca bir olup kadının üzerine oynamışsınız. Ben avrupada durup dururken torununun bokunu temizleyen büyükanne, büyükbaba görmedim hiç.
Kadına güvenip mi çocuk yaptınız? Yok kurtlu çocuk, yok taşınma telaşı, yok ev işleri. Bunlar sizinle alakalı şeyler ve kimsenin umurunda olmak zorunda değil. Böyle böyle birey olmayı öğreneceksiniz.
Burada yazan sensin, kadın burada yok diye herkes seni pohpohlayacak ama benim pek adetim değildir sorry.
-1
dawsonscreek
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+3
subcomponent
(10.04.26)
Bildiğim böyle sevgisiz, torun ayıran birkaç anneanne, babaanne var. Hiçbirinin torununda da travma oluşmadı. Önemli olan ailede anne ve babasının sevgisi.

Onu öyle kabul edin. Geldiğinde herhangi bir misafirden beklentiniz neyse onu bekleyin. Eşinizin de içini rahatlatın. Sizden çok daha fazla gerildiğine eminim. Erkek milleti daha içinde yaşıyor :)

Minnoşa sağlıklı, huzurlu bir ömür dilerim :)
+2
cosmicstring
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+1
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
0
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
+2
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
0
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+2
babilfish
(13.04.26)
(1)

Deri ayakkabıyı nasıl giyilebilir yapabiliriz?

runaway
İlk giyişte ayağı yara etmemesi için ne yapılabilir?
İlk giyişte ayağı yara etmemesi için ne yapılabilir?
0
runaway
(10.04.26)
Çorapla giyeceksen yara yapması pek muhtemel değil. Çorapsız giyeceksen de bebek pudrası iş görür.
0
yankee jumping
(10.04.26)
(2)

green card sorusu

art cat chocolate
kardeşim green card'ı kazanmıştı. vize, mülakat, sağlık vs. randevusuna da gitti şubat ayında, tüm belgelerini teslim etti. tayland'da. ancak oradakiler "beklemedeyiz, ne olacak bilmiyoruz" demişler. sizce trump açar mı bu işleri geri? gidebilme ihtimali var mı?
kardeşim green card'ı kazanmıştı. vize, mülakat, sağlık vs. randevusuna da gitti şubat ayında, tüm belgelerini teslim etti. tayland'da. ancak oradakiler "beklemedeyiz, ne olacak bilmiyoruz" demişler.

sizce trump açar mı bu işleri geri? gidebilme ihtimali var mı?
0
art cat chocolate
(10.04.26)
bence trump bile yarin ne yapacagini bilmiyordur.
greencard lotosu kaldrildi ama son lotoda greencard cikan kisiler islemleri devam ettirebiliyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
İnsanlar 11 nisandan sonrası için (evet yarın) umutlu. 2027 Çekilişi açılacak, pause kaldırılacak vb görüşler var.
Ancak ben Trump'ın pek umrunda hatta aklında olduğunu düşünmüyorum, özellikle pause kararı için.

Aynı süreçten geçmiş biri olarak vereceğim ama kardeşinizin uymayacağını da bildiğim en büyük tavsiye, green card çıktığını unutması, hayatını normal devam ettirmesi, olursa ne ala, olmazsa yoluma devam mottosuyla devam etmesi olur.
0
artci sarsinti
(10.04.26)
(19)

arkadaşıma ayıp olur mu?

ercu cozer
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir ara
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.
yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir araba alırken yanıma çağırmak da vicdanen rahatsız hissettirir bana üzüldüğünü biliyorum.
çünkü bende işsiz kaldım çok zor bir durum ve psikoloji böyle şeyler bile içten içe üzerdi beni.
sizce gitmişken haber verip görüşmeli miyim yoksa, ayıp olur diye haber vermemeli miyim?
+2
ercu cozer
(10.04.26)
bence araç için çağırma. ben işsiz ve parasız dönemimde arkadaşımın beni lüks mekana çağırmasına aşırı ayar olup üzülmüştüm. uzun süre işsizlik insanı çok depresif yapıyor. yetersiz ve değersiz hissediyor. parasızlık insanı öfkelendiriyor.

gitmişken bir buluş kahve ısmarla ama tabii. hal hatır sorarsın.
+2
art cat chocolate
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı.
belki de aramazsan daha çok ayıp olur.
ben olsam arardım.
0
duyuruuser
(10.04.26)
'' abi merhaba eskişehire gelicem yarın ufak bir iş için müsait olursan kahve filan içelim. '' derdim
- hayırdır ne işin filan derse '' araç alacağım uygunsan gel sen de istersen'' derdim
+3
rajkoothrapali
(10.04.26)
kesinlikle görüşün. asla yanlış olmaz. insanların böyle zamanlarda dert ortağına konuşacağı birine ihtiyacı olur.
+1
ground
(10.04.26)
gerçek arkadaş ise görüşmen daha iyi olur. dedikleri gibi derdini anlatıp biraz rahatlamış olur o da, havası değişir.
+1
gercekdunya
(10.04.26)
bence cagır seni seviyorsa gormek iyi gelecektir.
0
koela
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı, ben olsam üzülmezdim. sonuçta aynı işyerindeyken o işten çıkarıldı sen devam ettin durumu yok ya da işveren sizdiniz onu işten çıkardınız, öyle bir şey de yok. "herkesin hayatına kimse karışamaz"

ben görüşürdüm - görüşülen kişi de olurdum, takılmazdım. ayrıca yemek-tatlı falan ısmarlardım. o da bunalmıştır sürekli evdeyse atraksiyona girmek iyi gelir.
0
Improbable
(10.04.26)
seviyorum hep telde de görüşürüz ama ben işsizken çok zengin bir arkadaşım aracıyla gelmişti onun adına çok sevinmiş ama o gün kendi durumuma çok üzülmüştüm.
arkadaşım şu an kendi durumuna üzülüyor çok iyi şeyleri hak ediyor ama son zamanlarda işleri kötü gitti , burukluk hissetsin istemiyorum.
+1
🌸ercu cozer
(10.04.26)
rajkoothrapali'nin yaptigi gibi yap bence de. her turlu haber ver ama isini sorarsa soyle. arkadasini gormek hem sana hem ona iyi gelecektir, araba isin yancisi
0
fakyoras
(10.04.26)
İlla yanınızda biri olması gerekiyorsa, bu tür işlerde dalgınlığınız, tecrübesizliğiniz falan oluyorsa arayın gelsin. Ama ben böyle işleri hep kendim halletmeyi daha uygun görürüm. Son dakika çağıracağınız arkadaşınız belki aklınızı çelebilir, huzursuz olursunuz, niye çağırdım dersiniz. Siz zaten karar verdiyseniz başkasına gerek yok. Alışverişi bitirin sonra arayın böyle bir anda gelmem gerekti, gel yemeğe gidelim dersiniz.

Bir de kahve ne abi, lüks araç alıp adamı simit sarayına mı götüreceksin?
0
malheiros
(10.04.26)
aldığın arabayla güzelce gezer, yer-içer takılırsanız hesaplar senden arkadaşın da kafası dağılmış olur. He öyle lüks araba hadi gel bi Starbucks yapalım dersen ayıp olur.
+1
tsubasa
(10.04.26)
Görüş
-2
arbre
(10.04.26)
Çağır hocam, sonrasında da imkanın varsa " Allah raız olsun iyi ki geldin kanka, gel arabayı ıslatalım." deyip yemeğe götür.

samimi arkadaşsanız sorun olmaz, hem de böyle bi dönemde işe yaradığı için kendini iyi hisseder.

ama sana destek olduğunu özellikle belirt ki gerçekten işe yaradığını hissetsin.

" sen olmasan belki bi' şekilde hallederdim ama gelmen cidden çok iyi oldu fln mesela."
+3
kumandanim
(10.04.26)
Kumandan +1
Ona da moral olur. Isi olmadigi sürece issiz is buldugu anda problem cözülecek.
+1
Purple life
(10.04.26)
ara adamı sen ısmarla. aramazsan ayıp olur. gelsin işi yoksa senle olsun.
0
mikahakkinen
(10.04.26)
"selam, bi araba işi için oraya gelcem. gelmişken de seni görmek istiyorum hasret giderelim, ne zaman müsaitsin?" böyle dersen ayıp olmaz.
0
nolmus yani
(10.04.26)
yakın ve iyi arkadaşsanız sorun olmaz, çoğunluğun dediği gibi yapın ve arabadan sonra da yiyin için gezin takılın ve her şeyi siz ödeyin elbette. bu arada işsiz olduğu için demiyorum, arabalardan anlıyor olduğu ve size yardıma geleceği için diyorum; normalde olması gereken bu
+2
sweetoffice
(10.04.26)
Onun haset eden bir işsiz olmadığına eminsen birlikte git.
alışveriş dönüşü de sağlam tarafından bir yemek ısmarla .
0
diyecevaplandı
(10.04.26)
Yerin kulağı var, iki gün sonra öğrenir gelip gittiğini “ulan buralara kadar geliyor, araba alıp dönüyor, bi selam bile vermiyor, tabii işsiz kaldık ya, adam yerine koymuyor” diye düşünür. Biraz muhabbet, bir yemek çay kahve ısmarlama, bu durumda sana nasıl faydalı olabilirim gibi yaklaşım, araç işini halledip geri dönme faydalı olur. Ayrıca işsiz insanlar bu şekilde bir işe yaradıklarında, kendilerine bir iş için ihtiyaç duyulduğunda kendilerine güven tazeliyorlar. Gözlerine biraz ışık geliyor.
0
covered
(10.04.26)
(3)

En guncel anne-baba telefonu (android)?

icim urperiyor
AI Samsung a36 diyor. a37 de cikmak uzereymis. cok fazla yorum bulamadim. Bu telefonlar facebook/whatsapp icin idare eder mi bi 5 yil? kolay mod dedikleri sey kullanisli mi buyukler icin?
AI Samsung a36 diyor. a37 de cikmak uzereymis. cok fazla yorum bulamadim. Bu telefonlar facebook/whatsapp icin idare eder mi bi 5 yil? kolay mod dedikleri sey kullanisli mi buyukler icin?
0
icim urperiyor
(10.04.26)
Sadece sosyal medyada gezinen büyüklere: Samsung Galaxy A1X
Hem sosyal medyada gezinen, arada fotoğraf çekenlere: Samsung Galaxy A2X
Fotoğraf ve video çekmeyi sevenlere: Samsung Galaxy A3X

Sondaki X önemli değil, resmi satıcılardan hangisini uygun bulursanız alabilirsiniz. Bu şekilde bakarsanız daha kolay seçebilirsiniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
samsung a26 aldık yakın zamanda. şimdilik iyi.
0
sanat guresi
(10.04.26)
Ben geçen sene ikisine de A35 aldım, sorunsuz kullanıyorlar.
0
Amaranta ursula
(10.04.26)
(2)

Switch 2 aldim ama hicbir fikrim yok

pasaklıpepee
selam basliktaki gibi. daha once hic nintendo kullanmadim. hesabimi hangi bolgeden acmaliyim hangi bolge en ucuz? oyunlari fiziksel mi yoksa dijital mi alayim? baska tavisyeleriniz var mi? tesekkurler
selam basliktaki gibi.

daha once hic nintendo kullanmadim. hesabimi hangi bolgeden acmaliyim hangi bolge en ucuz? oyunlari fiziksel mi yoksa dijital mi alayim? baska tavisyeleriniz var mi?

tesekkurler
0
pasaklıpepee
(10.04.26)
1. Hesabınızı UK (United Kingdom) üzerinden açın.
2. Ditijal olarak satın alın, böylece hesabınızda kalsın.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
eshop-prices.com

Burada bütün oyunlar var.hangi oyun hangi ülkede ucuzsa ayarlardan değiştirip oradan download ediyorsunuz.hesabın olduğu ülkeden almak zorunda değilsiniz.
+2
duptıs
(10.04.26)
(12)

Dünyanın adaletsiz bir yer olduğunu kabul edip bunlara kafa yormadan hayatıma nasıl devam edebilirim?

lodlest23
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor)
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor) uzunca bir süre boyunca düşünüyorum. Aslında bunlar benim vaktimi çalıyor, zira bunları yapanlar gülüp geçip, hayatlarına devam ediyordur, ancak benim bunlar üzerinde düşünmeyip hayatıma devam etmem lazım zira hayat kısa.
0
lodlest23
(10.04.26)
şu entrym aklıma geldi: eksisozluk.com

kontrolümüzde olmayan şeylerde kontrolümüzün olmadığını kabullenmek, yapabildiğimiz kadarıyla değerlerimiz doğrultusunda davranmak, hayatı güzel kılan şeylere dikkati vermek, vücudumuza iyi gelen aktiviteler yapmak gibi şeyler bence.
0
mezzosprite
(10.04.26)
dünya hep böyleydi ve hep de böyle kalacak. hatta garip gelecek ama dünyanın en iyi zamanlarını yaşıyoruz aslında. sadece arkındalık düzeyimiz çok yüksek, tüm olumsuz haberleri aynı anda/üst üste ve sürekli bir şekilde alıyoruz. aptallık mutluluktur demiyorum yanlış anlamayın. çok genel olarak iyiye gidiyoruz diyebilirim. bununla ilgili çok ilginç araştırma, analiz ve makaleler var. sadece son birkaç yıldır dünya yeni bir değişime girdi. şu sıralar dünya kriz yaşıyor doğum sancıları çekiyor diyebiliriz. biraz olsun rahatlamanız ve bakış açınızı değiştirmeniz için güzel bri link vermek istiyorum.
youtu.be
0
ground
(10.04.26)
Tolstoy'un kuyu alegorisini hatırlattın bana.
Okudun mu İtiraflarım kitabını?
Fazla şeyetmemek lazım bence. Çok düşününce evsiz olarak bir tren garında bir bankta soğuktan ölebiliyor insan.
0
Mirket
(10.04.26)
budizm.
0
Purple life
(10.04.26)
psikiyatrik tedaviye (psikolog değil) ve ardından dövüş sporlarına başla. önce mental sonra fiziki özgüven kazanma bu işin sırrı.

nasihata, terapiye, reikiye, turuncu şallara sarınıp katmandu ayinlerine inanmıyorum ben. sağır birine duy duy demekle duyamaz.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Bunu bu denli yoğun hissetmeniz anlaşılır bir şey. Dünya adaletsizdir ve bu barizdir. İnsan ister istemez "nasıl böyle şeyler yapılabiliyor" diye arada takılıp kalabilir. Hele moraliniz bozukken bunların kafanıza daha çok üşüşmesi normaldir.

Ama şunu fark etmeniz de önemli, bu düşünceler sizin vicdanlı ve farkındalığı yüksek biri olduğunu gösterir, buraya kadar tamam. Ama bunların fazlası aynı zamanda sizi yorar ve zamanınızı çalar. Yani aslında haksızlık yapanlardan fazla onlara dair düşünceleriniz sizi yıpratır.

Peki ne yapmalı? Doğrudan müdahale edemeyeceğimiz her şey için "evet, dünya adil değil ve bu beni rahatsız ediyor" deyip orada bırakmalı. Çünkü neden yaptıklarını anlamaya çalıştıkça bu işin sonu gelmez. Bunun yerine sizin kontrolünüzde olan şeylere odaklanmalısınız. Nasıl biri olacaksınız? Kime nasıl davranacaksınız? Enerjinizi neye/nereye/kime vereceksiniz? Odağınızı bunlara kaydırmanız sizi daha az yoracaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
@yurtsuz john, her şeyin cevabı özgüven oluşturmak değildir. "Reiki, turuncu şal" vs. diye dalga geçmeniz bana göre karşınızdakini anlamaya çalışmadığınızı gösteriyor. Sizin cevabınız empati kurmak yerine direkt "ben çözümü buldum" tavrı taşıyor. Bu tip tavsiyeler karşınızdakini daha fazla yalnız hissettirir, bence yapmayın. Soru sahibinin düşünceleri sadece özgüvenle açıklanamaz. İnsan bazen zihninde takılı kalıyor, bu da daha farklı bir yaklaşım gerektirir. Karmaşık şeyleri basite indirerek kontrol hissi yaratmak yerine gerçekten anlamaya çalışmak (ki sonunda anlamamak da var) her zaman daha faydalıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
Vazgeçmek… genel olarak uzun vadede bir plan yapmamak. ben mesela gelecekle alakalı plan, program yapmayı bıraktım. inanç durumu nedir bilemiyorum ama sanırım ben bunu da salacağım..
0
yankee jumping
(10.04.26)
budur. youtu.be
0
klassno
(10.04.26)
dünya hiç bir zaman adaletli bir yer olmadı, adalet i insanoğlu tanımladı ve işletmeye çalışıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
bunun caresini kendim de yeri geldiginde adaletsiz olarak cozdum.
eskiden hep baskalarinin menfaatini dusunurdum is yaparken, sonra baktim hep ben dudukleniyorum. simdi bende cakip geciyorum, umrumda degil.
0
cooperr
(11.04.26)
spiritüalizm+tasavvuf.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(1)

Rezidanslarda sinema salonu

lasttrain
Selamlar herkeseRezidanslarda sinema salonu kullanımı nasıl oluyor? Randevu ile mi yoksa başka bir şekilde mi?
Selamlar herkese

Rezidanslarda sinema salonu kullanımı nasıl oluyor?
Randevu ile mi yoksa başka bir şekilde mi?
0
lasttrain
(09.04.26)
Bir tanesi ile ilgili bilgim var. Sistem üzerinden rezervasyon yapıyorsunuz ve bir miktar para ödüyorsunuz.
Çok ciddi bir miktar değildi.
0
burfak
(10.04.26)
(6)

telefonu samsung yetkili servise mi göndereyim sıradan yerel tamirciye mi vereyim?

mezzosprite
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garan
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garanti veriyormuş, yerel tamirci herhangi bir garanti vermiyor. bu modellerin genel sorunu bu dedi yerel tamirci, o yüzden garanti veremem dedi.
samsunga verdim ama henüz kargoya vermemiştir, sabah geri alıp yerel tamirciye de verebilirim. yarım günde halledecek. sizce ne yapayım?
not: yedek telefonum var, beklemek büyük bi sorun değil
📊 telefonumu kim tamir etsin?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

0
mezzosprite
(09.04.26)
Geçen hafta arkadaşımın babasının 5 senelik telefonu bozulmuş. Ben de servisi olan bir firmada çalıştığım için servise verdim. Anakartı gittiği için bir şey yapamıyoruz dediler. Git dedim sokaktaki bi telefoncuya ver yapsın. Servisin yapamadığını telefoncu yapmış.

Sokaktaki telefoncuları küçümsememek lazım. Bazıları işinin ehli oluyor.
+1
efreet sultan
(10.04.26)
küçümsemiyorum, işinin ehli olduğundan eminim. ama kullanacağı malzeme orijinal olmayacak falan, ikilemim bundan
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
garantisi yoksa işinin ehli, güvenilir bir yerel tamirciye götür. kullandıkları malzeme de gayet orijinal. daha doğrusu sana soruyor orijinal ekran mı takayım, yan sanayi mi takayım diye. orijinal istersen orijinal takıyor. "orijinal samsung parçaları servis dışına verilmiyor" diye bir şey yok.

kaç sefer ekran değiştirttim, yere düştü karşı tarafa ses gitmez, şarj almaz oldu (alt tarafta şarj soketinin, mikrofonun falan olduğu yere bir şey oldu galiba), yine verdim tamirciye, yarım günde değiştirip verdi, hala da bir sıkıntı yok.
0
kibritsuyu
(10.04.26)
modeli de yazsaydın keşke almazdık?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.04.26)
Serviste o telefon 3000'e çıkmaz. Samsung servisi dahil kolay kolay komponent tamiri yapmaz, direkt ilgili kart, modül değişir, fiyatı da bazen telefon fiyatına gelir.

İşini bilen, yorumları ve referansı iyi bir lokal tamirci iş görür.
0
kimlanbu
(10.04.26)
galaxy a52. 1300e yaptırdım yerelde, bankacılık edevlet falan da olmayınca baya zor olacaktı 10 gün beklemek, dediğiniz gibi ücreti de cabası. gayet iyi olmuş gibi duruyor. teşekkürler
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
(2)

IK'cı Türkçesi

arbre
Özellikle kadın IK'cıların Türkçesinin aşırı bozuk olduğuna denk geldim. Yabancı kelime kullanımından bahsetmiyorum. Türkçe kelimelerin telaffuzlarını yanlış yapıyorlar. Kelimede vurguyu yanlış yerde yapıyorlar. Anlatım bozuklukları da var. Bu konuşma tarzını biri mi öğretiyor, kendileri mi geliştir
Özellikle kadın IK'cıların Türkçesinin aşırı bozuk olduğuna denk geldim. Yabancı kelime kullanımından bahsetmiyorum. Türkçe kelimelerin telaffuzlarını yanlış yapıyorlar. Kelimede vurguyu yanlış yerde yapıyorlar. Anlatım bozuklukları da var. Bu konuşma tarzını biri mi öğretiyor, kendileri mi geliştiriyor?
-15
arbre
(09.04.26)
Ikcı değilim ama telaffuzum kötü. Kimse öğretmedi.
-1
Kahvedesu
(09.04.26)
bu nasıl cinsiyetçi bir genelleme böyle. Türkiye'de tahminen 150-200 bin İK çalışanı var. Yarısı kadın desek 100 bine yakın. Kaç tanesinin telaffuzuna şahit olmuş olabilirsin ki?
+4
faberkastelli
(10.04.26)

Tatlı Kedimize Yuva Arıyoruz (İstanbul - Acil)

gaipten gelen ses
Selam,Birkaç gün önce yurtdışından gelen bir kedi annesi arkadaşım, dışarıda pek bir sevdiği kediyi sahiplendi, veterinere götürdü. Her bakımını, aşılarını yaptırdı. (Gözündeki tedavisi devam ediyor 1 hafta daha) Pek sakin uyumlu bir kedi. Ancak buradaki ailesi evde kedi istemiyor. Tekrar sokağa da
Selam,

Birkaç gün önce yurtdışından gelen bir kedi annesi arkadaşım, dışarıda pek bir sevdiği kediyi sahiplendi, veterinere götürdü. Her bakımını, aşılarını yaptırdı. (Gözündeki tedavisi devam ediyor 1 hafta daha) Pek sakin uyumlu bir kedi. Ancak buradaki ailesi evde kedi istemiyor. Tekrar sokağa da bırakmaya gönlü el vermediği için bu tatlı kedimize bir yuva arıyoruz.

Kendisi 2 hafta sonra dönecek, eğer ilgilenen olursa bana mesaj atabilir. Fotoğraflarını aşağıya bırakıyorum.

hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
+3
gaipten gelen ses
(09.04.26)
(14)

Kilo verme konusu çıldırtıyor beni

yenibirgüzelnick
Uzun zamandır kilo vermeye çalışıyorum ama cinnet seviyesine geldim çünkü bu kilo verme olayı asla benim elimde olan bir şey değil. Bundan 2 ay önce durduk yere ve hayatımda hiç bir değişiklik yapmamışken 5 kilo verdim. Herşey aynıydı ama. Neyse tam sevinmiştim. Şimdi iki haftadır 4 kiloyu geri almı
Uzun zamandır kilo vermeye çalışıyorum ama cinnet seviyesine geldim çünkü bu kilo verme olayı asla benim elimde olan bir şey değil.

Bundan 2 ay önce durduk yere ve hayatımda hiç bir değişiklik yapmamışken 5 kilo verdim. Herşey aynıydı ama. Neyse tam sevinmiştim. Şimdi iki haftadır 4 kiloyu geri almışım. Neye göre verdim neye göre aldım anlamıyorum. Hiç bir şey değiştirmedim.

Kalori hesaplıyorum benim kilo ve boyuma (163/69) göre 1800 kalori altında almam lazımmış. Ben hep 1200-1400 arasında alırım. Neden vermiyorum?
-1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
protein az aliyor olabilirsin. ben protein tozu kullanmaya baslayinca kilo verdim.
-1
Purple life
(09.04.26)
@purple life, az almıyorumdur zannetmiyorum ama ilk kez senden duydum kilo vermek için protein tozunu.
Dengeli yapmaya çalışıyorum işte karbonhidrat yok denecek kadar az alıyorum.
0
🌸yenibirgüzelnick
(09.04.26)
daha sedanter yaşam tarzına geçmiş olabilirsin
sodyum (tuz) tüketimini artırdığın için vücut su tutmuş olabilir
glisemik indeksi yüksek gıdalar tüketerek yağlanmaya neden olmuş olabilirsin

aklıma bir çırpıda bunlar geldi
+1
yurtsuz john
(09.04.26)
Pek yapacak bir sey yok. O 1800 hesabi sadece bir yaklasim. Ustune hesabiniz olan 1200-1400 de yaklasim. Bir seyler dogru degil kilo vermediginize gore. Ya hesapladiginizdan cok kalori aliyorsunuz, ya da ihtiyaciniz olan hesapladiginizdan daha az. (Ya da bu ikisinin karisimi) Ama ne olursa olsun yapilacak sey daha az yemek ve agirlik calismak. Bu ozempic turevlerinin bile nihai faydasi dusuk kalori alimini/istah kontrolunu kolaylastirmasi.
0
ghilleinthemist
(09.04.26)
Çünkü vücut akıllı. Alman gereken kaloriden çok daha azını çok uzun süre alırsan vücut kendini optime ediyor ve harcadığı kaloriyi azaltıyor.
Belli bir dönem biraz maintenance kalorisi almayı deneyebilirsin.
Açıkçası çok uzun süre çok az kalorili diyetlerde bu olur.
Bir de kilo su vs olarak verilebilir, gene aynı şekilde alınabilir. O sebepten çok hızlı kilo vermemek en idealidir.
Tavsiyem bir iki hafta maintenance kalorisi alip tekrar az kalori almak. Açıkçası aldığınız kalori açık olarak çok fazla olabilir. Çünkü günlük 2500 kalori gereken bir kişi için 500 kalori yüzde 20 demek. 1800 gerekende 1200 yüzde 33 kısacası genel fark daha fazla.
Bu arada bir olay da yüzde 90 insanlar aldığı kaloriyi gerçekten takip etmiyor (kendimden de bilirim).
+3
logisticsmanager
(09.04.26)
Öğünlerini sayan, atıştırmalıklarını hesaba katmayan birini tanımıştım. Aldığı alkolü saymayan da vardı. Her şeyi saydığından emin misin?

Kalori sayıp makro besinleri dengelemiyorsundur. Olabilir mi?

O değerler ortalama değerdir. Herkesin metabolizma hızı farklı. O değerlerle işe başlayıp gittikçe değer azaltarak kendi değerlerini bulman gerek.

Birden ve çok fazla kısıp platoya girmiş olabilir misin?

Glisemik İndeksi yüksek besinleri alıyor olabilir misin?

Spor yapanlar genelde yaptıkları sporun çok kalori yaktığı yanılgısına düşerler. Sağlam sporcu değilseniz yaktığınız kalori genelde kuş kadardır.
0
Mirket
(09.04.26)
Hayatinizda kalori anlamında bir degisiklik yaptiginize dusunmuyorsaniz, hormon testi yaptirmanizi öneririm.
+2
acelaacedebela
(10.04.26)
@mirket, yediğim içtiğim her şeyi ölçüyorum. Kuruyemişi bile taneyle yiyip hassas tartıda tartıyorum kalori ölçüyorum.
0
🌸yenibirgüzelnick
(10.04.26)
Özelden anama küfreden şişko yiyip yiyip zıçamıyormuş üzücü
0
kullaniciadimvar
(10.04.26)
kan ve hormon değerlerinize baktırın. b12 ve demir eksikliğinde metabolizma hızı düşüyor ve kilo kaybetmek zorlaşıyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.04.26)
kan ve hormon tahlili en acilinden hem de + 1. öncelikle fizyolojik bir nedeni mi var kilo alma/verme durumunuzun buna bakmak lazım.

beslenme düzeni oluşturmak, bünyeye uygun kalori aralığında beslenmek vb. başka, kuruyemişi taneyle sayarak yemek başka. gizli yemek, tıkınırcasına yemek, yeme atakları, beden algısı bozukluğu vb. konuları da iyice araştırmanız ve gözlemlemeniz lazım kendinizde çünkü 163/69 değerleri için birkaç tane temel beslenme düzenlemeleri bile yetebilmeli. bu değerler sizde cinnet geçiriyorum dedirtecek yaratacak bir noktada olmamalı esasen. sezgisel beslenme konusunu da araştırabilirsiniz.

ayrıca kadın olduğunuzu varsayıyorum, 1200-1400 kalori aralığında devam ederseniz regl düzeni, hormonlar, saçlar, tırnaklar, kas ve kemik vesaire hepsi ile ilgili inanılmaz boyutlarda sorun yaşarsınız zaman içinde. sırf bu nedenle 30 yaşında erken menopoza giren kadınlar var.
+1
Phoebe
(10.04.26)
@phoebe, son paragrafta yazdığınız sorunları yaşıyorum evet. Bununla mı alakalıydı acaba ya. Hiç farketmedim.
Yarın bi kan ölçtüreceğim.
:((
0
🌸yenibirgüzelnick
(10.04.26)
bir ay bi diyetisyenle çalış. ondan sonra düzeni oturtursun.
0
elorelia
(10.04.26)
@yenibirgüzelnick, doktora bu beslenme şeklinden de bahsetmenizde fayda var. Bir arkadaşım bir sürü tahlillerle boğuştu, sonra tesadüfen doktora aralıklı oruç ve sıkı kalori kısıtlaması yaptığını söyleyince doktor kızdı. Bunları bıraktıktan birkaç ay sonra regl, aşırı saç dökülmesi vb her şey yoluna girdi.
0
Phoebe
(10.04.26)
(4)

Kulak zarımız sesle patlar mı?

michael_knight
Çok yüksek bir sesle kulak zarımızın bir anda patlaması mümkün mü?Yoksa böyle bir etki için duvarları yıkacak, zaten vücut bütünlüğümüzü riske atacak kadar büyük bir ses, patlama mı gerekiyor?
Çok yüksek bir sesle kulak zarımızın bir anda patlaması mümkün mü?
Yoksa böyle bir etki için duvarları yıkacak, zaten vücut bütünlüğümüzü riske atacak kadar büyük bir ses, patlama mı gerekiyor?
-1
michael_knight
(09.04.26)
kontrolsüz, yüksek bas dinlemek bile patlatır.
0
klassno
(09.04.26)
Zarı patlatan şey aslında ses seviyesinin yüksekliği değil tek başına. Asıl olay ani ve yüksek olması. Yani zarı patlatan şey hava moleküllerinin çok hızlı ve şiddetli hareketi, fiziken zara çarpıp yırtıyorlar gibi düşünün. Dolayısıyla son kullanıcıya yönelik ticari olarak satılan cihazlarla zar patlamaz ama uzun süreli yüksek sese maruz kalırsanız işitmeyle ilgili hücreler zarar görebilir, o ayrı konu. Vücut bütünlüğünü bozmadan da patlatır yani ama gerçekten “yüksek ve ani” olması gerekiyor. Örneğin 20 metre yakınınızda el bombası patlar, şok dalgası sizi fırlatır atar, vücut bütünlüğü korunur ama kulak zarı patlar gibi.
+2
orient blue
(09.04.26)
kulaklıksız, sniper atışına yakalanmıştım, sol kulağım daha az duyuyor
0
mantık
(09.04.26)
140 db ağrı eşiği
0
renegade
(11.04.26)
(11)

Arabaya birikimin ne kadarı ayrılmalı?

ya ben lan neyse
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
kendilerine ulaşım için araba satın alan kişiler birikimlerinin ne kadarını araba almaya ayırıyor? yarısı? yüzde 10'u?

bir de insanların tahmini olarak ne kadarı ev almadan araba almaya yanaşmıyor?
0
ya ben lan neyse
(09.04.26)
hedef
otomobil sahibi olmaktan ziyade birikim yapmak olmali.

ihtiyaç oldugunda
toplu tasima,taksi,kiralama imkanlari degerlendirilmeli,

otomobil sahibi olmanin bir maliyeti oldugu kadar bunu elinde tutmaninda maliyetide oluyor ve gerçekten lüks.

suan güzel bir araç 2 milyon ise,
bu paranin yillik deger kaybi hiç olmazsa 300 bin.
ve bu aracin yillik masrafi 50 ila 100 bin arasi.
0
designer
(09.04.26)
ne kadar az o kadar iyi tabi ama %20-30 sınırını aşmamalı. gözden kaçırılan konu aracı alınca iş btmiyor. kasko, sigorta, mtv, bakım, yakıt derken yıllık en az 150k masraf eklenecek. ilk anda göz çok gelmeyebilir ama bir aracın 5 yıllık kullanımında bu epey bir para ediyor.
0
orpheus
(09.04.26)
ne kadar paran var ona bağlı. tamamını da ayırabilirsin. 500 binin var diyelim. yarısını mı ayırcan? aksine insanlar genelde 500ü de koyup kalanı kredi çekerler.
ama 10 milyon varsa hepsini arabaya gömmek mantıklı değil tabii ki.

belli oranı olamaz bunun
0
jelly bear
(09.04.26)
bence lüks araba gereksiz. kmsi az vw golf ya da toyota bir araba is görür. sana sorun cikarmamasi önemli.

eger bu arada senin yillik kazancini asiyorsa ben olsam paramin yettigi kötü arabayi almak yerine hic araba almamayi tercih ederim. kmsi fazla sorunlu bir arabayi ucuza alsan da cikardigi masraflar sana zarar verir. eski arabalar da kmsi az olsa bile eski teknoloji oldugu icin daha yakiyor falan ne gerek var.

benim arabam yok bu arada dkfj ama mantikli oldugunu düsündügüm seyi söylüyorum.
bu dedigim büyük sehir icin gecerli. toplu tasimanin kötü oldugu bir yerde yasiyorsan mecbur arabayi alicaksin. en azindan iyisini al da cok ugrastirmasin.
-1
Purple life
(09.04.26)
çoğunluk birikim üstüne krediyle alıyor iyi bir araç almak isterse. araba alıp üstüne para arttıracak kadar birikim yapmış olanlar azınlık. araba yine birçok kişi için amaç. bir sürü insan işini gören araçları varken biraz para biriktirince imkanı olunca model yükseltiyor keyfi olarak.

benim de birikimim filan yoktu hatta eksideyim bankalara borç var ama 250k'lık araba aldım. bu durumda atıyorum borç 300k ise -83% oluyor eksi yüzde de garip yani matematiksel bi sonuç var da mantıklı bi veri elde etmiyoruz.
0
konetsu
(09.04.26)
Henüz ev almak için krediye girmemişse birikiminin sıfır olduğunu düşünmeli kişi. Arabası olmazsa ölecek hastalığına tutulmadıysa, iş için veya işe gitmek için mecburi değilse, olmadan da bir şekilde yaşıyorsa kimse araba almamalı.
İlle de alacağım diyen de kolayca satabileceği ve fazla değer kaybetmeyecek bir araba almaya dikkat etmeli, ekspertizi de Tarcanlar oto ekspertizde yaptırmalı.

Araba almayı düşünen kişiye (yani size ) ufak bir ricam/sorum var. Alacağınız araba size bir yılda tahminen kaç liraya mal olacak?
MTV, sigorta, kasko, periyodik bakım, lastik değişimi, benzin, otopark vs.


Not: tüm bu söylediklerim elbette çok yüksek geliri veya varlığı olan birisi için geçerli değil ama o kişinin aklında zaten böyle bir soru olmaz.
0
michael_knight
(09.04.26)
Fazla düşünme. Sana muhafazakar arabası olan sitroen saxo gider
0
runaway
(10.04.26)
ev almadan once iyi kotu bir araba hayati kolaylastirir. zaten turkiye'de bakim ve yedek parcalar ucuz.
0
antikadimag
(10.04.26)
önce araba alıp, tekrar birikim yapıp üzerine arabayı da satıp ev alınılıyor genelde.
0
duyuruuser
(10.04.26)
"ayağını yerden kessin, seni istediğin lokasyona götürsün yeter" mentalitesi ile müthiş bir keyfi ıskalıyor insanlar. onlardan olmak zorunda değilsen , olmamalısın. En azından keyifli, güçlü , yakışıklı bir otomobil çok fark yaratıyor. illa çok pahalı olmak zorunda değil. çok uygun fiyatlı alternatifler de oluyor.
-1
loch ness
(10.04.26)
Anadolu'da insanlarda önce araba alınır sonra onu peşinat yapıp ev alınır gibi bir kafa var. Enflasyon ortamında mantıklı bir kafa. Elindeki nispeten değerini koruyacak. Krediyle alındığı için kredi borcun enflasyona yenilecek. Onun için kredi ödemelerini düşünerek alıyor insanlar, birikimin %x'ini arabaya ayırayım demiyor da ödeyebileceğim maksimumu ödeyeyim, nasılsa ödemeler sabit kalacak.
0
gabe h coud
(10.04.26)
(7)

Terapi almaya çalışan aile üyesine nasıl yaklaşırsınız?

starbuck
Selamlar, Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan
Selamlar,

Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan çok psikolog var ama ailemi tanıyorum, bir şeylerle yüzleşmeleri gerektiğinde karşı tarafı suçlayıp onun ayıbının peşine düşen ya da ondan kaynaklı sözde ayıplar yaratan tavırları olması çok olası)

Neyse birkaç sene lityum kullandı, Koç Üniversitesine bağlı bir doktora görünüyor düzenli olarak. Kadın ikide bir ilaç değiştiriyor, dozları azaltıp artırıyor, bir dönem yemekten ziyade neredeyse ilaçla besleniyordu. Bu konuda keskin konuşamam sonuçta psikiyatrist değilim ama bana sağlıksız geliyordu açıkçası. Kuzenimin konuşma ve dinleme odaklı bir terapiye ihtiyaç duyduğunu hep belirttim ama dinlemediler uzun süre. Sonra bu psikiyatrist kadının önerdiği birine gitmeye başladı. Henüz ilk seansta onu çocukluğuyla yüzleştirmeye çalışmış ve kız ağlayarak terk etmiş kliniği. Bilip etmeden sallamak istemiyorum kimsenin metoduna ama bu da bana yanlış geldi.

Neyse gel zaman git zaman psikiyatristin ilaç denemeleri başarısız oldu, birkaç ay evvelki tahlillerde kendisinin yazdığı ilaçların kullanımı sonucunda böbreklerinin iflas ettiği açığa çıktı ve ilaç kesildi. Dolayısıyla depresif mod geri geldi. Ailem tepki gösterip anlamaya çalışınca kadının cevabı "sadece benim değil kurulun kararıydı o ilaç ve doz" olmuş ve konuyu kapatmış, kurula bağlı başka bir doktorla görüşmek istediklerinde de reddetmiş. Kız gitgide kötüleşiyor. İşin daha da kötü tarafı kendi travmalarını bastıran ve bunu seçmeyip yüzleşmek isteyen insanları da susturan ebeveynleri var. Kuzenim cidden zor durumda ama ben teyzemin terapiye ve hatta tedaviye olan ihtiyacının çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Sürekli tedirgin, kızı da tedirgin ediyor. Her anını izliyor, kontrol etmeye çalışıyor. Bazen dur yere ağlama krizine giriyor, kuzenim de kendini suçluyor "ben böyle olmasaydım bunlar olmazdı" gibi. Eniştem de çok bilmişin önde gideni. Hayatlarında insan psikolojisi üzerine biraz bile kafa yormayan, terapi görmeyen, empati yapmayan insanlar kısaca. Ve kızın hayatı birlikte yaşadıkları için daha da cehenneme dönüyor.

En son "Bu böyle olmaz, yardım alman lazım" dedim kuzenime. Fikre hem sıcak bakıyor bir psikolog bulmaya çalışıyor, hem de ertesi gün vazgeçiyor ya da bahaneler uyduruyor. Anasıyla babası da takmış "acele etmesin doktoru ne derse o, kaç senedir ona gidiyor başka kimse detayları bilemez" diye. Dostum zaten tıbbi döküm bunun için, reçeteler raporlar bunun için. İşinin ehli bir başka doktor ve psikolog biraz mesai harcayarak hastanın geçmişini kavrar ve ona göre hareket eder zaten, bu onun işi.

Kuzenim ise her şeyi kontrol edebileceğini sanarak bu sanrının peşinden gidiyor. Ömürlük bir eş seçmesi gerekliymiş ve ilk denemesinde dünyanın en iyisini tutturmalıymış gibi bakıyor psikolog seçmeye (ki bu bence bir kaçış yöntemi). Hangi yaklaşımla tedavi olacağını bile kendisi seçmeye çalışıyor. Birçok kez bunun onun işi olmadığını, deneme yanılma sonucu o dönem için ona iyi gelecek bir psikolog bulduğunda bunu onun saptayacağını, yardımcı olacağını ve olamayacaksa da bunu belirteceğini söylediğim halde sürekli başa dönüyoruz. "İçinden çıkamıyorum, kendim uğraşmak istemiyorum, babam şöyle diyor annem böyle diyor" vs sabaha kadar devam... ben de şiştim haliyle. 4 senelik terapi geçmişi olan, psikolojiye ilgisi olan ve bu işlerin az çok nasıl yürüdüğünü bilen ve kendimce fikir veren biriyim. Benimki de dahil olmak üzere kimsenin yönlendirmesine çok takılmadan kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda birini bulmasını, denemesini, olmazsa da devam etmesini öneriyorum ama sanki son 1 saattir konuşmuyormuşuz gibi başa dönüyor. Çok sevdiğim ve kardeş gibi gördüğüm insana öfkelenmek istemiyorum ama zorlanıyorum ben de. Biraz bile olsa cevap vermeyince teyzeme dert yanıyormuş benden. Teyzem de kızın gözünün önünde sanki o yokmuş gibi anlattı bana bunu, kız ondan da ayrıca utandı. Annesi ve babası böyle insanlar işte.

Neyse çok detay var ama en özet hali bu. Kuzenim çalışmıyor şu an, geçen yaz endüstri mühendisliğinden mezun oldu ama işe giremedi henüz. Maddi ve zamansal sıkıntısı yok.

Nasıl çıkılır bu işin içinden? Yardım etmek istiyorum ama yardım istemeyen ya da buna hazır olmayan birine yapılabilecek bir şey olmadığını da biliyorum. Yine de kardeş olunca konu, sonuna dek denemek istiyorum. Önerileriniz varsa alırım.
+1
starbuck
(09.04.26)
onu dinlemeli,
eleştirmemeli,
yaninda oldugunu ifade etmeli,
hobi edinmesine yardimci olmali,
yasamin güzelliklerinden bahsetmeli.
+1
designer
(09.04.26)
Terapiste gitmeye karar verirsen ve seçmekte zorlanırsan bana söyle, bir saat içinde senin için seçimi yaparım deyin mesela.
Her türlü yardıma da açık olduğunuzu her istediğinde size ulaşabileceğini söyleyin. Başka da sizin elinizden gelecek çok bir şey yok gibi.

Maddi sıkıntı yok demişsiniz ama teyze böyle işleri seven biri değil galiba. Ama isterseniz ona da terapiye gidip kızına örnek olmak isterse diye gitmesini hatırlatın. (Gidince de terapiste hiçbişiy anlatma teyze, sırf kıza örnek olmak için git, 45 dakika içeride durup çık deyin. O zaten dayanamaz neler neler anlatır :)
0
michael_knight
(10.04.26)
Benim gördüğüm kadarıyla kompleks hale gelmiş bir ortamda tavsiye üstüne kurulu yardım genelde yardımdan çok zarar oluyor.

Kendinizi bu kişi yerine koyun, büyük ihtimalle ihtiyacı olan en büyük şey kendi hayatını kurup kendi başına, kendine yeter biri olmak. Bunun içinde bir iş, bir ev ve kazanç da vardır. Elbette yine terapiye ihtiyacı olacaktır ancak terapiden maksimum faydayı alması için önce şu anki koşullarından arınması gerek gibi duruyor, ben böyle gördüm.

Siz fikirlerinizi söylemişsiniz, hatta belki fazla bile müdahil olmuşsunuz. Ancak mesele yardımcı olmaksa bence yönlendirici olmaktan çok, eğer imkanınız varsa ona güvenli alan yaratabilirsiniz. Uzaklaşmak ve kafa dağıtmak istediğinde kendisi size gelsin.

Şöyle düşünün etrafınızda yangın varken tutup yanık kremi sürüp bandaj yapmazsınız. bu sonraki iş. Önce o yangından kurtulmanız gerekir. Bu kişi yangının içinde hala.
+1
akhenaten
(10.04.26)
Anlattığınız çerçevede, birden fazla, hatta tonla sorun var aşılması gereken. İyi bir psikolog bulmanın koşulları belli; ilgili alanda sertifikaları sağlam olan, tecrübeli isimlere bakılıp, gerekli ücret verilecek. Şimdi siz bunu araştırıp sunsanız, kuzene ve aileye beğendirmeyi nasıl başaracaksınız, bilemedim. Hadi kuzen böyle işin ehli birinde terapiye başladı; anlattığınız ailenin tepkileri sürecin sağlıklı ilerlemesine destek olacak mı, bu da soru işareti. Çok üstüne düşülmesi kronik faydasızlığa dönüşmüş gibi duruyor. Bana kalırsa en iyi başlangıçlardan biri, ailenin konuya bakışlarını düzenlemek, durumla sağlıklı başetmelerini sağlamak için teyzenin -ya da daha iyisi çekirdek ailenin toplu olarak- terapiye gitmesi olacak gibi geldi. Hasta bir yana, hastanın bulunduğu aile ortamının sağlığını çözüp, sonra hastanın derdine odaklanmak daha faydalı olacağa benziyor.
0
lil siztah
(10.04.26)
Çok iddialı olmamak şartıyla bir iş bulup sosyalleşmesini desteklemek lazım önce. Anne baba etkisinden sıyrılmasi lazım.
0
sekizdokuzon
(10.04.26)
yeni bir psikiyatra gitmesi gerekiyor. Hastalık öyküsünün objektif şekilde anlatılması lazım. Psikiyatr muhtemelen ilaç ve terapiyi beraber önerecektir. Terapi konusunda zaten ne tür olacağına karar verilecektir.

Küçük bir not: senin de bir psikiyatra görünmende fayda var. Narsistik ve katı kişilik durumu söz konusu :)
0
yankee jumping
(10.04.26)
Hepinize cevaplarınız için teşekkür ediyorum.

@yankee jumping Düzenli olarak terapi aldım, zorlayıcı bir takım olaylar yaşadığımda da 1 sene kadar işini gerçekten iyi yapan bir psikiyatristten tedavi gördüm. Neyin neden olduğunu ve nasıl çözüleceğini öğrendim. Maalesef tahminleriniz yanlış ama zaman ayırıp yorum yapmışsınız, karşılıksız bırakmak istemedim. Merak etmeyin, her şey gayet yolunda :) Hiç tanımadığınız birine üç beş paragraflık bir yazıdan teşhis koyma cüretinizi pek anlamlandıramamakla birlikte takdir ediyorum, ben hayatımın hiçbir döneminde bu kadar cüretkar olamadım :')
0
🌸starbuck
(10.04.26)
(2)

Kultur Shock konseri - Ankara

aloha snackbar 3
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz n
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz ne diyorsunuz? Alıp şansımı deneyeyim mi? Kapıdan çevirirler mi? Erkeğim.
0
aloha snackbar 3
(09.04.26)
= damsız girilmez.

tipinize, ikna ediciliğinize, güvenliğe ateşleyeceğiniz bahşişe göre durum değişir.
0
kibritsuyu
(09.04.26)
tipe bakıyorlar. bir yandan anlıyorum bu olayı. öte yandan adil bulmuyorum.

yıllardır her hafta türlü yere gittim, yanımda en az 2 kadın oluyordu o yüzden bunları yaşamıyordum. bir kere arkadaşlarla buluşucaz if sokak'a gittim; tek erkekleri arkaya almıyoruz dediler isterseniz önde oturabilirsiniz. neyse oturdum, bir şey de almadım; kızlar gelince merhabalaşıp hadi kalkıyoruz dedim.


dediğiniz konser 6.45teymiş. tipiniz giyiminiz "beni almayın" diye bağırmıyorsa 99% alırlar içeri.
0
aguen
(10.04.26)
(1)

Whatsapp web’de pdf dosyalarını indirmeden açmak

ground
Mümkün mü? İş gereği günde 5-10 pdf dosyası açıp okuyup bir daha açmamak üzere silmem gerekiyor. Yani sadece içinde bir bilgiye bakıp geçeceğim. Ama her seferinde kaydetmem isim vermem indirilme ve sonrasında açmam gerekiyor. Telefonda ise anında açılıyor. Var mıdır bir yolu?
Mümkün mü? İş gereği günde 5-10 pdf dosyası açıp okuyup bir daha açmamak üzere silmem gerekiyor. Yani sadece içinde bir bilgiye bakıp geçeceğim. Ama her seferinde kaydetmem isim vermem indirilme ve sonrasında açmam gerekiyor. Telefonda ise anında açılıyor. Var mıdır bir yolu?
0
ground
(09.04.26)
kaydederken isim verme olayi tarayici ayarlarindan kaynakli. "kaydetmeden once sor" tarzi bir ayar varsa kontrol et.

isletim sistemine gore whatsapp pc uygulamasini kullanirsan daha rahat edersin.
+2
arakaali
(09.04.26)
(2)

Yemek kartını nerede paraya dönüştürürüm

baldan kaymak
Sb
Sb
0
baldan kaymak
(09.04.26)
yemek kartinin sitesinde alisveris yerleri belirtilir,
paraya dönüşmese bile
20 kg teneke aycicek yağ,
deterjan vs. temin edilebilir belki.
0
designer
(09.04.26)
Zamanında bizim oralarda hangi restoranların bu işi kaça yaptıklarını bilirdim.
Bence gördüğünüz birkaç restorana sorun, biliyorlardır illa ki.
0
michael_knight
(10.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.