Giriş
(9)

Dizüstü bilgisayar için bluetooth klavye ile mouse seti hangi marka?

put it in your appropriate place
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
Logitech ile A4tech'den birini alıp geçeyim mi? Yoksa başka markalara bakayım mı?

Birde ikisi için dongle oluyor sanırım, değil mi? Tek dongle taktığımda ikisi çalışıyor olacak.
0
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Bu konu kanayan yara resmen. Logi alıyorsun kaliteli diyorsun 3-5 ayda mouse klavye tuşları basmamaya başlıyor. Bence elit bir marka vardır takip edeyim de şu derdime bende son vereyim.
Kısaca asla logi alma
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Set almana gerek yok, ben logitech alıyorum, logitech'in özelliği aslında tek dongle'a birden fazla cihaz bağlayabilmen, Bluetooth'a göre daha iyi çalışıyor, çünkü Bluetooth bazen açılmaz, yeniden başlatmak gerekir.
0
denemeyanilma
(01.05.26)
Klavye için bir önerim yok ama mouse olarak logi mx Master serisi derim. 2014 den beri kullanıyorum, 3 ayrı cihaza Bluetooth ile bağlanıyor, zibilyon tane özelleştirme seçeneği var. Şarjı uzun gidiyor.
Memnunum gık demedi bugüne kadar

Mx master 2x miş kullandığım
0
nwnd
(01.05.26)
Logitech k 380 ve yine logitech pepple m350s. İkisi de 10 numara.
0
Caletti
(01.05.26)
m350s bende var 1 sene olmadı tuşu basmıyor kiracagim yakinda
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
markadan bağımsız olarak "bluetooth" ise dongle gerekmiyor.(pcde bt yoksa bt adaptörü gerekir tabi ama kb/m için özel dongle gerekmez) dongle 2.4ghz bağlantısı için. çift veya üç modu olanlar da var. yani hem 2.4ghz hem bt hem kablolu kullanılabilen.

set olarak tek dongleda hem kb hem mouse kullanılabilen seçenek çok ama sonradan eşleştirme yapılabilenler uzun vadede kısmen daha avantajlı olabilir. beklenti bütçe maddi durum ihtiyaçlar vs. belirler seçimi. buraya kadarı normal kullanım için geçerli. oyun varsa işin içinde seçimi böyle yapamazsın.

düşük gecikme şartsa oyun oynama olayı varsa bluetooth kötü mesela, ergonomiyi önemseyip önemsememek ve rahatlık hissi de tamamen kişisel. ben hem rahat hem performanslı olduğundan sana razer deathadder öneririm senin o performansa ihtiyacın yoktur elin küçüktür vs. senin için kötüdür. bunlar kişisel ürünler. mx master çok popüler sevilen bir mouse ama benim için çöptür çünkü competitive oyuna uygun değil, ayrıca çok ağır, dav4pro'nun 3 katına yakın ağırlığı var mesela. kimine göre en iyi mouse olabilir kimi yüzüne bakmaz.

oyun konusu dışında ne alacağın çok farketmez. ucuzunu alıp kullan at mantığıyla kullanabilirsin, logitech alıp daha uzun ömürlü olmasını umabilirsin. sana kalmış... ağırlık konusu önemsizse şarjlı değil pilli ürün almayı tercih ederim. gömülü batarya içeren ürünler kesinlikle gerekli olmadıkça, sağladığı avantajlar benim için önemli değilse tercih etmem.


ben mesela masaüstünde performans odaklı seçim yaptım, ikinci pc, laptop vs. kullanımı için en ucuz bulduğumu alıp geçtim. 250tl'ye şunu aldım klavye olarak i.imgur.com tam istediğim gibi pilli ve full size. bluetooth olmaması önemli değildi benim için. ama bu klavyeyi gündelik ana klavyem olarak aktif kullanmak istemem asla. yani ana klavyen mi olacak laptop 2. cihazın mı ikincil cihazda nadiren mi kullanılacak bunların hepsi seçimi etkiler. taşınabilirlik önemliyse tenkeyless modellere yönelirsin küçük bişey alırsın, numpad aktif kullanılacaksa illaki full size dersin. hiçbir bilgi olmadan ne önerilsin ki sana?
0
konetsu
(01.05.26)
yakın zamanda bunu aldım. 2 bt bir de dongle ile 3 cihaza bağlanabiliyor. tavsiye ederim.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(02.05.26)
logitech mx var bende, master cok buyuk ve hantal oldugu icin iade etmistim.

klavye icin secenek cok daha fazla. cunku klavyenin en kritik noktasi olan switchleri domine eden cherry diye bir alman markasi vardi. sonra bunun patenti bitince gateron vs bircok cinli firma bunlari uretip piyasaya surmeye basladi. orijinal olsun istiyorsan cherry alabilirsin ama daha az fark ediyor.
0
antikadimag
(02.05.26)
logitech bluetooth klavyeler sevimli görünüyor ama üstündeki harflerin silinmesi problemi var gibi gözüküyor ki sinir bozucu.
0
parka
(02.05.26)
(1)

İkinci el araç satışı

osssy
İlan girmek için sarı site hariç hangi mecrayı ve doğrudan satış için kurumsal hangi firmayı önerirsiniz? Teşekkürler.
İlan girmek için sarı site hariç hangi mecrayı ve doğrudan satış için kurumsal hangi firmayı önerirsiniz? Teşekkürler.
0
osssy
(01.05.26)
Geriye kırmızı site ve Facebook grupları kalıyor sadece.
+1
rhan
(01.05.26)
(3)

Samsunda pide nerede?

o kadar da degil aga
Nerede yiyelim Bafra ya mı gidelim yoksa? Gülhan, Niyazi Kesim demişler ama 10 sene önce :)
Nerede yiyelim Bafra ya mı gidelim yoksa? Gülhan, Niyazi Kesim demişler ama 10 sene önce :)
0
o kadar da degil aga
(01.05.26)
Efor Pide- Atakum
-2
acelaacedebela
(01.05.26)
gülhan da niyazi de güzel bafraya kadar gitmene gerek yok taflan tarafında shell in orada da niyazi var o da güzel
0
belkider
(01.05.26)
Eforda kıymalı sebzeli kapalı pide
0
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
(20)

Başarısız flört girişimleri

denizkenarısandalye
Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yor
Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yoruldum vallahi. Bu genel bi durum mu insanlar artık ciddi ilişki istemiyor mu bende mi bi sıkıntı var merak ediyorum hem iç dökme hem de varsa fikrinizi istiyorum :)

K, 29y, işimde gücümde,”normal” biriyim. Bi aşırılığım yok. Büyük şehir merkezinde yaşıyor, çalışıyor sosyalleşiyorum. Aman aman sosyal çevrem yok ama yetiyor. Büyük bi iş yerinde çalıştığım için orası da sosyallik+network sağlıyor. Yeni insanlar tanıyabilecek imkanım var yani. Tip olarak ortalama, çevreme sorarsanız ortalama üstüyüm. Bakımlıyım süslüyüm aşko değilim ama daha cool bi çizgide temiz düzgün ilgi çekici giyinmeyi süslenmeyi seviyorum. Bunlar puan arttırıyordur belki. Muhabbetim sevilir genelde espriliyim. Mesafeli durduğum bi yer var ama espriyle sıcaklıkla zamanla bağlıyorum. Ketum suratsız filan da değilim :D öfkelenirsem sivri dilliyim filan ama Sık sık öfkelenmem :) ilişkide sadakatle ilgili en ufak şüphe uyandırmam çünkü başkasına ilgim kaymışsa bitmiştir zaten benim için. Kimseden maddi bir şey beklemem, kendi standartlarıma eşlik edecek biri olması yeterli. Beni gitmediğim bilmediğim yerlere götürmesin de gittiğim yerlerden geri koymasın yani :) güzel bi eşlikçi olsun. Gibi gibi… bunları acaba bende iten şey ne onu düşünürken söylüyorum. Burası kendi kısmım.

Son zamanlardaki flörtleri anlatacağım
1. Tesadüfen tanıştık, ben başta çok etkilendim çipil çipil bakışlı sempatik bi adam. Bana neredeyse liseli heyecanı veren bi iletişimimiz başladı. İlk adım ondan geldi ama o zamana kadar aynı ortamda bulunuyorduk zaten. ayaküstü sohbetler bakışmalar flörtleşmeler olmuştu. İlk buluşmamız kötü geçti :) büyük heveslerle gelen birini göremedim. Sohbeti tatlı birbirimize karşı kibarız ama bi duvar mesafe vardı. Sonra baktım ki ben flört, sevgililik, ilişki diye gidebilecek potansiyeli olan normal bi ilişki arıyorum beyefendi takılalım rahat olsun istiyor. Açık etmedi ama hoşlanmasının kaynağı çoğunlukla fiziksel çekim diyeyim. Hayalkırıklığı oldu ilk date, hevesli ve beni merak eden bi adam yoktu karşımda. sonraki görüşmeyi bişeyler içeriz evde içeriz burdan mı geçsek filana getirince bende bitti. Öncesinde mesajlaşmalar da kesik ve seyrek olunca hmmm dedim. Güya sonraki buluşmayı ayarlamıştık ama gecesine sonraki buluşmanın olmayacağını ikimizin aynı yerde olmadığını, onu bana karşı yüzeysel bulduğumu filan söyledim. Ben sana karşı farklı bi yerdeydim aynı yerde değilmişiz dedim. Ya densizlik ettim kusura bakma ama kötü niyetim yoktu peki madem dedi öyle kaldı. Bir hafta sonra bahaneyle ben de aslında yüzeysel değildim filan diyerek dönünce ben zaten çok hoşlanıyor vaziyette olduğum için düşüverdim tekrar. İş yoğunluğuyla da birlikte ayda 2 kere filan düzenli görüşmeye başladık ama bi yere vardırmıyor olayı. Bir aradayken çok keyifliyiz ama devamı yok. Situationship oluyor heralde bu ondan olduk :) ben böyle istemiyorum tabi. Güvensiz geliyor. Benim beklentilerim, onun kaçması bendeki kaygının yükselmesi filanla yolları ayırdık. Tatlıydık bir arada, aynı eve koysan çok rahat günleri geçiririz. Ama adam ilişki istemiyor sorumluluk almaya girmek istemiyor artık her neyse. Bana özel bi durum değil belli ki hep böyle olduğunu söylemişti hala öyle. 35 yaş olunca bişey de diyemiyorum tarzı bu. Hala da öyle

Flört 2
Ortak bi alanda yine tesadüfen tanıştık. Tanışma kısmı çok sağlıklı. Ben bu flört 1in yeni bitmesinin üzüntüsündeyim pek etrafıma bakmadığım için aman aman etkilenmedim daha doğrusu o gözle bakmamıştım. Ama o diğerinin aksine istekli ve hevesli geldi baya. Bi iş bahanesiyle numara alma sohbete başlama diye diye çok doğal bi akışla başladık. Uzun zamandır böyle yüksek olmadığını söyledi :) biri bu kadar ilgisini çekmemiş, o heyecanlar eskide kalmıştır diyordum ama farklı hissediyorum diyerek geldi. Sık iletişimdeyiz sık görüşüyoruz başta her şey çok tatlı. Ben flört 1in yarattığı o uzun süre mesaja dönmemeler yoğundum görmedimden dolayı temkinli ve panik haldeyim malesef. Henüz atlatamamıştım, güven kısmında soru işaretindeyim. Lovebombing bu da heralde dedim :D bu adam da duygularını nedense fiziksel çekimin yüksekliğinden ifade ediyor hep, ben de bu duygu değil de libido olabilir mi ya falan diyorum öyle diyince benim hislerimi hafife alıyorsun filan diyor. Sonra yavaştan ben aslında ilişki düşünmüyordum demeye başlıyor. Ciddi ilişki düşünmüyordum seni aylardır görüyorum bazı günler karşına geçip izlediğim oldu (bunlar kanıtlandı hakikaten öyleymiş) beni fark etmenden çekinmedim ama bi gün de gelip seninle tanışmayacaktım falan dedi. Çünkü şu anki gündemimde buna yer yoktu dedi. Tesadüfen karşılaşınca tanışmadan edemedim dedi. Ben de ona baştan ciddi ilişki istemiyorum denince hoşuma gitmiyor önünü kesmek bu, akıştayken evet işler yolunda gitmeyebilir ben bu niyetle yola çıkıyorum diye illa evleneceğiz demiyorum ama güzel bi ilişki için de bişeyler lazım dedim. Aynı yerde olmadığımıza karar verdik yine. Ama muhtemelen denemek istedi bu konuşmanın üzerine devam ettik çünkü. Aramız iyiydi güzel vakit geçiriyorduk buluşmalarda hep hevesliydi sohbeti hiç düşürmüyordu bişeyler paylaşıyorduk ama yine bi belirsizlikteydik. Sonra aramız bozulmaya başladı güya iş yoğunluğu mesajlar seyrekleşti ciddi ilişki istemiyoruma döndü iş. Ben artık çünkü biraz bağlanmıştım sanırım ne olursa olsun kalacağım sandı. Neyse bu da bitti tabi. Seninle olmak isterdim sen iyi bi sevgili adayısın falan da dedi. Ama tartışmalarımızda anlaşamadığımız da çok oldu. Öyle böyle uzaklaştık. Bu adam zor biriydi bu arada. Toksik yanlarımız vardı ikimizin de. Ama çok da anlatıyorduk kendimizi anlaşmak istiyordu geçinebilmek istiyorduk. Bi şekilde olmadı. Son halimiz kötü bitti, uzak kalmalıyım filan dedi sonra istemiyoruma döndü. İstememeliyim gibi triplere girdi. Ben de anlamak için iletişim ısrarı yaptım, bi yüzyüze gelelim iyi kötü konuşalım en azından düzgün bitsin diye çünkü kıymet vermiştim o da bi olur dedi bi ayarlayamadı bi yüzyüze geldiğimizde kontrolü kaybediyorum dedi. En son bir hafta önce benimle iletişimi hala vardı hem tartışıyor hem istiyorduk biribirimizi. kız arkadaşım var artık iletişimde olmak istemiyorum dedi bi anda. Bi inanmadım önce, yazmayayım uzaklaşalım diye yaptı dedim. Ama ilişki istemiyorum diyip buradan vurması çok acımasız geldi. Belki de biriyle birlikte tabi gerçekten. Bilemedim gerçeği öyle kaldı.

İkisiyle de güzel vakit geçiriyorduk, özellikle ikinciyle bi oturup beş altı saat sadece sohbet ettiğimizi biliyorum gözlerimizi ayırmadan. Sıkıcı değildik. İkisi de işinde gücünde +30 yaş, güzel görünümlü adamlar. Bu kız da benim sevgilim demek istemediler.

Flört 3
İki sene önce tanışmıştım, yine iki taraf da birbirini fiziksel olarak beğeniyor görünüyor güzel vakit geçiriliyor görünüyor. Bu da devamını getirmedi. İlk tanıştığımız zaman bi süre düzenli iletişimdeydik sevgililiğe dönmedi yine bitiş konuşması yapılmadı bununla birbirimizi ghostladık heralde bu sefer de :) böyle sosyal medyada beğeni atmaya devam eder ama rutin yazmaz ya öyle. Aradan bir seneden fazla geçti geçen gün buluştuk spontane bi şekilde. Kahve filan içtik muhabbet ettik keyifli. derbi günü işte. E derbi var sen izlemeyecek misin ilgini çekmiyor mu dedim sen daha çok çekiyorsun ondan geldim ama istersen birlikte izleriz dedi. Tatlı bi yer bulduk oturduk maçı izledik. Çift gibiydik gayet. Ben takip etmem ama önemli maçlarda birileriyle izlemeyi severim. Baya keyifli geçti dedik ikimiz de. Gün orda bitti. Konuşma da ayıp olmasın diye bir cümle devam etti orada bitti yine. Devamı gelmedi.

Flört 4:
Önceden görmüş beni, bi şekilde ulaştı bir iki mesajlaşma oldu o gün. hemen öğle molasında kahve teklifi geldi. Gittim, iş kısmında kaldı sohbet ama ilerledi yani güzeldi. Sonra hafta sonunu planladı görüşmek istediğini söyledi. Buluştuk, kibar olduğumu düşünüyorum, dış görünüşse problem ilk kez orada görmedi defalarca gördü öncesinde. Yüzeysel kaldı sohbetimiz biraz birbirimize derinleşemedik sanki bi iltifat bi yakınlık gelmedi adamdan. buluşma bitti. Bir daha yazmadı :) ben de yazmazdım çünkü kötü bi buluşma planlamıştı, bi kahvenin ödemesi için sıra bekledim filan, özensiz gelmişti bana da. üniversitede olsak kabul edilebilirdi ancak. Bu da böyle….

Not: flörtlerin hiçbiri aynı anda değildir :D

Yani merak ediyorum neden devamının gelmediğini benzer şeyler yaşayanlar napıyorsunuz bir şey yapmak mı lazım, kendine dönüp bakan biriyim de aman benlik sıkıntı olmasın diye, bilemiyorum bi şey eksik zamanı gelmedi belki de. Doğru kişi gelmedi bilemiyorum ne diyorsunuz?
+1
denizkenarısandalye
(01.05.26)
Çok uzun yazmışsın. Yorma kendini.
Erkekler hemen sevişmek istiyor sen istemiyorsun. Gayet basit. Ciddi ilişki için evlenmelisin.
-1
benaslindayohum
(01.05.26)
Sevgilim olmadan nasıl evlenicem:)
0
🌸denizkenarısandalye
(01.05.26)
"Standartlar" değişiyor, uzun süreli ilişki ciddi emek istiyor ve temellerini atması zor, bu yüzden hayal kırıklığı şansı çok yüksek.

Her vurduğun gol olacak diye bir kaide yok, ayrıca fiziksel çekim her şey demek değil ama bir ilişkinin başlaması ve sürdürülebilir olması için gerekli, bu yüzden ilk adım genellikle fiziksel çekimle başlar, yadırgamamak gerek.

Sonrasında ısınma turları başlar, kahve, yemek, sosyal aktiviteler. Bu esnada hayata bakışınız aynı mı, uyum sağlıyor musunuz, birlikteyken eğleniyor musunuz, aradığınız kriterlere uyumlu mu. Tabii ki bu ısınma turları ten uyumu testi için de gerekli, ufak dokunuşlar, sarılmalar derken devamını getirip getirmeyeceğinize karar verdiğiniz an olur.

Sonrası ise işleri daha da ileri taşıma zamanı, burada erkeğin tecrübesi devreye girer, adım atmak için geç kalmaması lazım ama çok erken hamlede bulunup karşı tarafın alarm zillerini çaldırmaması da lazım.

Sizin durumunuzda karşı tarafta sıkıntı var gibi görüyorum, muhabbeti ilerletecek iletişim yeteneğine sahip değiller. Düzgün birisi çıkınca hissedersiniz zaten, içinizde kelebekler uçuşuyor gibi hissettiren birisi mutlaka çıkar, sadece her seferinde bu beklentiye sahip olmayın, akışına bırakıp mevcutta yaptığınız gibi ümit görmediğinizde yolunuza devam etmeyi bilmeniz yeterli. Bol şans :)
+2
kimlanbu
(01.05.26)
Güzin ablaya sordum böyle dedi:

1. İnsanların söylediklerine anında inan: Biri sana "Ben ciddi ilişki düşünmüyorum" diyorsa, arkasına "ama seninle çok iyi vakit geçiriyorum" eklese bile ilk cümleyi ciddiye al. Seni ne kadar beğenirse beğensin, bu onun niyetinin değişeceği anlamına gelmez.

2. Potansiyele yatırım yapma: Bir erkeğin ne kadar sempatik olduğu, ne kadar çipil çipil baktığı veya aynı evde ne kadar iyi yaşayabileceğiniz önemli değildir. Önemli olan o an sana ne sunduğudur.

3. Eforu standart yap: Seninle vakit geçirmek isteyen adam o kahveyi alır, o sırayı bekler, o maçı izledikten sonra ertesi gün sana "Dün çok güzeldi, tekrar görüşelim" diye mesaj atar. Net olmayan hiçbir şeye enerjini harcama.
+5
compumaster
(01.05.26)
çok uzun yazmışsın, bu da kafanın aslında fazla dolu olduğunun işareti. tüm hayat hikayeni anlatmadan da sorunu özetleyebilirdin aslında. gerçekten çekim hisettiğin biri olsa acaba bu libido mu diye sormazsın, sabah beraber aynı yatakta uyanırsın zaten. sen yalnızlığına derman arıyorsun. bu gayet doğal bu arada, ama gerçekten etkilendiğin biri de çıkamamış sanki. mucize formul yok bulan olsa trilyoner olur zaten. elin yüzün düzgün ise bi gün denk gelir. durmak yok yola devam.
+3
orpheus
(01.05.26)
Etraftan gordugum kadarıyla gunumuz iliski anlayisi buna donmuş. Kimse bir başkası icin caba gösterme niyetinde degil. En ufak bir negatif durumda ki o da varsa hemen bir baska alternatife geciyor hatta belki o alternatifler ile ayni anda görüşüyordur muhtemelen. Tavsiyem çok fazla kafa yormamaniz. Dogru yer ve zamana inanin derim:)
+3
acelaacedebela
(01.05.26)
Evet ben de modern toplumun dayatmalarına sıkışıp kalmış hayatlar olarak okudum sorunuzu.

Biraz realist ve gelenekselci olmakta fayda var. Beklentiniz uzun ilişki ve evlilik ama demek ki dışarıdan çizdiğiniz profil tam tersi. Bence bunun üzerine bir düşünün. Çevrenizdeki insanlar da sizi bu şekilde sanıyor, anlatıyor olabilir.

Bence şuna dönün. Konuşmanın en başında niyetinizi belli edin. Ben buyum ilişki ve sonunda evlilik istiyorum. Beni tip olarak beğendiysen ve karakterim ilgini çekiyorsa tanı. Yoksa yok de.
+1
Hallegadola
(01.05.26)
Erkeğim. Farklı bişeyler yazayım.

Sorun çok basit çözümü ise zaman istiyor. Tanışma ve kahve denen süreç işi bozuyor.
İşin matematiği şu.
Aynı mekanda arkadas olarak uzun süreler bulunmak.
Bu sürelerde beraber iş yapmak ya da eğitim süreci
O sıra tanımak tanışmak etkilenmek
Sonrasında rotayı arkadaslıktan flörte çevirmek.

Kısaca bu iş için en az 1/ 2 ay gerekiyor. Yemek kısık ateşte ağır ağır pişecek.

Öyle tanışma, kahveye çıkma, yazışmayla falan olunca yemek harlı ateşte yanıyor.

Zaman ve emek harcanmalı.
Hemen hadi kahve içelim olunca sonuç bu oluyor.

Aynı mekan- arkadaşlık - samimiyet- sonra kahve.
+4
halk
(01.05.26)
Okumadım da çok tecrübesiz olduğun için olmuyor. Tecrübeli bir erkeğe kendini bırakman gerekiyor ama onlar da sana bakmaz. Yüzeysel, boş bir imajın var. Flört dediğin kişiler de tecrübesiz. Bir şey becerememişler. Sonuç 0 olmuş hep.
-11
arbre
(01.05.26)
seni gercekten sevebilecek ve ayni dusunceleri paylastigin birini buldugunda yanindaki insanin iliskiye emek verdigini goreceksin. icinde bulundugun durum strateji veya surecle ilgili bi sorun degil.

karsina cikan insanlarla ayni dusunce ve ruh halinde olmadigini kendin soyluyorsun.

iliskiye eve atmak olarak bakan birini veya arada bulusur takiliriz olarak dusunen kisinin zihnini kendi hal ve hareketlerini degistirerek kontrol edemezsin.

herkes aradigin kisi degil ve her kisi seni arayan kisi degil bunu kendimize anlatabilmeliyiz.
+2
johnnie w lker
(01.05.26)
Erkeklerin kiz bulamiyorum demelerine inanirim. Ama bir kadin istemedigi halde bosta kaliyorsun sorun yüzde bin ihtimalle ondadir.

Erkekler cok basit. Kadinlar ne istiyorlarsa onu yapiyorlar. Sen de dogru düzgün birini sec kurtul.
-9
Purple life
(01.05.26)
anlatımınızdan gayet düzgün ve çekici biri olduğunuzu hissettim. aynı zamanda ne istediğinizi de biliyorsunuz ve kendinize güveniyorsunuz. bana erkeklerin sizden gözü korkuyor gibi geldi. yönetilecek ya da gönül eğlendirilecek biri değilsiniz ve ciddi bi şeye başlamak istemedikleri için ve sizi oyalayamayacakları için kısa sürede geri adım atıyorlar. düzgün normal bekar erkek kıtlığı yaş geçtikçe kendini daha çok gösteriyor maalesef ve uygun bir eşleşmeye denk gelmek çok zor, çok şans işi. benim yakın çevremde de hem fiziksel hem de kişilik olarak mükemmel bulduğum kadınlar var ve ilişkiye açıklar ve ilişkide de gayet açıklar kendini ifade etme noktasında. ama denk gelmiyor yani bi şekilde, toksik çıkıyor, arızaya bağlıyor. arkadaş grubunda harika bi insan gibi duruyor mesela adam, kadını o yakın arkadaş grubunda tanıyıp ona aşık oluyor. iş birebir romantik ilişkiye gelince bi kontrol etmeye yönetmeye değiştirmeye çalışıyor, ergen ergen kısıtlama girişimleri, hayatına müdahale etmeye çalışmalar, kıskançlıklar vs. ve biz de 30 yaş üstüyüz yani bu yaşta bunlar gerçekten komik oluyor, direkt soğuma sebebi, ve arkadaşlıktan bu noktaya gelince bi afallıyor insan, hiç tanıyamamışım demek ki diyor. ben yanlış yaptığınız bi şey göremedim, sağlıklı ve olgun bir ilişki kurmak sürdürmek gerçekten çok zor bu zamanda, bol şanslar dilerim.
+3
mezzosprite
(01.05.26)
halk arti 1.

tanisikliktan-arkadasliktan iliskiye dogru bir surec daha iyi olur.
+2
baldur2
(01.05.26)
@mezzo +1
manas destanı gibi yazdığınızdan yüzeysel okudum ama bana da tırsıp kaçıyorlar gibi geldi. bu arada neredeyse mühendis ciddiyetinde anlatmışsınız olayları, gözüm altta formül aradı :P
sizin gibi ne istediğini bilir görünen kadın seven erkek pek yok; olanlarda da çoğunlukla mommy issues mevcut bulunuyor (tamamen şahsi gözlemdir). sınırlı veriyle şurada hata var diyemiyorum; ancak zaten siz kendiniz gibi davrandığınızda kaçıyorlarsa da, bak şurdan ... yani. önce o kaçıngan bağlanma mıdır, her ne ise, onlar onu çözüp gelsinler pls.
bence enerjiniz ve niyetiniz varsa, kendinizi çok kaptırmadan denemeye devam edin. denk gelirse gelir; gelmezse kısfmet.. donsuz geceler diliyorum :)
+4
lil siztah
(01.05.26)
Maasin az gelmis, ayril coco
-5
lapaz
(01.05.26)
Aklına yatan, içinin ısındığı birini bulmak samanlıkta iğne aramaya benziyor artık. Işimiz zor.

Bir de bunun dating app versiyonu var ki Allah düşürmesin. 13 yıl önce ayrıldığım erkek arkadaşımla evlenip erkenden şu sektörden emekli olsa mıydım diye düşünüyor insan. Düzgün, helal süt emmiş birini bulursanız küçük kusurlara bakmadan alın götürün, bu işler çok sıkıntı işler olmaya başladı.
+1
sekizdokuzon
(01.05.26)
sayın duyuru erkekleri. bu kadının yazdıklarını okuduysanız ve hatta sonrasında yorum yazdıysanız hakketten bitik bir hayatınız var demektir.

erkek adam böyle detayları dinlemez. bu ne ya.
-6
plastic_angel
(01.05.26)
herkes ne istediğini/düşündüğünü açıkça söylese hiç bu problemleri yaşamayacağız gibi geliyor. ne istediğini bilen bir yerde duruyor gibisin aramaya devam
+1
rajkoothrapali
(01.05.26)
Fazla akıllısın,ya da detaycı. Ya da yönlendirilemez,yönetilemez bir tablo çiziyorsun,özellikle de ufaktan detaylara girmeye başlayınca. Bu/bunlar olası partnerlerini kaçırıyor. Şahsi önyargım budur.
+1
denizciman
(01.05.26)
denk gelmemiş diye düşünüyorum, siz tabirinizle 33 e işinde gücünde normal birisiyim. bir flörtten beklentim direk uzun süreli ilişki değil nihai hedefim bu evet ama biraz akışında bırakarak yaşamak yeni tanıştığın insanı biraz tanımak istiyorsun. bence sizin yaptıklarınızda problem yok ya da dışarda sizin düşüncelerinize uyan erkeklerde var. ortada yanlış bir durum yok gibi. belki bu kadar farklı insan sizi yormuş olabilir biraz ara verebilirsiniz.

ayrıca şu kısım için "Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yoruldum vallahi." maalesef +1 demek zorundayım *swh
+1
belkider
(01.05.26)
(2)

harry potter'dan yenen ekmek

WithWorth
kitaptan 30 yıl sonra filmlerin üstüne dizisi çekiliyor buraya kadar tamamım. ama dizi çekiminin kamera arkasından belgesel yapılınca error verdim.sırada o belgeseldeki bir set çalışanının spin-off'u falan mı var ? olağan konseptler mi bunlar ? Bir de bunun ticari oluşunu da anlayamamış olabilirim.
kitaptan 30 yıl sonra filmlerin üstüne dizisi çekiliyor buraya kadar tamamım.

ama dizi çekiminin kamera arkasından belgesel yapılınca error verdim.
sırada o belgeseldeki bir set çalışanının spin-off'u falan mı var ? olağan konseptler mi bunlar ?
Bir de bunun ticari oluşunu da anlayamamış olabilirim. Kamera arkası görüntüsü gırgır şamata olarak extras yada resmi youtube kanalında hayranlara verilmez mi ? Onu da ticari olarak sunmak olağan mı ?
0
WithWorth
(30.04.26)
making of .. belgesellerinin bu şekilde sunulması olağan. Hatta platform için dizinin kendisi kadar özel içerikleri de önemli.

Zaman içinde kamera arkası, blopers, kesitler vs yine YouTube gibi platformlarda suyunun suyunu da sıkıp içecekler. (:
+1
anon1m
(30.04.26)
Platformlar için bu tür içerikler çok kârlı. Dizinin bir bölümü milyon dolarlara çıkıyorsa bu tür yan içerik neredeyse bedavaya geliyor ve yine ciddi bir insan tarafından izleniyor. Orada geçen bir kaç kamera arkası anekdotu bir sürü yerde yayınlanıp diziye daha fazla insan çekiyor. Stranger Things'e bakınca Harry Potter görece az ekmeği yenmiş bir eser olarak bile kalabilir.
+1
salihdt
(01.05.26)
(6)

Taht Oyunları serisi mükemmel değil mi?

skr1292
Kitap olanından bahsediyorum. Sizce de mükemmel değil mi. Adam öyle bir dünya yaratmış ki şövalyeler kılıçlar yaratıklar büyüler kehanetler kurtlar geyikler. Abi mükemmel resmen ya. Yani kendim ufak tefek yazılar yazayım diyordum yani ufak basit hikayeler özgün olsun istiyorum ama yok illa bu seriye
Kitap olanından bahsediyorum. Sizce de mükemmel değil mi. Adam öyle bir dünya yaratmış ki şövalyeler kılıçlar yaratıklar büyüler kehanetler kurtlar geyikler. Abi mükemmel resmen ya. Yani kendim ufak tefek yazılar yazayım diyordum yani ufak basit hikayeler özgün olsun istiyorum ama yok illa bu seriye göre benzerlikler oluyor çünkü adam inanılmaz bir evren yaratmış. Kitabı okudukça insanda hikayeler yazma isteği uyanıyor.
-2
skr1292
(30.04.26)
hepsinin atasi yuzuklerin efendisi, hatta bircogunun esinlenildigi.
-2
baldur2
(01.05.26)
Bu adamlar uzaylı herhalde. Nasıl bir hayal güçleri var inanılmaz. Ben de bu hissi naruto animesinde hissettim. Nasıl bir derinlik, bir birine bağlı katmanlar. Bunlarınhayal etmek bir şey, bağları yönetmek ayrı. İyi ki dünyaya gelmişler bu insanlar.
0
panamera
(01.05.26)
Bitmeden tam yorum yapamayız bence. Zaten GRRM asla bitirmeyecek çok uzun zamandır ilgisini kaybetti çünkü.
+1
peki madem
(01.05.26)
mükemmel değil yeterince iyi diyebiliriz,

sonunu bağlamıyor, lost gibi, herşey oluyor ama son yok. o sebeple başı heyecanlı geliyor sanki sonu olacak gibi ama son yok.

sonu olmayan, bitmeyen hikaye sevmiyorum. kandırılmış gibi hissediyorum.
0
duyurukullanıcısı
(01.05.26)
Allah Brandon Sanderson'a sağlık sıhhat versin. Asoiaf ve kingkiller serilerini de o tamamlayacağı için...
0
yadigar
(01.05.26)
işin içine büyü , fizik dışı yaratıklar falan girince boka sarıyor.
hindu, moğol, iskandinav gibi birebir aynı temalar kopyalanmış.
bir de herşeyin başlangıcı da net şekilde belirtilmemiş. evren nasıl varoldu o yok.
-1
plastic_angel
(01.05.26)
(11)

hangi suv tipi araba alırdınız?

OgutucuRecep
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
maks 2 milyon 200 bin falan paranız olsa ne alırdınız?
0
OgutucuRecep
(30.04.26)
Elektrikli dışında bakmazdım.
+2
orient blue
(30.04.26)
Corolla cross skoda kamiq vw troc. Elektrikli alcaksam eqb yada vw id4
-1
mikahakkinen
(30.04.26)
Lada Niva Urban.

Paranın kalanı cebinde kalsın. Araba Ladadır.
-1
yurtsuz john
(30.04.26)
EV önceliği varsa ioniq 5


EV önceliği yoksa boş paket Sportage.

Şahsi görüşüm live paket Sportage olurdu. Daha büyük bir şey lazımsa tiggo 8 pro Max.

t-roc falaan evet güzel araç ama tam suv sayılmaz. Gerçi ioniq de Suv değil ama mantıklı fiyatına göre.
0
jackyr
(30.04.26)
elektrikli düşünüyorsanız 2.4 civarı bütçeyle mini countryman.
0
yap desem yapmazsin he
(30.04.26)
C5'ler baya baya iyi, f/p ötesi.
0
gobekliraki
(30.04.26)
yeni hrv
0
orpheus
(01.05.26)
suvlar ,otoban süratlerinde ürkütüyor,
pek güven vermiyor.
0
designer
(01.05.26)
Kaşkayi
Yeni t-roc
Sportage

İçten yanmalı motora devam.
Bayilerde indirim var.

Geçen ay 2026 ford puma aldım 1850'ye. Senin elindeki rakama yukarıda saydığım 4 silindir modellerden birini alırdım.
0
HellKeePer
(01.05.26)
1-2 litre fazla yakit tuketir ama ben olsam suv yerine bir pickup alirim. Her duruma (arazi, tatil, uzun yol, yokus, aile vs) uyar. hayatin kolaylasir.
-2
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
icten yanmaliya devam kafasindaydim.
hanim elektrikli istiyordu uzundur ama almam diyordum.
cevremde birkac arkadas elektrikliye gecince dur ben de bir bakayim dedim.
aradim taradim, sonunda elektrikli aldim, orta boy SUV.

ioniq 5n kullandim bu arada, inanilmaz biseydi, herifler kafamdaki elektrikli araci yapmis, ama fiyati baya yuksekti, alamadim.
param yetseydi ioniq5n alirdim kesinlikle.
0
cooperr
(01.05.26)
(3)

Behzat sevenler başka ne izleyebiliyor?

halk
Gerçeklik, samimiyet, kurgu, oyunculuk...Seviye çok üstte kaldı. Yıllar geçti son sezon hariç dizi hâla taş gibi.Bana bu ölçekte bi polisiye dizi belki bi film söyleyin.Çünkü polisiye ne izlesem hep kofti kalıyor.Mutlu geceler...
Gerçeklik, samimiyet, kurgu, oyunculuk...
Seviye çok üstte kaldı. Yıllar geçti son sezon hariç dizi hâla taş gibi.
Bana bu ölçekte bi polisiye dizi belki bi film söyleyin.
Çünkü polisiye ne izlesem hep kofti kalıyor.
Mutlu geceler...
0
halk
(30.04.26)
türk dizisi olarak o seviye yok.
black horses
bosch
sopranos
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Behzat’ı severim de benim çok rafine zevklerim var(!) sıkıcı bulunan sanat filmlerini de çok severim :)
Behzat seven Bozkır’ı da sever bence, Hbo da yayınlanıyor yine.
0
ekimoloji
(30.04.26)
Youtube'da gerçek cinayet ve suç dosyaları var.
olayın en başından bodycam den polis merkezindeki sorguya kadar oluyor.
kurgudan uçuk gerçek olaylar var.
0
parka
(30.04.26)

İstanbul merkezi konumlarda kısa dönemli kiralık daire aranıyor

eternity and a day
İstanbul merkezi konumlarda (şişli, beşiktaş, kadıköy vs.) haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında tutulmak üzere eşyalı kiralık daire arayışı var.ilgilenenler varsa buradan ya ekşi üzerinden iletişime geçebilir.
İstanbul merkezi konumlarda (şişli, beşiktaş, kadıköy vs.) haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında tutulmak üzere eşyalı kiralık daire arayışı var.
ilgilenenler varsa buradan ya ekşi üzerinden iletişime geçebilir.
0
eternity and a day
(30.04.26)
(7)

Araba gurmelerine bir soru?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben arabadan hiç mi hiç anlamam; bir tane i30, bir tane kamyonet var halihazırda kullandığımız. Aynı evin ikinci kullanımdaki binek aracı olacak. Bütçe 700-800k; manuel vites, günlük rutin işe gidip gelirken kullanılacak. Aradığım özellikler, az yakacak, ustayla az muhatap edecek, vergisi, s
Merhaba,

Ben arabadan hiç mi hiç anlamam; bir tane i30, bir tane kamyonet var halihazırda kullandığımız. Aynı evin ikinci kullanımdaki binek aracı olacak. Bütçe 700-800k; manuel vites, günlük rutin işe gidip gelirken kullanılacak. Aradığım özellikler, az yakacak, ustayla az muhatap edecek, vergisi, sigortası vs. az olacak, konfor önemli değil. Cidden arabadan zerre anlamıyorum, öneri vererek bir yardımcı olur musunuz.
0
koskoca kirpi
(30.04.26)
İ20 clio
0
mikahakkinen
(30.04.26)
mikahakkinen +1.
0
kuzey li
(30.04.26)
i20 ilk benim de aklıma geldi, ama instagramda bir tane 2'li araç yorumluyor denk geldim i20 fiyatı çok şişti falan dediler o kafamı karıştırdı biraz.
0
🌸koskoca kirpi
(30.04.26)
fiyat şişme sebebi ucuz ve sorunu az. ama talep çok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
1.3 multijet egea. i20 bunun yanında araba değil gerçekten. Egea gereksiz gömülüyor. Zaten kötü olsa bütün taksiler Egea olmazdı. Arkadaşımın taksileri var. 1.3 üretilmeyecek diye daha yeni yeniledi araçlarını temiz düşük km alıp.
0
jackyr
(30.04.26)
binek degil ama,
fiorino lpgli.
0
designer
(01.05.26)
buyuk konfor beklentisi yoksa egea hem motor hem bakim onarim maliyetleri olarak ideal araclar. begenmedim dersen de ayni gun alicisini bulursun.

yalniz aractan anlamayan biri icin ikinci el dizel arac almak tam bir kumar. bitik motora denk gelirsen bes senelik masrafini bir gunde cebinden alabilir. bu yalniz dizel degil ikinci el her arac icin bu sekilde. almaya giderken arabadan anlayan biriyle gidin ve kesinlikle saglam bi ekspertize gosterin.
0
johnnie w lker
(01.05.26)
(2)

Balon kalkışları en iyi nereden izlenir?

m e b
İyi akşamlar. Kısmetse yarın ve hafta sonu Kapadokya’yada olacağız. Planımız arasında balona binmek yok ama kartpostallık bir görüntü izlemek ve tabii ki fotoğraflamak. Bu bağlamda neresini önerirsiniz ve alarmımızı kaça kuralım ki kalkışlarını kaçırmayalım? 😄
İyi akşamlar.

Kısmetse yarın ve hafta sonu Kapadokya’yada olacağız. Planımız arasında balona binmek yok ama kartpostallık bir görüntü izlemek ve tabii ki fotoğraflamak. Bu bağlamda neresini önerirsiniz ve alarmımızı kaça kuralım ki kalkışlarını kaçırmayalım? 😄
0
m e b
(30.04.26)
10 yıl kadar önce Uçhisar'dan izlemiştim. Bölgeye göre nispeten yüksekte olduğu için keyifliydi. Yakın zamanda gidenler yanıtladığında cevabımı imha edeceğim.
0
yap desem yapmazsin he
(30.04.26)
Aşk vadisi. Ama sabahları girişte inanılmaz kuyruk oluyor yoğun dönemde. araç girişi paralı, bir tane görevli var yüzlerce araç var falan. ya geceden gidip yer tutun, ya da aracı dışarıda bırakıp yaya girin ama 1-1,5 km yürümeniz gerekir.
balonlar güneşin doğuşundan yaklaşık 1 saat önce falan kalkışa hazırlanır. saat 04:00-04:30 gibi alanda olursanız güzel olur

maps.app.goo.gl
0
faberkastelli
(01.05.26)
(2)

Laptop fan sorunu

Sumashi
Bakımını yapmak için laptopuma termal macun sürdüm. Tekrar açtığımda fanın birisinden sürtünmeye benzer ses gelmeye başladı. Nolur nolmaz diye çalıştırmadım bir gün sonra ise fan hiç dönmemeye başladı, sert bir hal aldı, dışardan bir problem görünmüyor ama belki içinde bir sorun vardır. Bilgisayar t
Bakımını yapmak için laptopuma termal macun sürdüm. Tekrar açtığımda fanın birisinden sürtünmeye benzer ses gelmeye başladı. Nolur nolmaz diye çalıştırmadım bir gün sonra ise fan hiç dönmemeye başladı, sert bir hal aldı, dışardan bir problem görünmüyor ama belki içinde bir sorun vardır. Bilgisayar tamircisi çok ciddi bir masraf çıkardı tamire vermeden döndüm ne yapmalıyım bilmiyorum. Tek fanla kullansam zarar verir miyim bilgisayara? Ya da daha iyi tavsiyeniz var mı? Marka hp pavilion gaming laptop, ama oyun için kullanmıyorum
0
Sumashi
(30.04.26)
kullanma ama o fanlar marka modele göre satılıyor çok aşırı pahalı da olmaması lazım.
fanın pervanelerini göbekten sökebilirsen yağlayıp dene.

tamirci fan+soğutucu sistemi komple değiştirmek istemiş olabilir. ben rastgele bir link attım fikir versin diye .ama fanlar 300-400 lira set olarak daha kalitelisi vs olabilir.

www.hepsiburada.com
0
orpheus
(30.04.26)
o fanlara kapalı bir görünüm veren cover'ı baya ince bir malzemeden yapılıyor. en küçük bastırmada içe doğru bükülmüş olabilir, ya laptop'ı kapatırken yanlışlıkla sıkıştırmış olabilirsin.

çalışmayan fanı sök. parmağınla döndürmeye çalış. dönmüyorsa, o bahsettiğim malzemeyi dış bükey olarak hafif kanırtmayı dene (fanla arasına ince bir şeyler sokup, bıçak tığ vs olabilir)
+1
makbur
(30.04.26)
(3)

Yeni moda lezzet tanımları

anaphylacticshock
Merhaba, Biliyorsunuz son zamanlarda acı, ekşi, tatlı ve tuzlu tanımlamalarına UMAMİ diye bir tanım daha eklendi. Daha önce de SASI SASI ve KEKREMSİ diye farklı tanımlar kullanılıyordu ama bunlar genelde halk arasındaki söyleyişler olarak sınırlı kaldı. Bu üç tanımı da anlamıyorum. Sası sası, kekrem
Merhaba,

Biliyorsunuz son zamanlarda acı, ekşi, tatlı ve tuzlu tanımlamalarına UMAMİ diye bir tanım daha eklendi.

Daha önce de SASI SASI ve KEKREMSİ diye farklı tanımlar kullanılıyordu ama bunlar genelde halk arasındaki söyleyişler olarak sınırlı kaldı.

Bu üç tanımı da anlamıyorum.

Sası sası, kekremsi ve umami ne demek?
Yani yediğimiz içtiğimiz neyin tadı tam olarak bunlara denk geliyor?
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
Sası ve kekremsi uzun zamandır var, yeni değil. Sası, yumurta gibi kokusu olan şeyler için; kekremsi, ağızda buruk bir tat bırakan şeyler için kullanılıyor. Ama umami diye bir şeyi hiç duymadım. Benim için saçma olan asıl "kıyır kıyır".
+1
prole
(30.04.26)
umami kendi başına hissedilebilen bir tat değil, glutamat içeren gıdalar tüketildiğinde tetiklenen, yemeğin lezzetini arttırdığı düşünülen bir his. bunu araştırdıysan yemeklere katılan MSG'yi duymuşsundur, umami hissini en hızlı deneyimleyebileceğin şey bu maddeyi yemeğine katmak. Maggi markasının vardı sos gibi.
0
nahtoderfahrung
(30.04.26)
Sası'yı tadı oturmamış veya tuzsuz için, Kekremsiyi ise gövdeli veya buruk tatlarda musmula, aronya veya sarap gibi şeylerde kullanıyorum.
Umamı 5. tat diyince benim aklıma salça ve keskin peynirler akılma geliyor ama pek tanım olarak kullanmıyorum.
+3
kuzey li
(30.04.26)
(1)

İŞKUR'da veya Sgk'da çalışan tanıdığı olan var mı?

ighe
Önemli bir konu hakkında genel bilgi alacaktım
Önemli bir konu hakkında genel bilgi alacaktım
0
ighe
(30.04.26)
Iskur u bilmem de sgk da herkes ayrı birsey söylüyor. Yapay zekaya bile sor yani. Bu kadar kendi mevzuatından habersiz olan başka bir kurum var mıdır bilmem. Birinin dediği diğerini tutmuyor.
0
primetime
(01.05.26)
(13)

Vize almaya çalışan herkese soruyorum.

anaphylacticshock
Merhaba, Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim. Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diy
Merhaba,

Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim.

Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor.

Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diyor.

Vizeye başvururken kafanızda gelecekle ilgili, özellikle iş ve yaşam masrafları ile ilgili bir plan var mı merak ediyorum.

1) Başvurduğunuz ülkeye vize çıkarsa gidince ne iş yapmayı, nasıl geçinmeyi düşünüyorsunuz?

2) Başvuru yaparken gidince beni en az 6 ay idare eder diye güvendiğiniz bir birikim falan var mı?

3) Çalışma izni, oturma izni vs nasıl almayı düşünüyorsunuz?

4) Tam olarak amacınız ne? Neresi olursa olsun bir şekilde farklı bir ülkeye yerleşmek mi yoksa kafanızda daha net bir hedef ve plan var mı?

5) İşler planladığınız gibi gitmezse diye yedek bir planınız var mı?

6) Gideceğiniz ülkenin anadilini bilmiyorken resmi işlemleri, başvuruları nasıl halledeceksiniz?

Bu sorular vize almaya çalışan herkese. Cevaplayabilirseniz çok sevinirim.

Ben 8 ay içinde İngiltereye yerleşmeyi planlıyorum.
İlgim olan bir bölümde tezsiz yüksek lisansa başvurup gitmeyi düşünüyorum.
Ama asıl istediğim gidince orada çalışmak ve kalabilmek.
Devamlı gidince ne yaparım ne ederim, nasıl geçinirim, nasıl iş bulurum, okul ücretini nasıl öderim vs diye düşünüyorum.

Ben mi kafaya fazla takıyorum, biraz daha pervasız olup bodoslama harekete geçmek mi lazım bilmiyorum.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
ben ve çevremdeki herkes tatil-gezi amaçlı vize alıyor.
vize alıp kaçak olarak yerleşmeye çalışan görmedim tanımadım.

kafaya takmak gerek. kolay değil yurt dışına yerleşmek. iş bulup gitmek lazım.
kaçak gitmek isteyen oranı gerçekten az. çoğu tatil-iş amaçlı.
+4
jelly bear
(30.04.26)
Vize sorularını soran herkesin göçmek istediğini sanmıyorum. Seyahat için olabilir. İş için olabilir.
+5
peki madem
(30.04.26)
Schengen vizesi ile turistik amaçla bir ülkeyi ziyaret edersin. Bir ülkeye yerleşmek turist vizesi veya öğrenci vizesi ile olmuyor.

İlgin olan bölümde masterı yapıp çok yüksek ihtimalle dönersin Türkiye'ye. Zaman ve para sorun değilse denenebilir, 40 bin pound verip çıkmak koymayacaksa denersin

Herkes yapıyor ben de yapayım kafası hastalıklı bir kafa. Bir ev parası dökp Türkiye'ye geri dönmek şuan en yanlış iş ve Türklerin çoğu bunu yapıyor.
+3
runaway
(30.04.26)
ben de vize alınca sadece tatil amaçlı düşünüyorum . sana ingiltere için bir önerim var . yakın bir arkadaşım ingiltere'de yaşayan kız arkadaşı ile partner vizesine başvurdu ve orada yaşıyor. çalışma izni de var . kız arkadaşının evinde kalıyor .
ona sorarsan ; orada yaşanmaz diyor hava hep soğuk hep yağmurlu ve kapalı , sokaklar bomboş insan yok . orada yerleşik çok afgan ve ortadoğulu var kötü işlerde çalışıyorlar , ingiliz halkı da yabancılara 2. sınıf gibi davranıyor diyor yani rahatsızlık hissettiriyorlarmış . saat 16:00 da her yer kapanıyor sokaklar boş kalıyor herkes evinde ya da barlarda zaman geçiriyor diyor . ben hiç gitmedim bilmiyorum onun anlattıkları bunlar .
+2
devilone
(30.04.26)
burada acilan vize sorularinin %99'u turistik amacla alinan vize icin.
oturma izni, calisma izni gibi konularla ilgili nispeten az soru geliyor. bence iki vizeyi birbirine karistirmissiniz siz.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Daha önce 2 dönem Polonya'da erasmus yaptım.

Şimdi İngiltere'de bir PgDip programına başvurmayı düşünüyorum.

Öğrenci vizesi ile part time çalışma izni de veriyorlar.

Ama nerede iş bulurum, nasıl geçinirim, bölümü sever miyim vs diye düşünüyorum devamlı.
0
🌸anaphylacticshock
(30.04.26)
Yanlis soru. Is bulup giden zaten oradaki sirketin davetiyle gittigi icin boyle sorunlar yasanmiyor. Soylendigi gibi, bu soruyu soranlarin tamamina yakini turistik amacla ya da seminer konferans vs. amaciyla kisa donemli gitmek isteyen insanlar. Kendi kendinize vizeye basvurup orda yasamaya baslayamazsiniz.
+1
synesthesia
(30.04.26)
herhalde avrupa'da berlin, hamburg, köln, brüksel gibi türkonun, surinin, pakinin harman oldugu ve havanin bok gibi oldugu sehirlerden daha kötü bir yer varsa o da londra'dir :)
bari irlanda ya da iskocya düsünün de en azindan sadece havasi kötü dersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Kategorileri birbirine karıştırmışsın. O soruların neredeyse tamamı turistik amaçlı olan Schengen vizesiyle ilgili ve bu vizeyle Avrupya'ya gitsen dahi orada kalıp çalışamazsın. Kalıp çalışabileceğin (ve senin yıllar önce Erasmus için başvurduğun) vize tipi Schengen vizesi değil, D tipi ulusal vize. Ulusal vize başvurularında da red oranı çok çok düşük.

Yani öyle kafana göre "ben bir Avrupa'ya gideyim de iş bulur kalırım" diye düşünüp başvurduğun vize C tipi (yani Schengen) değil. D tipi vize.

İngiltere işine gelirsek, gidip yüksek lisans yapayıp sonra kalırım diyorsan yüksek lisans süresinde harcayacağın bütün para hesabında varsa (her ülkenin kendi tutar kriteri vardır, aylık 600 sterlindir atıyorum) o parayı gösterip ulusal vize alabilirsin. Zaten o para hesabında varsa da iş bulana kadar nasıl geçineceğin sorusu cevap bulmuş oluyor. O geçinecek para hesabında yoksa zaten vize alamazsın.

edit: Şöyle bir ekleme de yapayım. Turistik vizeyle gidip orada iş bulma durumunda da ulusal vize ya da oturum iznine orada başvuramazsın neredeyse hiçbir ülkede. Sadece Almanya geçen yıl böyle bir esneklik tanımıştı. Onun dışında diğer ülkelerde Schengen vizesiyle orada bulunuyor olsan bile uzun dönem vizeye ikamet ettiğin ülkeden başvurmak zorundasın.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Gitmeyi baya niyetlenmiştim. Personeli olduğum firma bir dönem yurtdışına açılacak diye söylendi, o ara baya nasıl gidebilirim diye biraz düşünmüştüm ama yurtdışına açılış öyle kaldı. Hoş açılşa bile düşününce gittiğimde ev iş ekseninde bir hayatım olurdu. En azından burada tek başıma gidiyorsam olsa bile iyi kötü etkinliklere gidiyorum iş çıkışı.

Turistlik vize alıyorum +1. Vize alıp alıp yurtdışına gitmek daha cazip.
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Yanimdaki Ingiltere'de istedigi gibi is bulamayip, Kuzey Amerika'ya gelmis, beyaz, anglosaxon IT'ye sordum.

"Master'a gider. Sonra post study vizesi alir. 2 sene kalma hakki olur. Iki sene sonra ya sponsor bulup vizesini degistirecek ya da ulkeyi terkedecek. Goc politikasi artik sikilasti orda da. Sponsor bulmak piyango gibi." dedi.
0
thetruenorthstrongandfree2
(30.04.26)
Sponsor bulma kaygısı 10 sene önceydi. Şimdi maaş kriterini sağlayan iş ve sponsor bulması gerekecek. Bunu yapacak kişi zaten master gibi yollara girmez.
-1
runaway
(30.04.26)
Ingiltere'de "Ogrenci olarak gideyim sonra is bulup yerlesirim" mantigini oldurecek bir suru yasa cikartiyorlar haberiniz olsun.
Son iki yildir yasanan gocmen kirizi/politik savas yuzunden tum partiler gocmenleri engelleme pesinde, ozellikle Turkiye, Afganistan, Iran, Pakistan gibi ulkelerden gelenlere buyuk sikinti yasatacaklar.

Diger yazilan, sokaklar bos, kimse yok, sosyal hayat yok vs gibi laflar ise klasik "Ben adapte olamadiysam demek her yer boyle" kafasi.
Yerlesebilirseniz, sosyal hayati siz kurarsiniz, baskasinin size kurmasini beklerseniz hayat yok tabii ki.
0
quaker
(01.05.26)
(16)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. Hayatim alt ust olmadi ama plan yaparken cocuk faktoru hep aklimda. Adapte olmak diye bir sey yok zaten. Hastanede eline aliyorsun bir daha hic ayrilmiyorsun. Buyuduklerinde isler cok daha kolaylasiyor.

2. Zamani geldi hissi olusuyor.

3. Benim icin bu sorunun cevabi "su anlik evet." Yalniz ileri de ne olur bilemiyorum. Kimseyi korkutmak istemem ama bir arkadasimin son derece basarili ve normal bir cocukluk geciren oglu 20'lerin baslarinda universitedeki ilk yilinda sizofreni tanisi aldi... Mesela bu soru arkadasima sorulsa cevabi evet olur mu bilemiyorum ya da asiri derecede otizmli konusamayan bir cocuga sahip olan bir baba bu soruya evet der mi bilemiyorum...

4. Kimseye tavsiye verecek bir pozisyonda degilim. Sorumluluk sevmiyorsaniz hem cocuk hem de sizin icin oldukca zor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(3)

fahri trafik müfettişi cezası - itiraz, ne olur?

atom karincanin torunu
pazar günü kuzey marmara otoyolunu kullanırken en çok dikkat ettiğim konudan dolayı ceza yemişim, "gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli olarak işgal etmek" yazılmış, özellikle tüm yollarda dikkat ettiğim ortaserittv gibi kullandığım arabayla buradan ceza yemişim, komiği ceza saat 17.39 görünüyor
pazar günü kuzey marmara otoyolunu kullanırken en çok dikkat ettiğim konudan dolayı ceza yemişim, "gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli olarak işgal etmek" yazılmış, özellikle tüm yollarda dikkat ettiğim ortaserittv gibi kullandığım arabayla buradan ceza yemişim, komiği ceza saat 17.39 görünüyor, 17.38'de arabadan çekilmiş bir fotoğraf 3. şeritte gidiyorum. sizi ikna etmek için yazmıyorum o yolculuğumda hiç en sol şeridi de kullanmadım - hız sabitleyiic ile tasarruflu yolculuk düşüncesi ile.
buna sonuç çıksın çıkmasın itiraz edeceğim ama sizlerin düşüncesi nedir, madem böyle bir ceza kesiliyor ben neden yola çıktığımda 3. şeritte sürekli 2.şerittekiler sağlayarak yol alıyorum diye sordum kendime (bu da hatalı ama asıl hatayı 2. şeritte yavaş gidenler yapıyor)
+1
atom karincanin torunu
(30.04.26)
tek fotoğraftan süreki olarak sol şeridin işgal edildiği anlaşılmaz. ortada video falan yoksa eliniz daha güçlü olur. ayrıca fotoğrafta orta şertitte araç var mı? varsa "onu sollarken çekmişler fotoğrafı, sürekli işgal etme gibi bir durum yok" deyin.
+1
shadowfollower
(30.04.26)
itiraz et genelde bunların yazdığı cezalar iptal oluyor.
itiraz yazarkan ai den destek al
+1
duyuruuser
(30.04.26)
@shadowfollower onlar fotoğraf çekmemiş, cezada makbuz sadece, bende 1 dk önce arabadan çekilmiş fotoğraf ve 3. şeritteyim, gemini claude ile bir dilekçe hazırlayıp vereceğim. gerçekten hani bir yerde hız cezası yesem, park cezası yesem yapmışımdır hata derim de en dikkat ettiğim şey olunca sıktı canımı

edit: fotoğraf benim arabadan çekilmiş olarak var, fahri müfettiş öyle bir şey eklememiş (yasak galiba zaten de).
0
🌸atom karincanin torunu
(30.04.26)
(4)

Nissan Qashqai Kronik Sorunlar var mı?

OgutucuRecep
Nissan Qashqai 1.3 DIG-T bu modelde kronik sorunlar nasıl alan kullanan var mı acaba?
Nissan Qashqai 1.3 DIG-T bu modelde kronik sorunlar nasıl alan kullanan var mı acaba?
0
OgutucuRecep
(30.04.26)
çekişi düşük diye değiştirdi babam, 1.3 değildi 1.6 idi galiba, off road yapmıyor tabiki.
0
eja
(30.04.26)
Bu motor clio 4teki ve megan 4teki tce motorun aynısı. Bakımsızsa sorun çıkartabiliyor. TCE motorlar alüminyum blok. Termostat sorunları var. 1.3 tce'de olan her sorun bunda da olabilir. 1.33 diye geçiyor ruhsatta. O yüzden 1.6 vergisi ödüyorsunuz.

2021 qashqai skypact + kullanma şansım oldu. Araç gayet tatmin edici. Sizi mutlu eder. Yüksek km almayın ama. Sorunları araştırdıktan sonra tabii.
0
jackyr
(30.04.26)
2018 sonrasi dizellerde adblue tanki eklenmistir ve problemler artmistir muhtemel.
dizel bakarsan ,
2018 öncesi 1.5dci,1.6dci. dahanaz problemlidir.
google a da bir sor tabi.
0
designer
(01.05.26)
2017 1.6dci var bizde, 100binde falan, otomatik.
hic sikinti cikartmadi. cekisi konforu falan baya iyi.
bence iki puruzu var:
1 - cvt'den nefret ediyorum, cift kavrama otomatik olsaydi mukemmele yakin olurdu.
2 - cam tavan acilmiyor.
0
cooperr
(01.05.26)
(7)

şehir kumrularının kahverengi/sarımsılaşması?

mikahakkinen
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
bu kumrular bizim çocukluğumuzda griydi. şimdi nerede görsem ortası sarı ve kahverengi olmuş? ırk mı değişti? göç mü var?
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Ben adanalıyım. Adanada kumrular ben kendimi bildim bileli kahverengiydi.
0
nuevo
(30.04.26)
güvercinler gri, kumrular kahverengi. 90larda çocuk olan birisi olarak benim için hep böyledir.
+4
abelardo
(30.04.26)
Ben de hiç gri kumru görmedim, belki farklı bir tür kuşa daha kumru deniyordur yetiştiğiniz çevrede o kalmıştır aklınızda. "Gu guuu guk" diye öten canlıdan bahsediyoruz değil mi?
0
akhenaten
(30.04.26)
40 yıllık istanbulluyum güvercinler gri ve hafifi iri kumrular bordo-kahverengi ve cılız olur.
+3
orpheus
(30.04.26)
işin uzmanına sordum böyle diyor :) i.imgur.com

daha saçma cevap vermiyor muydu bu ya şakalı cevap olsun demiştim çok boş yapmamış. yine de o kadar uğraşmışken planı bozmadım attım...

ben de gri gördüm hep, hala kumru diyince aklıma gri kuş gelir kahverengi gördüm mü bilmiyorum. şu değil mi kumru işte? i.imgur.com

özellikle kahverengi kumru olarak arayınca (bkz: küçük kumru) diye başka bi tür çıkıyor genelde.
+1
konetsu
(30.04.26)
denizli ve egede b en çocukken hep griydi. ankarada okudum. hep griydi. yaş 40 a geldi bu kurumlar sarardı. yapay zekanında dediği gibi kumrularda göç almış.
0
🌸mikahakkinen
(30.04.26)
Güneydekiler gri olup ötüşü bile farklıdır
0
Mistyimage
(01.05.26)
(3)

Ocak ayında 20 lik diş çektirdik. hala sıkıntı yaşıyoruz

sorularimicinfeykhesap
arkadaşımın sorusudur.devlet hastenesinde ocak ayınca 20 lik diş çektirdi arkadaşım. ben de yanındaydım. çekşm sonrası doktor o bölgeyi düzenli süpürür gibi fırçala içinde yemek artığı kalmamasına dikkat et demişti. öyle de yaptık dikkat ettik.ama özellikel ymeek sonrası ağrı sızı hiç dinmedi aylar
arkadaşımın sorusudur.
devlet hastenesinde ocak ayınca 20 lik diş çektirdi arkadaşım. ben de yanındaydım. çekşm sonrası doktor o bölgeyi düzenli süpürür gibi fırçala
içinde yemek artığı kalmamasına dikkat et demişti. öyle de yaptık
dikkat ettik.

ama özellikel ymeek sonrası ağrı sızı hiç dinmedi aylar geçti. iki hafta önce özel bir dişçiye gittik. "sinir açıkta kalmış, diş eti orayı kapatamamış, üstünde deri toparlanamamış" gibi şeyler söylemişti. tedavi edilebilir ama yanındaki sağlam dişi harcamamız gerekir yazık olur demişti. yaşınız da küçük biraz daha izleyelim demişti.

hal böyleyken, sızı hiç geçmiyorken, konu hakkında tecrübesi olanlar varsa bilgi almak istedik burdan.

alternatif öneri ya da doktor tavsiyesi olabilir.

teşekkürler.
0
sorularimicinfeykhesap
(30.04.26)
anlattığınız şeyler, diş gibi, arızası halinde vücutta ciddi sorunlar yaratabilecek bir organ(?) için hiç normal durmuyor. izleyelim diyen doktor, 4 aydır kapanmayan ve aktif olarak sızlamaya devam eden dişin neyini gözlemleyeceğini söylemedi mi? ağrı için öneride bulunmadı mı? deri eksiği varsa, yandaki dişin harcanması onu nasıl telafi edecek; bunu açıklamadı mı?

bana kalırsa bir üniversite hastanesine gidip, durumu iyice anlatıp; anlatılanları da iyice dinleyip ona göre hareket etmekte fayda var. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(30.04.26)
diş çekilen yer öyle fırçalanmaz hatta bir süre hiç dokunmamak lazım özelliklede üstündeki kan pıhtısı varken. o pıhtı oranın iyileşmesi için çok önemli. muhtemelen alveoit oldu.
+1
my fault
(30.04.26)
alveoit sanırm evet. siz yaaınca baktım da, çekim sonrası hemen sigara içtiğini biliyorum mesela en basitinden.

e bunun bir çözümü yok mu, orasını kafamız almıyor. ikinci gittiğimiz dişçi sanırım çok işinin eri değildi. başka dişçilere de gidelim. teşekkürler.
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(30.04.26)
(10)

asansorsuz 5. kata bir seyler tasitmak neden bu kadar zor?

warrior princess
ev esyasi nakliyesi degil, online alinan ama yatak dolap gibi seyler kargo birakacak girise de sonra bunu yukari tasimasi icin nasil yapiyorsunuz? kendimin tasimasi imkansiz, parasi neyse verelim de ise yaramiyor cunku yok oyle bir is gucu bulabilecegim bir yer. siz nasil hallediyorsunuz?
ev esyasi nakliyesi degil, online alinan ama yatak dolap gibi seyler kargo birakacak girise de sonra bunu yukari tasimasi icin nasil yapiyorsunuz? kendimin tasimasi imkansiz, parasi neyse verelim de ise yaramiyor cunku yok oyle bir is gucu bulabilecegim bir yer. siz nasil hallediyorsunuz?
-4
warrior princess
(30.04.26)
cunku 5. kat..
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
en temiz çözüm apartmanın ya da başka apartmanın kapıcısı
ayrıca "kendimin taşıması" ne demek
+3
kisa
(30.04.26)
Lokasyon bilgisi verirseniz belki burdan birileri taşıma konusunda yardımcı olabilecek bir seçenek önerebilir. Örnegin izmirdeyseniz. İşinizi halledecek kişi yönlendirebilirdim
0
limonlu eksi
(30.04.26)
@kisa bilmiyorum oyle kendimin :D sokaklarda fularsizim idare edin.
apartman gorevlisi yok, oyle lalettayin bir apartman.

@pasaklipepee evet o yuzden bu hizmeti ariyorum. bir kisiye hepsini yukleyelim ezelim sirtinda tasitalim demiyorum.
-1
🌸warrior princess
(30.04.26)
@limonlu eksi lokasyon ozellikle yazmadim cunku bunu surekli kullanabilecegim varligindan emin oldugum bir hizmet seklinde ariyorum.
-2
🌸warrior princess
(30.04.26)
O apartmanın yok ama çevrede olan kesin vardır.
esnafa da sorabilirsin kim yapar diye.
0
kisa
(30.04.26)
ben getiren kargo görevlisine sana şu kadar vereyim beraber taşıyalım diyorum, daha reddeden çıkmadı.
+1
antihero
(30.04.26)
Armut a hamal yaz teklif ver. Birileri mutlaka çıkıyor
0
Rondak
(30.04.26)
Kardeşim evleneceği zaman 8. kata çoğu mobilya vs.'yi internetten söyledik tamamına yakını zaten kargo firması ona özel araçla geliyor 2 kurye onlar çıkarıyor. Hatta 1*2'sine el atayım yardıma dedim, abi biz tutulacak yeri biliyoruz sen düzeni bozarsın dedi elletmedi.

Sadece bir tane yemek masası ile sandalyelerini kurumsal olmayan bir yerden almıştık. İlan açıklamasında da yazıyormuş kapıda teslim diye yukarı çıkaramayacağını söyledi kurye. Sokaktan geçen 2 tane gence rica edip 200'er lira verdim attılar sağ olsunlar.
0
koskoca kirpi
(30.04.26)
yakınlardaki bi işyerine gidip "böyle böyle bi durum var ücreti mukabilinde yardım edebilecek elemanınız var mı" diye sorardım
0
mezzosprite
(01.05.26)
(16)

20 dakikalık komedi dizisi

elorelia
beğenilenlermodern familybrooklyn 99friendscommunityabbott elementarybeğenilmeyenler himym (fazla karikatürize karakterler)the office (bu tarzı sevmiyorum)life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik. amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlar
beğenilenler
modern family
brooklyn 99
friends
community
abbott elementary

beğenilmeyenler
himym (fazla karikatürize karakterler)
the office (bu tarzı sevmiyorum)
life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)
30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik.

amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlarda olan benzer dizi önerisi istiyorum. karakterlerle bağ kurulabilen, duygusal bi yanı da olan dizi istiyoruz sanırım.

eklemeyi unutmuşum. scrubs, the good place izlendi beğenildi.
-1
elorelia
(30.04.26)
friends hariç sevdiklerimiz ortak gibi. Scrubs tam sizlik hem feel good tarzı komik hem de duygu yoğunluğu da yer yer yüksek tavsiye ederim ama disney'de var şu an sanırım. Ki yıllar sonra yeni sezonu da çıktı.

Onun dışında yine Ted Lasso da güzel bence ama o da apple tv'de ülkemizde yok anca malum yollardan izlenir. Onun da bu yaz yeni sezonu çıkacak birkaç sene sonra.

Bi de Derry Girls'ü tavsiye edebilirim, tipik sitcom gibi değil ama izlerken çok eğlenmiştim. Netflix'te var bu. Bu diğerleri kadar feel good mu tam emin değilim ama Troubles dönemi Kuzey İrlanda'da geçen dönem dizisi tadında bile izlenir. Onun dışında mizahı da bi Office kadar insanı geren bir mizah değil (office, its always sunny in philadelphia tarzı komedileri izleyemiyorum ben maalesef başkaları adına utanmaktan asjdsjd)
0
nundu
(30.04.26)
coupling. platformlarda var mi bilmiyorum.
+4
lemmiwinks
(30.04.26)
Thats 70s show?
0
eja
(30.04.26)
Tabii ki THE GOOD PLACE, komik, duygusal ve bag kurduran her sey var. Basi sonu belli ve cok guzel baglayarak bitirdiler, boslukta kalmadi.

Ted Lasso'yu komedi sinifina koymazdim ben ama Nundu bahsedince fikir belirteyim dedim, cok duygusal ve derinligi olan bir oyku bazen mizahi de olabilen anlarla anlatilmis. Yeni sezon gelmeyecek diye son sezonun iki bolumunu seyretmedim bitmesini istemiyorum cunku o kadar guzel.
+3
warrior princess
(30.04.26)
the office sevmemeniz üzücü olmuş izlediğim en iyi komedi dizisi. ilk sezonu izleyip cringe bulduysanız vazgeçmeyiniz.

zamanında ben de böyle bi soru sormuştum:
www.eksiduyuru.com
+1
jelly bear
(30.04.26)
The Big bang theory? Modern family'den sonra en sevdiğim sitcom dizisidir.

The good place +1

Bir de tam komedi sayılmaz ama iyi hissettiren bir dizi: nobody wants this
+2
fraise
(30.04.26)
lillyhammer netflix.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Seinfeld
+1
nothing in my way
(30.04.26)
Happy Endings
0
peki madem
(30.04.26)
Hacks ve Two Broke Girls ekleyebilirim gönül rahatlığı ile.
+2
denizmaniaherif
(30.04.26)
Schitt's Creek ve Louie
+2
devilone
(30.04.26)
curb your enthusiasm.
fleabag.
it's always sunny in philadelphia.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Schitt's creek +994848382
Ara ara dönüp izliyorum kesitleri.
The office ve 30 Rock nasıl sevmediniz anlamadım. Bence 30 rock biraz daha zaman verin, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden birine bir bölüm biraz az olmuş.
Onun dışında biz de hanımla izliyoruz böyle bizim sevdiklerimiz;
Raising hope
Ghosts ama ingiliz versiyonu
Parks and rec
What do we do in the shadows
The it crowd
Black books

Animasyon olursa;
Bob's burgers
King of the hill
0
logisticsmanager
(30.04.26)
The Good Place +3
Seinfeld +2


Animasyon olursa;
Family Guy
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Coupling yazmaya geldim ama zaten yazılmış direkt +1 vereyim.
0
kimlanbu
(01.05.26)
it crowd
0
renegade
(01.05.26)
(1)

ankara kızılay otel

patronaj1
selamlar. merkezi temiz olsun f/p tek kişi 1 gece kalıp çıkacağım bi yer bakıyorum. şurada başın ağrımaz biz kalmıştık dediğiniz bi otel biliyor musunuz acaba?
selamlar. merkezi temiz olsun f/p tek kişi 1 gece kalıp çıkacağım bi yer bakıyorum. şurada başın ağrımaz biz kalmıştık dediğiniz bi otel biliyor musunuz acaba?
0
patronaj1
(30.04.26)
ben alba'da kalmıştım gayet huzurlu ve güvenli
0
summerjam0306
(30.04.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(1)

taşınılacak mahalleye ilişkin yorumları içeren site

sorucu
linkedinde görmüştüm yeni açılmıştı. yani atıyorum bakıyorsun kağıthane bilmem ne mahallesine ilişkin yorumlar var buraya taşınmak nasıl olur vs vs. ama adresini unuttum hatırlayan var mı? yerli bir projeydi.
linkedinde görmüştüm yeni açılmıştı. yani atıyorum bakıyorsun kağıthane bilmem ne mahallesine ilişkin yorumlar var buraya taşınmak nasıl olur vs vs. ama adresini unuttum hatırlayan var mı? yerli bir projeydi.
+1
sorucu
(30.04.26)
zingat mıydı ?
0
devilone
(30.04.26)
(4)

magnezyum takviyesi - uyku icin

baldur2
ne onerirsiniz?
ne onerirsiniz?
0
baldur2
(30.04.26)
Bisglisinat ve sitrat. Bu iki formun beraber satıldığı bir ürün var. Mesaj attım.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
magnimore plus şase - toz olduğu için içimi biraz daha zahmetli ama hızlı etki ediyor.
0
orpheus
(30.04.26)
Bir zamanlar yapay zekalardan birine, takviye olarak magnezyum ya da bir formunu almanın (kan değerlerinde bir eksiklik bulunmaması kaydıyla) uyku üzerinde kaydadeğer olumlulukta bir etkisinin olduğuna dair genel kabul görmüş bilimsel bir araştırma raporu bulmasını söyledim.
Bulamadı.
-3
Mirket
(30.04.26)
Faydasını gördüğüm ve çok sevdiğim magnezyum NBT Life.
Bir aydır doktorun yazdığı Magnezic isimli takviyeyi kullanıyorum kısa bir süre öncesine kadar hiçbir etkisi olmadı ne zamanki aynı anda melatonin de kullanmaya başladım uyku kalitem arşa çıktı, mükemmel rüyalar, sabah dinç kalkmak, her şey harika.
İkisini farklı zamanlarda yalnız içtiğimde hiç böyle olmamıştı müthiş ikili oldular.
(Tavsiye etmiş gibi olmayayım da sonuçta herkesin bünyesi farklıdır. Mesela yazılan Magnimore bana iyi gelmemişti...)
0
mutekebbir
(30.04.26)
(3)

kapı kilidi sorunsalı

kondansator
selamlar, evin kapısı deprem sonrasında 2 kez kilitledikten sonra açarken biraz zorlanıyor. tek elle açmak mümkün değil, akşam biraz da zorlanarak açtım kapıyı. şimdi ben açarım da eşim, ailem tek başına girerken bu konuda zorlanabilir. bu sorunu kiminle çözmek gerek? kale kilit mi gelir yoksa kapıc
selamlar, evin kapısı deprem sonrasında 2 kez kilitledikten sonra açarken biraz zorlanıyor. tek elle açmak mümkün değil, akşam biraz da zorlanarak açtım kapıyı. şimdi ben açarım da eşim, ailem tek başına girerken bu konuda zorlanabilir. bu sorunu kiminle çözmek gerek? kale kilit mi gelir yoksa kapıcı mı tam bilemedik
0
kondansator
(30.04.26)
kilitçi çözer, şayet kapıda bir tadilat vs. gerekiyorsa onu da yapar.
+1
eisberg
(30.04.26)
kapı kasıyor gibi.
Çelik kapı olduğunu düşünüyorum. kapıyı yavaşça kapatabiliyor musun? kilitlemekten bahsetmiyorum. yavaşça sessizce çektiğinde kapı kapanıyor mu?
hayır ise, kapıyı kapatmaya bağladığında önce kapının altı mı yoksa üstü mü kasaya değiyor?
neresi önce değiyorsa (varsayalım altı daha önce değiyor) altına bir takoz koy. evde damıl varsa o, yoksa taş parçası vs. kapı kapanmasın diye koyabileceğin her hangi bir şey, sonra kapının üstünden kapatmaya çalışır gibi esnet. elle zorlayarak biraz esnet. sonra tekrar dene. alt ve üst aynı anda kasaya temas ediyor mu? bu şekilde olması lazım
+2
kisa
(30.04.26)
kapı kilidinin dilini kapı açıkken kilitleyerek dışarı çıkarıp baın. ucunda ciçilmeler varsa muhtemelen ya içerideki beton kırılmış ve ona sürtünüyordur ya da karşılığı olan metal eğilmiştir. kapı açıkken de kilidi açıkken zorlanıyorsa kilidi komple değiştirin.
0
ground
(30.04.26)
(3)

1.2 motor ve 1.4 motor

arbre
Ford Fiesta almayı düşünüyorum ama herkes 1.25 motor alma diyor. Opel Corsa da aynı şekilde 1.2 motor tavsiye edilmiyor. Şehir içi için problem olur mu? Pişman eder mi?
Ford Fiesta almayı düşünüyorum ama herkes 1.25 motor alma diyor. Opel Corsa da aynı şekilde 1.2 motor tavsiye edilmiyor. Şehir içi için problem olur mu? Pişman eder mi?
-6
arbre
(30.04.26)
Pişman eder atmosferik motor 1.25 zayıf kalabilir. İmkanın varsa 1.4 al
0
basond
(30.04.26)
Şehir dışına çıkma durumu da olabilir. Fiesta 1.25 uzun yolda tırmanışlarda çok güçsüz kalıyor. Araç kasaları ne kadar küçükte olsa 100 BG civarında gücü olan motorlar ile daha iyi yürüyor.
0
onyx
(30.04.26)
araci benzinde kullanacaksaniz ve yokuslari agir da olsa cikarim diyebiliyorsaniz sorun olmaz ancak araca lpgde binecekseniz ve yokusu bol bi sehirde yasiyorsaniz 1.4 daha verimli olur.

senelerce 1.2 motor atmosferik polo kullandim ve aracin sınırlarını bilerek aldigimdan hic sorun olmadi ama yokusta basinca gidecek diyen kisi icin ideal araclar degiller.
0
johnnie w lker
(01.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(1)

Berlin - 1-2-3 Mayıs

enteg
Birisi benzer bir şey yazmış bana da sonra mantıklı geldi. Couchsurfingten event oluşturup insan arayacağıma buraya yazarım dedim. 1 Mayıs akşamı, 2 Mayıs ve 3 Mayıs'ın çoğunda Berlin'de olacağım. Çay kahve içmek isteyen, akşam takılırız diyen, ben de şehri gezeceğim diyen olursa haber etsin. Ben da
Birisi benzer bir şey yazmış bana da sonra mantıklı geldi. Couchsurfingten event oluşturup insan arayacağıma buraya yazarım dedim. 1 Mayıs akşamı, 2 Mayıs ve 3 Mayıs'ın çoğunda Berlin'de olacağım. Çay kahve içmek isteyen, akşam takılırız diyen, ben de şehri gezeceğim diyen olursa haber etsin. Ben daha önce gitmedim şehri gezmek öncelikli amacım. Size de yapışmam, sizin yapışmanıza da izin vermem sıkılırsam ben giderim sıkılırsanız siz kalkın gidin. üzmem üzdürmem :). önemliyse, erkeğim.

Bu arada internette pek tabi birçok bilgi var, yine de şurayı gez dediğiniz, şunu ye dediğiniz varsa yazın. şurda kal dediğiniz varsa da yazın. daha ayarlamadım ama siz yazdığınızda ayarlamış olabilirim. eli kulağında.
📊 Nasıl?
0
enteg
(30.04.26)
buranın kokteylleri güzeldir.
www.thealchemist.de

hamburger seviyorsanız Burgermeister iyi bir seçenektir. bir çok yerde var, ama öz hakiki olan kreuzberg' de tuvaletten bozma bir yer. oturma yeri yok, ayakta yiyorsunuz :)
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(2)

Bu televizyon nasil?

Uncle Sam
https://www.lg.com/tr/tv-soundbar/nanocell/65nano80a6b/buy/ Evime en son aldigimda sene 2017-2018 falandi 43inc arcelik hala is goruyor, model yukseltmeye karar verdim ve bunu buldum. Bu televizyon nasildir? Gunluk kanallar, dizi, film vs. izlemek oncelikli amac, gamer degilim ama olurda PS vs. alma
www.lg.com

Evime en son aldigimda sene 2017-2018 falandi 43inc arcelik hala is goruyor, model yukseltmeye karar verdim ve bunu buldum. Bu televizyon nasildir? Gunluk kanallar, dizi, film vs. izlemek oncelikli amac, gamer degilim ama olurda PS vs. almaya imkanim olursa haftada birkac gun olabilir. Bu daha iyidir dediginiz model veya marka varsa karsilastirma yapmak icin onu da gormek isterim.
0
Uncle Sam
(30.04.26)
Bu tarz kararlar bütçeye göre değişir. Attığın tv günlük ihtiyaçların için de işini görür. Ancak bu NanoCell LG'nin giriş segmenti. Yani çok daha iyileri var.

LG de segment sıralaması şöyle.
G>C>B>QNED>NanoCell

G-C-B modelleri oled modeller. Ben olsam almışken OLEd alırım. hatta direk C serisi alırım. Olmuyorsa da B. Ancak dediğim gibi bu olaylar tamamen bütçe meselesi.
0
nuevo
(30.04.26)
gidip görerek almak gerekiyor, nanocell 70+ bi ekran aldı 65 bin TL'ye arkadaşım, benim evdeki 15 senelikten kötü görseli ve renkleri. tamam büyük ama bulanık gösteriyor o parayı ona vermeye demez. nanocell cidden kötü renkleri
yukarda belirtilen segmentler + görerek al. bende yapay zeka ile beğendğim tv yi burda sorunca kötü segment amiral ürün değil dediler.
0
eja
(30.04.26)
(1)

seyahat sağlık sigortası - ucuz etin yahnisi?

inheritance
japonya seyahati için quick sigortadan sigorta yaptırdım. benzer teminatlar için en ucuzu buydu, sonraki ile arasında neredeyse iki kat fark vardı. ama sonradan içime kurt düştü. ucuz etin yahnisi durumu olabilir mi? mesela japon kökenli olduğu için sompo daha faydalı olabilir mi? ya da daha global
japonya seyahati için quick sigortadan sigorta yaptırdım. benzer teminatlar için en ucuzu buydu, sonraki ile arasında neredeyse iki kat fark vardı. ama sonradan içime kurt düştü. ucuz etin yahnisi durumu olabilir mi? mesela japon kökenli olduğu için sompo daha faydalı olabilir mi? ya da daha global olduğu için allianz?
0
inheritance
(30.04.26)
bir çok seyahat sigortasında zaten siz önce cebinizden ödeyip sonradan poliçeyi aldığınız ülkeden harcadığınız bedeli geri talep ediyorsunuz.
O yüzden gittiğiniz ülkenin sigortası olması çok fark yaratmayabilir.
+1
burfak
(30.04.26)
(11)

Duşta popoyu yıkıyor musunuz?

Caletti
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
📊 Sabun şampuan kullanıyor musunuz?
0
Caletti
(30.04.26)
Kadın için doğru olan o, orası sadece yeni canlı yaratma potansiyeli olan bir yer değil; aynı zamanda zengin ve renkli kendi florası olan bir cennet. Kullananlar türlü mantar vb. sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
-3
redlinetheturk
(30.04.26)
vajinanın içi kimyasalla yıkanmaz. florasını bozarsınız. dışı ve popo yıkanabilir.
+5
ground
(30.04.26)
Yıkanır,evet.
Kadınlar için abartmadan tabi,iç dış kese atacak da değil ya,neyse.
Öte yandan,ilgili yerlerin muhatabı sensin sonuçta. Rahatsız eden bir durum varsa uyar ki öyle davransın,ya da aksi durumda sen ona göre davran.
+2
denizciman
(30.04.26)
Popoyu suyla yıkamak yeterli deniliyor ama bence değil. Kadınların büyük çoğunluğu da vajina ile vulvayı karıştırıyor ne yazık ki. Vulvayı dıştan sabunla temizlemekte sakınca yok deniliyor; kimse içinizi sabunla çalkalayın demiyor zaten. Kız arkadaşınız jinekoloğa gittiğinde danışıp doğrusunu öğrenebilir.

Geçenlerde gratis’te bir anne ve 16-17 yaşlarındaki kızı alışveriş yapıyordu. Kız tüy dökücü krem bakıyordu; talimatları okurken “anal bölgede kullanılmaz diyor?” diyip annesine baktı. Bence bikini bölgesi için bakıyordu ve annesinden onay istedi. Annesi de “boşver” diyip bıraktırdı. Sanırım kız anlamadı; annesi de açıklamak istemedi. Bilmeyen bilmiyor yani.
+2
lil siztah
(30.04.26)
millet boklu geziyor. daha vulva nedir vajina nedir bilmiyor.

popo da malum bölgede dıştan yıkanır sabun duş jeli vs.

içeriye parmak atıp ovalamak değil burada kastım.
+3
Hallegadola
(30.04.26)
Afedersiniz kokar yani. Tabi ki yıkanmalı. (Vajina hariç)
0
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
Yav tabi ki yıkanır. Delikler hariç. Ama ben afedersin de orayı bile organik sabunla
+1
benaslindayohum
(30.04.26)
@lil siztah
Tüy dökücü olayını anlamadım ya? Kullanılmaması doğru değil mi? Anne doğru olanı yapmış
0
benaslindayohum
(30.04.26)
@benaslindayohum; onu, genital, boşaltım vd organların adını bilmemek/karıştırmaya örnek olarak yazmıştım. kız, bayaa anal bölgenin ne demek olduğunu anlamadı bana kalırsa.
kadınların büyük kısmı vajina(iç kısım) tabirini vulva'yı(dış kısım) da kapsayan, organın tümü anlamında anlıyor/kullanıyor. vajinaya sabun değdirilmez diyince, ok, o bölgeyi hiç yıkamayalım gibi anlaşılabiliyor bu sebeple. süslüsözlük var, ağırlıkla kadınların takıldığı; orada sık sık bunun kavgası çıkar da, oradan biliyorum.
+3
lil siztah
(30.04.26)
@lil ehshs süslü sözlük favori kavga başlıkları, külodunuzu kaç günde bir değiştiriyorsunuz sorusuyla ölümüne kapışır.
+1
ekimoloji
(30.04.26)
genital bolge temizleyicisi kullaniyorum, daha nazik ve cilt ph'ina uygun urunler. disarda kalacaksam ya da kisa bir seyahate gidiyorsam dus jeli ile temizlerim ama kullandigim dus jeli de dusuk ph ve sulfatsiz.
0
inspired by a true story
(30.04.26)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(01.05.26)
(3)

Babaannem icin yetiskin hasta bezi tavsiyesi

nefertarii
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
+1
nefertarii
(29.04.26)
Annem için birçok markayı denedikten sonra, kalınlık ve emicilik bakımından Medcare maxi 8 damla emici külotta karar kıldık.
Bizde özellikle gece idrar çıkışı artıyor. Bu yüzden üst üste iki külot giydiriyoruz geceleri. Hatta külot içine emici olsun diye ped de koyuyoruz.
Tek bir muhteşem bez önerisi olmadı ne yazık ki ama çözümü böyle bulduk.
+1
pro9it9is9
(29.04.26)
Medcare +1
Medikallerden alıyorduk biz. Diğerlerine göre pahalıdır ama en iyi marka bu.
0
asue
(30.04.26)
devlet yatalak hastalara bez yardımı yapıyor eğer rapor çıkartırsanız, 4-5 sene önce rapor çıkarmışlardı.. çok ufak bir para olsada hiç yoktan iyidir. malesef ne raporu olduğunda bilgim yok, aynı zamanda eve deoktorda geliyor yatalak hastaya aile hekimleri ile görüşün yardımcı olurlar.
0
eja
(30.04.26)
(6)

Saglik turizmi ile ilgili yurtdışı müşteri bulma tavsiyesi

havadakarada
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
0
havadakarada
(29.04.26)
Otellerde stand açabilirsiniz, hava alanında reklam panosu, instagram da konum bazlı reklamlar.
0
rhan
(29.04.26)
avrupalı ve amerikalılar facebook'u halen aktif kullanıyor. çeşitli ülkeler için, seyahat tavsiyelerinin paylaşıldığı facebook grupları var. mesela uzun süredir bir seul seyahat grubunu takip ediyorum (orası da kozmetik ve estetik işlemlerin başkentlerinden malum); insanlar sıklıkla "şu kadar günlüğüne oradayım, gitmişken şu şu işlemler yetişir mi; nerede yaptırabilirim" gibi sorular soruyorlar. bu gibi gruplara girmesi ve cevap yazması için birini görevlendirebilirsiniz mesela. reklam çoğunlukla yasak; öneriler kişisel tavsiye üzerinden yürüyor ama insanların, belli işlemlerin kaç gün süreceği, kaç kez kontrole gitmeleri gerektiği gibi tonla detay sorusu oluyor. görünürde bunlara yardımcı olup, devamını da özelden iletebilirsiniz.
+1
lil siztah
(29.04.26)
redditte çok soran oluyor. google maps ve instagram varlığınız da önemli.
0
eileengray
(29.04.26)
Instagram ve tiktok hocam. Doktoru ünlendirmek. Çokça video, shorts vs... Mümkünse başka kliniklerin kullandığı ajansları bulmaya çalışın. Google ads. en yavaş yöntem olur günümüzde. Kulak temizleme videoları ile alıp yürüyenler var.

Bir de genelde, tatile gelmişken bunları yapmak değil bunları yapmak için gelip tatil yapmak üzerine reklamlar görüyorum ben. Ama gerçekten otele gelen turisti alıp götürmek istiyorsanız lokal tur şirketleriyle anlaşmak da olabilir. Çünkü vereceğiniz online reklamlar doğru kişilerin önüne düşmeyebilir.

Örneğin İngiltere'de devletin sigortası bazı hastane masraflarını karşılıyor gibi söylentiler var. Bunları da araştırıp öğrenip reklamları bu yönde yapabilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(30.04.26)
Ticaret bakanlığının sağlık turizmi teşvikleri var ve burda yurtdisi etkinliklerde stant açma destekleri var. Her sene Londra, Berlin gibi top yurtdisi sehirlerinde aracı bir uygulayıcı firma sayesinde Trde dediğiniz isleri yapan klinikler stand açıyor. Bu standa hem bireysel olarak trye gelip sağlık+ gezi aradan çıkarmak isteyen kişiler olduğu gibi yurt dışındaki bu kişilere yönelik websitesi tasarlayan girişimciler ziyaret ediyor. yurtdisinda yaşayan girisimci bu trliler gelip ai destekli uygulamalarını genelde hasta başı ya da aylik/yillik sabit ödemelerle booking tarzi websitelerini pazarliyorlar. Vaad ettikleri sistem söyle istiyor. Hasta tatil yapmak istedigi tr sehrini giriyor, Antalya İzmir, Muğla vs. Ardından işlemi giriyor bu islemi veren klinikler listesi cikiyor. Her islem basi ucreti gorebiliyor. Kararini verince hem klimik hem de uygulamayi tasarlayanlar para aliyor. Bu kisiler ayni zamanda yurtdisinda gunluk hasta kabul gunleiri klinige ayarlayabiliyor. Atıyorum haftasonu anlasip belcikada bir sehirdeki anlaasmali bir klinikte hasta bakiyorsunuz. Bunlar trye gelip tedavi olmak isteyen kisiler. Aracilar sizin için duyurular yapip kons topluyor vs. Bu sehirlerde bu kisilerin anlastigi klinikler de oluyor hastanın tani, tedavi planı ve acil durumlarda yurtdisindaki kliniklerde trdeki kliniklerin işbirliği içinde çalışması için. Ama sistemde boşluklar da oluyor. Ya yurtdisindaki klinik müdahale yapmak istemeyebiliyor tedaviye trdeki baska bir hekim basladigi için ancak hasta da yurtdisina geldiğinde acil durumlarda boyle bir destek istiyor vs.

Not: sağlık turizmi işinde değilim sadece yakin zamanda bu fuarlarin birinde trden gelen bir kliniğe çeviri desteği verince öğrendim. Dilerseniz aklimda kalan booking tarzi bir iki websitesini de paylaşayım özelden reklam olmasın burda diye.
+1
Amaranta ursula
(30.04.26)
@amaranta olur sevinirim
0
🌸havadakarada
(30.04.26)
(5)

Mayo nasıl seçeyim? Şort değil (erkek)

michael_knight
Gideceğim havuzda şort yasakmış.Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.Yarın decathlon'a gidip alacağım.Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek
Gideceğim havuzda şort yasakmış.
Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.
Yarın decathlon'a gidip alacağım.

Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?
Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek di mi?

Bilginiz yoksa da acımı, endişemi, utangaçlığımı paylaşıp motive ederseniz sevinirim.
-2
michael_knight
(29.04.26)
Valla açıkçası pek bir şey olmayacak, eskiden herkes bunlardan giyiyordu zaten. Siz de ilkten farklı geldiği için biraz garipseyeceksiniz, sonra zaten herkes aynı olduğundan beyniniz bunla meşgul olmayı bırakacak ve hayatınıza devam edeceksiniz. Psikoloji 101 gibi bir şey.
+3
akhenaten
(29.04.26)
havuz, deniz, plaj kıyafeti mayodur zaten. şortla suya girme fikri kimden çıktı çok merak ediyorum. şortla haşır huşur yüzülmediği gibi kayıyor yapışıyor daha çok belli ediyor. şahsen asla şort giymem.

bakınız sene 1976 herkes mayolu
www.facebook.com
-1
yurtsuz john
(29.04.26)
boxer mayo alacaksan, üzerine tam oturan bir boxerın ölçülerini al, mayo da bu ölçüyü geçmesin. çünkü suya girince mayo genişliyor. yani mayo biraz sıkı olacak. eğer büyük alırsan her yerini belli eder.
+1
malheiros
(29.04.26)
arena veya speedo gibi markalara bakabilirsin. slip mayo etek trasi yoksa giymemen gereken bir sey bu arada,

bunlarin tene yapisan performans mayolari oluyor. sort seklinde olanlara bak. havuzda bu tarz yapisan mayolarla yuzmek daha kolaydir. denizde de oyle aslinda ama cikinca tuhaf tabi. o nedenle sort giyiyoruz.
0
antikadimag
(30.04.26)
hocam 1972 olimpiyatları Mark Spitz mayosu gibi bir şey çok açar valla :))

www.hollywoodreporter.com
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(4)

uyku hapıyla uyuyanlar

yurtsuz john
zamanla dozu artırmak zorunda kaldınız mı yoksa aynı doz ilaç yetiyor mu?
zamanla dozu artırmak zorunda kaldınız mı yoksa aynı doz ilaç yetiyor mu?
0
yurtsuz john
(29.04.26)
Bir dönem uyku sorunu yaşadığımda 10 gün kadar kullandım, sabit doz. Gayet güzel yetti, düzene girmişti.

Ama uyku ilacı var, uyku ilacı var. Doktor duruma göre sadece uykuyla ilgili etki gösteren ilaç da yazabiliyor, düşük doz anti depresan da. İkisinin kullanım süreci ve hatta bu ilaçları kullanan iki grubun uyku problemlerinin nedenleri ve dolayısıyla çözüm yöntemleri farklı olsa gerek.
0
akhenaten
(29.04.26)
melatonin aliyordum ben bi ara. bi sure cok guzel uyumama yardimci oldu ama sonra gece 2-3 gibi zink gibi kalkiyordum. simdi kendimi gun icinde baya yorup 8-9 gibi yataga geciyorum.
0
allanpoe
(30.04.26)
Gece yatmadan magnezyum takviyesi alın.

Magnezyumun bir çok çeşidi var. Kasları gevşeten, rahatlatan formundan alın.

Bisglisinat ve sitrat şeklinde 2 formlu satılan magnezyum takviyeleri var. Ben bundan kullanıyorum.

Ben 2 kapsül alıyorum her gece. Üzerinde zaten miktar bilgileri yazar.

Bana yaradı çok şükür, küp gibi uyuyorum.
Annem de denemek istedi bi ara ama ona dokundu. Çarpıntı yaptı biraz.

Bence deneyin. Sadece basit bir mineral takviyesi. Farka inanamayacaksınız.

Ama emin olmak için başlamadan önce muhakkak kan tahlili yaptırıp magnezyum seviyelerinize baktırın.

İlaç adı vermedim. Sadece mineral takviyesi önerdim. Umarım kurallara aykırı değildir.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
2012'ye kadar bitki caylari, ismini bile hatirlamadigim haplar (atarax'i hatirliyorum) denedikten ve hicbir ise yaramadiktan sonra bir doktorun onerisiyle 15mg remeron basladim. o gun bu gundur degistirmeden kullaniyorum. bu kadar yil kullandiktan sonra tabi ki bagisiklik olusuyor ancak bunun daha ustu yesil receteli ilaclar. talihliyim ki daha fazlasina su ana kadar birkac gun haric ihtiyacim olmadi. malesef benim gibi ilaclara karsi guclu bagisiklik yasayanlarin laneti, yesil receteli ilaclar da care olmuyor. bunun yaninda hayattan bezdiren yan etkileri oluyor.
0
arakaali
(30.04.26)
(5)

Kendi adıma aldığım otele eşim girebilir mi?

dizicolleague
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
Benim adıma otel odası tutulacak. Eşim gelirse sıkıntı yaşar mı yoksa kimlik ibraz edip odaya alabilir miyim?
0
dizicolleague
(29.04.26)
tek kişi, çift kişi ayrı fiyat olabiliyor. resepsiyondakiler extra ufak bir ücret talep edebilirler. başka bir problem yok.
+2
awlmi
(29.04.26)
Normalde sorun olmaz, bazı otellerde ufak bir fark alırlar. Çok cins, ilginç bir otel değilse sorun yok yani.
Kahvaltı, yemek veya her şey dahil bir tesis için geçerli değil bu elbette.

Bu arada eşinizin kimlik fotokopisini alıp emniyetin sistemine ekleyeceğini de ekleyeyim.
0
michael_knight
(29.04.26)
kayıt yaptırdığınız resepsiyon ile eşinin giriş yapacağı resepsiyondaki kişi aynı olmasın.
+2
HellKeePer
(29.04.26)
Rezervasyon ayrı bir şey konaklama ayrı bir şey. Ben de başkası adını arayıp rezervasyon yaptırdığım çok oldu. Sonuçta odada kalacak olanın kimlik bilgileri lazım, rezervasyon yaptıranın değil.
Sıkıntı yok yani
+1
etna
(29.04.26)
alırsınız. belki minik bir ücret farkı çıkar (kahvaltı için mesela)
+2
co2s2
(29.04.26)
(1)

Mayıs'ta bayramdan önce Arnavutluk'ta olacak kimse var mıdır?

sekizdokuzon
Nereleri gezeceksiniz? Denk getirirsek birlikte turistlik yapalım isterim. Teşekkürler.
Nereleri gezeceksiniz? Denk getirirsek birlikte turistlik yapalım isterim.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(29.04.26)
ben 3 gün sonra gidiyorum toplam 6 gün kalacağım
Tiran dışında Ksamil ve Saranda programım var Butrint Antik Kenti için 1 gün ayıracağım . daha önce 2 defa gitmiştim ama bu kadar güneye inmemiştim . bir araştırın isterseniz tarihi yerlere ilginiz varsa . Sözlükte adını arattığımda yoktu ben yazdım dün . ( Butrint Antik Kenti: Yunan, Roma ve Bizans kalıntılarını barındıran, doğa ile iç içe UNESCO arkeolojik sit alanıdır. )
zamanım yeterse aşağıdaki notları aldım

Berat (Bin Pencereli Şehir): UNESCO Dünya Mirası listesindedir, Osmanlı dönemine ait evleri ve kalesiyle ünlüdür.
Ergiri (Gjirokastër): Taş mimarisiyle öne çıkan, yine UNESCO korumasındaki bir diğer tarihi Osmanlı şehridir.
Rozafa Kalesi (İşkodra): İşkodra Gölü manzaralı, efsaneleriyle ünlü tarihi kale.
Durres Amfitiyatrosu: Adriyatik kıyısındaki en büyük Roma dönemi yapılarından biridir.
Apollonia Antik Kenti: Fier yakınlarında, Roma dönemine ait önemli kalıntıların bulunduğu arkeolojik alan.
Akçahisar (Kruja) Kalesi: Arnavutluk'un ulusal kahramanı İskender Bey'in Osmanlı'ya karşı direnişinin merkezi olan tarihi kale ve çarşı.
+1
devilone
(30.04.26)

Galatasaray'ın Stattaki Açık Antrenmanına Biletim Var

elektr10
Galatasaraylı bir öğrenciye vermek tercihimdir ama öğrenci olması şart değil. Batı Alt tribününde. Yedek kulübelerinin orada. İsteyene ücretsiz vereceğim. Tarih: Bugün (29.04.2026)Saat: 20.00Lokasyon: Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park
Galatasaraylı bir öğrenciye vermek tercihimdir ama öğrenci olması şart değil. Batı Alt tribününde. Yedek kulübelerinin orada. İsteyene ücretsiz vereceğim.

Tarih: Bugün (29.04.2026)
Saat: 20.00
Lokasyon: Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park
0
elektr10
(29.04.26)
(5)

ai ya seo yaptirmak

aloneinthedark
merhaba birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demislersimdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai
merhaba

birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus
alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demisler

simdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai bunu yapamaz mi nerede eksik kalacak

mesela backlink yapamasa da bunu yonlendirir biz yapariz diye dusunuyorum

siz ne dusunuyorsunuz
0
aloneinthedark
(29.04.26)
seo, siteyi seo standartlarına uygun hale getirip backlink almak değil.

farklı stratejileri var, düzenli güncellemeler lazım.
ai ancak senin işlerini kolaylaştırır işi yine sen yaparsın.
0
duyuruuser
(29.04.26)
@duyuru backlink sadece ornekti farkli startejileri ai yapmaz mi ya da yonlendirmez mi
seo da bir ornek mesela marketing yaptiriyoruz ai ucuyor kaciyor diyorlar o zaman marketing bilmeden de bu bir ise yaramaz
0
🌸aloneinthedark
(29.04.26)
seo bilgin varsa, sen > ai. seo bilgin az ya da yoksa, ai > sen.
SEO ve firma diyince 95% şaklaban ve dolandırıcılardan oluşan bir topluluk. Şaklabanla muhattap olduğunu anlayabilecek kadar SEO biliyorsan, AI kullanabilirsin. Bilmiyorsan zaten AI kullanmalısın.
Kalan 5% devasa çok uluslu şirketlerin ihtiyaç duyduğu kalite ve incelikte AI'ı öper atar; ama onlar da zaten doğru kurgularla AI kullanıyordur.
0
redlinetheturk
(30.04.26)
belki düz olmaz ama skill tasarlarsa kesinlikle yapar. tamam kimsenin işini itibarsızlaştırmayalım ama istatistiklerle ve güncel gelişmelerle çalışan bir teknoloji seo. bence daha iyi bile yapar.
0
enteg
(30.04.26)
Claude değil de, gemini canavar gibi yapıyor seo işlerini. etiketler, meta bilmemne tarafında gayet başarılı (haliyle).
0
babilfish
(30.04.26)
(3)

Şişme Yatak

krmzbvl
Araç için özel şişme yatak marka onerisi olan var mi? Uzun yolda arka koltukta acayim cocuklar yayladaymis gibi yatsinlar.
Araç için özel şişme yatak marka onerisi olan var mi? Uzun yolda arka koltukta acayim cocuklar yayladaymis gibi yatsinlar.
0
krmzbvl
(29.04.26)
çok bir beklentim olmadan şundan almıştım: www.hepsiburada.com . İşimi gördü, 2 kere kadar kullandım. Benzer ürünler arasından en uygununu alabilirsin, çok farklı olduklarını düşünmüyorum.
+1
vampir akrep
(29.04.26)
Mat alip arabanin disinda kampta, cadirda da kullanma fikri var. Sisme yatak bi kere kalqbalik bi misafirlikte tecrube etmistim. Inanilmaz rahatsiz edici.
0
🌸krmzbvl
(29.04.26)
Havnby
Tesla
0
gabe h coud
(30.04.26)
(26)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+6
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+19
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
+1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+5
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+5
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-2
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
cool story bro
+2
gabe h coud
(30.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(16)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-1
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
tatlim/kuzum rahatsiz etmez, cringe/cute rahatsiz eder.
0
banach
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(4)

Bir yakınım için iPhone17 tel. almam gerekiyor, optimum biçimde almak için araştırmaya vaktim yok, yardımcı olabilir misiniz?

santimantal
Yurt dışında yaşayan bir yakınımın Türkiye'de okuyan çocuğu için almam gerekiyor ama araştırma yapacak vaktim yok.Taksitli olarak veya peşin olarak güvenli bir şekilde nereden alabilirim. Peşin fiyatına taksit yapılırsa elbette çok çok daha iyi olur.Siz olsanız nereden, nasıl alırdınız?Son zamanlard
Yurt dışında yaşayan bir yakınımın Türkiye'de okuyan çocuğu için almam gerekiyor ama araştırma yapacak vaktim yok.
Taksitli olarak veya peşin olarak güvenli bir şekilde nereden alabilirim. Peşin fiyatına taksit yapılırsa elbette çok çok daha iyi olur.
Siz olsanız nereden, nasıl alırdınız?
Son zamanlarda buna benzer bi alışverişi yapanlar varsa ve yardımcı olurlarsa sevinirim.
0
santimantal
(29.04.26)
amazon hepsiburada vs hangisi ucuzsa alabilirsin. pazaryeri sahibi satıcılı olanlardan
0
jelly bear
(29.04.26)
iphone'a peşin fiyatına taksit yok gibi bişey. gürgençler bazı kartlara peşin fiyatına taksit yapıyor ama stokları her zaman olmuyor; bir kontrol edin.
0
lil siztah
(29.04.26)
ticari kartınız yoksa taksit imkanı yok. herhangi bir aksilikte yurtdışında yaşayan kişinin sizin başınıza ekşimemesi için ben olsam apple store'dan alırdım.
0
tnz
(29.04.26)
Apple Türkiye garantili olmasına dikkat edin . ithalatçı garantililer de satılıyor internette pazaryerlerinde .
taksit olmuyor telefonlarda
0
devilone
(30.04.26)
(5)

İstinye Park'ta Çalışan Birisi Nerede Ev Tutabilir?

silverleaf
Trafiğe kalmadan, hayatı kendisine kalacak şekilde nokta atışı tavsiye gerekiyor. Yeni, depreme dayanıklı binaların olduğu bir bölge olmalı. Nezih olmalı. Ulaşım -mümkünse- toplu taşıma ile kolay olmalı. Anadolu Yakasında X yerde tutup şuradan da git gel yapılabilir gibi tekliflere de açığız.
Trafiğe kalmadan, hayatı kendisine kalacak şekilde nokta atışı tavsiye gerekiyor. Yeni, depreme dayanıklı binaların olduğu bir bölge olmalı. Nezih olmalı. Ulaşım -mümkünse- toplu taşıma ile kolay olmalı. Anadolu Yakasında X yerde tutup şuradan da git gel yapılabilir gibi tekliflere de açığız.
0
silverleaf
(29.04.26)
Bütçe yazar misiniz
0
basubadelmevt
(29.04.26)
Bütçe maksimumda aylık 100-120k gibi düşünülebilir.
0
🌸silverleaf
(29.04.26)
Maslağın hemen yanı olduğundan dolayı her zaman yoğun bölge. O yüzden trafikten etkilenmek istemiyorsanız oraya yakın yer tutmanız gerekir. Mashattan-Eclipse-Maslak 1453-My home olabilir. Bu sitelerin maslak servisleri oluyor. Maslaktan sonra 15 dk yürünerek gidilebilir. Rezidans istemiyorum derseniz seyrantepe oyak olabilir. ama oradan ulaşım bir tık zor olabilir. aracınız varsa rahat olur ama.
0
nuevo
(29.04.26)
pınar mahallesi hem yürüme mesafesinde, hem ucuz. istinyepark'a 5 dk. mesafede köy taşra hayatı.
0
xu
(29.04.26)
araç sahibi olup olmamasına ek olarak, "trafiğe kalmadan, hayatı kendisine kalacak şekil" konusunda işe gidiş ve dönüş saatleri ile kendisine kalan hayatı nasıl ve nerede yaşayacağı da önemli.
mesela bahsedilen saatler ekstrem bir durum olmadığında trafiğin zaten akıcı olduğu zamanlar olabilir.
"kendisine kalan hayat" gece geç saatte toplu taşımayla evine "güvenle" dönmeyi gerektirecek mi?
"kendisine kalan hayat" dışarıda geçirilecekse, dışarıya ulaşımı kolaylaştırmak adına iş-ev süresinin uzaması tolere edilebilir vs.
otopark ihtiyacı var mı?
+1
tnz
(29.04.26)
(11)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
bacanın yönetmeliğe ve yaydığı kokunun sağlığınıza uygun olup olmadığını bildiğim kadarıyla bulunduğunuz belediyenin zabıtası değerlendiriyor. ek olarak çevre ve şehircilik bakanlığına da şikayet iletilebilir.
+1
tnz
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-2
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+1
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(5)

negatif anlamda 'isini bilir' nasil ingilizceye cevrilir

kassiopeia
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
0
kassiopeia
(29.04.26)
"he knows what he is doing" icerige gore olabilir.

cakallik/kurnazlik anlaminda "he is a smart-arse"
+1
baldur2
(29.04.26)
Streetwise sifat olarak
+1
floydian
(29.04.26)
- He/She knows how to play the game.
- He/She knows which way the wind is blowing.
+4
himmet dayi
(29.04.26)
"Shrewd" diye bir sözcük var, sanırım ihtiyacınızı karşılar. @Himmet dayi'nın "game" örneği de doğru.
0
yadigar
(29.04.26)
He knows how to play the crowd olur.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(29.04.26)
(7)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Batida da ayni terane. Alinan kararlarin cogu halkin fikrini yansitmiyor. Ben enerji sektorundeyim. Buyuk sirketlerin bir telefonuyla isler oyle bir hizlaniyor ki 1 milyon kisinin imzasi ayni etkiyi yapmiyor bile.

Hem halk zaten daginik. Regulasyon bilmez, yonetmelik bilmez. Sirketin her yarintiya hakim hukuk deparmani bile var. E para da var. Halk bir 30 dakika protesto ediyor, ertesi gun ise guce devam. Kimse elini tasinin altina koymuyor. Hem elini tasin altina koyacak ne para ne de potansiyel var. Biri bir sey yapsin kafasinda...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.