Giriş
(3)

Taksi çağırılınca taksimetre ne zaman açılıyor?

egerbiryolcu
Uzun zamandır çağırmalı taksi kullanmadığım icin bilmiyorum. Bir tanesi dedi ki sizin orda taksim varsa yönlendiririm yoksa burdan gelen yariyolda taksimetreyi açarak gelir. Taksicilerin bizim muhite mesafeleri 25-35 dakika civarı.
Uzun zamandır çağırmalı taksi kullanmadığım icin bilmiyorum. Bir tanesi dedi ki sizin orda taksim varsa yönlendiririm yoksa burdan gelen yariyolda taksimetreyi açarak gelir. Taksicilerin bizim muhite mesafeleri 25-35 dakika civarı.
0
egerbiryolcu
(27.02.26)
Birkaç dakikalık mesafeden geldiğinde müşteri bindiğinde açar ama 25-35 dakikalık mesafede yarı yolsa acıyorsa normal duraktan çıkarken de açabilirdi ama yasal olarak müşteri bindiğinde açılır, böyle durumlarda genelde önceden durum belirtilip karşılıklı anlaşılır.
0
kizil karga
(27.02.26)
bitaksi gibi uygulama üzerinden çağırılan taksiler siz araca binince taksimetreyi açıyor.

taksi durağından çağırılan taksiler genelde duraktan hareket edince açıyor.

bana denk gelenler böyle oldu hep.
0
yurtsuz john
(27.02.26)
Usul, taksimetrenin yolcunun binmesi, yolculuğun başlamasıyla açılmasıdır.

Sık taksi kullanmam. 1-2 sefer (en yakını olsa da çok yakın olmayan) duraktan çağırınca “taksimetre açarak geliyoruz sizin oraya” dediler.
0
lazor
(28.02.26)
(2)

Ai yahut yazılım marifetiyle ses kayıt temizleme

dilemma of subscribtionability
Elimde kalabalık ortamda icra edilmiş ses kayıtları var. Arka planda araba gürültüleri, çocuk sesleri… Bazılarında okuyanın sesi çok duyulmuyor, volümü düşük… Bunları otomatik olarak temizleyen/kalitelileştiren ücretsiz bir uygulama/site/program biliyor musunuz? Mp3’ü alsın, enhance etsin…
Elimde kalabalık ortamda icra edilmiş ses kayıtları var. Arka planda araba gürültüleri, çocuk sesleri… Bazılarında okuyanın sesi çok duyulmuyor, volümü düşük… Bunları otomatik olarak temizleyen/kalitelileştiren ücretsiz bir uygulama/site/program biliyor musunuz? Mp3’ü alsın, enhance etsin…
0
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
Samsung s25 serisi telefonlarda bu özellik var.
Ama telefonun kendisiyle çekilmemiş görüntülerde de yapıyor mu bilemedim
0
etna
(27.02.26)
adobe.podcast.com

bir sureye kadar ucretsiz. fazlasi icin odeme.
0
buenosdias
(27.02.26)
(35)

Odanıza kimlerin posterlerini astınız?

michael_knight
Ergenlikte, gençlikte. Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
Ergenlikte, gençlikte.
Yetişkin olup da bunu yapan yoktur di mi?
0
michael_knight
(27.02.26)
ben Kermit'in posterini asmistim. hala saklarim onu.

millet de simdi sadece kermit'e ilgim vardi zannedecek.
ek olarak Enrique Iglesias, Ricky Martin, Vahsi Güzel'deki Ivo ve Antonio Banderas gibi latino hottie'lerinin posterlerini asmistim. büyüdügümde kani kaynayan, civil civil, sicak iklim insani bir latino ile evlenicem ve denize yakin bir yerlerde yasicam zannediyordum.

avusturyali ile evlendim. dagda yasiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Metallica - James Hetfield (Solist)

Blue Jean dergisi posterler verirdi, hey gidi günler.
+4
kimlanbu
(27.02.26)
national geographic’in hediye ettiği kocaman bir dünya haritam vardı. aslında küçükken backstreet boys’un büyük hayranıydım ama onların posterini asmamıştım niyeyse.

edit: şöyle bir anı geldi aklıma: ilkokul yaşlarındayken ailecek bir misafirliğe gitmiştik, birkaç aile vardı. sonra odaları gezdirirlerken evin ergen oğlunun odasında nicole kidman posteri vardı. kızıl kıvırcık saçlı hali. babam dahil oradaki tüm babaların “ooooooyyhhhh” diye kahkahalarla eridiklerini hatırlıyorum. o zaman cinsellik nedir çözememiş bir bünye olarak çok şaşırmıştım tepkilerine. gidip posteri incelemiştim yakından.
+3
eileengray
(27.02.26)
Kişi posteri vs asmadım ama ben de @eileengray gibi dünya haritası asmıştım Atlas'ın sayılarının birinde verilmişti.
+1
Amaranta ursula
(27.02.26)
ayri odam yoktu. yattigim odaya poster assam annem bacaklarimi kirardi.
0
banach
(27.02.26)
Chuck Norris'in elinde iki tane uzi olan posteri vardi. MacGyver vardi. Zagor vardi...
+4
thetruenorthstrongandfree1
(27.02.26)
Şahıs posteri asmadım da bir tane panom vardı, ona antin kuntin elime geçen şeyleri asardım. Aile evinde duruyor hatta hala. Bir de her sene penguen/uykusuz takvim verirdi onu asardım
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
Gs takim posteri ve Kiraç :( allah affetsin
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
İlkokul - Kenan Doğulu (Üzerine kalp de çizmiştim.)
Ortaokul - Brad Pitt
Lise - Che Guevera (Solcu zamanlarım.)
+2
auroraaurora
(27.02.26)
asanlara özenmişimdir ama hiç asmadım. ailevi yapı ile alakalı herhalde
-1
kondansator
(27.02.26)
2002 dünya kupası kadrosu maç öncesi fotoğrafı
0
artıküyeolmakistiyorum
(27.02.26)
Üniyi bitirip arkadaşlarla eve çıktıktan sonra kendi odam olmuştu. Baya 21 yaşında falandım heralde. Tavana Teoman' ın tam boy posterini asmıştım, yatağımın tam üstüne. odanın duvarı da a4 e bastığım şarkı sözleriyle doluydu, straight erkeğim :)
+3
kumandanim
(27.02.26)
depeche mode 37 yaşındayım asılıdır.
+2
HellKeePer
(27.02.26)
Tarkan
+1
black holes in the sky
(27.02.26)
Banu Alkan
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
Tarkan'ın dev posteri ve Luke Perry re: evimiz hollywood'da :-)
+1
euteamo
(27.02.26)
f1 dergisinin verdiği renault r25 posteri vardı. onu çerçeveletip asmıştım. hala duruyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
@kimlanbu Blue Jean diyince bi duygulandım yaaa
bi dergi daha vardı öyle ama adını unuttum. ne kadar popülerdi böyle şeyler. dergiye yazı gönderenler olurdu onlar da yayınlardı falan.

ben o zamanlar tokio hotel grubunun hayranıydım onun posterini asmıştım.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Poster sayılır mı bilmem ama Küçük Prens ile Harry Potter ahşap tablosu var.
0
m e b
(27.02.26)
Aile evinde izin yoktu poster asmama şimdi kendi evimde her yere astım o nedenle :) Çerçeveledim ama en azından. Misal:

www.jpl.nasa.gov
0
peki madem
(27.02.26)
ricky martin
+1
pide
(27.02.26)
Kurt cobain ve RHCP posterleri vardı. Anthony kiedis posterde tek olsa onu asmak isterdim ama dergiler grup olarak veriyordu hep. Ortaokulda falandım, kurt cobain zaten çoktaaan ölmüştü ama işte imkansız aşkın verdiği o his:) sonra zaten poster merakım falan kalmadı, günümüzde ergen olsam jason momoa posteri asardım :d
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Blue <3

Ayrıca üzümlü kekim Lee Ryan'ın tek başına olduğu bolca posterim de vardı
0
sadakatsiz
(27.02.26)
lee ryan fanlari toplaniyor

blue, leo di caprio ve tiziano ferro
0
ala09
(27.02.26)
Ortaokul-lise döneminden hatırladığım sadece Kevin Garnett var poster olarak astığım, NBA tarihinde en sevdiğim oyuncu. Onun dışında aklıma gelmedi düşündüm de. Üniversitedeyken de bi ara, henüz bu kadar çorabından çarşafına her yerde karşımıza çıkmıyorken the great wave off kanagawa posteri asmıştım.
+1
nundu
(27.02.26)
athena, şebnem ferah, hayko cepkin, lebron james.

utanarak: gökhan özen.
+1
summerjam0306
(27.02.26)
Çok poster astım
Ortaokul; burakkut, ricky martin, leonardo dcaprio
Lise; backstreet boys, the beatles, the cranberries, rem, no doubt,
Üniye geçince; dünya haritası ve sanatsal işler
0
love and trust
(27.02.26)
ha bu arada daha okula gitmediğim dönemden itibaren duvarımda altında ülke bayrakları olan dünya haritası hep asılıydı. Onu saymadım poster olarak ama şu an coğrafya nerdü biri olmamın ilk uyaranlarından biri odur muhtemelen :d
0
nundu
(27.02.26)
avril lavigne ve evanescence asılıydı.
0
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
avril lavigne
ozalitte a2 çıktılar alıp odanın 4 bir tarafına asardım. 2005-2008 arası mal zamanlarım.
0
plastic_angel
(27.02.26)
poster denebilir mi emin değilim ama 25 yıldır Moonspell solisti Fernando Ribeiro nun 1 metreye yakın güzel bir fotoğrafı odamı süsler .
not: yetişkinim
0
devilone
(27.02.26)
Evanescence
Linkin Park
Red Hot Chili Peppers
Şebnem Ferah
Teoman vs...
Alakasız isimler de vardı, Beyonce gibi, Gwen Stefani gibi, o kadar çoktu ki hepsini hatırlayamam.
Aile evinde buna iznim yoktu yıllarca Blue Jean'den çıkan posterleri sakladım, üniversitedeki odama hepsini astım, nasıl yokluktan çıktıysam ilk yıl odamda postersiz tek bir cm bile yoktu, duvar kağıdı gibi döşemiştim.
Yurtta kapıyı çalıp "odana bakabilir miyiz" diyenler oluyordu ilk zamanlar.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
Freddie Mercury
0
turkuaz
(27.02.26)
(bkz: linkin park)
(bkz: eminem)
(bkz: hagi)
+1
renegade
(28.02.26)
Micheal Jordan ağırlıklı Chicago Bulls posterleri vardı odamda. O zamanlar jordan'ın prime dönemiydi. Scotie Pippen, Dennis Rodman falan güzel kadrosu vardı Bulls'un. Hey gidinin 90'ları
+2
faberkastelli
(28.02.26)
(3)

Sevdiğiniz esnaflar var mı?

michael_knight
İşi, kalitesi, fiyatı, lezzeti pek iyi olmamasına rağmen sadece güleryüzü, samimiyeti sebebiyle tercih ettiğiniz esnaflar var mı?
İşi, kalitesi, fiyatı, lezzeti pek iyi olmamasına rağmen sadece güleryüzü, samimiyeti sebebiyle tercih ettiğiniz esnaflar var mı?
-3
michael_knight
(27.02.26)
Benim en sevdiğim bar birçok insan için "bu ne amk" denilecek bir yer. Yemek diye bir şey yok. Buzları o kadar kötü ki buzla servis edilen herhangi bir şeyi orada içmem, eşe dosta da önermem. Gel gör ki seviyorum.
0
cay koy geliyorum
(27.02.26)
FATİHBANK fdgdsafdsa
0
eja
(27.02.26)
Erken yaşlarımda vardı. Yaşım ilerledikçe, insanların o kadar da iyi olmadıklarını anladığımda o güleryüz bilmem ne zırvalıklarına sempati beslemek şöyle dursun, bunlar bende ters etki göstermeye başladı.

Şimdi esnaftan sadece düzgün davranış bekliyorum. Selamımı al, yüzüme bak, duyulur bir sesle cevap ver, uğurla. Evinde uyuyormuş da kapısına gidip bir şey rica etmiş zahmete sokmuşum gibi ağız burun yapıp bir de mıymıy konuşmasın yeter.

Belki yaşım biraz daha ilerlediğinde onu da sallamam. “Nikahıma mı alcam herifi? istediğimi versin parasını alsın hayatımdan siktir olup gitsin yeter” diyebilirim. Umarım derim.
0
lazor
(28.02.26)
(5)

Başka ülkelerde sahur uyandırma nasıl?

michael_knight
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?Davulcu var mı mesela?
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?
Davulcu var mı mesela?
0
michael_knight
(27.02.26)
Almanya'da muhtemelen oruç tutanlar sahur için alarm kurup kalkıyordur. Buralarda davulcu falan yok. Ayrıca genel olarak "Nachtruhe" uygulaması var, yani aksam 22:00 ile sabah 06:00 arasında başkalarını rahatsız edecek şekilde gürültü yapmak yasak.
+3
morqos
(27.02.26)
Senegalden suudi’ye çoğu islam ülkesinde imsaktan 1 saat önce ezan okunuyor. Bildiğimiz ezan. Minarelerden. Yani 2 ezan okunuyor. Biri imsaktan 1 saat önce. Ötekisi imsakta (sabah namazı ezanı). İlk ezanda “essalatu hayrun minennevm” denmiyor.
+5
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
bir an amerika'da redneck bir sehirde sabahin korunde davul cala cala dolastigini dusundum de.. buyuk ihtimal 5dk icinde biri seni durbunlu av tufegi ile indirir, polis gelir savas zaiyati sayarlar kimsesizler mezarligina gomerler ertesi gun. davulu naparlar bilmem.
+8
cooperr
(27.02.26)
www.aa.com.tr

Üstte belirtildiği üzere ABD ramazan ayı gelmeden veya ramazan ayı içinde kimsenin davul çalmasını beklemeden Asya ve ortadoğudaki katliam ve tecavüzleri ile zaten kendi davulunu yıllardır çaldı. Çin'in etkisi ile o davulun sesi belirgin derecede bölgede azaldı tabi.

Oralarda kimse:
- ya senin derdin nedir neden davul çalıyorsun? diye sormuyor anlaşılan. Sözüm ona demokrasi ve özgürlükler ülkesinde zihniyet daha kuruluşunda belli : direkt " öldürmek "

Bizim topraklarda ise gece cadılar bayramı etkinliği yapan birilerine dürbünlü av tüfeği ile saldırmak bu kadar kolay rahat profesyonel (!) şekilde kimsenin aklına gelmez.
İnsanlık bizde ne de olsa.

Bu arada balkabağını ne yaparlar bilmem.
-11
diyecevaplandı
(27.02.26)
Ya abicim sacmalamayin. Eskiden saati bilmiyordu insanlar. Zamani gunese, ezana gore takip ediyorlardi. Evlerde elektrik yoktu. Gece karanliginda sahura kalkmak icin zamani gosterecek ezan, gunes gibi bir sey olmadigi icin bu isi ramazan davulcusuyla cozmusler. Yani ramazan davulcusu = alarm. Bugun herkesin elinde telefonu, saati, alarmi var. Ramazan davulcusuna gerek yok. Doguda da gerek yok batida da gerek yok.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(27.02.26)
(5)

Memurlukta nasıl ilerleniyor?

michael_knight
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum. Memurlukta nasıl yükseliniliyor?Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü m
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum.
Memurlukta nasıl yükseliniliyor?

Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü mü olacağım neye göre belirleniyor?

30 yıl çalışmış olan hiç yükselmeyen memur 50 bin civarında tapu müdürü 80 bin tl civarında mı alıyor?
-2
michael_knight
(27.02.26)
uzmanlık sınavları falan oluyor
+2
art cat chocolate
(27.02.26)
bakanlığa göre değişir. ancak şu an devlette yükselmek için yüzde 90 torpile ihtiyacın var. anca kurum müdürü olursun. bölge müdürü veya ankarada üst düzey görev için siyaset lazım. 30 yıl çalışmış memur daha fazla alır, en düşük memur maaşı 58 bin tl. 30 senelik memur 1in 4ü derecededir. 1 derece memurlar 60 65 arası alıyor.
ayrıca düz memur b kadro uzmanlık alması içi a kadroya geçmesi gerekir. a kadroya geçerse de ortalam bir memurdan daha fazla alır. evet devlette sınırlar var ancak yükselinebiliyorlarda.
+2
mikahakkinen
(27.02.26)
ilk olarak burada kurum önemli. yani büyümeyen ve rutinini oturtmuş bir kamu kurumunda görevde yükselmek daha zordur örneğin istanbulda tapu dairesinde memur olan biri çok zor yükselir zira istanbul artık istanbul hizmete ihtiyaç var.

ama örneğin bu tapuda memur olarak başlamış kişi gebze il olduğu zaman ya da başka bir şehire taşınıp o şehir büyüdüğü zaman yeni tapu daireleri açılırsa oradaki deneyimli memurlara idari görev yüklemek isteyebilir görevde yükselme sınavları yapılabilir.

şu an için görevde yükselmek için en uygun kurumlar bence üniversiteler. ha müdür olunca maaş çok mu değişiyor hayır, hele ki eski bir memursan.
0
denizgonen
(27.02.26)
Tapu ve Kadastro memuru olarak söyleyeyim. Tapu kısmında yükselme/maaşın artması biraz daha sıkıntılı. Bir tapu memuru en az sekiz yıl çalıştıktan sonra müdür yardımcılığı sınavına girerek müdür yardımcısı olabilir. Bu sınav ortalama 2 yılda bir açılır. Müdür yardımcısı olduktan sonra 2 yıl çalışıp müdürlük sınavına girebilir ve eğer ‘onu önce çıkaracak herhangi bir durumu’ yoksa müdür olarak emekli olur.
Kadastro kısmında mühendislik, kontrol mühendisliği vs olarak çok daha avantajlı tapuya göre. İki yıl teknikerliğin üzerine mühendislik okuyup mühendis kadrosuna geçen çok arkadaşım oldu.
+1
hayalhayal
(27.02.26)
memurlukta ilerleme kademe ve derece sistemiyle oluyor. 3 senede bir derece aliyorsun. yaklasik 24-30 senede max seviyeye ulasiyorsun. sabit yerinde durman yeterli bir sey yapmana gerek yok.
0
antikadimag
(28.02.26)
(9)

hangi siyasi partiye oy veriyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
sadece yabanci ülke vatandasligi olan duyurucular, icimizdeki irlandalilar, vatandasi oldugunuz ülkede hangi partiye oy veriyorsunuz? ve neden o partiye oy veriyorsunuz?oy verirken yasadiginiz ülkenin cikarlarini ve kendi cikarlarinizi mi düsünüyorsunuz, yoksa türkiye'nin cikarlarini da göz önünde b
sadece yabanci ülke vatandasligi olan duyurucular, icimizdeki irlandalilar, vatandasi oldugunuz ülkede hangi partiye oy veriyorsunuz?
ve neden o partiye oy veriyorsunuz?

oy verirken yasadiginiz ülkenin cikarlarini ve kendi cikarlarinizi mi düsünüyorsunuz, yoksa türkiye'nin cikarlarini da göz önünde bulunduruyor musunuz?

son olarak, türk vatandasiyken hangi partiye oy veriyordunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
liberal'e atiyorum genelde, politik olarak ortalarda biryerdeyim.
sola pek veremiyorum zira asiri bir SJW durumu var, nonbinary isi bir yere kadar OK ama adamlar bokunu cikartiyor. cekirdek aile butunlugunden yanayim.
saga da genelde vermem onlar da sulandirilmis KKK kafasi var, ben zaten gocmenim.

AMA en son sagcilara vermek zorunda kaldim zira libareller ipini koparani sinirdan almaya basladi, etrafta ciddi bir vasifsiz isci yogunlugu var ve ulke kaldirmiyor.
dolayisiyla yasadigim ulkenin ve kendi cikarlarimi dusunuyorum denebilir.
ama yasadigim ulkenin direk turkiye'ye tehlike olusturma olasiligi yok. eger oyle bir durum olsa turkiye'nin cikarlari one gecer.

yarin oburgun bana cikip iki vatandasliktan birini sececeksin deseler tc'yi secer oburunu birakirim, 5 saniye bile dusunmem. anavatan olayi baska.
0
cooperr
(27.02.26)
Spd ya da duruma göre die linke'ye oy veriyorum. Bu partileri tercih etmemin nedeni, sosyal adalet, güçlü bir sosyal devlet ve geniş kesimlerin ekonomik güvenliğini önceleyen bir siyaset anlayışını savunmaları.

Oy verirken yaşadığım ülkenin koşullarını ve kendi yaşamımı doğrudan etkileyen olayları dikkate alıyorum. Türkiye'de yaşamadığım için oradaki seçimlerde oy kullanmadığım gibi, Türkiye'nin çıkarları da oy tercihimde belirleyici bir unsur değil.

Edit: doğduğumdan beri çoklu vatandaşlığa sahip olduğum için halen Türk vatandaşlığım bulunuyor. Ancak Türkiye'de yaşadığım dönemde secimlerde oy vermiyordum, yalnızca referandumlarda oy kullanıyordum. Sadece iki kez oyumu kullandım. İlki, Ankara'da yaşarken 2014 yerel seçimlerinde chp'ye, ikincisi ise 2015 genel seçimlerinde yine chp'ye.
+1
morqos
(27.02.26)
amerika'da yasiyorum, epey de oldu. vatandasligim yok, green kartim da yok. oy veremiyorum yani ama verebilseydim demokratlara da cumhuriyetcilere de oy vermekten hicap duyardim. ayni b.kun laciverti.
0
banach
(27.02.26)
En sagci ve multeci karsiti partiye oy veriyorum. Reform party ye, ondan once de conservative party ye veriyordum. Hicbir multecinin siginmacinin gocmenin bokun pusurun cartin curtun gelmesini istemiyorum ulkeme. Turkiye'de yasasaydim zafere verirdim
-8
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(27.02.26)
Once belirteyim Turkiye'de oy vermiyorum.

Kanada'da oy verirken Turkiye'nin cikari aklimin ucundan bile gecmiyor.

Liberal partiye oy verdim.

Turkiye ve Kanada arasinda secim yapacak olsam Kanada'yi secerim cunku ailem vefat etti. Turkiye ile bir bagim kalmadi.

Bunu da eklemeliyi. Uzun yillar yurt disinda olsam da cok ilginc bir sekilde Turk milliyetcisi gibi de davranabiliyorum.

Mesela, Yunan adalarina tatile gitmem ben. Gidemem. Kibrista banyoda kuvette oldurulmus anne ve 3 Turk cocugunun fotografi gelir gozumun onune... Boyle de milliyetciyim.
0
thetruenorthstrongandfree1
(27.02.26)
Kanada'da liberarele veriyordum.
0
ermanen
(27.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1, O kadar düşüneceksek ABD'ye de gitmiyorsunuzdur o halde? Kurtuluş savaşı sırasında aktif olarak Yunan ve Ingiliz zırhlılarına, özellikle Çanakkale cephesinde mühimmat taşıdılar. Yunan'ın Izmir'i işgaline ve Samsun'u bombalamasına savaş gemileriyle koruma sağlayarak destek verdiler.
Ya da Fransa'ya, Birleşik Krallık'a, Avustralya'ya, Italya'ya, vs?

Soruya cevap: İsviçre'de GLP'ye oy verdim hep.
+1
alice in potatoland
(27.02.26)
Daha başkanlık seçimlerinde oy veremedim.
Ilk turda François ruffin vermek isterim. Seviyorum kendisini.
Ikinci turda da zaten sağcıların karşısındaki aday olur heralde.
Buna ek olarak Türkiye'ye etkisine gelene kadar hayatımda önemli milyon tane şey var. Tabiki türk düşmanı olup olmaması önemli bir konu da benim, eşimin vs günlük hayatına etkisi 0.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
@alice in potatoland,

Sizin buyukbabanizin ucagi Kibris Baris harekati sirasinda rumlar tarafindan dusurulmedi... Benim buyukbabam bu sekilde sehit edildi.

Simdi siz nereye gitmek isterseniz gidin. Benim umrumda degil. Ben gitmiyorum. Siz de anlayamazsiniz zaten... Bizde boyle.
-2
thetruenorthstrongandfree1
(27.02.26)
(3)

yapay zekaya kaç para ödüyorsunuz

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
size getirisi ne oluyor?
size getirisi ne oluyor?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.02.26)
claude'a kontür yüklüyorum arada en son 25 euro attım, iş için yardımcı oluyor.
+1
nahtoderfahrung
(27.02.26)
Gemini ve notebookllm : totalde 100 TL.
Notebookllm notlarımı düzenliyor, başkasından dinliyormuş gibi oluyor ve daha akılda kalıcı.
İş yerinde Claude aldırdım, o da phishing senaryoları için çok hızlı test yapmamı sağlıyor.
+1
rakicandir
(27.02.26)
tek başına ai için para ödemiyorum. google one 2 tb aldım, onun içinde geliyor.
+1
inheritance
(27.02.26)
(8)

Kalecinin aut atışını pas vermesi

kibritsuyu
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorl
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.

Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorlar.

Benim kafamın almadığı bir avantajı mı var?
0
kibritsuyu
(26.02.26)
Defansa çekilmiş rakibin düzenini bozmak,
Rakip sahaya gönderilen ve kime gideceği belli olmayan uzun topu kapıp kontratağa geçmelerine mani olmak,

Yıllar öncesinden aklımda bu ikisi kalmış.
0
Mirket
(26.02.26)
Oyun kurulum şemasını(2+1, 3+1 vb)buna göre düzenleyen takımlar için abecedir bu. Pres yapılıyor diye kolay kolay vazgeçmez çoğu hoca. Ki Herkes doğru yapamıyor presi, her pasla başlayan da uzun vurmuyor zaten. Amaç biraz da o presi başlatıp rakibi üzerine çekmek oluyor bazen.

Gs'nin presi iyi mesela, alametifarikası hatta. Bunu bilmesine rağmen bu sene birçok yabancı rakip pasla kurmaya çalıştı oyunu. Çünkü takımın güçlü yanı o, pratiği o. Plana sadık kal meselesi. Zira preste hata boşluk yaratabiliyor, pres hattını kıran bir pasla orta sahayı hızlı geçebiliyorsun. Birbirinin antitezi iki unsurun kiminki kazanırsa savaşı gibi düşün.

Ya da kalecinin uzun topu kötüdür, pas verdiği oyuncunun iyidir o vursun istenir.
+1
Bruce
(26.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.
0
freedonia
(27.02.26)
eskiden derken 2008de pep le barcelonada başladı. kaleci topu diktiğinde topun takımda kalma yüzdesiyle kaleden oyuna topu soktuğundaki yüzde çok farklı.
kafanızın almadığı avantaj çok açık. geriden topu oyuna sokarsan top sende kalır. dikersen bunu hesaplayamazsın.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
hayır arkadaşlar bahsettiğim şey topu dikip karşı sahaya göndermek yerine yakındaki oyuncuya pas atarak kullanmak değil, bundan bahsetmiyorum. eskiden kaleciler ellerindeki topu da oyuna degajla sokardı, artık elle müsait oyuncuya atarak kullanıyorlar, uzun süredir degaj görmedim. bahsettiğim bu değil.

defans oyuncusu kalecinin hemen 2 metre yanında duruyor. kaleci topu yanındaki oyuncuya pas atıp oyuna sokuyor. top oyuna girince rakip oyuncu üstüne koşup basıyor. pası alan oyuncu baskıyı yiyince ya kaleciye geri veriyor, ya yanındaki yöresindekine vermeye çalışıyor ama üstüne koşturan rakipler yüzünden veremiyor, ya kaptırıyor, ya kaptırmamak için höbelee diye kontrolsüz tepip taca maca atıyor. bunların hepsi daha ceza sahasının içinde ya da hemen önünde oluyor. kendi kalenin önünde anlamsız gereksiz paslaşmalar.

abanıp karşı sahaya dik demiyorum da, pas vereceksen de beklere, stopere falan pas ver, oradan kursun oyunu. niye iki metre yanındakine pas vererek oyunu başlatıp rakibi kendi kalenin önünde üstüne koşutturuyosun?
0
🌸kibritsuyu
(27.02.26)
geriden oyun başlatarak galatasarayın önde pres yapması sonucu gol yemek için
0
Hallegadola
(27.02.26)
Rakibi ustune cekmis oluyorsun iste. Orta sahan, forvetin rahatliyor alan buluyor, markajdan cikiyor, iki kilit pasla kontratagin kralini yapabiliyorsun. Tuzak bir nevi, kale onunde riskli paslar yapiyorsun, rakibe umut veriyorsun, rakip daha da istahlaniyor topu kapabilirim, kaparsam gol atarim, forvet diyor ben basiyorum, arkamdan siz de basin yaklasin hep beraber basalim durumu oluyor. Cikabildigin her pozisyon tehlike yaratirsin, bir de pres yapmak kolay degil, erken yorulursun, onde basan yoruluyor. o presi kirabildiysen bir de tazi gibi 60-70 metre geri kosuyorlar yardima kendi yara sahalarina o adamlar. Ha kalecin, defansin ayagi kotuyse, kazmaysa girmeyeceksin bu islere.
+1
freedonia
(27.02.26)
Birkaç farklı sebebi var. Önde olan takımlar hem zaman geçirmek için hem de tempoyu kontrol etmek için yapıyorlar. Top ne kadar fazla kendilerinde kalsa kar çünkü. Senin takımın hata yapmasa bile karşı takımın erken ceza sahasına girip oyunun tekrardan başlaması veya yanlış pozisyon alıp hem topu kazanaması hem de yorulması yine lehine oluyor. Geride olan takımlar genelde daha çabuk kullanırlar ama yine de planlı ve organize atak için pasla oyunun başlatılıp kurulması önemli. Ama dediğinde haklısın, bazen çok fazla risk alıp gol yiyebiliyor bunun dozunu iyi ayarlamak lazım :)
0
iwasbornonamountainside
(27.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(4)

Haftanız nasıl geçiyor?

darthvader
Sb. Bir de haftanın en sevdiğiniz günü hangisi ve neden?
Sb. Bir de haftanın en sevdiğiniz günü hangisi ve neden?
0
darthvader
(26.02.26)
Vasat.

Bu ramazanda, geçen senelerdeki ramazanlara nazaran daha bir pestilim yok. Acayip uykum geliyor. Geçen senelerde de uykum geliyordu ama en azından oyun oynar, film izlerdim. Şimdi yalan bir iki dizi bölümü izleyip uyuyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.02.26)
Raporluydum. Dinlenerek geçti. Cumartesi günlerini severim. Pazar planım varsa severim.
-2
arbre
(26.02.26)
bu ara sıkıcı, iş teklifi aldım yarın cevaplamam lazım muhtemelen tamam diyeceğim sonra da bir sürü iş çıkacak başıma.
0
nahtoderfahrung
(27.02.26)
ramazan sıkıcı ülke sıkıcı insanlar sıkıcı. zevk almaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
(10)

Ekonomisi iyi giden ülke var mı?

michael_knight
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
Son birkaç yıldır “ülke ekonomisi fena gitmiyor, daha iyisi mümkün ama şu anda da iyiye doğru gidiyor” diye düşünen ülkeler var mı?
+1
michael_knight
(26.02.26)
Polonya
+1
Bruce
(26.02.26)
vietnam'in ve filipinler'in ekonomisi büyüyor. güneydogu asya'nin en hizli büyüyen ekonomisine sahipler su an.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Arjantin
0
michael harddd
(26.02.26)
Ekonomi geniş bir kavram, hangi göstergeden bahsettiğine bağlı olarak değişir. Ülkelerin GDP'si veya büyüme oranı çoğu zaman artıyor, ama enflasyon farklı ülkelerde farklı seviyelerde. Mesela Türkiye ve Arjantin’de enflasyon çok yüksek, Çin’de ise düşük gözüküyor:
tradingeconomics.com
tradingeconomics.com

avrupa'da gdp büyümesi en yüksek irlanda gözüküyor. sonra türkiye ve polonya takip ediyor:
www.euronews.com

Çoğu ülkedeki ortalama halk ekonomi iyiye gidiyor demez heralde :) Farklı alanlardaki veya genel alım gücü, yaşam maliyeti vs. de bir gösterge. devlet ekonomi iyiye gidiyor diyebilir ama halk için durum farklı genelde.

Ghana ve Guyana'da mesela yakın zamanda petrol bulunmuştu ve iyi yönde ekonomik patlamaya neden oldu. Tabii ülkedeki herkesin (veya ortalama halkın çoğunluğunun) ekonomik yönden iyi duruma gelmesi diye birşey olmuyor.
+1
ermanen
(26.02.26)
Makroekonomi ile mikro ekonomi farklı biraz.
Misal İtalya'nın ekonomisi bazı şeylerde iyiye gidiyor ama sonra biraz mikro bakarsan o iyileşmeleri göremiyorsun, aynı şekilde İspanya'da öyle.

Misal irlanda denmiş. Çok iyi ülke ama çok çok pahalı yer, sebebi de uluslararası şirketlerin merkezi, ev fiyatları falan çok pahalı. Yani direktörsen iyi de ne bileyim normal çalışansan o kadar da değil.

Ben son yıllarda biraz ekonomi bakmaya başladığım için daha çok anladım; arka planını okumak gerekiyor çünkü iyi haber iyi olmuyor kötü haber kötü olmuyor.
Misal bak geçen merak edip Danimarka'ya baktım çünkü fransa için sürekli "baak Danimarka'ya hiçbir koruyuculuk yok ama işsizlik çok az" diyenler oluyordu. Bir araştırdım; evet az ama çoğu sektörde iş de yok. Reddit vs okuduklarim çoğu noktada yeni mezun vs iş olmadığını söylüyor, ciddi bir iş bulma sıkıntısı varmış. E ulan diyorum hani bunlar çok iyi gidiyordu, yapay zekaya sordum o da benzer dedi. Sonra İsviçre baktım, sağlık sigortasının yükselmesi ve ev fiyatları/kira şikayeti var sonra misal cenevre bölgesinde ciddi işsizlik var.

Misal Fransa'nın kuzeyine sorsan Fransa bitmiş derler.
Toulouse cevresi, lyon cevresi, nantes bölgesi falan dersen ekonomik olarak hiç sıkıntı yok derler. Yani makrodan mikroya indiğin zaman görüntü çok değişiyor. Ekonomi harbiden çok enteresan.
+1
logisticsmanager
(27.02.26)
@ermanen teknik bir gösterge değil de halkın genelinde bir iyimser olma hâli olarak sormak istemiştim.
Polonya sanırım buna iyi örnek, Vietnam’dan pek haberim yok ama olabilir
0
🌸michael_knight
(27.02.26)
Türkiye.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.02.26)
@michael_knight

O kismada degindim biraz. Bence cogu ulkede halka sorsan ekonomi iyiye gidiyor demez. Yapilan anketlerde boyle cikiyor bildigim kadariyla.

Housing crisis ve ev/kira artisi butun avrupa'da hala var gibi. Polonya'da da var ve orda da belli seyler icin fiyat artisi fazlaymis. yiyecek ve alkol dahil. alkol fiyati artiyorsa ordakileri mutlu edemezsin :)
0
ermanen
(27.02.26)
Polonya +1

2014 yılının son çeyreğinde taşınmıştım. Türk Lirası zloty'ye oranla 4 kat daha değerliydi.
Şimdi Zloty, Türk lirasından 12 kat daha değerli!
0
elektr10
(27.02.26)
Polonya icin veri buldum:
www.polskieradio.pl

2026 yili, Ocak 8-20 arasinda. 938 kisiye ekonomik durum sorulmus.

%37 iyi demis
%26 kotu
%37 nötral

Polonya cogu avrupa ulkesine gore iyi olabilir ama cogunluk iyi dememis sonucta. Gerci gecen seneye gore ekonomi iyiye gidiyor olabilir ama her konuda diyemeyiz
0
ermanen
(27.02.26)
(4)

Parfüm önerisi

arbre
Dior Sauvage EDT bitirdim. Hiç beğenmiyorum.Mont Blanc ExplorerBoss BottledBoss Bottled BeyondBunları beğenip not almışım. Bunlar iyi mi? Ne önerirsiniz? Erkek.
Dior Sauvage EDT bitirdim. Hiç beğenmiyorum.

Mont Blanc Explorer
Boss Bottled
Boss Bottled Beyond

Bunları beğenip not almışım. Bunlar iyi mi? Ne önerirsiniz? Erkek.
-5
arbre
(26.02.26)
Mont Blanc
0
darthvader
(26.02.26)
Boss Bottled Absolu, çok kalıcı ve tam bir kış kokusu.
0
kimlanbu
(27.02.26)
örneklerine göre odunsu ve bergamot seviyorsun.

yukarıdakiler haricinde tom ford ombre leather ve oud wood’a bakabilirsin. ———BURADA YAZAN PARFÜME DMDEN SANSÜR GELDİ———jo malone oud&bergamot’u da sevebilirsin. bunları beymen’de denemeni öneirrim.
0
eileengray
(27.02.26)
Terre D'Hermes EDT
0
elektr10
(27.02.26)

Satılık frekans aleti

durme
Healy Professional31.07.2024 tarihinde aldım. Artık kullanmadığım için satıyorum. 2 yıl garantisi devam ediyor.Az kullanıldı ve temiz, ilk günkü gibi çalışıyor.Coil ile birlikte. Pro'nun sıfırı indirimiyle beraber şu an 109 bin civarı diye öğrendim.Tüm aksesuarları içinde. İsteyene Ankara'dan elden
Healy Professional
31.07.2024 tarihinde aldım. Artık kullanmadığım için satıyorum. 2 yıl garantisi devam ediyor.
Az kullanıldı ve temiz, ilk günkü gibi çalışıyor.
Coil ile birlikte. Pro'nun sıfırı indirimiyle beraber şu an 109 bin civarı diye öğrendim.
Tüm aksesuarları içinde. İsteyene Ankara'dan elden teslim edebilirim.
Devir işlemi online Healy sitesinden kolayca yapılıyor, alet artık sizin üzerinize oluyor.
Fiyat 69000
-2
durme
(26.02.26)
(3)

Şarkıcıların kulaklıktan müziği dinlemesi

renegade
Konserlerde şarkıcılar neden müziği kulaklıktan duyuyorlar? bizim gibi ortamdaki hoparlörün sesini neden dinlemiyorlar?
Konserlerde şarkıcılar neden müziği kulaklıktan duyuyorlar? bizim gibi ortamdaki hoparlörün sesini neden dinlemiyorlar?
0
renegade
(26.02.26)
Kendilerini duyabilmek için. (bkz: monitör kulaklık)
+1
cosmicstring
(26.02.26)
Hoparlörler seyirciye göre yerleştiriliyor çünkü. Sahnedeki sanatçıların kendilerini ve olan biten diğer şeyleri duyabilmesi için kendilerine dönük monitör denen hoparlörler olurdu eskiden. Artık genellikle in ear monitor denen, bahsettiğiniz kulaklıklar kullanılıyor. Her bir müzisyen için mixlenebiliyor, neyi ne kadar duymak istiyorsa ve onu duyuyorlar. İsterlerse seyircinin sesini ekliyorlar, artık çoğu davulcuda click track oluyor gibi gibi.
Hatta kim olduğunu hatırlamıyorum, bir grubunun turne videosunu izlemiştim. Adamların gitaristi komple sahnede olup biten hiçbir şeyi duymuyorum, direkt şarkının kendi kaydını dinleyerek çalıyorum demişti.
+1
cay koy geliyorum
(26.02.26)
Hayatımda ilk defa bana da taktılar geçen hafta. (levent yüksel senfonik konserinde küçük çocukları yönetiyordum.)
levent abi benim de ilk defa takmamı rica etti.

hem çok net bir duyuş, hem gerçek zamanlı, hem de click'liydi. çok rahatlattı beni de. sahanın bir diğer ucuna giden ses ile bizim uçtaki ses zamanlama olarak da duyuş olarak da farklıydı. bunu, sahnenin değil diğer uçtan çekilmiş videoları izlerken kendi yönettiğim ele bakarak anlayabiliyordum konser sonrası.

seyirciler özellikle çoğu şarkıyı biliyorsa ve coşkulu bir şekilde alkışla eşlik diyorlarsa, ritmi bozabiliyorlar, grubun hızını geçebiliyorlar.
+5
la traviata
(26.02.26)
(17)

Dünya'nın sonu nasıl gelsin?

ermanen
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
dünya'nın veya insanlığın sonu. anketini de ekledim. zaman ile yok olması dışında.
📊 dünya'nın veya insanlığın sonu nasıl gelsin?
0
ermanen
(26.02.26)
Gerçek manada kıyamet koptuğunda üstteki seçenekler hafif kalacak .
-11
diyecevaplandı
(26.02.26)
goktasi abi, en temizi.
bir anda siyah ekran..
+6
cooperr
(26.02.26)
Bir şey olsunda hemen şimdi olsun hiç farketmez. Valla çok sıkıcı oldu yaşamak
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
yakın bir mesafedeki (30 ışık yılı) süpernovaya oy verdim. ışık hızında ölürüz. göktaşının gelişini gözlemlemek, beklemek stres yaratır.
+3
eileengray
(26.02.26)
Uzaylı saldırısı. O kadar oyun oynadım. Tecrübeliyim. Savaşmadan ölmek yok. Çocuk parkı mı burası.
+1
arbre
(26.02.26)
Nükleer savaş olsun isterim ben de madem yok olacağız buharlaşmadan saniyeler önce bombanın patlamasını seyretmek istiyorum.
-1
Hallegadola
(26.02.26)
İçinde en romantik seçenek göktaşı çarpması.
0
rakicandir
(26.02.26)
göktaşıyla nükleer arasında kaldım ama oyumu göktaşından yana kullandım.

süpernova hakikaten acayip bir şey ama farkında bile olmadan fiup diye anlık koskoca gezegenin poşete dönmesi fikri hoşuma gitmedi. ayıp gibi yani biraz. eğer tümüyle yok olacaksak ben çok kısa süreli de olsa kaosunu yaşamak, o psikolojiyi tecrübe etmek isterim. bu açıdan nükleer daha uzun soluklu ve acılı olabilir çünkü bildiğim kadarıyla mevcut tüm bombalar aynı anda atılsa bile hepimizin buharlaşması mümkün değil. bazılarımız çok acı çeker, sürünür.

göktaşı hem yok oluş öncesinde biraz sindirme fırsatı verir hem de vurunca çok kısa sürede siler atar. kafayı "deneyim" ile bozmuş beyaz yakalılar var ya hani adama burada üç saat sıra bekle sonra 1000 liranı alıp sana tokat atacağım diyorsun da bayılıyorlar... ben de onların manevi versiyonuyum. yiğit özgür karikatüründeki gibi, dayımlar filan komple tükeneceksek bile "deneyim" istiyorum, göreyim ve kendi içimde bir süreç yaşayayım istiyorum. dünyayı dışarıdan gözlemleyebilecek olsam süpernova olurdu ama BİLİNÇSİZ VATANDAŞ sıfatıyla göktaşı kardeşimin yanındayım.
+1
der meister
(26.02.26)
Nükleer diyen arkadaşlara Nevil Shute'un Kumsalda romanını önermeye geldim. Tam öyle bir olayın romanı.
+1
kobuzchu kiz
(26.02.26)
mümkünse uykumuzda ama şıklardan süpernova bir anda olsun bitsin pandemiyi zaten yaşadık yok savaşı, yok istilası daha da uğraşamayız, kimsenin mecali kalmadı bence hayatı o kadar sevecek kadar
0
darthvader
(26.02.26)
diyecevaplandı +1

Arkadaşlar hiç öyle büyük prodüksiyonlara gerek yok, firavunun kişisel kıyameti bir ufak sinekten kopmuştu. Gerisi sizin kendi tahayyülünüze bırakıyorum.
-5
love and trust
(26.02.26)
hiç biri. bu dünyanın acısını ve derdini biz insanoğlu fazlasıyla çektik. dünyanın çok hızlı bir şekilde gelsin, göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde her şey bitsin. birde dünyanın sonunun derdini çekmeyelim.
0
scudman1
(26.02.26)
Göktaşı. Çünkü en hızlı sonuca giden o.
0
etna
(26.02.26)
Uzaylı görsek iyi olurdu bence ya.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
bir sebepten insanlarin uremesi dursun. cogalamayinca nesil tukenir, insanlik biter.
0
banach
(27.02.26)
Bir anda gidelim toptan.
0
kumandanim
(27.02.26)
Teknoloji diyorum. Matrix'te de makineleri destekliyordum zaten.
0
auroraaurora
(27.02.26)

yeldeğirmeninde ev arkadaşı

vss
evin konumu mükemmel. kira yüksek gelmeye başladı. haftaiçi çoğu zaman okulda oluyorum. bina yeni bina. ayrıntılar için mesaj atabilirsiniz.
evin konumu mükemmel. kira yüksek gelmeye başladı. haftaiçi çoğu zaman okulda oluyorum. bina yeni bina. ayrıntılar için mesaj atabilirsiniz.
0
vss
(26.02.26)
(4)

Hangi Kindle'ı alayım?

stringer
Tez yazmaya başlıyorum. Sayısız PDF okuyacağım. PDF okumaya elverişli olması önemli ve altını çizdiğim yerleri, metin olarak mailime yönlendirebilmeliyim. Hangi Kindle işimi görür?
Tez yazmaya başlıyorum. Sayısız PDF okuyacağım. PDF okumaya elverişli olması önemli ve altını çizdiğim yerleri, metin olarak mailime yönlendirebilmeliyim. Hangi Kindle işimi görür?
0
stringer
(26.02.26)
11. nesil kullaniyorum. pdf ler epey agir calisiyor. pdf yuklememeye calisiyorum.
0
sttc
(26.02.26)
illa ki kindle olacaksa scribe
0
eileengray
(26.02.26)
Sizin durumda kesinlikle Scribe

Yaklaşık 8 aydır kullanıyorum, harika bir şey. En sevdiğim teknolojik oyuncağımdır kendisi
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.02.26)
Bu iş için ipad daha verimli olabilir.
0
efx
(28.02.26)

en sık tercih ettiğiniz oje rengi

eileengray
günlük hayatınızda en sık tercih ettiğiniz renk hangisi? yaz / kış diye ayırmadan bir tanesini seçin.
günlük hayatınızda en sık tercih ettiğiniz renk hangisi? yaz / kış diye ayırmadan bir tanesini seçin.
📊 renkler

Bu anket sona erdi. 26 oy kullanıldı.

+2
eileengray
(26.02.26)
(4)

s25 ultra icin beklenmeli mi?

Zima Blue
selamlar, malum s26 ultra ekstra bir sey vaad etmeden 110k dan satisa cikti. s25 ultra ise suan 76-85 arasi bir yerlerde. bu telefonu alacagim ama bir ay sonra s26 satisa girince fiyati cok oynar mi emin olamiyorum. 75 e alsam bir ay sonra %15 duserse uzer. Psikolojik sinirim %7-8. bir ay sonra bu c
selamlar, malum s26 ultra ekstra bir sey vaad etmeden 110k dan satisa cikti. s25 ultra ise suan 76-85 arasi bir yerlerde. bu telefonu alacagim ama bir ay sonra s26 satisa girince fiyati cok oynar mi emin olamiyorum. 75 e alsam bir ay sonra %15 duserse uzer. Psikolojik sinirim %7-8. bir ay sonra bu civarda indirim olursa uzulmem. buna gore simdi alinmali mi yoksa beklenmeli mi ne dersiniz?

tesekkurler.
-1
Zima Blue
(26.02.26)
birisi kafana silaah dayamadıysa bekle.
0
xephyr
(26.02.26)
her sene aynı şey söyleniyor.
0
plastic_angel
(26.02.26)
bekleyin derim
ama sırf bu değer kaybı vs konuları yüzünden iphone'dan devam edeceğim.
yıllarca android kullandım. sony, lg, samsung. satarken maalesef çöp fiyatına gidiyor.
0
MtKrt
(26.02.26)
satma derdim yok, oldurene kadar kullaniyorum. iphone alisamiyorum.

tesekkurler
0
🌸Zima Blue
(26.02.26)
(6)

Sahibinden sorusu

baldur2
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
4-5 tane ev var, hepsinin fiyati farkli, oda sayisi farkli, ama ayni mahalledeler ve butun fotograflar ayni. Ne ayak bunlar?
0
baldur2
(26.02.26)
"o ev aslında yoktu, ama şöyle (.oktan) bir yer var onu gösterelim size" oyunu
+6
malheiros
(26.02.26)
Sahibinden gerçekten Google gibi çöplüğe döndü. Alternatifi çıksa iyi olacak. iPhone 17 yazın aratin her il ve ilçede aynı 3-5 kişinin ilanı var, başka neredeyse hiçbir ilan önünüze gelmiyor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(26.02.26)
üçkağıtta olabilir ama ev sahibi birden fazla emlakçıya vermiş olabilir. benzer bir durumda olan bir eve bakmıştın geçen sene. aynı ev için 5 farklı emlakçı farklı fiyatlarla ilan vermişti.
0
scudman1
(26.02.26)
Eğer fiyatlar piyasa normalinin altındaysa dolandırıcılık olma ihtimali yüksek. Uygun fiyata ev ilanı koyup, aradığınızda "çok ilgilenen var, isterseniz sembolik bir rakam gönderin, size opsiyonlayalım" diyorlar. Bu şekilde milleti dolandıran bir güruh var.
+1
cay koy geliyorum
(26.02.26)
çay koy +1 , bir arkadaşımın başına geldi benzer bir durum hatta yakınlarda, emlak alanında da mafyamsı bir tekelleşme mevcut
+1
darthvader
(26.02.26)
bunu önlemek için elektronik ilan doğrulama sistemi diye bir şey getiriyorlar. ev sahibinin e-devletten yetki vermediği emlakçılar ilana o evi koyamayacaklar. sarı sitede ilan sayısının aşırı düşeceği yönünde bir beklenti var. ne kadar başarılı olacak göreceğiz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.02.26)
(2)

Instagram Takipçilerini Silmenin Kolay Yolu

elektr10
Zamanında Meta'da çalışan bir arkadaşım ücretsiz verified account yapmıştı beni (kendisi yurtdışı pazarında). Bu verified yapması o kadar başıma iş açtı ki her yerden takipçi geldi istemeden (yaklaşık 5-6 bin takipçim oldu dünyanın çeşitli yerlerinden). Neden böyle oldu bilmiyorum bot mu bastılar n
Zamanında Meta'da çalışan bir arkadaşım ücretsiz verified account yapmıştı beni (kendisi yurtdışı pazarında). Bu verified yapması o kadar başıma iş açtı ki her yerden takipçi geldi istemeden (yaklaşık 5-6 bin takipçim oldu dünyanın çeşitli yerlerinden). Neden böyle oldu bilmiyorum bot mu bastılar ne yaptılar ama ben bunları her gün 100'er 100'er siliyordum bir ara. Artık bıraktım ve bıktım. Bunları silmenin kolay bir yolu yok mudur hesabı çaldırmadan bir programı vs yok mudur?

Bir oturuşta 1000 tane de silebilirim ama o zaman Instagram algoritması senin hesabında garip hareketler olduğuna hükmedip kitleyebiliyormuş&deactive edebiliyormuş.

Çözümü olan var mıdır?
-1
elektr10
(26.02.26)
Günlük limit var bir de keşke bende olsa takipçi çizim sayfamda 1800 de kaldım şöyle 10-15k takipçi olsa iyiydi ekdndjwjw
0
darkwizard
(26.02.26)
"auto clicker" adında bir uygulama var. aynı hareketi senin yerine yapıyor. söylediğn şekilde ceza falan varsa günlük işte 100-200 tane silecek şekilde o yapar.

yani sen bir kere komut giriyorsun telefonu kenara bırakırsın tek tek kendisi siler.
0
sivri sinek
(26.02.26)
(3)

Kredi kartı avantaj sorusu?

mikahakkinen
akbank axess, garanti bonus, iş maximum, world var. qnb var ama avantajı pek yok. sürekli benzin alıyorum. bunlardan başka avantajı bol banka kredi kartı öneriniz nedir?teşekkür ederim.
akbank axess, garanti bonus, iş maximum, world var. qnb var ama avantajı pek yok. sürekli benzin alıyorum. bunlardan başka avantajı bol banka kredi kartı öneriniz nedir?
teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Teb signature kullanıyorum bonus özellikli. Son 1 senede 13bin tl bonus kazanmışım.
0
kumandanim
(26.02.26)
Word’ün bi esprisi yoksa adios premium a çevirebilirsiniz. Kampanyalara uygun alışveriş yapınca puanlar bikaç kat katlanıp uçak bileti, tur, cruise seyahatlerini bedavaya getirebiliyorsunuz. Nadir de olsa çok daha avantajlı uçak bileti kampanyaları da yapıyorlar. Bedavaya Bali’ye gidip dönmüşlüğüm var.
Bazı restoranlarda da indirimleri var.
0
lambada
(26.02.26)
Ben de tebden 13 bin tl indirim/bonus kazanmışım, ne tesadüf :) infinity kart kullanıyorum. Ama benzinden çok bi şey kazanmadım, genelde eticaret, yurtdışı harcama vs. Tabi arada benzin market kampanyası da oluyor. Bence siz hep kullandığınız bi benzin istasyonu varsa avantajlı kart var mı diye onlara sorun, mesela geçen totalde benzin alırken iş bankası ya da ziraat avantajlı gibi bi şey dediler ama detay sormadım
0
mezzosprite
(27.02.26)
(13)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+4
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
ilk defa duydum.
0
thetruenorthstrongandfree1
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(5)

"suç kaydı" ne?

kibritsuyu
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.

suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?

dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama tekrar suç işlememek kaydıyla. tekrar suç işlersen infazın yanıyor (infazın yanması diye bir kavram vardı eskiden), hem yeni işlediğin suçun, hem de öncekinden kalan yatmadığın kısmın cezasını yatıyorsun.

yani böyle bir şeydi, ya da en azından benzerdi. 35 suç kaydı nasıl oluyor? ilkini işledin yatmadın. ikinciyi işleyince ilkiyle birlikte yatmıyor musun, onu da mı kaydedip salıyorlar? işledikçe kaydedip kaydedip salıyorlar mı? ikinciden üçüncüden sonra, "dur lan biz seni tutuksuz yargılayıp duruyoruz, cezanı kaydedip erteliyoruz da senin duracağın yok, biz seni tutuklayalım, hapis cezası hükmü verelim artık" denmiyor mu? en dandik hukuk sisteminde bile 35 tane suçu kaydedip ceza vermemek nasıl olabiliyor?
+1
kibritsuyu
(26.02.26)
devam eden savcılık dosyaları( bunlar tutuklu, tutuksuz, ev hapsi, adli kontrol şartı ile olabilir)+ kapatılan savcılık dosyaları+ düşen savcılık dosyaları+ aranması olan dosyalar+devam eden davaları+ bitmiş ama istinafta veya yargıtayda olduğu için kesinleşmemiş davalar+ denetimli serbestlik aldığı dosyalar+ hagb kararı verilen dosyalar+bitmiş kesinleşmiş ve infaz edilmiş dosyalar
bunların tamamnıa suç kaydı diyorlar. aslında teknik olarak fazlalık var. aynı suçun savcılık, ilk derece mahkemesi ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı sayıldığı için oluyor. adliye muhabirlerinin dosyadaki evrakta yazan her satırı 1 suç kaydı olarak saymasından dolayı abartılı oluyor. yani 35 aslında 10-15 olablir. gerçi bu bile saçmalık.
+4
ground
(26.02.26)
migrosdan gofret çal güvenlik yakalasın polise bildirsin.polis savcılığa bildiriyor hakim karşısına çıkıp yapma evladım bidaha diyor. +1 suç kaydı.
avukat arkadaşım böyle anlatmıştı.
+2
jamswety
(26.02.26)
işte tekrar gofret çalarsa hakim "biz sana geçen sefer bi daha yapma demedik mi, gofret çalmanın cezası 1 yıl, geçen sefer göz yumduk yine çaldın, madem akıllanmadın geçen seferkiyle birlikte 2 yıl hapis" diyip atmıyor mu içeri? her gofret çalışta yapma bi daha, yapma bi daha diyip yolluyorlar mı?
0
🌸kibritsuyu
(26.02.26)
bunların hepsi bir yerde patlıyorlar zaten. cezalar "tekerrüre" giriyor. "1. kez mükerrirlere özgü infaz," "2. kez mükerrirlere infaz" şeklinde kararlar çıkmaya başlıyor. bunlar "yatarı" dedikleri ceza infaz sürelerini çoğaltıyor ve amerika gibi cezayı tam yatmaya başlıyorlar. devam eden suçlarda, sabıka kaydından dolayı "bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gerekçesi ile indirim yapılmıyor. daha önce hagb verilmişse bir daha verilmiyor, daha önce denetim bozulmuşsa denetimli serbestlikten faydalanamıyor. hatta iyi hal indirimi bile vermiyor bazı hakimler. ancak bu sistem hep suistimal edildiği için caydırıcı olmuyor. cezalar patlayana kadar kişiler tam bir suç makinasına dönüşüyor. ıslah olmuyorlar. bombok bir sistem yani.
+2
ground
(26.02.26)
Bi süredir suç işlemek serbest maalesef
-1
mezzosprite
(27.02.26)
(9)

parfum yeniliyor musunuz?

nibba
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
📊 parfum yeniliyor musunuz?
evet %10 (5)
hayir %90 (45)
-1
nibba
(26.02.26)
Abi kalıcılığı en dandik parfüm bile tüm gün kalıyor vücutta ama koku körlüğü oluştuğu için insanlar 2 saatte bir pıs pıs sıkıyor, çok gereksiz hareketler bunlar o parfümün kuruduktan sonra açığa çıkan notaları da çok güzel, çoğu kişi fark edemiyor onu.
+2
kizil karga
(26.02.26)
devamlı parfüm sıkıp kapalı mekanda duran insanlar gerçekten çok ağır duruyor. bence parfüm dışarı çıkmadan önce sıkılıp biraz dağılması beklenmeli. yoksa gerçekten koku çok yoğun. özellikle erkek parfümleri daha da yoğun.

tabi kaliteli parfüm ise. dandik parfümler hemen uçup gider zaten.
+3
nuevo
(26.02.26)
genelde kadınlar yapıyor, ben yakıştırıyorum açıkcası.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.02.26)
uzun zamandır aynı parfümü sıkıyordum. bi süre sonra asla kokusunu almamaya başladım. bilinen de bi parfüm ama bu ne tırt mı filan diye kendimi sorgularken bir gün farklı bi parfüm sıktım. ertesi gün saçımda kokuyordu hala. arkadaşın koku körlüğü diye bahsettiği olay muhtemelen. değiştire değiştire kullanmak lazım.

eşim (e) sabah sıkıp akşam işten geliyor. hala parfüm kokusunu alıyorum onun mesela.
-1
elorelia
(26.02.26)
Orijinal parfüm kullanıyorum yenileme ihtiyacım olmuyor çünkü;
1- parfümde kokunun oturması için uçarak 5-10 dk tam yerleşmesi gerekiyor zaten. Sürekli yenileme ile gerçek kokunun yerleşmesi de bozuluyor aslında.

2- burun zaten alıştığı için kişinin sürekli buram buram kokusunu almaması gerekiyor kalıcı olan parfümler akşama kadar kalıyor.

Hatta bir keresinde kıyafetle çok kapalı olacak bir yere parfüm sıkılmaması gerektiğini bu uçarak tam kokunun yerleşmesine engel olduğunu okumuştum hep boynumun yan tarafına sıkarım bu nedenle. Bu açılış kısmı parfümden parfüme değişiyor çok ağır başlangıcı olan parfümler var mesela sonradan koku yumuşuyor. Ben sevmiyorum ama 5 dk sonra tam koku değişmiş oluyor aslında.
+2
titanic kemancısı
(26.02.26)
K.

Yapmiyorum öyle bir sey.
+1
Purple life
(26.02.26)
bir kere sıkılıp çıkılır evden cebimizde parfüm mü taşıyacağız. Kadınlara özgür bir durum o bile nadir.
ha benim arabada var parfüm unutursam evden çıkarken sıkıyorum.
0
jamswety
(26.02.26)
Misal sabah işe gittim, iş çıkışı da bir yere gidilecek ==> evet.
Yoksa gün içinde hayır.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
yanımda taşımam ama eve uğramışsam bi fıs daha sıkarım
0
paintov
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(8)

Dyson hava temizleyicileri kullananlar

selamun aleykum kitty
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
0
selamun aleykum kitty
(26.02.26)
Tam yanıt olmasa da bacasız aspiratör takıp karbon filtre kullanırsanız (yani havayı filtreden geçirip yine mutfağa verecek) bu da işe yarayabilir ve muhtemelen daha ucuza gelir.

edit: biraz fiyatlara baktım da Dyson muhakkak iyidir fakat o fiyatlar ne öyle? sharkninja fiyat/performans açısından iyi görünüyor ama ben olsam dediğim gibi 2000 liraya ucuz bir aspiratör alır karbon filtre takarım. pahalı cihazların da yaptığı temelde aynı şey; havayı bir filtre içinden geçiren basit bir motor düzeneği. yazık günah.
0
orient blue
(26.02.26)
Philips'inki var bende. Yemek kokusunu yok etmek için de kullanıyorum. Hızlı sonuç vermiyor ve aspiratörün yerini tutmuyor, ama nihayetinde ferahlatıyor evi.
0
auroraaurora
(26.02.26)
www.sharkninja.com.tr
mutfağınız çok büyük değilse bu gayet iyi. büyükse bunun üst modelleri bakılabilir.

yapay zeka çok detaylı yanıt veriyor. biz de dyson araştırıyorduk ama buna yönlendirdi. odalarda kullanıyoruz ama şimdi sordum, mutfak kokusunu temizlemek için uygun dedi. üstelik filtre ömrü açısından piyasadaki en mantıklı marka buymuş. içinde koku adaptörü de var.
-2
elorelia
(26.02.26)
karbon filtreli tüm temizleyiciler kokuyu alacaktır. markadan bağımsız.
+2
kisa
(26.02.26)
pandemide dyson'ın hava temizleyicisinden aldım. bize arkadaşımın köpeği geldiğinde bile ağız kokusunu algılayıp hızlıca çalıştırıyordu kendini ve gerçekten de havayı temizliyordu. yemek kokusu duyduğunda da direkt algılıyor. cep telefonun uygulamasından da evin hava kalitesini ölçümleyebiliyorsun.

ama maalesef 2 kere ürünü geri göndermek zorunda kaldım. birincisinde dönen başlığı dönmemeye başladı. ikincisinde de kumandası çalışmadı. aslında hep yenisini almak istedim memnundum çünkü ama pandemiden dolayı ellerinde stok kalmamıştı ve alamamıştım.

kısacası ben çok memnundum aslında. ama dreame, shark ninja ve philips övenler de var. kullanıcı yorumlarına bir bakın onların da isterseniz.
0
elektr10
(26.02.26)
yav her şeyi yapay zekaya sormaktan vazgeçin biraz okuyun izleyin araştırın. yapay zeka bunu dedi diye ürün alınmaz. shark hava temizleyiciler hakkında olumlu yorumdan cok olumsuz yorum var. kimse shark'ın hava temizleyicilerini önermiyor. shark'ta bluetooth yok. Dijital fonksiyon yok. Sessiz mode, uyku modu, genel mod gibi opsiyon seçenekleri yok. havasız ortamda filtreleri açıyor ve aşırı ses cıkarıyor. shark'larda en büyük sorun zaten ses sorunu.

xioami alabilirsin. fiyat permormans ürünü. arkadaşlarımda var. ve hepsi memnun. evde olmasan bile uzaktan kontrol edebiliyorsun. çok sessiz çalısıyor ve hafif.
-1
Başka
(26.02.26)
@başka

bundan sonra bi şey almadan önce sana soracağım o zaman.

hava temizleyen cihazda bluetooth aramıyorum zaten. hava temizleyici telefondan kontrol etmek gibi bir amacım yok. sence alırken bu özellik var mı yok mu, kontrol etmemiş olabilir miyim? sence biri 4 bin (ben alırken o fiyattı) biri 30 küsür bin tl olan iki cihaz arasında kullanım kolaylığı açısından bir fark olduğunu tahmin etmemiş olabilir miyim? sence cihazdaki mod ayarları neler, benim ihtiyacımı karşılıyor mu, çocuk uyutmaya çalıştığım odada hayvan gibi ses çıkarıyor mu diye bakmamış olabilir miyim?

uyumadan önce yüksek modda açıp yeterli hava kalitesini sağladıktan sonra mod 2ye düşürdükten sonra cihaz ses filan yapmıyor ayrıca. yüksek modda tabi ki ses çıkarıyor. evet cihazın ayarını değiştirmek, kapatmak için ayağa kalkmak gerekiyor. ve evet tabi ki bu durumu almadan önce biliyordum. kaynak; yapay zeka. eskiden google'dan araştırmıyor muyduk yahu. yani ben bu cihaz dyson'ın sağladığı her şeyi sağlıyor demiş miyim? hayır. mutfak kokusu için uygun mu demiş. yapay zekaya sormuşum. kaldı ki bu cihazdan evimde iki tane var. kullanım tecrübem de var. ama yanıltmamak için yine de teyit etmişim. kalanı zaten kişi araştırıp öğrenir.
0
elorelia
(26.02.26)
karcher öneriyorum. harika bir şey.
+2
klassno
(26.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(20)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-8
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
"Ooga-Chaka Ooga-Ooga, Ooga-Chaka Ooga-Ooga"

Bunu yaz. Gizemli olsun :D

www.youtube.com
+2
thetruenorthstrongandfree1
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-3
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
0
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(11)

Yabancı dilde eğitim çok saçma değil mi?

michael_knight
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi. Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay. Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?
Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi.

Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay.
Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir yılda öğretemeyiz ki.

Neden böyle yapıyoruz?
Diğer ülkeler de böyle mi yapıyor?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Nası soru bu hocam :)

İngilizce, küresel internetin de bilimin de baskın dilidir. Bilimsel yayınlar, teknik dokümantasyon, akademik içerikler hepsi ingilizce. İnternetin %60’ı ingilizce iken türkçe %1-1,5 civarında. Ortalamanın biraz üstüne gidecek bi proje çalışma vs yapmak isteyen türkçe kaynak bulamıyor çaresi İngilizce oluyor. Daha bu öğle bi kurulum ve entegrasyon işinde, ki dünyada çok yaygın bir sistemdi, türkçe video sıfırdı youtube’da, yabancılardan izleyip yaptım mesela.
+7
avatar is back
(26.02.26)
Tercume programlari muazzam basarili. Bu teknoloji son zamanlardaki gibi hizli ilerlemeye devam ederse yakin gelecekte laf agizdan ciktigi anda ve mukemmele yakin tercume yapacak. Ingilizce ya da diger herhangi bir dili ogrenmenize, herhangi bir dilde egitim almaniza gerek kalmayacak gibi...
0
thetruenorthstrongandfree1
(26.02.26)
Haklısın ve bu gibi konulara bütün olarak bakmak lazım .
Zorunlu eğitimin süresi , hazırlık sınıfları, ve yabancı dilde eğitim hepsi bir arada düşüldüğünde ülke için büyük kayıp.
Kalifiye iş gücü, istihdam konusunda büyük oranda kayba ve gecikmelere sebep oluyorlar. Beyin göçü de hızlanıyor . Konu bu kadar tartışmalıyken o halde yapılması gereken zorunlu eğitimin tarihine inmek ve sürecini anlamaktır.

İngilizce dünya dili falan değil , sömürgeci emparyalistlerin dilidir. Bir şeyin dünyada kabul edilmesi kapsamı ve temelinde iyilik niyeti ve insani fayda taşıması gerekir .
Dayatmalarla, siyasi zorlama ve entrikalarla sadece bir kaç yüzyıllık kombine edilmiş bir dil dünya dili olamaz.

Yabancı dil öğrenirken neredeyse hiç dile getirilmeyen sorunlardan bazısı , öğrenilen yabancı dilin ana yurtdunun da bizle olan tarihinin göz ardının edilmesi .
Mesela Fransızca öğrenen biri , Fransa'nın da ne olduğunu, tarihte bizle olan siyasi ilişkilerini veya bizi bölmeye çalışan terör örgütlerine yardım yapmalarını, Afrika'daki onlarca yıl çevirdiği dolapları ve oranın fakir insanına yıllardır nasıl kan kusturduğunu da bilmelidir.
Yoksa sadece demir yığını olan eiffel kulesiyle romantik empatiler kurmakla yetinilir.

Bu manada ABD yi de zaten uzun uzun söylemeye pek gerek yok. Günümüzden örnek verecek olursak İngilizcesini geliştirmek isteyen , sözde dünyadaki kimi elitlerin(!) ne karanlık işler çevirdiklerini biraz olsun anlamak 3 milyon civarındaki epstein belgelerine göz atabilir.

Kısacası sadece yabancı dil öğrenmekle, öğrenim ve o dili geliştirme sürecinde zihnen onlardan biri olmak arasındaki fark iyi anlaşılmalı. Yoksa yabancı dili sadece iş ve para kazanma için değil, "kendimizi kaptırmadan " onları da tanıma anlama açısından öğrenmek gerekir diye düşünüyorum.
-2
diyecevaplandı
(26.02.26)
köşede bakkallık yapıp sadece gelen geçene ekmek sigara satacaksanız yabancı dil öğrenmeye gerek yok.

ama örnek veriyorum. cep telefonu tamirciliği yapıyorsunuz. öğreneceğiniz, takip edeceğiniz tüm kaynaklar ingilizce.

ticaret, bilim, sanayi vs -> bunları yabancı dil olmadan yapmayı düşünmemek lazım.
0
co2s2
(26.02.26)
Bence eğitimin türkçe verilmesi saçma. Türkçeyi seçmeli dil yapsınlar yeter. En azından fen bilimleri böyle olmalı. Üretmediğin şeyin tercümesini yaparak işi daha da zorlaştırıyorsun, orjinalinden öğret ve bu alanları okuyabilmek için her üniversite bölümünde dil bilme şartı/hazırlık sınıfı koy. Tüm dersler de ingilizce olsun, akademisyenler de bu noktada kaliteli hale gelmeye başlar.
0
Unde bach canim
(26.02.26)
dezavantajli taraflari var ama avantajli taraflari da cok. ozellikle bazi alanlarda litaratur (kitaplar, tezler vs.) hep ingilizce. bu iceriklerin turkceye cevrilme orani cok dusuk. ornegin bilgisayar muhendisligi veya tip alaninda kitaplara baktigimizda ancak cok populer olmus kitaplar turkceye ceviriliyor, cevriler de birkac yil geriden geliyor. boyle olunca da bir meslegi sadece turkce kaynaklardan takip eden bir kisi cok geriden takip ediyor, neyin guncel neyin artik gecersiz oldugu tamamen karisiyor. Ayrica egitim alan kisiler kuresel rekabete girecek kisiler ayni zamanda, bu da buyuk dezavantaj olusturuyor.

1 yillik hazirlik egitimi de sifirdan baslayan biri icin cogu zaman yeterli oluyor, ama elbette bu ekstra caba gerektiriyor. zaten egitim sirasinda ya da mezun olduktan sonra da bu caba devam ediyor.

Bunun disinda bilgi akisi farkli ulkelerle entegre olundugunda verimli oluyor. Bu konuda hindistani iyi bir ornek olarak gosterebiliriz. hindistanda ingilizce egitim yaygin, bu nedenle yurt disinda bircok yetismis kisi gonderiyorlar. ama bu kisiler is gucunun yurt disinda kacmasi olarak dusunmemek gerek. ayni zamanda bu kisiler yurt disinda ulkeleri ve kulturleri icin bir temsilci oluyor. uygun pozisyonlarda yatirimlari kendi ulkelerine tasiyorlar, bilgi ve birikimi de yine kendi ulkelerine tasiyorlar. yani iki ulke arasinda karsilikli entegrasyon o ulkeleri diger ulkelere karsi avantajli hale getiriyor. ornegin buyuk IT firmalari ucuz is gucu icin hindistana ofis aciyorlar, ayni zamanda hindistan da elindeki is gucunu yatirim cekme araci olarak kullaniyor.

Turkiye olarak bizim elimizde de iyi egitimli, buyuk bir is gucu var. eksik olan ulkede yatirim ve is yok. yani yabanci dil egitimi almis kisilerin bir kismi yurt disina gidip oradan bilgi ve yatirim transferi yapacak ki turkiyede bir ekosistem olusacak.

kendi icine kapandiginda is gucu kaynagini kendine saklamis oluyorsun ama peki bu is gucunu yeterince verimli kullanabiliyor musun? gencler issiz.
+1
emrahday
(26.02.26)
Siyasi içerikli birçok şey söylenmiş.

Ama bir iş yapılacaksa bunların etkisi 0. Neticede ne kadar yetkin olabileceğiniz o alandaki çalışmaları ne kadar güncelden takip edebildiğinizle, ne kadar içinde yer alabildiğinizle ilgili. Dünyada sürekli bir şeyler oluyor, elinizde bugün için tam bir veri seti olsa bile yarın bu set artık tam olmayacak.

Bu açıdan eğitimde ingilizceye ihtiyaç duymamak için önce ingilizceye ihtiyacınız var. Çünkü önce güncele yetişmelisiniz. Ancak sonra o alanda atılım yapıp odak haline gelebilirsiniz.

Bakın sizin önerdiğiniz şey gelişim değil, yutdışına çıkışı engellemek için bir yetenek edinmenin önüne geçilmesini öneriyorsunuz. Bu yurtdışına çıkışı engellemez, aksine daha iyi bir eğitim için daha temelden yurtdışına çıkışı artırır. Beyin göçü bağlamında, insanlar ingilizce bildikleri için yurtdışına gitmiyor, insanlar yeterli yetkinlikte olabildiği için yurtdışına gidebiliyor. İngilizce bilen herkesi almıyorlar değil mi? Bu yetkinliği kazanamayan insana sizin de gereksiniminiz olmaz, önemli olan yetkinleşen insanı elinizde tutabilmek.
+2
akhenaten
(26.02.26)
Daha cok ing bolumler ozellerde var. Bence goz boyamak icin. Daha fazla para almak icin belki de. Ingilizce bolum mezunuyum, hazirligi atladim. Birinci sinifta millet dehsetle bakiyordu bana nasi atlamis diye. Ve hazirlik okumalarina ragmen sinifin yuzde 90i okudugu bolumden bi sey anlamiyordu, ezberleyip geciyordu. Aslinda yabanci dilde hazirlik sinifi kadar sacma bir sey yok. Cok gereksiz bir sey. Isteyen kursa gitsin ama iste bu da yine ekstra egitim ucreti kazanmanin bir yolu okul acisindan.
Universite disinda ise mantikli bir sey. Sonucta ingilizce global bir dil. Babamin zamaninda da fr ogretilirmis mesela. Bu zamanin dili de ing.
0
Kittie
(26.02.26)
bizim insanimiz yabanci dil ogrenmek ile yabanci dilde egitim gormek arasindaki farki ya bilmiyor ya da kaciriyor.

egitim turkce olmali, ingilizce olmasinin bence avantaji yok dezavantaji cok. kendi dilini iyi kullanamayan zaten yabanci dil falan ogrenemez.
ingilizce yabanci dil olarak ogretilmeli, ama o bambaska bir mufredat.
0
cooperr
(26.02.26)
@diyecevaplandı, ne demek istediğini anlayamadım. Fransa ve ABD kötü ülkelermiş ama dil öğrenmekle ilgisini tam kuramadım ben.
Bir dili öğrenirken o dili üretmiş olan topluluğun tarihini, alışkanlıklarını ve bakış açısını bilmek elbette önemli bir farkındalık.

Dünya’da en çok ilerleyenler diğer milletleri en çok dövenler, sömürenler oluyor ve bu çok doğal değil mi?

Ülke, il, mahalle, sülale, aile şeklinde topluluğu küçülttüğümüzde en refah içinde yaşayanlar genelde diğerlerine baskın gelenler değil mi?
Sülalede birisi vardır, birçok mala çökmüştür ve en refah içinde yaşayan odur. Hangi sülale veya sosyal sınıf güçlüyse diğerlerini sindirip ülke kurar.
Kibarlık ve nezaketle kurulup büyümüş bir imparatorluk gelmiyor aklıma.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
yabancı dilde öğretim programları arttırılmalı. hatta ilkokuldan başlayarak 3 4 yabancı dil, ağır edebiyat ve stem dersleri, yoğun yaşam becerileri, vergisi algısı odası şusu busu her şeye değmeli. eğitim öğretim yılı 10 aya çıkarılıp günde 4 saat ders, geri kalanı yaşam becerisi / iş öğrenme şeklinde planlanmalı.

dünyalıların ne kadar aptal, türk halkının ne kadar zeki olduğunu görürsünüz. bir de kuyu kazma işini bitirirsek viyana'yı bile fethederiz.
+1
klassno
(26.02.26)
(1)

meltem miraloğlu

allanpoe
bu ablama ne olmus boyle. instagramda tuhaf videolar paylasiyor kendini deli deli etmis gibi.
bu ablama ne olmus boyle. instagramda tuhaf videolar paylasiyor kendini deli deli etmis gibi.
-1
allanpoe
(26.02.26)
aslında yapayzeka aşırı detaylı bilgi veriyor. doğru olmayabilir bu yüzden paylaşmayacağım.
videoları inceleyince zaten davalar açtığı onun için bilgler verildiği görülüyor.
www.cumhuriyet.com.tr
0
sivri sinek
(26.02.26)
(3)

dizlikler hakkında fikriniz nedir?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
diz ağrısına bağlı olarak merdiven iniş çıkışlarda zorluk çeken yaşlı şehir hastanesine gidiyor. fizyoterapiste gönderiyorlar, x-ray çekiyorlar, mr çekmek istiyorlar, mr'ye iki defa gireceğini söylüyorlar. yaşlı, sgk dolandırıcılığı yapıldığını düşünerek mr'ye girmiyor. gelinen noktada merdiven çıkm
diz ağrısına bağlı olarak merdiven iniş çıkışlarda zorluk çeken yaşlı şehir hastanesine gidiyor. fizyoterapiste gönderiyorlar, x-ray çekiyorlar, mr çekmek istiyorlar, mr'ye iki defa gireceğini söylüyorlar. yaşlı, sgk dolandırıcılığı yapıldığını düşünerek mr'ye girmiyor. gelinen noktada merdiven çıkmak bir yana dursun inemeyen bir yaşlımız var. x-ray'den bir şey anlayamadıklarına göre dizlik gibi şeylerde şifa aranmalı mı?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.02.26)
başka bi doktor veya hastaneden şifa aramalı mantıken.
0
elorelia
(26.02.26)
kendi kafanıza göre dizlik kullanmanızı önermiyorum, bazı özellikli vakalarda dizdeki kireçlenme (osteoartrit) sürecini hızlandırabiliyor maalesef. başka bir doktor muayenesi öneririm.
+2
suicmeyenadam
(26.02.26)
sorun bizce kas kaynaklı.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
(1)

Hande Yener şu şarkının türkçe aranjmanı yapmış mıydı?

boray eris
On The Radio · Donna Summerhttps://www.youtube.com/watch?v=7YWMDbAZwkANe zaman dinlesem sanki bu şarkıyı Hande Yener'den dinlemişim gibi geliyor. Yapmış mıydı acaba?
On The Radio · Donna Summer
www.youtube.com

Ne zaman dinlesem sanki bu şarkıyı Hande Yener'den dinlemişim gibi geliyor. Yapmış mıydı acaba?
0
boray eris
(25.02.26)
hayır yapmadı
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
(2)

Koltuklar neden çok pahalı

arbre
Dikkatimi çeken bir şey var. Koltuklar bence aşırı pahalı. 30 bine de var, 60 bine de var. Tahtadan, süngerden oluşan bir şey nasıl bu kadar pahalı olabiliyor? Aynı fiyata çamaşır makinesi alabiliyorsun. Düşünceniz nedir?
Dikkatimi çeken bir şey var. Koltuklar bence aşırı pahalı. 30 bine de var, 60 bine de var. Tahtadan, süngerden oluşan bir şey nasıl bu kadar pahalı olabiliyor? Aynı fiyata çamaşır makinesi alabiliyorsun. Düşünceniz nedir?
-2
arbre
(25.02.26)
El işçiliği yüksek, üretim hacmi düşük, yer kaplıyor ve transferi maliyetli. Çamaşır makinesi dediğiniz şeyi binlerce üretip robotlarla montajını yapabilirsiniz.
0
synesthesia
(26.02.26)
Üstelik kapladıklari kumaşlar dandik. Kasalar toplama süngerler ikinci el. Dolgu malzemesi y.k kürek pislik.

Gayet şık ve kaliteli ürünler yapıyoruz bu ara. Sıra koltuklara geldi yaza kadar sabredin. Haha, 20 bine sattığımız koltuğun oyuncağını 70 bine satıyorlar.

Haklısıniz
0
topkapiaksaray
(26.02.26)
(6)

Kedi psikoloji ve davranış uzmanı tavsiyesi

icim urperiyor
Selam. 3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün bü
Selam.

3 yıldır ev arkadaşlığı yaptığımız bir kedimiz var. Arabian Mau, dişi, kısırlaştırılmış. Yemek etrafında çok fazla sabırsızlık ve açgözlülük yapıyordu hep, davranışını da çok etkiliyor bu durum. Ama sadece gunun belli kisimlarinda oluyor, aşırı miyavlama ve bi şeyleri çiğneme olarak. Günün büyük çoğunluğunda dünyanın en iyi ve güzel kedisi diyebilirim.

Bu davranış bozuklugunu analiz edip bize tavsiyeler verebilecek, kedimizin daha mutlu olmasini saglayabilecek bir uzman arayışındayim. Internette aradim biraz ama genelde Instagram'da popi olan eğitimi/geçmişi belirsiz kişiler çıkıyor karsima. Bu konuda gerçekten uzman bir klinik veya kişi önerisi olan var mi? Veya nereden bulabilirim? Teşekkürler.
0
icim urperiyor
(25.02.26)
Arabian Mau neymiş diye bir baktım baya bildiğimiz tekir gibiymiş. görsem tekir derim.

kedi bu yapar öyle. bence bu bir davranış bozukluğu değil. paranız çok belli ki saçmak istiyorsunuz. :d ters anlamayın lütfen. cidden gereksiz.

kediler sıkılınca aşırı miyavlarlar ve bir şeyleri çiğnerler, ısırırlar, tırmalarlar. bir yerlerde mama olduğunu öğrendikleri için de arada akıllarına gelir ve isterler. özellikle siz o mamanın yakınında gezinirseniz.

bu arada her cins kedi konusu açılınca içimden geçen: #satınalmasahiplen
sokak kedileri de çok tatlı <3
+4
art cat chocolate
(25.02.26)
mama için sabırsızlık ve açgözlülük yapması da normal. benimkilerin otomatik mama kabı var. belli saatlerde akıyor mama. buna rağmen koşup geliyorlar sanki 3 gündür açlarmış gibi. 5 yıl oldu hala aynılar bu konuda :d

elime bir treat ya da yaş mama alsam da binayı inletircesine miyavlıyorlar. gören duyan aç bırakıyorum sanır. biri 5 kilo biri 5.5 kilo.
+6
art cat chocolate
(25.02.26)
Bizde 3 kedi var, ikisi normal kiloda biri tombul. Mamalarını belli saatlerde verenlerden değiliz, mama kabı da su kabı da her bittiğinde doldurulur, tazeliğine ve sağlıklı besin olmasına dikkat edilir, gelip gidip yerler. Diğerlerinin normal kiloda olması iyi bir gösterge, kediler doyduklarını bilirler, diyabet değillerse tok oldukları halde yemeye devam etmezler. Biri neden tombul dersen, o bize geldiğinde 4 aylıkmış (1.5-2 aylık görünüyordu) ve çok çok hastaymış meğer. 2 ay veterinere götür getir sonunda iyileşti çok şükür ama o hastalıktan kalma bir çiğnemek istememe veya çiğneyememe vaziyeti oldu, kuru mamayı 10 yıldır ağzında geveleyip yutar. Önüne geçemedik, sürekli yaş mama veremeyiz, veremezdik, öyle bir paramız yoktu zaten.

Yani tombulluk çiğneyememekten gelen bir problem, çok yemekten değil. Bunun gibi, bence mamalarını ortaya koyup bittikçe doldursanız, gelip gidip istediği gibi yese muhtemelen o davranıştan eser kalmaz. Kediler diyabetik değillerse duyduklarına daha fazla yemezler. En fazla yaptıkları şey kakalarının üstünü örter gibi bir toprakla örtme hareketi yaparlar ki bu da gıdayı saklamak içinmiş.
+1
yaren
(26.02.26)
2 kedimiz var, ikisini de sahiplendik, ikisi de 3 bacakli. Ilk kedilerimiz de degil. Bahsettigim kedimizin davranisi gercekten anormal derecede (sadece gunun belli saatlerinde). Diger kedimiz de tam tersi, sesini cok cok nadir duyariz belki haftada 1 "miyav" der durup dururken (romanya'dan sokak kedisi, Tekir kediye yakindir sanirim genetik olarak). Cinsini soylememin sebebi de belli cinslere özgü ozelliklerin olmasi. Arabian mau oldugu icin sahiplenmedik, 3 bacakli ilk kedimize arkadas olsun diye ilk bulduğumuz 3 bacakli kediyi sahiplendik, o da arabian mau cikti. Zamanin buyuk cogunlugunda miyavlama sorunu olmadigi icin bizim yaptığımız bir seyin miyavlamayi tetikledigini düşünüyorum ben ama ne oldugunu cozemedim. O yuzden de kedi davranışından anlayan birine danismak istiyorum. Para sikintimiz yok şükür ama durum onunla alakali degil, karsiliginda ne alacagimizla alakali. Hem kediye daha guzel bir yaşam saglamak, hem de aşırı miyavlama nöbetlerini azaltmak veya bitirmek istiyoruz.
0
🌸icim urperiyor
(27.02.26)
Benim gözlemim bebeklik deneyimlerinin kedilerin davranışlarını etkilediği yönünde. Bebekken açlık çektiyse, ilgi / mama için bağırmak zorunda kaldıysa gevezelik yapabiliyorlar ilerleyen yıllarda. Ama dümdüz obur da olabilir. :)
Ben de yaren gibi mama kabını boş bırakmam. En iştahlı kedilerimin bile kilo sorunu olmadı.
0
auroraaurora
(27.02.26)
sorunu ncevabını bilmemekle birlikte mama kabını doldurup gitme konusunu biz yapamıyoruz. kedim kısırlaştırılmadan önce öyle yapıyorduk ama kısırlaştırıp eve getirdiğimizde mama kabındaki tüm mamayı yemeye çalışıp gece kusmuştu. o yüzden şimdi de kabı dolu bırakıp gidersek yine öyle olur diye korkuyoruz ve biz de otomatik mama makinesi aldık. bizimki de sürekli aç gibi davranıyor. art cat'in dediği gibi mama kabının sesini duyar duymaz depar atarak koşuyor mama yemeye. yaş mama tabağının tezgaha değdiği sesi ezberlemiş sesi duyar duymaz mutfağa koşarak geliyor miyavlamaya başlıyor. sanki günlerdir yemek yememiş gibi davranıyor. bizimki de 5,15-5,20 kg civarında. kısırlaştırma yapılırken kalbine falan filan baya bi yerlerine, değerlerine filan bakılmıştı diyabetle ilgili vs bir şey çıkmamıştı ama sonradan olan bir şeyse belki de öyledir.
+1
Sadece soruyorum
(27.02.26)
(6)

Can sıkıntısı ifşası

yurtsuz john
Bizim işlerden. Rumeli Hisarı'nda çekilmişti.(sadece premium üyeler görebildi)
Bizim işlerden. Rumeli Hisarı'nda çekilmişti.

(sadece premium üyeler görebildi)
-26
yurtsuz john
(25.02.26)
Eksileme sebebi kıskanma mi yoksa genel olarak sevmiyorum her şeyini eksiliyorum tavrı mi merak ettim.

Guzel foto.
+3
kisa
(25.02.26)
@kısa

canları sağolsun. duyuru duyuruluğunu kaybetmiş diye yorumladım.
+1
🌸yurtsuz john
(25.02.26)
Ya tabi canları sağ olsun, eksi verdi diye kimse ölmesin :)
Merak sadece.
0
kisa
(25.02.26)
bu sefer olmuş hocam. sheqil.
ulan yine kaslı terli foto mu attı diye korkarak açtım asfasfa
0
MtKrt
(25.02.26)
@mtkrt

youtu.be

:)
0
🌸yurtsuz john
(25.02.26)
birader bizim bir cek senet isi var ilgilenirsen :)
0
thetruenorthstrongandfree1
(26.02.26)
(3)

Apple Developer

cemallamec
Apple developer için ödeme vb. yapıldı ama pending diyor kaç gün olmasına rağmen. Mail de attım 2-3 gün içinde dönüş yapacağız, deyip dönmediler. Başka ne yapmam lazım? Normalde Apple bu kadar yavaş olmaz da burayı göz ardı mı ediyorlar bilemedim.
Apple developer için ödeme vb. yapıldı ama pending diyor kaç gün olmasına rağmen. Mail de attım 2-3 gün içinde dönüş yapacağız, deyip dönmediler. Başka ne yapmam lazım? Normalde Apple bu kadar yavaş olmaz da burayı göz ardı mı ediyorlar bilemedim.
0
cemallamec
(25.02.26)
bana da aynısı oldu. biraz daha bekleyin düzeliyor.
0
nuevo
(26.02.26)
Telefon et ve konuş. Maille yürümüyor iş ya da zor oluyor. Oldu düzeldi en geç yarın açılmış olur demişlerdi mailde ama beklediğim halde düzelmeişti.
0
biseysorcaktim
(26.02.26)
Maile tekrar mail atıp developer forumuna yazdım ve 10 dakika içinde onaylandı. Foruma mutlaka yazın ama sipariş kodunuzu da ekleyin.
+1
🌸cemallamec
(26.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
0
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-2
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)

Gsf mezunuyum çizimlerimi satıyorum…

darkwizard
Merhabalar gsf mezunuyum işsizim maddi olarak zor zamanlar geçiriyorum. İlgilenen destek olup almak vey sipariş vermek isteyenler yazabilir. Karakalem suluboya yağlıboya çizimler mevcuttur.Örnek bir çizimhttps://www.instagram.com/p/Ch5RfKAo9It/?img_index=1https://www.instagram.com/p/DT5Q1XKDaBX/htt
Merhabalar gsf mezunuyum işsizim maddi olarak zor zamanlar geçiriyorum. İlgilenen destek olup almak vey sipariş vermek isteyenler yazabilir. Karakalem suluboya yağlıboya çizimler mevcuttur.

Örnek bir çizim
www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com
www.instagram.com
+8
darkwizard
(25.02.26)
(2)

Avrupa'dan klasik araba getirtme

mirafiori
1969 model aracima Turkiye'den potansiyel bir alici buldugum icin sureci arastirmaya basladim.Buldugum tek tuk forum postlari yuksek bedelli ve yuksek motorlu araclar icin, benim aracin motoru 500cc (beşyüz) ve bedeli bikac bin euro olan bir model. Chatgpt de yardimci olmadi. OTV hesaplamasinda arac
1969 model aracima Turkiye'den potansiyel bir alici buldugum icin sureci arastirmaya basladim.

Buldugum tek tuk forum postlari yuksek bedelli ve yuksek motorlu araclar icin, benim aracin motoru 500cc (beşyüz) ve bedeli bikac bin euro olan bir model. Chatgpt de yardimci olmadi.

OTV hesaplamasinda arac bedeli olarak minimum 35bin€ varsayiliyor gibi bir not okudum ama dogrulugunu teyit edemedim.

Illa ki kolay degildir ithalat sureci, fakat masraflar sureler ne kadar olur asagi yukari fikri olan var midir?
+1
mirafiori
(25.02.26)
birkac sene once baktim o ise, su bilgileri edindim ve pesini biraktim:

+ ithal edilecek otomobilin klasik statüsünde olması gerekiyor (40 yaş üzeri)
+ otomobilin faturasının minimum 45 bin Dolar olarak gözükmesi gerekiyor.
+ 45 bin dolar üzerinden vergi, yani yüzde 20 KDV + motor hacmine göre yüzde 80 ile 220 arasında ÖTV odenmesi gerekiyor.

1969 ise, 40 yas uzeri ordan yirttin.
$45k x 44tl = 2milyon tl
2 milyon x 0.8 = 1.6milyon OTV
3.6 milyon x 0.2 = 720k KDV

1.6M + 720k = 2.32M tl vergi cikar.
+5
cooperr
(25.02.26)
Tesekkurler dogru gormusum o zaman, gercek olduguna inanmak istemedigim rakamlar gercekmis...
0
🌸mirafiori
(26.02.26)
(1)

Teknolocia (yz aracıları + otomasyon)

vedatchilipeppers
Aşağıdaki konuda yardımcı olabilecek bir arkadaş var mı?Mail adresime günde 15-20 tane newsletter düşüyor toplam 3 mail adresinden. Ben istiyorum ki bi tane ai agent kurayım; bu mail adresine düşen mailleri düştüğü gibi otomatik görüp triggerlansın ve hepsine istediğim instructionları verip o perspe
Aşağıdaki konuda yardımcı olabilecek bir arkadaş var mı?

Mail adresime günde 15-20 tane newsletter düşüyor toplam 3 mail adresinden. Ben istiyorum ki bi tane ai agent kurayım; bu mail adresine düşen mailleri düştüğü gibi otomatik görüp triggerlansın ve hepsine istediğim instructionları verip o perspektiften analiz etsin. Totalde 2-3 word sayfalık özet çıkarsın. Sonra o özetler de tek bir mailde bana gelsin ve bu 24 saatte bir tekrarlansın.

Bunu kurmak için ne gerekiyor? Vibe coding ile de çözülür aslında ama ben uğraşsam 4-5 saat sürer; sizin aranızda teknoloji insanı varsa 4-5 dk sürer. Var mı yol yöntem gösterecek birileri?
0
vedatchilipeppers
(25.02.26)
zapier.com

yapılmışı var.
Gmail bağlantısını aktif et, aşağıdan trigger kur, maillerine trigger ata.
zapier.com

Sonra ai agent ne kullanacaksan onu seç ben örnek olarak openrouter kullanacağım, openrouter entregrasyonunu gmail triggera bağla.
zapier.com

dönen analiz metni için;
google docs entegrasyonu ile >
"Find or Create Document" actionu seç "günün tarihi.docx" arat yoksa oluşturacak.
Sonra>
"Append Text to Document" action'u seç>
zapier.com

her gün gelen maillerden gününtarihi.docx şeklinde word analizin olacak.
+2
nahtoderfahrung
(27.02.26)
(4)

Teyp kaset kaydettirme

murdock
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :)
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :) eskiden kendi müzik setimi bilgisayara bağlayıp mp3'ten direk kayıt yapabiliyordum (100 yıl önce) ama o düzeneği tekrar kurmam, hizmeti satın almamdan daha meşakkatli. Evet napıyoruz?
0
murdock
(25.02.26)
sanırım boş kasetin içine albümün kartonetini yaptırmak (bastırmak) istiyorsunuz

discogs sitesi imdb gibi bir arşiv sitesi. bir çok albümün kaset ya da cd kartonetleri mevcut. oradan bulup çıktısını alabilirsiniz.

mesela tarkan'ın ilk kasetinin kartonet görselleri burada mevcut.

www.discogs.com
+1
exlibris
(25.02.26)
çok abuk bir kaset değilse antika pazarlarında kasedin orijinalini de bulabilirsiniz. hatta buraya yazarsanız gittiğimde ben de bakabilirim.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
Genelde nadirkitap.com’da fahiş olmayan fiyatlarla bulabiliyorum istediğim kasedi. İçeriğini ve boş kasedi bana yollarsanız, sizin için kaydedip alıcı ödemeli kargolayabilirim size ücretsiz. Evimde 90’ların hemen her türlü teknolojik aleti (vhs vcr, teyp, fax, telesekreter, çevirmeli telefon vs.) çalışır halde mevcut.
+3
dilemma of subscribtionability
(25.02.26)
aradığım kaset tabiki de tarihimizin nadir ve bulunamayan kaseti "şiki şiki baba" :)
antika pazarlara bakamadım ama online sitelerde (nadirkitap vs) 3-5 bin civarlarına satılıyor. benim orijinallikle bir derdim yok. maksat hatıra olsun. @dilemma ulaşacağım size.
0
🌸murdock
(26.02.26)
(8)

imzayı okumayı başarabilen arkadaşım var mı?

günaha davet
baş harfi ve sonraki IN gibi galiba ama okuyamıyorum ne yazıyor?https://resmim.net/i/wp243R
baş harfi ve sonraki IN gibi galiba ama okuyamıyorum ne yazıyor?

resmim.net
-1
günaha davet
(25.02.26)
resim açılmıyor bende.
+1
summerjam0306
(25.02.26)
kusura bakmayın başka bi siteden yükledim problem çıkmış
0
🌸günaha davet
(25.02.26)
İ. Nihavent?
+1
suicmeyenadam
(25.02.26)
tam değil gibi?
0
🌸günaha davet
(25.02.26)
hocam resmin tamamı yok mu bi de nerde çekilmiş türk mü yabancı mı nereli
+3
nahtoderfahrung
(25.02.26)
var hocam, türk hizliresim.com
0
🌸günaha davet
(25.02.26)
google lens ile arama yapınca halil cankurt diye bir ressam ve eserleri çıkıyor.
+2
m e b
(26.02.26)
teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(26.02.26)

En iyi lazer epilasyon cihazı sizce hangisi?

doganeres
Piyasada sürekli dolaşan bir soru var. Alexandrite mı, Diode mu? Aralarındaki farkı bilen yoruma gelsin. (bkz: https://www.aselmedikal.com.tr/lazer-epilasyon-cihazlari/ )
Piyasada sürekli dolaşan bir soru var. Alexandrite mı, Diode mu? Aralarındaki farkı bilen yoruma gelsin. (bkz: https://www.aselmedikal.com.tr/lazer-epilasyon-cihazlari/ )
📊 Alexandrite mı, Diode mu?
-1
doganeres
(25.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(4)

Bitmiş çakmak nereye atılır?

klardtt
sb
sb
0
klardtt
(25.02.26)
ben çöpe atardım. tehlikesi yoktur.
0
sivri sinek
(25.02.26)
çakmak taşı yahut manyatosu bitmemişse tekrar doldurulur. hepsi tükendiyse plastik atık torbasına koyulur.

ben bütün plastik ve kağıt atığımı bir torbaya koyup kartonculara veriyorum. evlerine yarım saat erken gitsinler diye.
0
yurtsuz john
(25.02.26)
Geri dönüşüme
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(25.02.26)
ya geri donusumlerin geri donusuturelemeyen atik kismina ya da metal kismini cikarabiliyorsani, metali metale, plastik kismini da plastik geri donusumune. Icindeki gaz bittiginden emin olunduktan sonra
0
cancoskn
(25.02.26)
(8)

Üst katan evime gelen sifon sesinden kurtulmanın bir yolu olabilir mi acaba :( Pahalı da olsa daireme izolasyon yaptırabilirim.

gijilti
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.Ge
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.
Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.
Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.
Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.
Gerçekten artık midem bulanıyor.
Ev değiştirmem çok olası görünmüyor.
Artık binalarda deprem yönetmeliğinden dolayı duvarlar inceymiş de o yüzden böyle çok ses geliyormuş müeahhitin söylediğine göre.
Halbuki banyoyu koridorun başındaki odanın yerine yapsaydılar hiçbir odaya ses gelmezdi. Kafasızlar!
Neyse...
Yukardan gelen sesi engellemenin yoları nelerdir?
Oturma odasının içini tamamen izolasyon malzemesiyle kaplatma teknolojisi var mı?
Varsa pahalı mı çok?
0
gijilti
(25.02.26)
bizim apartmanda yaşasanız kafayı yerdiniz. bizde üstten, alttan, yandan her yerden sifon sesi geliyor:) bok gibi bir ses yalıtımı yapmışlar. bu ses yalıtımı işi nasıl yapılır bilmem ama ucuz bir şey olsa herkes yaptırırdı sanırım. bildiğim kadarıyla hem üst katın hem de alt katın yaptırması gerekiyor.
0
nothing in my way
(25.02.26)
@nothing in my way,
ben 1. katta oturuyorum.
alt katta iş yeri var.
alt kattan herhangi bir ses gelmiyor.
karşı daireden de hiçbir ses gelmiyor.
sadece mutfak ve çocuk odası bitişik karşı daire ile.
ama araya ne koymuşlarsa çıt bile gelmiyor karşı daireden.

ev alırken en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri bu aslında.
tuvaletlerden gelen sesler evin enerjisini mahvediyor.
Bir de ben yalnız yaşıyorum: Evde çok ses olmuyor, bu yüzden sifon sesleri arada kaynamıyor.
Ah ah, basit bir eşya değil ki değiştiresin.
Ev değiştirmek çok zor!
Rezervuar duvarın içinde olduğu için sanırım, çok yoğun ses geliyor. Banyonun içinde olsa duvar sesi biraz engellerdi.
İyi bir kulaklık aldım: Oturma odasında masamda çalışırken bazen onu takıp kendimi soyutluyorum.
Olur da bir daha ev alacak olursam bu hayatta ses olayına dikkat edeceğim en çok.
0
santimantal
(25.02.26)
@santimantal ya müteahhitlere sorunca ses yalıtımı var diyorlar. Hangisine inanacağımızı şaşırdık. Ben de artık kulaklıkla yaşıyorum ama alt kattakilerin kapı sesini kulaklık bile engelleyemiyor. Bomba gibi patlıyor kapı. Kirada olduğumuz için ben taşınalım diyorum bizimkilere ama pek yanaşmıyorlar. Valla çok zor iş nasıl olacak bilmiyorum:(
0
nothing in my way
(25.02.26)
normalde pis su tesisatını "sessiz pimaş"la yapsalardı muhtemelen bu sesleri duymazdınız. ses izolasyonu yalnızca duvarlara izolasyon yapmakla bitmiyor maalesef. lokal olarak izolasyon yapılıyor mu emin değilim inşaatçı arkadaş varsa yanıtlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.02.26)
ruhlardan esinlenen karga +1

ses yalıtımı diye uğraşmak değil, pimaşın değişmesi lazım.
0
kisa
(25.02.26)
Son iki cevap +1

wavin.com

Çok ses geliyor dediğin oda, asma tavan mı?
0
Mirket
(25.02.26)
Ses yukaridan mi geliyor, sizin duvardan mi bu kismi karisik olmus.
Yani siz sifon sesini mi duyuyorsunuz yoksa akan su sesi mi?

Binalarin ana gider borusu tek yuz tarafta bir tane yani siz 1. katsaniz, 4. katin bastigi sifon da ayni yerden gelir. Aldigi dus ta ayni yerden gelir.

Her sekilde cok farketmez, gerek o gider borusunun totalde asagiya indigi kanal gerekse gomme tuvaletin oldugu duvar, bolme duvar sistemleriyle kapatilmak zorunda, bu tugla ile de yapilabilse de gunumuzde alcipan kullanimi daha yaygin. Bu duvarlarin arasina duzgun kalinlikta tas yunu koymus olsalar o ses gelmez, en azindan bu seviyede. yani o hem yuz duvarin alcipani acilip bakilabilir. yeni alcipan, siva, boya masrafi cikar.
+1
wallcan
(25.02.26)
Şu tarz bir işciligin olması gerekiyor. geri kalanı boş. masraflı ama kesin çözüm:

www.akustikmimarlik.com
endustriyelkesim.com
0
limonlu eksi
(26.02.26)
(5)

Bugün annem ve babamla İstanbul'da nasıl bir doğum günü etkinliği

sekizdokuzon
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.Teşekkürler.
Bugün doğum günüm, annemle babamı da alıp bir yerlere gidip kutlayalım diyorum. Mekan öneriniz olur mu Avrupa yakasında.

Teşekkürler.
+3
sekizdokuzon
(25.02.26)
Doğum günün kutlu olsun. Ailen ve sevdiklerinle mutlu, sağlıklı ve huzurlu yılların olsun ♥️

İstanbul'u bilmediğim için mekan önerisi yapamayacağım.
+1
rock n roll
(25.02.26)
yeşilköy röneparkta güzel bir yürüyüş falan olabilir, orda pasta üflemece yapılabilir
+1
eja
(25.02.26)
Ernest’s bar kapandığından beri benim yeni favori mekanım pera77.
Yemekleri de gayet iyi, tatlı şık bir mekan.

Barnathan’ı öneririm annem bayılmıştı.
Firuzende, manzarası da yemekleri de iyidir.

Nice yıllara.
+1
mutekebbir
(25.02.26)
doğum günün kutlu olsun nice yaşlara.. dışarda çok vakit geçiren biri olmadığım için mekanları da pek bilmiyorum ama inşallah çok güzel geçer <3
+1
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Mutlu yaslar
+1
oscar
(26.02.26)
(1)

Ahşap oyma hobisi olan arkadaşlar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Hobinizle aranız nasıl:D?Şaka bir yana tabii, bir hevesle başlayıp kenara attığınız bir şey mi oldu? Yoksa düzenli olarak zevkle bir şeyler yapıyor musunuz? Ne sıklıkla uğraşıyor ne gibi şeyler yapıyorsunuz? Yeni başlayacak birine hediye olarak şu set nasıldır sizce? Ya da varsa b
Merhaba arkadaşlar,
Hobinizle aranız nasıl:D?

Şaka bir yana tabii, bir hevesle başlayıp kenara attığınız bir şey mi oldu? Yoksa düzenli olarak zevkle bir şeyler yapıyor musunuz? Ne sıklıkla uğraşıyor ne gibi şeyler yapıyorsunuz? Yeni başlayacak birine hediye olarak şu set nasıldır sizce? Ya da varsa başlangıç için o değil de şunu al dediğiniz bir şey onu da söyleyebilirsiniz.
www.amazon.co.uk

Şu da var daha uygun fiyatlı ve tahta bloklu: www.amazon.co.uk

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(25.02.26)
senelerdir yapıyorum. yaptıklarımı paylaştım burada. profilimde bulabilirsin.

ben baston ve tekne yapıyorum. gerçek tırhandil de yapacağım. tasarlama aşamasındayım.

yeni başlayana en güzel hediye Dremel olur. linkini bıraktıkların da güzel fakat biraz orta seviye için uygun.
0
yurtsuz john
(25.02.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.