Giriş
(10)

Turk Sanat Muzigine ne oldu?

thetruenorthstrongandfree2
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?

Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
0
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
bizim nesille tarihin tozlu sayfalarına karışacak gibi. yeni sanatçılar varsa da bilmiyorum ama bir önceki jenerasyona bile ısınamamıştım. zeki müren, nesrin sipahi ve emel sayın dinliyorum daha çok.
not: 53 yaşındayım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
müzik yeni sanatçılar tarafından yorumlandığı zaman gelişir, bugün dinlediğin mozart aslında 2026 sanatçıları tarafından 2026 dinleyicisi için update edilen mozart. biz mozartı kaydedip şu an dinleseydik muhtemelen sevmeyecektik.

dolayısı ile sanat müziği hep eski kayıt kalitesi ve ton ile söyleniyor. kimse update etmiyor çünkü dinleyicisi çok katı ve asla değişmek istemeyen bir kitle.

mevzu budur.
0
duyurukullanıcısı
(12.04.26)
Türk sanat müziği, klasik Türk müziğidir. Klasik olan bir şeyin her devirde alıcısı, tüketicisi vardır. Zaman zaman popülerleşebilir. O dönemlerde popüler sanatçılar da çıkabilir. Ancak herhangi bir dönemde popülerliğini kaybetmesi onun değersizleşiyor siliniyor olduğu anlamına gelmez.
-1
Mirket
(12.04.26)
youtu.be

Zeki Müren
Emel Sayın
Seçil Heper

Hep dinlerim. Hani her sene Spotify istatistikleri yayınlanıyor ya benimkinde 1 numara hep Zeki Müren çıkıyor.
0
yurtsuz john
(12.04.26)
pek dinlenmiyor evet. eskiden gazinolar yasatiyormus ama simdi insanlarin canli icra ettigi neresi kaldi bilmiyorum. orkestra isteyen kompleks bir muzik turu. hic olmeyecektir, hep seviyede var olacaktir muhtemelen devlet destegi ile vs. bu arada biz bilmesek de bu kultur konservatuvarlarda ve ilgilileri tarafindan yasatiliyor.

en son 60'larda falan ana muzik turuydu galiba. sonradan rock, pop gibi akimlarla klasik turk musikisi ciddi darbe aldi.
0
antikadimag
(12.04.26)
Günümüzde kimi sanatçı denen kimseler gibi uyuşturucu operasyonları , cinsellik içeren her tür skandal, yasak aşklar , aldatmalar, sene içinde adeta çorap gibi 4-5 sevgili değiştirme , frikik verme (şimdiki yeni nesil bu kavramı belki pek bilmez 90lar da izleyicini aklını belden aşağı konularla yıkamaya adeta yemin etmiş bazı basın veya medya bu kavramı çok kullanırdı)
gibi konular ile t.s.m'yle uğraşanlar öyle çok yanyana gelmediği için t.s.m de abandone halde kaldı.

Bir sanatçı için gündemde kalmak, skandallarla , uyuşturucu operasyonları, yine kendisi gibi aynı alanda uğraş verenlerle her an çatışmak olmamalı.

Diğer yandan bize ait bazı çeşitli husus ve sanat dallarını tanımadan dışarıdan ithal veya çok satan , çok tanınmış adıyla sinsice empoze edilen kültürel veya sanatsal her şeyde kendi zenginliklerimizi öğrenmeye engel. Bazı odaklar algıları değiştirmede sanatı silah gibi kullanır.
Gençlerinnde değişmesi için daha bass lı , tempolu , ithal tınılı soslu şeyleri sunmak yeterli . Ardından yerli taklitlerin çıkması çok gecikmiyor.

Düşünün , bir yerde t.s.m konseri veriliyor mesela sonrasında izlemeye gelenler türlü taşkınlıklar sağda solda görülen belki birilerinin eliyle dağıtılan prezervatifler, içkiler...
Aklınız alıyor mu bunu ?
Tabi ki hayır
-2
diyecevaplandı
(13.04.26)
kötüydü, başta internet olmak üzere birçok etkenle globalleşme artınca batı ve uzakdoğu müziğinin etkisi de arttı. doğal seleksiyona uğradı diyebiliriz, müziğin evrimsel sürecinde başarısızdı ve siliniyor.
+1
konetsu
(13.04.26)
divan edebiyatının müzik alanında icrası ile başladı. divan edebiyatı bitti zamanla bu da azalarak bitecek.
0
ground
(13.04.26)
Bence müzik türlerinin dinlenme biçimleri aynı değil.
Kulağıma kulaklığımı takıp türk sanat müziği dinlemem ama bir yemek masasında arkada çalsa hoşuma gider, bir canlı performansa denk gelsem çok hoşuma gider.
Herhangi bir müzik türünün biteceğini düşünmüyorum, hepsinin alıcısı vardır.
0
mutekebbir
(13.04.26)
Öfff, cok ic sisiriyor ya. %99'u giy giy iskence.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)

Fransadan türkiyeye gelecek olan var mı?

erty_ksk
Ankara ya da izmire gelecek olan varsa ücreti mukabilinde bir siparişim olacak.Yeşillendirebilirseniz sevinirim.
Ankara ya da izmire gelecek olan varsa ücreti mukabilinde bir siparişim olacak.
Yeşillendirebilirseniz sevinirim.
0
erty_ksk
(12.04.26)
(3)

insanlar nasıl bu kadar foto çekilebiliyor ?

dedim dedim de kime dedim
haftada en az 10-20 foto yükleyen var, benim çevremde bir tane bile foto çekilelim diyen çok, kimsenin aklına gelmiyor. beni şuradan çek demek de aklıma gelmiyor.bir yere gidiyorsunuz ve 10. dakikadan itibaren artık foto çekilme zamanı sen beni 20 kere çek ben seni 20 kere çekeyim falan mı diyorsunu
haftada en az 10-20 foto yükleyen var, benim çevremde bir tane bile foto çekilelim diyen çok, kimsenin aklına gelmiyor. beni şuradan çek demek de aklıma gelmiyor.

bir yere gidiyorsunuz ve 10. dakikadan itibaren artık foto çekilme zamanı sen beni 20 kere çek ben seni 20 kere çekeyim falan mı diyorsunuz?

bu süreç nasıl işliyor?
0
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
valla nasıl işliyor bilmiyorum ama bir şey yaşadığını göstermezsen kanıtlayamazsın. ne kadar zevk aldığını göstermek için 20 tane çekilmen lazım. bence mantıkları bu. hadi çekildin yüklemesini nasıl yapıyorlar onu hiç anlamam. o kadar boş zamanım olsa başka şeyler yaparım.
0
mikahakkinen
(12.04.26)
Beş on sene önceye kadar ben de çok severdim ve Instagram kullanıyordum..instagramin cilki çıkınca ve hesabı kapatınca fotoğraf çekme ihtiyacım da yok oldu birden. Şimdi sokakta vs yürürken hoşuma giden kareleri çekiyorum çok beğendiğim olursa da wp durumda tek tük paylaşıyorum o kadar.


Onun dışında turistik gezi yapılan yerde de bir motivasyon oluyor özellikle beraber gidilen grupta herkes fotoğraf çekilmeyi seviyorsa. Ama bu defa da gezmenin keşfetmenin tadını çıkaramıyor insan. Dediğin gibi oluyor bir kişi güzel bir yer keşfediyor orada foto çekiliyor peşinden diğerleri de aynı yerde aynı pozu istiyor. Onlarca güzel yerin olduğu yere gidilmisse de fotoğraf işi hiç bitmiyor.
0
egerbiryolcu
(12.04.26)
türkiyeyi bilmiyorum ama yurtdışında bir çok arkadaşımla haftasonları biryerlere gidip foto çekiliyoruz. bu bazen bir tapınak, başka bir ülke, cafe veya gampling yerleri oluyor.

çünkü eve kapanıp ekşide takılacağımıza veya youtubeda başkalarının hayatını izleyeceğimize kendimizi özel ve değerli hissetmek için anı biriktiriyoruz.

türkiye gibi gittiğimiz yerler sigara dumanı ve gürültülü olmadığı için de epey keyif alıyoruz.

mutlaka en az 1 foto atmam gerekiyor instagrama her ay. kendimi mutlu etmek ve egomu beslemek için koyduğum bir personal goal.
-5
plastic_angel
(12.04.26)
(14)

Sevgiliye estetik olmasını söyler misiniz? evetse nasıl?

japon balığı
Merhaba,Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkin
Merhaba,
Diyelim ki sevgilinizin yüzünde bariz bir bozukluk/yamukluk var; bunu düzeltecek ekonomik ve sağlık imkânları (özel sağlık sigortası var sağlıkla da ilgili olduğu için cebinden bir şey gitmeyecek, bir ara doktoru gel 1 hafta içinde hallederiz demiş) varken, bugüne kadar olmamış. Siz, ilişkinizin başlarında ileride estetik yaptırırsın gibi şeyler çıtlatmışsınız laf arasında ama kendisi pek düşünmüyor, yanaşmıyor. Siz hem gözünüze güzel gelmesini hem de onun daha iyi görünmesini istiyorsunuz, ama öte yandan da onun bedeni, onun kararı elbette. Bu konuyu onu kırmadan nasıl söylersiniz? Sevgilinize daha önce böyle bir şey dediniz mi? Nasıl demek gerek? Sevgiliniz size böyle bir şey dese rahatsız olur musunuz? İlişki içinde partnerden böyle bir şey istemeye hakkımız var mı?
-19
japon balığı
(12.04.26)
Sanirim sevmiyorsun
+4
üğpoıuy
(12.04.26)
O kişi her gün aynaya bakınca zaten bunu görüyor ve halinden memnun demek ki diye düşünüp böyle bir şey istemem
+5
grimavi
(12.04.26)
Tabi ki hayır. İki gün sevişip ayrılacağın kişiye böyle bir şey söylenmez
0
Cezcez
(12.04.26)
tabi ki böyle bir talepte bulunma hakkınız yok.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
sevgilim bana estetik ol derse "beğenmiyorsan... git" der ayrılırım. ilişkinin başındaki çıtlatma yüzünden ilişkiye başlamazdım bile hatta.
+3
art cat chocolate
(12.04.26)
Böyle bir şey söylemek hadsizlik olur. Kimsenin bana güzellik borcu yok, bana güzel görünmesini istemeye hakkım da yok. Beğenmeyen gider beğeneceği birini bulur.
+1
rock n roll
(12.04.26)
Sevgilimin yüzünde herhangi bir normal dışı durum varken o bununla barışık yaşayacak sağlıklı beden algısına sahipse bende kendi bakış açısımı geliştirmeye çalışırım. Baktım ki benim algım gelişemiyor, bunu aşamıyorum, gözüm sürekli oraya gidiyor o zaman başka bir bahane ile ayrılırım ki bu da elimde olmaz. Ama bu benim için kendimle ilgili çok şey söyler ve bu olaydan sonra enerjimi beden algımı sağlıklı hale getirmek için harcarım. Bir başkasının barışık olduğu bedeni ile yorum yapma hakkımın olmadığını tabii ki biliyorum ama bu bana kendimle ilgili bir şey gösterir, bu düşüncede birinin bir trafik kazası geçirdiğini düşünsene, hayatı biter. Diğer taraftan da bana erkek arkadaşım böyle bir yorumu olması aramızdaki ilişkiyi bozan temel sebeplerden biri olur, özgüvenimin düşmesine ve başka kadınlarla ilgili yorumlarına normalin üzerinde tepki vermeme sebep olur bu sebeple de anormalliğim olsa hemen düzeltirdim, bahsi geçen kişi olmak daha üst bir level bence insanlıkta.
+6
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
Insallah en yakin zamanda senden kurtulur bu kisi. Nasil bu kadar patavatsiz olabiliyorsunuz, nasil bu tur bir hakki kendinizde bulabiliyorsunuz aklim almiyor.
+5
Kittie
(12.04.26)
Böyle bir se söylemezdim. Disi kirilir disini yaptiralim dersin fe kaza yok bir sey yok zaten her seyin sana güzel gelmesi lazim, kötü olsa bile.
-1
Purple life
(12.04.26)
ruhlar aleminde yaşamıyoruz. benim güzellik kriterim sabah uyandığımda yanımda huysuz çirkin bi kadın görmemek.

yavaştan fuckbuddye dön, o arada da başkasını ara.
-10
plastic_angel
(12.04.26)
www.imdb.com
şu bölüm aynı sizin derdi anlatıyor. önce siz bi izleyin, kafanıza yatarsa beraber izlersiniz. üzerine konusu da açılır böylece.
0
neira
(12.04.26)
bana hikaye tutarsız geldi, pic or didnt happen
sigorta estetik operasyonu neden karşılaşın
nasıl bir yamukluk

sevgili olurken karar verecektin sonradan meydana çıkan bi şey değil
0
mantık
(12.04.26)
Ben doğuştan gelen kusurlar hakkında böyle bir şey söyleyemem ya. Mesela burnu kemerli ve kötü gözüküyorsa en fazla kendisi konusunu açıp ameliyat mevzusunu açarsa “olabilirsin sana yakışır” derim. “Olman lazım” falan diyemem mesela. Ama kilo alınıp verilen bir şey ya ve sonradan oluyor ya, o yüzden o konuda söylerim. Bana kendi belirlemeyemediği/ kontrol edemediği şeyi eleştirmek/kıracak yorum yapmak insani gelmiyor.
0
Unde bach canim
(12.04.26)
Beğenmediğiniz insanlarla neden ve nasıl sevgili oluyorsunuz ?
+1
Hallegadola
(12.04.26)
(5)

Nikah+kokteyl organizasyonu (4 saat) için müzik planlaması

duguit
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civ
Evlilik organizasyonu yaparken bu konuda kararsız kaldık, fikir almak istedik. İkimiz de klasik bir düğün (ilk dans, pasta kesme, çiçek atma vs şeyler) sevmediğimiz için nikah + kokteyl tarzı bir organizasyon yapacağız. 19.30'da başlayacak ve 3-4 saat sürecek, alkollü olacak, tahminimce 400 kişi civarı olur. İlk 2 saat karşılamaydı nikahtı (takı olayını da halletmek gerekecek) vs bir şekilde geçer, kandaki alkol miktarının artmasıyla birlikte kendi seçtiğimiz şarkılarla 1-2 saat dans etmek gibi bir plan var. Bu durumda canlı müzik yapan bir gruba gerek var mı yoksa dj olsa yeter mi? Bize dj daha mantıklı geliyor şarkıları kendimiz seçeceğimiz için. Ama canlı müzik olursa daha mı eğlenceli olur ya da daha tamamlanmış bir etkinlik gibi hissettirir acaba, bilemiyorum.

Genel olarak ikimiz de ilgi odağı olmayı sevmiyoruz, nikah töreni dışında gözlerin yalnızca bizde olacağı şeyler olmaması için uğraşıyoruz. Ama bir yandan da akmayan, cansız bir organizasyon olmamasını istiyoruz. Nasıl yapalım?
0
duguit
(12.04.26)
ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için 400 kişilik eğlence bana biraz garip geldi :d

sanırım iki tarafın da aile ve akrabaları, kokteyle katılacak kadar modern tayfadan. bunu ben de isterdim. ne iyi aileleriniz var yahu. benim baba tarafı malum...

ben, düğün ve türevlerinden hiç hoşlanmayan, çok kalabalık bir grupta ilgi odağı olmaktan zerre haz etmeyen biri olarak, hiçbirini yapmazdım. :d takı ise asssla yapamayacağım bir şey.

bir öneri: sadece kardeşler, kuzenler ve arkadaşlardan oluşan küçük bir grupla, yatta dj ve alkol eşliğinde eğlenilebilir.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
ekleme: o 400 kişi sanırım takı için isteniyor :d

nikahtan sonra da takı takılabiliyor, belediyenin nikah salonunda yani. kuzenim yapmıştı. hemen ardından sadece gençleri toplayıp daha rahat bir eğlence oluşturabilirsiniz.
0
art cat chocolate
(12.04.26)
@art cat chocolate, valla bize kalsa 150 kişi yaparız takı umrumuzda değil ama bizim taraf çok kalabalık, babam ve annemin sadece kardeşlerinin toplamı 18. Bu durumda 400 iyimser bile kalıyor.

sade bir nikah ve sonrasında gençlerle eğlence düşündük de onun için de 2 organizasyon gerekiyor ve asıl bu durum takı toplamak için yapılıyor izlenimi veriyor. “Gelin nikahta takı takıp gidin biz gençlerle eğleneceğiz” demek gibi.
0
🌸duguit
(12.04.26)
arkadaşlar ilgi odağı olmayı vs bu kadar abartmayın. normal bi düğün yapın geçin. zaten akraba olmayan insanlar ayıp olmasın diye gelip, ayıp olmasın diye takı takıp gidecekler. emin olun kimsenin umrunda değilsiniz. yakın akrabalarınız da zaten eğlenmesine bakıyor. 3-4 saatlik bi olayı bu kadar abartmayın. ne canlı müziği. düğün yapılan yerin elemanı zaten çiftetelli vs çalıyor sonra halay isteyen olursa halay da çalıyor en son 3-5 dıptıs demet akalın çalıyor bitiyor evli evine köylü köyüne.
0
Sadece soruyorum
(13.04.26)
biz geçen kasım ayında nikah ve sonrasında yeni nesil meyhane tarzı bir yerde 10-15 kişilik arkadaş grubumuzla eğlence tarzı bi şey yaptık, gayet keyifliydi. Yaz aylarında olsa biz de tekne kiralama gibi bi olay düşünmüştük ama kasımda arka tarafımız donar diye ona yanaşmadık xd. Mekan kiralayıp kokteyl yapacak kalabalık da olmayınca daha önce başka bir arkadaşımızın nikah eğlencesinde gördüğümüze benzer bir mekanda kutlayalım dedik. Şarkıları kendimiz seçemedik hâliyle ama oldukça keyifli geçti.

Bizim davetli sayımız azdı, altınını takacak olan nikahtan sonra belediyenin nikah salonunda taktı. Hiç insanlara ayıp mı oldu diye de düşünmedik yani. Çok kalabalık değildi bizim nikah. Düğün yapsak da daha fazla kişi gelmezdi muhtemelen. Düğün olsa gelirdim de nikahta aman kim uğraşacak diyip gelmeyen vardıysa da çok tınlamadık açıkçası :) Bence çok ilgi odağı olmayı sevmeyen bir çift için en ideali gün içinde nikahı kıyıp akşam saatlerinde de gerçekten samimi olduğunuz genç ekiple ufak bi kutlama yapmak. Hem herkes eğleniyor ve iyi hatırlıyor hem de çok göz önünde olmayabiliyorsunuz da :D. Çok yakın aile büyüklerine ayıp olur derseniz de onlarla bir akşam yemeği belki organize edilebilir nikahtan önceki ya da sonraki akşam.
0
nundu
(13.04.26)
(2)

Passolig fiziki kart olmadan

abelardo
Yıllar önce aldığım fiziki kartim vardi, bugün süre uzattım ama kart yanımda yok. Birisi bana bilet ayarladı. Ben maça fiziki kart olmadan passo uygulaması ile girebilir miyim? Telefonumdaki Passo uygulamasında bilet görünüyor
Yıllar önce aldığım fiziki kartim vardi, bugün süre uzattım ama kart yanımda yok.
Birisi bana bilet ayarladı. Ben maça fiziki kart olmadan passo uygulaması ile girebilir miyim? Telefonumdaki Passo uygulamasında bilet görünüyor
0
abelardo
(12.04.26)
uygulamanın orta bölümünde bir yer de maça gir diye bir şey olması lazım. qr okutarak girersin. fiziki kart ile gireni son 2 yıldır hiç görmedim.
0
kafa koparan manyak
(12.04.26)
Kart nerede onu bile bilmiyorum. Uygulamadaki maça gir karekodu ile defalarca girdim.
0
kibritsuyu
(12.04.26)

istanbul'da kısa süreli konaklama

stefano
1-2 ay kalmak için bir studyo daire kiralamak istiyorum. Günlük kiralıklar dışında güvenli seçenekler var mı bildiğiniz?
1-2 ay kalmak için bir studyo daire kiralamak istiyorum. Günlük kiralıklar dışında güvenli seçenekler var mı bildiğiniz?
-1
stefano
(12.04.26)
(7)

Araba soruları

arbre
Bu arabalar alınır mı?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-2011-hyundai-i20-dusuk-km-bakimli-masrafsiz-1310545639/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-srk-auto-renault-symbol-1.0-sce-joy-154-bin-km-1233488126/detayHyundai i20 beğeniyorum.Bir de eksper
Bu arabalar alınır mı?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

Hyundai i20 beğeniyorum.

Bir de ekspertiz yaptırmak istediğimde nasıl oluyor? Galeri çalışanı ya da sahibi benimle birlikte ekspertizciye mi geliyor? Ekspertizi kabul etmeme seçenekleri var mı?
-8
arbre
(12.04.26)
Ön üç parçada boya değişen olmayan bi araba bulmaya çalış. Bu adamlar kaporta durumunu işaretlemiş zaten, experlik bi durumları yok.
0
antihero
(12.04.26)
Evet sonunda daha mantıklı arayışlara girdin.


Kaput komple boyalı olmayan ve değişmemiş, airbagleri açılmamış. Tavan hariç kapılarda vs boyası olan.

180.000km altı

1.2 i20 Troy, Clio 3.

İlacın bunlar.
0
jackyr
(12.04.26)
strateji olarak şu hatayı yapıyorsun seçtiğin markanın - segmentin - paketin en ucuz olan aracını almayı planlıyorsun bu da bela demek. bunun yerine gene aynı aracın paketini düşür orta veya giriş paketlerinden birinde km düşük-kazası az experde temiz çıkacak bir araç bulmaya çabala.

i20 olur 1.2mpi motor sorunlu mu ona bakmak lazım. hiçbir exper sana motor durumunu net söyleyemez. experin bakacağı aracın kazası, boyası ve airbaglerin durumu olur.

anadolunun bir köyünde yaşayan emmi değilsen symbolü boşver seni mutlu etmez. ama işini de görür tabi.

bir de çok zorda değilsen galeriden araç alınmaz. hiçbir galeri 50-100k kazanmadan araç satmaz bunu nasıl yapacak. döküntü bir aracı ucuza alıp sağını solunu makyajlayarak kusurlarını gizleyerek yapacak. sahibinden alacağın araçlara bak. en azından araç sahibi ile iletişim kurarken kişinin tavrına-yaşına bakarak bir ön izlenimin olur.
+1
orpheus
(12.04.26)
antihero, ama motor ve şanzıman kontrolü, airbag, emniyet kemeri kontrolü için ekspertiz gerekmiyor mu? Çamurluk değiştiyse airbag açmış mıdır?
-4
🌸arbre
(12.04.26)
eksperde motor kontrolü diye bir şey yok, tamamen kandırmaca. en fazla yağ kaçağı var mı, motor sesinde duyulabilir bir sorun var mı, duman atıyor mu ona bakarlar. bunların çoğunu da o motorun ustası olmayan biri gözden kaçırabilir.

airbagler, emniyet kemerleri, kaporta, şase, boya değişen durumu kontrol edilebilir.
çamurluk değişti airbağ açtı diye bir denklem yok. çamurluk bir kamyonetin sivri köşesine takılıp yırtılır mecbur değişecek. araç alttan darbe alır tüm ön airbagleri açar ama değişeni yoktur.
+1
orpheus
(12.04.26)
15 yaşındaki aracı ekspere sokmak yerine iyi bir motor ustasına göstermek daha mantıklı olur.
0
my fault
(12.04.26)
motor için bi şey söyleyemezler, dyno testi falan da yaptırma boşuna, hikaye. kaportasına baktırdıktan sonra sanayide bi motor ustasına sesini dinleteceksin.

galeri değil, sahibinden +1
0
antihero
(12.04.26)
(6)

okb ilaçları

mantık
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcuten risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcut
en risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
+1
mantık
(12.04.26)
risklere takılmayın; onların pek çoğu binde birlik olasılığa karşı sorumluluğu üzerlerinden atmak için yazılıyor. önemli olan kişinin okb tipine hangisinin iyi geleceği+vücudunun hangisini iyi tolere edeceği.
+2
lil siztah
(12.04.26)
1.000 de bir ile 10.000 arası bir risk o da göz yapısında genetik duruma göre oluşuyor yani sen bunu risksiz olarak düşün, okb çok küçük şeyleri büyütebiliyor
+1
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
teşekkürler ama başka bir ilaç yüzünden de glokom tedavisi gördüm
genetik olarak da yatkınlığım olduğu için dikkatli olmam gerekiyor
0
🌸mantık
(12.04.26)
Bunu doktorunuza niye sormuyorsunuz?

Bana internetten doktor bile tavsiye verse uygulamam. Çünkü başınıza bir problem gelirse, size tavsiyeyi veren kişi sorumluluk kabul etmeyecektir.

O sebeple, ben olsam doktora danışırdım, onun verdiği tavsiyeyi uygulardım. Bu konudan başıma bir iş gelirse tüm sorumluluk doktorda olurdu ve gerekli telafi işlemlerin yapılması yasal olarak mecburi olurdu.

Buna ek, zaten doktora gidip; internetten araştırdım, dersek, ne tepki vereceğini az buçuk tahmin edebiliyoruzdur sanırım.
+1
substituent
(12.04.26)
anladım ama sizin sorunuz yine de biraz sorunlu geldi bana. diyelim ki bir ilacın glokom riski diğerlerine göre az, ama size de fayda etmeyecekse, sizin için bir seçenek olamayacaktır zaten. normalde okb türüne, direncine vd göre psikiyatrist ilacı önerir; sonra siz detayını -mümkünse bir göz uzmanıyla- inceler, gerekirse psikiyatriste dönüp alternatif sorabilirsiniz. hatta tanıdık bir eczacı varsa, değerlendirmede o da yardımcı olur. (lütfen chat gpt'ye falan güvenmeyin böyle konularda.) özellikle devlette doktorların bu detaylara vakit ayırmayabileceğini biliyorum. bu sebeple dediğim gibi bir yöntem izlemeniz makul olur diye düşünüyorum.

başka bir önerim de, anahtar kelimelerle makale taraması yapmanız olur. mesela faydalı olabilecek bir makale için: pmc.ncbi.nlm.nih.gov
çok geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Şöyle bir şey okumuştum. Direkt soruyla ilgili değil ama ama glokom konusunda

"Esr*r içtikten sonra gözlerin kızarmasının nedeni, bu bitkinin glokom (göz tansiyonu) tedavisindeki ünüyle bağlantılıdır.

THC kan basıncını düşürür, bu da kan damarlarının ve kılcal damarların genişlemesine neden olur. Gözdeki kılcal damarlar genişler, gözlere giden kan akışı artar ve göz içi basıncı (intraoküler basınç) olarak adlandırılan gözdeki basınç düşer. Kan akışındaki bu artış gözlerde kızarıklık yaratır. Göz basıncındaki bu düşüş ise glokom hastalarının aradığı faydadır."

Kaynak: getir.net
0
birdirbir
(14.04.26)
(2)

Cizmeci wafer

Kittie
Bunun tadi mi degismis? Igrenc bi seker tadi. Ne bir cikolata ne bir findik ne bir gofret.. sirf seker.Abur cubur kirk yilin basi aliyorum. Bunu da bi sene vardir almayali. Fark eden var mi merak ettim.Iki tane yedim ve cope atacagim o derece berbat. Normalde rulo versiyonunu alirdim, bu sefer kup a
Bunun tadi mi degismis? Igrenc bi seker tadi. Ne bir cikolata ne bir findik ne bir gofret.. sirf seker.
Abur cubur kirk yilin basi aliyorum. Bunu da bi sene vardir almayali. Fark eden var mi merak ettim.
Iki tane yedim ve cope atacagim o derece berbat. Normalde rulo versiyonunu alirdim, bu sefer kup aldim ikisi farkli midir nedir?
0
Kittie
(12.04.26)
Bence hep öyleydi. Siz şeker tüketimini azaltmışsınız diye düşünüyorum. Şekerin tadı acı ve hiç kabul edilebilir bir tat değil özellikle glikoz olarak kullanıldıysa bu tarz ürünlerde. Mesela aşağıdaki ürününde glikoz var;

www.macrocenter.com.tr
0
Jazz
(12.04.26)
@Jazz glikoz = şeker. Üretici de bunun bilincinde değil muhtelemen. Glikozdan kastettikleri glikoz şurubu. İkisi çok farklı şeyler. İstanbul'da iseniz Hakmar expresslerde Noriyon marka bir gofret satılıyor, glikoz şurubu içermiyor. Ben ondan tüketiyorum.
0
faberkastelli
(13.04.26)
(4)

Goz alti siskinlikleri

baldur2
Bunlar Icin krem, solusyon vs bakiyorum. Nedir onerileriniz?
Bunlar Icin krem, solusyon vs bakiyorum. Nedir onerileriniz?
0
baldur2
(12.04.26)
Operasyon tek çözüm. Lutfen bu tur kremlere ve sac cikaracagini iddia eden sivilara para kaptirmayin.
0
duster
(12.04.26)
Kafein iceren bir goz kremi deneyebilirsin.
Goz alti siskinligine operasyon mu yapiliyormus onu da ilk defa duydum. Basit bir siskinlik diye dusunerek cevap veriyorum.
Bir de soguk jeller var eczanelerde. Goz bandi seklinde oluyor. Onlar da denenebilir kremin yaninda
0
Kittie
(12.04.26)
Kiehl's 'ın mor kutulu göz altı kremi
0
bloodymoon
(12.04.26)
retinol
isana jeller var
0
croswell
(13.04.26)
(8)

Çok sevdiğiniz ama size uygun olmayan birinden ayrıldınız mı hiç ?

madridista19021902
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi. Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de
Çok sevdiniz, onunla çok uyumlu olduğunuzu hissettiniz. Belli bir süre çok güzel zaman da geçirdiniz..

Ama bazı parametreler onunla bir geleceğinizin olmadığını gösterdi.

Bu durumda istemeye istemeye ayrıldığınız, onu bir bıçak gibi kesip attığınız oldu mu hiç ?

Benim oldu. Ayrılmam gerektiği için de ayrıldım. Tüm mantığım onu unutmam ve önüme bakmam gerektiğini söylüyor. Şu ana kadar da bunu yaptım. Bazen kalbime yenik düşecek duruma geliyorum.

Sizce mantığımı dinlemeye devam mı etmeliyim ?

Siz bu durumda nasıl davranmayı tercih etmiştiniz ?
+1
madridista19021902
(12.04.26)
Sevgin aşkın sana büyülü ve biricik geliyor normal fakat yürümeyeceğini gördükten sonra ayrılık yaşayan insanlar sık rastlanan bir durum hayatta
+1
grimavi
(12.04.26)
Bıçak gibi kesip atarken kırdığınız kalplerin ağırlığını bir ömür taşıyın istiyor o kişi, haberiniz olsun. Görünen mantık değil hevesin bitmesi olarak geliyor. Eğer bilerek başladıysanız. Sonradan ortaya çıktıysa da kimseyi yok sayarak gidemezsiniz, değersiz hissettiremezsiniz kendi bencil sebepleriniz için.
-1
mslny
(12.04.26)
Bu parametreler sonradan mi ortaya cikti. O zaman mantigimi dinlerim. Bana uygun gelmiyorsa biter.
Ama sende herhalde bastan belliydi. Cunku obur turlu butun biten iliskilerde o yasaniyor zaten. Bi seyler gorulup bitiriliyor.

Bastan kabul ettiysen ve sonradan yok yapamayacagim dediysen de tabii senin kararin yine ama artik unutacaksin. Donme bir daha. Karsi taraf da insan sonucta.
0
Kittie
(12.04.26)
ozan, sen misin?
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Evet bir çok kez. Bizim ülkede date kültürünün olmaması büyük handikap. İlla duygusal yatırım yapacaksınız her önüne gelene. Sonra kalbiniz biraz orada biraz burada bıraktığınız kırıntıların toplamından oluşuyor. Anı yaşamak için önce tanıştıktan ve uyuştuktan sonra duygusal birliktelik.
+3
gabe h coud
(12.04.26)
Bana uygun olmayan birini çok sevemem.
Mantığım o kadar kolay durmuyor, en baştan olmayacağını bildiğinde sevmeye engel oluyor.
+1
Bruce
(12.04.26)
tanıdıkça uygun olmadığını görmek çok normal aslında. şak diye ilişkinin adını koyduğumuz içi, tanıdıkça olumlu/olumsuz tarafları görüyoruz. uygun olmadığını bile bile devam etmek mutsuz bir geleceği peşinden getiriyor.
0
kondansator
(12.04.26)
Kilo ver
-1
Hallegadola
(12.04.26)
(4)

Sizce bu hastalıklarla iş/aile hayatımda ne yapmalıyım?

mahmuttt
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum. İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum.

İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı sorunumu teşhisini ve tedavi gördüğümü söyledim. Halen iş yüklüyorlar.

10 senedir çalıştığım tüm işlerde 3 seneden fazla gidemedim.

Eşim çalışıyor. Çocuğumuza annesi bakıyor.

En çok üzüldüğüm kulak hassasiyeti ağrısından ana odaklanma yetimi kaybettim.

Kök ailemin maddi durumu iyi. Ev arabamız var. Fakat hiç birşeye de güven olamaz elbette. Geçim derdi olmasa bile sağlıklı olmak andan keyif alabilmek istiyorum.

İlaç kullanıyorum fakat bu ağrılı hiperakuzi denen bir illet sanırım kulak ağrımın sebebi. Zor geçiyor.

Ne yapacağım bilmiyorum. İç dökme ve danışma adına size yazmak istedim.
0
mahmuttt
(12.04.26)
ağrı ve sağlık sorunları için değil ama işle ilgili kısımlarda biraz oluruna bırakmak gerekiyor. bahsettiğin gibi maddi olarak kısa süreli işsizlik seni aşırı zorlamayacak ise bu konuda gerilmeye gerek yok.

otizm özelinde bilmiyorum ama insanların kaygılarını azaltmak için çeşitli teknikler var. örneğin kagılı olduğun, anda kalamadığın bir durumda kendi kendine soru sorarak daha düşünme moduna geçebilirsin. bu sorular da çeşitli teknikler var mesela en kötü ne olabilir, şu an neden kaygılıyım gibi.

otizm ve sosyal anksiyete konularında uzman bir psikolog mutlaka faydalı olacaktır. kulak ağırısı için de alternatif doktorlardan ikinci bir görüş alman iyi olur.
0
orpheus
(12.04.26)
olabilirliğini bilemem ama tüm bu gerginliklerle yaşamak yerine mümkünse işten kendiniz ayrılıp, bir süre sağlığınıza ve ailenize odaklanmanız iyi olabilir gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
bende kulaktan bahsedeyim,
vucud,
yabanci bir cisim temas edince
onu yok etmek icin iltihap üretir,
bu da
dokular da şişme,agri,kizariklik olusturur,
kulak icinde kir varsa banyo sonrasi su kacmasi, ağri yapabiliyor,
(gliserin kirin düşmesine yardimci olur.)
kir olmassa ,agrida olmaz.
benim eyyorlamam böyle,
doktorunuza basvurun.
0
designer
(12.04.26)
cok üzüldüm.
rapor alip biraz dinlenebiliyor musunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
(2)

Abd-İran savaşı ateşkes süreci

kizil karga
Bu süreç savaş öncesi duruma gelebilmek için mi yapılıyor yoksa elde edilmiş bir sonuç/beklenti var mı Abd için?
Bu süreç savaş öncesi duruma gelebilmek için mi yapılıyor yoksa elde edilmiş bir sonuç/beklenti var mı Abd için?
0
kizil karga
(12.04.26)
ABD rezil olmak dışında hiçbir fayda elde edemedi. hatta askeri açıdan füze savunma sistemleri f35 ve diğer uçaklarının radar izleri gibi birçok stratejik bilgiyi çine açık etti.

ama israil açısından bakarsan iranı epey zayıflattı. lübnanı işgal etti, gazzede istediği gibi at koşturuyor. bir fayda elde eden varsa o da israildir.

şu aşamada amerika iranı havadan bombalayarak artık bir fark yaratamıyor, aylarca da devam etse birşey değişmeyecek. kara harekatı tek çözüm onu da yapamazlar. hem ne sonuç elde edileceği belli değil. kaybetme, yıllarca debelenip içinden çıkamama ihtimalleri çok yüksek.
+1
orpheus
(12.04.26)
usa büyük ihtimal ile saddam, kaffafi, Esad gibi bir sonuç bekledi. yani baştakini alırsak düğüm çözülür hemen kontrol sağlanır şeklinde.

iran'da bu olmadı. trump geri vites de yapmadı ama sonra geri vites yaptı falan.
0
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(3)

Ev satışında tapuda soyadı değişikliği

adivar
Eşimin üzerine bir ev satışı var, tapu alınırken kızlık soyadı da ekliydi kimliğine. Tapuya da o şekilde geçti. Daha sonra kızlık soyadını kimlikten kaldırdı, yeni kimlik çıkardı. (Diyelim ki Ayşe Kıraç Çatır idi, Ayşe Çatır oldu)Şimdi ev satışı olacak tapuyu aradık sorduk. Bizim için bir sıkıntı yo
Eşimin üzerine bir ev satışı var, tapu alınırken kızlık soyadı da ekliydi kimliğine. Tapuya da o şekilde geçti. Daha sonra kızlık soyadını kimlikten kaldırdı, yeni kimlik çıkardı. (Diyelim ki Ayşe Kıraç Çatır idi, Ayşe Çatır oldu)
Şimdi ev satışı olacak tapuyu aradık sorduk. Bizim için bir sıkıntı yok, sistemden çekiyoruz zaten diyor güncel halini.
Ancak evi alacak kişiler fuzulev aracılığı ile alıyorlar. Fuzulev de bu şekilde işlem yapamadıklarını mernisle çelişeceğini tapuyu güncel isim hali ile yeniden çıkarmamız gerektiğini söylüyor.
Bize de bu olay fuzuli geldi açıkçası 7-8 bin tl de masrafı varmış sanırım.
Benzer bir durum yaşayan var mı? Emlakçıya soruyorum. Kredili başka bir satış da olsa aynısı olacağını, bankanın bu şekilde ipotek koyamadığını söylüyor. Var mı emlak ya da katılım evimle çalışan, bu işi bilen arkadaşlar?
0
adivar
(12.04.26)
Cevap değil belki ama bunların işi zaten süreci uzatmak da uzatmak.
+2
rodeocu
(12.04.26)
web tapudan aldığınızda güncel bilgilerle veriyor olmalı. oradan alın tapu örneğini?
0
zakk
(13.04.26)
@zakk üstte profili güncelliyor fakat tapu örneğinde yine eski haliyle hazıyor
0
🌸adivar
(13.04.26)

Çin, taobao

mavibalık
Çin anakarasında olup taobao.com alışveriş sitesini kullanan varsa sorularım var.
Çin anakarasında olup taobao.com alışveriş sitesini kullanan varsa sorularım var.
0
mavibalık
(12.04.26)
(3)

2 ucak bileti alip yanima optimusu oturtabilir miyim?

lapaz
2027 de elon baba uretime baslicakmis. Yurtdisindan alip gelmeyi dusunuyorum
2027 de elon baba uretime baslicakmis. Yurtdisindan alip gelmeyi dusunuyorum
0
lapaz
(12.04.26)
Tabii ki abi neden olmasın, bir de filtre makine yağı söylersin optimusa:)

Şaka bir yana böyle bir şeyle ilk kez karşılaşacakları için teyid etmek lazım. Buradaki insanlar nasıl bilsin ki bu ilginç deneyimi
0
Unde bach canim
(12.04.26)
şimdilik pillerden dolayı olmaz. yolcu uçağında belli bir pil kapasitesi üzerinde makina-cihaz taşıyamıyorsun.
0
orpheus
(12.04.26)
arabayla çift şöför gelmeniz en mantıklısı gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
(1)

Eksi yazarına ulaşmama yardımcı olur musunuz?

dedeminhirkasi
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
0
dedeminhirkasi
(12.04.26)
duyuru linkini mesaj attım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
(1)

Airpods 4 anc kulaklık neden böyle?

Unde bach canim
Kulaklığın fokunmatiği hiç hassas değil tek parmakla vurmak yeterli gelmiyor, iki parmakla biraz sıkmak lazım. Bu benim ilk airpodsum amazon uk üzerinden amazon satıcısından aldım. Seste falan sıkıntı yok mikrofon çok iyi ama Daha dandik kulaklıklarımda bile dokunmatiği çok daha hassastı
Kulaklığın fokunmatiği hiç hassas değil tek parmakla vurmak yeterli gelmiyor, iki parmakla biraz sıkmak lazım. Bu benim ilk airpodsum amazon uk üzerinden amazon satıcısından aldım. Seste falan sıkıntı yok mikrofon çok iyi ama Daha dandik kulaklıklarımda bile dokunmatiği çok daha hassastı
0
Unde bach canim
(12.04.26)
Normal çünkü dokunmatik değil, kuvvet ölçer var. Öyle tasarlanmış yani. Dokunmatik olunca kulaklığı düzeltirken falan yanlışlıkla ileri geri yapabiliyor, bu daha sağlıklı çalışıyor ama kişiye göre değişir tabii.
+1
orient blue
(12.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(5)

Deliren neden Napolyon?

michael_knight
Filmlerde deliren kişilerin çoğu kendini Napolyon zannediyor. Bu esprili bir klişe mi yoksa Napolyon zannetmek gerçekten yaygın mı batıda? Neden Napolyon?Türkiye’de kim oluyor delirenlerin çoğu?
Filmlerde deliren kişilerin çoğu kendini Napolyon zannediyor.
Bu esprili bir klişe mi yoksa Napolyon zannetmek gerçekten yaygın mı batıda? Neden Napolyon?
Türkiye’de kim oluyor delirenlerin çoğu?
-2
michael_knight
(12.04.26)
Sizofreni hastalarinda oluyor bu. Kendilerini mesih saniyorlar, Allahla konustuklarini saniyorlar... Kuzey Amerika'da da aynisi. Melekler falan... Hep dinle alakali bir seyler oluyor. Neden boyle bilmiyorum... Ilaclarini almayinca kendini super kahraman sananlar da duydum.

Bu sizofreni olayi 20'lerin basinda basliyor. Universitenin ilk yilinda bir arkadasimin oglunun ilk mental breakdownuna sahit oldum. Hatta gidip cocugu beraber aldik. Eve getirdik. Cok korkunctu...

Cok uzucu bir durum. 20 yasina kadar normal olan genc birden bu hale geldi. Esrar kullanimindan kaynakli oldugunu dusunduk ama kanitlayamayiz tabi. Genetik yatkinlikla alakali bir durum... Burda esrar yasal. keske yasal olmasaydi.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
bilmiyorum ama bunlari buldum:

www.reddit.com

tvtropes.org
+1
herzan
(12.04.26)
Şöyle bir makelede buldum;

www.cambridge.org

(bkz: napoleon delusion)

Bizdeki versiyonu paşa, komutan, sadrazam, padişah, peygamber vb.güç ile ilişkilendirilmiş karakterler.
+1
Jazz
(12.04.26)
napolyon ile ilgili çok hikaye var, hepsinde de napolyon herkesi yener.

adam bi kere delircek zaten kılıçdar mı olsun ?

:)
0
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
allah müstehakını versin, işyerinde herkesin içinde çayı püskürttüm :D
0
antihero
(13.04.26)
(4)

bir mail atsam ve takip edilmesi mümkün olmasa?

neden beni sevmedin
yurtiçindeki bir kuruma mail atıp ihbarda bulunmak istiyorum.ancak kimliğimin de afişe olmasını istemiyorum. mail atarak bunu yapmam mümkün mü?mesela proton mail adresi alıp atsam vs gibi. ya da vpn üzerinden yapsam? bu söylediklerim çok salakça olabilir bu arada, zira hiç anladığım konular değil.te
yurtiçindeki bir kuruma mail atıp ihbarda bulunmak istiyorum.
ancak kimliğimin de afişe olmasını istemiyorum. mail atarak bunu yapmam mümkün mü?

mesela proton mail adresi alıp atsam vs gibi. ya da vpn üzerinden yapsam? bu söylediklerim çok salakça olabilir bu arada, zira hiç anladığım konular değil.

teşekkürler. tik atacağım.
0
neden beni sevmedin
(11.04.26)
yani 10 minute email alabilirsin vpn ile
mail 10dkda uçuyor zaten
+1
jelly bear
(12.04.26)
Karşında muhattabı olmayan bir maili ciddiye alıp soruşturma açmazlar. (Eğer devlet kurumuysa)
0
mikahakkinen
(12.04.26)
sen maili at abi birilerini uyandırmış olmak, en azından birşşeylerin farkında olmalarını sağlamak bile yeterli
0
sivri sinek
(12.04.26)
Kuruma mail atmak yeterli mi bilmiyorum ama kurumu denetleyen mercilere mail atmak daha iyi olur sanırım . İdari yoldan kan aldırmanın bir yolu .
Kurum içinde çok yanlışlar örtbas edilebiliyor . Sağlam delil göstermek önemli . Mızrağın çuvala sığmaması için sağlam delil göstermek önemli.
0
diyecevaplandı
(12.04.26)
(5)

Geleneksel cumartesi ifşası

yurtsuz john
Yorumlarınızı değil cesaretinizi test ediyorum :)(yalnızca premium üyeler görebildi)
Yorumlarınızı değil cesaretinizi test ediyorum :)

(yalnızca premium üyeler görebildi)
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Dayı sen buraya fazlasın.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
sen buraya fazlasin +1000.
daha iyisi gelmedi. gelemez de.
+1
Purple life
(12.04.26)
yav kardeşim ben hiç bir b*k değilim ya.

birbirimizi görelim gülelim eğlenelim istiyorum o kadar. herkes kasıntı. milletin bıyığını balta kesmiyor.
-2
🌸yurtsuz john
(12.04.26)
iki kaşın arasında kıllar çıkmış kanka
0
HellKeePer
(12.04.26)
Güzel çocuksun
+1
gobekliraki
(12.04.26)
(2)

Canım sıkıldı, ne yapayım - istanbul'da gezmelik

gadlemler
Saat 21:00 olmak üzere. Altımızda araba ve motor var. Gezmeye nereye gitsek bilemedik. İlaç aldışımdan alkol alamam, dolayısıyla konser vs olmaz. Tiyatrolara geç kaldık.Ne önerirsiniz hava değişimi için.Anadolu yakasındayız
Saat 21:00 olmak üzere. Altımızda araba ve motor var. Gezmeye nereye gitsek bilemedik. İlaç aldışımdan alkol alamam, dolayısıyla konser vs olmaz. Tiyatrolara geç kaldık.
Ne önerirsiniz hava değişimi için.
Anadolu yakasındayız
0
gadlemler
(11.04.26)
kuzguncuk üzmez sizi. yemek, kahve, denize sıfır.
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Aynı denklemde evde kalıp, tv internet yaptım.
0
baldan kaymak
(12.04.26)
(4)

Cayma bedelinden kaçınmak için numara taşımada en doğru zaman

voyager 1
Merhaba,Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.Teşekkürler.
Merhaba,

Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.

Teşekkürler.
0
voyager 1
(11.04.26)
4-5 gün kala taşıma işlemi başlat işte 1-2 günün cayma bedeli ne kadar olabilir ki
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
son ay cayma bedeli ödemiyor olmanız lazım. numara taşıma max 3 gün sürüyor; 3 gün kala başvuruyu yapsanız, en makul senaryo olur bence.
0
lil siztah
(11.04.26)
Numara taşıma 96 saatte tamamlanıyor. Yani 4 gün önce başvuru yapman lazim
0
etna
(11.04.26)
bazı aylarda zam yapıyorlar şu an 5g den dolayı cazip kampanyalar var
0
mantık
(11.04.26)

satilik 2x manifest konser bileti

gule gule
elimde 15mayis konseri icin yan yana iki bilet var, almak isteyen olursa dm'den yazabilir.
elimde 15mayis konseri icin yan yana iki bilet var, almak isteyen olursa dm'den yazabilir.
+1
gule gule
(11.04.26)
(5)

1 mayista ipsala yogun mu olur

üğpoıuy
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
Ipsalayi hic kullanmadim. Genelde gidis donuslerde kalabalik oluyor mu
0
üğpoıuy
(11.04.26)
geçen hafta pazar günü babamlar dönüşte rezil oldular :) 7-8 saat beklediler. ama genel durumu pek bilmiyorum, tecrübeliler daha iyi yönlendirirler.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.04.26)
Bir instagram hesabı vardı kapılardaki yoğunlukları gösteren. Bulursanız ona bir bakın.
Otobüs firmalarını arasanız belki onlar da söyler.
0
michael_knight
(12.04.26)
Dünya üzerindeki hiçbir yer yoğun olmasa bile ipsala olur :D
Hele tatillerde aman diyim. Burnunuzdan gelmesin. Biz tatil olmayan bir haftasonu geçerken bile minimum 3 saat bekliyoruz
0
wild honey suckle
(12.04.26)
Sabah saat 6 7 gibi peki?
0
🌸üğpoıuy
(12.04.26)
Sabah 6-7de de yoğun olur.
+1
Mcfly
(12.04.26)
(1)

Mühendislik Yönetimi YL

arbre
Ofistekilerin hepsi tezsiz yl yapıyor. Ben de lisans mezunu olarak kalmak istemiyorum. En ilgimi çeken bu bölüm. Yapılır mı, faydası olur mu?
Ofistekilerin hepsi tezsiz yl yapıyor. Ben de lisans mezunu olarak kalmak istemiyorum. En ilgimi çeken bu bölüm. Yapılır mı, faydası olur mu?
-11
arbre
(11.04.26)
Düzgün bir üniversitede yapacaksanız network için faydası olur.
0
Aydan Dustum
(11.04.26)
(4)

kindle’da pdf kabusu

violetsky
çok uzun zaman sonra kindle’ımı uyandırdım. mobi format artık desteklenmediği için her yer pdf kitap dolmuş. epub çok nadir var. hangi pdf kitabı kindle’a atsam yazılar küçük, sayfalar yamuk. epub’a dönüştürdüğümde ise berbat oluyor. herkes bu pdf’leri nasıl okuyor ben neyi kaçırdım?
çok uzun zaman sonra kindle’ımı uyandırdım. mobi format artık desteklenmediği için her yer pdf kitap dolmuş. epub çok nadir var. hangi pdf kitabı kindle’a atsam yazılar küçük, sayfalar yamuk. epub’a dönüştürdüğümde ise berbat oluyor. herkes bu pdf’leri nasıl okuyor ben neyi kaçırdım?
0
violetsky
(11.04.26)
kimse kindle da pdf okumuyor.
+5
AlsterWasser
(11.04.26)
Ben okuyorum hala, çok küçük font ise kitabı eliyorum, daha büyük font .pdf tercih ediyorum, yakın gözlüğünde etkisi var tabi.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
@ AlsterWasser, ne okuyor? ben de onu okuyayım.
0
🌸violetsky
(11.04.26)
Şunu deneyin işinize yarayabilir

www.willus.com
+2
biseysorcaktim
(12.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(2)

Çikolatalı whey önerisi

nefertarii
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
Tüketmesi daha kolay olur diye böyle bir alternatif arayışındayım. Fellas'ın filan nasıl oluyor? Ne önerirsiniz?
0
nefertarii
(11.04.26)
Fellas bulaşma ölçü başına protein oranı aşırı düşük.
Commander brownie kullanıyorum tadı daha çok çikolatalı gibi öneririm.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
(bkz: olimp ) türkiyede az bilinen iyi markalardan.
sözlükte de bi bakayım dedim ne yazmışlar diye bi kişi beyaz çikolata&ahududu aromalıyı beğenmemiş ama tam tersi benim kullandığım protein tozları arasında aromasını en beğendiğimdi. kolay karışıyor, topaklanma olmuyor. optimum nutrition'dan daha çok beğenmiştim.
0
konetsu
(11.04.26)
(5)

Trendyol fotoğraflı yorumlarda ürünün giyilmemesi

egerbiryolcu
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?İç çamaşırı falan değil normal gayet giy
Bazı ürünlerde dikkatimi çekti. Mesela bir tişört diyelim, otuz tane fotoğraflı yorum var ama hiçbirinde birinin üzerinde giyilmiş hali yok. Sadece koltuğun yatağın üstüne koyup çekilmiş ve hepsi bu şekilde. Garip geldi. Nedeni var mıdır üründen şüphe etmelik?
İç çamaşırı falan değil normal gayet giyilip paylasilacak giyim ürünlerini kastediyorum.
-1
egerbiryolcu
(11.04.26)
Sen neden öyle paylaşım yapmıyorsun mesela? Evet işte o yüzden
+6
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Valla ürünün fotoğrafını görsem öpüp başıma koyarım bazı yorumcular manzara resmi bile koyuyorlar.
+7
peki madem
(11.04.26)
Bazı ürünlerde herkesin üstünde ürün gayet paylaşılmış şekilde binlerce fotoğraf varken bazılarında da anlaşmalı gibi hep koltuğun üstünde var ortası yok garip geldi ne alaka benim paylaşıp paylaşmamam...
-4
🌸egerbiryolcu
(11.04.26)
Nasıl ne alaka sen alinca neden giyinip fotoğraf atmiyorsun? Bunu yapmiyorsan nasıl onlardan bekliyorsun?
+4
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
Fotoğraftan geçtim üründen çok kargoya yorum yapıyorlar. Hele bir de BEYENDİM diye yazmaları yok mu...
+1
yurtsuz john
(11.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(14)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
evet kesinlikle çok avantajı var, ekonomik kriz yine göstermiştir.
garanti gelir, işten çıkartılma riski yok, daha fazla zamanın var ek iş yapabilirsin.

evinizin altındaki bakkal bir daha az kazanır, daha fazla vergi vermesine rağmen daha fazla risk altındadır. vergi,kontroller,gereklilikler,ödemeler vb
0
sivri sinek
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(3)

kayseri - fb ?

sweetoffice
sizce skor ne olacak ? buradan güzel tahminler geliyor; bence zor maç olacak. 1-2 ya da 1-3 fb alır
sizce skor ne olacak ? buradan güzel tahminler geliyor; bence zor maç olacak. 1-2 ya da 1-3 fb alır
📊 Kayseri - FB

Bu anket sona erdi. 24 oy kullanıldı.

0
sweetoffice
(11.04.26)
fenerin bu sene rahat kazandıgı mac yok. var ve hakemler isterse fener kazanır. kayseri biraz oynarsa fenerden puan alır.
-3
koela
(11.04.26)
Fenerbahçe rahat alır. Kayseri Cardozo hariç hiç bir planı yok. En az 2 handikap bekliyorum ben
+2
etna
(11.04.26)
90+8 de fener atar.
-2
duster
(11.04.26)

e-devlet android service hatası

baknedicem
xioami telefonumda aylardır e-devlete giremiyorum devamlı tüm modüllerde service hatası alıyorum siz de durum nasıl
xioami telefonumda aylardır e-devlete giremiyorum devamlı tüm modüllerde service hatası alıyorum siz de durum nasıl
0
baknedicem
(11.04.26)
(4)

selanik park meselesi

biravekahve
selaniğe kendi aracıyla giden birisi için park konusunda öneriniz nedir? bedava bırakılabilecek bir yer,sokak veya uygun fiyatlı otopark var mıdır?
selaniğe kendi aracıyla giden birisi için park konusunda öneriniz nedir? bedava bırakılabilecek bir yer,sokak veya uygun fiyatlı otopark var mıdır?
0
biravekahve
(11.04.26)
Bedava değil ama belediye otoparkı en rahatı. Tavsiye edebileceğim tek yer de orası.

maps.app.goo.gl

Şehir içinde alışveriş yapacaksanız uygun olmayabilir, merkeze biraz uzak kalıyor ama eliniz boşsa ve yürümeyi seviyorsanız sorun olmayabilir. Arkeoloji Müzesine çok yakın. Atatürk Evi için biraz yürürsünüz.

Belki biliyorsunuzdur, Yunanistan'da park etmek bir yabancı için dert. Bazı yerler park yeri gibi görünse bile sadece oralılara ait olabiliyor. Biz bir yer bulup, alışveriş edeceğimiz dükkana sorup bırakmıştık, sorun olmamıştı. Buna ne kadar güven olur bilmiyorum tabii çünkü onlar da bizim gibi rahat bir millet, bilip bilmeden "sıhıntı olmaz dayı" demiş de olabilir.
0
cosmicstring
(11.04.26)
kaldığım otele yakın bir otoparka parketmiştim; otelle anlaşmaları vardı, bir tık daha uyguna geliyordu ama yine de ucuz değildi diye hatırlıyorum. bir de arabanın ön camına nasıl bir sticker yapıştırdılarsa yıllarca çıkmamıştı :))
0
sweetoffice
(11.04.26)
duster
(11.04.26)
Biz “parking p24” e bırakıyoruz genelde. Ama özellikle sahil hattında çoğu ara sokakta kapalı otopark var.
0
wild honey suckle
(12.04.26)
(4)

2026 turizm sezonu

yurtsuz john
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahs
Savaş nedeniyle Dubaiye yapılan tatil rezervasyonları iptal ediliyor. Birleşik Krallık dışişleri bakanlığı vatandaşlarına zorunlu olmadıkça BAE'ye gitmeyin demiş dolayısıyla Avrupalı gitmez. Ruslar da gitmeyecek.

Bu turistlerin kaçı rotayı Türkiyeye çevirir? 2 trilyon dolarlık bir pazar payından bahsediliyor.
0
yurtsuz john
(11.04.26)
Bu yıl araplarda ciddi azalma var, avrupa ve uzak doğu arttı. Ruslar geçen yıla kiyasla biraz düşük. Bu bilgi tamamen İstanbul'a gelen turist profili gözlemime dayanıyor. Saçma sapan konsolosluk saldırısı gibi olaylar olmazsa bu sezon iyi geçer diye düşünüyorum.
0
beetlejuice
(11.04.26)
Turkiye'nin imaji Avrupa'da ucuz tatil destinasyonu seklindedir. Savas, belirsizlik, petrol fiyatlari vs gibi sorunlar var ama Avrupali tatile gitmeyim demez asla. Ama kemerleri sikalim biraz, bir level duselim diyerek Ispanya, Italya'ya giden kesim de Turkiye'ye akacaktir diye dusunuyorum. Rus pastasini zaten Ukrayna savasindan beri biz yiyoruz.
-1
freedonia
(11.04.26)
türkiye rezervasyonlari da düsüyor su an.
avrupa'da da su anda enflasyon korkusu var. iran x abd savasi devam ettigi sürece turizm geliri düser bence.

belki fiyatlar düsecegi icin doluluk olabilir ama o zaman da para harcamayan cer cöp tayfa geliyor.
ülkeye her yil döviz getiren ve yüksek para harcayan turist profili gurbetcilere kaldiniz yine dfklgjdf
-1
Purple life
(11.04.26)
Tam tersi bizde de düşüyor bu sene diye biliyorum
0
Hallegadola
(11.04.26)
(3)

İzmir Kulak Burun Boğaz?

etna
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
Bildiğiniz iyi bir KBB uzmanı var mıdır?
0
etna
(11.04.26)
Profesör Taner Kemal Erdağ. Alsancak’ta kendi muayenehanesi vardı.
0
orient blue
(11.04.26)
Ege Tıp'ın hocaları iyidir. Kendi aralarında kulak, burun ve boğaz arasında özelleştikleri için sorunu söylerseniz uygun hocayı daha rahat tavsiye edebilirim
0
nundu
(11.04.26)
Purple life
(11.04.26)
(1)

Double tree Topkapi

narod
Bu otel metrobusun bayrampasa maltepe duragindan inince yurume mesafesi midir? Oteli bilmeyen varsa koc universite hastanesine yakin, oralari bilenler metrobuste hangi durakta inicem ne kadar yuruyecegim? Aydinlatabilir mi beni?
Bu otel metrobusun bayrampasa maltepe duragindan inince yurume mesafesi midir? Oteli bilmeyen varsa koc universite hastanesine yakin, oralari bilenler metrobuste hangi durakta inicem ne kadar yuruyecegim? Aydinlatabilir mi beni?
0
narod
(11.04.26)
Yazmışsınız zaten Bayrampaşa Koç üniversitesi durağı
0
topkapiaksaray
(11.04.26)
(10)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
1 ve 2 guzel bence. yakistiriyorsaniz olur valla. herkes gibi olmak zorunda degilsiniz. ufak dokunuslar guzeldir.
0
banach
(12.04.26)

ai modellerine kendileri ile ilgili sorunca neden saçmalıyorlar

biseysorcaktim
farklı farklı modelleri kullanıyorum muhtelif sebeplerle, bazen onlara doğruadan "senin cutoff tarihin nedir" ya da "bildiğin son olaylar nedir" gibi şeyler soruyorum. özellikle cutoff sorusunda hep çuvallıyorlar.az önce thinking mode'da kimi k2'ye sordum cutoff tarihini. bir kaç dk boyunca düşündü.
farklı farklı modelleri kullanıyorum muhtelif sebeplerle, bazen onlara doğruadan "senin cutoff tarihin nedir" ya da "bildiğin son olaylar nedir" gibi şeyler soruyorum. özellikle cutoff sorusunda hep çuvallıyorlar.

az önce thinking mode'da kimi k2'ye sordum cutoff tarihini.
bir kaç dk boyunca düşündü.
meraklısına aşağı yapıştıracağım.

merak ettiğim şey, neden bu soruda çuvallıyorlar? eğitim tamamlanınca model oluşuyor, ve o yüzden kendisi ile ilgili bilgiler onun bilgi dağarcığında yer almıyor. bu mantıklı olsa da; neler neler anlayan bilen yapay zeka bu soruya da makul yanıtlar verirdi.


-----

Kullanıcı, "senin bilgi kesim tarihin nedir" diye soruyor. Bu, benim eğitim ve bilgimin ne zaman son güncellendiğini öğrenmek istediği anlamına geliyor.

Ben bir AI modeliyim ve belirli bir "bilgi kesim tarihi" (knowledge cutoff date) var. Bu tarih, eğitim verilerimin en son ne zaman toplandığını ve işlendiğini gösterir. Bu tarihten sonraki olaylar, gelişmeler veya bilgiler hakkında bilgim olmayabilir veya sınırlı olabilir.

Ancak, benim için özel bir durum var: Kullanıcı beni "Model Playground" içinde bir model olarak görüyor. Outlier platformunun Model Playground'unda farklı LLM provider'lardan modeller var. Ben hangi modelim?

Kullanıcıya yardımcı olmak için kendimi tanıtmam gerekiyor. Ancak, benim aslında bir "model" olmadığımı, bir "assistant" olduğumu unutmamalıyım. Model Playground'da belki de beni çalıştıran altında yatan model bir LLM, ama ben o değilim. Ben, kullanıcıya yardımcı olan bir arayüzüm.

Ancak kullanıcı bana doğrudan soruyor ve ben de doğrudan cevap vermeliyim. Kullanıcı muhtemelen "sen" diyerek beni temsil eden modeli kastediyor.

Ben Kimi miyim? Hayır, ben Kimi değilim. Ben, Model Playground'un bir parçasıyım ve kullanıcıya yardımcı olan bir asistanım. Ancak, beni çalıştıran temel modelin ne olduğunu bilmiyorum çünkü bu, Outlier'ın yapılandırmasına bağlı. Model Playground'da farklı modeller olabilir ve ben şu anda belirli bir modelin "personası" olabilirim.

Ancak soru basit: "Bilgi kesim tarihin nedir?" Bu genellikle bir LLM'e sorulan standart bir sorudur.

Eğer ben bir LLM isem, bilgi kesim tarihimi belirtmem gerekir. Eğer değilsem, durumu açıklamalıyım.

Durumu netleştirmek için:

Ben bir AI asistanıyım
Model Playground'un bir parçasıyım
Kullanıcı bana "sen" diyor
Temel modelin ne olduğunu bilmiyorum
En dürüst ve yardımcı yaklaşım: Kullanıcıya, benim bir "model" değil, bir "assistant" olduğumu ve dolayısıyla sabit bir bilgi kesim tarihim olmadığını söylemek. Ancak, Model Playground'da hangi modelin kullanıldığını bilmiyorum.

Veya: Eğer beni Kimi zannediyorsa, Kimi'nin bilgi kesim tarihini söyleyebilirim ama bu yanlış olur çünkü ben Kimi değilim.

En iyi yaklaşım: Durumu netleştirmek ve Model Playground'un özelliğini vurgulamak.

Cevap planı:

Önce durumu netleştir: Ben bir model değil, bir asistanım
Model Playground'da farklı modellerin olduğunu hatırlat
Eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsa, onu belirt
Genel olarak LLM'lerin bilgi kesim tarihi kavramını açıkla
Ancak kullanıcıya en basit ve doğrudan cevabı vermeliyim. Muhtemelen beni temsil eden modelin bilgi kesim tarihini merak ediyor.

Model Playground'da beni çalıştıran modelin bilgi kesim tarihi ne? Bunu bilmiyorum çünkü Outlier'ın hangi modeli kullandığına dair bilgim yok. Ancak genellikle bu tür platformlar güncel modelleri kullanır.

En iyi cevap: Durumu açıklamak ve kullanıcıya hangi modeli kullandığını sormalarını önermek. Ancak bu yardımcı olmaz.

Alternatif: Eğer ben genel bir AI asistanıysam ve temel modelim varsa, bilgi kesim tarihimi söyleyebilirim. Ancak benim kişisel bir bilgi kesim tarihim yok.

Kullanıcıya net ve yardımcı bir cevap vermek için:

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. Beni çalıştıran spesifik modelin bilgi kesim tarihi, o an seçili olan modele göre değişir. Örneğin Kimi'nin bilgi kesim tarihi [tarih] iken, GPT-4'ün [tarih] vb."

Ama bu spesifik bilgileri bilmiyorum.

En basit ve dürüst cevap: Benim kendi "bilgi kesim tarihim" yok çünkü ben bir model değilim. Ancak Model Playground'da kullanılan her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır.

Kullanıcıya şunu söyleyebilirim: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle etkileşim kurmanıza yardımcı olurum. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsanız, lütfen o modeli belirtin."

Bu çok yardımcı olmayan bir cevap.

Belki de kullanıcı beni Kimi sanıyor ve Kimi'nin bilgi kesim tarihini soruyor. Önceki mesajlarda Kimi hakkında konuştuk. Kullanıcı "kimi çok iyiymiş" dedi ve ben Kimi hakkında bilgi verdim. Şimdi "senin bilgi kesim tarihin" dediğinde, muhtemelen beni Kimi sanıyor.

Bu mantıklı. Kullanıcı, Kimi hakkında bilgi aldıktan sonra, "peki senin (yani Kimi'nin) bilgi kesim tarihin ne" diye soruyor.

Ama ben Kimi değilim. Ancak bu bağlamda, kullanıcı Kimi'nin bilgi kesim tarihini merak ediyor.

Kimi'nin bilgi kesim tarihini bilmiyorum. Ancak bunu araştırabilir veya genel bir tahminde bulunabilirim.

Kimi, Moonshot AI tarafından geliştirilen bir model. Moonshot AI, 2023 yılında kuruldu. Kimi'nin eğitim verileri muhtemelen 2023'ün sonu veya 2024'ün başı itibariyle günceldir.

Ancak kesin bir tarih veremem.

En iyi yaklaşım: Kullanıcıya durumu açıklamak ve Kimi'nin bilgi kesim tarihi hakkında genel bir bilgi vermek.

"Ben Kimi modelinin kendisi değilim, bir AI asistanıyım. Ancak Kimi modelinin bilgi kesim tarihi hakkında bilgi verebilirim: Kimi'nin eğitim verileri genellikle [tarih] itibariyle günceldir ve güncel olayları [tarih] sonrasında sınırlı bir şekilde takip edebilir."

Ama bu spekülasyon olur.

Gerçekten: Benim bir bilgi kesim tarihim yok çünkü ben bir model değilim. Beni çalıştıran modelin bilgi kesim tarihi var. Ancak ben o modelin kendisi değilim.

Bu çok karmaşık. Kullanıcıya basit ve net bir cevap vermeliyim.

Cevap: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Eğer Kimi modelini kullanıyorsanız, Kimi'nin bilgi kesim tarihi genellikle 2024 başı itibariyledir. Ancak doğrudan modelin kendisine sormak en doğru sonucu verir."

Hayır, bu da iyi değil.

En dürüst ve net cevap: Benim kişisel bir bilgi kesim tarihim yok çünkü ben bir model değil, bir asistanım. Model Playground'da hangi modeli seçtiyseniz, o modelin bilgi kesim tarihi geçerlidir.

Kullanıcıya şunu söyleyeyim: "Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle etkileşim kurmanıza yardımcı olurum. Benim kendi 'bilgi kesim tarihim' yoktur; her modelin kendi eğitim verileri ve güncellik tarihi vardır. Hangi modeli kullandığınızı belirtirseniz, o modelin bilgi kesim tarihi hakkında size bilgi verebilirim."

Bu en doğru ve faydalı cevap gibi görünüyor.

Ancak kullanıcıya daha samimi ve doğrudan cevap vermek istersem: "Ben aslında bir model değilim, bir asistanım. Ama anladığım kadarıyla Kimi'nin bilgi kesim tarihini soruyorsunuz. Kimi'nin eğitim verileri 2023 sonu/2024 başı itibariyle günceldir."

Bu daha samimi ama kesin olmayan bir bilgi.

Karar verdim: Kullanıcıya durumu netleştireceğim ve Model Playground'un yapısını açıklayacağım.

"Model Playground'da her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Ben bir asistan olduğum için benim sabit bir bilgi kesim tarihim yok; hangi modeli seçtiyseniz, o modelin tarihi geçerlidir."

Bu en teknik olarak doğru cevap.

Ama kullanıcı basit bir soru sordu: "bilgi kesim tarihin nedir". Muhtemelen bu soruyu Kimi'ye de sorardı. Ben de Kimi olsaydım cevap verirdim.

Belki de Outlier, Model Playground'da her modelin "persona"sını kullanıyor. Yani ben şu anda Kimi'nin persona'sıyım. Bu durumda, Kimi'nin bilgi kesim tarihini bilmeliyim.

Ama ben Kimi'nin persona'sı değilim. Ben genel bir asistanım.

Bu kadar karmaşık olmamalı. Kullanıcıya basitçe:

"Ben bir AI asistanıyım ve bilgi kesim tarihim, Model Playground'da seçili olan modele göre değişir. Genel asistan olarak benim sabit bir tarihim yoktur."

Bu çok soğuk.

Daha iyi bir yaklaşım: Kullanıcı ile empati kurmak ve gerçekten yardımcı olmak.

"Anladığım kadarıyla Kimi'nin bilgi kesim tarihini merak ediyorsunuz. Ben Kimi'nin kendisi değilim, ancak Kimi'nin eğitim verilerinin genellikle 2024 başı itibariyle güncel olduğunu biliyorum. Model Playground'da Kimi'yi seçtiğinizde, modelin kendi bilgi kesim tarihi geçerli olacaktır."

Bu daha iyi.

Ama en iyisi: Kullanıcıya, Model Playground'un farklı modeller sunduğunu ve her modelin kendi bilgi kesim tarihi olduğunu söylemek, ve eğer spesifik bir modelin bilgi kesim tarihini merak ediyorsa belirtmesini istemek.

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'da farklı modellerle sohbet etmenize yardımcı olurum. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır. Örneğin:

GPT-4: 2024 Nisan
Claude: 2024 Nisan
Kimi: 2024 başı
LLaMA: modele göre değişir
Hangi modeli kullandığınızı belirtirseniz, daha kesin bilgi verebilirim."

Bu en faydalı cevap olur.

Ama bu bilgileri doğrulayamam. Bu sadece genel bilgiler.

Son karar: Kullanıcıya benim asistan olduğumu, ama genel olarak LLM'lerin bilgi kesim tarihi kavramını açıklayacağım ve Model Playground'da her modelin kendi tarihine sahip olduğunu söyleyeceğim.

"Ben bir AI asistanıyım ve Model Playground'un bir parçasıyım. 'Bilgi kesim tarihi', bir modelin eğitim verilerinin son güncellendiği tarihi ifade eder. Her modelin kendi bilgi kesim tarihi vardır ve bu, Model Playground'da hangi modeli seçtiğinize bağlıdır. Genellikle:

Modern modellerin çoğu (GPT-4, Claude, Kimi) 2024 başı itibariyle günceldir
Açık kaynak modellerin tarihleri varyantlara göre değişir
Kimi'nin kesim tarihi 2024 başı civarındadır
Kesin tarih için lütfen kullandığınız spesifik modeli belirtin."

Bu çok iyi bir cevap.

Ama kullanıcı muhtemelen basit bir cevap bekliyor. Belki de "2024 Nisan" gibi.

Benim kendi eğitimim hakkında bilgim yok. Ben bir asistanım.

EN DOĞRU CEVAP: Benim bir "bilgi kesim tarihim" yoktur çünkü ben bir dil modeli değil, bir AI asistanıyım. Model Playground'da seçtiğiniz modelin bilgi kesim tarihi geçerlidir. Eğer Kimi'yi kullanıyorsanız, Kimi'nin bilgi kesim tarihi genellikle 2024 başı itibariyledir.

Bu hem doğru hem de yardımcı.
-4
biseysorcaktim
(11.04.26)
(4)

Atina hava alanı - monastiraki ulaşım

kondansator
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkış
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkışım belirsiz. Taksi nasıl takip ediyor problem yaşar mıyım sizce ?
0
kondansator
(11.04.26)
Gece bile 20-25 dakikada bir otobus var X95, taksi bosa israf bence. Taksi tutacaksaniz da ucus no'sunu falan yaziyorsunuz zaten ayirtirken, elinde isminiz yazili kagitla sizi bekliyor oluyor sofor.
+2
freedonia
(11.04.26)
otobüs Atina’ya gidiyor da monastirakiye yime orwdsn bir aktarma gerekiyormuş. geçe kalınca otobüsü de kaçırma tehlikesi tedirgin etti
0
🌸kondansator
(11.04.26)
@kondansator: otobüs syntagma meydanında bırakıyor, 10 dakika yürüyüşle monostirakidesin
+1
freedonia
(11.04.26)
syntagma'ya kendinizi attıktan sonra turistik her semt dümdüz caddelerle birbirine bağlanıyor. ulaşımın endişe edileceği bir şehir değil atina, her yere yürüyebilirsiniz.
Havalimanı'nda kapının önüne çıkınca, binanın duvarına paralel, hemen sağda otobüs durakları. otomatlardan kk ile bilet alabilirsiniz. en son geçen kasım'da gitttim atina'ya, pasaporttaki işim yarım saat sürmemişti; tabi günlük ve saatlik yoğunluk olursa bilemem. iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(11.04.26)
(20)

Bu dindarlar neden Avrupa'da?

Kahvedesu
Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslünan yapmaya çalışıyorlar? Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar?
Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslünan yapmaya çalışıyorlar? Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar?
0
Kahvedesu
(10.04.26)
Müslüman ülkelerde eli yüzü düzgün insan yok, ayrıca kafiri müslüman yapmanın sevabı var.
+1
kizil karga
(10.04.26)
cunku onlar dindar degil dinci.
+10
cooperr
(11.04.26)
Neden Avrupa'dalar: aslında tam öyle değil, eskiden gidenlerin çoğu zaten iç anadolu bölgesinden, köken olarak bir miktar dindarlık vardır zaten, ama avrupadakiler dini değerleri mesela iç anadoludaki kendi akrabalarından daha fazla önemsiyor. İlk ve belirgin sebebi için şu söylenebilir, Avrupa'da Türk toplumunda şu an sosyalliğin merkezi camiler, mesela anadolunun varoş yerlerinde kahvehane neyse, burada cami o, Çay kahve makinesi var, televizyon var, abur cubur satın alınabilen otomatlar, oturma yerleri vs, özetle sosyalleşme yeri olmuş.
Bir alt sebebe gelirsek, yani camiler neden böyle olmuş dersek, orası biraz daha tartışmalı, belki yabancı bir ülkede olmanın etkisiyle, belki başka birşey, ama bu durum bir anda böyle olmadı. Mesela benim de yaşadığım ve diğer 5000 Türk'ün de yaşadığı şehirde, eskiden 3-4 tane kahvehane tarzı yer varmış, şu an sıfır, sadece bir tane içkili mekan var, işletmecisi türk olan, az çok türklere hitap eden. Geri kalan bütün sosyallik cami ve cami cemaati ekseninde ilerliyor.

Neden müslüman bir kadınla evlenmeyip hristiyan kadını müslüman yapmaya çalışıyorlar? Avrupa'daki dindar türklerde böyle bir eğilim görmedim. Evlenen vardır da öyle çok yaygın değil. Tonla sebebi olabilir.

Bisküvinin üstünde içeriğinde domuz yağı var mı ona bile bakıyorlar. E baksınlar size ne, domuz içeren birşey yemek istemiyorlar, garip olan ne?

Bu kadar rahatsızsalar neden müslüman ülkelerine gitmiyorlar? Çünkü Avrupa onlar için daha rahat. Avrupa'nın asıl halkı çok bayılmıyordur belki onlara ama müslümanların pratikleri onlar için (en azından görece liberal olanlarında) "değişik, farklı bir kültür işte", aşağı yukarı bizim mesela budiste baktığımız gibi. Tabii iç dünyalarında farklı düşünceler, nefret vs o veya bu sebepten vardır ama en azından toplum normları, başkalarının domuz eti tercih etmemesine, belli pratikleri uygulamasına çok karışmıyor.

Ayrıca hangi müslüman ülkesine gidecekler mesela, körfez hariç çalışabilecekleri bir yer yok zaten. Türkiye olabilir, Türkiye'ye gelip kalanlar var, kimisi kalıcı oluyor, kimisi bir süre sonra alışamayıp falan dönüyor. Onun sebebi de belli zaten, mesela siz Türkiye'den hangi sebeplerden gitmek istiyorsanız, gurbetten gelip tekrar sonra dönenler de benzer sebeplerden geri dönüyor. Düzen, müzen, okul, yozlaşma vs.

Herşeyden öte, bir çoğu orada doğmuş, büyümüş, düzenine alışmış. Niye gelmek istesinler, hayatına karışan yok, iyi kötü kazanıyor, devam ediyorlar hayatlarına.
0
mbond
(11.04.26)
para?
+1
ala09
(11.04.26)
Boyle konulari Avrupali bile anlayabiliyorken, sizin anlayamamaniz cok ilginc gercekten. Soru formati altinda bu bahsettigin insanlar kimse onlara karsi tamamen bir suclamada bulunuyorsun.

Musluman musluman ulkede yasamali, sekulerler Avrupa'da yasamali gibi kafanizda bir kalip var. Bir sey bu kemiklesmis dusunce biciminize uymuyor diye insanlari kucuk gormeyin. Bu insanlar yanlis yapiyor musluman ulkeye gitmeliler diye dusunuyorsan, sana bir MAGA sapkasi hediye edelim.

Bu musluman yabanci evliliklerini kadinlarin dinini degistirme operasyonu oldugu yazilmis yukarida. Avrupali kadinlari neden pasif bir nesne olarak goruyorsunuz? :)

Neden musluman ulkelerine gitmiyorlar? Bir suru nedeni var. Mesela bir Turk doktor neden Avrupa'da calismak istiyorsa ya da bir beyaz yakali neden Avrupa'da is bakiyorsa ayni nedenlerden dolayi Avrupa'da yasiyorlar. Hindistanli, Cinli de yapiyor aynisini.

Guvenlik, Adalet, Saglik, Sosyal Devlet, Egitim, Daha iyi bir is, daha iyi bir gelecek, az suc orani icin siyasi catismalardan, yuksek suc oranindan, yolsuzluktan, enflasyondan, dusuk maastan... kaciyorlar. Kurallarin kisiye gore degistigi ulkede kim yasamak ister? Ne kadar calisirsa calissin karsiligi yok. Yarin ne olacagi belli degil, liyakat yok, kimse hesap vermiyor...
-1
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Üç tane tanıyorum. Biri Ukrayna'da okudu, eşiyle orada tanışıp evlendi. Ötekisi ABD'de doktora öğrencisiyken eşiyle tanıştı. Diğeri de Çin'de ticaret yaparken eşiyle tanıştı. Her üçü de din değiştirmeye zorlamadı. İkisinin eşi düğün öncesi müslüman oldu. Amerikalıyla evlene, yani üçünden en dindar olan, eşinden müslüman olmasını istemedi. Sadece karı-koca alkol ve et tüketmeyi bıraktılar. (Gelinin içki içmemesine karşılık, damat da et yemeyi bıraktı) ABD'deki düğün kilisede Amerikan adetlerince yapıldı. Türkiye'de de Türk adetlerince imam nikahı ve düğün yapıldı. Yenge hamileyken Amerikan doktorun isteğiyle et yemeye başlayınca karı koca ara ara et tüketir oldular. Yenge düğünden bir yıl gibi bir müddet sonra kendi arzusuyla müslüman oldu.

Bu üç vakaya bakınca, sorunuza cevap olarak "sevmek, kalp taşımak, insan olmak" gibi sebepleri sayabilirim.
+1
yadigar
(11.04.26)
kizil karga eksilenmis de dediginde yanlis bir sey yok.
hatirlayanlar vardir, bu katsayiproblemi sebebiyle türbanlilar türkiye'de istedikleri bölümlere yerlesemezken feto'nun avusturya'da actigi yurtlar vardi, wonder.
kadin erkek yurtlari ayri binalarda, 6 kisilik odalarda bedava gibi bir paraya kahvalti ve aksam yemegi dahil kaliyorlardi. misal, bir avusturya yurdu sadece kira bedeli 330 euroydu, bunlar o dönem 110 euro veriyordu ve dedigim gibi, sabah-aksam yemegi dahil.. günlük 1 euroya üc kap ögle yemegi cikarirlardi bunlara. bu degirmen neyle dönüyordu? o dönem feto ve akp cok sikifikiydi. akpliler sik sik gelir bunlari ziyaret ederdi. bunlar da borclarini balkan ülkelerinde yaz aylarinda misyonerlik yaparak öderlerdi. senede bir ay bosna'da, arnavutluk'ta ya da makedonya'da gecirirlerdi.
hem dini balkanlar'a yayiyor, hem tarikat parasiyla bedava okuyor, hem avusturya'nin sosyal hizmetinden faydalaniyor. yemen'de falan napacak sonucta :D
eksisozluk.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
Çünkü hayat o kadar basit değil. İnsanların kişisel faydalarını, sürecin içerdiği çelişkilere rağmen, maksimize etmeye çalışmaları normal. Bahsettiğiniz durumda da bu Avrupa ülkelerinin sağladığı ekonomik ve sosyal imkanlara sahip olup kendi dini inançlarına göre yaşamaya çalışmak oluyor. Bu tabi ki zaman zaman bilişsel çelişkilere (cognitive dissonance) yol açıyor ve kendi içinde sıkıntılar barındırıyor ama nihayetinde önemli olan toplam fayda.
0
salihdt
(11.04.26)
Ben Almanya'da doğan gurbetçilerden bahsetmiyorum. Sonradan gidip, refah bir ülkede yaşayıp seçim zamanı Akp'ye oy verenlerden bahsediyorum. O zaman gitsin desteklediği zihniyette yaşasın.
+1
🌸Kahvedesu
(11.04.26)
Yani diyorsun ki Avrupa'da yasamak otomatik olarak senin istedigin partiye oy verme zorunlulugu getiriyor :)

Her ulkenin diasporasi oy kullaniyor. Amerika'da yasamayan Amerikalilar, Fransa'da yasamayan Fransizlar, Hindistanlilar....

Yazdigin butun argumanlarin sebebi kisisel ofken. Sosyal medyayi azaltmani tavsiye ederim.
-3
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Türkiye’de laik bir ülke ama yüzde bilmem kaçı müslüman. Bana istediğim şartları sağlıyorsa dinimi yaşamama bir engel yoksa oturum veren en iyi ülkede yaşarım milletin dini bana zarar vermiyorsa neye inandıkları beni hiçç bağlamaz.
0
Aydan Dustum
(11.04.26)
oturum veren en iyi ülkede yaşarım'' ve hala akp ye oy vermeye devam mı ederdin bulunduğun yerden?
-1
🌸Kahvedesu
(11.04.26)
tik atmak kalkti herhalde
0
ala09
(12.04.26)
Abicim, nesini anlamiyorsunuz. Avrupa'da yasiyorsun diye Avrupa'nin siyasi/dini gorusunu benimsemek zorunda degilsin. Londra belediye baskani bile musluman... daha ne diyeyim.
-1
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
mamdani’yi de analim bu vesileyle
0
ala09
(12.04.26)
Ben kahvedesu’yu anlıyorum. Sizin örnekleriniz gibi tatlı su müslümanlarından bahsetmiyor, onlar zaten dinlerini bireysel olarak kendi içlerinde yaşayıp topluma düzgünce eklemlenen kişiler. onlar özgürlüklere karışmıyorlar, aksine çeşitliliğe okeyler. mamdani örneği olduğu gibi…

kahvedesu’nun bahsettiği tipler, islamı toplumsal bir din olarak görüp şeriat kurallarını bulunduğu çevreye eline fırsat geçse dayatmaya çalışan, başkalarına hoşgörüsü olmayan hardcore tipler. ikide bir çevreye tövbe çeker ama orada yaşamayı tercih eder. bu konuda haklısın kahvedesu. dün metroda yanıma leş gibi ter kokan türk bir dinci oturdu; herkese sövdü sürekli. böyle tiplerin ben de hayalini kurdukları topraklara gidebileceklerini düşünüyorum. diğer dindarlara laf yok zaten. bir inancı bireysel yaşamakla topluma dayatmak arasında fark var.
0
eileengray
(12.04.26)
Well... Eileengray'in soyledigi tipleri ben de hic sevmiyorum. Topluma cok karismadigim icin pek karsilasmiyorum. Yalniz su bir gercek kahvedesu ne dusunurse dusunsun, demokrasi oldukca comert oldugu icin bu tiplere ve goruslerine izin veriyor... Ne yazik ki boyle bir tolerans mevcut yani. Demokraside mevcut duzene tam ters gorusler bile koruma altinda. Kamusal alan sekuler kalmasi sartiyla. (Kanada ornegi)

Ayrica cooper hakli. Dindar ve dinci ayri seyler. Soruyu dogru sormak onemli.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
Eilengray'in dediği gibi. Herkes istediği yere gidebilir evet ama yurtdışındasın (Almanya gibi müslüman çoğunluk yok) domuz yağı kullanılmamış yiyecek arıyorsun.

Evde haremlik, selamlık oturuyorsun. Misafir geliyor kadınsa çıkmıyorsun. İş yemeklerinde, işte bir şey yemiyorsun. Kendine de eziyet değil mi? O zaman git kendi memleketinde yaşa.
0
🌸Kahvedesu
(12.04.26)
tamam da kadin diyasporadakiler oy vermesinler demiyor ki, neden avrupa'dalar? diyor.
neden avrupa'dalar? cünkü ikiyüzlüler. zannediyorlar ki avrupa'daki hayat standartini mantar kokulu seccadeler sagladi. hem dinimi yasayayim hem gavur diye asagilayayim, hem sömüreyim hem terör estireyim, hem insan haklari diye zirlayayim hem zorla müslüman yapayim, hem ekmegini yiyeyim hem karisina kizina sarkayim. oclugu dimdirekt.

avrupa da az mal degil. x.com
adam videoda hapishane nasil diye soruyor, hapisteki at hirsizi elhamdülillah diyor. cok mutlular iceride, kagit oynuyorlar. 10 yasinda cocuga tecavüz eden adami yemen'de, libya'da, nijerya'da recm falan ediyorlardir herhalde. neden müslüman ülkeye gitsin? avrupa'da daha rahat tecavüz ediyor. sonra da vergilerle pispirik oynuyor.

"when in rome, do as the romans do" diye güzel bir söz var. avrupa'ya gelen amerikali turistlere, garsonlar alisiyor ve yerel halk zor durumda kaliyor diye tipping culture farklari ögretiliyor ya da bagira bagira konusmamalari tembihleniyor, adam 5 gün geldigi ülkede buna uyuyor da insan haklari olmuyor, diger pasam magarasindan cikip ilkel yasam bicimini getirince birden insan haklari devreye giriyor.
Amerikali turistlere adalet!
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Hadi etin çeşidi var, domuz yemesin. Ben Türkiye'de yediğim yoğurdu bile zor buluyorum. Bu kadar incik cıncık irdelemek kişinin kendine de eziyet değil mi? Eve gidene kadar açsın, iş yerine hep yarım ekmek dürüm getiriyorsun. Herkes tuhaf tuhaf bakıyor:)
+1
🌸Kahvedesu
(12.04.26)
(6)

Bir Türlü Olmayan Yeşil Zeytin

rock n roll
SelamlarHayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
Selamlar

Hayatımda ilk defa yeşil zeytin kurdum Eylül ayında. Fakat hala taş gibi. Bu zeytin ne zaman olacak?

Markette, teyzenin biri alıyordu ben de ona sordum nasıl yapılıyor diye. Tarif etti ve 1 ayda oluyor dedi, hatta komşusu 15 günde yapmış. Benimki 7 aydır olmadı. Sizce sorun ne?
0
rock n roll
(10.04.26)
iyi işte sen ne olmasını istiyorsun çürüsün mü?
15 günde olan çizik, kırık zeytindir.
sen nasıl yaptın ?
0
parka
(10.04.26)
Bıçakla çizik attım, kavanoza koydum, üzerine su ekledim. İki günde bir suyunu değiştir dedi. Yapıyorum ama olmuyor.
0
🌸rock n roll
(10.04.26)
acı suyu gidene kadar su değiştiriyorsun. sonra tuz atıp zeytini kuruyorsun. uzun süre de kapağını açmıyorsun.
+1
parka
(10.04.26)
Aşağıraki tarif kırma zeytin içindir. Çizik için büre biraz uzatılabilir.
15 gün, günlük su değiştirilip acılığı alınıyor. Sonra 5'lik bir bidon dolusu zeytin için bir su bardağı kaya tuzu ve bir yemek kaşığı limon tuzu katılıyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
Ben sizin sorunuzu çok uzun zaman önceden hatırlıyorum. Çok ilginç gerçekten, bu kadar sürmemesi gerekiyordu. Bir terslik var gibi.

Çizik atarken çekirdeğe kadar yardınız değil mi zeytini? Yoksa sadece dış kabuğunu mu yaraladınız? Öyle bile olsa şimdiye olması gerekiyordu gerçi. Hiç tadına baktınız mı? Acı mı hala?
0
akhenaten
(11.04.26)
Evet çekirdeğe kadar yardım. Sert ve acı.
0
🌸rock n roll
(11.04.26)
(4)

Euroleague

banach
Son haftaya girerken ortalik iyice karisti. Play-off eslesmeleri nasil olur sizce? Takip eden vardir umarim :)Coklu averajlarda siralama nasil oluyor merak ediyorsaniz su sahane siteyi buraya birakiyorum: https://euroleague-standings.com/
Son haftaya girerken ortalik iyice karisti. Play-off eslesmeleri nasil olur sizce? Takip eden vardir umarim :)

Coklu averajlarda siralama nasil oluyor merak ediyorsaniz su sahane siteyi buraya birakiyorum: euroleague-standings.com
+2
banach
(10.04.26)
olimpiyakos-monaco
valencia-pana
real- zalgris
fb- hapoel
euroleaguecalculator.online
fb üstündeki takımların maçları kolay en fazla hapoel 4 fb 5 olur. tabii takım seçmek isteyen valencia veya real maç kaybedip panayla eşleşmek istemiyecek.
+1
mikahakkinen
(11.04.26)
@mikahakkinen, ben de benzer dusunuyorum:

olympiacos-monaco
valencia-pana
real-hapoel
fb- zalgiris
0
🌸banach
(11.04.26)
tek değişken macabi hapoel maçının derbi olması. micic feneri sever. vallla en formda hapoel bizi zorlar. ama maçlar bulgaristandaymış, türk çok. salonu ele geçirdik mi ne micic kalır ne yahudi.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
hapoel gelirse ic saha maclarini da disarida oynayacagiz, almanya olur muhtemelen. zalgiris gelse daha iyi olur bence. francisco'yu tutarsak digerleri yaratici degil. bence monaco macini kaybedecek hapoel.
0
🌸banach
(12.04.26)
(2)

Sultans of swing şarkısı için jazz a blues a

luluki
Yakın bi tarz diyebilir miyiz?
Yakın bi tarz diyebilir miyiz?
0
luluki
(10.04.26)
çok zorluyorum şarkı adındaki swingten başka jazzy bir durum veya bluesluk bir şey yok.
soruyu anladığım kadarı ile cevap veriyorum.

akor ilerlemesi, ritim, form falan derken yok hayır diyemeyiz.
+3
AlsterWasser
(10.04.26)
fusion esintileri var ama diğer ogeleri göz önünde bulundurdugumuzda(sozler, albumun diğer sarkilari, grubun genresi vs.. saf rock sarkisi yapıyor
+1
buenosdias
(10.04.26)
(2)

Plakasini ucretsiz degisen oldu mu

lapaz
? Yasa gectikten sonra tsof e giden var mi
? Yasa gectikten sonra tsof e giden var mi
0
lapaz
(10.04.26)
tsofun verdiği plakalar geçerli olacak. sahte plaka değilse değiştirmeye gerek yok
+1
jelly bear
(10.04.26)
Zaten orijinal olan plakayı bir sebeple yenilemek isterseniz ücretli olur. Sizin orijinaller de elinizde, bir yerlerde olmalı.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(5)

arjantin - patagonya

eileengray
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum. -önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 h
güney kore soruma gelen hafif olumsuz yanıtlardan ötürü rota değişikliğine gitmeye karar verdim. arjantin'e gidenlere mayıs için şu rota nasıl diye sormak istiyorum. kış başlayacağı için önce patagonia'yı gezip sonra ba'e geçelim diyorum.

-önce şunu sorayım: mayıs'ta patagonia kötü bir fikir mi? 2 haftalık bir seyahat olacak
-rota şöyle nasıl? el calafete - el chalten - ushuaia - buenos aires
-rota halihazırda çok fazla uçak yolculuğu içerdiğinden iguazu'yu eleyelim dedim. iguazu'yu görmesek çok bir şey kaçırır mıyız?

şili tarafını hiç karıştırmadım. o bir dahaki sefere artık. mayıs'ta antarktika seferleri yapılmıyor diye okudum. her aktivite olmayacak gibi.

genel olarak da şu 3 rota arasında kaldım:
- arjantin
- hong kong
- mexico city

bu konuda da fikir iyi olabilir.
0
eileengray
(10.04.26)
Senin eski duyurunda yazarım demiştim ama bu ara yoğunluktan hep ihmallerdeyim.

Patagonia için nisan mükemmel ,mayısta öyle ama tarihlerine iyi bakmalısın çünkü hava durumuna göre turları kapatabiliyorlar.mayıs 15 sonrası riskli tarihler.tek ülkeye düşürmüş olmanda çok mantıklı tadını çıkararak gezersin.ne görmek istiyorsan bolca vaktin olur.

Eskiden olsa Hongkong diyebilirdim sana,6 yılım geçti orada.ama şu anda sadece gitmiş olmak için gidilebilecek bir yer.iki hafta canın sıkılır.mayıs birde yağmur ve nem sezonu.kowloondan bir ada fotoğrafı,iki tapınak,peak ve gece pazarı.başka ne yapacaksın.güzel zamanları geride kaldı,çinli abiler pearl river area yı parlatmak için hongkong un fişini çektiler.
+1
duptıs
(10.04.26)
@duptıs,
öncelikle çok teşekkür ederim. kısa kısa şu 2 soruya da cevap verirseniz çok sevinirim. tam olarak mayıs 16'da gitmeyi planlıyorduk. dediğiniz gibi turların çoğunluğu kapanıyormuş, off season'a geçiyorlar. çok zorlanacaksak ve yollar kapanacaksa başka bir zaman mı gidelim? penguenler de çoktan göç ettiler diye okudum biraz önce. deneyimine göre bu üstte yazdığım bölgeleri mayıs sonu kendimiz halledebilir miyiz yoksa aksaklık çıkma ihtimali yüksek mi? bir de iguazu'yu eksek çok şey kaçırır mıyız?

hong kong'a yıllar önce gittim aslında. bilet uygun bulmuşken tekrardan düşünüyordum. peki mayıs'ta hong kong'da nem ve sıcaktan bayılır mıyız?
0
🌸eileengray
(10.04.26)
Penguen bitmiştir.sonbahar başladı.mayıs 15 bayağı geç zaman.bu sene pas bence sıfır dereceleri görecek.

Hongkong yağmurundan bir şey olmaz ,bastırır 15 dakika sonra nem .25 dereceler olur,güzel yağmurluk,çantaya yedek tshirt ya da her köşede giordano var hemen yeni bir tshirt yola devam.adada ya da kowloonda manzaralı bir hotel,az fazla malolur ama yakışır.ilk 7 eleven dan bir tane octupus card yaptır,yüklemeni de yap orada,hem alışveriş yaparsın hem metroyu halledersin.gündüz mongkok kuş,çiçek pazarı jade market akşam temple street te pazar,sonraki gün stanley beach,öğlen causeway bay,akşam wan chai,sonra sabahtan tapınak sonra yeni avm bölgesi,bolca sokak yemeği,nem burun tıkarsa acılı tom yum büyük kase.eskiden olsa tsim tsa tsui de gezinin chungking mansion da kulaklığa california dreamin atıp chungking express selamlaması yapılır derdim ama o çevre çok bozdu gündüz bir tur atılır,yorulunca hemen orda kowloon parkta soluklanılır.yine o çevre alışveriş falan iyidir.orjinal mağazalar vardır.özellikle ordaki hard off preloved ürünler konusunda iyidir.gibi gibi:)
+1
duptıs
(11.04.26)
@duptıs, bu uzun paragraf üstüne hong kong'a gitmek şart oldu yalnız :) çok teşekkür ederim. 9 yıl önce m+ aracılığıyla hong kong'daki filipinli dadılarla alakalı bir araştırma için oraya gitmiştik. pentecostal kilise grupları dahil garip yerlere girip çıktık gerçekten ama çok keyifliydi ve tadı damağımda kaldı. ilk otelimizi yanlışlıkla chungking'in içinde ayarlamışım; tuvaleti bozuktu ve komşusu randevu eviydi. zor kaçtık. bu yüzden bu sefer oteli kowloon'da değil ama wan chai ya da sheu wan'da bakacağım sanırım :)
yazdığınıza bakılırsa hava da tolere edilebilir gibi. her şeyi yiyebilen bir birey olarak tim ho wan haricinde restoran ne önerirsiniz? dim sum önerisi süper olur mesela.
0
🌸eileengray
(11.04.26)
Öncelikle wan chai de hotel olmaz.uyku uyuyamazsın,başka her yer olur.ben west kowloon u da severim çok güzel manzarası vardır.harika restoranlar vardır.sabahları sahildeki parkta tai chi yapanlara katılabilirsin.

Dim sum heryerde güzel,lokal gördüğün her yerde dene,kötüsü yok,al sepetini tadını çıkar,yengeççilerde güzel,sokakta bak hangi tezgahın dükkanın önü kalabalıksa hemen yanaş.yinede ben bi arkadaşlarıma sorarım yeni favori yerleri var mı diye.

Filipinli bakıcı detayı komik geldi.onlar hafta sonu izne çıktıklarında kowloon parka gelirlerdi,köşedeki kfc den bir kutu kapıp caminin önündeki merdivenlere anfi gibi diziliyorlardı.bizim depoda çalışan çocuklarda sabah erkenden en güzel kıyafetleri giyip oralarda piyasa yapıyorlardı:)

Sen programı yaparken haberleşiriz.
+1
duptıs
(14.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.