Giriş
(5)

elektrikli yağlı radyatör mü ısıtıcı fan mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
oda 20 m.kare. apartmanda yaşıyoruz. kapıları kapatmayı düşünmüyoruz. sizin tecrübelerinize göre hangisi daha iyi?
oda 20 m.kare. apartmanda yaşıyoruz. kapıları kapatmayı düşünmüyoruz. sizin tecrübelerinize göre hangisi daha iyi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.09.26)
Ben yağlı radyatörden aşırı memnunum.
+1
duster
(04.09.26)
Fan hızlı ısınma sağlar ama kapı açıksa zor sanki. Eve geldim hemen ısınayım, sonra yorganın altına girerim dersen fan. Ama daha uzun süreli daha stabil bi ısınma için radyatör gibi.
+1
bumbum
(04.09.26)
termodinamiğe aykırı çalışamayacaklarına göre yağlı radyatörler en kötüsü bence.

ısıyı bir ortamdan diğerine taşıyan klima ısı pompası gibi sistemler dışında tüm elektrikli ısıtıcılar 100% verimlilikle çalışır. yani 1kwh elektrik harcadığında ortama verdikleri ısı eşit olacaktır. aynı ısıyı üretmek için daha az veya fazla tüketim yapamazlar. veya aynı tüketimle daha fazla veya az ısı üretemezler. illaki elektrikle ısınacaksanız klima varsa ısınmak için de klimayı kullanmak çok daha verimli olur.


hangisinin daha etkili olacağını belirleyen temel konu aynı sürede hangisinin daha fazla elektrik tüketebileceğidir. yani termostata girip çalışmadığı süre ne kadar uzun olursa o kadar az elektrik tüketecek, o kadar az ısı üretecek. yağlı radyatörler sık sık termostata giriyor 1. kademeden ötesi pek anlam ifade edemiyor. yani 2000w da dese aslında 1000w ortalama bile tutturamaz muhtemelen.

ısıyı üretmesi kadar ortama aktarması da önemli, yağlı radyatörler sadece pasif olarak ısı aktarımı yaparken fanlı olanlar ısıyı daha iyi şekilde ortama yayar. kendi üzerinde tutmadığından aşırı ısınmaz fan ayrıca ısıtıcı element için aktif soğutucu görevi gördüğünden aralıksız çalışabileceği süre çok daha uzundur.

en küçük en ucuz fanlı ısıtıcı bile yağlı radyatörden iyidir gibi geliyor bana.

hem ilk satın alma maliyeti daha düşük, hem daha az yer kaplıyor, hem daha hızlı ısıtıyor, hem daha çok ısıtıyor, hem daha hafif...

ingilizcen varsa şuna bakabilirsin

www.youtube.com

www.youtube.com
+1
konetsu
(04.09.26)
İkisi 2kw ise ikiside neredeyse 2kw ısı üretir.

Ama mesela ufo gibi ısıtıcılar başlıca radyasyon ile ısı iletimi yaptığı için ışınlar nereye çarpıyorsa orayı ısıtır, mesela odanın duvarları.

Yağlı radyatörde ısı yapa aktarılır. Yağdan ise conduction ile hava aktarılır. Yani yağlı radyatör çevresini ısıtır. Radyatörün termostatı kapanabiliyor o çok sıkıntı değil

Isıtıcı fan nedir bilmiyorum. Ama yağlı radyatör ısınmak için gayet iyi. Fan sesi yok o yok
+1
substituent
(04.09.26)
fan uzun süre kullanımda gürültü yapıyor. konveksiyonlu ısıtıcı baksanız daha iyi olur.
+1
babilfish
(04.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(9)

Sıcak şehirde arabada bilgisayar tutmak

aloneinthedark
Merhaba Bilgisayar alıp satıyorum arabada tasirsam bilgisayarların bir kısmını satıslar daha hızlı olacak. Yaşadığım şehir çok sıcak. Arabada uzun süre tutmak pilin şişmesi ya da patlamasına sebep olabilirPek cozumu yok ama yine size sormak istedim. Bu bilgisayar tablet ve telefonları arabada tutark
Merhaba

Bilgisayar alıp satıyorum arabada tasirsam bilgisayarların bir kısmını satıslar daha hızlı olacak. Yaşadığım şehir çok sıcak. Arabada uzun süre tutmak pilin şişmesi ya da patlamasına sebep olabilir

Pek cozumu yok ama yine size sormak istedim. Bu bilgisayar tablet ve telefonları arabada tutarken sıcaktan korunan mumkun mu? Ya da en azindan biraz daha faydası olacak cozum var mıdır?
Teşekkürler
0
aloneinthedark
(02.09.26)
Balıkçıların kullandığı strapor kutular olabilir
içine 5-6 dane rahat sığar. En azından klimalı hava varken kapatırsan ısınmaz sabit kalır güneşten etkilenmez
+1
kisa
(02.09.26)
Izolasyon lazim, arabanizda dogal olarak yoktur tabii ama mesela birkac yorgan olsa onlarin arasinda isinmazdi fazla, strafor kutu denmis o da olur. Soguk tutan termoslu kutular var, onlar da olur, hatta bir havluyla sararak buzlukta tutulan plastik, icinde sivi olan ama sizdirmayan seyler var, onlar saatlerce soguk tutabilir.

Yukaridakiler zor geliyorsa, bagaj arabanin icinden nispeten iyi olur ama gene de birseylere sarmak lazim.
+1
mbond
(02.09.26)
Frigolu araba tek çare,kutulu ambalajlı laptop u neye sığdıracaksın yoksa ,kaç tane sığacak öyle arabaya?
En temizi soğutmalı araç. Ama esas sıkıntı,hırsızlık ihtimali bu durumda.
0
denizciman
(02.09.26)
Endişen biraz yersiz.komple elektronik ve pil dolu konteynerleri karadan çinden türkiye ve avrupaya taşıyoruz.yolda konteyner içi sıcaklıklar 60-70 üstü derecelere çıkıyor.bunlar beklenilen durumlar ve bu ürünlerin üretimleri buna göre yapılıyor.arabada direk cam önünde olmadığı sürece bu ürünlere bir şey olmaz.
0
duptıs
(02.09.26)
Arabanın camlarını kapamak. Güneş ışığı direkt vurmasa zaten aracın maksimum sıcaklığı havanın sıcaklığı olabilir. O yüzden güneş ışığını absorbe etmeyen malzemeler ile camları kapamak işe yarayabilir.

Tabii arabanın rengide önemli. Siyahsa yapacak çok bir şey yok. Kapalı otopark ya da gölgelik yer çare. Güneşli bir günde siyah araçlar 70 c, beyazlar 45c ye çıkıyor genelde.
+1
substituent
(02.09.26)
Camlara koyu bir film yapabilirsin.
Ayrıca bilgisayarları ön yolcu koltuğunun ayak kısmına koyup klimayı dam ayağa verince gayet soğutmuş olursun.
0
etna
(03.09.26)
bu işten para kazanacaksan en verimlisi frigolu araba almak,
ama ona gerek yok diyorsan bir tane araç içi buzdolaplarından alıp, onu bir elektronikçiyle kendine uygun şekilde yeniden tasarlayabilirsin. yani arabana özel soğuk dolap yaptırmış olursun.
0
duyuruuser
(03.09.26)
lityum-ion piller aslında sıcaktan şişmez. sıcakta şarj veya deşarj edilmekten şişer. tabi şişmez derken 120 derece üzerine çıkarsa gene hasar görür ve şişer. ayrıca yaşlanan ve iç kimyası bozulan piller de kendi kendi kendine şişebilir. ama bu da çoğunlukla bozuk pilin ısrarla şarj edilmesiyle oluşur.

olabildiğince açık renk-beyaz araç tercih et, sıcak günler için aracında güneşlik bulundurabilirsin. ayrıca aküyü bitirmeyecek şekilde iç ısıya bağlı olarak dışarıdan hava alarak sirkülasyon yapacak bir sistem uygulanabilir. hafif van tipi bir araç ise tavanına karavanlarda bulunan bu sistemden takabilirsin. ufak bir güneş paneli ile de bu havalandırma desteklenebilir.
0
orpheus
(03.09.26)
bence en kolayı elektrikli araç alıp, klimayı gün boyu açık bırakmak.

kapıları kilitliyorsun ama klima efil efil çalışıyor. çok elektrik de yakmıyor, tek başına klima ne yakacak. unuttun bir şey oldu, telefondan klimayı açabiliyorsun zaten.

ben olsam tesla alır geçerim, bu işler için biçilmiş kaftan...
0
babilfish
(04.09.26)
(7)

Ford Tourneo Courier ve Connect hankkında bilgisi olan?

mikahakkinen
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.teşekkür ederim.
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.
cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?
1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(02.09.26)
hafif ticari istediğine göre şartlarına razıdır sanırım. hız limitleri, yılda 1 muayene vb. şeyler canını sıkmıyor.

courier yerine connect tercih etmek daha mantıklı tabi ama bütçe meselesi. connect, vw caddy ile aynı alt yapıya geçti. hafif ticari araçta otomatik vites istiyorsam çift kavrama yerine tork konvertörlü tercihim olurdu. rifter gt eat 8 ile geliyor. 2023 sonrası modellerde eksantrik zinciri problemi de çözüldü.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(02.09.26)
Araçları bilmiyorum ama motorlarını biliyorum.

Ecoboost motorunu biliyorum, 1 litre 3 silindir, 150hp
Ecoblue sizin dediğiniz, 110hp 4 silindir 1.5l

Bu beygirlerde motor açısından çekmeme gibi bir problem asla olamaz. Çekmiyorsa problem lastik/şanzıman oranı/yük dağılımındadır

Ben ecoboost mühendisliğini daha çok beğeniyorum bir kere benzinli.
Ecoblue Euro 6, egzoz arıtma sistemleri çok karışık+adblue’su var bide.

Tabii ecoboost’un bu kadar küçük hacimde fazla hp çıkarmasının sebebi, yanmaların daha şiddetli olması. Bu da motor ömrünü kısaltıyor.

Bir tarafta uzun ömürlü motor ama çok karışık sistemler, diğer tarafda basit ve daha güçlü motor ama nispeten kısa ömürlü

İki motorda çekiş anlamında gayet iyidir, aracın çekememesinin sebebi genelde lastikten ya da yük dağılımın tahrik tekerleğinden uzakta yoğunlaşması (önden çekişli aracın bagajına çok yük koyarsanız araç çekiş kaybeder)
+1
substituent
(02.09.26)
Ben olsam ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım.

Berlingo, rifter vs.

Berlingoyu kullandım. İnanılmaz iyi bir araç. SUV hissiyatı alıyorsunuz direkt. Plus paketi 0 olarak 1350 civarına bulunabiliyor. Instagramdaki 0 otomobil satıcılarına bir göz atın.
+1
jackyr
(02.09.26)
bu yorumu fıkra olarak düşünebilirsin;

"ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım"
+4
HellKeePer
(03.09.26)
seçeneklerimiz tourneo 1.5 ve 2.0 ecoblue connect.
2 bin otomatik şanzıman seçeneğinde soru işaretimiz var.
0
🌸mikahakkinen
(03.09.26)
2.0 modelinde yeni nesil dq381 kodlu ıslak dsg şanzıman var. büyük şehirlerde dur-kalk trafiği için de uygundur. 1.5 de ise dq200 kuru tip şanzıman var. ikisi arasında tercih 2.0 modeli.

diğer düşünmenizi gerektirecek durum da bence benzinli mi dizel mi tercihi :) bu hafta dizele 8 tl zam gelecek. 90 tl bandına gelmiş oluyor bu zamla birlikte. belirsizlikler devam ettiği sürece litresi 100 lirayı aşacak yakında.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.09.26)
şu an aktif olarak kullanıyorum. otomobil ruhsatlı, 1.5 dizel motorlu ve manuel viteslisini alırsanız, yıllarca sorunsuz kullanırsınız. bizim ikinci araba, yıllardır ne bir sorun çıkardı ne bir şey. yakıtı az, bakımı ucuz, sorunsuz sıkıntısız bir araç.

1.0 ecoboost olanlardan uzak durun. otomatik vitesi de çok şey değil.
+1
babilfish
(04.09.26)
(24)

Kötü davranan, kötü karakterli birine yardım

gabe h coud
Size zamanında sebepsiz bir şekilde kötü davranmış ve gerçekten de kötü bir insan olduğuna emin olduğunuz birinin maddi olarak çok kötü zamanlardan geçtiğini öğrenirseniz yardım etmek ister misiniz, pişman olacağınızı bile bile iletişime geçer misiniz?Evet/Hayır. Evet ise nasıl yaklaşırsınız?
Size zamanında sebepsiz bir şekilde kötü davranmış ve gerçekten de kötü bir insan olduğuna emin olduğunuz birinin maddi olarak çok kötü zamanlardan geçtiğini öğrenirseniz yardım etmek ister misiniz, pişman olacağınızı bile bile iletişime geçer misiniz?

Evet/Hayır. Evet ise nasıl yaklaşırsınız?
-3
gabe h coud
(02.09.26)
hayır tabiki. iletişime de geçmem, yardımcı da olmam. kötü karakterli insanlar, siz onlara yardımcı olduğunuzda dahi sizin hakkınızda kötü düşünürler. siz maddi/manevi destek olsanız arkanızdan "sırf kendisini büyük göstermek için yapıyor" der. bu tarz toksik insanları hiç hayatınızda tutmayın, bunlar hakkında düşünmeyin bile.
+3
shadowfollower
(02.09.26)
hayır, hayatım böyle insanları hayatımdan atmakla geçti. şu an ki oluşturduğum çevreden dolayı çok mutluyum. nerede hayatımda kötü biri varsa görmezden geldim, umursamadım bi şekilde hayatımdan çıkardım. bu tarz insanlar sizi dibe çeker. gerek yok.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(02.09.26)
asp bu tarz insanlara yardım ediyor. devlet neden var? yardım etsin.
0
mikahakkinen
(02.09.26)
Hayır tabi ki. Sağlık sebebiyle çok zor durumdaysa ancak o zaman olabilir. Onun dışında bana kötü davranmış birinin maddi zorluğu beni niye ilgilendirsin
+1
dfn4
(02.09.26)
Yardım etmem. Beni ilgilendirmez, bir aksiyon almam.
Ahiret inancım olmadığı için insanların yaşarken yaptıklarının bedelini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum.
+1
ekimoloji
(02.09.26)
Hata yapmış insan yaptığı şeyin verdiği zararın o an farkında olmasa da sonra anlatınca anlayabilecek kapasitede insandır. Ama kötü olduğuna emin olduğumuz insan hiçbir şekilde bu empatiyi yapamaz. Dolayısıyla zaten kötü bir insan olduğu için sonrasında da kötülüğü dokunabileceğini düşünerek, sadece bana değil başkalarına da zarar verdiğini hesaba katarak bırak yardım etmeyi iletişime bile geçmem.
+2
mor oje
(02.09.26)
bu soru aklınızdan geçtiğinize göre yardım etme niyetiniz var ama ikna edilmek istiyorsunuz. çok yüzeysel sorduğunuz için aklıma birden fazla ihtimal/soru geliyor.

- kişi arkadaşınız mı, akrabanız mı? arkadaşsa maddi destek vermeye daha meyilli olurum. akrabaysa daha temkinli yaklaşırım.
- kişinin maddi sıkıntılarının sebebi (ör: kıbrısta tüm parasını kumarda kaybettti) ve sıkıntının düzenli bir hayat tarzı sonucu mu yoksa beklenmedik bir sebepten mi olduğu,
- yapılacak destek maddi olacaksa geri dönüş beklentinizin olup olmayacağı
- yapılacak desteğin başkalarına etkisi olup olmayacağı (ör: kişinin ailesi).
eğer olacaksa doğrudan etki ettiklerine yardımcı olmak daha mantıklı. (ör: çocuğun okul taksidini al sen yatır demek yerine, hesap numarasını ver ben göndereyim demek.)

sonradan pişmanlık duyma sebebiniz ne olacak? bugün zor gününde yanında olursam yarın bana iyi davranmaya başlar gibi bir karşılık beklentiniz mi var?
0
tnz
(02.09.26)
Hayir etmem. Nicin edeyim ki
+1
abelardo
(02.09.26)
kötü olmayi kisiligi haline getirmis birine yagmurlu günde bir bardak su vermem. mizacima ters.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
tnz, evet yardım etmek istiyorum ama istemiyorum da.

Bu aile veya yakın arkadaş değil, tanıdık. Kazandığı harcadığına yetmiyor ama savurganlık değil, kazancı çok az olduğu için. Yardım edince bir kaç ay sonra yine bu noktaya döner bir şey değişmezse. Geri dönüş beklentim yok. Tam tersine benimle iyi olmasını istemem bu sebeple. Benden uzak olsun ama sokaklara da düşmesin. Pişmanlık da bu noktada, bana sarmasını istemem.
0
🌸gabe h coud
(02.09.26)
Asla yardım etmem.
Herkes ektiğini biçer.
+1
pro9it9is9
(02.09.26)
kötü insana neden yardım edeyim ?
birincisi benim sorumluluğum değil, ikincisi onu destekleyerek kötülüğüne devam etmesine neden katkı sağlayayım ?
+1
orpheus
(02.09.26)
tek bu kriterle karar veremem sanırım.

gerçekten kötü mü basiretsiz mi? yani kötülüğü bile isteye yaptı ve bundan zevk mi aldı yoksa sebep sonuç ilişkisini kuramaycak kadar empatiden yoksun muydu?

iyilik kısmında, birinin sokağa düşmesini engelleme şansı varken, beni de yıpratmayacak bir yardımsa buna kayıtsız kalmak çok zor.

biraz daha düşündüm de, bana zarar vermek için özel bir çabası olduysa sanırım etmezdim. zarar vermek için uğraşmazdım ama yardımcı olayım diye de çabam olmazdı
0
kisa
(02.09.26)
Etmezdim, zira pis kin tutan bir insanımdır. Vicdan yapacaksam da benzer bir yardımı başkasına yapardım.
+1
peki madem
(02.09.26)
hayır.

talep edilmeden hiçbir iyilik yapılmaması taraftarıyım çünkü bireyin farkındalık seviyesi düşük ise bu yardım genellikle benzeri durumlarda kibir, intikam hissi, "bak elime düştün" ile sonuçlanabiliyor. bu da bir yardım olmuyor zaten.

siz henüz bir yardım etmediğiniz için alınmayın lütfen. açıklama istediğiniz için yazıyorum.

ailelere baktığınızda "ona ben baktım, bilmemne masraflarını ben ödedim"ler alır başını gider mutfak sohbetlerinde. "kitchen talk" denir buna. genellikle cenaze veya hastalık ya da bayramlarda bir araya gelen aile fertlerinin konuşmalarının bir kısmını oluşturur.

yardım istenmediği sürece hayır.

kötülük kavramı da özellikle çocuk, hayvan ve kadınlara eziyet ve rızası dışında yaptırımlarda bulunanlar ve hırsızlar için geçerli bende.
çoğu diğer kötü insanlar bizim içimizdeki gölgeler.
carl g. jung.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
Öncelikle,niye böyle bir şey yapayım ki?
İkinci olarak,hayır. Kimlere iyi davranıyorsa,kankisi kardosu kimse ona gitsin,banane.
+1
denizciman
(02.09.26)
yagmurlu gunde su vermem.
+1
cooperr
(02.09.26)
Eğer benden yardım istemediyse etmem ama yardim istediyse ve benim için önemli bir miktar değilse yardım ederim yaaa
+1
euteamo
(02.09.26)
Etmem, onun sınavı diye düşünürüm. Hakediyorsa çıkar ordan.
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
Size kötü davrandığını düşünüyorsanız bu sizin sübjektif görüşünüzdür.

Ama birinin gerçekten kötü olduğu yargısına varmak sizin haddinize değil.

Yardım etme niyetiniz varsa bence içten içe ona karşı haksızlık yaptığınızı düşünüyorsunuz bence.
+1
substituent
(02.09.26)
kötü davranan / kötü karakterli birine yardım edip etmeme sorusunu kendime sorduran nedir iç dünyamda, önce bunu sorar, bu soruya vereceğim yanıtlara göre hareket ederdim.

mesela örtülü bir kibrim var ve kötü karakterli / kötü davranan kişiye yardım ederek kendimi mi yüceltmek istiyorum iç dünyamda?

ya da bir şekilde alttan alta bu toksik iletişimin devamlılığına hizmet mi etsin istiyorum bu yardım davranışının?

buna benzer bir sürü yanıtı olabilir kişinin. bu yanıta ulaşmadan evet veya hayır demek savurur bence kişiyi.
0
Phoebe
(03.09.26)
Kötü'yü de biraz açmak lazım. Mesela canlılara bile isteye fiziksel zarar veriyor mu? Çete, tehdit, şantaj türü aksiyonları var mı?...

Şahsen, eğer ömür boyu görmek istemeyeceğim ve "asla işim olmaz" diyeceğim türden, mesela dedikoducu, nankör, yalancılığı normalleştirmiş, hasetçi, çekemez türden ifrit bir kişiliği olsa dahi, ciddi maddi sıkıntı çekiyorsa yardım ederim.

Ama toplum için tehdit unsuruysa (gaspçı mesela) etmem. Bir de prensiben kumar oynayanlara ne yardım ederim ne borç veririm.
0
yadigar
(03.09.26)
İlaveten, ben genelde bu tarz yardımları 3. kişiler eliyle yapıyorum, ucu bana ulaşmıyor. Ne dönüp bana sarıyorlar ne de minnet, teşekkür vs. ile uğraşmış oluyorum.
0
yadigar
(03.09.26)
O insanı artık sildiysen yardım etme. Kan bağı da yokmuş. Eğer yardım niyetin varsa yüzüne yaptığı kötülükleri vura vura yardım edebilirsin
-1
pembediken
(03.09.26)
(4)

Yurt dışından ps5 pro almak

dizicolleague
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerl
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.

Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerli mi acaba geçen veya taktik veren olursa memnun olurum.

Almanya'dan alacağım.
+1
dizicolleague
(28.08.26)
kendine alabilirsin vergisiz. herhangi bir problem yaşamadan da getirirsin. yani ben yaşamadım. kutusu vs hepsi duruyordu. bazıları kutuyu aç hatta kutudan çıkar fln demişti ama etiketini bile sökmeden getirdim ben valizin içinde
+1
bravoteam
(28.08.26)
yuzde 30 kdv diye bir kavram yok.
0
baldur2
(28.08.26)
400€ gibi bir miktardan sonra aldığınız ürünler için KDV ödemek durumundasınız gümrük kurallarına göre.

Ama takan yok. Hiç de duymadım. Siz sadece kendiniz için 1 tane getirin, bir şey olacağını sanmıyorum, ben de yaşamadım problem.

Ama kötüye kullanmaya çalışırsanız (satmak amacıyla almak/ 2 tane gibi şüpheli durumlar) hiç acımazlar.
+1
substituent
(28.08.26)
Selamlar

Sorunuzun resmi yanıtını şurada bulabilirsiniz. ticaret.gov.tr Gerisi havalimanındaki görevlilerin inisiyatifine kalmış bir durum ama kişisel kullanım için getirilen bilgisayar, tablet, konsol vb. vergiden muaf diye biliyorum. En olmadı kutusundan çıkartıp koyun bavulunuza.
+1
burka
(28.08.26)
(8)

Antik Dönemlerin Gündelik Yaşamını Öğrenebileceğim En İyi Kaynaklar (Oyun, Dizi, Belgesel vb.)

burka
SelamlarEski medeniyet ve uygarlıklara ilgi duyuyorum. Özellikle de Antik Yunan, Roma ve Ege İyon Devletleri gibi. Bunlarla ilgili kitapları okuyup fırsat buldukça da ziyaret ediyorum. Öte yandan, özellikle de ören yerlerini gezerken aklımdan hep "Acaba buradaki bir çiftçinin, balıkçının, terzinin g
Selamlar

Eski medeniyet ve uygarlıklara ilgi duyuyorum. Özellikle de Antik Yunan, Roma ve Ege İyon Devletleri gibi. Bunlarla ilgili kitapları okuyup fırsat buldukça da ziyaret ediyorum. Öte yandan, özellikle de ören yerlerini gezerken aklımdan hep "Acaba buradaki bir çiftçinin, balıkçının, terzinin gündelik hayatı, ömrü nasıl geçiyordu" diye geçiriyorum. Eserler genellikle bu tür şeylere odaklanmıyorlar. Varsa dahi ben pek bilmiyorum. Bu konulara eğilen yapımlar var mı? Araştırmamakla birlikte aklıma BBC belgeselleri geldi; bildiğiniz o minvalde içerikler var mı bu konuda?

Teşekkürler
+3
burka
(26.08.26)
akademisyen bir arkadaşımın basit bir youtube kanalı var; daha çok öğencilerine yönelik kısa içerikler çekiyor. her konuya dair okuma önerilerinde de bulunuyor; videolarını bi karıştırın derim.
www.youtube.com
+1
lil siztah
(26.08.26)
bbc'de michael wood'un belgesellerine bakabilirsiniz. asiri efsane olmus belgeselleri var. 84 yapimi in search of the trojan war baya epik bir belgesel.

rome dizisi istediginiz minvalde fena degildi 100% olmasa da.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
belgeselx.com
bu sayfadan belgesel kanalları seçiminden history viasat içinde aradığınız türden çok konu var . ben de boş kaldıkça izlemeyi seviyorum.
0
devilone
(26.08.26)
0
auroraaurora
(26.08.26)
Var aslında, Robert Garland'ın Antik Yunan'da Günlük Hayat ve Deighton'ın Eaki Roma yaşantısında bir gün kitabı başlangıç için güzeller. Yazarların her ikisi de ilgili alanlarda akademik kariyeri olan insanlar.

Böyle "bir gün" temasında daha birçok kitap da var aslında. Bu çerçevede arayıp yazarlarını google'dan aratırsanız birçok iyi kitaba denk gelebilirsiniz.

Homer ile arkeoloji ve sanat yayınlarının kataloglarını taramak faydalı olabilir.

Ama dürüst olmak gerekirse demir çağından endüstri devrimine kadarki süreçte balıkçı, terzi gibi mesleklere sahip insanların hayatları zamandan ve coğrafyadan bağımsız çok az değişti. Kültürü yansıtan günlük hayatlar genelde aristokrat kesimin günlük hayatıyla ilgili. Politik olarak söylemiyorum bunu, cidden böyle. Materyal olarak elbette kullandıkları "aletler" farklı görünüme sahip, farklı görünen evler var, farklı görünen giysiler giyiyorlar ancak günlük yaşam rutini bakımından köylü veya zanaatkar nüfusun hayatları neredeyse aynı. Zaten bu yüzden çok odaklanılan bir şey değil.
+1
akhenaten
(26.08.26)
Philip Matyszak'ın Antik Yunan'ds 24 Saat ve Antik Roma'da 24 saat Kitaplarını öneririm.

İkisi de akademik yayın değil tabii ama okuması keyifli. Her bölüm bir saat ve bir kişinin hayatı şeklinde kurgulanmış. Koleden, doktora birçok isimle kısa vakit geçiriyor gibi oluyorsunuz.
+1
fraise
(26.08.26)
bilgi kismini geciyorum ama canlandirma ve o doneme gitme acisindan AI ile yaratilan su videolari cok begeniyorum. www.youtube.com
+1
antikadimag
(26.08.26)
Assassin's creed odyssey Yunanistan da geçiyordu.
0
substituent
(26.08.26)
(3)

Ne oynayabilirim? (bilgisayar oyunu vs)

tchuck
ps5'im de var ama aylardır hiç açmadım ve çok fazla hikaye içeren oyunlardan hiç keyif almıyorum ve ps5'teki iyi oyunların çoğu da oynamaktan ziyade hikaye izlemek gibi. sıkılıyorum :)neyse, ben aktif olarak dota auto chess oynuyorum. bikaç ay öncesine kadar da age of empires 4 oynuyordum. civilizat
ps5'im de var ama aylardır hiç açmadım ve çok fazla hikaye içeren oyunlardan hiç keyif almıyorum ve ps5'teki iyi oyunların çoğu da oynamaktan ziyade hikaye izlemek gibi. sıkılıyorum :)

neyse, ben aktif olarak dota auto chess oynuyorum. bikaç ay öncesine kadar da age of empires 4 oynuyordum. civilization falan da oynuyordum bi ara, ama bilgisayara karşı oyun çok sıktı, gerçek insanlara karşı olan oyunda da çok yetersizdim.

dota auto chess güzel sarıyordu aslında ama son döenm bi sorunlar var, sunucu bulunamıyor oynayamıorum.

bana ne önerirsiniz ya?
csgo falan da oynamayı düşündüm ama karman çorman hale gelmiş o işler, çok keyif alamadım.
-1
tchuck
(25.08.26)
Ama aga sen de onu sevmem, bunu oynamam, sunu beceremiyorum dersen ne diyeyim ki :) Madem ps5 var ondaki çiuv çiuvlu savas oyunlarindan devam et hic macera arama, masraf yapma pc için.
+2
duster
(25.08.26)
far cry oynamadiysan tavsiye ederim hikaye kisimlarini atlayabilirsin, sniper elite yine benzer sekilde hatta daha rahat sinematik gecersin direkt. senin tarzina en cok uyan doom olabilir ona da bir bak bakmadiysan eger. ben daha cok star wars oyunlarini seviyorum cok sariyor.
0
tahtakafa
(25.08.26)
Ps5 de tüketemeyeceğiniz kadar çok iyi olan çeşit çeşit oyun var.

Hikaye odağı 0 olsun diyorsanız elden ring dark souls bloodborne bakabilirsiniz. Aslında çok oyun var ufak bir araştırmaya görürsünüz.

Ama bunlar ağır gelebilir anladığım kadarıyla oynadığınız oyunlara benzer konfor alanınızdan çıkmayacak oyunlar arıyorsunuz.

Oynadığınız oyunlarla çok yakın olmasa sa cities skylines çok eğlencelidir.
0
substituent
(25.08.26)
(2)

bu zamana kadar aldiginiz en büyük karar

Purple life
neydi?benim: yurt disina tasinmak.
neydi?

benim: yurt disina tasinmak.
-7
Purple life
(24.08.26)
Üniversite seçimi tabii ki. Atatürk ünide tıp da olsam farklı itü de mühendisliğe gitsem her şey bambaşka olurdu.
0
substituent
(24.08.26)
Kaybettiğim birinin ardından tuttuğum yas sonrası, kendi kendime iyi olma sözü verdim ve kararı aldım. Uymaya çalışıyorum
+2
gadlemler
(24.08.26)
(4)

Şifre yanlışlığı

Ali3461
Hepinize iyi akşamlar. Bugün İstanbul Aydın Üniversitesi ne kayıt oldum ve Übis şifremi oluşturdum ve Übis'in mobil uygulamasına ve google üstünden rahatça girebiliyorum. Bilmeyenler için şunu söyleyeyim: İstanbul Aydın Üniversitesi ile Outlook anlaşması var ve Übis üstünden verilen maili Übis şif
Hepinize iyi akşamlar. Bugün İstanbul Aydın Üniversitesi ne kayıt oldum ve Übis şifremi oluşturdum ve Übis'in mobil uygulamasına ve google üstünden rahatça girebiliyorum. Bilmeyenler için şunu söyleyeyim: İstanbul Aydın Üniversitesi ile Outlook anlaşması var ve Übis üstünden verilen maili Übis şifresi ile girmemiz lazım Ama übis üstünden bana verilen maili Outlooka girdiğim zaman Übis şifresi ile giriş yapmama rağmen bana yanlış şifre veya kullanıcı adı diyor. Sizce ne yapabilirim?
0
Ali3461
(24.08.26)
Hayırlı olsun.

Bu tarz işlerde yeni şifre yarat olayı oluyordu. Kimisinde yeni şifre yarat seçeneği oluyor, kimisinde şifremi unuttum diyerek ilk şifremi alıyordum.
0
substituent
(24.08.26)
Yanıtınız için çok teşekkür ederim. Yarına kadar bekleyeceğim olmazsa dediğiniz gibi şifreyi 0 layacağım.
+1
🌸Ali3461
(24.08.26)
şifrenizde türkçe karakter var mı? türkçe karaktersiz yeni şifre oluşturun.
benim farklı üni ama istanbul aydınınki de bizim sistemle aynı olabilir çünkü anlattığınız bizim öğrencilerin yaşadığı soruna çok benziyor, sadece biz outlook değil, gmail altyapısını kullanıyoruz.
bizde obis şifresi oluştururken türkçe karakter kullanılabiliyor ama gmail türkçe karakter kabul etmiyor. dolayısıyla aynı şifre bizim bütün öğrenci sistemlerine girebiliyor ama gmail'e giremiyor. Belki sizde de benzer bir sorun vardır.
+1
halanne
(26.08.26)
Cevabınız için teşekkür ederim. Übis Şifresini 0 ladım ve sorun çözüldü.
0
🌸Ali3461
(27.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(2)

yabancı dil

uykulu
selam, yazdıklarımdan gramer veya diğer yanlışları düzeltecek, doğru yazılışı gösteren ai tavsiyeniz var mı, özellikle yabancı dile dönük, ücretsiz lütfen.yine ücretsiz yabancı dil konuşma, test vs. çalışma yapabileceğimiz veya çok ucuz fiyata bulabileceğim ai tavsiyesi rica ederim.son olarak makes
selam, yazdıklarımdan gramer veya diğer yanlışları düzeltecek, doğru yazılışı gösteren ai tavsiyeniz var mı, özellikle yabancı dile dönük, ücretsiz lütfen.

yine ücretsiz yabancı dil konuşma, test vs. çalışma yapabileceğimiz veya çok ucuz fiyata bulabileceğim ai tavsiyesi rica ederim.

son olarak makes you fluent diye bir ai kullandım 15 gün. çok da beğenmedim fiyatı da aylık 16 dolar gibi bir şey istedi.

teşekkürler.
0
uykulu
(16.08.26)
Languatalk
0
Kahvedesu
(16.08.26)
langua ya şimdi baktım da çok hoşuma gitmedi. Ben Praktika kullanıyorum, konuşma için gördüğüm en stabili şu an. Varsa önerileriniz bende isterim.
0
substituent
(16.08.26)
(9)

Popüler kültürdeki Van Gogh hayranlığı inanılmaz iki yüzlü değil mi?

aloha snackbar 3
Gerçek Van Gogh:- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu- duş alma
Gerçek Van Gogh:
- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi
- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu
- duş almazdı, kişisel hijyeni, dişleri berbat durumdaydı, parasını tütüne ve boyalara verirdi
- tütün ve alkolü ciddi şekilde tüketiyordu
- beslenme sorunları ve hastalıklar yüzünden genelde berbat gözüküyordu
- duygudurumu ciddi derecede dengesizdi, manik ve paranoyak takıntılara sahipti, etrafındakilerle sık sık tartışmaya girerdi
- yaşarken hiçbir zaman ünlü olmadı

Bugün resimleri ünlü oldu diye kendisini romantize eden kadınların yüzde kaçı karşısına bugün böyle bir tip çıksa severdi peki?
-6
aloha snackbar 3
(15.08.26)
O dönemde sanatla uğraşanlara zaten deli gözüyle bakılırdı. Yanii yakışıklı havalı sağlıklı bi adam olsa yine kadınlar o kadar sallamazdı.
Para ve güç gerekiyor kadın ilgisi için. Sanatçı kişiliğine aşık olmak falan tamamen masal.
0
Lh12
(15.08.26)
birincisi van gogh'un soylediginiz kadar romantize edildigini bilmiyordum. van gogh'u romantize edenler de buyuk ihtimalle sanatini ve yaraticiligini ediyordur, bunlara hayrandir, kisiligine degil. zaten cogu kisi de eger populer kulturun etkisi altinda bunu yapiyorsa yasamini, bu saydiklarinizi belki de bilmiyordur bile. dolayisiyla karsilarina boyle bir tip ciksa (romantik iliski yasamak anlaminda sormussunuz gibi algilaniyor) sevmezlerdi, ilgilenmezlerdi. benim de herkes gibi hayrani oldugum, romantize ettigim cok kisi var, ama bu demek degil ki onlarla bir (romantik) iliski kurmak isterim.
+7
Sour
(15.08.26)
kendisini romantize eden, onunla birlikte olmayı hayal eden kadın tanımıyorum.
+8
eileengray
(15.08.26)
ikili ilişki anlamında romantize edilmiyor ki. hayatına aşırı vah vah edilip, belki ayarsız ve bilgisizce övülüyor ve kıymetini bilmeyenler yeriliyor olabilir. sadece bu.

van gogh ile sevişmek isteyen ben de duymadım. gsf öğrencileri olarak onun sanatına hayrandık. aşkından ölüyorum durumu yok kimsede.
+2
art cat chocolate
(15.08.26)
Ortalama 150 yıl önce yaşamış birinin davranışlarını bugünün ölçüleriyle birebir değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın koşullarıyla bugünün koşulları çok farklı, aynı ruhsal bunalımları bugünün dünyasında farklı şartlarda yaşayan insanlar vardır ama çevre, tedavi imkanları vs. aynı değil.

Birini sevmek için bütün özelliklerinin kusursuz olmasını bekleyemeyiz.
Ben bu adamla aynı zamanda yaşamış ve tanıyan biri olsam kendisine duygusal olarak hislerimin olacağına emin gibiyim mesela ama bu kusursuz biri olduğu için değil de daha çok kendimi tanıdığım için.
"Çok iyi bir ilişkimiz olurdu" da değil bahsettiğim, belki ilişki bile olmazdı ama ben düşerdim eminim buna.
Bugünün dünyasında da karakteriyle, yaşam tarzıyla, ruhsal bunalımlarıyla beni kendisine çeken ama asla ilişki yaşamayacağıma emin olduğum insanlar tanıdım.
0
mutekebbir
(15.08.26)
Dediğiniz şey çoğu kişi bilim insanı için de geçerli.

Einstein berbat bir insandı. Karısına az çektirmedi. Kendisi odasında çalışırken karısının yapması gereken şeyleri evlilik sözleşmesinde belirtmişti (big bang deki sözleşmede buradan geliyor). Kuantum teorisinde de Niels Bohr az aşağılamaya çalışmadı. Fazlasıyla bencil, hayatının bir yerinden sonra iyice ırkçı olmuştu. Kadınları da ihtiyaçlarını giderecek insanlar olarak bakardı.

Hele newton yok muuu. Robert Hooke be leibnizın iyi ahını aldı.

Lakin bu kişilerin dünyayı değiştirdiğini söylüyoruz. Yani Bu pencereden bakarsak geriye kimse kalmaz.
+1
substituent
(15.08.26)
Zaman faktörünü bir kenara koysak dahi ben bizzat bugün yaşayan ve sevdiğim şarkıları söyleyen hiçkimsenin hayatını bilmiyorum örneğin. Belki çok kötü insanlar belki tanısam nefret ederim. Ama bilmiyorum, ekstra bir araştırma gereği duymadım. Ama bu o şarkıları sevmememi gerektirmiyor ya da o şarkılarıı söyleyenler için "valla on numara şarkı yapmış" diye övmemin önünde bir engel değil.

Resim için de çok farklı olmasa gerek durum. Kaldı ki çoğu insan resme dinlediği şarkı kadar da önem vermiyor özellikle bugün.

Çok bağımsız konular.
0
akhenaten
(15.08.26)
sabah 9 akşam 5 eve giden sanatçı mı olur zaten. sanatçı pistir, alkoliktir, kumarbazdır, kavgacıdır, geçimsiz sıkıntılı bir tiptir. bu arada van gogha hayran bir kadın ne gördüm ne duydum. yaşadığı dönemde de ipleyen yoktu.
+5
ground
(15.08.26)
Parasini boyalara mi verirdi? Allah Allah bak sen su allah'in isine. Arnold Schwarzenegger de zamaninda protein tozuna cok para harcamis.
0
baldur2
(16.08.26)
(10)

ehliyet sürüş sınavı

art cat chocolate
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sade
daha 2 akşam önce hatasız şekilde 2-3 defa tüm parkları yapmıştım. parklarım iyi yani normalde.

sınavda aşırı heyecanlandım. bir tanesini bile yapamadım. tamamen her şeyi unuttum.

ilk sınavda da heyecandan güzergahı karıştırdım.

ağzım kuruyor heyecandan, çok çarpıntım oluyor. normal sürerken değil sadece sınavda böyle oluyor.

bunu nasıl aşarım?
0
art cat chocolate
(08.08.26)
(bkz: dideral)
+1
yadigar
(08.08.26)
Motive etmeye geldim 😀

Heyecanlanman normal ama kendine şunu sorabilirsin. " Yapamazsam en kötü ne olur?" Böyle düşündüğünde rahatlarsın. Dünyanın sonu değil, sağlık olsun.

Yapamazsam en kötü ne olur? bu soruyu sorduğunda bence rahatlayacaksın ve kolay olacak. Çünkü sen zaten yapabiliyorsun, sadece heyecanlandığın için olmuyor.
+1
rock n roll
(08.08.26)
dideral bu durumlarda önerilse bile pek faydalı olduğunu görmedim:/
0
homohominilupus
(08.08.26)
direksiyon sınavında ezbere hareket ediliyor haklı olarak, ama yeterince tecrübeli sürücüler bunları düşünerek yapmıyor. çok veya iyi yaptığınız herhangi bir şey heyecanınızdan daha az etkilenir. yani daha fazla pratikle "unutulabilir" bir şey olmaktan çıkarmak işe yarayabilir.

ilk cevabı tiklememişsiniz, ama ciddi anksiyete yaşıyorsanız da psikiyatriste danışmak ve ilaç çözümlerini değerlendirmek mantıklı olabilir.
+3
matlii
(08.08.26)
dideral cevabı eksilenmiş ama sakinleştirici iyi fikir olabilir. uzman değilim altını çizerek belirteyim de sonra başıma iş almayayım ama bu tür işlere yönelik hızlı etki eden sakinleştiriciler var. yalnız başka bir zamanda bir tane atıp denemenizi öneririm etkisini görmek açısından, çok etkili olursa koordinasyonu etkileyebiliyor çünkü. sınav stresi farklı. biz bir kere araçla cıngan mahallesine girdiydik. teyzem usta şoför olmasına rağmen o anın stresiyle çıkmakta zorlandı. sanki tır sürüyormuş da arkada dorse varmış gibi manevrayı ters filan yapıyordu çıkarken, sağa kıracağı yerde sola filan kırıyordu, acayip şaşırmış da ben düzeltmiştim. sinir-stres-panik yaptırıyor insana bunu.

bu arada bir kez tecrübe ettiğiniz için muhtemelen hiçbir şey yapmasanız bile ikincisinde daha rahat olursunuz. sakinleştirici gerçekten iyi bir fikir olabilir önceden denemek kaydıyla. çok gördüm ben öyle ehliyet zamanı hapçı gibi gezen adam, anormal bi durum da değil herkes yapıyor.
+2
der meister
(08.08.26)
Gitmeden evde veya termosunuza doldurup yolda içmek için papatya çayı yapın, beni epey sakinleştirmişti.
0
ekimoloji
(08.08.26)
Dideral demeye gelmiştim. Reçetesiz satılıyor diye biliyorum. Ben sunum yapmadan/ sınava girmeden önce atarım bi tane genelde.

Eczaneye danışabilirsiniz bu konuda bence.
+1
substituent
(08.08.26)
dideral hormon salinimini ve kalp damarlarinin uyarimini engelleyen bir ilac. boylelikle kalp atisini yavaslatiyor, tansiyonu dusuruyor. eger kalple ilgili (gizli) bir probleminiz varsa dideral kullanmak yan etkiler ortaya cikarabilir (ritim bozuklugu gibi). eger ola ki nabziniz dusukse ve bu ilaci alirsaniz bilinc kaybi yasayabilirsiniz. bilin de ona gore alin.
0
Sour
(08.08.26)
mesajla cevap veriyordum. buraya yazayım.

ben astım hastasıyım. dideral benim için riskli, kullanamam. kulanırsam astım krizine girerim. kalple ilgili de mitral yetmezliğim var. beta bloker olarak saneloc kullanıyorum.

kurstaki hocalar da dideral deyip durdular, tüm heyecanlı öğrencilere bunu öneriyorlarmış. bence doğrudan ilaç ismi verip öneri yapmak tehlikeli
+2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
uzun nefes verme tekniği anksiyeteyi azaltıyor. 4 saniye de alip 8 saniyede veriyoruz. bunu 4-5 dakika tekrarliyoruz.
0
sinematikcrop
(09.08.26)
(4)

Ya şizofrensem ama yüzüme vurmuyorlarsa

enteg
Diye düşündünüz mü hiç? Bazen gerçekten başıma saçma şeyler geliyor ve diğer insanlar da hak veriyor. Ama onların yerine kendimi koyduğumda başıma gelenlere inanmasalar da normal olduğunu düşünüyorum. Ama belli inanıyorlar da. Sonra da diyorum ki şizofrensem haberleri varsa idare ediyorlarsa. O zama
Diye düşündünüz mü hiç? Bazen gerçekten başıma saçma şeyler geliyor ve diğer insanlar da hak veriyor. Ama onların yerine kendimi koyduğumda başıma gelenlere inanmasalar da normal olduğunu düşünüyorum. Ama belli inanıyorlar da. Sonra da diyorum ki şizofrensem haberleri varsa idare ediyorlarsa. O zaman normal bir işim olmazdı herhalde. Ya aslında işim de yoksa? Hayat ne garip. Sadece merak ettim.
0
enteg
(07.08.26)
Bende farklı bir versiyonu var. Sanki herkes benden nefret ediyor tahammül ediyor. Benle işleri bitince bi sabah kalktığımda senden nefret ediyoruz bir daha işe sakın gelme diye mail alıcam diye ödüm kopuyor.
0
substituent
(07.08.26)
Şizofren olsak muhtemelen çekilmez bir adam olurduk uykusuz aksi lanet, yüzümüze vurulmaması gibi bir şey olmazdı yani bizi mi çekecekler amk klinik bi vaka bu tehlikeli de üstelik, sevgiyle halledilebilecek bir mesele olmadığı için öyle olmazdı, John Nash'in bazı olayları var ama onun gibi olmak için onun gibi olmak lazım.
0
kizil karga
(07.08.26)
Bende simülasyon tribi olmaya başladı. Npc'iz kimse farkında değil ama ben bilinç kazanmışım gibi geliyor. Yakında üst yetkiler abi tamam ya sen çözdün bu işi, aferin kral büyük resmi gördün, sen gel Matrix'e diye buyur edecekler.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
yani var bir sıkıntımız :)
0
🌸enteg
(07.08.26)
(4)

Isı pompası hk bilgi sahibi olan var mı?

jackyr
Köy evine ısı pompası taktıracağız. Daikin, Mitsubishi vs. Düşündük. 1-2 yerden fiyat aldık. Tesisat dahil, 11 metre petek/boru vs içinde 280k diyen de var. 420k diyen de. Cihaz 16kw olacak. Bu konuyla ilgili kimden bilgi alabilirim. Konuyla alakalı tecrübesi olan birileri var mı?Bir tanesi bodrum k
Köy evine ısı pompası taktıracağız. Daikin, Mitsubishi vs. Düşündük. 1-2 yerden fiyat aldık. Tesisat dahil, 11 metre petek/boru vs içinde 280k diyen de var. 420k diyen de. Cihaz 16kw olacak. Bu konuyla ilgili kimden bilgi alabilirim. Konuyla alakalı tecrübesi olan birileri var mı?

Bir tanesi bodrum kata ayrıca pompa kuracağını söylemiş. Sanırım devirdaim pompası. Diğeri hiç bir şeye gerek görmemiş. Bu işin tam doğrusu, dikkat edilmesi gereken yönü nedir?
0
jackyr
(07.08.26)
Yıllar önce klimalar hakkında hiçbir bilgim yoktu. Sağdan soldan bir sürü kirli bir bilgi dolaşıyordu.

tmmob makina mühendisleri odası
Klima montajı ve seçimi ile ilgili yayınladıkları kılavuz ile konu hakkında bilgi sahibi oldum.

Yerinizde olsam bu şekilde bir izlerdim.
0
kaiserr76
(07.08.26)
Merhaba,

Haberiniz olsun 16kw çok yüksek. Evin elektrifikasyonu değişecektir muhtemelen. İstanbul’da bir evin şebekesi maksimum 5kw kaldırır. 16kw için 3 fazlı hat gerekecektir. Bunun için de ekstra uğraşmanız gerekecektir.

edit: gerçi 16kw pompanın gücü değildir, iklimlendirme performansıdır. Pompada COP değerine bakın (coefficient of performance), 16kw/cop yaparsanız pompanın güç tüketimini bulursunuz. Ama her türlü ek tesisat hatta duruma göre 3 fazlı elektrik hattı gerekebilir
0
substituent
(07.08.26)
ısı pompaları genelde monofazla çalışıyor
0
jelly bear
(07.08.26)
daikin, mitsubishi gibi markalara takılmayın. köye en yakın ve çevrede en çok satan marka ve satıcıyı bulmaya çalışın çünkü herhangi bir arızada uzaktaki servisin gelmesi zaman alır ayrıca bölgeyi de çok bilmiyorlarsa yanlış uygulamalar olabilir, ben size kabaca en temiz çalışacak sistemi anlatayım,

ısı pompası > akümülasyon tankı > devirdaim pompası olacak şekilde bir sistem kurdurun. yeni model ısı pompalarında devirdaim pompası oluyor ama yoksa da akümülasyon tankı ile arasına siz taktırın.

marka olarak bizim buralarda maxen çok satılıyor, çok yakında servisi var ve mobil uygulaması da olduğu için tercih ettik. hem sıcak su hem de ısıtmada sorunsuz kullanıyoruz. yalnız bir ev için 16 kw yüksek onu ben de söyleyeyim. duş için de bir sıcak su boyleri temin ederseniz sorunsuz kullanırsınız.
+1
bravoteam
(08.08.26)
(8)

MacBook Air m5 şarjdayken elektrik hissi

italiano
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca d
Merhabalar. Bugün yeni MacBook m5 Air aldım. Kurulum yaparken ve sonrasında şarja takılı haldeyken, bilgisayarın kasa kısmında(touchpadin sağ ve solunda belirgin), Apple logosunda belirgin. Parmağı dokundurarak gezdirirken elektrik hissi mevcut. Parmağı sabit tutarken yok. Cihazı şarjdan çıkarınca da yok. Farklı prizlerle denedim evde ama sonuç alamadım.
0
italiano
(04.08.26)
macbook pro 2015 kullandım çok uzun süre halen ara ara kullanıyorum.

aynen dediğiniz gibi şarjdayken ki sürekli şarjdaydı. elinizi dokundurursanız bişey yok ama bilek hizzasının üst ve iç kısmı değerse çarptığını net olarak hissediyorsunuz. prizinizde toprak var mı onu öğrenmek lazım. bir de ups gibi bir güç kaynağı ile denemek lazım.

elektronik bilgisi iyi olan birisi multimetreyle ölçse en net teşhisi böyle koyardık.
0
omer460
(04.08.26)
Evde topraklama eksik.
0
substituent
(04.08.26)
şarj aletinin ucuna toprak uçlu kablo takılabiliyorsa (eskiden macbook'ların kutusundan çıkıyordu), onu takıp şarj ederseniz o gıdıklama hissi olmaz. şu an hissettiğiniz şey normal.
0
malheiros
(04.08.26)
hem is hem kisisel mac'im var. bircok yerde sarja taktim, ikisinde de ayni sey var. sarjdayken kasada parmagimi gezdirirsem elektrigi hissediyorum.

topraklamayla ilgili olmadigini dusunuyorum zira istisnasiz butun prizlerde yasadim bunu. bence normali bu.
+1
gitdaddy
(05.08.26)
Bende de 2020 M1 var, aynı sorunu yaşıyorum. Hatta iPhone 14te de şarjdayken elimi telefonun üst tepe kısmında gezdirdiğimde de aynı hissi yaşıyorum.
0
truf
(05.08.26)
bkz topraklama. boyle bir problem yasamadim hic. m1, m4, m5 kullandim.
0
antikadimag
(05.08.26)
bana da oluyor, parmaklarimda hafif uyusma gibi bir his. usb-c ile sarj edersem olmuyor. nedenini bilmiyorum, humanitiesspor.
0
eileengray
(05.08.26)
Belki de budur: youtube.com
0
salihdt
(05.08.26)
(2)

Konuşmayı geliştirmek için cambly mi english central mi preply mı?

skr1292
Konuşma olarak a1-a2 seviyesindeyim baya kötü yani. Bunlardan hangisi bana faydalı olur.
Konuşma olarak a1-a2 seviyesindeyim baya kötü yani. Bunlardan hangisi bana faydalı olur.
0
skr1292
(03.08.26)
tek başına ingiltere'ye git. mecbur kalınca nasıl şakıdığını gör. bende öyle oldu. :d

bu applerden de cambly denenebilir bence. hariç olarak ai'a bulaşma derim.
-2
art cat chocolate
(03.08.26)
duolingo tarzı bir şey arıyorsanız praktika'ya bakabilirsiniz. bana çok yardımcı oldu.
0
substituent
(03.08.26)
(6)

Bosch kurutma mak garanti uzatmaya gerek varmi?

eja
Alali 3 yil bitmis yillik 2500k veya 2k abonelik diyorlar cok kararsiz kaldim uzatmak mantiklimi normal ilk garantiyi uzatiyorlar
Alali 3 yil bitmis yillik 2500k veya 2k abonelik diyorlar cok kararsiz kaldim uzatmak mantiklimi normal ilk garantiyi uzatiyorlar
0
eja
(30.07.26)
Mutlaka yaptırın. Ufak arızalarda bile dünyanın parası çıkıyor cepten. Benim çamaşır makinesinin garantisini uzatmamış olsam çoktan illallah edip çöpe atardım.
0
auroraaurora
(30.07.26)
Beyaz eşyaya mutlaka garanti uzatımı yaptırırım ama bunun zamanları olabiliyor, ilk 6 ay daha ucuzken daha sonra artıyor bazı markalarda.
0
iustitia omnibus
(30.07.26)
Ben yaptirmiyorum. Bugune kadar beyaz esyada nadiren ariza durumu oldu. Olanlar da kullanici hatasi denildi hep. Yani garantiden bir fayda goremedim. O yuzden tercih etmiyorum.
0
nuevo
(30.07.26)
valla ücreti tam anlamadım yıllık 2500tl mi?

Gerçekten 3 yıllık garantinin üstüne ek ise mantıklı olabilir ama o garanti gibi olacağını hiç zannetmiyorum. Maddelere bir bakın derim.

5 yıldan sonra çamaşır makinelerinin kazanı/rezistansı bozuluyor genelde, ve bunlar dünyanın parası hatta makine parasının yarası falan oluyor tüm maliyetle.

Şu an 20-25k'ya çok sağlam çamaşır makineleri var. hatta 30k'ya otomatik dozajlamalı günümüz teknolojisine uygun makineler çok. 5 yılda bir 25-30k bence makul. çünkü yapılınca da çok bir hayrı olmuyor bu makinelerin. eski makineleri çok överler ama doğru düzgün programı yok, ağzına kadar su kullanıyor, çamaşırları mahvediyor. o yüzden 20 yıllık makine hiç istemem açıkçası. miele'i dünyanın parasını verip 20 yıl gidiyor diyorlar ya, bence hiç gerek yok. 5-6 yılda bi teknoloji yakalamak gayet yerinde bence.
-1
substituent
(30.07.26)
Onlar hep kandırmaca ya, yaptırmayın. Her halükarda tüketiciyi koruma kanunu çerçevesinde elde ediyorsunuz haklarınızı.
0
megalomaniac
(31.07.26)
ben de hep +4 yıl uzatırdım ek garantiyle, işime de yarıyordu ama en son uzatmak için 6800 tl istediler. çok geldi, yaptırmadım. ha bi arıza çıksa 10binden aşağı da tutmuyor ama...
0
brkylmz
(31.07.26)
(3)

Üzerime uçak muhendisligi

üğpoıuy
Bilgisi atar misiniz? Her sey olur..
Bilgisi atar misiniz? Her sey olur..
0
üğpoıuy
(27.07.26)
roll pitch yaw heave
-1
kveldulv
(27.07.26)
Şimdi şöyle. Makine mühendisliği bölümünde; otomotiv mühendisliği (ME430) dersi veren hocamız, uçak/otomotiv lisans bölümlerinin makine mühün üstüne ek bir kaç ders olduğu söylemişti. (bkz: günay anlaş)

Bu arada şunu söyleyeyim. Uçak/makine mühendisi olunca uçak/araba yapamayacaksınız. Öğrendiğiniz bilgiler temel seviyede kalıyor ve öyle sistem tasarımı yapmak için lisans üstü eğitim tamamlamak gerekiyor.

Bir örnek vereyim. Euro emisyon standardlarını bilirsiniz. Euro6 da sistem şöyle işliyor: egr->disel oxidation catalyst -> dpf partikül filtresi -> selective catalytic reduction (adblue kısmı) -> asc ammonium slip catalyst

Bunlara aftertreatment system deniyor. Her bir parça tasarımında doktora seviyesi mühendisler çalışıyor. Bu arabanın tek bir sistemi. Ve arabada yüzlerce sistem var. Makine mühendisi olunca hepsine yetemiyorsunuz. Hangi alanda uzmanlaştıysanız o alanda ilerliyor genelde. Titreşim çalışan birisinin sonradan motordaki ısı transferi sistemi üzerinde çalışması çok gerçekçi değil, iki konuda makine mühendisliği alanında olmasına rağmen. Ama mesela hem uçakta hem gemide hem otomobilde hem iklimlendirme sistemlerinde bu sistemler var.

Lisans makineci test kısmını yapar genelde. Ya da yorulma hesapları, malzemenin fail etme koşullarında çalışır.

Mesela motorlar titriyor. Hatta o kadar titriyor ki sırf titreşimi sönümlemek için ekstra ekstra sistemler geliştiriyorlar. Mesela 3 silindir motorlarda dengesizliği düzeltmek adına krank miline ekstra ağırlık koyuyorlar. Bunlar doktora seviyesi çalışmalar. Bu sadece titreşim kısmı.

Yani öyle lisans mühendisinin motor tasarlaması, büyük işler yapması çok gerçekçi değil.

O yüzden uçak mühendisliği çok temel düzeyde bir bölüm, aynı makine gibi. Ama makine mühendisi başvurularda çok aranıyor. Mesela tübitakın 20-25 tane aday araştırmacı ilanı vardı 1-2 hafta önce. Bölüm kısıtlamalarında bir çoğunda makine mühendisi varken 3-5 tanesinde uçak mühendisliği vardı.

Lisans üstü eğitimimi havacılık üzerine devam edecek olursam, uçak mühendisliği seçerdim. Ama sırf uçaklarla çalışırım diye seçeceksem çok seçeceğim bölüm olmazdı.
+3
substituent
(27.07.26)
bernoulli ilkesi
0
bartholomew87
(27.07.26)
(15)

Say 10.000 siralama icin en önü açik meslek

üğpoıuy
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
Önerileriniz var mi? Ozel bi ilgi yok gibi dusunun, her alan olabilir
0
üğpoıuy
(26.07.26)
tip
+4
gule gule
(26.07.26)
pilotaj
-2
jelly bear
(26.07.26)
Pilotaj diyenlere inanma. Özel hava yolları cadet ile alım yapıyor sözleşmeleri olduğu için plotlar gidemiyor. Onun bile sıklığı azaldı eskiden yılda 4 kere ilan açılırdı.

Özel sektör için konuşuyorum, ailesi beyaz yakalı değilse,ailenin çocuğunun kariyerini destekleyecek networku yoksa, İstanbul’da hiç yoktan 1+1 daire alamayacaksa tıp okusun. Aksi halde çocuk kariyerinin en iyi ihtimalle 5-6 yılını sürünerek geçirir.
AI dönüşümü yeni başlıyor. Özel bir şirkette çalışıyorum, 7 aşamalı stajyer ilanını 16k öğrenci başvuruyor neredeyse çoğu ODTÜ Boğaziçi Bilkent itü, koç , sabancılı. Alınan 50kişi. İşe devam garantisi de yok.
Aklı başında olan İstanbul’da hayatını sürdürmek zorunda olduğu bir mesleği seçmez. Gitsin tıp okusun bütün Türkiye onun.
+10
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(26.07.26)
tip ile alakali bir bolum tutuyorsa, eczacilik falan da dahil, ben olsam onu secerdim.
bir muhendis olarak muhendislik kesinlikle secmezdim.
2 senelik "hacamat ve suluk tedavisi" bolumunu secerim, muhendislik secmem.
0
cooperr
(27.07.26)
yüksek makina mühendisiyim ve 35 yaşındayım.
çok sağlam kariyerleri olanlar var alt / üst dönemlerimde.
ama tamamen bireysel başarıya bağlı.
biraz da doğru yerde doğru zamanda olma şansına.
bence hype bitti.
ne kadar geniş / çok olasılık varsa isteğinin de olmama olasılığı o kadar fazla.
tıp oku veya hiç okuma.
ben harcadığım (okul, yüksek lisans, kariyer) emeği başka bir şeye harcasam çok daha iyi yerlerde olurdum.
+3
rain when i die
(27.07.26)
paran yoksa ve orta gelir grubunda değilsen sınıf atlamak istiyorsan tıp,

paran varsa bilkent vs bir okulda makine veya elektrik
0
Hallegadola
(27.07.26)
ne okursan oku, ya networkün sağlam olacak ya da doğru zamanda doğru yerde olacaksın. diplomadan çok small talk ve şeytan tüyü dedikleri passive skill daha önemli. gerisi fasa fiso.

not: beyaz yakalı.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(27.07.26)
Uçak mühendisligi infosu olan var mi
0
🌸üğpoıuy
(27.07.26)
Bundan 3-4 yıl önce de tıp bitmişti. Sıralaması 30klara kadar yükselmişti. Maaşları çok düşüktü o zamanlar.

Ben makine okuyorum ve mezun olmaya yaklaştım. Yazılanlara katılmakla birlikte, başarılı bir mühendislik öğrencisinin sırtının yere gelmesi çok zor. 3.5+ ortalama ile hiçbir şirket sizi kolay kolay eleyemez. 3.5 yapmak zor değil bu arada, ders çalışma ile gayet oluyor. Tabii son gün son hafta çalışarak yapılabilecek bir şey değil.

Özellikle savunma sanayide çok fazla alım oluyor. Cidden biliyorsanız sizi alıyorlar. Baykarın tüm iştirakleri mesela, yılda 3-4 tane stajyer alım programları var. Önce bir tane teknik sınav oluyor, sonra tekinik grup mülakatı oluyor. Teknik grup mülakatında size 3-4 tane soru soruyorlar, bildiğiniz taktirde kesin giriyorsunuz.

Aselsan sınav bile yapmıyor, üniversite sıralaması + ortalama ile alıyor. Referans şu bu bilmem ama benim okulumda giren çok fazla kişi var, benim de kabul aldığım oldu.

Mühendislikte şunu da anlamak lazım, her mezun tam mühendis olmuyor. Daha ansys kullanmamış kişi en fazla evrak excel işi yapabilir. Arge departmanlarında çok sağlam kişiler çalışıyor. Özellikle bu ms office işi ile arge departmanında çalışan mühendis arasındaki farkı stajlarımda çok iyi gördüm.

Top tier okul + yüksek ortalama ile yapılamayacak şey yok. Ekşide ortalama önemsiz diyorlar ama bence tam tersi. Yüksek ortalama çok etkileyici oluyor ve arge/ürge de direkt bakıyorlar. Ayrıca yüksek ort ile düşük ort kişiyi direkt anlıyorsunuz. Bir teknik soru sorun; birisi cevap verirken diğeri ya o ders şöyle zordu bizim hoca şöyle yaptı gibi şeyler diyecektir :) Referans varsa önemsiz tabii.

Uçak mühendisliği hakkında çok olumlu şeyler duymadım. Itü de okuyup bayağı hayıflanan gördüm. Ben olsam makine ya da elektrik/elektronik seçerdim. Ehb de savunma sanayide çok var.

Şunu da ekleyeyim; alman firmaları referansız almıyor genelde, bsh grubu, Siemens, mondelez, j&j, Mercedes Benz Türk/otomobil Buralarda kimlerin çalıştığına şahit oldum…
Ama hyundai, Toyota, savunma sanayiler, Philips Morris, Renault Oyak/mais tarzı firmalar top tierleri bırakmıyor.
+2
substituent
(27.07.26)
referansınız yoksa mühendislik okumayın. ya da yüksek ortalama yapıp yurtdışına kaçabileceğiniz yerleri seçin.

sıralamayla falan alınma yalanlarını geçin, milletvekili torpili koyup giremeyen arkadaşım olmuştu o "sıralamayla alan" yerlere, asker çocukları patır patır girerdi bizim zamanımızda ortalaması yerlerde sürünen, biz görüşmeye bile çağrılmadık. şimdi tarikatçılar dolduruyor.
-2
kveldulv
(27.07.26)
tıp dışında bir şey sakın yazma bence. istediğin tıp fakültesi gelmiyorsa bir sene daha bekleyip o fakültenin tıpını hedefleyebilirsin. tıpta referans vs. hiç ihtiyacın yok, ihtiyacın olan tek şey para sayma makinesi olabilir :)
0
eisberg
(27.07.26)
eskiden mühendislik derdim ama bence artık mantıksız. tekniker olmak bile daha iyi. tıp mantıklı geliyor bana da. sonrasında bir sürü alana da kayabilir. yapay zeka doktorları ele geçirecek vb. şeylerde de önce mühendisler gider. tıpta inanılmaz bütüncül bakmak gerekiyor, en abudik bir şey bile etkileyebiliyor. bu yüzden tıpta decision making için hala doktorlara ihtiyaç olacak. ama o sıralama iyi bir tıpa yetmez galiba?
+2
eileengray
(27.07.26)
Tıp diyen vizyonsuzları gördükçe şaşırıyorum.
İlgi alanına göre çok değişir.
Bence bilgisayar mühendisliği iyi bir üniversite olmak koşulu ile değerlendirilebilir.
-6
benaslindayohum
(27.07.26)
Mesleklerin ortalamalar üzerinden karşılaştırılması daha sağlıklı. Mahrumiyet bölgesinde acil serviste gecesi gündüzü birbirine karışan doktorla Google'da çalışan bilgisayar mühendisliğini karşılaştırmamalısın.

10 bin ile top olmayan bir üniversitede top bir mühendislik; ya da top bir üniversitede top olmayan bir mühendislik okuyabilirsin. İki durumda da çok özel bir yeteneğin yoksa mezun olunca alacağın para 50 bin, seneler geçtikçe 150 bine çıkarsın.

10 bin ile hangi tıbba girersen gir, hiçbir özel yeteneğin olmasa bile mezun olduğunda 150 bin, herhangi bir uzmanlık yaptığında da 300 bin civarında gelirin olur. Uzmanlığı da karakterine ve yeteneğine göre seçersin.

Ortalama insanlar için geçerli olanlar bunlar. Ama benim ağzım çok iyi laf yapar, ikna kabiliyetim yüksek, girişkenim ve prezantablım diyorsan okumasan bile çoğu işte başarılı olursun.
+4
cek
(27.07.26)
bizim ulkede siralama fetisizmi var ama aslinda "ekol"e bakmak lazim.

mezun olacagin okul bilim adamimi mi yetistiriyor, eli takim tutacak saha adami mi yoksa yonetici mi? ona gore okul secmek lazim ama bunun cogunlukla iskalaniyor olmasina sasiriyorum.

ucak muhendisi 2 tanidik var, ikisi de oldukca kafali tipler.
erkek olan thy'ye girdi, baya dindarlasti, her cuma bir sure paylasiyor...
kadin olan uzun sure issiz kalinca sekreter gibi bisey oldu, tam olarak ne yapiyor cozemedim.
+1
cooperr
(27.07.26)
(18)

türk erkekleri neden böyle

Purple life
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum. ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim. redditte de senelerdir almanca yaziyorum.
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum.
ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim.
redditte de senelerdir almanca yaziyorum. kimse yürümek icin mesaj atmamistir.

en son redditte 10 tane entryim falan türkce. en sonuncusunda sadece kadin oldugum bariz bir yorumum var. pat hemen mesaj. daha önce de mesajlastigim bir cok insan oldu ama bu bahsettigim bariz olta atmak yürümek icin falan yani.

bu taciz neden gercekten? ya da insanlar interneti ne saniyor?
erkekler istedigi gibi cinsiyetini ön plana cikaran yazilar yazabiliyor. kadin olunca neden bir seyler yaziliyor?

imza: hababam sinifi hürrem hoca :D
-21
Purple life
(26.07.26)
Türk erkeklerine özgü olduğunu düşünmüyorum. Gerçi diğer sosyal medya hesaplarını bilmesem de Reddit’de kadın olduğunuzu belli eden bir paylaşımda her ülke her subda mesajlar alınıyor(muş). Redditde kadınlar da bundan çok yakınıyor. Özellikle görsel paylaşımında ciddi etkileşim oluyor.
+1
substituent
(26.07.26)
Dick pic falan atılmıyorsa neden taciz sayılıyor acaba,neticede istemezsen cevap vermezsin,ya da ilgilenmiyorum dersin.gayet anlaşılır bir tavır böylesi.

Ben de mesela aksine,cevap vermeyen kadınları anlamıyorum. "Evlenilecek eş arayanlar " gibi bir başlığa açık açık yazmış mesela bir hanım,bir de şikayetlenmiş. Erkekler lafı hemen +18 e getiriyormuş da,hiç kültür sanat konuşan yokmuş da,vs ... Ben de buna uygun bir mesaj yazdım.bir cevap verdi,gerisi yok. Onda da nickimin kökenini sordu o kadar zaten.
+3
denizciman
(26.07.26)
Bu bence türklere özgü bir durum değil, tüm dünyadaki erkek gruplarında vardır. Türk toplumu hemşericiliği sevdiği için böyle yapıyor.
0
mikahakkinen
(26.07.26)
1- Cinsel açlığın afrikasıdır türkiye.
2- İstisnalar var, ben de üfff kesin yavsiyo suan..s.s.s.s.s dedirtmek istemediğim için özellikle dikkat ediyorum. Ben de türk kadınlarının o huyundan nefret ediyorum. Hemcinslerim sağ olsun totoları çok kalkık türk kadınlarının.
İstisnalar vardır...
-2
ananiyimioguz
(26.07.26)
Millet aaç aç ablacım
-1
boreas
(27.07.26)
cunku musluman ulkelerde seks bir tabu, karsi cins ile iliskiler zayif.
almanlar ise sehrin ortasinda nu sekilde guneslenebiliyor, adamlar bu konuda bizden temiz 75 sene falan ilerde.
senin de, eger 18-19 yasinda falan degilsen ya da trollemiyorsan, bunu cozememis olman garip.
0
cooperr
(27.07.26)
aynen bacım en çok sana yürüyorlar. rahatsız oluyorsan mesaj kutunu kapatabilirsin.
+2
messina123
(27.07.26)
Ben genellemelerinizden çok sıkıldım. Türkiyede şuan nüfusa kayıtlı 43 milyon 59 bin erkek var. Ne yani 43 milyon erkek mi size yazıyor?

Yazmıyorsa neden tüm tüm erkekleri böyle diyorsunuz? Hayret ya.
+2
drako
(27.07.26)
@drako, it is not all the men, but always a turkish man.
-8
🌸Purple life
(27.07.26)
Ne yazdığın ile ilgili bir durum bence. Eksiye “çok iyi sevişen kadınım” yazarsan yazarlar tabi.
+2
benaslindayohum
(27.07.26)
cinsel açlıktan dolayı. bir de insanlar kadınların vereceği tepkiden dolayı kadınlarla normal sosyal hayatta konuşamıyorlar. bu biriken cinsel enerji de kendine internette yol buluyor. o yüzden gerçek hayatta o kadar ilgi görmemenize rağmen internette her gün mesaj kutunuz doluyor.

bu şey gibi. gerçek hayatta insanlar, göreceği tepkiden dolayı bir insana kötü söz söylemeye çekinir. ama internetteki adama ana bacı saydırabiliyorlar. aynı mantık. karşıdakinin vereceği tepkiyi görmediğin zaman daha cesur olabiliyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(27.07.26)
Linçlemişler ama doğru söylüyorsun, inanmayan fake kadın profili açsın denemesi bedava.
Burada fotoğraf yok bir şey yok burada bile saçma sapan mesajlar atıyorlar. Instagram keza eşimle fotoğrafım var, profil gizli dm kapalı ancak sürekli erkekler istek gönderiyor.
-2
ekimoloji
(27.07.26)
Çünkü "How it is going" le bir muhabbet başlatarak telefon alıp hemen aynı gece seks yapabiliyorlar. Almanyadaysan bunları görüyor olabilmen lazım. Belki de Almanya'da fazla mülteci var diye temkinli yaklaşıyor da olabilirler. Müslüman ülkeden gelen kadın büyük yük, çalışmaz etmez falan.

Türkiye'de beyaz yaka, top okul, lüks araba, ev ...gibi şeylerin sahibi olacaksın da kadına ulaşacaksın. Benim yaşadığım yerde erkek kendi parasını kazanıyorsa ve kadın onu fiziksel olarak beğenmişse olay tamamdır.
-1
michael harddd
(27.07.26)
@michael harddd internette olan bir seyden bahsediyorum. karsidakinin nasil oldugunu göremezsin ki.
-1
🌸Purple life
(27.07.26)
Zaten bilmediği için olabilir mi? Adam atlayacak diyelim kadın afgan çıktı. Sonra? Yazmandan falan yabancı olduğunu anlıyorlardır.
0
michael harddd
(27.07.26)
alakasiz. hadi yabanci oldugumu anladilar neden direkt afgan falan desin. kaldi ki onun da piyasasi vardir.
-2
🌸Purple life
(27.07.26)
Tam olarak cooper. Memurlar nette fotosuz bir profilim vardı. Adım da kadın adı değildi, ama cinsiyetimi yanlışlıkla kadın yazmıştım. Sınavlarla ilgili soru soruyordum. Mesaj kutum tanışalım mı mesajlarlarıyla doluyordu.
+2
Kahvedesu
(27.07.26)
bunu gençlikte mirc'de denemiştik. kullanıcı adımı banu24 bir şey yapmıştım. 10 dakikada 60 kusür mesaj gelmişti.

kullandığım nick aardvark'tı o zamanlar.

bu ülkede reddedilme korkusu var. bu korku online ortamlarda diğerleri görüp bilmediği için pek etkili olmuyor. üstünü kapatabiliyor o duygunun. klavye delikanlılığı. bir de gerçekten açlar. hani hep kadınlar için diyorlar ya "sevişse rahatlayacak" diye.

yapamayanın diline vuruyor. burada sana yapılan yorumlardan da kimin ne yaptığını, yapamadığını anlayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(8)

Şunlardan hangi Üniversite bölümünü tercih ederdiniz?

denizmaniaherif
Tarımsal Biyoteknoloji,Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,Toprak Bilimi ve Bitki BeslemeZootekni,Peyzaj Mimarlığı,Şehir ve Bölge Planlamayapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?( yeğenim tercih yapacak.. )
Tarımsal Biyoteknoloji,
Tarımsal Yapılar ve Sulama,Tarla Bitkileri,
Toprak Bilimi ve Bitki Besleme
Zootekni,
Peyzaj Mimarlığı,
Şehir ve Bölge Planlama

yapay zekaya göre ve bana göre şehir bölge iyi durumda.. sizin tercihiniz ne olurdu ve enden ?
( yeğenim tercih yapacak.. )
0
denizmaniaherif
(21.07.26)
Memlekette bu bölümler iş yapmaz. Hollanda gibi tarımsal faaliyetlerin değer gördüğü yerlerin ihtiyaclarına göre tercih yapmanızı tavsiye ederim.

Yurtdışına gidecek azmimiz varsa.
+3
Lh12
(21.07.26)
hayırlı olsun üstad, umarım her şey gönlünüzde olur.

bu bölümlerin ardında atadan kalacak işler durumdaki dönümlerce tarla, kendisini gönderebileceğiniz bir belediye veya kpss imkanı olmayacaksa hiç bulaşmasın derim.

şu anda ülkemizde de tüm dünyada da; diploma/unvan ile piyasadaki arz-talep dengesinin yarattığı gelir farkı gerçeği var.

şu anda teknik resim okuyan, 3/4/5 eksen tezgâhlara hükmeden, CAD/CAM yazılımları (SolidWorks, NX, Mastercam vb.) ile parçayı işlenebilir hale getiren kişiler sanayinin altın çocuğu. popstar gibiler.

Bunun dışında Kaynak Teknolojileri önerebilirim. suyla arası iyiyse 2 yıllık Su Altı Teknolojisi okuyup çıkışta direkt iş bulabileceği bir alan önerebilirim.

dönem cebe giren paranın daha önemli olduğu dönem.
+1
galahad reloaded
(21.07.26)
Hangi üniversitede?

Şehir bölge planlama mimar sinan da ise gayet seçilebilir. belediyelerde iş yapıyor
0
substituent
(21.07.26)
Belediyede tanıdığın varsa peyzaj ve şbp iş yapar. İpk ikisi önemli. Sanırım Türkiye'de telnolojik tarım hızla büyüyor. Millet drone falan kullanmaya başladı
0
prole
(21.07.26)
ziraat mühendisliği iş yapar tutuyorsa yapıştırsın.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
akdeniz üniversitesi olsun istiyor annesi.
kentsel dönüşüm, deprem felaketler ısı adaları vs. şuan baya konuşulduğu için şehir bölge planlama demiştik aslında ama evet daha çok kamu haklısınız. Ziraat mühendisliği diye bir bölüm kalmamış anladığım kadarıyla hep birki tarım vb. şeklinde ayrılmış.. 302.000 falan sıralaması bir de mühendislik bölümleri için 300.000 sınırı gelmiş zaten.
özetle peyzaj okuyup aleoa vera süs bitkisi vb. bir dükkan açacağına şehir bölge planlama ile belki geleceğe yönelik bir meslek olabilirdi gibi gelmişti bana..

neyse bakmaya devam edeceğiz.
0
🌸denizmaniaherif
(21.07.26)
Hocam tarım teknolojileri dünyada çok hızlı ilerliyor.

Bu yüzden özellikle avrupa ülkelerinde bu alanda önemli yatırımlar yapıyorlar.

Eğer yurtdışına gidecek motivasyonu vs varsa ilerde yüksek lisans falan için, bu alandaki kabul gören bölümleri araştırıp ona göre bir tercih yapabilir.

Yoksa Türkiye'deki iş alanları belli bu sektörde.

Bir de şu var, tarım işleri sevmeden, ilgi duymadan yapılacak işler değil. Izdırap olur bu alanda ilgisi alakası yoksa.
0
anten
(21.07.26)
Son 2si
0
gadlemler
(21.07.26)
(8)

Hafif kenarı yırtık euro nasıl değiştirilir

darkwizard
Arkadaşlar teyzem 50 euro verdi cizim siparişim icin ama baktım biraz kenarı yırtık çok hafif ama büro alamaz gibi. Ne yapmam gerekiyor. Teyzeme geri veremem ayıp olur. Ne yapacağım?:(
Arkadaşlar teyzem 50 euro verdi cizim siparişim icin ama baktım biraz kenarı yırtık çok hafif ama büro alamaz gibi. Ne yapmam gerekiyor. Teyzeme geri veremem ayıp olur. Ne yapacağım?:(
0
darkwizard
(15.07.26)
parça kopmuş mu? yoksa sadece çatlak gibi bir yırtık mı var?
kopma yoksa sorun olmuyor.
0
MtKrt
(15.07.26)
@mtkrt kopma var çatlak degil 05mm kesik gibi düşün
0
🌸darkwizard
(15.07.26)
Valla çok fazla yırtık parayı atm alıyor ve hatta kendisi veriyor. tl den bahsesiyorum
(Yırtık dediğim baya köşesi olmayan kopuk para)

döviz hesabı açıp atm ye yatırılabilir sonra tekrar çekersin
0
Rondak
(16.07.26)
banka şubesine verebilirsiniz. onlar kendisi karar vermiyor, makineden geçiriyor. makine alırsa hesabınıza geçer.

daha sonra tekrar şubeden ya da atmden euro olarak çekebilirsiniz.
0
substituent
(16.07.26)
qnb ve garanti alıyor. ikisini de deneyin.
0
jelly bear
(16.07.26)
bankaya ver geç. olmadı 3 4 tane euroyla beraber ver. öyle geçer.

sonra git başka şubeden euro çek.
0
kveldulv
(16.07.26)
Akbanka yeter ki döviz götür alıyor. Yırtık euro da aldılar benden eski tip Dolar da. Ki o dolarları hicbiryere verememiştim
0
primetime
(16.07.26)
daha önce benzer duyurularımda aynı şeyi sormuştum.

banka ve döviz büroları almadı ama kuyumcular biraz para kesip aldı. kuyumculara gidin.
0
la traviata
(16.07.26)
(3)

Sokağın karşısındaki peynircinin soğutma ünitelerinden korkunç ses geliyor? İyi bir avukat tutsam bu iş çözülür mü?

santimantal
Belediyeye şikâyet ettim, gelip ölçüm yaptılar ama hiçbir şey değişmedi. Gürültü korkunç seviyelerde, yasal seviyenin altında olması imkânsız.İyi bir avukat tutsam, sorun çözülür mü? Bu konuda deneyimi olanlar yazabilir mi?Ümraniye-Ataşehir civarında önerebileceğiniz hukuk bürosu ya da avukat var mı
Belediyeye şikâyet ettim, gelip ölçüm yaptılar ama hiçbir şey değişmedi. Gürültü korkunç seviyelerde, yasal seviyenin altında olması imkânsız.

İyi bir avukat tutsam, sorun çözülür mü? Bu konuda deneyimi olanlar yazabilir mi?

Ümraniye-Ataşehir civarında önerebileceğiniz hukuk bürosu ya da avukat var mı?
0
santimantal
(12.07.26)
Aynı şeyi ailem yaşadı. Karşısındaki işletmenin havalandırma sesi felaket idi. Kaç kere ölçüme geldiler kim bilir. Çoğunda sonuç çıkmadı ama bir iki kere boruları falan susturucu ile kapladı firma. Ama çok etki etmedi.

Bir ara komşularla imza toplamaya çalıştılar ama amaçları neydi hatırlamıyorum.
Velhasıl çözülemedi bizim durum. Yıllar sonra firma gittiği için bitti.

Yasal olarak bir şey yapılabilir mi bilmiyorum ama bizimde böyle bi deneyimimiz oldu diye yazmak istedim. Kolaylıklar diliyorum.
0
substituent
(12.07.26)
Avukat desibel ölçümü için tespit davası açsa işe yarayabilir
0
Topalordek
(13.07.26)
işletme, fabrika, eğlence mekanları gibi ticarethanelerde, belediye ölçümü sonrası ihlal belirlenirse ilk ölçümde uyarı yapılır. tekrar şikayet olması durumunda ikinci ölçüm yapılır, yine ihlal belirlenirse ceza kesilir. cezanın onaylanması için, tutanak belediye encümenine gönderilir. belediye encümeni cezayı onaylarsa ceza bildirimi ilgili işletmeye gönderilir. işletme 90 gün içerisinde cezayı ödemelidir. 15 gün içerisinde öderse %25 indirim uygulanır. ancak işletme sulh ceza mahkemesine başvurup yürütmenin durdurulmasını talep edebilir.

kısacası; ticarethanelerde desibel cezaları bugünden yarına uygulanamıyor. süreç yavaş ilerliyor.
0
krtkartal
(13.07.26)
(17)

Tuvaletten çıkınca ellerinizi yıkıyor musunuz?

deniz kiyisi ve papatyalar
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.

Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.

Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.

El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...

yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.

insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım.
Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de:
(bkz: suya sabuna dokunun)
Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen
O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
0
high hopes of the sozluk
(13.07.26)
(5)

iphone şarj kabloları

günaha davet
yaklaşık 15 gündür takılı haldayken şarj etmedikleri oluyor, ters yüzünden takınca düzeliyor, orjinal olmayan kablolarla ilgili apple bir şeyler mi yaptı?
yaklaşık 15 gündür takılı haldayken şarj etmedikleri oluyor, ters yüzünden takınca düzeliyor, orjinal olmayan kablolarla ilgili apple bir şeyler mi yaptı?
0
günaha davet
(10.07.26)
Kablodan degil de telefonun soketine biriken tozdan oluyor bu genelde. Guzelce temizlerseniz duzelmesi lazim.
0
sertac akin
(10.07.26)
Kararan Pinler: Şarj kablolarının uçlarındaki sarı/altın renkli temas noktalarından (pinlerden) güç taşıyanlar, şarj sırasında oluşan ufak elektrik atlamaları veya nem nedeniyle zamanla kararır ve aşınır.

Çift Yönlü Tasarım: Kabloyu telefona taktığınızda aktif olarak sadece tek bir yüzeydeki pinler telefonla temas eder. Kararmış ve aşınmış yüzeyi taktığınızda elektrik iletilemediği için şarj almaz. Ancak ters çevirdiğinizde, henüz sağlam olan diğer yüzey devreye girdiği için şarj işlemi başlar.

Malzeme Kalitesi: Orijinal veya kaliteli olmayan kablolarda iletken malzeme çok ince ve kalitesiz olduğu için, bu kararma ve aşınma maalesef çok kısa sürede (bazen birkaç haftada) gerçekleşir.
-1
anathemamen666
(10.07.26)
Sanırım kablodan değil de telefondan. Yıllardır kullandığım iPad ve Mac de asla şarj problemi yaşamıyorum. Telefonumu bu cihazlardan sonra aldım ve doğru düzgün şarj olmuyor.

Kablo bile tutmuyor kolayca çıkıyor. Sanırım içindeki tozlardan. Temizlemeye çalıştım ama tam olmadı sanırım.

Benimki yurt dışı cihazı olduğu için Apple bakmadı. Ama sizinkinin garantisi varsa genuis bara götürün, orada ücretsiz toz temizliği yapıyorlardı. Böyle temizlik hamuru var onla yapıyorlardı en son.
0
substituent
(10.07.26)
kesinlikle içindeki tozlardan.. kendiniz temizleyemezsiniz, köşedeki telefoncuya gösterin, 30 saniyede temizler hemen.
0
co2s2
(10.07.26)
hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(10.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(7)

Grup sohbetinde ketum şekilde susarak ciddi durarak ortamı bozan tipler

mahmuttt
Normalde gayet konuşkan tip ama geniş sohbet ortamında (aile akraba arkadaş ortamında) susuyor, ciddi durup, arada az konuşuyor. Normalde sohbet akacak bu kişiden dolayı sanki akmıyor susarak sohbeti sabote ediyor gibi geliyor sohbeti. Ve bu tiplerin olduğu sohbetler beni gergin hissettiriyor tehdit
Normalde gayet konuşkan tip ama geniş sohbet ortamında (aile akraba arkadaş ortamında) susuyor, ciddi durup, arada az konuşuyor. Normalde sohbet akacak bu kişiden dolayı sanki akmıyor susarak sohbeti sabote ediyor gibi geliyor sohbeti.

Ve bu tiplerin olduğu sohbetler beni gergin hissettiriyor tehdit gibi algılıyorum doğal samimi konuşasım gelmiyor ortamda da o sessizliği yayıyorlar sanki.



Bu kişilerin psikolojisi nedir? Grubun domine etmek mi, baskınlık kurmak mı? Ve nasıl yaklaşıyorsunuz?
-9
mahmuttt
(08.07.26)
grup icinde az konusan biri olarak, herkes adina konusamasam da hic dusundugunuz gibi degil. ben bire birde rahat konusurken, cekindigimden grup icinde cok az konusurum. gruptaki herkes yalnizken rahat oldugum kisiler de olsa boyle. o kadar kisinin icinde konusunca bu kadar kisiyi benim soyleyeceklerimle mesgul etmek fazla curetkar geliyor. o kadar kisinin vaktini bos, onemsiz bir sey icin caliyormusum gibi.
+3
lemmiwinks
(08.07.26)
Ona bu gibi ortamlarda itici, turbo güç modu veren siz / çevresindekiler olabilir .
O nedenle ona forvet olarak bakmak yerine defansa atın, yedek kulübesinde bekletin kendisini .
Uzun süre görmezden gelirseniz cezalandırmış olursunuz zaten .
Baktı ki olmuyor arada kendi dökülmeye başlar . Sonuçta geçen zaman zarfında içinde birikenler dışarı yansıyacaktır
0
diyecevaplandı
(08.07.26)
'Aneliz' işini azaltarak bırakın..
İnsanları da salın.
+8
anon1m
(08.07.26)
Böyle bir arkadaşım var, teke tekte konuşkan baya. Grup içerisinde, sohbet döndüğü anda bile çok az konuşuyor, espri yapılınca gülüyor sadece. Başlarda bir sorun mu var sessizsin, iyi misin diye soruyordum yalnız kalınca, tekken konuştuğunu bildiğimden. Sonra normalinin bu olduğunu anladım, sebebini sorgulamıyorum. O öyle biri, kişisel de algılamıyoruz hiç birimiz. Yani böyle insanlar da var diye söylüyorum, kalabalık ortamlarla alakalı sorunları olan insanlar da var.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(08.07.26)
ben öyleyim. baş başa veya üç dört kişi iken güzel konuşabiliyorum ama grup büyüdükçe konuşamıyorum.
0
inheritance
(09.07.26)
bu tarz ortamlarda genelde ya futbol ya amerika kanserin tedavisini buldu ama saklıyor ya da geçen arabayla 180 le gittim 30dk erken geldim muhabbeti döndüğü için ben de çok sessiz duruyorum. ve buna ek özellikle işte yoğun erkek olan ortamlarda cinsiyetçi muhabbetler çok dönüyor ve beni çok rahatsız ediyor.
0
substituent
(09.07.26)
Yapı meselesi olabilir niye sabote etmeye çalışsın :) Topluluklarda ben de sessizleşiyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
(12)

Alışveriş yapmayana poşet satmayan mağaza haklı mı?

ya ben lan neyse
şu her şeyden satan mağazalardan birine gittim. hırdavat, züccaciye falan satıyordu. ücreti mukabilinde poşet istedim, "alışveriş yapmayana vermiyoruz." dedi. 1 tane çakmak aldım. bu defa da 2 taneden fazla vermedi.4 poşet lazımdı. ben poşetleri de satılan ürün kabilinden düşündüm.mağaza ya da marke
şu her şeyden satan mağazalardan birine gittim. hırdavat, züccaciye falan satıyordu. ücreti mukabilinde poşet istedim, "alışveriş yapmayana vermiyoruz." dedi. 1 tane çakmak aldım. bu defa da 2 taneden fazla vermedi.

4 poşet lazımdı. ben poşetleri de satılan ürün kabilinden düşündüm.

mağaza ya da marketlerin poşetten yeterli kar etmediğini tahmin ediyorum ama 10 yılda 1 lazım olunca nereden alayım 4 poşeti?

şikayet mi edeyim ne yapayım? en son 15 sene önce bir şeyi şikayet etmiştim.
0
ya ben lan neyse
(08.07.26)
Kim haklı konusundan bağımsız olarak marketlerde satılan en küçük boy poşetler işinizi görmez miydi? Artanı evinizde kullanırdınız; daha hesaplı olurdu.
0
auroraaurora
(08.07.26)
Bir daha gitmezsiniz, işgüzarlık etmiş, 50 tane isteseniz tamam da 4 poşet vermeyen esnafım demesin kendisine.
+4
kimlanbu
(08.07.26)
kimlanbu +1
Sürekli birileri gelip poşet istemiyordur herhalde, ihtiyacı olan biri gelmiş parasıyla almayı teklif etmiş 4 poşeti verirsin para da istemezsin ne olacak ya.
Böyle iki kuruşluk şeylerin lafını yapan ve özel olarak, bile isteye gıcıklık yapan insanlara sinir oluyorum, batar umarım.

Şikayet edilecek bir durum yok bence adam dükkanındaki şeyi parasıyla da olsa vermek istememiş ne diyebilirsin ki belki sayfası varsa yorum yazılır kabalığı anlatılır vs. Şikayetten bir şey çıkacağını sanmam.
+1
mutekebbir
(08.07.26)
sana ters biri denk gelmiş.
bir kere benim önümdeki biri parasıyla 5-6 poşet almıştı.
ayrıca poşetten yeterli kar edememe diye bir şey yok.
-1
duyuruuser
(08.07.26)
hocam bu poşetlerin ücretinin büyük bir kısmı çevre ve şehircilik bakanlığına gidiyor. poşetin üretim maliyeti de düşünüldüğünde çoğu market, aslında sattığı poşetten zarar ediyor. bu yüzden de bazı marketler alışveriş yapmayan müşteriye poşet satışı yapmama veya sınırlı satış yönünde karar almış olabilir, sonuçta kapitalist düzende kimse durduk yere zarar etmek istemez.

normalde bir işletme, satışa sunduğu ürünü satmaktan imtina edemez, ticaret kanununa göre yasak bu durum. ancak market poşetinin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmalı bir konu, zira bu poşetler normal şartlarda tek başına satışa sunulmuş ürün değiller. bu yüzden şikayet etseniz de bir şey çıkmama olasılığı yüksek.
+1
shadowfollower
(08.07.26)
sen akilli bir arkadasa benziyorsun.

posetlerin onlara maaliyete senin satin alis fiyatindan daha yüksek.
dükkandan poset alsaydin keske.

sikayet falan demissin dflkg neyi sikayet edeceksin. sanki raftaki bir ürünü sana satmamis.
-1
Purple life
(08.07.26)
cry baby :)
-1
Purple life
(08.07.26)
markette cöp posetleri rafinda bir sürü poset cesitleri satiliyor cry baby. para verip onlardan alabilirsin. biri sana hayir dedi diye de sinirden kudurmazsin.
0
Purple life
(08.07.26)
Purple life
(08.07.26)
eksisozluk.com

Lego magazaları mesela alışveriş yapmazsan vermiyor. Lego'nun orijinal ürününü internetten aldıgından poşet gelmiyor bunu gidip lego bayisinden poşet istedigimde ücreti ile bile vermiyorlar.
0
liberal
(08.07.26)
bu arada hukuki olarak mağazalar size ürün satmak zorunda değil. Sadece ırk/din/milliyet ayrımcılığı yapamaz. Sen x ülkesindensin sana satmıyorum demek suçtur, ama senin tavırlarını beğenmedim sana satmıyorum, tamamiyle geçerli bahanedir.

Şikayet etseniz neye dayanarak edeceksiniz, hani...

Sözleşme Yapma Özgürlüğü her iki taraf için de geçerli.

Ama Sözleşme Yapma Zorunluluğu da var. Her sektör için geçerli değil bu tabii. Toplu taşıma/elektrik su gibi hizmetlerde özgürlük yok. onun dışında market size satış yapmamayı seçebilir.

bu durum çok flu olabiliyor tabii, ayrımcılık kısmına kolayca girebilir. Ama market genel olarak kimseye poşet satmıyorsa bir şey çıkabileceğini zannetmiyorum.

edit: @shadowfollower uyardı, kanunda dediklerimin tersi olan maddeler varmış. Belki tüketiciyi korumak adına daha özel kanundur. aşağıda @ground da durumu açıklamış.
0
substituent
(09.07.26)
substiye cevaben. mağaza satış yapmak zorundadır. hukuki adı "icap/kabul" olarak geçer. mağaza, reyona ürün koymakla icap yapmış olur, müşteri o ürünü alıp kasaya gelirse bu bir kabuldür ve mağaza satmamazlık edemez. mahkeme kararı ile bile satın alabilir artık. ancak soruda başka bir şey var. poşet teknik olarak bir ürün değil. alınan bedel de satış bedeli değil. bu nedenle ürün satın almayan bir müşteriye poşet verip vermemek mağazanın inisiyatifinde diye düşünüyorum.
+1
ground
(09.07.26)
(2)

Erkek parfümü

ekimoloji
Fresh, yanındakini baymayan tıraş kolonyası gibi de kokmayan bir erkek parfümü önerir misiniz? İki tane alacağım için bütçe dostu olması tercih edilir.
Fresh, yanındakini baymayan tıraş kolonyası gibi de kokmayan bir erkek parfümü önerir misiniz? İki tane alacağım için bütçe dostu olması tercih edilir.
+2
ekimoloji
(07.07.26)
lr jungle man, ismi şu an değişmiş sanırım ama mükemmel ben çok seviyorum

edit: yenisi sanırım “ LR Mood Infusion Into Jungle” ama benim önceki bitmediği için daha yenisini almadım. İkisi aynı mı tam emin değilim yani.

Bütçe dostu derken ortalama ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben çok kullandığım için bunun fiyatı çok geliyor bana mesela. Zara’da buna benzer parfüm almıştım 150ml 1000tlye, günlük onu kullanıyorum, özel günlerde ise bu lr’ı.
+1
substituent
(07.07.26)
bu kriterlerde lacoste essential derim. havalimanı fiyatı 29 eur oluyor.
0
awlmi
(07.07.26)
(3)

Nispetiye Cad. Ulaşım

arbre
Kadıköy'den Nispetiye metro durağına en basit nasıl gidebilirim? Beşiktaş'tan taksi kaç TL tutar? Sağ olun.
Kadıköy'den Nispetiye metro durağına en basit nasıl gidebilirim? Beşiktaş'tan taksi kaç TL tutar? Sağ olun.
-6
arbre
(05.07.26)
Söğütlüçeşme Metrobüs >zincirli kuyu>taksi taksi 250 civarı tutar, trafiğe göre.
Toplu taşıma dersen
Zincirlikuyudan 559c,43r otobüslerine binebilirsin ya da Levent’e geçip Levent hisarüstü metrosundan nispetiye durağında inebilirsin.
0
gokank4
(05.07.26)
yukarıdakilere ek olarak:

kadıköy beşiktaş vapuru -> 43r & 559c

kadıköy beşiktaş vapuru -> 22 & 40t ile sahilden bebeke geçebilir, f4 finüküler ile de nispetiye caddesine geçebilirsiniz.

ayrılık çeşmesinden marmaraya binip yenikapı -> m2 metro -> m6 metro da nispetiye durağı
0
substituent
(05.07.26)
metrobüsten indikten sonra 20dk yürüme mesafesinde
zaten metroya binmek istesen 1 durak için 10dk yürüyeceksin.
taksi bulmak istesen yine aynı dert
garantiyi geçtikten sonra sağdan devam et 15-20dk sürer
-1
croswell
(06.07.26)
(19)

Ezginin Günlüğünün en sevdiğiniz şarkısı?

substituent
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor. Ben başlayayım:Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor.

Ben başlayayım:
Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü

“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
+1
substituent
(04.07.26)
Gemi güzel.
0
kizil karga
(04.07.26)
Spotify’da tek beğendiğim Gemi’ymiş.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Ben de spotifydan baktım hangilerini beğenmişim diye, ebruli ve düşler sokağıymış.
0
truf
(04.07.26)
* Eksik bir şey
* Gemi
* İnsan sever bir kere
* 1980
* aykız
* dutağacı
* zerdaliler
+1
pislick0
(04.07.26)
Gemi
İnsan sever bir kere

Hatırlayamadığım bir iki şarkı daha.
0
yaren
(04.07.26)
Mutlu aşk yoktur.
+1
Caletti
(04.07.26)
Gelen Benim
Yastıklı Şarkı
Mutlu Olmak Varken
Aldatan Şarkı
Unut Gitsin
0
auroraaurora
(04.07.26)
Aşk Bitti
+1
pro9it9is9
(04.07.26)
ben ilk kadrosuyla, ilk ekiplerinin genelde şiirlerinden uyarlamalarını ve türkü seslendirmelerini seviyorum. favorim aykız, odam kireç tutmuyor, ayrılış. orijinal eserlerinde ise 1980, gemi, zerdaliler.
0
black holes in the sky
(04.07.26)
Çok severim sıralamak zor ama…

İnsan sever bir kere
Gemi
Kadıköy
1980
0
ekimoloji
(04.07.26)
ilk aklıma gelenler
aşk bitti www.youtube.com
ebruli www.youtube.com
+2
exlibris
(04.07.26)
bir eflatun ölüm
0
Ufuk
(04.07.26)
Nazende sevgilim
İnsan sever bir kere +1
Gelen benim +1
0
a perfect lie
(04.07.26)
Aşk bitti
+1
gadlemler
(05.07.26)
Ayrilik sarkisi,
Gelmiyorsun,
Camdan sakiz akiyor,
Gelen benim.
0
chihirovekohaku
(05.07.26)
bahsettigin sarkilar grubun ilk doneminden (1990 oncesi). ikinci donemi (1993-2010) bana daha cok hitap ediyor. sevdiklerimden bazilari:

martı (1995, söz: nadir göktürk – müzik: hüsnü arkan)
düşler sokağı (1995, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
ebruli (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
fayton (1996, söz–müzik: nadir göktürk)
aşk bitti (1996, söz–müzik: nadir göktürk)
yastıklı şarkı (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
leyla (1998, söz: hüsnü arkan - müzik: nadir göktürk)
sarhoş balık ile topal martı (1998, söz–müzik: nadir göktürk)
hişt (2002, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
zerdaliler (2003, söz-müzik: hüsnü arkan)
0
banach
(05.07.26)
Gemi en güzeli ya
0
liynet62
(06.07.26)
Eskiye göre cevap vereceğim, çünkü artık Ezginin Günlüğü ve genel anlamda melankoli içeren hiçbir şeyi dinlemiyorum. Ama bu soruya cevap verebilecek kadar uzun süre takıktım Ezginin Günlüğüne.

Çok yaygın dinlenenler de dahil olmak üzere en sevdiğim;
-Zerdaliler, bilmeyen birine Ezginin Günlüğü dinleteceksem bunu açardım mesela.

Klasikleşmiş şarkılarını bir kenara koyup yine de çok da derine inmezsek;
-Gemiler Gibi (Gemi değil), çok niş ezginin günlüğü fan şarkısı değil, genel bilindik havasını koruyor

Çerçeveyi daha daraltırsak ezginin günlüğünü tanıyan biri en sevdiğim şarkısını sorsa;
-Selluka veya Mutlu Olmak Varken (1988 versiyonu)

Ama benim için Ezginin Günlüğü zannedersem;
-Ağladığın Geceler, bunu hiç başka biriyle dinlemişliğim yoktur.
0
akhenaten
(06.07.26)
@akhenaten

Ağladığın geceler çok güzelmiş
0
🌸substituent
(07.07.26)
(1)

Macbook Garanti

faberkastelli
Hepsiburada'dan (satıcısı hepsiburada değil) yeni bir macbook air aldım. Cihaz bugün geldi, kutunun güvenlik bantlarını falan ben açtım ama cihaz ayarlarında garanti sona erme tarihi 31.12.2027 yazıyor. Yani 6 ay önce başlamış garantisi. Bunun sebebi ne olabilir ve nasıl çözebilirim?
Hepsiburada'dan (satıcısı hepsiburada değil) yeni bir macbook air aldım. Cihaz bugün geldi, kutunun güvenlik bantlarını falan ben açtım ama cihaz ayarlarında garanti sona erme tarihi 31.12.2027 yazıyor. Yani 6 ay önce başlamış garantisi. Bunun sebebi ne olabilir ve nasıl çözebilirim?
0
faberkastelli
(03.07.26)
Pozitif teknolojiden aldığım cihazda aynısı yaşadım. Apple ile iletişime geçin hallediyorlar hemen. Sadece faturanızı istiyorlar.

Ama cihaz öyle geldiyse kullanılmış/refurbished tarzı bir şey olabilir. Şahsen ben iade etmiştim. Hem cihaz çok paraydı içime sinmemişti, bu da ek bahane oldu iade ermek için.
+1
substituent
(03.07.26)
(5)

Çene cerrahisi ve masseter botoks için doktor önerisi

fildirfildir
Merhabalar, bir arkadaşım çenesini stres sebepli sıkarak yapısını bozmuş olabilir. Doktorlar en son bunu söyledi. Bu sebepten çene cerrahisi ve masseter botoks işlemleri için doktor önerilerinize ihtiyacımız var. Teşekkürler. İstanbul ve çevre iller, devlet özel fark etmez.
Merhabalar, bir arkadaşım çenesini stres sebepli sıkarak yapısını bozmuş olabilir. Doktorlar en son bunu söyledi. Bu sebepten çene cerrahisi ve masseter botoks işlemleri için doktor önerilerinize ihtiyacımız var. Teşekkürler. İstanbul ve çevre iller, devlet özel fark etmez.
0
fildirfildir
(03.07.26)
Ayşe Burcu Altan hoca veya Özgür Baydemir. Bu ikisi de istanbul'da ve her ikisi alanında çok iyidir. Çene yapısı bozulduğunda cerrahi veya botokslar değil splint tedavileri yapılır. Size botoks yapmak istiyorum diyen insanlardan uzak durun lütfen. Kasları deprogram etmek splintlerin işidir bu hocalardan birine gidebilirsiniz. Bu arada Ankara'da iseniz de Melih şengül hoca uzmandır.
0
herseysoyledigimgibioldu
(03.07.26)
sadece masseter botoksu yaptıracaksanız 5 dklık bir işlem o. mahallenizdeki diş polikliniğe gitmeniz bile yerli olur. yanaklara iğne yapıyorlar sadece, bu iğne kısmı 1 dk sürmüyor, botoks kısmı bu kadar. öncesinde yanaklara buz tutuyorsunuz birde.

ama iğneler yurt dışından geldiğinden pahalı oluyor genelde nerede yaptırırsanız. ama bazı yerler; yaptırdığım yerden 2 katı fiyat çekmişti.

şunu da unutmayın, masseter botoksu süreklilik gerektiriyor genelde, bana 6 ayda bir yaptırmam önerilmişti.
-1
substituent
(03.07.26)
biyruun. benim exin ameliyatlarını yapmıştı.

baudishastanesi.com
0
gabe h coud
(03.07.26)
Op.Dr.Rahmi Özcelep

çok iyi bir kulak burun boğaz doktorudur tavsiye ederim
ben ve 2 arkadaşım ameliyat olduk çok memnunuz .
2 arkadaşım düzenli olarak masseter botoks yaptırıyor diş sıkma sorunları tamamen geçti .
@substituent sadece yanaklara yapılmıyor , bağlantılı kasları durdurmak için alın bölgesinde de noktalara uyguluyor doktor .
0
devilone
(03.07.26)
2.yoruma hiç ama hiç katılmıyorum. Masseter botoksu normal boyoks gibi değil, tecrübe gerektirir. 5 dk işlem diyip geçmeyin. Egli olmayana yaptırırsanız 6 ay et yiyemezseniz, gülüşünüz tuhaf durabilir, asimetrik yüzünüz olabilir...iyice araştırın
0
gadlemler
(05.07.26)
(10)

Kendimi geliştirmek, bakış açımı, dünya görüşü, hayattan keyif almak

put it in your appropriate place
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gön
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.

Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gönderme olması. Nüansı farkını anlayabiliyorum mesela.

Excel'i biliyorum ama bugün Excel'de bilmediğim bir şey sorulduğunda yapay zekaya nasıl sorulmasını gerektiğini biliyorum.

İş başvurularında bana İngilizce biliyor musun diye sorduklarını hayır bilmiyorum dememek için 2007te Üniversitede bölüm tercihini eğitim dilinin İngilizce olarak seçtim. 12 senelik iş hayatımda İngilizceyi sadece bir defa kullandım ama sosyal hayatıma dahil edebildim. Yurtdışı
gezilerini tek başıma yapıyorum. Avrupa şehirlerinde ortamlara giriyorum çıkıyorum İngilizce sayesinde.

Bugün öyle davranayım ki hem bugün için faydası olsun hem 15 sene sonra faydası olsun. Hem bugüne (kısa vadede) hem uzun vadede faydası olacak şekilde bu duruma devam etmek istiyorum, Nasıl yapabilirim, ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(02.07.26)
Kitap oku ama İngilizce kitaplar oku.
Sinemaya devam ama ingilizce ve altyazısız.
Excell'i geliştir. Günlük hayatta kullan.
Yazılım öğren, mesleğine yapay zekayı katmanın yolunu bul.
Ve herkese tavsiye, finansal okuryazarlık öğren. Tasarruf edip yatırıma yönel.

derim ben.

Spora başlayıp sağlıklı beslen diye de ilave edeyim. Yaşlanmayı geciktirmek için lazım.
0
Mirket
(02.07.26)
Spora başla. Ağırlık çalış. Yüzme öğren bilmiyorsan.
Lise seviyesinde fizik, kimya, biyoloji, matematik, geometri öğren bilmiyorsan. Özellikle tarih, coğrafya, edebiyat.
İngilizce dışında yabancı dil öğren. Önemli olan konuşmak değil. Kelime kapasitesi, okuduğunu anlamak.
Club'lara git. Şehir merkezi olur, beach olur.
-7
arbre
(02.07.26)
kitap oku ve excell'ini gelistir dkgdkj
tavsiye sordugun insanlara bak.

benim tavsiyem bedenine ve cebine yatirim.
finansal özgürlügün olsun. emeklilik sistemleri her yerde cöküyor. emeklilik maasiyla yetinmek zorunda kalacagin ya da sevmesen de yapmak zorunda oldugu bir iste yaslilikta calismayasin.
+2
Purple life
(02.07.26)
Bir mesele hakkında farklı kaynaklardan çarpraz okumalar yapmalısın .
Alışılagelmiş, bu zamanda artık normal görünen şeylerin tarihi kökeninlerine inmelisin.
Çeşitli ortamlarda konuşulan ana konuya ait pek akla gelmeyen , sorulmayan şeyleri sormaya çalış :
Kripto parada merkeziyetsizlik önemli ise neden Trump veya Musk'n açıklamaları kripto piyasasında ile iniş /çıkış yaparlar?
Giderek sayısallaşan ve kodlanan dünyada insan adeta Excel hücresinde kayıtlı basit bir değer mi olacak?
Teknoloji işinde tanınmış isimler neden böyle karanlık işlere girerler? :
gazeteoksijen.com

Bunca yıllık sömürüsünden sonra Fransa'nın aklına nasıl oldu da bunu yapmak geldi ? :
tr.euronews.com

Almanya'da otomotiv şirketlerinin işçi çıkarma kararları sonrasında beklenen silahlanmaya gidilmesiyle Avrupa'da 2. dünya Savaşı'ndan sonra kapanan defterler, hesaplaşmalar yeniden açılır mı ? gibi ...
-2
diyecevaplandı
(02.07.26)
bence mükemmel birisiniz.
0
makbur
(03.07.26)
sağlık bence de %100. iyi yaşam alışkanlıkları edinin uyku, beslenme, spor ve zihinsel egzersizler bolca. sonra da finansal olarak ilerde rahat ettirecek yatırımlar, pasif gelir diyorlar galiba adına.
0
mezzosprite
(03.07.26)
37 yasindaysan ve 15 sonrasi icin yatirim yapmak istiyorsan:

1- fiziksel yatirim, minimal alkol, uyusturucu yok, sigara yok, duzenli spor, minimal abur cubur, saglikli ve duzenli beslenme

2- maddi yatirim: duzenli yatirim, altin, fon, borsa vs artik neyse, luks harcamalardan kacinma, gereksiz harcamalardan kacinma, saglam ve dayanikli urunler alip yillarca kullanma,

3- mentaline ve kariyerine yatirim da bonus olarak eklenebilir iste bence, zaten usttekileriyle ilisik bunlar.
+1
baldur2
(03.07.26)
sadece spor
0
croswell
(03.07.26)
Ekran bağımlılığına yakalanmamak, halihazırda bağımlıysanız kurtulmak bilişsel sağlığımız için çok önemli. Kendimizi bu konuda korumaya almamız lazım. Kitap okuma önerisiyle sözümona dalga geçilmiş, ama düzenli kitap okuma alışkanlığı olan insanların bile çoğu aralıksız birkaç saat kitap okuyamaz hale geldi.
+1
auroraaurora
(03.07.26)
excel, ingilizce, kendini geliştirme, okuduğunu anlama çok fazla kategori olmuş :)

excel'i öğrenmek diye bir şey yok bence. Formül ve grafik oluşturabiliyorsanız (grafikten kastığım, logaritmik ölçeklendirme, eğri uydurma gibi işlemler) gerisi yaparsınız zaten. Çok fazla fonksiyonu var hepsini bilmek/fikir sahibi olmak çok zaman alır ve gereksiz. İhtiyacınız oldukça öğrenirsiniz.

İngilizceyi konuşabiliyorsanız sıkıntı yok öyleyse? C1 seviyesinde değilseniz ona uğraşabilirsiniz. Doğal ingilizce cidden güzel oluyor. Ben writing geliştirmek adına şöyle yapıyorum: chatgpt'den bana bir topic vermesini istiyorum, 200 kelime kadar yazıp geri dönüş istiyorum. yazdığım metinin c1 seviyesine ulaşması için gereken düzeltmeleri söylüyor. Özellikle doğru collacation açısından çok faydalı.

kendini geliştirmek çok ucu açık bir ifade. mesela benim iletişim konusunda eksikliklerim vardı. Bu konuda yazılar okudum/içerikler izledim.Hatta empati/iyi niyet/iletişim üstüne eğitim aldım, bana çok şey kattı. Mesela önceden hizmet alırken kimseye bir şey demezdim, çünkü denediğim sefer cevap vermeyenler olurdu, öyle olunca çok utanırdım :) Artık marketlerde, kahve alırken vs. öyle yoğunluk yoksa selam verip hal hatır sormaya çalışıyorum. öncesine göre çok şey değişmedi, cevap vermeyenler, yüzüme bile bakmadan merhaba diyenler aynı yani. Ama bazen de çok iyi karşılayan oluyor, hatta çok hoşuna gidiyor. Bir örnek vermem gerekirse kahve alırken, merhaba deyip ufak hal hatır sormuştum. Sonra kendisinden farklı bir kahve önerisi istedim, önerdiği kahveyi aldım ve bana beğenmezseniz söyleyin hemen değiştirelim, demişti :) o yüzden artık her zaman en azından selam vermeye çalışırım. Belki karşımdakinin de benim gibi deneyimleri vardı ve karşılık vermekten çekiniyor. Düşünce yapımı böyle geliştirmeye çalışıyorum. Bana zararı yok, hatta kimi zaman çok mutlu ediyor :)
0
substituent
(03.07.26)
(5)

Psikoterapi hakkında?

bobinhoo
Psikoterapi (tamamen ilaçsız) hakkında duyuru sakinlerinin düşüncelerini öğrenmek için aşağıdaki ankete katılabilirseniz sevinirim. Ayrıca fikirlerinizi veya deneyimlerinizi belirtebilirsiniz.Not: Anket anonim, verilen oyları kimin verdiği görünmüyor.
Psikoterapi (tamamen ilaçsız) hakkında duyuru sakinlerinin düşüncelerini öğrenmek için aşağıdaki ankete katılabilirseniz sevinirim. Ayrıca fikirlerinizi veya deneyimlerinizi belirtebilirsiniz.

Not: Anket anonim, verilen oyları kimin verdiği görünmüyor.
📊 Psikoterapi (ilaçsız) hakkında düşünceniz?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

+1
bobinhoo
(01.07.26)
Çok samimi olduğum bir aile var. Karı, koca, çocuk, hepsi psikolog.

'Allah razı olsun, Sayenizde ...' diye gelen onlarca eski danışana bizzat şahit olmuş biri olarak, çok faydalı olduğunu, ama bu işin ehlini bulmanın zor olduğunu, ayrıca da her danışan ile terapist arasında gerekli elektrik mi diyeyim, enerji mi, onun yakalanmasının güç olduğunu söyleyebilirim.Ayrıca bir de iyi olanların iyi olabildikleri konular da farklı oluyor.
+2
Mirket
(01.07.26)
açılın ben 4 yıllık ruh hastasıyım.

devlet hastanesinde psikiyatri ile başladı serüvenim. bir tane ilgilenen psikiyatriste denk gelmiştim, uzun süreler ona gittim. aydan aya gidiyordum. bir yerden sonra bana terapi alman lazım demişti. ibb psikolojik danışmanlık merkezini denedim. hastenedeki psikologu denedim. bunlar maalesef profesyonellikten çok uzak, olsun diye yapılan işlerdi, 2-3 seans sonrası bıraktım.

daha sonra okulum sayesinde mecidiyeköy'de bir klinikte 8 seans ücretsiz terapi hizmeti almıştım. Psikolog kesinlikle çok profesyoneldi, bütçe olsa kesinlikle devam ederdim.

amaaaa pek bir katkısı olmadı bana. Psikologun ilgilenmesi hoşuma gidiyordu, ondan dolayı sanırım devam ederdim diyorum.

Katkısı olmamasının sebebi, tamamiyle benim. Çok çok klişe olacak ama, siz istemediğiniz sürece kimse size yardım edemez maalesef. Ben psikiyatriyi bıraktıktan sonra felaket bir dönem geçirmiştim. ya toparlanacaktım ya da attaaaaa.

Toparlanmaya çalıştım. Hayatı çok toparlayamadım ama ruh halini toparladım kendi kendime :) o zamanlara göre felaket değiştim. Bunun başlıca sebebi kendim istememdi.

Eğer içinizde değişme, bir şeyleri düzeltme isteği varsa psikoterapi çok büyük destekleyici olur bu süreçte. Ama ben çabalamayayım öyle gideyim derseniz çok bir fayda beklemeyin.
+1
substituent
(01.07.26)
sahsen ben psikoterapiyi psikiyatrik tedaviden daha cok seviyorum cunku daha cok kontrol, yonetme hissi uyandiriyor. ilac verildiginde alkollu gibi dolasiyorsun ortalikta (antidepresandan bahsediyorum). oyle olduktan sonra ne anladim o isten? psikoterapide en azindan kendim cabaliyorum bir seyleri duzeltmek icin.
-1
Sour
(02.07.26)
hem bu alandayım hem de anksiyete sorunumdan ötürü üstte yazan kullanıcı gibi “ruh hastası”yım :,) çok fazla psikiyatrist ve psikolog denedim, işini iyi yapan insanlar az ama çok faydalı oluyorlar. ama bu yola girince de sağlam bütçe gerekiyor. kişinin kendisine de bağlı gelişim kaydedebilmesi. özetle çok fazla değişken var. ilaçlar konusunda da çok denemiş biri olarak evet faydaları var ama yan etkileri de çok var (kişinin genetik yapısına göre bu da ayrı değişken faktörü). indirgemeci yaklaşmamak gerekiyor ama bi psikolog/psikiyatrist faydalı olmuyorsa (ya da ilaç) ısrarla devam etmemek gerekiyor bence. kendi tecrübelerim.
+1
deartheodosia
(02.07.26)
etkili olduğu bilimsel çalışmalarla da gösterilmiş ve gösteriliyor. tabi terapistin yetkinliği, danışanın işbirliği, terapistin eğitimini aldığı ve kullandığı ekolün danışana ve getirdiği konuya uygunluğu, hepsi sonucu etkileyecek önemli faktörler.
0
mezzosprite
(03.07.26)
(16)

Akrabalarini seven var mi

üğpoıuy
Sadece ben olamam di mi?
Sadece ben olamam di mi?
0
üğpoıuy
(01.07.26)
Tamamını mı?
Tamamını sevmiyorum tabii.

Akraba olmasak ve başka ortamlarda tanışmış olsak da seveceğimi düşündüğüm insanlar sevdiğim akrabalarım hep.
Sayıları çok değil ama var yine bir miktar.
0
mutekebbir
(01.07.26)
sevme sevmeme değil de; iletişimim yok eskisi gibi. kopuldu zamanla. onların (kuzenler, eşleri vs. ) da benim de bunu değiştirmek için aman aman bir gayreti yok. öncelik arkadaşlarımda.
0
lüzumsuz adam
(01.07.26)
Baba tarafımı seviyorum. Anne tarafımdan iki üç kişi hariç çok seviyorum.
0
mor oje
(01.07.26)
çoğunu tanımıyorum :)
0
devilone
(01.07.26)
Ya o kadar çok akraba var ki tabii ki çok sevdiklerim de var gıcık olduklarım da var. Bu durum anne baba tarafı olarak da fark etmiyor.
Teyze hala dayı amca bunları genelde neredeyse hepsini seviyorum. Çok fazla kuzen var. Çocukluğumun birlikte geçtiği çok sevdiğim yakın kuzenlerim de var tanımadığım kuzenlerim de var resmi olduğum kuzenlerim de var.

Diyarbakır/İstanbul olunca...
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Cok bayilmiyorum ama gecmiste sorun yasadiysak falan sahsi algilamamaya calisiyorum. Kimse mukemmel degil, birlikte vakit gecirmeyi seviyorum. Kotu akraba muhabbetleri burada cok meshurdur, cogu da haklidir eminim ama her akraba kotuyse birileri de bizden kotu diye bahsediyor olmali.
+1
mbond
(01.07.26)
annem 11 kardeş babam 11 kardeş, mebzul miktarda kuzen var
herkesi değil ama epey bir sevdiğim vardır, bazılarıyla birlikte büyüdük. bazı büyüklerime çok saygım vardır
ama hiç görmediklerim de var
0
subcomponent
(01.07.26)
Hepsini severim, hepsi kendi halinde
0
mikahakkinen
(01.07.26)
herkes herkesin akrabası; bu hesaba göre zaten sizde başkasının gözünde akraba sevilmez seviyesindesiniz. Peki kendinize bunu yakıştırır mıydınız?

Ebeveynler zamanında onlardan kötülük görmüş, o zamanında bana şöyle yaptı diye söylenip duruyor. Ama eminim onlarda başkasına yapmıştır, sadece söylemiyorlardır. o akrabalarınıza sorsanız, sizinkiler hakkında kim bilir ne diyecekler ve sizinkiler kim bilir nasıl savunacak.

Sırf ailem sevmiyor diye halamı sevmeyecek değilim. Halam beni evine çağırır, konuşur ederiz. Ebeveynlerle birbirini yesinler, beni çok ilgilendirmiyor yani. Ben akrabalarım ile kişisel olarak bir problem yaşamadım, gerisi de beni ilgilendirmiyor valla.

edit: kişisel değil genel olarak söyledim ya :)
0
substituent
(01.07.26)
Hemen hepsini baya seviyorum. İyi ki varlar
+1
kisa
(01.07.26)
@sub, bana diosan ben cok seviyorum
0
🌸üğpoıuy
(01.07.26)
Ne yazık ki insan zaman ilerledikçe herkesin bir falsosunu göre göre bazı duygularının köreldiğini fark ediyor.

Yine de bayram günlerinde, artık tek tük kalmış ihtiyarların evinde nadiren gördüğüm akrabalarla bir araya gelmek mutlu ediyor.

Çok daha nadir olarak çok geniş katılımlı akraba toplantı/yemeklerimiz oluyor. Orada kimisini tanımasam da hepsi benden olan o koca kalabalığın içinde olmak iyi geliyor. Kan çekmesi diye bir şey gerçekten var galiba.

Ama dediğim gibi çok istisnai durumlar bunlar. Yoksa normalde kuzenlerimle bile öyle çok da görüşmüyorum artık.

Yine de akraba akrabadır. Kavga dövüş, şerefsizlik, hırsızlık, kan vs olmadıkça bir parça olsun bağ kalması iyidir.
0
lazor
(01.07.26)
Belki 30-40 akrabam var, sevdiğimin sayısı 5i geçmez
0
gadlemler
(02.07.26)
Yüzde doksanını 10 yılda bir görüyorum. Sadece cenaze ve bayramlarda gördüğüm insanları sevsem ne sevmesem ne. Eskiden hepsine karşı nötrdüm ama yaş ilerledikçe sevmemeye başladım bazılarını. Sık görüştüklerime bir lafım yok ama 10 yılda bir gördüklerim hiç umrumda değil artık. Çok merak ediyorlarsa onlar gelip beni görebilir. Çoğunun nerede oturduğunu bile bilmem. Mesela aynı semtte oturduğum amcamın evinin yerini bile hatırlamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.07.26)
Akpli olumca akraba da olsa sevilmiyor.
-1
rhan
(02.07.26)
%95'ini günahım kadar sevmem %5'ini senede bir görsem özlem duymam.
0
solo
(03.07.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(5)

Yurtdisindan Hoparlor getirmek ve gumruk ile ilgili soru

inte17
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
0
inte17
(29.06.26)
Bir şey olmaz al getir.
0
duptıs
(29.06.26)
derler, ticari işleme çekerler. sadece 1 adet hakkınız var. değeri önemli değil.

gümrük mevzuatını araştırabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(30.06.26)
değeri çok önemli değil, ps5 pro sokan bir sürü kişi var, 800euro bi de o. ama aynı cihazdan 4 tane problem. gümrüğe çağırlarsa sağlam dikkat çeker. çağırmazlarsa anca öyle olur.
0
substituent
(30.06.26)
4 tane problem yaratabilir.
her ihtimale karşı diğerlerinin de paketlerini çıkartıp faturasını yanında bulundurmak daha iyi olur.
0
duyuruuser
(30.06.26)
1 tanesi yasal hakkınız. diğerleri riskli vergisini verdirmenin yanında duruma göre kaçakçılığa bile sokabilirler.
0
jülsezar
(30.06.26)
(6)

Kira miktarı

herkul poyraz
Kiralarda senelik zammın maksimum TÜFE oranında yapılabileceği kanunla sabit. Peki kira sözleşmesinde (ev sahibinin imzası yer alıyor) zam için "tüfe ile üfe nin yıllık ortalaması" yazıyorsa, sözleşmede yazılan mı geçerlidir tüfe mi? ben sözleşmede yazana göre yapsam sorun teşkil eder mi?
Kiralarda senelik zammın maksimum TÜFE oranında yapılabileceği kanunla sabit. Peki kira sözleşmesinde (ev sahibinin imzası yer alıyor) zam için "tüfe ile üfe nin yıllık ortalaması" yazıyorsa, sözleşmede yazılan mı geçerlidir tüfe mi? ben sözleşmede yazana göre yapsam sorun teşkil eder mi?
-1
herkul poyraz
(29.06.26)
zam yapacağınız ayın tüfe oranına bakarak yapabilirsiniz. mesela Haziran Ayı Kira Artış Oranı %32,24 görünüyor google yapınca.

temmuz ayı için henüz belirlenmedi ama aşağı yukarı bu civarda olur muhtemelen. ben bu şekilde yapıyorum.
-1
ruhlardan esinlenen karga
(29.06.26)
TÜFE yasal tavan sınırdır aslında. anlaşmada bu oranın altında bir orana denk gelen artış maddesi varsa onu yapabiliyorsunuz, üstünde bir anlaşma yapamıyorsunuz diye biliyorum. yani tüfe+üfenin ortalaması tüfe'nin altındaysa yapabilirsiniz. hukukçu değilim.
0
awlmi
(29.06.26)
tüfe geçerlidir yasal olarak.
-1
kveldulv
(29.06.26)
bu tarz durumlarda kanun ne diyorsa odur. Karşı tarafın önceden rızasını almak hiçbir şey değiştirmez. Hükmen geçersizdir çünkü kanuna karşı bir madde yapamazsınız. aşağısı olur ama belirlenen miktarı aşamaz.

Bunun diğer örneği ise, ek mesai ücretlerinin serbest zaman olarak kullandırılması. İşe girerken istediğiniz kadar imza atın; işverene ben ek mesai ücretimi istiyorum derseniz vermek zorunda. Kanuna karşı madde geçersiz oluyor yani her türlü. Eğer ek mesai ücretleriniz verilmediyse, işten çıkarken bir avukata iyice danışın.

Ek bilgi vereyim; Eğer işverenin haksızlık yaptığından şüpheleniyor/duyum aldıysanız, somut delil olmadan şikayetçi olabiliyorsunuz, işveren böyle bir şey olmadığını kanıtlamak zorunda. Hatta bundan sonra size karşı bir tavır takınırsa bunu da şikayet edebiliyorsunuz, bunu da kanıtlamak zorunda kalıyor. Ayrımcılık yapması 4 ek maaşa kadar tazminat hakkı doğuruyor.
0
substituent
(29.06.26)
İlk olarak TÜFE değil, TÜFE'nin son 12 aylık ortalamasıdır referans oran. Ancak bu oran yasal üst sınırı belirler. Sözleşme esastır. TÜFE'nin 12 aylık ortalamasını geçmeyecek şekilde özel madde belirlenebilir.
0
himmet dayi
(29.06.26)
Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸herkul poyraz
(29.06.26)
(2)

Speaking için en iyi ai uygulamalar?

avatar is back
Uzun uzun sohbet edeyim istiyorum. Mesela videoda gördüm eleman salatalık soyduğunu anlatıyor ai sürekli ne yapacaksın nasıl yapacaksın falan diye sohbeti açıyor. Aylık ücreti milyon dolar olmayan makul, daha önemlisi cidden işe yarayan neler önerebilirsiniz? Şekilli cancanlı arayüz, sürekli tıklama
Uzun uzun sohbet edeyim istiyorum. Mesela videoda gördüm eleman salatalık soyduğunu anlatıyor ai sürekli ne yapacaksın nasıl yapacaksın falan diye sohbeti açıyor.

Aylık ücreti milyon dolar olmayan makul, daha önemlisi cidden işe yarayan neler önerebilirsiniz? Şekilli cancanlı arayüz, sürekli tıklamalı seçmeli duolingo gibi şeyler istemiyorum. Konuşup takılıp çıkayım
+1
avatar is back
(29.06.26)
Chatgpt ile kankan gibi muhabbet edersin, kamerayı açarsan etrafta olan biteni de görüp ona göre konuşuyor.
0
kimlanbu
(29.06.26)
praktika
0
substituent
(29.06.26)
(18)

Arabanız ne renk

arbre
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
Anket sorusu. Siyah, beyaz, gri beğeniyor musunuz?
-5
arbre
(24.06.26)
mavi, siyah tavan. kir göstermesi dışında güzel.
0
inheritance
(24.06.26)
arabam yok ama peugeot 3008in rengine hastayım
0
neira
(24.06.26)
su an arabam yok. varken beyazdi. ben beyaz seviyorum ama sikildim. yeni araba alacak olsam guzel bir kirmizi secenegi varsa kirmizi alabilirim. yoksa mavi veya gri tonlari olabilir. siyah sevmiyorum.
0
lemmiwinks
(24.06.26)
alıcak olsam gri, ya da çok açık renkler alırdım.

Yaz gününde, siyah arabalar 65 dereceye kadar çıkıyor, beyazlar ise 45 dereceye kadar.

Soğutma performansı, yakıt tüketimini ciddi etkiliyor.
0
substituent
(24.06.26)
substituent, gri siyahtan iyi o zaman
-5
🌸arbre
(24.06.26)
beyaz :-)
0
euteamo
(24.06.26)
yukarida arkadaslarin bahsettigi gibi
renklerin isiyi sogurmasi ;

m.youtube.com
0
designer
(24.06.26)
gümüş. silky silver metallic diye geçiyor.
0
rain when i die
(24.06.26)
Gri
0
logisticsmanager
(24.06.26)
Yeşil :)
0
gadlemler
(24.06.26)
evet beğenirim, önceki aracım füme şimdiki beyaz ama füme daha güzeldi
0
kestane gürgen palamut
(24.06.26)
@arbre

Kesinlikle. Siyah ve beyaz en uç durumlar olarak düşünebiliriz.

Açık renkler ışığı daha çok yansıtır, kapalı renkler çok soğurur.

Tam beyaz en iyisi ama o da çok beyaz eşya gibi duruyor. Gri renkler, açık mavi gayet kabul edilebilir bence.
0
substituent
(24.06.26)
Gri beğendim bir tane ama gönül siyah ya da beyaz istiyor, sıcaklık konusunu düşününce beyaz mantıklı geldi
-5
🌸arbre
(24.06.26)
Gri
0
umutt
(24.06.26)
koyu gri
0
benimkibu
(24.06.26)
yaygın renkleri görsel olarak sevmiyorum ben, renkli hatta rengarenk olsun isterdim kaplamalı anime stickerlı tarzda olanlar mesela yurt dışında daha yaygın onlar çok güzel olabiliyor. mavili yeşilli pembeli kırmızılı filan güzel tasarımlı sevdiğim bi animenin karakterleriyle olsun isterdim, rally aracı tarzı tasarımlar da çok güzel çocukken sokakta bi lacivert impreza vardı öyle :) ama benimki düz beyaz :(

düz renk olacaksa da mavi isterdim ama şu var ki beyaz cidden en garantisi... daha az ısınır güneş yanığı vernik atması çizik vs. daha az belli olur. o yüzden beğenmesem de memnunum beyaz olmasından.
0
konetsu
(24.06.26)
Beyaz.
0
ekimoloji
(24.06.26)
Parlak gümüş gri.
Başta pek istemiyordum başka seçenek olmadığı için mecbur kaldım ama kullandıkça çok sevdim. Kirlenmeme açısından da iyi.
0
megalomaniac
(25.06.26)
(8)

İnternetten çamaşır makinesi alınca nasıl geliyor?

ya ben lan neyse
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?

yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?

benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.

hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.

ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
0
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Kargoyla gelirse siz arayıp montaj talep ediyorsunuz
Bayi deposundan merkezi çalışılıyorsa sizi ariyorlar randevu için
Bu kadar düşünmeyin hasta olursunuz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
* kargo gelir, ürünü kapina birakir,
* mümkunse makinayi calisacagi yere biraktirin, ama paketi acmayin tabi,
* kargocu tarafindan hasarsiz yada hasarli diye tutanak tutulur,
* sonra servisi ararsin, montaj günü kararlaştirilir,
0
designer
(23.06.26)
Nereden aldığınıza göre değişir aslında. Direkt markanın kendisinin satıcı olduğu bir yerden alırsanız muhtemelen servise gönderirler, onlar arar randevu alır getirir kurar. Arçelik’te Samsung’da öyleydi en azından.
0
orient blue
(23.06.26)
Hb’den aldık biz.

Benim anladığım, satıcı kendi gönderiyor.

Telefonunuz paylaşılıyor. Çamaşır makinesi kargolanınca, satıcı beni aradı. Ürünü gönderdik, yarın gelir, siz yetkili servisi arayıp kurulum isteyin dediler.
0
substituent
(23.06.26)
Vatan bilgisayar'dan TV almıştım. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul'daki birçok şubede stok olmasına rağmen Antalya'daki bir mağazalarından geldi.
0
Cesario
(24.06.26)
Hb'den kurutma aldım yakın zamanda. Akabinde satıcı aradı. "Makinenizi servis getirecek" dedi. Sonraki bir hafta boyunca Arçelik servisi aradı sabahları (Makine Beko'ydu) ve "Daha gelmedi cihazınız" dedi. Sonra arayıp randevu aldılar. Getirip montajını yaptılar. Sistemleri gayet güzel.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
kargocular sizi arayabiliyor, satıcılar da arayabiliyordur diye düşünüyorum.
0
co2s2
(24.06.26)
hangi firmayla yolladıkları yazıyor bazen, ona da dikkat etmek lazım. bazı şirketler apartmanın kapısına kadar bırakıyor duruma göre, şikayetler oluyor.
0
robokot
(25.06.26)
(3)

tr inditex vs avrupa inditex grubu

Purple life
arada ne farklar var?vergilerden dolayi avrupa'da daha ucuz mu kaliyor? kalite olarak ayni mi? ayni ürünler mi cikiyor?
arada ne farklar var?

vergilerden dolayi avrupa'da daha ucuz mu kaliyor? kalite olarak ayni mi? ayni ürünler mi cikiyor?
-2
Purple life
(20.06.26)
İnditex için bilmiyorum ama hm için yorum yapabilirim. İkisi de aynı düzende çalışan firmalar olduğundan hm için diyeceklerim inditex için de geçerlidir sanırım?

İskandinavya hm den alınmış hırkam var. Aynı modelin farklı rengini de Türkiye’den almıştım. Ben hiç fark hissetmedim. Dokusu, yapısı her şeyi aynıydı.

Ürün çeşidi olarak, Türkiye ile de aynı sanırım. Büyük hmleri gezdim orada, sanki türkiyedekinden hiç farkı yoktu. Kasaları bile aynı mimaride olduğunu hatırlıyorum.

Fiyat olarak da aynı seviyedeydi. Yanlış hatırlamıyorsam oradakiler bir tık daha pahalıydı sadece.

Hm’nin Türkiye’de üretimi yok diye biliyorum. Zaten Avrupa’da tekstil üretilmeyeceğinden hem Avrupa’ya hem dr Türkiye’ye Asya’dan geliyordur; hem hm hem de inditex.

Ama mesela adidasın ayakkabalarında, hem made in uk hem de Asya’dan gelen aynı modeller vardı. Ve uk olanlar fazla pahalıydı.
0
substituent
(21.06.26)
ispanya ve italya fiyat olarak %10 aşağı-yukarı aynı. kalite aynı.
ispanya'da çeşit daha çok.
0
mutlu yillar sana
(21.06.26)
urunlerin cogu ayni, fiyatlarin cogu ayni. indirim sezonunu kadinlar cok seviyor (turkiyede de o kadar indirim oluyo mu bilmiyorum)
0
fakyoras
(21.06.26)
(5)

Ölmeden önce mirası garantiye aldırmak

cemallamec
Merhaba,Yarın bir gün ölürsek ya da başımıza bir şey gelirse üstümüzdeki taşınmazları bazı kişilere hukuken nasıl miras bırakabiliriz? Yani o kişilerin haberi olmasın tabii, biz ölünce malı başkaları satmaya kalkarsa malın satılamayacağını ve birilerine resmen miras bırakılmasını nasıl ayarlarız? Va
Merhaba,

Yarın bir gün ölürsek ya da başımıza bir şey gelirse üstümüzdeki taşınmazları bazı kişilere hukuken nasıl miras bırakabiliriz? Yani o kişilerin haberi olmasın tabii, biz ölünce malı başkaları satmaya kalkarsa malın satılamayacağını ve birilerine resmen miras bırakılmasını nasıl ayarlarız? Vasiyet yazınca pek etkili olmuyor sanki.
0
cemallamec
(18.06.26)
noterden yazılı bir miras belgesi bıraksanız bile mirasta pay sahibi olanlar iptal davası açabiliyor. o yüzden doğrudan o kişilerin üzerine yapacaksınız malı mülkü ölmeden evvel.
+3
janderzel zartanyan
(18.06.26)
Hukuka giriş dersi almıştım. Orada miras hukukundan da bahsetmişti hoca.

Şimdi şöyle bir durum varmış. Mirasınızı istediğiniz gibi bırakamıyorsunuz. Rezerve pay diye bir şey var, bunlar ilgili mirasçılara siz istemesiniz bile gidiyor. Kalan payı istediğiniz gibi bırakabiliyorsunuz.

Rezerve pay şöyle:
Öncelik eşiniz. Mirasınızın belli bir kısmı mecbur eşinize gidiyor.

Eş ile birlikte şöyle ilerliyor:
Önce çocuklar. Mirasın belli bir kısmı çocuklara, vefat ettilerse onların çocuklarına.

Çocuk yoksa: anne/baba kardeş. Çocukların miras hakkı ebeveyne geçiyor yani.

Ebeveyn de ölmüşse, büyük anne/baba.

Paylar nasıl hatırlamıyorum ama, evli ve çocuğunuz varsa; mirasınızın 3/4’ü rezerve. Buna dokunamıyorsunuz.

Çocuğunuzun hakkını başkasına verdiyseniz, yasal olarak çocuk mirasını alabiliyor. Mesela eviniz var ve 10m tl değerinde. Yaşarken başkasına geçirseniz ve satış işlemini 500k falan yaparsanız, çocuğun yine 10m de hakkı var. Mahkeme bu kadar düşük değerden satıldıysa mirası vermemeye çalışmış gibi yorumlar. Ya da 10m nakitten miras alması gerekir.
Evi 10m den satıp parayı yerseniz, böyle miras hakkı kalmaz tabii.

Rezerve payı iptal etmenin bir yolu var. O da miras sahibinin size saygısızlık yapması gibi durumlar. Hastayken size bakmadıysa, uzun yıllar arayıp sormadıysa, bu miras hakkından çıkarılabiliyor.
+4
substituent
(18.06.26)
Detayını bilmiyorum ama tamamı bir kişiye bırakılırsa sıkıntı oluyor daha sonra. Anne tarafından dedem satın aldığı yerlerin kabaca %90'ını yeni eşine vermiş, çeşitli şartlar da yazılmış, bakım vs. Neyse sonrasında dava vs açıldı o kalan %10 da kaybedildi falan ama o ufak parçayı dede kendi üstüne keyfi bırakmamış zaten anlaşılan, problem olur diye özellikle bırakılmış.
-1
mbond
(18.06.26)
Saklı pay/ mahfuz hisse konusunu inceleyin. Vasiyetnamenin tapuya şerh edilmesi konusunu inceleyin.
0
ground
(18.06.26)
Bir avukata başvurmanızı tavsiye ederim.
0
10551037
(19.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(11)

Sosyal sıkıntıya girdim

denizkenarısandalye
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye. Görüşebile
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye.
Görüşebileceğim hiç arkadaşım kalmamış. Çok sevdiklerim şehir dışında yılda 1-2 max görüşebiliyoruz uzaklar. Bazıları da olur ya özel gün arkadaşı iyi bi plan yapıp buluşuluyor. Bir tane çok yakın olan var çok yakındık ama uzaklaşıyoruz heralde. Normalde haftayı geçirmezdik en son bir ay önce buluşmuşuz. Aynı yerde çalışıyoruz molalar birlikte hep ama sosyallik değil bu nasılsa. Hafta boyu sürekli duyurur gibi çok yoruldum çok yoruldum asla dışarı çıkmıcam diye söylendiği için bi yere davet edemiyorum ki yorulacak bişey yapmadığını biliyorum. Son buluşma teklifi ondan gelse de keyifsiz ve zoraki geçmişti bence. Bi yerden sonra erkek arkadaşı damladı eee ne zaman kalkıyosunuz diye. Ayy çok sıkıldık yoğunluktan bişi yapamıyoruz filan dese de evde reels kaydırdığını biliyorum istese çıkar mutlaka. Neyse o cumaya bişiler söyledi gitmeyeceğim iş gibi olmaya başladı artık ayıp olmasın diye diyor gibi hissediyorum. Bir vardı o da gitti yani.
Kalabalık bir topluluk var. Aşırı kalabalık. Bazen grup mesajlarını okuyorum pek sarmıyor mutlaka kafama uygun birileri vardır ama nasıl elenip bulunacak bilemedim. Oraya da o yüzden gitmiyorum.

Üzüldüm açıkçası napmak lazım zorlamak mı lazım kendimi hevesim de kalmadı böyle. Ama hadi bi kahve hadi bi şeyler içelim buluşmasını özledim. Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum evimde otururum daha iyi olur diyorum. Buraya döktüm işte içimi
-1
denizkenarısandalye
(10.06.26)
Bosver cagimiz yalnizlik cagi zaten.
+1
baldur2
(10.06.26)
hoş geldin aramıza
+1
Rondak
(10.06.26)
Uzun zamandır böyleyim :((
Sıkıldım artık kötü hissettiriyor
0
🌸denizkenarısandalye
(10.06.26)
Ne güzel kafa rahat, ben de aynıyım, spora gidiyorum farklı olarak, yalnız yaşamaya alış
-5
arbre
(10.06.26)
%20'lik kesimi ana karakter, kalanımız onların senaryosunda NPC'lik yapıyoruz
0
plastic_angel
(11.06.26)
Evet zorlamak gerekir çünkü ilişki emek ister kendiliğinden gelişmez. Baktınız siz elinizden geleni yaptınız, o zaman yapacak bir şey yok.

Birde şunu yazmışsınız: “Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum”

Belki problem budur. Sizinle tam uyuşacak birisini arıyorsunuzdur ama bu neredeyse mümkün değil. Binbir çeşit insan var ve milyonlarca farklı bakış açısı. Farklılıklara anlayış gösterip birbirinize destek olduğunuz bir ilişki bence fazlasıyla yeterli.

Bir de bana katılır mısınız bilmem ama bu işin doğası var sanki. Çocukluktan mıdır nedir bilmem, ben de böyleyim. İnsanların yaşama isteğini görünce kıskanıyorum resmen. Durmadan bir şeyler yapmalarını, bir şeyle uğraşmalarını… fazlasıyla pasifim, ben de çok hayatı tolere ederek yaşıyorum gibi (:

Beni de yaşama uğraşına sürükleyen tek şey, kulaklığımı takıp müzik dinleyerek saatlerce yürümek. Özellikle ezginin günlüğü ve radiohead.

open.spotify.com
+1
substituent
(11.06.26)
Sistematik hobisizleştirme bu yüzden var. Önce yalnız bir dönem yaşamaya olumlu bakarak bir hobi bul, ondan keyif al. Malzeme yöntem vs, yeni seyler öğrenmekten keyif duyduğun bir alan olsun. Sonra benzer insanlarla paylaşmak keyifli olur. O noktoda insan olmasa da umrun olmaz.
+2
sadegazoz
(11.06.26)
Hangi şehirdesin?
Bir kahve ısmarlayayım sana
+2
etna
(11.06.26)
istanbuldaysanız bi ara birlikte kahve içebiliriz şaka diil. benim de arkadaşım yok valla hiç. eşim var bir tek her yere onla gidiyorum mecbur.
+2
matilda
(11.06.26)
Çok isterdim 🥺 malesef
+1
🌸denizkenarısandalye
(11.06.26)
Kalabalık gruptan bir iki tane ayıkla. Her şeyi biz mi söyleyelim :)
0
gabe h coud
(11.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(5)

sosyal medyada izinsiz fotoğraf kullanımı

deartheodosia
oğlumla bi yerde fotoğraflarımız çekilmiş birkaç yıl önce. bilgim ve iznim yok. fotoğraflar kullanılıyor, arkadaşlarım sizsiniz diyerek gönderileri paylaşınca fark ediyorum. ve başka bir yerde daha oldu, fotoğrafım çekildi ve iznim olmadan sosyal medyada kullanılmış. benim de instagram hesabım var a
oğlumla bi yerde fotoğraflarımız çekilmiş birkaç yıl önce. bilgim ve iznim yok. fotoğraflar kullanılıyor, arkadaşlarım sizsiniz diyerek gönderileri paylaşınca fark ediyorum. ve başka bir yerde daha oldu, fotoğrafım çekildi ve iznim olmadan sosyal medyada kullanılmış. benim de instagram hesabım var ama pp dışında selfie/kendi fotoğrafımı paylaşmıyorum ve kilitli hesap.

bu kurum/kişilere direkt dava mı açmam gerekiyor? tazminat davası falan mı açılıyor? iznim olmadığını ilettim. kullanılmasını istemiyorum. teşekkürler
0
deartheodosia
(08.06.26)
internette araştırırsanız Kübra Süzgün isminde bir hanım sizin yaşadıgınız problemin daha fenasını yaşamakta. 11 yıldır mücade ediyorlar. bir sonuç alabilmiş degiller.
isterseniz onların ilerleyişini araştırırsanız size fikir verebilir.
0
limonlu eksi
(08.06.26)
hukukçu değilim. 5651 sayılı kanun 9. madde gereğince sulh ceza hakimliğinden erişim engeli getirilebiliyordu ama kaldırılmış galiba. oluyorsa bile sadece türkiye'den erişilmemesini sağlayabilir. tazminatı bilmiyorum.
0
inveniam viam
(08.06.26)
İnstagramın (ya da ilgili sosyal medya platformunun) şikayet özelliğini kullandınız mı? Benim çok küçüklükten kalma twitter hesabım vardı, isim soyisim var ve fotoğrafım hiç yoktu. Twitter’da beni taklit ediyor diye şikayet ettim, benden kimlik fotokopisi istediler. Gönderdikten sonra hesap kapatıldı.

Gerçi kilitli demişsiniz o durumda nasıl olur bilmiyorum.
0
substituent
(08.06.26)
Dava, tazminat gibi şeylerle uğraşmak istiyorsanız o kısmını bilemiyorum ama sosyal medya platformları bu konularda duyarlı.
Seneler önce bir öğrencim, sınav sorusu olarak hazırlayıp dağıttığım -ama sınav sonunda topladığım- bir çizimin fotoğrafını Facebook’ta paylaşmıştı. Fotoğrafın altındaki şikayet linkine tıklayıp durumu açıkladığımda, ertesi gün fotoğrafı kaldırmışlardı.
Yani isterseniz paylaşanla muhatap olmadan bu şekilde çözebilirsiniz.
0
lil siztah
(08.06.26)
sosyal medya hesaplarından kaldırılmasını istiyorsanız uygulamanın yardım merkezlerine talebinizi iletebilirsiniz kendiniz olduğunu ispatladıktan sonra fotoğraf kaldırılır. aynı şeyi google için de yapabilirsiniz. tekrar yüklenmesi halinde şikayet ederseniz sayfaları kapatılır.

türkiyede yer alan firmalara cumhuriyet savcılığına dilekçe vererek dava açabilirsiniz. gönderileri paylaşmanız ve izin vermediğiniz mesajı delil olarak sunmanız yeterli olur. TCK 134 135 136 maddelerinden dava açabilirsiniz. ama dava açmadan önce noter ile bir ihtarname gönderip fotoğraflarımın kaldırılmasını ve bir daha yayınlanmamasını istiyorum diye yazarsanız muhtemelen tekrar paylaşılmayacaktır.

yardıma ihtiyacınız olursa mesaj atabilirsiniz.
0
bravoteam
(08.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.