Giriş
(2)

Youtube videosundaki konuşmaları yazılı hale getirme?

bogurtlenliporsuk
Elimde konu anlatımı youtube videosu var. bundan not çıkarmam saatlerimi alıyor ve zamanım az. bu videodaki konuşmaları yazılı hale getirmek istiyorum. bunun için bir araç, site vs. var mıdır?
Elimde konu anlatımı youtube videosu var. bundan not çıkarmam saatlerimi alıyor ve zamanım az. bu videodaki konuşmaları yazılı hale getirmek istiyorum. bunun için bir araç, site vs. var mıdır?
0
bogurtlenliporsuk
(28.10.25)
Notebooklm deneyin. Video özeti çıkarır mı bilmiyorum ama tam dediğiniz iş için, video destekliyorsa!
0
substituent
(29.10.25)
O da tüm videoyu yapmıyor maalesef. Kendince önemli gördüğü yerleri yaptı. Teşekkür ederim.
0
🌸bogurtlenliporsuk
(29.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(5)

Hangi konsol?

ırene adler
Odama büyük bir TV aldim.Philips ambilight. Şimdi de konsol dusunuyorum..Normalde ikinci el bir Series S alıp gecicektim. Oyun tarafinda cok masraf yapmak istemiyorum. Klasik fifa,nba , araba yarışı filan cok oynanır. Macera oyunları denemeyi severim. Bunları Game Pass'te bulabilir miyim? Ayrı ayrı
Odama büyük bir TV aldim.Philips ambilight. Şimdi de konsol dusunuyorum..

Normalde ikinci el bir Series S alıp gecicektim. Oyun tarafinda cok masraf yapmak istemiyorum. Klasik fifa,nba , araba yarışı filan cok oynanır. Macera oyunları denemeyi severim. Bunları Game Pass'te bulabilir miyim? Ayrı ayrı mı almam gerekir?

Görüntü kalitesi ve güncel oyunları daha iyi oynayabilmek açısından Series X mi alsam diye düşündüm, biraz araştırdım.

Bu bilgiler ışığında hangi konsol bana daha uygun olur? PS5 al dedi kuzende. Iyice kararsız kaldım.
0
ırene adler
(23.10.25)
game pass içeriğini bilmiyorum o nedenle o kısım için yorum yapamayacağım. ama ps plus içeriği çok zengin. ücretsiz oynayabileceğiniz çok fazla oyun var. eğer oyunların son serilerini oynamayacaksanız çok avantajlı. son seri oyunları da satın alır oynarım derseniz o zaman en çok oynadığınız oyunların fiyatlarını karşılaştırıp konsolu ona göre seçin derim. mesela fc26ya baktım ps5'te 200 lira daha uygunmuş. ben ps1'den beri her seriye sahip oldum, ps serisine çok alıştığım için ps5 önermeye geldim. ama dip toplamda konsol konsoldur fanboy değilim :)
0
cisimcik golgi
(23.10.25)
Ps5 veya bütçen yoksa ps4 exclusive oyunlarda çok daha önde. Dolayısıyla xbox almak sadece marka takıntısından başka birşey değil günümüzde. Çünkü sadece ps de olan oyunlar çokça var. xbox da son yıllarda sadece exclusive olan starfield var.

belki sen bu oyunları oynamayacaksın fifa nba diyorsun kabul ama yine de ya oynarsan? Benzer bütçeyle gidip xbox almak çok mantıksız.
0
nuevo
(23.10.25)
Normalde ps5 alın, yıllık bir de ps plus deluxe üyelik 4600tl ye alın keyfinize bakın derdim.

Ama spor oyunları oynayacaksanız Xbox daha iyi olur, ps de gayet yeterli ama Xbox daha çeşitli.

Ama sadece spor oyunları oynamam, hikayeli oyunlar da oynarım diyorsanız: ps5. Tartışmaya bile gerek yok. 4600tl lik pakette yok yok neredeyse.
0
substituent
(23.10.25)
ps5 ve xbox s sahibiyim
ps5 başka bir dünya. Controller bile müthiş xbox'da bu hissiyat yok. gamepass için serie s değmez çünkü bütün oyunlar pc'de de oynanıyor.

ps5 exclusive oyunları müthiş insan tekrar tekrar oynayası geliyor. dublajları da harika
0
croswell
(23.10.25)
ps5 ve xbox series x arasında kalındıysa görüntü kalitesi ve akıcılık konusunda xbox daha önde. fakat arada çarpıcı bir fark var mı hayır yok.

bir ay önce microsoft türkiye pazarına önem veriyor bizim pazara göre fiyatlandırma yapıyor xbox almanı öneririm derdim, fakat xbox gamepass tarafında okkalı bir zam yaptı. eskiden oyunlar da daha uygun kalıyordu ps5'e göre artık o yönde avantajı da kalmadı.

bundan dolayı ben açıkçası ikisini de tercih etmez, spottan bir tane ps5 pro alırdım. illa pro almayacağım da dersen ben gene de ps5 tercih ederdim.

not: 2 konsol da bende var.
0
denizgonen
(23.10.25)
(11)

Benim kadar yalnız var mı?

Algorix
İş/okulda insanlarla mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum, arkadaş yok, sevgili yok ( hiç olmadı, istesem de olmuyor). Herhangi bir sosyallik yok arada spora gidiliyor onun dışında evde oyun, dizi, film, kitaplar ile hayatın monotonluğundan kaçılıyor ve profesyonel hayattaki ilgilenen alan ile self-
İş/okulda insanlarla mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum, arkadaş yok, sevgili yok ( hiç olmadı, istesem de olmuyor). Herhangi bir sosyallik yok arada spora gidiliyor onun dışında evde oyun, dizi, film, kitaplar ile hayatın monotonluğundan kaçılıyor ve profesyonel hayattaki ilgilenen alan ile self-development yapılıyor.

Birkaç senedir böyleyim, iyice yabani oldum kimse ile bir şey konuşasım veya bağ kurasım yok, günümüz ilişkileri inanılmaz yüzeysel geliyor.
+1
Algorix
(22.10.25)
biçok insan bu durumda şu an. ben de dahil.

1 hafta önce sevgilimden ayrıldım. sevgilim yokken zaten arkadaşlarımla mesafemiz artmıştı, 1.5 yıllık ilişki sonunda da artık pek iletişimim kalmadı aynı şehirde yaşadığım arkadaşlarımla.

sevgilimle kankaydık, 1.5 yıldır başka arkadaş buluşması olmasa da yalnız hissetmemiştim.

ama 1 haftadır resmen tek başımayım. öncesinde de bunu deneyimledim. ben yalnız olmayı seven de biriyim ama tamamen tek olmak insan psikolojisine zararlı bence.
0
asap raki
(22.10.25)
1 yıldır sevgilisi olmayan biri olarak kulübe katıldım. +1
-3
arbre
(22.10.25)
son 5-6 senem böyle benim. evden çalıştığım için telefon ve meeting dışında kimseyle konuşmuyorum diyebilirim.
0
false pretension
(22.10.25)
Senin kadar yalnızı var mı bilmiyorum ama senden daha yalnızı var.

Spor oyun film hiçbir şey yok. Sabah İstanbul kalabalığında okula, iş çıkış saatlerinde eve, günlük 4 saat yol.

Evde kendi odası bile yok, aile bireyleriyle kavgalı.
Aylık bursu 3bintl.

Hayatındaki tek farklılık devlet hastanesinde olan aylık 5-6dk lık psikiyatri muayenesi.
0
substituent
(22.10.25)
Ben de öyleyim. Görüştüğüm bir arkadaşım var sadece. Artık kimseyle konuşasım gelmiyor.
0
nothing in my way
(22.10.25)
Bugün lise yıllığımı okudum. Herkesin sayfasına onlarca insan yazmış, bende 3-5 kişi vardı. Laubaliligi sevmem. Az insan az dert since 1987
0
sekizdokuzon
(22.10.25)
ben hiç yalnız kalamıyorum ve bu beni inanılmaz yoruyor. haftanın takribi 5-6 günü dışarıdayım, arkadaş ısrarı ve çevremi genişletmek maksadıyla, 1 veya 2 gün evde kalıp dinlenmeye çalıştığımda asosyal muamelesi görüyorum, telefonlara çıkmayan küskün adam damgası yiyorum. yalnızlığımı ve huzurlu bir şekilde bir hafta sonu oturup yemeğimi hazırlayıp bir kitap açıp ferah ferah okuyabilmeyi çok özlüyorum. bence kıymetini bilmelisin. hayat eninde sonunda yalnızlığını alıyor elinden.
0
loch ness
(22.10.25)
Yalnızlığı bazen özgürlük olarak görüyorum. Öyle insanlar var ki iletişim kurdukça geriliyorsun sinirleniyorsun. Bu durumda yalnız olmak bence daha iyi. Başkalarıyla aynı kafa yapısına sahip olmayınca yalnızsın
0
pembediken
(22.10.25)
İlişkiler yüzeysel geliyorsa sen derinleştirmek için kişisel bir çaba harcıyor musun? Harcamıyorsan o zaman seninki de diğerlerine yüzeysel.
Herkes yalnızlıktan şikayetçi ama sürekli olarak biri gelsin beni kurtarsın diye bekliyor insanlar. Kimsenin kimseye yatırım yapmaya hevesi yok. Mesela yukarıda demiş, yalnızlık daha iyi çünkü bazen iletişim kurdukça sinirleniyorsun. Herkes kendini en mükemmel hissettiği için kimsenin hiçbir şeye tahammülü yok. Çok basit şeylerden dahi insanlar yeni tanıştıkları insanları silip atıyorlar. Yalnızlık güzellemesi yapanları siktir et. İstemediğin halde yalnız kalmak çok kötü bir şey ve o boşluğu doldurmak için tutunduğun hiçbir hobi ve aktivite sana fayda sağlamayacak. Yalnızlıktan kurtulmanın sihirli bir değneği, özellikle de erkeksen, maalesef yok. Her bulduğun ortama girip çıkarak oralarda denk geldiğin insanlarla etkileşimi başlatan kişi sen olman gerekiyor. Pasif kaldığın zaman yok olup gidiyorsun. Bunu yapmak dışa dönük bir insan değilsen maalesef çok zor ve çözümü de hiç basit değil.
0
synesthesia
(23.10.25)
yalnız değilsin. günümüz insanları böyle bir yaşama hapsolmuş durumda. bazen sevgililik, çok fazla arkadaşının olması, sürekli sosyalleşme çok da matah şeyler değil. hepsinin bir sıkıntısı var.
0
koela
(23.10.25)
social isolation, adult loneliness epidemic, male loneliness epidemic vb. kavramları araştırabilirsiniz.

bir de iletişim, ilişki (arkadaşlık, sevgililik vb. hepsi) canlı ve işteş eylemler. karşılıklılık ve emek istiyor dengeli bir şekilde. temelini kurmak, üstüne inşa etmek istiyorsanız mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum dememenizde fayda var. chit chat, small talk vb. durumlar olmazsa olmaz bazen görev gibi gelse de.

insan sosyal bir canlı, tabiatı bu. içinde yaşadığınız sosyal toplumdan kendinizi soyutlayamazsınız. ayrıca hiç kimse biricik değil. birkaç gün kafa kafaya verip sohbet etsek eleştirdiğiniz insanlarda olduğu miktarda ama aynı ama farklı başlıklarda sizde de arazlar çıkar mutlaka. bunun bilincinde olmak duygusal esneklik için çok önemli.
+2
Phoebe
(23.10.25)
(1)

Oyun Mecrası için Desteğe İhtiyacım Var (İmdat!)

vaveylababa
Bir süredir oyun konsolu almayı planlıyorum, son birkaç haftaya kadar da xbox series s + game pass alıp konuyu kapatacaktım ANCAKBiliyorsunuz ki game pass'e ciddi bir zam geldi. Bu noktada da kafam ciddi derecede karışmış durumda.-İlk seçenek 10-12 bin bandına ikinci el xbox alıp aylık 800 game pass
Bir süredir oyun konsolu almayı planlıyorum, son birkaç haftaya kadar da xbox series s + game pass alıp konuyu kapatacaktım ANCAK

Biliyorsunuz ki game pass'e ciddi bir zam geldi. Bu noktada da kafam ciddi derecede karışmış durumda.

-İlk seçenek 10-12 bin bandına ikinci el xbox alıp aylık 800 game pass verip devam etmek. hala mantıklı mı bilmiyorum.
-ikinci seçenek xbox yerine PS5 alıp arkadaşımın hesabıyla kardeşlikten yararlanmak.
-üçüncü seçenek ise geforce now + steam'den oyun alarak bu işi çözmek. fakat burda da şöyle bir handikapımız var; sevgili eşim evden online çalışıyor ve video görüşme yapıyor. Bunun kesilmesine sebep olabilir gibi düşündüm. Hızımız 100 mbit.

Başka bir seçenek var mı bilmiyorum. Sizce benim durumumda en en en fiyat performans çözüm ne olur?
0
vaveylababa
(22.10.25)
Hiç uğraşmayın, vakit kaybetmeyin. Alın bi tane ps5. Ps plus deluxe üyelik yıllık 4600tl.
Ps külliyatını oynamadıysanız zaten altın cevher. Bir sürü güzel 3. Parti oyun da var. Keyfinize bakın.
0
substituent
(22.10.25)
(5)

Aile bireyleri arasındaki saygısızlık ve benim yıpranışım

egerbiryolcu
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler genelde kahvaltı ya da yemek saatlerinde yaşanıyor. Çünkü abim o zamanlarda yanımıza geliyor genelde. O yüzden benim kahvaltim ya da yemeğm genel olarak da günüm zehir oluyor. Sonra bir bakıyorum abim pişman olmuş ya da bunlar hic yaşanmamış gibi ortaya normal bir konu atiyo. Annem de uyuyor buna. Koca kadın tabi küsmüyor kin tutmuyor.

Mesela abim vefat eden babam hakkında "senin kocan niye o zaman öyle bı yer almadı"
Anneme de "Lan gerizekali" gibi hakaretli konuşuyor. Anneme kızıyorum bu kadar da sabredilmez ama onun da elinden bı şey gelmiyor. Ben abimle ciddi bı konuşma yapsam ağlamaktan konuşamam diye yeltenemiyorum. Ya tadimizi kacirmayin, yine başlamayın vs diyorum ortamda sonra zaten o kelimeleri ses yukselisini duyunca hemen agladigim için odama kaciyorum çocuk gibi. Hele o babam hakkında konuşmaları artık iyice tepenin taşını artırdı abime patlasam bu defa uzulcegini bildiğim için buna da üzülüp gene dertlenen ben olcam.

Ama katlanilacak gibi değil. Daha ne kadar curuyecegim böyle. Akşama kurabiye yapıp keyifle yemeyi planlıyordum şimdi ölen babama laf söylendi diye saatlerce gozyasi akiticam:(

Her gün olan şeyler değil abim de hep bu üslupta konuşan biri değil ama ailesine karşı bir öfkesi var her şey batıyor sinirli konuşuyor işine gelmeyen bir konu olunca veya kendi dusuncesinde israrliysa. Ama saçma yani ortaya bir muhabbet atıyo annem de karşılıklı konuşuyor kadın. Abim kendi satasiyir veya annemin kabul etmeyeceği bir şey söylüyor bir bakiyorum abim bomba gibi pat pat sanki annem ona sövmüş gibi bı üslup kullaniyor.

Bu arada abimi de muhitimizde herkes sever. Bazen komşular ne kadar saygılı efendi bir çocuk der annem de şaşırır kadın...
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
Kaç o evden.
+2
runaway
(20.10.25)
Belli ki gücü size yetiyor ve size sataşıyor.

Aman tadımız bozulmasın şeklinde hayatı kendinize zehir edersiniz.

Abiniz haklı falan değil. Sinir problemleri varsa psikiyatriye gitsin.

Yok öyle insanlara demediğiniz lafı söyleyip daha bi özür dilemeden yok saymak.

Kendinizi ezdirmeyin, karşılığını verin.
0
substituent
(20.10.25)
Kaçın kurtulun +1

Ama bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Abinizin anne babanızla yaşadığı her şeyi bilmiyor olabilirsiniz. Aynı kişiler onun da anne babası. Belki tepkilerinin sebepleri vardır. Birçok anne baba ne yazık ki kötü niyetli olmasalar da sonunda çocuklarının kendilerinden bağımsız sağlıklı insanlar olarak yetişmelerini engelleyebiliyor. Bu onları bilinçli şekilde kötü yapmaz, ama bu tip konularda sabıkalıyız ülkecek.

Haliyle;

1- Abinizin anne babanız hakkındaki sözlerini "anne babanıza" söylenmiş olarak almayın. O kendi anne babası hakkında konuşuyor. Bunu bu şekilde ele alırsanız zihnen size faydası olur.

2- Ancak diğer taraftan pratik bir çözüm de gerekli. Ne olursa olsun siz de o evdesiniz ve onlar sizin de anne babanız. Abinizin kötü deneyimleri ve kendince haklı veya haksız sebepleri olabilir. Ancak siz onun derdini çekmek durumunda değilsiniz. Bu durumda genelde sert yapmak işe yarıyor. Gerektiği yerde o deliyse siz daha deli olup onu bastırın. Sizin artık bunlardan bıkıp usandığınızı bilmeli. Bilmesi yetmezse sizin de bir bela olarak orada olacağınızı anlamalı.

Yıllardır kökleşmiş aile içi davranışların basit şekilde birkaç tavsiyeye uyarak ideale dönebileceği beklentisine kapılmamalısınız. Nihai hedefiniz kendinize odaklanıp oradan çıkışınızı hazırlamak olmalı. Ancak bu süreçte ipleri biraz elinizde toplayabilirseniz en azından her şey kontrolünüz dışındaymış gibi hissetmezsiniz.
0
akhenaten
(20.10.25)
Toxic family. Kaç dayı ordan.
0
mikahakkinen
(20.10.25)
Dışarıdan konuşmak kolay olacak ama ben şunu denerdim; üçünüzün de keyifli olduğu, sohbet ettiği bir anda, sofrada tartışma ve yüksek sesten hoşlanmadığınızı, psikolojinizi etkilediğini de, onlara da stres ve sağlık sorunu olarak döneceğini söyleyip sofrada tartışma olmamasına söz verdirin. Tekrar olursa konuşmuştuk bunu dersiniz, olmazsa masayı terk edersiniz. Yani belirli bir olay üzerinden, asla taviz vermeyeceğiniz bir sınır koyun.
+1
kaset
(21.10.25)
(5)

itimat ayran markette gördünüz mü?

Rondak
Normalde özerhisar ayran tercih ederim. geçen gün happycenter da görüp merak edip bu ayranı aldım. Ekşiliği vs güzel. tam bir f/p ayran :)Ama bir daha da bulamadım. nette, sözde bütün marketlerde olduğu yazıyor ama hepsine baktım yok.Gördüğünüz bir market var mıdır?Derdimi sevecekler uzak dursun. Ta
Normalde özerhisar ayran tercih ederim. geçen gün happycenter da görüp merak edip bu ayranı aldım. Ekşiliği vs güzel. tam bir f/p ayran :)

Ama bir daha da bulamadım. nette, sözde bütün marketlerde olduğu yazıyor ama hepsine baktım yok.

Gördüğünüz bir market var mıdır?

Derdimi sevecekler uzak dursun. Tam bir sefa şeysiyimdir :)
0
Rondak
(20.10.25)
File'de var
0
eisberg
(20.10.25)
Çağrı da var. Bu arada bir sürü ekşi ayran denemiş birisi olarak favorim BİM de satılan binvezir ekşi maya ayran. Hem aşırı ucuz hem tadı ekişiliği harika.
0
substituent
(20.10.25)
@subs

Çağrıda yok. Görevliye sordum artık gelmiyor dedi. Belki rafta kalan üründür
0
🌸Rondak
(20.10.25)
Bizim iş yerinde veriyorlar çok da beğendiğimi söyleyemem
0
messina123
(20.10.25)
itimat'ın direkt kendi marketi var aslında kendi ürünlerini ve başka şeyler daha sattığı. mesela üsküdar meydanda var bir adet ama sizin bulunduğunuz bölgede var mı bilemedim.
0
zemberek
(20.10.25)
(4)

iki banka arası döviz transferi mümkün mü?

green eyed penguin
iş bankası - garanti gibi?
iş bankası - garanti gibi?
0
green eyed penguin
(17.10.25)
Mümkün. Ama her iki banka da swift ücreti alı. Şubeden çekip yatırmanı tavsiye ederim.
+3
Mirket
(17.10.25)
Midas ile de mümkün
0
substituent
(17.10.25)
Mümkün ama mümkün değil.

İş bankası Amerika’daki bankasına diyecek ki garantinin Amerika’daki bankasına para yolla. Para gelince Amerika’daki garantinin bankası garantiye haber verecek, o zaman dolarlar hesaba geçecek.

Türkiye’den Türkiye’ye dolar gönderirken para Amerika’ya gidip geliyor gibi bişiy.
Türkiye’den zimbabweye dolar yollamakla teknik olarak bir farkı yok sanırım.
0
michael_knight
(18.10.25)
mümkün ama anlamsız.
0
co2s2
(18.10.25)
(10)

Yalnızlık

ashleybon
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım değil. resim sevmem. spor da yapacak enerjim yok. ahşap boyama, kil, doğa yürüyüşleri de tarzım değil. yalnız bu kadar nasıl yaşayabilirim?
+1
ashleybon
(17.10.25)
Kendi adıma konuşursam, yürümek. Doğa yürüyüşü falan değil, direkt dümdüz yürümek. Nerede olduğu önemli değil.

Saatlerce yürürüm. 3 saat kesintisiz yürüdüğümü biliyorum. Takıyorum kulaklığı, eve gitmemek için yolu uzattıkça uzatıyorum. Ne zaman evde bunalsam çıkıp min 1 saat yürüyorum. Hatta bunu 2 günde bir yaparım.

Yürümek bence bir “coping mechanism”, ya da stimuli. Benim için işe yarıyor.


Yürümenin felsefesi, diye bir kitap var. Tavsiye ederim. diğer yürüyüşçüleri anlatıyor. Mesela bir yerde nietzsche’yi anlatıyor. Sonu gelmeyen yürüyüşler yaparmış. Bir yer de Rousseau’dan bahsediyor, o da aynı. Bu kitapta anlatılan kişilerin ortak özelliği de fazla yalnız olmaları.

Yürüyüş derken; trekking gibi şeylerden bahsetmiyoruz. Su mataranı al, yürüyüş ayakkabılarını giy, böyle değil. Bu spor. Sadece yürümekten bahsediyorum.
+1
substituent
(17.10.25)
Yalnızlık çok da kötü bir şey değil öncelikle, madem tüm olası önerilere direkt olarak kapıları kapatıyorsunuz yalnızlığınızla barışıp mutlu olmaya çalışın.
Yürüyüş önerisine o kadar katıldım ki insanın kendi kendine yapabileceği en güzel aktivitelerden biri ki ben yalnız yemeğe gitmeyi, sinemaya, konsere gitmeyi de çok severim bunları da öneririm.
Naçizane bir önerim de iş yerindeki insanlarla ilişkinizi sadece işte tutmanız iyi bir şey onlarla sosyalleşmek zaten gereksiz buna hiç takılmayın.
+2
mutekebbir
(17.10.25)
Konuşmayı seviyorsan konuş. Ben 8 yıl Elazığ'da yaşadım, gittiğimde 25 yaşındaydım ve bir Allah'ın kulunu tanımıyorum, memuriyete başlamıştım ve kız başına doğuda yapayalnız kalabilmek için eve kapanmıştım, İnternete sarmıştım, sözlüğe sarmıştım, çok dertler dinledim çok kişiyi intihardan çevirdim çok kavgalar ettim çok muhabbetler ettim... hem ben şifalandım hem yapabildiğim kadar çok şifa vermeye çalıştım. Belki sana da iyi gelir bu. Veya başka, daha yüzeysel konuşmalar. Seslendirme olur, birinin sosyal medya danışmanlığı olur...
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Dünyada artık adult loneliness diye bir kavram var artık, kadın erkek farketmiyor
+1
grimavi
(17.10.25)
Spor enerji

Belirgin değişim yaşadım
Kızlar bela .d
-2
baldan kaymak
(17.10.25)
Spor yaptıkça enerjin yükselir.
+1
gabe h coud
(17.10.25)
Bunun için en uygun şey sosyal medya gibi duruyor çünkü pek hobilerle ilgili değilsin. Geriye arkadaşların söylediği gibi tek seçenek spor kalıyor yada benim dediğim gibi sosyal medyanın gücünden faydalanarak arkadaş edinebilirsin
+1
mermaidd
(17.10.25)
Yalnizlik cok yaygin ne yazik ki, insanlar artik kanserden degil yalnizliktan olecek.

Bunu bir kenara birakarak, ne olursa olsun spora baslayin, kendiniz icin, yasliliginiz icin, enerjiniz icin, depresyona girmemek icin. Ne yapin edin bunu duzenli hale getirin
0
kassiopeia
(17.10.25)
Enteresan bir şey var.
Son zamanlarda hiçbir şey yapmamama rağmen ve dümdüz işlerimi odaklanmama rağmen insanlar benimle daha çok sohbet açmaya çalışıyor diye hissediyorum. Bu noktada öyle çok hoş/karizmatik/yakışıklı/entelektüel/varlıklı vs tarzda biri olmamama rağmen bu yaklaşımı da anlamlandıramıyorum, daha doğrusu şaşırıyorum. Yani bu şaşkınlık da özgüvensizlikten değil de, bu tip bir ilgiyi beklememekten kaynaklanıyor. Bu noktada bazen bir adım geriden kendine bakmak da nerede ve nasıl durduğunuzu kendinize fark ettirmek açısından faydalı olabilir.
0
rakicandir
(17.10.25)
bence iştekilerin büyük olmasını kafana takma, yetişkin insanların arkadaşlığı normal, mesleğinle ilgili örgüt varsa onlara katıl, hatta senden büyük kadınlarla sevgili olmaktan çekinme...

insanları sen de davet et, yani önce onlara ne verebileceğini göster, mesela insanlara hangi konuda iyi gelirsin?

Ayrıca yurtiçi yurtdışı gezi programlarına bak. örneğin otobüsle Balkanlara gitmek gibi, ya da Güney doğu Anadolu, Karadeniz turları
0
hoot
(18.10.25)
(5)

işkur gerçekten işe yarıyor mu?

der meister
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edi
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edilmeyi geçtim genelde cv'mi bile kimseye gösteremiyorum. türkçeyi düzgün kullanıp iyi yazarım, ingilizcem de çok iyi ama dediğim gibi işte BİZNIS LAYF standartlarında hiçbir esprim yok. yakında buradan çıkaracaklar, o yüzden tam zamanlı iş arıyorum.

ilçedeki işkur'a gidip durumu izah etsem yardımcı olurlar mı, en azından bizi bir tür veritabanına filan ekliyorlar mı ya da aktif olarak iş arayanlarla eşleştirmeye/buluşturmaya çalışıyorlar mı?

kocaeli'deyim, bir fabrikaya gireyim diyorum ona da herkes yok yauv sen narin adamsın sana zor gelir vs. diyor e napiyim mk cumhurbaşkanlığı teklifi geldi de ret mi ettim.

şu an masrafım çok az 1-2 sene çalışıp biraz para biriktirsem, af çıkarsa zaten okula dönmek ve onu bitirmek istiyorum. gerçi 35 yaşında 15 seneye yayarak aldığım lisans diploması ne halta yarayacak orası da tartışılır ama olsun en azından 500 firmadan bir tanesine cv gösterebiliriz belki.

onun dışında platform olur, davranış olur (belediye binasına çıkıp kendimi yakmakla tehdit etmek) vs. önerileriniz varsa onları da alırım.

tek kriterim dediğim gibi tam zamanlı ve düzenli bir iş olması. freelance'tir şudur budur artık çark dönmüyor o şekilde maalesef. şimdilik zaten 1-2 ay kadar idare edebilecek durumum var, o aralığa işi sıkıştırabilirsem bekleyebilirim bulana kadar.
+2
der meister
(14.10.25)
Kısa süreli, geçici iş bulunuyor. Özellikle buyuksehirde. Fakat çok iyi yazarım dakikada 3 sayfa okurum işleri değil.
Ayrıca iskura gitmenize gerek yok edevletten iskura is arayan girişi yaparak işleri görebilirsiniz.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
iskur'a e devlet ve/ya kendi sitesinden kaydolabilirsiniz +1

Genelde donemsel ya da bahsettiginiz fabrika/depo gibi yerlerin iskur kotasi dolsun diye actiklari ilanlari sms atiyorlar ama onun da duzeni nasildir anlamadim.

ayrica, kral spor mevzu noldu?
+1
klassno
(14.10.25)
İstanbul Şansınız varsa ibb kariyer merkezini de deneyin. Güzel fırsatlar olabiliyor. Hatta ingilizce çok işe yarayabilir. Metro İstanbul’da 10 yıllık makine mühendisi İngilizce bilmiyor. trenin üreticisi olan Korelilerle, çevirmen aracılığı ile iletişim kuruyorlar. O kadar…
0
substituent
(14.10.25)
işkur, sgk, meb, tsk, tbmm, mahkemeler, hakimlikler, savcılıklar, karakollar, hastaneler, aile hekimlikleri -mış gibi yapılan yerlerdir. bunlar devletin devlet olmasından kaynaklı ödevlerini yerine getiriyormuş gibi davranması için vardır. gerçekte işe yaradıkları bir konu yoktur. güncel şartlar altında en iyi iş işin olsun'da, zaman zamansa aynı şirketin kariyer.net'inde bulunuyor. gerek kariyer.net, gerekse eleman.net'teki cv'leri ik'cılar inceliyorlar. işkur'daysa üniversite mezunu olduğun için birçok işe başvuru yapamıyorsun. zeten sitesi de ya çalışmıyor ya da kullanıcı düşmanı. narinsin, üzerler diyenlere aldırma, hiçbiri zor değil ama beyaz yaka gibi her gün tatil de yapmıyor. başlangıç maaşları 50 bindir, aklında bulunsun. şimdi az ücret talep edersin, deli falan derler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
üstteki cevaba katılıyorum. -mış gibi yapılan yerler'den biri işkur.

türkiye'de çok sağlam bir cv yoksa tanıdık aracılığıyla veya sınavlarla iş bulunur. özel sektörde tanıdık faktörü sağlam bir diplomadan bile baskın. boğaziçi mezununu iş mülakatına aöf'li torpilli birinin alması çok yaygın bir durum.

beğenilmeyen fabrikaların da taliplisi çok çünkü maaşlar iyi.
0
runaway
(15.10.25)
(6)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(6)

Stres / kaygı yönetimi

kararsızataletfilozofu
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plak
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.
Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.
Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plaka mevzusu için (harf seçmek) 50bin tl istediler gece uyuyamadım iki gündürde derin nefes alıp veriyorum filan yok banamısın demiyor hevesim filanda gitti arabayı almaktan neredeyse vazgeçecek duruma geldim.
O kadar gerildim enerjimde bitti ev işlerini yapacak halim kalmadı böyle olunca.

1-2ayda bir bu durumu yaşıyorum bir konuda çok kararsız kalıp strese girip kaygılanıyorum sonrası enerjim bitiyor mutsuz oluyorum ve bunu yönetemiyorum.

Plaka özelinde aklımda bir plan var onu yapıcam ama genel olarak bu sorunu nasıl çözücem bilmiyorum.
Kafam hep gergin stresli hissediyorum rahat bırakıp kendimi dizi-film izleyemiyorum.
Normalde yürüyüş filan yapardımda artık havalar bozdu ve spor yasak bir süre.
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Havalar bozuk olsun ne olacak. Hatta bence yürüyüşlerin en güzeli geceleyin hafif hafif yağmur yağarken.

Bence yorum yapmak zor. Ama anksiyete gibi duruyor.

Takma kafana, her şey olacağını varır gibi tavsiyeler “bi sus artık” dememek yerine kullanılıyor.

Yılların eskitemediği bir ruh hastası olarak konuşmanın en faydalı çare olduğunu düşünüyorum. Kullanmadığım ilaç kalmadı, ama psikiyatrist ile konuştuğumda rahatlıyorum.

Benimde tavsiye edeceğim, önce bir psikoloğa görünmek olurdu.

Bana da yakınan arkadaşlarım oluyor, ve bazen problem öyle bir noktaya geliyor ki yapılabilecek/denilebilecek hiçbir şey olmuyor. Bu durumda da şu iki sihirli kelimeyi kullanıyorum: geçmiş olsun.
+1
substituent
(12.10.25)
Plaka konusunda planın ne? Hoşlandığın kızın baş harfi değildir inşallah. A olmasa, B olsa ne değişecek? Bunu düşün. Para kolay kazanılmıyor. Bir gün bir önemi kalmayacak şeylere para saçmaya gerek yok bence. Para harcamak stresi azaltma yolu olarak seçilebilir ama bunun sonuçları her şeyi daha kötü yapabilir. Stres için yüzme tavsiye ederim. Ağır bir spor değil.
+1
arbre
(12.10.25)
Tanıdık memur aracı sokma + 2 kilo baklava ile bir şans denicem.

Kendi ismimi soyismimi sessiz harflerle yaptırıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
ben de öyleydim.
bir sıkıntı çıkınca yerle bir oluyordum.
genel bir gerginlik vardı.
böyle bir engellenmişlik duygusu.
tatminsizlik duygusu vardı.
geçmesi yıllar sürdü.
hayat biraz patakladı.
pataklanmadan geçebilirmiydi:
evet, destek olan insanlar olsaydı,
toksik insanalrdan korunabilseydim olurdu.
0
santimantal
(13.10.25)
Hayatta her şeyin dört dörtlük olamayacağını anlayınca bunları yönetebiliyorsun bence. En azından bende öyle oldu. Araba alman çok güzel bir şey ama sırf istediğin plaka olmazsa diye araba almaktan soğumak tamamen mükemmeliyetçiliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Belki bu huyunu törpülersen bazı kaygılarından otomatikman arınabilirsin.
+1
mermaidd
(13.10.25)
Kendi başına kaldığın bir zaman bu konuyu düşün ve kendi iç dünyana "buna ihtiyaç mı duyuyorum, bundan ne fayda sağlıyorum" diye sor. Çünkü bu geliştirilmiş bir savunma mekanizmasına benziyor, gerçekten öyleyse iç dünyan bu söylediğim sorulara bir şekilde cevap verir. Meditatif bir şekilde sorarsan cevabı daha kısa sürede alacağını düşünüyorum.

Ayrıca harf seçmenin bedelinin 50 bin lira olması hakkında ben şahsen sinirlenirim, sen iyi sinirlenmemişsin yine. Benden iyisin bu konuda.
+1
muhayyer divan
(13.10.25)
(15)

Üzülünce veya strese girince

gobekliraki
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
0
gobekliraki
(12.10.25)
Dişlerim karıncalanıp titremeye başlıyor, midem ağrıyor daha sonra tansiyonum düşüyor. Panik atak gibi bir şey yaşıyorum stres durumlarında. Ama bu stres bir kavga vbden değil de mesela 15dk sonra misafir gelecek ve ben 5 çeşit yemek yetiştirmeye çalışıyorum gibi ekstrem durumlarda oluyor.
Mutfakta çalışırken staj dönemimde olmuştu bir kaç kez :(
0
neira
(12.10.25)
Saçta beyaz çıkıyor.
0
runaway
(12.10.25)
@bir sıcak el istifra çok sorun değil de, sırt ağrısından geberiyorum.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Valla tam kürek kemiklerimin oraları kulunç dedikleri şey çıkıyor bi anda.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
belimden omurilik boyunca değişik duygular yukarıya hücum ediyor. bunu "elektrik" gibi tarif edebilirim. şimşek hızıyla bir kroşe vursam sanki rahatlayacakmış gibi oluyorum. kendime engel olmasam joker soğuk kanlılığıyla doom müziği açar, mortal kombat gibi fatality yaparım. bir nevi berserker rage ama daha sistemli, daha metodolojik. insanları sinematik bir şekilde duvarın önünden sokup arkasından çıkartsam, "first blood, double kill, triple kill, monster kill" seslerini kendi kulaklarımla şaşırmam.
üzüldüğümdeyse karım junior vücudumun parçası değilmiş gibi oluyor. bundan gizliden gizliye zevk alıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.10.25)
Seboreik dermatit coşuyor. Onun dışında pek bir şey yok.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
Üzülünce ya da sinirlenince nedenine bakılmaksızın sistem kortizol salgılar, kana kortizol salındığında fizyolojik olarak bazı tepkimeler meydana gelir mesela damarlar genişler kan akışı/debisi ve sıvı hacmi artıp tansiyonun yükselmesine ve buna bağlı semptomlar yaşanmasına neden olur ya da kortizol sonrası salgılanan adrenalin sinir sistemini yoğun şekilde uyardığı için anksiyeteye neden olur, bir sendroma bağlı olarak böyle bir problem yaşanıyorsa uzun vadede bağışıklık baskılanması nedeniyle bağışıklığa bağlı hastalık yaşanır ya da kortizol proteinlerden enerji ürettiği için kas kaybı ve kas kaybına bağlı olarak yine bağışıklığın zatıflamasına bağlı problemler yaşanır, bunlar hep sinir stres kaynaklı kortizol salınımına bağlı gerçekleşen olaylar, akut ya da kronik duruma göre sorun az ya da çok kendisini hissettirir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.25)
@logsitic o ne hocam?
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Daha çok bilindik düz baş ağrısı oluyor.
bazen deride kaşıntı olabiliyor. (yani logisticsmanager'ın teknik olarak dediği gibi)
+1
ermanen
(12.10.25)
Aşırı stres yükü migrenimi tetikliyor.
0
Phoebe
(12.10.25)
Uykusuzluk çekiyorum genelde. Son üç aydır saat 3-4 gibi uyanıyorum sebepsiz yere, sonra da uyuyabilirsem kendimi şanslı hissediyorum. Nereye kadar yürüyeceğiz bu yolu onu da bilmiyorum.
0
rakicandir
(12.10.25)
Anlımda egzama. Anlım kızarıyor, kabarıyor.

Üşüme, hava çok iyi bile olsa üşmeye başlıyorum.

İştahsızlık/ mide bulantısı. Hiçbir şey yiyemiyorum, yesem de kusmaya başlıyorum.

Hepsi olmuyor tabii. Ne kadar stres yaptığıma göre. Üşümeyi hep yaşarım, diğer ikisi ağır strese girdiğimde genelde. Özellikle egzama. Hatta bir ara o kadar ileriydi ki bacağımda sivilceler çıkmıştı bir sürü. Bunu bir kere yaşadım.

Zor
0
substituent
(12.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim+1
Uykularım kaçıyor.
0
Amaranta ursula
(12.10.25)
Direkt midem kilitleniyor. Korkunç bir yaz geçirdim ve 1 ayda 6 kilo verdim. Sporcuyum, zaten kilom yoktu, bildiğin eridim. Şimdi o yağ kaybetme durumunu avantaja çeviriyorum antrenmanla.

@bir sıcak el... Bu arada mutluyken de midem kilitlenir. Kitaba göre Bunun sebebi nedir?
0
mslny
(12.10.25)
@gobekliraki; cilt hastalığı. Özellikle stresle beraber coşuyor. Dermatolog bir şampuan, bir lityumlu krem verdi bir de zen olacaksin, tatile falan çık git Türkiye'ye stresi bırak dedi. Öyle garip bir hastalık.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
(6)

Avrupadan macbook air alsak türkiyede kullanamaz mıyız

condom kurşunu
Ve telefonlarda oldugu gibi extra para ödemek gerekiyor mu?
Ve telefonlarda oldugu gibi extra para ödemek gerekiyor mu?
0
condom kurşunu
(10.10.25)
bilgisayarda oyle bir sey zorlayamazlar?
0
compumaster
(10.10.25)
amerikadan da alsanız avrupadan da alsanız sorunsuz ek ödemesiz kullanabilirsiniz.
0
a perfect lie
(10.10.25)
ek odeme falan yok.
ama turkce klavye de yok.
+1
cooperr
(10.10.25)
Kullanırsınız tabii ama fiyat avantajı yok Avrupa’dan alinca. Türkiye’den alman finansal açıdan daha mantıklı, keza garanti açısından da.
+2
orient blue
(10.10.25)
ekstra bir ücret ödemek gerekmiyor da macbook fiyatları tr'de daha uygun olduğu için pek mantıklı bir durum değil.

örn. geçen ay amazon.de'de 1k euro olan m4 air 16/256 modelini trendyoldan %10 öğrenci indirimiyle 38k gibi bir fiyata aldım
0
kornisch
(10.10.25)
Ek ödeme var aslında. 450€ aşan ürünler vergiye dahil. Ama gümrük memuru bile bilmediğinden kontrol olsa bile bir şey olmuyor.
0
substituent
(11.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(5)

Araba alıyorum vol2

kararsızataletfilozofu
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )Eldeki para 500.000Araba 400.000İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)
Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.
kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )

Eldeki para 500.000
Araba 400.000
İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.000tl ödemeli )
Doğuş kredi 350.000 ( 12 ay vade 32.000tl ödemeli )
Vakıf kredi 250.000 ( 24 ay vade 21.000tl ödemeli-3ay ertelemeli )

Hesaplayınca 70 bin tl ödeme olacak maaşımda o civarda.
Kira, benzin, yemek, faturalar gibi giderleri annem halledecek.
3 ay ertelemeden dolayı da biraz maaştan para kalacak 3 ay boyunca.
ocak ayında 10-15 arası zam ve 100 bin tl ye yakın promosyon gelecek.
haziranda yine zam ve eylül gibi toplu bir para gelme ihtimali var.

Bu hesabın patlama ihtimali var mı bilmiyorum göremediğim bir şey var mı, yada başka fikir ?
Bankalar hop kardeşim ne bu tantana ne bu krediler demez diye tahmin ediyorum.

Bir sorum var aslında, 100-200 bin tl kasko-alım satım masrafı olursa;
ilave bir kredi daha çekeyim mi yoksa kredi kartıyla halledip 2-3 ay asgari ödeyip yavaş yavaş ödemek mi mantıklı ?
0
kararsızataletfilozofu
(09.10.25)
Gözden kaçan ayrıntılar,
kredileri (toplumumuz genelinde olduğu ve gelenek olduğu üzere) kurtarıcı görmen,
i.hizliresim.com
daha önce hiç aracının olmaması,
bir de son ödeme zamanında kadar hayatın getirebileceği başka olumsuz şeyleri hesaba katmamak.

Araç ilanlarına alacağımdan değil ama bazen bakarım.
sıfır aldıktan bir kaç hafta, bir kaç ay sonra satanlar oluyor. Paraya başka sebeplerden acil ihtiyacı olan kimseler mesela .

İyi düşünün ama şu halde krediye vs bulaşmadan 700-900bin aralığında ikinci el bir araç size yeter. Hem arabaları genel olarak tanıma ve tecrübe sahibi olmuş olursunuz. Arızası bile çıksa, sıfır aracın verdiği olumsuz hissi vermez.

İkinci el araçta olabildiğince sahibini tanıdığınız birinden alınmalı.
Çünkü mal sahibine benzer.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
kişisel tercih tabii ama bu kadar zorlanarak sıfır araba almanın finansal bir mantığını göremiyorum bu yüksek faiz ortamında. safi zarar bir işlem olur. bütçeniz kadar araba alın.
0
awlmi
(09.10.25)
bence al ayrıca sana ekstra bir taktik vereyim. örneğin 4-5 ay sonra eline bir miktar para geçti veya biriktirdin bir şekilde. fiyatları atıyorum, örneğin 100 bin tl. üstüne hemen 3 ayda ödemeli faizsiz yeni müşteriye özel 60k kredi çekiyorsun ve üstteki yüksek faizli kredilerin birini kapatıyorsun. bu şekilde yaparak daha hızlı düze çıkarsın.

kendine bir döküman hazırla her ödemeni not al 2 senelik 3 farklı krediyi daha az ödeyerek 1-1.5 seneye kapatırsın. benim örnek;
hizliresim.com
0
messina123
(09.10.25)
ben olsam bu şartlarda bu arabayı almazdım. ne olursa olsun insanın cebinde para kalması lazım.
0
co2s2
(09.10.25)
Ya şimdi bin tane senaryo kurabiliriz, biri gelir arabaya çarpar, sıfır arabaya çarptı değer kaybı istiyorum diye mahkemeyle uğraşırsınız.

Sizin boş anınıza gelir siz kaza yaparsınız, yaptığınızla kalırsınız.

Tüm bankalardan kredileri çekene kadar çektiğiniz kredilere dokunmayın. Başka banka kredi vermezse sorun olmadan iade edebilirsiniz en olmadı. Kredi çektiğiniz parayı hesaptan oynatınca iade işi kesintili oluyor
0
substituent
(09.10.25)
(3)

Kadıköy-Sabiha Gökçen Metrosu

lynyrd skynyrd
M4 hattı, Cuma ya da Cumartesi günleri 24 saat açık değil mi? Geçen hafta sonu havaalanına gitmek için sabaha karşı Göztepe durağına gittiğimde kapalıydı. Sonra Ünalan durağına yöneldim. Bir baktım! Orası da kapalıydı. En sonunda Yenisahra durağına geçip Havaş'a bindim. Defalarca taksi parası verdim
M4 hattı, Cuma ya da Cumartesi günleri 24 saat açık değil mi? Geçen hafta sonu havaalanına gitmek için sabaha karşı Göztepe durağına gittiğimde kapalıydı. Sonra Ünalan durağına yöneldim. Bir baktım! Orası da kapalıydı. En sonunda Yenisahra durağına geçip Havaş'a bindim. Defalarca taksi parası verdim, akılsızlığımdan. Ya arkadaş, Üsküdar metro hattı otonom sürüşe sahipken havalanına giden bu metro hem 24 saat değil, hem de otonom değil. Acaba Havaş mı kabul etmiyor?
0
lynyrd skynyrd
(08.10.25)
cuma ve cumartesi geceleri 24 saat açık. yani cuma sabah 06'dan pazartesi 00'a kadar sürekli çalışıyor. ama cumartesi 00-06 arası ve pazar 00-06 arası bazı çıkışlar kapalı oluyor, bence onlara denk gelmişsin.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.10.25)
Gece tarifesinde her kapı açık değil ana kapılar açık oluyor sadece

otonom olması bir şeyi değiştirmiyor sürücüsüz metrolarda da makinist var smamp deniyor sürücüsüz metro acil müdahale personeli. Her trende oluyor.
Edit: m4 hattı da otonom aslında. Tren kendi sürüyor, kapıları kendi açıyor. Bazen tren peronda tam tutturamıyor, o durumlarda makinist kendisi kapıyı manuel açıyor.
0
substituent
(08.10.25)
Gece tarifesinde her kapı açık değil +1


eve dönerken indiğim durakta normal saatlerde çıktığım kapı Gece yarısı sonrası kapalı oluyor.
0
put it in your appropriate place
(08.10.25)
(6)

içimde anlamlandıramadığım bir huzursuzluk var?

i'm gonna start a revolution from my bed
ne olduğunu bilmiyorum. böyle hisettiğiniz oldu mu, ne yapsam geçer bu? ya da ne olduğunu çözmek istiyorum.
ne olduğunu bilmiyorum. böyle hisettiğiniz oldu mu, ne yapsam geçer bu? ya da ne olduğunu çözmek istiyorum.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(08.10.25)
Bende de dün başladı. Dolunaya bağladım. Kurt adam olabilirim.
0
arbre
(08.10.25)
Bende de aylardır oluyor boşluk ve huzursuzlul
0
darkwizard
(08.10.25)
dolunaydan da oluyor. memleket yangın yeri. ne yazık ki türkiyenin ortaçağına denk geldik.
0
mikahakkinen
(08.10.25)
Deprem oldu demekki senin yuzundenmis
0
eja
(09.10.25)
İnsanız, olur arada öyle. Ama uzun süredir devam ediyorsa ve devam etmenize engel oluyorsa, psikiyatri.
0
substituent
(09.10.25)
365 günümün 300 günü bu hisle yaşıyorum. Artık huzursuz olmadığım günler bugün çok güzel neden böyle kesin bir şey olacak hissine girip yine içine ediyorum günün.
0
IcedFlames
(09.10.25)
(5)

İngilizce b1 seviyesi için tavsiye

perfectlysplendid
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?

Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
0
perfectlysplendid
(08.10.25)
ücretsiz bi seçenek olarak duolingo'yu deneyebilirsin, kötü değil. almanca öğreniyorum ben oradan.

konuşma için open english

yazma için bilmiyorum :/
0
art cat chocolate
(08.10.25)
Kurs falan demode şeyler artık. Kimse kurstan bir şey öğrenmez.

Konuşma için önerilere ek: reddit de r/langauge_exchange subredditi var. Burada karşı tarafa sunabileceğiniz dili söylüyorsunuz, ve pratik yapmak istediğiniz dili. Offering Turkish Seeking English gibi. Sistem sizi ona göre eşleştiriyor. İlla bir şey offer etmenize de gerek yok sadece ingilizce pratiği yapmak istiyorum derseniz daha hızlı bulursunuz konuşacak kişi.

Yazma için, yazmaktan başka bir çaresi yok. Günlük mesela 300 kelimelik metin yazıp chatgptye feedback ver diyebilirsiniz. Ai’i hiç küçümsemeyin bu konularda harika iş çıkarıyor.

Metin yazmak için fikri de theessayarchive den bulabilirsiniz. Oradan hem inceleyebilir, hem de konu bulabilirsiniz

En olmadı chatgptye bana bir konu söyle essay yazayım deyin.

Ayrıca chatgpt nin mobil sürümünde sesli iletişim da harika. Nası konuşursanız konuşun her türlü anlıyor, ona da bakın.
0
substituent
(08.10.25)
Proficiency sınavları özel bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gündelik konuşmanın biraz ötesinde geçmeniz lazım.
Ben yoğun bir kurs artı preply kullanımını tavsiye ederim.
0
anon1m
(08.10.25)
Ben biraz gelenekselciyim. Sinava odakliysa bu konuda kendini kanitlamis bir kitabi detayli calismanizi oneririm. Teknolojik imkanlar cok fazla olsa da gunun sonunda hepsi sizin sahsi emeginiz olmadan ilerlemiyor. Bunun yaninda biraz daha sakin kafayla calismak icin destek saglayacak kaynaklar kullanilabilir. Hangisi hosunuza gidiyorsa.
0
mbond
(08.10.25)
konusma ve yazma icin toefl konusunda tecrubeli bir hocadan ozel ders alman lazim. duolingo'dan alacagin fayda tamamiyle sifir toefl icin. yazma, birisinin yazdigin metni okuyup soyle yanlis yazmissin, soyle yeniden yazmalisin falan gibi cok ciddi feedback vermedigi surece pek gelismez. yazmasi gelisen kisiler hep iyi okullarda hazirliga gittiler, universite boyunca ingilizce ders aldilar ve hocalar yazdiklari paperlarini dese dese ogrendiler. sonuc olarak hoca (online veya in-person) en verimli olacak yontem. kitap denmis de gene ayni kapiya cikiyor, kitap senin hatalarini duzeltmez.
0
hot potato
(08.10.25)
(11)

2. Dünya savaşından sonra büyük devletler ne oldu da bu işin birbirini vurmakla çözülmeyeceğini anladılar?

mikahakkinen
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
0
mikahakkinen
(03.10.25)
kapitalizm egemen ekonomik düzen oldu. Bu yüzden daha çok.
0
adivar
(03.10.25)
2.dünya savaşında belki 100 milyon kişi öldü.
avrupa'da büyük şehirlerde taş üstünde taş kalmadı.
ekonomiler allak bullak oldu.
yahudi soykırımı çok bir büyük savaş suçu.
ingiltere'nin fransa'nın sömürge düzeni çöktü.
bir dolu sebep var ama asıl sebep japonya'ya atılan atom bombalarının gücü herkesi korkuttu. benzer bir savaşta karşılıklı atom bombası atmaya başlarlarsa bildiğimiz anlamda insanlığın sonu gelebilir.
0
co2s2
(03.10.25)
Nazi hareketi olmasa bugünkü İsrail devletini kurmak için gerekli politika oluşur muydu ya da gecikir miydi diye tarihçiler tartışıyor. Dolasıyla kan dökme olayı elbette bitmedi; “herkesin kanı dökülmesin ama bazılarının kanı dökülebilir” aşamasına geldi. İsrail’in kurulmasında da yine İngiliz hükümetinin destekleri var nereyi kazısan İngilizler çıkıyor. Sömürecek işçilerin hepsi savaşta ölmesi kapitalist düzene kar getirmiyor; canlı kalsınlar ama itaat etsinler boyutuna geçti.
0
titanic kemancısı
(03.10.25)
Atom bombası ve nükleer caydırıcılık.

Büyük devletler büyük kayıplar vererek kendi ekonomilerinin zarar göreceği şekilde savaşmalarına gerek kalmadan da istediklerini elde edebildiklerini gördüler. Uluslararası şirketler üzerinden istedikleri gibi sömürebiliyor ya da pazara girebiliyorlar. Vekalet savaşları sayesinde doğrudan savaşmak yerine başka ülkeleri ya da örgütleri finanse ederek yıpratma yoluna gidebiliyorlar. Sonra da bunları birleştirip kapitülasyonlar imzalatıyorlar.
0
nawar
(03.10.25)
1. Dünya savaşında Almanlar büyük yenilgiye uğradığında kazanan taraf çok ağır faturalar kesti.

O zamanların bir ekonomisti, bunun doğru olmadığını, yıllık gelirlerinin %30’unu almanın makul olduğunu söylemişti. Hatta bu süreçte almayanın ekonomik kalkınması için yardım edilmesi gerektiğini söylemişti.

Peki ne oldu? Almanya borçları ödeyemedi. Milliyetçiliğin gazı ile naziye dönüştüler.

Kazanan taraf bir daha savaşa sürüklendi, borçlarını alamadan.
0
substituent
(03.10.25)
2.dünya savaşında, savaşın maliyetinin, savaş ile ulaşılmak istenen kazanımları aştığını yani maliyetini kurtarmadığını yaşayarak gördüler.

bir yeri işgal etmek, oradaki insanları beslemeyi, öyle veya böyle oralara hem insan kaynağı ayırmayı, hem altyapı yatırımı yapmayı vs. gerektiriyor.

bugün olduğu gibi politik yollarla sömürgeleştirmek çok daha az maliyetli ve yönetilebilir bir durum. ha buna rağmen, diğer büyük devletlerle paylaşım krizi veya çıkar çatışmaları politik güç ile dengeye ulaşamıyorsa, fiilen savaş yaşanmaya devam ediyor.

sadece bir örnek: bakınız ukrayna-rusya savaşı.
0
wilhelmwasmuss
(03.10.25)
sınırsız kaynak ve ucuz iş gücü ihtiyacının sebep olduğu global yıkımların kapitalizm sayesinde sonlandığını iddia etmek de enteresanmış. tam aksine dünya savaşlarının temelinde kapitalizmin egemen ekonomik düzen olması yatar. kapitalizmi savunanlar "30 sene önce cep telefonu yoktu bugün var" diyen akp'lilerden farksız. dünyadan koskoca nesilleri, yüzlerce seneyi çaldı bu sistem ama hala sanki bugün dünya barış içinde yaşıyormuş gibi kapitalizm güzellemesi yapıyorlar haha. bugün de zaten savaş meselesi kapanmış değil, üçüncü dünya savaşının önündeki tek engel nükleer caydırıcılık ve teknolojinin gelişmesiyle beraber coğrafi kontrol faktörünün eskisi kadar önemli olmaması. yani artık türkiye'yi işgal etmek için yarım milyonluk orduyla gelmene gerek yok. başına "demokratik" şekilde istediğin adamı koyuyorsun, bütün kaynakları o sana peşkeş çekiyor zaten. yok baktın işler istediğin gibi değil hop bu sefer darbe yapıyorsun.

bi şey değiştiği yok yani sadece artık aynı sömürü seviyesi için o kadar çaba sarf etmek gerekmiyor, illa savaşılacaksa yine demokrasi şöleniyle göreve gelmiş şahıslar aracılığıyla onların ülkesini savaşa sürüyorsun.
0
der meister
(03.10.25)
büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşünmediler aslında. abd ve sovyetler birliği birbirleriyle savaşmaya hazırlardı. ama atom bombası herkesi korkuttu. kimse cesaret edemedi büyük savaş çıkarmaya, hep kenarından dolaştılar. soğuk savaş yaptılar.
0
abelardo
(03.10.25)
merhaba. aslında büyük ülkeler birbirini vurmakla bu işin çözülmeyeceğini kavramakla beraber sikko devletleri bir şekilde sömürürüz kendi işimize yaradığınca destekleriz, yakar yıkar ele geçiririz sonra satranç tahtası gibi karşının hamlesine göre karar alırız dediler. doğrudan kimse birbirini yok etmeyi göze alamadı.

abd vietnam'da tökezledi, rusya yı küba destekledi, birbirlerinin hamlelerine karşı türkiye bile bir piyon olarak rusyayı vurabilecek nükleer füzelerin durduğu en ileri abd karakoluydu. sen çek ben de çekeyim diye küba/rusya vs turkiye/abd olarak kullanışlı aptal bir dönemimiz o yıllarda da oldu.

herkes çıkmasa girdi, afganistan demir leblebi gibiydi. oyunum sistemini değiştirdiler. aslında sorunuzun cevabı "proxy war" olarak günümüzde de devam ediyor. sonuçlanmış değil.

çok kısa cevap olarak: ben doğrudan hedef olacağıma karşı tarafı caydırıcı kullanışlı maşa bir ülkeyi kullanırım doğrudan hedef ben olmam. tek bir sorun vardı, iki kutuplu dünyada bunu tek aklına getiren abd olmadı.
0
libertine
(03.10.25)
insanlık yüzlerce yıl savaşmış, şimdi mi akıllanıp bırakmış:D işin şekli değişti sadece, özü aynı.

üçüncü dünya savaşı için de önce bağımsız bir almanya lazım. tarifteki ilk malzeme eksik.
0
kesmekes laleler
(03.10.25)
Şimdi uluslararası ilişkiler bölümüne çöp diyorlar işte biz de bir şeyler biliyoruz.

Cevap Mutual assured destruction ve Second strike capacity

Tabi bunlar soğuk savaş kavramları. Artık ülkeler ve kurumlar birbiriyle o kadar çok iş birliği halinde bağlandılar ki en kötü barış, savaştan daha hayırlı geldi. Bu da işte kapitalizmin zaferi neoliberal kurumsalcılık.

Ha bana kalırsa bence hiçbir zaman savaş bitmedi ve bitmeyecek hak ve batılın savaşı devam ediyor. Siyonizm vs diğerleri.
0
Hallegadola
(05.10.25)
(3)

Youtube'da walkthrough baştan sona oyun oynayan yayıncılar?

grimavi
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
0
grimavi
(02.10.25)
Tek Oğuz sasi yi takip ediyorum ama o da dediğiniz kriterlerin tam tersi :)
0
substituent
(02.10.25)
Tek kişi sayarim;
The radbrad
0
logisticsmanager
(02.10.25)
ChristopherOdd
0
hububrad
(03.10.25)
(9)

Neden sadece 2 tane yolcu uçağı üreticisi var?

messina123
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
0
messina123
(29.09.25)
temel iş metrikleri

yeni bir firma çıktığında eski firmalar o firmayı batırmak için fiyat kırarlar.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Sıfırdan üretelim dersek üretiriz ama verimli olmaz. Olay şu ki, yeni yaptığın uçağı kullanmazsın, hele ki 100-200 kişi taşımak için. Böyle bir kullanım için yıllar boyu uçağı test etmen gerek, durmaksızın. Çünkü bir sürü problem çıkacak. Bi problemi çözeceksin, tüm teste yeniden başlayacaksın mesela. Uçak kendini kanıtlayana kadar kullanmak intihar olur.

Boeing 1910lardq bu işe girmiş, zaten yüz yıldan fazladır ekipmanlarını test etmiş, her şeyi sıfırdan yapmamış, yeni bir teknoloji gelince sadece ona odaklanmış; çünkü diğer sistemler tamamdı. Böyle böyle gelişmiş. Keza airbus’ta öyle.

Hadi bi çılgınlık yapıp 20 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Bunca yıl zararına çalışacak. Başarılı olacağının garantisi var mı? Başka ülkeler, daha doğru düzgün yoldu taşımamış bir uçağı alır mı?

Ayrıca THY’nin 2024 geliri 3.6milyar dolarmış.
Airbus 4.23 milyar avro.

Uçak yapmaya gerek yok yani, Thy sadece hizmet satarak airbus kadar kazanıyor.

Ne zaman mantıklı olur? Türkiye’de yeni bir teknoloji geliştirilir, sadece bu topraklardan çıkar, bunu kullanarak pazarlanır.
0
substituent
(29.09.25)
Bilgi yanlış.
Embraer, comac, bombardier, atr var aklima gelen. Ama tabiki boeing ve airbus gibi değiller.

Çünkü onu yapacak iş gücü ve bilgi yok. Olay sırf para değil. Bu tarz kararlar öyle "yapalim" ile olmuyor. Örnek verirsek Arjantin'in telefon yapmaya çalışması ya da Brezilya'nin bilgisayar yapmaya çalışması gibi kaynaklara bakabilirsin. Bir de bu olaylar drone vs gibi şeyler değil, drone misal 50 kere düşsün 51. Yap. Uçak bir kere düşerse ikinciye şirket kapanabilir.
0
logisticsmanager
(29.09.25)
Boeing ya da Airbus, tarihsel olarak bütün uçak yolcu taşımacılığı krizlerini, hukuki surecleri vb atlattı. Alternatifsiz oldukları için yine de seçildiler.

Şimdi biri çıkıp yeni firma kurdugunda, hepsini olmasa da aynı kriz ve hukuki süreçlerin bazılarıni yasayacak. Ama daha çok göze batabilir bu, diğerinde "Boeing bu hallediyordur" denilebilen şey, yeni bir firma için "beceremiyorlar bunlar galiba pek ya" olarak bakılabilir, çünkü dönüp Boeing kullanırsın yine.

Medyanın bu algıyı beslemeyeceginin garantisi yok.

Maliyet, gereken teknoloji ve altyapıyı geçtim, sırf bu tarafı yüzünden epey riskli iş.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
sabanci sene 93' de
TOYOTA ile ortaklık yapti
ve güneydoğuya fabrika acacagini soylemisti,

kardaşını öldürdüler..

Otomotivde fransiz ve almanin somurgesiyiz,

Sam amca olmaz öyle dedi,
artik amerikadan da dusuk vergili arac gelecek.

hükümeti özgür iradenle sen seçtigin gün ,o zaman olabilir.
0
designer
(29.09.25)
Niye Devrim arabaları kötülendi dışlandı yok sayıldı alay edildi aşağılandı ve yok edildi ise ondan.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Çünkü tek başına yapmak kolay değil. Boeing, Mc Douglas firması ile birleşti zamanında. Airbus da Avrupa devletlerinin ortak girişimi. Yani iki firmada tek bir üreticinin veya ülkenin elinde değil.
0
hububrad
(29.09.25)
Öncelikle teknolojik ve lojistik olarak çok zor bir üretim prosesi. Hadi onu hallettin diyelim gizli ve açık ambargolar var. AB ve ABD lisans vermezse o uçakları sadece yurtiçinde uçurabilirsin.

uçağı bırak airbus veya boeing uçaklarına onların onaylamadığı tuvalet kapısı kolu bile takamazsın.
0
merhum
(30.09.25)
uçak sanayisi en kaliteli parçaları, en kalitesi mühendisleri ve argenin önemli olduğu bir sektör. formula 1 araçları da aynı çerçevede üretiliyor. yani sağlam bir bütçe ve sağlam beyinlerin olduğu bir sektör. yani hadi çıkalım togg yapalım kaan yapalım iha yapalım değil bu iş. ayrıca türkiye herhangi bir uçağının motorunu kendi yapmıyor bakınız kaan.

belli sektörler ekonomik gücü yüksek ülkelerde bunun sebebide en iyi mühendisleri ve bütçeleri.

devrim arabayalarıyla ne alakası var ya?=
0
mikahakkinen
(30.09.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(15)

Sahibinden'deki "son fiyat nedir" sorusu

chicha_v2
Buna ne diyorsunuz arkadaşlar?Kafamdaki ilk indirimli tutarı söylüyorum bi daha yazmıyorlar. Birkaç yüz bin indirimli fiyat mı bekliyor insanlar anlamıyorum ki? :D
Buna ne diyorsunuz arkadaşlar?

Kafamdaki ilk indirimli tutarı söylüyorum bi daha yazmıyorlar. Birkaç yüz bin indirimli fiyat mı bekliyor insanlar anlamıyorum ki? :D
0
chicha_v2
(25.09.25)
herkes bi pazarlık peşinde. pazarlıksız deyince anlamıyorlar. cevap vermemeleri senin açından daha iyi. fazla pazarlık yapmaya çalışıp seni delirtebilirler çünkü. fiyat ona uymuyor demek ki
0
jelly bear
(25.09.25)
Bizim millet mal. Kandırılmak istiyor. Mesela senin malın 100k. 105k yazmalısın bu aptalları tatmin etmek için. Sonra 95'e düşeceksin. Anlaşacaksın. Dürüst şekilde 100k kardeşşş dersen 90'a zorlarlar. Sinir harbi. Düzgün adam zaten çıktığında belli edecek. İlgili alıcı yazar sorar günaydın der. Gel çay içelim muhabbet edelim der, bir tur da ben bineyim der. Yazmıyorsa ilgi duymuyor, seni sevmiyor, muhabbet istemiyor vs kısaca isteyen vakit de para da ayırır xD
0
Shepard
(25.09.25)
baya ucuz bi fiyat yazıp şu kadara sattım hocam diyin deliriyorlar
0
nahtoderfahrung
(25.09.25)
Herkes mal almak istiyor ama parası yok. Bari alma hevesimi tatmin ediyim istiyor. Yanii 100 yazdın adam 90 olsun dedi. O an tamam 85 e veriyorum desen yine kabul etmeyecek.

Para yok millette. Bari satıcıya artistlik yapayım diyor. Tatmin olma derdindeler. Bak satıcıyı yalvarttım. Bana satmak için uğraştı ben almadım diyecek.

Çözüm vavacars a falan ver efendi gibi. Çar çakalla uğraşma.
0
luluki
(25.09.25)
onlar ciddi alıcı değil zaten boşver.
hiç cevap vermemeni, "ciddi alıcıysan gel araca bak, orada konusalım" demeni tavsiye ederim
0
abelardo
(25.09.25)
Bir şey satarken fiyatı yükseltip pazarlıkla normal fiyatına çekiyorum.

Bir kere oyun satıyordum, birisi pazarlık etmeden direkt almaya kalkıştı. Ben de dedim onun fiyatı 50₺ daha az. İnsanlar pazarlık diye tutturduğu için yüksekten koydum diye.

Valla keşke şu pazarlık saçmalığı olmasa. Hele alıcı durumda pazarlık yapmaktan nefret ediyorym.
0
substituent
(25.09.25)
Onlar alıcı bile değil. Sırf geyik olsun diye soran bile var. Adam mesela 5 ay önce kendi arabasını satmış 800 bine, sen arabayı koyuyorsun 1 milyona mesela. Kendi kendini yiyor "nah satarsın 1 milyona" diye. Sonra mesaj atıyor işte kaça bırakırsın falan. Hiç araba almayacak olan bile mesaj atar yani öyle toksik bir ortam haline gelmiş sahibinden. Bazıları da işte piyasası 1 milyon olan aracı senden 800'e almaya çalışıyor ki 1 milyona kendi satsın. 200 bini cukkalasın. Öyle tipler de var.
0
himmet dayi
(25.09.25)
Maalesef ben de kafamdaki fiyatın üzerinde yazdım bu "pazarlık perileri" yüzünden.

2285 yazdığım arabaya düz 2000 olur mu diyor şimdi de adamlar. Benim kafamdaki son fiyat 2200. Hadi düzgün biri gelse 2175'e bırakırım. Meşhur galericiler (S&S, Yeniköy Motors vs.) falan arıyor olmadı onlara vereceğim benim düşündüğüm fiyatı versin de kaça satıyorsa satsın allayıp pullayıp :)
0
🌸chicha_v2
(25.09.25)
Gecen bi hoparlor bakiyordum, 100bin yazmis adam.

Biri de mesajlarda "90bine olur mu, vay soyle vay boyle" diye 2 saat dil dokmus.

Adam da "tamam, gelip alabilirsiniz" yazmis.

Bu işsiz de adama cevap olarak "ya simdi baktim da 85 cikiyor" falan diye gevelemeye baslamis.

Illa bi dibine kadar zorlama, illa bi cingenelik olacak almak icin. Adam 90a olmaz deseydi 95e kosa kosa giderdi almaya.

Olayin fiyatla, parayla ilgisi yok. 10 liralik sey icin de ayni sey gecerli. Daha cok psikolojik
0
brkylmz
(25.09.25)
Boş muhabbette yazıyorlar o çok mesaj geldi ki ben sırf bu yüzden ilanı mesaja kapadım. Ciddi alıcı zaten konuşmasından kendini belli eder, gelip bakar.
0
mirty
(25.09.25)
Boş muhabbet.

Bir de ergenlik. Zamanında craigslist’te ülkeden ayrılacak expatın ilanı vardı. Evdeki her şeyi bir hafta içinde satmak zorundaymış. Adamın çok güzel yarış bisikleti var. O zamanın parasıyla 5.000 tl istiyor. Her gün arayıp 500 lira düşündüğüne teklif veriyordum ve adam kabul ediyordu. 3000’e ok dediğinde 1000 lira dedim ve sana vereceğime çöpe atarım demişti. Ergenliğimin zirvesi :)
0
gabe h coud
(25.09.25)
Son araba sattığımda İlana 720 yazdım. İnsanlar 650-690 arası tekliflerle geldiler. Fiyatı 750’ye çektim. 1 gün sonra 720’ye sattım. İnsan psikolojisi garip.
0
messina123
(25.09.25)
Telefonda para konuşmuyorum gelin görün ürün başında pazarlık yaparız diyorum
0
basond
(25.09.25)
abi onlar akıl hastası. seni de hasta eder
0
runaway
(25.09.25)
Bugün akşam 5'e kadar kapora şu kadarı yatırırsan, en son fiyat şudur diyorum. Yüzdesel bir oranı yok en yakın düz rakama yuvarlıyorum. Zaten kafamdaki rakam misal arsa satış için 3250 ise 3300 yazıyorum. Diğer türlü asıl kafamdaki rakamı yazsam daha da indirim isteyecek, o yüzden indirim yapacak kadar az şişirip yazıyorum fiyatı.
0
koskoca kirpi
(25.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(4)

İngilizce telaffuzu geliştirmek için

sekizdokuzon
Yurtdışında bulunmadan bu konuda ilerlemek için neler yapılabilir?Teşekkürler.Peşin not: Turksun ve aksanlı konusman normal cevabını kabul etmiyorum. Elbette ana dili İngilizce olan biri kadar akıcı konuşamayacagim ama Pakistan, Hindistan, Yunanistan vatandaşı olup ne dediği herkesçe anlaşılan insan
Yurtdışında bulunmadan bu konuda ilerlemek için neler yapılabilir?

Teşekkürler.

Peşin not: Turksun ve aksanlı konusman normal cevabını kabul etmiyorum. Elbette ana dili İngilizce olan biri kadar akıcı konuşamayacagim ama Pakistan, Hindistan, Yunanistan vatandaşı olup ne dediği herkesçe anlaşılan insanlara rastlıyoruz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.09.25)
Kendinle barisik ol be. İngilizin bile aksani var. Bu arada hintli pakili duzgun konusan yok hepsi dad du du dhat seklinde d d d kullaniyor her kelimede
0
Shepard
(24.09.25)
Bir yerde okumuştum, bilmediğiniz yeni müzikler dinleyip anladığınız kadarını tekrar etmeye çalışın gibi bit öneri vardı.
0
substituent
(24.09.25)
Fonetik alfabe ogrenmek iyi olur, gerekli degildir. bolca her telden ve her sesten ingilizce seslere maruz kalmalisiniz. deli deli olup kendi kendinize konusmalisiniz, tercihen bir dizi/sarki vs yeniden dinleyebileceginiz kayitlari ileri geri alarak taklit de edebilirsiniz. Irade gosterir ve disiplinli olursaniz ikinci anadilim ingilicce diyebilirsiniz.
0
klassno
(24.09.25)
Bunun için yapay zeka uygulamaları var, kimisi kısmen ücretsiz kimi tamamen ücretli. Konuşuyorsun ya da sesli okuyorsun mikrofona, o düzeltiyor, tamam diyene kadar çalışıyorsun.

Diğer seçenek google translate. Mikrofonu açıp, birebir anlayana kadar impressive, unthought, macchu picchu vb diyeceksiniz. Söylediğiniz kelime ekranda çıkıyorsa olmuş demektir.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.25)
(4)

Swift Ücreti Almayan Banka (gelen para)

whatdreamsnevercome
yapı kredi yakın bir zamana kadar her ay yatan maaşımdan para falan kesmiyordu. son dönem 32 dolar kesmeye başladı her para gelişine. "ULUSLARARASI FON TRANSFERİ V E MESAJLAŞMA ÜCRETİ SWIFT HVL" diyor adına.şubeyle konuştum kaldıramıyorlarmış.ben bunun alınmadığı bir banka arıyorum. mesela hali hazı
yapı kredi yakın bir zamana kadar her ay yatan maaşımdan para falan kesmiyordu. son dönem 32 dolar kesmeye başladı her para gelişine. "ULUSLARARASI FON TRANSFERİ V E MESAJLAŞMA ÜCRETİ SWIFT HVL" diyor adına.

şubeyle konuştum kaldıramıyorlarmış.

ben bunun alınmadığı bir banka arıyorum. mesela hali hazırda enpara hesabım var. burda var mıdır bu ücret nasıl öğrenebilirim telefon vs. açmadan?
0
whatdreamsnevercome
(22.09.25)
Parayı gönderen/ödeyen tarafla görüşmen gerek. Muhabir(aracılık yapan) banka masraflarını “alıcı öder” olarak gönderiyorlar. Yapıkredi de bunda bir şey yapamaz..
0
yankee jumping
(22.09.25)
enparada alan için swift ücreti yok veya çok azdı yanlış hatırlamıyorsam,
0
nahtoderfahrung
(22.09.25)
Bu sadece gönderen ve alıcı banka ile alakalı değil.

Alıcı banka ile gönderen banka arasında direkt iletişim yoksa, para iletişimi olan aracı bankalar üzerinden ilerliyor. En olmadı onlar kesiyor yani.
0
substituent
(22.09.25)
enpara ve cepteteb'de çok az alınıyor.

cepteteb 127 liraymış: www.cepteteb.com.tr
enpara 115 lira: www.enpara.com

ama bu muhabir banka masrafının karşı tarafta ödendiği koşulda böyle. ödenmezse size yansıyan masraf artabilir.
0
hobolo
(22.09.25)
(4)

Bazı insanların

curukturpkokusu
Bazı insanların mayası kötü...Söyleyeceklerim bu kadar
Bazı insanların mayası kötü...
Söyleyeceklerim bu kadar
0
curukturpkokusu
(21.09.25)
İmza atarım altına.
0
gobekliraki
(21.09.25)
Karşıdakini dinlemeden bu tarz yargılara varmak riskli. Hikayeyi sizden dinliyoruz ama karşı tarafın savunması nasıl mesela?

Hayatta her şey beyaz ya da siyah değil maalesef. Arada binlerce renk tonu var.

Birinin hayatında da siz kötü olabilirsiniz mesela.
0
substituent
(21.09.25)
@substituent, bu çok doğru. Ben salt iyiliğin bende olduğu kabuluyle yaşamıyorum zaten.

Karşı tarafın da her zaman makul bir savunması olur zaten. Her insan kendi güvenliğini, faydasını, çıkarını korur doğası gereği.

Ama, ilişkilerde (duygusal kadın erkek ilişkilerinden bahsetmiyorum) sosyal anlamda bir düzey, bir hatır, bir nezaket düzeyi vardır.

Neyse, çok uzatmama gerek yok. İyi olan insan ilişki başında da sonunda da kalitesini ortaya koyar. Bu çıkardın veya haklı haksız olma durumundan ayrı birşey.

Yine de uyarın için teşekkürler
0
🌸curukturpkokusu
(21.09.25)
Evet kötü. Kötülüğün varlığı kötülerin varlığına ikna edememiş beni, kötülerin varlığını tecrübe edince ikna oldum. Var öyle bişey.
0
muhayyer divan
(22.09.25)
(2)

türkiye'den avrupa'daki wise hesabına para gönderme

inveniam viam
türkiye'deki banka hesabından avrupa'daki wise hesabına para gönderilir mi? bir problem yaşanır mı? swift ile mi gönderilmeli?
türkiye'deki banka hesabından avrupa'daki wise hesabına para gönderilir mi? bir problem yaşanır mı? swift ile mi gönderilmeli?
0
inveniam viam
(21.09.25)
denemedim ama bir problem olmaması lazım.sonuçta normal hesap.
0
buenosdias
(21.09.25)
Wise hesabından tl hesap açın. Wise size TRXX iban veriyor. EFT yaparak parayı çok rahatlıkla gönderebiliyorsunuz. Wise içinde TLyi sonra dövize çevirirsiniz.
0
substituent
(21.09.25)
(3)

Anadolu yakası araç sürüşü yapılacak yerler

bass solo take one
Pendik tarafı olursa daha uygun olur. Kardeşimin ehliyeti var fakat epeydir kullanmıyor onunla sürüş çalışacağız. sakin cadde olabilir boş asfalt kaplı arazi olabilir önerileriniz nelerdir?*Pendik greenparkın oradaki pazar yeri kapalı.
Pendik tarafı olursa daha uygun olur. Kardeşimin ehliyeti var fakat epeydir kullanmıyor onunla sürüş çalışacağız. sakin cadde olabilir boş asfalt kaplı arazi olabilir önerileriniz nelerdir?

*Pendik greenparkın oradaki pazar yeri kapalı.
0
bass solo take one
(18.09.25)
Tuzla Tepeören sınav alanı var, burası trafiğe açık bir alan. Fakat haftasonları erken saatlerde falan pek yoğun olmuyor, sakin denebilir. Ara sokaklar falan da var, oralarda hiç olmuyor gibi. Yine direksiyon çalışan insanlara denk gelinebilir. Tepeören direksiyon sınav alanı yazarak ulaşabilirsiniz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
Emsey hastanesinin önü. Orası zaten sınav parkuru. Kocaman caddeler rahat rahat orada yapabilirsiniz
0
substituent
(18.09.25)
Özgürlük Parkı etrafında turlayın; sürücü kursları da oralarda yapıyor
0
vedatchilipeppers
(18.09.25)
(17)

Hapishane temalı film/dizi/kitap/yazı/başlık-entry

gadlemler
Prison break haricinde, hapishane temalı film, dizi, kitap, yazı öneriniz var mıdır?Sıkıntıdan hapishane hayatını merak etmeye başladım, o psikolojiyi...Entry-başlık bulamadım pek.
Prison break haricinde, hapishane temalı film, dizi, kitap, yazı öneriniz var mıdır?
Sıkıntıdan hapishane hayatını merak etmeye başladım, o psikolojiyi...
Entry-başlık bulamadım pek.
0
gadlemler
(07.09.25)
Aldırma gönül, Sabahattin Ali, Şiir
Kelebek, Henry Charrie, Roman (şiddetle tavsiye ederim.)
Kelebek Yukardakinin filmi, romanın tadını vermez
Alcadraz'dan Kaçış film
Sabahattin Alinin çok hikayesi vardır, kısa kısa koğuş arkadaşlarını anlatan, hepsi de okumaya değer
0
Mirket
(07.09.25)
Oz izle. Psikolojin bozulsun:)
0
nothing in my way
(07.09.25)
oz yüksek kalite, vis a vis sürükleyci tv dizisi ayarinda
0
ala09
(08.09.25)
İşin kuram ve sosyolojik kısmına ilginiz varsa Foucault'nun Hapishanenin Doğuşu kitabı var.
0
Amaranta ursula
(08.09.25)
Karılar koğuşu
0
rodeocu
(08.09.25)
filmlerin en ünlüsü escape from alcatraz.
benim en sevdigim le trou.

bu ikisi disinda
the shawshank redemption, the green mile, midnight express, duvar, ucurtmayi vurmasinlar, birdman of alcatraz, garage olimpo aklima gelen filmler.

nereden baslasam diye bir podcast var, orada hapishane sosyolojisi konusulmustu bir bölümde, bölümün adi aynen bu. ona bakabilirsiniz.

kitap olarak foucault+1, her ne kadar katilmasam da. eksisozluk.com
an architecture of hope - yvonne jewkes var, hapishane mimarisinin mahkumlar üstündeki etkisini inceliyor.
the panopticon writings - jeremy bentham
ayni zamanda bentham'in panopticon fikri üstüne yazilmis: Bentham’s panopticon: its architectural and social significance - john thomson
punishment and social structure - georg rusche + otto kirchheimer
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.25)
Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Steve McQueen'den Hunger
0
auroraaurora
(08.09.25)
Esaretin bedeli diycem ama korkuyorum
Tango ve cash
Escape plan (Sylvester Stallone)
0
etna
(08.09.25)
Hapishane psikolojisi dendiğinde akla hemen zimbardo deneyi geliyor. Bununla ilgili yapılmış filmin ve iki büyük hapishane filminin de linkini bırakayım.

das experiment
www.imdb.com

Celda 211
www.imdb.com

un prophete
www.imdb.com
0
thracia
(08.09.25)
Orange is the new black
0
substituent
(08.09.25)
Celda 211 yazmaya gelmiştim yazılmış , süper film hapishane diyince aklıma ilk gelen o
0
devilone
(08.09.25)
türkiyedekileri merak ediyorsan bana yaz anlatayım.
0
mikahakkinen
(08.09.25)
oz +1; her bolumunu buyuk bir heyecanla beklerdik zamaninda
0
sweetoffice
(08.09.25)
the night of - minidizi hbo
0
tahtakafa
(08.09.25)
Bahsedilmeyen, çok iyi olmayan ama izlenecek düzeyde iki film de ben söyleyeyim.

The Last Castle - Askeri hapishane
The Longest Yard - Komedi
0
himmet dayi
(08.09.25)
Celda 211 demeye gelmiştim ama söyleyen olmuş, ben de mizahi bir bakış için Ferhan Şensoy'dan 'Pardon' diyeyim.
0
(08.09.25)
(3)

Iphone 16 pro max çift esim

les yeux blanches
Aynı anda fiziksel sim olmadan çift esim eklenebiliyor mu acaba?
Aynı anda fiziksel sim olmadan çift esim eklenebiliyor mu acaba?
0
les yeux blanches
(05.09.25)
1 fiziksel, 1 esim olarak gördüm ben bir e ticaret sitesinde ürün sayfasında.
0
mor oje
(05.09.25)
denemedim ama oluyor gibi, son cümle:

"Çift SIM özelliğini fiziksel SIM ve eSIM ile kullanabilirsiniz. iPhone 13 ve sonraki modeller, fiziksel SIM ve eSIM'in yanı sıra iki eSIM içeren Çift SIM'i de destekler. "
support.apple.com
0
nhk ni youkosu
(05.09.25)
Evet oluyor. Aynı anda 2 tane esim oluyor, uzun süre kullandım da.

Üçüncü bir esim’i açmaya çalıştığınızda ikisinden birisini kapamanızı istiyor. Şimdi denedim bunu da.
0
substituent
(06.09.25)
(5)

Para yönetimini, yatırımı nasıl öğrenirim ?

mirty
Selamlar,Elde birikmiş bir kısım param var altın, dolar, euro olarak duruyor. Benim para yönetme bilgim bu kadar biriktirip kenara koyma şeklinde. Ancak ne uzuyor ne de kısalıyor. Bi nevi acil durum parası. Ev/araba ihtiyacım da yok. Bir 5 sene içinde miras yoluyla hatrı sayılır bir miktar gelecek a
Selamlar,

Elde birikmiş bir kısım param var altın, dolar, euro olarak duruyor. Benim para yönetme bilgim bu kadar biriktirip kenara koyma şeklinde. Ancak ne uzuyor ne de kısalıyor. Bi nevi acil durum parası. Ev/araba ihtiyacım da yok. Bir 5 sene içinde miras yoluyla hatrı sayılır bir miktar gelecek ancak ben bununla aktif olarak nasıl bir yatırım yapacağımı bilmiyorum. Şimdiden bunun yönetimini nereden/nasıl öğrenirim. Aylık birikimle de küçük küçük oynamalar yapabilirim.
0
mirty
(02.09.25)
Açık öğretim iktisat ve finans bölümlerinde okuyan birinden kitaplarını alıp çalışabilirsin.
İlaveten ülke ve dünya siyasetini geleceği okuyabilmecek kadar anlamaya çalış.
Ülke ve dünya iktisadı da aynı şekilde.
Bundan sonra, borfin'den falan birkaç temel ve teknik analiz kursu alırsan olay çözülür.
0
Mirket
(02.09.25)
Abi şimdi yaşadığım yer ile Türkiye'nin apayri ama ben bu durumu redditten öğrendim.
Sonra yabancı podcastler dinlemeye başladım.
Türkiye dinamiği kesinlikle farklı ama farklı modeller var ve benim sevdiğim global market portfolio. Onu sevmezsen başka örnekler de var.
portfoliocharts.com

Ben bunu annemin parasina yaptim. Onun da ihtiyacı yoktu. Ai baya kullandim, fikirlerimi sordum falan.

Bir kere reddit yatirim tavsiye etmem çünkü çok reaktif bir yapı var. Borsa düştü çık, çıktı gir kafasi var. Birkaç aylık verilerle is yapılıyor. Ondan burayi kesinlikle tavsiye etmem.

Bence kendine bir ai sectikten sonra ona kendi profilini anlat (yas, bu paranin amacı ne, misal 5 yıl dokunmasan olur mu 10 yil dokunmasan olur mu vs).
Sonra fikir al, sana yolladığım sitedeki portfolyolardan sor.
Sonra misal yatırım fonu sitelerinden bunlara örnek seçerek ai'dan fikir al. Misal hangisi daha diversified vs gibi (misal ben yabanci odaklı fon için sordum, bana anlatti bunda çok teknoloji var diğerinde daha bir çok sektör var. Diğeri daha iyi eğer tek sektör odakli olmak istemezsen falan diye).

Misal altin vs olsun istersen de all seasons portfolyo var;
portfoliocharts.com

Sonuç olarak ai ile konustuktan sonra annemin paralari yüzde 30 döviz, yüzde 20 altin, yüzde 7 para piyasasi ve geri kalanı yarı yariya olmak üzere mac+ipb ve afv+tmg+ytd fonlarina yatirdim. Bu şekilde acil durumda cashe dönecek bir birikimi var yüzde 40 civari da iste Türkiye ve yurtdışı fonlarinda.

Bir de dediğim gibi Türkiye ve yurtdışı çok farklı isliyor. Misal ai ile konuştum, eğer 8-10 sene aynı yerde yasamazsam çok büyük bir değişiklik olmazsa kirada oturup aradaki farkı msci worlde yatırmak daha iyi. Neden? Çünkü ortalama yüzde 10 kadar noter parasi var ve onun opportunity costu vs derken 8-10 senede ancak mantıklı oluyor. Ama Türkiye'de bu böyle değil. O sebepten özellikle gayrimenkul konusunda yurtdışına bilgilerine pek bakma çünkü her ülkenin kendi dinamiği var.
0
logisticsmanager
(02.09.25)
Bence ekonomi dersleri almak gerek.

Piyasadaki en iyi ekonomiye giriş kitabı: core Econ www.core-econ.org

Tamamiyle ücretsiz, 0 ekonomi bilgisi olanlar için. Boğaziçi üni makroekonomi dersinde bu kitap kullanılmıştı. O derecede de iyidir. Kitapta sorular var mesela, yanlış şıkkı işaretlerseniz detaylıca neden yanlış olduğunu da anlatıyor. Bu kitabı anlamak için 2. kişiye de ihtiyacınız yok.

Yatırım dünyasının nasıl işlediğini öğrenmek istiyorsanız, direkt makroekonomiye bakın. Mikro olmadan da oluyor.
Bu kitaba bakarsanız, birikim yapmak için parayı avro/dolar da tutmanın kötü bir yöntem olduğu anlayacaksınız.
0
substituent
(02.09.25)
Temel düzeyde teknik analiz, faiz enflasyon ilişkisi, makro ve mikro ekonomi ile genel finans kavramlarını ve yatırım sepeti , yatırımcı psikolojisi , risk ve getiri analizi, trend takibi, vb. konulardaki bilginizi geliştirmeniz gerekiyor.


Sonrasında piyasaları bir süre takip edip gerekirse sanal portföy yapacaksınız.

Sonrasında biraz zaman geçtikten sonra mutlaka bildiklerinizi uygulayıp, aksiyon almanız gerekiyor.
Kısa vadeli trade yapıp para kazanmak istiyorsanız, ayrı bir bütçe ayırmanız gerekiyor.
Kısaca kısa vade ve uzun vade ayrı bir portföy yapabilirsiniz.
Ama burada sadece kendi öngörüleriniz ve analiziniz ile yatırım yapacaksınız, ve yaparken mutlaka kayıplarda olacak.
Ayrıca her aksiyon aldığınızda mutlaka alış ve satış sebeplerini not alırsanız, kendinize daha çabuk geliştirebilirsiniz.


bazı tavsiyeler :

Makro ekonomi : berk dinçtürk
genel borsa ve trend : Burak aslan
türkiye ekonomisi üzerine okumalar : mahfi eğilmez
teknik analize göre al ve sat : tunç Şatıroğlu
genel piyasa : erdem kaynar
0
Rao
(02.09.25)
4 yıldır amerikan hisselerine yatırım yapıyorum. altından çok daha iyi getirisi var. ama gündemi takip etmen, gerektiği yerde hedge yapman, gerektiği yerde satıp kar alman, kısacası ilgilenmen gerekiyor.

youtube'da bora özkent'i izleyebilirsin. ben onun üst seviye aboneliğini aldım. bu abonelerle portföyünü de paylaşıyor. hiçbir şey yapmasan, sadece işlemlerini taklit etsen o bile yeterli.
0
sir gawain
(03.09.25)
(2)

Diablo 4 tarzı Türkçe oyun var mı?

1837837
Yada bu tip oyunları türkçe nasıl oynarım?
Yada bu tip oyunları türkçe nasıl oynarım?
0
1837837
(01.09.25)
Tam Diablo tarzı değil ama baldurs gate 3’e bakabilirsiniz. Gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan biri ve tamamiyle Türkçe.
0
substituent
(01.09.25)
children of morta
0
unalub
(02.09.25)
(4)

Bir bütün olarak ingilizce grammer’i nereden bitirebilirim?

avatar is back
Kelime seviyem aşağı yukarı c1 civarı. Vocabularytester diye bir siteden de test yaptım c1 çıktı. Ama grammer hayatımda hiç çalışmadım, çalışmayı geçtim konular adları falan ne onu bile bilmiyorum. Hal buyken konuşma ve yazmada c1 yerine b1 gibi takılıyorum. Ielts girsem yarın alacağım puan 6,5 fala
Kelime seviyem aşağı yukarı c1 civarı. Vocabularytester diye bir siteden de test yaptım c1 çıktı. Ama grammer hayatımda hiç çalışmadım, çalışmayı geçtim konular adları falan ne onu bile bilmiyorum. Hal buyken konuşma ve yazmada c1 yerine b1 gibi takılıyorum.

Ielts girsem yarın alacağım puan 6,5 falandır. 7,5-8 falan alamam bu grammer ile speaking ve writing’de.

Yok mu bir site, bir platform uygulama falan gireyim içine 1 ayda mantığını süper kavrayıp halledeyim şu işi? Kitaplara gömülmek istemiyorum açıkçası
0
avatar is back
(29.08.25)
Kastettiğim biraz tümden gelim metoduyla öğreten bir yapı. Çalışmaya başlarken toplam kaç konu kaç yapı olduğunu bilmem gerekiyor. Sonra içine dalıp yalayıp yutayım diyorum
0
🌸avatar is back
(29.08.25)
Betty azar, understanding and using English grammar

Gördüğüm en detaylı gramer kitabı. Seviyesi de yüksek. Cambridgeler de dahil onlarıda kullandım.
0
substituent
(29.08.25)
herhangi bir kitap ya da udemy kursu. kitap daha iyi çünkü gözle tarayıp zap yapabiliyorsun. videolu olursa dinlemek zorunda kalırsın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.08.25)
Azar lise kitabidir. Michael Swan Practical English Usage (ing ogrt bolumunde kullanilir) kullanabilirsiniz, pdf'ini bulamazsaniz da haberleyin atayim.
0
klassno
(29.08.25)
(6)

solotürk

WithWorth
Bu olayın fanlarını anlayamıyorum.Altındaki uçak motorundan flaplerine, işlemcisinden yazılımına kadar abd'nin iken biz vatan coşkusunu tam olarak hangi aşamada yaşıyoruz ?Yada abd "bu kadar coşku size yeter" deyip programdan falan çikarsa f-35'de oldugu gibi, o coşku yaşanamıyor mesela ¿
Bu olayın fanlarını anlayamıyorum.

Altındaki uçak motorundan flaplerine, işlemcisinden yazılımına kadar abd'nin iken biz vatan coşkusunu tam olarak hangi aşamada yaşıyoruz ?

Yada abd "bu kadar coşku size yeter" deyip programdan falan çikarsa f-35'de oldugu gibi, o coşku yaşanamıyor mesela ¿
0
WithWorth
(28.08.25)
Pilotlarımız ne kadar da yetenekli diye gururlanıyoruz?

Uçak F-35 olmaz F-16 olur, F-16 olmaz Eurofighter olur. Hindistan ordusunun pilotları gibi sürekli yere çaktıktan sonra uçakları bir anlamı yok.
0
chicha_v2
(28.08.25)
Uçakların kendisi abdnin olabilir ama uçuran biziz. Havada yaptıkları hareketler manevralar sence de akıl almaz değil mi? Bence öyle. Ben mesela uluslararası spor yarışmalarını anlamam esasında. Sporun nesi üstünlük ya da değer konusu oluyor anlamıyorum, ama burada o uçakların jetlerin yeteneklerinin hakkını sonuna kadar veren pilotlarımız var. Uçağın değil hareketin peşindeyim şahsen.
0
muhayyer divan
(28.08.25)
Benim de anlam veremediğim bir şey. Uçakta en ufak arıza olsa üreticisine gidiyorlardır muhtemelen.

Cumhurbaşkanlığının 50 araçlık kortejini görüp vay be devlet demekle aynı şey benim gözümde.

Asıl ülkeyi kalkındıran, kişi başı milli geliri arttıran; uçakla gösteri yapmak, araçla 300 le gidip makas atmak olmadığını anlamasığımız için bu durumdayız. En sonunda uçağı yapan, arabayı yapan kazanıyor. seninde ABD menşeli sosyal medya platformuna attığın video kalıyor.
0
substituent
(28.08.25)
Toprak Razgatlıoğlu'nun motoru BMW marka ama şampiyon oluyor
Michael Schumacher, Alman ama aracı Ferrari marka
Messi arjantinli ama krampon üreticisi Adidas Alman malı

Bu mantıkla, keramet, Toprak'ta değil BMW'de, Schumacher'de değil Ferrari'de, Mesi'de değil Adidas'ta.
0
ebeş
(28.08.25)
Toprak razgatlıoğlu şampiyonluğu ile bmw reklamını yapıyor. Razgatlıoğlu 1 kazanıyor, bmw 100 kazanıyor.

Razgatlıoğlu tatil için yurt dışına gidip parayı orada yiyor.

BMW kazandığı parayla argesine yatırım yapıyor, işçilerine daha çok maaş verebiliyor, böylelikle ülkede çalışanların git gide yaşam kalitesi artıyor.
0
substituent
(28.08.25)
hayatımda daha saçma bir şey duymadım.

ön yargım için kusura bakmayın ama büyük ihtimalle soruyu soran arkadaş iktidar yanlısı birisi ve yıllarca togg a gelen eleştirileri çekememiş şimdi soloturk e sallıyor gibi geldi.

ikisi aynı şey değil. birinde sen gerçekten bir şey yapmıyorsun. projeyi, çizimleri, parçaları yurt dışından alıyorsun ve -neredeyse- olduğu gibi satıyorsun. bunun nesiyle övünüyorlar demekle,

arkadaşlar bilale anlatır gibi anlatmışlar ama nerenin malı olursa olsun bir uçakla akrobasi gösterileri yapmak, o uçağı tabir-i caiz ise öttürmek ve dünyada bunu yapabilen sayılı ekiplerden olmak aynı şey mi sence?

En iyi kasaba "ama bıçağı isveç", en iyi doktora "ama eğitimini yurt dışında almış" denilir mi ne saçma şey? Biz ustayla övünüyoruz. Adamlar kullandıkları araçları bir enstrüman olarak kullanıyorlar.

biz orada öf be uçağın yeteneklerine bak amma sağlam makinaymış demiyoruz ki. Öyle desek haklısınız. E ucak da otonom gitmediğine göre? Soloturk pilotlarını alkışlıyoruz.

yarın öbür gün yerli bir araçla yaparlar, daha da göğsümüz kabarır.
0
ananiyimioguz
(30.08.25)
(8)

Trafikte yayaya yol verme

pembediken
Ülkemizde büyükşehirlerde pek yaygın değil gibi diğer şehirlerdeki durumu bilmiyorum. Trafikte çok araba olsa da olmasa da fark etmiyor sanki. Siz araba kullanırken yol veriyor musunuz? Ve yayayken yol verilmesini bekliyor musunuz?
Ülkemizde büyükşehirlerde pek yaygın değil gibi diğer şehirlerdeki durumu bilmiyorum. Trafikte çok araba olsa da olmasa da fark etmiyor sanki. Siz araba kullanırken yol veriyor musunuz? Ve yayayken yol verilmesini bekliyor musunuz?
0
pembediken
(28.08.25)
sağımdan veya solumdan hızlı araç geçmiyorsa mutlaka yol veriyorum. aynaya bakıyorum arkamdakiler öküz gibi geliyorlarsa vermiyorum. ya bana ya da yayaya çarparlar.
0
rodeocu
(28.08.25)
Mümkün olduğunca veriyorum elbette ancak yayanın uyması gereken kurallar var kanunda yazılı; ışık varsa ışığı bekleyecek. Yaya geçidinin sağından yol müsaitse geçişe başlayacak. Eğer bu kurallara uymadan zank diye yola fırlıyorsa da çarpmamak için veriyorum ama bazı yayalar hiç bakmadan atlıyor; fren mesafesinin ne olduğunu bilmiyorlar çünkü. Araba zaten dibindeyse anında duramaz, şemsiyesi olanlar da yolu göremiyor özellikle yağmurlu havalarda. Benim yolumun üstünde bir tane nokta var maalesef kaldırımlar dar; şehir planlaması kötü ondan kaynaklı biraz da. Metro çıkışının dibinde hemen yaya geçidi var; bir adım duvardan dönüp diğer adım yola çıkıyor yaya. O noktayı bildiğim için ben yavaşlıyorum ama bilmeyen birisi çok rahat çarpar çünkü yayanın geçişe başladığını gördüğün an zaten önünde bitiyor öyle bir yer. Bir diğer problem yaya geçidi önü ve gerisine park eden kamyon gibi geniş araçlar kör nokta yaratıyor ve yaya gözükmüyor. Temkinli geçiyorum böyle yerlerden çünkü gerçekten yola bakmadan fırlayan oluyor, araç içi kameram var bu tarz durumlara önlem amaçlı.
0
titanic kemancısı
(28.08.25)
Yaya geçidindeyse hep duruyorum. Değilse, yaşlı, çocuk, engelli, eşya taşıyan vs. durumlarda mğmkğn mertebe yol veriyorum.

Yaya geçidi bulunan tümseği u dönüşü için kullanan motorlara da asla yol cermiyorum.

Kendim yayayken ışık/yaya geçidi kullanıyorum varsa. Kendimim ehlikeye atmamaya gayret ederek atlıyorum yola, durmalarını bekliyorum. Durmayanlara bileniyorum...
0
yadigar
(28.08.25)
Yaya olarak bana Allah rizasi icin yol vermeyin. Alismamisiz bunca sene, gormemisiz yol veren sofor. Yol verildigni gorunce bosa strese girip hizli hizli, kosarcasina geciyorum. Hele yazin hava da sicak oluyor, bazen de elimde posetler falan oluyor sallana sallana yururken, aniden yol verip duruyor bir Kamil, hemen geceyim ayip olmasin diye kan ter icinde kaliyorum, stres oluyor insan durduk yerde:) Dunya hassas kalpler icin cehennemdir.
0
freedonia
(28.08.25)
İstisnasız yol veriyorum. Bir kere yaya geçidinden hızlı geçemezsiniz, her daim duracakmışsınız gibi geçmelisiniz. Birisi yola atlar feleğiniz kayar.

Ben yaya olmasa bile yavaşlıyor, yaya geçişini geçtikten sonra hızlanıyorum. Zaten olması gereken budur. Böyle risk 0 oluyor.

Yayayken ise kesinlikle yol vermesini bekliyorum. Eğer kaza olursa suç araçta oluyor ama yaya, sağını solunu kontrol etmediyse; yaya da kısmı suçlu oluyor.

Ben nası herkese yol veriyorsam herkes de bana verecek. Kurallar böyle benim keyfim değil.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 74. maddesine göre:
“Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş ... yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken, yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.”

Yani yaya geçindinde duramadım, kör noktaydı göremedim diye bir şey yok. Yaya olmasa dahi yaya geçidinden geçerken yavaşlanır.
0
substituent
(28.08.25)
İstanbul'da yaşıyorum, evet yol veriyorum. Yaya orada sabırla bekliyorsa şeridi ortalayıp gerekirse arkadakileri de yavaşlatıyorum.

Yaya iken de bekliyorum elbette yol verilmesini ama çoğu kişi vermiyor. Ancak ben yola atlayınca veriyor, sonra onun durduğunu gören de duruyor. Öyle yolun kenarında yaya geçidinde adam bekliyor dur şuna yol verelim yok buralarda :)
0
chicha_v2
(28.08.25)
Ben kesinlikle yayayken arabalara güvenip yola atlamıyorum, kimsenin yol vermesini beklemiyorum. Öyle bir algı oluştu ki yayalar, bana nasılsa yol vermeli diye hızla gelen aracın önüne atlıyor, bu nedenle bir sürü ölüm ve kaza yaşandı.

Araba kullanırken arkadaki trafiğin durumuna ve hızıma göre veriyorum, bazı yollar çok işlek oluyor ve araçlar hız limiti falan takmıyor, böyle yollarda hemen dibimde özellikle büyük araç varsa kaza yaşamamak için vermiyorum ama tabii ki yaya yola atlarsa vermek zorunda kalıyorum.
0
lamborcini
(29.08.25)
ben yaklasik 6 yildir almanya'da yasiyorum. yayalara yol vermeme gibi bir ihtimali aklimdan bile gecirmedim. turkiye'de ise oyle bir trafik var ki vermek kazaya neden olacakmis gibi geldigi icin bazen vermiyorum.

bu nasil duzelir bilmiyorum insanlar bu kurali uygulamiyor ve uygulamak isteyenleri de bir sekilde engelliyor. en basit kurallardan bihaberler. kurallara uymak insanlarin canini daha cok tehlikeye atiyor.
0
bohr atom modeli
(29.08.25)
(2)

M1 Macbook Air kaça gider?

anatomik
M1 MacBook Air.8GB RAM, 256GB SSD.En baz model yani.Pil devir sayısı 580Pil maksimum kapasite %84Hızlıca satmak istesem kaça gider?Sarı sitede benzeri durumdakilere 18 yazan da var 25 yazan da var. O yüzden net bir fiyat oluşturamadım kafamda.Bir de bunu satıp M4 Macbook Pro alacağım. Mağazaların vs
M1 MacBook Air.
8GB RAM, 256GB SSD.
En baz model yani.
Pil devir sayısı 580
Pil maksimum kapasite %84

Hızlıca satmak istesem kaça gider?
Sarı sitede benzeri durumdakilere 18 yazan da var 25 yazan da var. O yüzden net bir fiyat oluşturamadım kafamda.

Bir de bunu satıp M4 Macbook Pro alacağım. Mağazaların vs. mantıklı takas uygulamaları var mı ve onlardan net fiyatı nasıl alıyoruz?
0
anatomik
(28.08.25)
Pozitif teknolojide sıfırı 28bin
0
substituent
(28.08.25)
hocam, bende de aynısından var. ara sıra satsam mı lan diye bakıyorum. gerçekten 17-18'e öyle temizleri var ki, o paraya satacağıma evde durur diyip vazgeçiyorum hep. ama illa satacaksan, fiyat genelde o bantta. 26 bine sıfırını satan yerler var, ona göre hesap et.

bu arada ben tertemiz macbook m3 pro'mu satıyorum. 16inç. düşünürsen makul bir fiyata anlaşabiliriz :)
0
gitdaddy
(28.08.25)
(5)

niçin 3 boyutlu yazıcı almamalıyım

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
3 boyutlu yazıcı sahibi olduktan sonra yapabileceklerim neler? verdiğim para aldığım geri dönüşe değer mi?
3 boyutlu yazıcı sahibi olduktan sonra yapabileceklerim neler? verdiğim para aldığım geri dönüşe değer mi?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.08.25)
-filamenter pahalı
-çıkarma işlemi çok uzun sürüyor hatta biraz detaylı model ise günler sürüyor.
-kalitesiz alırsanız oozing gibi olaylarla çok karşılaşırsınız

Yapabilecekleriniz: benim 3d yazıcım olsaydı şunu denerdim: aurdino seti alırdım. Bunla robot, uzaktan kumandalı araçın mekanik elektronik kısmını yapardım. 3d yazıcı ile de, aurdino devrelerini yerleştireceğim profil/kasa basardım. Bir nevi kendim uzaktan kumandalı araba yapmayı denerdim ilk.

Hatta bütçem varsa bi tren yapardım. Bayağı raylarıydı, tenin kendisiydi. O kadar uğraşırdım ki katener hattı bile yapardım tren elektriği oradan alırdı.

Bu iş hobi işi bence. Benim bu işlere ayırabileceğim spare param olsa bunlarla uğraşırdım.
0
substituent
(27.08.25)
yapabilcekler hayallerle sınırı diyebilirim. Bir şeyler üretmekten mutlu olup, motive oluyorsanız neden değmesin.
Ancak baskı süresinin uzun olması, ses ve azda olsa koku gibi durumlarıda hesaba katmanız gerek, tabiki ayrı bir atölyeniz yok ise.
0
Rao
(27.08.25)
gerekli gereksiz boyutunda düşünmekten çok bu aleti aldığınızda neler yapabileceğinizi düşünmek önemli. ben bununla ihtiyacım olan her şeyi basabiliyorum. elektronik projelerden hobi projelerine kadar rahatlıkla aklınıza gelen her şeyi basabiliyorsunuz. örnegin temudan bir ups kartı aldım. bu kart ile elektrik kesintilerinde sadece 2 tane 18650 pil ile modemi besleyecek 12v alabiliyorum veya akvaryumun pompasında kullabiliyorum. bu kartı muhafaza etmek için tam ona göre bir kasa çıktısı alıp kartımı içine monte edip kullanabildim.veya daha geçen gün çocugumun oyun hamurunda şekiller çıkarabilmesi için kalıplar çıkarabildim. geçen hafta dogum gününde yaşının oldugu rakam çıkarıp pastanın üzerine koydum. çok sevdigim bir figür vardı onu çıkardım. legoda eksik parçalar vardı onları çıkardım. ikeadan aldıgım bir koltugun ayagı kırılmıştı gittim onu çıkardım. arabama piyasada bulunmayan bir parçayı çıkarıp taktım yıllardır kullanıyorum. lehim işlerinden teknik işlerden anlıyorsanız harika sonuçlar çıkarabilirsiniz.
3d yazıcılar için bir sürü model sitesi var. ne yazsanız hemen hemen var. bu hobi benim çok keyiflendiriyor. biraz da ilgi meselesi yani
0
limonlu eksi
(27.08.25)
peki pla+ ile 10x10x10'dan büyük objeler basacak birisi için marka, model tavsiyeleriniz neler?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.08.25)
bütçe meselesi tabii ama flashforge ad5x, bed slinger denen, alt tarafı hareketli aletlerden uzak durun derim, ucuz makineler evet ancak aslında göründüğünden daha fazla yer kaplıyorlar çalışırken, corexy denen, küp benzeri makineler daha pratik, daha kullanışlı, daha az ayar gerekiyor.

eğer para varsa bambulab ürünleri, pahalı ama kafanız rahat. flashforge da güzel bir ürün, 3ncü printer olarak düşünüyorum ben.

eğer sağlam parçalar basayım, mekanik dayanım olsun istersen kapalı kasaları tercih et.
0
selam
(28.08.25)
(6)

MSI Pulse 17 mi Mac M4 Pro mu?

noeldayın
Arkadaşlar hangi cihaz sizce daha iyidir? Apple uygulamalar için ekstra para alıyor mu?
Arkadaşlar hangi cihaz sizce daha iyidir? Apple uygulamalar için ekstra para alıyor mu?
0
noeldayın
(24.08.25)
Şunu söylemeye geldim: macOS da ücretsiz zip uygulaması yok daha. Winrar/zip gibi dosya içinde sırf yapabileceğiniz uygulama yok.

Zip dosyasını açmak istediğinizde dosyayı illa unzip yapıyor.

Başka uygulamalar zip dosyasını açıyor unzip yapmadan. Ama zip dosyasının içinde zip dosyası varsa, içindeki zip dosyasını açmak için unzip yapıyor.

Benim elimde iç içe geçmiş bir sürü zip dosyası var. Bu proeblem yüzünden windowsa geçtim.

Bazıları terminalden oluyor diyor, onı da denedim tabii. Terminalde dosya ismini komut istemcisine yazıyorsunuz. Öyle sürekle bırak yok. Ayrıca kullandığım dosyalarda Korece karakterler var ve dosya isimleri çok uzun. Hiç pratik değil.
0
substituent
(24.08.25)
m4 pro derim. çoğu uygulama apple'da ücretsiz. sadece çok spesifik özel bir uygulama arıyorsanız ücretlisini bulursunuz. apple tarafından üretilmemiş diğer yazılımları da yükleyip kullanabiliyorsunuz.

ben de m4 pro mu m4 max mı yoksa mini mi diye arada kaldım.
0
kurbanlik koyun
(24.08.25)
uygulamalardan kastınız nedir?

Windows'ta çok fazla program var. bir dolu ücretsiz program var. Mac'lerde öyle değil. kullanabileceğiniz sınırlı program var. bazıları da ücretli ama ben bugüne kadar office haricinde bir programa para vermeden yıllardır kullanıyorum.
0
co2s2
(24.08.25)
şimdi biraz ne yapacağınıza göre değişir sanki. öğrenciyim günlük işler için mac yeterli. boyutu ve hafif ağırlığından dolayı tercih ettim.
0
black holes in the sky
(24.08.25)
amaç ne? oyun falan oynar mısın?

m4 pro dediğin, macbook pro mu demek istedin çünkü düz m4'lü macbook pro iyi ama "m4 pro" işlemcili macbook pro çok daha iyi. Ben yıllar önce "m1 pro" işlemcili 14" macbook pro aldım hala işimi süper görüyor (video edit ve motion graphics)

Ama daha genel her işi yapayım diyen ve mesela zip'le spesifik işi olan insana bile windows daha iyi geliyor olabilir. Ben "the unarchiver" diye bi app kurdum sağ tuş aç diyorum zip dosyasını silip içini komple bi klasöre açıyor benim işim için bu okey mesela.

korsan yazılım istiyorsan iki tarafta da var ama yıllardır o işe girmedim son durum ne bilemiyorum.

edit: ayrıca pulse 17 tek model mi? genelde bu isimlerin altında farklı cpu gpu kombinasyonları oluyor. Mesela nvidia rtx 5000 serisi ekran kartı varsa onun avantajı olan kullanımlar olabilir. Atıyorum Unreal engine'de bişey yapacaksındır lazım olur, oyun oynayacaksındır iyi olur.
0
nhk ni youkosu
(24.08.25)
hangi ekosisteme aşinaysanız oradan devam edin bence.
0
kesmekes laleler
(24.08.25)
(5)

ingilizce swift dekontu

inveniam viam
swift ile yurtdışına para gönderildiğinde ingilizce dekont veren banka var mı?ayrıca swift dökümü diye bir şey var mı?
swift ile yurtdışına para gönderildiğinde ingilizce dekont veren banka var mı?

ayrıca swift dökümü diye bir şey var mı?
0
inveniam viam
(21.08.25)
enpara kontrol ettim.

türk bankaların klasik dekontu var türkçe.

swift mesajı diye bir belge var birde, o da ingilizce. dekont sayılır mı bilmem ama.
0
substituent
(21.08.25)
@substituent, uğraştığınız için teşekkür ederim.
0
🌸inveniam viam
(21.08.25)
şubedeki çalışanlar swift mesajını verebiliyor. o ingilizce oluyor genelde. bi sorun isterseniz
0
chanandler bong
(21.08.25)
belki işinize yaramaz ama mobilden güncel dili ingilizce yapınca herşey ingilizce oluyor
0
atcapar
(21.08.25)
swift mesaji ingilizce olur ve bir cok detay icerir, her bankanin veriyor olmasi lazim. subenize sorun mutlaka ve isteyin.
0
bay b
(21.08.25)
(6)

İpadde pdf okurken

thesomberlain
Altını çizip not alabileceğim bir app biliyor musunuz?
Altını çizip not alabileceğim bir app biliyor musunuz?
0
thesomberlain
(19.08.25)
çok var, tablete bir sürü yüklemiştim ücretsiz olanlardan özellikle. durmadan yeni bir editor çıkıyor ve gayet de başarılı oluyorlar.

ben zamanında goodnotes 5 almıştım, onu kullanıyorum hala. o zamanlar bir kerelik satın almaydı. İstediğim her özellik var fazlasında gözüm olmadığı için başka uygulamaya geçmekle uğraşmıyorum.
0
substituent
(19.08.25)
İos için bir ya da birkaç isim alabilirim
0
🌸thesomberlain
(19.08.25)
Notability güzel. Kendi books uygulamasi da Apple Pencil ile not aldırmıyor mu?
0
orient blue
(19.08.25)
notes+ kullanıyorum ben, memnunum.
0
evrim halkasi
(19.08.25)
Pencil yok ya direk parmakla çizemez miyim?
0
🌸thesomberlain
(19.08.25)
notes+
Noteful
CollaNote
Flexcil
0
substituent
(19.08.25)
(3)

Wellbutrin kullananlar?

loch ness
Selamlar efendim, Wellbutrin denen ilacı dikkat eksikliği ve motivasyon kaybı için kullandığını ve çok iyi sonuçlar aldığını söyleyenler var etrafımda. nedir ne değildir? kullananlar , faydasını görenler ne için kullanıp nasıl faydalar ve yan etkiler gördüler?
Selamlar efendim,

Wellbutrin denen ilacı dikkat eksikliği ve motivasyon kaybı için kullandığını ve çok iyi sonuçlar aldığını söyleyenler var etrafımda.

nedir ne değildir? kullananlar , faydasını görenler ne için kullanıp nasıl faydalar ve yan etkiler gördüler?
0
loch ness
(18.08.25)
uyarı: başkasının tecrübesi seninkiyle örtüşmeyebilir.

benim tecrübem ağır bir ilaç ilk 5-10 gün baş dönmesi ve garip bir dalgınlık yapıyor. beyninde bir işler olduğunu anlıyorsun yani. hatta hızlı hareket eden objelere bakarken denge kaybı yaşatıyor. sersem ediyor. uyaranlara karşı aşırı hassas oluyorsun kurt köpeği gibi sokakta çıt çıksa fark eder hale geliyorsun ve sinirler yay gibi gergin oluyor.

15. günden sonra etkiler azalıyor ama hala adhd konusunda bir etki göstermiyor. ben 20. günden sonra etki aldım ve çok fark etti. normal insan olmanın. karar verip uygulayabilmenin. işleri süründürmemenin keyfini yaşıyorsun. buraya kadar harika ama bu etki kalıcı olmuyor. en fazla 10 gün kadar sürüyor ve vucut bu yeni dopamin rutinine alışarak eski duruma geri dönüyor. bir olumsuz durum da aşırı sinirlilik yapması. en ufak şeyden kavga çıkarabilir öfke patlamaları yaşayabilir hale geliyorsun.

özetle benim için yaşattığı 5-10 günlük faydaya değmedi. redditte takip edersen birçok kişinin tecrübesi de buna benzer olmuş
0
orpheus
(18.08.25)
Hem sigara bırakma ilacı hem de antidepresan diye biliyorum. Kardeşim kullanıp kullanıp kafasına göre bırakmış, evde bir rezalet dönemi olmuştu.

Kafaya göre kullanılacak bir şey değil, psikiyatri muhakkak görmeli.
0
muhayyer divan
(18.08.25)
Bu ilaçlar snri. Öyle 5-10 gün kullandım oldu bitti ilaçları değil. Bu ilacı almaya başladığınızda 20-30 güne kadar kolay kolay etkisini hissetmezsiniz. Öyle bir anda olan bir süreç de değil. İlacın uzun süre düzenli kullanımı gerekiyor.

Bu gün sayısı bünyeden bünyeye değişiyordur elbet, ama öyle kısa süreli kullanılan ilaçlar değil bunlar.

Ayrıca antidepresanlar takviye gıda değil. Öyle tavsiyeyle başlayamazsınız. Psikiyatriste görünürsünüz, uygun görürse başlatır.

Ben tavsiye olarak şunu söyleyebilirim, ilaçlar tek başına fayda eden şeyler değildir. Burada sizin sürekli terapi almanız gerek. Maddi bütçeniz klinikte psikiyatriye gitmeye yetmiyorsa çok umut bağlamayın.
Bunu devlet hastanesinde 4 yıl psikiyatriye girmiş, 10’a yakın farklı psikiyatrist görmüş birisi olarak söylüyorum.
0
substituent
(18.08.25)
(23)

Gelecek ay doğacak kızımız için İsim Oylaması

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar.Kısmetse gelecek ay kızımız katılacak aramıza ama isim konusunu hala netlestiremedik, tereddütte kaldık. Bu yüzden konuyu sizinle paylaşmak istedik.Anket sonucu büyük ölçüde belirleyecek kızımızın ismini.https://forms.gle/fFqaf5B1r4C5e9Rj8Oylamaya katılımınızı ve yorumlarınızı bek
Merhaba arkadaşlar.
Kısmetse gelecek ay kızımız katılacak aramıza ama isim konusunu hala netlestiremedik, tereddütte kaldık. Bu yüzden konuyu sizinle paylaşmak istedik.

Anket sonucu büyük ölçüde belirleyecek kızımızın ismini.

forms.gle

Oylamaya katılımınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.

Hepinize teşekkürler.
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.08.25)
cift isimli biri olarak cift ismi gereksiz buluyorum. genelde aile birini kullaniyor ve kisi ona alisiyor. sonra kagit ustunde goren kisi diger isimle seslenince uzerine alinmiyorsun falan. yazarken, form doldururken gereksiz bir uzunluk oluyor. bir ismi sevmeyince ve onunla seslenilince hosuna gitmiyor, ama ayni ortamda, mesela sinifta kullandigin isimde biri olunca senin icin sevmedigin ismi kullanabiliyorlar. hatta benim durumumda iki ismim de 2 farkli kiside vardi, bana iki ismimi de iceren bir kisaltma kullanmislardi. hos degil yani 2 isim.
0
lemmiwinks
(18.08.25)
Çift isim koymayın lütfen. Bence de gereksiz. Bende de çift var. Herkes çift isim koyuyor. Ayrıca türkçe karakter olmasın mümkünse.

İpek veya ekin sade olarak güzel isimler.
0
jelly bear
(18.08.25)
hocam çift isimli olup bir ismini sevmeyenlerde genel olarak sorunun kaynağı şu: çocuklara bir ismi dededen, nineden veriyorlar, ikinci isim de daha modern oluyor. bu gibi durumlarda çocuk daha modern adı kullanıp diğerini benimsemiyor. ancak bu durum her zaman böyle değil. benim de iki ismim var ve ikisini de severek kullanıyorum. hatta bir isim daha resmi geldiği için iş hayatında onu kullanıp gündelik hayatta diğerini kullanoyorum daha çok (iş telefonu/kişisel telefon gibi). o yüzden iki isim, özellikle ikisi de güzelse, rahatsız edecek bir şey değil.

sizin isim önerileriniz için de, her ne kadar gökçe ismini sevsem de (genel olarak öz türkçe isimleri severim) özellikle yabancıların söylemekte zorlanacağı bir isim. bu yüzden illa bu ismi koyacaksanız okunuşu/söylemesi daha kolay olan 2. isimle birlikte daha iyi olur (hem ipek hem de ekin bu konuda iyi bence). bunlar yerine "gökçe ece" de düşünebilirsiniz.
0
shadowfollower
(18.08.25)
sadece gökçe.
0
gobekliraki
(18.08.25)
Çift isim koyun gökçe ipek oktay kısaltması da gio güzel oluyor :)
0
grimavi
(18.08.25)
çift isim hiç güzel bir şey değil. gökçe tek başına çok güzel.
sağlıkla büyüsün minik.
0
matilda
(18.08.25)
çift isimli biriyim, çift isim nimettir. sağlıklı sıhhatli bir süreç geçirirsiniz umarım
0
kel aynak kusu
(18.08.25)
iki isim sevmiyorum. gereksiz. Gökçe Oktay iyi.
0
sir gawain
(18.08.25)
iki isim sevenlerdenim. gökçe ipek işaretledim.
0
lazpalle
(18.08.25)
Gokce ipek isarwetlemeyenlerin ve cekirdek citleuenlerin kendisine saygisi yoktur
0
lapaz
(18.08.25)
İki isimli biri olarak allah aşkına iki isim koymayın. Biri hiç kullanılmıyor zaten, gereksiz fazlalık. Gökçe’ye oy verdim ama tek başına ekin olsaydı ona oy verirdim.

Allah analı babalı büyütsün şimdiden
0
mor oje
(18.08.25)
tek isim bence de. ekini severim ama unisex bir isim, ipek de çok güzel tek koyabilirsiniz
0
Hallegadola
(18.08.25)
cift isim guzel de evlenince 2 soyisim almak istendiginde cok uzun oluyor :D
0
65 derece
(18.08.25)
ben de çift isim kadınlarda kullanışsız buluyorum. evliyim 2 soyadım var, iyi ki annemler bana çift isim koymamış diyorum, çift soyadı kullanmak yeterince zor, bi de çift ismim olsa kabus olurdu :)
0
turuncu tonlarda
(18.08.25)
soyadı ekleyince sorun olması soyadı problemidir isim değil. İkili isimlerin ikisi de güzel ekine verdim ben. allah bağıslasın
0
ala09
(18.08.25)
gökçe ekin'e oy vermiştim ama iki isimlilerin dertlerini okuyunca ekin oktay iyidir diyorum. adım ve soyadım 4'er harfli, şahsen keyfim beyde yok! :D
bir de rahmetli oktay ekinci'yi hatırlattı; ayrıca hoşuma gitti <3
sağlıklı ve hayırlı bir evlat olsun dilerim.
0
lil siztah
(18.08.25)
gokce ekin'e oy verdim ben de.

ben iki isim destekcisiyim. benim ad soyad combom siir gibi zaten esi benzeri yok cok mutluyum ama diger insanlarda da hangisine ait hissediyorsa onu kullanma opsiyonu olsun bence cocukta
0
aguen
(18.08.25)
İki izinli biri olarak, iki isim güzeldir.

Birini herkes kullanır, diğerini çok değer verdiğin birisi kullanır mesela… o kişiden o kullanılmayan ismi duymak çok güzel bir his
0
substituent
(18.08.25)
İki isimli biriyim. Biri gökçe biri ipek diyecek. İpek ninesinin ismi mi.? Sana nasıl hitap edeyim? İkisini birden kullanacaklar laf kalabalığı...

Off ben bıktım. Çocuğunuza bu zülmü yaşatmayın. Gökçe yeter.

Ben yaşadım yaşıyorum. O yasamasın.
0
luluki
(18.08.25)
Gökçe mira
0
topkapiaksaray
(19.08.25)
cift isim bu zamanda amelelik, o yuzden sadece gokce.
0
cooperr
(19.08.25)
ekin oktay da metin oktay gibi oluyor.
0
Hallegadola
(19.08.25)
ground
(19.08.25)
(13)

Hapşırana ne cevap veriyorsunuz?

michael_knight
Diğer cevapları değil de bu cevabı verdiğiniz için ne hissediyorsunuz? Daha doğrusunu, iyisini söylediğiniz için bir böbürlenme var mı?Kaç yıl hangi cevabı verdiniz?
Diğer cevapları değil de bu cevabı verdiğiniz için ne hissediyorsunuz? Daha doğrusunu, iyisini söylediğiniz için bir böbürlenme var mı?
Kaç yıl hangi cevabı verdiniz?
0
michael_knight
(16.08.25)
Çok yaşa dedim yıllarca
İnsanların umrunda değil

Bıraktım

Anlamsız bir söylem
Miden guruldayınca birşey denmiyor sonuçta
0
baldan kaymak
(16.08.25)
“Sağlıklı ve güzel yaşa” diyorum.

Çok yaşamak marifet değil bence, önemli olan sağlıklı ve güzel yaşamak..
0
substituent
(16.08.25)
Çoyaşa/çoğyaşayın diyorum.

Eğer hapşuran elhamdülillah derse, yarhemmukellah/yarhemmukillah diyorum.

Eğer ingilizce konuşuyorsa, “blesyu”; fransızca konuşuyorsa “atesuet/avosuet” diyorum.

İllâ ki bir şeyler diyorum.
0
yadigar
(16.08.25)
@substituent bir sen bir de @muhayyer divan... Abi ne pis geyiğiniz varmış. Bir de üç nokta yerine iki nokta atıyorlar...
@yadigar sana kusma emojisi abi, hadisci olmuş yoldan çıkmışsın.

soruya cevabbb: geberrrr diyorum, bu samimiyet yoksa bir şey demiyorum.
0
Shepard
(16.08.25)
çok yaşa diyorum, o kadar. gerisine kafa yoracak mevzu değil.
0
lazpalle
(16.08.25)
cevap vermiyorum
0
mantık
(16.08.25)
Çok yaşa diyorum.
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
İyi yaşaya upgrade etsem mi diye on yıldır düşünüyorum ama samimiyetsiz geliyor iyi yaşa demek. Çok yaşarsa bir bir ara iyi de yaşar gibi zaten
0
sekizdokuzon
(16.08.25)
Bir şey demiyorum, zaten hapşırmak gibi doğal ve kişi için ne olumlu ne olumsuz bir anlamı olmayan bir eylem için neden bir şey deme ihtiyacı duyulur onu da anlamıyorum.
Bir şey söylenecekse bunu mantıklı ve gerekli bulduğum için söylemeliyim. Ailemden öyle gördüm ya da herkes öyle yapıyor diye bilinçsizce aynı rutini tekrar etmek bana ters.
0
mikro patlama
(16.08.25)
YerhamükAllah diyorum. Anlamı Allah sana merhametiyle muamele etsin demek.
0
hebanon
(16.08.25)
Hür yaşa
0
onheil
(16.08.25)
Hapsiran kisi Turkse "cok yasa", milletinden bagimsiz olarak eger yabanciysa "bless you".
0
sertac akin
(17.08.25)
yadigar
(17.08.25)
(1)

Hangi banka faizi

Kittie
Su an en yuksek, en avantajli vadeli hesabi hangisi?
Su an en yuksek, en avantajli vadeli hesabi hangisi?
0
Kittie
(11.08.25)
ing %49
0
substituent
(11.08.25)
(6)

Şu şarkıyı çok beğenmedim ama sürekli dinlememek için kendimi zor tutuyorum

Batuhanolabilir
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyenhttps://m.youtube.com/watch?v=wDjeBNv6ip0&pp=ygULbG9zdCBvbiB5b3U%3D
Bazı şarkılar var böyle loopa alıyor insan sonra bayıyor bu da öyle bi şarkı bu ne biçim erkek diyodum cinsiyetsiz lezbiyenmiş söyleyen

m.youtube.com
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
İçinizde bayık bir yerler varsa oraya denk gelmiştir oluyor öyle.
0
encokbenisevinnolur
(10.08.25)
Aramıza hoş geldin şekerim. Seni Taksim'deki onur yürüyüşümüze bekliyoruz.

www.youtube.com
0
Sour
(10.08.25)
Anlamadım şarkıyı söyleyen lezbiyen diye mi dinlemekten çekiniyorsunuz?

Velet ki lezbiyen gay trans vs. olsun?

Ne fark edecek? Neyi değiştirir bu dinlediğiniz müzikte?
0
substituent
(10.08.25)
Yok ya dinlemekten çekinmiyorum. Bazen bazı şarkılar aşırı sarıyo beni bu şarkı da saracak ondan bahsettim. Gece gündüz dinliyorum zaten dünden beri. İlk erkek sandım ondan öyle yazdım yoksa banane elalemin yöneliminden ben apolitik birisiyim ne itiraz ederim ne desteklerim banane
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
"cinsiyetsiz lezbiyenmiş" kısmına takıldım, o nasıl oluyor
0
duyuruuser
(11.08.25)
kendisi öyle söylemiş medyaya kadın veya erkek değilmiş.
0
🌸Batuhanolabilir
(11.08.25)
(2)

iphone, icloud sorunu. Alenen beni icloud yükseltmeye zorluyor.

ground
200 gb icloudum var. Yıllardır videolarımı düzenli olarak pc’ye indirir telefondan da siler alan açardım geçinip giderdik. Bu her sabah rutinimdi. 1 haftadır buna izin vermiyor telefon. Pc’den icloud açtığımda son videoları yüklemiyor ve göstermiyor. Telefondan kendime whatsappdan atmaya çalışıyorum
200 gb icloudum var. Yıllardır videolarımı düzenli olarak pc’ye indirir telefondan da siler alan açardım geçinip giderdik. Bu her sabah rutinimdi. 1 haftadır buna izin vermiyor telefon. Pc’den icloud açtığımda son videoları yüklemiyor ve göstermiyor. Telefondan kendime whatsappdan atmaya çalışıyorum yine hata veriyor. Eşime falan airdroptan atayım diyorum dakikalarca indirmeye çalışıp sonında hata veriyor. Video düzenleme programından render almak istiyorum %90 a kadar falan gelip yine başa dönüyor. Başka hiç bir yol bırakmıyor. Bu arada kapasite yükseltmekle ilgili konuşma ve nette araştırma yaptım muhtelemen onu da anladı ki beni şu anda mecbur bırakıyor. Bunun bir sebebi var mı? Ya da başka bir yolla çözebilir miyim? Para vermek istemiyorum. Not ; iphone 14 promax
0
ground
(09.08.25)
Şöyle olur mu:

videoları dosyalara kaydedin (paylaş düğmesine bakın dosyalara kaydet seçeneği olması lazım)

VLC player indirin.

Videoları, dosyalar uygulamasında VLC klasörüne atın.

VLC den ağ paylaşımını açın.

VLC size bir tane adres verecek 192.168.1 tarzı.

Bu adresi bilgasayara girdiğinizde VLC ile dosya aktarımı yapabilirsiniz. İndirme de yükleme de.
VLC ile aynı ağda olmanız gerekiyor bir de.
0
substituent
(09.08.25)
İlk aklıma gelen alette hiç yer kalmamış olabilir mi? Kıyabildiğiniz 2-3 uzun video dosyasını ya da yer kaplayan bir oyunu silin yeniden deneyin.

komik olmasın da aleti kapatıp açıp denediniz mi?

son olarak: apple müşteri hizmetlerinden yardım istediniz mi?
0
artuc
(10.08.25)
(4)

Kenara ayıracağım parayı bankaya hangi şekilde koyayım?

marowak
Yaklaşık 20 bin lira kenara atacağım. Yatırım amaçlı değil, ufak tefek acil ihtiyaçlar amaçlı. Kardeşlerim sürekli borç istiyor 3-5 bin onlara yolluyorum onun dışında birisine para göndermem gerekirse diye kenarda tutacağım bu parayı. Yani eft ihtiyaçları için diyebiliriz. Dolar veya euro olarak t
Yaklaşık 20 bin lira kenara atacağım. Yatırım amaçlı değil, ufak tefek acil ihtiyaçlar amaçlı. Kardeşlerim sürekli borç istiyor 3-5 bin onlara yolluyorum onun dışında birisine para göndermem gerekirse diye kenarda tutacağım bu parayı. Yani eft ihtiyaçları için diyebiliriz. Dolar veya euro olarak tutsam al sat yaparak var olan azıcık para eriyecek, mesai saatlerinde kur makası da açılıyor. Enpara'da günlük faiz hesabı açmak aklıma geldi ama faiz oranı 37.5 ki düşük geldi bana. Benim yerimde olsanız bu parayı nasıl muhafaza edersiniz? Biliyorum az bir miktar ama ekonomik olarak zor zamanlardan geçiyorum o yüzden benim için önemli.
0
marowak
(08.08.25)
42den aşagı faize koyma fiba ing ye bak ilk müşteriye yuksek veriyorlar
0
eja
(08.08.25)
çalıştığın bankanın para piyasası fonunu alacaksın. anlık bozabilirsin ve günlük faiz alırsın.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.08.25)
para piyasayı ya da borçlanma araçları fonu alabilirsin.

www.tefas.gov.tr
0
bay b
(08.08.25)
ing 49 faiz veriyor
0
substituent
(08.08.25)
(8)

kapitalist sistemde şirketler sürekli büyümek zorunda mı?

biseysorcaktim
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum."biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?küçük-büyük bütün şirke
"grow or die" hala geçerli bir argüman mı?
tüm şirketlerin sürekli büyüme karını arttırma hırslarını bir türlü anlamıyorum.

"biz büyüdük yeter artık" kapitalist sistemin doğasına mı aykırı yoksa basitçe insanların hırsı mı bu? ya da borsaya açılan şirketlerin kaçınılmaz sonu mu?

küçük-büyük bütün şirketler büyümek, rakiplerini yoketmek, tek olmak, sürekli büyümek istiyorlar. sebeplerini anlamıyorum.

edit: enflasyondaki değişikliklere ve yeni teknik gelişmelere karşı dirençli olmaktan bahsetmiyorum.
0
biseysorcaktim
(07.08.25)
Değil. BCG Matrix ya da growth share matrix bunun güzelce analizini yapmış. Şirketin ya da ürün/hizmetlerin hangi evrede olduğuna göre değişiyor bu durum.

en.wikipedia.org

Büyümek yatırım gerektiriyor. Bu yatırımın karşılığını vermeyecekse, şirket büyümeyi tercih etmez.
0
gabe h coud
(07.08.25)
eğer piyasada tek olursan fiyatları sen belirlersin. yeri geldiğinde çok kar edersin, yeri geldiğinde hiç kar etmezsin rakibini batırırsın. sen büyüyüp rakiplerini yok etmek istemezsen, rakiplerin büyür seni yok eder. büyüyen şirket, yatırım yapar, daha verimli olabilir, çeşitliliği arttırıp daha cazip hale gelebilir vs vs vs vs

işlerin daha büyük olduğu bir senaryolarda ise, yatırımcılar/hissedarlar sürekli daha fazla kar beklerler. şirketin değeri sadece mevcut operasyonu ile değil, gelecekteki büyüme potansiyeli ile de ölçülür.
0
co2s2
(07.08.25)
"Biz büyüdük yeter artık" birkaç farklı açıdan mantıklı değil;
Öncelikle ortada bir monopol yoksa "Size bu kadarı yeter, alın ürettiğimiz kadar kullanın" demek çok mümkün değil. Rakipler var, bunlar boş durmuyorlar, haliyle de ortada sürekli bir pazar payı kapma telaşı var. Bu rekabet süreci de ister istemez büyümek demek.

Diğer taraftan da sistemin yapıtaşları, başarı ölçütü hep bir şeylerin artmasına yönelik; hisse fiyatı, kâr, ciro, müşteri sayısı... Bir şeyler artacak ki birileri bonus alsın, şirket yeni yatırımcı çeksin, finansman bulsun.
0
salihdt
(07.08.25)
osssy
(07.08.25)
bir örnek vereyim.

ispanyol marka caf tren üreticisinin ürettiği trenler, vagon başı 1.8m dolar.

Koreli marka Hyundai Rotem ise 800k dolar.

Hyundai'ın trenleri, caf'ın trenlerden çok çok çok daha konforlu ve teknolojik.


İstanbul'da yeni açılacak metroların hepsinde neredeyse hyundai rotem kullanılıyor. Veya çin marka crrc trenler. ikisi de avrupa trenlerden kat ve kat daha ucuz, daha konforlu ve teknolojik.

Kendini geliştirmekle uğraşmasa bile maliyet diye bir şey var. teknoloji gelişiyor her dakika, eski teknolojilerin maliyeti azalıyor. sen ne uğraşıcam dersen gelir başkası uğraşır. senden daha iyisiini ucuza satar.

Bugün caf maliyeti düşürmeye çabalamıyor. sonuç: rakipleri tarafından kaybolunduruluyor. İstanbul gibi metro ağı agresif büyüyen bir şehiri kaybediyor.
0
substituent
(07.08.25)
Bence growth tartışılabilir olsa da ben borsaya açık olmanın ciddi sorunlarini görüyorum.
Misal borsada iyi gözükmek için isten cikarma yapıp operating profit yapmak falan. Yani bazı şirketlerde ki bizde de bu var; hisse fiyatı her şeyden önemli. Bu bence ciddi sorun çünkü hisseye yatırım yapan daha az maliyet daha çok profit istiyor. Bu da belli bir noktada daha çok offshoring ile calisan maliyeti düşürme, daha az calisanla aynı işi yapmaya calismak ve bunu genelde overworking ile yapmak falan, fabrikaları daha ucuz ülkelere taşımak falan yani hep böyle.

Ben Amerika'nın en eski corporationlarindan birindeyim ve şirket kötü yönetilmiyor ama borsaya açık olmayan bizim gibi büyük sirketlerde çalışan arkadaşların benim gibi ay sonu envanter+ intransit, ay sonu satış, ay sonu excess obsolescence dertleri yok. Bu borsaya açık olmanin getirdiği çok fazla iş ve stres var.
0
logisticsmanager
(07.08.25)
Sirketin türü ne? Hangi sektör?

Günlük tüketilen ürünleri üreten firmalar için farklı bu sorunun cevabı, yaşam boyu birkaç kere alınan/alınabilen ürün ve hizmetler için farklı.


Benim gördüğüm, şu an belirttiğiniz tarafından ziyade "musteri üretimi"ne oynuyor bütün firmalar, neredeyse birçok sektörde.
0
encokbenisevinnolur
(07.08.25)
bir nevi agar.io oynaniyor surekli olarak.

her sektorde her ulkenin bir "big 3-4-5" olayi vardir.

kucuk sirketler bu devlerin dikkatini cekip satin alinmak icin kicini yirtar, mumkun oldugunca hizli bir sekilde buyumeye calisir. amac sirketi satip biran once koseyi donmek ve erken emeklilik.

cok buyuk sirketlerin de bir noktadan sonra her ay birkac kisi ekleyerek buyume olanaklari olmuyor, en temizi komple bir sirketi yutmak.

devler etrafta dolanan ve onlardan is tirtiklayan ayakbagi istemiyor diyebiliriz.
0
cooperr
(07.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.