Giriş
(6)

Benzin niye çaydan daha ucuz

messina123
1 bardak benzin 10 lira, 1 bardak çay 20 lira. Buradaki mantık ne?
1 bardak benzin 10 lira, 1 bardak çay 20 lira. Buradaki mantık ne?
+1
messina123
(29.11.25)
Benzini bardakla ya da çayı galonla almıyorsun.
+4
osssy
(29.11.25)
Çünkü benzin, sizi çay içmeye mekana götüren bir araçtır.

biri kilometre yaptırır, diğeri dedikodu yaptırır :)
+1
Rondak
(29.11.25)
Arz/talep dengesi. O çayı 5 liraya da satabilirler. Ama o zaman maksimum kâr elde edilemez. 50 yaparsa bu sefer talep düşer. Yine kâr maksimize edilemez. Çayı piyasa fiyatı (satıldığı yerin bulunduğu konum, verilen hizmet, çayın lezzeti, bardağın şekli vs. gibi faktörler de düşünüldüğünde) elde edilebilecek maksimum kâra göre belirlenir.

Benzin de benzer mantık. Bir ara sırf Rusya'ya girsin diye Araplar hayvan gibi petrol üretimini artırdı. O kadar talep yokken arzı artırırsan (ürün piyasada fazlalaşmış olur) piyasa fiyatı düşer. Benzinin fiyatı da arza bağlı olarak değişiyor. Talep genelde çok oynak değil. Fiyatı arz üzerinden belirliyor petrol üreten ülkeler.
0
himmet dayi
(29.11.25)
Arz talep +1

Ayrıca kim benzinin çaydan daha değerli olduğunu söyledi ki.
Buna ek, 1 bardak benzinle en fazla ne yapabilirsiniz? 2-3km anca götürür herhalde.
0
substituent
(29.11.25)
Çaydaki maliyet kullanılan toz çay, şeker vs değil ki. Personel, kira, patrona kalacak para falan bir süzgeçten geçip çay fiyatı olarak yansıyor. Bir nevi orada oturma parası, ayağına çayın gelmesi parası vs.
0
mbond
(30.11.25)
AI ya göre 1 bardak çayın maliyeti 75 kuruş. Ki bence fazla hesapladı.
+1
ground
(30.11.25)
(5)

Erasmus için yurtdışı sağlık sigortası

somewhat unique
Merhaba, erasmusa gidecek yakınım için sağlık sigortası araştırıyorum. seyahatpolicesi.com sitesi üzerinden 8 Euro'ya poliçe alabileceğimi gördüm. İlgili siteyi daha önce kullanan oldu mu? Bunun dışında önerebileceğiniz/kullandığınız sigorta firması var mı? Yanıtlarınız için teşekkür ediyorum :')
Merhaba, erasmusa gidecek yakınım için sağlık sigortası araştırıyorum. seyahatpolicesi.com sitesi üzerinden 8 Euro'ya poliçe alabileceğimi gördüm. İlgili siteyi daha önce kullanan oldu mu? Bunun dışında önerebileceğiniz/kullandığınız sigorta firması var mı? Yanıtlarınız için teşekkür ediyorum :')
0
somewhat unique
(27.11.25)
Kullandığınız bankacılık uygulamalarına da giriş yapıp teklif alabilirsiniz.
0
yadigar
(27.11.25)
Cevabınız için teşekkür ederim. Ziraat bankası daha uygun görünüyor
0
🌸somewhat unique
(27.11.25)
Kurumun istediklerine iyi bakın. Min 30k euro teminatı olan poliçe istiyorlar. Ölüm vs durumunda cenaze masraflarını da kapsayan bir poliçe gerekiyordu bizde.

Ben Allianzdan yaptırmıştım, yanlış hatırlamıyorsam 72 eur tutmuştu (6 aylık) Hangi poliçe olduğunu merak ediyorsanız isterseniz ona da bakarım.
0
substituent
(27.11.25)
Cevabınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi min 30k euro teminat isteniyor. Başka detay var mı bilgim yoktu, önce onu araştıralım. Yarın direkt şirketi arayıp sorayım, teşekkür ederim
0
🌸somewhat unique
(27.11.25)
Formalite icabı yapıyorsanız;

Kendisi burada ebeveyninin SGK’sının kapsamında sigortalı mı?

Almanya ile Türkiye arasında anlaşma olduğundan, yıllar önce ben babamın sigortası sayesinde (SGK’da AT11 adında bir belge alarak) Almanya’da da sigortalı olmuştum.

Hangi ülkeye gidiyorsa bunu bir araştırabilirsiniz. O ülkeyle de geçerliyse ve zorunluluktan yapıyorsanız böyle yapabilirsiniz.
0
lazor
(28.11.25)
(10)

"Nasılsın?" sorusuna verilebilecek alternatif cevaplar

sekizdokuzon
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?Teşekkürler.
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.

Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(25.11.25)
aynı be ya, noolsun işte.
+1
kisa
(25.11.25)
yuvarlanıp gidiyoruz.
+1
tiredofwaiting
(25.11.25)
Kimse samimi cevap beklemiyor bu soruya. Günlük hayatın ritüellerinden biri.
İyiyim demek içimden gelmiyorsa iyi demek adet olmuş derim genelde.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
saçma sapan konuşma la (bkz. Behzat Ç)

en samimi cevap bu bence. çünkü herkes öylesine soruyor, laf olsun diye.
+1
faberkastelli
(25.11.25)
Yakınım olmayan herkese iyiyim deyip geçiyorum.
Yakınlarıma “bok gibiyim” derim.
Şu sıralarda da böyleyim maalesef :/
0
mutekebbir
(25.11.25)
Bomba gibiyim! Düşmanları ve hasetçileri sevindirmemek gerek.
0
komando kani var bende
(25.11.25)
Murat Ağırel, is that you?
+1
🌸sekizdokuzon
(25.11.25)
iç güveysinden hallice
+1
my fault
(25.11.25)
Standart
İyi diyelim iyi olalım
Çok şükür yaşıyoruz der gibi
0
substituent
(25.11.25)
Mukemmele yakinim derim genelde.
0
duster
(26.11.25)
(8)

Sağlık konusunda chat gpt ne kadar güvenilir?

rabitelli
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
Belirtileri yazıyorsun. Ekstra sorular soruyor, cevap veriyorsun ve sana büyük ihtimalle bundan kaynaklı diyor. Tabii ki yine doktora görünülecek ama merak ettim. Sizce ne kadar guvenmeliyiz?
0
rabitelli
(24.11.25)
Yanlarım ağrıyor sence bu kanser belirtisi olabilir mi diye sorarsan evet olabilir, istersen sana başlıca kanser türlerini sıralayabilirim, ister misin demesi mümkün, sonra lan belki de soğuk almışımdır diye düzeltirsen evet soğuk almış olabilirsin, ister misin sana soğuk almanın neden olduğu sağlık sorunlarını sayayım, ister misin diye devam eder.
+4
kizil karga
(24.11.25)
Yoo o şekilde yönlendirme yapmadım. Olduğu gibi söyledim. Ekstra sorular sordu. Cevapladikca şu şu nedenler olabilir. Büyük ihtimalle bu dedi
0
🌸rabitelli
(24.11.25)
yeterince tıbbi bilgisi olan biri tarafından kullanılınca oldukça isabetli tahminler yürütüyor, bununla ilgili çok araştırma var md için bulunmaz nimet.

Ama normal bir vatandaş için çok fazla parametre var, ne olduğu kadar ne olmadığını da anlatmak gerekiyor. Fikir versin ama ben şahsen kendi tıbbi bilgimle güvenmezdim.
+2
Bruce
(24.11.25)
Abi yapay zekanın çalışma sistemini az çok biliyoruz indexlenmiş verilerden toplama yapıp sana sunuyor ama o verinin kaynağındaki üretici kim allah bilir, şarlatan diye tabir edeceğimiz biri de üretip çok popüler olmuş olabilir, onu da sırf çok görüntüleme aldığı için sana sunup doğruymuş gibi gösterebilir, misal bil avuk "protein tozu içmeyin erkekliğinizden olursunuz" gibi aptalca bir bilgi vermişti ve facebook gibi amca teyze platformlarında paylaşıla paylaşıla popüler olmuştu, şimdi biz yapay zeka protein tozu erkekliği öldürür mü diye sorsak ve o da evet öldürür dese ben buna şaşırmam, çünkü yapay zeka böyle çalışıyor, o yüzden ben çok güvenmiyorum bu tür işlerde, ben daha çok yoruma dayalı olmayan konularda kullanıyorum.
0
kizil karga
(24.11.25)
okuduklarım ve doğrudan kendimin deneyimlediği şöyle,
eğer daha önceden anksiyetetik biri olduğunuzu ya da hipokandriyaksanız bunu söylediyseniz daha farklı yaklaşıyor ve bunun daha çok psikolojik olabileceğini belirtiyor.
göğsüm ağrıyor yazdığınızda direkt durumun aciliyetinden bahseder (çünkü çektiği verilerin başında kalp krizi gelir) ve diğer eşlik edecek durumları sayarak acili aramanız gerektiğini söyler.
hipokandriyak ya da anksiyetetik olduğunuz bilgisi varsa, yine bunları sayar ama bunların panik atak, anksiyete atağından da kaynaklanabileceğini söyler. durumun böyle bir yanı var.

örneğin karnımın sağ tarafı ağrıyor derseniz doğrudan apandisit tehlikesi hakkında bilgi verebilir ama böbrek taşım var/dı falan derseniz ona da yönlendiriyor.

ama tahlil okumakta bence başarılı. türkiye'de yapılan çalışmalar da var bununla ilgili.
+2
black holes in the sky
(24.11.25)
Bendeki tinnitusun sebebini buldu kendisi. Kaç tane kbbye gittim, hepsi bişey yok deyip gönderiyordu. En azından neden olduğunu bilsem, daha kötüye gitmesini engellerim çabasındaydım.

Bendeki tinnitusun sebebi, tek taraflı yemek yediğim içinmiş. Sol arka taraftaki bir dişim çekilmişti, ondan sonra yemekleri hep sağ tarafla yemiştim. Böyle olunca, sağ çenedeki eklemleri çok zorlamışım. Eklemlerim yerinden oynadı (tmpe), bu eklem-çene kısmı kulak kaslarına da bağlı olduğu için kulağıma da zarar vermiş => tinnitus.

O kadar doktorun bulamadığını buldu. İnternetten tmpe - tinnitus diye aratınca, bir sürü yazı çıkıyor.

Doktorlar anda işitme testi yapıyor, aynı testi kaç kere oldum kim bilir. O bitti tümör vardır diye bt çektiler. Hiçbir şey ama hiçbir şey çıkmadı. Üstüne bir sürü param boşuna da gitti.
0
substituent
(24.11.25)
Chatgpt endişenizi sezerse moral bozacak cevaplar vermekten kaçınıyor. Gemini daha objektif. Çat çat söylüyor. Kan tahlili sonucuna göre hesaplama yapıp tanı koymalarını istedim, ikisi de uzman doktorla aynı tanıyı koydu. Tek sorun tahlil yapamamaları:)
0
gnosis
(24.11.25)
ben kan tahlili sonuçları için kullanıyorum. normal, sınırda ve normal dışı değerleri analiz etmesini istiyorum ve bunların sebep ve sonuçlarını istiyorum. genel olarak doğru cevaplar veriyor. ama teşhis koyması falan hikaye tabi.
0
scudman1
(24.11.25)
(6)

benzer temadaki filmleri ya da dizi önerilerinizi bekliyorum

Nerdian
the theory of everythingA Beautiful Mindenigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen. Genius (NatGeo'nun)The Queen's Gambit House of Cardsdesignated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler. özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Ön
the theory of everything
A Beautiful Mind
enigma gibi filmler bana iyi geliyor, biraz alanıma da uygun oldukları için muhtemelen.

Genius (NatGeo'nun)
The Queen's Gambit
House of Cards
designated survivor bunlar da zevkle izlediğim diziler.

özellikle film kısmındakilere yeni alternatifler aramaktayım. Önerilerinizi beklerim.
0
Nerdian
(21.11.25)
The imitation game, tam dediğiniz gibi

Şu ikisi de benzer tatdta:
Mr. Nobody
Severance
+1
substituent
(21.11.25)
Sherlock
House MD
0
rakicandir
(22.11.25)
mindhunter
tinker tailor soldier spy
oppenheimer
0
eileengray
(22.11.25)
π (1998)
0
yadigar
(22.11.25)
Sherlock +1

Tam aradiginiz seyin karsiligi degil ama The Wire’daki Lester karakteri, cok iyi dizi.
0
taurina
(22.11.25)
Children of men
0
mutekebbir
(22.11.25)
(3)

NotebookLM nedir?

michael_knight
Biliyorum google'a sormam gereken bir soru ama hem üşendiğim için hem de kısa bir araştırmada farkedemeyeceğim ve söylenmeyen bir özelliği var gibi geliyor bana.NotebookLM nedir? Neden bu kadar önemli?Chatgpt, gemini gibi bildiklerimizden farkı ne? Lokalde, benim notebook'umda mı çalışıyor?
Biliyorum google'a sormam gereken bir soru ama hem üşendiğim için hem de kısa bir araştırmada farkedemeyeceğim ve söylenmeyen bir özelliği var gibi geliyor bana.

NotebookLM nedir? Neden bu kadar önemli?
Chatgpt, gemini gibi bildiklerimizden farkı ne? Lokalde, benim notebook'umda mı çalışıyor?
0
michael_knight
(19.11.25)
geçen reddit'te konusu vardı, direkt notebooklm değil ama bir chat çok uzayınca hem yavaşlıyor, hem de bir süre sonra tamamen bitiyor, yeni chat'e geçmek zorunda kalıyorsunuz. notebooklm bunun arkasından dolaşıyor, ama bir chat gibi geniş değil, bir konuya konsantre devam edebilecek bir konsepti var. notebook en büyük özelliği bu. onun dışında çalışmanıza yardımcı olacak quiz, flashcard vb. zımbırtılar var.
+1
malheiros
(19.11.25)
Notebooklm’e belgelerinizi yüklüyorsunuz. 300 tane max belge yüklenebiliyor 1 konuşmaya.

Sonra, bu belgeleri referans olarak; rapor çıkartıyor, quiz hazırlıyor, flashcard yapıyor, video üretiyor, podcast yapıyor.

Mesela, 4000 sayfalık kitap yüklediniz. Kendisi kitabı hatim ettikten sonra istediğinizi soruyorsunuz. Belgede cevabı varsa söylüyor, hatta referansı veriyor: sayfa x, y.ninci paragraf gibi…
+3
substituent
(19.11.25)
bir çözümü var mı bilmiyorum ama chat sayfayı kapattığınızda gidiyor. kaydetmek lazım sohbet geçmişini
0
black holes in the sky
(19.11.25)
(5)

Kendinizi depresif biri olarak tanımlar mısınız?

sekizdokuzon
Memnun edilmesi zor ve dengesiz?Teşekkürler.
Memnun edilmesi zor ve dengesiz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(18.11.25)
Depresif değil de depresyonda olarak tanımlarım.
Tam tersine memnun edilmesi kolay & dengeliyim.
+1
rakicandir
(18.11.25)
- Kendinizi depresif biri olarak tanımlar mısınız?
+ Hayır tanımlamam. Hatta pozitif olarak tanımlabilirim kendimi.

- Memnun edilmesi zor
+ Hayır. Aksine küçük ve basitlikten memnun olurum ve zevk alırım.

- Dengesiz.
+ Ara ara dengesizliğim tutar.
+1
put it in your appropriate place
(18.11.25)
Çok ağır depresif olarak tanımlarım.

Memnun edilmesi zor ise söz konusu değil. Kimseye asla yük olmam, hiçbir şey beklemem kimselerden. Kimse beni çekmek zorunda değil kafasındayım.

Dengesiz sayılırım ama kendi içimde, başkalarına karşı değil. Birisine söz verdiysem, sözü tutmak için elimden geleni yaparım.
0
substituent
(18.11.25)
depresif değilim ama düştüğüm dönemler oluyor doğal olarak.
memnun edilme alanına göre değişir. kişisel ilişkilerimde, hissiyatımda evet. çalışma koşullarında zor.
dengesizliğim tutarsız davranışlar sergilemekten çok, kendi hayatım ve diğerleriyle olan ilişkilerimi dengede tutamamakta.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
depresif: evet
memnun edilmesi zor: duruma gore bazen
dengesiz: hayir
0
lemmiwinks
(19.11.25)
(8)

Sopranos'dan sonra ne izleyeyim?

sekizdokuzon
Aşırı bağlandım diziye, yarısı bitti. Bitince yokluğunu aratmayacak ne izleyeyim?Teşekkürler.
Aşırı bağlandım diziye, yarısı bitti. Bitince yokluğunu aratmayacak ne izleyeyim?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(17.11.25)
wire
+2
fyodor fyodorovic
(17.11.25)
izlemediysen
- better call saul
- the wire
- band of brothers
+2
orpheus
(17.11.25)
six feet under?
+4
nothing in my way
(17.11.25)
Six feet under +1: aşırı derece depresif bi dizidir ama. Sopranos’un antitezi gibi birazda, çok sakin, aksiyon neredeyse yok.

Orange is the new black, izlemediyseniz bunu da tavsiye ederim. Harika bir dizi, biraz daha cilalayıp uğraşsalar efsaneler kategorisine girebilirmiş.

Eğer izlemediyseniz yine lost.
0
substituent
(17.11.25)
Sopranos gibisi çok yok, işleyiş, karakterler, kurgu kısacası herşey bence çok iyi. Bittikten sonra açıp tekrar izle başka çaresi yok. :) Şaka tabi.. Bittikten sonra ben eski yapımlara sarmıştım Casino, A Bronx Tale gibi yapımlar bir süre idare ediyor. Haricinde pek benzerliği olmasada bence heyecan açısından eşit olarak Ozark derdim ben.
+1
herseysoyledigimgibioldu
(17.11.25)
the wire cok iyi dizi ama sopranos'un alternatifi olamaz.

Lilyhammer var sopranos'un alternatifi olabilir. Oradaki elemanlar oynuyor. Komedi de var mafyacılık da.

Ama mafya dizilerinde en iyisi Gomorrah'tır. Şiddetle tavsiye.

ps: OZ'da mükemmeldir.
0
koela
(18.11.25)
Boardwalk Empire.
0
auroraaurora
(18.11.25)
sopranos sonrası imkansız bence de ya
ozark sayabilirim bir nebze
+1
croswell
(18.11.25)
(4)

twitterdaki grok korkutucu değil mi

plastic_angel
yani verdiği cevabın tam olarak istenen bilgileri içermesi, cevap verme uslubu, turkçeyi kullanışı vs şu ana kadar hiçbir llm'de karşılaşmadım. hatta grokun kendi sitesindeki bot bile bu denli cevap veremiyor. haksız mıyım
yani verdiği cevabın tam olarak istenen bilgileri içermesi, cevap verme uslubu, turkçeyi kullanışı vs şu ana kadar hiçbir llm'de karşılaşmadım. hatta grokun kendi sitesindeki bot bile bu denli cevap veremiyor. haksız mıyım
0
plastic_angel
(12.11.25)
Korkacak sebep arıyorsunuz herhalde. İnternette fazlasiyla Türkçe kaynak var, şimdiki yapay zekalarda metin işleme moturu olduğu için gayet normal.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
ChatGPT ücretli versiyonu da fena. Artık çok değişti. Mühendislik sorularını atıyorum, eskiden mantığını güzel açıklardı ama çözmeye çalışınca batırırdı. Şu an tek seferde doğru cevabı buluyor. Anlamadığım yeri o kadar iyi açıklıyor ki.

Geçen raspberry pi da elektronik devre kurdum. Kod kısmı kaldı, chatgptye sorayım dedim bi. 120 satır kod yazdı, ve ilginci: çalıştı! Resmen tek seferde hiçte basit olmayan algoritmaları yazdı. Elbette eksik şeyleri vardı ama bir iki tane değişimdi sadece.

Zaten derslere gittiğim yok, anlamadığım yer olunca chargptye soruyorum. Hocaya gerek kalmadı resmen. Ofis saatleri falan bomboş gereksiz şeyler oldu artık.

Dahası, artık sözel derslere bile gitmeme gerek yok. Critical reading diye ingilizce okuma dersi alıyorum, derste kısa öykülerden tartışmalar dönüyor, sınavda bunla ilgili yorumlar yapıyoruz.

Derste sesli kayıt alıyorum, ses kaydını notebooklm’e atıyorum. Bana derste konuşanları özetle, önemli yerleri söyle diyerek rapor çıkartıyorum. Daha sonra, hoca bunlardan yorum sorusu soruyor, bana muhtemel sorular ve cevapları hazırlar mısın diyorum. Müthiş iş çıkarıyor.

Resmen öğrenciliğin anlamı kalmadı.
+4
substituent
(12.11.25)
ben tezimi yazarken hocayla bir kod paketi bulmuştuk, sonuca ulaşıyoruz ama kodun ne olduğunu anlamıyoruz. kodu olduğu gibi attım, adım adım o kadar güzel açıkladı ki ağzım açık kaldı. tezin kodu açıkladığı bölümünü yazdı yani direkt.
0
asap raki
(12.11.25)
grok teknik manada hakkettiği değeri görmüyor bence.
özellikle de twitter'daki bota çok aptalca sorular geliyor. çok daha iyi amaçla kullanılabilir aslında.

sizin sorunuza benzer bir şeyi claude'a sormuştum grok hakkında.
"teknik manada çok başarılı değil mi, neden hakettiği değeri görmüyor" dedim. o da cevaben "o kadar da abartma ya, tamam iyi hoş da ben (claude) ya da chatgpt gibi, ekstra bir fazlası yok" dedi. "avantajı twitter'i kullanması ama o da avantaj mı dezavantaj mı tartışılır, zaten sağ eğilimli ve bu konu kendisi de kabul ediyor" dedi. twitter'i kullanması avantaj. sağ eğilimli olması dezavantaj görülebilir ama bunu açıkça ifade ediyor kendisi, gizli saklı bir manipülasyonu yok. chathgpt en sinsileri.

kendisinin sohbetini beğeniyorum ben. twitler'de tatmin edici cevaplar da görüyorum grok tarafından verilen.

ben claude pro kullanıcısıyım. genelde claude code'a kendi işimi yaptırıyorum bir kaç aydır. ne yapması gerektiğini söylüyorum, o yapıyor. ufak tefek müdahaleler ve düzeltmeler yapıyorum sadece. her gün hala şaşırıyorum yeteneklerine.

ben ai ve hayatımızın normali olmuş diğer teknik gelişmelere şaşırmayı bırakmayı bırakmayı düşünmüyorum.
0
biseysorcaktim
(13.11.25)
(14)

Evde içki içerken izledikleriniz/dinledikleriniz??

mutekebbir
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok. Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz? Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?Teşekkürler.
Evde genelde içki içmem bu yüzden bir temam yok.
Siz evlerinizde içki içerken neler dinler/izlersiniz?

Ben şimdi büyük ev ablukada’nın radyo eksen filanı’nı izlemeyi planlıyorum mesela var mıdır alternatif öneriler?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(11.11.25)
Alkolün etkisiyle etkisiyle etkisine daha fazla girebileceğin şeyler izlemek iyi olabilir. Korku gerilim ya da aksiyon macera gibi; nabız yükseltici sürükleyici vs.
0
Bruce
(11.11.25)
bira içip maç seyrediyorum. o kadar.
+1
abelardo
(11.11.25)
her akşam vodka rakı şarap
youtu.be
0
substituent
(11.11.25)
80 90lar disko müzikleri dinleyip şarkı söylerim. bir yandan da o kafayla rezalet lol oynayıp takımdan küfür yerim :D dün akşam içtiğim cin toniğin ağrısı daha yeni geçiyor kamu spotu: bol su tüketin
0
neira
(11.11.25)
Çok nadir içerim. Neşet babadan bir playlist döner durur sızana kadar.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(12.11.25)
Yazın içebildiğim kadar ciğer delen türküler dinliyor, dinledikçe de içebileceğim limiti zorluyordum her gün. Bunun alternatifi olarak içerken felsefe/mantık/suç hikayeleri üzerine okumak gibi saçma bir ruha büründüm son zamanlarda.
Not: Suyla beraber maden suyunu da bayinizden istemeyi unutmayınız.
0
rakicandir
(12.11.25)
yemekten sonra demli çay,
sonra ulusal kanallarda film aramaca,
genelde; beyaz Tv,TLC,dMax,tivi6
yada turksat sineme kanallari,
kapaniş ,limon+maden suyu
yada sıcak süt üzeri kakao.
+1
designer
(12.11.25)
selami şahin 50. sanat yılı konseri
0
co2s2
(12.11.25)
Ferdi özbeğen - 20. yıl şan konseri
Depeche mode - One night in paris
0
HellKeePer
(12.11.25)
tutkum boğuşmak
doğukan manço'nun otomobil projeleri, youtube videoları sarıyor.
0
MtKrt
(12.11.25)
cengiz ibo müslüm
0
edgenabby
(12.11.25)
Brezilya beach walk
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
arada bir yaparım. maç varsa maç izlerim ya da komik bir şeyler. en son ayak işleri'ni izliyordum.
0
koela
(12.11.25)
radyo eksen görüntülü filanı'nı bir 200 kere falan izlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, asıl 420 kafalarıyla izlenecek bir şey o.

eskiden ben de kafam iyi olunca kült türk filmi izlerdim. 10-15 kereden sonra filmler de bitti maalesef.
-1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(3)

gece plağı böyle bir şey mi?

OgutucuRecep
dişçide gece plağı yaptırdım da böyle tuhaf bir şey verdi. çok kalın herhangi bir şekli yok. bir de takınca midemi bulandırıyor. ağzım zaten kapanmıyor. google'da gördüğüm gece plakları ile alakası yok. bu normal mi?https://hizliresim.com/tfe5vt3şöyle bir şey olabilirdi yaw en azından; https://youtu
dişçide gece plağı yaptırdım da böyle tuhaf bir şey verdi. çok kalın herhangi bir şekli yok. bir de takınca midemi bulandırıyor. ağzım zaten kapanmıyor. google'da gördüğüm gece plakları ile alakası yok. bu normal mi?

hizliresim.com

şöyle bir şey olabilirdi yaw en azından; youtu.be

bu sanki birşeyin içine plastiği dökmüşler dışı mışı şekilsiz pütürlü mütürlü saçma sapan bir şey.
0
OgutucuRecep
(11.11.25)
evet benim doktorum da aynisini yapmisti.
0
warrior princess
(11.11.25)
Evet bendeki de böyleydi. Kullanımı oldukça zor. Diş sıkma içinse ağız değil ama dişlerin birbirinden bayağı uzak olması gerek zaten.

Bunlardan dahası temizliği çok zor bunun. Birde ağızımdan çıkıyordu. Sabah bi kalkmışım yatağın içinde görüyordum plağı.

Hekimler diş plağından çok bana masseter botoksunu öneriyordu.
0
substituent
(11.11.25)
ben ilk defa iki hafta once yaptirdim. seninki gibi degil, internette cikan sonuclardaki gibi seffaf ve ince. ama bana fizik tedavi doktoru onerdi, dis hekimi degil. sanirim dis sikmam cok ileri boyutlarda degil. fark ondan olabilir
0
lamartin
(11.11.25)
(8)

Araba fren tutmaması

lrdrylgh
Merhabalar. 2024 kia xceed aracım var. Dün evin yanındaki yokuştan aşağı doğru inerken frene bastığımda direksiyon titremeye ve araba kaymaya başladı. Abs devreye girdi diye düşünüyorum. Bu şekilde araba kayıp öndeki araca arkada hafifçe çarptım. İki araçta da hasar yoktu. Bu olay gerçekleştiğinde h
Merhabalar. 2024 kia xceed aracım var. Dün evin yanındaki yokuştan aşağı doğru inerken frene bastığımda direksiyon titremeye ve araba kaymaya başladı. Abs devreye girdi diye düşünüyorum. Bu şekilde araba kayıp öndeki araca arkada hafifçe çarptım. İki araçta da hasar yoktu. Bu olay gerçekleştiğinde hızlıda değildim. Yolda hafif ıslaklık vardı ondan olabilir diye düşündüm fakat 1 hafta kadar önce aynı durum eşimin de başına gelmişti. Bana anlattığından çok önemsememiştim. Şimdi bu yol her zaman geçtiğimiz bir yer. Üst üste olunca araçtan kaynaklı bir problem olabilir mi diye şüphelendim. Araba yeni ve bakımı 2 ay kadar önce yapıldı. Lastikler de sıfır gibi. Sizce bu durum neyden kaynaklı olabilir? Servise gitmeye gerek var mı?
0
lrdrylgh
(06.11.25)
hafif ıslaklık ve dik yokuş tehlikeli bir combo. yolun en kaygan olduğu zaman yağmurun ilk yağmaya başladığı zamandır.
+1
bobinhoo
(06.11.25)
balataya ve fren hidroliğine baktırmak iyi olabilir.
0
jelly bear
(06.11.25)
lastik basınçları farklı olduğunda da abs gereksiz yerlerde devreye giriyor.
0
Sir Anthony Hopkins
(06.11.25)
bu aralar mevsimsel kaynaklı yerler hafif ıslak olduğu zamanlar çok oluyor ve yerler inanılmaz kaygan olabiliyor.
Aynı yerlerde olduysa yol kaynaklı olabilir.
Boş bir yolda benzer hızlarda frene basın ve bakın çalışıyor mu diye.
Fren sisteminin bir çalışıp bir çalışmaması daha az bir ihtimal.
0
burfak
(06.11.25)
tarifinin kayma gibi arabada bunu engelleyici sistem varsa bir ışıkta yanması lazım, yanmadıysa ufak kayma olabilir. yağmur yeni yağıp yer çok az ıslandığında hafif bi çamurlaşıyor bir etken ama en çok arabanın balataları yıpranıdğında durma sorunu yaşadım, servise bir sorun olmadı raporlarını atsınlar size balatanın frenlerin illaki vardır, götürmeyeceksenizde yavaş kullanın takip mesafesi bırakın
0
eja
(06.11.25)
lastiklerinizin yağmur performansı düşük olabilir. abs esp arıza olsa ekranda görünür.
0
mikahakkinen
(06.11.25)
ağustos ayında yağan bir ilk yağmurda şehirlerarası yolda saçma bir kaza yaptım ben de. araç 40 km hızla durmadı kaydı, abs devreye girdi daha çok kaydırdı sanki. daha sonra frenleri defalarca denedim bir sorun yoktu. lastikler de kaliteli ve iyi durumdaydı.
0
adivar
(06.11.25)
yer kaygan diye abs çalışmaz. Abs’nin Çalışması için tekerin dönmeyi durdurması/kitlenmesi lazım. abs, bu durumda, yaptığınız freni engelliyor. Freni kaldırıyor.

Yol kaygan + patinaj çekiyor => abs çalışmaz.

Günümüz arabaları teknoloji açısından çok değişti tabii ama abs’nin tek yaptığı şey; siz çok fren yapınca freni bozması. Yani frene köküne kadar basmadıysanız abs çalışmamıştır. Düşük hızlarda köküne kadar bassanız bile abs’ye çok gerek kalacağını düşünmüyorum ayrıca.

Abs devreye girerse hissedersiniz zaten. Göstergede ışığı yanıyor. Zaten pedal kısmından tak tak tak diye ses geliyor abs çalışınca.
0
substituent
(06.11.25)
(12)

Ticaret veya zanaat neden ilgi görmüyor sizce?

michael harddd
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
0
michael harddd
(05.11.25)
Sermaye gerekiyor. Örneğin, Bir berber dükkanı açabilmek için dükkan kiralaman gerek, mobilyalar, malzemeler vs. derken başlangıç maliyeti çok yüksek oluyor.

Belirli bir süre zararına çalışması gerekecek, o sıra geçinebilecek mi mesela?

Ayrıca “küçük tatlı bir şirin kafe”cileri hatırlatırım.
0
substituent
(05.11.25)
cunku boomerlar cocuklarin kulagina "diplomaa diplomaaaaa" diye sayiklayip durdu ve durmaya devam ediyor.
+2
cooperr
(05.11.25)
isyeri sahibi olursan,
günde en az 12 saat calisirsin,
maaşlı iş yerinde ise toplasan 6 saat çalişmazsin.
+2
designer
(05.11.25)
Zanaat ve ticaret bir girişim, cesaret işi. Yığının tercihi ise diplomalı garanti iş.
Aradaki fark bu bence. Yığın risk almak istemiyor. esasen bu devirde salt diploma peşinde koşmak en büyük risk farkında değil pek çoğu. Diplomayı alıp iş bulmaya çalıştığında farkediyorlar geç olarak.
+1
ezkaza
(05.11.25)
Çırak bulamıyorum diyen bir ticaret ve zenaat erbabı mı var? İlgi görmediği çıkarımını nasıl yaptık?
+2
Mirket
(05.11.25)
Hangi maaşlı işte 6 saat çalışılıyor hemen gidelim oraya. Özel sektörde 12 saat çalışanlar var.

@mirket Çok var.
0
🌸michael harddd
(05.11.25)
michael harddd +1

hakkaten ya. her işi kendi işiniz gibi sanıyorsunuz:)
0
nothing in my way
(05.11.25)
Çünkü her yere apartman şeklinde üniversite açıldı ve baraj kaldırıldı. Üniversite sınavında sıfır çeksen bile yerleşiyorsun. Yerleşince (dandik üniversitelerde, iki yıllık okusan bile) kendini üstün gören psikolojiye giriyorsun. Üniversiteler azaltılsa, sınav zorlaştırılsa, kontenjanlar düşürülse durum farklı olur
+1
cemallamec
(06.11.25)
yurt dışındaki gibi liselerde farklı dersler önerilmeli; mesela çeşitli atölyelerin, farklı üretim pratiklerinin dersleri olabilir. öğrenciler de kendi ilgi alanlarını keşfetme imkanı bulur böylece. tabii türkiye'de liseleri böyle kurumları çevirmek için gereken altyapıyı sağlamak imkansız. lisedeki opsiyonlar çeşitlenirse insanların farklı alanlara teşvik edileceğini düşünüyorum. eş zamanlı olarak, üniversite sınavı da evrilmeli.

zanaat ve ticaret aileden gelen bir durum olmadıkça kurması ve tutunması çok güç alanlar. bir işin sermayesinin ve operasyonlarının sizin sorumluluğunuzda olmasıyla beyaz yaka olarak koca operasyonun sadece bir üyesi olarak çalışmak çok eş durumlar değil. sermaye olsa bile risk alma cesareti herkeste yok.

gerçek michael hardt ne derdi acaba
0
eileengray
(06.11.25)
Yani bir kere çevrende sana bu yolu gösterecek yoksa bir insanın zanaat ya da ticaret ile alakası olması o kadar kolay değil.
Misal benim ailemde bunda olan bir kişi bile yok.
Ve benim bu işi yapan arkadaşlarımın hepsi de ailesi tarafından bu ortamlara sokulmuş kişiler. Misal babası inşaat yapmis; o da kendi insaat yaptı.
Babası ticaret yapıyordu; kendi de yaptı.

Bir de bu işlerin çoğunun genel çalışma ortami, en azından baslarda, çok sa güzel değil. Yani herkes araba tamiri der ne bileyim elektrikçi der; vallaha biz daha yeni yazlığı komple yaptırdık misal. Usta yanında iki kişi ile geldi. Vallaha sabahtan akşama kadar çalıştılar, cumartesi de çalıştılar pazar da çalıştılar.
Türkiye'de çoğu insan bu meslekleri yapan başarılı kişilerin hayatını görüyor da hiçbir şekilde haftasonu bile calisanlari, günde kac saat çalıştığı bile belli olmadan calisanlari, vücut ile yapılan işin kisiye bindirdigi yükü düşünmüyor.
Bir de ticaretin finansal riski var, zanaatin de farklı riskleri. Misal daha yeni elektrik ile alakalı eğitim aldım. Eğitim sırasında kazalarla alakalı şeyler okudum, bir sürü elektrik tesisatı yaparken ölen ya da yaralanan insan örnekleri. Benim misal ofiste çalışırken tek riskim takılıp düşmek ya da kahve falan dökmek yani.
Bir de yani bundan 15 sene önce bu meslekleri kimse önemsemiyordu çünkü ofis işleri yeteri kadar para kazanıyordu. Şu an kazanmiyor. Ofis isleri gene insan gibi para kazansa gene kimse onemsemez. Bir de tabi herkes el isine yönelirse supply vs demand olayından onun da gelirinin dusecegi olayi var.
0
logisticsmanager
(06.11.25)
klimalı ofiste excell doldurup mynet okey oynayarak 250k kaldırmak varken kim neden komik fiyatlara hayvan gibi çalışsın. benim zanaatim var ben de çalışmıyorum. ayrıca kapital lazım +1.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
''eskiden başkasının işinde cumartesi günü bile çalışıyordum. şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazar günleri bile çalışıyorum.''
0
elorelia
(06.11.25)
(4)

Birine değerli hissettirmek

yuvarlanantencereninkapagi
Ozdeger ve ozsevgi alginizin düşük olduğunu ya da depresyonda olduğunuzu düşünün. Cevrenizdekilerin size nasil davranmasını, ne yapmasını isterdiniz?
Ozdeger ve ozsevgi alginizin düşük olduğunu ya da depresyonda olduğunuzu düşünün. Cevrenizdekilerin size nasil davranmasını, ne yapmasını isterdiniz?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.25)
Öncelikle büyük şeyler yapmamak. Çok sırıtıyor çünkü.

Günaydın deyip nasılsın diye sormak.

Yeri gelince bi çay ısmarlamak

Size derdini anlatınca; her şey çok güzel olacak/ileride seni güzel günler bekliyor demek yerine, şöyle gerçekten empati yapılmış bir şekilde “geçmiş olsun” demek.
0
substituent
(04.11.25)
Rahatsız olduğum konular için daha dikkatli olmalarını, söylediklerimi iyi dinlemelerini, anlamaya çalışmalarını isterdim. Abartılı bir söylemimde beraber üzerinden geçmeyi isterdim. Özel günleri unutmamalarını isterdim. Beraber etkinliklere ya da gezmeye çıkmayı isterdim.
Bunlar genel olarak insana kendini değerli hissetirecek şeyler.
0
sevilen progressive türkücü
(04.11.25)
Kişiye göre, aradaki iletişim türüne göre değişir sanırım. Sevgilisinden başka, ailesinden başka, kardeş kuzenden başka, iş arkadaşından başka, normal arkadaştan, komşudan başka bir tavır görmek ister insan. Herkes patronummuş gibi davranmasın mesela, herkes annemmiş gibi, abimmiş gibi vs.

Kibar ve güzel konuşmak beni çok olumlu etkiler mesela. Her şeyi kendine yontan, her lafı kendine yapıştırıp sürekli kendinden bahseden insanlar kimseye değerli ve seviliyormuş hissettirmez mesela. Konuşurken onu sinirlendirmekten zevk almak, onu üzmekten zevk almak, sürekli şaka adı altında onun sınırlarını delmek değersiz, sevilmiyor ve kötü hissettirecektir diye düşünüyorum. Yani her gün uğrayıp sigara alınan büfeci veya iş yerindeki kantinci veya temizlik görevlisi değilsen, bunlardan azcık daha derin bir hukukun varsa olması gereken bunlar diye düşündüm. Sevgiliysen annesi babasıysan kardeşiysen daha da hassas şeyler olabilir, olmalı belki...
0
muhayyer divan
(04.11.25)
En son ozguvensiz ve moralsiz hissettiğimde (dün) "Anlattıklarınla kimsenin kafasını şişirmiyorsun." denmesi iyi gelmişti.
0
sekizdokuzon
(04.11.25)
(2)

algoritmatik dehlizler

kiyiya vuran dildolar
cikamiyorum. spotify olsun, youtube olsun hep algoritmamda zaten dinledigim/izledigim turlerin baska urunlerini onerip duruyor. napsak?
cikamiyorum. spotify olsun, youtube olsun hep algoritmamda zaten dinledigim/izledigim turlerin baska urunlerini onerip duruyor. napsak?
0
kiyiya vuran dildolar
(04.11.25)
rateyourmusic.com ve last.fm sitelerine bakmanızı öneririm. biraz zahmetli oluyor ama yapacak bir şey yok
0
co2s2
(04.11.25)
ChatGPT’yi ayarlasan Spotify hesabınıza bağlayın.

Sonra konuşma alanında Spotify simgesini seçin.

Bana şarkı öner deyin. Size liste hazırlıyor. Çokta güzel hazırlıyor.
0
substituent
(04.11.25)
(12)

Geç kaldığınızı düşünüyor musunuz?

umutt
Sevdiğin hobiye başlamaya, sevmediğin işten istifa etmeye, sevdiklerine sevdiğini söylemeye, kedi sahiplenmeye, evlat sahibi olmaya, evlenmeye, boşanmaya, istediğin kariyeri inşaa etmeye, kilo vermeye, kas yapmaya, sevmeye-sevilmeye... kısacası istediğin bir seni yaşamaya, hayata geç kaldığını düşün
Sevdiğin hobiye başlamaya, sevmediğin işten istifa etmeye, sevdiklerine sevdiğini söylemeye, kedi sahiplenmeye, evlat sahibi olmaya, evlenmeye, boşanmaya, istediğin kariyeri inşaa etmeye, kilo vermeye, kas yapmaya, sevmeye-sevilmeye... kısacası istediğin bir seni yaşamaya, hayata geç kaldığını düşünenler var mı?
0
umutt
(02.11.25)
Çoğunlukla düşünüyorum, bazen arkadaşlarımla konuşuyoruz geç olmadığına ikna ediliyorum ama kendimle yalnız kalınca yine çok geç kaldığımı düşünüyorum, işin içinden çıkmak zor.
0
mutekebbir
(02.11.25)
Sevdiğim kişiye sevdiğimi söylemeye acayip geç kaldım. Hem de öyle böyle değil. En büyük pişmanlığım, bambaşka bir hayatım olabilirdi.

Üniversite sınavına tekrar hazırlan, bölüm değiştir, hazırlık şu bu diyerek okulu uzattım, ki derslerimde başarılı olmama rağmen, üstüne askerlik derken iş hayatına geç kaldım.

Kilo vermeye geç kalmadım bi, yaşadığım bunalım sayesinde son bir ay içinde 9 kilo civarı verdim, sayılırsa.

Ne zaman böyle düşünsem aklıma “mr. nobody”den şu satırlar geliyor aklıma ama:
each of these lives is the right one. every path is the right path. everything could've been anything else, and it would have just as much meaning.
0
substituent
(02.11.25)
Ben varım.
0
Kahvedesu
(02.11.25)
O kafar çok Şey sayıp torba yasa gibi yapmışsın.
Hepsine birden geç kalmış olamazsın.
Hayatımın her döneminde bir şeyler değişti, değiştirdim.
Spor için hobi için mesela hiç bir zaman geç olmaz.
İş değiştirme için boşanma için ya da çocuk sahibi olmak için bilemem.
0
kisa
(02.11.25)
kedi sahiplenmek, hobi edinmek, kilo vermek, sevmek bunlara niye geç kalınmış olsun ki. ben geç kalmış hissetmem, hissetmiyorum. istiyorsan yaparsın. yapmıyorsan önemli değildir, zamanı değildir, elinden şu an gelmiyordur ya da demek ki istemiyorum o kadar da der geçerim.

İş, kariyer filan bunlar büyük pişmanlık (bana göre). Ne geç kalması. Bomboş şeylere ömrüm gidiyor diye düşünüyorum. Haa iş hayatını sonlandırmakta geç kaldığımı düşünüyormuşum bak evet. Bu var.

Bir de yani aşırı mühim bir misyonum mu var ki tamamlamam gereken. Kendime her gün eğlenecek bir şey buluyorum. İstediğim oyuna, konsere bilet bulduğum an gidiyorum. İstediğimi yiyip içiyorum, istediğim yere gidiyorum. Aceleciliğim var her fırsatta bir şey yapmak gibi ama bunu sebebi geç kalıyorum hissi değil.

Hayattaki en kesin şey ölmek. Ona da istesen de geç kalınmıyor. Boşver ne geç kalması ya. İyi geceler.
+2
a perfect lie
(02.11.25)
20 yasimdan beri kanuna baslamayi düşünüyorum. 23 yil gecti. Bu saatten sonra zor.
0
duster
(02.11.25)
herşeye zorla erken başlatıldığımdan artık birşeye başlamak için hevesim yok. mesela ben 10'lu yaşlarımda elektro gitar çalmak isterdim ama ailem bağlama kursuna yazdırdı zorla. istemeden çaldım hep. aklımın ve kalbimin bir kısmında hep elektro gitar çalma isteği var. yaş 36.
0
false pretension
(02.11.25)
Var ben. Çoookk geç kaldım hem de. Yakında ölür mölürsem mezar taşıma "şöyle içine sine sine patates kızartması yiyemeden gitti garip" yazarsanız memnun olurum... 🥹
0
muhayyer divan
(02.11.25)
düşünüyorum.

evlenmekte çok erken davrandım,
boşanmakta çok geç kaldım,
çocuk yapmakta çok geciktim,
çalışmak dışında hayatı yaşamada çok ama çok geciktim,
kendimle ilgilenmekte çok geciktim,
bir şeyler elde etmekte çok geciktim.

o yüzden şimdilik günümü yaşıyorum.
0
tchuck
(02.11.25)
Her şeye geç kaldım hissiyatı sürekli geliyor. Sonra bi ara ne geç kalması ya daha ne oldu ki gencim her şeyi yaparım motivasyonuyla doluyorum. Ama mental azıcık darbe alınca sürekli bu düşünceye sürükleniyor insan.
0
chanandler bong
(02.11.25)
Düşünüyorum ama sonra daha 40-50 yıl yaşayacağımı hatırlayıp vazgeçiyorum.
0
peki madem
(03.11.25)
Ne olduysa iyi ki oldu, ne olmadıysa iyi ki olmadı diye düşünüyorum, hiç moralimi bozmuyorum
0
kullanicadi
(03.11.25)
(1)

çok kalabalık olmayan macfit

tabudeviren
Pendik Kartal Maltepe hattında...var mıdır bildiğiniz gittiğiniz?
Pendik Kartal Maltepe hattında...
var mıdır bildiğiniz gittiğiniz?
0
tabudeviren
(02.11.25)
Kurtköy metronun oraya yeni Macfit açıldı açılacak. İlk zamanlar çok kalabalık olmaz herhalde.
0
substituent
(03.11.25)
(3)

Sebepsiz yere huzursuzluk

huygens645
Haftasonu oldu dünden beri hiç birşey ne yapasım var ne edesim var. Kendimi dışarı attım falan bir işe yaramadı. Sabah 6 da kalkıp işe gittim bari birşeyle meşgul olayım diye hiç odaklanamadım 3 saat sonra ofisten çıktım.Bir yemek yedim şimdi de kahve içiyorum ama acayip şekilde hzuusrusuzum ne yap
Haftasonu oldu dünden beri hiç birşey ne yapasım var ne edesim var. Kendimi dışarı attım falan bir işe yaramadı.
Sabah 6 da kalkıp işe gittim bari birşeyle meşgul olayım diye hiç odaklanamadım 3 saat sonra ofisten çıktım.
Bir yemek yedim şimdi de kahve içiyorum ama acayip şekilde hzuusrusuzum ne yapayım var mı tavsiyeniz ?
+2
huygens645
(02.11.25)
Tesadüf mü, anlamlı mı bilmiyorum dünden beri aynıyım. Sebep de bulamıyorum. Battaniyenin altına girdim şimdi. Mevsimsel mi acaba?
0
yadigar
(02.11.25)
insanız, olur arada öyle tabii ki.

bir şey rahatsız etmiştir, bir konuda kararsız kalmışsınızdır, emin değilsinizdir vs.

kalıcı olmadığı sürece gayet normal şeyler. eğer 2 haftadan uzun sürüyorsa: psikiyatri
+1
substituent
(02.11.25)
Ben de öyleyim. Hafta sonu boyunca ay balık burcundaydı, takip ettiğim bir astroloğa kendi bilgilerimi listeleyerek sordum, aynen dediklerini anlattım, kesinlikle ay balık geçişinden kaynaklı dedi, çünkü başka sebep yok. Gökyüzündeki yerleşimler epey ağırlık veriyor bazen.

Tavsiye: nefes almak rahatlatır dersen temiz havaya çıkıp nefes al bol bol. Ya da yürümek, ya da müzik, hafif bir dans, belki bitki çayları, belki sessizlik, belki içinde öfke var da atamıyorsan atabileceğin sertlikte müzikler... kendini dinleyip en iyi gelecek olan nelerse onlar yani. Seni tanıyor olsaydım daha iyi tavsiyelerde bulunabilirdim.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
(11)

Tek başınıza hayatta kalmaya çalışmaktan yorulmadiniz mi?

sekizdokuzon
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?Teşekkürler.
Ben bir tık yoruldum gibi. Siz ne alemdesiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(31.10.25)
Bazen yoruluyorum, tükenmiş hissettiğim zamanlar çok oluyor ama çabuk toparlanıyorum.
Bir etkinlik, bir gece eğlencesi bile beni tekrar hayata döndürür, sıfırlanırım.
0
mutekebbir
(31.10.25)
Uğraştığımıza değse bari. Öylesine geldik sallanarak gidiyoruz işte
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.10.25)
beslenmeye göre degisiyor,vucud zayıf düsünce ,zihinde zayifliyor.

ciger kavurma öneririm,
yada guzel kuyruk yaginda kavrulmus dana kavurma.
+1
designer
(31.10.25)
@mutekebbir : çooooooook eskiden ekşi sözlük'te zirveler vardı. suserler tematik toplantılar gerçekleştirir, tanışır, eğleşirdi. hatırlar mısınız o dönemleri?
0
co2s2
(31.10.25)
Çok yoruldum:(
0
Kahvedesu
(31.10.25)
Bazen ciddi anlamda yorulduğumu hissediyorum :) Kronik rahatsızlığım var o bi yandan, doktora yapıyorum o bi yandan, ev işleri birikiyor ve haftasonu kendime vakit ayırabilecek tek zaman dilimi bunlara ve alışverişe gidiyor. Çamaşır makinesi bodrum katında ve benim dairem çatı katında. Ona bile söylendiğim oluyor. Hatta kedimin püskürterek çişini yapıp doğru düzgün topak yapacak şekilde işememesi bile bazen fazla geliyor :D Ama 12 senedir yalnız yaşıyorum ve başka birinin varlığını hayatımda hissetmek bile boğuyor beni. Özgürlüğümü kısıtlıycakmış gibi geliyor. Kendi kendime yetebilmek çok güzel bir duygu diye yoruldum diye söylenmeye başladığım an çıkıyorum hemen o duygu durumundan :)
0
truf
(31.10.25)
kapitalist düzende kapitali olmadığı halde akıl sağlığını koruyabilen insan cindir. yalnız değilsin. çözümü söylerdim ama muhtemelen her hafta aynı şeyleri duymaktan sıkıldınız, o yüzden gerek yok.
0
der meister
(31.10.25)
Yorulmak bir seçenek değil ki, yoruldun ok sonra napıcan, salacak mısın?
Çaresizlik iyidir, insanı dinç tutar, yolda tutar, hedefte tutar.
Rahmetli boşuna dememiş: güç içinde.
+1
Bruce
(31.10.25)
Yalnızlık Allah’a mahsus. İnsanın gerçekten birine ihtiyacı var. Geçenlerde debe de bir entry vardı, insanın partnerinin olması hayat kalitesini ciddi manada arttırdığını anlatıyordu.
0
substituent
(31.10.25)
Yorgunluktan ziyade tükenmişlik var. Gerçekten hiçbir şeyi istemediğim, özlemediğim, varlığa özenmediğim bir döneme girdim. Uyandığım her sabah kafamın içindeki duvara bir çentik daha çiziyorum. Ne istediğimden emin değilim, ne yediğimden.
Daha dün çok sevdiğim eski bir futbolcunun (Paul Scholes) özel durumlu oğlundan bir gün daha fazla yaşamak için tek başına çaba sarf ettiğini dinledim. Ne hissettiğiyle ilgili derin bir empati kurabildim.

Özetle, çok zor.
G.
0
rakicandir
(01.11.25)
Ben seviyorum yasamayi. Ona istinaden basmaya devam.
0
baldur2
(01.11.25)
(12)

Trafikte Kaynak Nasıl Engellenir?

eisberg
2 şeritlik bir yolsa artık 1 hatta bazen 2 şerit de kaynak sırası oluyor. Bu nasıl engellenebilir sizce?
2 şeritlik bir yolsa artık 1 hatta bazen 2 şerit de kaynak sırası oluyor. Bu nasıl engellenebilir sizce?
+1
eisberg
(31.10.25)
Engellemek zorunda mısın?

Üstün ve çevik sürüş tekniklerini konuşturucan, anca öyle. Ben şahsen böyle yollarda yol şeridinin üzerine basarak ilerliyorum. Bizim eve giden köy yolu bir gidiş bir geliş, hem virajlı hem engebeli arazi, çok sayıda hatalı riskli sollama suretiyle ölüm tehlikesi atlattım. Sollamaları da şeride olabildiğince yapışarak engelliyorum. Geçirmiyorum.
-14
muhayyer divan
(31.10.25)
@muhayyer divan
Bireysel olarak nasıl önüme kaynak yapmalarını engellerim diye sormuyor ki. Engellemek zorunda mısın ne demek onu da anlamadım. Böyle bir trafik ahlaksızlığını engellemeyi istemekte ne var ki?

Soruya cevap: Geçen gün bir ilde kaynak yapanlar drone ile tespit edilip tek tek ceza yazılmıştı. Bu bile yeterli olmaz aslında ama bu tip kaynağın yoğun olduğu yol ayrımlarına özel önlem alınabilir. Ama yatırım gerekeceği için (kamera vs.) o işe girmiyorlardır.

Örneğin akşam iş çıkışı saatinde Avrasya tüneli girişinde EDS otosu duruyor. Offset ihlali yapanları tespit edip ceza kesiyor. Cezası çok olsa bence kesin etkisi olur.

Google'dan baktım offset ihlali cezası 2.167 TL. Erken ödemeyle 1.625 TL'ye düşüyor. Bu cezayı 15-20 bin TL bandına çeksen mesela kimse cesaret etmez. Bir anda düzelecek bir şey değil tabii. Zamanla düzelir. Ama önce cezaları değiştirmek lazım.
+1
himmet dayi
(31.10.25)
@muhayyer divan

hocam onu sormuyorum @himmet dayı'nın dediği gibi. Kaldı ki 2 şerit bir yol düşün, sen sıraya giriyorsun ve sırada vakit geçiriyorsun kaynak yapan kişi hiç beklemeden gelip senin önüne geçiyor sen ona yol vermesen bile sıraya girip ondan önce kaynak yapanlardan dolayı vakit kaybediyorsun. bir de ölüm tehlikesi falan demişsin, oldu olacak camdan silah sarkıtalım :)
0
🌸eisberg
(31.10.25)
Her araca kamera zorunluluğu getirilirse ve kayıtlar ceza yazmada delil olarak kullanılırsa online sistem üzerinden tüm trafik ihlalleri büyük oranda engellenir diye düşünüyorum.

Aksi takdirde istediğiniz kadar işaret, uyarıcı levha vesaire koyun uymayacaklar.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
ondeki aracin tamponuna yapisman lazim malesef, baska yolu yok.
ondekine bindirmemek icin de tetikte olman lazim.

bu kaynak isi benim trafikte en sinir oldugum olaylardan biri. %90 kaynaga izin vermiyorum, zira bu bekleyen herkesi salak, ktek akilli kendisini gorenlerin yaptigi bir aktivite.

istisnalar: bariz acemi ise yer veriyorum, bazilarinin arka tamponunda acemi surucu cikartmasi oluyor. ya da arac baska sehir plakaliysa birda tek seride dustugunu bilmiyor olabilir derim veririm. ya da seridin bittigi yere kadar beklemeden, guzelce sinyalini verirse yine yer acarim.
+1
cooperr
(31.10.25)
Açıkcası o anki yol durumuna bağlı olarak bazen kaynak olarak algınan şey; aslında tam anlamıyla kaynak olmuyor. Zaten muhtemelen siz de bu ayrımı yapıyorsunuzdur yolun gidişatına bakarak; örneğin bir sapaktan alt yola ya da üst yola çıktınız en sağa ya da en sola geçmek zorundasınız, o ara bağlantı da çok kısa ve trafik sıkışık. Haliyle siz kuyruğun başında zaten yola çıktınız ve o arada bağlanmaya çalışıyorsunuz fakat sıra 1 km geride bu durumdakilere mecbur yol veriyorum ben. 2 yol da çok sıkışıksa bir ordan bir burdan mecbur açıkcası İstanbul’daki sürücüler bence bu sıkışık trafikte çok iyi pozisyon alıyorlar ve genel olarak insanlar zor durumda kalınca cidden yol veriyorlar, ben de veriyorum gözüküyor çünkü. Ancak ta arkadan gelip en öne kaynamaya çalışıyorsa biraz geniş alıp geçirmiyorum sürtmesin diye mecbur bekliyor. Tek şerit yolda kırmızı ışıkta kamyon sağdan beni sıkıştırdı ; ben de sağına önüne kırdım bekleme pozisyonundayken engel olmasam kasası kesin sürtecek çünkü çok dengesiz adam var.

Genel olarak nasıl engellenebilir derseniz de ön arka kamera ile kaynak yaptığı ispatlıysa yoğun korna sonrası o adam gelip sataşacak sonra sosyal medya ifşası ve ceza sistemi ile ancak bir yaptırımı oluyor yoksa bireysel şikayetlere işlem yapmıyorlar. Bu da çektiğiniz strese değmez bence.
+1
titanic kemancısı
(31.10.25)
@eisberg ve @ himmet dayi

2 şeritli yolda sadece bir gidiş bir geliş varken kaynak nasıl yapılıyor açıklar mısınız? Kaynak deyince benim aklıma Eskişehir Yolu'nda Yaşamkent kavşağında yaklaşırken oluşan çift şeritli zincirleme kalabalığa soldan zorla girmeye çalışanlar geliyor. Bunu tek gidiş tek gelişte kim nasıl yapabiliyor bi açıklar mısınız, amma bağırmışsınız yahu.
-3
muhayyer divan
(31.10.25)
%100 kaynak yaparım. Kaynaksız bir günüm yoktur. Varsa trafik yok demektir :)

Çatala son girişte yapmıyorum mümkünse. Artık herkes elinde telefonla araba kullandığı için araçların arasında büyük boşluklar oluyor. Biri gidince diğerinin takip etmesi zaman alıyor. O araya çok güzel girerim. Tampon tampona gitmen lazım ama sen yol vermezsen arkandaki verir ya da telefonuna bakarken kaçırır.
-10
gabe h coud
(31.10.25)
Bir de şu var. Kaynak yapan kişinin önüne kaynak yapınca laf edemiyor. En kolay kaynak yöntemi budur. Göstere göstere sokarsın arabayı, hiç bir şey diyemez :)
+1
gabe h coud
(31.10.25)
Korna çalmak. Kaynak yapan araç önüme kırmaya başlayınca aralıklı kornaya basıyorum. Genelde devam etmiyorlar, arkamdaki uğraşıyor.

Bazısı inat ediyor, bu sefer kornayadurmaksızın basıyorum, en az 15 saniyede gibi. Sağdan geçip engellemeye çalışıyorum. %90 işe yarıyor.

Önüme geçtiyse de, uzun süre selektör yapıyorum, ara ara kornaya basıyorum.

Yine kimisi ne halt yediğinin farkında, elini çıkarıp el ediyor.

Kornaya basmak genel olarak herkesin ilgisini oraya çekiyor, buradan da bi topum baskısı oluyor gibi gibi…
0
substituent
(31.10.25)
sizin bireysel olarak yapacağınız ancak didişmek olabilir.

kamera koymak, drone uçurmak, polis arabası dikmek, ceza yazmak falan çok lüks eylemler. keşke olsa ama hangi kavşağı kontrol edip hangi bitine ceza keseceksin.

çare delinatör. delinatör nedir? işte budur: static.ticimax.cloud

sıranın başının olması gereken yere kadar ofsetli alana ve dönüş şeridinin çizgisine döşüyorsun, delinatörlü yeri kaçıran istese de giremiyor. esnek malzeme olduğu için çok azimliler üstünden geçip kıra döke geçiyor. işte ona da o zaman kamu malına zarar vermekten 200.000 lira tazminatı yapıştıracaksın, öğrenecek delinatörü kırmamayı.
0
kibritsuyu
(01.11.25)
Devlet yönetmeliği değiştirip kaynak konusunu ekleyecek. Sonra da en çok kaynak yapılan ve kaynak olduğu için trafik oluşan yerlere mobese dikip ağır ceza yazacak. Bir de sarı kutu uygulamasında ciddi cezalar yazılması lazım. Kırmızı yanmak üzereyken, trafik tıkalı olduğu halde kendini ışığın diğer tarafına atmış olmak için burada durup diğer şeritlerin önünü tıkayanlar var. Bu arada bazı kavşakların ve kesişim yerlerinin de yeniden düzenlenmesi lazım. Tabii bir de park yeri sorunu.

Şunları halletseler trafik %80 azalır. Öyle imkansız bir şey de değil. Kalanı da kalabalık ya da şehrin coğrafi yapısı kaynaklı artık yapacak bir şey yok.
0
nawar
(01.11.25)
(11)

Hangi hayvan olmak isterdiniz

arbre
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, ned
Bu soruyu eskiden çok saçma bulurdum ama belgesel izledikçe bazı hayvanların çok güçlü, zeki olduğunu fark etmem sonucu soru ilgimi çekti.

Ben katil balina olmak isterdim. Kendimi çok yakın hissediyorum. Kutup ayısı, moose, kaplan, piton bence çok asil hayvanlar.

Siz hangi hayvan olmak isterdiniz, neden?

Sağ olun.
0
arbre
(30.10.25)
Boz ayıları hem çok seviyorum hem de insanlardan uzak Kuzey Amerika ya da Avrupa'da sakin sakin takılıp somon avlamak, bal kovalamak falan keyifli bir yaşam. Kışı da full uyuyarak geçiriyorlar daha ne olsun
0
nundu
(30.10.25)
Kelebek, az yaşadığı için.

Ya da panda. Zaten koruma altındalar. Yemek elden su gölden. Hasta olunca hemen bakıyorlar. Vahşi doğada değiller, düşmanları yok. Rekabet etmelerine bile gerek yok. Öyle sakince yaşayıp gidiyorlar.
0
substituent
(30.10.25)
Karga
Bir kere uçuyorsun. Her şeye yukarıdan bakabilirsin. Her yere kısa yoldan gidebilirsin.Kimseye av olmuyorsun.
Üstelik ömrün diğer hayvanlara göre daha uzun. Ayrıca hayvanlar içinde en zekilerden birisin.
Daha ne istenir
0
etna
(30.10.25)
At.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
istanbul'da kedi olmak isterdim.
0
makarnavodka
(30.10.25)
besin piramidinin en tepesindeki kuşlardan biri olmak isterdim, mesela kartal olabilir. uçmak harika bir olay. av değil avcı olması da önemli. evet, kartal iyidir.

not : bjk'li değilim
0
faberkastelli
(30.10.25)
Tavus kuşu olmak isterdim sırf estetik bir hayvan diye

Karadul veya peygamber devesi de takdir ettiğim badass hayvanlar. Dişi olanları çiftleştikten sonra erkeğin kafasını koparıp yiyor <3 çok tatlııığ

Daha mantık odaklı düşünürsem bal porsuğu olmak isterdim. "the meanest creature" olarak biliniyorlar daha ne? Kimse bana bulaşamazdı
0
kullanicadi
(30.10.25)
kedi tabii ki. (entry nick uyumu)

tavus kuşu da olur ama erkek olanı tabii. bir ödevimde onu seçip oyuncağını yapmıştım.

üçüncü seçenek olarak da aslan.
0
art cat chocolate
(30.10.25)
Okyanusun derinlerinde yaşayan ve henüz türü keşfedilmemiş balıklardan olmak isterdim.
0
peki madem
(30.10.25)
kartal.
16-20 yaş aralığındayken rüyalarımda sıkça uçtuğumu görürdüm. Nasıl bir gerçeklikse uyandığımda kollarım ağrırdı. Soruyu görünce bu rüyaları çok özlediğimi farkettim.
0
adivar
(30.10.25)
baykuş

bence çok şey biliyor bu hayvanlar ancak anlatamıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
(3)

not tutma uygulaması

the fisherking
arkadaşlar notion dışında kavram haritası çıkartabilecek , bir konuda aldığım notu daha önceden aynı konuda ya da aynı keywordslerle aldığım notla eşleştirebilecek bir uygulama/program var mı?
arkadaşlar notion dışında kavram haritası çıkartabilecek , bir konuda aldığım notu daha önceden aynı konuda ya da aynı keywordslerle aldığım notla eşleştirebilecek bir uygulama/program var mı?
0
the fisherking
(29.10.25)
Öyle not alma uygulaması var mı bilmiyorum ama yapay zeka var: notebooklm

Buraya notlarınızı, kitaplarınızı vs. ne varsa yüklüyorsunuz. Sonra istediğiniz şeyleri yazarak size çıktı oluşturuyor.

Mesela tüm kaynakları yüklediniz, bana kavram haritası oluştur diyorsunuz, size oluşturuyor. Öyle yazı tabanlı değil ChatGPT gibi, bayağı interaktif.

Bi inceleyin bence, belki kullanışlı bulursunuz.
+2
substituent
(29.10.25)
Kavram haritası noktasında emin değilim ama Obsidian programında girdiğiniz notlara eklediğiniz etiketler sayesinde notları birbiriyle bağlantılı hale getiriyor. Hatta bunu grafik modunda gösteriyor vs. Bi bakın isterseniz...
+1
arpaci kumrusu
(30.10.25)
thenks
0
🌸the fisherking
(01.11.25)
(7)

Hangi gsm operatörü? kaç gb? kaç tl?

ezkaza
Alın size anket.Küçük bir pazar araştırması niyetine :)Turkcell- 90gb-650₺ ödüyorum
Alın size anket.
Küçük bir pazar araştırması niyetine :)

Turkcell- 90gb-650₺ ödüyorum
0
ezkaza
(28.10.25)
turkcell 70 gb 540 tl
0
mikahakkinen
(28.10.25)
türk telekom 10 gb 240 tl
0
nothing in my way
(28.10.25)
TurkTelekom 20 gb + 3 gb sosyal medya 348.28 TL
0
pislick0
(28.10.25)
Turkcell 40 gb 346 tl
0
messina123
(29.10.25)
Turkcell 20gb. 600 tl
0
unalub
(29.10.25)
Vodafone 10gb 170tl
0
substituent
(29.10.25)
Türk Telekom Prime 70+3 GB. 600 TL
0
efreet sultan
(29.10.25)
(2)

Youtube videosundaki konuşmaları yazılı hale getirme?

bogurtlenliporsuk
Elimde konu anlatımı youtube videosu var. bundan not çıkarmam saatlerimi alıyor ve zamanım az. bu videodaki konuşmaları yazılı hale getirmek istiyorum. bunun için bir araç, site vs. var mıdır?
Elimde konu anlatımı youtube videosu var. bundan not çıkarmam saatlerimi alıyor ve zamanım az. bu videodaki konuşmaları yazılı hale getirmek istiyorum. bunun için bir araç, site vs. var mıdır?
0
bogurtlenliporsuk
(28.10.25)
Notebooklm deneyin. Video özeti çıkarır mı bilmiyorum ama tam dediğiniz iş için, video destekliyorsa!
0
substituent
(29.10.25)
O da tüm videoyu yapmıyor maalesef. Kendince önemli gördüğü yerleri yaptı. Teşekkür ederim.
0
🌸bogurtlenliporsuk
(29.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(1)

Oyun Mecrası için Desteğe İhtiyacım Var (İmdat!)

vaveylababa
Bir süredir oyun konsolu almayı planlıyorum, son birkaç haftaya kadar da xbox series s + game pass alıp konuyu kapatacaktım ANCAKBiliyorsunuz ki game pass'e ciddi bir zam geldi. Bu noktada da kafam ciddi derecede karışmış durumda.-İlk seçenek 10-12 bin bandına ikinci el xbox alıp aylık 800 game pass
Bir süredir oyun konsolu almayı planlıyorum, son birkaç haftaya kadar da xbox series s + game pass alıp konuyu kapatacaktım ANCAK

Biliyorsunuz ki game pass'e ciddi bir zam geldi. Bu noktada da kafam ciddi derecede karışmış durumda.

-İlk seçenek 10-12 bin bandına ikinci el xbox alıp aylık 800 game pass verip devam etmek. hala mantıklı mı bilmiyorum.
-ikinci seçenek xbox yerine PS5 alıp arkadaşımın hesabıyla kardeşlikten yararlanmak.
-üçüncü seçenek ise geforce now + steam'den oyun alarak bu işi çözmek. fakat burda da şöyle bir handikapımız var; sevgili eşim evden online çalışıyor ve video görüşme yapıyor. Bunun kesilmesine sebep olabilir gibi düşündüm. Hızımız 100 mbit.

Başka bir seçenek var mı bilmiyorum. Sizce benim durumumda en en en fiyat performans çözüm ne olur?
0
vaveylababa
(22.10.25)
Hiç uğraşmayın, vakit kaybetmeyin. Alın bi tane ps5. Ps plus deluxe üyelik yıllık 4600tl.
Ps külliyatını oynamadıysanız zaten altın cevher. Bir sürü güzel 3. Parti oyun da var. Keyfinize bakın.
0
substituent
(22.10.25)
(5)

Aile bireyleri arasındaki saygısızlık ve benim yıpranışım

egerbiryolcu
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler
Abimin çabuk parlayıp sönen bir öfkesi var. Annem ise haklı olarak saçma sözler karşısında cevap vermeden duramiyor. Anneme kizdiğim şey belliki parlayacaği belli abimin. ortamdan ayrıl ya da konuşma üstüne gitme yav he de geç. Abim zaten agresif bı kişilik üslup saygı maygi kalmiyor. Ve surtusmeler genelde kahvaltı ya da yemek saatlerinde yaşanıyor. Çünkü abim o zamanlarda yanımıza geliyor genelde. O yüzden benim kahvaltim ya da yemeğm genel olarak da günüm zehir oluyor. Sonra bir bakıyorum abim pişman olmuş ya da bunlar hic yaşanmamış gibi ortaya normal bir konu atiyo. Annem de uyuyor buna. Koca kadın tabi küsmüyor kin tutmuyor.

Mesela abim vefat eden babam hakkında "senin kocan niye o zaman öyle bı yer almadı"
Anneme de "Lan gerizekali" gibi hakaretli konuşuyor. Anneme kızıyorum bu kadar da sabredilmez ama onun da elinden bı şey gelmiyor. Ben abimle ciddi bı konuşma yapsam ağlamaktan konuşamam diye yeltenemiyorum. Ya tadimizi kacirmayin, yine başlamayın vs diyorum ortamda sonra zaten o kelimeleri ses yukselisini duyunca hemen agladigim için odama kaciyorum çocuk gibi. Hele o babam hakkında konuşmaları artık iyice tepenin taşını artırdı abime patlasam bu defa uzulcegini bildiğim için buna da üzülüp gene dertlenen ben olcam.

Ama katlanilacak gibi değil. Daha ne kadar curuyecegim böyle. Akşama kurabiye yapıp keyifle yemeyi planlıyordum şimdi ölen babama laf söylendi diye saatlerce gozyasi akiticam:(

Her gün olan şeyler değil abim de hep bu üslupta konuşan biri değil ama ailesine karşı bir öfkesi var her şey batıyor sinirli konuşuyor işine gelmeyen bir konu olunca veya kendi dusuncesinde israrliysa. Ama saçma yani ortaya bir muhabbet atıyo annem de karşılıklı konuşuyor kadın. Abim kendi satasiyir veya annemin kabul etmeyeceği bir şey söylüyor bir bakiyorum abim bomba gibi pat pat sanki annem ona sövmüş gibi bı üslup kullaniyor.

Bu arada abimi de muhitimizde herkes sever. Bazen komşular ne kadar saygılı efendi bir çocuk der annem de şaşırır kadın...
0
egerbiryolcu
(20.10.25)
Kaç o evden.
+2
runaway
(20.10.25)
Belli ki gücü size yetiyor ve size sataşıyor.

Aman tadımız bozulmasın şeklinde hayatı kendinize zehir edersiniz.

Abiniz haklı falan değil. Sinir problemleri varsa psikiyatriye gitsin.

Yok öyle insanlara demediğiniz lafı söyleyip daha bi özür dilemeden yok saymak.

Kendinizi ezdirmeyin, karşılığını verin.
0
substituent
(20.10.25)
Kaçın kurtulun +1

Ama bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Abinizin anne babanızla yaşadığı her şeyi bilmiyor olabilirsiniz. Aynı kişiler onun da anne babası. Belki tepkilerinin sebepleri vardır. Birçok anne baba ne yazık ki kötü niyetli olmasalar da sonunda çocuklarının kendilerinden bağımsız sağlıklı insanlar olarak yetişmelerini engelleyebiliyor. Bu onları bilinçli şekilde kötü yapmaz, ama bu tip konularda sabıkalıyız ülkecek.

Haliyle;

1- Abinizin anne babanız hakkındaki sözlerini "anne babanıza" söylenmiş olarak almayın. O kendi anne babası hakkında konuşuyor. Bunu bu şekilde ele alırsanız zihnen size faydası olur.

2- Ancak diğer taraftan pratik bir çözüm de gerekli. Ne olursa olsun siz de o evdesiniz ve onlar sizin de anne babanız. Abinizin kötü deneyimleri ve kendince haklı veya haksız sebepleri olabilir. Ancak siz onun derdini çekmek durumunda değilsiniz. Bu durumda genelde sert yapmak işe yarıyor. Gerektiği yerde o deliyse siz daha deli olup onu bastırın. Sizin artık bunlardan bıkıp usandığınızı bilmeli. Bilmesi yetmezse sizin de bir bela olarak orada olacağınızı anlamalı.

Yıllardır kökleşmiş aile içi davranışların basit şekilde birkaç tavsiyeye uyarak ideale dönebileceği beklentisine kapılmamalısınız. Nihai hedefiniz kendinize odaklanıp oradan çıkışınızı hazırlamak olmalı. Ancak bu süreçte ipleri biraz elinizde toplayabilirseniz en azından her şey kontrolünüz dışındaymış gibi hissetmezsiniz.
0
akhenaten
(20.10.25)
Toxic family. Kaç dayı ordan.
0
mikahakkinen
(20.10.25)
Dışarıdan konuşmak kolay olacak ama ben şunu denerdim; üçünüzün de keyifli olduğu, sohbet ettiği bir anda, sofrada tartışma ve yüksek sesten hoşlanmadığınızı, psikolojinizi etkilediğini de, onlara da stres ve sağlık sorunu olarak döneceğini söyleyip sofrada tartışma olmamasına söz verdirin. Tekrar olursa konuşmuştuk bunu dersiniz, olmazsa masayı terk edersiniz. Yani belirli bir olay üzerinden, asla taviz vermeyeceğiniz bir sınır koyun.
+1
kaset
(21.10.25)
(5)

itimat ayran markette gördünüz mü?

Rondak
Normalde özerhisar ayran tercih ederim. geçen gün happycenter da görüp merak edip bu ayranı aldım. Ekşiliği vs güzel. tam bir f/p ayran :)Ama bir daha da bulamadım. nette, sözde bütün marketlerde olduğu yazıyor ama hepsine baktım yok.Gördüğünüz bir market var mıdır?Derdimi sevecekler uzak dursun. Ta
Normalde özerhisar ayran tercih ederim. geçen gün happycenter da görüp merak edip bu ayranı aldım. Ekşiliği vs güzel. tam bir f/p ayran :)

Ama bir daha da bulamadım. nette, sözde bütün marketlerde olduğu yazıyor ama hepsine baktım yok.

Gördüğünüz bir market var mıdır?

Derdimi sevecekler uzak dursun. Tam bir sefa şeysiyimdir :)
0
Rondak
(20.10.25)
File'de var
0
eisberg
(20.10.25)
Çağrı da var. Bu arada bir sürü ekşi ayran denemiş birisi olarak favorim BİM de satılan binvezir ekşi maya ayran. Hem aşırı ucuz hem tadı ekişiliği harika.
0
substituent
(20.10.25)
@subs

Çağrıda yok. Görevliye sordum artık gelmiyor dedi. Belki rafta kalan üründür
0
🌸Rondak
(20.10.25)
Bizim iş yerinde veriyorlar çok da beğendiğimi söyleyemem
0
messina123
(20.10.25)
itimat'ın direkt kendi marketi var aslında kendi ürünlerini ve başka şeyler daha sattığı. mesela üsküdar meydanda var bir adet ama sizin bulunduğunuz bölgede var mı bilemedim.
0
zemberek
(20.10.25)
(4)

iki banka arası döviz transferi mümkün mü?

green eyed penguin
iş bankası - garanti gibi?
iş bankası - garanti gibi?
0
green eyed penguin
(17.10.25)
Mümkün. Ama her iki banka da swift ücreti alı. Şubeden çekip yatırmanı tavsiye ederim.
+3
Mirket
(17.10.25)
Midas ile de mümkün
0
substituent
(17.10.25)
Mümkün ama mümkün değil.

İş bankası Amerika’daki bankasına diyecek ki garantinin Amerika’daki bankasına para yolla. Para gelince Amerika’daki garantinin bankası garantiye haber verecek, o zaman dolarlar hesaba geçecek.

Türkiye’den Türkiye’ye dolar gönderirken para Amerika’ya gidip geliyor gibi bişiy.
Türkiye’den zimbabweye dolar yollamakla teknik olarak bir farkı yok sanırım.
0
michael_knight
(18.10.25)
mümkün ama anlamsız.
0
co2s2
(18.10.25)
(10)

Yalnızlık

ashleybon
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım değil. resim sevmem. spor da yapacak enerjim yok. ahşap boyama, kil, doğa yürüyüşleri de tarzım değil. yalnız bu kadar nasıl yaşayabilirim?
+1
ashleybon
(17.10.25)
Kendi adıma konuşursam, yürümek. Doğa yürüyüşü falan değil, direkt dümdüz yürümek. Nerede olduğu önemli değil.

Saatlerce yürürüm. 3 saat kesintisiz yürüdüğümü biliyorum. Takıyorum kulaklığı, eve gitmemek için yolu uzattıkça uzatıyorum. Ne zaman evde bunalsam çıkıp min 1 saat yürüyorum. Hatta bunu 2 günde bir yaparım.

Yürümek bence bir “coping mechanism”, ya da stimuli. Benim için işe yarıyor.


Yürümenin felsefesi, diye bir kitap var. Tavsiye ederim. diğer yürüyüşçüleri anlatıyor. Mesela bir yerde nietzsche’yi anlatıyor. Sonu gelmeyen yürüyüşler yaparmış. Bir yer de Rousseau’dan bahsediyor, o da aynı. Bu kitapta anlatılan kişilerin ortak özelliği de fazla yalnız olmaları.

Yürüyüş derken; trekking gibi şeylerden bahsetmiyoruz. Su mataranı al, yürüyüş ayakkabılarını giy, böyle değil. Bu spor. Sadece yürümekten bahsediyorum.
+1
substituent
(17.10.25)
Yalnızlık çok da kötü bir şey değil öncelikle, madem tüm olası önerilere direkt olarak kapıları kapatıyorsunuz yalnızlığınızla barışıp mutlu olmaya çalışın.
Yürüyüş önerisine o kadar katıldım ki insanın kendi kendine yapabileceği en güzel aktivitelerden biri ki ben yalnız yemeğe gitmeyi, sinemaya, konsere gitmeyi de çok severim bunları da öneririm.
Naçizane bir önerim de iş yerindeki insanlarla ilişkinizi sadece işte tutmanız iyi bir şey onlarla sosyalleşmek zaten gereksiz buna hiç takılmayın.
+2
mutekebbir
(17.10.25)
Konuşmayı seviyorsan konuş. Ben 8 yıl Elazığ'da yaşadım, gittiğimde 25 yaşındaydım ve bir Allah'ın kulunu tanımıyorum, memuriyete başlamıştım ve kız başına doğuda yapayalnız kalabilmek için eve kapanmıştım, İnternete sarmıştım, sözlüğe sarmıştım, çok dertler dinledim çok kişiyi intihardan çevirdim çok kavgalar ettim çok muhabbetler ettim... hem ben şifalandım hem yapabildiğim kadar çok şifa vermeye çalıştım. Belki sana da iyi gelir bu. Veya başka, daha yüzeysel konuşmalar. Seslendirme olur, birinin sosyal medya danışmanlığı olur...
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Dünyada artık adult loneliness diye bir kavram var artık, kadın erkek farketmiyor
+1
grimavi
(17.10.25)
Spor enerji

Belirgin değişim yaşadım
Kızlar bela .d
-2
baldan kaymak
(17.10.25)
Spor yaptıkça enerjin yükselir.
+1
gabe h coud
(17.10.25)
Bunun için en uygun şey sosyal medya gibi duruyor çünkü pek hobilerle ilgili değilsin. Geriye arkadaşların söylediği gibi tek seçenek spor kalıyor yada benim dediğim gibi sosyal medyanın gücünden faydalanarak arkadaş edinebilirsin
+1
mermaidd
(17.10.25)
Yalnizlik cok yaygin ne yazik ki, insanlar artik kanserden degil yalnizliktan olecek.

Bunu bir kenara birakarak, ne olursa olsun spora baslayin, kendiniz icin, yasliliginiz icin, enerjiniz icin, depresyona girmemek icin. Ne yapin edin bunu duzenli hale getirin
0
kassiopeia
(17.10.25)
Enteresan bir şey var.
Son zamanlarda hiçbir şey yapmamama rağmen ve dümdüz işlerimi odaklanmama rağmen insanlar benimle daha çok sohbet açmaya çalışıyor diye hissediyorum. Bu noktada öyle çok hoş/karizmatik/yakışıklı/entelektüel/varlıklı vs tarzda biri olmamama rağmen bu yaklaşımı da anlamlandıramıyorum, daha doğrusu şaşırıyorum. Yani bu şaşkınlık da özgüvensizlikten değil de, bu tip bir ilgiyi beklememekten kaynaklanıyor. Bu noktada bazen bir adım geriden kendine bakmak da nerede ve nasıl durduğunuzu kendinize fark ettirmek açısından faydalı olabilir.
0
rakicandir
(17.10.25)
bence iştekilerin büyük olmasını kafana takma, yetişkin insanların arkadaşlığı normal, mesleğinle ilgili örgüt varsa onlara katıl, hatta senden büyük kadınlarla sevgili olmaktan çekinme...

insanları sen de davet et, yani önce onlara ne verebileceğini göster, mesela insanlara hangi konuda iyi gelirsin?

Ayrıca yurtiçi yurtdışı gezi programlarına bak. örneğin otobüsle Balkanlara gitmek gibi, ya da Güney doğu Anadolu, Karadeniz turları
0
hoot
(18.10.25)
(5)

işkur gerçekten işe yarıyor mu?

der meister
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edi
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edilmeyi geçtim genelde cv'mi bile kimseye gösteremiyorum. türkçeyi düzgün kullanıp iyi yazarım, ingilizcem de çok iyi ama dediğim gibi işte BİZNIS LAYF standartlarında hiçbir esprim yok. yakında buradan çıkaracaklar, o yüzden tam zamanlı iş arıyorum.

ilçedeki işkur'a gidip durumu izah etsem yardımcı olurlar mı, en azından bizi bir tür veritabanına filan ekliyorlar mı ya da aktif olarak iş arayanlarla eşleştirmeye/buluşturmaya çalışıyorlar mı?

kocaeli'deyim, bir fabrikaya gireyim diyorum ona da herkes yok yauv sen narin adamsın sana zor gelir vs. diyor e napiyim mk cumhurbaşkanlığı teklifi geldi de ret mi ettim.

şu an masrafım çok az 1-2 sene çalışıp biraz para biriktirsem, af çıkarsa zaten okula dönmek ve onu bitirmek istiyorum. gerçi 35 yaşında 15 seneye yayarak aldığım lisans diploması ne halta yarayacak orası da tartışılır ama olsun en azından 500 firmadan bir tanesine cv gösterebiliriz belki.

onun dışında platform olur, davranış olur (belediye binasına çıkıp kendimi yakmakla tehdit etmek) vs. önerileriniz varsa onları da alırım.

tek kriterim dediğim gibi tam zamanlı ve düzenli bir iş olması. freelance'tir şudur budur artık çark dönmüyor o şekilde maalesef. şimdilik zaten 1-2 ay kadar idare edebilecek durumum var, o aralığa işi sıkıştırabilirsem bekleyebilirim bulana kadar.
+2
der meister
(14.10.25)
Kısa süreli, geçici iş bulunuyor. Özellikle buyuksehirde. Fakat çok iyi yazarım dakikada 3 sayfa okurum işleri değil.
Ayrıca iskura gitmenize gerek yok edevletten iskura is arayan girişi yaparak işleri görebilirsiniz.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
iskur'a e devlet ve/ya kendi sitesinden kaydolabilirsiniz +1

Genelde donemsel ya da bahsettiginiz fabrika/depo gibi yerlerin iskur kotasi dolsun diye actiklari ilanlari sms atiyorlar ama onun da duzeni nasildir anlamadim.

ayrica, kral spor mevzu noldu?
+1
klassno
(14.10.25)
İstanbul Şansınız varsa ibb kariyer merkezini de deneyin. Güzel fırsatlar olabiliyor. Hatta ingilizce çok işe yarayabilir. Metro İstanbul’da 10 yıllık makine mühendisi İngilizce bilmiyor. trenin üreticisi olan Korelilerle, çevirmen aracılığı ile iletişim kuruyorlar. O kadar…
0
substituent
(14.10.25)
işkur, sgk, meb, tsk, tbmm, mahkemeler, hakimlikler, savcılıklar, karakollar, hastaneler, aile hekimlikleri -mış gibi yapılan yerlerdir. bunlar devletin devlet olmasından kaynaklı ödevlerini yerine getiriyormuş gibi davranması için vardır. gerçekte işe yaradıkları bir konu yoktur. güncel şartlar altında en iyi iş işin olsun'da, zaman zamansa aynı şirketin kariyer.net'inde bulunuyor. gerek kariyer.net, gerekse eleman.net'teki cv'leri ik'cılar inceliyorlar. işkur'daysa üniversite mezunu olduğun için birçok işe başvuru yapamıyorsun. zeten sitesi de ya çalışmıyor ya da kullanıcı düşmanı. narinsin, üzerler diyenlere aldırma, hiçbiri zor değil ama beyaz yaka gibi her gün tatil de yapmıyor. başlangıç maaşları 50 bindir, aklında bulunsun. şimdi az ücret talep edersin, deli falan derler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
üstteki cevaba katılıyorum. -mış gibi yapılan yerler'den biri işkur.

türkiye'de çok sağlam bir cv yoksa tanıdık aracılığıyla veya sınavlarla iş bulunur. özel sektörde tanıdık faktörü sağlam bir diplomadan bile baskın. boğaziçi mezununu iş mülakatına aöf'li torpilli birinin alması çok yaygın bir durum.

beğenilmeyen fabrikaların da taliplisi çok çünkü maaşlar iyi.
0
runaway
(15.10.25)
(6)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(6)

Stres / kaygı yönetimi

kararsızataletfilozofu
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plak
Bazı şeyler olacaksa olur , olmayacaksa olmaz biliyorum ama beynim bir türlü susmuyor.
Arkadaşlarımdan biride kendini hiç rahat bırakmıyorsun akışına bırak diye uyardı bende farkındayım.
Araba almaya karar verdim örneğin ödemeler devasa ama hesabı kitabı yaptım oluyor bunu dert etmedim ama ufacık plaka mevzusu için (harf seçmek) 50bin tl istediler gece uyuyamadım iki gündürde derin nefes alıp veriyorum filan yok banamısın demiyor hevesim filanda gitti arabayı almaktan neredeyse vazgeçecek duruma geldim.
O kadar gerildim enerjimde bitti ev işlerini yapacak halim kalmadı böyle olunca.

1-2ayda bir bu durumu yaşıyorum bir konuda çok kararsız kalıp strese girip kaygılanıyorum sonrası enerjim bitiyor mutsuz oluyorum ve bunu yönetemiyorum.

Plaka özelinde aklımda bir plan var onu yapıcam ama genel olarak bu sorunu nasıl çözücem bilmiyorum.
Kafam hep gergin stresli hissediyorum rahat bırakıp kendimi dizi-film izleyemiyorum.
Normalde yürüyüş filan yapardımda artık havalar bozdu ve spor yasak bir süre.
0
kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
Havalar bozuk olsun ne olacak. Hatta bence yürüyüşlerin en güzeli geceleyin hafif hafif yağmur yağarken.

Bence yorum yapmak zor. Ama anksiyete gibi duruyor.

Takma kafana, her şey olacağını varır gibi tavsiyeler “bi sus artık” dememek yerine kullanılıyor.

Yılların eskitemediği bir ruh hastası olarak konuşmanın en faydalı çare olduğunu düşünüyorum. Kullanmadığım ilaç kalmadı, ama psikiyatrist ile konuştuğumda rahatlıyorum.

Benimde tavsiye edeceğim, önce bir psikoloğa görünmek olurdu.

Bana da yakınan arkadaşlarım oluyor, ve bazen problem öyle bir noktaya geliyor ki yapılabilecek/denilebilecek hiçbir şey olmuyor. Bu durumda da şu iki sihirli kelimeyi kullanıyorum: geçmiş olsun.
+1
substituent
(12.10.25)
Plaka konusunda planın ne? Hoşlandığın kızın baş harfi değildir inşallah. A olmasa, B olsa ne değişecek? Bunu düşün. Para kolay kazanılmıyor. Bir gün bir önemi kalmayacak şeylere para saçmaya gerek yok bence. Para harcamak stresi azaltma yolu olarak seçilebilir ama bunun sonuçları her şeyi daha kötü yapabilir. Stres için yüzme tavsiye ederim. Ağır bir spor değil.
+1
arbre
(12.10.25)
Tanıdık memur aracı sokma + 2 kilo baklava ile bir şans denicem.

Kendi ismimi soyismimi sessiz harflerle yaptırıcam
0
🌸kararsızataletfilozofu
(12.10.25)
ben de öyleydim.
bir sıkıntı çıkınca yerle bir oluyordum.
genel bir gerginlik vardı.
böyle bir engellenmişlik duygusu.
tatminsizlik duygusu vardı.
geçmesi yıllar sürdü.
hayat biraz patakladı.
pataklanmadan geçebilirmiydi:
evet, destek olan insanlar olsaydı,
toksik insanalrdan korunabilseydim olurdu.
0
santimantal
(13.10.25)
Hayatta her şeyin dört dörtlük olamayacağını anlayınca bunları yönetebiliyorsun bence. En azından bende öyle oldu. Araba alman çok güzel bir şey ama sırf istediğin plaka olmazsa diye araba almaktan soğumak tamamen mükemmeliyetçiliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Belki bu huyunu törpülersen bazı kaygılarından otomatikman arınabilirsin.
+1
mermaidd
(13.10.25)
Kendi başına kaldığın bir zaman bu konuyu düşün ve kendi iç dünyana "buna ihtiyaç mı duyuyorum, bundan ne fayda sağlıyorum" diye sor. Çünkü bu geliştirilmiş bir savunma mekanizmasına benziyor, gerçekten öyleyse iç dünyan bu söylediğim sorulara bir şekilde cevap verir. Meditatif bir şekilde sorarsan cevabı daha kısa sürede alacağını düşünüyorum.

Ayrıca harf seçmenin bedelinin 50 bin lira olması hakkında ben şahsen sinirlenirim, sen iyi sinirlenmemişsin yine. Benden iyisin bu konuda.
+1
muhayyer divan
(13.10.25)
(15)

Üzülünce veya strese girince

gobekliraki
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
Bu vücudunuza yansıyor mu? Nasıl etkileri oluyor? Bende bikaç sene önce başladı bu durum, 35imden sonra. Direkt sırtım ve mideme vuruyor. Hiçbişey tüketmesem de istifra edip duruyorum, etmesem de sanki her an edecek gibi hissediyorum.
0
gobekliraki
(12.10.25)
Dişlerim karıncalanıp titremeye başlıyor, midem ağrıyor daha sonra tansiyonum düşüyor. Panik atak gibi bir şey yaşıyorum stres durumlarında. Ama bu stres bir kavga vbden değil de mesela 15dk sonra misafir gelecek ve ben 5 çeşit yemek yetiştirmeye çalışıyorum gibi ekstrem durumlarda oluyor.
Mutfakta çalışırken staj dönemimde olmuştu bir kaç kez :(
0
neira
(12.10.25)
Saçta beyaz çıkıyor.
0
runaway
(12.10.25)
@bir sıcak el istifra çok sorun değil de, sırt ağrısından geberiyorum.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Valla tam kürek kemiklerimin oraları kulunç dedikleri şey çıkıyor bi anda.
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
belimden omurilik boyunca değişik duygular yukarıya hücum ediyor. bunu "elektrik" gibi tarif edebilirim. şimşek hızıyla bir kroşe vursam sanki rahatlayacakmış gibi oluyorum. kendime engel olmasam joker soğuk kanlılığıyla doom müziği açar, mortal kombat gibi fatality yaparım. bir nevi berserker rage ama daha sistemli, daha metodolojik. insanları sinematik bir şekilde duvarın önünden sokup arkasından çıkartsam, "first blood, double kill, triple kill, monster kill" seslerini kendi kulaklarımla şaşırmam.
üzüldüğümdeyse karım junior vücudumun parçası değilmiş gibi oluyor. bundan gizliden gizliye zevk alıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.10.25)
Seboreik dermatit coşuyor. Onun dışında pek bir şey yok.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
Üzülünce ya da sinirlenince nedenine bakılmaksızın sistem kortizol salgılar, kana kortizol salındığında fizyolojik olarak bazı tepkimeler meydana gelir mesela damarlar genişler kan akışı/debisi ve sıvı hacmi artıp tansiyonun yükselmesine ve buna bağlı semptomlar yaşanmasına neden olur ya da kortizol sonrası salgılanan adrenalin sinir sistemini yoğun şekilde uyardığı için anksiyeteye neden olur, bir sendroma bağlı olarak böyle bir problem yaşanıyorsa uzun vadede bağışıklık baskılanması nedeniyle bağışıklığa bağlı hastalık yaşanır ya da kortizol proteinlerden enerji ürettiği için kas kaybı ve kas kaybına bağlı olarak yine bağışıklığın zatıflamasına bağlı problemler yaşanır, bunlar hep sinir stres kaynaklı kortizol salınımına bağlı gerçekleşen olaylar, akut ya da kronik duruma göre sorun az ya da çok kendisini hissettirir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.25)
@logsitic o ne hocam?
0
🌸gobekliraki
(12.10.25)
Daha çok bilindik düz baş ağrısı oluyor.
bazen deride kaşıntı olabiliyor. (yani logisticsmanager'ın teknik olarak dediği gibi)
+1
ermanen
(12.10.25)
Aşırı stres yükü migrenimi tetikliyor.
0
Phoebe
(12.10.25)
Uykusuzluk çekiyorum genelde. Son üç aydır saat 3-4 gibi uyanıyorum sebepsiz yere, sonra da uyuyabilirsem kendimi şanslı hissediyorum. Nereye kadar yürüyeceğiz bu yolu onu da bilmiyorum.
0
rakicandir
(12.10.25)
Anlımda egzama. Anlım kızarıyor, kabarıyor.

Üşüme, hava çok iyi bile olsa üşmeye başlıyorum.

İştahsızlık/ mide bulantısı. Hiçbir şey yiyemiyorum, yesem de kusmaya başlıyorum.

Hepsi olmuyor tabii. Ne kadar stres yaptığıma göre. Üşümeyi hep yaşarım, diğer ikisi ağır strese girdiğimde genelde. Özellikle egzama. Hatta bir ara o kadar ileriydi ki bacağımda sivilceler çıkmıştı bir sürü. Bunu bir kere yaşadım.

Zor
0
substituent
(12.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim+1
Uykularım kaçıyor.
0
Amaranta ursula
(12.10.25)
Direkt midem kilitleniyor. Korkunç bir yaz geçirdim ve 1 ayda 6 kilo verdim. Sporcuyum, zaten kilom yoktu, bildiğin eridim. Şimdi o yağ kaybetme durumunu avantaja çeviriyorum antrenmanla.

@bir sıcak el... Bu arada mutluyken de midem kilitlenir. Kitaba göre Bunun sebebi nedir?
0
mslny
(12.10.25)
@gobekliraki; cilt hastalığı. Özellikle stresle beraber coşuyor. Dermatolog bir şampuan, bir lityumlu krem verdi bir de zen olacaksin, tatile falan çık git Türkiye'ye stresi bırak dedi. Öyle garip bir hastalık.
0
logisticsmanager
(12.10.25)
(6)

Avrupadan macbook air alsak türkiyede kullanamaz mıyız

condom kurşunu
Ve telefonlarda oldugu gibi extra para ödemek gerekiyor mu?
Ve telefonlarda oldugu gibi extra para ödemek gerekiyor mu?
0
condom kurşunu
(10.10.25)
bilgisayarda oyle bir sey zorlayamazlar?
0
compumaster
(10.10.25)
amerikadan da alsanız avrupadan da alsanız sorunsuz ek ödemesiz kullanabilirsiniz.
0
a perfect lie
(10.10.25)
ek odeme falan yok.
ama turkce klavye de yok.
+1
cooperr
(10.10.25)
Kullanırsınız tabii ama fiyat avantajı yok Avrupa’dan alinca. Türkiye’den alman finansal açıdan daha mantıklı, keza garanti açısından da.
+2
orient blue
(10.10.25)
ekstra bir ücret ödemek gerekmiyor da macbook fiyatları tr'de daha uygun olduğu için pek mantıklı bir durum değil.

örn. geçen ay amazon.de'de 1k euro olan m4 air 16/256 modelini trendyoldan %10 öğrenci indirimiyle 38k gibi bir fiyata aldım
0
kornisch
(10.10.25)
Ek ödeme var aslında. 450€ aşan ürünler vergiye dahil. Ama gümrük memuru bile bilmediğinden kontrol olsa bile bir şey olmuyor.
0
substituent
(11.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(5)

Araba alıyorum vol2

kararsızataletfilozofu
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )Eldeki para 500.000Araba 400.000İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.
sıfır araba almayı planlıyorum tavsiye ve önerilere açığım, daha önce hiç araba almadım muhtemelen bir daha da almam :)
Volkswagen T-Cross Style dolu opsiyonlu tahmini 1.800.000 filan olacak.
kredi findeks notum 1734 ( iyi seviyede )

Eldeki para 500.000
Araba 400.000
İşbank kredi 250.000 ( 24 ay vade 17.000tl ödemeli )
Doğuş kredi 350.000 ( 12 ay vade 32.000tl ödemeli )
Vakıf kredi 250.000 ( 24 ay vade 21.000tl ödemeli-3ay ertelemeli )

Hesaplayınca 70 bin tl ödeme olacak maaşımda o civarda.
Kira, benzin, yemek, faturalar gibi giderleri annem halledecek.
3 ay ertelemeden dolayı da biraz maaştan para kalacak 3 ay boyunca.
ocak ayında 10-15 arası zam ve 100 bin tl ye yakın promosyon gelecek.
haziranda yine zam ve eylül gibi toplu bir para gelme ihtimali var.

Bu hesabın patlama ihtimali var mı bilmiyorum göremediğim bir şey var mı, yada başka fikir ?
Bankalar hop kardeşim ne bu tantana ne bu krediler demez diye tahmin ediyorum.

Bir sorum var aslında, 100-200 bin tl kasko-alım satım masrafı olursa;
ilave bir kredi daha çekeyim mi yoksa kredi kartıyla halledip 2-3 ay asgari ödeyip yavaş yavaş ödemek mi mantıklı ?
0
kararsızataletfilozofu
(09.10.25)
Gözden kaçan ayrıntılar,
kredileri (toplumumuz genelinde olduğu ve gelenek olduğu üzere) kurtarıcı görmen,
i.hizliresim.com
daha önce hiç aracının olmaması,
bir de son ödeme zamanında kadar hayatın getirebileceği başka olumsuz şeyleri hesaba katmamak.

Araç ilanlarına alacağımdan değil ama bazen bakarım.
sıfır aldıktan bir kaç hafta, bir kaç ay sonra satanlar oluyor. Paraya başka sebeplerden acil ihtiyacı olan kimseler mesela .

İyi düşünün ama şu halde krediye vs bulaşmadan 700-900bin aralığında ikinci el bir araç size yeter. Hem arabaları genel olarak tanıma ve tecrübe sahibi olmuş olursunuz. Arızası bile çıksa, sıfır aracın verdiği olumsuz hissi vermez.

İkinci el araçta olabildiğince sahibini tanıdığınız birinden alınmalı.
Çünkü mal sahibine benzer.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
kişisel tercih tabii ama bu kadar zorlanarak sıfır araba almanın finansal bir mantığını göremiyorum bu yüksek faiz ortamında. safi zarar bir işlem olur. bütçeniz kadar araba alın.
0
awlmi
(09.10.25)
bence al ayrıca sana ekstra bir taktik vereyim. örneğin 4-5 ay sonra eline bir miktar para geçti veya biriktirdin bir şekilde. fiyatları atıyorum, örneğin 100 bin tl. üstüne hemen 3 ayda ödemeli faizsiz yeni müşteriye özel 60k kredi çekiyorsun ve üstteki yüksek faizli kredilerin birini kapatıyorsun. bu şekilde yaparak daha hızlı düze çıkarsın.

kendine bir döküman hazırla her ödemeni not al 2 senelik 3 farklı krediyi daha az ödeyerek 1-1.5 seneye kapatırsın. benim örnek;
hizliresim.com
0
messina123
(09.10.25)
ben olsam bu şartlarda bu arabayı almazdım. ne olursa olsun insanın cebinde para kalması lazım.
0
co2s2
(09.10.25)
Ya şimdi bin tane senaryo kurabiliriz, biri gelir arabaya çarpar, sıfır arabaya çarptı değer kaybı istiyorum diye mahkemeyle uğraşırsınız.

Sizin boş anınıza gelir siz kaza yaparsınız, yaptığınızla kalırsınız.

Tüm bankalardan kredileri çekene kadar çektiğiniz kredilere dokunmayın. Başka banka kredi vermezse sorun olmadan iade edebilirsiniz en olmadı. Kredi çektiğiniz parayı hesaptan oynatınca iade işi kesintili oluyor
0
substituent
(09.10.25)
(3)

Kadıköy-Sabiha Gökçen Metrosu

lynyrd skynyrd
M4 hattı, Cuma ya da Cumartesi günleri 24 saat açık değil mi? Geçen hafta sonu havaalanına gitmek için sabaha karşı Göztepe durağına gittiğimde kapalıydı. Sonra Ünalan durağına yöneldim. Bir baktım! Orası da kapalıydı. En sonunda Yenisahra durağına geçip Havaş'a bindim. Defalarca taksi parası verdim
M4 hattı, Cuma ya da Cumartesi günleri 24 saat açık değil mi? Geçen hafta sonu havaalanına gitmek için sabaha karşı Göztepe durağına gittiğimde kapalıydı. Sonra Ünalan durağına yöneldim. Bir baktım! Orası da kapalıydı. En sonunda Yenisahra durağına geçip Havaş'a bindim. Defalarca taksi parası verdim, akılsızlığımdan. Ya arkadaş, Üsküdar metro hattı otonom sürüşe sahipken havalanına giden bu metro hem 24 saat değil, hem de otonom değil. Acaba Havaş mı kabul etmiyor?
0
lynyrd skynyrd
(08.10.25)
cuma ve cumartesi geceleri 24 saat açık. yani cuma sabah 06'dan pazartesi 00'a kadar sürekli çalışıyor. ama cumartesi 00-06 arası ve pazar 00-06 arası bazı çıkışlar kapalı oluyor, bence onlara denk gelmişsin.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.10.25)
Gece tarifesinde her kapı açık değil ana kapılar açık oluyor sadece

otonom olması bir şeyi değiştirmiyor sürücüsüz metrolarda da makinist var smamp deniyor sürücüsüz metro acil müdahale personeli. Her trende oluyor.
Edit: m4 hattı da otonom aslında. Tren kendi sürüyor, kapıları kendi açıyor. Bazen tren peronda tam tutturamıyor, o durumlarda makinist kendisi kapıyı manuel açıyor.
0
substituent
(08.10.25)
Gece tarifesinde her kapı açık değil +1


eve dönerken indiğim durakta normal saatlerde çıktığım kapı Gece yarısı sonrası kapalı oluyor.
0
put it in your appropriate place
(08.10.25)
(6)

içimde anlamlandıramadığım bir huzursuzluk var?

i'm gonna start a revolution from my bed
ne olduğunu bilmiyorum. böyle hisettiğiniz oldu mu, ne yapsam geçer bu? ya da ne olduğunu çözmek istiyorum.
ne olduğunu bilmiyorum. böyle hisettiğiniz oldu mu, ne yapsam geçer bu? ya da ne olduğunu çözmek istiyorum.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(08.10.25)
Bende de dün başladı. Dolunaya bağladım. Kurt adam olabilirim.
0
arbre
(08.10.25)
Bende de aylardır oluyor boşluk ve huzursuzlul
0
darkwizard
(08.10.25)
dolunaydan da oluyor. memleket yangın yeri. ne yazık ki türkiyenin ortaçağına denk geldik.
0
mikahakkinen
(08.10.25)
Deprem oldu demekki senin yuzundenmis
0
eja
(09.10.25)
İnsanız, olur arada öyle. Ama uzun süredir devam ediyorsa ve devam etmenize engel oluyorsa, psikiyatri.
0
substituent
(09.10.25)
365 günümün 300 günü bu hisle yaşıyorum. Artık huzursuz olmadığım günler bugün çok güzel neden böyle kesin bir şey olacak hissine girip yine içine ediyorum günün.
0
IcedFlames
(09.10.25)
(5)

İngilizce b1 seviyesi için tavsiye

perfectlysplendid
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?

Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
0
perfectlysplendid
(08.10.25)
ücretsiz bi seçenek olarak duolingo'yu deneyebilirsin, kötü değil. almanca öğreniyorum ben oradan.

konuşma için open english

yazma için bilmiyorum :/
0
art cat chocolate
(08.10.25)
Kurs falan demode şeyler artık. Kimse kurstan bir şey öğrenmez.

Konuşma için önerilere ek: reddit de r/langauge_exchange subredditi var. Burada karşı tarafa sunabileceğiniz dili söylüyorsunuz, ve pratik yapmak istediğiniz dili. Offering Turkish Seeking English gibi. Sistem sizi ona göre eşleştiriyor. İlla bir şey offer etmenize de gerek yok sadece ingilizce pratiği yapmak istiyorum derseniz daha hızlı bulursunuz konuşacak kişi.

Yazma için, yazmaktan başka bir çaresi yok. Günlük mesela 300 kelimelik metin yazıp chatgptye feedback ver diyebilirsiniz. Ai’i hiç küçümsemeyin bu konularda harika iş çıkarıyor.

Metin yazmak için fikri de theessayarchive den bulabilirsiniz. Oradan hem inceleyebilir, hem de konu bulabilirsiniz

En olmadı chatgptye bana bir konu söyle essay yazayım deyin.

Ayrıca chatgpt nin mobil sürümünde sesli iletişim da harika. Nası konuşursanız konuşun her türlü anlıyor, ona da bakın.
0
substituent
(08.10.25)
Proficiency sınavları özel bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gündelik konuşmanın biraz ötesinde geçmeniz lazım.
Ben yoğun bir kurs artı preply kullanımını tavsiye ederim.
0
anon1m
(08.10.25)
Ben biraz gelenekselciyim. Sinava odakliysa bu konuda kendini kanitlamis bir kitabi detayli calismanizi oneririm. Teknolojik imkanlar cok fazla olsa da gunun sonunda hepsi sizin sahsi emeginiz olmadan ilerlemiyor. Bunun yaninda biraz daha sakin kafayla calismak icin destek saglayacak kaynaklar kullanilabilir. Hangisi hosunuza gidiyorsa.
0
mbond
(08.10.25)
konusma ve yazma icin toefl konusunda tecrubeli bir hocadan ozel ders alman lazim. duolingo'dan alacagin fayda tamamiyle sifir toefl icin. yazma, birisinin yazdigin metni okuyup soyle yanlis yazmissin, soyle yeniden yazmalisin falan gibi cok ciddi feedback vermedigi surece pek gelismez. yazmasi gelisen kisiler hep iyi okullarda hazirliga gittiler, universite boyunca ingilizce ders aldilar ve hocalar yazdiklari paperlarini dese dese ogrendiler. sonuc olarak hoca (online veya in-person) en verimli olacak yontem. kitap denmis de gene ayni kapiya cikiyor, kitap senin hatalarini duzeltmez.
0
hot potato
(08.10.25)
(11)

2. Dünya savaşından sonra büyük devletler ne oldu da bu işin birbirini vurmakla çözülmeyeceğini anladılar?

mikahakkinen
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
yahudi katliamı, sömürge paylaşımı, nüfus kaybı vb. büyük devletler nasıl bir karar aldı ve bu işlerin büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşündü?
0
mikahakkinen
(03.10.25)
kapitalizm egemen ekonomik düzen oldu. Bu yüzden daha çok.
0
adivar
(03.10.25)
2.dünya savaşında belki 100 milyon kişi öldü.
avrupa'da büyük şehirlerde taş üstünde taş kalmadı.
ekonomiler allak bullak oldu.
yahudi soykırımı çok bir büyük savaş suçu.
ingiltere'nin fransa'nın sömürge düzeni çöktü.
bir dolu sebep var ama asıl sebep japonya'ya atılan atom bombalarının gücü herkesi korkuttu. benzer bir savaşta karşılıklı atom bombası atmaya başlarlarsa bildiğimiz anlamda insanlığın sonu gelebilir.
0
co2s2
(03.10.25)
Nazi hareketi olmasa bugünkü İsrail devletini kurmak için gerekli politika oluşur muydu ya da gecikir miydi diye tarihçiler tartışıyor. Dolasıyla kan dökme olayı elbette bitmedi; “herkesin kanı dökülmesin ama bazılarının kanı dökülebilir” aşamasına geldi. İsrail’in kurulmasında da yine İngiliz hükümetinin destekleri var nereyi kazısan İngilizler çıkıyor. Sömürecek işçilerin hepsi savaşta ölmesi kapitalist düzene kar getirmiyor; canlı kalsınlar ama itaat etsinler boyutuna geçti.
0
titanic kemancısı
(03.10.25)
Atom bombası ve nükleer caydırıcılık.

Büyük devletler büyük kayıplar vererek kendi ekonomilerinin zarar göreceği şekilde savaşmalarına gerek kalmadan da istediklerini elde edebildiklerini gördüler. Uluslararası şirketler üzerinden istedikleri gibi sömürebiliyor ya da pazara girebiliyorlar. Vekalet savaşları sayesinde doğrudan savaşmak yerine başka ülkeleri ya da örgütleri finanse ederek yıpratma yoluna gidebiliyorlar. Sonra da bunları birleştirip kapitülasyonlar imzalatıyorlar.
0
nawar
(03.10.25)
1. Dünya savaşında Almanlar büyük yenilgiye uğradığında kazanan taraf çok ağır faturalar kesti.

O zamanların bir ekonomisti, bunun doğru olmadığını, yıllık gelirlerinin %30’unu almanın makul olduğunu söylemişti. Hatta bu süreçte almayanın ekonomik kalkınması için yardım edilmesi gerektiğini söylemişti.

Peki ne oldu? Almanya borçları ödeyemedi. Milliyetçiliğin gazı ile naziye dönüştüler.

Kazanan taraf bir daha savaşa sürüklendi, borçlarını alamadan.
0
substituent
(03.10.25)
2.dünya savaşında, savaşın maliyetinin, savaş ile ulaşılmak istenen kazanımları aştığını yani maliyetini kurtarmadığını yaşayarak gördüler.

bir yeri işgal etmek, oradaki insanları beslemeyi, öyle veya böyle oralara hem insan kaynağı ayırmayı, hem altyapı yatırımı yapmayı vs. gerektiriyor.

bugün olduğu gibi politik yollarla sömürgeleştirmek çok daha az maliyetli ve yönetilebilir bir durum. ha buna rağmen, diğer büyük devletlerle paylaşım krizi veya çıkar çatışmaları politik güç ile dengeye ulaşamıyorsa, fiilen savaş yaşanmaya devam ediyor.

sadece bir örnek: bakınız ukrayna-rusya savaşı.
0
wilhelmwasmuss
(03.10.25)
sınırsız kaynak ve ucuz iş gücü ihtiyacının sebep olduğu global yıkımların kapitalizm sayesinde sonlandığını iddia etmek de enteresanmış. tam aksine dünya savaşlarının temelinde kapitalizmin egemen ekonomik düzen olması yatar. kapitalizmi savunanlar "30 sene önce cep telefonu yoktu bugün var" diyen akp'lilerden farksız. dünyadan koskoca nesilleri, yüzlerce seneyi çaldı bu sistem ama hala sanki bugün dünya barış içinde yaşıyormuş gibi kapitalizm güzellemesi yapıyorlar haha. bugün de zaten savaş meselesi kapanmış değil, üçüncü dünya savaşının önündeki tek engel nükleer caydırıcılık ve teknolojinin gelişmesiyle beraber coğrafi kontrol faktörünün eskisi kadar önemli olmaması. yani artık türkiye'yi işgal etmek için yarım milyonluk orduyla gelmene gerek yok. başına "demokratik" şekilde istediğin adamı koyuyorsun, bütün kaynakları o sana peşkeş çekiyor zaten. yok baktın işler istediğin gibi değil hop bu sefer darbe yapıyorsun.

bi şey değiştiği yok yani sadece artık aynı sömürü seviyesi için o kadar çaba sarf etmek gerekmiyor, illa savaşılacaksa yine demokrasi şöleniyle göreve gelmiş şahıslar aracılığıyla onların ülkesini savaşa sürüyorsun.
0
der meister
(03.10.25)
büyük savaşlarla çözülemeyeceğini düşünmediler aslında. abd ve sovyetler birliği birbirleriyle savaşmaya hazırlardı. ama atom bombası herkesi korkuttu. kimse cesaret edemedi büyük savaş çıkarmaya, hep kenarından dolaştılar. soğuk savaş yaptılar.
0
abelardo
(03.10.25)
merhaba. aslında büyük ülkeler birbirini vurmakla bu işin çözülmeyeceğini kavramakla beraber sikko devletleri bir şekilde sömürürüz kendi işimize yaradığınca destekleriz, yakar yıkar ele geçiririz sonra satranç tahtası gibi karşının hamlesine göre karar alırız dediler. doğrudan kimse birbirini yok etmeyi göze alamadı.

abd vietnam'da tökezledi, rusya yı küba destekledi, birbirlerinin hamlelerine karşı türkiye bile bir piyon olarak rusyayı vurabilecek nükleer füzelerin durduğu en ileri abd karakoluydu. sen çek ben de çekeyim diye küba/rusya vs turkiye/abd olarak kullanışlı aptal bir dönemimiz o yıllarda da oldu.

herkes çıkmasa girdi, afganistan demir leblebi gibiydi. oyunum sistemini değiştirdiler. aslında sorunuzun cevabı "proxy war" olarak günümüzde de devam ediyor. sonuçlanmış değil.

çok kısa cevap olarak: ben doğrudan hedef olacağıma karşı tarafı caydırıcı kullanışlı maşa bir ülkeyi kullanırım doğrudan hedef ben olmam. tek bir sorun vardı, iki kutuplu dünyada bunu tek aklına getiren abd olmadı.
0
libertine
(03.10.25)
insanlık yüzlerce yıl savaşmış, şimdi mi akıllanıp bırakmış:D işin şekli değişti sadece, özü aynı.

üçüncü dünya savaşı için de önce bağımsız bir almanya lazım. tarifteki ilk malzeme eksik.
0
kesmekes laleler
(03.10.25)
Şimdi uluslararası ilişkiler bölümüne çöp diyorlar işte biz de bir şeyler biliyoruz.

Cevap Mutual assured destruction ve Second strike capacity

Tabi bunlar soğuk savaş kavramları. Artık ülkeler ve kurumlar birbiriyle o kadar çok iş birliği halinde bağlandılar ki en kötü barış, savaştan daha hayırlı geldi. Bu da işte kapitalizmin zaferi neoliberal kurumsalcılık.

Ha bana kalırsa bence hiçbir zaman savaş bitmedi ve bitmeyecek hak ve batılın savaşı devam ediyor. Siyonizm vs diğerleri.
0
Hallegadola
(05.10.25)
(3)

Youtube'da walkthrough baştan sona oyun oynayan yayıncılar?

grimavi
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
Yerli yabancı takip ettiğiniz kimler var ? Yerli olanlar mümkünse noktalama işareti olarak küfür kullanmasın ve her şeye abartılı tepkiler vermesin :)
0
grimavi
(02.10.25)
Tek Oğuz sasi yi takip ediyorum ama o da dediğiniz kriterlerin tam tersi :)
0
substituent
(02.10.25)
Tek kişi sayarim;
The radbrad
0
logisticsmanager
(02.10.25)
ChristopherOdd
0
hububrad
(03.10.25)
(9)

Neden sadece 2 tane yolcu uçağı üreticisi var?

messina123
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
Boeing ve airbus dışında neden başka bir üretici yok. Ve neden türkiye bilmem kaç yüz uçak almak yerine o paraya kendi yolcu uçağını üretmeye çalışmıyor. 20 sene içinde meyvesini yersin
0
messina123
(29.09.25)
temel iş metrikleri

yeni bir firma çıktığında eski firmalar o firmayı batırmak için fiyat kırarlar.
0
duyurukullanıcısı
(29.09.25)
Sıfırdan üretelim dersek üretiriz ama verimli olmaz. Olay şu ki, yeni yaptığın uçağı kullanmazsın, hele ki 100-200 kişi taşımak için. Böyle bir kullanım için yıllar boyu uçağı test etmen gerek, durmaksızın. Çünkü bir sürü problem çıkacak. Bi problemi çözeceksin, tüm teste yeniden başlayacaksın mesela. Uçak kendini kanıtlayana kadar kullanmak intihar olur.

Boeing 1910lardq bu işe girmiş, zaten yüz yıldan fazladır ekipmanlarını test etmiş, her şeyi sıfırdan yapmamış, yeni bir teknoloji gelince sadece ona odaklanmış; çünkü diğer sistemler tamamdı. Böyle böyle gelişmiş. Keza airbus’ta öyle.

Hadi bi çılgınlık yapıp 20 yıl sürecek bir proje başlatıldı. Bunca yıl zararına çalışacak. Başarılı olacağının garantisi var mı? Başka ülkeler, daha doğru düzgün yoldu taşımamış bir uçağı alır mı?

Ayrıca THY’nin 2024 geliri 3.6milyar dolarmış.
Airbus 4.23 milyar avro.

Uçak yapmaya gerek yok yani, Thy sadece hizmet satarak airbus kadar kazanıyor.

Ne zaman mantıklı olur? Türkiye’de yeni bir teknoloji geliştirilir, sadece bu topraklardan çıkar, bunu kullanarak pazarlanır.
0
substituent
(29.09.25)
Bilgi yanlış.
Embraer, comac, bombardier, atr var aklima gelen. Ama tabiki boeing ve airbus gibi değiller.

Çünkü onu yapacak iş gücü ve bilgi yok. Olay sırf para değil. Bu tarz kararlar öyle "yapalim" ile olmuyor. Örnek verirsek Arjantin'in telefon yapmaya çalışması ya da Brezilya'nin bilgisayar yapmaya çalışması gibi kaynaklara bakabilirsin. Bir de bu olaylar drone vs gibi şeyler değil, drone misal 50 kere düşsün 51. Yap. Uçak bir kere düşerse ikinciye şirket kapanabilir.
0
logisticsmanager
(29.09.25)
Boeing ya da Airbus, tarihsel olarak bütün uçak yolcu taşımacılığı krizlerini, hukuki surecleri vb atlattı. Alternatifsiz oldukları için yine de seçildiler.

Şimdi biri çıkıp yeni firma kurdugunda, hepsini olmasa da aynı kriz ve hukuki süreçlerin bazılarıni yasayacak. Ama daha çok göze batabilir bu, diğerinde "Boeing bu hallediyordur" denilebilen şey, yeni bir firma için "beceremiyorlar bunlar galiba pek ya" olarak bakılabilir, çünkü dönüp Boeing kullanırsın yine.

Medyanın bu algıyı beslemeyeceginin garantisi yok.

Maliyet, gereken teknoloji ve altyapıyı geçtim, sırf bu tarafı yüzünden epey riskli iş.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
sabanci sene 93' de
TOYOTA ile ortaklık yapti
ve güneydoğuya fabrika acacagini soylemisti,

kardaşını öldürdüler..

Otomotivde fransiz ve almanin somurgesiyiz,

Sam amca olmaz öyle dedi,
artik amerikadan da dusuk vergili arac gelecek.

hükümeti özgür iradenle sen seçtigin gün ,o zaman olabilir.
0
designer
(29.09.25)
Niye Devrim arabaları kötülendi dışlandı yok sayıldı alay edildi aşağılandı ve yok edildi ise ondan.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Çünkü tek başına yapmak kolay değil. Boeing, Mc Douglas firması ile birleşti zamanında. Airbus da Avrupa devletlerinin ortak girişimi. Yani iki firmada tek bir üreticinin veya ülkenin elinde değil.
0
hububrad
(29.09.25)
Öncelikle teknolojik ve lojistik olarak çok zor bir üretim prosesi. Hadi onu hallettin diyelim gizli ve açık ambargolar var. AB ve ABD lisans vermezse o uçakları sadece yurtiçinde uçurabilirsin.

uçağı bırak airbus veya boeing uçaklarına onların onaylamadığı tuvalet kapısı kolu bile takamazsın.
0
merhum
(30.09.25)
uçak sanayisi en kaliteli parçaları, en kalitesi mühendisleri ve argenin önemli olduğu bir sektör. formula 1 araçları da aynı çerçevede üretiliyor. yani sağlam bir bütçe ve sağlam beyinlerin olduğu bir sektör. yani hadi çıkalım togg yapalım kaan yapalım iha yapalım değil bu iş. ayrıca türkiye herhangi bir uçağının motorunu kendi yapmıyor bakınız kaan.

belli sektörler ekonomik gücü yüksek ülkelerde bunun sebebide en iyi mühendisleri ve bütçeleri.

devrim arabayalarıyla ne alakası var ya?=
0
mikahakkinen
(30.09.25)
(20)

Çocuk bakarken maddi olarak zorlanıyor musunuz? Pişman mısınız?

ananiyimioguz
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara:
Yoksa hayır ben çocuğun gereksinimlerine göre kendimi, işimi, hayatımı planladım, gayet rahat bakabiliyorum, ülkenin de bu durumlarını tahmin ettim, her şey yolunda sorun yok mu diyorsunuz?

2. sorum çok cocuklu olanlara: Bu kadar çocuk yapmasaydım diyor musunuz?

3. sorum genel, çocuk sahibi olanlara: Çocuklar yetişkinse zaten bir şekilde idare ediliyordur belki ama özellikle okul çağına yeni başlamış çocuğu olanlar, keşke aile baskısı, çevre baskısına kapılmasaydım veya ana olmak istiyorum, baba olmak istiyorum, egomu tatmin etmek istiyorum, hiç gerek yok ama dünyaya bir çocuk getirmek istiyorum demeseydim de keşke doğurmasaydım diyeniniz var mı?

Olası gelecek eleştiriler üzerine açıklamalar:

Kimse çocuğunu düşünüp duygusal olarak keşke doğurmasaydım demez herhalde. Sadece mantıksal olarak düşündüğünüzde diyorum.

Yani ben dünyaya gelmeseydim de olurmuş... diyebiliyorum. Ya da hayvan sahiplenenler, ulan zormuş ya sokağa atayım, birine vereyim, sahiplendireyim vs. diyebiliyorlar.
Annesine babasına bakamayanlar bakıcı tutabiliyor, huzur evine verebiliyorlar, hatta hiç ilgilenmeyebiliyorlar.

Çocuk nedense en kutsallaştırılan şey. İnsan evlenip pişman olabilir, çocuk yaptım diye neden pişman olmasın? Yani sevmesin, bakmasın demiyorum ama içten içe pişman olup sorumluluktan dolayı bakan, kan bağı olduğu için, evladı olduğu için yani olgusal olarak bakanlar illa ki vardır. Her pişman, sokağa atacak veya sevmeyecek diye bir şey yok.
0
ananiyimioguz
(26.09.25)
Biraz ekstrem bir durumdayım. Oğlum 7 yaşında, doğduğunda ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, bereketiyle gelir dedikleri doğruymuş.

Deli gibi çalıştım, evde hep ek iş yaptım, endüstriyel projelerden öğrenci projelerine kadar ayırt etmeden yaptım ve şu anki çalıştığım iş yerini bu sayede buldum. Proje yaptığım bir iş yeri tam zamanlı çalışmamı istedi, mevcut işimden istifa edip şehir değiştirdim.

Çocuğumun oyuncak bütçesiyle ev geçindirenler var, iyi baktığımı düşünüyorum, beni ekonomik olarak zorlamıyor ama ikinci çocuğu hem yaşımdan dolayı hem de yeni bir çocuğa verecek manevi gücüm yok diye yapmıyorum.

Hiç pişman değilim, ömrümde hiçkimseyi bu kadar sevmedim. Düzgün bir insan olması için elimden geleni yapıyorum.
0
kimlanbu
(26.09.25)
Çocuğu olan arkadaşlar genelde ailelerinden destek alıyorlar. kimi ev veriyor kimi aile para falan. Tek maaşsa eğer zaten geçinmek imkansız gibi
0
runaway
(26.09.25)
çocuk doğduktan 3 ay sonra krediyle ev alıp birde tadilat yaptırdık. çünkü neden olmasın! bu dertlere girmeseydim hiç zorlanmazdım ama şu an çok zorlanıyorum.

çocuk genel olarak masraflı tabi. ama pişman olmak falan aklımın ucundan geçmedi.
0
scudman1
(26.09.25)
Masrafı çok ama zorlamıyor şu an.

Anne olduğuma bir gün bile pişman olmadım. Aynada gördüğüm kadını tanıyamasam da yorgunluktan geberiyor olsam da hayatta yaptığım en güzel şey kızım.
0
sadakatsiz
(26.09.25)
Bir an bile pişman olmadım. Hayatımda daha anlamlı hiç bir şey yok çünkü. Çok yoruluyorsun, çok fedakarlık yapıyorsun, kendini unutuyorsun ama hepsi anlamlı bir şey için. Sırf bu motivasyon bile insan üstü bir şekilde insana dayanma kuvveti veriyor. Maddi olarak da imkanlarım daha az olsaydı daha uygun şekilde büyütürdük. Mesela 25 binlik bisikleti değil de bin liralık olanı alırdık. Ama çocuk için bir şey farketmiyor zaten sevgi dolu ailesi olsun yeter.

Oğlum doğduğunda hemen bir tane daha yapmalıyım bu ne muhteşem bir şey demiştim. Hala aynı düşüncedeyim inşallah bir kez daha doğuracağım, fırsatım olursa bir tane daha hatta. Çocuk çok güzel bir şey ve bu evrende kıyaslayabileceğin herhangi başka bir güzellik yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.09.25)
Bakamayacağımı hatta hem kendime hem babası ve ailesine hem de ülkenin gidişatına güvenmediğim için çocuk yapmadım, çocuk istemediğim için de evlenemedim. O şekilde düşün. İnsanların lüzumsuz eleştirilerini dikkate almana gerek yok, üzülme öyle her şeye.

İnsan duygusal olarak bazen her şeyden nefret eder. Çocukken ergenken ana babamızın ölmesini istediğimiz olmuştur, çok insana olur bu. Geçici bir durumdur ve bir süre seni hırpalarken sen yapman gerekeni yapıp kendine bakıyorsun ne durumdayım ne istiyorum ne yapabilirim diye. Şahsen hem parasızlıktan hem de vefa borcu hissettiğimden ayrı eve çıkamıyorum, mutlaka bir arada yaşamak zorundayız ve ben ona bakmak zorundayım diye hissediyorum, gitmiyorum bir yere. Kendimden veriyorum, kendime ait bir düzen, bir alan oluşturamıyorum, odamdan ibaret her şey. Öldükten sonra ulan keşke böyle yapmasaydım diyecek miyim bilmem, annemi yalnız bırakmaktan öldükten sonra hoşlanmayacağımı biliyorum ama.

Bu benim kendi vicdani hesaplaşmam, herkeste farklı olabilir, kimse kimseyi referans almak zorunda değildir. Bir dayanağa çok ihtiyaç duyuluyorsa en üst değer olarak gördüğü şeylerin (mesela dinlerin, milliyet gibi felsefe gibi çeşitli aidiyet duyulan şeylerin) ilkelerine başvurulur, düşünülür, karar verilir. Yine sen karar verirsin, insanları aşırı ciddiye almamak lazım.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Duyuru'daki teknik aksaklık yüzünden bir türlü düzeltemedim; en baştaki kısım "bakamayacağımı bildiğim için" olacaktı.
0
muhayyer divan
(26.09.25)
Maddi olarak biraz zorlanıyorum ama pişman değilim. Bebeğin sana bakarak güldüğünü görünce ancak neden şimdiye kadar bekledim diye pişman olursun.

Bebek olduktan sonra, bebeğin konforu için eş ile fikir ayrılıkları çok oluyor, daha sık tartışmaya başlıyosun asıl o yoruyo.
0
duyuruuser
(26.09.25)
Tek çocuğum var bebekliğinden beri tek başına bakıyorum. Bu sene ilkokula başladı. Evvelinde bakımında hep annem destekçi idi. O olmazsa işim maddi manevi çok zordu.

Çocuk isterken her yönden ne kadar zor olduğunu biliyordum, bu sebeple bir sürpriz olmadı. Ülkeye güvenim yok kendim didinerek gelir yaratmaya çalıştım. Doğum izninde dahi outletlerde kabinde ürün çekimi yapıp online sattım. O denli boş durmadan çalıştım, çalışıyorum. Eğitiminden sağlığına, giyimine, oyuncağına kadar en iyisini sağlamak için parçalıyorum açıkcası kendimi. Yorgunluktan kimi zaman canlı cenaze gibi geziyorum ama feda olsun yavru kuşuma.
0
cilekli pasta
(26.09.25)
Yorumlardan görüldüğü gibi kimse pişman olduğunu itiraf edemiyor:)
0
nothing in my way
(26.09.25)
maddi olarak zorlanmıyoruz ama bu çok değişken bir şey. bebekken bi hastalığı ya da özel mamayla beslenme gibi durumları olmazsa pek bi masrafı yok açıkçası. ama sonrasında kreş vs derken iş değişiyor. ha devlet kreşine gönderirsiniz aylık 2 bin tl, belediye kreşine gönderirsiniz 10 bin tl, özel kreşe verirsiniz 30 bine de var 60 bine de. kreşe vermez büyükler bakar, bedava. kızım 3 yaşında elle tutulur tek masrafı kreş şu an. onun dışında kıyafet, ayakkabı vs çok büyük kalemler değil.

manevi olarak zor. pişman mıyım, hayır. yani zaten doğurduğun ve sevdiğin bi canlıdan pişman olman imkansız oluyor bir nevi. keşke doğurmasaydım filan diye aklımdan geçirdiğim günler tabi ki oluyor da doğurmuşum yani pişman olsam ne olacak :D zaten koşuşturma ile geçiyor, hayatını da ona göre uyarlıyorsun, durup düşünmeye pek vakit kalmıyor bile bazen. bir de beklentiyi de ayarlamak gerek zaten öncesinde. hayat baştan aşağı değişiyor yani çocuk olduktan sonra o bar benim bu bar senin takılmayı filan planlıyorsan tabi ki pişman olursun. akşam sekizden sonrası ölüyor senin için artık. uyku saatlerine göre dışarıda olabilirsin. bebek arabada uyumayı seviyorsa şanslısın, sendromları var, inat dönemleri var, tuvalet eğitimi var, bok temizlemesi var. var da var. hani beklenti zaten bunlar olmalı. güzel yanları da ekstrası işi, katlanır kılıyor. kendini hazırlamadan hamile kalıp, işi düzgünce bölüşemeyen, destek almayan ebeveyn tabi ki pişman olur.

ha bir de destek almıyorsanız zor gerçekten. bizde eşimin ailesi bakım konusunda destek oldu. onlar olmasaydı bitmiştik. bakıcıya veremezdim mesela, evden çalışma imkanım yoksa işten çıkmam gerekebilirdi... şu an kreşe gidiyor olmasına rağmen alıp bırakma konusunda hala destek veriyorlar mesela.

araba şart gibi bir şey bu arada.

evlilik de çok sağlam olmalı. en benim diyen erkek bile babalık konusunda saçmalıyor. sizin eski duyuruları hatırlar gibiyim. onları düşünürsek eğer çocuk planı varsa önce evliliği sağlamlaştırın derim. duyuru sadece maddi açıdan bakılıyor gibi geldi olaya. ama maddiyat 1 önemli ise diğer konular 2 önemli bence.
0
elorelia
(26.09.25)
Çocuk bencillik, sırf sen ebeveyn duygularını tatmin edeceksin diye dünyaya getiriyorsun. Paran, zamanın gidiyor. Bu senin tercihin. Ama aynı zamanda çocuğu da bir savaşa sokuyorsun. Sana bir şey olsa çocuk ortada kalacak. Paran yok, gidiyon doğurup sokağa salıyorsun. İstediklerini alamıyorsun. Çocuk hep eksik kalıyor. Niye çünkü analık duygusunu yaşayacağım. Çocuk bildiğin dert ve bela.

Edit: bir de rızkıyla gelir diyen cahiller var. Evet filistinde afrikada öyle geldi. Kesin.
0
Shepard
(26.09.25)
Bunu aileye değil çocuğa sormak lazım.

Ailemin hiç arabası olmadı. Bir kere ödev yaparken maket bıçağı ile elimi kestim, acile gitmek için minibüs bekledik, öyle gittim. Taksi çok pahalı olur diye binmedik.

Bir yere giderdik, 16k denen lanet otobüste midem bulana bulana giderdim. Zor tutardım kendimi, otobüs iner inmez kusardım.

Kreş falan hak getire, anaokuluna bile gitmedim.

Ne doğru düzgün bir oyuncağım oldu, ne de herhangi bir şeyim. Kendi odam bile yoktu.

Ama aileme sorarsanız hiç pişman değildir, elinden geleni yaptık derler.
0
substituent
(26.09.25)
@ nothing in my way, onu özelden yazıyorlar, sanırım linç yemek istemiyorlar :(

Lanet olsun çocuğa, keşke ölse gibisinden değil de annelik / babalık bana göre değilmiş, sonradan anladım... gibisinden.

@ elorelia, evet o da ayrı bir konu zaten, onu denkleme katarsam hiç düşünemiyorum da işte şimdilik sadece "çocuk" olayını sorguluyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(26.09.25)
benim çocuğum yok ama kardeşimin ikizleri var. bana göre çocuk sahibi olmaktan değil, beraber çocuk sahibi olduğu kişiden pişman. ikisi de devlet memuru, eşi neredeyse 7/24 çalışıyor ama ona rağmen borçları bitmiyor. eşinin işi oluyor akşam geç geliyor, işi oluyor haftasonu bir yerlere gidiyor, işi oluyor iki üç gün eve gelmiyor. kardeşim neredeyse yalnız anne*. annemler çocuk bakma, okuldan alma gibi konularda destek oluyor, ben maddi destek oluyorum.
0
inheritance
(26.09.25)
Güzel soru ama türkiyede dürüstçe cevap verilebilecek en son sorulardan.
Burada da bunu görebilirsin. Artık dönüşü olmayan bir şey için en azından tepki almayalım diyerek herkes halinden memnun taklidi yapıyor. Bir de herkes varını yoğunu, hayatını, emeğini herşeyini çocuğuna veriyor ama sokaklar ssç den geçilmiyor ne hikmetse.
0
dawsonscreek
(26.09.25)
Tek çocuk var başımıza gelecekleri öngördük ekonomik imkanlarımız vardı bu sebeple ekonomik olarak hiç sorun yaşamadık
Diğer zorluklarından yana zerre pişman değiliz
0
basond
(27.09.25)
Yakınımda bir örnek var da düşünmeden edemiyorum acaba çocuğu olmasa hayatı farklı mı olurdu, yoksa aynı mı olur diye.

Amcam ülkenin sayılı üniversitelerinden 2000lerin başına mezun olmuş bir mühendis.
İngilizcesi de çok iyi. Normalde hep zaten biraz içe kapanıkmış ama öğrenciyken dünyayı falan gezerdi.

Evlendi 2 çocuğu oldu. Eşi de benzer donanımda. İkisi de çalışmasına rağmen çocuk bakmaktan ne bir ev değiştirebildiler ne bir araba değiştirebildiler (2000 model) ne bir seyahat ediyorlar. İstanbulda 20 yıldır ev-iş arası gelip gidiyorlar.

Ne zaman maddi olarak bişey sorsam, ya çocukların okul masrafı çok nasıl yapalim diyor.

Yıllık zaten şu kadar para gitti diyor. Hayır öyle pahalı oyuncaklar, kıyafetler de almazlar yani. Tek kısmadıkları şey eğitim ve yeme içme.

Ama ben anlamıyorum 2 tane uzman veya yönetici seviyesinde evli insan, nasıl 2 tane çocuğa bakarken hayatlarını bu kadar ot gibi yaşayabilirler?

Hiç mi bir hobiniz yok, merak ettiğiniz bir yer yok.

Amcam kuzenlerle olan gruba sürekli evliliğin pişmanlık olduğu alt metinli komikli videolar atıyor son yıllarda. Şakayla karışık amca zorla tutuluyorsan işaret yap diyeceğim de demiyorum.

Yenge tarafını bilmiyorum onda da durum farksız değildir herhalde.

Böyle olunca hadi evlilik pişmanlık olabiliyor bunu herkes rahatlıkla dile getiriyor da, acaba kendilerine itiraf edemedikleri diğer bir konu da, belki çocukların da pişmanlık olduğudur. İnsan bunu kendine yediremeyebilir ama hayatlarını yaşayamadıklarına engel şeylerden biri de çocuk yapmaları olabilir.

Belki aranızda nispeten daha iyi yaşayanı vardır ama yine de çocuk hayatınızı bir şekilde etkilediği için belki çocuksuz olsaydım... ki senaryoyu düşünüyorsunuzdur ama suçu da çocuğa atmak vicdanınızdan geçmiyordur. Çünkü sonuçta çocuğun da bir suçu yok, onu siz yaptınız.

Ah o gülüşü yok mu, ah o sarılması yok mu, ah o anne baba demesi yok mu... diyerek belki de kendinizi tatmin etmeye çalışıyorsunuzdur. Kaldı ki çocuğun da hayırlı olup olmaması, sorunlu olup olmaması gibi de bir ihtimal var da ona çok girmiyorum.

Geri dönüşü olmayan bir karar için "ya aslında biraz pişmanım" demenin de ne faydası olur bilemiyorum ama en azından belki dürüst olanlar vardır, bana bir fikir verirler diye sordum.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
Bir de ben yanlış mı hatırlıyorum sanki dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta duydum ya.

Kavga sırasında senin oğlun, senin kızın, babasının oğlu, anasının kızı ne olacak,
Sen istedin, al çocuk istiyodun ne oldu, sen istedin sen bak, çocukla ilgilenmiyorsun, zaten onu hiç sevmedin vs. vs... liste uzar gider. Evi terk edenler, çocuğunu terkedenler de cabası.

Bunlar olmuyor mu? Pedagojik olarak veya psikolojik olarak yanlış söylemler ve hareketler, bunları yapabilecek olanlar çocuk yapmamalı bence de ama mantıklı düşününce böyle konuşuyoruz, çocuğu yapınca, yani bizzat deneyimleyince işin uzmanı da olsak işler çığırından çıkabilirmiş gibi geliyor.

O yüzden tek tük bir kaç kişi dışında kimsenin bunu itiraf etmemesi de garip geldi.

Sanki bunlar hep oluyormuş da evli ve çocuklu kişiler arasında bunlar bilinen bir gerçekmiş, ama bunlar gizli bir örgüt olarak dışarıyla paylaşmıyorlarmış gibi geliyor.

Çevre baskısı ve duygusal baskı hala üzerlerinizde hakim ve gerçeği düşünmekten ya da söylemekten alı koyuyormuş gibi geliyor.

Bu herkeste oluyor diyemem ama, bu kadar herkesin "hiç olmuyor hayır" demesi belki de iyi kötü değer yargılarınızı tetikliyor ve kendinizi kötü ebeveyn olarak düşünmenize sebep olacak diye kendinize bile itiraf edemiyorsunuzdur kim bilir.

Bu arada belki cevap verenler gerçekten tek tük sıkıntılar olsa da hem kendileri hem çocukları sorunsuza yakındır ve güzel geçiyordur hayatları, ona bir şey diyemem.
0
🌸ananiyimioguz
(27.09.25)
1-cocuk=sorun demek o yuzden kimse sorun yok diyemez herhalde. Zorluk olarak benim tahminimin kesinlikle ustune gecti. Maddi olarak zorlanmiyorum diyemem. Kendimden kisarak su ustunde kalmaya calisiyorum.
2-tek cocukta durdugum icin hayir. finansal olarak tek cocugun ustune cikmam imkansiza yakindi.
3-aile baskisi sifirdi. ben istedim oldu, sifir pismanlik. tekrar basa donsem yine cocuk yaparim.
0
cooperr
(27.09.25)
(15)

Sahibinden'deki "son fiyat nedir" sorusu

chicha_v2
Buna ne diyorsunuz arkadaşlar?Kafamdaki ilk indirimli tutarı söylüyorum bi daha yazmıyorlar. Birkaç yüz bin indirimli fiyat mı bekliyor insanlar anlamıyorum ki? :D
Buna ne diyorsunuz arkadaşlar?

Kafamdaki ilk indirimli tutarı söylüyorum bi daha yazmıyorlar. Birkaç yüz bin indirimli fiyat mı bekliyor insanlar anlamıyorum ki? :D
0
chicha_v2
(25.09.25)
herkes bi pazarlık peşinde. pazarlıksız deyince anlamıyorlar. cevap vermemeleri senin açından daha iyi. fazla pazarlık yapmaya çalışıp seni delirtebilirler çünkü. fiyat ona uymuyor demek ki
0
jelly bear
(25.09.25)
Bizim millet mal. Kandırılmak istiyor. Mesela senin malın 100k. 105k yazmalısın bu aptalları tatmin etmek için. Sonra 95'e düşeceksin. Anlaşacaksın. Dürüst şekilde 100k kardeşşş dersen 90'a zorlarlar. Sinir harbi. Düzgün adam zaten çıktığında belli edecek. İlgili alıcı yazar sorar günaydın der. Gel çay içelim muhabbet edelim der, bir tur da ben bineyim der. Yazmıyorsa ilgi duymuyor, seni sevmiyor, muhabbet istemiyor vs kısaca isteyen vakit de para da ayırır xD
0
Shepard
(25.09.25)
baya ucuz bi fiyat yazıp şu kadara sattım hocam diyin deliriyorlar
0
nahtoderfahrung
(25.09.25)
Herkes mal almak istiyor ama parası yok. Bari alma hevesimi tatmin ediyim istiyor. Yanii 100 yazdın adam 90 olsun dedi. O an tamam 85 e veriyorum desen yine kabul etmeyecek.

Para yok millette. Bari satıcıya artistlik yapayım diyor. Tatmin olma derdindeler. Bak satıcıyı yalvarttım. Bana satmak için uğraştı ben almadım diyecek.

Çözüm vavacars a falan ver efendi gibi. Çar çakalla uğraşma.
0
luluki
(25.09.25)
onlar ciddi alıcı değil zaten boşver.
hiç cevap vermemeni, "ciddi alıcıysan gel araca bak, orada konusalım" demeni tavsiye ederim
0
abelardo
(25.09.25)
Bir şey satarken fiyatı yükseltip pazarlıkla normal fiyatına çekiyorum.

Bir kere oyun satıyordum, birisi pazarlık etmeden direkt almaya kalkıştı. Ben de dedim onun fiyatı 50₺ daha az. İnsanlar pazarlık diye tutturduğu için yüksekten koydum diye.

Valla keşke şu pazarlık saçmalığı olmasa. Hele alıcı durumda pazarlık yapmaktan nefret ediyorym.
0
substituent
(25.09.25)
Onlar alıcı bile değil. Sırf geyik olsun diye soran bile var. Adam mesela 5 ay önce kendi arabasını satmış 800 bine, sen arabayı koyuyorsun 1 milyona mesela. Kendi kendini yiyor "nah satarsın 1 milyona" diye. Sonra mesaj atıyor işte kaça bırakırsın falan. Hiç araba almayacak olan bile mesaj atar yani öyle toksik bir ortam haline gelmiş sahibinden. Bazıları da işte piyasası 1 milyon olan aracı senden 800'e almaya çalışıyor ki 1 milyona kendi satsın. 200 bini cukkalasın. Öyle tipler de var.
0
himmet dayi
(25.09.25)
Maalesef ben de kafamdaki fiyatın üzerinde yazdım bu "pazarlık perileri" yüzünden.

2285 yazdığım arabaya düz 2000 olur mu diyor şimdi de adamlar. Benim kafamdaki son fiyat 2200. Hadi düzgün biri gelse 2175'e bırakırım. Meşhur galericiler (S&S, Yeniköy Motors vs.) falan arıyor olmadı onlara vereceğim benim düşündüğüm fiyatı versin de kaça satıyorsa satsın allayıp pullayıp :)
0
🌸chicha_v2
(25.09.25)
Gecen bi hoparlor bakiyordum, 100bin yazmis adam.

Biri de mesajlarda "90bine olur mu, vay soyle vay boyle" diye 2 saat dil dokmus.

Adam da "tamam, gelip alabilirsiniz" yazmis.

Bu işsiz de adama cevap olarak "ya simdi baktim da 85 cikiyor" falan diye gevelemeye baslamis.

Illa bi dibine kadar zorlama, illa bi cingenelik olacak almak icin. Adam 90a olmaz deseydi 95e kosa kosa giderdi almaya.

Olayin fiyatla, parayla ilgisi yok. 10 liralik sey icin de ayni sey gecerli. Daha cok psikolojik
0
brkylmz
(25.09.25)
Boş muhabbette yazıyorlar o çok mesaj geldi ki ben sırf bu yüzden ilanı mesaja kapadım. Ciddi alıcı zaten konuşmasından kendini belli eder, gelip bakar.
0
mirty
(25.09.25)
Boş muhabbet.

Bir de ergenlik. Zamanında craigslist’te ülkeden ayrılacak expatın ilanı vardı. Evdeki her şeyi bir hafta içinde satmak zorundaymış. Adamın çok güzel yarış bisikleti var. O zamanın parasıyla 5.000 tl istiyor. Her gün arayıp 500 lira düşündüğüne teklif veriyordum ve adam kabul ediyordu. 3000’e ok dediğinde 1000 lira dedim ve sana vereceğime çöpe atarım demişti. Ergenliğimin zirvesi :)
0
gabe h coud
(25.09.25)
Son araba sattığımda İlana 720 yazdım. İnsanlar 650-690 arası tekliflerle geldiler. Fiyatı 750’ye çektim. 1 gün sonra 720’ye sattım. İnsan psikolojisi garip.
0
messina123
(25.09.25)
Telefonda para konuşmuyorum gelin görün ürün başında pazarlık yaparız diyorum
0
basond
(25.09.25)
abi onlar akıl hastası. seni de hasta eder
0
runaway
(25.09.25)
Bugün akşam 5'e kadar kapora şu kadarı yatırırsan, en son fiyat şudur diyorum. Yüzdesel bir oranı yok en yakın düz rakama yuvarlıyorum. Zaten kafamdaki rakam misal arsa satış için 3250 ise 3300 yazıyorum. Diğer türlü asıl kafamdaki rakamı yazsam daha da indirim isteyecek, o yüzden indirim yapacak kadar az şişirip yazıyorum fiyatı.
0
koskoca kirpi
(25.09.25)
(11)

Türkiye’nin gizli nükleer programı var mıdır?

messina123
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
Herkesten ve hatta belki de cumhurbaşkanlarından bile gizlenen yeraltında belki 60 senedir devam eden bir nükleer programımız var mıdır sizce?
0
messina123
(24.09.25)
bence yok. nükleer programları radyoaktivitenin tespiti ve radyoaktif malzemelerin takibi kolay olduğu için pek öyle gizleyemezsin.
0
orpheus
(24.09.25)
Yoktur çünkü dünyadaki uranyum kaynakları ve kapasiteleri belli. Nükleer yapacaksan bunlara ihtiyacın var. Şimdi istesen bile isteyen ülke hemen alamıyor. Kime ne kadar verildi her şeyin kaydı var. Hammaddeye gizliden el altından ulaşamazsın
0
grimavi
(24.09.25)
dünyadaki tüm istihbarat ajanlarının cirit attığı bir ülkeyiz, gizli bir programımızın olacağını hiç sanmıyorum. varsa da ancak bizden gizlenmiştir. oda olsa olsa amerikanın izin verdiği kadar olur.
0
my fault
(24.09.25)
Türkiye'nin gizli hiçbir şeyi yok.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
turkiye'nin herkesten gizledigi ve ilerleyen bir program yok. akademik calismalar var, bir kismi uzun zamandir ilerlemese de kiymetli calismalar. ozellikle toryum icin lab ve sim calismalari var.

bunlarin disinda 150 kadar nukleer baslik ve bunlari tasiyacak cesitli varyasyonlarda fuze de incirlik'te nato sebebiyle bulunuyor. yerleri degismis diger uslere tasinmis olabilir ama cok dusuk ihtimal veriyorum.
0
klassno
(24.09.25)
:) herkesten ve hatta belki de cumhurbaskanlarından bile gizlenen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. bir grup derin bürokrat ve bilim adamının gizli nükleer programlar ile falan uğraştıgını hiç zannetmiyorum. gizlense gizlense kirli bağlantılar, rüşvet, rant falan gizlenir. kaldı ki o bile gizlenmiyor.
0
abelardo
(24.09.25)
Bunu ülkede yapabilecek insan/bilgi birikimi yokki. Velev ki böyle bir şey yapılıyor, çalışan mühendislerin büyük çoğunluğu Türk değildir.

Bir ara Kıbrıs’ta petrol arıyorduk bir gemiyle, Avrupa ile papaz olmuştuk hatta. Cüneyt Özdemir de o gemiye gidip Avrupa’nın inadına petrol arıyoruz gibi bir video çekmişti. Gemide çalışa mühendisler yabancıydı.
0
substituent
(24.09.25)
yunan devlet kavramini kesfettiginde ,

iki temel olgu üzerine kurdu,

Güvenlik ve hazine.

bizde ikiside bagimsiz degil,

önce devlet olabilmek lazım,

sonra uzayada gidersin,

atomuda parcalarsin..
0
designer
(24.09.25)
Yok da değil. How know var. Akp kozmik odaya girdikten sonra neler değişti oraları konuşmak doğru değil sory
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
var ise gizli olduğu için de yok diyeceğiz ne diyeceğiz ki başka, senin benim buradakilerin bildiği bir şey gizli olabilir mi? hadi geçtim o gizli programdaki biri de burada takılıyor olsun, evet, kayserideki tekstil fabrikasının altında aslında uranyum zenginleştiriyoruz der mi :)
0
selam
(24.09.25)
Program yoktur ama genelkurmay’da bir dosyası vardır
0
kaptan memo
(25.09.25)
(4)

İngilizce telaffuzu geliştirmek için

sekizdokuzon
Yurtdışında bulunmadan bu konuda ilerlemek için neler yapılabilir?Teşekkürler.Peşin not: Turksun ve aksanlı konusman normal cevabını kabul etmiyorum. Elbette ana dili İngilizce olan biri kadar akıcı konuşamayacagim ama Pakistan, Hindistan, Yunanistan vatandaşı olup ne dediği herkesçe anlaşılan insan
Yurtdışında bulunmadan bu konuda ilerlemek için neler yapılabilir?

Teşekkürler.

Peşin not: Turksun ve aksanlı konusman normal cevabını kabul etmiyorum. Elbette ana dili İngilizce olan biri kadar akıcı konuşamayacagim ama Pakistan, Hindistan, Yunanistan vatandaşı olup ne dediği herkesçe anlaşılan insanlara rastlıyoruz.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.09.25)
Kendinle barisik ol be. İngilizin bile aksani var. Bu arada hintli pakili duzgun konusan yok hepsi dad du du dhat seklinde d d d kullaniyor her kelimede
0
Shepard
(24.09.25)
Bir yerde okumuştum, bilmediğiniz yeni müzikler dinleyip anladığınız kadarını tekrar etmeye çalışın gibi bit öneri vardı.
0
substituent
(24.09.25)
Fonetik alfabe ogrenmek iyi olur, gerekli degildir. bolca her telden ve her sesten ingilizce seslere maruz kalmalisiniz. deli deli olup kendi kendinize konusmalisiniz, tercihen bir dizi/sarki vs yeniden dinleyebileceginiz kayitlari ileri geri alarak taklit de edebilirsiniz. Irade gosterir ve disiplinli olursaniz ikinci anadilim ingilicce diyebilirsiniz.
0
klassno
(24.09.25)
Bunun için yapay zeka uygulamaları var, kimisi kısmen ücretsiz kimi tamamen ücretli. Konuşuyorsun ya da sesli okuyorsun mikrofona, o düzeltiyor, tamam diyene kadar çalışıyorsun.

Diğer seçenek google translate. Mikrofonu açıp, birebir anlayana kadar impressive, unthought, macchu picchu vb diyeceksiniz. Söylediğiniz kelime ekranda çıkıyorsa olmuş demektir.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.25)
(4)

Swift Ücreti Almayan Banka (gelen para)

whatdreamsnevercome
yapı kredi yakın bir zamana kadar her ay yatan maaşımdan para falan kesmiyordu. son dönem 32 dolar kesmeye başladı her para gelişine. "ULUSLARARASI FON TRANSFERİ V E MESAJLAŞMA ÜCRETİ SWIFT HVL" diyor adına.şubeyle konuştum kaldıramıyorlarmış.ben bunun alınmadığı bir banka arıyorum. mesela hali hazı
yapı kredi yakın bir zamana kadar her ay yatan maaşımdan para falan kesmiyordu. son dönem 32 dolar kesmeye başladı her para gelişine. "ULUSLARARASI FON TRANSFERİ V E MESAJLAŞMA ÜCRETİ SWIFT HVL" diyor adına.

şubeyle konuştum kaldıramıyorlarmış.

ben bunun alınmadığı bir banka arıyorum. mesela hali hazırda enpara hesabım var. burda var mıdır bu ücret nasıl öğrenebilirim telefon vs. açmadan?
0
whatdreamsnevercome
(22.09.25)
Parayı gönderen/ödeyen tarafla görüşmen gerek. Muhabir(aracılık yapan) banka masraflarını “alıcı öder” olarak gönderiyorlar. Yapıkredi de bunda bir şey yapamaz..
0
yankee jumping
(22.09.25)
enparada alan için swift ücreti yok veya çok azdı yanlış hatırlamıyorsam,
0
nahtoderfahrung
(22.09.25)
Bu sadece gönderen ve alıcı banka ile alakalı değil.

Alıcı banka ile gönderen banka arasında direkt iletişim yoksa, para iletişimi olan aracı bankalar üzerinden ilerliyor. En olmadı onlar kesiyor yani.
0
substituent
(22.09.25)
enpara ve cepteteb'de çok az alınıyor.

cepteteb 127 liraymış: www.cepteteb.com.tr
enpara 115 lira: www.enpara.com

ama bu muhabir banka masrafının karşı tarafta ödendiği koşulda böyle. ödenmezse size yansıyan masraf artabilir.
0
hobolo
(22.09.25)
(4)

Bazı insanların

curukturpkokusu
Bazı insanların mayası kötü...Söyleyeceklerim bu kadar
Bazı insanların mayası kötü...
Söyleyeceklerim bu kadar
0
curukturpkokusu
(21.09.25)
İmza atarım altına.
0
gobekliraki
(21.09.25)
Karşıdakini dinlemeden bu tarz yargılara varmak riskli. Hikayeyi sizden dinliyoruz ama karşı tarafın savunması nasıl mesela?

Hayatta her şey beyaz ya da siyah değil maalesef. Arada binlerce renk tonu var.

Birinin hayatında da siz kötü olabilirsiniz mesela.
0
substituent
(21.09.25)
@substituent, bu çok doğru. Ben salt iyiliğin bende olduğu kabuluyle yaşamıyorum zaten.

Karşı tarafın da her zaman makul bir savunması olur zaten. Her insan kendi güvenliğini, faydasını, çıkarını korur doğası gereği.

Ama, ilişkilerde (duygusal kadın erkek ilişkilerinden bahsetmiyorum) sosyal anlamda bir düzey, bir hatır, bir nezaket düzeyi vardır.

Neyse, çok uzatmama gerek yok. İyi olan insan ilişki başında da sonunda da kalitesini ortaya koyar. Bu çıkardın veya haklı haksız olma durumundan ayrı birşey.

Yine de uyarın için teşekkürler
0
🌸curukturpkokusu
(21.09.25)
Evet kötü. Kötülüğün varlığı kötülerin varlığına ikna edememiş beni, kötülerin varlığını tecrübe edince ikna oldum. Var öyle bişey.
0
muhayyer divan
(22.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.