Giriş
(9)

avrupa'da deniz tatili

lemmiwinks
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?

benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
0
lemmiwinks
(10.02.26)
Yunanistan Mora tarafları da çok güzel ve uygun fiyatlı ve tabi ki gitmediysen Girit
-1
euteamo
(10.02.26)
avrupa’daki en güzel deniz net ege’dir. bu yüzden komşu diyorum.
+2
eileengray
(10.02.26)
Daha gitmedim ama Kotor'u çok övüyorlar.
0
sekizdokuzon
(10.02.26)
aradiginiz kriterlere gore sardinyadan daha iyisi yok diyebilirim. ana karadaki yerler cogunlukla kalabalik, o nedenle ada olmasi kalabaligi azaltan bir faktor. bircok yunan adasi bu sartlari karsiliyor ama sardinya ile karsilastirinca kucuk kaliyor bu adalar. belki sardinyaya alternatif korsika olabilir. sardinya kadar cok kumsala sahip degil, ama dogasi guzel ve sakin. bunun disinda sicilya olabilir sardinya kadar yesil degil, ama deniz ve yemek acisindan iyi. malorca ise kalabalik olur.
+2
emrahday
(10.02.26)
@eileengray: tabi ege guzel de iste, ege'de neresi? ayrica bence sardinya ve mayorka da ege kadar guzel.
0
🌸lemmiwinks
(10.02.26)
samos adasına gittim baya beğendim. hem denizi hem de doğası çok iyiydi. yemekleri zaten belli.

mayorka'ya da gittim. o da baya güzeldi ama daha kalabalık olur samos'a göre. yine de bir plaj harici kalabalık rahatsızlık verici derecede değildi.
+1
jelly bear
(10.02.26)
sakız adasına gittim yaklaşık 3 sene öncesinde. çok güzel ve sakindi. yalnız deniz aşırı soğuk. ben sıcak deniz seviyorum o yüzden bir daha ege tercihim olmaz deniz tatili için.
0
dedim ben sana
(10.02.26)
Amalfi. Geçen yaz gittim. Fiyat performans değil ama kalite. Mutlaka tekne ile açılın. Koy koy gezin.

Fiyat performans dersen Corfu ve Halkidiki derim.
0
gabe h coud
(10.02.26)
Siz söylemeden önce “hiç gitmedim ama galiba Sardinya adası” diye cevap verecektim. Ama oraya arabayla gidemiyorum, tek uçuşla da sanırım gidemiyorum o yüzden her yaz başka yere gidiyorum.

Eminim başka yerlerde de vardır ama Halkidiki’de Vourvourou’da 30 beygire kadar tekneleri herhangi bir belge gerekmeden kiralayabiliyorsunuz. (Türkiye’de bu sınır 10 beygir ve pek kiralayan da yok sanırım) Tekneyle istediğiniz ıssız koya, kumsala, her yere gidebiliyorsunuz.

Orası olmak zorunda değil ama bu imkanın olduğu bir yer en keyifli bir tatil olabilir.
“Boat Fun” diye bir firmadan kiralamıştım ama orada benzer onlarca şirket vardı.
0
michael_knight
(10.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(10)

Ben İstanbul'dan gidiyorum

sekizdokuzon
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım. Teşekkürler.
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.

Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.

O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım.

Teşekkürler.
-8
sekizdokuzon
(07.02.26)
Süper hareket
+3
kisa
(07.02.26)
+14
kizil karga
(07.02.26)
Yeni hayatında sana mutluluklar dilerim. Umarım çok keyifli olur senin için. Şahane arkadaşlar edinirsin ♥️
+1
rock n roll
(07.02.26)
Gel bir gün ağırlayayım beybi
-1
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
istanbulda cogu kisinin ömrü trafikte geciyordur heral.

hayirlisi olsun.
+1
designer
(07.02.26)
Yolun açık olsun.
+1
gobekliraki
(08.02.26)
Bol şanslar, umarım bundan sonraki hayatın beklediğinden daha güzel geçer.
+1
rakicandir
(08.02.26)
hayırlı olsun.
+1
antihero
(08.02.26)
Hemen pes etme, aksilikler olacaktır diren. Bol şans, hayırlı olsun.
+1
mutekebbir
(08.02.26)
Hayırlı olsun sayın sekizdokuzon. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmanı dilerim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.02.26)
(11)

Eril enerjinin adeta vücuda geldiği şarkılar

sekizdokuzon
Biri bu olabilir; https://open.spotify.com/track/2ZKPRXhx0DwAz4WwvArcI8?si=PhnB8p_6QtCsuEhrnOuItgBaşka ne olabilir?Teşekkürler.
Biri bu olabilir; open.spotify.com

Başka ne olabilir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(07.02.26)
Haggard'ın Eppur Si Muove albümü komple olabilir.
+1
kizil karga
(07.02.26)
Başım belada.
0
antihero
(07.02.26)
godsmack - crying like a bitch

@baldur2 yazınca aklıma geldi

pantera - domination
disturbed - ten thousand fists
+1
cay koy geliyorum
(07.02.26)
pantera - walk
+2
baldur2
(07.02.26)
love and trust
(07.02.26)
bacısını s....
şu obez ablanın söylediği
+1
plastic_angel
(07.02.26)
Günahımız kadar sevmiyoruz ama kesinlikle big dick energy
-4
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
hayirdir vesilesi
0
ala09
(07.02.26)
open.spotify.com

Bi de bu var,, sözleri de enfes
0
love and trust
(07.02.26)
www.youtube.com

dunya kupasinda amerikali arkadaslara dinletmek icin sabirsizlaniyorum. muzik olarak da cok basarili.
+1
antikadimag
(07.02.26)
diabolus79
(07.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(9)

Hayatı ıskaladığınızı düşündüğünüz anlarda

yakalayamadığın.ışıklar
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
'bu mal yaptıysa ben de yaparım' diyorum kendi kendime.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
hayatın nasıl yaşanması gerektiğinin bir kuralı yok. dileyen dilediğini yapmakta özgür.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Hayatı dolu dolu yaşayanlar da ölecek.
-2
HellKeePer
(07.02.26)
İşte birisi dolu dolu yaşamış olarak ölüyor birisi tam tersi, ya da o kadar olmasa bile ukde kalıyor birçok şey. Aynı mı yaşamış oluyor ki bu ikisi?
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Sanırım Maslow'un şöyle bir sözü vardı: Hayatı kendi yeteneklerini yaşamamak üzerine kuran insanlar aldıkları her nefeste verdikleri kararın yorgunluğunu yaşarlar gibi bir şeydi. Hayatı kendin olarak yaşamadığın sürece cidden çok yorucu ve sinir bozucu bir yapılacaklar listesi halinde uzuyor önünde. Hem çok kısa hem çok uzun. Ama kendini gerçekten tanıyıp ne istediğine karar verdiğinde gerçekten yaşadığını hissediyorsun. Kendini tanıma meselesi apayrı bir parantez tabii.
+1
sekizdokuzon
(07.02.26)
Yaptığım ilk şey bunu düşünmemek. Geride kalan hiç bir ana pişmanlıkla ahla vahla yaklasmiyorum.
Ben de on yaşındayken deprem oldu her şeyimizi kaybettik. Eski hayatımdaki her şey bir günde geride kaldi. Böyle bir şey yaşanmasa bambaşka bir hayatım olurdu. Senelerce toparlanmaya çalıştık. Ben de kaç yılı iskaladim. E bu senin elinde değildi ki denilebilir ama fark etmez. Belki yapılabilecek farkı şeyler vardı ülkeden gitme şansımiz de vardı tercih etmedik. Netice aynı yere çıkıyor. Yıllar geçti gitti.
Çocukluğu ilk gencligi iskaladim diye dusunebilirdim ama düşünmüyorum. O öyle bı donemdi.
Bunlari yaşamak da bana şuan bambaşka bir stil edindirdi. Mis gibi hayat yaşıyorum. Tüm onceliklerim cogu insandan farkli.

Şimdi sadece önüme bakıyorum. İstediğim her şeyi yapıyorum. Ama bugün yine benzer bir şey yaşasam üç beş on yılım heba olsa, elli yaşımdan sonrası için nasıl guzel yasayacagimin pesinde olurdum.
+1
a perfect lie
(07.02.26)
Yurtsuz john+1.

Denemekten çekindiğim ne varsa yapanlara baktım.
+2
antihero
(07.02.26)
Hayatı sürekli olarak hem isteyerek hem istemeyerek ıskaladığım için böyle şeyleri kafaya takmıyorum. Hareket mareket yok otur aşşaa. O şekilde... ayaklarım çok ağrıyor hareket edince. Bebeklikten beri böyle.
0
muhayyer divan
(07.02.26)
Kendi sınırlarımın içerisinde en iyisi almaya çalışıyorum. Bunun sonu tabii. En iyisini yapmaya çalışırken basit olmaya da çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(10)

toksik pozitiflik

Purple life
nedir?hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
nedir?

hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
-1
Purple life
(04.02.26)
Her şeye, aslansın kaplansın, sen süpersin, doğrusun ama. Millet kötü gibi yaklaşana derim
+1
kisa
(04.02.26)
Aklıma linkedndeki yazılar geldi
+4
olaylar olaylar
(04.02.26)
Birine dert yanınca sen güçlüsün atlatırsın her şey gelir geçer gibi tesellilerde bulunulmasi.
0
egerbiryolcu
(04.02.26)
gerçekçi olmayan beklentileri çok çalışırsa, çok istenirse olurmuş gibi motive! etmesi.

umut Sarıkaya'nın 'y---k gibi adam' tiplemesi tam olarak budur.
+2
anon1m
(04.02.26)
sekizdokuzon
(04.02.26)
bizde türkçe karşılığı var bunun = (bkz: pollyannacılık)
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
herkese yıldızlık pekiyi, herkese kupa dağıtılması.

yetişkinlerde de var. corporate games ya da dragon boat race'te neredeyse herkese kupa veriliyor. bir tane lig yerine 10 tane lig kuruluyor. adam fun-fun kategorisinde şampiyon olmuş, kupa almış. abi dereceleri baştan sona dizseler sondan 4.sün ne şampiyonluğu, ne kupası dsfjkd sadece 3 şirket kupa almamış. Onlara da yarışa katılma şampiyonluğu, yarışa gelme şampiyonluğu verseydiniz.
0
gabe h coud
(05.02.26)
Ben şeyin hastasyım: kız neşesi, arkadaşlarım için herşeyi yaparım, keş de olsa o benim aşkımdır, kimsenin alternatifi yok birbirimize sahip çıkalım.

Madde kullanan, evli adamla ilişki yaşayan birinin de alternatifi olsun bi zahmet. Bana gına geldi bu new age kadın mıçmıçlığından. Herkes aklını başına toplasın.

www.instagram.com
0
tiredofwaiting
(05.02.26)
Benim babam toksik pozitiflik ile polyannacılık arasında gidip geliyor.
Büyük bir psikolojik problem olarak görüyorum. Kendi hayatında baş edemediği psikolojik durumlar için bir savunma mekanizması. Kötü ve olumsuz olan hiç bir şeyi kabullenmiyor.
Olumsuz olduğuna ikna edemiyoruz mesela onun için her şeyde bir hayır var aslında o güzel bir şey.
Üzülmek mutsuz olmak yasak hemen tepki gösterir hayat ne kadar güzel filan. Güzel değil, kötü insanlar var, hayatın bok gibi olduğu durumlar da var baba derim ama o yine şikayet etme, hepsi geçici aslında tam olarak öyle değil, her şey kendi içinde tutarlıdır öyle olması gerektiği için oldu filan.

Babası öldü deli gizli mutsuz olduğunu biliyorum bir kez ağlamadı. Ağlarsa bunun kötü bir şey olduğunu kabullenecek ve bu kötü durumla baş edemeyecek çünkü.
0
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Toksik pozitiflik, yani pozitifliğin aşırısı. Aşırı uç.

Fazla övgü, herşeye espriyle yaklaşanlar, aşırı şaka yapmaya kasanlar
0
love and trust
(05.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(3)

Göbek bağınızı saklıyor musunuz ya da aileniz bir yerlere atmış mı

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(01.02.26)
Benimkini büyük ihtimalle evin bahçesine gömmüşlerdir, evden çıkasım gelmiyor.
+1
sekizdokuzon
(01.02.26)
benimkini nereye attıklarını soracak ne anam kaldı ne babam.

bu ritüeli sadece kuzenimin göbek bağını istanbul üniversitesi fen fakültesine bırakırken gerçekleştirdim. çocuk zehir gibi sayısalcı oldu. şimdi sınava girecek.
+2
yurtsuz john
(01.02.26)
11 kardeşiz. Benimkini okul bahçesine gömmüşler. Diğerlerine bir şey yapmamışlar. Hiç biri okumadı. Şu an 6. Üniyi okuyorum. Tüm sülale inançlı ben inançsız. Hayat ne garip!!
+2
ground
(01.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+15
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(21)

Ah bu ben kendimi hangi boy ıslak odunla dövsem

muhayyer divan
MerhabaBirini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum. Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, ger
Merhaba

Birini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum.

Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, gerçekten kötü biri olduğuna inanmam lazım ama maalesef bunu yapamıyorum, sorun bu. Tam da bu sebeple saplantılı sevgi (hastalıklı mıyım acaba) denen şey oluyor benimki.

Bana bişey söyleyin ki kötü olduğuna inanabileyim, kalbime insin ve sinsin o inanç. Resmen can çekişiyorum çünkü. Lütfen bana yardım eder misiniz?
-5
muhayyer divan
(10.01.26)
Başka birini bul.
-8
arbre
(10.01.26)
O başka birine yazık değil mi, belki adam sevecek, kimsenin vaktiyle ve kalbiyle oynayamam çok sayın
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Neden "hayatından çıkarman" gerek? Bence bu neden üzerinden yürümemiz gerekiyor duyuru ekibi olarak :) bize yardımcı olmalısın.
+3
loch ness
(10.01.26)
Sen hayir kurumu musun ki, iyi birinden uzaklasamion... ikili iliskiler boyle seyler diil

Iyilik kriterini "sana iyi gelmesi" olarak belirleyelim. Iyi gelmiyo sanirim. O zaman kotu biri, ayril ;)

Aliskanlik +3
+3
üğpoıuy
(10.01.26)
Başka birini bul derken senin de fiziksel olarak beğendiğin, duygun olan biri. Sen bilirsin tabii ki.
-2
arbre
(10.01.26)
@loch ness Hayatımdan çıkması gerek çünkü, olmuyor yahu, yürümüyor ilişki, hem yürütmüyor hem bırakmıyor, güzelliklerinin olması ilişkiyi sadece benim taşımama, onun da bana alabildiğine yüklenmesine sebep oluyor, tam bu yüzden kötü biri olduğuna inanmam gerekiyor, mantıken bakınca zaten kötü biri, kötü + toksik. Ama kalbim bırakmıyor, ya da kalbim sandığım bişey bilemedim şimdi.

@üğpoıuy bana iyi gelmiyor diye kötüdür diyemem kimseye, babam da bana iyi gelmiyor ama gayet iyi biridir mesela. Saygı sevgi ve sorumluluk konusunda alabildiğine pintilik yapan ve bilinçli olarak yapan biri iyi biri olamaz. Yani kelimelerle ifade edemiyorum artık.
-1
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Evet bir yandan da o baskı var üstümde. Bir yandan onda gördüğüm birçok şeyi başkasında görmedim, göremem. Başkalarının arasından öyle sivriliyor ki bir türlü koparamadım atamadım. Meditasyon da yapıyorum bağ kesme falan fıstık en dandik bile olsa ne varsa yapıyorum, bitmesi lazım bunun.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sevgili @grimavi ben İngilizce bilmiyorum, çeviri kullanmak zorunda olmak ise beni çok üzüyor. Bilmiyorum İngilizce konuşmanın amacı nedir.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@grimavi ,muhtemel ya kitaptan yada film repligini yazmiştir,

@muhayyer

sana saygi duymayana
sende saygi duyma
devam edersen kendine saygini kaybedersin,
mental olarak hasta olursun,
bencil olmak kötü bir huydur,
ama
hayatta kalmak
içinde biraz bencil olmalisin.
+1
designer
(10.01.26)
Senden çocuğum olsun diyen 60+ bey değil bu di mi?
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
Tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ondan kopmaya çalışmakla. Kendime saygım azalıyor, kendime güvenim azalıyor... Tam bir narsist-bağımlı ilişkisi oldu. Ve kendimi korumak için gittikçe daha sert tavırlar takınır oldum, gittikçe daha sert düşünmeye çalışır oldum, kibre batıcam diye korkuyorum, en büyük korkularımdan biri bu. Onun için ya bu herif ölmeli ya ben ölmeliyim ya da tamamen s olmalı bu kişi.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sus kız sus ayıp :p

10 yıl önce tanışıyor olsaymışız yaparmış, öyle demişti. Herhalde çocuğu da kendini de benim kazancımla bana baktıracaktı.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Soğuman için bir neden verdim diyelim jdkd
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
@muhayyer divan , burada "vicdan" çatısı altında bir insanın psikolojini yavaş yavaş çökertmesine ve seni içten içe çürütmesine müsaade ediyormuşsun gibi bir hisse kapılıyorum. hayatındaki insan "kötü biri" olmayabilir. ama ilişki yaşamayı da bilmeyen, dengeli davranmaya müsait kişisel olgunluğa erişememiş bir kişi de olabilir.

çok küçük bir mesleki gözlemimi paylaşacağım; portföyümde eşinden, partnerinden ayrılabilmek için sürekli daha yüksek dozlu bir istismar yaşaması gerektiğine, ilişkinin yada evliliğin "şimdilik" idare edilebilir bir noktada olduğuna kendini ikna eden bir sürü insan var.

- her şey küçük bir hakaretle, maddi-manevi saygı sınırlarının tahrip edilmesiyle başlıyor, sadakatsizlikler , dış partnerlerden taşınan (std) hastalıklar, hakaretler, dayaklar... kemikleri kırılan , ama "çok şükür canıma kast etmiyor , dışarıda ne sakat adamlar var" diye kendini yatıştıran gencecik kadınlar tanıyorum.

sizde durum bu seviyededir diye bir iddiam yok, ama bence "bunun sürdürülemediği" fikri uzun süredir kafada yer ediyorsa, insan içi soğumadan da sahneyi terk etmeyi göze alabilmeli. çünkü verdiğim örneklerdeki insanlar hep biraz daha ağır bir problem, biraz daha ağır bir istismarı bekliyorlardı sahneyi terk edebilmek için, ama daha ağırı geldiğinde de hayatlarında bir şey değişmedi.
+4
loch ness
(10.01.26)
@loch ness benim problemim soğuyayım da ayrılayım değil, ayrılmakta sorun yok, rahatlıkla bitti deyip her yerden engelliyorum. Sonra bir şekilde karşıma çıkınca geçmişi unutmuş oluyorum, kindar mı olmam lazım anlamıyorum ki. Kendime koyduğum teşhis bu, yeterince değersizleştirirsem gördüğüm yerde çocuk gibi davranmam, mesafemin hatta ayrılığın sebebini hatırlayarak doğru davranırım diyorum. Yoksa görsen hassasiyet abidesiyim, ben de az değilim ama onun narsisizmi akla getirilecek gibi değil. Öyle böyle değil. Buz dolabındaki suyu bardakla sayarak veren insan bu, öyle düşün.

@Bir sıcak el uzanır içkim yok diyor saçma sapan şeyler çıkıyor, kumar hiç işitmedim ağzından ama bilmem ne kadar maddeler içilmiş bişeyler yapılmış, bir yanı karanlık geliyor bana. Bugüne kadar devam etme sebebim dediğin gibiydi işte, sabredeyim, herkeste var narsisizm, her erkek egoisttir yönetmeye çalışır şu bu, ama değil, olmuyor kesinlikle, varlığıma saygısı yok.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Kendine değer vermiyor musun? Bende de bu sorun vardı. Gördüğüm şeyler yetti. Bir duyurucu vardı ya, kız evini yakmış, uzaklaştırma almış ama ondan ayrılamıyordu. Onunki gibi senin ilişki.
+2
Kahvedesu
(10.01.26)
Benzer bişey oldu evet, ondan sonra oldu ve çok benzedi, doğru. Kendime değer veriyorum da, derinlerde neler oluyor belli değil.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan , problem kararı taşıyabilmekle ilgili görünüyor. karşına çıkabilme cesaretini bulamayacağı kadar net ve keskin olmak gerek.

ben en uzun süreli bağımlı ilişkimi bitirdiğimde şu mesajı açıkça vermiştim; "artık aşk yok, arkadaşlık yok , bir şey danışacaktım'lar -düşman değiliz'ler , eşyalarım şurada kalmıştı'lar yok,hasta düştüm gelmedin'ler, falanlar filanlar... herhangi bir sebeple karşıma çıkarsan sana bunun bedelini ödeteceğim, artık seninle sadece iki yabancıyız." bu netlikte yaklaştığım için , sadece "her şey için çok özür dilerim" demeye gelebilmişti. sıcak bir çay ikram edip uğurladım. bir daha da hiç görmedim.
+1
loch ness
(10.01.26)
Evet haklısın, her seferinde ayrılan ben, arkadaş kalalım kopmayalım diye uğraşan o. Onu hayatımda yerleştirdim yeri boşaltma fikrini kabul etmeliyim. Ona atadığım anlamları iptal etmeliyim, onun oluşturacağı boşluğu olduğu gibi kabul etmeliyim. İçine noodle doldurmalıyım. Ondan daha az zararlı. Evet.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Seninki de o hesap. 60+ adamla toksik ilişki mi yaşanır Allah'ını seversen.
+4
sekizdokuzon
(10.01.26)
Seviyorum kız seni :)
Eril prensip ararken habire narsiste toslamak da ne bileyim...
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
(12)

Mutfak işi yaparken izlenecek Türkçe dizi

fildirfildir
Önerir misiniz? Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
Önerir misiniz?

Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
0
fildirfildir
(10.01.26)
Bizimkiler. İlk bölümden itibaren.
+1
kibritsuyu
(10.01.26)
Muhteşem Yüzyıl 90. bölüme kadar geldim. Biraz kasvet, hanedan dramasi, alavere dalavere ararsan tavsiye ederim
0
sekizdokuzon
(10.01.26)
doktorlar
0
hold the door
(10.01.26)
baba evi
www.youtube.com

bölümleri kaliteli olarak bir kaç ay önce yüklemişler.
+1
exlibris
(10.01.26)
eğlenceli bir şeyler dersen tatlı kaçıklar
başladım ilk bölümden yağ gibi akıyor
0
deranzo1
(10.01.26)
Orta kafa aşk diye bir dizi vardı, belki gözünüzden kaçmıştır, çok beklentiye girmeden vakit geçirmelik izlenebilir.
0
(10.01.26)
Seksenler
0
gobekliraki
(10.01.26)
Ekmek teknesi
Baba evi
Süper baba
+1
michael_knight
(10.01.26)
Geçtiğimiz yıllarda benzer amaçlarla Sıdıka ve bir demet tiyatroyu açtım yeniden izledim
+1
kullanicadi
(10.01.26)
kaygısızlar
0
yurtsuz john
(10.01.26)
- hanımın çiftliği
- camdaki kız
- iyilik
- dila hanım
- kırmızı oda
- kızılcık şerbeti ni izledim evde iş yaparken. hepsi gayet izletti kendini.
0
santimantal
(11.01.26)
Eski kısmetse olur iki sezon
-1
Hallegadola
(11.01.26)
(10)

kıyıda köşede kalmış kullanılmayan satmaya üşenilen şeyler

cisimcik golgi
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.benimkiler:çok eski pili bozuk bir macbook air2018'lerden kalma magic mouseeski bir swatch saatkimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.
benimkiler:
çok eski pili bozuk bir macbook air
2018'lerden kalma magic mouse
eski bir swatch saat

kimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
0
cisimcik golgi
(08.01.26)
Bana bir numara küçük Colombia sandalet,
Bana bir beden büyük Colombia mont,
Bana bir beden küçük Colombia polo yaka tişörtler
Bana bir numara büyük adidas ayakkabı.
Hepsi de yurtdışı alım

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(08.01.26)
Üç ay önce aldığım hiç kullandığım elektrikli fırınım var. Bayağı ağır olduğu için kimseye elden hediye diye veremiyorum, pahada ağır olmadığı için satmaya uğraşmıyorum. Kaderine terkedilmiş vaziyette bekliyor bir köşede. Şişli - Taksim civarlarında ihtiyacı olan varsa verebilirim.
0
sekizdokuzon
(08.01.26)
Onlinedan satın aldığım için rengini tutturamadığım fondöten kapatıcı gibi bilumum kozmetik ürünü.
0
ekimoloji
(09.01.26)
istif yok, satiyorum cunku. ozellikle elektronik ise isim bittigi anda okutuyorum.
satamazsam arkadaslara soruyorum ihtiyaci olabilecek.
arkadaslar da almazsa bagisliyorum
bagislamayacak durumda ise cop kutusunun yanina koyuyorum, kutu toplayan evsizler var onlar alip goturuyor.
0
cooperr
(09.01.26)
kullanım dışı kalan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlarımı istiflerim, güvenlik sebebiyle. teknolojiyle çok alakam yok. içindeki verilerin silinmesi vs. muhtemelen mümkündür ama açıkçası akıllı telefondur, bilgisayardır bu tip şeylerde güvenlik endişem var.

ha tabii bu cihazlarda kuzey kore'nin nükleer silah bilgilerini filan saklamıyorum ama standart bir endişe benimki.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.26)
hatırası olan şeyler var , annemin dantelleri var . hiç dantel sevmediğim ve kullanmadığım halde 1 koli dantel masa örtüleri vs bekliyor evde . yün kazak hırka ve yelekler var yine annem ördü diye .
tabaklar bardaklar fazla fazla ve hiç kullanılmamış eski antika denebilecek şeylerle dolu ev .
kıyafetleri falan facebook üzerinden "atmaver " grubundan ücretsiz verdim , vermeye devam ediyorum ama orada da her teklife istiyorum diye atlayan kurnaz kişiler var dikkat etmek lazım . gerçekten kullanmak için ihtiyacı olanlara fırsat vermiyorlar .
0
devilone
(09.01.26)
Elimde sorunsuz çalışır durumda 1050ti ekran kartı var. Bir türlü elim giymiyor satmaya
0
limonlu eksi
(09.01.26)
shark ninja koltuk yıkama makinesi yine shark ninja dondurma yapma makinesi aylardır kutusundan bile çıkmadı
0
zozjotejmnk
(09.01.26)
artık küçük gelen takım elbiselerim var. bir kaç kez giydim. buzdolabında kimsenin yemediği reçel gibi duruyorlar öyle.
0
yurtsuz john
(09.01.26)
Epey fazla gıda ürünü var nohut, makarna vb. Öğrencilere verebilirim.

Hava nemlendirme cihazı var.
Profesyonel bisiklet koltuğu
Cat6 kabloları, pc güç kabloları
Güncelleme gelecek..
0
Teran
(09.01.26)
(3)

Bu seneki hedefler-planlar

darthvader
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
0
darthvader
(01.01.26)
saniyeler once arkadasima yazdim.

perm basvurusu yapabilmek
is/takim degistirmek
20 kitap 150 film
dunya kupasi maci izlemek (mumkunse final)
0
antikadimag
(01.01.26)
Borçlarımın tamamını ödemek istiyorum bu sene.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
2 ülke var gitmeyi çok istediğim, bu ikisine gidebilirsem benden kralı yok.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
(4)

Yeni Yılın İlk Günü

rock n roll
Nasıl geçiyor? :)
Nasıl geçiyor? :)
-2
rock n roll
(01.01.26)
Eski yılın son günü gibi.
+1
anatomik
(01.01.26)
bütün gün yatıp dinlendim valla.
0
black holes in the sky
(01.01.26)
Yeni yılın ilk günü bugün değil yarın olacak benim için:p kısmetse evime geçip maaşımı almayı umut ediyorum. Önümüzdeki iki hafta epey yoğun geçecek, sonra rahata erecegim diye düşünüyorum. Maaşıma da adamakıllı bir zam gelirse keyfim, motivasyonum yükselir, tekrar spora bile başlarım.

Herkese iyi seneler.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
Şu an için keyifli. PC karşısında kefir ve Twitter...
0
simderun
(01.01.26)
(10)

4 Günlük Tatilde Kombiyi Kapatmalı mı?

bluedad
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
0
bluedad
(31.12.25)
Bir haftadır evde değilim, çıkarken kombiyi 40 derecede açık bıraktım. Bu havada buz gibi eve girip saatlerce yorganın altında ısınmaya çalışacağıma 300 TL fazla fatura öderim.
0
sekizdokuzon
(31.12.25)
Ben olsam kapatırdım. Pazar günü hava sıcaklığı artıyor. Ayrıca varsın 5-6 saat üşüyeyim, 4 gün boyunca kombiyi boşuna çalıştırmaya acır ve üzülürüm.
+5
10551037
(01.01.26)
Kapatirim. Ama gelince klimayj sicakta acip hizli isiniyorum
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
abi memleket neresi? erzurumda yarın gece -30 olacak dedi arkadaşlar. burada kapatsan, evin soğukluğunu es geçtim borular donar.
0
blue eyes white dragon
(01.01.26)
geç gelip yatıp uyuyacaksanız kapatın gitsin.
geldikten sonra en az bir kaç saat evde duracaksanız minimum'da tutun.

aylık 1500 geliyorsa ortalama 200liralık bir maliyeti olur. bir kahve parası.
maksimum ayarda evi normal sıcaklığa getirmeye çalışmak da zaten oluşturduğunuz tasarrufun yarısını geri alacak.
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
Kombiyi kapatmak daha mantikli, kisisel konfor disinda, toplum ekonomisi ve dunyanin kaynaklarini daha verimli kullanmak acisindan soyluyorum. Yoksa, ben olsam her turlu acik birakirim kisisel konforum icin.
0
bosver nicki
(01.01.26)
ben 4-5 gün evde değilsem
gelir gelmez bavul boşalt, yerleştir, ya alışveriş yapmışımdır ya da annemden filan geliyorsam o bişeyler koymuştur onları yerleştir
hızlıca bi yemek koy (yolda yemek yiyemem)
tatil dönüşü ise kirlileri filan makineye at as
giderken bulaşık mak. çalıştırmışımdır kesin onu diz
gibi gibi 2-3 saat oturmuyorum genelde

dolayısıyla gelir kombiyi açar, sonuna kadar da çalıştırmam bile
ev küçük ısınır
-1
subcomponent
(01.01.26)
4 gün evde olmayacaksam doğalgaz vanalarını kapatırdım zaten. kombinin açık olabilme imkanı kalmazdı doğal olarak.
0
lazpalle
(01.01.26)
en düşük derecede açık dursun bence.
0
jelly bear
(01.01.26)
konu ile alakalı değil ama görmüşken bir dipnot ekleyim:
doğalgazı ya da vanasını kapatsanız bile, kombiyi kapatmayın.
evde değilken kombiyi yakmak istemiyorsanız yaz moduna (sadece sıcak su) moduna alın. çünkü kış vakti, özellikle balkonda duran kombilerde, boruların ve kombinin içindeki su donabilir büyük arıza çıkarabilir. kombilerde donma engelleyici var ama çalışması için açık olması gerekiyor (yanması zorunlu değil, yaz modu yeterli)
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
(6)

zam konuları

art cat chocolate
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.ne yapmalıyım? nasıl
maaşıma %11 zam geldi. 8 bin tl küsür bir zam yani...

performans değerlendirmesinden de 100 üzerinden 90 almıştım ve beklentinin üstünde demişlerdi. bu puana göre beni sr yapmaları lazım normalde. onu da yapmıyorlar.

bu zamcığa çok sinirlendim. yeni iş de bulamıyorum sektör durgun.

ne yapmalıyım? nasıl konuşmalıyım?

sektör: yazılım

sizlerde durum nedir?
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Ara zam olmadiysa hatta olduysa bile %11 zam biraz istifaya zorlama cabasi gibi. O yuzden piyasa da boyleyken sirketin asil niyetini diger konulardaki tutumlarina bakip anlamak lazim. Eger gercekten istifaya yonlendirmeye calisiyolarsa pek yapilacak bir sey de yok. Quiet quitting + leetcode grind

Henuz belli degil. Review olarak exceeding expectations geldi en dusuk, tam oncesinde sirket 12% civarinda kisiyi isten cikardi, biraz da ona ve reviewlara guvenerek ekstra zam istedim. Gorucez.
0
ghilleinthemist
(31.12.25)
Yüzde 30 un üzerinde zam gelmezse işi elimin tersiyle yapar, en kısa sürede başka iş bulurum. Bütün yıl ağız kokularını çektim, beni bir de maddi olarak mağdur etmelerine müsaade etmem.
+1
sekizdokuzon
(31.12.25)
şirketteki herkese aşağı yukarı böyle yapıldı zam. geçen sene de %3 yapılmıştı herkese. ayrıca benim pozisyonumdaki tek kişiyim, ben çıkarsam o işi yapabilecek başka birisi şu an yok.

iş arıyorum ancak bulamıyorum. diğer arkadaşlarım da arıyorlar ama bulamıyorlar. sektör cidden çok kötü durumda.

bizde de işten çıkarmalar çok oldu. buna rağmen durum bu. moralim aşırı bozuk. herkesi çıkardılar, işler bana kaldı ve şimdi de böyle...
0
🌸art cat chocolate
(31.12.25)
Bunları düşünmekle olmuyor ağa. Ülkenin hali ortada, askeri ücret(evet askeri) 28 kagat. Ben hayret ediyorum o parayla yaşayabilene.

Bize de bunlari yaşamak denk düştü işte. İstediğini düşün, kendini parala çare yok. Ben şu anda işi olanların halinden memnun olması taraftarıyım çünkü her yerde çıkarma var ise giriş yok gibi bir şey.

Sosyal hayatına odaklan işini ara bulamiyorsan da çok sallama.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(31.12.25)
İşleri öyle bir salın ki performansınız 100 üzerinden 20 olsun. İşler durma noktasına gelsin ama durmasın. Bu kan emicilerle böyle baş edilir
0
messina123
(01.01.26)
Daha açıklanmadı ama en fazla yüzde 15 olur. En az ise 13.
0
put it in your appropriate place
(01.01.26)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(13)

Evinizde kaç tane kırlent var?

sekizdokuzon
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim. Sizde kaç tane var?Teşekkürler.
Az önce saydım, 35m2 evde 15 tane kırlent var. Armut minderi de sayarsan 16. 20 e tamamlamayi düşünüyorum ki evin her yerine kıvrılıp yatabileyim.

Sizde kaç tane var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(16.12.25)
dokuz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.12.25)
Koltukta 7 tane, sandalyelerin üstünde, yatağın içinde, aynanın önünde (!), yerde bile 2-3 minder var.
-1
🌸sekizdokuzon
(16.12.25)
Saydım şimdi 10 tane
0
kullanicadi
(16.12.25)
8
0
duster
(16.12.25)
salonda 14 tane var koltuk rahat ama yinede bele iyi geliyor kırlent ya, oturma odası 8 tane, eski olup sakladıklarımda bi 5-6 vardır.
anane evinde heralde 25+ vardır
0
eja
(16.12.25)
7
0
lemmiwinks
(16.12.25)
4 tane var bizde
0
matilda
(16.12.25)
Saydım 9 tane var. Hepsinin kılıfı birbirinden farklı.
0
suicides underground
(16.12.25)
ahahaah cok guzel soru olmus. 11 tane varmis, daha fazla olsa da olur.

bir L koltukta 3, bir teklide 1, bir diger kose takiminda 4, bir uclu koltukta 2 bi de dolapta duran 1 tane varmis.
0
taurina
(16.12.25)
11
0
black holes in the sky
(17.12.25)
İki ya da dört galiba emin değilim. Günlük hayatta salonda koltukta hiç uzanmıyorum. Uzanacaksam direkt yatağımda yastıklarımla uzanıp telefona vs bakıyorum ya da tabletten dizi izliyorum. Salonu sadece yemek yemek ve PS 5 oynamak için kullanıyorum, onlarda da kırlentlik pek işim olmuyor.
0
nundu
(17.12.25)
Kırlentin anlamına bakmam gerekti.

L koltuğumda 4 tane var. Birini ben, birini kediler kullanıyor. Diğerleri koyacak başka yerim olmadığı için koltukta duruyor. Atmaya kıyamıyorum.
0
auroraaurora
(17.12.25)
Koltuklarda 4 tane var bir tanesini ben örmüştüm. Bir tane de çalışma sandalyemin üstünde var o da sayılıyorsa 5 tane.
0
peki madem
(17.12.25)
(16)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(2)

İnsanlara duyulan nedensiz öfke ve suçluluk duygusu

Caletti
Daha önce depresyon tedavisi gördüm ilaçlı, depresyonu yendim fakat sonrasında biraz anksiyete yaşadım kısa bir müddet. Şuan ilaçları bıraktım. Sıkıntıların aşağıda sıraladım. Buna dair bir teknik, kitap vb. Şeyler ya da bir öneriniz varsa almak isterim. Amaç farkındalığımı artırmakBirincisi; insa
Daha önce depresyon tedavisi gördüm ilaçlı, depresyonu yendim fakat sonrasında biraz anksiyete yaşadım kısa bir müddet. Şuan ilaçları bıraktım. Sıkıntıların aşağıda sıraladım. Buna dair bir teknik, kitap vb. Şeyler ya da bir öneriniz varsa almak isterim. Amaç farkındalığımı artırmak


Birincisi; insanlara haddinden fazla değer veriyorum, gözümde büyütüyorum. Söyledikleri şeyler kafamda büyütüyorum, fazla ciddiye alıyorum. Söyledikleri şeyleri peşinen doğru kabul edip suçluluk, eksiklik psikolojisi yaşıyorum
. Bu bir iş arkadaşı, normal arkadaş ya da uzaktan bir akraba olabiliyor. Her olayda kendimi açıklıyorum uzun uzun.(Çocukluğumda ve gençliğimde babamdan çok azar yedim, kendisi narsist, bununla bir bağı olduğunu düşünüyorum.) Misal abi dediğim değer verdiğim kendisinden çok şey öğrendiğini düşündüğüm bir insana methiyeler düzüyordum, hem yüzüne hem de kendi içimde. 4. Yılın sonunda "ne boş bir adammış 4 yılımı yedi" diye düşündüm.

İkincisi önceden beri içimde yaşadığım bir husus var. İnsanlara nedensiz öfke. Örnek veriyorum 3 veya 10 yıl önce yaşadığım bir olay aklıma geliyor karşıdaki insana durduk yere öfkeleniyorum belki birkaç gün belki birkaç saat boyunca. Ya da değer verdiğim dayım var yurtdışında. Mesaj atıyorum WhatsApp'tan bana cevap yazmıyor. Bunu kafamda büyütüyorum. Yaptığı şeyleri haketmediğimi düşünüyorum. Kafamda kuruyorum. Bunu nasıl yapar bana, onur kırıcı bir hareket benim için gibi gibi.

Üçüncüsü yine geçmişte yaşanan utanç verici bir olay veya ilerideki herhangi bir olayda içimden düşünüyorum, dışımdan sesli olarak cevap veriyorum. Geçmişte yaşanan ve değiştirilemeyeceğim aşikar bir olayda; kendimi iyi ifade edemediğimi düşündüğüm için onlara cevap veriyorum. Kendi kendime konuşuyorum yani. Bu kendi kendine cevap verme olayı çok sıkmaya başladı.

Bu dürtüleri nasıl yenebilirim? Utanmaz arlanmaz bir insan olmak istiyorum, hiçbirşey umrunda olmayan cinsten.
-3
Caletti
(13.12.25)
Bu duygulardan kurtulmaya çalışmak yerine nedenleri üzerine yoğunlaşman lazım. Duygular yaşamak istemediğimiz için ortadan kaybolabilen şeyler değiller. Ancak anlamlandirdiginda, seni ne şekilde yönettikleri üzerine kafa yordugunda değişir, dönüşürler.
0
sekizdokuzon
(13.12.25)
tüm bunlar değersizlik duygusuna varıyor. bu geçmiş yıllarda oluşan yanlış bir şema. uzman bir terapist ile çalışarak aşabilirsiniz.

hiçbir zaman utanmaz arlanmaz biri olamazsınız. gene aynı kişinin özgüveni, özdegeri yüksek kendine güvenen. sınırlarını bilen bir versiyonu olur. yani karakter değişmez ama olayları-kişileri algılama ve olaylara-kişilere verdiği tepkiler değişir.
+1
orpheus
(13.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(1)

trigonometri hakkında /matematikçiler

love and trust
ortaokulda, yani bizim dönemimizde 8. sınıf oluyor, trigonometriye bayılırdım (muhtemelen matematik hocama aşık olmamla da alakalı bir durumdu bu) bu arada bu matematik hocam zorbanın tekiydi, neden ve nasıl aşık olmuşum ya. daha o zamanlardan aşk denen travmanın nasıl ve neden geliştiği kendini bel
ortaokulda, yani bizim dönemimizde 8. sınıf oluyor, trigonometriye bayılırdım (muhtemelen matematik hocama aşık olmamla da alakalı bir durumdu bu) bu arada bu matematik hocam zorbanın tekiydi, neden ve nasıl aşık olmuşum ya. daha o zamanlardan aşk denen travmanın nasıl ve neden geliştiği kendini belli ediyormuş :")

her neyse, trigonotmetriyi çok severdim. problem üzerinden x,y düzleminde sonucu işaretliyorduk ve hayalmeyal hatırlıyorumki bu sonucu aynı zamanda grafikleştiriyorduk?

sonradan lisedeki arkadaşlarım sözel sınıfa geçtikleri için ben de sözele geçtim ve daha da matematik görmedim ama içimdeki trigonometri aşkı başkadır. tekrar öğrenmek istiyorum.
bunun için bana kaynak ve youtube kanalı önerebilir misiniz? şu aralar çalışmadığım için özel ders alacak bütçem yok. kendi başıma bence bazı şeyleri hatırlayabilirim gibime geliyor.
0
love and trust
(07.12.25)
Mustafa Yağcı: youtu.be
+1
sekizdokuzon
(07.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(8)

Yarın terapiye başlıyorum

sekizdokuzon
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay,
Nasıl bir kafayla girişmek lazım bu işe? Böyle yıllarca sürecek bir terapi olacak çok büyük ihtimalle, psikodinamik terapi uygulanacak. Terapiye başlayacağım fikri bile epey rahatlattı ama sürece bağlılık geliştirmek, adapte olabilmek adına kendime neler söyleyebilir ya da hatirlatabilirim? Bir ay, bir yıl, beş yıl sonraki halimi düşünmeye mi çalışayım, destek alacak olmanın rahatlığına mi bırakayım kendimi bir süre ya da hiçbir şey düşünmeden balıklama atlayayim mi sürece?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(04.12.25)
bildiğim kadarıyla bir sorunun yok. saçıp savurulacak çok mu paran var.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.12.25)
harika. mental olarak da kendinizi hazırlamışsınız o nedenle çok büyük faydasını görürsünüz. güzel günler görürsünüz inşallah.
+1
ground
(04.12.25)
@Karim: Alkol düşkünlüğü, mod düşüklüğü, anksiyete atakları, yeme bozukluğu, sosyal fobi... Hangi birini sayayım kardeş :p
+3
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
Bunun çoğunlukla dalgalı bir süreç olacağını unutmamak en önemlisi bence. İşe yaramıyor gibi hissedeceğiniz zamanlar olacak. Psikoloğunuza güveniyorsanız, iki ileri bir geri tarzı ilerlemeye hazırlıklı olun. Ancak psikologlar da insandır ve iyisi kötüsü vardır. Size tuhaf ve yanlış gelen davranışları/sözleri olursa psikolog değiştirmekten de korkmayın.
0
inawen
(04.12.25)
Düzenli terapiye giden arkadaşlar: Hafta içi kayda değer bir olay yaşadığınızda "Bunu kesin terapide anlatırım" diyor musunuz? Hayatı bir tık böyle mi yaşamaya başlıyoruz bir yerden sonra?
0
🌸sekizdokuzon
(04.12.25)
İlk seanslar zor geçecek, bu kısma direnmen ve devam ettirmen lazım. Direnip devam ettirdiğinde zaten faydasını da görmeye başlayacaksın.
Ben önemli şeyleri not alırdım unutmamak için, terapiye başlayınca otomatikman rüyalar da anlamlanıyor ve bunları da not almaya üzerine konuşmaya başlıyorsunuz.
Senin adına çok sevindim umarım her şey yoluna girecek.
+1
mutekebbir
(04.12.25)
Bu alanda eğitim aldım. Kısa düşüncem: psikologlar hikayedir.

Elbette görüştüğünüzde sizi rahatlatır. Bazı farkındalıklar geliştirirsiniz. Ama aman aman bir katkısı kesinlikle olmuyor.


Psikiyatri ilaç kullanımı bana göre çok daha etkili.

Bunun haricinde yaşamınızı sorunlara yönelik düzenlemeniz, kendinize özbakım zamanları ayırmanız, sınırlarınızı çevreye iyi koymanız, size iyi gelmeyen şeyleri bırakmanız, sağlıklı yaşamanız, egzersiz, gezme tozma alışveriş yapmak çok daha etkili şeyler.


Hele ki psikodinamik terapi tam para tuzağıdır. Psikoloji literatüründe freud’a atıf yok artık.

Sanatın edebiyatın konusu artık psikanaliz.

O yüzden bir süre devam edin baktınız çok aşırı bir değişme gelişme yok bırakın. Yok iyi geliyorsa devam edin.

Ama 4-5 ay geçmiş gözle görülür aşırı büyük bir gelişme yok olsa da olur olmasa da olur havasında ise bırakın. Paranıza yazık.

Sorunlarınız ağırsa psikiyatri takibi ve saydığım yaşam düzenlemeleri çok çok daha katkı sağlar.
0
psmstc
(05.12.25)
Ben de genelde psikiyatristlerle terapi yapmıştım bugüne kadar açıkçası,.psikolog görüşmesi bana da "vites küçültmek" gibi gelirdi. Hakikaten Freud falan ışıklar içinde uyusun ama ne alaka, kafasındaydim. Ama az önce ilk seansimizi yaptık ve terapistin sorduğu sorular ve yaklaşımı o kadar nokta atışıydı ki gerçekten içim çok rahatladı. Her şeyin bir şekilde yoluna gireceği inancımı perçinledi.
0
🌸sekizdokuzon
(05.12.25)
(9)

İlk izlenimde ezik algılanmamak için

egerbiryolcu
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile ge
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile getirir. Ama eskiden kırıcı şeyler de duyardım. Garip olan şey ise beni çok kısa süredir tanıyan bir insan bile "sen öyle biri değilsin sen tartismazsin ama ben yaparım ederim" gibi kendini güçlü konumlandirdigi cümleler kurabiliyor. İş yerinde mesela mobinge ugramistim. Mobinge ugramamin sebebi ise müdür yardımcısına karşı hakkımı savunmak, benim için skandal bir düşünce yapısına sahip olduğu için bunu dile getirmek olmuştu. Ben bu durumdan bir yıl muzdarip oldum bunu sorguladığımda ise insanlar bana sen sessizsin işte o yüzden üstüne gelmiş diyolar. E ama aksine kimse sesini çıkarmıyordu ben hakkımı savundum diyorum daha ne yapayım. Yakın zamanda üniversitede bir hocam beni fazla tanımadığı halde arkadasimla beni kiyaslamisti o senden daha zeki diye. Bunu ona düşündüren tek şey arkadaşımla daha önce iletişimde olması, arkadaşımın o hocaya hediye vermesi ve ortak projemizi direkt hocaya arkadaşımızın anlatması yani "yoğun girişkenlik"ti. Zira diploma notum, kpss puanım ve hocanın bayildigi proje fikrinin tamamen bana ait olması ortada. Üstelik bilen bilir duyuruda kendime yukleniyorum diye uzunca bir yazı yazmıştım. Tüm bunları yaşayıp sorumluluklarının bilincinde, hayallerime hayal katmaya devam eden bu yolda kimseyle uğraşmayan ama her ne sebeple insanların sıklıkla incitici söz ve davranışlarına yoğun şekilde maruz kalan biriyim. Dün gece mesela maruz kaldığım kabaliklardan biri aklıma geldi ve ağladım. Kimin ne hakkı var ki beni uykumda üzmeye.

Arkadaş ortamlarında şoyleyim. Samimiyet hissettiğim yerlerde kendimi açarim esprili biriyim herkesin sadiginin aksine konuşmayı anlatmayı da çok severim ama eğer rahatsız olduğum şeyler varsa kabuğuna çekilirim sessiz kalırım. Rahatsızlıktan kastım kötü şeyler değil sadece, mesela diyelim herkes aşırı konuşkan ben kimsenin sözünü kolay bölemem veya eskiden daha çok yapardım bunu biri bana bir şey sorarsa laf atarsa konusurdum. Bunu tabii astım ama yine de herkes o kadar hararetli konuşuyor ki lafa bir türlü giremiyorum.

Eskiden insanları çok alttan alırdım kendim kirilsam da onlar kırılmasın diye sineye çektiğim çok şey olurdu. Bu durumu da aşmaya baaladim. Hayatımdan insan cikarabiliyorum çok sevdiğim bir insan bile olsa baktım ki beni aptal yerine koymaya başlıyor artık yine çok kırıcı olmadan defteri kapatıyorum. Ağır şekilde üstüme gelenlere ise ona göre ben de karşılık veriyorum. Eski affediciligimi bilen insanlarda şok etkisi yarattığına şahit oldum.

İş meslek hayatı olarak ise çaliskan biriyim. Bunu baskalarindan da duyardım ama çok dillendirmeden fotograflamadan videolamadan yuruturdum calismalarimi (öğretmen). Hiç ders işlemeyen bir öğretmen bana "bu sene bı tık daha aktifsin" gibi bir cümle kullanmıştı şok olmuştum. Kendisi branş dersimizde çocuklara hiçbir şey yaptirmiyordu benim sınıfındaki çalışmalar duvarlarda bariz belli velilerin olumlu donusleri belliyken.

Okulda da kimseyle çok konuşmazdim dediğim gibi ilişki kurmakta zorlanır ve tek takilirdim. Bu kız niye hiç gülmüyor diyeni bile duydum.

Yani canımı sıkan o kadar çok şey yasamisimdir ki bunlar ilk aklıma gelenler. Takildigim şey kendi halimde olan ama gayet zeki çalışkan insan ilişkilerinde de nazik kavgacı olmayan biri olmak. Bunların sonucu zorbalanmayi mi hak etmek oluyor?

Ben de diyorum ki artık insanlara başka yüzümü göstereyim kimse hafife almasin haddini aşamasın. Mesela bu bir yeni arkadaş veya iş ortamı olabilir. İlk izlenimde böyle algilanmamak için nasıl davranışlarda bulunulmalı. Belki hiç yapmadığım farkındalığımın artacağı şeyler önerirsiniz.

Teşekkürler simdiden.
0
egerbiryolcu
(02.12.25)
En başta öz güvenini arttır. Bunun başı spor. Haftada 1 gün yüz. Duruşun düzelir. Bazı kızların duruşu çok kötü. Dik yürü. Ağırlık çalış.

Biraz ukala olmayı dene.
0
arbre
(02.12.25)
Duruş bozuklugum var evet yoksa fiziğim boyum çok iyi onu asmaliyim.
Ukala olmak bunun üstüne de çalışmam gerek sevdim bu öneriyi. @arbre
0
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ben de ayni sebeplerden terapiye basladim, bana cesitli sebepler saydi boyle olmamiza neden olmus olacak. henuz aktif olarak bir degisimde bulunmadim kisa suredir yaptigim icin fakat farkindaligim artti, bu da degisimin ilk adimi gibi dusunuyorum. iplenilmemek konusu bazen cok canimi sıktığı için yakın zamanda en yakın arkadaşıma yakınıyordum (benim onu iplediğim kadar onun beni iplememesi konusunda), ters tepti, alıştığı insan farklı birşey söylemiş olunca resmen çıldırdı ve gerçek yüzünü görmüş oldum.

çare aktif olmak, başkaları ne der diye düşünmemek, bu da özgüvenin daha sağlam olmasına bağlı, kendine ne kadar inanırsan başkalarını o kadar az takarsın. uzun yıllarda oluşmuş karakterin hızlıca değişmesini beklemek gerçekçi olmaz ama, baby steps.
0
mirafiori
(02.12.25)
sen normalsin de sana şöylesin böylesin diyenler anormal olmalı. kendini değişitirmen gereken bir durum yok. insan şöyle birine dönüşmeliyim diyerek o kişi olamıyor. sadece tavırlarını ve insanlara yaklaşımını değiştirebilirsin o kadar. hem onlara kendini ispatlamak zorunda degilsin.

gora da ceku diyo ya arif ben dünyaya ayak uydurabilecek miyim? bırak dünya sana ayak uydursun diyo o misal.

dert etme sen öyle de güzel bir insansın.
+4
koela
(02.12.25)
İs hayatında karşılaştığın zorbalıklar meslektaşlarımızın genelinin düşük IQ lu olmasından kaynaklanıyor. Ben de genelde zorbalanırdım öğretmenler odasında. O kısmı mümkünse kafana takmamaya çalış. Diğer alanlarda neyi nasıl halledersin bilemiyorum, terapi yardımcı olabilir.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
mutlak sevdiğin, sevildiğin bir insan sana gözlemlerini iletecek ve sen de bunları süzgecinden geçireceksin. ablama dişlerini yaptır ablacım derim. kardeşime de saçlarını kısa kestirme derim. başkasına demeyeceğim şeyler bunlar. yoksa herkesin bir çıkarı var ve samimi değiller. mutlaka sebebi dışarıdan belli oluyordur, farkında olmanı sağlayacak insanlara danış.
0
gabe h coud
(02.12.25)
daha az empati yap. daha fazla kendini sev. önceliğin kendin olsun. yüksek enerjili ol. bu otomatikmen özgüvenini arttıracak. sonrasında baskın taraf haline geleceksin ve bu sorunları yaşamamaya başlaycaksın. bu hayat sporunu yapmak istiyorsan pr'ını reklamını iyi yapacaksın bir de.
0
archmeister8
(02.12.25)
@arcmeister8
O kadar doğru bı şeye değindin ki gerçekten aşırı empati kuruyorum dediğim gibi eskiden beni aglatsalar bile karşılık versem onları uzmekten cekinirdim. Halbuki yalnızlığı seven de bir insanım ama dışardan kendime bakınca sanki insanlar benden vazgecmesin diye her şeye katlaniyorum. Halbuki öyle değil. Empati olabilir sebep.
+1
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ukala falan olmayı kesinlikle deneme herkes nefret eder senden.

bu tamamen özgüvenle alakalı. sakin ol. her şeye atlama, dinle, ortama adapte olunca sen de hafif hafif kaynaş.

güzel giyin, gerekirse bi tık daha fazla harca görünümüne, bakımlı ol, saç sakal vs. güzel kok.

biraz spor yap, duruşun düzelsin vs.

ama ukala asla olma.

kibar ol, ufak iltifatlar et.

vs. vs.
0
gurur
(02.12.25)
(9)

Bugün AI için ne yaptın?

croswell
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
çok sık kullanıyor musunuız? İşinize entegre ettiniz mi işinizi elinizden alacak mı? Öğreniyor musunuz yoksa chatgpt ile psikolojik sorunlarınızı dertleşip gemini'den görsel mi üretiyorsunuz sadece?
0
croswell
(27.11.25)
işime entegre ettim
0
nolmus yani
(27.11.25)
Hem iş hem eğlence için kullanıyorum. Kendimi zombi ve goblin yaptım bir fotoğrafımda bugün, eğlence kısmı. Bir görseldeki metni okuyup Word dosyası olarak hazırlamasını istedim, iş kısmı. Ahım şahım şeyler değil, ama ciddi vakit ve emek tasarrufu sağlıyor iş konularında. ChatGPT ve CoPilot dışında ne var ne yok pek bakmıyordum. Şirkette giriş seviye bir eğitim aldık. Kullanabileceğim ne çok model varmış.
0
auroraaurora
(27.11.25)
ben claude ile seviyeli bir birlikteliğe sahibim.
gemine pek az kullanıyorum, kullanmıyorum sayılır.
chatgpt ile aram iyice soğudu, aklıma bile gelmiyor.

claude code'u kullanıyorum.
terminal uygulaması var. iterm2'yi de çalışma ortamıma göre dizayn ettim, yeni bir sekme açıp claude yazıyorum console'a, hemen işimi yaptırıyorum. artık nereye bakması gerektiğini de biliyor. bir süredir sıfırdan bir iş geliştirmek değil, varolan projeye bakım ve bugfix yapıyoruz. o yüzden çok işime yarıyor ve başarılı da.

claude kullanımımı biraz daha genişlettim.
mesela rar uzantılı bir dosya vardı, uygun bir program yoktu, rar uygulaması aramak yerine claude code'a söyledimi, açık kaynak kodlu basit bir rar app'i indir diye. indirdi.

300e yakın şarkı olan bir çok albüm vardı, isimlerinde (remastered) falan gibi bir sürü ifade vardı. grup adı - şarkı adı olsun isimleri, metatag'lerinde de böyle ifadeler yer almasın düzelt dedim. bir iki yanlış işlem yaptı önce, sonra hatasını farkedip düzeltti.

bunlara şarkı sözü ekle metatag'larına dedim, python ile bir fetcher yazdı, api'ye bağlandı, şarkı sözlerini indirdi ve teker teker ilgili dosyalara ekledi.

iş ve böyle işler için çok kullanıyorum claude code'u.
ama izin verirken dikkat, ben al sana tam yetki çalıştır kodu demiyorum çoğunlukla.
0
biseysorcaktim
(27.11.25)
Soru yazdırıyorum ama şimdilik işimi elimden alacak kadar yetenekli değil. Sürekli şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye geri bildirim vermem gerekiyor. Yine de işimi kolaylaştırıyor. Onun dışında yemek tarifi de alıyorum sık sık.
0
sekizdokuzon
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sadece bişeyler çevirmem gerektiğinde.
+2
gobekliraki
(27.11.25)
Ben sık kullanıyorum, gemini'ye güzel gem tanımlayınca çok başka bir boyuta geçiyor. Eğitim / hobi amaçlı kullanıyorum. Botanikçi gemim var mesela bitkinin fotosuna bakıp morfolojik tanımını yapıp, evrimsel geçmişine, ilginç anatomik detaylarına, endüstriyel, tıbbi, mutfak kullanımlarına falan değiniyor. Bunun gibi mineraloloji ve sedimantoloji gemi, taksonomi gemi, çeşitli tarihçi gemleri falan bir sürü şey var. Üniversite kurdum.

İşle alakalı çok işime yaramıyor, sadece gramer imla kontrolü yaptırıyorum bazen. Bir de okumaya vaktim olmayan makaleleri kitapları notebooklm'e atıyorum geceden, sabah podcast olarak dinliyorum yolda falan, çok ilgimi çeken olursa okuyorum, bu olay çok iyi.
+1
akhenaten
(27.11.25)
bugün şükran günü yemeği için pişirilecek yemekleri ve yancıları aşamalara göre planlamasını ve zamanlamasını istedim. her şey aynı anda hazır olacak şekilde listeledi.
0
eileengray
(27.11.25)
part time emlakcilik yapmaya basladim, listing hazirlarken isime yariyor.
yaptigim isleri elimden alma olasiligi sifir.
0
cooperr
(27.11.25)
Hiç kullanmıyorum. Sıfır. Tabii, hiç kullanmamayı marifet de saymıyorum. İhtiyaç duymuyorum sadece.
0
yadigar
(27.11.25)
(10)

"Nasılsın?" sorusuna verilebilecek alternatif cevaplar

sekizdokuzon
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?Teşekkürler.
Benimki bu ara: Bir çığlık atsam kendime gelecek gibiyim.

Sizin bu soruya vereceğiniz esas cevap ne olurdu?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(25.11.25)
aynı be ya, noolsun işte.
+1
kisa
(25.11.25)
yuvarlanıp gidiyoruz.
+1
tiredofwaiting
(25.11.25)
Kimse samimi cevap beklemiyor bu soruya. Günlük hayatın ritüellerinden biri.
İyiyim demek içimden gelmiyorsa iyi demek adet olmuş derim genelde.
+1
auroraaurora
(25.11.25)
saçma sapan konuşma la (bkz. Behzat Ç)

en samimi cevap bu bence. çünkü herkes öylesine soruyor, laf olsun diye.
+1
faberkastelli
(25.11.25)
Yakınım olmayan herkese iyiyim deyip geçiyorum.
Yakınlarıma “bok gibiyim” derim.
Şu sıralarda da böyleyim maalesef :/
0
mutekebbir
(25.11.25)
Bomba gibiyim! Düşmanları ve hasetçileri sevindirmemek gerek.
0
komando kani var bende
(25.11.25)
Murat Ağırel, is that you?
+1
🌸sekizdokuzon
(25.11.25)
iç güveysinden hallice
+1
my fault
(25.11.25)
Standart
İyi diyelim iyi olalım
Çok şükür yaşıyoruz der gibi
0
substituent
(25.11.25)
Mukemmele yakinim derim genelde.
0
duster
(26.11.25)
(9)

Evlenirken ya da ev kurarken alıp pişman olduğunuz eşyalar?

grimavi
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler varBir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelimDinliyoru
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler var

Bir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelim

Dinliyoruz ama yargılamıyoruz, bu da bizim haftasonu goygoyumuz olsun :)
0
grimavi
(23.11.25)
ikeadan almak oldu kullanışına göre ayarlıyorsun ama malzeme kalitesi inanılmaz düşmüş, raflar kırıldı

edit: pax gardroplar, brimnes serisi bunların hep kalitesi düşmüş, 15 sene önce aldığım ile alakaları yok.
yeni aldığım yer silerken azcık sudan kabardı karşısında aynı yerde olanda kabarma yok, raflar asla yerinde durmuyor tutamaçlar sürekli kırılıyor.

en memnun olduklarım kazanlı ütü, roborock, hamur yoğurma makinası, çok amaçlı doğrayıcı robot(blendderın büyükversiyonu) içinde çiğ köfte bile yapılıyor
0
eja
(23.11.25)
@eja dolap ve model ismini de yaz hocam :)
0
🌸grimavi
(23.11.25)
Aklıma ilk buharlı temizleyiciler geldi. Hayal kırıklığı. 2-3 kullanım sonrası durdu kenarda.
O zamanlar "nicer dicer" denen bir nane vardı. Aşırı kullanışsızmış. Zaten kırıldı kısa süre içinde.
Robdöşambr da çok kullanışsız bir giysiymiş.
Çok fonksiyonlu aletlerdense işini düzgün yapan tek/az fonksiyonlu aletler daha iş gördü ve daha uzun ömürlü oldu hep. Kurutmalı çamaşır makinesindense çamaşır makinesi ve kurutma makinesi almak ya da tam teşekküllü mutfak robotu yerine bir el blender'ı, bir sürahili blender almak gibi...
Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici, yoğurt makinesi gibi cihazlar hep kısa süre ve az heves sonrası kenara kalktı. Tencere, tava ile devam ettik.
Kazanlı ütüler güzel aletler olsa da, klasik buharlı ütüler daha kullanışlı bizim evde.
Kaliteli dikey süpürge cidden kullanışlıymış ama. Klasiğini pek kullanmıyoruz artık.
+4
thunder thunder thunder thundercats
(23.11.25)
Küçük ev aletlerini üç defa düşünüp almak lazım. Çoğu ilk heves geçer geçmez çöp oluyor. Ama şunu al, bunu alma diyemem. Diyene de çok itibar etme. Bunlar yaşam tarzına göre kullanılan ya da kullanılmayan aletler. Bir arkadaş 'Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici' yi saymış mesela. Ben bunların hepsini neredeyse her gün kullanıyorum. Yine Ekşi'de Airfryer ve robot süpürge düşmanları var ki onlar da benim neredeyse elim ayağım.
Bir en kalitelisinden katı meyve sıkacağı almıştım. O bir iki kullanım sonrası rafa kalktı. Keza mikrodalga fırın ve krep makinesi bende boş duruyor.
0
Mirket
(23.11.25)
Goygoy duyurulari bos gecmemeye calisiyorom ama buna yazacak cevab bulamadim yeeey o/ ne kadar da her seyi gerekli ve yerinde almisim.

En cok is gorenleri de mi konussak
0
üğpoıuy
(23.11.25)
Tost makinası sanıp ızgara makinası aldım. İki defa kullandım kenarda duruyor. İsteyen varsa İstanbul'da elden vereyim, evde yer kaplamasın.
+1
sekizdokuzon
(23.11.25)
eğer çok gelen gideniniz olmayacaksa ya da geniş aile sofraları kurmayacaksanız salonunuza kesinlikle büyük bir masa ve etrafına 6-8 sandalye almayın, gereksiz yer kaplıyor. daha minimal 4 sandalyeli ufak bir masa işinizi görür. minimal eşya hayat kurtarır. gereksiz fazla her eşyaya bir süre sonra hizmet ediyor olarak buluyorsunuz kendinizi. "less is more" demiş atalarımız...
+1
exlibris
(23.11.25)
Evi iki kişiye göre ayarlayıp eşyaları da iki kişiye göre alın.
12 kişilik yemek takımına, 18 çay bardağına gerek yok.

10 kişi size yemeğe gelirse zaten ya dışarıdan söyleyeceksiniz ya da sizi sevdikleri için gelen 10 kişi kağıt tabakta da yese sorun etmez.

Her şeyi önceden almamaya çalışın bence. Yaşamaya başlayıp eksikliğini hissedince alırsınız hem de böylece daha isabetli şeyler almış olursunuz. Ayrıca birlikte karar verip almanın da ayrı bir keyfi olur.

Tencere tava olarak bence bir adet teflon tava dışında diğerleri çelik olmalı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
Dyson süpürge.

Fanboylar gelmeden hemen söyleyeyim; cihaz çok iyi, çok pratik. Ama 10'da 1'i fiyatına satılan mudaillerinden çok çok daha iyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Emiş gücü kablolu süpürgelere göre çok zayıf. Bütün işi dönen fırça yapıyor. Temizlemek ayrı dert. Ucundaki lazer de insana kafayı yedirtir. Ulan burası hiç tozlu değil diye düşündüğün yerde 10 kilo toz olduğunu görüyorsun. İyi bir şey tabii ama süpürdükten 10 dakika sonra aynı yere bir daha baksan yine toz görüyorsun (havada ıçışan tozlar yere inince).
0
himmet dayi
(24.11.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(10)

Stand-up önerileri

Dağcı
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
0
Dağcı
(22.11.25)
Cüneyt nergiz, gösterisine gitsen de seti yakın zamanda çok değişmez
youtu.be
Deniz alnıtemiz, ama adam amerika texas a taşındı
youtu.be
0
grimavi
(22.11.25)
Pınar Fidan
Seda Yüz
Çağla Alkan
Deniz Göktaş
Yavuz Günal

Birkaç ay önce tuz biber beşli gösterisinden iki arkadaşı yazdım kenara onlara gideceğim ilk fırsatta.
Fırat Aksel
Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.11.25)
baturay ve deniz göktaş
0
ala09
(22.11.25)
Alis +7
0
üğpoıuy
(22.11.25)
Hidayet Tılı bayağı şeker bir insan. Instagram ve YouTube'da da aktif.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
@sekizdokuzon +1

Hidayet tılı da stand up gösterisini youtube a koymuştu ama kaldırmış sadece kesitler var şimdi
0
grimavi
(22.11.25)
Serdar Nalçakar
0
yurtsuz john
(22.11.25)
Yazılanlardan gittiklerime +1 ekleyim.

Serdar Nalçakar +1
Deniz göktaş +1
Pınar Fidan +1
Cüneyt nergiz+1

Yazılmayanlardan tavsiye edeceklerim

Özgür Turhan
Nevzat Can Ünsal
Ayşegül Doğan -- Tek başına gösterisi yapmadı ama değişen birkaç kişiyle birlikte ve çeşitli sahnelerde çıkıyor.
Engin Türkoğlu -- Ayşegül Doğan gibi. İki kez gittiğim gösterilerinin sunuculuğu yapmıştı.

Bilet alıp tarihlerini beklediğim gösteriler.
Berk Karan.
Mezat Şov. Sunucularından biri Nevzat Can Ünsal.
0
put it in your appropriate place
(22.11.25)
Bence bu işi en kontrollü ve akıllıca yapan Utku ergin. Aşırı başarılı buluyorum.

Sonra da Deniz alnitemiz derdim. Gitmiş :(

Berk karan, Cüneyt nergis ve Emre gunsal da izleyip sevdiklerimden.
0
a perfect lie
(22.11.25)
İsmail Nuri

Klasik ekşici değilsen yukarda yazılan kadıköy tayfası bomboş tipler, mimik oynatmıyor.
0
plastic_angel
(23.11.25)
(4)

Eksik uyku sizi nasıl etkiliyor?

anaphylacticshock
Merhaba, Eskiden bu kadar farkına varmazdım ama son senelerde 1 saat bile eksik uyumak beni çok etkiliyor. Günde normalde 7,5 - 8 saat arası uyuyorum. Bazen sabah erken saatte tuvalete kalkıp sonra bir daha uykuya dalamıyorum. Ya da gece geç yatıyorum ve sabah 6 saat uykuyla falan uyanıyorum. Ve ma
Merhaba,

Eskiden bu kadar farkına varmazdım ama son senelerde 1 saat bile eksik uyumak beni çok etkiliyor.
Günde normalde 7,5 - 8 saat arası uyuyorum. Bazen sabah erken saatte tuvalete kalkıp sonra bir daha uykuya dalamıyorum. Ya da gece geç yatıyorum ve sabah 6 saat uykuyla falan uyanıyorum.

Ve maalesef böyle zamanlarda günüm berbat oluyor. Aşırı halsiz ve keyifsiz oluyorum. Gün içinde yapmam gerekenlere, odaklanmam gerekenlere odaklanamıyorum. Hem kafam hem bedenim çok yorgun hissediyor. Hafif başım ağrıyor. Leyla gibi oluyorum.

Yani sadece 1 saat hatta yarım saat eksi uyusam bile aşırı etkileniyorum. Kahve falan da fayda etmiyor.

Siz de böyle misiniz? Bu durumu nasıl aştınız? Kendinize ait çözüm yollarınız var mı?
0
anaphylacticshock
(22.11.25)
Apple watch'a göre son 26 haftadır günde ortalama 6 saat 11 dakika uyumuşum.
Uzun uğraşlarla 4 buçuk saatten buralara getirebildim. 8 saati hedefliyorum ama şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum.

Çözüm önerileri:
16.00 dan sonra asla kafein almayın.
Yatma saati belirleyin ve o saatte kesinlikle yatın.
İki saat öncesinden yeme içmeyi kesin Tüm ekranları kapatın.
Yatak odası bir sarı okuma ışığı dışında zifiri karanlık olsun.
Yatıp o sarı ışıkta bir saat kitap okumayı hedefleyin ama uykunuz gelirse hemen bırakıp ışığı kapatın.
En az iki dakika nefes egzersizi yapın.

Söylemeyi unutmuşum:
Yine de uyuyamıyorsanız kulaklı ile sesli kitap veya beyaz gürültü dinleyin.
0
Mirket
(22.11.25)
Sizdekinin tam tersi.
Bünyem eksik uykuyu bir şekilde tolere edebiliyor ama fazla uykuyu zor atlatıyorum.
Erken kalkmak için zorluyorum kendimi kalkmak zor oluyor ama kalkabilirsem günüm çok daha iyi geçiyor.
Eğer dayanamayıp tekrar uyursam o gün bitti, artık salağa dönüyorum.

Sıcak günler bittiğinden beri her gün yürüyüş yapıyorum bunun dışında hiçbir şeyi değiştirmedim ama yürüyüş yapmak beni toparladı, bunu önerebilirim. Gün içinde kendinizi normalden fazla yorunca uyku kalitesine etkisi oluyor. Bir de su için.
0
mutekebbir
(22.11.25)
Eksik uyku benim de ayarlarımı bozuyor. Ya çok halsiz ya da aşırı dalgın oluyorum. Bütün hayatımı 8+ uyumak üzerine kurdum. Bu uğurda onlarca iş değiştirdim, üniversiteyi geç bitirdim. Benim için olmazsa olmaz.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Döngü önemli. 90 dakikalık periyotlarda uyununca süreden bağımsız dinç olunabiliyor. 1,5 - 3 - 4,5 gibi. Tabi sağlık için 6-7,5 saatlik süre iyidir
0
epitaf
(22.11.25)
(1)

Bu sitede mesajlar aracılığıyla zorbalık yapmak

pembe nohut
Kim olduğunu bilmiyorum. Ne zaman soru sorsam anlam veremediğim mesajlar atıyor. Daha önce de mm* nickiyle mesaj atmıştı yani aynı kişidir herhalde. Bu nick de i'm gonna start ile başlıyor. Engelliyorum ama yeni hesap açıp yine yazıyor. İnanın ne dediğini zerre anlamıyorum. İsnat ettiği şeylerle hiç
Kim olduğunu bilmiyorum. Ne zaman soru sorsam anlam veremediğim mesajlar atıyor. Daha önce de mm* nickiyle mesaj atmıştı yani aynı kişidir herhalde. Bu nick de i'm gonna start ile başlıyor. Engelliyorum ama yeni hesap açıp yine yazıyor. İnanın ne dediğini zerre anlamıyorum. İsnat ettiği şeylerle hiçbir alakam yok. Niye benimle uğraştığını da bilmiyorum. Kendi halinde biriyim. Duyuruda bile yeni gelen engelleme özelliğini kullanıp engellediğim iki kişi falan olmuştur herhalde. Aynı kişi veya kişiler size de yazıyor mu bunu merak ediyorum.

Attığı mesaj: (git: 1615663)ama sen ağırbaşlı kontrollü biri değilsin ki? 40 tane hesabından troll troll sorular soruyorsun. kadın mısın erkek misin o bile belli değil? kadınlara zarar verdiğin bir gerçek ama bunun dahi farkında değilsin. en son yine yüzde 90 sana ait olduğu söylenen saçma sapan bir nickten fotoğrafını attığın bir kızcağız vardı. suç duyurusunda bulunan oldu zaten. pedofili olma ihtimalin de var.
+1
pembe nohut
(17.11.25)
Duyurunun delisi bitmez. Geçmiş olsun.
+5
sekizdokuzon
(17.11.25)
(6)

Sosyal medyada yazıların yanına (şüpheli) gibi yazılan ifadeler

Rondak
Allahım aklımı kaçırıcam. bunu kim niye çıkardı ya böyle video görünce direkt geçiyorum.bu nasıl neden çıktı. bu olaya karşı duygularımı küfürsüz ifade edemiyorum 😂
Allahım aklımı kaçırıcam. bunu kim niye çıkardı ya böyle video görünce direkt geçiyorum.

bu nasıl neden çıktı. bu olaya karşı duygularımı küfürsüz ifade edemiyorum 😂
-1
Rondak
(17.11.25)
bi tane z kuşağı arkadaş bularak böyle şeylere duyarsızlaşmanızı tavsiye ederim, çok değişik bir dilleri var. ben keşfetmeyi seviyorum. öğretmen ruhum onları anlamaya çalışıyor. 35 yaşındayım 2000'li bir çevrem de var, yeni bir evren gibi onların arasında olmak.
+1
ofelia
(17.11.25)
Gerçekten başka bir dilleri var. Geçen hafta 16 yaşındaki öğrencim hoşlandığı çocuk için "Onu bir süre spotliycam" gibi bir şey dedi (tam olarak böyle dememiş olabilir). Anlamı da gozliycem, ölçüp bicicem gibi bir şeymiş. Öğretmen olunca bu tip trendleri es gecemiyorsun +1. Açıkçası şikayetçi de değilim.
0
sekizdokuzon
(17.11.25)
her şey birden trend olup birden ortadan kalkıyor ama ben seviyorum ya, eğlenceli oluyor. yoksa normal hayatlarında şüpheli falan dediklerini sanmıyorum ciddi ciddi, espri falan yaparken diyolardır. z kuşağı pek yok çevremde ama eğlenceli oluyo, ben de öğrendiklerimi kullanıyorum :D
0
matilda
(17.11.25)
Bu eskidi bile hocam
0
black holes in the sky
(17.11.25)
Anladığım kadarıyla yazılanın tonunu belirtmek için kullanılıyor ama örneğin İngilizce bazıları bende sadece kafa karışıklığı yaratıyor. Misal:

-(pos): amaç positive, anladığım piece of shit
-(hj): amaç half-joking, anladığım handjob
+1
peki madem
(17.11.25)
internetteki meme kulturunun bir getirisi, hızla gelip hızla geçen şeyler, dilin yaşayan bir kavram olduğunun da bir göstergesi ayrıca. sosyal medya yazılı dil kulturunu baya besliyor. sözlu olarak değil sadece yazıya özgu hitaplar, ifadeler de mizah unsurunu besliyor. eğlenceli taraflarına tutunmak lazım zira gerçekten çoğunlukla komik :d
-1
fyodor fyodorovic
(17.11.25)
(12)

Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?

rabitelli
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
0
rabitelli
(14.11.25)
Sevdiğim bir şehir, güzel bir otel
+1
arbre
(14.11.25)
Benim kendimi şımartma stilim karbonhidrat üzerine kurulu. Sağlık problemleriniz dolayısıyla aynını tavsiye etmem (çok geçmiş olsun). Hatta tam tersi bir süre belki sağlıklı bir diyete geçip vakitli uyuyup uyanmak, mümkünse ufak tefek egzersizler yapmak hastalıktan sonra moral verebilir.
+2
sekizdokuzon
(14.11.25)
Güzel bir etkinlik insanın havasını değiştirebiliyor..mesela iyi bir tiyatro oyunu. O sahne, ışıklar, atmosfer, seyircideki enerji vs hemen havami degistirir.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Viski ve güzel bir restoranda yemek.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
-Güzel bir restoranda yemek +1
-Uzun zamandır almayı ertelediğin bir şey varsa onu alabilirsin kendine.
-Masaj.

Benim kendim için yaptıklarım bunlar, iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(14.11.25)
spa merkezine giderim
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
mümkünse yemek ama sizin durumunuza pek uygun olmayabilir
yormayacak bir mesafede olan yaşadığım şehrin dışında bir yere gitmek
uzun süredir görmediğim birini görebilme şansım varsa onu görmek
geçmiş olsun...
+1
black holes in the sky
(14.11.25)
alışveriş, sevdigin bir mekan, arkadaşla date, içki, seks
+2
ala09
(14.11.25)
Güzel bir Burger.
0
Amaranta ursula
(14.11.25)
pc oyunu
dizi
film
0
hold the door
(14.11.25)
Alışveriş ve tatil.
Doğa yürüyüşü. İğneada mesela.
Boğazda tekneyle gezi.
0
gabe h coud
(14.11.25)
tatlı yerim. çikolatalı.
+1
art cat chocolate
(15.11.25)
(10)

Aşırı empati tam olarak ne demek?

1bir1bir1
Örneklerle anlatmak isteyen?
Örneklerle anlatmak isteyen?
0
1bir1bir1
(12.11.25)
Fast food siparişi verirken bir yandan da siparişi alan kişinin durumunu, yaşadığı zorlukları ve yüzündeki donukluğu düşünmek. Bu sebeple yemekten tat alamamak.
Örnek.
+6
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Başka birinin duygularını sanki kendi duygunmuş gibi hissetmek.
Mesela; birisi bir olay yaşadı bundan dolayı çok üzgün ve onunla aynı şiddette üzüntü hissetmek gibi.
+1
rock n roll
(12.11.25)
Ben eskiden birine kırıldığımda ona açikça söylersem o üzülecek vs diye düşünüp içime çok atıyordum. Elbette üzülebilir ama sonuçta ben de üzüldüğüm için kirilmiş oluyordum. Böyle durumlarda bile karşindakini düşünmek artık aşırı empati mi gereksiz empati mi kavramdan emin değilim.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
eskiden ben böyleydim. aşırı empatiden delirecek noktaya geliyordum.
mesela eşim bi gün şey dedi bugün bi kadın geldi cv bıraktı. eşi de işsizmiş kendi de, inşallah bulurlar iş üzüldüm falan dedi. ben abartısız 1.5 saat ağladım. ne yapacaklar nasıl geçinecekler diye. gerçekten sanki biz işsiz kalmışız da onun derdine düşmüşüm gibi.
sonra baktım ben böyle böyle deliririm, nasıl becerdiysem daha az üzülmeyi başarmaya başladım. hala normal insanlara göre empati dozum yüksek ama eskisi gibi fenalıklar geçirmiyorum.
+1
matilda
(12.11.25)
Cevabımı eksileyen arkadaş kim bilmiyorum da aşırı empatiyle ilgili okuduğum yazılarda yazan bu. Bunun nesi eksilenir anlayamadım?
Kesin bu cevabımı da eksileyecek önemli değil de arkadaşlar bu oylama sistemi getirildi ama abuk sabuk oylamanız için değil.
-2
rock n roll
(12.11.25)
Ben zamanında bir duyuru açmıştım burada, ben bozuldum heralde diye.

Bir keresinde el yapımı ürün satan bir dükkandan tereyağı almıştım. Tereyağı acı, keskin bir tattaydı iyi değildi. Götürüp iade edemedim çünkü dükkan sahibi teyzenin o dükkanı büyük ihtimalle çocuklarının, torunlarının senin yemeklerin gibisi yok gazıyla açtığına orada o şeyleri yapıp satarken mutlu olduğuna, o yaptığı şeyleri sevgiyle yaptığına ve değer gösterdiğine; ben tereyağını beğenmeyip götürürsem kalbi kırılıp üzüleceğine insanlar beğenmiyor diye içleneceğine, dükkanda sevgiyle ürettiği ürünleri falan okşayıp sizi sevmediler mi yavrıım falan diye ağlayacağına inandım. Oturdum kadına üzüldüm, halbuki ortada bir şey yok. Götürmedim. Tabi bu düşündüklerimin hiçbiri çok büyük olasılıkla gerçek değildi. Ama ben hisli bir dönemimdeydim.

Aşırı empati de bu. Aşırı sözcüğü doğası gereği nitelediği sözcüğü bozar. Aşırı olan her şey kötüdür, eğer kötü değilse aşırı olmamıştır. Benim örneğimde belki de teyze bayat ürünü daha fazla müşteriye satmama şansını kaybetmiş oldu, eleştiriden mahrum kaldı. Ben de yok kere tereyağından oldum.
+1
akhenaten
(12.11.25)
Kurduğun empati sonucu kendinden ödün veriyorsan, kendini hiçe sayıyorsan aşırı sayılıyor sanırım. Ya da empati seni ya da başkasını eylemsizlige itiyor, pasiflestiriyor, gerçeğin üstünü örtüyor ya da çarpıtıyor ve kimsenin hayrına bir iş cikarmiyorsa ortaya orada da iyilikten maraz doğuyor.
+2
sekizdokuzon
(12.11.25)
kimse yanlış anlamasın ama sempati ile empatiyi karıştırıyorsunuz.
"aşırı empati" ifadesi komple anlamsız.

not: bu arada ben de karıştırıyordum, bir eğitimde doğrusunu öğretmişlerdi.
-3
late viper
(12.11.25)
empatide evet karşındakinin duygusunu anlayıp bi miktar paylaşmak var ama aşırı empatide gereğinden fazla paylaşıyorsun arana yeterince mesafe koyamıyorsun bence o duyguyla. mesela arkadaşın sevgilisinden ayrılmış sen de ağlıyorsun bu aşırı empati oluyor, gerek yok o kadarına, üzül destek ol yeter. empati arkadaşınla ilişkine iyi gelir ama aşırı empati karşı tarafa ya yapay ya da tuhaf gelir, seni de tüketir. sempati konusu biraz karışık farklı kaynaklarda farklı anlatılıyor
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Hiper empati galiba psikolojiye yeni katılan bir terim. Ben mesleki yorum yapayım. Tam olarak feedbackini bilmesem de kişinin kendi için geliştirdiği savunma mekanizmaları tiplerinden biri bence.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(7)

Panik atak geçirecek kadar zorlanıyorum

sekizdokuzon
Kendimi nasıl rahatlatabilirim? Teşekkürler.
Kendimi nasıl rahatlatabilirim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.11.25)
40 yaşındayım aslında ama söylediklerin benim de işime yarar tabii
0
🌸sekizdokuzon
(11.11.25)
İmkan varsa kafanı soğuk serin suya sok. Ciddiyim
0
kisa
(11.11.25)
gayet basit bastırmayı bırak ve bir defa için kendine panik atak geçirmek için izin ver bir şey olmadığını gör.

uzun vadede ise seni bu kadar strese sokan sorunlarını çöz ve hayatına devam et. sorunları çözmek derken mutlaka o konuyu çözmen gerekmiyor. örneğin olduramadığın bir iş var. onu öylece kabul edip bakış açını değiştirerek hayatına devam etmek de çözmek sayılıyor.
0
orpheus
(11.11.25)
imkanın varsa yürüyüş yap kardeşim, bedava terapi, ruhunu zehirden arındırır.
konu ciddi ise profesyonel birinden destek almalısın.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
Düzenli yürüyüş +1
0
mutekebbir
(11.11.25)
aksam gelince sıcak duş,
sabah uyandiginda yüzünü,ayaklar ve dizlere kadar soguk su ile yika,
birde sabahleyin disari cikinca havayi icine cekmek ve tutmak, mis gibi oluyor.
0
designer
(12.11.25)
antidepresan coco..
+1
cooperr
(12.11.25)
(3)

2025 senesi nasıl geçti ve 2026 hedefleri nelerdir?

put it in your appropriate place
Gerçi 53 gün senenin bitmesine, yapılacaklar illa vardır. 2025 senesi güzel geçti diyebilirim. İlk önceliğim olan Bungee Jumping'i yaptım mayıs ayında.134 metreden atladım. Tabii etkisi birkaç ay sürdü. Kafayı hep buna verdiğimden ve sonrasındeki etki derken 7-8 ay öyle geçti. Bunun dışında senenin
Gerçi 53 gün senenin bitmesine, yapılacaklar illa vardır. 2025 senesi güzel geçti diyebilirim. İlk önceliğim olan Bungee Jumping'i yaptım mayıs ayında.134 metreden atladım. Tabii etkisi birkaç ay sürdü. Kafayı hep buna verdiğimden ve sonrasındeki etki derken 7-8 ay öyle geçti. Bunun dışında senenin geneli de güzel geçti. Bu seneye 10 üzerinden 7,5 - 8e doğru güzel bir süreç yaşadım.

2026 senesinde hedefim en az 10 saat süren gemi yolculuğu yapmak. Sene başlarında araştırmaya başlayacağım.

Sizde nasıl durumlar?
0
put it in your appropriate place
(08.11.25)
2025 bayağı iyiydi, bu yılki performansi sürdürsem yeter.
0
sekizdokuzon
(08.11.25)
6/10 luk bir seneydi. en büyük beklentim olan tayin işi olmadı fakat bir diğer beklentim olan toki işi buruk bir sevinçle oldu ve orada da çıkabilecek en kötü kat ve konum(zemin,kuzey) çıktı ama benim ve ailemin sağlığı iyi büyük bir sıkıntımız yok. Bir haftalık keyifli bir tatil yaptım o kısım en güzel zamanlarıydı yılın herhalde.
0
biravekahve
(08.11.25)
2025 çok zorlayıcı ve kötü geçti. 2026 için planım yok, akışa bırakıyorum.
0
rock n roll
(08.11.25)
(7)

Düğünlere gitmemek

egerbiryolcu
Eskiden ailecek giderdik. Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.Annem de bir zamandan sonra din
Eskiden ailecek giderdik.
Ben büyüdükçe sevmemeye başladım. Gerçekten gürültülü ortamlardan inanılmaz rahatsız oluyorum yani sanki biri bana işkence ediyor gibi geliyor. O yüzden epey zamandır sadece yakın akraba ve yakın arkadaş haricinde komşu düğünlerine gitmiyorum.

Annem de bir zamandan sonra dini sebeplerden gitmemeye başladı. Babam hayattayken o gidiyordu yine akşamları bir görünüp gelirdi.

Şimdi annem gitmiyor ben gitmiyorum. Komşuların çocuklarının torunlarının düğünü nişanı kınası da bitmiyor. Annem daha sonra ev hediyesi veya düğün hediyesini ev ziyareti yaparak veriyor.

İnsanlar annemin sebebini biliyorlar ama yine de ayiplaniyor muyuzdur?
Bir de düğüne gitmek tercih meselesi değil de bir görev gibi algılanıyor bence toplumumuzda? Siz de görev olduğunu mu düşünüyorsunuz? Böyle durumda yadirgar misiniz insanları?
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
ayıplanma değil de herkes davetine icabet etmeyene gönül koyar ister istemez.

gelgelelim sen de haklısın. belli ki muhatap olmak, yüz yüze gelmek istemediğin insanlar orada olacağı için gitmek istemiyorsun. zorla halaya kaldırılmak istemiyorsun. aranızdaki sosyo-kültürel fark açılmış.

son yıllarda iyice bireyselleştik. insanlar kendi zümresi dışındakinin düğününe gitmeyi bırak mutahap bile olmak istemiyor. haklılar mı, haklılar.
+1
yurtsuz john
(08.11.25)
Düğünlerde masaların üstünde uyuyakalan çocuklar olarak düğün sevmememiz çok normal bence:p
+1
sekizdokuzon
(08.11.25)
hayatta cogu seyi istemeyerek yapiyoruz zaten. insanin olgunlasmasini saglayan da istemedigi seyleri sorumluluk geregi yapmasi oluyor. yani bir tercih meselesi degil.
0
Sour
(08.11.25)
komşunun çocuğunun düğününe niye gidersin ki .
yakın arkadaş ve 1ci derece akraba dışındaki düğünlere gitmek saçma zaten
0
my fault
(08.11.25)
Annenizin tercihleri yahut hassasiyetleri ayıplanacak şeyler değil. Buna rağmen insanlar ayıplayabilir. İnsanoğlu hadsiz bir canlı. Takmamak lazım.

Ben de saatlerce süren düğünlerde çok sıkılıyorum. Bazen görünüp, hediyemi takıp, tebrik edip kaçıyorum. Bazen biraz oturup tanıdıklarla muhabbet ediyorum. Hem gürültü sevmeyen hem de oynamayan birisi olarak saatlerce oturup bekleyemez insan.

Ayıplamak isteyen her şeyi ayıplar. "Gelmedi", gelse "Görünüp kaçtı", kalsa "Oynamadı", oynasa da bir kulp bulurlar. Elalemi takmamak lazım.

Kendi adıma, davet ettiğim insanın düğünümüze gelmemesine üzülürüm. İnsan böyle zamanlarda mutluluğu paylaşmak istiyor. Ama 10 saniye görünmesi yeter bana. Eğer gelmemesi için bir mazereti varsa, düğün sonrası tebrik etmeye uğrarsa memnun olurum. Ama hiç gelmezse, günlük hayatta rastlayınca falan ayak üstü tebrik ederse, ya da aynı şehirde olmasına rağmen telefonla tebrik ederse üzülürüm.
+3
yadigar
(08.11.25)
Cenazeye ve düğüne gidilir.
Ben de düğüne gitmeyi sevmem bundan dolayı beni temsil edecek birini buldum ki yapıştırım bahaneyi. Ama temsil edecek biri yoksa giderim. Sevdiğimden değil. Hiç de sevmem. Cenazeler de aynı şekilde. Anksiyete ve depresyonla kafayı tırlatmama az kalmışken iki gün üç gün kendime gelemediğim bile oluyor ama gidiyorum.
Bu tür şeylere katılmamak gayet de ayıplanan bir şey. Değil diyenler kime göre yazıyor kime göre değerlendiriyor.
Herkesin hassasiyeti de kendine. Bu mantıklı baça baziyi de yargılamayalım çünkü bu da başkasının hassasiyeti.
Yetişkinler için önemli bunlar. Kültür hızla değişiyor farkındayım, bundan da inanılmaz keyif alıyorum ama cenaze ve düğün temel zımpırtılar. Bunlar değişmez.
Sorunuzun cevabı evet.
-2
asue
(08.11.25)
Yasamda aklimizdan cikarmamamiz gereken en onemli seylerden biri herkesi memnun etmenin mumkun olmadigi bence. Dugune/cenazeye gitme zorunlulugu diye bir kural yok. Herkesin kendi yasantisi ve tercihi.
Anneniz gitmediginde, sebebini bilmelerine ragmen ayiplayacak insanlar vardir, ama saygi duyacak insanlar da vardir. Annenizin gitmesi halinde saygi duyacak insanlar oldugu gibi, bak bak imanli olmasina ragmen dugune gelmis diye ayiplayacak insanlar da vardir emin olun. Bunun istisnasi yok, cunku herkes farkli farkli. Bu nedenle yapmaniz gereken tek sey kendinizi dinleyip, gitmeniz gerektigine inaniyorsunuz gitmek inanmiyorsaniz da gitmemene nedeninizi ilgili kisiye iletip, gerekirse ozur dileyip, anlayacagini umarak konuyu kendi icinizde kapatmaktir. Nasil ki siz 8 milyar insanin tamamini anlayamazsiniz, anlasilmamakla da ok olacaksiniz.
0
kassiopeia
(08.11.25)
(10)

Bazı mesleklere çok mu anlam yükleniyor?

kizil karga
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gib
Mesela son zamanlarda yine Nuri Bilge Ceylan'ın kamera arkası görüntülerinde Bennu Yıldırımlar'ın 2 saat kafasını açtığı kayıt yayınlandı, yani baktığında en nihayetinde film çekiyorsun dünyayı kurtarmıyorsun ama Cem Yılmaz'ın kendi değerini sen belirlersin kafasıyla anlattığı tuvaletçi hikayesi gibi bu tip insanlar kendilerini ve yaptıkları işi "çok önemli bir şey yapıyoruz" seviyesine çekip gereğinden fazla bir anlam yüklenmesine mi neden oluyorlar, bana göre Nuri Bilge Ceylan'ın işleriyle gece 2'de Atv'de yayınlanan 3 kafalı köpekbalığı filmlerinin yönetmeni arasında çok fark yok ama baktığın zaman yaptıkları işi kanser ilacını bulmuşlar gibi pazarlıyorlar, böyle bir şey gerçekten var mı bana mı öyle geliyor?
-4
kizil karga
(08.11.25)
bunlar pazarlama değil doğal süreçler, nbc'nin o görüntüsü sanırım 8saatlik bir kamera arkasından bir kesit. diğer tüm filmlerinde de benzer kamera arkası görüntüler var. kış uykusunda mesela Nejat İşler'e sahne veriyor. yine kış uykusunda haluk bilginer'e demet akbağ'a neyi nasıl yapması gerektiğini söylüyor. adamın normali bu yani.

nbc iyidir. filmleri ile kendi sinemasını oluşturmuştur. bu bir yönetmen için yeterlidir.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Bence NBC ödül odaklı film çekiyor ve biraz kasıntı bir tavrı var. Tamam, Bennu Yıldırımlar ile sohbet ettin, güzel. Ama neden bunu kameraya alıyorsun? Kameraya aldıysan neden paylaşıyorsun? Türk sinemasına ciddi katkıları var, orası ayrı, ama bu yaptığı yine de nahoş duruyor.
-1
cemallamec
(08.11.25)
Tıpkı sorduğun gibi; sana öyle geliyor.
+1
Bruce
(08.11.25)
Kibirli bir adam ama işini de iyi yapıyor gibi bir durumu var.
0
sekizdokuzon
(08.11.25)
Köpekbalığı yönetmeni de işini iyi yapıyor, aralarındaki tek fark Nuri Bilge Ceylan gibi yaptıkları işleri ölüme çare bulmuşlar gibi vakur bir tavırla pazarlamıyorlar, yoksa bozkırın ortasında uzaklara bakmalı 3 saat film çekince 2 başlı köpekbalığı filmini çeken yönetmenden daha kaliteli iş yapmış olmuyorsun bence, köpekbalığı filmi çeken adam sadece film çektiğinin farkında yaptığı işe ekstra bir anlam yüklemiyor.
-3
🌸kizil karga
(08.11.25)
Köpekbalığı filmi ile Ceylanın filmlerini kıyas etmek yanlış bence ya. İkisinin ortaya çıkış amacı tam olarak aynı değil. Birinin başarısı daha çok eğlence sektörünün konusu, diğerinin başarısı sanat dalı olarak sinemanın konusu.

Köpekbalığı filmini kafa boşaltmak için, vakit geçirmek için, aksiyon arayışıyla izlersiniz. N.b.c. filmini kafa patlatmak, kamera açısını tartışmak, yanında puro falan içip varsa ilgisi olan çevrenizle kritiğini yapmak hayatı sorgulamak, kasvetlenmek için falan izlersiniz. Bu ikinci senaryoyu bir köpekbalığı filmi için yaptığınızı düşünebiliyor musunuz?

Haliyle bu iki farklı kitleye yönelik film çıkaran iki yönetmenin yaklaşımı, önemsedikleri ve karakterleri aynı bu iki kitle kadar farklı olacak zaten. Bunlardan biri diğeri gibi film yapamaz. Her şey olması gerektiği gibi.
0
akhenaten
(08.11.25)
nbc filmi çekersen full kamera arkasını da bir kameraman çekiyor 3ayda çekiliyorsa film 3aylık kamera arkası görüntü var zaten adamda. oyuncular vs de bilmiyor değil sanki gizli kamera koymuş gibi yorumlamayın.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.25)
Sanırım anlatmak istediğinizi anladım ama nbc örneği biraz yanlış olmuş.

İnstagram'da bir yoğurtçu dükkanı var. Tepsiden kürekle yoğurt alıp kutuya koyuyor. Yok yoğurt doldurmak bir sanat işidir, biz çocukluktan ustamızdan öğrendik, küreği bilekten çevirmel ustalık ister. Lan altı üstü tepsiden kürekle alıp kutuya koyuyorsun. Yanlış koysan ne olacak, en fazla ne olabilir yani?

Gerçekten yetenek ve tecrübenin fark yarattığı işlerde öyle olduğunu düşünmüyorum. Bence yönetmenlik böyle bir iş, böbürlenmeyi hak ediyor.
0
kibritsuyu
(08.11.25)
0
🌸kizil karga
(08.11.25)
meslege degil de insanlara cok fazla anlam yukleniyor. bilge hoca da bunlardan biri. fazlasiyla hirsli ve ozenti oldugu icin bu halde oldugunu dusunuyorum.

meslek icin sanatcinin oykusu - mazhar alanson harika anlatir mevzuyu.
0
klassno
(08.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.