Giriş
(2)

Duyuru görünümlü soru

sessizce aglayan sanat
MerhabaBütün sorular duyuru formatında açılmış gibi görünüyor ama cevap yazılabiliyor. Bir sorun mu var?
Merhaba

Bütün sorular duyuru formatında açılmış gibi görünüyor ama cevap yazılabiliyor. Bir sorun mu var?
0
sessizce aglayan sanat
(09.03.26)
Başlıklara ai de eklendiği için bütün semboller bir alta kaymış.
-1
sekizdokuzon
(09.03.26)
browserinizin cacheini silerseniz duzeliyor, aslinda hic olmamasi lazimdi.
0
compumaster
(14 saat)
(9)

daha önce işten çıkartıldınız mı?

matilda
eğer çıkartıldıysanız ne kadar sürede tekrar iş buldunuz. ne kadar sürede iş bulunamazsa bir şeyleri yanlış yapıyorum demek lazım. meslek kurumsal iletişim. bunun dışındakiler de yazabilir ama kurumsal iletişim/pr çalışanları vs cevaplarsa bunu belirtebilirlerse sevinirim.
eğer çıkartıldıysanız ne kadar sürede tekrar iş buldunuz. ne kadar sürede iş bulunamazsa bir şeyleri yanlış yapıyorum demek lazım.

meslek kurumsal iletişim. bunun dışındakiler de yazabilir ama kurumsal iletişim/pr çalışanları vs cevaplarsa bunu belirtebilirlerse sevinirim.
0
matilda
(07.03.26)
Çıkarıldım çok kez. 5 yıl iş bulamazsanız sorunu kendinizde mi göreceksiniz? Kimisi iki hafta da buluyor kimisi oldukça kalifiye olup bulamayabiliyor.
+3
Kahvedesu
(07.03.26)
Az paraya ve kötü şartlara Razı olursan iş çok. Boşta kalmaktansa berbat işte çalışmayı tercih ederim. Zirveden dibi gördüm. En çok izlenen tv programının metinleri yazıyordum. Şutladılar. Üç kuruşa dershanelerde çalıştım.
Şimdi istikrarlı gidiyor.
Yanii illa ki tutun bi yerlere. Gerekiyosa bim de çalış ama salma kendini.
+1
mimikikili
(07.03.26)
Bir tık altına başlarsan bulursun. Müdürsen senior rolüyle sahalara tekrar dönebilirsin. Gibi.
0
gabe h coud
(07.03.26)
yılbaşına doğru işten çıkarıldım.
2-3 ay gibi bir sürede iş buldum. başvurularımın çoğu görünmedi bile. görüştüklerimde bir kaç aşama geçsem bile son aşamaya kadar olumlu devam etmedi. iş ilanları bir ara azaldı üstelik. bir kısmı ise zombi ilan diye düşünüyorum. 6 ay süre vermiştim kendime: "6 aya kadar işsizlik sürebilir, hazırlıklı ol". gidişat biraz o noktada idi.

geçen sizin de cevap yazdığınız duyurumda belirttiğim üzere eskisinden daha düşük olan bir teklifle işe başladım.

kendime güvenim de psikolojim çok daha iyi şimdi.
aylardır ilk kez dün gece kesintisiz 10+ saat uyudum.
0
biseysorcaktim
(07.03.26)
Seni işten çıkaranlar, istatistiksel konuşuyorum, çok büyük ihtimalle beş para etmez, yalnız çakallık skilleriyle bir yerlere gelmiş, beş para etmez insanlar. Bu insanlar için varoluş krizlerine girmeye gerek yok. Karşımıza insan gibi insanların çıkacağını umarak yaşamaya devam.
0
sekizdokuzon
(08.03.26)
kovuldugum oldu. 6 ayda is bulabilmen lazim max.
1 ay icinde baslayabilirdim ama yorulmustum baya agirdan aldim 4 ay sonra basladim.
+1
cooperr
(08.03.26)
Bir kere işten çıkarıldım, mühendis olsam da şirket bahçesindeki yaprakları ve köpek pisliklerini mıntıka temizliği listesine göre haftada bir kaç kez temizlemem gerekiyormuş :)) Yapmam dedim, 1 ay sonra çıkardılar, iş bulmam bir kaç hafta sürmedi.

Günümüz şartlarında muhtemelen gene zorlanmam ama her sektör bir değil.
0
kimlanbu
(08.03.26)
2. ayımı bitirdim. türkiye'den pasifik okyanusuna kadar her yerde çalışma / yaşama iznim var.

umudumu kesmiyorum.

şu an daimi yaşadığım ülkede iş bulsam vatandaşlık alana kadar kalmayı umuyorum.
+1
rain when i die
(09.03.26)
25 sene önce çıkarıldım, şirket kapatılıyordu. 1 ay sonra iş bulmuştum diye hatırlıyorum.
0
kumandanim
(09.03.26)
(8)

Britney Spears ne düşündürüyor

sekizdokuzon
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?Teşekkürler.
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.

Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.03.26)
onu bu hale getirenler anne ve babası diye biliyorum. küçüklükten beri britney’i bayağı sömürmüşler, kız sonunda delirmiş. ailesiyle bağlarını yasal olarak koparmak için de çok uğraş vermiş. aile önemli diye düşünüyorum.
+2
eileengray
(07.03.26)
Medya gücü.

Kadın nelerin mücadelesini verirken dünyanın bir ucunda küçücük mahallesinde kendisinden nefret eden bir kız çocuğuydum ben.
Sebepsiz sevmiyorum diyordum ama belli ki yayılan haberler zaten ondan nefret edelim diye planlanmış.

Utanıyorum.
Daha o zamanlardan bile “Britfans” olan kardeşlerim size helal olsun.
+1
mutekebbir
(07.03.26)
Hastasiyim ciktigi gunden beri. Tanissak kesinlikle bana deliler gibi asik olurdu. Biz birbirimiz icin yaratilmisiz ve tanışamazsak bu dunyada bazi seyler yarim kalacak.

Yasim > 40, pop muzik ve populer kulturden nefret ederim bu arada.
+1
duster
(07.03.26)
aşırı yetenekli ve işini çok tutkuyla yapan, sahnede olmayı çok seven, dans etmeyi, şarkı söylemeyi çok seven biriydi. babasının onu senelerce vegasta falan çalışmak için zorlaması, istediği hiçbir şeyi yaptırmaması falan meslekten, hayattan soğuttu. justin'in ona yaptıkları, kocasının yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri (amerikada her eyaletin kuralları farklı diye sürekli taşınıyor nafaka almak için bazı eyaletlerde çocukların yaşı bulundukları eyaletten daha büyük olduğunda da nafaka veriliyor o yüzden adam sürekli taşınıyor), basının ona yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri derken geride bir enkaz bıraktı. şu anda instagramda "iyice deli gibi ettin kendini" modunda takılması hem gerçekten kafasının artık biraz gidik halde olmasından hem de senelerce baskı altında kaldığı için "artık istediğimi yapıyorum"u göstermek istemesinden kaynaklanıyor.

ben çok severim britney'i. hep de sevdim. kitabını okumanızı tavsiye ederim.
+2
matilda
(07.03.26)
O İlk kocası umarım kötürüm kalır, bir insanın kaderi hakikaten bu kadar mı kötü olur, kırılganlık insanı cidden böyle predatorlara mi sürükler diye düşündürüyor. Bir de bu kadar popüler olunca kimse iyilesmen için zaman/ alan tanımıyor, korkunç. Dünya çapında ünlü olmanın ne kadar sapkın bir şey olduğunu gösterdi bize.
0
🌸sekizdokuzon
(07.03.26)
Yıldız Tilbe de öyle ama bu kendisinin mükemmel ve imrenilecek bir insan olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Britney’in çöküşü üzücü.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
siz sorana kadar hala kariyerinin zirvesinde falan sanıyordum, meğer çok ciddi bir mental breakdown yaşamış. çok üzüldüm böyle görmeyi beklemiyordum umarım iyidir.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
Harika güzel bir kadındı, gençken nefesimi keserdi, womanizer şarkısını hatırlıyorum. Pek çok erkeğin hayali olacak kadar kusursuz görünüş.

Aile kaderi etkiliyor ve bundan etkilenmiş. Hiç bilmiyordum siz yazana kadar. Hayat neler yaşatıyor insana.. destek alması gerekiyor.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
(10)

ayni paraya is degistirip...

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
memur olur muydunuz? :pavantaj: is güvencesi (kovulmak yok), yol ve yemek parasi, daha iyi emeklilik haklari, daha iyi ebeveyn haklari, stressiz.dezavantaj: uzun vadede maasin özel sektöre göre bir tik daha düsük kalacak olmasi (emekliligi etkilemeyecek), evden calisma imkaninin olmamasi (su an %90
memur olur muydunuz? :p

avantaj: is güvencesi (kovulmak yok), yol ve yemek parasi, daha iyi emeklilik haklari, daha iyi ebeveyn haklari, stressiz.

dezavantaj: uzun vadede maasin özel sektöre göre bir tik daha düsük kalacak olmasi (emekliligi etkilemeyecek), evden calisma imkaninin olmamasi (su an %90 evden calisiyorsunuz).

memuriyette de özel sektördeki gibi yükselebiliyorsunuz. önü acik bir pozisyon.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.03.26)
Olurdum. Dezavantaj kısmı göreceli. Şuan memur ve özel sektör maaşları kıyaslamasında her özel sektör işi önde değil. Ama olduğunu varsaysak da yaşam kalitesi her koşulda daha düşük.

Bana göre 3 kat fazla maaş yoksa özel değmez.
+1
runaway
(04.03.26)
Söylediğin şartlarda koşa koşa memur olurdum.
+5
Mirket
(04.03.26)
tabi ki memurluk.
+2
antihero
(04.03.26)
Digital nomad olacağım ben, her gün fiziksel olarak işe gitmeyi mentalim kaldırmayabilir bu noktadan sonra.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
50 yasina kadar, kazandigimin iki katini verseler belki memur olmayi dusunurum, ve kabul etme olasiligim yine de dusuk.
50 yasindan sonra zaten benden bu noktadan sonra bisey olmaz diyip iki katini buyuk ihtimal kabul ederim.
ayni paraya 60 yasinda da olsam memur olmam.
-1
cooperr
(04.03.26)
Hic dusunmezdim bile.
Ozel sektor her gecen gun kotuye gidiyor. Isten cikarmalar acisindan soyluyorum.
Maasli calisacaksan en temizi memurluk tabii ki de
0
Kittie
(04.03.26)
tabii ki olurdum. ramazanda adamlar masalarında uyuyor yahu! öyle göz kapama değil, bildiğin koltuğunu yatırıp uyuyorlar!

özel sektörde her an kovulma ihtimalin var. gerekli maaş dolgunluğuna eriştiğinde hemen yenisini alıyorlar. sonra ötekini de kovup daha yenisini alıyorlar.

bence günümüzde artık ya memur/kamu personeli olacaksın ya da kendi işinin patronu olacaksın.
0
elektr10
(05.03.26)
@thetruenorth,
abicim ciddi soruyorum bak, sen konuyu acan kisiyle dalga mi geciyorsun?
+1
turkuaz
(05.03.26)
cevaplar icin cok tesekkür ederim. ülke türkiye degil bu arada ama ayda 20 bin euro'ya yakin kazanacagim kanada da degil.

burada, "su anki maasimin iki katini kazanayim" diyebilecegim gibi bir ucurum yok genel olarak maaslar arasinda. o beklentiyle calisirsam asla is degistiremem. yani, ne o kadar vahsi kapitalist ne o kadar adaletsiz. devlette alacagin maas 4-5 bin euro bir sey, kidem arttikca maas yükseliyor. "özel sektörde su kadar kazaniyordum, simdi bu pozisyon icin 9 bin euro istiyorum" desem zaten dalga gectigimi düsünürler.
is stressiz ama "mangala iki sis kebap atayim geleyim, surada gözümü kapatip uyuyayim" gibi bir ortam yok elbette.
aklimi celen en güzel avantaji isten kovulmuyorsun. bu ekonomik ortamda resmen ödül gibi bir sey. acikcasi sirf bunun icin bu pozisyona evet demeyi düsünüyorum.
burada yazmadigim baska bir sürü yan hak daha var, ama bunun yaninda onlar önemsiz kaliyor bence.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.03.26)
yok kanada'da da o kadar kazanilmiyor, amerika'dan kanada'ya gecince maasin yariya dusuyor mesela o yuzden kimse gitmek istemiyor. o arkadas boyle maddi duyurulara gelip ufurmesiyle unlu. yani bu duyurunun kendi maasiyla ne alakasi var degil mi ama gelip yaziyor efendim durduramiyoruz.

isin kotusu anglosakson ulkelerde devlet maaslari seffaftir. yani kanada'da devlet'te x sektorunde calisan senior engineer maasi diye aratirsaniz maaslari gorursunuz. ayda $20k kazaniyormus gibi yaziyor (gittikce artiyor :) ama hem maasi o kadar degil, hem de $ yaziyor ama aslinda cad. yani euro'ya cevirirsek net olarak eline tas catlasa 5-6 bin euro falan ancak geciyordur. ama nedense boyle sisirmeye calisiyor. hayir benim kadar bile kazanamayan birinin buralara gelip surekli bunu yazmasi enteresan. (duyuru altinda baskasina dalastigim icin ozur ama dayanamadim)

soruya cevap olarak ben olsam kesin dusunurdum. tek problem remote olmamasi. yani evden calisirken aslinda 8 saat calismiyorsunuzdur diye tahmin ediyorum. ben remote oldugumda isimi kompakt 3-4 saatte bitirip yoluma bakardim. burada is yerine gidip 8 saat mesai doldurmak zorunda kalinacaksa salary degismese bile efektif olarak saat basina ucret yariya dusecek olabilir. bu onemli benim acimdan. insanlar genelde maasa bakiyor ama ben sattigim zamana saat bazinda ne kadar aliyorum diye bakiyorum. eger saat bazina cok bir degisim olmayacaksa dunyanin geldigi bu noktada memur olmak kesinlikle iyidir, dusunmezdim.
0
antikadimag
(05.03.26)
(14)

Türk edebiyati olmazsa olmazlariniz

Purple life
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
+1
Purple life
(04.03.26)
ferit edgü - hakkari’de bir mevsim. yeri çok ayrıdır.
+2
lüzumsuz adam
(04.03.26)
Daha iyileri elbette vardır ama Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları bence vizyonsuzluğun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu çok iyi anlatıyor.

Harcanan potansiyel, ebeveyn ve evlat çatışmasının yarattığı sorunlar, kendi kafesini kuran aileler, o ailelerden kaçmak isteyen çocukların doğurduğu problemler, fakirliğin ve iş bilmezliğin romantize edilmemiş gerçek hali. Bence herkes bir kere okumalı.
+3
akhenaten
(04.03.26)
Sait Faik'in Semaver, Lüzumsuz Adam, Alemdağ'da Var Bir Yılan kitapları.
Orhan Kemal +1
Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur
Kemal Tahir Devlet Ana
Tarık Buğra Osmancık
Yakup Kadri Yaban
Halide Edip'in kurmacalarından çok Türk'ün Ateşle İmtihanı ve Mor Salkımlı Ev
Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar üçlemesi, Fikrimin İnce Gülü
Füruzan Parasız Yatılı
Ferit Edgü'nün kısa hikâyeleri
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar
Son dönemde belki Murat Gülsoy, Ayfer Tunç'un ilk romanları. Ali Teoman olabilir. Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
+4
black holes in the sky
(04.03.26)
Orhan Pamuk, Kemal Tahir ve son zamanlarda okumaya başladığım Reşad Ekrem Koçu benim için iyi ki Türkçe biliyorum dedirten başlıca üç yazardır.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
Peyami safa nın yalnızız ve bir tereddüdün romanı,
Köy romancılığı için, Fakir Baykurt
Barıç Bıçakçı kitapları,
Hasan Ali Toptaş kitapları bence çok güzel ama maalesef boykot, karakteri kötü, ama yazdıkları maalesef çok başarılı, maalesef, maalesef,
Oğuz atay +1 diyorum hem tehlikeli oyunlar hem korkuyu beklerken
Adalet ağaoğlu + 1
ayfer tunc da +1 ama bazen de sevmiyorum biraz kararsız bırakıyor,
hüseyin rahmi gürpınar okunmalı,
Ercan Kesal, çok severim ne yazsa okunur,
Suat Derviş, çağına göre bence iyi yazmış,
İsmail güzelsoyu da severim,
Vedat türkali
+1
a perfect lie
(04.03.26)
Yaşar Kemal denmemiş bir kere bile abov

Edit: Herkesin zevki kendine tabii ama ben Tanpınar'ı 1 numaraya koyarım. Yaşar Kemal 2, İhsan Oktay Anar da 3 bence
+3
vedatchilipeppers
(04.03.26)
Bilge Karasu.
+1
tiredofwaiting
(04.03.26)
İhsan Oktay Anar
+2
anatomik
(04.03.26)
yukarıdakilere ilave olarak Yusuf Atılgan. Aylak Adam ve Anayurt Oteli.
0
awlmi
(04.03.26)
Benim için yerli edebiyattaki en önemli eser Aşk-ı Memnu’dur. Kitaplığımda farklı basımlarda üç Aşk-ı Memnu’m var, kıymetlilerim.

Bunun dışında ilk aklıma gelen olmazsa olmazlarım;
*Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar
*Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali
*İnce Memed - Yaşar Kemal
*Yenişehir’de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal
*Seher - Selahattin Demirtaş
*Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
0
mutekebbir
(04.03.26)
Puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar
+1
ekimoloji
(04.03.26)
Sabahattin Ali :
İçimizdeki Şeytan
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Huzur
Mahur Beste
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Peyami Safa:
Yalnızız
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Orhan Pamuk:
Benim Adım Kırmızı
Kara Kitap
Cevdet Bey ve Oğulları
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Roman: Tanpınar, Yaşar Kemal, Oğuz Atay
Öykü: Mustafa Kutlu
+1
but that was just a dream
(05.03.26)
Vüsat bener, latife tekin, oğuz Atay, feyyaz kayacan kesinlikle okunmalı
0
adivar
(05.03.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-1
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(14)

Aşk/ilişki hayatınız..?

darthvader
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
0
darthvader
(23.02.26)
beni sürekli arkadaş olarak görüyorlar bu durum canımı sıkıyor
0
rajkoothrapali
(23.02.26)
1 yılı geçti sevgilimin olmaması. Bir taraftan kafam rahat. Evlilik, çocuk istemiyorum. Bir taraftan kötü çünkü hayatım ev iş arasında geçiyor. 6 gün çalışıyorum. Yeni bir kız tanımanın heyecanı çok yok açıkçası. Bütün kızlar aynı geliyor. Bu saatten sonra olmaz bence.
-9
arbre
(23.02.26)
gitmiyor :-P
0
euteamo
(23.02.26)
alayının friendzone'uyum.
çok dışarı çıkarım ama eve olaysız dönerim.
zaten aşk ve ilişkiden daha önemli ve büyük problemlerim var şu hayatta.
0
rain when i die
(23.02.26)
En son dört ay önce biriyle bu anlamda muhatap olmuştum. Olmasa da olur bir şey haline geldi benim için gönül işleri. Hatta bence olmasa daha iyi.
0
sekizdokuzon
(23.02.26)
hayatımı mahveden çoooook uzun bir ilişkiden çıkmıştım. hemen sonrasında benim iyiliğimi benden çok düşünen biriyle uzun bir süre, muhteşem bir ilişkim oldu. sayesinde hayatın ne kadar muhteşem olduğunu fark ettim. ikimizin de hatası olmayan sebepler yüzünden bu ilişki yeni bitti. bundan sonraki ilişkilerimde de, mutsuz olduğum ilk anda bitiririm. hiç uzatmam.
0
co2s2
(23.02.26)
evlenmelik geri zekalı erkek modeli olduğuma kanaat getirdim. çok üzülüyorum kendime.
+4
loch ness
(23.02.26)
@loch ness, nasil bir modelmis o?
0
Purple life
(23.02.26)
@purple life, yaptıkları kötü seçimlerle, kötü kariyer planlamasıyla vs. ile hayatlarını berbat etmiş kadınların son dakika golü gibi bütün hatalarını tek seferde telafi edecekleri , "ben bu salakla evlenir hayatımı kurtarırım" diye düşündükleri erkek modeli.
+4
loch ness
(23.02.26)
beni seven kadınları en son üniversite öğrencisiyken gördüm. 20 sene oldu. ondan sonra herkes vücudumu sever oldu.
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Kiminle görüşsem "sen gerçekten çok iyi bir insansın ama" diye kapanışı yapıp şutluyor. Artık görüşmek bile istemiyorum. Sevdiğim bir kız vardı, iki kere reddetti ama aklım hala onda.
0
efreet sultan
(23.02.26)
7 yıllık ilişkide evlenlim mi, ayrılalım mı aşamasındayız.
0
orpheus
(23.02.26)
neredeyse 1 yıl olacak ansızın terk edileli. korkunç bir darbeydi. birini arama motivasyonundan eser yok. sevdiğim ama ötelediğim uğraşlara kafa yoruyorum bu aralar.
0
lüzumsuz adam
(23.02.26)
Çok ilginçtir iyi gidiyor bu aralar, ben de şaşkınım.
0
tiredofwaiting
(24.02.26)
(18)

Kaç kişiyi engellediniz anketi

Bruce
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
Soru başlıkta, toplam engellediğiniz kullanıcı sayısı kaç?
Aynı kişinin birden fazla nikini dahil etmeyin.
📊 Kaç kişiyi engellediniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

+2
Bruce
(22.02.26)
en son su kizlarin hep hasta oldugu dansci casanovayi engelledim.
4 kisi tarafindan da engellendigimi biliyorum. engelleyen sayisi 9 falan aslinda ama bazisi 3.-4. hesaplariyla gelip engelliyor.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.02.26)
0 .

Beni engelleyenler evden çıktıkları anda benim gibi düşünen yüzlerce kişi ile iş yerinde, bir dükkanda , ziyaretlerde , bindikleri toplu taşımada veya internetin diğer mecralarında karşılaşacaklar zaten. Engelleme bir çözüm değil , gerçeklerden kaçmak için kafayı kuma gömmek gibi bir şey sadece.
Birini sevmesek bile en az bir cümlesini/sözünü bile önemseyeceğimiz kimseler her an olacaktır.
0
diyecevaplandı
(22.02.26)
Genel olarak hayatımda istemediğim tipleri engelleyebildigim için burada da engelliyorum. Mecburiyet dışındaki alanlarda huzurumu koruma lüksümü kullanıyorum
+6
kisa
(22.02.26)
Bi 10 kişi vardır, normalde hümanist gibi takılıp kimseyi engellemiyordum ama baktım benim hümanizmim insanların aptallığıyla başedemiyor en ufak salaklıkta basmaya başladım engeli dünya bana güzel.
+2
kizil karga
(22.02.26)
5-10 kişinin girdiği yerde 3-4 kişi engellemek anlamsız. Ben gün içinde kimin yazdigina bakmadan duyuruları da cevapları da okuyorum o yüzden 0.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(22.02.26)
İki kişiyi engellemişim, üzerinden epey de zaman geçmiş, kim olduklarını ya da niye engellediğimi hatırlamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(22.02.26)
10 kişiyi engellemiş, 19 kişi tarafından engellenmişim.
0
sekizdokuzon
(22.02.26)
9
bir çok kişi tarafından engellenen insanlar onlar da.
eksiduyuru standart istenmeyenler listesi gibi bir şey.

4 kişi de beni engellemiş.
bir kaç ay önce 1'di. neden engellemişler anlamadım. "togg hala akp'li arabası sayılıyor mu" diye bir soru sormuştum. o yüzden diye tahmin ediyorum.
+1
biseysorcaktim
(22.02.26)
sıfır 0 kişi. kimseyi engellemedim. ama beni 13 kişi engellemiş. 13'ünü de tanımam. kimseye de özel mesaj atmam. neden engellemişler bilmiyorum. burada kafası kırık çok hem mesaj atarlar hem söverler hem engellerler. bura sana göre değilse girme. engellenice kurtulunmuyor.
+1
koela
(22.02.26)
20 kişiyi engelledim.
0
rock n roll
(22.02.26)
engellemiyorum ben. burada aslinda engellenebilecek 2-3 tane ciddi ruh hastasi var, ama yine de nerede neler oluyor, insanlik nereye kadar dusebilir vs sorulara cevap olarak tutuyorum. hic oyle kendi konforumu arttirmak icin birini engellemedim.
0
antikadimag
(23.02.26)
9 kisiyi engellemisim.
Aslinda engellememeye calisiyorum ama mal mal şeyler yazanlari da engellememek cok zor.

4 kisi de beni engellemis :( ben olsam beni engellemezdim fkfkfk
-1
Purple life
(23.02.26)
0

yukarda bir arkadaşın da dediğin gibi gerçek hayatta aynı kişiler karşına çıkacak zaten. birde bence engellemek egositlik ve bencillikten başka bir şey değil. sonuç itibariyle gerçeklerden kaçamazsınız.
0
gercekdunya
(23.02.26)
birsıcak dm’den hakaret ettiğinde onu ve tüm nicklerini engellemiştim. yine birsıcak sandığım birkaç farklı kişiyi de yanlışlıkla engelledim bu süreçte, onlardan özür diliyorum :D

Ek olarak, egosuyla sorun yaşayan ve insanlara sırf yargı dağıtmak için soru açan —ama aslında bayağı loser— bir iki kişiyi de yeni engelledim.
+3
eileengray
(23.02.26)
temizlikçiye ne kadar veriyorsunuz diye duyuru açmış birisi. 3+1 için 3500 dedim.
- neden evin 3+1 ? Sen zengin değil miydin? Ben bekarken bile 3+1 oturuyordum ve zengin değilim.

direkt engel. ne gibi bir cevap bekliyor ki? insan gibi konuşmayanla, böyle içinden çekememezlik ya da kötülük akan insanla ne işimiz olabilir?

37 kişi engelli.
+2
gabe h coud
(23.02.26)
hiç huyum değildir ama 2 kişi engelledim.

ilki, duyurudaki bir soruya verdiği cevabı referans alarak ben de aynı soruya farklı bir cevap verdiğim ve başka hiçbir şekilde irtibat kurmadığım halde özelden "salça olma bana" , "bana salça olmana gerek yok" , "salça olman beni rahatsız ediyor bıdı bıdı" gibi kendi kendine belli aralıklarla mesajlar atan, akıl hastası olduğunu tahmin ettiğim bir kadındı. cevap vermedim ve engelledim.

ikincisi ise her soruya radikal politik doğrucu, "hööhffff artık" dedirten cevaplar veren biriydi. bu kaynaktan işime yarar bir cevap göremeyeceğimi düşünüp onu da engelledim.
0
loch ness
(23.02.26)
Beş. Üçü aynı kişi.
Beni kimse engellemediği için kendimi saksı gibi hissediyorum. :(
0
auroraaurora
(23.02.26)
Ne burada ne de başka herhangi bir platformda hiç kimseyi engellemedim.
Bana çok komik geliyor hep oldum olası bu durum. Bunu takıntı haline getirenlerde Muhakkak narsizm ile bir bağlantısı vardır, İsmi özgür olan bir rolex tutkunu herifte olduğu gibi.
0
ezkaza
(24.02.26)
(1)

yeni gelen anket eklentisi

duyurukullanıcısı
soru şöyle...
soru şöyle...
📊 re mi? rö mü?
0
duyurukullanıcısı
(22.02.26)
Waow uzay teknolojisi gerçekten
+5
sekizdokuzon
(22.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(16)

Bu yaz ne yapıyorsun

luluki
Şimdiden ayarladın mı?
Şimdiden ayarladın mı?
0
luluki
(20.02.26)
temmuzda gideceğimiz tatilin 3. taksitini ödedik :)
+1
summerjam0306
(20.02.26)
Şimdiden ayarladıklarım:
- 15 Temmuz haftası Maastrict'te Andre Rieu konseri var. Tam da resmi tatile denk geldi. Bombastik bir şey olacak. 8 kişi gidiyoruz.
- 10 gün İngiltere seyahati
- Belçika seyahati
- İki hafta İspanya gezisi
- Deniz tatilleri; Yunanistan ve Ege sahilleriiiinde bekliyor bizi.
-15
gabe h coud
(20.02.26)
mayıs sonu - münih 2 gün. oradan trenle milano.4 gün. otel ve uçak biletleri ok.
temmuz - büyük ihtimalle 15-20 gün yunanistan. henüz programa başlamadım.
ağustos sonu eylül başı - 5 gün kopenhag ve çevresi. otel ve uçak biletleri ok.

türk turizmcisini üzen biriyim evet.
0
galahad reloaded
(20.02.26)
Motorla Transfagarasan'a gidip gelicem
+1
mirty
(20.02.26)
mayıs da sakız adası
kurban bayramı antalya
haziran amsterdam
bir de önden alınmış açık tarihli midilli bileti var, henüz tarihi kesinleştirmedim
temmuzda da yine bir antalya tatili planlyıorum
0
kondansator
(20.02.26)
Subatta 3 hafta Vietnam, kambocya ve taylanddayim.
Belki bir bosluk daha olursa afrika gezisi. Ama izin kalmadi artik :(
Onun disinda baska bir planim yok.
Günlük haftasonuluk sehir gezileri olabilir.
Yazin aile ziyaretiyle birlesmis 3 hafta deniz tatili yeterli.
-2
Purple life
(20.02.26)
fırsat buldukça caddebostan sahilde güneşlenirim.

bir haftalığına da alanyada sınırsız yeme içmeli, halka atma, su topu, g*tte balon patlatma gibi gevşek animasyonları olan her şey dahil otelde tatil.

benim için tatil bu demek.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Yaz değil ama Nisan’da Kapadokya, yazın da Haziran’da Belek’e otel tatiline gideceğim, geçen sene gittiğimde çok iyi hizmet almıştım bayağı iyiydi. Eylül için ayarlamadım henüz bu sene yurtiçindeyim. Eskiden tatile önem vermezdim ama artık tatil için yaşıyorum gibi.
0
titanic kemancısı
(20.02.26)
memleket antalya. kurbanda ordayım. bir de temmuz gibi.
0
tolgan
(20.02.26)
Daha ayarlamadık ama yurtdışından arkadaşım ziyarete gelecek sonunda!
0
peki madem
(20.02.26)
Birkaç gün yurtdışı olacak arkadaşımla buluşmak için ama neresi olur tam bilmiyorum henüz planını yapmadık.
Birkaç gün Mardin'e gideceğim havalar ısınmadan gitmek istiyorum,
Haziran sonunda Mersin, Mem Ararat konseri görmüşken Mersin'i hemen o tarihe atadım.

Ağustos sonu Eylül başında da deniz tatilimi yaparım, deniz tatili pek sevmiyorum para vermeden yapabileceğim alternatifim avşa olduğu için de oraya giderim.

Maddi olarak bitik olduğumdan bu yıla şöyle düzgün güzel bir tatil planı yapamadım.
Belki arada Sinop'a giderim yazın, ailem giderse onların peşine takılmayı düşünüyorum param olmadığı için.
0
mutekebbir
(20.02.26)
Mart tatili için Roma, Cenova, Milano.
Mayıs tatili için Roma cepte Münih veya Paris ona bakıcam.
1 senelik schengen aldım. Arada da kesinlikle 5 tane avrupa başkenti yapıcam bu sene. Bir de motorla çıkmak istiyorum ama belli değil henüz. Transfagarasan'a gidecek'e selam ederim.
0
herseysoyledigimgibioldu
(20.02.26)
mayısta Japonya. yazın ailemin yazlığı muhtemelen.
0
inheritance
(20.02.26)
nisanda las vegastayız 2 hafta. 1 hafta da miami'ye uğrarız.
mayısta 3 hafta kore,çin, japonya turu yapacağız. birkaç gün de hong kong olur.
haziranda ibiza, oradan lizbona ineriz. lizbondan 7 gece cruise gemisiyle yunanistan yaparız.
temmuzda iskandinavya turumuz var 15 gün kadar.
ağustosta jamaika'da reggie konserine gidicez 1 hafta da orada kalırız.
ağustos sonu da yine 1 hafta yeni zelanda yapacağız.
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(20.02.26)
Mayıs ayında kurban bayramına denk gelen haftada Madrid'e gideceğim. Valensiya'yı ekleyim mi eklemeyim mi erken olduğundan dolayı henüz karar vermedim.

Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında izin almam zor olacak. Eylül ayında bir gezi çakarım.
0
put it in your appropriate place
(20.02.26)
Yılın geri kalanında sineği sıkıp suyunu çıkarmaya ant içer ve bir tık insanlıktan çıkmacasina çalışırsam Kurban Bayramı'nda Bali'ye, Temmuz'da Kotor'a gidicem. Bu ikisinden sağ çıkarsam Aralık'ta da Brezilya'da çok turistik olmayan bir adaya gidicem, adını unuttum.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(18)

Düşüyor mu böyle?

dawsonscreek
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor. “Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben a
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor.
“Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben aslında çok fakir olduklarını ve bir çeşit savunma mekanizması ile kendilerini motive etmeye çalıştıklarını düşünüyorum.
Bu tipler tek benim dikkatimi çekmiyordur, sizce?
+8
dawsonscreek
(18.02.26)
Kimmiş onlar ya.

(bir eksinizi alırım. ben de verdim. hayvan, nasıl bilmezsin kimmiş)
-34
gabe h coud
(18.02.26)
Bence düşüyordur. Düşmese yıllardır aynı personada takılı kalmaz, dikkat çekmek için farklı şeyler denerlerdi.
+4
sekizdokuzon
(18.02.26)
Öyle olsa bir kere düşer, sonra adı çıkar bir daha düşmez.

Ya hiç düşmüyor
Ya düşüyor ve adam doğru söylüyor
Ya da düşse de dönüp bakmıyor.
Beni rahatsız eden maddi durum duyuruları sadece kötü olanlar.
+4
kisa
(18.02.26)
gerçekte fakir olduklarını sanmıyorum bahsedilen rakamlar imkansız, olmayacak uçlarda değil. birşey düşürmeye çalıştıklarını da düşünmüyorum. ama çoğu insan gibi mutsuz ve eksik hissediyorlar. çıktısı da gerçek hayatta dışarıya atamadıkları düşünceleri burada aktarmak oluyor.

birkaç tane amerikada yaşayan varlıklı kişi gördüm. amerika profili için 2-3 iyi araba, çiftlik sahibi olmak, milyon dolarlık servet çok ekstrem bir durum değil. 20-25 yıl orada yaşadıktan sonra. türkiyedeki hayat ile maddi anlamda bağlar kopar. aradaki farkı göremezler.
+4
orpheus
(18.02.26)
ekşideki dertleşecek veritabanı threadi altına bakarsan anlarsın. ekşici her yerde ekşici amk. tüm geceleri browser refresh etmekle geçiyor.
+4
plastic_angel
(18.02.26)
Bilerek borc istiyom bende onlardan. Hic tınmıyorlar. Caka satarken iyi, sizin kendinizi övmenizi seyrediyoruz ya. Tazminatimizi verceksiniz.
+5
ırene adler
(18.02.26)
benim şahsen tanıdığım ve geçmişte burada takılan ama gerçekte olduğundan çok farklı şekilde kendini sunan birkaç kişi var.

ama buradan birşey düşmez bence. çok kapalı bir topluluk. eskiye göre entelektüel seviye de çok düşük.
+1
michael harddd
(18.02.26)
Ben bitanesinin eski duyurularina baktım adam kredi kartından 500 lira fazla mı ne kesilmiş onu nasıl alırımin sorunu açmıştı :D

Engelledim o tipleri tavsiye ederim
+1
mirty
(18.02.26)
olta atmadan balik tutamazsin, vira bismillah.
burdan tanisip evlenenler var bildigimiz kadariyla, kismet bu isler.

obur taraftan benim tanidigim gercek anlamda aileden zenginlerin hicbirinin ortamda cikip ben zenginim, su kadar param var boyle arabam soyle yatirimim var sirkette pozisyonum bu cart curt diye caka sattigini gormedim duymadim.

bu biraz "new money" sendromu gibi. ilgiyle takip ediyoruz, eglenceli.
+6
cooperr
(18.02.26)
geçen de söylendi ama bu zenginleri ben farkedemedim.. kimmiş kimmiş? 0.o

ancak bir tane entelektüelite yalancısını yakaladım. doktoralı, kadrolu, danışmanlık yapan birine b.k atıyor; bunları salt karizmayla elde ettiğini iddia ediyordu. kıskanma diyince alınmış; ben ondan iyi eğitimliyim diye çemkirmişti. sonra anlaşıldı ki, kendi daha doktoranın d aşamasındaymış; iyi eğitim dediği de.. neyse aynı seviyeye inmeyeyim :)

edit: haha seviyeye gel! :D yansıtma yapmayınız lütfen :)
0
lil siztah
(18.02.26)
Düşüyor
0
Bruce
(18.02.26)
benim dikkatimi çekmedi ama her kör satıcının bir kör alıcısı vardır.
0
parka
(18.02.26)
Hahahahahahha ne koymuş benim çok iyi doktoranın d seviyesindeki eğitimimin doktoralı birinden daha iyi olması durumu. Dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde yapılmış iki yükseklisans ile allahın unuttuğu bi yerdeki sadece tez verilerek yapılmış yükseklisans+doktorayı bir tutmazsın normalde.

Neyse ben de senin kıskançlık seviyene inmiyim. Kudur hahaha

Edit: Seviyem de seviyem. Allah ayırmasın.
-2
tiredofwaiting
(18.02.26)
bu dediğin tipler kim, düşüyor mu bilmiyorum ama ciddi ciddi maddi durumu iyi olan, kadınlarla arası iyi olan biri gelip burada veya sözlükte reklam yapmaya çalışmaz.

yıllar yıllar önce bi sözlük zirvesine (sözlükçülerin buluşması) gitmeyi planlanmıştım. limon diye bir zirve sitesi vardı. katılacaklar listesine baktığımda senin dediğin gibi sözlükte aslan kaplan kesilen bir tipi gördüm. merak ettim bu tip nasıl bir şey.

taksim'de bir cafedeydik. bu bebe gelince yakasındaki karttan tanıdım. ama tipi görsen karikatür. sitede oturan basketbol seven kıvırcık ergen irisi gibi bir tip. ayrı ayrı masalarda oturan kadınlara kuyruğu titrete titrete yaklaşıyor, kadınlar bunu sallamıyor, yüz vermiyor, sittiri çekiyor. sözlükte kaplan, reelde tarla faresi.

gerek sözlükte, gerek burada, böyle aslan kaplan kesilen tipleri reelde görsen çok eğlenirsin. :)
+4
tabudeviren
(18.02.26)
Ben alakali alakasiz her konuda maasini yazan en az bir kisi biliyorum burada.Isin ilginci Turkiyede de calismiyor :)
Nedenini ben de bilmiyorum
+2
turkuaz
(18.02.26)
o değil de dawson öldü geçen gün. üzgünüm bayağı bi :(
+4
suyin
(19.02.26)
İsim vermeden birbirinize sallamayın söyleyin biz de bilek ayıp oluyor dedikodunun tadını alamıyoz
0
kullaniciadimvar
(19.02.26)
Bu memleket ne dolandırıcılık hikayeleri gördü. Elbet denk gelen birkaç bir şey olmuştur.

Ama beklenti zaten “düşmesi” değil; mutsuz, önemsiz, gereksiz hayatından uzaklaşmak, hayal alemine dalmak, birilerinden sanal da olsa ilgi ve saygı görmek. Eksiğinin reklamını yapıp kendini dindirmeye çalışıyor insanlar. Ne yapsın?
+1
lazor
(20.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(8)

Bugününüz nasıl geçti?

darthvader
Neler yaptınız ve haftayı kapattınız?
Neler yaptınız ve haftayı kapattınız?
0
darthvader
(15.02.26)
Sabah ormanda koştum. Arkadaşlarla kahvaltıya gittim. Caddebostan sahilde bira içtim. Akşam evde kıymalı sebzeli graten yaptım, yedim. Şimdi kış olimpiyatlarını izliyorum.
+2
gabe h coud
(15.02.26)
Hava 19 dereceyi görünce ben de büyük ev temizliğine giriştim. Sevmem pek ama bugün iyi hissettirdi.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Bütün gün çalıştım. Bir ara kızkardeşimle eşi geldi gitti. Yeğenimle iletişim kurmaya çalıştım ama anne babasınin bugün onu içermeyen bir planı olduğunu bildiği için keyfi yoktu, kafasını telefondan kaldırmadı. Aile evine döndüm, bütün eşyalarım kartonda, işyerinden bir abla bütün gün WhatsApp tan "Şu işi yaptın mı, bunu hallettin mi?" diye darladi. Evdeki internet bağlantı problemini çözemedigim için derslerim çoğunu mutfakta verdim. Arada babam geldi, bir bardak rakı verdi gitti. Son iki dersim cidden hiç anlamadığım, sevmediğim bir konuydu. Anlamadığım konuyu online beş kişiye anlattım. Manifest Ibrahim Selim'e katılmış. 1.45 saatlik videonun kendisini dün üstüne 3 saatlik tepki videosunu ders aralarında dinledim, hala dinliyorum. Benim için sakin sayılabilecek bir gündü. Uyumak istiyorum. Yarın da maniküre gidicem kısmetse.
0
sekizdokuzon
(15.02.26)
Arkadaş ve çocuklarla taksim yaptık
0
basond
(15.02.26)
Hatırı sayılır miktarda içki tüketilen bir hafta sonunun ardından lazy sunday yaptım. Bir demlik çay içtim ve televizyonun karşısından kalkmadım.
0
cay koy geliyorum
(15.02.26)
Klasik bir pazar günü olarak
Çalışma eşliğinde çay+kahve+bira üçlüsüyle günü bitirdik.
0
rakicandir
(15.02.26)
Uzun süredir görmediğim akrabalarımı gördüm. Birazdan arkadaşlarla bir bölüm dizi izleyip haftayı kapatıyoruz.
0
black holes in the sky
(15.02.26)
gündüzümü masumiyet müzesine ayırdım. 7 bölüm üstüste izeyince rakı içmek şart oldu. akşam son 2 bölümü rakı eşliğinde gözyaşlarıyla bitirdik.
0
ground
(16.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(14)

ev ve bir takım kararlar hk

tuborg yesili
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi o
Rüyama girdi dün gece uyuyamadım.
5 yıldır evli ve 5 yıldır da trde olmayan ama her 2-3 ayda bir git gel yapan bir çift olarak geçen baharda benim kendime ait bir yerim olsun istiyorum hezeyanımın da verdiği gaz ile evlenince gelen altın nakit her şeyi gömüp 3 yıllık bir kredi ile türkiye'de denizi olan ama pek gelişmemiş ( altayapısı yok) bir yerden ev aldık. alırken de şimdi de motivasyonumuz kiralamak değildi zaten kiralamaya da uygun bir konum değil, gittikçe geldikçe bize kapı olsun, başımız sıkışınça gidelim, yazın gidelim tatilimizi de orada geçirelim kafasıydı. Yazlık gibi ama değil. - başka evimiz falan yok- Hali hazırda da kira ödüyoruz tabiki, bulunduğumuz yerden ev almak ise hem süreçlerin çok uzun sürmesi, hem kalıcı oturum beklememiz, hem de ancak 30 yıl borçlanarak vs nedenlerle mantıklı gelmedi. Bu bilgiler cepte olsun.

Bu konuda çevremizden sürekli salaklık, kiraya verin kiraya vermeyecekseniz niye aldınız, boşa para verdiniz, hımmm köy mü :/ vs eleştirileri geldi, gelmeye devam ettikçe de bu konuya ben de üzülür oldum. Etkilendim.

Evet aldığımız paraya bir şehirden 1+1 de alabilirdik, kiraya da verebilirdik ama biz bahçesi olsun biraz insandan uzak olsun istedik. Ve her türlü geri döneceğiz zaten tamamen, şimdiden evimiz olsun mantığı vardı.

Kredinin kaldı 2,5 yılı, şu an kira + kredi ödemek bizi zorlamıyor ama ikimiz de özel sektördeyiz her an işsiz de kalabiliriz tabiki. Hatta benim işim biraz sallantıda bu yüzden de belki de ben kafamda elli tane senaryo kuruyorum. Acaba cidden kira geliri getirecek hale mi döndürsek diye ama bir yanım da hiç istemiyor.

Mevcut durumu yorumlayıp, siz olsanız ne yapardınız fikri verebilir misiniz?

Teşekkürler.
0
tuborg yesili
(10.02.26)
Valla tek kriter maddi fayda değil psikolojik fayda da kriter.
odeyebiliyirsaniz gönlüne göre hareket et derim.
+1
kisa
(10.02.26)
Böyle mantıklı ve güzel bişey yaptığım için çok mutlu olurdum.
+2
gobekliraki
(10.02.26)
İnsanlar kendi yatırımlarıyla ilgili yorum yapsın ya bir zahmet, buna da karışmasınlar.
Bitmesine az zaman kalmış, sizi ekstra bir zorluğa sokmuyor, bence bunlardan etkilenmenize hiç gerek yok.
Bahçeli, şehirden uzak, sakin yerdeki ev şehirdeki 1+1 eve tercih edilir her türlü.

Bu konuşmaların altyapısında hep bi haset olur, boş verin takılmayın bunlara.
+3
mutekebbir
(10.02.26)
Paraya sıkışmadıkça kiraya vermeyin. Kiracı çıkan evler gerçekten genellikle savaş görmüş gibi oluyor. Benim ailem de yılın yarısını bir şehirde diğerini de başka bir şehirde geçiyorlar. Yaklaşık 5 sene boyunca insanlar bari kiraya verin diye minnoş anamın canını sıktılar. Kiralık olmamasına rağmen insanlar aradı. Milletin ağzı torba değilki büzesin gerçekten.

Ev sizin, keyif sizin, para sizin. İsterseniz tek başınıza dubleks evde oturursunuz, isterseniz köyde ev alırsınız. Bence etrafınızdaki sesleri susturacak "biz öyle istedik" gibi kesin bir cevap hazırlayın. Herkes yerini bilsin.
+1
tiredofwaiting
(10.02.26)
hava serinleyince mont almışsınız, insanlar niye mont aldın, hırka alsaydınız ya demiş gibi bir durum. yani siz kendi ihtiyacınıza göre bir alışveriş yapmışsınız. insanların ihtiyaç ve beklentisine göre alışveriş yapmadığınız için eleştirilmişsiniz ki çok saçma.
ödenebildiği sürece ben bi problem göremiyorum.
ayrıca kiracı ile uğraşmak başlı başına bir problem olabiliyor şu dönemde.
+3
elorelia
(10.02.26)
Boş kalması bana mantıklı gelmiyor.
Eğer kiradan edineceğiniz gelirle Türkiye’de 3 hafta ultra her şey dahil beş yıldızlı tatil yapacak parayı alacaksanız kiraya verin derim.

Çünkü zaten Türkiye’ye mesela toplamda 4 hafta gelseniz bile bunun ancak 2 haftası orada kalırsınız. 52 haftanın 50 haftası boş kalacak bir ev bana çok mantıksız geliyor. Bu arada oturulmadığı için ekstra masraflar da açabilir ev size.

Ama psikolojik etkisi sizi rahatlatıyorsa onu parayla ölçemeyiz. Boş kalmaya devam etsin.

Çok emin olduğunuz zaman kiraya verirsiniz.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Yurtdışında olsam, mutlaka senin yaptığını yapardım. Gitmesem de kalmasam da istediğim an gidebileceğim bir evimin olmasının bana vereceği psikolojik desteğe paha biçilemez bence.

Çok iyi yapmışsın.
+2
Mirket
(10.02.26)
Yorum yapanlar aile ve yakın arkadaş çevresi kötü niyet yok aslında.

Sadece 2 hafta değil, 2-3 ayda bir min 1 hafta ve kesintisiz her yıl 1,5 ay gibi sıklığı belirleyebiliriz. Yani kafadadan yılda 10 hafta 2,5 ay diyelim.

Şansımıza da komşularımız çok tatlı insanlar, anahtar bıraktım mesela arada girip bakıyorlar bizim uzakta olduğumuzu bildiklerinden.
+4
🌸tuborg yesili
(10.02.26)
yilda 10 hafta kaliyorsaniz bence gayet mantikli bir yatirim. kiraya vermeye gerek yok. insanlar yazlik alip ayni sure kullaniyor, hatta daha az kullananlar vardir.
+2
lemmiwinks
(10.02.26)
@tuborg yeşili, yılda 10 hafta kalıyorsanız kiraya vermeyi hiç düşünme. Hem evi kullanıyorsunuz hem de seni psikolojik olarak rahatlatıyor. Fikir veren akrabalara teşekkür et, sebep söyleme. Sen sebep söyledikçe karşıt nedenler geliştirirler.
Bu süreçte anahtarı hiçbir akrabaya kaptırmamaya dikkat et.
Hayırlı olsun.
+1
michael_knight
(10.02.26)
Altyapısı aşırı kötü değilse bana kiralayın? :)
www.eksiduyuru.com
+2
sekizdokuzon
(10.02.26)
normalde kiraya vermek icin ev almazdim,
oturmayacagim eve para vermezdim,
ama yurtdışında olsam ,
burada bir ikametim olmasini isterim.
cok borca girmediysen kira ile uğraşma,

illa kiraya vereceksen
muhtemel bir kisi buldun @8910

hem buradanda aklina geldikce sorarsin evin durumunu.
+1
designer
(10.02.26)
Şuan trde yaşayanlar olarak maddi laygılarımız çok yüksek. Bunun sonucu olarak da boşa akan bi kaynak gibi görüyor insanlar.
Sizin durumunuzda kredi ve kiranızı ödemek zorlamıyor. İşiniz de var. Hiç kötü bi karar değil. Keyfini sürün evinizin.
İşsiz kalırsanız da o zaman düşünürsünüz.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.02.26)
bence çok güzel yapmışsınız hayırlı olsun
+1
Hallegadola
(11.02.26)
(9)

avrupa'da deniz tatili

lemmiwinks
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
denizi cok guzel, yemekleri guzel, dogasi guzel, asiri kalabalik olmayan nereyi onerirsiniz? avrupa'da en sevdiginiz deniz tatili nerede?

benim en sevdigim sardinya oldu simdiye kadar. daha guzel olabilecek bir oneri olmazsa tekrar gidebiliriz sanirim.
0
lemmiwinks
(10.02.26)
Yunanistan Mora tarafları da çok güzel ve uygun fiyatlı ve tabi ki gitmediysen Girit
-1
euteamo
(10.02.26)
avrupa’daki en güzel deniz net ege’dir. bu yüzden komşu diyorum.
+2
eileengray
(10.02.26)
Daha gitmedim ama Kotor'u çok övüyorlar.
0
sekizdokuzon
(10.02.26)
aradiginiz kriterlere gore sardinyadan daha iyisi yok diyebilirim. ana karadaki yerler cogunlukla kalabalik, o nedenle ada olmasi kalabaligi azaltan bir faktor. bircok yunan adasi bu sartlari karsiliyor ama sardinya ile karsilastirinca kucuk kaliyor bu adalar. belki sardinyaya alternatif korsika olabilir. sardinya kadar cok kumsala sahip degil, ama dogasi guzel ve sakin. bunun disinda sicilya olabilir sardinya kadar yesil degil, ama deniz ve yemek acisindan iyi. malorca ise kalabalik olur.
+2
emrahday
(10.02.26)
@eileengray: tabi ege guzel de iste, ege'de neresi? ayrica bence sardinya ve mayorka da ege kadar guzel.
0
🌸lemmiwinks
(10.02.26)
samos adasına gittim baya beğendim. hem denizi hem de doğası çok iyiydi. yemekleri zaten belli.

mayorka'ya da gittim. o da baya güzeldi ama daha kalabalık olur samos'a göre. yine de bir plaj harici kalabalık rahatsızlık verici derecede değildi.
+1
jelly bear
(10.02.26)
sakız adasına gittim yaklaşık 3 sene öncesinde. çok güzel ve sakindi. yalnız deniz aşırı soğuk. ben sıcak deniz seviyorum o yüzden bir daha ege tercihim olmaz deniz tatili için.
0
dedim ben sana
(10.02.26)
Amalfi. Geçen yaz gittim. Fiyat performans değil ama kalite. Mutlaka tekne ile açılın. Koy koy gezin.

Fiyat performans dersen Corfu ve Halkidiki derim.
0
gabe h coud
(10.02.26)
Siz söylemeden önce “hiç gitmedim ama galiba Sardinya adası” diye cevap verecektim. Ama oraya arabayla gidemiyorum, tek uçuşla da sanırım gidemiyorum o yüzden her yaz başka yere gidiyorum.

Eminim başka yerlerde de vardır ama Halkidiki’de Vourvourou’da 30 beygire kadar tekneleri herhangi bir belge gerekmeden kiralayabiliyorsunuz. (Türkiye’de bu sınır 10 beygir ve pek kiralayan da yok sanırım) Tekneyle istediğiniz ıssız koya, kumsala, her yere gidebiliyorsunuz.

Orası olmak zorunda değil ama bu imkanın olduğu bir yer en keyifli bir tatil olabilir.
“Boat Fun” diye bir firmadan kiralamıştım ama orada benzer onlarca şirket vardı.
0
michael_knight
(10.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(10)

Ben İstanbul'dan gidiyorum

sekizdokuzon
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım. Teşekkürler.
Hakkınızı helal edin (yiyin birbirinizi ete para vermeyin). Kalanlara Allah'tan sabır diliyorum.

Fethiye'ye gidiyorum. Tekrar görüşmemek üzere.

O taraflara gelirseniz haber verin, ağırlayayım.

Teşekkürler.
-8
sekizdokuzon
(07.02.26)
Süper hareket
+3
kisa
(07.02.26)
+14
kizil karga
(07.02.26)
Yeni hayatında sana mutluluklar dilerim. Umarım çok keyifli olur senin için. Şahane arkadaşlar edinirsin ♥️
+1
rock n roll
(07.02.26)
Gel bir gün ağırlayayım beybi
-1
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
istanbulda cogu kisinin ömrü trafikte geciyordur heral.

hayirlisi olsun.
+1
designer
(07.02.26)
Yolun açık olsun.
+1
gobekliraki
(08.02.26)
Bol şanslar, umarım bundan sonraki hayatın beklediğinden daha güzel geçer.
+1
rakicandir
(08.02.26)
hayırlı olsun.
+1
antihero
(08.02.26)
Hemen pes etme, aksilikler olacaktır diren. Bol şans, hayırlı olsun.
+1
mutekebbir
(08.02.26)
Hayırlı olsun sayın sekizdokuzon. Mutlu, huzurlu, sağlıklı olmanı dilerim.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(08.02.26)
(11)

Eril enerjinin adeta vücuda geldiği şarkılar

sekizdokuzon
Biri bu olabilir; https://open.spotify.com/track/2ZKPRXhx0DwAz4WwvArcI8?si=PhnB8p_6QtCsuEhrnOuItgBaşka ne olabilir?Teşekkürler.
Biri bu olabilir; open.spotify.com

Başka ne olabilir?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(07.02.26)
Haggard'ın Eppur Si Muove albümü komple olabilir.
+1
kizil karga
(07.02.26)
Başım belada.
0
antihero
(07.02.26)
godsmack - crying like a bitch

@baldur2 yazınca aklıma geldi

pantera - domination
disturbed - ten thousand fists
+1
cay koy geliyorum
(07.02.26)
pantera - walk
+2
baldur2
(07.02.26)
love and trust
(07.02.26)
bacısını s....
şu obez ablanın söylediği
+1
plastic_angel
(07.02.26)
Günahımız kadar sevmiyoruz ama kesinlikle big dick energy
-4
🌸sekizdokuzon
(07.02.26)
hayirdir vesilesi
0
ala09
(07.02.26)
open.spotify.com

Bi de bu var,, sözleri de enfes
0
love and trust
(07.02.26)
www.youtube.com

dunya kupasinda amerikali arkadaslara dinletmek icin sabirsizlaniyorum. muzik olarak da cok basarili.
+1
antikadimag
(07.02.26)
diabolus79
(07.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(9)

Hayatı ıskaladığınızı düşündüğünüz anlarda

yakalayamadığın.ışıklar
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
Nasıl harekete geçiyorsunuz?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
'bu mal yaptıysa ben de yaparım' diyorum kendi kendime.
+4
yurtsuz john
(07.02.26)
hayatın nasıl yaşanması gerektiğinin bir kuralı yok. dileyen dilediğini yapmakta özgür.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Hayatı dolu dolu yaşayanlar da ölecek.
-2
HellKeePer
(07.02.26)
İşte birisi dolu dolu yaşamış olarak ölüyor birisi tam tersi, ya da o kadar olmasa bile ukde kalıyor birçok şey. Aynı mı yaşamış oluyor ki bu ikisi?
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Sanırım Maslow'un şöyle bir sözü vardı: Hayatı kendi yeteneklerini yaşamamak üzerine kuran insanlar aldıkları her nefeste verdikleri kararın yorgunluğunu yaşarlar gibi bir şeydi. Hayatı kendin olarak yaşamadığın sürece cidden çok yorucu ve sinir bozucu bir yapılacaklar listesi halinde uzuyor önünde. Hem çok kısa hem çok uzun. Ama kendini gerçekten tanıyıp ne istediğine karar verdiğinde gerçekten yaşadığını hissediyorsun. Kendini tanıma meselesi apayrı bir parantez tabii.
+1
sekizdokuzon
(07.02.26)
Yaptığım ilk şey bunu düşünmemek. Geride kalan hiç bir ana pişmanlıkla ahla vahla yaklasmiyorum.
Ben de on yaşındayken deprem oldu her şeyimizi kaybettik. Eski hayatımdaki her şey bir günde geride kaldi. Böyle bir şey yaşanmasa bambaşka bir hayatım olurdu. Senelerce toparlanmaya çalıştık. Ben de kaç yılı iskaladim. E bu senin elinde değildi ki denilebilir ama fark etmez. Belki yapılabilecek farkı şeyler vardı ülkeden gitme şansımiz de vardı tercih etmedik. Netice aynı yere çıkıyor. Yıllar geçti gitti.
Çocukluğu ilk gencligi iskaladim diye dusunebilirdim ama düşünmüyorum. O öyle bı donemdi.
Bunlari yaşamak da bana şuan bambaşka bir stil edindirdi. Mis gibi hayat yaşıyorum. Tüm onceliklerim cogu insandan farkli.

Şimdi sadece önüme bakıyorum. İstediğim her şeyi yapıyorum. Ama bugün yine benzer bir şey yaşasam üç beş on yılım heba olsa, elli yaşımdan sonrası için nasıl guzel yasayacagimin pesinde olurdum.
+1
a perfect lie
(07.02.26)
Yurtsuz john+1.

Denemekten çekindiğim ne varsa yapanlara baktım.
+2
antihero
(07.02.26)
Hayatı sürekli olarak hem isteyerek hem istemeyerek ıskaladığım için böyle şeyleri kafaya takmıyorum. Hareket mareket yok otur aşşaa. O şekilde... ayaklarım çok ağrıyor hareket edince. Bebeklikten beri böyle.
0
muhayyer divan
(07.02.26)
Kendi sınırlarımın içerisinde en iyisi almaya çalışıyorum. Bunun sonu tabii. En iyisini yapmaya çalışırken basit olmaya da çalışıyorum.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(10)

toksik pozitiflik

Purple life
nedir?hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
nedir?

hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
-1
Purple life
(04.02.26)
Her şeye, aslansın kaplansın, sen süpersin, doğrusun ama. Millet kötü gibi yaklaşana derim
+1
kisa
(04.02.26)
Aklıma linkedndeki yazılar geldi
+4
olaylar olaylar
(04.02.26)
Birine dert yanınca sen güçlüsün atlatırsın her şey gelir geçer gibi tesellilerde bulunulmasi.
0
egerbiryolcu
(04.02.26)
gerçekçi olmayan beklentileri çok çalışırsa, çok istenirse olurmuş gibi motive! etmesi.

umut Sarıkaya'nın 'y---k gibi adam' tiplemesi tam olarak budur.
+2
anon1m
(04.02.26)
sekizdokuzon
(04.02.26)
bizde türkçe karşılığı var bunun = (bkz: pollyannacılık)
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
herkese yıldızlık pekiyi, herkese kupa dağıtılması.

yetişkinlerde de var. corporate games ya da dragon boat race'te neredeyse herkese kupa veriliyor. bir tane lig yerine 10 tane lig kuruluyor. adam fun-fun kategorisinde şampiyon olmuş, kupa almış. abi dereceleri baştan sona dizseler sondan 4.sün ne şampiyonluğu, ne kupası dsfjkd sadece 3 şirket kupa almamış. Onlara da yarışa katılma şampiyonluğu, yarışa gelme şampiyonluğu verseydiniz.
0
gabe h coud
(05.02.26)
Ben şeyin hastasyım: kız neşesi, arkadaşlarım için herşeyi yaparım, keş de olsa o benim aşkımdır, kimsenin alternatifi yok birbirimize sahip çıkalım.

Madde kullanan, evli adamla ilişki yaşayan birinin de alternatifi olsun bi zahmet. Bana gına geldi bu new age kadın mıçmıçlığından. Herkes aklını başına toplasın.

www.instagram.com
0
tiredofwaiting
(05.02.26)
Benim babam toksik pozitiflik ile polyannacılık arasında gidip geliyor.
Büyük bir psikolojik problem olarak görüyorum. Kendi hayatında baş edemediği psikolojik durumlar için bir savunma mekanizması. Kötü ve olumsuz olan hiç bir şeyi kabullenmiyor.
Olumsuz olduğuna ikna edemiyoruz mesela onun için her şeyde bir hayır var aslında o güzel bir şey.
Üzülmek mutsuz olmak yasak hemen tepki gösterir hayat ne kadar güzel filan. Güzel değil, kötü insanlar var, hayatın bok gibi olduğu durumlar da var baba derim ama o yine şikayet etme, hepsi geçici aslında tam olarak öyle değil, her şey kendi içinde tutarlıdır öyle olması gerektiği için oldu filan.

Babası öldü deli gizli mutsuz olduğunu biliyorum bir kez ağlamadı. Ağlarsa bunun kötü bir şey olduğunu kabullenecek ve bu kötü durumla baş edemeyecek çünkü.
0
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Toksik pozitiflik, yani pozitifliğin aşırısı. Aşırı uç.

Fazla övgü, herşeye espriyle yaklaşanlar, aşırı şaka yapmaya kasanlar
0
love and trust
(05.02.26)
(10)

Flörtleşme

gobekliraki
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
Flörtleşmeyi özlediğiniz hiç oluyor mu? Hani "ille de biri olsun sevgilim olarak" değil de, sadece flörtleşme, "olursa olur" kafası biraz. Ben özlüyorum, ne bileyim birinin derdine derman olmaya çalışmak, "vardın mı eve" diyebilmek falan.
+2
gobekliraki
(02.02.26)
Abicim sen geçen hafta evlenmiyor muydun? Veteran eskort bir sevgilin vardı
0
sekizdokuzon
(02.02.26)
Hayır?
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
ben zaten "güvenli alanda" sürekli flört eden biriyim. yaşı büyük ablalarla , yada hiçbir şekilde şans verme ihtimalim olmayan kadın arkadaşlarımla flört ederim. jestler yaparım.yemeklere çıkarım. flört pratiği gibi düşünüyorum. açar telefonu bir ablama, yada bir kadın arkadaşıma "sen çok değerlisin, sen çok güzel bir kadınsın" diyebiliyorum. hayatımda biri varken yada yokken özlediğim tek şey yakın temas, yüz yüze sohbet vs.
0
loch ness
(02.02.26)
Biz gibi eski toprak ona "centilmen" diyoruz. Benim dediğim direkt ikili münasebet.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
özlüyorum ama yapmayı beceremiyorum. hoş bir kadın görsem 'baban ne iş yapıyo?' falan böyle sorular geliyor aklıma.
0
yurtsuz john
(02.02.26)
Flört esittir yüzeysel muhabbet ve zaman kaybi bana göre.
-5
Purple life
(02.02.26)
Hayır, olmuyor.
0
rock n roll
(02.02.26)
flört derken geceden sabaha kadar birbirine bir çok şeyi anlattığın bir eylemse evet, insan özlüyor.
0
rakicandir
(02.02.26)
40'lı yaşlarda bu tarz muabbetler çekmiyor beni. birisinin ilgisini çekmeye çalışmak eskiden beri bana zor gelir. ama sevenede laf etmem. bu işler enerjiyle alakalı.
0
mikahakkinen
(03.02.26)
Olursa olur flört güzel de son yıllarda flört algısı değiştiği için sıkıntılı hale geldi.
0
pembediken
(03.02.26)
(16)

30 yasina dönsem

Purple life
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim. Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim
Sunu söyle yapardim dediginiz seyler var mi?

Ah vah etmek icin degil de baskalarina faydasi olur belki diye sormak istedim.

Ben 30um. 30‘la ilgili bir sey diyemem ama ama 20li yaslarim icin keske daha erken sürekli para kazanmaya basladaydim diyebilirim.
Ama bir yandan da keske daha cok yer gezseydim de diyorum cünkü 20li yaslarda gezmek 30‘da epey farkli. 30 yasinda konfor ariyorsun 20 yasinda macera.
-2
Purple life
(02.02.26)
Kendime iyi bakardım, hiçbişeyi kafama takmazdım.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
30lar yeni 20ler sayılır. Hala çok gençsin, hiç öyle kaybolan yıllarım tribine girme. 20lerde yapmak istediklerini şu anda yapabilirsin. Akıl vermek için söylemiyorum, hala ne kadar genç ve yolun başında olduğunu hatırlatmak istedim.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekizdokuon, tesekkür ederim her yas öyle aslinda.

ben daha cok tavsiye sormak anlaminda sordum zaten. :)
-1
🌸Purple life
(02.02.26)
Başkalarının hangi yaşında neyi doğru yaptığını sorgulamak dışında sen hayattan ne istiyorsun, bekliyorsun a odaklan diyeyim o zaman. Hakikaten güzel yaşlar ya. 39 dan selamlar.
-2
sekizdokuzon
(02.02.26)
amerikaya iltica ederdim
0
plastic_angel
(02.02.26)
Sporu hayatıma daha fazla entegre ederdim. Özellikle ağırlık antrenmanı yapardım. Genç kalmanın ve ilerleyen yaşlarda dinç olmanın yolu oradan geçiyor.
+1
kullanicadi
(02.02.26)
Sanırım söyleyecek birşeyim olmazdı, kendisini tebrik ederdim. Çünkü hayatımda birşeyler yapmaya 30lu yaşlarımda başladım.
üniversiteden 30 yaşıma kadar hep fabrikalarda standard az maaşlı işlerde çalışan bir mühendistim, hedefsizdim, ancak kendi çarkımı döndürebilirdim, geç kalmışlık hissi hakimdi.
30lu yaşlarımdan itibaren sektör değiştirdim, daha iyi işlere geçmeye ve daha iyi kazanmaya başladım, bununla birlikte evlendim evlat sahibi oldum, ev aldım araba aldım. Şu an şükür halime, daha ne olacak.

Ben 40'ıma kadar yapmayı hedeflediğim şeyleri 37'de tamamladım. Uzatmalarda da birşeyler yapmaya çalışıyorum, sonra salacağım. Bence hedef koymalı ve araştırmalıyız, 30uma dönseydim sanırım yapacağım şey bunları daha fazla yapmak olurdu. Bir de o yıllarda biraz daha fazla gezmeyi sanırım ben de isterdim, kaçırdığımız şey odaklandığımız şeyler dolayısı ile illaki oluyor ve hep olacaktır da.
+1
va
(02.02.26)
o kadar kaygılanmazdım, her şey olacağına varıyor
0
darthvader
(02.02.26)
- evlenmezdim
- turkiye'ye kesin donus yapardim
0
cooperr
(02.02.26)
Birkaç ay sonra covid patlayacak bak derdim ne yapayım.
0
peki madem
(02.02.26)
Duyuruya geri dönme, duyuruda takılma derdim.
+4
eileengray
(02.02.26)
Stresten insomnia olacağımı söylerdim. Take it easy bro derdim.

Evil bitch’ten uzak dur derdim.

Yine de ne yaparsan yap 39’dan sonra her şeyin yoluna gireceğini söylerdim. Sabret.
+1
gabe h coud
(02.02.26)
türkiye'ye kesin dönüş yapardım +1

tam 30 yaşını bitirdiğim 2021 - 2022 yılları yapıyor.

romanya'da 1.5 yılımı doldurmuş oluyorum.

bağım yok, ortalığı tanımıyorum, zevk almıyorum pek.

geri dönebilirdim türkiyeye.

hem de garanti işim olurdu.

bu kadar çok da soğumamış olurdum öte yandan türkiye'den.

şimdi romanya'da 6. yılımı doldurdum.

uzun dönem oturum iznim var (basımda).

ama işsizim, çünkü daral geldi yaptığım işten.

burada iş piyasası sakat.

türkiye'ye dönmeye hevesim olsaydı zaten çoktan dönerdim (2023 depremleri bir milat bana).

bakalım yeni iş bulabilecek miyim.

bulursam daha fazla kalıp ya kendimi başka yere attırmaya, ya da vatandaşlık başvurusu yapmaya kasacağım.

mart - nisan her şey netleşir orta vade planı ortaya çıkar.

ha kesinlikle 2021 - 2022'de dönsem şimdikinden iyi bir hayatım olma ihtimali yüksekti.
0
rain when i die
(03.02.26)
bazı finansal konularda daha cesaretli davranmak isterdim. bunun için de daha bilgili olmam gerekirdi. yaptıklarım kötü değildi ama çok daha iyisi de mümkündü..
0
awlmi
(03.02.26)
ben 33'üm 3 senelik ekstra bilgimle söyleyeceğim artık genç değilsin hocam. yavaş yavaş etraftaki çocuklar sana amca demeye başlıyor(ki baya genç gösteriyorum). Ben 30-45 arası süreci gerçekten sağlam çalışıp dünyalığımı biriktirmek için kullanacağım, tabi ki bu demek değildir ki gezip tozmayacağım fakat ana hedefim dünyalık. ki etrafımda çok gördüğüm 50 yaş üzeri geçim derdinden başını kaldıramayan örneklerimden olmayayım. çok maddiyatçı ve maceradan uzak gözükebilir fakat sevdiğin işi yapıyorsan aslında o kadar da kötü değil. çünkü zevkle çalışıyorum.

edit: bu arada bende yurtdışındayım hırvatistan'da şuan ömrümden 10 sene gidecek olsa türkiye'ye dönmem ki o kadar da iyi kazanmıyorum. mesela yurtdışı hayalin varsa tam zamanı bu konuda sana verebileceğim tek tavsiye evlenip gitmen ben bekar gittim evlenene kadar çok yalnızlık çektim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
İmkan olsa herhalde düzgün/sağlıklı beslenme konusunda uyarılmak isterdim.
Bu yaşlar tam da kendimi "obez" yaptığım zamanlar çünkü.
0
mutekebbir
(03.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(3)

Göbek bağınızı saklıyor musunuz ya da aileniz bir yerlere atmış mı

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(01.02.26)
Benimkini büyük ihtimalle evin bahçesine gömmüşlerdir, evden çıkasım gelmiyor.
+1
sekizdokuzon
(01.02.26)
benimkini nereye attıklarını soracak ne anam kaldı ne babam.

bu ritüeli sadece kuzenimin göbek bağını istanbul üniversitesi fen fakültesine bırakırken gerçekleştirdim. çocuk zehir gibi sayısalcı oldu. şimdi sınava girecek.
+2
yurtsuz john
(01.02.26)
11 kardeşiz. Benimkini okul bahçesine gömmüşler. Diğerlerine bir şey yapmamışlar. Hiç biri okumadı. Şu an 6. Üniyi okuyorum. Tüm sülale inançlı ben inançsız. Hayat ne garip!!
+2
ground
(01.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(43)

DUYURU SAHİPSİZ KALMIŞ - Bayan kişilik bozukluğu almış başını yürümüş

sucvecezve
1. for day to break2. sanemz3. sanemkk4. such great heights5. 13136. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz7. I'm gonna start a revolution from my bed8. ö9. nuviye10. gevezeyazar11. teyze12. honeyjubu13. salturSoru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. M
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu
13. saltur

Soru olarak açıyorum. Varsa başka hesabı yazın yorumlarda, herkes bilsin, herkes engellesin. Millete delirmeler yaşadığı 15 farklı hesabından hakaret edemesin.

Kendi halinde iki kadına durduk yere verdiği cevap ortada: ibb.co
muhayyer divan yaşını başını almış insan, ablam ablam diye muhayyer'in peşinden dolaşıyor bir sıcak hesabından. I'm gonna start hesabından da yanıyorsun diye hakaret ediyor durduk yere. Sonra tekrar bir sıcak el hesabından "arkadaşıma hakaret ettiler" diye kendi kendiyle kavga ediyor. muhayyer divan'ın besleyip semirttiği bu kitle şimdi kendisini ısırır olmuş.
Altta eileengray paylaşmış. ananiyimioguz kullanıcısına yazdığı seviyesiz mesaj ortada. Daha da var, onlar dursun kenarda.
Kendisi elimde var dediği şeyleri sadece kırpıp biçip gösterebilir çünkü iddia ettiği şeyler iddia ettiği şekillerde yaşanmadı. Bizim kırpma biçme yapmamıza gerek yok.
+38
sucvecezve
(31.01.26)
Bunların hepsi aynı kişi mi??
+8
gobekliraki
(31.01.26)
Aynen kardeşim. Allah bilir başka kaç hesabı var.
+9
🌸sucvecezve
(31.01.26)
yıllar önce psikiyartik tedavi görüyordu bu kadın. şimdi ne olmuştur kim bilir.
+16
runaway
(31.01.26)
Bazen random bir nickin yazdığı seviyesiz cevaplara denk geliyorum ve o an “sanem yeni hesap açmış” diye düşünüyorum. Diğer nicklerini bu şekilde tespit edebilirsiniz. Örneğin geçen gün oğuz’a “karını patlatsınlar da gör” yazmıştı.
+16
ruhen hastayim ben
(01.02.26)
kimin delisiyse haber etsek de gelip alsalar.
+12
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Hanımefendiliğine örnek yüzlerce cevabından biri:
ibb.co
+15
eileengray
(01.02.26)
Ben rahatsız olmayayım diye açtığı her yeni hesaptan beni engelliyor sanırım ben bu hesaplara hiç denk gelmiyorum :)
+10
kizil karga
(01.02.26)
Rondak
(01.02.26)
Bu kadının yaptıkları ne kadar abuk sabuksa toplasip haftada üç kez "Bu kadın deli" diyenler de o kadar tuhaf geliyor. Deliyse bulaşmayın, alıp ortaniza oynatmanin ne anlamı var?
-27
sekizdokuzon
(01.02.26)
Hayatsız ezik bir de altta bir duyuruda "engelledim" diyor. Sen beni engellemedin. Ben seni engelledim :D Millete ortamlarda kuul gözükmeye mi çalışıyorsun? Hahahaha.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
toplanip savciliga vermek lazim baska bir yolu yok.
+6
cooperr
(01.02.26)
@8910, surekli taciz ve hakaret dolu mesajlarina, uydurma iftiralarina, sanrılarına tesekkur mu etmeliyiz? Engelleyince bitse, çözülse okey ama yok mantar gibi türeyip hakaretlerine devam ediyo. Sirf kufur etmek icin nik aliyo sorunlu. Dilberay'in dedigi gibi ZORUNDA MIYIZ

Sen buna okeysen, ki zaten kankisiniz sanirim, al sabahtan akşama kadar sana "kokusmus a.cık" (kendi sözü) yazsin. Hem o rahatlar hem biz
+17
üğpoıuy
(01.02.26)
Toplanip savcilik +5

"Avukat yegenim var ühühü" diye 5 yasinda cocuk korkuttugunu dusunuyodu, bari bi işe yarar şu yegen. Hem akli basinda biriyse halasini tedavisine devam ettirir
+14
üğpoıuy
(01.02.26)
8910, reisçiliğe ara ver kardeşim. Zihnine oksijen de gitsin. Kurban suçlamak normal değil.
+13
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Kendisi kankam değil. Herkesin sakin olmaya çalışmasında ve hakaret işini biraz azaltmasında fayda var.

Hakarete uğrayan yazarların haklarını aramaları konusunda diyeceğim bir şey yok. Benim söylemeye çalıştığım sürekli topun ağzına koyarak zaten tetikte olan bir insandan düzelmesini, en azından özür dilemesini bekleyemezsiniz. Üstelik burada sizler de hakaret ediyorsunuz. Bana bile reis demişsiniz, doğru anladıysam akpartlili anlamına geliyor. Ne reisi kardeş, ben Tokatlı aleviyim lan diye karşılık vermenin kime ne faydası var mesela. Belli ki sinirler gergin, ateşi harlamayayim deyip kenara çekilmek lazım bir noktada. Söylemek istediğim buydu. Ciddi anlamda zarar gören arkadaşlar haklarını mutlaka aramalı, suç duyurusunda bulunmalı elbette, kurbanı suçlamak gibi bir dangalakliga düşecek değilim. Ama siz de biliyorsunuz ki bazılarının derdi hakkını aramak değil olayı büyütmek, belli ki kontrolden çıkmış bir insanı daha fazla kışkırtmak. Ben işin bu kısmını anlamadım açıkçası.
-22
sekizdokuzon
(01.02.26)
8910’ un iki duyurusundan biri insanlardan dert yanmak.

Demek ki sorun sendeymiş kanka, yanlış insanlarla takılıyormuşsun :)
+9
Rondak
(01.02.26)
seytanin avukati da gelmis. ettigimizi iddia ettigi hakaret varsa onun sergiledigi dengesizligedir. biz durduk yere kimsenin duyurusuna, mesaj kutusuna "patlatirlar" diye mesajlar atmiyoruz. durduk yere onun gibi millete dümdüz gitmiyoruz. biz ona bile durduk yere hic satasmiyoruz. tepki gösteriyoruz ve bunu bu sekilde yapabiliyoruz. ne yapalim yoksa, oturup sineye mi cekelim?
düzelmesini beklemiyor kimse zaten, modlar geregini yapsinlar diye aciliyor duyurular.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.26)
Söylenecek şeyler söylenmiş, mevzu cadı avı değil. İnsanlar bayağıligin, arsizligin ve adice küfür edip silince yanına kar kalinmasini hazmedemiyor.
Basit bir şekilde insanlar tepki gösterir, bu normaldir.
beni engellediği için maruz kalmıyorum kendisine uzun süredir, o ayrı ama kadınlara kokuşmuş...
patlatırlar gibi şeyler yazan birinin de varlığı tepki uyandırsın bir zahmet.
+10
kisa
(01.02.26)
peki arbre bu olaya ne diyor
+8
tiredofwaiting
(01.02.26)
Herkese ağzına geleni en leş şekilde söyleyen birini savunurken "abi küfretmiş ama siz küfretmeyin ortalığı sakinleştirmek için kenara çekilin" kafasına ulaşmak için ne tür bi ot falan kullanmak gerekiyor acaba belli ki çok güzelmiş.
+10
kizil karga
(01.02.26)
Beni bu duyurumdan sonra engellemiş. Ne düşündüğü ortada sanırım.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Gençler, size yanlış gelen fikirlere karşı tavrınız burada bana gösterdiğiniz gibi olursa (olayı yanlış anlamış olabilirim, mağduriyeti anlayamamış olabilirim) dengesizin biri çıkar ve ana avrat söver. O sövsün siz susun demiyorum ama.siz de az değilsiniz yani. Bana istediğiniz kadar hakaret edebilirsiniz, ben kendimi biliyorum ama yapılan hakarete, zorbalığa inanılmaz yükselecek insanlarla karşılaşma riskiniz de var. Herkes önce kendi yapıp ettiklerine baksın. Gerçekten mağdur edilenleri kapsam dışında bırakıyorum.
-14
sekizdokuzon
(01.02.26)
@8910, olayi gercekten yanlis mi anladin? Yazdiklarini gercekten gormuyor musun ya da haberdar degil misin? O kadar konuya hakim degilsen e bosver o zaman yorum da yapma
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Abi bizim orada senin gibiler için "bok yiyenin kaşık taşıyanı" derler, bu tanıma senin kadar uyan birini (eğer konunun ne olduğunu bilip de arkasında duruyorsan) daha önce görmemiştik çünkü kimse kendini bu duruma düşürmek istemez ve bunun için çaba gösterir, o nedenle bizim için de iyi bir deneyim oldu bu konudaki fikirlerini öğrenmek.
+8
kizil karga
(01.02.26)
8910, aydınlair misin bizi? Biz ne yapmışız da "az değilsiniz" lafını hak etmişiz?
Tek tek buraya yazan her mağdur için bir açıklama bekliyoruz senden.
+5
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Yaklaşık iki senedir neredeyse her gün giriyorum duyuruya. Bahsi geçen yazarı da gözlemleme şansım oldu. Hiçbir zaman yakın temas halinde olmadık ama o da ben de burayı sık kullandığımız için uzaktan aşina oldum kendisine. Başlarda kendi halinde biri gibiydi açıkçası ve giderek ortamın toksikliginden delirdi bu kadın açıkçası. Sempatim buna. Deliyse gitsin tedavi olsun, orası tamam ama şu toplasip bir hedef belirleyelim ve Allah yarattı demeyelim mantığı bana çok insancıl gelmiyor. Zamanında benim de başıma geldiği için empati kuruyorum. Ben kimseye yakası açılmamış küfürler etmedim ama bazısı ediyor işte. Asgari bir nezaket, sağduyu içinde, galeyana gelmeden anlatmak lazım derdimizi. Benim de dünden beri anlatmak istediğim bu. Benim fikrim, ultra saçma, absürt, yanlı olabilir ama hakaret ve aşağılamaya maruz kalmam için yeter bir sebep değil. Hani içinden sktir der geçersin, arkana 20 kişi alıp kimseyi hedef göstermezsin. Bu da apayrı bir zorbalık ve ayıp açıkçası.

Duyuruyu "Falanca yazar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Bana katılmak isteyen varsa buyursun" şeklinde açsan ağzımı açıp tek kelime etmezdim. Ama duyurunun amacı birleşip aksiyon almak yerine birleşip belli kişilerin kişilik haklarına saldırmaktan öteye geçememiş. Bu da bana ayıp ve çirkin geliyor.
-11
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bak ne guzel sen biraz iyilesmissin, ona da yarar belki. Bu duyurulari aciyor olmasaydik herkese ayni seviyesizligi yaptigini detaylica bilemeyecektik zaten

Bir de bu empatiyi sürekli küfür eden, hakaret eden, tehdit eden tarafla kuruyorsunuz ne hikmetse. Bi kere de "bu yapilan cok sacma" diyenlerle kurun
+10
üğpoıuy
(01.02.26)
Seninle empati kurabilmem mümkün değil, üzgünüm.
-15
sekizdokuzon
(01.02.26)
Maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu şu cevapla çıkar ortaya.
Oraya 13 tane nick yazmışım ama birine tenezzül edip bakmamışsın.Bu kadının olayı iki senelik değil, en az 7 senelik mevzu. for day to break zamanlarına bakarsan kendisi gittiği halk eğitim merkezinden bile engel yemiş birisi.
Kimse onu delirtmedi. Kimse ona küfür etmedi. Kimse ona durduk yere saldırmadı. Ama o bunların hepsini yaptı. Hatta insanlar şu an dahi kendisine saldırmıyorlar. Başlarından geçeni anlatıyorlar ve duyuru açılma amacını yukarıda zaten sana açıklamışlar, sesleri modlara duyurmak. Benim burada açtığım daha ikinci duyurum çok değil bir iki hafta önce hakaret duyurusu, gelen cevaplarla hiçbir şey olmayacağını öğrendik zaten.
Sence bu kadar insan hakaret davası açmayı düşünmemiş olabilir miyiz bir sen akıllı gelip düşünmüşsün buinu?
Hiçbir şey araştırmamış, hiçbir şey bilmiyorsun. Ezberden konuşuyorsun. Empatiyi de zorbayla kuruyorsun.
+4
🌸sucvecezve
(01.02.26)
Herkes çok gergin anacım.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Gittiği kurstan kovulması gibi detaylar beni ilgilendirmez, neden araştırayım. Böyle bir araştırma yapmış olsam da sanırım bahsi geçen kişiden uzak dururdum. Mağduriyetinizi anlıyorum ama dediğim gibi bu duyuru aksiyon alma odaklı değil. Birleşip bir dilekçe doldurabilirsiniz, buradan bir avukat bulabilir ve süreci ne şekilde sürdüreceğinizi konuşabilirsiniz. Moderasyona sesimizi duyurmak istiyoruz söylemi çok gerçekçi gelmedi, bu işi ancak hukuki yollara başvurarak çözüme kavusturursunuz. Ama bir yandan da siz hala birilerini haksız çıkarma ve mağduriyetinizi parlatma derdindesiniz. Su kadarını söyleyeyim sosyal medyada küfür yememek de ayrı bir sosyal beceri gerektirir. Bu da benim konu hakkındaki öznel görüşüm. Duyuruda ki pek çok insanın ne derece seviyesizlesecegini bildiğim için bu formda birinin küfür yemesi bana tuhaf gelmiyor. Hakikaten mağdur olanları bir kenara alıyorum tekrar.
-12
sekizdokuzon
(01.02.26)
Bilmiyorsun araştırmadın madem, o zaman üğpoiuy'un dediği gibi, ne konuşuyorsun?
Şimdi de küfür yedik diye biz suçlu olduk. Boyan ortaya çıkıyor, konuş böyle.
O beceriyi gerektirse bile farkındayız, şu an tahrik ediyorsun. Bu üsten üsten kibirli konuşmalarla ikikik bana küfretmedi, sizde o yeti yok ki küfür yemişsiniz diyerek amacın sana küfretmemizi sağlayıp kankanla dava yolu açmak mı? Avcunuzu yalarsınız.
Küfürden kolay bir şey yok, kankan gibi bir profil olsaydık sana şimdiye kadar seksen kere sıralardık küfürleri.
Bu demek değil ki sende de o yeti var. Sadece şanslıyız ki bizde ahlak var.
+6
🌸sucvecezve
(01.02.26)
muhayyer bunları peydah etti. bir de özelden seni takip edip kişisel bilgilerinle tehdit ediyorlar. ben bana dün cevap veren yazarı bile hatırlamazken, bu güzün ablalar defter tutuyor heralde.
+8
mikahakkinen
(01.02.26)
daha önce denk gelmemiştim ama hakaret ediyor bir sürü hesabı var vs denmişti. Bu kadarını ilk defa görüyorum. İnsanlarla uğraşmak için bu kadar efor sarf etmek temelde ciddi bir sorunu işaret ediyor.
+5
gabe h coud
(01.02.26)
Öpüşün barışın hadi.
-12
gobekliraki
(01.02.26)
arbre de bunlardan, shepard vardı bunların antitezi. çocuk yıldı gitti. bu sekizdokuzda bu arkadaşlardan herhalde. manyak bunlar. telegramda mı ne tanışmışlar. ne yaptıkları belli değil. millete salça oluyorlar.
+9
mikahakkinen
(02.02.26)
bu kişinin bu kadar hesabı olduğunu bilmiyordum ama hakaretine denk gelmiştim.

biri yılbasında "yeni yıldan beklentiniz ne" diye duyuru açmıştı, birkaç kişi ve ben para diye yazmıştık cevap olarak. bu kadın da gelip altına ne olduğunu hiç anlamadığım bir hikaye yazıp para isteyenlere "götelek" yazmıştı dfhghdfhg neyse daha sonra aradan bir iki hafta geçti ve bu kadın yeni bir duyuru açıp "arkadaşlar bu sitede benden rahatsız mısınız" diye sordu. ben de bu yaptığı yüzünden rahatsız olduğumu yazdm. sonra özelden yazdı "haklısın öyle dememeliydim" dedi bana ama ben de sıkıntı biri olduğunu düşünüyorum. teyze nicki ile yazan ve millete salça olan birini hatırlıyorum ve evet bu kişi o kişi bence de.
+7
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Hakaretlere ve iftiralara karşi diger yanaginizi dönmemeniz cok ayip arkadaslar
+5
üğpoıuy
(02.02.26)
Problemli olduğu yıllar öncesinden belliydi.

Sadece arbre kişisinin uydurma düzeyindeki çapkınlık hikayelerine tepki gösterdiğim için bir dünya hakaret etmişti, kendisini onun ablası olarak tanımlıyordu. Yeni hesap açıp özel mesajla ithamlarına devam ediyordu. Aynı hamura sahip oldukları için arbre ile birlikte hareket etmesine hiç şaşırmadım, o da insanlara "oç" diyerek mesaj atan biri sonuçta. Bu hikayede sövülmedik yeri kalmayan mağdurlar yerine problemin kaynağının hakkını gözetme çabası da ayrı bir akıl tutulması, gerçi bazılarının duyuru geçmişini düşündüğümde bu tutumlar şaşırtmadı beni.
+8
moonie
(02.02.26)
@Sadece soruyorum, sen ucuz atlatmışsın. Göbeği yeni kesilmiş çocuğuna aşağılık beddualar küfürler etmemiş. Onu yaptığı insanlar da var. ama Müslüman.
Bir başka duyuru altında zırlamaya başlamış.benim kimliğimi bilemiyor şimdi, bana karşı kullanabileceği, bana şantaj yapabileceği bir bilgi yok ya elinde, ondan rahatsız. Yalanı ve şantajı karakterleri haline getirmişler. Olayın yeni hesaplar değil, kendileri olduğunu anlayamayacak kadar kopuklar. Ben bunları insanlara neden yapıyorum neden onlara sebepsiz hakaretler ediyorum diye eleştiri getirmiyor kendine, "insanlar neden duyurularını ve cevaplarını siliyor, onlar silince ben onlara rahat rahat şantaj yapamıyorum" diye zırlıyor. Bu bile başlı başına çok şey anlatıyor kendisi hakkında.

Çoklu hesapları var deniyor değil, ağzıyla itiraf ediyor artık. ibb.co
Çoklu hesapları var! Yazdıklarımdan başka hesapları da var ayrıca, bana söylendi ama ben %100 emin olamadığım için yazmıyorum. Hepinizin burada çok sık gördüğü, genelde iyi olarak tanıdığınız bir kullanıcı ismi de var içinde.
Bana attığı mesajın tamamı ekte. ibb.co Onun gibi 30 satır içinden beş kelimeyi cımbızlamama gerek yok. Hiç tanımadığı kişiye verdiği cevaba bakınca zaten kafanızda kültür seviyesi ve eğitimi hakknda hemen bir şablon oluşuyor.
Kim bunlardansa ve rezilliklerini destekliyorsa iki dünyada düşmanımdır. Benden uzak olsunlar.
+4
🌸sucvecezve
(02.02.26)
Arkadaşlar bi tokat yediğinizde diğer yanağınızı da uzatmıyorsanız bu sizin sorununuzdur kusura bakmayın.
+2
kizil karga
(02.02.26)
Oha ben yeni gördüm bana yazdıklarını, haberim yoktu.

Kadınlarla ilgili bir derdi vardır. Annesinin başından kötü şeyler geçmiştir, belki boşanmıştır, belki kötü yola düşmüştür. Veya annesi kötü davranmıştır, hayatındaki kadınlardan çok çekmiştir, reddedilmiştir, sevgisiz büyümüştür... vs. vs.

Tabi böyledir diye suça sürüklenmiş çocuk muamelesi yapmamak lazım çok sağlam küfür ve müdahaleyi hak etmişler.

Yine de bomboş bir veya birkaç kişi için sinirlenmeye gerek yok. Ülkenin geldiği hale bakınca güzelim duyuruya da çok şaşırmamak lazım. Moderatörler biraz el atıp temizleseler, bir yerden sonra yılarlar bence.

Artık aynı işsiz, aynı boş kişilerin yazıları kendini belli ediyor zaten.
+7
ananiyimioguz
(02.02.26)
Yediği her haltı sildiği için görmemiş olabilirsin.
Tarzı bu. Durduk yere bel altı vurup ortamdan fıymak.
+7
🌸sucvecezve
(03.02.26)
(16)

"Ben çok yaşamam" hissi olan var mı

gobekliraki
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak. Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey. Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ö
En son söyleyeceğimi şimdi söyleyeyim. Tabi ki bilemeyiz net olarak.
Ama oturup mantıklı düşününce mesela ben 60a gelmeden en az 1 kalp krizi bekliyorum mesela. Alkol var, sigara var, kilo var, stres zirve. Daha saymadığım/saymak istemediğim bir sürü şey.
Mantık çerçevesinde düşününce "zaten erken ölürüm, aşağı yukarı 15-20 kalmış şarjın bitmesine" diyorum kendi kendime. Buna da baya inanıyorum yani. 2+2 dört eder misali. Böyle olunca da birçok şeyi sallamıyorum mesela. Vurdumduymaz da değilim tabi de. Ne bileyim evlilik, gelecek kaygısı, acaba ileride ne olacak, nasıl bir hayatım olacak falan bu duygular hiç yok bende.
Böyle veya buna benzer düşünenler var mı? Kadercilikten çok daha mantık ve olasılık çerçevesinde bakan hayata?
0
gobekliraki
(29.01.26)
Bana da çok yaşamam hissi geliyor bazen. Alkol sigara tuketmiyorum ama enerjik hissetmiyorum.
Ailede kanser öyküsü çok fazla. Cinsiyet fark etmeksizin.
Bu saatten sonra belki çok mutlu olacağım ama bir kaç yıl çok yoğun stres yaşadım bunlar belki birkaç yil sonra hastalık olarak patlak verecek.
Çok zayıfım ama iflah olmaz bir şeker tatlı bağımlısıyım. Bu da bence yaşam süremi olumsuz etkileyebilir.
Şeker hastalığı, mide ile ilgili bir hastalık veya tümör ile ilgili bir şey yaşarsam çok şasirmam.
Tek umudum kadınların yasam süresinin uzun olması.:d Sağlıklı beslenmeyen günden güne gezip ful hamur işi tüketen annelerimiz komşularımız maşallah uzun yaşıyorlar ama kocaları daha çabuk vefat ediyor. Çok örnek var. Ama yine de 90li yaşları görmüş anneannelerimiz babaannelerimiz gibi yaş gorecegimi hiç sanmıyorum.
0
egerbiryolcu
(29.01.26)
alkol yok, sigara yok, kilo yok, genlerden kaybediyorum.
evlilik hiç düşünmedim, gelecek planı kurmadım.
10 sene içerisinde kanserin çaresi ya da organ üretimi gibi bir sıçrama olmadığı müddetçe pek şansım olduğunu düşünmüyorum. 10 sene iyimser projeksiyon bu arada.
0
late viper
(29.01.26)
İçki var, sigara yok. Stres ara ara oluyor.

Bundan ziyade gözüm arkada kalırsa endişesi oluyor ara ara. 45'ime kadar mevcut yaşantımı devam edeceğim diye karar almıştım 4-5 ay önce ama çat diye gidersem pişmanlıklarımı, keşkelerimi ve iyikilerimi farkında olacak mıyım diye düşünüyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.01.26)
bana da maks 55e kadar yaşarım gibi geliyor.
evliliktir çocuktur öyle bir düşüncem yok, ailedende annem babam o zamana kadar zaten ölürler geriye kimse kalmaz, bende kaza, kalp krizi veya kanserden falan ölmezsem kendi işimi kendim görürüm artık.
0
my fault
(29.01.26)
Çocukluğumdan beri hep erken öleceğimi düşünürüm, düşündüğüm yaş yaşım ilerledikçe ileri atıyor tabii ki, küçükken bazı yaşları sanki çok yaşlıymış gibi algılıyoruz :)
Erken ölecekmiş hissim zamanla değişti, yaşlanmayacağımı düşünüyorum, çok yaşlı olarak düşünemiyorum kendimi sanki oraları görmezmişim gibi hissediyorum.
0
mutekebbir
(29.01.26)
Türkiyede yasadigim icin her an bi kazaya kurban gitmeyi bekliyorum
0
üğpoıuy
(29.01.26)
genlerim mayın tarlası gibi o yüzden ben de çok yaşamayı beklemiyorum. zaten yaşasam bile demans olma ihtimalim yüksek çünkü evet o da genlerde mevcut :) o yüzden kimseye yük olmadan erken göçmek en güzeli
+1
pide
(29.01.26)
Motosiklet üzerindeyken ölücem muhtemelen
0
mirty
(29.01.26)
Ailedeki kadınlar en aşağı 80 i görüyor. Şansımı çok zorlamazsam yaşlılığı da yaşayacak gibi duruyorum. Vücudum da sağlam genel olarak. Yaşlılığımın sıkıntısız geçmesi için birtakım duzenlemelere gitmem gerekecek çünkü 60'dan sonra Nebahat Çehre olmak istiyorum :p
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
bende var o his. hayal gücüm kuvvetlidir mesela ama kendimi hiç yaşlı göremedim, gerçi belki bu doğaldır ve herkese oluyordur bilmiyorum. dediğin gibi alkol, sigara, düzensiz yaşam, sinir stres vs. gırla. piyango çıkmazsa emekliliğim bile olmaz, olursa aşırı komik bir para olur. ailem dışında sarılabileceğim kuvvetli bir ilişkim, sağlıklı ve sağlam bir sosyal çevrem, yaşama tutunmamı sağlayacak güçlü hedefler de yok. insan 30-35 yaşındayken bunu her türlü idare ediyor, hiçbir şey yoksa akşam iki bira açıp maç izleyeyim diyor ve iyi hissedebiliyorsun mesela ama özellikle 50'den sonra bu tür "görünmez" detayların yaşam kalitesini çok etkilediğini düşünüyorum. mental durumun pek önemli değil, bünye eğer aktif ve dolu dolu yaşıyor değilse yavaştan "bana müsaade" moduna geçiyor.

hem çevresel koşullar hem de kişisel yaşamım dolayısıyla ben kendime pek uzun ömür biçmiyorum, şans eseri ani bir ölüm olmazsa 40-50 arası muhtemelen bir iç organ rahatsızlığı tarzı bir şeyle yavaş yavaş dökülür bir hastane odasında da ölürüm diye düşünüyorum.

ha ben 70 yaşında dağ bayır gezip şarap içen sayko dayıtlardan olmak isterim, orası ayrı. hayat hep aynı çizgide ilerlemiyor. yaşadığı sürece her şeyi bulur insan. ama bir aksiyon filminde de yaşamıyoruz tabii, dinç ve yakışıklı bir ihtiyar olmak kadar bu dediğim senaryo da mümkün geliyor hatta daha olası. belki genç çocuk korkutayım diye biraz abartarak söyledi bilmiyorum ama doktor bana dediydi zaten bu ciğerler seni 50'ye çıkarmaz diye. emin gürses çıldırdıydı ya TÜRKİYE'YE ACİL SOSYALİZM LAZIM. HEM DE İHTİLALCİ SOSYALİZM diye aha aynı o şekilde acil diyet ve değişiklik lazım demişti. bilmiyom. pek motivasyonum da yok açıkçası bokun pisliğin içinde 10 saat eşek gibi çalış ee ay sonunda fatura kira öde bitti gitti. yaş oldu zaten 500 bi yerden kovulsan daha kolay gelsin aç karnını doyuracak işi zor bulursun. biz ölmeyek de kim ölsün.
0
der meister
(29.01.26)
Bende de var o his. Bir de yaşlanacağını düşünüp plan yapan insanlar çok acayip gelir bana. Nerden buluyorsun o kadar yasayacagini
0
euteamo
(30.01.26)
35 yaşıma geldim. Ömrümün son yılını yaşamaktaymışım gibi hissediyorum. İşe, ilişkilere , sorumluluklara tahammülü geçtim , evde oturup sevdiğim bir diziyi izlemeye bile tahammülüm kalmadı. Her şey bende "bunları yeterince gördük" hissiyatı yaratıyor. Emekli olup sadece evde boş boş yatmak ve güzelce giyinip sokaklarda boş boş yürümek istiyorum artık. Daha fazla içerik, belirsizlik, kaos, hesap-kitap çekecek halim kalmadı.
0
loch ness
(30.01.26)
inanılmaz cahil bi buyuk amcalardan biri var ben hep 40 ımda ölecem dermiş nedense kendi mottosu gibi her gördüğüne söylermiş geçen 85 yaşına girdi
0
eja
(30.01.26)
bende alkol yok, sigara hiç yok. tadını falan biliyorum birkaç tane içmişliğim var ama düzenli hiç kullanmadım. kiloluyum diyemem ama biraz fazlam var. düzenli bi diyetle 4-5 ayda ideal kiloma kavuşurum. herhangi bir sağlık sorunum yok. 36 yaşındayım.
ama bizim ailede mide kanseri (bu sanırım meslek hastalığındandı), rahim kanseri, akciğer kanseri, meme kanseri, kalp krizi, beyne pıhtı atması gibi şeyler rutine bağladığından yani b.k gibi genetiğimiz olduğundan bunlardan korkuyorum.
0
matilda
(30.01.26)
alkol sigara yok, başarabildiğim kadarıyla temiz beslenmeye çalışıyorum. ama yine de ben de genlerden ve aşırı olmasa da yediğim şekerli paketli gıdalardan dolayı erken öleceğimi düşünüyorum. erken derken 50 civarı.
0
Sadece soruyorum
(30.01.26)
nedense çocukken ve gençken çok vardı bu his sonradan geçmişti ama yine de ara ar yokluyor ve neden kaynakladığından emin değilim ne yalan söyleyeyim öyle belirtildiği gibi net sebeplerimde yok veya sağlıksız bir yaşam tarzım da yok. belki de insanın ölümle ve gelecekle kurduğu ilişkilerle beklentilerle alakalı, temelde insan olmakla alakalı bir kaygıdır
0
darthvader
(30.01.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(12)

Hangi terapist?

sekizdokuzon
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anl
iki aydır haftada bir online görüştüğüm bir terapist var. Süreç gayet iyi başladı fakat son bir aydır kafamda soru işaretleriyle girmeye başladım terapiye. Hep aynı sorular soruluyor ve aynı tepkiler veriliy6, sürekli tekrara düşüyor gibiyiz. Psikodinamik ekolden ilerliyor terapist, daha çok ben anlatıyorum ve bu kadar derine inmek ve ilk travmalarimla yüzleşmek bana pek iyi gelmiyor, bugünkü hayatımı sürdürmemi zorlaştırıyor. Belki duzenimi oturtmuş, rahat bir dönemimde olsam geriye dönüp hayatımda şimdiye kadar olup bitenler üzerine uzun uzun kafa yorardim, hoşuma gidiyor sondaj işi ama şu an benim hayatında ilk kez tek başına ayrı eve çıkmış, hayatında ilk kez düzenli bir gelir elde etmiş ve borç harç içinde yaşamaya çalışan, yemek yapmayı bile ancak iyi kötü becerebilen biri olarak bugünü atlatmama da yardımcı olabilecek bir terapiste ihtiyacım var, diye düşünmeye başladım.

Bu hafta başka bir terapistle daha ön görüşme yaptık. EMDR ekolundenmis o da. Elbette geçmişte yaşadıklarınız ve bunların bugünkü davranışlarınız üzerine etkisi üzerine de konuşacağız ama bugünü ve bugünün mücadelelerini de es geçmeyeceğiz, dedi.

Özellikle bu işi bilen, uzun yıllar terapi almış ya da terapi veren arkadaşlara soruyorum; sizce hangi terapistle ya da ekolle devam etmem gerekiyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(28.01.26)
Bu konuda fularsız entellik'in bir kaç podcasti vardı. Ben de terapiste gitmiyorum mesela, eşim de artık ısrar etmiyor. sorunum zaten az para kazanmak, sorunumu biliyorum öyleyse niye bir de ona para harcıyayım diyorum
0
hoot
(28.01.26)
Hayatımın en yanlış kararıydı psikolog ve psikiyatriye gitmek. Hiçbir işe yaramadığı gibi, sanki yangını daha da körüklediler.
0
gobekliraki
(28.01.26)
BDT ile daha hızlı sonuç alınıyor.
EMDR'yi de denedim. Belki terapist iyi değildi bu konuda bilemiyorum, ama bana da geçmişi bu şekilde deşmek hiç iyi hissettirmedi ve devamını getirmek istemedim.
+1
auroraaurora
(28.01.26)
Terapi almak ayrı.bir efor gerektiriyor. Ben daha büyük bir enerji harcayabilecegimi düşünmüştüm bu işe ama sanırım çocukluk travmalarina kadar inip kök problemleri çözecek seviyede değilmiş. Ama bugünümü iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünebilmek için elimden geleni yapmaya hazırım. Dolayısıyla ekol değiştirmek daha mantıklı mı olur yoksa başladığım işi yarım bırakmayayım mı? Sormak istediğim bu. Terapi almayı bırakmayacagim.
0
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
O zaman ekol değiştirme bence, başladığın işi yarım bırakma. Baktın olmadı/olmuyor o zaman değiştirirsin. Efor kısmına sonuna kadar katılıyorum, hiç kolay bişey değil. Terapiler sonrası saatlerce uyumak isterdim sadece.
0
gobekliraki
(28.01.26)
Öncelikle mevcut terapistinle durumunu konuşman lazım. O bunu bir yöntem dahilinde de yapıyor olabilir ama feedback i mutlaka senden almalı ve ona göre süreci netleştirmelisiniz birlikte.
0
mor oje
(28.01.26)
Ben de benzer sebeplerden bırakmıştım, üstünü örtüp unuttuğun şeylerin bir anda ortaya çıkması o travmalarla tekrar yüzleşmek çok zor, ben kaldıramamıştım.

Birkaç denemeden sonra kendinize uygun olan terapisti buluyorsunuz. Bol şans.
0
mutekebbir
(28.01.26)
Önce şimdiki terapistinle konuş bakalım anlaşılmış hissedecek misin bu konuda. Hissetmezsen diğerine geçersin. Bu konu temelde ekolle ilgili değil anlaşılmış hissetmekle ilgili.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.01.26)
Yüz yüze terapi almayı ben de isterim ama bilin bakalım ne yok?
+1
🌸sekizdokuzon
(28.01.26)
ekoller sorunlara göre belirlenir benim bildiğim. sorununuzu belirtmemişsiniz ama ona en uygun ekol hangisi ise ondan devam etmek faydalı olur sanıyorum. bir de yazdığınız kaygıları önce uzmanla paylaşsanız daha iyi olmaz mı? küt diye ayrılmanın size iyi geleceğini düşünmüyorum açıkçası. önce bir konuşun, baktınız aynı sayfada değilsiniz, yeni arayışa girersiniz.
0
lil siztah
(28.01.26)
Ekleme yapayım cevabıma;
Terapinin belli bir düzen içinde devam etmesi önemlidir, ben de yüz yüze terapiden daha çok verim alan online asla yapamayan biriyim ama mesela haftada bir online yerine ayda bir yüz yüze önerisini en azından başlangıç aşamasında önermiyorum.
Biz ilk konuştuğumuzda haftanın aynı günü ve aynı saatinde olmasının bile gidişat için çok önemli olduğunu konuşmuştuk. Seansların seyrekleşmesi tamamen kişinin ilerlemesiyle alakalı.
Bir de travma tetiklenmelerimi yaşamak istemediğimi ve bu sebepten dolayı bitirmek istediğimi söyleyince bana hak vermiş ve hazır olmadan zaten verim alamayacağımı söyleyerek beni kendisi başka birine yönlendirmişti.
Bu yüzden aniden bırakmadan önce kendisi ile bu konuyu konuşmanın da faydası olacaktır.

Benim şu an kendimi hazır hissedersem başlamak istediğim bir terapist var fiyatı uygunmuş sormadım ama ben online terapiye uygun olmadığım için bekletiyorum.
Doktorunla konuştuktan sonra durumunu netleştirince paylaşabilirim doktoru hakkında çok çok iyi yorumlar var.
0
mutekebbir
(28.01.26)
psikoloji soft bilim ne bekliyorsunuz ki? evet ücretler çok yüksek bir sürü kendini yanlış pazarlayan psikolog/psikiyatrist var. yaranız yok ki psikolog ilaç yazsın.
ayrıca ben bir psikolog olarak online terapinin yararlı olacağına inanmıyorum. terapi bir gözlem sürecidir, danışanın hareketlerini tepkilerini anlamak yüz yüze daha kolay. bilişsel terapi size daha yararlı olacaktır. beklentilerinizi ve geçmiş travmalarınızın deşilmesinin istemediğini terapiste iletebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(28.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(15)

Psikiyatriste gidip iyileşen var mı?

rojhat
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 sea
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 seans falan. Psikolog ilaç kullanmamı önerdi bir distimi yaşıyor olabileceğimi söyledi. Velhasıl ben de bir türlü cesaret edemedim. Kişisel tecrübelerinizden faydalanmak istiyorum. Gidip de ve ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı yahut çevrenizde gördüğünüz? Şimdiden cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
+1
rojhat
(26.01.26)
Doğru ilaç düzenlemeleri ve terapilerle iyileşirsiniz elbette. Psikiyatri bir bilim dalı, tıp alanı. Hiç çekinmeyin.
Benim anlamadığım nokta bir psikolog nasıl tanı koyup ilaç önerebiliyor?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
Denemekte fayda var. Şu an olduğundan daha kötü olamazsın eğer mevzu distimiyse.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
@alice in potatoland 3 hafta gittim, zaten her seans 25 dakika sürüyordu sonra kadına ısrarla henüz psikiyatriste gitmeye hazır olmadığımı söylememe rağmen psikiyatriste gidip ilaç kullanmamı dikte etti. Ben hayır deyince de terapinin devam edemeyeceğini güya 3 haftadan sonra psikiyatrist önerisiyle devam edebileceğimi söyledi :) muhtemelen benden sıkıldı.
0
🌸rojhat
(26.01.26)
anlattığınıza göre işler pek yoluna değil, tam olarak neden psikiyatriste gitme konusunda çekince yaşıyorsunuz?

gidip de ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı? -> hocam ne yaptın... koca bir tıp alanından bahsediyoruz.
0
gitdaddy
(26.01.26)
doktordan utanilmaz, git anlat derdini.
0
designer
(26.01.26)
@gitdaddy işler uzun zamandır yolunda değil, alınganlık ve kafaya takmak daha fazla zarar görmemek için beni tam eve hapsediyor. ilaç konusundaki korkum çevremde gözlemlediğim ilaç kullananların hep ilaç kullandığı yani bu ilaçlar tedavi etmiyor mu yoksa sürekli yaraya pansumanı yenilemek mi zorundayız?
0
🌸rojhat
(26.01.26)
bunun cevabı değişken, doktora konusunu muhakkak açın ama cevaptan da ziyade:

eve hapisten bahsederken; ilacı öldüğünüz güne kadar içecek olsanız ne, 12 ay içtikten sonra gerek kalmayacak olsa ne? ne fark eder ki...
0
gitdaddy
(26.01.26)
beslenme,
uyku,
cinsel aktivite,
sosyal iliskiler,

bunlari rahat sekilde yapabilmen için,
profosyonel destek alman gerekir,

problemlerin ne kadar uzun sürede oluştuysa
tedaviside o kadar uzun sürede olmasi doğal,

hekimine güven,
tecrübeli ,cok hastasi olani tercih et.
0
designer
(26.01.26)
İlaçlar sizi mutlu edip sosyalleştirmeyecek. Genel olarak sadece devam etmenizi sağlıyor ilaçlar. Elbette ağır ilaçlar var, odak için kırmızı reçeteli bir ilaç var mesela ve felaket işe yarıyor. Lakin yan etkileri ağır ve hayatınızı o ilaca bağlı olarak geçiremezsiniz.

Ben 4 yıl psikiyatriye gittim ve bir faydası dokunduğunu düşünmüyorum. Bir ara günde 5 tane ilaç kullanıyordum. Vir işe de yaramıyorlardı. Hatta zararı vardı. Sulinex, durmadan terletiyor ağız kuruluğu yapıyor, bir tanesi felaket uyku yapıyordu. Hatta o kadar uyku yapıyordu ki göz kapaklarımı açık tutamıyordum. Sabahları da göz kapağımı açmak çok zordu. Hayatımın en zor günleriydi her sabah okula geç kalıyordum. Bunlarla cebelleşiyorum.

İlaçlarla daha mutlu biri olmadım, anksiyetem azalmadı, sosyal fobiyi yenmedim. Öyle boş boş kullanıyordum.

İki konuda yardımcı oldu ama: yeme-içme. Ağır depresif zamanlarımda ağzıma lokma girmezdi. Ne yersem kusuyordum. Doktor rexapin vermişti, bunla düzeldi. Ama bunun da arası yoktu felket yiyordum, çok kilo almıştım. Hatta o kadar kilo almıştım ki kemeri olmuyordu.

Birde kriz anları için Xanax tarzı ilaçlar. Bunlarda yardımcı olurdu.

İlaçlardan tek başına umut beklerseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Bursda önemli olan iyi bir psikolojik destek fırsatlarına erişiminizin olması.

Ben devlet hastenesinde gidiyordum, seanslar 5dk falan. Hep aynı doktora giiyordum tanıyordu beni ama işte ancs bu kadar oluyordu.

okulumun sağladığı 8 seanslık ücretsiz terapi hizmeti vardı onu almıştım bir kere. Beni mecidiyeköyde özel bir kliniğe yönlendimişlerdi. Ve şunu diyebilirim ki, harikaydı. Seanslar 45 dk idi, akşam seans olabiliyordu ve böylelikle gün akışını bozmuyordu. Psikolog aşırı profesyoneldi. Her hafta oluyordu. Her şey harikaydı. 8 seans bitince devam edemedim.

Size böyle bir terapi gerek bence. Bunun için de maddiyat gerekiyor. Bunlara gücünüz varsa güzel şeyler olabilir.

Ve şunu söylemeliyim ki, pes ettiyseniz size kimse yardım edemez. Ben bu haldeydim, hayattan hiçbir beklentim yoktu. Hastalık ve ölüme takılıp kalmıştım. Ta ki psikiyatri maceram bitip yalnız başıma kalana kadar. Bir şekilde kendimi toparlamaya çalıştım. Çünkü başka seçenek *yoktu*

Son olarak, psikiyatri geçmişi olması işe girişlerde sorun çıkartabiliyor. Ben staja girerken ufak bir problem yaşamıştım. Doktora sorduğumda, asker polis olmayacaksan sorun yok demişti ama duruma göre olabiliyor. Mesela makinist olamıyorsunuz, pilotluk başvurusu olmuyor. Thy de hostes olacaksanız, son 3 yıl içinde psikiyatriye gitmeminiz gerekiyor. Böyle şartlar olabiliyor. Kimisi, hiçbir firma senin sağlık geçmişini göremez diyor ama firma senden bunu isteyince yapacak bir şeyin kalmıyor. Avukat tutup koca firmayı dava edecek halin yoksa. Bunu da aklınızda tutun. Doktorlarda ben sorumluluk alamam dediği de olabilir.

Not: Aynı doktorlar gibi sorumluluk almamak adına, bu yazdıklarım uzun süreli bir ruh hastası tarafından yazılmıştır, tıbbi hiçbir geçerliliği yoktur. Bu tarz belirtiler ile psikiyatri ilgilenir, onların sorumluluğundadır. En iyi cevabı onlardan alırsınız.

Geçmiş olsun.
+1
substituent
(27.01.26)
Sosyal anksiyeteyi psikolg da çözer, pasikiyatr da. Biri terapiyle çözer diğeri ilaçla. İkisini de dene, tarafını seç. Bir noktadan sonra iyileşiyorsun ama hayatının en güzel yıllarını telafi edilemeyecek şekilde mahfediyor. Önce kendini düşünmelisin. Seni senden başka kimse düşünmez. Kendi çıkarlarını koru, kaybettiğin günlerin telafisi olmadığını hatırla.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Çok uzun yazmışsın kardeş durumum yoktu okuyamadım:P ama ben varım. Mis gibi bir kafam ve duygudurumum var şuan. Ha kolay olmadı bu hale gelmek. Bir sürü doktor, tedavi ve ilaç denedim benim için işe yarayan kombinasyonu bulmak için. Tabii yıllar da su gibi aktı gitti o sırada.

Kendinize sahip çıkın, insan ne yapıyorsa kendine yapıyor, hem iyi hem de kötü anlamda. Güç seninle olsun.
0
tiredofwaiting
(27.01.26)
Hepinize teşekkür ederim.
0
🌸rojhat
(27.01.26)
ben 4-5 ay kadar, depresyon ve gerginlik için antidepresan kullanmıştım.
bu ilaçların yan etkilerinin oldukça zararlı olduğunu biliyorum.
özellikle cinsellikle ilgili fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor.
bende de öyle bir şeye neden oldu.
ama toparlamıştı beni.
yan etkisinden dolayı ve iyi olduğumu düşünerek ilacı bıraktım.
ama beni hasta eden ortamda olmaya devam ettiğim için ilacı bıraktıktan sonra tam iyileşemedim.
o ortamdan ayrılınca tamamen iyileştim.

terapiye gitmeniz daha iyi olur bence: ilaç tedavi etmez, belirtileri geçici olarak ortadan kaldırır, ve iyileşmeye yardımcı olur.

ruhsal sorunların çözümü bizi hasta eden düşünceleri değiştirmektir. bunu da terapiye giderek yapabiliriz.

ama gitmekle bitmiyor tabii: önce sorunu kabullenmek, kendinle yüzleşmek, değişme cesareti göstermek gerekiyor.
0
santimantal
(27.01.26)
depresyon gibi şeyler bir anda geçmiyor. bir sürece yayılıyor.
bir günde iyileşmeyip o gün iyileşmediği için daha kötü hissedip daha da geriliyor insan. böyle bir kısır döngüsü var.
iyileşebilmek için mutlaka terapi ilk seçenek olmalı bence. iyi bir bilişsel-davranışçı terapi insanı düzeltebilme ve hatta uçurma potasiyeline sahip.
ben ilacı çok çok kötü durumdaysam ve acil bir durum varsa kullanırdım. veya insanlara ya da kendime zarar verme ihtimaline karşı, yahut da hastalık bana kalıcı zarar verecek bir noktada olsaydı.
bir önerim de, kendinizi bir işe verin: bir hedef belirleyin. o işle uğraşmak bizim düşünce sistemimize iyi geliyor. öz saygımız, öz güvenimiz artıyor ve iyileşiyoruz.
mutlaka hareket hâlinde olun. hareket kesilince insan mahvoluyor. çalışın, spor yapın, dans edin, uğraşın. zor gelse de yapın, bedeninizle ilgili kaygılarınız varsa bile bir miktar yapın, o şekilde iyileşiyor insan.
ben bir ara ruhsal çöküş yaşamıştım ve eklemlerim ağrıyordu, bedenimle ilgili kaygılar ve sıkıntılar beni hareketten mahrum ediyordu. durdukça daha da depresif oluyordum.
geçmiş olsun.
0
gijilti
(27.01.26)
kendimi aşırı öfkeli ve kaygılı hissettiğim bir zamanda gitmiştim 2 yıl falan önce. işyerinde yaşadığım öfke patlamaları filan bayağı canımı sıkıyordu. 9-10 ay kadar ilaç kullandım, baya iyi geldiğini kaygılarımı %70-80 oranda azalttığını, kendi çabam ve değişme isteğimle birlikte insan ilişkilerimde bariz düzelme olduğu söyleyebilirim. öfke patlamaları bitmişti. bazı nedenlerle artık devam etmek istemedim ve düzeldiğimi de düşünüyordum o nedenle bıraktım. doktor bu tedavilerin 1-1,5 yıl bazı durumlarda ise 2-2,5 yıl devam etmekle birlikte uzun süreli olumlu etki gösterdiğini anlatmıştı. ilk 18-20 gün yan etki olarak biraz uyku yapıyor, sonra o uyku etkisi geçiyor, 1-2 ay sonra da etki göstermeye başlıyor. sabırlı olmak lazım. doktor 6 ay sonra gerçekten olumlu etkisini göstereceğini söylemişti öyle de oldu bence. ilacı mutlaka her gün aynı saatte veya yakın saatte içmen lazım. ilacı atladığında düzenli içmediğinde etki göstermez veya gün içinde tansiyon düşüklüğü veya baş dönmesi vs yapar. bence kendini iyi hissetmiyorsan doktora git. ilaç içmek istemiyorsan yine içme ama en azından bi git görün. en doğru bilgiyi doktor verecektir.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(7)

Orhan Pamuk tarzı yazarlar

sekizdokuzon
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?Teşekkürler.
Çok bkunu çıkarmadan tarihi ya da nostaljik post modern romanlar yazan kimleri önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.01.26)
Hasan Ali Toptaş
0
auroraaurora
(15.01.26)
Roberto bolano bence ama fazla gelebilir ;)
0
a perfect lie
(15.01.26)
postmodern türde eser veren İhsan Oktay Anar romanlarını ve öykülerini okuyabilirsin. romanlarında zaman konusunda muğlaklık vardır ama hikayenin akışından tarihi romanlar yazdığını söyleyebiliriz. mekan olarak istanbul sever ve tasvirleri çok güzeldir. eğer okumadıysan puslu kıtalar atlası ile başlayabilirsin. hasan ali toptaş için +1
+3
denef
(15.01.26)
ben hasan ali toptaş'ı önermiyorum. cancellanmadan önce de beğenmezdim yazdıklarını.
ihsan oktay anar +1
tarih romanı istiyorsanız nedim gürsel'in boğazkesen'i.
+1
black holes in the sky
(15.01.26)
love and trust
(15.01.26)
Beyaz Kale'nin sonunda Reşad Ekrem Koçu'dan bahsediyordu Orhan Pamuk, orayı dinlerken rotayi oluşturmuştum. Reşad beyle devam edeyim.
0
🌸sekizdokuzon
(15.01.26)
Nedim Gürsel'in "Allah'ın Kızları" adlı romanı...
0
santimantal
(18.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(11)

Macbook Air pişman eder mi?

lafıolmaz
Windows kullanıcısıyım.Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sür
Windows kullanıcısıyım.

Office işleri ve bir şeyler izlemek için yeni bir laptopa ihtiyacım var. Ekran kalitesi iyi ve batarya ömrü uzun bir cihaz arıyorum.
Windows'ta aradığım cihazı bulamıyorum.
Apple'da da işletim sistemine alışmak vs. korkutucu geliyor. Macbook air alsam pişman olur muyum? Uzun sürer mi alışmam?
0
lafıolmaz
(11.01.26)
Denemeden bilemezsiniz herhalde, o yüzden ikinci el alıp uymazsa zarar etmeden satabilirsiniz. Kişisel uygunluk dışında harika bir cihaz. Dertsiz, tasasız.
+1
orient blue
(11.01.26)
Selamlar, yaklaşık bir yıldır Macbook Air kullanıyorum. Daha önce iPhone bile kullanmadım ve kullandığım laptop beş senelik, buna rağmen alışması ve günlük işlere entegre etmesi sandığım kadar zor olmadı.
0
sekizdokuzon
(11.01.26)
Pişman etmez. En kötü bir aya alışırsınız. Dediğiniz açılardan rahatlık sağlıyor.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
Ben alışamadım, alet yatıyor. Onun yüzünden 5 kg laptopu taşıyorum oraya buraya.
0
lil siztah
(11.01.26)
Alışana kadar saçınızı başınızı yolup alışınca iyi ki almışım diyeceksiniz.
0
Mirket
(11.01.26)
bir geçtim ve bir daha da windows’a dönmedim. alışma periyodu gerekiyor.
0
eileengray
(11.01.26)
Uzun yıllar direndikten sonra 4-5 sene önce macbook aldım ben. Hayatımda harcadığım en iyi para olabilir.
Bataryası bozuldu, orası aktı burası koktu diye bir dert yok. Hala birebir ilk aldığım günkü gibi çalışıyor. Oldu da yenilemek istedin, satmak istesen hemen satarsın. Windows bir laptopta bu çok daha problemli. Antin kuntin her gün o driver güncellemesi, bu bilmemnesi falan yok. Asla üzeceğini düşünmüyorum. Al gitsin
0
cay koy geliyorum
(11.01.26)
işletim sistemine 1 haftada alıştım ben ama ileri seviye windows kullanıcısı ve bilgisayar müh öğrencisi olarak macos'u pek sevmedim. windows bilgisayarım olmasa her işimi bunla halledemezdim ama siz temel seviye şeyler için kullanacağınız için pek sorun olmaz muhtemelen işinizi görür.
0
hold the door
(11.01.26)
Yaklaşık 8 ay önce ben de burda sormuştum:
www.eksiduyuru.com

5,5 ay önce yani Ağustos ayında m4 air aldım. Windows'ta yapıp burada yapamadığım hiçbir şey yok, iyi ki aldım diyorum. Bir tek dosya kutusunda herhangi bir öğeyii ctrl+x yani kes olayını bulamadım. Belki burda bilen vardır beni de aydınlatır.

@cay koy geliyorum, sağ olsun aydınlattı. Klasörde bir öğeyi kes yapıştır için şöyle yapıyormuşuz: Dosyayı kopyaladıktan sonra, hangi dosyaya yapıştıracaksak oraya sağ tıkladığımızda "öğeyi yapıştır" diye bir seçenek çıkıyor malum. O da haliyle kopyalayıp yapıştırmak. Ama sağ tıkladıktan sonra option tuşuna basarsak "öğeyi buraya taşı" çıkıyor. Kesip yapıştırmış oluyoruz yani.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
macbook'a 10 sene evvel korkarak gectim.
alistiktan sonra ulan bundan once at diye essege biniyormusuz dedim.
ilk macbook 8 sene sikintisiz dayandi, ustune bir de sattim. orjinal pil 2500 devir yapmisti hala 3 saat sarj tutuyordu.
air candir, yapistir gitsin. dusunecek bisey yok.
0
cooperr
(11.01.26)
evet neden daha once almadim diye bir pismanlik yaratir.
0
antikadimag
(11.01.26)
(21)

Ah bu ben kendimi hangi boy ıslak odunla dövsem

muhayyer divan
MerhabaBirini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum. Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, ger
Merhaba

Birini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum.

Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, gerçekten kötü biri olduğuna inanmam lazım ama maalesef bunu yapamıyorum, sorun bu. Tam da bu sebeple saplantılı sevgi (hastalıklı mıyım acaba) denen şey oluyor benimki.

Bana bişey söyleyin ki kötü olduğuna inanabileyim, kalbime insin ve sinsin o inanç. Resmen can çekişiyorum çünkü. Lütfen bana yardım eder misiniz?
-5
muhayyer divan
(10.01.26)
Başka birini bul.
-8
arbre
(10.01.26)
O başka birine yazık değil mi, belki adam sevecek, kimsenin vaktiyle ve kalbiyle oynayamam çok sayın
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Neden "hayatından çıkarman" gerek? Bence bu neden üzerinden yürümemiz gerekiyor duyuru ekibi olarak :) bize yardımcı olmalısın.
+3
loch ness
(10.01.26)
Sen hayir kurumu musun ki, iyi birinden uzaklasamion... ikili iliskiler boyle seyler diil

Iyilik kriterini "sana iyi gelmesi" olarak belirleyelim. Iyi gelmiyo sanirim. O zaman kotu biri, ayril ;)

Aliskanlik +3
+3
üğpoıuy
(10.01.26)
Başka birini bul derken senin de fiziksel olarak beğendiğin, duygun olan biri. Sen bilirsin tabii ki.
-2
arbre
(10.01.26)
@loch ness Hayatımdan çıkması gerek çünkü, olmuyor yahu, yürümüyor ilişki, hem yürütmüyor hem bırakmıyor, güzelliklerinin olması ilişkiyi sadece benim taşımama, onun da bana alabildiğine yüklenmesine sebep oluyor, tam bu yüzden kötü biri olduğuna inanmam gerekiyor, mantıken bakınca zaten kötü biri, kötü + toksik. Ama kalbim bırakmıyor, ya da kalbim sandığım bişey bilemedim şimdi.

@üğpoıuy bana iyi gelmiyor diye kötüdür diyemem kimseye, babam da bana iyi gelmiyor ama gayet iyi biridir mesela. Saygı sevgi ve sorumluluk konusunda alabildiğine pintilik yapan ve bilinçli olarak yapan biri iyi biri olamaz. Yani kelimelerle ifade edemiyorum artık.
-1
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Evet bir yandan da o baskı var üstümde. Bir yandan onda gördüğüm birçok şeyi başkasında görmedim, göremem. Başkalarının arasından öyle sivriliyor ki bir türlü koparamadım atamadım. Meditasyon da yapıyorum bağ kesme falan fıstık en dandik bile olsa ne varsa yapıyorum, bitmesi lazım bunun.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sevgili @grimavi ben İngilizce bilmiyorum, çeviri kullanmak zorunda olmak ise beni çok üzüyor. Bilmiyorum İngilizce konuşmanın amacı nedir.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@grimavi ,muhtemel ya kitaptan yada film repligini yazmiştir,

@muhayyer

sana saygi duymayana
sende saygi duyma
devam edersen kendine saygini kaybedersin,
mental olarak hasta olursun,
bencil olmak kötü bir huydur,
ama
hayatta kalmak
içinde biraz bencil olmalisin.
+1
designer
(10.01.26)
Senden çocuğum olsun diyen 60+ bey değil bu di mi?
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
Tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ondan kopmaya çalışmakla. Kendime saygım azalıyor, kendime güvenim azalıyor... Tam bir narsist-bağımlı ilişkisi oldu. Ve kendimi korumak için gittikçe daha sert tavırlar takınır oldum, gittikçe daha sert düşünmeye çalışır oldum, kibre batıcam diye korkuyorum, en büyük korkularımdan biri bu. Onun için ya bu herif ölmeli ya ben ölmeliyim ya da tamamen s olmalı bu kişi.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sus kız sus ayıp :p

10 yıl önce tanışıyor olsaymışız yaparmış, öyle demişti. Herhalde çocuğu da kendini de benim kazancımla bana baktıracaktı.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Soğuman için bir neden verdim diyelim jdkd
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
@muhayyer divan , burada "vicdan" çatısı altında bir insanın psikolojini yavaş yavaş çökertmesine ve seni içten içe çürütmesine müsaade ediyormuşsun gibi bir hisse kapılıyorum. hayatındaki insan "kötü biri" olmayabilir. ama ilişki yaşamayı da bilmeyen, dengeli davranmaya müsait kişisel olgunluğa erişememiş bir kişi de olabilir.

çok küçük bir mesleki gözlemimi paylaşacağım; portföyümde eşinden, partnerinden ayrılabilmek için sürekli daha yüksek dozlu bir istismar yaşaması gerektiğine, ilişkinin yada evliliğin "şimdilik" idare edilebilir bir noktada olduğuna kendini ikna eden bir sürü insan var.

- her şey küçük bir hakaretle, maddi-manevi saygı sınırlarının tahrip edilmesiyle başlıyor, sadakatsizlikler , dış partnerlerden taşınan (std) hastalıklar, hakaretler, dayaklar... kemikleri kırılan , ama "çok şükür canıma kast etmiyor , dışarıda ne sakat adamlar var" diye kendini yatıştıran gencecik kadınlar tanıyorum.

sizde durum bu seviyededir diye bir iddiam yok, ama bence "bunun sürdürülemediği" fikri uzun süredir kafada yer ediyorsa, insan içi soğumadan da sahneyi terk etmeyi göze alabilmeli. çünkü verdiğim örneklerdeki insanlar hep biraz daha ağır bir problem, biraz daha ağır bir istismarı bekliyorlardı sahneyi terk edebilmek için, ama daha ağırı geldiğinde de hayatlarında bir şey değişmedi.
+4
loch ness
(10.01.26)
@loch ness benim problemim soğuyayım da ayrılayım değil, ayrılmakta sorun yok, rahatlıkla bitti deyip her yerden engelliyorum. Sonra bir şekilde karşıma çıkınca geçmişi unutmuş oluyorum, kindar mı olmam lazım anlamıyorum ki. Kendime koyduğum teşhis bu, yeterince değersizleştirirsem gördüğüm yerde çocuk gibi davranmam, mesafemin hatta ayrılığın sebebini hatırlayarak doğru davranırım diyorum. Yoksa görsen hassasiyet abidesiyim, ben de az değilim ama onun narsisizmi akla getirilecek gibi değil. Öyle böyle değil. Buz dolabındaki suyu bardakla sayarak veren insan bu, öyle düşün.

@Bir sıcak el uzanır içkim yok diyor saçma sapan şeyler çıkıyor, kumar hiç işitmedim ağzından ama bilmem ne kadar maddeler içilmiş bişeyler yapılmış, bir yanı karanlık geliyor bana. Bugüne kadar devam etme sebebim dediğin gibiydi işte, sabredeyim, herkeste var narsisizm, her erkek egoisttir yönetmeye çalışır şu bu, ama değil, olmuyor kesinlikle, varlığıma saygısı yok.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Kendine değer vermiyor musun? Bende de bu sorun vardı. Gördüğüm şeyler yetti. Bir duyurucu vardı ya, kız evini yakmış, uzaklaştırma almış ama ondan ayrılamıyordu. Onunki gibi senin ilişki.
+2
Kahvedesu
(10.01.26)
Benzer bişey oldu evet, ondan sonra oldu ve çok benzedi, doğru. Kendime değer veriyorum da, derinlerde neler oluyor belli değil.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan , problem kararı taşıyabilmekle ilgili görünüyor. karşına çıkabilme cesaretini bulamayacağı kadar net ve keskin olmak gerek.

ben en uzun süreli bağımlı ilişkimi bitirdiğimde şu mesajı açıkça vermiştim; "artık aşk yok, arkadaşlık yok , bir şey danışacaktım'lar -düşman değiliz'ler , eşyalarım şurada kalmıştı'lar yok,hasta düştüm gelmedin'ler, falanlar filanlar... herhangi bir sebeple karşıma çıkarsan sana bunun bedelini ödeteceğim, artık seninle sadece iki yabancıyız." bu netlikte yaklaştığım için , sadece "her şey için çok özür dilerim" demeye gelebilmişti. sıcak bir çay ikram edip uğurladım. bir daha da hiç görmedim.
+1
loch ness
(10.01.26)
Evet haklısın, her seferinde ayrılan ben, arkadaş kalalım kopmayalım diye uğraşan o. Onu hayatımda yerleştirdim yeri boşaltma fikrini kabul etmeliyim. Ona atadığım anlamları iptal etmeliyim, onun oluşturacağı boşluğu olduğu gibi kabul etmeliyim. İçine noodle doldurmalıyım. Ondan daha az zararlı. Evet.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Seninki de o hesap. 60+ adamla toksik ilişki mi yaşanır Allah'ını seversen.
+4
sekizdokuzon
(10.01.26)
Seviyorum kız seni :)
Eril prensip ararken habire narsiste toslamak da ne bileyim...
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
(12)

Mutfak işi yaparken izlenecek Türkçe dizi

fildirfildir
Önerir misiniz? Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
Önerir misiniz?

Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
0
fildirfildir
(10.01.26)
Bizimkiler. İlk bölümden itibaren.
+1
kibritsuyu
(10.01.26)
Muhteşem Yüzyıl 90. bölüme kadar geldim. Biraz kasvet, hanedan dramasi, alavere dalavere ararsan tavsiye ederim
0
sekizdokuzon
(10.01.26)
doktorlar
0
hold the door
(10.01.26)
baba evi
www.youtube.com

bölümleri kaliteli olarak bir kaç ay önce yüklemişler.
+1
exlibris
(10.01.26)
eğlenceli bir şeyler dersen tatlı kaçıklar
başladım ilk bölümden yağ gibi akıyor
0
deranzo1
(10.01.26)
Orta kafa aşk diye bir dizi vardı, belki gözünüzden kaçmıştır, çok beklentiye girmeden vakit geçirmelik izlenebilir.
0
(10.01.26)
Seksenler
0
gobekliraki
(10.01.26)
Ekmek teknesi
Baba evi
Süper baba
+1
michael_knight
(10.01.26)
Geçtiğimiz yıllarda benzer amaçlarla Sıdıka ve bir demet tiyatroyu açtım yeniden izledim
+1
kullanicadi
(10.01.26)
kaygısızlar
0
yurtsuz john
(10.01.26)
- hanımın çiftliği
- camdaki kız
- iyilik
- dila hanım
- kırmızı oda
- kızılcık şerbeti ni izledim evde iş yaparken. hepsi gayet izletti kendini.
0
santimantal
(11.01.26)
Eski kısmetse olur iki sezon
-1
Hallegadola
(11.01.26)
(10)

kıyıda köşede kalmış kullanılmayan satmaya üşenilen şeyler

cisimcik golgi
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.benimkiler:çok eski pili bozuk bir macbook air2018'lerden kalma magic mouseeski bir swatch saatkimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.
benimkiler:
çok eski pili bozuk bir macbook air
2018'lerden kalma magic mouse
eski bir swatch saat

kimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
0
cisimcik golgi
(08.01.26)
Bana bir numara küçük Colombia sandalet,
Bana bir beden büyük Colombia mont,
Bana bir beden küçük Colombia polo yaka tişörtler
Bana bir numara büyük adidas ayakkabı.
Hepsi de yurtdışı alım

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(08.01.26)
Üç ay önce aldığım hiç kullandığım elektrikli fırınım var. Bayağı ağır olduğu için kimseye elden hediye diye veremiyorum, pahada ağır olmadığı için satmaya uğraşmıyorum. Kaderine terkedilmiş vaziyette bekliyor bir köşede. Şişli - Taksim civarlarında ihtiyacı olan varsa verebilirim.
0
sekizdokuzon
(08.01.26)
Onlinedan satın aldığım için rengini tutturamadığım fondöten kapatıcı gibi bilumum kozmetik ürünü.
0
ekimoloji
(09.01.26)
istif yok, satiyorum cunku. ozellikle elektronik ise isim bittigi anda okutuyorum.
satamazsam arkadaslara soruyorum ihtiyaci olabilecek.
arkadaslar da almazsa bagisliyorum
bagislamayacak durumda ise cop kutusunun yanina koyuyorum, kutu toplayan evsizler var onlar alip goturuyor.
0
cooperr
(09.01.26)
kullanım dışı kalan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlarımı istiflerim, güvenlik sebebiyle. teknolojiyle çok alakam yok. içindeki verilerin silinmesi vs. muhtemelen mümkündür ama açıkçası akıllı telefondur, bilgisayardır bu tip şeylerde güvenlik endişem var.

ha tabii bu cihazlarda kuzey kore'nin nükleer silah bilgilerini filan saklamıyorum ama standart bir endişe benimki.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.26)
hatırası olan şeyler var , annemin dantelleri var . hiç dantel sevmediğim ve kullanmadığım halde 1 koli dantel masa örtüleri vs bekliyor evde . yün kazak hırka ve yelekler var yine annem ördü diye .
tabaklar bardaklar fazla fazla ve hiç kullanılmamış eski antika denebilecek şeylerle dolu ev .
kıyafetleri falan facebook üzerinden "atmaver " grubundan ücretsiz verdim , vermeye devam ediyorum ama orada da her teklife istiyorum diye atlayan kurnaz kişiler var dikkat etmek lazım . gerçekten kullanmak için ihtiyacı olanlara fırsat vermiyorlar .
0
devilone
(09.01.26)
Elimde sorunsuz çalışır durumda 1050ti ekran kartı var. Bir türlü elim giymiyor satmaya
0
limonlu eksi
(09.01.26)
shark ninja koltuk yıkama makinesi yine shark ninja dondurma yapma makinesi aylardır kutusundan bile çıkmadı
0
zozjotejmnk
(09.01.26)
artık küçük gelen takım elbiselerim var. bir kaç kez giydim. buzdolabında kimsenin yemediği reçel gibi duruyorlar öyle.
0
yurtsuz john
(09.01.26)
Epey fazla gıda ürünü var nohut, makarna vb. Öğrencilere verebilirim.

Hava nemlendirme cihazı var.
Profesyonel bisiklet koltuğu
Cat6 kabloları, pc güç kabloları
Güncelleme gelecek..
0
Teran
(09.01.26)
(3)

Bu seneki hedefler-planlar

darthvader
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
bu sene için gerçekleştirmek istediğiniz, kendinize koyduğunuz hedefler neler veya sene bittiğinde şunların olmasını istiyorum dedikleriniz neler? Ben başlayayım; daha büyük bir eve taşınmak istiyoruz.
0
darthvader
(01.01.26)
saniyeler once arkadasima yazdim.

perm basvurusu yapabilmek
is/takim degistirmek
20 kitap 150 film
dunya kupasi maci izlemek (mumkunse final)
0
antikadimag
(01.01.26)
Borçlarımın tamamını ödemek istiyorum bu sene.
0
sekizdokuzon
(01.01.26)
2 ülke var gitmeyi çok istediğim, bu ikisine gidebilirsem benden kralı yok.
0
Sadece soruyorum
(02.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.