Giriş
(9)

Dis cekimi sonrasi agizda kan

Purple life
2 saat önce disimi cektirdim.Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.Sonrasinda tükürmedim.Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
2 saat önce disimi cektirdim.
Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.
Sonrasinda tükürmedim.

Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
0
Purple life
(16.06.26)
ağzınızı açıp ayna karşısında bakarak?
geçmiş olsun.
+3
lil siztah
(16.06.26)
ağzındaki sıvıyı boşalt yav en azından niye biriktiriyorsun o kadar
0
jelly bear
(16.06.26)
Yakın zamanda azı diş çektirdim, bana da tükürme yut demişlerdi.biriktirmeseydiniz keşke o kadar.zaten Şaldır şaldır kanayamaz, tükürükle karışık o,ondan çok gibi geliyor. Usulca eğilip ağzınızdan salıverin yük vermeden.kalanı da usulca yutun zorlamadan.gazlı bez koydularsa değişim zamanına dikkat edin.geçmiş olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Dikişliyse zaten o kadar kanayamaz, içimiz rahat olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Ağızda toplanan kanı tükürmeye çalış ama ağızda yaralı bölgeyi somurarak yapma.
Derinlemesine gargara yapma.
Sıcak şeyleri de bugün olabildiğince yeme içme.
Tampon varsa yerinde kalsın.
yarına ise çay gibi şeyleri oldukça ılık şekilde iç.
Gece yatarken yanında plastik bardak olsun . Gece her an lavaboya gitmek zor geleceği için tükürmen için gerekecek.
0
diyecevaplandı
(16.06.26)
bana kanama olursa tükürmeyin, bırakın aksın demişlerdi. geçmiş olsun.
0
inheritance
(16.06.26)
tükürme denmesinin nedeni negatif basınç oluşturmamanız için
+1
jülsezar
(16.06.26)
tükürmek kanamayı artırdığı için yasaktı diye hatırlıyorum.

geçiyor ya dert değil.

takılmayın.
0
gurur
(16.06.26)
kanama azalarak devam eder 1 gün
0
mantık
(16.06.26)
(16)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+9
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-14
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+5
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(16.06.26)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(16.06.26)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17.06.26)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(17.06.26)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(17.06.26)
daha birkaç sene öncesine kadar (belki de bazı yerlerde hala) gelini damadı sahneye çıkarıp, anons ede ede "gelinin dayısındaaannn bir çeyrek altııınn alkışlıyoruuzzz" diye takı töreni yapılıyordu. keseye attığın takıya "mutluluklar - ahmet kuburoğlu" yazmanın ayıp bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(18.06.26)
(4)

Neden bazı insanlarla sohbet keyif veriyor, akıp gidiyor; bazılarıyla aynı hissi vermiyor?

psmstc
10 senelik eş bile olsa bazen iyi sohbet edilemiyebiliyor; iyi bir sohbet arkadaşına denk gelince ise keyif veriyor akıp gidiyor.Bu neden böyle sizce?
10 senelik eş bile olsa bazen iyi sohbet edilemiyebiliyor; iyi bir sohbet arkadaşına denk gelince ise keyif veriyor akıp gidiyor.

Bu neden böyle sizce?
0
psmstc
(15.06.26)
insanoğlu kendine benzeyene oy verir, arkadaş olur, evlenir, sohbetinden keyif alır...
0
yurtsuz john
(15.06.26)
tecrube, gorgu, iletişim becerisi, dinleme becerisi...
0
inktone
(15.06.26)
cok subjectif. narsist adam hep anlatsin ister, biri onu dinlesin ister, ovunmek ister, ovulmek ister. dinleyen adam ile arkadas olur. ogrenmeyi seven adam ise biseyler paylasacak, deneyimli, dusunup dusunceler ile tartirmasini bilen adam ile konusmayi sever. dinlemek dusunmek ister...
ideal tip yok. adamina gore
0
sttc
(15.06.26)
biraz yeni anı, ortak eylem birikmesi gerekiyor
0
mantık
(15.06.26)
(6)

sporda 45 dk yurumek

aloneinthedark
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum ne oneririsiniz
bu kadar yurumek cok mu sonrasinda diger aletlere geciyorum
ne oneririsiniz
0
aloneinthedark
(15.06.26)
Öncelikli amacın neyse ilk onu yapmak gerekiyor derler, yani amacın ağırlık çalışmaksa ilk ağırlık çalışıp sonra yürüyüş vs; yok amacın kardiyoysa önce kardiyo sonra ağırlık. Amacın ağırlıksa ama öncesinde 45 dakika yürüyorsan hem zamandan hem enerjiden çaldığın gereksiz bir planlama yapmış olabilirsin. Bunun yerine önce aletlerle çalışmak sonra yürümek bence daha iyi. Isınmak için yürüyorsan bence o da gereksiz ama sen öylesini tercih ediyorsan 5-10 dk yeterli.
+3
kizil karga
(15.06.26)
Kardiyoyu idmandan sonra yap. Yürüyüş, koşu değil eliptik bisiklet kullan. Süresi sana kalmış.
+3
yurtsuz john
(15.06.26)
Amaca bağlı. Yağ yakımı, kardiyo için ok. Ağırlık için çok fazla. Düz yürüyüş verimsiz. Eğimli yürüyüş etkili. O da 45 değil 30 dakika. Hız 4 4,5.
-6
arbre
(15.06.26)
Hani belirli bir zamandan sonra dersin bir faydası yok deyip öğrenciyi tenefüse çıkarıyorlar ya, bunda da var öyle bir şey.
Spora başladın ile bıraktın arası 60 dakika, bilemedin 70 dakikayı aşmamalı.
O süreye kardiyosu, ağırlığı, ısınması soğuması dahil.
+1
Mirket
(15.06.26)
Çok değil. Amacının ne olduğunu bilmiyorum. Ama yürümek vs ağırlık antrenmanı sonrası yapılmalı. Hatta zone 2 şekilde yaparsan ideali olur.
Vücudumuz bu kadar zayıf değil. 20 dakika yerine 45 yürüsün diye patlamazsin ama bu birazcık yaptığı antrenmana, yeme içmeye vs de bağlı. Ben 20-25 dakika yürürüm genelde. Bazen de 10 dakika kadar assault bike olabilir yerine.
Biraz yoğun ağırlık antrenmanı sonrası zone 2 cardio diye arastirabilirsin bilgilenmek için. Ağırlık çalıştığın günlerde antrenman sonrasi 20-25 dakika. Diğer günlerde daha uzun yapabilir hatta daha yukarı Zonelara gidebilirsin.
0
logisticsmanager
(15.06.26)
bence başka günler spor salonu dışı yürü açık havada
spora ısınarak başla
gerçek hareketlere enerji kalsın
0
mantık
(15.06.26)
(6)

İki üst pozisyon için terfi teklifi sizce bu koşullarımda kabul etmeli miyim?

mahmuttt
Kendi alanımda düz bir çalışanken, yine kendi alanımda iki üst pozisyonu teklif ettiler. Üstlerim herkes de beni işaret etmiş yapar demiş sağolsun.Fakat sıkıntı şu ki; Ne para, ne pozisyon arzum tabiatım gereği gerçekten sıfırdır.İşimi ilk yılımdan beri gerçekten idealist olduğum için, birşeyler dah
Kendi alanımda düz bir çalışanken, yine kendi alanımda iki üst pozisyonu teklif ettiler.

Üstlerim herkes de beni işaret etmiş yapar demiş sağolsun.

Fakat sıkıntı şu ki;

Ne para, ne pozisyon arzum tabiatım gereği gerçekten sıfırdır.

İşimi ilk yılımdan beri gerçekten idealist olduğum için, birşeyler daha iyi olabilir umuduyla heyecanla ve geliştirme isteği ile yapıyorum.

Paraya acil bir ihtiyacım da yok şuan için. Huzur, sakinlik, anlam, sağlık, keyif bunlar daha önemli benim adıma.

Asıl sorun: sağlık sorunlarım var.
3-4 aydır Ciddi kronik ağrılarım oluyor ve 1-2 sene sürebilecek bir iyileşme ilaç kullanımı ve dikkat etme sürecindeyim.

Evde aileme çocuğuma şuanki basit düz çalışan pozisyonumda bile yeterince zaman ayıramadığımı düşünüyorum. Bir de bu işle tatil boş zamanım net şekilde azalacak. Sorumluluğum artacak.

Yapım gürültü, ışık aşırı uyaranlara, fazla iletişime karşı çok çok hassas.

Gerçi teklif edilen iş de bir miktar tepede saha için program geliştirme genel yapıyı yönlendirme üzerine gibi. -Ama kuşkusuz astlarla üstlerle düzenli iletişim de gerektirecek. İdari veya denetimci bir tarafı da olacaktır.

Ve ben tüm bu tabiatım yapım sağlık sorunlarımla beraber asosyal mesafeli yapısı olan ortalıklarda çok görünmeden işini arkada sessizce en iyi şekilde yapmaya çalışan ve seven de biriyim.

Son olarak ben son zamanlarda ilerde üniversitede araştırma görevlisi- öğretim üyesi olarak kariyer yapma arzusu olan biriydim.

Eminim yerimde olan çoğu kişi kabul ederdi. Ama mesleki ilgi ve değerlerim sağlık sorunlarım aileme zaman ayırma isteğim, sakinlik dinginliği isteyen yapım.

Sizce bu durumlarımda bu teklifi kabul etmeli miyim?
0
mahmuttt
(13.06.26)
Tüm detaylar "işi kabul etme" diye bağırıyor.
Bence en doğru cevabı eşin verecektir.
+2
etna
(13.06.26)
para ve pozisyon arzunuz yoksa maceraya da hiç gerek yok. Hatta bu arzularınız olsa dahi kabul etmemek için makul sebepleriniz var.
+2
egerbiryolcu
(13.06.26)
altınızda iş yaptıracağınız eleman varsa olabilir
ya da en baştan bu pozisyonu kabul etmek için şunlara ihtiyacım var şu sağlık kısıtlarım var şeklinde yazılı bir doküman hazırlayıp gayri resmi paylaşabilirsiniz
+1
mantık
(13.06.26)
böyle bir durumda, kabul etmemek de başa bela olacaktır. "ben bu pozisyonu kabul etseydim, şunu yapardım bunu yapardım" diye düşüneceksiniz, sinir olacaksınız ve hatta o pozisyona gelen kişiye de söyleyeceksiniz, hatta bu kişi size ters bir şey söylediğinde iyice sinir olacaksınız.
0
co2s2
(13.06.26)
bence konu biraz maddiyatla ilgili. rahatsanız bilemem ama paraya ihtiyacınız varsa ve ileride de olacaksa biraz yükü alıp denemeniz lazım. bu gibi fırsatlar kolay kolay gelmiyor, yolda çözersiniz dengelersiniz bir şekilde. düzen kurulduktan sonra yürür. çocuğunuz varmış, biraz zor olsa da daha iyi imkanları yaratmak gerek.
0
awlmi
(13.06.26)
Bence kabul edin. Bir sene kendinizi deneyin. Hem tecrübe kazanırsınız hem de cv'nize çok katkısı olur.
Bir sene sonunda halen istemiyorsanız bırakırsınız.
0
anaphylacticshock
(15.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(10)

Balıkesir'de nerede tatil yapılır? 3 yetişkin 1 çocuk

xu
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? de
annemlerle birlikte 3-4 kişi ( 1 erkek çocuk 7 yaşında ) buraya tatile gidelim diyoruz ama nerede kalınır burada? amaç kalabalık olmayan yerlerde denize girip güneşlenmek birazda gezmek.. otel, pansiyon, ya da ev önerisi verme şansınız var mı? akçay ve edremit belirledim ben ama yanlış yerler mi? denizde 34905 kişinin olduğu bir yer istemiyoruz rahat 1 hafta geçirmek istiyoruz
0
xu
(09.06.26)
Akçay ve Edremit'in denizini ben pek beğenmem. Ayvalık ya da Assos taraflarına bakmanızı öneririm.
+2
co2s2
(09.06.26)
34905 kişinin olmadığı ama denizine de girilebilir bir plaj arıyorsan Yunan Adalarına bakacaksın. Türkiye kalabalık bir ülke.

Sarımsaklı Plajına bak. Kalabalıktır ama güzeldir.
+1
Mirket
(09.06.26)
korfez tatil devremülk
0
mantık
(09.06.26)
Edremit akçay çok pis, kokuyor resmen. Assos ve ya ayvalık
0
antihero
(09.06.26)
balıeksir-bandırma-erdek e varın feribotla AVŞA adasına gidin güzel bir tatil yapın çocukla.
0
jamswety
(09.06.26)
Geçen yaz eylül başı sarımsaklıya gittim hayet güzeldi kalabalık değildi. Tabi suyu akdenize göre bir tık soğuk.
0
Sadece soruyorum
(09.06.26)
Akçay iyi bir tercih değil deniz için. Daha çanakkale'ye doğru gidin. Altınoluk olur, Assos olur... Ya da assos yolunda sahildeki beachler olur. Hatta Bozcaada olur.

Veya tam tersi rotaya Ayvalık'a doğru gidin. Artur sitesi harikadır. Ya da Cunda Ortunç olabilir. Sarımsaklı olabilir.

akçay ve edremit, ancak bir günlük geçiş rotanızda uğrayacağınız dondurma yeme ve yemek yeme molalarınız olsun.

imza: akçay'a 10 dk mesafede 40 yıldır yazlığı olan adam.

haa, eğer güzel gününe denk gelirse, akçay'a 15 dk mesafede ÖREN var burhaniye'ye bağlı. Orada pansiyonlar ucuzdur ve denizi de mavi bayraklı. hem halk plajı var, hem beachleri. ama üstte yazdıklarımı öncelikli tercih edin derim.
+1
la traviata
(09.06.26)
Ören/burhaniye.
+1
logisticsmanager
(10.06.26)
Çok afedersiniz ama "Akçay'ın denizi insan dışkısı dolu. Kanalizasyon denize akıyor, arıtma cihazı yok." diye bir haber vardı geçtiğimiz yıllarda. Hatta resimler falan da vardı. Ben kendim yazları Akçay'da yaşıyorum ama denizine girmem.
+1
anaphylacticshock
(10.06.26)
edremitli birisi olarak, altınoluk veya küçükkuyu tarafları diyorum. ören de olabilir ama ören'in denizi soğuk ve çabuk derinleşiyor, çocuk için iyi olmayabilir.
0
inheritance
(10.06.26)
(14)

prove me wrong

duyurukullanıcısı
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelme
gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur. en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın ve 2 ayda eriyecek kasların için değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır, zaman kaybıdır. onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

yukarıdaki önermeyi çürütelim pls.
-3
duyurukullanıcısı
(08.06.26)
Hayattaki çoğu şey öyle değil mi? Dil öğrenme, hobi vs. bir hevesle başlanıyor ve genelde ilerlemiyor. Amaç biraz da zaman geçirmek bence.

Onun yerine başla şeyle uğraş demekle de olmuyor, siz söyleyin yönelsinler mesela. Ayrıca, zaten yapacağım spor çok etkisiz diye evde oturup pazartesiyi mi beklesinler?
+1
substituent
(08.06.26)
çürütemeyiz doğru bu. vaktiyle doktor devam etmeyeceğin spora başlama demişti. her zaman yapabileceğin, yer, ekipman cart curt dertleri olmayan sporları seçmek lazım. yürü koş hopla zıpla dans et yazın da yüz işte bitti gitti
0
neira
(08.06.26)
Sporu hayatımız boyunca yapmalıyız sadece görüntü olarak düşünmeyin. Ben neredeyse 2 yıldır ağırlık çalışıyorum, o kadar kas falan da yapmadım. Ama market alışverişini taşımak daha kolay, merdiven çıkmak daha kolay. Evde dolap kurdum rahatlıkla yaptım, o kadar ağır gelmedi kaldırması falan. Onun dışında kadın olarak kemik erimesine karşı önemli. Düşüp bir yerimi kırmamak için mesela. Ben spor salonunda değil evde yapıyorum benim işimi görüyor.
+2
peki madem
(08.06.26)
Yanlış çünkü evrende entropi var, her şey bozulmaya doğru gider. Göbeğin çıkar, yürürken nefesin yetmez, spor buna karşı gösterilmiş bir direnç ve uzun süreli kazanımlar 2 ayda kaybolmaz. Bugün 25 metre rahat yüzebilen bir insan 2 ay sonra da rahat yüzer. Bir de vücudun yapısı şekil aldıysa o da geri gitmez. 24 ay da çok. 6 ayda sonuç alabilirsin. Atom fiziğiyle ilgilenmiyorsan zamanın boşa gitmiyor.
-6
arbre
(08.06.26)
katiliyorum. spor salonlari sehir insani icin degil daha cok koy, kasaba gibi dogal ortamlara (orman, dag vs.) gibi yakin yerlerde yasayanlar icin. mesela bu insanlar dogada yurumek, kosman yerine spor salonuna gidip kosu bandinda kosmalilar! :) saka bir yana saglikli olmak icin spor yapmak zorundayiz. saglik soz konusu oldugunda spor yapiyor olmak iyi bir diyet yapmaktan daha onemli. yani siz kotu besleniyorsaniz bile spor yaptiginizda iyi beslenip spor yapmayandan daha saglikli oluyorsunuz. spor salonu zaten sehir insani icin icat edilmis bir sey. cunku bizim icin baska alternatif yok. zaman acisindan da onemli cunku spor yapacaksaniz genelde size zaman kazandiriyor. cunku spor salonu tercihleri genelde eve, ise, okula yakin yapilir. boylelikle bir saatte isinizi bitirirsiniz. sehir icinde ben su omana gideyim de kosayim deseniz zaten oraya gidene kadar iki saat gecer. bunun bir de yazi var kisi var. yani deneyiminizi etkileyebilecek cok fazla faktor var.

bu arada girdiginiz entry aslinda spor salonu ozelinde degil sanki sporun kendisinde gibi geldi. bunu mu diyorsunuz? yani spor salonunun alternatifi baska bir sekilde spor yapmak mi, yoksa spordan tamamen bagimsiz bir sey yapmak mi? alternatif de onermemissiniz. eger baska bir sekilde spor yapmaktan bahsediyorsaniz yukarida saydigim nedenlere bakin. siz diyorsaniz ki ben isten ciktiktan veya gitmeden once giderim x ormanina kosarim veya gidis gelisi bisikletle yaparim, o zaman azminize hayran kalirim.
+3
Sour
(08.06.26)
kafayı kırmak konusunda evet. 6 ay kas, temel at sonra ufak çalışmalarla kas hafızana dön. bundan fazlası olmamalı. qanqa yaz geliyo gidip de kol basak > hocam kreatini antrenman öncesi mi sonrası mı almalıyız

ronnie coleman'a bak mesela. sürünüyor adam. ne için koca bir hiç. şampiyonlukmuş falan hadi git ya
www.youtube.com
0
deranzo1
(08.06.26)
Çok haklisin abi.
(Değerli zamanımı böyle konularda laf anlatmak ile harcamak istemem. He diyip geçiyorum. Merak eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen zaten okur, araştırır eksiduyuru'da bence böyl, hadi beni yanlış çıkarın diye değerli zamanını harcamaz.)
-1
logisticsmanager
(08.06.26)
Şöyle belki çürütülür. Bi salonda yazı vardı: bu salonda hava değil ter atılır.
Sağlık sebebiyle gidersin eyvallah. Yapayalnız ya da amaçsız insanlar gidiyor çoğunlukla ve bu sıkıntılarını salonmuş spormuş gibi bahanelerle gizliyorlar. Spor idealizmi. Yersen.
Ve ya hoşuna mı gidiyor. Ona da okey. Ee peki olur olmaz yerde niye anlatırsın?
-1
Lh12
(08.06.26)
Amaç kas yapmaksa belki haklı, ama daha sağlıklı olmaksa yanlış.
O iki sene içerisinde kendini daha zinde, aktif, güçlü ve iyi hissediyorsan yeterli. İlla ki iki sene sonra sporu bırakınca ne olacağım diye düşünmene gerek yok.
Hiçbir zevk almıyorsan, hatta sana stres oluyorsa, belki de faydalı değildir.

Bir çok kişi spor salonuna gitmediği senaryoda neredeyse hiç hareket etmiyor. Bu kadar hareketsizlik de birike birike ileride sağlıksız bir vücuda dönüşüyor.
0
burfak
(08.06.26)
gymde spor yapanlarin farkli motivasyonlari var. hizli degisim icin (kas yapanlar, zayiflayanlar vs..)yada hayat tarzi olarak spor yapanlar. ilki icin dogru. ikincisi icin yanlis.
0
buenosdias
(08.06.26)
> gym'de gidip de spor kasmanın normal şehir insanı için hiç bir faydası yoktur.

Yanlış. Normal şehir insanı için asıl fayda “kaslı görünmek” değil, kuvvet, postür, eklem sağlığı, insülin duyarlılığı, kemik yoğunluğu, sakatlanma direnci ve yaşlanınca bağımsız kalabilmektir.

> en az 24 aylık çalışma sonucunda ulaşağın

Bu da yanlış. Ölçülebilir kuvvet artışı haftalar içinde başlar. Görünür fiziksel değişim çoğu kişide 2–4 ayda başlar. 24 ay ciddi dönüşüm için makul olabilir, ama fayda görmek için bekleme süresi değildir.

> ve 2 ayda eriyecek kasların için

Kas 2 ayda tamamen “erimez”. Bırakırsan bir miktar güç ve hacim kaybı olur, ama kas hafızası sayesinde geri kazanım ilk seferden çok daha hızlıdır. Ayrıca bakım dozu düşüktür: haftada 1–2 kısa kuvvet antrenmanı bile kazanımların büyük kısmını koruyabilir.

> değerli zamanını kapalı bir kutuda ıkınıp sıkılırak geçirmek saçmalıktır

Genelleme hatası. Haftada 3 gün 45–60 dakika toplamda 2–3 saat eder. Birçok insanın telefonda boşa harcadığından az.

> zaman kaybıdır.

Zaman kaybı değildir, yüksek getirili bir sağlık yatırımıdır. Özellikle masa başı çalışan biri için kuvvet antrenmanı “opsiyonel estetik hobi” değil, vücudu kullanılabilir tutma aracıdır.

> onun yerine yapılacak başka şeyler vardır onlara yönelmek daha mantıklıdır.

Yanlış ikilem. Gym’e gitmek diğer şeyleri dışlamaz. Haftada birkaç saat kuvvet antrenmanıyla berabrr sosyal hayat, iş ve hobiler sürdürülebilir. Hatta kuvvet antrenmanı bunların çoğunu destekler.
+7
ghilleinthemist
(08.06.26)
Ghilleinthemist cok guzel aciklamis.

Spor yapmayi ve kas calismayi yalnizca iyi gorunmek sebebiyle ve bir yerden sonra birakilacak bir aktivite olarak gormek, bu konu hakkinda hicbir sey bilmemektir.

Yukarida saydiklarim bu aktivitenin sadece yan faydalaridir. Insanlar icin kas kutlesini korumak daha saglikli ve daha fit bir birey olarak hayatina devam etmek icin elzemdir. Internette sinirsiz kaynak var bu konularda acip okumak, kaynaksiz iskembeden bilgileri akil suzgecinden gecirebilmek ayrica oldukca muhim.

Ben sahsen daha iyi ve fit bir yaslilik, kimseye muhtac olmadan, huzur evlerine dusmeden o donemleri gecirebilmek icin bu yasimda agirlik ve kardiyo antremanlari yapiyorum. Guclenen kaslar daha az agriya ve daha fazla mobilitiye imkan verir ve bu omur boyu surmesi gereken bir aktivitedir. Kimse size arnold gibi gezin demiyor haftada 3 gun evde, sokakta, fitness salonunda yaptiginiz bu tarz aktiviteler butun omrunuz boyunca hayat kalitenizi arttiracak, doktor doktor gezmenizi azaltacak ve sizi baskalarina muhtac etmeyecektir.

Kisacasi, kimse spor yapmaya zorunlu degil, ancak benim icin kendine saygi gostermenin bir yoludur spor yapmak.
0
bosver nicki
(08.06.26)
şehir insanı olmanın konuyla alakası ne? zaten köyde olsan sabah 5de kalkar, hayvanın önüne saman atar, sonra tarlaya gider bağ bellerdin falan spor olurdu. onların yapmadığın için evde akşama kadar dizi izleyip gt büyütmemek için haftada 3-4 saat spor yapacaksın alt tarafı. kimse de sana hulk hogan ol demiyor. ya sabır ya.
0
bay b
(09.06.26)
fiziksel aktivite yapmadığın bir işin varsa haftada 1 spora gidip postürü düzeltmek lazım
ama evde de temel egzersizlerle güne başlamak önemli

prof. sporcu gibi antreman yapmanın yemek yemenin anlamı yok
0
mantık
(09.06.26)
(16)

Ayakları labvaboya sokup abdest almak normal mi?

Kahvedesu
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
Ben Türkiye'de iş yerinde bile ayaklarını lavaboya sokup abdest alan görmedim. Avrupa'da bunu yapma inanç özgürlüğü mü? İş arkadaşlarım diyor ki biz niye başkasının ayaklarını görüyoruz. Türkiye'de herkes böyle mi yapıyor diyorlar.
0
Kahvedesu
(07.06.26)
türkiyede birçok yerde yasak. bizim kurumda da yasak ama millet yine de alıyor. ayrı saçma bi olay zaten. temizlenmek için abdest alırken milletin balgam, sümük attığı yere ayak değdiriyorlar.
+1
glamdr1ng
(07.06.26)
Hayatımda görmedim ve hayatımda ayak yıkamaya izin verecek bir yerde de çalışmadım.
Sen çok spesifik bir yerde çalışıyorsun gibi sorularına bakınca:/
0
logisticsmanager
(07.06.26)
Türkiye'de ayaklarını lavaboya sokup abdest alan çok gördüm. bazı daha "modern" plazalarda ya da kurumlarda, diğerlerine ayıp olmasın diye, görünen yerlerde böyle abdest almıyorlardır. ama bıraksanız alırlar. bir çeşit takiyye.
0
co2s2
(07.06.26)
Birkaç kişi şikayet etmiş, şef de demiş ki, kültürel bu, onların kültürlerinde var.
-2
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
ayaklar, taharet alınan elin sabunla yıkandığı lavabolardan daha temiz
bence içerisine sokmamak gerekir
havada tutmaya da kasları yetmiyor bazı insanların

abdest ile ilgili ayet, maide/6.
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı ve topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı meshedin
(arapça olarak doğru tercümesi budur, çoğu çeviride ayakları yıkayın şeklinde geçer
el teması olmadan yıkamak meshi kapsar mı bilmiyorum
..وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ
sağdan ilk kelime mesh etmek fiili, diğer iki kelime sırasıyla baş ve ayaklar
... (ayetin sonu)
Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
www.kuranokuyan.com

---
mesela teyemmümde (su bulunamayan durumlarda, toprakla)
abdestte yıkanan yüz ve el mesh edilir, baş ve ayaklara işlem yapılmaz
---

konuyu bağlarsam elini ıslatıp ayağını lavaboya sokmadan ayağı topuklara kadar mesh ederek de abdest alınabilir
+1
mantık
(07.06.26)
Türkiye’de toplu alanalarda abdesthane olduğu için lavaboda ayak yıkayan göremezsiniz. Otobanda lavabolarda abdest almak yasaktır yazar hatta sebebi abdesthane ve mescid olmasıdır.
Çalışan müslüman inancı gereği namaz kılacağı için mecburen tuvalette abdest alıyordur.
+1
cilekli pasta
(07.06.26)
Bana göre normal değil. Lavabo ayak yıkamak için değil. Abdest için ayrı bir yer yapılır, orada abdest alır insanlar. Ayrı bir yer yoksa yapılmaması lazım.
-1
runaway
(07.06.26)
her tuvaletinde son derece temiz abdest alma yerleri bulunan bir yerde bulunuyorum. burada bile -anlamadığım şekilde- insanların bazıları ayağını lavaboya sokarak abdest almayı tercih ediyor.

hatta bir kadın, temizlikçi kadına, bu sebeple etrafın çok ıslandığından, temizlik işini zorlaştırdığından falan söz ederken temizlikçi kadının hiç yorum yapmaması dikkatimi çekmişti. sonra baktım ki, temizlikçi kadın da öyle abdest alıyor..
valla bilen sebebini yazsa iyi olur, ben de aydınlanırım.
0
lil siztah
(07.06.26)
Adam dininin gereğini yapıyor, ya yer göster ya saygı duy.
Türkiye'de pek göremezsin. Her yerde ya cami var ya mescid.
Kuranda nasıl yazdığı anlatılmış da, birebir uygular fazlasını yapamazsın diyemezsin ki. Sünneti var, mezhebi var.

Ek: Pisuvar arasına perde konmayan, saunaya duşa üryan girilen ülkede ayak görmekten rahatsızlık duyulması da efsanevi bir ironi olmuş :)
-3
Mirket
(07.06.26)
@Mirket, insanlar el yıkarken yanı başında çıplak ayak görmek zorunda mı?
-1
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
İşerken birbirinizinkini görmek normal namaz kılmak için abdest alan adamın ayağını görmek mi abes? Çevir kafanı bakma o zaman. Burası avrupa herkes dinini yaşamakta özgür. Abdest alacak alan sağlanmıyorsa tuvalette alacak mutfakta mı alsın? ayak gördün diye ölmezsin.
0
Aydan Dustum
(07.06.26)
İşenen yere işenir, lavaboda el, yüz yıkanır. O zaman lavaboya da işesin. Burası Avrupa herkes özgür.
0
🌸Kahvedesu
(07.06.26)
Hayvanlık. O kadar dinine sadıksa abdestini bozmasın. Bozdu mu, gitsin en uygun yerde alsın abdestini.
-5
gobekliraki
(07.06.26)
Turkiye'de de bunu yapan cok. Siz nerede yasiyorsunuz?
-1
baldur2
(07.06.26)
Lavabo İngiliz usulü tapalı olanlardan değilse sıkıntı değil bence şahsen.
Abdest almaya oturmalı yer ya da alçak ayrı bir lavabomsu mevcut mu,var da kişi ısrarla normal lavaboya ayağını sokuyorsa bana da tuhaf gelirdi.
Yer olmayınca ben de mecbur lavaboda yapıyorum hoşuma gitmese de
-1
denizciman
(08.06.26)
İğrenç, dini özgürlük diye diye tepemize sicacaklar
-2
mirty
(08.06.26)
(7)

Üstüme çorap atın!

twelfth
Ofis işinde çalışıyorum. Her gün siyah çorap giyiyorum. Şimdiye kadar denediklerim:- Klasik markaların siyah pamuklu çoraplarını alıyorum. 2 yıkama sonrasında bilek kısmı ayağımdan geçmeyecek kadar daralmaya başlıyor.- Nike, Adidas gibi markaların siyah pamuklu (bazen havlulu) çoraplarını alıyorum.
Ofis işinde çalışıyorum. Her gün siyah çorap giyiyorum. Şimdiye kadar denediklerim:

- Klasik markaların siyah pamuklu çoraplarını alıyorum. 2 yıkama sonrasında bilek kısmı ayağımdan geçmeyecek kadar daralmaya başlıyor.

- Nike, Adidas gibi markaların siyah pamuklu (bazen havlulu) çoraplarını alıyorum. 5 yıkama sonrasında rengini aşırı kaybediyor. Pantolon siyah, ayakkabı siyah, 2sinin arasında koyu griye dönmüş bir çorap çirkin görünüyor.

- Bambu dedikleri çoraptan aldım. Aşırı kalındı ve örmeleri ayağımın altında çizgi çizgi hissettim bütün gün.

Üstüme kaliteli, rengi atmayan, darlaşmayan kaliteli soket erkek çorabı atın lütfen?
0
twelfth
(07.06.26)
i.imgur.com

cok memnunum, asiri rahat. uskudar beritan camasircisindan almistim toplu olarak. benim de almam lazim ama uzundur gitmiyorum. internette bulunabilirse bir dene derim.
0
arakaali
(07.06.26)
Katia and bony

Bence kaliteli çorapları. Coraplarinizi kurutma makinesine atiyorsaniz atmayin.
0
a perfect lie
(07.06.26)
mavi 'nin pamuk oranı yüksek ürünleri
0
mantık
(07.06.26)
çok sıcakta yıkamayın.

bir de siyah pantolon, siyah ayakkabı arasına giyin renkli çorap çıkın. gömlek ya da kravat renginize uydurun, renkli çorap giyin.
+1
co2s2
(07.06.26)
istediğiniz özellikleri ancak spor sınıftaki çoraplar sağlayabilir. nefes alabilen naylon olmasına özen gösterin. tchibo, decathlon, marks&spencer'da falan bulabileceğinizi düşünüyorum.
0
lil siztah
(07.06.26)
Bimde satılan erkek çorapları iyidir,deneyin,hoşunuza giderse alırsınız daha fazlasını
0
denizciman
(08.06.26)
Bimde satılan +1

Ben de eşime klasik ayakkabının içine giymesi için almıştım, bambuların ince olanları da var hepsi kalın değil. Bimde ince olanı satılıyor gayet güzel.
0
Sadece soruyorum
(08.06.26)
(3)

esnafla diyaloğa mı girmeli

mantık
bazıları abartıp 2 araçlık yer kapatıyordüzgün bir şekilde derdimi anlatabilirim, kapının girişi kadar yer bırak diye öneri sunabilirim yapar yapmaz orasını bilemembelediyeye yazıyorum görevlerini yapıp düzeltmediler durumutekrar mailleri de işe yaramadıcimere yazdımben daha ne yapabilirimbir de bir
bazıları abartıp 2 araçlık yer kapatıyor
düzgün bir şekilde derdimi anlatabilirim, kapının girişi kadar yer bırak diye öneri sunabilirim yapar yapmaz orasını bilemem
belediyeye yazıyorum görevlerini yapıp düzeltmediler durumu
tekrar mailleri de işe yaramadı
cimere yazdım
ben daha ne yapabilirim

bir de bir apartmanın önüne 3-4 tane beton saksı atmışlar onu da kaldırtamadım
ya hatırlı biri ya da 60-70 kiloluk şeyleri kaldırmak için zahmete girmiyorlar

bu duyuruyu esas açma sebebim
olayı anlatan metin ve resim paylaşsam
kaç kişi belediyeye mail atar
en azından cevaplamakla uğraşsınlar
imgur.com
-1
mantık
(06.06.26)
O yuvarlak saksılar en az 300 kg. 5-6 torba toprak var içinde min. O saksılar kalkınca araç park edecek değişen ne?

Bina girişinin önüne bu saksılarda. İki tane koyup koridor yapın
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
amaç zaten onların kaldırılması
yolun parka açık hale getirilmesi
0
🌸mantık
(07.06.26)
kafaya göre bu saksıları koyamazlar. normalde belediyenin kaldırması lazım.
0
gurur
(08.06.26)
(28)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
0
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(9)

Kimsenin bir şey okumaması hakkında

xephyr
Selamlar,Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile. Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip
Selamlar,

Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.

Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile.

Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip chatgpt'ye atıp özetlettirip öyle okuyor şirketteki developer.

Ulen kimse bir şeyi okumazsa, kendi bir şey yazmazsa bu işler nasıl yürüyecek ?

Hiçkimsenin bir şeyi okumadığı yerde ben derdimi nasıl anlatıcam? Nasıl kendimi duyuracağım?

Millet anca reels kaydırma telaşesinde. Oraya da adam akıllı bilgi koysan, kimse dinlemiyor. Anca ampır ampır şeyler izlesinler.

Bu dönemin metası ne ? Napıcaz ya?

Teşekkürler.
+6
xephyr
(05.06.26)
Sorunuza bir cevap değil ama benzer isyanlarda oluyorum zaman zaman. Mesela bir şeyler üretmek istiyorum (bir kitap, bir YouTube kanalı anlamlı animasyonlar vs) sonra bu konuyu düşününce tüm motivasyonum gidiyor. Kendi kendimi mi eglendireceğim diyorum. Her şey hızlı tüketiliyor, okuma hatta dizi-film izlemede bile dikkat süremiz kalmadı. Kendime de kızıyorum tabii. Boş vaktinde kafa dagitmak için hemen YouTubedan boş şeyler izliyorum. Saçma da olsa saçma olmasa bile bu kadar çok fazla icerige maruz kalmanın sonu nereye varacak gerçekten? Yapay zeka da aynı şekilde çok faydası olsa da çok da tembellestirdi bizi. Yani gerçekten insanlıgi aptallastirmak için müthiş bir kombinasyon oluşturdular. Reels+yapay zeka.

Sizin site konusunda çözüm yaratilamaz mi acaba, mesela ne bileyim öyle bir şey olsun ki gerçekten okumak zorunda kalsinlar. Örnek veriyorum müşterinin ilgilendiği konuyu yazıları okuyup anca öyle bir sonraki bilgiye ulaşabilecekleri tıklatmalar yapma gibi. Saçma bir örnek verdim de kastettigim şey yani bir şekilde okumaya mecbur kalmaları sağlanamaz mi?
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Medeni insanlara yönelik bi hizmet vermen gerekiyor. Mesela bendeniz aydınlatmaya meraklı biriyim. Salon mutfak ve yatak odası ışıklandırması üzerine alışvrriş yaparken detaylıca okuyorum. Okuduklarım bilimsel referanslı şeyler.
Millet reklam okumak izlemek istemiyor.
1 kaliteli müşteriyi hedeflemek.
2 reklam olmayan dolu içerik
3 merak uyandırıp ürüne yönlendirme

Ama illa ki 1. Madde.
0
Lh12
(05.06.26)
Sorunuzun cevabı biraz sorunun içinde zaten ama zannediyorum ana sebebi insan tabiatının kendini doğal haline bırakırsa her zaman kolaya kaçacak olması. Reels falan bizi iyice mahvetti zaten de tabiat aynıydı hep.
0
mbond
(05.06.26)
ne yazdin okunmuyor dkfjgf

insanlar okumuyor. cünkü senin özelinde söylemiyorum ama netlikten ziyade süslü süslü kelimeler kullaniyorlar. sadece chatgpt yi okuyup anlayabiliyorum.
gecen o kadar sacma bir email yazmis ki chatgptye ne diye sordum 2-3 kelimeyle anlatti.
-1
Purple life
(05.06.26)
İnsanlar artık her türlü bilgiye en kompakt halinde ve en hızlı şekilde ulaşmaya meyilli hale geldi çünkü muazzam bir bilgi akışı var. Kendi işimden örnek vereyim; 15 senedir matematik öğretmenliği yapıyorum, bunun ilk 12 senesi klasik sınıfa gir ders anlat, online olarak öğrencileri topla anlat şeklinde geçti. Şu anda yazdığım soruları Instagram'da paylaşıyorum. Kimsenin sınıfta anlatılanı anlayamayacagini demeyeyim de process edemeyeceğini biliyorum. O tip bir bilgi akışı dağınık gelecek insanlara. Her soru için ayrı ayrı trickler, nerede ne yapılır, hangi sırada yapılır bunları 3 saniyelik odağı dağıtmayacak görsellerle kısa sürede vermem gerekiyor.
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
Bir şirkette üretilen dokümanların çok büyük bir kısmı okunmaz, bu AI'dan önce de böyleydi. Doküman genelde "Bunun X dokümanı var mı" sorusuna "Evet" cevabı vermek için yazılır.

Zaten doküman çok kötü bir iletişim yöntemidir; etkileşime olanak sağlamaz, anlaşılabilirliği yazarının o konuyu yazılı olarak ifade edebilme kapasitesiyle, içeriği de o kişinin bilgisiyle en baştan sınırlıdır... O yüzden de doküman iletişim gereken süreçlerde mümkünse en son araç olarak kullanılmalıdır.
+4
salihdt
(06.06.26)
dönemin metası kısa videolar. ama iş hayatına uyarlamak biraz zor.

50 milyonluk ev satan emlakçılardan galericilere, uzmanlardan bilmemeye kadar, herkesin hızla tüketmeye alıştığı içerik kısa videolar.

yazmayın, video ile anlatın.
0
babilfish
(06.06.26)
Musterime whatsapptan 2 kere iskonto oranını yazmışım, hâlâ daha arar sorar benim iskontom kaçtı diye.
Dün bunu düşündüm, insanlar (biz de dahil) her şeyin kolayına kaçıyoruz.
+1
etna
(06.06.26)
okuyan insanlarla karşılaşmak için dua edilebilir
-1
mantık
(06.06.26)
(8)

Anal fissür makat çatlağı

liberalhippi
Evet 2 aydır çekiyorum ve kendiliğinden geçmesini çok büyük bir umutla bekliyorum ameliyatını asla olmak istemiyorum. %1 ihtimalle bile olsa çatlağın kapanma şansı yok mudur :(
Evet 2 aydır çekiyorum ve kendiliğinden geçmesini çok büyük bir umutla bekliyorum ameliyatını asla olmak istemiyorum. %1 ihtimalle bile olsa çatlağın kapanma şansı yok mudur :(
0
liberalhippi
(04.06.26)
fotoğrafını çekip buraya at
-14
nahtoderfahrung
(04.06.26)
zamanında başıma gelmişti ve doktora gitmeyi sevmeyen biri olduğum için hanım eczaneden bir merhem almıştı ama merhemin ne olduğunu hiç hatırlamıyorum.

yazdıklarınızdan net anlaşılmıyor. doktora gittiniz mi? gittiyseniz direkt cerrahi çözüm mü önerdi?
0
lazpalle
(04.06.26)
Evet cerrahi çözüm önerdi :) insan bir krem önerir bir deneyelim der. Ben de doğal yollarla çözümler deniyorum. Tuvaletten sonra 3 saat ağrım var sonra geçiyor gibi ertesi günkü tuvalete kadar
0
🌸liberalhippi
(04.06.26)
Zamanında yaşamışlığım var ancak ameliyat olmadım, 3-4 senedir herhangi bir problem de yaşamadım. Beslenmenize ve hayat düzeninize dikkat etmeniz gerekir. Bir kaç krem iyileşme sürecini hızlandırıyor ancak isimlerini hatırlamıyorum maalesef.
0
yercekimini kendine ceken adam
(04.06.26)
Nifedipine icerikli bir krem verilmisti bi kere; 3-4 kullanimdan sonra ciddi rahatlatmisti. 2 hafta filan duzenli kulalndiktan sonra ihtiyac olursa'ya evrilmisti ama cok ileri seviyede degildi. bu 1-2 yil onceydi, o gun bugundur oyle siddetli bir tekrarlama olmadi.

Yanliz fena bas agrisi yapiyordu, kremi surdukten sonra 30-45dk yatmak gerekiyordu.

bu surecte daha yuksek fiber icerikli seyler tuketmeye de basladik (orn normal ekmek yerine tam bugdayli ekmek gibi). buna ozellikle dikkat edince sorun olmuyor.
+1
taurina
(04.06.26)
Botox + rectoderm ile çözülebilir. (3-6 ay içinde)
Sonrasında asla kabız olmamanız gerekiyor.
0
yadigar
(04.06.26)
nutrigina topuk çatlağı kremi sür her gün
0
mantık
(04.06.26)
kadın mısınız bilmiyorum. bana da ameliyat demişlerdi. tekrarlayan bir şey olduğu için yaptırmak istemedim kaçtım ameliyattan.

ama şu an yaptıklarımı sıralayayaım bayağı hafiflettim ben.

kadınsanız kalın dar külotlu çorap veya tayta elveda diyin hayatımdan çıkarttım bunları. dar kalem etek ve elbise giymeyi de bıraktım. yani popoyu sıkıştırmamak gerek.

ikincisi taharetlenirken aşırı sert biçimde temizlenmeyin. gerekirse her tuvaletten sonra duş alın.

üçüncüsü bol bol posalı gıda ve meyve. her gün en az bir elma ve armut yiyorum. onun haricinde de başka meyveler de yemeye çalışıyorum. meyve sebzeye abanacaksınız. ve asla ağır ve acı şeyler yemeyeceksiniz doktorum meyvesiz gün geçirme demişti bana
0
Hallegadola
(05.06.26)
(11)

Motor Kullanma Fikrinden Caymalı mıyım ? Denge konusunda aşırı Yeteneksiz ve Beceriksizim

vivitlawliet
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.Bisiklet olmadan motor öğren
Hayatım boyunca bisiklet, motor ya da araba kullanmadım. 30 yaşından sonra motosiklet öğrenmeye karar verdim.

Önce bisiklet sürüp dengeyi öğrenmem gerektiğini söylediler. Özel ders aldım ama 3 saatte bisiklet sürmeyi öğrenemedim. Hem kendimi hem bisikleti sürekli düşürdüm.

Bisiklet olmadan motor öğrenmeyi denedim, yine özel ders aldım fakat 2 saatte neredeyse hiç ilerleme kaydedemedim.

Hayatım boyunca denge konusunda hep yeteneksiz biri oldum. Askerde bile yürüyüş yaparken hep yanlış yürür, diğer arkadaşlarımın düzenini bozardım.

Bu konuda ne çok merhametli ne de çok acımasız davranmazsanız ne tavsiyede bulunursunuz bana ?

Motorla vakit kaybetmeden araba kullanmayı mı öğrenmeliyim ?

Arabayı kolay yem olarak görmüyorum yanlış anlaşılmasın. Arabada vücudum denge sağlamak zorunda olmadığı için onda bu problemi yaşamayacağım. Benim için en büyük avantajı bu.
0
vivitlawliet
(04.06.26)
senin yerinde olsam bisikleti zorlardım önce. kafadan bir yıl düzenli bisiklet kullandıktan sonra eğer denge olayını da hallettiysen motora yönel. bunları yapmadan net araba derim motorun gerçekten şakası yok.
+1
veri
(04.06.26)
denge sorunun varsa boşver. yollar zaten manyak motorcu dolu, eşekten inen motora biner oldu (sözüm sana değil). kendi canın için gerek yok bence.
-2
gobekliraki
(04.06.26)
30 sene bisiklet sürmüş biri olarak motorumu da aldığım gün sorunsuz dengede durup kullanmaya başlamıştım. Buna rağmen bir gün yol kaygan olduğu için motordan düşüp hastanelik oldum. Yani kısacası çok kolay kullananlar için bile motor çok riskli ben sizin yerinizde olsam direkt arabayı öğrenirdim
+1
alaimisema
(04.06.26)
çocukken bisiklet sürmemişseniz şimdi motosiklet kullanamamanız normal. eğer motosiklet istiyorsanız bir bisiklet alacaksınız ve 3 ay, 6 ay, belki 1 sene bisiklet süreceksiniz. öğrenirken de öyle saçma sapan akrobatik şeyler öğrenmenize gerek yok, beyin sadece iki tekeri öğrenecek. sonra motosiklete geçersiniz. ama bence bunu yapacaksanız gün bugün. hemen bisiklete başlamanız lazım. eğer ertelerseniz ve 5 sene sonra yine motor deneyeyim derseniz aynı hikayeler, fakat bu sefer daha zorlu olmaya başlayacak.

ha bence motosikletten bağımsız olarak bisiklet alın, öğrenin ve sürün. hem spor olur.
0
malheiros
(04.06.26)
hayatında hiç bir araç kullanmayan insanlar motor kullanabiliyor, kullanması da çok rahat. ancak düşme ve kaza yapma durumu riskli. bir kere önüme köpek çıktı çarpmamak için ayağımı koydum, bağlarım koptu. dikkatli kullanmak lazım.
0
mikahakkinen
(04.06.26)
her şeyden önce motor aşırı güvensiz bi ulaşım aracı değil mi? kasaba içinde yaşıyorsanız anlarım ama onun dışında büyükşehirlerde vs motorla seyahat etmek bence çok riskli. motor kullanmaya başlayanların yüzde seksen beşi ilk iki ay içinde kazaya karışıyor diye bi bilgi kalmış hatta aklımda.

ben de mesela becerilerime güvenmediğim için direksiyon başına geçmekte hep isteksiz kalıyorum.

şart değilse direkt araba kullanmayı öğrenin.
-1
elorelia
(04.06.26)
Bence riskli, tavsiye etmem şu durumda, hele ki dengem de kötü diyorsanız asla.

Ben yıllardır uzun tur bisiklet sürüyorum, henüz motorsiklete cesaret edebilmiş değilim
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.06.26)
caymalısın
0
mantık
(04.06.26)
bisiklet başka, motosiklet başka, ikisi arasındaki tek ortak nokta 2 tekerlekli olması.

dengem kötü ne demek, gidip kulaklarını kontrol ettirdin mi? disleksi mi var sağı solu karıştırıyorsun?

iki saatte ilerleyemediğin seviye nedir? ne kadar ilerlemeyi planladın da edemedin?

burada bir sürü motor kullanıcısı var ancak yarışlara katılan bir kaç kişidir o da belki. neyi planladın da nereye ulaşamadın ki?

bisiklet kullananlar da çocuk yaşta kullanıyorlar şimdi geriye bakınca babam arkamdaydı bir baktım ben gitmişim babam geride kalmış beni bırakmış işte öyle başladım kullanmaya gibi anılar anlatırlar ama kimse 3 teker kullandığını hatırlamaz yada o babanın bırakmadığı bilmem kaç günü, yani bisiklet genç de olsan yaşlı da olsan bir kaç saatte öğrenilmiyor, günler haftalar gerekiyor, yaş geçtikçe o zaman biraz daha artıyor ancak imkansız olmuyor.

yani zamanla oluyor, hiç birimiz bir günde bir şeyi öğrenmedik. zaman aldı, azar işittik, düştük dizimiz kanadı.

evet bisiklet kullansaydın, adaptasyonun hızlı olurdu ancak bisiklet kullanıyorsun diye motorda ikinci gün trafiğe çıkabilirsin, 3 ncü gün pistte, 4 ncü gün derece alırsın demek değil.

trafik deneyimi başka bir şey. yıllarca araç kullananlar motora geçince hemen trafiğe çıkmıyorlar biraz mahallede takılıyorlar falan. her şey zamanla oluyor.
+1
selam
(06.06.26)
bisikletten dusersen en fazla beyin sarsintisi gecirirsin, olme ya da sakat kalma sansin cok dusuk (ki ben dustum ve beyin sarsintisi gecirdim)

arababayla kaza yaparsan, gunumuz teknolojisiyle yine olmek ya da sakat kalmak kolay degil, bahya ugrasman ve sanssiz olman lazim. 3-4 kazam var, cogunlukla bana vurdular. aracin icinden burnum kanamadan ciktim.

motorda ise durum farkli. arac kazasiyla olen tanidigim yok, ama motor kazasindan olen birkac tanidigim var. iyi ekipman bile olsa motorun hic sakasi yok.

o yuzden ben de motor isteyen biri olarak uzak duruyorum ki 25 sene arac deneyimim var, 26 feet havali fren kamyon dahil kullanmadigim arac kalmadi. bence cok cok riskli bir aktivite. bisiklet bile kullanmayi bilmeyen birine onerilmez.
0
cooperr
(06.06.26)
(9)

neden gezmekten keyif almıyorum sorunsalı

veri
32 yaşındayım yaklaşık pandemiden bu yana rutinim aynı. hafta içi iş, (evden çalışıyorum) cuma akşamından itibaren pub/sahil bazen club üçgeni ve sonra pazar akşamı yatış aynı döngü devam. zerre şikayetçi değilim hatta yemek konusunda da böyleyim 5 gün aynı yemeği sipariş verebilirim sıkılmadan faka
32 yaşındayım yaklaşık pandemiden bu yana rutinim aynı. hafta içi iş, (evden çalışıyorum) cuma akşamından itibaren pub/sahil bazen club üçgeni ve sonra pazar akşamı yatış aynı döngü devam. zerre şikayetçi değilim hatta yemek konusunda da böyleyim 5 gün aynı yemeği sipariş verebilirim sıkılmadan fakat sıkıntı hayatıma giren insanlarda oluyor. rakı balık veya gitmeye değecek bir mekan değilse siksen çıkamıyorum evden. başka bir ülkeye gitmek, tatile gitmek (denedim odadan çıkmıyorum veya beachte üçlü sarıp uyuyorum) zerre ilgimi çekmiyor. bir ara ski denedim onda da ayağımı kırdım kafam güzel denediğim için. tek hobim düzenli poligona gitmek. tüm bunları kabul eden kadınlar ya ağır asosyal çıkıyor veya hostes gibi mesleklere sahip olanlar oluyor. ikisi de bana uymuyor. benim durumum normal mi? değilse nasıl çözülür psikolog vs çözemez gibi geliyor çünkü mutluyum baya ama normalde gelmiyor bir yandan.
-5
veri
(02.06.26)
Sen asosyalsin galiba.

Tek hobi poligon falan. Senden hoslanan kadinlar senin gibi agir asosyal kadinlar olur tabii.
Hosteslerle de iliskin zaten uzak mesafe iliskisi gibi oldugundan anlamiyorsunuzdur.
-5
Purple life
(02.06.26)
Boyle mutluysan degistirme.
+6
baldur2
(02.06.26)
hobi niyetine poligona giden adam normal değildir zaten
+10
croswell
(02.06.26)
Boyle mutluysan degistirme. +1


Şahsen keyif aldığım mevcut yaşantıma gelene kadar, ya bundan memnum değilim diye diye geldim.
+1
put it in your appropriate place
(02.06.26)
Hafta sonu pub, club ve sahil varsa durumunuz epey iyi diyebilirim.
+3
Sour
(02.06.26)
Zevk almadığın şeyi kompulsif olarak yapmanın mantığı yok. Instagram çıktı çıkalı aşırı gezmek bir meziyet oldu.
+1
runaway
(02.06.26)
Ben de sorun degil derdim, nihayetinde kimse gezmeyi sevmek zorunda degil, ancak sende alkol egilimi de var gibi. Bu sebeple ben psikolog diyorum.
+2
osssy
(02.06.26)
hocam kendine yaşıyorsun sadece, ihtiyaç sahiplerine bütçe ayırmıyorsan o konuya yönel
-3
mantık
(02.06.26)
depresyon var mı? bu önemli.

eğer yoksa, sizin hayat da böyle. size benzeyen biri ile mutlu olacaksınız.
+1
gurur
(03.06.26)
(8)

Genç görünmek neden bazen dezavantaj olabiliyor?

purplee
Herkese merhaba, 34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.Kendimi özellikle yaşlı göstermek
Herkese merhaba,
34 yaşındayım ve bir çocuk annesiyim. Sürekli yaşımdan küçük gösterdiğim söyleniyor. Eskiden iltifat gibi geliyordu ama artık biraz can sıkmaya başladı. Çünkü bana ilgi gösterenlerin erkeklerin çoğu da benden birkaç yaş, bazen epey yaş küçük oluyor.

Kendimi özellikle yaşlı göstermek istemiyorum tabii ama insanların beni 25-26 yaşında sanmasından da yoruldum. Bu durumun önüne geçmenin bir yolu var mı? Giyim, saç, makyaj, tavır vs. gerçekten etkili oluyor mu, yoksa yapacak bir şey yok mu?

Benzer durumda olanlar nasıl çözdü?

Teşekkürler
0
purplee
(01.06.26)
daha smart casual tarzı giyim benimseyebilirsiniz. görüntü çocuksu ise bu yapılabilir.
0
addison
(01.06.26)
Kurumsal şık ve modern feminen bir giyim tarzım mevcut aslında.
0
🌸purplee
(01.06.26)
Cevap değil ama uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşım var. 40 linyaslarda ama 33 gibi gösteriyor. Giyimiyke vs ilgili değil, kısa boylu minyon tipli birisi. Hep küçük gösterdi.
Muhtemelen yapacak bir şey yoktur
0
kisa
(01.06.26)
sorun kısmen sizde değil. kısmen de ne maksatlı olduğu belli olmayan
yaşa, görüntüye takılan insanların etrafımızda bulunmasından olabilir.

kabaca 25-30 yaş arasının hayatı belki de algılama biçimleri farklı ve daha yüzeysel.
instagram okulu mezunları...
kimileri için kadın hayatın devamı ve sosyal denge için önemli bir varlık , kimileri için ise sadece bir obje. beğeni iltifatların da büyük çoğu pragmatik anlam içerir .

giyim veya kozmetik yönlü değişimler geçicidir.
mekan ve zihin değişimi daha elzem.
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
yapacak bir şey yok. hamileyim geçen kan verdim hemşire dedi ki sen 32 yaşında mısın 22 gösteriyorsun bu kadar genç neden hamilesin diye soracaktım dedi. evlenmeden önce de mekanlara girerken kimlik soruyorlardı o zamandan bu zamana büyümüşüm ama çok da büyümemişim demek ki.

ben de kısa biriyim ama minyon değilim mesela. yine de durum değişmiyor. biz de genetik alıştım artık ben. eskiden çok bozulurdum ama
0
Hallegadola
(01.06.26)
Erkek olarak sakal bırakmakla çözdüm. Güneşlenince de yaşlanıyorsunuz.

Kadınların kıyafet, saç, makyaj gibi opsiyonları var. Saç özellikle. Sizin saçınız nasıl?
0
gabe h coud
(01.06.26)
Simsiyah saçlarımı geçen sene ilk kez boyadım. Açık saç bir tık iyi geldi ama gerisi yok malesef
0
🌸purplee
(01.06.26)
bununla mutlu olup nazar gelmemesine çalışacaksın
+1
mantık
(01.06.26)
(6)

günlük tutuyor musunuz?

sorucu
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.1-günlük tutuyor musunuz?2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem k
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.

1-günlük tutuyor musunuz?
2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?
3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem kağıda mı? elle yazarken beynin daha etkin bir şekilde çalıştığına ilişkin çalışmalar vardı diye hatırlıyorum. yani bazen içimden geçenleri klavyeyle değil de kalemle yazmak çok iyi hissettirebiliyor beni içimi boşaltmış gibi oluyorum. ama yani boş yere parmaklarım yorulacak gibi de geliyor çoğu zaman.

faydasını görüyor musunuz ruh hali olarak. bunu sormak istemiştim aslında. çoğu zaman yazdığımda faydasını görüyorum aslında daha berrâk düşünmeye başlıyorum, geviş getirdiğim düşüncelerin yoğunluğu azalıyor. ama çoğu zaman da ne yazacağım ne faydasını gördüm ki düşüncesi kafamda dolaşıyor, eski yazdıklarıma bakıyorum aynı olumsuz duygu ve düşünceler tekrar etmiş de etmiş. yani kendimi her gün ya da her x günde bir yazmaya zorlasam belki daha çok faydasını görürüm gibime geliyor.

biraz dağınık bir sorular yığını oldu kusura bakmayın ama bu konuda her türlü katkıya açığım.
0
sorucu
(31.05.26)
1. Tutuyorum.
2. Lise yıllarımda düzenli tutuyordum. Üniversitede yazma sıklığımı azaltarak yine tuttum. O dönem çok mektup yazıyordum bu biraz günlüğe verdiğim ağırlığı azaltmıştı. (keşke yine mektup yazacak arkadaşlarım olsa) Çalıştığım yıllarda da ara ara yazdım. Ama yazmadığım uzun aralar da oldu. Şimdi son iki yıldır yine lisedeki gibi düzenli yazıyorum. Ama benim düzenli dediğim öyle her gün şu kadar her hafta mutlaka bi kere gibi değil. Bazen üç gün arka arkaya bazen haftada bir. Ama devam ediyorum. Benim için düzen bu, sürüyor olması.
3. Deftere dolma kalemle.

Eski yazdıklarımı okuduğumda kendimden çok etkileniyorum. Hhahah. Şuan aptallaşmış gibi hissediyorum. Çalışma temposu yüksek bi hayatta yazmak bazen tatsız oluyor gerçeklerden dolayı. Ben biraz daha bazı şeyleri ileride de hatırlayabilmek için yazıyorum. İzlediğim oyunlardan sonra düşündüğüm şeyleri, okuduğum kitaplar hakkındaki fikirlerimi filan da yazıyorum. İlla ki yazınca rahatlıyorumdur ama benim öncelikle amacım ileride okuyacağım günler, tattığım şeyler, gördüğüm yerler okuduklarımın anlık hissettirdiklerini kaydetmek ve haftalık planlarımı da belirlemek gibi.

Aynı olumsuz şeyleri yazıp durduğunu fark ediyorsan bunları tekrarlamamak için bir şeyleri değiştir yaz oku, değiştir sonuçları yaz oku. Deney defteri gibi işte faydalı olur.
aynı şeyleri yazmak değil de aynı şeyleri yapmamak. yani demek istediğim yazmaya zorlamak değil de yazarken bir şeyleri değiştireceğine kendi ikna etmek mühim gibi.
0
a perfect lie
(31.05.26)
1) Evet tutuyorum.
2) Aklıma bir şey geldiğinde illa yazarım.
3) Bilgisayarda tutuyorum.

Faydasını görüyorum. Seneler içerisinde bazı düşüncelerim değişmiş ve gelişmiş. Bazıları sabit kalmış.
0
put it in your appropriate place
(31.05.26)
terapiye ilk başladığım aylarda günlük gibi değil de, hissettiklerimi ve düşündüklerimi yazıyordum sürekli. baya a4 kağıda yazıyordum. yoğun bir anksiyetem vardı, sayfalarca yazıyordum. anlık rahatlatıyordu.

o günler çok geride kaldı. ne yazmışım o kadar şimdi şaşırıyorum.

şimdilerde instagram'da öneriyorlar bunu. gece yatmadan önce kafamıza takılanları yazarsak daha rahat uyurmuşuz ve o sorunları çözmemiz daha kolay olurmuş falan.
0
art cat chocolate
(01.06.26)
hep heveslenirim ama tutmam.
arada future.me'ye bir şeyler gönderiyorum sadece.
0
lazpalle
(01.06.26)
Kara bir defterim var, karalarimi ve kararlarimi yaziyorum. Eski bir ajanda aslinda, aradan bir sayfa acip ona yaziyorum. Bazen konular birbirine baglanabiliyor. Bunun icin defterini numaralandirman iyi olur. Mesela “x’ konusu hakkinda yaziyorsun 23 nolu sayfaya, daha once 12. sayfada bu konudan bahsetmissin. O zaman 23 rakaminin onune 12 yaziyorsun, ileride o konudan bahsettiginde de o sayfanin no.yu saga yaziyorsun. 12/23/46 gibi
0
sadegazoz
(07.06.26)
telefona yazıyorum not tutuyorum
bazen olayı sesli olarak dile getirip diyaloglar kurup zihnimden uzaklaştırmaya çalışıyorum
bazen de kağıda yazıyorum
0
mantık
(07.06.26)
(7)

Nereden yazlık almalı?

infinitedreams
Ankara'da yaşayan emekli anne baba için gidip gelmesi kolay bir lokasyonda, aşırı sıcak olmayan ve fiyatların görece makul olduğu bir yazlık arayışımız var. Tavsiyelerinizi alabilirim.Teşekkürler.
Ankara'da yaşayan emekli anne baba için gidip gelmesi kolay bir lokasyonda, aşırı sıcak olmayan ve fiyatların görece makul olduğu bir yazlık arayışımız var. Tavsiyelerinizi alabilirim.

Teşekkürler.
+1
infinitedreams
(31.05.26)
Gerze. Sinop'a da yakın.
0
huladancer
(31.05.26)
devremülk bakabilirler aidatı var ama tadilat, bakım, güvenlik vs. uğraştırmaz
bolu narven
balıkesir güre
iyi konumda ve tarihteyse zarar etmeden satılabiliyor
0
mantık
(31.05.26)
ankarali arkadasimin ailesi ayvalik'i tercih etti. sebebi diger arkadaslarinin da o sitede olmasi.
belki yoldan dolayi da insanlar böyle bir secim yapmis olabilirler.
-1
Purple life
(31.05.26)
edremit körfezi emekli cennetidir. fiyatlar uygun, hava çok sıcak değil. özellikle akçay tarafı
+1
co2s2
(31.05.26)
Yazları Egede her yer kalabalık ve boğucu oldu. Ege hariç bakılmalı.
+1
mikahakkinen
(31.05.26)
Bursa/ Kurşunlu diyorum. Ama denize girmeye pek musait değil.

Kumla derim, fiyatlar cok makul ama hem evler eskidir hem de sahili yazin asiri kalabalik.
0
duster
(31.05.26)
dikili
0
designer
(31.05.26)
(5)

Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

mertumursamaz
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Öforibir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durumhttps://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96foriMüzikle
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Öfori
bir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durum
tr.wikipedia.org

Müzikle yaratıyorum ben zor işler yaparken sürekli sevdiğim şarkıları dinliyorum

kendi öforinizi sizler

Türler

Egzersize bağlı
Müzik kaynaklı
Seks kaynaklı
İlaca bağlı
Sanrılar
Uyarıcılar
Depresanlar
Opioidler
Cannabinoidergics
İnhalanlar
Glukokortikoidler
Oruç tutmanın neden olduğu
Mania
Epilepsi
Migren
Multipl skleroz
Cinsiyet coşkusu

Hangisiyle yaratıyorsunuz?
0
mertumursamaz
(31.05.26)
Doğada yürüyerek. Mümkünse yeşil içinde. Yalnız migrenle nasıl öfori yaratılır ya? Öforinin tam tersi bir hisse sebep olmuyor mu?
0
Amaranta ursula
(31.05.26)
Epilepsi, migren ve MS?
0
pro9it9is9
(31.05.26)
ağırlık kaldırma (fitness antrenmanı değil)

ağırlık kaldırmazsam modum düşüyor, içkiyle teselli buluyorum. sırf bu yüzden spor salonuna gidemediğim zamanların telafisi için evimin bir odasını gyme çevirdim.
0
yurtsuz john
(31.05.26)
Bunun tek bir yolu yok benim için.

Sevdiklerime sarılıp öperek, fiziksel ya da sözlü iletişim ile (Kedi, Köpek, At, Kuş vb. dahil)
Müzikle,
Doğa yürüyüşleriyle,
Bir şeyler tamir ederek (elektronik, mekanik, tesisat, kırtasiye, mobilya, inşaat, yazılım aklınıza ne gelirse)
Oyun ve bulmacalar ile (özellikle birebir rekabetin olmadığı olsa bile size yakın insanlarla olmayan yani kazandığında sevdiğiniz birinin suratının düşmediği takım oyunları ya da bireysel dijital ya da fiziksel oyunlar)
Bir konu hakkında derin okuma ve derin düşünme ile (bir nevi trans hali ama meditasyon değil)
Mevsiminde taze sebze ve meyveler yiyerek, bunun yanında özenle hazırlanmış güzel yemekler.
Soğuk denizde yüzerek,
Birine yardımcı olarak (tanıdığım ya da tanımadığım birine yardım etmek bende inanılmaz bir öfori yaratıyor. bu yardımların maddiyatla hiç alakası yok.)
Fikir ve tartışma ortamları
Bildiğin bir şeyi birine öğretmek ya da bilmediğin bir şeyi öğrenmek.
Detay temizlik (bir şeyleri detaylı bir şekilde temizlemek ve yenilenmesini görmek, temizlik hastalığı gibi değil ama daha çok renövasyon bahsettiğim)
Araç kullanmak, ne olduğunun çok önemli yok araba, bisiklet, motorsiklet, uçak, kayık, kano, atv, ekskavatör vb.
Arada sırada, alkol
+1
Jazz
(31.05.26)
ibadet şükür paylaşım
+1
mantık
(31.05.26)
(7)

Ani fren korkusu

metal69
Sokaklarda, caddelerde vs. değil de hızın yapıldığı otoyollarda orta şeritte 80-90 giderken 4-5 araç boyu takip mesafesi bıraktığım öndeki aracın bir anda ani fren yapacağı korkusu iIe gidiyorum otoyol seyirlerinde. Bu korku nasıl atlatılır?
Sokaklarda, caddelerde vs. değil de hızın yapıldığı otoyollarda orta şeritte 80-90 giderken 4-5 araç boyu takip mesafesi bıraktığım öndeki aracın bir anda ani fren yapacağı korkusu iIe gidiyorum otoyol seyirlerinde.

Bu korku nasıl atlatılır?
0
metal69
(30.05.26)
O korkuyu çok da atlatmamak, çok da rahatlamamak lazım bence. Ben trafikte herkesin deli olduğu önyargısı ile araba kullanıyorum. Arabanı teknik olarak en iyi seviyede tut, eksikse sürüş deneyimini artır, gerekirse güvenli sürüş eğitimlerine katıl. Arabana ve sürüş yeteneklerine güven duyarsan panik olmazsın.
+3
kaptan memo
(30.05.26)
doğru olan senin yaptığın ama trafiğin 20 30km hızla haraket ettiği yerlerde de öyle yapıyorsan, bu bir problem. bazılarını görüyorum; trafik ışıklarında durmuş, önünde 2 araçlık boş yer var ve telefonla oynuyor. motorla olduğum için yanından geçiyorum da eminim çok fena sövüyolardır.
+2
omer460
(30.05.26)
90'la giderken yeterli takip mesafesi bırakmıyorsan (4-5 araç 90km için yeterli değil) ve öndeki araç ani fren yaparsa çarparsın (garanti), ölebilir veya sakat kalabilirsin.
Takip mesafesine uyulmuyorsa, güvenli sürüş tekniği sihir yapıp sizi arabaların üstünden atlatacak değil.
Takip mesafesine uyunca hiç öyle öndeki ani fren yapacak diye bir endişe olmuyor. Yakın takip rus ruleti gibi bir şey, sadece silahta daha fazla mermi var.
+4
mikro patlama
(30.05.26)
Mesafe hız/2 değilmiydi, daha fazla mesafe bırakmalı bence. İmkan olmayan durumlarda da direksiyon kontrolü çok önemli, şerit değiştirmede aşırı dikkat. Yorulduğunda kenara çekip dinlenmek. İleri sürüş teknik hocaları da ne diyor bakmalı.
+2
dezember
(31.05.26)
daha fazla takip mesafesi bırakıp
yolun akışını analitik düşünerek
fren yerine gazdan ayağı çekerek
+2
mantık
(31.05.26)
Takip mesafesi değil durma mesafesi bırakın

imgur.com
+1
klardtt
(31.05.26)
Öndeki araca değil, daha öndekilere geniş açı bakarak sakin kalabiliyorum, baya faydasını gördüm.
+1
sinematikcrop
(31.05.26)
(23)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Evet. İğrenç bir şey.

El öpmek. Tuvaletten çıkınca elini yıkamamış birinin elini öpüyorsun belki.
Koronavirüs varken ne güzel el sıkma bitmişti.

Sünnet de bana ters gelmeye başladı. 18 yaş altı olan birinin vücuduna geri döndürülemez bir zarar veriliyor.

Nişan alışverişi denen garip şey. Evlenmeden önce kadının X gram altın istemesi.

Düşünsem çok bulurum.
-4
arbre
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-5
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-4
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
parfüm kullanmak
0
sadegazoz
(11.06.26)
(5)

fırın ızgara teli paslanmaz çelik olmuyor muydu ya?

konetsu
üstündeki yanıkları pislikleri temizliyeyim dedim glitzi çelik süngerle giriştim. yanmış yapışmış yağ kalıntıları vs. gitti tamam da üstündeki kaplama da gitti... yer yer bakır rengi bi katman çıktı yer yer onun da bittiği yerde koyu grimsi. yani sanırım demir üstüne bakır ve üstüne krom kaplama gib
üstündeki yanıkları pislikleri temizliyeyim dedim glitzi çelik süngerle giriştim.
yanmış yapışmış yağ kalıntıları vs. gitti tamam da üstündeki kaplama da gitti... yer yer bakır rengi bi katman çıktı yer yer onun da bittiği yerde koyu grimsi.

yani sanırım demir üstüne bakır ve üstüne krom kaplama gibi bişeymiş bu? bakır da krom kaplamanın tutunmasını arttırmak içindir, öyle ısı iletimi daha iyi diye kullanılacağını sanmam o kadar bakır kullanmazlar maliyeti yükselir.

neyse, bakır renkli(bakır mı emin değilim hala?) katmanın da bittiği noktalarda paslanma da oluyor. çöp mü şimdi bu tel?

pas direkt olarak zararlı değil tamam, demir oksit alt tarafı... sıkıntı paslı yüzeyde bakteri vs. oluşumunun tutunmasının filan daha kolay olması pasın kendisi değil. temizleyince hemen de paslanmaz. ama bakır da sıkıntı sanırım? kalaysız bakır ürünler de riskli deniyor hatta kalaylı bile benim tercihim olmaz. ama burada risk oluşturacak durum var mı emin olamadım? sulu yemek vs. yapılmıyor bakır kapta saatlerce saklanmıyor. tel ızgara işte...

asıl soru ise bulursam yenisini almayı düşünüyorum ama bunların paslanmaz çelikten olanı yok mu ya? hepsi böyle kaplama mı? bilsem tabiki çelik süngerle girişmezdim :D şaşırdım... çelik tavada vs. kullanıyorum normalde onu.

internette biraz baktım malzeme belirten yok belirtse de doğruluğunu bilemem. annem teli hiç kullanmıyor fırın kullansa da tepsi kullanıyor, onunki uyarsa onu alırım diyorum. markalar farklı olduğundan bi ölçüp bakmak lazım... onun malzemesi ne nasıl anlarız mesela kazımadan?
0
konetsu
(30.05.26)
Galvanizi gitmiş onun. Sanayide yaparlar da astarı yüzünü geçer sanırım.
Pas elbette zararlı da, ızgaranın üzerine eti koyuo kızartmıyorsundur ki. Sorun çıkmaz yani öyle.
Fırının servisiyle konuş. Yedek parça olarak bulunur belki.
Paslanmaz çelik niye olsun ki. Hepsi galvanizdir.
-1
Mirket
(30.05.26)
mıknatıs tutmuyorsa paslanmaz çeliktir malzeme
0
mantık
(30.05.26)
Ne marka o başkan. Normalde o kaplama çıkmaz. Yenisini al uğraşma.
0
mikahakkinen
(30.05.26)
@mirket paslanmaz çelik daha mantıklı olurdu gibi geldi. daha uzun ömürlü sorun çıkarmayacak ürün işte. biraz daha maliyetli tamam da tel sonuçta çok malzeme kullanılmıyor... genelde de fırın tellerini bulaşık teliyle temizleyen çok var ben de dayanıklı bi malzeme olacağını düşünmüştüm kaplama olmasını beklemiyordum.

@mantık mıknatıs tutuyor. paslanmaz çeliği hiç tutmaz diye bişey de yok ama... paslanmaz çelik olup mıknatısın çektiği bıçak termos vs. var. ha bunlarda da tabi demir kadar tutmuyor daha güçsüz bir çekim var. yine hiç çekmiyor veya zayıf tutuyorsa çeliktir diyebiliriz herhalde.

@mika vestel :( kendi tercihimle asla hiçbir ürününü almayacağım marka :D
0
🌸konetsu
(31.05.26)
"Paslanmaz çeliklerin birçoğu nikel içerdiği için mıknatıs tarafından çekilmez. Ancak, ferritik ve martenzitik yapıdaki (genellikle 400 serisi) paslanmaz çelikler nikel içermez veya çok az içerir; bu nedenle mıknatıs tutarlar."

gıda end. malzemelerde 18/8 Cr Ni olması lazım en az (304)
üretim hataları*, homejen olmayan malzeme, malzemenin şekillendirmesi (kavisli yüzeyler), kaynak noktaları da paslanmayı - mıknatıslanmayı etkiler

kuvvetli bir çekim varsa o malzeme düşük karbonlu düşük alaşımlı çeliktir
daha kolay paslanır

paslanmaz çelikler de noktasal* olarak paslanabilir, aşındığı yerden paslanır, zımparalayınca tekrar Cr2O3 tabakası oluşur, lekesiz yüzey elde edilir
(ortamlarda satmalık teknik bilgi: paslanmaz çelikler ve aluminyum malzemeler oksitlenerek parlak bir katman oluşturur bu da dış yüzeyde koruma oluşturur, böylece demir gibi paslanarak çürümezler)

fotosunu at sen ızgaranın
0
mantık
(31.05.26)
(7)

Sporcular, haftalık yemek hazırlıyorsanız, nasıl yapıyorsunuz?

aksinya
Beslenme büyük sorun, tavuk pişirsem bozulur, dışarıdan yemek sıkıcı ve güven sorunu var. Diyelim ki, mutfağa girdik ve 5 günlük öğün hazırlayacağız. Ne yaparız, yapıyorsunuz?
Beslenme büyük sorun, tavuk pişirsem bozulur, dışarıdan yemek sıkıcı ve güven sorunu var. Diyelim ki, mutfağa girdik ve 5 günlük öğün hazırlayacağız. Ne yaparız, yapıyorsunuz?
0
aksinya
(29.05.26)
3 günde bir üç günlük tavuk haşlıyorum. Bu işin baska yolu yok, tarif deneyeyim deyince makrolar şaşıyor, sıkıcı ama daha iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum, hocam nerede muhafaza ediyorsunuz tavuğu? havalar sıcak, korkuyorum hemen bozulur diye. 3 gün çok uzun bir süre gibi geliyor. Yanında ne yapıyorsunuz? Bir de ne tarz kaplar kullanıyorsunuz?
0
🌸aksinya
(29.05.26)
Normal buzdolabına saklama kabında koyuyorum aga. Yaninda günlük ihtiyacım kadar patatesi fırınlıyorum. Aşırı sıkıcı ama sağlıklı. Makrolar asla şaşmıyor

+++++ bozulma falan da olmuyor ben araştırdım dördüncü günü sıkıntıymış. Kokusunu, yapısını, rengini her mikrodalgaya koymadan kontrol ediyorum. Bugüne kadar sorun olmadı. 3 aydır böyle besleniyorum
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
sporcu gibi beslenmeyi bıraktım
spor yaptığım gün için önceden dolapta hazırlık yapıyorum
biraz kuruyemişle açlığı bastırıp 1 saate filan taze olarak hazırlıyorum
0
mantık
(29.05.26)
Tavukgöğsünü kuşbaşı doğrayıp öğünlere ayırıp buzluğa koyarım.
Günlük olarak buzluktan buzdolabına aktarırım. Sonrasında hazırlığı 5 dakika, pişmesi airfryerde 15 dakika ve fırında 45 dakika olan iki tarif verebilirim.

Yani günlük pişirmek daha pratik geliyor bana.

Pilav için de buharlı pişiricim var. Hazırlaması 3 dakika, pişmesi 40 dakika.
0
Mirket
(29.05.26)
yemeklerimi günlük pişirip yerim. sadece pilav artarsa dolaba koyup ertesi gün de yiyorum.
+1
yurtsuz john
(29.05.26)
Pazar gununden 4-5 gunluk saklama kaplarina porsyonlayip dondurucuya koyuyorum. Boylece hafta ici yemek derdim olmuyor ve sagliksiz seylere de yonelmemis oluyorum
0
acelaacedebela
(30.05.26)
(6)

Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

mertumursamaz
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor? Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linkle
Neden tc nin tüm mezbahalarında şoklamayla acısız kesim yapılmıyor?

Bu konunun bayraktarı olan ve konuyu ciddi olarak irdeleyen konu için mezbahaya giren izlenimlerini yazan röportajlar yapan ayşe arman a tebrikler ama keşke konunun takipçisi olsaydı ama olmadı konuyla ilgilenenler mutlaka bu linklere baksınlar.

m.haberturk.com

www.haytap.org

www.armanayse.com

www.hurriyet.com.tr

www.hurriyet.com.tr

Earthlings (Türkçe Altyazılı)
youtu.be

Google ın konuyla ilgili yapay zeka özeti bu

Elektrikli şoklama (bayıltma) yöntemi, Tavuk (kanatlı) kesimhanelerinde tüm Türkiye’de standart olarak uygulanmaktadır. Ancak Büyükbaş hayvanlarda şoklama uygulaması her tesiste bulunmaz; daha çok Avrupa standartlarında çalışan, özel entegre ve yüksek kapasiteli modern tesislerde (özellikle İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir ve Afyonkarahisar gibi illerde) hayvan refahı amacıyla tercih edilmektedir.

Türkiye’deki kesim standartları ve şoklama uygulamaları hakkında bilmeniz gereken detaylar şöyledir:

Tavuk Kesimi: Kanatlı hayvanların kesim öncesi elektrikli su banyosundan geçirilerek sersemletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının Hayvan Refahı Yönetmelikleri gereği tüm Türkiye'deki ruhsatlı kesimhanelerde uygulanmaktadır.

Büyükbaş / Küçükbaş Kesimi: Elektroşok uygulaması isteğe bağlıdır; ülkemizdeki mezbahaların çoğunda geleneksel yöntemler kullanılır. Ancak özellikle paketli et üretimi yapan büyük sanayi tesislerinde ve Et ve Süt Kurumuna ait bazı kombinalarda kesim öncesi elektroşokla sersemletme işlemi yapılır.

Dini Uygunluk: Diyanet İşleri Başkanlığı, hayvanın acısını azaltmak amacıyla yapılan elektrik şokunun, hayvan ölmeden boğaz kesimi yapılması şartıyla helal/caiz olduğunu belirtmiştir. Yine de bu konudaki hassasiyetler nedeniyle birçok yerel ve küçük işletme şoklama yapmamaktadır.

Bölgenizdeki veya tedarikçiniz olan bir tesisin şoklama yapıp yapmadığını öğrenmek için doğrudan tesise ait Mezbaha ve Et Tesisleri ruhsat ve sistem bilgilerini kontrol edebilirsiniz.

Benim düşüncem şu 2026 yılı oldu hala tc nin mezbahalarında şoklamayla acısız kesimler yapılmıyor anlaşıldı daha uzun yıllarda yapılmayacak belkide hiçbir zaman yapılmayacak.
+3
mertumursamaz
(29.05.26)
İti köpeği doyurdunuz, kediye kızım oğlum diye baktınız sıra tavukta inekte herhalde. Salın aga hayvanları herkes kendi işini yapsın
-13
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Mezbaha sistemi kurban organizasyonlarında(özel/kamu) ne kadar var ki zaten? Otopark Pazaryeri boş arazi vs yer tahsis ediliyor geçici,o kadar. Hatta kurbanı yatırmaya bile tenezzül etmiyor bazıları ,ayakta kesmeye çalışıyorlar. Tek ayaktan bağlayıp sallandırmak yada ayakları bağlayıp yatırmak gene iyi bunlara göre
-1
denizciman
(29.05.26)
Çünkü biz toplum olarak duyusal bütünlemesi problemli bir toplumuz. Hayvan kesme caniliği ayrı, daha sonrasında psikopat gibi vıcıklayıp et kesiyoruz. Ha şuna laf etmiyorum, et gerçekten pahalı. Yarım kg pirzola, yarım kg kuşbaşı, yarım kg kıyma aldım: 3 bin tl. Bu nasıl bir ücret yahu. Millette ne yapsın kurban alıp kesiyor. Kurbanı kendine hayır ediyor.
-2
mikahakkinen
(29.05.26)
şoklamanın daha az acıttığını neye göre iddia ediyorsun
anestezi değil bu

hayvanlar zevk için kesilmiyor
kurban ve normal et ihtiyacı için
çok kısa bir sürede ölüm gerçekleşiyor
etin sağlıklı olması için geleneksel kesim gerekiyor
-2
mantık
(29.05.26)
danstaki kızı saldın şimdi hayvanseverlik mi kaldı ozan?

hayvan kesiminin "islami' usulu var, tek seferde boğazını kesip canını alman lazım.
-3
klassno
(29.05.26)
İslami usullere göre kesim olayından dolayı. İslami kesimde hayvanın kanının iyice akıp vücuttan atılması gerekiyor. Bunun için de şoklama yapılamıyor. Şok ile ölen hayvan daha sonra kesilirse kalp atmadığı için kan sadece vücut basıncı ve yerçekimi ile boşalıyor. Hatta islami kesimde hemen şah damar da kesilmez ki hayvan hızlıca ölmesin, kalp hızlı hızlı atsın ve kanı boşaltsın istenir.
0
ground
(30.05.26)
(2)

güneş gözlüğü camı

duyurukullanıcısı
kaliteli normal fiyat performans cam bakıyorum. bir adet rayban gözlüğüm var ama camlarını beğenmiyorum. renkli falan değil düz siyah kaliteli cam.gözlükçüye ne demem gerekiyor ki bana kaliteli cam versin? veya nereye gideyim?
kaliteli normal fiyat performans cam bakıyorum. bir adet rayban gözlüğüm var ama camlarını beğenmiyorum. renkli falan değil düz siyah kaliteli cam.

gözlükçüye ne demem gerekiyor ki bana kaliteli cam versin? veya nereye gideyim?
0
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
essilor, hoya, seiko.

güvendiğiniz optisyen veya herhangi zincir optik firmasından bu markalar için fiyat alın, içinize hangisi sinerse hayırlı olsun.
not: fiyat/performans olarak essilor derim. ama herkesin hayatına kimse karışamaz.
0
suicmeyenadam
(29.05.26)
atasunda numaralı renkli cam yaptırmıştım iyi gibi
0
mantık
(29.05.26)
(5)

Symbol vs Corsa

arbre
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.Corsa
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.

Corsa iç ve dış tasarım olarak daha iyi. Beni daha çok mutlu eder. Ama KM yüksek bulabiliyorum. 160 190 bin KM arası. Bunu alırsam da 200 bine gelince (2 3 yıl sonra) satma stresi olacak. Bir de kronik güneş yanığı problemi var. Siyah renk boya soluyor, soyuluyor.

Bunları düşününce hangisi mantıklı?

Tasarım, konfor vs düşük KM
-11
arbre
(29.05.26)
İki aracı da tavsiye etmem. Daha çok para koyup japon ya da hyundai derim. Bir de o düşük km lere inanma lütfen. Çok basit o işler. Km yi unut. Başka şeylere yönel..

youtube.com
0
Lh12
(30.05.26)
pejo 207 cam tavan bak
-1
mantık
(30.05.26)
symbol al geç.

bütün filocular yanılıyor olamaz... 1000 tane araba alan adamlar senden de benden de iyi biliyorlar.
0
babilfish
(02.06.26)
babilfish, benim de gönlüm ondan yana ama Corsa kadar iyi değil tasarımı
-4
🌸arbre
(02.06.26)
@arbre: şimdi eğri oturup doğru konuşalım. zaten ikisi de iyi arabalar değil. idare eder, iş görmelik arabalar.

bu sınıf arabalarda tasarım, konfor falan olmuyor. bari dayanıklı ve ekonomik olsun.
0
babilfish
(05.06.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(8)

Xeplion iğne yan etkisi?jinekomasti yapıyor galiba

genki
Merhaba 1 senedir xeplion 100mg kullanıyorum bazi ruhsal sıkıntılarım yüzünden. Kullandıktan sonra kas kaybı göğüs büyümesi kilo alma gibi sorunlar yaşadım. İğneyi doktor keserse diyeceğim çok ağır bir ilaç.Yan etkisi geçince jinekomasti azalır mi. Ameliyat mı gerek bir göğsüm normal diğeri daha bü
Merhaba 1 senedir xeplion 100mg kullanıyorum bazi ruhsal sıkıntılarım yüzünden. Kullandıktan sonra kas kaybı göğüs büyümesi kilo alma gibi sorunlar yaşadım. İğneyi doktor keserse diyeceğim çok ağır bir ilaç.
Yan etkisi geçince jinekomasti azalır mi. Ameliyat mı gerek bir göğsüm normal diğeri daha büyük.
Boy 182 kg 85.
Evet fazlam var ama 90 93kg birisinin yag oranına sahibim
0
genki
(26.05.26)
Yağ yakımı odaklı beslenirsen her yerden yagi azaltırsın
-1
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum
Nasıl ne önerirsiniz
0
🌸genki
(26.05.26)
Bunu çetcipitaya sorsana delikanlı
Boy
Kilo
Yaş
Mevcut durumunu yaz sana günlük makrolarını versin. Hassas terazi siparişini şimdiden ver
-2
artıküyeolmakistiyorum
(26.05.26)
kilo alman pek ilacla ilgisi oldugunu sanmiyorum,
fast food beslenme,
özellikle endüstriyel tavuk tuketimi hormonlari bozuyor,
meme büyümesi yapiyor.
saglıkli beslenmeye çalişmalisin.
0
designer
(26.05.26)
örnegin,
fanta,
gençlerin en çok tükettiği icecek diyebiliriz,

icerisindeki "sodyum siklamat"
abd de yasak,
bizde serbest,
erkek ve kadinlarda yumurtaliklari çürütüyor,
(icindekiler kismini linkten gorebilirsiniz.)
toptan.migros.com.tr
0
designer
(26.05.26)
Jinekomastinin büyük bir kısmının sebebi belli değildir fakat sizin ilacın yan etkilerinden biri prolaktin artışı diğeri ise jinekomasti. Sizi çok rahatsız etmiyorsa ilacınızı kullanmanız daha önemli. İlacın kesilmesiyle şikayetleriniz gerileyecektir. Geçmiş olsun.
0
plastik turambar
(26.05.26)
Sakın ilacı psikiyatriste danışmadan kesmeyin lütfen. Gerçekten degisecekse başka anti psikotik baslanir öyle kesilir.
+1
unalub
(26.05.26)
glokoma da sebep olabiliyor bu ilaç
0
mantık
(26.05.26)
(6)

Arnavutluk'a gitsem mi?

Kittie
Selam arkadaslar,3, 4 gun tek basima deniz tatili yapmayi dusunuyorum.Aradiklarim: guvenli ortam, sessizlik (tam sessizlik degil ama yuksek ses muzik vs tarzi bir ortam istemiyorum) ve en onemlisi berrak bir deniz.Vizem yok.Yunan adalarini dusunmuyorum. Gitmisligim var zaten de biraz ulke disi deney
Selam arkadaslar,
3, 4 gun tek basima deniz tatili yapmayi dusunuyorum.
Aradiklarim: guvenli ortam, sessizlik (tam sessizlik degil ama yuksek ses muzik vs tarzi bir ortam istemiyorum) ve en onemlisi berrak bir deniz.
Vizem yok.
Yunan adalarini dusunmuyorum. Gitmisligim var zaten de biraz ulke disi deneyim olsun istiyorum.
Baska onerebileceginiz neresi var?
Arnavutluk icin oneri de alirim tabii ki. Orasi kafama yatti biraz.

Tesekkurler
0
Kittie
(25.05.26)
Benim de listemde, git

Ksamil, Dhërmi
-6
arbre
(25.05.26)
vize alıp cinque terre/italya
-3
mantık
(25.05.26)
@mantık yahu adam ne soruyor, sen ne diyorsun.

benim de listemdeydi ancak gidememiştim, ksmail ve sarende'den güzel yorumlar duydum. git, ne kaybedersin ki?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
Gitme
0
benaslindayohum
(26.05.26)
Baska onerebileceginiz neresi var?

diye de sormuş
+1
mantık
(26.05.26)
Ben olsam kesinlikle giderdim.Arnavutlugun adriyatik kiyilarina degil de ION denizi kismina gidilmesi tavsiye ediliyor genelde.Yemekleri Yunanistanla yarisir damak tadiniza gore daha iyi bile diyebilirsiniz.Kesinlikle gidin
0
turkuaz
(26.05.26)
(10)

Arabayı satacağım diye bakımlarını yaptırmamak

duguit
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkça
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkçası. 3500-4000 tl verip periyodik bakımını yaptırmayan kişi acaba neleri aksatmıştır diye düşünüyorum. Kendime 3 tane ikinci el araba almıştım hiç böyle şeyler yaşamamıştım, satarken de bakımlarını zamanında yaptırıp muayenesini yaptırıp satışa koydum hep. Bu işin normali "zaten satacağım" diyerek para harcamamak mıdır?
0
duguit
(25.05.26)
İşin içinde cepten çıkacak para olunca herşey yapılıyor. Dediğiniz gibi o kilometrelere kadar yağ değişmemişse, genel olarak da iyi bakmamıştır arabaya büyük ihtimal. Bu işin normali bu değildir, bana göre ilanda belirtilmiyorsa periyodik bakımlarının fazla geçmemiş olması lazım. Özetle satıcının ve evrakların güven vermesi önemli.

Bir arkadaş vardı, hep bakımı yapılmış araba alırdı ve aracın ihtiyaçlarını idareten hallederdi. Biraz da büyük masraf gerektiren işler yaklaşınca yaptırmadan satardı. Fiyat bağlamında daha avantajlı bir yaklaşım. Araba çok bakımlı olsa bakıma ödenen para fiyata ne kadar yansır şüpheli.
+1
mbond
(25.05.26)
ben de satacağım diye bakımını yaptırmıştım. akrabalar dalga geçmişti.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
normali bu değil, aracın garanti dışı kalma ihtimali var ve zaten araçların ilk bakımları gayet ucuz oluyor ve hatta ilk bakım hediyesi falan bile oluyor, yani yaptırmamaları bence pek ekonomisiyle alakalı değil. yeni araçlarda bakım km'leri 10 değil 15 ve hatta 20 bin buna dikkat ederek sordunuz mu? yani sene olarak bakım tarihi geçmişse bilemem ama km olarak bakım zamanı gelmemiş olabilir.

yüksek kilometreli araca gelince, araç zaten garanti dışıdır, yetkili serviste bakım masrafları çok yüksek, sanayide de yağ değiştirip geçiyorlardır. bir de aracın artık sağından solundan alakasız arızalar çıkmaya başlıyor ve araç sahibi usanıyor. bence bu durumda yaptırmıyorsa usanmışlardır ve normal.
-1
malheiros
(25.05.26)
Piyasa işte, satıcılar her zaman minimuma eğilimli. Eğer siz alırsanız veya alan olursa böyle gider. Birkaç kişi daha bakımı bahane göstererek vazgeçerse gider bakım yaptırır veya fiyatı daha çok düşürür. Herkes hak ettiği gibi yönetilir mevzusunun özü de bu. Çok sorunuzla alakalı değil gibi ama biraz felsefi yönü de var bu sorunun.

Özetle alan oldukça freni patlak araç bile satılır, ilana da ustanızla gelin yazarlar. Böyle bu işler.
+1
akhenaten
(25.05.26)
arabayı koyduğun fiyat 500bin.
50bin liralık bakım yapıyorsun, "bakımları yapılmıştır, 550bin" yazıyorsun insanlar fazla bulup 500 vermeye çalışıyor.
bakımsız 500bin'e satıyorsun, alanlar memnun oluyor.

sanırım buna benzer bir denge var piyasada.

ben de doğru bulmuyorum bakımları aksatmayı. periyodik bakım, yağ değişimi gibi 3-5bin'lik şeyleri yapmamak konusunda sizinle aynı fikirdeyim. onu yapmayan kim bilir nasıl kullanmıştır arabasını. yağ-su çok önemli şeyler araba için. 3-5binlik bakım yapmadın 50-100bin masraf açılacak uzun vadede.
+4
biseysorcaktim
(25.05.26)
o yaş o kmdeki araçta son bakım yeni yapılmış olsa aracın tüm geçmişine güvenecek misin? veya yaptım dedi hadi, nasıl emin olacaksın? piyasada birçok kişi satarken hep ağır bakımları yeni yapıldı, triger baskı balata değişti vs. yazıyor gördüğüm ama yeni değişti denen trigeri birkaç aya kopan araçlar da var? veya daha şanslı olup kontrol edilen değişmediği farkedilen... bakımları hep aksatılmış aracın yağını filtresini değiştirmesi bakımlı araç algısı yaratıyor diye fiyatı şişirip aynı aracı daha yüksek fiyattan kakalayabilir. bi yerde geçmişinde aksaklıklar yaşanmış olabileceğini kabullenip mevcut durumunu kontrol edip bariz sorun yoksa alıp bakımlarını yapmak gerek gibi geliyor eski araçlarda. dün değiştirdim dese güvenmem yağı filtreyi antifrizi yeni araç aldığımda değiştirir kendim bilirim.

ben tanıdıktan aldım, yağın yaşını da kmsini de söyledi ve kendisine güvenirim ama değişimi yaptırdığı ustaya güvenmem. ne marka yağ koydu bilmiyorum, doğru yağ koydu mu bilmiyorum, değiştirdim diyip değiştirmeden para almadığını nereden bileyim? antifriz de 2 yıllıktı radyatör değişirken değişti ama antifrizin markasını bilmediğimden, içine musluk suyu mu kondu bilmediğimden güvenmedim değiştirdim yine. triger devirdaim vs. de yine radyatörle beraber 2 yıl önce değişmiş ama tanıdıktan olmasa ve triger koparması riskli olsa onu da değiştirtir veya enazından kontrol eder/ettirirdim. bu araçta triger kopsa da piston siboplara vurmadığından çok sıkıntı değil. yolda kalırım ama motorda masraf açmaz.
0
konetsu
(25.05.26)
ben de pandemi de bakım yaptırmamıştım araba yattığı için
3bin km eski yağla gitmesi hoş değil elbette
lastikleri aküyü de değişmiyorlar
bunları hesaba katmak lazım
v kayışı triger zaten muamma

bu tip önemli değişim tarihlerini telefona yazıp kayıtlı tutmak lazım satarken söylemek filan
0
mantık
(25.05.26)
Ucuz yollu arabaların %99'u aynı halde, sıfır bakım, yağ balçık halinde, motorundan şanzımanına yağ kaçakları var, soğutma suyu bile direkt musluktan.

Araba hareket ettiği sürece bu şekilde biniyorlar. O arabalardan hayır gelmez, motor bloğu bile içten içe çürüyor.
0
kimlanbu
(25.05.26)
İnsanlar maalesef bu şekilde kullanıyorlar aracı.

Motordan ziyade dış görünüş ve havasıyla uğraşıyorlar. Aracın yakıt ile birlikte en önemli şeyi motor yağı ve yağ filtresi. 2012 model aracım var. Filtron Polen, Filtron hava, mobis orijinal yağ filtresi, 4 litre shell helix 5w-30 yağ. 2500 lira tuttu. 1000 lira işçilik verdim. 1 neredeyse 1 depo yakıt parası. Ama insanlara bunu vermek zor geliyor. En önemli şey yağ. 8-9kda değiştiriyorum ben. 190k km’de araç.

Soğutma suyu aynı. Antifriz koymaya üşeniyor insanlar. Antifriz konmayan araç da çöp oluyor işte. Kesin conta yakıyor. Çürüyor.

Türkiye’de ise olay şöyle. Adam motoruna, antifrizine bakmıyor. Değişen, boya var mı diye bakıyor. Hoş onda da haklı insanlar. Çünkü kaza fotoğrafı yoksa eğer. Çok büyük bir kazayı saklıyor olabiliyorlar.

Bu arada galericiler de aynı. Abi bakımı yeni yaptırmaya gerek yok denen araçların %90ı bakımı geçmiş araçlar.
0
jackyr
(25.05.26)
Bu pek ölçü degil, normalde bakım aksatmayan biri, arabayi satmaya karar verince artik para harcamak istemez, alan yaptirsin diye düşünür. Anahtarin pili bitmiş, kapilari anahtari sokup açarak kullanan insandan araba aldim ben, satmayi dusununce bir pil bile almamış yani. Hep boyle aslinda,
+1
covered
(26.05.26)
(13)

Türkiye'nin En Popüler Yerleri web sitesi

beyinter
şöyle bir site yaptım.https://mycity.yds.today/görüşlerinizi alabilir miyiz?
şöyle bir site yaptım.
mycity.yds.today

görüşlerinizi alabilir miyiz?
-1
beyinter
(24.05.26)
another ai slop.
migros çıkıyor bir şehrin en popüler yeri olarak.
biraz benchmarking yap.
0
plastic_angel
(24.05.26)
hangi şehir için migros çıkıyor acaba, elimden geldiğince manuel güncellemeye çalıştım.
0
🌸beyinter
(24.05.26)
Otobüs terminali, avm, havalimanı.
Görüşüm negatif yani. Kullandığı dataya bence değmiyor.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
uygulama en turistik mekanlardan ziyade en popüler mekanları listeliyor.
milletimiz için en popüler yerler avm veya otobüs terminali :)
-1
🌸beyinter
(24.05.26)
Ben beğendim. Eline sağlık.
0
Mirket
(24.05.26)
beğendim
0
herzan
(24.05.26)
Küçük bir fotoğraf da eklenebilir mi o yerle ilgili?
Amaca uygun olur mu bilmiyorum ama ufak bir fikir edinir listeye bakan kişi.
0
egerbiryolcu
(24.05.26)
Manisa bakıyorum İzmir çıkıyor sonuçlarda bir sürü. Gene karşımıza otobüs terminali geliyor. Kaçamiyoruz terminalden.
0
logisticsmanager
(24.05.26)
fikir super, ama pratikte cok daha gelistirilmesi lazim iyi bir arac olmasi icin. kataloglamakla baslanabilir.
0
gule gule
(25.05.26)
Çok iyi bildiğim birkaç küçük şehir için arama yaptım güzel sonuçlar verdi.
0
kizil karga
(25.05.26)
kütahya için baktım 88 km uzaktaki afyon avm dedi. pek doğru olmayan sonuçlar verdi.
biraz geliştirme gerekiyor ama beğendim, fikri ve siteyide
0
basond
(25.05.26)
pratik güzel
mycity.yds.today
burada yemek doğa vs. filtresi çalışmadı
bir de google puanına göre sıralama yaptırırsan daha pratik olur
0
mantık
(25.05.26)
arama sıralamasında ilin isminin yanında plakası yazıyor. ama arama yerine sayıyı yazdığımda şehri bulmuyor. bence eklenebilir
0
hakmut
(25.05.26)
(2)

yer seramik döşeme m2 işçilik fiyatı

mantık
ne kadar oldu bu aralar
ne kadar oldu bu aralar
0
mantık
(23.05.26)
Yakınlarda yaptırdım. Metrekaresi fayansın kaçlık olduğuna göre değişiyor. Ne kadar küçükse rakam yükseliyor ne kadar büyükse Fayans rakam düşüyor. 350-450 arası m2 fiyatları.
+1
ground
(24.05.26)
bize 1000 lira gibi fiyat vermişlerdi zemin biraz bozuk
0
🌸mantık
(25.05.26)
(5)

İş, güç vs.

xephyr
Selamlar, Bir firmada 6 yıl kadar çalıştıktan sonra kendi işimi kurmak için güzel bir şekilde ayrıldım. 3 yıldır kendi işimi yapıyorum, ayrıldığım yerde kazanmış olacağımdan 3 katını kazandım. Niş bir alanda mühendislik danışmanlığı veriyorum.Fakat ekonomi sanayiciyi de etkileyince bizim işler biraz
Selamlar,

Bir firmada 6 yıl kadar çalıştıktan sonra kendi işimi kurmak için güzel bir şekilde ayrıldım. 3 yıldır kendi işimi yapıyorum, ayrıldığım yerde kazanmış olacağımdan 3 katını kazandım. Niş bir alanda mühendislik danışmanlığı veriyorum.

Fakat ekonomi sanayiciyi de etkileyince bizim işler biraz lükse kaydı. Gelir iyice düştü 6 aydır.

Eski şirket de güzelce kapımız açık dedi gelirsen.

200 maaş veriyorlar. 9-6, haftada 5 gün. Stresli bir iş ama kendi işimi yapıp tahsilat, muhasebe, müşteri kovalamaktan da daha kolay. Zorlu günler geçer mi? Bir daha maaşlı işe girersem emekli olurum heralde, ayrılıp baştan kendi işimş kurmaya enerjim yetmez. Gidip kafam rahat takılayım mı ?

Yaş 34.

Teşekkürler.
0
xephyr
(23.05.26)
İkisini aynı anda yapamıyor musun, kurulu şirketi kapatmak da mantıklı değil
-3
arbre
(23.05.26)
Daha az kazaniyorsan gir. Sonra fırsat olursa yine kendi işin için duruma bakarsın fakat ekonomi daha da kötüye gidiyor gibi. İyileşme için görünürde bir şey yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.05.26)
kendi işinizi kış uykusuna almak mümkün mü?

işinizi kapatmazsanız eski şirkete ayıp etmiş olur musunuz?

sektör sektör fark edebilir ama genel olarak hiç bir şey daha iyiye gitmiyor ülkede.
0
co2s2
(23.05.26)
Sektore gore karar verilebilir. Ornegin katma deger yuksek bir sektorse ya da firmalar hala karliysa bir sonraki donguyu beklemek uzere devam denebilir. Ancak firmalar kendi can pazarindaysa, gozden cikarilan bir sektorse dur denebilir.
0
osssy
(24.05.26)
hazır fırsat gelmiş değerlendir
arada yıllık izin vs. alır danışmanlık yaparsın makul iş gelirse
0
mantık
(24.05.26)
(29)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-29
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
+1
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+5
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-21
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+3
kullaniciadimvar
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
-1
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+7
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-6
administ
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(21.05.26)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+4
antikadimag
(22.05.26)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(22.05.26)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(22.05.26)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(22.05.26)
(5)

Bu parayı buna vereyim mi (pskiyatri görüşmesi)

tiredofwaiting
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele. Bi kere adam
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele.

Bi kere adamla görüşeyim mi yoksa zaten bi görüşmeden (zaten beni tanımakla geçecek) birşey olmaz mı, ayda 9.300 verebilirim belki ama haftada kesinlikle veremem öyle bir yola girerse.
0
tiredofwaiting
(20.05.26)
Yani psikolojik sorunlar her şeysen önemli. Ama ücreti de epey yüksekmiş. Yorumlara aldanma bence, iyice araştır. 4 haftalık terapi parasını bir haftaya düşereceksin yani… Başka doktor aramaya devam et. 45 dakikada da ne kadar iyi ne kadar kötü anlayamazsın.
0
cemallamec
(20.05.26)
9300e otur adamakilli iç daha çok ise yarar. Ameliyat yapıyor sanki 9300 ne
-2
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
maalesef o civarlarda. bulundugum sehirde neredeyse hepsi 8000tl seans basi. eger preexisting falan gorunmuyorsa saglik sigortasi yapip oraya kitleyebiliyo musunuz?
0
aguen
(20.05.26)
bir kere görüşerek fayda sağlayamazsın 45-50 dakikalık ilk görüşme zaten seni tanımakla geçecek. diyelim iyi birkaç öneride bulundu devam edemeyeceksin. tek seansta mucize olup kalıcı olarak tüm sorunlarını çözmesi de pek gerçekçi değil gibi.
0
orpheus
(21.05.26)
ilaç kullanmıyorsan vermene gerek yok
aklına gelen ilk faydalı düşünceyi yapmakla başla
+1
mantık
(21.05.26)
(4)

3-4 aylık yazlık arayışındayım

1837837
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
Daha önce de sordum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yetler olursa sevinirim.
0
1837837
(10.05.26)
Gitmek istediğiniz ilçeyi tespit edip o ilçenin facebook gruplarına üye olun, en uygun fiyatlıları orada bulursunuz.
0
Mirket
(10.05.26)
devremülklere de bakabilirsiniz
0
mantık
(10.05.26)
Keşan mecidiye diye bakın. Akrabalarımın sezonluk kiralık villaları var orada. Hoşunuza giderse yönlendiririm.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(10.05.26)
sahibinden'e de bakın. emlakçılara sorun. sezonluk ev arıyorum diye bakmaya başlarsanız, airbnb'den hallice sitelerle muhatap olmaya başlıyorsunuz.

bölge olarak da Çanakkale - Edirne gayet mantıklı olabilir. mesela Çanakkale'de Dalyan tarafları (Bozcaada'nın tam karşısı) gayet makul bir yer olabilir.
0
co2s2
(10.05.26)
(2)

Yalnız olanlar

arbre
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Pazar tatil. Hafta içi 3 gün spor (Macfit). Yeni insanlarla tanışamıyorum yoğunluktan. Siz neler yapıyorsunuz ve yeni insanlarla nerede tanışıyorsunuz?
Neler yapıyorsunuz? Ben 6 gün çalışıyorum. Pazar tatil. Hafta içi 3 gün spor (Macfit). Yeni insanlarla tanışamıyorum yoğunluktan. Siz neler yapıyorsunuz ve yeni insanlarla nerede tanışıyorsunuz?
-18
arbre
(09.05.26)
kuzenim su an gym'de tanistigi biriyle nisanli.
-1
Purple life
(09.05.26)
cami bahçelerinde yürüyüş yapıp kuran dinliyorum, dua ediyorum
0
mantık
(10.05.26)
(3)

Bakırköy ruh ve sinir hastalıklarında yatan biri telefon kullabilir mi?

Kahvedesu
sb.
sb.
0
Kahvedesu
(08.05.26)
Hayır
-3
gobekliraki
(08.05.26)
Telefon derken cep telefonu ise sıkıntı olabilir. Kişilerin orada bulunmasının en büyük sebebi dış dünyadan sterilize edilmesi. Telefon sıkıntı o yüzden. Ama kurum kişiye göre tolerans gösterebilir.
0
ground
(08.05.26)
aile ziyaretlerinde bakabiliyorsun bir tek yanında taşıyamazsın
0
mantık
(08.05.26)
(16)

Kendinizle barisik misiniz?

banach
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
Kendinizi yargilamayi birakabildiniz mi? Eksikleriniz, basarisizliklariniz ya da kusurlariniz, bunlarla nasil basa cikiyorsunuz? Bakis aciniz nedir, paylasin da ilham olsun.
0
banach
(02.05.26)
Kendimle barışığım.

Eksiklerim, başarısızlıklarım ve kusurlarım tabi ki var. Bunlar olacak ki gelişim de olsun.

Eksikler, başarısızlıklar ve kusurlar da zaten hayatın bir parçası.
0
rock n roll
(02.05.26)
Gerçeklerle barışığım
+3
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Genel olarak gecmisi pek düsünmüyorum.
Ileriyi düsünürken, sunu nasil daha iyi yapayim ileride derken gecmis hatalari, pismanliklari düsünmüyorum.

Gece yatmadan kafan yastikta gecen seneyi de düsünebilirsin önümüzdeki 5-10 seneyi de.
0
Purple life
(02.05.26)
No. Herkesten daha acimasizim kendime 🤝
+6
üğpoıuy
(02.05.26)
Ne kadar gerçekçi olursam o kadar kendime şevkatli yaklaşabiliyorum. Hata mı yaptım kusurum mu var hayat böyle bir yer herkesin hatası kusuru var. Bir de diğerlerinin o kusurlu hallerine rağmen kendilerine çok yüklenmediklerini görünce daha çok sahip çıkıyorum kendime
0
denizkenarısandalye
(02.05.26)
Kendime karşı çok acımasız olduğumu biliyorum, kendim hakkımdaki fikirlerimin bu yüzden çok objektif olmadığını anlıyor ve kendimi algılama şeklime çok takılmadan yaşamaya devam etmeye çalışıyorum diyelim. Kendini sevmek, olduğu gibi kabul etmek falan bu ömürde yapabileceğim şeyler değil, boşa yormuyorum kendimi o noktada.
+3
sekizdokuzon
(02.05.26)
Gençken oldukça şişkoydum, tüm sorunlarımın kaynağının kilo olduğunu sanıyordum o yüzden de nefret ediyordum kendimden. Her şey tamam da bir o problemmiş gibiydi. Sonra çok kilo verdim ama mutsuzluğum geçmedi.

Zaman içerisinde farkettim ki bütün insanların problemleri var ben dahil, ve bir büyük problemi aşınca geri kalan tıkır tıkır çözülüyor gibi bir durum yok. Senin idealin 2 + 2 = 4 ve oraya giden mutlak bir plan var gibi bir şey değil insan olmak. Karşılaştığın sıkıntı her ne olursa olsun sen elinden geleni yaptığın sürece kendine kızmanı gerektiren bir durum yok, herkes benzer sorunlarla karşı karşıya.

Evrim nedir bunu anlayıp içselleştirebilirsen hayatın boyunca kendini gerçekte karşılığı olmayan bir beklentiyle yargıladığını da anlayacaksın.
+1
redlinetheturk
(02.05.26)
Evet. Her zaman. Hayatım boyunca.
+1
gabe h coud
(02.05.26)
Sınırlarımı genişletmeye çalıştım hep. Mevcut kapasitemin biraz ötesini hedef alarak ilerlemeye çalıştım. Bunu yaparken yapabildiğimi ve haddimi bilmeye de çalıştım. Zira sınırlarımı genişletirken nihayetinde belirli bir tavanım olduğunun farkındayım. Başkalarını referans yapmadım, benim gelebileceğim nokta burası demeye çalıştım. Hem haddimi bildim hem özgüvenimi. Kolay değil elbette, hatta zordur; ama imkânsız değil.

Bu süreç, on üç ila on yedi senemi aldı. Kendimi değiştirmem gerektiğini 2007'de idrak ettim; yaşıyorum bu hayatı 2023 senesinde demeye başladım.

2017 civarında bir gezi şirketiyle yurt dışı turuna katılmıştım. Bir ara yabancı kızlarla İngilizce konuşmaya çalıştım. İçlerinden biri, "İngilizce konuştuğuna emin misin, hiçbir şey anlamadık" dedi; diğerleri kahkayı bastı. Dönüşümde İngilizce konuşma pratiğine ağırlık verdim. Üzülmesine üzüldüm tabii ama eksik tarafı gördüm ve güçlendirdim.

Bunun yanı sıra kalıplaşmış toplumsal normları referans almadım. Erkek olduğum için arabalara ilgi duymak zorunda değilim; Araba kullanmayı hiçbir zaman önceliklendirmedim, çünkü ihtiyaç duymadım. İhtiyaç duysaydım ya da bu eksiklik bir üst seviyeye geçişimin önünde engel oluştursaydı, öğrenirdim. Kavgacı bir karakter olamadım mesela. Hümanistliğimden dolayı değil, karakterim kavgacı değil. Doğuşten gelen bir şey.


Fark ettiğim şu: hayatımı hep ne istemediğim ve neyin önümü kapattığı üzerinden kurguladım. "Böyle olmasını istemiyorum" deyip tersini yaptım; "bu durum beni kısıtlıyor, o halde aşmam lazım" diyerek ilerlemeye devam ettim. Bugün bulunduğum noktanın arkasında bu iki temel refleks yatıyor.
+3
put it in your appropriate place
(03.05.26)
kendinle barisik olmak sikintili bir durum bence, gelismeyi durduruyor, sikintilarindan kacarak uzaklasamazsin.

ben de sikintilarimdan hep kacardim, ta ki ortaokul 2 gibi spora baslayana kadar.
basladigimin ilk haftasi biraktim zaten, asiri zorlandim, 2-3 gun evden cikmadim oturdum agladim.

sonra dedim ki kendime olm, hayatin boyunca karsina cikan her problemde kacamazsin, yuzlesmen gereken durumlar olacak ve bunu ne kadar erken kabul etsen o kadar iyi.

ustune gitmeye karar verdim, geri dondum. sonrasi 4-5 sene mucadele. yarislar vs.
baya birsey ogrendim, 400-500km kostugumuz seneler oldu. deli gibi agirlik antrenmani vs. ellerimiz patladi sardik devam ettik. derimi baya kalinlastirdi spor.
simdi geriye donup bakinca iyiki devam etmisim diyorum, iyiki birakmadim.

sonra universite, bazi derslerden hocalar yuzunden kacanlar olurdu, dersleri gidip baska okullarda alip saydirdilar. ben direk kayit yaptirip giriyordum. cok iyi notlar alamadik belki ama hicbir dersten kalmadim. spor bana sorunlarimla kafadan bodoslama yuzlesmeyi ogretti.

is hayatinda da ayni sekilde devam ediyorum, haksizliga tahammulum yok. hakliysam istifayi verir cikarim. cunku aklimda her zaman ben neler atlattim, bunlar cocuk oyuncagi dusuncesi var. cok daha zorlarini gorunce insan kolay sikintilari rahat geciyor.

spor onemli, cocuklari spora yonlendirin. beyinle yapilan o "artik birak kocum cok zorladin" mucadelesi cok onemli.
+2
cooperr
(03.05.26)
gerceklerle barisigim+1 bence bu kendine yapabilecegin en iyi, ust-insan seviyesine gecmenin ilk ve son adimi. gercegi kabullenip oyle mucadele etmek, yeri geldiginde acizligini kabullenip teslim olabilmek, her seyin vazgecilebilir oldugu ozgurlugune kavusmak, kimsenin degil senin kendini kurtarabecegini bilmek vs. kendinle barismanin da otesinde garip bi ustunluk sagliyor kisiye. dusunuldugu gibi ilerlemeyi de durdurmaz o yol zaten tadini aldiysan hep bi adim otesine surukler, dogasi geregi
+2
ala09
(03.05.26)
Kendi kendimin içindeyim yani kendimle de barışık olmayacaksam kiminle barışık olabilirim ki? Güçlü yönlerimi, zayıf yönlerimi bilirim. Aldığım doğru kararları ve yanlış kararları tahlil ederim. Becerdiklerimle gururlanır, beceremediklerime üzülürüm ama günün sonunda geçmişte olup değiştiremeyeceğim şeyler ve kişisel özelliklerimle savaşmam. Daha çalışkan olsam şurda olurdum diye hayatı kendime zehir edeceğime, kendimi üzmeyecek kadar çalışarak gelebileceğim en iyi yere gelmenin yolunu arar ve bulurum. Memnun olacağım bir sonuç elde edersem zaten sorun yok, edemezsem sağlık olsun diyip sonraki karşılaşmalara bakarız. Kendisiyle savaşan, hep daha iyi olmalıyım diyen insanlar toplumun gelişmesi (o da kime göre neye göre) açısından belki iyi olabilir ama hem kendilerine hem çevrelerine yük yani, hayatımda çok hırslı ve kendisiyle kavgalı insan istemem
+1
nundu
(03.05.26)
kendinle barışık olmak bence kendini yargılamamak değil de bunu ölçülü ve olabildiği kadar objektif yapabilmek... çünkü işin ucunda hiçbir şeyden kendini sorumlu tutmayan dangalak bir narsiste dönüşme ihtimali de var. kendime gereksiz yüklenmek, kendimi hırpalamak istemem ama diğer uca savrulmayı da istemem açıkçası.

kendimle barışık mıyım? değilim. bu sözünü ettiğim denge mekanizmasını son birkaç senede biraz daha iyi bir noktaya taşıdığımı, geliştirdiğimi düşünüyorum ama yine de "benlik" konusunda kafam karışık. aynaya bakınca "vay senin hayatını zkeyim itovlit şerefsiz böcek1!!" filan demiyorum ama kendimle aram çok da iyi sayılmaz, meraba meraba. yine de yoğun duygusal muhasebe ve içgörümün hatrına kendimle barışıklık düzeyime 6/10 verebilirim herhalde.
+2
der meister
(03.05.26)
hiç bırakmam. sürekli kendimi eleştiririm, başkalarına bakıp "ben de böyle yapıyorum, dışarıdan hoş görünmüyor" diyerek değiştirmeye çalışırım.
+1
neira
(03.05.26)
insan korku ve ümit arasında gidip gelir
eksikleri düşünmeyi bırakıp iyi bir şeyler yapmak için eyleme geçmek
0
mantık
(03.05.26)
kendimin taa.....
+1
duyurukullanıcısı
(03.05.26)
(2)

Platonik aşk

arbre
Kilitledi bu beni ya. Ne ileri gidebiliyorum ne geri. Önceden kötü davranıyordu, kızgınlık biraz unutturuyordu. Uzun süredir aramız iyi. Resmen dostluk gibi bir şeye dönüşüyor bazen. Ama hâlâ mesafe var. Bu sefer iyi bir şeyi bozmak da olmuyor. Yani yıkmak olmuyor. Bunu zaten yaşadık. Kaybetmeyi zat
Kilitledi bu beni ya. Ne ileri gidebiliyorum ne geri. Önceden kötü davranıyordu, kızgınlık biraz unutturuyordu. Uzun süredir aramız iyi. Resmen dostluk gibi bir şeye dönüşüyor bazen. Ama hâlâ mesafe var. Bu sefer iyi bir şeyi bozmak da olmuyor. Yani yıkmak olmuyor. Bunu zaten yaşadık. Kaybetmeyi zaten istemiyorum. Başka kızla konuşayım desem aklım bu kızda. Ben böyle biri değildim. Spora gidiyorum (Macfit) ama çok gidemediğim için karşı cinsle zaten tanışamıyorum. Aklımdan çıkması da olmuyor. Ne yapılabilir?
-17
arbre
(01.05.26)
sadaka ver, namaz kıl, dini video seyret, başka kısmet ara
+5
mantık
(01.05.26)
endonezya'dan birini bul evlen duyuru rahatlasin kanks.
+6
baldur2
(01.05.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(15)

Allah aşkına ustalıkla yazılmış akıcı kitap önerisi

gadlemler
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uza
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uzak dursun. :)

Hani öyle olsun ki, sıkıntılarla dolu hayatımda gündüz aklım kitapta kalsın, eve koşayım okumak için. Tercihim yerli, yabancı da olabilir.

Dün Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli'nin son 40 sayfasına gelip bıraktım yanlış tercih yapmışım. Bugün de bir çırpıda ayşe Kulin 4 gün 3 geceyi okudum. Hiç zorlanmadan çerez gibi gitti aradığım okuma hazzı buydu öte yandan sığ geldi kitap, bu ayrı konu.

Acaba fi çi pi 3'lemesini mi okusam diyorum arkadaşım önermişti, dizisini de hiç izlemedim konuyu da tam bilmiyorum.
+1
gadlemler
(24.04.26)
Bir Apaçi Masalı

15 yaşında evden kaçıp oradan oraya sürüklenen, sevdiği kız için bir haftalığına İngiltereye gidip 9 sene orada kaçak yaşayan adamın hikayesi. Bir otobiyografi.

Zamanında İnci Sözlükte yazmıştı sonra kitaplaştırıldı.
-4
yurtsuz john
(24.04.26)
İhsan Oktay Anar veya Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın herhangi bir romanı olur.
+3
tadartatmaztadantatar
(24.04.26)
Başucumda müzik
Dublörün Dilemması
Korkma ben varım

Çok oldu bunları okuyalı ama çok akıp gittiğini hatırlıyorum tabii okudugum zamanlar ne yapay zeka vardı ne reels. Odak problemim yoktu.
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar’ı seveceğinizi düşünüyorum.
Bir de Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın romanı diğer romanlarına kıyasla epey akıcı ve dili sade.
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Adam fawer - empathy kesinlikle
+2
etna
(24.04.26)
simyacı
+1
thawne
(24.04.26)
Sherlock Holmes, polisiye seviyorsanız 2 sayfada çözülen olaylar ile hem merakı besliyor; çözüme hızlıca varıyor, hem akıcı... Ben de aynı sebepten başladım 2 günde 3 kitap bitirdim.
+3
strawberry first
(24.04.26)
john fante kitapları senin için en uygunu.
+1
xu
(24.04.26)
haruki murakami kitapları da olur
+1
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Alper Canıgüz
+1
fildirfildir
(24.04.26)
severek ve tek nefeste okuduğum, okuma alışkanlığını yitirenlere tavsiye edeceğim kitaplar:
günler aylar yıllar
gün olur asra bedel
körlük
don quiojote - roza hakmen çeviri, iki cilt
robinson cruose
frankeistein
suç ve ceza
amak'ı hayal
sürgün - refik halid

yerli - yabancı klasiklerden uzak durun demişsin gerçi ama yine de yazmak istedim bunları.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Kuran
0
mantık
(24.04.26)
eger biraz fantastik, cyborg falan seviyorsaniz "murderbot günlükleri - martha wells".

richard osman, perşembe cinayet kulübü serisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.04.26)
Ulysses - James Joyce
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
Kayıp Zamanın İzinde -Marcel Proust
Sefiller - Victor Hugo
Savaş ve Barış - Tolstoy
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var” serisi (4 cilt) hem kendini okutturuyor hem de eğlenceli.

Harry Potter kitapları da sürükleyici kitaplar.
+1
yadigar
(25.04.26)
(15)

Tanrı neden bazı insanları çirkin, bazılarını güzel yarattı? ...

genki
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil. Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
Arkadaşlar dünyevi ölçülere göre güzellik ve çirkinlik tarihi ve kavramı her zaman var oldu.
Peki bir insan çirkin ise yakışıklı değilse estetik ameliyatı olmak isteyecek ve galiba bu da dinen caiz değil.
Çok kıskanıyorum yakışıklı ve karizmatik erkekleri istedikleri kadinla aşk yaşayabiliyorlar.
0
genki
(19.04.26)
Doğru yolu bulmana az kalmış, az daha kafanı çalıştırırsan anlayacaksın
+9
artıküyeolmakistiyorum
(19.04.26)
Allah insanları yarattığı zaman güzel-çirkin normları henüz oturmamıştı o işi insanlara bıraktı dönem dönem bugünkü çirkin insanlar güzel kabul edildi dönem dönem de tam tersi oldu, tanrının bi kabahati yok bu konuda o her tipten insan yaratmış, onun güzel olup olmadığına karar veren sensin, kendi seçimlerinden dolayı tanrıyı suçlayamazsın. Misal bıyıklı ve dombili İran prensesi uğruna onlarca kişi ölmüş zamanında, öyle düşün.
-2
kizil karga
(19.04.26)
Güzelliğiyle sınamak için...
İstese herkesi milyarder de yaratabilirdi. Zengin parasını dağıtabiliyor mu? İşte zenginin sınavı da bu.
Bizim fırsat olarak gördüğümüz aslında büyük bi sınav.
Güzel kadın acaba güzelliğini suistimal edip zenhin erkek avcısı mı olacak.
Ya da yakışıklı herif nice kadınların aklını başından mı alacak?
Güzellik ve zenginlik fırsattır. Kötü kullanırsan beladır.
-5
halk
(19.04.26)
"Ki biz şüphesiz insanı en güzel bir biçimde yarattık." tin suresi 4cü ayet
herkesi güzel yarattığını iddia ediyor.
+2
my fault
(19.04.26)
İncel teorilerini reddeden karşı bir tez çıkmadı henüz
0
Hallegadola
(19.04.26)
or...
-1
dedim dedim de kime dedim
(19.04.26)
bir de şöyle düşün. yakışıklı insanlar zinaya daha kolay ulaşıyor. onlar daha kolay günah işliyor. belki yakışıklı adam cehennemde ateşler içinde yanarken "allah'ım keşke beni de çirkin yaratsaydın" diyecek.

çirkin ve fakir bir insan olarak sınavın çok kolay. ibadetlerini yap geç. zaten çok günah işleme imkanın yok.
-2
nickini degistiren yazar
(19.04.26)
Jsjsjs nickini degistiren yazar +1000
Misal tiger woods abi gelse dese "sen sanslisin gene, ya benim gibi yakışıklı, başarılı ve zengin bir sporcu olsan ve seni gören her kadın yatmak istese ne yapacaktin? Yat kalk dua et, cennette yerin hazir. Benimkisi belirsiz, allaha şükür etmek lazım" misal yani. Ya da brad pitt misal "sen benim bu kadar kadinla yatmaktan mutlu olduğumu mu saniyorsun, keşke senin gibi fakir ve çirkin olsam" falan dese.

Neyse, eğer bir tanrının sizi yarattığına inanıyorsanız başkalarına biraz daha "iyi" davranmış oluyor.
Inanmiyorsaniz da tabiki şans, genetik vs.
+4
logisticsmanager
(19.04.26)
gen aktarımı ve beslenmeyle alakalı dış görünüş
ataları sorgulamak daha mantıklı üremeyebilirlerdi
gerisi bizim tanımlayamadığım irade kaza kader imtihan çerçevesinde; çirkinlik güzellik zenginlik fakirlik pek çok şey sonradan da olabilir doğuştan da

estetik ameliyat bir yere kadar kurtarır sağlığını etkilemeyecekse yaptırsın
burnu kırılıp yamuk kalan da estetik oluyor sağlıklı nefes alan çok az eğri olan da
0
mantık
(19.04.26)
yakışıklı iyi eğitimli ve karizmatik üstelik çok da zengin erkek birey bir arkadaşım var aynen sbu senin söylediklerini söylüyor gerçekten çok enteresan. öncelikle bu düşüncelerden kurtulmanız gerekiyor. erkekseniz ne kadar çirkin olursanız olun body building ile tip skorunuzu hatrı sayılır derecede artırmakla kalmaz mentali de düzeltirsiniz. diş tedavisi vs gibi şeyler de yaptırın. yapay zeka ve internet yardımıyla vücut tipi ve cilt tonunuzu tahlil edip buna uygun dar/bol tarz ya da renkleri tespit edin giyimde herkese her renk gitmiyor. son olarak kadınlara düşmanlık beslemeyin. kadınalra yaklaşırken sırf onların tipine bakmayın. kadınlarla bir şeyler konuşmaya ve paylaşmaya çalışın. mutlu ilişkisi olan erkekler kadının tipine takılıp kalmaktan ziyade kadınalrla hayatı paylaşıp deneyim yaşayanlardır.
+3
iwillsee
(19.04.26)
Tanrı varsa ve o yarattıysa, teker teker güzel çirkin diye ayırdığını sanmıyorum güzel kardeşim ya.

Bir evrim mekanizması yaratmış, farklı kombinasyonlarda çoğalıyor canlılar işte diyebiliriz en fazla.

Güzellik, çirkinlik, iri yapılılık, zayıflık vs... gibi özellikler o canlıların bulunduğu ortama, zekasına göre değişir neyin baskın olacağı, neyin seçileceği.

Yani güzel çirkin diyorsun da neye göre kime göre hangi zamana göre hangi ortama göre hangi kültüre göre...
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
Güzellik, bakanın gözünde oluyor. Seneleeeer evvel, lise öğrencisiyken bir fuarda stant görevlisiydim. Bir çift geldi standımıza. Gidince arkalarından ben “bu zeki adamın bu aptal kızla işi ne?” derken, yanımdaki görevli kız “bu güzel kızın bu çirkin adamla işi ne?” diyordu…

Yılmaz Güney’e boşuna “çirkin kral” demediler. Hülya Avşar gençken İbo hayranıymış. Ben İbrahim Tatlıses’in Hülya Avşar’ı tavlamasını hep İbo’nun başarısı sanardım. Meğer Hülya uçuyormuş “İbo’yu götürdüm” diye…

Yani mevzu “çirkin” yahut yakışıklı olmakta değil. Özgüven meselesi… Biraz tarz, biraz bakım, biraz gayret ile siz de arzulanan kişi olabilirsiniz…

Ayrıca, karşı cinste arzulanan şeyler de yıldan yıla, dönemden döneme, asırdan asıra değişiklik gösteriyor. Gerek fiziksel, gerek fiziki olmayan özellikler…

Olayın tanrısal boyutuyla alakalı olarak ben de her insanın en güzel surette yaratıldığını, insanın kendisini zamanla çirkinleştirdiğini (fiziksel anlamda değil) düşünenlerdenim. Allah her insana, geliştirip faydalanabileceği farklı istidatlar yüklemiş. İnsanın kendindeki cevheri bulup, işleyip parlatması lazım…
0
yadigar
(20.04.26)
ananiyimioguz
(20.04.26)
Aslında Türkiye' de boy, yakışıklılıktan daha önemli. Boyun kısa değilse çok dert etme bence.

Tanrı neden bazi insanları kısa bazılarını uzun yarattı diye sormak daha mantıklı bu durumda.
0
trixi
(20.04.26)
Hayır sen bi homo erectus homo sapiens veya kızıl derili tipi gördün mü onlar ürediyse sen de ürersin rahat ol.

Ayrıca Allahın güzellik çirkinlik adaletini sorgulamadan önce gencecik çocuklar neden acı çekerek ölüyor, neden otistik, spastik, sakat, yapışık, eksik organlı, eksik/fazla uzuvlu doğuyor sanki önce sırada onlar olmalı.
+2
ananiyimioguz
(20.04.26)
(9)

eşimin benden habersiz yengeme aldığım sigaradan içmesi

hakyememyemekyerim
merhaba özet geçeceğim yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı
merhaba özet geçeceğim
yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı görünce cebinde şaşırdım ve nerden aldın diye sordum abinlere aldığın paketten bi tane aldım dedi onları televizyon ünitesine saklamıştım.

ben de dedim ki onu yengeme almıştım dedim, o da parasını ödediler mi? ki dedi ben de hayır ama ödeyecekler ben onlar için aldım dedim, parasını ödemedilerse hala onlara ait değildir demektir 9 tane verirsin bi şey olmaz dedi ve ben gerçekten şu an çok mahçup oldum etrafımız bakkal dolu, sigara içmesine mi kızayım habersiz almasına mı mahçup etmesine mi bilemiyorum kavga falan etmedik ama hayal kırıklığına uğradım.

edit karton sigara*
-10
hakyememyemekyerim
(19.04.26)
Normalde düpedüz aptallık olması ihtimali çok ağır basardı ama eşin olduğu için bu olasılığı eliyoruz tabii.

O yüzden diyorum ki; iktidarını perçinlemek, patronun kim olduğunu göstermek istemiş sana. Biraz da yengeye abiye gıcık olmuş. Yahut sana gıcık olmuş. Uğraşmışsın etmişsin, dünya masraf etmişsin ama yine de memnun edememişsin.

Zannediyorum ki 10 ayrı sigara dalı değil 10 ayrı kapalı sigara paketi içeren bir karton aldın. Kartondan bir pakedi alıp “birini açıp tadına baktım” demek öyle çok da abuk gelmiyor bana, vereceğin kişi abin olduğu için. Tabii özel durumunuzu bilemem. Eğer bu seni rezil edecek bir şeyse bile kararını Kendin vereceksin;

- saçma bir iktidar mücadelesinden çekilip kavgaya karışmadan sıyrılacaksın.
- kafasına göre saçma sapan hareketlerle seni rezil etmesinin hesabını sorup kavga edeceksin.

Almışsın bir kere. Kavganın dövüşün yararı yok. Salla geç. Para da alma ama onlardan.

Gerçekten yazarken tiksindim şu hareketlerden. Parasını verdiler miymiş. Allah yardımcın olsun.
0
lazor
(19.04.26)
Adamin yaptigina da anlam veremedim, sizin neden mahcup olacaginizi da anlamadim.
+1
ghilleinthemist
(19.04.26)
Yengeye mahcup olacak bir şey yok. Eşim bize aldığımı sanıp içinden almış diyeceksiniz hepsi bu. Asıl sorun diğer kişilere mahcubiyetten ziyade eşler arası saygı gibi geldi.
+6
ekimoloji
(19.04.26)
Eşinin yaptığı saçma da bu kadar abartılacak bir şey yok. Yengenden %10 az alırsın ücretini alacaksan. Almayacaksan da zaten kırılacak ya da mahçup olunacak bir konu yok ortada.
-4
himmet dayi
(19.04.26)
Bilinçli yapıldığı için orada ciddi kavga çıkarırdım. kıskanmış ve yapmış. Yengeye kendisinin yanında paketin birini onun aldığını söyler o kadar ücretini alırdım.
0
mslny
(19.04.26)
muthis saygisizlik. mevzu niye paraya donusuyo ya da kucultuluyo. eni sonu sen birine almissin kendisi hem ayip etmis hem uste cikmis patronluk tasliyo+1 sen de ses cikaramamissin herhalde
0
ala09
(19.04.26)
Konunun sizin de belirttiğiniz gibi iki yönü var. Tekrar sigaraya başladığı için kızmak konusu, aranızda nasıl anlaştıysanız ona göre halledilir; bilemiyorum. Sakladığınız dolabı tesadüfi açtığında sigarayı görüp, canı çekmiş gibi duruyor. Bana kalırsa, madem bu eşinizde yeniden içmeyi tetikleyebilecek bir şey, bir daha kimseye sigara alma sözü vermeyin ve evde de hiçbir şekilde bulundurmayın.
Diğer yandan başkasına alınan bir ürünün paketini bozup, üstüne de “n’olucak?” çekmesi düpedüz saygısızlık ve gevşeklik afedersiniz. Ben sevmem böyle şeyleri ve haddini bildiririm. Ancak normalde saygılı biriyse, konu sigara olunca ve üstüne yeniden başlamayı da içerince, sizden daha fazla laf yememek için üste çıkma yoluna gitmiş olabilir. Yani bağımlılık konusu karışık olduğundan, bu olay özelinde tolere edilebilir gibi duruyor. Bir daha ortam yaratmamaya çalışın derim.
Yenge tarafında çözüm olarak ise, 9’lu parası alırsınız, hallolur.
0
lil siztah
(19.04.26)
canı çekmiştir ama sigara içilmesin
0
mantık
(19.04.26)
En hafif tabirle cig bir hareket, parasindan bagimsiz baskasina alinmis bir hediye, zaruri bir durum olsa anlarim fakat keyfi de yapilmis bir hareket gibi duruyor. Ben olsam sizden bir daha bir sey istemem, kocanizla beraber sizi kastediyorum tabii, yoksa sahsi olarak sizin daha hassas oldugunuz asikar.
0
bosver nicki
(19.04.26)
(6)

ıslak hamburger yurtdışında niye tutmuyor

plastic_angel
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
50den fazla ülke gezdim. saçma sapan lezzetler trend olmuş, insanlar kuyruk. özellikle asyada birşey trend olmayagörsün. bu lezzet niye tutmuyor. 'onların damak tadına uymuyor' ile gelmeyin lütfen.
0
plastic_angel
(17.04.26)
e kokoreç de bi burda bi yunanda var. birçok lezzet öyle. ıslak hamburgere özel değil.
talep yoksa arz da olmaz haliyle. insanların alışık olduğu bi tat değil
0
jelly bear
(17.04.26)
ıslak hamburger türkiyede de tutmuyor bence artık da neyse =)

öğrenciyken gidiyordu da, mide fesadı geçirmek istemiyorsanız yemeyin bayat soslu şeyler.
+10
kveldulv
(17.04.26)
daha iyisini yemediğiniz için kıyaslayamıyorsunuz. türkiyede kalitesiz un, et ve sos yediğiniz için böyle düşünüyorsunuz. siz benim sorumu anlamamışsınız.

döner de yüzlerce yıldır bu ülkede satılıyordu. alman on yıl önce bi dokunuş yaptı , tüm dünyada satılma şekli değişti.

asya, güney amerika, balkanlar vs. gidenler nightmarketleri, pazarları, sokak lezzetlerini bi hatırlasın. salak salak şeyler hep.

bi koredeki teriyaki,limonlu,portakallı tavuk toplarının türkiyede niye kimsenin satmadığını anlamıyorum bi de bu ıslak hamburgeri...
-1
🌸plastic_angel
(17.04.26)
türkiyede kaç yerde var ki ıslak hambg.
0
mantık
(17.04.26)
ıslak hamburger drunk food, her yerde farklı bi kültür var.
+1
gurur
(17.04.26)
islak hamburgere gelene kadar (ki bende hic sevmem) tutmasi gereken tonla sey var ama tutmuyor.

sana "onlarin damak tadina uymuyor" ile gelmek zorundayiz.

kuzey amerika'da milletin bayilarak ictigi root beer turkiye'de tutar mi?
tutma olasiligi olsaydi simdiye kadar getirilmez miydi?
+1
cooperr
(17.04.26)
(10)

Zamanı geçiremiyorum

mete kudur
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu. Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişm
Selamlar, kötü bir başlık seçimi oldu; o konuda kusura bakmayın lütfen.

Kendimi bildim bileli, tek başıma hayatı idame ettiremeyen birisiyim; malum ailevi büyüme şartları gibi sebeplerin sonucu.

Lakin yaklaşık son 2 yıldır, bunların farkında olarak davranmaya çalışıyorum ama yine de pek birşey değişmediği gibi: bir de üstüne, artık zamanı geçirememe problemi ortaya çıktı.

Vakit geçiremiyorum, herhangi bir hobim, dizi/film izlemeye hevesim olmadığı için de ilerleyemiyoruz. İlerlemek demişken, geçmişten beri hep bi' ''gelişmek'' ''ilerlemek'' üzerine eylemlere geçerdim. bu sebeple mesela; hızlı kitap okumaya çalışır, roman okuyamaz, bana birşeyler kazandırmayacak dizi film izlemezdim.

ama işte son 2 yıldır bunları da yapmamama rağmen zaman geçmiyor.

çalışmak dışında neler yapıyorsunuz, zamanı nasıl geçiriyorsunuz. Özellikle yalnız yaşayanlar.

Çalışmak eve dönmek ve evdeki curcuna içinde kaybolmak, saklanmak gibi kalabalık ailelerden yaşayıp gitmek üzerine kurgulanmış sanırım bu hayat. buna sahip olamayanlarınız neler yapıyor ?
+1
mete kudur
(16.04.26)
Hep söylemişimdir, kariyer, para vs hepsi boş iş. Ruh eşinizi bulmaya bakın. Hayat sevgilisi olup, gezip tozana güzel.
0
augustine azuka okocha
(16.04.26)
din, ahiret işleri
-1
mantık
(16.04.26)
bir evcil hayvan gerekir sanki size
0
devilone
(16.04.26)
-Spora başla. Bir spor dalında kendini geliştir.
-Bir müzik aleti çalmayı öğren.
-Seni sosyalleştirecek bir hobi edin.
-Bir yabancı dil öğren, geliştir.
-Daha temiz, daha tertipli ol. Yalnız yaşıyorsan çok zaman alıcı bir aktivitedir.
-Mutfak becerini geliştir. Zaman alıcıdır. Mükafatı fazladır.
-Bir kedi edin, yalakalığını sömür.
+3
Mirket
(16.04.26)
Yalnız yaşamıyorum ama yemeğini bile ayrı yapan biri olarak yalnız sayılırım.
Belli başlı ritüellerim vardı özellikle festival dönemlerinde çok aktiftim o bana çok iyi gelirdi, program hazırlamak, bilet kovalamak, o filmden bu filme koşturmak gibi o yoğunluk yaşama sebebimdi o kadar iyiydim ki.
Maalesef iksv boykot listeme girdiğinden beri benzer bir boşluğu ben de yaşıyorum, tek sebep bu değil tabii geçtiğimiz 1,5 yıl farklı bir çalışma düzenindeydim hayatım mahvolmuştu, bu sene başından itibaren bu düzeldi ben de kendimi zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Alternatifler bulmaya çalıştım, yapamadığım şeylerin yerine başka bir şey aldım, boş bırakmadım o canlılığı yoğunluğu kendim oluşturdum.
Hareketli bir bölgede çalışıyorum biraz da rahat bir işim var gün içinde yakındaki bir sergiye gidip gelebiliyorum mesela o bana iyi geliyor, kendi yaptığım şeylerden size birkaç öneri;

Sergileri takip edebilirsiniz.

Sinematek'te çok güzel film programları oluyor onları takip edebilirsiniz, film/dizi izlemekle aynı şey değil ben de artık bunlara motivasyon bulamıyorum ama sinemada izleme imkanımızın olmadığı filmleri sana perdede görme imkanı sağlıyor burası mükemmel bir şey.

Tiyatrolar.com'a sık sık girip listemdeki oyunlara bilet bakarım yeni oyunları araştırıp listeme eklerim. Ayda en az 2 oyuna gitmeye çalışıyorum.

Canlı performans dinlemeye başladım, ayda 3-4 kez yine yakınımdaki bir caz bara gidip müzik dinleyip bir şeyler yiyip içiyorum, son zamanlarda bana ruhsal olarak en iyi gelen şey bu oldu, şahane müzisyenler tanıdım.

Spora başladım, iki sene kadar önce heveslenip ara verdiğim tenise bu sefer ders alıp ciddi bir şekilde eğilmeyi düşünüyorum.

Bulduğum her fırsatta yürümeye çalışıyorum.

Geçen yıl içine düştüğüm bunalımdan yavaş yavaş kurtulmam bunlar sayesinde oldu.

Evcil hayvan önerisine de katılıyorum ama bu öyle herkese önerilebilecek bir şey değil siz kendinizi biliyorsunuzdur yapabileceğiniz bir şeyse çok iyi geleceğine eminim, ama kendinize güvenmiyorsanız da çocuğu umutlandırmaya gerek yok.
Ben köpek konusunda kendime güvenemediğim annem kedi istemediği için balkonda kuş bakmaya başladım sokaktaki kuşlara bakıyorum, bu da bana çok iyi geldi.
0
mutekebbir
(16.04.26)
Kankacım bu işin net bir formulu yok maalesef, kendini keşfetmenle alakalı bişey. Kendini keşfetme derken öyle börtü böcek öpen, dağa, taşa, ağaca sarıl kafası değil. Mesela spor' nefret ederim , ben bişeyi istediğim için yapıyorum zorunda olduğum için değil, o nedenle bende o işlemiyor, koşu, yürüyüş vs işlemiyor. Ben mesela yazı yazıyorum benim kafayı o topluyor, ya da midi klavyem var sample kesip yalandan müzikler yapıyorum. Yani deneme yanılma yöntemi yapıyorum ben, baktım sarmıyor sallıyorum. Dün sevdiğimi bugun sevmeyede biliyorum
0
ebeş
(16.04.26)
bilgisayar oyunlarına başlayabilirsin. zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın bile.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.04.26)
Oldum olası yalnız vakit geçirmeyi severim, tek çocuğum zaten belki onun etkisi bilemiyorum. Eve gelince zaman nası geçiyor da sabah oluyor anlamıyorum hiç. Düşündüm neyi farklı yapıyo olabilirim diye ama :D

Evcil hayvanım var, geldiğimde ilgi bekliyor beyefendi ama çok yorgun geldiğim için aradığını bulamıyor çoğu zaman :D Yine de kum kabı temizliği, su değişimi, biraz oyun vs derken zaman geçiyor. Titiz bi insanım, geldiğimde evi süpürürüm. Yemek hazırlamaya çok vakit harcamam. Çok sabrım yok o nedenle netflixde iki bölüm dizi bazen izlerim bazen izlemem. Zihnen aşırı yorulup çökmediysem sonra okurum klasöründe tuttuğum makalenin birini açıp göz gezdiririm ve genelde tamamını bitirmeden kapatırım. Gün içinde yoğunluktan cevap veremediiğim mailler varsa onlara dönerim. Sonra birden yatma vakti geliyor zaten.

Sosyalleşmek kafa şişirdiği için pek sosyal hobim olduğu söylenmez ama haftasonu dağ bayır yürürüm o da max. 2 saat. Alışveriş çok vakit alıyor, indirimleri kollayınca farklı marketlere gir çık çok vakit harcıyor. Sonrası sıkıcı işler çamaşır falan. Bilgisayar oyunları da almıştım bi ara fakat oynarken içim sıkılyor çünkü bi yere varmıyor, sana bir şey katmıyor. Asıl yapman gereken işler kalıyor vs. Bu beni içten içe darladığı için boşa yatırım olarak kaldı :D

Yani iş dışı zaman nasıl bu kadar çabuk geçebiliyor hiç anlamıyorum açıkçası.

Eğer sen de bir şeyler öğrenmeyi seven biriysen tavsiyem çok temel bir sorunun cevabını googlelayarak başla. Atıyorum "Güneş batarken neden turuncu renk gökyüzü olur?" bunun üstüne bağlantılı olaylar ve açıklamaları okumaya başlayınca zaman nası geçiyor anlamıyorsun.
0
truf
(16.04.26)
(bkz: anhedonia)
0
elvan abeyiylegezse
(16.04.26)
Kendine yakın gördüğün bir siyasi partiye üye olarak çalışmalara katıl. İşe yarar manada sosyalleşirsin. Genç yaşlı her telden insan tanırsın.
0
yurtsuz john
(16.04.26)
(6)

okb ilaçları

mantık
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcuten risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcut
en risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
+1
mantık
(12.04.26)
risklere takılmayın; onların pek çoğu binde birlik olasılığa karşı sorumluluğu üzerlerinden atmak için yazılıyor. önemli olan kişinin okb tipine hangisinin iyi geleceği+vücudunun hangisini iyi tolere edeceği.
+2
lil siztah
(12.04.26)
1.000 de bir ile 10.000 arası bir risk o da göz yapısında genetik duruma göre oluşuyor yani sen bunu risksiz olarak düşün, okb çok küçük şeyleri büyütebiliyor
+1
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
teşekkürler ama başka bir ilaç yüzünden de glokom tedavisi gördüm
genetik olarak da yatkınlığım olduğu için dikkatli olmam gerekiyor
0
🌸mantık
(12.04.26)
Bunu doktorunuza niye sormuyorsunuz?

Bana internetten doktor bile tavsiye verse uygulamam. Çünkü başınıza bir problem gelirse, size tavsiyeyi veren kişi sorumluluk kabul etmeyecektir.

O sebeple, ben olsam doktora danışırdım, onun verdiği tavsiyeyi uygulardım. Bu konudan başıma bir iş gelirse tüm sorumluluk doktorda olurdu ve gerekli telafi işlemlerin yapılması yasal olarak mecburi olurdu.

Buna ek, zaten doktora gidip; internetten araştırdım, dersek, ne tepki vereceğini az buçuk tahmin edebiliyoruzdur sanırım.
+1
substituent
(12.04.26)
anladım ama sizin sorunuz yine de biraz sorunlu geldi bana. diyelim ki bir ilacın glokom riski diğerlerine göre az, ama size de fayda etmeyecekse, sizin için bir seçenek olamayacaktır zaten. normalde okb türüne, direncine vd göre psikiyatrist ilacı önerir; sonra siz detayını -mümkünse bir göz uzmanıyla- inceler, gerekirse psikiyatriste dönüp alternatif sorabilirsiniz. hatta tanıdık bir eczacı varsa, değerlendirmede o da yardımcı olur. (lütfen chat gpt'ye falan güvenmeyin böyle konularda.) özellikle devlette doktorların bu detaylara vakit ayırmayabileceğini biliyorum. bu sebeple dediğim gibi bir yöntem izlemeniz makul olur diye düşünüyorum.

başka bir önerim de, anahtar kelimelerle makale taraması yapmanız olur. mesela faydalı olabilecek bir makale için: pmc.ncbi.nlm.nih.gov
çok geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Şöyle bir şey okumuştum. Direkt soruyla ilgili değil ama ama glokom konusunda

"Esr*r içtikten sonra gözlerin kızarmasının nedeni, bu bitkinin glokom (göz tansiyonu) tedavisindeki ünüyle bağlantılıdır.

THC kan basıncını düşürür, bu da kan damarlarının ve kılcal damarların genişlemesine neden olur. Gözdeki kılcal damarlar genişler, gözlere giden kan akışı artar ve göz içi basıncı (intraoküler basınç) olarak adlandırılan gözdeki basınç düşer. Kan akışındaki bu artış gözlerde kızarıklık yaratır. Göz basıncındaki bu düşüş ise glokom hastalarının aradığı faydadır."

Kaynak: getir.net
0
birdirbir
(14.04.26)
(4)

Cayma bedelinden kaçınmak için numara taşımada en doğru zaman

voyager 1
Merhaba,Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.Teşekkürler.
Merhaba,

Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.

Teşekkürler.
0
voyager 1
(11.04.26)
4-5 gün kala taşıma işlemi başlat işte 1-2 günün cayma bedeli ne kadar olabilir ki
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
son ay cayma bedeli ödemiyor olmanız lazım. numara taşıma max 3 gün sürüyor; 3 gün kala başvuruyu yapsanız, en makul senaryo olur bence.
0
lil siztah
(11.04.26)
Numara taşıma 96 saatte tamamlanıyor. Yani 4 gün önce başvuru yapman lazim
0
etna
(11.04.26)
bazı aylarda zam yapıyorlar şu an 5g den dolayı cazip kampanyalar var
0
mantık
(11.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.