Giriş
(3)

kendi saçını kendin kes

vampyria
selamlar..berber teknikleri nasıl öğrenilir, internette böyle bi kaynak var mıdır?kendi saçımı kendim nasıl keserim ya da berberlik bilgisi olmayan bi arkadaşıma kestirebilir miyim, berberlik teknikleri ile ilgili siteler var mıdır?saç kesmekten kastım makineyi alıp dalmak değil :), böyle kestikten
selamlar..
berber teknikleri nasıl öğrenilir, internette böyle bi kaynak var mıdır?
kendi saçımı kendim nasıl keserim ya da berberlik bilgisi olmayan bi arkadaşıma kestirebilir miyim, berberlik teknikleri ile ilgili siteler var mıdır?saç kesmekten kastım makineyi alıp dalmak değil :), böyle kestikten sonra ustura ya da jilet tarzı bişeyle çıt çıt dalıp saçı inceltiyor gibi bişey yapıyolar onu nasıl yaparım?
burda berbere derdimi anlatamıyorum tam olarak, almanca kasıyor, ayrıyetten fiyatlar pahalı acıyorum, ayrıcana bir-iki gittim sonu hüsran..
0
vampyria
(29.04.07)
www.stretcher.com

gibi bir site var.

bi de

(bkz: kendi sacini kesmek) basliginda 150 entry var. orda bunu yapan insanlar var, onlara da danisilabilir, yazdiklari okunabilir.
0
la traviata
(29.04.07)
askerde, bölüğün tek berberinin çektiğini biliyorum da zor iş. adam kaç yıllık berber, kendi saçını kesemiyordu. arkadaşına tarif ettire ettire zorla kestiriyordu ki asker traşı. öyle çok şekilli bir şey değil.
0
kibritsuyu
(30.04.07)
abi bi ara reklamları çıkıyordu ben diyim 5 sene sen de 10 sene önce, elektrikli süpürge gibi bir şeyin ucuna aparat takıyordun ve yer süpürür gibi saçını kesiyordun. bunun daha kompakt olanı var mıdır bilmem.

ayrıca verdiğin paraya değil de daha çok saçlarının kötü kesilmesine canın sıkılıyorsa ayrıntılı Türkçe tarifi buraya yaz Almanca bilen birisi sevabına çevirir büyük ihtimal :)
0
kimlanbu
(30.04.07)
(2)

ingilizce bir kelime

jkulakwalker
bbc de bir belgesel izliyordum arılar meyveler peteklerle alakalı. "inside the fin" diye bir cümle geçti arada. burada ki fin ne ola ki? yani fin diye baktım sözlüğe pek anlamlı şeyler çıkmadı. demem o ki ingilizce de "fin" diye okunan başka yazılışlı kelimeler var mı bildiğiniz?
bbc de bir belgesel izliyordum arılar meyveler peteklerle alakalı. "inside the fin" diye bir cümle geçti arada. burada ki fin ne ola ki? yani fin diye baktım sözlüğe pek anlamlı şeyler çıkmadı. demem o ki ingilizce de "fin" diye okunan başka yazılışlı kelimeler var mı bildiğiniz?
0
jkulakwalker
(29.04.07)
fin kanatçık demekmiş, arılarla ilgili dediğinize göre belki böyle bir bağlantısı vardır. Şöyle de bir cümle buldum "When we look inside the fin, we see a shoulder, we see an elbow, and we see an early version of a wrist, which is very similar to that of all animals that also walk on land". yani kanatçığın/yüzgecin iç yapısına baktığımız zaman görürüz ki bla bla...
0
crown
(29.04.07)
fen var bataklık, taban demek. tam cümleyi soylesen gelişinden çıkarılır ama şimdi sadce desteksiz atacağım : bal dolu peteğin içini kastediyor olabilir
0
kimlanbu
(29.04.07)
(5)

balığın cinsiyeti nasıl anlaşılır?

gioberg
ya da daha doğrusu anlaşılır mı? balığın cinsiyetini anlama yolu var mıdır? şöyle solungaçına,yüzme stiline falan bakarak :)
ya da daha doğrusu anlaşılır mı? balığın cinsiyetini anlama yolu var mıdır? şöyle solungaçına,yüzme stiline falan bakarak :)
0
gioberg
(29.04.07)
hay ulen gönder yerine gizleye bastım gitti bütün yazdıklarım, neyse gene yazayım kısaca...


her balığın cinsiyetini sadece bakarak anlayamazsın, hatta bazılarında da balığın belirli bir erişkinliğe ulaşmış olması gerekiyor. zamanında akvaryuma merak sardığım için çoğu balığı ayırt edebiliyorum daha doğrusu edebiliyordum, şimdi aklımda sadece lepistes kalmış. erkeklerinin kuyruğu daha büyük ve rengarenk olur. dişiler onun yanında hamsi gibi kalır :)

tabi işten anlayan bir veterinere götürürsen keser biçer organlarına bakar bir şekilde söyler sana cinsiyetini :)
0
kimlanbu
(29.04.07)
her balık için farklı olabiliyor. ama doğanın kanunu olarak, dişiye kendini beğendirmek açısından diğerlerine göre daha süslü püslü ve/veya büyük olanlar genelde erkek olur.
0
hopi
(29.04.07)
genel mantık, doğada çoğu canlının dişisi erkeinden daha zayıf yapılı ve zarif olur omurgasızları, böcekleri, bitkileri ayrı tutuyorum
0
dirk pitt
(30.04.07)
Bazı balıklar da (genelde çiklit familyasından) erkeklerinin erişkin olduklarında alınlarında bir çıkıntı oluşmasıyla ayırt edilirler, akvaryumcular arasında bu olaya kafa yapmak adı verilir.
0
jolietjake
(30.04.07)
sorduğunuz balıklar akvaryum balıklarıysa, şöyle bir şeyler diyebilirim...
bizde lepistes, kılıç, moli ve çeşitli balıklar vardı. bunlardan edindiğim tecrübelere göre erkek balıkların alt tarafında çubuk şeklinde bir uzantı oluyor ki, bu onların cinsel organı oluyor. dişilerde bu yok. bir de erkek balıklar çiftleşme konusunda dişilere nazaran daha istekli. aynı cinsten bir balık diğerini kovalıyorsa, büyük ihtimalle kovalayan erkektir. tabi vücut şekillerine bakmak da lazım. farklı olduğu durumlarda geçerli bu. eğer birbiriyle aynı vücuda sahip iki balık birbirini kovalıyorsa bunlar kavga ediyordur büyük ihtimalle.
0
tabudeviren
(22.05.07)
(8)

zamanının ötesinde, beğenilen entryler ve karma

nihilanth
bir kaç sorum olacak çözemedim. 1- zamanının ötesine geçti bir entrymiz diyelim ve ertesi gün oldu karma düştü. o gün sildik o entry'yi karma diğer gün geri gelir mi?2 - zamanın ötesine geçti bir entry, ve karmalar hesaplanmadan entry'i sildik. o entryden dolayı yine karma düşer mi?3 - bir entry beğ
bir kaç sorum olacak çözemedim.

1- zamanının ötesine geçti bir entrymiz diyelim ve ertesi gün oldu karma düştü. o gün sildik o entry'yi karma diğer gün geri gelir mi?

2 - zamanın ötesine geçti bir entry, ve karmalar hesaplanmadan entry'i sildik. o entryden dolayı yine karma düşer mi?

3 - bir entry beğenilenlere geçti, ve biz bunu sildik, karma düşer mi?

4 - düşen yahut artan karma, silinen entry canlandırıldığında ne olur?
0
nihilanth
(28.04.07)
1. gelir.
2. düşmez.
3. düşmez.
4. bilmiyorum, tahminen değişmez.
0
pispinti
(28.04.07)
1.) gelmez, fenerbahçeye arada gaza gelip "giydiriyorum" karmam yerinden oynuyor resmen, ertesi gün hevesimi alıp siliyorum olan karmaya oluyor. yalnız entryi çöpten de silince karmamın arttığını da farkettim bu da ilginç bir nokta.

4.)1de de söylediğim gibi çöpe yolladığın entry sanki silmemişsin gibi etki ediyor karmana, ha canlandır ha çöpte tut. çöpte olmasının avantajı daha fazla kötülenemeyeceği için daha da fazla karma düşüşüne yol açmaması.
0
kimlanbu
(29.04.07)
Verilen not geri alınmaz, o yüzden bir entryi silip silmemenin karmaya puan anlamında bir etkisi olmuyor bildiğim kadarıyla. Yalnızca toplam entry sayısı değiştiği için oynamalar yapabilir, ama entry sayısı belli bir miktarın üzerindeyse o da çok küçük bir etki yapar.
0
sui
(29.04.07)
ben de bir toparlama yapayım bütün sorulara cevap olacaktır. bir entry'i tamamen sildiğinizde (çöp kutusundan da uçurduğunuzda) onunla ilgili verilen bütün oylar da geçersiz kalıyor. dolayısıyla bu entry'lerin karma üzerinde olumlu ya da olumsuz bir etkisi kalmıyor.
0
iron
(29.04.07)
valla ben ssgnin yalancisiyim: bir sordugumda eskiden silince karman duzeliyordu, simdi silsende karmana etkisi devam ediyor demisti.
0
compumaster
(29.04.07)
silinen entry, verilen oyları ve beraberinde karmaya etkiyi de götürüyor. zamanında haftanın en kötülerine girip karmamı da miken üç entrymi sildim, çöpte durdukları sürece hiçbir değişiklik olmadı ama çöpü de boşaltınca karmam epey yükseldi. yani entry çöpten de tamamen silinince oyları ve karmaya etkiyi de götürüyor. düşen karma yükseliyor, yükselen karma düşüyor. bu yüzden entry silmenin ardından karma düzeldikten sonra canlandırmak mümkün değil. gitti o entry. moderatör hala canlandırabilir fakat o zaman ne olacağını bilemiyorum.
0
kibritsuyu
(29.04.07)
1. kesinlikle gelmez. sildiğin mesajlarını çöğten silsen bile aslında silinmiyor. database'de oylarıyla birlikte saklanıyor. karman da silinmiş-silinmemiş tüm entrylerinle oluşuyor.
2. evet düşer. silsen bile dediğim gibi oyları kalır.
3. karman düşmez.
4. entrylerini canlandırman karmanı değiştirmez.
0
seviyorum ulan sezenimi deli gibi hem de
(29.04.07)
hmm çok çeşitli cevaplar gelmiş :)

bakalım çöpten entry sildim yarın karma ne olacak.. ona göre anlaşılacak durum.
0
🌸nihilanth
(01.05.07)
(12)

bağlantı

vampyria
rapidshare'den beklememek için sık sık routerdan bağlantıyı kesip bağlıyorum, yeni ip ile download yapıyorum, bunun router'a bi zararı var mıdır?eski bi siemens vardı o bozuldu ama çok alakasız bi zaman olduğu için ona yormadım, şimdiki routerda da bağlantıyı koparınca tekrar bağlanması bazen uzun s
rapidshare'den beklememek için sık sık routerdan bağlantıyı kesip bağlıyorum, yeni ip ile download yapıyorum, bunun router'a bi zararı var mıdır?

eski bi siemens vardı o bozuldu ama çok alakasız bi zaman olduğu için ona yormadım, şimdiki routerda da bağlantıyı koparınca tekrar bağlanması bazen uzun sürüyor, ya da fişi çekmeden alet kendine gelmiyor.

router'ı bozar mıyım bu şekilde?yoksa batıl inanç mı bunlar?
0
vampyria
(28.04.07)
hiçbişeycik olmaz..
aynen devam..
rapidden parça film çekmiyorsun umarım..
0
demlikposet
(28.04.07)
soyle bır (alternatif) sey yapabılırsınız;
baslat,calistir, cmd,
ipconfig /flushdns
ipconfig /release
ipconfig /renew
0
dodocan
(28.04.07)
@demlikposet: sırf parça çekiyorum nerdeyse niye kötü mü?

@dodocan: öyle yapınca routerı kapamamış mı oluyorum?öyleyse süper çünkü diğer türlü evdeki herkesin bağlantısı koptuğu için üzerime yürüyorlar :)
0
🌸vampyria
(28.04.07)
batil inanc degil bilakis modem dandikse hele ki yeni modem alma sebebidir, tecrubeyle sabittir.
0
katafalk
(28.04.07)
bence başlı başına kötü bi yöntem rapid şarkı çekimi için..

film çekimi içinde.

ikide bir fırttı fırttı modemi açıp kapatmaktansa,
farklı yöntemler kullanmaya başlamakta fayda var bence
0
demlikposet
(29.04.07)
ipconfig komutuyla sadece network kartının ayarları yenilenir ki o da yüzde 99 ihtimalle yine aynı ip adresini size geri döndürmek dışında bir şey yapmayacaktır. Zaten ethernet kartının IP adresi değişse bile bunun modemin IP si ile bir alakası olmadığından işinizi görmez. Kısacası bu komutla (usb değilse) modemin ipsini değiştiremezsiniz. Ya telefon hattını çıkartıp biraz bekleyip takacak ya da modemi kapatıp, açacaksınız veya konsola girip, disconnect/reconnect komutunu vereceksiniz.
0
ntldr
(29.04.07)
torrent kullanın o kadar hızınız varsa, hic kasmadan indirsin. emule da olur.
0
bryan fury
(29.04.07)
deneyeceğim diğer alternatifleri de, teşekkürler herkese :)
0
🌸vampyria
(29.04.07)
modem'in yönetim ekranlarından bağlantıyı kesip yeniden bağlanarak yapsanız bu işi daha temiz olur gibi. gerçi modem elinizin altındaysa düğmeyi açıp kapatmak daha kolay gelebilir.
0
iron
(29.04.07)
aynen.yönetim ekranına giriyorum zaten ama işte bazen sapıtıyor girmiyor vesaire, öyle acil durumlarda mecburi fişi çıkarıp takıyorum.
0
🌸vampyria
(29.04.07)
Ayrıca ipconfig'le de bağlantı bir süreliğine (tekrar bağlanana kadar) gidiyor.
0
colonizer
(29.04.07)
rapidi premium hesabım yoksa film indirmek için tercih etmezdim, resume desteği yok, eş zamanlı dosya indirme desteği yok... bağlantı gitti mi indirdiğin dosya yalan oluyor.

tabi bütün mp3leri, xxx leri rapide atıyorlar o da ayrı bir konu.

ip adresini tek tıklamayla değiştiren programlar var ama onlarda da genelde public proxy kullanıldığı için hem yavaş hem de wait 3-5 minutes yazıyor mutlaka. son dakika kasıyorsun indireyim diye ama 10 sn geç kalsan "your ip address is downloading a file" yazıyor.
0
kimlanbu
(29.04.07)
(9)

avını eve getiren kediye n'apmak lazım?

sharon and hope
bahçesi olan bir evde oturduğumuz için kedimiz bahçeye çıkıyor, geziyor dolaşıyor.. eh ne güzel diyorduk önceden, ama yaşı ilerledikçe eve kuş vb. şeyler getirmeye başladı.. napsak da getirmese? nedir bunun çaresi? daha önce böyle bir konuda tecrübeli olan varsa yardımını bekliyorum.. yediği önünde
bahçesi olan bir evde oturduğumuz için kedimiz bahçeye çıkıyor, geziyor dolaşıyor.. eh ne güzel diyorduk önceden, ama yaşı ilerledikçe eve kuş vb. şeyler getirmeye başladı.. napsak da getirmese? nedir bunun çaresi? daha önce böyle bir konuda tecrübeli olan varsa yardımını bekliyorum.. yediği önünde yemediği arkasında.. nedir bu av merakı? nerde bu devlet?
0
sharon and hope
(28.04.07)
hmmz.. süper aksiynmuş.. ben olsam av olaylarını kameraya çekerim, discovery channel tadı yakalarım.
0
kartonpiyer
(28.04.07)
yardımcı olamicam ama kartonpiyer e katılıyorum kesinlikle. boyle bir fırsat geçse elime , surekli kediyi takip ederim kamera ile.
0
etacarinae
(28.04.07)
kedinin avını eve getirme sebebi sahibine yeteneğini kanıtlama isteğidir. "bak ulan ben bu evde işe yarıyorum, koruyorum burayı" diye düşünüyorlar. bursada otururken zemin kattaydık, kedinin biri balkona girip pencereme geliyordu. neyse beslemeye başladım. bir ay sonra gece balkonumda bir patırtı bir kütürtü.

kedi balkondaki fareyi yakalamış ve ben öğlen kapıyı açıp o fareyi görene kadar başında beklemiş. ben kapıyı açtım fareyi gördüm, kedi isteğine ulaştı aldı avını balkondan dışarı götürdü.

hayvanın içgüdülerini bastırmayın, bırakın getirsin hatta ödüllendirin. çevrede kuş uçurtmaz.
0
kimlanbu
(28.04.07)
kimlanbu dediklerini ben de düşünmüştüm ama emin olamıyordum... yapabileceği en iyi şeyi yapıyor ve bize gösteriyor gerçekten de. yazdığın cevabı okur okumaz hemen gidip kocaman öptüm onu, sonra tüylerini taradım.
0
🌸sharon and hope
(28.04.07)
bence eğitmeye devam et bi şekilde av kedisi olsun çığır açar bak..
0
nihilanth
(28.04.07)
köpek mi ki bu da(kaç bağlaç oldu be)
gelip sahibine yaranmaya çalışsın,
bence aha sensiz de yaşayabiliyorum gayet de sana ihtiyacım yok diye küstahlık yapıyordur
0
demlikposet
(28.04.07)
kesinlikle "ben işe yarıyorum, bak ne yakaladım." demek istiyordur. gerçekten anlaşıldığını anladığında kendiliğinden keser. bizimki üçüncü fareyi pencrede parçladığında, kahramanlığının artık tartışılamaz olduğuna karar vermişti mesela. o yüzden eve her ne getirirse getirsin. çok büyük bir başarıymış gibi davranılmalı kafası sevgiyle okşanmalıdır.

hazırlıklı olman gereken hayvanlar arasında; kuş, kertenkele, fare, karafatma ve hatta yılan bulunmakta. sonuçta seni korumakta ve evinin sınırlarını sahiplenmekte olan bu canlıyı karnından mıncıklayarak teprik etmelisin bence. ama av sonrası öpüşmemekte fayda var yine de. eheh pisim lan ben.
0
limon kimyon zorro
(28.04.07)
her getirdiği şey için onu ödüllendiriyoruz bakalım sonu nereye varacak. ödüllere alışıp iyice canavar olmasın?
0
🌸sharon and hope
(30.04.07)
kesildi getirdiği avlar.. merak eden olursa diye..
0
🌸sharon and hope
(14.05.07)
(3)

boşaltım sistemi hastalıkları

sorusoranadam
evet, soracağım şey başlıktaki şey, yani boşaltım sistemi hastalıkları. nedir bunlar?
evet, soracağım şey başlıktaki şey, yani boşaltım sistemi hastalıkları. nedir bunlar?
0
sorusoranadam
(27.04.07)
çook genel bir soru olmuş, burada cevap bulmak zor.
üriner sistem hastalıkları, böbrek, üreter, mesane, üretra, kidney vs vs şeklinde aratırsan mutlaka bir sonuca ulaşırsın, ama dediğin konunun toplamı robbins denen kitapta 40 sayfadan baslar ki anlat anlat bitmez.
0
anatomik durus
(27.04.07)
idrar yolları enfeksiyonu diye bir örnek vereyim mesela.
0
kimlanbu
(27.04.07)
safi böbrek üzerine sayfalarca hastalık olduğunu düşündüğüm vakit, bu senin sorduğun soruyu herhangi bir hoca bana sorsa direk çıkardım sınavdan.
0
gxix
(27.04.07)
(12)

hız ve yakıt kolerasyonu

efruz
şöyle bi kanaat var. araba 90 km hızı geçerse daha cok yakıt yakar ya da 100 km emin değilim işte bu yüzden uzun yollarda genelde 100 km üstüne çıkılmaz, neden dendiğinde cok yakıyormuşsorum şu deponun bitmesinde yol süresi mi önemli yoksa cok yakması mı.şöyle somutlaştırayım ankara istanbul 500 km
şöyle bi kanaat var. araba 90 km hızı geçerse daha cok yakıt yakar ya da 100 km emin değilim işte bu yüzden uzun yollarda genelde 100 km üstüne çıkılmaz, neden dendiğinde cok yakıyormuş

sorum şu deponun bitmesinde yol süresi mi önemli yoksa cok yakması mı.

şöyle somutlaştırayım ankara istanbul 500 km olsun. düz veriyorum rakamı. 90 km hızla giden araç 5.5 saat yol gidiyor. ama 130 ile gitse 4 saat falan yol gidiyor. yani 90 ile giden araç az yaksa bile bir buçuk saat fazladan yolda olmuş ve yakıt tüketmeye devam etmiş oluyor.

bana mantıklı gelen hızlı gidildiğinde daha ekonomik oluyor çünkü araba bir buçuk saat çalışmıyor yakmıyor.

tam oran nasıldır bilen var mı... mazaka'ya selam
0
efruz
(26.04.07)
hayır zaten hızlı gidildiğinde zamandan tasarruf ediyorsun yakıtı daha fazla yaktığın için. gaza daha fazla basıyosun, tekerleri döndürmek için daha fazla güç harcıyosun bu da yakıta maloluyor ;) 90 km'yi geçmediğinde ise daha yavaş gidiyorsun, geç kalıyorsun ama yakıt normal tüketiliyor.

(alternatif maliyet denir buna hatta iktisatta da vardır. normal hızla gidersen yakıtı normal yakarsın ama alternatif maliyet olarak gideceğin yere geç varırsın gibi..)

bu arada belli hızın altına düştüğünde devir düşüklüğünden dolayı araba yine çok yakar. mesela şehir içinde dur kalk ve 50 yi geçmeyen hızla seyreden araç 90 la giden arabaya göre daha fazla yakıt tüketir.
0
nihilanth
(26.04.07)
bir el kitapciginda 90 km nin üzerine cikilan/altına düşülen her 10 km başına 100 km mesafede bir litre fazladan yaktigi yaziyordu. tecrube ile de denenmis boyumuzun ölçüsü alınmıştır.
0
atmacaged
(26.04.07)
Bunun mantikla cozulecek bir yani yok. Tek yapabilecegin, motorun hizlandikca nede kadar daha cok yakit tukettigine dair somut bilgi edinmek. Ondan sonra verdigin ornegi sayilara vurup neyin dogru oldugunu bulabilirsin.
0
wpi
(26.04.07)
çok şehir dışı giden biri somutlasa daha faydalı olur. ben burda mantık yaptım, yani uzun yolda az yaksın araba diye 90 km yi aşmamak makul gelmedi bana 500 km gibi mesafede %30 daha uzun süre yakıt tükenmeye devam ediyor
0
🌸efruz
(26.04.07)
denemeyle bir diğer örnek de 90-100 km (2500-3000 devir) arasında yaklaşık 1/4 depo benzinle gittiğim yolu 130-180 km hızla(uzun zamandır o hıza çıkmadığım için hatırlamamakla beraber 4500-5500 devir arası olsa gerek) ile benzin göstergesinin düşüşünü görerek 1/2 depo benzinle gitmiştim.
araçların yakıt tüketimleride 90 km/sa hızda hesaplanır, ona göre yazılır, hızdaki her artış daha fazla yakıt tüketimine neden olur.
0
denize karsi icen keci
(26.04.07)
or:A arabası saate 90/km ile 100 km de yaklasık 8litre yaksın . B arabası ıse saate 130 ile 100/km de 12litre yakacak.(90 km hızdan sonra her kılometre ıcın %1 artıs beklenır, arabadan arabaya degısmesı olagandır.) A arabası 500km de 40 litre benzın yakarken ,B arabası 500 km de 60litre benzın yakacak. yanı 20 litre daha fazla .
sızın dedıgınız gıbı zamanla alakalı bırsey yok , olay sadece gıdilen km ıle alakalı.
5 km yi kosarak mı daha cok yorulursunuz ,yoksa yuruyerek mi? zamanı bos verın!!
0
dodocan
(26.04.07)
yakıt tüketim performanslarının birimi zaten her şeyi ele vermektedir. yol bilgisayarı olan araçlarda anlık yaktı tüketimi görülebilir. mesela 90 km/saat sabit hızda 5lt/100km. bu yüz km'yi kaç saatte aldığınızın önemi yoktur. aynı yakıt tüketim performansı 120 sabit hızla gidince 7lt/100km olur. yine bu 100 km'yi kaç dakikada aldığınızın önemi yoktur. yani sonuçta x ile y nin arasında 100 km mesafe varsa sen bunu 90 km/saat sabit hızla gidip 5 lt benzin harcarsın ama 120 km/saat ile gidince 7 lt benzin harcarsın. haa ne olur birinde arabayı daha az kullandığından amortismandan kar edersin. (aslında etmeyebilirsin de, hızlı gidince bir çok parça daha hızlı eskiyor olabilir, bu konuyu bilen varsa aydınlatırsa bizi iyi olur)
0
mosmor
(27.04.07)
hızla ya da süreyle alakalı değil, motor devri ile alakalıdır. eskiden 100ü geçince çift karbüratör çalışır iki katı yakar filan derlerdi. duyduğunuz budur büyük ihtimalle. çift karbüratör denilen olay apayrı. aslında söylenmek istenen çift boğaz karbüratörler için. çift boğaz karbüratörlerde birinci kelebek tam açıldıktan sonra diğer kelebek açılır. bunun da hızla ilgisi yoktur. düşük viteste arabayı zorladığınızda da ikinci boğazı açarsınız. aracınız dört boğaz karbüratörlüyse ikisi tam açılmadan diğer ikisi açılmayacaktır. enjeksiyonlularda böyle bir şey yok tabi ki...
0
theunforguven
(27.04.07)
dizel aracla denenmis soyle birsey de mevcut; ank-ist arasi 90'i gecmeden(uyumamak icin zorlanarak)1/4 depo, 140 ile giderken 2/5 depo (depo=50lt) ile gidilebildi. sonraki tecrubelerimde 90'i gecmemek icin dusuk devir kasildiginda aracin daha cok yakildigi goruldu.

bu arada yakit mekanik gostergesi yalancidir. yariya kadar cok yavas ilerler yariyi gectikten sonra da hemencecik duser.
0
amiga 500
(27.04.07)
cevap çok basittir. depodaki benzinin motora girdiği tek nokta vardır ki bu da gaz pedalı ile kontrol edilir. bütün benzin tüketimi hikayesi budur. gaza çok basarsanız çok harcarsınız, gaza az basarsanız az harcarsınız. derler ki "inik lastik havası yakıt tüketimine neden olur". niye? çünkü inik lastikle ulaşmak istediğiniz hıza ulaşbilmek için gaza daha fazla basmanız gerekir. arabanın daha az yakıtla daha çok iş yapmasınız sağlayan vites sistemi, beşinci vitesten sonra işe yaramadığı için, arabayı hızlandırmak için daha fazla gaza basmak gerektiği için "100 km üstü çok yakar" denir.
0
kibritsuyu
(27.04.07)
okadar çok parametresi varki yakıt tüketiminin akıllara zarar. durum tamamen motorun içindeki pistonların dakikadaki hareketi ile yani devir ile alakalı.

Misal arabamız 8 ileri vites olsa motor 1000 devirde 8. viteste 1 litre yakıt yakabilir belkide. Ama vites aralıkları dar olacağından manuel kullanımı keyifsiz olacaktır bence. Birde vites dişlileri hayvani boyutlara ulaşacağından kullanışsız bir vites kutusu olacak. Başka bir değişken ise sürtünme meselesi. araba ne kadar bakımlı rulmanlar ne kadar akıcı çalışıyor ise büyük etkileri olacaktır.

İşin özü yakıt tüketiminde zaman kavramını hesaba katmak yanıltıcı sonuç verir kanatindeyim. Verimlilik hesaplanırken hesaba katmak daha mantıklı gibi. Misal ben 1 saatte ankaraya gidip 50.000$lık iş bağlayıp 1 saatte geri dönmek isterim böylece öğleden sonra işe güce bakarım. ama gidiş dönüş 10 saat harcarsam ahanda öldü 1 gün yolda.

Birde gaz pedalı ile ayağınız arasında bir yumurta varmış gibi kullanırsanız. yani onu kırmadan. süper ekonomik oluyor hakkaten.
0
magarna
(27.04.07)
kullandığım araçta anlık yakıt tüketimini gösteren bir ekran var, 5. viteste 3000 devir civarında 7-8 litre/100km gösteriyor hızım 100km/s oluyor. 4 veya 5. viteste 6000-7000 devir çevirirken ise 40lt/100km değerine kadar ulaşıyorum 220-230+km/s hıza ulaşıyor.

ilk durumda 8 litre yakıtla 1 saatte 100km yol alıyorum.
ikinci durumda 40lt yakıtla yuvarlak hesap yarım saatte 100km yol alıyorum.

bunları geçiyorum izmir-bursa arası 350km, eğer basmazsam 3.5-4 saate bursaya giriyorum ve yarım depodan biraz az yakıyor depo 65 lt.

eğer basarsam çeyrek depo benzinim kalıyor. ama 45dk veya bir saat erken varıyorum.arada yarım depo fark var.

ayrıca radara 110km/s hızın üstünde yakalandığına 180ytl civarı ceza yiyorsun ki o da bütün hesaplarını gereksiz kılıyor :)
0
kimlanbu
(27.04.07)
(8)

Takılı kalmış gibi görünen kulaklık.

sathaner
Yine teknik bir sorun için yardımlarınızı rica ediyorum, telefonum, kulaklık girişine jakın sürekli takılı durduğunu sanıyor, yani kulaklığı çıkarsamda çıkarıldığı anlamıyor sadece kulaklığa ses veriyor, sanırım içerdeki bir mekanizma takılı kaldı. ince bir şeyi içine sokup kurcaladığım zaman ses g
Yine teknik bir sorun için yardımlarınızı rica ediyorum, telefonum, kulaklık girişine jakın sürekli takılı durduğunu sanıyor, yani kulaklığı çıkarsamda çıkarıldığı anlamıyor sadece kulaklığa ses veriyor, sanırım içerdeki bir mekanizma takılı kaldı. ince bir şeyi içine sokup kurcaladığım zaman ses gelip gidiyor ama tam olarak o mekanızmayı kaldıramıyorum.
sizce ne yapmak gerek?
kontak spreyi önerdiler, ne kadar doğrudur?
0
sathaner
(26.04.07)
benim ngagede de böyle oluyor,
ama kulaklığı bir veya birkaç kez daha sokup çıkarınca bişey olmuyor,
mutlu mesut geçiniyoruz böylece
0
demlikposet
(26.04.07)
onu da denedim, onlarca kez takıp çıkarmıştım ama hiç fayda etmedi.
0
🌸sathaner
(26.04.07)
keşke benim telefonda da olsa, radyosu kulaklıksız çalışmıyor deli ediyor adamı.
0
kimlanbu
(26.04.07)
nokia serisi böyle galiba?
ya da benim n gage böyle aynen,dünyanın en aptalca olayı
kulaksız çalışmayan radyo
0
demlikposet
(26.04.07)
radyonun kulakliksiz calismamasinin sebebini kulaklik icinden gecen bir kablonun anten gorevi gormesi diye biliorum ama kulakliksiz calisan radyolu telefon olup olmadigi hakkinda bilgim yok.o zaman tezim curutulmus oluyor.
0
mandayuvasi
(26.04.07)
mekanik değil de yazılımsal bir sorun olabilir.
yani ses profili devamlı kulaklık modunda kalıyor olabilir.
0
agk
(27.04.07)
kulaklik baglantisinda ilk iki baglanti kisadevre'dir. yani kulakligin takili oldugunu anlamasi icin devreyi kapatir. oyle bir temas yasaniyor olabilir.
0
amiga 500
(27.04.07)
Herkese teşekkür ederim ama gerek kalmadı, dün akşam telefonumu kaybettim.
0
🌸sathaner
(27.04.07)
(6)

assembly programı

mestre
assembly olarak; ekranın köşelerine sekip devam edecek, bir nevi zıplayan top programı. zıplayan şey top olmasa da, yıldız filan olsa da olur.gören, duyan, "şuradan bulabilirsin" diyen, "aslında çok basit oğlum, şöyle şöyle" diyen olursa çok müteşekkir olurum.. her türlü assembler'a özel olabilir ko
assembly olarak; ekranın köşelerine sekip devam edecek, bir nevi zıplayan top programı. zıplayan şey top olmasa da, yıldız filan olsa da olur.

gören, duyan, "şuradan bulabilirsin" diyen, "aslında çok basit oğlum, şöyle şöyle" diyen olursa çok müteşekkir olurum.. her türlü assembler'a özel olabilir kod..
0
mestre
(26.04.07)
Yapa(bile)cağıma dair söz vermemekle birlikte, vakit bulduğum an uğraşacağım.
0
fredi
(26.04.07)
ya yük olmazsa çok sevinirim.. teşekkürler şimdiden.
0
🌸mestre
(26.04.07)
yapabilirseniz ben de isterim kodları
0
kimlanbu
(26.04.07)
ya ben buldum programı ama birkaç ufak eksiği var benim istediğim özellikler olarak:

www.daniweb.com
bu adreste gözüküyor.

Irvine32 kullanıyor. gayet de güzel çalışıyor. yalnız ben buna topun boyutunu belirleyecek bir değişken ve dikey-yatay hızlarını değiştirecek iki değişken daha eklemek istiyorum. kolaysa söyleyen olursa sevinirim. zorsa da zor derseniz yine sevinirim.. teşekkürler

edit: exe'si ve .asm yasasak.com adresinden indirilebilir.
0
🌸mestre
(26.04.07)
Ha istediğin bir konsol programı mıydı? Ben de Mode 13h ile grafiksel bir uygulama yazıyordum :). O programda topun boyutunu kolay kolay değiştiremezsin. Çünkü elemanın yaptığı top gibi şekli olduğundan bir adet "o" harfi bastırmak.

Ben yine de yapıyorum kodu, belki ihtiyacı olan çıkar. Lakin sınav haftamda olduğumdan ve de bir iki yıldır assembly kullanmadığımdan paslanmışım biraz.

FASM öneririm herkese, mini mini kullanışlı bir x86 assemblerdır: flatassembler.net
0
fredi
(27.04.07)
hallettim galiba ya, tam top yapmıyorum da, daha bir kare gibi yapıyorum artık. top olmuyor hakikaten(: hızı filan da hallettim. konsol programı evet ayrıca, demedi miymişim):

yine de teşekkürler.
0
🌸mestre
(27.04.07)
(5)

karakter sayacı arıyorum

axellennox
2 dakikadır arıyorum. canım çıktı, bulamadım. bir yazıyı seçtiğimizde, yazıda kaç karakterin olduğunu söyleyen bir şey.ya da en kestirmesinden, karakter sınırı olan ve kaç karakter hakkınız kaldığını söyleyen kutucuklarla dolu bir siteye yönlendirirseniz, ne iyi olur.
2 dakikadır arıyorum. canım çıktı, bulamadım. bir yazıyı seçtiğimizde, yazıda kaç karakterin olduğunu söyleyen bir şey.
ya da en kestirmesinden, karakter sınırı olan ve kaç karakter hakkınız kaldığını söyleyen kutucuklarla dolu bir siteye yönlendirirseniz, ne iyi olur.
0
axellennox
(26.04.07)
Microsoft Office programına sahipseniz tools/word count... işinizi görür.
0
mosmor
(26.04.07)
Ah evet, aklımda sadece kelime sayıyormuş gibi kalmıştı word count.
Çok teşekkürler..
0
🌸axellennox
(26.04.07)
file menüsünden properties i seçerseniz orda istatistik tabında da yazıyor.
0
kimlanbu
(26.04.07)
microsoft word'u olmayanlar icin mesela edit plus sayiyor. bunun gibi diger tum metin duzenleyici minik programlar sayar.
0
compumaster
(27.04.07)
ssg.sourtimes.org > text analysis tool.
0
beta version
(27.04.07)
(6)

Elektrik tellerindeki küre

geldiler
Yüksek gerilim hattı denir sanıyorum. şehir dışındaki elektrik tellerinde iki direğin tam ortasındaki noktada kırmızı, karpuz büyükliğinde bi küre var. ne işe yarar bu? misal son gördüğüm ankara'da odtü hacettepe tarafında var bu toplardan.
Yüksek gerilim hattı denir sanıyorum. şehir dışındaki elektrik tellerinde iki direğin tam ortasındaki noktada kırmızı, karpuz büyükliğinde bi küre var. ne işe yarar bu? misal son gördüğüm ankara'da odtü hacettepe tarafında var bu toplardan.
0
geldiler
(26.04.07)
aslında elektrik hatlarında değil, onların üzerindeki paratoner özelikli hatlarda var bu "karpuz"lardan. helikopterler filan çarpmasın deyü olabilir kanaatindeyim.
0
nicin ben
(26.04.07)
Burada ya da sözlükte vardı başlığı bunun da neredeydi ve adı neydi tam hatırlamıyorum.

Düzenleme: Hatta şudur;

www.eksisozluk.com
0
colonizer
(26.04.07)
toprak hattında bulunur diye hatırlıyorum.
ama çok da emin değilim.

artık eminim.
0
gregory
(26.04.07)
uçak, helikopter çarpmasın diye.
0
theunforguven
(26.04.07)
elektronik mühendisi hocalarıma sordum bilemediler burda öğrenmek kısmetmiş :)) sigortadır, tellerin ek yeridir gibi atmasyon cevaplarla karşılaştım hep. mantıklı geldiği içinde araştırmamıştım
0
kimlanbu
(26.04.07)
bunun kesin cevabını bilen kimse yok.
helikopter için diyen de emin olun bir yerden duymuştur.
parlamıyo abi bu malzemeler ne helikopteri. her helikopterde de takip spotu yok ki önünü aydınlatan.
0
tiny axe
(14.11.07)
(6)

imperial march mp3 arıyorum nerden buluruz!!!

cihanluca zambrotta
aradım bulamadım yardımcı olursanız sewinirim!!!
aradım bulamadım yardımcı olursanız sewinirim!!!
0
cihanluca zambrotta
(25.04.07)
bende bütün versiyonları var mail adresini ver forward edeyim, gmailimde hazırda duruyor.
0
kimlanbu
(25.04.07)
Imp_March_Leviathan_Mix.mp3 5148K
imperial_march.mp3 2543K
Imperial_March_Rage_Mix.mp3 2875K
Metallica- Star Wars Imperial March.mp3 2595K
Metallica-March.mp3 440K
No_Doubt_-_The_Imperial_March_(Live).mp3 688K
Punk Covers - Star Wars.mp3 508K
0
kimlanbu
(25.04.07)
[email protected]
buraya atabilirsin yardım için saol!!!
0
🌸cihanluca zambrotta
(25.04.07)
This is an automatically generated Delivery Status Notification.

Delivery to the following recipients failed.

[email protected]





Final-Recipient: rfc822;[email protected]
Action: failed
Status: 5.2.2
Diagnostic-Code: smtp;552 5.2.2 This message is larger than the current system limit or the recipient's mailbox is full. Create a shorter message body or remove attachments and try sending it again.
0
kimlanbu
(25.04.07)
hönk!!!
neyse [email protected] zorlamaya gerek yok...
0
🌸cihanluca zambrotta
(25.04.07)
aradan bend e kaptım..

böyle giderse
yakında ekşiduyuru compliation yayınlayacam(:
0
demlikposet
(25.04.07)
(2)

Communiqué ve Declaration. Farkları nedir?

can see
bu sayfayı tercüme etmem gerekli çok acilen.http://www.bologna-berlin2003.de/en/main_documents/index.htmsayfada bu kelimeleri görebilirsiniz. çevirilerini çok hassas bir yere monte edeceğim. :(
bu sayfayı tercüme etmem gerekli çok acilen.
www.bologna-berlin2003.de

sayfada bu kelimeleri görebilirsiniz. çevirilerini çok hassas bir yere monte edeceğim. :(
0
can see
(24.04.07)
ilkini "prag tebliği" veya "prag resmi duyurusu" olarak çevirebilirsin, diğerini de "bologna bildirisi" veya "bologna demeci" olarak çevirebilirsin.
0
kimlanbu
(24.04.07)
unutmadan iyi monteler :))
0
kimlanbu
(24.04.07)
(6)

Nuri Alço film müziği

kimlanbu
Aşağıda kısa bir bölümü olan şarkı hangisi ? Hastayım melodisinehttp://www.themeksika.org/audio/banu_slide.mp3
Aşağıda kısa bir bölümü olan şarkı hangisi ? Hastayım melodisine

www.themeksika.org
0
kimlanbu
(23.04.07)
Bu şarkıyı hatırlıyorum aklımda Modern Talking olarak kalmış.
0
devourthedamned
(23.04.07)
oda arkada$imin telefonunda vardi bu :)
alarm olarak kullaniyorduk da ismini bilmiyorum. o da ba$kasindan almi$, nuri alco diye yazmi$lar ismini.
bulursam yazarim tekrar:)
0
sourlemonade
(23.04.07)
limewire da modern talking den rasgele parçalar indirmeye başladım, direk şarkının adını bilen varsa süper olur 12 albüm birden indirmek zorunda kalmiyim :)
0
🌸kimlanbu
(23.04.07)
ben torrent ile butun albumlerini indiriyorum :)
an itibari ile %35.8 :)
0
sourlemonade
(23.04.07)
ahahah bulunca mesaj atmayı unutmazsın o zaman :))
0
🌸kimlanbu
(23.04.07)
john carpenter-the end- assault on precint 13 ayrıca tolga savacı ve banu alkan ın rol aldığı arzu isimli filmde tolga savacının olay :) öncesi giriş ve gelişme kısımlarında çalar
0
annem goster ama elletme dedi
(23.04.07)
(3)

Sony-Ericsson T630 vs. Asus p525

lazycoder
Selamlar, elimdeki T630 telefon rehberini alip toparlayip yeni aldigim ve windows mobile 5.0 kullanan sevgili Asus p525' e aktarmak ve bunu yaparkende minimum zamani harcamak istiyorum. Bir yolu varmidir? dn. bunu arastirirken harcadigim zaman zaten canima okudu simdiden!Sorunu cozdukten sonra gelen
Selamlar, elimdeki T630 telefon rehberini alip toparlayip yeni aldigim ve windows mobile 5.0 kullanan sevgili Asus p525' e aktarmak ve bunu yaparkende minimum zamani harcamak istiyorum. Bir yolu varmidir?

dn. bunu arastirirken harcadigim zaman zaten canima okudu simdiden!

Sorunu cozdukten sonra gelen edit:
Arkadaslar ilginiz icin tesekkur ederim, sorunu birinden digerine bluetooth ile gondererek cozdum.
0
lazycoder
(22.04.07)
valla avea turkcell'de sim menülerinde rehberi yedekleme fonsikoyunu var. oradan yedekliyip yeni telefona alabilirsin.
0
darknum
(22.04.07)
(bkz: my phone explorer) diye güzide bir program var, sony ericsson'lar ile PC arasında iletişim kurmak içib biçilmiş kaftan. Belki Windows Mobile'a da kurulur ya da en kötü telefondan PC'ye, PC'den p525'e aktarırsınız...
0
crown
(22.04.07)
sonyericsson larda rehberi bilgisayara atabiliyorsun tek bir dosya halinde, bildiğim kadarıyla standart bir format, microsoft adres düzenleyicsi falan okuyabiliyor bilgileri. bu dosyayı da asusa atarsan sorun çözülür gibime geliyor.
0
kimlanbu
(22.04.07)
(10)

Msn messenger IP numarası

yuxel
Aynı yerel ağdan (tek dış IP) açılan iki msn messenger'ın karşı tarafta ip adresleri görünür mü? Bu iki messenger'ın da aynı ağdan açıldığı anlaşılabilir mi?Ya da şöyle sorayım. Ağımdaki makinelerden bir veya daha fazla messenger oturumu açsam, karşımdaki bu iki kişinin de ben olduğumu anlayabilir m
Aynı yerel ağdan (tek dış IP) açılan iki msn messenger'ın karşı tarafta ip adresleri görünür mü? Bu iki messenger'ın da aynı ağdan açıldığı anlaşılabilir mi?
Ya da şöyle sorayım. Ağımdaki makinelerden bir veya daha fazla messenger oturumu açsam, karşımdaki bu iki kişinin de ben olduğumu anlayabilir mi?
0
yuxel
(21.04.07)
evet ama cok kolay degil (teorisi degil pratigi zor). kar$idaki ki$inin ne yaptigini bilen biri olmasi gerekir.
0
experience
(21.04.07)
Karşı taraf senin IP adresini MSN üzerinden nasıl öğrenecek? MSN protokolüne göre konuşmacılar direkt olarak birbirleriyle değil MSN sunucularıyla bağlılar.
0
fredi
(21.04.07)
dosya gönderimi webcam kullanımı türü şeyler olmadıkça IPnizi göremez diye biliyorum ben.
0
pispinti
(21.04.07)
ethereal'e koyulacak kucuk bir filtre ile ayiklamak mumkundur.
0
experience
(22.04.07)
ip bulmak için p2p programlarını kapatın, mümkünse bilgisayarı yeniden başlatın. komut satırına netstat -an yazın print screene basıp ekranı kaydedin, karşı tarafa "aaa çok komik" diye bi resim yollayın, resim yollanırken netstat -an yazıp tekrar entera basın, bir önceki ekran görüntüsünde olmayan ip adresi karşı tarafa aittir, hem portu da görürsünüz. kısacası ip bulmayı şu yazanları yapabilen herkes başarır.
0
kimlanbu
(22.04.07)
Anlaşılır tabi. Fakat gerçekten bilgili olması gerekiyor. Öyle sağ tık yapıp ip ye bakiyim bu oymuş demek falan zor. Ciddi uyanık ve bu işi bilen biri olmalı yoksa yanlış yorumlama da yapılabilir pekala.
0
ozdek
(22.04.07)
ethereal'a koyacağımız filtre nasıl bi'şey olacak? "şu şu işlemden (process) gelen verileri ayıkla" gibi mi olacak?
bu arada dosya veya webcam olayı galiba sunucuya gitmeden iki kullanıcı arasında gerçekleşiyor, bu yüzden de direkt olarak ip adresi bulmak mümkün. DOsya transferi veya webcam yoksa, bi şekilde bulmak mümkün mü?
ayrıca (bkz: ekşi duyuruyu forum gibi kullanmak)
0
🌸yuxel
(22.04.07)
Arkadaşlarıma WLM üzerinden dosya gönderirken ve web-cam kullanırken IP'lerini bulmayı denedim fakat sanırım MSN iki işlemi de kendi sunucuları üzerinden yapıyor. İkisinde de arkadaşımın IP'sini değil MSN sunucularından birinin IP'sini gördüm çünkü. Dosya gönderim hızının, MSN'de normalden daha düşük olması böyle açıklanabilir hem de.
0
fredi
(22.04.07)
msn plus da var oyle bi eklenti, kamera ya da dosya transferi sırasında ip yi gostertiyor.
0
bryan fury
(23.04.07)
dosya gonderme kisminda msn live ile deneme yaptim. msn network uzerinden alip gonderiyor. kar$i tarafin ipsi ile i$iniz olmuyor. eskiden boyle degildi. miranda veya gaim tarzi bir$eyle deneyecegim. bir de kamerayi falan denemek lazim. deneyince yazarim.
ethereal'de msn mesajlarini filtre etmek icin keyword olarak msnms'i kullanmalisin.
0
experience
(26.04.07)
(3)

kaliteli kucuk dragon cizimleri

sorcerer
özellikle siyah üzerine sarı (altın) veya yeşil renk kaliteli dragon çizimleri arıyorum.çizimleri PDA açılış ekranında kullanacağım için çok büyük olmaları gerekmiyor ve mümkün olduğunca az renk kullanılması iyi olur.neyse renk sayısı ve boyut çok önemli değil ayarlarız...bulanlara gönderenlere teşe
özellikle siyah üzerine sarı (altın) veya yeşil renk kaliteli dragon çizimleri arıyorum.
çizimleri PDA açılış ekranında kullanacağım için çok büyük olmaları gerekmiyor ve mümkün olduğunca az renk kullanılması iyi olur.
neyse renk sayısı ve boyut çok önemli değil ayarlarız...

bulanlara gönderenlere teşekkürler.
0
sorcerer
(21.04.07)
www.eksibition.org

burada azıcık üzerinde oynanmış bir versiyonu var, kenarları vs temizledim. eğer ham halini kullanmak istersen :

www.megahorrorgifs.de
0
kimlanbu
(21.04.07)
oncelikle tesekkurler.
ilk linkteki ralli resmi daha cok.
kenarlari temizlenmis olanin ralli'sizi yok mu :)
0
🌸sorcerer
(22.04.07)
(6)

iş yerinde balık

st germain
iş yerimde balık beslemek istiyorum ama haftasonu yem veremeyeceğim için öleceğini düşünüyorum. balıklar cuma akşamından pazartesi sabahına kadar bişey yemeden dayanabilir mi? yavaş salınımlı bir yem türü var mı? akvaryumun üstüne belirlediğim bir gün ve saatte yem atacak otomatik bir aksan yapabili
iş yerimde balık beslemek istiyorum ama haftasonu yem veremeyeceğim için öleceğini düşünüyorum. balıklar cuma akşamından pazartesi sabahına kadar bişey yemeden dayanabilir mi? yavaş salınımlı bir yem türü var mı? akvaryumun üstüne belirlediğim bir gün ve saatte yem atacak otomatik bir aksan yapabilir miyim?
0
st germain
(20.04.07)
balık beslemiyorum ama böyle bir aparatın olduğuna eminim. hatta sadece haftasonu degil, 15-20 günlük tatiller için olanı da vardı. herhangi bir petshopta bulabilirsin sanıyorum.
0
kabizcik
(21.04.07)
iki gün çok rahat dayanabilirler. cuma akşamı %25 gibi bir oranla fazla yemleyin ve rahatınıza bakın.
0
agk
(21.04.07)
çok fazla beslemek durumunda da çatlayabiliyorlar.. açlık tokluk yok hayvanlarda
0
reeper redeemer
(21.04.07)
daha kuvvetli yemlerin olduğunu da duymuştum ama onlar sanırım 1 haftalık süreler içindi. yani 2 günlük süre için onunla beslersen çatlayabilirler. ayrıca benim bir arkadaşım normal yemle besledikten sonra 5 gün falan tatile gitmişti. döndüğünde sadece renklerinin biraz beyazlaştığını görmüş. yani dayanıklı hayvan bu japon balığı hayvanı.
0
oldtimer
(21.04.07)
hepinize teşekkür ederim şimdi gidip bi balık alıyorum :)
0
🌸st germain
(21.04.07)
otomatik yemleyici sistemler var, balıkları tıka basa doyurmak pek hoş olmaz. canlı yem atabilirsiniz akvaryuma, tubifex kurtlarından yani. bunlardan bazıları kumun altına kaçıyor ve balıklar dötü sıkıştığında kumu eşeleyip afiyetle yiyor.
0
kimlanbu
(21.04.07)
(4)

usb girişi

etacarinae
arkadaşlar saygılar slmlar cumleten. şu pc lerin kasalarının onunde usb girişleri var ya , ha işte onlardan bende de var iki tane :) ama çalışmıyor. arkadakiler calışıyor , önlerde tık yok. mikrofon ve kulaklık girişide çalışmıyor(ön taraftakiler) kasanın icini actım , bir suru kablo mablo var ama b
arkadaşlar saygılar slmlar cumleten. şu pc lerin kasalarının onunde usb girişleri var ya , ha işte onlardan bende de var iki tane :) ama çalışmıyor. arkadakiler calışıyor , önlerde tık yok. mikrofon ve kulaklık girişide çalışmıyor(ön taraftakiler) kasanın icini actım , bir suru kablo mablo var ama baglantı yerlerini bulamadım. ön taraftaki girişleri nasıl calıstırırım acaba?
0
etacarinae
(20.04.07)
Anakartinizin marka modeline uygun kullanim klavuzunu vendorun sitesinden indirip oradan usb ve audio soketlerini bulmaniz ve kasanizin on tarafindan gelen kablo demetini oraya uygun soketlere takarak baglamaniz gerekmekte. Tum bunlari yaparken pc'nizin kapali oldugundan ve elektrik baglantisinin cekili oldugundan emin olunuz :)

Kolay gelsin
0
cukutak
(20.04.07)
ben basta bulamamistim anakartim ile ilgili kitapcik, aklinizda olsun, kasanin icinde biyere bagli olmayan 2 set 4 lu ince uclu kablo olmasi gerek, anakartinizin uzerinde de F_USB_1 ve F_USB_2 gibi o pin'lerin girebilecegi 4 lu minik slotlar var. 1 seti su sekilde takmak lazim: GND, USB+, USB-, VCC.
Ama bulabiliyorsaniz bunlari manual'den bakip teyit etmeniz cok daha iyi olacaktir. yanmasin hicbirsey... :) kolay gelsin.
0
islakkedicorbasi
(20.04.07)
onlari yaptiktan sonra da cali$miyorsa i$letim sistemin sp2 (service pack 2) olmali. gerci bu zamanda sp2 kullanmayan yok ama neyse...
0
katafalk
(20.04.07)
aşağıdaki linklerden baka baka kasanın ön kısmındaki usb portlarını anakarta bağlayabilirsin, bende zamanında bunlara benzer bir siteden öğrenmiştim, kolay gelsin.

www.directron.com
www.overclockers.com
0
kimlanbu
(20.04.07)
(8)

araba yürürken aniden kontak kapatılırsa ne olur?

kibritsuyu
denemeyi bi tarafım yemiyor açıkçası. hem arabaya yazık. ama merak da ediyorum. arabayla hatırı sayılır bir hızda seyrederken aniden kontak kapatılıp anahtar çıkarılırsa ne olur? araba benzini bitmiş gibi yavaş yavaş mı durur, zart diye mi durur, motoru elimize mi alırız ne olur?
denemeyi bi tarafım yemiyor açıkçası. hem arabaya yazık. ama merak da ediyorum. arabayla hatırı sayılır bir hızda seyrederken aniden kontak kapatılıp anahtar çıkarılırsa ne olur? araba benzini bitmiş gibi yavaş yavaş mı durur, zart diye mi durur, motoru elimize mi alırız ne olur?
0
kibritsuyu
(19.04.07)
zart diye durmaz. özellikle kaymak gibi uzun yokuşlu bir mevkide iseniz bunun farklı yontemini yapanlar var. (bkz: peygamber vitesi)
0
winsome
(19.04.07)
kontak kapatılırsa direksyonun kilitlenme ihtimali var diye bisiler duymustum zamaninda ama nedir bilmiyorum.
0
chavezding
(19.04.07)
Kontağı kapatınca direksiyon ağırlaşır ama kitlenmez anahtarı çıkarmadığın sürece. Çok sakat bir durumdur. Fren ağırlaşır hatta 3-4 basmadan sonra tutmaz.
0
magarna
(19.04.07)
Hidrolik direksiyon kilitlenir, frenlerin hidrolikleri de çalışmayacağı için ya bir yere çarpıp ya da el frenini yavaş yavaş çekip durursunuz. Kısacası aküye bağlı olan hiçbir fonksiyon çalışmaz...
0
crown
(19.04.07)
Kontak kapatılırsa anahtarı çıkarmadığın sürece direksiyon kilitlenmez ama hidrolik direksiyona alıştıysan sana kilitlenmiş kadar ağır gelecektir.

fren pedalını unut çalışmaz, hatta bir kaç basıştan sonra artık basılamayacak kadar sertleşir.

boşa almakla farkı olmaz mı ? ne fren tutuyor ne dümen :) ayrıca benzin de harcamıyor :))

ayrıca hareket halindeyken kontağı kapatıp açarsanız egzosdan bir patlama sesi duyarsınız, apaçi gençliğin bolca yaptığı bir aktivite.
0
kimlanbu
(19.04.07)
çok merak ediyorsan, park halindeki aracında kontagı kapatıp direksiyonu saga sola cevir sak diye direksiyonun kilitlendiğini görürsün. hafif bir egimde 3 derece filan yine park ettiginde kontagı kapat araba hafifce kaymaya basladıgında frene bas. kazık gibi oldugunu gorursun.
0
anoktale
(20.04.07)
1. Direksiyon kilidini kırmadıysan direksiyon kilitlenecektir. Eğer kontağı kapatıp tekrar akü besleme konumuna getirirsen kilidi açman olası.
2. Daha tehlikeli olanı frenler 2 basmadan sonra şişecek ve tutmayacaktır. Eğer acil durumsa el freni ya da frene hayvan gibi asılarak durdurmayı denemek olası ama el freni kablosunun da koptuğunu düşünürsek arabadan atlaman en hayırlısı olacaktır gibi.
3. Kontağı kapattığında araba vitesteyse şanzımanı herhalde eline alırsın.Bu kadar saf olmayacağını temenni ediyorum bari en azından debriyaja bas boşa at :)
0
ozdek
(20.04.07)
zaman aşımına uğramış ama,

1) anahtarı çıkartmazsan direksiyon kilitlenmez.
2) frenler tehlikeli hale gelir.
3) araba vitesteyse yeniden çalışma eğilimi gösterebilir (vurdurarak çalıştırma benzeri bir durum oluyor)
0
actionary
(07.09.07)
(9)

sigarayi birakip aynı anda rejime ve spora başlayan birisi allahın salağı mıdır?

hayatacaylakkaldim
salaklık düzeyi nedir kardeşim bu olayın... bonus olarak bir de lahana kürü eklenirse olayın içine ( çorba zımbırtısından değil, toksinleri atmak için suyunu içmek ) ölünce sevemezsem seni denilir mi.ayaklarımda oluşan su toplamalar v.s. yüzünden yürüyemeyince oturdum hesap yaptım abiler-ablalar;4 s
salaklık düzeyi nedir kardeşim bu olayın... bonus olarak bir de lahana kürü eklenirse olayın içine ( çorba zımbırtısından değil, toksinleri atmak için suyunu içmek ) ölünce sevemezsem seni denilir mi.

ayaklarımda oluşan su toplamalar v.s. yüzünden yürüyemeyince oturdum hesap yaptım abiler-ablalar;
4 saat egzersiz + 9 saat çalışma ( iş yeri )+ 8 saat uyku - 24 saat = 3

günde sadece 3 saat için yaşıyorum. ........ rejimi de sıgarayı da sporu da vaz geçtim dünyadan mı deseem, devam mı etsem? çok pis bir yol ayırımındayım,

evet görüş alalım
0
hayatacaylakkaldim
(19.04.07)
günde 4 saat egzersiz ile kadın erkek farketmez bir süre sonra "taş" olur. bunun sağlayacağı ekstra kendine güven duygusu hiç bir şeye değişilmez.

bir süre devam edip memnun kalacağın forma kavuştuktan sonra kendine ayıracacağın vakti egzersiz süresinden kısarak arttırabilirsin derim naçizane.
0
kimlanbu
(19.04.07)
Spora fazla abanma derim çünkü bir süre sonra ne oluyor? Çok yorulan vücut aman ya yeter artık bana ne diyerek sporu tamamen bıraktırıyor. O yüzden madem yeni başladın haftada 2-3 gün en fazla 2-3 saat yap sporunu. Sonra yavaş yavaş arttır 2 ayda bir.
Ama su toplaması falan da nedir o spor değil eziyet olmuş. Bu arada kararın çok güzel devamını temenni ederim.
0
ozdek
(19.04.07)
günde 4 saat egzersiz çok fazla,ayrıca gereksiz.
aşırı spor zamanla bıkkınlığa yol açabilir.
günde 1,5 saat yapılan düzenli egzersiz sizin için daha faydalı olabilir.hem böylece kendinize daha fazla vakit ayırabilirsiniz.
ayrıca mesela egzersiz olarak bisiklete biniyorsanız ,aynı zamanda günlük gazeteleri okuyabilirsiniz.gazete okumak için harcayacağınız zaman da size kalır.
0
marcelorios
(19.04.07)
21 - 24 = -3
0
3200
(19.04.07)
bence maaş çok iyi değilse işi bırak, bütün hayatını spor ve egzersiz e ayır. bol bol da uyu, oh mis...
0
quadropol
(19.04.07)
Sigaraya birakip ayni anda rejime ve spora baslayan biri Allah'in salagi degildir. Hatta akillanmis denebilir. Tek dikkat edilmesi gereken, rejim ve sporun akillica yapilmasidir. Rejim acisindan, bir gunde alinan kalori ile harcanan kalori arasindan cok buyuk bir acik olmamali (ortalama olarak). Spor acisindan da yavas yavas, vucudu alistirarak yapmak lazim, sakatlanmayi ve bikkinligi onlemek icin.
0
wpi
(19.04.07)
sigarayı bırakmak istah acıcı bir etki yapar, spora baslamak da yine aynı sekilde istah acıyor ikisinin onune gecebilirsen sufer olur. gecemezsen iste spor yaptıgın halde kılo almaya baslarsın ki of of derim.

hehe 2 haftaymıs bu arada kayıplıgım. selam ederim.
0
bryan fury
(19.04.07)
unuttum bi de spora baslayınca uyku suren de kısalıyor bi sure sonra, uyanınca da cok dinc oluyorsun. 3 saati 4 e 5 e cıkarırsın sonraları.
0
bryan fury
(19.04.07)
Benzerini rejimsiz şekilde yaptım(rejimlik bir durumum yok aksine zayıftım). hayatımdan çok da memnunum bence koyver gitsin. her gün spor yapmana gerek yok bir de günde 4 saat spora vermeyi pek mantıklı bulmuyorum. sigarayı bırak gün aşırı da sporunu yap. her şey düzene girecektir muhakkak, kaçarı yok.

ama her şey hemen düzelsin sonra ben hayatıma eskisi gibi devam edeyim diyorsan o iş yaş olur.

gün aşırı 2 saati aşmayacak şekilde spor(güzel havalı günlerde bazen 2 gün üstüste de olabilir eğer açık havada bir şey yapıyorsan), ve sigarasız bir hayatı, hayatının geri kalanı olarak kabul edersen(gerçekten kabul etmekten bahsediyorum), herhang ibir sıkıntı yaşamayacaksın bence. sıkıntı belki yaşadıklarını geçii olarak görmenden kaynaklanıyor.

bu sefer olmuyorsa da çok canını sıkma, eğer kafaya koyduysan eninde sonuna bırakırsın sigarayı. ama arada sporun moraliyle beraber(zira sigarayı bıraktıktan sonra spor yaparke nsalgılayacağın hormonara bol bol ihtiyacın oluyor) bu işin içinden daha rahat çıkarsın bence.

kolay gelsin.
0
kurukafa
(19.04.07)
(4)

30/50 Litre Fıçı Bira (Metal)

rocko
30/50 litrelik fıçı biralar amerikan ev partilerinde kullanılıyor birçok college make love fest videosunda ve tabiki amerikan gençlik filmlerinde gösterildiği üzere. peki bu adamlar bu fıçıları normalde standlarda olduğu gibi CO2 tüpüyle, basınç düşürücüyle, basınç ölçerle falan mı kullanıyorlar yok
30/50 litrelik fıçı biralar amerikan ev partilerinde kullanılıyor birçok college make love fest videosunda ve tabiki amerikan gençlik filmlerinde gösterildiği üzere. peki bu adamlar bu fıçıları normalde standlarda olduğu gibi CO2 tüpüyle, basınç düşürücüyle, basınç ölçerle falan mı kullanıyorlar yoksa bu fıçılar için yapılmış bir hortumlu musluk yetiyor mu?

daha önce bu fıçılarla zaman geçirmiş tecrübeli kişiler nasıl kullanılacağını, gerekli alet edevatın neler olduğunu ve nerelerden bulunabileceğini yazarlarsa eğer...

ayrıca bunu bir dükkan sahibinden tedarik etmek mümkün ama tedarik edebileceğimiz yer istanbul un farklı yakasında olduğu için problem. tedarik edilişi konusunda bilgisi olan da rahatlıkla paylaşabilir.
0
rocko
(18.04.07)
vakti zamanında bir parti için bu 50 litrelik metal fıçılardan bizde almıştık, tam net hatırlamıyorum ama damacanalara takılan pompalar gibi bir düzenekle geliyordu. pompaladıkça plastik hortumundan bira çıkıyordu. çatlamadan ne kadar bira içilebilir test etmeye birebir bi düzenekti.
tedarik konusunda yardımcı olamam çünkü bunu yurtdışındayken almıştım. istanbulda nerde bulunur, benim kullandığım gibimidir, bilemiyorum.
0
uz
(18.04.07)
Barlarda tanıdığın varsa reca ile alma ihtimalin var, yoksa perakende satılmıyor bildiğim kadarıyla. ayrıca co2 tüpüydü, düzeneğiydi derken eğer çılgın bir genç değilsen pek uygulanabilir değil.

amerikada kullandıklarına sanırım "Cask beer" deniyor. co2 veya nitrojen kullanmıyorlarmış.

en.wikipedia.org
en.wikipedia.org

eğer düzeneğini ucuza temin edebilirsen haber verirsen süper olur. evde sifon bira keyfi 10 numara olur. biz 2 kişi için 1 adet efes 5lt fıçı alıyoruz. aynı tadı vermiyor ve ucuza gelmiyor ama tadı nispeten benzer.
0
kimlanbu
(18.04.07)
sadece fıçı ve basınç tüpü ile olaya girersen abdest suyu içersin, soğuk içmek için de gereken ekipmanı (pompalanan ve depolanmış birayı soğutmaya yarayan metalden yapılmış özel borular, basınç saati, vs.)eve kuramazsın, kursan da biten her fıçının dolusunu almak zaten problem yaratır.
0
reso aga
(18.04.07)
ben yapmadım ama; büyükcene bir çöp bidonunun içine buz doldurup koca fıçıyıda içine oturtursan soğur heralde. buzların üstüne tuz atarsan daha da iyi soğur. aslında sıvı azot da iyi fikir ama donarmı, patlarmı fıçı artık bilemiyorum. pompayı da search.ebay.com dan aldınmıydı tamamdır.
0
metox
(26.04.07)
(7)

saçları sürekli uzayan çocuğun filmi

comptrol
90ların başlarında, iki ilk ergenliklerindeki arkadaş saçları uzatan sihirli bir iksir/krem/vs. buluyorlar ve birisi bunu olmayan saçlarına sürüyor; diğer çocuk da bunu erojen bölgesine sürüyor. sapık bir ressam ise bu saçları uzayan çocuğu kaçırım, çocuğun saçlarından resim fırçası yapıyordu. bu an
90ların başlarında, iki ilk ergenliklerindeki arkadaş saçları uzatan sihirli bir iksir/krem/vs. buluyorlar ve birisi bunu olmayan saçlarına sürüyor; diğer çocuk da bunu erojen bölgesine sürüyor. sapık bir ressam ise bu saçları uzayan çocuğu kaçırım, çocuğun saçlarından resim fırçası yapıyordu. bu anlattıklarımın büyük bir ihtimalle rüya olduğunu düşünmekle beraber, eğer filmse hangi olduğunu bir söyleyin lütfen. şimdiden teşekkürler.

edit:filmi ekşi duyuru sayesinde bulduk, the peanut butter solution imiş.
youtube daki fragmanı içim:
www.youtube.com
işin garip yanı ise, filmin çocuklar üzerinde bıraktığı korkutucu duygular dışında , benim gibi bu filmin rüya olduğunu zanneden başka çocuklar da varmış.

".I'm so glad that someone put this up here. this movie CREEPED me out as a kid. but now i know i wasnt dreaming this"

"I tried to convince myself that it must have been some strange dream that I had as a kid until I read the synopsis for it in the Psychotronic Encyclopedia of Film."

"shit this was a REAL movie?? Thought it was jus a fucked up dream I had a kid..."

cevap veren herkese teşekkürler.
0
comptrol
(17.04.07)
aynı rüyayı görmüş olamayız herhalde :) film olduğundan eminim ama adını hatırlamıyorum
0
kimlanbu
(17.04.07)
bir rüyamı yoksa varmı böle bir şey:) Yukarıda benim sorumun cevabı olabilir mi? Şaka bir yana bende buna benzer bir film hatırlıyorum.
0
dugha
(17.04.07)
rüya filan değil böyle bir film var, o yılların çocukları üzerinde clementine tarzı bir etki yaratmış bir film hatta. ama adını bende hatırlamıyorum.
0
uz
(18.04.07)
filmin adı "the peanut butter solution"

aynı zamanda www.allmovie.com linkini incelemenizi öneririm :D
0
reeper redeemer
(18.04.07)
google'da kids hair movie painter brush potion kelimelerini bi arada arattım, çıktı
0
reeper redeemer
(18.04.07)
hmm ben bunu yillarca fikra sanmistim, film olduguna emin misiniz diyecegim ama bu kadar kisi yazinca kesin filmdir diye dusunuyorum?
0
strategic
(18.04.07)
ya evet filmmiş. bir den fazla izledim bu filmi. her seferinde de korkup , ağlıyordum ne hikmetse. uzi de doğru söylemiş, clementine benzetmesiyle. bu sefer korkmuycam, o ressam benden korksun hulleyyn!
0
🌸comptrol
(18.04.07)
(6)

serum!

reeper redeemer
soru gayet basit..serum alındığı takdirde kişinin açlığı geçer mi? malum, mide boş kalıyo..
soru gayet basit..

serum alındığı takdirde kişinin açlığı geçer mi? malum, mide boş kalıyo..
0
reeper redeemer
(17.04.07)
gece yarısı ateşlenip hastaneye gittiğimde koca serum yedim ama doyduğumu hissetmedim :) uzun süre besin niyetine alanlarda durum nasıldır acaba ben de merak ettim.
0
kimlanbu
(17.04.07)
kendi tecrübelerime göre söylüyorum geçmiyor. serum senin ihtiyaçlarını karşılayıp ayakta tutuyor fakat su ve yemek ihtiyacı hissediyorsun yine de. ayrıca uzun süre serumla yaşamak sindirim ve boşaltım sistemi organlarında zarara yol açar diye düşünüyorum.
0
cha
(17.04.07)
tecrübelere ve biraz yorumla cevap veriyorum baştan belirteyim.
tecrübelerime göre serum takılan insan kendini göremicek durumda olduğu için açlık/susuzluk falan hissetmiyor. 4 gün sadece serumla beslenmişti dedem, bilinci yerinde olmasına rağmen açlık, susuzluk şikayetinde bulunmamıştı.
yoruma dayalı olarak da mideden ben doydum uyarısı gelmediği için, açlık hissediliyor olabilir. susuzluk uyarıları ise biraz daha farklı bir mekanizma kullandıkları için muhtemelen susuzluk hissedilmiyordur.
0
denize karsi icen keci
(18.04.07)
1 gun boyunca seruma takili halde 40 civari atesle yatmistim. tabiri caiz ise hayvanlar gibi susamistim. nedenini bilmedigim bir nedenden dolayi(giciklik oldugunu dusunuyordum tabii o zamanlar) doktorlar su icirmiyorlardi. hayatimda hic o kadar susamadim ve o gunden sonra ilginc ama hicbir zaman suya doyma hissi hissetmedim. surekli hafif bir susuzluk...midem iyice sisince birakiyorum su icmeyi. doktor seker hastaliginin buna neden olabilecegini soylemisti ama testlerde bisey cikmadi...boyleyken boyle yani, cok uzattim; seruma bagliyken feci agiz kurulugu ve susama hissi oluyor.
0
strategic
(18.04.07)
kişiden kişiye değişiyor sanırım. ama ben bizzat serum takılan kişi olduğum için söylüyorum. hatta o zaman da anneme demiştim ne olursa olsun suyun yerini tutmuyor diye. belki su ihtiyacını serum karşılıyor ama insanın içesi geliyor. ameliyat vs. sebeplerinden dolayı bir çok kez serum takılmıştı. serumun güzel tarafı yatakta yarı baygın yatarken falan uyandığında canlandığını hissetmek. garip bir his. damarlarında bir serinlik hissediyorsun sanki hehe. psikolojik de olabilir tabi benim.
0
cha
(18.04.07)
kesinlikle adam gibi yiyip icmek istiyor insan. serinlik hissine gelince, ben de yasadim onu, temmuzun ortasinda antalya'da apar topar ameliyat olmustum.. buzzzz gibi gelmisti psikolojisini bilemem de super bi histi :)
0
fuchuki
(18.04.07)
(5)

mavi yolculuk

waterhardeningsteel
bu yaz tekne turu dusunuyorum. daha once sadece gunu birlik tekne gezilerine cikmistim. soyle bir hafta on gunluk olanlar nasil? hangi rota uygun. kafa dinlemek istiyorum sadece. yalniz gitsem sorun cikar mi?hangi ay daha uygun olur? daha once yapmislar tavsiyelerinizi bekliyorum.
bu yaz tekne turu dusunuyorum. daha once sadece gunu birlik tekne gezilerine cikmistim. soyle bir hafta on gunluk olanlar nasil? hangi rota uygun. kafa dinlemek istiyorum sadece. yalniz gitsem sorun cikar mi?hangi ay daha uygun olur? daha once yapmislar tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
waterhardeningsteel
(17.04.07)
yaz başı veya sonunda, haziran ya da eylül gibi dalyan, köyceğiz, göcek 12 adalar, antalyayı içeren bi rota rüya gibi olur.
10 gün yalnız sıkılmaz mısınız?
0
geldiler
(17.04.07)
valla bilmiyorum ki . onun icin soruyorum iste . yalniz daralir miyim? gerci severim yalniz kalmayi kitap oku guneslen yuz falan. teknede baska kimler olacaginin garantisi de yok tabi degil mi ? asilan takilan rahatsiz eden olur mu ? daha once yalniz tekne turu yapmis birileri ozellile de kadinlar tecrubelerini paylasalar iyi olacak ama. o da zor gibi
0
🌸waterhardeningsteel
(17.04.07)
daha yeni solfej hocamla bu konuyu konustuk. kendisi bodrum'a yerlesti ailesi ile birlikte ve mavi tur olaylarini duzenliyorlar buyuk bir firma olarak, baya bir yat var ellerinde islettikleri. inanilmaz rahatlatici bir tatil oldugunu mavi turun ve digerlerine kiyasla cok daha uygun fiyatlara sahip oldugunu soyledi. ilgilenirseniz mail ini veririm size, danisirsiniz.

belli bir grup olarak giderseniz minik bir yati kapatabilirsiniz de. detayli konusursunuz kendisiyle.
0
la traviata
(17.04.07)
zirve yapılsın direk :)
0
kimlanbu
(17.04.07)
süper bir şeydir ama tek başına zor hatta olmaz bence. en azından sevdiğin 2-3 kişi olacak ki keyfi çıksın. ama burada kafa dengi kişiler olmalı. 2 gün sonra anlaşamama olmasın.

kendimde çalıştım bu sektörde az biraz anlıyorum. gökova körfezinde bir geziyi özellikle tavsiye ederim.
0
darknum
(17.04.07)
(6)

kediler kac yasindan itibaren hamile kalir?

fuchuki
1 yas civarindaki sokak kedimin hamile olma ihtimali var midir? yoksa fazla mamadan gobek mi yapmistir?
1 yas civarindaki sokak kedimin hamile olma ihtimali var midir? yoksa fazla mamadan gobek mi yapmistir?
0
fuchuki
(16.04.07)
1 yaşlarından önce hamile kalabiliyorlar maalesef. bildiğim kadarıyla 1 yaşından önceki hamilelikler anne için zararlı.
0
flying snow
(16.04.07)
1 yaşındaki kediler erişkindir, kısacası hamile olma ihtimali var. göbeğine dokununca sağa sola sallanıyorsa bildiğin göbektir o bizim şişkoda da var:)

ayrıntılı bilgi için :

www.juen.com.tr
0
kimlanbu
(16.04.07)
Arkadaşın kedisi 7,5 aylıkken hamile kalmıştı gayet.
0
robin
(17.04.07)
bizimki de 1 yaşını yeni doldurdu. 3-4 ay geçti üzerinden ve hamile. bu arada 6.5 7 aylıkken sancıları kıvranmaları başlamıştı.
0
felsongy
(18.04.07)
köpekler de 1 yaşlarından önce hamile kalabiliyorlar.
0
can see
(27.04.07)
hamileymis kerata :) ada vapuru gibi geziyor artik
0
🌸fuchuki
(29.04.07)
(10)

bir çizgi film adı?

almagest
ismini hatırlayamadığım çizgifilmde, böyle ormanda yaşayan ufak tefek insanlar vardı. kırmızı kukuleta gibi şeyler giyerler kısa boylu tonton şeylerdi. eşleriyle burunlarını sürterek sevgilerini gösterirlerdi. bir de sanırım kuğu gibi bir kuş türü ile dostlardı ve onlara binip yolculuk edebilirlerdi
ismini hatırlayamadığım çizgifilmde, böyle ormanda yaşayan ufak tefek insanlar vardı. kırmızı kukuleta gibi şeyler giyerler kısa boylu tonton şeylerdi. eşleriyle burunlarını sürterek sevgilerini gösterirlerdi. bir de sanırım kuğu gibi bir kuş türü ile dostlardı ve onlara binip yolculuk edebilirlerdi?

neydi bu çizgi film?
0
almagest
(15.04.07)
ewoks?
0
frank n furter
(16.04.07)
kimlanbu
(16.04.07)
hatta bunlar kuşlara binip seyahat falan ediyorlardı. ama ismini ben de hatırlamadım. zaten çok kötü bir çizgi filmdi, konusu falan neydi hatırlamıyorum bile. şirinler rulez!
0
answer the questions
(16.04.07)
abi ben hatırladım cevap 2 üstte :))
0
kimlanbu
(16.04.07)
hayır nils değil. neyi sorduğunu anladım ama çizgi filmin adını bilmiyorum. yedi cücelere benzeyen ama uzun beyaz sakalları olan tipler vardı. ağaç evlerde yaşıyorlardı. kuşlarla kankaydılar. üçü beşi biri biner shop&miles bahsi etmeden oraya buraya uçarlardı.
0
nop
(16.04.07)
(bkz: şirinler)
0
demlikposet
(16.04.07)
"gnome" deniyor bu tiplere. google images'da aratırsan çıkar. ama çizgifilmin adını hatırlayamadım gnomes gibi bişidir belki??
0
doubloon
(16.04.07)
"David the Gnome".

www.youtube.com

en.wikipedia.org
0
sui
(16.04.07)
0
answer the questions
(16.04.07)
teşekkürler...
0
🌸almagest
(19.04.07)
(5)

silikon tüpünün ucu tıkalı

bordeaux
hani silikon tüpünün ucuna sivri bir şey takılıyor ya burun damlasının ucundaki şey gibi damlalık olayı, işte o tıkandığından silikon tüpü gayet kullanışsız bir şey oldu. o tıkanan plastik uç zımbırtısı nasıl açılır?ayrıca ellerimize bulaşıp yalapık eden silikon nasıl , neyle temizlenir? lütfen elle
hani silikon tüpünün ucuna sivri bir şey takılıyor ya burun damlasının ucundaki şey gibi damlalık olayı, işte o tıkandığından silikon tüpü gayet kullanışsız bir şey oldu. o tıkanan plastik uç zımbırtısı nasıl açılır?

ayrıca ellerimize bulaşıp yalapık eden silikon nasıl , neyle temizlenir? lütfen elleri ve tırnakları hacamat etmeyecek bir şey olsun..

teşekkür ederim..
0
bordeaux
(15.04.07)
ilk önce geçmiş olsun, zira epey uğraştırabiliyor :)

ince uçlu bir çivi veya çuvaldız alırsan (veya raptiye de olabilir, ama iğne bükülüyor) biraz uğraşarak ucunu açabilirsin.

bundan sonra da tıkanmaması için işin bittiğinde tüpü öylece bırakma, ağzına kullanacağın ince çiviyi sok öyle bırak ki bir dahaki sefere direk çekip açabilesin.

ellere bulaşan silikonu da banyo lifi kullanarak çıkartabilirsin herhalde...
0
mortifera
(15.04.07)
eğer hepsini kullanacaksan bıçakla donmamış noktayı bulana kadar kesebilirsin.
0
kimlanbu
(15.04.07)
Bence hiç uğraşma, git bir nalbura o uçlardan iste, ücretsiz verirler sana.
0
sathaner
(15.04.07)
Bir kere o silikon tüpünü atmak en kolay ve hayırlı iş olacaktır, çünkü silikon genelde bütün halinde donar, yani ucunu açınca içini de donmuş bulma ihtimalin çok yüksek. yani uğraşmaya değmez bence.
İkincisi malesef her yüzeyde çok iyi bir yapıştırıcı olduğundan hiçbir şeyle elden çıkmaz. Ama insan derisi kendine yabancı olanı kısa zamanda atar, merak etme. Bol bol yıka sadece. Bir de ellerin nemliyken topuk törpüsünü deneyebilirsin, yüzeyi de beraberinde aldığı için, hiçbir şey kalmıyor, yumuşacık oluyor eller, ama abartırsan günlerce acısını çekersin.
0
ashh
(16.04.07)
ev içinde (soluma yaptığın her hangi bir alanda) fazla miktarda kullanacak isen, mesela pencerelerde macun yerine falan kullanmak gibi bişeyler,,,

silikonlar iki tip oluyor bir tanesi solumaya elverişsiz. şu akvaryumlarda kullanılan ve balıkları öldürmeyen, havaya suya salınım yapmayan silikonlardan kullan uzun lafın kısası.
0
can see
(27.04.07)
(9)

power supply sorunu ?

alwaysdrunk
uzun süre kapanmadan çalışan , 7/24 downloada yatırdıgım gül gibi bir makinam var.lakin bu aletin kasası ve güç kaynagı biraz dandik-jaguar-.neyse bu cocukcaaz 3 yıldır sorunsuz çalışıyordu , ki hala onun üzerinden yazıyorum bu satırları.gel zaman git zaman makinamda -windows kullanırken- çeşitli ya
uzun süre kapanmadan çalışan , 7/24 downloada yatırdıgım gül gibi bir makinam var.
lakin bu aletin kasası ve güç kaynagı biraz dandik-jaguar-.
neyse bu cocukcaaz 3 yıldır sorunsuz çalışıyordu , ki hala onun üzerinden yazıyorum bu satırları.
gel zaman git zaman makinamda -windows kullanırken- çeşitli yavaşlıklar gördüm,neyse format zamanı gelmiş bunun dedim , format atmaya fırsat olmadı 1-2 gün böyle kullandım.
1)
bir gün açarken aleti, bastım dügmeye güç geldi,ardından tam dvd yazıcı içindeki dvdyi okurken daha bios ekranı gelmeden,arabalarda marş dönmediginde ortaya çıkan ses gibi bir ses çıkıp alet kapandı.
2)
diger bir denememde ise , güç geldi sonra benzer marş dönmeme sesiyle güç kesildi fanlar durdu,fakat power ışıgı yanık olarak alet durdu.

eyvah dedim aldım elime psu'yu. sonra 2-3 denemeden sonra çalıştırdım. bu süreçte windows kurdum , hala alet boot ederken önce 1-2 defa kapanıyor 2. veya 3. denemede sorunsuz olarak açılıyor.
ekstra kullandıgım bir fan vardı şu anda onu söktüm sorun yok gibi görünüyor. windowsum da taze kurulumdan ötürü olsa gerek cillop gibi çalışıyor.

ama sorun sadece psu'da mı ? bu psu beni yarı yolda bırakır mı ? yoksa anakartın güç beslemesinde falan da bi gudiklik olabilir mi ?

şimdi durup dururken güzel bi psu alıp çok para bayılmak istemiyorum, bi hal çaresi yok mu abiler,ablalar ?

(bu arada konfigurasyon, amd athlon xp 2500+ (oc yok) , asus a7n8x-x , 1 gb ram, nvidia fx5200 vga)
0
alwaysdrunk
(15.04.07)
psu da olabilir, bazen fanlardan dolayi da olabiliyor. tam oturmadigi icin asiri isinan bir cpunun uzerinde bulunan fan ne kadar akim cekecegine karar veremeyip benim anakartimi yakmisti :)
en guzeli sorunlu olabilecegini dusundugunuz parcalari teker teker sokup sorun cikartip cikartmadigina bakmak. sorun cikartana kadar tek tek deneyip hicbirisinin sorun cikartmadigini gorurseniz o vakit belki voltaj dalgalanmasindan belki de windows un gudiklerinden diyip gecebilirsiniz.
ben kesin sorun olduguna emin olmadan bir sey almanizi tavsiye etmem (ama benimn basima gelen gelebilir sizin basiniza)
0
entrapmen
(15.04.07)
Bu olayın çok başka nedenleri olabilir tabi ama uzun vadede yeni bir PSU almak çok daha mantıklıdır. PSU, yıllarca süren kullanımdan sonra artık naz yapmaya başlamış olabilir. Şimdi yeni bir PSU almasanız bile yarın öbür gün PC'ye ekstra bir component taktığınızda yine aynı sorunlar ortaya çıkabilir. E o zaman kaliteli bir güç kaynağı almanız gerekecek. Zaten iyi bir PSU, sadece sisteme istediği voltajı vermek için değil, elektirik şebekesindeki dalgalanmaları da komponentlere yansıtmamak üzere tasarlandığından 15-20$ daha ekstra para verip, çok daha pahalı olan PC ekipmanlarını korumak para israf etmek değil, tam tersine paranı sokağa atmamak anlamına gelir. Zira hepimizin bildiği gibi bir CPU'nun, Hard Disk'in, RAM'in Anakartın vs. fiyatı kaliteli bir PSU'dan çok daha fazladır ve üzerinde kısa devre olduğuna dair en ufak bir ibare bulunan elektronik cihazlar garanti kapsamı dışında kalır.
0
ntldr
(15.04.07)
anlattığınız sorunun tamı tamına aynısı bende de mevcut. ayrıca bilgisayar da 7/24 açık sizinki gibi. power supply'ımın gücünü 150watt kadar artırmama rağmen hala sizinle aynı sorunları yaşıyorum. psu'yu değiştirmemle azalsa da tam olarak geçmiş değil. sorun tahminen ya ram'lerde ya da anakartta. duyuru'da "bilgisayar kendi kendine kapanıyor" başlıklı bir sorum vardı aratırsanız orada çeşitli varyasyonlar açıklanmıştı yardımcı olabilir.
0
colg fusion
(15.04.07)
download manyağı olarak makinam genelde açıktır. geçen sene bilgisayar başındayken makina çat diye kapandı, 2. kez açtım xp ekranı çıktı pat gene kapandı. ondan sonra tekrar başlattım, bilgisayarın güç ışığı yanıyordu, hdd ışığı yanıyordu ama ekranda görüntü yoktu. aha dedim yaktık ekran kartını

teknik servise para verirsem ayıp olacağı için parçaları tek tek denedim. ekran kartını başka arkadaşta denedim çalıştı, cpu mu söktüm götürdüm o da çalıştı, ramler de aynı. şansımı tekrar deneyeyim dedim ve güç verdim. sabrı taşan güç kaynağım alev çıkartarak yaşama veda etti, beraberinde anakartımı da götürdü. kısacası şüphelerinde haklı olabilirsin
0
kimlanbu
(15.04.07)
bu durum 2-3 ay önce benimde başıma gelmişti. %95 ihtimal power supply yüzünden oluyor bu durum. makinadan acaip ses gelmişse zaten sorun donanımsaldır. ilgisayarın parçaları arasında güç dengesizliği olabilir. hali hazırda dandik bir güç kaynağın varsa hiç üşenme yeni ve sağlam birşey al derim, bir gün tam manasaıyla ortada bırakabilir.
0
dirk pitt
(16.04.07)
herkese yorumları için teşekkürler,
sanırım boş bir zamanımda bir iki test yapıp ondan sonra yeni bir psu alacagım. ilk başta tabi genel bir temizlik , termal macun sürme işlemi ve psu temizleme düşünüyorum.

peki şöyle bir soru yöneltsem bütün bunların akabinde ? psu anakarta baglı degilken -buna ya anarkatım yanarsa modeli g.t korkusu diyolar :)- , ben bu mereti nasıl zorlarım düzgün çalışıp çalışmadıgını anlarım? bir ölçüm cihazıyla , kaç watt güç verdigini ölçsem mesela ki asla üstündeki degeri vermedigini biliyoruz zaten? mesela benim güç kaynagımda 300 watt yazıyor, sözlükte birl ink bulmuştum, oradan sistem bileşenlerinizi vererek kaç wattlık bir güce ihtiyacınız oldugunu hesaplıyordu. benim yaklaşık 180 watt falan çıktı bir yanlışlık yapmadıysam.

neyse en iyisi ben gidip yeni bir power supply alayım. Fikirlerini ve tecrübelerini ileten herkese teşekkürler.
0
🌸alwaysdrunk
(16.04.07)
voltaj dalgalanmalarını sadece psu ile düzeltemezsin. hele izmit gibi dandik bir şehirde :P
ups ve psu beraber kullanman lazım o da sağlam bir paradır.

sana tavsiyem 7/24 kullanım için silverpower marka power supply alman. hem seste yapmaz. ama sorununu %100 de çözmez.
0
darknum
(17.04.07)
voltaj dalgalanmalarını sadece psu ile düzeltemezsin. hele izmit gibi dandik bir şehirde :P
ups ve psu beraber kullanman lazım o da sağlam bir paradır.

sana tavsiyem 7/24 kullanım için silverpower marka power supply alman. hem seste yapmaz. ama sorununu %100 de çözmez.
0
darknum
(17.04.07)
voltaj dalgalanmalarını sadece psu ile düzeltemezsin. hele izmit gibi dandik bir şehirde :P
ups ve psu beraber kullanman lazım o da sağlam bir paradır.

sana tavsiyem 7/24 kullanım için silverpower marka power supply alman. hem seste yapmaz. ama sorununu %100 de çözmez.
0
darknum
(17.04.07)
(3)

Motor hakkında bir soru

kimlanbu
Eşşek kadar adam oldum içimde race motor ukte kaldı. Bugun arkadaş otobüs durağına motorla bıraktı gene depreşti heyecanım.misal kawasaki zx serisi bir motor kullanmadan önce scooter kullanmak işe yarar mı ? yani sürüşleri benzerlik gösteriyor mu yoksa apayrı dünyanın insanları mı ? 200km/s hatta 30
Eşşek kadar adam oldum içimde race motor ukte kaldı. Bugun arkadaş otobüs durağına motorla bıraktı gene depreşti heyecanım.

misal kawasaki zx serisi bir motor kullanmadan önce scooter kullanmak işe yarar mı ? yani sürüşleri benzerlik gösteriyor mu yoksa apayrı dünyanın insanları mı ? 200km/s hatta 300+km/s hızlara çıkmak için kaç sene aktif olarak kullanmak gerekir.

elektro gitar çalmak isteyip klasik gitara başlatılanlar var ya onlara benzemek istemiyorum.
0
kimlanbu
(13.04.07)
Burada kulağının ve notaların önemini fark etmelisin. Kulağın iyiyse, ilk önce notaları öğrenmeye başlamalısın. Ne çalmaya başladığın önemli değil...
0
sheba and the albino girls
(14.04.07)
www.motosiklet.net

burada aynı soruları benden önce sormuşlar, ayrıntılı cevaplar var.
0
🌸kimlanbu
(14.04.07)
Burada başlangıç motoru konusu, şimdilik 7 sayfalik tartışılmış, devam etmekte: www.superevariders.com

Bir de üstad Reşat Arbaş'ın kitabının 'Motosiklete Giriş' ünitesi:
donald.hypermart.net (Devamı da okunmalı, hatta kitap da alınmalı başucu kitabı yapılmalı.)

Eh, paraşüt takmadan uçaktan atlanmayacağı için, buyrunuz efendim başlangıç kıyafetleri:
www.superevariders.com
0
mansursah
(21.05.07)
(8)

papatya suyu nasıl yapılır

musta
sanırsam normal çay yapıyormuş gibi kaynatarak olacak değil mi? ya bir de, nerden kuru papatya bulunur ki?cevap vereceklere şimdiden teşekkür
sanırsam normal çay yapıyormuş gibi kaynatarak olacak değil mi? ya bir de, nerden kuru papatya bulunur ki?

cevap vereceklere şimdiden teşekkür
0
musta
(13.04.07)
Kuru papatyayı eczanelerde satıyorlar, ondan alcaksınız, bir kaç tablet de oksijen tableti alcaksınız. Papatyayı aynı çay yapar gibi kaynatıyosunuz. Sonra opapatya çayının içine tabletleri atıyorsunuz.O tabletler içerde tısssss diye eriyor. Suyu soğuduktan sonra yahut kafaya sürülebilir olduktan sonra onu saça iyice yedirin. Heryere homojen dağılsın. Sonra bunla güneşe çıkın, güneşe çıkmak en önemli faktör burda. Papatyalı saçla güneşin alnında bütün gün yatmayı unutmayın, ne kadar güneş o kadar sarı. Bir diğer not daha ezcane de papatya bulamazsanız eğer, marketlerdeki papatya çayları var hani doğadan falan, bir yaz o poşetleri yırtıp içindeki papatyalarla yapmıştık yine olmuştu ama ezcanedeki daha önerilen tabii.
0
3200
(13.04.07)
Şayet içmek amaçlıysa, bilumum aktardan alıp bi taşım kaynattıktan sonra, azcık demleye bırakıp, sonra da afiyetle içebilirsin.
0
pyro clustic flow
(13.04.07)
yok içmek amaçlı değil saç için...

ya, oksijenli su tableti gerekiyor mu illa? yani saclar harap olmasin diye papatyayla acilmiyor mu zaten?
0
🌸musta
(13.04.07)
abi oksijenli su sürüp güneşe çıkarsan saçların çingene turuncusuna döner, papatya suyu da aynısı, vereceği renk pek iç açıcı bir renk değil. hele bu ikisini karıştırırsan saçlarının alacağı rengi çok merak ediyorum.

illa sürecem ben diyorsan hazır satılıyor, hem kokusu falanda çok güzel.
0
kimlanbu
(13.04.07)
Ya biz senelerce oksijen tableti attık içine, hiç de çingene bilmemnesi gibi olmadı. harika oldu valla. Oksijenli tablet atıcan dediğim de zaten az atıcan, bütün saça yetecek kadar suya topu topu bir tablet hadi olmadı 2 tablet o kadar, bas içine 10 tane demedim ki. Her sene yaparım ben bunu.
0
3200
(13.04.07)
vallahi gayet iyi açmayı başaranlar var, beğendiğim için sorduğumda papatya çayı demişlerdi... bakalım ben bi ilk oksijenli susuz deneyeyim (tırsıyorum açıkçası eminim yapan iyi yapıyordur da:) sonra bir de öyle denerim.

çok teşekkür ettim! :)
0
🌸musta
(13.04.07)
ya biz o2 tabletiyle yapardık, geçen sene diil ondan önceki yaz o2 tableti olmadan yaptık bi kere yine de oldu ama tabi o2 siz yapmak isterseniz daha yoğun papatya kullanın yahut daha çok sürüp daha çok güneşe çıkın, yani olmaz değil olur ama aynı etki için daha sık uygulayın ve en önemli etkenin güneş olduğunu unutmayın.
0
3200
(13.04.07)
saçınızın rengi zaten biraz açıkçaysa, yani esmer veya çok koyu kumral değilseniz, oksijen işine hiç girmeyin zararlı, direk papatyayı sürüp güneşe çıkınca baya tatlı, doğal bi şekilde açılır saç. ama doğal saç rengi koyuysa zaten oksijen de koysanız çok çok kötü bir renk elde ediyosunuz, koymayınca da açılmıyor bile.
0
likeinme
(14.04.07)
(11)

araba muayenesi

denize karsi icen keci
arkadaşlar ya benim arabanın muayene zamanı geçmiş yarın götürsem bir ceza ödermiyim? bir de bu ücret ne kadar muayene için? lambalar, ilkyardım çantası, yangın tüpü dışında bir şeye takıyolar mı hani beni çoluk çocuk görüp kıllık çıkartmasınlar diye. izmirde çınarlı ve narlıdere dışında yaptırabile
arkadaşlar ya benim arabanın muayene zamanı geçmiş yarın götürsem bir ceza ödermiyim? bir de bu ücret ne kadar muayene için? lambalar, ilkyardım çantası, yangın tüpü dışında bir şeye takıyolar mı hani beni çoluk çocuk görüp kıllık çıkartmasınlar diye.
izmirde çınarlı ve narlıdere dışında yaptırabileceğim bir yer var mı diye sorup. ilgilenen herkese teşekkür ediyorum.
0
denize karsi icen keci
(12.04.07)
yakın zamanda ben de yaptirdim bir seneye yakin bir gecikme ile. cinarli da biz almiyoruz ceza trafikte verirsiniz demislerdi, trafikten de birsey cikmadi. cuma günü ögleden sonra 3.30 da gittim tüm islemler 4.00 te bitmisti. sana da aynisini tavsiye ederim. hic kimse ne ilk yardim cantasi ne de yangın tüpüne bakmadi.
0
atmacaged
(12.04.07)
ceza ödemezsin. neye bakılacağı da tamamen oradaki memurun insiyatifi. ama her ihtimale karşı ilk yardım çantan yangın tüpün trafik setin hazır bulunsun orada fahiş fiyata satın almaktan iyidir. bir de egsoz muayeneni gitmeden yetkili başka bir birimde (ankarada servisler ya da yollardaki mobil elemanlar yapabiliyor) yaptırırsan zaman kazanmış olursun.
0
agk
(12.04.07)
oraya giderken polise yakalanirsan ceza yersin.
0
amiga 500
(12.04.07)
oncelikle arac vergi dairesine git.oradan arabanin temiz kagidini cikarttir.ve muayene harcini ode 100 civari olmasi lazim.aldigin iki evrak,arabanin egzoz muayenesiyle birlikte.git muayeneye.egzoz muayenesi 15 kagit.bunlari gitmeden once yapki gidip orda sinir harbi yasama.yangin tupu vs.yoksa orda satiliyor.ama gidipte alma.evraklarin tamam oldugu icin direk git gir muayeneye.en sirin tavrini takin hafif salak oyna.inat ederse yok bunlar diye seyyar saticilardan abi alacam 5 dk sona iade edecem 5 kagida anlasalim de.kabul edeceklerdir.toplam islem suren 5 dakikadir.budur
0
cizgilipijama
(12.04.07)
eğer polise yakalanmadan gidersen ceza ödemezsin, yakalanırsan aracı bağlarlar, asgari cezanın 2 katı da ceza keserler. ayrıca çekici ve otopark parası da cabası.
0
kimlanbu
(13.04.07)
Yangın tüpü hede hödeöyü varsa bir arkadaşından ödünç al. Anlatıldığı gibi vergi dairesi işlerini yap, Narlıdere'de küçük bir vergi ofisi var, herhalde Çınarlı'da da vardır. Bu arada İzmir'de bunlar haricinde vize işlemi yapan yer bilmiyorum. Neyse. Sabahın köründe gitme, herkes senin gibi düşünüp kuyruk oluyor. Öğlen 11 gibi boşalıyor mekanlar, 15 dakikada hallediyorsun.

Polis yakalamadığı sürece ceza yemezsin bu arada.
0
sui
(13.04.07)
yangın söndürme tüpü, ilkyardım çantası falan var orda sorun yok, sınavımdan dolayı da saat 3 gibi falan gidicem zaten. bi vergi dairesi kağıdı kalıyo geriye. egzoz muayenemde aralık ayına kadar geçerli, yine de gitmem gerekir mi?
0
🌸denize karsi icen keci
(13.04.07)
sanırım bu durumda gerek kalmaz emisyon ölçümüne ama emin olamıyorum zira ben en son gittiğimde polis ulan yeter oyaladığın git yaptır yoksa yakacam bu arabayı dercesine zorla yollamıştı. haliyle gittiğimde herşeyim eksikti... en iyisi karayolları genel müdürlüğünü ya da muayene istayonunu arayıp sormak.

edit: www.kgm.gov.tr
de ölçümün yapıldığına dair belge dediğine göre gerek yok yeni ölçüme.
0
agk
(13.04.07)
eğer yakalanmamışsan gecikme yüzünden muayene anında ceza falan verilmiyor. sadece muayene ücreti veriliyor. araba yeni sayılabilecek modellerdense, hiçbir şeyine bakmıyorlar genelde. 1980 model eski kasa şahinle gidince inceliyorlar biraz. zorluk çıkarıyorlar. bir de eksoz modifiyesi falan varsa onları çıkart öyle git, yapmıyorlar muayeneyi.
0
kibritsuyu
(13.04.07)
Muayenesiz araçla gezince ilk yakalanışta bana 52 ytl kestiler. aracı da sisteme kaydettiler ve uyardılar. sonra ben buralarda değildim bir süre, sonra dönünce de ihmal ettim, bir kez daha yakaladılar, telsizle sordurup aracın da bir kere ihtar aldığını öğrenince hem yine 52 ytl kestiler hem arabayı bağladılar. sonra muayene harcını filan yatırınca aracı bağlanan otoparktan çıkarıp muayeneye götürdüm. muayene harcı gecikme nedeniyle cezalı olmuyor ancak yolda yakalanırsanız dediğim gibi bir prosedürü var.
0
kartonpiyer
(13.04.07)
muayeneyi yaptırdım, buyrun (bkz: #10752587)
0
🌸denize karsi icen keci
(13.04.07)
(16)

hırsızın hiç mi suçu yok?

hoze
evime hırsız girdi. (pazar sabah sekiz buçukta) içerdeydim, uyuyordum. kapı kilitli değildi, sadece kapalıydı. nasıl bir aparat kullandı bilmiyorum ama kapıyı rahatlıkla açtı. uykum hafif olduğu için anında uyandım. uyandığımı görünce kaçtı. kovaladım ama yakalayamadım.merak ettiğim şey, eğer yakala
evime hırsız girdi. (pazar sabah sekiz buçukta) içerdeydim, uyuyordum. kapı kilitli değildi, sadece kapalıydı. nasıl bir aparat kullandı bilmiyorum ama kapıyı rahatlıkla açtı. uykum hafif olduğu için anında uyandım. uyandığımı görünce kaçtı. kovaladım ama yakalayamadım.
merak ettiğim şey, eğer yakalayabilseydim, neler yapabilirdim? adamı dışarda yakalayıp yamultmakla içerde yakalayıp yamultmak arasında fark var mı? evimin sınırları içinde istediğim gibi zıvanadan çıkma hakkım var mıdır?
("onlar boş gezmezler, ucuz kurtarmışsın" şeklindeki temennileri yeterince duydum. şimdiden teşekkürler.)
0
hoze
(09.04.07)
valla abi oncelikle gecmi$ olsun.
$oyle $eyler yapabilirdin.. ornegin merdivenden a$agi atabilirdin olan gucunle, kacarken du$tu derdin. eve girseydi bi $ekilde kendi kendine yaptigina inandirabilecegin bi$eyler yapabilirdin belki. hani diyorlar ya tut balkondan at yapabiliyorsan diye, o tarz $eyler. onun di$inda direkt zarar verirsen sen suclu oluyorsun.
0
sourlemonade
(09.04.07)
Geçmiş olsun.

Geçen senenin haberi. Bir hırsız, iki Nijeryalı (Başka bir Afrika ülkesi de olabilir) öğrencinin kaldığı eve girmiş. Öğrenciler bunu yakalamış, bir güzel dövmüş ve apartman boşluğunda merdiven korkuğuna bağlayıp polis çağırmışlar. Bir şey olmamış. Yani adamın canını almadıktan sonra, polis adamı (sakat bırakmayacak) kadar hırpaladığına bakmaz. Ayrıca hırsızı yakaladığın için madalya da takmazlar. O yüzden bence adam kaçmaya başladıktan sonra, hiç bulaşmamak en güzelidir...
0
sheba and the albino girls
(09.04.07)
iki sene kadar önce de acik balkon kapisindan bizim eve girmisti hirsiz. komsular haber vermis polis geldi yakaladi aninda. hicbirsey olmadi ifadeler alindiktan sonra adam serbest kaldi. gecenlerde mahkemesi oldu, ben gittim hirsiz ve avukati davaya gelmediler. baska yerlerdeki dosyalarla birlestirilmesi karara baglandi falan filan. yani yakalamadigin iyi olmus bir yerde.

bir de ekleyeyim hemen. hirsiz girdiginde komsular da toplasti tabii herkes bir anisini anlatiyor. dediklerine göre gece giren hirsiz gündüz girenden daha fazla ceza yiyormus, bu sebeple de hirsizlar gün dogumunda sabaha karsi giriyormus evlere.
0
atmacaged
(09.04.07)
bu tür durumlarda hırsıza darp uygulandığında, ev sahibinin suçlu durumuna düştüğünü okumuştum.

başka türkiye yok!
0
comptrol
(09.04.07)
geçen gün ntv'deki biri bana anlatsın'da konuşuluyordu. yatak odanızda yapacağınız her şey nefsi müdafaaya giriyormuş. hatta gerekirse silah vs. kullanmak bile. (sanırım)
0
kermitz
(09.04.07)
büyük geçmiş olsun, kazasız belasız atlattığın iyi olmuş boşver.

arkadaşımın evine 2 sene önce hırsız girdi, jandarma geldiğinde "siz adamı 'indirin' elinde bir şey yoksa bile biz bıçak tutuştururuz rahat olun" demiş. kısacası rapor tutan polise/jandarmaya bağlı.

hırsız hem suçlu hem güçlü, evinde adamı yaralarsan ve senden şikayetçi olursa ceza alırsın. "yatak odası hariç" demek istiyorum ama efsane mi gerçek mi net bir bilgim yok.

bir anımı daha anlatayım ders olsun. 4 sene önce bursada otururken kardeşimin arkadaşıyla tanıştım. çocuğun babası otoparkta arabasının teybini çalan 3 hırsıza balkondan "napıyorsunuzlan diye bağırmış, "içeri gir lan" diye cevap gelince çıkarmış silahı saydırmış. 1 kişi kaçmış, 1 kişi yaralanmış, 1 kişi korkudan bayılmış. polis geldiğinde bunların bol sabıkalı, cinayetten aranan tipler olduğu ortaya çıkmış. babası ceza almamış ama başına geleni söyleyeyim : bir kaç hafta sonra hırsızların yakınları çocuğun babasını öldürmüşler ! kısacası hırsıza yapacakların sana 100 katı olarak geri dönecektir, bulaşmamak en iyisi.

bana kalsa vurur dağa taşa atarım ama tek gezmedikleri ve "boş" gezmedikleri gerçeğini göz önüne almanız gerek.

dur dur son anı. geçen sene WRC de görevliyken diktiler bizi dağ başına köylülerden biri geliyor biri gidiyor. derken birisiyle muhabbete başladık, hırsızdan açıldı muhabbet. tanıdığı bir hırsız varmış. eve nasıl sessizce girdiklerinin cevabını buldum. adamlar eve girmeden önce kapıdan, bacadan bir şekilde adını öğrenemediğim bir sprey sıkıyorlarmış. zaten uykuda olan bünye bir derece daha ağır uykuya dalıyormuş. adamlar dalga geçer gibi işlerini halledip kaçıyormuş.
0
kimlanbu
(10.04.07)
yatak odasında öldürünce bir şey olmaz hikayedir. yatak odasının özellikle öne çıkması hırsızın sizin hayatınızı tehlikeye atabilecek kadar size yaklaşması. yatak odası, salon fark etmez. ancak onda bile hırsızın elinde bıçak mıçak olması gerekiyor. yani adam dibinize de gelse eğer hayati tehliken yoksa hırsızı hırpalamak bile haksız fiil teşkil eder. evinize giren hırsızı öldürmeniz ya da yaralamanız durumunda ancak cezada indirim alabilirsiniz.

bunun türkiye'yle de alakası yoktur hemen hemen bütün dünyada bu böyledir. verilecek bir ceza varsa hukuk verir(bunu tartışmak ayrı konu). inanmayacaksınız ama türk ceza kanunu şu anda çoğu hükmüyle modern bir kanundur.
0
colg fusion
(10.04.07)
hukuka giriş dersinden aklımda kalanlara göre,hırsız sizi ölümle tehdit etmedikçe onu öldürmeniz nefsi müdafaya girmiyor.(yani onun elinde bıçak varken sizde silah varsa bile bu nefsi müdafaya girmiyor)
o yüzden evlerine hırsız giren bir tanıdığımıza polisin söylediğine göre hırsızı camdan atın önerisi onlara da söylenmiş.sanırım polisler de yakalayıp,sabah salmaktan bıkmışlar,herkese bu öneriyi veriyorlar.
0
gioberg
(10.04.07)
geçmiş olsun abicim, ne kadar modern bir ceza kanunumuz var ki polisimiz vatandaşa "abi sen camdan at gerisini bize bırak" diyebiliyor. "mosmodern" olmuşuz canlar heyoooooo...

benim cevabıma gelince abicim "yamultursan" hiçbişi olmaz. hatta madem polis öyle diyor yamulttuktan sonra balkondan atıp düştü salak diyebilirsin pekala ne ala...
0
agk
(10.04.07)
cok gecmis olsun. benim bir arkadasimin basina gelmis, hirsiz evdeyken uyanmis ve onu goren hirsiz birsey alamadan kacmis, fakat daha sonraki gunlerde gene gelmis, alamadiklarini almak icin. O yuzden hirsizi yamultmaktan ziyade siz kilitlerinizi falan ihmal etmeyin, bir de o inanilmaz ses cikartan minik alarmlardan koyun kapiniza... ve evet bulasmayin aman...
0
islakkedicorbasi
(10.04.07)
anladığım kadarıyla en güzeli balkondan atmak. ev zaten dördüncü kat. bahçede de süs havuzu gibi bir şey var, kenarları tırtıklı, hmmm.
0
🌸hoze
(10.04.07)
evet yatak odasinda iken indirebilirseniz sahane olur. fakat diger odalarda sorun çıkabiliyor sanırım. kovalamaya kalkmanız durumunda erketede bekleyenler sorun yaratabilir.
0
mat couthon
(10.04.07)
ben de ben de!!

bence hırsızla yakın ilişkiler kurarak iş ağını geliştirebilirsin. baktın yanaşmıyo, at itoğlunu balkondan.
0
frank n furter
(10.04.07)
iki üç sene önce haberlerde izlemiştim, ninja bir abimiz katanayla hırsızın kulağını kesmiş, hırsız da dava açmış adama.
0
lykos
(10.04.07)
polisin "abi sen camdan at gerisini bize bırak" demesiyle kanunun modernliğinin alakası yoktur. polisin bu yaptığı da suçtur. elmalarla armutlar güzel meyvelerdir.
0
colg fusion
(10.04.07)
otoyolda (tem e5 vs) karşıdan karşıya geçen adama çarpınca suç olan bir ülkede hırsıza saldırmakta suçtur.

şimdi bu şerefsizlerin tek başına olmadığını düşünürsek dövüp bırakmak akıllı bir iş değil. dövüp polise teslim etmekte polislerin çoğu için normal bir hareket (kendileri dövemiyorlar vatandaşa dövdürüyorlar artık) ama gene hırsız dönüp pislik yapabilir.

en iyisi adamı içeri girmeden engellemek. yani gerekli önlemleri almak yada camda kapıda bağırarak kaçırmak. bir kere camımdaki hırsıza gel lan buraya diye bağırıp kovalamıştım. iyi koşuyorlar.

evin içinde hırsız var ise en iyisi bence bırakın uyuyor numarası yapın.

hiç bir mal canınızdan önemli değil.
0
darknum
(17.04.07)
(7)

Media Pleyer Classic altyazı

algoritmik uzay nalburu
K Lite Mega Codec Pack'i kurunca doğal olarak Media Palyer Classic'le izliyoruz herşeyi. Classic'in, BS Player'dan (görebildiğim kadarıyla) tek eksiği ctrl + ok tuşu (arrow manasında) ile altyazıları ileri geri oynatarak görüntü ile senkronizasyon sağlama olanaı vermemesi. (edepli altyazı ise gerek
K Lite Mega Codec Pack'i kurunca doğal olarak Media Palyer Classic'le izliyoruz herşeyi. Classic'in, BS Player'dan (görebildiğim kadarıyla) tek eksiği ctrl + ok tuşu (arrow manasında) ile altyazıları ileri geri oynatarak görüntü ile senkronizasyon sağlama olanaı vermemesi. (edepli altyazı ise gerek olmaz zaten) Classic'te de bunu yapabilme olanağı var mıdır?
0
algoritmik uzay nalburu
(09.04.07)
directVobSub yüklenerek altyazıyla ilgili her şey ayarlanabilip sorun düzeltilebilir. zaten media player classic altyazı gösteriyorsa vobsub yüklüdür çok büyük ihtimalle.
0
lepidodendron
(09.04.07)
doğal olarak değil o... kurmayabilirsin. ben secmeli kuruyorum ve eski programdan izlemeye devam ediyorum
0
efruz
(09.04.07)
Doğal olarak değil tabii ki ama Classic bu altyazı eksikliği hariç çok iyi bir program. Ama nasıl yapılır abiler ablalar bu senkronize işi?
0
🌸algoritmik uzay nalburu
(09.04.07)
media player clasic in de subresync adında bir seçeneği var view menüsü altında. BS playerınki kadar kullanışlı olmasa da işe yarıyor. ctrl+6 ile de ulaşabilirsin.

tek yapman gereken diyelim adam "hi" derken subresync penceresinden "merhaba" nın süresine sağ tuşla tıklayıp "current" demek.
0
kimlanbu
(09.04.07)
bırak media player'i mv2 player kullan derim altyazı da en az bs player kadar kullanışlı+ spyware bulundurmuyor.
0
skahvecioglu
(10.04.07)
nasıl bişey ki bu mv2 player. her şeyi açar mı? arayüzü nasıl? ...
0
🌸algoritmik uzay nalburu
(10.04.07)
mv2 player etraftaki en iyi playerdır bana göre ama filmlerin history tutma olayı can sıkıyo bazen. bunun dışında arabirim, altyazı ayarlama, önizleme codec sorunsuzluğu vs. her şey muhteşem.
0
lepidodendron
(11.04.07)
(2)

visual basic .net paralel port kontrolü

kimlanbu
Inpout32.dll diye bir dosya buldum ama yok mu dll kullanmadan yapmanın çaresi ? microsoftun sayfasında bir örnek var ama çorba gibi.dosya vs göndermeyeceğim sadece data ya 8 bit yazayım ve status ten istediğim biti okuyayım yeter.
Inpout32.dll diye bir dosya buldum ama yok mu dll kullanmadan yapmanın çaresi ? microsoftun sayfasında bir örnek var ama çorba gibi.

dosya vs göndermeyeceğim sadece data ya 8 bit yazayım ve status ten istediğim biti okuyayım yeter.
0
kimlanbu
(05.04.07)
System.IO.Ports.SerialPort (.net framework 2.0'la geldi)
0
ssg
(05.04.07)
seri port için .net in kendi komponenti var ama paralel port için göremedim ilk etapda dll kullanmak zorundayım gibi görünüyor.
0
🌸kimlanbu
(05.04.07)
(3)

türk müziği , dünya müziği ve makamlar

marcelorios
şimdi türk müziğinde bir çok makam var, hicaz , muhayyer , rast ,saba ....bu makamlar sadece türk müziğine mi mahsus ?mesela snoop dog'dan hicaz bir eser dinleyebilir miyiz
şimdi türk müziğinde bir çok makam var, hicaz , muhayyer , rast ,saba ....
bu makamlar sadece türk müziğine mi mahsus ?
mesela snoop dog'dan hicaz bir eser dinleyebilir miyiz
0
marcelorios
(05.04.07)
paul mauriat sanırım soruna yetersiz de olsa bir cevap olabilir.
0
kimlanbu
(05.04.07)
türk müziğinde, batı müziğinde kullanılan notalardan farklı olarak iki nota arasında da notalar vardır. çok fazla bilgim yok ama örneğin mi ile fa arasındaki yarım seslik boşlukta birkaç nota daha vardır. bu yüzden türk müziğindeki makamlar çok fazladır. lakin basite indirgeyerek şöyle söyleyebilirim ki, makam denilen hadise notaların dizilişi olduğundan batı müziğinde sol minör, re majör falan diye geçiyor. yani münir nurettin'den nihavend makamında kalamış bach re minör tocatta ve füg diyeyim mesela.
0
kibritsuyu
(05.04.07)
hicaz dinlersin.
0
camilo
(06.04.07)
(7)

çalınan bilgisayar

gregory
çalınan masaüstü bilgisayar nasıl bulunur?edit:efendim sorum şu evet.internete bağlandığında bulunabilir gibi bir şey duymuştum.var mıdır böyle bir şey?var ise,bunun için hangi bilgiler ile nereye başvurmak gerekir?edit2:şanslıyım ki bilgisayarı çaldıran kişi ben değilim.
çalınan masaüstü bilgisayar nasıl bulunur?

edit:
efendim sorum şu evet.
internete bağlandığında bulunabilir gibi bir şey duymuştum.var mıdır böyle bir şey?
var ise,
bunun için hangi bilgiler ile nereye başvurmak gerekir?

edit2:
şanslıyım ki bilgisayarı çaldıran kişi ben değilim.
0
gregory
(30.03.07)
Genelde bulunmaz.

"Cep telefonlarinda oldugu gibi bir aga baglandiginda kendini tanittiginda tespit edilebilir mi" gibisinden bir soru soruyorsun sanirim. Bildigim kadariyla boyle bir sey yok.
0
wpi
(30.03.07)
once bir bardak soguk su icersin sonra da , bilgisayarcıya gidip aynısından alırsan bulabilirsin. şaka bir yana;
pc internete baglandıgında ipden falan fişma bulabilir miyim diye soruyorsan ı ıh. belki şöyle olur : orjinal windows kullanıyorsan (eski pcde) , windows internete baglandıgında guncelleme yaparsa , oradan belki maykrosoftla temasa gecerek bulabilirsin. yani ihtimal olarak %- 0.00000000000. cok feci salladım kacılın.

fazla bilim kurgu izlemek de işe yaramıyormuş.
geçmiş olsun
0
etacarinae
(30.03.07)
öncelikle geçmiş olsun diyorum. teorik olarak mac adresi bilgisinden bulunabilir belki (o da internete nasıl bağlandığına bağlı) ama pratikte bulunma olasılığı sıfır çünkü hiç bir isp oturup da bunun için izleme yapmaz yapamaz diye tahmin ediyorum. ancak polis bir şeyler yapabilir.
0
answer the questions
(30.03.07)
laptolarda polis bazen baskın yapıyor çetelere. sonra ellerine geçen laptopları seri numarası olsun içindeki dosyalar olsun vs aratarak buluyorlar. abimin başına geldi oradan biliyoruz.

ammaaaa

masaüstü bilgisayarı çalan biri çoktan parçalarını teker teker satmıştır.
0
darknum
(30.03.07)
biraz spesifik olacak ama amerika'da soyle bir olay gerceklesmis: adamin tum bilgisayarlarinda setiathome procesi yukluymus. karisinin laptop'i calininca setiathome sayfasini kontrol etmeye baslamis. (bilgisayarinizin sunucuyla son baglanti zamanini ve ip adresini gorebiliyorsunuz) baglandigini tespit ettigi ip adreslerini polise bildirmis. onlar da internet servis saglayicidan gercek adresi ogrenip bilgisayari bulmuslar.
0
ainothia
(30.03.07)
eğer bilgisayar başladığındsa msn,icq vs otomatik olarak login oluyorsa ve adam saftiriklik edip internet bağlantısı varken makinayı açarsa büyük ihtimal adamın bağlandığı ip adresi üzerinden yakalatırsın.

mac adresi ile de bir ihtimal ama eminim ki ethernet kartının mac adresini sen bilmiyorsundur, ayrıca mac adresini yazılım ile değiştirmek mümkün. yani demem odur ki hiç boşa hayal kurmaya gerek yok geçmiş olsun.
0
kimlanbu
(30.03.07)
bulamazsın.
0
cha
(30.03.07)
(8)

burun spreyi ve zararları

ravioli
5-6 senedir burun spreyi(otrivine, farial flixonase..hangisi denk gelirse artık) kullanıyorum.,elimde her gören 'kullanma olm onları çok zararlı' diyor, kimine göre kemik eritiyormuş kimine göre beyin hücrelerini yok ediyormuş... prospektuslarda pek bi halt yazmıyor sadece arasıra çarpıntıya neden o
5-6 senedir burun spreyi(otrivine, farial flixonase..hangisi denk gelirse artık) kullanıyorum.,
elimde her gören 'kullanma olm onları çok zararlı' diyor, kimine göre kemik eritiyormuş kimine göre beyin hücrelerini yok ediyormuş... prospektuslarda pek bi halt yazmıyor sadece arasıra çarpıntıya neden olduğu belirtilmiş, doktora sorduğumda yarım yamalak bişeyler geveledi, anlamadım.
cidden zararlı mı bu spreyler?
0
ravioli
(30.03.07)
prospektüsünde "x günden fazla kullanmayınız" gibi bir ibare varsa kullanmayınız. spreyleri bilmiyorum ama sulfarhin isimli burun merheminin prospektüsünde "1 haftadan fazla kullanmayınız" gibi bir şey yazıyor. ama mal bir doktor (işini düzgün yapan doktorları tenzih ederim) "bu merhemi geceleri yatmadan önce sür, burnunu rahatlatır" diyerek verdi. doktor verdiği için prospektüs okuma ihtiyacı duymadım. 3 sene kadar her gece kullandıktan sonra, durmayan burun kanamaları başladı. başka bir doktora gittim. kullandığın ilaç var mı diye sordu. "3 senedir sulfarhin kullanıyorum" diyince adam afedersin zik görmüş gibi gözlerini öyle bir faltaşı gibi açtı ki korktum ben. "naaptın sen. en fazla 1 hafta kullanılır o" dedi. endoskopiyle burnuma baktı ki damarlar feci halde. ilacı bıraktım, geçti kanamalar. demem odur ki prospektüste yan etki yazmasa da belirtilen sürelerden fazla kullanmayınız. doktora bile güvenmeyiniz hatta bu konuda.
0
kibritsuyu
(30.03.07)
otrivine bildiğim kadarıyla seyreltilmiş hcl. e zararı da olsun artık.

eğer burun çok problemli değilse okyanus suyu iş görür. zararsızdır da.
0
agk
(30.03.07)
benim peder 20 yıldır alışkanlıktan kullanıyo. ama sorun şurada ki, bu bir süre sonra işlevsel olmaktan çıkıyo zaten. sıksan da sıkmasan da burun tıkalı dolaşıyon. böyle bişi de nasıl alışkanlık yapar anlamam hani.
0
frank n furter
(30.03.07)
"otrivine" kullandim ameliyatim oncesinde sinuzit gecirme amacli. 5 gunden fazla kullanma diyodu ama biraz fazla kullanmistim sanirim.
kime soylesem "neeeeee, delirdin mi" demisti.

en bilimsel olmayan cevap oldu bu ama ozellikle diger bazi ilaclarla kullanildiginda berbat etkileri var.

(bkz: sinuzit/@la traviata)
0
la traviata
(30.03.07)
alışkanlık değil bağışıklık yapıyor. kullanmadığınız taktirde burnunuz kapalı oluyo ilk başlarda. sonra kullansanız da kullanmasanız da tıkalı oluyo. daha doğal şeyler kullanılmalı.ben de de var o tıkanıklık olayı ama kisin daha fazla. deviasyon operasyonu gecirdim pek faydasini gordugumu soyleyemem. sanirim alerjik bi sey.
0
nihilanth
(30.03.07)
sprey kullanmak yerine ,neden spreye ihtiyaç duyduğunuzun araştırılması gerekiyor.deviasyon,konka hipertrofisi vsvs.
konka hipertrofisinde , ses dalgaları ile et , küçültülebiliyor.ben yaptırdım mesela , kolay , acısız bir işlem.
0
marcelorios
(30.03.07)
hasta olduğumda şans eseri otrivine kullandım, ne diyim icat edeni, bulanı gözlerinden öperim 10-15 dk içerisinde burnum tamamen açıldı, koku alma duyusunu köreltiyor diyenlerin aksine yediğim yemeklerin tadını almaya başladım. burnum kopsa gene kullanırım.
0
kimlanbu
(30.03.07)
piyasadaki tüm kimyasal burun spreyleri kısa süreli kullanım içindir ve gerçekten de bu doz olayına dikkat edilmez "aman oh mis gibi açıldı kanallar" denilip habire abanılırsa ciddi sorunlara yol açabilirler.
burnunuzu açmak için gün içinde sık sık spreye ihtiyaç duyuyorsanız, yani sorununuz bakterilerle değilse, sterilize edilmiş deniz suyu satıyorlar bu iş için. burun ameliyatımdan sonra bana "stérimar" diye böyle bir sprey verdi doktor. çok faydasını gördüm. en güzel yanı ise sadece deniz suyu olduğu için hiçbir yan etkisinin olmaması ve günlük kullanım için üretilmesi. yani yıllarca kullansan da kemiğin filan erimiyor, en fazla denize dalıp çıkmak gibi...

boş zamanlarımda prospektüs okuduğumu inkar edemem...
0
morella
(30.03.07)
(12)

Japon balığım hasta mı?

kartonpiyer
Arkadaşlar ben bu balık işinden, akvaryum olayından pek anlamayan biriyim. Evde kocaman bi fanus vardı, balık alayım da şu işe ufaktan merak salayım diye gittim 4 tane japon balığı aldım. Turuncu dördü de. Yalnız bunlardan birisinin başında siyah bi bölüm vardı az bişey. Tam iki gözünün arası ile ağ
Arkadaşlar ben bu balık işinden, akvaryum olayından pek anlamayan biriyim. Evde kocaman bi fanus vardı, balık alayım da şu işe ufaktan merak salayım diye gittim 4 tane japon balığı aldım. Turuncu dördü de. Yalnız bunlardan birisinin başında siyah bi bölüm vardı az bişey. Tam iki gözünün arası ile ağzı arasındaki bölge. Sonra gel zaman git zaman bu siyah kısım şimdi beyazladı. Neden olabilir? Bu bi tür hastalık filan mı, yoksa doğal bi mevzu mudur?

Bi de şunu sorayım hazır fırsat yakalamışken, içinde filtre, hava bilmemnesi filan olmayan gayet işlevsiz biçimdeki fanusumda japon balıklarıyla birlikte başka balık olur mu olmaz mı? Akvaryumcu bana "Abi onda ancak japon olur" demişti, siz de aynı görüşte misiniz?
0
kartonpiyer
(29.03.07)
mantardır o .balığınız yakında ölür.nihahah.
bu akvaryum işi adamı delirtir.benim de vardı.10 tane de balık almıştım bir heves.bir tanesi aldığım gün öldü.2 tanesi mantardan telef oldu.1 ayın sonunda akvaryumda balık kalmamıştı.
ne kadar iyi bakarsan bak , bir yerden mikrop kapıyorlar.
sizin yapmanız gereken , hasta balığı ayrı bir bölüme almak(pet shoplarda satılıyor,plastik bir bölme) ve mantar ilacı kullanmak.

edit: japonlar ,lepistesleri yiyor galiba.veya lepistes lepistesi yiyor.
0
marcelorios
(30.03.07)
Beyazlık varsa mantar olabilir, suya damlatılan ilaçları var onların.

Evet japon balıkları çok dayanıklı balıklar, başka balıklar zor yaşar o ortamda. Betalar var gerçi onlar da tek kavanozda yaşayabiliyor ama başka balıklarla pek geçinemiyorlar. Kavgacılar pek...
0
crown
(30.03.07)
E demek ki bu alçak akvaryumcu bile bile bana hasta hayvanı satmış.. vay adi vay. durun bakalım nolcak..
mantardan da ölünür müymüş ya.. hey allahım.
0
🌸kartonpiyer
(30.03.07)
www.goldfishinfo.com
su linkten hastaliklarla ilgili her turlu bilgiyi alabilirsiniz, resimle de gostermisler cogu hastaligi.

-
fanusun buyuklugunden bagimsiz olarak filtresiz baska balik eklemeyin derim, japon baligi bile kisa yasiyor o halde. hatta genclere de bi filtre alin, benim bidiklar kucuk bir akvaryumda 2.5 sene yasamislardi..:)
0
fuchuki
(30.03.07)
verdiğiniz adresteki resimler gibi değil balığın durumu. mantar mı değil mi bilemedim. du bakalım nolcak merak ettim.. tümden beyaz bi balığım olabilir dicem ama yayılmıyo da beyazlık.
0
🌸kartonpiyer
(30.03.07)
fotograf koymanizi istesem cok sey mi istemis olurum =)
0
fuchuki
(30.03.07)
Koyarım elbette.. şu an değil ama. koyunca haber veririm.
0
🌸kartonpiyer
(30.03.07)
Anladığım kadarıyla beyaz benek başlangıcı var onda. Balıkçıdan "Metilen Mavisi" alacaksınız ve her su değişiminde suyuna damlatacaksınız.

Başka balık konusunda ise böyle filtresiz motorsuz ortamlarda aslında bettalar yaşar ama bettalar da yanlarına arkadaş istemezler.
0
3200
(30.03.07)
abi hayvanlara fanusta eziyet etmeyin, havalandırma yok hayvanlar işkence çekiyorlar, aktif veya pasif filtre yok hayvanlar bok içinde yüzüyorlar, hastalık kapmaları kaçınılmaz. ayrıca suyun sıcaklığı stabil değil ki bu da beyaz benek hastalığının en büyük sebeplerinden.

fanusta beslenebilecek balıklar labirent solumu yapabilen yani sudaki çözünmüş oksijene bağımlı olmayan balıklardır. beta ve gromi en yaygın olanları. japon besleyenler en fazla bir ay içinde klozetin yolunu tutuyorlar.
0
kimlanbu
(30.03.07)
zırt pırt beklemiş suyla fanustaki suyu değiştiriyorum. bu hiç olmazsa vicdanımı rahatlatıyor. eğer japonlarım yaşamazsa beta alayım bari bu sefer.
oof of zormuş bu işler ya.
0
🌸kartonpiyer
(30.03.07)
google da akvaryum(akvaryumum).com siye ara bir yukarılarda çıkan türkçe bir akvaryum sitesi var. oldukça ilgili insanlar var. ama aşırı kuralcı bir topluluk. mesela naber millet dediğin için bile banlanabilirsin.
0
can see
(27.04.07)
benim balıklar maşallah turp gibi. o birisinin başındaki beyazlık da galiba yavaş yavaş azalıyor. hala hiç bir sağlıksızlık belirtisi yok. bir türlü sabit durmadığı için fotosunu sağlıklı çekemedim :) velhasıl şimdilik güzeller.. o beyazlık da şık duruyo kendisine ayrı bi hava kattı.
0
🌸kartonpiyer
(01.05.07)
(11)

sözlük odamı boya allahsız

demlikposet
odamı boyayım diyorum,varmı şu renk güzel olurşu iki renk karışımı süper oluyor2 duvarı sarı yap ama öteki yeşil olsun diyenveyahut şu marka boya en güzel boyalar diyecanlı içimi canlandıracak bişeyler arıyorum,iki duvar pembe,1 duvar şeker pembesi(kopkoyu) olabilir mesela acaba dedimama bakıorm boy
odamı boyayım diyorum,
varmı şu renk güzel olur
şu iki renk karışımı süper oluyor
2 duvarı sarı yap ama öteki yeşil olsun diyen
veyahut şu marka boya en güzel boyalar diye


canlı içimi canlandıracak bişeyler arıyorum,
iki duvar pembe,1 duvar şeker pembesi(kopkoyu) olabilir mesela acaba dedim
ama bakıorm boya kataloglarına tüm renkler soluk ve mat
niye böledir ki
0
demlikposet
(29.03.07)
Bu pek cevap niteliğinde değil ama bi ara ben kafayı odamı maviye boyama kararı vermiştim. Sonra da iki renk olsun ama ters renkler olmasın diye lacivert ve mavi boya aldım, bi de kağıt bordür aldım. Odamın bel hizasına kadar olan kısmı lacivert, yukarısını da maviye boyayıp araya da bordürü yapıştırdım. Oda karakol gibi olmuştu:) Renk seçerken oda boyandıktan sonra neye benzeyecek iyice düşünmek lazım.
0
kartonpiyer
(29.03.07)
bi tane ikea kataloğu al, ona bak. senin mobilyaların renginde eşyaların olduğu fotoğraflara odaklan.
0
sui
(30.03.07)
ben bir ara sarı ve lila renklerinin pastel tonlarını uygulamıştım odama, odam olduğu zamanlarda.(kiriş gibi çıkıntılar açık lila, geri kalan yerler şampanya sarısı denen renk gibi) tavandan çapraz iki köşeye de spot ışık yerleştirmiştim, ister aç, ister kıs cinsinden, çevirmeli olaraktan. pek şahane idi anlatabildiysem.
0
rachel
(30.03.07)
o ışığı ayarlayabilen yuvarlak zamazingonun adına elektirikçilerde dimmer ya da potansiyometre deniyor. arada bilgi vereyim, kısık ışıkla da olsa aydınlatayım dedim. pek güzide bi aparattır. yalnız tam kapamaz ama iyice kısık bırakırsanız arada lamba flaş gibi yanıp sönüyo, insana pisssmi dedirtiyo.
0
kartonpiyer
(30.03.07)
kuzenlerim evlerinin salonunu fistik yesili/acik ama cirt turuncu/pembe yapmislardi, duyunca kabus gibi geldi ama gorunce hayran kaldim, benim de odamin 2 duvari bordo/koyu kirmizi 2 duvari krem rengi. mobilyalar da acik renk olunca sicacik insanin icini acan bir ortam oldu :)
0
fuchuki
(30.03.07)
Elindeki katalog ozellikle mat renkler katalogu olabilir. (Cok mu salladim?)

Sen iyisi mi bir boya dukkanina git. Cesit gor, renk gor, adamlara soru sor.
0
wpi
(30.03.07)
ben mesela duvarları mavi boyattırdım. odada bir kiriş var balkonu odaya kattığımızdan dolayı. o kirişi boydan boya özel bir boyayla cam kırığı gibi ışık vurunca renk değiştirecek şekilde boyattım. hoş oldu ama sağlam pahalıydı.

abim ise bunun ucuzunu yaptırmıştı vaktinde. o da aynen kirişi alçı ile çizgisel dokunuşlar (sürme yok tık tık tık tık dokunarak yapmıştı usta) süslemişti. çok şahane gözüküyordu. hem çok daha ucuz.
0
darknum
(30.03.07)
Farklı renkte boyıycaksan, küçük renk tüpleri olur, misal filli boyanın vardı. Ondan alıp, sarı ya da beyaza eklersen istediğin tonda boya elde edebilirsin. Yeşil renk tüpü aldıysan sarı tonlarında bi boyaya, mavi tonlarında renk tüpü kullancaksan da ne bileyim kirli beyaz ya da buz mavisi tonlarında bi boyaya katarsan, daha güzel sonuçlar elde edebilirsin.
0
pyro clustic flow
(30.03.07)
ben olsam biraz masraflı olabilir ama her odayı rengarenk boyardım. patlayan renkler şirin gözükse de, mat ve açık renk olmadığı için evi karanlık gösterebilir. o yüzden evlerin geneli beyaza yakın şampanya rengidir. ama yatak odasında mavi, mutfakta kırmızı, salonda haki, oturma odasında sarı falan, acaip sevimli görünüyor. bi de uçuk kaçık bir insansanız eğer, duvara kontrast olacak başka bir renkle ellerinizin-ayaklarınızın izini basarsanız süper oluyor. ben yaptım, ordan biliyorum. (ama ev sahibi ağzıma sıçmıştı, o ayrı.)

edit: tek bir odayı boyayacakmışsınız. bu durumda her duvar farklı renk olsun diyorum ben. çılgınım, evet.
0
mavikedi
(30.03.07)
eski odamın duvarları alçı kaplıydı dedim duvarları parlement mavisi yapayım, tavanı da çok açık mavi yapayım gökyüzü gibi dursun dedim. tavana yönetim izin vermedi duvarları da boyattım. oda 6m ye 4m idi ve aydınlatmak için 500W lık spot kullanmak zorunda kalıyordum. normal eco ampuller ile loş bir ortam oluyordu. duvarlar ışığı emiyor resmen. kısacası koyu renkten kaçın.

ayrıca arkadaşım duvarları farklı renk yapayım derken dalgınlığı yüzünden kırmızı yeşil sarı vs ile tehlikeli bir kombinasyon yapmıştı polis eve girerse kesin atacak içeri korkusu taşıdı bir süre :)
0
kimlanbu
(30.03.07)
Tek tavsiyem tüp alıp ben ton elde edeyim deme.
Tahayyülünle sonuç arasındaki fark inanılmaz olur pişman olursun. Büyük tükkanlarda şöyle bir olay var. Sen bir kağıt, kumaş vb. götürüyosun. Ben bu renk alıcam dediğin vakit amcam "alet yapıyor" moduna geçiyor. Tak boyayı önüne koyuyor.
Ben tüp olayında turuncu yapıcam diye önce 5, sonra ilave 10, sonra ilave 15 (30 adet toplam) tüp alıp odamı bok gibi bir pembeye boyamıştım.
0
ben bizzat kendim
(30.03.07)
(2)

11x10 cm lik özel çizim bir dövme ne kadar olmalıdır?

magarna
11x10 cm lik özel çizim bir dövme ne kadar olmalıdır?Renkli, gölgeli, bana özel olarak istediğim gibi tasarlanmış bir dövme için harcanacak para ne kadar olmalıdır a dostlar.Bu işin el emeği göz nuru ve kişisel tatmin için yaptırıldığınıda varsaymak lazım tabi.
11x10 cm lik özel çizim bir dövme ne kadar olmalıdır?

Renkli, gölgeli, bana özel olarak istediğim gibi tasarlanmış bir dövme için harcanacak para ne kadar olmalıdır a dostlar.

Bu işin el emeği göz nuru ve kişisel tatmin için yaptırıldığınıda varsaymak lazım tabi.
0
magarna
(21.03.07)
eğer ince işçilik varsa ki gölgeli, renkli olacak deniyor 200-250 ye kurtarmanın pek mümkünü yok gibi. serçe parmağın yarısı kadar renkli dövmeyi izmirde 50ytl ye yaptırdık geçen yaz. Alsancakta 2 yer var adlarını unuttum, kıbrıs şehitleri yakınlarında.
0
kimlanbu
(22.03.07)
200 - 250 diyene şüpheyle bakmak lazım ya işinin ehli değildir, deneme tahtası yapıyordur ( ki seçtiği boyalar felan da kalitesizdir ) ya da hijyene hiç değer vermiyordur.

gölge istiyorsan ve detay çalışması çoksa fiyat yüksek olur.

antalya olsa bir yer önerebilirdim sana ama sanırım istanbul'da arıyorsun
0
hayatacaylakkaldim
(22.03.07)
(8)

Kablosuz optik mouse önerisi

sathaner
kaliteli, fazla pahalı olmayan, 3-4 metre mesafaden kullanılabilen, kablosuz bir mouse önerebilirmisiniz, notebook ta kullanmak için.
kaliteli, fazla pahalı olmayan, 3-4 metre mesafaden kullanılabilen, kablosuz bir mouse önerebilirmisiniz, notebook ta kullanmak için.
0
sathaner
(21.03.07)
Şimdi Microsoft diyeceğim pahalı diyeceksin. Ama dizayn olsun, pil kullanımı olsun, durabilite olsun Microsoft'u öneririm. Her kuruşuna değiyor öyle böyle değil.
alakasız dipnot: ben laptopta kablosuz sevmiyorum normal desktop mouseu iyi oluyor 2 m kablo oh paşalar gibi. bir de dayanıklı ki sorma geçen seneden beri yerlerde sürüklüyorum bana mısın demiyor.
0
ozdek
(21.03.07)
Dediğin şunun gibi bir şey mi?

bu ise ben de bunu düşünüyordum açıkcası.

www.hepsiburada.com
0
🌸sathaner
(21.03.07)
datron aldim biraz irice ama kocaman elli birisi iseniz cok ergonomik birsey onu söyleybilrim. ideefixe te cok da güzel bri fiyati var.
0
atmacaged
(21.03.07)
Evet bu linkteki model gibi bir şey mesela.Gerçi bakıyorum şöyle bir fiyatları makul seviyelere inmiş. Ben de alayım bari bir tane ;)
0
ozdek
(21.03.07)
a4tech modelleri çok güzel
0
kimlanbu
(21.03.07)
www.a4tech.com
bunu kullanıyorum iki senedir.gayet memnumum ele cuk oturuyor, uzaktan çekiyor. 1500ma ve üzeri şarj edilebilir pille bikaç hafta çalşıyor. tuşları da güzel standart geri iler hariş ofis tuşları var, misal kopyala yapıştır atıyorsun şahane oluyor sözlükte her yerde.
0
geldiler
(21.03.07)
bende de logitech var. aslında ucuz degil o kadar. sanırım 40 ytl gibiydi. ama cok isime yarıyo. uzerinde winampı falan kontrol edebildigin tuslar var. guzel hos bir alet. tavsiye ederim.
0
gozluk
(22.03.07)
microsoftun aşmış güzellikte notebook laser mouse 6000i var. Lazer olduğundan optiklere göre daha da abuk subuk yerlerde düzgün çalışma ve daha az pil yeme özelliği var. www.microsoft.com
0
compumaster
(22.03.07)
(10)

İngilizce öğrenmek, ama nasıl?

sathaner
artık tam olarak öğrenmek istiyorum bu dili, her yerde eksikliğini hissetmeye başladım, sizlere sormak istediğim şey, interaktif eğitim cd-dvd leri var piyasada, acaba bunlar işe yarar mı?, kullanan var mı? önerisi olan bulunur mu? şunlar gibi;http://www.hepsiburada.com/productdetails.aspx?categoryi
artık tam olarak öğrenmek istiyorum bu dili, her yerde eksikliğini hissetmeye başladım, sizlere sormak istediğim şey, interaktif eğitim cd-dvd leri var piyasada, acaba bunlar işe yarar mı?, kullanan var mı? önerisi olan bulunur mu?

şunlar gibi;

www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

bir de şu var:

www.hepsiburada.com
0
sathaner
(21.03.07)
rosetta stone için yazdığım şu entry var. sozluk.sourtimes.org
0
ozdek
(21.03.07)
Valla bu tarz programlara o parayı vermek yerine kursa gitmek daha mantıklı olur herhalde. Gerçi kursların da ne kadar öğretmeye yönelik olduğu tartışılır. Bana göre anadilden farklı bir dili öğrenme kişiden kişiye göre değişen bir süreç. En uygun yöntem şudur demek zor. Ben yaklaşık 8 yıl önce öğrenmeye ilk başladığımda BBC nin setlerini falan kullanmıştım ve acaip derecede sıkıcı bir metod olduğunu söylemeliyim. Sonra çok kısa bir süre kursa gittim ve açıkçası derste uyumaktan başka pek bir şey yapmadığımdan bıraktım. Sonrasında direk ingilizce gramer bilgilerini veren kalınca bir kitap satın aldım. Gramer yapısını çözdükten sonra gerisi pek zor olmadı zaten. Üniversiteyse tam bir komdediydi. İlkokul düzeyinde verilmesi gereken şeyleri ingilizce dersi diye öğretmeye çalıştıklarından ilk dönem derslere bile girmeden AA düşürüp, ikinci dönemde otomatikman muaf oldum. Bir yerden sonra olay kendini geliştirmene bakıyor. Ben 15-20 farklı kaynak kitap/sözlük kullandım 8 yıl boyunca hala da yeni kaynaklar bulmaya devam ediyorum. İngilizce metinleri Türkçesi varsa bile İngilizce kaynağından okumaya dikkat ediyorum. Geldiğim noktadan da memnunum zira altyazı çevirisi yapmaktan, Dil Edebiyat okuyan arkadaşlarımın ödevlerine yardım etmeye, tercüme işlerinden para kazanmaya kadar pek çok işimi rahatlıkla görebiliyorum.

Self Trainingteki en büyük eksiklik pratik konusu malesef. Etrafında sürekli bu dili konuşabileceğin birilerinin olması gerekiyor. İngilizce'de okuduğunu anlamaya başlamak aşırı kompleks edebi cümleler dışında çok uzun zaman almayan bir süreç. Ancak söyleneni anlamak ve konuşabilmek için epey uzun bir pratik dönemine ihtiyacın var. Bir de nacizane önerim, self training veya kurs hangi metodu tercih edersen et (düzensiz fiiller vs hariç tabi ki) bir kağıda yazılı kelimeleri tekrar ederek ezberlemeye çalışma işinden uzak dur. Kelime hazineni genişletmenin en kolay yolu başlangıç seviyesinde hikaye kitapları, dergiler vb. ve bir adet cep sözlüğüdür. Otobüste, dağda, kırda, bayırda artık boş kaldığın her an o kitapları okuyup, anlamını bilmediğin kelimeleri sözlükten öğrenmeye çalış. Kısa sürede kelime hazinenin ne kadar genişlediğini görünce sen de epey şaşıracaksın eminim. Mükemmel bir hafızan yoksa diğer metod sadece zaman kaybı olacaktır. Kulak alışkanlığını edinebilmenin en kolay ve zevkli yolu divx filmleri ingilizce altyazıyla izlemektir. Hem sıkılmaz hem de öğrenmiş olursun. Ayrıca walkman, mp3 player gibi araçlara sırf ingilizce konuşma içeren ses dosyaları atarak gece yatarken, arabada, otobüste falan dinlemek eminim limp bizkit falan dinlemekten daha yararlı olacaktır:)
0
ntldr
(21.03.07)
cd ile olmuyor pek, ingilizce bir dil ve her dil gibi konusularak okunarak yazarak ögreniliyor. iyi bir kurs veya ucuz yollu ama isini ciddiye alan özel bir hoca ile bir noktaya kadar gelirsin, sonra kalin kitaplara cd lere filmlere bakarsin daha iyi olur gibime geliyor.
0
atmacaged
(21.03.07)
Kendi kendine öğrenmenin ve kursa gitmenin farklı artı ve eksileri vardır. Özetle: Kendin çalışırsan, düzenli, sistemli bi programla kendini disipline etmek kolay bir şey değildir.. amma işte evde rahatça, gönlünce takılırsın. Kursa gidersen; kurs programları genelde haftada 6 saattir, haftaiçi 3 gün ikişer saat, haftasonu 3'er saat şeklindedir. Haftalık 6 saatlik bi programda sıfırdan başlayıp eh fena değil seviyeye gelmen en az 2 yıldır. kurs olayında da haftasonunu önermem 5 günlük bir ara mevzu bahis ve bu öğrenme çemberi,( cycle) için olumsuz bir etken.. kursun iyi tarafları da şudur: şayet sıfırdan başlıycaksan bi sınıf ortamı daha iyidir.. misal speaking için, pair work yaparsın, interaktif bi ortam vardır.. öğrenme sadece kullanılan kaynakla ya da öğretmenle gelişmez, misal sınıf arkadaşlarımız da devreye girer.. Sonuç olarak, bence ikisini de uygula.. hem kursa git, hem de cd den çalış ve pororfosyonel bi öğretici olarak sana ENGLISH PLUS'ı öneririm.
Haa bi de ek olarak, kendin çalışırsan, okuma ve dinleme becerin gelişir ama speaking daha geride kalır olması gerekenden ve de yazmada da sorun çekebilirsin, onun için de sana feedback verebilecek biri yoksa etrafında.. kolay gelsin.
0
pyro clustic flow
(21.03.07)
Aslında kursa gidecek vaktim yok, öğrenmek için acelem de yok, zaten iş için düşünmüyorum, sosyal açıdan istiyorum, tabi çalıştığım şirkete de mutlaka işime yarar.
0
🌸sathaner
(21.03.07)
alt yapın varsa cdler işe yarar. alt yapıdan kastım hazırlık sınıfı, kurs, özel ders vs vs. cd değil de hacettep taş yayınlarının building skills for proficiency kitabı var oldukça yararlı. unuttuğun şeyler olduğunda açıp kolayca bulabilirsin.

ama eğer tarzanca biliyorsan bence kurs daha faydalı olur çünkü kitaplar ve cdler de ingilizce çık işin içinden çıkabilirsen...
0
kimlanbu
(21.03.07)
kendi başına bayarsın. mutlaka kursa git. en azından sınavları falan olacağından motive olursun. o kadar para verdim bari geçeyim dersin. bunun yanında ingilizce birşeyler yapmazsan öğrendiklerin havada kalır. zaten sağda solda ingilizce hüküm sürdüğünden pratik yapmak pek zor olmaz ama mutlaka müzik dinleyerek, film izleyerek, kitap okuyarak (örneğin sevdiğin bir romanın ingilizcesini) ya da bilgisayar oyunlarıyla pratik yapmalısın. orta2'de 1 olan ingilizcem sırf bilgisayar oyunları yüzünden lise sonda 5 e çıktı.
0
sf arjuna one
(21.03.07)
rosetta stone'u buldum, (aslında indirdim) gerçekten harika bir set. herkese öneririm.
0
🌸sathaner
(13.04.07)
cevabın için teşekkürler,
rosetta stone'u emule den indirmiştim, bir süre inceledim sonra sıkıldım :P
bu arada tell mu more'u indiriyorum, bir de ona bakıcam.
0
🌸sathaner
(13.08.07)
senelerdir kullanıyorum emule'u gayette memnunum, gerçi bu ara sadece emule çalışan eski bir pc'im var, yani 24 saat emule açık duruyor.
istesen www.divxplanet.com forumlarından emule hakkında çok detaylı bilgi alabilirsin.
0
🌸sathaner
(14.08.07)
(3)

Kalori hesabı

kimlanbu
kaloriyi +4 °c daki 1 cm³ saf suyun sicakligini +5 °c yapmak için gereken enerji diye tanımlıyoruz, peki yiyeceklerin kalorisini nasıl hesaplıyoruz ? Yakıyoruz demeyin ayıp.
kaloriyi +4 °c daki 1 cm³ saf suyun sicakligini +5 °c yapmak için gereken enerji diye tanımlıyoruz, peki yiyeceklerin kalorisini nasıl hesaplıyoruz ? Yakıyoruz demeyin ayıp.
0
kimlanbu
(21.03.07)
Neredeyse ayni. Tek fark, yiyeceklerimizden bahsederken aslinda kilokalorilerden bahsediyoruz. Yani ornegin bir yumurta 90 kilokalori (yani 90.000 kalori) aslinda ama biz kisa olsun diye 90 kalori diyoruz.

O fark disinda kalori ayni. Yani bizim yedigimiz yemegi de yakip (cidden alev alev yakmaktan bahsediyorum) su isitsan sicakligini ayni sekilde arttirir. Cogu basit hesap oyle yapiliyor. Adamlar isi yonunden izole bir ortamda yiyecegi yakip disariya ne kadar isi verdigine bakiyorlar.
0
wpi
(21.03.07)
Yakmaktan kastı her zaman ateş oluşması, alev alev yanması olarak düşünme. Yanmak demek oksijenle reaksiyona girmek demektir. Her an vücüdumuzun her yerinde zilyon tane yanma reaksiyonu olmaktadır , hatta her bir saniye ciğerlerine çektiğin oksijenin sebebi de budur zaten, gitsin bir yerde bir şeyleri yaksın enerji ortaya çıkarsın. Yemeklerin de içinde bulunan karbonhidrat, yağ ve şekeri oksijenli solunumla parçalayıp (yani yakıp) enerji elde etmektir, bu yanma reaksiyonlarının sonucunda da atık ürün olarak karbondioksit çıkar, üre çıkar ne bilim bir süre şey çıkar, oksijensiz reaksiyonlarda da yorgunluk hissetmemizi sağlayan laktik asit çıkar, daha bişiler daha çıkıyordu unuttum ama işte dediğim gibi yanmayı illaki alev olarak düşünme yanma demek oksijenle reaksiyona girmek demektir.
0
3200
(21.03.07)
cevaplar için teşekkürler
0
🌸kimlanbu
(21.03.07)
(2)

happy feet hayvanı

bordeaux
hani filmin başlarında denizde mumble'ı bir hayvan kovalıyordu, sonra karaya zıplayarak kurtuluyordu, hatta zıpladığı yerde ramon ve öbür amigolarla karşılaşıyordu. işte o kovalayan hayvanı soruyorum. deniz aslanı değildi çünkü filmin sonlarında deniz aslanları başka bir yerde gözüktü zaten.
hani filmin başlarında denizde mumble'ı bir hayvan kovalıyordu, sonra karaya zıplayarak kurtuluyordu, hatta zıpladığı yerde ramon ve öbür amigolarla karşılaşıyordu. işte o kovalayan hayvanı soruyorum. deniz aslanı değildi çünkü filmin sonlarında deniz aslanları başka bir yerde gözüktü zaten.
0
bordeaux
(21.03.07)
aradığın hayvan deniz leoparı

www.pahof.de
www.gdargaud.net
0
kimlanbu
(21.03.07)
daha korkunç olamaz sanırım. teşekkür ederim.
0
🌸bordeaux
(21.03.07)
(5)

windows explorer muadili program

arwear
explorer bu aralar devamlı sorun çıkardığından (format da atamadık bi türlü) onunla aynı görevi gören küçük, sade bir program var mıdır?
explorer bu aralar devamlı sorun çıkardığından (format da atamadık bi türlü) onunla aynı görevi gören küçük, sade bir program var mıdır?
0
arwear
(21.03.07)
merak edip araştırınca total commander diye bir program çıktı karşıma. USB ye atıp çalıştırılabilen versiyonu bile varmış.
0
kimlanbu
(21.03.07)
freeware olsa daha iyi olurdu ama neyse, 1 ay süresi varmış. yeterli olur herhalde, teşekkürler.
0
🌸arwear
(21.03.07)
Bir de şu var ama ne zamandır kullanmadım;

(bkz: ace explorer)
0
colonizer
(21.03.07)
total commander'ı süresi bittikten sonra da kullanmaya devam edebiliyorsun.
0
robin
(21.03.07)
www.zabkat.com daki xplorer da gayet süper bir program.
0
ntldr
(21.03.07)
(4)

birim çevirme

denize karsi icen keci
matematiğimden utanarak soruyorum ki 1 mikrogram/ml kaç miligram/desilitre eder? uzun zamandır böyle bir hesaplama yapmamış beyin afalladı da...
matematiğimden utanarak soruyorum ki 1 mikrogram/ml kaç miligram/desilitre eder? uzun zamandır böyle bir hesaplama yapmamış beyin afalladı da...
0
denize karsi icen keci
(20.03.07)
mili = 10^-3
mikro = 10^-6
desi = 10^-1
0
kimlanbu
(20.03.07)
1 mikro gr/ml = 0,000001 gr / 0,001 l = 0,001 gr/l

1 mgr/dl = 0,001 gr / 0,1 l = 0,01 gr/l

yani 1 mikro gr/ml = 0,1 mgr/dl
0
seviyorum ulan sezenimi deli gibi hem de
(20.03.07)
1dl = 0,1lt ve 1ml = 0,001lt olduğuna göre 1ml = 0,01dl. Ayrıca 1mcg = 0,001mg ..
O zaman;
0,001mg/0,01dl = 0,1mg/dl ..
0
quaalude
(20.03.07)
teşekkürler:)
0
🌸denize karsi icen keci
(23.03.07)
(4)

yatay geçiş, ama nasıl?

tabudeviren
farklı bölümler arası yatay geçiş yapılabiliyor mu? geçeceğin bölümün daha düşük puanlı olması durumunda mesela? yani en yüksek puan diyelim ki tıp olsun, buradan başka bir bölüme geçiş yapılır mı? peki alan dışı bir bölüme olabilir mi? sayısal bir bölüm kazanmış birinin eşit ağırlık bölümüne geçmes
farklı bölümler arası yatay geçiş yapılabiliyor mu? geçeceğin bölümün daha düşük puanlı olması durumunda mesela? yani en yüksek puan diyelim ki tıp olsun, buradan başka bir bölüme geçiş yapılır mı? peki alan dışı bir bölüme olabilir mi? sayısal bir bölüm kazanmış birinin eşit ağırlık bölümüne geçmesi gibi?
0
tabudeviren
(20.03.07)
cevap ne yazık ki hayır. sadece üniversitesine göre eğer bulunduğun bölümde başarılı olamadıysan puanı daha yüksek olmamak kaydıyla seni başka bir bölüme alabiliyorlar. senin dediğin şey dikey geçiş ile mümkün olabilir, onun içinde sanırım 2 yıllık önlisanslarda olman gerekli.
0
kimlanbu
(20.03.07)
Bildiğim kadarıyla her üniversitenin farklı yönetmelikleri var. Genel kanının aksine öğrenci işleri bir öğrencinin en iyi dostu da olabilir, sevelim sayalım.
0
quaalude
(20.03.07)
tabii ki geçebiliyorsun..iktisat öğrencileri işletme bölümüne yatay geçiş yapıyorlar ortak dersler çok olduğu için..fakat alan değiştirmede durum daha farklı oluyor, hani biraz daha özel bir durum gerektiriyor.odtü endüstriden boğaziçi felsefeye geçen birini duymuştum..şöyle ki mülakatta yanlış tercih yaptığına ve geçeceğin bölümün gerçekten ilgi alanın olduğuna inandırabilirsen karşındaki komiteyi geçiş yapabiliyorsun; ancak söylediğim gibi sıkça görülen bir şey değil.
0
titi
(20.03.07)
iu de her sene belirli kontenjan belirleniyor ornegin muhendislik fakultesi icinde su bolumlere su kadar adam diye. basvuruyorsun en iyi ortalamaya sahip olan o istedigi bolume gecebiliyor (1 defaya mahsus olmasi gerek). fakulte ici mumkun yani, ama fakulteler arasi olabilir mi onu bilemiyorum.
0
entrapmen
(20.03.07)
(7)

bir nero problemi de benden

kibritsuyu
dvd yazmak için, dvd writer'ımın içinden çıkan nero express 6 programını kullanıyorum. 6 adet divx filmi 16x hızda bir adet boş dvd'ye yazdırmak istediğimde bu işlem 25-30 dakika kadar sürüyor. üstelik daha işin başında öngörülen zaman 7 dakika falan oluyor, bu 7 dakika bitiyor, daha sonra süre yen
dvd yazmak için, dvd writer'ımın içinden çıkan nero express 6 programını kullanıyorum. 6 adet divx filmi 16x hızda bir adet boş dvd'ye yazdırmak istediğimde bu işlem 25-30 dakika kadar sürüyor. üstelik daha işin başında öngörülen zaman 7 dakika falan oluyor, bu 7 dakika bitiyor, daha sonra süre yeniden başlıyor ve işlemin bitmesi 25-30 dakika alıyor. eskiden böyle değildi sanki. ama toplasan 10 dvd'den fazlasını yazmamışımdır bugüne kadar. bu normal midir? değilse nasıl düzeltirim? teşekkürler...
0
kibritsuyu
(19.03.07)
ilk öneri yazma hızını düşür. çok kasıyor olabilir. ma normal birşey. dvd kalitesi, boş dvdnin üstünde leke olması, bilgisayarın performansı, sistemin tıkalı olup olmaması etkiliyor. 10 dk idealdir
0
efruz
(19.03.07)
25-30 dak. sürüyorsa tahminim 4x civarı ya da biraz aşağısında yazıyorsun gibi. laptopda da benzer performansla yazıyorum gerçi 20 dakika falan sürüyor bir dvd. o yüzden sisteminle alakalı olabilir hızı kesinlikle düşürmen lazım zaten o hızda yazamadığın belli.
0
ozdek
(19.03.07)
16x ile 25-30dk hiç normal değil. dvd writerım 16x olmasına rağmen 8x ile yazıyorum genelde, taş çatlasın 8-9dk sürüyor.

o kadar süre alma nedeni bir ihtimal "verify" demiş olmandır. yazdığı bütün dosyaları kontrol etmeye çalışıyordur belki. ama gene de fazla.

kullandığın boş dvd markasını değiştir. ben uzun süredir philips ve verbatim kullanıyorum, arada dandik markaları da denedim bazıları 8dk yerine 18 dk da bitiyor. sanırım senin problemin kullandığın boş dvd den kaynaklanıyor.
0
kimlanbu
(19.03.07)
dvd yazarken alttaki yatay buffering çubuğuna bak, onun yüzde 95 lerde olması gerek. eğer yüzde 95 lerde değilse denetim masasından dvd writer ın mode una bak, muhtemelen pio mod da çalıştığından yazamıyorsun, onu dms moda getirmen gerek. nasıl mı getiricen, ver bi yüz gayme söylerim, nihahah :)
0
comptrol
(19.03.07)
kimlanbu nun degindigi verify olma olasiligina gitti benim gozumde. sayet oyleyse dvd-r dvd+r olayindan kaynaklanan bir secme yapiyordur dvd-writer'in. misal benim lg dvd+r lere 16x le yaziyor ama verify ederken 2x in uzerine cikamiyor. dvd-r lerde herhangi bir sorun yok.
0
entrapmen
(20.03.07)
söylenenleri uyguladım. verify seçeneği işaretli değilmiş ondan emin oldum. dvd'yi 8 hızla yazmayı denedim. lakin bir değişiklik olmadı. sadece dikkatimi çeken, yazım sırasında üst tarafta process status'ün hemen üstündeki used read buffer çubuğu %100 dolu olmasına rağmen, aşağıda yer alan küçük buffer level çubuğu bir yükelip %100 oluyor, bir alçalıp %10 oluyor. bir türlü yerinde durmuyor. zırt pırt oynuyor. eskiden bu da %90'larda sabit dururdu sanki. bu arada kullandığım medya, maxell dvd+r, dvd yazıcım ise kutusuz olarak satılan lg dvd yazıcı.
0
🌸kibritsuyu
(20.03.07)
nero ile yazarken gorev yoneticisi (taskmgr) yi acip oradan ram ve cpu kullanimina bakin. buyuk ihtimal nero cok fazla cpu kullaniyor cikacaktir. nero yu kaldirip tekrar kurun olmadi bir ust versiyon falan kurun duzelmesi gerekir (birkac defa boyle oldugunda duzelmisti)
sayet cpu kullanimi %80 lerin uzerinde sabit kalmadan inisli cikisli ise ve ram oranida 120mb in altinda ise harddisk kaynakli olabilir. diski duzenleyin ve/veya chdisk yapin.

bunlarda duzeltmezse baska bir program ile cd yazmayi deneyin. eger onda da sorun varsa dvdwriteriniz bozulmustur.
0
entrapmen
(20.03.07)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.