Giriş
(2)

Telefona IMEI çakma

taxidi sta kythira
Telefona imei çakan bildiğiniz güvenli bir yer var mı referans olursanız denemek isterim.
Telefona imei çakan bildiğiniz güvenli bir yer var mı referans olursanız denemek isterim.
-8
taxidi sta kythira
(12 saat)
bu nasıl soru? hani şehir? ilçe? semt? hatta mahalle?

ben şimdi sana van da telefoncu önersem oraya mı gideceksin.
+2
gercekdunya
(10 saat)
En önemli bilgi yok, telefon ne ?
+5
kimlanbu
(9 saat)
(6)

Siyasi görüşünüz nedir?

mikahakkinen
Kendimi solcu olarak tanımlarken, son yıllarda Türkiyede solculuğun anlamsız olduğunu düşünmekteyim. Ben orta sınıftan biri olarak toplumun alt gelirlilerini savunurken, onların kendi hakları için bir şey yapmayıp, kapitalist düzene karşı çıkmadıkları gerçeğini gördüm. Babam eski solculardan, ben so
Kendimi solcu olarak tanımlarken, son yıllarda Türkiyede solculuğun anlamsız olduğunu düşünmekteyim. Ben orta sınıftan biri olarak toplumun alt gelirlilerini savunurken, onların kendi hakları için bir şey yapmayıp, kapitalist düzene karşı çıkmadıkları gerçeğini gördüm.
Babam eski solculardan, ben sosyal demokratım dediğimde sosyalistin demokratı olmaz sen tatlı su solcusumusun dediğini bilirim. Türkiyedeki bu siyasi kavram karmaşası düşünüldüğünde kendimizi Türk sosyalisti gibi mi tanımlamamız lazım anlamlandıramadım.

Sizin kendi siyasi görüşünüz nedir?
📊 Siyasi görüşün ne?
-2
mikahakkinen
(26.09.26)
Politika dunyada artik her yerde kamusal bir diskur olmaktan cikti. Turkiye'den ornek vermek gerekirse bu kadar gocmen sizce hangi politika sayiki ile getirildi? Veya sizce Ocalanla baris yapmak hangi politika kurami dikkate alinarak yurutulmustur? Dunyada da benzer ornekler var. Gecmis etiketlerle degil de politika hatta aksiyon bazli bakilmasi daha uygun olacagini dusunuyorum.
+3
osssy
(26.09.26)
sabahları gözümü açıyorum, abd, rumlar, ermeniler, ruslar, yahudiler, almanlar, fransızlar ve diğerlerinin yedikleri bokları görüp vatan sana canım feda diyorum. sonra anayasa, tck, tmk, cmk ve ilgili mevzuatın yarattığı sorunlarla memleket haberlerine denk geliyorum, diyorum bu devletin 17. defa yıkıldığı günü görmek inşallah bizlere nasip olur ya rabbi.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.09.26)
ben kendimi illa sağcı solcu diye bi yere koyma ihtiyacı hissetmiyorum açıkçası. bazı konularda sosyal demokrat düşünüyorum bazı konularda daha liberal kalıyorum. zaten türkiyede sağ sol kavramlarının içi de baya karıştı bence herkes başka bi şey anlıyor.
bir de fakir olan solcu olur zengin olan sağcı olur gibi düz bi denklem yok. insanların dini, ailesi, yetiştiği çevre hayattan beklentisi vs hepsi etkiliyor. o yüzden ben artık insanların kendine ne dediğinden çok neyi savunduğuna bakıyorum. illa bi isim koyacaksam sosyal demokrata yakınım derim ama ona da dört elle sarılmıyorum.
+2
goodz
(26.09.26)
Solcu deyince aklıma sokakta mücadele eden, eylem yapan, bağıran kişiler geliyor. Laf değil eylem yapan.

Sosyal demokrat deyince ise sadece laiklik ve cumhuriyet meselesine kafayı takmış, halk tv izleyenler...

Solcu tkp ödp seçmenidir. Bi yerlere üye olur. O cenahtan arkadaşları vardır. Kısaca örgütlüdür. Özgür ruh.

Sosyal demokrat seçim zamanı gider chp ye oyu basar, ben görevimi yaptım der. Havaya girer. Pasif agrasif.

Bu millete sol çok şu an. Solcular boşa çabalıyor. Vatandaş ne zaman açlıktan duvarları kemirmeye başlar işte o zaman solcular anlaşılmaya başlanır.

Sosyal demokratlarsa tamamen düzen partilerinin işine yarayan kuzulardır. İsyan etmezler. Çok köpürürlerse bi yerde toplanıp 100 metre yürür yaşa Mustafa Kemal Paşa narası atarlar. Sonra yorulduk deyip gidip migrostan çikolata seçerler.

Ben mi? Vicdanım solculuk diyor. Ama halk desteği olması için en az 10 yıl daha lazım. Öteki türlü zaten kendin bağır kendin dinle.

Siyasi görüşün ne?
Altıncıyım, fondan para batırdım. Euro heyecan vermiyor. Emlak aldım kirada. Zeytinlik bakıyorum. Avrupa gezileri yapıyorum.
Vicdanımı rahatlatmak için bolca fidan dikiyorum. Bir de 2 yoksul aile var. Söylemek ayıp olur şimdi.
+1
Lh12
(27.09.26)
hicbiri degilim. hani "her devrin adami" vardir ya, ben de her devrin muhalifiyim.
0
banach
(27.09.26)
Artık o kadar kolay değil, vatanını milletini seven birisiyim ama beni temsil edecek kimse yok.
0
kimlanbu
(9 saat)
(3)

Amazon'daki Yanıltıcı Ürünü Nereye Şikayet Etmeliyim?

koskoca kirpi
Merhaba,Geçen günlerde köpeklerim için amazon'dan ense damlası aldım. İlandaki sayfada bit kene vs. etkili olduğuna ilişkin görseller var ama bana gelen kutuda bu görseller yok, üzerinde sadece tahrişe karşı etkili olduğu yazıyor. Diğer görseller sanki sonradan eklenmiş gibi. Kutunun önünde 30kg köp
Merhaba,

Geçen günlerde köpeklerim için amazon'dan ense damlası aldım. İlandaki sayfada bit kene vs. etkili olduğuna ilişkin görseller var ama bana gelen kutuda bu görseller yok, üzerinde sadece tahrişe karşı etkili olduğu yazıyor. Diğer görseller sanki sonradan eklenmiş gibi. Kutunun önünde 30kg köpekler için yazıyor arkasında 10kg küçük köpekler için yazıyor. Bir garip ilk defa bu kadar saçma bir şey görüyorum. Sahte ürün mü yoksa merdiven altı üretim mi nedir anlamadım. Bunu kibarca yorumlara yazdım ama yayınlamıyorlar ben bu ürünü nereye şikayet etmeliyim?
0
koskoca kirpi
(26.09.26)
Direkt iade + Amazon'a şikayet. Ayrıca bu damlalar veterinerde 5 kat daha pahalı ama en azından orjinal, dozajı baya sıkıntılı hele ki orjinal ürün değilse aman dikkat.
0
kimlanbu
(26.09.26)
amazon'un müşteri hizmetleri böyle konularda çok iyi. temsilciye bağlanmayı başarmak son zamanlarda baya zorlaştı ama bir uğraşın; ulaştığınızda dikkate alacaklarından eminim.
bir de naçizane fikrim, ense damlası gibi medikal şeyleri internetten almamanız yönünde. bu kontrolsüz ürünler yüzünden hayvanını kaybeden çok insanın yorumunu okudum. veterinerdekinden daha uygun bişey arıyorsanız, büyük pet shoplarda bayer'in falan ürünleri oluyor; onları öneririm.

edit: ilaç tarzı ürünler iade alınmıyor. hatalı ürün gibi bir seçenek olması lazım, oradan yürüyün.
0
lil siztah
(26.09.26)
sahte olabilir diye amazona bildirirsen iyi olur. İade kısmında öyle bi seçenek varsa onu seçip iade et. (satıcı tarafında bu bildirim aşırı kötü etkiliyor hesap sağlığı kötüyse hesabının dondurulmasına kadar gidebilir, etkili yani)
+1
nhk ni youkosu
(26.09.26)
(13)

Günümüz çocuklarını sevmemek

kiriko
Ya arkadaşlar ben günümüz çocuklarını sevemiyorum.Sizce bende bir gariplik var mı?6 yaş altını severim hele bebekleri çok çok severim.Ama 6 yaş üstü bi acayip ukala yaramaz saygısız.İşin garibi çoğu böyle.Var mı bi sıkıntı yoksa psikologluk muyum?
Ya arkadaşlar ben günümüz çocuklarını sevemiyorum.Sizce bende bir gariplik var mı?6 yaş altını severim hele bebekleri çok çok severim.Ama 6 yaş üstü bi acayip ukala yaramaz saygısız.İşin garibi çoğu böyle.Var mı bi sıkıntı yoksa psikologluk muyum?
+3
kiriko
(25.09.26)
Ben de normalde sevmediğimi düşünüyordum ama ben bok gibi yetiştirilmiş şımarık veletleri sevmiyormuşum onu fark ettim çünkü bazı çocuklar gördüm bu sene acayip efendi ve aklıbaşındalardı yaşıtlarına göre, hepsi öyle olsa süper olurdu.
+1
kizil karga
(25.09.26)
çocuklar şımarık. annenin babanın lafını sözünü dinlemeyen çocuktan hayır gelmez.
0
jelly bear
(25.09.26)
Bazı çocuklar çok şımarık ama bazıları çok komik. Mesela bazen kalabalık gruplarda denk geliyorum +7 yaş çocuklu ailelerde aşırı komik ve eğlenceli geçiyor çocuklar aşırı şımarık değilse. Ben aşırı antipati duymuyorum normalde çocuk öyle sevmem ama bizim jenerasyona göre kendilerini çok iyi ifade ediyorlar, duygularını da iyi ifade ediyorlar ben şaşırıyorum. Bu tabi kendilerine özgür alan tanınması ile alakalı ipin ucu kaçıyor ve çoğu şımarık oluyor haliyle ama şımarık olmayanlar ile oturup bir yarım saat esprili vs sohbet edersin rahat kelime hazneleri çok geniş bence öyle çok da çocuk gibi değiller.
0
titanic kemancısı
(25.09.26)
Bütün çocuklar bir olamaz. Her istediği olan, biraz ağlayınca telefondan tablete susması için pek çok şey önüne serilen, elaleme güzellemeler yapılır başbaşa kalınca ilgi gösterilmeyen çocuklar doğal olarak sosyal olarak problemli oluyorlar. Ve evet bu zamanda bu örnekten çok mevcut. Ama onların bir suçu yok. Aileleri onları bu şekilde yetiştiriyor. Bilinçli veya bilinçsiz.

Pek çok çocukta uyaran eksikliği var. İlgileneni yok yani. Pek çoğunda da aşırı uyaran söz konusu. Tv+tablet+telefon+youtube+instagram
Bütün gün tüm interneti tüketiyor çocuk.

Şimdi bu durumların ikisi de ciddi sorun. Ama emin olun aynı şey değil. Bir de haylaz, yaramaz tipler var. Bunların karakteri yetiştirmeden başımsız bu şekilde oluyor ve çevresi için hakikaten yorucu, epey efor harcatan cinsten.

Dolayısıyla günümüz çocukları derken homojen bir gerçeklikten söz edemeyiz. Dün için de bugün için de durum hep aynı aslında. Sadece bugün araçlar değişti. İnsan hep aynıydı.
+1
ezkaza
(26.09.26)
özellikle küçük yaştaki çocukların zamandan bağımsız olarak benzer niteliklere sahip olduklarını düşünüyorum şahsen. mevcut durumunuz sizin algılarınızla, sinir-stres düzeyinizle vs. ilgili olabilir. bunu kötü anlamda söylemiyorum. yani eskiden "tahammül edilebilir" bulduğunuz bir şey bugün sinir bozucu geliyor olabilir. bu sizin kendi kişisel gelişiminizin bir parçasıdır.

ben küçük çocukları çok seviyorum. müthiş beyinleri var çünkü. oyunlarından tutun yargılarına kadar her şeyleri aşırı komik. ama bunun başka bir yetişkin insanı açmamasını da rahatlıkla anlarım açıkçası, herkesin sevimli bulabileceği bir şey değil çünkü.

ben çocuğum olsun isterdim. yeğenim doğduğunda bu isteğim zirve yaptı. yeğenim 2-3 yaşına geldiğinde "iyi ki çocuğum yok" diye evrildi. yani çocuklar bence aynı çocuklar ama bizim bakışımız değişiyor. şu an dayı olarak muhatap olmaktan müthiş keyif alıyor muyum? alıyorum. 7/24 sorumluluğunu üstlenmek ister miyim? hayır.

bi de "günümüz çocukları" ifadesi dikkatimi çekti. benim gördüğüm kadarıyla bugünün çocuklarıyla 30 sene öncekilerin arasında fark yok. yani tabletçi, dopamin bağımlısı manyaklar biraz daha ileri yaşlarda ortaya çıkıyor... ben kendi etrafımdaki bebelere bakıyorum bunlar taş toprak yiyip birbirine dalan, parkta kafa üstü düşen garibanlar yani. biz nasıl denyoysak bunlar da aynı öyle, bi fark yok :)
0
der meister
(26.09.26)
Şimdiki kadar şımarık, terbiyesiz, saygısız, bencil, rahatsız edici, sinir bozucu çocuk yoğunluğunu görmedim.

Arada çok iyi aile terbiyesi almış, yaşının ötesinde olgunluğa sahip olan çocuklar var ama azınlıkta.

Kendi oğluma belli sınırlar geçilmediğinde medeni, saygılı kalmayı öğretmeye çalışıyorum ama sosyal medya yüzünden devamlı takipte kalmak gerekiyor.


Çok uzun konu aslında ama çocukta sıkıntı varsa genellikle ailelerinde en az 1 ebeveyn sıkıntılı oluyor. Çocuğa bak, ya anasının ya babasının kopyası, hatta bazen daha kötüsü.
0
kimlanbu
(26.09.26)
Çocuklar sevilir .
Sevmemek demeyelim de sevimsiz geliyorlar sanırım belli bir yaş üstü .
Beli
Anne babanın nasıl eğitim verdikleri burada önemli . Tabi konu her zaman fakirlikle ilgili değil anne baba varlıklı, iyi eğitim görmüş, kendi hallerinde olsa da bu halleri her zaman çocuğa olumlu yansımaya da biliyor.

Nasıl ki kimi ergen ve gençlerde okullarda da görmüş olduğumuz üzere saldırganlık bazen bilgisayar oyunlarına bağlanıyor ise daha küçük olan çocuklarda da olumsuz hal ve hareketlerinde izledikleri reklam çizgi filmlerin etkili olduğunu düşünüyorum.
Görüntüler arasında karakterlerin hızlı hareketleri, hızlı geçişe sahip görüntü efektleri ve hızla değişen renkler çocukları olumsuz etkiliyor olmalı .
Ve ne insana ne hayvana benzeyen karakterlerin de yaygınlaşması popüler hale gelmesi de ayrı konu .
0
diyecevaplandı
(26.09.26)
çocukları severim ama bazı çocuklar çocuğum olmadığına şükrettiriyor cidden.
0
nothing in my way
(26.09.26)
Kücükken neden kötü oldugunu anlayamadigimiz yetiskinler olur ya ondan olmussun fkfkfkf

Bi tane haber vardi bin yillik mi me bi tas bulmuslar üstünde civi yazisi varmis. Ne yaziyor diye bakmislar su yaziyormus“simdiki gencler cok saygisiz“ fkfkfkfkf
-1
Purple life
(26.09.26)
benim ve çevremdeki yakın birkaç arkadaşımın çocukları söylediğiniz gibi değil. anne babayla alakalı çocuğun “terbiye”si.
0
deartheodosia
(26.09.26)
normal, sorun sizde değil.

tabi ki düzgün çocuk var ama çoğu sevilecek gibi değil. aileler yüzünden hep.
0
biseysorcaktim
(26.09.26)
bence çocukların ailelerinde (arkadaşlarınızda) sorun var. Saygısız olmayan çocuklar da var çünkü. Ama tahammül etmek zorunda değilsiniz yani onlarla aynı ortamda bulunmak istemiyorsanız bulunmayın bence.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
Yaşıtımız boktan ebevenyliğin sonucu çoğu.
Uzmanların aman höt demeyin aman kızmayın psikolojisi bozulmasın vs gibi yönlendirmeleri tembel ve salak ebeyveynlikle birleşip fırsat kapısı olması sonucu böyle çocukların sayısı arttı. Birbirlerini gördükçede kudurdular.

Hak veriyorum sana her çocuk olmasada katlanılmaz çocuk sayısı arttı
0
basond
(27.09.26)
(4)

Telefonculardaki "kapalı kutu" iphonelar

wild honey suckle
Arkadaş telefon almak istiyordu ama malum TR fiyatları çok yüksek. 1 Ay önce de yurtdışı giriş çıkışı yapmıştı. Şimdi diyor ki telefoncularda kapalı kutu açılmamış kayıtsız telefonlar var. Onu alıp Aralıkta işletme parası versem 2 taksitle almış gibi olurum. Bir daha yurtdışına gitmeyeceği için kend
Arkadaş telefon almak istiyordu ama malum TR fiyatları çok yüksek. 1 Ay önce de yurtdışı giriş çıkışı yapmıştı. Şimdi diyor ki telefoncularda kapalı kutu açılmamış kayıtsız telefonlar var. Onu alıp Aralıkta işletme parası versem 2 taksitle almış gibi olurum. Bir daha yurtdışına gitmeyeceği için kendi gidip alamıyor. Bu telefonların bi sakatı olur mu ya? Kapalı yurtdışı cihaz diye geçiyor sanırım.
0
wild honey suckle
(25.09.26)
kayıt parası verecekse gidip Türkiye cihazı alması en mantıklısı, aradaki fark fark garantisiz, hangi ülkeden geldiği belki olmayan, yenilenmiş olma ihtimali olan bir telefon almak için değmez
+3
kimlanbu
(25.09.26)
giden birine getirtsin, kendi pasaportuna işletsin.

yanlış anlamayın da, telefoncu dediğiniz adamların hiçbirine güvenmiyorum. bi sorun çıksa tüketici hakkı namına en ufak bir şey elde edebileceğimi düşünmüyorum. illa türkiyeden alacaksa da mediamarkt teknosa gibi yerlerden alsın.
+2
yap desem yapmazsin he
(25.09.26)
Şimdi mevcut konjonktürde yurtdışı telefon almanın mantıklı olduğu yerler belli. Japonya-abd-İsviçre-dubai-ırak-iran ve bir kaç körfez ülkesi daha.

Buralardan alınınca bir nebze mantıklı olur oda yurtiçi kayıt ettirildiği zaman 20bin tl gibi bir şey olur yani iyimser bir yaklaşımla böyle düşünün. Buna değer mi? Bu ayrı konu kişinin kendi bileceği bir iş.

Ama güvenilir bir telefoncudan kapalı kutu alınır mı ben alırdım, geçmişte aldım da zaten. Sonuçta yeni cihaz ve sıfır kapalı kutu. Seri no imei no vs sorgulayınca zaten sıfır olduğunu apple size doğruluyor. Mümkünse yerleşik bir yeri dükkanı olan güvenilir birisinden alırdım ben alacak olsam.

Acil bir ihtiyaç değilse de aralık ayına kadar parayı biriktirip gerekirse bir miktar da borçlanıp yurtiçi cihaz da alınabilir. Bu da bir seçenek.
+1
ezkaza
(26.09.26)
kapalı yurtdışı cihazlar no aktiv ve daha önce açılmış olarak ikiye ayrılıyor ve alacağın modele göre no aktiv cihaz bulman zor olabilir ve telefoncularda ciddi bi güven sorunu var ben telefoncudan 16 pro max bakıyordum kapalı kutuydu jelatinleri falan kendim açtım telefon kullanılmış çıktı mesela (pil devri 200lerdeydi) sonra gittim yurtdışından kendisi getirmiş ve faturalı olan bir cihaz aldım. onda da pil devri 200lerdeydi ama içinin açılmadığından neredeyse emindim.

işin içinde mutlaka kayıt edilecek durumu varsa ben olsam yurtdışı telefonlara bulaşmazdım. kayıt edilmeyecekse telefonculara güvenmeden kendisi getirmiş birini bulmaya çalışırdım.
0
tabii lan manyak mısın
(26.09.26)
(3)

Telefon hattıma gelen SMS'leri bir başka kişiye yönlendirebilir miyim?

gijilti
Evetse, bunu nasıl yapabilirim?Ücretli midir?
Evetse, bunu nasıl yapabilirim?
Ücretli midir?
0
gijilti
(25.09.26)
hayır
0
gercekdunya
(25.09.26)
Uygulamalar var, android/ios hangisini kullanıyorsanız "sms forwarder" diye aratabilirsiniz
+1
kimlanbu
(25.09.26)
android ise macrodroid, tasker gibi uygulamalar ile yapılabilir.

ufak bir otomasyonlar / scriptler ile mümkün yani daha önce yapmıştım.
-mesaj geldiğinde tetiklen
-şuradan mesaj geldiğinde ilet
-şu kişiye sms olarak ilet
-son

ama diğerlerini bilmiyorum sms forwarder falan.

bu arada ai ya sordum iphone da uygulama gerekmeden kestirmeler veya otomasyonlar ile böyle bir şey kurgulanabilirmiş. gemini, chatgpt falan yardımcı olur.
+1
ananiyimioguz
(25.09.26)
(8)

Mahcub hissetmeli miyim?

auroraaurora
Bir süredir her işime koşan bir tesisat ustası var, ama evdeki bir sorunu en başından beri savsaklıyor. Geçende yine konuştuk, başka bir iş için geldiğinde ona da bakacak. Ben dayanamayıp başka birinden randevu aldım. Çözüm bulacaklarını düşünüyorum ama bir yandan diğer ustaya ayıp edecekmişim gibi
Bir süredir her işime koşan bir tesisat ustası var, ama evdeki bir sorunu en başından beri savsaklıyor. Geçende yine konuştuk, başka bir iş için geldiğinde ona da bakacak. Ben dayanamayıp başka birinden randevu aldım. Çözüm bulacaklarını düşünüyorum ama bir yandan diğer ustaya ayıp edecekmişim gibi geliyor. Çok mu ince düşünüyorum? Hem çok uğraştı benim evle, hem başka işlerimiz için usta buldu, hem de hep uygun fiyat verdi. Adamın gelip son defa bakmasını bekleyeyim mi? Yoksa diğerleri işimi çözerse kırmadan dökmeden işi başkasına yaptırdığımı nasıl söyleyeyim?
0
auroraaurora
(17.09.26)
Adamı ara "Benim iş acil artık, yarın gelebiliyorsan gel, yoksa misafirim gelecek, memlekete gitmem gerekecek" vb. bir bahane söyleyin, "Eğer sen yetişemeyeceksen ben başka birini çağırayım" deyin. Ona göre gelemem, haftaya 10 gün sonra falan derse diğerini çağırın. Diğeri çözemezse, ona geri dönersiniz, başka usta çağırdım, çağırmadım demezsiniz, sen başladın bitir diye idare ettim dersiniz.
+1
malheiros
(17.09.26)
ustanın kendisi sürekli ertelediği için mahcup hissetmezdim. gerçekten kazanacağını düşündüğü bir iş olsaydı hemen atlardı. zaten başka işlerinizi yapmaya devam edecek anladığım kadarıyla. siz de mahcup hissetmeyin.
0
eileengray
(17.09.26)
Adam gelip bakacaktı aslında, ben diğer iş için geldiğinde bak dedim. Ama şimdiye kadar üzerinde durmadı ve 1 ay kaybettim bu yüzden. Kendi evinde de aynı sorun olduğunu söyleyince biraz canım sıkıldı. :) Gece çok rahatsız olup 7/24 çalışan birini buldum desem nasıl olur? Benim hiç yüzüm yok böyle şeyleri doğrudan söylemeye.
0
🌸auroraaurora
(17.09.26)
Başkasına yaptır, bunca zamandır gelmedin ben de işi yaptırmam lazımdı kusura bakma de bitsin
+1
kisa
(17.09.26)
Geçen gün memleketten salih abiler geldiler yatıya. 'Aaa Ben hallederim bunu. Ustaya hiç gerek yok, yorma adamı' dedi.
dersin konusu geçerse, madem mahcubiyet duyacaksın.
+1
Mirket
(17.09.26)
Çok incesin, o gelmemiş bir kere. Arayıp gerek kalmadı hallettim bir şekilde de geçme bence
0
cccbehzatccc
(17.09.26)
Utanması gereken kişi usta :) Gönül rahatlığı ile yeni usta çağırın
+1
kimlanbu
(18.09.26)
Yeni ustayı şimdilik iptal edin.

Önce o her işinize koşan usta gelsin bi baksın sonra gene uğraşmazsa ya da yapamazsa diğer yeni bulduğunuz ustayı çağırırsınız.
0
anaphylacticshock
(18.09.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
0
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(7)

Kedili evler için pratik elektrik süpürgesi

rapisa
Merhaba. Zaten memnun olduğum bir elektrik süpürgem var fakat evim küçük olduğu in ve hergün kedi tüyü ve toz oluyor. Halı ve koltuklardan tüyleri almakta zorlanıyorum. Dyson sipürgeden genel olarak memnun kalınmış fakat o kadar bütçem yok. Bunun haricinde yataklar için mite süpürgelerine baktım. On
Merhaba. Zaten memnun olduğum bir elektrik süpürgem var fakat evim küçük olduğu in ve hergün kedi tüyü ve toz oluyor. Halı ve koltuklardan tüyleri almakta zorlanıyorum. Dyson sipürgeden genel olarak memnun kalınmış fakat o kadar bütçem yok. Bunun haricinde yataklar için mite süpürgelerine baktım. Onlarda da olumsuz yorumlarda var olumlu yorumlarda. Kedisi olup evi hızlı kirlenen memnun kaldığınız pratik ve makul fiyatlı önerileriniz varsa paylaşırsanız sevinirim.
0
rapisa
(13.09.26)
Fantom iş görüyor, ama çok gürültülü.
0
auroraaurora
(13.09.26)
Fantomun ne artısı oluyor. Kablolu olanı diyorsunuz değil mi. Onu düşündüm bende.
0
🌸rapisa
(13.09.26)
Evim 3+1, evde kedi var ben bunu kullanıyorum.

app.hb.biz

Pet başlığı da var ama özellikle kullanma ihtiyacı duymadım. Başka sitelerde daha ucuza da bulabilirsiniz. Pet başlığı olmayan versiyonu daha da ucuz oluyor.

Özellikle b&d bataryası bulmak daha kolay olduğu için bunu seçtim. Bir tık daha ağır muadillere göre(batarya ağır çünkü) ama çekiş gücünün düşmemesi (alalı neredeyse 1 sene oldu daha hiç filtre temizliği yapmadım, ona rağmen), kolay batarya temini ve fiyatı başlıca tercih sebebimdi. Temizliği de bana pratik geldi. Bütün evi 2. Kademede dolanıyorum, şarj bitiyor.
Kabloluyu kaldırdım koydum kenara.
Tavsiye ederim.
+1
strawberry first
(14.09.26)
dyson dikey süpürge vardı, hala var ama çözümü robot süpürge ile buldum zeminde olan kedi tüyleri için.

süpürüp paspaslama yaptırıyorum her gün bir kere.
kedi tüyleri vs hiç rahatsız etmiyor artık.

fiyat performans pahalı olmayan robot süpürge düşünebilirsiniz.
sadece süpürme işlemi için.
+1
stay with me
(14.09.26)
Fantom'un en büyük avantajları bütçe dostu olması ve hafifliği. Ben sadece kıl tüy kum almak için günde 10 dakika çalıştırıyorum. Kablosuzun veya robotun muadili olarak değil de her gün devasa kablolu süpürgeyle uğraşmaktansa tercih edilebilir diye düşünmek lazım. Tüm evi süpürmek için de kullanılabilir, ama kafa ütülüyor.
+1
auroraaurora
(14.09.26)
Her şeyden önce mopu çok iyi çalışan bir robot süpürge alırsanız çok işe yarıyor, en azından yerler temiz kalıyor
+1
kimlanbu
(14.09.26)
Strawberry first önerdiğiniz süpürge mantıklı geldi. Fiyatı makul hemde verim almışsınız. Kablosuzlara bakmıştım ama bu fiyata memnun kalınan içime sinen olmamıştı. Bunu düşüneceğim.Teşekkür ederim

Stsy with me evet robot süpürgelere de biraz bakmıştım fakat işe yarayanları pahalı buldum. Eğer fiyat performans ürünü bir öneriniz varsa ona bakayım. 10 bine kadar bir süpürge düşünüyorum. Teşekkür ederim

Aurora fantomun süpürgesi tam bir fiyat performans ürünü. Bende aynı şekilde düşünüp alsam mı diye düşündüm ama 10 bine kadar kaliteli kablosuz bulursam onu da alabilirim. Teşekkür ederim

Kimlanbu fiyat performansı yüksek bir öneriniz varsa ona bakayım. 10 bin civarında bir şey düşünüyorum. Teşekkür ederim
0
🌸rapisa
(14.09.26)
(3)

Mıknatıslı (clip on) gözlük çerçevesi hakkında yardım

10551037
Pek fazla alternatif bulamadım, hangi markalarda çeşit bol? Kullananlar bilgi verirse sevinirim. Önerilen bir şey mi yoksa uğraşma uzak dur mu dersiniz? Numaralı güneş gözlüğü pek istemiyorum, camlarım oldukça pahalı olduğu için numaralı güneş gözlüğü maliyeti 2 katına çıkaracak, bu nedenle bu tip b
Pek fazla alternatif bulamadım, hangi markalarda çeşit bol? Kullananlar bilgi verirse sevinirim. Önerilen bir şey mi yoksa uğraşma uzak dur mu dersiniz? Numaralı güneş gözlüğü pek istemiyorum, camlarım oldukça pahalı olduğu için numaralı güneş gözlüğü maliyeti 2 katına çıkaracak, bu nedenle bu tip bir şey istiyorum.
0
10551037
(03.09.26)
Ben Boss HG1331 kullanıyorum, yanında iki adet clip on güneş gözlüğü ile geliyor, şekli de çok hoşuma gidiyor açıkçası. Hızlı bir şekilde eğilince clip on kısmı çıkabiliyor, mükemmel bir tutuşu yok açıkçası. Ben çok memnunum, iyi ki istediğim RayBan çerçevesi stokta yokmuş da kazara bunu bulmuşum diyorum.
0
kimlanbu
(03.09.26)
David Beckham markasında pek çok modelde clip on var. Çerçeveleri de gayet kaliteli bu arada.
0
thracia
(03.09.26)
Uzun yıllardır kullanıyorum çok memnunum marka hatırlamıyorum maalesef ama ankaradaysanız optikçiye yönlendirebilirim orada çeşitler var.
0
kablelvuku
(03.09.26)
(20)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(11)

Araç satarken tamponun lokal boyalı olduğunu saklamak

HellKeePer
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.https://resmim.net/cdn/
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.

resmim.net
0
HellKeePer
(01.09.26)
expertizde ortaya çıkar saklamanız bir şey değiştirmez ama bence baştan söyleyin çünkü tampon plastik parça boyanması değer düşürmez kaportanın boyanması değer düşürür
+1
baknedicem
(01.09.26)
detaylı eksperlerde ışık altında rahatlıkla fark edilir, bu durumda alıcı cayarsa eksper ücreti sana kitlenir. meseleyi eksper ücretine de indirgememek lazım, ahlaki açıdan da söylemek yerinde olur. ayrıca söylemediğiniz senaryoda sonraki süreçte ayıbı fark ettiği takdirde tazmin sorumluluğu doğabilir. kafa karıştırmak değil doğru bilgilendirmek olarak değerlendirin.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
Sorarsa Lokal boyalı ama harika işçilik var dersin. Tampon boyasına takılan adamla zaten alış veriş yapılmaz.
0
Lh12
(01.09.26)
ben olsam soylerim, soylemeyip ortaya cikmasi daha kotu.
tampon boyasina ben olsam takilmam +1
0
cooperr
(01.09.26)
Tampon boyaları önemsiz, söyleyin
+1
mirty
(01.09.26)
Eksperde çıkınca eksper abi önemsiz salla diyecek alıcıya. Plastik parça zaten. O yüzden söyle
0
jackyr
(01.09.26)
Eksperde çıksa bile hata olarak rapora eklenmez. Çünkü plastik parça. Ayrıca boya kalınlığını ölçen cihaz metal parça üzerinden ölçüm alabiliyor. O cihazla tespit edilemez. Ancak renk farkı, bariz bir kalınlık farkı (ele falan gelece kadar) varsa tespit edilebilir. Ama ona da ihtimal vermiyorum. Çünkü zaten hata sayılmadığı için bakmazlar bile.
0
himmet dayi
(02.09.26)
söyleyin.

boya kalınlığı ölçen cihazlar var. bazı insanlar bununla geziyor ve haklılar.

tampon dediğin zaten darbe sönümlemek üzere tasarlanmış araç gövdesinden ayrı bir parça. çizik veya boyanmış ve tamir edilmiş olması sorun olmamalı. gövdeye bakmak lazım.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
Bana denk gelince aile fertelerini de içeren küfür ediyorum. Arkadaşa araba bakmak için dünyanın yolunu gidiyoruz, telefonda 1500 kere soruyoruz, bak hatasız boyasız değil mi diye, bir gidiyorsun ya tampon boyalı, ya tamirli ya da değişen. Herif diyor ki o plastik aksam sayılmaz. Ya sabır... Bana denk gelse ekspertiz zaten bulur, 15.000tl ekspertiz ücretini satıcıya kitler yoluma bakarım.
0
kimlanbu
(03.09.26)
@kimlanbu

telefonda tamponun lokal boyalı öğrenince aracı almaktan vaz mı geçeceksin
0
🌸HellKeePer
(03.09.26)
Eğer ben hususi olarak sormuşsam ve satıcı gerçekten bilmiyorsa ufak tefek şeylerin hiç önemi yok, pazarlık konusu bile etmem, nazar boncuğu der geçerim. Baktım ki satıcı önceki cevabımda dediğim gibi ben özellikle sormama rağmen bana yalan söyleyip "yok orası plastik sayılmaz, burası plastik sayılmaz" ayağı yapıyorsa ekspertize bile gitmem zaten, bu herif galerici gibi ayak yapıyorsa daha neler çıkar diye düşünürüm.
0
kimlanbu
(03.09.26)
(4)

çok zorda kalan veteriner

baknedicem
mahrumiyet bölgesinde çok zorda kalan bir veteriner bir insana safra kesesi ameliyatı yapabilir mi ?
mahrumiyet bölgesinde çok zorda kalan bir veteriner bir insana safra kesesi ameliyatı yapabilir mi ?
0
baknedicem
(01.09.26)
yapar. hukuken ıztırar hali olarak geçer. ancak ortada başka türlü önlenmesi mükğn olmayan bir zarar tehlikesi olması lazım. başkaca şartları da var tabii. safra kesesi ameliyatının zorunluluk durumu nedir? başkaca bir seçenek yok mu?
+1
ground
(01.09.26)
zaruri durum olarak savaş durumu tıbbi şartlara ulaşamama durumu ve şiddetli ağrılar ama benim asıl merak ettiğim insan anatomisini bilmeden bu ameliyat mümkün mü?
0
🌸baknedicem
(01.09.26)
bunun ben zamaninda bir veteriner arkadasa sormustum.
maymunlar uzerinde ilac testleri yapan bir firmada calisiyordu, basit ameliyatlari yaparim sikinti olmaz demisti, maymunlari acip kapatiyoruz diyordu.
safra kesesini halleder herhalde. ama bypass yap desen patlar. :D
0
cooperr
(01.09.26)
Yasal kısım için cevap vermişler ama alet edevat, steril ortam, anestezi, teknik bilgi, tecrübe derken hastanın öl ya da şansını dene durumunda olması lazım ki razı gelsin.

Safra kesesi ameliyatı özelinde 3-4 adet ufak delik açarak kocaman kesi atmadan yapıyorlar bu işi artık.
0
kimlanbu
(03.09.26)
(3)

Ai video yapmak icin ders mi alsam?

Kittie
Asla beceremiyorum. Istedigim gibi olmasi icin bir suru adim var. Benim yaptiklarim tam olmuyor kestirme yollardan gidiyorum cunku. Cahtgbtye sorarak ilerliyorum. Istedigim sey su hani mikrofon uzatiyolar da hayvanlar da konusuyor ya. O tarz bir seyler yapmak istiyorum. Instagramda ai araclari kulla
Asla beceremiyorum. Istedigim gibi olmasi icin bir suru adim var. Benim yaptiklarim tam olmuyor kestirme yollardan gidiyorum cunku. Cahtgbtye sorarak ilerliyorum. Istedigim sey su hani mikrofon uzatiyolar da hayvanlar da konusuyor ya. O tarz bir seyler yapmak istiyorum. Instagramda ai araclari kullanimi egitimleri var. Onlari mi alsam sizce?
Yoksa kolay bi sey, bunun icin ders mi alican dersiniz?

Aklimda devamliligi olan bir hikaye var ama video kismini yapamiyorum. Yapabilsem eminim hesabim cok ilgi ceker.
-1
Kittie
(01.09.26)
dediğin şey tahmin ettiğim gibiyse gayet basit aslında. Ben bir haftadır bir kısa film yapmaya çalışıyorum ve devamlılığı olan (yani devamlı çok shot içeren) şeyleri yapmak aşırı zorluyor. Bazı şeyleri anlatmak için 3d ön görselleştirme falan yaptım ve claude'a yaptırdım. Ama düz komik videolar çok kolay aslında.

bence sen düzgün bi tool kullanmıyorsun. Mesela google omni flash harika işler yapıyor ama dümdüz gemini'ye yazıyorsan o modele erişemiyorsun galiba. Ayrıca önce istediğin mekanı karakteri foto olarak oluşturup onlara referans versen çok daha iyi olur.

Benim denediğim ve çok beğendiğim modeller:
Seedance 2.0 ve 2.5 harika
Kling 3.0 güzel ama ilk kareyi oluşturup vermeden asset veremiyorsun
Google Veo3 ve Omni Flash iş görür ama çok sansür var her şeyi yapmıyor

youtu.be
şu ve benzeri tutorialleri izle. İlla bu siteyi kullanak zorunda değilsin ama bu ai modellerine ulaşmak için runway, higgsfield, fal vb. bir yere üye olsan iyi de olur. Her generate ettiğin video tahminen birkaç dolara mal olacak ama en iyi öğrenme yolu denemek. (aklındakini anlatıp promptları chatgpt, gemini veya claude'a falan yazdırabilirsin. Claude özel olarak seedance ve kling'in nasıl çalıştığını iyi biliyor, diğerleri biliyor mu emin değilim)
0
nhk ni youkosu
(01.09.26)
Tamamen deneme yanılma ve birden fazla adımda yapmak gerekebiliyor.

Öncelikle karakterler text to image ile yaratılır, arkasından referans foto kabul eden bir modelle bu karakterler istenen mekana oturtulur.

Sahneden memnunsan İngilizce olarak çok iyi bir şekilde senaryo tarif edilir, süre uzadıkça modelin saçmalama riski artıyor.

Anatomik bozulmaları engellemek için negatif promptlar gerekebiliyor, karakterin sahne tutarlılığı için ekstra çaba gerekiyor. Hareketli kamerayı geçtim, istediğin açıda kamerayı sabit tutmak için bile promptu düzeltmen gerekiyor.

Bence profesyonel bir iş yapmak için kendi makinanı kiralamak veya satın almak gerekiyor, arkasından workflow'u kendine göre deneye yanıla ayarlayıp eğitebilirsin.
0
kimlanbu
(01.09.26)
Böyle bi eğitime para vermek çok saçma. Balzac okuyun, kendinizi betimlemeye alıştırın. Veya körler için yapılan filmleri gözünüz kapalı seyredip oradan da öğrenebilirsiniz. Betimlemeyi öğrenebilirseniz ai öğrendiniz demektir.
0
klassno
(01.09.26)
(5)

Vergi borçlarından dolayı haciz gelir mi?

Wolfware
Yani geleceğini biliyorum ama öncesinde bir ödeme emri gelir değil mi?Ortak arkadaşımla şirketimiz vardı. Kafe açmıştık. 400 bin civarı vergi borçu kaldı. Aslında borç arkadaşımın ama şirket ortağı olduğum için benim hesaplarıma da e haciz falan gelebilir. Sorum şu ki bu haciz gelmeden önce haberim
Yani geleceğini biliyorum ama öncesinde bir ödeme emri gelir değil mi?

Ortak arkadaşımla şirketimiz vardı. Kafe açmıştık. 400 bin civarı vergi borçu kaldı. Aslında borç arkadaşımın ama şirket ortağı olduğum için benim hesaplarıma da e haciz falan gelebilir. Sorum şu ki bu haciz gelmeden önce haberim olur mu? Yani öncesinde bir ödeme emri vs gelir ondan sonra mı haciz gelir?
0
Wolfware
(31.08.26)
hocam direk paranı cek baska yere koy
tak diye bir haciz gelir
+1
kingcyrax
(31.08.26)
en olmadık zamanda hesaplara bloke gelir.
0
scudman1
(31.08.26)
gece 1 de terörist gibi yatagımdan kaldırılıp kapımın onundeki arabayı cekmislikleri var
kendi hesabını kullanma
0
kingcyrax
(31.08.26)
Düğünümden 3 gün önce nüfus dairesine 3 kuruşluk borcum için hesaptaki bütün paraya bloke koydular, düzeltene kadar yaşadığım stresi anlatamam. Haciz değil bloke gelir ama ne zaman geleceğini bir Allah bilir.
0
kimlanbu
(31.08.26)
bana e-tebligat gelmişti bir keresinde "bunu 15 gün içinde öde yoksa gtünü keseriz" diye. öyle olunca buraya sordum. bi şey olmaz dediler. o günden sonra vergileri aksatmaya başladım. iki yıldan uzun süre oluyor. meblağ büyük değil ama yine de vergi borcum var ve ayda bir filan tebligat gelir bana vadesinin üzerinden çok zaman geçen eski borçlar için. şu ana kadar sorun yaşamadım.

"olmaz" diyemem, o konuda bilgim yok ama iki yılı aşkın süredir bol tebligatlı ve vergi borçlu bir yaşam sürüyorum. şu ana kadar hiçbir şey olmadı.

bu arada yapılandırma imkanı mevcut. yanılmıyorsam son gün bugün. düşünürseniz öyle bi şey yapabilirsiniz. benim elimi çok rahatlattı o iş. hem gecikme stresi kalmadı hem de ödemesi eylül sonunda mı ne başlıyor, üstüne aylık ödemem gereken rakam düştü.
0
der meister
(31.08.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+3
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-14
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(10)

ikisi bir arada kahve makinesi

scudman1
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: https://link.amazon/B09vrmP7C) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: link.amazon) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem birde şuruplu muruplu kahveleri zaten sevmiyorum o yüzden büyük makinelerden almayı düşünmüyorum.
+1
scudman1
(28.08.26)
Çok para veremezseniz espresso işine hiç girmeyin. 8000 liraya o iş olmaz çünkü. Filtre kahve için de makineye gerek yok, aeropress, v60, french press yeterli. Hatta poşet çay gibi bardağa konan, üstüne sadece sıcak su eklenen hazır kahveler var, o bile olur. Örnek;

www.amazon.com.tr
-9
orient blue
(29.08.26)
3ü 1 arada içeyim en iyisi. teşekkürler cevap için.
+4
🌸scudman1
(29.08.26)
bu duyuru sorulan soruya cevap vermeyi birak, her seyi siyah beyaz goren, uclarda yasayan, devamli insanlarin heveslerini kiran tiplerle dolmus aw.
+2
baldur2
(29.08.26)
Tchibo markasına bakın. Karaca her şeyi yapıyor ancak kalitesiz yapıyor.
+1
mikahakkinen
(29.08.26)
ya tamam teorik olarak anlıyoruz espressonun yapana ve ekipmana göre çok farkedebileceğini de pratikte bu yorumları yapanların çoğu blind tadım testi yapsa ayırt edemez :D james hoffman bile £60'luk market markası kahve makinesine kötü değil 7/10'luk kahve yapıyor diyor youtu.be burada fiyatına göre direkt kestirip atılıyor denememiş test etmemiş tadım yapmamış hemen ön yargı.


bu da bean to cup diye geçen tam otomatik çekirdekten öğütenler de kahveyi takıntı haline getirmemiş kahve gurmesi olmayanlar için yeterli olur. o kadar anlayan da burada böyle basitçe soru sormaz zaten. tam otomatik philips var bende, öncesinde içtiğim granül kahvelerden de filtre kahvelerden de daha iyi net olarak. bi kahve yapıcam diye öğütmesiyle ayrı portafiltre doldurmasıyla ayrı temizlemesiyle ayrı her seferinde uğraşamam tadı konusunda çok takıntım yok bu pratiklikle de en iyi kahveyi tam otomatik sunuyor bana. en iyisi olmayacak diye eskisinden çok daha iyi olana niye geçmeyeyim?
+1
konetsu
(29.08.26)
delonghi combi diye bir cihaz var bu isi yapan. ne kadar iyidir ne kadar kotudur gercekten bilmiyorum fakat ben karaca tavsiye etmem delonghi varken. fiyati da 15 16 gozukuyor. tabi yanina bir de duzgun ogutucu almak gerekecek. butce sikintiliysa ikinci el de bakilabilir.
0
arakaali
(29.08.26)
Linkteki makinanın espresso kısmı uğraştırıcı olabilir biraz ama profesyonel makinalar gibi duruyor, yorumları da olumlu. Süt köpürtme vs de varmış, bütçe varsa neden olmasın, çok kahve tüketiyorsanız 1 sene demeden parasını çıkarır zaten.
0
kimlanbu
(30.08.26)
www.eksiduyuru.com

tam 1 yıl önce açmıştım benzer bi duyuru. ben de filtre kahve makinem bozulur gibi olunca bunu almıştım hem filtre hem espresso da yaparım diye. kötümser tipleri dinlemeyin denildiği gibi gözü kapalı tadım yaptırsak 100 binlik makineyle bunun arasındaki farkı anlamaz çoğu gösteriş budalası oluyor bu tipler. gidip eve de 100 bin liraya makine alamayacağımıza göre?? şaraplarda da var benzeri tipler kahve nazileri ayrı bi dünya. neyse sonuç olarak çok memnunum ben 6kya almıştım şimdi 8k 1 senede çok artmamış fiyatı. kenardaki buhar çubuğu ile süt ısıtıp-köpürtüp latte cappucino tarzı şeyler de yapılıyor. filtre kısmı da güzel eski makineme göre kapasitesi de daha fazla o kısmı güzel. 2 saat sıcak tutma özelliği de var. bence alınır. de longhi nin de 15-16kya benzer makineleri var
www.hepsiburada.com
ama 2 kat fiyat farkına bence değmez. çoğu çinde aynı fabrikada üretilip dışına farklı marka basılıyo çünkü. kısaca alınır mı alınır. fiyatına göre düşünürsek çok fp bi ürün bence.
0
f02561
(30.08.26)
Yeni başlayan biri için grundig espresso makinası gayet yeterli. Yarı ve tam otomatiklerin temizliği zaten büyük sıkıntı. Ben 2 sene önce almıştım gayet memnunum. Süt köpürtücüsü de işini iyi yapıyor. Servis desen heryer de var zaten.


app.hb.biz
0
robin one persie
(30.08.26)
Kapsüllü işimi görür derseniz Tchibo alın geçin derim.
0
kumandanim
(31.08.26)
(1)

Hangi ayakkabı daha şık görünüyor?

stringer
1) https://www.salomon.com.tr/xc-roam-173532) https://www.salomon.com.tr/acs-pro-unisex-sneaker-l47179900
📊 ??

Bu anket sona erdi. 21 oy kullanıldı.

+1
stringer
(28.08.26)
1 daha az çirkin.
0
kimlanbu
(30.08.26)
(1)

Sıcak havada kullanmalık parfüm önerisi

runaway
Dior Fahrenheit gibi kokusu fazla olan ama yaz aylarında da kullanmalık parfümler neler sizce?
Dior Fahrenheit gibi kokusu fazla olan ama yaz aylarında da kullanmalık parfümler neler sizce?
+1
runaway
(28.08.26)
Versace Fraiche, çok ferah bir koku, tam yazlık.
0
kimlanbu
(30.08.26)
(10)

Çocuk istemeyen baba?

bobinhoo
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
Çocuk istememesine ya da çocuk konusunda mesafeli olmasına rağmen baba olan var mı aramızda? Varsa iyi ki olmuş mu diyor yoksa pişman mı?
+2
bobinhoo
(28.08.26)
Ben özellikle istemiyor değildim ama düşünmüyordum, çocuksuz bir hayat daha kolay gibi geliyordu. Şu an oğlumla geçirdiğim her an için çok mutluyum ve iyi ki var diyorum.
+3
creepy
(28.08.26)
İlk çocuğu isteyerek yaptık, iyi ki de yaptık ama ne kadar zor olduğunu görüyorum ve ikinci çocuğu istemiyorum. Gerçekten yıpratıcı bir süreç
+2
kimlanbu
(28.08.26)
ben hemen istemiyordum, çok erken diye düşünüyordum ama geriye dönüp bakınca iyi ki gençken yapmışız diyorum. ikinci çocuğu da kesinlikle düşünmüyordum ama şimdi ikinci çocuğu da istiyorum ve geç kaldık diye hayıflanıyorum. her zaman belirttiğim bir şey var, çocuk işi yapılacak iş değil ama yapınca da dünyanın en güzel şeyi, kıyaslayabileceğin ikinci bir duygu yok. düşünen çok beklemesin, yaş ilerledikçe yapması da büyütmesi de zorlaşıyor.
+1
hrskrs
(28.08.26)
bende de benzer çekinceler vardı.

çocuk bakmanın zorluğunu anlattıklarında hep gözünde büyüyor fakat çocuk olduktan sonra öyle olmadığını anlıyorsun.

ayrıca şöyle bir şey de gözlemledim; bizim insanımız çocuk bakmanın zorluğunu anlatırken olan şeyi 20x abartarak anlatarak kendini kahramanlaştırmayı çok seviyor. nazar değmesin diye iyi şeyleri bile kötüleyenler var.
+3
duyuruuser
(28.08.26)
cocuk istiyorum diyen erken ben görmedim.
kadinlar ne istiyorsa onlari yapiyor erkekler.

ben kadinim ama bir arkadasimin sevgilisi yanlislikla hamile kaldi. arkadas aldirtmak istedi ama kiz tuttu. ona iyi geldi. sonra ikinci cocugu planli yaptilar.

ben bu konuyu psikologla konusmustum. cok isteyen biri cocuktan sonra pisman olabiliyor hic istemeyen biri iyi ki olmus diyebiliyormus. yasamadan bilemeyecegin bir sey galiba.
0
Purple life
(28.08.26)
Kim yoğurdum ekşi der ağa yine aynı hikayeler iyi ki yaptım, dünyadaki başka hiçbir şey bu hissi vermez, istemeden yaptım iyi ki yapmışım. Yav he diyorum kısaca.

+ pişman olsa da ne çare olan olmuş. Böyle avunurlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
@artıküyeolmakistiyorum

hadi kendi sosyal çevrende itiraf etmezsin de burada anonim gerçek düşüncelerini söyleyebilirsin gibi geliyor bana en azından. o yüzden etrafımdaki insanlar yerine burada soruyorum.
+1
🌸bobinhoo
(28.08.26)
Kimse artık internette anonim kalamıyor ki ağa. Bunların eşi görür diye böyle yazıyorlardır aksini yazsın da görsün ne evlilik kalır ne bir şey
+3
artıküyeolmakistiyorum
(28.08.26)
abi cocuk isine iki tarafta istemiyorsa girmemek lazim.
bu kedi kopek gibi, alalim ilerde alisiriz gibi bir durum degil.
ben 2 cocuk isteyen biri olarak ilkinin maddi manevi yukunju gordukten sonra zirvede biraktim, ikinciye totom yemedi.
pisman degilim ama zor..
+1
cooperr
(29.08.26)
Ben bu cocuk olayina cok mesafeliydim. Baba olmak aklimin ucundan dahi gecen bir sey degildi. Acik konusayim, ilk zamanlar cok zorlandim. Uykusuz geceler, yorgun argin ise gitmek, bebegin altini temizlemek falan yoruldum. Ayni zamanda hem yirt disindayim, hem destek alabilecegim kimsem yok... Benim icin zordu. Ara ara ne yapacagim diye kara kara dusundugum zamanlar da cok olmustur. Hersey cocuga gore, sifir ozgurluk... kolay bir surec degil. O yuzden sureci romantiklestirmeye gerek gormuyorum.

Ozet olarak, basta istemiyordum ya da notr'dum, sonra zorlandim, sun an her sey cok daha kolaylasti, iyi ki cocuk yapmisim tarafina gectim... Su anda kendimi hic pisman hissetmiyorum. Harika, duyarli, akilli, 3 dili ana dili gibi konusabilen, yardimsever bir birey daha var evde. Hersey yolunda. Simdi seviyorum baba olmayi.
0
KafayıYedimAbi
(29.08.26)
(2)

Mini drone tavsiyesi

mirty
Selamlar,Evin içinde uçurmalık oğlanla oynayabileceğim hemen bozulmayacak tavsiyenizi alırım, bütçe 10 bin maks
Selamlar,

Evin içinde uçurmalık oğlanla oynayabileceğim hemen bozulmayacak tavsiyenizi alırım, bütçe 10 bin maks
0
mirty
(23.08.26)
drone ev içinde uçmaz ya illaki çarpar.

dji neo alabilirsin.
+2
jelly bear
(23.08.26)
Yurtdışında eş dost varsa ve sadece ev içinde kullanılacaksa 20-30 dolarlık olanlar var, takla vs atabiliyor, pervaneleri korumalı, sağa sola çarpınca parçalanmıyor. Önce ucuz bir şey alırsanız hevesiniz devam edecek mi görmüş olursunuz.
0
kimlanbu
(24.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(6)

Telefon seçemiyorum

advest
Arkadaşlar sorum çok kısaŞu an iPhone 7 kullanıyorum. 10 yıl oldu alalı Dün vatana gittim. Bütçem 40-45 maxXiaomi nin telefonları var. 40-45 civarıiPhone 16e var 45binSamsung da var, 20-45 arası güzel telefonlarBenim iPhone 7’de en ufak bir donma kasma halen yok. Acaba androidde bunu Yaşar mıyım uzu
Arkadaşlar sorum çok kısa

Şu an iPhone 7 kullanıyorum. 10 yıl oldu alalı

Dün vatana gittim. Bütçem 40-45 max

Xiaomi nin telefonları var. 40-45 civarı

iPhone 16e var 45bin

Samsung da var, 20-45 arası güzel telefonlar

Benim iPhone 7’de en ufak bir donma kasma halen yok. Acaba androidde bunu Yaşar mıyım uzun vadede bilemiyorum.

iPhone 16e mi aynı paralara android mi?
0
advest
(21.08.26)
Ben 16e alırdım. Hem değerini görece daha iyi koruyor hem daha güvenli (iOS). Ama Apple ekosistemine göbekten bağlı değilseniz 20-40 aralığındaki herhangi bir Samsung'dan deneyim açısından pek de farkı yok. 17 pro max'in de yok. O yüzden iPhone alınacaksa en ucuzu en mantıklısı bana göre. Elbette en ucuzu derken en eskisi anlamında değil, en fazla 1-2 nesil gerideki en ucuzu.
+1
orient blue
(21.08.26)
16e.

yani yillarin android mi ios mu tartismalarina gerek yok abi. 10 yildir ios kullaniyorsun, e serisi gibi tek kamerali ve gosterisli olmayan bir model de hosuna gittiyse sen zaten bi 10 yil daha kullanacagin stabil bi telefon ariyorsun. 16e paklar seni. 17e'yi de zorla derim ama.
+1
gitdaddy
(21.08.26)
Samsung kullanıyorum ben bile gidip Xiaomi almam (aldım 1 senede verilerle birlikte çöp oldu).

iPhone dan devam.
0
kimlanbu
(21.08.26)
40 bini xiaomi'ye vermezdim telefon değil reklam kutusu, iPhone alır geçerdim 45 vereceksem bir telefona
0
black holes in the sky
(21.08.26)
son yıllarda samsung kamera perfomansı ile iphone'yi geçti. aynı paraya çok daha güçlü özellikler sunuyor. iphone için şuan tek artı ekosistem özellikleri. yani fiyat/performans önemliyse ve airpods, macbook, icloud gibi kullandıklarınız yoksa samsung alınması daha mantıklı.

iphone 16e de yeni bir model olduğu için muhtemelen 2030'a kadar güncelleme alırsınız sizi götürür. xioami'de çok şikayet olduğu için ben yanaşmıyorum.
0
wonnka
(22.08.26)
Çok çok çok teşekkür ediyorum arkadaşlar. 16e aldım. Gerçekten çok memnunum. Saat 13.00’te 82 ile şarjdan çektim şu an 43 (saat22.30) tam istediğim telefon buymuş. Sağ olun var olun.
0
🌸advest
(01.09.26)
(3)

Yurt disindan oyuncak siparis edebilecegim siteler var mi?

Sour
Turkiye'ye gonderim yapan siteler biliyor musunuz? Daha once yaptiniz mi? Acikcasi bir nedenle gumrukte takilmasindan korkuyorum. Belge eksikligi falan gibi nedenlerle. Boyle bir durumda ne oluyor, parayi iade mi ediyorlar? Tesekkurler.
Turkiye'ye gonderim yapan siteler biliyor musunuz? Daha once yaptiniz mi? Acikcasi bir nedenle gumrukte takilmasindan korkuyorum. Belge eksikligi falan gibi nedenlerle. Boyle bir durumda ne oluyor, parayi iade mi ediyorlar? Tesekkurler.
0
Sour
(20.08.26)
türkiyeye yurtdışından herhangi bir tutarda sipariş verilmiyor. şöyle; veriliyor ama 1 tllik ürün için bile 20 bin tl falan masraf çıkıyor. çoğu site de hiç göndermez bu yüzden. eşiniz dostunuz bile yollasa aynı bu arada.

gönderecek bi site bulsanız bile min 20-25k gözden çıkarmanız gerek.
+5
jelly bear
(20.08.26)
selamlar, resmi olarak ithalat yapmak mı istiyorsunuz? yoksa beğendiğiniz bir oyuncak var ama türkiye'de bulunmuyor mu?
0
omer460
(21.08.26)
Oyuncağa ekstra yasak gelmişti zaten, şu an mümkün değil.

Yurtdışına gidip, giden birisini bulup oradan almak gerekiyor.
0
kimlanbu
(21.08.26)
(8)

Bilgisayar gurularina

oscar
Selam,Elimizde A ve B olarak iki farkli internet agina bagli laptop var. biri windows digeri mac. Tek bir harici ekrana bu iki bilgisayari baglamak istiyorum. Amacim B de yuklu bir grafik programi ve bu programa bagli bir cutter cihazi var. A daki datayi bu B deki cihazdaki programda isleyip cutter
Selam,

Elimizde A ve B olarak iki farkli internet agina bagli laptop var. biri windows digeri mac. Tek bir harici ekrana bu iki bilgisayari baglamak istiyorum. Amacim B de yuklu bir grafik programi ve bu programa bagli bir cutter cihazi var. A daki datayi bu B deki cihazdaki programda isleyip cutter cihazina gonderecegiz. Yani tek ekrandan A daki datayi gorup copy paste yapip sonra B deki programa akyarmak istiyorum oradan da cuttera aticam. Bunu nasil yaparim.

Cok tesekkurler
0
oscar
(14.08.26)
bu işleminin ekranlar - monitörlerle veya copy paste bir alakası yok.

A bilgisayarındaki data ne ise onu B deki yazılımın anlayacağı şekilde export etmeniz lazım ondan sonra iki makinanın da tanıdığı bir şekilde usb disk, harici disk, nas cihazı vs. vs. datayı B makinasına aktarıp import edeceksiniz.
0
orpheus
(14.08.26)
Sey istiyorum hocam. Mesela ana tek ekran harici ekranda iki sekme olsun gibi. Bir sekmeyi aciyim (A) copy yapiyim sonra (B) sekmesini acip paste yapiyim.
0
🌸oscar
(15.08.26)
böyle birşey mümkün değil.
0
orpheus
(15.08.26)
Mac'in ürettiği dosya formatını windows bilgisayar olduğu haliyle okuyabiliyorsa (ya da tam tersi bilmiyorum) AnyDesk tarzı bir yazılım ya da Google Uzaktan Masaüstü gibi bir yazılım kurun, nihai işlemi yapacak bilgisayardan verici bilgisayarın ekranını açın, bildiğim kadarıyla bu yazılımlarda copy paste desteği var, istediğiniz dosyayı uzak bilgisayardan kopyalayıp kendi PC nize yapıştırın (bunu direkt bildiğimiz şekilde yapmıyor olabilir, uygulama içinden özel bir menü ile de yapılıyor olabilir emin değilim)

yanlış yorumlamadıysam bu sistem işinizi görür
0
fatihdr
(15.08.26)
compumaster
(15.08.26)
böyle bir şey yok ama iki bilgisayarı ortak bir NAS'a bağlarsanız ikisi de datalara erişir istediğiniz bilgisayara verileri alır ve orda kullanabilirsiniz veya tamamen nas üzerinde çalışır değişikliklerin iki bilgisayarda da anında görünmesini sağlarsınız,

veya internet bağlantınız iyi ve veriler de çok yüksek kapasiteye sahip değilse bulut depolama kullanabilirsiniz.

2 bilgisayarı tek monitörde kullanayım yeterli olur derseniz kvm switch kullanabilirsiniz
0
bravoteam
(15.08.26)
Logitech mx master mouse satın alıp flow programını kurarsanız olma ihtimali anca öyle
0
kimlanbu
(15.08.26)
tailscale kullanılabilir belki, bir bakın
0
semyasa
(15.08.26)
(7)

ebeveynler, nasıl güveniyorsunuz?

mezzosprite
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz?daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gel
çocuğum kreşe başladı. gün içinde birkaç fotoğraf geliyor ama bunun dışında neler yapıyorlar, çocuğumun ruh hali nasıl, bunları bilmeden nasıl yaşıyoruz?
daha önce bakıcıyla evde bıraktığımda aklıma geldikçe göz ucuyla kameradan bakıyordum içim rahatlıyordu, bazen hiç bakmıyordum bile. ama aklıma gelince bakabilmek aşırı iyi bi histi.
kreşlerde tabi böyle bi şey yok. bence olmalı, farklı görüşler var biliyorum en azından seçenek sunulmalı bence, isteyen ebeveynler kameralı sınıfa versin istemeyenler kamerasız. bi sapığın çocuğumun sınıfını izlemesi çocuğumun bütün gün benim göremediğim bi ortamda olmasından daha korkutucu gelmiyo bana.
tamam güvenmeliyiz emanet ettiğimiz kişilere ama nasıl güvenebiliriz? yeri geliyo biz bile sinirlenebiliyoruz kendi çocuğumuza, elin insanı hergün bütün gün kendi çocuğu bile olmayan 10 tane bebeyle uğraşıyo. nerden bilicez sinirlenmeyeceğini?
tamam mecburuz güvenicez bunlar profesyonel insanlar, işleri bu, kendilerini kontrol etmenin de en iyisini yaparlar diyelim. buna da varım. ama insan özlüyo ya bi göz ucuyla bakıvermek içimizi rahatlatırdı. poz vermediği bi anda nasıl duruyo, nasıl görünüyo, ne yapıyo, kiminle oynuyo, bunları bilmeden nasıl duruyoruz?
kontrol delisi miyim, fazla mı kaygılıyım, güvensiz miyim, benim gibi düşünen kimse yok mu?
-4
mezzosprite
(11.08.26)
kreşler her bakımdan daha güvenli. bir çocuğu asıl 1 kişi ile yalnız bırakmak çok büyük risk. her şeyi geçtim kadın ölse bayılsa kalp krizi geçirse bile sonuçları vahim olabilir. öğretmenler için 10 çocuğa bakmak 1 çocuğa bakmaktan inanın 10 kat daha kolay. pedogojik kısmına girmiyorum bile. çocukları iyi gözlemleyin. olumsuz bir durumda mutlaka belli eder. suskunlaşır, içe kapanır, korkaklaşır. gözlerini kaçırır. buna benzer bir şey yoksa işler yolunda demektir.
+5
ground
(11.08.26)
1. çocuğu iyi gözlemleyceksiniz. bi şekilde belli eder 2. diğer velilerle muhabbetiniz olsun kulağınıza bir şey gelir olumsuz durum olursa. 3. nispeten oto kontrol mekanizmasının olacağına inandığınız yerlere vereceksiniz müdürün rehberlikçinin vs nin ister istemez birbirini denetlediği 4. merdivenaltı ya da apartman altı kreşlere vermeyin. devlerin bu kreş işini ciddiye alıp kendisinin açması ve el atması lazım ama nerede... ancak kadınlara çocuk yapın diye nashiat ederler.. çocuk sayısının artmasını isteyen devlet bu kreş gibi çok önemli bi konuyu özel sektöre bırakmayacak kendi açacak.
+2
iwillsee
(11.08.26)
Anksiyetinin hafifi hayatta tutar fazlası paranoid eder. Siz sınırdasınız zaten tüm ömrünüzde çocuğunuzu görebileceğiniz zaman dilimi onun ömrünün çok kısa bir bölümü olacak. Siz kamerada izlerken allah korusun kreşte bir şey olsa ömür boyu vicdan azabı çekersiniz. Hayatı olağan akışına bırakmazsak bir olağan dışı oluruz. Kamera yorumunuz anormal bir düşünce.
+1
mikahakkinen
(11.08.26)
kameralı yorumu eleştirenlere bakma benim de 2 yaşında oğlum var aynı şeyi düşünürdüm. kameralı olmasını istiyorum çünkü sınıftan birinin velisinin sapık olma ihtimali çocuğumun gün içinde kötü bakılıyor olma ihtimalinden daha az geliyor bana.

ben bakıcıya baktırıyorum ve çok da güveniyorum neden bakıcıya güvenmediklerini de anlamıyorum insanların. evde kamera var her an bakabiliyorum zaten bir süre sonra insan anlıyor çocuk bu kadını sevdi mi sevmedi mi diye. ama kreşte böyle olacağını sanmıyorum.
şu an çocuğun kaç yaşında bilmiyorum ama ben 3 yaş sonrası kreşe gönderme taraftarıyım çünkü kendisini daha iyi ifade edebilir. o zaman da doğru sorular sorarak anlarım herhalde o şekilde güvenirim kreşe diye düşünüyorum.
-3
yenibirgüzelnick
(12.08.26)
Akıllı saatler var böyle ses kaydeden onlardan alma şansınız olur mu? Çocuğun bileğine takıyorsun ve kulaklıkla çocuğunun sesini ve etrafındaki sesleri duyabiliyorsun.

Çocuğun ne konuşuyor, arkadaşları ve öğretmenleri ne konuşuyor bunları dinleyebiliyorsun. Benim bir tanıdığım çocuğunu bu şekilde takip ediyordu.
-2
rock n roll
(12.08.26)
alışacaksınız. çok çok merak edeceksiniz bir süre. sonra çocuğunuzun genel olarak mutlu olduğunu görüp, siz de mutlu olacaksınız. ama biraz süre geçmesi gerekecek.
+3
co2s2
(12.08.26)
Oğlum kreşe giderken şansımıza özel kreş karşı binaydı direkt, annesi devamlı kontrole giderdi, çocuğun devamlı halini hareketini gözlemlerdik ve bizim korumamızda olduğunu kimsenin zarar vermeyeceğini anlatırdık.

Gün içinde yemek yedi mi, bir problem var mı diye geri bildirim gelirdi.

Esas dikkat edilmesi gereken ortam ne kadar güvenli, misal her zili çalana kapıyı açıyorlar mı, dış kapıyı açık bırakıyorlar mı, oyun saati bahçede çocukları başı boş bırakıyorlar mı.

Bence en önemlisi sınıftaki diğer çocuklar, üst yaş gurupları zorbalık yapmaya çalışabiliyor, agresif uyumsuz çocuklar olabiliyor. Bunların önlemini de birisi fiziksel temas sınırınıbaşarsa ağzının üstüne vurma yetkisi vererek çözdük, sıkıntı çıkarmaya çalışan çocuklar şamarı yiyince sınırlarını öğrendiler.
0
kimlanbu
(12.08.26)
(13)

sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?

kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?

asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare
(09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok.
Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum
3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum.
Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum.
Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum.
Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
0
kumandanim
(10.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(21)

Aynı anda 3 valiz +sirt cantasi taşınabilir mi?

japon balığı
SelamSizce yetişkin bir kadin1 büyük 1 orta1 küçük boy valiz1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi? Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor
Selam
Sizce yetişkin bir kadin
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi?

Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor. Bir sonraki tren istasyonunda inip peron değiştirilerek başka trene binilecek. Burada guvenlik bazen turnikeden cikip geri gelmesini soyleyebiliyor. Sonrasinda bu tren havalimanina gidecek. Havalimanina varistaki istasyon sonrasi Asansör/yürüyen merdiven var. Turnikeden geçip check in masasına gidecek.
📊 Sizce bu yolculuk tek başına yapılabilir mi?

Bu anket sona erdi. 57 oy kullanıldı.

0
japon balığı
(04.08.26)
mümkün ama zor. 1 büyük sola ortayla küçük sağ ele alınır sırt sırta verilir
0
jelly bear
(04.08.26)
yapabilirse,
kavimler göçünü tek basina gerçeklestiren japon baligi olur heral.
0
designer
(04.08.26)
küçük ve orta boy mutlaka dört teker olmalılar, böylece sırt sırta verilip tek bir valiz gibi itilebilsinler. yine de çok zor.
0
eileengray
(05.08.26)
Merdiven in/çık olmasa mümkün gözüküyordu ben bi benzerini yapmak zorunda kalmıştım. Bi daha olsa yapmam ama ömrümden ömür gitti çünkü. Yolun bi kısmı için taksi tutma ihtimalin yok mu?
+1
truf
(05.08.26)
Yardım edelim ?
-6
gobekliraki
(05.08.26)
iki valiz olsa olabilirdi, ama 3 valiz cok zor. orta ve kucuk boy valizi bir adet buyuk boyla birlestirme sansi yok mu? havalimanina ya da daha iyi bir tren istasyonuna kadar taksi tutardim ben olsam.

diger soru: diger yone giden tren demissiniz. size kolay olan yonden binip bir sonraki durakta inip peronda yon degistirme sansiniz var mi? merdiveni aradan cikarabilirsiniz belki.
+1
taurina
(05.08.26)
valizlerin 4 tekerli olduğunu varsayıyorum. Düz yolda her türlü yavaş yavaş sürersin, hatta sırt çantasını da büyük valizin üstüne koy boşuna sırtında taşıma. orta ve küçüğü de sırt sırta verip diğer eline alacaksın.

Ben merdivende zorlanan kadın veya yaşlı görürsem, direkt elinden alıyorum. Sen de gördüğün birilerinden yardım istersin merdiven çıkarken.

Havalimanında zaten taşımak için büyük arabalar olur, onları kullanabilir isterse.
0
bobinhoo
(05.08.26)
Sırt çantası sırta takılıp, küçük boy valiz büyük boyun üstüne konarak, bir elde büyük, bir elde orta boy valiz sürüklenerek taşınabilir ama gerçekten çok zor olur.
0
Gı
(05.08.26)
Olur da gereksiz olur. Büyük valiz tek elde, ufak ve orta boy çekme kulpları açılır, tek elle ikisi birden sürüklenir. Merdiven, yoldan karşıdan karşıya geçmek ise ızdırap olur.
0
kimlanbu
(05.08.26)
Valizlerin üçü de dört teker.
0
🌸japon balığı
(05.08.26)
ben yaptım 2 büyük bir orta valiz + sırt çantası ile hem de. yürüyerek en fazla 7 dakika sürecek çok düşük eğime sahip bir yokuşu çıkmam yarım saat aldı. bir de o valizlerle yanlış tren durağında inince sinirden ağlamıştım... yolda çıkacak en ufak bir aksilik inanılmaz bir manevi çöküş yaratabilir, ayağınız takılsa veya burkulsa örneğin gerçekten rezalet olur. çünkü düz yolda bile o kadar ağırlıkla yürümek kolay değil, valizler ayağınıza resmen dolanıyor. kesinlikle mecbur değilseniz tek başınıza yapmayın, kendinize yazık.
+2
reversal of fortune
(05.08.26)
Dört tekerlekli valizleri düz yolda sürmek çok kolay gibi görünse de bozuk yol/kaldırım söz konusu olunca epey yorucu ve zor oluyor. Eğer evden trene kadar olan yol gerçekten çukursuz/tümseksiz yani pürüzsüz ve yokuşsuzsa, bavulları merdivenden iki sefer yaparak çıkarabilir eğer çok ağır değillerse. Engelli rampası iki bavula kadar iş görebilirdi ama üç bavulda işe yaramaz. Ben iri bir erkek olarak dahi ağır bir dört teker orta boy valizi oldukça dik bir yokuştan inerken kontrol etmekte oldukça zorlandım. Çıkmak da kolay olmayacaktır.

Eğer yolculuk gün içinde yapılacaksa, merdivenin başında elinde üç bavulla bir kadını gören erkeklerden biri mutlaka yardım edecektir, birinden yardım rica edilse bu rica da cevapsız kalmaz diye düşünüyorum. Sırt çantasının sırt kısmında bavulun sapına takılmasını sağlayacak bir şerit varsa, sırt çantası küçük ve orta boy valizin saplarına takılır, böylece iki valiz olabildiğince stabil bir hale getirilir, diğer elde de büyük boy valiz sürüklenir.

Kolay değil ama yapılamayacak bir şey değil bence. Bence parçaların büyüklüklerinden ziyade ağırlıkları önemli, parçalar ağırsa, özellikle orta ve büyük boyun ağırlığı yüksekse hiç uğraşmaya gerek yok taksiye binilsin ya da biri yardıma gitsin.
0
10551037
(05.08.26)
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantası

büyük valizin üzerine ortaboy valizi bağlayabilirseniz olur. hani büyük boy valiz çekçekliyse ve çekme kolu uzuyorsa yeteri kadar sağlamsa. valizlerden bir tanesini buraya koyup bağlarsanız sırtınızda sırt çantası, bir valiz bir elde diğeri ikisi tek parça öteki elde belki bir ihtimal olur. tabi kaldırmayacağınızı varsayıyorum sadece sürükleme.

ikinci plan ise. büyük boy valize sırt çantasını bağlamak. ortaboy valizin üzerine de küçük boy valizi bağlamak
0
omer460
(05.08.26)
bu sıcakta mümkün değil; erkek olarak ben yapamam (185 boy :) )
+1
sweetoffice
(05.08.26)
Büyük valizi yan yatırın üstüne küçük olanı koyun. Küçük olanı tekerleri yere değmeyecek kadar kaldırın. Ardından iki valizi birbirine koli bandı ile bantlayin. Baş orta ve alt kısımdan üç kuşak bantlayin. Böylelikle tekerleri yere değen valiz sayınız ikiye inmiş olur.

Duruma göre orta boy valize de bantlayabilirsiniz küçük olanı.

Ya da taksiye 200 lira verip bahsettiğiniz durağa kadar gidebilirsiniz
0
topkapiaksaray
(05.08.26)
ben bir büyük, iki kabin boy, bir de sırt çantasıyla bunu yaptım. ancak bineceğim havalimanının kapısına bıraktılar, ineceğim havalimanının kapısından taksiye bindim. havalimanı içindeki süper pürüzsüz zemin dışında kendinize bu eziyeti yapmayın.
geçen tek kabin bavuluyla napoli'ye gittim; şehrin meydanları saçma sapan dokulu bir taş ile kaplıydı. toplamda 4'er kere bu meydanları geçmek zorunda kaldım; tam bir ölümdü. kolay gelsin.
0
lil siztah
(05.08.26)
eskiden bi büyük bi orta boy bi de sırt çantamla ( içinde laptop ) sürekli sabihadan metrobüs otobüs aktarmaları yaparak avrupa yakasına geliyodum. er kişi olarak beni çok yoruyodu ama bütçe işte napcaksın. senin bi kabin boy fazlan var. kabin boyu da büyük bavulun çekme kolunu sonuna kadar açıp oraya yan koyarak bi şekilde sabitlersen her iki elinde bi yük kalır. bi kan ter ve gözyaşı tabii.
0
spirit crusher
(05.08.26)
Bir kadın olarak yapmisligim oldu. Buyuk ve kucuk kabin valizi, önümde tek elde 4 teker ustunde surerken orta boy diger elde 2 tekerlek uzerinde cekerek. Sirt cantasi sirta :)
0
funl
(05.08.26)
tek başına bir kadın olarak benzer bir rotada yaptım ben bunu, şimdi olsa yapmam. en azından merdivenli kısmı atlatacak bir çözüm bulmaya çalışırdım ben olsam taksi, uber, vs.

yine de yapılacaksa anahtar kelime erken yola çıkmak. havaalanında olmanız gerekenden birkaç saat önce yola çıkmanız önemli. o kadar valizle koşturmak ya da geç kalma stresi yaşamak istemezsiniz emin olun :) ayrıca insanlar sağolsun çoğunlukla valizler için yardımcı oluyorlar tabii yine de buna güvenip yola çıkmamanızı tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(05.08.26)
Yapılabilir. Ben bazen 2 büyük 1 küçük valiz 1 de sırt çantası taşıyorum. Küçük ortanın üzerine koyulabilir ya da orta ile büyük beraber sürüklenebilir. Yavaş yavaş gidersiniz böyle. Hava alanlarında zaten market arabalarına benzer arabalar var onlarla da taşırsınız
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.08.26)
Ben yaptım ama havalanında, havalanından transfer aracına kadar. Havalanındaki bagaj arabaları ile kolay oluyor. Bagaj arabası olmasa bile düz zeminde nispeten kolay ama kaldırım , merdiven in çık falan varsa zorlayabilir.
0
inheritance
(06.08.26)
(3)

O kulaklık mı bu kulaklık mı?

kizil karga
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?*Kafaüstü olmalı.
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?

*Kafaüstü olmalı.
0
kizil karga
(04.08.26)
Valla ben Bose Quiet Comfort kullanıyorum, noise cancellation özelliği ve kullanım konforu çok iyi. Herhalde 7-8 sene olmuştur. Kendi adıma dizi izlerken, müzik dinlerken çok memnunum.

Öte yandan bir arkadaşım tam bu model, Sony WH-1000XM6 kullanıyor. Dünyanın en iyi kulaklığı olduğunu iddia ediyor. Ses konusunda takıntılı derecede ilgili birisiyle konuştum (adam kendi ses odasını filan tasarlamış birisi, en en en ince detaya kadar bizzat yapmış. 2-3 yılını almış), en iyi kulaklığı ve ardından Bose'i sordum. Hemen Sony dedi, Bose için de "Bizim camiada Bose için Buy Other Sound Equipment" diye bir laf söyleriz diye belirtti. Seçim sizin.
+2
burka
(04.08.26)
Bose NC700 kullanıyorum ve kesinlikle Sony derim.
+1
kimlanbu
(05.08.26)
bose QCU kullanıyorum; çok memnun olduğumdan şimdi kulak içi olanına da bakıyorum. sony'i hiç kullanmadığımdan bilemiyorum ama.
not: bu arada mümkünse, yurtdışından ürün getiren kişilere kore'den getirtmeye çalışın. burada 20 bin lira iken 12'ye almıştım ben.
+1
lil siztah
(05.08.26)
(7)

Sıfır Araç PPF Kaplama Hakkında Genel Soru

tek lider tercan
Herkese Merhaba,Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir? - Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?- İlla yapıla
Herkese Merhaba,

Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir?

- Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?
- İlla yapılacaksa öneriniz nedir? Bayiden mi yapmak yoksa dışarıdan mı yapmak?
- Tabii bir de bu PPF'e ait farklı seçenekler sunuyorlar. Sunmasalar olmaz zaten :) Siz hangi tür ve özelliği önerirsiniz?

Şimdiden teşekkürler...
0
tek lider tercan
(03.08.26)
yaptırma para tuzağı. bi yeri zarar görürse yenilemeye ayrı para verceksin.

satarken ayrı sıkıntı. 3-5 sene sonra çıkarttırmak istersen boyayı sökme ihtimali var o ayrı sıkıntı.

şimdi 100 bin tlyi kenara koysan arabaya 5 yılda o kadar boya hasarı vermen mümkün değil.
0
jelly bear
(03.08.26)
Benim araba bold paket yani kaput ve tavan siyah gerisi seçtiğim renkte. Ben aldığım bayide yaptırmıştım onların fiyatı çok iyiydi. Ordan bi teklif aldınız mı? Bi de bold kısma ppf, geri kalanına seramik kaplama teklif ettiler bende, öyle yaptırdım. Belki öyle bir şey de yapabilirsiniz, seramik kaplama iş görür aslında
0
mor oje
(03.08.26)
O paraya arabayı baştan boyatırım. Bayiden yapılanlar her seferinde çöp oluyor milyon tane video izledim, bayiler en dandiğini yaptırıyor. Üstüne boyaya falçata ile zarar veriyorlar.

En kralını yaptırsan da bir kaç senede bir yenilenmesi lazım, plotter'da kesim yapıp kaliteli ppf kullanıyorlar, araç boyasına falçata ile zarar vermiyorlar ama gene de "ekran koruyucusuna" 100k para gömmek çok mantıklı bir iş değil.
0
kimlanbu
(03.08.26)
5 yaşında, PPF ile boyası korunmuş bir araç ile yine 5 yaşında PPF hiç uygulanmamış bir araç arasında 90 bin TL fiyat farkı olmaz. PPF kaplı iken kaza yaptın, kaputun değişmesini önleyecek bir koruma falan olsa anlarım da, 5 yılda boya zaten kolay kolay zarar görmez. Ben araç bakarken "aman ppf ile boyası korunmuş olsun" diye asla düşünmezdim açıkçası. Eski Opel'lerde olduğu gibi güneş yanığı gibi bir sorunu yoksa boyasının korunmuş olması anlamsız. Artık yeni araçlarda zaten Opel'in 20 yıl önceki kronik sorunu olmuyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Yaptırma sakın, senin gibi hevesle yaptırmıştım. Dünyanın en salakça şeylerinden biri. Yıkatması ayrı dert, kenardan açılır, baloncuk atar. Satarken söktürtelim, öyle ekspertize gidelim derler. Pazarlama yalanlarına inanma, yaptıranlar da yiğitliğe bir şey sürdürmemek için şöyle iyi böyle koruyor anlatırlar.
0
adivar
(03.08.26)
Bayiden yaptırma. Studio feynlab öneririm imstagram'a bak. Titiz çalışıyorlar
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
yaptirdim pismanim bir daha yaptirmam gereksiz masraf ve daha da masrafa sokuyor insani
0
tahtakafa
(04.08.26)
(7)

Günlük ev temizleme kaç lira?

sutekanop
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
Ortalama bir kadın ortalama bir evi gelse temizlese tüm gün… ortalama fiyatlar nasıl? Nerden olduğunuzunu da yanına ilave edin lütfen ? Ona göre piyasayı anlamaya çalışacağım. Teşekkürler.
0
sutekanop
(03.08.26)
4-6 bin tl
zorlasan yerine göre 3e de bulabilirsin sanırım
+1
jelly bear
(03.08.26)
Temizlikçi piyasasında ortalama kelimesi kullanılmıyor. Şehir, semt, oda sayısı, cam silme dahil mi ve hayvan var mı hususları kullanılıyor.
0
Mirket
(03.08.26)
İstanbul- Bahçelievler 3-3,5 bin lira

3+1 ev
0
hakmut
(03.08.26)
Bostancı 3+1
4.000 TL veriyoruz ama gelen kişi aileden biri gibi artık 10 sene oldu
0
devilone
(03.08.26)
uzun yıllardır gelen biri, aileden oldu artık; 4.000 civarı veriyoruz
0
sweetoffice
(03.08.26)
3+1 4500 veriyorum. beylikdüzü ama o çok buyuk olan evlerden değiliz. gelen kişi özbek
0
eja
(03.08.26)
İstanbul anadolu 3+1 dubleks 4000tl
0
kimlanbu
(03.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(3)

Keskin naneli diş macunu tavsiyesi

AWD
İstiyorum ki o kadar yoğun naneli olsun ki ferahlığı kulaklarımdan pöykürsün. Yaz geldiği için mentollü naneli şampuan kullanıyorum. Diş macununun da müthiş ferahlatmasını istiyorum ancak sıradan diş macunlarının ya aroması hafif ya da çok tatlı şekerli bir nane aroması var. Yoğun naneli veya mentol
İstiyorum ki o kadar yoğun naneli olsun ki ferahlığı kulaklarımdan pöykürsün. Yaz geldiği için mentollü naneli şampuan kullanıyorum. Diş macununun da müthiş ferahlatmasını istiyorum ancak sıradan diş macunlarının ya aroması hafif ya da çok tatlı şekerli bir nane aroması var.
Yoğun naneli veya mentollü, gerçekten piyasadaki en ferahlatıcı macunu arıyorum
0
AWD
(30.07.26)
Bir süredir kullanmadım ama "Sensodyne ferah nefes" o etkiyi veriyordu
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.07.26)
Marvis, yeşil paketli olan.
www.akakce.com
+1
arenas
(31.07.26)
Diş fırçaladıktan sonra Listerine Cool Mint gargara kullanın, gözünüzden yaş getirir :)
0
kimlanbu
(31.07.26)
(8)

Uzun ilişkiden sonra ne yapılıyordu?

msb
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.Ne yapsam iyi gelir?
O kadar uzun zamandır ayrılık halleri yaşamıyorum ki ne yapılıyordu unutmuşum:) Yaklaşık 16 yıllık ilişki sonlanınca ne yapılır?

Yeni kapılar kısmı sorun değil ama canım da pek istemiyor açıkçası.

Ne yapsam iyi gelir?
0
msb
(28.07.26)
aktivite hobi falan. 16 yıllık ilişki fenaymış. kolay gelsin cidden. kendinle çok baş başa kalmamaya çalış.
+1
jelly bear
(28.07.26)
Yılmaz Erdoğan 'Yağdıkça' şiirinde

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk sipariş edildi yeniden

der.
0
Mirket
(28.07.26)
Hakan Taşıyan da Eskici adlı parçasında
eskiciye hitaben :
- onundu şu masa , şu kalem, kağıt...
ister sat istersen hayrına dağıt.. demişti

Uzun ilişkiyi yanlış tanımlıyoruz aslında.
Evlilik olmadan yaşanan uzun ilişki evliliğin içini boşaltmaktır .
Geçen günlere zamana üzülmek gerek.

Yine de evlilik için hazırsan kesin olarak başkasıyla yeni sayfa açmak için çok beklememek lazım .
Ama "onu unutmak için evlendim " diyenlerin hatasına düşmemelisin.
-1
diyecevaplandı
(28.07.26)
Geçmiş olsun en aşağı 3 sene iptalsin. Bunun ön kabulüyle yaşarsan daha kolay olur
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.07.26)
Önce kendinizle yeniden tanışın.
16 sene önceki siz değilsiniz artık, beraberlikte olduğunuz kişi de değilsiniz. Kendinize vakit ayırın, kendinizi yeniden tanımaya çalışın. Acı acıyı keser mantığıyla gidip bulacağınız bir ilişkide yüksek ihtimalle karşı tarafı mutsuz edersiniz. (bunu bilerek yapmazsınız tabii ancak kendiniz olamadan başlayan bir ilişkide bir süre sonra kişi karışıp dolaşıyor.)

Ben bunu çevremdeki boşanmış arkadaşlarıma da söylüyorum. Önce bir süre yalnız kalıp düzeninizi kurun. Yalnız kalmayı, "ben" olmayı hatırlayın ki karşınızdaki insana sağlıklı bir zihinle gidebilesiniz. (muhabiriniz 45 yaştan bildirdi.)
+2
strawberry first
(29.07.26)
Kendine zaman ayırmak. Bol bol spor. Sonra sosyal çevre geliştirme idmanları.
+2
gabe h coud
(29.07.26)
Öncelikle iş vakti dışında telefona bakmak, açmak zorunda değilsin, bunun rahatlığının tadını çıkarıyoruz ilk önce.

Ondan sonra buluşmanın sıkıntı olduğu arkadaşların hepsiyle tek tek görüşüyoruz.

Gitmenin yasak olduğu mekanlar varsa hepsini tek tek ziyaret ediyoruz.

Arkadaşlık uygulamalarından bir süre uzak kalıp kafamızı dinliyoruz.

Bu esnada bir muhasebe yapıyoruz, kim haklı, kim haksız, içimizde kalan bir şey varsa alkol vs olmadan bir güzel dökülüyoruz ki içimizde zerre bir şey kalmasın.

İçimizde bir şey kalmadığında yeni ciddi ilişkiye açık davranışlar sergiliyoruz.
+1
kimlanbu
(29.07.26)
4 hafta üst üste düzenli spora git, yürü, koş çiçek gibi olursun. aklın berraklaşır, mutluluk hormonu salgılar rahatlarsın.
+1
denizmaniaherif
(30.07.26)
(2)

Çamaşır makinesinden linkteki videodaki ses çıkıyorsa sorunu ne olabilir? Bu şekilde birkaç kez çalıştırsam kötü mü olur?

santimantal
Yoksa hemen servis mi çağırmalıyım?Sıkma aşamasında bu ses çıkıyor ve bazen kesiliyor.Kısa video:https://streamable.com/2038o2
Yoksa hemen servis mi çağırmalıyım?
Sıkma aşamasında bu ses çıkıyor ve bazen kesiliyor.

Kısa video:
streamable.com
0
santimantal
(26.07.26)
İşin uzmanı değilim ama amortisörler ömrünü doldurmuş gibi duruyor, Youtube'da aratabilirsiniz.
0
kimlanbu
(26.07.26)
Amorsitörler işini yapmadıgı için tambur ve kazan gövdeye vuruyor. Sizin yapabileceginiz bir konu degil servis çagırın
0
limonlu eksi
(27.07.26)
(9)

Akıllı priz saatlik açma kapama

plastic_angel
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
Akıllı prizi şu günlerde , saat 1-3 arası ve 5-7 arası çalış diyebiliyor muyum yoksa sadece aç kapa mı var ?
+1
plastic_angel
(26.07.26)
Yazılımına bağlı ama çoğunda vardır o özellik. Büyük ihtimalle hepsinde vardır.
0
orient blue
(26.07.26)
sadece aç kapa değil. cihazın her gün veya seçilen günlerde, örneğin 01:30'da açılıp 04:00'te kapanmasını, ardından sonraki başka bir saatte tekrar açılıp sonra yine kapanmasını tek seferde programlayabilirsiniz
0
krasnoya
(26.07.26)
Prizin marka modelini verirseniz daha kolay olur. Bendeki SmartLife appinde çalışan tüm prizler bunu yapıyor. Şimdi baktım eWeLink appine bağlı olanlarda da bu seçenek var. e.pcloud.link
0
Sattva
(26.07.26)
Tavsiye edeceğiniz marka var mı
+1
🌸plastic_angel
(26.07.26)
Akvaryumum için Tp Link Tapo wifi akıllı proz kullanıyorum, saydığınız özellikler var ve düzgün çalışıyor. Hybrone ürünlerinden uzak durun, reziller.
+1
kimlanbu
(26.07.26)
bende bundan var birkaç tane. www.amazon.com.tr
tuya üzerinden kullanıyorum kendi uygulaması da varmış ama tuya uyumluyken ek bi uygulama kurmaya gerek görmedim.

fiyatı rakiplerine göre uygun ben alırken daha da uygundu. schneider'a ait marka ve markanın alanı elektrik üzerine. satıcı resmi mağaza. en mantıklı seçenek bu gibi geldi o yüzden.
0
konetsu
(27.07.26)
akıllı prizlerin çoğunda bu özellik var zaten. uygulamasından zamanlama kurup şu saatte açılsın, şu saatte kapansın diyebiliyosun sadece almadan önce uygulamasında schedule ya da timer desteği var mı priz kaldıracağı watt değerine uygun mu ona bak. basit bir şey için telefonla uğraşmak istemezsen dijital zaman ayarlı priz de aynı işi görür.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
dersiniz
0
enteg
(27.07.26)
Bende Tapo marka var. Bunu su sebiline taktım kendi programıyla ayarladım hergün gece 1 ile sabah 6 arası enerjiyi kesiyor.
0
limonlu eksi
(27.07.26)
(4)

Eski telefondaki whatsapp mesajlarını okuyabilmek

kibritsuyu
Arkadaşlar telefonumu değiştireceğim. Whatsapp mesajlarım yedekleniyor, ama whatsapp'taki eski mesajları medyaları yeni telefona alıp doldurmak istemiyorum, sıfırdan tertemiz başlamak istiyorum.Lakin dönüp okumam ve ulaşmam gereken mesajlar var. Whatsapp iki ayrı telefonda aynı anda kullanılamıyor d
Arkadaşlar telefonumu değiştireceğim. Whatsapp mesajlarım yedekleniyor, ama whatsapp'taki eski mesajları medyaları yeni telefona alıp doldurmak istemiyorum, sıfırdan tertemiz başlamak istiyorum.

Lakin dönüp okumam ve ulaşmam gereken mesajlar var. Whatsapp iki ayrı telefonda aynı anda kullanılamıyor diye biliyorum.

Tamam kullanmayayım ama en azından açılır mı? Whatsapp'ı yeni telefondan kullanayım ama bakmak istediğim mesajlara da eski telefondan açıp bakayım. Oluyor mu öyle, whatsapp eski telefonda -kullanmadan- açılmaya devam ediyor mu, yoksa yeni telefonda kullanmaya başlayınca eski telefonda komple kapanıp ulaşılmaz mı oluyor?

Edit: telefonların ikisi de samsung. Android. Yedekleme google drive'a otomatik yapılıyor.
0
kibritsuyu
(23.07.26)
iphone'da iki farklı telefonda aynı whatsapp kullanılabiliyor, telefonların markası nedir ?
0
kimlanbu
(23.07.26)
hocam yazışmalar tek başına çok yer kaplamaz, sadece video/foto kısmı yer kaplar. o yüzden bence ikinci telefona full yedeketen alın, sonra 2. telefona gelen resimleri ve videoları bilgisayara yedekleyip silin.

wp'ı iki telefonda birden kullanmak mümkün. örneğin 2. telefona kurulumu yeni cihaz kurulumu olarak değil, mevcut cihaza ek cihazmış gibi kurma imkanınız var. 2. telefon bu durumda wp web gibi çalışıyor. eski yazışmaları/dosyaları özellikle almaya çalışmadığınız müddetçe gelmiyor yani.
0
shadowfollower
(23.07.26)
hocam
eğer whatsapp aşırı şişmişse ( benimki 60 gb a cıkmıştı )
whatsapp önce yedekle menüsünden
sonra
android-media-com.whatsapp tan whatsapp videos - images - documents
klasörlerini bir yere TAŞI ( kopyala demiyorum taşı diyorum )

eğer acil bir dosya vs. gerekirse
o evrağın olduğu tarihe bakarsın
bu taşıdıgın dosyalar tarih e göre sıralı oradan bulursun

eğer acil bir döküman gerekirse
resim gerekirse
o
0
kingcyrax
(23.07.26)
benim telefonumdaki whatsapp yedeği aşağı yukarı 15 senelik, yedeklemede görselleri kapatırsan çok ufak yer kaplıyor sadece.
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
(10)

Toyota CH-R Hibrit 2026 Model

elektr10
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
0
elektr10
(22.07.26)
Teknik detay bilmiyorum ama baktim simdi guzel gorunuyor. Eskisinde arka taraf bir garip duruyordu, hem de cok basikti sanirim arka koltuklar.
0
mbond
(22.07.26)
2025 modelini yurtdışında şirket aracı olarak kullanıyoruz, en uzun yolculuğum aynı gün içinde 14 saat civarıydı. Keyifli minik bir araç, içi ve bagajı geniş değil ama adaptif cruise kontrol, şerit takibi, kör nokta uyarısı, çarpışma engelleme gibi özellikleri ile uzun yol, sıkışık trafik farketmeden keyifle kullanılabilecek bir araç olmuş.
0
kimlanbu
(22.07.26)
Suv ve toyota kullanmayi seviyorsaniz alin. Sorunsuz zaten. Hybridse tadindan yenmez. Keyifle kullanirsiniz. Dediginiz gibi suv degil, adi suv. Arka kisim kucuk ve basik. Cogu b-suv modellerde oldugu gibi.

Ben suv da toyota da sevmem. Fakat kisisel bir durum tabi bu.
0
narod
(22.07.26)
Deneme sürüşü yaptım. Arabaya amortisör takmayı mı unutmuşlar. Yolda çakıl olsa hissedersin. Parası cebimdeydi. Üzülerek vazgeçtim.

Bir de arkadaki yolcular için hiç de eğlenceli olmaz. Arka pencere camlarında çok cimri davranmışlar.
0
Mirket
(22.07.26)
gayet güzel ama o paralara alınmaz. çünkü SUV değil, SUVcuk. ben de arabayı değiştireceğim ama araba almak çok zor. o kadar çok alternatif var ki optimumunu almak istiyorsun ve tercihler arasında çok kararsız kalıyor insan. DS4, İonic 5, Alfa Tonale ve BMW iX1. şimdilik bunlara indirgedim. umarım ağustos bitmeden aracı değiştireceğim :)
0
ending credits
(22.07.26)
arka görüş sıfıra yakın, arka koltuklar fiat panda ayarında.
0
orpheus
(22.07.26)
Bagaj ihtiyacı yoksa ve arkada kimse oturmayacaksa değerlendirilir
0
mirty
(22.07.26)
ioniq alırım o paralara
+1
gurur
(22.07.26)
Üstüne biraz daha çıkabiliyorsam sıfır formentor yoksa da ikinci el temiz formentor bakardım o paraya.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.07.26)
çok dar ve turbosuz bir araç ayrıca mtv'si 1.8 motor nedeniyle senelik 20k civarı
0
Murat1407
(29.07.26)
(5)

Samsonite

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
baska model kullaniyorum bunlari kullanmadim. ama baktim ilk ikisi polypropylene, sonuncusu polycarbonatemis. polyprop hafif oluyor ama pc kadar dayanikli degil. polycarbonate kullaniyorum ben ve tavsiye ederim. ama cok agir tasiyorsaniz polyprop da mantikli olabilir.
0
antikadimag
(16.07.26)
sizin kullandiginiz model hangisi acaba?
XXL modellerin bazi havayollarinda büyük fiye ekstra ücretlendirildigini de okudum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
Samsonite S'cure Spinner 82cm kullanıyorum. Eski serisi çok dayanıklı, yeni serisinde geniş yüzeyler yeterince kalın değil ama gene de 3 sene bana mısın demeden yüzlerce uçuşa dayandı.

Ben artık fermuarlı modellere bakmıyorum.
0
kimlanbu
(16.07.26)
samsonite c-lite modeli var; antikadimag yazınca baktım curv adında polypropylene olanlardanmış. ben memnunum başına bir şey gelmedi ancak büyük bir darbede kırılmasa da minik bir içe bükülme olabilir gibi hissediyorum. yine de hafiflik benim için daha önemli. özellikle büyük boy bavullarda en hafif şeyler konsa bile hemen 23kg oluyor.

XXL boy ise artık kullanmıyorum çünkü thy mayıstan itibaren en+boy+derinliği 158cmi geçen bavullardan ücret talep etmeye başladı. riske atıp denemedim.
0
eileengray
(18.07.26)
havayollari firmalarinda tekerler de ölcü icinde sayiliyor ama samsonite tekerleri saymiyormus. yani 81cm samsonite aslinda 86cm. hadi tekerleklere ragmen toplam ölcü 158 cm altinda kalsa bile bavulu doldurup zipper'i acip hidden gusset'i kullandigim an 158cm'i kesin gecerim. o sebeple XL almaya karar verdim. bir de pc alicam. iki kullanimda egilip bükülmesin.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
(26)

Şikayet Edilecek Durum Hk.

emcekare olmadi einstein olsun bari
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.
Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan güneşleniyorlar. Kız çocuğumuz var, henüz duruma uyanmadı. Onlar güneşlenirken ben çocuğumu alıp arka tarafta bulunan kendi havuzumuzda takılıyorum.
Şimdi ben 2 gün sonra gideceğim için sorun değil ama gitmeyebilirdim de.
Bu durumu şikayet etmeye kalksak bunun bir yeri var mı kanunda vesaire.
Siz olsanız ne yapardınız?
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.26)
Polisi arayın. TCK Md 225. Yapamazlar yani öyle.
-2
Mirket
(14.07.26)
İnsanın en özgür olduğu yer evidir. İster çıplak dolaşır, ister kara çarşafla gezer. Kız çcuğunuzu balkona çıkarmayın veya balkona perde çekin. Orta doğu ya gelip villa satın aldıkları için onları eleştirmek lazım aslında.
-6
HellKeePer
(14.07.26)
ev var ev var. alenen teşhircilik (225 vd) suçunu oluşturur. eğimli kot farkı olan bir alanda kendi arazinde de olsa suç gerçekleşir. evin balkonunda çıplak (çırıl) dolaşamazsın. hatta evin salonunda perdeleri açıp karşı komşuların göreceği şekilde de çıplak dolaşmak suçu oluşturur. arttırıyorum kendi aracında bile bu durum geçerlidir. eğer diğer kişiler özel bir çaba ekipman olmaksızın görebiliyorsa şikayet hakkını kullanabilirsiniz. yukarıdaki hinduyu dikkate almayın.
0
ground
(14.07.26)
Umarım şikayet edersiniz. Kolluk kuvvetleri evlerine gelir ve hızlı bir kararla evi satıp farklı bir ülkeye gitme kararı alırlar. 60 yaşından sonra da olsa istedikleri hayatı yaşayabilirler.
-1
authorize
(14.07.26)
Herkesin görebileceği yerde teşhirciliğe de özgürlük demeyelim lütfen. Onlarınki özgürlükse küçücük kız çocuğunun dede götü görmeden büyüme özgürlüğü yok mu?
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Ben onlarin vizyonuna koyayim zaten afedersiniz. Türkiye'de yatirim mi yapilir? Baksaniza kücük kiz cocugu varmis ama kücük erkek cocugu görse ok. Hemen sikayet edin de Mallorca'ya falan gitsinler. Bu yastan sonra ne isleri var Türkiye'de zaten. Milletin kurtulusu olursunuz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.26)
Çevrede diğer komşulardan bir nabız yoklaması yapın birlikte hareket edin.
İnsanın kendi arazisi de olsa görünen bir alanda ortalıkta dal .aşşak gezmemesi lazım .

Sahilde tatil yerlerinde güneşlenmek konusu bizde kimilerince fazla abartılıyor. Özellikle doğu'da tarım işçileri güneş altında çalışırken kararıyorlar.
Sahil yerlerinde güneşlenen ise asla yanmaz kararmaz sadece bronzlaşır(!)

@HellKeePer perde çekmek yetmez duvar örsünler istersen. o perdenin insana uygun olanını elbise şeklinde kendi üstlerine o yaşlıların çekmesi gerekmiyor mu?

Avrupa ülkelerinin birindeTV programında çocukların karşısına "yaşlılar çıplak olarak" çıkarılıyordu .
Buna da cinsel olumlama diyorlardı.
Medeniyet mi diyeceğiz buna ?
Yazdığına bakıyorum da o yayını hatırlattı.
+1
diyecevaplandı
(14.07.26)
burda lak lak yapanlara bakmayın .Kendi evlerinin içinde diledikleri gibi takılabilirler. ancak dışarıdan herkesin görebilecegi bir noktada çıplaklık teşhirciliktir. Buna laf eden guruhun bu durum kendi başına gelse o eve molotof atar ama başkasının başına gelse "ortadoouullu niye geliyler gitsınlar" der.
Burda italya Torino'da bile cezası var. İtalyan Ceza Kanunun 726. Maddesi (açık alanda edepsizlik/müstehcenlik) ve 527. Maddesi (teşhircilik) göre çok yüklü para cezaları var. Burda bir erkeğin tişörtsüz yani üstsüz dolaşması bile yasak. Türkiye de olunca niye sonuna kadar serbest?
+4
limonlu eksi
(14.07.26)
bu duyuru nasıl bir yer ya. cidden şaka gibi. %90'ı falan ağır cahil, üstüne bir bok bildiğini sanan ve türk düşmanı, fanatik solcu, fanatik lgbt militanı, gavat vb tipler. yorumlara bak amk. ula sığır, Avrupa'nın göbeğinde (bir düzine nudist göle ev sahipliği yapan) yerde bile bu kanuna göre ya suç ya kabahat.

Buna ilave TR'de komşuluk hukuku hükümlerine de aykırı durum.

site yönetimi aracılığıyla uyarıda bulunabilirsiniz, düzeltmezlerse kolluğu ararsınız.

olay hiçbir ekstra çaba, araç vs gerek olmadan çıplaklığın dışarıdan görülebilmesi. yoksa balkonu vardır komşunun görmediği, istediğini yapar. amk komşun kötü koku, yüksek ses yaysa sıkıntı, mangal yaksa kıyameti kopartırsın, bile isteye kamuya açık teşhircilik yaptığında nasıl tamam olsun?
+3
askingforafriend
(14.07.26)
Fatih ürek, Bülent ersoy, Vj bülent izleyerek büyüdük ama *bne olmadık.
Önce çocuklarınıza adam gibi aile eğitimi verin, 60lık dede götü görünce yoldan çıkmazlar merak etmeyin
-12
HellKeePer
(14.07.26)
ne kadar net görülebildiğine göre çok değişir bence. çıplak oldukları belli oluyor ama bi tarafları belli olmuyor olabilir. bu durumda ben rahatsız olmazdım sadece güneşleniyorlarsa. giyinik olup müstehcen hareketler yapsalar o sıkıntı mesela.
0
mezzosprite
(14.07.26)
@HellKeePer, sence konu sahibi kızı yoldan çıkar diye mi endişeli?

Yemin ediyorum idrak sıkıntısı yaşıyor bazı arkadaşlar ya.
+1
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
biri argüman olarak çocuğunu öne atıyorsa onu kale bile almamak lazım. çocuğu öne sürünce bir anda haklı duruma mı geçiyorsun?
çıplaklar değilde kara çarşaflı, sarıklı cüppeli tipler olunca yine aynı tepkiyi verecekmiydin? ama benim çocuğum var diyecek miydin?
sözde özgür ülke ama herkesin işine geldiğinde özgür.
ayrıca ne ara duyuruya bu kadar örümcek beyinliler doldu.
birde anadan üryan demiş kesin bikinilidir, bunlara göre zaten saçı görünen çıplak dolaşıyor demektir.
-4
my fault
(14.07.26)
Kimseyle tartışmaya girecek değilim arkadaşlar. Vermediğim detaylar, bilgiler üzerinden fikir yürütmeye çalışıp önyargılı olmak sizin tercihiniz.
Ben özellikle birilerini dikizlemiyorum. Oturduğum yerden, görüş alanimda olan bir noktada kimsenin taşaklarını görmek zorunda degilim. Anadan üryan dediysem Anadan üryan demek istemişimdir Sayın örümcek kafalı. Birazdan buraya fotoğraf da ekleyeceğim.
+4
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Bak bak.. Önce kızı için endileşeniyordu şimdi taşak görmek istemiyorum diyor :)

Sözlükteki entrylerini okudum, villa muhtemelen Antalya'da. Türkiye'nin en çok yabancı turist çeken şehrinde çıplaklık mağduriyeti yaşıyor molla. Antalya sokaklarına çıktığında taşak hariç her yeri görüyorsun, bu seni ve kızını rahatsız etmiyor mu?

Kabataş hikayesi çıkar buradan.
-9
HellKeePer
(14.07.26)
O kadar tartışacak motivasyona sahip degilim ki. İlk mesajımda zaten neyi merak ettiğimi zaten acikça yazmışım.
Herkese iyi gunler.
+5
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Özgürlükçü olmak ve düşük iq herhangi bir başlıkta bu kadar çok karıştırılmamıştı. Şikayet edin kimse kimsenin buruşuk mabadını görmek zorunda değil
+2
thesomberlain
(14.07.26)
Rahatsizligini niye komsuya bildirmiyorsun acaba?
0
osssy
(14.07.26)
osssy +1

insanlar konusa konusa da anlasabiliyorlar, bazen...
0
banach
(14.07.26)
Daha gidip konuşmamışsın bile, çocuğum var, gtün de sarkmış midemiz kaldırmıyor dersen kolay yoldan çözülür
0
kimlanbu
(14.07.26)
Site yöneticisiyim, bloklarımızdan birisinin 8. katındaki hanımefendi balkonda çıplak geziyordu ve karşı siteden arandık, kat malikine polisi arayacağımızı söyledik ve iş bitti. Önce iletişim kurmak iyi olabilir.


Ek olarak; adamın evinin önünde çıplak gezenler var ve bizim duyurunun sapıkları bunu normalleştirip adamı eleştiriyor:)
+2
en bi orijinal
(14.07.26)
Onun sebebi romantizm.
Vize külfeti olmadan Avrupalı organı görmek cazip geliyor olmalı insanlara, Orası bir şantiye misafirhanesi olsaydı ve olayın kahramanları döşü, gobeği gıllı karayağız yurdum amelesi olsaydı cevaplardaki özgürlük savunuculuğu bu dozda olmazdı.
+2
Mirket
(14.07.26)
İlgili kisiler yabancı. Ben tatil için buradayım.
Kendimce önlemler alıp idare ettim zaten 1 haftadır. 2 gün sonra ise buradan ayrılacağım. Gidip konuşup dertsiz başıma dert alamam. Aslında ev sahibine de yazdim durumu ama sonra aman ya banane deyip sildim. Fotoğraf da eklemiştim ama konum belli olsun istemediğim için sildim. Aramızda en fazla 20-30 metre falan var ve adam ile kadın ıssız adada bir tek kendileri varmış gibi davranıyorlar. İlk günlerde buraya yazmış olsaydım belki üzerine düşer iletişim kurmaya çalışırdım ama şimdi o motivasyonum yok.
-2
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
2 gün sonra binadan gideceksin açtığın konuya bak.. psikolog atın şu mollaya
-1
HellKeePer
(15.07.26)
Sen bu konuyu neden bu kadar içselleştirdin onu anlayamadım. Konuyu bağlamından koparıp kedince farklı yerlere çekip hiç tanımadığın beni yine kendi sınırlı argümanlarınla eleştirmeye çalışıyorsun. Örümcek beyinli, molla gibi söylemlerle kendince aşağılamya çalışıyorsun. tanımadığı kişiler hakkında bu kadar ön yargı ile hareket eden sensin ve bu sebeple senin ihtiyacın olduğunu düşünüyorum psikolojik yardım almaya.
gidersin gitmezsin beni ilgilendirmez ama çevrendeki insanların iyiliği için bir adım atabilirsin.
+1
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.07.26)
Algı yaratmaya çalışıyorsun , imha ediyorum.
0
HellKeePer
(17.07.26)
(17)

Tuvaletten çıkınca ellerinizi yıkıyor musunuz?

deniz kiyisi ve papatyalar
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen
Dikkat ettiniz mi bilmiyorum, umumi helalarda insanlar ellerini yıkamıyor. Pisuvarı kullananlar da öyle, kabine girenler de. Eskiden böyle değildi sanki. Bu son birkaç yıldır çok fazla seyahat edince dikkatimi çekti. Bunlara bir şey de olmuyor belli ki. O zaman biz niye yıkıyoruz ellerimizi? Hijyen dedikleri şey bir efsaneden mi ibaret yoksa?
+1
deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Götünü yıkamayanı anlarım da elini yıkamayan yavşaktır.
+1
mikahakkinen
(11.07.26)
Her zaman, yanımda dezenfektan bulundururum. Bazı lavabolar bok gibi oluyor, o zaman yıkamam. Ama sonrasında lavabo bulur yıkarım.
-1
Kahvedesu
(11.07.26)
Ellerimi mutlaka yıkarım.

Covid zamaninda birisi doktora sormuş," hocam anladık bu maskeyi uzun süre takacağız ama elimizi yıkama işi nasıl olacak, o da mı daha devam edecek" diye. Ona çok gülmüştüm 😂
+3
rock n roll
(11.07.26)
Milleti böyle göre göre kimseyle tokalaşmaz oldum. Uzakta duruyorum ki kimse el uzatmasın.
0
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(11.07.26)
Ben tuvalete girerken de ellerimi yıkıyorum. Hatta 1-2 saat aralığında tuvalete girmemiş olsam sadece masa başında çalışıyor olsam da mola verdiğimde ellerimi yıkıyorum.
+1
Jazz
(11.07.26)
Hem öncesinde hem sonrasında yıkarım. El yıkamayan erkekten tiksinirim, şeyine dokunup yıkamaması çok tiksindirici
+1
gadlemler
(11.07.26)
Her zaman her koşulda yıkarım. Yanımda bir şişe suyla ıssız adada kalsam içmek yerine elimi yıkarım o derece nefret edelim pis elden.
0
yenibirgüzelnick
(11.07.26)
Sık seyehat ediyorum ve dünyanın dört bir yanında varlar. Çok görüyorum, belli ırkların elini sıkarken bile öğüresim geliyor.
0
kimlanbu
(11.07.26)
Bazen zorunluluktan aşırı bakımsız pis tuvalete girersin de musluğun vanasına bile dokunmadan kendini dışarı atmak istersin, öyle bir tuvalete denk gelmediysem evet yıkarım
0
grimavi
(11.07.26)
Kesinlikle. Hatta lavabo iyi değilse/sabun yoksa tuvaleti kullanmam bile.

Çoğu yerde zaten doğru düzgün peçete bile olmuyor. Bu yüzden tuvalete giderken muhakkak yanıma bi paket cep mendil dr atarım. Kriz anları için yanımda kolonya ve cep ıslak mendil de daima vardır. Tuvalet kapısınıda elimi kuruladığım peçete ile açarım asla dokunmam.

El yıkamayandan ziyade, yalandan yıkayana çok şahit oluyorum. Sabun bile kullanmadan 2-3 saniye suya tutuyorlar sadece.
-1
substituent
(11.07.26)
tabii ki yıkarım. umumi tuvaletleri de yani avm tuvaletlerini falan da zorda kalmadıkça kullanmam. ayrıca işe vardığımda yıkarım, eve vardığımda yıkarım falan...

yıkamayanlar var ne yazık ki ve o yıkamayanlardan yemek yediğimiz çok olmuştur kafelerde, restoranlarda.

insanlar gerçekten pis.
+1
art cat chocolate
(12.07.26)
Türk milleti yine dünyada en çok yıkayanlardan. Buna rağmen dışarıda pisuvarda falan işerken direkt giden veya elini şöyle bi suya tutan giden çok gördüm. (ben hep yıkarım)
0
nhk ni youkosu
(12.07.26)
Mutlaka, her zaman, her koşulda sabunla yıkarım.
Biz küçükken bir kamu spotu vardı trt'de:
(bkz: suya sabuna dokunun)
Bizim nesle travmatik ama çok başarılı bir şekilde aşılamıştı bu alışkanlığı...
+1
yadigar
(12.07.26)
Umumi var umumi var. Otomatik musluklu otomatik sabunu olan bir yer ise yıkarım. Ancak sadece küçük tuvaletimi yaptıysam -ki dışarıda büyük yapamam- ve ortalığı pislik götürüyorsa o musluğu bir yerleri elleyeceğime benimkini ellemeyi sonra arabaya gidince elimi kolonya ile yıkamayı tercih ederim.
0
denizgonen
(12.07.26)
Elini yikamayanlar selamimi sabahini keserim o derece!
+1
hlt1985
(12.07.26)
@denizgonen
O musluğu bir yerleri peçeteyle elliyoruz biz.
+1
yadigar
(12.07.26)
valla bizim yüksek lisansta profesörün bile el yıkamadığını görmüştüm pisuvardan sonra. gerçi onların odasında lavabo vardı ama kapıya falan sonuçta o şekilde dokunmuştu.
0
high hopes of the sozluk
(13.07.26)
(1)

youtube premium aynı evde değilsiniz uyarısı

televole0
bugün böyle bir mail gelmiş. "aile üyeleriyle aynı evde değilsiniz. aboneliğiniz 14 gün sonra askıya alınabilir." diyor. linke tıklayınca "aynı evdeyim" diye bir seçenek çıkıyor ama böyle bir mail gelen oldu mu? gerçekten askıya mı alıyor üyeliği?
bugün böyle bir mail gelmiş. "aile üyeleriyle aynı evde değilsiniz. aboneliğiniz 14 gün sonra askıya alınabilir." diyor. linke tıklayınca "aynı evdeyim" diye bir seçenek çıkıyor ama böyle bir mail gelen oldu mu? gerçekten askıya mı alıyor üyeliği?
-6
televole0
(10.07.26)
Netflix yapıyor bunu ama Youtube ile limitleri çok zorladım en fazla yurtdışındayken "bazı premium özellikleriniz bu ülkede kullanılamaz" diye uyarı veriyor.

annem, eşim, ben, tv, arkadaşım şeklinde üyelikler ve annem başka şehirde
0
kimlanbu
(11.07.26)
(1)

Uber eats olumsuz yorum deneyimleriniz

covered
Saat 14:00 gibi verdiğim sipariş eksik geldi, ben de zaman kaybetmeden olumsuz yorum yazdım, yazar yazmaz restaurant şu an hizmet vermiyor ibaresi göründü ve yorumum yer almadı. Bir saat sonra tekrar baktım restaurant açık görünüyor, yine olumsuz yorum yazdım, anında tekrar restaurant hizmet veremiy
Saat 14:00 gibi verdiğim sipariş eksik geldi, ben de zaman kaybetmeden olumsuz yorum yazdım, yazar yazmaz restaurant şu an hizmet vermiyor ibaresi göründü ve yorumum yer almadı. Bir saat sonra tekrar baktım restaurant açık görünüyor, yine olumsuz yorum yazdım, anında tekrar restaurant hizmet veremiyor ibaresi çıktı ve yine yorumum kayboldu.
Bu, olumsuz yorumları bertaraf etmek için yapılmış bir düzenek mi, bu duruma denk gelen var mı.
0
covered
(09.07.26)
Denk gelmedim hiç müşteri hizmetlerini aramak lazım
+1
kimlanbu
(09.07.26)
(12)

Alışveriş yapmayana poşet satmayan mağaza haklı mı?

ya ben lan neyse
şu her şeyden satan mağazalardan birine gittim. hırdavat, züccaciye falan satıyordu. ücreti mukabilinde poşet istedim, "alışveriş yapmayana vermiyoruz." dedi. 1 tane çakmak aldım. bu defa da 2 taneden fazla vermedi.4 poşet lazımdı. ben poşetleri de satılan ürün kabilinden düşündüm.mağaza ya da marke
şu her şeyden satan mağazalardan birine gittim. hırdavat, züccaciye falan satıyordu. ücreti mukabilinde poşet istedim, "alışveriş yapmayana vermiyoruz." dedi. 1 tane çakmak aldım. bu defa da 2 taneden fazla vermedi.

4 poşet lazımdı. ben poşetleri de satılan ürün kabilinden düşündüm.

mağaza ya da marketlerin poşetten yeterli kar etmediğini tahmin ediyorum ama 10 yılda 1 lazım olunca nereden alayım 4 poşeti?

şikayet mi edeyim ne yapayım? en son 15 sene önce bir şeyi şikayet etmiştim.
0
ya ben lan neyse
(08.07.26)
Kim haklı konusundan bağımsız olarak marketlerde satılan en küçük boy poşetler işinizi görmez miydi? Artanı evinizde kullanırdınız; daha hesaplı olurdu.
0
auroraaurora
(08.07.26)
Bir daha gitmezsiniz, işgüzarlık etmiş, 50 tane isteseniz tamam da 4 poşet vermeyen esnafım demesin kendisine.
+4
kimlanbu
(08.07.26)
kimlanbu +1
Sürekli birileri gelip poşet istemiyordur herhalde, ihtiyacı olan biri gelmiş parasıyla almayı teklif etmiş 4 poşeti verirsin para da istemezsin ne olacak ya.
Böyle iki kuruşluk şeylerin lafını yapan ve özel olarak, bile isteye gıcıklık yapan insanlara sinir oluyorum, batar umarım.

Şikayet edilecek bir durum yok bence adam dükkanındaki şeyi parasıyla da olsa vermek istememiş ne diyebilirsin ki belki sayfası varsa yorum yazılır kabalığı anlatılır vs. Şikayetten bir şey çıkacağını sanmam.
+1
mutekebbir
(08.07.26)
sana ters biri denk gelmiş.
bir kere benim önümdeki biri parasıyla 5-6 poşet almıştı.
ayrıca poşetten yeterli kar edememe diye bir şey yok.
-1
duyuruuser
(08.07.26)
hocam bu poşetlerin ücretinin büyük bir kısmı çevre ve şehircilik bakanlığına gidiyor. poşetin üretim maliyeti de düşünüldüğünde çoğu market, aslında sattığı poşetten zarar ediyor. bu yüzden de bazı marketler alışveriş yapmayan müşteriye poşet satışı yapmama veya sınırlı satış yönünde karar almış olabilir, sonuçta kapitalist düzende kimse durduk yere zarar etmek istemez.

normalde bir işletme, satışa sunduğu ürünü satmaktan imtina edemez, ticaret kanununa göre yasak bu durum. ancak market poşetinin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmalı bir konu, zira bu poşetler normal şartlarda tek başına satışa sunulmuş ürün değiller. bu yüzden şikayet etseniz de bir şey çıkmama olasılığı yüksek.
+1
shadowfollower
(08.07.26)
sen akilli bir arkadasa benziyorsun.

posetlerin onlara maaliyete senin satin alis fiyatindan daha yüksek.
dükkandan poset alsaydin keske.

sikayet falan demissin dflkg neyi sikayet edeceksin. sanki raftaki bir ürünü sana satmamis.
-1
Purple life
(08.07.26)
cry baby :)
-1
Purple life
(08.07.26)
markette cöp posetleri rafinda bir sürü poset cesitleri satiliyor cry baby. para verip onlardan alabilirsin. biri sana hayir dedi diye de sinirden kudurmazsin.
0
Purple life
(08.07.26)
Purple life
(08.07.26)
eksisozluk.com

Lego magazaları mesela alışveriş yapmazsan vermiyor. Lego'nun orijinal ürününü internetten aldıgından poşet gelmiyor bunu gidip lego bayisinden poşet istedigimde ücreti ile bile vermiyorlar.
0
liberal
(08.07.26)
bu arada hukuki olarak mağazalar size ürün satmak zorunda değil. Sadece ırk/din/milliyet ayrımcılığı yapamaz. Sen x ülkesindensin sana satmıyorum demek suçtur, ama senin tavırlarını beğenmedim sana satmıyorum, tamamiyle geçerli bahanedir.

Şikayet etseniz neye dayanarak edeceksiniz, hani...

Sözleşme Yapma Özgürlüğü her iki taraf için de geçerli.

Ama Sözleşme Yapma Zorunluluğu da var. Her sektör için geçerli değil bu tabii. Toplu taşıma/elektrik su gibi hizmetlerde özgürlük yok. onun dışında market size satış yapmamayı seçebilir.

bu durum çok flu olabiliyor tabii, ayrımcılık kısmına kolayca girebilir. Ama market genel olarak kimseye poşet satmıyorsa bir şey çıkabileceğini zannetmiyorum.

edit: @shadowfollower uyardı, kanunda dediklerimin tersi olan maddeler varmış. Belki tüketiciyi korumak adına daha özel kanundur. aşağıda @ground da durumu açıklamış.
0
substituent
(09.07.26)
substiye cevaben. mağaza satış yapmak zorundadır. hukuki adı "icap/kabul" olarak geçer. mağaza, reyona ürün koymakla icap yapmış olur, müşteri o ürünü alıp kasaya gelirse bu bir kabuldür ve mağaza satmamazlık edemez. mahkeme kararı ile bile satın alabilir artık. ancak soruda başka bir şey var. poşet teknik olarak bir ürün değil. alınan bedel de satış bedeli değil. bu nedenle ürün satın almayan bir müşteriye poşet verip vermemek mağazanın inisiyatifinde diye düşünüyorum.
+1
ground
(09.07.26)
(6)

Bayiler arası buzdolabı fiyat farkı

nathanieltroy
Selamlar, marka ismi verebilir miyim bilmiyorum ama Türkiye’nin en ünlü beyaz eşya markalarından birinde kendi sitesinde 48.000 TL olan ürün, 35.000, 40.000, 45.000 gibi farklı fiyatlara satılıyor. Revizyonlu veya teşhir ürün değil diyorlar. Hatta bir satıcı bir online alışveriş sitesinde 40.000’e s
Selamlar, marka ismi verebilir miyim bilmiyorum ama Türkiye’nin en ünlü beyaz eşya markalarından birinde kendi sitesinde 48.000 TL olan ürün, 35.000, 40.000, 45.000 gibi farklı fiyatlara satılıyor. Revizyonlu veya teşhir ürün değil diyorlar. Hatta bir satıcı bir online alışveriş sitesinde 40.000’e sattığı aynı ürünü başka bir sitede 35.000’e satıyor. Bu fiyat farklarının nedeni ne? Yetkili bayi olarak görünüyorlar bu arada, markanın sitesinden kontrol ettim.
+1
nathanieltroy
(07.07.26)
Kendi karı + aracıların karı eklendiği için duruma göre farklı fiyat verebiliyorlar. Sürüm yüksekse karından kısabilir. Normal.
+1
orient blue
(07.07.26)
türkiyede satılan ürünlerin çoğu zaten yetkili servis garantili. bu konuda bir sıkınt yok. böyle çok ucuza ürün almışlığım var. hiç sorun yaşamadım. yani ellerindeki stok durumu, mağazanın bulunduğa ile göre konumu ya da ucuza temin etme durumlarından kaynaklanabiliyor.
0
Rondak
(07.07.26)
Mağaza ya gidip internette bu fiyat, daha ucuz dediğimde aldığım cevaplar :

1) Tamam abi o fiyattan yardımcı oluruz
2) Teşhir, defolu veya iade ürün satıyorlar
3) İnternetten alın o zaman

Genellikle bayiden bayiye bile değiştiği için gidip internet fiyatına veya yakın fiyattan bayileri tek tek araştırıp almayı tercih ediyorum.
0
kimlanbu
(08.07.26)
trendyol %20 komisyon alıyordur, hepsiburada %10 komisyon alıyordur. adamlar da komisyonu fiyatlarına yansıtıyorlar, ceplerinden verecek halleri yok.

markaların kendi websitelerinde rakamlar hep biraz yüksek oluyor.
0
co2s2
(08.07.26)
Gönül rahatlığıyla en ucuzunu alabilirsiniz. Türkiye'de ticaret böyle maalesef. Bir de kural uydurmuşlar "yerine koyamayacağın fiyata satamazsın" diye.

Adam 3 yıl önce almış koymuş ürünü deposuna. Şimdi güncel fiyattan satıyor. Onları zaten 10 bine almış. Bakıyor bugünkü fiyatına. 45 bin ise o da 40'a satmaya çalışıyor. Satmıyorsa 35'e iniyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.07.26)
arçelik'in sitesinde 50bin olan makine, internette 37-40bin.

burada önemli nokta satıcının arçelik bayisi olması. ismini araştırın google'da eğer yetkili bayi ise düşünmeden alın. Siparişler yüzde 90 fabrikadan geliyor zaten, servis getirip kurulumunu yapıyor.

spotçu falansa ya da alakasız bir şirket ve al sat yapıyorsa bunlardan almıyorum.
0
brkylmz
(09.07.26)
(10)

Şoför Nebahatler kolum çok ağrıyor önerilerinize ihtiyacım var.

a perfect lie
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim. 2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım) Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum. Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye
Sorum kadınlara çünkü belki erkeklerde böyle olmuyordur. Olanlar varsa onların da önerilerini alabilirim.

2 saatten uzun yolculuklarda yalnızca sağ kolum çok ağrıyor. (Sağlak insanım)
Omzumdan düşecekmiş gibi ağrıyor. Yani bazen mecbur kalıp duruyorum.
Siz uzun yolculuklarda elinizi kolunuzu nereye nasıl koyuyorsunuz?

Ben bazen sol elimle tutup sol kolumu dızıme dayıyorum sağ elimi de bacağımın altına sıkıştırıyorum ama hızlı gidiyorsam bu olmuyor tabii.

Koltuğum mu çok aşağıda, direksiyonum mu çok yukarda. Bence bunlar ideal yerlerde ama belki de değil. Ne yapayım. Yoksa bunlardan bağımsız kolumun mu bi problemi var.

araç subaru xv otomatik bilmem fark eder mi.
-1
a perfect lie
(07.07.26)
"Subaru XV Kol Dayama / Kolçak Yükseltici" şeklinde bir arama yaparak uygun ürünü alın ve kullanın. Sürüş esnasında kolunuz bu aparatla yüksekte kalırsa bu ağrılar kaybolur.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.07.26)
Uzun mesafede kol ağrıtıyorsa arabayı bir rot balanstan geçirmek lazım. Tabi önce lastikler ne durumda ona bakmak gerek. Sağ sol lastikler aynı mı, aşınmaları eşit mi, hava basınçları eşit mi ve mevsime uygun mu, ona bakmak lazım.
Kazalı bir arabaysa şasede ya da kaportayı oturtmada bir yamukluk varsa da lastiğe falan bile bakmaya gerek yok, araba bi tarafa asılıyodur, sen yoldan çıkmasın diye farkına varmadan öbür tarafa çekiştirmekten kol kası yaparsın.

Denemeyi de şöyle yapabilirsin. Düz olduğundan emin olduğun bir yol bul. Trafiği de az olsun. Yollar genelde su tutmasın diye balık sırtıdır ve sağa doğru eğimlidir. Öyle bir yol olmamasına dikkat et. Hızlanıp direksiyonu bıraktığında düz gitmeyip hep bir yana ve ağrıyan kolunun aksi istikametine doğru gidiyorsa, o zaman ilk paragrafta söylediğim bir sorun var demektir.
+1
Mirket
(07.07.26)
Fark etmeden direksiyonu çok sıkıyor olabilir misiniz?
Ben de aynı sorunu yaşıyorum. Hızım arttıkça sanki direksiyonu daha sıkı tutmam gerekiyormuş gibi hissediyorum arabaya hakimiyetimi artırmak için. İki kolum da ağrıyor uzun yolculuk sonrası. Normal kısa süreli kullanımlarımda böyle bir sıkıntım yok.
Siz de duruşunuzdan mı tutuşunuzdan mı olduğunu bir gözlemleyebilirsiniz.
+2
umutt
(07.07.26)
Araç kendi servisinde bir ay önce bakıma gitmişti, lastikler yaz lastiği ve bir yıl oldu daha alalı, kaza filan gibi şeyler olmadı, bunlardan olabileceğini de hiç düşünmemiştim bu arada ama her zaman için aklımda olsun teşekkür ederim,
Testi de yapacağım mutlaka
+1
🌸a perfect lie
(07.07.26)
direksiyon derinliği, yüksekliği (ayarlanabiliyorsa)
sürüş pozisyonunuz
koltuğun yüksekliği ve ileri / geride olması
direksiyon döndürürken kolu ağrıtabiliyor.
sürüş pozisyonunuzun düzgün olduğundan emin olun.
sonra mirketin dediğinden devam.
+1
rain when i die
(08.07.26)
Sürücü kadınsa muhtemel problemler:

1) Direksiyon yükseklik ve derinlik ayarı yapılmamış

2) Koltuk çok yakın ve sürüş pozisyonu uygun değil

3) Kol dayama hatalı sürüş pozisyonu yüzünden çok geride kalmış ve kol devamlı direksiyonda

Uzun yolda devamlı 9:15 pozisyonunda, koltuk ön cama dayanmış şekilde araba kullanırsanız en kral şoför bile acı çeker.

Ben aracın rot balansında bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum, hem titreşimi farketmemek imkansız hem de aracı bırakırsanız bir tarafa doğru gitme eğiliminde olur, bunu da farketmemek imkansız. Zaten düz yolda bile ip gibi gidemezsiniz. devamlı ufak duzeltmeler yapmak gerekli.
+2
kimlanbu
(08.07.26)
Aslında surecegim zaman en aşağı indiriyorum direksiyonu. Koltuğun ileri geri ayarıni da yapıyorum ama bence dirsek dayama uzakta evet. Bu hareket ediyor mu acaba, buraya kolumu koyamiyor olmamı da düşünmemiştim,
Boyum mu yetmiyor nedir 😅 inince bir kurcalayacagim bunu da, teşekkürler
0
🌸a perfect lie
(08.07.26)
xv'de kol dayama ileri geri aşağı yukarı hareket etmiyor ne yazık ki. ben sol kolumu cam eşiğine koyup sol elimle saat 9 gibi bir yerden tutuyorum. kol dayama yerinin önündeki bardaklığa da 1.5 litrelik su şişesi koyuyorum, sağ kolumu da ona dayıyorum.
+1
co2s2
(08.07.26)
Direksiyon sadece aşağı yukarı hareket etmez, kendinize doğru çekerseniz size doğru da hareket eder bilginiz olsun.
+1
kimlanbu
(08.07.26)
Torasik outlet sendromuna bağlı kol ağrısı olabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne muayene olmanızı öneririm
0
Solaris1
(08.07.26)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(5)

saw otopark

deartheodosia
1 gece güncel ne kadar bilen var mı? 1 haftalık park için indirim yapan bi uygulama vs var mı? alternatif öneriler var mı, sabah uçuşum var taksi mi mantıklı olur avrupa yakasından arabayı bırakmak mı :/
1 gece güncel ne kadar bilen var mı? 1 haftalık park için indirim yapan bi uygulama vs var mı? alternatif öneriler var mı, sabah uçuşum var taksi mi mantıklı olur avrupa yakasından arabayı bırakmak mı :/
0
deartheodosia
(02.07.26)
sabihanın dışında ibb, pendik belediyesi ve bir kaç özel otopark var. servisle 15dkda bir terminale götürüp getiriyor. belediyeninki günlük 300 liraydı en son. sabihanın kendi otoparkında ilk 1 saat mi ne 250 lira. cuma ctesi sabaha kadar da metro var tarih ve saat uyarsa güzergahta bir yere koyup onunla da geçilebilir.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.07.26)
inheritance
(02.07.26)
Günlük ücret doğru ama 24 saati 1dk bile geçsen +250tl ile başlayıp üzerine eklenmeye devam ediyor.

1 hafta = minimum 5180TL
0
kimlanbu
(02.07.26)
0-1 saat arası 1-3 saat arası 3-6 saat arası 6-12 saat arası 12-24 saat arası

250,00 300,00 450,00 550,00 740,00
0
jamswety
(02.07.26)
jetpark günlük 300 tl
0
gercekdunya
(03.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.