Giriş
(5)

Bu herif için davulda iyi bi usta diyebilir miyiz?

halk
Yoksa ortalama biri mi?https://youtu.be/MUX9sU58Mx4?si=Q3wqKtrpSagM6HEANerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
Yoksa ortalama biri mi?
youtu.be
Nerden buldun? Şarkı harikaydı. Ordan denk geldi.
0
halk
(05.03.26)
Adam düzgün çalmış. Ancak bu şarkı davul için zor bir eser değil. Yani bu şarkıyı çalan adam çok iyi davulcudur demez kimse :)
+1
makbur
(05.03.26)
şarkı düz bir şarkı, çok zor değil. nota ile çalan herkes çalabilir bunu.

iyi biri için ;

(bkz: el estepario siberiano)
0
galahad reloaded
(06.03.26)
Ortalamanın üstü bir davulcu. Öncelikle bir yanlışı düzeltelim; sultans of swing davulları öyle kolay falan değildir. Basitleştirilmiş versiyonlarını çalabilirsiniz ancak bu adamın çaldığı gibi orjinal versiyonunu çalmak için hi-hat hassasiyetinizin, kontrolünüzün çok iyi olması gerekir. Bu metronom hızında saat gibi sekmeyen hi-hat hassasiyeti, trampette ghost note falan, şarkının başından sonuna metronomda dalgalanmadan çalmak için ortalama üstü olmanız gerekir. Kendine güvenen açsın notalarını, bu rpm'de notaları kaçırmadan çalabiliyor mu kendini deneyip görsün :)
+2
thracia
(06.03.26)
sadece bu videoya bakarak bu davulcuya usta demek mümkün değil. doğru düzgün çalmış evet ama bu şarkının davulları çok zor değil. biraz pratikle ortalama bir davulcunun çalabileceği bir şarkı.
0
co2s2
(06.03.26)
usta görmek istersen Joey Jordison u bi gör dinle.gelmiş geçmiş en iyi ilk 5 deydi çocuk sinir hastalığından vefat etti.
-1
jamswety
(06.03.26)
(1)

Akm’de etkinlik oncesi iftar mekani

mr.goodcat
Haftasonu akm’de etkinlik oncesi 5 kisi iftar nerede yapabiliriz? Normalde iftar icin disari cikmam cunku servis rezil oluyor ama mecburuz bu sefef. Neresini tavsiye edersiniz? Tertemiz rezervasyon yapip tik diye gidip oturmak istiyoruz. Oyle kapida sira mira olaylari hic olmaz.
Haftasonu akm’de etkinlik oncesi 5 kisi iftar nerede yapabiliriz? Normalde iftar icin disari cikmam cunku servis rezil oluyor ama mecburuz bu sefef.

Neresini tavsiye edersiniz? Tertemiz rezervasyon yapip tik diye gidip oturmak istiyoruz. Oyle kapida sira mira olaylari hic olmaz.
0
mr.goodcat
(05.03.26)
Münhasır Döner & Kebap istiklal caddesi halep pasajı
0
jamswety
(06.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(5)

"suç kaydı" ne?

kibritsuyu
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.

suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?

dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama tekrar suç işlememek kaydıyla. tekrar suç işlersen infazın yanıyor (infazın yanması diye bir kavram vardı eskiden), hem yeni işlediğin suçun, hem de öncekinden kalan yatmadığın kısmın cezasını yatıyorsun.

yani böyle bir şeydi, ya da en azından benzerdi. 35 suç kaydı nasıl oluyor? ilkini işledin yatmadın. ikinciyi işleyince ilkiyle birlikte yatmıyor musun, onu da mı kaydedip salıyorlar? işledikçe kaydedip kaydedip salıyorlar mı? ikinciden üçüncüden sonra, "dur lan biz seni tutuksuz yargılayıp duruyoruz, cezanı kaydedip erteliyoruz da senin duracağın yok, biz seni tutuklayalım, hapis cezası hükmü verelim artık" denmiyor mu? en dandik hukuk sisteminde bile 35 tane suçu kaydedip ceza vermemek nasıl olabiliyor?
+1
kibritsuyu
(26.02.26)
devam eden savcılık dosyaları( bunlar tutuklu, tutuksuz, ev hapsi, adli kontrol şartı ile olabilir)+ kapatılan savcılık dosyaları+ düşen savcılık dosyaları+ aranması olan dosyalar+devam eden davaları+ bitmiş ama istinafta veya yargıtayda olduğu için kesinleşmemiş davalar+ denetimli serbestlik aldığı dosyalar+ hagb kararı verilen dosyalar+bitmiş kesinleşmiş ve infaz edilmiş dosyalar
bunların tamamnıa suç kaydı diyorlar. aslında teknik olarak fazlalık var. aynı suçun savcılık, ilk derece mahkemesi ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı sayıldığı için oluyor. adliye muhabirlerinin dosyadaki evrakta yazan her satırı 1 suç kaydı olarak saymasından dolayı abartılı oluyor. yani 35 aslında 10-15 olablir. gerçi bu bile saçmalık.
+4
ground
(26.02.26)
migrosdan gofret çal güvenlik yakalasın polise bildirsin.polis savcılığa bildiriyor hakim karşısına çıkıp yapma evladım bidaha diyor. +1 suç kaydı.
avukat arkadaşım böyle anlatmıştı.
+2
jamswety
(26.02.26)
işte tekrar gofret çalarsa hakim "biz sana geçen sefer bi daha yapma demedik mi, gofret çalmanın cezası 1 yıl, geçen sefer göz yumduk yine çaldın, madem akıllanmadın geçen seferkiyle birlikte 2 yıl hapis" diyip atmıyor mu içeri? her gofret çalışta yapma bi daha, yapma bi daha diyip yolluyorlar mı?
0
🌸kibritsuyu
(26.02.26)
bunların hepsi bir yerde patlıyorlar zaten. cezalar "tekerrüre" giriyor. "1. kez mükerrirlere özgü infaz," "2. kez mükerrirlere infaz" şeklinde kararlar çıkmaya başlıyor. bunlar "yatarı" dedikleri ceza infaz sürelerini çoğaltıyor ve amerika gibi cezayı tam yatmaya başlıyorlar. devam eden suçlarda, sabıka kaydından dolayı "bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gerekçesi ile indirim yapılmıyor. daha önce hagb verilmişse bir daha verilmiyor, daha önce denetim bozulmuşsa denetimli serbestlikten faydalanamıyor. hatta iyi hal indirimi bile vermiyor bazı hakimler. ancak bu sistem hep suistimal edildiği için caydırıcı olmuyor. cezalar patlayana kadar kişiler tam bir suç makinasına dönüşüyor. ıslah olmuyorlar. bombok bir sistem yani.
+2
ground
(26.02.26)
Bi süredir suç işlemek serbest maalesef
-1
mezzosprite
(27.02.26)
(9)

parfum yeniliyor musunuz?

nibba
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
ya ben bir kere slklp disari cikiliyor eve gelene kadar o duruyor saniyordum. sanirim insanlar parfum yeniliyor??? var mi boyle bir sey? ozellikle erkekler cevaplarsa sevinirim.
📊 parfum yeniliyor musunuz?
evet %10 (5)
hayir %90 (45)
-1
nibba
(26.02.26)
Abi kalıcılığı en dandik parfüm bile tüm gün kalıyor vücutta ama koku körlüğü oluştuğu için insanlar 2 saatte bir pıs pıs sıkıyor, çok gereksiz hareketler bunlar o parfümün kuruduktan sonra açığa çıkan notaları da çok güzel, çoğu kişi fark edemiyor onu.
+2
kizil karga
(26.02.26)
devamlı parfüm sıkıp kapalı mekanda duran insanlar gerçekten çok ağır duruyor. bence parfüm dışarı çıkmadan önce sıkılıp biraz dağılması beklenmeli. yoksa gerçekten koku çok yoğun. özellikle erkek parfümleri daha da yoğun.

tabi kaliteli parfüm ise. dandik parfümler hemen uçup gider zaten.
+3
nuevo
(26.02.26)
genelde kadınlar yapıyor, ben yakıştırıyorum açıkcası.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.02.26)
uzun zamandır aynı parfümü sıkıyordum. bi süre sonra asla kokusunu almamaya başladım. bilinen de bi parfüm ama bu ne tırt mı filan diye kendimi sorgularken bir gün farklı bi parfüm sıktım. ertesi gün saçımda kokuyordu hala. arkadaşın koku körlüğü diye bahsettiği olay muhtemelen. değiştire değiştire kullanmak lazım.

eşim (e) sabah sıkıp akşam işten geliyor. hala parfüm kokusunu alıyorum onun mesela.
-1
elorelia
(26.02.26)
Orijinal parfüm kullanıyorum yenileme ihtiyacım olmuyor çünkü;
1- parfümde kokunun oturması için uçarak 5-10 dk tam yerleşmesi gerekiyor zaten. Sürekli yenileme ile gerçek kokunun yerleşmesi de bozuluyor aslında.

2- burun zaten alıştığı için kişinin sürekli buram buram kokusunu almaması gerekiyor kalıcı olan parfümler akşama kadar kalıyor.

Hatta bir keresinde kıyafetle çok kapalı olacak bir yere parfüm sıkılmaması gerektiğini bu uçarak tam kokunun yerleşmesine engel olduğunu okumuştum hep boynumun yan tarafına sıkarım bu nedenle. Bu açılış kısmı parfümden parfüme değişiyor çok ağır başlangıcı olan parfümler var mesela sonradan koku yumuşuyor. Ben sevmiyorum ama 5 dk sonra tam koku değişmiş oluyor aslında.
+2
titanic kemancısı
(26.02.26)
K.

Yapmiyorum öyle bir sey.
+1
Purple life
(26.02.26)
bir kere sıkılıp çıkılır evden cebimizde parfüm mü taşıyacağız. Kadınlara özgür bir durum o bile nadir.
ha benim arabada var parfüm unutursam evden çıkarken sıkıyorum.
0
jamswety
(26.02.26)
Misal sabah işe gittim, iş çıkışı da bir yere gidilecek ==> evet.
Yoksa gün içinde hayır.
0
logisticsmanager
(27.02.26)
yanımda taşımam ama eve uğramışsam bi fıs daha sıkarım
0
paintov
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-1
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(2)

Enpara online app üzerinden fon alma

allstar
Uygulama üzerinden alis kismina girdiginde sadece dolar euro altin görüyorum, fon almak icin nereye girmem gerekiyor?
Uygulama üzerinden alis kismina girdiginde sadece dolar euro altin görüyorum, fon almak icin nereye girmem gerekiyor?
0
allstar
(15.02.26)
enparada fon hisse vs yok hiç olmadı
+3
jelly bear
(16.02.26)
yok
0
jamswety
(16.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(8)

40TB'lık veriyi nerede indirebilirim?

duyurukullanıcısı
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarıbunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarı

bunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.26)
1 gbit bağlantıyla yaklaşık 4 günde iner. gerek yok bence özel bir yere gitmeye.

2 saatte inmesi için 50 gbit bağlantı lazım ki buna izin verecek bir yer bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
orient blue
(15.02.26)
işte 2saate falan nerede indirebilirim?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.02.26)
Millet kütüphanesini deneyebilirsiniz.
-1
dafdak
(15.02.26)
Abi bunu iki saate kendine indirebileceğin yer Amerika'da falan olur. Sen Türkiye'desin.
Data centerda server kurup bu databasei indirebilir sonra da oradan kendine indirebilirsin (bu noktada bazı programlar ile internet kesilmesi vs sorun yaratmamali)

Ama bu iş her türlü tuzlu olur. Elinde fiziksel alan varsa 1000 dolar vs gibi olur heralde. Yoksa 2bin civarına çıkar.

Bazı datacenterlar ücret karşılığı senin için bu işi yaparlar. Önce server kiralarsin, verileri servera indirirsin sonra remote hands servisine parayı ödeyerek fiziksel drivera aldirirsin.
Beleşe bu iş olmaz.
Edit: miller kütüphanesi eksiye göre gerçekten hızlı 200 mbit falan (Türkiye standartlarına göre yani). Bu şekilde 18 gün falan sürer inmesi çünkü veri 40 tb. Normal halka sunulan internet ile dünyanın yüzde 99unda iki saate değil bir güne bile inmez.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Database i indireceğin yer 2 saatte indirebilecegin kadar hız sunacak mi? 40gbps upload hızı sunması lazim. Seninde de 40gbps download hızı olan bi bağlantı bulman lazım.
+1
hububrad
(15.02.26)
hadi indirme hızını buldun 40 tb ı nerede depolamayı düşünüyorsun?
0
jamswety
(15.02.26)
tv çalışanı biri varsa tanıdık, arşivden indirtir. 2 saate biter.
-2
klassno
(16.02.26)
adaş senin işini anca fbi çözer.
0
duyuruuser
(16.02.26)
(4)

Tam gün liseye giden bir öğrenciye ne kadar harçlık veriliyor?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gib
Merhaba,

Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gibi eminim. Hadi benim anam babam memurdu, sınıftan arkadaşlarla giderdik durumu ortalama altı çok arkadaşım vardı bir sorun olduğunu hatırlamıyorum. Bugün düşündüm aklım çıktı. Adam çocuğuna kaç lira harçlık verecek daha bunun yolu var, ekstrası var; genç adam bu, gezmesi tozması sineması var.
+2
koskoca kirpi
(14.02.26)
çok haklısınız. öğlen yemeklerini bir avm'de yiyorum, tam lise çıkış saatinde; çocukların harcayabildiği paralara inanamıyorum. eski zamanlara göre tüketim de, fiyatlar da çok arttı. benim zamanıma göre en önemli fark; artık annelerin de çalışıp, aile bütçesine katkı yapması diye düşünüyorum.

yeğenim aylık 3 bin lira harçlık alıyor, nakit ihtiyaçları (minibüs parası vs) için. öğlen yemeğini evden götürüyor. okuldan çıkınca yemek sipariş edecekse, anne-babasının kk'nı kullanıyor. rahat bi 15 bin lira oradan harcıyordur. bunu ona da sordum; arkadaşlarla dışarıda menü söylemiyoruz, sadece büyük patates söyleyip hep birlikte yiyoruz, ucuz kahveciye gidiyoruz falan dedi. ama daha büyük bir kalem, giysi harcamaları bence. genç olduğundan ayakkabısı, sweat'i falan hızla eskiyor ve kendime almadığım kadar ona kıyafet alıyorum (ailesine ek olarak). mavi'de sıradan bir sweat 2-3 bin lira. iyi bir spor ayakkabının ömrü 4-5 ayı geçmiyor ve her gün aynı ayakkabıyı giymesi de sağlıklı değil. sonra diyorlar ki en az 3 çocuk yapın..
+4
lil siztah
(14.02.26)
Ben de KYK bursunun 3 bin TL olduğunu öğrendiğimde şok yaşamıştım. Üniversite öğrencisine değil, ilkokul öğrencisine yetmez o para. Ne kadar verebiliyorlarsa o kadar verebiliyorlar. Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir adam vardı. Neyse ki milletimiz kararlarından memnun.
-2
arbre
(14.02.26)
kredi kartları patlamanın en yüksek seviyesinde. Veliler nakit dayandıramadığı için ek kartlarını veriyor öğrencilerine.
0
jamswety
(14.02.26)
bizim eve yakın bir meslek lisesi var. öğlenleri öğrencilerin çoğu a101 bim gibi marketlerden kola gazoz vs alıp sigarayla beraber öğleni geçiriyorlar. ülkede en ucuz şey sigara maalesef. paraları yemek almaya yetmediği için sigara daha cazip geliyor.
0
catakutle
(15.02.26)
(17)

Taksit yaptırmayı seviyor musunuz?

yenibirgüzelnick
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor. Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an k
Ben çok huzursuz hissediyorum bir şeyleri taksit yaptırınca. Nedense 3 ay 6 ay sonrası ödenecek borcum olması beni rahatsız ediyor.

Eşim de tam tersi alırken hep taksit yaptırmaya çalışıyor. 26 bine mobilya aldım. Param vardı nakit ama peşin fiyatına 6 taksit var diye eşim taksit yaptır dedi şu an kendimi kötü hissediyorum 6 ay boyunca ödemem gereken bir şey var.

6 ay boyunca benim maaşım değişmeyecek zaten o zaman ödediğim miktarla şimdiki aynı olacak. Manasız geliyor ya.
Geçen sene araba almıştım cebimde param olmasına rağmen eşimin ısrarıyla yine faizsiz kredi veriyorlar diye 12 aydır borç ödüyorum tam rahatladım demiştim yine başa döndüm :/
0
yenibirgüzelnick
(13.02.26)
sevmiyorum ama 3-5 bin üstü tutarları taksit yaptırabiliyorsam kesin yaptırırım. param olsa da yaptırırım. bu ortamda yaptırmamak salaklıktır.

ödediğin para aynı olmayacak. kalan parayı faize bile atsan kardasın.
+1
jelly bear
(13.02.26)
Peşin fiyatına taksit, mükemmel bir ödeme koşuludur.
(bkz: paranın zaman değeri)
“Bana vade farksız taksit yapın, dünyayı satın alayım”
Arşimet
swh
+3
dawsonscreek
(13.02.26)
Sevmek demeyelim de finansal matematik diyelim. Enflasyonun olduğu yerde peşin fiyatına taksitle alınabilen bir mal/hizmet aslında daha ucuza alınmış olur. Tabii peşin alımda indirim yapılıyorsa onu ayrıca hesap etmek lazım, taksitli mi ucuz peşin mi diye.
+1
orient blue
(13.02.26)
faizsiz her taksit yüksek enflasyon ortamında kazançtır. alacağım ürün / hizmet için elimde peşin para olmasına rağmen faizsiz taksit imkanı varsa hiç düşünmem taksit yapar parayı en kötü ppf'de tutar az çok demem getiri sağlarım.
0
scudman1
(13.02.26)
bende taksit sevmiyorum nakitim varsa alırım. olmayan parayla alışveriş yapmam.
+1
my fault
(13.02.26)
ise ilk basladigim zamanlar herkes sacma bulsa da yaptirmazdim. borcum olmasi hosuma giden bir sey degildi.

ailem de elestirirdi. tabii boyle sacma enflasyonlu bir ulkede yasayinca, su an her seye vade farksiz max taksidi basiyorum.

9 taksitle bir sey almak 20%-25% daha ucuza almaya denk geliyor aslinda turkiyede
0
aguen
(13.02.26)
Para piyasası fonlarının şu an ortalama aylık getirisi %3.
Bir ürün alırken yaptırdığın taksit kısmı sana ayda %3 kazandıracakken bu kazançtan vazgeçip peşin ödemek bana çok anlamsız gelmiştir her zaman.
Hele kredi kartı kullanmayanlara hiç akıl erdiremem.
0
Mirket
(13.02.26)
taksitle ada satsınlar alırım.
+2
datnet
(14.02.26)
Kredi kartı borcuna alışınca geçiyor. Bir ay 26 bin ödemektense ayda 4.5 görünmez oluyor ekstre içinde.
0
duguit
(14.02.26)
Taksitle satın almaya bayılırım. Hele de peşin fiyatına ise. En sevdiğim şey.
0
abelardo
(14.02.26)
Ben huzursuz olmam.
Severim de.
Ama alışkanlık yapınca kötü. İyi takip etmezsen kötü. Kredi kartına bakıyorsun uygulamadan, az borcun var gibi görünüyor oysaki ekstreye yansımayan üç dört katı borç var. Her ay ödemeler de artabilir.

Kısacası taksit iyidir (paranın zaman değeri ve enflasyon) ama alışkanlık ve rutin hale gelince ipin ucunu kaçırmaya müsait. 10 liraya aldığın şey zihninde 3 liralık yer kaplıyor. Durduk yere 7 liralık tanımsız borç çıkıyor sonra.
0
biseysorcaktim
(14.02.26)
normalde hiç sevmem ama vadeli-peşin farkı benim o paradan kazanacağım faizden az ise ne diye trink ödeme yapayım? diğer yandan farkında olmadan bütçeyi aşma riski var. taksitle alışveriş oh ne rahat moduna girmemek lazım.
0
lazpalle
(14.02.26)
sizinle birebir aynı duyguları paylaşıyorum ama vade farksız taksit varsa gönülsüz de olsa yaptırıyorum; çünkü duygularım ne kadar borçsuz olmak güzel dese de matematik enflasyonist ortam da vade farksız taksit bulunmaz nimet diyor. matematiğe gönlümden daha çok güveniyorum.
0
belkider
(14.02.26)
Faiz ödemiyorsan taksit mükemmel bir sey. Özellikle tr‘de hala taksit kötü yhaaa demiyor olman lazim artik.
0
Purple life
(14.02.26)
dün buzdolabı aldım 62000 den nakit verirsem dedim 51 e düştü..
nakit tahmininizden de değerli.
+1
jamswety
(14.02.26)
bayılıyorum. nakdin değerli olduğu görüşüne katılıyorum ama ben fakirim, taksit imkânı olmasa giyecek donum olmaz. 10-12 bin liralık alışveriş yapıp bunu üç aya yayabilmek benim için büyük lüks ve kolaylık mesela. benim "büyük harcama" ufkum da zaten bundan ibaret açıkçası, ötesini bilmem. hadi beni geç ben genç adamım, şükür elim ayağım tutuyor, Bİ ŞEKİLDE yürürüm, donum yoksa donsuz gezip ters bakana tükürürüm filan ama ay sonunu zor getiren iki çocuklu adam taksit imkânsız bayram alışverişi yapamaz örneğin... ya da ramazan için evine bir kilo pirincin yanına mercimek sokamaz. taksit çok yüksek maliyetli, uzun vadeli olmayan borçlar için süper bi şey. hele ki enflasyon ekonomisinde.

(bu söylediklerim tabii ki peşin fiyatına ya da kabul edilebilir taksit farkı için geçerli. 20 liralık şeyi 35'e taksitle alınca tadı kaçıyor elbette)
+1
der meister
(14.02.26)
faiz farkı yoksa üşenmem 1 lirayı bile taksitle öderim. nedenini bilmiyorum ama bölerek alınca ucuza gelmiş gibi hissediyorum.
0
kuzey li
(14.02.26)
(9)

Bulaşık makinesi önerisi

yenibirgüzelnick
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?

bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
0
yenibirgüzelnick
(04.02.26)
4 sene ömür çok az bence. genelde 10 sene gidiyor bu tip beyaz eşyalar hatta daha fazla.

ben kişisel olarak yerli markaları bu yüzden sevmiyorum. hep bir sorun çıkartıyor o yüzden şaşırmadım. bence sarı ilandan cüzzi bir rakama satın ve yenisini alın.

bizde siemens var mesela çok memnunum.

link: www.siemens-home.bsh-group.com
+1
elektr10
(04.02.26)
memnun olduğum makineyi söylerim de artık bulunmaz :D arçelik leydi 3420 var.
benden yaşlı, hala sıkıntısız çalışıyor. 30 küsür yıllık makine kullandığım için haliyle 4 yıl bayağı kısa geldi :) tamir filan da görmedi.
çoğu yeni makineden de temiz yıkıyor ama bi sıkıntı sıcaklık ayarı olmadığından narin plastik şeyleri atamıyorum :D en son tuzluk attım yamulttu biraz erimiş mesela.

bir de kardeşi leydi serisi çamaşır makinem var o da çalışıyor ama taşınırken evdeki eşyaları eski kiracılardan topluca satın aldım. kurulu makineyi sökmekle uğraşmadığımdan yedekte duruyor birkaç yıldır.
+1
konetsu
(04.02.26)
bulaşık makinesinin çok bir teknolojisi yok. makine çalışıyor ise muhtemel sorunlar:
tuz ve parlatıcısı eksiktir
altta ve üstte dönen kollar tıkanmıştır.

1. Tuz ve parlatıcı koyun
2. o kolalrı sökün (aletsiz, elle sökülüyor, kolaydır, bilmiyorsanız youtubeda vardır) musluğun altına tutun ortasını, her delikten su çıkıyor mu bakın, çıkmıyorsa temizleyin, o deliği tıkayan bir şey olmasın.
3. makinenin içinde altta ortada filtre gibi bir şey vardır onu da sökün güzelce temizleyin
+1
kisa
(04.02.26)
Yetersiz bizde 8 senelik makine var bosch baya iyi yıkıyor.
+1
jelly bear
(04.02.26)
4 sene çok kısa. ben olsam önce elimdekini kurtarmaya çalışırım. annemin makina 15+ senelik beko mesela.

çok dolduruyor, yanlış diziyor da olabilirsiniz.
0
elorelia
(04.02.26)
dönen uzunca olan pervaneleri çıkart delikleri tıkanmışmı bak içine tazikli su sık kurut süpürge ile çek içinde minik minik şeyler gerçekten tıkıyor su akmasını başıma geldi hiç gözle görülür bişey yoktu 3 gün kuruttum süpürge ile çektim içinde zibilyon tane minik şey çıktı bu suyun akışını engelliyormuş.

birde sıvı deterjanla bir dene, bazı deterjanlar gerçekten güzel yıkamıyor
0
eja
(04.02.26)
alacaksan BOSCH alacaksın.gerisi tırı vırı.
0
jamswety
(04.02.26)
ben 5 yıl önce arçelik'ten almıştım. çook uzun süre dayanacağına inancım tam. iyi gidiyor bakalım. (nazar boncuğu emojisi) (swh)
0
art cat chocolate
(04.02.26)
4 sene cok kisa. Annemin makinesi 14 senelik herhangi bir sikinti yok, benimkiyse en az 10 senelik. Ikimizde de cok basit boyle 3 programli modeller var. Hayatimda normal ve hizli program haricinde baska bir program kullanma ihtiyaci hic hissetmedim. Cok ozellikli diye pahali amaya gerek yok yani. Bozulasi tutacaksa onlar da bozuluyor.
0
hot potato
(04.02.26)
(8)

Zaten A1 olan ingilizcemin daha da gerilemesi

yazar yazmaz yazan yazar
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. N
Son zamanlarda fark ettim. Hayatım boyunca (37) are you sex? seviyesinden öteye gidemeyen ingilizcemi de kaybetmek üzereyim. Eskiden tek tük de olsa duyduklarımı anlar, en azından "şunu dedi bunu dedi, herhalde bunu demek istedi" diye yorumlayabilirdim. Şimdi ingilizce, rusça gibi gelmeye başladı. Neredeyse hiçbir şey anlamıyorum.

Geçmişte dil kursu, duolingo, memrise denemelerim olmuştu. Hep yarım yamalak kaldı. Evet hayatımın geri kalanını 1 kelime ingilizce bilmeden de gayet düzgün yaşayabilirim ama bu devirde bu kadar karacahil kalmak istemiyorum.

Şu saatten sonra sonra ne yapabilirim? Dil kursu hariç tavsiyelerinize açığım. Gün içinde vaktim bomboş geçiyor zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.02.26)
Ben de benzer durumdayım. Yapay zeka ile öğrenme konusu araştırmayı düşünüyorum boş bir zamanımda. Belki pratik yapılabilir.
0
egerbiryolcu
(02.02.26)
Youtube'a A1 ingilizce yaz. Çıkan videoları seyret. Repeat dediği yerleri tekrar et.
+1
Mirket
(02.02.26)
Çerezlik sitcomları ingilizce alt yazıyla izle, çok etilidir. Önce hiçbişey anlamazsın, sonra yavaş yavaş anlamaya başlarsın aşağı yukarı
+1
gobekliraki
(02.02.26)
İngilizce dizi, film, youtube videoları izle. Türkçe altyazı olsun. Mümkünse İngilizce altyazı olsun.
0
gabe h coud
(02.02.26)
istersen 24 saat İngilizceye maruz kal, dudağını oynatmayınca öğrenilmiyor.
bol bol konuşman lazım.

Türkçe cümleleri İngilizceye çevir.
0
duyuruuser
(02.02.26)
arabada ingilizce şarkı dinleyeceksin
evde alt yazılı dizi film izleyeceksin.
etrafındaki sesleri oalbildiğince ingilizce seslerle donatacaksın.
mesela markete gidiyorsun kendini londra da hisset ve bir ürünü reyon görevlisine nasıl tarif ederdim gibi hisset ve bunun antremanını yap. bu tarz görevler le acayip ilerleme sağlıyorsun.
0
jamswety
(02.02.26)
Demişsin zaten, Duolingo gayet işe yarar.
0
kumandanim
(02.02.26)
babamın bana öğrettiği yöntemle ingilizceniz 1 sene içerisinde arşa çıkacaktır. ingilizce hikaye kitapları oluyor bunlar stage 1-2-3-4-5-6 gibi gidiyor. bunlardan sırasıyla edinin ve mutlaka fiziki bir ingilizce türkçe sözlük alın, red house iyidir mesela. fiziki sözlüğü sadece bilmediğiniz kelimeleri aratmak için değil benzer kelimeleri de öğrenmek için kullanacaksınız. okunuşlarında problem yaşarsanız google amcayı devreye sokabilirsiniz. günde 3 sayfa dahi okusanız yeterli seviyede ingilizceye maruz kalacağınız için ingilizceniz çok gelişecektir. dizi filmleri başta türkçe altyazılı ardından ingilizce altyazılı olarak izlerseniz o da çok geliştirecektir. benim ingilizce seviyem şuan 6.5 ielts academic, ne bir kursa gittin ne ekstra eğitim aldım. babam sayesinde bu yolla ingilizceyi öğrendim.
0
dirildimde geldim
(03.02.26)
(9)

Evde yapılan tost vs Dışarıda yapılan tost

lazpalle
Dışarıdaki tostların ekmeği daha bir puf puf ve yumuşak geliyor sanki. Onlar daha kalın bir ekmek mi kullanıyor yoksa biz gereğinden fazla mı bastırıp kağıt gibi tost yapıyoruz?
Dışarıdaki tostların ekmeği daha bir puf puf ve yumuşak geliyor sanki. Onlar daha kalın bir ekmek mi kullanıyor yoksa biz gereğinden fazla mı bastırıp kağıt gibi tost yapıyoruz?
0
lazpalle
(30.01.26)
ekmekle alakalı. bi de fazla bastırmak tostu kötü yapıyor bence. ben sadece tost makinesinin ağırlığını kullanıyorum
+3
jelly bear
(30.01.26)
izmir'de bol piliç sosisli sandiviçler yapıyorlar ya o kadar özledim ki.
-3
dirildimde geldim
(31.01.26)
bu zamana kadar yaptığım tostu yiyen herkes "yediği en iyi tost" olduğunu söyledi... ki özene bezene yaparım. ve yiyen herkes "neden bir tostçu açmıyorsun?" sorusunu sordu. cevabı çok basitti : çünkü batarım.
batarım evet, yürümez o işletme. çünkü benim yaptığım tostu satacağım parayla oraya kimse gelmez. çünkü o tost olarak yediği şey kişinin aleni bir öğün oluyor ve kişiyi sabah kahvaltısından gün sonuna kadar tutabilecek kalori / protein oranına sahip oluyor. hem de lezzetten ödün vermeden.

mesele ev - dışarısı değil. mesele özenmek. özenen insan tost kadar basit bir şeyi zaten muhteşem ötesi seviyede iyi yapar.
-1
hiphopotam
(31.01.26)
@hiphopotam nedir senin tostu iyi yapan? sadece icerigi mi? yoksa yaparken bir püf noktası var mi?
0
but that was just a dream
(31.01.26)
üzerine margarin sürüyorlar. peynirleri dandik tost peyniri yine çok yağlı başka bir eleman. sucuk desen bol yağlı dandık piliç. Evde sağlıklı olsun. diye bunlardan kaçınınca o lezzet olmuyor.
0
kuzey li
(31.01.26)
işin püf noktası gazlı sanayi tipi tost makinası. gurul gurul sıcaklık veriyor dışı kıtır içi yumuşak kalıyor. Ev tipi tost makinalarında ise kuruyor ekmek olmuyor düzgün. Bir de margarin sağlıksız ama tostu tost yapan da maalesef o.
0
koskoca kirpi
(31.01.26)
1-kaliteli ekmek
2-iyi ağır plakaları olan tost makinası
3-kaliteli peynir

tost makinasına koyulan ekmeğin üzerine abanıp ta kağıt kıvamına getirmeyeceksin.önce ilk ısı derecesi ile başlayıp kapanıştan önce dereceyi en üst seviyeye getirerek kızarmasını sağlaaycaksın ve olmazsa olmaz tereyağı.mikroda erittiğin tereyağını fırça ile ekmeğin üzerine süreceksin.birazdaha kzıarttıkdan sonra.servise hazır.
mis
+1
jamswety
(31.01.26)
çok güzel tost yapıyosun tost dükkanı açsana diyen arkadaslarınla arkadaslıgını bitir bence.
0
koela
(31.01.26)
@but that was just a dream
lavaşa yapıyorum ve üçgen tost oluyor. asla margarin girmiyor. nitratsız sucuk yapan yerel kasaptan sucuk alıyorum. önden sucukları pişiriyorum, sucuktan akan yağı lavaş emiyor. tadı iyi geçiyor. kavurmalı istenirse bunu tereyağı ile yapıyorum. kaşar peynirini kaliteli seçiyorum.

ekmek yapıyor isem de devamlı çeviririm, yanmadan güzel altın - kahverengi arası bir güzel kavrulmuş kabuk oluştururum.

@koela hadi arkadaşları siktir ettik, senin kafayla ailemin tamamını aforoz etmem lazım...
0
hiphopotam
(31.01.26)
(1)

Sürekli Apple hesabı sıfırlama maili geliyor

Rondak
Birisi bir şeyler deniyor. Güvenlik sorularını çok fazla yanlış girdiniz sıfırlayamadık mesajı geliyor.Şifremi bulabileceğini pek sanmıyorum ama ne zaman vazgeçiecek acaba? Yaklaşık 2 haftadır deniyor.Bunlar botlarla deniyorsa sonsuza kadar deneyecekler mi?Not: mail adrasi sahte diyecekler için mail
Birisi bir şeyler deniyor. Güvenlik sorularını çok fazla yanlış girdiniz sıfırlayamadık mesajı geliyor.

Şifremi bulabileceğini pek sanmıyorum ama ne zaman vazgeçiecek acaba? Yaklaşık 2 haftadır deniyor.

Bunlar botlarla deniyorsa sonsuza kadar deneyecekler mi?

Not: mail adrasi sahte diyecekler için mail adresi gerçek
+1
Rondak
(30.01.26)
birazdaha denerlerse apple kendi kitliyor hesabı gerçek sahibi bana ulaşsın diye.hazırlıklı ol.
+1
jamswety
(31.01.26)
(1)

Oksimetre önerebilir misiniz? (Gece boyu ölçüm yapan)

anaphylacticshock
Merhaba, Uyku apnem var. CPAP kullanıyorum. Gece uyurken oksijen satürasyonumu ölçmek istiyorum. Sadece anlık değil en az 24 saat ölçüm yapıp kayıt tutan, en ufak değişimleri bile farkedecek kadar hassas, pdf olarak rapor sunabilen bir oksimetre almak istiyorum. Kaliteli olsun ama çok pahalı olmasın
Merhaba,

Uyku apnem var. CPAP kullanıyorum. Gece uyurken oksijen satürasyonumu ölçmek istiyorum.

Sadece anlık değil en az 24 saat ölçüm yapıp kayıt tutan, en ufak değişimleri bile farkedecek kadar hassas, pdf olarak rapor sunabilen bir oksimetre almak istiyorum.

Kaliteli olsun ama çok pahalı olmasın istiyorum.

Bildiğiniz iyi bir marka ve model var mı?
0
anaphylacticshock
(25.01.26)
babamız için lazım olan bir aletti piyasa mallarının hepsi hatalı diye bizi pediatrik bir ürüne yönlendirdi.ürünü aşşağıya bırakıyorum. hastanede ölçüm yaptık nerede ise oradakilerden de hassas bu alet.
www.hepsiburada.com
0
jamswety
(26.01.26)
(12)

Radiohead kadar müthiş ne var?

michael_knight
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem. Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem.
Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir arada kendi amacına hizmet edecek şekilde bilinçli şekilde kullanabilmesi vs. Gördüğünüz gibi terimleri çok iyi bilmediğim için iyi de tarif edemiyorum.

Anlatmak istediğimi anlatabiliyor muyum?

Buna benzer şekilde insanı büyüleyen sanatçı, grup, albüm, şarkı önerebilir misiniz?
-1
michael_knight
(21.01.26)
royksopp

radiohead biraz overrated. sorry.
+1
dedim dedim de kime dedim
(21.01.26)
-Depeche Mode

-Cemali
+1
yurtsuz john
(21.01.26)
Radiohead'dan daha müthiş çok şey var bence. 70'ler progresif rock müziği bence, günümüze yaklaşın Dream Theater, biraz metale yaklaşayım derseniz TOOL.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
duyguları dalgalandırması noktasından girip ilk aklıma gelenlerden serpiştiriyorum. müzik olmasa ne yapardık harbiden bilmiyorum.

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com
0
lüzumsuz adam
(21.01.26)
rush
tool +1
sleep token
meshuggah (şeytan çıkartmalı exorcistli metal sevmiyorsanız size gelmeyebilir)
+1
cay koy geliyorum
(21.01.26)
Depeche Mode
Oasis
0
HellKeePer
(21.01.26)
depechemode gençliğine denk gelmiş bir gençlik bu soruya direk D.M. diye cevap verecektir. U2 es geçmemek gerekir.
kısaca dans etmek derin duygularda dolanmak istiyorsan D.M.
zihni meşgul edecek karmaşık ve güzel bir müzikal yolculuk arıyorsam: Radiohead.
coşkuya ihtiyacım varsa,ve güçlü hissediyorsam: U2
0
jamswety
(21.01.26)
pink floyd
linkin park
0
fugnar
(21.01.26)
hissettiğiniz şeyi anlıyorum ama radiohead'i radiohead yapan biraz da bu konuda eşsiz olmaları. ben yine de bana aynı hisleri yaşatmayı başarabilmiş diğer grupları aşağıya bırakıyorum;

king crimson
black country new road
the cure
+3
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
ne istediğinizi biliyorum.

the smile – the smoke
the smile – pana-vision
sigur rós – svefn-g-englar
pink floyd (zaten biliyorsunuz)
portishead – roads
talk talk (thom yorke'un etkilendiği grup)
+1
hadi ya la
(21.01.26)
usttekilere ilave Porcupine Tree deneyebilirsiniz.

Bu arada Radiohead seven adama meshuggah öneren zalım :)) seni de not ettim (ilk albumlerindeki fusion soloların hastasıyım)
+2
makbur
(21.01.26)
Massive attack
Archive
0
baldur2
(22.01.26)
(4)

Akıllı Çocuk Saati

kacakkk mi
Merhaba, Yeğenlerim için kaliteli, işlevsel akıllı bir saat arıyorum. Hangi markaları ve modelleri önerirsiniz, yoksa akıllı çocuk saatlerinin gereksiz, Çocukların hevesini aldıktan sonra kenara attığı bir oyuncak olarak mı düşünüyorsunuz? Şimdiden teşekkürler!
Merhaba, Yeğenlerim için kaliteli, işlevsel akıllı bir saat arıyorum. Hangi markaları ve modelleri önerirsiniz, yoksa akıllı çocuk saatlerinin gereksiz, Çocukların hevesini aldıktan sonra kenara attığı bir oyuncak olarak mı düşünüyorsunuz? Şimdiden teşekkürler!
0
kacakkk mi
(21.01.26)
Kullanım amacına göre çok değişiklik gösterir. Benim ufaklığa aldım ve aktif bir şekilde kullanıyoruz ve çok memnunuz. Model olarak tcl m40x'i tavsiye ederim. Tek eksi yönü şarzı biraz az gidiyor (1 tam gün), onun harici f/p ürün diyebilirim.

www.akakce.com
+2
josefen
(21.01.26)
ne gerek var? amac cocugun takibi ise bir air tag alip ayakkabisina giysisine falan ilistirin. saate ozeniyorsa dijitial olarak sadece saat fonksiyonlu birsey alin gecin. Danimarka okullardan dijital ogretim materyallerini kaldirdi. bu saatler vb okullarda cocuklarin dikkatini dagitan ogrenciler arasinda sende var bende yok karsilastirmasina goturen ayrimci birsey. doktorlar bas bas bagiriyor cocugun beyin gelisimi icin dijital ekranlar hic iyi sonuclar vermiyor diye. kaldi ki akilli saat yetiskinler icin bile kullanimi havada kalan birsey yani. ay beni fenalik basiyor. almayin aldirmayin.
+1
warrior princess
(21.01.26)
Warrior princess +1
Ben akıllı saati kendim de pek sevmem. Bir müddet kullandım, hediye diye. Taktığım her gün kendi klasik saatlerimi takamıyorum diye içim gidiyordu kdkfkdkf. Çocuğun mazallah güvenliğinden endişe edilecek bir durumda kolundan bu saatin çıkarılması 2-3 saniye alır. Hem kendisinin hem başkasının Allah korusun. Warrior princess'in dediği gibi airtag daha mantıklı.
Bizim yeğene de saatçiden kendi istediği, renkli, desenli bir saat aldık çok mutlu oldu. Sürekli takıyor. Zaten televizyon, tablette yeterince vakit geçiriyor bir de kolunda ekran taşımasına gerek yok diye düşünüyorum.
+2
black holes in the sky
(21.01.26)
konuya ek olarak son dönemlerde çocuklar için çok zararlı olduğu yönünde açıklamalar yayınlanmaya başladı.bi araştırın derim.
+1
jamswety
(21.01.26)
(4)

Türk Telekom İnternet Kısıtlama

faberkastelli
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
0
faberkastelli
(19.01.26)
zaman ayarlı prizle modemin adaptörünün enerjisini istediğiniz saatlerde kesebilirsiniz.

bunun dışında bazı modemlerde firewall ayarlarında x-y saatleri arası tüm bağlantıyı kes gibi bir ayar yapılabiliyor.
+1
shadowfollower
(19.01.26)
sanırım küçük çocukları uzak tutmak için istiyorsunuz. firewall var mı yada modemin modelini bilmeden bir şey demek zor böyle bir özellik varmı bakmak gerekiyor.

alternatif oalrak modemi akşam olunca prizden çekebilirsiniz, sürekli onunla uğraşmak istemiyorum diyorsanız da Dijital Zamanlayıcı Priz alarak işinizi çözebilirsiniz.
+1
gercekdunya
(19.01.26)
bir çok modemde ayarladıgınız saatler arasında ev internetinizi offline hale getirebiliyorsunuz. Eger ugraşamam derseniz @gercekdunya dedigi gibi zaman ayarlı bir priz alın kurun timer'ını hergün istediginiz saatte açılsın istediginiz saatte kapansın.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
çok basit modemin içinde aile bölümü var oradan gerekli ayarlamayı yapabilirsin.biraz teknik modem bilgisi gerekiyor.
-1
jamswety
(19.01.26)
(13)

Safra kesesi ameliyatı olanlar

chanandler bong
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir ş
Selamlar. Bu haftamı şiddetli ağrı ile birlikte acil ve hastane serüvenimi safra kesemde birden fazla (en büyüğü 5mm) taşın olduğu haberi ile sonlandırdım. İltihap yok ama taşlar var. Doktor direkt ameliyat dedi. Herhangi bir ilaç tedavisinin olmadığını, sadece dikkatli beslenerek ameliyatsız bir şekilde yaşayabileceğimi söyledi. Aksi halde yine şiddetli ağrı atakları ile ileride sarılık, iltihap vs falan falan birsürü şey olabilir dedi.

Araştırdım. İnternette de her yerde görece kolay (sonuçta ameliyat..) bir ameliyat olduğunu, max 2 günde normal hayata geri dönüldüğü falan söylenmiş.

Bi yandan yok olma ne gerek faln diyen bi çevre de var. ( klasik ameliyat olursan daha kötü olursun gibi düşünenler)

Ben eğer bi tedavi yoksa ameliyat olup kurtulma taraftarıyım. Daha önce hiç ameliyat olmadım. Bi tırsmıyo da değilim.

Neyse çooook uzattım ama daha önce aynı durumda olan, ameliyatı olan ya da olmayan o şekilde devam eden var mıdır? Gerçekten çok arada kaldım ne yapsam bilemedim.

Şimdiden teşekkürler.
0
chanandler bong
(18.01.26)
Taşlarımla mutlu mesut yaşıyorum. 6 ayda bir dahiliye kontrolünden geçmek, yediğine içtiğine dikkat etmek yumurta sarısından uzak durup, yağlı yemeklerden kaçınmak gerekiyor.

Ameliyatı çok kolay. Laparoskopi ile alıyorlar. ertesi günü normal hayatına devam edebiyorsun ama ameliyat sonrası da beslenme şeklin ömür boyu yukarda söylediğim gibi olmak zorunda.
0
Mirket
(18.01.26)
annem senelerce erteledi sonunda bilinç kapatacak derecede sancıyla oldu safra kesesi ameliyatını. laparoskopiyle 1 gece kalıp taburcu oldu. beslenme şeklinde hiç bir şey önermediler bize. her şeyi yiyor ve hiç bir sıkıntı yaşamıyor. aksine doya doya türk kahvesi, simit yiyebildiği için çok mutlu
0
melodi
(18.01.26)
Andreas Moritz. google it.
-1
tezek
(19.01.26)
taşla başladı sıkıntı. "taş ocağı" diye tabir ettikleri derecede çok taş olduğunu söyledi doktor. belki 50'ne kadar bile problem yaşamazsın ama bir anda da ortaya çıkabilir demişti. o nedenle aldırdım kurtuldum. ama vücut yapımın değiştiğini hissediyorum. daha çok yemek rahatsız ediyor, gaz miktarı arttı vs. acelesi yoksa beklemenizi öneririm. üzerinden 2,5 sene geçti.

ameliyat çok çok kolay bu arada. 6. günde 7 saat otobüs yolculuğu yaptım.
0
summerjam0306
(19.01.26)
Tedavisi yok. Daha önce burada yine biri sormuştu, böbrek taşı gibi atılmaz mı falan mevzuları olmuştu. Böbrek taşı gibi atılmıyor, parçalayalım da küçük küçük dökülsün olmuyor, çünkü çıkış yolu yol değil. Safra kesesine ellemeden sadece taşları almak da olmuyor çünkü safra kesesi yenilerini üretmeye devam ediyor.

2019'dan beri safra kesesizim, her şeyi yiyorum, doktora gidip de sağlık geçmişimi verirken ameliyat olduğumu unuttuğum oluyor. Safra kesemde taşlar olduğunu da zaten tesadüfen görmüştü bir doktor, hiç sıkıntım yoktu. Konuştuğum genel cerrah "çok acelesi yok ama başına dert olmadan bir ara gel de alalım" dedikten iki sene sonra gittim, başıma dert olmadan kurtuldum.

Fakat ertelerseniz ve @konusma'nın annesinin başına gelen gibi, safra kanalı tıkanırsa çok daha büyük dert ki sizinki sıkıntı vermeye başlamış bile. Verin kurtulun. :)
0
kobuzchu kiz
(19.01.26)
benim hiçbir şikayetim yokken check-up yaptırdığımda "safra keseniz ful taş" dendi -ki her yıl check up yaptırırım- (sonradan düşününce aklıma geldi beynime zınkk diye bi acı geliyordu bazı zamanlar ama 1 saniye kadar olduğu için önemsemiyordum).

Ben de özel hastane olduğu için pek güvenmedim ve 2-3 yere tanıdıklara da raporumu gösterdim ve kesinlikle ameliyat dediler. Hatta bir tanesi MR'a bile soktu iyice emin olmak için: "Kesin ameliyat ol yoksa kanala girerse laporoskopi yerine açık ameliyat olursun, iyileşme sürecin daha da uzar" dedi.

İlk ameliyatımdı ve ilk narkozumdu doğal olarak. Bana damardan verdiler ve hafif bir yanmadan sonra uykuya geçtim. Ameliyat gayet iyi geçti. 1 gün hastanede tutuyorlar, gazın çıktıysa taburcu ediyorlar. Sonrasında 1 hafta duş almak yasak, ben medikal ıslak bezlerle vücudumu siliyordum. 1 haftanın sonunda dikişlerini alıyorlar. Bu sırada normal yaşamına devam ediyorsun ama 1 ay boyunca diyet yapıyorsun. Yani yağlı yemek, asitli içecekler, yumurta yasak. 1 ay sonra normal yeme düzenine devam ediyorsun.

Korkulacak bir şey yok yani. Bence olun. Zaten şu an işlevsiz bir organ sizin için. İlerde başınıza bela olmasın.

Geçmiş olsun.

edit: @mirket ömür boyunca diyet yapmak zorundasın demiş ama kısmen yanlış. benim doktorum yeme-içmede kısıtlayacağın bir şey yok dedi. ama edindiğim tecrübelere dayanarak şöyle diyebilirim. mesela 2 tane kruvasan yemeyin hele ki tuvaletten uzaktaysanız :) onun dışında sıkıntı yaşamıyorsunuz.
0
elektr10
(19.01.26)
herkese dönüşleri için çok teşekkür ederim. olmayı düşünüyordum ama şu an net olarak olmanın daha mantıklı olduğuna kendimi tekrar ikna ettim
0
🌸chanandler bong
(19.01.26)
Ameliyat çok kolay denildiği için annem de çok rahat ameliyat olmuştu fakat sonrası hiç de aşırı kolay değildi. sanki açık ameliyat olmuş gibi günlerce şiddetli sırt ağrısı çekti. en azından dikişler alınana kadar çok rahat şekilde hareket etmek, bir iş yapmak mümkün olmamıştı. Eşimde de aynısı olmuş. Bünyeden bünyeye ya da ameliyata göre de değişiklik gösteriyordur tabi ama ameliyat ameliyattır bence. Ertesi gün hayatına normal devam etmek gibi bir şey yoktu yani bizde. bir hafta kadar sürdü
0
dfn4
(19.01.26)
ben oldum rahat ettim sende çekinme ol. Nerede ne zaman kanalı tıkayacağını bilemezsin benim tıkadı ölümden döndüm yok böyle bir ağrı. hastaneye bağıra bağıra gittim beni ameliyata alın diye.
0
jamswety
(19.01.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Güncel bilgi veriyorum; geçen hafta müdür oldu bizim, kendisi ağrı eşiği çok yüksek biri, Böbrek taşı ve böbrek ağrıları, sancıları çekmişliği de var. Aniden rahatsızlanıp acile gidiyor, burada risk, taşın kanala düşme olasılığı bence.
40 dakika süren kapalı bir operasyon (ameliyat değil bence) ile ertesi gün işe gelecekti, gelme dedik.
Bir an önce aldırın derim.
Yeme içmeyle ilgili de hiçbir şey yasak değil demiş doktor.
0
pccopath
(19.01.26)
Şimdi size rotasyon günlerimden yani hafızamın baya derinlerden bilgi çıkarıyorum. Tek büyük taştansa, birden çok küçük taş daha tehlikeli olabiliyor çünkü bunların her bir ayrı ayrı safra kanalını tıkama riski taşıyor, küçük oldukları için kanala daha rahat hareket ediyorlar ve kolanjit riski artıyor.
Her doktor gibi muhakkak ameliyat olun demem ama ameliyatı ben önerirdim ama uzmanlığım itibariyle pek önerebilecek konumda değilim.
0
alice in potatoland
(19.01.26)
kendi kendime update yapayım: ptesi ameliyat oldum. 40dk falan sürmüş. 4 tane delik açıp işlemi kapalı olarak yapıyorlar. sonrasında hafif ağrım vardı odaya çıkarken ama o da ağrı kesici / serumlarla falan geçti. 1 gün hastanede kaldım. o sürede de bi ağrım vs olmadı. yürüme tuvalete çıkma vs okaylendikten sonra bişiy kalmıyo. aynı gün ayağa kalktım yürüdüm vs sorun olmadı. bugün hastaneden çıktım. ağrım vs yok şükür. yağlı şeyler yemediğim ve ağır kaldırmadığım sürece istediğini yiyebilirsin ve gezebilirsin dedi doktor. ilaç yazdı vs.

y30 kronik bi hastalığım vs yok. olmayı düşünen varsa çok zor bir süreç değil yani.
0
🌸chanandler bong
(28.01.26)
Geçmiş olsun.
Sürecin sıkıntısız geçmesine sevindim.
0
Mirket
(28.01.26)
(3)

Istanbul havalimani ucuz otopark (10 gün)

kuehles blondes
Merhaba! Sabiha Gökcen havalimani etrafinda ucuz otoparklar oluyor, minibüsle filan birakiyolar mesela. O tarz otoparklar Istanbul havalimani etrafinda da var mi? Varsa 10 günlügü ne kadardir, biliyor musunuz?
Merhaba! Sabiha Gökcen havalimani etrafinda ucuz otoparklar oluyor, minibüsle filan birakiyolar mesela.
O tarz otoparklar Istanbul havalimani etrafinda da var mi? Varsa 10 günlügü ne kadardir, biliyor musunuz?
0
kuehles blondes
(12.01.26)
istanbul h. l bu konuda sıkıntılı. merkezi yerlere uzaklığından dolayı.
çeşitli kredi kartlarının kampanyaları var araştırman lazım.ama yinede baya tutacaktır.
0
jamswety
(12.01.26)
google mapsde ihl yakınlarında "otopark" diye aratınca bir çok seçenek çıkıyor.
0
duyuruuser
(13.01.26)
bazen taksi/transfer otoparktan daha ucuza gelebiliyor. araştırın isterseniz. geçenlerde bir arkadaşım o şekilde gitmişti.
0
inheritance
(13.01.26)
(3)

Hamur yoğurma makinesi önerisi

fildirfildir
Çok güzel hamur yoğurabilen ama tek vasfı da bu olan bir makine istiyorum. Mutfak şefleri çok pahalı ve tam olarak neler yapılıyor çok bilmiyorum ama tam bir şefe ihtiyacım yok sanırım. Sadece hamuru döve döve yoğuracak, az un koysak bile yoğurdukça güzel kıvam aldıracak bir makineye ihtiyacım var.
Çok güzel hamur yoğurabilen ama tek vasfı da bu olan bir makine istiyorum. Mutfak şefleri çok pahalı ve tam olarak neler yapılıyor çok bilmiyorum ama tam bir şefe ihtiyacım yok sanırım. Sadece hamuru döve döve yoğuracak, az un koysak bile yoğurdukça güzel kıvam aldıracak bir makineye ihtiyacım var. Çırpıcım vesaire var (bosh) memnunum, o yüzden onlara da gerek yok. Teşekkürler.
0
fildirfildir
(12.01.26)
Ben bunu aldım çok memnunum, demir olduğu için katı hamurda makina zorlanmıyor, çiğ köfte falanda yapıyorum, analı kızlı hamuruda yoğuruyorum bulgurla.
www.beko.com.tr
0
eja
(12.01.26)
Sadece hamur yoğurmaya yarayan ev tipi makine bulmanız kolay değil diye düşünüyorum. Profesyonel kullanım için olanlar da az miktarda malzemeyle kullanılmaz, zaten aşırı büyük/ağır ve pahalı olur.

Stand mikser alıp hamur yoğurma ucuyla kullanacaksınız işte, yanında gelen düz ve balon çırpıcıları kullanmak zorunda değilsiniz. Ama belki köfte yoğurmak için kullanmak istersiniz hazır elinizin altındayken :)

Ben Fakir'in artık üretilmeyen şu modelini 4-5 yıldır kullanıyorum: www.amazon.com.tr
Omzum sorunlu olduğu için hamur neredeyse hiç yoğuramıyorum, bana fazla iş bırakmadan çok güzel yoğuruyor, sadece ara sıra kâsenin dibini spatulayla sıyırıp yukarı çekmek gerekebiliyor. Daha sonra makarna aparatı da olan bir model çıkardılar, onu da çok beğenmiştim.
0
kobuzchu kiz
(12.01.26)
1. KitchenAid Stand Mikser alamıyorsan eğer kesene uygun her hangi bir makinaya bak aralarında fark yok.
-1
jamswety
(12.01.26)
(12)

Herkesin maks 25 yasinda oldugu is yeri

Kittie
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.2 farkli arkada
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.
Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.
Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.
2 farkli arkadasima sordum. Ikisi de benim hic aklima gelmeyen bi sey soylediler.
Ciddi bi jenerasyon farkin olacak is arkadaslarinla. Amirin bile 30 yoktur dediler. Tam bir teyze olacaksin onlar icin nesil cok saygisiz can acitirlar falan dediler.
Bu gencler bana bu sekilde mobbing yapabilirler mi ya?
Herkes ne dusunuyorsa soylesin lutfen.
Tesekkurler
0
Kittie
(12.01.26)
yeni jenerasyon inanılmaz kötü. muhtemelen yaparlar.
0
oekuklu
(12.01.26)
spesifik bir sağlık sorununuz yoksa bence ayakta durmakla ilgili sorun yaşamazsınız. yani 40'lı yaşlarında pek çok sahada görev yapan, ayakta durmaktan da öte koşan koşturan çalışan insanlar var.

jenerasyon farkı olabilir ama bu iyi de olabilir. yani mesela onlar daha öğrenci ya da yeni mezunken siz bu işi daha bir disiplinli, olgunlukla ve gençlerin saygı duyduğu bir karakter olarak yaparsanız çok hızlı bir şekilde şef, yönetici falan olabilirsiniz. türkiye'de özellikle işte takımdaki en yaşı büyük - olgun kişinin terfi alması gibi, daha sorumluluk sahibi pozisyonlara konulması yaygın bir şey.
+2
gitdaddy
(12.01.26)
Hiçbir şey olmaz. Kabul et. Tersine keyifli.
-4
arbre
(12.01.26)
denemekten ne kaybedersin ki? ayakta çalışmaya alışık değilsen ilk bir hafta biraz pestilin çıkar.
0
lazpalle
(12.01.26)
tüm gün ayakta durmak zor bence. bana zor gelirdi, molalar ne kadar o önemli. iş zor.
0
jelly bear
(12.01.26)
lanet bir işte çalıştım 30 yaşındayken. arkadaşlarımın çoğu 16-20 yaş arasındaydı, akranım diyebileceğim sadece iki kıdemli kişiydi ki ben hem yaşlı hem de rütbe olarak en tırt elemandım. şu komik mafya oyunu reklamları var ya level 1 zavallı o hesap.

işle ilgili en son dert ettiğim durum buydu. aksine çocuklar bana toplu taşımadaki yaşlı muamelesi yaptılar, yardımcı oldular, kolladılar.

bu biraz da şans işi ama bunu dert etme derim biz hangi ortama girersek girelim yaşlı kalma riskimiz var artık. zaten çalışmaya gidiyorsun tanışma etkinliği değil neticede :) evet normalden bir tık sıkıcı olabilir, aranız ne kadar iyi olursa olsun o jenerasyon farkını hissedecek ve işte onlar kadar keyifli vakit geçiremeyeceksin (eğer öyle bi ihtimal varsa) ama çalışanların genç olmasından çekinme.
0
der meister
(12.01.26)
Hiç belli olmaz bu iş için bırakacağın başka bir işin yoksa eğer gitmemek aslında riskli olur, belli olmuyor z kuşağında iyi yetişmişlerde çıkıyor, kendi iş yerimde çok tatlılar açıkçası ik iyilerini bulmuş bize.
0
eja
(12.01.26)
Dene, yapamazsan çıkarsın. Bir iş yerimde yaşlar o civardaydı. Patron da benden 10 yaş küçüktü.
-1
Kahvedesu
(12.01.26)
bence denenebilir, bir ay sonra onların amiri olursun.
0
duyuruuser
(12.01.26)
havalimanında çalışıyorum, devamlı ayakta olmak ve çalışan profili duty free işi gibi geldi bana. tabii ki yorucu bir iş olur ama eğer biraz dayanırsanız olgunluğunuzla yükselmek için (en azından marka temsilcisi olmak için) öncelikli tercih olabilirsiniz gerçekten çünkü hakikaten o genç çalışan profili daha umursamaz oluyor, geçici iş gözüyle baktığından sahiplenici olmuyor. denemekten zarar gelmeyeceğine katılıyorum.
0
phoarbix
(12.01.26)
doğal amir olursun aralarında. kim takar yeni jenerayonu.
0
jamswety
(12.01.26)
patron ben olacaksam hic sikinti yok.
ayni seviyede olacak isek olmaz
0
cooperr
(12.01.26)
(14)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
(7)

su faturamın artık çıldırması

eja
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenile
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenilendi sayaçta olamaz. ne olabilir başka neyi kontrol etmek lazım veya iskiye gel sayacı kontrol et mi demeliyim? size ne kadar geldi?

ev tipi faturam
0
eja
(09.01.26)
ondan mı bilemedim ama acaba eviniz tapuda ofis/işyeri vb. görünüyor olabilir mi?
0
matilda
(09.01.26)
evde olmadığınız bir gün öncesi sayacı not edin ertesi gün kontrol edin. ya da gün içinde ara ara kontrol edin. makine vs. açılmadığı halde anormal bir hareket var mı diye.
+3
lazpalle
(09.01.26)
Bana da 7m3 için 300 küsur bir şey geldi yaz aylarında. 19m3 bir sonraki kademeye geçtiği için daha fazla ödüyorsunuz muhtemelen. Ben su kaçağını anlamak için evde musluk açık değilken, makine çalışmazken sayaca bakıyorum.
0
gnosis
(09.01.26)
@ lazpalle +1
Bunu mutlaka ve öncelikle yapın.
0
Mirket
(09.01.26)
Evde tüketim yokken sayacı kontrol edin, endeksi not edip bir süre takip edin. Gerçi sayaç değişmiş diyorsunuz ama yine de bakın bence. Onun dışında tutardan bağımsız olarak (birim fiyat her şehirde farklı çünkü, bir de kademeler var) tüketim miktarına bakmak lazım. Referans olması açısından yazayım; 2 kişi benzer senaryoda ayda 5-6 m3 su kullanıyoruz.
0
orient blue
(09.01.26)
iskan yoksa şantiye suyu geliyordur ve yüksek faturalandırılır.
elektirik de aynı şekil.
0
jamswety
(09.01.26)
2. Kademe ya da şantiye filan alakasız cevaplar gelmiş. Sorun tutarın fazla gelmesi değil 19 m3 kullanılmış olması. İki kişiyiz diyorsunuz. Kaçak var gibi. Evde su arıtma cihazı var mı? Varsa bunlar arızalanıp sonsuz döngüye girebiliyor. Karşı dairenin size yazıyor olabilir cevabı da düşündürdü, Tr'de olamaz böyle bir şey diyemeyiz. Sizin su nereye gidiyor onu bulmanız gerekli. Kesin bir kaçak/arıza/başka yere giden su var.
0
adivar
(10.01.26)
(4)

Fiyatı en ucuz e-sim özellikli telefon

Take it away honey
Selam dostlar ailem için Almanya'ya geldikçe esim ile kullanabilecekleri bir telefon almak istiyorum. Daha önce bu konuyu araştırıp satın almış olan vardır diye buraya da sormak istedim. Samsung'a baktım ancak tam istediğimi bulamadım. Fiyatlar genelde yüksek. Xiaomi vs markalar da olur.Önerileriniz
Selam dostlar ailem için Almanya'ya geldikçe esim ile kullanabilecekleri bir telefon almak istiyorum. Daha önce bu konuyu araştırıp satın almış olan vardır diye buraya da sormak istedim. Samsung'a baktım ancak tam istediğimi bulamadım. Fiyatlar genelde yüksek. Xiaomi vs markalar da olur.

Önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden çok teşekkürler.
0
Take it away honey
(01.01.26)
samsung a55 - a56
0
jamswety
(01.01.26)
Honor 400
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.01.26)
Esim kitler var ayrıca satılıyor. Esim özelliği olmayan telefonlarda kullanılabiliyor.

Sırf bunun için telefon almanıza gerek yok.

Trendyol ve Hepsiburada var.
0
kaiserr76
(01.01.26)
Samsung galaxy a36 aldım aynı sebeple. Gayet iyi.
0
adivar
(01.01.26)
(7)

buluşmaya habersiz gelmemek

parcaliham
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün mü
bir çift olarak, epey yakın olduğumuz bir çift dostumuzla sinemaya gitme planı yaptık. ben bizim biletleri aldım, onlara screenshot attım. ayrıca filmden önceki hafta 2 kere gideceğimiz filmi konuştuk. sabahında kız arkadaşım onlara mesaj atıp, akşam görüşmek üzere gibi bir şey yazdı ve 'aa bugün müydü' cevabı aldı. sinema salonuna gitmeden önce yola çıkarken mesaj attı. cevap gelmedi. salona girmeden fuayede mesaj attı ve film başladıktan 10 dakika sonra: ah biz onu unuttuk gibi bir cevap geldi. bu bana çok saygısızca geldi. ama diğer yandan bu kişiler taşınmayla ilgili bir dert olduğunda bize gelen, araba kullanarak yardımcı olan insanlar. yılbaşını birlikte kutlamak için teklifte bulunan insanlar. yıllara yayılmış bir dostluk var. filme gelmek istemeyebilirlerdi ve bunu söyleyebilirlerdi bence ve bu konuda sorun olmazdı.

neyse, ben bu olayla birlikte tavır koymamız gerektiğini düşünüyorum. ama bir şey demeden tavır koyarsam bunu anlamayacaklar gibi hissediyorum. ayrıca kız arkadaşım tavır koyma taraftarı değil.

sizce açık açık bu konuyu konuşmalı mıyım yoksa arama mesafe mi koymalıyım? neyse çok basit bir durum belki ve burada zamanınızı çalıyorsam affedin.
0
parcaliham
(31.12.25)
bu işler biraz davet usulü olur, filmi sorarsınız, gitmek istiyorlarsa, siz onlarında da biletlerini alacaktınız. mesela dediğiniz bir devlet tiyatrosu olsaydı, arkadaşlarınız gelmek isteseler bile siz onlara bilet almadığınız için büyük ihtimalle kapıda kalacaklardı. yani bundan sonrasını size bırakıyorum.
0
malheiros
(31.12.25)
@malheiros
evet ama bu ortak verilen bir karardı. bir masada iki taraf da gitmek istediğini söyledi ve iki taraf da kendi biletini alacağını söyledi. bir davet yoktu, karşılıklı bir anlaşma vardı. bilet almayıp kapıda kalmaları yine onların hatası olurdu çünkü erkenden bilet alıp, bu bileti aldığını/bileti nereden aldığını gösteren bir taraf var. demek ki biri daha önem veriyor, diğeri sallamıyor gibi bir izlenim oluşuyor bende.
+1
🌸parcaliham
(31.12.25)
o zaman ben açıp bir şey demezdim ama biraz ghost'lardım. yani onlardan yeni bir aktivite fikri/gelmeden adım atmazdım.
0
malheiros
(31.12.25)
Bazen çiftler kendi aralarında gerilim, tartışma vb yaşayınca ve başkalarıyla aynı ortamı kotaramayacaklarsa karşı tarafa bunu nasıl söyleyeceğini bilemiyor, söylememeyi tercih edebiliyor. Bu tarz bir durum olabilir. Kaldı ki yıllara dayanan bir arkadaşlık ilk defa sergilenen bir davranışa kurban edilmemesi, tavır konulmaması gerekecek kadar kıymetli, hele ki günümüzde.

Benzer davranışlar tekrarlarsa o zaman mesafe konulabilir.
+3
Phoebe
(31.12.25)
@phobe+1 kendi aralarında sorun/kavga yaşamış olabilirler. bence tavır yapmayın böyle bir şey için ufak sitem belki olabilir bir araya gelindiğinde.
+1
archmeister8
(31.12.25)
sohbet ederken öylesine konusulmuş ve siz bu olayı fazla ciddiye almışsınız gibi bir izlenim edindim ben. o filme gidelim dendi ama ne zaman gidileceği konuşuldu mu? siz kendi kendinize gün ve seans planlamışsınız, karşı tarafa bilet fotosunu atmışsınız diye anlıyorum ben. ne diyeceklerini bilememişler gibi sanki. saçma sapan bir durum olmuş. bir yandan pek sallamamışlar gibi, çünkü bilet saatine gününe bakmamışlar.
bir yandan da oldu bittiye gelip ne yapacaklarını şaşırmışlar gibi.
hem lise öğrencileri gibi topluca filme gitmek gibi aktivite mi olur yahu. film seyretmek sosyal bir iş değil ki.
+3
abelardo
(31.12.25)
kavga etmişlerdir.biri de bugün hasanlarla sinemaya gidecektik demiştir.diğeride başlarım sinamasına diye bir saatlik hikaye yazarım burada sana.
salla gitsin.
0
jamswety
(31.12.25)
(6)

eski disketler

kibritsuyu
gün gelir antika değeri kazanır mı?mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalış
gün gelir antika değeri kazanır mı?

mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalıştıracak işletim sistemi mevcut (harici bir usb disket sürücüm var).

ama atmaya da kıyamıyorum, sizce gün gelir kıymete biner mi bunlar da?
0
kibritsuyu
(29.12.25)
hiç ihtimal vermiyorum, olursa da bizim ömrümüz yetmez bence
+1
kisa
(29.12.25)
kazanmaz. o veriler bir yerde zaten arşivlidir. disket olarak da ömrü 10-15 yıldı. çoktan bozulmuşlardır.
+2
orpheus
(29.12.25)
şöyle değerlenebilir. filmciler/diziciler 80'ler 90'lar dizisi/filmi çekerlerse o zaman onlara satabilirsiniz ama onda da alıcıyı bulmak zor olur.
0
elektr10
(29.12.25)
bozulmuştur. Disketler de röntgen gibi plastik bir zar üzerine ilaçlı bir materyal var. Yıllar içinde o kuruyor.
şimdi taksan bir kere belki okur ama 5 kere zor okur. at gitsin.
0
jamswety
(29.12.25)
Her eski şey antika olmuyor, bu nokta sıkça gözden kaçıyor.

Eski disket antika olmaz ama atıyorum windows'un ilk sürümünün satıldığı haliyle korunmuş bir örneği para edebilir.
+2
akhenaten
(29.12.25)
insan atmaya kiyamiyor ama cop malesef.
+1
cooperr
(29.12.25)
(10)

Ankara'ya taşınmak

denizgonen
Ankara'nın da göç aldığını biliyorum ama ne yazık ki alternatiflerim çok kısıtlı. Doğma büyüme izmirliyim, üniversiteyi istanbulda okudum sonra iş güç derken bu şehirden taşınamadım. Ankaraya transfer olabilme imkanı oluştu. yaza kadar karar vermem gerekiyor. işyerim etlik keçiörende olacak, 657'ye
Ankara'nın da göç aldığını biliyorum ama ne yazık ki alternatiflerim çok kısıtlı. Doğma büyüme izmirliyim, üniversiteyi istanbulda okudum sonra iş güç derken bu şehirden taşınamadım.
Ankaraya transfer olabilme imkanı oluştu. yaza kadar karar vermem gerekiyor.

işyerim etlik keçiörende olacak, 657'ye tabiyim.
Eşim özel sektör çalışanı o da Ankara'da iş bulabiliyor. yeni yıl itibari ile eve giren kazanç 140.000 liraya yakın. açıkçası ankara'da yaşamaya alışırsak şu anki evimizi de kiraya vermeyi düşünüyoruz oradan da 35-40.000 lira kira geliri gelecek.
arabamız da var ama bir tane, istanbulda anadolu yakasında kadıköyde oturuyoruz (bağdat cd)
artık istanbulda gerçekten yaşayamadığımızı fark etmeye başladık. haftasonu alışverişe bile çıkamıyoruz. haftasonu bir yerlere gidelim, şehir dışına çıkalım desek çıkamıyoruz da dönemiyoruz da, gecenin saçma sapan bir saatinde trafik oluyor park yeri yok bir şey yok. sadece benim işe gitmem toplu taşıma ile 30-40 dk sürüyor o yönde bir avantajımız var. fakat eşimin rahat 1 saat sürüyor.

eşimle ben çok da sosyal insanlar değiliz, şehirde sosyalleşme anlayışımız canımız sıkılınca dışarıda 1-2 bira içmek, arada tiyatroya gitmek o kadar. Evcimen evinin huzurlu ferah geniş olmasını isteyen kişileriz. Haftasonu daha çok şehir dışında kamp yapmak, civar yerlere gitmek hoşumuza gidiyor.

1)bu veriler eşliğinde ankaraya taşınmamızı önerir misiniz?
2)bu veriler eşliğinde ankarada nerelerde ev bakmalıyım? eşim de eğitim sektöründe.
3)ankarada durumlar kötüleşiyor deniyor ama bana şehir daha planlı daha düzgün ve de en önemlisi aslında her ilçede merkez var ilçe içinde bile takılmak mümkün gibi geliyor. Bir istanbul olmaz değil mi Ankara da sizce?
4)başka öneriniz varsa alabilirim elbet.
0
denizgonen
(29.12.25)
1) bir ankaralı olarak önermek istemem ama mantıklı bir tercih.
2) işinize yakın bir konumdan ev bakabilirsiniz. eşiniz de artık toplu taşıma kullanacak, eğitim sektörü dediğiniz için ankara'nın her semtinde özel okul, dershane, kreş mevcut belki o da evin yakınlarında bir yer bulabilir. etlik semt olarak bence iyi bir yer.
3) iç göç nedeniyle işler baya kötüleşti. her ilçede merkez var gibi ama beklentilerinizi tam karşılayamaz. etlik civarında mesela dışarıda çıkıp iki bira içip eve dönebileceğiniz yer var mı ben bilmiyorum. bazı bölgeler yeni geliştiği için içkili mekan ruhsatı belki alabiliyordır ama mekanlara ankaranın her ilçesinde alkol ruhsatı verilmiyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.12.25)
ankara'nın istanbul'dan daha rahat olduğu kesin. ama istanbul'da var olan her şey burda yok orası da kesin. bolu'ya yakın olduğu için bolca kamp yeri bulursunuz.

evi birinizin işine yakın tutmak en mantıklısı. biri toplu taşıma veya yürüme gider, diğeri de arabayla. etlik'te ev tutulabilir. kiralar diğer yerlere göre daha ucuz. ekstra bir kira vermemiş olursunuz evinizden gelecek kira parasıyla.

eşinizin nerde çalışacağına göre ev lokasyonu değişebilir o önemli.

ankara'da toplu ulaşım kötü onu bilerek gelin. o yüzden imkanı olan herkes araba kullanıyor bu da bazı saatlerde trafiği arttırıyor. lakin istanbul'dan kötü olduğunu sanmıyorum.
0
jelly bear
(29.12.25)
istanbul ve izmirde yaşamış bir insan ankarada depresyona girer. 2004 2011 ankaradaydım trafik vardı,şu an daha da berbat durumda. ayrıca ankarada kadıköy benzeri veya bostanlı benzeri bir ortam tam olarak yok. belli yerler var ancak oralara ulaşmakta istanbuldaki gibi zor. keçiören küçük iç anadolu zaten (çorum çankırı yozgat kırşehirli dolu)
keçiörenin akşam sabah trafiği çok kötü.
1 bir egeli olarak ankara izmirli ve istanbullu birine ters gelir.
2 evden çıkmıyorsanız, çevresi güzel olsun isityorsanız. tunalı, çay yolu, ümitköye vb. yerlere bakmalısınız ama oralardan keçiörene ulaşım çok zor.
3 ankara planlı düzenli ama her mahallesi hareketli de değil.
4 eskişehir bir seçenekse sizin için daha iyi olur bence. uzaktan çalışma varsa hızlı trenle 1 saat sürer.

he bana deseler ki ankarada çalış ben çalışırım çünkü ankarada okudum. ankaranın insanı genelde iç anadolulu beni rahatsız etmez. ankaranın diğer avantajı okumuş edepli, orta kesim insan izmir ve istanbula göre daha fazla.
0
mikahakkinen
(29.12.25)
Eşimle aynı düşünceler ışığında yapmayı düşündüğümüz ancak benim işimden memnun olmam dolayısiyle (mühendisim) sürekli ertelemeye gittiğimiz eylem.

Eşim de sizin gibi öğretmen (okul önceci) ve istanbul şartlarında kalabalık sınıflar olmasından yakınıyor, istanbulu benimseyemedi yıllardır çünkü istanbul dinamiklerinde yaşamaya uygun yapıda değil. Ankarada üni okumuş, Ankarayı seviyor, mesleğini orada yapmanın daha mantıklı olduğunu söylüyor. Bense orada da iş bulabilirim ancak burdaki kadar kazanabilir miyim, mutlu olabilir miyim bilemiyorum ve çekimser duruyorum.

Ancak yeşil ışığı yaktım yakın zamanda, çünkü istanbulda yaşamak gerçekten çok boğucu duruma geldi benim için, özellikle ulaşım anlamında. Araçla gidince bin badire atlatıyorum, toplu taşıma ile bir yaştan sonra yoruyor özellikle yürüme kısımları.

Sorularınıza cevap veremem ancak özellikle eğitimci ya da memur olan kişilerin kıyasladığımda birçok açıdan Ankarada daha mutlu olabileceğini düşünüyorum.
0
va
(29.12.25)
İstanbul kadar olmasa dahi Keçiören trafiği berbat. Etlik tarafının trafiği yıllar içinde muhtemelen çok daha kötüleşecek şehir hastanesi civarına yapılan yeni konutlardan dolayı. Eğer iş yeriniz Keçiören metro hattının civarında olacaksa ev tutacağınız yeri daha geniş çerçevede alabilirsiniz. Ama Keçiören çok büyük bir ilçe ve çoğu kısmına metro yok, kısa zamanda da gelecek gibi görünmüyor. İnanılmaz nüfusuna ve şehir hastanesi bulunmasına rağmen buraya metro yapmak öncelenmiyor. Kızılay-Sıhhiye-Ulus-İvedik hatlarından metro + otobüs olarak ulaşım sağlayabilirsiniz ama evden ne kadar erken çıkmanız gerekir ya da akşam ne kadar geç varırsınız bilemiyorum.
Keçiören'de oturacaksınız sosyalleşmenin tek imkânı kafeler olacak. Keçiören'in genç nüfusu bildiğiniz kanzi tipler. Trafik saatinde çıkmazsanız Kızılay'a ulaşım rahat olduğu için buradakiler de oraya gidiyor aslında. Mecburen Tunalı-Kızılay-Bahçeli ya da Beytepe-Ümitköy-Çayyolu'na gideceksiniz daha "kaliteli" aktiviteler için.

Ankara'dayım, İstanbul'da memuriyet şansı doğmuştu açıkçası tercih etmedim bir ömür orada yaşayamam, cebime giren para cebime girdiği gibi çıkacak diye. Bana düşünceniz mantıksız gelmiyor.
0
black holes in the sky
(29.12.25)
Ankara'da bir yıl kesintisiz yaşadım, çocukluğumdan beri gider gelirim. İstanbul'da beş yıl yaşadım. Üç yıldır İzmir'deyim. Ankara'yı hâlâ seviyorum ve yaşanılır buluyorum.

Sosyalliğiniz ara sıra 1-2 bira içmek ve tiyatroya gitmekse Ankara'daki tiyatroları seversiniz, hem devlet tiyatrosuna bilet almak ve gitmek İstanbul'a göre daha kolay, hem de Cermodern gibi yerlerde özel tiyatroların iyi oyunlarını izleyebilirsiniz. CSO var, devlet opera balesi var. Böyle aktivitelere gitmek İstanbul'dan daha rahat, ben İstanbul'da beş yılda gittiğim kadar oyundan/konserden daha fazlasına Ankara'da bir yılda gitmiştim.

(Keçiören'e nasıl gidilir, iş trafiği nasıldır hiç bilmeden söylüyorum bu kısmı.) Gazi mahallesi ve Ayrancı bence çok güzel yaşanacak yerler, Ankara'ya taşınsam buralara bakardım.
0
kobuzchu kiz
(29.12.25)
izmirden ankaraya geldim çok memnunum,
çok güzel buralar 12 ay serin serin oturuyoruz. hala garipsediğim şeyleri var elbet ama 2 yıldır of demedim, değişiklik de iyi geldi aslında.
Gurbet yaşamış biri zorlanmaz, yaşamışsın, karı koca çalışan rahat edersiniz. Saniye düşünmem ben olsam, izmirde yaşamaktansa şimdilik Ankara Rocks \m/ benim için.
0
erty_ksk
(29.12.25)
ailemin yarısı Ankara da yaşamakta ve gelir seviyesi oldukça yüksek. Ankara yı da çok iyi biliyorum o yüzden şuradan girmek isterim konuya.
Türkiye de her şehirden başka şehre taşınmayı tartışabilirsiniz iyi kötü taraflarıyla ama Istanbul farklı. İstanbul u bir ülke değiştirmek gibi düşünmek gerekli.
İstanbul Ankara değil de İstanbul dan Türkiye ye taşınmak demek daha doğru olur sanki.
hele hele İstanbul'un en üst lüks bölgesi Bağdat caddesi dolaylarında oturup Ankara'ya taşınmak çok önemli bir karar. Bende bu bölgede ikamet ettiğimden dolayı son yıllarda her ne kadar nefes almakta zorlansak da hi iyidir buralar hala gideri var.
Ankara da ise size ikamet olarak önereceğim tek ilçe ÇANKAYA dikmen vadisi bölgesidir. geri kala hiç bir bölgesinde İstanbul Kadıköy den giden birisi mutlu olamaz gibime geliyor.
0
jamswety
(29.12.25)
bağdat caddesinden keçiörene taşınırsan kafayı yersin. çayyolu-bilkent anca paklar. çayyolu-bilkent için güzel ev istersen 4+1 ev 60 bin kira en az ona göre düşün taşın. trafik falan da çekeceksin
0
Hallegadola
(29.12.25)
bir haftasonu ya da uzatabildiğiniz bir tatilde, düşündüğünüz bölgede bir otelde/airbnb'de kalarak bu kararı verme şansınız var mı? Herkes/hepimiz bireysel tecrübelerimizi yansıtıyoruz ama bu çok kişisel bir şey, sizin alışkanlıklarınız, yolda vakit harcamaya ne denli tahammülünüz olacağı vs. Sadece keçiören'de yaşayacak bir profil olmadığınızı düşünüyorum ama ulaşım da biraz vakit alacak düzgün alternatifleriniz için bence özet bir konsensus olarak.
0
ansya
(29.12.25)
(3)

Anadolu Yakasında Büyük Site

twelfth
Geçenlerde Avrupa Yakası'nda Halkalı ve İkitelli tarafında birkaç tane site gezdik arkadaşım ile. Normalde yatırımlık ev bakıyordum. Fakat site dışına çıkmadan (Kuaför, market, eczane, spor salonu, havuzlar, süs havuzları, kafe, çocuk parkları ve en önemlisi dipdibe binalardan oluşmayan geniş yürüme
Geçenlerde Avrupa Yakası'nda Halkalı ve İkitelli tarafında birkaç tane site gezdik arkadaşım ile. Normalde yatırımlık ev bakıyordum. Fakat site dışına çıkmadan (Kuaför, market, eczane, spor salonu, havuzlar, süs havuzları, kafe, çocuk parkları ve en önemlisi dipdibe binalardan oluşmayan geniş yürüme alanı ve meydan) yaşanabileceğini ve çocuk yetiştirilebileceğini hep duyarken şimdi kendi gözlerimle görünce acaba yatırımlık değil de yaşamalık bir ev alınır mı diye düşünmeye başladım. Özellikle beğendiğim site Avrupa Konutları Atakent 3 idi ve site yönetiminin de iyi olduğunu öğrendim.

Bu firma ya da benzer firmalar tarafından yönetilen bahsettiğim tarzda büyük ve kendi içinde bir dünya barındıran site tavsiyeniz olur mu Anadolu Yakası'nda? Var olan site de de olabilir, inşaattan satın almalık da olabilir önerileriniz? (Elimde 3 kuruş var ama vade farkına çok yüklenmeden finanse eden projeler olabiliyor.)

Direkt bahsettiğim tarzda site yaşamının Anadolu Yakası'nda -en azından benim yaşadığım alt kısımlarında- pek gözlemlemedim, belki daha kuzey ilçelerde vardır diye sorayım dedim özetle.
0
twelfth
(18.12.25)
avrupa konutları yamanevler
0
croswell
(18.12.25)
Avrupa Konutları Yamanevler'in yanındaki "Limonlu Bahçe" de olabilir. Farkı binaların yüksek olmaması, ortak ve sosyal yaşam alanlarının biraz daha fazla olması gibi gelmişti bana. İhtiyaç halinde yan tarafında tiyatro ve avm yürüme mesafesinde. Arka tarafa yapılması düşünülen kongre merkezi ve şehir parkı iki projeye de aynı mesafe gibi duruyor. Metroya ulaşım ikisinde de kapı önü gibi.
0
iustitia omnibus
(18.12.25)
anadolu yakası avrupa ya göre baya pahalıdır..iyi bir proje olarak incele istersen.

www.nidaparkkucukyali.com
0
jamswety
(18.12.25)
(5)

Ey ahali! Yılbaşı ağaçlarını nereden aldınız?

winston insani
MerhabalarDaha önce hiç yılbaşı ağacı almadım, eşimle ilk yılbaşımız bu sene ve bir ağaç alıp süslemek istiyoruz ama bu konuda hiç bilgimiz yok.Ağaç ve ağaç süsleri olarak, mümkünse online, eğer kendinizin de tecrübe ettiği yerler varsa önerilerinize açığım.Teşekkürler.
Merhabalar

Daha önce hiç yılbaşı ağacı almadım, eşimle ilk yılbaşımız bu sene ve bir ağaç alıp süslemek istiyoruz ama bu konuda hiç bilgimiz yok.

Ağaç ve ağaç süsleri olarak, mümkünse online, eğer kendinizin de tecrübe ettiği yerler varsa önerilerinize açığım.

Teşekkürler.
+4
winston insani
(15.12.25)
Migros. Zaten kedim için aldım. Bayılıyor ağaçla oynamaya.
+1
gobekliraki
(15.12.25)
jamswety
(15.12.25)
internetten al, bir kere alıyorsun yerin varsa gür ve pahalı olanından al diğerleri cücük gibi duruyor, sonra ek dal alarak gürleştirmeye çalışıyorsun çirkin oluyor. bir sefer al parayı tam ver güzelinden al.
www.trendyol.com

mesela bu fiyatı bana çok uygun geldi, ben geçen sene dışardan 1500 tl ye bunun yarısı ve daha seyrek olanını almıştım
0
eja
(15.12.25)
Mr.DIY mağazalarında çok uygun fiyata bulabiliyordunuz ancak stokları kontrol edin. Migros ve Carrefour'da da durum aynı, stok yoktur muhtemelen ama şansınızı deneyin. Bu 3 markada stok bulursanız en iyi alternatif bunlar. Yılbaşına çok az kaldığı için stoklar tükenmiştir...

Eğer yılbaşı süsleri de alacaksanız, IKEA o şartlar altında mantıklı olabilir, ağaç+ışık+süs şeklinde setleri var, o haliyle fiyat fena değil. Sadece ağaç alacaksanız ağaçları bence rakiplerine göre dandik ve pahalı.

Trendyol, amazon vb. yerlerde fiyatlar bence çok pahalı. Ben tercih etmedim.
0
kent sakini
(15.12.25)
Euroflora cok kaliteli agaclar getirir, senelerce kullanilacak bir yilbasi agaci ariyorsaniz oraya da bakabilirsiniz. Eskiden metro’da da bulunurdu.
0
lallala
(16.12.25)
(12)

Araç motor yağı değişim süresi hk.

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
Yılda 6-7 bin km yaptığım 1.4 benzinli düz vites, atmosferik aracım var. Üreticisi 1 yıl ya da 15.000 km hangisi önce dolarsa yağını değiştir diyor. Ben de her yıl değişiyordum. 2023 model Nissan Qasqai'si olan bi tanıdık bana kızdı, o da yılda benim gibi 6-7 bin km yapıyormuş ve ben daha önceki ara
Yılda 6-7 bin km yaptığım 1.4 benzinli düz vites, atmosferik aracım var. Üreticisi 1 yıl ya da 15.000 km hangisi önce dolarsa yağını değiştir diyor. Ben de her yıl değişiyordum. 2023 model Nissan Qasqai'si olan bi tanıdık bana kızdı, o da yılda benim gibi 6-7 bin km yapıyormuş ve ben daha önceki araçlarımın da Nissan'ın da yağını 2 yılda bir değişirim, 30 yıllık şöförüm, bir zararını görmedim, üreticiler para kazanmak için yılda bir değişim öneriyor, biz zaten az biniyoruz, 2 yılda bir yapsak sıkıntı olmaz dedi, aklım karıştı. Bana da mantıklı geldi, sonuçta tavuk eti değil ki bozulsun bu motor yağı. Zaten 5W40 yarı sentetik yağ koyıyorlar, neden bozulsun ki? Siz ne dersiniz?
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(11.12.25)
Cok teknik bilgim yok aslinda ama yag degisimini gec yapmanin etkisi bugunden yarina ortaya cikan birsey degil. Belki 2 yil gercekten cok cok buyuk sorun degildir bilmiyorum ama arabasina gore yuksek kilometreleri gormeden yag yakma olaylarinin baslamamasi icin yag degisimi cok ucuz bir islem diye dusunuyorum. Tabii arabayi aldiniz sifir, 100 bin kilometrelere gelmeden sattiniz, bakim gecmisindeki eksikler disinda sizi etkileyen bir durum olmaz.
0
mbond
(11.12.25)
sen milleti dinleme .
ya senede 1 değiştir ya da 10 bin km de. hangisini tamamlarsan ama sanırım sen senede 10 yapamazsın. ama yinede her sene değiştir.
15 binde değişsen ne olacak bin tl farkeder değmeyecek bir meblağ.
0
jamswety
(11.12.25)
Tanıdığınız doğru bilgi vermemiş. Yağ zamanla oksitlenir, içindeki nem yoğuşur, su oranı artar ve çamurlaşma başlar. Kısa mesafe sürüş ve "dur-kalk" sürüşün çok olduğu şehir içi kullanımlarda bu süreç daha da hızlanır ve yağ kimyasal yaşlanmaya girer. Siz arabayı kapının önünde bir yıl boyunca yatırsanız da, o yıl sadece 20 km yol yapsanız da, son yağ değişiminizin üzerinden 1 yıl geçtiyse değiştirmelisiniz. Mineral yağın 6 ay, yarı sentetiğin 6-12 ay, tam sentetiğin en fazla 1 yıl ömrü vardır.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.12.25)
full sentetik yag bile olsa senede bir degistirmek lazim. 2 yil bence cok uzun bir sure arac fazla kullanilmasa bile.

bir de arac garanti kapsaminda ise ve 2 senede bir yag degistirirseniz garanti isinde sikinti cikabilir.
0
cooperr
(11.12.25)
avrupada kullanılsaydı 2 yıl 6-7bin km yeterli olabilir belki ama türkiye'de hem yakıt kalitesi hem de tozlu bir havaya sahip olduğumuz için 2 yıl çok uzun bir süre. senede 1 kere değişim yeterli.
0
false pretension
(11.12.25)
her zaman güvenli tarafta kalmak iyidir.
0
renegade
(11.12.25)
Her 30 yıllık şöför arabadan süper anlasaydı arabalar arıza yapmazdı. Araçtaki en önemli organ motor yağı temiz olmalı. Daha teknik bilgisi olanlar iyi açıklar ama en son aksatılacak şey motor bakım elementleri. Aküyü, lastiği, filtreyi, bujiyi zorlayabilirsin ama motoru zorlamanın bir anlamı yok.
0
mikahakkinen
(11.12.25)
öncelikle, "30 yıldır yapıyorum bir zararını görmedim" lafını duyuyorsan oradan kaç dostum. bu lafı söyleyen ya atıyordur, ya da günü sonunda siki tutar.

sonralıkla, motor yağı ve tavuk benzetmesi hiç olmamış. araba dursa da gitse de toz, çamur, kir karışıyor motora. motor yağını değişeceksin ki motor temiz olsun.
+1
abelardo
(11.12.25)
ben bir seneyi geçirmem. yağ içinde motorun aşınan parçaları olur. ne kadar çok parça varsa motor o kadar hızlı yıpranır. full sentetik yağ kullanıyorum. yani yağ daha çabuk eskir ama daha akışkan olur. ama bu yakıt tasarrufu anlamına gelir.

yağı dışarıdaki ustalarda değiştiriyorum
yağ değişim maliyeti: 800 TL işçilik, 500 TL filtre seti, 1000 TL de yağ. bence yılda bir yapılmayacak bir maliyet değil
0
hoot
(11.12.25)
Yag önemli konu evet ama kardeşim japon bir otomobil markasinin bölge müdürü. "Sen senede bir ya da 10 bin km de bir gelmezsen biz nasil serviste para kazanicaz? 20 bin km ye yaklasinca ya da 15-20 ay arasi değiştir, rahat ol." demişti. Sanayide ustaya soyledim bunu, onaylamisti.
0
duster
(12.12.25)
hocam şöyle diyeyim, yağ değişiminden yapacağınız tasarrufla yağ değiştirmemenin olası zararını yan yana koyun.

Birinde en fazla 1 bidon yağ ödüyorsunuz.
Diğerinde arıza durumuna göre artık servisin ya da sanayinin insafına kalıyorsunuz.
0
anten
(12.12.25)
1.4 turbo benzin arabam var.
yılda 2-3 bin anca yapıyorum.
genelde garajda yatıyor.
acil işim çıkar, canım isterse gezerim diye kullanıyorum.
2029'a kadar garantisi var.
her sene yağ değiştiriyorum.
garantisi olmasa da her sene değiştirtirdim.
modern motorlarda yağ değişimi çok önemli motor ömrü ve sağlığı açısından.
piyasadaki bölge müdürlerinin alayı dinozor veya tecrübesiz (tanıyorum çünkü insanları), onlara çok da güvenme.
mesela uç örnek;
opel'lerin b16dth 1.6 dizellerinin yağı bence 10 binde bir değişmeli.
markanın verdiği 15 bin uzun.
sonra motor kurumlanıyor.
yok kapak aç da kurum temizle, uzun iş.
0
rain when i die
(12.12.25)
(6)

robot süpürge

OgutucuRecep
merhaba,1-alan var mı?2-alıp da keşke şu özelliğini alsaydım diyen var mı?18k kadar çıkabilirim bu ürün için. roborock s8 pro markası var şu an onu alcaktım vazgeçtim.belki daha iyi özelliklere sahip olan vardır diye.yoksa o ekstra özelliğe para vermeye de gerek yok şu model de iyi mi dersiniz.araşt
merhaba,

1-alan var mı?
2-alıp da keşke şu özelliğini alsaydım diyen var mı?

18k kadar çıkabilirim bu ürün için. roborock s8 pro markası var şu an onu alcaktım vazgeçtim.
belki daha iyi özelliklere sahip olan vardır diye.

yoksa o ekstra özelliğe para vermeye de gerek yok şu model de iyi mi dersiniz.

araştıran eden var mı sayın arkadaşlar
+1
OgutucuRecep
(29.11.25)
Almayan var mı?
Hali tanıma özelliği olmazsa olmaz. Bendekinde otomatik toz boşaltma, paspas yıkama vs var ama halı tanıtma manuel bir tek o eksik.

Bu robot sadece destek ana temizlik yine sizde olacak. 18-20 de iyi bir makina için normaldir herhalde. Gerçi ben 20ye almıştım şimdi 32 olmuş ama çok satan yok diye düşünüyorum.

Esas önemli olan yedek parça ve servis desteği.
0
artıküyeolmakistiyorum
(29.11.25)
alma
air fryr gibi bu da boş beleş bir let.çok hızlı eskiyip arıza yapıyor.bunun yaptığı temizlik değil yalanda bir toz alma olayı.
iyi bir dikey süpürge al derim.
shark markaları öneririm.kendinden temizleme kovası olanlardan.
+1
jamswety
(30.11.25)
1 evet
2 haritalı aldım ben çok memnunum istasyonlu Xiaomi nin
0
baldan kaymak
(30.11.25)
robot süpürge dünyanın en boş yatırımı. ömrü kısa 2 sene demeden verim düşüyor, batarya değişsede verim düşüyor. şarjlı süpürge almak daha mantıklısı.
+1
mikahakkinen
(30.11.25)
S7 kullanıyorum, s8 de onun bir gelişmişi sanırım. 5 yıldır tık demedi, deyim yerindeyse eşşek gibi kullanıyorum da yani. Her seferinde bez yıkamak ve toz boşaltmak sıkıntı ama onu haricinde halıyı görüp paspasıno kaldırmasından çok memnunum.
0
physcos physcos
(01.12.25)
çıktığında almıştım roborock s5.
çok severim kendisini. bataryası azalmıştı, internetten yenisini aldım bin lira civarıydı.
arada bir fırçalarını değiştiriyorum. hala ilk günkü gibi.
en son baktığımda 1000 saatten fazla çalışmıştı.

zaten aynı marka diye mi'nin bir ürününü yakınıma hediye olarak almıştım. (aynı değilmiş)
onlar çok memnun kalmadılar (wifi özelliği bozuldu, servis tamir edemedi falan)
haritalama, telefon kontrolü, zamanlama gibi özellikleri olmasa da otomatik gırgır gibi çalışıyor yetiyor.

iyi temizlik yapıyor ama her yere girmiyor, 70m2 evi ortalama 40 dk'da süpürüyor. yerde çorap halı püskülü falan bir şeyler varsa takılıyor, bazen bir odanın kapısını kapatıp içeride mahsur kalıyor falan.

o yüzden tek başına yetmez.
haftada bir-iki normal süpürge ile süpürürsünüz.
her gün sabah akşam da otomatik süpürtürsünüz. evde iki kedi olduğu için sabah akşam çalışıyordu ve her seferinde iyi hasılat topluyordu.
0
biseysorcaktim
(01.12.25)
(6)

Dr Martens kullananlara bir soru

Amaranta ursula
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz. Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünya
Arkadaşlar cümleten iyi geceler,

Amaranta ile ayakkabı sorularına hoş geldiniz.

Hazır black friday indirimi varken 1461 modelinden almayı düşünüyorum yarın. Ancak hevesle alıp pişman olma korkum var az para da değil hani. 3-4 haftalık mutfak masrafım neredeyse. Yorumlarda sancılı 1 ayın sonunda dünyanın en rahat ayakkabısı olma iddiasını vaadediyor. Sahiden de öyle mi? Evladiyelik mi cidden? Kullanan arkadaşlar ne düşünüyor acaba?

Cevaplar için çok teşekkürler şimdiden, tatlı rüyalar.
0
Amaranta ursula
(29.11.25)
iyi ayakkabi almak istiyorsan iyi degil onu soyleyeyim. ama tasarimi hosuna gitmisse alabilirsin.

bot bekleme ama. sneaker gibi uretilen bir ayakkabi. sadece goruntusu bot, performansi degil.
+1
antikadimag
(29.11.25)
Sorduğunuz ayakkabı özelinde fikrim yok ama bence bu tür bir üründe iki güzelliğin bir arada olması zor. Hush puppies bir botum vardı, en ufak şekil değişimine uğramaksızın aralıklarla 20 yıl kadar giydim. Ama bu dayanım ve form bütünlüğünü sağladığı için sanırım, külçe gibi ağır ve rahatsızdı.
0
lil siztah
(29.11.25)
Youtube'da takip ettiğim birisi var, ikinci el deri ürünler alıp temizliyor. Tam almayı düşündüğünüz ayakkabıyı nasıl rahat hale getirdiğine dair bir video paylaştı. İngilizce olması sorun olmayacaksa:

www.youtube.com

Belki ilginizi çeker/fikir verir?
0
peki madem
(29.11.25)
Fazla yürüyenlere uygun ayakkabı değil. Evden işe arabayla gidip geliyorsan alınabilir. Sert ve ağır bir ayakkabı
0
michael harddd
(29.11.25)
Yapısı ve tasarımı gereği rahat olması mümkün değil. Rahatlık aranıyorsa Camper ve Ecco ile benzerlerine bakmak lazım.

Ben de 1460 modelini beğeniyorum ancak hem rahatsız hem de gerçek anlamda kışlık modeli yok gibi bir şey.
0
10551037
(29.11.25)
yazın Amerika da 100 dolar civarındaydı.
0
jamswety
(30.11.25)
(4)

rize - fb ?

sweetoffice
burada güzel yorumlar geliyor maçlarla ilgili, hoşuma gidiyor. sizce ne olur ?
burada güzel yorumlar geliyor maçlarla ilgili, hoşuma gidiyor. sizce ne olur ?
+1
sweetoffice
(23.11.25)
Handikaplı fener son maçlarına bakarsan hocam 4 ten az attığı maç yok fenerin
0
Take it away honey
(23.11.25)
rize tarihinde fener den puan almış mı ?
0
jamswety
(23.11.25)
3-1 fener alır.
-1
ırene adler
(23.11.25)
:)))
-2
HellKeePer
(23.11.25)
(12)

Windows yerine apple bilgisayar tercih etmemi gerektirecek farklar nele?

sonhakan
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
+1
sonhakan
(23.11.25)
Hali hazırda iPhone ve airpods kullanıyor olmak. İyi entegre olurlar.
0
hububrad
(23.11.25)
Daha güvenli, daha sorunsuz, ikinci el değeri daha yüksek, ömrü daha uzun, daha performanslı, malzeme kalitesi/ekranı daha iyi (dengi bulunur ama pahalı olabilir), alışınca daha kullanışlı bir arayüzü var, diğer Apple cihazları ile harika entegre oluyor, daha iyi pil ömrü var, hafif ve ince.
+1
orient blue
(23.11.25)
bir aksesuar olarak alınıyorsa müşterilere zenginlik göstermenize yarayabilir. evde kullanmak amacıyla alınıyorsa windows'ta çalışan birçok programı çalıştırmak için emülatör kurmak gerekebilir hatta easy anti cheat kullanan pek çok uygulamayı (örneğin valorant ve lol'ü) çalıştırmayabilir.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
apple-specific is yapmayacaksaniz degmez ben sahsen pismanim, m4 pro.
+2
gule gule
(23.11.25)
tablette net apple
bilgisayarda net windows
-2
jamswety
(23.11.25)
@orient blue'nun sunduğu gerekçelerle aldım; @gule gule ve @jamswety'nin dediklerine vardım.
windows'a alışıksanız hiç tavsiye etmiyorum. benim elimde patladı. alıp kenara attım; eski windows bilgisayarla devam ediyorum..
+1
lil siztah
(23.11.25)
şarjı dışında macbook'un hiçbir artısı yok bence.
0
kesmekes laleler
(23.11.25)
ücret farkı dediğine göre "daha çok" para vereceksin apple'a, öyleyse yani daha ucuz windows işini görüyorsa windows al.

Ben çevreme "Apple daha ucuz" diye geçen birkaç yılda önerdim. Zira işlerini görecek windows 3x TL ise M işlemcili düz macbooklar 2x falandı. Aynı şekilde PC toplamak yerine Mac Mini alan bir sürü insan var. Ama onlar kendilerine ne gerektiğini ve neden Apple'ın daha mantıklı olduğunu biliyorlar. Yani senin kullanımın için gerekmiyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.11.25)
business serisi bir laptop (tercihen freedos lisans parası ödememek için) + linux mint xfce en iyi tercih olur hız, stabilite ve güvenlik arayan biri için.
0
elite crew
(24.11.25)
apple icin baya direndim ama gectikten sonra hic pisman olmadim.
isletim sistemi stabil, cokme falan yok
virus problemi yok
pil bitmiyor
teknik destek cok iyi
10 sene tepe tepe kullansan da alicisi var, satabiliyorsun.

daha ne olsun..
0
cooperr
(24.11.25)
Benim icin birincisi sarj suresi, bilgisayari alip sarj aletini evde birakip butun gun calisabiliyorum. Ikincisi eskimemesi, ilk macbook’um 12-13 sene gitti. Ayrica ekran rengi beni cok tatmin ediyor, isim gorsel tasarim. Telefonda da apple kullaniyorsaniz bilgisayardan full telefon kontrolu, telefonda kopyaladigini bilgisayardan yapistirmak filan kucuk ama isleri hizlandiran ayrintilar. Bir de bilgisayari neredeyse hic kapatmiyorum, sagdan soldan bir seyler firlamadan tak diye acilmasi da kolaylik.
0
lallala
(24.11.25)
bunu nasil bi kullanim profiliniz oldugunu bilmeden cevaplamak imkansiz.
easy anti cheat denmis mesela, benim umrumda olmayan bir sey.
mesela su an windows kullanmak benim icin sacmalik, mac kullanmasam bile windows kullanmazdim, linux kullanirdim.
ama genel olarak eger;
a) baska apple cihazlariniz varsa
b) sadece windows'ta calisan bir programla isiniz yoksa
mac > windows
muhtemelen ayni performansi daha ucuza alirsiniz, daha uzun sure kullanirsiniz.
0
ghilleinthemist
(24.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(4)

Laptop wifi yi görmüyor

doxan9
Merhaba laptop um kafasına göre bazen wifi yi görüyor bazen görmüyor. modemi her defasında tam reset yapmam gerekiyor. nedeni ne olabilir
Merhaba laptop um kafasına göre bazen wifi yi görüyor bazen görmüyor. modemi her defasında tam reset yapmam gerekiyor. nedeni ne olabilir
+1
doxan9
(17.11.25)
Driver güncel ise ve sistemdeki herhangi bir antivirüs gibi uygulama kisitlamiyorsa donanımsal arizadir.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(17.11.25)
kablolu ile bağlanıp tüm driverları güncelle
+1
jamswety
(17.11.25)
Sadece laptop mı emin ol bence, telefonunun mobil internetini kapatıp bir süre deneyin bakalım telefon da kopuyor mu.

Çünkü bu sorun bazen modemden de kaynaklanabilir özellikle kablonet ise. (Modemin wifi vericileri çok zayıf olduğundan çevredeki diğer modemler sizin Modemin wifi kanalını baskılıyor bu da komalari sebep oluyor, modem reset atınca ya da wifi kanalını değiştirince düzeliyor)
+1
makbur
(17.11.25)
laptopun ve işletim sisteminie uygun kendi driverlarını yükleyin. özellikle wifi ile ilgili. bir de chatgpt'ye yazın o detaylı güzel tarif ediyor tüm yapılacakları
0
psmstc
(18.11.25)
(5)

Bu ayakkabılardan hangisi güzel sizce?

msb
1- https://amzn.eu/d/9YzTsw42- https://app.hb.biz/nIQ42uOSY2wr
0
msb
(12.11.25)
ikisi de kotu bence ama 2 bi tık daha iyi gibi.
0
koela
(12.11.25)
2 side kötü erkek modasında bu spor modeller geçmişte kaldı.
0
jamswety
(12.11.25)
1' in gideri var bence.
0
kumandanim
(12.11.25)
1
0
elorelia
(12.11.25)
1 daha güzel ama bunların ikisi de her giymeye leş gibi olur.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.11.25)
(22)

Dükkan sahibi ihtarname göndermiş, iplemeli miyiz?

ananiyimioguz
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracı
Biz 3 sene önce dükkanı kiralarken, normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.

Aynı gün yapınca mal sahibi pek haklı sayılmıyormuş ama böyle sonradan yapınca sanırım çıkartabiliyormuş.

Yine de aklımda sanki her türlü hukukun kiracıdan yana olduğu bilgisi var, o yüzden sorayım dedim.

Dün işte 3 yılınız doldu, tahliye edebiliyoruz, çıkın gibisinden ihtarname göndermişler.

Biz zaten tefe/tüfeye göre zammı kabul etmiştik her yıl %40-70 arası zam yapıyorlardı.

Ama yetmemiş olacak ki 2.5 kat kira artışı istiyorlar. Gerçi civar dükkanlara da baksak yine bir 1.5 - 2 kat artış yapmak gerekebilir ama dediğim gibi zaten tefe tüfe diye anlaşmıştık önceden.

Biz şimdi buna cevaben çıkamayız tşk yazıp gönderelim ve kira artışını yine tefe tüfeye göre yapıp atmaya devam mı edelim yoksa gerçekten çıkarabilirler de kirada anlaşma yoluna mı gidelim?

Ek olarak, diyelim ki anlaştık, bunlar bu sefer 3 yıllık anlaşma yapmaz, 1 yıllık yaparlar, 1 yılın sonunda yine 2 kat kira artıyorum derlerse ne yapacağız bu nereye kadar böyle gidecek?
0
ananiyimioguz
(12.11.25)
Tahliye taahhütnamesini paylaşırsan daha doyurucu cevap alırsın. Ne yazıyor?
Bir tahliye tarihi yazmış olmalısın ki noter onaylasın?
0
Mirket
(12.11.25)
anlaş. ev olsa hukuktan git derim ama ticaret hane de hakkaniyet kira oranı verilmeli.
0
jamswety
(12.11.25)
Piyasa fiyati neyse onu vermezsen cikmayi bastan kabul etmissin. Vermezsen cikartirlar.
0
die fetten jahre sind vorbei
(12.11.25)
tuttuğunuz yer ev değil ticarethane bu yüzden o duyduğunuz kurallar sizin için geçerli değil. ayrıca tahliye taahhütnamesi noterden imzalanmış hiç bir şekilde kaçma şansınız yok. şimdilik anlaşma yoluna gidin. sonra da başka dükkan bulun çıkın
+1
gercekdunya
(12.11.25)
tahliye taahhütnamesinde "... tarihinde çıkacağız" diye söz verdiyseniz sizi çıkarma hakkı var. yani tahliye davası açarsa dava sonuçlanıp üst mahkemeden de onaylanıp kesinleşene kadar süreci uzatmış olup oturmaya devam edersiniz ama günün sonunda haklı çıkma ihtimaliniz pek yok.

diyelim ki tahliye taahhütnamesinde 01.12.2025 tarihinde çıkacağız dediniz ama şimdi kira miktarında anlaşmaya vardınız. kiraya veren bu tahliye taahhütnamesini işleme koymaz. siz de 3 yıl önce yaptığınız kira sözleşmesi üzerinden oturmaya devam edersiniz, seneye de tüfe oranında yine zammınızı yaparsınız. bu durumda o tahliye taahhütnamesi artık geçerisz hale gelmiş olur.

5.yıl dolduktan sonra da kiraya veren size kira tespit davası açabilir eğer o yerdeki kira rayiçlerinden daha düşük miktarda kira ödüyorsanız. ama tahliye davası açamaz kiranızı aksatmadığınız sürece.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık.
Aslında imzalamayın öyle şeyler derler ama kimse başka türlü kiraya vermiyordu ki.

Hatta hepsi 1 yıllık anlaşıyordu da burasını 3e zor ikna etmiştik.

O zaman anlaşalım çünkü daha uyguna bile kiralık yer bulsak, taşınma masrafları yüzünden pahalıya mal olacak.
+1
🌸ananiyimioguz
(12.11.25)
Yine hiçbir belge görmeden ahkam kesen duyuru uzmanları toplanıp ahkam kesmeye başlamışlar.

Bahsettiğiniz yer dükkan, yani ekmek teknesi. Şakası yok. Yerinizde olsam belgelerimi (yani kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi) toparlar bir avukatın kapısını çalardım.

Sözleşmede ya da taahhütte bir sorun varsa avukat bunu saptayıp mal sahibinin açma olasılığı olan davayı sonuçsuz bırakabilir. Sorun yoksa bunu teyit etmiş olursunuz. Özetle risklerinizi belirlersiniz.
+1
10551037
(12.11.25)
@ananiyimioguz "Evet işte 3 yıl sonunda çıkacağız diye imzalamıştık." demişsiniz, ama noter bunu onaylamaz hiç bir şekilde.
"normal sözleşme yaptıktan sonra bir de bir kaç gün sonra notere gidip tahliye taahhütnamesi imzalayıp onaylattık.
0
sweetoffice
(12.11.25)
@105
ben avukatım bilmeden değil bilerek yazdım, noterden tahliye taahhütnamesi vermişler bunun üstüne söylenecek pek bir şey olmadığı için bu şekilde yorum yazdım
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Dövüşmen durun atayim kağıdı bu kadar kritikse bakmak: hizliresim.com

Şimdi biz bunu zamaninda imzaladik ama dis klinigi oldugu icin malum tedavi surecleri uzun suren hastalar var oyle cik demek kolay olmamasi lazim itiraz edip uzatma hakkimiz var mi acaba?

Yoksa da zaten dertleri bizi çıkartmaktan ziyada daha yüksek kirada anlaşmak. Mecbur anlaşıcaz o zaman bir yerde.

Cunku dedigim gibi kiralari eksiksiz odedik ve tefe tufeye gore arttirdilar zaten oyle sabit %30 falan degildi.
0
🌸ananiyimioguz
(13.11.25)
Sağlam bir avukatın bu kağıdın değerini, tuvalet kağıdı ile eşitleyebileceğine dair bir inanç pekişti bende.

Edit: Sen yine de tahliye taahhütnamesini paylaşsana bi. Tarihler tuhaf duruyor bu ihtarnamede.
Ben mi yanlış görüyorum.
10.12 Kontrat
24.11 Taahhüt

Taahhüt daha önce yani. ???
0
Mirket
(13.11.25)
hocam şöyle bir saçmalık var bu ihtarnamede.
kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022
tahliye taahhütnamesinin verildiği tarih 24.11.2022 olarak belirtilmiş.

yani siz daha kiralamadan tahliye taahhütnamesi vermişsiniz bir mantıksızlık var bu hikayede. hem tahliye taahhütnamesinin hem de kira sözleşmesinin görüntülerine bakmak lazım tarihler burada yazıldığı gibi ise bu evrakların hiçbir anlamı yok oturmaya devam edin. (normalde kira sözleşmesinin tarihi 10.12.2022 ise tahliye taahhütnamesinin bundan daha sonraki bir tarihte verilmesi gerekirdi örneğin 20.12.2022 gibi)

her halükarda şu anda oturmaya devam edebilirsiniz bu arada. tahliye taahhütnamesi usule uygun olsa bile yani tarihlerinde falan sorun yoksa sizin aleyhinize bir icra takibi başlatırlar tahliye talepli olarak, itiraz falan edersiniz, arabulucu aşaması olur, siz tahliye edemeyeceğinizi söylersiniz, sonra da tahliye davası açarlar davanın sonuçlanması, üst mahkemeye gidip gelmesi falan zaten 1 yılı geçer muhtemelen. bu arada siz yine tüfe ortalamasına göre kira zammınızı yapın oturmaya devam edin. ama sizin olayınızda tarihler ihtarnamede belirtildiği gibiyse davayı kazanma şansları yok.

ama kirayı günü gününe ödeyin bu arada, geciktirilirse ihtar çekerler vs yine tahliye mevzusu gündeme gelebilir.
0
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Ben de avukatım ve belgeleri görmeden yapmanın sakıncalarını bildiğim için ezbere konuşmak yerine belgeleri bir avukatın görmesi gerektiğini söyledim ve belgeleri görmeden yorum yapan bir meslektaşım varsa kendisini eleştirdim.

(Burada bir de avukat olmadan her hukuki konuya sulanan ve bunda hatalı bir şey olmadığını iddia eden aklıevveller var, onlar konumuz dışında şu aşamada.)

İhtarnamede yazan tarihler doğruysa, ihtarnamede bir maddi hata yapılmadıysa ilk mesajınızın tamamen boşa çıktığı izahtan vareste. Bence bu konular daha özenli davranılmayı hak ediyor.

Sayın duyuru sahibi, zaman kaybetmeden bir meslektaşımla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu işler kulaktan kulağa oynayarak yapılmaz. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa mal sahibini "kucağa oturtursunuz".
-1
10551037
(14.11.25)
Yani her soruya sadece o meslek erbabı cevap verip soru soranı profesyonel meslek erbabına yönlendirmeli.
Soru soran sadece hangi meslek erbabına gideceğini sormalı.
Meslek erbabı dışında hiç kimse sulanmamalı.
Duyuru öyle bir yer olmalı.
0
Mirket
(14.11.25)
anlıyorum değerli duyuru avukatları para kazanmak istiyorsunuz ama arkadaş basit bir sorununu paylaşmak istemiş. olay büyürse zaten avukata gitmek zorunda. kendisi de biliyor. ayrıca anlaşma yoluna giderek de işini de kolayca çözebilir.

gelen evrakda tarihler tutarsız. muhtemelen sehven 11 diye yazılmış. siz bir kaç gün sonra imzaladığınızı beyan ettiğiniz için ona göre yorum yaptık. dava açarsa iyi bir avukat ile uzatabilirsiniz ama eninde sonunda icra yoluyla çıkmak zorunda kalırsınız. piyasa değerinde kirayı verin ve en az 5 yıllık artış oranları belli şekilde noterden yeni kontrat yapın.
-1
gercekdunya
(14.11.25)
“Para kazanmak istiyorsunuz” insanları damlamış derhal.

Bu insanlar bilmiyor ki asıl para, kafasına ve etrafındaki cahillerin sözüne itibar ederek tüm işi sıçıp batıran müvekkilden kazanılır. “Hasta yatağında sevilir.” diye bir laf vardır, hastayı yatağında sevmeye bayılırız biz avukatlar.

Herhangi bir hak kaybı olmaması ve üç kuruşa çözülecek mesele, 100 lira verilse dahi çözülemeyecek hale gelmesin diye verdiğimiz tavsiye dahi para kazanma hırsı olarak nitelendiriliyor. Gerçekten komik.

Bir de anlaşma yoluna giderek işini çözebilirmiş. O anlaşmayı kim yapacak? Sorun yaşayan kişi kendi haklarını gözeten bir anlaşma için avukata başvurmalı. Başvurmazsa kendi bilir, sonuçlarına katlanır.
0
10551037
(14.11.25)
Her meslek grubundan bir birey buraya gelip, branşıyla ilgili cevap veren ve ehil olmadığı düşündüğü kişilere hakaretamiz sözler söylese buranın hali ne olurdu acaba?

Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin.

Ayrıca her yaş grubundan insanın katılabildiği, okuyabildiği, küçük katılımcıların da bulunduğu muhtemel bir platformda, 'sulanmak, kucağa oturtmak, yatağında sevmek, sıçmak' benzeri argo kullanımların uygunsuzluğu, sözkonusu edilen mesleğin erbabına ne derece yakışıyor. Onu da takdirlerinize sunayım ki tam olsun.
0
Mirket
(14.11.25)
@Mirket +111111111

hocam çok haklısın aynen düşündüklerimi yazmışsın
+1
Sadece soruyorum
(14.11.25)
@mirket +1

birde bu adam ben avukatım diye geziyor. yazık bunu okutan hukuk fakültesine.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Üslubumu beğenmiyorsanız beni engelleyebilirsiniz, engelleme özelliğinin gelmesini isteyenlerden biri bendim. Yazdıklarımın hakaret içerdiğini düşünüyorsanız haklarınızı evelallah bizzat kullanabilecek yetkinliktesiniz, o konuda hiçbir yardıma ihtiyacınız yok. Özetle, ne istiyorsanız onu yapabilecek durumda olduğunuzu hatırlatmama gerek yok, haddime de değil zaten.

"Doğrusunu biliyorsan cevap ver. Yanlış cevap görürsen eksile. Soru soran, hangi cevaba itibar edeceğine kendisi karar versin. Huzur devam etsin."

Gerçekten mi? Hiç düşünememiştim bunu. Gerçekten ufkumu açtınız.

Sorulan bir soru var. Soru son derece afaki. Soru geçen sefer "Haciz kağıdı geldi ne yapayım?" idi, şimdi ise "Kira sözleşmesi ve noterden tahliye taahhüdü var ne yapayım?". Ortada belge var mı? Yok. Neye göre cevap verelim? Ben yukarıdaki meslektaş gibi belgeyi görmeden cevap vermem. Diğer taraftan avukatlık tüm meslekler gibi profesyonel bir meslek, halini vaktini durumunu bilmediğim tanımadığım insanların hukuki sorunlarını ücretsiz çözecek değilim. Ben kendi etrafımdaki eşimin dostumun arkadaşımın akrabamın ve onların yakın çevrelerinin sorunlarını gücüm yettiğince elimden geldiğince beş kuruş para almadan hallediyorum zaten. Tüm avukatlar da bunu yapıyor, yapar. Bunun aksini avukatı avukatlığı bilmemesi bir yana yaşadığı ülkenin sosyolojisinden bihaber tipler iddia eder. Geçen duyuruda başka bir aklıevvel beni "Yapay zeka geldi işiniz bitti o nedenle böyle yapıyorsun." diye aklınca eleştirmeye kalkmıştı. Madem öyle, bilimum YZ motoru elinin altındayken neden yanlış cevap veriyorsun diye sorduğumda ise cevap verememişti.

Soru soran hangi cevaba itibar edeceğine kendisi mi karar versin? Nasıl karar verecek, soruyu soran zaten meseleyi bilmediği için soru soruyor. Hangi cevaba itibar edebileceğini bilse soruyu sormaz zaten. Konuyu bilmeyen biri hangi cevaba itibar etmesi gerektiğini nereden bilecek? Bunun cevabını verirseniz çok sevinirim.

Daha önce yazdım, yine yazmak zorundayım çünkü anlaşılamadığını görüyorum: Burada işi bilen ya da bilmeyen birinin verdiği cevaba dayanarak telafisi güç hatta imkansız zarara uğrayan biri hesabını kimden soracak? Bazı meslekler vardır, bir tekel olarak yürütülür ve hesap verme mekanizması barındırır kendi içinde (Bu mekanizmalar iyi çalışır çalışmaz orası ayrı konu). Duyuru sahibinin sorusuna bilen bilmeyen herkes ahkam kesmiş. Ben ise ahkam kesmek yerine sözleşme ve taahhütnamenin incelenmesi gerektiğini, bunu da bir avukatın yapmasının doğru olacağını söyledim. Duyuru sahibi de sağolsun ihtarnameyi eklemiş. İhtarnamede yazan tarihler doğru mu, onu bile bilmiyoruz. Bu soruya cevap vermek için hem sözleşme hem de taahhütname incelenmek zorunda ama maşallah herkes her şeyi biliyor. Yahu yanlış yapıyorsunuz, duyuru sahibi belki dükkanından yani ekmek teknesinden tahliye olmayacak ama belge isteyen kimse olmadığı için içi bir karamsarlıkla doluyor. İhtarname geliyor, bu sefer herkes tamam sorun yok tarih silsilesi hatalı mal sahibi dava açsa da kaybeder diyor bu sefer duyuru sahibi rahatlıyor ama asıl incelenmesi gereken belgeler incelenmediği için mevcut durum da çok güvenilir değil.

Sayın duyuru sahibi, sizden rica ediyorum. Çevrenizde tanıdığınız bir avukat mutlaka vardır. Sizin tanıdığınız yoksa yakın çevrenizden biri vardır mutlaka. Gaziantep büyük şehir, çok sayıda yetkin meslektaş vardır orada. Kimseye ulaşamıyorsanız dükkanınızın muhasebesini tutan muhasebecinizi arayın, onun mutlaka avukat bir mükellefi vardır. Belgelerinizi eksiksiz alıp meslektaşın yanına gidin ve durumu anlatın. İhtarnamede yazan tarihler doğruysa bu çözülemeyecek bir iş değil.

Şöyle bir kamu spotuyla mesajımı tamamlayayım: Sosyal medyada kendisini hakim, savcı, avukat, doktor, polis, bürokrat, milletvekili vs her ne şekilde tanıtırsa tanıtsın bu söylemlere itibar etmeyin. Ben avukatım diyorum, benim de avukat olduğuma itibar etmeyin. Yüzünü görmediğiniz bizzat tanımadığınız kişilere itibar etmek doğru değil, bakın ne hocalar avukatlar hakimler savcılar milyonlarca lira dolandırıldı. Hesabını da kimseden soramadılar. Hesap soramayacağınız insanlara soru sormayın. Bundan kastım elbette yol tarifi, film - kitap tavsiyesi, lokanta önerisi vs son derece basit şeyler değil. Masadaki risk ekmek teknenizden tahliye olmanız ise, bu riskin gereklerine uygun davranmakta yarar var.
-4
10551037
(14.11.25)
adam birde üşenmemiş 55 satır 573 kelime yazı yazmış kendini haklı sanarak. benim bir tanıdık vardı özel üniversitede baba parası ile hukuk okuyup sürekli boş konuşuyor ve sallıyordu. nedense o aklıma geldi sözüm meclisten dışarı.

duyuru sabihi arkadaş hukuki bir terim sormamış sadece tavsiye istemiş. adam salak mı bir dava durumunda burda okudukları ile yetinip avukat tutmayacak. bunun için kafa açmaya gerek varmı. varsa tavsiyen ver yoksa sus...
0
gercekdunya
(15.11.25)
Haklılığın kriteri buradaki birkaç kişi herhalde, onlar haklısın derse haklı oluyorsun. Haksızsın derse haksızsın.

Dünyadan da yaşadığı ülkeden de bihaber tiplerin düşüncesi bu kadar oluyor. Adam yerine koyup cevap verince üşenmemiş yazmış, boş konuşuyor diye nitelemekten de geri kalmıyorlar maşallah. Bunlar nerede çalışır, nasıl para kazanır, nasıl yaşar meçhul ama her haltı da bilirler. Tahliye taahhüdünün geçerliliğine kadar fikirleri vardır. Biri de çıkıp "Sen bunları hangi sıfatla söylüyorsun, bunları nereden biliyorsun, soruyu soran sana güvenip iş yapsa ve patlasa hesabını sen mi vereceksin?" diye sorunca gelen cevap hazır: "Tavsiyen varsa ver yoksa sus."

Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Adresi biliyorsan tarif et, bilmiyorsan bilmiyorum de. Cem Yılmaz (bkz: Faruk Eczanesi) skecini yapmıştı, otur izle kendini gör.

Ev değil ticarethane, bu kurallar senin için geçerli değil diyor ya :D
-2
10551037
(15.11.25)
(7)

Kelebek'ten asla gelmeyen mobilya

aguen
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü
Merhaba duyuru :( evet biliyorum keşke araştırsaydım. Kurumsal diye gittik evi dizdik, 3 ay oldu. Köşe takımı ve dolap hızlı geldi 1.5 aya ama diğer şeyler parça parça yeni yeni geliyorlar. Masa hala yok ve çok gelecek gibi de durmuyor bu hafta.

Alabileceğim bir aksiyon var mıdır? Alırken 45 iş günü demişlerdi çoktan geçti.
0
aguen
(07.11.25)
kelebekle alakası yok, her firma aynı. yatsandan yatak aldım 3 hafta dediler, 1.5 ayda geldi. artık tüketici şikayetleri ciddiye alınmıyor alınsa da yaptırımı uygulayan yok. türkiyede her alanda esnaf sözünde durmuyor, hiç bir yaptırım yok.

Yani ben tercih etmem ama satan bayiye gidip tehdit etmek işi çözüyor.
+1
mikahakkinen
(07.11.25)
şans işi işte böyle şeyler. evlilik gibi durumlarda çok çok öncesinden ayarlamak lazım.

başka yerden de alsanız öyle olurdu sanırım. gerçekten artık müşteri memnuniyetini umursayan tek bir sektör kalmadı, sırf mobilya da değil. üzmeyin kendinizi boş yere. tüketici haklarına şikayet etseniz onlar bile o kadar geç dönüyorlar ki. baya aylar sonra yani. şikayetvar a yazarsanız belki bir ihtimal ilgilenirler. son zamanlarda da linkedin'e yazmak moda oldu ama kelebek'in orayı sallayacağını düşünmüyorum.

bu konuda hayattaki tüm şansımı kullandım ben. vivense'den koltuk aldım, 1 gün sonra geldi resmen. ve koltuk aşırı iyi, sağlam, kaliteli. benim acelem de yoktu yani, evlenmedim, kendi evime yeni eşya aldım. 2 ay sürmesini bile göze almıştım.
0
art cat chocolate
(07.11.25)
teslim alırken dikkat edin başkasından gelen defolu mobilyayı iteleyebiliyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(07.11.25)
kelebek eskinin çok iyi firması yeninin en leş firmalarından biri.problem yaşamayan bir Allah ın kulunu görmedim.
son anda DOĞTAŞ a kırdım ben dümeni.söyledikleri gün ve saatte malları teslim ettiler.
0
jamswety
(07.11.25)
kelebek/doğtaş aynı grup zaten. sikayetvar vs. bakın. çok yanlış bir tercih yapmışsınız. bu gruptan alışverişte en az 3 ayı göze almalısınız.
0
adivar
(07.11.25)
bence firmadan ziyade bayi de etkili bu işte. İşini takip eden dolandırıcı olmayan bayii lazım.
0
biravekahve
(07.11.25)
İlginç bir tesadüf. Arkadaşımız Anadolu’da bir yerlerde kelebek bayisi açtı. Normalde bayilik almak çok zormuş ve açtığı ilçede zaten bayi de yokmuş. Ama en yakın bayiler bayağı uzak olduğu için müşteriler de siparişlerini epey geç alıyormuş. Onlar için de zaten buraya yeni bir bayilik açılması önemli değilmiş. O yüzden zorluk çıkarmamışlar. Yani lojistik marka değerini bile önüne geçmiş durumda.
0
ground
(07.11.25)
(9)

muhasebeden anlayan arkadaşlar

jamswety
arkadaşlar selam bir iş yerim var burasını hepsi burada kiraladı. Kira miktarımız net 130.000 tl olarak kontrat yaptık. bu arkadaşlar 130.000 tl yerine 120.786 tl yatırmış. niye böyle yatırdınız diyorum muhasebeye damga vergisi kesintisi diyorlar. bu hesaplamayı nasıl yaptılar bilen varsa bilgilend
arkadaşlar selam
bir iş yerim var burasını hepsi burada kiraladı. Kira miktarımız net 130.000 tl olarak kontrat yaptık. bu arkadaşlar 130.000 tl yerine 120.786 tl yatırmış. niye böyle yatırdınız diyorum muhasebeye damga vergisi kesintisi diyorlar. bu hesaplamayı nasıl yaptılar bilen varsa bilgilendirsin beni lütfen. karşı tarafa yatırdığın beyannameyi gönder diyorum oda yok.
0
jamswety
(06.11.25)
Bence bu bir hesaplama yanlışı değil vergiyi size ödetme şeysi. Onların ödemesi gereken şeyse onlara ödet ama o ödeme size düşüyorsa sanırım doğru yapmış oluyor.
0
muhayyer divan
(06.11.25)
sözleşmeniz önemli, oradaki maddelerde damga vergisi vb. için ne yazıyor, nasıl imzaladınız?
+1
malheiros
(06.11.25)
sozlesmeye bakin damga vergisini kim oder yazıyor. son sayfalarda yazar genelde.
+1
oscar
(06.11.25)
yarı yarıya ödenir.kiracı öder yarısını fatura eder yazmakta
0
🌸jamswety
(06.11.25)
eksik ödenen tutar 130.000 - 120.786 = 9.214 lira. bu kenarda dursun.

damga vergisi, sözleşmenin toplam bedelinin, eğer taraflar tek kişiyse binde 1,89'u, kefil veya ortak varsa binde 9,48'idir.

kira kontratları genellikle yıllık olur. önce hesaplayalım.

net kira 130.000, yani hangi tutardan %20 stopaj ayrılınca 130.000 kalır (çarpı 100 bölü (100-20) yaparsanız bulursunuz. hesaplıyoruz. brüt kira 162.500 lira aylık.

yıllık brüt kira 162.500 x 12 = 1.950.000 lira. damga vergisinin matrahı olan sözleşme bedeli bu.
1.950.000 x 9,48 / 1000 = 18.486 lira sözleşme damga vergisi var.

kontratta yarı yarıya diyorsa ikiye bölelim, 18.786 / 2 = 9.243 lira. ilk satırda ne demiştik eksikliğe? 9.214 lira.

eh küsur farkı dışında tutarlı görünüyor. size düşen yarım damga vergisini ilk kira tutarından kesmişler.
+6
kibritsuyu
(06.11.25)
bu damga vergisi kiralarda her sene mi yoksa bir kere mi, ne siklikta ortaya cikiyor? @kibritsuyu
0
osssy
(07.11.25)
@ossy
damga vergisi=> her yeni yapılan sözleşmede, sözleşmede yazılı para miktarı üzerinden yapılan sözleşmenin türüne göre kesilir. Kibritsuyu yukarıda detaylı hesaplamayı göstermiş zaten, kira sözleşmesi için oran 9,48.

Yani önümüzdeki sene sözleşme yenilerseniz tekrar damga vergisi ödersiniz.

Sözleşmeyi 5 senelik yapmış olsaydınız 5 sene sonra tekrar damga vergisi çıkacaktı. Fakat sözleşmeyi 5 senelik yaptığınız içinde ödeyeceğiniz damga vergisi tutarı 9243*5 olacaktı.
0
zikardo
(07.11.25)
zikardo, tesekkurler. Zaten biraz da bu kira sozlesmelerinde ne yeni sozlesme ne degil o her zaman belli olmadigi icin sordum. 1 senelik sozlesmenin her sene otomatik zamli yenilenmesi, 1 senelik sozlesmenin her sene sozel zam karariyla yenilenmesi, x>1 senelik sozlesmenin her sene zamli kira artisi olmasi ve x+1. sene x sene daha sozlu/yazili yenilenmesi burada damga vergisi acisindan farkli sonuclara yol acabilir mi?
0
osssy
(08.11.25)
hayır yıl sonunda aynı sözleşme otomatik yenilenirse yeniden damga vergisi doğmaz. yeni tutar belirleyip veya şartları değiştirip oturup yeni sözleşme imzalarsanız doğar.

damga vergisi şudur. eskiden damga pulu vardı. bu vergi pulla alınırdı. satın alıp damga vergisine tabi kağıda yapıştırırdınız. sonra dediler ki pulla mulla uğraşmayalım, kağıdı düzenleyen pul alıp yapıştıracağına pulun parasını vergi dairesine versin ama bir şey yapıştırmasın.

yani yapıştırılacak damga vergisine tabi yeni bir belge (elektronik bile olsa, kağıt olmasına gerek yok) oluşuyorsa damga vergisi doğuyor.
0
kibritsuyu
(10.11.25)
(3)

erkek kapüşonlu sweatshirt önerisi

paraustunualmayanadam
rahat kesim, düz renk, modelsiz, kapüşonlu, yumuşak dokulu sweatshirt nerede bulabilirim? yıkandığı zaman da sertleşmesin.
rahat kesim, düz renk, modelsiz, kapüşonlu, yumuşak dokulu sweatshirt nerede bulabilirim? yıkandığı zaman da sertleşmesin.
0
paraustunualmayanadam
(19.10.25)
lefties de güzel swet ler var.
0
jamswety
(19.10.25)
vedatchilipeppers
(19.10.25)
spirit crusher
(20.10.25)
(9)

Her ay 8 saat otobüs yolculuğu git gel zor mudur?

hadi ya la
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki sa
Aileme ve arkadaşlarıma sekiz saatlik otobüs yolculuğu uzaklığında bir şehre taşındım. Onları ayda bir kez, hafta sonları görmek istiyorum. Planım şu şekilde: Cuma gecesi otobüse binip cumartesi sabahı varıyorum; pazar gecesi de tekrar yola çıkıp pazartesi sabahı dönüyorum. Otogardan indikten iki saat sonra mesaim başlıyor. Yolculuk sırasında biraz uyumam gerekecek ama çok da önemli değil diye düşünüyorum, çünkü bir günlük uykusuzluğa dayanabileceğimi sanıyorum.

Yalnız, yıl içinde başka bir tatilim olmayacak. Ailemi ve arkadaşlarımı sadece bu şekilde, ayda bir kez görebileceğim. Sizce bu rutin çok zorlar mı? Herkes için farklı bir cevap var tabii, sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
0
hadi ya la
(19.10.25)
her hafta olan bir rutin olsaydı sizi zorlayacağını söyleyebilirdim ama ayda 1 kez olacağı için zorlamaz. Zorlasa bile dönüşünüz olan pazartesi günü 1 günlüğüne zorlanma yaşar hemen toparlanırsınız. Konu aile olunca buna değeceğini düşünüyorum.
0
mermaidd
(19.10.25)
Beni zorlar. 8 saatlik otobüs yolculuğu sonrası yatak görmeden işe gitmek kolay değil. Ayrıca 2 gece öncesinde de yatak görmeyeceksiniz. Ben olsam pazar öğleden sonra yola çıkar, en azından pazar gecesini yatağımda geçirir, işe öyle giderdim.
+1
10551037
(19.10.25)
yolculuk esnasinda daglari inip cikmak,
rakim farki,
kulak icini etkiliyor,
Bedenen cok yorulmasan bile zihnen yorulabilirsin.
0
designer
(19.10.25)
ayda 1 de olsa zorlar. ilk birkaç ay yaparsınız, sonra çok zor gelir. çünkü onlardan ayrı kendi düzenini kuracaksın, bir rutinin oluşacak. o rutinin bozulması seni rahatsız edecek.

sülalemin %95'i eskişehir'de. istanbul'a okumaya gelmiştim. burada kimsem yoktu. o zamanlar hızlı tren de yoktu. 6 saatlik bir otobüs yolculuğu yapmam gerekiyordu. ilk 2-3 ay ayda 1 eve gidiyordum. sonra zor gelmeye başladı, yalnızlığa da alıştım ve güzel de geldi. şimdi hızlı trenle 3,5 saat sürüyor ama yılda 1 bile gitmiyorum :d
0
art cat chocolate
(19.10.25)
15 günde bir yap sen onu. kışın günler kısalınca ayda 1.
0
jamswety
(19.10.25)
Arkadasim her hafta bunun 10 saatlik olanini yapiyor, es cocuklar farkli ilde. Mecbur olunca yapiliyor. Yasiniz kac? Ayda 1 yapilir diye dusunuyorum kaldi ki sizinki mecburi degil, cok zorlanirsaniz aralari uzatirsiniz.
0
kassiopeia
(19.10.25)
Bir süre sonra her ay bile zor gelir.
Siz bu konuyu 2-3 ay olarak planlayın .
Arada da belki onlar gelirse bu açık kapanır .
+1
diyecevaplandı
(19.10.25)
8 --> 4+4 mü
0
LeagueOfLegends
(19.10.25)
ik haftada bir 5 saat arabayla oğlumun olduğu şehre gidip geliyorum. beni zorlamıyor. cuma gidip pazar akşam dönmüş oluyorum. sizin planda beğenmediğim yer pazar gece binip pazartesi sabah eve dönmeniz oldu. ben olsam pazar günü biraz daha erken otobüse binerim, gece yarısı gibi evde olup 6-7 saat uyurum. uykusuzluk çok yorar. hem de birike birike yorar.
0
co2s2
(20.10.25)
(39)

Eşimle yaşadığımız son büyük tartışmayı yorumlar mısınız? (Evli ve boşanmışlara soru)

mahmuttt
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk. Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırı
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk.

Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırıyor çocuğa zorla saçına tokat takıyor.

O esnada ben koridordayım çocuk baba diye ağlamaya gözlerinden yaşlar gelmeye başlıyor. Tabi bu yüzlerce kere tekrar eden bir sahne olduğu için, artık benim tepemin tasa atıyor.
Gidiyorum içeri ağzımdan bir küfür kaçıyor dayanamıyorum çünkü sonra çocuğu alıyorum kucağıma o odadan çıkıp koridor tarafına geçiyorum.

Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var bu arada.

Bu gibi sözlerinden dolayı dün akşam çok gitmek istediği şehir dışındaki arkadaşına aile ziyaretini yapmayacağız dedim. Çünkü bana bu şekilde saygısız, terbiyesiz konuşan bir insana “hadi gidelim” dediği bir yere gitmek ona “Aferin” deyip ödül vermek gibi geliyor. Katlanamıyorum.

Bunun hazımsızlığı sabah da üzerindeydi diye düşünüyorum bu arada…

Çocukla bu olay yaşanmadan öncesi de var. Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum. Çünkü dün cumartesi tüm günü kendi Çekirdek ailemizle beraber keyifli bir şekilde geçirmiştik. Ve tüm haftayı da.

O da bugün kendi ablasına gitmek istiyordu. Tamam diyorum sabah annemle kahvaltı yapalım; öğleden sonra da ablana gideriz.

Sonra dönüp bana diyor ki annen kahvaltı yapmıştır zaten. Ben de o esnada öğrenmek için annemi arıyorum. Sonra bana diyor ki bana sormadan niye arıyorsun. Sonra telefonu kapatıyorum. O esnada annem geri arıyor. Ben de emrivaki yaparak yarım saat sonra seni alacağız diyorum kahvaltı yapacağız. Bu emrivakiyi yapmamın sebebi ise şu. Annemle çekirdek ailemi bir haftada sadece yarım gün bir araya getirmek bana göre bir yaşlıyı sevindirmek iyi bir şey. Çocuk için de bu ortamı görmesi iyi birşey bana göre. Ve eşim maalesef bu konuda ikna edemediğim için buna mecbur kalıyorum.

Sonra biz çocukla beraber hazırız. Onun giyinmesini beklerken diyor ki ben gelmiyorum. Çocuğu da hiçbir yere çıkaramazsın. Sen git annenle ne yapıyorsan yap. “ Annen neden aramıza giriyor” diyor.

Fakat konik olan annem çok nezaketli gariban bir kadın. Asla eşime karşı karşı bir gün bile en ufak bir kaynanalık yaptığı olmamıştır. İşine karıştığı asla yok, aksine sürekli annelik yapıyor. Bu arada çalıştığımız için beş gün çocuğumuza da o bakıyor.

Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor.

Sonra ben de çok ağır ağırıma gittiği için bir tokat atarak karşılık veriyorum. “Sen bana nasıl vurabilirsin” diye.

Sonra izin verdi ben çocuğu aldım ve anneme geçtim. O esnada kendi annesini aradım. Çünkü kendisi benden önce arayıp yanlı bir şekilde olayları anlatacağına çok emindim.

Annesine bu durumları açtım, konuştum. Annem de kadınla gözlemlerini paylaştı. Dedim ki ben bu olaydan sonra o eve hiçbir şey olmamış gibi gidemem ya siz kendisini çağırın evinize, çocukla beraber gelsin konuşun.

Bu durumu kayınpederime de paylaşın. Ya da siz gelin bir hafta burada hem çocuğa bakın hem de bu konuyu konuşun. Terbiye saygı sınırlarını aşırı bir şekilde aşmış durumda çünkü dedim.

Muhtemelen kayınpeder de arka planda dinliyordu.

Sonra kayınvalidem kayınpedere olayı durumu sansürleyerek anlatır diye durumu bütün açıklığıyla mesaj olarak Kayınpedere de yazdım.

Allah rızası için şu olayı lütfen bir yorumlayın. tecrübe deneyimlerinizle bana bir yol haritası çizin lütfen.

Teşekkürler.

İhtiyaç üzerine Ekleme:

annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
0
mahmuttt
(19.10.25)
Kendisini yetiştirememiş sözde iki yetişkin görüyorum. Arada olan gariban cocuga acıdım.
Bu anlattıklarında da ikiniz haksızsınız. İkinizin de ciddi şekilde düşüncesini davranışını değiştirmesi gerekir ama bu saatten sonra ve fiziksel siddet olaylarından sonra bence bu iş öyle veya böyle bitecek gibi görünüyor.
+6
dedeminhirkasi
(19.10.25)
ikiniz de haksızsınız boşanın kurtulun çocuğa da yazık, ayrıca hikayenin seninle ilgili olan taraflarını yumuşatarak ballıyarak anlattığın belli, niye kadın sürekli annen aramıza giriyor muhabbeti yapıyor?
+7
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Saygı ve tahammül kalmamış geçmiş olsun.
+2
anon1m
(19.10.25)
Çocuk varken ayrılmayı kesinlikle düşünmeyin. Son çaredir o ve o aşamaya daha çok zaman var.
Ya ikinizin de saydığı bir aile büyüğünün hakemliğine gidin. Ya da bir aile terapisti bulun. İncir çekirdeğini doldurmayacak büyüklükte devasa sorunlarınız var sizin.
Ayrılın diyenler için de bir atasözü geldi aklıma. Bekara karı boşamak kolay gelirmiş.
-10
Mirket
(19.10.25)
selamlar, yaşadığınız bu sorun için üzüldüm ama her ne olursa olsun eşinize tokat atmanız çok yanlış. bunu geçtikten sonra eşinizin geçinmeye niyeti olmadığını, sizin anneninizle kendisini yarıştırdığını düşündüm. bunu sadece sizin söylemlerinize dayanarak söylüyorum karşı taraf ne der ne anlatır bilemem. sonuçta hakim de değilim avukat da ama her ne olursa olsun üzüldüm.
+2
Fodera
(19.10.25)
öncelikle ikiniz de psikiyatriye gitmelisiniz. bunu kardeşim hastasınız vs. diye söylemiyorum, lütfen kötü algılamayın. öncelikle kendinizi ve neyi tetiklediğinizi çözmeniz lazım. bu süreçte de ilaç desteği yardımcınız olur.

anneniz, arkadaşlar şu bu çok gereksiz bir çok yük edinmişsiniz. siz birbirinizle evlisiniz. o şunu dedi bu bunu dedi, yok annemle kahvaltı falan bunlar sadece ikiniz arasındaki ilişkiyi devam ettirirken yük olan noktalar.

merak etmeyin kimseye bir şey olmaz.

ortada çocuk var iki insan olarak o çocuğun sağlıklı büyümesini sağlamanız gerekli.

tokat vs. zaten rezalet bir durumdasınız. bunu kibarca ifade etmenin yolu yok.

ilişki sürdürmek zaten aşırı zor bir durum daha da zorlaştırmayın kendinize. bi antidepresan alın.

başkalarını unutun ilişkinize bakın.

sürekli ben haklıyım o haklı, ondan bunu esirgerim düşüncelerinden sıyrılın. önemi yok.

bizim düşüncemizin de önemi yok.

sakin olun.
+5
gurur
(19.10.25)
ikinci evliliğini yapmış er kişiyim. birlikteliğinizde çok temel sıkıntılar olduğu açık, siz de biliyorsunuz zaten belli bir durum bu. ama benim anlamadığım sıkıntı yaşayıp anne babayı aramak nedir? kusura bakmayın ama bu yetişkin ilişkisi değil, nezaketle söylemek istiyorum ama 20 yaşında köy yerinde evlenmiş insanların sahip olduğu gibi bir ilişki mevcut. burdan sağlıklı bir ömür boyu birliktelik, mental olarak sağlıklı bir çocuk çıkması gerçekten çok zor.
+10
awlmi
(19.10.25)
Ben bekarim, sizin gibi medeni cesaret gösteremedim daha,

o cesareti gösterdiginiz saf duygulara dönmeyi denemelisiniz,

kendini yipratan seyleri karsiya anlat, oda sana anlatsin ve ilk günku gibi olamayi istediginizi soyleyin,

Cocuk herseyi gorur,duyar ve sizin hayatiniz, onunda tercihlerini belirler,

eşin stresi kaldiramiyor ve cocugada bunu yansitiyor, akli selim hareket edemiyorsaniz destek almayi deneyin,
ama siz, ana-babasiniz,akli selim olmalisiniz,bencil olamassiniz artik,

Egonuzdan siyrilarak birbirinize dertlerinizi pozitif kelimeler ile anlatmayi deneyin.
0
designer
(19.10.25)
Herkes çok olumsuz şeyler yazmış. Ben de ikinizi de haksız gördüm.

Bence çocuksuz bir kafa dinlemeye ihtiyacınız var. Ayrıca oturup konuşmaya. Gerçek düzgün bir konuşmaya. Hatta ben olsam baya ciddi ve yer yer kötü xor örneklerle konuşurdum. Kavgalarda boşanma lafının geçmesini hiç doğru bulmam ama bazen en kötüsünü de görmek göstermek lazım. Atıyorum adi Özlem. Derdim ki bak Özlem önümüzde iki seçenek var ya bu şiddetli kavgaya devam edeceğiz giderek dozu artacak ve bir şekilde boşanacağız ya da toparlamak için elimizden geleni kalbimizle yapacağız. Ben sana ve çocuğumuza iyi bir eş ve baba olarak elimden geleni yapmak istiyorum. Hayatın yükünü iki kişi omuzlamak istiyorum. belki şuan boşanmak sana iyi bir seçenek gibi görünebilir ilk başta ama işler senin için benim için olacağından daha zor olacak. Bütün evin yükünü market temizlik araba mevzuları herşeyı ama herşeyı tek yapman gerekecek. Ben sadece çocuğumuzla alakalı olan konularda yardımcı olabilirim. Sevgililer gününde ya da doğumgününde romantik bir hediye isteyeceksin ama benden sonra bu sefer cocukla herseyı dengeye oturtman cok daha zor olacak. Bak beni hala seviyorsun ya da sevmiyorsun bilmiyorum. Bazen saygılı cümlelerinden artık benı sevmedıgını hatta nefret DAHİ ettıgınj dusunmeye başladım. Ama ben seni hala seviyorum. Ve ilişkimiz için çabalamak istiyorum. Her zaman ailemizin direği olarak huzurlu yuvamıza seninle ve çocuğumuzla olmak istiyorum. Ama bunun için sadece benim çaba göstermem yetmez. Öncelikle cocugu bir silah olarak kullanmayı bırakman lazım vs vs vs.

Tabi bundan önce bence tokat için öncelikle özür dile. Cidden özür dile ve birkaç gnü daha dişini sık. Alttan al. Ortalık bir durulsun. 1 hafta fln. O şekilde konuş. Şuan eşinde haklı olarak tokatın siniri olduğu için herşey birbirine girecek. Ve ben olsam cidden bu boşanma seçeneğini de önüne koyar başına gelecekleri söylerdim. Ben boşanmış kadınların da aşırı mutlu olduğunu düşünmüyorum. Kadının toplumdaki rolleri çok fazla. İşte çalışıp kariyer inşa ederken bir yandan ev işleri bir yandan çocuktan kaynaklanan iş yükü. O yüzden hayatın yüküne dair bazı şeyleri hatırlatmak iyidir.

Ve bence eşin çok yıpranmış. Hiç bir insan boşanacağım mutsuz olacağım sinir krizleri geçireceğim sinir krizleri geçirteceğim diye evlenmiyor. Herkes sevdiği ve mutlu olmak istediği için evleniyor. Eşin bir şekilde çok yıpranmış. Ev iş çocuk ev iş çocuk bitmeyen bir iş yükü döngüsü. Hayatın yükü çok fazla omuzlarına binmiş. Ve bu yük altında okdr çok ezilmiş ki neyi görse duysa laf sokuyor geçiriyor bağırıyor sinirleniyor.

Bence eşin ciddi bir konuşma süreci sonrası toparlayabilir. Belki kendisine biraz zaman ayıracak birşeyler yapmak iyi gelebilir. Kendisine zaman ayırması derken evde tek kaldığında evi düzenlemesi temizlik yapması fln değil. Direk kendisi için birşeyler yapması.

Ve de tokatın karşılıklı olması birşeyi değiştirmez. Biz türk toplumunda kadın olarak şiddetin ortasında bir cinsiyet olduğumuz için, ben olsam ben de attığım tokada bakmaz sen nasıl bana vurursun bana vurdu fln derdim. Takıldığım tek şey olabilirdi. Ne yazık ki bu kültürel birşey. Yaşarken burda yazabildiğimiz kadar medeni ve olgun olamıyoruz ne yazık ki. O yüzden ilişkini toparlamak istiyorsan sen sana düşenleri yap da, öncelikle tokadın özüründen başlayarak ve uygun bir zamanda konuşup ona da kendisinin düzeltmesi için zaman tanıyarak. Zaten düzelirse düzelecek yoksa bu şekilde gitmez. Sizin de bir yerde kafanız atıp ayrılmak istemeniz muhtemel.
-2
mobydick
(19.10.25)
"Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum."

2 yaşındaki çocuğunuza haftada 5 gün bu kadının baktığını da yazmışsınız. Çok merak ediyorum çocuk yaparken böyle mi planladiniz mesela "Ee çocuğa da annem bakar bakıcı parası cepte kalır oh mis" ya da bakıcı tutmaya gücünüz yoksa o zaman neden çocuk yaptınız?

2 yaşındaki çocuğun enerjisine Eşinizin dahi yetemedigini zaten kendiniz de belirtmişsiniz. Peki yaşlı anneniz?

Anlattiklariniz 2 kişinin gecimsizliginin vs dışında çok daha temel problemler barındırıyor aslinda.

Çözüm odaklı bakarsak; eşinizle baş başa sakin kafayla her şeyi konusacaksiniz. Hatta bu görüşmeden önce bir kağıda birbiriniz hakkında hoslanmadiginiz her şeyi yazın, görüşmede de tek tek konuşun.

Bunların hepsini de çocuk için yapacaksanız. Yapamiyorsaniz bir an önce boşanın ki çocuğun da hayatı bir düzene girsin.

Umarım çocuğunuz için her şeyin en iyisi olur.
+2
makbur
(19.10.25)
birkaç haftadır neredeyse her haftasonu benzer duyurular ekliyorsunuz, çoğunda da amacınız size "haklı" olduğunuzun söylenmesi gibi geliyor. bunu duymak için de (@nahtoderfahrung +1) anlatımlarınız fazlaca yanlı geliyor. kendinizi pirüpak göstermeye çalışıyorsunuz.

eğer yanılıyorsam da ciddi bir iletişim probleminiz var demektir ki eşinize ve hatta eşinizin ailesine bir türlü bu iyi niyetinizi anlatamıyorsunuz. zira eşinizle yaşadığınız olayı sıcağı sıcağına kaynana ve kaynataya ayrı ayrı aktarmak istemeniz bence aşırı. onların yerinde olsam sabah sabah damat niye beni arıyor, mesaj atıyor der keyfimi kaçırdığı için de sinirlenirdim.

bir de çocuğun her şeyi reddedip, bağırması ve o durumda işine gelen ebeveyn hangisiyse ona yönelmek istemesi bence doğal. sizin buna gösterdiğiniz tepki ise abartı (hatta anlamsız gibi geliyor). zaten bu davranışınız da gününüzün geri kalanını şekillendirmiş.
+4
tnz
(19.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım ama ikinizde haksızsınız+1 aranızı düzeltmenin yokuna bakın yoksa işin sonu avukat
İki tarafında fiziksel şiddeti doğru değil sırf bu bile yardımla çözülmesi gereken bir durum
0
basond
(19.10.25)
Çocuk iyi evliliği bozar, kötü evliliği boşar. Bunu bilerek anlaşmanın yolunu bulun. Yoksa çok da uzatmayın. Sonu boşanma olacaksa, ucunda bunu görüyorsan, ya şimdi ya 15 sene sonra.
+1
gabe h coud
(19.10.25)
İkiniz de haksızsınız, +1.

Karşı tarafın iyi kötü neyi yanlış yaptığını görüyorsunuz ama öz eleştiri için; "bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı" sorusuna eşiniz "annen kahvaltı yapmıştır zaten" diyor, kibarca hayır diyor. Ve siz bu cevabı kabul etmek istemiyorsunuz. Üzerine anneniz zaten haftada 5 gün çocuklarınıza bakıyor. Ortada gerçekten karşı tarafı bayan ve sizin farketmediğiniz bir durum var.

"Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var." Bu başlı başına başka bir duyuru konusu. Buna verdiğiniz misilleme ayrıca yanlış. Haklıyken haksız duruma düşüyorsunuz.

"Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor."
İlk olarak sinir krizine giren birinin üzerine gitmek çok yardımcı olmaz. İkinci olarak siz kimsiniz de kime nereye gitmesini ne yapmasını emrediyorsunuz. Çok istiyorsanız en başından tamam ben annemle kahvaltı yapmak istiyorum çocuk kimde kalsın diyin, planınızı yapın.

İki tarafın da sıkıntıları var ama amacınız çözüm bulmak, sorun çözmek değil.

my 2 cents:
-İki tarafta aklında olanları içinde biriktirmeden, sakin sakin paylaşmalı.
-Her konuda anlaşmak ve orta yolu bulmak zorunda değilsiniz. İnsanların sizin annenizle iletişiminizi kısıtlayamacağı gibi, kendi hayatına eşinin ailesini, eşi her istediğinde sokmama, görmeme, kahvaltı yapmak istememe hakkı olduğuna da inanıyourm.
-“yanıma hiç yakışmıyorsun" laf değil, altında yatan ne ise konuşmak lazım.
- tokat kısmına hiç girmiyorum, oturun siz kendi adınıza samimi olarak özür dileyin.
+2
archmage mahmut
(19.10.25)
evli değilim ama
hem haftada 5 gün annem bebeme baksın ---hal böyleyken nasıl kadınla haftaboyu görüşmemiş oluyorsunuz hiç anlamadım? ışınlayarak mı gönderiyorsunuz çocuğu?--
hem de h.sonu annemle birlikte kahvaltı yapalım, diye bir dünya yok...koca olarak bu beklentiniz aşırı saçma.

o dünyanın olması için mesela oldukça ataerkil yetişmiş bir aileden bir eşiniz olması (yani cidden "kız almış" olmanız) lazımdı. mesela benim dışardan gayet modern, çalışan kadın vs olan kardeşim esasen böyledir, "gelin ettik" gitti babasının evine sadece senede 2 kere yarım saat geliyor. ailem fazlaca ataerkil o yüzden kimse için tuhaf değil durumlar -ben hariç, benim kafam ayrı çünkü. neyse, gidip böyle birini "alaydınız" madem böyle bir evlilik istiyorduysanız...

ya da mesela annenizle eşiniz kanka gibi filan olmalı onu sizin "gariban" anneniz olarak değil kendi kankası olarak görmeli.

her türlü, bunu sorun etmeden yapacak (şehirli, modern, çalışan vs.) kadın sayısı oldukça azdır. cidden etrafımda 1 elin parmağını geçmez yani.

5 gün k.valiyeye çocuk bırakmış gelin bir de h.sonu onunla kahvaltı yapacak...bunu "olağan" görüyorsanız o da "anasının oğluşu" der size..işler çirkinleşir. bunu nasıl normal görüyorsunuz? siz hangi gezegende yaşıyorsunuz? kaynana yahu sonuçta, isterse melek olsun. hayret bişeysiniz.

ha eşiniz de çok normal bir insan olsa, zaten annen 5 gün bakıyor, biz birlikte azıcık zamana sahibiz, gel şöyle bir program yapalım der normal makul konuşulurdu. o sizin aileyle kendi ailesini yarıştırıyor, çocuğu götüremezsin diye pazarlıklar filan ,korkunç. burada da onun tuhaf kafasını görüyoruz bence.

eşiniz işine kafası rahat devam etmek, bakıcı parası vermemek, istediği gibi çocuğu geç almak filan türü konforlar için k.valideye çocuk baktırıyor evet, (e aynı rahatlıklar sizin için de var ama sizin anneniz, onun değil, ona minnet borcu çıkıyor, gıcık bir durum...). yüksek ihtimalle siz 2niz anneniz olmasa zaten çocuk filan da büyütemezsiniz de ortalama Türk gibi siz de ailelere güvenip yapmışsınız işte. sonra neden 20 yaşında evlenen köylü gibi aileler herşeyin içinde deniyor, kuzum aileler olmasa hayatta kalamıyorlar çünkü, ondan olabilir mi?

neyse, eş bu duruma karşı zaten öfkeli (kendi çocuğunu kendisi büyütemiyor) olduğu için pasif agresif şeyler yapıyor. bu model türk kadını genellikle olmasını istediği ama olduramadığı şeylere karşı böyledir. intibam bu yönde... çünkü olmasını istediği o şeylere layıktır aslında.

misal sizin mesleğiniz değil de x meslek birini istemiştir, k.valideye baktırmak değil yabancı dadı isterdi, ama oluyor mu bunlar. olmuyor. e öyle bir imkan yok.
enteresan şekilde yine aynı türk kadını bu imkanları sunmasını da eşten beklediğine göre (çünkü neden evlendik o zaman?) öfkeleneceği kişi sizsiniz...."yanına yakışmıyor"sunuz. (ya da kendi fikrince layığını bulamadığı için aslında kendinedir öfkesi artık bu kadarı psikiyatrist işi benim işim değil)

kısacası ne o sizin beklentilerinizi karşılıyor ne de siz onun beklentilerini karşılıyorsunuz...böyle anladım.

boşanınca aşırı iyi bir nafaka ev araba herşeyi vermeyecekseniz öfkelenir öfkelenir geçer, şu anda boşanmaz. tümden deli değilse, onu tek bir konudan bilemedim açıkçası.
kadının şimdi yükü 80se boşansa 180 olacak çünkü. küçük çocukla boşanmak kolay değil. çocuk tamamen kadına kalıyor. kadın daha toka takarken deliriyorsa yemez yani boşanmak. çocuk büyüdükten sonra bu durum değişir.

ha 1-kadının aileden filan durumu iyiyse 2-cinsel hayatınız kötüyse 3-size olan öfkesinin arkasında başka birisinin ilgisi de varsa, o zaman o boşar zaten.

sevgi nerede burada...
valla bilemedim. ortada seven biri var gibi geçmedi konu. birbirine tokat atabiliyorsan sevmiyorsundur , bencesi böyle.
+2
subcomponent
(19.10.25)
boşan diyenlere bakma sen kardeşim.
sorumluluk sahibi, çözüm arayan bir baba için çıkış yolu her zaman vardır.

Annenle olan bağını korumak istiyorsan, bunu eşinle çatışmadan değil, uzlaşarak yapmanın yollarını ara
-2
jamswety
(19.10.25)
Resmen sen haklısın diyelim diye acayip taraflı şekilde anlatmışsın ama evli bir birey olarak haksızlığın buram buram kokuyor.

Karının tek hatası çocuğa bağırmak ve sert davranmak. Bu büyük bir hata. Geri kalan her şeyde sen haksızsın. Böyle bir kocam olsa zevkle boşardım. Öyle bir boşardım ki boşadığım için aklıma geldikçe sevinç duyardım.

“Yaşlı zavallı anneciğin” ile zaten haftanın 5 günü görüşüyorsunuz sanki aylarca görüşmemiş gibi bir haftasonucuk kahvaltıcık diye küçültmeye gerek yok. O kadar yaşlıysa çocuk baktırmayın zaten orda çelişki var.
Tüm hafta içi çalışıp yorgun argın bir tek haftasonunu bekliyorsun ve o da ne? Haftasonu yine KAYNANA. Oldu mu yani kim kabul eder bunu? Bir de emrivaki yapmaklar geleceksin diye bağırıp çağırmalar.

Üf yazamayacağım daha fazla sinirlerim bozuldu. Evli çocuklu bir insan olarak bunları okuyunca cinnet geliyor bana. Gidip kocamı öpüp şükür edeceğim. millette ne adamlar var ya.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
haklı olduğun taraflar çok ama taraflı anlatıyorsan bilemiyorum. tokat işi çok yanlış. uç bir nokta. çocuğu bir yetişkine bırakıp 1-2 saat baş başa konuşmayı deneyin. iki tarafın da adım attığı bir konuşma olursa sürüyor öbür türlüsü zaten mahkeme.
0
summerjam0306
(19.10.25)
kanka boşa gitsin. sana tokat atma gibi bir şeye cürret ediyorsa ahlaksızın önde gidenidir. yanıma yakışmıyorsun falan ne demek. ben olsam dünyanın kaç bucak olduğunu çok fena gösterirdim ona. erkek ol ve boşa. hiç ılımlı olayım anlayış göstereyim deme. bu tipler öyle şeyleri prenseslik olarak adlandırır. acıma.
-1
archmeister8
(19.10.25)
Çocuğunuz çok muhtemelen normalde annesinin sözünü dinleyecekken, sizin vereceğiniz tepkiyi bildiği için huysuzluğu artmış.

Kadın gayet kibarca kahvaltıyı annenizle yapmak istememiş, üstelik başka arkadaşlarıyla olan planı “cezalandırmak için” iptal etmenize rağmen kibar davranmış yine, siz emrivaki yapmışsınız. Üstüne de odaya çekip “had bildirmişsiniz”, üstüne de kadını kendi anasına babasına şikayet etmişsiniz hem de annenizle bir olup.
Ya allah eşinize sabır versin. Bir kadını ne kadar bunaltabilirseniz o kadar bunaltmışsınız. Şiddet kötü bir tepki ikiniz için de, hele de evde çocuk varken haklı görmüyorum ama bir kediyi bile bu kadar köşeye sıkıştırırsanız, tırmalar.
+6
physcos physcos
(19.10.25)
Bitmiş okeye dönüyorsunuz. Boşa zaman kaybetmeden boşanın. Ben böyle evliliklerin devam etmesini ve devam etmesini tavsiye edenleri anlamıyorum. Mesela siz bu saatten sonra nasıl seks yapabileceksiniz ki?
Sizinki evlilik değil ev arkadaşlığı olacak.
İşte birbirinizi tam anlamıyla tanımadan 5 yıl evli kalmadan çocuk yapmamak bu yüzden önemli.
+1
dawsonscreek
(19.10.25)
ikiniz de anormalsiniz. sakın boşanmayın, başka insanlarla evlenip onların da başını yakmayın
0
benarrivo
(19.10.25)
karın haklı.

annenle her hafta sonu görüşmek zorunda mı? zaten annen haftanın beş günü evinizde görünüşe göre. zorla kahvaltı yaptırtmaya çalışıyorsun, kadın istemiyorken. sonra tartışıyorsunuz ve anne babasına ispiyonluyorsun. pardon sen nasıl bir yetişkinsin? onun kendi annesiyle dertleşmesi ile senin aileleri karıştırman ve onu anne babasına şikayet edip durman aynı şey mi? kadından fiziksel olarak da uzaklaşmışsın ki çoğu aldatmalar ve boşanmaların kaynağı yatak odası. tabii senin duygularını da anlıyorum bu noktada ama yanlış bir davranış. bunun dışında söz verdiğin geziyi sırf ceza olması için iptal ediyorsun, halbuki belki gitseniz eşin sana minnet duyacak ve aranızdaki buzlar eriyecek.

kadın yorgunluğunu ve bıkkınlığını çocuğuna yansıtıyor olabilir ama ne korkunç bir anne!!!! demeden önce kanını canını çocuğu için verebileceğini düşünüyorum ben, burada eşinin yanlışı aranızdaki olumsuzlukları çocuğa yansıtmak.

haksızsın.

edit: sondan başlayarak yorumları okumaya başladım, physcos physcos +1 çocuğun annesinin sözünü dinlememesi de babasının nasıl davranacağını bilmesi. üstelik gidip kadına küfrediyorsun yok yere.

edit2: hızımı alamadım, Gradient_tabanlı_mor +1
+3
deartheodosia
(19.10.25)
düzenleyemedim, eşinin “yanıma yakışmıyorsun” demesi de muhtemelen onu yatak odasında reddedip durmandan kaynaklı bir yorum.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
Eşin senin her hareketini abartmış. Sen anne sevgisini biraz abartmışsın çünkü eşin sen değil, ona göre bu hafta nasıl geçti bilmiyoruz, sen de bilmiyorsun, belki farklı şekilde rahatlamaya ihtiyacı var. Evli çiftlerin her hafta sonu anne baba ziyaretine gitmesi bana çocukluktan çıkılamadığını düşündürüyor.

Burada sorun senin eşini görmüyor, ihtiyaçlarını (özellikle duygusal ihtiyaçlarını) fark etmiyor olman, ben öyle anladım. Çünkü bir kadın çocuğuna bu kadar basit bir şeyden öfkelenmez. Belli ki deli gibi dolu, ağzından burnundan taşıyor.

Her hafta sonu anneni görmeyin. Onun annesini de görmeyin. Yaşlı sevindirmek tamam ama önce siz önemlisiniz. Eşin bunalmışsa önce onu ferahlatmak zorundasın, annen ikinci planda artık bu hayatta. Çünkü sen bir kadınla evlisin. Anneni yok say demiyorum, annenle bu kadar sık görüşme, hele ki eşin iyi değilse eşini rahatlatmadan hiç görüşme.

Bir ailenin annesi mutluysa o aile her türlü mutlu olur. Bu anne senin annen değil eşin. Bir kadını mutlu edecek tek kişi ise eşidir arkadaşım, başka kimse değildir.
0
muhayyer divan
(20.10.25)
öncelikle boşanmayın bence. en en son çözüm bu olmalı.

biri demiş eşin çok yıpranmış çocuktan çıkarıyor diye yüzde yüz katılıyorum bu yoruma. siz el bebek gül bebek büyütülmüş olabilirsiniz gariban ananız tarafından ama çağ değişti şartlar değişti bi kez olsun karınıza sordunuz mu neyin var seni bu hale getiren nedir diye?

haftada beş gün anneniz bakmıyor mu çocuğunuza? bir de haftasonu neden annenizle vakit geçirme ihtiyacı duyuyorsunuz? benim kocam peş peşe iki gün kendi annesi babasıyla vakit geçirince üçüncü gün fazla geliyor istemiyor kaçıyor normal değil sizin anne bağımlılığınız.

biri daha demiş sizden yüz buluyor, çocuk annesini dinlemiyor. ikilik yaratmayın çocuğun hayatında. böyle böyle anne kötü oluyor.

eşinizle ciddi konuşun belli ki bir sorunu var. evden bunalmış olabilir işten bunalmış olabilir. hiçbir şey yapmamaktan bunalmış olabilir. mutlu bir kadın ne bunları size yaşatır ne de çocuğunuza. kendi ister annenizle hep buluşmak.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Boşanmak çözüm değil ben boşandım bu anne düşkünlüğünü çözemedim. Evliyken annesinden çıkmazdı şimdi de velayeti bende olan çocuk her dakika annesinde olsun istiyor eski eşim. Çocuğun okulu ödevi hak getire, kafaların değişmesi lazım. Haftanın altı gününü bir çocuğun babaanne ile geçirmesi normal değil. Çalışan anne çocuğu ile sadece haftasonu etkinlik planlayabiliyor onu da kayınvalide ile neden geçirsin?

Aranızda saygı kalmamış tokat, kötü söz vs. çok çirkin ama çözüm eşinizin kök ailesi olmamalı. Aile olan siz eşiniz ve çocuğunuz sorunun çözüleceği yer de sizin eviniz. Aranızda uzun uzun konuşun ve kesinlikle destek alın derim.
+1
cilekli pasta
(20.10.25)
annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
-6
🌸mahmuttt
(20.10.25)
Alışkın olduğum bir sahne gözümün önüne geldi.

Bana göre sen haklısın ama senin de bazı olumsuz davranışların var belli ki.

"yanıma yakışmıyorsun" lafı çok kritik, boşa söylenmez. Barışsanız bile buranın üzerine git.
Böyle bir kadına karşı yapılacak şeyler çok sınırlı. Ailelere haber salmakta da iyi yapmışsın, neyin ne olduğunu bilsinler, herkes kendine çeki düzen versin. Arada çocuk olduğu için alttan alan kişi sen olman lazım. Biliyorum içinden gelmeyecek ama yalandan da olsa git özür dile, çiçek al, hediye al. hevesle story atacağı mekanlara götür.

2-3 gün geçtikten sonra psikoloğa gidelim iyi gelir de (ilk başta genelde ret ediyorlar uzatma, ara ara lafı geçirerek ikna etmeye çalış).

ilişki sıklığını arttırın bunun çok faydası oluyor.
0
duyuruuser
(20.10.25)
geçmiş olsun.

anlattığınız ortamda en olgun kişinin 2 yaşındaki çocuk olması çok acı.

sizin iki eş arasında olan rekabet ve üstünlük kurma hevesini kırmanız lazım.
+2
galahad reloaded
(20.10.25)
Bir eşiktesiniz, sevginin vb durumların bittiği, olgunluğun ve birbirinizin kararlarına saygı duyma evresinin başlayacağı, aynı zamanda çocuğun durumunu da dikkate alarak normal insanlar gibi yaşayacağınız bir geçiş bu.
Bu durum biraz sürebilir, neredeyse her evlilikte oluyor, bir tarafın sakin kalarak kendini geri çekmesi lazım.
Zor bir durum değerlendirmek tabi size kalmış ancak bu eşiği aşsanız bile ben bu evliliği çok sürdürülebilir bulmuyorum mutluluk açısından, mutlu olduğunuzu düşünmüyorum.

İkinizin de haklı ya da haksız olduğunuzu da düşünmüyorum, sadece bir uyumsuzluk gözlemliyorum. bu tür durumlar bir kök sebebin tetikleyicisi, dediğim gibi bekleyerek ve olgunlaşarak, ya da bir bilene giderek bu sorunları çözebilirsiniz. Ama ne olur çocuğu bunlarla etkilemeyin.
0
va
(20.10.25)
Eşinizin çocuğa zorla toka takmasına sinir oldum çocuk ne istiyorsa onu yapmak çok zor değil herhalde. Tokası olsa ne olur olmasa ne olur.

Haftanın beş günü gördüğü kaynanasını herrr hafta sonu da kadın görmek istemiyor bundan daha doğal ne olabilir? Siz gidin görün, kadını niye peşinizden sürüklüyorsunuz?

Arayıp velisine şikayet ettiğiniz yeri okurken patladım kusura bakmayın :d evlisiniz ve çocuğunuz var ya aileleriniz niye bu kadar her şeyin içinde? Bir yuva kurduğunuzun farkında değilsiniz, üzücü.
+3
sadakatsiz
(20.10.25)
reyiz halen daha anne bağımlılığını göremiyorsun bir de anlayış bekliyorsun.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Acilen boşan.

çocuğu yapmış nafakayı garanti altına almış kadın sendorumu yaşatıyor sana.

''yanıma yakışmıyorsun'' kasıtlı bilerek düşünerek söylenmiş bir söz.
0
xu
(20.10.25)
yanıma yakışmıyorsun lafı neyin lafıymış onu bir aç.
seni mi beğenmiyor artık.
çok mu güzel kadın.
işin sonu aldatmaya varmasın sonra?
eğer böyle bir durum yoksa boşanma.
oturup güzelce konuşun. kadın biraz sıkıntılı sen daha mantıklısın.
en azından bu aralar biraz daha idare et.
sen bayağı darlanmışsın.
0
OgutucuRecep
(20.10.25)
ben ailelerin araya sokulmasini anlattiginiz sekilde yanlis buluyorum, kendi iliskimde kesinlikle yapmayacagim bir sey. bence evlilik iki kisi arasindadir. ama elbette tercih ve yetistirilme meselesi. siz nasil uygun goruyorsaniz.
cocugunuzu neden krese vermeyi, belki en azindan haftada bir kac gun dusunmuyorsunuz? 2-3 yasindan itibaren cocuklarin yasitlari ile oyun oynamaya ve ebeveynlerine ihtiyaclari var aslinda daha cok, anneanne/babaanne'den ziyade. ben bunun ayrica evliliginizi de degistirecegini dusunuyorum, zira eslerin de birlikte kaliteli zaman gecirmeye ihtiyaci var, simdi sanki anlattiklarinizdan daha cok ailelerle birlikte toplu bir evlilik gibi geldi kulaga. zira mesela cocugunuz haftada 2-3 gun krese gitse, haftada bir aksam annenizden cocuga bakmasini isteyip esinizle birlikte sinemaya gidebilirsiniz belki, bir yemege cikarsiniz? bu hali ile, evden ise isten eve, e anne zaten her gun cocuga bakiyor, bir de bir aksam da baksin istenmez. ben anlattiginiz yasamda bogulurdum diye dusunuyorum.
ayrica unutmayin, bu kadinla evlenmenizin bir nedeni var. bir noktada begenmissiniz, o donemde yaptiginiz her ne idiyse o donemde keyif almissiniz, onlari hatirlamaniz onemli, her ikinizin de. birbirinizi sevdiginiz donemi, birbirinizde ve birlikte sevdiginiz seyleri hatirlamak onemli. bu anlattiginiz programda bunlari unutup kaybolmak cok normal.
ancak elbette, dedigim gibi hem herkesin hayati, aliskanliklari bambaska hem de disardan konusmak daha kolay.
0
kassiopeia
(20.10.25)
Oncelikle cocugun yaninda esine kufur etmen muthis yanlis. Bu gibi hareketleri yapiyorsan esinin psikolojik durumunu sen bozmus olabilirsin.

Bunun disinda anlattiklarinda haksiz oldugun bir konu gormedim. Anlattigin davranislari hic uygun degil. Ailesine durumu anlatmakla iyi yapmissin. Esine saygisizlik yapan kadinla aile olmaz. Ayrica buradan tavsiye almani onermem, anne bagimliligiyla konunun alakasi bile yok.

Cocugu boyle bir ortama daha fazla maruz birakmadan bir sekilde cozersiniz umarim. Tam psikolojisinin oturacagi yaslar ve hep sandigindan fazla seyi gorur, hisseder ve anlarlar.
0
osssy
(20.10.25)
neredeyse aynı şeyleri yaşadığım için sizi çok iyi anlıyorum. anne bağımlılığı vesaire kimseyi dinlemeyin. eşiniz yokken anneniz vardı. anneye gidilecek. anneye gidilmiyorsa kimseye gidilmeyecek. bu kadar basit.

ancak ne olursa olsun sizi tek taraflı okuduk, sizin de kabahatleriniz olmuştur. karşılıklı tokatlar falan ne oluyoruz? iki tarafın da kabahati olmadan işler bu raddeye gelmez. bu noktada suç ile kabahati ayırmak lazım. suçunuz yoktur ancak mesele buraya gelmeden bazı şeylerin önlemini almanız gerekiyordu. örnek vereyim. ben boşanmış biriyim. boşanma sebebim eşimi gereğinden fazla serbest bırakmak. çocuktan sonra işini bıraktı, bir süre çocuğa baktı ancak çocuk okula başlayınca sürekli gezmeye başladı. okul tatillerinde de sürekli memleketine ailesinin yanına gitti çocukla. halbuki şimdi anlıyorum, bağırıp çağırıp evde oturtacakmışım. karşı tarafa müsamaha göstermeyi, bazen iyilik ya da saygı zannediyoruz ancak karşı tarafı kendi hatalarından da korumamız gerekiyor. gerektiğinde sesinizi yükselterek.

bu anlattıklarınız çerçevesinde sizin tek hatanız, şiddete şiddetle karşılık vermek olmuş. yanlış. yanlışa yanlışla cevap verilmez ve ne olursa olsun siz erkeksiniz, onun tokadı ile sizin tokadınız bir olmaz.
-4
co2s2
(20.10.25)
Eşin hafta içi çalışıyormuş, o halde hafta sonunda aile ile ecirmek istemeyebilir. Sizin zorlamanın saçma. Sizinle kahvaltı yapmak isteyebilir ama her hafta zorlaman saçma. Ayda bir normal. Ve bunu eşinle paylaşırsan kabul edecektir,kabul etmiyorsa o zaman haksız duruma geçer. Ayda bir de onun ailesine gidersiniz.
Bu arada sen anneni daha sil görmek istiyorsan kimse sana karışamaz. Git görüş ancak bebeğini götürme. Çünkü kadın zaten 5 gün yorulmuştur. Extra zorluk çıkarıyorsun..bal olsa yenmez her gün.

Eşine neden sürekli had bildirme derdindesin? İletişim kuramıyorum bu da ilk hatalının sen oluğunu gösteriyor. Saçını acımıyorsa al coxugu kalır,annesi yakala akala diyip oyuna cevir,coxugu yatakta ye,üzerine esini de at,onu da ..o anı geçir. Ama sen ne yapıyorsun küfür ediyorsun. Bence olayları idare etme sürecinde sorunlu birisin.
Kusura bakma ama eşinin haksız olduğu her noktanın öncesinde senin haklı davranışın olduğu için havanın büyüğü sende
0
hacirotti
(06.11.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(20)

Ev - iş arası 2.5 km, sizce nasıl?

hadi ya la
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem lazım. Diğer evlerin de hep bir sorunu oldu, kiminin eşyaları sıkıntılı, buzdolabı küflenmiş, manzarası hiç yok ve boğucu, gibi gibi... Burası rezidans gibi geçiyor, içinde spor salonu, sauna, havuz ve başka birçok şey var. Çok küçük bir 1+1 olmasına rağmen manzarası da iç açıcı, gayet güzel. Fiyat aidat dahil 27.000 TL.

Kafam çok karışık ve artık beynim çalışmayı durdurdu. 4 gündür valizlerimle hostelde kalıyorum, yeni işime adapte ol, onlarca ev arasından gezdiklerime karar ver derken birazcık ağlama noktasına geldim. Hiç fikriniz yoksa bile öylesine yazabilirsiniz, okurken rahatlarım. Teşekkür ederim, sevgiler
+1
hadi ya la
(14.10.25)
bence baya yakın nere olursa olsun. yokuş yoksa bisikletle gider gelirsinin en kötü.
yokuş varsa da elektrikli scooter al 10 dkya gidersin max.
0
jelly bear
(14.10.25)
2.5 km bir şey değil ya zorlasanız yürüyerek de gidersiniz yokuş yoksa. hele bisiklet şahane olur. otobüs uzakta bırakıyorsa 15-20 dk hiçbir şey değil ya, eski evimi düşünüyorum sırf metrobüse binebilmek için 25 dakika yürüyordum.
scooter, elektrikli bisiklet tarzı bir şeyle harika çözülür bu sorun. ev de güzelmiş bence dert etmeyin. ben her gün beylikdüzü son durak - mecidiyeköy gidiş dönüş yapıyorum :)
0
matilda
(14.10.25)
+ Alanya diyorsun kış mevsimi neredeyse yok.
Yağmur varsa sıkıntı olur onu da otobüs + taksi vs planini yaparsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
yarim saat yuruyerek bile gidilir. bence cok iyi.
0
lemmiwinks
(14.10.25)
2.5 km yürünür yav.

bisiklet de olur.

terlerim derseniz scooter mis.
0
gurur
(14.10.25)
uzak değil. yürüyerek çok iyi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
Yazın Alanya sıcağında 20 dk yürümek zor olabilir. Ama scooter bu sorunu çözer. Gayet uygun gibi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
ev içinize sinmiş. ılık havalarda yürünür onun dışında scooter veya bisiklet mükemmel çözüm. motor da gelecekmiş. ben olsam düşünmezdim. direkt tutun. istanbul'da böyle şeyler ömüre ömür katar. şanslısınız, kıymetini bilin
0
cisimcik golgi
(15.10.25)
Günde 15-20 dk yürümek çok iyi bir şeydir, hiç düşünme tut evi. İş yerimle aramız 35 km, arabasız gidersem günde 4.5 saatim yolda geçecek. Sağlığın yerindeyse lütfen yürümeyi tercih et, emin ol yaşlılığına muazzam iyi bir yatırım yapmış olursun.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Direkt tutun hocam, akşamları iş çıkışı eve yürünür, düzgün yol varsa.
0
kumandanim
(15.10.25)
iş yerime trafikten bıkıp araçla gitmediğim zamanlarda, ilk evden bir km + 2 metro aktarma + son iki km yürüme mesafesinin son kısmına yakın sizin mesafe. Ben olsam tutardım.
0
va
(15.10.25)
Soru bu değil ama kışın da motorla gidip gelecekseniz sağlam bir yağmurluk seti + kışlık motor botu alın mutlaka.

Yokuş değilse güzel havalarda rahat rahat yürünecek mesafe +1
0
kobuzchu kiz
(15.10.25)
2.5 km çok iyi mesafe, scooter da işini rahat görür, havanın güzel olduğu günlerde yürürsün de. Üniversiteye atanmıştın sanıyorum, servis imkanını sordun mu, kesin vardır diye düşünüyorum.
0
hrskrs
(15.10.25)
Cok guzel, tutasim geldi evi
0
narod
(15.10.25)
km olarak değil de süre olarak değerendirin bence. yol 30 dakikadan kısa sürüyorsa gayet makuldur.
scooter için "buna güvenmeli miyim bilemedim" demişsiniz. scooterla günlük 5km yolculuk için mi sordunuz, yoksa yol şartları/güvenliği açısından mı sordunuz?
0
tnz
(15.10.25)
istanbul da yaşayanlar için hakaret kabul edilebilir bu entry.
2.5 km iş ev komik
-1
jamswety
(15.10.25)
zaten scooter varmış ev de çok yakın . hemen tut ve taşın
0
gercekdunya
(15.10.25)
@tnz, yürüyerek 36 dakika sürüyor ve son 5 dakikası yokuş.
Scooter için yol şartları/güvenliği için sordum. Mayıs'tan beri kullanıyorum, 1000 km tecrübem var, biraz çekindim. yüzden.

Ama sanırım ilk bahsettiğim evi eleyeceğim. Çünkü eve 600 metre bir ev buldum ve 1+1 olmasına rağmen üç kat geniş. Eşyaları tam ve güzel, sadece ana caddenin arkasında, birazcık eski evlerle çevrili bir yer. İki katlı evin ikinci katı. Yüksekten manzarası yok ama çevresi yeşillik/ağaç kaplı, iki balkonu var. Yıllardır evden çalışan biri olarak hiç alışık değilim her gün bir saat erken çıkıp mesai yapmaya. En azından bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum.
0
🌸hadi ya la
(15.10.25)
2.5 km yol değil bence. küçük şehir standartlarında da yol değil.
0
co2s2
(15.10.25)
kurallara uyuyor ve gerekli teçhizatınız varsa tecrübeniz yeterli, ancak yol güvenliği konusu önemli. siz ne kadar tecrübeli olursanız olun, çevresel faktörlerin de uygun olması gerekir. ben olsam ilgili güzergahta boş ve dolu saatlerde birkaç kere yürüyerek yerel sürücülerin davranışlarını izler ona göre scooter için güvenli olup olmadığının kararını verirdim.
0
tnz
(16.10.25)
(6)

ütü önerisi

sweetoffice
annemin ütüsü eskimiş, iyi ütülemiyor artık diyor, ona bir ütü alayım dedim ama marka/model ne önerirsiniz acaba ?
annemin ütüsü eskimiş, iyi ütülemiyor artık diyor, ona bir ütü alayım dedim ama marka/model ne önerirsiniz acaba ?
0
sweetoffice
(14.10.25)
philips azure serisinden bütçenize uygun bir model seçin.
+1
inheritance
(14.10.25)
bence çok fazla ütü yapmıyorsa ya da bütün ütülerini haftalık yapmıyorsa kazanlı ütüye gerek yok. bir yere gidecekken iki parça bir şey ütüleyip çıkayım işi olmuyor çünkü kazanlı ütüde.
philips'inkiler iyidir evdeki modeli hatırlayamadım şimdi. çok pahalı olmasın diyorsanız bim, a101'e bakın ucuz modeller orada daha uyguna satılıyor.
+2
black holes in the sky
(14.10.25)
Çok fazla ütü yapmıyorsa kazanlı ütüye gerek yok +1
İki parça ütü yapacağım diye kazanlı ütünün ısınmasını beklemekten bıktığım için 2-3 ay önce düz ütü aldım.
www.amazon.com.tr Ben bunu aldım, beklentimi karşıladı.
+2
kobuzchu kiz
(14.10.25)
ütü tefaldir. gerisi yalan dolan.
+1
mikahakkinen
(14.10.25)
Philips azur demeye geldim. Amazondan fiyatları takip et. uyguna alırsın.
+1
jackyr
(15.10.25)
anneyse direk bunu al üst tarafı gayet hafif ve müthiş bir buhar gücü var.keyifle ütü yapacaktır. yorulmaz.

www.hepsiburada.com
+1
jamswety
(15.10.25)
(5)

tansiyon ölçme aleti alma hk.

Phoebe
tansiyon ölçme aleti alırken nelere dikkat edilmeli? önerebileceğiniz marka, model vb. var mı?çok teşekkürler.
tansiyon ölçme aleti alırken nelere dikkat edilmeli? önerebileceğiniz marka, model vb. var mı?

çok teşekkürler.
0
Phoebe
(14.10.25)
Omron
+4
abuzer
(14.10.25)
Marka Omron
Model M2 basit ve ucuzdur.
Biraz daha vereyim, birden çok kişinin önceki ölçümlerini aklında tutsun, hatta uygulaması olsun, eski ölçümleri grafik halinde bana göstersin, gün gün ne durumdayım görebileyim dersen daha komplike modellerine bakabilirsin.
+1
Mirket
(14.10.25)
omron +1

tansiyon ölçmede ne ayarı düzgün taktıktan sonra doğru ölçer
0
jülsezar
(14.10.25)
Dr Hegeli koldan ölçmeli almıştım 8 ay kadar önce. şimdiye kadar bir sorun yaşamadık ve sonuçlardan memnunuz. amazonda 980 tl civarı
0
Improbable
(14.10.25)
bilekten ölçen almak istiyorsan BRAUN
koldan daha prof. bişi istersen OMRON
0
jamswety
(14.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.