Giriş
(4)

Bu araba alınır mı?

Uçan Çivi
Merhaba, bayadır ilanlara bakıyorum ve fiyat olarak piyasanın çok altında galeriden bir araba buldum. Ancak çok fazla şüphelerim var. Aracın şase podye airbag'lerinde hiçbir işlem yok, sağ ve sol kapılar daha önce kazaya karıştığı için boyalı ama direklerinde hiçbir ezik, macun işlem yokmuş sadece b
Merhaba, bayadır ilanlara bakıyorum ve fiyat olarak piyasanın çok altında galeriden bir araba buldum. Ancak çok fazla şüphelerim var. Aracın şase podye airbag'lerinde hiçbir işlem yok, sağ ve sol kapılar daha önce kazaya karıştığı için boyalı ama direklerinde hiçbir ezik, macun işlem yokmuş sadece boya atılmış denildi. Ekspertize her türlü sokacağım. Eksper raporu da motor için sorunsuz yürür derse bu arabayı almalı mıyım?

Bu adam kaça aldı ki de bu fiyata satabiliyor? Aracın muadilleri normalde 700 bin liradan başlıyor. Bu araç piyasadan en az 75 bin lira daha ucuz. Nelere dikkat edeyim?
Ek olarak güncel durumunu şöyle göstereyim:

www.sahibinden.com
0
Uçan Çivi
(23.08.26)
aracı bilmiyorum, ancak öyle aşırı ucuzluğu yok.

araç manuel, o nedenle mi kafanız karıştı bilmiyorum. en az 2012, maks 125 bin km li ilan listesi bu şekilde:

www.sahibinden.com

şehir dışına araç almaya gitmek riskli bu arada. galericiler hataları tam söylemiyorlar ilanlarında. video vs. isteyin mümkünse gitmeden.

edit: sanırım sizin araç dolusu. bilemiyorum yorumlarım bu şekilde.
0
gurur
(23.08.26)
Fiyatı iyi. @gurur senin koydukların icon degil. Icon diye filtrelersen fiyat farkını görürsün. Ha değer mi degmez mi farklı konu da fiyat olarak 100-150 koyuyor.

Aynı arabadan annemde var 110bin falan, ama sıfır hasar/degisim, 2012 model biz 2013te ikinci el aldık. Ben misal 700 civarı düşünürdüm.
Arabada kronik tek sıkıntı genleşme tankı. 13 senede iki kere değişti biri 2015-2016 falan diğeri geçen sene. Araştırdım oluyormuş bunlarda. Onun dışında bir de sol arka farda sorun oldu bu sene. Bunlar dışında hiçbir sorun yasanmadi.
Ben çok severim şahsen 0.9 tce. 1.2 tce olandan kacmak lazım.
Dikkat edeceğin çok spesifik şeyle yok. Triger zinciri var, kayış yok.
Yani turbo var, haliyle bakımlara dikkat etmek lazım, turboda sıkıntı var mi vs bakabilirsin.
0
logisticsmanager
(23.08.26)
uzun süredir piyasa durgun. galericiler ağlıyor çok az karla nakit ihtiyacını gidermek için fiyat düşmüştür. benzerlerinden fiyatını ucuz gösteren durum boyalı ve değişen parçalarının olması.
0
mikahakkinen
(23.08.26)
Piyasa ölü. Altından dolayı terste kaldı millet. Araç sattım 50 bin ucuza verdim. Araç aldım 50-60 bin ucuza aldım. 0.9 tce pek sevilen bir kasa değil ama sorunsuz. Düşük km olanları araştırmıştım. Termostat ve devridaim değiştirince sorunsuz olan araçlar. Manueli daha sorunsuz tabii ki de. Ama 110 bin ağır bakımların gelmeye başladığı zamanlar. Trigger, baskı balata vs vs. bunlar size masraf olarak dönecektir.
0
jackyr
(23.08.26)
(3)

ABD'ye giriş hk.

faberkastelli
2023'te aldığım vize ile abd'de fuar ziyaretine gitmiştim. vize 2033'e kadar devam ediyor. aynı vize ile ikinci kez gittiğinde girişte problem yaşayan oldu mu? vize alırken sordukları "hayırdır ne için geldin?" tarzı soruları girişte yine sorarlar mı? bir de abd vizemin olduğu pasaport süresi şubatt
2023'te aldığım vize ile abd'de fuar ziyaretine gitmiştim. vize 2033'e kadar devam ediyor. aynı vize ile ikinci kez gittiğinde girişte problem yaşayan oldu mu? vize alırken sordukları "hayırdır ne için geldin?" tarzı soruları girişte yine sorarlar mı? bir de abd vizemin olduğu pasaport süresi şubatta doluyor, ikinci bir pasaportum daha var 8 yıl geçerli, onu da yanıma almalı mıyım?
0
faberkastelli
(22.08.26)
pasaport sürem dolmadı ama 6 aydan kısa kaldı ya sorun olur mu diye merak ediyorum.
0
🌸faberkastelli
(22.08.26)
pasaport 6 aydan kısa ise sorun olabilir. yeni pasaport çıkarıp, vizenin olduğu defterle gitmek çözümdü sanırım.
0
gurur
(23.08.26)
hiçbir şey sormadılar ikincide. hiçbir şey dediğim, niye geldin, turistik. ama tabii sormayacakları anlamına gelmez.
vizem eski pasaportumda kalmıştı yeni pasaportumla gitmiştim, diğer pasaportunuzu da alın
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.08.26)
(17)

2 milyona sıfır araç öner

intern in the house
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var. 2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.Elektrikli istemiyorum
Merhaba, daha önce aracımı burdan önerilerle almıştım. Memnun kaldım dua ettim :)

2 milyon ve biraz üstüne çıkacak bütçem var.

2 çocuk var genelde İstanbul içi sürüyorum nadir uzun yol.

Elektrikli istemiyorum
0
intern in the house
(20.08.26)
Kia - Sportage
Bütçeyi az biraz aşman lazım
+3
HellKeePer
(20.08.26)
kia nin da biraz daha uzeri
toyota CHR olabilir.
istanbul trafigi icin birebir.
0
designer
(21.08.26)
Xceed
0
mirty
(21.08.26)
doplo mutlujet
0
omer460
(21.08.26)
Hibrit olmayan toyota corolla
Renault megane/boreal/duster (benzin)
Dacia stepway/logan
Fiat doblo/toyota proace/peugeot rifter

Ben olsam doblo türevlerini alırdım (elektrikli olmaz ve sıfır dediğiniz için, yoksa bu paralar bu arabalara verilmez).

edit: hibrit olmayan corolla'nın vites kutusu logistics'in söylediği gibiyse en ucuz hibrit daha mantıklı. ama Corolla da ne bileyim..
0
orient blue
(21.08.26)
herhangi bir toyota hibrit sehir ici icin en guzel secenek
0
The_Lollok
(21.08.26)
renault duster,

biraz üstüne çıkabilirsen boreal
0
bravoteam
(21.08.26)
Çok net cevap vereceğim bi soru. Toyota corolla benzinli. Üstelik kampanyalı şu an. Kafanızda tek soru işareti olmaz. Araba işi rahatlık, lüks değil; güven işidir.
0
Lh12
(21.08.26)
Golf 8.5 life dsg derim aslında ama 2 çocuk diyorsunuz o yüzden bilemedim
0
niyazi mısri
(21.08.26)
Corolla araçlarda indirim sebebi motorun 3 silindir olması.
3 silindir alacaksan 1.5 yerine, 1. 0 tercih edersen yakıttan tasaruf edersin ayrıca 1.5 'lik hp gücü 3 silindiri daha çok sıkıştrır, motoru zorlar.

B SUV küçük gelebilir ama yine de inceleybilirsin;
Ford Puma
Skoda Kamiq
Nissan Juke
0
HellKeePer
(21.08.26)
tabii ki corolla
0
co2s2
(21.08.26)
Açıkçası hybrid olmayan, düz cvtli corolla ile hybrid ecvt corolla iki alakasız araba. Birincisini alacağıma başka araba alırdım. Ikinciyse iğrenç İstanbul trafiği için en ideal araba.

ikinci el hybrid corolla bakardım ben. Sahibindende 1.8e 2ye falan mis gibi var. 2025 model. Yani hybrid Corolla'da 1 yıl hiçbir şey.
Bunun benzinli 1.5 Corolla ile alakası yok. Özellikle vites konusu apayrı.
Edit: chr fiyati daha yüksek beklerdim ama iyi. Sıfırsa ben de chr derim. 1.8 hybrid+ ecvt
0
logisticsmanager
(21.08.26)
Chr a bakmalisin,
0
designer
(21.08.26)
2 çocuğa chr önerenleri anlayamıyorum. o arka camlar ve 2 çocuk olmaz.

corolla muhtemelen en temiz öneri.

bütçe biraz esneyebiliyorsa variant olabilir.

sportage 2.1 miş liste fiyatı, aslında sorento olsa çocuklarla iyi olur ama onun fiyatı arşa çıkmış. sportage de güzel alternatif olur hem de biraz yüksek...
0
gurur
(21.08.26)
1.8 Hybrid Toyota'ları denemeden almamanızı öneririm. Şehir içi için çok güzel arabalar ama yokuş gördüğü anda araba acı çekmeye başlıyor. Bir tane 2019'u 160.000 Km kadar, bir tane 2022 modeli de 135.000'de alıp üzerine 25.000 Km. kadar kullandım. Düz yol için süper ama uzun yol için yorucu araçlar.

Elektrikli istenmiyor ise Skoda Octavia güzel bir alternatif olabilir ama bütçenin biraz üzerinde, Golf belki değerlendirilebilir. Sıfır araç fiyatlarına internet sitesindeki fiyatlardan bakmamalı, bayilerde ciddi kampanyalar oluyor.
0
en bi orijinal
(21.08.26)
corolla, chr dan daha dardir,
chr in otonom daha guzel çalisiyordu.
ve guvenlik ekipmanlari,
sürüş destekleri
toyotada en alt donanimda full geliyor.
sıkışık trafikte diger otomatik araçların sanzimani ısınir mi
hata verir mi derdi varken,
toyota hybridlerin e-cvtsi
sıfır problem ,
sıfır masrafdir,

istanbul trafigi için
ya elektrikli,
yada toyota hybrid.
0
designer
(22.08.26)
Skoda kamiq premium kullanıyorum 2 yıldır gayet mutluyuz. Chr dan daha ferah ve geniş olduğu kesin.
0
rodeocu
(22.08.26)
(9)

çocuğa vurmamayı, sıkmamayı öğretmek?

eisberg
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psik
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psikologlardan gördüğüm birkaç yöntem daha denedim (acıtmadan yap vb.) ama işe yaramadı. geçen canım o kadar yandı ki bende biraz sertçe makas aldım bu sefer de ağladı, üzüldüm. bunu çözenler nasıl başardı? sadece bu da değil, eşyaları fırlatma, koşma vs. türü şeyler için de geçerli.

Teşekkürler
0
eisberg
(17.08.26)
Merak ettiğim için Gemini'a sordum.
Yanıtı şöyle:

2.5 yaş, nam-ı diğer "korkunç ikiler" (terrible twos) döneminin tam ortasıdır. Yaşadığınız çaresizlik, acı ve sonrasındaki vicdan azabı inanın çok tanıdık; birçok ebeveyn veya bakım veren bu yollardan geçiyor.

Öncelikle can havliyle verdiğiniz o anlık tepki (sertçe makas almak) için kendinizi yıpratmayın. Üzülmeniz çok insani ve bu durum size ne yapmamanız gerektiğini de net bir şekilde göstermiş oldu. 2.5 yaşındaki bir çocuğun beyninde dürtü kontrol merkezi henüz gelişmemiştir. Vurması, çimdiklemesi veya eşya fırlatması onun "kötü" olduğunu değil; yoğun duyguları, sınırları veya enerjisini nasıl yöneteceğini henüz bilmediğini gösterir.

Şu ana kadar denediğiniz yöntemlerin neden işe yaramadığına ve durumu çözenlerin nasıl bir yol izlediğine adım adım bakalım:

### Neden İşe Yaramadı?

* **"Bu doğru bir hareket değil" demek:** 2.5 yaşındaki bir çocuk için çok soyut, uzun ve didaktik bir cümledir. O anki dürtüsünü durduracak netliği taşımaz.
* **Bağırmak:** Çocuğun sinir sistemini daha da tetikler. Ya korkup ağlamasına ya da olayı bir "güç savaşı/oyun" sanarak davranışını artırmasına neden olur.
* **"Acıtmadan yap" demek:** Çok kafa karıştırıcıdır. 2.5 yaş, şiddetin dozunu ayarlayamaz. Sınır ya vardır ya yoktur.
* **Misliyle karşılık vermek:** Çocuğun kafasında "Demek ki sinirlenince veya canım isteyince fiziksel güç kullanmak normalmiş, bak büyükler de yapıyor" algısı yaratır.

---

### Çözenler Nasıl Başarıyor? (Pratik ve Etkili Adımlar)

Bu yaş grubunda temel kural **az laf, net eylem**dir.

**1. Fiziksel Olarak Engellemek (İlk Saniye Müdahalesi)**
Çocuğun elini kaldırdığını veya çimdik atacağını anladığınız an (veya ilk vuruşunda), ellerini veya kollarını **nazik ama çok sıkı/kararlı bir şekilde** tutun. Vurmasına veya çimdiklemesine fiziksel olarak engel olun.

**2. Kısa, Net ve Duygusuz Bir Uyarı**
Göz teması kurun ve sesinizi yükseltmeden, gayet ciddi bir tonda sadece şunu söyleyin:

* *"Vurmak yok. Canım acıyor."*
Başka hiçbir açıklama yapmayın. Uzun uzun nasihat etmeyin.

**3. Doğal Sonuç Yaratmak (En Etkili Adım)**
Kucaktayken size zarar veriyorsa, onu **anında** kucağınızdan indirin.

* *"Bana vurduğun/canımı yaktığın için seni kucağımda tutamam."*
Çocuk burada çok net bir sebep-sonuç ilişkisi kurar: "Can yakarsam, kucak biter." Ağlayabilir, sinirlenebilir; bu tepkisine alan tanıyın ama kararınızdan dönüp onu hemen tekrar kucağınıza almayın.

**4. Eşya Fırlatma ve Koşma İçin: Alternatif Sunmak (Redirection)**
2.5 yaş çocuğu "yapma" kelimesini pek duymaz, sadece eyleme odaklanır. Enerjisini kanalize etmeniz gerekir.

* **Fırlatma:** Kumandayı veya bardağı fırlattığında elinden alın. *"Kumanda fırlatılmaz, kırılır. Eğer bir şey fırlatmak istiyorsan, al bu yumuşak topu fırlat."* Gerekirse o an atabileceği nesneler dışındaki şeyleri ortadan kaldırın.
* **Koşma/Zıplama:** Tehlikeli bir yerde koşuyorsa durdurun. *"Evin içinde yürüyoruz. Koşmak istiyorsan seni parka götürebilirim ya da koridorda koşabilirsin."*

**5. İstikrarlı Olmak**
Bu yöntemleri bir kere denediğinizde mucizevi bir şekilde vazgeçmeyecektir. Sınırlarınızı test etmek için aynı hareketleri defalarca yapacaktır. Annesi, siz veya evdeki diğer herkes **aynı kelimelerle, aynı netlikte ve aynı sakinlikte** tepki verirse (örneğin herkes kucağından anında indirirse), davranış birkaç hafta içinde sönümlenmeye başlar.

Bu tür fiziksel taşkınlıklar genelde uykusuzluk, açlık, aşırı uyarılma (çok fazla ekran/gürültü) veya ilgi ihtiyacı hissettiği spesifik anlarda mı ortaya çıkıyor, yoksa günün her saatinde tamamen rastgele mi gelişiyor?
-2
santimantal
(17.08.26)
geçici bir dönem.

bağırmayı çocuk anlamaz.

sabırla yapmamasını söylemeniz gerekli.

bazen çocuklar cezadan daha iyi anlayabiliyor, yaptığında en sevdiği oyuncaklara erişim vs. kısa süre kısıtlanabilir. uzun olunca oyuncağı bile unutur zira :)

önce uyarmak gerekli.

devam ettiğinde kucaktan indirmek, böyle yaparsan karşılığı oluru görmesi için faydalı olabilir.

azcık sabır geçiyor.

son not: bir de neden yaptığı da önemli. tüm gün anne - baba uzaktaysa özlediği için, böyle yaptığında ilgi (bağırma bile olsa) görüyorsa o nedenle de olabilir.
0
gurur
(17.08.26)
bizim çocukta da akşamları yatmaya yakın ısırma isteği geliyor, bunu içgüdüsel olarak yapıyor ne kadar ısırırsam babamın canı acımaz diye test ediyor.

eskiden koparacak kadar ısırıyordu, morartıyordu, biraz kızıp ağlatınca ısırmaların şiddeti ve sıklığı azaldı. şimdi akşamları oynarken tatlı tatlı ısırıyor bir şey demiyorum, abarttığı zaman tekrar kızıyorum bırakıyor.
0
duyuruuser
(17.08.26)
benim geçen hafta 2'sine basan yeğenim de, ilk kez doğum gününde suratımın ortasına deli kuvvetiyle yapıştırdı ve alınan bir oyuncağı kırana kadar yere çarptı. en son 10 gün önce gördüğümde böyle davranışları yoktu; şahsen şok oldum. terrible two dedikleri kadar var..
annesi tecrübeli bir anaokulu öğretmeni; bu tür hareketlere sert bir tonda, "hayır, yapamazsın" dememizi istedi. biz ilk kez görünce şaşkınlıka güldük falan ama bunu yapmamamız; bu tür davranışların ardından kesinlikle onaylayıcı bir tavır göstermememiz konusunda uyardı bizi.
0
lil siztah
(17.08.26)
bratbustersparenting ve dr. deborah tillman (purposed parenting) tavsiyemdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
Aynı yaşta çocuğum var, bağırıp kızmak kesinlikle çözüm değil. Anne doğru olanı yapıyor. Mimiksiz ciddi bir tonda vurmak yok demelisiniz. Bizimki de sık sık vuruyordu şimdilerde bıraktı, çook sinirlenirse ufak vuruyor ondan sonra da hemen gelip cici yapıyor :)
0
ekimoloji
(17.08.26)
O dönem göz dönemidir, sözden anlayamazlar bebeler. Ona vurduğu sıktığı anda üzülüp ağlayın. Gerekirse kucağınızdan indirin, ama bunu sevme hareketi yapmadığı zaman değil de sadece can acıttığı zaman yapın. Can yakarsam sevilmem kodu oluşsun ve yerleşsin. Canınızı yaktığı zaman acınızı gösterin ve eşinizle birbirinizi onun gözünün önünde yumuşak hareketlerle sevin. Sevgiyi ve mutlu etmeyi gösterin. Görmekten anlar çocuk, bunu hep göz önünde tutun.
0
yaren
(17.08.26)
yaren +1

20lerinin altındaki çocukların çoğuna lafla bir şey anlatamazsınız. hele o yaşlarda @yaren'in bahsettiği gibi göstermeniz lazım.
-1
klassno
(17.08.26)
Bişey buldum, az önce önüme düştü:

www.instagram.com
0
yaren
(21.08.26)
(7)

Arabam toz kaptı

benim bir gizli bildiğim var
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yür
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.
Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yürüyünce ve hızlanınca biraz azalıyor ya da motor sesinin arkasında kalıyor emin değilim. Bi de klimayı açınca artıyor.
Yol geldim bi sorun olmadı arabada. Hararet filan da olmadı. Ama ses baya can sıkıcı bişey yanlış gidiyo sesi. Korka korka geldim.
Şimdi de kırsal biyerdeyim. Sanayi biraz uzak. Sonuçta götürücem de. Açıp da şöyle bi bakabileceğim bişey midir sizce?

Yol da tarla gibiydi başka bişey de olmuş olabilir. Sesin yeni başladığına eminim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
atma hakkımı, hava filtresinin tıkanmş olması yönünde kullanıyorum.
+2
lil siztah
(17.08.26)
imkanın varsa hava tutarak tozu temizleye çalış. su değdirme.
bazı sensörlere toz kaçmıştır.

sanayiye gidince önce hava filtresi ve polen filtresini değiştir ses kesilmezse detaya inersiniz.
0
duyuruuser
(17.08.26)
Araba bakımında özel kuru motor temizliği yapılır, hava polen filtresi değişimi de yapılır düzelir muhtemelen.
0
titanic kemancısı
(17.08.26)
Valla yolda bi de üstüne yağmur yağdı tam oldu. Gerçi ses artmadı azalmadı da yağmur yiyince.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.

bikaç olasılık olabilir tabi.

fren balata disk vs. toz olmuştur. öter

hava filtresi toz olmuştur. değiştirmek iyi olabilir ucuz bişey zaten.

bu durumlarda motor sıcaklığını kontrol etmek kritik olan kısım.
0
gurur
(17.08.26)
Yol tozlu dediysen biraz da bozuktu herhalde. Yoğun titreşim, bazi vidalari gevşetir, ufak tefek plastik kopçaları da oynatır yerinden. Motorun titresimi ile hareket eden plastik parcalar olabilir, üst koruma kapağı, hava filtre kutusu vs bunlar motor titresiminden hareket alıp tir tır ses yapar, teker davlumbaz plastikeri de ayni sekilde. Tozlu yol, direkt motora ses yaptirmaz. Motor calisirken kaput altındaki plastik gövdeli yerleri elleyerek bakin, bastirin onlara, sesi yakalarsınız, olmazsa teker davlumbazlarina ya da al karter koruma parcalarina, plastik aparatlara bakın ya da baktırın. Bende hepsi tek tek oldu yıllardır, hatta fan motorunun ayaklarından biri yerinde çıkmıştı ses yapiyordu, fan acinca daha cok ses vardi, cirt keletceyle hallettim sonra orijinal hale getirdim, hep boyle seyler olur, korkacak bir sey yok
0
covered
(19.08.26)
Şimdi düşününce toz olayını abartmış olabilirim gurur doğru diyor araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.
Diğer şeylerden olma olasılığı daha yüksek. Hatta egzoz sesi gibi de gelmeye başladı bana. Ben bi egzozcuya gidiyim önce.
Filtreler filan zaten değişicekti onları da değiştirtirim.
Hadi inş.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(22.08.26)
(3)

sahibinden ve 2. el telefon almak

baldur2
bir samsung s26 ultra patlatmak istiyorum ama bunlar yurtdisi kayitli mi oluyor? ya da bazilari gordugum kadariyla alinmis hic acilmamis vs diyorlar? ne diyorsunuz deger mi? nelere dikkat etmeliyim?
bir samsung s26 ultra patlatmak istiyorum ama bunlar yurtdisi kayitli mi oluyor? ya da bazilari gordugum kadariyla alinmis hic acilmamis vs diyorlar? ne diyorsunuz deger mi? nelere dikkat etmeliyim?
0
baldur2
(17.08.26)
İlanlarda Türkiye'de kayıtlı olan telefonlar ve yurtdışından getirilmiş ve kaydı olmayan telefonlar da var. İlan detaylarında yazar, yazmıyorsa arayıp sor. Önceden çakma IMEI yapıyorlardı ama hala mümkün mü bilmiyorum.

www.turkiye.gov.tr

Alacağın telefonun IMEI nolarını sorgula. Marka, model tutuyor mu kontrol et. s26'da iki tane IMEI olması lazım çift simli olduğu için. İki IMEI numarasını da kontrol et.
0
gyroscope
(17.08.26)
konudan bağımsız aldığınız kişi ile en azında şu tarihte satın aldım, sattım gibi bir evrak imzalamakta fayda var.

allah korusun abuk subuk bi işte kullanıldıysa kendini koruyabilmek için belgeyi tebliğ edersiniz.

satan kişinin tc nosu olsun belgede. fotoğrafını da çekin kimliğinin.

diğer taraflar teknik. imei vs. sorgulanıyordur heralde.
0
gurur
(17.08.26)
Ben telefonda asla o topa girmem ya, alınıyorsa da araba gibi ekspertiz yaptırmak lazım varsa tanıdık ama kimse telefonunu açtırmaz.

Eğer şanslı gününüzde olup Irak'lı mühendislerin maharetli ellerinden çıkmış olmayan gerçek bir S26'ya denk gelseniz bile, içerisinden orijinal parçalarının alınıp yerine uyduruk parçalar takılmış olma ihtimali olan bir telefon olabilir. Özellikle 20-30k lık AMOLED ekranı söküp yerine dandik bir LED takmış olabilirler, hadi bunu biraz bilen anlar da iç parçalarda ruhunuz duymaz.

Telefonun IMEI'sinin illegal şekilde çakılmış olma ihtimali, ya da telefonun geçmişte illegal insanlar tarafından kullanılmış olma ihtimalini falan hiç söylemiyorum.

Eşte dostta ilk elden satılan varsa alın ama kalanı bence risk
0
fatihdr
(18.08.26)
(3)

Toki sazlıbosna toki dairelerinin piyasa değeri ne olur

havadakarada
Misal 3+1 80m2 olan orta kat daire diyelim hazır olunca ne olur piyasası bölgeyi bilen var mı?
Misal 3+1 80m2 olan orta kat daire diyelim hazır olunca ne olur piyasası bölgeyi bilen var mı?
0
havadakarada
(16.08.26)
Tokideki binalar o kadar kötü işçiliğe sahip ki ev sahibi iseniz evi komple baştan yapmak durumunda kalabilirsiniz satmak için. Bu şekilde yenilenirse 5.5 ancak
+1
topkapiaksaray
(16.08.26)
bölgeyi bilmiyorum ama sıfır ve 3+1 dairenin 5,5 olma olasılığı yok.

8-10 aralığı olur muhtemelen.

üstü de olabilir.
+1
gurur
(16.08.26)
9-10m ortalama ile gider.
+1
duyuruuser
(17.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(13)

sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?

kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?

asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare
(09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok.
Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum
3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum.
Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum.
Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum.
Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
0
kumandanim
(10.08.26)
(13)

Apartman havalandırma boşluğu ve sigara hakkında

art cat chocolate
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. https://ibb.co/xxPZmXwGördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde,
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. ibb.co

Gördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.

Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde, pimapen cam değil yani.

Bir veya birden fazla komşum, o havalandırma boşluğuna bakan odasındaki pencereyi açarak sigara içiyor. Haliyle banyom sürekli sigara kokuyor. O odamın penceresini açarsam da o odam ve tüm evim sigara kokuyor.

Tek cephe evlerimiz. Cephe sayılmaz yani o havalandırma boşluğu. Onu da açmazsam hiç havalanmayacak evim. Mecburen arada açıyorum.

Yöneticiye söyledim, insanlar evinde sigara içiyor, bir şey diyemeyiz diyorlar. Nasıl diyemeyiz ya? Millet apartmanında balık kızartmayı bile yasaklıyor kokusundan. Ben pasif içici olmak zorunda mıyım? Evimde sigara solumak zorunda mıyım?

Dairelerimiz 2+1 bu arada. Sigara içebilecekleri başka odaları ve balkonları mevcut.

Banyonun menfezini kapatırsam o banyo nasıl havalanacak?

Ne yapacağım? Sizce haksız mıyım?
0
art cat chocolate
(09.08.26)
Menfezi kapatın, fan taktırın. Havalandırmak istediğinizde Manuel olarak fani açın banyodaki havayı alıp dışarı üflesin.
+6
emcekare olmadi einstein olsun bari
(09.08.26)
Kesinlikle menfeze fan. Üst cevap +1
+1
kisa
(09.08.26)
5-7 aya taşınacağım masraf yapamam. kiracıyım. :/
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
Ne kadar bir masraf olacağını düşünüyorsun?
bütçe, menfez ölçüleri ve menfez fotosunu atarsan belki düşündüğün kadar yüksek bir maliyeti olmayabilir.
0
kisa
(09.08.26)
bilmem. 2 bin lira bile vermek istemem açıkçası.

havalandırma boşluğu apartmanın ortak alanı. nasıl ki kapıyı açıp koridora doğru sigara içemiyorlarsa, aynı şekilde havalandırma boşluğunda da sigara içememeliler bence. zaten üstü de yarım kapalı kuşlar giriyormuş diye kapatmışlardı.

havalandırma boşluğu 5 kişilik asansör boyutlarında bir şey. öyle geniş ferah hava ve ışık alan bir boşluk değil. karanlık da zaten.
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
İstememeye imkana bir şey diyemem. Geçmiş olsun bu durumda.
0
kisa
(09.08.26)
çok basit banyo menfezine bir fan takıyorsunuz, düşük devirde sürekli dışarıya doğru pozitif basınç oluşturuyor. hem banyodan kokuyu nemi hızla atar hem de dışarıdan koku gelmez.
0
orpheus
(09.08.26)
haklısınız ve aşırı sinir bozucu bir durum.

apartman whatsapp grubu vs. varsa buranın ortak alan olduğunu, sigardan çok rahatsız olduğunuzu yazabilirsiniz.

yönetici varsa konuşabilirsiniz.

ai ile hukuki olarak neler yapabileceğinize bakabilirsiniz. ancak ihtar çekmek vs. maliyetli olur.

ayrıca fan da meseleyi çözmez.

ancak içerideki havayı atabilir, zaman alır ve tam atamaz.
0
gurur
(10.08.26)
birinin kendi evinde sigara içmesi sonrasında alt üst yan dairelere duman koku gitmesi, gri bir alanda kalır gibime geliyor. yöneticiniz haklı, komşunuz evinde sigara içiyorsa nasıl içme diyeceksiniz? menfeze fan koymak çok maliyetli olmaz ama işe de yaramaz.
0
co2s2
(10.08.26)
balık pişirmenin yasak olduğu siteler var. sigara da gayet yasaklanabilir. yani tüm evinde içmesi yasaklanmayacak. daireler 2+1 ve balkonlu hepsi. hatta en üsttekiler dublex. gitsinler diğer odalarda içsinler. orası dar karanlık ve kapalı ortak alan.

banyoların havalandırmaları mecburi olarak oraya bakıyor.

o zaman ben de 5 farklı tütsü yakarım o pencereyi de açarım. herkesin evi yoğun ve ağır şekilde tütsü koksun. soranlara da evimde yakıyorum size ne diyeyim.
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
öncelikle derdinizi anlıyorum ve haklı olduğunuzu düşünüyorum ancak bildiğim kadarıyla balık pişirmeyi yasaklamak mümkün değil. yasaklanabilen şey, balkonda mangal yapılması. (yangın riski nedeniyle) mevzuatta sadece "komşuları rahatsız etmemek" gibi çok muğlak bir ibare var yanlış hatırlamıyorsam. balık pişirmek ya da sigara içmek gibi şeylerin yarattığı rahatsızlıklar, ölçülebilir olmadığı için ve genel anlamda "hak" olduğu için (insanlar evlerinde sigara içebilirler) yönetim bunu nerede nasıl neye dayanarak yasaklayacak?

örnek veriyorum. sizin apartmanda, üst komşunuz sigara içiyor ön tarafta. ama rüzgar tersten geliyor, dumanı alıp yine hava boşluğuna veriyor. "rüzgar ters esiyorsa, ön tarafta da sigara içilmez" mi diyeceksiniz?

kesinlikle haklısınız ama uygulaması ne yazık ki çok çok zor. bunu ancak birebir konuşarak çözebilirsiniz.
0
co2s2
(10.08.26)
öyle tabii de benim istediğim sadece o havalandırma boşluğuna duman gelecek şekilde içilmemesi. evinde içmesin demiyorum. başka odada içebilir. balkonda içebilir. 2+1 ve balkonlu evlerimiz.

o havalandırma boşluğunu kullanmak mecburiyetindeyim. camdan da geliyor tabii dediğiniz şekilde ama onu o camı kapatarak önlüyorum da zaten açık alan olduğu için o kadar evin içi dumanla dolmuyor. cidden çok dar ve full kapalı o havalandırma boşluğu. banyom ıslak kalır eğer o menfezi kapatırsam.

sonuçta apartman koridorunu da dumana boğamazlar. ikisi de ortak alan. :/
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
maalesef pratikte kanunen yapabileceğiniz çok bir şey yok, bizde de benzer problemler var fakat teoride bir şeyler görünsede pratikte işlemeyen veya çok uzun sürelerde sonuç alınabilen durumlar mevcut, en kısa çözebileceğiniz şey menfeze fan olur.
0
mysql34
(11.08.26)
(5)

danışmanlık şirketleri hakkında görüşleriniz nedir

xportant
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olara
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olarak ortaya koydukları hakkında genel olarak ne düşünüyorsunuz?
0
xportant
(07.08.26)
IT bazında konuşuyorum, ben kendim bu tip bir danışmanım, türkiye'de kötü müşteriye kötü danışmanlar yollanır, iyi danışmanlarını yollayıp mental sıkıntılara sokmazlar, iyi danışmanlar kaliteli ve cüzdanı büyük şirketlere rezerve edilir, danışmanlık şirketlerinin ilk karşılama kadrosu müşteri profilini anında anlar ve ona göre kim çalışacak karar verilir. her danışman çok iyidir diyemem aşırı kötülerini de gördüm ama genel olarak ortalama bilgi seviyesi meslekte bulunma süresine göre çoğu zaman kabul edilebilir seviyededir.

projelerin çıktıları müşterinin aktarımına göre etkilenir, çoğu zaman ne istediklerini tam bilmezler, kervan yolda düzülür oluyor, öyle olunca ceplerinden çok para çıkıyor, çok para çıkınca da karşılığını almadıklarını düşündükleri için ofislerine giden danışmanlara eziyet etmeye başlıyorlar. özellikle mavi yaka ağırlıklı sektörlerin beyaz yaka işlerini yaparken çok sıkıntı çıkıyor. çünkü birbirlerine medeniyetten uzak davranmaya alışmışlar, muhasebedeki adam gidip fabrikadaki ustabaşını anlamsız şeyler için azarlıyor falan çok değişik şeyler gördüm.

eski sistemden yeni sisteme geçilecekse, uzun süre orda belli bir işi yapan çalışanlar her zaman işler yürümesin diye zorluk çıkarıyor, çünkü bazılarının tahtları sallanıyor adapte olamadıkları için. bir sürü etken var ortaya koyulan işin kalitesi için..
0
nahtoderfahrung
(07.08.26)
Benim tecrübem genelde işi alana kadar uçup kaçtıkları, sonrasında da söz verdikleri hiçbir şeyi yerine getiremedikleri gibi her şeyi bir şekilde "Ama bu orijinal teklifte yoktu" deyip gecikmelere kılıf uydurdukları ya da ekstra para talep etmeleri şeklinde. Çalışanları genelde kötü değildir ama genelde arada kalırlar: hizmeti alan şirket "O kadar para veriyoruz" deyip her şeyi danışmanlara yaptırmaya çalışırken kendi işverenleri de olabildiğince az maaş vermeye çalışır, hatta yer yer müşterinin önüne atar. O yüzden de aklı başında çalışan pek kalmaz o şirketlerde.
0
salihdt
(07.08.26)
IT danışmanlık şirketlerinin küçük bir kısmı gerçekten işini biliyor yapıyor. Kritik bir şeyi tüm cuma gecesi çözemeyip gece 3'te firmadan destek almıştık, cumartesi akşam 6 gibi çözmüşlerdi. Mesela bu firma danışmanlık hizmeti de sunuyor. Şüphem yok iyilerdir.

Ama çoğu boş. Hızlı ve kabul edilebilir dandik sonuçlar almak için yöneticiler tercih ediyor.


IT dışındakiler ise (mckinsey falan tarzı) yöneticilerin aptal kararlarını desteklemek için. yönetici ne isterse danışmanlık firması böyle önerdi o şekilde yapıyoruz der. sonuçlarından negatif etkilenmez.
0
aguen
(08.08.26)
danışmanlık şirketinden alacağım bilginin fazlasını yapay zekadan alıyorum.

başım ağrımıyor.
-1
babilfish
(08.08.26)
ai sonrası istihdamları çok çok azalacak diye düşünüyorum.

ps. 10 sene kıdemli danışmanlık yapmış birey.
0
gurur
(08.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-3
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
-1
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
-1
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(5)

Taksim civarındaki satılık binalar

adwokat
Dün bölgede takılırken çok sayıda satılık bina dikkatimi çekti. Birçoğunun da fiyatı uygun. Tabii ki hepsi kentsel sit alanı içinde, harabe, şu an için çivi bile çakılamaz vs.. ama sonsuza kadar bu binalar böyle mi devam edecek? Buraların olayı nedir tam olarak? Yatırımlık düşünülebilir miÖrnek bi i
Dün bölgede takılırken çok sayıda satılık bina dikkatimi çekti. Birçoğunun da fiyatı uygun. Tabii ki hepsi kentsel sit alanı içinde, harabe, şu an için çivi bile çakılamaz vs.. ama sonsuza kadar bu binalar böyle mi devam edecek? Buraların olayı nedir tam olarak? Yatırımlık düşünülebilir mi

Örnek bi ilan mesela;
shbd.io
-1
adwokat
(04.08.26)
taksim civarında 8 milyona bina veriyorlarsa zaten başka bir şey söylemeye gerek yok :D
İstanbul'un ortasının da ortasında ne yatırımlığı :D
-2
croswell
(04.08.26)
Dostum bina demişsin ama burada katlar bile yok :)
Western film sahnesi gibi ön duvarı sadece.
Muhtemelen belediyeyle, bakanlıkla arası iyi işleri çözecek biri alır yapar.
0
burfak
(04.08.26)
bu bina tarihi eser kategorisindeyse anıtlar kurumu denetimine girer. öyle olunca aşağıya yazacağım şeyler oluyor.

İzinsiz tadilat yapılamaz. Kapı, pencere, çatı, cephe, balkon, hatta bazen iç mekândaki belirli unsurlar bile kurul iznine tabi olabilir.
Yıkım veya yeniden yapım çok zordur. Bina ağır hasarlı olsa bile kurulun onayı gerekir.
Restorasyon maliyeti artabilir. Kullanılacak malzeme ve yöntemler kurulun istediği standartlarda olmak zorundadır.
İşlemler uzun sürebilir. Proje hazırlanması, kurul toplantısı ve onay süreçleri haftalar hatta aylar sürebilir.
Kat karşılığı dönüşüm veya kentsel dönüşüm zorlaşabilir. Müteahhitler bu tür binalara girmek istemeyebilir.
Enerji verimliliği uygulamaları kısıtlanabilir. Dış cephe mantolama, PVC pencere, güneş paneli gibi uygulamalara izin verilmeyebilir veya özel şartlar aranabilir.
Bakım yükümlülüğü devam eder. Bina sahipleri yapıyı korumakla yükümlüdür; kendi haline bırakılması da sorun oluşturabilir.

yani ilgileniyorsan ilk önce anıtlar kurulu denetimine girip girmediğini araştır.

ahşap evler de çoktur dikkat edersen. yıkılmıştır harabedir, satsan kimse almaz, yapsan orjinaline sadık kalmak zorundasın bu yüzden kendi evlerini kundaklatanlar bile olmuştur.

diyelimki anıtlar kuruluna girmiyor bu sefer sağındaki soğundaki binalar girer. eski binalar. kendi binanı yıksan onlar da yıkılır veya zarar görürse al başına belayı. zaten günümüz kanunlarında arazinin yüzde 20 sini falan belediye alıyor çevre düzenlemesi için.

hiç bişey olmaz demek de değil bu dediğim. imkanın, paran vardır, her yönüyle araştırırsın, tartarsın. kafana yatarsa girersin .
+1
omer460
(04.08.26)
Boyle cok fazla mustakil bina var. Sadece Beyoglu'nda degil Balat'ta da var. Denize 2 dk. mesafede, yol yalisi gibi. Fiyatlari da cok uygun. Fakat sadece boyle bir suru binanin olmasi ve kapis kapis gitmemesi bile yeterince kusku uyandirici degil mi? Yani bunu dusunen tek siz degilsiniz herhalde!

Not: 2. dereceden tarihi eser bina sahibiyim, fakat yatirimlik degil, dedemden kalma.
+1
Sour
(04.08.26)
taksim civarı eli yüzü düzgün binalar 30m civarı falan.

bu gösterdiğinize de projesi inşaatı vs. en az 15-20 gider. benzer hesap yine.
0
gurur
(05.08.26)
(14)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
2.300'e sıfır togg almak varken, maceraya girmeyin.

evden şarjla kilometrede 1 lira yakıyor. dışarıdan şarj ederseniz kilometrede 2 lira yakıyor. gayet güzel araba. mis gibi.
0
babilfish
(08.08.26)
bmw, audi, mercedes, gibi araçları kullanmanın yazılı olmayan bir kuralı vardır. sıfır alırsın ve garantisi biteceği zaman veya 90 bin kmye gelmeden satarsın.

bu araçlar pişmanlıktır. bunların en iyisini almayacak olduktan sonra bmwye, audiye, mercedese biniyorum demenin de hiç mantığı yok. renault motorlu mercedes mi olur? pejo ile aynı motoru kullanan bmw mi olur? olmaz.
0
omer460
(08.08.26)
(11)

faiz yerine yatırımlık ev alma sebebi

xportant
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir şekilde faize yatırmak yerine neden yıllık vergisi, kiracı işleri, eskime payı, demirbaş giderleri vs. giderleri ödeyip de evlerini kiraya veriyorlar? ev fiyatları döviz bazında da uzun zamandır düşüşte ve düşmeye de devam edeceği ön görülüyorken, ev alıp kiralamadaki amaç şu an ne? sonuçta şu an ev kiralarından çok daha fazla faiz getirisi yok mu?
0
xportant
(04.08.26)
Uzun vadede evin değeri sayılan olumsuzlukları telafi eder umuduyla. Bu bazen gerçekleşiyor. Genelde insanlar fırsat maliyeti nedir bilmiyor. Şu an nakit daha güçlü evet.
+1
orient blue
(04.08.26)
Bir kere sirf gunah oldugu icin parasini faize koymayacak tonla insan var. Onlari goz ardi etsek bile su kisim cok dogru sayilmaz "...döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken..." simdi beklenmez bir gece ansizin sicrama olur. Mevcut trend hep boyle gidecegi anlamina gelmiyor. Ben acikcasi bu kadar devam etmesini bile beklemiyordum. Ben acikcasi faiz isi nasil oluyor, istedigin cikabiliyor musun vs onu bile bilmiyorum. O nedenle sacma seyler de soylemis olabilirim. Su an dediginiz gibi faiz cok cok daha mantikli olabilir, sonucta ev fiyatlari da bir garip yani, firsat ortami yok.
0
mbond
(04.08.26)
Sen ‘şu an ev almak için uygun zaman değil’ diyorsun ya, o söz şu anlama da gelmez mi? ‘Reel anlamda ev fiyatlarının en ucuz olduğu an’
+1
Mirket
(04.08.26)
Ekonomideki belirsizlikler ortada. yakın geleceğe bak mesela kur korumalı mevduat çıkarıldı. Bir anda herkesin dolardaki parası pul oldu. Yani senin faizdeki paranın başına ne geleceği ne malum. Çok hızlı yönelim değişiyor. Faizleri bir diplere indiriyoruz sonra tavanlara çıkarıyoruz. Bu durumda devamlı piyasa takip etmek istemeyen veya risk almayan insanların parasını altın-gayrimenkul olarak değerlendirmesi gayet normal.
Bu arada bu durum yeni bir durum değil. Türkiye hep böyle bir ülkeydi. Belirsizliklerin had safhada olduğu. Ülkedeki çoğunluk kitlenin yatırım olayı altın-gayrimenkul döngüsü.
0
nuevo
(04.08.26)
En büyük sebebi bilgisizlik. Ev yatırımının iyi bir yatırım olduğu algısı oturmuş bir kere. Bu algıyı kırmak mümkün değil. Neyin daha iyi bir yatırım olacağı ile ilgili bilgisi yok insanların.

Türkiye'deki enflasyon yüzünden (son birkaç yıldaki yüksek enflasyondan bahsetmiyorum, genel olarak hayatımızda sürekli olan enflasyon) fiyatların yükselmesini insanlar "para kazanıyorum" olarak algılıyor. Ama mesela 10 yıl önce aldığı evin fiyatını Dolar ya da Euro ile değerlendirse ya yerinde saymıştır ya da kaybetmiştir.

Örneğin NASDAQ'taki QQQ EFT'si son 10 yılda 7 katına çıktı. Türkiye'de 100 bin dolara alınıp şimdiki fiyatı 700 bin dolar olan ev var mıdır? İmkansıza yakın.
+1
himmet dayi
(04.08.26)
2 yıl önce elimize bir miktar para geçti. O parayla önce ev alalım dedik, ev bakarken de vadeliye yatırdık. Bu sürede hep hoşgeldin faizlerini kovaladık. %54le başladı bu sürede hiç 40tan aşağı düşmedik. İyi oran bulamadığımız zamanlarda ppf aldık.
O zamanki parayla baktığımız evler ile şuanki elimizde biriken parayla baktığımız evler aynı oranda hatta daha düşük arttı. Hatta biriken paradan ihtiyaç oluncada kullandık. Ama evlerin artış oranına bakınca bizim para 2 yılda emlaktan daha fazla kazandırdı. Bunun yanında emlak vergisi, gelir vergisi vb vermedik. Kiracıyla uğraşmadık.
Bencede parayı betona yatırmak çok saçma. Özellikle böyle yüksek faiz oranları varken. Bir süre daha bu seviyelerde olacağını tahmin ederek faizde devam ediyorum.
Ev almak ancak evin yoksa kiradaysan mantıklı. Veya topraktan girip çok uyguna müteahhitten alırsan mantıklı.
+1
my fault
(04.08.26)
Çünkü daha mantıklı, burası ortadoğu yüzyıllardır yayımlanmış ekonomik tezler burada kağıt parçasından ibarettir, reel piyasa farklıdır bu coğrafyada.

Bugun alırsın faizi iyi para dersin akşam yatarsın, sabah yüzünü yıkar tv yi bi açarsın sevgili yöneticilerimiz çıkıp bir emir vermiş ve faizler düşmüş, işte o zaman anlarsın gerçeği. ( Ki oldu yani geçmişte, yine olacak bu arada :) )

O nedenle insanlar ev alıyorlar, dükkan alıyorlar, birincisi finansal olarak banka nezdinde güvenilirliğin, kredibiliten artıyor, ikincisi düzgün kiracılar var seçici davranıyorlar, üçüncüsü en kötü satıp tekrar başka bir yatırım yapabileceğin bir varlık.

Bu faizlerin ne kadar süre gideceğini dünya üzerinden bilecek 1-2 kişi vardır, eğer onlardan biriysen faize devam, eğer değilsen ( ki değilsin :) ) kısa sürede, ama çok kısa sürede vur kaç faizlerini alıp mal'a yatırım yapmak mantıklı.
0
ebeş
(04.08.26)
Hocam hiçbir yatırımın garantisi yok. Emlak dahil. Türk insanındaki algı çok acayip bu konuda. Bu yazdıklarım bir yatırım tavsiyesi olarak almayın kişisel yorumlarım.

İnsanlar gayrimenkul aldığında kesin kar edeceğini düşünüyor ama bunun garantisi yok. Gayrimenkul yatırımında fiyatı ve değeri farklı düşünebiliriz. Bu ne demek?

Örnek olsun diye yazıyorum.
1 milyona ev aldık. 1 sene sonra 1.5 milyona sattık.
Ama enflasyon %60 diyelim ki. Bu durumda fiyatı 500.000 TL artırdık. Ama enflasyonu hesaba kattığınızda aslında -100k. zarardayız. Çünkü evin 1.6 milyon olması lazım enflasyona endeksle. Enflasyona endeksleyince kar etmek için 1.6 milyonun üstüne satmak lazım.

Gayrimenkul yatırımında kar edip etmediğinizin bir sürü değişkeni var. Enflasyon bunlardan biri. Maalesef ülkemizde insanların çoğu bunları hesaplayamıyor. Emlakçılar bile.

Nedir bunlar?
-Aynı evi krediyle alıp nakit alan adamın bile karlılığı aynı olmayabilir. Atıyorum 5 milyona aldık. Ama ben %10 peşinat %90 kredi kullandım. Evi aldığım gibi de kiracı koydum. Başta kredi taksidi yüksek olacaktır ama uzun vadede kiranın ortalaması taksitlerin üstüne çıkacaktır. Ortalamada kredi taksidiyle kira tutarını denkledim diyelim.

Yani ben 500k peşinatla 5 milyonluk evi aldım. Krediyi kiraya ödettim.

başkası gitti 5 milyonu nakit verdi evi aldı.

Ben evi 5 milyona sattım taksitler bitince.

Öbürü 6 milyona sattı. Hangimizin karı daha büyük?

Gayrimenkul işi hafife alınıyor kolay sanılıyor ama çok zor değerleme hesapları vb.
0
anten
(04.08.26)
insanlar çocuğu x şehirde üniversite kazandığı için ona alıyor, kendisi de gidip geliyor uzun vadede yurt + otelden uyguna geliyor. bildiğim bi aile taşrada ilçede eczacı çocuklar (3tane) ankarada okuyor diye ankarada emlak zengini oldular. sürekli piyasa takip edip uygun aldılar sattılar derken kaç daire oldu bilmiyorum.

anne-babası asgari ücretten emekli oluyor emekli maaşı kiraya yetmeyecek birleşiyor kardeşler olarak onlara alıyor
kağıt üzerinde hala evli ama eşiyle ayrı hayat yaşıyor eşine ev alıyor çocukları orada yaşıyor, adam ayrı hayat yaşıyor. kadın/kadının ailesi böyle şart koşuyor

inşaat sektörü barter yapıyor, kara paracı bi sürü kodaman var kağıt üzerinde satış bunların bi kısmı. kayıtdışı ekonomi gerçeği var.

yani bizim ekonomik ve aile yapımız ile sosyolojik gerçeklerimizde bu ev işi çok büyük faktör. kimi yerde evi olmayana kız vermiyorlar herkes fon kovalayan crypto kovalayan bordrolu beyaz yakalı değil.
0
subcomponent
(04.08.26)
Türkiye'de artık yatırım için ev alınmaz.

Ev almak 3-5 sene önce mantıklıydı. Neden? Sen evin parasının %10'unu veya %20'sini peşin veriyordun. Kalanı kredi çekip, kiraya veriyordun. İlk birkaç sene biraz ilave etsen de, 3. seneden sonra kira parası krediyi ödüyordu. Sonraki seneler artıya bile geçiyordun. Bunu birkaç kere tekrar edince, 3., 4. evden sonra işler çok daha kolay oluyordu. Yani evi, neredeyse bedavaya getiriyordun. Ancak:

* Artık 2. evlere kredi yok.
* Kiralama kanunları çok sıkıntılı. Kiracıyı çıkartamıyorsun. Kira ödemezse, bir şey yapamıyorsun.
* Mahkeme süreçleri çok pahalı ve çok uzun sürüyor. En ufak bir dava 4-5 sene.
* Site yönetimleri habire demirbaş parası topluyor.
* Devlet vergileri katlamalı artırıyor, mesela bu sene belediye vergisi %300 arttı.
* Tüik artışları enflasyonun çok altında, 3. seneden sonra kiralar kuşa dönüyor vs. vs.

Peşin parayla ev alıp, kiraya veren, kusura bakmayın ENAYİ'dir.

Ama oturacağınız evde hiçbir şeye bakılmaz. Hoşunuza giden evi bulunca peşin de alabilirsiniz.


.
+3
kartallar yuksek ucar
(04.08.26)
faiz parayı korumuyor çünkü.

açıklanan enflasyon + %3-4 alıyorsunuz faizde. ama enflasyon 1,5-2 katı oluyor.

diğer taraftan doğru emlak aldığınızda ekstra kazanç da oluyor. yılda dolar bazlı %10-20 gibi.

faiz parayı eritiyor, mülk koruyor işin özü bu.
0
gurur
(05.08.26)
(2)

Bana film onerir misiniz

aloneinthedark
Çok sanatsal olmayan böyle derim anlamlar aramayacagimiz son zamanlarda ilzeyip beğendiğiniz film var mı?Tesekkurler
Çok sanatsal olmayan böyle derim anlamlar aramayacagimiz son zamanlarda ilzeyip beğendiğiniz film var mı?

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(03.08.26)
2020 yapımı Father filmi.
0
lesmiserables
(03.08.26)
im juli
0
gurur
(04.08.26)
(4)

parselasyon (veya adı her neyse)

kibritsuyu
arkadaşlar bu konuda kime başvurup, kimden profesyonel destek almamız gerektiğini bilmiyorum. kişi aramıyorum, ne yapmam gerektiği konusunda yol haritası soruyorum.içinde 64 adet ev bulunan bir sitemiz var. site tapuda "içinde 64 adet villa bulunan bahçe" şeklinde geçiyor. her evin kat mülkiyeti var
arkadaşlar bu konuda kime başvurup, kimden profesyonel destek almamız gerektiğini bilmiyorum. kişi aramıyorum, ne yapmam gerektiği konusunda yol haritası soruyorum.

içinde 64 adet ev bulunan bir sitemiz var. site tapuda "içinde 64 adet villa bulunan bahçe" şeklinde geçiyor. her evin kat mülkiyeti var, ama kalan kısımlar ortak.

şimdi sitemizin arazisi içinde "sosyal tesis" adını verdiğimiz yola sıfır bir yapı var. bu yapı da dolayısıyla ortak, kendine ait bir tapusu, bir kat mülkiyeti yok. site genel kurulunda alınan kararlar gereği bir kiraya verme komisyonu kurulur ve site adına bu kurul kiracı bulup burayı kiraya verir. 40 yıldır aynı hikaye. ama mekanın kendine ait tapusu olmadığı için kurumsal firmalar kiralamıyor. hatta sanırım bu açıktan yararlanıp kiralayan da başkasına kiraya veriyor, kimin girip çıktığı belli olmuyor, muhatap bulamıyorsun. senelerdir siteye eziyet oluyor. son kiracı da pencere çerçevelerine, kapılarına kadar söküp yarı harabe şeklinde sktirolup gitti. şimdi bunu bu haliyle onaracak paramız da yok, bu haliyle kiraya verecek halimiz de yok, kimse uğraşmaz. oysa ki yeri çok güzel. yani kendine ait bir tapusu olsa bir zincir market kiralayıp hem tamir eder, hem de siteye güzel kira bırakır.

velhasıl soru şu: bu sosyal tesise düşen araziyi ayrı bir parsel haline getirip, üzerindeki binayla birlikte ayrı tapu çıkarttırmamız için nasıl bir yol izlememiz gerekiyor? hangi meslek grubu anlar bu işten?
-1
kibritsuyu
(03.08.26)
Söylediğin pek mümkün değil diye düşünüyorum. Yalnız o yer yönetim planında görünüyordur ve ne yapılabilir, nasıl kiraya verilebilir kısmı o planda açık açık yazıyordur. Eğer ki yazıyorsa, resmi belgedir, ayrıca tapuya gerek yoktur.

diye düşünüyorum. Yönetim planını o gözle inceleyin.
0
Mirket
(03.08.26)
yönetim planı yarın elimde olacak, yöneticiden istedim, getirecek bakarım. zaten muhtemelen ona dayanarak kiraya veriliyor. ama kurumsal firmalar illa ki tapu görmek istiyor, kendi mülkiyeti olsun istiyor. tapu olmayınca ıvır zıvır kiracılar ancak tutuyor. o yüzden mülkiyetini resmileştirmenin bir yolunu arıyorum.
-1
🌸kibritsuyu
(03.08.26)
bu konuda çok bilgim yok ancak teyzem zamanında arsasını ifraz ettirip birkaç parsel (tapuya) böldürmüştü. ancak sizin durumun aksine o tek sahipti ve kolay olmuştu. ona yardımcı olan kurum en önce belediye ve kadastro. belediyeye danışılabilir. ya da harita mühendisine.
0
eileengray
(03.08.26)
gemini bu konularda çok iyi yönlendiriyor. deneyin derim.
0
gurur
(04.08.26)
(4)

nasıl birikim yapıyorsunuz?

sparky
sb. çok şükür kredim bittiği için artık tekrar 3-5 kuruş kenara atabilecek hale geldim. eskiden sürekli bankadan bir miktar altın alma yoluyla birikim yapardım ancak bu aralar altının da dötü başı ayrı oynamaya başladı. insanlar hep sepet yapmaktan bahsediyor, farklı farklı madenler ya da fonlar alm
sb. çok şükür kredim bittiği için artık tekrar 3-5 kuruş kenara atabilecek hale geldim. eskiden sürekli bankadan bir miktar altın alma yoluyla birikim yapardım ancak bu aralar altının da dötü başı ayrı oynamaya başladı. insanlar hep sepet yapmaktan bahsediyor, farklı farklı madenler ya da fonlar almak gibi.

fon mon takip edecek vaktim yok ona kafa yormak istemiyorum pek. al unut tarzı birikim yapmak istiyorum. sizler nasıl birikim yapıyorsunuz merak ettim, belki bana da bir faydası dokunur.
0
sparky
(03.08.26)
hisse alıyorum. fonları takip etmen gerekmiyor bu arada. fon aldığım dönemde seçmek için biraz vakit harcamıştım. bir sene sonra satana kadar da bakmadım. faizler 30'un altına düşene kadar vadeli tavsiye ederim.
0
gabe h coud
(03.08.26)
ilk aşama gelirin belli oranını daha harcamadan kenara koymak.

şu sıra kenara koy unut çok zor. ppf kesin getiri sunuyor.

aktif takip edeceksiniz.

yok ben uğraşamam derseniz bu borçlulukta altın.
0
gurur
(04.08.26)
birikim yapamıyorum, o alışkanlığım yok. ev, araba vs. borcuna giriyorum borcum bittikçe borçla mal alıp gerisi ile yaşıyorum.
0
ercu cozer
(04.08.26)
Çok büyük ağırlıkla altın.


Çok ufak ufak da temettü hisse topluyorum ama yol çok çok çok çok uzun :)
0
kumandanim
(04.08.26)
(48)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-1
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
kapora, depozito, kira sozlesmesi falan konusmadan o ise girmesin hanim kizimiz. icerde parasi kalabilir. mahkemelerde surunur mazallah.
0
banach
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(10)

Neden hiç kimse kazanamıyor?

Lh12
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda. Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?Öyle sepet yapmadan, d
Herkesin aynı anda parayı eritmesi nasıl mümkün oluyor? Altın borsa döviz... hepsi cartayı çekmiş. Adam ev almış o da zararda.

Altın alsam 5 yıl ellemesem onda bile ufuk yok artık.

Benim gibi ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz planı ne olmalı?

Öyle sepet yapmadan, daldan dala atlamadan... Ne alıp 5 yıl hiç kurcalamadan yoluma bakayım?

Patatese kışın büyük zam gelecekmiş. 2 çuval alıp ağıra istifledim.
+1
Lh12
(28.07.26)
5 yıl hiç kurcalamadan öylece duracak bir yatırım modeli yok. mutlaka ara sıra 6 ayda bir bile olsa değişiklikler gerekiyor. öyle "alacaksın, unutacaksın" diye bir şey yok yani. yok ben hiç bakmak istemiyorum hiç uğraşmayayım demek için 100 milyon lira para lazım. atarsın ppf'ye bakmana bile gerek yok.

senin durumunda olsam yine de ppf yapardım. en az 1 yıl daha fena sayılmayacak faiz alırdım. seçim yaklaştığında döviz bazlı yatırıma kayardım.
-5
televole0
(28.07.26)
Sen yine de bir önceki arkadaşın dediğini yapmadan önce, PPF'larının getirisinin vergiden arındırılmış hali ile ülkedeki yıllık enflasyonu bir kıyaslasan iyi edersin.
Ayrıca pahalı TL politikasından vazgeçilme ihtimalini de gözetmek gerekir tabii.
0
Mirket
(28.07.26)
Çünkü ne tam kapitalist ya da serbest piyasa ekonomisi ne de tam sosyalist devletçi bir ekonomi yok. Gündelik olarak reaksiyoner kararlar alınıyor, suni müdahalaler yapılıyor ve bu müdahale nadiren sade vatandaşın çıkarı için yapılıyor. Ben de yakında elime toplu bir meblağ geçmesini bekliyorum fakat elime geçince ne yapabilirim bilmiyorum.
0
redlinetheturk
(28.07.26)
Msci world etf atıp geçiyorum. Hiçbir şekilde ayarlama falan da yapmıyorum. Bu işin güzelliği basitliğinde.

Yatırımda 5 sene çok da uzun bir süre değil. Ama anlıyorum Türkiye'de uzun süreli yatırım düşünecek bir ortam yok.
0
logisticsmanager
(28.07.26)
Bist'e gel
-5
gabe h coud
(28.07.26)
BİST’te 3 yıldır milim kazanmıyorum. Kazandığım anca enflasyon karşısında paramı koruyordur, düzeleceği de yok gibi iki gün iyi olsa kalan üç gün verdiğini geri alıyor.
+1
ekimoloji
(28.07.26)
kimse kazanamıyor diye bir şey yok.

gayet ekonomiyi aktif takip edenler artıda.

en en kötü ppf'ye geçin. enflasyondan fazla veriyor.

altının bi yerde duracağı, gayrımenkul'ün şiştiği veya vasıtanın çok da matah bişey olmadığı görünüyordu esasında.
0
gurur
(28.07.26)
Cogunluk 6 ayda, 1 yilda zengin olayim kafasinda oldugu icin boyle oluyor. Altin yukseliyor altin aliyor, dolar yukseliyor hemen dolar aliyor, borsa harika hemen borsaya giriyor, sonra bilmemne coin cikmis ona sariyor... Altin, dolar, borsa daha da yukselince seviniyor ama enflasyon daha cok yukseldigi icin kagit uzerinde kazaniyor gibi gorunse deama alim gucu gene dusuyor...

Bu adam sadece s&p 500 alip, duzenli yatirim yapmaya devam etse, 7 senede parasini ikiye katlar ama ya bilgisi yok ya da boyle bir disipline ve sabira sahip degil...
-1
ContextualizedChaos
(28.07.26)
ilkokul terk, kara cahil, hububat genetikli dayının 5 yıllık en temiz plan sorusuna " Bist " tavsiyesi de geldiğine göre dağılabiliriz :)
+1
kumandanim
(29.07.26)
Faizci rantçilar olarak son 2 yilda iyi kazandik...portfoyu ekime kadar full usd yapacaz..ordan da bi%30 yapip 2027 basinda Biste girecez:))
0
Altana
(30.07.26)
(7)

Araba almak

strawberry first
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım:Arabamı yükseltmek istiyorum.1994 opel corsa swing (sanırım 1.3)261bin km'de.Manuel, benzin+lpgGeçen yıl mayısta galeriden aldım ve yaşı sebebiyle ekspertiz sokmadım.Çok memnunum.Eksileri :Klimalı değil, camlar Manuel.Yazlık yerde perişanım. el
Aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi, ben de sorayım:

Arabamı yükseltmek istiyorum.
1994 opel corsa swing (sanırım 1.3)
261bin km'de.
Manuel, benzin+lpg
Geçen yıl mayısta galeriden aldım ve yaşı sebebiyle ekspertiz sokmadım.
Çok memnunum.
Eksileri :
Klimalı değil, camlar Manuel.

Yazlık yerde perişanım. elimdeki arabayı kaça satabilirim?
Ve yerine ne alabilirim? Modeli de yükselsin istiyorum.
Toplam bütçe 350-380 bin.
Takas istesem kim yapar?

Şartlarım:kolay satılır, yedek parçası bol bir araba olmalı. Burada her markaya usta yok maalesef :(
0
strawberry first
(28.07.26)
valla en sıkıntısız araç efsane kasa corolla ama onlarda da km çok yüksek. 350 380 bine bulacağın araçlar artık sürekli bakım gerektiren araçlar. aracın satılır ancak belirlediğin bantta temiz araç bulmak zor. siena palio falan bakarsan temiz belki bulursun.
0
mikahakkinen
(28.07.26)
eldeki araç profiline bakarak ihtiyacınızın ayağımı yerden kessin olduğunu düşünüyorum. bu aracı satıp üstüne 100-200 koyarak alınabilecek daha iyi bir araç pek yok. yani teoride vardır ama bu eski araçlar birer saatli bomba. düzgün çalışan dert çıkarmayan bir tanesine sahip iseniz kolay kolay elden çıkarmamak lazım. çünkü üstüne 200k daha verip bir de dert sahibi olmak var.

illa alınacaksa strateji eski japon grubu olur onu da çok iyi ekspertiz yaparak seçmek lazım. temiz denk düşürülür ise clio veya fiat punto da olur. hatta punto bence daha iyi bir tercih.

tam 380-400 bandında 2008-2010 fiat puntolar var. düz vites - lpg takılmamış km 250 binin altında ve ağır hasar kaydı olmayan bir araç işinizi görür. bence tipi de fena değil. bir de alırken siyah koyu gri gibi renklerden kaçının mümkün olduğunca beyaz olsun güneşin altında en a 10 derece fark ediyor. gene aynı rakamlarda 2010-2012 ford fiesta da güzel bir seçenek.

alırken galerilerden uzak duruyoruz.mümkün olduğunca sahibinden yaşlı amca, emekli öğretmen vs tercih ediyoruz.
0
orpheus
(28.07.26)
kolay satılır kriteri ve usta meselesi yüzünden yazmayacaktım efsane kasa corolla denince yine bahsetmeden duramadım... sadece aklında olsun denk gelirsen çevrende varsa bi bakarsın

efsane kasa corolla'nın kuzeni var, piyasada bilinmeyen ederinin altında satılan... (bkz: geely mk).

bu efsane corollamız 4a-fe motor i.imgur.com
bu da geely 5a-fe motor i.imgur.com
aynı serinin 1.5 versiyonu.

toyota-faw ortaklığıyla bu a serisi motorlar çinde üretilmeye başlayınca geely lifan great wall vs. markalar da bu seri motorlarla araç üretti. 4a-fe 5a-fe 7a-fe 8a-fe vs.

benim 9 ay oluyor, öncesinde hiç bilmediğim markaydı araçta da biraz bakımsızlık vardı ama motor şanzıman sıkıntı çıkarmadı bana. aracın grubunda da genel olarak kullananlar memnun. bu fiyata rakipsiz diyebilirim ama son karar senin. temel kriterlerinin ikisini karşılayamıyor.

www.sahibinden.com

modern efsane kasa corolla gözüyle bakıyorum ben. parçası da aramasını bilene var. klasik şase nodan sorguda çıkmıyor parçacıya marka model söylesen bilmiyor ama toyota grubu parçalar uyumlu oluyor. araca özel parçacılar da var. yerelde bulamasan da sipariş ediyorsun geliyor.

klima da var 4 cam da otomatik :D o kriterlerini karşılıyor. :) usta konusu markadan kaynaklı direkt bakmıyorum diyenlerden dolayı. yoksa corollayı yapabilenin bunu yapamaması mümkün değil.

ben böyle geely bakmıyorum diyen bi yere rastlamadım ama grupta bunu yaşayanlar oldu. hatta gittiğim bikaç yerde tanıyorlardı bu modeli :D piyasada 400-500 bandındaki araçlardan eksik bi yanını göremiyorum. kendi fiyatlarında da en genç en donanımlı en sorunsuzlardan. ek olarak bosch car service vs. var ben hiç gitmedim ama özellikle her marka araca hizmet veriyoruz diyorlar. japoncu özellikle toyotacı ustaları da bi bakmaya ikna etsen yapabileceklerini görürler :D

benim sıkıntılar konforu etkileyen tipteydi, ses ve sarsıntı vardı. zrot şanzıman takozu ve egzoz askıları değişti. zrotları kendim değiştirdim egzoz askıları da kolaydı ama şanzıman takozu için gitmişken onları da ustaya yaptırdım. işçilik parça toplam 2000 filan gitti sesleri kesmeye şuan gayet konforlu. arıza ışığı aldığımda yanıyordu, o da usta hatasıymış oksijen sensörlerini ters takmışlar. sorunu çözdüm aktif bi arıza kodu yok ışık yakmıyor.
+2
konetsu
(28.07.26)
350-380 dediğinizde karşınıza çıkacak araçlar biraz değil baya dertli.

arkadaş geely falan önermiş, aman sakın. kozmetik parçasını vs. bulma ihtimali yok dert olur başınıza.

en iyi alternatif japon.

neden, çünkü bozulma olasılığı daha düşük.

atmosferik benzinli araç almanız lazım. neden, bozulma riski daha düşük :)

manuel otomatiğe göre daha sorunsuzdur.

yani dert çıkarmayacak araç lazım bu denklemde.

hyundai accentler aşırı tutuyor. nedeni yine sorunsuzluk tabi.

efsane kasa corolla demiş bi arkadaş. onlar da aşırı eskidi artık. yani sorunsuzdur tabi ama metal yorgunluğu da var.

olabildiğince yeni de olması lazım.

2011 öncesi fransız tavsiye etmem, elektronik problemleri oluyor. megane falan sakın düşmeyin.

taksi çıkması falan sakın almayın.

getz gördüm örneğin 2011 model

www.sahibinden.com

2007 corolla vs. de oluyor.

yani gideceğiniz rota japon-kore grubu, atmosferik motor, manuel olursa risk yaşama riskiniz en az olur.

olabildiğince düşük km ve yüksek model de tavsiye ederim.

fiyata göre arama yaptım epey de araç varmış.

hayırlı olsun şimdiden.
0
gurur
(28.07.26)
@gurur kozmetik hangi parçasını bulamayız?

www.kuzeyotoyedekparca.com.tr
www.parcaofisi.com
www.geelyparcam.com
www.parcatek.com
bunlar benim alışveriş yaptıklarım şuana kadar, başka parçacılar da var.
üstüne çıkmacıları da var...
ve aktif olarak parçacılar yeni ürün getirtiyor. kalorifer peteğine giden hortumları yenilemek istiyorum eski kauçuk parçaları komple önlem amaçlı yeniliyorum hortumlar başta olmak üzere... onları genelde sanayide vs. uydurabiliyorlar ondan çok getirilmeyen parça ama konuştum getirtecek mesela. şuan aynı yaşlarda piyasası daha yaygın olan birçok araçta bile bu kadar parça çeşitliliği zor bulunuyor :D isteyip şuana kadar alamadığım bi bagaj havuzu bi arka çamurluk davlumbazı. tanıdıkla vs. yurt dışından getirtebilirim duruma göre ama aciliyetli olmadığından bekliyorum belki gelir diye. rusya'da çok popüler ve bol bol parçası bulunuyor bu gümrük sınırlaması sıkıntı yarattı biraz. yurtdışı sipariş engeli kalksa hiç problem kalmaz da :D ben aracı aldıktan kısa süre sonra geldi bu gümrük düzenlemesi.

atmosferik benzinli bu da <3 en sevdiğim yanı. sorunsuzluk için temel kriterlerim aynıydı.

benimki tam bir öneri değil zaten. ama efsane kasa corolla fiyatları çok şişti sorunsuzluk vs. denince en ünlü araba olduğundan. ondan mantıklıdır her türlü. çok daha genç ve donanımlı hali. kmleri de daha düşük. ama piyasası yavaş ve usta konusu problem olabilir işte. parça olayı da yerelde bulmakta zorlanabilir bunları belirttim. ama aklında olsun bi baksın isterse diye bilgi verdim. mantıklı araç çünkü.
+1
konetsu
(28.07.26)
@konetsu o parçalar sadece bir kısmı.

ben bi süre smart kullandım örneğin, kapı fitilleri bulunmuyordu. roadster lerde falan hala altındır.

far kırılır bulunmaz, o bulundu diyelim radyatör olmaz.

muhakkak problem çıkarır bi yerde. umarım sorunsuz binersiniz tabi.
0
gurur
(05.08.26)
@gurur farları stopları şuan stokta var ama geçen grupta bi arkadaş kaza yaptı mesela daha uyguna geldiğinden çıkmacıdan aldı çıkmacılarda da parçaları bulunuyor. daha birkaç ay önce far ve stopların sadece dış camı bile getirildi yedekleyen de oldu matlaştı diye keyfi yenileyen de oldu. muhtemelen hasarlı farları tamir etmek için çıkmacılardan da alan olmuştur. öyle tamir işi yapan parçacı da var. yine gelir büyük ihtimalle. radyatör neredeyse tüm parçacılarda var. geçen haftalarda alt muhafazalar geldi örneğin, benimkinde kırıklar vardı zrotları değişirken farketmiştim aldım i.imgur.com bu tarz kozmetik parçalar bile halen getiriliyor.

muayene öncesi bakıma gitmişken yenilemek istemiştim radyatör alt hortumu ve hava filtre hortumu yoktu, parçacıyla konuştum getirdi aldım. grupta birkaç kişi yedek su deposu istemişti stokta yoktu, yenisi getirildi stokta.

mekanik zaten dediğim gibi toyota temelli. biri aks taşıyıcı bulamadı bizim parçacılarda, 1. nesil yaris parçası aldı uyumlu. ben zrotu yaris olarak aldım uyumlu. salıncaklar amortisörler amortisör takozları fren diski balatası vs. yine yaris1. devirdaim triger seti alternatör vs. efsane kasa corolla. bir kişi sandık motor aldı mesela sıfır, en son aldığı yerde 9 tane daha vardı. bu yaşlarda ve az bilinen bir araç için parça konusunda öyle genel algının aksine çok sıkıntısı yok yani.

en.wikipedia.org makyajlı kasası gc6 ile birlikte 14 yıl üretilmiş araç, bahsettiğim gibi gümrük sınırlaması olmasa asla parça problemi yaşanmazdı. rusya ve çindeki parçalarla sıfırdan bu aracı toplarsın :D bi şekilde yurtdışından parça temin etme imkanı olan varsa bence rahatlıkla tercih edebilir. ama güncel durumda parçacılar da aktif ihtiyaç duyulan parçaları getiriyor bi sorunu yok görünürde. ha sanayiye gideyim yerelde kozmetik parça bulayım dersen sıkıntı yaşayabilirsin. ben kendim hiç bakmayayım hangi parça hangi araçtan uyuyor öğrenmeden gideyim usta parçayı ayarlasın dersen de sorun yaşayabilirsin. mekanik parçası yok değil sadece bilinmiyor özetle.

tofaş veya broadway vs. parasına 2010 model on numara araba. klimalı hidrolik direksiyonlu abs ebd vs. olan 2 hava yastıklı(ama bu yaştaki araçlarda hava yastığına çok da güvenmemek lazım patlak/iptal vs. olmasa da) 4 cam otomatik 5 emniyet kemeri de 3 noktadan olan filan gayet günlük kullanıma uygun fiyatında da belki en güvenli araç. eski bazı araçlarda arka veya enazından arka orta 3 nokta kemer olmayabiliyor. motor da dökme demir blok, atmosferik. sağlam ve lpgye uyumlu öyle hassas magnezyum sübaplı aluminyum motor vs. yok :D atmosferik benzinliye göre alt devir torku filan da iyi. dik yokuş dışında ek gaz vermeden kalkabiliyor bile araba ha doğru alışkanlık olarak hafif bi gaz veriyorum tabi :D sürücü kursunda dizel kullanmıştık ilk zamanlar ondan biraz stop etmişliğim var :D

mekanik olarak toyota muadili uymayan parçalardan akslarla direksiyon kutusu var. o da toyota uyumlu aslında da toyota vios modeli türkiye'de satılmadığından yok. ama bizim parçacılarda bulunuyor. bi şekilde çok ihtiyaç duyduğum bulamadığım parça olursa da ya parçacı bekler ya yurtdışına giden gelenle getirtirim herhalde. öyle sık yaşanacak bişey de değil aracı yürütmeye engel olacak parça kıtlığı, şuana kadar böyle bi sorun yaşayana rastlamadım. varsayımsal olarak gelecekte yaşanırsa diyorum. bu ihtimal de muadillerinin neredeyse yarı fiyatına böyle bi araç almayı mantıksız yapacak kadar ciddi bi risk gibi gelmiyor bana.

türkiye'de değeri bilinmedi de tutmadı mı, yoksa geely türkiye pazarını mı önemsemedi, yeterince tanıtamadı mı bilemiyorum. belki az geldi gelen yok sattı? bilgim yok :D genel algı tutmadı yönünde. ama rusya'da çok tutulmuş mesela. tutmamasına sebep olabilecek bi olayı da yok bence. aslında taksicilere filan hitap edecek modelmiş tam :D kendi ucuz parçası ucuz dayanıklı lpgde sorunsuz sedan. bu seriler yani toyota/mitsubishi parçalarını kopyalayarak ürettikleri araçlar diğer pazarlarda tutan geely'i büyüten modeller. bugün volvo'nun sahibi geely mesela ama bilinmez :D
www.volvocars.com

mercedes'te de hissesi var lotus'un da çoğunluk hissedarı smart'ın da yarı hissedarı(sen bahsedince aklıma geldi :D) renaultla da ortaklıkları var dev gibi marka bizde adını duymamış millet :D gelecekte türkiye'ye dönüş de yapabilir gibi geliyor bana ama bakalım... alt markası volvo ile zaten aslında burada. yani bayi/servis ağı kurması da kolay olur dönmek istese.
0
konetsu
(05.08.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(12)

Alet Takımı - Sıfırdan

osssy
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
Arkadaşlar bu başlıkta sıfırdan alet takımı kuruyoruz. Neler önerirsiniz? Einhell akülü ürün ekosistemine girmeyi düşünüyorum. Temel aletlerden başlayıp ve adım adım alacağım. İdeal takımda tercihim az alet çok iş yapması yönünde. İyi kullanıcı değil, standart kullanıcıyım. Şimdiden teşekkürler.
0
osssy
(25.07.26)
1. Akülü hiçbir şey alma. Akü sürekli olarak şarj-deşarj olduğu taktirde uzun ömürlüdür. Atıl kalması kısa sürede ölmesine neden olur. Bir gün lazım olduğunda aküsü ölmüş matkabın olsun istemiyorsan bir uzatma kablosu edin.

2. Sadece bir parçasını kullandığın, diğer parçalara elini bile sürmediğin yer işgalcisi ıvır zıvıra para saçmamak için hiçbir şeyi takım olarak alma.

3. Kırk yılda bir gerekecek şeylere para saçmamak ve gerekince komşudan istemek, hem ekonomiktir hem de insanı sosyalleştirir.
+1
Mirket
(25.07.26)
sıfırdan başlayacak olsam bir tane darbeli somun sıkma alırdım. beton delme, kırma işleri haricinde birçok iyi yapabilirsin. özellikle ev işlerinden en çok ihtiyaç duyulan paslı veya sıkışmış vida ve civatalarda çok iyine yarar. bosch gdr 12v-105 veya gdr 12v-110 güzel modeller. uygun uçları da toplarsan uzun süre başka bir şeye masraf etmezsin diye düşünüyorum.
0
bravoteam
(25.07.26)
Izeltaş ürünlerinden al. Tornavida, pense vs. Elta da alabilirsin. Izeltaşın yan ürünü.
0
jackyr
(25.07.26)
akülü hiçbir şey almamak çok geçerli bir öneri değil.
mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürünlerden uzak durmak lazım ama. mesela annemin philips süpürgesi gömülü batarya bir kez garantiden batarya değişti tekrar batarya ölünce sıkıntı olacak. akülü tip ürünlerde yeni akü alıp düşük maliyetle kullanmaya devam edebiliyorsun. her aletin aynı aküyü kullanınca birkaç yıl sonra bi akü aldığında hepsinin aküsü yenilenmiş oluyor.

elektrik olmadan da kullanman gerektiği olabiliyor kablonun engel olacağı durumlar da dışarıda kullanmak da gerekebiliyor. ek olarak akülü matkaplarda tetiği bıraktığın an durması, tork sınırlama ayarı olması, boyutu vs. gibi özellikler vidalama işleri için de çok daha kullanışlı hale getiriyor. darbeli somun sıkma evet çok kullanışlı alet ve vidalama için de kullanılabilir ama onlarla yanlışlıkla çok fazla sıkma ihtimaliniz yüksek. tork sınırladığınız bir matkapla vidayı yalama yapmaz veya vidaladığınız şeyi çatlatıp kırmaz, ezmezsiniz. vidalama için darbeli somun sıkma kullanırken daha dikkatli olmak gerekli.

önemli olan aküsünü kolayca bulabileceğin ve fiyatı çok yüksek olmayan bir marka tercih etmek ve o aküleri düzenli kullanmak. uzun süre kullanılmayacaksa aküyü tam dolu veya tam boş bırakmamak, özellikle boş bırakmamak daha kritik.

ortak aynı aküyü kullanan aletler olması önemli. atıyorum matkap daha sık kullanılır dekupajı daha az kullanırsın, aynı aküyü paylaştıklarında dekupajın aküsü de kullanılmadan yatmamış olur.

einhell bu açıdan en mantıklı marka. ben de einhellden alıyorum gerekenleri. hatta aküleri aktif kullanmayı garantileyeceğinden dikey süpürgesini de aldım.

bosch da benzer şekilde süpürge ve diğer birçok şeyde aynı bataryayı kullanma imkanı sunuyor ve bataryası bulunabiliyor. ama bataryaları daha pahalı ve her üründe aynı bataryayı kullanmıyor. yeşil seri ve mavi seri aküleri farklı. bu sebeple ben tercih etmedim. daha az kullanacağım ürünleri daha uygun fiyatlı şeylerden alıp sık gerekebilecek veya güçlü olmasını istediğim şeyleri profesyonel seriden alabiliyorum.
bosch olsa az gereken ürünleri de pahalı modellerden almam gerekecekti bu akü avantajını sağlamasını istersem.
0
konetsu
(25.07.26)
izeltaşın gargaburunu, pensesi, yan keskisini al.
0
mikahakkinen
(25.07.26)
elimde aklına gelen hemen hemen herşey var. eskiden hep elektrikli makita bosch prof kullanırdım sonra şarjlıya geçtim. şarjlıya da einhell ile geçtim. şarjlı ve einhell olarak, freze, avuç taşlama, tilki kuyruğu, delme vidalama, darbeli somun sıkma ve daire testere var.

daire testere 1 saat içinde bozuldu çünkü en ucuz olanı almıştım. buna rağmen özellikle freze ve şarjlı 4 5 binlira seviyesindeydi. tilki kuyruğu da ucuz. ağır şartlarda kullandım ama bir sorun yok. avuç taşlama da en ucuzlarından birisi o da öyle.

einhell'in üst seviye modellerini alırsan inan pişman olmazsın. yani delme vidalama mesela 120 nm tork var. duvar da deliyorum. günde 200 tane vida attığım da oluyor. bunun bosch olan emsali 18bin + benim einhell olanı 4800 + pil.

şarjlı freze mesela bosch 9300 + pil benim einhell 4300 + pil. çok da memnunum.

izeltaştan tek bir takım bile alma. kısa açık ağzılı anahtar takımı aldım. 17 anahtar 17 somuna olmuyor. 19 anahtar 19 civataya olmuyor. gittim perçin pensesi aldım. 10 tane perçin atamadan bozuldu. dandik marka aldım 1000 tane perçin attım hala bişey olmadı.

izeltaş eski izeltaş değil. ceta form ve beta izeltaştan 10 kat kalitelidir. ha pense grubunda da knipex iyidir ama pahalı.

bana sorarsan tamirci dükkanı işletmeyeceksen beta izeltaş, knipex falan böyle şeylere ihtiyacın yok. normal ucuz takımlar da çok rahat işini görecektir.

son olarak şarjlı aletler için 4 amperden küçük batarya alma. tam güçte çalışmıyorlar 4 amper altında. bir de bunların elektrikliler kadar güçlü olduğunda düşünme.

bir alete 30 40 verip dewalt makita almak var. bir de 3 4 lira verip einhell almak var. tabii ki 30 40 binlira verdiklerin iyi olacak. bunu da göz önünde bulundur.

10 binliraya 9 parça set olayını kesinlikle düşünme. alacağın en kötü marka einhell olsun. onun da en ucuzu olmasın
0
omer460
(25.07.26)
einhell ler çin malı ve problemli diye biliyorum.

bosch yeşiller amatör için iyi. black decker de iyi.

param var dersniz bosch pro, stanley falan takılırsınız.

ama bu dörtlü genel olarak iyi. fazla şaşmamak lazım.
0
gurur
(26.07.26)
@gurur einhell alman markası merkezi ve tasarım vs. kısmı orada ama üretim çinde evet. bugün bakınca çinde üretim yaptıran birçok amerikan veya avrupalı marka var bu da onlardan biri. mantıklı olan bu çünkü. maliyeti ya kaliteden kısarak düşürürsün ya işçilik maliyeti düşük yerde ürettirirsin.

çin üretimi kötüdür algısına sahip biri değilim arabam bile çin malı geely :) ve memnunum. einhell ürünlerinden de memnunum. expert plus ve professional serileri yeşil boschla kıyaslanamayacak kadar iyi. ki bugün bosch da alman üretimi filan değil, onlar da üretim maliyeti düşük yerleri tercih ediyor maviler bile macaristan malezya üretimi vs. çinin üretim konusundaki deneyimi macaristandan iyidir benim gözümde. hangi kalitede ürün istersen üretebilecek kapasitede bir ülke çin.

millet impact driver, impact wrench gibi ürünlerde yalpa var diye şikayet ediyor :D sanki bunlarla hassas delme işi yapacaklarmış gibi... matkapta mandrenin dış kısmına bakıp çok salgı var ya diyorlar, şikayet ettikleri videoların çoğunda matkap uçları salgısız dönüyor aslında.

kaliteli çin mallarını severim ben, o fiyat aralığında rakiplerinin üzerinde kalite ve özellik sunar genelde. bi iki segment daha üstün ürünü alırsın. no-name dibin dibi ürünler de çinden çıkma bunlar çöp evet. einhell bunlardan biri değil.
0
konetsu
(26.07.26)
@konetsu çin var çin var...

yorumlarına bakınca einhell iyi değil. muhakkak problem çıkmış ve destek yok dye hatırlıyorum.

bosch da almanya'da üretilmiyor nihayetinde o da çin. ama dediğim gibi çin var çin var.

yoksa tek batarya ile tümü kullanılıyordu einhell'de sanırım. müthiş olay. ancak dediğim problemler beni vazgeçirdi. ki hobi olarak makine alırım :)
0
gurur
(26.07.26)
@gurur benim yorumlarda gördüğüm sorunlar bahsettiğim gibi özellikle yalpa/salgı olayı ki matkap olmayan cihazlar için bu problem değil matkaplarda da genelde mandrenin içinde ucu etkileyen bi yalpa olmuyor. dış taraftaki yalpalamaya takılıyorlar tamamen etkisiz bir durum bu.

çok fazla geri gönderdim değişim yapıldı şeklinde yorum da gördüm özellikle bu yalpa konusuyla ilgili. değişim/onarım konusunda çok sıkıntı çıkarıyor destek vermiyor gibi bir izlenim oluşturmadı.

sözlükte güncel yorumlarının ve garanti ile ilgili yorumların büyük kısmı olumlu.
eksisozluk.com
şikayet edende de kırılan parçayla alakalı konu, fiziksel hasar hiçbir markada garanti kapsamına girmez?

bosch'un garanti/servis süreçleri de çok daha iyi görünmüyor. şikayetvar'da einhell'in puanı biraz daha düşük evet ama bosch da düşük www.sikayetvar.com

3 yıl kadar önce mercedes f1'a da sponsor oldu ve birçok aleti takım tarafından kullanılıyor www.einhell.com.tr

c serisi yani classic serisi ürünleri genelde daha düşük kalitede gibi görünüyor bunlar yine no-name ürünlerden iyi olsa da çok çok az kullanmayacaksanız tercih etmemek daha doğru olabilir. expert serisi ve üzeri benim aldığım tüm ürünler.

bir diğer gördüğüm ve benim de birkaç kez başıma gelen problem matkapta cihaz duruyor tetiği bırakıp tekrar bassan da çalışmıyor bataryayı söküp takmak gerekiyor zorlanınca.

bu ürünün kendisinden değil de bataryadan gibi, 60nm matkapta 2ah aküyle bunu bazen yaparken 4ah aküyle yapmıyor mesela. 2ah akü de yeni şarj etmişken tam doluyken yapmadı sanırım hiç. aşırı akıma karşı bataryadaki koruma sistemiyle alakalı olabilir ama gücü kesince direkt kendini resetlemek yerine sök tak gerektirmesi can sıkıyor biraz.

çok zorlanmadıkça 2ah ile de bu problem olmuyor. şehir dışına çıkarken yanıma sadece 2ah aküyü almıştım metal ucuyla 3 tane bayağı sağlam çelik vida deldik hem tek küçük bataryanın gücü ve şarjı yetti hem bu problemi çıkarmadı. daha çok vidalama sırasında olabiliyor bu olay. başta yalama vida sökmek için olan şu speedout tarzı şeylerden denedik ama vidalar sertleştirilmiş çelik olduğundan yalama vida sökme şeyleri yalama oldu :D mecbur matkapla patlattık.

matkap dekupaj süpürge kompresör ve üfleyici var birkaç güne de darbeli somun sıkma almayı düşünüyorum.

bu arada sanayide kullanılmaz/profesyonel kullanılmaz deniyor da ben sanayide assur ve benzeri dibin dibi ürünlerden kullanan "usta" bile gördüm :D einhell her türlü kullanılır gibi. işçiliğini beğendiğim şu arkadaş da birkaç einhell ürünü kullanıyor mesela www.youtube.com birkaç başka youtube'da video paylaşan ustada gördüm. sponsorluk vardır yoktur bilmiyorum artık. ama işlerini görüyor.
0
konetsu
(26.07.26)
aldım :) i.imgur.com
TP-CW 18/350-C Li BL - Solo 3800'e geldi.
www.einhell.com.tr
0
konetsu
(30.07.26)
kalite olarak Einhell ile ilgili bir bilgim yok, kuzey amerika'da kullanilmiyor.
ama yakin zamanda elektrikli herseyi sattim komple pilli sisteme gectim.
simdiye kadar aldiklarim:
1 tane impact driver
2 tane daire testere, biri tahta kesmek icin digeri metal.
3 tane pil, 2 tane sarj aleti.
bendeki piller 2.0Ah, cabuk bitiyor. tavsiyem 4.0Ah olur pil olarak. Daha cok kapasiteye bence girmemek lazim cunku bu sefer pil buyuyor ve alet agirlasiyor.
0
cooperr
(30.07.26)
(6)

Sizce Tarsus Kazısında ne bulundu?

gadlemler
Ben Ahit Sandığı diyorum :) Konuyla ilgilenenlerin fikrini çok merak ediyorum, gece gece aklıma geldi yine...Sizce ne buldular?
Ben Ahit Sandığı diyorum :)
Konuyla ilgilenenlerin fikrini çok merak ediyorum, gece gece aklıma geldi yine...
Sizce ne buldular?
-1
gadlemler
(25.07.26)
Diğer ucu Bilecik'e açılan portal kapısı bulundu ama Bilecik diye bir yer gerçekte olmadığı için portakal kapısı çalışmıyor bozuk, o nedenle halktan gizleniyor.
-3
kizil karga
(25.07.26)
Kemik ve büyülü mücevherler
0
kendimefotograflarim
(25.07.26)
oralar tarihi olarak cok fazla kralliga ve zenginlige ev sahipligi yapmis yerler. belli ki ciddi bir hazine bulundu, once yerel polis teskilati arasinda paylasildi. olayin basit bir gomu olmadigi anlasilinca buyuk abiler de isin icine girdi. soylu'ya kadar gitmistir ucu.

incilmis, antik kentmis kimse bunlar icin polis memuru oldurmez. turkiye'de antik kentten bol bir sey yok zaten.
+4
antikadimag
(25.07.26)
muhtemelen ticari değeri yüksek bir şeyler bulundu. altından çeşitli eşyalar veya para falan gibi.
+2
emfuzi
(26.07.26)
ahit sandığı sanmam. çok büyük olay olurdu o.

altın falandır muhtemelen.
+1
gurur
(26.07.26)
Aziz Pavlus'un Tarsus doğumlu olmasından sebeple hristiyanlık inancını sarsacak bir şey bulunduğu yönünde oyumu kullanıyorum ben.
+1
Cesario
(27.07.26)
(5)

Kedinin nesi olabilir?

eileengray
6-7 aydir bahcede ara sira besledigimiz bir sokak kedisi var. bu sure boyunca karni hep sisti. hamile degil cunku toplarini gorduk. enerjisi yerinde, guzel besleniyor ve atliyor zipliyor. nefes almasinda da sorun yok. yurumesi, kosmasi duzgun. beni panikleten bir durtu uzerine arastirmalarima gore b
6-7 aydir bahcede ara sira besledigimiz bir sokak kedisi var. bu sure boyunca karni hep sisti. hamile degil cunku toplarini gorduk. enerjisi yerinde, guzel besleniyor ve atliyor zipliyor. nefes almasinda da sorun yok. yurumesi, kosmasi duzgun. beni panikleten bir durtu uzerine arastirmalarima gore bu sislik fip olabilirmis.

sorum su: uzun suredir bu durumda aktif olan ve tutulumu olmayan bir kedi fip olabilir mi? baska ne olabilir? obez ise sadece karninda olabilir mi? veterinere 1 aydan once goturemeyecegiz. ama acilse bir tanidiktan rica edecegim. tesekkur ederim.
0
eileengray
(24.07.26)
İç parazit? Tahmin benimki...
+1
strawberry first
(24.07.26)
Parazit veya gaz olabilir
+2
megalomaniac
(25.07.26)
çok yüksek ihtimalle fip değil. fip olan bir kedi gs44 kullanılmadığı sürece bu kadar hayatta kalamaz. karın şişliği olan fip formu ıslak fip diye geçiyor, o durumda olsaydı ve iğneye başlanmamış olsaydı max 1-2 hafta yaşardı.

diğer olasılıklara bakmak lazım kısacası.
+1
rentts
(25.07.26)
cevaplar icin tesekkur ederim. islak fip endisesi yasamistim, evet. hic bilmedigim icin soruyorum: parazit ise oyle gozle gorunur sislik yapar mi (ayaktayken karninin sarkmasi gibi dusunun)? tedavisi kolay mi? en onemlisi acil mi?
0
🌸eileengray
(25.07.26)
kilolu olabilir kısırsa
parazit olabilir
enfeksiyon olabilir
0
gurur
(26.07.26)
(10)

Toyota CH-R Hibrit 2026 Model

elektr10
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
Valla ben çok beğendim. Flame paketi 2.250'ye düşmüş. Sizce nasıldır? SUV diyorlar ama bence SUV gibi de değil ama araba gerçekten çok tarz olmuş eski kasaya göre. Sizin yorumunuz nedir? "Bu paraya şunu alırdım" dediğiniz marka-model var mıdır?
0
elektr10
(22.07.26)
Teknik detay bilmiyorum ama baktim simdi guzel gorunuyor. Eskisinde arka taraf bir garip duruyordu, hem de cok basikti sanirim arka koltuklar.
0
mbond
(22.07.26)
2025 modelini yurtdışında şirket aracı olarak kullanıyoruz, en uzun yolculuğum aynı gün içinde 14 saat civarıydı. Keyifli minik bir araç, içi ve bagajı geniş değil ama adaptif cruise kontrol, şerit takibi, kör nokta uyarısı, çarpışma engelleme gibi özellikleri ile uzun yol, sıkışık trafik farketmeden keyifle kullanılabilecek bir araç olmuş.
0
kimlanbu
(22.07.26)
Suv ve toyota kullanmayi seviyorsaniz alin. Sorunsuz zaten. Hybridse tadindan yenmez. Keyifle kullanirsiniz. Dediginiz gibi suv degil, adi suv. Arka kisim kucuk ve basik. Cogu b-suv modellerde oldugu gibi.

Ben suv da toyota da sevmem. Fakat kisisel bir durum tabi bu.
0
narod
(22.07.26)
Deneme sürüşü yaptım. Arabaya amortisör takmayı mı unutmuşlar. Yolda çakıl olsa hissedersin. Parası cebimdeydi. Üzülerek vazgeçtim.

Bir de arkadaki yolcular için hiç de eğlenceli olmaz. Arka pencere camlarında çok cimri davranmışlar.
0
Mirket
(22.07.26)
gayet güzel ama o paralara alınmaz. çünkü SUV değil, SUVcuk. ben de arabayı değiştireceğim ama araba almak çok zor. o kadar çok alternatif var ki optimumunu almak istiyorsun ve tercihler arasında çok kararsız kalıyor insan. DS4, İonic 5, Alfa Tonale ve BMW iX1. şimdilik bunlara indirgedim. umarım ağustos bitmeden aracı değiştireceğim :)
0
ending credits
(22.07.26)
arka görüş sıfıra yakın, arka koltuklar fiat panda ayarında.
0
orpheus
(22.07.26)
Bagaj ihtiyacı yoksa ve arkada kimse oturmayacaksa değerlendirilir
0
mirty
(22.07.26)
ioniq alırım o paralara
+1
gurur
(22.07.26)
Üstüne biraz daha çıkabiliyorsam sıfır formentor yoksa da ikinci el temiz formentor bakardım o paraya.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.07.26)
çok dar ve turbosuz bir araç ayrıca mtv'si 1.8 motor nedeniyle senelik 20k civarı
0
Murat1407
(29.07.26)
(2)

İnternetten yaban mersini alan öneren var mıdır?

mikahakkinen
Site önerisi?
Site önerisi?
0
mikahakkinen
(21.07.26)
www.instagram.com
Daha önce iki kez alışveriş yaptım, birinde (kargo şubesinin gevşekliği yüzünden) sorun yaşadığımda da çok yardımcı oldular.
+1
kobuzchu kiz
(21.07.26)
migrostan söylüyorum ben.
0
gurur
(22.07.26)
(4)

AI ogrenmek istiyorum 101

cairo
nereden ve nasil baslayacagimi bilmiyorum. nasil ogrenilir onu bile bilmiyorum. mesela yeni danismanliklar turedi, kucuk isletmelerin AI optimizasyonunu yapiyorlar.bunun gibi mesela.sadece chat gpt ucretli uyeligim var ve google gibi kullanmak istemiyorum.adim adim nasil baslayabilirim?
nereden ve nasil baslayacagimi bilmiyorum. nasil ogrenilir onu bile bilmiyorum.
mesela yeni danismanliklar turedi, kucuk isletmelerin AI optimizasyonunu yapiyorlar.
bunun gibi mesela.
sadece chat gpt ucretli uyeligim var ve google gibi kullanmak istemiyorum.
adim adim nasil baslayabilirim?
0
cairo
(16.07.26)
Buraya yazdığını kopyala chat gpt'ye yapıştır.
+1
ebeş
(16.07.26)
gercek kullanici deneyimi ariyorum. onu yaptim zaten.
0
🌸cairo
(16.07.26)
gerçek kullanıcı deneyimi ai'den daha iyi olmuyor.

stanford'un dersleri var. onlar gayet iyi.

youtube'de dersler vardır, onlar da iyileştirir.

bi süre sonra zaten ai destekli kırıp gidiliyor.
0
gurur
(16.07.26)
AI ile ne yapmak istiyorsun? önce buna karar ver.

mesela görsel mi üreteceksin? video mu?

kod mu yazacaksın?

AI öyle oturup tamamını öğreneceğin bir şey değil ki.

chatgpt de aşırı yardımcı bir bot ayrıca. ben işime destek olarak; görsel ve videolar için prompt yazdırıyorum, figma ve after effects için plug in yazdırıyorum, after effects için expression yazdırıyorum, excel için formül yazdırıyorum, kendi promptlarımı düzenlettiriyorum, görsel oluşturup editliyorum... geçen cursor ile semantic oluşturdum. tüm bunları chatgpt, claude, gemini ve cursor ile deniyorum, hangisinin verdiğini beğenirsem onu kullanıyorum. görsel ve video üretmek için de ayrıca başka modeller de kullanıyorum. bir grafik tasarımcı olarak bu şekilde kullanıyorum.

bunun haricinde kalori hesaplattırıyorum chatgpt'ye. spor aktivitemi yorumlattırıyorum. psikolog olarak kullanıyorum. diyet yazdırıyorum. ürün karşılaştırtıyorum. ürün araştırması yaptırıyorum. mail yazdırıyorum. google gibi de kullanıyorum. her şeyi yorumlattırıyorum. geçen sene bilgisayar toplattım. ha geçen de tatil planı yaptırdım gün gün saat saat. öneri ve fikirler alıyorum. 7/24. chatgpt ile konuşuyorum.

mesleğin ne? oradan yola çıkabiliriz.
0
art cat chocolate
(17.07.26)
(11)

chat gpt plus'a ne kadar ödüyorsunuz?

lil siztah
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor? daha uygun alma yöntemi var mıdır? teşekkürler.
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/
sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor?
daha uygun alma yöntemi var mıdır?
teşekkürler.
+1
lil siztah
(16.07.26)
GPT Go'ya ios aboneliği üzerinden ayda 250 TL ödüyorum.
0
himmet dayi
(16.07.26)
Denemek için baktım. Go 250 plus 999 yazıyor geçen sene yanlış hatırlamıyorsam 650 civarı bir şey ödüyordum ama bir süre sonra bırakmıştım.
0
egerbiryolcu
(16.07.26)
Sanki 599 diye kalmış aklımda geçen sene.
Şimdi baktım 999, 5.299, 9.999 gibi seçenekleri var.
Ben Go'ya 249,99 veriyorum, diğerlerinin farkı ne acaba aşırı merak ettim şu an.
0
mutekebbir
(16.07.26)
Plus için 20usd ödüyormusum
+2
kisa
(16.07.26)
24 usd ödedim :/
+2
🌸lil siztah
(16.07.26)
20 dolar aylık, vergi var şu an %20 kdv , dolayısı ile 24 dolar.

apple store üzerinden tl olarak 500 tl idi. ona da vergi gelmiştir 600 falan sanıyorum.
+1
gurur
(16.07.26)
@gurur, apple store çekti bu fiyatı.
+1
🌸lil siztah
(17.07.26)
üşenmedim baktım.

aboneliklerde 499,99 tl ay yazıyor bende. store üzerinden ödüyorum.
+1
gurur
(17.07.26)
Be. Sitesinden üye olmuştum
+1
kisa
(17.07.26)
geçen ay reddit'te biri bi link paylaşmıştı. ona tıklayıp abone olmuştum 24 aylığına. 2 kişi chatgpt plus 11 pound ödüyorum aylık. (690 tl çekmiş bu ay)

allah razı olsun paylaşan çocuktan :D
+1
brkylmz
(18.07.26)
@gurur, beni tanıdılar, siz kaçın :(((
0
🌸lil siztah
(18.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(4)

Güneşten boyası yıpranmıi araba alınır mı?

michael harddd
Boya dışında her şeyi beğendim ama güneşten ötürü olan yıpranmalar satarken sorun olacak. Satıcı ile de anlaşmıştım ama kafama yatmadı. Sizce alayım mı? veya daha düşük fiyat teklif edip ok derse öyle mi alayım?
Boya dışında her şeyi beğendim ama güneşten ötürü olan yıpranmalar satarken sorun olacak. Satıcı ile de anlaşmıştım ama kafama yatmadı.

Sizce alayım mı? veya daha düşük fiyat teklif edip ok derse öyle mi alayım?
0
michael harddd
(15.07.26)
arabanın içindeyken görmediğim kozmetik sorununa kafayı takmam. şu sıra arabam yok.
+1
klassno
(15.07.26)
görüp bilerek anlaştığınız fiyattan sonra tekrar indirim istemek yakışık almaz.
bu sorun bence kafaya takacak bir sorun da değil.
her şey anlatıldığı ve görüldüğü gibi ise devam edin.
0
MtKrt
(15.07.26)
eğer araba senin için okeyse güneş yanıkları boyasız onarılıyor.
fiyatta anlaştığınız için tekrar pazarlık yapılmamalı.
0
duyuruuser
(16.07.26)
fiyatı uygunsa alırım.

boyasız vernik tamiri diye aratın. çözümü zor değil.
0
gurur
(16.07.26)
(7)

Çok ağlamak

egerbiryolcu
Bu durumdan nasıl kurtulabilirim önereceğimiz bir yöntem veya kitap var mı?Günden güne artıyor gibi hissetmeye başladım.Her hafta neredeyse agladigim bir şey oluyor.Bu hafta iki gün üst üste yaşadım.Ağlama krizi başlayınca üç saat falan sürüyor ve çok yoruluyorum.Normal agladiktan sonra rahatlama hi
Bu durumdan nasıl kurtulabilirim önereceğimiz bir yöntem veya kitap var mı?

Günden güne artıyor gibi hissetmeye başladım.
Her hafta neredeyse agladigim bir şey oluyor.
Bu hafta iki gün üst üste yaşadım.
Ağlama krizi başlayınca üç saat falan sürüyor ve çok yoruluyorum.
Normal agladiktan sonra rahatlama hissi olmuyor. Yüzüm gözüm yorgun düşüyor.
Bu durum arttikvca sanki artık çok kucuk şeylerde bile tetiklenmeye başladım.
İnsanlar bı de aglamaniza laf söylediği için bir de yalnız kalacağım bir ortama kaçmak durumunda kalıyorum.
İlaç kullanmalik bir durumsa bile ilaç kullanmak istemiyorum.
0
egerbiryolcu
(15.07.26)
İyi bir psikiyatri muayenesi, bu durumda en iyi ve hatta tek yöntem gibi duruyor.
+2
Mirket
(15.07.26)
Çok derin bir psikolojik sıkıntı yaşıyorsan ilaç kullanmadan kurtulman imkansız.
+1
Caletti
(15.07.26)
Antidepresan kullanmadığımda ben de böyle oluyorum. İlaç kullanmak konusundaki fikrini gözden geçirmende fayda var.
+1
sekizdokuzon
(15.07.26)
sen yine psikiyatriye git,
bir de ondan dinle,tavsiyeleri.
sonra istersen ilac kullanmazsin yine.
+1
designer
(15.07.26)
İlaca bu kadar mesafeli durma ama terapist kesinlikle daha da iyi gelebilir. En azından birkaç seanslık bir görüşme sökülmene yardımcı olur
0
gadlemler
(15.07.26)
Günde 3 saat ağlıyorsunuz, çok zor gerçekten. Tüm hayatınızı etkiliyor, yaptığınız işi bırakıp kaçmak zorunda kalıyorsunuz, duygusal yükünü ise tahmin bile edemiyorum.

Bulunduğunuz durum çok mu iyi de çözüm seçebileceğinizi düşünüyorsunuz? İlaç kullanma kararınızı lütfen gözden geçirin, kendi kendinizi sabote ediyorsunuz.
0
montreal
(16.07.26)
psikiyatriye giderek.
0
gurur
(16.07.26)
(5)

Sürekli dolandırılmak veya kandırılmak

genki
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.İste
Arkadaslar 31 yaşındayım su yaşıma kadar hep dolandırılma veya kandırılmak başıma geldi.
Tablo satıyorum kac kez paramı alamadım borc verdiğim insanlar geri ödemiyor veya süründürüyor. Hediye ettiğim vb yardım ettiğim iyi niyetle çizimini yaptığım kızlar tarafından engelleniyorum. Ne önerirsiniz.
İstemiyorum ama insanlara güveniyorum en azından üzülüyorum iyi niyetimi sömürüyorlar.
0
genki
(13.07.26)
öncelikle borç vermeyin. akrabanıza bile vermeyin. kadınsanız estetik olacağım, erkekseniz damat dolgusu yaptıracağım deyin vermeyin. borç verip kötü olmadan borç alabilecek zamanlarda değiliz.

tablo ve çizim konusunda ise yapacak tek bir şeyiniz var. tabloyu yapabilmek müthiş bir yetenek bence. ben yapamam mesela. benden en fazla cin ali veya çarpı işareti çalışır.

ama siz de benim gibi ticaret yapamazsınız. işi ehillerine bırakın. etrafınıza bu işlerden anlayan birileri sizin adınıza görüşme yapsın. buradaki altın kural; siz hakkınızı alın, üzerini alan kişinin ne kadar aldığına bakmayın.
+3
galahad reloaded
(13.07.26)
Birisine iyilik yapıyorum derken eğer ileride bu kişiye işim düşer de bana yardımcı olmazsa üzülür müyüm diye düşünün.

Para isteniyorsa bu para ileride ödenmezse ben ne kadar üzülürüm diye düşünün.

Hepsi için cevabınız evet ise o kişiye iyilik yapmayın. Yapmayıp kötü olun kendinizi üzüyorsanız.
+1
drako
(13.07.26)
bence bunlardan ders alin. pesin para calisin. borc vermeyin, verirseniz de gelmeyecegini dusunerek verin, sadece gercekten ihtiyaci olanlara verin (hastalik, baska cikar yolu olmama gibi). herkese iyi niyetle yardim etmeyin, secici olun. dunya o kadar iyi bir yer degil. sorun siz degilsiniz ama dunya boyle ve ona ayak uydurmaniz lazim uzulmemek icin. insanlara yine guvenin ama bu kadar verici olmadan guvenin, bunlari yalnizca gercekten guvenebileceginizi bildiginiz insanlar icin yapin sadece ama onlardan bile tam emin olmayin, cunku bu zamanda babana bile guvenme demisler, degil mi?
+1
lemmiwinks
(13.07.26)
bu hayatın içinde olan bir şey gibi görüyorum. mümkün olduğunca bir şey daha uygunsa ya da olması gerektiğinden başka bir durum söz konusuysa dolandırıcılık riski arttığını bilerek temkinli yaklaşıyorum. buna rağmen dolandırılırsam, elimden bir şey gelmiyorsa en baştan zaten kabul ederek girmiş sayıyorum kendimi.

yat kiralamak için normalde tanıdığım yerler var, adam 45 dedi. armut'a ilan çıkayım dedim, 25'e buldum. siteye güvendim ve hemen atladım. 5 bin lira kapora istedi, onu da yolladım ve engellendim. haha. armut.com a yazdım. özürler dilediler, adamı taciz ettiler, hesabını kapattılar ama paramı geri alamadım. gittim 45'liği 40'a çektim. 5 binimi ondan çıkarttığımı düşündüm. maksat gönlüm rahat olsun.

karşı cins ilişkilerinde, iş ilişkilerinde daha ince, daha sıkı dokurum.
+1
gabe h coud
(14.07.26)
borç geri gelmeyecek para olarak veryorum ancak.
0
gurur
(15.07.26)
(3)

Dağlık taşlık atıl satışa konmamış bir arsanın sahibine nasıl ulaşabilirim kendim almak için?

northern eagle
Merhabalar. Değersiz görülen bir konumda eğimsiz, atıl durumda, dağlık taşlık bir araziyi almak istiyorum ama sahibindende hep düzlük arazi koymuşlar satışa. Sahibine ulaşmak için köy muhtarına mı ulaşmam gerek ne yapmalıyım?
Merhabalar. Değersiz görülen bir konumda eğimsiz, atıl durumda, dağlık taşlık bir araziyi almak istiyorum ama sahibindende hep düzlük arazi koymuşlar satışa. Sahibine ulaşmak için köy muhtarına mı ulaşmam gerek ne yapmalıyım?
0
northern eagle
(13.07.26)
Resmi yollarla ulasamazsin.
1) arazi sahibi o köyün insanı ise muhtar bilir
2) herhangi bir tapu müdürlügünde tanıdığın bir memur vs varsa o sahibinin adı soyadına ulaşabilir. Tabi bu kişisel veri olduğu için gayri resmi haliyle.

Benim mesela alakamin olmadığı bir köyde tarifinize uyan, zamanında üç kuruş paraya aldigim, dursun kenarda bir toprak akmaz kokmaz diye tuttuğum bir arazim var. Ne köylü beni tanır ne ben köylüyü. O tarz bir durum ise ulaşmak zor.
+1
wilhelmwasmuss
(13.07.26)
köye gidip komşuları ile konuşmak, muhtarla konuşmak tek alternatif.

bu arada siz ulaşınca o dağ taş çok değerli olacak bunu da hesaba katmanız lazım :)
+1
gurur
(13.07.26)
Kondur bi gecekondu 20 sene kimse sormazsa mahkemeden gider üstüne alırsın pek çoklarının yaptığı gibi hahsh
+1
apocalipy
(13.07.26)
(7)

Bulaşık Makinesi Kalıntı Problemi

lebaron
Merhaba,bir süredir bulaşık makinesinde kalıntı problemi ile içli dışlıyız, çıkan bardaklar lekeli ve nokta nokta kalıntılara sahip, filtreyi tamamen temizledik, tuzu eksikti onu tamamladık, acaba çok mu dolu koyuyoruz diyerek seyrek koyup uzun programa da attık ama düzelmiyor, iki kez yıkanan parça
Merhaba,

bir süredir bulaşık makinesinde kalıntı problemi ile içli dışlıyız, çıkan bardaklar lekeli ve nokta nokta kalıntılara sahip, filtreyi tamamen temizledik, tuzu eksikti onu tamamladık, acaba çok mu dolu koyuyoruz diyerek seyrek koyup uzun programa da attık ama düzelmiyor, iki kez yıkanan parçalar bile kalıntılı çıkıyor, ve artık iki kez yıkamak bir rutin haline geldi, yine de çözüm olmuyor, başka ne deneyebiliriz ?
0
lebaron
(13.07.26)
Dönen ve sabit su püskürten parçaların tıkanık olup olmadığını da kontrol edebilirsiniz. Başka bir şey aklıma gelmiyor zira bulaşık makinesi pratikte su püskürten bir makine, kısmen kirli kalan yerler oluyorsa o bölgeye su ulaşmıyor olabilir ancak. Mekanik bir problem yoksa belki deterjan yeterince etkin değildir diyeceğim ama çok düşük ihtimal bu. Deterjansız bile çalışsa belli bir sıcaklığın üstünde hiç kalıntı kalmaması lazım.

Makine temizleyici +1
Quick&shine öneririm.
+1
orient blue
(13.07.26)
sadece filtre temizliği yetmez, filtreyi geçip fışkiyeye ulaşan, burada tınakılık yapan kalıntılar olabilir. fışkiyeyi söküp temizlemeyi deneyebilirsiniz. bazen bu kirler sadece fıskiyede olmuyor, su dolaşım hattında da birikmiş olabiliyor. en sağlıklısı belli aralıklarla bulaşık makinesi temizleyici kullanarak makineyi temizlemek.

bir de lekeden kastınız su lekesi gibi bir şeyse parlatıcı kullanın ya da kullandığınız parlatıcıyı değiştirin.
0
shadowfollower
(13.07.26)
bulaşık makinesi temizleyici ürünler var atıp çalıştırıyorsunuz. onlardan denediniz mi?
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.07.26)
Şunu yapın:
www.youtube.com

Üç ayda bir de şunu kullanın:
www.amazon.com.tr

Tuzunu, parlatıcısını eksik etmeyin.
+1
Mirket
(13.07.26)
su sertse tuz katmak bu soruna sebep oluyor. ayrıca çiziyor bardakları.

örneğin istanbul'un epey bir bölgesinde makinaya tuz konulmaz.

bir test var ph derecesine göre yapılan. onu yapıp ilerleyebilirsiniz. yani her makinete tuz koyacaksınız diye bir şey yok.

makineyi birkaç boş çalıştırmak, makine temizleyici bir sıvı vardı onla temizlemek de iyi olabilir.

en altta gider var onu açıp temizlemek de çözüm.
+1
gurur
(13.07.26)
parlatıcı ayarını kontrol edin. partlatıcı seviyesi en sonda olması lazım muhtemel. onu 3 veya 4 e getirin.
0
kablelvuku
(13.07.26)
en son migrostaki en pahalı ultra mega finish deterjan alınca benim sorunum geçti, lekeli falan çıkıyordu, parlatıcıda ekleyin parlatıcının özelliği kurutma özelliği olunca aynı sorunum kalktı ortadan.
birde bence marketler arasındaki ürünlerin kalitesi farklı yapılıyor, eminim ama ispatlayamam.
0
eja
(13.07.26)
(17)

Böcekleri öldürüyor musunuz?

ekimoloji
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.

Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum.
Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
+1
ekimoloji
(09.07.26)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
+2
kizil karga
(09.07.26)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
+1
ezkaza
(09.07.26)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.

Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
+1
akhenaten
(09.07.26)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.

Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.

Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.

Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Asla öldürmem.

Her can değerlidir.
0
rock n roll
(09.07.26)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
-6
gobekliraki
(09.07.26)
görev dagilimi var,
sinek,sivri vb ben de,
hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(09.07.26)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet.
atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla.
sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim.
bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.07.26)
sivrisinekleri öldürüyorum.
karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.

bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
dikkat etmeye çalışıyorum.

ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.

sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(09.07.26)
"Mümkünse" öldütmüyorum, camı perdeyi açınca çıkıyor zaten uçan cinsler. Diğerlerini kağıtla vs atıyorum aşağo
0
denizciman
(10.07.26)
İstilacı kokarca böceğini ve sivrisinekleri öldürüyorum. Başka böcekle karşılaşmıyorum.
0
gabe h coud
(10.07.26)
Muhtemelen siz öldürmediniz, zaten ölecekti. Doğada yaşamak için evrimleşmiş böcekler eve girince fazla yaşamıyor.
Eğer yakalanabilir bir böcekse dışarı atıyorum.
Eğer dışarı atmak mümkün değil ve zararsızsa kendi haline bırakıyorum.
Sivrisinek ve hamam böcekleri bu iki grubun da dışında kalıyor.
0
mikro patlama
(10.07.26)
Böcekler de sevgiyi anlayabilen varlıklar aslında. Biz onlardan korktuğumuz ve iğrendiğimiz için açıkçası onları tanımayacak kadar doğadan uzaklaşmış olduğumuz için onları yalnızca evimize giren yabancı bir düşman gibi görüyoruz. Doğada vakit geçirdiğimde ben böceklerin de aslında ne kadar karizmatik ve işinde gücüde varlıklar olduğunu gördüm ve bence evinde görmek istemeyeceğin bir böceği ormanda gördüğünde böceğin bir çiçeğin içinde dinledindiğini, bir arının çiçeğe nasıl da bir çocuk gibi yaklaştığını görünce böcekler de onlara dokunmana izin verip senden kaçmıyorlar. Ben zaman zaman insan kafamla başa çıkamıyorsam ve yemeğimin içine falan düşecek kadar uçuşuyorlarsa zaman zaman dikkatsizce zarar verebiliyoru, zaman zaman öldürdüğüm oluyor en yazık ki. Bence böceklere, eve giren arılara onları düşman gibi görmek yerine onlarla sesli konuşun. Türkçe konuşun. Seni dışarı atacağım, işbirliğine ihtiyacım var, dışarıda daha özgür olursun gibi.. :)
Kimileri ürkek oluyor ama kimileri de parmağına konuyor ve dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyor.
Bazen yine bu açıklamayı böceklere yaparak pencereden çık, ışığa doğru git gibi sesli yönlendirmeler de yapabilirsiniz.
Onlara sevgiyle yaklaşarak bir bardağa korkutmadan kapatıp yine bekle azcık sabret diyip pencereden özgürlüklerine bırakabilirsiniz.
Böcekler süper varlıklar ve popülasyonları sandığımızdan daha fazla.
İşinde gücünde çocuklar. Sadece yollarını şaşırmışlar ve belki de size kendilerini göstermeye gelmişlerdir.
Ateş böcekleri zararsız. Yalnızca sesleri biraz ürkütebiliyor ilk etapta ama gözleri falan ponçik ponçik. Canolar.

Ayrıca bence o kadar vicdan yapmaya da gerek yok, ölme vakti gelmiş, evren onun orada o şekilde ölmesini seçmiş ve siz de bunu deneyimlemişsiniz gibi bir düşünceye sahibim galiba.

Ölüme biz insanlar çok anlam yüklüyoruz. Doğada döngü var. Ekosistem dengesini bu şekilde koruyor.
+1
durme
(10.07.26)
kaza dışında öldürmemeye çok özen gösteririm.
geçen ben de duş alırken minik kelebeklerden (ipelek deriz biz) bi tanesi duşun zeminindeki kuru yere düştü. ufaktan ıslanıyordu ki, hemen tuvalet kağıdıyla alıp, duşun dışına bıraktım; kuruyup uçsun diye.
duştan çıkınca unutmuşum. sonra klozeti açtığımda gördüm ki, annem herhalde bu tuvalet kağıdı yerde ne arıyor diye klozete atmış; hayvan ölmüş. acayip üzüldüm..

gece genelde kontrol ederim; eve girmiş, ışıkta uçuşan kelebek, böcek falan görürsem toplayıp bahçe tarafındaki pencere kenarına bırakıyorum. çünkü içeride kaldıklarında sabaha istisnasız ölmüş oluyorlar. bir de kedimin oynadığını görürsem kurtarıyorum. benim mesaim bu şekil.
+2
lil siztah
(10.07.26)
İstilacı cinsse, evi ele geçirmemesi adına öldürebiliyorum. Zararsızsa ve münferitse ya alıp dışarı götürüyorum, ya da bırakıyorum, free takılsın evde...

Mesela eskiden ev güvelerini (yemek yahut kıyafet güvesi) gayet sever, hiç elleşmez yahut camdan dışarı kovalardım. Hatta bir tanesi için tee fi tarihinde duyurya sormuştum "neyle besleyeyim?" diye. Ev bir güvelendi. Yüzlerce oldular. Ayarları yok ki... Elime aldığım her paketin kıvrımında pamuk görmeye başladım. Baktım yemek yerken kaplarımıza tavandan larva dökülür oldu. Sert, acımasız ve agresif bir temizlik ve tedbir süreciyle 2-3 ayda ancak kurtulabildik. O gün bugündür ev güvesi görünce öldürüyorum.

Aynı şeyi gümüşçün/nem böceği (silverfish) için de yapıyorum. Ama mesela dışarıdan böcek, örümcek vs. girerse, türüne göre ya görmezden geliyorum ya da alıp balkona/dışarı koyuyorum.

Haşere istilası kötü bir şey.
(Not: Sivrisineklere ölüm!)
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
karasineklere acımam öldürürüm. uğurböcegi ve arıları bir bezle dışarı atarım.
0
orpheus
(11.07.26)
(3)

Plak

Jazz
yakın zamanda juno'dan plak satın alan kimse var mıdır? türkiye'ye gönderim yapıyorlar ama gümrük işlerini bizim yapmamız gerekiyor sanıyorum. teşekkürler.https://www.juno.co.uk/
yakın zamanda juno'dan plak satın alan kimse var mıdır? türkiye'ye gönderim yapıyorlar ama gümrük işlerini bizim yapmamız gerekiyor sanıyorum. teşekkürler.

www.juno.co.uk
0
Jazz
(09.07.26)
yurtdışından çöp almak bile yasak artık.
+1
topkapiaksaray
(09.07.26)
yasak değil de gümrükle uğraşma konusu çok sıkar mı onu kestiremiyorum.
0
🌸Jazz
(09.07.26)
yasak değil de yasak.

gümrük maliyeti siparişinizin çoook üzeri çıkar. yani öyle 1-2 bin çıkmaz maliyet.
+1
gurur
(09.07.26)
(4)

Bu Whiskas ne menem bi şeydir?

msb
Evde esas mamamız bitmiş. Daha önce kedilerin fast food'u olduğunu duymuştum ama boş bulunup marketten aldık 1,5-2 kiloluk idareten...Abi kedi çıldırdı. Kabı dolduruyorum, anında bitirip yine istemeye başlıyor. Heroin bağımlısı gibi oldu hayvan. Vermesek s.kecek gibi bakıyor afedersiniz. Bu bizim ke
Evde esas mamamız bitmiş. Daha önce kedilerin fast food'u olduğunu duymuştum ama boş bulunup marketten aldık 1,5-2 kiloluk idareten...

Abi kedi çıldırdı. Kabı dolduruyorum, anında bitirip yine istemeye başlıyor. Heroin bağımlısı gibi oldu hayvan. Vermesek s.kecek gibi bakıyor afedersiniz.

Bu bizim kediye özel bi durum mu oldu bilemedim.
+2
msb
(08.07.26)
Whiskas kedilerde bağımlılık yapıyor evet. Sırf bu yüzden bile tehlikeli. İçeriği çok kötü ve kedilerin böbreklerine çok zararlı. Alışırsa başka bir şey yememe riski var bu mamada.
+2
mor oje
(08.07.26)
Şeker var içinde, ne kadar olduğu yazmıyor ama uzun süreli tüketimde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İdareten alınmış mamada çok sıkıntı yok ama bazı kedi sahipleri temel öğün maması olarak bunu kullanıyor, o zaman sıkıntı yaratıyor.

Aslında kedilerde şekeri algılayan gen eksik ama bu ondan aldıkları hazzı durdurmuyor, sadece şekeri bizim gibi algılayamıyorlar ama yine de hoşlarına gidiyor. Ondan bi daha bi daha istiyor muhtemelen :)
+1
truf
(08.07.26)
bizimkiler yemiyor.
0
gurur
(08.07.26)
Birçok kişiden aynısını duydum
Bizim fast food'u yedikçe yememiz gibi bir şey
Ve evet içindeki şeker oranı fazlaymış
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(09.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(6)

Sevgiliye almalık hediye

houseinorleans
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir. Yeni çıkmış trend bir şey?Deniz kum güneş temalı şeyler.S
hanımlar ne sever? Böyle niş ürünler bilen varsa paylaşabilir? Pinterestte görmüştüm alsam iyi olurdu dediğiniz şeyler… özel bir hediye almak istemiyorum. Bir defter, bir biblo, bir hobi aleti olabilir. Ömür boyu saklanacak bir eşya olabilir.
Yeni çıkmış trend bir şey?
Deniz kum güneş temalı şeyler.
Siz ne seversiniz siz ne isterdiniz?
+1
houseinorleans
(08.07.26)
Güvendiği bir derneğe bağış yaparsa çok mutlu olurdum. Hem ben mutlu olurdum hem de bir yaşama dokunmak güzel olurdu.

Benim tercihim; hasta bir hayvanın tedavisine destek olması olurdu.
-4
rock n roll
(08.07.26)
Kırtasiyeye meraklı biriyse; şurada güzel şeyler oluyor,
www.unmeiprojects.com.tr

Değilse açık hava konser, tiyatro bileti olur.
0
a perfect lie
(08.07.26)
art cat chocolate
(08.07.26)
Valla ben yıllardan sonra romatikten pratiğe evrildim, biri bana hediye alacaksa kullanabileceğim işimi gören bir şey alsın isterim. İhtiyacı neyse ona bakın.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
guessin bilekliğini aldım baya beğendi
0
gurur
(08.07.26)
pikap ve şşnde sevdiği sanatçıların olduğu birkaç plak
0
gadlemler
(09.07.26)
(4)

Şanghay & Seul

liberal
Para ödemeden bu iki şehirden birisine yol ve konaklama dahil gitme imkanım var. Şanghay olursa hemen seul olursa seneye gitme durumu.Sizce hangisine gitmeliyim?Bilgi: vizelerim de karşılanacak, o da sorun değil.
Para ödemeden bu iki şehirden birisine yol ve konaklama dahil gitme imkanım var. Şanghay olursa hemen seul olursa seneye gitme durumu.

Sizce hangisine gitmeliyim?

Bilgi: vizelerim de karşılanacak, o da sorun değil.
-1
liberal
(08.07.26)
senin bireysel olarak vize durumunu bilmiyorum ama bu yol ve konaklamayi karsilayan sistem vizeni de hallediyorsa shanghai. seul'a her zaman gidilir ama Cin'e turist vizesi almak baya zahmetli.

ha bu onemli faktor degilse bence seul turistik olarak daha atraktif shanghai'ya gore.
+3
king lizard
(08.07.26)
Şanghay +1


seul'e vize gerekmiyor zaten. ona kendiniz gidersiniz.

ha ben olsam seul seçerdim çünkü şhangay'ı merak etmiyorum. ilgimi çekmiyor."
0
art cat chocolate
(08.07.26)
shanghai +1 ordan da Seul biletinizi kendiniz alıp geçebilirsiniz aslında :-) bi taşla iki kuş
0
euteamo
(08.07.26)
ikisine de gittim.

yanıtım şangay.
0
gurur
(08.07.26)
(1)

TP2 Para Piyasası Fonunu Nasıl Bilirsiniz?

solo
Merhaba galyalılar,Bir süredir bu fonu portföyümde barındırıyorum, bilenler bilir PPF'ler arasında en yüksek getiriye sahip fon TP2 ancak bazı kaynaklarda bu arkadaşların fonlarının biraz sıkıntılı olduğu ve içinde çok fazla riskli tahvil vs barındırdığı girdileri var, sizce TP2 gerçekten risk barın
Merhaba galyalılar,

Bir süredir bu fonu portföyümde barındırıyorum, bilenler bilir PPF'ler arasında en yüksek getiriye sahip fon TP2 ancak bazı kaynaklarda bu arkadaşların fonlarının biraz sıkıntılı olduğu ve içinde çok fazla riskli tahvil vs barındırdığı girdileri var, sizce TP2 gerçekten risk barındırıyor mu? yarın bu yatırım şirketinin başına bir iş gelir ve PPF fonu da patlayabilir mi? malum adamların saatli bomba gibi ortada duran meşhur bir fonu var. (bkz: tly).

Unutmadan YTD.
0
solo
(07.07.26)
teranın fonu işte ppf.

içinde hisse de var.

terada işler iyi gittiği sürece sorun yok.

ama sıfır risk değil bu fonlar.
0
gurur
(07.07.26)
(4)

Yatırım Fonu Tavsiyesi

askingforafriend
En son DVT ve TLY fonlarını almıştım performanslarından memnunum. Sizce şu an hangi tür fonları alma vakti? bist düşünmüyorum. ne tür fonlarda yükseliş bekliyorsunuz?
En son DVT ve TLY fonlarını almıştım performanslarından memnunum. Sizce şu an hangi tür fonları alma vakti? bist düşünmüyorum. ne tür fonlarda yükseliş bekliyorsunuz?
0
askingforafriend
(06.07.26)
tly riskini taşıyabiliyorsanız, alternatifleri zor. son ay %22 verdi. ne yapabilir ki bir forn daha başka.

muadilleri benzer risktekiler, dfi, phe, vs.
0
gurur
(06.07.26)
TLY dertsiz başa dert...
zamanında büyük sıçrama yapınca(10x mi ne yapmıştı) küçük bir miktar aldım, sonra artmaya devam etti. daha artmaz dedim almadım. yükseldikçe yükseldi, yükseldikçe kesin düşecek diye almadım. benim aldığım bile 5x olmuş. bir yanım keşke zamanında ne var ne yok TLY alsaymışım diyor, diğer yanım bir adet bile TLY alsam kesin gümleyecek diyor. alamıyorum da satamıyorum da.
0
late viper
(06.07.26)
az miktar TLY alabilirim, yatıracağım paranın %40'ı falan. kalanı DVT'ye mi atsam? bu tarz fonlarda en iyisi DVT diye görüyorum, var mı fikriniz?
0
🌸askingforafriend
(07.07.26)
bir yıldır DFI, GUH ve YIT ile şansıma iyi para kazandım, şimdi onlardan azaltıp, PHE ve TLY de ekledim, bekliyoruz bakalım.
0
ravenudon
(07.07.26)
(10)

Kardese verilen borc nasil istenir ?

sirius
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?Enflas
Kardesim yaklasik 2 yil once ev tadilati nedeniyle 80 bin TL borc aldi benden.
2 yil boyunca ailesi ile yurt ici/disi tatil falan yapti. Ama hic borc geri odemesi konusu gecmedi.

Su an bu paraya ihtiyacim yok ama uzerine yatmasi ve hic bahsetmemesi rahatsiz ediyor. Bu borc hatirlatilir/istenir ?

Enflasyon farki ise ayri bir problem tabi.
0
sirius
(06.07.26)
kardeşimi tatile çıkacağız biraz sıkıştım plan yapamıyorum. borcunu kapatabilecek durumun var mı?
+6
kisa
(06.07.26)
sende ihtiyacın olduğunu söyle, ödemen olduğunu söyle iste. sen istemedikçe o üstüne yatacaktır.
faiz olayı tefeciliğe girer. bunu dert ediyorsan o zaman en başta altın, dolar olarak verecektin. ki bence bu bile bir nevi tefeciliktir. borç ne verdiysen o alınır.
-1
my fault
(06.07.26)
enflasyon oranı tefeciliğe girmez. bu bir faiz getirisi değildir, paranın değer kaybının korunmasıdır.
başta konuşulmadıysa kardeşten faiz alınmaz bence ancak baştan 1 ay diye konuşulup 1 yıl sonra ödüyorsa yasal enflasyon oranında artış makul kabul edilir bence ama yine de buralar bence detay. önce konuşup borcu iste.
0
kisa
(06.07.26)
tatile çıkıcam param yok borcunu öde.
-1
jamswety
(06.07.26)
2 senenin farkı evet var ama karşınızdaki kişi ne olursa olsun kardeşinizdir.
ilk entry'ye +1 veriyorum. bir sebep ile hatırlatılabilir. söylemediğiniz durumda olur olmadık zamanlarda aklınıza gelecek ve rahatsız olacaksınız.

kardeşinizle konuşabilmeniz gerekiyor.
unutmuş olabilir, ödediğini bile düşünüyor olabilir.
+1
eurhka
(06.07.26)
Borcunu iste. Zaten hakkın .
Üstüne özür dilemesi de lazım.
İnsanımız borç alma ile harçlık alma konusunu karıştırıyor.
Ben olabildiğince paranın azına
çoğuna bakmadan pekte "utanmadan" hatırlatıyorum. Borç alanın kasten bilerek unutmaya meyilli olduğu , başka yerden para beklediği , kaçtık mı ? demeye hazır olduğu bir zamandayız .

En son bir yerde otururken yanımda pekte samimi olmadığım biri bana da ısmarlayıp çay söyledi .
Yaşı benden biraz büyük ama düşünce hususunda anladım ki kıt. Parasını ödemeden de gitti.
Ben ayıp olmasın diyerek işyerine çayların parasını ödedim .
O kişiye yeri geldiğinde, ısmarlayan kişinin hesabı ödemesi gerektiğini hatırlatacağım.
Böyle beleşçi beyinlerin hayta dair ince hususları ölmeden önce öğrenmesi lazım.

Kısacası senin 80bin TL hayli hayli utanmadan geri istenecek bir para . Taksit vs. falan da kabul etme durumu zorla . Malum 2 yıl geçmiş aradan.
0
diyecevaplandı
(06.07.26)
Kardeş diyorsun, borç harç olmaz benim nezdimde.
-8
gobekliraki
(06.07.26)
birisi tatile çıkıp borcunu ödemezse gerçekten aşırı rahatsız edici.

birisi borç istiyor diyebilirsiniz.

yatırım yapacağım diyebilirsiniz.

2 sene önce borç olarak mı aldı, belki de yardım olarak düşünüyordur?

2 sene önceki 80 bin bugün sadece enflasyon yürütülse 130 bin yapar.

altın alsaydınız 250 bin yapar.

ne diyeyim geçmiş olsun.
+1
gurur
(06.07.26)
Anne baba kardeşe borç olmayacağı için benim nezdimde onlar da benden büyük para istemezler. Beş on bin lazım olursa atarım geri de istemem ama burada meblağ fazla.

Arkadaşlar da demişler tatile gideceğim param yok de bu kadar
0
Hallegadola
(07.07.26)
"tadilat için benden borç alıyorsun, sonra gidip yurtdışında tatil planı yapıyorsun"

bunun ayıbı olmaz. dan diye söyleyin.
0
co2s2
(08.07.26)
(12)

Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler

egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.

Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
0
egerbiryolcu
(04.07.26)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(04.07.26)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin.
Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(04.07.26)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(04.07.26)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(04.07.26)
adam bıçakla, cezaevine gir. uzun bir dijital detoks imkanın olur :)
+3
faberkastelli
(04.07.26)
El işi gibi bir hobi edinin, sürükleyici kalın bir roman okuyun.
+1
ekimoloji
(04.07.26)
@faberkastelli cevabınızagüldüm gerçekten çünkü ciddi ciddi hapis cezası alma ihtimalim var:d
Ama tabii ki adam bicaklamadim o.0
-1
🌸egerbiryolcu
(04.07.26)
@egerbiryolcu canınızı sıkmayın. dünyanın sonu gibi görünüyor ama sayılı gün de çabuk geçiyor. konuyla ilgili konuşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. verdiğim cevabı faraza değil, tecrübeden yola çıkarak verdim :)
0
faberkastelli
(04.07.26)
Dip köşe temizlik :) Bi yerden başlayınca bende çorap söküğü gibi geliyor, kendimi durduramıyorum. Yaparken başka şey aklıma gelmiyor :)
+1
truf
(04.07.26)
yürüyüş yapın. süper aktivite. kendinizle başbaşa kalırsınız.
hobi edinin. ağaç oyma, boya vs.
el işi gerektiren tadilata girişin. evi boyayın vs.
veri analizi yapın. birebir bol bol veri kopyalamalı vs.
0
gurur
(04.07.26)
Size göre akıcı kitaplar bulun,
Playstationa sarmak,
Telefonsuz denize havuza gitmece,
Bilmediğiniz otobüs hattına binip etrafa bakınma,
Boğazda 2 saatlik vapur turu
0
gadlemler
(05.07.26)
Telefon android ise program var. Telefonu kitliyor sadece aramalara bakabiliyorsun.
0
komando kani var bende
(05.07.26)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(17)

Kutsalınız ne kadar kırılgansa, o kadar putperestsiniz!

banach
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...Kaynak: https://x.com/tfnkymz/status/2071201944840917256
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...

Kaynak: x.com
0
banach
(03.07.26)
Kafirun Suresinin Anlamı
-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- De ki: Ey kâfirler.

2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.

4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz.

6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Hümeze Suresi anlamı
1-2 - Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!

3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.

4- Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.

5- Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

6-7 - O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

8-9 - Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

Kalem Suresi 7-15 ayetleri anlamı:

7- Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
-12
dilemma of subscribtionability
(03.07.26)
@dilemma of subscribtionability; cok guzel. butun bu kirilganliklara cevap kitapta varmis iste: لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

gunun kitabi: ali seriati - dine karsi din.
0
🌸banach
(03.07.26)
@banach
Selam
0
yadigar
(03.07.26)
@yadigar, ve aleykumselam!

gunun siiri: asaf halet celebi - ibrahim

"ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim"
+1
🌸banach
(03.07.26)
gunun put kiricisi: ebu zer el-gıfari
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun ezgisi: bir sabah gelecek kardan aydinlik

link: www.youtube.com
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun kitabi (malum gun dondu): daryush shayegan - yarali bilinc: geleneksel toplumlarda kulturel sizofreni

link: www.amazon.com
0
🌸banach
(04.07.26)
valla din isi yalan ama hayat da komple kolpa olamaz teorisini takip eden birisi olarak benim icin dusunce ozgurlugu, baskasi "senin tavrin beni uzuyor, canimi sikiyor" dediginde sinira ulasmis oluyor.

yani adam Muhammed'i cizme, bu benim canimi sikiyor kardesim, beni gucendiriyor, uzuyor diyorsa ustune gitmeyeceksin. yok ben bunlari dinlemem putlari yikacam kafasindaysan da basina birsey gelince sikayet etmemen lazim.

falan filan..
-1
cooperr
(04.07.26)
gunun tez konusu: islamcilarda oportünizm, guc ve para hirsi
+2
🌸banach
(04.07.26)
gunun siyonisti: malum dalyarak
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun sozu: "din; ölümden önce bir işe yaramayacaksa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır"
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun buyukelcisi: bakara, makara
+2
🌸banach
(04.07.26)
bunu illa islam’a indirgememek lazım, başkalarının dinine saygılı olacaksın işte, ateistse de saygılı olacaksın yahudiyse de. birbirine saldırıp duran insanlar düşük zekalı.
+1
deartheodosia
(04.07.26)
gunun putu: din, kitap, para, bayrak, vatan, ata, dede, ana, baci... herkesin putu kendine.
0
🌸banach
(04.07.26)
baskalarinin dinine saygili olacaksin soylemi basta guzel dursa da pratikte karsiligi olan bir sey degil. cunku dinler toplumsal yasami sekillendirme islevine sahip olduklarindan kendilerine yonelik goruslere karsi bu sekilde notr bakmiyorlar. bir ateistin islama inanmamasi, ya da inancsizligini acikca ifade etmesi bile bir dindar acisindan dinine hakaret olabiliyor. cok da garip degil esasinda, ateist olmak nihayetinde muhammed'in gercek olmadigini ya da yalanci/hasta oldugunu iddia etmek temelinde.

bu yuzden ifade ozgurlugunun sinirini dine saygili olmak gibi hakim dinlerin rahatca egip bukebilecegi bir yerden cekmek cok tehlikeli. kutsallarla da, dinlerle de dalga gecilebilir, saka yapilabilir, ve dahi hakaret edilebilir. buna benzer olcude tepki vermek de normaldir. ama devletin mudahil olmasi gereken bir sey degil.
+1
ghilleinthemist
(04.07.26)
katılmıyorum.
0
gurur
(04.07.26)
katılıyorum.

benim anlayışıma göre, bir inancın, dünya görüşünün değeri, mutlakiyeti, kabul edilebilirliği; bu görüşlere karşı kimi "sataşmalar" karşısında onlara inananlarının takındığı tavırda gizlidir.

onlarla alakalı en ufak bir eleştiride ya da espiride, müritlerinin öfkeden deliye döndüğü ve eldeki imkanları, olanakları nispetinde söz konusu eleştiriyi yahut şakayı yapan zatları cezalandırma yolunu seçen inanç değerlerini benimsemem.

Hakikate böylesi inanç sistemleriyle ulaşılamayacağını düşünürüm.

Çevremizdeki tüm aynaları kırarsak, en sonunda neye benzediğimizi unuturuz diye düşünüyorum.
0
pangea
(05.07.26)
(6)

çok üzgünüm... ne yapsam?

art cat chocolate
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısı
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.

birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısının.

plazanın ön bahçesine geldik tam, box'ın kapağını açtı tepinirken ve kaçtı. saatlerdir ortada yok. aradım aradım bulamadım.

boxın mandalları hala kilitli bu arada. ilk box kullanışım değil. çok uyduruk çıktı ürün.

geri gelir mi? 1.5 yıldır buradaydı o kedi.
0
art cat chocolate
(03.07.26)
gelir yaa üzülmeyin <3
bir kaç gün azıcık tırsak davranır o kadar.
0
lil siztah
(03.07.26)
Kaçtığı yer çok uzak değil anladığım kadarıyla. Aynı binanın ön bahçesinin oradan kaçmış.

Arka bahçenin dışarıyla bağlantısı varsa merak etmeyin geri gelir tekrar arka bahçeye. O zaten normalde de geziyordur oraları.

Plastik kapılı box'ların kapısını kafayla ittirince esneyip klipslerinden çıkıyor. Benim kedininki de onlardan. Sığacağı metal kapılı box bulamadım, sağdan soldan plastik kelepçe ile bağlayıp kullanıyorum.
+1
kibritsuyu
(03.07.26)
Gelir.
Box a koyunca korkmuş ve paniklemiştir. Orayı zaten evi gibi görüyor hatta yakınlarda bile olabilir.

Sen ve arkadaşın gibi duyarlı insanların daha da artması dileğiyle ♥️
+1
rock n roll
(03.07.26)
Bahçede besledigimiz çok sevdiğim eski bir kedimiz kisirlastirma sonucu bahçemize geri bırakılmıştı..kutuyu bahçede açıp bırakmışlar. Bir süre hiç gözükmedi ortalıklarda. Korkudan artık kaçtı buraya bı daha gelmeyecek diye nasıl üzülmüştüm anlatamam. Umudu kestigim üç dört gün sonra hicbi sey olmamış gibi diğer kedilerin arasında yemek beklerken görünmüştü bir gün.

Ben bunu korkusunun geçmesine baglamistim. Üç dört gün sürmüştü bize görünmemesi.

Umarım sizinki de çok kısa bir sürede geri gelir ki bence gelecektir. Sokaklara da alışkın bir kedi. Ev kedisi kaçsa daha endişe edici durum olabilirdi yani daha biliyordur etrafı gelecektir umarım.
0
egerbiryolcu
(03.07.26)
korkmuştur.

gelir bi süre sonra.
0
gurur
(03.07.26)
arkadaşlar kedi geri geldi :)))
+3
🌸art cat chocolate
(08.07.26)
(3)

Eski is yerimden IK muduru mesaj atmis, is ariyor musun 2 sene once ayrildigin pozisyon bos diye

tantamount_to_equivalent
Yarin gel basla gibi resmen. Arkadaslar, yoneticiler falan ortam iyiydi aslinda misal ben irtibat kursaydim, is ariyorum diye bir sekilde donerdim geri. Geri donmeyi su an icin dusunmuyorum ama tamamen kapiyi da kapatmak istemiyorum. Hayat bu, isler kotu gittiginde yedekte hep dursun isterim oranin.
Yarin gel basla gibi resmen. Arkadaslar, yoneticiler falan ortam iyiydi aslinda misal ben irtibat kursaydim, is ariyorum diye bir sekilde donerdim geri. Geri donmeyi su an icin dusunmuyorum ama tamamen kapiyi da kapatmak istemiyorum. Hayat bu, isler kotu gittiginde yedekte hep dursun isterim oranin. IK muduru 20-30 yildir orda calisan kil biri, mezara kadar demirbasi oranin. Verecegim bir cevabi ters algilayip bana tamamen kapiyi kapatmasini da istemem. 1 saat de oldu ne cevap yazayim bilemedim?
0
tantamount_to_equivalent
(20.06.26)
sizi çok seviyorum ama ailevi nedenlerden şu anda burada devam etme mecburiyetim var ?
0
gurur
(21.06.26)
Şartlarını öğren, maaşı vs, muhtemelen ayrildigin zamanki gibi rakam teklif edecekler. Köprüleri yakmaktan da çekinmezsin o zaman, ha bunlarda iş yok diye.
+1
sadegazoz
(21.06.26)
Niye aynı pozisyona gidiyorsunuz? Terfi pazarlığı yapın, vermiyorlarsa da onların sunmadığı imkan sebebiyle gitmemiş olursunuz.
0
kendimefotograflarim
(21.06.26)
(3)

M11 metrosunda 20 dakikalık ara değişecek mi

egerbiryolcu
Halkalı etabı bugün açılacak artık daha kısa aralıklarla gelecek mi bu metro
Halkalı etabı bugün açılacak artık daha kısa aralıklarla gelecek mi bu metro
-1
egerbiryolcu
(19.06.26)
15 dk olacak yazmışta geöen biri x te.
0
gurur
(19.06.26)
Yani koca havalimanı kullanılıyor bu metro ile beş on dakika aralık yapmak çok mu zor her zaman da full dolu gayet.

İndire indire beş dakka indirmisler zamanla on a düşer umarım.
-1
🌸egerbiryolcu
(19.06.26)
mesele sadece metro yapmak değil, işletmek vs.

metrodaki tren setleri araba gibi değil. gelmesi vs çok uzun sürüyor. emin değilim ama muhtemelen işletecek tren setleri sınırlıdır. sınırlı olunca da istediğiniz aralığı sağlayamıyorsunuz.
0
gurur
(21.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.