Giriş
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(8)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Herhangi bir sorun karşısında şikayetle oyalanmak yerine sorunu ortadan kaldırmak için gerçekten aksiyon alanları ciddiye alırım. Bir de kendi yargılarını kenara bırakıp karşısındakini anlamak için dinleyen insanları
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(10)

çorba çeşitleri

love and trust
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;tarhanaezogelinyayla çorbasıbunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
malum havalar soğudu çeşitli çorbalar denemeye başladım. farkettim kigenelde 3 çorba etrafında dönüyorum;
tarhana
ezogelin
yayla çorbası

bunlar haricinde sizlerin yaptığı ve severek içtiğiniz başka hangi çorbalar var, tavsiyelerinizi beklerim.
0
love and trust
(07.12.25)
mercimek
balkabağı
0
king lizard
(07.12.25)
Kışın çorba içmeye bayılırım.

-sebze çorbası (genelde kabak, kereviz sapı, havuç, brokoli, 1 küçük patates, süt ve şehriyeyle yapıyorum)

-tavuk suyuna çorba
- brokoli çorbası
-şehriyeli domates çorbası
- yeşil mercimekli, erişteli çorba (bu biraz aş dediğimiz türden oluyor)
- mantar çorbası

Sizin söyledikleriniz dışında en sık yaptığım çorbalar.

Bir de dört kaşık çorbası diye bir çorba denedim, yeni favorilerimden olabilir. Yoğurtlu ve bakliyatlı bir çorba.

Edit: tarifini de ekleyeyim. Yalnız ben yoğurtlu çorbalara yumurta eklemem, bunu da yaparken yumurta eklemedim. Unu bir tatlı kaşığı kadar arttırdım. O kısım size kalmış. Bir de yağ yakarken bir soğanı karamelize edip, içine ekledim. yemek.com
+1
fraise
(07.12.25)
çorbada kremayı çok sevmiyorum, kremalı çorbalar yapmam.
patates çorbasına ama terbiyesinde mutlaka limon olacak.
kırmızı mercimek çorbası. yeşil mercimek çorbası daha çok yemek gibi geliyor bana ama zaten tanıdını sevmediğim için tüketmiyorum.
ben yapmıyorum ama sütlü badem çorbası deneyebilirsiniz.
şehriyeli salçalı çorba. benim için en basiti.
tavuk suyu çorbası. ama içine dereotu, havuç koyulacak.
pek sevmem ama havuç çorbası da olabilir.
+1
black holes in the sky
(07.12.25)
yoğurtlu keşkek çorbası, domates çorbası(yazdan hazırlanan fırında közlenmiş domateslerle), erişte çorbası, tavuk suyu çorbası(tam kış çorbası, bol limonlu, ekşili), balık çorbası (çok balık seven biriysen dene), farklı yörelerin tarhanalarından çorba yapmayı deneyebilirsin .
+1
sealth
(07.12.25)
Mercimek -> her zaman favorim.
Domates çorbası -> Kullanılan domatese göre değişmekle birlikte iyi domatesle yapılan bir domates çorbası harika olur.
Tavuk çorbası -> iyi yapılırsa içerim sadece
Brokoli çorbası -> çok lezzetli olur
Terbiyeli şehriye çorbası -> güzel olur
Bamya çorbası -> Etli olduğu için pek sevmiyorum ama güzel bir çorbadır.
+1
himmet dayi
(07.12.25)
terbiyeli çorbaları daha çok seviyorum ben. mesela terbiyeli tavuk suyu çorbası.

marketten tam tavuk aldın. atılacak yerlerini attın. güzelce haşladın. suyunu süzdün. tavuğun istediğin yerinden çorba için ayırdın, mesela göğüs. sonra çorba yaptın.

tavuğu da fırında kızarttın yedin.


1 tavuktan belki 12 kişilik çorbaya tavuk suyu çıkar. porsiyonlayıp buzluğa atabilirsin.


hem suyunu porsiyonlarsın içine de hazırladığın tavuk parçalarını da atarsın öyle dondurursun. böylece bir çorba için çok uğraşmak zorunda kalmazsın

ayrıca tarhana dahil her şorbaya tavuk suyu koyarsan daha güzel olur.
+1
Fodera
(07.12.25)
Kereviz, havuç ve patatesli kırmızı mercimek çorbası
Fesleğenli fırınlanmış domates çorbası (Bu çok güzel oluyor, domates, soğan ve sarımsağı fırında pişirip sonra çorba yapıyorum. Biraz zahmetli olduğu için bir seferde çok çok yapıp buzluğa koyuyorum.)

Çorba pek aramıyoruz, tarhana falan da sevmiyoruz, bu iki çorbayı sürekli tüketiyoruz.
+2
kobuzchu kiz
(07.12.25)
işkembe.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
Fırında közlenmiş sebzeler ile yapılan çorbalar olabilir
youtube.com

Ardanın brokoli çorbası hem çok pratik hem de bir çimdik tarçın çok yakışıyor
youtu.be

4 kaşık çorbası, bakliyat miktarını 8 kaşığa çıkarınca daha bol malzemeli doyurucu oluyor
youtu.be
+2
grimavi
(07.12.25)
Çorba yaa! Çorba
Dünyanın en samimi yiyeceği/içeceği
+2
🌸love and trust
(07.12.25)
(12)

Çelik tavadan randıman alamıyorum. Yapışıyor sürekli.

ground
Restoranlar nasıl kullanıyor. Her şeyi yapıyorlar. Ben yumurta bile yapsam olmuyor. Bir ton bulaşık sorunları oluyor. Bazı uygulamalar var denedim olmuyor. Yağı bol falan mı kullanmamız gerekiyor nedir??
Restoranlar nasıl kullanıyor. Her şeyi yapıyorlar. Ben yumurta bile yapsam olmuyor. Bir ton bulaşık sorunları oluyor. Bazı uygulamalar var denedim olmuyor. Yağı bol falan mı kullanmamız gerekiyor nedir??
+1
ground
(04.12.25)
Evet yapışmaz olmayan pişirme kaplarının genelinde yağlama daha önemli. Yapışmazlara çok alışıksanız farkında olmadan yağı az koyuyor olabilirsiniz.

Bir de tavadaki yemeğin uygun derecede pişmiş olması lazım yapışmaması için. Az pişmişken de yapışır, çok pişmişken de. Bunun ayarını deneye yanıla bulabilirsiniz.
0
akhenaten
(04.12.25)
Tavayı en az 1 dakika ısıtacaksın
Su damlaları ile test edeceksin
Damlalar civa gibi tavada buharlaşmadan hareket ediyorsa sıcaklık yeterlidir
Yağ ekleyip ocağın ateşini kısacaksın

Örnek youtu.be
+4
grimavi
(04.12.25)
Yağla ilgisi yok tavayı su damlattığında buharlaşmadan cız cız su damlası dans edene kadar ısıtman gerekiyor. Youtube'da vidoları var izlersin. Ardından ateşi kısıp yağ damlatıp yumurtanı yapışmadan pişirebilirsin
+4
Mcfly
(04.12.25)
Üstteki iki cevap +1
0
kisa
(04.12.25)
çelik tavalara şöyle birşey yapıyolar. bir dene istersen

www.youtube.com
-1
Fodera
(04.12.25)
Ayrıca tabanı ince tavalar böyle yapabilir.
Hem iyi ısınmış hem de tabanı kalın olması lazım.
0
etna
(05.12.25)
Bu bana da oluyor bazen, iyice isinmasi lazim, bir de biraz pistikten sonra karistirilmali, erkenden karistirilirsa yapisiyor. Su testi olayinda da ufak bir not duseyim, yag koymadan once tavadaki su tamamen buharlasmadiysa kurulamak gereiyor yoksa yag koyuldugunda patlama yapiyor.

Celik tencerede sut kaynatanlar icin insanliga bir not daha dusmek istiyorum. Sebebi hakkinda bir fikrim yok ama tencereyi sutu koymadan hemen once cok sicak suyla guzelce yikarsam ve cok ince bir su tabakasi birakip sutu onun ustune koyarsam yapismiyor. Aksi taktirde induksiyonlu ocakta neredeyse kesin yapisiyor.
0
mbond
(05.12.25)
Evde çelik dışında tava yok. Tam bir çelik severim ama patatesli yumurta, İspanyol omleti yapamıyorum. Bazı yemeklerin çelik tava ile yapılabileceğini düşünmüyorum. Patates işi bozuyor.
0
gnosis
(05.12.25)
yeterince ısıtırsan yağ bile koymasan yapışmaz. sadece tam pişmeden dokunma.
0
gercekdunya
(05.12.25)
Fodera'nin cevabindaki tava karbon celik. Normal celik tavadan farklidir. Bildiginiz normal celik tavalara uygulamayin onu.
0
osssy
(05.12.25)
osssy'nin normal çelik dediği paslanmaz çelik. Fodera'nın attığı video tavanın paslanmaması için , çok ince yağ tabakası ile polarize edilerek kaplanması.
0
Mcfly
(09.12.25)
çelik can'dır :) iyice ısıtıp kullanıyorum bende, yapışma hiç ya da çok az oluyor (yapılan şeye göre değişiyor)
0
sweetoffice
(09.12.25)
(3)

Favori Ferdi Özbeğen şarkınız

sekizdokuzon
Uzun süredir ara verdiğim arabesk serisine devam. Bugünlük bu diyelim, opsiyonel: https://open.spotify.com/track/0iOFXoyUG7c758lAIuBasa?si=1VwsKw4ISQaf65rKpWXwsQTeşekkürler.
Uzun süredir ara verdiğim arabesk serisine devam. Bugünlük bu diyelim, opsiyonel: open.spotify.com

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(03.12.25)
www.youtube.com

pamela versiyonunu orijinalinden daha çok seviyorum www.youtube.com
+2
exlibris
(03.12.25)
youtu.be
Elini sallasan ellisi
Saçını sallasan tellisi
0
grimavi
(03.12.25)
Ağla halime.
0
pro9it9is9
(03.12.25)
(3)

mobilyalarda kullanılan cam görünümlü köpük gibi madde?

croswell
nedir? çekmecelerde olur özellikle tv ünitelerinde falan buzlu cam gibi gözükür ancak plastik bir madde genelde içinde ince kanallar oluyor darbe aldığı yer daha da beyaz gözüküyor. eğilip bükülebiliyor rahatlıklaasıl sorunum;Mutfakta bir bölüm var üst dolapların köşesinde sağ ve ön kısmı açık 2 tan
nedir? çekmecelerde olur özellikle tv ünitelerinde falan buzlu cam gibi gözükür ancak plastik bir madde genelde içinde ince kanallar oluyor darbe aldığı yer daha da beyaz gözüküyor. eğilip bükülebiliyor rahatlıkla

asıl sorunum;
Mutfakta bir bölüm var üst dolapların köşesinde sağ ve ön kısmı açık 2 tane raf var. Bu rafları bu tarz bir madde ile kapatmak ve ön tarafını kapak yapmak istiyorum. Bu amaca uygun başka bir şey de söyleyebilirsiniz :)

teşekkürler
0
croswell
(02.12.25)
şeffaf akrilik levha olabilir.
0
lazpalle
(02.12.25)
Epoksi olabilir
0
grimavi
(02.12.25)
Oluklu Polikarbonat Levha
+1
orpheus
(02.12.25)
(6)

instagram erkek pozları

dedim dedim de kime dedim
hiç foto çeken arkadaşım yok bir yere gittiğimizde foto çekilmek de kimsenin aklına gelmiyor. foto da çekemiyoruz açıkcası. böyle çok yakın dayı selfie si gibi çıkıyoruz süreklibu instagramda güzel çıkan insanların nasıl arkadaşları var ki sürekli iyi çıkıyorlar? bunun belli başlı pozları, açıları f
hiç foto çeken arkadaşım yok bir yere gittiğimizde foto çekilmek de kimsenin aklına gelmiyor. foto da çekemiyoruz açıkcası. böyle çok yakın dayı selfie si gibi çıkıyoruz sürekli

bu instagramda güzel çıkan insanların nasıl arkadaşları var ki sürekli iyi çıkıyorlar? bunun belli başlı pozları, açıları falan mı var?

instam kedi, köpek dolu. 1-2 fotom bile yok. nasıl çekilebiliriz güzel fotolar?

10.000 tane çekilip içinden 1-2 mi seçmek gerekiyor?
0
dedim dedim de kime dedim
(30.11.25)
Böyle yapacan
youtube.com
0
grimavi
(30.11.25)
Aslında bunun güzel fotoğraf çeken arkadaşla ilgisi yok bence. Ben fotoğraflarda çok güzel çıkıyormuşum; bunu söyleyen çok kişi oldu ve kendim de farkettim.

Ben fotoğraf çekiminde asla kasmam altı üstü bir fotoğraf diye düşünürüm ve en doğal halimle dururum. Ayna karşısında poz çalışan insanlar var mesela buna gerek yok. Gülümsemek de çok önemli.

Kadın olarak yanıtladım sorunu. Güzel fotoğraf olması için ne yapman gerekir diye tüyolar vermek istedim. Erkek pozları diye sormuşsun ama gerçekten poz çalışma. Bu arada benim de fotoğraf çekilirken bazen aşırı poz veresim geliyor böyle kendimi " star" gibi hissediyorum :))
0
rock n roll
(01.12.25)
mesela yanındaki insanlarda güzel çıkıyor mu fotolarda ?
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(01.12.25)
Merak ettim @rock n roll
0
Kahvedesu
(01.12.25)
İyi fotoğraf çekebilen arkadaş lazım insana. Bazı insanların çektiği fotoğraflar gerçekten manzara önü asker pozundan öteye gidemiyor. Bazen özellikle açıyı ve arkaplanı ayarlayıp gel bak buradan şöyle tutarak çekeceksin diyorum yine de istediğim gibi olmuyor:) nazının geçtiği birisine 15 20 tane çektireceksin içinden zaten 1 ya da 2 tanesini beğeneceksin. Bir de candid photo denilen tarz daha çok hoşuma gidiyor ona bir bak
0
kullanicadi
(01.12.25)
FaceApp diyorum ve susuyorum hocam. İnstada doğal foto atan insan sayısı 17 falan
0
fatihdr
(01.12.25)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
(9)

hangi diş macunu?

steve rogers
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
0
steve rogers
(30.11.25)
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir

Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
0
grimavi
(30.11.25)
Şu (tadı güzel)

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
powerdent.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Oral B glamorous çok beğendim. Opal'den daha iyi. Opal balon.
-1
arbre
(30.11.25)
Himalaya kullanıyorum ben. Memnunum.
+1
efreet sultan
(30.11.25)
Florurlu herhangi bir macun olur aslinda, tadi kotu olmadigi surece cok buyuk fark yaratmiyorlar bildigim kadariyla.
+2
bosver nicki
(30.11.25)
sensodyne
0
koela
(01.12.25)
biomed.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(01.12.25)
biomed +1
+1
ucurulmamak umidiyle
(01.12.25)
(5)

Hangi saat-2

kizil karga
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:Tissot Gentleman: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeATissot Prx: https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.htmlBen Tissot Gentleman almaya karar vermiştim a
Daha önce şu iki saat arasında kararsız kalmıştım:

Tissot Gentleman: www.tissotwatches.com

Tissot Prx: www.tissotwatches.com

Ben Tissot Gentleman almaya karar vermiştim ama sonra bütçeyi biraz daha yükseltip şunu almaya karar verdim gibi ama çok da emin değilim: Longines Conquest www.konyalisaat.com.tr

Maksimum bütçem bu, buna tamam olayım mı yoksa yoksa yav siktir et Gentleman iyidir yapıştır gitsin mi dersiniz?
0
kizil karga
(25.11.25)
Longines conquest tasarım olarak ruhsuz geldi bana

Casio nun otomatik saatine benziyor
www.konyalisaat.com.tr
+1
grimavi
(25.11.25)
Longines ile Tissot kıyaslanacaksa tabii ki Longines. Hem marka olarak daha oturaklı durur ve uzun yıllar her kademede takabilirsiniz. Saat dünyasına merak salanlar genelde Tissot'u bir zaman sonra ıskarta eder. Benim de ilk saatim Longines ve hala severek takarım. Bir de fotoğraftan seçiyorsanız mutlaka gidin görün kolunuzda. birisi marka olarak consumer seviye, diğeri lükse giriş.

ilave: konyalının fotoğraf kalitesi baya bi leş. kıyaslama yapacakları şöyle alalım :). www.longines.com
+1
awlmi
(25.11.25)
Tissot Gentleman + Longines Conquest (belki Tissotu bir tik daha fazla begendim)
Prx etkileyici gelmedi.

ama koluna takip bakman lazim.
+1
compumaster
(26.11.25)
Longines Conquest 122gram Tissot 164 gram bu da bence onemli.
+1
compumaster
(26.11.25)
İlk link.
+1
gobekliraki
(26.11.25)
(6)

%100 pamuklu erkek mont

tolgan
Selamlar arkadaşlar. Kışın iyice kendini hissettirdiği bu günlerde %100 pamuklu mont arıyorum. Astarı ve dış katmanı pamuklu mont önerisi alabilir miyim? Malum tüm tekstil sektörü polyesterden geçilmiyor. En basit tişört ve sweatshirtler polyesterli ve rahatsız edici. Bulamadığım için sürekli aynı ş
Selamlar arkadaşlar. Kışın iyice kendini hissettirdiği bu günlerde %100 pamuklu mont arıyorum. Astarı ve dış katmanı pamuklu mont önerisi alabilir miyim? Malum tüm tekstil sektörü polyesterden geçilmiyor. En basit tişört ve sweatshirtler polyesterli ve rahatsız edici. Bulamadığım için sürekli aynı şeyleri giyiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
0
tolgan
(25.11.25)
Dış katman olarak pamuk pek kullanılmaz, kalite düşüşünden değil malzemenin özelliğinden dolayı böyle

Pamuk dış katman için sağlam değildir çabuk yıpranır ikincisi de hafif yağmur yağsa tamamını emer ve mont üzerinde eriyormuş gibi durur
+3
grimavi
(25.11.25)
%100 pamuk mont su geçirir. ben hiç görmedim. polar falan vardır anca.
0
jelly bear
(25.11.25)
Astarı pamuk olsun ^^ bulamadım
0
🌸tolgan
(25.11.25)
%100 yün al. Polo'nun vardı bi ara.
+1
rodeocu
(25.11.25)
Pamuklu mont diye bişey olmaz, çıplak giyiyorsan yanlış yapıyorsun.
0
Bruce
(25.11.25)
istediğin model barbour yağlı&mumlu ceketlerde var ancak fiyatları yüksek bayağı, değer mi bilmiyorum.

tr.barbour.com

www.marksandspencer.com.tr

Dış giyimde sentetik kumaş olmasında sorun yok, ten teması olan parçalarda pamuk ve yün tercih edersin.
0
sealth
(26.11.25)
(5)

ip atlamak üzerine

liberal
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.sizce i
Kilo vermek adına kardiyo agırlıklı spor yapıyorum.

1 saat egimli (6) yürüyüş bandından 5,00 hızından 1 saat yürüyorum. Sonrasında da ip atlıyorum.

1 saat yürüyüş sonrasında ip atlamayı biraz abartıp 2.000'e dogru giderken şimdi vucuda zararı olur diye düşünüp 1.500'leri biraz geçince bıraktım.

sizce ip atlamanın kalp ve damarlara zararı var mıdır?

Çogu şeyin fazlası zarar mantıgı burada da işler mi?
0
liberal
(25.11.25)
Kilo vermek adına yapıyorsan fazla kiloların eklemlerini sakatlayabilir, iyi bir şey yapayım derken zararı olur
0
grimavi
(25.11.25)
Aşırı fazla kilom yok sadece ip atlamayı seviyorum. %10 fazlalıgım var, kemikler tabii önemli ama benim asıl merak ettiğim kalp ve damarlar üzerinde etkisi.
0
🌸liberal
(25.11.25)
Yaşınız gençse (12-25) bilakis faydalı olur. 40+ ise dizlere zararı kalbe faydasından fazla olur. 25-35 arası, ortopedik/sportif bir probleminiz yoksa, atlayın. Keyiflidir.

İp atlamak sağlam kardiyo egzersizidir. Otoriteler ikite bölünmüş kardiyo hususunda. Kimi düzenli egzersiz kalp sağlığını korur derken, kimisi kalbi yorar diyor. Ben hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum.
+1
yadigar
(25.11.25)
spor sonrası(zıplamalı trampolinli seanslar) diz problemim olmuştu, doktor böyle aktivitelerin çok sık yapılmaması gerektiğini söylemişti, dizlerde problem sıvı kaybı sürtünme gibi şeylerden bahsetti, 1 ay kadar baya buz tutmak zorunda kalmıştım
0
eja
(25.11.25)
Arkadaşın dediklerine katilmakla beraber bir ilave, 40 yaş altı olsanız da dizlere zarar verebilirsiniz.

Dizleri korumak için ya güzel bir spor ayakkabı ile atlayın, çıplak ayakla atkayacaksaniz da ya tatami minder ya da kalın bir yoga mati üzerinde atlayın. (Burdaki amaç ağırlığın yumuşak bir zeminde ilk etkisinin emilmesi)

Bir de her ip atlamadan önce özel diz ısınma hareketleri var onları mutlaka yapın.

Ben bir dönem mal gibi tüm yaz boyunca mermer zemin üzerinde çıplak ayak jumping jack yaptım ve sonrasında sol dizimde problem oldu. Dizim iyilestikten sonra diz ısınma + yumuşak zemin/ayakkabi şeklinde yapıyorum herhangi bir sıkıntı yok .
0
makbur
(25.11.25)
(8)

Xiaomi box mı Next star mı almalıyım tv için?

Cesario
Mevcut akıllı Tv İnternette donma yapıyor Tv izlerken ve menü geçişi çok yavaş. LG Tv ve webos işletim sistemi.Box alayım diyorum. Xiaomi ve Next Star modelleri var. İkisinin de en son çıkan modeli xiaomi 3200 tl diğeri 1800 tl.Xiaomi donuyor, abartı falan yazan var ama Android sürümü 14, diğeri 12
Mevcut akıllı Tv İnternette donma yapıyor Tv izlerken ve menü geçişi çok yavaş. LG Tv ve webos işletim sistemi.

Box alayım diyorum. Xiaomi ve Next Star modelleri var. İkisinin de en son çıkan modeli xiaomi 3200 tl diğeri 1800 tl.

Xiaomi donuyor, abartı falan yazan var ama Android sürümü 14, diğeri 12 yazıyor İnternette.

Hangisini almalıyım kalite açısından?
0
Cesario
(25.11.25)
Mi Box kullanıcısı olarak birçok sorunda internette çözümler ve uygulamalara ulaşmak kolay o yüzden Mi Box diyebilirim.
0
murtiii
(25.11.25)
next e bakmadım ama izlediğiniz platformun lisansı var mı diye bakın. lisanssız cihazlar düşük çözünürlükte gösteriyor.
0
kisa
(25.11.25)
ben xiaomi kullanıyorum, donma olayıyla nadiren karşılaştım. o da app kaynaklıydı bence. mesela tivibu go 6 ay hediye etmişlerdi, kullanayım dedim ama film izlerken zart diye kapanırdı mesela. onun dışında amazon, netflix, disney+, youtube, iptv uygulamalarında çok sinir eden bir durumla karşılaşmadım. ha bazen şişmiştir bi yeniden başlatayım dediğim de olmadı değil.

next star kötü diyemem, hatta zamanında wi-fi + ethernet çıkışlısını aramıştım, bulsam ondan alacaktım.
0
Improbable
(25.11.25)
mibox'tan çok memnunum, iki farklı cihazda kullandım.
ama yaklaşık 2-3 sene içinde artık o da yetersiz gelmeye başlıyor. ya yazılımsal ya da malzeme kalitesi yüzünden biraz kasıyor, akıllı tv'nin dahili özellikleri kadar değilse de geç açılıyor. next'i bilmiyorum ama mibox 2-3 sene iyi sonrası meh.
0
biseysorcaktim
(25.11.25)
grimavi
(25.11.25)
mi stick kullandım, kısa bir süre sonra yavaşlama ve donmalar yaşamaya başladım.
Mi box aldım, bir seneye yakın zamandır yoğun kullanıyorum. henüz bir sorunla karşılaşmadım. Tavsiye ederim.
0
burfak
(25.11.25)
Nova 2 tavsiye ederim. İşlemcisi yeni nesil. incelemeler umut verici. micro sd, usb c, ethernet vs. var. eğer tasarım hatası nedeniyle uzun vadede ısınarak yanmazsa epey başarılı. (ki bu işlemcinin serin çalıştığını söylüyorlar) Bir iki senede cihazların performans sorunu vermesi ısınmaktan dolayı.

1 yıllık tv+ lı versiyonları 2300, hediyesiz versiyonları 1800 civarınaydı en son.

Kendim 3 senedir firestick 4kmax kullanıyorum. Performans olarak bir kaybı yok ama Amazon'un bazı kısıtlayıcı uygulamaları can sıkabilir.
0
iustitia omnibus
(25.11.25)
Ben mi box, kardeşim stick kullanıyor bi 3-5 senedir; şu her açılışta internete bağlanmak için tarih ayarı yapma zulmü dışında sorun yok. Donma, takılma falan yaşamıyoruz.
+1
lil siztah
(25.11.25)
(7)

İlişkilerinizden geriye sizde neler kaldı?

gabe h coud
Maddi olarak değil, kültürel, davranışsal, bilgi birikimi ve yönelim gibi.Benim o zamanlar tıp okuyan sevgilimle beraber derslere ve TUS'a çalışmaktan 😊 ciddi tıbbi bilgim var. Annesi de doktordu, annesinin branşında da bilgim var, gibi. Sizde neler kaldı yadigar?
Maddi olarak değil, kültürel, davranışsal, bilgi birikimi ve yönelim gibi.

Benim o zamanlar tıp okuyan sevgilimle beraber derslere ve TUS'a çalışmaktan 😊 ciddi tıbbi bilgim var. Annesi de doktordu, annesinin branşında da bilgim var, gibi. Sizde neler kaldı yadigar?
0
gabe h coud
(24.11.25)
Türk sinemasının anaakım olmayan değerli film ve yönetmenlerini ondan duyup izlemeye başlamıştım, genel kültürümün bir parçası olarak aklıma geldi
+2
grimavi
(24.11.25)
Benden daha çok şey almışlardır, ben pek bi şey öğrenmedim açıkçası.
+1
kestane gürgen palamut
(24.11.25)
Kestane+1
Biri beni tasavvufa yöneltmeye çalıştı. Bir de kadınlar erkekleri değiştirmeye çalışır derler. Ben ve tasavvuf ne alaka diye uzun uzun düşündüm. Sonra okumam için bir cemaat liderinin kitabını getirdi, ayrıldık.
+1
gnosis
(24.11.25)
Şüphe gibi bir travma kaldı.
0
Kahvedesu
(24.11.25)
Özgüvensizlik, yetersizlik, hissizlik, öfke, alkol problemi.
0
rakicandir
(24.11.25)
Pişmanlık kaldı. Özellikle birinin üzerinden yıllar geçti, pişmanlık hissi gittikçe büyüdü. Zamanı geri alabilseydim her şeyi bambaşka yapardım. Gençlik hataları işte. Çok iyi bir insandı, çok güzel sevilmiştim.
0
sadakatsiz
(25.11.25)
hiçbir insanın "istisna" olmadığı. insanoğlunun materyal olarak, işletim sistemi olarak birbirine çok yakın olduğu bilgisine deneysel olarak ulaşmış oldum. gerek var mıydı? bence vardı. işime yarıyor.
0
loch ness
(25.11.25)
(9)

Evlenirken ya da ev kurarken alıp pişman olduğunuz eşyalar?

grimavi
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler varBir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelimDinliyoru
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler var

Bir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelim

Dinliyoruz ama yargılamıyoruz, bu da bizim haftasonu goygoyumuz olsun :)
0
grimavi
(23.11.25)
ikeadan almak oldu kullanışına göre ayarlıyorsun ama malzeme kalitesi inanılmaz düşmüş, raflar kırıldı

edit: pax gardroplar, brimnes serisi bunların hep kalitesi düşmüş, 15 sene önce aldığım ile alakaları yok.
yeni aldığım yer silerken azcık sudan kabardı karşısında aynı yerde olanda kabarma yok, raflar asla yerinde durmuyor tutamaçlar sürekli kırılıyor.

en memnun olduklarım kazanlı ütü, roborock, hamur yoğurma makinası, çok amaçlı doğrayıcı robot(blendderın büyükversiyonu) içinde çiğ köfte bile yapılıyor
0
eja
(23.11.25)
@eja dolap ve model ismini de yaz hocam :)
0
🌸grimavi
(23.11.25)
Aklıma ilk buharlı temizleyiciler geldi. Hayal kırıklığı. 2-3 kullanım sonrası durdu kenarda.
O zamanlar "nicer dicer" denen bir nane vardı. Aşırı kullanışsızmış. Zaten kırıldı kısa süre içinde.
Robdöşambr da çok kullanışsız bir giysiymiş.
Çok fonksiyonlu aletlerdense işini düzgün yapan tek/az fonksiyonlu aletler daha iş gördü ve daha uzun ömürlü oldu hep. Kurutmalı çamaşır makinesindense çamaşır makinesi ve kurutma makinesi almak ya da tam teşekküllü mutfak robotu yerine bir el blender'ı, bir sürahili blender almak gibi...
Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici, yoğurt makinesi gibi cihazlar hep kısa süre ve az heves sonrası kenara kalktı. Tencere, tava ile devam ettik.
Kazanlı ütüler güzel aletler olsa da, klasik buharlı ütüler daha kullanışlı bizim evde.
Kaliteli dikey süpürge cidden kullanışlıymış ama. Klasiğini pek kullanmıyoruz artık.
+4
thunder thunder thunder thundercats
(23.11.25)
Küçük ev aletlerini üç defa düşünüp almak lazım. Çoğu ilk heves geçer geçmez çöp oluyor. Ama şunu al, bunu alma diyemem. Diyene de çok itibar etme. Bunlar yaşam tarzına göre kullanılan ya da kullanılmayan aletler. Bir arkadaş 'Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici' yi saymış mesela. Ben bunların hepsini neredeyse her gün kullanıyorum. Yine Ekşi'de Airfryer ve robot süpürge düşmanları var ki onlar da benim neredeyse elim ayağım.
Bir en kalitelisinden katı meyve sıkacağı almıştım. O bir iki kullanım sonrası rafa kalktı. Keza mikrodalga fırın ve krep makinesi bende boş duruyor.
0
Mirket
(23.11.25)
Goygoy duyurulari bos gecmemeye calisiyorom ama buna yazacak cevab bulamadim yeeey o/ ne kadar da her seyi gerekli ve yerinde almisim.

En cok is gorenleri de mi konussak
0
üğpoıuy
(23.11.25)
Tost makinası sanıp ızgara makinası aldım. İki defa kullandım kenarda duruyor. İsteyen varsa İstanbul'da elden vereyim, evde yer kaplamasın.
+1
sekizdokuzon
(23.11.25)
eğer çok gelen gideniniz olmayacaksa ya da geniş aile sofraları kurmayacaksanız salonunuza kesinlikle büyük bir masa ve etrafına 6-8 sandalye almayın, gereksiz yer kaplıyor. daha minimal 4 sandalyeli ufak bir masa işinizi görür. minimal eşya hayat kurtarır. gereksiz fazla her eşyaya bir süre sonra hizmet ediyor olarak buluyorsunuz kendinizi. "less is more" demiş atalarımız...
+1
exlibris
(23.11.25)
Evi iki kişiye göre ayarlayıp eşyaları da iki kişiye göre alın.
12 kişilik yemek takımına, 18 çay bardağına gerek yok.

10 kişi size yemeğe gelirse zaten ya dışarıdan söyleyeceksiniz ya da sizi sevdikleri için gelen 10 kişi kağıt tabakta da yese sorun etmez.

Her şeyi önceden almamaya çalışın bence. Yaşamaya başlayıp eksikliğini hissedince alırsınız hem de böylece daha isabetli şeyler almış olursunuz. Ayrıca birlikte karar verip almanın da ayrı bir keyfi olur.

Tencere tava olarak bence bir adet teflon tava dışında diğerleri çelik olmalı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
Dyson süpürge.

Fanboylar gelmeden hemen söyleyeyim; cihaz çok iyi, çok pratik. Ama 10'da 1'i fiyatına satılan mudaillerinden çok çok daha iyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Emiş gücü kablolu süpürgelere göre çok zayıf. Bütün işi dönen fırça yapıyor. Temizlemek ayrı dert. Ucundaki lazer de insana kafayı yedirtir. Ulan burası hiç tozlu değil diye düşündüğün yerde 10 kilo toz olduğunu görüyorsun. İyi bir şey tabii ama süpürdükten 10 dakika sonra aynı yere bir daha baksan yine toz görüyorsun (havada ıçışan tozlar yere inince).
0
himmet dayi
(24.11.25)
(2)

Zeytin önerisi

ırene adler
Aradığım bir zeytin çeşidi var. Tam olarak Paketli hazır zeytin gibi değil ama kuru sele diye adlandirilan bir çeşit var. Onun gibi de değil. İkisinin ortası bir şey bakıyorum.Kesinlikle çok tuzlu olmamalı.Siz nerelerden alıyorsunuz? Marka da olur. Internetten yerel üretici de olur. Iyi bir zeytin y
Aradığım bir zeytin çeşidi var. Tam olarak Paketli hazır zeytin gibi değil ama kuru sele diye adlandirilan bir çeşit var. Onun gibi de değil. İkisinin ortası bir şey bakıyorum.

Kesinlikle çok tuzlu olmamalı.


Siz nerelerden alıyorsunuz? Marka da olur. Internetten yerel üretici de olur. Iyi bir zeytin yemek istiyorum yaa.

Oncelik siyah ama yeşilde olur.
0
ırene adler
(23.11.25)
Marmara birlik kurusele, yeşil kutu, 3x
Büyük olanlardan.
Bence tarif ettiğin bu
0
kisa
(23.11.25)
Paketli zeytin güzel olmaz. pazar, şarküteri, market elinin altında ne varsa gidip açık zeytin tadarak alabilirsin

Etli ve acısı az olan zeytin denemek istiyorum hangisi dersen gösterirler ama hemen bundan yarım kilo alayım deme, 300 gr iste. Bunun gibi başka hangi zeytin var diye sor, onun da tadına bakıp beğenirsen 300 gr da ondan iste. Evde yedikçe hangisi damak tadına uygun anlarsın. Sonra ondan devam edersin

Eğer aldığın zeytin evde sana hala tuzlu geliyorsa, tuzunu azaltmak için suyun içinde kavanozda bekletebilirsin
0
grimavi
(23.11.25)
(14)

10 yıl önceki eski sevgiliye mesaj atsam ne kaybederim?

burnley
"Eski sevgiliye mesaj atma" hadisesini ömrümde hiç yapmadım şu ana dek. Belki yanlış düşünüyor olabilirim ama bir erkek olarak bu eylem bende hep zayıflık, çaresizlik olarak kodlanmış bir şeydir.Ama bu kez bir kadın aklımda. 10 yıl önceki eski sevgilim. Çok sevmiştim ve fena şekilde tüm hafta bir ve
"Eski sevgiliye mesaj atma" hadisesini ömrümde hiç yapmadım şu ana dek. Belki yanlış düşünüyor olabilirim ama bir erkek olarak bu eylem bende hep zayıflık, çaresizlik olarak kodlanmış bir şeydir.

Ama bu kez bir kadın aklımda. 10 yıl önceki eski sevgilim. Çok sevmiştim ve fena şekilde tüm hafta bir vesileyle aklıma düştü. Evlenip geçen yıl da ayrıldığı bilgisine hakimim. Biz ayrılırken yüzlerimize bir daha bakılmayacak seviyede kötü bir ayrılık falan yaşamamıştık. Instagram'dan beklenti içermeden selam verme, hatırlama temalı "dozunda" bir mesaj atsam ne kaybederim sizce? Kendimi kötü bir pozisyona düşürmüş olur muyum acaba?

Şu an bu tür bir senaryoda yazmama yönündeki hissim çok daha baskın durumda; bunu destekleyecek yönde mantıklı cevaplar alırsam da kesin yazmam zaten. Her türlü fikrinizi bekliyorum, şimdiden teşekkürler.
0
burnley
(22.11.25)
Boş ver.
- eldekileri çıkardın yedek son biz mi kaldık.. diyecek
0
diyecevaplandı
(22.11.25)
yazmayın abicim. yazmayın.

çaresizlik, zayıflık gibi algılamıyorum ben kesinlikle ama bence gerek yok. bitmiş gitmiş.
-1
kirlipam
(22.11.25)
yaz, bosver.
+1
klassno
(22.11.25)
ben yazdım, ben eski ben değilim dedi:) Tamamen yokluktan yazmıştım. Çok da bir şey kaybetmedim.
0
Kahvedesu
(22.11.25)
Abi bu ne efendilik ya. Olaya dışarıdan bak. Sen ona 80 yaşında gibi selam verme, hatırlama mesajı atıyorsun. Taze boşanmış kadına başka erkekler nasıl mesajlar atıyordur. Bunu yapacaksan enerjik, çekici olarak, ona acaba dedirtecek şekilde yapman lazım. Böyle yaparsan mesajını okumaz bile.

Haha. Ebeveynsiz bir ezik kudurmuş.
-17
arbre
(22.11.25)
Bence bireyler arasında 10 senede eski sevgililik sıfatı bile düşmüş sayılır siz artık eski sevgili bile değilsiniz abi gerek yok.
+4
kizil karga
(22.11.25)
@Kizil karga'ya kesinlikle katılıyorum siz artık eski sevgili sıfatında bile değilsiniz. Kadınla ayrılalı 10 sene olmuş, olabilir ona bir şey diyemem elbette ama kendisi bi hayat kurmuş, sizden sonra başkasına aşık olmuş, evlenmiş ve şimdi de boşanarak yeni bir hayat kuruyor ya da kurdu. Eğer bu 10 sene içerisinde ara ara haberleşiyor olsaydınız yazın derdim ama şu şekilde yazmanız çok mantıklı gözükmüyor. Çünkü siz eski sevgilinizin eksikliğini en içten şekilde hissetseydiniz ya da o sizin eksikliğinizi aynı şekilde hissetseydi iletişim mutlaka olurdu bunca zaman içerisinde.
+1
mermaidd
(22.11.25)
Kaybedecek bir şey yok ama kazanacak da bir şey yok
0
grimavi
(22.11.25)
iyi bişey çıkmaz, exten next olmaz çok boktan bi söz ama aşırı doğru.

ha yazsanız ne olur, bişi olmaz. yazmanıza da gerek yok, sosyal medyadan takip isteği gönderdiğinizde anlar zaten.

ha ayrılmadı veya erkek arkadaşı falan varsa hoş olmaz.

her şey yolunda giderse, buluşur muhtemelen sevişirsiniz. sonra bi süre sonra neden ayrıldığınızı hatırlayıp tekrar ayrılısınız.

belki de evlenir ömür boyu mutlu olursunuz.

kimse bilemez yani ne olacağı.

aklınızda varsa da eğer sonrasında sürekli karşı karşıya gelme vs gibi bir durum yoksa (aynı yerde çalışma vs.) bişi olmaz, akılda da kalmasa daha iyi. 10 yıl. siz de az sayko değilmişsiniz.

neyse uzun lafın kısası biz de bi bok bilmiyoruz, yalandan yaşıyoruz işte. burada benimki de dahil yazılanlara kulak asmayıp kafaya göre takılın işte.
0
gurur
(22.11.25)
Ne kaybedersin?
- itibar
+1
etna
(22.11.25)
Duyurunun içeriğinde de birkaç kez vurguladığım şekilde şu ana dek böyle bir durumda yazan taraf hiç olmadım ve meraklısı değilim. Ama bu defa içimde baskın, garip bir duygu belirdiği için başka insanların da fikrini bir göreyim istedim; gördüm. Cevaplar çok büyük çoğunlukla o mesajın atılmaması yönünde gelmiş. Katılıyorum, şimdi o geçmişten gelen fikrim daha da güçlendi.

Zaman ayırıp yazan herkese teşekkürler.
0
🌸burnley
(23.11.25)
Bence usturuplu, medeni ve net anlaşılır bir şekilde duygularınızı yazın.

Olumlu dönerse, tekrar denemiş olursunuz, en kötü yine hayal kırıklığı olur.

Olumsuz dönerse kapanış olur.
0
yadigar
(23.11.25)
ne kaybedersin sorusunun cevabı: iyi de gitse, kötü de gitse. aklından çıkarma sürecini 3-5 yıl daha uzatmış olacaksın. değer mi değmez mi sen karar ver.
0
orpheus
(23.11.25)
Çizginizi
0
baldan kaymak
(23.11.25)
(10)

Stand-up önerileri

Dağcı
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
İzleyip güldüğünüz kimler var? Kimleri önerirsiniz. Önerileriniz doğrultusunda önce biraz izlerim internetten sonra bilet bakarım diye düşünüyorum.
0
Dağcı
(22.11.25)
Cüneyt nergiz, gösterisine gitsen de seti yakın zamanda çok değişmez
youtu.be
Deniz alnıtemiz, ama adam amerika texas a taşındı
youtu.be
0
grimavi
(22.11.25)
Pınar Fidan
Seda Yüz
Çağla Alkan
Deniz Göktaş
Yavuz Günal

Birkaç ay önce tuz biber beşli gösterisinden iki arkadaşı yazdım kenara onlara gideceğim ilk fırsatta.
Fırat Aksel
Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.11.25)
baturay ve deniz göktaş
0
ala09
(22.11.25)
Alis +7
0
üğpoıuy
(22.11.25)
Hidayet Tılı bayağı şeker bir insan. Instagram ve YouTube'da da aktif.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
@sekizdokuzon +1

Hidayet tılı da stand up gösterisini youtube a koymuştu ama kaldırmış sadece kesitler var şimdi
0
grimavi
(22.11.25)
Serdar Nalçakar
0
yurtsuz john
(22.11.25)
Yazılanlardan gittiklerime +1 ekleyim.

Serdar Nalçakar +1
Deniz göktaş +1
Pınar Fidan +1
Cüneyt nergiz+1

Yazılmayanlardan tavsiye edeceklerim

Özgür Turhan
Nevzat Can Ünsal
Ayşegül Doğan -- Tek başına gösterisi yapmadı ama değişen birkaç kişiyle birlikte ve çeşitli sahnelerde çıkıyor.
Engin Türkoğlu -- Ayşegül Doğan gibi. İki kez gittiğim gösterilerinin sunuculuğu yapmıştı.

Bilet alıp tarihlerini beklediğim gösteriler.
Berk Karan.
Mezat Şov. Sunucularından biri Nevzat Can Ünsal.
0
put it in your appropriate place
(22.11.25)
Bence bu işi en kontrollü ve akıllıca yapan Utku ergin. Aşırı başarılı buluyorum.

Sonra da Deniz alnitemiz derdim. Gitmiş :(

Berk karan, Cüneyt nergis ve Emre gunsal da izleyip sevdiklerimden.
0
a perfect lie
(22.11.25)
İsmail Nuri

Klasik ekşici değilsen yukarda yazılan kadıköy tayfası bomboş tipler, mimik oynatmıyor.
0
plastic_angel
(23.11.25)
(7)

Bu bir tür psikolojik rahatsızlık mı?

mermaidd
Amacım kimseyi yargılamak değil öncelikle bunu belirtmek isterim ama çevremde biri var kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Yeni tanıştığı her kişiye (denk geldiklerime) kendini olmadığı kişi gibi tanıtıyor. Gitmeyeceği yerlere plan yapmış da gidecekmiş gibi anlatıyor. Almayacağı ürünü almak istiyorm
Amacım kimseyi yargılamak değil öncelikle bunu belirtmek isterim ama çevremde biri var kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Yeni tanıştığı her kişiye (denk geldiklerime) kendini olmadığı kişi gibi tanıtıyor. Gitmeyeceği yerlere plan yapmış da gidecekmiş gibi anlatıyor. Almayacağı ürünü almak istiyormuş gibi araştırıyor, çevresine soruyor. Evlenmek istediğini, kızlarla ciddi ilişki kurmak istediğini söylüyor ama tamamen yalan amacı canı sıkılana kadar birileri ile takılmak özellikle ciddi ilişki isteyen kızların güvenini kazanmaya çalışıyor ve bunda 1 numara. Kısacası hep aynı taktikleri uyguluyor. Kendisi ile lise yıllarımdan tanışığız ve arkadaş grubumuz onun bu hallerine alıştı elbette fakat merak ediyorum bu bir tür rahatsızlık mı yoksa "karakteri" mi çözemedim.
Tüm lisedeki ortak çevrem ve ben bu huylarını daha da abarttığından beri aramıza mesafe koyduk. Yılda 2-3 anca aynı ortama denk geliyoruz artık fakat neden böyle davrandığına dair merakım olduğu için sizlere de danışmak istedim.
+1
mermaidd
(22.11.25)
grimavi
(22.11.25)
@grimavi gece gece güldürdün çok teşekkür ederim :D
0
🌸mermaidd
(22.11.25)
mesela hangi huylarını abarttığından beri? eldeki veri ile sosyopati harici bir şeyden şüphelenemeyiz. başka huylarını saysan belki de mitomani deriz. ben de yeni tanıştığı kızları böyle kandıran, sürekli başkasıyla gördüğüm böyle birini tanımıştım. ilk tanıştığı gencolara 45 dakika cinsel performansı olduğunu, teoman'ın bateristi olduğunu anlatmış hatta inandırmıştı. sürekli aynı yalanları söylüyor, düşünce dünyası belli başlı konular üzerinde dönüyordu. yurt odasını kendisi dağınık bırakıyor, sonra başkalarını dağınık diye müdürlere şikayet ediyormuş. sonraları bu arkadaşın ampul şeklinde ilaç kullandığını gördüm ama konuyla alakası var mı bilmiyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@karim iceride uyuyor aslında sormaktaki amacım kesin bi teşhis koymak değil bu mümkün değil çünkü sadece karakteri mi yoksa rahatsızlığı olabilir mi açısından danışmak istemiştim.
Kendisini 10 yıldan fazladır tanıyorum. En son bi arkadaşımızın babasının cenazesinde kendi ailesi hakkında "onlar da hasta, ne kadar yaşarlar belli değil. Çok borcumuz var." (bunların hiçbiri doğru değil.) vs şeklinde yorumlar yapınca yuh artık dedik ve ne kadar az görüşürsek o kadar iyi kararı aldık. Her zaman kendini olmadığı birileri gibi gösteriyor. Sürekli farklı karakterlere bürünüyor sanki.
0
🌸mermaidd
(22.11.25)
teşhis konuldu. wikipedi'deki türkçe mitomani başlığı her şeyi açıklıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
bu daha çok karakter ve mizaç olabilecek bir durum. her insan toplumda var olabilmek için değişik stratejiler geliştirir. bunun farkına varırız veya varmayız. herkesin kendini geliştirdiği ve iyi olduğu yönler vardır. ancak yalanı ve bu davranışları normalleştirmek sıkıntılı bir durum olabilir. bu arkadaşınızın geçmiş travma ve yaşam koşullarına bakmak gerekir. güven problemi olan birisi, güven kazanmak yönünde kendini geliştirmiştir.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Tanı koymaya gerek yok bu kişi baya bildiğimiz saçta yaşayan bir parazitin yavrusu.
-1
kimlanbu
(22.11.25)
(14)

Şu video hakkında ne düşünüyorsunuz?

messina123
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmemAnkara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:https://x.com/bosunatiklama/status/1991807966920708114?s=46
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmem

Ankara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:

x.com
0
messina123
(22.11.25)
insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor (herkes bunu yapmak zorunda değil tabi)

Orada olsam vay be gençlik işte deyip gençler adına mutlu olurum
0
grimavi
(22.11.25)
Ben hayatta yapmam ama yapani da yadirgamam. Ortada garip bir durum yok.
0
bosver nicki
(22.11.25)
orada bir maymunluk varsa solda memnuniyetsiz teyze gibi olanlardır.
-3
jepa
(22.11.25)
Mutlu gibiler. Değil mi? Çok yadırgadım doğrusu. Olmamalılar.

Şaka bir yana. Çoğumuzda öyle bir gen var sanırım. Hazetmiyoruz mutlu insan görmekten.
0
Mirket
(22.11.25)
maymunluk yapmak bilinçli bir tercihtir. buradaki düşük iq'luluk. dekart bunları görseydi düşünmeden de var olunabildiğini görür, tövbe ederdi. içimizdeki robotların bu sürümünde sınırlı sayıda nöron var, özgür iradeleriyle çiftleşme dansı bile yapmaya kabil değiller. bunlar tek bir beacon'dan kontrol ediliyor, güncelleştirmelerini elektromanyetik radyasyonla alıyorlar. milletin npc diye dalga geçtiği tipler tam olarak budur. bu tiplere güya şaşıracakları bir şey yapın, size filmlerden öğrendikleri şu pozlarla karşılık verirler: img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kendi adıma, dans eden insanlardan rahatsız olmam. Mutlular işte. Bana da bir zararları yok. Mal gibi kameraya alıp sosyal medyada paylaşılmasını doğru bulmuyorum.

Ulaşım aracı içinde müzik yapılmasına karşıyım. Orada oturan insanların sizin seçtiğiniz/sevdiğiniz tarzda gürültülere maruz kalmaya hakları yok.

Sokak ve metro durağı müzisyenliğine karşı değilim. İsteyen bekler, dinler. İsteyen katılır, eşlik eder. İsteyen çeker gider. Kimseye zorla dinletmiyorlar.

Dans etmenin de rezillik veya maymunluk olduğunu düşünmüyorum. Velev ki öyle olsun, insanlar kimseyi rahatsız etmeden rezillik ve maymunluk da yapabilir. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek, aile ve toplum değerlerine, genel ahlaka mugayir şeyler olmamak kaydıyla tabii.

Bırakın gençler mutlu olsun.
0
yadigar
(22.11.25)
maymunluk, rezillik derken? dans ediyor ya insanlar.

ha ulaşım aracında müzik gürültü falan olmamalı bence o ayrı.
+1
robokot
(22.11.25)
sağır insanlar dans edenleri deli sanar diye enfes bir söz vardır.
+1
galahad reloaded
(22.11.25)
ben yapmam. ama farklılıklarada bu kadar kapalı değilim. ülke muhafazakar sapkın grupların elinde. onları görmektense bunları görmeyi tercih ederim.
-1
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben de zannettim ki rezillik var. Zaten ülkece mutsuzuz, keyfi yerinde gençler görelim işte ne güzel.
(Toplu taşımada müziğe maruz bırakılmayı ben de sevmiyorum, o ayrı.)
0
kobuzchu kiz
(22.11.25)
teklif kadından gelmiştir derim.
erkek kalıp da "haydi dans edelim :)" sanmıyorum desin.
-2
WithWorth
(22.11.25)
maymunluk değil tabi ki. ama bu kadar dar ve insan olan bir ortamda çok da abartılı hareketler yaparak dans edemem. ben irrite olmadım. insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor. ayrıca bazı erkekler kadınlardan daha dans etmeye yatkın olabiliyor.
-1
sevilen progressive türkücü
(22.11.25)
koca bir saçmalık.

www.youtube.com
0
gurur
(22.11.25)
İçlerinden gelmiş, dans etmişler, mutlular, hoşuma gitti, ha bu bir akıma dönüp tabelada fotoğraf çektirmek gibi sırf paylaşmış olmak için başkaları tarafından tekrarlanırsa o zaman irite olurum.
0
(23.11.25)
(14)

Hangi saat?

kizil karga
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?https://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1274071109101.html?srsltid=AfmBOorNgccRPUVEJuK8lwWz75iTaSWqt94uK2vFTlI_FQYi5X5gsMeAhttps://www.tissotwatches.com/tr-tr/T1374071109100.html
Tissot'nun iki saatinden birini almak istiyorum ama karasız kaldım, sizce hangisi?

www.tissotwatches.com


www.tissotwatches.com
0
kizil karga
(21.11.25)
Yani biri 35 mm çapında biri 40 mm çapında, tarz olarak benzer olsa da bilek yapına göre seçmek gerek
0
grimavi
(21.11.25)
Abi yanlış linki koymuşum düzelttim, ikisi de 40 mm
0
🌸kizil karga
(21.11.25)
ben ilkini beğendim
+1
kisa
(21.11.25)
40 mm ise gentlemen ama alternatif öneri istersen citizen c7 modeli, beşgen tarih penceresi falan retro hoşuma gidiyor
+1
grimavi
(21.11.25)
ilki açık ara
+1
ground
(21.11.25)
bence ikisi de değil. ama bu tarz seviyorsanız ilki
+3
sweetoffice
(21.11.25)
bence de ilki. prx bir tık sanki piyasa işi oldu gibi bir algım var. bir de prx daha hafiftir, ben o kadar hafif saat de sevmiyorum.
+1
awlmi
(21.11.25)
tabiki gentelman
+1
bobinhoo
(21.11.25)
kesınlıkle gentleman.
+1
deepness
(21.11.25)
2. benim de hedeflerimden birisi çok şık.
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
1 cok cok iyi
+1
koela
(21.11.25)
Bilekte farklı duruyor bu saatler ama bence gentleman
+1
edaddy
(21.11.25)
PRX yani ikinci.
+1
ucurulmamak umidiyle
(21.11.25)
Ben de ikisi de değil diyeceğim..
0
eileengray
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(8)

Şaraba karşı damak tadım oluşmadı

put it in your appropriate place
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.
Yarın ciks bir mekana gideceğim Nişantaşı'nda. Şarap ağırlıklı bir resturant. Öyle menüye bakarken içimden geçirdim şaraba karşı bir damak tadım olmadı.

Bira ile viskide bir damak tadı oldu. Ahım şahım ayrıntı detay bilsemde gene tattığımda az çok farkı anlayıp duruma göre sevdiğim sevmediğim oluyor.

ama şarapta hiçbir gelişim olmadı. Gerçi bira ile viski içtiğim kadar şarap hiç içmiyorum. Oranı 17'e 1 diyebilirim.
0
put it in your appropriate place
(20.11.25)
grimavi
(20.11.25)
biz şaraplık üzüm yetiştirip kendimize kadar da yapıyoruz. çocukluğumdan beri önüme gelir hiç sevemedim. en güzelleri de önüme geldi ama şarap beni çekmedi.
+2
mikahakkinen
(21.11.25)
second cheapest wine...
youtu.be
+1
croswell
(21.11.25)
hızlı bir hesap yaptım en az 1.000 şişe şarap içmişimdir. (30+ yılda) ancak ben rakıcıyım esasen (2.000 yetmişlik vardır o da) . şarapla ilgili bir çok şey abartıdır genel olarak. alışkın değilseniz beyaz şarap ve rose'ları tenzih ederim tadı her mideye iyi gelmez. mayalıdır çünkü. ancak yapıldığı bitkinin en çok tadını veren içki de şaraptır. milyon çeşit şarap vardır o yüzden. apayrı bir kültürdür. sinema yönetmenleri bayılır mesela. sinematografiktir. edebi eserlere iyi gider. şiirlere yakışır. amma velakin içimi o kadar da iyi değildir. ben şarabı alkol almak için içtiğimden "evin" gibi köpeköldürenleri de içerim, köylülerin yaptığını da abartı fiyat olmayan endüstriyel şarapları da içerim. hiç bir alkollü içecek çeşidi tadı iyi geldiği için içilmez zaten. zamanla alışırsın. ve o ilk yudumda, o ilk kokuda seni hemen forma sokar.
+1
ground
(21.11.25)
Sanırsam soru kısmını atlamışsınız

Menüden şarap seçerken neye dikkat edeceğinizi mi yoksa nasıl damak tadı geliştirebileceğinizi mi soruyorsunuz
+1
akhenaten
(21.11.25)
Kötü sarap icerek gusto gelismiyor. Istersek düzenli olarak sarap tüketelim, istersek tasarimi hos yerlere gidip sarap tadalim. Kötü sarap her yerde norm gibi Türkiye´de.

Seviye maalesef yerlerde. Ülkeye giren yabanci saraplar da vasat ve vasat alti, cok büyük oranda. Tamam, daha uygun fiyatlilar ama derinlikli degiller. Neleri ne kadar süre denediz ki, gusto gelistirme beklentisi icine girdiniz? Demissiniz az tükettiginizi... Bence biraz sert bir bakis acisi... Icerek, deneyerek gelistirirsiniz zamanla.

Su da var ki, nasil kötü pizza yiyerek iyi pizzadan haberdar olamaz ama o konuda "fikir" sahibi olacak duruma gelemezsek, aynisi burada da gecerli. Bir de sarapta ne istedigini anlamak, cok cesit oldugundan biraz uzun sürüyor.

Biraya da viskiye de göre cok daha kompleks sarap, adamlar Isle´de ficinin tadina baktiriyor, bu kadar mi yani? Distile iceceklerin tamam yillandirmasi ve terruari var, ama anlamasi cok daha kolay. Birada da craftlarla beraber cesit artti, ama yine de sarapla karsilastirilamaz.

Sarap yogun mesai istiyor. Suclusu siz degilsiniz, sarabi zengin oyuncagi haline getirmis olan Türkiye pazari, sarap antipolitikalari... Yoksa ortalama sosyal icici, sarabin bu kadar maliyetli ve vasat olmadigi her yerde az cok ne istedigini bilir...

Mini tavsiye, begendiginiz bir sarap bulursaniz, o üzümden ya da o üreticiden, stilden devam edin... Rioja mi begendiginiz, baska yere gittiginizde de Rioja icin... O bölge nasil kirmizi sarap yapiyor, neler benziyor, damak hafizasini boyle gelistirirsiniz...
+1
buf-e kür
(21.11.25)
@akhenaten aslında atlamadım ve böyle bir cevap bekliyordum. bir soru yok, genel olarak yazdım.

bütün cevaplar için teşekkür ederim.
+1
🌸put it in your appropriate place
(22.11.25)
Örneğin şarap rakıya göre daha fazla mesai yapmayı gerektiriyor öğrenmek için. Rakı dediğinizde mesela hafif ve yoğun rakılar var. İşte meşeye girince oradan lezzet alan rakılar oluyor. Anasonu baskın veya geri planda oluyor ama genellersek 5-6 tür var diyebiliriz.

Bira daha karışık; kraft bira akımı orada türleri ziyadesiyle arttırdı. Şerbetçiotu baskın IPA'lar mı yoksa karamel veya siyaha çalan biralar mı, meyveyle yapılanlar mı vs. derken orada da mesai lazım. Ama bir şaraba göre burada yol almak kolay. Gidin Sanayi 1-A'ya, küçük bardaklarda verilen 10 farklı birayı tek günde denersiniz.

Viski tarafında bile bana kalırsa daha rahat yol alınır. İsli mi meyvemsi mi? Yoğun mu yoksa günlük içime uygun mu? Biraz biraz deneme yapılarak öğrenebilir. Bir de evinize viski aldınız diyelim, açıp da bitirme zorunluluğu yok. Orada duruyor. Halbuki şarap öyle mi... Açtıysanız illa ki içilmek zorunda.

Bu arada benim şarap üzerine "Toprak ve Şarap: Türkiye'nin Bağları ve Şarapları" diye bir kitabım var. Ayrıca sayısız bira, viski ve rakı tadımına katıldım. Oralardan damıtarak bunları yazıyorum. (Mayalayarak mı deseydim. :D)

Şaraba geldiğimizdeyse öğrenmek için en uzun zaman harcanması gereken içki kesinlikle bu. Mesela geçenlerde şarap üzerine bir eğitim veriyordum. Türkiye'de şaraba hakim olmak için

yerel üzümlerden,

-Emir,
-Narince,
-Bornova Misketi,
-Kalecik Karası,
-Öküzgözü,
-Boğazkere,

yabancı üzümlerden,

-Cabernet Sauvignon,
-Merlot,
-Shiraz,
-Sauvignon Blanc,
-Chardonnay'in

nasıl ve ne tür şaraplara hayat verdiğini öğrenmeniz gerek dedim.

Şimdi burada 11 üzüm saydım. Hani bir üzümün tek bir örneğini içerek de onu anlamazsınız. 3 örneği lazım desek en az 33 tane şarabı üzerine düşünerek, not alarak içmeniz lazım gelir. Başka yolu yok.

Ama bunu yaparsanız da Türkiye'de gittiğiniz restoranların şarap menülerindeki şarapların %70'ine hakim olursunuz.

Tabii Türkiye piyasası kolay, yabancı şarap yok denecek kadar az. Şarap kültürünün daha gelişkin olduğu, bolca şarap bulunabildiği ülkelerde işler karışıyor.
+1
loras
(22.11.25)
(16)

Durabiliyor musunuz?

sekizdokuzon
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?Teşekkürler.
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(20.11.25)
Hayır tam bir fomocuyum
0
grimavi
(20.11.25)
Duramıyorum. Aşırı bir kaygı hali yaşamıyorum. Ama hiçbir şey yapmadığım zamanlarda dahi yapmam gerekip yapmadığım şeyler zihnimi meşgul eder.
0
dediysem dedim
(20.11.25)
Evet, mükemmel bir kafa boşaltma ve dinlenme oluyor ama süre daha az.
0
kisa
(20.11.25)
Duramıyorum. Acaba yapmam gereken ama yapmadığım bir şey var mı diye de düşünüyorum.
+1
rock n roll
(20.11.25)
Hayır, belki müzik dinleyip yürürken bir tık sakinleşip uzaklaşabiliyorum ama bomboş duramam.
0
mutekebbir
(20.11.25)
evet zaten o kadar fazla yapiyorum ki bunu herhangi is yapmak cok zor geliyor
0
ala09
(20.11.25)
maalesef duramıyorum. yani kaygılanma veya endişe vs yok ama olmuş bitmiş, artık değiştiremeyeceğim şeyler hakkında hep bir düşünme, hep bir pişmanlık ve kendine sinir olma durumu yaşıyorum. hiçbir şey düşünmesem bile beş dakika, geçen hafta, geçen sene, 5 sene, 10 sene önceki utanç verici anlarım aklıma geliyor. keşke susmak istediğimizde çenemizi kapatabildiğimiz gibi düşünmek istemediğimizde de beynimize es verebilsek...
0
m e b
(20.11.25)
Duramıyorum. Hatta ağırlık çalışırken başka şeyler düşünmekten sayamıyorum diye duyurum var. Kafam hep dolu.
0
gnosis
(20.11.25)
hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey düşünmeden durabiliyorum.
0
koela
(20.11.25)
Yapamıyorum. Sesli kitap açıyorum
0
yadigar
(20.11.25)
hayır ne yazık ki. kafamın içi çoğunlukla saat 17:00-19:00 arası zincirlikuyu metrobüs durağı tadında
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
durabildiğim zamanlarda megabaytlarım yükseliyor, daha zeki bir adam oluyorum resmen. keşke durdurma butonum olsa.
0
loch ness
(20.11.25)
öylece duramam ama heyecanlı-hareketli bir iş yapıyorsam unutabilirim. örneğin yelken, motosiklet gibi aktiviteler.
0
orpheus
(20.11.25)
durabiliyorum. genelde bir fon muzigi caliyor kafamda ve ne dusunmek istiyorsam onu dusunuyorum.

senelerce meditasyonun da bir sey hakkinda cok derin dusunme oldugunu dusunmustum. meger benim default state'mis.
0
cilgin fantezilerin adami
(20.11.25)
Birkaç saat full odaklanarak endişelenmeden çalışabiliyorum ama hiçbir şey yapmadan imkanı yok :) Yani endişeler başka bir düşünceye ya da eyleme yönlendirilmezse bu dediğinin imkanı yok bence :)
0
truf
(20.11.25)
Çocukluğumdan beri duramıyorum ama ilacını bu sene buldum.
0
dunyao
(06.12.25)
(12)

hastalıklar, zorluklar...

art cat chocolate
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?

benimkiler:

mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışması

bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')

11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...

her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate
(20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.

geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.

başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.

şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen.
Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.

en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)

sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.

boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor.
norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece.
6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
+1
suicides underground
(20.11.25)
(3)

Mahşerin atlıları...

gnosis
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları b
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?
-1
gnosis
(20.11.25)
"Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?"

Çünkü insanlar bu işlevsiz evliliğe çocuklar yüzünden katlanıyor, sonrasında imkan varsa, çocuklardan da destek görürlerse boşanıyorlar, çünkü evlilik bir yandan işlevsizken bile boşanmak bizim anne babalarımızın kuşağı için bir tabu
+6
grimavi
(20.11.25)
grimavi'ye ek olarak, bircok insanin hem cocuk büyütüp hem tek maasla ev gecindirebilecek durumu olmuyor.
sadece cocuklarin iyiligi icin degil, ekonomik sartlardan ötürü de katlaniyorlar.
ne zaman cocuklari kendi paralarini kazaniyor, hatta belki aileye maddi destek olabiliyor, ebeveynler kendi istedikleri hayati yasayabilmeye basliyorlar. aci ama gercek.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.11.25)
değişime tanıklık ediyoruz. toplum, aile kavramına yüklenmiş kutsallık terk ediliyor. birey güçleniyor, kadın güçleniyor. ebeveynlerinin mutsuzluğuna tanıklık eden çocuklar büyüyor. değişim araçlarının çoğunluğuna sahip olan kitle daraldı, ekonomi öngörülemez, idare edilemez bir hal almaya başladı. göç arttı. seçenekler arttı. 90+ doğumlulular bir şeyleri kaçırıyorum hissiyle apar topar kendi hayatını yaşamak istiyor. hayatta kalırsak 30-40 yıl sonra öncekilerden çok başka yaşlılar olacağız.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
(12)

Tariflerini yaptığınız aşçı

fildirfildir
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
Yeni tarifler denemek istiyorum. Çoğunlukla ev yemeği ama diğer mutfaklar da olur. Tariflerini denediğiniz, gerçekten lezzetli olduğunu düşündüğünüz aşçıları yazarsanız çok sevinirim.
+1
fildirfildir
(19.11.25)
Ahmet şef in mutfağı youtube, anam babam usülü salçalı soğanlı en temel tencere ev yemeklerini öğrenmek için iyi bir kaynak
+1
grimavi
(19.11.25)
Yemek.com Ferhat Bora şef
+1
chicha_v2
(19.11.25)
200 e yakın yaptığımız yemek vs. Belki ilginizi çeker.
www.tiktok.com
+1
ground
(19.11.25)
Ferhat şef demeye gelmiştim. Onun dışında YouTube da çok eskilerden bir kadın vardı Hatice mazi diye. Bir kere ekşili sulu köfte bir kere de şekerparesini yaptım (ki bu benim geleneksel Bayram tarifimdir yıllardır) ikisi de tam tutan tariflerdi. Belki sayfası duruyorsa diğer tariflerine bakılabilir geleneksel ev yemeği tarifleri veren bir konsepti vardı.
0
egerbiryolcu
(19.11.25)
Ahmet Şef demeye gelmiştim. @grimavi söylemiş.
0
Mirket
(19.11.25)
ferhat bora
sadık kılıç
0
jelly bear
(19.11.25)
hafif pasif agresif ancak mükemmel tüyolar veren şemsa denizsel. her tarifi çok iyi oluyor.

sebze yemeklerinde sıvı yağ öneren hiçbir şefi takip etmem.
+1
eileengray
(19.11.25)
Teşekkürler^^
0
🌸fildirfildir
(19.11.25)
Görüyorum ki yeterince Ferhat Bora övülmemiş.
+1
kumandanim
(20.11.25)
Bengi Kurtcebe
0
mor oje
(20.11.25)
instagramda ferah kitchen kullanıcı adıyla seda ferah tariflerini sıkça kullanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(20.11.25)
Hamur işleri için youtube da masmavi3
Tatlılar için masterchef burcu
Diğer bütün tarifler için ardanın mutfağı bence çok başarılı.
Refikanın yaptığı tüm tarifleri izlerken çok beğeniyorum, kendim yapınca asla tutturamıyorum. Bu üstteki 3 lünğn daha kötü çıkan tarifini görmedim.
Ferhat borayı da beğeniyorum bu arada.
0
physcos physcos
(21.11.25)
(13)

Personeli işten çıkarmalı mıyım?

loch ness
Sevgili dostlarım. Avukat ve emekli vergi mahkemesi hakimleri ile birlikte çalıştığımız bir hukuk bürom var. Ticaret hukuku ve ceza ağırlıklı tarafa ben bakıyorum. Bir şirketler gurubu içinde benim için kurulmuş bir ofis ve bana atanmış bir asistan var. Asistanımdan kimse hesap sormaz. Dışarıdaki iş
Sevgili dostlarım. Avukat ve emekli vergi mahkemesi hakimleri ile birlikte çalıştığımız bir hukuk bürom var. Ticaret hukuku ve ceza ağırlıklı tarafa ben bakıyorum. Bir şirketler gurubu içinde benim için kurulmuş bir ofis ve bana atanmış bir asistan var.

Asistanımdan kimse hesap sormaz. Dışarıdaki işlerimizden ötürü karmaşıktır mesai düzenimiz. Ama benim depresif , üzgün, uykusuz olduğum bir dönemde, ne de olsa avukat bey işe geç geliyor diye düşünerek sürekli saat 09.45-10:30 civarında gelmiş. Son zamanlarda kendimi toparladım ve erken saatlerde işe gelip , mesai bitiminde de çıkmaya başladım, gece yarılarına kadar çalışmıyorum artık.

Ama bakıyorum ki beyimizde bu olay alışkanlık haline gelmiş, ofisimin önünde asistanın gelip kapımı açması için bekler pozisyona düştüm. Anahtarlarımı da alıp gitmiş çünkü.Uyarımı yaptım, gözleri doldu çocuğun, ama ileride en ufak bir rahatlama ibaresi gördüğünde yine disiplinsiz davranacağını düşünüyorum. Amacı beni toparlamak olan bir görevde, benimle birlikte dağılmaya ve tembellik etmeye yöneldiği takdirde hiçbir işlevi de kalmıyor. N'apalım, biraz zaman tanıyalım mı? Yoksa acilen gönderelim mi?
+1
loch ness
(18.11.25)
Uyarmışsınız zaten bence takip edin durumu.

Bence burada bakmanız gereken şey adam işini düzgün yapıyor mu? Geç gelme haricinde de işini de boşluyor mu? Eğer boşluyorsa direk gönderin.

Eğer bu durum haricinde çalışması düzgünse uyarıdan sonra kendisine çeki düzen vermesini beklerdim ben olsam.
+3
nuevo
(18.11.25)
uyarı yaptın sonucunu beklemelisin bence.
seni tanımış, düzenini görmüş hatta muhtemelen işi de öğrenmiş birisi. adam değiştirmek ciddi bir emek istiyor.
uyarının etkili olup olmadığına bak, tek seferde harcama, gerekirse düzeltmesi için emek harca (detaylı konuşma, bir uyarı daha vs)
+1
kisa
(18.11.25)
Hocam bu nasıl dil sonra diyorlar ki avukatlara karşı neden önyargı var. Dil ile bu kadar içli dışlı olan bir mesleğin içine sızan kibir dışarıdan komik görünüyor.

Orası profesyonel bir ortam bir yandan, sen de çalışana makul beklentilerini, iş yapış şeklinizi açıklarsın, yeniden bir çerçeve çizilir.
+1
grimavi
(18.11.25)
Çıkar tabii. En hayırlısı.
0
gabe h coud
(18.11.25)
@grimavi kibirli değil de sabrı taşmış gibi düşünebilirsin. çünkü inanılmaz bir esneklik ve anlayış gösterdim. saat 11.20'de arıyorum adam daha uykudan yeni uyanmış oluyor. işe geç geliyor, sebep; "kedilerim kavga etti" , işe geç geliyor , sebep; "kız arkadaşım trip attı" , işe geç geliyor , sebep; "kulağımda egzema vardı uyutmadı". yani anlayış gösterdikçe alay eder gibi bir pozisyon alıyor karşımda.
+2
🌸loch ness
(18.11.25)
Galiba gene depresif dönemdesiniz. Asistanın işe geç gelmesi işleri aksatıyor mu ? Eğer aksatmıyorsa bırakın modern kölelikte azıcık rahat etsin adam. Mesaiye kalırken sıkıntı yok, geç gelince lololo olmaz.
-2
kimlanbu
(18.11.25)
@kimlanbu -mesaiye kalma gibi bir durum yok ki. mesaiye kalan benim. tek başıma :) cumartesileri çalışmıyor. iş yoğun bir iş değil. hatta iş yoğun değil diye izin istediğinde, izin vermediğimde gergin gergin davranıyor. rahat battı diye düşünüyorum "kölelik"ten ziyade :)
+1
🌸loch ness
(18.11.25)
mesai kaçta başlıyor? 9'da mı? eğer öyle olduğunu varsayarsak trafik ve benzeri bir bahanesi yoksa uyarınızı yapmışsınız, bekleyin. hatta 9.15 gibi bir toplantı veya bir iş verin ve tavrını izleyin. toplantıya geliyor mu işi yapıyor mu izleyin.

uyarıya rağmen yine aynı alışkanlıklara devam ediyorsa yolları ayırmakta fayda var.
0
false pretension
(18.11.25)
Mesai 08:30'da başlıyor 18:30'da bitiyor. ne de olsa yöneticim görmüyor mantığıyla geç gelmiş hep. ama son zamanlarda dozu o kadar arttı ki artık gözüme sokuluyor gibi.
+1
🌸loch ness
(18.11.25)
Bence çıkarın şansını fazla zorlamış. Para veriyorsunuz ve hizmet almak hakkınız.
+1
enteg
(18.11.25)
ilk uyari yapilmis.
ikinci uyariyi da yaparim gerekirse.
3.yu yapmam.
0
cooperr
(18.11.25)
en sevmedigim insan tipi, uyarilmasina ragmen arkanizi donunce kaytarmaya yer arayan profil. isleri aksatmiyor olsa cok dert degil ama kapi onunde pasamin gelmesini beklemek zorunda olmamalisiniz.

benim bu islere bakis acim biraz profesyonel/kalpsiz. zira siz kendi isinizi benzer performansla yapiyor olsaniz sizin isvereniniz sizi aninda postalar.

ben sizin konumunuzda olsam uyarinin ciddiyetini anladigindan emin olurdum, bir nevi "ultimatom" gibi. "ya uyariydi cok ciddi degildi" gibi dusunmesin ki sonra surpriz olmasin.

sonraki adimda hic yuz goz olmaz isten cikarirdim, cikartirken de son paragraftaki cumlenizi soylerdim: amacı sizi toparlamak olan bir görevde, sizinle birlikte dağılmaya ve tembellik etmeye yöneldiği takdirde asistana ihtiyac kalmiyor. cumle yalan degil, yanlis degil.
+3
adrianapole
(18.11.25)
Anlayışlı davranın, hayat herkes için zor, onu o karakteriyle olabildiğince kabul etmeye çalışın.
-1
konsomatrix
(19.11.25)
(4)

Eski duyuruma update

euteamo
Selamlar,Eski duyurularımda bahsettiğim arkadaşla buluştum size de update vermek istedim. Hahatimdaki en absürt date ti :-) haklıymışsınız. Akşam boyunca eski sevgililerinden bahsetti. Bana ne ve neden anlattı hiç anlamadım. Aşırı saçma bi akşamdı vaktime yazık oldu valla. Sizi de bilgilendireyim is
Selamlar,

Eski duyurularımda bahsettiğim arkadaşla buluştum size de update vermek istedim. Hahatimdaki en absürt date ti :-) haklıymışsınız. Akşam boyunca eski sevgililerinden bahsetti. Bana ne ve neden anlattı hiç anlamadım. Aşırı saçma bi akşamdı vaktime yazık oldu valla. Sizi de bilgilendireyim istedim :-)
+6
euteamo
(17.11.25)
Oh, uyuyabilirim o zaman.
😁 Geçmiş olsun
0
kisa
(17.11.25)
Bizi update ettiğin için teşekkürler ben cidden sonucu merak ediyordum, o kaddar yazdık
0
grimavi
(17.11.25)
Geçmiş olsun. İyileşeceksin.🩺💔💝❤️
0
gabe h coud
(18.11.25)
ay geçmiş olsun sevindim sorunun çözülmesine :)
0
mezzosprite
(18.11.25)
(14)

Aşk acısı

mermaidd
Biz kadınlar olarak daha çok aşk acısı çektiğimizi daha doğrusu bunu daha çok yansıttığımızı düşünüyorum. Siz erkekler de yoğun şekilde aşk acısı çekiyor musunuz? Duygularınızı özellikle belli etmemeye çalışıyor musunuz ve çalışıyorsanız ne yapıyorsunuz? Ve en merak ettiğim aylarca aşk acısı çeken v
Biz kadınlar olarak daha çok aşk acısı çektiğimizi daha doğrusu bunu daha çok yansıttığımızı düşünüyorum. Siz erkekler de yoğun şekilde aşk acısı çekiyor musunuz? Duygularınızı özellikle belli etmemeye çalışıyor musunuz ve çalışıyorsanız ne yapıyorsunuz? Ve en merak ettiğim aylarca aşk acısı çeken var mı?
0
mermaidd
(17.11.25)
4-5 yıl kadar aşk acısı çektim. güzel eski bir anı olarak kaldı şimdi... aklıma gelince tebessüm ediyorum. zaman her şeyin ilacı.
0
HellKeePer
(17.11.25)
Kadınlar bu konuda daha paylaşımcı, çevrelerine arkadaşlarına anlatıp bu süreci daha sağlıklı atlatıyor

Erkeklerin böyle bir sosyal etkileşimi yok, bunu kendi içlerinde yaşayıp tek başlarına çözmeye çalışınca daha zor atlatıyorlar

Atlatamayanları da youtube daki bazı şarkıların altlarındaki yorumlarda görebilirsin :)

Son aşk acım 2 ay yemeden içmeden kesilmeli geçmişti
+3
grimavi
(17.11.25)
Her ilişkiyi aşk zannetme saçmalığına inanmıyorum.
Kadınlar ilişkiye hangi gözle bakıyor bilmiyorum ama abarttıkları kesin.
Erkekler için ilişkinin yüzde doksanı seks gibi bir şey. Erkeklerin duygusal hezeyanlarına çok inanmayın.
-8
Cezcez
(17.11.25)
Nefes alamaz hale gelmiştim. Benim kadar aşk acısı çeken kadın tanımadım. Erkek tanıdım. Erkek aşk acısı çekmiyorsa zaten aşık olmamıştır. Eğlence, partner falan aramıştır.
+1
yadigar
(17.11.25)
aşk acısı çeken hiç kadın tanımadım.

aşkla ilgili şiirlere şarkılara bi bakın zaten %80’i erkeklerdir
+3
asap raki
(17.11.25)
Bu konuyu yıllar önce bir kadın arkadaşla konuşmuştuk.

Hemcinslerinin aşk acısı çekmediklerini, çünkü yeni bir dalı tutmadan eski dalı bırakmadıklarını erkeklerin ise yapısal olarak asla bir B planına ihtiyaç duymadıklarını, dolayısıyla aşk acısının erkeklere özgü bir şey olduğunu söylemişti.

İnandırıcı gelmiştir hep bana.
+2
Mirket
(17.11.25)
@mermaid
Aşk acısı çekmedim diye mi tik yok bana:/
-1
Cezcez
(17.11.25)
@cezcez aşk acısı çekmedin diye değil elbette. Yaptığın genellemeyi hoş bulmadım.
0
🌸mermaidd
(17.11.25)
Cinsiyetle alakali oldugunu dusunmuyorum belki iliski dinamigiyle alakalidir cok verici davranmak, iliskide buyuk hedefler koymak ve ona ulasamamanin acisi, aldatilmak vs ask acisini percinleyebilir. duygu yasayabildiginiz icin sukredeceginiz yerde hayiflaniyorsunuz siz de.
0
ala09
(17.11.25)
Aldatılmanın sonucu hayal kırıklığı, kandırılmışlık ve tiksintidir. Çok verici davranıp karşılık bulamamanın sonucu yıpranma ve önemsiz/değersiz hissetmedir, ilişkideki hedeflere ulaşamamanın neticesi de mağlubiyet/yenik düşme, mutsuzluktur. Yani @ala09’un bahsettiği dinamikler insanı üzgün, mutsuz ve depresif yapabilir.

Aşk acısı ise “onsuzluk”tur. Fazlası değil. O olmayınca, yerini acı alır.
+1
yadigar
(17.11.25)
@ala09 bu bahsettiklerinden dolayı aşk acısı çekene pek rastlamadım hayatımda. Ayrıca burada konu ne şükürsüzlük ne de hayıflanmak merak ettiğim bir şeyi danışmak istedim hepsi bu.
+1
🌸mermaidd
(17.11.25)
ben kahroluyorum ya. çünkü arkadaşlıklar ve hatta esnaf ile düzenli alışveriş neticesinde oluşan tanışıklık dahil bütün insan ilişkilerinin çok değerli olduğunu düşünüyorum. hele ki romantik ilişkiler , deli gibi aşık olduğun bir insanla kurduğun bağ o kadar değerli ki. çok büyük özen gösterilmeyi hak ediyor.

ama çer çöp sebeplerle bu tesadüfi ve biricik eşleşmelerin öylece güme gittiğini, kaderlerin ayrı yollara savrulduğunu görmek beni çok ama çok üzüyor.
+1
loch ness
(17.11.25)
daha çok yansıtmak konusunda haklı olabilirsiniz ama erkeklerin aldığı darbe büyük bence çoğu zaman. bunda yine çoğunlukla kadının bitirmek istemesi, erkeğin devam etmek istemesi de olabilir. belki yanlış düşünüyorumdur ama bence çoğu kez kadınlar bitirir.

belki erkek ilk bir kaç hafta hatta bir kaç ay boyunca farketmiyor durumu.
ama mevsimler değişmeye başladığı gibi artık o kişinin hayatında olmama hali tüm ağırlığıyla çöküyor. "aylardır yok zaten, bak hayat devam ediyor. hatta her şey daha güzel artık. hem özgürsün hem de sürekli tetikte olmanı gerektiren bir durum yok. üstelik sen de ona iyi gelmiyordun belki. belki birbirinizi kötü ediyordunuz, bitmesi iyi oldu" diye düşünsen de ve bu düşüncelerin doğru olduğunu bilsen de, yine de acını hafifletmiyor.

kadınlarda durum daha farklı gibi geliyor bana.
dışarıdan bakınca çok etkilenmiş oluyorlar. kimisi yemekten kesiliyor, kimisi çok yiyor, kimi çok geziyor ya da alışveriş yapıyor. bir gün çok mutlu ertesi gün çok mutsuz. fiziksel değişiklikler yapıyor. bazen mutlu görünüyor, bazen mutsuz. ama bir kaç hafta sonra her şey yoluna giriyor.

erkek tarafı "ben şimdi ne b*k yicem, kavgalarımız manasızdı aslında, düzeltebilirdik" diye düşünürken kadın tarafı artık ona uzatılan yeni davetleri görmeye hatta yanıt vermeye başlıyor. aradan geçen aylarda artık alışkanlıklar da değişmiş, diğer kişiden pek fazla bir şey kalmamış oluyor.

"erkek kadından daha yoğun yaşar"ın sebebi belki de ilk cümlem, yazarken farkettim.
çoğunlukla ilişkiyi kadın bitirir çünkü zaten sorunlar vardır, bitirmek istemiştir, kavgalar edilmiş acılar çekilmiş kadın zaten ilişki içindeyken bir sürü dert çekmiştir. sonra ayrılık aşamasına gelinmiştir. kadın için planlı bir süreçken erkek için damdan düşer gibi olmuştur bu.
0
biseysorcaktim
(17.11.25)
@biseysorcaktim aslında haklısınız bir yerde okumuştum kadın ilişki içerisindeyken aylar evvel ayrılma kararı alır, kendi kafasında ayrılır ve o yas sürecini ilişki bitmeden yaşamaya başlarmış. Bundan dolayı ayrıldıktan sonra kadınlar ve erkekler olarak verdiğimiz tepkiler böyle gelişiyor sanırım.
0
🌸mermaidd
(17.11.25)
(2)

koltuklar nasıl?

asap raki
belim biraz sıkıntılı. oturma yeri uzun olan koltuklarda oturamıyorum :/ şu koltuk takımı nasıl sizce? belim en çok bunda rahat etti.https://youtube.com/shorts/YsM8teQURs4?si=A6DPSRaCPtO5lL-n
belim biraz sıkıntılı. oturma yeri uzun olan koltuklarda oturamıyorum :/ şu koltuk takımı nasıl sizce? belim en çok bunda rahat etti.

youtube.com
0
asap raki
(16.11.25)
Teklileri beğenmedim ama üçlüler güzel.
0
grimavi
(16.11.25)
modern duruyor ama ben tip olarak çok beğenmedim. kötü değil ama rahat da durmuyor.
0
gurur
(16.11.25)
(6)

son sorum bu arkadaşla ilgili :-) umarım

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevili ekşiciler,Yaklaşık bir ay önce ayaküstü tanıştığım ve o zamandan beri whats appdan flörtleşriğim arkadaşla ilgili umarım son sorumu soruyorum :-)Daha önceki duyurumda da söylediğim gibi bu arkadaş tüm gün bir şey yazmamıştı bana ve ben gıcık olmuştum. neyse sonra gec
Her şeyin doğrusunu bilen sevili ekşiciler,

Yaklaşık bir ay önce ayaküstü tanıştığım ve o zamandan beri whats appdan flörtleşriğim arkadaşla ilgili umarım son sorumu soruyorum :-)

Daha önceki duyurumda da söylediğim gibi bu arkadaş tüm gün bir şey yazmamıştı bana ve ben gıcık olmuştum. neyse sonra gece geç bi saatte bir sesli mesajla neden yazamadığını açıklamış ve mantıklı geldi açıkcası. Ertesi gün güzel telefonda konuştuk hatta görüntülü aramak istedi ve aradı haha. gayet de samimi geldi. ama bugün yine bi günaydın yazmış ve yazdıklarıma cevap yok. ama görüyorum facebook'ta online ve bir şeyler de paylaşmış. erkekler bunu neden yapıyorlar?

Bir de daha önce geçen pzartesi buluşalım diye konuşmuştuk ama ikimizde hiç bir şey yazmadığımız için buluşamamıştık hahah. hatta sonra bu yine sesli mesajla "sanırım bugün buluşacaktık ama senden haber çıkmadı" demişti saat 17:30 gibi. ve artık çok geçti, ondan ses çıkmayınca ben de sinemaya gitmiştim.

Şimdi bu hafta da pazartesi buluşacaz diye konuştuk ama yine hiç ses çıkmayacak gibime geliyor. sizce pazardan bir şey yazsam mı buna yarın ne yapıyoruz gibi, çok da atlıyor gibi de ilgisiz gibi de olmak istemiyorum. her türlü tavsiyeye açığım ama bu geç cevap vermeleri asla anlamıyorum ve geriliyorum acaba vaz mı geçsem bu sevdadan yaa
0
euteamo
(15.11.25)
Seni umursamıyor diyoruz ama sen bizden iyi şeyler duymak istiyorsun
+1
grimavi
(15.11.25)
@grivai ama "hep aklımdasın" dedi, inanmayayım mı? Bir de umursamıyorsa neden yapıyor bunu? sonuçta numaramı alan, yazan da kendisi, error veriyorum gerçekten
0
🌸euteamo
(15.11.25)
1 aydir ayni sehirde olup bir kahve icemediginiz ve mesajlariniza zaman zaman ertesi gun donen birinin 'hep aklinda' degilsiniz. Yani bazen bazi seyleri cok istedigimiz gibi gormek istiyoruz, cok kalpten istiyoruz bunu ve sizi cok iyi anliyorum inanin ama o is oyle degil iste. Bir gun gelecek gercekten hep aklinda oldugunuz, size hak ettiginiz özeni gosteren biri cikacak karsiniza ve o zaman ne demek istedigimizi cani gonulden anlayacaksiniz.

Neden bunu yapiyor? Cunku insan, cunku ilginiz hosuna gidiyor, gururu oksaniyor, kendini iyi hissediyor bir sekilde, su anda ilginiz alakaniz bu flortlesme sureciniz onun bir ihtiyacini gideriyor, ona iyi geliyor. Ama bu kadar, gosterdigi 'özen' burada bitiyor, bunu alabildigi yerde bitiyor, bundan otesi onun pek de umrunda degil.
+3
kassiopeia
(16.11.25)
Breadcrumbing denilen bir durum var gibi, ufak yakınlaşmalarla ilginizi canlı tutuyor. Kadın, erkek fark etmez flörtleşme durumlarında iş buluşmaya gitmiyorsa karşınızdakinin inisiyatif alacak kadar sizi ön plana koymadığı, enerjisini harcamadığı anlamına gelir. Diyelim ki yoğun gerçekten, o zaman buluşma ya da olası ilişki için de hazır olmayacak bu insan. Instagram'da Jillian Turecki videolarını tavsiye ederim, Türkçe çeviri altyazı ile izleyebilirsiniz, bunları hep anlatıyor.
0
kaset
(16.11.25)
olmayacak şeyleri oldurmaya çalışarak enerjini düşürme ve zaman kaybetme.
zaten bir araya gelsen de bir şey olmayacak. burada bir flört enerjisi yok.
flörtleşme iki insanın birbirini merak ettiği, bir araya gelmek için fırsat kolladığı ve birlikte zaman geçirdiği bir dönem. buradaki tabloda sadece sen tırmalıyorsun.

sana senin ona yaklaştığın gibi yaklaşmıyor. seni senin onu gördüğün gibi görmüyor.

bak ben bir erkek olarak, ilişkim olmasını isteyeceğim kişi görüşmek istese, bana "hakkari'deyim gel kahve içelim" dese anında uçağa atlar giderim.

sen aynı şehirdesin bir aydır kahve içemiyorsun mesajlarına yanıt alamıyorsun.

buradan bir şey çıkmaz.
+1
tabudeviren
(16.11.25)
Sağolun arkadaşlar, katiliyorum dediklerinize çok haklısınız ve zaten beni geriyor da böyle olmaması lazım. Sıfır beklentiyle yarın bi buluşacağım ama ben de pek olabilitesi olduğunu sanmıyorum. Hayatımda kimse yok ve bi değişiklik olsun diye bulusacagim, bir şey çıkmayacağını bilerek.
+3
🌸euteamo
(16.11.25)
(15)

Boş dükkanda ne yapılır?

vedatchilipeppers
Merhaba,Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi.
Merhaba,

Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi. Yani emsallerin üçte biri hatta dörtte biri kadar bir para alıyoruz ve bunu yıllardır yapıyoruz biraz da destek amaçlı. Neyse orası uzun hikaye ve alakasız.

Şimdi ben babamla anlaşmaya çalışıyorum; diyorum ki burayı yeni kiracıya kiraya vermeyelim. Onun yerine ben sana her ay halihazırdaki kiracının ödediği kadar vereyim, sen de dükkanı bana ver ben içine masraf yapayım ve işleteyim. Okay oldu.

Lakin… ne yapacağım ki bu dükkanla ben? Gaza gelip adama hava bastım ben ticaret döndürürüm burada diye ama başıma iş aldım gibi hissediyorum 😅 fikir verebilir misiniz bana?

Not: satmak istemiyor dükkanla duygusal bağı var.
0
vedatchilipeppers
(13.11.25)
Baharatçılık
0
grimavi
(13.11.25)
Pizza
Tabldot yemek
Kıyafet yıkama
0
gabe h coud
(13.11.25)
Barbaros Bulvarına en çok uyan garantili yöntem @yap desem yapmazsin önerisi.

Yalniz bu işlerin birinci kuralı işin başında durmaktir. İpleri asla gevsetmemektir, kamera vs her şey kayit altinda olsa bile öyle yöntemlerle yolarlar ki sizi bu işlere tövbe edersiniz :)
+1
makbur
(13.11.25)
Butik kahve diyenlere katılıyorum. Geçenlerde Beşiktaş'a yolum düştü ve hafta içiydi. Bir çok kahve içilecek yer olmasına rağmen her yer. tıklım tıklımdı zor bir yere oturabildik arkadaşlarımızla. Bir kaç basit tatlı çeşitleri de olursa kahvenin yanında güzel iş yapacağı kanaatindeyim.
0
mermaidd
(13.11.25)
mekan neresi?

yol üzeri mi ara yol mu?

ana yolsa her şey olur orada.

aralardaysa daha ziyade paket çalışılabilir. pilav, ev yemeği vs gibi
0
gurur
(13.11.25)
Barbarosta olduğu için kahveci ya da yemekçi diyorum. Ama işi bilen biriyle girin çok yıpranırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
patso ve kaçak çay.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
bu tarz denemeler kurtlar sofrasinda yapilmaz, once pismen lazim. besiktas turkiyenin m2 kira fiyati en yuksek yerlerinden biridir herhalde.
tavsiyem su olur:
1 - besiktastaki dukkani kurumsala kiraya ver, saglam bir kontrat ve guzel bir kira ile.
2 - daha makul kiralari olan bir muhitte dukkan ac, gelen kiranin bir kismiyla finanse et. belki de esnaf olmak hosuna gitmeyecek...
+1
cooperr
(14.11.25)
tütüncü aç bence çok para var o işte.
0
guitarissimo
(14.11.25)
Kahve + 1
ama benim fikrim yanında bi' promosyon ya da mesela çok az ürün çeşidi gibi oradaki kahvecilerden sıyrılabilecek bi' şey.

Beyin fırtınası lazım.
Bi' de açarsanız tam yerini yurdunu özelden atın da gelip siftah atalım, destek olalım hocam.
0
kumandanim
(14.11.25)
piliç ve piliç ürünleri (kanat,pirzola,baget) çevirme dükkanı. inanın kahveci kadar para kazanacaksınız.
0
since1907
(14.11.25)
en güzeli bildiğin işi yapmak, senin durumunda kiraya vermek. bilmediğin işlerde harcanır gidersin.
0
ravenudon
(14.11.25)
Ben de Beşiktaş'ta oturuyorum. Her gün Barbaros'tan gidiyorum. Çarşı gibi değil. Zor lokasyon bana göre.

Viral olacak, Instagram dostu özgün bir yemek bulmak lazım. Pakete uygun, elde taşımalık. Gelsinler, alsınlar, gitsinler. Hype olsun.

Tabii dükkan Barbaros'un çok yokuş kısmında değil de sahile biraz yakın diye varsayıyorum.
0
loras
(14.11.25)
Bu ülkenin düzgün meksika sokak lezzetlerine ihtiyacı var, lütfen meksikadan yemek yapmasını bilen birini kartellerin elinden ve bizi de bu zulümden kurtar.
0
tiredofwaiting
(14.11.25)
Toptan petshop. Para basarsın
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
(13)

Olamıyordu :-)

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey oldu, işte salı günü görüşelim, diye konuştuk ama her sabah günaydın mesajı atan adam o gün hiç birşey yazmadı. Akşam da saat 17:30 gibi "biz galiba bugün buluşacaktık ama senden ses çıkmadı" diye sesli mesaj gönderdi. Error verdim. Eğer normal her zaman ki gibi günaydın mesajı yazsa ben zaten hatırlatırdım ama onu bile yazmayınca ben de hiç bir şey demedim ama bütün gün içim içimi yedi. sonra bütün gün hiç bir şey yapmadığını ama tatil planları yaptığını falan anlatmış sesli mesajla. Neyse önümüzdeki hafta görüşelim dedik ama yine ben yazarsam saatler sonra bana dönüş yapılıyor. Onun dışında ise çok romantik gibi, o yüzden kafam karışıyor zaten. Bi ara gerçekten başka biri daha olduğunu düşündüm ama sanırım yok, gerçekten işinde gücünde biri gibi ama emin de olamıyorum. yorumlayın pls :-) bu iş nereye gider, erkekler neden böyle
0
euteamo
(13.11.25)
Başka biri var
Yoksa bile sen de yoksun aslında.
boşluk zamanını doldurma için hazırda tutuluyorsun.
Ha sana keyifli geliyorsa devam et ama ne olduğunu da bil.
not:erkeğim.
0
kisa
(13.11.25)
aklındaymışsın. "atması gereken" günaydın mesajını beklerken kaybetmişsin. geçmiş olsun. kimse kimseye bir şey yapmaya mecbur değil. istediğinin peşinden gitmeyi böyle böyle öğreneceksiniz. her şeyi bilen sözlükçü.
+2
gabe h coud
(13.11.25)
Sen biraz daha aktif olup bir çay kahve içme niyetine onu davet et böylece onun hayatında şu an başka biri mi var anlarsın, aynı zamanda karakter olarak her zaman mı böyle tutuk biri olup olmadığını sohbet esnasında ve görüşme sonrasındaki davranışlarında anlamış olup buna daha fazla enerji harcayıp harcamayacağına da karar ver
0
grimavi
(13.11.25)
başka biri/leri var. Senin kadar romantik düşünmüyor, hazır değil vs bir sürü opsiyon var. Konuşmak iyi geliyor ancak iş buluşmaya gelince ya hayatındaki insanlardan dolayı planlayamıyor - yani biriyle yeni görüşmüştür, o gün kendine ayırmıştır gibi...
+1
croswell
(13.11.25)
ya birak, zerre caba yok herseyi senden bekliyor. erkekleri boyle yapan sinir cizemiyor olmaniz.
0
warrior princess
(13.11.25)
Bu hikayede en normal şey başka birinin olması bu arada, eğer yoksa daha sıkıntılı bir durum.
Ben de başkalarının olduğunu ve bu yüzden planlamada zorlandığını düşünüyorum.
Daha önce de söylediğim gibi biraz sakinleş, sen de başkalarıyla konuşmaya devam et bence, birine bu kadar takılmak deli eder insanı.
0
mutekebbir
(13.11.25)
3 haftadan uzun suredir ilk bulusmayi gerceklestiremediginiz kisi sizi oyaliyor demektir. Kafanizda yarattiginiz bir karakter icin hem zamaninizi hem enerjinizi harciyorsunuz. Bu insan hakkinda aslinda 'gercek hayatta' hicbir sey bilmiyorsunuz. Lutfen kendinize gelin.
Hem her sabah gunaydin mesaji atiyor hem ertesi gun mesajlara donuyor, o kisim enteresan, celiskili.
Ama her sabah mesaj atan adam ozellikle bulusma gunu atmadiysa ozellikle bulusmak gibi bir derdi yoktur bence.
+1
kassiopeia
(13.11.25)
Böyle çaba göstermeyen senin kadar heyecanlı olmayan erkekten bir cacık olmaz. Hiç vakit kaybetme next next next…
Evli çocuklu teyze olarak uyarmak istiyorum :)
0
kaptan maydanoz
(13.11.25)
hiçbir şey yok. anlattıklarından hiçbir anlam çıkmıyor. (bence, başka biri var benzeri bir sonuç hiç çıkmıyor zaten) herkes kendi yaşından, kendi yaşam tecrübesinden , kendi penceresinden bakarak yorumlamış, ama bin bir çeşit insan var dünyada.

bu kadar çok analiz ediyorsan, ilgin çok yüksektir diye düşünüyorum. rol yapmayı , geri durmayı bırakıp daha atak olmalısın. kız kıza wp gruplarına yada kedi annesi teyzelere kulak asma. abartmamak kaydıyla erkeğin peşinden giden kadın, net , ne istediğini bilen , mermi gibi kadındır. üslupta problem olmadığı ve çok sayıda hedefe yürümediği sürece de gayet karizmatiktir bir çok erkeğin gözünde.
0
loch ness
(13.11.25)
@Loch ness sana katılamıyorum maalesef, erkek milleti maalesef peşinden koşmayı seviyor, tecrübe ile sabit. o yüzden ondan çaba gelmedikçe ben de ses etmeyeceğim, aslında bayaa hoşlandım ama normal şartlarda bu kadar zorlanmamız gerekiyordu, tuhaf bir şey var, yukarıdaki arkadaşların da yazdığı gibi.
0
🌸euteamo
(13.11.25)
başka biri yok ama aslında ilişki istemediği halde bir ilişkisinin olması gerektiğini düşünüyor. ya da özgüvenini etkileyen bi sorunu olabilir. sonuç olarak görüşmekten kaçınıyor. uzaktan konuşurken kolay ama iş ciddiye binince ölü taklidi yapıyor. yorucu olur, siz bilirsiniz tabi yine de
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Benim anlamadığım her gün adam günaydın mesajı atıyormuş, o gün de sen atsaydın? Adam da belki bir gün sana mesaj atmayı unuttu ve baktı ki ben yazmasam onun hiç umurunda değil gibi düşündü.
0
bobinhoo
(14.11.25)
bütün gün yazmamasının nedenini açıklamış, mantıklı geldi. bi de demiş ki "bugün konuşamadık ama bu seni özlemediğim anlamına gelmez, hep aklımdasın". inanacağım sanırım ya.
-1
🌸euteamo
(14.11.25)
(4)

Espresso makine tavsiyesi

croswell
selamlar delonghi dedica vardı ancak bozuldu bir kere yaptırdık yine bozuldu. Şu an yenisi 8-9 civarında ancak araştırdığımda bu dedica serisi başlangıç serisi olarak geçiyormuş 2-3 yılda bir aynı hataları alan çok olmuş.Daha güçlü bir şey arıyorum ama malum mutfaklar küçük olduğu için ufak olsun. S
selamlar
delonghi dedica vardı ancak bozuldu bir kere yaptırdık yine bozuldu. Şu an yenisi 8-9 civarında ancak araştırdığımda bu dedica serisi başlangıç serisi olarak geçiyormuş 2-3 yılda bir aynı hataları alan çok olmuş.
Daha güçlü bir şey arıyorum ama malum mutfaklar küçük olduğu için ufak olsun. Sadece espresso yeterli diğerlerini içmiyoruz, aramıyoruz da zaten

araştırdığımda f/p olarak Sage bambino buldum
kullanan var mıdır?

başka tavsiye edebileceğiniz var mıdır?

teşekkürler
0
croswell
(11.11.25)
gaggia var bizde çok memnunuz. gaggia new classic pro olsa gerek
0
eisberg
(11.11.25)
sage bambino kullanıyoruz biz de 1 yıl oldu gayet güzel memnunuz. enplus'ta geçen sene black friday zamanı outlet mağazası kurdulardı natilius'da, aşırı ucuza almıştık. Bu sene olursa bakın.
0
awlmi
(11.11.25)
Ben de shark ninja nın kahve makinesini araştırıyorum
www.sharkninja.com.tr
0
grimavi
(11.11.25)
Gaggia Classic Pro +1. bunu almadan once Sage'e bakiyorduk ama bulundugumuz yerde Gaggia'nin daha cok parcasi vs vardi, makinayla oynamak istersen (iste isi olceri olsun, basinc olceri olsun, ekran takayim vs) daha cok esneklik taniyor. Super bir hobi makinasi.
0
taurina
(11.11.25)
(4)

Evleneceğiniz kişiyi çekirdek aile dışında özellikle tanıştırdığınız kimse oldu mu?

egerbiryolcu
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
Yoksa anam babam tanışsın yeter gerisi düğünde nişanda tanışır mı dediniz?
0
egerbiryolcu
(10.11.25)
Yani annem babam bile arkadaşlarımdan çok sonra tanışır.

Biraz gevezelik yapacam. Sevgiliyi aile dışında biriyle tanıştırıp onun onayını alınca içi rahatlayan insanın karakteri olgunlaşmamış demektir. Bu insan hayatta başka konularda da insanlardan onay alma ihtiyacı duyar, kararlarının sorumluluğunu kendi başına alamaz.

Sonra burda duyurular açılıyor bir değil iki değil. Evlenmiş aile kurmuş fakat anne babasının sözünden çıkamayan ya da onların isteklerine karşı gelemeyen hikayeler.
+1
grimavi
(11.11.25)
Eşim daha sevgiliyken butun sulalemle nerdeyse (gorustuklerimizle) tanisti ve iyi ki öyle olmus.
0
matilda
(11.11.25)
Kuzenlerim, teyzelerim, halalarim, anneannem ve babannem.
0
logisticsmanager
(11.11.25)
aynen öyle dedim. nişanlanana kadar kardeşim hariç kimseyle tanıştırmadım, akrabalık zorunlu gereksiz bir bağ zaten.
+3
mikahakkinen
(11.11.25)
(1)

bu enstrüman ne

jepa
burdaki enstrüman elekto bağlama mı gitar mı?https://vocaroo.com/14dAzklyTV9m
burdaki enstrüman elekto bağlama mı gitar mı?

vocaroo.com
0
jepa
(10.11.25)
Gitar
+1
grimavi
(10.11.25)
(7)

Şarap önerisi

mermaidd
Ben şaraptan pek anlamam desem yeridir. Arkadaşlarım da pek anlamaz. Hem kendime, hemde arkadaşlarıma almak üzere yurtdışında lidl gibi marketlerden bulabileceğim içimi güzel şarap önerilerinize açığım.
Ben şaraptan pek anlamam desem yeridir. Arkadaşlarım da pek anlamaz. Hem kendime, hemde arkadaşlarıma almak üzere yurtdışında lidl gibi marketlerden bulabileceğim içimi güzel şarap önerilerinize açığım.
0
mermaidd
(10.11.25)
blush iyidir hocam
0
ihsanlı
(10.11.25)
Markete gittiğin zaman şarap bul, vivono'dan notuna bak. 3.8 ve üstü iyidir genelde.
Lidl'da bunu bulmak kolay değil tabi de çoğu markette rahatça bulursun.
+1
logisticsmanager
(10.11.25)
@logisticsmanager bunu söylediğiniz çok iyi oldu. Teşekkür ederim. Ben nedense iyiler seviyesinden başlıyor diye düşünüyordum. Bu şekilde daha rahat şarap bulabilirim.
0
🌸mermaidd
(10.11.25)
Hazır sıcak şaraplar da vardır, havalar soğudu mevsimi de geldi. Glühwein ya da mulled wine diye geçer, sadece bir cezve ya da tencerede kaynatmadan ısıtıyorsun, baharatlı tarçınlı aromatik tatlı bir şarap oluyor, içimi kolay
+1
grimavi
(10.11.25)
@konusma ben konusuyorum yakın tarihte Belgrad'a gitmeyi düşünüyorum. Bir kaç yere gitme olasılığım da var. Önerileri not edip gittiğim ülkelerde bulduklarımı almayı düşünüyorum.
0
🌸mermaidd
(11.11.25)
primitivo şarap tipini aşırı öneririm. hem uygun fiyat hem lezzetli (eğer kırmızı seviyorsanız)
0
elektr10
(11.11.25)
riesling beyaz sarap, icmesi inanilmaz rahat
+1
monicapp
(11.11.25)
(11)

Son zamanlardaki favori üçlünüz

sekizdokuzon
Benimki; şarap, cips, Sopranos.Taşındığım yeni evde televizyon var, aşırı mutluyum.Sizin favori trioları alalim. Teşekkürler.
Benimki; şarap, cips, Sopranos.

Taşındığım yeni evde televizyon var, aşırı mutluyum.

Sizin favori trioları alalim.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.11.25)
Bill evans, thelonious monk, chet baker
Bütün kışı sadece üçünü dinleyerek geçirebilirim
0
grimavi
(10.11.25)
Bir süredir azalttigim müzik dinleme rutinimi son üç gündür tekrar canlandırdım.
Şu an çok keyifli ve karışık şeyler çalıyor, tertemiz ses, bir yandan da arkadaşımla WhatsApp sohbeti.
Müzik goygoy duyuru diyeyim bari
(hayır alkol yok)
0
kisa
(10.11.25)
defter, kalem, müzik

çizmeyi çok özlemişim.
0
lüzumsuz adam
(10.11.25)
fuse tea mango, ruffles, kedi.

(kediyi yemiyorum merak etmeyin)
+1
false pretension
(10.11.25)
golden elma
yapay zeka ürünü psychedelic rock türküler
tuzsuz fıstık ile sade soda kombinasyonu.
0
lazpalle
(10.11.25)
İskender/et döner/ patates kızartması / kola
bira/füme et/rus salatası
şarap / çikolata / ezine peyniri
0
tabudeviren
(10.11.25)
çekirdek, kola, true crime.
0
deartheodosia
(10.11.25)
Xrv750
Cbr1100xx
Vw type3
0
mirty
(10.11.25)
Yazmak
İçmek
Gecenin dördünde amaçsızca yürümek.
0
rakicandir
(11.11.25)
Karabuğday patlağı, fıstık ezmesi, filtre kahve
0
sadakatsiz
(11.11.25)
şarap, seks, müzik
0
sweetoffice
(12.11.25)
(4)

ağzında hiç dişi olmayan birisi

huzurlarinizda huzursuzluk
Selamlar,Bu kadın benim annem. Kendisi 61 yaşında. 30'lu yaşlarında diş eti iltihabı sebebiyle dişlerinin hepsi çekilmiş. Kurtarılabilir miydi, belki de hepsi sallanana kadar gitmedi, bilmiyorum. Protez dişi vardı ama doğru düzgün kullandığını bilmem, zaten yıllardır da kullanmıyor. Kendine hiç bakm
Selamlar,

Bu kadın benim annem. Kendisi 61 yaşında. 30'lu yaşlarında diş eti iltihabı sebebiyle dişlerinin hepsi çekilmiş. Kurtarılabilir miydi, belki de hepsi sallanana kadar gitmedi, bilmiyorum. Protez dişi vardı ama doğru düzgün kullandığını bilmem, zaten yıllardır da kullanmıyor. Kendine hiç bakmamış ve eşinden de değer görmemiş birisi.

Yıllar sonra maddi olarak da kendimi toparladığım için gel dişçiye gidelim dedim. Başlangıç için film çektirdik, üst çenede hiç kemik kalmamış gibi göründüğü yorumu yapıldı. Protez bile tutmaz dendi. Alt çenede kemik varmış implant için. 2-4 arası implant üzerine diş geçirme gibi.

Yarın tomografi çektireceğiz detay için ve cerrah yorumlayacak. Şu an sonuç belli değil. Yarın tabi ki cerraha da detaylı soracağım ama size de önden şunu sormak istiyorum eğer tomografi sonucuna göre de üst çenede kemik kalmamışsa kemik graft gibi kemik oluşturma süreçleri varmış. Ben bu yaştan sonra bu kadını bunlarla uğraştırmalı mıyım? Çok acı çeker mi, neden beni bu işlere soktun der mi, üzülür müyüm biraz kafam karışık. Etrafımda da hiç böyle bir case yok.

Şunu da düşünüyorum, ilerde bu işlemler sonrasında da sorun yaşar mıyız acaba iltihaptı şuydu buydu? Bunu sorunca kimse %100 garanti veremez diyorlar ama benim biraz kafam karışık, kötülük değil iyilik etmek istiyorum. Siz olsanız napardınız?
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
Olaya kötümser ve gerçekçi yaklaşayım. Ananem böyleydi, damak ve diş yapıldı fakat ağzının alışması için düzenli olarak takması gerekiyordu, ağzımı acıtıyor deyip takmadı. Sonradan yapılan şeyler %100 sorunsuz olmuyor, bunlar da beraberinde başka sıkıntılar getiriyor.
+1
grimavi
(10.11.25)
Hareketli protezleri varken annem çok zahmet çekiyordu. 60'lı yaşlarında implant, köprü, protez karışık bir şeyler yapıldı. Acısı, ağrısı oldu ama şimdi rahatı yerinde.
Annenizin uzun bir ömür var önünde. Ben değeceğini düşünüyorum. Ama kendisi karar verse daha iyi olur. Siz pek fazla yönlendirmemeye çalışın.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
en iyi ihtimalle önünde 20-25 yıllık bir hayat var dişlerini yaptırmazsa bu sürede çok zorluk çekecek hele ki dahada yaşlandıktan sonra.
kemik yapısının durumuna göre cerrah farklı önerilerde bulunacaktır. zigoma implantlar var üst çenede yeteri kadar kemik yoksa elmacık kemiklerine sabitlenen uzun vidalar takıyorlar.
mutlaka iyi bir ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanıyla süreci yürütün.
+1
my fault
(10.11.25)
70 li yaşlarda tanıdığım bir kadın var 40-50 yaş aralığında bütün dişlerini çektirmiş alt üst vakumlu protez kullanıyor ve çok memnun hayatından .
bence diş teknisyeni de önemli . acıtıyor dediği protezi değiştirmek daha kolay bir yöntem olabilir .
+1
devilone
(11.11.25)
(12)

Ikea tava önerisi

Amaranta ursula
Arkadaşlar selamlar,Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş. https://www.ikea.com.tr/urun/middagsmat-
Arkadaşlar selamlar,

Bugün artık birkaç saat içinde tava almam gerek. Burdaki önerilerden sonra çelik almaya karar verdim. Bu tavanın iç yüzeyi teflon kaplama mı? Açıklamalara baktım, sol-jel yani yapışmaz kaplama diyor. Seramik kaplama olarak da biliniyormuş.
www.ikea.com.tr

Birde aşağıdaki üründen ne farkı var? 4cm daha küçük olması dışında.
www.ikea.com.tr

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(10.11.25)
kaplama yazıyor, bende bunun benzeri var(ikeadan ) aynısı mı emin olmadım ama çatalla nasıl sürtmüşsem kaplaması kalkmış ince i yerde, aşırı sağlam hissiyatı vermedi bana.
çelik ömür boyu kullanımlık alacaksan 1 tane al ver parayı en iyisini al derim. senelerce teflon kaplama seramikten sonra 2 çelik tavamla uzun yılladır beraberim
0
eja
(10.11.25)
Attıklarından ilki sol jel kaplama ikincisi seramik kaplama farkı bu

Son gittiğimde bu tavayı beğendim hala aklımın köşesinde almak istiyorum, fotoğraftan anlaşılmıyor fakat oraya gittiğinde eline alıp bakınca kalite farkını hissediyorsun, 24 ve 28 cm iki boyutu var, yakından görünce buna karar verirsin
www.ikea.com.tr
0
grimavi
(10.11.25)
@eja ben de çelik sağlıklıdır çelik alayım ikea'dan diye düşündüm ama burada da önerilen yukarıda belirttiğim iki tava da kaplama imiş. Bu has çelik kadar sağlıklı değil anlamına mı geliyor? Almayayım mı yani?

@grimavi, ikisi de sol jel kaplama ama.
biraz da pahalı geldi açıkçası
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
tasarımdan ziyade fonksiyonellik ve dayanıklılığın ön planda tutulduğu 365+ serisine de bir bakın bence.
0
tnz
(10.11.25)
ilk linktekini kullanıyorum gayet başarılı

her iki ürün de sol-jel kaplama
1. ürün çelik üzeri kaplama biraz ağır
2. ürün alüminyum üzerine kaplama o daha hafiftir.

zaten bayağı fiyat farkı var.

teflon almaktansa ilk linktekini almak daha mantıklı, teflonları dayadılar hepimize yıllarca kullandık. bu kaplama da eminim çok masum değildir ama teflondan daha güvenli duruyor.

ama en iyisi düz çelik, yapışmaması için iyice kızdırmak falan gerekiyor ama kolay değil illa ki yapışıyor.
0
exlibris
(10.11.25)
kaplama çelik olmuyor
ikeanın çelik olan her şeyinden memnunum, mutfak gereci olarak mutfağımın çoğu ikea bir tek 10+ senelik kocaman bir bıçağı var o çok az bi yerinden pas attı.

şunlar paslanmaz çelik ;
www.ikea.com.tr
www.ikea.com.tr
karbon çelik denemedim;
www.ikea.com.tr
0
eja
(10.11.25)
@tnz,
tararıma bakmıyorum aslında 365 serisindeki bu tava da sol-gel seramic kaplama imiş. Benim ilk yazdığım MIDDAGSMAT'tan farkı sapının da çelik olması galiba: www.ikea.com
0
🌸Amaranta ursula
(10.11.25)
@amaranta

MIDDAGSMAD ve IKEA 365 olarak attığın ürünler birebir aynı sadece sapları farklı, biri çelik sap diğeri plastik

onun dışında malzemeler aynı.

ucuz olan direkt alü üzerine kaplama olduğu için o hafif bir üründür. bazen bim a101 falan gelen promosyon tavaları oluyor ince ve hafif, muhtemelen TAGGHAJ onlara benziyordur.
0
exlibris
(10.11.25)
ister sol jel kaplama ister tamamı çelik al 700-800 lük ürünlerle 1500 lük ürünleri eline alınca ucuz olanlar teneke gibi geliyor, gidip bakınca bunu farkedeceksin

Edit: özellikle ikinci linkteki tagghaj kötü, hatta ikili olarak da promosyon olarak satılıyordu
0
grimavi
(10.11.25)
Ben de tava ikileminde kalıp karbon çelik aldım (VARDAGEN) çok mutluyum.

Döküm kadar ağır değil ama diğer çeliklerden ağır. Bir de biraz nazlı, bakım istiyor. Deterjansız sıcak su ile yıkıyor ve yağlayıp kaldırıyorum.

Şu ana kadar yumurta, balık, et, tavuk her şeyi yaptım ve çok güzel pişiriyor hepsini de. İlk seasoning düzgün yaparsan (korkulacak bir şey değil bir sürü video/tarif var) hiç yapışmıyor mis gibi ömürlük tava.

Fiyatı diğerlerine göre yüksekti ama bir kere alıyorum diye önemsemedim o farkı.
0
chicha_v2
(10.11.25)
365+ serisinin coating olmayan versiyonu: www.ikea.com
0
tnz
(10.11.25)
Sensuell olanlardan kullanıyorum. memnunum. eksileri - biraz ağır gelebilir teflona göre, yemeklerin yapışması da biraz dert. ama linktekilerden daha iyidir.
0
mungojerry
(10.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(6)

Olabilir mi

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşicilerAyaküstü tanıştığım biriyle yaklaşık 3 haftadır konuşuyoruz whats appdan. Günaydınlar vsler, sesli mesajlar. Çok samimi gibi ama sanki değil gibi de. Bu 3 hafta boyunca birkaç defa buluşsak moduna girdik ama buluşamadık. Ben biraz tez canlıyım sanırım hala
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler

Ayaküstü tanıştığım biriyle yaklaşık 3 haftadır konuşuyoruz whats appdan. Günaydınlar vsler, sesli mesajlar. Çok samimi gibi ama sanki değil gibi de. Bu 3 hafta boyunca birkaç defa buluşsak moduna girdik ama buluşamadık. Ben biraz tez canlıyım sanırım hala buluşamamış olmamız aşırı tuhaf geliyor. Aynı şehirdeyiz.
Bir de bazen yazdıklarıma saatlerce cevap vermiyor. Hatta ertesi gün cevap verdiği bile oldu. Normalde böyle şeylere hiç takan biri değilimdir ama bu durum da tuhaf geliyor. Çünkü daha flört aşaması. Şöyle söyliyeyim, o kadar geç cevap veriyor ki, yazmak istediğim bir şey olduğunda “ay yazmayayım şimdi saatlerce cevap vermeyecek ve sinirlerim bozulacak” diye düşünüyorum ve yazmıyorum. Yüz yüze konuştuğumuzda söylerim diyorum ama yüz yüze de konuşamadık. Gerildikçe gerildim saçma bir şekilde. Sizce neden böyle yapıyor bu adam?
Ek olarak, sanırım bu günaydın mesajları sadece bana yazılmıyor, emin değilim. Bir de bir kere başka bir yere gideceğini söyledi ama sonra başka bir şey yaptı. Yalan söylemesi için hiçbir sebep yok, gideceği yeri söyleyebilirdi ama söylemedi. Sorduğumda da sen yanlış anlamışsın dedi. belki, emin değilim.
Aslında çok hoşlandım çocuktan ama sanki beni üzecek gibi geliyor. Bu geç cevap vermesi bile gıcık bir durum. Fikirlerinizi alayım pls?
0
euteamo
(09.11.25)
cosmicstring'in yazdığını yazmaya gelmiştim.
0
rakicandir
(09.11.25)
Burada iletişimden ziyade senin bu kadar erken beklenti içine girmiş olman sorun aslında. Daha tanışma aşamasında olduğun biriyle mesajlaşırken “geç cevap verdi”, “dediği yere gitmedi” detaylarına takılmak çok fazla ve yorucu değil mi?
Başkalarıyla da konuşuyor olabilir demişsin olabilir tabii ki ortada başlamış bir şey yok ki, verilen bir söz de yok.
Biraz sakin mi olsan.
+1
mutekebbir
(09.11.25)
evli olmadığını söyledi ama bende de yedekteymişim hissi var. haklısın hemen yükseldim ama aşırı romantik bi taraftan da kafamı karıştırdı. gerçek mi değil mi anlayamıyorum
0
🌸euteamo
(09.11.25)
buluşmak isteyen 3 haftada 10 kere buluşurdu, kimse o kadar meşgul değil. sizi yedekte tutuyor bence de ya da yalnız hissediyor sizinle öyle konuşuyor vakit geçirmek gibi.
0
asap raki
(09.11.25)
Aynı şehirde 3 hafta buluşulmaması bir tarafın bunu o kadar da istemediğini ve sadece kendine oyalanmak için bir şey bulduğunu gösteriyor
0
grimavi
(09.11.25)
"Bir de bazen yazdıklarıma saatlerce cevap vermiyor. Hatta ertesi gün cevap verdiği bile oldu."

bir erkek değerli gördüğü ve kaybetmek istemediği kadına böyle davranmaz.
örneğin senin yerine sydney sweeney ile yazışsaydı böyle geç cevap verir miydi?
bekletmemesi için illa sydney sweeney olmana gerek yok tabi, durumu anlaman için yazdım :)
+3
tabudeviren
(09.11.25)
(3)

70+ annelere uygun telefon

akiskan
merhaba,uzun süredir telefon piyasasını takip etmeyen bir kullanici olarak 70 küsur yasindaki annemin telefonunu yenilemeye karar verdim. redmi 8 kullanmaya alışık kişilere uygun, android işletim sistemli 256 gb kapasiteli, sürekli reklam çıkartmayan, ekranı büyük, fiyatı 25 bin altı hangi marka mod
merhaba,
uzun süredir telefon piyasasını takip etmeyen bir kullanici olarak 70 küsur yasindaki annemin telefonunu yenilemeye karar verdim. redmi 8 kullanmaya alışık kişilere uygun, android işletim sistemli 256 gb kapasiteli, sürekli reklam çıkartmayan, ekranı büyük, fiyatı 25 bin altı hangi marka modeli önerirsiniz ?
0
akiskan
(08.11.25)
Bütçenize uyan Samsung’u alın geçin.

Çinli markalara bulaşmayın, onların f/p oranı daha iyi olsa da yaşlı insana uyan tipte değiller.
0
10551037
(08.11.25)
Samsung a36 güvenilir anne baba telefonu
0
grimavi
(08.11.25)
Redmi ye alıştıysa aynısından devam edin. Yaşlı insanlarda minik bir fark bile büyük zorluk olabiliyor.
dns i de adguard yapın bir çok reklamdan kurtulursunuz
0
kisa
(08.11.25)
(1)

bu şarkı yapay zeka mı?

asap raki
eğer öyleyse nasıl olabiliyor?https://music.youtube.com/watch?v=8H5ZRCOvTLQ&si=wfWxnzV4zlp-eCaw
eğer öyleyse nasıl olabiliyor?

music.youtube.com
0
asap raki
(07.11.25)
Yapay zeka, bu ara youtubeda yz üretimi türkçe şarkılar hype

youtube.com
youtube.com

Mahsun kırmızıgül de yz ile müzikle ilgili uzun bir tivit attı
x.com
0
grimavi
(07.11.25)
(6)

Klasikleşmiş Haftasonu

rakicandir
Evet, napıyoruz? Dökülün bakalım. Ben yine bir sınava hazırlanıyorum. https://www.youtube.com/watch?v=MM62wjLrgmA
Evet, napıyoruz? Dökülün bakalım.
Ben yine bir sınava hazırlanıyorum.
www.youtube.com
0
rakicandir
(07.11.25)
Çay demliyorum saat 22.00 de çatay ın youtube yayını var onu bekliyorum

Alan youtube kanalına erkan baş gelmiş bir yandan ona bakıyorum
0
grimavi
(07.11.25)
Hiçbir şey yapmayı düşünmüyorum. Boş boş oturmayı düşünüyorum. Hep plan hep plan nereye kadar :)
0
rock n roll
(07.11.25)
Erken kalkıp keyifli bir kahvaltı yapmak istiyorum yarın. Sonra çamaşır yıkarım. Öğlen yola çıkarım filme gideceğim sonra biraz yürüyüş yaparım akşam çalışacağım. Pazar da film hariç aynı plan. Bu hafta hafta sonu tatilimi kaydırdım hafta başı ufak bir seyahatim var.
0
mutekebbir
(07.11.25)
Geçen hafta sonuna benzememesine çalışacağım.
0
sekizdokuzon
(07.11.25)
Şu müziği açıp mutfağa bulaşıkları yıkamaya gideceğim: youtu.be

Yarın sabah parkta koşu, 1 saat uzaklıktaki markete yürüme, market alışverişi eve dönüş sonra çamaşır yıkama, temizlik faslı. Pazar ders çalışma akşam da arkadaşlarla yemek buluşması.
0
Amaranta ursula
(07.11.25)
-- Cuma akşamı
Eve gelip yemek yedim. Bilgisayarımı alıp pub'a gidip hayatımı güzelleştirmek için bazı konulara baktım, günlüğümü düzenledim.


-- Cumartesi
Dişçiye gideceğim kontrol nedeniyle. Umarım 10 dakika sürer en fazla. Kitap okur, film/dizi izlerim. Muhtemelen spora gitmem.

-- Pazar
Spora giderim yüksek ihtimal. Dizi/film izlerim.
0
put it in your appropriate place
(07.11.25)
(9)

Kadın cinayeti söylemi düşmanlığı

cemallamec
Öncelikle entry şu: https://eksisozluk.com/entry/179631669Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuy
Öncelikle entry şu: eksisozluk.com

Özet: Son zamanlarda belki incel ve kadın düşmanı kesim tarafından alttan alta aşılanan “erkek cinayeti de var, kadın cinayeti diye bir şey yoktur” söylemi sizce neden bu kadar destek görüyor? Ben bu entry’de alttan alta kadın düşmanlığı okuyorum. Düz okumaya yapınca “ayy canım” oluyor ama öyle değil işte. “Kadın cinayeti” ifadesi sizce sorunlu mu cidden? Bir erkeğin kadını öldürmesi sizce normal cinayetle eş değer mi?


Uzun:

Arkadaşlar, kadın cinayeti söyleminden rahatsız olan abidik gubidik bir kesim var farkında mısınız, bilmiyorum.

Bu entry’yi giren arkadaşa mesaj çektim, tane tane anlattım. Bana “yazdıklarını okumadım bile ön yargılısın” deyip durdu :) Ona yazdıklarımı okumamış ama bana ön yargılı diyor. Uzun uzun, tane tane yazınca da “ben telden uzun mesaj yazmam, okumam da üşenirim” deyip durdu. Ona siz demeyip sen dediğim için üslubuma laf söyledi ama ağzından “oç” kelimesi maşallah eksik olmuyor.

Eskiden sözlükte böyle sığ, b*ktan ifadeler değer görmezken gerçekten alttan gelen kesim bu kadar cahil olabilir mi?

Bir kadının öldürülmesi toplumsal yapıyken bir erkeğin öldürülmesi böyle bir neden bağlanamaz. Kadın sırf cinsiyetinden öldürülür mesela. Giyiminsen öldürülür. Örfünden öldürülür. Baskıdan öldürülür. İstismar edilir öldürülür.

Ama bir kadının erkeği giyiminden, inancından, namusundan, örften adetten öldürdüğü görülmez “neredeyse”.

Şimdi “bakın hep erkekler kadınları öldürüyor diyorsunuz alın size kadınlar da erkekleri öldürüyor. Bunun cinsiyetle alakası yok” demek sizce de kadın cinayetlerini kasıtlı olarak erkek cinayetleriyle aynı bağlama getirmek değil mi? Erkek, erkeği öldürüyor. Öküzün biri neden “erkek cinayeti” yazılmıyor, diyor. Kadının biri sebebi nedendir bilmiyoruz ama okumamışın teki başka şekilde saçmalıyor.

Kadın cinayeti ifadesi sizce sorunlu mu cidden?

Yahu sözlükteki troller bile “şu kadını beğeniyorum ama çok sevişmiş istemiyorum” diye yazıyorlar. Erkekler kendileri kadınlarla yatsın kalksın istiyor ama kadına gelince namus, helal süt, edepli arıyor. Bu olmayınca mesela namus cinayeti çıkıyor. Burada kadının öldürülmesi kadın cinayetine girmiyor mu? Yazacak örnekleyecek çok şey var da alttan gelen nesil cidden b-k gibi.
0
cemallamec
(07.11.25)
uzun zamandir ulke erkekleri olaraktan dayak eksikliginden muzdaribiz.

not: sinirlenip sovecegim icin entryi okumadim.
+1
klassno
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesi faili örtüyor bir yandan, ortada bir erkek şiddeti sorunu var, erkekleri de öldürüyorlardaki erkekleri de başka erkekler öldürüyor, fakat bununla yüzleşmek yerine sadece kadınlar mı öldürülüyor diye salağa yatmayı tercih ediyorlar. En doğru kavramı kullansak da yüzleşmek istemeyen içn faydasız.
+3
grimavi
(07.11.25)
Kadın cinayetlerini başlık olarak sunmak yetersiz. Bu sosyolojik bir problem.
Deli yürek, kurtlar vadisi gibi dizilerle başlayan, sıfır bir ile zirveyi gören yeni nesil 'erkek' problemi aşikar. Bunun yanına bir de kadını eşya gibi gören ve memlekette önlenemez şekilde yükselen siyasal İslam var.

Tüm bunlar nihayetinde bu erkekleri tercih eden bayanlarda var tabii. Kurunun yaninda yanan yaşlar için üzgünüm ama o dizileri de bu siyasi iklimi de biz seçtik. Efendi adamlar kılıbık oldu, en okuyanı kültürlüsü bile yeri geldi 'maço erkek' istedi. Kıssadan hisse evet kadın cinayetleri vardır fakat gökten inmemiştir. Almanya gibi devlet isteyen Almanlar gibi millet olacak.

Ayrıca ülkede bir şiddet problemi var ve bunun kadını erkeği de yok. Ben entryden onu anladim. Bende öyle düşünüyorum ve kendimi sokakta asla güvende hissetmiyorum. Kadın cinayetleri yeni nesil 'erkek' problemi fakat şiddet hepimiz için var ve apaçık tehlikedeyiz.
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
ilgi görmek isteyen ve üstün olmak isteyen erkeklerin saçma sapan tavırları. neden kadın cinayeti dediğimizi anlayacak zekanın kırıntısını taşımıyorlar. aldatma veya boşanma gibi şeylerden eşlerini öldüren erkekler hapse girince de kader mahkumu diyorlar onlara. kafa bu şekilde. gördüğümüz yerde engelleyelim. sayılarının fazla olması çok rahatsız edici.
+1
art cat chocolate
(07.11.25)
"Kadın cinayeti" kavramında bir sorun yok, bunun kullanılması normal, çünkü böyle bir sorun var. "Çocuk istismarı" gibi bir kavrama "Çocuk diye belirtmeye gerek yok, istismar istismardır, yetişkinler de istismara uğruyor" demiyoruz mesela. Buradaki "Kadın" ya da "Çocuk" o durumlardaki güç asimetrisi, sosyolojik süreçler, toplumsal yapı gibi kavramlardan kaynaklanan özel durumlara atıfta bulunuyor.

Örnek verdiğiniz entrynin kavramsal olarak belli hataları var, arkadaş bunları es geçip safsata yapmış. İlk olarak her cinayet aynı değil ve cinayetin işlendiği koşullar ile cinayetin işleyen kişinin motivasyonu alınacak cezayı belirliyor. Zaten o yüzden "Mahkeme" diye bir şey ve bir çok cinayet çeşidi var. Diğer türlü her cinayette aynı cezayı yapıştırıp geçerdik.

Diğer yandan insanların kendi önyargılarına istinaden farklı olaylara farklı tepkiler vermeleri; mesela bir kadın, bir erkek tarafından öldürüldüğünde erkeği lanetlerken bir erkek, bir kadın tarafından öldürüldüğünde kadının cinayeti işlemesine haklı neden bulmaya çalışmaları "Kadın Cinayeti" diye toplumsal bir olgu olmadığı anlamına gelmez. Tıpkı herhangi bir münferit olayda bir kadının bir erkeği tamamen sadistçe bir dürtüyle öldürmüş olmasının "Erkek Cinayeti" diye bir kavram yaratamaması ya da benzer şekilde "Kadın Cinayeti" kavramını ortadan kaldıramaması gibi.
+3
salihdt
(07.11.25)
Kadın cinayeti ifadesinde bana göre sorun yok ama kadın cinayeti ifadesiyle erkeklerin kadınlar tarafından öldürülebildikleri gerçeği örtülüyor sanılıyor, bence yanlış olan bu sanrı, ifadelere ezbere anlamlar yüklemek. Düşünmemek yani.

Burada "erkek cinayeti de var" diye ortaya çıkanların önemli bir kısmı erkeklerin olumsuz ve yıkıcı olduklarını görmeye tahammül edemeyenler, erkeklerle ilgili her zaman ve her türlü ifadeyi mutlaka kendi üzerlerine alınıp sorun çıkaranlar. Evet erkek cinayetleri de var ama bu kadar çok erkek şiddeti yaşanan bir toplumda erkeklerin öldürülmesi bu bahsettiğim tayfanın beklediği canhıraş tepkiyi yaratmıyor. Çünkü ülkemizde çok uzun yüzyıllardır kadınlar erkeklerden hem bedenen hem psikolojik şiddet görerek yaşadılar, kadınlık fikri buna göre evrim geçirdi, erkeklik fikri de böyle. Kolay kolay kurtulabileceğimiz bir halde de değiliz ve bahsettiğim tayfa bunu görmek şöyle dursun, bunu konuşmak yahut öğrenmek dahi istemiyor, gayet iyi biliyorlar çünkü.

Erkek şiddeti de var diyenlerde bu açıdan bakınca belki bir kadın düşmanlığı var gibi, bana göre yok çünkü onların düşmanlık güttüğü şey kadınlar değil, yüzyılların değiştirdiği kadın erkek algısı doğrultusunda saçma sapan bir yere gelen aile terbiyesi. Kadının oğlunun her işine koşması mesela, arkasından elinde kaşıkla yemek koşturması, 10 yaşındaki oğlunun ayakkabısını bağlaması, ödevini yapması vs... kadının oğluna erkek olduğunu hissettirecek başarma duygusunu asla vermemesi, sorumluluk hissini yüklememesi, oğlunun hayatını kolaylaştırmayı onun yerine yaşamak zannetmesi. Ve o annenin bunları bilinçsiz yapması... kadınlar farkında değiller ama oğullarının hayatını da onun hayatına girecek kadınların hayatını da bu tür anneler mahvediyor.

Suç sadece annelerde değil, işin içine bu davranışları bekleyen babalar da giriyor kimse kusura bakmasın. Kadından hizmet görmeyi erkeklik zanneden bir düzen var şu anda. Hizmetçisi değilim diyen kadınlar çok ayıplanıyor çok dışlanıyor hâlâ. Neden? Erkeğe kendisini erkek gibi hissettirmek istemediği için. Halbuki erkeğin kendini erkek gibi hissetme alanı sadece kadınlar değil ki. Hiçbir alanda kendini erkek gibi hissetmeyen erkek elbette kadına ve kadının güçsüzlüğüne de gücüne de muhtaç olur. Kaos da buradan çıkar.

Bu bahsettiğim tayfanın neye düşman olduklarının bilincinde olduklarını da hiç hiç hiç sanmıyorum. Ülkede müthiş bir bilinçsizlik hakim.
-2
muhayyer divan
(07.11.25)
Bir şey daha eklemek istiyorum: çocuk istismarına “çocuk” ekliyoruz, “çocuk gelin” diyoruz ya da “kadın hakları”, “işçi hakları” vb. deniyor da cinayete gelince neden kadın cinayetleri sorun olsun ki? İşin ciddiyetini kaçırıyor filan söylemleri bana boş geliyor. Bence bu söylemlerin altında ataerkil düşünce ya da kadın düşmanlığı yine önde. İnsanlar kabul etmese de bilinçaltlarında bir şekilde görünmeyen düşünceler ortaya kendini çıkarıyor.

Belki de kadın cinayetlerine kadın cinayeti dediğimizde sorun çözülecek. Kadının sırtında sopayı, karnında sıpayı eksik etme/kızını dövmeyen dizini döver tarzı atasözleriyle büyüdük, okuduk, duyduk. O düşünce belki bir yerde tohumunu bırakmıştır.

Bilemiyorum ama sözlükte de instagram’da da twitter’da da böyle tonla böyle tonla malca yorumlar entryler postlar var.
-1
🌸cemallamec
(07.11.25)
yani burada adam kadını dövüyormuş o yüzden kadın kızgın yağla adamı öldürdüğü için burada ''ama kadın da neler çekmiş garibim'' diye bakacaksak olaya, yani cinayet cinayettir demeyip bahanelere ve gerekçelere bakacaksak o zaman da bir adam aldatıldığında karısını öldürdüğünde buna da ''ama adamın namusuna zarar vermiş adam da namusunu temizlemiş aslanlar gibi yatar çıkar'' diyebilmeliyiz o zaman? neticede birini öldürmenin meşru yollarının neler olduğuna kim karar veriyor? bana şiddet uyguladı o zaman öldürebilriim. e ben de belki şöyle bi insanım: bana şiddet falan uygula fark etmez önemli değil ama beni aldatma. ben de aldatmayı şiddetten daha büyük bi hakaret olarak görüyorum onurum zedeleniyor. insan sadece fiziki bir varlık değil ki gururu, onuru da var dokunulmaz olan... o zaman beni aldatırsan seni öldürürüm? sen bana fiziksel değil ama onuruma zarar verdin mesela? benim kafamda da evet aldatılmak onurun zedelenmesi, ben geri kafalıyım diyelim ki... veya farklı ahlaki normları benimsiyorum senden... e gayet mantıklı o kişinin penceresinden baktığında. katil kadınla empati yapacaksak katil erkekle de empati yapacağız madem? neticede ikisi de insan. yaptıklarından sorumlular. hayvan insanı öldürürse mesela sıkıntı yok çünkü sorumlu değil neticede aklı yok iradesi yok. ya da mesela benim ayakkabıma basıldığında delleniyorum , adam öldürüyorum mesela ? ayakkabılarıma çok değer verdiğim bi gün adamın biri yanlışlıkla ayağıma bastı ben de çektim vurdum.. araştıralım bunun da gerekçelerini... yani bunun sonu yok.
beni fikrim: cinayet cinayettir. yapan cezalandırılmalıdır. kadın da olsa erkek de olsa.. adam kadını öldürdüğünde kadın cinayeti tü pis kaka diyorsak, ama o da onu aldatmış hak etmiş diyenleri linçliyorsak... kadın bir erkeği öldürdüğünde de aynısını yapmalıyız. cinayeti hafifleştirmemeliyiz. empatiye başlamamalıyız
-1
f02561
(07.11.25)
şiddet şiddettir. kadına, öğretmene, doktora diyerek bir çözüme kavuşması imkansız. doktora şiddet ile mağaza personeline şiddet arasında gündeme gelme açısından büyük bir fark varsa şiddetin azalması mümkün değil bana göre. eğitim, ekonomik sıkıntılar, geleneksel yasaklar vs. gibi şiddete meyleden sorunlar üzerine düşünülmeli.

neden çocuk istismarı diyoruz da kadına şiddet olmuyor... demiş birisi. çünkü kız çocuğuna istismar diye ayrılmıyor. hepsi çocuk istismarı olarak adlandırılıyor.
0
jepa
(07.11.25)
(7)

Tanımadığı biriyle tartışırken karşı tarafa sürekli "dostum" diye hitap eden insan

seni tanıdığım güne lanet olsun
Adam tanımadığı biriyle tartışıyor ama her cümleye bak dostum, öyle demiyorum dostum, saçma bir yorum yapmışsın güzel dostum, anlamıyorsun güzel dostum, yanlış düşünüyorsun dostum, boş konuşuyorsun dostum vs. kalıplarla başlıyor. İlla her cümlede bir adet dostum kullanıyor. Normalde dostumlu konuşan
Adam tanımadığı biriyle tartışıyor ama her cümleye bak dostum, öyle demiyorum dostum, saçma bir yorum yapmışsın güzel dostum, anlamıyorsun güzel dostum, yanlış düşünüyorsun dostum, boş konuşuyorsun dostum vs. kalıplarla başlıyor. İlla her cümlede bir adet dostum kullanıyor. Normalde dostumlu konuşan biri değil ve sadece birileriyle tartışma anlarında ortaya çıkıyor bu babacan ve çok anlayışlı olan insan tavrı. Bu üslubu üstten konuşuyor olarak mı görüyorsunuz yoksa size göre normal konuşma tarzı mı? Ben biraz kibirli buldum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(06.11.25)
Kibir ne alaka anlamadım. İyi niyet göstergesi olarak yorumladım hırtlar gibi başkan kral kardeşim vs dese hoşunuza giderdi.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(06.11.25)
Evet bu pasif agresyon hitabı. Bu durumla ben de tehdit edilirken karşılaşmıştım ve hoşuma gitmemişti :)

Edit: bunda eksileyecek ne vardı :)
-3
grimavi
(06.11.25)
sen bir gerizekalısın yine de seni muhatap alıyorum akıllı ol demenin kibarcası
aynısı bizim evde var oradan biliyorum. :D
-1
neira
(06.11.25)
Bak ben biliyorum sen ne dersen de ikna olmam hitabeti. Dostum, abem, cart curt tarzı sözler tartışmada psikolojik üstünlüğü almak isteyen kişilerin hitabeti bence
-1
mikahakkinen
(06.11.25)
Pasif agrasyon +1
Çok sinirlenince böyle şeyler olabiliyor ben de tartışırken çok yaparım bunu;
-Bak canım benim…..
-Bak hayatım…..
Normalde asla sevgi sözcüğü kullanmayan biri olduğum için anlıyorlar çok yükseldiğimi.

Alt metinde “senin seviyene inmek istemiyorum seni kendi seviyeme çekmek istiyorum” gibi bir üsttencilik var.

Ben kendi kullandığım tabirlerle ilgili terapistimle konuşunca sevgi sözcüğümün alt metninde karşımdakini küçümseme olduğunu fark etmiştim.
Küçümseme, iğneleme, sakinleşmeye çalışma….
-1
mutekebbir
(06.11.25)
amerikalilarda da var bunu. polisler ozellikle kullaniyor.

sir, pls get out the car!

cevirisi beyfendi lutfen arabadan inin demek; ama ozunde. asagi insene amkc.
ayni sekilde. dostum sen az gelsene soyle demek de. gelsene lan amkc.

arkadasim, canim benim, bak guzel kardesim gibi seylerle alakasi yok bence.

daha iyi ifade edemezdim:D
0
buenosdias
(07.11.25)
cok enteresan,

yani "bos konusuyorsun dostum" "anlamiyorsun dostum" u bir kenara koyarsak karsi tarafa nezaket sinirlari icerisinde ama ayni zamanda da mesafeyi korumak istediginizde nasil hitap ediyorsunuz? sadece tartisma aninda degil hemen hemen her yerde kullandigim icin cok merak ettim.
0
vhs kaseti
(07.11.25)
(9)

1 ayda başımıza gelenler - Tepetaklak olan düzenimiz.

drako
1 aydır kafam yerinde değil. 2 ay öncesine kadar gayet huzurlu ve mutluyduk. Şuan ise tamamen tüm ailem tepetaklak vaziyette. evlilik sürecinde daha önce hedeflediklerimizi başarmıştık. ve en son hayalimiz kalmıştı.2 ay öncesine kadar da eşimle ortak hayalimiz olan müstakil bir ev almış , daha sonra
1 aydır kafam yerinde değil. 2 ay öncesine kadar gayet huzurlu ve mutluyduk. Şuan ise tamamen tüm ailem tepetaklak vaziyette. evlilik sürecinde daha önce hedeflediklerimizi başarmıştık. ve en son hayalimiz kalmıştı.

2 ay öncesine kadar da eşimle ortak hayalimiz olan müstakil bir ev almış , daha sonrasında ise bahçesine ufak bir yavru köpeğimizi de alarak en büyük hayalimizi gerçekleştirmiştik. Ancak evi aldıktan sonra ise sürekli aksilikler başladı.( Tabi ki borç harç- kredi vs ile)

Sesimizi çıkarmadık , düzelir dedik. ( İş-güç vs.) Neyse 1 ay öncesinde de bir insan diyemeyeceğim şahıs kırmızı ışıkta hızla geçerek arabamıza çarptı. Eşim yaralandı ciddi şekilde neyse ki halen bakımı devam etse de iyi olacak. 1 aydır ailesi bizimleydi ama onlar da tabi ki işleri güçleri olduğundan eşimi alıp gitmek istediler 1 ay. Ben de el mahkum tamam dedim. Zaten bu süreçte de araç da olmadığından evimiz de merkezden uzak bir yerde olduğundan gelip gidiyordum.

Bu arada o telaşeden çok sevdiğimiz kuşumuz ilgilenemediğimizden ( eşimin rahatsızlığı nedeniyle gel gitler nedeniyle) vefat etti, yine bu durum nedeniyle yeterince ilgilenemediğimizden yavru köpeğimiz de hastalandı. ( halen daha köpeğimiz ile uğraşıyoruz).

kısaca hayalimiz olan bir şeyi yaşayamadan ciddi tehlikeler atlattık. düşündüğümde nerede hata yaptığımızı ise bulamıyorum. kimseye zararı olmayan çiftlerdeniz.

ha iyi yanından bakarsak allaha şükür en büyük tesellim ve şükür sebebim eşim sağ.

bu arada tabi kaza nedeniyle araç da perte çıktı. bir yandan da pert işlemleri için uğraşıyorum.

bu başlığı neden açtım onu da bilmiyorum. sanırım çok bunaldığımdan ve çoğu kişiye anlatamadığımdan belki bir nevi rahatlamak amacıyla ( eşim de dahil- üzülmemesi için.).
+4
drako
(06.11.25)
gecmis olsun.
bazen bazen bir sey kotu gidince gerisi corap sokugu gibi geliyor hissedersiniz.

benzer bi tepetaklak surecinden gectim, halen toparlanmaya calisiyoruz. belki biraz uzun surebilir her seyin eskisi olmasi ama sabirli olun duzelecek her sey. esiniz sizinle, sagligi da yerine gelecek.
sabirlar diyorum simdiden.
0
65 derece
(06.11.25)
Hocam geçmiş olsun bunlar hayatta olan şeyler eşiniz kısa zamanda toparlar umarım hayvanları da ihmal etmeyin, hem köpeği hem kuşu geçici bir süre misafir edecek gönüllüler bulunabilir, siz temel masrafları yemi karşılayın
0
grimavi
(06.11.25)
Çok geçmiş olsun. Bu tarz olayların bir sebebini aramak doğru değil. Yani başınıza gelen kötü şeylerin illa ki ilahi bir sebebi, "ettik, bulduk." gibi bir durumu yok. Her an herkesin başına gelebilecek şeyler. Asla küçümsemiyorum, yaşadığınız şeyler çok zor. Umarım kimsenin başına gelmez diyebileceğimiz şeyler. Ancak sizin de bir nebze başardığınız iyi taraflarına daha çok odaklanmaya çalışın ve bu günlerin de geçeceğini bilerek ayakta durun.
0
himmet dayi
(06.11.25)
burada tepetaklak olan nedir tam olarak? evliliğinizin devam etmesiyle ilgili bir terslik yok sanırım. onun dışında kazadır, olur. kişisel algılanacak bir şey yok.

bunu da söylemek istemezdim ama o köpeğin geleceği için söylüyorum; yetişkin insanlar olarak kriz anlarında bakmakla yükümlü olduğunuz canlılara karşı daha sorumlu davranmanız gerekiyor. eşinizin ailesi olayın içinde, kendi aileniz var mı bilmiyorum ama varsa onlar da görece içinde olur. onun dışında eş, dost durumu da varsa ya da hiçbir şey değilse komşular varsa; bir kuşa 10-15 günlüğüne bakmalarını rica etmek zor olmamalı.

kuşla ilgilenemedik diye vefat etti demek dümdüz hayvanı birkaç gün aç ve susuz bırakmışsınız demek. bilmediğimiz şeyler varsa ayrı ama, o kuşu da hesaba katıp hiç değilse her gün eve 1 kere uğrayıp beslemek ve suyunu vermek gerekirdi. aynı sorumsuzluğu köpeğinize karşı yapmayın. bu sorumluluğu taşıyamayacaksanız da sahiplendirmeye çalışın bari hayvanı. elinizde açlıktan ve susuzluktan ölmesinden iyidir.
0
kiyiya vuran dildolar
(06.11.25)
İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. İyi olmaya çalışıyoruz her şeye rağmen.

Maalesef olaylar nedeniyle tek kaybımız 2 senedir bizimle olan muhabbet kuşumuz oldu. Ona zaman ayıramadık ve veterinerin söylediğine göre bizi göremediği ve yeni bir yerde de olduğundan stres nedeniyle kalp krizi geçirmesinin yüksek olduğunu söyledi. Bu sebeple kaybettik maalesef fıstığımızı.

Köpeğe de ilk başlarda ofiste bakmaya çalışsam da stresinin artması nedeniyle eşimin ailesinin yanına göndermek zorunda kaldım bugün veteriner tavsiyesi ile birlikte. Umarım o da iyileşecek. Eşimle birlikte sağlıklı olarak dönecekler.

Tamamen hasarsız atlatamayacağız ama iyi olacağız umarım sonucunda.
0
🌸drako
(06.11.25)
@kiyiya vuran dildolar;

Kuş tabi ki aç ve susuz kalmadı. Yemi ve suyunu kontrol ettik ama yeni bir evde olduğundan ve bizim de sesimizi duyamadığından veterinerimiz kalp krizi geçirmiş olma olasılığı yüksek dedi. Köpek de yalnız değil. Başlangıçta benim ile birlikte ofisteydi gündüzleri ben ilgileniyordum. Ama bahçeye alışmış bir köpeği tek bir yerde tutmak zor ve hayvan strese girdi. Eşimin ailesi de geldiğinde kendileri köpek ile ilgilendi tabi ki. Karma aşıları bitmemiş bir köpeği de dışarıda gezdiremiyorsunuz. Bunu da biliyorsunuzdur diye düşünüyorum.

Tüm süreçte veterinerin tavsiyeleri ile yürüdük. Kafamıza göre hareket etmedik ve yine hiçbir evcil dostumuzu aç ve susuz bırakmadık yani. Biraz daha fevri cümleler kurmadan önce tam olayı bilmeniz daha iyi olur diye düşünüyorum.
+1
🌸drako
(06.11.25)
Geçmiş olsun.

Ben bu gibi durumlarda şöyle bakıyorum: Beterin beteri var.

Eşinizin iyileşiyor ve tamamen iyileşecek olması çok güzel. Araba denen şey sonuçta mal, yerine koyulur. Candan kıymetli değil.

Kuşa üzüldüm ancak eşinizin sağlığıyla ilgilenirken bazı şeylerin kaçması anormal değil. Sağlık olsun diyelim. Kuşlar gerçekten çok hassas hayvanlar, böyle bir aksilik olmasa bile hastalanıp sizi üzebilirdi. Elbette keşke ölmeseydi ama olan olmuş, yapacak bir şey yok.

Köpeği eşinizin ailesinin yanına göndermeniz çok iyi olmuş, o da orada çok daha hızlı toparlanacaktır. Geçmiş olsun, bu zor süreci telafisi imkansız bir zarara neredeyse uğramadan atlatacaksınız gibi görünüyor.
0
10551037
(06.11.25)
geçmiş olsun. bundan sonra her şeyin düzeleceğinden ve her şeyin sizin adınıza çok muhteşem gideceğinden eminim
0
co2s2
(06.11.25)
Çok teşekkür ederim mesajlar için. Gerçekten mutlu ve huzurlu oldum okurken.

Her şey gönlünüzce olsun .
0
🌸drako
(07.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.