Giriş
(7)

Pantalon paçalarının yere değmesi

Kahvedesu
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
Şimdi tüm pantullar upuzun. Tuvalete girerken katlasam da açılıyor. Her eve geldiğimde makineye atıyorum. Size de iğrenç geliyor mu okbli miyim?
0
Kahvedesu
(28.10.25)
Nefret ederim. Yere değen paça çok sinirimi bozar her seferinde yıkamak bile kesmiyor beni çareyi kısaltmakta buluyorum.
Tuvaleti ayrı olay yolda yürürken toz toprak gelmesi ayrı olay çok zor çok.
0
mutekebbir
(28.10.25)
ben terziye kısalttırıyorum yere değen hali daha estetik dursa da evet pis oluyor ve tek sefer giyebiliyorsun, o pis hali ile dolaba geri koyamıyorsun
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
terzi var, gidiyorsunuz, yere değmeyecek şekilde kısaltıyor. inanılmaz.
+3
elorelia
(28.10.25)
@elorelia, ciddi misin? Senden duyuyorum. Tuvalete girecek şekilde kısaltınca bermuda olur.
-7
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
youtube.com
youtube.com
youtube.com

Long jeans hack yazınca çeşitli çözümler var
+1
grimavi
(28.10.25)
Okb'li değilsin, gerçekten iğrenç. Ama bu paçaları uzun tutma merakı nedir anlamadım. İnsan evde kendi bile kısaltabilir paçalarını, biraz öğrenmek lazım sadece. Çünkü o pantolonla arkadaş evine de girilir anne evine de girilir, mikrop taşımak neden sayın bacım.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Bunlar mom jeans galiba, bahsettiklerimiz geniş paça. En mantıklı çözüm grimavinin önerdiği çengelli iğne bir yerimize batmazsa.
-2
🌸Kahvedesu
(28.10.25)
(15)

İçkisi sigarası olmayan insanlar nasıl vakit geçiriyor?

sekizdokuzon
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar ha
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar hayatımdan çıkıyorlar. Benim tanıdığım insanlar, sosyalleşme tarzım, gün içinde yapıp ettiklerim hep bu ikili etrafında şekillenirdi. Sigarası alkolü olmayan insanlar nasıl vakit geçirirler? Boş vakitlerinde ne yapar, nasıl sosyallesirler?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(27.10.25)
Ig Tiktokta tatlı tarifi paylaşıyorlar hepsi şeker hastası.
-9
Bruce
(27.10.25)
içki ve sigara olmadan da sohbet edebiliyoruz ?
+7
grimavi
(27.10.25)
Kahve içerek :)
+1
mutekebbir
(27.10.25)
Bu ikisi insanın hayatından çıkınca çok fazla boş zaman kalmıyor mu? Nasıl dolduruyorsunuz bu boş zamanı? Her gün duş falan alıyorum zaman bolluğundan, neredeyse kitap okumaya basliycam.
0
🌸sekizdokuzon
(27.10.25)
Hiç elma yemeyenin canı elma istemez diye bir geyik var. Biz o elmayı yediğimiz için anlamı yok. Beyin bu ikisi olmadan da dopamin salgılamayı öğreniyor bir süre sonra. Sigaranın ve alkolün eşlikçileri ile arasındaki bağ zayıflıyor, ama kopmuyor maalesef.
0
auroraaurora
(27.10.25)
Twitter çitliyorum, sanırım benim bağımlılığım da bu
0
grimavi
(27.10.25)
İçkisiz sigarasız eğlenebiliyoruz. Yani benim gibi utangaç değilseniz gayet güzel oyunlu danslı etkinliklere gidilebilir. Sırf bunun için bir eğlence düzenlenebilir bir lokalde bi yerde. Yani neden olmasın ayrıca. Eğlenme anlayışını değiştirmek gerekiyor sanırım. Benim gibiler daha çok insanların eğlenmesini seyrederken mutlu olabiliyorlar. Ya da ne bileyim, doğa ile müziği/kitabı/vs bir araya getirmek de bir eğlenme şekli gibi. Belki de ben gülmekten çatlamalı eğlence nasıl oluyor bilmiyorumdur.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
bi şey içmek şart mı? illa şartsa çay kahve içerim. bi şey içmeden de oturabiliyoruz.
hiç içmedim hiç de eksikliğini hissetmedim.
0
jelly bear
(27.10.25)
İçki içmeden de bir şeyler içilebiliyor mesela soda gibi:) sigaradan ölesiye tiksindiğim için etrafımda da sigara içen yok gayet de güzel vakit geçiriyoruz. Sohbet ediyoruz falan. Onlarsız da sosyalleşiliyor.
-1
suicides underground
(27.10.25)
Yapılacak o kadar çok şey var ki... Kitap okumak ya da dinlemek, ev temizlemek, yemek yapmak, film, belgesel izlemek, yürüyüş, koşu, enstrüman çalmak, gezi planı... Zamanımı ayarlayabilirsem barınak gönüllüsü olmak ve huzurevi ziyareti.
0
pembediken
(27.10.25)
içki ve sigara içmeyerek :)
0
bay b
(28.10.25)
yerine başka şeyler koyarak ilk aşamada. dikkat dağıtıcı. ilk aklıma gelen puzzle yapmak (alakasız olabilir) ya da belki soda/yumuşak kahve içerek dengelemek olabilir. abur cubura yönelmeyin, kilo olarak geri döner. başarılar sevgili 8910, destekliyorum bu kararını.
0
deartheodosia
(28.10.25)
hayatımda ikisi de hiçbir zaman alışkanlık oluşturmadığı için var oldukları halinin ne kadar yer kapladığını çok tahayyül edemiyorum. sigara hiç bağımlısı olmadım kokusunu falan pek sevmiyorum sadece üniversitede arkadaşlarla içerdim arada. alkol de bünyeme ağır geliyor. hemen midemi bulandırıp uyku yapıyor içemiyorum.

günlerim genelde işte geçiyor, iş ortamında sosyalleşmek için sigara içmeme gerek yok dedikodu yapacaksam arkadaşların yanına gidip fısır fısır yaparım. akşam da evdeyim zaten yine alkole sigaraya ihtiyacım yok ev işleri, yemek bulaşık çamaşır ve vakit kalırsa sosyal medya + kitap okuma ile geçiyor. benim de aksine sigaraya ve içkiye ayıracak vaktim yok aslında :)
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
İşte çıkıyorum ellerimi ceplerime sokup sallayarak milletle muhabbet ediyorum asdasd
sigara içmedende hava almaya çıkıyor işte.
0
eja
(28.10.25)
osbir
0
izmitcan
(28.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(2)

Vita yağı ile kurabiye

egerbiryolcu
Evde bundan var hiç kullanmadım. Levain kurabiye, cookie gibi kurabiyelerde kullanilsa tereyağ ile yapilmiş gibi olur mu kötü mu olur yoksa?
Evde bundan var hiç kullanmadım. Levain kurabiye, cookie gibi kurabiyelerde kullanilsa tereyağ ile yapilmiş gibi olur mu kötü mu olur yoksa?
0
egerbiryolcu
(27.10.25)
Vita dediğimiz şey margarin, pastanelerde genelde kurabiye poğaça vs bu tip yağla yapılır

Tariflerde verilen tereyağ miktarıyla aynı miktarda kullanabilirsin
+1
grimavi
(27.10.25)
kıyır kıyır diye tabir ettiğimiz anlamda daha iyi olur ama lezzet anlamında maalesef tereyağı yakalayamaz.
0
eisberg
(28.10.25)
(2)

Babaya hediye almalık tablet

AWD
Babam haberlere bakacak, köşe yazısı okuyacak, YouTube da gezecek. babaya almalık tablet ne tavsiye edersiniz? Rami düşük olmasın, uzun yıllar kullanabilsin.Marka: Apple olmaz, dandik bir şey de olmaz. Samsung Lenovo vs olabilir.
Babam haberlere bakacak, köşe yazısı okuyacak, YouTube da gezecek. babaya almalık tablet ne tavsiye edersiniz? Rami düşük olmasın, uzun yıllar kullanabilsin.Marka: Apple olmaz, dandik bir şey de olmaz. Samsung Lenovo vs olabilir.
0
AWD
(27.10.25)
Samsung galaxy tab a9+
+2
grimavi
(27.10.25)
@grimavi +1
0
co2s2
(27.10.25)
(6)

kardiyoloji kalp krizi riski için önden tetkik yapar mı?

biravekahve
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
0
biravekahve
(27.10.25)
40 yaşından sonra bir kardiyolog muayenesine gitmek iyi olur derler, bir de bu hastalık için ailede önceden babada dedede kalp krizi varsa genetik olarak da yatkın olunuyor
0
grimavi
(27.10.25)
ilaçlı tomografi var, sanal anjiyo yani. yaparlar.
0
kisa
(27.10.25)
Kan tahlilleri, ekg, ekokardiyografi, eforlu ekg çekecektir.
Risk varsa bu tetkiklerle çıkar.

Sintigrafi, sanal anjiyo ve anjiyo ileri tetkikler oluyor. İlk elde yapılmıyor.

Önden ben bir kontrol edeyim diyorsan yokuş ya da merdiven çıkar. Yaşıtlarına nazaran performans ne kadar kötüyse o kadar risk var demektir.
Tedbir için de Akdeniz usulü beslenme ile, bol yürüyüşlü, sigarasız, hareketli bir yaşam.
0
Mirket
(27.10.25)
bildiğim kadarıyla öyle doğrudan tespit için bir test yok.
genelde kriz anında acilde troponin bakılıp kalp krizi olup olmadığı anlaşılır.
kardiyoloji daha çok kalp krizi riskine yönelik testler yapar. kolestrol falan yüksekse ona göre, damar tıkanıklığına, plak oluşumuna yönelik tetkikler yapar.
damarların durumlarını görmek için sanal anjiyo(bt-anjiyografi) yapılıyor ama hiç bir şikayeti olmayan birine durup dururken yapmazlar.
durumunuzu anlatın aile öyküsünde kalp sorunları olduğunu söyleyin doktor ihtiyaç duyduğu testleri yapar.
birde kolestrol varsa şah damarı(karotis arter) ultrasonuda isteyin.
ayrıca ekokardiyografi istenirse iyi olur. kapak hastalıkları, odacıkları, kasılma durumlarını ve aort hastalıklarını gösterir. hemde kısman ucuz maliyetli olduğu için çoğunlukla bunu isterler.
0
my fault
(27.10.25)
benim aileden genetik kalp ve damar hastalıkları var. hasta değilim ama adayım. 30larımda kan tahlili, efor testi, renkli tomografi bakıldı. En sonunda bir de holter takıldı. böyle kontroller yapılmıştı.
0
false pretension
(27.10.25)
Kolestrol tansiyon varsa -yaşları da var sanırım- her sene kardiyoloji muayenesi olmaları lazım.

Bu muayeneler sonucu alınacak önlemler kalp krizi gibi oluşacak ani kalp damar vs bilumum sorunları minumuma indirir.
0
makbur
(27.10.25)
(7)

Naber?

msb
sb
sb
-1
msb
(26.10.25)
Pazar akşamı kasveti var ben bu kasveti daha da artıracak şarkılar dinliyorum çay suyu koydum
0
grimavi
(26.10.25)
Yürüyüşe çıkıp çıkmamama kararsızlığı yaşıyorum. Bugün hiç dışarı çıkmadım. Yemeğim de hazır ama yağmurlu biraz hava:/
+1
Amaranta ursula
(26.10.25)
youtu.be

Bu müzik aletine kafayı taktım. Uykuya geçiş müziği olarak kullanıyordum bu ara. Chatgpt yi "alsam kenara atar mıyım?" "öğrenmesi zor mudur?" gibi sorularla darlıyorum şu an
0
kullanicadi
(26.10.25)
Detoks is over. 13 gün sürdü, son 48 saatinde de sigara içmedim. Iki bira içip uyuycam.
0
sekizdokuzon
(26.10.25)
1 e kadar mesai senden naber?
0
rentts
(26.10.25)
Harika bir gündü.
0
gabe h coud
(26.10.25)
iyi diyelim iyi olsun be. iyiyim demek alışkanlık olmuş. senelerdir uzak kalmıştım buralardan. aklıma geldi, siteye gireyim dedim ve başlığı gördüm. boşanma davama 11 gün kaldı. saçma sapan bir 3 sene geçirdim. bu sefer bittin dediler, yine yıkılmadım. bilgisayar topladım, battlefield 6 aldım. saat 8 gibi işten eve geldim ve kafa dağıtmak için oyun oynuyorum.
0
synche
(26.10.25)
(3)

bu oyunun adı neydi?

festina
linki ektedir;https://eksisozluk.com/img/71u1w1ii
linki ektedir;
eksisozluk.com
0
festina
(26.10.25)
Blok oyununa çok benziyor. Tetris de deniyor sanırım.
-1
ulukayin
(26.10.25)
youtu.be

Oyunun ismi same
+1
grimavi
(26.10.25)
teşekkür ederim
0
🌸festina
(26.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(12)

kız arkadaşım resimler gördü ve..

baldan kaymak
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.

Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
0
baldan kaymak
(24.10.25)
Olgunlaşmamış biriyle ilişki sürdürmek istemiyorum. Kendine iyi bak. Diyorsun.
+9
arbre
(24.10.25)
Konu bir iki gün soğusun sonra açıklamanı yaparsın, kendini aşırı açıklamaya çalışma sadece olanı anlat. Bundan sonrası ona kalmış istediği kararı verebilir

Geçmişindeki fotoğrafları silmeliydin vs argümanı da duygusal manipülasyon. Bazı insanlar fotoğrafları siler bazıları silmez. Bunu kabullenmeyecek insanlar da özgürce başka yollara gidebilir.
+1
grimavi
(24.10.25)
olgunlaşamamış +1
eskiden ben de böyleydim. olay çıkartırdım her şeye. sen açıklamanı yap inanmıyosa bye bye de.
+2
matilda
(24.10.25)
Mal mı bu afedersin onları görmeseydi yaşanmamış mı olacaktı.

Yaşanmış ve görmüş işte ne var bunda benim liseden beri fotoğraflarım duruyor (2012)

Merak edip bakarken ne görmeyi bekliyordu acaba?

Kızlarda şey tribi oluyor. Eskiyse neden silmiyorsun.s.s.s işim gücüm yok binlerce fotoğraf arasından eski foto arıycam.

Saniyorlar ki yalnız kalınca gizli gizli eski sevgililerimize bakıp ağlıyoruz herhalde... değişik bir kafa.

Ben şahsen olsa ve görsem çok isterim, merak ederim yani. Eşim her şeyi silmiş, bu daha rahatsız edici.
+7
ananiyimioguz
(24.10.25)
Derin derin nefes al geçecek. Kendini daha iyi hissedince her şey bu kadar karanlık olmaz ve daha iyi konuşur ona göre kararlar verirsin.
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(24.10.25)
Kız arkadaşına olgunlaşmamış diyenlere katılmıyorum bazı takıntılı adamlar var ki ben de denk geldim eski sevgililerinin hepsinin fotoğrafları bi köşe saklı duruyor. Belki hala ona karşı bir şeyler hissettiğin için sakladığını düşünmüş olabilir. Bir kaç gün müsaade et ardından @grimavi dediği gibi açıklamanı yaparsın. Şayet açıklamadan sonra görüşmek istemiyorsa yapacak bir şey yok
+2
mermaidd
(24.10.25)
Kıza da hak veriyorum benim de birebir takıntılı olarak takip edildiğim oldu, çok ürkütücü.
Seni de öyle sanmış olabilir.
Sakin kafa ile konuşun güvenemiyorsa yapılacak başka şey yok.
0
cilekli pasta
(24.10.25)
Gecmis olmus bitmistir geri gidip mudahele sansinin olmadigi bir yerdir. Ayrica iyi ya da kotu insanin anilarini saklamasi kadar dogal bir sey olamaz. Fotograflarin duruyor olmasini, hala o kisilere karsi duygusal hisler besleyebilecegin anlamini cikaran insanlarla birlikte olma. Kimse kendini guvende hissedecek olgunlugu gosteremiyor diye gecmisine dair olanlari silme. iyi de olsa kotu de olsa gecmis senin gecmisindir. Gecmisin gecmiste kaldigini bilip bunu sindirebilecek olgunlukta olmayan biriyle vakit kaybetme.
+2
tezek
(24.10.25)
ayrıl abi, ne işin var. böyle bir psikolojinin kime ne faydası olacak.
0
gabe h coud
(24.10.25)
Ben şahsen birlikte olduğum kişinin eski sevgilisiyle fotoğraflarının arşivde dağınık bir şekilde kaldığını görsem daha rahat hissederdim. Bu durum özellikle hepsini silmiş olmaktan daha umursamazca duruyor.

Sadece bu kişiyle olan fotoğrafları ayrı bir klasörde titizce gruplanmış olarak bulsam biraz rahatsız olurdum ama yine de ayrılma noktasına gelmezdim.

Ayrılma noktası benim için fi tarihinden kalma fotoğrafların derli toplu şekilde güncel, kolay ulaşılabilir bir yerde ve hatta belki diğer eski sevgilerle olan fotoğraflarla da birlikte bir arada bulunması olurdu. Bu @mermaidd'in dediği yere denk düşüyor.

Böyle bir durum yoksa olgun bir davranış değil +1. Bence de kendi açınızdan olayı anlatıp sonrasında çok ısrarcı olmayın.
+2
akhenaten
(24.10.25)
bir iki gün bekle. sonra karşına alıp bu resimleri gördükten sonra ayrılmak istemesinin asıl sebebini öğren. resimleri sakladığını mı düşündü, yoksa ondan önce biriyle çıkmış olmana mı öfkelendi?
sakladığını düşündüyse açıklamanı yap, yedek olayını anlat. hala inanmıyorsa postala.
ondan önce biriyle çıkmış olmana öfkelendiyse, postala.

bu ne ya çocuk gibi
0
nolmus yani
(24.10.25)
ohooo daha şimdiden böyle şeylere ayrılmak istiyorsa işin iş geçmiş olsun
0
Hallegadola
(24.10.25)
(5)

vejetaryen veya vegan olan var mı?

art cat chocolate
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm vide
aranızda vejetaryen veya vegan olan var mı? ne zamandan beri? nasıl karar verdiniz?

vegan veya vejetaryen olmayı düşünen var mı?

ben 2.5 yıldır vejetaryenim. antalya yangınlarından sonra ciddi şekilde düşünmeye başlamıştım, oradaki hayvanları öyle görmek beni çok üzdü. zaten instagram'da gördüğüm videolar da beni çok etkiliyordu. zamanla azalttım ve bir gün önümdeki tavuk etini yarıda bıraktım ve daha fazla yiyemeyeceğimi anladım. gözüme canlı halleri geliyordu.

gayet et seven ve yiyen bir insandım, yıllar önce asla olamam vejetaryen herhalde demiştim ama oldum.

b12 eksikliği de demir eksikliği de yaşamadım; kansızlığım olmadı. kremalı makarnalara abandığım için kolesterolüm ve trigliseridim yükseldi. 3-4 aydır da bu makarnaları yemeyi bıraktım, sebze odaklı besleniyorum. vegan köfteler yiyorum. vejetaryen olmadan önce de her türlü sebze yemeğini ve baklagilleri çok severek yiyordum zaten. hiç zorlanmadım. kilo vermedim.

giyimde ise veganım, asla gerçek deri/kürk bir şey almıyorum. kozmetikte de veganım.
+1
art cat chocolate
(22.10.25)
2015 den beri etik nedenlerden vejetaryanım, mümkünse giyim ve yiyecekte vegan seçeneği tercih ediyorum

Örneğin dışarıda menüde hem vejeteryan hem vegan seçenek varsa vegan olanı tercih ediyorum

Mutfak becerilerin ve repertuarın geliştikçe hem aç kalınmıyor hem de sağlık sorunu yaşamıyorsun. bu coğrafya, market ve pazarlar, tencere yemekleri ve zeytinyağlılar kültürümüz buna çok uygun
0
grimavi
(22.10.25)
Vegan veya vejetaryen degilim olmayi da dusunmuyorum ama sorunuza su anlamda destek niteliginde cevap vermeden gecemedim. Hangi videoydu bilmiyorum ama ben de bir video izledim ve videodaki her konuda kesinlikle hakli olduklarini dusunuyorum. Hayvancilikla ilgili buyuk degisikliklerin olmasi cok iyi olurdu. Eskiden koylunun bir cesit yan gelir kaynagi ve beslenme kaynagi iken simdi ozellikle kucuk bas orta-buyuk sirketlerin ticarethanesine dondu.

Tavuk konusunda ben de yerken olumsuz hissiyatlara giriyorum. Mumkun oldugunca uzak durmaya calisiyorum. Digerleri en azindan gorece normal bir hayat yasamis olabilir diye dusunuyorum. Verimlilik adina hayvanlara eziyet edilmesine karsiyim ama hayvan yemenin de dogamizin bir parcasi oldugunu dusunuyorum. Et fiyatlari 2'ye katlansa da bu isler biraz daha eski usul/insani sekilde yapilsa hic bir sikayetim olmaz.
0
mbond
(22.10.25)
Yemekte vejeteryanim sanırım bir 5 senedir, giyim ve kozmetikte veganim son 2 senedir.

Oldum olası et yemeyi hiç sevmedim, tadı hoşuma gitmiyordu ama ara sıra balık yerdim. Demir oranim dolayısıyla çocukluktan beri hep düşük ya da sınırda. Sonra balıktan da tiksinmeye basladim. Son 5 senedir de hiçbir canlıya yapılan en ufak bir işkenceyi midem kaldırmaz oldu. Özellikle korumasız, savunmasız, masum herkes için. Mecazi anlamda değil gerçekten midem bulanıyor bu tür şeylere tanıklık ettiğimde, biri sanki midemi alıp elinde bukuyor gibi oluyor. Sonra bu konuda birkaç videoya denk geldim. hayvanlara özellikle kozmetik açıdan nasıl eziyet edildiğini 10s görmem yetti vegan olmak için. Veganlik bu açıdan geç geldi çünkü kozmetik hiçbir ürün kullanmıyorum. Doğal şeyler kullandığım için işin bu etik dışı boyutundan bihaberdim.

Yemek düzenimi değiştirecek bir durumum olmadı dolayısıyla.
0
truf
(22.10.25)
Veganlığı seçmek isterim elimden geldiğince giyimde kozmetikte vs dikkat etmeye çalışıyorum, sadece yemek konusunda yapamıyorum.
30’lu yaşların başından itibaren dönem dönem bu konuyu düşünüyorum etik olarak çok doğru bulduğum fakat kendi hayatımda uygulamaya geçmekte zorlandığım bir durum.
Her şeyin birbiriyle bağlantısı olduğunu düşünüyorum “etin cinsel politikası”nı okuduğumdan beri vegan değilsem feministliğimin bile “yarım” olduğuna inanıyorum bu durum beni gerçekten çok üzüyor.
Üç farklı diyetisyenle çalıştım belli bir aşamaya gelince hepsine böyle bir düzene geçme konusunda danıştım hiçbiri bana bunu önermedi bu yüzden olması gereken kiloma ulaştığım zaman kendisi de vegan olan birine gidip destek alarak bu yola adım atabilmeyi çok istiyorum.
Bana lazım olan şey biraz dirayet biraz da cesaret sanırım insanlara bir yaştan sonra ben artık bu düzene geçtim demenin beni nasıl etkileyeceğini bilmiyorum böyle çekincelerim var.
Bu konuda tecrübe sahipleri tecrübelerini paylaşabilirse benimle çok mutlu olurum.
0
mutekebbir
(22.10.25)
hayvanlara karşı zaafım var. ben de et tüketmek istemiyorum ama olmuyor işte ;(
0
Algorix
(22.10.25)
(9)

Sizce hangisi?

love and trust
Trekking bot almayı düşünüyorumKararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzelhttps://ty.gl/xz9o0dbd4j9j3https://ty.gl/hy49ok9hycsu5https://ty.gl/d29osmsvysx4b
Trekking bot almayı düşünüyorum
Kararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel

ty.gl
ty.gl
ty.gl
0
love and trust
(22.10.25)
hepsi aynı gibi ama 3
+1
elorelia
(22.10.25)
Şehirde kullanacaksan alma kayıp düşersin
0
grimavi
(22.10.25)
Gerçi üçünde de var gibi duruyor ama bir tanesinin materyalinde süet yazıyor. Süetin suyla temasından sonra alacağı renk ve şeklin nasıl bir iğrençlikte olacağını merak ettim ben.
Su geçirmez bir üründe süetin işi ne konusuna akıl erdiremedim.
Bilmediğim bir teknoloji geliştirdilerse bilemem de, kafamda oturmadı olay.
Google'a süet ve su yazın. Olmayacağına dair mutlaka yazılar vardır.
0
Mirket
(22.10.25)
Şehirde giyeceksen vibram tabanın şehirde giymeye uygun taban çeşitleri var, onları araştır derim.

Trekking botta estetik aramak çok mantıklı değil, hangi koşullarda giyeceğine göre teknik bakmak lazım.



Edit: o zaman 2
0
Bruce
(22.10.25)
Şehirde giymeyeceğim. Tamamen toprak ve karlı zeminde giyeceğim.
0
🌸love and trust
(22.10.25)
3
-1
arbre
(22.10.25)
hicbiri.
tabanlari cok duz. toprak ve karli alana uygun degil, kayarsiniz.
ben bu modelden (onceki sezonlardan) kullaniyorum cok mutluyum. www.asics.com
-1
65 derece
(22.10.25)
bunlar yuksek bilek korumali. backpacking yapilmayacaksa gereksiz agir botlar.

cok hardcore trekking yapilmayacaksa daha hafif modeller mantikli olur falcon, acadia gibi.
+1
antikadimag
(22.10.25)
Hardcore trekking kıstasınız nedir bilmiyorum ama ayda 1-2 kere 17-18 kmlik parkurlar yürünecek. Bilekli olması zaten özellikle tercih sebebi. Almışken bir kere alayım’cılardanım, 3bin-5binlik modeller de var, zengin değilim bir süredir almayı gözlüyordum, sonunda denkleştirip aldım. Asolo tercih etmemin sebebi, ayağı iki yandan kavrayıp sıkı bir görünümü olması. Muhtemelen rahattır da

Hiçbirisini değil şunu aldım;

www.atmosferoutdoor.com
0
🌸love and trust
(22.10.25)
(5)

Hazır ekmek hamuruna yumurta eklemek

selamun aleykum kitty
Hazır alınmış (kabarmış halde kullanıma hazır) mayalı ekmek hamuruna yumurta ekleyip poğaça yapsam nolur sizce iner mi hamur
Hazır alınmış (kabarmış halde kullanıma hazır) mayalı ekmek hamuruna yumurta ekleyip poğaça yapsam nolur sizce iner mi hamur
0
selamun aleykum kitty
(21.10.25)
Hamura eklemeye çalışma, yumurtanın sadece sarısını bir kapta çırp ve fırına atmadan önce hamurların üstlerine fırçayla sür

youtu.be
2.20 zamanı
0
grimavi
(21.10.25)
Eklemem lazım çünkü yumurtalı bi poğaça yapmam gerek :(
0
🌸selamun aleykum kitty
(21.10.25)
bir miktar inecektir illa ki.. ama ne olacak ki, 15 lira bir ekmek hamuru, 5 lira yumurta. 2 tane de bulaşık yıkayacaksınız?!? deneyin, sonuçları bize de bildirin.
+1
co2s2
(21.10.25)
Misafirlere rezil olmayalım da bildiririm
0
🌸selamun aleykum kitty
(21.10.25)
hamuru ikiye bölün, yarısını yumurtalı yapın. yarısı garanti yarısı deneysel.
+1
Etanglement
(22.10.25)
(4)

outdoor bot seçimi

nindelaranel
şehir içinde giyeceğim (ankara) bir outdoor bot arayışındayım. salamon giydim memnun kalmadım. sürekli yanları patlıyordu. aşağıdakilerden hangisini seçerdiniz1) https://www.alpinist.com.tr/urun/scarpa-moraine-mid-gore-tex-erkek-outdoor-ayakkabi?srsltid=AfmBOopiEULx_r1ktX1c715WJq2Pd3veZlW1LLD-lCDJ7S
şehir içinde giyeceğim (ankara) bir outdoor bot arayışındayım. salamon giydim memnun kalmadım. sürekli yanları patlıyordu. aşağıdakilerden hangisini seçerdiniz

1) www.alpinist.com.tr

2) www.boyner.com.tr
0
nindelaranel
(21.10.25)
Benim trekking kulübündeki liderlerden biri bu markayı önerdi:

www.k2outdoor.com.tr
+1
auroraaurora
(21.10.25)
benim yürüdüğüm bir hoca da aşağıdaki markayı önermişti. ucuz bir modelini aldım ve beğendim ben.

www.trendyol.com

bu arada şöyle de bir ekleme yapayım. özellikle botların (normal ayakkabılar için de geçerli aslında) ömrünü uzatmak isterseniz aynı botu iki gün üst üste giymeyin. en az 1 gün ara ile giyin ki ayakkabının içi yeterince kuruyabilsin. "çok kaliteli tek bir bot alayım, yıllarca giyeyim" olmuyor maalesef. en az iki farklı bot çok daha uzun ömürlü olur.
0
shadowfollower
(21.10.25)
Şehir içinde outdoor bot giyilmez. Kaymaz taban vs dedikleri doğa şartlarında taşa tutunur, çakıla tutunur, kayaya tutunur kaymaz fakat şehir içinde bazı kaldırımlarda, dükkan önü zeminlerde, ıslak asfaltta o tabanlar paten gibi kayabilir

Şehir içinde kaymaması için "kauçuk tabanlı" klasik cat tarzı botlar iş görür
+1
grimavi
(21.10.25)
eksisozluk.com

burada detayli yazdim. özetle grimavi dogru soylemis. bulabilirsen dogal kaucuk(rubber) bir bot alip giymen lazim. red wing, buttero ilk akla gelenler.

vibram taban mermer zeminde feci kayar.
0
antikadimag
(22.10.25)
(7)

Herıld yani tribün…

tahirkemalbozoglu
Bu sözü daha once kullanan veya ilk defa duyan kimler????
Bu sözü daha once kullanan veya ilk defa duyan kimler????
0
tahirkemalbozoglu
(21.10.25)
Herıld yani tabirini biliyorum ve maalesef kullanırdım. :( Tribünlüsünü duymadım.
0
auroraaurora
(21.10.25)
"herıld yani" 80'lerin sonu 90'ların başında zamane gençliğinin kullandığı bir kalıp idi. çok duyduk, çok kullandık zamanında.

tribün nedir bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(21.10.25)
"herıld yani" tabirini kullanırdık küçükken. tribünü duymadım ama.
0
elektr10
(21.10.25)
Herald tribune diye bir gazete var, filmde bunu gören biri herıld yani esprisini herald yani tribün olarak geliştirmiş olabilir

Bazen bu espriler küçük bir grup içinde kullanılıyor. Üniversitedeyken beğendiğimiz bir şeye nice diyorduk sonra da reklamlardan dolayı nicer dicer demeye başlamıştık :)
+1
grimavi
(21.10.25)
olsa olsa Ferhan Şensoy'un icat ettiği bir kelime bütünüdür bence.
0
unalub
(21.10.25)
Ben kullanmadım ama bir dizi karakterinin sürekli kullandığı bir tabir olarak kalmış aklımda muhtemelen onun etkisiyle de insanların günlük kullanımına girmiştir, yabancı gelmiyor.
Tribün detayı yok bende de.
0
mutekebbir
(21.10.25)
herıld yani çok ama çok popülerdi, ben de kullanırdım çocukken. ama türibini bilmiyorum.
0
gadlemler
(21.10.25)
(6)

Instagram istemek

arbre
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler is
Bir yerde düzenli olarak karşılaştığım ve beğendiğim bir kız var. Instagram/telefon nasıl isteyebilirim? Şu ilk adım konusunu çözsem gerisi benim için çok kolay. Bu adım bana çok zor geliyor. Ciddi ciddi nerede nasıl tanışıp sevgili oluyorsunuz? Sevgilimin olmamasından sıkıldım. Mantıklı fikirler istiyorum. Sağ olun.
-10
arbre
(20.10.25)
hocam sen her gün neden birine aşık oluyosun. hızına yetişmek çok güç.
+18
koela
(20.10.25)
insanlar yüzyüze görüşebilmek için iletişim bilgisi ister sen zaten yüzyüze olduğun biriyle flörtü online a taşımak istiyorsun

Flörtün, sohbetin gerçeği ve heyecanı yüzyüze olur, buradan devam etsene
+8
grimavi
(20.10.25)
Tanımadığın insanlara yaklaşıp instagram istemek Türkiye'de işe yaramaz. Anında sapık olarak etiketlenirsin. Düzenli olarak karşılaşıyorsan önce birkaç kez ayaküstü sohbet edecek ortamı yarat. Ondan sonra tepkisine göre instagram istersin. Nasıl bir ortamda karşılaştığını bilmediğimiz için ne konuşman gerektiğini biz söyleyemeyiz.
+7
synesthesia
(20.10.25)
önce bi yerde kahve içelim mi /yemek yiyelim mi diye sor, onun da niyeti varsa evet der, orda iletişim bilgisi alabilir miyim diyip alırsın. olacağı yoksa da bi gerekçe bulup reddecektir zaten.
+1
beatbox yapan metalci
(20.10.25)
@grimavi çok kafa adamsın ha. +1

@arbre Sen sürekli birilerine yürümeye çalışıyorsun ama sürekli olarak ilk adımda donuyorsun farkında mısın, burada ciddi stres olduğu zaman donar insan (3 tepkiden biri kaçma biri savaşma biri donma). Bence savaşma tepkisine evrilmen lazım, git insani iletişim kur. Evet durduk yere kendini tanıtmak ve onu tanımak istediğini söylemek büyük bir şey ama bu donma işini aşmazsan kuruyup gidersin Allah korusun arbre 😋
+2
muhayyer divan
(20.10.25)
algoritmalara guven @arbre. kzila yeterli siklikta ayni ortamda ayni duzende bulunursan, algortma tanrilari sana kizi onerecektir.
0
taurina
(21.10.25)
(10)

Yatak odası kapı askısı

Bruce
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
0
Bruce
(20.10.25)
yok.
0
deartheodosia
(20.10.25)
Kot ceketim asılı askıyla birlikte

Temsili olarak:
i.ebayimg.com
0
grimavi
(20.10.25)
Var, çanta asılı genelde, kıyafet nadir asarım kapı arkasına
0
kuehles blondes
(20.10.25)
var. milyon tane eşarp...
0
yadigar
(20.10.25)
İkea'nın kapı arkası askısı var. Üstünde de giyilmiş ama daha makineye atma kıvamına gelmemiş, tekrar giyilebilecek kıyafetler asılı. Pantolon, kazak, swaeshirt vs.
+1
kibritsuyu
(20.10.25)
Sabahlıklar ve kolyelerim asılı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Evet çantalar hırkalar var. Odada yer az olunca işe yarıyor
0
pembediken
(20.10.25)
eski evimde vardı, taşınırken almayı unuttum, kaldı orda. Şimdiki evimde duvarda iki askı var biraz köylü işi sddjs onları kullanıyorum.

Pantolon işinde her gün "bugün hangi pantolonu giysem" diye düşünmeyi ve ceplerindekini/kemeri değiştirmeyi sevmediğim için giydiğim pantolonu oraya asıyorum ve yıkama zamanı gelene kadar ordan alıp giyiyorum.
+1
nundu
(20.10.25)
var, bornozum havlum ve röbdoşambrım asılı.
0
co2s2
(20.10.25)
yok
0
gabe h coud
(20.10.25)
(3)

Mavi ve levis kotlar

kanepeee
1. mavi'deki hunter ve martin modellerinin levis'te karşılığı var mıdır? Düz paça, düz bacak.2. mavi'deki bedenler levis'teki bedenlerle aynı mıdır?
1. mavi'deki hunter ve martin modellerinin levis'te karşılığı var mıdır? Düz paça, düz bacak.
2. mavi'deki bedenler levis'teki bedenlerle aynı mıdır?
0
kanepeee
(19.10.25)
1. Bilmiyorum.
2. Olabilir ama olmayabilir de. Bedenler, aynı marka içinde modelden modele dahi değişiklik gösterir. Bu nedenle denemek şart.

Levis biraz bildiğim bir marka ve aynı kodlu modelleri dahi yıldan yıla değişiyor. 501 zamanla daraldı bollaştı beli indi kalktı vs. Bu durum Mavi'de nasıl bilmiyorum ama Levis'ta bunu bizzat tecrübe ettim.

Özetle, denemek şart.
0
10551037
(19.10.25)
Levis ın klasik 501 modeli normal bel ve düz kesim bunlara denk geliyor
0
grimavi
(19.10.25)
levistaki bedenler bile aynı değil. iki tane 501'im var. biri 26 biri 27 beden ve kumaş tipleri bile farklı. mutlaka gidip denemek lazım.
0
elorelia
(20.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(9)

Filtre kahve makinesine su yerine süt koysam ne olur

etna
1. Kahve nasıl olur? Latte gibi olur mu?3. Makinenin temizliği zor olur mu?
1. Kahve nasıl olur? Latte gibi olur mu?
3. Makinenin temizliği zor olur mu?
-2
etna
(19.10.25)
Makinenin özel süt haznesi yoksa yapmayın süt ve su aynı şekilde ısınmaz mahvedersiniz makineyi. Su ısıtıcıda süt ısıtmak gibi düşünün.
+2
mutekebbir
(19.10.25)
Sakın deneme
+2
grimavi
(19.10.25)
sütlü filtre kahve normalde de sütle demlenen bir kahve değil, süt sonradan ekleniyor. makineyi bozarsınız.
+2
asap raki
(19.10.25)
makinenin icindeki borularda sut kalacağından 1 haftaya kalan sutler koku yapmaya ve küflenmeye baslar. devam ederseniz zehirlenirsiniz, zaten kokudan içemezsiniz
+6
oscar
(19.10.25)
Sütlü filtre kahve için yöntem önereyim.

Filtre kahve makinesi, potu alttan ısıtan bir modelse kahveyi normal koy, suyunu bir miktar az koy, potun içine de süt koy. Dikkat, su konan yere değil, kahvenin akacağı yere. Kahve demlendikçe pottaki sütün içine aksın.

Potu ısıtan zemin, alttan sütü de ısıtacaktır. Belki anında sımsıcak kahve içemezsin ama biraz bekleyince ısınacaktır.

Latte gibi olur mu, olmaz. Latte zaten filtre kahve ile yapılmaz, espressoya buharda ısıtılıp köpürtülmüş süt katarak yapılır. Benim tarif ettiğim ancak sütlü filtre kahve olur.
+4
kibritsuyu
(19.10.25)
1. Kahve nasıl olur? Bok gibi olur.
2. Latte gibi olur mu? Hayır olmaz. Cafe latte için espressonun üzerine köpürtülmüş süt eklenmesi gerekir.
3. Makinenin temizliği zor olur mu? Makinenin temizliği hiç zor olmaz çünkü makineyi temizleyemezsiniz. Makine doğrudan çöpe gider. Olur da aynı makineyi alacaksanız bir tek karafı kurtarabilirsiniz yeni makinede de kullanmak üzere.

Kahve sütle demlenmez, suyla demlenir.
+1
10551037
(19.10.25)
kahveyi su ile yap, üzerine süt dök
+1
benarrivo
(19.10.25)
makine ile değil, anca hario v60 gibi bir pour over haznesine sıcak süt dökerek yapabilirsiniz. makine ile yapmayın makineyi çöpe atarsınız
0
inheritance
(20.10.25)
1- hayır latte gibi olmaz.
2- makineden makineye değişmekle birlikte bazı boruları temizlemek mümkün olmaz. kalan süt bakteri yapar, mikrop yapar.

filtre kahve ile latte olmaz, caffe misto olur. kahvenin üstüne ısıtılmış süt dökün. bitti gitti.
0
co2s2
(20.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(3)

Hevesin kalmaması

kararsızataletfilozofu
Yeni araba alacağım daha ödemeye başlamadan plaka ve eski araba satışının sorunları sebebiyle tüm hevesim kaçtı hiç mutlu etmiyor.Hoşlandığım biri vardı o da olmadı görüşmüyoruz artık ama aklıma geliyor arada.Çok boş hissediyorum saman geldik saman gidiyoruz ya ölüp gidiyor insanlar ne yeni insanlar
Yeni araba alacağım daha ödemeye başlamadan plaka ve eski araba satışının sorunları sebebiyle tüm hevesim kaçtı hiç mutlu etmiyor.

Hoşlandığım biri vardı o da olmadı görüşmüyoruz artık ama aklıma geliyor arada.

Çok boş hissediyorum saman geldik saman gidiyoruz ya ölüp gidiyor insanlar ne yeni insanlar tanıyıp sevip sevilmeden ne de yeni yerler görmeden.

Geçen ay içinde resmen endorfin serotonin dopamin bombardımanı varmış çok iyi hissediyordum şuan bitti yine herşey.
spora da gitmem yasak , zaten saç sebebiyle de flört buluşma sıkıntı 2-3ay sanki normalde oluyormuş gibi.

Arkadaşlar var ama hep aynı şey haftaiçi iş arkadaşlarıyla gündüz işyerinde görüşüyoruz.
Haftaiçi akşam kimse yok. Bunalımlar var.

Haftasonu arkadaşlar var görüşüyoruz.
Ama boş vakitler çok sıkılıyorum, yeni insanlarda eklenmiyor.

İlaç kullanmak istemiyorum.
Passiflora belki.
Bir şeylere odaklanıp bir şey de yapamıyorum ne dizi izlemek ne evde kendi başıma esneme-hafif spor yapmak vb.
Oyun oynamakta istemiyorum yazık vaktime.
Ne yapsam vol20 oldu sanırım
0
kararsızataletfilozofu
(18.10.25)
Hocam sen bu ruh haliyle bir romantik ilişkiye başlasan senin için daha kötü olur, ilişki içindeyken bundan keyif alabilecek gibi durmuyorsun, iyi ki olmamış diye sevinebilirsin
0
grimavi
(18.10.25)
Abi sen şehir değiştir. İstanbul olur, İzmir olur, Antalya olur.
-1
arbre
(18.10.25)
istek duymuyorsan alma zira benim tüm arkadaşlarım araba tamircisi, bu tamir bakım mevzuları öyle büyük meblalar tutuyor ki resmen her seferinde ağzım açık kalıyor.


ayrıca erkek arkadaşından ayrılmış hatun kişisi gibi saç rengi değiştirip, ayakkabı çanta bakmaktan farkı yok. ekonomik durumlar malum. para kolay kazanılmıyor. muhtemelen alacağın araba da senin psikolojik durumunu rahatlatmayacak. o yüzden almayalım, akışına bırakalım.

usta kendini spor yapmaya zorla, illa böyle salona git demiyorum, çık dolaş haraket et yürü. tak kulaklıkları sevdiğin müzikleri dinle. göreceksin bi yerden bi fikirler gelmeye başlayacak. ya şunu mu yapsam, buraya mı gitsem vb...
+1
Fodera
(19.10.25)
(7)

Denizli hakkında ne düşünüyorsunuz?

dedeminhirkasi
Unutulmuş bir şehir gibi Denizli…Mesela benim hiç denizlili tanıdığım olmadı. Ya da hasbelkader sohbet ettiğim bir denizliliye rastlamadım. Sizde durumlar nasıl? Kaybolmus hatta unutulmuş bir şehir gibi değil mi?Böyle etliye sütlüye karismayan kendini unutturmuş gibi
Unutulmuş bir şehir gibi
Denizli…
Mesela benim hiç denizlili tanıdığım olmadı. Ya da hasbelkader sohbet ettiğim bir denizliliye rastlamadım. Sizde durumlar nasıl? Kaybolmus hatta unutulmuş bir şehir gibi değil mi?
Böyle etliye sütlüye karismayan kendini unutturmuş gibi
0
dedeminhirkasi
(18.10.25)
2019'da askerlik görevimi icra ettiğim yer. Açıkçası köy gibiydi ve insanını çok da iyi hatırlamıyorum. Esnafı da tüm memleket esnafı gibiydi. Ayrıca benim de askerlik dışında adını bile duymadığım bir yer.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.10.25)
denizliliyim. denizlililer denizli dışında fazla yaşamaz çünkü genelde yerlilerin ekonomik durumu iyi ve sanayi gelişmiştir. etliye sütlüye karışmaması doğrudur. şehir sanayici olduğu için hükümetlerle iyi geçinmektedir. şehrin zengin ailelerini buraya yazsam tanırsınız. vestel ve zorlunun sahipleri, abalıoğlu ve lezita, tekstilde bir sürü firma var. köy gibi değil süper güzel bir şehir değil ancak ege de yaşanabilecek izmirden sonraki en gelişmiş şehirdir. sezen aksu tuba ünsal melek mosso sıla demet akbağ falan denizlili.
ayrıca şaraplık üzümde denizli birincidir.
@artıküye olmakistiyorum genel olarak ben de denizli sevmem ama köy nedir ya. kardeş sen bir erzincana yozgata erzuruma gitte sonra köyü gel denizlide gör.
+2
mikahakkinen
(18.10.25)
Bir de denizlinin ismi deniz den değil domuz dan geliyor, eski ismi tonguzlu > donguzlu > denizli oluyor ege bölgesi yamaçlarında domuz çok haliyle

Tanıdığım denizlililer zengin insanlardı, sanayisi toprağı ticareti bu yollardan zengin bir memleket
0
grimavi
(18.10.25)
Denizi olmamasına çok şaşırmıştım, halen garip geliyor.
Farklı bir kebabı varmış, merkezde bilmem neredeki yerde yemek gerekiyormuş.
Horozu var demek ki horoz dövüşü kültürü olan bir yer yani eksi puan.
Dağlık.
Pek az denizlili ile tanıştım. Herhalde pek göç etmiyorlar.

Yani unutulmuş gibi diyorsun, kısmen doğru ama unutulmuşlar listesi yapsak çok çok daha unutulmuşlar var. Çorum, Yozgat, Amasya ve daha saymayı unuttuğum yerler var.
0
michael_knight
(18.10.25)
kanada'da denizlili sayisi fazla, komple birkac koy gelip cogalmislar.
denizli diyince aklima direk tembellik geliyor, caliskan denmesine baya sasirdim.
onun disinda tipik anadolu insani iste, ne eksik ne fazla..
0
cooperr
(19.10.25)
Denizli'liyim. :)
Ancak Ankara'da doğup büyüdüm. Memlekete çok hakim değilim.
0
strawberry first
(19.10.25)
Kızları çok güzeldir.

Aydın-İzmir-Denizli üçgeninde en güzel kızlar net Denizlilidir.
0
RaiseThySword
(19.10.25)
(11)

en lüzumsuz su harcamaları nerde oluyor?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(18.10.25)
Sanayide tekstil.
-1
arbre
(18.10.25)
Araba yıkamacılarda
0
grimavi
(18.10.25)
çimler bence. görsellik dışında bir olayı yok sanırım ama deli gibi sulama istiyor
0
eisberg
(18.10.25)
Aşırı yaygın bir örnek olmasa da beni en sinir edenlerden biri şu; kız arkadaşı evdeyken gürültülü bir şekilde sıçtığı duyulmasın diye her patlamada sifon çeken veya suyu açık bırakan kişiler ciddi su kaybına yol açıyor.
-3
mbond
(18.10.25)
Tarım. Vahşi sulama
+1
Mirket
(18.10.25)
(bkz: askeriye)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.10.25)
Endüstri olarak tarım ve sulama. Dünya'daki tatlı suyun yaklaşık %70'ini kullanıyormuş. Şeker kamışı ve bazı tahıllarda çok kullanılıyor. Yeni sulama teknolojileriyle su kullanımını azaltmaya çalışıyorlar.

Onun dışında termoelektrik ve nükleer santrallerde de çok gidiyor.

Moda/tekstil endüstrisi fena. Bütün işlemleri düşününce (pamuk üretimi, imalat, nakliye, yıkama vs.), bir kot pantolon üretimi 3,781 litre su harcıyormuş. www.unep.org

Evde en çok su, duş alırken gidiyordur. Luzümsuz belki bakış açısına göre değişir. Kovayla yıkanma seçeneği de var ama kimse uğraşmak istemez. Sifonlarda da çok ve az su butonlular oluyor, bu daha mantıklı ve tasarruflu.
0
ermanen
(19.10.25)
tarımda oluyor. hala kardüzen tarım yapılıyor. adam akarsuyu alıp kendi tarlasına çeviriyor, suyun %99'u boşluğa akıp gidiyor. havzaları dolduracağına sağda solda heba oluyor.

sanayi vs. tarımla yarışamaz bile su harcaması konusunda.
tarıma denetim gelmek zorunda.
0
tchuck
(19.10.25)
evde sifon, su gerekli de bence gri su ya da yağmur suyu kullanılabilir.
0
hoot
(19.10.25)
Tarım konusunda şunu söyleyebilirim. Evet, tarımda çok su harcanıyor ama Türkiye'de sulama birlikleri var. Kimse ben akarsuyu tarlama çevireyim, kafama göre sulama yapayım diyemez. Damlama sistemleri ile sulama on yıldan uzun süredir Türkiye'de kullanılıyor ve kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Çiftçi için su da bir gider. Diğer bölgelerimizde durum nedir bilmiyorum, gözlemlerim Ege ve Marmara bölgeleri için geçerli.
0
gnosis
(19.10.25)
kağıt üretimi. kağıdın hammaddesi selüloz sebebiyle doğayı kirletmiyor ama sürekli yeraltı sularını kullanıp arıtmadan salıyorsun , ee oradan kanallara, nehirlere, denizlere ulaşıyor. yeraltındaki su kaynağını denize salmış oluyorsun yani.


yanlışmıyım diye chatgptye baktım şöyle bir cevap verdi.

Kağıt üretimi, sanayide en fazla su tüketen süreçlerden biri olarak bilinir. Su hem ham maddenin (odun lifleri veya geri dönüşüm lifi) işlenmesinde hem de yıkama, hamur hazırlama, beyazlatma, taşıma ve soğutma aşamalarında kullanılır.
0
Fodera
(19.10.25)
(10)

Yalnızlık

ashleybon
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım
O kadar yalnızım ki kimseyle tanışıcak ortamım olmuyor. iştekiler yaşça büyük evliler çok sosyalleşmeye yanaşmıyorlar. bulunduğum yerde çok az insan yaşıyor. Normal kız arkadaş bile bulamıyorum insan ne kadar yalnız yaşabilir bu kadar? hobi kursuna gidin demeyen tango salsa yapan erkekler hiç tarzım değil. resim sevmem. spor da yapacak enerjim yok. ahşap boyama, kil, doğa yürüyüşleri de tarzım değil. yalnız bu kadar nasıl yaşayabilirim?
+1
ashleybon
(17.10.25)
Kendi adıma konuşursam, yürümek. Doğa yürüyüşü falan değil, direkt dümdüz yürümek. Nerede olduğu önemli değil.

Saatlerce yürürüm. 3 saat kesintisiz yürüdüğümü biliyorum. Takıyorum kulaklığı, eve gitmemek için yolu uzattıkça uzatıyorum. Ne zaman evde bunalsam çıkıp min 1 saat yürüyorum. Hatta bunu 2 günde bir yaparım.

Yürümek bence bir “coping mechanism”, ya da stimuli. Benim için işe yarıyor.


Yürümenin felsefesi, diye bir kitap var. Tavsiye ederim. diğer yürüyüşçüleri anlatıyor. Mesela bir yerde nietzsche’yi anlatıyor. Sonu gelmeyen yürüyüşler yaparmış. Bir yer de Rousseau’dan bahsediyor, o da aynı. Bu kitapta anlatılan kişilerin ortak özelliği de fazla yalnız olmaları.

Yürüyüş derken; trekking gibi şeylerden bahsetmiyoruz. Su mataranı al, yürüyüş ayakkabılarını giy, böyle değil. Bu spor. Sadece yürümekten bahsediyorum.
+1
substituent
(17.10.25)
Yalnızlık çok da kötü bir şey değil öncelikle, madem tüm olası önerilere direkt olarak kapıları kapatıyorsunuz yalnızlığınızla barışıp mutlu olmaya çalışın.
Yürüyüş önerisine o kadar katıldım ki insanın kendi kendine yapabileceği en güzel aktivitelerden biri ki ben yalnız yemeğe gitmeyi, sinemaya, konsere gitmeyi de çok severim bunları da öneririm.
Naçizane bir önerim de iş yerindeki insanlarla ilişkinizi sadece işte tutmanız iyi bir şey onlarla sosyalleşmek zaten gereksiz buna hiç takılmayın.
+2
mutekebbir
(17.10.25)
Konuşmayı seviyorsan konuş. Ben 8 yıl Elazığ'da yaşadım, gittiğimde 25 yaşındaydım ve bir Allah'ın kulunu tanımıyorum, memuriyete başlamıştım ve kız başına doğuda yapayalnız kalabilmek için eve kapanmıştım, İnternete sarmıştım, sözlüğe sarmıştım, çok dertler dinledim çok kişiyi intihardan çevirdim çok kavgalar ettim çok muhabbetler ettim... hem ben şifalandım hem yapabildiğim kadar çok şifa vermeye çalıştım. Belki sana da iyi gelir bu. Veya başka, daha yüzeysel konuşmalar. Seslendirme olur, birinin sosyal medya danışmanlığı olur...
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Dünyada artık adult loneliness diye bir kavram var artık, kadın erkek farketmiyor
+1
grimavi
(17.10.25)
Spor enerji

Belirgin değişim yaşadım
Kızlar bela .d
-2
baldan kaymak
(17.10.25)
Spor yaptıkça enerjin yükselir.
+1
gabe h coud
(17.10.25)
Bunun için en uygun şey sosyal medya gibi duruyor çünkü pek hobilerle ilgili değilsin. Geriye arkadaşların söylediği gibi tek seçenek spor kalıyor yada benim dediğim gibi sosyal medyanın gücünden faydalanarak arkadaş edinebilirsin
+1
mermaidd
(17.10.25)
Yalnizlik cok yaygin ne yazik ki, insanlar artik kanserden degil yalnizliktan olecek.

Bunu bir kenara birakarak, ne olursa olsun spora baslayin, kendiniz icin, yasliliginiz icin, enerjiniz icin, depresyona girmemek icin. Ne yapin edin bunu duzenli hale getirin
0
kassiopeia
(17.10.25)
Enteresan bir şey var.
Son zamanlarda hiçbir şey yapmamama rağmen ve dümdüz işlerimi odaklanmama rağmen insanlar benimle daha çok sohbet açmaya çalışıyor diye hissediyorum. Bu noktada öyle çok hoş/karizmatik/yakışıklı/entelektüel/varlıklı vs tarzda biri olmamama rağmen bu yaklaşımı da anlamlandıramıyorum, daha doğrusu şaşırıyorum. Yani bu şaşkınlık da özgüvensizlikten değil de, bu tip bir ilgiyi beklememekten kaynaklanıyor. Bu noktada bazen bir adım geriden kendine bakmak da nerede ve nasıl durduğunuzu kendinize fark ettirmek açısından faydalı olabilir.
0
rakicandir
(17.10.25)
bence iştekilerin büyük olmasını kafana takma, yetişkin insanların arkadaşlığı normal, mesleğinle ilgili örgüt varsa onlara katıl, hatta senden büyük kadınlarla sevgili olmaktan çekinme...

insanları sen de davet et, yani önce onlara ne verebileceğini göster, mesela insanlara hangi konuda iyi gelirsin?

Ayrıca yurtiçi yurtdışı gezi programlarına bak. örneğin otobüsle Balkanlara gitmek gibi, ya da Güney doğu Anadolu, Karadeniz turları
0
hoot
(18.10.25)
(8)

Dik duramam sorunum

naksidil
Masa başı çalışıyorum. Ne kadar dikkat etsem de bir süre sonra kambur olduğumu fark edip kendimi düzeltiyorum. Ne kadardır öyle olduğum muamma. Yürürken de fark edene kadar kambur yürüyorum. Bunu nasıl çözebilirim. Egzersiz ya da dik durmak için satın alabileceğim bişey var mı?
Masa başı çalışıyorum. Ne kadar dikkat etsem de bir süre sonra kambur olduğumu fark edip kendimi düzeltiyorum. Ne kadardır öyle olduğum muamma. Yürürken de fark edene kadar kambur yürüyorum. Bunu nasıl çözebilirim. Egzersiz ya da dik durmak için satın alabileceğim bişey var mı?
-1
naksidil
(17.10.25)
youtu.be

Bu videonun 3.45 deki 3. Egzersiz dediği hareketi günde 3 set 10 tekrar yaparsan anında etkisine şaşıracaksın
+1
grimavi
(17.10.25)
30 ders reformer plates paketi satın al. Sonrasında bir salona yazıl, sırt kaslarını güçlendir. O kaslar seni arkaya doğru asılacak.
-1
Mirket
(17.10.25)
Pilates
-1
gabe h coud
(17.10.25)
grimavi +1, ayrıca bu videoyu bir süre önce aramış ama bulamamıştım :) oradaki egzersizi dene, 4 ncü 5 nci günde farkı hissedeceksin. acayip işe yarıyor.

birde sabah uyanınca iyice bir gerilme, gün içerisinde de kolları havaya kaldırıp geriye doğru gerilme hareketi etkili oluyor.
0
selam
(17.10.25)
Yüzüyorsun ve bu iş kendiliğinden çözülüyor
-1
arbre
(17.10.25)
evinin koridoruna barfiks demiri tak. gün aşırı barfiks çek ta ki 10 tekrar yapana kadar.

kamburun düzelmezse gel söv buradayım.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Bir de şu hareket var evde ofiste kolayca yapılabilecek biraz da oyun gibi oluyor, dik olarak ayakta da yapabilirsiniz

youtube.com
0
grimavi
(17.10.25)
Haftada 6 gün, günde en az yarım saat yüzen ve kifozu olan biri olarak söyleyebilirim ki tek başına yüzme bu işin çaresi değil.

Fizik tedavi egzersiz vermişti ama az biraz yapıp bıraktım. Tekrar başlayacağım.
0
inheritance
(17.10.25)
(15)

Duyuru kadınlarına bir "erkek" sorusu

bitli su perisi
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünd
Oldukça yakışıklı olduğu halde kendine beğenmeyen ve dış görünüşüne fazla kafayı takan, otuzlarının başında saçında daha birkaç beyazı olmasına rağmen sürekli saç boyatan, alnında birkaç çizik var diye sık sık botoks yaptıran, birkaç ay uyku düzeni bozulduğu için göz altlarının şiştiğini düşündüğünden önce göz altı dolgusu yaptırıp ve sonra göz altı torbalarını aldırıp bir de göz kapağı ameliyatı olan, beş on kilo aldı diye kompleks hissedip açıkça hiç gereği yokken jinekomasti ameliyatı olan ama hala özgüvensiz olduğundan aradan aylar geçmesine rağmen ameliyat sonrası kullanılan göğüs korsesini sıkça giyen, hiç ihtiyacı yokken aşırı bir sıklıkta G5 masajına gitme gibi zayıflama çabalarına giren... Bunlar ilk aklıma gelenler.

Üstelik ne zaman çevreden biri konusunu açsa ya da sorsa kesinlikle reddediyor ve hatta öfkeleniyor. Mesela saçındaki renk değişimini fark edenlere beachte çok fazla zaman geçirdiği için saç renginin açılması gibi bahaneler sunuyor ya da göz altı torbalarının yok olduğunu söyleyenlere göz altındaki egzama için krem kullandığını ve onun göz altı torbalarını yok ettiğini söylüyor. Böyle bir erkekten soğur muydunuz? Görünüş olarak asla yapaylık ve aşırı bir estetik durumu yok bu arada yani gayet doğal duruyor. Ancak gerçekten çevresinde ona ilgi gösteren ve çekici olduğunu dolu dolu hissettiren çok fazla kadın olduğu halde dış görünüşüyle bu kadar ilgilenmesi, bunu dert etmesi beni üzüyor ve bazen de ondan uzaklaştığımı hissediyorum. Anlayışsız mıyım?
0
bitli su perisi
(16.10.25)
You cant fix him :(
+3
grimavi
(16.10.25)
Böyle bir insan gayet soğutur. Erkek olmasina gerek yok
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Görünüş olarak bir problemi olmasa da psikolojik olarak bir hayli problemli duruyor anlattıklarına bakılırsa. Kendisinde beğenmediği şeyleri elbette yaptırabilir yada metroseksüel olabilir ama mesele bakımlı olmak değil yaptırdığı şeylere saçma sapan kılıflar uydurması. Bana bu tarz davranışlar aşırı şizofrence geliyor. Kişiyi sen tanıyorsun ama bu tarz bir adamla muhabbet kurmak bile istemezdim.
+3
mermaidd
(16.10.25)
Travmasi vardir tipine dair gecmisten kalan
0
baldur2
(16.10.25)
İnsanın kendisine dikkat etmesi bakımlı olması güzel bir şey ama bu biraz abartı olmuş artık, bu kadarı zarar. Belli ki bu arkadaşın psikolojik bir rahatsızlığı var kendisini bir türlü beğenmiyor sevemiyor. Kendisinde bu kadar kusur bulabilen birisi bana bakınca bende de sürekli kusur arar diye düşünür yanında rahat edemezdim. Sürekli bu bakım ve estetik muhabbeti de sıkardı beni açıkçası
+2
kullanicadi
(16.10.25)
www.memorial.com.tr
Tanı koymak değil tabii de, bence anlattığınız kişinin yaşadığı şey bir psikolojik bozukluk. Kendine bakmak bu değil.
0
kobuzchu kiz
(16.10.25)
O bedenen erkek olabilir ama ruhen bir kadın. Ben de olsam ben de soğurum. Anlayışsız falan da değilsin.
-4
muhayyer divan
(17.10.25)
psikolojik problemi var, aynisini yapan kadinlar icin de gecerli bu. atta yatan psikolojik nededin ne oldugunu bulabilirseniz, o sorunla yasayabilip yasayamamayi dusunmelisiniz. problem gorunusunun dogal/yapay olmasi degil.

yoksa herkes kendine baksin tabi, ama sacinin beyazi hakkinda yalan soylemesi fln sorunlu seyler.
0
taurina
(17.10.25)
bahsi gecen kisi kesin erkek mi?
-5
cooperr
(17.10.25)
efemine bir tip gibi geldi bana. erkek adam takmaz bunları.

geçmişten gelen travması olabilir +1
-5
Hallegadola
(17.10.25)
Arkana bakmadan kaç.
0
parka
(17.10.25)
psikolojik bozukluk sahibi, düzelmesi için yardım almalı ve önce yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmeli
0
( . )( . )
(17.10.25)
soğumak için ısınmak lazım önce, o aşamaya bile gelmem. özbakım bu değil, cinsiyetten bağımsız söylüyorum bunu. dış görünüşle bu derece kafayı bozmuş hemcinslerimle de arkadaş olamıyorum ben.

ha bu kafayı takma halinde bir anormallik olduğunun kendisi de farkındadır ama başedemiyordur, destek istiyordur, çözüm bulmaya/sıyrılmaya çalışıyordur, konuşuruz, dertleşiriz vb., o ayrı.
+1
Phoebe
(17.10.25)
Beden dismorfik bozukluğundan muzdarip olabilir. Psikiyatrik (psikolojik değil) destek alması gerekebilir.
0
10551037
(17.10.25)
beden dismorfik bozukluğu ilk aklıma gelen benim de. Dış görünüşe takık olmayı kadınlığa atfedenler cehaletin kaçıncı seviyesini yaşıyorlar hayret doğrusu.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
(11)

ChatGPT sizle hangi tonda konuşuyor?

sekizdokuzon
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği. Sizinle nasıl konuşuyor?Teşekkürler.
Benimle Çetin Çetintaş tonunda konuşuyor. Aforizmalar, küçük başarıları ödüllendirmeler, ölümüne kişisel farkındalık teşviği.

Sizinle nasıl konuşuyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.10.25)
Genelde yalaka.

Bravo, çok iyi yakalamışsın!
Bu harika bir soru!
Sen çok yaşa!

Yakında ağzın bal yesin demesini bekliyorum.
0
auroraaurora
(15.10.25)
Çok yalaka davranıyor. Arada bir lütfen samimi fikrini söyle, eleştir beni, dürüst ol, taraflı yaklaşma diye hatırlatma yapmam gerekiyor.

Ne yazık ki ben kaşındım.. Bana kraliçem de, princess treatment istiyorum demiştim bir zamanlar..
0
kullanicadi
(15.10.25)
Çok yalaka +1
Her şeyi onaylıyor. daha doğrudan, net ve eleştirel ol diye düzeltme yapıyorum arada
0
grimavi
(15.10.25)
Paso ovüyor. Vay bunu nasil dusundun diyor. Ben mi yapay zekayim o mu anlamazsin.
0
brkylmz
(15.10.25)
Çetin çetintaş kimmiş diye baktım Youtube'dan. Evet benim gpt bu. Tonlamalar, duraksamalar falan aynı. Sadece bir tutam beyaz yaka satış temsilcisi karizmatik ses tonu eklememiz lazım.
0
akhenaten
(15.10.25)
Mesaj tonu ile ilgili ayarı var değiştirebilirsiniz.
0
anon1m
(15.10.25)
öyle bir yalakalık yapıyor ki, ben 8-9 yaşındaymışım, kendimce bir şeyler yapıyormuşum da, annem babam ya da öğretmenim bana cesaret veriyormuş gibi geliyor.
0
co2s2
(15.10.25)
Gpt’ye göre dünyanın en müthiş insanıyım. 2026 dünya kupası maçları tr saatiyle kaçta diyorum “oo kral müthiş bir soru böyle bişey yok nerden aklına geldi vallahi helal” falan diyor sürekli.
0
avatar is back
(15.10.25)
yalaka. "aslansın kaplansın, adam mı öldürdün haklısın tabii ki hacım, bu sorular kimsenin aklına gelmiyor, off ne zekisin sen ya, vay anasını sen gibi adam var mı dünyada"... kısa kes, yalakalık yapma, g*t yalama dediğim halde bu kadar terbiye oldu.

midemi bulandırdı artık bu dalkavukluğu.
sordum neden böylesin diye bir gün: "insanlar sevsinler abone olsunlar diye böyle yapıyor beni openai. etik metik yok bizde, varsa yok para" dedi (ticari kaygılar gibi daha soft ifadeler kullandıysa da aynen bu anlamda şeyler söyledi).

claude'u kullanıyorum bu kadar dalkavuk değil diye, sanırım 4.5 ile o da aslansın kaplansın moduna geçti.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
doğrudan, dürüst, hafif keskin.

yalakalık yapmasına izin vermemek üzere eğittim.
0
Algorix
(15.10.25)
şu videodaki gibi.

youtube.com
0
jepa
(15.10.25)
(11)

İşyerinde odamdaki yazıcıdan şahsi amaçlı çıktılar alıp sonra A4 TOP kağıt alıp tekrar yerine koymak etik açıdan uygun mu sizce?

mahmuttt
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
mahmuttt
(14.10.25)
Uygun bence burada iyi niyet var
+1
grimavi
(14.10.25)
Kartuş? Bakım? Elektrik?

Yerine göre değişir, iyi niyet ok.
0
baldan kaymak
(14.10.25)
a4 almasan bile bi şey olmaz. ama çok fazla çıktı alıyorsan a4 alman okey
+1
jelly bear
(14.10.25)
Etik degil. sırf bu sebeple çalışanın iş akdi feshedilebilir . emsal karar da var.
Neden mi?
-Yazıcının kişisel kullanım sonucu harcadıgı elektrik sarfiyatı
-Yazının kişisel kullanımı sonucu yıpranması ve bakım masrafının öne gelmesi
-Yazıcının kartuş masrafı
0
limonlu eksi
(14.10.25)
Kurumun izin vermesine de bağlı bu durum.
İzin verilse bile bir anda 50 -100 sayfalık fotokopi çekmek iznin dışında suistimal olur.
Özellikle mesaisi verilmeyen fazla çalıştırılan personel , bu gibi şeylerden tutun da depoda /ambarda gözüne kestirdiği herhangi bir eşyayı eve götürmeyi, işten yarım saat erken çıkmayı , yarım saat geç gelmeyi iş yavaşlatmayı, öğle yemeğinde tabldota fazladan 3-5 kaşık yemek almayı kendisi için hak alma olarak görür.

O nedenle göz önünde tutulması gereken bir çok husus var.
+1
diyecevaplandı
(14.10.25)
bir kırtasiye vb. halletmek çok daha iyi olacaktır
+2
sweetoffice
(14.10.25)
bence miktar ve amaç önemli. örneğin:

- vize almak için başvuru yapıyorsunuz. (tamamen turistik, işyerinizle alakası olmayan bir seyahat) ya da ehliyet de olabilir. 2-3 sayfa form vs çıkarmak bence OK
- kendiniz için bile olsa, uçuş öncesi PDF olarak gelen bileti basmak bence OK.
- siyah beyaz resim çıkartıp boyasın diye evde çocuğunuza götürmek bence OK DEĞİL.
- okumak istediğiniz ama basılı bulamadığınız bir kitap var. PDF'ini buldunuz, basmak OK DEĞİL

bunları 10 küsür yıldır şirket yöneten birisi olarak yazıyorum. devamlılık arz etmediği ya da 3-5 sayfayı geçmediği sürece elektrik vs meselesine takılmamak lazım. aynı mantıkla, işyerinizde şahsi cep telefonunuzu şarj etmek de pek etik olmayabilir.
+3
co2s2
(14.10.25)
Suistimal edilmediği sürece bu tarz şeyler görmezden gelinir çoğu yerde.
Ayrıca günde yüzlerce çıktının alındığı büyük bir makinaysa yine göze bakmaz. Ama küçük ofis ya da ev tipi bir yazıcıysa göze batar.

Etik mi kısmı bambaşka. Suistimal olmadığı sürece yine sorun olmamalı.
+3
biseysorcaktim
(14.10.25)
sorarak yapmak en temizi. Basit bir şeyse okey ama top kağıt dediğine göre aşırı bi baskı yapmayı planlıyorsun, o hoş değil.

Bir tüyo vereyim, üniversite çevresindeki ozalitçiler ucuza basıyor. Mahalle arası kırtasiye sayfasına x lira isterken üniversite yanındaki yer bilmemkaç kuruş diyebiliyor.
+1
nhk ni youkosu
(14.10.25)
Değil. Eve iş götürmemek gerektiği kadar işe de ev götürmemek lazım. Bunları birbirine karıştırmaya alışanların her şeyi hoş görmeye hatta görmezden gelmeye de alıştıkları ortada. Bence evine bir yazıcı al, çok pahalı değil.
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
ya abicim neyin etiği allah aşkına. neyin etiği?

işyerinde etik metik olmaz, bırakın artık şu işleri. yapabiliyorsan, kimse de ses etmiyorsa yapacaksın.

yarın bir gün seni göndermek istediklerinde görürsün etiğin ne olduğunu. herifler elinden 50tl fazla parayı bile vermemek için ne maymunluklar yapacaklar.

iş dünyası, etikle ilgileneceğin son yerdir. çünkü işler sarpa sardığında kimse etik metik dinlemez. bi bakmışsın ananın cenazesi için aldığın izni karşına "disiplinsizlik" diye getirmişler.
+1
tchuck
(15.10.25)
(6)

uzayda yaşam bulduk diyelim

messina123
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya
biz o gezegende kiminle iletişime geçeceğiz? kim akıllı kim değil nereden ayırt edeceğiz? belki uzaylılar dünyaya geldi ve bir ormana indi. baktılar orman devasa, dediler bu canlı bu gezegenin hakimi. ağaçla iletişim kurmaya çalışıp kuramadılar. veya bir eşeğin yanına gidip ona dertlerini anlatmaya çalıştılar. sonra da bunlar mal deyip yollarına devam ettiler belki de.

bu sorunu çözmemiz lazım.
-1
messina123
(14.10.25)
Bunlar güzel beyin cimnastiği fakat mantık olarak galaksiler arası seyahat edebilecek bilim ve teknolojiye sahip canlılar ağaç ve insanı ayırabilecek yetkinliğe de sahiptir

Neil de grasse tyson ın şöyle bir benzetmesi de var, biz otobanda aracı kenara çekip yol kenarındaki bir solucanla iletişim kurmaya çalışmıyorsak belki de evrende rahatça dolaşabilen gelişmiş uzaylılar da bizimle iletişim kurmaya gerek görmüyor
+4
grimavi
(14.10.25)
dünyaya gelebilecek ve fark edilmeyecek gelişmişlikte bir uzaylının böyle bir şey yaşaması mümkün değil. dünyadaki ve hatta galaksideki her şeyden haberi olur.

uzayda akıllı yaşam bulmak şu anki teknolojiyle zor. galaksi ve evren aklımızın alamayacağı kadar büyük. bizden daha gelişmiş olanlar bile bizi bulamıyor olabilir.

bunun dışında, uzay araçları ve istasyonları iletişimi için radyo sinyalleri kullanılıyor. yaşam veya yaşanabilme olasılığı olan başka gezegenleri ve diğer gök cisimlerini bulmak için özel uydular kullanılıyor. Mesela TESS ve CoRoT gibi:
science.nasa.gov
www.esa.int
scienceinschool.org
+1
ermanen
(14.10.25)
Akıllı, zeki, gelişmiş vs gibi tüm sıfatlarda referans alınan şey insan. zeka diye tanımladığın şey senin algıladığından çok daha farklı olabilir.

Şöyle örnekleyeyim; evde oturmuş netflix'den interstellar açmış izliyorsun. O sırada televizyonun önünden geçen karınca ne görüyor? Gözünün önündeki ışık ve renkler karmaşasında ne filmi, ne oyunculuğu, ne olayları algılayabiliyor. Muhtemeldir ki biz de evrene baktığımızda o karıncanın gördüğünü görüyoruz.
+3
thracia
(14.10.25)
Bir yerde okumuştum, dünya benzeri bir ekosistemde canlıların bizim dünyadaki canlılarla epey benzeyeceği yazıyordu.

Canlılar evrimleşirken daima yukarı doğru evrimleşiyor. Yani bir canlı, kendisine zarar verecek bir yapı oluşturmaz. Oluşturursa üreyemez, elenir zaten. Yani, vücudumuzda yen, bir yapı çıkıyorsa, bu yapının en azından canlıya zarar vermemesi lazım. Yani evrim daima yukarı yönlü çalışıyor.

O yüzden dünyaya benzer gezegende yabancılık çekmeyiz, bilinç bir canlı varsa. Bize epey benzemeleri olası.

Voynich el yazması var mesela. 1600 yıllardan kalmak 200 sayfalık bir kitap. Bilmediğimiz bir dille yazılmış. Dünyada o dile bir kere bile rastlanmamış. Ve o elyazması hala çevirilemedi/çözülemedi.
Kimisi tamamiyle saçmalık, o yıllarda birisi trollüğe başlamış diyor.
Kimisi uzaylılardan kalma diyor :)
Bu arada bilim insanları saçmalık olduğunu düşünmüyor, çünkü filoloji açısından incelendiğinde belirli bir kurala göre yazılmış, diğer dillerdeki gibi bir yapısı varmış. Yani trollük fazla gerçekçi.
0
substituent
(14.10.25)
ben çok merak etmiyorum bu durumu. ya köle yapmaya ya da savaşmaya gönderecekler bizi oralara.
0
Hallegadola
(15.10.25)
Sene 1998. Atmosferin üst katmanlarında insan duyularının çok ötesinde bir hareketlilik başladı.

Zetalar gelmişti.

Zeta ırkı çok gelişmiş, bizden yüzbinlerce yıl ileride varlıklardı. Maddesel formları bizim gözlerimizle görülemiyor, sesleri duyulamıyor, herhangi bir cihazla tespit edilemiyorlardı. Bizim teknolojimiz ve yaşam formumuz onlar için o kadar geriydi ki, onlar için dünya bir çamur tabakası ile kaplı görünüyordu. İnsanların iletişimi, onlar için ilkel titreşimler ve ışık yansımalarından ibaretti, anlam veremiyorlardı. Zetalılar, bir türlü bu ilkel sistemlerle çalışmanın bir yolunu bulamadılar. Bizim teknolojimiz, Zeta ırkının ışık hızının ötesindeki algılarına taş sopa gibi geliyordu.

Merakla dünyayı izlediler, onları kimse fark etmedi ama bu tek taraflı gözlem bir süre sonra sıkıcı hale geldi ve vakit kaybetmeden gitmeye karar verdiler. Tam ayrılırken içlerinden birisi duraksadı. Bir anomali tespit etmişti. İstanbul’un batısında, Trakya’da, Tekirdağ adı verilen yerde titreşimsel olarak olağanüstü, her duyu için müthiş bir senfoni içeren bir sıvının stoklarını buldular. Bu üzümün ve anasonun evrensel yasalarla dans ettiği, yoğunlaştırılmış bir kozmik denge sıvısıydı. Bir Zeta, “Hayır olamaz, bu galaksimizin Yüce Yasa’sı tarafından yasaklanan, en büyük günah ilan edilen madde! Anasonun ruhani esansı ile kararlılaştırılmış o anlık, mükemmel sükunet. Bu bizim sonsuz arayışımızı ve gelişmemizi durdurur. Evrenin mutlak düzenini bozar.” dedi. Diğer bir Zeta ise “Bir karar vermemiz lazım, ben bu sıvının verdiği huzuru bir kez olsun tadmak istiyorum. Sonsuz gelişim yolculuğumuzu tamamlamadan önce, bu mükemmel süküneti bir kez olsun deneyimlemeliyiz. Evrende, Tekirdağ’daki bu kimyasal birleşimden daha zarif bir şey yok. Bir hatıra alalım” diyerek itiraz etti.

Görünmez gemileri, Tekirdağ’da fabrikanın üzerinde sessizce süzüldü. Kimse fark etmedi. Ne alarm çaldı, ne bekçiler gördü. Maddeyi bükebildikleri gelişmiş alan teknolojilerini kullanarak, fabrikanın deposundaki en özel, en güzel şişeleri topladılar. Kainatın derinliklerine, yanlarındaki beyaz altınla algılanamaz bir hızla yol aldılar.

Fabrika yetkilileri, durumu yıllarca açıklayamadılar. Resmi raporlarda durum “kayıt dışı, açıklanamayan, yüksek tonajlı stok kaybı” olarak yer aldı. Yıllar sonra Tekirdağ’ın bir köyünde bir masada Hüseyin Emmi, “Epten kafayı yediniz gündöndü kafalılar, uzaylılar geldiler en ballı rakımızı aldılar gittiler beyaaa, siz hala uyuyun” dedi.

(Az önce yazdım)
0
co2s2
(15.10.25)
(4)

Eczaneden nemlendirici yüz kremi önerisi

egerbiryolcu
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum. Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel
İki gündür fark ettim ki saçım ve yüzümde ortak bir anormallik var. Sanırım seboreik dermatit ile ilgiliymiş. Saç için konazal şampuan yüzüm için de ketoral krem almayı düşünüyorum.
Yüzümde ekstra yanaklarda puturlenme falan da var. Yani hem bazı burun kenarı dudak ustu gibi yerler çok yağlı, genel olarak da kuru bir cildim var sanırım.

seboreik dermatit tedavisi ve sivilce izleri için de tedavi uygulayacağım. Eczaneden alabileceğim nemlendirici kremlerden uygun olanlar ne olabilir genel olarak içeriği medikal tedaviye uygun cilde iyi gelecek. Fiyatı çok uçuk olmayan öneriniz var mı?

Eczaneye gidemiyorum eve getirteceğim için eczanedeki seçenekleri bilmiyorum ama genel olarak her eczanede olan kremler vardır sanırım.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Eczacı bir arkadaşım pahalı nemlendirici kremler yerine bepanthol kullanıyorum demişti, gerçi o da çok uygun fiyatlı değil

30 grlık olan 250 lira civarı, deneyip işe yarıyor mu bakabilirsin
0
grimavi
(14.10.25)
seboreik olduğunuza emin misiniz? ileri derece ise kremle vs geçmeyebilir zaten. ben korzitonlu ilaç kullanmıştım. sonrasında saç için vichy dercos yeşil olan şampuana geçtim, onu kullanmaya başladıktan sonra da tekrarlamadı.

krem olarak bepanthol sensiderm veya bioderma atoderm kullanabilirsiniz.
0
elorelia
(14.10.25)
@elorelia

Teşekkürler öneriniz için. Hemşire akrabama anlatınca durumu o söyledi bu olabilir diye. Belirtiler de çok uyuyor. Görünürde cildimde kırmızılık yara vs yok ama burun kenarimda bı kaç noktada sarı pullar atıyor ovalamasam da gözüküyor yani. Saçlarim da normalde kepeklidir ama çok yoğun sarı minik pullar dökülüyor birkac gündür. saçımı hareket ettirirsem biri görse utanırım yani. Aşırı yoğun.

O yüzden ihtimal verdim ama bilmiyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(14.10.25)
imkanınız varsa bir cilt doktoru ile konuşmakta fayda var ama tahminim 2 ay sonrasına randevu vardır.
0
co2s2
(15.10.25)
(4)

Önemli hususlarda en kötü ihtimali düşünen insan

diyecevaplandı
Burada da yorumlar yapılmış :https://eksisozluk.com/her-seyin-en-kotu-ihtimalini-dusunen-insan--5530539?p=1Benim aklıma takılan çevremizde, çalışma hayatında, toplantılarda bazı önemli mezular konusunda karar alınırken böyle kimselere denk geldiğiniz oldu mu ? Onların o anki düşüncelerine katılmaks
Burada da yorumlar yapılmış :
eksisozluk.com

Benim aklıma takılan çevremizde, çalışma hayatında, toplantılarda bazı önemli mezular konusunda karar alınırken böyle kimselere denk geldiğiniz oldu mu ? Onların o anki düşüncelerine katılmaksızın alınan kararlar sonrasında yaşananlar bu kimseleri ne derece haklı çıkardı? Böyle kimselerin sadece görünümüne veya hiyerarşide alt sıralarda olmalarına bakarak düşüncelerini değerlendirme(me) hatasına düşen üst takımdan kimseler daha sonraları ne yaptılar?

Malum olduğu üzere böyleleri hak ettği yere gelemiyorlar veya düşüncelerinin aksine hareket eden yönetim/idareci sayesinde(!) şirket/kurum/şahıslar vs. büyük zararlara da düşebiliyor.
0
diyecevaplandı
(14.10.25)
youtu.be

Jason bourne un da bir lafı vardır, hope for the best prepare the worst
0
grimavi
(14.10.25)
sadece kısaca söz olarak söylenmesi ciddiye alınmayabilir.

büyük şirketlerde genelde "contingency plan" oluşturulur ve risk analistleri olur. bunlar gerekli raporlarla, en kötüyü düşünerek de, ayrıntıları ele alırlar.
0
ermanen
(14.10.25)
Sözlükteki Başlığı okumadım ama yine de bu konuda bir şeyler söyleyebilirim. Ben her şeyin kötüsünü düşünüyorum ve özel hayatımda ilişkilerde gündelik yaşantıda bu durum olumsuz oluyor çoğunlukla. Her şey kötü zaten, insan biraz enerji bekliyor karamsarlık değil. Realite değil yalan da olsa hayal lazım bazen.

Gerçi kötü şeyle karşılaşınca hazırlıklı olduğum için tümden kötü diyemiyorum bu duruma ama denge önemli.

İş noktasından bakınca, yönetici ya da eylem gücü olan biri değilsen genelde olumlu olmuyor bu. Kötü şey olduğunda ben söylemiştim demenin de manası olmuyor. Yönetim kadrosunda kötüyü düşünen biri muhakkak olmalı.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
Ben iş hayatında böyle bir insanım. Beni başarılı yapan şeylerin başında da bu özelliğim geliyor.

Yalnız burada şöyle bir fark var, kimsenin düşünmediği en kötü ihtimali belirtmekle bitmiyor iş. Onu engellemek ya da yedek plan yapıp aksiyona dönüştürerek "bak ben demiştim, neyse ki şunları şunları yaptım atlattık" diyecek şeyler yapmak gerekiyor.

Ve tabii bunu yaparken mızmızlık yapmamak, negatif enerji yaymamak lazım.

Düşündüklerinde haklı çıktıkça ve birilerinin götünü kurtardıkça değerin anlaşılıyor.
0
Bruce
(14.10.25)
(20)

Toksik ilişki- ne yapmalı

gobekliraki
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızd
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızda, ölümlerden döndüğümüzde bile her zaman birbirimizin yanında olduk, cümle alem de bilir bu durumu.
Neyse sabah gittim aldım, sarhoş. İçmiş sabaha kadar, bana zorla saat gündüz 11de mekan açtırdı rakı içicem diye. Başladı dertlerini anlatmaya ama iş döndü dolaştı sürekli bizim ilişkimize geldi. Ya diyorum gülüm senin sıkıntın ben miyim iş yerin mi? "Her şey" gibi saçma cevaplar verdi. Bardaklar kırdı falan. Neyse hesaptan sonra aldım bana getirdim. Evde de önce gayet iyi dertleşme, ben yol göstermeye çalışıyorum falan, sonra bir anda patlamalar ana avrat küfürler, ne haysiyetim kalıyor ne adamlığım vs. Dilindedir ama onun onu da biliyorum. Sonra tekrar bir anda öpmeye bağlamaları falan ambale oldum. Güç bela uyuttum. Telefonunu da kapamış, kızı arayan arayana, herkes merak içinde. Arada 3-5 kişi de beni arıyor, o telefonu açarsan kendimi aşağı atarım güllü gibi diyor. Yapar da. Ben de açmadım tabi kimsenin telefonunu. Şimdi uyuyor ama benim gözüme damla uyku girmedi, hatta bana zorla aldırdığı rakıyı açtım gece hala ona devam ediyorum (güç bela içmesini engelledim, yemek falan yaptım bolca karnı dolunca canı istemedi). Bikaç saate uyanacak, benim tahminim şu ki o tekrar barıştık (ilişki anlamında) zannedecek ama ben böyle bişey istemiyorum. Nasıl davranmam gerektiğini de bilmiyorum. Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da.
Mesela dün tutturdu hadi evlenelim diye. Ama nasıl ısrar. 3 cümleden sonra es verip aybı şeyi tekrarladı hadi evlenelim diye falan. Ben laf ebeliği yapınca başlıyor hakarete "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" falan gibi arabesk laflar.
Ruh hali zaten iyi değil, ama sanki tüm ihale benim üstüme kalmış gibi. Nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum artık.
-9
gobekliraki
(11.10.25)
Abi salman lazım bırak gitsin eğer istemiyorsan komple söyle yoksa senden sürekli beklenti içinde olacak
ikimizin de iyiliği için komple bağları koparmak tek çare gibi
+4
basond
(11.10.25)
Ya öyle de o kadar şeyden sonra nankörlük gibi geliyor bana.
-3
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu toksik değil kanser ilişki. Ben en yakın arkadaşımı bile bu kadar çekmem. Dehle gitsin.
+1
mikahakkinen
(11.10.25)
Bu uzaklaştırma aldığın değil mi?
0
Kahvedesu
(11.10.25)
@kahvedesu evet
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
ya gönder gitsin sen misin alemin enayisi? ortalık düzgün kız dolu.
+1
shadex
(11.10.25)
"Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da." böyle düşündüğün ve devam ettiğin sürece. o rezillikleri ve küfür kıyamet halleri yaşayacaksın. hatta daha beterlerini.
+1
koela
(11.10.25)
Başkasının ardını toplayan, her derdine koşan bu "kurtarıcı" rolünden kendini sıyırman gerek
0
grimavi
(11.10.25)
dilinde ya da değil "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" bu cümleyi kuran biri ne halde olursa olsun sokağa atmadığın sürece sana her şey müstahak kusura bakma.
+3
matilda
(11.10.25)
Bütün bunları tam da senin hayatına yeniden girmek hatta gerçekten evlenmek için yapıyor olmasın, bu kadar öfkeler, kontrolsüzlükler, hır çıkarmalar, bu kadar içmeler, kendini kaybetmeler...

Hayatımdan çıkarmadım çıkarmam demişsin ama "hiçbir şeyin" olan birinin bütün bu davranışlarını çekmeye hazır mısın? Yeni bir ilişkin olsa neler olacak, yeni sevgiline zarar verebilir mi... bilmem, bence senin bağımlılık sorunun ondaki alkol bağımlılığı olup karşına gelmiş. O alkolden sen de ondan (ona olan bağımlılığından) kurtulmalısınız gibi.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
muhayyer divan+1 , bence de konu evlilik olabilir. krizi bunun için kasten yaratmıştır diyemem , ama hayatında kötü giden her şeyin faturasını "istediği adamı" nikah masasına oturtamamasına bağlıyor olabilir.

hayatının neresinde tutacaksan o konuda açık olsan kadın da bu konuda netleşebilir diye düşünüyorum. son derece sağlıklı görünen kadınlarla bile evlenmek pek akıl kârı değil bu düzen içinde. bardak çanak kıran bir kadın, kimseden evlilik bekleyemeyeceğini gayet iyi bilir. maksat kötü giden hayatının faturasını kesmek, yükü "evlenmeyen" erkeğe aktarmak.
0
loch ness
(11.10.25)
@muhayyer seni severim ama genelde cevapların aşırı iddialı ve keskin oluyor, tüm teşhisi koymuş gibi sanki Bi havalar. Alkol bağımlılığını nerden çıkardın şu sorumda cidden merak ediyorum.
+2
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Abi annenle kızkardeşin ne diyorsa onları dinle. Onları dinlemediğin sürece sen daha buralarda çok sürünürsün.
+2
i'm gonna start a revolution from my bed
(11.10.25)
@i'm gonna start

Onlara kalsa ohooo bi kaşık suda boğarlar.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
bence sen ilişkideki konumundan memnunsun her ne kadar rahatsız olduğunu yüzeysel olarak belirtsen de bu kişiyle bağını kopartmak istemiyorsun.

seninle evlense de memnun olmayacak ve onu kurtarmış, korumuş olmayacaksın bir şeylerden. hayatı böyle yaşayan biri demek ki.

iş yerinde neden küfürleşiyor en basitinden, bi insan profesyonel olmayı neden denemiyor (kesin başkaları suçludur bunda da, onu mecbur etmişlerdir vs) sonra kendisini alkole veriyor ve yazdığın diğer her şey.

hepimiz bi şeylerle oyalanmayı seçiyoruz işte yaşamak için, sen ve eski sevgilininki de bunlar.
0
deartheodosia
(11.10.25)
@dearthrodosia çok güzel yazdın teşekkür ederim. Ama inan memnun değil de mecbur gibi hissediyorum ve bundan kurtulamıyorum.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu meselede sadece patron haklı. belli ki iş yerinde de bir uyumsuzlukları var.

Nuri alço'nun nevriye budak'a sahip çıkması bile daha anlaşılabilir:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(11.10.25)
@gobekliraki

Öğlenin 11'inde rakı içecem diye tutturmak, geceden beri içmek sarhoş olup sana bulaşması... bu kadar uzun süre içebilmek hem de bir kadın bedeni... bağımlılıktan başka bir şey değil ki bu? Anlamayacaz mı sanmıştın, onun bağımlı olduğunu sözle ifade etmek mi ağır geliyor (hem de sana), problem ne onu anlamadım. Bir teşhis koymuş veya kesinlik ifade etmiş gibi de konuşmamıştım. Tamam bana gıcık olabilirsin de onun bağımlı olduğunu düşünmemin nesi sorun? Bağımlı değil deyip çıkabilirsin?
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Hicbir seye mecbur degilsiniz, esasinda sorumluluk almamak ve kendinizi kurban olarak nitelemek icin boyle bir hikaye uydurmus gidiyorsunuz. Oncelikle yaptiginizin sorumlulugunu alin, ben eski kiz arkadasimla bu sekilde bir iliskiyi yasamayi seciyorum demeyi ogrenin. Bu sekilde hem yaptiginizin sorumlulugunu almis olursunuz hem de baska bir secim yapabileceginizi idrak edeceginiz icin bu size guc verecektir. Su haliyle Irade Gucunuzu sizden bagimsiz unsurlara teslim etmis oluyorsunuz. Eger baska bir turlu iliski ya da yadam istiyorsaniz baska bir secim yapacaksiniz, ayni seyleri yaparak farkli sonuc beklemek bir tur delilik ve yazdiginiz seyin kolay/kisa bir cozumu yok. Ayrica Ofke Dansi'ni okumanizi da tavsiye ederim. Ve sinir sisteminizin, bedeninizin, psikolojinizin bu tur iliskileri sevgi/ask olarak nitelemeyi, bir tur dopamin olarak benimsemeyi nerede ve neden bu sekilde ogrendigine bakmak saglikli olacaktir.
+1
kassiopeia
(11.10.25)
Ne yapmalı diye kime sorarsan sor, sana ne derlerse desinler, sen yine gidip kendi bildiğini okuyacaksın. Aklın yolu bir, kimse böyle bir tavıra maruz kalmamalı. Sende biraz travma bağı oluşmuş, bazen böyle inişli çıkışlı ilişkilerden bu bağı koparamadığın için kurtulamıyorsun kolay kolay. Çocukluğunda sevgiyi kaybetme korkusu yaşadıysan böyle kaotik ilişkilere dayanıklı oluyorsun, gerçek aşk böyle olmalı diye düşünüyor olabilirsin, huzurlu ilişkiler sıkıcı geliyor olabilir. Bu tür ilişkiler insanın kendi içindeki bir tekrarı fark etmesi için yaşanıyor bence, bu ilişkiden bir ders alman lazım. O dersi alamazsan bu insanla ilişiğini kessen bile bir sonraki ilişkide yine benzer profilde birisine tutulabilirsin.

Bu kadarını asla yaşamadım, benim yaşadıklarım bunun çeyreği falan olabilir sadece ama lisede ve üniversitenin ilk dönemlerinde böyle ilişkilerim olmuştu. Kaosun aşk olmadığını fark ettim, sevgimin acıya katlanmakla ölçülmeyeceğini öğrendim. Sevginin karşındaki insanı değiştirmek değil, onun kendi yolunu bulmasına alan açmak olduğunu öğrendim. Bu kadın da senin içinde çözülmemiş bir duyguyu temsil ediyor. Onu bir şekilde bulman lazım, kafanda bir ışık yanması lazım, eureka moment lazım. O olunca özgür kalacaksın. Öbür türlü siz böyle kavga kıyamet devam edersiniz maalesef. Ahiretlik diyorsun, hep birbirimizin yanında olduk diyorsun anlıyorum ama huzur da lazım insana. böyle küfürleri böyle lafları kimse hak etmez
+2
kullanicadi
(12.10.25)
(9)

Bir tweet cevabı; Ayasofya yı yıkmadan gideceğimizi mi düşünüyorsunuz?

libertine
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz. Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatm
merhaba, günlerdir karşıma çıkan bi tweet altı verilen cevap var, ayasofyayı bombalamadan/yıkmadan çekileceğimizi mi düşünüyorsunuz.

Görsel ai ile yaratılmış üzerine kar yağmış bir ayasofya imajı, önplanda askerler var pazubandı yunan bayrağı taşıyorlar. buna verilen cevaplar hep ayasofya yı patlatmadan, bombalamadan çekilecegimizi düsünüyorsunuz.

Bu çok hastalıklı değil mi ya, bu cevabı veren bir trol ordusu mu? bu cenah için ayasofya inanılmaz kutsal, peygamber müjdesinin sembolü falan ama hemen gözden çıkartmak bu herifler için ilk plan. lan belki taktiksel geri çekilinecek sonra tekrar ileri hücum edilecek, bu heriflerin inanılmaz ķör cahil bakış açısı sizi de korkutmuyor mu? yok etmek o kadar kolay ki, bugün abd istese biri vatikana, biri kudus e iki uçakla tüm sembolleri yok eder. yarın yine "yıktı ama neden yıktı bir sor" diye aklanır. etrafınızda bu kadar kutsiyet atfedip, bizim olmazsa kimseye yar olmasın diyenler var mı?
0
libertine
(09.10.25)
2-3 gündür twitterda böyle bir tayfa türedi yaşlarının küçük olduğunu düşünüyorum fakat bu cehaletle büyüyorlar. Hatta bir liste yapmışlardı, ayasofya, sümela manastırı, akdamar kilisesi vs vardı daha
0
grimavi
(09.10.25)
1918 de istanbul’un işgali sırasında ayasofya’nın yunanlılara verileceği söylentisi üzerinde teşkilatı mahsusa tarafından ayasofyanın altına dinamit döşenmiştir. O tweet bu durumu refere ediyor.
0
administ
(09.10.25)
'Sen benim evimi yıkmış olabilirsin ama ben de senin arabanın lastiğini patlattım.' gibi abuk, saçma bir söz.

Şu an böyle bir talep, böyle bir tehdit, böyle bir şey yokken, koca bir İstanbul'dan vazgeçiş ve şu an olmayan bir düşman ve bu düşmanla savaş halüsinasyonu yaratmak niye?

Ya bir ergen zırvası ya da insanı gerçeklikten koparmak için yapılan bir sosyal mühendislik.

Her iki durumda da görmezden gelmek en güzeli.
-1
Mirket
(09.10.25)
Işsiz güçsüz troller klavye delikanlıları bunlar. Gonderiler kaldirilsa da kaldırılmasa da bazen Twittera şikayet ediyorum böyle paylaşımları.
+1
pembediken
(09.10.25)
interneti azaltın. mal sürüsü bunlar. çoluk çocuk işte.
+1
fyodor fyodorovic
(10.10.25)
spesifik olarak troll amaçlı yazıldığını zannetmiyorum. malum bugün herkesin elinde telefon var, haliyle her türlü zeka kırıntısını görebiliyoruz. o gönderileri ben de gördüm ve bana tuhaf gelen şey ayasofya'nın havaya uçurulması değil de en baştan böyle bir fantezi kurup konuyu oraya bağlamalarıydı... yani nasıl bir düşünce örüntüsü ki bu sen yunan'ı istanbul'a getirdin, şehri kaybediyorsun, "ona yar olmasın" diye ayasofya'yı patlatıyorsun? aynı tipler muhtemelen "savaş dendiğinde yüzünde gülümseme oluşan tek milletiz" gibi yazarken bile utandığım üst düzey saçmalıklarla klavye başında ego mastürbasyonu yapan cahiller. ciddiye almaya değer kimseler olduklarını da hususi trollük yaptıklarını da düşünmüyorum ama bu tür aptal saptal şeylere inanan, bunları ciddi ciddi düşünen insanlarla aynı toplumda yaşıyor olma fikri tabii ki üzücü biraz.
0
der meister
(10.10.25)
geçen tiktokta 50 yaşlarında bir kadın gördüm. şişman hiç bir özelliği yok. adı da duldozer :)) leğen gibi bir şeye su doldurmuş içinde duruyor arada bir zaartt diye osuruyor. neden yapıyor bunu? ilgi çekmek için. artık tek kıstas bu.
0
ground
(10.10.25)
Sizin gibilerin nelerle sorunu olduğu malum ama olur da şurayı bir çoluk çocuk yahut kafası karışık birisi olursa diye yine de her şeye rağmen gerçek bir soru kabul edip cevap yazayım;

Ayasofya’nın gerektiğinde havaya uçurulmasına yönelik tedbir alınması 1. Dünya savaşı sonrası İstanbul’un işgali döneminde ileri sürülmüş bir fikir olarak bilinir. Ayasofya çok büyük bir simgedir ve savaşılan ülkelerin elinde, Türk milletinin onurunu şerefini derinden yaralayabilecek potansiyele sahiptir. Savaş kaybetmiş, yenilmiş olmanın ÜSTÜNE tüm dünyanın gözü önünce aşağılanmaya imkan bırakmamaya dayanır bu fikir. “Bana yar olmayan kimseye yar olmasın” , “bana ne küstüm oynamıyorum” gibi saçma sapan tavırlar değil sebep. (Bak o dediğinizi Yunan ordusu Anadolu’dan süpürülürken her tarafı ateşe vererek yapmışlardı. Algılarınızın benzer çalışması normal.)

Ona buna kör cahil deme cüretini gösteren kör cahil; Ayasofya’yı havaya uçurmayı düşünenler bugün kimlere karşılık geliyor, işgal kuvvetlerinin önüne kırmızı halı serenler bugün kimler, bunları idrak etmekten aciz olduğu halde “bunlar Ayasofya’yı şöyle böyle görenler değiller mi” diye bikbikbik ediyorlar. Gel de kafayı yeme! Bir de akıl veriyorlar; “belki taktiksel çekiliyorlar geri gelecekler?” Diye. Çünkü düşünce ancak şuna eriyor; “mahalleden arkadaşlar toplanıp Ayasofya’yı yıkarız”.

Anılan görsele gelince; birkaç ay önce bir İngiliz siyasetçinin hesabından paylaşılmıştı o görsel. Üstünde “pek yakında” ibaresiyle. Buyrun tweeti; x.com

Yani konu kimi iyi niyetli arkadaşların düşündüğü gibi durup dururken “Yunanlar gelip Ayasofya’yı almaya kalksa ve bize yenilsek gene de onlara bırakmayız di mi ağbi?” geyiğinden çıkmış bir konu değil.

Sizin Türk, Türkiye, milliyet, milli kimlik falan gibi dertleriniz olmayabilir. Yahut bunların sadece Türklerle ilgili olanlarıyla sorunlarınız olabilir. Siz İstanbul yeniden işgal edilecek olsa Ayasofya’nın böyle bir kimlik değişimi geçirmesinde sorun görmeyebilirsiniz, hatta aslında öyle olması gerektiğini de savunabilirsiniz. Onlar kendi sorununuz. Hastalıklı olan; etkiye tepki vermek değil, insanların uyduruk tweetler üzerinden bile olsa onurlarına sahip çıkmalarına saldırmaya çalışmak.
-2
lazor
(11.10.25)
yazsana lazor bizim gibilerin nelerle sorunu var?
0
🌸libertine
(11.10.25)
(9)

hangi filtre kahveyi begeniyorsunuz?

buenosdias
premium kahveleri biliyorum. ama cok pahalilar. haftada 2,3 kere icecegim kolay bulunur cekirdek kahve ariyorum. normalde etiyopya, kolumbiya ve kenya severim. tchibo, eduscho, jacops vs... ne tavsiye edersiniz.
premium kahveleri biliyorum. ama cok pahalilar. haftada 2,3 kere icecegim kolay bulunur cekirdek kahve ariyorum.

normalde etiyopya, kolumbiya ve kenya severim.

tchibo, eduscho, jacops vs... ne tavsiye edersiniz.
0
buenosdias
(09.10.25)
Kronotrop no.33

Migros'ta falan vardı en son. Fiyatına göre güzel kahve.
0
himmet dayi
(09.10.25)
İkea Patar organik, ucuz ve lezzetli.
Sanalbaharat.com'un harmanları hem ekonomik hem lezzetli.
0
yadigar
(09.10.25)
dallmayr prodomoyu seviyorum ben. yumuşak içimli.
0
truf
(09.10.25)
Taft’ın çekirdek kahvesini çok seviyorum kullandığım en iyi kahve diyebilirim ama artık çok pahalı gelmeye başladı kilosu 1.200 olunca vedalaşmak zorunda kaldım ayda aşağı yukarı iki kilo kahve alıyorum ve sarsmaya başladı.
Koffieboon alıyorum fiyatları daha makul ve gayet iyi bir kahve memnunum.
0
mutekebbir
(09.10.25)
sanal baharat jirgaşef.
0
gurur
(10.10.25)
www.sanalbaharat.com

üstteki arkadaşın dediği de olur ama kahve gibi kahve seviyorsanız ve fiyat/performans çekirdeği arıyorsanız olay budur. çibo, sıtarbekis falan, çöp...
0
motosiklet burclu adam
(10.10.25)
addis ababa lemmu
0
enteg
(10.10.25)
Pike place.
0
auroraaurora
(10.10.25)
Carrefour markette kolayca bulunan carrefour un kendi markası bonheur un kolombiya kahvesi, fiyatı 190 lira 250 gr
reimg-carrefour.mncdn.com

Aroması tabi ki çok iyi değil bu fiyata fakat kalabalık ofislerde ya da ağzımı çalkalasam yeter diyenler alabilir, kötü de değil bu arada

Kurukahveci mehmet efendi kolombiya 270 lira olmuş onun yerine bunu alın
0
grimavi
(10.10.25)
(8)

Hayatın tadı mı kaçtı. Yoksa bende mi tuhaflık var?

mimikikili
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
Avrupa da da böyle mi? Yaşam enerjim düşük. Genel bi isteksizlik. Avrupalı da böyle mi? Salıyor mu kendini?
0
mimikikili
(05.10.25)
youtu.be

Jack sparrow un da dediği gibi, dünya aynı dünya ama içinde artık daha az şey var bu yüzden tatsız
0
grimavi
(05.10.25)
Abi bu sorudan neden Avrupa'ya geldin anlamadım.
0
logisticsmanager
(05.10.25)
Her anlamda ve her dakika sömürüldüğümüz bir ortamdayken yaşama enerjinin bitmesi, tükenmek, yokmuş gibi hissetmek çok normal bence. Herkes böyle diye düşünüyorum, böyle olmayanlar ya kendini uyuşturuyordur ya da tatmin duydukları, beslendikleri bir şeyler vardır.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
ben bu tarz sorulara hep ayni cevabi veriyorum:
hayat kotu degil coco, paran yok.
0
cooperr
(05.10.25)
Son zamanlarda canını sıkan bir şey olmuş. Avrupalı ya da dünyanın herhangi bir yerindeki insan da seninle aynı süreci yaşar. Öneri olarak kısa da olsa bir yolculuk yap
0
pembediken
(05.10.25)
Türkiye'de sorun var.
yozlaşma, lumpenlik tavana vurdu.
sokakta insanlar cinnet hâlinde... şiddet gırla...
değerler erozyona uğradı.
hukuk, adalet, ekonomi, ahlak berbat...
toplum politik depresyon yaşıyor, çünkü hiçbir kötülük ve başarısızlık iktidarın değişmesini sağlayamıyor.
gerçi son yerel seçimdeki chp'nin başarısı topluma can suyu verdi ama iktidarın muhalefete uyguladığı düşman hukuku bir yandan KK'nın chp'yi bitirmeye çalışması falan insanları tüketmeye devam ediyor.

böyle bir ortamda -oğlak burçları mesela- yaşama tutunmakta zorlanırlar. ülkenin hâline ağlar durursun.

Tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz. hayatınızda başka sorunlar varsa bu sizi daha da aşağı çeker. kendinizi bir şeylerle beslemeye çalışın, daha aşağı çekilmemek için çok dikkatli olun.

çünkü dibe vurunca toparlanmak zor olabiliyor.

mutlaka ülke toparlanacak. böyle devam edemez.

pandemi belki tüm dünyayı olumsuz etkiledi. belki günümüzde birçok ülkeyi putin, trump gibi baskıcı insanlar yönetiyor ve savaş, soykırımlar gırla gidiyor ama avrupa'da ya da dünyanın diğer yerlerinde türkiye'deki kadar umutsuzluk, tükenmişlik yok; gidenler döndüğünde insanlar mutlu, hayatın tadını çıkarıyorlar falan diyorlar.
0
santimantal
(05.10.25)
sende böyle.

konunun avrupayla ne alakası var ki?

depresyondaki adam depresyonda işte.

ayrıca avrupa sanki tek ülke.

akdenizlisi ayrı, baltıklısı ayrı, britleri ayrı. her biri bambaşka hayatlar.
0
gurur
(05.10.25)
herhalde çocuğum olmasa çok da bu hayattan bir beklentim olmazdı. zaten o olsa da onla alakalı beklentilerim dışında farklı bir beklentim yok. bence dünya depresyonda. demokrasi cumhuriyet hayali patladı. zenginler törpülenir kaynaları bölüşürler diye düşünüldü ancak gene zenginler belirleyici konuma geldi. ekonomik açıklaması bu.

artık dünya çok hızlı, trendler çok hızlı, doyumlarımız çok hızlı. hiç bir şeyin tadını çıkaramadan yaşıyoruz.

avrupada da isteksizlik var ama akşam 1 kasa bira alıp çaktı mı kafası güzel gün geçiyor. burada 1 bira alsam mı almasam mı derken gün geçiyor.
0
mikahakkinen
(06.10.25)
(13)

30'larda aşk ve sevgi durumları?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Sorum 30 ve 30 üstü bir ilişkiye başlayan kişilere yönelik. 30 sonrası yeni bir ilişkiye başlayan arkadaşlar cevaplarsa mutlu olurum. Tanışma, buluşma ilişkiye başlama ve ilişki döneleriniz 20'lerdeki gibi heyecanlı, tutkulu, sabahlara kadar birbirini tanımak için konuşmalarla mı
Merhaba arkadaşlar,

Sorum 30 ve 30 üstü bir ilişkiye başlayan kişilere yönelik. 30 sonrası yeni bir ilişkiye başlayan arkadaşlar cevaplarsa mutlu olurum.

Tanışma, buluşma ilişkiye başlama ve ilişki döneleriniz 20'lerdeki gibi heyecanlı, tutkulu, sabahlara kadar birbirini tanımak için konuşmalarla mı geçti?

Yaş aldıkça bu tansiyon azalıyor mu? Bunun (yeterince? kime göre neye göre?) yüksek olmaması bir sorun mudur? Hani o "onu düşünülmeyen zamanın olmadığı", gece uyurken hep akılda, hayallerde o kişinin olma durumu, onu göreceğin için gün sayma, buluşunca heyecanlanma durumları 30'larda yaşanmıyor mu? Bu hislerin duyguların 30'larda olmaması yanlış ilişki/kişi demek midir?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
-1
Amaranta ursula
(05.10.25)
Heyecan yaşanıyor eğer kişi bunları yaşamıyorsa ilişkiye daha çok mantıksal yaklaşıyor olabilir. Kendime uygun birini buldum işte çok başımı ağrıtmaz bununla bi ilişki yaşar giderim gibi

Yanlış demeyelim de karşılıklı değil diyelim. Eğer iki kişi de böyle daha sakin ise bu da karşılıklı bir durum olur sorun çıkmaz.
0
grimavi
(05.10.25)
Bu konu benim için iki kısma ayrılıyor.

1. Duygusal, cinsel olarak tecrübeli bir insan olsam da aşık olduğum kız için her şey heyecanlandırıyor. Bu aşkın doğasından kaynaklı. Küçük şeyler mutlu ediyor, küçük anlar kafada 100 kez dönüyor. Görmek istemek, görünce mutlu olmak bu kısma giriyor.

2. Aşık değilsem ilgi görmenin, cinsel olarak bir şey yaşama ihtimalinin heyecanı oluyor ama sürekli düşünme olmuyor. Aşkın yaşa bağlı olduğunu düşünmüyorum. 30 üstüyüm ve hâlâ olabiliyorum. Ama sorun şu ki aşk da bitebiliyor.

Sevgi bambaşka bir konu.

Bu işin teorisine kafa yormayı önermiyorum. Hayatta pratiklik daha önemli. Heyecan yoksa, akmıyorsa olmuyordur. Bunu yaşa bağlamak doğru değil. Millet 60 yaşında başkasına aşık olabiliyor.

Ama bazı insanlar da aşktan anlamaz. Duygusuzdur. Donuktur. Robot gibidir. Karakteri bu olabilir. Yani bir noktada sana da bağlı olabilir.

Bunu tespit etmek için kendini analiz etmen gerekiyor.
0
arbre
(05.10.25)
Bu durumlarla ilgili şöyle bir benzetme var

"Elma ağacına sana çilek vermediği için kırılıyorsun ve diyorsun ki beni sevseydi ne yapar eder o çileği bana sunardı. Ama o elma ağacı tohumuyla büyüdü, bugüne kadar elma ağacıydı ve çilek ağacı olmak bile istemiyor. Sen hayatın boyunca sana verilmeyen çileğin hesabını ona soruyorsun.O ağacın altından kalkıp gitsen gezsen o çileği bulacaksın ama o ağacın altında oturup ağlıyorsun."
0
grimavi
(05.10.25)
Benim için hiç bir şey değişmedi. Heyecamlı, tutkulu, sabahlara kadar muhabbet. Tansikyon azalmıyor, yüksek olmaması sorun mudur değil midir onu sizler bileceksiniz çünkü herkesin ilişkisi ve kırakteri kendine. Sürekli akılda olması, hayallerde olması vs işleri de herkesin kendine. Sonraki sorularına da cevabım evet herkesin şeyi kendine.

Bende taksiyon azalmıyor, tutku, heyecan, hayal, düşünmece vs. hepsi mevcut. Ama bunları yaşamadığım kişiler de olmuştu. Öyle olan ve olmayan bir süre yürüdü sonra, bitti. Yani kesin bir cevvabı yok. 1000 değişken var, zamanla doğru mu yanlış mıyı ilişki içerisinde anlıyorsun.
0
Shepard
(05.10.25)
Ben verdiğiniz örnekleri yapıyor olanı sorun görmeye başladım (yaş 33) o tansiyon çünkü karşılıklı bir ritim sorunu da yaratabiliyor. Örnek isabetli mi emin değilim de, mesela, bir taraf tango yaparken diğer tarafın vals yapması gibi alakasızlaşabiliyor.

Misal, işte diyor ki bugün içimden hep seninle konuştum, şimdi ne desen olmayacak çünkü henüz tanıştığımız için ben o yoğunluğu hissetmiyorum, e karşılık vermeye kalksan iş yalan dolana dönecek vb.

Yanlış ilişki deyip dememek de muğlak, aslında söylediklerin ve yaptıkların bir karşılıklılık oluşturduğu kadar yürüyor, oluşturmadıği kadar yürümüyor. Ama burası da muamma, çünkü bazı insanlar da aldım verdim defteri tarzında yaklaşıyor ilişkilere (duygusal konulari kastediyorum). Orası da çıkmaz sokak çünkü yüzde yüz bir eşitlik mümkün değil, sorun hesaplayanin gözünde de olabilir...

Dediğinizin bana kalırsa yaşı yok. Olmaması da kesin sorundur denemez. Hic olmadıysa belki o zaman "bu bir sorun mu" tarafına bireysel olarak bakilmak istenirse bakılabilir. Bu da "belki", o haliyle iyiyse neden sorun icat etsin kendine yani.
0
encokbenisevinnolur
(05.10.25)
Kapılmak daha zor oluyor ama birine kapıldıktan sonrası yirmilerdekinin aynısı.
0
sekizdokuzon
(05.10.25)
5 yıllık ilişkimi gözüm kapalı bitirdim, bi halt olacağı yok hiçbir şeyden. Kimseyi de istemiyorum.
0
shadex
(05.10.25)
1991'li olarak 1988'li bir kızla flört ediyorum. ben terazi burcuyum ve yükselenim ikizler. o ikizler burcu, yükselenim terazi. yanında liseli aşıklar gibiyim. yarın gel evlenelim dese hemen evlenirim ve 90 yaşına gelince de hala kendimi liseli gibi hissederim. yani kiminle olduğuna göre çok değişiyor durumlar ve senin kendini ne hissettiğine göre.
0
rain when i die
(05.10.25)
80 yaşında da aşk ve şehvet bitmiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
30umda aşık oldum , 32 evlendim....Yolda yürürken sırıtırken yakalamıştım kendimi, sabahlara kadar otururduk. 6.5 sene oldu ayrı yatıyor ve doğru düzgün sohbet edemiyoruz maalesef...

Cevap: oluyor, havalara uçuyorsunuz ama 35'ten sonra olması bence zor
0
gadlemler
(05.10.25)
bu biraz karşındakiyle arandaki uyum ve elektriğe bağlı.

40 yaşımdayken 34 yaşındaki bir hatuna aşık olmuştum. uzun zaman sonra ve o yaşta böyle bir şey yaşadığıma ben de inanamamıştım. tanıştık ve aynen yazdığın gibi yüksek bir enerji ve heyecanla ilişkimiz başladı. ama sonra... kan ve gözyaşı :)

bu sene marmaris ve rusya'da çok daha genç ve afet insanlarla tanıştım ama onunla olan heyecanın onda biri yoktu. olsalar da olurdu, olmasalar da...

o elektrik olmayınca birsi hayatında oluyor ama öylesine oluyor. kuru bir ekmek gibi.
0
tabudeviren
(05.10.25)
heyecan var ama sürekli onu düşünüyorum yok, işimiz gücümüz var, kendimize ve başkasına karşı sorumluluklarımız da var o yaşlarda, patron hesap sorunca ne diyeceğiz? yeni biri var hep onu düşünüyorum ondan dolayı işleri yetiştiremedim mi? kovulma nedeni bu :) faturaları nasıl ödeyecez sonra? sabahlara kadar konuşma da yok eğer hafta sonuna denk gelmiyorsa bir yere kadar, hafta sonu yardırma tabii. o yaşlarda ki insanların işi gücü oluyor, o işler ne olacak? çamaşırı bulaşığı nasıl halledecek? sabah nasıl işe gidecek? hasta anasına babasına nasıl bakacak?

buluşmak için gün sayma, heyecanlanma tabii ki var, ancak gençlik dönemi gibi yoğun değil, hiç yoğun değil demiyorum aynı şey değil diyorum, zira şartlar ve koşullar aynı değil, o zamanki kadar boş vakti olmuyor insanın, o kadar çok enerjisi de. yoruluyor mesela insan, uykusu geliyor, gençken iki gün uykusuz kalabilirken 30'unda bir günü devirirsen iyi, 40'da bir günü görebilirsen süper. zihin aynı değil, sorumluluklar aynı değil, hiç bir şey aynı değil ki aynısı olsun.
0
selam
(06.10.25)
1- yaş olarak 30 sonrası için çerez kasesi teoreminin devreye girmesi gerekebilir. yani çerez kasesinde önce antep fıstıkları, kajular, bademler, fındıklar.. sonra fıstıklar, leblebiler, mısırlar biter. insanlar ve ilişkiler de böyledir.

2- genel olarak insanlar 30'a kadar, özellikle üniversite döneminde ve hemen sonrasında çok heyecanlı şeyler yaparlar. çalışmaya başladıktan sonra, geçim derdiyle birlikte aynı heyecanlara koşmaları zorlaşır.

böyle bakınca, insanların 30'dan sonraki ilişkilerinde mantığa daha fazla yer verdiklerini düşünmek yanlış olmaz.
0
co2s2
(06.10.25)
(13)

Instagram'da karşınıza nasıl reelslar çıkıyor?

sekizdokuzon
Benim bu ara yemek tarifi ve temizlik tüyosu ağırlıklı videolar karşıma çıkıyor. Bulaşık makinesini çalıştırmadan kapağına toz çamaşır deterjanı serpince bulaşıklarınız cam gibi pırıl pırıl oluyor tarzı şeyler. Bir an önce almam gerekenler; limon tuzu, Arap sabunu, karbonat ve beyaz sirke.Sizde nele
Benim bu ara yemek tarifi ve temizlik tüyosu ağırlıklı videolar karşıma çıkıyor. Bulaşık makinesini çalıştırmadan kapağına toz çamaşır deterjanı serpince bulaşıklarınız cam gibi pırıl pırıl oluyor tarzı şeyler.

Bir an önce almam gerekenler; limon tuzu, Arap sabunu, karbonat ve beyaz sirke.

Sizde neler var?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.10.25)
grimavi
(04.10.25)
Full kız. Bunun dışında uçak, katil balina, köpek balığı, maceralı şeyler (gopro, redbull), gezi (özellikle deniz) ve müzik paylaşımları çıkıyor. Geçen gülmekten geberdiğim iki reels çıktı.
0
arbre
(04.10.25)
Hamsterlar, anime sahneleri, kıyafet kombinleri, renkli makyajlar
0
FreSh
(04.10.25)
Senin için baktım lan, geneli dark humor olsa da şu an erkanımda bunlar var

family gay- charlie kirk - game of thrones
komikli video - haber - boran cohen
pokemon- trump - bir oyun
0
Shepard
(04.10.25)
Elektro gitar videoları. Fotoğraf video ipuçları. Gezi kamp outdoor içerikleri.
0
anon1m
(04.10.25)
motivational quotes
sad edits
0
rakicandir
(04.10.25)
Yemek tarifi, yoga, sağlıklı yaşam, kombin önerileri, bol kahve ve matcha
0
kullanicadi
(04.10.25)
Drag queenler, kıvırcık saç influencerları, ekmek/pasta tarifleri, dil öğrenme içerikleri, eski müzikal filmler, golden girls 😶
0
kobuzchu kiz
(04.10.25)
Genelde meme. Az da olsa popo. Ama çok meme ya sıkıldım
0
benaslindayohum
(04.10.25)
Bende cute, anime, kore-japon reelsleri çıkıyor bu hale getirene kadar az reels izlemedik XD
imgur.com
0
titanic kemancısı
(04.10.25)
benim keşfet böyle sanırım biraz farklıyım


i.ibb.co
0
nahtoderfahrung
(04.10.25)
Seramik modelleri, kedi videoları, pandalar, şempanzeler, yemek videoları.
Son bir buçuk haftadır da sergi mekanları doldu taştı gaza geldim gördüğüme gidiyorum güzel bir hafta geçirdim bu sayede.
0
mutekebbir
(05.10.25)
yoğunluklu olarak:

kedi, kedi, kedi

orta yoğunluklu:

avrupa ülkelerinde yaşam, ingiltere, sağlıklı yaşam, sanat, köpekler, sağlıklı tarifler, amerika evleri

daha az:

siyaset, haberler
0
art cat chocolate
(05.10.25)
(8)

Hangi şampuanı kullanıyorsunuz

arbre
Uzun süredir Pantene Güç Ve Parlaklık kullanıyorum. Değiştirmek istiyorum.Öncelikle bir cilt rahatsızlığım var. Hafif sedef. Ve cildim çok kuru. Hangi şampuanı önerirsiniz? Nemlendirici olması gerekiyor sanırım. Bir de benim için saç kreminin bir faydası olur mu? Sağ olun.
Uzun süredir Pantene Güç Ve Parlaklık kullanıyorum. Değiştirmek istiyorum.

Öncelikle bir cilt rahatsızlığım var. Hafif sedef. Ve cildim çok kuru. Hangi şampuanı önerirsiniz? Nemlendirici olması gerekiyor sanırım. Bir de benim için saç kreminin bir faydası olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(04.10.25)
grimavi
(04.10.25)
seboreik dermatit sebebiyle vichy dercos ama genelde kullanmıyorum. su tutup geçiyorum
0
glamdr1ng
(04.10.25)
markette satılan hiçbir şampuanı kullanmanı önermem öncelikle.
0
jelly bear
(04.10.25)
yves rocher'nin yıpranmış saçlar için/nemlendirici etkili filan yazan ürünlerinden kullanıyorum şu sıra

ama
ben çok şampuan değiştiririm her markanın onarıcı (bazıları yatıştırıcı) /nemlendirici/kuru saça yönelik (sülfatsız) ürününde illa bişey yağı var zaten yok jojoba yok kukui var bişey.

belime kadar saçım var, hacimli, kalın telli (her ne kadar 20 yaşındaki gibi olmasa da hala ortalamaya göre sık)
gel gelelim eskiden asla kırılmayan asla karışmayan saç artık giderek kalitesini kaybediyor, (yaşlanmak böyle bişeyse demek). saçım da cildim de kuru.

eskiden "kuru saç"a özel, nemlendirmeye vs. yönelik hiç bişey kullanmazdım sıradan market ürünü hatta düz sabunlar geçerdim fakirken filan :D saçın zamanla ya da yere suya göre huyu karakteri değişiyor. benim çok elektrikleniyor da kıvırcık olmamasına rağmen krem daha çok bu konuda işe yarıyor.

hem bu tür ürünler hem krem (krem kullanmayınca daha fazla çitişiyor, krem yumuşatıyor, yatıştırıyor) hem arada sırada destek bişeyler kullanıyorum. krem kullanmasam benim saçım 15 gün filan yağlanmaz sanırım, krem biraz ağırlaştırıyor saçı bu da var.

bana iyi gelen bir şampuan da shea butter'lı ürünler belki ilk bunlardan birini denemelisiniz. ya da kendi başına shea butter deneyebilirsiniz.

şampuan ve saç kreminden hariç hindistan cevizi yağını da kendi başına kullanıyorum uygulayıp 1-2 saat bekletip duruluyorum o çok güzel yumuşatıyor hem de deriye temas etmiyor sizin hastalığınıza bir zararı olmaz.
0
subcomponent
(04.10.25)
Alpecin
0
mikahakkinen
(04.10.25)
Alpecin +1
0
Bruce
(04.10.25)
Kerastase - Bain de Force Quotidien
Kerastase - Bain Densité Homme
0
gabe h coud
(04.10.25)
İpek
0
Hallegadola
(04.10.25)
(7)

Telefon için reklam engelleyici

ırene adler
Telefon için reklam engelleyici ne kullanabilirim? Telefon samsung, tarayıcı chrome.Ufak bir ücreti de olabilir.
Telefon için reklam engelleyici ne kullanabilirim? Telefon samsung, tarayıcı chrome.

Ufak bir ücreti de olabilir.
0
ırene adler
(02.10.25)
ağ ayarlarında özel dns diye bir seçenek var oraya

dns.adguard-dns.com

yaz sonra chromeu kapatıp aç, her reklamı engellemiyor ama büyük oranda rahat ettirir.
0
nahtoderfahrung
(02.10.25)
Adguard.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.25)
Chrome yerine brave browser kur
0
grimavi
(02.10.25)
adguard dns + revanced
0
kesmekes laleler
(02.10.25)
chrome yerine firefox kullanın. ublock origin kullanın eklenti olarak.
0
inheritance
(02.10.25)
Chrome şart değilse Firefox + ublock origin +1
0
kobuzchu kiz
(02.10.25)
firefox + ublock origin kullanıyorum, öneririm.
0
kimlanbu
(02.10.25)
(5)

Duyurunun elektrikcileri

abuzer
S.aSiemens servisi camasir ve kurutma mk (2025 model) icin akim korumali prizin bi faydasi yok dedi. Tvde falan ise yariyo dedi. Dogru mu bu info?
S.a

Siemens servisi camasir ve kurutma mk (2025 model) icin akim korumali prizin bi faydasi yok dedi. Tvde falan ise yariyo dedi. Dogru mu bu info?
0
abuzer
(02.10.25)
Servis 1000 liraya satmaya çalışıyor internette 300 aynısı

için rahat olur en azından zararı da olmaz
0
grimavi
(02.10.25)
@gri, soruma cevab olmamis ki
0
🌸abuzer
(02.10.25)
soruya dolaylı cevap, akım korumalı prizlerle uğraşma, sigortaya parafudr eklettir.

servis haklı olabilir, servis/tamirci olmayan da kolay kolay bilemez bence. yani o cihazların içinde otomatik bir koruma devresi olma ihtimali gayet yüksek.

ben olsam sigorta kutusuna parafudr koyarım, başka da yüksek akım korumalı prizle uğraşmam.
detay bilgi; parafdur yüksek gerilimden korur, yıldırım vb gibi
0
kisa
(02.10.25)
normal ev için ne parafdur ne de akım korumalı prize ihtiyacın yok. doğru söylemişler.
0
gercekdunya
(02.10.25)
normal ev için ne parafdur ne de akım korumalı prize ihtiyacın yok diyeni ciddiye alma. Bu cümlenin teknik bir faydası yok. Hat,trafo arızalarında yıldırım düşmesi vakalarında cihazlarınızı korur bu sistemler. Akıl korumalı prizlerin fayda oranı çok düşüktür. En mantıklısı sigorta panonuzda parafudr kullanmak. Bu sayede tüm cihazlarınızı korursunuz.
0
limonlu eksi
(02.10.25)
(9)

Sakın tıklamayın ifşa ...

yurtsuz john
dalga geçebilir veya övebilir ya da dm atabilirsiniz.(sadece premium üyeler görebildi)
dalga geçebilir veya övebilir ya da dm atabilirsiniz.


(sadece premium üyeler görebildi)
0
yurtsuz john
(01.10.25)
Cool

Bileklik o kadar da kötü değil ya
0
grimavi
(01.10.25)
Sen bu tiple duyuru kızı düşüremezsin aga. Uğraşma artık.
0
benaslindayohum
(01.10.25)
@benaslinda

duyuru kızı daha iyisini bulursa göndersin beni de s.. saçlarımı okşasın :)
0
🌸yurtsuz john
(01.10.25)
Geçmiş olsun üzgün kaslı, geçmiş olsun dertli kaslı.
0
mbond
(01.10.25)
Duyuru kadınlarını küçümseme bulur onlar kaslı 190
0
benaslindayohum
(01.10.25)
İyisin hoşsun da neden illumanati şakası/saklanir gibi karisimi bir poz verdiğini anlamadım.

Düz karşıdan ya da çaprazdan daha iyi durursun.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.25)
John dayı buralardan sana ekmek çıkmaz. Burdaki ablaların çoğu dert anlatcak adam arıyor sana gelmez.
0
mikahakkinen
(01.10.25)
Arkadaşlar sakin, bana bile yazıyorsa insanlar hepinize yazabilirler.

Hele yurtsuz john ağbimize daha çok yazıyorlardır. Maşallahı var. Haset edenlere bakma sen ahahaha. Yok poz, yok eppek. İyisin, eskiden ifşa ha diyip ifşa yaparlardı zincirleme 15-20 kişi kendini gösterirdi. Artık anca ühühühü ekmek çıkmaz, kendimden biliyorum ahahahha diyenler sahnede. İfşanın amacı ekrandaki piksellerin aslında canlı birine ait olduğunu görmek, hayalinde oluşturduğun şeyi şey etmek. Derkennn öyle işte arkadaşlar, ifşa buralarda farklıydı. Şimdi ayılar dolmuş.
0
Shepard
(01.10.25)
Beğendim
Bana niye kimse yazmıyor:( shepard a bile yazan varmış
0
Cezcez
(01.10.25)
(12)

Öneri

mermaidd
Memnun olduğunuz, uygun fiyatlı önerebileceğiniz bi bluetooth kulaklık var mı? Daha önce jbl tune 720bt kullanıyordum şimdi kulakiçi bir model istiyorum.
Memnun olduğunuz, uygun fiyatlı önerebileceğiniz bi bluetooth kulaklık var mı? Daha önce jbl tune 720bt kullanıyordum şimdi kulakiçi bir model istiyorum.
0
mermaidd
(30.09.25)
bütçe ne
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
@nahtoderfahrung max 6-7k
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
Cmf buds pro 2
0
kisa
(30.09.25)
Marshall tavsiye ederim.
0
ahmet oturum cerezi
(30.09.25)
Ben buds3pro kullanıyorum, memnunum ama sanırım telefonunuz samsung olsa kendiniz buna yönelirdiniz. Samsung değilse de almayın zaten, bazı özellikleri kullanılamıyor o zaman.
0
akhenaten
(30.09.25)
@arbre bir kaç arkadaşım xiaomi kullanıyor. bakıcam teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
@ahmet oturum cerezi marshall özellikle tercih edebileceğim bir model var mı?
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
@akhenaten iPhone 13 kullanıyorum. samsung almam mantıklı olmaz dediğiniz gibi.
0
🌸mermaidd
(30.09.25)
Philips al geç dostum
0
benaslindayohum
(30.09.25)
Anker soundcore liberty 4nc
0
grimavi
(01.10.25)
Apple telefonun varsa


www.akakce.com
0
nahtoderfahrung
(01.10.25)
şundan kullanıyorum. başarılı.
www.amazon.com.tr
0
renegade
(01.10.25)
(14)

Allah’ını seven üstüme sanat filmi atsın

ekimoloji
Hava kasvetli şöyle kahvemi alıp izleyeceğim çoğunluğun sıkıcı bulduğu bir Türk filmi izlemek istiyorum. Zeki demirkubuzun çoğu filmini izledim bu arada örnek olursa.
Hava kasvetli şöyle kahvemi alıp izleyeceğim çoğunluğun sıkıcı bulduğu bir Türk filmi izlemek istiyorum. Zeki demirkubuzun çoğu filmini izledim bu arada örnek olursa.
0
ekimoloji
(30.09.25)
Sıkıcılık ve sanat istiyorsanız Rus sinemasına geçiş yapın bence.
0
Mirket
(30.09.25)
Mubi varsa ordaki türk seçkileri güzel olur. Eski bir film isterseniz de; youtube -> Hanım. Kadro iyi, ben çok sevmiştim, içim buruldu izleyince.
0
mor oje
(30.09.25)
Uzak (2002)
0
yurtsuz john
(30.09.25)
Mubideki filmleri de tükettim maalesef. Özellikle yerli yapım izlemek istiyorum Rus sineması şu an beni bile sıkar :)
0
🌸ekimoloji
(30.09.25)
Sıkıcı değil, ama herkese hitap etmez kontenjanından Müjde Ar’lı Atıf Yılmaz filmleri diyorum.
0
auroraaurora
(30.09.25)
Mujde Ar - Dul Bir Kadın. Atıf Yılmaz yönetiyor. Necati Cumali hikayesinden uyarlama. İzlediğim en iyi Türk yapımı sanat filmlerinden biri.

O Kadın diye bir film vardı, film muthis sikici diyemem ama alkolik bir kadın karakter var, görüp görülebilecek en sıkıcı karakterlerden olabilir, yan roldeydi ama hikayede yeri de vardı.

İsveç yapımı Lilja-4 Ever da üstüne iyi gider yurtdisina çıkayım derseniz bunlardan sonra.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Dönersen ıslık çal
0
grimavi
(30.09.25)
Pelin Esmer
Yeşim Ustaoğlu
Tayfun Pirselimoğlu

bu yönetmenlerin filmografisinden seç beğen işte. Sıkıcı olmayabilirler ama düz durum hikayeleri olurlar.
0
nhk ni youkosu
(30.09.25)
işe yarar bir şey- tam da bu mevsime yaraşır bir film

ahlat ağacı, sarmaşık, muhsin bey, yeraltı- bu filmlere de bakabilirsiniz
0
bahçedekisandal
(30.09.25)
tabutta rövaşata. güzel iç karartır.
0
sir gawain
(30.09.25)
11'e 10 kala
0
nothing in my way
(30.09.25)
Nuh tepesi çok iyi ama hakkı verilmemiş bi yerli film
0
luluki
(01.10.25)
çoğunluk
0
Hallegadola
(01.10.25)
işe yarar bir şey +1
sonbahar
uzak ihtimal
bizim büyük çaresizliğimiz
0
high hopes of the sozluk
(01.10.25)
(10)

Gözlerinin içi gülmek

Rondak
Böyle bişiy gerçekten var mı?
Böyle bişiy gerçekten var mı?
0
Rondak
(30.09.25)
var japon bi arkadaşım vardı gülünce pozitif enerji çıkıyordu her yerinden
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
Cenk ve erdem amcaların dediği gibi, gözler kalbin aynasıdır sayıca da bir fazladır
0
grimavi
(30.09.25)
Var tabii ki oğlum <3
0
mirty
(30.09.25)
Tabii ki var, böyle oluyor gözler ^^
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Vartabi
0
basond
(30.09.25)
Bir öğretmenim bana sen gözlerinin içi gülen insanlardansın derdi. Ergendim o zamanlar, pek anlamamıştım ama sonradan gördüm ki öyleymişim, zamanla söndürmüşler falan. Var. Şarkısı bile var (bkz: gülünce gözlerinin içi gülüyor)
0
muhayyer divan
(30.09.25)
En çok aldığım iltifat, gözlerinden ışık fışkırıyor ile birlikte.
0
Amaranta ursula
(30.09.25)
Çocukluk fotolarımda bile gözlerimin içi gülmez ama gulen insanlar gördüm.
0
sekizdokuzon
(30.09.25)
Benimki, evet. Ölü balık gibi değiliz şükür.
0
gabe h coud
(30.09.25)
Tarık Akan işte.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(30.09.25)
(9)

Spagetti yaptım

muhayyer divan
Gece gece, evet. Spagettiyi kırmadan yaptım bu sefer (annem kırarak seviyor diye hep kırıyordum). Sosunu da sadece salça toz biber kimyon çörekotu ile yaptım. Sulu bıraktığım spagettiye karıştırdım. Öffffffff bi güzel oldu. Sırf Duyuru'ya destek olmak amacıyla yazdım. Başka bir derdim yok. Gece gece
Gece gece, evet.

Spagettiyi kırmadan yaptım bu sefer (annem kırarak seviyor diye hep kırıyordum). Sosunu da sadece salça toz biber kimyon çörekotu ile yaptım. Sulu bıraktığım spagettiye karıştırdım. Öffffffff bi güzel oldu.

Sırf Duyuru'ya destek olmak amacıyla yazdım. Başka bir derdim yok. Gece gece yedim madem yarın oruç tutayım mı? Yok ama arkadaşa sözüm vardı, olmaz. Neyse.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
ALLAHHUUU EKBERRR!!! Böyle öveRRek anlattığın yemeği ifşalamamak olmamış. Afiyet...
0
Shepard
(30.09.25)
Sen niye uyumadın hayrola çişe mi kalktın
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
eline sağlık. can boğazdan gelir :d

ben spagettiyi hem domates soslu yaparım:

istediğin kadar domatesi rendele
mininicik doğranmış sarımsak
kekik
kimyon
az tuz
çok az sıvı yağ

makarnayı ayrıca yağlamıyorum

çok güzel oluyorr
0
art cat chocolate
(30.09.25)
@art cat

Yav ooofff o dediğini de yapayım. İşe giderken sarımsak yemiyorum onun için hafta sonu yaparım. Bir de kıymalı salçalı soslu yapıcam.

Hiç spagetti sosuna (salçalıysa yani) limon sıkan oldu mu? Bir ara çok canım çekti çok limon sıktım falan.
0
🌸muhayyer divan
(30.09.25)
macrocenter'da limonlu karabiberli spagetti var direkt. ondan aldım yedim. limon tadı biraz daha çok gelseydi daha iyiydi. güzel ya evet
0
art cat chocolate
(30.09.25)
Pasta al lemone - limonlu spagetti tarifleri var. Bu tarifler kremalı limonlu ya da düz limonlu yapılabiliyor. Youtube a yazarsan çıkar
0
grimavi
(30.09.25)
ben limonlu, ton balıklı ve sarımsaklı yapıyorum. (tabii söylemediğim malzemeler de var) ferah ama leziz bir tat çıkıyor ortaya. makarnanın hastasıyız. limonlu bir şeyler denemek istersen tavsiyes.
0
ruhlardan esinlenen karga
(30.09.25)
bezelye ton balığı krema limon. yabancı bi tarifte görüp denemiştim çok güzeldi. arada yapardım hal ama artık ketojenik beslendiğim için yiyemiyorum böle şeyleri.......
0
nolmus yani
(30.09.25)
Üfff canım salçalı spagetti çekti
0
ekimoloji
(30.09.25)
(2)

Anne için tablet kullanım amacı Youtube

put it in your appropriate place
Yüzde 90 Youtube, yüzde 10'u internet olacak şekilde tablet lazım. Merak ettiği için şeyler kullanacak.Limit; 10.000. Maksimum 11.000Ne tavsiye ederseniz?
Yüzde 90 Youtube, yüzde 10'u internet olacak şekilde tablet lazım. Merak ettiği için şeyler kullanacak.

Limit; 10.000. Maksimum 11.000

Ne tavsiye ederseniz?
0
put it in your appropriate place
(28.09.25)
Samsung galaxt tab a9 plus
0
grimavi
(28.09.25)
Galaxy tab a9 aldım ben geçen yıl, mutfakta disney+, netflix falan izlemek için aldım, gayet güzel iş görüyor.
0
kobuzchu kiz
(28.09.25)
(6)

kendinizden küçük/yaşıt olan az tanıdıklarınıza

kibritsuyu
nasıl hitap ediyorsunuz?yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim
nasıl hitap ediyorsunuz?

yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?

abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim.

buraya bir hitap gerekiyor. senki benli konuşacağım ama doğrudan babamın oğlu gibi de ismini söyleyecek kadar samimi değilim.

aşağıdaki "başkan" diye hitap eden satıcı sorusunda sonra aklıma geldi. kimi başkan diyor, kimi müdür diyor, kimi hocam diyor, kimi kardeş diyor. herkes kendi meşrebince bir şey diyor.

siz ne diyorsunuz? en güzeli hangisi?
0
kibritsuyu
(28.09.25)
Hocam :)
0
grimavi
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1

akrabam veya çok yakın arkadaşlarımın akrabası değilse direkt ismiyle hitap ederim herkese.
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Şahsen mesafe koyarım, nasıl hitap edeceğimi bilemediğim durum samimiyet değildir, samimiyet değilse mesafe vardır, hanım/bey derim.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
Ben halısahada abi diyorum, dostum diyorum, lan defansdaki dev adam diyorum.

Abi zararsız, benden küçük ama ne farkeder. Dostum nötr. Dev adam diyerek adamı övüyorum herkes mutlu. İş hayatında ise bey hanım, ama adı aklıma gelmiyorsa efendim diyor geçiyorum.
0
Shepard
(28.09.25)
(7)

Başkan diye konuşan satıcı

Rondak
İkinci el ürün için mesajlaşıyorum bana başkan diyor. Ulan fiyatı da iyi, Koşarak uzaklaşayım di mi :)
İkinci el ürün için mesajlaşıyorum bana başkan diyor. Ulan fiyatı da iyi, Koşarak uzaklaşayım di mi :)
0
Rondak
(27.09.25)
Yoo, onun köyünde normal olabilir
0
Shepard
(27.09.25)
grimavi
(27.09.25)
uzaklaşmak en mantıklısı.

ama ne alacaksınız, kazıklanma ihtimali yoksa, hemen alıp uzaklaşabilecekseniz 2 dkda ve çooooook istiyorsanız ve lazımsa zorlanabilir.
0
gurur
(27.09.25)
grimavi
(27.09.25)
Var öyle tipler. Bir alışveriş süresi. İdare et artık.
0
Mirket
(27.09.25)
hayır tabi. niçin uzaklaşasın.
0
abelardo
(28.09.25)
İç sesin ne diyorsa o, insan hisseder, alma diyorsa alma.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.