Giriş
(10)

Laboratuvarda Üretilen Hayvanlar

forumtrak
Türlerin genleriyle oynanarak üretilen hayvanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? örneğin ev kedisi olarak en uygun kedilerden birisi olan honey bear'ı almak ister misiniz? yoksa onun yerine daha doğal bir kedi mi istersiniz? aynı şey köpekler ve balıklar için de geçerli.(bkz: iran kedisi)(bkz: honey bea
Türlerin genleriyle oynanarak üretilen hayvanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? örneğin ev kedisi olarak en uygun kedilerden birisi olan honey bear'ı almak ister misiniz? yoksa onun yerine daha doğal bir kedi mi istersiniz? aynı şey köpekler ve balıklar için de geçerli.
(bkz: iran kedisi)
(bkz: honey bear)
(bkz: papagan baligi)
0
forumtrak
(30.01.09)
peki etik midir bu sizce?
0
🌸forumtrak
(30.01.09)
nasa onaylı kendi ekosistemini kendi kuran ve içinde canlı yaşamını sağlayan sistemler var. laboratuvarda üretilen hayvanların allahı onlar. mis gibiler, ne yem, ne hava, ne su değiştirme, hiçbi dertleri yok. hepsini fanustaki kendiliğinden gelişen ekosistem sağlıyor. onları tavsiye ederim.

ha hayvanlar bi halta benzemiyor orası ayrı. bildiğin tırnak ucu kadar balıklar.
0
deckard
(30.01.09)
etiktir bence ya. öyle doğal hayata zarar verecek bir boyutta değil sandığım kadarıyla dolayısıyla bir canlıya zarar verilmiyor.
0
dambil
(30.01.09)
gunumuzde pek cok hayvan neslinin tukenme tehdidi altinda oldugunu goz onune alirsak bence etiklik kimsenin umurunda olmamali. sonucta ilerde bu hayvanlarin da laboratuvarlarda uretilmesi ve dogaya birakilip tekrar denge saglanmasi baya mantikli geliyo bana.
0
blackworld
(30.01.09)
etik dışı olmasını düşünmemenin nedeni örneğin papağan balıklarının genleriyle oynayarak futbol takımı renklerini elde ediliyor(bunun etikliği tartışılır tabi) ama daha kötüsü atıyorum 100 adet papağan balığı yavrusu üretilirse büyük bir oranı hilkat garibesi oluyor ve imha ediyorlar (ki bu türün üreme özelliği olmaması da cabası).

iran kedilerine bakacak olursak, iran kedisi başlığında bir çok kusurları gösterilmiş bu hayvanın. nefes alma problemi, hassaslık vs.

son olarak honey bear cinsi kedinin ise hiç bir sorunu yok. hatta süper bir kedi. tek sorunu bilimadamları olmasaydı bu tür meydane gelmeyecekti. yapay olması tercih edilmemesi için bir etken midir demek istiyorum aslında? yapaylık sadece bana itici geliyor olamaz değil mi?
0
🌸forumtrak
(30.01.09)
köpek dediğiniz şey öyle üremez, daha çok doğal yolları tercih eder.

(bkz: laboratuvar kopegi/@galahad)

seçici üretim ile üreme olayı ayrıdır, bunu deney tüpleri vasıtasıyla yapmak veya dondurulmuş sperm ile enjeksiyon olayı farklıdır. henüz teknolojimiz o yönde yeterli ızda değil. ha köpek ırkları mı, yoksa közmük gibi ilk köpek mi derseniz; köpek ırkları elbet.
0
galahad
(30.01.09)
yok olaya iki açıdan da bakıyorum aslında. buraya sadece hayvanlar açısından yansıttım. ama bir şeyin recursive olması anlamsız olduğunu göstermez ki. "yapay olmak kötüdür. yapaylık neden kötüdür ki? çünkü yapay olduğu içindir" bana göre mantıklı. yani kişisel biraz. gerçi olaya sadece hayvanlar açısından bakmasam da benim için durum bu. örneğin birisi renkli lens takmışsa, estetik yaptırmışsa hiç bir özelliği kalmıyor gözümde. antipatik geliyor. benim gibi düşünen var mı onu merak ediyorum aslında biraz da.
0
🌸forumtrak
(30.01.09)
kirma olarak uretilen hayvanlarda bir sorun yok sanirim. ama laboratuvar ortaminda hayvanlarin uretilmesi bir yana hayvanlarin deneylerde kullanilmasi daha beter. tabi bunlari insan hayatini kurtarmak icin yapiyorlar ve hayvan hayatiyla oynuyorlar, ne kadar etik siz dusunun artik.
0
ermanen
(30.01.09)
@mrtksn,
bilmiyorum ben mi anlatamıyorum ama demek istediğim "genetiği değiştirmek yanlış olması şartı ile genetiği değiştirilmiş hayvan üretmek yanlış mıdır?" değil. kaldı ki genetiği değiştirilince üretilmiş oluyor zaten. asıl demek istediğim genetiği değiştirmek yanlış mıdır? yanlışsa genetiği değiştirilmiş canlı yetiştirmek, beslemek de yanlış mıdır?
0
🌸forumtrak
(30.01.09)
@mrtksn senin dedigin turlerin yok olmasi durumu dogal nedenlerle oluyor. ne yazikki gunumuzde cesitli hayvanlar gerek kurkleri gerek disleri nedeniyle cesitli nedenlerle insanlar tarafindan katlediliyor. ha eger bu insanlar senin bakis acinla dogal dengenin icindeyse onu bilmem. boyle bakildiginda kuresel isinmadan normal deyip geceriz o zaman. Benim dedigim olay bundan 50-100 yil sonra suanki bengal kaplanlari veya balina gibi hayvanlarin laboratuar ortaminda uretilmesi. ha ne ladar etik disi olur o tartisilir.
0
blackworld
(31.01.09)
(12)

Nereye, nereye, nereye, gideyim?

back to the future
Merhaba arkadaşlar,23 yaşındayım. İstanbul'da doğup büyüdüm. 7 ay önce de üniversiteden mezun oldum. Daha doğrusu kendimi zor attım oradan. Çünkü 4 sene boyunca fahiş kiralar yüzünden okula yakın bir eve çıkamadım, bu yüzden her okul günü 4 saatimi otobüs, vapur ve tramvaylarda geçiriyordum. Sabah 6
Merhaba arkadaşlar,

23 yaşındayım. İstanbul'da doğup büyüdüm. 7 ay önce de üniversiteden mezun oldum. Daha doğrusu kendimi zor attım oradan. Çünkü 4 sene boyunca fahiş kiralar yüzünden okula yakın bir eve çıkamadım, bu yüzden her okul günü 4 saatimi otobüs, vapur ve tramvaylarda geçiriyordum. Sabah 6'da kalkıp 7'de evden çıkıyordum, akşam 7-8 gibi geri dönüyordum falan, berbat zamanlardı. Her gün yüzlerce yabancıyla sırt sırta, göt göte o hiç açılmayan trafikte gıdım gıdım yol almak, sürekli telaş ve yetişme çabası içinde zamanla yarışmak, beş altı saatlik ders aralarında eve gidememek ve "4 saat"lerin giderek artan yoruculuğu kısa sürede beni hayattan bezdirdi, huysuz ve asabi biri olup çıktım. Okul günlerini bu kadar yorucu geçirdiğim ve yeterince toplu taşıma aracına bindiğim için okul dışındaki günlerde evden dışarı adım atmaz hale geldim. Ama bu dinlenmeme yeterli olmuyordu, kaygı bozukluğu baş gösterdi bir de. Okula gitmek için kalktığım neredeyse her sabah midem bulanıyordu, özellikle uykudan önce deli gibi kalbim atıyordu ve binlerce şey kafama üşüşüp beni uyutmuyordu. Kalp çarpıntım 4. senenin son döneminde o kadar artmıştı ki kendimi ihtiyar gibi hissediyordum ve "Kalbim dayanamayacak buna" diye bilgisayar oyununu yarıda bırakıyordum.

Bu bahsettiğim fiziksel şikayetlerle başvurduğum doktorların hepsi beni doğal olarak nörolojiye yönlendiriyordu. Ama ben sorunun kaynağını bildiğim ve ilaç kullanmak istemediğim için gitmemeyi tercih ettim. Kendi kendimi çocuk gibi telkin ediyordum, "İyi kötü bir an önce bitirmeye bak, ondan sonra seni çok şımartıcam, tüm bu stresin izi bile kalmayacak" diyordum. Son bütünlememden de geçtiğimi öğrendiğim andan beri de bu sözümü tutuyorum ama o kadar kasılmışım ki, tam anlamıyla eski halime dönemedim. Mide bulantılarım kayboldu ama heyecanlandığımda hala çarpıntım oluyor, hatta şu satırları yazarken o dönem tekrar gözümün önünden geçti ve kalbim hızlandı hemen. Bir de çıkıp sinemaya bile gitmek istesem hemen "Yol gidicem" düşüncesi kafamda çakıyor, içimde birşey geri adım atıyor ve ben gitmiyorum. Sırf bu yüzden karşıda oturan bir arkadaşımda geçen ay unuttuğum cep telefonumu, bakın atkı veya eldiven demiyorum, telefonumu, 1 ay sonra alabildim.

Tabi bu sorun yalnızca okulla da alakalı değil. İnsanın bilgisi ve bilinci arttıkça bakış açısı da değişiyor. Bir zamanlar ben de İstanbul hakkında, içinde "yeri başka", "Boğaz", "nereye gidersem gideyim" geçen cümleler kuruyordum ama sokağa çıktığımda yalnızca olumsuz yönleri gözüme çarpıyor artık. İşte hepimiz biliyoruz, çirkin ve güvensiz binalar, pis hava, pis elektrik, pahalı ve düşük kaliteli yaşam, muazzam suç oranı vs.

Durum böyleyken böyle, ben burada daha fazla durunamıyorum. İnsanların iş dışında sosyal bir hayata da sahip olabildiği, yeşil yaşam alanlarına sıklıkla rastlanan, araba sayısının insan sayısından fazla olmadığı, burada sokağa çıkarken cebimde taşıdığım biber gazını yanımda götürmeme gerek olmayan bir yer bulmak istiyorum. Gitmek için cebimden mümkün olan en az paranın çıkmasına bir tek EVS olanak sağlıyor. 2-12 aylığına bir Avrupa şehrinde, haftada 35 saat çalışma karşılığında, barınma, yemek, dil eğitimi ve aylık 200 Euro sağlıyor bu program kısaca. Ben de keyifli bir iş seçip 5-6 ay Kopenhag'da yaşarım diye düşünüyordum, aradığım özelliklere uygundu. Ama çok önceden farketmem gereken bir detayı yeni farkettim: Danimarka'nın kuzey iklimi. Bu çok küçük bir ayrıntı gibi gelebilir ama yukarıda bahsettiğim bu "kendimi iyileştirme" devresinde yaz mevsiminin ve güneşin bana çok iyi geldiğini/geleceğini biliyorum. Bir yandan 2009 yazını kaldırıp çöpe atmak istemiyorum, diğer yandansa başka bir şehir seçebilecek tecrübem yok.

İşte tam burada size danışmak istiyorum.
Başından beri ayrıntılı ruh analizi yaptığımın ve soruyu direkt olarak sormadığımın farkındayım, ama ne istediğimi ve ne istemediğimi anlayın istedim.

Benim tüm bu anlattıklarımdan ve sizin olası tecrübelerinizden yola çıkarak, bana bir akıl verir misiniz? Nerede yaşanır? Nereye gideyim? İnsanın eve tıkılıp kalmak istemeyeceği, dışarıdaki kent hayatının bir parçası olmayı önemseyeceği yer, neresi olabilir?
0
back to the future
(30.01.09)
ayni program daha iliman sehirlerde yok mu? avrupa'nin guney sahillerine git iste ne guzel, adalar da olabilir. ya da uzak yerlere giderim de diyorsan dunyanin ekvatora yakin sehirlerine gidebilirsin. tabi firsat ve para gerekiyor. ya da hic olmadi kendi ulkenin guney sahillerine yerles.
0
ermanen
(30.01.09)
istanbul'un havası suyu sana yaramamış gözüyle bakıyorsun ama sorunun yalnızlık. şehir olarak şu şehre git böyle güzeldir, şöyle yeşildir diyemez kimse. o daha çok her insanın kendine has bakış açısıyla alakalı bir durum. öncelikle şu yalnızlık duygunu tatmin etmen gerekiyor. benim gözlemlediğim yaş büyüdükçe arkadaş edinme daha bir zorlaşıyor. küçükken mahallede gider top oynayanların, ip atlayanların arasına karışıverirsin hemencecik. liseye gelindiğinde patlak veriyor hep sıkıntılar. çocuksu bakış açısı yerini ergenlik hayallerine bırakıyor. üniversitede ise işler iyice çığrından çıkabiliyor. ergenlikte başlayıp üniversitede artık iyice pekişmiş bir sorun diye tahmin ediyorum seninkini. bende kısaca bir tahmin yürüttüm tavsiye kısmına gelecek olursak.senin biraz çevre edinmen gerekiyor. istanbul olur izmir kopenhag olur yer çok önemli değişken değil bence şu aşamada. ama yabancı (dil ve kültür olarak) bir yer de bu duygu durumunun daha da kötüleşmesine sebep olabilir. (ayrıca bu kopenhag ya da kaçıp gitme düşüncelerinin de aile yaşantınla alakası vardır diye tahmin ediyorum.) bir kafede, barda... insanların çok olduğu (ama öyle iğne atsan yere düşmeyecek tarzda bir yer değil tabi), arada muhabbet etme fırsatını yakalayabileceğin bir yerde işe girmen gerekiyor senin. bölümün nedir ne değildir söylememişsin ama bilgisayar mühendisi de olsan önce bir nefes alabilir duruma gelmen gerekiyor. ilerlemenin kademe kademe olması gerek. öyle bir anda cennete giremiyorsun, nirvanaya ulaşamıyorsun işte.

yıllardır içinde bulunduğun ortamdan sıkılma durumun da normal. bir süre yalnızlığının daha da körüklenmiş haliyle yaşayabileceksen ortam (şehir olur, mahalle olur) değişikliği kısa vadede olmasa da orta-uzun vadede ve çok daha mutlu olmanı sağlar.


aslında kendini biraz daha detaylandırırsan daha net şeyler söylenebilir. psikolojik sorunlar yaşıyor gibisin. ayrıca ilaç kullanmamayı seçmen de belki güçlü kişiliğinden kaynaklanıyordur. eğer öyleyse zaten 1-0 öndesin mutlu bir hayat için.
0
emrag
(30.01.09)
@emrag
Daha fazla detaylandırabilirim tabi ama okuyanları düşünüyorum :) İng. Mütercim-tercümanlık mezunuyum. Üniversitedeyken Work&Travel ve Erasmus'a katıldım, adaptasyon sorunu yaşamadığım gibi kendimi çok mutlu, rahat ve özgür hissettiğim dönemlerdi. Gitmenin beni iyileştireceğini varsayarken buradan yola çıkıyorum. EVS'deki iş tanımları da zaten senin önerdiğin gibi sosyal ortamlarda, kafelerde vs. Şehir değiştirerek bir günde mucizevi bir dönüşüm beklemiyorum elbette ama artık bir şeyler yapmam gerek ve burada yapmak istediğim hiçbir şey yok. Çünkü ne yaparsam yapayım (iş bulmak, sevgili bulmak, ayrı eve çıkmaya çalışmak vs.) buraya iyice kök salmama sebep olacak.
0
🌸back to the future
(30.01.09)
danimarka'nın iklimi nasıldır bilemiyorum ama sürekli sonbahar-kış modunda geçiyorsa sıkıntı yaratabilir, zaten karamsar ruh halini iyice berbat edebilir ki gittikten hemen sonra geri dönme gibi bir şansın da yok. bir 6 ay daha bu sefer daha büyük bir kayıp olabilir. ailenle birlikte yaşadığını teyit ettiğimize göre türkiye'de başka şehre gitmene ailen sorun çıkartabilir. hele aynı şehirde başka semt, mahalle olursa daha büyük tantana çıkması işten bile değil. büyük umutlar büyük hayal kırıklıklarını getirir. bu açıdan da baktığımızda yurtdışı seçeneğini bence en sona al. hatta listenden bir süreliğine çıkar.

sondan bir önceki paragrafta söylemek istediğim şey "sevgili edinmeme, sabit iş bulmama"ydı dediğin gibi. bir süre yalnız devam etmen gerekiyor çünkü. bu yüzden yalnızlığının daha da körklenmiş haliyle yaşayabilme durumuna değindim. öncelikle nefes almaya ihtiyacın var.

bir de dikkatimi çeken şu an bulunduğun ortamdan sıkılma olayına çok takıntılı yaklaşıyor olman. bakıyorsun ama görmüyorsun derler ya. belki de bahsettiğin evler birer sanat eseri, yolda karşılaştığın herkese tinerci, kapkaçcı gözüyle bakıyorsun ama belki de onlar bir sanatçı, bir öğretmen, senin benim gibi bir insan. tahminen 15-20 yaş arası yaşadığın olumsuzluklarından kaynaklı bu takıntılar. son bir kaç yılında takıntıların yüzünden yitik geçmiş. üst üste yığılmış sende altında kalmışsın herşeyin. bu takıntılar hayatın boyunca sana yük olabilir. bu yüzden de yurtdışı olayını biraz daha ertele. önce bunları bir atmaya çalış sırtından.

mesela yarın çık dışarı şöyle yalnız başına bir boğazı seyret, bir parka otur. daha sonra bir arkadaşını al yanına onunla git bir şeyler ye, bir kafeye girin oturun, müzik dinleyin. hiç olmadı arkadaşını eve çağır evde oturun, film izleyin, yemek yapın. en önemlisi konuşun. havadan sudan konuşun, ekonomik krizden konuşun, hülya avşar'dan konuşun. yeterki konuş birileriyle. yalnızlığını sadece bir kişiyle de olsa hafifletmeye çalış. bunları sadece bir gün yapma. bir kaç gün, kendini birazcık da olsa daha iyi hissettiğini düşünmeye başlayıncaya kadar yap, yapmaya çalış. eğer o birkaç günün gerçekten güzel geçerse tekrar tavsiyelerde bulunuruz.


özellikle belirtmek istedim. bu tavsiyeleri ahmet, mehmet dedi diye değil kendin istediğin için yapmalısın. sen gene hemen yurtdışına gitmek istiyorsan hiç durma al biletini uç yarın. göç eden kuşlar gibi. pııır pıır. ama bir şeyi yapmadan önce düşünmekte fayda var her zaman.
0
emrag
(30.01.09)
sevgili @back to the future,

nereye gidersen git, kendini de yanında götüreceğin gerçeğini kabulle başlayalım. ama "gitmek" iyidir, bunu da ekleyeyim. seni neyin rahatsız ettiğini spesifik olarak anlamadım ama sıtkının sıyrıldığını ve kalmakla düzelmeyeceğini anladım. buradan (yani oradan) gittiğin anda kendini özgür hissedeceksin bence, onun için nereye gittiğinin çok önemi yok.

yine de neleri sevdiğini bir düşün. hepsini unutmuşsun çünkü. ne yapmak seni mutlu ederdi? hangi müziği severdin? fiziksel aktiveteden hoşlanır mıydın? deniz mi seni sakinleştirirdi, yoksa müzede sanat eserlerini gezmek mi sana iyi gelirdi? belki de barlarda takılmayı severdin.... bunları cevapla (kendine). sonra gideceğin yer hakkında daha sağlıklı karar verebilirsin.

ama illa bişi duymak istiyorsan, san sebastian derim, ispanya'nın kuzeyinde küçük bir balıkçı şehri. güneş, az araba falan demişsin o bağlamda :)
0
no avalon
(30.01.09)
selamlar.

insanlar kendileriyle ilgili doğru kararlar vermeye çalışırken en büyük başarıyı sorunu kabul etmekle sağlarlar.. fakat aynı insanlar en büyük yanlışı da kabul ettikleri sorunlarını tabu yapmakta yaşarlar. Sorunu sahiplenip kabul etmeniz muhteşem. fakat anlıyorum ki, artık sorununuzu kendi kendinize kurtulunmaz olarak düşünmeye başlamışsınız. ilk başta yaptığınız gibi bu sorunuda kabul edin, önce sorunu mu kendim çözemem tabusunu yıkın, ardından sorun tabusunu yıkmaya çalışın.

umarım, istediğinize sahip olursunuz.
0
bore
(30.01.09)
istanbul'da yaşamak zorunda değilsin. eğer gücün yetiyorsa, daha küçük, trafiği olmayan sessiz, sakin, huzurlu bir yere taşınmanı önerebilirim.
0
cilgin fantezilerin adami
(30.01.09)
@avalon
çok teşekkür ederim, aradığım tavsiyeler tam olarak bu yönde. san sebastian'ı araştıracağım.

@bore
sağolun iyi dileğiniz için.

@çılgın fantezilerin adamı
işte oranın adını soruyorum zaten :)
0
🌸back to the future
(30.01.09)
benim ayni durumdaki kardesim kendini tilburg a atti, simdi bazen sikilsa da, genelde memnun..
0
nooneatall
(30.01.09)
kanada'nın güneyi de olabilir belki.vancouver mesela.
gerçi bilmiyorum soğuk mu gelir size, gitmedim de ama kuzey ülkelerinin nispeten ılık bi bölgesi diye biliyorum..
yani hem kuzey'in sakin ve güvenli havasını yaşayıp hem de üşümemeniz olası belki orada..
0
magdalena
(30.01.09)
@nooneatall
ne mutlu kardeşinize, dikkate alıcam önerinizi.

@magdalena
vancouver güzel fikir ama EVS yalnızca AB ülkelerinde geçerli malesef.
0
🌸back to the future
(31.01.09)
eski foça.
0
cilgin fantezilerin adami
(01.02.09)
(6)

sperm ağacı?

the kene
-bir ağaç, ya da çalı, çimen herşey olabilir.-kasım ayında koku yayıyor.-sperm gibi kokuyor.-halk arasında döl ağacı/atmık ağacı denildiğini de duydum.nedir bu ağaç, meyvesi mi kokuyor çiçekleri mi?
-bir ağaç, ya da çalı, çimen herşey olabilir.
-kasım ayında koku yayıyor.
-sperm gibi kokuyor.
-halk arasında döl ağacı/atmık ağacı denildiğini de duydum.


nedir bu ağaç, meyvesi mi kokuyor çiçekleri mi?
0
the kene
(30.01.09)
bu agac yapiyormus:
en.wikipedia.org

ozellikle su turu:
Bradford Pear

...ve cicekleri koku yapiyor.
0
ermanen
(30.01.09)
peki bu ağaçlar türkiye de yetişiyor mu acaba?
0
🌸the kene
(30.01.09)
Bizim lisede vardı ondan. Temizlikçi dibine kirli su döküyor diye oluyor sanıyorduk. Güzel sallamışız.

edit : anca bir saat dayanabildim bu bkz ı vermeden.. (bkz: sucuk ağacı)
0
tsllbn
(30.01.09)
abi sperm kokuyor dediğimde kimse inanmıyordu, HAKKATEN LEŞ KOKUYOR YA
0
head
(30.01.09)
sperm kokusu yakıştırmasını yapabildiniz ya hayret. çamaşır suyu olduğunu düşünmüştüm her zaman...
0
Güzel Marmara
(30.01.09)
want2die olm cok midesizsin lan sen..

@guzel marmara,; zaten ikisinin karisimina benzer bir koku. banyoda zaten camasir suyu falan olur, sperm.. neyse anladin sen onu..
0
katafalk
(30.01.09)
(2)

Davos zirvesi transcripti

ssg
RTE ve peres diyalogunun tam transcripti var mi bir yerlerde? 40 dakikalik videoyu tekrar tekrar geri ala ala izlemek yerine?
RTE ve peres diyalogunun tam transcripti var mi bir yerlerde? 40 dakikalik videoyu tekrar tekrar geri ala ala izlemek yerine?
0
ssg
(30.01.09)
www.kadinhaberleri.com
tam metin demiş ama; bazı eksikler yine de var gibi geldi bana.
0
tembel degilim useniyorum
(30.01.09)
(bkz: #15244151)

tam metin de burda yayimlanir sanirim:
www.weforum.org

su haber sitelerinde de onemli yerleri yazmislar:

www.cnnturk.com
www.ntvmsnbc.com
www.hurriyet.com.tr
0
ermanen
(30.01.09)
(3)

büyük harf başlıkla duyuru açanlara önlem alınamyor mu?

pascha d
büyük harfle duyuru açılamasın olmuyor mu öyle? madem millet bunu öğrenemiyor bir yolu yok mudur bunun?
büyük harfle duyuru açılamasın olmuyor mu öyle? madem millet bunu öğrenemiyor bir yolu yok mudur bunun?
0
pascha d
(29.01.09)
5. Başlıklarda ilk harfleri büyük, duyuru'da normal büyük harf kullanımının dışına çıkan, ve okunmada zorluk teşkil edebileceğini düşündüğümüz tüm duyurular. Örneğin:
5.1. Başlığın tamamı büyük harf (TAMAMI BUYUK)
5.2. Bazı harfler büyük bazı harfler küçük (BuNuN GiBi)
5.3. Eksesif yanlış harf kullanımı (1337 5p34k)

www.eksiduyuru.com

silinmesi gerekir. modere edenlerden biri (3200, colg fusion, compumaster, deckard, demlikposet, kahvegibi, katafalk, robin) görünce siler sanırım
0
hia
(29.01.09)
Buyuk harflari kuculten sistem kullanilabilir ama buyuk harf, kan duyurulari icin onemli oluyor bazen, kan gruplarini yazarken ozellikle, ya da bazi onemli kisaltmalarda. O yuzden duyuru kullanicilarinin duyarli olmasi gerekiyor. Evet duyarli.
0
ermanen
(29.01.09)
tamamen küçük harflere geçilebilir aslında.
0
can see
(29.01.09)
(3)

oscar

sanal uyku
bu oscar ödüllerine aday olan filmler nasıl seçiliyor? aday olmak isteyen kişiler, filmler kendileri mi başvuruyor ben adayım diye? her kişi kendi kategorisini söyleyip mi başvurmuş oluyor? güzel bir cevap yazıp entry olarak da kullanabilirsiniz bakın ucu açık güzel bir konu. :)alakasız:on birinci n
bu oscar ödüllerine aday olan filmler nasıl seçiliyor? aday olmak isteyen kişiler, filmler kendileri mi başvuruyor ben adayım diye? her kişi kendi kategorisini söyleyip mi başvurmuş oluyor? güzel bir cevap yazıp entry olarak da kullanabilirsiniz bakın ucu açık güzel bir konu. :)

alakasız:
on birinci neslin ilk yazarını biliyoruz, diğer ikisi kim?
0
sanal uyku
(29.01.09)
oscar ödülü dediğimiz şey akademi ödülü aslında. Academy of Motion Picture Arts and Sciences. yani film sanatları ve bilimleri akademisi die iğrenç bi çeviri de yapaym. akademi üyeleri arasında yapılan oylama sonucu filmler belirleniyor.(tabi buna kimse inanmıyor da işte yersen, bize böyle diolar) yurtdışından katılıp oskar alabilmek için de memedin de dediği gibi en iyi yabancı film dalında aday olabiliyosun. kısaca adamlar kendileri çalıyo kendileri oynuyolar.
0
rentts1
(29.01.09)
@rentts: tamam oylamayı onlar yapıyor da her yıl yüz milyor film çekiliyor, bu filmler, oyuncular kendi mi diyor beni de izleyin diye o iş nasıl oluyor?
0
🌸sanal uyku
(29.01.09)
en.wikipedia.org
"Nomination" kismina bak

kisaca oylama sistemi var ve filmlerin secilme kriterleri var.
0
ermanen
(29.01.09)
(6)

ses efektli (patlamali/catlamali) film tavsiyesi

fdegir
soylemesi ayip, 5.1 ev sinema sistemi aldim da sunu bir deneyeyim diyorum. boyle bol patlamali, pata pata helikopter sesli, uzay mekigi efektli, matrix hoplamali birkac film ariyorum. yapim tarihi gunumuze yakin olursa, mesela 2000'lerden sonralari, sevinirim. ornek mesela kara sahin dustu gibi efek
soylemesi ayip, 5.1 ev sinema sistemi aldim da sunu bir deneyeyim diyorum. boyle bol patlamali, pata pata helikopter sesli, uzay mekigi efektli, matrix hoplamali birkac film ariyorum. yapim tarihi gunumuze yakin olursa, mesela 2000'lerden sonralari, sevinirim. ornek mesela kara sahin dustu gibi efektli vs.

bu arada beyin gerektiren film seyretmem. genelde aksiyon adamiyimdir, kasan biri degilim oyle vay be adama bak ne ile ne anlatmis demeye. direk aksiyon ariyorum adamim.
0
fdegir
(28.01.09)
heat

uzun bi çatışma sahnesi var. güzel film ayrıca.
0
soul cancer
(28.01.09)
aksiyon istiyorum diyorsan crank isini gorecektir.
0
diabolus79
(28.01.09)
behind enemy lines olabilir. füzeler falan baya güzel efekti var diye hatırlıyorum. ya da ilk ses sistemim ile izlediğim film olduğu için bana öyle gelmiş olabilir.
0
munny
(28.01.09)
weeping guitar
(28.01.09)
(bkz: shoot em up)
0
deckard
(28.01.09)
(2)

Aydınlatmanın ingilizcesi nedir ?

kimlanbu
Aydınlatma ve iç tesisat projelendirmesi diye bir ders var. Işık şiddeti, ışık akısı vs aydınlatma hesaplarının yapıldığı bir ders. Türkçe kaynaktan ümidi kestiğim için yabancı kaynak arayışına gireceğim ama "illumination, lightning" vs diye aratınca bulamıyorum bir şey. Kullanmam gereken anahtar ke
Aydınlatma ve iç tesisat projelendirmesi diye bir ders var. Işık şiddeti, ışık akısı vs aydınlatma hesaplarının yapıldığı bir ders. Türkçe kaynaktan ümidi kestiğim için yabancı kaynak arayışına gireceğim ama "illumination, lightning" vs diye aratınca bulamıyorum bir şey. Kullanmam gereken anahtar kelimeler nelerdir, hatta direkt e book var mıdır (:
0
kimlanbu
(28.01.09)
otomobillerin iç aydınlatması "interior dimming" diye geçiyor ama fazlasını bilemeyeceğim.
0
weeping guitar
(28.01.09)
illumination engineering veya architectural lighting veya photometry diye aratabilirsin mesela

soyle bir kitap buldum bir de:
books.google.ca
0
ermanen
(28.01.09)
(3)

ingilizcede hangisi doğru?

deckard
`traveler` mi `traveller` mi? ben hep traveler diye biliyordum. traveller diye de kullanıldığını gördüm demin. çocukken `traveller` yazdım diye ingiliz bir çocuk resmen dalga geçmişti, çok sinirlenmiştim. traveller da doğruysa iki elim kanda da olsa adamı bulup yarım kalmış hesabımı soracağım. lisan
traveler mi traveller mi? ben hep traveler diye biliyordum. traveller diye de kullanıldığını gördüm demin. çocukken traveller yazdım diye ingiliz bir çocuk resmen dalga geçmişti, çok sinirlenmiştim. traveller da doğruysa iki elim kanda da olsa adamı bulup yarım kalmış hesabımı soracağım.

lisans eğitimi ingilizce üzerine olanların cevapları daha bir kesin olsa da fikri olan herkes cevaplayabilir.

edit: o yaşlarda ingilizce konuşan herkesi ingiliz sanıyordum, amerikalıymış meğer çocuk.
0
deckard
(28.01.09)
ingilizler traveller, ameriklılar traveler olarak kullanıyorlar zannedersem.
0
henry gale
(28.01.09)
emin olmamakla birlikte birisi amerikan ingizlizcesi öteki ingiliz ingilizcesi olmasından kaynaklanıyor. aynı ingilizlerin colour yazıp, amerikalıların color yazması gibi.
0
s nek
(28.01.09)
traveler, amerika ingilizcesi
traveller ,ingiltere ingilizcesi

ikisi de dogru ama traveller daha cok kullaniliyor.
0
ermanen
(28.01.09)
(4)

kan verdikten sonra alkol almak

gunetapar
sevgili günetaparlar dün kan verdim bir ünite, neredeyse hiç hissetmedim bile kan verdiğimi hani o bayılma kendini güçsüz hissetme hiç olmadı, ardından üç tane bira içtim, başım ağrıyodu hafif gittim uyudum. gece hayatımın en korkunç gecelerinden birini yaşadım,uykudan kaç defa uyandım acılar içinde
sevgili günetaparlar

dün kan verdim bir ünite, neredeyse hiç hissetmedim bile kan verdiğimi hani o bayılma kendini güçsüz hissetme hiç olmadı, ardından üç tane bira içtim, başım ağrıyodu hafif gittim uyudum. gece hayatımın en korkunç gecelerinden birini yaşadım,uykudan kaç defa uyandım acılar içinde. başım ağrıyodu desem az, başımı kütle olarak hissediyodum ateşim çok fazlaydı bir saat kadar filan da kustum, baş ağrısı hayatımın en kötü bağağrısıydı, ve kan vermeden önce çoktandır böyle birşey en küçüğünden bile hissetmemiştim

şimdi diyorum ki sanırım biradan, bu arada da içkiye de çok alışkınım söyleyim. neden olmuş olabilir merak ediyorum, hani kan verince şöyle oluyor o sırada alkol alırsan işte bilmem ne organında böyle olur o yüzden olmuştur diyeniniz var mı? geçti bu arada şu anda çok iyi hissediyorum
0
gunetapar
(28.01.09)
hemşirenin demiş olması lazımdı sana, kan verdikten sonra kesinlikle alkol içme diye(sigara ve uyuşturucu da içilmez), süreyi unuttum çok değildi ama.
0
abtash
(28.01.09)
sıvı mıktarı azaldıgından oluyor onlar. bende olmamıstı mesela.
0
bryan fury
(28.01.09)
kanin azalmis, bir de kanina daha cok zehir veriyorsun, e alkol karacigeri de etkiliyor, kan da ordan geciyor, bu sirada karaciger kan da yapiyor, temizlemesi zahmetli olmus biraz sanirim ve karacigerine daha cok yuk bindirmissin.

bonus bu da:
answers.yahoo.com
0
ermanen
(28.01.09)
pazar günü ben de kan verdim. saat 16:00 falandı. hemşir (erkekti, bilmyorum kadını hemşire ise bu da hemşirdir herhalde) vişne suyu verdi, açık havada için, sigara kullanıyorsanız 1 saat sigara içmeyin, çok da ayakta durmayın dedi. ben eve gittim, akşam yemeğimi yedim. üstüne de 2 duble viski içtim. kafam falan hafiften güzelleşti hatta. ama gece bir problem yaşamadım. hemşir abi de alkolle ilgili bir şey söylemedi.
0
kibritsuyu
(29.01.09)
(7)

Rüyada iguana görmek

derectus
var mıdır tabir edebilecek?
var mıdır tabir edebilecek?
0
derectus
(28.01.09)
tropikal cennet adalara tatile gitme istegi var icinizde ondan oluyor bu, ucuz turlar var, kacirmayin firsatlari...
0
ermanen
(28.01.09)
son zamanlarda iguana fotoğrafı falan görmüş,iguana hakkında birileriyle konuşmuş veyahut öylesine bir yerden aklınıza gelmiştir bu da sizin bilinçaltınıza işlemiştir.
0
szqnn
(28.01.09)
kısmet olabilir !?
0
nicin ben
(28.01.09)
dört vakte kadar kısmet var. ha niye dört? çünkü i-gu-a-na.
0
deckard
(28.01.09)
hayra alamettir. herkese nasip olmaz.

bi de mrtksn kesinlikle sallamış. iguana görmenin zeplin görmekle falan alakası yoktur. tahmini olarak konuşacak olursak, ikea kataloğu görmekle aynı kapıya çıkıyor diyebiliriz.
0
cruor
(28.01.09)
gördüğünüzün iguana olduğunudan emin misiniz ? Rengi neydi mesela ?
0
trocero
(28.01.09)
pipo görmek gibidir.
0
mi nombre es mayo
(28.01.09)
(4)

kalp rahatsızlığı

jirki
merhaba. hastaneye gidip kalbimde bir sorun var mı diye kontrolden geçmek istiyorum.. istiyorum da, nasıl yapacağım bunu? gidip "şu kalbime bakıverin hele" mi diyeceğim. nedir bunun uzmanlık alanı. mesela adım adım ne yapmam gerekir?
merhaba. hastaneye gidip kalbimde bir sorun var mı diye kontrolden geçmek istiyorum.. istiyorum da, nasıl yapacağım bunu? gidip "şu kalbime bakıverin hele" mi diyeceğim. nedir bunun uzmanlık alanı. mesela adım adım ne yapmam gerekir?
0
jirki
(28.01.09)
bir kardiyoloji uzmanina veya bolumune gideceksin. yapilan isleme de kardiyolojik check-up deniyor, ekokardiyografi falan yapiyorlar iste.
0
ermanen
(28.01.09)
siyami ersek kalp ve göğüs hastalıkları hastanesi bu konularda iyidir diye biliyorum.
0
hevipeyra
(28.01.09)
EKG yaptirabilirsiniz. Ben de ilk firsatta gitmeyi dusunuyorum.
0
trimpot
(28.01.09)
şimdi eğer özel sigorta var ise bir sorun ile gitmeniz gerekiyor. yani gidip doktor bey şu kalbime bir bakın, huylandım deyince ödemez sigorta. sizi işkillendiren neden ne ise o şikayet ile gidin.

sigorta yoksa kızılayın büyük ( altıntepedeki gibi)sağlık merkezlerinde elektrokardiogafiyi daha hesaplı çektirebilirsiniz.
0
trocero
(28.01.09)
(4)

tabancayla intihar etmek

jirki
mesela dayadınız tabancayı kafanıza sıktınız bir el(ikinciyi sıkan yoktur sanırım). böyle bir durumda silahın sesi duyulur mu? yoksa ne olduğunu anlamadan eşek cennetini mi boylarsınız? not: intihar etmek gibi bir niyetim yok, merak sadece.
mesela dayadınız tabancayı kafanıza sıktınız bir el(ikinciyi sıkan yoktur sanırım). böyle bir durumda silahın sesi duyulur mu? yoksa ne olduğunu anlamadan eşek cennetini mi boylarsınız?

not: intihar etmek gibi bir niyetim yok, merak sadece.
0
jirki
(28.01.09)
olmeyebilirsin de, omur boyu bitkisel hayatta kalirsin belki de... kafasina sikip da olmeyen birine sormak lazim ses olayini.. kursun beynin isitme merkezini delerse belki duymazsin o zaman, ya da bir anligina yuksek bir ses duyarsin, counter strike'da headshot yiyince oluyor bazen, onun gibi :p
0
ermanen
(28.01.09)
namludan çıkıp ses duvarını geçecek kadar mesafesi olmadığı için merminin, sesi duyduktan sonra ölünür gibi geliyor bana...
0
portik
(28.01.09)
bir de şu var ki; ateşli silahların çoğunda, merminin ateşlenmesiyle değil patlayan barutun havaya çarpmasıyla ses çıkar. ete dayanmış namlu buna izin vermeyeceği için ses çıkmayabilir bile.
alakasız bir şey ama böyle bir olasılık da var.
0
hollowlife
(28.01.09)
kardeşim intihar etmeyeceğim ben sadece meraktan soruyorum.
0
🌸jirki
(05.02.09)
(11)

Atom bombası patlamasına bakılır mı bakılmaz mı?

portik
nükleer silahların hangisinin patlamasına direkt bakarsak gözümüz yanar, korneamız erir ve kör oluruz, hangisine gönül rahatlığıyla bakıp "aboov mantara bak" diyebiliriz? ve şehrimize atılan bombanın ne olduğunu ölmeden önce nasıl anlayabiliriz?
nükleer silahların hangisinin patlamasına direkt bakarsak gözümüz yanar, korneamız erir ve kör oluruz, hangisine gönül rahatlığıyla bakıp "aboov mantara bak" diyebiliriz? ve şehrimize atılan bombanın ne olduğunu ölmeden önce nasıl anlayabiliriz?
0
portik
(28.01.09)
mesafeye bakar o iş. yeterince uzaksan bisey olmadan bakabilirsin. yakınsan da bak bence nasılsa son gordugun sey olacak.
0
bryan fury
(28.01.09)
yakınlığınıza göre değişir, görüşünüz birkaç günde de bozulabilir, bir anda tüm vücudunzla birlikte yok olabilir de. blast denen şok dalgası gelene kadar bakabildiğinze bakarsınız sanırım. blast size vardığında da zaten yakınlığınıza göre ya şiddetle savrulursunuz ya da erimeye başlarsınız.

hangi nükleer bomba olduğunu anlayabilmek mümkün müdür, bilmiyorum. mantara sebep olan şey çok büyük bir enerjinin belirli bir yerde aniden oluşması olduğundan mantardan sadece gücü anlaşılabilir diye düşünüyorum.

küçük ölçekli nükleer silahlar daha kısa bir çapta etkili olacağından "nasıl da patlıyor hacı" deneyimi için daha uygun olurlar diye düşündüm.
0
tom riddle
(28.01.09)
youtube da vardı goruntuler.
0
bryan fury
(28.01.09)
richard feynman bakmıştı manyak. sonra kanser oldu. gerçi kanserin sebebinin o olmadığını söylerler ama bilemiyorum.
0
deckard
(28.01.09)
izlediğim çoğu test videosunda gözlüğümsü şeyler vasıtasıyla bakıyorlar. asıl merakım, patlamanın ilk etkisiyle ölmeyecek (ama vücudumdaki radyasyondan dolayı bir kaç ay içerisinde ölecek) bir mesafedeysem bakmamın beni kör edip etmeyeceği. yani son günlerimi kör şekilde geçirir miyim geçirmez miyim bir nevi.
0
🌸portik
(28.01.09)
gözlüklerle bakılmasının sebebi aşırı parlaklık da olabilir yalnız.
0
tom riddle
(28.01.09)
www.youtube.com videosunda askerlere ilk ışıktan sonra bakmalarını mı söylüyorlar bana mı öyle geliyor. 1950ler amerikan aksanına pek alışık değilim.
0
🌸portik
(28.01.09)
butun yukaridaki aciklamalara ek olarak belirtmek isterim ki, eger bu nukleer bombaya arnold schwarzenegger bakiyorsa istedigi mesafeden bakabilir, hicbir sey olmaz. (bkz: true lies)
0
bunubenyazdim
(28.01.09)
isiktan etkilenmemek icin cok uzakta olmak gerekiyor, cunku saniyeler suren ilk parlama gunes isigindan 4 kat daha parlak oluyor, belli bir uzakliga kadar flash korlugu denen hadise oluyor, 40 dakikaya kadar gecici korluk yasayabiliyorsun veya gorsel pigmentlerin beyazliyor boylece hayatin boyunca noktalar goruyorsun etrafa bakinca. belli bir yakinlikta ise retina yanmasi ve kalici korluk olabiliyor tabi olmemissen. bombanin ne kadar buyuk oldugunu capindan ve yuksekliginden, etki alanindan anlayabilirsen anlarsin. ama bombanin ne oldugunu anlamaya calismak yerine, siginacak yer aramak daha iyi olur o anda. yani bomba atildigindan itibaren hic bakmamak ve siginacak yer aramak en mantiklisi.
0
ermanen
(28.01.09)
24'te vardi boyle birsey. jack bauer boyle ellerini gozlerinin ustune getiriyordu patlamaya bakmak icin. koruyordur herhalde, sen de oyle yapmalisin. jack'e birsey olmamisti.
0
fdegir
(28.01.09)
videoda diyor ki, ilk patlamadan 10 saniye gecene kadar gozlukleri cikarma
0
x daemon
(28.01.09)
(11)

sadece profesyonel ekşi yazarlarına soru

rentts1
çaylakım 10 entrim şunlar:1)başlık:you don t mess with the zohan entry:çok cesur bir film. filmde amerikan başkanlarına, başkanların karılarına, kızlarına akla gelebilecek en kötü göndermeler yapılmıştır. ama ben hiç bir yerde filme açılan bir dava görmedim, duymadım.2)başlık: thxentry: george lucas
çaylakım 10 entrim şunlar:
1)
başlık:you don t mess with the zohan
entry:çok cesur bir film. filmde amerikan başkanlarına, başkanların karılarına, kızlarına akla gelebilecek en kötü göndermeler yapılmıştır. ama ben hiç bir yerde filme açılan bir dava görmedim, duymadım.
2)
başlık: thx
entry: george lucas amcanın geliştirdiği, dehşet bir ses teknolojisi. teknoloji dehşet olunca da, thx sertifikasına sahip olan ses sistemlerinin, ev sinema sistemlerinin fiyatları da muadillerinden bir kaç yüz lira daha "dehşet" olmaktadır. ama vediğiniz parayı son kuruşuna kadar hak ediyorlar. son zamanlarda en popüler olan thx sertifikalı ses sistemi de logitech'in z5500 serisidir.
3)
başlık: trapcode
entry: kullanıcı dostu pluginler üreten bir firma. motion graphic sanatçılarının da sıklıkla kullandığı pluginlerinin tutorialları da, kendi sitesinde bulabilir, öğrenebilir, yaptığınız işlerle olaydan pek anlamayan insanların takdirlerini toplayabilirsiniz.
4)
başlık: bir film nasil okunur
entry: james monaco tarafından yazılmış, adeta tuğla gibi bir kitaptır. ancak içeriği gerek teknik, gerek teorik olsun, çok sağlamdır. her sinefilin, özellikle de sinema okuyan üniversite öğrencilerinin mutlaka okuması gereken bir baş yapıt.
5)
başlık: protrek
entry: triple sensor teknolojisine sahip bir kol saati modeli. nedir bu triple sensor? termometre, altimetre, barometre. bunların dışında pusula, kronometre, organik cam, otomatik zemin aydınlatma, dünya saatleri, geri kronometre, beş farklı alarm, güneş ışığıyla çalışabilme özellikleri de cabası.
6)
başlık: ava find
entry: bilgisayarı da kendi odası gibi dağınık olan insanların, can simidi olan programdır. bunun sayesinde aradığınız her şeyi çat diye bulabilir, birden çok kopyası olan dosyaları temizleyebilir, bilgisayarınızı çok daha düzenli bir hale getirebilirsiniz. kendisi küçük ama işlevi hakkaten büyük, alkışı hak ediyor.
7)
başlık: true image
entry: acronis firmasının en baba programlarından birisidir. yaptığı iş kısaca yedekleme ve geri yüklemedir. yani back up ve restore. temiz bilgisayarınızın yedeğini alır, ilerde virüs girdiği zaman da, bu programla geri yüklersiniz. ve tüm bu işlem yedeklediğiniz verinin boyutuna göre ama ortalama 20 dakika gibi bir sürede biter. böylelikle format atma ve driver arama derdinden kurtulursunuz.
8)
başlık: road runner
entry: amerikan ordusu tarafından ibm'e sipariş edilmiş, şu an dünya üzerindeki en hızlı bilgisayarın kod adı. detaylı bilgi:
www.tgdaily.com
9)
başlık: hdmi
entry: altın uçlu olan kabloları da piyasada artık ortalalama fiyatlara bulunabilen bir bağlantı türü. bu bağlantıdan adı üzerinde multimedia yani çoklu ortam (ses, video) sinyalleri aynı anda taşınabilir. dvi kablolardan en büyük farkı da budur. ayrıca son çıkan hi fi cihazlarda da en az bir adet hdmi çıkış bulunmaktadır. bundan sonra ev sinema sistemlerinde olmazsa olmazdır
10)
başlık: mkv
entry: normal tv lerde ve küçük monitörlerde izlemesi, dvd izlemekten pek de farklı olmayan video formatı. farkı görmek için en az 100 ekran (40 inç ve üstü) bir full hd tv'de ve de esir tarafından release edilmiş bir filmle, normal bir orjinal dvdyi izlemek gerekir. böylelikle aradaki o büyük farkı görebilirsiniz. özellikle release olayına dikkat etmekte fayda var. zira 13gb boyutundaki fight club ı indirip çamur gibi bir görüntüyle de karşılaşabilme ihtimaliniz var. piyasadaki en kaliteli release grubu, pek çok hd torrent forumunda da bahsedildiği üzere, esir dir.

yukardaki entrylerin ben legal olduğunu düşünüyorum, sizce de öyle mi?
0
rentts1
(27.01.09)
@rennts
bence bu entrylerle yazar olma sansin %99. cok iyi.(bkz: kelin ilaci olsa)
profesyonelden kastini da pek anlamadim. sozluk yazarlarina lisans falan verilmiyor benim bildigim:)
0
ne nicki be
(27.01.09)
profesyonel derken yani uzun zamandır sözlük kullanan demek istedim. =)
0
🌸rentts1
(27.01.09)
@ne nicki be bu arada hocam sen çaylak görünüyorsun ama buraya yazar olarak giriş yapabilmişsin. nasıl oluyor bu?
0
🌸rentts1
(27.01.09)
cok profesyonel sayilmam ama gayet basarili buldum ben.
protrek basligina bakiyorum hemen hatta :)
0
lykos
(27.01.09)
@rentts
hocam, ticket diye bir olay var. sub-etha fasilitelerine sozluk yazari gibi giris yapilabiliniyor.
0
ne nicki be
(27.01.09)
baktım ticket la ilgili yazılanlara ama hala çözebilmiş değilim ne olduğunu. sanırım ticket ı olanlar sub etha ya giriş yapabiliyor sözlük yazarı olmasa bile. e peki ticket almak için ne yapmak gerekiyor?
0
🌸rentts1
(27.01.09)
faideli bilgiler, guzel bence de. hatta ben de protrek almaya gidiyorum yarin.
0
ermanen
(27.01.09)
olmuş bunlar :)
0
rachel
(27.01.09)
ornegin ben sen ve senin gibileri siksen almazdim yazarliga.

eksi sozluk yazarligi nedir yani? mal misiniz, hayatta baska basarilariniz mi yok yazdiginz entry ler olur mu diye buraya koyuyorsunuz? hic mi utanmiyorsunuz, ne yapiyorum ulan ben demiyorsunuz? bu nasil bir ezikliktir allahim..

yukarida da biri yazmis ona patlamadim sana denk geldi. olur o kadar artik kusura bakmayacaksin.
0
no christ requiress
(28.01.09)
@no christ requiress
sana cevap vercektim ama şu alttaki entryni okuduktan sonra gereksiz olacağına karar verdim.
"kimi kimseler diyor ki ceza playback yapiyormus da ondan sarki sozlerini unutuyormus.
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan turk gencligine diyoruz ki biz de; ceza playback yapmaz, altyapilar her daim cd'den calinir, sozler ise canli okunur.
elestirin ama adam gibi elestirin"
0
🌸rentts1
(28.01.09)
buraya yazıp danışılmasında hiçbir problem yok bence. sik gibi entry'ler girip insanları okumaktan soğutmaktan ve sözlüğün ebesini sikmekten iyidir.

rentts: entry'leriniz gayet legal ve düzgün. yalnızca kullandığınız yabancı sözcüklere getirdiğiniz ekleri ayırın. "pluginler" yerine "plugin'ler", "tutoriallar" yerine "tutorial'lar","dvdyi" yerine "dvd'yi" gibi.
0
insensitive
(28.01.09)
(2)

müstakbel karımın adı ne?

szqnn
kimdir bu yavru kızımızın adı bilen var mı ? bi büfede gördüm yemek boğazıma kaçtı.
kimdir bu yavru kızımızın adı bilen var mı ? bi büfede gördüm yemek boğazıma kaçtı.
0
szqnn
(27.01.09)
ermanen
(27.01.09)
hevipeyra
(27.01.09)
(1)

Postmodernizmle Dagla Geçen Bir kitap

balikci filozof
Birisi matematikçi birisi fizikçi iki bilim adamı, postmoderm söylemleri kullanarak reddedileceğini sandıkları bir makalenin yayımı üzerine, postmodernizmin fen bilimleri, matematik ile ilişkisini eleştirdikleri kitabın ismini arıyorum. Yazarlardan birisi fransız.
Birisi matematikçi birisi fizikçi iki bilim adamı, postmoderm söylemleri kullanarak reddedileceğini sandıkları bir makalenin yayımı üzerine, postmodernizmin fen bilimleri, matematik ile ilişkisini eleştirdikleri kitabın ismini arıyorum.

Yazarlardan birisi fransız.
0
balikci filozof
(27.01.09)
ermanen
(27.01.09)
(2)

nezle kokusu

jirki
nezle-grip olduğunuzda hani böyle iğrenç bi koku(koku mu değil mi o da belirsiz) olur ya, burnunuzu çektiğinizde daha da şiddetlenir, burnunuza su kaçtığında da olur, onun sebebi nedir? niye böyle olur?
nezle-grip olduğunuzda hani böyle iğrenç bi koku(koku mu değil mi o da belirsiz) olur ya, burnunuzu çektiğinizde daha da şiddetlenir, burnunuza su kaçtığında da olur, onun sebebi nedir? niye böyle olur?
0
jirki
(27.01.09)
(bkz: #3363296) demis bir arkadas.
0
la traviata
(27.01.09)
nezledeki agir koku bakterinin kokusundan olur o aslinda, ama diger dedigin durum mukozanin kokusu olsa gerek, burun ici cok sulandigi icin kokusu daha cok yayiliyordur.
0
ermanen
(27.01.09)
(6)

Oyun neydi yahu...

ugur dundara yakalanmis firinci
Hani atari salonlarında olurdu, böle aşağıdan yukarıya ok atar kar toplarını balonları patlatırdı küçük bir eleman. Bu oyunun ismi yada veya flash oyun versiyornu bilen varmı...
Hani atari salonlarında olurdu, böle aşağıdan yukarıya ok atar kar toplarını balonları patlatırdı küçük bir eleman. Bu oyunun ismi yada veya flash oyun versiyornu bilen varmı...
0
ugur dundara yakalanmis firinci
(27.01.09)
pang
0
use at your own risk
(27.01.09)
kar topu deyince snow bros geliyor aklıma ama. yukarıdan aşşağıya demişsin. belki snow bros bir çağrışım yapar sana.
0
soul cancer
(27.01.09)
ermanen
(27.01.09)
bubble trouble
www.miniclip.com
0
dreamkeeper
(27.01.09)
(bkz: super pang)
bu oyunu memlekette benden iyi oynayan yoktu. tek jetonla sıfırlamışlığım vardır onlarca kez..
0
etna
(27.01.09)
Snow Bros'muş oyun. Fakat diğeride süperdi...
0
🌸ugur dundara yakalanmis firinci
(27.01.09)
(4)

adana? otel?

unoktad
iyi gunler duyuru ahalisi...adana'da kız arkadasımla kalabilecegim uygun otel, pansiyon vb. bilen var mıdır? tesekkür ederim.
iyi gunler duyuru ahalisi...
adana'da kız arkadasımla kalabilecegim uygun otel, pansiyon vb. bilen var mıdır?
tesekkür ederim.
0
unoktad
(26.01.09)
Orta halli bir otel arıyorsan, Sedef ve İnci otelleri var. Oralara gidebilirsin.

Eğer yanında hatun varken, görevlilerin yan gözle bakıp "aha da bunlar yiyişecekler" diye iç geçirmelerini istemiyorsan, daha elit olarak, Zaimoğlu ve Seyhan otellerini önerebilirim.

Edit: 3 yıldız altı otellere bulaşma, almazlar. Alırlarsa da basılırsınız.
0
bogurtgen bocuk
(26.01.09)
Hilton var bir de ilginizi cekerse, dilber manzarali.
0
ermanen
(26.01.09)
zayimoglu oteli. ertan oteli. mavi surmeli oteli.
0
lady laura
(26.01.09)
Zaimoğlu oteli ve Mavi Sürmeliyi karşılaştırırsak hangisi daha iyidir? Bu iki otelde evlilik cuzdanı istemiyorlar mı? Bir başlka şehirde bu bu dertten cok fena mağdur oldum :((
0
efesu
(17.02.09)
(6)

Yürüyüş

biglebowsky
Efendim düzenli yürüyüş yapmaya karar verdim. İşsiz, toplum dışına itilmiş :) biri olarak bol bol vaktim var. Yürüyüş zamanı olarak hep sabah tavsiye edilir. Ben de öyle yapayım diyorum. En azından uyandıktan sonra çıkayım yürüyüşe. Ama kafama takılan şey kahvaltı meselesi. Yürüyüşten önce mi? sonra
Efendim düzenli yürüyüş yapmaya karar verdim. İşsiz, toplum dışına itilmiş :) biri olarak bol bol vaktim var. Yürüyüş zamanı olarak hep sabah tavsiye edilir. Ben de öyle yapayım diyorum. En azından uyandıktan sonra çıkayım yürüyüşe. Ama kafama takılan şey kahvaltı meselesi. Yürüyüşten önce mi? sonra mı? Ya da "seni yemişler toparlak" deyip yürüyüş için akşam süperdir de diyebilirsiniz.

not 1: derdim kilo vermek
not 2: hava kirliliği nispeten az bir bölgedeyim
0
biglebowsky
(26.01.09)
yürüyüşten alacağın fayda şehir merkezinin kiri tozu, egzozu (puhahah bu kelime nasıl yazılıyor) ile azalacak üstüne kanser olacaksın.

sabah saatleri hava daha temiz olabilir (trafik yoğunlaşmadığından)
0
can see
(26.01.09)
yuruyusten en az yarim saat once hafif birseyler yemelisin ki yuruyus icin enerjin olsun. ama agir seyler yeme yuruyusten once. yuruyusten sonra da protein agirlikli kahvalti yap. daha cok kilo vermek istiyorsan da is degisebilir, metabolizmana bagli biraz da.

daha genis bilgi icin:
ask.metafilter.com
answers.yahoo.com
0
ermanen
(26.01.09)
yürüyüş ağır bir egzersiz değil sonuçta bu yüzden öncesinde kahvaltı yapmana gerek yok. 30-40 dakka öncesinde hafif şeyler yiyebilirsin belki. su iç mutlaka. çay ve kahve (şekersiz) içebilirsin. sadece yürüyüşle yağ yakman zor. tempolu bi şekilde bikaç dakikalık periyotlarla yürü-koş yaparsan daha faydalı olur. sabah koştuktan sonra kahvaltı yapacaksan koşma sonrası 30-40 dakka kadar bekle. akşam koşarım diosan koşmadan 1 saat önce bir şeyler yiyebilirsin. yarım saat öncesinde de çay ya da kahve içebilirsin (şekersiz olacak tabi). koştuktan sonra da en az 1 saat bekle tekrar yemek için.

çok klasik olcak ama öğün sayısını artır, yediklerini azalt. açlığını giderecek en iyi şey meyveler olur. kızartma yerine haşlama, ızgara yemeye çalış. akşam belli bir saatten sonra koşup oynamıcağın için metabolizma yavaşlıcak, bu saatlerde bi şeyler yememeye özen göster.

şunu da aklında tut mucize diye bi şey yok. 2 hafta sonra incelcem diye yaparsan 2 hafta sabahın köründe kalktığınla kalırsın o kadar. biraz zaman ve sabır gerekiyor işte.

edit: bak şimdi aklıma geldi. limonlu ılık su iç sabahları aç karna.
0
emrag
(26.01.09)
Niye yuruyus yapiyorsun? Yuruyus spor yapmayi birak adini duyunca yan odaya kacan insanlara onerilen en basit egzersiz. Eger 45-50 yasinda bir ev hanimi degilsen baska egzersizler yapmani oneriyorum. Ozellikle de issiz birisi olarak bol vaktin varsa.
0
wpi
(26.01.09)
cevaplar için teşekkürler,
yürüyüşü seçmememin sebebi, bedava olması, yoksa salona gitmek isterim.
kendi başıma yürüyüşten daha iyi yapabileceğim bişey var mıdır bilmiyorum.
son 2 ayda 5-6 kilo almış biri olarak haydi şınav mekik biraz nanay geliyo bana:)
0
🌸biglebowsky
(26.01.09)
Yuruyus yerine kosu yapabilirsin. Yuruyus gercekten fazla kalori yakan bir sey degil, dolayisiyla kilo vermede cok etkili olmaz. Kosu, sen hizlanip acildikca epey fayda saglayacaktir.

Snav, mekik icin nanay demissin. Evde yapabilecegin egzersizleri arastirip soyle ana kas gruplarini hedefleyen bir program yaparsan kendine cok iyi olur. Hem kalori harcayacaksin, hem de kaslarinin erimesine engel olacaksin, ki bu da kilo alip vermede etkilidir.
0
wpi
(26.01.09)
(9)

Valiz Şifresi

dambil
Sorun şu; bayadır kullandığım valiz öylesine şifre konulmuş valizlerden biri. bölme 3 haneli şifre de default 0-0-0. ama bahtsız bedevi durumu. evime geldim 0-0-0 kombinasyonuyla açılmadı valiz ve ben kaldım. bunca süredir ne yapsam değişmemiş şifre değişmiş olabilir mi? yoksa şifre apartı miladını
Sorun şu; bayadır kullandığım valiz öylesine şifre konulmuş valizlerden biri. bölme 3 haneli şifre de default 0-0-0. ama bahtsız bedevi durumu. evime geldim 0-0-0 kombinasyonuyla açılmadı valiz ve ben kaldım. bunca süredir ne yapsam değişmemiş şifre değişmiş olabilir mi? yoksa şifre apartı miladını doldurdu mu? o kadar şaşkınım ki şuan sadece şansa bak diyebiliyorum. bir yol gösterirseniz sevinirim.

siz buna cevap yazarken ben fermuarı çeşitli zorlama teknikleriyle açıyor olacağım. teşekkürler şimdiden.
0
dambil
(26.01.09)
ermanen
(26.01.09)
ben bir keresinde brute force uygulamıştım. o kadar da abartılı vakit almıyor :)
0
tom riddle
(26.01.09)
brute force'la 999'dan ine ine 138'de kirmistim sifreyi ben de, 20 dakika sürmüstü.
0
samfisher
(26.01.09)
3 hane sonuçta brute force'a basşvurunuz. aman bavulu kırmayın tabi. numaraları teker teker denemekten bahsediyoruz. Bazen numaralar tam oturmuyor da olabilir 000 ve civarını öncelikli deneyin derim.
0
ozdek
(26.01.09)
brute forcetan önce birbirinin aynı sayıların kombinasyonlarını tavsiye ederim 000 111 vs
0
el duderino
(26.01.09)
aynı şey benimde başıma gelmişti, öylesine rakamların yeriyle oynadığımda doğru kombinasyona ulaşmıştım şans eseri, belki sen de bugün şanslı günündesindir belli mi olur? :)
0
a7x
(26.01.09)
bi çocuğa ver, 10 milyon da ödül koy. herkes mutlu olsun.
0
desdinova
(26.01.09)
kilit mekanizmasını açmak için zorlar pozisyonda tut, haneleri tek tek çevirmeye başla, doğru rakamı bulduğunda dönerken hafif bir rahatlık olur, farklı bir ses çıkar.
0
kimlanbu
(26.01.09)
Genelde bir geri sayiyor sifreler. Yani 0-0-0 ise 0-0-9 oluyor. Bir de öyle deneyin derim.
0
trimpot
(26.01.09)
(4)

beyaz show - celik ten özür dileriz

vampyria
böyle bi muhabbet varmis galiba, beyaz show basliginda arattim bulamadim.beyaz bazi programlarda diyor imis, acep nedendir?
böyle bi muhabbet varmis galiba, beyaz show basliginda arattim bulamadim.beyaz bazi programlarda diyor imis, acep nedendir?
0
vampyria
(25.01.09)
bir programında çelik'in dongi dongi şarkısıyla dalga geçer gibi olmuştu. sonra toparladı, özür diledi. ondan sonra her programda söyler oldu.

o programı seyretmiştim, ondan böyle net konuşuyorum.
0
rectoa
(25.01.09)
bir programinda dongi dongi sarkisiyla ilgili birsey demisti, sonra celik beyazla konusmus bu durumu, ondan beridir ozur diliyor espriyle karisik.
0
ermanen
(25.01.09)
ilk kez duyuyorum, ama yabancı patentli bayat bir talk show esprisinin kötü bir taklidi gibi geldi bana bu. jimmy kimmel ile matt damon arasındaki muhabbeti taklit etmeye çalışmış beyaz. ne kadar yaratıcı değil mi?

beyaz'ın eski sevgililerinden birisi çıkıp, "çelik'le halvet oluyorum" diye şarkı söylese tam olur. yemez tabii..

detaylı bilgi için:
(bkz: i m fucking matt damon)
0
makineci
(25.01.09)
ben o programı canlı izledim.

olay şöyle..

konuklardan biri 'hepsi de hepsi de hepsi de beni bekler.. sahilde.. kızlar beni bekler' tarzı bi şarkı yapmış biriydi... adını unuttum şimdi.
beyaz'da bu abi ye : ' ya sen eskiden çok kaliteli şarkılar yapardın, şimdi böyle bi dongi dongi havası var ' demiştir.. sonra bu dediğinin ağır olduğunu düşünüp, 10 saniye sonra özür dilemiştir.. programın ilerleyen dakikalarında tekrar tekrar şakayla karışık özür dilemiştir..
öyle öyle günümüze kadar geldi..
0
point guard
(26.01.09)
(2)

çeviri

clones
"Whatever you hold true on earth, I will hold true in Heaven."budur.
"Whatever you hold true on earth, I will hold true in Heaven."
budur.
0
clones
(25.01.09)
"dunyada neyi dogru(mesru) tutarsan/kilarsan tut/kil, ben de cennete onu dogru(mesru) tutacagim/kilacagim." gibi duz bir ceviri olur.

yani demek ki istiyor cennet dunyada yaptigin iyiliklerin karsiligidir. Bu dünyadaki yürüyüşü cennete doğru olan öte dünyada cennetini bulur.
0
ermanen
(25.01.09)
Katolik Hristiyanlik ile ilgili bir soz. Dini liderlerine soylenmis. Diyor ki, sen dunyada dinle ilgili neyi kural kilarsan ben de onu cennette kural kabul edecegim. Dogma filminde geciyordu, eger izlemediysen oneririm.

Somut ornekle de aciklayayim. Katoliklerin lideri papa. Papa dusunuyor, karar veriyor, sonra diyor ki:"prezervatif kullanmak gunah degil". Hop, kimse prezervatif kullandigi icin cehennemde yanmiyor.
0
wpi
(25.01.09)
(3)

[Beslenme & Hayvanlar Alemi] Protein Orani ve icerigi

ermanen
1. Neden kurutulmus av eti, cig etten ve hafif ateste pisirilmis etten daha cok protein iceriyor? Yani ayni etin kurutulmusu, cig etten (hamindan) daha cok protein iceriyor, nasil oluyor?2. fok, mus, narwhal, beluga gibi kutuba yakin yerlerde yasayan ve kutup denizi baliklari gibi hayvanlarin eti ac
1. Neden kurutulmus av eti, cig etten ve hafif ateste pisirilmis etten daha cok protein iceriyor? Yani ayni etin kurutulmusu, cig etten (hamindan) daha cok protein iceriyor, nasil oluyor?

2. fok, mus, narwhal, beluga gibi kutuba yakin yerlerde yasayan ve kutup denizi baliklari gibi hayvanlarin eti acayip protein iceriyormus, sigir ve domuz etinden bile daha fazla yani... neden soguk bolge hayvanlari daha proteinli? (ha bir de bu hayvanlardaki proteinin kalitesi daha mi dusuk?)
0
ermanen
(25.01.09)
1. çok basit bir matematik. kurutulmuş et adı üzerinde suyu kaybetmiş et. haliyle 1 kilo kurutulmuş et, kaybettiği suya da bağlı olarak atıyorum 2 kilo normal suyunu kaybetmemiş ete tekabül eder.
ters anlatırsak 1 kilo kurutulmuş et için yine atıyorum 2 kilo normal eti kurutmak gerekeceği için, protein oranı da 1 kilo kuru ette 2 kiloluk et kadar olacaktır.

2. umarım bunu body building için sormuyorsundur :P fikrim yok , ama karşılaştırma adına mesela kurtlar (elma kurdu türevi kurtlar), tırtıllar vs. ağırlıklarına oranla benim bildiğim en yüksek protein kaynağıdır. hani soğukla ilgili bir korelasyon kurmak istediğinden ekleyeyim dedim.
0
lhun
(25.01.09)
ayni etin kurutulmusu ve cigi arasinda farki sordum ben, protein nasil artabilir ki. denature olmayi ben bile baska soruda cevapladim, burayla alakasini tam cozemedim.
0
🌸ermanen
(25.01.09)
protein miktarı değil de yoğunluğu artıyordur hani bu besin değerleri tablosunda hep 100 gram üzerinden hesaplanır ya. birinci cevaptaki gibi bence. yani 100 gram çiğ ette 10 birim protein varsa, 100 gram kuru ette (mesela kurumamış hali 300 gram çiğ ete denk geliyordur) 30 birim protein var deniyorsa bu bir illüzyon oluşturabilir sanki. ikisi de 100 gram ama çiğde 10 birim, kuruda 30 birim diye.
0
kibritsuyu
(26.01.09)
(5)

yumurta protein

tabudeviren
proteinler sıcaklıkla bozuluyor.yumurtada protein var.yumurtayı pişiriyoruz. "protein bolluğundan" bahsedilen yumurtadaki proteinler ne oluyor? bozuluyor mu?eğer bozuluyorsa boşuna yiyoruz?
proteinler sıcaklıkla bozuluyor.

yumurtada protein var.

yumurtayı pişiriyoruz.

"protein bolluğundan" bahsedilen yumurtadaki proteinler ne oluyor? bozuluyor mu?

eğer bozuluyorsa boşuna yiyoruz?
0
tabudeviren
(24.01.09)
Yok, proteinler bozununca aminoasitlere ayrılıyor. Bizim vücutlar da onlardan protein yapıyor yine, ne lazımsa. Zaten istersen çiğ at ye, onun kompil proteinlerini de aminoasitlerine ayırıp yeniden üretiyoruz.
0
gerrain
(24.01.09)
çiğ yumurtada c vitamini engelleyen bir protein vardı, ısıyla bozunan. o yüzden çiğ yememek daha iyi.

ekstradan pişmiş halde protein yapısı büyük oranda bozulduğundan sindirim işi daha kolay oluyor. ısı proteinin üst yapılarını parçalayıp, ikincil yapısını da yok etmeye başlıyor. haliyle sindirim ve emilim daha bi kolay oluyor.
0
tanriyi gomen cocuk
(24.01.09)
zaten öyle olsa eti de çiğ yememiz gerekir herhalde?
0
Omayra
(24.01.09)
protein isininca (pisirince) yapisi bozuluyor, denature oluyor ama besin degeri ayni kaliyor, yani proteinlerin yapitaslari olan aminoasitlere birsey olmuyor.

hatta cig yumurtanin beyazindaki avidin proteini biotin proteinini yok ediyor, bu yuzden yumurtayi pisirerek yemek daha iyi.
0
ermanen
(25.01.09)
tam olarak 55 centigrad derecede denature oluyorlar...
yani 55 dereceden sonra "canlılık" olmuyor galiba.. proteinler bozunuyor.
0
fuck milk get beer2
(25.01.09)
(6)

Ressam sevgiliye ne hediye alınır?

sakingittarist
Evet soru bu. Sevgili bayan, ben de takdir edersiniz ki er kişiyim. Ne alınır?(tual, fırça, boya bok pösür falan... lütfen bak, kalbinizi kırarım)
Evet soru bu. Sevgili bayan, ben de takdir edersiniz ki er kişiyim. Ne alınır?


(tual, fırça, boya bok pösür falan... lütfen bak, kalbinizi kırarım)
0
sakingittarist
(23.01.09)
kendiniz resim yapıp onu şaşırtabilirsiniz.
0
madrigal
(23.01.09)
fotograf makinesi.
0
ermanen
(23.01.09)
theunforguven
(23.01.09)
her ne kadar kalbinizi kırarım dediysen de kaliteli güzel, ciltli bir eskiz defteri şahane bir armağan oluyor. bana vermişti zamanında bir iki kız arkadaşım, oradan biliyorum. yalnız mutlaka kağıdı kaliteli olsun, ciltli veya güzel kapaklı olsun ve asla spiral falan olmasın! eğer belirli bir gün için vereceksen sakın kendin resim yapma. önemli bir gün olmadan vereceksen resim şaşırtıcı olabilir ancak. aksi takdirde kendi emeğini vermeni değil de maliyetten kaçındığını aklına getirebilir. bunun dışında taschen'in vb. ressamlarla ilgili sanat kitapları var. en sevdiği ressamları biliyorsan oradan alabilirsin. özellikle hommer kitabevi, robinson crusoe'dan, pandora'dan bulabilirsin böyle kitapları. hommer'in yanındaki mektup kırtasiyede de dediğim eskiz defterlerini bulabilirsin. ayrıca ressam bir dişi güzel bir atkı, şal, fular vs. şeylerden çok hoşlanır. özellikle sadece dışarıda giyeceği değil de kapalı alanlarda da sanatçı kişiliğini dışavurmasını sağlayacak fular-atkı arası bir şey hoşuna gidecektir. ha bir de yky'den çıkma kimi sanat kitapları ve ressamların eserlerinden oluşan kalın ciltli özel basım kitaplar mevcut. misal bahadır baruter'in çizimlerinin olduğu bir kitap var. bunun dışında özgün olmak koşuluyla ressam, çizer vb. nin çerçevelenmiş- çerçevelenmemiş posterleri olabilir. ama mutlaka özgün bir şey olmalı. kitap fuarında penguen'in standında yine b. baruter'in çok güzel ve devasa boyuttaki sıkı taramalı ayrıntılı çizimleri vardı. şimdilik gustave klimt'in öpüşen sevgilileri gibi ayağa düşmüş durumda da değil. bence şahane olur.
0
beccaria
(24.01.09)
Kendi isimlerinizi kendi elinle nakisladigin yesil mavi renkli bir yastik -renkler kararlilik mesajidir, ayrica bak bunu basarabilirsen hedefe az kalir dostum-,
yastiga ilisitirlmis Pink Floyd collection,
Guzel bir kirmizi sarap,
2 kadeh,
yarim kilo bitter cikolata...
0
paramedic
(24.01.09)
süpersiniz... öpüyorum:)
0
🌸sakingittarist
(13.04.09)
(4)

Türkçe / Edebiyat öğretmenlerine basit bir soru.

karga tdi
"konuşmak" işteş bir fiil midir? Neden?
"konuşmak" işteş bir fiil midir? Neden?
0
karga tdi
(23.01.09)
karşılıklı yapılmasına rağmen bence işteş değildir. çünkü konuş köktür zaten.

mesela sevişmek işteştir. sevmekten sevişmek olmuştur. kök sev.
0
cilgin fantezilerin adami
(23.01.09)
"Bazı filler 'ş' sesini yapılarında barındırır ve işteşlik ifade ederler. Bunlara anlamca işteş fiiller de denebilir.
Yarışmak, savaşmak, üleşmek, güreşmek, barışmak, konuşmak... "
0
ermanen
(23.01.09)
konuşmak işteş bir fiildir. en az iki kişi karşılıklı konuşabilir. "başbakan mecliste bir konuşma yaptı." cümlesi yanlış olur. başbakan aslında "nutuk irad etmiş" veya "söylev vermiştir." ancak bu çok yaygın bir yanlış olduğundan artık böyle kabul görmüştür. detaylı bilgi için peyami safa'nın osmanlıca-türkçe-uydurmaca isimli eserine bakabilirsiniz.
0
dursunkaptan
(23.01.09)
cevap verilmiş gerçi ama bulunsun bu da;

"işteş fiil: En az iki özne tarafından yapılabilen fiillerdir. Bu fiiller, fiillere “-ş-” eki getirilerek türetilir. Bazı fiiller ise kök olarak “-ş-” ile bitmiştir ve işteş özellik gösterir."

kaynak: www.bilgicik.com
0
light beam
(23.01.09)
(5)

ışığı kapamak/ışığı açık bırakmak

natnan
vakti zamanında bir şey duymuştum ben:evdeki herhangi bir ışığı açmak ışığın bilmem kaç saat/dk açık kalmasına eşit elektrik tüketirmiş.bunun aslı nedir?benim kullanılmıyorsa ışığı kapatma alışkanlığım vardır.iki dk sonra açacaksam bile kapatırım,mantıklı mıdır ki?
vakti zamanında bir şey duymuştum ben:
evdeki herhangi bir ışığı açmak ışığın bilmem kaç saat/dk açık kalmasına eşit elektrik tüketirmiş.

bunun aslı nedir?
benim kullanılmıyorsa ışığı kapatma alışkanlığım vardır.iki dk sonra açacaksam bile kapatırım,mantıklı mıdır ki?
0
natnan
(23.01.09)
normal ışıklarda 10-20 sn açık kalmasına eşit elektrik tüketebilir en fazla. floresan lambalarda durum farklı ama, birkaç dakikaya çıkıyor diye biliyorum.
0
nickini vermek istemeyen suser
(23.01.09)
guclu bir motor falan calistirirsaniz ilk anda elektrik ceker dogrudur fakar bahsettiginiz ampul, boyle bir sey yok (kendi ne ki ilk anda cekecegi elektrik ne olsun).
0
no christ requiress
(23.01.09)
herkes sizin gibi milyarlık elektrik tasarrufu olur.(ciddyim)
0
enter saltman benim
(23.01.09)
mythbusters deneyinin sonucu (biraz asagida "Lights On or Off" basliginda):
kwc.org

yani kisaca isigi kapatmak daha mantikli her zaman. enerjiden tasarruf etmis oluyorsun boylece ama ampulun omrunden odun vermis oluyorsun. acip kapama sikligi ne kadar fazlaysa, ampulun omru o kadar azaliyor. deney de hepsi yaziyor.
0
ermanen
(23.01.09)
kompakt florasan (tasarruflu) ampul kullandigim icin 5-10 dakika ciktigimda kapatmiyorum isigi. cok acip kapama omrunu kisaltiyor bu lambalarin, bir de ilk acildiklarinda kendilerine gelmeleri biraz sure aliyor.

madem bu konuda duyarlisiniz, daha kullanmaya baslamadiysaniz kompakt florasan kullanin.
www.onebillionbulbs.com
0
lykos
(24.01.09)
(16)

doğum günü sürprizi

hevipeyra
bu hafta sonu eşimin yaş günü. kendisi bu konularda çok hassastır ve bu sene taktı kafaya, bana sürpriz bişey yap diyor. bu sürpriz gerçekten onu şaşırtacak bir şey olmalıymış. şimdi ben özel günler pek umrunda olmayan biri olarak zora düştüm. ne güzel pasta + mum + hediyeyle atlatıyoduk, bu sene pa
bu hafta sonu eşimin yaş günü. kendisi bu konularda çok hassastır ve bu sene taktı kafaya, bana sürpriz bişey yap diyor. bu sürpriz gerçekten onu şaşırtacak bir şey olmalıymış. şimdi ben özel günler pek umrunda olmayan biri olarak zora düştüm. ne güzel pasta + mum + hediyeyle atlatıyoduk, bu sene patladık.
ne biliyim işte orjinal bir fikir olur, gerçekten ona özel bi hediye olur, bu hatun milletini ne şaşırtır kardeşim? bi buldurun be, hadi be! :)
0
hevipeyra
(23.01.09)
günübirlik tura çıkın, tur görevlilerine de durumdan bahsedin, size bir şeyler önersinler.
0
desdinova
(23.01.09)
hiçbişey yapmayın tam sürpriz olsun.
0
386 dx
(23.01.09)
daha önce yapmadıysanız yemek yapın.
0
tai
(23.01.09)
gezme tozma işini pek sevmez. çok kalabalık ortamdan hoşlanmaz. sinema sevmez. yani sosyal aktivite içeren olaylara pek giremiyoruz. teşekkür ederim genede.

edit: yemek zaten pek yapmayız, yaptığımız zamanlarda ben yaparım genelde, sürpriz olmaz yani. :)
0
🌸hevipeyra
(23.01.09)
pırlanta al,

kesin şaşırır, sana saçma gelecek ama erkek gibi düşünme, sor bak herkese şaşırmazsa adam değilim. kalıbımı basarım, yemin ederim.

hem uğraşmazsın yok turdu, bavuldu, hem daha ucuza gelir hem 20 dk da falan kurtarırsın olayı.

ama şu da var, önünde uzun yıllar varsa, daha yeni evliysen gelecek yılları riske atma, çünkü seneye gene bana süpriz yap dicek, daha iyi bilmen lazım bir kere kolu kaptırdın mı hanım milletine bacak da gider.
0
thefirstfbli
(23.01.09)
@thefirstfbli: 4 yıl oldu evleneli, bu yüzden sürpriz istiyo zaten. pırlanta mantıklı aslen. hatta evlenirken almamıştım ama sözüm vardı, olabilir. başka önerilere de açığım halen tabi ki. :)
0
🌸hevipeyra
(23.01.09)
Para durumuna bağlı olarak değişir. şimdi sürpriz yapılmasını kendisi istediği için bir şeyler bekleyecektir. ama gerçekten bir sürpriz yapmak istiyorsan, bir sürprizin arkasına başka bir sürpriz gizlemelisin. yani o "aha sürpriz buymuş" dediği anda asıl sürprizi patlatmalısın. bi film de mi kitaptamı ne adam bi sürü uçan balonun içine notlar yazmıştı. ortadan kaybolmuştu kızda eve girince uçan balonları patlatıp içindeki notlarla hareket etmişti tabi balonun dibinde bir ine ve notları izle diyordu. sende bi video kamera alıp, onun yakın çevresindekilerle kısa ve güzel doğum günü notları kaydedersin görüntülü olarak. interneti filanda kullana bilirsin bu iş için. sonra notlarla yönlendirip videoyu izlemesini sağlarsın sonra ne bileyim ortaya filan çıkarsınız işte biyerlerden :D zor işin ama düşününce yapıla bilecek o kadar çok enterasan fikir var ki.
0
karoyedili
(23.01.09)
%90 oranında bu sürpriz meselesi erkekler için ps3, kadınlar için pırlanta demek oluyor. %10'luk kısma girdiğinize inanıyorsanız lunaparka götürün.
0
sui
(23.01.09)
madem sakinlik seviyor ağvaya yeşilçaya götür.odanızı önden hazırlamayı unutma ama.
0
menon
(23.01.09)
ben de eşimden bir sürpriz istiyorum aynı böyle ama o bir türlü anlamıyor !

bence kesinlikle bir yere götür. 2 günlük şehir dışı bir yer olur, imkanın varsa yurtdışı olur. pırlanta filan sürpriz sayılmaz bence. yine de sen bilirsin..
0
aptallarin pin kodu
(23.01.09)
paraya kıyarsanız, helikopter turu diyorum hala:
www.istanbul.net.tr
0
pyro clustic flow
(23.01.09)
bir kulaginin ust kismini kesip hediye olarak verebilirsin. garanti surpriz olur, bir daha da istemez omru boyunca surpriz murpriz...
0
bunubenyazdim
(23.01.09)
bana sürpriz yap talebi de ilginçmiş. yapacağı varsa da hevesi kaçar yahu insanın. öyle siparişle sürpriz mi olur.
0
coffee and cigarettes
(23.01.09)
şimdi bence bir yere götürsen falan, o gezinin sonunda bir hüzün saracak yengeyi. böyle bir şeye ne kadar hasret kaldığını falan düşünecek. eğer gezme işini periyodik olarak yapmaya başlamayı düşünmüyorsanız bence iptal edin, ve paraya kıyarak çok özel hissettirecek bir şey alın ona. ama yok haftalık/aylık gezme işini yaparız diyorsan bu doğumgünü iyi bir başlangıç olabilir.
0
deckard
(23.01.09)
bence sevdigi ve uzun sure gorusmedigi birini hatta birkac kisiyi karsisina cikarabilirsiniz veya surpriz bir sekilde cikarlar ve dogumgununu kutlarlar. gozlerinden yas gelir kesin ve senin boynuna sarilir ve der ki "hayatimdaki en guzel surprizdi" der.. o sirada cebinden pirlantayi cikarip parmagina takarsin... hayatinin en guzel gunu olur..
0
ermanen
(23.01.09)
teşekkürler arkadaşlar. bu öneri olayı ufak ufak cosmopolitan dergisi tavsiyelerine dönmeden bitirelim en iyisi. yüreğinize sağlık hepinizin. :)
0
🌸hevipeyra
(24.01.09)
(5)

Şarkının sözleri bile var ama şarkı yok :S

flamesoul
ya bi şarkı duydum mağazada, sonra şarkıyı aradım, sözlerini de buldum ama tuhaftır bir türlü şarkının kime ait olduğunu ve adını bulamıyorum, her yerde aradım neden beceremedim anlamıyorum. bi yardım edin lütfen, bir saattir uğraşıyorum, kafayı yiyebilirim... bir kız söylüyordu şarkıyı, sözleri de
ya bi şarkı duydum mağazada, sonra şarkıyı aradım, sözlerini de buldum ama tuhaftır bir türlü şarkının kime ait olduğunu ve adını bulamıyorum, her yerde aradım neden beceremedim anlamıyorum. bi yardım edin lütfen, bir saattir uğraşıyorum, kafayı yiyebilirim... bir kız söylüyordu şarkıyı, sözleri de aşağıda;


Still in bed
Thinking about his kisses
Oh, what a night
What's his name? I think I'll miss him
The smell of eggs
He's cooking in my kitchen
Is he for real?
Gonna make it hard to ditch him

Got me sprung on you
What you tryin' to do?
It was supposed to be
Just one night with you
Now you're in my head
Instead of in my bed
It was supposed to be
Just one night
With you

La la la la
La la la la (with you)
La la la la la
La la la la (la la la la la)
La la la la
La la la la la

What do I do?
I play it cool, I lose him
Next thing I know
We're on the floor, I'm sweating
He's got a plan
And he knows it's working
Yeah, here's the man
Say my name, I'm admitting... I'm admitting

Got me sprung on you
What you tryin' to do?
It was supposed to be
Just one night with you
Now you're in my head
Instead of in my bed
It was supposed to be
Just one night
With you

Sprung on you
I'm sprung on you
Sprung on you
I'm sprung on you

No, this just isn't me
I said I'd never be
Caught up slipping I can't do that
Baby, stay don't you go
'Cause I know once you're home
I'll be calling you to come back to me

Got me sprung on you (sprung on you)
What you tryin' to do? (tryin' to do)
It was supposed to be (supposed to be)
Just one night with you (one night with you)
Now you're in my head (in my head)
Instead of in my bed (in my bed)
It was supposed to be (supposed to be)
Just one night (a night with you)

Got me sprung on you (sprung on you)
What you tryin' to do? (tryin' to do)
It was supposed to be (supposed to be)
Just one night with you (one night with you)
Now you're in my head (supposed to be)
Instead of in my bed (supposed to be)
It was supposed to be (one night)
Just one night (one night with you)
With you

Sprung on you (with you)
I'm sprung on you (got me sprung)
Sprung on you
I'm sprung on you
0
flamesoul
(23.01.09)
clea - sprung
0
ermanen
(23.01.09)
Queensberry - Sprung
0
tsllbn
(23.01.09)
Ya ama sorun şu ki bu grubun böyle bir şarkısı hiç bir yerde görünmüyor, yoksa başta bende sizin gibi buldum ama ast fm veya youtube' a göre bu grup böyle bi şarkıya sahip değil :S şarkı kayıp, limewire' da bulmuyo
0
🌸flamesoul
(23.01.09)
evet ikisi de cikiyor arastirinca, dinlemedim daha.

edit: zaten arastirdigimi yazdim direk dinlememistim :)
ama google'da yazinca hem clea hem de queensberry cikiyor. queensberry olani aratinca da bulunuyor.
0
ermanen
(23.01.09)
evet bu doğruymuş, teşekürler :)
0
🌸flamesoul
(23.01.09)
(8)

Sadece bilgi giren yazar tavsiyesi

ermanen
Sozlukte sadece bilgi ve tanim giren yazarlar hangileri, bir nevi subjektiflikten en uzak, ya da diger durumlarda (geyik, atgozlugu takip yorum kusma, tartisma, komik olmaya calisma, anket, ayar vs.) en az rolu olan yazarlar, tavsiye eder misiniz takip edeyim.edit: genelde ne hakkinda yazdiklarini y
Sozlukte sadece bilgi ve tanim giren yazarlar hangileri, bir nevi subjektiflikten en uzak, ya da diger durumlarda (geyik, atgozlugu takip yorum kusma, tartisma, komik olmaya calisma, anket, ayar vs.) en az rolu olan yazarlar, tavsiye eder misiniz takip edeyim.

edit: genelde ne hakkinda yazdiklarini yazarsaniz da guzel olur
0
ermanen
(22.01.09)
ssg genelde bilgi entryleri giriyor.
0
rectoa
(22.01.09)
edit: bu kişiler deryalar gibi yazıyorlar. iki kelime ile özetlemek kendilerine haksızlık etmek olur, kendilerinden şimdiden özür dilerim, ama yine de genel bir fikir vermesi açısından hangi konularda yazdıklarını kendi penceremden anlatayım:

sirius: fizik, felsefe
can sebahattin dere: dilbilim, matematik, edebiyat, klasik müzik
flexi: bilişsel bilimler, felsefe
bane: bilişsel bilimler, dilbilim, felsefe
aethewulf: tarih, edebiyat, felsefe
jimi the kewl: felsefe, dilbilim
balamir1: tarih, ilahiyat, edebiyat, felsefe
babaerenler: siyaset, felsefe, iktisat, toplumsala dair her şey
dcv: fizik, matematik
der steppenwolf: yakın tarihten ayrıntılar, kaynaklar
antimatter: fizik
muhendis: akla gelen her konuda güzel örnekler verebilen biri
benbirpipodeğilim: felsefe, her şey
in nuce: bu müthiş insana ne yazsam eksik kalır
janli: matematik, fizik ve zamanın astral örgüleri
kitkat: mimari, tarih, müzik, matematik
immanuel tolstoyevski: felsefe, bilim, tarih, yok yok.
riemann: bilim, bilim felsefesi
selfadjoint: fizik
gözüpek: sosyoloji, tarih, edebiyat, şiir, felsefe, gönül titretir valla
tadzio: felsefe
unearth: bilim, sanat
araliaceae: müzik, müzik, müzik (buzdağının görünen kısmı)
okan: sosyoloji, tarih, politika
tsan chan: her şey!
light beam: fizik, felsefe
otisabi: "welcome to the desert of the real!"
galatyphoon: ekonomi
itaatsiz: sosyoloji, felsefe, tarih
madeath: rock müzikten girer bilgi ağacından çıkar.
poturgilinpotur: tam isabetli tespitler
ribbons: ne eylese güzel eyler
bindokuzyüzseksendört: zeka ve mizahın ideal buluşması. gurban olurum!
fluxus: felsefe
el fikir: el anarşizm, el vicdan, el bilgi
andrew: felsefe, islam tarihi
dengiz: modernlik adı altı isimli bir kafesi var, çok keyifli bir yer.
0
vulpius
(22.01.09)
(bkz: uzman sözlük kadrosu)
buradan ne konuda bilgi edinmek istiyosan ona göre seçimini yap, ekle listene.
guru da takip edilesi yazarlardandır benim için. arada komiklik de yapar, sen komiklikten kasıt sırf geyikleri falan kast ettin sanırım.
0
abtash
(22.01.09)
futbolla ilginiz varsa ich.
0
murty
(22.01.09)
@abtash

uzman sozluk kadrosunu biliyorum da o baslik cok kalabalik ve hangi yazar daha subjektif hangisi daha cok bilgi giriyor bilemem, guncel olarak sizin bildiginiz ve takip ettikleriniz daha makbule gecer..
0
🌸ermanen
(22.01.09)
lacrima
0
montreal
(22.01.09)
aethewulf ile immanuel tolstoyevski.
0
jack of hearts
(22.01.09)
oric-sokak,mahalle, cadde isimleri falan girer.
0
szqnn
(23.01.09)
(10)

Pisuvara isemek

ermanen
cisin gelmis, sIkIsmIssIn, derhal tuvalete gidip pisuvarin onunde fermuari indiriyorsun, o da ne cis gelmiyor, halbuki o kadar sIkIsMIssIn, bikac saniye bekledikten sonra tazyikli sekilde isemeye basliyorsun ve -oh be- rahatliyorsun. sorum odur ki neden cisim gelmis ve sIkIstIgIm halde, isemeye yelt
cisin gelmis, sIkIsmIssIn, derhal tuvalete gidip pisuvarin onunde fermuari indiriyorsun, o da ne cis gelmiyor, halbuki o kadar sIkIsMIssIn, bikac saniye bekledikten sonra tazyikli sekilde isemeye basliyorsun ve -oh be- rahatliyorsun. sorum odur ki neden cisim gelmis ve sIkIstIgIm halde, isemeye yeltendigim vakit bazen cis gec gelebiliyor?
0
ermanen
(21.01.09)
O sirada yan pisuvarlarin birinde baskasi oluyor mu? Bu da bir etken olabilir.
0
trimpot
(21.01.09)
@trimpot

bazen oluyor bazen olmuyor
0
🌸ermanen
(21.01.09)
mesanenin stabilize olması gerekiyordur belki :))
0
tom riddle
(21.01.09)
@galadnikov

evet olabilir bu durum ama yazilanlar abartilmis, yok pisuvar kirilacak uzerime cis yagacak, yok yanimdaki zencinin seyinin benimkinden kucuk olma ihtimali. boyle seyler aklimdan gecse pisuvara isemem zaten :) tedirginligimin baska nedeni olabilir ama yine de fiziksel bir denklem var gibi geliyor bu durumda, ic basincin cisi tutmasi falan, bilemedim tam..
0
🌸ermanen
(21.01.09)
psikolojik bir olay. ben de en asmis cinsden var sanirim. arkamda biri olursa ne kadar sikismissam da gelmiyor cis. ille bombos olacak etraf. oyle boktan bir durum iste..
0
no christ requiress
(21.01.09)
nickini vermek istemeyen suser
(22.01.09)
psikolojik olduğunu (ben) nasıl anladım; sarhoşken daha pisuvara yetişmeden işeyecem nerdeyse :), bar mar farketmiyor çıkarıyor ve işiyorum bekleme yok, ama ayık kafa ile şöyle 5-10 seniye rötar yapıyorsun.
0
edip
(22.01.09)
bu mantiga gore o zaman, mesela iki tane klozet yanyana ve ikisene de sicmak icin biri oturdu, bunlar da bokunu yapamaycak mi yani:) psikoloji kisminin yaninda fizyolojik kismi yok mu hic bu olayin, basincla ilgili bir durum vardi sanki, yok mu bilen? cunku ayni sey bazen tek basimayken de oluyor diyorum...
0
🌸ermanen
(22.01.09)
boxer lastiğinin, fermuarın vs. idrar yolunu sıkıştırmadığına emin olun mesela. yeterli basınç oluşana kadar gecikiyo olabilir.
0
simendiferlerin efendisi
(22.01.09)
bu durum muhtemelen çok uykun olduğu zaman hemen uyuyamaman gibi bir şey. 48 saat uyuma, sonra uyumayı dene. muhtemelen aynı duyguyu hissedeceksin :D
0
cilgin fantezilerin adami
(22.01.09)
(3)

ani hareket yaparken ses çıkarma olayı

head
merhaba,boş vakitlerimde kalecilik yapıyorum. ancak kulağıma, gözüme farklı gelen bir takım olaylar var. eskiden plonjon yaparken gıkım çıkmazdı, sessiz sakin topa konsantre olur, en fazla "DEFANSA GELİN LAN" derdim. ancak son 2-3 aydır farkettiğim bir durum, topa uzanırken resmen "heasstkrr" diyoru
merhaba,
boş vakitlerimde kalecilik yapıyorum. ancak kulağıma, gözüme farklı gelen bir takım olaylar var. eskiden plonjon yaparken gıkım çıkmazdı, sessiz sakin topa konsantre olur, en fazla "DEFANSA GELİN LAN" derdim. ancak son 2-3 aydır farkettiğim bir durum, topa uzanırken resmen "heasstkrr" diyorum plonjon yaparken. veya yazılması pek mümkün olmayan ses efektleri çıkıyor. tarkan filmlerindeki samuraylar gibi HAAISSSSS HMSSS gibi sesler çıkmasın istiyorum.

nasıl çözeriz?
0
head
(21.01.09)
dunyanin en iyi kalecilerini incele bir, icine en az hava girecek sekilde giyiniyorlar sanirim, kol bilekleri kapali oluyor genelde. ama onceden olmuyorsa, sonradan ne degisti ki, farkli mi giyiniyorsun?
0
ermanen
(21.01.09)
kaleci ekipmanı giyiyorum artık. eskiden öyle düz eşofman sweatshirt ile çıkıyordum.
0
🌸head
(21.01.09)
ters tepmis demek ki :)
0
ermanen
(21.01.09)
(1)

soracaklarim var

isleten adam
http://www.ucurtmadunyasi.com/images/SWScan00027.jpg su aletin adi nedir. bayragin takildigi aletten bahsediyorum. nerden alinir, kac paradir? bunlar ozel yaptiriliyor, alinmiyor diyenler icin geliyor: nerde yaptirilir?
www.ucurtmadunyasi.com

su aletin adi nedir. bayragin takildigi aletten bahsediyorum. nerden alinir, kac paradir? bunlar ozel yaptiriliyor, alinmiyor diyenler icin geliyor: nerde yaptirilir?
0
isleten adam
(20.01.09)
feather flag deniyor

bazen de beach flag veya beach wing
0
ermanen
(20.01.09)
(5)

speedo?

amethyst
arkadaşlar speedo marka yüzme materyali satan mağazalar hangileri bilginiz var mı?Teşekkürler!
arkadaşlar speedo marka yüzme materyali satan mağazalar hangileri bilginiz var mı?

Teşekkürler!
0
amethyst
(20.01.09)
kanyon'daki intersport'ta olması lazım. bi de ender spor mağazalarına bakın.
0
deckard
(20.01.09)
sport chek
0
ermanen
(20.01.09)
boyner
0
miel
(20.01.09)
Boyner'den aldık kuzenime yılbaşı hediyesi olarak Speedo bir şeyler. Ankara'dayım ama bunun bir önemi olduğunu sanmıyorum. Ulusaldır herhalde satış prosedürleri.
0
endless dream
(21.01.09)
metrocity de Speedo ürünleri satan var mı :(
0
technicalte
(16.06.11)
(7)

Reflü?

peki
boğazımda garip bi yanma hissi var (yeni oldu-daha bugün), aşınmış gibi sanki. kendimi bildim bileli midemden çektim. gastritim var. reflüyü googledadım şimdi de acı su filan diyor, pek aşina olduğum bir şey. reflü olmuş olabilir miyim? bir de nasıl konuyor bunun teşhisi? endoskopi lazım geliyor mu
boğazımda garip bi yanma hissi var (yeni oldu-daha bugün), aşınmış gibi sanki. kendimi bildim bileli midemden çektim. gastritim var. reflüyü googledadım şimdi de acı su filan diyor, pek aşina olduğum bir şey. reflü olmuş olabilir miyim? bir de nasıl konuyor bunun teşhisi? endoskopi lazım geliyor mu (nolur gelmesin:()
0
peki
(20.01.09)
endoskopi'den korkmanın manası yok. bir sprey sıkıyorlar ve ağzınıza/boğazınıza bir şey girdiğinin farkına bile varmıyorsunuz
0
co2s2
(20.01.09)
en kesin teshis endoskopi ile konulur.

daha fazla bilgi icin arastiriniz, okuyunuz:
www.radikal.com.tr
0
ermanen
(20.01.09)
uyuşturucu sıkıyorlar fazla birşey hissetmezsiniz fakat çıktıktan sonra boğazda tahtiş ve kafa biraz uçmuş oluyor.
0
madrigal
(20.01.09)
özel, doktorların her şikayeti ciddiye alıp binbir türlü tehtik yaptırdığı hastanelerden birine gitmezseniz, bikaç soru sorarlar rennie duo filan verirler. eğer ilacı kullanınca geçiyorsa reflüdür. değilse ülsere doğru gitmiş olabilir. ki sanmıyorum yeni diyorsunuz.
0
hia
(20.01.09)
özel bi muayenehaneye gitmiştik. benden önce bi kadına uyuşturucu iğne yaptılar. sonra endoskopi falan halloldu çıktı dışarı. iki kişi koluna girmiş anca yürüyordu.
sıra bana geldi bana da iğne yaptılar, uyuşmadım hiçbir şey olmadı. her boku maalesef hissettim istem dışı gözlerimden yaşlar aktı falan. doktorun kolunu falan ittirdim resmen doktor kızdı artık "yapma" diye. lafın kısası bünyeye göre değişiklik gösterebiliyor uyuşturma olayı.
0
ymerdiveni
(20.01.09)
(bkz: #13308852)
0
prompter
(20.01.09)
Endoskopi korkunç bir şey değil. Yaptıracağınız hastane önemli. Bu konuda özenli davranan bir hastanede yaptırırsanız en kötü tahriş olur, ki o da düşük ihtimal. Ben 3 ayda bir gastroskopiye girerim, daha bir kere tahriş olmadı boğazım. Korkutmayın gözünüzü.
Arkadaşların söyledikleri doğru, özensiz bir doktora rastlarsanız muayene etmeden Rennie, Gaviscon falan yazar. Siz yine de muayene isteyin bence. Boş yere sonradan başınızın ağrımasından iyidir.
0
endless dream
(21.01.09)
(3)

ek$ibition logosu

hikaye mesture
bu logo kime aittir? zoom in yapınca AWM okuyorum. ama AWM, HWM, RWM kullanıcı değil. kim bu eserin sahibi?
bu logo kime aittir?
zoom in yapınca AWM okuyorum. ama AWM, HWM, RWM kullanıcı değil. kim bu eserin sahibi?
0
hikaye mesture
(20.01.09)
bwh olsa gerek.
0
teritori
(20.01.09)
m harfi var ama sonda

edit:
istatistiklerde en cok logo gonderenlerde varmis rwn
0
ermanen
(20.01.09)
want2die'ın cevabı doğrudur.
0
atrin
(20.01.09)
(9)

Bir Oyuncak

stanley weber
85-90 arası elimizden düşürmediğimiz bir oyuncak vardı. içi su dolu küçük plastik bir kap, suyun içinde boncuklar falan, ya da halkalar bilmemne küçük. kabın kenarında bir düğmeye basıyoruz (hassasiyet derecesini su tabacası tetiği gibi düşün elektrikli değil, basınçla işliyor), suyun içine hava gön
85-90 arası elimizden düşürmediğimiz bir oyuncak vardı. içi su dolu küçük plastik bir kap, suyun içinde boncuklar falan, ya da halkalar bilmemne küçük. kabın kenarında bir düğmeye basıyoruz (hassasiyet derecesini su tabacası tetiği gibi düşün elektrikli değil, basınçla işliyor), suyun içine hava gönderiyoruz, boncuklar halkalar bu hava etkisiyle yerden kalkıyor hareket ediyor ve kabın içerisindeki bir hedefin içine giriyorlar. her basışta hedefin kapağı açılıyor, o yüzden kabın içine zaten girmiş bulunan boncukların da dışarı çıkma riski oluşuyor. hedef tüm boncukları ya da halkaları neyse işte o kabın içine sokmak. çeşit çeşit vardı.
geçen gün oyuncak müzesine gittim belki görürüm diye ama o kadar eski de bir şey değil sanırım benim dediğim.
hatırlayan, adını bilen, şurda var onlardan diyen olursa sevinirim.
0
stanley weber
(20.01.09)
(bkz: balık tutturan oyuncak)
Ve sanırım ki maalesef bulamazsın artık onlardan.
0
sui
(20.01.09)
Daha geçenlerde kardeşimin elindeydi bi tanesi. Elinden kaptığım gibi geçirdim bütün halkaları çıbıklara bu iş böyle olur aslanım dedim. Eee tecrübe :) Bulamazsın değil yahu pazarlarda bu oyuncakçıların tezgahlarında olma ihtimali yüksektir, hatta herşey 1 (y)tlcilerde falan. Olmadı kardeşiminkini gönderiyim :)
0
cmysn
(20.01.09)
rus pazarı, salı pazarı gibi yerlerde bulursun.
0
teritori
(20.01.09)
balık tutturan oyuncak bu değil. başka bişey o.
0
386 dx
(20.01.09)
@sui
balık tutturan oyuncak başlığında senin yazdığın entry dışında kalanlar o mıknatıslı dandik oyuncakla ilgili. onu demiyorum zaten ben.
pazarlara bir bakayım o zaman, herkese teşekkürler. bugün de hazır salı, du bakalım..
0
🌸stanley weber
(20.01.09)
hayır yaa onlardan hala mevcut piyasada.. yani öle sanıyorum gecengün sokakta gezinirken bi çocuğun elinde gördüm..muhtemelen bir milyoncularda bulabileceğin bişey..
0
annemadamolgeldedi
(20.01.09)
bu oyuncaklarin markasi icin (bkz: tomy)
0
mowgli
(20.01.09)
1 milyoncularda portable versiyonu da bulunabilir. kaykay formuna sahip aslında irice ama tepesinde anahtarlık bulunan çeşitleri mevcut. dinamiklerini sorarsanız o eski tomy serisindekiler kadar iyi değil. hele tomy'de bir kurbağa versiyonu vardı ki (bende o vardı küçüklüğümü yedi bitirdi) topları renklere göre ayıklardınız raflara, zıplayınca kurbaanın bacakları da açılırdı vs. bu entry nereye gitti böyle yahu?!
0
antisocial
(20.01.09)
ring toss deniyor onlara
www.amazon.com
www.rentatoy.com

edit: sozluge de aklimda kalanlarla yazmaya calistim, tamamlarsiniz artik :)
0
ermanen
(20.01.09)
(8)

elektrik telleri

susannah
şimdi bu teller bildiğiniz gibi Boğazın bir yakasından öbürüne gidiyor. Hem de denizin üzerinden aşarak. Sorum şu, bu telleri karşıya nasıl geçiriyorlar? Adamın biri bir elinde tel öbür eliyle de kulaç atıp yüzerek karşıya geçmiyordur herhalde:)) Ayrıca o kadar uzun teli nerden buluyorlar? :)
şimdi bu teller bildiğiniz gibi Boğazın bir yakasından öbürüne gidiyor. Hem de denizin üzerinden aşarak. Sorum şu, bu telleri karşıya nasıl geçiriyorlar? Adamın biri bir elinde tel öbür eliyle de kulaç atıp yüzerek karşıya geçmiyordur herhalde:)) Ayrıca o kadar uzun teli nerden buluyorlar? :)
0
susannah
(19.01.09)
fiberoptik kablolar da deniz asiri gidiyor,bu isleri yapan gemiler var bildigim kadariyla.
0
gossamer
(19.01.09)
hayır halat gibi çevirip çevirip fırlatıyorlar =)


nasıl yaptıklarını bilmiyorum ama üzerinde elektrik olmayan bir kabloyu bir tekne/helikopter yardımıyla karşıya geçirmek çok zor olmasa gerek.

bide şu var tabi en.wikipedia.org
0
point me at the sky
(19.01.09)
patricia teyze
(19.01.09)
Suralarda yaziyor, zamanim olunca ozetler yollarim:
en.wikipedia.org
en.wikipedia.org
en.wikipedia.org
0
ermanen
(19.01.09)
o kablo dediğniz şeyler baya baya ağır ve binlerce metre aralıksız üretiliyor. üretimi adamın anasını ağlatıyor biliyorda konuşuyorum. :D

sanıyorum tekneyle salarak geçiriyorlar. öbür tarafta da toplayıp geriyorlardır.
0
darknum
(19.01.09)
ben de CD si var nasıl yaptıklarının baya buyuk mb olarak yuklemek isterdim ama çok vakit alır,makara sistemi ile çekiliyor teller.istanbuldan 2 tane var birisi iki koprunun tam ortasında 380 KV.diğeri karadenize doğru 154 KV.teller aluminyum çelik ve çok ağır.özel olarak siparişle üretiliyor teller.
0
manonflier
(19.01.09)
cevaplardan anladığım kadarıyla şöyle oluyor: Birileri özel olarak upuzun kablolar üretiyor (sağolsunlar:)) diğerleri de özel helikopterle başka bir tel döşeyerek bir direkten diğerine makara sistemi kurup kabloyu çekmiş oluyor.

teşekkürler:)
0
🌸susannah
(19.01.09)
ozetledim soyle de:

uzun mesafeler arasi (viyaduk, nehir gibi), anchor pylon (capa pilon) denilen buyuk elektrik direkleri dikiliyor. bunlarin cok yuksek olmasi gerekiyor, gerilen teller arasi da genis olmali, firtinalarda, ruzgarda birbirine carpip, kisa devreyi onlemek icin. pilonlar, vinc veya helikopterle dikiliyor. kablolari bir pilondan diger pilona gecirmek icin once kilavuz tel cekiyorlar helikopterle, bunun ustunden motorlu kablo makarasi gide gele ana hatti karsidan karsiya geciriyor, ya da divitin dedigi gibi helikopter makara sistemiyle yapiliyor.
0
ermanen
(20.01.09)
(6)

Hızlıca İngilizce Öğrenmek?

ugur dundara yakalanmis firinci
Selamlar,Eminim daha önce defalarca bu soru sorulmuştur. Kusuruma bakmayın. İngilizce seviyem basit cümleleri okuyup anlayacak seviyede. Fakat ne yazma, nede konuşmayı beceremiyorum. Hızlıca ve akıcı şekilde ingilizce öğrenmek istiyorum. Kurs olabilir, yurt dışı olabilir (bunu tercih ederim, memleke
Selamlar,

Eminim daha önce defalarca bu soru sorulmuştur. Kusuruma bakmayın.

İngilizce seviyem basit cümleleri okuyup anlayacak seviyede. Fakat ne yazma, nede konuşmayı beceremiyorum.

Hızlıca ve akıcı şekilde ingilizce öğrenmek istiyorum. Kurs olabilir, yurt dışı olabilir (bunu tercih ederim, memleket görmüş oluruz), özel ders olur.

Bu aralar bolca vaktim var ve bu işi kökünden çözmek istiyorum.
0
ugur dundara yakalanmis firinci
(19.01.09)
en hizlisi anadili ingilizce olan bir ulkede kursa gitmek, ingiltere en mantiklisi. ogrenmek zorunda kaliyorsun cunku.
0
ermanen
(19.01.09)
ingiltere'de sadece ingilizler'in yaşadığı bir şehre gidip mecburen ingilizce konuşmak zorunda kalmak süper bir fikir olabilir. kursa falan gitmeye de gerek kalmaz.
0
co2s2
(19.01.09)
bence daylight ögrenim setini kullanin cok faydali oluyor
konusmayi da kendinize bir ingiliz arkadas edinip sohbet ederek gelistirebilirsiniz okudugunuz anlamayi da ingilizce dublajli ve ingilizce alt yazili bol bol film izleyerek gelistirebilirsiniz hem güzel vakit gecirirsiniz hemde farkinda olmadan ingilizce ögrenirsiniz bu sekilde
benim türkcem berbatti 2 aydir bu yöntemi kullaniyorum ve faydasini görüyorum
0
zela
(19.01.09)
1. babylon diye bir sözlük programı var. onu kur. tabii full kur ;)
2. facebook hesabın ile (yoksa bi hesap aç) ingiliz bi isim girip arama yap. bilgiler kısmından bulduğun kişilerin msnlerini al. onlarla, bu babylon sözlük yardımı ile konuşmaya çalış. bu arada babylon cümle çeviri de yapıyor, bu yüzden diyalogta pek zorlanmazsınız.
3. bu şekilde azmederseniz 1 haftada epey yol katetmiş olursunuz. yurtdışına gitmeye ne gerek var ki :)
0
sql
(19.01.09)
www.nlpgrup.com falan gibi NLP Ingilizce egitimi veren yerler var. Gidip gormek isteyebilirsin belki. Ne kadar iyiler/kotuler/degerler bilemiyorum.
0
armish
(20.01.09)
Grammar,grammar,grammar. öncelikle dilbilgsi öğrenmelisin ki neyin nerede ne anlama geleceğini bilesin. bu süre boyunca bol miktarda kelime öğrenmeye çalış ki tavsiyem dijital bir sözlük değil, eski tip basılı olanlardan bir sözlük edinmendir. bu sayede daha fazla kelime gözüne çarpar, daha fazla kelime öğrenebilirsin. intermediate seviyedeki kitapları halledecek hale geldiğinde ise cnbc-e izlemeni şiddetle tavsiye ederim.
eğer hem eğlenceli hem basit kitaplar arıyorsan sbs için hazırlanmış olan kaynaklara göz atmanı öneririrm. son derece işlevseller.
0
offred
(01.02.09)
(2)

yaylı enstürman - crna mcka beli mador

karacoğlan der ki
enstürman mı değil mi bilmiyorum ama emir kusturica'nın white cat black cat filminde üçkağıtçı babanın gangıster adamın kardeşiyle evlendirmeye calıstıgı oğlunun ağzıyla ses çıkardığı bir alet vardı. duoyyyyoyyyy şeklinde ses çıkarıyordu.. o aletin ismi nedir ?
enstürman mı değil mi bilmiyorum ama emir kusturica'nın white cat black cat filminde üçkağıtçı babanın gangıster adamın kardeşiyle evlendirmeye calıstıgı oğlunun ağzıyla ses çıkardığı bir alet vardı.
duoyyyyoyyyy şeklinde ses çıkarıyordu.. o aletin ismi nedir ?
0
karacoğlan der ki
(19.01.09)
ermanen
(19.01.09)
heh evet bu.teşekkürler.
0
🌸karacoğlan der ki
(20.01.09)
(7)

yeni yapılmış binanın camlarına boyayla çarpı (x) atmak

szqnn
kalite kontrol mü oluyor bu ?
kalite kontrol mü oluyor bu ?
0
szqnn
(19.01.09)
atıyorum,
"burada cam var öküz herifler, çarpıp kırmayın" gibi bir şey olabilir özellikle işçiler için..
0
p shadow
(19.01.09)
kuşlar için de yapılır.
Çarpıp ölmesinler diye
0
ilkdefa
(19.01.09)
genelde kuşlar için yapılır çarpıp "camı kırmasınlar" diye..
0
pascha d
(19.01.09)
xox oynamak icin demisti biri burda, kimdi o?
0
ermanen
(19.01.09)
bazen ben telefon goruyorum o camlarda. onlar da cami takan firmanin telefonu oluyor. hani "biz taktik bu camlari gencler, nasi olmus, sizin binaniza da takabiliriz yani, yapariz bunu" demek icin.

bu da gereksiz bi ek bilgi olsun.
0
osuruklu
(19.01.09)
o zaten boya değil. kireç gibi, yıkanınca çabuk çıkan bişey.
0
hevipeyra
(19.01.09)
boya değil bant onlar diye biliyorum. camlar üreticiden öyle geliyor sanırım.
0
point me at the sky
(19.01.09)
(15)

huzur veren şarkılar

tabudeviren
şöyle gece yatarken dinleyebileceğim, huzur veren şarkılar arıyorum.alıp başka diyarlara götüren..bunlar nasıl olabilir? mesela: loreena mckennitt'ten bonny portmore veya full circle, fahir atakoğlu - denizler'e gibi.evet, söz sizde...
şöyle gece yatarken dinleyebileceğim, huzur veren şarkılar arıyorum.
alıp başka diyarlara götüren..

bunlar nasıl olabilir? mesela: loreena mckennitt'ten bonny portmore veya full circle, fahir atakoğlu - denizler'e gibi.

evet, söz sizde...
0
tabudeviren
(18.01.09)
rectoa
(18.01.09)
devotchka - la llorona ve let's go
0
madrigal
(18.01.09)
yansımalar - bab-ı esrar
0
si murg
(18.01.09)
yavlum mithat
(18.01.09)
o tarza benzeyen benim bildiğim enya var. ayrıca çoğu uzakdoğu filminde vardır Wo hu cang long gibi (crouching tiger hidden dragon) yakın zamanda çekilmiş uzak doğu filmlerinde de çok oluyor bu tarz parçalar. film müziklerini inceleyebilirsin.


klasik müzik, enstrümental (ney, klarnet, kanun taksimleri gibi) da olabilir.

Göksel Baktagir - Doğu Rüzgarı
Cahit Berkay - Dila Hatun
Israel Kamakawiwo'ole- Somewhere Over The Rainbow
Yeni Türkü - Başka Türlü Bir Şey, Yağmurun Elleri

şuralara da bak istersen;
www.lastfm.com.tr
answers.yahoo.com

ayrıca google dan "relaxing song(s)" yazarak arama yapabilirsin.
0
lejant
(18.01.09)
William Ackerman'in her şarkısı. kesinlikle pişman olmazsın.
0
deckard
(18.01.09)
cengiz onural'ın bir nefes hayat isimli albümünü ve incesaz'ın muhtelif albümlerini tavsiye edebilirim.
0
weeping guitar
(18.01.09)
belki tarz olarak biraz farklı olabilir ama yıldız ibrahimova sesi ve şarkıları da aynı hissi verebilir.
0
machine head
(18.01.09)
vampyria
(18.01.09)
size grup olarak beirut'u tavsiye ediyorum. elephant gun ve nantes parçaları hatta... artarda dinleyin huzra erin.

kings of convenience da bir başka güzide grubuuzdur bu konuda.

riverside dinlenebilir.

ha bir de blackmore's night, hele ki loreena mckennit dinliyorsanız hoşunuza gidebilir, blackmore babanın ingiliz folk müziğine kattığı güzellik enfes.

bir de manddy white var son olarak isim verebileceğim, biraz daha blues tarzı new age tarzı. ancak myspace'den indirebilirsiniz, kimse bilmez ares'te falan çıkmaz.

böyle kocaman liste çıktı isterseniz mesaj atın ben size atarım parçaları. yeterince geiş bir yelpaze olmuştur sanırım.
0
alchoburn
(18.01.09)
Balmorhea.
0
dream endless
(19.01.09)
www.freesoothingmusic.com bu siteye gir. birbirinden rahatlatıcı ve huzur veren şarkılar çalıyor. dediğin gibi alıp başka diyarlara götürüyor insanı.
0
steking
(27.01.09)
gececilere yeni bir kapı aralaması açısından eski bir duyuruyu canlandırma girişimi...

Nest-Claw and Fang

www.youtube.com
0
candanag
(12.12.13)
ben www.hqtunes.com sitemde bilinen en iyi parçaları listeliyorum, yakında daha fazla olucak, sitemde müziklerin kısa parçaları var, yakında sadece metin olarak devam edicem,

bu sitemdeki müzikleri youtube'dan dinlemenizi tavsiye ederim,
iyi ziyaretler.
0
hindistanceviziadasi
(09.11.14)
(6)

Şarkının Oktavını Değiştirmek

Ersan
dinlediğim bir şarkıyı, yarım ses yukarıya yada aşağıya kaydırabileceğim bir program var mıdır bildiğiniz?
dinlediğim bir şarkıyı, yarım ses yukarıya yada aşağıya kaydırabileceğim bir program var mıdır bildiğiniz?
0
Ersan
(18.01.09)
winamp kullanmakta iseniz "slow me down" isimli plugin ile şarkı üzerinde hem pitching (oktav değiştirme) hem de stretching (yavaşlatıp hızlandırma) yapabilirsiniz.
www.winamp.com
0
weeping guitar
(18.01.09)
sound forge

dedigini denemedim ama
0
ermanen
(18.01.09)
bu arada oktav değiştirmek istiyorsan pitch'i yarım yarım 12 ses aşağı/yukarı kaydırman gerekiyor oktavın değişmesi için.
0
sbsguss
(18.01.09)
arayacağın kelime "pitch shift"
0
alperz
(18.01.09)
(bkz: melodyne) bunu yapar sanırım...
0
crown
(18.01.09)
winamp icin pacemaker isimli plugin de yapmakta bu isleri. tempo, speed ve pitch degerlerini kontrol edebiliyorsunuz.
0
npyx
(18.01.09)
(10)

duyurulardaki resimler.

machine head
saygıdeğer duyuru ahalisi;bu duyurularda,sorularda kısacası ekşi duyuru mesajlarında ekteki resimleri göremiyorum ben.internet explorer yerine mozilla kullanırsam sorunun geçebileceğini söyledi bir arkadaş.bilgisayarda operadır mozilladır yüklü olmasına rağmen eski kafalı olduğumdan kelli i.e den va
saygıdeğer duyuru ahalisi;bu duyurularda,sorularda kısacası ekşi duyuru mesajlarında ekteki resimleri göremiyorum ben.internet explorer yerine mozilla kullanırsam sorunun geçebileceğini söyledi bir arkadaş.bilgisayarda operadır mozilladır yüklü olmasına rağmen eski kafalı olduğumdan kelli i.e den vazgeçemiyorum.bunun bir çözümü var mıdır yoksa "yok arkadaş mozilla kullan" mı diyeceksiniz???
0
machine head
(18.01.09)
mozilla o.
internet explorer ayarlarınızda problem vardır muhtemelen. vazgeçmek istemiyorsanız ayarları sıfırlayıp deneyebilirsiniz tekrar.
0
sanal uyku
(18.01.09)
cookileri silip, ctrl+f5 denedin mi?

ie'den vazgec artik bence de, mozilla firefox daha guvenli ve daha hizli
0
ermanen
(18.01.09)
@sanal uyku;düzeltildi.ne gibi bir sorun olduğunu bilsem hemen halledeceğim.2 ayrı bilgisayarda denedim maalef ikisinde de aynı şekilde.
@ermanen;denendi işe yaramadı.ie görünüm açısından daha basit geliyor bir de alışkanlık olunca...
0
🌸machine head
(18.01.09)
benim de duyurulardaki resimlerle ilgili baska bir sorum var. müsadenizle burda dile getirmek istiyorum.
duyuruda birden fazla resim varsa, tikladigim ikinci resim acilmiyor, onun yerine yine ilk resim aciliyor. neden?
0
shi aila
(18.01.09)
@shi aila:
biraz bekleyince ikinci resme geçiyor.

@machine head:
sıfırladınız mı?
0
sanal uyku
(18.01.09)
@sanal uyku;evet sıfırladım ve şu an tekrar baktım hiç bir ilerleme mevcut değil.
0
🌸machine head
(18.01.09)
resimlerin şu ufak halleri de mi görünmüyor, yoksa onlara tıklayınca resim mi açılmıyor?
bir de sorudan anlayamadım tam, firefox'ta açılıyor mu yoksa onda da mı açılmıyor?
0
sanal uyku
(18.01.09)
daha açık anlatayım o zaman firefox ya da opera da resme tıklayınca tam ekran olarak gözüküyor bende.sanırım olması gereken de bu.ama internet explorerde resim kenarda küçük olarak duruyor ama üstüne tıkladığımda sadece sayfa yenilenir gibi ekranın sağındaki reklâm kayboluyor fakat o kadar.büyük boyutta göremiyorum.
0
🌸machine head
(18.01.09)
IE6'da sanirim resim sitenin en altinda cikiyor.
0
compumaster
(18.01.09)
@compumaster pfff bu kadar mı dikkatsiz olur bir insan.çok çok teşekkürler.sanırım bu cevabı almazsam mozilla'ya geçmek zorunda kalacaktım artık..
0
🌸machine head
(18.01.09)
(22)

Tek hikayeyi birçok kişinin gözünden anlatan film

merope
Böyle tek bi olayı, o olayda bi şekilde yer alan insanların gözünden tek tek ve sırayla anlatan filmleri imdb de hangi keyword ile arayabilirim?tabi böyle bir film biliyosanız cevapla ya basıp yazarsanız o da makbule geçer!tenks.
Böyle tek bi olayı, o olayda bi şekilde yer alan insanların gözünden tek tek ve sırayla anlatan filmleri imdb de hangi keyword ile arayabilirim?
tabi böyle bir film biliyosanız cevapla ya basıp yazarsanız o da makbule geçer!
tenks.
0
merope
(18.01.09)
vantage point

edit:

keyword: multiple perspectives
www.imdb.com
0
ermanen
(18.01.09)
jackie brown demeye gerek var mı bilemedim...
0
uyuzcan
(18.01.09)
keyword veremiycem ama Guy Ritchie nin tarzı bu şekildedir.filmlerinin tamamını bulup izleyebilirsiniz.güzeldir.
gerçi zaten 8-10 tane filmi var
0
genc irisi
(18.01.09)
run lola run!
0
zkurmus
(18.01.09)
kane, citizen kane
0
radikalherif
(18.01.09)
(bkz: babel)
0
canseven
(18.01.09)
ermanen'in verdiği linkten baktım da, imdb bile zırvalamış yahu. lola rennt (run lola run) farklı karakterlerin gözünden aynı olayı veren bi film değil, nüansların bütünü nasıl etkileyebileceğini göstermeye çalışan bi film.
0
uyuzcan
(18.01.09)
uyuzcan evet bazen sacmaliyor, ama cogunu da veriyor.
0
ermanen
(18.01.09)
babel i görünce aklıma geldi Alejandro González Iñárritu ve Guillermo Arriaga filmleri de bu tarzda olur genelde
0
genc irisi
(18.01.09)
aaa, evet yaw, amores perros mesela, süperdir...

düdüt: gerçi bu da anlık bi olayın farklı karakterler üzerindeki etkisini anlatan bi film. ama yine de lola rennt'ten daha yakın bişi sorulana...
0
uyuzcan
(18.01.09)
rashomon.
letters from iwo jima/flags of our fathers (tek savaş, iki ayrı taraf, iki film).
0
cgcore
(18.01.09)
(bkz: elephant) var bir de.
0
crystalsoul
(18.01.09)
dizi olarak bakarsak lost'ta bol bol var.
0
forumtrak
(18.01.09)
imparatorolmayikolaymisandin
(18.01.09)
iustitia omnibus
(18.01.09)
9 diye bir türk filmi vardır böyle.
0
beccaria
(18.01.09)
jackie brown, 11.14, guy ritchie filmleri..
smokin aces da olabilir sanki?
0
vital
(18.01.09)
(git: #30979) link vermeyi beceremedim galiba ama, bakış açılı filmler diye araırsanız,ben de sormuştum.
bi de kesinlikle acaip bi film izleyin mutlaka: "he loves me, he loves me not" ne desem spoylır olur,fransız filmi ,audrey tautou oynuyo
0
kanuniye
(18.01.09)
yamulmuyorsam hero boyleyd, en azından belirli kısımları.
0
amarat
(18.01.09)
(bkz: 21 grams) (bkz: deja vu) (bkz: Lock, Stock and Two Smoking Barrels) (bkz: snatch) (bkz: Syriana) (bkz: traffic)
0
hollowlife
(19.01.09)
wody alan
matilda matilda
0
marul kivircik roka ve bilimum yesillik
(19.01.09)
l'appartement

www.imdb.com

Bu filmin bir de amerikan versiyonunu yapmışlardı wicker park diye. Ama fransız olduğuna bakma çok güzel bir film, monica belluci oynuyor.
0
chaud
(19.01.09)
(8)

karda kayan arabada direksiyonu ne yöne çevirmek gerekir?

zkurmus
soru budur.ben ehliyetimi alırken, "steer into the skid" yani kaydığın yöne çevir diye öğretmişlerdi. bu akşam birisi "hayır ters yöne çevirmen lazım" dedi de... internetten baktığım kadarıyla, değişik kayma biçimlerinde (kikirdemeyin ülen) bile hep arabanın kaydığı yöne çevrilir yaızyor. karda da a
soru budur.

ben ehliyetimi alırken, "steer into the skid" yani kaydığın yöne çevir diye öğretmişlerdi. bu akşam birisi "hayır ters yöne çevirmen lazım" dedi de... internetten baktığım kadarıyla, değişik kayma biçimlerinde (kikirdemeyin ülen) bile hep arabanın kaydığı yöne çevrilir yaızyor. karda da aynı mı mesela?
0
zkurmus
(18.01.09)
arabayı ne konumda tutmak istediğine bağlı olsa gerek...
Misal araba yan sağa doğru kayarken arabanın kendi etrafında dönmesini engellemek adına direksiyonu sağa kırmak gerekir. Ama amaç fırıl fırıl dönmek ise sola çevirilir...
Niyet önemli;)

Hiç olmadı test drive, nfs, burnout, flatout, colin mcrae rally hatta drift city gibi bir oyunla deneme yapılabilir...
0
late viper
(18.01.09)
kaymaya basladigin anda debriyaja basarsan kurtulma sansi yuksek, ama bunu o anda dusunemediysen, direksiyonu kaydigin yone cevirip arabayi yavas yavas, kontrollu bir sekilde ivmelendireceksin.
0
ermanen
(18.01.09)
otomatik vitesli araba suruyorsan, kaydiginda vitesi bosa almalisin.
0
ermanen
(18.01.09)
otomatik arabalar durmadan bosa gecebiliyor mu?
0
osuruklu
(18.01.09)
(bkz: kontra)
0
kimlanbu
(18.01.09)
osuruklu; gecer. Hatta ben D'de giderken, yokusu almazsa 2'ye takiyorum. sakat bir sey ama isi bildikten sonra sorun olmuyor.
0
trimpot
(18.01.09)
Kayma denilen şey kabaca iki türlüdür. Birincisi kafadan kaymadır (understeer), bu durumda direksyonu gitmek istediğin yöne ne kadar çevirirsen çevir, pek birşey değişmez. Olurda gitmek istediğin yönün aksine çevirirsen fezaya gidersin, yapmayınız. Yapılacak şey hızı azaltıp understeer durumundan kurtulmak.

Diğer bir türlüsü ise arabanın kıçtan kayması (oversteer, kikirdememeye devam). Bu durumda direksyon kayma yönüne doğru kendi kendine bir dönme eğilimine girecektir, ona azıcık yardım edip gaz ile bir dengeye oturursanız dönmekten kurtulabilirsiniz. Önden çeker bir arabada vitesi boşa atmak, gazdan ayağı çekmek gibi bir harekette bulunmayınız, aksine biraz gaz vermek bile çoğu zaman oversteer den kurtulmaya yetebilir. Arkadan çekerde ise durumlar biraz daha karışık, gaza daha fazla basarsanız dönersiniz, ayağınızı çekerseniz de dönersiniz, güvenli sürüş eğitimlerinde öğretilen yumuşak bir hareketle ayağınızı gazdan hafif hafif çekmektir(gerçek hayatta binbir tane farklı parametre olduğundan heryerde geçerli olmasını beklemeyiniz)

Yol arabaları güvenlik amacıyla understeer'a daha yatkındır. Birşeye arabanın önüyle çarpmak, yanları ve arkasına oranla daha güvenlidir unutmayın.

Eğer bir bilgisayar oyunu ile arabanın tepkilerini öğrenmek isterseniz önerebileceğim tek adres : live for speed
0
skatheist
(18.01.09)
senin bahsettiğin durumda her türlü "into the skid".
0
burfak
(18.01.09)
(4)

doğrusu ne bunun?

uyuzcan
evet, az aşağıdaki soru nedeniyle aklıma takıldı. rembetiko mudur, rembetika mıdır, rebetiko mudur veya rebetika mıdır? ve neden?bu dört terimi de duydum ben...
evet, az aşağıdaki soru nedeniyle aklıma takıldı. rembetiko mudur, rembetika mıdır, rebetiko mudur veya rebetika mıdır? ve neden?
bu dört terimi de duydum ben...
0
uyuzcan
(18.01.09)
orjinali ρεμπέτικο = rebetiko, ama rembetiko da dogru. a ile bitenler cogulu.
0
ermanen
(18.01.09)
e hepsi doğru yani? o da güzel.
aradaki mü harfi rembetiko'yu doğru kılıyo sanki?

büdüt: hatta bu yazıma göre rempetiko demek lazımmış gibi...
0
🌸uyuzcan
(18.01.09)
su durumdan dolayi:
sozluk.sourtimes.org
0
ermanen
(18.01.09)
hmm, oldu o halde...
lakin bu müziğin yapıldığı zamanlarda elenika'da nasıl geçtiğine bakmak lazım demek ki.
ya da evet, herkes ne isterse desin bundan sonra (:
0
🌸uyuzcan
(18.01.09)
(14)

mesleği doktorluk olan süper kahramanlar

weeping guitar
kimler vardı böyle, bildiklerim dr. octopus, dr. strange, dr. doom (bu gerçekte doktor değildi galiba ama), sonra henry mccoy (beast) bir de batman filmlerinden birinde arnold'un canlandırdığı karakter doktordu sanırım.
kimler vardı böyle, bildiklerim dr. octopus, dr. strange, dr. doom (bu gerçekte doktor değildi galiba ama), sonra henry mccoy (beast) bir de batman filmlerinden birinde arnold'un canlandırdığı karakter doktordu sanırım.
0
weeping guitar
(18.01.09)
örümcek adam
0
at sikine konan kelebek
(18.01.09)
ara ara kertenkeleye dönüşen tek kollu bi eleman varıdı örümcek adam'da. adını bilemedim şimdi.
0
zgrydn
(18.01.09)
Doctor Mid-Nite
0
ermanen
(18.01.09)
Dr. Manhattan
Hulk da bilim adamı ama doktorasını yapmış mı bilemiycem.
0
neronas
(18.01.09)
@weeping guitar
batman'deki mr. freeze.. gerçek kimliği dr. victor fries idi..

@at sikine konan kelebek
peter parker bi doktor değil, fotoğrafçıydı.. bilimle ilgileniyordu tabii, ama doktor değildi (:

@zgrydn
evet, the lizard.. dr. curt connors.. kertenkelelerin kuyruklarını bırakıp kaçtıktan sonra tekrar kuyruk çıkarmalarını baz alarak noksan kolunu geri getirmeye çalışırken the lizard'a dönüşmüş idi..
0
thefalloftekin
(18.01.09)
prison break'te Dr. Sarah Tancredi karakteri var, bir nevi super o da...
0
ermanen
(18.01.09)
Dr Mabuse karakteri var bir de, kilik degistirme ve telepatik hipnoz yetenegi var.
0
ermanen
(18.01.09)
Thor da doktor sanirim.
0
ermanen
(18.01.09)
ermanen
(18.01.09)
tıp doktoru değildi ama doktordu.. tıp doktoru dememiş ki soruda.. hoca bana taktı kesin abicim.. ondan herkese tick koydu bana koymadı =)
0
at sikine konan kelebek
(18.01.09)
süper kahraman sayılır mı bilmem ama ninja kaplumabağalarda sineğe dönüşen doktor vardı. baxter mı dexter mı ne:))
0
susannah
(18.01.09)
professor x
önce bir doktora yapmıştır herhal;)

bir de doktor erol bey var...
0
late viper
(18.01.09)
fantastik dörtlüdeki elastik adam da doktordu
0
passion rules the game
(18.01.09)
kara murat var, malkoçoğlu var. adam bildiğin doktor lan:)
0
hollowlife
(19.01.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.