Giriş
(7)

Laptop yavaşlığı Lenovo E580

coner
Bu özellikte laptop neden yavaş olur aldığımdan beri yavaş gerçi , sadece internete girdiğim için önemsenmiyordum,Hızlandırmak için ne yapabilirim?Cihaz adiDESKTOP-M3BGUJKIslemciIntel(R) Core(TM) i5-8250U CPU @ 1.60GHz 1.80GHzTakili RAM12.0 GB (kullanilabilir: 11,9 GB)Sistem türü64 bit isletim siste
Bu özellikte laptop neden yavaş olur aldığımdan beri yavaş gerçi , sadece internete girdiğim için önemsenmiyordum,

Hızlandırmak için ne yapabilirim?

Cihaz adi
DESKTOP-M3BGUJK
Islemci
Intel(R) Core(TM) i5-8250U CPU @ 1.60GHz 1.80
GHz
Takili RAM
12.0 GB (kullanilabilir: 11,9 GB)


Sistem türü
64 bit isletim sistemi, x64 taban

islemci
Kalem ve dokunma
Bu görüntü biriminde kalem girdisi veya
dokunarak giris yok
Kopyala

Windows özellikleri

Edisyon
Windows 10 Pro
Sürüm 22H2

IS derlemesi
19045.4046
Deneyim
0
coner
(18.07.24)
Sabit diskiniz HDD ise SSD ile değiştirebilirsiniz. Muhtemelen sabit diskten kaynaklı bir yavaşlık var.
0
gelecegin yildizi
(18.07.24)
Bilgisayar kaç yıllık?
0
komando kani var bende
(18.07.24)
disk ssd değil ise ssd ile değiştirin, Ram 12 olduğuna göre 8+4 takılı, 4'ü çıkartıp 8 taktırın. fan temizleme + macun yenileme, taze windows 10 kurulumu en az 5 sene daha götürür.
0
delidir yakalayin
(18.07.24)
Ortalama 4-5 yıllık ama aldığımda da böyleydi, sadece internet için kullanıyorum
0
🌸coner
(18.07.24)
Hdd'nin rpm'sini ölç hocam. Büyük ihtimal düşüktür. Ne yapsanda hızlanmaz. ssd takacaksınız.
0
komando kani var bende
(18.07.24)
SSD+1 10 yıllık lenovo var bende. HDD ölmüş, SSD taktılar yeni halinden daha hızlı oldu.
0
gnosis
(18.07.24)
Windows 10 LTSC 2019 yükleyin.
Ve donanım olarak SSD ekleyin.
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
(5)

Google neden iyi bir arama motoru değil

dunyatuhaf
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .Bana göst
Ben teknolojiden çok anlamıyorum ama neden Google hala saçma sapan sonuçları ilk sıralarda çıkarıyor,
Para kazanıyordur reklam alıyordur, fakat bu kadar alakasız sonuçların Çıkması çok saçma değil mi .
Clickbet sitelerden geçilmiyor, (sanırım öyle deniyordu )
Ben ürün arıyorum atıyorum kitap .
Bana gösterdiği sonuçlarda bulamadığım kitabı belki dolap uygulamasının içine girince bulabiliyorum .
Görsel arama hala çok kötü , tersinden aramadan bahsediyorum .
Yapay zeka bu kadar gelişmişlikten farklı arama motorları Çıkmazı mı ?
Google ın yerini alamaz mı ?
Alsa sa benim için farketmez ama neden ben ,
Ebay a dolap a sahibindene ayrı ayrı bakıyorum .
Sizin daha iyi arama motorlarınız var mı ?

Yok mu hepsini benim için arayacak bir sistem ?
0
dunyatuhaf
(18.07.24)
2000 - 2008 arasını bilirim internetten yaptığım aramalarda. O zamanlar sonuçlarda daha özgün, kişisel siteler ilk sayfalarda denk gelirdi. Şimdi seo vs derken parayı bastıran öne çıkıyor.
Başka arama sitelerinden aradığım şey uzakdoğudaki bir forum sitesinde bile çıkıyordu. google sonuçlarında ise çıkmıyordu.

Benim anladığım google algoritması gereği aslında aradıklarımızı göstermiyor.
Kendi filtrelediklerini gösteriyor. Ve gittikçe alanında tekel halini alıyor.
Dünya dili ingilizce olarak söylenir ve ABD nin adı çok her alanda çok duyulurken arama sonuçlarında abd den daha fazla sonuçların öne çıkması lazım ama çıkmıyor nedense.

Kısacası eskiye oranla sonuç gösyeriminde çok farklar var ve google ile sınırlı kalmamak lazım diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(18.07.24)
woke culture'la hiçbir bağlantısı yok, hatta bu ikisi birbirine ters zaten. reklamcılık sektörünün güncel durumuyla ilgili. gördüğünüz reklamlar gerçek ürünleri bile göstermiyor artık. insanların ilgisini çekecek bir şeyler koyuluyor, gerçekteki içerik tamamen farklı. SEO sistemi de sırf gerekli kriterleri taşıdıklarından ötürü aramalarda alakasız siteleri ön plana çıkarıyor. Aynı şey gazeteler için de geçerli. Arama motorlarının çalışma mantığına uygun hazırladıkları hiçbir bilgi vermeyen "lorem ipsum'dan" hallice doldurma yazılarla ön sıralarda çıkıyorlar. Gazetelerin websiteleri gerçek manada çöp.

Ayrıca şu sıralar alışveriş siteleri de arama sonuçlarında doğrudan aradığınız ürünü göstermiyor. Satılması daha düşük ihtimal olan kenarda köşede kalmış ürünlerle karışık olarak karşınıza çıkarıyorlar.

Bunlara ek olarak google'ın spam filtresi de düzgün çalışmıyor. Kendi yarattığı karmaşada boğulmak üzere. Birkaç ay önce arama sonuçlarında gerçek websitelerinden daha çok spam siteleri gösteriyordu.

İnsanlara gına gelip yaygın şekilde dalga konusu olana kadar değişebilecek bir şey değil bu ne yazık ki. Google gözden düşme tehlikesi olduğunu düşünmüyor şu anda.

Ama bunun bir çözümü var. Atıyorum Amazon'da aradığınız şeyi bulamıyorsunuz, google'da da bulamıyorsunuz. Ancak aradığınız şeyi google'da ararken sonuna amazon ibaresi eklerseniz doğrudan o ürünü getiriyor.

Ya da reddit'te bir şey arayacaksınız; google'ı açıp [aradığınız şey] reddit yazarsanız reddit'ten o şeyi önünüze getirir.

bunun dışında akakçe, ucuzu vb. siteleri kullanabilirsiniz.
0
akhenaten
(18.07.24)
duyurunu okuyunca fark ettim ne kadar boktan bir arama motoru olduğunu. gerçi artık sadece yer imlerine kaydettiğim yerelre takılıyorum o ayrı. ama yine de search e mecbur kalınca, son dönemde bir kere bile mutlu olmadım.

herhalde yandex search e geçmeli
0
kel aynak kusu
(18.07.24)
Google gene kötünün iyisi.
Hanımın mesleği sebebiyle ben de biraz içli dışlıyım, vallaha yandex zaten çöp. Spam denmis daha ilk sayfadan tıkladığınız linklerde spam başlıyor. Yandex çok "free" diye seviliyor, yani bunu insan 60 yaşında birine Verse yarin telefon spam uygulama dolar.
Keza bing. Son hali ile kendimi bicaklayacagim yani arayüz olarak da çok kötü.

Google'i akhenaten çok iyi ozetlemis. Buna ek olarak en son yapılan core update'ler ile ne kadar iyice bozsa da belli şeyler yapmaya calisiyorlar, özellikle ai articlelara karşı.
0
logisticsmanager
(18.07.24)
Google a eklenti yuklerseniz ad yazan reklamlari blokluyor.

Birde site blocker tarzi bisi var
Mesela surekli e kitap aratiyorsunuz yalanci siteler geliyor yaninda isarete basip bloga aliyorsunuz
Bidaha cikmiyorlar
0
Zetnikov
(18.07.24)
(10)

boşandım diye yalan söylemek

0zlem
bunu öğrenebilirler mi?Ne zaman evleneceksin gibi sorulara maruz kalmamak için bazen boşandım diyorum, konu kapanıyor ama yalan söylediğimi anlarlar mı?
bunu öğrenebilirler mi?

Ne zaman evleneceksin gibi sorulara maruz kalmamak için bazen boşandım diyorum, konu kapanıyor ama yalan söylediğimi anlarlar mı?
0
0zlem
(16.07.24)
Boşanmış biri evlenemiyor mu ki bi daha?
Vukuatlı nüfus kayıt örneğini görmedikleri sürece bilemezler.
0
Bruce
(16.07.24)
Ağzından kaçıracağın bir cümleye bakar.
0
diyecevaplandı
(16.07.24)
Bir zamanlar Ali ve Ayşe isminde iki çocuğum olduğunu ve boşanmış olduğumu söylemiştim. Şaka yollu başlamıştı olay. İlgi alaka tam tersine arttı, geri dönüşü problem haline geldi. Şirketteki İK bordro yanlış, çocuk farkı da olmalıydı deyince itiraf etmiştim.

Üfürmüyorum. Hiç tavsiye etmem. Doğruların er geç ortaya çıkacağı bir gün vardır.
0
alfired
(16.07.24)
asılan daha çok olur.
0
abelardo
(16.07.24)
konu şuraya gidebilir:
www.instagram.com

başka yol deneyin :)
örneğin, görüştüğüm biri var vs..
0
tabudeviren
(16.07.24)
Ortamlarda boşandım derseniz size salça olanı çok olur. Daha çok rahatsız edilirsiniz. Bilginize
0
limonlu eksi
(16.07.24)
Ne gereği var yalan söylemenin, ilk sorulduğu anda dişini gösterirsin olur biter.
0
muhayyer divan
(16.07.24)
Takmayın milleti bu kadar ya. Sana evlilik soranlara multi-milyarder akraban varsa çağır de. İkrah geldi insanlardan.
0
numlock
(16.07.24)
Bu milletin dul sevdası filmlere şarkılara konu olmuşken bence de daha çok asılan olur.

Malum şahıs öldüğü gün de bilenler gülsün, bilmeyenler kimden bahsediyor diye düşünsün dursun asfsdgh
0
chicha_v2
(17.07.24)
Biri var görüştüğüm ama memlekette. Diyin.
0
halk
(17.07.24)
(4)

cam sisede donmus maden suyu

in vino veritas
cozuldukten sonra normal kapak acacagiyla acsak patlar mi yoksa donukken acip erimeye mi birakmali?
cozuldukten sonra normal kapak acacagiyla acsak patlar mi yoksa donukken acip erimeye mi birakmali?
0
in vino veritas
(16.07.24)
Patlar foşur foşur olur.
0
Bir ben var benden şurada
(16.07.24)
Birden açma. Yavaş yavaş dene.
0
diyecevaplandı
(16.07.24)
İçindeki buzun çözülmesini bekle, öyle aç. Ama kötü haber, gazı kaçmış iğrenç bir suya dönüşüyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.07.24)
evet maalesef oyle oldu attim mecbur :/
0
🌸in vino veritas
(17.07.24)
(12)

Mesai arkadaşım ile araç sorunu part 3 ( sorun bitti)

Fritz-X
https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1584124/mesai-arkadasi-ile-arac-sorunum-2Bu arkadaş sıfır araç aldı bayramdan önce, ben izne çıkana kadar yaklaşık 1 hafta benim araç ile gitti geldi. iş yerinde aracını soranlara ses etmedi.Ben izne ayrıldım ama kafamda kesin bitirmiştim 0 km aldıgı aracı çık
www.eksiduyuru.com

Bu arkadaş sıfır araç aldı bayramdan önce, ben izne çıkana kadar yaklaşık 1 hafta benim araç ile gitti geldi. iş yerinde aracını soranlara ses etmedi.

Ben izne ayrıldım ama kafamda kesin bitirmiştim 0 km aldıgı aracı çıkarmaması son damla olmuştu.

izin dönüşü normal sabah haber vermeden işe gittim. iş yerinde beni görünce şasırdı, iznimin daha geç bitecegini düsüyormuş. Tabi bozulur gibi oldu. Otobus+metro ile gelmiş sabah.

Akşamda benden sinyal bekledi sesimi çıkarmadım, davet etmedim nasıl gitti bilmiyorum. O günden beri mesafeli bana :)

8 aydır ücretsiz taşıdıgım adam benle mesafe koydu ve daha ilginci arabasıni getirmiyor otobus+metro ve kendi binasında ki adamlarla gidiyor akşam da bir yolunu buluyor... beyefendi aracı km yapmasın yada benzin masrafi çikmasın diye cikarmiyor.

Bana mesafe koyması o kadar mutlu oldum ki anlatamam. 8 aydır taşıdık hak hukuk diye birşey var teşekkur etmesi lazımken izin dönüşü arabama davet etmedim diye tavır aldı.

Is yerindekiler soruyor neden ayri gidiyorsunuz bende keyifle 1.5 milyonluk aracı var binsin napıyım diyorum.

Halbuki ya fritz-X gel dönüşümlü çıkalım 2 hafta senin araç çıksin 2 haftada benim araç dese kabul ederdim ama beyefendi 8 ay bedava gitti geldi. Hadi eski aracı 200 bin km geçti degeri düsüyor dedik 0 araç aldı yine aynısı

Eskiden beraber gittigi kişilerle donusumlu gidip gelirken bana böyle teklif etmedi.

Her neyse vicdanen o kadar rahatım ki...
Bu zamana kadar kimsenin bana hakkı geçmesin kalbini kırmıyım üzülmesin diye gayret gösterdim ve gostermeye devam edicem


Tek bozuldugum konu 8 ay sabah aksam gidip geldigim insanın bu sekilde tavır yapması ki umrunda degil.

Sizlerle paylaşmak istedim... fazla iyi niyet pisman ediyor bazen.
0
Fritz-X
(16.07.24)
Gereğinden fazla iyi niyet, kendine ihanettir hocam. Bu pasif agresif moddan çıkıp çok önceden bu mesafeyi sen koymalıydın. 40 yıl sırtında taşı, bir teşekkür bile etmezler. Bi gün taşıma en kötü sen olursun. İnsanlar böyle maalesef. Emin ol o 8 ayı kendine kâr sanıyordur o. Uzak dur böyle insanlardan.
0
yosta
(16.07.24)
Ben bu yazınızı okuyunca daha önceki konuları da biliyorum ve maalesef adama hak verdim. Düşüncelerini açık şekilde dile getirmeyen insanlar gerçekten yoruyor. Yahu kardeşim ben şöyle böyle düşünüyorum, demek çok mu zor. Alınacaksa gucenecekse böyle olsun. Sessiz sessiz iş yapar gibi olması hoş değil. Madem adamı onca ay taşıdın şimdi niye taşımıyorsun? Sebebini söylesene adama.
0
dedeminhirkasi
(16.07.24)
Devamını merak ettiğim duyurulardandı bu. Geçen gün ilgili soruya da bunu yazmıştım.

Her iki duyurunuzda da burada epey bir insan olarak size iş arkadaşınızla açık açık konuşmanız gerektiğini söylemiştik.

Vicdanınız elbette rahat olsun ama bu tarz konularda pasif agresif tepkiler vermektense iletişimde kalıp derdinizi anlatmak ve sorunu konuşarak çözmek daha uygun olur diye düşünüyorum. Yine de karar sizin tabii.
0
pispinti
(16.07.24)
Ne desem bilemedim ama şunu söylemeden olmaz.
Onun tekrar senin yanına işe gidip gelme konusında yeni bir teklifle gelmesinden ve senin de bu teklifi kabul etmenden çekiniyorum doğrusu.
Sorun kadar uzun sürmemeliydi.

Huysuz bir kiracının ev sahibine dert çektirmesini anlarım da böyle duyarsız birinin şöforlüğünü aylarca yapmak tam bir bela.
Ya hangi insan bu yaptıklarının karşılığında,
- bugün de yemeğini ben ısmarlayayım.. da demez?
avarelspor mudur nedir.

Artık bu zamandan sonra ilk düşünmen gereken, araca binecek başka bir aday varsa ki muhakkak biri çıkacaktır depoya ortak olmalı veya maaşın hemen ertesi günü aylık bir şekilde sana destek olmalı.
Başka yolu yok.
Yolda sorun yaşadığın bu kişiden de ona hiç bahsetme.

Salak gibi kargocuları peşinden koşturan, internetten aralıksız alış veriş yapan, gezmesinden, marka takıntısından geri kalmayan tiplerin "bu ay sıkıştım" sözlerini dinleme.
Alacağını al.

@dedeminhirkasi,
Hiç bir açıklama yapmak zorunda değil.Yolda aylarca kendisine destek olmayan kişi, yolda kaldığında yine o çok tasarruf etmekte kullandığı aklıyla cevabı zaten bulacaktır.
0
diyecevaplandı
(16.07.24)
@dedeminhırkası açıkcası onun sponsoru yada şöforü degilim. iyi niyetimi suistimal etti. 8 ay boyunca aracını satılıga çıkardı sattı satamadı müşteri çıktı vazgeçti süreç böyle geçti.

Şuan gelip benle dönüşümlü gidelim yada sadece sabahları senle geleyim diye teklif etse cevabım net şekilde hayır. Biraz fazla zaman verdim kendisine ama bu onu sürekli ozel söförü ve ücretsiz servis hizmeti sunacagım anlamına hiç gelmedi.
0
🌸Fritz-X
(17.07.24)
kiyakciligin sonu ayakciliktir, bunun saglamasini yasamissin.
gecmis olsun, salla gitsin.
0
cooperr
(17.07.24)
Kusura bakmayın ama sorun çözme yönteminiz yanlış oldu. Bir daha benzer bir olay olsa siz yine aynı şekilde içinizde biriktirip sonra pasif agresif davranırsınız. Sorun çözme yöntemi bu değil, yapmanız gereken gidip ilk rahatsızlık hissettiğinizde konuşmak. Sınırlarınızı doğru çizemediğiniz sürece "ben çok iyiyim onlar kötü" kafasından çıkamayacaksınız, kurban psikolojisine girmişsiniz ve olayları yanlış değerlendiriyorsunuz.
0
montreal
(17.07.24)
Abi seni bu hayatta çok üzerler be. lütfen bu kadar toleranslı olma hak etmeyene.
Ayrıca içinde bir yerde sanki hala rahat değilmişsin gibi geliyor ama ol yani hiç senlik bir şey yok. Herkes aynı amaç için yaşıyor, kimsenin çocuğu borcu vs seni ilgilendirmiyor. Tek eksiğin zamanında rahatsızlığını doğru şekilde ifade edememek olmuş. Bundan sonra öyle yapma.
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
@montreal eski duyurumda da bahsettigim gibi olaylar spontane gelişti, bir anda kendimi özel şöfor olarak buldum. Benden yaşca buyuk olması, ayni birimde calismamiz vs. Nispeten maaşınin dusuk olması.

En baştan aracını satıp yenileme durumu olmasaydı bu kadar beklemezdim. Kendide laf arasında aracımı satınca beraber gideriz gibi şeyler ima etti amma 0 araç alınca geri durdu.

Ben iyiyim onlar kötu demedim, kendisi bir karar verdi bende bir karar verdim. Evinin önünde sıfır araç varken hala birine yancilik yapiyorsa kendi karari.
0
🌸Fritz-X
(17.07.24)
Çok şükür o bir aksiyon almış da siz onu taşımaktan kurtulmuşsunuz. Yoksa siz bu adamı paşa paşa taşırdınız. “Dönüşümlü gidelim” demekten imtina ettiğiniz için aylarda adamı taşıdınız. Mutsuz olduğunuz halde “bu böyle olmaz” demediniz.
Şimdi de o sonunda iletişimi kesti de çok şükür sizin bir aksiyon almanız gerekmedi.

Kendi hayatını işte böyle başka insanların kararlarına bırakan insanlara bence müstahak.

Dedemin hırkası +15000
0
zimbirik
(17.07.24)
@zimbirik benim dönüşümlü gidelim yada benzin parası versin diye hic talebim olmadı. Madem benle geliyor kendi aracını çıkarsın diye icimden geçirmişligim vardı.

Ben zaten 8-9 ay boyunca aracimla gittim geldim benzin parası vs benim cebimden çıktı.

Ben istedim mi karsından bir efendilik anlayış bekledim ama olmadı. Yoksa tek basima yolculuk icin kafam daha rahat.
0
🌸Fritz-X
(17.07.24)
adamin iyi niyetinizi suistimal ettigini dusunmenizi anliyorum ancak burada insanlarin size anlatmak istedigi, 'zor konusmalardan' kacinarak yasamak ve sonra da 'vay bana bunu yapti' diyip bilenmek saglikli degil. sizin yaptiginiz bu olmus. karsi tarafa sinirlarinizi acikca anlatmadan, neden rahatsiz oldugunuzu soylemeden, sinirlariniza saygi duymasini, ya da tavrini degistirmesini beklemissiniz. kimse sizin aklinizi okuyamaz. insan iliskilerini ele almanin milyon tane yolu var, daha saglikli olani secebilecekken secmemissiniz. size anlatilmak istenen bu sanirim.
ha adamin yaptigi (benzine katki yapmamak vs.) kaba mi evet, hos bir davranis mi hayir, ancak sizin yaptiginiz da saglikli degil. adamin kabaligi, sizin yaptiginizi mesru kilmiyor olay bu. ikisi ayni anda ve birlikte var olabilecek durumlar.
0
kassiopeia
(17.07.24)
(7)

annemi kuaföre götürdüm yeniden gitsem mi?

baldan kaymak
ist trafiğinde 12 km uzaklıkta bir yere götürdüm.tam vardık, ocağın altı açık kaldı dedi.bıraktım. geri döndüm. geri almaya gitsem mi? 1-2 saatim trafikte geçebilir :D çok arada kaldımedit: ocağın altı kapalıymış, boşuna döndüm. tekrar gittim, onu da aldımgeldim. bu sıcakta gönlüm razı gelmedi. kad
ist trafiğinde 12 km uzaklıkta bir yere götürdüm.

tam vardık, ocağın altı açık kaldı dedi.

bıraktım. geri döndüm. geri almaya gitsem mi? 1-2 saatim trafikte geçebilir :D çok arada kaldım

edit: ocağın altı kapalıymış, boşuna döndüm. tekrar gittim, onu da aldımgeldim. bu sıcakta gönlüm razı gelmedi. kadın bir sürü dua etti, hakkını helal etti şimdiden. geçmiş için cenneti garantiledik. swh.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Annenin beden hareketi kısıtlı mı, sağlığı nasıl? Bir de acaba ihtiyacı var mı yanında olmana. Telefon edip sorsan ya.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Ocağın altı gerçekten açık kalmış mı?
0
etna
(15.07.24)
bugün resmi tatil, trafik yok pek
0
brkylmz
(15.07.24)
Git tabi ki sorman bile hata.

12 km yani çölleri aşman gerekmiyor :S
0
kaptan maydanoz
(15.07.24)
Tek başına geri gelemeyecekse gitmelisin .
0
diyecevaplandı
(15.07.24)
komşu filan yok muydu tanıdık? ben kendi komşularımı pek tanımam kimsenin numarası da yok ama yaşlılar genelde tanır milleti... benzer bir durum yaşanırsa söyleseniz bi komşu daire girişinden doğalgazı kesse mesela aceleyle o kadar yolu dönmeniz gerekmeden iş çözülür.

soruya cevap vermek zor ikiniz arasındaki genel ilişki durumuna bağlı bi olay sonuçta.
0
konetsu
(15.07.24)
12 km nedir hocam anneniz için, konusu bile yapılmaz...
0
sweetoffice
(15.07.24)
(10)

Türkiye neden fabrika açilmasina abanmiyor?

Zetnikov
Cok bilgili olsugumu iddaa etmiyorum bilmediklerimide siz ogretebilirsinizElbet açiliyordur ama hani boyle her bir koseye neden açilmiyor bi suru arazi var daglar var.Mesela diyelim ki doguya fabrika acsin bir suru hem issizlik kalkar hem herseyi uretiriz fiyatlar ucuzlar hemde herkes istanbula goc
Cok bilgili olsugumu iddaa etmiyorum bilmediklerimide siz ogretebilirsiniz

Elbet açiliyordur ama hani boyle her bir koseye neden açilmiyor bi suru arazi var daglar var.

Mesela diyelim ki doguya fabrika acsin bir suru hem issizlik kalkar hem herseyi uretiriz fiyatlar ucuzlar hemde herkes istanbula goc etmez

Cinlilere bakiyorum nufus kalabalik, adam paso fabrika basiyor. İphone dan nike a yemin ediyorum gecen gordum igneyi bile basmis kopyalamislar.

Ucuz iscilik diyeceksiniz fakat cok enteresan bisi var adam iphone u cinde urettiyor eee cinli nasil iphone yapilacagini ogreniyor bu sefer kopyaliyor ayni teknolojileri yada daha iyilerini uretiyor.

Sizce neden her derde derman olacak fabrikalari kurmuyoruz?
0
Zetnikov
(14.07.24)
Doğuda açılanama sonra yakılan fabrikaların haberlerini internetten bulabilirsin. Ayrıca doğudaki halk neden bi sike benzemeyen topraklarda yaşamak zorunda hissetin ki Akdeniz'de plaj mafyalığı yapmak varken.
0
Bir ben var benden şurada
(14.07.24)
Çünkü bir şey o kadar kolay olsaydi, herkes yapardi.

Her derde derman olacak fabrikanin paralarini kim veriyor? Devlet mi? Ozel bu ise neden girsin?
Bu fabrikalari kim insa edecek? Kaç yil surecek?
Bu arazileri kimden alacagiz?
Bu fabrikalarda çalışacak teknik adamlar var mi?
Hangi ürünler olacak ve hammadde tedarik zinciri nasıl olacak?
Lojistik kismi? Mallari nereden nasıl getirip nereden nasil yollayacagiz?
Cevre planlari, doğaya etkisi?
Müşteri kim?
Olası döviz hareketlerinden nasıl etkilenecek?
Fabrikalar devletin mi olacak? Devletin olacaksa çalışanlar devlet memuru mu olacak? Böyle olacaksa verimliligi nasıl saglayacagiz?

Ve en en en önemli soru;
Başkası üretirken ondan daha iyi ya da ondan daha ucuz ya da ondan daha hızlı yapabilecek miyiz?

Daha böyle sabahlara kadar soru çıkar.
Cin'de kurulmasinin sebebi iç pazar. Dünyanı en kalabalık ülkesinde birakalim da çok fabrika olsun.

Bak ben sana direkt kendi tedarik zincirimden örnek vereyim;
Fabrikalarimiz cin'de. 8 hafta lojistik var su an.
Arada Avrupa'da üretim muhabbeti oluyor ama asıl sorun üretmek değil; hammadde ve işçi.
Cin'deki fabrika kapiyi açıp bağırdığı zaman hemen hammadde bulacak kadar yakın tedarikçilere. Isci konusunda da aynı bu şekilde.

Bu ikisini çözmek de milyarlarca dolar yatırım demek.
Ülkede giyim sektörü bile misir'a falan kaçıyor. Sorun fabrika olup olmaması değil. Bu işlerin bu kadar basit olmamasi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Amerikasi vs ulkeleri genc calistiracak nufus ariyor

Turkiyede ise genc nufus on binlerce insan yurtdisina kacmaya calisiyor

Turkiye elinde tutamiyor genc iscileri

Anlayamiyorum yani
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Bir videodaki yorumda mahsülü
toplanan yerin hemen yakınında değilde yüzlerce km uzağa naklederek o mahsülü fabrikalarda işlemek veya satmaktan konusundan bahsediliyordu.

Geçmişe dönük bakıldığında bunun Esas sebebi olarak "bürokrasi de İngiliz etkisi"nin bir tezahürü diye ifade edilmişti.

Doğrusu üretici toplayan ve hemen yakındaki fabrikada işlemek satmak bölgenin gelir istihdam vs açısından büyümesi demek.
0
diyecevaplandı
(14.07.24)
Nihayetinde her şey dönüp dolaşıp ne fabrikası açıyorsak o şeyi diğer ülkelerden daha iyi ve ucuza yapıp dünyaya satabilir miyiz noktasına geliyor. Çoğunlukla da değiliz çünkü fabrika demek ham madde demek, tedarik zinciri demek. Zaten öyle çok karlı bir şey olsaydı özel sektör girerdi.
0
salihdt
(14.07.24)
Her ülkenin bir politikası var, teoride fabrikalar kurma imkanımız olsa da hem kurması üretimi ve ekonomik olarak dönüşü uzun vadeli fakat daha güvenilir ve sürekliliği var

Bizin ülkenin politikası ise dönüşü hızlı fakat tek seferlik, sürekliliği olmayan inşaat sektörü ve değer üretmeyen hizmet sektörü üzerine oldu

Sözün özü neden kurmuyoruz çünkü kurmamayı tercih ettik
0
grimavi
(14.07.24)
Ben buradaki arkadaşlara pek katılmıyorum fabrika kurulur zor bişey değil eskiden devlet planlama teşkilatı fabrikalar kurulmasını planlıyordu. sscb'ye demir-çelik fabrikalarını kurdurduk. Sümerbank, teletaş, şeker fabrikaları, tekel sigara fabrikaları, aselsan, havelsan, tai,roketsan, seka kağıt fabrikaları kuruldu. eskiden karma ekonomik sistem vardı. şimdi yok.

bence bilerek açılmıyor tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilmemek için. fabrika açacağına insanları yardımlarla kendine bağla.
0
komando kani var bende
(14.07.24)
Bence AB istemiyor diye. Biz batılılarla ticaret yapıyoruz ve her yıl cari açık veriyoruz. Bu durumu korumak istiyorlar.Avrupa pazar değil.

Pazar Asya, Ortadoğu ve Afrika.

Örneğin IMF fazla üretiyoruz diye şekere kota koydurdu. Tarla boş, fabrika kapalı, gençler köy kahvesinde oturuyor.

Bu esnada AB ve ABD Arabistan, BAE, mısır, Katar, Kuveyt, Cezayir, Fas, Lübnan'a milyarlarca dolarlık şeker satıyor.

Aynı şey sanayi mamülleri için de geçerli. Yani olayın siyasi boyutu da var. İran gibi gidip fabrika kurup Ortadoğu'ya traktör ,ilaç vb mamüller satarsan ambargoyu yersin
0
hebanon
(14.07.24)
Fabrikaları özel sektör açıyor. Devletin işlettiği pek fabrika kalmadı. Tüpraş bile 1-2 yıllık kar yiyatlarına satılmıştı.

Özel sektör için de Türkiye'de çok fazla risk var. Risk primi en yüksek ülkelerden birisi. Yatırım yapan birisi için riski kazanç oranı Türkiye'de fabrika açmaktan daha fazla çok seçeneği var.
0
isminivermekistemeyensuser
(14.07.24)
fabiraka issizlik azalsin, insanlar calissin diye acilmaz. yillardir tesviklerle, desteklerle bu sekilde fabrika aciliyor anadolunun cesitli yerlerinde, birkac yil zarar ediyor, daha sonra iflas edip kapaniyor.

fabrika acmak icin ilk kriter urettigin mali satin alacak birilerinin olmasidir. yoksa, urettigini satamayip elinde kalacaksa istedigin kadar uret, istedigin kadar insan calissin farketmez.

urettigin mali satabilmek icin de hammaden ucuz olacak, ucuza uretmenin yollarini bulacaksin, ve ucuza malini teslim edebileceksin. bunlari olusturacak sartlari bir araya getirmeyip sirf insanlar bos durmasin calissin diye fabrika acarsa bir sure sonra mal elinde kalir, fabrika zarar eder, calisan insanlari isten atarsin, sonra da fabrikayi kapatirsin. bu hikayeyi anadolunun bircok ilcesinde gorursun. secim yaklasirken tesviklerle, rica minnet acilan fabrikalar bir sonraki secime kadar coktan iflas etmis olur.
0
emrahday
(15.07.24)
(8)

Erkek berberine ne kadar ödüyorsunuz?

Cesario
Ya maaşa zam gelmeden bu hafta ne alsam zam geldiğini öğreniyorum.200e saç kesen mahalle berberi abi ufak bir zam yaptık 300 oldu dedi. Çok geldi bana %50 zam. İyi de kesemiyor çünkü.400-500 tl arası kaliteli yerler var diye düşünüyorum sadece kesim için.Siz ne kadar ödediniz en son?Beylikdüzünde be
Ya maaşa zam gelmeden bu hafta ne alsam zam geldiğini öğreniyorum.

200e saç kesen mahalle berberi abi ufak bir zam yaptık 300 oldu dedi. Çok geldi bana %50 zam. İyi de kesemiyor çünkü.

400-500 tl arası kaliteli yerler var diye düşünüyorum sadece kesim için.

Siz ne kadar ödediniz en son?

Beylikdüzünde berber öneriniz var mı? Bu soruyu başka bir duyuruda da açabilirim tatmin edici cevap gelmezse.
0
Cesario
(13.07.24)
Saç sakal yıkama 300. Yer: 4. Levent
0
prole
(13.07.24)
Şişli 300
0
Bruce
(13.07.24)
ankara.

benim berber, saç, sakal (sakal dediğim makineyle düzeltme değil, sinekkaydı ustura tıraşı), yıkama, maske vs 200 lira, yer kızılay.

12 yaşındaki oğlumun berber sadece saç kesimi + yıkama 250 lira, yer bahçelievler.
0
kibritsuyu
(13.07.24)
500 Beykoz
0
gabe h coud
(13.07.24)
Anadolu'nun kenarda bir yeri.
100 TL.
Neredeyse 10 yıl oldu aynı berber hala.
0
diyecevaplandı
(13.07.24)
Saç sakal 150. Gop.
0
nothing in my way
(13.07.24)
Ankara Emek
Saç, sakal, yıkama, kaş arası 400.
0
pianeta
(13.07.24)
Saç sakal 500. Kadıköy Acıbadem


Yıkama zaten içinde.
0
put it in your appropriate place
(13.07.24)
(4)

Telefonlar verilen paraya göre çok az dayanmıyor mu?

ferenc
Her 3-4 yılda bir telefon değiştirmek gerekiyor. Bir beyaz eşya 15 sene dayanabiliyor. Kullanım süresi ve fiyat açısından başarısız değil mi?
Her 3-4 yılda bir telefon değiştirmek gerekiyor. Bir beyaz eşya 15 sene dayanabiliyor. Kullanım süresi ve fiyat açısından başarısız değil mi?
0
ferenc
(12.07.24)
Beyaz eşyaların büyük çoğunluğu mekanik, tamam artık üzerinde ekran olup internete bağlanan buzdolabı da var ama bunun dışında temel işlevini gören fırın çamaşır makinası buzdolabı teknoloji olarak oturmuş durumda

Elektronik ürünler telefon bilgisayar vs daha hızlı eskiyor teknoloji hala gelişmeye devam ediyor ama bi telefonun ömrü de 3-4 seneden fazla bence, biraz tüketim isteğiyle değişim yapıyor kullanıcıların çoğu
0
grimavi
(12.07.24)
Kıyaslaman yanlış.
Dayanıklı ev aletleri diye arama yaptığında genelde beyaz eşyaları görürsün.
cep celefonu buna dahil olmuyor.
Üretim şekli ve parçaları itibariyle hassas yapıları var.
Elektronik eşyaaların kullanım ömrü 7 yıl olarak geçer genelde.
Daha kısa süre ömürlerinin olmasının esas sebebi, ürün sahibinin psikolojisiyle ilgilidir.
Eşyalarını tertipli kullanamayan, sağını solunu karıştıran kişilere dikkat edin bunun farkına varırsınız.
Dalton kardeşlerdeki avarelin zekası ile teknoloji takip edilemez, teknolojik bir ürün uzun süreli kullanılamaz.
0
diyecevaplandı
(12.07.24)
aslında bu senin kullanıma, ihtiyacına göre değişiyor.
benim telefonum 5 senelik bi 2 sene daha götürür beni.
fotoğraf makinem 15 yıllık üstüne 4 model artı yeni aynasız sitemler çıktı ama hala iş yapıyor, bana para kazandırıyor.

buradaki asıl sorun telefonların her sene yenisi çıkıyor, her seferinde yeni özellikler(bir çoğu gereksiz) ekleyerek tüketicinin aklını çeliyor.
buzdolabı öyle değil. 50 yıldır tek işlevi soğutmak. o yüzden her sene yeni bir buz dolabı almıyorsun. ancak motoru yanarsa, tamiri yenisinden pahalıya gelirse öyle değiştirirsin.
artık beyaz eşya servisleri en küçük bir arıza için yok kart yanmış yok motor bitmiş diye fahiş fiyatlar vererek yeni mal satın almaya zorluyorlar.
0
my fault
(12.07.24)
İphone sanirim fransa haric diger ulkelerde kendini yavaslatiyordu bi sure sonra. Googledan haberlere bakarsan gorursun.
0
Zetnikov
(13.07.24)
(18)

nasıl bu hisle başa çıkılır

mrenton
mezun olduğum üniversiteden arkadaşlarımı stalkladım hepsi çok başarılı olmuş. yurt dışına taşınmışlar iyi bi meslek edinmişler ben ise borcumdan mahvolmuş bi halde duruyorum işin kötüsü tembel de değilim. yaptığım seçimler şu an çok acınası geliyor. herkes başarmış ben birden mal gibi kaldım. lised
mezun olduğum üniversiteden arkadaşlarımı stalkladım hepsi çok başarılı olmuş. yurt dışına taşınmışlar iyi bi meslek edinmişler ben ise borcumdan mahvolmuş bi halde duruyorum işin kötüsü tembel de değilim. yaptığım seçimler şu an çok acınası geliyor. herkes başarmış ben birden mal gibi kaldım. lisedeki zorbalarım bile başarmış. benim gibi hisseden var mı? yaş 27...
0
mrenton
(09.07.24)
27 yaş nedir ki? Daha önünde uzun bir hayat var. Umutsuzluğa kapılmak için her zaman erkendir. Herkesin hayat yolculuğu farklıdır. Bir gün bir bakmışsın zirvedesin.
0
rock n roll
(09.07.24)
@rock n roll teşekkür ederim depresyondayım sanırım algılarım kapandı
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Depresyon, insanın görme yeteneğini yok eder anlamında bir yazı okumuştum. Hep en olumsuzu görürsünüz diyordu kitapta. Hiç başarınız yok gibi gelir size, depresyon gerçekleri çarpıtır diyordu. Kendine inan, başarılı olacaksın.
0
rock n roll
(09.07.24)
Dert etme.
Asıl sorun kendini başkaları kıyaslamanda.

O nedenle başkaları yerine , kendini geçmişteki durumunla kıyasla ve daha iyisini yapmaya çalış.
Kendini başkaları ile kıyaslaman hased etmene de neden olur.

Yurt dışına gitmek vs. bize yıllardır yedirilen ve bencillik kokan şeyleri düşünmek yerine kendi hayatının içinde mutlu olmaya çalışmak daha önemli.
Yurtdışına gitmek zoru başarmak değil. Asıl zoru başarmak, gitmek için bir çok imkan olmasına Türkiye'de kalabilmekte.

Fırsatın olduğunda dışarıdan Türkiye'ye geri dönenlerle görüş konuş onları dinle.

Bir düşün ..
Bu hayata başkalarının maddi dünyasını takip etmeye mi geldik?
Hayır.

50'li yaşlarına yakın da bir kitap yazma hayalin olsun.
0
diyecevaplandı
(09.07.24)
@diyecevaplandı aslında hiçbir zaman yurtdışı hayalim olmadı ama bunca insan giderken acaba vizyonsuz muyum diyorum mesleğimi seviyordum ondan da şüphe etmeye başladım artık... hiç böyle bi süreç yaşamamıştım bi anda büyüdüm ve yalnız ben böyleymişim gibi. teşekkür ederim..
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Benzer hissi LinkedIn'de dolanırken yaşıyorum. Benim ilk üniversitem İTÜ, bitirmeden bıraktım orayı. İTÜ'deki 35+ arkadaşlarımın nerelerde olduğunu tahmin edersin:p Aynı bölümde okuduğum üç dönem üstüm şu an İstanbul'da yeni açılacak metroların birinin baş mühendisi. Adam metro yapıyor jhkij ben de akşama kadar burada millete laf yetiştiriyorum yani, napayım. Benim de çapım bu kadarmış diyorum, Allah'a şükür. Allah bugünlerimizi aratmasın.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
@sekizdokuzon of kendimi suçlamaktan bunaldım..
0
🌸mrenton
(09.07.24)
Sen kendine odaklan boşver. Olduğu kadar. Herkes kariyer yapacak diye bir şey yok. Seni mutlu eden şey başka bir yerdedir belki. İş güç kariyer değildir. Ben tutkusuzum yani o konuda. Senin yaşlarında benim de kafama çok takılıyorduz kendimi değersiz hissediyordum. Ama yok yani, içimde yok. Önce kendimi iyileştireyim, iş güç her zaman bulunur. Akıl sağlığına mal olan hiçbir şey değerli değildir. O adam da metro yapsın yani napayım. Allah daha çok versin.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Ayni durumdayım. Çok iyi bir okuldan mezunum. Daha farklı şeyler hayal etmiştim ama hiç biri olmadı. Arkadaşların çoğu iyi yerlerde, iyi pozisyonlarda, ülke degistirende çok.

Piyasaya göre maaşım düsük.İş yerinde kafam rahat sayılır,onla avunmaya çalışıyorum.


Yalnız değilsin, bunu bil. Anda mutlu olmayı öğrenmeye çalışıyorum,eldekilerle yetinmeye.


Üniversitede hayal edilenlerden çok farklı hayatlar olduğunu da gözlemledim. Ablamın bir arkadaşı mesela ODTÜ mimarlık mezunu, işini hiç yapmadı. Zar zorda mezun oldu. Birini buldu ,evlendi. Evliliğinde de çok mutlu değil. Lisedeyken çok farklı planlar vardı olmadı.

Bazı insanlar mental olarak bazı şeyleri kaldıramıyorlar. Benim mesela stres yönetimim zayıf, cok daha yüksek miktar kazanacağım islere giremiyorum bu yüzden.

İkili ilişkilerde de hep bir yerde kopukluk oldu.

Bu süreçleri kabullendim artık. Mutluluğu hep erteledim. Şimdi öyle yapmiyorum günlük bazda bakıyorum mutluluğa.
0
ırene adler
(09.07.24)
Dur aklıma geldi. Bence bu biraz da (aslında çoğunlukla) kişiliğine hitap eden, derdine derman olacak işlerde çalışmakla alakalı. Ben mesela ne alaka inşaat mühendisliğiyle? Matematiğe bile en az sayısal olan alan olduğu için kaydım, çok da severim ama tutkum değil. Ben şu an mecburen matematik öğretmenliği yapıyorum ama açıkçası işime de bayılmıyorum. Her gün uyandığımda "Bugün de kimlerin dimagini acicaz bakalım!" heyecanını hiç hissetmedim. Bak bu aslında çok büyük bir eksik. Ben bu eksikliği sürekli başka şeylerle kapatmaya çalışıyorum. Ama mesela bana hitap eden bir işte çalışıyor olsaydım her şey çok başka olurdu, yaptığım işe ruh katardim, başarı da arkasından gelirdi otomatik olarak. İşin bir de bu boyutu var.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bir bırakmadılar yani sinema okuyayım. İmkanım olsa lise 1'deki hakimin yanina gider, "Bana bak kızım, sakın o Matematik sınavını fulleme. Hayatını kaydıracaklar." derdim. Full edebiyat, felsefe, biz bilmezik integral falan. Seni unutup kendi derdime daldım, insan işte. Söylediklerim biraz olsun iyi gelmiştir yine de umarım.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
(yanıtları okumadım)
yurtdışına taşınmak neden bir başarı? son 10 yıldır böyle bir algı var, yurtdışına taşındın, orada yaşıyorsun. bitti: başarılısın. neden?
hayatlarının nasıl olduğunu bilmiyorsunuz.
0
deartheodosia
(09.07.24)
ilk çalıştığım yerde devam etseydim çok iyi yerlerde olabilirdim
ben hatayı puana göre bölüm seçerek yaptım

bu hisle nasıl başa çıkılır
başa çıkılması gerekmiyor
çalışmayı seviyorsan doğru yerleri, fırsatları, işleri deniycen
yaşın ve mevcut tecrüben en büyük avantajın
0
bir soru sorcam
(09.07.24)
Herkes kendi kulvarında koşuyor. Uzun vadede hepsini geçmek senin elinde. Bu duygu istersen seni motive edebilir.
0
gabe h coud
(09.07.24)
Ben de boyle hissediyordum bu yaslarda, simdi 36 oldum daha da kotu hissediyorum. Bir yerlerden baslamak lazim, klise oldu biraz, en alakasiz gordugum mesguliyetlerin bile ilerde bir cok insana fayda sagladigini gordum. Kariyer birikimi sagladiktan sonrasi biraz kendi kendine geliyor sanirim. Cal Newport'u bi dinlemeni tavsiye ederim.
0
mbond
(09.07.24)
bu eşikten ben de geçtim bakıyorum şöyle, kimler kimler nerelerde.

şöyle bir şey var, bir şey nasibinse olur seni bulur, değilse dünyaları versen yine de senin olmaz. o yüzden başkasının elindekilere asla özenmem.

bir de herkesin kendine ait farklı farklı dertleri var bilemezsin. yurt dışında yaşamak neden başarı olarak görülüyor onu da anlayabilmiş değilim.

rabbim huzur mutluluk ve sağlık versin gerisi boş
0
Hallegadola
(10.07.24)
Sorunun temeli insanların kendini diğer insanlarla sürekli kıyaslamasından kaynaklı. Bu şekilde mutlu olma şansın yok çünkü senden daha iyi şartlarda yaşayanlar mutlaka olacak.

Kendin ol, kendini kimse ile kıyaslama. Özgün işler yap, bugününü 1 sene önceki kendin ile kıyasla. Üstüne koyduysan ne mutlu. Yok eksideysen neleri yanlış yaptığını tekrar gözden geçir.

27 çok genç bir yaş, ayrıca geçmiş seçimlerinden ötürü tecrübe sahibisin. Doğru seçimlere odaklanıp çok çalış.

Bir de mutlu olmaya çalış, herşey y.dışına taşınmak veya meslek sahibi olmak değil. Meslek sahibi olup maaşlı çalışanlar da kendi işinin patronu olanlara benzer gözle bakarlar. Bunun sonu yok. "Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür" veya "the grass is always greener on the other side".

Zayıf ve başarılı olamadığın konularda kendini çok zorlama. Güçlü noktalarına odaklan, oralardan başarıyı yakalamaya çalış. İnsan kendini zamanla daha iyi tanıyor. Hadi kolay gelsin.
0
Lethe
(10.07.24)
sorun şu ; yeterince iyi değilsin.
0
Zetnikov
(10.07.24)
(26)

Yeni Kurulacak Vinç şirketi için isim arıyorum, tavsiyelere açığım

colakbasri
Merhaba, 1 ay içinde vinç şirketi açacağım ve isim önerilerine açığım, hizmet vereceğimiz bölge daha çok doğu ve iç anadolu bölgesi olacağından türkçe bir isim arıyorum. Şirket ismi genel olarak gücü, pratikliği, esnekliği çağrıştırablir, aklımda bi kaç isim var misal "Çelik Vinç" veya "Naim Vinç" (
Merhaba, 1 ay içinde vinç şirketi açacağım ve isim önerilerine açığım, hizmet vereceğimiz bölge daha çok doğu ve iç anadolu bölgesi olacağından türkçe bir isim arıyorum. Şirket ismi genel olarak gücü, pratikliği, esnekliği çağrıştırablir, aklımda bi kaç isim var misal "Çelik Vinç" veya "Naim Vinç" (Naim Süleymanoğlu'ndan aklıma geldi :)

Her türlü isim önerisine açığım
0
colakbasri
(07.07.24)
Toros?
0
numlock
(07.07.24)
s-vinç
şaka şaka :) kale vinç geldi niyeyse aklıma, bu aralar evde kule vinç görünce kendinden geçen minik bir birey var ondan zaar.
0
in vino veritas
(07.07.24)
Güven vinç
Güvenle kaldırır
0
jülsezar
(07.07.24)
Güven vinç varmış :(
0
jülsezar
(07.07.24)
Davinci vinç :)
0
spacevan
(07.07.24)
Kaldıraç
0
prole
(07.07.24)
Zirve vinç
Tepe vinç
Kavi-vinç (kavinç belki)

Kuvvet ile vinç'i karıştırıp kuvvinç bile yapabilirim şahsen :))

Yalçın vinç
Sağlam vinç
Çevik vinç

... :/
0
muhayyer divan
(07.07.24)
Demirbilek Vinç.
0
komando kani var bende
(07.07.24)
Kanuni
0
diyecevaplandı
(07.07.24)
Anadolu Vinç
Türk Vinç
Sağlam Vinç
0
pispinti
(07.07.24)
Dinç Vinç
İlginç Vinç
Kalkan Vinç
Yüksek Vinç
Gökdelen Vinç
Vinçenzo

Şirket ismine soyadını kullanmak da yaygın ama alınmış olabilir tabii.
0
ermanen
(07.07.24)
İsim olsun madem.
0
doharkoman
(07.07.24)
STR Vinç

Salladım yani böyle bir şeyin kısaltması gibi ama güçlü imaj veren isim salla. Millet merak etsin anlamını. Canın sıkılınca bir cümle sallarsın. STR, strength kısaltması zaten. Uluslararası olan firmalar da öyle bakar belki. "Birşeyoğlu Vinç" de olabilir, heybetli ise tabii.
0
nawar
(07.07.24)
Ismin basri ise basri vinc makul
0
optimistbakunin
(07.07.24)
Sand :')
0
since1907
(08.07.24)
hepsi on numara, hepsini düşüneceğim :)
0
🌸colakbasri
(08.07.24)
Sebat Vinç
0
engelbert humperdinck
(08.07.24)
Ne olur bilemem ancak google’landığında sadece sizin markanızın çıkacağı bir isim en iyisi olur. Böylece mevcut ve yeni müşterilerinizi google’dan başka markalara kaptırmazsınız.
0
andy kaufman
(08.07.24)
vinçtürk
0
marsabil
(08.07.24)
pars vinç
0
xrated
(08.07.24)
Chatgpt:

Harika, yeni işiniz için tebrikler! İşte bazı isim önerileri:

Güçlü Vinç
Asya Vinç
Yıldız Vinç
Anadolu Vinç
Erciyes Vinç
Doğa Vinç
Metin Vinç
Doruk Vinç
Sağlam Vinç
Altın Vinç
Bu isimler, şirketinizin hizmet vereceği bölgeyi ve vinçlerin gücünü yansıtabilir. Umarım beğenirsiniz!
0
digits
(08.07.24)
Elbette, işte farklı tarzda bazı isim önerileri:

Kuvvet Vinç
Atlas Vinç
Uzay Vinç
Nehir Vinç
Yüce Vinç
Toros Vinç
Efes Vinç
Volkan Vinç
Göktürk Vinç
Yüksel Vinç
Bu isimler de şirketinizin hizmet verdiği bölgenin doğasına ve gücüne atıfta bulunabilir. Umarım ilginizi çeker!
0
digits
(08.07.24)
Anladım, işte daha kaliteli ve prestijli hissettirebilecek isim önerileri:

Prestij Vinç
Elit Vinç
Vizyon Vinç
Asil Vinç
İmparator Vinç
Nobel Vinç
İhtişam Vinç
Zaferan Vinç
Onur Vinç
Yücehan Vinç
Bu isimler, şirketinizin kalitesini ve güvenilirliğini yansıtabilir. Umarım aralarından birini beğenirsiniz!
0
digits
(08.07.24)
Www vinc
0
lapaz
(08.07.24)
kral vinç
0
plastic_angel
(08.07.24)
Çare Vinç
Son Vinç
Tek Vinç
Tepe Vinç
Taşır Vinç
Devrilmez Vinç
Sarsılmaz Vinç
Hakiki Vinç
0
ananiyimioguz
(08.07.24)
(6)

Fiziki altın birikimine başlayacağım (uzun vade)

HellKeePer
Kuyumcudan hangi altını almalıyım? Uzun vade için hangisi mantıklı olur? Teşekkürler
Kuyumcudan hangi altını almalıyım? Uzun vade için hangisi mantıklı olur? Teşekkürler
0
HellKeePer
(07.07.24)
24 ayar gram altın. (1,2,5,10,50,100... gramlıkları var. Gücüne göre)
veya Ata lira
veya İşciliksiz 22 ayar bilezik.

Ne kadar parça parça bozduracağını düşün. Büyüklüğü ona göre belirle
0
Mirket
(07.07.24)
çeyrekten yürü ama eski tarihli al hep
0
basond
(07.07.24)
22 ayarla çeyrek , yarım, tam devam et.
0
diyecevaplandı
(07.07.24)
24 gram tabi ki fakat nakit bağlamak bana pek doğru gelmiyor,
Önceden kartla makasta azdı taksitte oluyordu çok iyiydi. Şimdi hepsi kaputt
Bu aralar ben bilezik alıyorum taksitle biraz fazla makas oluyor ama en azından peşin fiyatına bir de vade uzun olduğu için yapacak birşey yok.
Özet olarak nakit varsa 24 ayar direk kuyumcudan
0
spacevan
(07.07.24)
22veya24ayar paketli halde satılan gram altınları mantıklı buluyorum özellikle fiyat araştırmak lazım.
İnternetten alınca biraz pahalı olabiliyor
0
kararsızataletfilozofu
(07.07.24)
22 ayar işçiliksiz bilezik
0
tantunisultansuleyman
(08.07.24)
(4)

Yöneticimin Yaptığı Ayıp Mı?

depresif çocuk
Geçenlerde bundan 3 sene önce birlikte çalışmış olduğum yöneticilerimle linkedin aracılığıyla iletişime geçtim. 2 sene kadar birlikte çalışmıştım ikisiyle de. İkisi de yabancı uyruklu bu arada ve artık Türkiye'de değiller, aynı şirketin farklı ülkedeki bir bürosundalar.Bir tanesi doğrudan yöneticili
Geçenlerde bundan 3 sene önce birlikte çalışmış olduğum yöneticilerimle linkedin aracılığıyla iletişime geçtim. 2 sene kadar birlikte çalışmıştım ikisiyle de. İkisi de yabancı uyruklu bu arada ve artık Türkiye'de değiller, aynı şirketin farklı ülkedeki bir bürosundalar.

Bir tanesi doğrudan yöneticiliğimi yapmıştı, diğeri de yönetici gibi bir şeydi, çok fazla işimi görmüşümdür. İkisi de benden memnundu bu arada.

Neyse, iş arayışı sebebiyle linkedin profilimi güncellediğimi ve bana yardımcı olması adına profilime bir referans yorumu bırakmalarını rica ettim. İkisi de ölü taklidi yapıyor. Cevap ble vermediler

Sizce istediğim şey saçma mı?
0
depresif çocuk
(05.07.24)
Bence 2 şık var.

. Sahadaki bozkurt hareketini hazmetmeye çalışıyor olabilirler.
O nedenle biraz bekleyin.

. Yanınızdayken bir mecburiyet vardı. Ondan dolayı samimi görünmüş olabilirler.
0
diyecevaplandı
(05.07.24)
Yabancılar böyledir. Onun için çok saçma bir hareket durduk yere referans verip "kefil olma" durumuna geçmek.
0
numlock
(05.07.24)
Mükemmelliyetçi bir yapıları olabilir, daha önce referans vermemiş olabilir, bir türlü kelimeleri bir araya getiremiyor olabilir.

Kendi açından düşün, biri referans istese ne yazarsın ve nasıl yazarsın? Çok zor değil ama kolay bir şey değil. Kendini bir kere daha hatırlatsan yazarlar büyük ihtimalle. İki cümle yeterli olur, şurada beraber çalıştık, özverilidir vs. Tekrar çalışmak isterim gibi bir yazı yeterli olur, diyebilirsin.
0
gabe h coud
(05.07.24)
valla bo$ is oldugu bende ilgilenmiyorum boyle islerle.
daha gecen ay bir arkadas istedi, sallamadim. istersen referans ver diye soyledim ki saga sola telefonumu vermis, ustune gidip linkedin'e bu eleman soyle iyi boyle guzel dadindan yinmiyor diye yazmaya gerek yok.
0
cooperr
(05.07.24)
(4)

Windows 10 pro işletim sistemine crackli IDM yüklemek

anaphylacticshock
Merhaba, Windows 10 pro işletim sistemi kullanıyorum. Yıllarca Windows 7 kullandım. Daha 1-2 ay önce bu sisteme geçtim. İnternetten güvendiğim bir siteden (Warez Turkey) IDM crackli full paket son sürümünü indirdim. Her zaman olduğu gibi kurulumunu yaptım ve crack işlemini gerçekleştirdim. Daha önce
Merhaba,

Windows 10 pro işletim sistemi kullanıyorum. Yıllarca Windows 7 kullandım. Daha 1-2 ay önce bu sisteme geçtim.

İnternetten güvendiğim bir siteden (Warez Turkey) IDM crackli full paket son sürümünü indirdim. Her zaman olduğu gibi kurulumunu yaptım ve crack işlemini gerçekleştirdim.

Daha önce defalarca yaptığım bir işlem bu ve şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamamıştım. Ama şimdi sistem Windows 10 olduğundan herhalde hemen anlıyor sahte kayıt olduğunu.

IDM'yi hiçbir kalıntı kalmayacak şekilde sildim ve tekrar aynı işlemleri gerçekleştirdim ama gene olmadı.

Siz hangi siteden indirdiniz ve nasıl yüklediniz acaba?

Windows'un anlamaması için ne yapmalıyım?

Daha önceleri sorunsuz olurken artık neden olmuyor? Gerçekten sistem Windows 10 olduğu için mi olmuyor?

Bir yardımcı olursanız çok sevinirim.

Sorduğum sorular içeriği dolayısıyla sorun teşkil ediyorsa şimdiden özür dilerim. Eğer buradan cevaplamak yasaksa özel mesaj atabilirseniz çok sevinirim.
0
anaphylacticshock
(04.07.24)
ucuz oem lisanslar var onlardan alıp kullanıyorum.
0
orpheus
(04.07.24)
sistem anlıyor derken gelen hata mesajı veya programı kullanmaya engel olan şey nedir?
Antivirüs mü devreye giriyor ?
Tam olarak ne yapıldığında sorun oluyor?
0
diyecevaplandı
(04.07.24)
Sahte seri numarası ile kayıt yapıldığına dair bildirim geliyor ve IDM kullanılamıyor. IDM kapatılacak vs diyor. Şu anda yüklü değil, mecburen sildim. Ekran görüntüsü alamıyorum.
Daha önce defalarca idm crackledim. Hiç sorun olmadı.
Windows 10'a geçtiğimden beri olmuyor bir türlü. Sistem hemen anlıyor.
Antivirüsler, windows güvenliği falan pasif durumda. Onlarla bir ilgisi olamaz.
0
🌸anaphylacticshock
(05.07.24)
Eski ilaçlı sürüm deneyin. Uygulamanın otomatik güncellemesini devre dışı bırakın .
0
diyecevaplandı
(05.07.24)
(5)

Kripto Para'dan Para Kazanmak Neden Bu kadar zor ?

martinedenmartinbulur
Kripto Para dünyasına ilk olarak 3 ay önce girmek istedim. Çeşitli sebeplerden giremedim. Haziran ayında ilk yatırımımı yaptım. Çok şanslıydım. 3 ay önceye oranla market en az %30 düşmüştü. İndirimli girdim yani. 3 ay önce girsem hâlâ zarardaydım. Neyse girilecek en iyi yerden girdim. Temmuz'a kadar
Kripto Para dünyasına ilk olarak 3 ay önce girmek istedim. Çeşitli sebeplerden giremedim. Haziran ayında ilk yatırımımı yaptım. Çok şanslıydım. 3 ay önceye oranla market en az %30 düşmüştü. İndirimli girdim yani. 3 ay önce girsem hâlâ zarardaydım. Neyse girilecek en iyi yerden girdim. Temmuz'a kadar kârdayken şimdi maliyetimin de aşağısına indim. Kaldıraç da oynamıyorum sadece spot takılıyorum.

Fakat ben anlamıyorum 3 aya önceye oranla zaten acımasızca kadar düşmüş. BTC şu an 55-57 arasında gidip geliyor. Yükselince de düşüyor, düşünce de. Yani evinize hırsız girse bu kadar soymaz sizi. Dip diye bir şey yok bu kripto parada. Bazı insanlar 3x-4x kârdayken şu an maliyetinin de altındalar. Sadece 1 ayda oluyor bu. 5-6 ay 3x çıkmasını bekliyorsun tek bir mumda alaşağı ediyor seni. Verdiği stres de cabası. Gerçekten kazanmak için ne yapmalı biri söyleyebilir mi ? Dibin dibini yakalıyorsun gerçekten yakaladığını düşünüyorsun ordan da iniyor seni mahvediyor. Ben şahsen çok zararda değilim çünkü ters bir zamanda girmedim. Ama piyasanın insanı böyle alaşağı etmesini kaldıramıyorum. Bazı tokenler var grafiğinden bakıyorum kimi insanları 10x geride bırakmış, şu an hacimleri de sıfır. O coini tepeden alanların parasının da gelmesinin imkanı yok. En dipten alanları bile mahveder mi bir piyasa ?
0
martinedenmartinbulur
(04.07.24)
Bu sorulari gercekten mi soruyorsun yoksa icini mi dokmek istedin? Gercekten sormadigini dusunmmek istiyorum. Neyse cevap veriyorum: Zor cunku kim kime niye bedavaya para versin? Zor cunku senin kazanman icin birilerinin kaybetmesi gerekiyor. Zor cunku adamlar birilerini soymayacak olsa neden uretsin boyle seyleri? Zor cunku herkes kendini en akilli saniyor.
0
hot potato
(04.07.24)
gerçekten kazanmak için ya bütçeyi çok iyi yönetip düşüşlerde mal alacaksın ama bu düşüşler bazen bir yıldan bile fazla sürebilir ve psikolojiyi yıpratır. hatta şöyle diyeyim düşüş nereye kadar sürecek kimse bilemez.

ya da piyasaların iki yönlü olduğu gerçeğini kabullenip trend yönünde pozisyon alacaksın. tabi bu bir cümlede yazıldığı kadar kolay değil. trend yönü neye göre belirlenecek, trendin önü açık mı yoksa sonuna mı geliniyor, risk yönetimi gibi bir sürü detayları var.
0
lazpalle
(04.07.24)
2010 yılında sanırım bir BTC 6 sent. Bugün tekrar 6 sente inmemesinin tek sebebi yatırımcılarının beklentisi ve psikolojisi.
Ben bu beklenti ve psikolojiyi iyi takip eder ve bundan prim sağlarım diyorsan ne ala. Yoksa elbette ki birilerinin kazanması için birilerinin kaybetmesi lazım.

Düşünce alacaksın diyenler 6 centi kastediyor olamazlar. Neyi takip ediyorlar acaba? Orası merak konusu. Yatırım konusu ya aşırı öngörü gerektiriyor ya da aşırı şans. Müzik durunca bir sandalye kapamazsan yanarsın ve baştan oyunculardan birileri müziğin ne zaman duracağını biliyorsa o oyun olmaz.

Karışık yani. Senin de dediğin gibi. Para kazanmak zor.
0
Mirket
(04.07.24)
Tek bir kişinin twitleriyle (e. Musk) kripto piyasası alt üst oluyorsa uzak durmak ve umut bağlamamak gerekiyor.

İnternetten al-sat yapsanız daha çok kârdasınız.
0
diyecevaplandı
(05.07.24)
Bitcoin dışındakiler borsa değil, kumar çünkü. Ara sıra kısa veya görece uzun vadeli stabil gözüken coinler çıkıyor tabii ki. Kazanmak için "mum" değil, "hype" kovalaman lazım kriptoda.
0
nawar
(05.07.24)
(19)

Eşin ailesiyle yaşamak

sacrilegious
Merhaba,1 ay gibi bi süre tadilat ve taşınma mevzuları yüzünden eşimin annesi babası ve erkek kardeşinin olduğu evde yaşamamız gerekiyor. Bir senelik evliyiz ve daha önce böyle bir durum yaşamadık. Ev müstakil üç katlı. Bize bir katı ayırdılar ama akşam yemekleri ve kahvaltılar akşam çayları vs birl
Merhaba,

1 ay gibi bi süre tadilat ve taşınma mevzuları yüzünden eşimin annesi babası ve erkek kardeşinin olduğu evde yaşamamız gerekiyor. Bir senelik evliyiz ve daha önce böyle bir durum yaşamadık. Ev müstakil üç katlı. Bize bir katı ayırdılar ama akşam yemekleri ve kahvaltılar akşam çayları vs birlikte oluyor. Eşimin annesi ev hanımı. Benim bu süreçte ev işlerine ne kadar ve nasıl dahil olmam gerekiyor? Bulunduğumuz katın temizliği ile ilgileniyorum ama yemek yapmayı da teklif etmeli miyim mesela? Ya da neye dikkat etmem gerekiyor. Gerçekten bilmediğim için soruyorum.

Siz olsanız nasıl yapardınız?

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(04.07.24)
Sen dalgana bak hocam. Kafaya takılacak şeyler değil. Senin bilmen gereken bişey olursa eşin söyler zaten.
0
hops
(04.07.24)
Ben olsam yemek yapmayı ya da dip köşe ayrıntılı temizlik işlerine girmeyi teklif etmezdim. Kendi dağıttığımı toplar, mutfak masraflarını karşılardım. Devir değişti artık. Kayınvalideniz ev hanımı, muhtemelen siz de çalışıyorsunuzdur. Gelin olmak artık evde bedava iş gücü demek değil.
0
ruhen hastayim ben
(04.07.24)
çalışıyorsanız yemek yapmayı teklif etmenize gerek yok bence. arada bir kek, poğaça vs. akşam çaylarına götürebilirsiniz.
0
black holes in the sky
(04.07.24)
Taşınmanızla beraber extra çıkan işlere el atmak gerek bence. Kaldığınız katın temizliği, daha fazla alışveriş yapılacaktır, torbaları taşıma vs. Gibi.
Yemek için herkesin alıştığı bir düzen oluyor, ben düzenlerini değiştirmemek için ana yemek pişirme işine girmez ama birşey lazım mı, salata, cacık gibi sorardım.
Sizin kadın olduğunuzu varsayorum ve genel bir önyargı ile kaynanalar genelde geline iş yaptırmayı marifet sayıyorlar. İşin tezeğini çıkarmamak için biraz kontrollü davranırdım.
Entryi okurken gözümde Türk dizileri canlandı, ahfhhjfh
0
ya volna
(04.07.24)
o evde olay çıkar demedi deme
0
ferenc
(04.07.24)
Bütün yemekleri annesi yapıyorsa ve her gün size de yemek yapıyorsa ben çalışsam da çalışmasam da rahat edemezdim, anne bir süre sonra "uşakları var sanki" diye söylene söylene gezebilir diye tedirgin olurdum.

Yemek işini ara sıra devralacak vaktiniz varsa haftada 1-2 gün yemek yapabilirsiniz bence, sadece gelin olarak siz değil, eşinizle birlikte. Ama tabii annesi evde alanına girilmesinden hoşlanmıyorsa, ısrarla "yok kızım gerek yok" diyorsa üstelemeyin bu konuda. (Edit: Ya da evet, salata gibi yancıları yaparak ufak ufak destek olmak güzel olur.)

Ya da maddi sıkıntı yaratmayacaksa hiç olmazsa haftada bir "anne sen de hiç yemekle uğraşma, yorulma" deyip ister dışarı çıkarak, ister eve söyleyerek herkese yemek ısmarlayabilirsiniz.

Kendi katınızın temizliğini aksatmayıp ortak alanlarda arkanızda dağınıklık bırakmadığınız sürece temizlik konusunda ayrıca bir şey yapmanıza gerek yok bence.
0
kobuzchu kiz
(04.07.24)
Evin bütün işlerine olabildiğince yardım ederdim ben olsam. Yemek yapmak elimden gelmez ama sofra toplarım mesela. Ne bileyim bulaşık makinesini dizerim-boşaltırım. Ev halkına ekstra yük olmamak için dikkat ederim.

Onun dışında rahat da olmak lazım. Sonuçta ailedensiniz.
0
pispinti
(04.07.24)
ya bu sorduğun sorunun cevabı bi sürü değişkene bağlı. çalışıyor musun? aranız nasıl? beklentisi var mı? eşin ne diyor?

genel olarak cevap verilecekse bulunduğun katı temizle. genel bi temizlik yapılıyorsa yardım teklif et. çalışmıyorsan zaten yemek yapmalarına yardım etmen gerekir. çalışıyrosan da yemek yapmak için seni bekleyeceklerini sanmam ama salataya vs yapabilirsin. hafta içi onlar yemek yapacağı için hafta sonu da sen yaparsın. sofranın kurulup kaldırılmasına yardım edersin.

hiçbir işe el atmayıp mutfak masrafı için para vermek aşırı ayıp bir olay. zaten kendi çocuğu ve eşi bir ay kalıyor diye mutfak masrafına destek isteyen aileye ne yapsan yaranamazsın. para işi eşin ve ailesi arasında bi mevzu zaten.
0
elorelia
(04.07.24)
Sormaya ne gerek var? Git kadının yanına yemek işinin ucundan da sen tut. Salatayı sen yap. Veya tabak çatalı sen çıkart. Temizlik o suorpuyorsa sen sil. Burnu havada olanlar genelde kaynanaya karşı ne yaparsan yap sevmezler... Onlardan değilsen o tarz insanların lafını da dinleme. Orta yolu bul. İşin özü bir işin ucundan tut.
0
dedeminhirkasi
(04.07.24)
tatile gitmiyorsunuz. kayınvalideniz sizin hizmetçiniz değil.

toplamda 5 kişi olacak evde, siz eşinizle bunun %40'sınız. demek ki toplam işin en az %40'ını yapmanız lazım.
0
co2s2
(04.07.24)
empati yaparak çözülecek bir sorun. siz kendi ailenizin evinde 1 ay yaşasaydınız ne kadar yardım ederdiniz annenize? 3 aşağı 5 yukarı aynı şeyi yapsanız yeter. aranızda gereksiz bir resmiyet, gerilim yoksa bir şey olacağını sanmıyorum.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(04.07.24)
eşin ne yapıyorsa aynısını yap yan gelip yatıyorsa sen de yat, yardım ediyorsa eşlik et
0
ala09
(04.07.24)
Yardımlaşma gerekli böyle bir durumda. En iyi cevabı yine eşiniz verir
0
diyecevaplandı
(04.07.24)
Şunu yapın demek mümkün değil, bence genel olarak evdeki işlerin "bir ucundan tutun". Yukarıda iyi örnekler verilmiş, salatayı cacığı vs hazırlamak, sofra kurulmasına kaldırılmasına yardım etmek güzel olur. "Ne yapayım?" diye sormaktansa "Salata yapayım mı?" ya da "Salata mı cacık mı yapayım?" gibi sorular daha iyi olur. Siz geldiğinizde sofra ve yemek hazırsa, "Biz toplarız." diyerek eşinizle sofrayı toplamak daha şık olur.

Ucundan tutmak kavramı, duruma göre değişir. Duruma göre takdir edin. Yatılı misafir olduğunuzu unutmayın, bu durumun iki tarafı var. Ev sahibi gibi karar veremezsiniz, kafanıza göre takılamazsınız. Ama akşam oturmasına gelmiş gibi sadece oturmanız da mümkün değil. Arada bir kıvam tutturmanız lazım, bunun için kayınvalide ve kayınpederinizi iyi gözlemlemeniz gerek, ama daha önemlisi eşinizin rolü. Eşiniz sizi iyi yönlendirmek zorunda.

Masraf konularına sizin doğrudan dahil olmanız şık olmayabilir, onu eşiniz üzerinden halletmeniz bence daha isabetli olacaktır. Sizi masraf konusuna dahil etmiyorlarsa jestler (tatlı, çikolata, alkol vs) yapabilirsiniz ama bunu da eşinizin fikrini alarak yapmanız daha isabetli olur.
0
10551037
(04.07.24)
tadilat beklediginden uzun surebilir bu arada. yani durumu daha uzun vadeli yonetmeye calis.

ben yemek yapmayi hic sevmem acikcasi, hele baskasinin mutfaginda. ama yine de bir beklenti olusabilir senin durumunda. belki belli sikliklarda eve tatli pasta getirmek, meyve sebze almak gibi jestler yapabilirsin.
0
hot potato
(04.07.24)
Ayyy Allah kurtarsın zor iş. Üzerime sorumluluk kabul etmeyecek şekilde hareket ederdim. Başka evlerin başka ailelerin sorumluluklarına bulaşmazdım. Kendi dengemi de bozdurmazdım. Aman diyeyim çok hassas konu.

Hops'a katılıyorum, eşin sana söyler zaten.
0
muhayyer divan
(04.07.24)
yasli kadin tek basina 5 kisiye yemek mi hazirlayacak?
ben olsam yardim ederdim. ama esimin ve erkek kardesin de yardim etmesini beklerdim.
et pisirme islerini de erkekler yapar genelde zaten baba da öyle seylerde dahil oluyordur?

garson gibi boslari toplama yemegi masaya götürme falan kolay seyler zaten.
0
robert bosch
(04.07.24)
Hocam bodruma hersey ultra dahil tatile gitmiyorsun sonucta,
Ozellikle ortak bisey yapiliyorsa dahil olman yardim etmen gerekir.

Cay bile demlense git biskuvileri tabaga koy masayi diz. Oturup izlememelisin.

Nasil hep beraber bisi yiyor yada yasiyorsaniz hep beraber yaomaniz gerekir.

Eger bilmiyorsan git kadinla konus soyle. Mesela sunu diyebilirsin anne yardim etmemi istedigin bisi olursa soyle gibisinden.

Ayrica bazi seyleri onlar soylemeden yapmalisin. Kadin yeri supuruyorsa sende viledayi al sil vs bos durano allah sevmez mantigi edin.
0
Zetnikov
(04.07.24)
Keyfine bak diyenler evli degil bence:) kadin yemek yaparken siz de salata yaparsiniz mesela, fasulye yapilacak ise siz ayiklarsiniz, masa kur topla yardim edersiniz. Orasi otel degil sonucta,
0
oscar
(04.07.24)
(16)

Artık Düğünlerde Takı Takmak Anlamsızlaşmadı Mı?

french lover
Yakın arkadaşım evleniyor. Ancak tüm yaptıkları gereksiz bir gösteriş gibi gelmeye başladı. En görkemli düğün salonunda, her şey dahil düğün. Bütün mobilyalar hazır ve en kalitelisinden. Her detay düşünülmüş, daha anlatamayacağım her türlü şımarıklığa para harcanmış, nasıl olsa bir kez evleniyoruz d
Yakın arkadaşım evleniyor. Ancak tüm yaptıkları gereksiz bir gösteriş gibi gelmeye başladı. En görkemli düğün salonunda, her şey dahil düğün. Bütün mobilyalar hazır ve en kalitelisinden. Her detay düşünülmüş, daha anlatamayacağım her türlü şımarıklığa para harcanmış, nasıl olsa bir kez evleniyoruz diye. Ev desen en güzel semtten. Düğünde eşiyle yapacakları dans için bile önceden 1 aylık kursa gitmeye başladılar. Düğün sonrası yurtdışı tatili hazır.

Eskiden evlenenlerin yükünü azaltmak adına takı takardık, şimdi ise iki kişinin şımarıklıkları için para ödüyormuşuz gibi geliyor.
0
french lover
(04.07.24)
şımarıklık ne alaka öyle istemişler öyle olmuş. sizden para talep eden yok sonuçta bu süreçte. evliliği gün gibi düşünmek lazım. sırası gelince herkesin eline toplu para geçiyor. siz de çeyrek takıp çeyrek almak istiyorsanız bu zincire katılabilirsiniz. yok almak istemiyorum diyorsanız da almayın.
0
jelly bear
(04.07.24)
"Eskiden evlenenlerin yükünü azaltmak adına takı takardık, şimdi ise iki kişinin şımarıklıkları için para ödüyormuşuz gibi geliyor."

yok yav, ben yük azaltma veya anlamlı işlere harcanması için değil, yardım olarak takı takıyorum. geri dönmesini de beklemiyorum. maksat evlenenlere yardım olsun.

verdiğim parayı/takıyı nasıl harcayacakları kendilerini ilgilendirir. isterse hepsiyle tabak alıp kırabilirler :)
0
tabudeviren
(04.07.24)
Nasıl evlenseler, oynasalar, tatil yapsalar hoşunuza giderdi ve altınınızı gönül rahatlığıyla takardınız?
Biraz acı çekiyor olsalar, evlilik süreci kavga ve kaos ile geçse, çok borç yaptık balayına gitmeyeceğiz, deseler, evi ikinci el düzdük deseler size daha gösterişsiz mi gelirdi, normal mi kabul ederdiniz?
Yeni evlenen iki insanın şımarıyor olması sizi sinirli mi hissettirdi? Bu sorulara içten cebap verirseniz (bana değil kendinize) rahatsızlık sebebinizi de fark etmiş olursunuz. Hissettiğiniz şey yüzünüze yansır. Gitmeyin daha iyi düğüne.
0
hasmetizm 2046
(04.07.24)
ben zengin, hali vakti yerinde arkadaşlarıma zaten takmıyorum. ufak bi hediye alıyorum, işin geyiğini yaptıklarında da "siktir lan firavundan çok paran var" diyorum.
0
hops
(04.07.24)
Cevaplara bak, hınç dolu. Anladım ki duyuru gerçek hayatta acı çeken loserların insanlara sataşıp onları aşağıya çekerek acılarını dindirdikleri bir platforma dönüşmüş.
0
🌸french lover
(04.07.24)
Eger durum anlattigin gibiyse öyle insanlarin dügününe de gitmene gerek yok. Ben olsam gitmezdim, degil bir sey takmak.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
@french - katılıyorum,
@hops +1

hiç gerek yok, zaten böyle düğünlere olabildiğince gitmemeye çalışıyorum.
0
ravenudon
(04.07.24)
Haha. Özelden ergen küfürleri etmişsin bana. Loser kanka aynen. Sorularıma cevap verecek cesareti bulursan loser kavramını sonuna kadar yaşadığını fark edersin.
0
hasmetizm 2046
(04.07.24)
"gerçek hayatta acı çeken loserların insanlara sataşıp onları aşağıya çekerek acılarını dindirdikleri"
Soruyu sorarkenki bakış açın da bu çerçevede yorumlanabilir yalnız, tepkiyi de o yüzden almışsın bence.

"Zengin" düğününe ben de sembolik bir destek yapıyorum.
Bir de, önceden planlanınca tahmin edilenden daha ucuza geliyor bu düğün işleri. Sırf buna bakarak şımarıklık demek doğru değil.
0
Bruce
(04.07.24)
yeni verdiğin bilgiye göre benden 6 kat fazla kazanıyormuşsun en az. 300 k falan alıyorsun demek ki. iyi para olmakla birlikte benim için bir şey ifade etmiyor. tespit yapmayı sevmem normalde, insanlar kendi fark etsin isterim ama senin için yapayım. senin durumuna haset duymak, kıskanmak deniyor. mutluluğu kıskandığın çok açık görülüyor. negatif eleştiriye kapalı olman da mutsuz ve öfkeli ruh halinde olduğunun bir göstergesi. benden 6 kat fazla kazandığın para sana mutluluk vermiyorsa sakinleş ve kendine bir bak. hayatını birleştiren iki mutlu insan için neden bu kadar olumsuz düşünüyorum ve yorum yapıyorum diye. küçük bir çocuk gibi bağırıp çağırman seni sadece anlık olarak rahatlatır. kendine bir iyilik yapıp benden 6 kat fazla kazandığın para ile en iyi yardımı alabilirsin. günün güzel geçsin öfkeli kardeşim.
0
hasmetizm 2046
(04.07.24)
Sizinle aynı fikirde olmayanlara takı da takmıyorsunuz tik de atmıyorsunuz :)

Düğüne davet edildiyseniz, durumunuz varsa takınızı takacaksınız. Başka insanların harcamalarını, kararlarını bu kadar irdelemeyin.
0
michael_knight
(04.07.24)
Uçmuşlar. Hiç gerek yok.
Oranlara bakın daha uzun evlilikler az mazraflı ve eğitim seviyesi düşük olanlarla devam ediyor.

Sakat düşünce şu :
- e bir kez evleniyoruz.
Bir kez olsun öyle bir günde uçmamak lazım.
Ardından boşanmanın kılıfı da hazır :
Medeni bir şekilde boşandık.

Peki madem, medeni şekilde evliliği sürdürmeye engel olan neydi ?
0
diyecevaplandı
(04.07.24)
"artık düğünlerde takı takmak anlamsızlaşmadı mı?": Hayır anlamsızlaşmadı. Bir sürü saçma adetimiz var ama evlenen insanlara altın vererek yardımcı olmak güzel adetlerimizden. sizin örneğinizde evlenen çift zengin. dolayısıyla yardım değil gücü nispetinde insanlar hediyelerini verirler, törende yer alırlar. genel olarak düğünlerden nefret etsem de bu geleneği destekliyorum.

"en görkemli düğün salonunda, her şey dahil düğün": imkanları varken en güzelini yapmak istemişler. neden rahatsızlık veriyor?

"bütün mobilyalar hazır ve en kalitelisinden": kim istemez en kaliteli mobilyalara sahip olmayı? ev kuruyorlar ve en güzelini almışlar. sorun nedir?

"her detay düşünülmüş, daha anlatamayacağım her türlü şımarıklığa para harcanmış": her detayın düşünülmüş olması harika bir şey. şımarıklık diye tabir ettikleriniz nedir tabii bilemiyoruz ama şu ana kadar yazdıklarınız bir fikir oluşturdu haliyle (şımarıklık olmadıklarına dair)

"ev desen en güzel semtten": yani? problem?

"düğünde eşiyle yapacakları dans için bile 1 aylık kursa gitmeye başladılar": bu törene verdikleri önemi gösteriyor. ama size bu da batmış tabii.

"düğünden sonrası yurt dışı tatili hazır": yani? gitmesinler mi?

siz gerçekten "yakın" arkadaş mısınız? yakını bırakın bu kişiyi gerçekten arkadaşınız olarak görüyor musunuz? hiç sanmıyorum.
0
pispinti
(04.07.24)
hayir.
0
robert bosch
(04.07.24)
@tabudeviren +1

Fakat sana da katılıyorum, bu kadar rahat harcamalar yapılmış bir düğüne/evliliğe şahsen maddi durumumu zora sokup da altın götürerek destek olmam. Madem maddeten rahatlar, bize de (çağırmışlarsa) en güzel günlerinde alkıl tutmak düşer. Altın beklentisiyle çağırıldığımı düşünüyorsam gitmem.
0
muhayyer divan
(04.07.24)
Hiç bu açıdan düsünmemistim. Haklısın bence.
0
osssy
(04.07.24)
(4)

Boş duran ofis

jz
Selamlar, Zincirlikuyu'da merkezi bir yerde ofisim var ve uzaktan çalıştığımız için boş duruyor. Adres göstermek vs. gerektiği için kapatmıyorum da, eşyaları koyacak yer de yok üstelik. Kiraya da zam geldiği için gözüme batmaya başladı ve bir şekilde değerlendirmek istiyorum. Fikirlerinize talibim.
Selamlar,

Zincirlikuyu'da merkezi bir yerde ofisim var ve uzaktan çalıştığımız için boş duruyor. Adres göstermek vs. gerektiği için kapatmıyorum da, eşyaları koyacak yer de yok üstelik.

Kiraya da zam geldiği için gözüme batmaya başladı ve bir şekilde değerlendirmek istiyorum.

Fikirlerinize talibim.

Teşekkürler.
0
jz
(03.07.24)
2-3 tane odasi varsa avukatlara falan kiraya verebilirsin odalari.
0
brkylmz
(03.07.24)
İki beyaz tahta, iki de masa, sıra koy; kurs merkezi yap. Bunu yaparsan da haber et, iş arıyorum. SAT, IB dersleri veren hocalar da alırsan yürür gider o çevrede.
0
sekizdokuzon
(03.07.24)
Kendi işinize yakın bir iş kolunda olanlar önceliğiniz olsun derim. Bazı maliyetleri düşürme adına.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
mesaj attım
0
duyurukullanıcısı
(03.07.24)
(17)

Araba sürmek zihnen yorucu mu?

ya ben lan neyse
eğer yorucuysa sırf bu yoruculuk yüzünden bir yere gitmeye üşendiğiniz oluyor mu?
eğer yorucuysa sırf bu yoruculuk yüzünden bir yere gitmeye üşendiğiniz oluyor mu?
0
ya ben lan neyse
(03.07.24)
Acemilik döneminde her şeyi düşünerek yaptığınız için yorucu. Acemilik geride kalıp her şeyi otomatikleştirdiğinizde zihnen yorucu değil, fiziksel olarak uzun yol yapmak yorucu.

Araba kullanmayı seviyorum. Hiç dediğiniz sebepten bir yere gitmemezlik yapmadım.
0
pispinti
(03.07.24)
İstanbul trafiğinde yorucu, bu yüzden üşendiğim zamanlar oluyor.
0
clones
(03.07.24)
Araba kullanırken rahatladığım kadar hiçbişeyde rahatlamıyorum. Hele uzun yolculuksa tadından yenmez..
0
hops
(03.07.24)
zihnen de bedenen de yorucu. trafik varsa gitmiyorum çoğunlukla, 1 saat 1 buçuk saat trafik beni bitiriyor.
0
deartheodosia
(03.07.24)
Zihni yorgunluk sayilir mi bilmiyorum ama sehir ici kullanimda kapali ve yagisli havalarda, ozellikle aksam olduktan sonra cok fazla seye dikkat etmek beni geriyor. O yuzden bazen kacinabiliyorum.
0
mbond
(03.07.24)
Bir yaştan sonra benim için de öyle.
Mola vererek bile olsa tutupta yola baka baka 500 - 600 km. gidecek bir yapım yok.
O nedenle şoförlük cidden bir meslek.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
Özellikle şehir içinde araba kullanmamaya çalışıyorum.
0
prole
(03.07.24)
işe giderken şirketin kapalı otoparkına girip çıkmak bile benim için zihnen yorucu oluyor. araba kullanmayı yeni öğrendim, acemiliğimi attım artık ama kesinlikle zihinsel yorgunluk yüzünden gitmediğim bir çok yer oluyor.
0
barabas
(03.07.24)
Istanbulda suruculerin manyakliklari yuzunden yorucu ama hala keyifli.
Sehirler arasi da mis gibi, cok seviyorum.
0
mor oje
(03.07.24)
uzun yolda
güneşe doğru sürüyorsanız
yol dümdüz ise (bunu önlemek için devasa dönel kavşaklar yapıyorlar artık)
çok virajlı ise

yorucu.

kısa mesafede
sık trafik lambası varsa
yoğun saatlerde kullanıyorsanız,

her iki koşulda yakıt bitmek üzere veya lastikte taş olması gibi durumlarda yorucu.
0
janderzel zartanyan
(03.07.24)
İstanbul trafiğinde: Evet yorucu, evet üşeniyorum.
5 saatten uzun şehirlerarası yolculuklarda: Evet yorucu, evet üşeniyorum.
Diğer seçenekler: Değişiyor. Ankara'ya, Bursa'ya, Edirne'ye giderken yapılan uzun yol yorucu değil, keyifli de.
0
nawar
(03.07.24)
üşenmiyorum ama 10 bin volt yükleniyorum. Kısa mesafe sürüp bir yere gittiğim durum ile uzun mesafe sürüp gittiğim durum hissediliyor.

bununla birlikte alışkanlık mı yoksa kafayı dağıtan bir özelliği de var mı bilmem ama birkaç gün kullanmayınca bayağıdır binmedim diyorum. garip bir ilişki oluştu.
0
sparkle kiddle
(03.07.24)
inanilmaz yorucu ve buyuk amelelik. park etmesi, benzini, bakimi, cocugun topu, aynalar, temizligi, soldakinin onune firlamasi, hiz sinirlari, dibinize yapisan tipler, inatla yol vermeyenler, milletin uzunlari vs say say bitmez. insanlar nasil arac kullanmaktan keyif aliyoir, nasil sarkilar soyleyerek araba kullaniyorlar gercekten hic anlamiyorum.

araba kullanmadan bi yere gidebiliyorsam kesinlikle oyle yapiyorum. usenmekten ziyade, kafa rahatligi. yolda giderken telefona bakayim, biseyler okuyayim fln yani su yukarda saydiklarima dikkat etmektense. o yuzden taksilerin, uberlerin canini yiyeyim (konsept olarak, yoksa soforleri cok sik it oglu it oluyor o da baska konu).
0
taurina
(03.07.24)
6 saate kadar aralıksız uzun yol araba kullanıyorum ve çok zevkli. Bu yüzden fırsat buldukça long weekend yaparım. Yazlığa vs. kaçarım. Yatıp uyuyunca geçer.
0
gabe h coud
(04.07.24)
arabayi zihnen yorgunluk olarak gorenler arabaci insanlar degildir.

arabaci adam icin araba bir meditasyondur, tersine rahatlatir. altinda yakisikli bir alet oldugunda uzaktan baktiginda bile rahatlatiyor, yani en azindan bana etkisi oyle. kimisi her gun yikayarak kendini rahatlatir, kimi alir virajli yolda gazlar oyle rahatlar.
0
cooperr
(04.07.24)
uzun yolda ve sıkışık trafikte evet yorucu.

normal ve kısa sürüşlerde hayır hiç yorucu değil.
0
false pretension
(04.07.24)
benim için evet. firma bir yıldır servisi bıraktı ve kişilere araç verip belirli bölgeden personel toplatmaya başladı. bir yıldır 4 kişiyi düzenli olarak sabah alıp akşam evlerine bırakıyorum. bu olaydan önce araba sürmeyi çok severdim ama son zamanlarda iyice yorgunluk haline dönmeye başladı. her gün git gel 75 kilometre yol yapıyorum ve dikkatim inanılmaz azaldı iki ayda iki tane kaza yaptım bu saçmalık yüzünden.
0
kablelvuku
(04.07.24)
(10)

Ortadoğu ülkeleri demokrasiye geçtiğinde

WithWorth
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
Abd'nin bu durumdan menfaati ne olacak ?
0
WithWorth
(03.07.24)
Aynı dili konuşuyor olacaklar. Kimse karizmatik bir liderin peşine takılıp sürpriz hareketlerde bulunmayacak.
0
sekizdokuzon
(03.07.24)
abd orta doğunun tümden demokrasiye geçmesini istemiyor ki
0
Hallegadola
(03.07.24)
Türkiye'de de demokrasi var ama.
Papazı göndermem diyorsun, sonra emir geliyor, hediye paketi yapıp yolluyorsun.
0
parka
(03.07.24)
inanacak kadar saf olanlar için görünürdeki doktrin "demokratik barış teorisi". buna inanmayanların karşıt görüşü "liberal ikiyüzlülüğü". david hume okuyabilirsiniz bu konuda. özetle niye kuveyti, bda'yı değil de libyayı ırakı demokratikleştiriyorsunuz diyorlar.
ama sorun şu amerikanın kimseyi demokratikleştirmek gibi bir derdi yok ki zaten. işine gelmeyen liderleri değiştirmek için bunu bir bahane olarak kullanıyor. (liberal ikiyüzlülüğü buna işaret ediyor zaten)
ayrıca demokrasinin şöyle de bir faydası var, demokrasilerde abd'nin istediği adamın seçimi kazanmasını sağlamak daha az maliyetli ve daha kolay. bu devirde bir darbe ya da iç savaş planlamak ve yürürlüğe koymak demokratik süreçlere el altından müdahale etmekten çok çok daha pahalı ve daha bariz olduğu için daha çok kamuoyu tepkisi çekiyor.
0
halanne
(03.07.24)
halanne +1

ülkenize demokrasi getirelim değil, başa bizim adamımızı getirelim.
o bizim valimiz, siz de bizim sömürgemiz, üvey evladımız olun demek bu "demokrasi getirmek" mevzusu.
0
biseysorcaktim
(03.07.24)
Sanırım bu yönden bir menfaati olmayacak.

ABD/İngiltere'nin yaptığı tek şey bir yerde azınlığı başa getirmek ve çoğunlukta olan halk ile baştakilerin sürekli olarak gerilimini sağlamaktır.
Arada taraflara sakin olmaları çağrıları ile bir tür söylem narkozu yaparlar.
Baktılar ki işler başa getirdiği yönetimde istedikleri gibi gitmiyor. Bu kez de orduyu darbe veya muhtıra ile devreye koyarlar.

Dikkat edildiğinde tam anlamıyla bir demokrasi hiç bir yerde zaten yok.
Halkın kendi kendini yönetmesi, aslında gerçek hayatta asla karşılığı olmayan bir ütopya belki.
Demokrasi, uygulamada halkın kendi kendini yönettiği değil de, halkın önüne konan bazı isimleri seçtiği bir yöntem sadece.
Subjektif bir tanıma göre (tersinden bakıldığında) demokrasi, çoğunluğun despotluğu olarak ifade ediliyor

Kişisel söylemler de öyle olsa da gerçekte ise kendi iç dünyamızda her zaman kral biziz. Hayallerimiz de başrol oynayan yine biziz.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
Demokrasi dedigin sey safsatadir. Aslolan güçtür.

Demokrasisi var dedigin ülkeler aslinda güçlü ülkeler. Türkiye demokrasisi az buçuk varken bile zayif, kirilgan bir ülkeydi.
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
@halanne +1
0
nawar
(04.07.24)
abd sömürecek yer arıyor. abd'nin demokrasi ile hiçbir alakası yok. abd'nin kendi yargısı veya genel olarak sistemi zenginlerden yanadır. fakirin ezildiği zenginin yüceltildiği bir sistem var.

işin içinde bir çıkar yoksa abd suya sabuna dokunmaz.
0
ferenc
(04.07.24)
yeni sömürgecilik.
perspektif.eu

sallıyorum zara tişörtlerini avrupa'da ya da silah zoruyla bir ülkede değil niğde'de bir tekstil atölyesinde yeni sömürge kurallarına göre neredeyse bedava fiyatına yaptırıyor mesela.

avrupalı işçilerin 100'de 1'i fiyata ırak'ta araç fabrikası açmak ya da.
sonra 100'de 1'i ölçüsünde aldıkları maaşı da amerikan şirketi yiyecek içecek giyeceklere harcayıp o parayı da amerikaya taşımak.
0
patronaj1
(04.07.24)
(5)

Muhalif kanallar neden Sinan Ateş cinayetiyle bu kadar ilgileniyor ?

Yourcousinmarvinberry
Tele1, Sözcü vs...ne zaman haber bülteni açsam ilk bu adamın haberiyle açılış yapıyorlar hatta tartışma programlarında saatlerce bu cinayet konuşuluyor, öyle ki geçen gün Kayseri olayları bile bunun gölgesinde kaldı.
Tele1, Sözcü vs...ne zaman haber bülteni açsam ilk bu adamın haberiyle açılış yapıyorlar hatta tartışma programlarında saatlerce bu cinayet konuşuluyor, öyle ki geçen gün Kayseri olayları bile bunun gölgesinde kaldı.
0
Yourcousinmarvinberry
(03.07.24)
Sinan ateşi mhpnin direkt kendisi infaz etti diye ciddi söylemler var. Bu yüzdendir.
0
hops
(03.07.24)
kendilerince milliyetçi seçmenden oy devşirmeye çalışıyorlar.
birde şuan cumhur ittifakını vuracakları tek alan burası. amaç tamamen siyasi, ölen sinan olmuş, ahmet olmuş, mehmet olmuş onlar için bir anlamı yok.
cinayet üstünden akpyi sıkıştırarak mhp ile arasını bozmak.
0
my fault
(03.07.24)
kendi adamını bu şekilde öldüren, üzerini kapamaya çalışan karşı tarafına neler yapmaz. bunun da önüne geçmek istiyorlar
0
paintov
(03.07.24)
Bir defa devletin kolluk kuvvetleri, elinde kanunen silah taşıyan, maaşını bizim ödediğimiz insanlar kullanılmış.
Bu bence korkunç bir olay.
İkincisi mhp'nin ciddi bir suç geçmişi var. Bahçeli sayesinde durulmuşlardı. Ciddi ceza verilmezse yeniden başlamayacaklarının garantisi yok. Bugün kendilerinden birini indirdiler, yarın muhalifleri avlamayacaklarının garantisi yok. mhp, suça çok yakın bir parti. İktidara muhalif birçok gazeteciyi akpliler değil mhpliler darp etti.
0
parka
(03.07.24)
"Sağdan" kendilerince işe yarar, dikkat çeken, üstü gizli kalmış argümanları sürekli eleştirileri karşı taraf aleyhine kullanıyorlar.

Geçmiş zamanda s.pekerin videoları hakkında yapılan bazı yorumlara bakmıştım ki, adam parti kursa soldan da oy toplayacak bir etki yapmış.

ciddi manada yurtdışından da büyük ilgi gören hava savunma araçlarımız hakkında, tele1'in yerici ve onları oyuncak sayan ifadelerini bile görmüşken bu cinayet hakkında haberleri veya bunu aydınlatma çabasına girmesi bana tuhaf, anlamsız geliyor.
0
diyecevaplandı
(03.07.24)
(2)

90'ların sonunda bir TV haberi

diyecevaplandı
Mühim bir soru değil amaakşam haberlerinde yabancı bir ülkede şu şekle yakın bir metal muhafaza içine https://i.hizliresim.com/gkbie22.jpgo döneme ait pekte değerli olmayan bazı eşyalar konuldu ve tamamen kapatıldı.emin değilim ama 2050 veya 2070 yılında açılacağı söylendi.Bilen, hatırlayan, konu ha
Mühim bir soru değil ama
akşam haberlerinde yabancı bir ülkede
şu şekle yakın bir metal muhafaza içine
i.hizliresim.com
o döneme ait pekte değerli olmayan bazı
eşyalar konuldu ve tamamen kapatıldı.
emin değilim ama 2050 veya 2070 yılında
açılacağı söylendi.

Bilen, hatırlayan, konu hakkında link
verebilecek olan var mı?
0
diyecevaplandı
(02.07.24)
Bahsettiğiniz kutunun ve bu uygulamanın adı "zaman kapsülü".

Bu ipucuyla arama yaparak bir şeyler bulabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(02.07.24)
Evet , kavramın ingilizce karşılığı olarakta arama yaptım. benzeri haberler var ama bahsettiğimi bulamadım.
0
🌸diyecevaplandı
(03.07.24)
(10)

Fazlası tam tersi etki yapan şeyler

sekizdokuzon
Mesela kahveyi ayılmak için içeriz ama fazlası halsizlik yapar. Uygun şartlarda yaptığı, bilinen etkisinin tam tersi. Başka neler var böyle?
Mesela kahveyi ayılmak için içeriz ama fazlası halsizlik yapar. Uygun şartlarda yaptığı, bilinen etkisinin tam tersi.

Başka neler var böyle?
0
sekizdokuzon
(02.07.24)
Bir sorun var mesela bunu nasıl çözerim diye düşünüyorsun, düşünmeyi abartırsan iyice dallanıp budaklanıyor ve çözümsüz hale gelebiliyor.
0
rock n roll
(02.07.24)
ısrar
0
lüzumsuz adam
(02.07.24)
az alkol enerji verebilir, çoğu yerlerde süründürür.
0
co2s2
(02.07.24)
her şeyin fazlası zarar. su bile fazla içsen zehirleniyorsun.
0
gabe h coud
(02.07.24)
@gabe: bir şeyin fazlasının zarar olması tabii en geniş bakış açısı. Ama bir noktadan sonra tam tersi etki yapmaya başlayan şeyleri ayrıca düşünmek istedim. Israr cevabına bayıldım.
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.24)
Aşık olmak güzel
Kara sevda kötü
0
Mirket
(02.07.24)
Aslında bir şeyin zararlı veya zehirli olup olmadığı dozu ile ilgili.
İstisnalar var.

güç zehirlenmesi denilen şeyde öyle.
0
diyecevaplandı
(02.07.24)
uyku
su
vitaminler
bakinca yemek yemek bile olur
0
in vino veritas
(02.07.24)
florür
0
Sir Anthony Hopkins
(02.07.24)
Şunların hepsi aynı kefede:

Şeker, alkol, kahve, egzersiz, uyku ve hatta yemek. normal seviyede enerji/zindelik verebilir. Ama fazlası yorgunluk/rehavet yaratır.

İlaçları fazla kullanmak da ters tepebilir. Mesela ağrı kesici kullanmak alışkanlık haline gelirse, ağrıya hassasiyet artabilir. Daha çok ağrılarımız olmaya başlayabilir vs.

Not: dozdan zehirlenme durumlarını ayrı tutuyoruz. Suyun bile fazlası zehirler sonuçta.
0
ermanen
(02.07.24)
(4)

Görseldeki ögeleri temizleme

cemallamec
Merhaba arkadaşlar,Elimde bir iki görsel var ama görselde gerilerde de insanlar mevcut. Görseldeki bu kişileri temizleyebileceğim bir uygulama, yapay zeka vb. bildiğiniz bir şey var mı? Arkaplan kaldırma uygulamarı her şeyi kaldırıyor, geride bir şey kalmıyor. Ben sadece insanları temizlemek istiyor
Merhaba arkadaşlar,

Elimde bir iki görsel var ama görselde gerilerde de insanlar mevcut. Görseldeki bu kişileri temizleyebileceğim bir uygulama, yapay zeka vb. bildiğiniz bir şey var mı? Arkaplan kaldırma uygulamarı her şeyi kaldırıyor, geride bir şey kalmıyor. Ben sadece insanları temizlemek istiyorum.
0
cemallamec
(02.07.24)
photoshop nesne aracı ile seçebilir ve kaldırabilirsiniz
0
bravoteam
(02.07.24)
Hypic aradığınız uygulama.
0
silverleaf
(02.07.24)
Teorex inpaint
0
diyecevaplandı
(02.07.24)
Özel değilse gönderirseniz yardımcı olmayı denerim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.07.24)
(17)

Erkeklerin kadınları entelektüel olarak aşağı görmesinin nedeni nedir?

sekizdokuzon
Dünya düzenini erkeklerin gördüğü, kadınların çok da işin içinde olmaya yanaşmadığı algısı nasıl oluşuyor. Özellikle güzel kadınların dünya meseleleriyle uğraşmayacagi, akıllarının ermeyecegi algısı nasıl oluştu? Erkeklerin ne yaptığı şeyleri yapmıyoruz da bizi, fikirlerimizi ciddiye almıyorlar? Bir
Dünya düzenini erkeklerin gördüğü, kadınların çok da işin içinde olmaya yanaşmadığı algısı nasıl oluşuyor. Özellikle güzel kadınların dünya meseleleriyle uğraşmayacagi, akıllarının ermeyecegi algısı nasıl oluştu? Erkeklerin ne yaptığı şeyleri yapmıyoruz da bizi, fikirlerimizi ciddiye almıyorlar? Bir kadının da entelektüel kaygıları, birikimi olduğunu ispat etmesi için ne yapması lazım?
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
Bu düşünceyle yetiştirilmeleri, kadınların bazı alanlarda neden geride kaldıklarını anlayabilecek perspektife sahip olmamaları
0
grimavi
(30.06.24)
Sözlük, forum, sosyal medya gibi yerlerde dönen burç, manifest, fal, tuz lambaları, taşların enerjisi, quantum olumlama, 777 cart cut gibi zırvalara inanlar ve konuşanların çoğunluğu kadın olduğu için kadınların hayatı bunlardan ibaret olarak görüyorlar. Bilim kurgu edebiyat/film/dizi, matematik, fen bilimleri, mühendislik vb. alanlardaki oranlarda erkeklerin daha fazla olmasına sığınılıyor çoğunlukla.

İşin temeli aslında hangi cinsiyet, hangi suçlamayı/aşağılamayı tutturabilirse o. Bu şekilde yüklenenlerin de %80'ininin hayatı boş zaten. Aynı şekilde erkeklere başka bir kategori üzerinden benzer şekilde yüklenenlerin %80'inin de hayatı boş zaten. Çünkü genel olarak insanların aşağı yukarı %80'inin insanlığın gelişimine pek bir katkısı yok. Hayatlarındaki bu boşluklarını internette bir şekilde popüler olan bir şey üzerinde bir grubu ezerek tatmin etmeye çalışıyorlar. Kadın-Erkek karşılaştırmaları da bu "bir şey" ve "bir grup" için sadece bir örnek.
0
nawar
(30.06.24)
Erkeklerin ne yaptığı şeyleri = Erkeklerin yaptığı neleri

Telefondan yazdığım için oluyor bu typolar, kadın olduğum oldugum için değil.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
Bu izlanda da kadinlar protestoya cikmisti ve baya bi sirketin hr'i is yapma hizinda degisim olmadigini soylemisti. Iste genel fark bu. Biz is yaapriz, kadinlar laf genelde
0
lapaz
(30.06.24)
Entelektuellik sadece yazmakla, konusmamla olmaz kisaca
0
lapaz
(30.06.24)
Kadınlara kendilerini ifade edecek alan bırakmayıp her türlü patriarka doğuştan karşı çıkmaya mecbur bırakıyorsunuz. Ne kadar ayrıcalıklı oldigubuzun farkında değilsiniz.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
Ama artık kadınlara da ihtiyacınız var, söke söke o hakkı vereceksiniz :)
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
İşin içinde olmaması daha çok kadının fıtratı ile ilgili sanırım.

Güzel kadınları entellektüellikten alıkoyan şeylerden biri, çevresinin kendisine cildi sebebiyle ikram, iltifat ve diğer yakınlıkları olabilir.
Bu edindiği farkındalık güzel kadının kitaplara, arşivlere, belgelere bakmaktan çok aynalara bakmasına yol açıyor.
Sabah akşam şiddet gören o güzel kadının ise yüzüyle, estetiğiyle çok işi olmuyor.

Dünya meseleleri erkeklerin daha çok ilgi alanına giriyor. Dünya tarihinde krallar veya yöneticiler daha çok erkeklerden olmuştur.
Şurası önemli; erkek sahip olmayı, kadın sahiplenilmeyi ister. Yapı gereği durum bu.

Aslında fikirleriniz önemli ama duyguların ağır bastığı bir yönetimde idare imkansızlaşıyor.
Devlet işlerini bırakalım, mesela bir iş yeri veya firmanın bir aile tarafından yönetildiğini ya da iş yerinin patronun yakın olduğu kadın tarafından idare edilmesini düşünelim. Veya bir miras meselesinde varis erkeklerden çok kadınların etkin olduğunu düşünelim. Olaylar çözümsüz bir hal alabiliyor.
Miras konusunda Anadolu şehir veya bölgelerinde yetişenler bulunanlar bunu iyi bilirler çok kere de bazı olaylara şahit olmuşlardır.
Aslında bir şeyi idare edebilmek ve yönetmek en baştan zihnen ve imkân olarak kendi sınırlarımızı bilmekle ilgili.
Her şeyi yapabileceğini söyleyen birinin bir yerde günün sonunda zarar etmesi de yakındır.

Entelektüel birikimin ispatı sanırım şöyle bir benzetme ile mümkün olabilir. Kadın uzman olduğu yemek hususundan yola çıkarsak; pirinç, su , yağ, şehriye nasıl ki ocak üstünde ısıtılıp süre sonunda birleşip "pilavı" oluşturuyorsa kadının da toplumsal veya ilmi/ bilimsel bir meselede parçalardan hareketle (analiz), sonuçta bütün hakkında sağlam bir fikir öne sürebilmeli.

Bu gibi şeyler de entelektüel olmaya engel. Ne de olsa hayat küçük ve orta ölçekli ailevi, kişisel krizlerden ibaret değil:
i.hizliresim.com

Bunların yanında, yaşanan olaylara dair haberlere baktığımızda çeşitli akademik ünvanların da özellikle şu zamanda hakkıyla alındığını sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(30.06.24)
Aşağılamaktan beslendikleri için.
0
muhayyer divan
(30.06.24)
Büyük çoğunluğunun kendi başına bir işte yeterince yetkin olmaması. Daima dayanacak bir duvar aramaları. Öyle kadınlar var ki aklınız yetmez.

çoğu ‘sen yap işte’ modunda ve görsen dünyayı kurtarıyorlar sanki. acınası olan kadınlar değil biz erkekleriz bu arada tabi bu bence. ama nedenini açıklarsam büyük çoğunluk tepki verir :d

@muhayyer divan +1 özetle
0
baldan kaymak
(30.06.24)
Mühendislikleri bilemem ama bizim alanda kadınlar erkeklerden fazla bile olabilir ya da en azından başa baş bir oran vardır yani. Herhangi bir mesleki fark yok. Entelektüel anlamda da kadınların erkeklerden daha entelektüel olarak gelişmiş olduğunu gözlemliyorum çevremde. Yüzlerce yıllık ataerkil toplumun anca son 40-50 yılda yavaş yavaş çözüldüğünü düşünürsek kadınların şu ana kadar geldiklerini noktanın gayet iyi olduğunu ve daha da ileriye geleceklerini düşünüyorum. Ben kendini feminist olarak nitelendiren bir erkeğim, bunu da her yerde söylüyorum yani. Eşitlik böyle kazanılacak, bu erkeklerin de işine gelir toplumsal olarak ama erkekler farkında değil
0
nundu
(30.06.24)
Kadının yeri mutfak. Karışmasın elinin hamuruyla önemli işlere.
0
hops
(30.06.24)
Genel ataerki yüzünden tabi ki. Kadınların elinde şu son 30-40 yıla kadar kendilerine ayıracak vakit ve kaynak var mıydı ki? Entelektüellik için kendine ait bir oda gerekir virginia woolf'un deyimiyle. Kaç kadının bu imkanı vardı? En gelişmiş ülkelerde bile düne kadar kadınlar üniversiteye dahi gidemiyordu. Tüm bunlar bir günde iyileşecek ve toplumda yer edecek değil. Fıtrat mıtrat değil zaman gerekiyor sadece.
0
playing star again
(30.06.24)
bence bu kadınların erkekleri duygusal bulmaması gibi bişey. Aslında iki cinsiyet de duygusal ama "diğeri gibi" olmadığı için "öyle değilsin" diyorlar.

Entelektüellikte de öyle. Sistemi erkekler kurduğu için "erkekler gibi entelektüel" olmazsan onların gözünde entelektüel görünmüyorsun.

Bir de üstteki arkadaşın dediği gibi, kendine vakit ayırma olayı önemli. Yeni jenerasyonlar + internet (bilgiye erişim) cinsiyetleri eşitleyecek bence. Ha ama yine toplumun sosyolojisi bunu etkileyebilir bilmiyorum. Ama bir kadın bir konuya kafayı takarsa onu durdurabilecek bir şey yok şu an. Fakat entelektüellikten bahsediyorum. İş bulma vb. süreçler ayrı konu. Aynı işi yapan (mesela görüntü yönetmeni) erkeğe daha çok güvenilirken kadına daha temkinli yaklaşıldığını biliyorum mesela.
0
nhk ni youkosu
(30.06.24)
Kadına neden defakto daha az guveniliyor? Kadına kendini gerçekleştirecek alan bırakılmadan devrim yapılması bekleniyor. Bütün bu bu boğucu atmosferde bizi azıcık eğlendirecek astroloji, metafizik alanlara segirttigimizde bütün bir cinsiyeti bunlar üzerinden değerlendiriyorsunuz. Sizle aynı cinsiyeti paylaşma şerefi gösteren en ahmak üyemize gösterdiğiniz müsamahayi bize göstermeyip bu kadar olumsuzluk içinden insanüstü bir çabayla başımızı çıkarmamızı bekliyorsunuz. Gerici, muhafazakar dediklerinize bir dönün bakın, ne kadar çok ortak yönünüz olduğunu göreceksiniz.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
Ayrıca kadın başıma kaç erkeğe matematiği sevdirdigimin hesabını ben tutmadim artık.
0
🌸sekizdokuzon
(30.06.24)
aklıma direkt şunu getirdi. aradığınız bu mu bilmiyorum.
youtu.be
0
kesmekes laleler
(01.07.24)
(2)

Hangi ingilizce öğrenme şeysi

naksidil
hangisini satın alayım sizce? alıp memnun kalan var mı? seviye beginnner diyelim.cambly var open english var başka ne var ve hangisi ve neden? tişikkirler...
hangisini satın alayım sizce? alıp memnun kalan var mı? seviye beginnner diyelim.

cambly var open english var başka ne var ve hangisi ve neden? tişikkirler...
0
naksidil
(30.06.24)
Başka ayrıca yapay zeka var.
youTube reklamlarında son aylarda ingilizce öğrenmeye dayalı reklamlarda artış var.
Anlaşılan bu sektör, yapay zekanın bir süre sonra işlerini ellerinden alacağını düşünüyor olmalı.
0
diyecevaplandı
(30.06.24)
Zengin biriyseniz cambly alın da bence beginner biri için sıradan speaking ile ingilizcenizi geliştiremezsiniz. Ya kendiniz youtubedan falan öğrenin ya da ben bu işe para dökerim yeterki öğreneyim diyorsanız özel hoca tutun bulunduğunuz şehirden. Özellikle istanbuldaysanız ana dili ingilizce olan kişiler falan bulabilirsiniz. (Benim kuzenimin arkadaşları vardı amerikadan, istanbulda ing ders veriyorlardı)

Zengin çocukları bu şekilde öğreniyor dili.
0
Unde bach canim
(01.07.24)
(11)

Alkolle aranız nasıl

hops
Özellikle yaz aylarında her akşam bira, rakı vs içmek istiyorum. Eve girmek bile istemiyorum, böyle sofralar kurulsun yiyelim içelim eğlenelim istiyorum. Sizde durum ne?
Özellikle yaz aylarında her akşam bira, rakı vs içmek istiyorum. Eve girmek bile istemiyorum, böyle sofralar kurulsun yiyelim içelim eğlenelim istiyorum. Sizde durum ne?
0
hops
(30.06.24)
Aperol ve Prosecco içiyorum. Tatilde çok keyifli. İkinci Aperol’ümü içiyorum bu saatte. Kafam iyiyken yüzmek harika bir şey.

Normal günlerde içmem.

3 oldu. Bir de espresso martini. Mis.
0
gabe h coud
(30.06.24)
Alkol sigara yok.
Ömrüm çay, süt, su, kahve, ayran ile geçti.
Kola yı da bırakalı çok oldu.
0
diyecevaplandı
(30.06.24)
Biracıyım ben, evde içmeyi seviyorum. Herkesle alkol alınmaz, dışarıda içmeyi çok sevmiyorum.
0
sekizdokuzon
(30.06.24)
fazla iyi olduğu için kendimce detoks/ara kararı aldım, en az iki ay ağzıma bir damla sürmeyeceğim dedim. 15 gün filan oldu, şükür şimdilik iyi gidiyorum. öncesinde şöyle söyliyim 30 günün 22-23'ünde her akşam içiyordum. param varsa 35'lik viski + 2 kırmızı tuborg, param azsa 6 kırmızı bremen. işlerimi erkenden bitirme şansımın olduğu boş günlerde öğleden sonra 1-2 gibi başlayıp 8-9 tane kırmızı içtiğim oluyordu. baksırla oturuyodum mis gibi evde içiyodum. dışarda içmeyi de severim ama takdir edersin ki bu içişe dışarıda para asla yetmez. evdekine bile yetmedi.

maddi ve psikolojik açıdan artık iş "keyif" olmaktan çıktığı için "bi dur hele" dedim, sanırım biraz kullandığım ilacın da etkisi var, birlikte gitmiyor. bakalım. 2-3 ay sonra yine döndüğümde aynı noktaya gelirsem alkolik olduğumu kabul edecek ve tamamen bırakmaya çalışacağım ama tüketimimi kontrol edebildiğim sürece ben alkolü çok seviyorum. hayatımın geri kalanında ölçülü şekilde içebilmeyi isterim. hatta alkolik olmama motivasyonum da bu: bırakmak zorunda kalmamak.

eskiden çok tuhaf ve hatta acınası bulurdum, artık etkinliklerin "alkol yoksa ben de yokum" insanına dönüştüm maalesef. gerçi beni kimse bi yere çağırmıyo zaten.
0
mark greg sputnik
(30.06.24)
Bira ve rakiciyim, sarap cook nadir, kokteyl bazen. Normalde yazin cogu aksam 1-2 icerdim soguk soguk iyi oluyor diye, haftada 1-2 raki kesin icerdim. Uzun bir suredir cok azalttim. 1 ay hic icmedigim oluyor. Icmedikce de daha cok uzaklasiyorum. Mesela hava sicak su an, bira ve rose dolapta bana bakiyor, hic icesim gelmiyor. Aliskanliklarin degismesiyle alakali sanirim.
Arkadaslarimla bulustugumda illaki iciyorum, cuma raki masasinda guzel icmisim mesela, bu bi sure goturur beni. Aramam yani icmeyince.
0
mor oje
(30.06.24)
Kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(30.06.24)
alkolle aram cok iyiydi azaltmaya calisiyorum.
sen icince asik olan cocuksun sen biraz azalt bence :)
0
robert bosch
(30.06.24)
Aşağı yukarı 1 senedir, eğer içkili ortam yoksa aklımdan geçmiyor. Eskiden arada evde cin-tonik hazırlıyor ya da viski içiyordum haftada 1 ya da 2. Rakı sevmiyorum, bira ise aradığım bir şey değil.

Şimdi evde tüketim 0. Tüketmek için dışarı çıkma planım 0. Dışarıda toplanıp içeceksek çıkıntılık yapmam tabii ki. Giderim ve ne içiyorsak ondan 2 kadeh içerim. Yani rakı değilse tabii. Rakıysa planlama sırasında bir kere itiraz ederim, yine de karar o yöndeyse yine aynı sistem.
0
nawar
(30.06.24)
Geçen akşam dışarıda tek başıma iki bira içeyim dedim, ikinci şişeyi bitiremedim. O şekilde...
0
muhayyer divan
(30.06.24)
Haftada 1-2 gün, 1-2 kadehi geçmeyecek şekilde, evde ya da dışarıda bira/ kokteyl/ şarap vs içiyorum. Bir ara neredeyse hiç içmiyordum. Son 2 senedir düzenimiz bu yönde.

Tatillerde bu miktar biraz artıyor tabii ama günlük hayatta haftada 3-4 kadehin kimseye bir zararı yok diye düşünüyorum.
0
fraise
(30.06.24)
epey azalttim. haftada 2 bira veya 2 kadeh sarap ortalama bu aralar. hedefim hic icmemek.
0
hot potato
(30.06.24)
(2)

Hatay'da denize girilecek ve çadır kurulacak koy/sahil tavsiyesi

ananiyimioguz
Selamlar şuan bize en yakın hatay var böyle bir plan için. Seneler önce samandağ a gitmiştim. Dünyanın en uzun plajları arasında ilk 3 te miydi neydi enlerden biriydi aslında etkilemiştim ama plaj bakımsızdı ve dalgalıydı. O yüzden tekrar orayı tercih etmek istemiyorum.Arsuz çok duyuyorum. Hatayda g
Selamlar şuan bize en yakın hatay var böyle bir plan için. Seneler önce samandağ a gitmiştim. Dünyanın en uzun plajları arasında ilk 3 te miydi neydi enlerden biriydi aslında etkilemiştim ama plaj bakımsızdı ve dalgalıydı. O yüzden tekrar orayı tercih etmek istemiyorum.

Arsuz çok duyuyorum. Hatayda girilebilecek en iyi sahil arsuzda mı?

Çadır kurabileceğimiz bir yer biliyor musunuz? 1 gece kalınacak.
0
ananiyimioguz
(29.06.24)
samandağ zaten tehlikeli de aynı zamanda.

arsuz'u tek geçerim özellikle merkezdeki 1-2 plaj çok temiz ve güzel.
arsuz'da direkt sahilin yanında isimsiz bi parkımsı yere çadır kurulabiliyor ama elektrik tuvalet nasıl çözüyorlar bilmiyorum.
hiç aramadım kesin ücretli camping yerleri vardır, tavsiye.
0
patronaj1
(29.06.24)
En uygunu arsuz ve çevresi.
Kamp durumları için bir şey diyemeyeceğim
0
diyecevaplandı
(29.06.24)
(3)

yurtdışındaki pkk li Türkiye de ihbar edilebilir mi?

hhhh99
#161006510 burada anlattığım gibi olan şahıs nedeniyle Almanya hakkımda tutuklama kararı çıkarmış, ancak halen şikayetlerim hakkında hiçbir gelişme yok.bu şahsın fotoğrafı videosu doğum tarihi adresi Baba adı babasının fotoğrafı araçları plakaları cep numarası ,sevgilisinin adresi var ve şahitlerini
#161006510 burada anlattığım gibi olan şahıs nedeniyle Almanya hakkımda tutuklama kararı çıkarmış, ancak halen şikayetlerim hakkında hiçbir gelişme yok.
bu şahsın fotoğrafı videosu doğum tarihi adresi Baba adı babasının fotoğrafı araçları plakaları cep numarası ,sevgilisinin adresi var ve şahitlerinin adresi ismi bulunuyor.
anladığımız kadarıyla alman devleti onların tarafında hiçbir işlem yapmıyor bu şahisi veya şahısları türk makamlarına şikayet edebilir miyim?
0
hhhh99
(29.06.24)
Mit ilgilenebilir.
Arada bir de suçlu iade anlaşmasına bakmak lazım
0
diyecevaplandı
(29.06.24)
www.terorarananlar.pol.tr

Suç failinin yurt dışında yakalanması

MADDE 11 – (1) Aranan suç failinin yurt dışında yakalanması/ele geçirilmesi halinde ödüllendirme işlemlerinin başlatılabilmesi için, yakalanmaya/ele geçirilmeye esas bilginin yardımcı olan tarafından Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarına iletilmiş olması ve failin bu bilgiye istinaden yakalandığı/ele geçirildiği ülkeden Türkiye’ye teslimi ya da geri gönderilmesi şartı aranır.

Eğer şuradaki Kırmızı-Mavi-Yeşil-Turuncu-Gri listelerinden birinde varsa bir şey çıkabilir diye düşünüyorum çok umudum olmasa da. Yalnız site biraz kötü arama seçeneği yok tek tek bakmanız gerekecek.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(29.06.24)
suçlu alman vatandaşı Almanya da doğmuş ancak Kendisi bana PKK li olduğunu söyledi bunu tehdit olarak kullandı ve kanıt sayılır mı bilmiyorum ancak mahkeme dosyasında kendi ifadesiyle Kürt olduğunu benim türk olduğumu bu nedenle kendisine saldırdığımi ve benim türk devletine çalıştığımı iddia etmiş bu kendi beyanı ben yaşadığı ilçede sordurunca babasının iltica ile Almanya ya geldiğini öğrendim annesi ve babasını canlı gördüm tabi ki bu bir gerçeklik ortaya koymaz ancak ailecek eşkalleri ortada.

Türkiye de ailecek aranmaları varmı maalesef ben bir vatandaş olarak bilemem ancak kendileri Siirt Kurtalan li ancak oradaki jandarma bir soruşturma yaparsa öğrenebilir
0
🌸hhhh99
(01.07.24)
(2)

Bosch buzdolabı yedek parça/raf

istenmeyen evlat
merhaba. uzun zamandır Bosch kdn60v10ne model alt kapı rafları arıyorum. internette satılmıyor. ikinci elde satışta olsa sadece rafları alacağım ancak ikinci elde de yok garip bir şekilde. özetle ben bu kırılan rafları nasıl nereden bulabilirim bir tavsiyesi olan var mı? yeni buzdolabı aldıracak bu
merhaba. uzun zamandır Bosch kdn60v10ne model alt kapı rafları arıyorum. internette satılmıyor. ikinci elde satışta olsa sadece rafları alacağım ancak ikinci elde de yok garip bir şekilde.

özetle ben bu kırılan rafları nasıl nereden bulabilirim bir tavsiyesi olan var mı? yeni buzdolabı aldıracak bu plastik raflar bana şaka gibi.
0
istenmeyen evlat
(29.06.24)
Raf olarak iç ölçülere uygun dayanıklı veya kırılmaz kenarları yuvarlatılmış cam düşünün.
0
diyecevaplandı
(29.06.24)
beyaz eşya hurdacıları var onlara sormanız lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.06.24)
(10)

İzahımı geliştirecek tavsiyeler arıyorum

funl
Kendimi açıklarken rahatsız hissetmesem de, son zamanlarda anlatmak istediklerimi yeterince karşı taraflara iletemediğimi fark ettim. İkna konusunda da başarılı olmayınca söylediklerim havada kalıyor. Ayrıca sorunlar karşısında bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmeyebiliyorum. Bu yüzden hem k
Kendimi açıklarken rahatsız hissetmesem de, son zamanlarda anlatmak istediklerimi yeterince karşı taraflara iletemediğimi fark ettim. İkna konusunda da başarılı olmayınca söylediklerim havada kalıyor.

Ayrıca sorunlar karşısında bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmeyebiliyorum. Bu yüzden hem kendi düşüncelerimi toparlamam hem de bu düşüncelerimi net bir şekilde ifade etmem gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda gelişmek için neler yapmamı önerirsiniz ? Kitap, video, terapi vs her şeye açığım.
0
funl
(28.06.24)
Retorik diyorsun. Bence güzel konuşan insanları dinlemek ve kelime haznesini geliştirmekten geçiyor. Zihnini sürekli aktif tutman lazım.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
Bir de bu işlerde duygudurum kontrolü önemli. Onun için de meditasyon öneririm.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
Öncelikle konunun uzmanı değilim. Kendi başıma gelenlerden yola çıkarak cevap yazıyorum:

Herhangi bir şeyi açıklarken ben "ya şu kısmı nasıl olsa anlarlar, zaten çok bariz" diye düşünüp yeterince vurgulamadığımı fark ettim. Bunu anlarlar eşek değiller ya dediğiniz bir çok şey bir şekilde anlaşılamayabiliyor. O konuda belki biraz daha Bilal'e anlatır gibi bir yol çizmek lazım.

Bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmiyorum demişsiniz. Peki bunu sonra dile getiriyor musunuz? Yoksa unutuyor musunuz? Ben aklıma gelen şeyleri sürekli olarak not tutma uygulamasına yazarım. "Asla unutmam bunu" dediğim şeyleri bile unutabiliyorum çünkü.

p.s. "anlayamadım" cevabı harikaydı. neden silindi ki? :)
0
pispinti
(28.06.24)
Belki yapmışsındir ted konuşmalarını gözlemle. nasıl başlıyor nasıl sürdürüyorlar dikkatli izlersen biraz fikir verebilir
0
pembediken
(28.06.24)
İletişimde karşı tarafla konuşurken bakışın şekli ve ilgili konuya dair kelime, bilgi dağarcığı, terminolojinin kullanılması önemli.

Kararlılık ifade eden bakış ve istenen bilginin (maalesef) dışarıdan ithal kelimelerle kullanımı bu zamanda oldukça yaygın.

Yine de genel manada karşı tarafa güven vermek, özel manada ise ilgili kişinin konuya yakın olan hobileri ve diğer önemsediği şeylerle araya bağ kurulabilirse çok şey aşılabilir.
Konuşma esnasında, kendi ses tonumuz diğer çevresel etkenler de kişinin kararında önemlidir.

İletişimden önce karşı tarafı en başta görünümünden tanımak için anahtar kelime : fizyonomi
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
Sözlü ve yazılı ifade kabiliyetini geliştirmenin birinci adımı çok okumaktır. Ne kadar çok okursan o kadar gelişir.

İkinci adım münazaradır. Bunun için maalesef oltam bulmak sıkıntılı. Arkadaş gruplarında onların aklına yatmayan bir tez ileri süreceksin ve onları iknaya çalışacaksın.

Birinci adımda mesafe katetmeden ikinci adımın faydasını göremezsin. Rus klasikleriyle işe başla. Oku. Çok oku.
0
Mirket
(28.06.24)
Belki mükemmel işe yaramaz ama kesinlikle denemeye değer ve zaman kaybı değil.

ChatGPT'ye bir iş yaptırmaya çalışın.
Çünkü ondan istediğinizi tam olarak tarif edemezseniz yanlış yapıyor veya tahmin ediyor. Yeterince iyi açıklamadığınızı farkediyorsunuz.

Bu hem sizin istediğiniz yönde sizi geliştirebilir hem de yapay zekadan faydalanmaya erkenden başlamış olursunuz.
0
michael_knight
(28.06.24)
bir paragraf okuyup sesli şekilde özetlemek, farklı kelimeler kullanmak
kendi ses kaydını dinlemek
0
mantık
(28.06.24)
Para verip iletişim eğitimi de alabilirsin. Kabiliyetine göre Bir veya iki sene vakit ve emek harcaman gerekir ama iletişimden çok daha fazlasını öğrenmiş olursun. Vücut yapmaktan daha kolaydır. Ha bir de evet, bol bol okusan güzel olur. Boş günümde 300 sayfalık kitap bitiyorum ben.
0
hasmetizm 2046
(28.06.24)
karsi tarafi ikna etmenin yolu az konusup, cok dinlemekten geçer. dinleyeceksin ki karşı tarafın hem sempatisini kazanacaksın hem de hakkında veri toplayacaksın. Daha sonra çok detaylarda boğulmadan, meseleye fokuslanarak hazirlikli sekilde konuşacaksın. Konustugun ortam, yer, zaman, ortamdaki kisi sayisi, ses tonu, giydigin kiyafet bile etkili.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(28.06.24)
(3)

Yazıcıdan resim alırken sorun

denemeyanilma
Arkadaşlar merhaba, samsung M3875 lazer yazıcım var.sorunum yazıcıdan resim alınca, eğer resim dosyasından doğrudan çıktı alırsam blurlu oluyor, önce pdf yapıp yazıcıya gönderirsem orijinal gibi oluyor.bu sorunu nasıl çözebilirimhttps://www.canva.com/design/DAGJaitrpVo/yJ5QP05tYD3_NEJ073BuVw/edit?ut
Arkadaşlar merhaba, samsung M3875 lazer yazıcım var.

sorunum yazıcıdan resim alınca, eğer resim dosyasından doğrudan çıktı alırsam blurlu oluyor, önce pdf yapıp yazıcıya gönderirsem orijinal gibi oluyor.

bu sorunu nasıl çözebilirim

www.canva.com
0
denemeyanilma
(28.06.24)
Resim dosyanız, gif, jpeg veya PNG gibi pixel tabanlı format değil
de vektörel tabanlı eps, svg gibi
bir format olsun.
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
PDF'i adobe acrobat üzerinden mi basıyorsunuz?

sürücüler ile ilgili bir problem var gibi anlıyorum ben. acrobat gibi bazı programlar, araya kendi sürücülerini vs sokabiliyorlar.
0
co2s2
(28.06.24)
@co2s2 pdf ile çıktı alınca problem yok, ama resmi her defasında pdf yapmak istemiyorum

@diyecevaplandi png ile denemedim, daha önce de saydam pngyi çıktı alınca bg'ye dama tahtası ekleyip basmıştı yazıcı.
0
🌸denemeyanilma
(29.06.24)
(6)

Foça da 3 yıldızlı otellerin gecelik 5000-6000 tl fiyat istemesi

joehigashi
13-15 temmuzu bağlayıp 2 günlüğüne foçaya ailecek gidelim dedik ama karşılaştığımız fiyat bu. Bu fiyatlar normal midir ? Değilse civarda tavsiye edeceğiniz temiz bir otel var mıdır ?
13-15 temmuzu bağlayıp 2 günlüğüne foçaya ailecek gidelim dedik ama karşılaştığımız fiyat bu. Bu fiyatlar normal midir ? Değilse civarda tavsiye edeceğiniz temiz bir otel var mıdır ?
0
joehigashi
(28.06.24)
Ne yazık ki fiyatlar artık bu civarlarda.
0
mimetorg
(28.06.24)
Şimdi booking üzerinden baktım fiyatlar gerçekten çok yüksek ve otel seçeneği çok az. O fiyatlara Avrupa'nın popüler şehirlerinde konaklama yapılabiliyor... Gerçekten çok yazık. Umarım Foça o için fiyatları vermezseniz.

Para biriktirin yurt dışı tatiline çıkın.
0
HellKeePer
(28.06.24)
@hellkeeper

Bize de pahalı geldi zaten hocam yapmadık rezervasyon falan.
0
🌸joehigashi
(28.06.24)
hem fiyatlar arttı

hem de herkes bağlıyor 13-15 hatta 16 temmuzu
0
jülsezar
(28.06.24)
Normal değil. Hiç bir şey normal değil. Her türlü denetim ve ceza şart.
Bayram sonrası (Türkiye gibi tahıl üreten bir ülkede ve şu hasat zamanında) ekmek 8 liradan 10 TL'ye yükseldi.

Aslında biz kullanıcı, müşteri veya tüketicilerin (biyoloji ve psikolojideki organizmanın karşılığı kapitalizmde bu kelimelerle tanımlanıyor)
yaz mevsimi veya dini bayramlar geldiğinde tatile, otellere gitme zorunluluğu diye bir şey yok. Bunlar yıllardır reklam, tanıtım vs sebeplerle bize öğretilen harcamaya dayalı algılamalar sadece.
Duygularımıza yenilmediğimiz, nefsani harcamalar yapmadığımız ölçüde güçlüyüz.
Köyümüze gitmek daha yerinde olur.
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
Sharm el sheikh'te her sey dahil 5 yildizli oteller 3500 tl falan gecelik.

Aptallasti bunlar iyice.
0
brkylmz
(28.06.24)
(3)

Tablet önerisi

biseysorucam
Büyük ve kaliteli bir ekrana sahip, video film dizi izleme ve internette gezmelik, piyasaları takip etmelik bir tablet arayışım mevcut. Bütçem 15 bin lira gibi. Siz hangisini tercih ederdiniz? 13 bin TL - Xiaomi pad 6 - 8 GB ram 256 GB hafıza 10.9 inchhttps://app.hb.biz/zl1SAbmboMh914 bin TL - Samsu
Büyük ve kaliteli bir ekrana sahip, video film dizi izleme ve internette gezmelik, piyasaları takip etmelik bir tablet arayışım mevcut. Bütçem 15 bin lira gibi. Siz hangisini tercih ederdiniz?

13 bin TL - Xiaomi pad 6 - 8 GB ram 256 GB hafıza 10.9 inch
app.hb.biz

14 bin TL - Samsung s9 fe+ - 8 GB ram 128 GB hafıza 12.4 inch + pen
app.hb.biz

12 bin TL - Lenovo P12 - 8 GB ram 128 GB hafıza 12.7 inch + pen
app.hb.biz

Karşılaştırma linki,
www.epey.com
0
biseysorucam
(27.06.24)
Üç seçenek içinden Xiaomi Pad 6 bence en mantıklı seçim olur, en azından kağıt üzerinde.
0
gyroscope
(27.06.24)
Lenovo P11 ya da P12'yi yakın zamanda bir ortamda Türkçe klavyeli kılıfı ve kalemiyle gördüm. Çok şık bir cihaz, çok beğendim. Tablet almayı düşünsem kesinlikle bu cihazı alırdım.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(28.06.24)
Xiaomi pad 6 yı inceleyen bir kaç videoyu 2 gün önce izledim.
Genel olarak yorumlar olumluydu. Eksik kalan noktalar ise kalem ve kılıf paketinden çıkmıyor. Ayrıca alınmaları gerekiyor.
Ses olarak ise Dolby atmos ile ses veren 4 adet hoparlörü bulunuyor.
Bildiğimiz kulaklık jack girişi yok.
Dönüştürücü lazım bunun için.
13 bin TL'den daha aşağı fiyatta olan seçenekleri bulmaya çalışın.
Xiaomi telefonlar bazen Hindistan yapımı da olabiliyor.
Tabletlerde durum nedir bilmiyorum ama siz Çin yapımı olmasına dikkat edin.

Yine hepsinden önce boyut ve ağırlık konusunda kendim alacağım bir tableti dokunmadan, tartmadan alma taraftarı değilim.
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
(11)

Birlikte ywmek/tek başına yemek

füt
Merhaba arkadaşlar, şöyle birşey farkediyorum. Arkadaşlarla birliktwyken birşeyler yiyoruz. Sonra yanlarından ayrılıp eve dönerken o şeyn aynısından alıp yediğimde, beraber yerkenki tadı asla ve kat’a alamıyorum. Birlikte yerken dünyanın en leziz yiyeceği, Tek başına yerlen saman gibi bişey okuyor.
Merhaba arkadaşlar, şöyle birşey farkediyorum.
Arkadaşlarla birliktwyken birşeyler yiyoruz. Sonra yanlarından ayrılıp eve dönerken o şeyn aynısından alıp yediğimde, beraber yerkenki tadı asla ve kat’a alamıyorum.
Birlikte yerken dünyanın en leziz yiyeceği, Tek başına yerlen saman gibi bişey okuyor.
Sizin de başınıza geldi mi, farkettiniz mi
0
füt
(27.06.24)
Hiç başıma gelmedi
0
pavlis
(27.06.24)
yoo hiç
0
veritaslibertas
(27.06.24)
Bana olmadı hiç. Sen bence arkadaşlarını çok seviyorsun. Benim bir tane çok sağlam arkadaşım var, onunla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Beraber kahve içiyoruz, yemek yiyoruz. Ben tek başıma olduğumda da aynı keyfi alıyorum. Arkadaşımı çok seviyorum o ayrı tabi :)
0
rock n roll
(27.06.24)
fazla disa donuksun heralde.
0
buenosdias
(27.06.24)
Dışa dönük değilim tam tersi. Bugun o arkadailarımı çok sevsem de max. 3 saat beraber durmaya dayanıp, kaçmanın yollarını arıyorum.
Ama yemek, abur cubur, vs
Beraber yiyoruz süper
Yarım saat sonra kendi başıma yiyorum, saman gibi.yarım saat önce yediğim süper şey, tatsız tuzsuz iğrenç bişi oluyor, çöpe atıyorum.
0
🌸füt
(27.06.24)
yarım saat çok kısa bir süre. herşeyin ilki güzeldir.
aynı dertten muzdarip çok insan var. seninkisi sadece az daha şiddetli gerçekleşiyor.
eksisozluk.com
0
buenosdias
(27.06.24)
Buenosdias evet galiba bu etki :)
Tşeekkür rederim
0
🌸füt
(27.06.24)
(bkz: marjinal fayda)

arkadaşlarınızın durumdaki payı düşündüğünüzden daha az muhtemelen
0
cay koy geliyorum
(27.06.24)
aynı şeyi yarım saat sonra daha acıkmamışken, öncekini bile sindirmemişken yersen elbette lezzetli gelmez. aç karnına arkadaşlarınla buluşup iştahla yiyorsun. karnın da doyuyor, ilk yediğinden hemen önce can çektirmeyi sağlayan hormon da (adı neyse artık seratonin mi endorfin mi ne haltsa) yedikten sonra salgılanmayı bırakıyor. kısa süre sonra yediğin ikincisi elbette o kadar lezzetli gelmez.

burada arkadaşların payının olduğunu pek sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(27.06.24)
aç değilken yiyorsan olabilir. ama toplu bir ortamda yemek bana da keyifli geliyor
0
paintov
(27.06.24)
Dışarıda dönerci lokanta vs. gideceksem tanıdığım birilerine de ikram için denk gelmeyi isterim bazen.
Hatta telefon ettiğim de olmuştur.

Birlikte yemek güzel oluyor
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
(8)

Her şeyi yapmaya çalışmaktan bir alanda uzmanlaşamamak

ananiyimioguz
Zaten çabuk da sıkılan bir insanım sürekli işten işe konudan konuya atlıyorum. Tek bir alana yoğunlaşamadığım için uzmanlaşmam imkansıza yakın oluyor.Zaten yapım gereği miskinlik tembellik de hakim, bir ara dikkat eksikliğim var diye concerta da kullanmıştım. O dönemlerim verimliydi. Mühendisliği ka
Zaten çabuk da sıkılan bir insanım sürekli işten işe konudan konuya atlıyorum. Tek bir alana yoğunlaşamadığım için uzmanlaşmam imkansıza yakın oluyor.

Zaten yapım gereği miskinlik tembellik de hakim, bir ara dikkat eksikliğim var diye concerta da kullanmıştım. O dönemlerim verimliydi. Mühendisliği kazanmam, bitirmem ve ilk iş yıllarım fena değildi. Fakat sonra ilaç ağır bir ilaç olduğu için, yan etkileri de henüz bilinmediği için bıraktım.

Onun yerine düzenli uyku, kahve falan idare ediyorum. Çok ileri düzey bir sorunum yokmuştur belki.

Neyse, sonuç olarak ne hobilerimde ne de işimde uzmanlaşamıyorum. Çok bir motivasyonum da yok açıkçası. Bunun bir tekniğini de bilmiyorum. Zaten bir işe çok mesai harcadığınızda hayatta her şey iş olmadığı için bazı yanların eksik kalacağını düşünüyorum nedense. Ki işinde çok uzmanlaşmış kişiler karakter olarak veya sosyal olarak biraz tuhaflardır dikkat ettiyseniz. Ya da ikili ilişkilerde, aşk ilişkilerinde başarılı olmayabilirler. O yüzden hep ortalama kalmaya çalıştım. Ama bu durum da beni rahatsız etmeye başladı.

Son olarak örneklerle gideyim, tavsiyeleriniz varsa alabilirim.

Lisede web tasarımı ve programlama ile yazılıma bir giriş yapmıştım. Sene 2009. Sonra web işini sevmedim, mobile geçtim. fakülte düzeyinde projeler çıkardım. fakat sürekli bir teknoloji ve dil değişimi olduğu için tek bir alanda uzmanlaşamadım. diğer meslektaşlarımın aksine boş zamanlarımda yazılımla da ilgilenmiyordum ayrıca. Değişik bir rahatlığım var sanki aileden fabrika kalmış gibi. Millet son çaresiymiş gibi çalışıyor, değişik geliyor.

İşe girdikten sonra da yine farklı teknolojilere koydular ve hatta sonra orada işler durulunca yine web e kaydırıldım. Aslında web uzmanlığım olmadan bir şeyleri yapmaya çalışıyorum eski coder tecrübelerime dayanarak. Fakat mobil e de koysan web e de koysan tam anlamıyla o alanın yazılımcısıyım diyemiyorum.

Bir yandan fotoğrafçılık, video, gitar, şan, ürün inceleme, video oyunları, motosiklet, gezi, bilim kurgu, teknoloji gibi ilgi alanlarım, hobilerim var. Denk gelirse frizbi de oynayayım, masa tenisi de, badminton da, paraşütle de atlayayım vs. vs. bir doyumsuzluk hakim. Kimisini sürekli yapıyorum, kimisi de nadiren oluyor ama ilgiliyim. Fakat insanları tanıdıkça bunları yine "hobi" olarak yapanlara göre geride kaldığımı görmek, "ulan o kadar, çok yönlüyüz diye övündük yine bir halt olamamışız" gibi bir düşünceyle kendimi demoralize ediyorum. Halbuki belki ortalamanın üstündeyimdir ama ister istemez bu kadar çok şeyle ilgilenince, merak duyunca "little little in to the middle" durumu oluyor. Her şeyden biraz bilmek, uzmanlaşamamak beni rahatsız ediyor.

Bazı arkadaşlarım da tek bir işe uzmanlaştığı, başka şeyleri yapamadığı için şikayetçi. Herkes kendinde olmayanı istiyor her zamanki gibi. Ama ben yine de sağlam bir dayanağım olsun istiyorum. ne hobimde uzmanlaştım, ne işimde ne de yabancı dil konusunda.

Bu konuda biraz tavsiye alsam güzel olacak.
0
ananiyimioguz
(27.06.24)
Bizde dehb var xd
0
abuzer
(27.06.24)
Bir kaç (sınır olarak en çok 3 olmalı diye düşünüyorum) konuda uzman olunurken, diğer konularda ise yüzeysel de olsa insanın bilgisi olmalı diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(27.06.24)
Tezli yüksek lisans veya doktora yapmadan kapanın elinde kaldığı arkadaşlarım var. Bir kaçı yurt dışına gittiler. Hatta bırakın yüksek lisansı, lisans mezunu bile olmayan, alaylı yetişen, kendi kendini yetiştirmiş meslektaşlarım da var.

Uzmanlıktan kastım bu. Bir işte aranıyorsan, güzel paralar kazanabiliyorsan pratikte olmuşsun demektir. Bazen kitabına göre yapamasan dahi başarılı olabilirsin. Her şeyin akademi olduğunu düşünmüyorum.

O yüzden uzmanlıktan kastım bu. Kendi işim özelinde söyleyeyim, mimariyi, proje yönetimini, kodlamalayı çok iyi biliyorsan istersen felsefe mezunu ol, takım lideri, yönetici olabilirsin.
0
🌸ananiyimioguz
(27.06.24)
her şeyin bir şeyini; bir şeyin her şeyini bilmektir meziyet olan.
0
since1907
(27.06.24)
Bu maymun iştahlılık bende de var. Pek çok şeye ilgi duyarım, yeteneğim olmayan alanlarda bile araştırırım. Ama dediğin gibi süreklilik, disiplin olmayınca tatmin de olmuyor. Öğrendiğin şeyler uçup gidiyor. Çözümü işte disiplini oturmak, çok istememek, odaklanmak. Bazen yapabiliyorum bunları. Meditasyon yaptığım bir dönem vardı, bu şikayetlerim epey azalmıştı. Ya da dopamin detoksu dedikleri teknikler var, onlar da işe yarıyordu.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
Dopamin detoksu dediğim de şu. Bizim gibi insanlar bir şey öğrenmekten büyük keyif alırlar. Keyif bile değil haz o. Ama bir noktadan sonra sırf öğrenmek için öğreniyoruz, o haz mekanizması arkada çalışsın diye. Aklımızı allak bullak ediyor, öğrendiklerimizi zihnimizde bir yere oturtmuyor, sadece öğreniyoruz. İyi bir şey kötü bir bağımlılığa dönüyor neredeyse. Haz nesnesinden uzaklaşmak lazım bir süre.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
toplaşıp amerikan filmlerindeki gib dertleşek
0
topkapiaksaray
(27.06.24)
-bir üst hedef belirle. yapmak istediklerini neden yapıyorsun mesela? üst bir hedefe hizmet edince yaptığın şeylerin sınırları ortaya çıkıyor. mesela gitar çalmak değil de klasik gitar çalmak ya da blues tarzında elektro gitar çalmak diye daha somut bir hedef belirleyince işler netleşiyor. çalışacağın parçalar falan hedef olarak beliriyor. bir amaç çizince kendine o yolda işine yaramayan şeyler de eleniyor. gitar çalışman gerekiyorken ürün incelemeye yer kalmıyor mesela. bu noktada genel hedefine hizmet etmeyen uğraşları elemeye başlıyorsun.


-kanban tekniğini biliyorsundur. faydalı olur. yapmak istediğin şeyleri listeye. bunlara 6 ay, 1 yıl gibi süre ayırabilirsin. o süre boyunca sadece o işe odaklanırsın mesela.

benzer şekilde warren buffet'ın bir tavisyesi var. yapmak istediğin 25 şeyin listesini yap. sonra ilk 5 tanesine odaklan. bunları yapmadan diğer 20 tanesini unut.

-yeni uyaranlara cevap vermemek önemli. hani bir söz var bir boksör yere düştüğü zaman yenilmez tekrar ayağa kalkamadığı zaman yenilir diye. benzer şekilde dikkatini dağıtan uyaranlar olacak ama önemli olan sıkılsan da elindeki işle devam edip yeni uyaranlara cevap vermemek. bir de genel olarak bazı fırsatları, hazları kaçırmayı kabullenmek gerekiyor sanırım.


-son olarak bruce lee'den gelsin "10 bin tekmeyi bir kez çalışandan korkmam ama bir tekmeyi 10 bin kez çalışandan korkarım."
0
blackkmamba
(03.08.24)
(15)

Araba kapı kolu kırmaktan hapse girilir mi?

michael_knight
Bir arkadaşım akrabasının arabasını akrabasının apartmanın otoparkına sokacakmış, bir araba otopark kapısına parketmiş, girememiş.Korna çalmış gelmemiş, arabada telefon numarası aramış yokmuş.Arabanın kapısı açık mı diye denemiş ve arabanın kapı kolu kırılıp elinde kalmış. Araba sahibini de bulamamı
Bir arkadaşım akrabasının arabasını akrabasının apartmanın otoparkına sokacakmış, bir araba otopark kapısına parketmiş, girememiş.
Korna çalmış gelmemiş, arabada telefon numarası aramış yokmuş.
Arabanın kapısı açık mı diye denemiş ve arabanın kapı kolu kırılıp elinde kalmış.

Araba sahibini de bulamamış, mahalledeki trafik de kilitlenmiş. Arkadaşım da arabayı paralı otoparka parketmiş, geri dönüp bakmış araba sahibi yine yok. E onun da kalemi vs. yokmuş. yanında. Zaten çok gönlü de yokmuş.

Bırakmış gitmiş.
1- Dava vs. açılırsa sabıka kaydında görünür mü?
2- Siz ne yapardınız ve konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
0
michael_knight
(26.06.24)
dava açılırsa değil, dava sonunda hüküm giyerse sabıka kaydında görünür. ben olsam plakasını not eder, bir karakola gidip durumu izah ederdim. onlar araç sahibine ulaşır ve olay tatlıya bağlanırdı. plakasını aldıysa dediğim gibi yapsın bence olay tatsız bir hal almadan.
bu arada hapis falan olmaz, zararını tazmin eder, hagb verilir en kötü ihtimalle. bu durumda da dava giderleri ve karşı tarafın avukat masrafı da arkadaşınıza yüklenir. semeriyle seksene patlar. en iyisi yukarıda dediğim yöntem.(hukukçu değilim, kişisel görüş ve tahminim bu)

Mala zarar verme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
0
mustafakesekci
(26.06.24)
Verilen bazı bilgiler şaibeli.

Bir insan başkasının arabasının kapısını niye zorlar?
.nasıl bir zorlama, eğer kasıt yoksa kapı kolunu kırar?
Kapı açık olsaydı ne yapılacaktı?

Bence de acilen arabanın sahibi aranıp zarar tazmin edilip iş tatlıya bağlanmaya çalışılsın. Çünkü olay tam olarak hırsızlık teşebbüsü görüntüsü veriyor.
0
Mirket
(26.06.24)
Arkadaşım gidip bakmış, arabayı bulamamış. Plakasını da almamış. Olay bitmiş.

@Mirket kapıyı denemesinin sebebi hem telefon numarası bırakmayan hem de bütün gürültüye rağmen arabasına bakmayan kişi kapıyı açık bırakmış olabilir. Böylece arabayı boş viteste geri geri ittiririp otoparka girilebilir hale getirmek veya arabanın içinde telefon numarası aramak.
Kapı kolu gerçekten de çok zorlanmadan kırılıvermiş. Şunun gibi olmuş arabam-blog.mncdn.com
0
🌸michael_knight
(26.06.24)
Tamam ben iknayım da,
araba sahibi olsam ben arabamı çalmaya çalışmışlar diye polisi ararım öyle bir durumda.
Polis de 'normal şartlarda hırsızlıktan işlem başlatır, parmak izi aramasıyla da 5 dakikada bulur.
O durumda da, mala zarar verme suçuyla değil de hırsızlık teşebbüsü suçuyla muhatap kalır arkadaşın. Onu diyorum ben.
0
Mirket
(26.06.24)
Kapının kolu o vakte kadar araç sahibinin elinde kalmadıysa , arkadaşınızın kolu çok hızlı şekilde, tekrarlı olarak ve hırsla çektiği ortada.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
Arkadisiniz araca kasıtlı zarar vermiş, bu ifadeyi karakol savcilıkta vs verirse bi tarafları ile gulerler ona.

Adamın kaskosu vs varsa sigorta rucu edebilir.

Bir sinirle iş yapmış, adamla uzlaşması mantıklı.
0
Fritz-X
(26.06.24)
hape gireceğini sanmıyorum ama büyük ihtimalle suçlu bulunur. çünkü arabanın kapısı açık mı diye kontrol edeyim derken arabanın kapı kolunun kırılması pek inandırıcı gelmiyor.
0
abelardo
(26.06.24)
dava açılmadan önce uzlaşmacı var, tazminat ile hayata devam edilir. neyin hapsi? + dava olmadığı için sabıka oluşmaz.

hiç bişi yapmam, adam çekip gitmiş zaten razı gelmiş, ona da ders olmuş bir daha elalemin otoparkına park etmez.
0
selam
(26.06.24)
Araba sahibi şikayet ederse mala zarar vermeden dava açılır. 4 ay ile 3 yıl arasında bir hapis cezası var. hagb kararıda verilebilir ama hagb kararı verilirse tekrar suç işlediği zaman katlamalı ceza alır.
0
komando kani var bende
(26.06.24)
arkadaşın belli ki öfkeyle asılmış kapı koluna.

o değilde hayal ettiği ya da hafifletici unsur gördüğü şeyleri yapamaz. ne münasebet açacak kapıyı yok arabayı itecek, yok içinde numara arayacak. siz insanları evde bulamayınca kapıyı açıp içerde bir şeyler arıyor musunuz? hırsızlığa teşebbüsten yargılansa yeridir. dua etsin araç sahibinin arabadan kaybolan bir şeyi yoktur. net bir şekilde haklıyken haklılığını kaybetmiş arkadaşınız.
0
air
(26.06.24)
Arkadaşlar biraz abartıyorsunuz gibi geldi bana.
Arabayı çalıp birkaç gün gezip bıraksa bile ceza alacağından şüpheliyim ben. Aynı Türkiye'de yaşamıyor muyuz?
0
🌸michael_knight
(26.06.24)
mala zarar vermenin yanısıra hırsızlık teşebbüsü bu resmen. arkadaşın ayvayı yedi yani eğer adamın uğraşası varsa:D
0
kaptan maydanoz
(26.06.24)
abartmıyor musunuz demişsin ama soru başlığı hapse girilir mi direkt :D
0
jülsezar
(26.06.24)
valla işte sabıkalı vs değilse arkadaşın sıkıntı büyük. genelde çünkü sokak ortasında adam vuruyorlar bir şey olmuyor sen ben bir arbede yaşıyoruz bir dünya başımız ağrıyor. o hesap sade vatandaşsa epey bir ağrıtabilirler başını.
0
air
(26.06.24)
Bir şey olmaz. Mala zarar verme suçundan HAGB alır en fazla. Onda da adamla uzlaşırsınız hallolur mesele. Hapse mapse girmez eğer sabıkası yoksa. HAGB sabıka kaydında görünmez ayrıca.

İkincisi savcılığın bunu hırsızlığa teşebbüs olarak düşüneceğinden de oldukça şüpheliyim. Hırsız kapıyı açmak isterse camı kırar, kapı kolunu niye kırıp bıraksın. En kötü yandaki otoparka arabayı park ettiğine dair fişi vs. sunarsa hırsızlık geyiği falan olmaz.

Yorumlarda çok fazla yanlış şey gördüm. Hepsini düzeltemeyeceğim. Hukukçuyum.
0
jangbogo
(26.06.24)
(23)

Her işyerinde mutlaka bulunan karakterler

sekizdokuzon
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız. Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız.

Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
klima savaşlarına neden olan kadın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.06.24)
Astroloji vb. şeyleri fazla ciddiye alan biri.
0
auroraaurora
(26.06.24)
Alaylı, ulu bilge
0
pavlis
(26.06.24)
Patron yalakası. Onun yerine sen yerin dibine girersin. Onun o davranişlarını, konuşmalarını gördükçe, küçüldükçe küçülürsün en sonunda bir bakmışsın nokta kadar kalmışsın ama o hâlâ aynı şekilde yalakalığına devam ediyor. Başkası adına utanmak çok kötü.
0
rock n roll
(26.06.24)
bütün dedikodulara hakim çaycı-idari personel
sürekli aynı hikayeleri anlatan yaşlı amir
0
Hallegadola
(26.06.24)
Çalışma hayatında bir bilemedin iki kere geç saat mesaiye kaldığı halde sanki uzun bir dönem öyle geçmiş gibi "ohoo biz sabahlara kadar çalışıyorduk burda" diye yerli yersiz sürekli bundan bahseden tip. Çalıştığım 3 yerde de vardı.
0
akhenaten
(26.06.24)
Hiçbir şey bilmeden işte tutunanlar.

Yılın yarısını hasta geçirenler.
0
kimlanbu
(26.06.24)
beyaz yaka silkeleme odaklı ürünleri öve öve bitiremeyen tipler.
0
hops
(26.06.24)
klimayı sürekli açık tutmak isteyenler klimanın hiç açılmamasını savunan iki kişi.
0
liberal
(26.06.24)
şadan abi. her şeyden bahseden adam/kadın.
0
Improbable
(26.06.24)
Libidosu yüksekler
Mutsuz evliliğiyle yüzleşmemek için hibrit çalışma ortamında her gün ofise gelip, mesaiye kalarak haber okuyanlar
Gizli işsizler
0
gabe h coud
(26.06.24)
Birbirini anında bulan dedikodu sevenler. Komik tarafı en çok da birbirlerinin dedikodusunu yapmaları. Arada bana da gelip bir dedikodu bilgisi verir ve benim de onlara başka dedikodu aktarmamı beklerler, benden karşılık bulamayınca dışlarlar sonra.

Bir de şehir/iş değişikliği öncesi hoşlandığı erkeklere açıkça asılan evli kadınlar var.

Güne futbol sohbeti ile başlayıp, ikinci el araba bakarak devam edip, Facebookta okudukları gerçek olmayan bilgileri paylaşarak tamamlayanlar.
0
hasmetizm 2046
(26.06.24)
Ben burdayim demek icin hareketleriyle, sesiyle surekli kendini gosterenler. Yuksek sesle konusur, herkesle bi muhabbeti vardir, her ortami bilir, sirketteki tum giybetlere hakimdir, her seyin en dogrusunu o bilir. Sen neymissin be abi hesabi ama kadin da olabilir bu.

Isi onemsiyormus gorunup aslinda ona buna is cakmaya calisan, surekli ustunden is atarken kendi yaptigi sacma seyleri de bir kilifa uydurmaya calisan, saat 5 oldu mu sivisan, surekli “bana ne yeaa” modunda yasayan tip.
0
mor oje
(26.06.24)
sabahları kahve içmeden ayılamıyorumcular
0
jülsezar
(26.06.24)
şortla gelenlere “oohh tatile mi geldin” diyenler
0
respect
(26.06.24)
Surekli sikayet edip enerji emenler, dilinde birakip gidicem diyenler.
0
Feriyaanim
(26.06.24)
Aslinda bunlardan her ortamda var; cok arkadas canlisi, samimi davranip, kuyunu kazanlar.
durmadan cocugundan, kocasindan bahsedenler.
0
durgunfoton
(26.06.24)
Ağzı ya da teni kokanlar.
0
gabe h coud
(26.06.24)
Arkadaşlarına yıllardır evinden dışarıdan hiç bir şey getirmeyen ikram etmeyen tiplerin, yenilecek bir şey söz konusu olduğunda yiyicilikte ve bedavacılıkta anında ilk sırada olmaları, lokmaları götürmeleri.

Böyleleri ortamda olmadığında ikramlarınızı yapmanız tavsiye edilir.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
her boka muhalefet eden, gevezeliği ile sohbet adı altında cinayete teşebbüs eden ama hiçbir iş yapmayan, başkalarına iş yaptırmaya çalışan fosil, yaşlı çalışan.
0
wilhelmwasmuss
(26.06.24)
geç gelen personele ''bizde yemeğe çıkıyorduk'' diyen biri mutlaka vardır :')
0
since1907
(26.06.24)
Birileri için sürekli para toplayıp altın almak isteyenler ve buraya ait olmadığını düşünen, kendini geri plana atmış zeki mi yoksa asosyal mi olduğu belli olmayan tip.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
Boynerden sürekli kargo bekleyen kadın.
0
🌸sekizdokuzon
(26.06.24)
(11)

elektriğim neden kesilmiş olabilir

patronaj1
Selamlar. Bugün fatura kesintisi sanıp başlık açmıştım ama yanlış açmışım.Bayram tatili sonrası eve döndüm. Elektrik 24 saattir yok.bedaş’a göre her şey normal, bi arıza ya da borç bulunmuyor. Dışarıdan da her şey normal görünüyor.Müşteri temsilcisi ile saati şalterleri kontrol ettik her şey normal.
Selamlar. Bugün fatura kesintisi sanıp başlık açmıştım ama yanlış açmışım.

Bayram tatili sonrası eve döndüm. Elektrik 24 saattir yok.
bedaş’a göre her şey normal, bi arıza ya da borç bulunmuyor. Dışarıdan da her şey normal görünüyor.
Müşteri temsilcisi ile saati şalterleri kontrol ettik her şey normal.
Binada sadece bende elektrik yok.

Dolaptaki her şey bozulmuş en az 4-5 gün olmalı her şey leş gibi kokuyor, dolaptan koku zor çıkar sanıyorum.

Sizce neden olabilir? Bedaş en erken yarın mesai sonuna kadar gelebileceğini söylediği için elim kolum bağlandı.

Benzer bir sorun yaşayan oldu mu? Ya da aklına şurayı kontrol et diyen falan olur mu?
0
patronaj1
(25.06.24)
Ev içi şalter
Apartman içi daire numarasındaki şalter

Eğer şalteri kaldırınca geri iniyorsa evde bir şey şalteri attırıyor.

Aklıma başka şey gelmedi
0
pavlis
(25.06.24)
kontrol ettiğiniz şalterleri indirip tekrar kaldırın.
zaman zaman başıma geliyor, sigortalar atıyor ama şalter hala açık pozisyonda kalıyor sebebini bilmediğim şekilde.
0
biseysorcaktim
(25.06.24)
ev içindeki şalterimi indirip kaldırdım ama apartmanda bana ait bir şalter daha mı var? En alt katta falandır eğer varsa.

Evde buzdolabı dışında tüm fişleri çekmiştim şalteri attıracak bir şey olmamalı.
0
🌸patronaj1
(25.06.24)
kaçak akım rolesi devreye girmiş olabilir. apartman girişinde de elektrik panosu ve size ait bir şalter daha vardır.
0
orient blue
(25.06.24)
Evin içindeki sigortaları kontrol ettin mi? yanık falan var mı sigortalarda?
0
komando kani var bende
(25.06.24)
evet apartmanda size ait ana şalter var.
müşteri temsilcisi söylemedi mi ?

onu kontrol edin.
0
jülsezar
(25.06.24)
dışarıdaki ana şalter elektrik sayacının oradadır. sayacı kontrol ettiyseniz görürdünüz onu. benim bildiğim ondan başka ana şalter yok. yeni binalarda sayaçtan da önce başka bir elektrik panosu falan varsa onu bilmiyorum, hiç o kadar yeni apartmanda oturmadım.

kaçak akım rölesi atmış olabilir. o da evdeki sigorta kutusundadır, onu da görürdünüz.

eğer bunlardan biriyse be bedaş yetkilisine rağmen görmediyseniz ben öyle yetkiliyi...
0
kibritsuyu
(25.06.24)
Yarım müşteri temsilcisi insanı elektrikten ediyor olmalı.
Genelde binanın alt katında tüm dairelerin elektrik panosu olur ana şalter de oradadır.
Oraya gitmemek, bakmamak olmaz.
wifi ile gelmiyor ki bu elektrik
0
diyecevaplandı
(25.06.24)
çözüldü:
çok korktum ama sabah bedaş görevlisi geldi.

Dedi ki "sizin sigortanız sökülmüş."

kapı önünde elektrik saatinin üzerinde bi sigorta varmış. o yerinde yok.
onu taktı ve elektrik geldi.

kim neden o sigortayı ben yokken bayramın ortasında söker anlamadım. para eden bir şey de değil gibi.
0
🌸patronaj1
(26.06.24)
"Müşteri temsilcisi ile saati şalterleri kontrol ettik her şey normal."

dün telefonda olması gereken konuşma:

- evet şimdi sayaca bakın, üzerinde bir sigorta olacak onu kontrol edin.
- hmm bakıyorum. sayacın neresinde dediniz?
- üstünde, altında yanında bir sigorta olmalı, onu kontrol eder misiniz?
- bakıyorum. hmmm burada sigorta gibi bir şey göremiyorum ama açıkta kablolar var.

böyle olmadı mı konuşma? müşteri temsilcisi sayacı kontrol ederken neyini kontrol ettirdi size? sayaç yerinde duruyor mu diye mi baktınız, "üstünde sigorta var onu kontrol et" demedi mi?
0
kibritsuyu
(26.06.24)
@kibritsuyu sayaçta bi zarar var mı, üzerindeki ekranda neler yazıyor vs sordu. sigorta kutusundan hiç konu açılmadı.
0
🌸patronaj1
(26.06.24)
(5)

Kapı önünde oturan ergenleri kovalamak

gerenkyok
Merhaba, kapının önünde belediyenin koyduğu üstü kapalı bir bank alanı var, biz mahallece oturamıyoruz ama semtin tüm kibrit kafaları toplanıp gürültü, küfürlü konuşma kavga vs merkezi oldu. Kovalasak bize saldırırlar. Polise güvenimiz sıfır. Kendimizce bu alana ne yapabiliriz? Zift mi dökmeli ama n
Merhaba, kapının önünde belediyenin koyduğu üstü kapalı bir bank alanı var, biz mahallece oturamıyoruz ama semtin tüm kibrit kafaları toplanıp gürültü, küfürlü konuşma kavga vs merkezi oldu. Kovalasak bize saldırırlar. Polise güvenimiz sıfır.

Kendimizce bu alana ne yapabiliriz? Zift mi dökmeli ama nereden bulunur, kötü kokan birşeyler olabilir, yapış yapış olsa oturamaz defolurlar. Önerileriniz nelerdir?
0
gerenkyok
(24.06.24)
Ne zifti hocam, çıkıp kovalayacaksınız. Gerekirse güç kullanacaksınız.

Biz böyle yaptık. Dediğiniz gibi polis fln hikaye. Biz Br uyardık iki uyardık, sonra 3 kişi indik patakladık, ağlaya ağlaya kaçtılar.

Laftan anlayacak seviyede çocuklar olsalar zaten uyarınca giderler. O yüzden korku ve Gözdağı dışında bir yöntem yok.
0
sorularimicinfeykhesap
(24.06.24)
Belediyeye söyleyin bankı kaldırsınlar.
0
michael_knight
(24.06.24)
Bazen muhatap olmak yerine çalıyı dolaşmak gerekir. Aynı yerde arabanız da varsa, bir sabah hoş olmayan görüntü ile karşılaşmanız olası
Bankı kaldırtın. Yine çevredeki komşularınızla birlikte hareket edin.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
hocam çocuklar otursunlar ne zararları var varın iki de siz laflayın. bizim akraba dışarda çocuk sesine tahammül edemezdi. Allah ona çocuk vermedi benzetmek gibi olmasın.
0
geveze yazar
(24.06.24)
Telefon kulübesinden kimliğinizi gizleyerek polise ihbarda bulunun. Akşam saatlerinde mahalleden geçen kızlara laf attıklarını söyleyin. Zift olayları zahmetli, biri görmesin diye çok tedirgin olursunuz.
0
HellKeePer
(24.06.24)
(5)

Çürük dişle beklemek

her giriste sifresini unutan adam
2 diş üstünde 10 yıllık bir kaplamam vardı, bunlardan biri çok iyi yapışmış diğeri ise bir süredir sallanıyor. Bayram öncesi sallanan bu dişin altındaki boşluk artık ağız tadıma da sirayet etmeye başladı, çürümüş… bugün doktor randevum var, kesip çıkarılacaktı ama Yarın 2 günlük bir seyahate çıkacağ
2 diş üstünde 10 yıllık bir kaplamam vardı, bunlardan biri çok iyi yapışmış diğeri ise bir süredir sallanıyor. Bayram öncesi sallanan bu dişin altındaki boşluk artık ağız tadıma da sirayet etmeye başladı, çürümüş… bugün doktor randevum var, kesip çıkarılacaktı ama Yarın 2 günlük bir seyahate çıkacağım. Konsere falan gideceğim. Ağrı sızı olursa diye korkuyorum.

3 gün daha çürük dişle dolaşmak beni öldürür mü?
0
her giriste sifresini unutan adam
(24.06.24)
Öldürmez.yanınıza ağrı kesici alın.
0
jülsezar
(24.06.24)
Öldürmez.Dişinizi sıkın biraz :)
Bu esnada tuzlu ile gargarayı ihmal etmeyin

Konu çene kemiği ise insan biraz deprem, travma yaşayabiliyor. Bir ara yaklaşık 45 dakika süren 20 lik dişin çekimi sonrası neredeyse 3 gün yerlerde emekliyordum. Yemek için çeneyi açabilmek bile problem olmuştu.
Sizinki biraz daha ucuz atlatılır.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
eczaneden karanfil yağı alabilirsiniz , yanınızda bulundurun ağırırsa bir damla pamukla dişe bastırınca kesiliyor diş ağrısı .
0
devilone
(24.06.24)
6 aydır bekliyorum. Daha da bekeleyeceğim gibi.
0
Kahvedesu
(24.06.24)
İlaç vs etki etmezse viski ile çalkalamak müthiş işe yarıyor ama sinirleri falan öldürüyormuş herhalde bilmiyorum. Gerçi kaplama olan dişe kanal tedavisi yapılmıştır zaten sinir kalmamıştır herhalde ahah
0
nhk ni youkosu
(24.06.24)
(12)

göbeklitepe'nin bilinen tarihi ya yanlışsa?

OgutucuRecep
sadece göbeklitepe değil diğer tüm kalıntıların yaşının yanlış olma ihtimali?teknoloji sürekli gelişiyor. sürekli yeni teknikler gelişiyor. bence bu tarz yapıların ya da benzer yapıların kalıntıları yanlış hesaplanıyor.bundan 30-40 yıl sonra yepyeni bir yaş hesaplama çıkarsa ne olacak? bilinen tüm h
sadece göbeklitepe değil diğer tüm kalıntıların yaşının yanlış olma ihtimali?

teknoloji sürekli gelişiyor. sürekli yeni teknikler gelişiyor. bence bu tarz yapıların ya da benzer yapıların kalıntıları yanlış hesaplanıyor.

bundan 30-40 yıl sonra yepyeni bir yaş hesaplama çıkarsa ne olacak? bilinen tüm her şey yalan olacak.

göbeklitepe'nin örneğin 10-12 bin yıl önce var olduğu pek mantıklı gelmiyor.

sizce bu kalıntı yaşı hesaplamada bir yerde yanlış yapma ihtimalimiz yok mu?
0
OgutucuRecep
(24.06.24)
Peki neden sence yanlış hesaplanıyor? Yani hangi sebeple diyorsun? Misal neden mantıklı gelmiyor?

Vardır belki bilemem de yanlış olduğunu kanitlayacak bir yöntemim olsa bilim dünyasına sunardim ama yok. Ondan bilimin o noktada dediği şeyi doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(24.06.24)
bilerek yanlış hesaplamıyorlar.
şu an böyle tahmin ediyorlar.
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
tr.wikipedia.org
www.nps.gov

alternatif bir önerim olmadığı için bilime güveniyorum.
0
gabe h coud
(24.06.24)
Arkeolojik buluntuların tarihlendirmelerinde stilistik değerlendirmelere dayalı relatif tarihlendirmelerle, laboratuvar testlerine dayalı absolut tarihlemelerin birbiriyle tutarlı sonuçlar üretmesi beklenir. Stilistik tarihlendirmeler relatiftir, bir grup buluntu başka bir diğer grup buluntuya kıyasla tarihlendirilir. Bunda da güncel literatür kullanılır. Ele geçen buluntular belli bir kronolojik tabakalanma içerisinde ele geçiyor takdir edersiniz ki. Bu tabakalar kültür katmanlarını içeriyor, bir tabakadan ele geçen buluntular birbirleriyle ve çevre kültürlerle uyum gösterir. Örneğin çok bilinen siyah figürlü arkaik dönem seramikleri ege ve anadolunun bir çok yerinde belli bir katmanda açığa çıkar. Bu buluntu grubuna kıyasla sistematik olarak daha alt seviyesinden ele geçen gruplar onlardan daha önceki bir tarihe ait olmalıdır diyebilirsiniz. Bu sadece bir örnek. Bunun gibi çok fazla kıstas var.

Eğer relatif tarihlendirmeler karbon ve termoluminesans gibi absolut yöntemlerle de uyuşuyorsa epey sağlam bir tarihlendirme yapılmış olur.

Göbeklitepe 10 bin yıl olmaz, 8 bin yıl olur. 12 bin yıl olur ama tarihi alt üst edecek bir fark çıkması çok güç. Neticede Göbeklitepe relatif olarak olarak neolitik başlangıcını yansıtan bir kültür alanı ve bu Göbeklitepe özelinde değişebilir bir şey değil. Absolut tarihlendirmeler de bunu destekliyor. Ancak göbeklitepeden daha eski bir yerleşimle bu tarih geriye çekilebilir, bu mümkün.

Göbeklitepenin en erken geniş kapsamlı kültürlerden biri olmasının tarihlendirme teknolojilerinin ilerlemesiyle doğrudan bir ilgisi yok kısaca.

Size mantıklı gelmeme sebebi nedir ki
0
akhenaten
(24.06.24)
Dediğiniz üzere İslam kaynaklarına göre yanlış ve dünyada insanlık tarihinşn 7000 sene olduğu belirtiliyor.
Başka teori veya tezleri geçersiz saymak için "bilimsel olarak" daha geriden bir tarih veriliyor böyle arkeolojik veya tarihsel konularla. Materyalizme göre de evrim için milyonlarca yıl geriye gitmek lazım kendi görüşünü temellendirme adına.

Geçen haftalarda karşıma çıkan videolarda ise yapılan kazıların uzun bir süre için durdurulduğu ve kazı yerinin çevresine ağaçların dikildiği anlatılıyordu.
Yine bir şeyler dönüyor.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
İzotoplar ile yaş hesaplamada farklı izotoplar ile farklı zaman aralıkları için ölçümler yapılıyor. Yani dinozor fosilleri için en bilinen daha doğrusu ünlü C14 (radyokarbon) tarihlendirmesi yapılmaz. Ar-K (Argon-Potasyum), U-Th (Uranyum-Toryum), Rb-Sr (Rubidyum-Stronsiyum) testi yapılır. Bunlar radyoaktif izotopların yarılanma ömürleri üzerinden, bozunmuş maddedeki miktarları ve oranları ile hesaplanır. Radyometrik tarihlemede ne kadar geçmişe gidersen o kadar büyük yarılanma ömürleri ile çalıştığından hata payın artar.

@Akhenaten yaş tayini ile bilgiler vermiş ve örnek olamasa için tarihler vermiş ama Göbeklitepe'nin Radyokarbon tarihlendirme ile bulunan yaşı 11000 yıllık değil, 9000 yıllık çıkması skandal bir sapma ve hesaplama hatası olur. 500 yıl az değil. Öte yandan Jurassic period'da yaşamayan ama bir Jurassic Park klasiği olan Tyrannksaurus için "bu fosil 68000000-68005000 arasında diyerek 5000 yıllık zaman verirsen "sen kahin misin?" derler. Çünkü bu aralık için de çok az bir sapma payı.

Ben de tekrarlayayım. Mantıklı gelmeme sebebi nedir? Oradan ilerleyelim.
0
nawar
(24.06.24)
mantıklı gelmeme sebebi birçok şey olabilir.

mesela insanlığın 12.000 yıl önce bu seviyeden 12.000 yıl sonra ancak bu seviyeye gelmiş olması olabilir. belki de 1500 yıl önce falan burada insanlar yaşadı? 12.000 yıl çok yani.

ayrıca teknoloji geliştikçe daha önce bilinen pek çok şeyin doğru olmadığı, yanlış hesaplandığı ya da yanlış algılandığı da ortaya çıkıyor. şu an bulunan teknoloji de belki 50 yıl sonra yepyeni bir teknoloji sayesinde çoğu şeyin aslında yanlış hesaplandığını gösterecek.

yani çok basit bir teknik ile ölçüm yapılıyor ve çok uç sonuçlar veriliyor.

bu böyleyse şöyle olduysa şu kadar zamanda olmuş demek garip. belki bilmediğimiz farklı değişimler bu ölçümlenen şey ne ise ona etki etmiştir?

böyle böyle.
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
İkna olmama sebebinizi bilimsel bir taraftan açıklayamıyorsunuz. Bu tarihler sadece radyokarbon ile belirlenmiyor ama tabii ki son 50 bin yıl için en rafine sonuçlar c14'ten alınıyor. Burada güncellenen birtakım bilgiler var: Misal ölçümü yapılan karbon değerini kalibre etmek gerekiyor. Veri arttıkça kalibrasyon eğrileri gelişiyor, kuzey yarım kürenin en son kalibrasyon eğrisi 2020'de yayınlandı. Öte yandan başka verier de var tarihleri desteklemek için: ağaç yaş halkaları vs. Elde edilen tarihler bunlarla da destekleniyor. Artık antik DNA elde etmek de mümkün (şimdilik Göbeklitepe hariç), bazı durumlarda moleküler tarihleme yöntemleri de kullanılıyor.

Toplulukların da bölgesel bazı belirgin özellikleri var: O dönem için kafatası kültü, kamu yapıları vs. Tüm bunlar birleştirilerek bir sonuca varılıyor ve istatistiksel hesaplamalarla olaylar sıraya diziliyor.

"Göbeklitepe bu kadar gelişmiş olamazdı" algısı tamamen yanlış. Bölgeye baktığınızda birçok böyle kültür var. Kaldı ki insanlık tarihinin en büyük sıçramalarından birinin yaşandığı Neolitik Geçiş sürecinin bir parçası bunlar. Malesef kötü reklam kurbanı olduğu için Göbeklitepe'nin üzerinde mistik bir örtü oluştu. Halbuki ben keriz silkeleyecek olsam Karahantepe'yi tercih ederim, hadi o yeni kazılmaya başladı diyelim, Çayönü'nün kafataslı yapısı üzerine üretilecek efsanelerle muhtemelen bayağı zengin olunur. Daha Levant'tan falan bahsetmiyoruz bile. O yüzden sorgulamak çok iyi bir şey ama sorgularken "ben meselenin ne kadarını bilerek sorguluyorum" diye sormakta fayda var.

Yazdıklarıma dönüm bakınca biraz sert bir ton gibi göründü ama niyetim o değil, sesli olmadığı için öyle gelirse kusura bakmayın :)
0
evrim halkasi
(24.06.24)
bilimin dogayi ele alisinda yuzde yuz dogruluk, yani mutlak dogruluk yok zaten. ama dogruya yaklasmak diye birsey var. mevcut kanitlarla ortaya bir dogru/olasilik atilir. ortaya cikarilan olasiliklar arasinda en guclu kanitlara sahip olanlar dogru kabul edilir. bu noktadan sonra bir seyin dogurulugu yeni kanitlar bulundukca azilir, ya da daha guclu kanitlarla kesinlige biraz daha yaklasir.

ozetle bilimde her seye suphe ile yaklasilir. ama bilimde suphe etmek veya bir seye inanmak netice degildir. yani dogmatizmin aksine once kanitlara bakarsin ve sonra suphe ile birlikte ikna olursun. kanitlar guclendikce suphen azalir. ama dogmatizm de once inanirsin sonra kanit bulursan one surersin. guclu bir ispatin zayiflatmak icin de daha guclu bir ispat ortaya koymak gerekir.

ilerde daha guclu yontemlerle tarihleme elbette yapilabilir, ama bu yontemler belki su anda one surulen tarihi daha guclu bir sekilde kanitlayabilir, daha kesin tarihler verebilir ya da yalanlayabilir. sonucta bilim bir inanc degil kanit, yontem ve surectir.
0
emrahday
(24.06.24)
@nawar tarihlendirmedeki hata paylarının tutarsız denebilecek kadar büyük olabileceği konusunda haklı, ancak tarihi alt üst etmenin zor olacağından kastım Göbeklitepe'deki alanın ifade ettiği şeylerdi.

Göbeklitepe şu anda bilinen en eski megalitik yapı. Bunu daha erkene çeken Endonezya'da bir bölge var, adını hatırlayamıyorum. Ancak orası hem mimari açıdan, hem de tarihlendirme açısından çok tartışmalı henüz.

Göbeklitepe'nin bu konumu birkaç bin yılla dahi değişebilir değil şu an için. En fazla "Dünyanın en eski megalitik yapılarından birisi" olarak bir konum değişikliğine uğrayabilir. Bu da tarihlendirme sebebiyle olmasa bile gelecekte yeni bir keşifle olacaktır zaten. Şunu gözardı etmemek lazım, bu tür atılımlar bir anda gerçekleşmiyor. Eğer bir Göbeklitepe varsa büyük ihtimalle başka benzer nitelikli alanlar da büyük olasılıkla vardır. Göbeklitepe çevresinde yaşayan insanlar üstün insan oldukları için değil, yapabilmek mümkün olduğu için bu yapıları inşa edebildiler. Haliyle hiçbir zaman bulamayacağımızı varsaysak bile benzer yapıların olabileceği düşünülebilir. Göbeklitepe'nin bu anlamda ifade ettiği şeyin değişmesi güç.

Mantıklı gelmeme sebebiyle ilgili söylediğiniz konu için de aynı şey geçerli. Uzun yıllardır elde biriken bir data var. Bu data kazılarla genişliyor. Bu data birbiriyle uyum göstererek ilerliyor. Belli bir pattern sergiliyor. Bu pattern güçlendikçe data da bütün haline dönüşüyor. Yani eğer tarihsel çizgide bir değişiklik olacaksa bile tek tek buluntuların birbirlerine oranla olan konumları yine de korunuyor. Bu gözlemsel bir husus, teknolojik değil. Şöyle düşünün, bir inşaat kazısı sırasında eğer kazılan alana baktıysanız kazılan alanın kesitinde toprak katmanlarının üst üste yerleştiğini görmüşsünüzdür. Neden böyle denildiğinde altta yer alan katmanın üstte yer alan katmana göre daha erken bir oluşum olduğunu söylersiniz. Haklı da olursunuz. Katmanlardan bir tanesini bir tarihlendirme yöntemiyle tarihlendirdiğiniz zaman üstte yer alan katmanı tarihlediğinizde daha geç bir tarih, altta yer alan katmanı tarihlediğinizde daha erken bir tarih vermesi gerektiğini varsayarsınız. Doğru bir ölçüm yaptırsanız öyle de olur. Eğer tersi sonuç gelirse bu katmanların mucizevi şekilde sağduyuya aykırı olarak ters yerleşmiş olduğunu değil, tarihlendirme tekniğinizin hatalı sonuç ürettiğini düşünürsünüz. Bu ölçümler günümüz seviyesine yaklaştıkça daha güncel sonuçlar üretiyorsa bu size bir veri teşkil eder. Daha sonra daha sağlam tekniklerle daha doğru bir tarihlendirme yapabilirsiniz, ancak bu küme halinde bütün tabakaların tarihlerini etkiler, o piti piti şeklinde rastgele dağıtılmış yeni tarihlerle karman çorman bir hale gelmez.

Relatif tarihlendirme için de aynı şey geçerli. Kültür katmanları da jeolojik katmanlar gibi sıralanır. Sonuçlar tutarlıdır. Tutarsızlıklar ve hatalar elbette olabilir, neticede zaten dönemi anlamaya çalışıyorsunuz. Bilgi gelişecektir, ancak tekrar vurguluyorum "vay be bildiğimiz her şey yanlışmış" gibi bir şey çok da olası değil.

Neolitik Çağ'ın başlangıcı geriye veya ileriye çekilebilir, Demir Çağ'ın sonu geriye veya ileriye çekilebilir bu kavramlar zaten net tarihsel olgular değil, gördüğümüz şeyi anlamlandırmak için icat ettiğimiz terimler. Bu tanımlarım ifade ettiği gelişimsel çizgi sabittir. Çünkü gördüğümüz şeyler ve gördüğümüz şeylerin içerisinde bulunduğu kontekstler sabit. Her şeyi bildiğimizi varsayamaz kimse, ancak bazı şeyleri de biliyoruz artık.
0
akhenaten
(24.06.24)
sadece merak edip soruyorum aslında meseleyi belli bir ölçüde öğrensem de yine mantıklı gelmediği için fikirlerinizi meraak ediyorum. daha doğrusu güncel teknoloji ile değişebilir bir durumu sorguluyorum.

düşüncelerinizi uzun uzun anlattığınız için hepinize teşekkür ederim arkadaşlar :)
0
🌸OgutucuRecep
(24.06.24)
Bu tamamen bize tarihin yanlış öğretilmesi ile ilgili bir konu. İnsanlığın gelişimi lineer değil. Çok fazla çöküş ve gerileme dönemleri var. Bazılarıda çöküş çok büyük. Bir de mesela "yazının icadı" ya da "tekerleğin icadı" gibi şeyler yazınca bütün insanlar bir KHK ile bunlara ulaşmış gibi anlatılıyor. Oysa bir bölgedeki bir toplum ateşte et pişirip kira sözleşmesi hazırlıyorken diğerleri hala ağaçta yaşayıp aslan avından arta kalanlar için sırtlan ile savaşıyor olabiliyor.

Bronz çağın çöküşü mesela muazzam bir gerileme. Aynı şekilde 9. ve 11. yüzyıldaki birçok Avrupa krallığının Roma'nın 900 yıl önceki seviyesinin yanına yaklaşmadığını görüyoruz. Yine arada ve sonrasında dinin güç kazandığı veya bazı toplumların yıkım ile geldiği dönemlerde ve yerlerde yakılan kütüphaneler, kitaplar ve yakılan, öldürülen ya da hapse atılan filozoflar ve bilim insanları var.

16. yy'da "meleklerin eteklerinin altına bakıyorlar" diye olay çıkarıp konu büyüyünce rasathaneyi top atışına tutanların, kendilerinden 1700 yıl önce yaşayan, dünyanın düz olmadığını fark edip çevresini hesaplayan astronom Eratosthenes'ten daha gelişkin olduğunu düşündürecek bir şey yok. Aynı şekilde 19. yy'da İngilizler güney Afrika'ya gittiğinde Martini-Henry ile savaşırken karşıdan mızraklı kalkanlı Zulu askerleri geliyordu.

Tarih biraz böyle bir şey. O yüzden garip gelmesi normal. Bugün bile birileri Dünya'nın bir yerinde 2 nm boyutunda çip üretirken diğer yanında ıslak sopa ucu kemirip ilkel yay yapmaya çalışanlar var. Hatta o kadar izole topluma gerek yok. 2024 Türkiye'sinde bugün sokağa çık, zinadan ya da içkiden deprem olduğunu sanan bir sürü insan görürsün. İşte internet ve bilgisayarlar ile bilginin kaydedilmesinin olmadığı bir dönemde tek savaşta nanoçip üretiminden, "zina yapıyorlar deprem oldu" seviyesine dönebiliyorsun çünkü toplumu bu şekilde bilimsel, teknolojik, felsefi vb. kanallar ile ileriye taşıyacak insan sayısı %1 bile değil.

Belki biz yani bu duyurudakilerin büyük çoğunluğu verdiğim örneklerdeki gibi bilim ve bilgi düşmanı değil ama o lokomotif olan %1'de de değiliz. Onlar bir sebeple bilgi aktaramayınca telafi etmek için yıllar harcamamız gerekiyor bu sebeple. Tabii yazının icadı, okur-yazarlık, okullar, üniversiteler, bilgisayarlar ve internet sağ olsun bu konu 1000 yıl önceden daha kolay. Roma İmparatorluğu sonrasında taşın sırrını unutan, kasabadan hallice seviyedeki Anglo-Sakson krallıklarına dönmeyiz bir anda. :)
0
nawar
(25.06.24)
(8)

sinir patlaması

kondansator
alakalı alakasız konularda gereksiz, sonradan pişman olacağınız tepkiler vermemek adına nasıl bir yol izliyorsunuz? her adımınızı filtreden mi geçiyorsunuz?
alakalı alakasız konularda gereksiz, sonradan pişman olacağınız tepkiler vermemek adına nasıl bir yol izliyorsunuz? her adımınızı filtreden mi geçiyorsunuz?
0
kondansator
(24.06.24)
Söyleyeceğim her söze, göstereceğim her davranışa dikkat ediyorum. Sonradan pişman olmamak için mecburen dikkat ediyorum. Bir de bu sinirlendiğim şey zaten 1 saat sonra bile sinirimde ciddi fark yaratıyor yani daha sakinleşmiş oluyorum. Belki de ertesi gün hatırlamayacağım bir şey için ne kendimi yıpratırım ne karsımdakini.
0
rock n roll
(24.06.24)
Bu işler bazen pek nasihatla düzelmiyor. Önce sütten ağzın yanması gerekebiliyor.

Sonrada pişman olmamak için pişmanlığa sebep olabilecek kişi ve hususlardan en baştan olabildiğince uzak kalmak önemli adımlardan biridir.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
Bu sorunu çok yaşıyorum özellikle pms döneminde. Psikiyatriye gittim anlattım. Öfkeli günler için bir ilaç verdi. Kendini kötü hissettiğinde kullan dedi, sakinleştirici gibi bir şey.
0
turuncu tonlarda
(24.06.24)
O derece sinirlenmiyorum ya. Hayatımda hiç böyle öfke patlaması yaşamadım, sadece filmlerde falan olur sanıyodum ben bunları :/

En fazla kendi içimden söverim geçerim, 10 dk sonra unuturum
0
nundu
(24.06.24)
Evet, bende var. Duzelmiyor. Terapi alacağım.
0
prole
(24.06.24)
ben haklı olduğum konularda itiraz da geliyorsa eğer karşı taraftan, çok ağır tepkiler verebiliyorum işyerimde. yani elimde ne varsa o an fırlatıyorum, maddi değerine bakmaksızın. üstümdeki yeleği falan yırtmışlığım var.
şantiyelerde senelerdir, en cahil insanlarla uğraşıyorum. bende psikolojik bir sıkıntı yarattı sanırım. sonradan tabiki hep pişman oluyorum, ama o an patlamazsam kalp krizi falan geçiririm sanırım.
takip edeyim önerileri dinleyeyim ben de.
0
artci sarsinti
(24.06.24)
bir iki olayda karşımdaki insanları korkuttuğum için sonrasında çok üzülmüştüm. bu tecrübeye ek olarak bu toplumda sinirlenip elde edeceğimiz hiçbir şeyin kazanımlarımızla kıyaslanacak bir şekilde sinirlenmeme değmeyeceği hissiyle 5-6 yıldır sakin sakin geçiniyordum. önceki gece arabamın yanında ağaç dallarını yükleyen kamyon şoförüne "geri al da çıkayım, siz devam edin" dedikten sonra sırıtarak "bi şey olmaz yeae" yanıtını alınca yine bir mafya babasına dönüştüm. iş makinalarını falan postaladım ama durduk yere mahalleye reklam oldum muhtemelen. bu pişmanlık bi 5 sene daha götürür:)
0
her giriste sifresini unutan adam
(24.06.24)
Uzun güzel bir cevap yazmıştım otomatik çıkış yapınca silindi. Kısaca başlıkları yazayım merak eden mesaj atarsa anlatırım gerisini.

1. Duygularımızdan kendimiz sorumluyuz. İnsanların söz ve eylemlerine kızdığımızı düşünürüz ama bizi asıl kızdıran bu söz ve eylemleri nasıl düşündüğümüzdür.

2. Öfkeyi pik noktasında durdurmak imkansızdır, yapılacak en iyi şey öfkeleneceğimizi farkedince uzaklaşmak nefes almak ve sakinleşmeyi beklemektir.

3. Konforsuz duygularımızı nelerin tetiklediğini bulmak için bizi kızdıran/öfkelendiren şeylerin listesini yapmak bir sonraki çatışma için farkındalık yarayacaktır.

4. Konforsuz hissederken neler düşündüğümüzü anlamak için basit bir çalışma yapabiliriz. Bizi 10 üzerinden 5 şiddetinde kızdıran bir anıyı hatırlayıp odaklanalım hikayeye, sonra da kafamızdan geçenleri yazalım. Özgürce yazın. Sonra bu yazıyı inceleyip içerisindeki suçlamaları yargıları haklılığı tespit edelim. Bu konforsuz hissederken genel düşünce yapınızdır.

5. Düşünce yapısı karakteri, karakter de kaderi belirler.

6. Hayatımızı güzelleştirmek için kendimizi konforsuz hissederken de ifade etmeyi öğrenebiliriz.
0
hasmetizm 2046
(24.06.24)
(14)

Londra’da Hiç İngiliz Yok

french lover
Bugün seyahatimin ilk günü. Nereye gittiğimi bilmesem Hindistan veya Pakistan derdim buraya. Şehirde İngiliz dışında başka her etnik köken var. Bir sürü Türk vatandaşa da denk geldim. Burası nasıl bu hale gelmiş, nasıl izin verebiliyorlar bir şehrin ellerinden alınmasına? Gerçekten rezalet Getto bir
Bugün seyahatimin ilk günü. Nereye gittiğimi bilmesem Hindistan veya Pakistan derdim buraya. Şehirde İngiliz dışında başka her etnik köken var. Bir sürü Türk vatandaşa da denk geldim. Burası nasıl bu hale gelmiş, nasıl izin verebiliyorlar bir şehrin ellerinden alınmasına? Gerçekten rezalet Getto bir yermiş burası. Elit bir bölge bekliyordum, hiç öyle çıkmadı.
0
french lover
(24.06.24)
NYC'de de amerikan sayısı az. Çoğu hispanik, ortadoğulu veya avrupalı undocumented.
0
ferenc
(24.06.24)
Her buyuk sehir icin aynen bu sekilde carsaf carsaf entry var eksisozluk'te. Batiya turist olarak veya calismaya giden turk genclerimiz bir anda etraflarinin beyaz insanlarla cevrilip hurmet gorecegini falan saniyor ve trajik bir hayal kirikligina ugruyor her seferinde. "Londra'da hic Ingiliz yok" (ve bunun NYC versiyonu) tabii ki yanlis bir onerme. Turk olarak gittigin takildigin yerlerde anca pakistanli/hintli/turk gormen dogal bir durum. "Ingiliz" de var, "Elit bir bolge" de elbette ki var ama sana denk gelmemis. Emma Thompson'in kitap kulubune davet edilip viski tadimi yapacak halin yoktu.

Ozellikle bu sehirlerde cok gocmen olmasinin sebebi de ekonomik. Gocmenlerin beyazlarin yapmaya tenezzul etmedigi isler yapmasi ve bu sekilde kendilerine duzen kurmasi, zenginlesmesi, sonradan gelenlerin de kendi komunitelerinin oldugu yerlerde yogunlasmasi falan filan bunlar normal seyler. "nasıl izin verebiliyorlar bir şehrin ellerinden alınmasına" sacma bir soru yani. "white flight" konseptini gectim, Ingiltere'de neden Hintli, Karayipli, Pakistanli vs vs oldugunu anlamayip kafasi karisan bir tanecik tarih kitabi acsin.
0
hot potato
(24.06.24)
İngilizlerin elinden alınan bir şey yok. Kendileri ortalıkta görünmeden mesela bir Hint asıllı başbakan ile yönetmeyi ve gizli diplomasiyi bilirler.
dünyadaki gündem olan her haberde etkileri var ama adları nedense yok.

O nedenle orada gördüğün yabancılar aslında Paki,Hind vs değil, birer "işçi" dirler. Göçlerin sebebi bilinen manada ekonomik olsa da İngilizlerin Asya ve özellikle Hindistan'la olan uzun süreli tarihi ilişkilerine bakıldığında Asya'nın yerli halkı kimin bayrağını daha çok gördüyse oraya gidiyor.

Fransa için de durum aynı.
Afrikayı yıllardır karıştırdıkları için siyahi halkya oraya göç ediyor.

Unutmayın İngiliz kibri denen bir şey var. Bu video diğer devletlere bakış açısının küçük bir örneği. Bu uygulamadan bildiğim kadarıyla sadece ABD başkanı muaf tutuldu:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
Oyle zaten, 3. dunyanin ipini koparan tum gereksizleri ilk buraya gelir. Denetim, kontrol hic bir sey yoktur. Bugun sehre gelirsin, 2 saatte gocmen yerinde donercide, kebapcida, supermarkette haftada 200 pounda 60-70 saate kacak is bulur, 5-10 yil vatandaslik alana kadar calisir, somurulursun, kimsenin ruhu duymaz, kimse kontrol etmez. Gocmenlerde Resmi calisan da Haftada 50-60 saat calisir, 16 saat gosterirler, devletten belese yardimlarla, council evlerde belese yasarlar, ustune de 3-4 cocuk yaparlar belese yasarlar. Sistem bu ulkede.
0
freedonia
(24.06.24)
paristed e fransız yok. new yorkta aynı. metropoller aynı durumda. şu an taksimde tabelalar hep arapça. turistik bölgeler dünyada böyle. bende Londraya gittiğimde şaşırmıştım. İngilizlerin en iyi yaptığı şey sömürü olduğu için ülkesinde de göçmen olması çok normal.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
tam tatil döneminde gitmiş olmanla da alakalı olabilir, diğer günler oluyorlar çünkü genelde.

geçen sene bu dönemde italya'ya gittim. orası da aynıydı, sırf turist kaynıyordu ortalık, bir tek napoli'de vardı italyan. muhtemelen sebebi ekonomik. orta ve kuzey italya'da italyan vatandaşa rast gelmen çok zordu.

demem o ki sen de böyle görece ekonomisi daha düşük, maddi anlamda güçsüz ingilizlerin yaşadığı yerlere gitsen muhtemelen görürsün yine.
0
air
(24.06.24)
Woke liberalizmi ve SJW hümanizmi böyle bir şey. Ülke işgal edilirken ses çıkarınca ırkçı ve faşist bir yaratık oluyorsun. Avrupalı ılıklığı ile işgalci sayılarının da az olması sebebiyle uzun süre ses edilmedi. Son 2 yıldır artık tepki siyasete yansıdı.

Bu arada Londra'nın pahalı yerlerinde yine İngiliz dolu. İstanbul'a gelince Fatih, Esenyurt ve hatta artık Kadıköy'de Moda'ya gelince Türkiye dışında başka ülke şehirlerine gitmiş gibi hissediyorsun.
0
nawar
(24.06.24)
Beyaz Avrupalı ırka olan ve tanzimattan bu yana üzerine yapışmış bulunan hayranlıktan kaynaklanan bakış açısını değiştirebilirsen bunun işgal değil bir çeşitlilik ve zenginlik olduğunu görebilirsin.

Türkiye'den Amerika'ya gidenler de giyim kuşama ,insan çeşitliliğine olan toleransı görünce şaşırıyorlar.

Yunanları, belçikalıları görmüş olsan ellerinden alınmış diye düşünür müydün?
0
hebanon
(24.06.24)
@hot potato ve @hebanon+1
0
Amaranta ursula
(24.06.24)
bu her ulkenin, her sehrin sorunu su an. siz saniyor musunuz ki siginmacilar sadece bizde var?
0
Sour
(24.06.24)
Irkçılık büyük hastalık. Şifa diliyorum.
0
but that was just a dream
(24.06.24)
Avrupa'da sağ işte tam olarak bu yüzden yükseliyor. Bir de şaşırıyorlar nasıl yükseliyor diye. Dünyada mülteciye ses çıkartmayan tek sağcılar da bizde :) İngiltere'deki hint asıllı başbakan "gerekirse zorla gidecekler" diye boşuna bas bas bağırmıyor.
0
ilgeru
(24.06.24)
turistik gezi sirasinda orjinal beyaz adam gormemen normal, turistlerin takildigi yerlerde hizmet sektorunde calisan mavi yaka zaten gocmen.

beyaz adam buyuk ihtimal home office calisiyor, isini bitirdikten sonra da spor aracina binip golf oynamaya gidiyor. sehirde isi yok adamin, baska seylerin pesinde.
0
cooperr
(24.06.24)
Turkiyede cok farkli değil hocam uzaklara bakmaya gerek yok.
0
Zetnikov
(24.06.24)
(6)

Psikolojisi bozuk birisi psikolog egitimi alirsa eğer?

Zetnikov
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
Kendi psikolojisini duzeltebilir mi?

Su anlamda diyorum zaten psikolojisi iyi degil aldigi egitim onun kendini anlamasini saglar mi tarzinda bi faydasi olur mu ayrica demek istedim
0
Zetnikov
(23.06.24)
Bence mesele anlamaya çalışmaktan çok çözmek.

Psikologlar da dertleri için başka psikologlara gidiyor, öyle olsa ona gerek kalmazdı.
0
jülsezar
(23.06.24)
Eğitim almakla, alanında tecrübeli olmak aynı şeyler değil .
Uzmanına giderek derdini anlatması , eğitim süresi içinde devam eden rahatsızlığını tedavi edene kadar geçecek olan süre kendisi için kayıp olacaktır.
0
diyecevaplandı
(23.06.24)
Hayır ama sadece farkındalıgı olur. Benim kendisi psikolog olup başka psikologtan terapi alan 2 tane dostum var. Eskilerin sözüyle mum dibine ışık vermez
0
limonlu eksi
(23.06.24)
Güzel soru, psikoloji eğitimi almanın bir çok insana olumlu katkısı olduğu bir gerçek, en azından bu eğitimle sahip olduğu psikolojik bozukluklar karşısında daha sağlam durabilir, yani bu özetle şu demek psikolojik açıdan sağlamlığı artmış olur ama bu demek değildir ki yaşadığı psikolojik sorunların üstesinden tamamen gelebilecek, onları net bir şekilde çözecek anlamına gelmemeli.

Öte yandan terapi yapan psikologların terapiden geçmesi çok faydalı, mesela psikanalist olmanın şartlarından biri psikanalizden geçmektir, bu şart boşuna konulmamış, bir gereklilik.

Psikolojik sorunlarını çözememiş, terapi görmemiş, süpervizyonla çalışmamış bir psikologun, danışanına zarar verme riski vardır, ki bu işte en temel kurallardan biri zarar vermemek, danışandaki oluşmuş hasarların derecesini artırmamaktır.
0
blue rebel motorcycle club
(23.06.24)
@blue rebel motorcycle club

Çok iyi yorumlamişsin +1
0
🌸Zetnikov
(23.06.24)
çözmez. psikolog eğitimi değil psikoloji eğitimi. bölümde okurken fobisi veya nevrotik sorunları olan arkadaşlarım vardı. sorunlarını çözemediler meslektaşlarından yardım aldılar.
0
mikahakkinen
(24.06.24)
(4)

Şeffaf ayakkabı kutusu kullanan var mı?

kanepeee
Ayakkabılar derli toplu dursun diye bunlardan alayım diyorum. 45 numara erkek ayakkabısı girebilmeli.İnternette e-ticaret sitelerinde tanesi 50-70 TL arasında bulunabiliyor. Yalnız yorumlarda "çok ince, kırık geldi" gibi ifadeler gördüm, olumlu yorumlar da gördüm. Evidea'da tanesi 120 TL civarındaym
Ayakkabılar derli toplu dursun diye bunlardan alayım diyorum. 45 numara erkek ayakkabısı girebilmeli.

İnternette e-ticaret sitelerinde tanesi 50-70 TL arasında bulunabiliyor. Yalnız yorumlarda "çok ince, kırık geldi" gibi ifadeler gördüm, olumlu yorumlar da gördüm. Evidea'da tanesi 120 TL civarındaymış, kalitesini bilemiyorum. İkea'da da varmış "ikea skubb ayakkabı kutusu" tanesi 130'a geliyor.

Kullanan var mı? Tavsiye eder misiniz? Hangisini nereden alayım?
0
kanepeee
(22.06.24)
Gereksiz bir şey gibi görünüyor.
Ayakkabıların derli toplu olmaları için yan yana dizilmeleri yeterli.
Zamanla içlerinin tozlanması nedeniyle ayrıca temizlenmeleri sorunu söz konusu.

Aynı modelleri Ikea değil de örneğin Yozgat'ın bir ilçesindeki yerli firma yapsa , ne gerek var diyerek, yanından geçip gideceğiz.
0
diyecevaplandı
(22.06.24)
Bende var, kullaniyorum ama cok gerekli mi bilemedim. Ben hem ayakkabilarin karton kutularina, hem de plastiklere koyup yatak bazasinda tutuyorum ama plastiklerin hicbir ozelligi yok. Eger aldigin botlarin, ayakkabilarin kutularini sakliyorsan onlara koymanla ayni performansa sahip.
Ayrica ikea’dan da almaya gerek yok evet. Ikeanin kumas olanlari zor temizlenir ama plastikler yikanir veya karton olanlar atilip yenisi konur filan.
Illaki ayakkabi kutusu alinacaksa (eski tabirle) bir milyonculardan gorerek almak daha iyi olur sanki.
0
mor oje
(22.06.24)
Yıllardır kullanıyorum.
44 numara erkek ayakkabısında bir sıkıntı yok.
Uzun süre kullanılmayacak ayakkabıların dolap içinde derli toplu durması için iyi oluyor.
Ayakkabıların karton kutularını atmasaymışım da olurmuş.
10 yıldır falan kullandığım için marka model veremeyeceğim.
0
Mirket
(22.06.24)
Bir polaroid makine alıp ayakkabının fotosunu çekip kendi karton kutusuna yapıştırarak saklamayı çok uygun buluyorum, plastik kutudansa karton kutu daha sağlıklı olur filan falan ama işte pahalıya gelir mi, uzun vadeli düşünmek uygun mu, hayat ne biçim tuhaf bişey falan.
0
muhayyer divan
(22.06.24)
(3)

Iyi bir dovmeci ariyorum

Kittie
Merhaba,Aradigim ozellikler soyle :)-hijyene cok onem veren-isinde basarili tabii ki (zaten minimal renksiz bi sey var aklimda)-bi sorun ciktiginda veya ben bi sorun oldugunu dusundugumde samimiyetle ilgilenecek, dovmeyi yaptim is bitti demeyecekBirini ariyorum.Istanbul / yaka fark etmez*baska bakma
Merhaba,
Aradigim ozellikler soyle :)
-hijyene cok onem veren
-isinde basarili tabii ki (zaten minimal renksiz bi sey var aklimda)
-bi sorun ciktiginda veya ben bi sorun oldugunu dusundugumde samimiyetle ilgilenecek, dovmeyi yaptim is bitti demeyecek
Birini ariyorum.

Istanbul / yaka fark etmez
*baska bakmam gereken ozellik var mi ayrica?
Tesekkurler
0
Kittie
(21.06.24)
Dövmeyi sildirmek yaptırmaktan daha pahalı. Ayrıca işverenler işe alımda dövmesi olanları pek tercih etmiyorlarmış.

Bir dönem oldukça popülerdi ama şimdilerde dövme sildirenler de fazla deniyor.
Düşünmek gereken özellikler bunlar.
Tavsiyem iyi düşün.
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Henüz kendisine dövme yaptırmadım ama yakın zamanda düşünüyorum

www.instagram.com
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.06.24)
ala09
(22.06.24)
(13)

Sevdiğiniz ama yeteneksiz olduğunuz alanlar nelerdir?

sekizdokuzon
Benim için felsefe bu. Felsefî bir kavramı ya da akımı anladığım zaman çok seviniyorum ama anlamak bayağı vakit alıyor. Bu konuda daha yetenekli olmak isterdim.Yemek yapmak ve spor da bunların arasında. Ne kadar cabalarsam cabalayayim bir noktada tıkanıyorum, ilerisi yok. Bir de sanırım insan ilişki
Benim için felsefe bu. Felsefî bir kavramı ya da akımı anladığım zaman çok seviniyorum ama anlamak bayağı vakit alıyor. Bu konuda daha yetenekli olmak isterdim.

Yemek yapmak ve spor da bunların arasında. Ne kadar cabalarsam cabalayayim bir noktada tıkanıyorum, ilerisi yok.

Bir de sanırım insan ilişkileri. İnsanları severim, anlarım, merhametliyimdir ama kimseyle uzun süre arkadaş kalamam.

Günlük duyuru açma dozumu aldım, gidiyorum. İyi akşamlar herkese.
0
sekizdokuzon
(21.06.24)
spor. hic atak, cevik biri degilimdir. reflekslerim zayiftir ve oyun da kuramam.
0
robert bosch
(21.06.24)
Yemek yapmak. Bir iki tane çok güzel yaptığım ve herkesin bayıla bayıla yediği yemek var tabi ama genel olarak yemeklerim vasat oluyor. Böyle yiyeni bu nasıl bir şeydir dedirtecek şeyler yapamıyorum.

Yani demek istediğimi anlatmak bile zor. Bazı insanlar bir yemek yapar, yedek mide takıp bir tur da öyle yiyesiniz gelir. Doyduğunuza üzülürsünüz falan. Olmuyor.
0
akhenaten
(21.06.24)
Görsel tasarım.

Resim değil de logo, bayrak gibi vektörel tasarımlar. İncelemeyi çok severim bu ikisini de. Takıntı derecesinde ilgiliyim ama tasarlama konusunda hem yaratıcılık hem de dijital tasarım bilgisi eksikliğim var. Tasarladığım birkaç bayrak var Türkiye'deki şehirler için, redditte falan beğeni de aldılar ama çok çat pat tasarımlardı yani. Şöyle afili görsel dizaynlar yapmak isterdim. Yani yeteneğim olsa bedavaya Türkiye'de ne kadar çirkin logolu belediye, kaymakamlık vs varsa hayrına logo tasarlayıp alın isterseniz kullanın derdim :)
0
nundu
(21.06.24)
şarkı söylemek. müzik kulağım varmış, tüm notaları doğru veriyorum ama sesim berbat. güzel ve dinlenilesi değil.
0
art cat chocolate
(21.06.24)
Kodlama bilmemek üzücü doğrusu.
Ufak tefek tool cinsinden yazılım fikirlerim oluyor ama öylece de kalıyor
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Erken uyanmak ve sabahın sessizliğini dinlemek. Serinliğinde kahve içmek.

Gerçek şu ki uyumak kadar uyanmak konusunda da başarısızım. Erken uyumaktan da uyanmaktan da nefret ediyorum.

Sabahladığım gecelerden biliyorum söylediğim durumu da
0
pavlis
(21.06.24)
Bilardo. Çok seviyorum oynamayı. Ama o kadar oynamama rağmen hala çok kötüyüm. Oysa genel olarak yetenekliyimdir sportif faaliyetler ve el becerileri konusunda. Bilardoyu yapamıyorum.
0
pispinti
(21.06.24)
Kısa hikayeler yazmayı seviyorum, yazabildiğim zaman tabi. Aslında aklımda fikirler de var ama kelimeler kerpetenle çıkıyor asıl yazma kısmı işkence gibi. Öyle kafada hayal kurmaya devam.
0
peki madem
(21.06.24)
Yüzme ve bağlama çalma
Çok uğraştım ikisi için de ama olmadı
Yapanlara da büyük saygı duyuyorum
0
etna
(21.06.24)
Spor yapmak çok anlamsız geliyor, dışarıdan bakınca çok imreniyorum ama kendim yapınca anlamsızlık basıyor, tahammül edemiyorum.

Yemek yapmak yeteneksizlik değil de, 4 kişilik bir aileye sürekli yemek yapmak çok bunaltıyor beni, her gün sabahtan akşama mutfakta yaşamak gerekiyor, istemiyorum, reddediyorum.

Matematik fizik kimya çok severim ama bir türlü öğrenemedim. Öğrenemeyecek biri olduğumu sanmıyorum ama anlayamadığım çok şey oluyor, ben de bıraktım peşini.

Bir de tiyatro. Çok imreniyorum çok, ama ben rol yapamam bence. Çok gülerim :) ama muhteşem bir şey, harika bir şey. :)
0
muhayyer divan
(22.06.24)
Arkadaş canlısı, babacan, kısacası sosyal olarak daha girişken olmak.

Çevrem, dostlarım var ama yeni insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyorum. 20 yıl aynı markete gitsem, bakkal bana bir defa bile merhaba demez. Outcast olarak geçiyor hayatım.
0
elvan abeyiylegezse
(22.06.24)
ben de yazmak diyebilirim. aslında oldukça çok kitap da okuyorum fakat okulda falan kompozisyon yazarken hep kötü not alırdım. belki de yazım kötü diyedir.

bi değeri de benim de yüzmek ki her yaz memlekette denize de girerdim ama başaramadık abi
0
high hopes of the sozluk
(22.06.24)
ııı yaşamak diyebiliyor muyuz?

seviyorum valla aslında ama pek beceremiyorum elime yüzüme bulaşıyor genelde.
0
AlsterWasser
(22.06.24)
(18)

38 yaşında doktoraya başlamak ?

kuul
selam,önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli. an
selam,

önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli.

ancak bir yanım kalk gidelim derken öbür yanım bok yeme otur diyor. yaşım 38 oldu. son 6-7 senede enerjimi saçma sapan şekillerde harcayıp bitirdikten sonra artık okul okumaktan kusma derecesine geldim. her gün yol çilesi ayrı, iş yoğunluğu ayrı olarak beni sömürüyor.

diğer yandan eğer bu başvuruyu yapmaktan vazgeçersem altın tepside önüme gelen fırsatı sırf motivasyonum yetersiz diye geri çevirmiş olacağım için kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor.

sizce ne yapılır ?

bu tecrübeyi yaşamış/yaşayan arkadaşlar görüp bir şeyler karalasa ne güzel olurdu...
NOT: tikler gecikse bile gelecektir.
0
kuul
(21.06.24)
benim babam da 38de başlayıp 44te bitirdi, 3 çocuklu haliyle hem de. normalde farklı bir mesleği vardı, akademisyen oldu. bu sene de profesör oldu.
tabi ki zor olmuştur ama isteyen insan için neden zor olsun.
0
yenibirgüzelnick
(21.06.24)
Türkiye veya amerikan sisteminde hocayla çalışmak diye birşey yok. 2 sene ders alıp sonra 2 sene tez sürecin olacak. Ne üzerine çalışacağınız henüz belli değil, resmi olarak senin danışmanın olmayacak. Öncelikle bunu bil.

Bir diğer konu da doktoranın senin için anlamı ne olacak bunu sorgula derim. En az 3-4 yayın yapmadan boş cv ile bitirilen doktora tamamen zaman kaybı olur. Ders aşaması olan doktoralarda yayın yapmak zordur veya imkansızdır. Kullanıldığını hissediyorsan bırak.

Hocayla çalışma olayı iki şekilde olur: birincisinde hocanın ayak işlerini yaparsın ama seni hiçbir projeye dahil etmez, yayın yaptırmaz. Diğer türlüsünde seni yetiştirmek için çaba gösterir. Bu ayrımı bil derim.
0
ferenc
(21.06.24)
Neden doktora yapmak istediğin kısmı eksik ya da yeterince ifade edilmemiş. Cevapta önemli olan o olacaktı bence.
0
prole
(21.06.24)
prole +1. Bir de sartlarina bagli. Aileden zenginsen ve para kazanma baskisi yoksa istersen 50 yasina kadar doktora yap, postdoc yap vs. Ote yandan ne kadar "altin tepside sunulan firsat" olup olmadigi da su an nasil bir meslegin ve kariyerin olduguna gore de degisir.
0
hot potato
(21.06.24)
Yapın tabi, neden moralinizi bozuyorsunuz?

Tek önemli husus vaktiniz var mı? Çünkü doktorayı bitirmek siz öylesine de yapacak olsanız ciddi bir iş, doktora tezi hiç neden olmasa bile kendi başına çok vakit alan bir süreç. Ayrıca 4 sene belki daha uzun süre hayatınızda olacak ve her zaman bu ilk hevesi taşımayacaksınız. Biraz yıpratıcılık payı olacak elbette.

Neticede profesyonel anlamda verdiğiniz emeğin karşılığını alamayacaksınız. Doktora akademik düzeyde işe yarayan bir şey. Özel sektörde doktoranız var diye hayatınızda büyük bir fark olmayacak. Emin değilim ama memuriyette belki birkaç şeyi etkiliyordur, zaten memursanız bunları biliyorsunuzdur. Ancak kendinize güveniniz artar, alanınızda gelişirsiniz. Hoşunuza gidecek bir şey yapmış olursunuz. Neden olmasın vaktiniz varsa?

Baktınız olmuyor, bitirmezsiniz. Ne yapacaklar bitirmediniz diye puh tüh diyecek hali yok kimsenin. Biterse de ne ala.
0
akhenaten
(21.06.24)
@yenibirgüzelnick, @ferenc teşekkür ederim.

@prole, evet doğru en önemli nokta sonuçta. şöyle açayım: ben şu an kamuda herhangi bir lise mezunun bile rahatça yapabileceği, eğitimim veya yeteneklerimle alakası olmayan bir işteyim. zaten kamunun kahir ekseriyeti böyle desek yalancı çıkmayız. peki neden oradayım ? orası uzun hikaye hiç bahsini açmayayım. işte bu kısır döngüyü kendimce kırmak için ilk olarak şahsi çabalarımla, sonrasında yüksek lisans yaparak VERİ BİLİMİ-GÖRÜNTÜ İŞLEME alanında bir noktaya kadar geldim. işte şimdi bunun doktora fırsatı önümde. eğer bitirirsem hem çalışmak istediğim alan, hem alanın gelişimi baş döndürücü ve bunun bir parçası olma ihtimali, hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali vb sebeplerden başlamak istiyorum. çünkü şu an bulunduğum konumda kalmam geçmişime, eğitimime ve birikimime -bence- ihanet gibi bir şey. ama işte diğer yanda da ucunun nereye gideceği ve benden neleri ne kadar zaman boyunca götüreceği belli olmayan bir süreç var. elbette mantık devam etmemi söylüyor ama fiziksel ve mental olarak bunu gerçekten kaldırabilir miyim ? mevzu sadece alanı sevmek ve orada çalışmak istemek mi, yoksa başka teşvik edicilere ihtiyaç var mı bunu kestirmeye çalışıyorum. misal araştırma görevlisi olarak başlama şansım olsa bu soruyu hiç sormazdım bile. ancak hem çalışıp hem bunu yürütmek söz konusu olunca benzer yollardan geçen/geçmiş insanların fikrini de mümkün olduğunca bilmek isterim.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Yaş 38, hala okumak.. ve ömür bitiyor.
Üniversite okumayı çok bir şeymiş gibi gösterdiler yıllardır ve ortalık üni mezunu kaynıyor.
Meslek lisesi mezunlarının geliri de daha yüksek.
Diploma almak, kariyer, ünvanlar bu kadar uzun zamana yayılmamalı.

Yıllar yılı kesinlikle yanlış uygulanan şu var ki ilkokuldan üniversiteye bu kadar uzun bir zaman aralığı sadece okumaktan ibaret olmamalı. Bu zaman aralığı, insanın en önemli zamanlardır ve yeteneklerinin de ortaya çıkacağı bir dönem olmalıdır. Çocukluktan itibaren bir çoğumuz gerçekten yeteneklerimizi bilmeden, tanımadan büyüdük veya büyütüldük.

Gelen fırsatı geri çevirmeniz çevrenizdekilerin bu konuda neler yaptıklarıyla o konuma verdikleri değer ile ilgili. İleride kendinizi suçlayacaksanız sürece devam edin. ama dediğim gibi bir ömrün sonuna da bu kadar yakın olmamalı bu eğitim dedikleri .
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Okumaktan kusma derecesine gelmiş, aşırı yorulmuş bir insan olarak bence okumamalısın, çünkü bir an gelip emeklerini ve verdiğin vakti ve hatta harcadığın parayı yok sayacak bir hamle yapman mümkün, hatta buna mecbur kalman bile mümkün.

37 yaşındaydım, okuldan mezun olalı 14, memuriyete başlayalı 11 yıl olmuştu, sadece aklıma esti diye yüksek lisansa başvurdum, yeni mezunlar varken beni birinci seçtiler vs. Sonuç, bazı sebepleri kaldıramadığım ve ders çalışma kaslarımı yeniden çalıştıramadığım için devamsızlık marifetiyle okulu bıraktım. Çok da sağlam bir akademisyen kafamın olduğunu söyleyip duran hocalarım beni kaybetmekle epey üzüldüler ama ben kaldıramadım. Sebeplerim çok ağır sebepler değil ama ben yapabilecek halde değildim. Bunu bile bile girdiğim okuldan devamsızlıkla atıldım.

Senin de bu şekilde bir tepkiyle doktora hayatını kendin yıkma ihtimalin var, ki bahsettiğin yorgunluk da bunu gösteriyor bence.

Bu kadar yorulmayacak olsan, bu kadar tükenmemiş olsan derim ki yap doktoranı, hayatına anlam gelir. Ama şu halde öyle diyemiyorum.
0
muhayyer divan
(21.06.24)
yap yap
0
duyurukullanıcısı
(21.06.24)
disiplinli çalışabilen, işleri ertelemeyen, araştırma yapmaktan heyecan duyan biriyseniz doktora size çok şey katabilir. mesleğiniz, işiniz, yaşamınız, kaderiniz değişebilir. güzel olur yani. ama düzenli çalışmazsanız duyacağınız kaygı ve vicdan azabı yaşamınızı kötü etkileyebilir. Ne yaşadıklarınızdan zevk alırsınız ne de doktorada ilerlersiniz. Bence başlayın, kendinizi tamamen adamaya da gerek yok, sadece disiplinli bir şekilde çalışarak yapın.
0
santimantal
(21.06.24)
Doktoradan beklentin çok yanlış. Doktoranın amacı araştırmacı olmaktır. Sadece yayın yapmaktır. Yapamıyorsan veya yapmak istemiyorsan doktora yapmak doğru değil.

Doktorada bilgi edinme yok, bilgi üretme var.

Diyelim ki doktorayı tamamladın ama araştırma olanağın yok. Bu durumda kendini gol atamayan futbolcu gibi düşüneceksin. Hasta tedavi edemeyen doktor gibi veya. İşlevsizsin ve bu nedenle silinip gideceksin.
0
ferenc
(21.06.24)
+ akademiden kovalanmayacaksa zaten bence doktoraya baslama yasi 40 civari olmali o yuzden bence yas problemin yok.

+ hakkiyla yapilan bir doktorayi zaten 5 seneden once bitirmek cok zor, senin part time yapacagini dusunursek tahminim 6-7 sene surecektir. Okul okumaktan kusma noktasinda olan birisinin bu sureci atlatmasi zor.

+ hocayla calismak yok denmis ama ben supervisor olmadan doktora yapan gormedim, hocayla calismadan nasil yuksek yapiliyor anlamis degilim.

+ eger tezini savunmadan once 2-3 tane tier 1 yayin yap(a)mamissan bence senin doktora yok hukmundedir, vakit kaybidir. Bunu da eklemek lazim.

+ maddi katmadeger kaygin sifira yakin olmali, ne kadar cok okul o kadar cok para devri kapanali cok oldu ama bunu ozellikle ortadogu insani hala anlamiyor. Yani kendini tatmin icin gireceksen gir, baska bir kazancin olmayacakmis gibi dusunmen lazim.
0
cooperr
(21.06.24)
kesinlikle arkana bakmadan dön ve kaç bu fikirden.tr de doktora yapmak saçmalıktan başka birşey değil.
0
ashleybon
(21.06.24)
@ferenc,

Öncelikle cevabınız için teşekkürler. Bir noktayı açayım müsaadenizle: Başvuru öncesi şartlardan biri danışman hocadan alınacak kabul mektubuydu (bu belki zaten hep böyledir bilemiyorum) onun için de tezimi yazdığım, hatta makalesini de yayınlamak üzere olduğum alanla alakalı olarak bir hocayla irtibata geçtim. O da yüksek lisans tezimdeki alanın devamı sayılabilecek sahada doktora çalışması yapabileceğimizi söyledi. Ona istinaden de davet mektubu yolladı zaten.

Ne derece önemli bilmiyorum ama danışman olmak için bana tamam diyen hoca benden yaşça küçük. Ancak co-advisor olarak daha tecrübeli bir hoca da sürecin içinde olacak. Yani en azından sözlü kabul aşamasında konuşulan bu diyeyim.

Projede ayak işçisi olma konusu için zaten fazla yaşlı olduğumu ve bu duruma katlanmayacağımı söyleyebilirim. Sonuçta olmazsa olmaz değil. Gerekirse basar giderim diye kendimce hülyalardayım. Ama pratikte de bunun karşılığı böyle olur mu, bunu zaman gösterecek.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Valla yap yapma diyemem, cok zor konular ama tez yazmak gercekten cok yipratici bir surec, geri donup baktigimda full time ozel sektor calisirken nasil bir guc gelmis de yapmisim diyorum. Bunu soylemek isterim. Ote yandan icine girince yapiliyor, bir sekilde bitiyor. Bir suru insan gibi yapabilirsiniz yani. Son olarak, anladigim kadariyla isiniz rahat, baslayim hic olmayacak gibiyse birakmak da bir secenek, birakmak illa kotu bir sey olmak zorunda degil, denemeden sizin icin dogru sey olup olmadigini da bilemezsiniz.
0
kassiopeia
(22.06.24)
Son sözümü başta yazayım: Ana amacınız şirketlerde iyi bir iş bulmak değilse ve başladığını bitirmeden de rahat edenlerdenseniz başlayın, devam edip etmeyeceğinize yolda karar verirsiniz.

Standartları yüksek, sağlam bir hocayla çalışacaksanız doktora tezi zorlu bir süreç. İyi bir okuldaysanız ders ve yeterlilik aşamaları da zor geçecek. Paraya dönüşecek bilgi peşindeyseniz birçok derse "ben bunun için burada değilim" diye bakmaya başlayacaksınız. Yani akademik kariyer dışında bir düşünceyle yapacaksanız gereksiz zorlanabilirsiniz.

Olur da doktorayı bitirirseniz birçok şirket için "overqualified" olacağınızı da unutmayın. Yani "bu insan bu işin doktoru, bizim şirket, maaş bunu yakın zamanda tatmin etmemeye başlar, kaçar, hiç bulaşmayalım" deme ihtimalleri çok çok yüksek. Bunu, "hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali" sözünüze cevaben yazdım.

İnsan görmediği şeyi gözünde büyütebilir. Bir de "kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor" yazmışsınız. Gereksiz zorlanırsanız, hocalardan kazık yerseniz (ki şimdi size çalışma sözü veren hocanın sonrasında cayma ihtimali çok düşük değil), akademik kaypaklıklar midenizi bulandırırsa "aman başladım, dişimi sıkıp bitirivereyim" demeden kaçabilecekseniz başlayıp bir görün, sonra aklınız geldikçe üzülmeyin derim.
0
cosmicstring
(22.06.24)
turkiye'nin en iyi universiteleri bile ilk 500'de degil ki. bu bir sey ifade etmiyor bence. turkiye'deki tirt okullarda bununla zaman kaybetmezdim. akademi ortami zaten les.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
@cosmicstring,

oldukça vurucu ve direkt bam teline basan bir mesaj olmuş hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸kuul
(22.06.24)
(5)

İş durumları

gnosis
Bir tanıdığım son bir yılda 4 kere iş değiştirdi. Daha doğrusu üç kere kovuldu. Kovulduğu yerlerden birine işe iade davası açıp kazanmış, karşı taraf istinafa gitmiş. Daha önce çalıştığı işyerlerinden bir defa askerlik sebebiyle, bir defa da 5 yıl çalıştıktan sonra anlaşarak ayrıldığını biliyorum. İ
Bir tanıdığım son bir yılda 4 kere iş değiştirdi. Daha doğrusu üç kere kovuldu. Kovulduğu yerlerden birine işe iade davası açıp kazanmış, karşı taraf istinafa gitmiş. Daha önce çalıştığı işyerlerinden bir defa askerlik sebebiyle, bir defa da 5 yıl çalıştıktan sonra anlaşarak ayrıldığını biliyorum. İşinde tutunamayan deneyimsiz biri değil. Adamı çok sudan sebeplerle kısa sürede işten çıkarmışlar. Sorum şu: İnsanlar mı tahammülsüz oldu yoksa patronlar mı işçi çıkarmayı teşvik ediyor?
0
gnosis
(19.06.24)
Tanıdığın özelinde o sudan sebepleri de bilmek gerek.
Diğer yandan misal olarak öyle patron görünümlü kimseler var ki iş yerinde kendisine yakın(!) gördüğü bir kadın çalışanının ihtirasları veya iş bilmemezliği sebebiyle diğer işini yapan elemanının iş yükünü arttırarak mobbing uygulayabiliyor veya onu işten çıkarabiliyor.

Beyinle değil de farklı organlarla iş yerini yönetmek söz konusu olamaz.

Diğer yandan şöyle bir durum da var üst yönetime veya patrona yakın oldukları halde onlara her şeyi duyurmayan, genelde eski çalışanlarından oluşan bir filtre mekanizması da yeni işe başlayanlarla ilgili üste doğru veya yanlış bilgi verebiliyorlar.
Yeni çalışan, bu filtre mekanizması takımın rantına düzenine çomak soktuysa orada fazla kalamaz.

Kendisine söylenenleri harfiyyen uyguladığı, görevini titizlikle uyguladığı için görevinden alınan, çıkarılan çok kimseler vardır.
Bazen patronlar acı da olsa gerçekleri duyuranları sevmezler. Sürekli olarak her şeyin yerli yerinde olduğu ve işlediği iş yerinin olduğu ütopyaları içinde kalmak isterler.

Oysa bir denetim uygulayanlar için her şey her zaman düzenli görünüyorsa zaten bir sorun vardır.
Bu şüphelenmek için yeterli sebeptir.
0
diyecevaplandı
(19.06.24)
@diyecevaplandı dava açtığı işyerinde tam dediğiniz gibi eski çalışanlardan oluşan bir grup varmış. Molaları kafalarına göre kullanıyorlarmış, arkadaşım o gruptan biriyle bu konuda tartışmış. Sizin g*tünüzü toplamaktan kendi işim aksıyor demiş. Sonra da işten çıkarılmış. Ben de bu kadarcık konuşma işten çıkarma sebebi olamaz dedim. Neyse, aydınlandım.
0
🌸gnosis
(19.06.24)
Soyle dusun 100 tane is var ama 10bin tane is arayan var.
Adam direk tekmeyi basiyor nasil olsa zilyon tanesi basvurur diye. Kafa rahat.
0
Zetnikov
(19.06.24)
12 ayda 3 kere kovulan insanin kendisinde problem vardir, bunun tersi zor biraz.
ulke sektor farketmez.
0
cooperr
(19.06.24)
İşsizlik kötü bir süreç. 4 ayda iki işten çıkarılmıştım. Birisi küçülme birisi de performans diye çıkardı. İkisi de sonradan geri aradı. Özel sektör böyle rezil bir yer.
0
Kahvedesu
(19.06.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.