Giriş
(7)

Düğünde kavga

abelardo
Genelde klasik türk dugunlerinde sonda kavga çıkıyor galiba :) bunun mantığı nedir? Düğünde insanlar mutlu olup süslenip pislenip göbek atip hayal çekmezler mi? Gelin damat tarafı baya yumruklu sopalı kavga ediyor sonra oynamaya devam ediyor. Bunun sebebi nedir? Bilen yaşayan var mı?
Genelde klasik türk dugunlerinde sonda kavga çıkıyor galiba :) bunun mantığı nedir? Düğünde insanlar mutlu olup süslenip pislenip göbek atip hayal çekmezler mi? Gelin damat tarafı baya yumruklu sopalı kavga ediyor sonra oynamaya devam ediyor. Bunun sebebi nedir? Bilen yaşayan var mı?
0
abelardo
(20.10.24)
Milletin içki içmeyi bilmemesi
0
kisa
(20.10.24)
Türk aile yapısında herkes birbirine çok yapışık yaşar. Çocuklar büyür 30- 40 yaşına gelir ama hâlâ anne ve babaya hesap verir attığı her adım için. Bazılarında anne ve baba dışında başka aile fertlerine de. Evlenecek çiftlerin düğün alışverişine bütün aile hep beraber çıkarlar. Ayrıca hep müdahale vardır o olmasın diye.

Evlenecek çift evine eşya alırken ne bileyim gelinlik, damatlık alırken aile destek olur. Hatta nişanı kız tarafı, düğünü erkek tarafı yapar diye bir gelenek var. Halbuki herşeyi evlenecek çift kendisi yapmalı, aile karismamali. Bütçene göre evine eşyalarını al. Belki başlarda çok güzel olmaz ama paran oldukça daha güzeli de olur, yaptıklarınızla yetinin. Her şeye aile karışırsa kavga çıkar. O onun yaptığını beğenmez az bulur, diğer aile öbür ailenin yaptıklarını beğenmez. Eşinle her şeyi ikiniz organize edip düğün davetiyesi yollanirsa ailelere hem mesafe koymuş olursun hem de kavga çıkmaz.
0
rock n roll
(20.10.24)
Kazakistan'da bir kavgaya şahit olmuştum. Öyle ayırayım, tutayım falan yok, adamlar öldürmek maksatlı yumruklaşıyorlardı.

Bizde onlarca kavga görmüşümdür. Başlayış ve bitişi standarttır. Gidip bir tane vurayım, o arada beş altı kişi gelip ayırır, bırakın lan bırakın lan derim ama tutsunlar diye de kollarımı uzatırım, sonra götürüp sakinleştirirler beni şımarıklığında rezil adam kalkışmasıdır bizimkiler.Onun için de çok kavga olur bizde her yerde. Düğünlerde bundan nasipleniyor tabi.

Bir salon düğününde ki salon kıç kadardı, ailesine ayrılan masayı beğenmeyip gidip nikah maasına çöken, tüm yalvarmalara rağmen de masayı boşaltmayan bir gelin ablası görmüştüm. Damadın babasının olgunluğu nedeniyle, enişte bozuntusu dayak yemedi. Başka ve mecburen daha küçük bir masada nikah kıyılmıştı. Sonra herkes kalkıp oynadı.

Şımarmayı seven insanlar diyarındayız ve Kazakistan tarzı bir yaptırım olmuyor. Ondan olsa gerek.
0
Mirket
(20.10.24)
Sonda değil baştayken bile oluyor kavgalar.

Özellikle sonda oluyor diyorsanız çocukluk,ergenlik zamanlarımıza gitmek gerek sanırım.
Okullarda olur ya:
-ders bitsin görüşürüz.
Mesele daha büyükse bu görüşme karne zamanına ertelenir.
Kavgayı son ana alma hususu buralardan gelen bir gelenek olmalı.

Halay başını kapmak isteyenlerin çekişmesi, erkeklerin içki sebebiyle kavgası ve evlilikte edinilecek eşya/altın sebebiyle taraf aileler arası çıkan kavgalar söz konusu.

Düğün için masraf arttıkça sorun veya kavgalar da bir şekilde çıkıyor
Kendi başına fakir hayat yaşayanların evlilenmelerinde böyle olaylar duymadım hiç.
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
sorumlusu aha bu adam :)
youtube.com
0
jepa
(20.10.24)
Tarafların isteme, nişan ve düğün hazırlığı esnasında zaten birbirlerine bilenmesi ve düğünde içilen içkinin düğün sonuna doğru kana karışması sonucu.
0
hedep
(20.10.24)
benim gördüğüm temel neden takılar kimde kalacak meselesi. ailelerin herşeye karışması bir diğer sebep. yok altın kızda kalacak diye kız tarafı işin içine girmeye çalışıyor. erkek tarafı buna karşı çıkıyor. bütün olaylar bundan çıkıyor.

hatta bir düğünde takı merasiminde damadın annesi gelen akrabalarının takılarını taktırmayıp kendi ayrı çantasına attırmıştı. bunu gören kız tarafı olay çıkartmıştı. kameraları izlemişlerdi. sonrası kavga gürültü.
0
my fault
(20.10.24)
(4)

Jean - Kot pantolon markası

high hopes of the sozluk
selamlar, jean almayı planlıyorum da şöyle bi sıkıntım var; bende ülseratif kolit var ve bu sebepten beli sıkan kotlar çok rahatsız ediyor beni giyerken.böyle beli esnek olan jean üreten hangi markalar var bildiğiniz? ben zamanında mavi jeans'ten almıştım bi tane oraya bakacağım da başka bi marka bi
selamlar, jean almayı planlıyorum da şöyle bi sıkıntım var; bende ülseratif kolit var ve bu sebepten beli sıkan kotlar çok rahatsız ediyor beni giyerken.
böyle beli esnek olan jean üreten hangi markalar var bildiğiniz?
ben zamanında mavi jeans'ten almıştım bi tane oraya bakacağım da başka bi marka bilmiyorum.
Teşekkürler cevaplar için şimdiden
0
high hopes of the sozluk
(20.10.24)
Markaya değil, bedene bakacaksın.
Mahallendeki bir giyim dükkanına gir anlat. Onlar uygun modeli verir.
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
@diyecevaplandı beli esneyen modeller üreten markaları soruyorum aslında
0
🌸high hopes of the sozluk
(20.10.24)
Çoğu markada bulursunuz ve kumaş bilgilerine bakarak seçebilirsiniz, ürün sayfalarında ya da mağazadan alacaksanız ürün etiketinde yazar. Kumaşta pamuk oranı ne kadar yüksekse o kadar katı (eski kotlar gibi) olur. Elastan, polyester vs karıştıkça esnekleşir. Rasgele modellerle örnek veriyorum:

www.mavi.com bu pantolon esnek
%90 Pamuk
%8 Polyester
%2 Elastan
www.mavi.com bu pantolon bütün kotlar gibi giydikçe biraz gevşer ama neredeyse hiç esnek değil
%99 Pamuk
%1 Elastan

www.levis.com.tr Bu esnemez çünkü %100 pamuk
www.levis.com.tr bu esner çünkü 70% Pamuk, 28% Liyosel, 2% Elastan
0
kobuzchu kiz
(20.10.24)
Denim/jean pantolonlarda esnekliği veren şey pantolonun içerisindeki elastan ya da lycra adı verilen ipliğin oranıdır. ne kadar yüksek o kadar elastik. Genelde %2 civarında olur. Maksimum %5 görürsünüz. Hemen hemen tüm markaların bu tarz pantolonları mevcuttur.

Polyester kumaşa elastik kabiliyet kazandırmaz; ancak mukavemet verir. Özellikle dış giyimde kumaşa kazandırdığı mukavemet sebebiyle polyester karışım sıklıkla kullanılır. Vücuda direkt temas etmediği noktada polyester belli oranlarda kullanılmasında sakınca olmayan bir materyaldir. Tabi sporcu kıyafetlerinde kullanılan sentetik malzemeleri bunun dışında tutuyorum. Bu tarz kıyafetler vücuda direkt temas etse de özel amaçlar için kullanılması sebebiyle tüm gün giyilen kıyafet sınıfında değiller.
0
thracia
(21.10.24)
(13)

İdam propagandası

makbur
Sosyal medyada inanılmaz gaza basmış durumdalar.İdam karşıtı açılan başlıkların da yine bu propagandanin bir ürünü olduğunu düşünüyorum: idamı tartışarak gündemde kalmasını sağlıyorlar, daha da mühimi insanların kafasına "idamın tartisilabilir bir şey oldugu fikri"ni eşik altı eşik üstü vs yerleştir
Sosyal medyada inanılmaz gaza basmış durumdalar.

İdam karşıtı açılan başlıkların da yine bu propagandanin bir ürünü olduğunu düşünüyorum: idamı tartışarak gündemde kalmasını sağlıyorlar, daha da mühimi insanların kafasına "idamın tartisilabilir bir şey oldugu fikri"ni eşik altı eşik üstü vs yerleştirmeye çalışıyorlar.

Ya da bu aktroller vs beni iyice paranoyaklastirdilar mı?

Peki ya aktroll olmayan insanların da bunlara tuzlukla kosmasi?
0
makbur
(20.10.24)
Bunu başka şeylerle bir torbaya koyup referandum yapalım bile diyebilir. Mültecileri tuttuğu sürece batıya uyumlanma derdi yok. Halk ajite ve her zaman olduğu gibi rasyonel düşünemiyor.
0
anon1m
(20.10.24)
Gündemi bulandırma çabaları.
0
sibertenik
(20.10.24)
İdam demek Şeriat propagandası demektir, idamı bu halka benimseterek şeriatı dayayacaklar bizim halk da tıpış tıpış seyredecek her şeyi seyrettiği gibi, izleyin görün…
0
olaylar olaylar
(20.10.24)
İki boyutu olabilir; birincisi klasik hedef şaşırtma; insanlar "İdam gelmeli mi gelmemeli mi" diye tartışırken asıl sorunun suç işleyene verilecek ceza değil o suçlulara alan açan ve onları yaratan sistemin olduğunu unutsun. İkincisi de tabi ki "Yeni Anayasa" konusu. İktidar yeni bir Kürt açılımı, İsrail saldırdı saldıracak iddaları vb. de dahil yeni anayasa üzerinden RTE'ye tekrar seçilme ortamı yaratmak için her tuşa basıyor; bu idam konusu da onu beslemek için kullanılabilir.

Ancak açıkçası ben birinci kısmın daha ön planda olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya çağındayız, devlet bu tür konuların bir nevi demir perde dönemindekine benzer bir şekilde konuşulmasını engelleyip kapatılamayacağının farkında. O yüzden de hemen her konuyu bastırmak yerine bir sürü farklı açıdan köpürtmeyi tercih ediyor. Böylece görece basit adli konular bile komplo teorilerine gark olup uzunca bir süre insanların gündemini meşgul ederken yüksek enflasyon ve yüksek vergilerle birkaç hafta daha geçiştirilmiş oluyor.
0
salihdt
(20.10.24)
Tamamen dikkatleri ekonomiden uzaklastirma çabası. Halkta zaten odaklanamama sorunu var. Alım değil Arif olmak lazım. Hükümet İmralı'daki haini asabilir mi? Onun için kalkmıştı zaten vardı ülkede idam. Cumhurbaşkanınin geçen gün yaptığı kapımız mültecilere açık açıklaması gibi bir şey. Şu gündemi sen belirleme biraz da ekonomi konuşalım diyen yok. İllüzyonistler de bu yöntemi izler. Başka bir yerde dikkati toplarken numaralarını yaparlar. Öyle üzülüyorum ki şu anda hayalimdeki hayatı yaşayan farklı coğrafyalar var ve ben Türkiye similasyonudayım. Ben diğer ülkelerin refahını değil kanunları sıkı bir şekilde uygulayan ve buna uyan, maliyetin üzerine çıkan küçücük bir zamda bile örgütlenip o malı boykot eden vatandaşının bilincini istiyorum. Ulkemiz Ortadoğu kafasında. Yolsuzluk bitmesin ki bir gün başa geçersek bize de yarasın düşüncesi ile idamı on yıl sonra bile önümüze getirirler lazım oldukça.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.10.24)
15 Temmuz sonrası siyasetçiler dw idam deyip halkın gazını aldılar. İdam gelmez ama millet kendini böyle şeylerle oyalıyor. Normal yasalar adamlara uygulanmazken idam mı uygulanacak.
0
cemallamec
(20.10.24)
O kadar uc noktalarda yaşanıyorki idam konusunda bile farklı düşünülüyor. Bunun hükümetle, partiyle troll olmayla bir ilgisi yok diye düşünüyorum.

Dünya yıkılsa ve yeniden kurulsa insan nesli de geçmiş tarih hiç yaşanmamamış gibi dünya üstünde yeniden var olsa toplumsal hayatı düzenlemek için bazı suçlarda idamın yine olması gerekir.

Yakın zamandaki yaşanan suç örneklerini burada sıralamaya gerek yok.
Daha kestirmeden gidecek olursak, bu cezayı gerektiren şuçu işleyen biri sebebiyle müşteki olduğumuz ana kadar idam karşıtlıkları sürecek gibi.

AKP'nin girdiği ilk seçimi kazanması ve sahip olduğu milletvekili sayısı ile anayasayı değiştirecek gücü vardı. O dönem basında çıkan haberleri hatırlıyorum.
Şeriat gelecek mi? türünde yazılan sürüyle konu başlıkları vardı medyada
Çeyrek asra varan sürede bir şey de olmadı. Üstelik idam cezası da kalktı.

İdamın, hiç değilse kesin kanaat oluşturan hiç şüpheye yer bırakmayan cinayetlerde gelmesi gerek.
İdam cezası olmadığı için bebeklerimiz bile (hem de bazı hastanelerde) şu an maktül olmuş durumda ve failleri hala yaşıyor.
Bunlar aklın aldığı, boş felsefik hümanist fikirlerin kasılacağı ve kanunen affedilecek hususlar değildir.

Bir olay olduğundan fail için sosyal medyada "hapishane de onu benzetirler" türünden sürüden yorumlar yazılıyor.
Gelmesini istediğimiz adaleti bile hapishanedeki mahkumlarda arar olduk. Adalet, tam manasıyla sağlandıktan sonra mahkumun da suçluya şiddet göstermesine gerek yok.
Ceza için mahkumlardan medet ummayla ve sürekli hapishane inşa etmeyle nereye kadar?
Hapise konmaktan maksat, kişinin dışarıdaki özgürlüğün kıymetinin farkında olmasını sağlamak ve onu bu şekilde ıslah etmek demek değil mi?
Ama yok.. suç kaydında sürekli level atlayan için hapishane adeta bir tür "durak" olmuş durumda.

Hep söylenilen;
- hükümlüye insanca muamele, hapiste bir süre yattıktan sonra topluma kazandırma vs.
Bu sözlerinde samimi olan evinde neden (katili hadi geçtim) bir tecavüzcüye, gaspçıya yer vermiyor, neden her şey devletten bekleniyor?

Onlarca sabıkası olanlar, suçlarıyla övünebiliyor. Bu suçlarını başka kötü işlerinde korkutma amaçlı adeta silah olarak kullanabiliyorlar.

Ayrıca insanlar bir suçtan dolayı zarar görmüş olsalar bile bazen dava açmaya bile çekinir oldular.
Neden ?
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
Peki ya aktroll olmayan insanların da bunlara tuzlukla kosmasi?

Bu niye şaşırttı ki seni?
Politik açıdan ülkede memnun olmadığı şeyleri değiştirmek adına kılını dahi kıpırdatmayan bu uyuşuk kitle klavye delikanlığı harici bir şey yapamadığı için, içinde bulunduğu sıkışmışlık yüzünden kendinden o kadar nefret ediyor ki tamamen ilkel bir dürtüsellikle, mağara insanı gibi, toplumsal infiallerde öldür yok et hörörörö demekten başka bir tepki veremiyor. Çenesini tutup, azıcık izan gösterse çanak tutmamış, kullanılmamış olacak ama onu bile yapamıyor. Varlığının safi zarar olduğunun farkında değil ki işe yarar be şey yapmak zorunda olduğunun, aksi takdirde daha da boka batacağının farkında olsun.
0
Bruce
(20.10.24)
Türkiye'de idam gelse bile kimseye bunun uygulanamayacağını bilmeyen insanların cehaleti biraz, bir de toplumsal olayların gazına gelip böyle çıkışlar yapan seküler tayfa var, en son Giray Altınok'un aptalca bir açıklaması vardı okurken ben utandım. Bunların dışında Abdullah Öcalan yakalanıp Türkiye'ye getirildiğinde uygulanmıyordu ama idam cezası bizde hala vardı, yanlış hatırlamıyorsam MHP de koalisyon ortağıydı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
ya idam kimin ne isine yarayacak halki gazlamak icin populist siyasetci soylemleri iste. bunun tartismasi zaten hep vardi. 96'ya kadar idam vardi bu ulkede zaten teorik olarak.

avrupa ile baglari koparmaya degecek bir sey degil hicbir hukumet icin.
0
bohr atom modeli
(20.10.24)
@diyecevaplandi

Kusura bakma ama senin nickini çok net hatırlıyorum. Bir kaç başlıkta daha "acaba aktroll mu bu yahu" diye şüpheye düştüğüm, bu şekilde her şüpheye düştüğüm insanda önce kendime kizdigim, ama ne hikmetse dönüp dolaşıp yine haklı çıktığım başka bir vaka...


1- öncelikle akp-rte girdiği ilk seçimde şeriat havaları falan esmiyordu. Aksine, Erbakan'dan ayrılan çok daha modern ve liberal goygoyu yapılıyordu nerdeyse bütün medyada. Hatta o dönemki penguen'lerde falan Rte'nin kanatlı aydın doğan üzerinde uctugu karikatürler vardı. Bırak şeriatı vs inanılmaz bir medya desteği vardı AKP'nin. Tüm bunlara arti Rte'nin ilk kadrosunda eski CHP'li vs kalburustu adamlar da vardı.

2-"kesin kanaat oluşturan şüpheye yer bırakmayan cinayetler.."

Yahu bu ülkede bu ülkenin en onurlu şerefli askerlerine ne kumaşlar kuruldu bu itler tarafından çabuk unutmus(!)sunuz.

CNC tezgahları ile ıslak imza attirdilar, evlerinin bahçelerinde kendi oluşturdukları delilleri gomduler, kanıt diye mahkemeye çıkardılar.

Neyin kesin kanıtından suphesinden bahsediyorsunuz yahu??

Daha yazacaktım ama şimdi de düşündüm normal bir insana mi yazıyorum ki bu emeği çabayı veriyorum :)
0
🌸makbur
(20.10.24)
Çünkü idam tartışılabilir bir konu. Ben idamın çözüm olduğuna da inanıyorum. Yaşamın kutsallığı palavrasını çoluk çocuğa anlatırsınız. Belirli suçları işleyen kişinin yaşamının hiçbir değeri ya da kutsallığı yoktur. Ayrıca rehabilitasyonun başarılı bir şey olduğuna inananın da hiçbir şekilde yolu hiçbir cezaevine ya da suçluya denk gelmemiştir.

Peki Türkiye'de idam ister miyim? Özellikle şu durumdayken asla. İdam geldiğinde belirli bir zekaya sahip olan herkesin kabul edeceği suçlular değil, çarpık adalet sisteminde birilerinin işine gelen/gelmeyen kişiler idam edilecek. O yüzden bazı görüşlerin yaptığının aksine "gerçek x o değil" gibi kıvırmıyorum. İdamın gerekliliğine inanıyorum ama uygulanabilir bir düzende olduğumuzu sanmıyorum. Bir de bizimki gibi çarpık olmayan ve çatır çatır işleyen adalet sistemlerinde bile suçsuz yere cezası infaz edilenler oluyorken tartışmaya gerek olmayan konu.

Bizde neden şu an konuşuluyor? Çünkü gündem bulandırma ve gaz alma amaçlı. "İdam demek Şeriat propagandası demektir" cümlesi -1500 çünkü alakası yok. Bu, sadece orta-doğudaki müslüman yoğun topraklar için böyle. ABD'de ya da Japonya'da şeriat için idam etmiyorlar. Öte yandan " idamı bu halka benimseterek şeriatı dayayacaklar" ise +1500 çünkü arada bunun yolunu yapıyorlar.
0
nawar
(20.10.24)
@makbur
Kusura bakma her bir yazdığın ayrı açıklama gerektiriyor.

konu çok uzamasın.

Sadece "1." yazdığın için diyeceğim, gerekli görüldüğü anda o ilk başlardaki iç ve dış siyaset zamanla değişir ve değişti.
Ortam eskisi gibi de değil.

Partiler geçer gider önemli olan devlettir. Parti hastasi başımlısı biri değilim
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
(4)

Yenidoğan çetesi sonrası

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Yenidoğan çetesi haberleri beni eskiye götürdü. 2009 da annemi devlet Hastanesi'ne götürmüştük orada aynı zamanda başhekim yardımcısı olan kalp damar hekimi vardı. Bu hanım annemin muayene etmiş gayet de ilgilenmiştir ve ardından da şu anda herhangi bir sorun görünmüyor ama emin olmak için anjiyoda
Yenidoğan çetesi haberleri beni eskiye götürdü. 2009 da annemi devlet Hastanesi'ne götürmüştük orada aynı zamanda başhekim yardımcısı olan kalp damar hekimi vardı. Bu hanım annemin muayene etmiş gayet de ilgilenmiştir ve ardından da şu anda herhangi bir sorun görünmüyor ama emin olmak için anjiyoda isteyeceğim demişti. O vakitlerde devlet hastanesi vermiş olduğu anjiyolar setbaşı'nda bulunan anlaşmalı özel bir hastanede gerçekleştiriliyordu. Annemin anjiyosu yapıldı ve Allah'a şükür ki bir sorun çıkmadı Ancak o dönemde kafama takılan şey anjiyo ve gerçekleştiren hekim ya da anjiyo ile ilgili bölümde bizi bu hastaneye sevk eden kadın kalp damar doktorunun kocasının da görev yapmasaydı. Kardeşim annemin başında durduğu için o öğrenmiş ben hastaneye gitmemistim. Hastane bursa setbaşı'nda olan bir hastane. O dönem kendi kendime biri diğerine hasta paslıyormuş gibi diye düşünmüştüm. Daha da ilginç annemin anjiyosundan yaklaşık 4 ya da 5 ay sonra komşumuz da aynı hekim tarafından anjiyo için özel hastaneye yönlendirildi aynı hastane mı tam olarak hatırlamıyorum. Ne yazık ki anjiyo işlemi sırasında gerçekleşen bir komplikasyon sonucu yaşlı komşumuzun bir tarafı felç kaldı ve yaklaşık 6 ya da 7 sene yatağa bağımlı olarak yaşadi ve sonrasında vefat etti. Sadece tesadüf te olabilir muhtemelen de öyledir zaten ancak bir hastanın ihtiyacının belirlenmesindeki ana unsur doktorun mütalaasıdır. Yenidoğan çetesi'nin yaptıklarından sonra insanlarda yapılacak işlemlerle ilgili güven sorunu olacağını düşünüyorum. Özellikle sağlıkçılara sormak istiyorum sitem hastanın sağlık konusundaki bilgi eksikliğini bilerek haklarını gözetecek şekilde mi dizayn edilmiş yoksa bunun gibi boşluklar sebebiyle sürekli farklı farklı Doktorlarin görüşlerine mi başvurmalıyız? Bu sağlık sistemine bir yük oluşturmaz mı?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(19.10.24)
iki gündür bunu konuştuk çevremdekilerle.

Sadece yenidoğanla bitmiyor,senelerdir anjiyo çeteleri var,hatta kapanan hastanelerden bir tanesinin şubesi var bu ların içinde birde öldürmeyen çeteleri.

Bir dönem biaim personelden,çevredeki insanlardan çokca ani para ihtiyacı istekleri oluyordu.ne oldu hayırdır diye soruncada anam,babam anjiyoda doktor stent takacak,sgk çin malı stent veriyormuş,amerikan,avrupa stenti şu kadar fark var şeklindeydi.bu aynı bölgede o kadar çok oldu ki direk hastane ismini söylüyordum artık.üzerinden bi beş sene falan geçti bu sefer anjiyo masasında ben vardım,bilindik bir hekim anjiyoyu yapıyor ,bunu şakasını yaptım bende.hekimin cevabıda burası x hastanesimi oldu.bilindik bir durummuş bu.

Öldürmeyen çetesi dediğimde böyle,yine tesadüfi çevrede duyuyorum anam,babam kalbi durdu yoğun bakımda ,hastanede yer yokmuş x hastanesine sevkettiler.10-15 gün reanimasyon sonra vefat haberi.arada değişen kenar mahalle hastane isimleri.hep aynı durum.artık duydum mu direk başın sağolsun diyordum içimden.

Bunlar gecekondu gibi hastaneler,içlerindeki birimleri kiraya veriyorlar.acili biri kiralıyor,mr ı biri,dişi başkası.sistemsel bir açık sözkonusu.sırf bu yüzden özel sağlık sigortasını çok önemsiyorum.dinsizin hakkından imansız gelir durumu var.kolay kolay para ödemiyorlar.

Farklı doktor görüşleri almak bence mantıklı .ben güvendiğim bir doktor çevresi oluşturdum,onların branşları dışında bir durum olduğunda yine onların yönlendirdiği kişilere gidiyorum ya da peşime takıyorum beraber gidiyoruz.
0
duptıs
(19.10.24)
@duptıs çok acıklı bir durum. İnsanların en çaresiz ve kafasının karışık olduğu zamanlarda bundan faydalanmaları ve işini iyi yapmaya çalışanların da zan altında kalması bunlar yüzünden
0
🌸aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(19.10.24)
Kestirme yol olarak güvenliğiniz tanıdık doktorların görüşlerine ilgili test/tahlil kontrol sonuçlarını göstererek başvurun sorun. Sağlık sistemi içinde değilde tanıdık aracılığıyla yapmanız daha iyi olur.

Benzeri şeyleri yeni doğan çetesi başlıklı videolar altında yapılan yorumlarda görüyordüm. İnsanlar bazı hastanelerde çeşitli nedenlerle yaşadıkları olumsuz durumları yer ve hastane adı vererek anlatıyordu.

Zamanında bir kursta ilkyardım bilgisi dersi alıyordum (sağlık görevlisi vb. değilim bu arada )
112 acilde çalışan bir doktor dersi anlatıyordu.
Eşinin doğumundan bahsetti bir derste.
Doğumla ilgilenen doktor kendilerine eşi için kan nakline ihtiyacı olduğunu söylemiş.
O ise gerekli bilgileri aldıktan sonra kan nakline gerek olmadığını doğum yaptıracak doktora (meslektaşına) söylüyor.
Ve bu şekilde kan nakli yapılmadan sorunsuz şekilde doğum gerçekleşiyor.
Tabi doğum uzmanının burada asıl niyetini bilemeyiz. Bilgisi dahilinde o anki kanaati öyle gerektirmiş olabilir.

Şu bir gerçek, bazı oto tamir ustalarının yaptıklarındam, sağlık işlerine kadar insanın cebini boşaltan temiz bir alan yok gibi.
Hak aramak üzere başvurduğu, müvekkili olduğu avukatının yaptıkları sebebiyle şikayetçi olan bile var mı var.
Her nasıl olursa olsun para kazanmaya dayalı bir toplum haline geldik.
Yetenek sebebiyle diploma almak ve dürüst biri olmak farklı şeyler
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Söylediğin yıllarda teknoloji bu kadar ilerlememişti. Hastalar poliklinik kyıt defterlerine el yazısıyla kaydedildiği yıllardan örnek veriyorsun. Evet o dönemde de görevi kötüye kullanan kötü insanlar vardı. Ve o dönemin teknolojisiyle bunu yakalamak imkansıza yakındı. Şimdi bir özel hastanede kaç çocuktan kaçı küveze konuyor, kaçı kuvezde kaç gün kalıyor, hangi hastanede yenidoğan ölümünde anormal artışlar oluyor, nereye kim, ne yoğunlukta sevk veriyor vs. Bunları tespit etmek tek tuşa basmakla mümkün. Bunu yapmakla mükellef bir il sağlık müdürlüğü var.
Daha uzun yazardım ama Neyse. Eskiden olmuş bir olayı niye konu ettiğini de anlamadım ama. Kötüden örnek olmaz deyip geçeyim.

Soruna gelirsek, Çok okumak lazım. Araştırmak, öğrenmek lazım. Tesisatçı çağırırken bile soyulacağımızı düşünür olduk. Öyle bir çağa düştük maalesef. ChatCBT edinmek lazım. İnternetin nimetlerinden istifade lazım.
0
Mirket
(19.10.24)
(11)

Bu miktarda bir parayı nasıl değerlendirmeli?

emre513
Merhaba,havadan veya miras yolu ile 2 milyon gibi bir para geldi diyelim.Özellikle geleneksel yatırım araçlarıyla nasıl bir yol çizmek mantıklı olur sizce.
Merhaba,
havadan veya miras yolu ile 2 milyon gibi bir para geldi diyelim.
Özellikle geleneksel yatırım araçlarıyla nasıl bir yol çizmek mantıklı olur sizce.
0
emre513
(19.10.24)
Gelenekselden kasıt ne?
Risk iştahınıza 1 den 7 ye kadar bir puan verin.
Para ne zaman lazım olacak?
Faiz hassasiyetiniz var mı?
0
Mirket
(19.10.24)
Fiziki altın al
0
muhayyer divan
(19.10.24)
genelenkselden kasıt altın, dolar, mevduat vs. yani btc değil (orada bir miktar tutuyorum).
risk iştahım 3 diyelim :)
0
🌸emre513
(19.10.24)
Fiziki altın al. Böl ve sakla.
en geleneksel yol budur.
Banka vs. falan güvenme.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Vade söylememişsin ama, Benim risk iştahım 3 olsa, parayı 4 e böler, birine fiziki altın, birine düşündüğüm vadede süresi dolacak eurobond, birine gümüş fonu alır birine para piyasası fonu alırdım.

Para piyasası fonundakileri yıl sonuna doğru bir daha değerlendirirdim.
0
Mirket
(19.10.24)
Etf
Bitcoin
Altin
Hisse senedi.


Bu dordune bol, keyfine bak.
0
baldur2
(19.10.24)
arsa veya fiziki altın almanızı tavsiye ederim. bankalara zerre miktar güvenim yok, bir gecede hesabı boşalan ve borç batağına sokulan onlarca mağdur insan duydum. banka paranı koruyamıyor. çalınınca da sorumlu ben değilim diyor. e o zaman sen ne halta yararsın ey banka?

fiziki altın ve arsa.
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.10.24)
şuan için direk borsa
0
alp9900
(19.10.24)
Msci world etf i
0
robert bosch
(19.10.24)
geleneksel deyince benim aklıma gelen vadeli mevduat oda şuan 45 bandında bazı bankalarda hoşgeldin faizi ile 50-53leri buluyor.

alternatif altın alınabilir. fiziki altın diyorlar ama yaklaşık 650 gram altını evde nasıl saklayacaksın. bankada altın hesabı en mantıklısı veya borsadan altın sertifikası.
0
my fault
(19.10.24)
(bkz: #169320656)
0
deer hunter
(19.10.24)
(3)

Arapça gibi değil gibi bir soru

foreignsilhouette
Selam dostlar, yeni taşındığım evde mutfağın köşesindeki koltuğu atmak için çekince altından aha böyle bir şey çıktı. Önce sürtünmeden dolayı olmuş bir çizik sandım ama yakından inceleyince baya bi alet yardımıyla kazınmış bu.Burada ne yazıyor? Teşekkürler.https://eksiup.com/p/8w673789hyzg
Selam dostlar, yeni taşındığım evde mutfağın köşesindeki koltuğu atmak için çekince altından aha böyle bir şey çıktı. Önce sürtünmeden dolayı olmuş bir çizik sandım ama yakından inceleyince baya bi alet yardımıyla kazınmış bu.

Burada ne yazıyor? Teşekkürler.

eksiup.com
0
foreignsilhouette
(19.10.24)
Çinceye daha çok benziyor bence.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.10.24)
Arapça bilenlere sordum (hatta birisi arap arkadaş) anlam veremediler.
Arapça olsa bile genelde harfler birleşik olur. Bunda karakter olarak gördüklerimizin hepsi birbirinden ayrı.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
bu cizilme ya bence. kazinmis yerlerin sonundaki beyaz izler olmazdi elle cizilmis olsaydi.
0
bohr atom modeli
(20.10.24)
(11)

Fizik sorusu

iddaaci
Merhaba, bir tır kapalı dorsesinde 1 ton muhabbet kuşu taşıyor. Muhabbet kuşları dorsenin içinde uçtukları havalandıkları zaman (dorsenin zeminine basmazlarsa) kuşların tıra uyguladıkları tonaj düşer mi?
Merhaba, bir tır kapalı dorsesinde 1 ton muhabbet kuşu taşıyor. Muhabbet kuşları dorsenin içinde uçtukları havalandıkları zaman (dorsenin zeminine basmazlarsa) kuşların tıra uyguladıkları tonaj düşer mi?
0
iddaaci
(19.10.24)
Düşer
0
grimavi
(19.10.24)
Düşmez. Tam kapalı sistem demek istiyorsunuz.
Uçmak için havayı yere itiyor
Diyorum ben de ')
0
kisa
(19.10.24)
kaçıncı sınıf fizik sorusu olduğuna göre değişir bence.

ama pratik olarak cevap

tonaj düşer.
0
benibulmanlazim
(19.10.24)
kuşlar havada kalıyorsa ağırlık artar çünkü kanatları ile havayı aşağı itiyorlar

kafaları tavana çarpıyor ve hala ölümüne kanat çırpıyorlar ise ağırlık düşer çünkü kasayı kaldırmaya çalışıyorlardır.
0
duyurukullanıcısı
(19.10.24)
Dışarıdan hava giriş çıkışı yoksa düşmez

Kuş kütlesi kadar havayı iter uçmak için
0
topkapiaksaray
(19.10.24)
Bilgim yok ama tam kapalı dorsede havayı yukarı aşağı yitiyorlarsa daha çok tonajda da birbirinden farklı bu kadar kanatlardan sebep dalgalanma olur diye düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
“Kuş kütlesi kadar havayı iter”

Kütlesi kadar havayı değil, hacmi kadar havayı iter. Havanın yoğunluğu da görece çok düşük olduğu için itelen havanın kütlesi neredeyse etkisiz olur.
0
substituent
(19.10.24)
sorun bunun aynisi : masanin uzerine koydugun baskulun uzerine cikip butun gucunle tavani ellerinle itersen baskuldeki deger artar mi?
0
summerof69
(19.10.24)
@summerof69 tam olarak değil gibi sanki. Kuşlar dorsesinin tavanını itmiyor. Ortada bir yerde uçuşuyorlar.
0
🌸iddaaci
(19.10.24)
He canım, şunu nasıl yazıyorsun ya

"Kütlesi kadar havayı değil, hacmi kadar havayı iter. Havanın yoğunluğu da görece çok düşük olduğu için itelen havanın kütlesi neredeyse etkisiz olur."

Kuş oturduğu yerde oturuyorsa mg kadar kuvvet uygular tabana

Kanat cirptiginda itelenen havanın kütlesi etkisiz demek nasıl bir yorum? Asıl kaldırma kuvveti buradan gelir

Hava dediğin özetle maddenin gaz hali. Kuvvet uygularsan bunu iletir

Mg kadar yani kütlesi kadar kuvvet uygulamadan nasıl havalansin???

Tam kapalı bir sistemde tonaj aynı kalır.
0
topkapiaksaray
(19.10.24)
care momentum,
kus kendi agirligini kaldirmak icin, o kadar kuvveti asagi dogru uyguluyorsa ayni kalir..
0
durgunfoton
(19.10.24)
(3)

twitter'da neden

alice in potatoland
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbas
for you kisminda türkce haber görüyorum. türkiye ile ilgili bir sey takip etmiyorum. takip etmek de istemiyorum. takip ettigim hepi topu 11 türk var, hepsi standart arkadasim, ünlü falan degiller. türkiye'de de yasamiyorum. türkce de yazmiyorum. ama hala karsima yok bebek cetesi, yok furkan bölükbasi bilmemne diye haber düsüyor.
0
alice in potatoland
(19.10.24)
11 Türk'ün takip ettikleri, çeşitli etkileşimleri nedeyle hadi sen de birşeyler yaz ortalık kızışsın türünden gaza getiren algoritmalardan sebep olmalı.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Ben bunu %99 oranında başardım. Yukarıdakine ek olarak telefon dilini İngilizce yapın. Ayrıca olarak Türkçe'de en çok kullanılan 30-40 kelimeyi de sessize alın. Konumdan dolayı çok nadir çıkıyor ama yine de akıl sağlığını korumak için yetiyor bunlar
0
spankenstein
(19.10.24)
spankenstein, konumum zaten avrupa. toplamda 250 kisi takip ediyorum, 11 kisi haric hepsi yabanci. telefon dilim de ingilizce. gene de sürekli türkce icerik görüyorum. dedigini denicem, birkac türkce kelimeyi engellicem.
0
🌸alice in potatoland
(21.10.24)
(12)

Bu kiz kac yasinda gosteriyor?

summerof69
Yasini ogrenmeye calismadan, sadece goruntusunden tahmin etmeyi deneyin :)https://www.youtube.com/watch?v=ZpFwEwllbUstesekkurler.edit: kızın yaşı 15 imiş.
Yasini ogrenmeye calismadan, sadece goruntusunden tahmin etmeyi deneyin :)

www.youtube.com

tesekkurler.

edit: kızın yaşı 15 imiş.
0
summerof69
(19.10.24)
Küçük gösteriyor ama 25-27 arasıdır diye tahmin ediyorum.
Görüntü olarak 16-18
0
Bruce
(19.10.24)
27 civarı
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
@Bruce o nasil bir cevap? hem 25-27, hem de 16-18 demissin.

@alice, lutfen kizin yasini aciklamayalim :)
0
🌸summerof69
(19.10.24)
en cok 17 fln.
0
taurina
(19.10.24)
20
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.10.24)
26-27
0
yurtsuz john
(19.10.24)
27 falan
0
baldan kaymak
(19.10.24)
27
0
ala09
(19.10.24)
27
0
meraklitursucu
(19.10.24)
33
0
robert bosch
(19.10.24)
Anca 18 gibi geldi.
0
mbond
(19.10.24)
23
0
brkylmz
(19.10.24)
(10)

Yeni doğan çetesi hakkinda

abuzer
Bir arkadasimin benzer bir şeye maruz kaldığıni düşünüyorum ama yer Trabzon. Sizce İstanbul civariyla sınırlı kalmamış olabilirler mi? Hatta ikiz bebeklerinden birini kaybetti arkadaşım. Hatta sonra Ankara'ya sevk edilince yapılanlara (yapilmayanlara) şaşırmıştı oradakiler. Sizin tanık olduğunuz ben
Bir arkadasimin benzer bir şeye maruz kaldığıni düşünüyorum ama yer Trabzon. Sizce İstanbul civariyla sınırlı kalmamış olabilirler mi? Hatta ikiz bebeklerinden birini kaybetti arkadaşım. Hatta sonra Ankara'ya sevk edilince yapılanlara (yapilmayanlara) şaşırmıştı oradakiler. Sizin tanık olduğunuz benzer şikayetler oldu mu İstanbul dışı
0
abuzer
(18.10.24)
ek yapabilir miyim? bu cete ne yapmıs tam olarak? ozet gecebilecek var mi? gündemi kaçırdım.
0
exlibris
(18.10.24)
yeni doğan çocukları hiç gerekmedigi halde yoğun bakıma alıyorlar ve besleme fln yapmayarak yoğun bakımda kalma sürelerini uzatmaya çalışıyorlar. Bu sayede her çocuk için SGK dan ödeme alıyorlar. Bakımsızlıktan da zaman zaman ölümler oluyor
0
🌸abuzer
(18.10.24)
bu puştlar yüzünden şimdi bebeklerin gerçekten yoğun bakıma alınması gerekse bile ikna etmek çok zor olacak. verdikleri zarar inanılmaz.
0
brkylmz
(18.10.24)
@exlibris

eksisozluk.com

eksiseyler.com

ve halktv nin youtube sayfasındaki son yüklenen videolara sırayla bakabilirsin.
Kısacası para için, devlet dolandırılmış, ailelere yalan söylenmiş zor durumda bırakılmışlar ve hatta yeni doğan bebekler öldürülmüş.

@abuzer
90larda gerçekleşen bazı olaylar arasında yeni doğan bebeklerin öldüğü söylenerek ailelerine verilmediği, başkalarına satıldıkları, yine olmadık yere kürtajların yapılıp çocuk parçalarının kanalizasyon giderlerinde bulunduğu bir ara
tv'de anlatılıyordu.

www.birgun.net


eksisozluk.com

www.milliyet.com.tr (link bende açılmıyor çok eski bir haber)


Yeni doğdu ama sorunlar var diyerek aileyi korkutarak çocuğu hemen kuvöze almak, başka hastaneye nakletmek işin içinde başka şeylerin olabileceği hissini uyandırıyor.

Devletin bunun gibilerinin ve özel ilaç şirketleri, sağlık görevlileri hastane ve eczaneler arasında daha neler olup bittiğini ortaya çıkarması için içlerinden sağlam şekilde geçmesi gerekiyor.

sağlık adı altında terör yapılanmasından başka bir şey değil bu son zamanlarda olanlar.

(Gıdaya olmadık şeyler karıştıranları da unutmadık.)
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
@diye, 90lar: ben nalaka

30 yıl önce oluyor muydu diye sormadım aslına bakarsan. Tamam sağlıkta, adalette, eğitimde asla çürüme yok inandık sagol
0
🌸abuzer
(18.10.24)
@abuzer öyle bir şey demiyorum.
Sadece ,
bu gibi meseleler yeni değil
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
sağlık işi çok sakat bir iş irili ufaklı pek çok çete birbirinden bağımsız bu işleri yapıyor özellikle Adana-Antep gibi illerde bu tip legal olmayan şeylerin sürekli yapıldığı senelerdir konuşulmaktaydı.
0
alp9900
(18.10.24)
Konuyla birebir ilgili değil ancak özel hastanelerin durumunu anlatmak için yazıyorum. Oğlum dil bağı birleşik doğdu. Özelde iki gece yatırarak ameliyat yapacaklarını söylediler. Tanıdığımız KBB doktoru ufak bir makasla 5 dakika da halletti. Benim babam doktor olduğu için şanslıyım çevresine sorabiliyorum. Zihniyetin ne olduğunu göstermek için yazdım.
0
mirty
(18.10.24)
aylar önce izmirde türkiyenin en kurumsal özel hastanelerinden birinde yeni dogan bebegimi yogun bakıma almak istemişlerdi. göbek deligindeki bir sorun için. ben ise 70 yaşındaki emekli ebe hemşire teyzemin lafını dinleyerek bırakmadım bebegi yogun bakımda. şehir hastanesine götürdüm çocuk acile. ordakilere durumu anlattım. bakıp yarım saatlik bir müdahalede bulunup bebeginizin korkulacak bir durumu yok diyerek detaylı bir açıklamayla 1 saat içinde taburcu ettiler.

o günden beridir bebek gayet iyi. yani bu olay birkaç şehirde sınırlı kalmış olamaz
0
limonlu eksi
(19.10.24)
yapmış olabilirler, hemşireler veya teknikerlerin bir açılık bulup yaptığı ilk şey ilaç order edip uygulamadan el altından satmak, denetim olsa bile hastanede bulunması zordur.
0
eja
(19.10.24)
(8)

kadın elini sıkmayan cemaatler hangileri?

mikahakkinen
Şafiiler genelde sıkmaz onu biliyorum, bazı cemaatler el sıkma konusunda da sıkı. Mesela süleymancılar el sıkar. vb gibi. hangi cemaat bu konuda daha katı.
Şafiiler genelde sıkmaz onu biliyorum, bazı cemaatler el sıkma konusunda da sıkı. Mesela süleymancılar el sıkar. vb gibi. hangi cemaat bu konuda daha katı.
0
mikahakkinen
(18.10.24)
Bu durum cemaatten çok mezheple alakalı bir durum

Hanefilerde karşı cinse dokunduğunda abdest bozulmaz.
Şafilerde temas halinde her ikisinin de abdesti bozulur. O sebeple Şafi tarafındaki cemaatler el sıkışmaz

(alayı saçmalık)
0
limonlu eksi
(18.10.24)
Tarikat başka, cemaat başka, mezheb başkadır.

Şafiilik, Ehli sünnet içindeki bir mezheptir.
Şafiilik ve diğer mezheplere (Hanefi, Maliki, Hanbeli) göre erkeğin yabancı kadın eli (tokalaşma) sıkılamaz.
Tarikatlerde de aynı şey gerçerlidir.
Bazen farklı bilinir ama tasavvufun bir kolu olan tarikat içinde olan kimse de aynı zamanda yukarıda sayılan mezheplerden birine muhakkak tabidir.

O sebeple birinin :
- şu tarikate bağlıyım ama herhangi bir mezhebim yok.. deme lüksü de yoktur. (Mezhepsizlik ayrı bir konudur ve tasavvuf vs tanımazlar)

Kadın elini sıkmaya müsamaha gösteren, izin veren belli bir ve cemaat adı bilmiyorum ama geçmişte dinlerarası diyalog işlerinin içinde olan ve kendine tabi olanların içki içmesine veren grup/yapıların kadın elini sıkmakla kalmayıp daha başka dinen haram sayılan başka şeylere çok rahat izin vermeyeceğini düşünmek zor.
Çünkü modern sayılan bu zamanda, dinin etkisinin pek ya da hiç olmadığı yerlerde, sözde bazı dini kesimlerin yanında yer bulabilmek, menfaat edinmek için bu gibi cemaatlerin "dinin genel hükümlerinden" taviz vermemesi imkansız.

Kadın eli sıkılır, diyen birinin daha çok şeylerde taviz vermesi kesindir.
Mesela bu kimselerin bazı özellikleri: diğer inançlardan olanları da müslümanlarla aynı sayar, hadis inkar ederler, her görüşe (ama her görüşe) saygılıdırlar, iyiliği kendi Rabbinin rızası için değil de benliği vicdanı istediği için diye yapar.

"Katı" olarak saydığın şey, aslında çevrende gördüğün ve kendi alışkanlıklarına kıyasla, dinen olan kesin ve zamanla asla değişmeyen hükümlerdir. Dinin normali budur zaten.
Zamanla hükümleri değişen bir şeye din demek ne kadar mümkün?

Genel olarak kadın eli sıkmamayı sadece abdesti bozması sebebiyle ele almamak lazım.
Çünkü erkek kişi abdestsizken de yabancı bir kadının eli sıkamaz.
Haramlığı söz konusudur.

Şafii mezhebinde abdestli erkek kendi eşine de abdestli dokunduğunda/temas ettiğinde bile abdesti bozulur.
Hanefi mezhebinde ise bozulmaz.
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
mezheple alakası yok. şafii olup ons yaşayan da var, hanefi olup cüppe şalvar giyen de. dindarlık ölçüsüne bağlı tokalaşıp tokalaşmaması.
0
deartheodosia
(18.10.24)
@deartheodosia
Bu gibi hususlar fıkıh ilminde geçer. Fıkıh ilmi sadece ibadetleri ve onlara bağlı hususları içermez. Çok geniş bir alanı vardır. Alimler edille-i şeriyye denen dinin 4 temel kaynağına dayanarak konuları hükme bağlar.

Haramları farzları yapmak veya yapmamak kişinin kendi sorumluluğundadır.
Yoksa müslüman da günahlara düşebiliyor.
Örneğin camide olan herkes için "bunlar cennetliktir", meyhanede olanlar için de "bunlar tamamen cehennemlik" diyemeyiz.
İtibar, kişinin son nefeste ki durumuna bağlıdır.

Dini kaynaklarda bu kesin olan dini hükümleri yapma veya yapmama açıdan kişinin kendi kanaatine, rızasına bırakılmış bir husus yoktur.
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
ehli sünnetten bu işe cevaz vereni şimdiye dek hiç duymadım.

bazı ilahiyatçılar ve caner taslaman vb. sıkılabilir diyordu.
0
WithWorth
(18.10.24)
Nikah düşen karşı cinsin elini sıkmaya cevaz veren duymadım.
0
hebanon
(18.10.24)
siyasetçilere gayet cevaz veriyorlar. aranırsa harama helal diyecek/diyen bir sürü hoca tipler var.

@diyecevapladı, tamam kadın/erkek tokalaşmak haram işte ama mezheple ne alakası var? dindar olan haramdan uzak duruyor olmayan durmuyor.
0
deartheodosia
(19.10.24)
ben hanefiyim erkek eli sıkmam, sıkmamak için takla atarım. dindar sayılmam. wcden çıkınca elinizi yıkamıyorsunuz çünkü
0
titanyum22
(19.10.24)
(11)

Çocukken transa geçmek ve aura görebilmek mümkün mü? Başınıza geldi mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Çocukken bazen okula giderken ya da okuldan dönerken yolda yürürken bazı insanların etrafında beyaz ve mor tonlarında (daha çok beyaz) bir ışık haresi görürdüm. (Bu durum hep olmazdı, yani hep görmezdim. Arada sırada sadece) İnsanların vücut hatlarını kapsayan, onların kontürünü çizer gibi
Merhaba,

Çocukken bazen okula giderken ya da okuldan dönerken yolda yürürken bazı insanların etrafında beyaz ve mor tonlarında (daha çok beyaz) bir ışık haresi görürdüm. (Bu durum hep olmazdı, yani hep görmezdim. Arada sırada sadece)

İnsanların vücut hatlarını kapsayan, onların kontürünü çizer gibi vücutları etrafında çizilmiş gibi duran, hafifçe ışıldayan bir hare.

Ve işin ilginç yanı bazen bu hareyi eşyaların etrafında da görürdüm. Yani evdeki sehpanın ya da sokaktaki bir tezgahın etrafında vs.

Bu durum genellikle istemsizce, kendiliğinden gerçekleşirdi ama bazen bu hareyi görebilmek için özellikle odaklanmaya, konsantre olmaya çalıştığımı da hatırlıyorum. Nadiren de olsa bu konsantrasyon hali de işe yarardı.

Bu durumun herhangi bir göz yanılsaması olmadığına eminim. Çok net hatırlıyorum. O zaman da bu durumun normal olmadığının farkındaydım.

Neyse bu durum ilkokul sonlarına kadar devam etti. Ve sonra yavaş yavaş tamamen geçti.

Çocukluğunuzda ya da hayatınızın herhangi bir döneminde böyle bir olay yaşadınız mı?

Bu durumun açıklaması bir çeşit trans haline geçmek olabilir mi?

İnternette biraz araştırdım, bu durumun beynin theta frekansına geçmesiyle alakalı olabileceği ve çocukken yaşanabileceği yazıyor.

Sizin bu konudaki fikirleriniz neler?

Daha önce böyle bir şey yaşadınız mı ya da duydunuz mu?
0
anaphylacticshock
(17.10.24)
Duymadım ama şimdi bakınca şunu buldum:

www.reddit.com
0
playing star again
(17.10.24)
ben bazen etrafımdaki hadiselerin çok yavaş yaşandığına dair bir şeyler hatırlıyorum. sanki ben quiksilver gibiyim de etrafımdaki olaylar çok yavaş yaşanıyor.
bence bunlar çocukluk sanrıları. hayal gücünü yüksek olması ile alakalı.
o da bir şey mi, hayali arkadaşı olanlar falan var.
seninkisi de böyle psikolojik bir şey olsa gerek
0
abelardo
(17.10.24)
Ben birkaç kez yaşadım. Görsel olarak, lars von trier'in nymphomaniac filminde kızın küçükken çayırda yaşadığı deneyim gibi bir şeydi. Annem elimden tutarken bir yere gidiyorduk ve anlattığı şeyden ne etki aldım bilmiyorum ama ucuyormusum göğe yukseliyormusum gibi hissetmiştim.
0
encokbenisevinnolur
(17.10.24)
Bir an benim hanım eksiduyuruya girdi sandım soruyu görünce,hemen öbür duyurularına baktım.sonra da duyurunu ona gosterdim güldü.hafifmiş onun ki dedi.

Ne olduğuna dair bir fikri yok ama çocukluğunda çokça yaşadığı bir durummuş bu.şimdi de fantastik rüyalar görmekle meşgul
0
duptıs
(17.10.24)
Sinestezi, astigmat, tümör ya da hayal gücü.

Benim oyum hayal gücünden yana. Beynin işlevi ve özellikle görme olayı bizim bir şeyi kamera ile kaydedip başka zaman izlememiz gibi değil. Görme işinde çok fazla tahmin ve "tamamlama" var. O yüzden anlık birine benzetme, okuma hataları, bulutları bir şeylere benzetme vs. gibi şeyler yapıyoruz.
0
nawar
(17.10.24)
mümkün.
belirli bir yaştan sonra bu yetenek köreliyor.

burada yazılanlarla dalga geçen bir tayfa olduğu için detay vermiyorum. her bilgi herkese verilmez.
0
janderzel zartanyan
(17.10.24)
Bu değil de sizin durumdan daha farklı olarak bazı insanlara baktığında onların başının çeşitli hayvanların başı olarak gören kimseler olabiliyor.
Dine yakın, manevi olarak kalbi daha saf olan kimselerde ortaya çıkıyor bu durum.

Tabi burada belitmek gerekir ki insana bakarken onda bir hayvan başını görmekten kasıt, insanın hangi huyunun daha ağır bastığı ile ilgilidir.

Mesela (gerçek mana olarak karşılıklarını bilmiyorum)
at için aceleci, sığır için tembel, aslan için cesaret gibi.
0
diyecevaplandı
(18.10.24)
Sinestezi olabilir. Çocukken nöronlar arası bağlantılar yeni kurulduğu için saçma durumlar yaşanabiliyor. Mistik, uhrevi ya da psişik bir durum yok.

Ben de küçükken her gece uyumadan önce odanın içinde peri tozu gibi şeylerin uçuştuğunu görürdüm. Her gece de farklı bir şekilde olurdu bunlar. Büyüdükçe geçti.
0
nundu
(18.10.24)
astigmat olduğumu öğrendikten sonra gözlükle geçti.
0
Hallegadola
(18.10.24)
yoğun yoga meditasyon yapan insanlarda da renkli çakraları gördüğünü iddia edenler var ama bu gerçek olabilir mi emin değilim çünkü beyin bazen çok yoğunlaşıldığında kişiye bir şeylerin olduğuna inandırabiliyor o şey olmadığı halde, bazen küçükken rüyanızda gördüğünüz bir şeyi büyüdüğünüzde yaşamışsınız hissi gibi durumlar da olabiliyor aynı şekilde tamamı ile gerçek bir şekilde beynin
termal göz gibi kızılötesi renkleri de görmüş olabilir. Burada bence bu konuda bilimsel çalışmalar var mı kontrol edin varsa sizinki de öyle olabilir
0
gezegen olan pluton
(18.10.24)
zorlarsan her şeyi görebilirsin. beynin kendini her şeye adapte edebilir, görebilir, yanlış anı oluşturabilir vs.
0
deartheodosia
(18.10.24)
(9)

2016 yazinda ordudan ayrilmis her kisi fetocu mu?

fakyoras
selam,yurtdisinda yasiyorum. bazen soyle ya da boyle bazi kisiler cv ulastiriyor sirketteki islere referans olmam icin. bir bakiyorum, 2016 temmuz agustosuna kadar tsk'da calismislar, sonrasinda yurtdisina tasinmislar. dogrudur yanlistir bilemem ama gidip fetocu birine referans olmak istemem. bu yuz
selam,

yurtdisinda yasiyorum. bazen soyle ya da boyle bazi kisiler cv ulastiriyor sirketteki islere referans olmam icin. bir bakiyorum, 2016 temmuz agustosuna kadar tsk'da calismislar, sonrasinda yurtdisina tasinmislar.

dogrudur yanlistir bilemem ama gidip fetocu birine referans olmak istemem. bu yuzden genelde cv'sinde boyle durum olanlara hmm tamam bakayim filan diyip hicbir sey yapmiyorum.

sizce dogru mu yapiyorum? 2016 yazinda tsk'dan ayrilmis herkese fetocu diyebilir miyiz?

gidip "ya sen fetocu musun acaba, eger fetocuysen referans olmamam kusura bakma" diyemem tabi :)
0
fakyoras
(17.10.24)
Herkes diyemeyiz.
Ama o bahsettiğin temmuz 2016 sonrası zamanlar gerçekten çok kritik zamanlar.
Gerçekten fetöcü olanın bile sessizliğe büründüğü veya geçmişte hiç bir şey olmamış gibi yenilenmiş v2.0 fetö karşıtı olarak göründüğü zamanlardı.
Kesin kanıt olmadan kimseyi zan altında bırakmakta olmaz.
Konu o zamanlarda ordudan ayrılan veya atılan asker olunca temkinli olmak gerekiyor.

Geçenlerde haber/yayın alanında bir kurum sitesine bakıyordum kapanmış. Kurum daha sonra o bahsettiğiniz zamandan hemen sonra satılmış.
İster istemez bir şüphe oluşuyor tabi.

Dikkatli olun, iyi araştırın.
0
diyecevaplandı
(17.10.24)
Ayrılmış herkes fetöcü değildir ama yurt dışına çıkışı hemen sonraysa ihtimal artar.
0
Bruce
(17.10.24)
yüzde 90.
0
ayseee
(17.10.24)
2016 Temmuz Ağustos’ta TSK’dan ayrılan herkes FETÖ’cüdür denemez elbette ama ben böyle bir durumda kendi adıma derim şahsen.

O dönemde oluşan pilot açığı nedeniyle TSK emekli olan/ordudan erken ayrılan THY pilotlarını bünyesine katarak pilot açığını giderdi mesela. Ordudan FETÖ’cülerin ihraç ettiği bazı komutanlar derhal göreve başlayıp ertesi gün Pençe/Kilit’e katıldı.

Kendinizi riske etmenize hiç gerek yok, başınıza iş almayın.
0
10551037
(17.10.24)
Uğraşmak ister misin bilmiyorum ama ihraç edilen herkesin adı KHKlarda yazdığı için KHKlarda arama yapabilirsin.

Daha kolay olarak:

"isim soyisim" KHK ihraç

şeklinde bir Google araması ile de şansını deneyebilirsin.
0
cek
(17.10.24)
@cek in dedigi de tam güvenilir degil cünkü isim degistirenler de var.
0
robert bosch
(17.10.24)
Tanımadığınız, bilmediğiniz birine referans olmanız etik mi ben orasını anlayamadım.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(17.10.24)
%99,9 evet.
0
Hallegadola
(17.10.24)
@abba, iyi ki onu sormamisim o zaman :)
0
🌸fakyoras
(17.10.24)
(9)

atlet'in mantigi nedir?

antikadimag
fanila en azindan koltuk altlarini da kapatiyor ve terledigimiz zaman terin kiyafetlere gecmesini engelliyor. peki atlet'in mantigi nedir bu durumda? atlet giyenler neden giyiyor?
fanila en azindan koltuk altlarini da kapatiyor ve terledigimiz zaman terin kiyafetlere gecmesini engelliyor. peki atlet'in mantigi nedir bu durumda? atlet giyenler neden giyiyor?
0
antikadimag
(16.10.24)
Bence erkeklerimizin memeleri biraz yağlı olduğu için giysilerinden belli olmasın diye giyiyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.10.24)
Tarlada inşaatta terleyen adamın terini emsin, sürekli dış kıyafet değiştirmek zorunda kalmasın diye kullanılagelmiş. İçlik niyetine, sıcak tutsun diye de giyilmiştir.
Mevcut konjonktürde yeri kalmadı.
0
Bruce
(17.10.24)
Böbreklerimizi belimizi tutsun diye
0
grimavi
(17.10.24)
layer.
0
robert bosch
(17.10.24)
valla ben yazın asla giymem kışın da atletsiz çıkmam, boxerın içine sokuyorum bana iyi hissettiriyor hava almasını engelliyor vs siyah atlet candır..
0
garavel
(17.10.24)
Teri emiyor. Atletsiz gömlek giyenlere bak, terleyince kötü gözüküyor. Siyah tshirt giyip terleyenlerin tshirtü beyaz leke oluyor ter lekesi.

Kışın da sıcak tutuyor. Güven veriyor..

Tabi giyilen kıyafetin cinsi ve rengine göre seçiyorum.
0
Cesario
(17.10.24)
vücuttaki teri emiyor,
uzunsa beli kapatıyor,
meme ucu gözükmesini önlüyor,
vücut kıllı ise kılların giysiden çıkıp gözükmesini önlüyor,
üstteki kıyafet ince ise derinin gözükmesini önlüyor,
sıcak tutmaya katkı sağlıyor,
atlet ütülü ise üstteki kıyafeti de güzel gösteriyor
0
ananiyimioguz
(17.10.24)
Yel girmesin (:
0
anon1m
(17.10.24)
Kişisel membran, layer,giysi ve beden arası tampon
0
diyecevaplandı
(17.10.24)
(2)

dosya boyuyu kisiti olmayan pdf-word donusturucu

theconqueror
Merhaba elimde yaklasik 50MBlik 2 pdf dosyasi var ve bunlari basarili sekilde worde donusturmem gerekiyor, ilovepdf.com'da 10mb siniri var. Elinizde bunlari basariyla donusturecek bir uygulama var mi tavsiye edebileceginiz? Tesekkurler.
Merhaba elimde yaklasik 50MBlik 2 pdf dosyasi var ve bunlari basarili sekilde worde donusturmem gerekiyor, ilovepdf.com'da 10mb siniri var. Elinizde bunlari basariyla donusturecek bir uygulama var mi tavsiye edebileceginiz? Tesekkurler.
0
theconqueror
(16.10.24)
içeriği özel değilse at halledeyim hocam.
dustobin et gmail
0
lazpalle
(16.10.24)
Özel değilse link verin bakalım. Bilgisayar yanındayım şu an
0
diyecevaplandı
(16.10.24)
(21)

Kız arkadaşımın annesi hergün arıyor

infinitedreams
Sabah akşam fark etmeksizin aklına geldikçe kız arkadaşımı arıyor. beraber olduğumuz zamanların içine ediyor. normal mi bu durum? farklı şehirdeler. evlilik yolunda ilerliyoruz, evlendikten sonra da aramaya devam eder mi? kız arkadaşımla konuşmalı mıyım bu konuyu bilemedim, acaba bana mı sağlıksız g
Sabah akşam fark etmeksizin aklına geldikçe kız arkadaşımı arıyor. beraber olduğumuz zamanların içine ediyor. normal mi bu durum? farklı şehirdeler. evlilik yolunda ilerliyoruz, evlendikten sonra da aramaya devam eder mi? kız arkadaşımla konuşmalı mıyım bu konuyu bilemedim, acaba bana mı sağlıksız geliyor bu durum yoksa normal mi?

teşekkürler
0
infinitedreams
(16.10.24)
Belki ilişkileri her zaman böyleydi ve böyle devam edecek. Birbirlerine çok düşkünlerdir. Bunu öğrenebilirsiniz. Her zaman böyle mi devam edecek en iyi kız arkadaşınız bilir? Bu konuyu konuşsanız garipsemez de normal bi konu. Sorun öğrenin.
Ben annemle haftada bi kere konuşuyorum ama ben de her zaman böyleydim. Herkesle böyleyim. Şimdi benimki sağlıklı yukarıdaki örnek sağlıksız diyemeyiz.
0
a perfect lie
(16.10.24)
evli kadınların anneleriyle telefon konuşmaları yerli yabancı bir çok kaynakta ortak mizah konusu. normal olup olmaması duruma ve kişilere göre değişir. rahatsız olduğunuza göre size göre normal değil demektir o yüzden konuşmakta fayda var. evlenince değişmez çünkü.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.10.24)
Var öyle insanlar.
Bi arkadaşımın eşi var mesela. Sabah kahvaltıya oturana kadar üç defa araşır annesiyle.
20 yıllık falan evliler. İlk zamanlar sinirden saç baş yolardı arkadaşım. Şimdi kanıksamış.
Yalnız telefonlaşmayla kalmıyor durum. Yılın altı ayı da yatıya gelşyorlar.
Ona göre ayarla kendini.
Bu arada sır falan olmuyor tabi. Senin donunun rengi konusunda bile detaylı bilgi sahibi bir kaynanaya sahip oluyorsun.
0
Mirket
(16.10.24)
ortalama olarak günde kaç kere arıyor ve arama başı veya günlük toplam ne kadar sürüyor bu aramalar?
0
bobinhoo
(16.10.24)
@bobinhoo örneğin haftasonu sabah 10 da arıyor, gün içinde 3 gibi 4 gibi arıyor. kısaca aklına geldikçe arıyor. bazen 3 dakika bazen 15 dakika..
0
🌸infinitedreams
(16.10.24)
günde ortalama yarım saati geçmiyorsa ve asıl önemli olan kısım beraber yaptığınız bir aktivite sırasında kız arkadaşın uzun uzun konuşmuyorsa sıkıntı yaratacak bir durum yok bence.

soracağı bir şey olur, onu sorar kapatır normal bu ama siz beraberken kız arkadaşınız oturup gereksiz muhabbete giriyorsa anormal.
0
bobinhoo
(16.10.24)
Saçmalık. Normal değil.
Oldu ki evliliğinizde bir sorun olursa kendi kızının aklını size karşı çelmeye yönelik hamleleri artacaktır.
Mesele, söylemek istemiyorum ama dışarıdan gelen bu tür uzun süreli etkiyle boşanmaya kadar varabilir.
Eş adayının annesine ileride evliliğinize dair her şeyi anlatabileceğini de bu kapsamda ele alın.

Çocuğunuz olursa, özellikle kitap okumaya alıştırın ki aile veya akrabalar arası tekrar eden gereksiz konuşmalara alışmasınlar.
Ayrıca gereksiz arkadaşlardan da uzak olmuş olurlar.

Evet bir insan annesine bağlı olabilir ama kemdi eşiyle olan yakınlığını da düşünerek arada hassas bir terazi kurmak zorunda.

Annesine bağlı değil, hastalık seviyesinde bağımlı ise sorun daha büyük.
Zamanında biriyle evlilik amaçlı telefonda görüşmüştüm bir tanıdık aracılığı ile.

Uzun konuşmadan sonra bana sorduğu soru kritik soru :
- evlendiğimizde nerede (il) çalışırsınız .
Ben de :
- ekmek neredeyse orada.
Ardından söylediği :
- annem babam burada onlardan ayrılamam.
Bu söyleyenin yaşı az da değildi.
Belli ki konfor alanından çıkmak istemiyordu.

Bir evlilikte erkeğin, anne babasına sürekli yakın olma isteğinde olan eşi varsa onların her an evliliğe müdahalesini de göz önünde bulundurması lazım.
Bu bakımdan eşlerin, dengeyi aile içinde saygı çerçevesinde sağlam kurabilmesi için benliklerinden biraz ödün vermesi lazım.

Evlilik, yatak odasından ibaret bir şey değildir.
0
diyecevaplandı
(16.10.24)
Farklı şehirlerde oldukları için endişeli olabilir. İyi mi, her şey yolunda mı? diye. Aynı şehirde bile olsa endişelenir ki farklı şehirde olunca bu daha da çok olur. Ben de anne olsam sık sık kontrol ederdim çocuğumu.

Birisi ya da birileri musallat mı oldu, yolda yürürken yanından geçen bir ipsiz sapsız yumruk mu attı vs.
0
rock n roll
(16.10.24)
@rock n roll, 35 yaşında bir bireyden bahsediyoruz.
0
🌸infinitedreams
(16.10.24)
7 senelik evliyim, annesi bir gün sektirmez :) rahatsız olmuyorum açıkçası, hele ki çocuğum okuduktan sonra daha iyi anladım.

Eşim benim annemi de benden fazla arar
0
kimlanbu
(16.10.24)
Bunun birey olmakla bir ilgisi yok ki. İsterse 100 yaşında olsun. Özellikle maalesef son zamanlarda her gün bir olay duyuyoruz ve o anne de bunu duyuyor ve endişeleniyor. Birey yine birey bunda bir değişiklik yok. Aynı şehirde bile olsa endiselenir farklı şehirde olunca korkusu katlanarak artar. Anne olsam sürekli ararım çocuğumu.
0
rock n roll
(16.10.24)
Türkiye'de yaşıyorsanız bu durumu sorgulamaya çok da hakkınız yok bence :) (hele ki şu dönemde)

Düşünüyorum da çocuğum olsa şu ülkede kafayı yerdim heralde.
0
makbur
(16.10.24)
Arar kısaca hal hatır eder. Çok önemli değilse daha geniş bir zamanda dönecegini söyleyip kapatabilir. Annesinin kızıyla kızın da annesiyle hergün görüşmesi anormal değil. Asıl anormal oran birbirinden habersiz ebeynler bence. Kız çocuk olmak zorunda değil. Anne hergün oğlunu da arayabilir ve bu bence son derece normal. Ülke koşullarına hiç girmiyorum bile.
0
hepimizkediyiz
(16.10.24)
Telefonda biribirini yeni tanımaya başlayan insanlar hariç kim günlük ve saatlerce konuşuyorsa arama mesafe koyuyorum, boş insana ayıracak ne vaktim var ne de kafam, bu durumda çok yakınlarım bile var.
boş boş konuşma ve dedikodu hariç hiç bir şey yapmıyorlar.
0
eja
(16.10.24)
Hal hatır sormak için aranabilir de uzun uzun sohbet ediyorlarsa eja +1.
Olağanüstü bir gündem yoksa telefon sadece hızlı iletişim aracı benim gözümde.
0
auroraaurora
(16.10.24)
kız arkadaşınızın gelen aramaları açmayarak her aramaya cevap verilmemesine, meşgul olabileceğine annesini alıştırması lazım.
0
bass solo take one
(16.10.24)
bence de herkesin normali farklı. ben mesela ilk öğrencilik zamanlarımda çok konuşuyordum. arkadaşlarım abartma dediler. azalttım sonra. şu an 2 haftada 1 annem ararsa konuşuyoruz, o aramazsa ben zaten aramıyorum.

bi kuzenimle annesi günde 3 kez konuşuyolarmış (kız 32 annesi 50 küsür yaşında) annesi gidip birkaç ay evlerinde kalıyor her sene. benim annem yılda 1 hafta ya gelir ya gelmez.

sizinki eğer buluştuğunuz kısıtlı zamanda arayıp tüm buluşmayı baltalıyorsa normal bi şekilde söyleyebilirsiniz bence alınılacak bi şey değil. ama zaten 3 dk sürüp kapatıyosa sizin tolore etmeniz daha doğru olur.
0
turuncu tonlarda
(16.10.24)
Sevisiyor mu kızım acaba dur rahatsız edeyim kafasında birisi de olabilir, aman dikkat.
0
encokbenisevinnolur
(16.10.24)
gayet normal bir durum, evliliğinizde de sorun olacağını sanmıyorum (sen sorun etmezsen) komik cevaplar var gerçekten, insanlar kafayı yemiş.
0
ravenudon
(16.10.24)
normal bir durum değil.
içinde bulunduğumuz kötü zamanlarla filan ilgisi olduğunu düşünmüyorum. muhtemelen yıllardır bu şekilde devam ediyordur.

evlenince de değişeceğini sanmıyorum.

her gün aramasındaki asıl problem, evlendiğinizde önemli/önemsiz ikinizin arasında, hayatınızda olan her şey anne tarafından da bilinecektir. özel diye bir şey kalmayacaktır.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.24)
Maalesef bazı anneler sınırlarını bilmeyebiliyor evladı da aslında bunun bir istismar olduğunu genç yaşında anlamıyor ve evlat olarak bundan rahatsız olmuyor. Eğer bu konuşmalarda her şeyi eksiksiz annesine anlatiyorsa büyük problem bence. Siz evlilik yolunda ilerlesenizde evli değilsiniz bu yüzden bunu kendisine sormak saldırgan bir tutum gibi görünebilir ama netlikle bunu söylemenin bir yolunu bulmalı ve mantıklı argümanlar ile güven vermelisiniz
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(4)

Üst katlarda oturan küçük çocuklu aileler nasıl güvenlik önlemi aldınız?

psmstc
Seçenekler-Demir Korkuluklar: Bu önlemde pencerenin dışında olduğu için çocuk pencereye çıkarsa. Tek koruması demir olacak.-Güvenlik filesi (ağ şeklinde ip) pencerenin iç oda tarafından: Bu önlemde çocuk pencerenin dışına hiç çıkamıyor. Fakat camlar ve perdelere de rahat açılıp ulaşılamayacak. -Sade
Seçenekler

-Demir Korkuluklar: Bu önlemde pencerenin dışında olduğu için çocuk pencereye çıkarsa. Tek koruması demir olacak.

-Güvenlik filesi (ağ şeklinde ip) pencerenin iç oda tarafından: Bu önlemde çocuk pencerenin dışına hiç çıkamıyor. Fakat camlar ve perdelere de rahat açılıp ulaşılamayacak.


-Sadece pencere boşluklarına sık sık demir çubuklar monte etmek: Bu da pencerenin açılan kısımlarına bir önlem. Diğer kısımlara demire gerek kalmayacak.

En güvenilir sizce hangisi olur? Ne tavsiye edersiniz? 6.katta oturuyoruz. Şimdiden çok teşekkürler…
0
psmstc
(15.10.24)
0
diyecevaplandı
(15.10.24)
10.kattayım. Balkonlara file yaptırdık. Pencerelere de çocuk kilidi taktık, Allah korusun ben de korkarım, yine de balkona filan tek çıkarmamak lazım.
0
kaptan maydanoz
(16.10.24)
pencere ve balkon kapılarına çocuk kilidi. pencereyi efil efil açamıyorsun ama güvenli işte.
0
brkylmz
(16.10.24)
Pencerenin açılan kısımlarına alüminyum korkuluk. Balkona da yüksek korkuluk.
0
rodeocu
(16.10.24)
(3)

Dinlediğim Müziğin Kalitesini Nasıl Arttırabilirim?

Bluesque
Günlük olarak WIFI üzerinden radyo, Spotify ya da Apple Music dinliyorum.Radyo için sanırım bir şey yapılamaz; ancak diğerlerinden aldığım müziğin kalitesini nasıl arttırabilirim?Şuan JPL Flip4 Bluetooth hoparlör kullanıyorum ama uzun zaman oldu alalı, can çekişiyor.Öneriler için teşekkürler.Tik'ler
Günlük olarak WIFI üzerinden radyo, Spotify ya da Apple Music dinliyorum.
Radyo için sanırım bir şey yapılamaz; ancak diğerlerinden aldığım müziğin kalitesini nasıl arttırabilirim?
Şuan JPL Flip4 Bluetooth hoparlör kullanıyorum ama uzun zaman oldu alalı, can çekişiyor.

Öneriler için teşekkürler.
Tik'ler gelecektir :)
0
Bluesque
(15.10.24)
DSP uygulamaları içerisinden Dolby ses efekti verenlere bir bakın.

PC için kolay telefondan nasıl olur bilmiyorum.
0
diyecevaplandı
(15.10.24)
Çok yanlış yoldasınız diyerek başlayayım :D

Bütçe dostu bir çözüm:
En basitinden gözde bir eski Pioneer, Jbl, Sansui, Sony çift pasif kabin peşine düşüp Fosi Audio'nun bir amfisini alarak da çözebilirsiniz. Fosi'nin usb'li dac'ı olan modelleri de var direkt telefon ya da bilgisayara usb üzerinden bağlanarak kullanılan, düz analog input modelleri de var tabii.

Ya da bir çift 5" üzeri aktif hoparlör alarak da başlayabilirsiniz.

Stüdyo monitörleri fena değil bu işler için, normal şartlar altında stüdyo monitörlerinin dümdüz bir frekans cevabı olması beklenir (müzik dinlemek için çok uygun değil bu durum) ama genellikle öyle olmaz, giriş modeli ürünler müzik dinlemeye uygun makyajlı ses verirler.

Mackie, Presonus, M-Audio, Alesis, Tascam görece daha ucuz olur çift modelleri bile vardır (hatta bluetooth'lu modeller bile var)

Bu arkadaşların bütçenize uyan bir modeli varsa o da tek hamlede sıfır ürün olarak çözebilir mevzuyu.
0
hedep
(15.10.24)
kaynağın kalitesini arttırmak istiyorsanız Tidal ya da Qobuz üyeliği satın alıp ordan dinleyebilirsiniz. (özellikle qobuz sıkıştırmasız müzik iddiasında ve diğerlerine göre bariz iyi. iki servis de ülkemizde yok ama bir şekilde alınabiliyorlar)

Sesi bluetooth üzerinden göndermek olmaz wiim pro tarzı bir stream cihazı alabilirsiniz ama gel gelelim finalde hoparlörünüz kadar güçlüsünüz. orda da maddiyat devreye giriyor.

hedep'in dediği gibi ya pasif hoparlör + amfi ya da aktif hoparlör bakacaksınız bütcenize göre.

ses işi deli işi valla. 2 aydır hoparlör bakıyorum. (kef lsx ii kullananlar eqlesin :D
0
brkylmz
(15.10.24)
(16)

RTE bugün ölse ne olur?

Bir ben var benden şurada
Yani ülkenin durumu ne olur kısa orta uzun vadede? Ben tıpkı sigarayı bırakan insanların kurum bağlamış ciğerlerinin gün geçtikçe temizlenmesi gibi bir temizlik süreci yaşanır diye düşünüyorum ama kolay da bir şey değil tabii, ne olur?
Yani ülkenin durumu ne olur kısa orta uzun vadede? Ben tıpkı sigarayı bırakan insanların kurum bağlamış ciğerlerinin gün geçtikçe temizlenmesi gibi bir temizlik süreci yaşanır diye düşünüyorum ama kolay da bir şey değil tabii, ne olur?
0
Bir ben var benden şurada
(15.10.24)
şu dönemde olursa çok kötü olur.
gerçekten dış güçlere alan açılır. ben sempatizanı veya partizanı değilim. sadece reel bakıyorum.

başka da siyasi yorum yapmayacağım.
0
janderzel zartanyan
(15.10.24)
Temizlik mi ?
Soruyu diğer yandan düşünürsek mesela :
Fetöcüler sevinçten havalara uçar. Yeniden resmi kurumlara geçmeyi ve kripto yapıları ile dışarıya bilgi,belge sızdırma hayalleri kurarlar.
Diğer terör örgütleri de aynı şekilde.
Asla bu gibi tehlikeler tam olarak bitmiş değil.
Beni İsrail, hazır savaşı bölgeye yaymaya çalışırken bu arada Türkiye'yi de asla göz ardı etmez.

Tabi daha başka çok şeyler var söylenecek.
0
diyecevaplandı
(15.10.24)
Rte 2002'de başa geldiğinde kurduğu partide pek çok farklı yerden gelen öyle ya da böyle liyakat sahibi insanlar vardı. 1 mart 2003 tezkeresini Rte meclisten geciremeyince partide kıyıma başladı. (Çünkü kendi partisinden de red verenler olmuştu)

O zamandan bu zamana bu kıyım öyle bir hale geldi ki "artık bundan daha Vasıfsızı da gelemez amk" dediğin her mevki makama daha da Vasıfsızları geldi.

Geçen yine burada eskiden dış işlerinde çok iyi eğitim almış yetişmiş Rte'nin "monşer" dediği devlet çalışanlarından bahsetmiştim. Hani bırak eğitimi yetişmeyi, yabancı dili olmayan adamları doldurdu dış işlerine.

Bütün bunları sunun için anlattım, Türkiye şu anda bomboş. Nasıl yürüyor nasıl gidiyor aklım almıyor :)

Ve inanin bundan daha da kötü olamaz.

Rte ölünce muhtemelen avaneleri de çil yavrusu gibi dagilacak sağ sola. Erken seçime gidilir.

Tukiye'ni kaderini de malesef seçilen o kişinin merhameti belirleyecek :) -Rte gibi olma ihtimali çok yüksek çünkü o yetkiler en aklı selim adamı bile yoldan çıkartır-
0
makbur
(15.10.24)
Orta ve uzun vadede ABD BOP için başka bir işbirlikçi bulana kadar mirasyediler birbirine düşer. Eğer cumhuriyetin bütün kurumlarının içi boşaltılmamış ve güçler ayrılığı yok edilmemiş olsaydı hiçbir şey olmadan direkt güzel günlere geçerdik.

PKK'lılar ve yeni Fetö olma yolunda yol alan tarikatlar ile ülkeyi parsel parsel satın alan araplar üzülürdü. Doğru düzgün bir vatansever devlet refleksimiz kalmadığı için kısa vadede işler nasıl ilerler bilmiyorum ama erken seçim yoluna gidilmesini engelleyip yönetimi gasp etmeye çalışırdı ya tarikatlar ya da dağılan AKP grubu. Öyle ya da böyle 2025 yazında seçim olurdu herhalde. Cahil halkı tek adama tapar hale getirmenin kötü yanı da bu. Sonrasında kime tapacaklarını bilmedikleri için aralarında toparlanamazlar.

Bir şekilde erken seçimde vatansever bir parti göreve gelirse seyreyle cümbüşü. Bütün haramzadeler birbirlerini satıp kendilerini kurtarmaya ya da yurt dışına kaçmaya çalışırlar. Orta yollu her devrin adamı haramzadeler ise yeni hükümete yanaşıp zenginliklerine zenginlik katmaya çalışırdı.

@diyecevaplandı -1 AKP dönemi aksine cumhuriyet kurumlarının çalıştığı, yaptım oldu değil hesap verilerek ve denetlenerek yönetilen bir ülkede terör örgütleri de sızıntılar da en fazla 90'lardaki gibi masaldan mağduriyetler oluşturup cahil halkı kandırmaya çalışırdı. Türkiye Cumhuriyeti AKP döneminde olduğu kadar aciz ve güçsüz dönem yaşamadı. En yakını Düyun-ı Umumiye+Herkese Tavizler/Kapütilasyonlar+Toprak Kayıpları+Rüşvet+Ordunun yıkımı+Türke korku imparatorluğu ile II. Abdülhamid dönemi.
0
nawar
(15.10.24)
Büyük otoritelerin çekilmesinden sonra daima kaos oluşur. Mevcut sistem aksak da olsa ancak rte ile ilerleyebilecek bir sistem. Rte sonrası dönemle ani bir şekilde yüzleşmek zorunda kalırsak vay halimize. Ha bir sonraki seçim olur rte aday olmaz, bir adayı destekler ve o da kaybeder, o zaman daha yumuşak bir geçiş olur tabii. Rte’nin elindeki gücün paylaşılması için ne ocaklar sönecek kim bilir.
0
but that was just a dream
(15.10.24)
Ooo sozlukteki RTE sempatizanlari basmis burayi. Cevabimi vereyim.Hic bir sey mevcuttan daha kotu olamaz. Gul gibi olur
0
turkuaz
(15.10.24)
Bence biz ülke olarak hem siyasi hem ekonomik hem de sosyal olarak kendi Hindistan'ımız Pakistan'ımız Afganistan'mız olmuş durumdayız, tabii ayrıcalıklı ve çok süper yaşayan bir gürah da var ama konumuz değiliz, ne olursa olsun mevcut durumumuzdan daha kötü olmayız muhtemelen parmağımıza batıp rahatsızlık huzursuzluk veren kıymığın çıktığında yaşadığımız rahatlığı yaşarız, tabii bizim neslimiz pozitif değere geçtiğimizi görür mü bilem ama en azından negatifden çıkmaya başlarız, hiç öyle RTE ölürse başımıza şu işler gelir gibi bir durum olmaz o başımıza büyük işler gelir algısı RTE ve güruhunun inandırdığı yoktan varedilmiş bir korku, bütün dünyanın işi gücü yok RTE ölse de şunlara çöksek diye gün saydığını sanmıyorum hiç.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
"Büyük otoritelerin çekilmesinden sonra daima kaos oluşur. Mevcut sistem aksak da olsa ancak rte ile ilerleyebilecek bir sistem" - Bu hayatımda duyduğum en komik söylem.

Akp ve RTE şuanda bir tane faydalı iş yapamıyor ve yapabilme ihtimali yok. Akp ve vatandaşın menfaati birbiriyle çelişiyor.

Sigara örneğindeki gibi kademeli olarak iyileşme olur ancak bu oldukça uzun sürecektir. En önemlisi de Türkiye ne olursa olsun bir süper güç olamaz. Bir ekonomik dev olamaz. 90'lar ortamı gibi bir ülke olur.

Ekonomik düzelme vatandaşın 90'lardaki gibi ev-araba alabilme güçlerinin yerine gelmesi kadar olsa bile yeterli. Tek maaşla ailelerin geçindiği günler vardı. Bu seviye bile çok çok iyi.
0
ferenc
(15.10.24)
Dağda aç kalan aktroller şehre inmişler:)

Döviz dibi görür, yabancı yatırımcı akar, avrupalı turist akımı başlar. Tabi yerine soylu, Bilal gibi bir isim seçilirse hiçbir değişiklik olmaz.
0
HellKeePer
(15.10.24)
Hic bir sey mevcuttan daha kotu olamaz +1000 hatta +yüzbin

Bişeyler kötü olursa da daha iyi olacağı için kötü olur. Günün en karanlık zamanı gün doğumundan hemen öncesidir.
Hepsinden öte milyonlarca insan yarına umutla bakmaya başlar, ülkenin yarısının motivasyonu artar. Diğerleriz zaten fakirlikten kırıldığı için en fazla vah vah çeker, yerine gelene biat etmeye devam ederler o yüzden onlar için bişi değişmez.
0
Bruce
(15.10.24)
@ferenc

Bu tespit bana değil TR’nin yetiştirdiği en büyük siyasi tarihçilerden birisi olan Fahir Armaoğlu’na ait. İlk cümleden bahsediyorum.

Başkalarının ne düşündüğünü önemsemeden de sorulan soruya cevap verebilirsiniz. Beğenmedikleri cevapları verenleri bu hızda yaftalayan şu güruh bu denli sıkıntıya rağmen mevcut iktidarın hala iktidar olmasını açıklar nitelikte.
0
but that was just a dream
(15.10.24)
Numan Kurtulmuş cumhurbaşkanı olur. akp dağılır. 45 gün içinde seçim olur. Yatırımcılar, siyasi istikrar ve güven ortamını ararlar. bu süreçte piyasalar dengesiz ve bence negatif hareket eder. gıda, enerji ve ithalata dayalı sektörlerde fiyatlar yükselir. hisseler düşer. bu belirsizlik sürdükçe olağan ve beklenen bir durum. ama aşırı bir şey olmaz.
sonra seçim olur. bir parti veya ittifak kazanır. ve bence bu ak parti tarafı olmaz. yeni iktidar partisi, ekonomi, hukuk, adalet, eğitim, dış politikada değişimler yapar.
zamanla biraz daha düzeleceğimizi düşünüyorum.

sonra bir bakmışız biz de ölmüşüz. çocuklarımız torunlarımız döngüyü sürdürmeye devam edecek. değişik bir şey.
imam hatiplilerin şu an yetişme aşamasında olduğunu ve bu neslin ileride partileşip ülke yönetiminde tekrar rol alacağını, Erdoğan'ın ideolojisini baz alarak yol alacaklarını düşünüyorum. inşallah o günleri görmeden ölürüm:) bir tane daha görmeye dayanamam.
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.10.24)
Size %100 olacağı söyleyeyim chp, akp iktidar olsun diye gerekirse Tayyibi mezarından çıkarır aday yapar tekrar seçtirir.
0
olaylar olaylar
(16.10.24)
duyuruyu da troller basmis. akp aninda yok olur. akp diye bir parti yok su an, tayyip'in partisi var. oldugu an chp de facto yonetim olur akpliler birbirine saldirirken. akpdeki ic savas sebebiyle su an bildigimizden cok daha fazla yaptiklari pislikler ortaya cikar.

su an olan durumdan daha kotusu olamaz emin olun.
0
aguen
(16.10.24)
Taht kavgalarını izleriz fetönün kaçarken yabinda götürdüğü arşivler ortaya çıkabilir etkisiz ana muhalefet güven vermediği için sağ cenahtan akp dışı bir partinin yıldızı parlar ve koalisyon hükümeti görürüz bence. Neticede hiç kötü olacağını düşünmüyorum. Cumhurbaşkanı İmamoğlu olabilir. Parlementer sistemi hiçbir cumhurbaşkanının istemeyecegini düşünüyorum ama ekonomi ve hukuk şu andakinden daha iyi olabilir:)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
güç ayrılığı kurulmadığı sürece sadece kaos bekliyor bizi.

daha kötü olmaz diyenlere, kısa vadede escobarın ölümünden sonra kolombiya da ne olduysa onlar olacak, en büyük güç, diğer minnak güçleri kontrol altında tutuyor, o ipler boşalınca herkes kafasına göre hareket etmeye başlayacak. mafya savaşları bekliyor bizi, hem kurumsal olarak, hem de gerçekten sokakta yaşanacak.

çoğunluk tayfa zaten tarikatçı, dinci (muhafazakar falan değil, dinci, din satıyorlar), 18-30 genç nesil güç ayrılığı, etki alanı vs. ne farkındalar nede umursuyorlar (ki gayet normal), hayatta kalmaya çalışıyorlar sadece.

gelecek olan kişi kim olursa olsun, faşist bir tavırla tüm kurumları tek tek yeniden yapılandırması ve güç ayrılığını kurması gerekiyor.

daha kötü olamaz diyenlere de murphy kanunlarını hatırlatmak isterim,
bir şeyin kötü ihtimali varsa kesinlike kötü gidecektir.

geri kalanda leonardo+1, döngü devam edecek.
0
selam
(18.10.24)
(4)

Adobe Urunleri - Photoshop falan

konf
Merhabalar, Bisey sorucam, eskiden bunlarin paketleri oluyodu, korsan morsan bulunup krekleniyodu ve kullaniliyodu. Su an her sey online ve subscription olayina gectigi icin bu is tamamen bitmis durumda mi? Bitmemisse, guvenilir kaynaklardan krekli sekilde nereden buluruz?Tsk
Merhabalar,

Bisey sorucam, eskiden bunlarin paketleri oluyodu, korsan morsan bulunup krekleniyodu ve kullaniliyodu. Su an her sey online ve subscription olayina gectigi icin bu is tamamen bitmis durumda mi? Bitmemisse, guvenilir kaynaklardan krekli sekilde nereden buluruz?

Tsk
0
konf
(14.10.24)
Adobe programları artık kiralamaya dayalı. Onda en fazla 3 yıllık diye biliyorum.
Olması istenen küresel düzende, sahip olmadan mutlu olmak teması işleniyor. Ee tabi modern çağda bireyselleşenlerin yakını eşi dostu olmayacağından miras bırakmakta tarih oluyor.

Bu bir çok şeyde yavaş yavaş kendisini gösterecek gibi. Araba alımında bile.

Tuhaf olan ise orjinal olarak kiralanan bazı uygulama veya oyunların korsan sürümlerinin verdiği kaliteden daha aşağıda kalması.
Bir videoda yapılan kıyaslamada aynı oyunun hem orijinal hem de korsan sürümü deneniyordu.
Korsan sürüm daha fazla FPS oranı ile öndeydi :)
0
diyecevaplandı
(14.10.24)
Adobe ürünlerinin yok. Ama adobe ufak rakibi olan ve işi belli seviyede yapabilecek satin alınabilir uygulamalar var. Komplo kurmaya gerek yok, adobe almak zorunda degiliz. Misal oyun konusunda da gog var. Bir sürü seçenek var.

Affinity pro mesela. 75€ ve bazen çok ciddi indirimleri oluyor.

Torrent vs bakarsaniz da bulursunuz herhalde bilmiyorum. Yeni versiyon adobe bulamazsiniz tabiki.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
Ne güzel yanıtlar.

Arkadaşımdan duyduklarımı aktarayım size zira biliyorsunuz illegal :D

Var en son versiyonları da var adobe ürünlerinin terbiyesiz versiyonları. Söylediğiniz gibi internet ile bağlantısını kesmek gerekiyor uygulamanın ve bu da bir takım kritik özelliklerinin yok olmasına mahal oluyor. Fakat o özellikler hariç (neural filters, generative fill gibi) çatır çatır çalışıyor.

Vay efendim o özellikler olmadan ps ps değildir demeye lüzum yok, evet enfes şeyler ama yazılımın çekirdeğini oluşturan şeyler değiller.

Keza premiere, after effects falan hepsi varmış diyorlar :D
0
hedep
(15.10.24)
orijinal olmayan sürümler hep vardı, var olmaya da devam edecek. fakat hedep'in dediği gibi artık işin içine online tool'lar girdiği için orijinal olmayan sürümlerde onları kullanamıyorsunuz. (genelde yapay zekayla ilintili özellikler).

basic adobe ürünleri işimi görür diyorsanız reddit'teki zii konusuna bakın.
0
brkylmz
(15.10.24)
(2)

Sony NP-FP50 model batarya

katunca
Sony'nin çoook eski 2005 civarı falan çıkışlı bir handycam'i var elimde. Batarya gerekiyor NP-FP50 model. Bu bataryayı nereden bulabilirim bilen var mı? Tercihen orijinal ve ikametgah Ankara.Bir de sanger marka batarya görüyorum npfp50 yazılı, orijinal değil ama millet onu almış çaresizlikten. Kamer
Sony'nin çoook eski 2005 civarı falan çıkışlı bir handycam'i var elimde. Batarya gerekiyor NP-FP50 model. Bu bataryayı nereden bulabilirim bilen var mı? Tercihen orijinal ve ikametgah Ankara.

Bir de sanger marka batarya görüyorum npfp50 yazılı, orijinal değil ama millet onu almış çaresizlikten. Kameraya zarar verir mi?
0
katunca
(14.10.24)
1- Sony ürünleri ile ilgili face vs. gruplarını araştır tavsiyem.

2- Batarya üstündeki elektirik değerlerine (volt , amper gibi) bak. Eşleşiyorsa sorun olmaz normalde.
0
diyecevaplandı
(14.10.24)
NP-F Sony'nin standart hale getirdiği prodüksiyon ile alakalı çoğu donanımda kullanılan bi batarya değil miydi?

Çok zorlanmamanız lazım, muadillerinin içinden de mutlaka fena olmayan çıkacaktır ufak bir araştırmayla.
0
hedep
(14.10.24)
(20)

Yemek masasına davet edilen yabancı hk

tahirkemalbozoglu
Öğle saatlerinde şirketin yemekhanesinde üç kişi yemek yiyoruz. İçimizden biri, bize sormadan başka bir çalışanı masaya davet etti. Bu durum bana biraz saçma geldi. Sonuçta, masadaki diğer kişilerin bu durumu isteyip istemediğini düşünmek gerekmez mi? En basit nezaket kurallarından biri yahu. Şunu b
Öğle saatlerinde şirketin yemekhanesinde üç kişi yemek yiyoruz. İçimizden biri, bize sormadan başka bir çalışanı masaya davet etti. Bu durum bana biraz saçma geldi. Sonuçta, masadaki diğer kişilerin bu durumu isteyip istemediğini düşünmek gerekmez mi? En basit nezaket kurallarından biri yahu. Şunu bir masadakilere sormak nasıl aklına gelmiyor? Tamam elemanı tanıyoruz da adamla oturup yemek yemek istemiyorum. Yoruyor artık böyle insanlar. Siz ne diyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(11.10.24)
Şirket yemekhanesi için gereksiz bir hassasiyet gibi geldi bana, yani bir restoranda falan olsanız tamam ama şirket yemekhanesi, bilemedim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
baya sağlıksız düşünce.
0
patronaj1
(11.10.24)
bu olay türkiye sınırları içerisinde geliştiyse eğer; üzülerek beklentiniz çok yüksek demek istiyorum.
teşekkür etmesini bilmeyen, yol vermeyen vs bir toplumdan çok şey beklememk lazım.

lakin şöyle bir durum da var, çocuk değiliz. iş yerinde yenilecek yemeğin süresi max 20dk. istemediğiniz kişi masanıza oturduğunda hızlıca yiyip kalkabilirsiniz. veya çok rahatsız oldunuzsa müsade isteyip kalkarsınız. sonrasında isterseniz arkadaşınızı uyarırsınız böyle şeylerden hoşlanmadığınıza dair. büyütecek, yoracak bir durum değil bence.
0
nwnd
(11.10.24)
Vallahi mi ya ben takıntılıyım yani öyle mi
0
🌸tahirkemalbozoglu
(11.10.24)
Brocum bilemeyiz takıntılı mısın değil misin bu olay özelinde konuşuyoruz sadece, belki de normalde dünyanın en şeker insanısındır kim bilir, kim bilir belki de etkileşimde olmak istemediğin biriyle zorunlu bir paylaşım yaşadığın için gerilmiş olabilirsin, bu seni takıntılı yapmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
Randevulaşılmış bir yemeğe sorulup edilmeden bir başkası davet edilmiş olsa sonuna kadar haklısınız da şirket yemekhanesi için saçma bir hassasiyet. Neticede orası bir yemekhane, masayı kendinize rezerv etmiş falan değilsiniz. İcap ettiğinde hiç tanımadığınız insanların bile afiyet olsun diyerek boş yere oturduğu bir yerden bahsediyoruz. Adı üzerinde yemekhane, restoran değil. maksimum 10-15 dakikada yenilip kalkılacak bir yer için "benden izin istenmeliydi, nezaket kurallarına uyulmalıydı" gibi beklentileri duyunca insanın istemsiz yüzü ekşiyor.
0
thracia
(11.10.24)
Hocam bence haklısın. Yemekhanede de olsa 3 kişi gitmişsiniz ve en azından davet edilirken sorulmalı. Ama burada da görüldüğü üzere bu tarz şeylere aldırış eden çok az insan kaldı. Yüzü ekşiyen, en basit kafası çalışan birisinin isteyeceği şeyi beklemeyi nezaketsizsin diyen kişiler olduk. Yani evet bu ortamda ve böyle insanlarla daha çok beklersin. Ama umudum şu ki keşke bu anlayış, yaklaşım artsa ama nerde
0
dedeminhirkasi
(11.10.24)
abi yemekhane ise abartıyorsun, restoran ise haklısın.
seninde iş arkadaşın sonuçta, aynı kişilerle aynı yemeği yiyosun, nesi sıkıntı anlamadım.
sevmediğin konuşmadığın biri olursa, sende o gelince masadan kalkarsın hepsi bu.
0
etna
(11.10.24)
Ben de öyleyim.
2 yada 3 kişi bir masaydaysak önceden gelebileceği hesap edilmeyen veya beklenmeyen kişi için masadaki diğer arkadaşlara da sormak gerek.
Sonuçta başkalarının yanında konuşulmayacak konular da var.

Arkadaşlar arası yapılması planlanan piknik mevzusu da öyle. Muhakkak cinsin biri akrabasını getiriyor son anda. Asla sevmem.
0
diyecevaplandı
(11.10.24)
Şirket yemekhanesi için gereksiz hassasiyet +1
Şu noktada yoran insan hareketi seninki.
0
Bruce
(11.10.24)
şirket yemekhanesinde öğle yemeği için gereksiz hassasiyet. ben olsam hiç takmazdım. sadece sevmediğim biri bilerek özellikle davet edilirse sorun olur onun harici önemsiz. dışarda akşam yemeğiyse bilgi verilmesi gerekir. gereksiz takılmışsınız.
0
jelly bear
(11.10.24)
şirket yemekhanesinde haksızsın +1
0
jülsezar
(11.10.24)
Sirket disinda haklisin ama sirkette gereksiz alinganlik +1
0
turkuaz
(11.10.24)
hiyerarşik durumlar dışında o yemekhanede herkes istediği yere oturabilmeli ve hatta o kişi sizden izin almadan masanızdaki boş yere oturabilir. şirket mutfağında bir oturma düzeni olmamasının bir nedeni var.
sizin nezaket kuralı diye bahsettiğiniz şey tam tersi sizin nezaketsizliğiniz olmuş.
0
neira
(11.10.24)
"Saçma" demek yerine "nezaketen daha iyi olmaz mıydı?" deseydin biraz farklı yaklaşılabilirdi ama varacağı sonuç şirket yemekhanesinde gereksiz hassasiyet +1
0
nawar
(11.10.24)
Yemekhane mantığıyla ters bir düşünce. Lokantadaki masanız özeldir ama yemekhane öyle deıil. Davet edilsin veya edilmesin, isteyen istediği yere oturur.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(11.10.24)
tanımadığın adamla 4 kişilik grup halinde oturup yemek yiyince noluyor ki yani tam olarak nasıl bir zarar görüyorsun? belki bilmediğimiz bir durum vardır
0
titanyum22
(11.10.24)
mahsus mahal
(12.10.24)
Koç Grubunda çalışırken stajyerinden birim genel müdürüne dek herkes aynı yemekhanede yemek yiyordu; tepe yönetim ayrı yer ya da misafirhane vardır bilemem ama şunu biliyorum bir gün şefimiz birini çağırdı 6 kişilik masaya davetsiz, rahmetli Mustafa Koç. Adam bildiğin yatay dilimlenmiş karpuzu piknikteymișcesine yedi ki, başka türlü de yenmez.

Takılmayın bunlara, saç baş yolmayın. Fabrikada, atölyede usta başı değilseniz yani borunuzun öttüğü yerde geçerli bu istediğiniz.
0
mahsus mahal
(12.10.24)
Sirket yemekhanesinde baska bir is arkadasinizun tek basina yemek yemedi mi daha nezaketli bir davranis?
Sacmalamissin
0
robert bosch
(12.10.24)
(10)

İlk izlenim ile ilgili sözler

encokbenisevinnolur
Atasözü olur, deyim olur, aforizma olur, aklınıza gelenleri yazabilir misiniz?
Atasözü olur, deyim olur, aforizma olur, aklınıza gelenleri yazabilir misiniz?
0
encokbenisevinnolur
(10.10.24)
Tipe bak çay demle
0
Bruce
(10.10.24)
Yere bakan yürek yakan.
0
diyecevaplandı
(10.10.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.10.24)
İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır, ilmiyle ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır. Mevlana.
0
pro9it9is9
(11.10.24)
'gemi aslanı' diye bir söz var.
İlk görüşte göz dolduran, bir şey sanılan ama sonra boş olduğu görülen, kalıbının adamı olmayanlar için kullanılır.

Bir de 'kelle kulak yerinde' diye bir söz vardır. İri yapılı anlamında
0
Mirket
(11.10.24)
eksisozluk.com

dışı yeşil türbe içi estağfurullah tövbe

x.com :))
0
evanka
(11.10.24)
Ye kürküm ye
0
abuzer
(11.10.24)
-Lakerda gibi çocuk.

-Artist kartpostalı gibi.

-Gece rüyasında görenin abdesti bozulur.

-Kitap gibi kadın. Çevir çevir oku.

-Bak baldıra kirko ile kaldır ha.
0
yurtsuz john
(11.10.24)
gözüm tuttu/tutmadı

kanım ısındı/ısınmadı
0
nwnd
(11.10.24)
Dont judge the book by its cover
0
robert bosch
(11.10.24)
(8)

hukuk mu ekonomiyi gelistirir, ekonomi mi hukuku?

antikadimag
sb.
sb.
0
antikadimag
(09.10.24)
Ekonomi hukuğu nasıl geliştirecek?
0
Bruce
(09.10.24)
merhaba. yumurta/tavuk gibi düşündünüz sanırım ama ekonomi hukuka doğrudan ayar çekmemeli. kanunlar ekonomiyi düzenler. habil kabil i öldürünce göklerden bir hukuk geldi, ilk bildiğimiz efsane de olsa bu sanırım. sonra hamurabi, sonra on emir.

hukuksuzluk, ekonomide bozulmayı besler. ekonomide bozulma da hukuksuzluğu besler bununla beraber, kanun ekonomiye çeki düzen verir, para kanuna çeki düzen verirse çarpıklık artar.
0
libertine
(09.10.24)
Tarihsel bakarsan ekonomi hukuku geliştirmiştir herhalde.

Mesela uzak yere satış yapmak için birleşip şirket/birliktelik kurmak, sigorta(zararın ortaklaşa karşılanması), banka işleri falan hep ekonomiden çıkmış şeyler. Sonra kural koyuyorsun hukuk oluyor.
0
nhk ni youkosu
(09.10.24)
Hukuk yaşanan sorunlar/ihtiyaçlar üstüne gelişiyor.

ekonomi hukuku geliştiriyor mu pek sanmıyorum ama ticari anlamda büyük şirketlerin kanunların hazırlanması noktasında hükümetlerin üstünde bir güce sahip olduğunu düşünüyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.24)
Hukuk, insanın hayvanlardan farklı olarak adalet ve zulmü birbirinden ayırabilme kabiliyetinden doğar.

Ekonomide ve sosyal hayatta zulüm düzeni yerine adaletli düzeni tesis etme aracıdır.

Ekonomi de insanın hayvanlardan farklı olarak faydalı ve zararlıyı ayırabilme kabiliyetinden doğar.
0
hebanon
(09.10.24)
son donemde dusunuyorum da hukuksuzluk ekonomik cokuntuyu getiriyor. bu net. sanirim hukuk ekonomiden daha ustte, onu duzenleyen bir olgu.

yani zenginligin oldugu arap ulkelerinde ne hukuk var, ne de insani bir yasam.
0
🌸antikadimag
(09.10.24)
ekonomi hukugu ancak parasi olanin ceza almamasi seklinde gelistirir(!)
0
baldur2
(10.10.24)
(bkz: dar koridor)
0
synesthesia
(10.10.24)
(18)

Köftesinde domuz eti çıkan üründe ne kadar vardır ki?

avatar is back
https://x.com/denetlecomtr/status/1844015778519245284?s=46Mesela 300 gr köftede? 50 gram falansa korkunç yüksek oran ama tadından bile anlaşılırdı o. Yarım gram falansa o ayrı şeyler düşündürtür.
x.com

Mesela 300 gr köftede? 50 gram falansa korkunç yüksek oran ama tadından bile anlaşılırdı o. Yarım gram falansa o ayrı şeyler düşündürtür.
0
avatar is back
(09.10.24)
tadından anlamazsın. o etlerde kıkırdak, atık et, kanatlı eti bile olabiliyor.
0
jelly bear
(09.10.24)
benim anlamadığım da domuz eti tr'de ucuz et mi ki, normal kıymaya karıştırıp miktarını artırsınlar. bu şeye benzemiyor mu? çeyrek altınları eritip 1 krş basmak gibi!!!
çok da yemişliğimiz var ve lezzetli lezzetli yedik. yedirdiler tüm t'ye. nasıl bir döneme denk geldik. her şey sahte
0
exlibris
(09.10.24)
Et piştikten sonra oranı az ise tadından anlamak zor.
Pişmemiş et analiz yapılıyor.

Gıda dedektifi YouTube sayfası büyük işler yapıyor.
Bir de damacana su işlerine bakılması lazım. Zamanında lağım suyu içirdiler bu millete.
0
diyecevaplandı
(09.10.24)
tadından anlaşılması mümkün değil, normalde kullandıkları dananın ne kadar dana olduğu bile meçhul, binbir çeşit koruyucusu baharatı kıkırdağı vs. var.

benim bu konuda en çok takıldığım şey exlibris'in bahsettiği nokta. yav türkiye'de domuz yetiştiriciliği zaten çok problemli bir konu. talep yok. siyasi baskı var. üretim çok kısıtlı. domuz eti yemek isteyen muhtemelen çok daha fazla para ödemek zorunda kalıyordur. hani atı eşeği bi yerde anlarım da domuzu "masraf kısma" yöntemi olarak nasıl kullanabilirsin ki türkiye'de? cidden altın eritip kuruş basma gibi.
0
mark greg sputnik
(09.10.24)
benimde merak ettigim su; eti nasil analiz edip icinde ne oldugu anlasiliyor ki ?


her gun tonlarca et satilan bir yerde, nasil denk geliyor bide.
0
foster
(09.10.24)
adamlar bu ekonomik kriz ortamında ucuza köfte satıyorlar hala yaranamıyorlar.
bizim milletimiz riyakar.
fakirin karnını doyurmak suç olmuş.
0
my fault
(09.10.24)
1) bu durumun ne kadar süredir devam ettiği belli değil, belki son 2 haftadır, belki son 3 yıldır böyle, sorun bunu bilmiyor oluşumuz.
2) domuz eti dediğiniz çiftlik domuzu olmayabilir, domuz avına 365 yıl izin veriliyor, yaban domuzu falan olabilir gayet.
0
selam
(09.10.24)
kıyma, normalde yenmeyecek etin degerlendirilmesi icin yapilir. kemik artigi, parca et, sakatat karismamis hazir kiyma olmaz. domuz etinin yenebilen kisimlarini zaten et olarak satiyorlar, satilamayan kisimlarini degerlendirmek icin kiymaya karistiriyorlar.
0
deckard
(09.10.24)
mesele domuz olması bile değil. amerikalının avrupalının yediği domuzun yenebilir taraflarını değil, kulağını anüsünü temizlemeden karıştırıyorlar. kaç defa malum köfteciye gittiğimizde ortası pişmemiş köfteler geldi geri gönderdik. temizlenmemiş domuz anüsünün tamamen pişmeden yendiğini düşünün. geçen yıl dizanteri vakası çıkmıştı, muhtemelen bu sebepten.

edit: üstteki arkadaşı görmemişim biraz tekrar oldu sori
0
titanyum22
(09.10.24)
0
Mirket
(09.10.24)
Domuz eti candir gerisi heyecandir
0
Zetnikov
(09.10.24)
TR de domuz eti fiyatları ne kadardır?
ayrıca TR de o kadar domuz eti üreTiliyor mudur?
0
ankarakecisi
(09.10.24)
Ben domuz falan çıktığını düşünmüyorum ya açıkçası, bir işin içine domuz giriyorsa orada muhtemelen siyasal islamcıların bi parmağı vardır, misal raporda kanatlı tek tırnaklı hayvan eti tespit edilse olabilir derdim de domuz eti olunca çok belli gibi sanki ya ne olduğu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.10.24)
ben çok düşük miktarda olduğunu düşünüyorum ve bu bilerek bile içerden adam satın alarak karıştırılmış olabilir.
0
enteg
(10.10.24)
Türkiye'de, sanıldığının aksine domuz çiftliği sayısı az değil. Epey fazla var ve domuz yetiştirmek neredeyse masrafsız.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.10.24)
Türkiye'de domuz eti için çiftlikler var. Domuz eti diğer etlerden ucuz. Yusuf'un araya domuz eti katarak fiyat kırdığını sanmıyorum. Et tedarik zincirinde kullandığı yerlerden birindeki aynı et üretim bandında kalan artık ürünler ya da kalıntıdır muhtemelen. Tıpkı alakasız ürünlerde okuduğunuz alerjen uyarıları (eser miktarda fındık içerebilir) gibi. Böyle bir durumda kontaminasyon riski ile Yusuf'tan önce üreticiye denetim gerekiyor demek.
0
nawar
(10.10.24)
komplo buyuk ihtimalle. rakip firma bi calışana 10k verse biter iş. yusufun ihtiyacı yok domuz etinden edeceği 3 kuruş kaara.
0
cptxxx
(10.10.24)
Domuz eti tespit edildi denilen miktar binde 1, yani 1 kiloda 1 gram, yanımda çevremde bu oranları öğrendikten sonra "abi domuz eti çıkmış ya" diyen olsa onunla selamı sabahı keserdim ben açıkçası ekonomi bilmez gayri safi milli hasıla bilmez diyerek.
0
Bir ben var benden şurada
(10.10.24)
(15)

Spotçuya çok ucuza eşya verir miydiniz?

dejame
Elimizde çok iyi durumda olan bir buzdolabı var, daha büyük ve yeni dolap aldığımız için fazlaya çıktı ve bunu birkaç platforma koydum. En azından 2 bin, 3 bin TL eder diye düşünüyorum, dolap tertemiz ve hiçbir sorunu yok.Yazlık bölgede olduğumuz için öğrencilere verme durumumuz yok ve yakında gidec
Elimizde çok iyi durumda olan bir buzdolabı var, daha büyük ve yeni dolap aldığımız için fazlaya çıktı ve bunu birkaç platforma koydum. En azından 2 bin, 3 bin TL eder diye düşünüyorum, dolap tertemiz ve hiçbir sorunu yok.

Yazlık bölgede olduğumuz için öğrencilere verme durumumuz yok ve yakında gideceğiz. Spotçuya sorduğumuzda hurda fiyatına alırım, para etmez dedi. Tamam dersek gelip 400 lira civarına alacak, bu da benim hiç içime sinmedi çünkü biliyorum ki kat ve kat pahalıya satacak bunu.

Siz olsanız çok ucuza spotçuya verir miydiniz? Ona vermek yerine birine ücretsiz vermek çok daha mantıklı geliyor. Ama nakliye ve zaman sorunu var.
0
dejame
(08.10.24)
Muhtara git. İhtiyaç sahibi biri gelip alabilir mi de. O ayarlar.
0
Mirket
(08.10.24)
Elinde atıl duruma geçen bir eşya olunca "ben şimdi bunu ne yapayım yav" dediğinde spotçular devreye girer, orada da verdiğin mala alacağın paraya bakmazsın genelde. Yani satacak zamanın varsa evinde fazla yer kaplamıyorsa ve gözüne batmıyorsa ederi değerinde satabilirsin ama bu şartlar oluşmuyorsa mecbur verirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.24)
Eski eşyaları hiçkimse almıyor. Şahsen bel elden çıkaramıyorum. Sırf evden alsın götürsün diye çağırıyorum spotçuyu.
0
nuevo
(08.10.24)
Haa Bi de spotcuyla öldü fiyatına anlaşıyorsun sonra eve almaya geliyor ve diyor ki abi bunun burası şöylemis şu kadar vereyim diye daha da düşürüyor. İnan bana gelecek spotcu sana bunu yapacak.
0
dedeminhirkasi
(08.10.24)
valla koskoca buzdolabını sizden 400e alacak, seneye yazlıkçılara en az 4000e verecek. ben de olsam onun yerine belediyeyle ve eğer varsa stklarla görüşürdüm.
0
red g
(08.10.24)
Spotcuya vermezdim, bedavaya siradan birine vermeyi tercih ederim.
0
mbond
(08.10.24)
koca evi verdim ucuza avizeler 15k almıştım 300 liraya falan verdim
ocaklı fırın aynı şekilde en ucuzu sahibindende 5k olan şeyi 1k verdim(öncesinde 6 ay bekledim)

400 lirada çok ölücüymüş, kaç senelik dolap?
yeriniz yokmu dolap her zaman lazım ola bişey aslında?
0
eja
(08.10.24)
400 lirayı çocuklar harçlık olarak bile beğenmez.
Kendiniz araştırarak bir fakire verin.
0
diyecevaplandı
(08.10.24)
400 lira alıp bir sürü ağız kokusu çekeceğime hayrına birine verirdim. muhtarınıza sorun ihtiyacı olan biri muhakkak vardır
0
oekuklu
(08.10.24)
Muhtara sormayın var der kendine alır.
0
wasmashing
(08.10.24)
acelem varsa veya herşeyi tek seferde alacaksa veririm. parça parça satmak için uğraşamam.

ikinci elcilere sorun. yazlıktaki eski klimayı (çalışmıyordu) 3 5 kişiye sora sora 1000 liraya satıp tamir eden birisine verdi babam en sonunda.
0
inheritance
(08.10.24)
Onlara para kazandıracağıma çevremdeki ihtiyaç duyanlara veriyorum. Örneğin sitedeki görevliye vermiştim en son
0
tolgan
(08.10.24)
Kapının önüne koyarım gene de 400tl ye vermem.

ilan sitelerine uygun fiyattan koyun, ilk mesaj atana verin gitsin.
0
kimlanbu
(08.10.24)
spotçu 400'e alıp 5-6k'dan başlatıp satar o da minimum. muhtara 1-2 kişiye sor soruştur garibana ver gitsin. türkiye'de ikinci el beyaz eşya kolay satılmıyor maalesef
0
avatar is back
(08.10.24)
Ücretsiz verin ihtiyaç sahibi birisine, nakliyesini kendisi yapar.
0
screamshot
(08.10.24)
(15)

Aşı karşıtları haklı mı çıktı?

potasyum bebek
Niye genç herkes ölüyor bu aralar? Hepsi de kalp krizi ne tesadüfse. O zamanlar hepsine cahiller diyerek gülüp geçmiştik ama şimdi insan düşünüyor ya.
Niye genç herkes ölüyor bu aralar? Hepsi de kalp krizi ne tesadüfse. O zamanlar hepsine cahiller diyerek gülüp geçmiştik ama şimdi insan düşünüyor ya.
0
potasyum bebek
(07.10.24)
Herkes derken kaç kişiden bahsediyoruz.
Kaç kişi çlmüş fazladan.
Aşıdan öldüklerine dair elimizde bir veri var mı?
Velev ki aşıdan öldüler. Bu aşıdan ölenlerin sayısıyla, aşı bulunmasaydı covidden öleceklerin sayısıyla kıyaslandı mı?
Var mı bu veriler elimizde?
0
Mirket
(07.10.24)
Benim babam pandemiden ve aşı çıkmadan çok önce kalp krizi geçirip öldü, insanlar yüzlerce yıldır kalp krizi geçirip ölebiliyor, şu an kalp krizi nedeniyle ölenlerin aşı olmuş olmaları ortak bir korelasyon değil yani ve evet öyle düşünenler hala cahil benim için. Ayrıca ben 120 doz falan aşı oldum sanırım ben neden ölmüyorum, kardeşim de ölmedi, benim çevremde son 5 yılda kimse kalp krizi geçirip ölmedi, demek ki benim çevremdekiler ölümsüz, ya ölümsüz ya da aşı böyle bir şeye neden olmuyor, hangisi daha mantıklı?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.10.24)
aşı olmuş ve "acaba olmasa mıydım lan?" diyen birisi olarak yazacağım.

birincisi elimizde net veri var mı? yok. benim babam aşıdan kısa süre sonra beyin tümöründen 55 yaşında öldü mesela... onun dışında 20'sinden 90'ına ailedir akrabadır kimseye hiçbir şey olmadı.

ayrıca şu an kalp hastalıklarına çok açığız. hareket az, besinler rafine şeker ağırlıklı, kursağımızdan düzgün bir şey geçmiyor. tıp gelişti filan da temel olay çocuk ölümlerinin azalması. yoksa 30-40 yaşına gelen biri yine pat diye kalpten gidebiliyor. hatta ihtimali eskiye kıyasla daha yüksek. çünkü dediğim gibi hareket etmiyoruz, kalitesiz şeylerle besleniyoruz. 50 yaşında çapa yapan adam yüksek teknolojiye erişimi olmadığı için ölebiliyordu eskiden. şimdiyse biz yüksek teknolojiye sahibiz ama korkunç yaşıyoruz. haliyle çat diye bi felç/kriz geldiğinde yapabileceğimiz pek bi şey kalmıyor.

ayrıca covid ilişkili ölümlerin tamamının aşıya bağlanmasını da tuhaf buluyorum. yahu bu zaten ölümcül bi hastalık? ölenlerin bir kısmı covid'ın bıraktığı hasar sebebiyle ölüyor olamaz mı mesela? belki ben 40 yaşında kalpten gidicem, zamanında covid aşısı olmuş diyecekler, halbuki olmasam belki 28 yaşında ölecektim?

farkındayım veriler de manipüle edilebiliyor, kesin doğruyu bulmak özellikle sıradan vatandaş için kolay değil ama ben bunun biraz algıda seçicilik olduğunu düşünüyorum. covid başladığından beri (görünürde covid'den tamamen alakasız sebeple) sadece babamı kaybettim ben. aşı olanı da olmayanı da sapasağlam. gerçi aşı olmayıp iki kişi ölmüştü sanırım.
0
mark greg sputnik
(07.10.24)
Algida seçicilik+1
Misal benim etrafimda sıfır kişi kalpten gitti. Demek ki hakli çıkan kimse yok. Nasıl algida seçtim?

Bir tane tanidigim var, genç cocuktu. Astim vs sorunu vardi. Covid dönemi asi maaşı olmam diyordu, umursamiyordu. Malesef covidden gitti. Yani gördüğümüz üzere tam tersi örnek de var.

Neyse birazdan damlar bir iki kişi de elimizde net bir veri yok. Türk halki zaten sagliksiz bir halk, gida kalitesi igrenc, spor yok, çalışma hayatı iğrenç, stres var, sigara çok. Burada kalpten gitmek sasirtan bir şey değil. Benim babam misal kalp krizi+ 3 stent üstüne 4 sene hala güne 3 paket sigara içmiş bir insan. Cahillik işte.
0
logisticsmanager
(07.10.24)
kalp krizi dünyada en yaygın ölüm sebebi. aşıdan önce de böyleydi sonra da böyle olacak. insanlar ölüyor zaten ve bunu aşıya bağlamak saçmalık.
0
jelly bear
(07.10.24)
@Mirket +1
Algıda seçicilik +1

Aşı cahilleri her şeyi aşı ile ilişkilendiriyor. Normal insanın bile aklında "acaba?" oluşabilir. He deyip geçin. Kimse 2020'den beri hızla artan ekonomik çökmeyi, ülke genelinde artan stresi, gelecek kaygısını, sosyal medyanının durumunu, düzensiz göçleri, aldığımız besinlerin düşen değerlerini, hastalığın vücudumuzda (özellikle solunum ve dolaşım sisteminde) bıraktığı hasarları vs. konuşmuyor. Bu saydıklarımın her biri ayrı ayrı bağışıklık sistemini çökerten şeyler. Öyle grip oldum geçti gitti gibi değil.

"Çikolatanın/domatesin tadı eskisi gibi değil" derken içeriğinin değiştiğini kabul ediyoruz ama "sağlıksız ve dengesiz beslendiğimiz için sağlığımız zarar görüyor" kısmını bağlarken zorlanılıyor. Miyokardit aşının yan etkileri içinde de var ama aynı zamanda hastalığın sonuçları arasında da yer alıyor. Hangisi, hangi sebeple kalp krizi sebebi olarak seçildi?

Ekleme: Aşı karşıtlarına göre ya 3 sene önce eylül ayında ölecektik ya hepimiz kısır olacaktık ya da aşıyla ekledikleri çiplerle bizi kontrol edeceklerdi. Cidden çok haklılarmış ahahaha
0
nawar
(07.10.24)
Yiyecek kalitesi çok bozuldu bence bununla da çok ilgisi var.

Ek olarak, kimse pek şunu düşünmüyor ama bir iki eski kuşak doğal seçilimle büyüyordu. Anneannemin falan ölmüş kardeşleri var. Sağlıklı olanlar devam ediyordu. Şimdi her çocuk modern tıp sayesinde büyüyor. Fakat büyüyünce de genetik bazı sıkıntılar varsa onlar ortaya çıkıp sorun yaratıyor işte. Nedense kimse bu açıdan bakmıyor.
0
nhk ni youkosu
(07.10.24)
mRNA aşılarının yan etkisi olarak görülebilen miyokarditin görünme olasılığı, covidin yan etkisi olarak görülenden çok daha düşük, göz ardı edilebilir bir seviyede hatta. Onun dışında üstteki yorumların hepsine +1. Aşı karşıtları benim için hâlâ cahil ve söyledikleri herhangi başka bir şeyi de ciddiye almama konusunda bir gösterge
0
nundu
(07.10.24)
amerika'ya giris icin asi gerekiyordu. istemeden zorla oldum. 2022 basinda. 2024 yilinda kalp problemleri yasamaya basladim. tansiyon yukselmesi, tasikardi, aritmi vs.

ancak asiri stres altindaydim ve icki, sigara, esrar, kahve kullaniyordum. simdi hepsini biraktim umarim duzelirim.
0
antikadimag
(07.10.24)
Haklı çıktılar.
Şu an bulmam zor ama tanınmış ilaç şirketi yetkililerinin bile aşıların yetersizliği veya yan etkileri hususunda itiraf niteliğinde açıklamaları oldu.
Covid için testleri vs ile beraber 5 yılda ancak hazır olur denen aşılar 1 yıla yakın sürede hazır hale geldi ve % 95-99 etkili diyerek reklamları yapıldı uygulandı.

Kalp krizleri sonucunda ölenlerin aşı durumunun ne olduğu hususnda açıklama, ayrıntılı otopsilerinin yapılmaması ayrı husus.
Almanya'da olanların aşı hususnda zarar görenlerin açtığı davaları da duymaması imkansız.
Davaların nasıl sonuçlandığını bilen varsa belirtirse iyi olur.
Tazminat almaları da söz konusuydu.

Ayrıca bazı ülkelerin meclisindeki bu durumu ele aldığı konuşmalar,yabancı doktorların açıklamaları Türkçe alt yazılı olarak sosyal medyada da paylaşıldı.

Daha geçen 1-2 aylık sürede maymun çiçeği virüsü yaygarası koparıldı ama her devlet şu an kendi derdiyle uğraştığından ilgi görmedi ve bu yöndeki haberler bıçak gibi kesildi.
Şu an ses seda yok.
Bizdeki ana medya da böyle kriz ve dert, korku içeren haberleri sever doğrusu.

Evet aşı da lazım ama kimin eliyle bu işler yürüyor bunu da iyi bilmek anlamak lazım.
Bir devlet, vatandaşlarını dışarıdaki bazı kurum ve yapıların kendince söylemlerine,uygulamalarına bırakmamalı.
Salgına bağlı aşı konusu, küresel uygulamalardan sadece biri.
Olaya daha büyük ölçekte bakmak lazım. Mesela devletlerin dışında çok büyük sermaye sahibi aktörlere.
Böyle krizlerde kimin kazandığına.
Salgında insanlar, devletler kaybetti.
Özel şirketler, internette bilişim alanında söz sahibi teknoloji firmaları ve herzamanki gibi bankalar kazandı.

Tuhaf değil mi?
Dünya nüfusunu azaltmak istemenin savaş dışında daha bir çok yolu var.
Konu uzun ve daha insanlara ssözde sağlık için takılmak istenen çiplere bile gelmedik.
0
diyecevaplandı
(07.10.24)
Aşı ve kalp krizi çipler düz dünya, yeterince gerizekalıysanız hepsine inanabilirsiniz.
0
Bir ben var benden şurada
(07.10.24)
şu anda hiç pandemi olmamışcasına, gözümüzün önümde capcanlı insanlar günler içinde ölmemiş gibi kalabalıklarda geziyoruz, otellerde konaklıyoruz, konserlere gidiyoruz. bunun tek sebebi aşıdır. aşı karşıtlığı nankörlüktür, hem de insanoğlunun en büyük icatlarından birine karşı nankörlüktür. yapmayın.

çok kötü besleniyoruz. denetim yok, al işte sözde çok müslüman yusufta domuz eti çıkmış. gençler alkol alamadığından redbul denen garabete da dadanıyor. kırk yıllık kamyoncu gibi sigara içiyorlar. ya ne olacağıdı?
0
titanyum22
(07.10.24)
1 örnek ile olayı aşıya bağlayamayız ama aşı öncesi angio olup sorunu olmayan birey bi kaç biontek aşısından 1 sene sonra yarı kalp krizi geçirip 4 damarı değişti. ben şahsen pişmanım.
0
eja
(08.10.24)
buna cevap vermek için kontrollü olarak kalp rahatsızlığı olmayan yeteri kadar fazla bireyi kontrol ve deney grubu olarak ayırıp deney yapmak lazım. hatta o da yetmez, deney grubundaki kalp rahatsızlığından ölenlere detaylı otopsi yapıp ölüm nedenlerini aşıya bağlamak lazım.

şu durumda "yok öyle bir şey" de diyemeyiz, "aşıdan dolayı kalp rahatsızlıkları oluşuyor" da diyemeyiz. tamamen tesadüf de olabilir, gerçekten aşı kalp rahatsızlığı da yapıyor olabilir.
0
kibritsuyu
(08.10.24)
kibritsuyu +1

Bu sorunun cevabini bilemeyiz. Bilim biraz otorite haline gelmis ve astigim astik takiliyor. Bir kisi bilim adami iken, bir gorusu yuzunden direk aforoz edilebiliyor. Bilimsel olarak arastirilip sonuca baglanmis konularla ilgili bir problemim yok esasinda ama bilimin dogasina aykiri sacma bir ozguven goruyorum.
0
mbond
(08.10.24)
(10)

ülkede kara para varsa neden ekonomi bozuk

anon1m
Soru başlıktaTeşekkürler
Soru başlıkta

Teşekkürler
0
anon1m
(07.10.24)
Ekonomi bozuk değil ki, ekonomi sermayenin yanında, ücretler baskılanıyor, şirketler ve bankalar rekor kârlar açıklıyor
0
grimavi
(07.10.24)
Şu ana kadar çoktan kepenk indirmediysek kara para sayesindedir diye düşünüyorum ama aynı şeyden konuştuğumuza da emin olamadım.
0
Mirket
(07.10.24)
Kara paranın sahibi sorunlu ekonomiden zarar görenler değil ki.
0
diyecevaplandı
(07.10.24)
Yetiş ya Pablo Escobar
0
🌸anon1m
(07.10.24)
kara parayı piyasaya sürmüyorlar ki, kendi aralarında döndürüyorlar. biz ağzımız açık bakıyoruz
0
titanyum22
(07.10.24)
kara parayi emeklilere dagitmiyorlar kanka.
0
baldur2
(08.10.24)
Kara para sayesinde ayakta duruyoruz +1

Yoksa bir tomar parayla bir ekmek alacaktık bence. Kendi ceplerine giriyor birçoğu ama ülke içinde de dolaşıma giriyordur bir kısmı. Lüks mekanlar, arabalar, rezidanslar, eskortlar aracılığıyla esnafa vs. de gidiyordur ufak ufak. Sana bana gelmiyor zaten biz piramitin en altındayız maaşlı çalışan köleler olarak.
0
chicha_v2
(08.10.24)
Kara paranın ülkeye hiçbir faydası olmaz. Sıcak para çok hareketlidir yurt dışında değil de burada tutuluyorsa bir şekilde seni sömürmeye gelmiştir.

Sosyal, siyasal ve hukuk düzenini bozar. Çok dengesiz olaylarla karşılaşırsınız.

Gelişi siyasi ve sosyal kriz gidişi ekonomik krize neden olur.
0
hebanon
(08.10.24)
ekonomi bozuk lafı çok genel ve hiç bir anlam içermeyen bir laf. ekonomi sana bozuk iken başkasına bozuk değil.
0
abelardo
(08.10.24)
kara para temiz parayı kovar. çok bilinen bir ekonomik ve sosyolojik gerçek.

haliyle, temiz iş yapan, işinde gücünde namuslu vatandaşın parası da gitgide yok oluyor.

önceki cevaplara da katılıyorum. kara paranın az bi kısmı da olsa dolaşıma giriyordur. piyasaya can suyu oluyordur. ancak önemli ve büyük kısmının yurtdışında olduğuna adım kadar eminim. yani çok büyük kısmının vatandaşa faydası yok.

bi de ekonomi bize bozuk. ekonomik hiyerarşinin üst tarafında olanlar için hiç öyle görünmüyor.

ayrıca bakınız servet transferi ve ilintili kavramlar.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(12)

Tas kafa arızalı erkek saç modeli ilk kimden çıktı?

Cesario
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSB_Y3t2r-U1IbklZAf9LVBz59_ZS3-GnT2FuXBcS7jOJI1wo_5cK1lvxyj&s=10İlk kimden yayıldı bu akım?Çoğu neden arızalı gerçekten, kavgaya meyilli vs?Saç şekli böyle olan birini gördüm mü uzak durmaya çalışıyorum hır gür çıkmasın diye.
encrypted-tbn0.gstatic.com

İlk kimden yayıldı bu akım?

Çoğu neden arızalı gerçekten, kavgaya meyilli vs?

Saç şekli böyle olan birini gördüm mü uzak durmaya çalışıyorum hır gür çıkmasın diye.
0
Cesario
(06.10.24)
tüm dünyada yaygın bir model, bizim ülkeye özgü değil.

ülkedeki genç erkeklerin büyük çoğunluğu arızalı, saç kesiminden bağımsız. saç modeli arızayle bağlantılı olsaydı yurtdışındaki gençler de öyle davranırdı.
0
titanyum22
(06.10.24)
Hiç bilmiyorum ama aşırı itici geliyor "aaa bak buna da yakışmış şimdi" dediğim olmadı şu ana kadar.
0
kullanicadi
(06.10.24)
O modele Kürt tıraşı deniyordu. Bayadır var yeni bir şey değil.
0
ferenc
(06.10.24)
Bizim ülkede keko arabesk müptezel rapçiler ve T*kT*k ile yayıldı. Diğer ülkelerde ne ile bilmiyorum.
0
nawar
(06.10.24)
90'ların ortasında doğudaydım.
ergenliğe yakın zamanlarımız.
Doğulu kürt arkadaşlar "oğlan traşı" derdi. Oğlandan kasıt gay tabi.
Güney Amerika ülkelerinde de yaygın bir şekil.
Şimdilerde ise suça meyilli 3-5 kişilik gruplarda yaygın
0
diyecevaplandı
(06.10.24)
1. Dünya Savaşından kalmadır. 2. DS öncesi ve sonrasında da çok yaygındır.
Asker tıraşı ya da Amerikan tıraşı da denir
Savaş zamanlarında temizlik zordur. Hastalık yaygındır.
Saçlar 0 sıfıra vurdulurdu. Fakat bazı uyanıklar yanları sıfır, üstü 2-3 yaptırırdı.
0
ankarakecisi
(06.10.24)
Valla ilk demek dogru olmaz belki ancak benim aklimda bu tarz sac ilk olarak (bkz: kim jong-un) ile vucut bulmustur. Belki daha oncesinde falan bircok kisi bu tarz sac tirasini tercih etse de oyle dikkat cekici bir yani yoktu. Tabii diger yandan belki (bkz: inglourious basterds ) filmi de etken olmus olabilir. Klasik berber dukkanlarinda hep brad pitt resmi oldugundan o tarz bir olayla da tarz birazcik degismis olabilir.
0
j r r tolkien hayrani
(06.10.24)
yanlar kısa üstler uzun kalsın diye diye bu model çıkmış olabilir
bu kesime uygun kafa yapısı çok az
ama inatla niye kestiriyor herkes onu da bilmiyorum

genelde futbolculardan yayılıyor bence
0
bir soru sorcam
(06.10.24)
Sıfır bir den sonra patladı bence
0
rodeocu
(06.10.24)
Benim berber Adana'da cekilen 01 diye bir dizi varmis, onun sayesinde populer oldu demisti. Yani ilk o diziden cikmamistir ama o sayede yayilmis.
0
sertac akin
(06.10.24)
Diyarbakır tıraşı bu.
0
mikahakkinen
(06.10.24)
merhaba. "the hitler youth haircut" olarak görsellere bakabilirsiniz. wiki de "undercut" başlığıyla toplanmış.
0
libertine
(06.10.24)
(14)

korkarak yasamak

aferin cok iyi dusunmussun
sorum ozellikle kadin arkadaslara,son gunlerdeki cinnet hali yuzunden sokaga ciktigimda cok stres oluyorum. aksamustu bile olsa omzumdan arkaya bakiyorum, pejmurde giysili insanlar kadin erkek fark etmeden beni cok tedirgin ediyor, karsidan gelen adam beni bicaklar mi, takip ediliyo muyum, tam metro
sorum ozellikle kadin arkadaslara,
son gunlerdeki cinnet hali yuzunden sokaga ciktigimda cok stres oluyorum. aksamustu bile olsa omzumdan arkaya bakiyorum, pejmurde giysili insanlar kadin erkek fark etmeden beni cok tedirgin ediyor, karsidan gelen adam beni bicaklar mi, takip ediliyo muyum, tam metro gelirken biri arkamdan iter mi gibi manyakca seyler aklima geliyor.
paranoyak mi oldum? yasadigim muhit cok nezih olmasa da cok da kotu degil, kalabalik icinde bile gerginim artik.
sizce napmali?
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.10.24)
ha bi de boyle korktugum icin kendimi kotu hissediyorum, butun bunlari ve benzerlerini yasayan kadinlara saygisizlik ediyormusum, sanki tek derdim benim basima gelmesiymis ve ben olaya yuzeysel yaklasiyormusum diye kendime kiziyorum ama korkmama da engel olamiyorum. boyle hissetmem normal mi?
0
🌸aferin cok iyi dusunmussun
(06.10.24)
sanırım buna kitle travması veya ikincil travma gibi bir şey deniyordu. yaşadığın durum normal. ilerlerse bir uzmana görün.
0
phonex
(06.10.24)
korkmayın. burada da varlığı olan incel alçakları sevindiriyorsunuz. bulabildiğiniz herhangi bir silah, bıçak, ne sizi rahat ettirecekse onu taşıyın yanınızda. alabiliyorsanız silah alın. yivli tüfek evde bulundurma şartıyla ruhsatlı alınabiliyor. biber gazı, muşta, elektroşok ne varsa beraberimizde taşıyacağız ve tacizin/saldırının herhangi bir türü karşısında susmayacağız. kız kardeşimize yapılan tacizi/saldırıyı gördüğümüzde de susmayacağız ve tepki göstereceğiz, gerekirse sırf bağırarak da olsa o tepkiyi göstereceğiz. tiz kadın sesinden rahatsız olanları daha da rahatsız edeceğiz.

her konu açıldığında da bunların ne kadar alçak yaratıklar olduğunu anlatıp bilmeyenleri konu hakkında bilgilendireceğiz. nitter.poast.org

bu iki kız boşuna ölmedi, artık bir uyanış var görüyorum. nihayet incellerin canına ot tıkanacağı günler geldi.
0
titanyum22
(06.10.24)
Korkuyla yaşanmaz.
Böyle olayların başınıza gelme olasılığı çok yüksek değil hala.
0
parka
(06.10.24)
Tedbir alın ama sakin olun.
sürekli panik doğru değil.
sosyal medyaya o kadar dalmışısız ki bizi şahsen içinde olduğumuz hayatın gerçeklerinden uzak bir hale getirmiş.
Gününü 10 saat bilgisayar oyunuyla geçirenlerin etrafa çevreye piksel piksel bakması da onun normali.

Korkuyla yaşayan bir kız daha.
Ama adamlar hırsız falan değilmiş:
streamable.com
Olan biteni düşünmek gerekir her daim gelecek hakkında kötü olasılıkları hesaplamakla da bir hayat geçmez.
0
diyecevaplandı
(06.10.24)
ben bir cezaevi çalışanıyım akşama kadar suçlularla beraberiz. genel gözlemim ve istatisktiki bilgilerde bunu destekliyor, suçların yüzde 90nı madde etkisinde gerçekleşiyor. büyükşehirde yaşayanlar için bu tarz suçlulara denk gelme oranı çok yüksek. anadoluda iseniz güvenilir muhitlere oturun oturamıyorsanız da biber gazı bıçak çakı vs ile gezin. ama en önemli şey korktuğunuz belli etmeyin. bu adamlar ezebilecekleri kişileri buldular mı eziyorlar. cezaevi ve sokak kültürleride böyle baskın karakterler eziyet eder. eziyet ede ede eziyet edile edile büyümüş toplumun eğitimsiz ve kontrolsüz kesimi bu arkadaşlar.
0
mikahakkinen
(06.10.24)
korkmak gündemimde yok. mezarlıktan falan geçmiyosam gece yarısı korkmam yani. gündemdeki negatif haberleri asla izlemiyorum, sosyal medyada direk geçiyorum. sizde öyle yapın. evet çok korkunç insanlar var ama çok güvenilir insanlar da var ve size hep o güvenilir insanlar denk gelecek.
0
kurcalamabozarsin
(06.10.24)
yanınızda bıçak biber gazı gibi şeyler taşıyın.şimdi gelecekler diyecekler bıçak taşıma falan diye ama korkma adam bıçaklasanda ölmedikten ve sakat kalmadıktan sonra kolay kolay ceza almazsınız kadın olduğunuz için.
0
komando kani var bende
(06.10.24)
Seni çok iyi anlıyorum ve yadırgamıyorum sana korkma vs de diyemem kadın erkek herkes için inanılmaz boktan bir Türkiye'de yaşıyoruz ve sistemli bir şekilde bu hale getirildik, ben "korkma senin başına gelme ihtimali az" gibi telkinlerde bulunanları da anlamıyorum ne yazık ki surlarda öldürülen kızlar için de ihtimal düşüktü ya da ne bileyim birkaç sene önce yolda kendi halinde yürürken kılıçla kafası kesilip öldürülen bir kadın vardı onun için de ihtimal yok denecek kadar azdı belki de ama insanın başına gelince o %0000,1 olan ihtimal bir anda %100 oluyor gördüğünüz gibi. Onların yaşadığını burada herhangi bir kadının yaşamama ihtimali yok ne yazık ki ya da arkadan selektör yaptı diye bir erkeğin trafikte aracından indirilip öldürülmeme ihtimali de yok, herkes yaşayabilir herkesin tedbirli olması şart. Tamam şu an herkes gördüklerinden dolayı travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor tabii ki bu derece korkuyla yaşamayacağız ama kimse de "ya ben rahatım aga" dememeli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.10.24)
x.com

x.com

Korkunun fotoğrafı deseler şu zavallının yüz ifadesi derdim. Yazık yaa
x.com
0
Mirket
(06.10.24)
Araba alma durumun varsa her yere arabayla git gel. Yoksa yanına arkadaş bul.
0
gabe h coud
(06.10.24)
normal ancak böyle yaşamaya devam edersen olabilirsin.

bununla ilgili çalışmanı tavsiye ederim. türkiye'de hiçbir zaman kadın olarak güvende değiliz.

martial arts sana özgüven kazandırabilir. savunma sporu her birimizin öğrenmesi gereken bir spor dalı.
0
janderzel zartanyan
(06.10.24)
reyting yaptigi icin kadin cinayetleri daha cok paylasiliyor ama istatistiksel olarak erkeklerin erkekleri öldürme orani erkeklerin kadinlari öldürme oranindan cok daha fazla. fakat her sekilde temkinli olmak lazim.

ben almanya'da da ayni paranoyayi yasiyorum ki görece güvenli bir yer denebilir. kisisel aldigim önlemleri sayayim
1) ne yaparsam yapayim, nereye gidersem gideyim mutlaka en az bir kisi benim ne yaptigimi, nereye gittigimi biliyor.
2) eve gelirken anahtari kapinin önünde degil önceden cikariyorum biri arkamdan bana yetisemesin diye
3) araba, bisiklet park ederken tenha bir yere degil giren cikanin cok oldugu bir yere park et
0
sonsuz
(06.10.24)
Sonsuz doğru bir şey söylemiş aslında. Erkekler kadınlardan daha çok öldürülüyor. Bu da şu anlama geliyor aslında, kadın olmakla çok da ilgisi yok olayın. Kötü insanlar kötülük yapmaktan artık korkmuyorlar ya da çekinmiyorlar. Herkes herkese istediğini yapabilir ama düzgün insanlar birine salak bile diyemez çünkü birine hakaret etmek çok kötü bir şey :(
Kötü bir ayrılık döneminden geçtiğim için etrafımdaki çoğu kişi evlensen rahatlayacaksın(sevişsen diyemiyor kuzularım) falan diyorlar ama son yaşanan olayda kızın surdaki bedenini görünce herkes bi triplere girdi ahahaj.
Geçen yıl yaşanan depremde de aynısı olmuştu. Tanıdığım çoğu insan bir süre kendine gelemedi, ev hatta şehir değiştirenler oldu. Ben ise yaklaşık 3 sene önce falan deprem korkusuyla doktorluk olmuş ve aylarca uyumamıştım. O dönem inanılmaz sakindim ve insanlar duyarsız olduğumu düşünmüşlerdi.
Hayır canlarım. Ben insanların artık gözlerini kulaklarını kapatıp mutlu mutlu yaşayamadıkları şeyleri zaten sürekli gördüğüm ve izlediğim için o an şok olmuyorum sadece. Sürekli korku halindeyim zaten.
Antidepresanlarla ayakta duran ve okuma yazmayı gazete okuyarak öğrenmiş biri olarak tavsiyem sakin olmanız. Babam da fazla okurdu, zor bir yerde askerlik yapıp 80 dönemini yaşamıştı. Emniyetle çalışıyordu. Tam bir haber bağımlısıydı. Sonuç 56 yaşında demans hastası oldu. Kaldıramadı.
Yapacağınız şey sakin olmak. Ben arabasız tuvalete bile gitmiyorum. Kimseyle kavga etmiyorum. Anneme sövseler ama babam :(( modundayım. Ama günün sonunda artık kaçacak bir noktada olmazsam tek başıma da gitmeyeceğimi söyleyebilirim. Nefes alan her varlığı insan olarak görmüyorum. Bu yüzden nefes alan her varlığa karşı aynı etik ve ahlaki değerlerim yok. Bana, canıma malıma aileme varlığıma düşman kimseye karşı herhangi bir şey hissetmiyorum. Kafam oldukça rahat diyebilirim.
Hayatınızı yeniden düzenleyeceksiniz ne yazık ki. Dışarıya çıkmamak, eğlenmemek, daha usturuplu giyinmek, ne bileyim bir şey bir şey yapmamak çözüm değil. Bunlar çözüm olsaydı afganistan kadınlar için dünyanın en güvenli ülkesi olurdu. Şunu yapmazsam başıma bir şey gelmez diye bir şey yok. Karşıdakiler için sınır yok çünkü. Onlardan güçsüz olmanız yeterli. Kadın, erkek, çocuk, hayvan ayrımları yok. Güvenli ya da güvensiz yer ayrımları da yok. Güneş ışığıyla ya da ay ile de ilgilenmiyorlar. Zarar verebilecekleri her şeye zarar veriyorlar. Çok basit aslında.
Kendinizi korumak için daha akıllı olmak zorundasınız benim anladığım şey bu. Allah korusun ama bir gün yaptığınız şeyler yeterli gelmeyebilir. O gün için müthiş bir söz var. Benim anam ağlayacağına onunki ağlasın. Bu kadar basit.
Size abarttığınızı söyleyenleri de takmayın. Güvenli yerlerde allahın şansı kulları bu tür akıllar vermeyi seviyorlar. Sizi kısıtlamaya çalışanları da takmayın, azcık haber izleyen biri suçların sadece gece vakti ıssız sokaklarda kadınlara karşı işlenmediğini de bilir. Bunların hepsi bana göre saçmalık.
Değişik bir tür savaşta gibi hissediyorum ben kendimi. Hayatta kalmaya çalışıyorum. Kadın ya da erkek düzgün insanların hepsi farkında olarak ya da olmayarak bunu yapmaya çalışıyor aslında.
Daha akıllı ve daha dikkatli olacağız. Karşıdakilerin kafası çoook rahat. Bizimkinin de rahat olması lazım.
0
mrvln
(07.10.24)
(4)

Trafikte Yaşanan Bazı Aksilikler

hasco912
Arkadaşlar selamlar. Yaklaşık 1 senelik sürücüyüm. otomatik heçbeke biniyorum. Toplam da 2.000 km kullanmışımdır, keyfe keder biniyorum. Kurallara, hız sınırlarına, sollama, dönüş, ışık vs neyse tüm kurallara uyarım. 70-90 arası hız yaparım. Ancak bazen başkalarının yaptığı bazı hataları telafi eder
Arkadaşlar selamlar. Yaklaşık 1 senelik sürücüyüm. otomatik heçbeke biniyorum. Toplam da 2.000 km kullanmışımdır, keyfe keder biniyorum. Kurallara, hız sınırlarına, sollama, dönüş, ışık vs neyse tüm kurallara uyarım. 70-90 arası hız yaparım. Ancak bazen başkalarının yaptığı bazı hataları telafi ederken, veya kendim yaptığım hatalardan dolayı zaman zaman tehlikeli olabilecek şekilde diğer bir araç/araçlarla yaklaştığım oldu. örneğin bugün sollamaya çıktığımda, bir ilerdeki sağdaki arabanın (büyük suv gibi bişeydi) şeridi ortalaması nedeniyle ben de şeridimin soluna yanaşmak zorunda kaldım ve soldan geriden gelen araca da fazla yaklaşmış oldum. yani düz yolda giderken bile böyle şeyler yaşamak normal mi? iyi sürücüler böyle şeyleri nadiren veya hiç mi yaşamıyor. bunun normali nedir. araç kullanmamam mı gerekir? (bunun dışında dar bir sokakta karşıdan gelen araca yol vereyim derken fazla yanaşınca tamponun altını hafif sürtmüştüm ama bunları saymıyorum. tehlikesi olmadığından ciddiye almıyorum)
0
hasco912
(05.10.24)
Hata yapmadan öğrenilmez. Hiç kimse sıfır hata ile kullanmıyor. Herhangi bir hayatı tehlikeye atacak hata yapma, yeterli. Rahat ol.
0
Mirket
(05.10.24)
sollamalarda sola yanaşman mühim değil olabilir yanaşabilirsin ama karşıdan gelen araca fazla yaklaştım diyorsun zaten sollamaya çıkarken karşıdan gelen aracı görmen lazım görmüyorsan sollamaya çıkmayacaksın. yani hata senin yanaşman değil görmediğin yola çıkmandır.

karşıdaki adam da acemi olabilir panik yapıp üstüne kırabilir sen panik yapıp sağ şeride erken girersin arabanın kıçı diğer arabaya çarpar vs vs bunlar uzar gider. kısacası önünü görmediğin yerde sollamaya çıkılmaz
0
respect
(05.10.24)
Hatalar da öğreticidir.
Sağa sola dönerken, sollarken aynalara bakmak önemlidir.
Sollamaya başlanacağı sırada arkadaki araç artık bu alana girdiyse geçmesi beklenir.

i.hizliresim.com

Tecrübeli sürücüler de hata yapar.
İnsan sonuçta araca binerken kendi beyni ve kişiliğiyle biniyor.
Araca binen sürücü, hata yapma payını veya olasılığını dışarıda bırakmıyor.
0
diyecevaplandı
(05.10.24)
Ben de istanbul ici 6 aydir falan 2000km yol yaptim ayni sayiliriz. Benim 6 ayda ogrendigim sey sakinligini korumak oldu. Baglanti yollarina girip cikarken 3 serit birden degistirip tarali alanda onume kiranlar mi dersin kopru girislerinde sol seritte onu bombos 90km hizla giderken aniden frene basip duranlar mi dersin, makas atanlari ve motorculari saymiyorum bile. Bu tiplerin senin acemi ya da usta olmanla ilgisi yok varlar ve malesef hep var olacaklar. O yuzden dedigim gibi sakin kalmak panikle ani manevralar yapmamak ve surekli ayna kontrolu seni buyuk kazalardan korur.
0
ceann deas
(05.10.24)
(8)

Hammadde bitince ne olacak

the sound and the fury
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı i
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı için kaynaklar tükenmiyor mu
0
the sound and the fury
(03.10.24)
Ya simdi derler ki ama iste ek kaynaklar bulundu, sondaj teknolojisi gelisti falan filan. Butun bunlar olabilir ama sirf propagandasi yapiliyor diye islerin o yonde ilerleyeceginin garantisi yok. Zaten tamamen hakli da olsalar, kaynaklarin yeniden kullanimiyla ilgili cesitli calismalar var. Petrol ihtiyaci da elektrikli araclarla azaltilacak, yani oyle olacagi iddia ediliyor.

Bu arada ilk cumlemi suna istinaden yazmistim; 90'larda okullarda soylenen seylere gore petrolun coktan bitmis olmasi falan gerekiyordu.
0
mbond
(03.10.24)
su dışında diğer kaynaklar için endişe edilecek durum çok uzakta bence.
teknoloji geliştikçe yeni materyaller de üretiliyor. yeni teknikler ile madenlerden daha fazla verim alınıyor ya da yeni cevherler keşfediliyor.

90'lardaki petrol bitecek geyiği bildiğim kadarıyla yalan değildi. o zamanın teknolojisi ve finansal imkanları ile elverişli olan kaynaklar azdı ve muhtemelen onlar tükendi. ancak yeni yöntemler, yeni kaynaklar bulundu ya da çıkarma maliyetleri düştü. şimdiki kaynaklar da belki 50 yıl sonra bitecek ancak o zamana dek yeni kaynaklar bulunabilir.

su'ya girmiyorum. o ciddi ciddi endişe etmemiz gereken bir şey. para olmadan su içilmiyor ülkemizde ve ciddi bir para ayırmaya başladık gün be gün.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
Eskiden kocaman tarlada az miktarda domates üretilebiliyordu. Şimdi küçücük serada çok fazla domates üretiliyor.
Eskiden petrol herşeydi. Şimdi yenilenebilir enerji kaynakları teknolojisi hızla gelişiyor.
Deniz suyunu arıtıp kullanan ülkeler var.

Yani teknolojideki ilerleme sorunu çözecek.

Ancak şöyle olacak. Dünya aşırı hızla çölleşecek. İnsanların çok büyük bölümü şu an Afrika'da örneği görüldüğü üzere hızla sefalete ve açlığa kurban gidecek.
Diğer insanlardan zenginlikle ayrışmış mutlu azınlıklar mutlu mesut yaşamaya devam edecek.
0
Mirket
(03.10.24)
@mirket sadece insanlar değil hayvan nesilleri de risk altında. Çoğunun nesli tükenecek o halde.
0
🌸the sound and the fury
(03.10.24)
Dünyanın %70'i su onun da %97'si tuzlu su, tuzlu suyun filtrelemesini pratik hale getirip su sıkıntısını aşabilirler, bu süreçte tabii deniz hayatı biraz sekteye uğrar dünyadaki oksijenin büyük bir kısmını üreten Algler ufak ufak ölür ama o zamana kadar zaten insanlık onun da çözümünü bulacak kadar ilerler bilimsel anlamda. Enerji için de nükleer enerji gibi olabilecek en temiz ve neredeyse "yoktan" enerji üreten enerji kaynağı var, nükleer enerjide stabil üretimi olan Fransa gibi ülkeler enerjinin kralı olur, gerçi önceden petrolde Araplara muhtaçtı dünya ama nükleer enerji üretimi çok daha basit ama coğrafya olarak böyle santraller kurması riskli olan Türkiye gibi Japonya gibi ülkeler ne yapar bilemem yine birilerine muhtaç kalırız ya da santral kurup çalıştırmayı beceremeyip patlatarak dünyanın içinden geçeriz :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.10.24)
Sürekli olarak yokluk, kıtlık haberlerinin ardındaki ana kaynağa bakmak gerekiyor.
İleride yapılması küresel planlar için arada bir çıkan haberler sadece.
Dünyanın sanılandan daha zengin kaynaklara sahip olduğunu düşünüyorum.
Afrika bile hala fakirse batının yıllar yılı sömürmesiyle fakir. Oysa toprağı ve yeraltı kaynakları oldukça zengin bir yer.

2025te de uzayda bir şeylerin olması söz konusu. Belki de uzaylılar gelecek (!) Plan bu yönde.
Küresel bir vicdan, ortak bir farkındalık, ortak savunma gücü için böyle haberler gerekli.
Singularity kavramını iyi anlamak lazım.

Hammadde bitmeyecek. Sadece yapay krizler yapay kıtlıklar oluşturulacak.
Covid döneminde olanları unutmamak lazım .
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
Adapte olunabilecek noktaya kadar adapte olunacak; bu tabi ki ölümlerin artması vb. demek. Ancak adapte olamayacağımız bir nokta gelirse de kökümüz kuruyacak işte. İnsanlık tarihinde buna benzer dönemler ve yok olmanın eşiğinden döndüğümüz zamanlar var. Bir kaynak direkt olarak tükenmese de ona erişimin zor ya da imkansız hale gelmesi (Mesela iklim değişimi nedeniyle güneşten yeterince faydalanamamaız bu arada da her yerin buzullarla kaplanması) bu bağlamda düşünülebilir.
0
salihdt
(04.10.24)
kesfedilmeyen hammadde, kesfedilen hammededen cok daha fazla oldugu icin oyna dewamke. 30 sene once araplarin petrolu 30 sene icerisinde bitecek deniyordu, adamlar her zamankinden daha zengin su anda:D
0
baldur2
(04.10.24)
(17)

Fazla mı asılıyoruz hayata?

gabe h coud
Her gün milyonlarca insan ölüyor. "Otomobilin çarptığı x kurtarılamadı." İnsan tek bir cümleyle sonsuzluğa uğurlanıyor.Ölüm bu kadar gerçek ve yüksek bir ihtimalken fazla mı ciddiye alıyoruz hayatı?
Her gün milyonlarca insan ölüyor. "Otomobilin çarptığı x kurtarılamadı." İnsan tek bir cümleyle sonsuzluğa uğurlanıyor.

Ölüm bu kadar gerçek ve yüksek bir ihtimalken fazla mı ciddiye alıyoruz hayatı?
0
gabe h coud
(03.10.24)
Istatiksel olarak cogu insana araba carpmiyor ve uzun bir yasam sürüyorlar.

O yüzden ciddiye almaya devam.
0
sonsuz
(03.10.24)
fazla ciddiye alıyoruz
sana 15 senedir bu sitede bakanlar, dünyalık kaygısı tarafından kuşatılıyor
iç muhasebe konusunda da evvela başka merhaleleri katetmen lazım
0
lambırcek
(03.10.24)
belki yarin olurum bosver diye yasarsan zaten hic yasamazsin ki, asil olecegini bildigin icin hayata asilmalisin. en dindari, spiritueli bile hic olmeyecekmis gibi yasiyor, diger dunya cennet diye sayiklayan haci amcanin 25 tane dairesi var :D

o yuzden basmaya devam.
0
baldur2
(03.10.24)
baldur +1

yardirmaya devam..
0
cooperr
(03.10.24)
Ciddiye alanlar, ciddiye almadan rahat yasayanlara özenenler aslinda.
0
Yourcousinmarvinberry
(03.10.24)
Haklısın.

Ölüm aslında bize çok yakın.
Bizler kendi nasibimizden uzak olan maddi isteklerimiz uğruna oldukça fazla zaman harcıyoruz.

İşin tuhafı ölümden bahsetmek bile maddiyatla gözü kapanmış insanlar için rahatsız edici, uzak durulması gereken bir konu olmuş durumda.

Yaş 40 ı aştı ve ölen için minarelerden yükselen sela sesleri çocukluktaki gibi gelip geçici bir etki uyandırıyor uyandırmıyor. Aksine Bilmediğimiz yer ve zamanda sıranın bize daha da yaklaştığını gösteriyor.

“Bütün zevkleri bıçak gibi kesen ölümü çokça hatırlayın!” (Tirmizî, Zühd, 4)
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
Evet fazla ciddiye aliyoruz her seyi. Is stresi, trafikte gerginlik, surekli gelecek planlari… yarin olecekmis gibi yasanmaz elbette ama bazi seyleri de cok takmamak lazim. Bir saniye sonramiz belli degil cunku.
0
mor oje
(03.10.24)
fazla ciddiye alıyoruz. dünyada bir sinekten farkımız yok. sisteme adapte olup yaşıyoruz. evleniyoruz çocuk sahibi oluyoruz, zaten dünyanın yüzde 99u bunu yapıyor. çok da ciddiye almamak lazım. kendini kanıtlama derdi olmayanlar gibi yaşamak lazım.
0
mikahakkinen
(03.10.24)
Bunlarin hepsi istanbulda yasamaktan oluyor
0
Zetnikov
(03.10.24)
Böyle bir kısır döngü içinde gidip geliyorum, durduk yere mutsuz ediyorum kendimi sağlığım yerinde, işim gücüm var, kendi başıma yaşıyorum, istediğimi yapıyorum. Işte yalnızlık, insanların kaypakligi vb sebeplerle haddinden fazla kendimi uzuyorum ve meşgul ediyorum. Bunu fark ediyorum salıyorum kendimi, birkaç gün sonra bakıyorum gene her şeyi takmaya, derbeder olmaya başlamışım,
0
sanguine
(03.10.24)
Evet, fazla ciddiye alıyoruz ancak her şey bir seçim.

Örneğin bugün itibariyle nasılsa öleceğim ya diyerek har vurup harman savurdum ve ta-daaa 90 yaşıma kadar geldim. Hastalığı, ameliyatı, kemoterapisi hiçbir birikmişim yok.

Yoo bana ne yaşlılık var dedim, elimde ne varsa sakladım, yemedim içmedim gezmedim ve tak ölüverdim. Eee?

O yüzden seçim. Ne yarın ölecekmiş gibi, ne de sonsuza kadar yaşayacakmış gibi... 3/2 gayet güzel bir orandır mesela :)
0
charbiel
(03.10.24)
Yarın ölecekmiş gibi öbür dünyaya, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya çalışmak lazım.
0
etna
(03.10.24)
Fazla derken, fazla mi onemsiyoruz? Mecbur yasiyoruz aliemiz olunca.
0
Kahvedesu
(03.10.24)
Para kazanmak konusunda fazla ciddiye almak lazım geleceğin ne getireceği belli değil belkide huzurevine gideceğiz ya da çoluk çocuğa bırakılacak rahat yaşasınlar diye mesela senin 25 dairen var ama o dairelerin el oğluna gidecek ya damadın, gelinin alacak o malları daha sonra senin damadınla, gelininin; damadıyla, gelini alacak o 25 daireyi. yani senin görmediğin adamlar yiyecek o malları haa ama sen onlar da benim evladım dersen bişey diyemem haklısın.

Bence insanların takıldığı olay küçük şeyleri dert etmekle alakalı. buradakiler fazla ciddiye alıyor benim gördüğüm. çevremde pek yok ciddiye alan. iş yerindeki küçük olayları takan var, ailesindeki küçük olayları takan var, haberleri okuyup psikolojisi bozulan var, yazarlarla ağız dalaşına giren var, yazar engelleyen var, duyuruda tartışan laf sokmaya çalışan var. lan kıçı kırık bir site burası millet niye ciddiye alıyor onu anlamıyorum :d

ben geçmişte doğuda yaşadım pkk ile ilgili şeylerde yaşadım gördüm ondan biraz boş verdim artık. tabii her insanın yaşayışı farklı
0
komando kani var bende
(03.10.24)
nasil mutlu olacaksan oyle devam :)
0
sweetoffice
(03.10.24)
Her şeyi kararında yapmak lazım. Çok ciddiye almak da , hiç ciddiye almamak da kötü.
0
rock n roll
(03.10.24)
bence istanbul gibi büyükşehirler tam bir devir daim makinası ve çarkları arasında yok oluyoruz, istanbul yerine daha küçük şehirlerde, köylerde falan bu kadar hayata asılmıyorlar gibime geliyor.

insanların emeklilik planı olmaması, olamamasından kaynaklı, kimse şu olunca tamam diyemiyor. Tabi bir de işin içine hırs vb girince.
0
liberal
(03.10.24)
(33)

hayatımın ilk darbı, ne yapmak lazım?

fakat
hep haberlerde gördüğümüz o şey benim başıma geldi.ergenekon caddesi 16/A da bulunan migros mağazasında darp edildim, hiçbir sebep de yokken.anlatayım. 19.45 sıralarında, cips almak için bu magazaya gittim. kasada ödeme yapıyordum, manav tarafından bir adam bana çarparak başka bir kasaya ürün koydu,
hep haberlerde gördüğümüz o şey benim başıma geldi.

ergenekon caddesi 16/A da bulunan migros mağazasında darp edildim, hiçbir sebep de yokken.

anlatayım. 19.45 sıralarında, cips almak için bu magazaya gittim. kasada ödeme yapıyordum, manav tarafından bir adam bana çarparak başka bir kasaya ürün koydu, bir şey demedim, sonra arkadan gelip bilinçli olarak çarparak bir şey daha koydu. bende 'yavaş' dedim ama kendimi haklı çıkarmak için söylemiyorum, gerçekten son derece normal bir şekilde söyledim, zaten gün boyunca bütün keyfim yerindeydi bugün. adam ters baktı hatta, başımı eğip devam ettim. belki de hata buydu, birden sen kime dikleniyorsun dedi. işte bu sefer cevap verecektim, ama boğazımdan tuttu, arka arkaya vurdu başıma. neye uğradığımı şaşırdım, 31 yaşındayım, hiç kavgaya karışmadım, hiç dayak yemedim. hemen biraz uzaklaştım polis çağrdım, duydu, döndü, yerde düşen gözlüğünü aradı, taktı, sen dedi polisi mi arıyorsun dedi aynı şekilde bir daha vurdu. çevre acayip kalabalık, hiç kimse karışmadı, ama suçlamıyorum, belki bir husimet var zannettiler. yani adam beni, istanbul'un en işlek caddelerinden birinde, evire çevire dövdü.

neyse, maalesef polis gelmedi arkadaşlar. 45 dakika sonra beni aradılar, adam orda mı dediler, tabi kaçtı dedim, darp raporu alıp feriye polis amirliğine gelin dediler. ben zaten şaşırdım, evet hala şaşırıyorum. neyse gittim hastaneye burnumdan falan kan geliyor tabi, tetanoz falan vurdular, iki ilaç yazdılar, görüntüleme cihazına girdim, acil kbb baktı, bulguları yazıp darp raporu verdiler.

feriye polis amirliğine gittim. bakın, üç kere polis ile konuştum, bir keresinde beni özelden aradılar, ve feriye polis amirliği dediler ama bu sefer de şişli polis amirliğine yolladılar. burada ordan oraya taksiyle gidiyorum, toplam 400 tl taksiye verdim eve gelinceye kadar, şişlideki polis de önce yollayacaktı ama herhalde ben ağlamaklı olunca bir şeyler yapası geldi. bir kağıda olayı yazdı, benim bilgilerimi aldı, kamera kayıtlarından tespit edelim direkt adamdan şikayetçi olun dedi.

biraz uzun oldu ama, kısaca ben galiba dayağı yediğimle kaldım. üstelik hala burnuma elimi götürünce kan geliyor. kendimi çaresiz hissediyorum, aileme de yarın anlatacağım. siz ne yapıyorsunuz, yanınızda biber gazı falan mı taşıyorsunuz? kendi adeletmizi kendimiz mi sağlayacağız ya da dayak yiyip yiyip oturacak mıyız?

not: eğer kamera görüntüleri ya da kimlik tespiti falan olursa paylaşacağım. yani sonuçta bu kurtuluşta markete girdiğine göre o civarlarda birisidir. en azından hapse girmese bile, hiçbir ceza alamasa bile, kim olduğunu bilelim. ama kime anlatsam üstüne düşme boşver diyor, lan ilk defa dövüldük, öylece eyvallah mı diyeceğiz, anlamadım ki.

şimdi aklıma gelmeyen öneriler varsa alabilirim, daha detaylı bilgi isteyen varsa yazabilir.
0
fakat
(02.10.24)
Gecmis olsun.
Pesini birakmayin elemanin mevcutta hagb varsa mesela direk hapse girer ilk alacagi cezada

yalniz merak ettim eliniz armut mu topluyordu?
0
nuisance2
(02.10.24)
geçmiş olsun. dün ekşide biri motoru ezen araba başlığına yazmıştı, "ben daha haksız olduğu halde başına bir şey gelmeyeceği için bu kadar rahat hareket eden bir topluluk görmedim" diye. adamdaki rahatlığa bak, keyfi adam dövmüş.

biber gazı diyorsun da olay o kadar saçma ki sen daha kendi elini kaldıramamışsın şaşkınlıktan, biber gazını nerede bulup da adama sıkacaksın? olur şey değil. filmini yapsalar oha yok artık kurguya bak deriz.
0
titanyum22
(02.10.24)
Geçmiş olsun. Kuzenime de benzinlikte bi adam kafa attı aynı böyle saçma bi nedenden. Şikayetçi oldu, mahkemeyle uğraştı, tehdit edildi vazgeçmedi. Adam da en son adam yaralamaktan ceza aldı ama yatmadı diye biliyorum.

Sizin markette de görüntü vardır. Son dönemde epey bi sosyal medya baskısı yaratılabiliyor. Görüntüleri edinirseniz paylaşalım gündem yapalım sözlükte. Kendinizi blurlayıın ifşa olmak istemezseniz.
0
awlmi
(02.10.24)
Geçmiş olsun, her erkeğin hayatında dayak attığı dayak yediği bir dönem olmuştur, sen bununla biraz geç tanışmış olduğundan biraz gururun incinmiş olabilir ama üzülme herkes bu yollardan geçmiştir, senin ilk deneyimin biraz barzo çağına denk geldiği için orantısız olmuş sadece acemiliğine denk gelmiş ama bu da bir tecrübe sayılır senin için, ben de böyle destek vereyim sana.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
bir de ilave olarak yanlış bilmiyorsam kasten adam yaralamada kamu davası açılıyordu. şikayetten dönseniz bile zaten kamu davayı devam ettiriyor olmalı. bir avukata da danışabilirsiniz. devlet işlem yapmak zorunda siz isteseniz de istemeseniz de diye aklımda kalmış.

edit: biraz bakındım sanırım kırık olunca böyle oluyormuş (kuzenimin burnu kırılmıştı). kırık yoksa uzlaşma oluyormuş galiba.

şurdan baktım;
barandogan.av.tr
0
awlmi
(02.10.24)
Geçmiş olsun. Malesef buna bişey yapmazlar. Cinayetler de bile verdikleri cezalar ortada. Artık bu olay geçmiş bitmiş böyle bakın.
0
ferenc
(03.10.24)
Arkadaşlar gerçekten o kadar saçma ki hiçbir şey yapamadım, ben tabi ki can havliyle kendimi korumaya çalıştım, ama benden çok güçlüydü, ben zayıf biriyim herhalde zaten o yüzden gözüne kestirdi. Yani öyle dövsun diye beklemedim, ama gücüm yetmedi. Ve kimse karışmak istemedi, polis de gelmedi, ki o cadde çok kalabalık. Şimdi biber gazı falan araştırıyorum. Başka bir şey tasisam herhalde o da bana döner, o yüzden girmeyeceğim. Ama nasıl manyaklarla yasiyoruz. Dediğim gibi en azından biz bilelim yayalım. Görüntüler ortaya çıkınca göreceksiniz, adam resmen dövmek için bahane arıyor, ya başka bir şeye kızdı, ya da madde falan kullanmış.
0
🌸fakat
(03.10.24)
Geçmiş olsun, sıkıntılı bir insana denk gelmişsiniz. Şu noktada yapılacak bişi yok beklemekten başka. Umarım kimliği tespit edilir, ben şu anlattığınız senaryodaki insanın suç kaydı olmaması ihtimalini pek olası görmüyorum. Bence de hagb'si falan vardır. Gelişme olursa paylaşın lütfen
0
kullanicadi
(03.10.24)
toplum çok hasta. eğitim, medya, ekonomi, kötü beslenme vs. ile bilinçli bir şekilde hasta edilmiş bir toplum.
ve eğitim müfredatı değişti yozlaşma daha da artacak. kimse de çıt yok
0
bahçedekisandal
(03.10.24)
gücünüz yetmeyebilir normaldir kendinizde sıkıntı aramayın. benim bi ruh hastası bilmem kaç kuşak dövüşçü arkadaşım var, gerçekten gözlerimin önünde 3 kişiyi dövmüşlüğü var ama onun da bir sonu yok. sen döversin bu sefer bıçak/silah çıkarır biri ki başına da geldi götüm götüm kaçtı bi şekilde. napıcaz silah mı taşıycaz. ortalık manyak kaynıyo hangi birine yeteceksin. mümkün mertebe bulaşmadan devam etmek lazım. yasal olarak hakkınızı arayın, yapılabilecek tek şey bu.
0
awlmi
(03.10.24)
Çok geçmiş olsun.

Karşılık vermemeniz çok yerinde olmuş. Kavga edebilen ya da gerçekten güçlü iyi dövüşen biri dahi olsanız bu ülkede kimseyle kavgaya girilmez -normal şartlarda da asla taraftari değilim tabii-

Biri çıkarır takar kelebeği bıçağı, tabanca çıkarır vs.

Türkiye'de fight club filmindeki gibi takilacaksin. En iyisini yapmışsınız aslında farkında olmayarak belki de..
0
makbur
(03.10.24)
Sadece karate gibi gerçekte işinize yaramayacak şeyler öğrenmeyin diye geldim. Boks veya kickbox öğrenin, öğrenecekseniz. Karate ve gibileri adam olsaydı boks gibi müsabakaları olurdu. Yumruk veya tekmeyi gerçekten yemeden verilen eğitimler gerçekten uzaklar. Blok yapmayı öğretirmiş ama karşınızdakinin de size karateci olarak saldırması gerekiyor çünkü karateciye karşı blok öğretiyorlar. Güreş de olur bu arada.
0
Shepard
(03.10.24)
Ya ben de kas yok zaten, ince zayıf bir şeyim. Boks falan belki öğrenirim ama biraz uzun iş ve 10 saat ayakta çalıştığım için bilemiyorum fırsat olurmu, yine de teşekkürler. Şimdi kartta para yokmuş, nakit var sadece, yarın yükleyip biber gazı muşta falan alacağım. Napayım en azından uzaklasmama yeter belki, muşta bilemiyorum da biber gazı kesin hep cebimde kalsın
0
🌸fakat
(03.10.24)
Geçmiş olsun, 7 kişiye 2 kişi dalıp dayak yemişliğim vardır. O sırada eğitimim yoktu.

olaydan seneler sonra 2 sene haftada iki kez eğitim aldım, yediğim dayağın belki 100 katını eğitimde yedim. kaburgam çatladı, defalarca gözüm morardı, vücudumda morarmayan, darbe yemeyen yer kalmadı.

İlk günler insanın gururu azıcık incinir, zamanla geçer. Dövüş eğitimi almanıza gerek yok, ben hayatımda daha başka kavgaya karışmadım çok şükür.

Yasal olarak hakkınızı aramak için sağlam bir avukat tutun, adam belki içeri girmez ama hem sağlam bir tazminat koparırsınız, belki karşı tarafın denetimli serbestliği vardır, 3-5 ay da olsa yatmasını sağlarsınız.

iftira atmasına karşı şahit mutlaka bulun, bana küfretti der yırtmaya çalışır.

Tekrar geçmiş olsun, daha kötüsü olmadığı için şanslı sayın kendinizi.
0
kimlanbu
(03.10.24)
kamera görüntüleri varsa yüzüne de vurduysa arkadaş ceza alır. iyi bir avukatla çözülür. polis savcılık türkiyedeki tüm memurlar çalışmak istemiyor. ülkemizde ne yazık ki adalet yok ve adalet sistemi çökmüş durumda.
0
mikahakkinen
(03.10.24)
Insallah yakalanir ve siciline isler ilerde sicil istenen isleri yapamasin en azindan
0
Zetnikov
(03.10.24)
Geçmiş olsun...

Bu iş sizin çözebileceğiniz bir iş değil maalesef. Hükümet ve yargının çözmesi lazım. Ama onlarında çok umurunda değil. Savcıları da dövmeye başladılar, dur bakalım. Bir kaç milletvekili de dayak yerse, belki...


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.10.24)
Geçmiş olsun bende 2 kişiyle kavga etmiştim tek başına imkanınız varsa boksa gidin.
0
slm ben yalnız komando yasin
(03.10.24)
kardeşime pazarda yan baktın diye esnaf saldırmıştı. dava açtık. adam baya yüklü para cezası aldı. peşini bırakmayın.
0
xrated
(03.10.24)
kardeşim erkek adam dayakta yer dayakta atar. bir keresinde bende dayak yedim bir yumruk o yüzden yapacak bir şey yok. boşver. olan olmuş biber gazı al iyi olur olmadı sıkarsın. sende 2 tane sallabilirdin.
0
sizofren06
(03.10.24)
'Boşver, uğraşma, sineye çek.' diyenlere anlam veremiyorum.

Toplum hastalıklı bir hal almaya başladı.

Normal insanlar bu gibi olayları sineye çektikçe, hakkını aramadıkça, hastalıklı insanlar yaptıkları yanlarına kar kalmış olarak meydanı boş buldukça daha da azıtacaklar.

Böylelikle normal vatandaşların konfor alanları iyice küçülecek.

Hakkınızı arayın. Polis, işten kurtulmak için sizi iknayla dosyayı kapamaya çalışsa bile ikna olmayın. Dosyanın savcılığa ulaşmasını sağlayın. Şahsa bir şey yapılmaz sanmayın. Bu davada bir şey yapılmasa dahi kayda geçecek bir dahaki sefere daha ağır ceza almasına sebep olacaktır.

Eğilmeyin. Hakkınızı arayın.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(03.10.24)
Geçmiş olsun.
Benim şahsi düşüncem failin yaptığının aynısı, halkın da göreceği bir yerde kendisine yapılmadıpı sürece adalartin gelmeyeceğidir.
İşleyişte sözde insanilik adı altında faili arka planda ödüllendiren bir sistem var maalesef.
Gerçekte işlediği suç sebebiyle bir ceza alan suç işlemekten artık korkmalı. Ama yok..
bizde hapse giren Miroğlu, Polat Alemdar olup çıkıyor.
İşin peşini bırakmayın.
İşin sonu tazminat olsa bile en yükseğini almaya gayret gösterin.

Başka türlü anlaşma/uzlaşma yollarına girmeyin.
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
çok normal şeyler. istanbul gibi çöp şehirde böyle bir olay yaşamamış olmakmucize. bulaşmamak bulaşınca da önemsememek lazım. bir kaç güne zihinden silmek lazım yoksa kafayı yedirtir düşündükçe
0
ShadowOfMoon
(03.10.24)
annem de boşver uğraşma adresini bulur kafaya takar diyor ağlıyor, doğru ne bilemedim. teoride herkes iyi, şiddet magduru olduk, sanırım öyle evde oturacağız. gerçeklerle yüzleştim ülkenin. o rahat rahat gezsin...
0
🌸fakat
(03.10.24)
Bence memur olayı unutup vazgeçeceğini düşünüyor. Kendiliğinden gidip kamera falan araştıracağını sanmam.

Adliyeye git nöbetçi savcılığı bul ifadeni ve raporunu ver sonra gönül rahatlığıyla uyuyabilirsin.

Raporun olduğu için ceza alacaktır.
0
hebanon
(03.10.24)
Dövüş sporu falan ne alaka yahu. Olay dayak yemek falan olsaydı her gün trafikte en az 10 tane arabayı çiğnerdim ben. Güzel güzel de dayağımı yerdim, cinnet seviyesine geldiysem ben de tekme tokat döverdim. Öyle medeni medeni yere düşene kadar falan yok ki artık. Herkes bıçaklı. Seçim günü sokağımda bir şeyi olmayan toplamda 3 daire falan vardı. Saat üçe kadar savaştaki gibi silah sesi dinledim ben.
Yok erkek adam dayak yer yok döver falan düşüncesi 2005 yılında falan kaldı. Şu an öyle bir ortam yok.
Soruya gelirsek şikayetinizin peşine düşün. Evet size yaptığının karşılığını allah kahretsin ki görmeyecek ama bir gün yanlış kişiye çatacak. O gün sizin şikayetiniz bir sürü şeyi değiştirebilir. Benim istanbulda yaşama nedenlerimden en büyüğü en büyük balığın olmaması. En kötünün en ruh hastasının en mafyasının vs. vs. Her zaman daha kötüsü bir yerlerde var. Böyle biri de tamam bu sene bi tane adam dövdüm yeter artık seneye demeyecek, devam edecek. İşte o gün için sizin de başınıza gelen bu temizlenmesi gereken virüsün geçmişinde bulunsun. Siz de yapabileceğinizi yapın yeter.
0
mrvln
(03.10.24)
Güncelleme: Polis beni aradı, kamera kaydını incelemiş, olay çok basit bir nedenden çıkmış dedi, önceden bir vukuatiniz var mı diye sordu. Yok dedim, adamı hayatımda görmedim. O sırada telefon çalıyor bakmaliyim dedi, bir buçuk saat sonra ben aradım, açmadı. Şimdilik bu kadar.
0
🌸fakat
(03.10.24)
yerinde olsam biraz herifi sorustururum, eger civarda yasiyorsa ve o markete sik sik geliyorsa 3-5 kisi toplarim, herifi kolay kolay hastaneden cikamaycak sekilde benzetirim.
boylelerini sakat birakmak lazim ki kolay kolay baskasina dalamasin.
0
cooperr
(03.10.24)
Güncelleme: Arkadaşlar, polis beni aradı, yabancı olabilir mi dedi, ben adamın 'bir adım daha atarsan seni öldürürüm' dediğini, polisi kimi ararsan ara dediğini söyledim, Türkçeyi herhangi bir aksan olmadan konuşuyordu yani.

Anlamadığım şey, şu aşamada kayıtları neden alamıyoruz, biz silideyiz, ben bilmiyorsam başkası biliyordur, adamı paylassak çok kısa sürede bulan gören çıkar, zaten darp suçu görüntülerde sabit? Çok daha kısa sürebilir bu şekilde. İlla kimlik tespitini polisin mı yapması gerekiyor?
0
🌸fakat
(04.10.24)
hocam geçmiş olsun. bence bir psikoloğa da gitmenizde fayda var.
bir şikayetiniz olmasına gerek yok. "insanlar görünmemi önerdiler geldim" dersiniz.
olayı farklı bakış açılarından size sunarak daha sağlıklı atlatmaya yardımcı olabilir.

derdiniz başınızdan aşkındır belki şuan ama sormak istiyorum;

şuan çarşıda pazarda, bir kaba insanın yine bir suçsuzu darp ettiğini görseniz, müdahil olur musunuz ? yoksa sizin migros'takiler gibi seyirci mi kalırsınız ? bu konuda fikriniz değişti mi çok merak ettim.
0
WithWorth
(04.10.24)
Seyirci kalan sadece migros değildi, tüm Ergenekon caddesiydi. Ajitasyon için söylemiyorum, orası çok kalabalık bir yerdir ve olayın çoğu caddede oldu, kimse karışmadığı gibi maalesef ben gulen insan bile gördüm. Kaldırımdan kimse gecmek istemedi. Açıkçası ben zor durumdaki insanlara yardım etmek taraftarıyım dir her zaman, ama gördüğünüz gibi kaba kuvvete geldiğinde kendime hayrim yok. Bu yüzden zaten kimseyi de suçlamıyorum olay anında müdahale etmedi diye. Ama bir noktadan videoya cekebilirdi, polis ambulans konusunda yardımcı olabilirdi, sonrasında ne bileyim nasılsın falan deyip bir kolanya verebilirdi. İnsanlar esnaf falan hiçbir şekilde yardımcı olmadı. Açıkçası onların hiçbirinden alışveriş yapasim gelmiyor bu yüzden. Çünkü kavga anında, kendine bir şey olur diye uzak durmayı anlarım, ama sonrasını anlamam. Ben orda oturdum yarım saat polis bekledim, onlarda gelmedi gerçi. Hiç kimse yanıma gelmedi, bu adam burnu kanıyor, morluklar var, ne oldu falan demedi sıradan vatandaş da.
0
🌸fakat
(05.10.24)
Hiçbir sonuç çıkmadı, adamı bulamadılar, aradılar mı bilmiyorum
0
🌸fakat
(20.11.24)
yuh bee sen ciddi misin??

adam rteye küfretti deseydin sülalesini dizmişlerdi nezarete
0
titanyum22
(20.11.24)
(9)

abd'ye saldırmak çok zor değil mi

WithWorth
dünyanın öbür ucunda;gemiyle gitsen dert, füze yollasan öyle bir menzil yok.coğrafi kalelerinde(!), aşırı güvende değiller mi ?
dünyanın öbür ucunda;
gemiyle gitsen dert, füze yollasan öyle bir menzil yok.
coğrafi kalelerinde(!), aşırı güvende değiller mi ?
0
WithWorth
(02.10.24)
öyle bir menzil var. rusya amerikanın komşusu sonuçta.
0
brakgn
(02.10.24)
Bro o kadar da uzak olmayabilir ya: encrypted-tbn1.gstatic.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
cografi olarak guvenli yerdeler. o nedenle abd de halk girdikleri savaslari film izler gibi izliyorlar, disariya gonderdikleri lejyonerler icin endiseleniyorlar.

rusya, cin ve kuzey kore nispeten erisebilir yakinlikta. ama abd yi tehdit eden ulkeler veya orgutler, daha cok dunyanin bircok yerinde bulunan abd ustlerini hedef gosteriyor, ana karayi degil.
0
emrahday
(02.10.24)
Herkes alaska sınırını örnek göstermiş de, abd zaten alaska'yı bu jeopolitik öneminden ötürü Kanada'ya parayı bastırıp almış 19. Yy ortalarında. Alaska ileri bir üs gibi, Alaskada sonra kocaman bir Kanada var ABD'ye ulaşmak için.

Yani Rusya ABD'ye değil, abd aslında Rusya'ya komşu :)
0
makbur
(02.10.24)
Abi zaten Rusya Alaska'ya asker çıkarıp Alaska üzerinden ABD'ye saldırır gibi bir iddia yok, sadece mesafe ve menzil bağlamında verilmiş bir örnek bu. Yoksa zaten Rusya'nın ABD'ye saldıracağı bir senaryoda muhtemelen müttefiki Küba'yı kullanarak böyle bir şey yapmak isterdi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.10.24)
zaten o yüzden süper güç
coğrafya her şeydir
amerikanın coğrafi avantajı mükemmel
0
abelardo
(02.10.24)
Intercontinental ballistic missiles (ICBMs) can fly much further than the minimum range; for example, Russia could hit Chicago with an ICBM launched from the Krasnoyarsk ICBM base, which is located 9,156 kilometers (5,689miles) away.

uzay sınırına çıkabilen balistik füzeler için menzil düz çizgi gibi olmuyor.
0
kisa
(02.10.24)
Balistik füzeler boşuna icat edilmedi +1
0
grimavi
(02.10.24)
Evet çok zor .
Ayrıca uyguladıkları taktikler:
-Ortadoğu her zaman birbirine girsin.
- Savaş yakınımda olmasın.
Benden uzakta olsun.
- Vietnam'da Irakta Afganistan'da sürekli kayıplar verdim. onun yerine diğer devletler veya vekil terör örgütler benim adıma savaşsın.
Diğer devletlerin içinde sürekli gerilim yaşanması için çeşitli STK lara veya gazetecilere fon yardımı yapayım.
-Hitlerden sonra almanyanın gücünü NATO oluşumu ile sürekli baskı altında tutayım.
- Rusyayla yakınlaşmaları olmaması için Avrupa'yı da sürekli korkutayım.
Diğer devletlerde CIA ile bazı cemaat ve tarikatlerde kendi uşaklarımızı her zaman hazır tutalım. (Japonya'daki moon tarikatı da da bunlardan biridir ve çeşitli siyasileri bun tarikatın içindedir)
- Askeri ve diplomatik çekişmelerin yanısıra doların rezerv para olması sebebiyle Fed in kararlarıyla canımız sıkıldığında diğer ülkeleri rahatsız edecek derecede ekonomik kararlar alalım.
- TV ye çıkan ve bize bağlı bazı ekonomist görünen uşaklarla, ekonomik gerçekte olan biteni değil kağıt üstünde yazılı olan şeyleri anlattırıp duralım.

vs. vs.

Bonus olarak , gerçekte Irakta kimyasal nükleer silah yoktu ama yine de girdik. Oraya özgürlük yerine kan getirdik.
Bununla birlikte Rusya'da her türlü silah olmasına rağmen bir tarafımız yemediği için onlarla kendi adkerimizle savaşmaya giremiyoruz arada ukraynalıları kullanıyoruz...
gibi unutulmaya yüz tutmuş gerçekleri hatırlamak lazım.

Saldırmak zor olsa da kendi içlerinde eyaletler
arası ayrılıkçı hareketlerle her şeyin tersine
dönmesi de söz konusu.
Bununla ilgili anltılardan biri ise:
Doların gücünü kaybetmesiyle birlikte devasa miktardaki
dış borçların ödenmesi noktasın eyaletlerin bunu üstlenmeyeceğidir
0
diyecevaplandı
(02.10.24)
(2)

Suriye savaşı hakkında bu özet doğru mu?

biseysorcaktim
twitter'da suriye arshivi diye bir hesabın twit'i önüme düştü. bir flood yapılmış. on yıllık suriye savaşı çok aktörlü ve dinamik bir savaş. bir kaç cümleye indirgemek doğru değil ama genel hatlarıyla izah etmek için bu doğru bir özet midir? rahatsız edici görseller olduğu için görselleri kaldırıp f
twitter'da suriye arshivi diye bir hesabın twit'i önüme düştü. bir flood yapılmış. on yıllık suriye savaşı çok aktörlü ve dinamik bir savaş. bir kaç cümleye indirgemek doğru değil ama genel hatlarıyla izah etmek için bu doğru bir özet midir? rahatsız edici görseller olduğu için görselleri kaldırıp flood'u buraya yapıştıyorum. özet; esat ortakları hizbullah, iran ve rusya ile onun rejimine karşı çıkan ve çoğunluğu sünni olan halkı yok etti.

-----
Hasan Nasrallah ve Hizbullah'ın Suriye'deki Suçları. Asıl gönderiye (@zead454) ekleme ve ikmallerimizle birlikte uzun bir flood oluşturduk. Dikkat! Bazı veriler +23 düzeyinde hassas görüntüler içermektedir.

Suriye devriminin ilk günlerinden itibaren Hizbullah, Esed rejimini aktif olarak desteklemiş ve hem lojistik olarak hem de sahada Suriye genelindeki gösterileri acımasızca bastırmıştır. Milislerini göstericileri bastırmak, onlara saldırmak ve gözaltına almak için görevlendirildi.

Yüzlerce Hizbullah üyesi 2011 ve 2012 yılları arasında Suriye'ye girerek başkent Şam, Seyyide Zeynep ve Halep'teki Nubl ve Zehra bölgeleri gibi hayati noktalarda yoğunlaştı. Ayrıca Kafriya ve Fua'da da 2013'ten bu yana artan geniş çaplı konuşlanmadan çok önce konuşlandılar.

Hizbullah ve Esed'a bağlı milisler Humus'un doğusundaki Kusayr kentinin tamamını yerle bir ederek sakinlerini zorla göç ettirdi ve Suriye-Lübnan sınırındaki stratejik konumu nedeniyle kenti işgal etti.

Bu durum, Hizbullah'ın Suriye'ye müdahalesini ilk kez resmi olarak duyurduğu olay oldu. İşgal sırasında büyük mezhepsel ihlaller, katliamlar yapıldı.

Kuşatma ve şehre saldırılmadan önceki yoğun bombardıman 262 kişinin ölümüne, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 2.400 kişinin yaralanmasına neden oldu. Saldırı 25,000 sakini yerinden etti.

Madaya Kuşatması Madaya, sakinleri 2017 yılında kuzey Suriye'ye göç etmeden önce Hizbullah'ın elinde sayısız zulme maruz kaldı. Kasaba 2015'ten 2017'ye kadar gıda ve tıbbi malzemelerin kesildiği tam bir ablukaya maruz kaldı.

Bu acımasız kuşatma sırasında Madaya'dan yaklaşık 350 kişi başta açlık, abluka ve mayın patlamaları nedeniyle hayatını kaybetti.

Kuşatma sırasında insanlar kedi ve bitki yemeye zorlanırken, Hizbullah destekçileri açlık çeken halkla şakalar ve lüks ziyafet ve yemek görüntüleriyle alay eden bir internet kampanyası başlattı.

Darayya katliamı 20 Ağutos 2012 tarihinde, Müslümanlar Ramazan Bayramının ikinci gününü kutlarken, Esed'ın buldozerleri Batı Guta'daki Darayya şehrinin tüm giriş ve çıkışlarını kapatmak üzere harekete geçti.

Zabadani Zabadani, Hizbullah için stratejik konumu nedeniyle bir odak noktası haline geldi. Hizbullah, 2015 yılında rejimle birlikte Zabadani'yi ele geçirmek için bir saldırı başlattı

Halep kuşatması (2013-2016) Esad'ın milisleri, Hizbullah ve Rusya'nın tüm mahalleleri, hastaneleri, okulları ve fırınları dümdüz etmesine ve sivilleri aç, susuz ve elektriksiz bırakmasına sahne oldu.

Houla Katliamı 25 Mayıs 2012 Hizbullah ve Esed güçleri Humus kırsalındaki Houla köyünde kapı kapı dolaşıp bıçaklarla çocukları katlederek ve bütün aileleri soğukkanlılıkla infaz ederek dehşet saçtı. Aralarında 50 çocuk ve 32 kadının da bulunduğu 108 kişi öldürüldü.

Bunlar, Hizbullah'ın son 14 yıldır Suriye'de işlediği, Suriye halkına karşı vahşi katliamlar ve kan dökülmeleriyle dolu suçlardan sadece birkaçı. Biz de ek olarak elimizdeki verilerle bu floodun altına ekleme yapmaya devam edeceğiz.
0
biseysorcaktim
(01.10.24)
Esed rejimi şiidir. Hizbullahta yine İran destekli şii bir grup.
Evet Suriye'deki iç savaşta hzbullahın Esed güçlerine karşı tavır alması ,savaşması imkansız.
inanış ve amaçları ortak ne de olsa .

Şii ve Sünni (ayrıca vehhabi) çekişmesi her daim batının veya siyonistin işine yaramıştır bölgede.
Onlara rahat hareket alanı sunar bu gerilimler.

Çin'in araya girmesiyle İran ve Suudların barışması, ABD nin istemediği bir şey.
0
diyecevaplandı
(01.10.24)
merhaba. 13 yıllık etkisi hala süren bir olay olduğundan yazıyı okuduktan sonra katılmadığım fikirleri yazıyorum.

öncelikle esed kelimesi, kişinin hafızalarda oluşmuş olumlu algısına beton dökmek için hükümetin aldığı konumla "yeni isim, yeni algı" için seçilmiş bir kelime. biz bunun tece diyen, pekeke diyen insanlarla farklı bir versiyonunu yaşıyorduk. 80ler kuşağının çocukluğundan beri feto denilerek dalga geçilen insanına, 15 temmuz sonrası fetö denmesi en güncel örneğidir. ailenin soy ismi Assad, kardeşim esad'dı yol ayrımınından sonra esed oldu. bir diğeri aile şii değl, bir alt kolu nusayri. iran şiası, sunniliğin doğrudan zıttı olduğunu düşündüğumüz kavram değil, hatta bir nebze daha radikal. yine de adam hatırladığım kadarıyla londra da diş hekimliği bitirip, müslüman olmayan başını yalandan olsa bile örtmeyen, gavur memleketli dini gösteriş yapmayan bir kadınla evli. en çok tehlike altında oldukları yıllarda bile ben ülkemi terketmem diyerek hasta,ev ziyareti falan yapan bir kadın.

paylaştığınız yazıda yer alan rakamlara biz 2015-2016 yılları arası ankara otogar, reina, inönü, gaziantep düğün saldırısıyla yakaladık. ne iç savaş oldu, ne göç. verdiğiniz rakamlar suriye'nin şu anda ki durumunu anlayabilmemiz için bana çok yetersiz geldi.

2011 yılında aklı henüz başında türkiye, hatay'da "kontrollü" bir göç dalgasına hazır olmak için çadırkentler oluşturmuştu. sonrasında abd, rusya, ypg, ösö, ışıd/daeş/isis ne menemse zırt pırt here comes a new challenger aktörler katıldı. biz suriyeli paralı askerler eğitmeye çalıştık, bi nevi korucu gibi beceremediler, abd denedi başımıza hendek olayları olarak yansıdı. palmira antik kenti gözgöre göre canlı yayında patlatıldı, rusya kızılordu orkestrasını yolladı konser monser verildi, 2 ay sonra tekrar patladıldı, bir ülkenin yetkili kişilerinin 4 adam yollatıp 8 füze attırırım demesini falan suriyelilerin iç işleri değil diye katmıyorum ama siz bu yazı yerine kaba taslak wiki den suriye iç savaşı makalesini okusanız, daha yararlı olur bence.
0
libertine
(02.10.24)
(6)

Taze fıstık

allanpoe
Nerden güvenip sipariş edebilirim. Kardeşimin canı istio yaşadığı yerde yokmuş. bi kaç site gördüm ama yorumları 2022den
Nerden güvenip sipariş edebilirim. Kardeşimin canı istio yaşadığı yerde yokmuş. bi kaç site gördüm ama yorumları 2022den
0
allanpoe
(01.10.24)
Tuzsuz, kabuğu soyulmuş yer fıstığı Osmaniye'den alınabilir.
0
diyecevaplandı
(01.10.24)
yaşadığı yerin semt pazarına gidip baksın, bildiğiniz sokakta kurulan pazarlar. şimdi zamanı, mutlaka getiriyorlardır. (konum bilgisi olmadan yazdım ama umarım tutar)
0
MtKrt
(01.10.24)
Yok hani şu kabuklu olanlardan arıyorum.

Ne yazık ki yok pazarda ama sağolsun
0
🌸allanpoe
(01.10.24)
Migros (açık) veya Tadım (poşet)
0
alfired
(01.10.24)
kabuklu yer fıstığı arıyorsan
marketlerde var carrefoursa-migros
mahallelerdeki makbul-tatbak-tatlıbak gibi kuruyemiş tatlı satan yerlerde var.
0
my fault
(01.10.24)
www.cerezciyiz.biz

Saglikliyasiyoruz instagram hesabı önermişti burayı. Brezilya cevizi için önermişlerdi ama ben her türlü çerezi buradan alıyorum artık
0
kullanicadi
(01.10.24)
(2)

Cd çalar

sibertenik
SelamlarBir CD çalar alacağım. İkinci eller uygun ama eski ürünler tabii, dayanıklı cihazlar mıydı bunlar çok hatırlayamıyorum. Lenco’nun var piyasada sıfır. Alınır mı? Ne dersiniz?
Selamlar
Bir CD çalar alacağım. İkinci eller uygun ama eski ürünler tabii, dayanıklı cihazlar mıydı bunlar çok hatırlayamıyorum. Lenco’nun var piyasada sıfır. Alınır mı? Ne dersiniz?
0
sibertenik
(01.10.24)
Hangi formatları çalabildiğine de bakın.
Zamanında Sony nin Discman modelleri vardı.
Dayanıklılık derken, çoğu için titreşim veya sallantıda sesete kesilmelere kaymalara yol açıyordu .
0
diyecevaplandı
(01.10.24)
Evet ona bakmalı. Dayanıklılık derken en az 10 küsür yıl önce alınmış CD çalarlar şu an ikinci el satışta olanların çoğu doğal olarak. Yani aslında hurda mı almış olurum öyle bişey alsam hissine kapıldım ilanlara bakarken.
0
🌸sibertenik
(01.10.24)
(15)

Hiç rüşvet verdiniz mi?

ferenc
Ben imza yetkisi olanların muhakkak el altından götürdüklerini düşünüyorum. Hiç rüşvet verdiğiniz oldu mu?
Ben imza yetkisi olanların muhakkak el altından götürdüklerini düşünüyorum. Hiç rüşvet verdiğiniz oldu mu?
0
ferenc
(29.09.24)
Annem babam ev yaptırırken belediyeden yapıyı kontrole gelenler açık açık rüşvet istiyordu, veriyorsun. bazen canları sıkılıyor, biz acıktık bile dedikleri oluyor yav köftecide bi tabak köfteye kadar düşmezsin, ben utanırdım bunu istemeye

Ben inşaatımı her şeye kanuna uygun yaptım kimseye rüşvet vermem desen bile o imzaları alamazsın illa birşeyler veriyorsun
0
grimavi
(29.09.24)
rüsvet vermek de almak da suctur.
0
robert bosch
(29.09.24)
Babam kalp ameliyatı olacağı zaman ameliyatı yapacak olan doktor açıktan para istemişti, ameliyat da baya riskli bir operasyondu, biz de vermiştik, o zamanlar bıçak parası denilen bir olay vardı hala var mı bilmiyorum, rüşvet sayılırsa böyle bir şey olmuştu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.09.24)
Ya rüşvet değil de bir kez sıfır araba almak için bayii sahibine ekstra para teklif ettim. Kabul etmedi ahdkshs. Rüşvet sayılır mı bilmiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(29.09.24)
Düşünüyorum da hiç olmadı.
0
diyecevaplandı
(29.09.24)
Rüşvet etik olara...Şaka şaka elli kere vermişimdir.
0
yurtsuz john
(29.09.24)
hastaneye yatılı işimiz düştüğünde annem hep hemşirelere rüşvet veya hediye verir. daha bir kere reddedene rastlamadım o yüzden hemşireleri sevmem pek. ben yapamam beceremem istesem de
0
titanyum22
(29.09.24)
Bir kere. Soyle ki; is tamamen yasal olarak yapilmasina ve tum hukuki ve hatta etik normlara uygun olmasina ragmen resmi imza yetkisi olan kisi imza icin para istiyormus. Ve sikayet edebileceginiz tek merci de kendisi :/ (yani seve seve vereceksin ya da işin ilerlemiyor).

Hayatta beceremem, yuzum kizarir, elim titrer bu tarz islerde. "Sen git, vermesen de o bir sekilde alir senden zaten" demislerdi. Harbiden de disari yolcularken bi kilifina uydurup almisti. O kadar utanmistim ki o an onun adina.

Onursuzluk cok kotu bir sey, bu onursuzlugu normallestirip alismak daha da kotu.

Umarim islah olmustur.
0
brkylmz
(29.09.24)
hiç vermedim.
vermem gerekmedi.

inşallah hiç bir öyle bir şeyle de sınanmam.
derler ya, kimse sınanmadığı suçun masumu değildir diye. bazı durumlarda sadece hakettiğin şeyi almak için araya adam sokmak ya da rüşvet vermek gerekibilir (öyle duydum)

bu da ayrı bi ahlaki tartışma; söz gelimi devşet hastanesindeki x doktoru ameliyatımı yapacak ama iş yokuşu sürüyor ya da adliyeye işim düştü ve ilgili memur dosyamı diğerlerinin altına koydu, para vermezsen dosyam hep kenarda kalacak. bu durumda ne yapmalı
0
biseysorcaktim
(29.09.24)
Yıl 2024 yani günümüz babam rahatsızlandı ameliyat olması gerekti 100 bin tl elden aldı doktor rüşvet sayılıyorsa.

İşiniz doktorlara düşmesin valla, ötv muafiyetinden yararlanmak istedik bu süreçte , devlet kanun çıkarmış 118 sayfa özür cetveli yayınlamış sağlık kurulundaki hocalar bariz raporu olan mr da gözüken hastalıkları bile engel oranına yazmıyor ve rapora itiraz edersen başka ildeki bir hastaneye gitmen gerekiyor. Hastalar zerre umurlarında değil sırf egolarıyla hareket ediyorlar, ne bilgilendirme var ne bir şey var, hatta muayene etmeye dahi gelmeyip yüzde sıfır yazıp geçenler vardı.

Tedavi işleri zor zar yürüyor onda da refakatçi takip edecek bazı şeyleri yoksa doktor üstüne düşmüyor.

İç döküş oldu biraz.
0
kararsızataletfilozofu
(29.09.24)
Turkiyede verdigimi hatirlamiyorum ama Balkanlarda araba kullanan ve sinir gecen her birey gibi polis'e rusvet vermek zorunda kaldigim oldu
0
turkuaz
(29.09.24)
devlet ile birebir işin varsa illa bir yerde bir prim ödüyorsun yok ben vermem diyorsan danışmanlık alıyorsun onlar veriyor
0
duyurukullanıcısı
(29.09.24)
para olarak değil ama yedirme içirme tarzında memur gönlü hoş tutma organizasyonu çok yaptım ya da danışmanı olduğum firmada üretilen ürünlerden memura takdim edilmesi durumlarına vesile oldum. kimi memur açık açık ister, kimisi olta atar, yalan yok çay bile içmeyeni de var ancak yiyiciler çok. hatta "geçinmek zor, sen de almalısın" diyen bile oldu.

şahsi olarak hiç rüşvet verdim mi hatırlamıyorum.
0
late viper
(30.09.24)
turkiye'de kendi isinin patronuysan ve devlet memuru ile birebir iliski icinde isen, hakkin olan birseyi bile rusvet vermeden yaptiramazsin.

ozellikle insaat sektorunde inanilmaz rusvet doner..
0
cooperr
(30.09.24)
kendim vermedim ama aracılık ettim diyebilirim. ihale ile kıytırık bir ilçe belediyesine iş yapıyordu eski çalıştığım firma. belediye başkanının kızının gözlüğünü tamir ettirmemiz için bize yollaması, kalem müdürünün özel işi için ankara'ya geldiğinden otel ayarlamak, uçakla geleceklerse transferlerini yaptırmak, ricaları üzerine belediye görevlilerine araç kiralamak, yemeğe götürmek vs vs bir sürü saçma sapan şey.

bir kere de annem devlet hastanesinde ameliyat olmuştu, hasta bakıcılara filan para vermiştim. rüşvet değil bahşiş :))))))))
0
elorelia
(30.09.24)
(4)

Numaralı gözlük alma

panamera
En son 2019 da muayene olmuşum. Aynı numarada yeni gözlük alabilmek için güncel bir muayene gerekli midir?
En son 2019 da muayene olmuşum.
Aynı numarada yeni gözlük alabilmek için güncel bir muayene gerekli midir?
0
panamera
(28.09.24)
Yeni gözlük reçetesi lazım.

Hatta değişmediyse prosedür o gözlük reçetesi ile de on gün içinde alman lazım
0
kullanicadi
(28.09.24)
Herhangi bir gözlükçüye git. %99 ihtimalle o 2019 reçeten sistemde kayıtlıdır. Bilgisayardan bakar, söylerler. Aynısından istiyorum de. Yaparlar. Devlet katkısını alamazsın ki zaten o da üç kuruş bir şey.

Not: Sağlam pazarlık et. Ben pazarlığın bu kadar fiyat farkettirdiği başka bir sektör görmedim.

Not2: 5 yıl uzun süre. Sen farkında değilsindir de numaran değişmiştir. Göz sağlığın için yeni bir reçete almanı öneririm.
0
Mirket
(28.09.24)
Mirket doğru söylüyor ben sgk destekli almak istiyorsun sanmışım ona göre cevap vermişim.

Optik ay biz ulaşamadık derse sen e devletten yardımcı olabilirsin

www.turkiye.gov.tr

Baktım da 2011 den beri üç gözlük almışım 2011 de kağıt reçete notu düşülmüş numaralarım yazmıyor ama 2015 ten itibaren numara bilgilerim var
0
kullanicadi
(28.09.24)
Gözleri kontrol ettirip sonra alman daha iyi olur.
0
diyecevaplandı
(28.09.24)
(7)

Tuzun son kullanma tarihi olur mu?

elorelia
Bir kısmı 2022 bir kısmı ise 2023 son kullanım tarihli tuz var elimde çok miktarda. Markası Mayi, öğütme tuzlardan. Şimdi bunlar çöp mü? Başka bir ürün olsa atardım ama tuzda skt olması saçma geliyor. Sirkedeki gibi yasal sebeplerle skt yazıyorlardır diye düşünüyorum. İçinde de başka bir katkı madde
Bir kısmı 2022 bir kısmı ise 2023 son kullanım tarihli tuz var elimde çok miktarda. Markası Mayi, öğütme tuzlardan.

Şimdi bunlar çöp mü? Başka bir ürün olsa atardım ama tuzda skt olması saçma geliyor. Sirkedeki gibi yasal sebeplerle skt yazıyorlardır diye düşünüyorum. İçinde de başka bir katkı maddesi yok.

Kullanmaya devam edilir mi sizce?
0
elorelia
(28.09.24)
Tuzun son kullanma tarihi olmaz, plastik/pet ambalaj içindeyse ambalajın son kullanma tarihi var (su şişeleri gibi). Nemlenmediyse, görüntüsü/kokusu normalse kullanılır. Bir de saklama kabına ya da cam kavanoza alıp saklasanız daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.09.24)
Bilirsin "tuz koktu" diye bir söz vardır, mormalde tuzda kokma bozulma olmayacağı için ironi barındırır, tuz doğada mevcut haliyle bulunan bir mineral olduğu için bozulmaz, son kullanma tarihi yoktur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.09.24)
tuza ve bala bir şey olmaz.
0
candide
(28.09.24)
Arkadaşlar hala yazmamışsınız çok ayıp. tuzun skt si olmaz bro
0
respect
(28.09.24)
Tuzun son kullanma tarihi olmaz.
Paket üstünde içindekiler kısmına bakın. Belki bazı işlemlerden geçmiş olabilir
0
diyecevaplandı
(28.09.24)
küçükken tuz paketini incelediğimde üzerinde son kullanma tarihi için "sonsuz" yazdığında bayağı şaşırmıştım.
0
tabudeviren
(28.09.24)
Küçük bir düzeltme:
Eskiden tuz paketlerinde skt "sonsuz" değil, "süresiz" yazardı.

Tuz mineraldir. Yani madendir. Organik olmadığı ve oksitlenmediği için ömrü sonsuzdur.
0
yadigar
(28.09.24)
(28)

Biz diğer milletlerden tarihi eser çalmış olabilir miyiz?

birmilyonunvarmi
Twitterdaki british museumla ilgili bir paylaşıma türk bir hesap bizden şu şu eserleri çaldınız yazmış. Altına da diğer milletler başta araplar olmak üzere en büyük hırsız sizsiniz falan yazmışlar. Var mı bizim de öyle bir durum?
Twitterdaki british museumla ilgili bir paylaşıma türk bir hesap bizden şu şu eserleri çaldınız yazmış. Altına da diğer milletler başta araplar olmak üzere en büyük hırsız sizsiniz falan yazmışlar. Var mı bizim de öyle bir durum?
0
birmilyonunvarmi
(27.09.24)
türkiye'deki tarihi eserlerin %90'ını yunan rum ermeni arap vs inşa etti. sahipleri onlardı, kılıç zoruyla ellerinden alınana kadar. bu bence gayet yeterli.

bergama zeus sunağını inşa eden grek kültürünün devamı olan roma-germen imparatorluğunun bu sunağı bugün üzerine "x x'i seviyor", "çare sarıgül" ayarındaki sprey yazılamalarından kurtarmasına mutluyum mesela.
ayasofya kapısı da gitseydi yemeselerdi :D

not:
doğrudan sorduğunuz mantıkla mesela iskender lahdi en meşhuru olabilir. lübnan'dan kazılarak getirilmiş. eser nereden çıkarıldıysa oraya aitse o gidebilir.
0
patronaj1
(27.09.24)
spesifik bir ornek bilmiyorum; ama o topraklara hukmettigi icin sahip olmak farkli, gidip ulkeden calmak farkli seyler. british museum'da bizden alenen calinan seyler var. once o ayrimi yapmak gerek. bizdeki yunan, bizans, roma eserleri hep bizim cografyaya ait seyler.
0
buenosdias
(27.09.24)
Sanmıyorum fakat bu bizim çok ahlaklı olduğumuzdan değil, coğrafi olarak medeniyet doğuda zengindi ürünler doğu coğrafyasındaydı, ikincisi de avrupa devletlerinin yeraltı kaynakları, casuslukla karışık arkeoloji konusunda daha önce uzmanlaşmış olması bunun üzerine yöntemler geliştirmesi
0
grimavi
(27.09.24)
suriye ırak ve kutsal toprakları ingilizlere kaybederken, onların eline geçmesin diye şaapmış olabiliriz biraz. hani şu kutsal emanetler var ya :)
0
pascha d
(27.09.24)
yav he he. rumlar ermeniler rahat dursaydı biz hala beraber yaşıyor olurduk. kendileri çeteleşip sivilleri katlettiler, haliyle def edildiler. biz kimsenin memleketinden gidip bir şey çalmadık, çalacak gücümüz ya da vizyonumuz yoktu zaten. kendi toprak sınırlarım içinde kalan da benim oluyor haliyle. rumlar yunanistanda yıktıları osmanlı camiilerinin hesabını versin önce bu kadar tarihi eser hırsızlığı konusunda hassassa.
0
titanyum22
(27.09.24)
Devlet eliyle pek olmamıştır, Osmanlı böyle şeylere o kadar ilgisizdi ki Mısır'ı aldıklarında mesela padişah bir tane adamı görevlendirip "git şu piramitleri bi incele şu Sfenks'e bi bak bunlar ne sikküm şeylerdir" dememiş mesela ya da getirtilebilecek parçaları getirmeye tenezzül etmemiş zira böyle yapılar şirke girdiği için günah sayılırdı, bakınız Pargalı İbrahim Paşa sarayının bahçesine 2 tane heykel diktiği için ismi putpereste çıkmıştı, o nedenle böyle çarpma çırpma olayının olacağını sanmıyorum çünkü hem ilgilerini çekmezdi böyle şeyler hem de inceden günah kabul edilirdi, İskender Lahti'ini de artık 19. yüzyıla gelindiğinde bulunup müzecilik merakı nedeniyle muhtemelen Osman Hamdi Bey'in özel çabasıyla gelmiştir İstanbul'a, Kutsal Emanet'ler de Mısır alınarak el değiştiren Hilafet'in temsili olduğu için getirilmiştir, yoksa devletin böyle bir sanat gaspı yapma gibi bir icraati pek olmamış, onun dışında Anadolu'daki eserleri de zaten coğrafi olarak bu topraklar ele geçirildiği için mecbur sahip çıkılmış yoksa isteseler merakları olsa Yunanistan'dan Akropolis'i söküp koyarlardı Sultanahmet'e.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
merhaba. istanbul arkeoloji müzesinde şu an bizim toprağımız olmayan lübnan, mısır gibi ülkelerden gelen lahitler var. eserler getirildiği zamanda ülkeler osmanlı imparatorluğu yönetimi altındaydı. yani patronaj nickli arkadaşın bakış açısını hatalı buluyorum.

osmanlı için tarihi eserler hiç önemli olmadı ki. bu bilinç yoktu. ne var ne yoksa isteyen herkes aldı götürdü, karşılığında demiryolu falan yaptılar.

açıkçası şöyle oldu mimar mühendis yolladılar, keşifler yapıldı işaretlendi, şuraya sizin için demiryolu döşeyelim ama yol boyunca sağında solunda 3-5 km neye denk gelirsek alırız tamam mı dediler, biz lan 2-3 taş için ayağımıza gelip yalvarıyolar diye düşündük.

yunan, ermeni, rum, araptan kılıç zoruyla biz bi sey alıp getirmedik. hatti, hitit, sümer, babil zaten burada yaşamışlardı. küçük asya da zorla felsefe yapın lan bize denmedi, ülkeler el değistirdi, bize kalan topraklarda inanılmaz zengin.

british museum un girişinde knidos aslanı var (götürülurken fotografları mevcut o kadar yakın zaman), efsane değil cevat sakirin aldığınız eserler bodrum'um mavisine kavuşsun dediği bodrumdan götürülen onlarca eser var. ingilizlerin kendi topraklarına ait eser sayısı yüzmilyonlar içinde binleri bulmuyor, bunlarında çoğu işgalci vikinglere ait. ( buraya kadar okuyan arkadaşlar için alakalı film önerisinde bulunabilirim "the dig")

Ingilizlere tek kırgın biz değiliz bakınız marvel youtu.be

yunanistan, koca kıta komple afrika, biz yıllardır geri istiyoruz. özellikle yunanistan hemen her hafta kendi eserleri önünde bayrak açıyor (helal olsun)
bunlar kendi iclerinde hırsızlıkla falan cebellesti. Ebay de Bodrum1966 nickli bir müze çalışanı çıktı mağdur oldular.

günlerce bu konuda konuşabilirim sanırım. Ne Türkiye Cumhuriyeti ne Osmanlı kendi toprağı olmayan bir ülkeden bir eser alıp getirmedi. Keske öyle bi gücümuz olsaydı da patlatılan afganistanda ki buda heykellerini, suriyenin palmirasını koruyabilseydik gözümüzün önünde canlı yayında gitti.

kişisel en üzüldüğüm calınan "stargazer"lar. çanakkaleden amerika'ya götürüldüler, bizden olduğunu kanıtladık yıllardır gelmedi. merak eden olursa google "guennol stargazer".
0
libertine
(27.09.24)
bugün dünyadaki ülkelerden kaçı tarihin doğuşundan beri bugün olduğu yerdeydi ve hiçbir yer fethetmeden bugüne geldi? toprak fethetmek ne zaman doğruydu ne zaman yanlıştı ayrı konu ama herkes yaptığı veya yapmaya çalıştığı için o zamanın normaliydi bu, soru açık ve net şekilde eser çalmaktan bahsediyor diğer konu apayrı bir tartışma.

onu geçersek araplar dediyse kutsal emanetler için demiştir başta. osmanlı dönemi özellikle dini açıdan kıymetli şeyler oradan alınıp istanbul'a falan getiriliyor doğal olarak. mezopotamya coğrafyası, kuzey afrika ve suudilerden almışızdır bir şeyler o dönemler tarihi açıdan zengin topraklar neticede. ancak ingilizlerle bu konuda yarışabileceğimiz bir durum yok. bizim herkesten çaldığımızdan fazla sırf ingilizlerin bizden çaldığı eser olabilir. ingilizlerin olayı sadece fethettiği yerlerden merkezleri britanya'ya eser toplamak değil baya özel olarak gidip eser çaldıkları da çok.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
kutsal emanetler için diye düşünen arkadaşlara sormak istiyorum. arkadaşlar bu eserler türkiye de yaşayan bi kesim için kutsal. suud, vahhabi, şii için kutsal emanet hangisi? güya musa nın değneği/sopası var zaten gerçek olsa israil bizden seve seve alır, kimse iplemiyodur. türkiye de baskın din sünni hanefi, arap ülkelerinde kutsal emanetler kutsal değil ki. sakal, hırka ya kıl', tüy'e tapmak şırk. topkapı da hangi arap ülkesinin bize geri verin dediği kutsal bi emanet var?
0
libertine
(27.09.24)
Gunumuz turkiye sinirlari icinde bulunduysa bizimdir, yunan rum ermeni arap vs olmasi beni baglamaz. kilic zoruyla evet, bunun bedeli de binlerce insanin caniyla odenmis.

bizim de muhtalif ulkelerde yapilmis eserlerimiz var, binayi vincle kaldirip getirin diyor muyuz? Adamlar savasmis almis. Eserleri istiyorlarsa dalarlar, gucu yeten devirir alir.

Ha eser su anda bizim sinirlarimiz disinda olan bir binaya, kalintiya vs aitse geri verilmeli, orasi baska. Zira dunya mirasi diye birsey var, hersey yerinde guzel.
0
cooperr
(27.09.24)
Bizim türklerin tarihi esere ilgisi yoktu ki eser çalsın. Anadolunun birçok yerinde roma dönemi eserler var ama zaten bizim anadolu köylüsünün umrunda değil bunlar. Belki kutsal emanetler vardır o başka.
0
komando kani var bende
(27.09.24)
@libertine: o eşyaların adı senin benim veya herhangi bir arabın kutsal bulup bulmamasından bağımsız "kutsal emanetler" veya "mukaddes emanetler" olarak geçiyor literatürde, ingilizcesi de sacred relics. osmanlı dönemi halifeliğin alınmasıyla birlikte istanbul'a getirilen eşyalar. bugün bir arap onu bizden aldınız diye sinirlenir sinirlenmez onu bilemem ama başka topraklardan çaldığımız en meşhur eserlerden biri bu. sorulunca ilk aklıma o geldi benim. iskender lahdini bilmiyordum mesela öğrenmiş oldum burda.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
Bu arada biz Kutsal Emanetler'i Araplardan almadık Memlükler'den aldık, Memlükler de Türk bir devlettir ki resmi ismi ed-Devletü't-Türkiyye'dir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
araplarda kalsa kutsal emanetleri ya yakar ya satarlardı. canım sahabe türbelerini yıktı adamlar bidat bahanesiyle. asıl amaçları osmanlı izini yok etmekti. araplar bu konuda konuşması gereken son topluluk.
0
titanyum22
(27.09.24)
Tarihimizi asla çalmayla, sömürmeyle, soykırımla değil tam akisine yardımlaşma,özveri ve Allah celle celaluhu rızasını aramayla yaşamış vicdanın sesi olmuş bir milletiz. İnsaflı olan yabancı araşyırmacı ve tarihçiler de bunu belirtir.

Hırsızlık olmuşsa da bu resmen devlet eliyle değil, sorumlu kişilerin kendi yaptıkları bir şey olarak düşünmek lazım.

Bizden Batı'ya gidenler veya Avrupa'nın bu konuda ne olduğu zaten belli.
Diğer yandan düşünmemiz gereken ise bizden dışarı gidenler ne şekilde gitti?
Konu bazı kaynaklarla ele alınmış:
www.haksozhaber.net
0
diyecevaplandı
(27.09.24)
"Bizden Batı'ya gidenler veya Avrupa'nın bu konuda ne olduğu zaten belli"

Bizden batıya gidenlerin çoğu aslında gizli saklı çalıntı değil, ingilizler bunların değerini biliyor ve osmanlıya soruyor, osmanlı paşaları ve valileri tamamen bilgisiz olduğu için istediğinizi alın götürün diyorlar umursamıyorlar

Hani meyve bahçesi olan dayı girin bahçeden poşet poşet toplayın helal olsun der ya onun gibi davranıyor osmanlı valileri tarihi eserlere
0
grimavi
(27.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: burada eserlerin çıkış yerlerinden başka topraklara götürülmesi konuşuluyor. bildiğim kadarıyla kutsal emanetler islam peygamberlerinin eşyalarını içeriyor, gene bildiğim kadarıyla bu peygamberlerin hepsi arap yarım adasında veya kuzey afrika taraflarında yaşamış ve günümüz türkiye'sinin sınırlarında hiç bulunmamış, etnik köken olarak da türklükle alakası olmayan (çoğunlukla arap) insanlar. yani "kutsal emanetler"e araplara ait denilebilir bu durumda. memlüklerin yönetici sınıfının türk olmasının bu konuyla pek ilgisi yok. ayrıca memlüklerden alındığı bilgisi de çok doğru değil, halifelik abbasilerdeydi ve son zamanlarında abbasi halifeliği memlük devletine sığınmıştı. yavuz sultan selim memlük devletinin yanında bir arap devleti olan abbasi halifelğini de yıkarak halifeliği ve kutsal emanetleri devraldı.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
Kutsal Emanetler Araplara ait kültürel bir miras ya da bir tarihi eser ya da benzer bir eşya değil, yani Araplara ait değil; İslam dininde Halifelik diye bir kavram var ve Kutsal Emanetler de Halifelik kimdeyse onun tasarrufunda olan sembolik eşyalar sadece, bu eşyalar da Halifelikle birlikte bize geçti ve sonra bu kurum lağvedilince burada kaldı, bu emanetler de Arapların değil İslam dininin özelinde olduğu için bu eşyaların Araplara ait olduğunu ve onlara verilmesi gerektiğinini düşünmek gereksiz oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
"Osmanlı böyle şeylere o kadar ilgisizdi ki Mısır'ı aldıklarında" :DDD
osmanlı mısırı aldığında müzecilik diye bir şey yoktu

anadoluda ırakta şamda hicazda balkanlarda eserleri türkler inşa etti, bu işin ruma ermeniye kalması sonraki mesele

kutsal emanetler arap emanetleri değil, bu din arapların değil, bu replik tivitıra ait, sinyaller karışmasın

osmanlı mısırı aldığında, zaten mimari ihtiyacını görecek tekniğe sahipti
piramit=mimarlık beginner
cami=mimarlık proficieny

osmanlı mısırı aldığında ne yaptığına dair bir kayıt var mı da konuşuluyor, yoksa sallıyor mu konuşanlar?

osmanlı, mısırdan elit aileleri ve alimleri zorla getirdi, bu bilgi bende var, elit aile getirdiyse mimari teknikleri, savaş tekniklerini de incelemiştir

o gün mısırın fende fizikte osmanlıyı ileriye atacak bir şeyi yok
miladi -10- senesindeki iskenderiyeden sözetmiyoruz, koca imparatorluktan sözediyoruz

"zira böyle yapılar şirke girdiği için günah sayılırdı"
tüh ya keşke osmanlı da bunu bilseydi, sultanahmet meydanında yılan başlı sütun var, ileride melek figürlü dikilitaş var. yüzyıllarca şirke girdiler girdiler çıktılar
0
lambırcek
(27.09.24)
Bro anlamadığın her şeyi sana büyük bir sabır ve mutlulukla anlatırdım ama senin anlaman için muhtemelen köy kahvesinin bir tık altında anlatmam gerekeceği için konuyu o kadar düşürmek istemiyorum ya kusura bakma, piramitle cami karşılaştırmandaki potansiyelin bende böyle bir izlenim oluşturdu kusura bakma, belki başka bir duyuruda :) Ayrıca o proficieny değil proficiency olacak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.09.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet: bugün bizim tarihi eser diye müzelerde gördüğümüz bazı şeyler de eski inanışların çeşitli kutsal kalıntıları (sacred relic). her tarihi eser bir sacred relic değildir ama her sacred relic bir tarihi eserdir aynı zamanda. bunlar araplara geri verilmeli diyen yok ama nasıl ingilizler truva'dan çıkan eserleri bizden çalıp müzelerinde sergiliyorsa bizim de bunları araplardan iradeleri dışında aldığımız (yani çaldığımız) bir gerçek.
0
semaforo de medianoche
(27.09.24)
türkiye de türkler olarak karar verilememiş gibi duruyor. kuzey afrika berberiydi, mısır kıptiydi adamların kimlikleri çalındı hepsine arap diyoruz. türkiye cumhuriyeti ya da osmanlı imparatorluğu, kendi toprağı olmayan olan hangi ülkeden neyi "çaldı"? hangi müzede, eserin ismi ne? standart bizim dıger ülkelere yaptığımız başvurular gibi o sakal kılı, şu hırka bizim topraklarımıza girildi, haberimiz yokken çalındı diyerek bir başvuru duyan var mı? kutsal emanetleri verelim hadi kim istiyo anlamadım? bizden başka kimin için kutsal? kabe anahtarı, örtüsünü, sakalı, hırkayı kutsal sayıp geri hangi arap ülkesi istiyor? sünni eğlencesi, mustafa armağan yazısı paylaşan adam var. nesi kutsal? arap görse müzede kıl tarihi eser mi der, israil musa nın sopası türkiye ne alaka der, kutsal emanet ne? ingilizcesini yazmış sağolsun arkadaş relic ne bilmiyoduk aydınlandık.

bizim aldığımız eserleri aldığımız zaman aralığında aldığımız topraklar bizim toprağımızdı.
0
libertine
(27.09.24)
@ libertine
sevmiyor olabilirsin
Mustafa armağan diye biri hiç mi doğru söylemez?

Mesela,
İsmail Saymaz da bana yakın biri değil ama arada bir doğru konuştuğu hak verdiğim konuşmaları var.
Hatta bir konuşması vardı geçen günlerde. Kendin dinlesen "montaj" dersin sanırım.

Körü körüne tamamen reddetmekle olmuyor.

Araplar için de, kutsal emanet kutsal emanettir.
İslam'ı temsil eden her devlet için bunlar çok önemlidir.
Bunlar sıradan birilerinden kalan eşyalar değildirler.

@semaforo de medianoche
biz onlardan çalmadık.
Bunlar bize kaldı.
Çalmış olsaydık ( ki zaten öyle bir şey yok) daha başka sözde zulüm ve haksızlıklar yapmış olduğumuz da sıralanırdı.
(Sözde ermeni katliamı mı ?
Öyle bir şey de yok.)

Neyse konu uzun böyle şeyleri inançla birlikte anlamak lazım.
"Araplardan çaldık veya aldık" demek konuyu gereksiz yere taşır.

İslam'da ırkçılık yapmak yoktur.
İslam olmadığı anda Arap, Türk. Kürt.. diye birilerinin ayırması veya parçalaması kolaylaşıyor.
Dikkat etmekte fayda var.
0
diyecevaplandı
(28.09.24)
mustafa armağan'ın yazdığı yazıyı okudum. hiç şaşırmadım. müzeciliği başlatan adamı batı hayranlığı ile suçluyor. bomboş bok atmak.

tekrar soruyorum abiler hepiniz yetkili birine benziyorsunuz, aga kim istiyor sakal kılını, hırkayı? bin farklı fraksiyon var, sünni hanefi olarak burada kutsal diyolar ama kim umursuyo? Kipti arap mı istiyo, hanbeli, şafi, şii, caferi, nusayri, suud, hurufisi boku pusurü kimin için önemli? boko haram verin bize yakacaz mı diyo? kim umursuyo?
hangi müzede neyi sergileyecekler? muhammed in evinde klima var şu an. arabın ne tarihi hassasiyeti olabilir?

islam ırkçılığın ta kendisidir. arap, türk, kürt birbirlerinden ayrı insan topluluklarıdır. arabın empoze edebildiği kültürüne islam denir.
0
libertine
(28.09.24)
@arbre yolladığın makaleyi okudum teşekkür ederim. açık açık ingiltere ve fransa en çok müslüman bizim tebamız öyleyse bizim söz hakkımız var diyerek fahri paşa isminde kim, nereli olduğu bile belirtilmeyen bir adama söz hakkı tanımışlar. Bu arap eleman medineden peygamberin ıvır zıvırını aldınız demiş, Şükrü Paşa da kim tanımıyorum ama helal olsun, tam olarak Halife bizdik, hilafet bizim istediğimizi alırız, demiş sonra susmuşlar. Fahri paşa kimdir, nerenin arabı makale belirtmiyor. 1917 de almış cevabını tekrar soru sormamış. siz de aynı cevabı resmi evrakta okuyabilirsiniz. benimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

nerenin arabı bu emanetleri nerede sergilemek için geri istiyor beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
0
libertine
(28.09.24)
@kaleci
itiraz yok tabii, sataşma var :D

baya baya,
piramit büyük, turistik, avrupa övüyo=iyi
kafasındasın, bilmediğin konuda bilmediğinin de farkında değilsin. bu ezberlerin yeri facebok. gramer hocası çıkagelsin.

artık sana değil bi gören aklı selim çıkar da tartışırız diye yazıyorum

piramit: primitif mimari-mühendislik tekniği, yığılarak yükselen yapı
bkz 2-3-4000 sene öncesi, bkz mayalar

cami: ileri teknik, kolonların üstünde yükselen yapılar
bkz o günden bugüne kolon kirişle yükselen yapılar

Yavuz sultan selim mısırı fethettiğinde ordunun başındaydı
gözüyle gördüğü ülke için "git bak bakalım ne var ne yok" demediğini iddia ediyorsun
psikoz başlangıcı mı, yoksa sıkıntın Yavuz'la mı?
0
lambırcek
(28.09.24)
Osmanlı, o dönem kendi egemenlik sınırları içindeki eserlerden istanbul'a nakletmiş. Mesela, o dönem lübnan'da bulunan lahitler, istanbul arkeoloji müzelerinde. Yoksa, ingiltere gibi kendi egemenleğinde olmayan yerlerden taşıma yok bizde.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.09.24)
Cevapları çok sevdim ancak bi kaç tanesinde “Avrupalılar çalmadı, biz verdik şeklinde yanıtlar var”. Buna ekleme yapayım. Bu tamamen doğru değil, kısmen doğru.

Mesela Çanakkale’deki Truva müzesinde Truva çalışmalarını başlatan, devletten izin ve yardım alan, eserleri çalan çalarken yakalanan, yargılanan, siyasi olarak da bizi uğraştıran birinden bahsediyor. Her hırsıza müze yapılacak değil ya, bu kili gibi kimler vardır.


Tarihi eser hırsızlığı konuşunda Avrupalıların yanına yaklaşamayız.
0
biseysorcaktim
(28.09.24)
(5)

Yapı Kredi Bankasından gelen uyarı sms'i

parka
Telefonunuzda şifre kaydedici uygulama var diye mesaj geldi.Size de geldi mi ?
Telefonunuzda şifre kaydedici uygulama var diye mesaj geldi.
Size de geldi mi ?
0
parka
(27.09.24)
Yapı kredi kullanıyorum ben de. Bana mesaj falan gelmedi
0
kullanicadi
(27.09.24)
Müşteri hizmetlerini ara. Şüpheli işlem bildiriminden sor, böyle bir sms geldi, nedir diye.
0
Mirket
(27.09.24)
banada işbankası uygulamasından gelmişti gerçektende dış kaynaktan indirdiğim crackli bir oyunu süpheli diye bildirmişti, telefonu fabrika ayarına döndürüp önemli şifrelerimi değiştirmiştim. sonrasında da zaman geçtikten sonra dolandırıcılar adıma kredi başvurusunda bulunmuş aramışlardı
0
eja
(27.09.24)
Son yüklediğiniz uygulamaların "izinlerine" bakın
0
diyecevaplandı
(27.09.24)
ykb kullanıyorum öyle bir uyarı hiç gelmedi - niye gelsin ?
öneri: bitdefender yükle ve telefonu tarat. bilinmeyen-gereksiz tüm uygulamaları kaldır.
0
orpheus
(28.09.24)
(3)

Ortopedi doktoru her gittiğimde mesleğimi sorup, iğne yazıyor. Neden?

summerof69
Ayak parmağımı incitince röntgen cektirmeye gittim. Sadece morarmış, ciddi bir şey olmadığı ortaya çıktı. Ama hemen bir firmanın iğnesinin resmi olan kağıda kaşe basıp "bu iğneden al, o şişliğini çekelim" dedi. Pek şiş de değildi.Ne zaman bu doktora gitsem, incinen bölgem farketmeksizin adam iğne ya
Ayak parmağımı incitince röntgen cektirmeye gittim. Sadece morarmış, ciddi bir şey olmadığı ortaya çıktı. Ama hemen bir firmanın iğnesinin resmi olan kağıda kaşe basıp "bu iğneden al, o şişliğini çekelim" dedi. Pek şiş de değildi.

Ne zaman bu doktora gitsem, incinen bölgem farketmeksizin adam iğne yazıyor. (Ve yanında da 6-7 tane aynı ilacı yazıyor)

Bu doktor, bu yazdığı ilaçlar üzerinden ilaç firmalarından komisyon mu alıyor ki her seferinde bunlari yaziyor? Komisyon alıyorsa, bu ne şekilde oluyor? Doğruca para mı, yoksa dolaylı hediyeler mi?

Doktoru beklerken, diğer hastaların da bu pahalı iğnelerden şikayet ettiklerini duydum.


Teşekkürler
0
summerof69
(25.09.24)
Etik, mesleki kurallar, hipokrat yemini, insan sağlığı, kağıt üstünde olan şeyler.
dışarıda pek takan olmayabilir.

1:04 - 1:24 arası bakınız
m.youtube.com

Geçim cidden zor.
0
diyecevaplandı
(25.09.24)
Eğer gittiğiniz doktor özelde ise, doktorun hastaları memnun etme, iyileşmiş hissettirme gibi bir amacı olabiliyor. Hastalar genelde şunu bekliyor çünkü: o kadar para veriyorum. Gittiğime değsin. Gerçekten hasta da hissedeyim, sağa sola 10 tane ilaç yazdı doktor! Desin. Değerli, ilgilenilmiş hissetsin yani. Bir doktorun bizzat ağzından duyduğum sözleri paylaşıyorum.
İlaç firmalarıyla ilgili ise, komisyon da alıyor olabilir, tatillere gönderiliyor olabilir, firma amcasının oğlu da olabilir.
Burası türkiye, maalesef her şey olabilir.

Geçmiş olsun.
0
ayalga
(25.09.24)
Günaydın günaydın.
0
muhayyer divan
(26.09.24)
(6)

camasır makınası program devam etmeme sorunu

deepness
beko marka basıc bır makına var ve programı baslattıktan sonra uzun sure su alıyor , yıkama ve baslat tusları aynı anda yanıp sönmeye devam edıyor ve yıkamaya gecmıyor, oylece duruyor. bu konuda deneyımı olan duyurucu arkadasımız varsa ızlenecek yol onerılerını beklıyorum. tesekkurler
beko marka basıc bır makına var ve programı baslattıktan sonra uzun sure su alıyor , yıkama ve baslat tusları aynı anda yanıp sönmeye devam edıyor ve yıkamaya gecmıyor, oylece duruyor. bu konuda deneyımı olan duyurucu arkadasımız varsa ızlenecek yol onerılerını beklıyorum. tesekkurler
0
deepness
(25.09.24)
Beyin denen kısımla ilgili bir arıza muhtemelen, ustanın bakması lazım. Yeni bir makineyse servis çağırmak daha mantıklı, mahalle ustasındansa.
0
Bruce
(25.09.24)
Kart yanmış bitmiş diyen usta tiplilere inanmadan önce kartlara bağlı kabloların yerinden çıkma ihtimalini düşünün.
Malum titreşimli çalıştıklarından arka bağlantı kabloları veya kartın kendisi yerlerinden çıkabiliyor ve temassızlık oluyor.
Facedeki reels kısa videolarda bu gibi işleri anlatan biri vardı ama adını bilmiyorum.
0
diyecevaplandı
(25.09.24)
belki siz de internetten araştırmışsınızdır ama yine de yazayım. çocuk kilidinden olmasın?
0
lazpalle
(25.09.24)
youtube da makinenin marka modelini yazıp resetleme işlemi araştırın. ben birkaç defa resetledim böyle şeyler olduğunda, sorunsuz çalışmaya devam etti yıllarca. deneyin bakalım.

geçen gün bulaşık makinesi de takıldı, aynı şekilde reset işlemi araştırıp uyguladım, düzeldi.
0
Phoebe
(25.09.24)
Yeni aldık beko marka çamaşır makinası, aynı şeyi yaşıyoruz sürekli, servis çağırdık filtre temizliği yapıp gıdıyo, biz de çözüm bulamadık malesef, aldıgımızdan beri aynı, sistemsel bi hata bizce, ama servis kabul etmiyo, takipteyim cevapları
0
annesharley
(25.09.24)
su giriş çıkışında problem vardır. sağ alttaki küçük kapağı açıp suyu boşalttınız mı ? muhtemelen içerisinde bir şeyler sıkışmıştır. o da olmazsa makinenin arkasındaki su aldığı musluk veya makineye su giren yerlerde de problem oluyor. bulunduğunuz bölge suyu kireçliyse falan tıkanıyor. bizim beko makine de geçen benzer bir hata verdi arkadaki su giriş yeri komple kumdan tıkanmıştı. etrafımızda çok inşaat var ondan dedi servis elemanı
0
nawaf al temyat
(26.09.24)
(17)

yaptiginiz seyahatleri kaydediyor musunuz?

robert bosch
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs.vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.siz nasil not aliyorsunuz?ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs.
vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.

siz nasil not aliyorsunuz?
ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
0
robert bosch
(24.09.24)
Not almadım hiç.
0
rock n roll
(24.09.24)
Web sitemde bir de telefonda (Places been uygulamasi) sehirleri kaydediyorum sadece. Detay metay yok ama
0
brkylmz
(24.09.24)
Valla ben de böyle not almadım hiç. Ha gezi günlüğü olur, gittiğin ve seni etkileyen bir yerde içinden bir iki satır yazmak geliyorsa defterini çıkarır yazarsın da montun parasını yazmak gereksiz geldi. Yıllar sonra açıp vaay be X yılında şu kadar paraya mont aldım bunu yaptım demek istiyor sanki.
0
Amaranta ursula
(24.09.24)
Ne amaçla kaydediyoruz?
Gidilen yerleri maps kaydediyor konumsuz dolaşmadığım için. Yedim içtimi de maps puan/yorum olarak görebiliyorum.
Fazlasını kaydetmeye lüzum duymuyorum, hatırlatsın istediğim yer olunca hediyelik ya da oraya ait bir şey alıyorum, onu görünce aklıma geliyor.
0
Bruce
(24.09.24)
Google maps de işaretliyorum veya zaman çizelgem açık, oraya kaydediyor her tarihi ve saati. Not olarak değil de gezdiğim mekanlara yorum yazabiliyorum.

Bir de google fotoğraflarda buluta yedekleniyor çektiğim her şey. ne yemişim nereye gitmişim ne satın almışım aşağı yukarı fotoğrafı oluyor zaten.
0
ananiyimioguz
(24.09.24)
Bir zamanlar çarşaf gibi kocaman, Türkiye karayolları haritaları satılırdı. Onlardan bir tane edinip geçtiğim her yolu, sarı fosforlu kalemle çiziyordum. Çizmediğim yol pek kalmayıp harita sapsarı olunca attım haritayı.
0
Mirket
(24.09.24)
Google maps'te "been there done that" listem var.
Yemek yazısı yazacaksam (ara sıra bir grup için yazıyorum) detaylı nerede ne yedim günlüğü tutuyorum.
0
kobuzchu kiz
(24.09.24)
yurt dışına gittiğimde hemen hemen her müze/konser/otobüs/tren vs. bileti, fiş, peçete vb. bira/içecek kağıt ve kapakları vb. fiziksel çok yer kaplamayan şeyleri tutarım. her seyahatim için bunları sakladığım farklı poşet vb. var basitçe. yurt içinde de özellikle etkinlik biletlerini filan saklarım. not almak, fiyat yazmak gibi şeyler yapmıyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(24.09.24)
2017'den beri yapiyorum. gunluk gibi bir defterim var her seyahat ettigimde yanima aliyorum ve gittigim sehrin en ikonik yerlerinde manzaraya bakarken sehirle alakali dusuncelerimi yaziyorum. neler yiyip ictigimi falan. dikkatimi cekmisse otel adi, restoran adi, bazi seylerin fiyati falan da oluyor icinde.
0
bohr atom modeli
(24.09.24)
gezilerimi ne zaman yaptığımı bile unuturum bahardı, kıştı diye kalıyor. fotoğraf dışında bilgi yok gittiğim şehirlerin ismini unutup haritadan baktığım bile olmuştu

cahilliği seçersinin canlı kanıtı
0
ala09
(25.09.24)
Oguz tam olarak benim diyeceklerimi demiş.ama google efendi klasik yarı yolda adamı sattı yine eskiden aylık rapor atıyordu bende breh breh ne dolanmışım diyordum.şimdi kendi cihazında sakla bana ne dedi.yıl sonunda 20 uşke 100 şehire gitmişsin bu sene diye mail geldiğinde bakması keyifli oluyordu.

Bununla beraber apple resimler harita üzerinde resmi nerede çektiğini gösteriyor.en çok o işime yarıyor,diğer türlü galeriden resim bulmak benim için çok zor.çok seyahat,çok resim var.

Başka özel bir girişimim yok,
0
duptıs
(25.09.24)
Instagrama attığım story ve postlar harici pek bir şey kaydettiğim yok, hatta artık eskisi kadar aktif de değilim bazen aklıma gelmiyor foto çekmek. Hepsi zihnimde bu da yeterli.
0
kullanicadi
(25.09.24)
Ben yazmıyorum.
Doksanlı yılların sonunda banka müdürü olan komşumuz, gittiği yerlerden not olan bunları dosya halinde arşivleyen
bir arkadaşından bahsetmişti.

Kişisel olarak şu zamanda bazıları için önemsiz görülse de o yerlerle ilgili araştırma yapan veya bu hususlarda kitap yazma düşüncesinde olanlar için kaynak niteliği taşır böyle notlar.
0
diyecevaplandı
(25.09.24)
gittiğim yerleri swarm uygulamasından check-in yapıyorum. harita üzerinden check in yaptığım lokasyonları görebiliyorum, bu sayede başka birine önermem gerektiğinde açıp hızlıca bulabiliyorum.
0
a7x
(25.09.24)
İki sebebi olabilir.

1. Başkalarıyla bu tecrübeleri paylaşmak. Bir yere gideceğim zaman youtube'da araştırıyorum. Her türlü bilgi çok işe yarıyor. Nereler gezilir, ne yenir, fiyatları nedir?

2. Kendi tekrar gitmek istiyordur oralara, onun için not ediyordur.

Gezinin keyfini çıkarıyorsa, sorun yok.

.
0
kartallar yuksek ucar
(25.09.24)
Çektiğimiz fotoları şehir şehir arşivliyoruz bunun dışında not falan almıyoruz ama mesela gördüğümüz tur rotaları vs elimizin altında olsun diye fotoladığımızdan onlarda otomatikman arşivlenmiş oluyor
0
basond
(25.09.24)
ben google mapste şehir olarak kaydediyorum, şehir içinde gittiğim özel bir yer varsa onu da kaydediyorum veya puanlıyorum. onun dışında detay tutmuyorum
0
abelardo
(25.09.24)
(8)

Yüksek ateşe ilginç çözüm?!

squidward
"La Passion de Jeanne d'Arc" isimli 1928 yapımı filmi izledim geçen.Filmin ortasında bir yerde, sözkonusu kişinin ateşinin çok yükselmesi nedeniyle kanının akıtılması gerektiği söylenerek dirsekteki arter cart diye kesilip kanı fıskiye gibi bir tencereye akıttılar.Yani filme göre kan akıtmak -belki
"La Passion de Jeanne d'Arc" isimli 1928 yapımı filmi izledim geçen.
Filmin ortasında bir yerde, sözkonusu kişinin ateşinin çok yükselmesi nedeniyle kanının akıtılması gerektiği söylenerek dirsekteki arter cart diye kesilip kanı fıskiye gibi bir tencereye akıttılar.

Yani filme göre kan akıtmak -belki de sadece o zaman için- bir ateş düşürme yöntemiymiş.
1. Bu nasıl bir mekanizma, diye soracaktım ama zaten kan azalınca (bilek kesenler vs) üşünülüyor. Çişimizi yapınca üşümek gibi bir şey sanırım.
Öyleyse idrarımızı yapınca da ateşimiz bir miktar azalır mı?

2. Günümüzde de kullanılır mı acaba bu yöntem?

3. 1928 yılında görsel oyunlar yoksa eğer o kol gerçekten de kesilmiş midir?
0
squidward
(23.09.24)
Ortaçağda tedavi amaçlı kan akıtma pratiğinin adı flebotomi. Günümüzde çok kısıtlı durumlarda kullanımı var. Ama tabii ki ateş düşürmek için verimli bir yöntem değil bilimum ilaçların olduğu bir çağda
0
nundu
(23.09.24)
Hocam kan akıttığında kan kaybıyla birlikte demir eksikliği yaşanır ve demir eksikliğinde hemoglobin üretemezsin hemoglobin olmayınca dokulara yeteri kadar oksijen taşıyamazsın oksijen taşıyamadığın için de oksijenle enerji üretimin durur sistem bazal enerjinin %70'ini vücut sıcaklığını sabitlemek için kullanırken oksijen olmadığı için bunu yapamaz vücut sıcaklığını sabitleyemez kontrol altına alınamayan vücut sıcaklığı hızla düşer ve kısa sürede ölürsün, yüksek ateşi olan bir hastanın vücut sıcaklığını bu şekilde düşürürsün ama hasta kaybından ölür, bu kontrollü bir müdahale olamaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.09.24)
Makul ateş ölçümü için öncesinden idrara çıkın denir zaten.

Eskiler havale geçirecek gibi olan çocukları da işetmenin öneminden bahsederlerdi.
0
hedep
(24.09.24)
3. Soruya cevap olarak,
eskiden sinema sahnelerinde gerçek kanın olduğu sahnelerin bir yazı okumuştum.
tabi tepkiler üzerine zamanla bundan vaz geçilip salça ve boyaya "rol"verilmiş olmalı.

arabaların çarpışma testlerinde de bir zamanlar cansız mankenler yerine kadavraların olması söz konusuydu.
Sonuçta en gerçekçi sonucu kadavralar verecekti
Ölmemek için ölüden faydalanmak..
0
diyecevaplandı
(24.09.24)
hacamat denen ortacag tedavisi bu. gunumuzde kullanilmiyor.

1928 de olsa kimse kimsenin arterini film icin kesmez. zaten hacamatta da arter kesilmez. olur gider adam.
0
antikadimag
(24.09.24)
merhaba. aslında hipokrat'ın da zamanında vucutta her problemin çaresi olarak bedenimizde bulunan 5 farklı sıvıdaki dengeden bahsediyor. her dert için birinin eksikliği ya da fazlalığında genelde problem neyse o değil de, sahneyi merak ettim. Yapım notlarında gerçekten set ekibinden birinin sahne için gönüllü olduğunu buldum, zannettiğiniz gibi gerçek kan. Belki göz atmak istersiniz;

criterioncollection.blogspot.com
0
libertine
(24.09.24)
Yok öyle bir şey. Sakın yapma, yaptırma.
Jan dark 700-800 yıllık olay sanırım. Bugün de çeksen 1200'leri canlandırdıklarından b.k da yiyebilirlerdi.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.09.24)
Pardon 600 yıllıkmış
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.09.24)
(8)

Biz nasıl

Yılmaz920
parayı bulacağız ? Maaşlı çalışmaktan bıktım.
parayı bulacağız ? Maaşlı çalışmaktan bıktım.
0
Yılmaz920
(22.09.24)
Yolun solundan ve yere bakarak yürümek lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.09.24)
bulamayacağız :/
0
candide
(22.09.24)
Valla ben de böyle düşünürken 2 yıllık maaşı koinde batırdım, daha şimdi anca yarısını kurtarabildim nerdeyse üç yil oldu. Demem o ki kumar, coin vb sakın başvurmayın. Maaşlı çalışan biri olarak kafam para biriktirmek dışında hiçbir şeye çalışmıyor. En fazla mülk edinmek için çabalarım onun dışında yok ticaret vb kalsın.
0
sanguine
(22.09.24)
Kumar, bahis, borsa, uyuşturucu... tam da bunu ele alan bir yayın vardı geçenlerde: www.youtube.com
0
prole
(22.09.24)
kapitalizmin artik islemedigini, somuruldugunu ve insan gibi yasamanin yolunun sadece daha cok calisarak veya kisa yoldan koseyi donerek degil, insani yasam hakkini siyasi gucu elinde bulunduranlardan isteyerek elde edebilecegini fark ederek.
0
antikadimag
(22.09.24)
Türkiye kadar paranın kolay bulunduğu bir yer daha yok. Bakış açısını değiştiren bunu zaten o gün farkeder
0
deer hunter
(22.09.24)
Zengin bir kayınpeder bulunabilir.
0
Mirket
(22.09.24)
Şu an parayı bulan gözüyle baktığımız kimselerin çoğunda kirli veya haksız yere elde edilmiş para var.
Başkalarından haksız nedenle kestikleri, usülsüzlükleri,
kayıt dışı ekonomi vs.

Bir gerçek şu ki onların seviyesinde zengin olmak zorunda da değiliz aslında.
Kanaat içinde kendi iç huzurumuzu sağlamak daha önemli.

Parayı bulduğumuzda haddi aşacaksak, azmanlıklara sebep olacaksa o paranın gereği yok.
Bazen elimizde olmayan imkanların da yararımıza olduğunu düşünmek lazım.
Hızlanan hayat, maddi kazanç yarışı, sürekli sahip olma duysunu körükleyen sosyal medya etkileşimleri,reklamlar vs bizi de ister istemez içine çekiyor.
Ama bu yapay olarak bize yedirilmiş algılardan tamamen olmasa da uzak olmak bizim elimizde.

Bu arada maaşlı çalışmak, bizi fakirlikten koruyan ama zengin olmamızı da engelliyen bir şey aslında. Bu da ayrı konu.
0
diyecevaplandı
(22.09.24)
(3)

Bir alacak meselesi...

sonhakan
Birine ikinci el ürün vererek 4 taksitle 20.000 Tl alacaklı oldum. Kağıda imzalı olarak kayıtlı durum. İlk taksit ödenmedi. Avukata versem avukat daha pahalı ne önerirsiniz?
Birine ikinci el ürün vererek 4 taksitle 20.000 Tl alacaklı oldum. Kağıda imzalı olarak kayıtlı durum. İlk taksit ödenmedi. Avukata versem avukat daha pahalı ne önerirsiniz?
0
sonhakan
(22.09.24)
1) icra takibi.

2) adami dov.
0
antikadimag
(22.09.24)
Bir yerden sonra bazı durumlarda dozunu fazla aşmadan sert olmak gerekiyor.
Böyle durumlarda,o tür kimseler için müşteri veli nimetimizdir, .. bey, .. hanım, müşteri gibi kavramların bir anlamı kalmıyor.

O nedenle ilk başta ısrarcı olun.


Geçenlerde bir tanıdığım alacaklı olduğu durumlarda ister istemez işi sert konuşmalarda çözdüğünü anlattı.
0
diyecevaplandı
(22.09.24)
önceki cevaplara +1 diyetim baştan.

1- yukarıda dedikleri gibi bey/hanım laflarının pek bir etkisi olmuyor bu durumlarda, kaldı ki siz banka çağrı personeli değilsiniz. kibarlığın pek bir anlamı yok.
yalnız bir gün öncesinde "x bey taksit için rahatsız etmiştim, müsait misiniz?" modundayken ertesi gün "x, taksiti bekliyorum haberin olsun, şu şu tarihte öde artık" moduna geçmeyin hemen. birkaç güne yayın o üslup işini.

2- yok sertleşmem, adam dövme vs. mevzularda bezim yoktur diyorsan:
avukat pahalı diyorsun da, icra takibi süresince oluşan masraflar sonuca göre haksız tarafa yükleniyor bildiğim kadarıyla.
ha 20.000 liraya değer mi dersen, bence değmez.
bir de, ya karşı tarafın üzerine bir malı/görünürde bir maaşı yoksa mesela?


üslubu sertleştir bir noktada.
0
thedepressed
(22.09.24)
(8)

Hangisi sizce daha cok gorulmeye deger, 1 sansiniz olsa?

tuborg yesili
Panama mi, Sri lanka mi?
Panama mi, Sri lanka mi?
0
tuborg yesili
(20.09.24)
Sri Lanka.
0
Amaranta ursula
(20.09.24)
Panama ile alakalı hiç bilgim yok ne görülür ne yapılır, bi kanal için mi gidicem derim. hadi yarın gidiyoruz deseler sri lanka derim ama araştırıp bakmak lazım.
0
Bruce
(20.09.24)
Sri Lanka
0
EXXE01
(21.09.24)
Sri lanka
0
robert bosch
(21.09.24)
Sri lanka
0
diyecevaplandı
(21.09.24)
sri lanka cok guzel diyolla
0
baldur2
(21.09.24)
panama'yı bilmiyorum ama sri lanka'ya giden bi arkadaşım vardı geçenlerde, çok kötü, gidilmez diyordu.
0
tabudeviren
(21.09.24)
Panama da yapabilecegin atraksiyonlar blraz az,iki okyanus turu,biraz yagmur ormanı,yakındaki bir kaç güzel ada.

Sri lanka bu zaman için biraz fala yagmur alır ama güzel ülkedir.yeterince tanıtım yapmadıkları,ekenomileri düşük olduğu için çok popüler bir destinasyon değil ama gormeye değer bir yerdir.özellikle yılbaşı sonrasında subat mart gibi.

Ikisi arasinda bir ayrimda sri lanka derim.bunu disinda her yerin kendine has guzellikleri var.fazladan gordugun her yer seni zenginlestirir.
0
duptıs
(21.09.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.