Giriş
(2)

Araba temizletme

kahvegibi
4 senedir kullandığımız arabanın içi doğal olarak leş oldu, buna bir de arabanın iç döşemelerinin krem rengi olmasını da ekleyelim. Bildiğin pis yani. Arabayı şöyle güzelcene temizletmek istiyorum ama bildiğim tek yer sonax ve o da çok pahalı görünüyor. Ne kadar iyi olursa olsun, temizliğe 260 kaat
4 senedir kullandığımız arabanın içi doğal olarak leş oldu, buna bir de arabanın iç döşemelerinin krem rengi olmasını da ekleyelim. Bildiğin pis yani. Arabayı şöyle güzelcene temizletmek istiyorum ama bildiğim tek yer sonax ve o da çok pahalı görünüyor. Ne kadar iyi olursa olsun, temizliğe 260 kaat vermek istemiyorum.

Bu işi sonax gibi düzgün ama daha ucuza (mesela helalimden 100-150 kaata) halleden düzgün bir yer biliyor musunuz? İstanbul Avrupa yakasında olursa daha güzel olur tabi. Erzincan çok uzak.

Teşekkürler
0
kahvegibi
(10.06.09)
4 yıldır yıkatmadınız yani.. bu durumda 260/48'den her ay için 5tl'ye geliyor.. gayet uygun bence..
0
rednoff
(10.06.09)
valla ziebart'ın üsküdardaki şubesi pahalı mahalı ama işini süper yapıyor.
0
darknum
(25.03.10)
(5)

germanwings ve easyjet'ten taksitle bilet nasıl alınır?

beyaz geceler
bu dertdin dermanı var mıdır :)
bu dertdin dermanı var mıdır :)
0
beyaz geceler
(10.06.09)
tüketici kredisi çekin? (25 tane bileti birden alacaksanız düşünebilir)
0
darknum
(10.06.09)
maalesef yok öyle bir seçenek.
0
386 dx
(10.06.09)
var arkadasım cok kolay hemde.. card finans ınız varsa odemeyı onunla yapın.1-2 gun sonra musterı hızmetlerını arayın. o yaptıgınız harcamayı taksıtlendırmek ıstedıgınızı soyleyın. ufak bı mıktar faiz oduyorsunuz ama 3 yada 6 taksıtte odeyebılıyorsunuz..
0
isott
(10.06.09)
card finansın sitesinde bu işemin sadece tl olan eksterelerde uygulanabileceği söylenio. bu biletleri aldığımız zaman euro otomatik olarak tl'ye çevriliyor mu ekstrede.
0
🌸beyaz geceler
(10.06.09)
advantage'da çevriliyor. bundan da çevriliyordur herhalde.
0
darknum
(11.06.09)
(12)

Duyuru'da ayni sorularin tekrar tekrar sorulmasi

ermanen
ve ayni cevaplarin tekrar tekrar verilmesi... ne diyorsunuz bu konuda? onune gecilemeyecek sanirim, akisina mi birakalim?
ve ayni cevaplarin tekrar tekrar verilmesi... ne diyorsunuz bu konuda? onune gecilemeyecek sanirim, akisina mi birakalim?
0
ermanen
(10.06.09)
Merhaba,
Ben her soru sormadan önce "Ara"yı kullanıyorum ama, herkeste bu alışkanlık oturmamış galiba. Gerçi "Ara"yı kullanıp da soruyu göremeyen de vardır. Arada kaynamıştır.
Moderasyon delirir bir süre sonra. Bir şekilde bir şey ayarlarlar. :)
0
nuage
(10.06.09)
akışına bırak çünkü dün öyle olan şey bugün böyle olabilir. demek istediğim güncellik her zaman iyidir. tabi boku çıkmadığı sürece. bugün biri çıkıp beggin adlı eseri kimin sölediini tekrar sorsa monitöre kafa atarm. ama soran arkadaşın kafasını.
0
rentts1
(10.06.09)
Bence akışına bırakılmalı, yani cevap vermek istemeyen kadar yeni üye olup cevap verecek vardır.
====Ütopik===
Diğer sorular alta kalıyor diye ise; tarih, tikli cevap sayısı, okunma sayısı modaratör önem puanı gibi girişere bir önem katsayısı üretilen kod yazılabilir. Bir de bulanık mantık vs.. ne güzel dönem projesi
===Geçti===

Edit: yani demek istedim ki zaten cevap vermekten sıkılınan bir soru ise kimse cevap yazmaz, adam aramak zorunda kalır cevabı. Serbest ekonomi gibi mi? Hiç anlamam ekonomiden.
0
ilkdefa
(10.06.09)
bi ara want2die rehber yazmıştı "yeter artık sormayın bunları" gibisinden. çok güzeldi :( tabii sürekli tepede sabitleyemeyiz onu da.

bence yapılabilecek en iyi şey, insanlarda aramaya inanma bilincini güçlendirmek.
0
deckard
(10.06.09)
beggin' fırtınasını atlattık en azından buna sevinelim derim. sözlüğün yazar ve yazar adayı sayısı sürekli arttıgından duyuruya gelenlerin sayısıda artıyordur muhtemelen. o yüzden sürekli bir uyum uyuşma süreci halindeyiz. aslında duyuru açmadan once dikkat edilecekler başlığı daha görünür bir yere iliştirilse hatta duyuru açma sayfasına konulsa biraz daha rahat olur sanırım
0
patricia teyze
(10.06.09)
bazi sorularin birden fazla sorulmasi kacinilmaz sanirim. mesela "su video'daki hayvan nedir" sorusunu arayarak da bulamazsin heralde. duyuru'yu daha cok takip eden birinin gozune daha cok batiyor boyle seyler :)
0
🌸ermanen
(10.06.09)
ne zararı var ki?
ben bazen bilgisayar karşısında o kadar sıkılıyorum ki duyuruya yeni bir soru gelsin diye dua ediyorum nerdeyse. Gönüllülüğe dayanan bir şey ne de olsa burdaki sorulara cevap vermek, daha önce sorulduysa ve sıkıldıysanız cevap vermeyin olsun bitsin.

ama tek bir soru için aynı cevapların tekrar tekrar yazılması derseniz haklısınız, bence asıl o çok sıkıcı ve cevabı daha önceden vermiş olan kullanıcıyı hiçe sayan bir durum.
0
hayali arkadaş
(10.06.09)
Bir örnek vermek istiyorum. Dün rapidshare' den - premium account - olmadan hani böyle partların hepsini yapıştırınca otomatik olarak indirecek, arada bekleyecek falan - bir program lazım oldu. Ara' dan aradım ama bulamadım inanın - kesinlikle benim öküzlüğüm kabul ediyorum ama bulamadım napim - şimdi bunun için bi' duyuru açmaya çekiniyorum. " Kaçıncı kez soruluyor yahu bu cık cık cık " ile başlayan mesajlar gelecek diye tahmin ediyorum. Sorulsun abi nolcak lan. Yok ağlamıyorum gözüme bi'şey kaçtı.
0
charlesbukowskiineksi
(10.06.09)
"çaylaklık sıram niye ilerleyeceğine geriliyor" diye sormasınlar da beggin'e bile razıyım.
0
kibritsuyu
(10.06.09)
ben önüne geçilemez diyorum. şu yapılabilir. cevap vermektense aynı sorunun sorulduğu duyuru/soru'ya "git" vermek ve hafif de ayar vermek kullanıcıya belki belki sağlar biraz daha dikkatli olmasını..
0
dambil
(10.06.09)
her tarafta açıkladılar. çaylaklık sırası muhabbetlerini, sormayın artık yahu? her hafta kemer takmak zorunlu mudur diye sorayım ben de o zaman. açıp bakmak yerine cevap verecek insanlar var nasıl olsa diye.
0
darknum
(10.06.09)
bariz konuların tekrar tekrar sorulması hiç iyi değil.
sabiha gökçen'den kadıköy'e nasıl gidileceğini soran en az 10 duyuru vardır.
bi noktadan sonra cevap yazmayı bıraktım ben.
aç google'dan bak. hadi google'da bulamadın, duyuru'da bi ara, öyle sor.
0
cruor
(11.06.09)
(7)

Mersin'de nargile kömürü?

uco
Abiler ablalar soru açık, Mersin'de nerede bulunur bu meret? Bu tavla pulu gibi olanlardan sormuyorum, sahici kömür, torbayla satılanlardan, parmak gibi olanlardan. Vereceğiniz bilgi çok makbule geçer, pls ltf tşk.
Abiler ablalar soru açık, Mersin'de nerede bulunur bu meret? Bu tavla pulu gibi olanlardan sormuyorum, sahici kömür, torbayla satılanlardan, parmak gibi olanlardan. Vereceğiniz bilgi çok makbule geçer, pls ltf tşk.
0
uco
(08.06.09)
kushimoto'daki nargileciye baktın mı? orda herşey oluyordu diye hatırlıyorum
0
hikaye mesture
(08.06.09)
Orası neresi abi? Yer yön tarif edebilir misin?
0
🌸uco
(08.06.09)
Bu forum'un karşısının az ilerisine mi düşüyor? Google Earth'te baktım da.
0
🌸uco
(08.06.09)
cafenin ismi allegro. gugıl'dan baktım az önce.

sokağın başındaki akbank'ın yanından sahile doğru in, tantuniciyi geç görürsün tabelasını. yürüyerek toplam bi 55-60 saniye sürer heralde akbank'tan allegro'ya varman. arkadaşlarım oradan temin ediyorlardı tüm nargile edevatlarını. tütün, nargile takımı vs
0
hikaye mesture
(08.06.09)
en iyi nargile kömürü cafe turkada bulunur
0
kottak
(08.06.09)
Naçizane tavsiyem en güzelinden meşe kömürü almandır.
0
mhm
(09.06.09)
nargile kömürü meşe kömürüdür. fethiye yöresinin kömürü özellikle başarılıdır derler ama kömür işi şans işi bir mal ötekini tutmuyor. deneme yanılmayla alın işte meşe kömürünü. (marketlerde bol bol var)(git: )
0
darknum
(09.06.09)
(3)

CHMOD ayarı

ilqnur
Arkadaşlar bu CHMOD ayarı nasıl yapılır? Ftp den dosyanın üstüne sağ tıklanır falan diyolar ama öyle bi seçenek yok lütfen bir bilen anlatsın yahu!
Arkadaşlar bu CHMOD ayarı nasıl yapılır? Ftp den dosyanın üstüne sağ tıklanır falan diyolar ama öyle bi seçenek yok lütfen bir bilen anlatsın yahu!
0
ilqnur
(03.06.09)
ftp'de dosya üzerine sağ tıklayınca "dosya izinleri" benzeri bir şey vardır. oradan yapılır.
0
sanal uyku
(03.06.09)
Selamlar. FTP'de öyle bir menü bulamıyorsan Windows Hosting kullanıyorsun... Web üzerinden kontrol paneline girip ayarları oradan yapman gerekir... Plesk kullanıyorsan ayarları nasıl yapacağını yazarım tekrar.
0
serafettinn
(03.06.09)
ftp programına göre değişir. mesela total commander'da file menüsünde adını unuttuğum 1. sıradaki şeyi seçiyordun.
ama genelde permissions, attributes tarzı bir adı var.

panelden webden yapacaksanız da plesk'i bilmem ama cpanel'de file manager'ı açıyorsunuz. klasörü,dosyayı filan seçiyorsunuz. üstteki menüde change permissions (anahtar şekli var butonunda) var. oradan yapabiliyorsunuz. plesk içinde benzerdir sanırım.
0
darknum
(03.06.09)
(4)

pet shop'lardaki açık mamalar

hayali arkadaş
Ya da genel olarak kedi maması...Kedime market maması alıyorum ama idrar tıkanıklığı yaptığını duydum, duyuruda da biri yazdı. Profesyonel mamalar ise aşırı pahalı, özellikle benim obur kedim için.Eminönünde falan olanları sormuyorum ama büyük pet shoplarda (içinde veterineri falan olan) açık satıla
Ya da genel olarak kedi maması...

Kedime market maması alıyorum ama idrar tıkanıklığı yaptığını duydum, duyuruda da biri yazdı. Profesyonel mamalar ise aşırı pahalı, özellikle benim obur kedim için.

Eminönünde falan olanları sormuyorum ama büyük pet shoplarda (içinde veterineri falan olan) açık satılan kedi mamaları var, profesyonel mamaların açık hali oldukları iddia ediliyor doğru mudur? Doğru ise yarı yarıyadan bile daha hesaplı o mamalar, onlardan alabilirim.

Profesyonel mama ve market maması arası birşey yok mudur? Cat's choice demişlerdi kullanan ve memnun kalan var mı? Ya da "şu market maması en az profesyoneller kadar iyidir" diyen.
0
hayali arkadaş
(03.06.09)
market maması dediğiniz whiskas mı yoksa kuru mamalardan mı?
0
ozdek
(03.06.09)
market mamaları genelde kediler daha severek yesin diye tuz yoğunluğu yüksek üretilirler ve haliyle ilerleyen yaşlarda böbrek problemlerine neden olurlar. o açık mamalarla market mamaları arasında hiçbir fark yoktur inanın, istisna olarak bazı pet shoplarda profesyonel mama firmalarının paketi patlak veya sorunlu olduğu için defolu sayılan mamalarının açık olarak satılması mümkün ama onu da gerçekten hatırlı müşterilerine saklarlar. eğer profesyonel mamalar sizin için çok pahalıysa bu mamaları alıp kedinizin böbreklerini yoracağınıza kendi hazırladığınız basit mamalarla beslemenizi öneririm.
0
sirena
(03.06.09)
pro mamayı açık satan petshoplarda var. mesela arkadaş pet. napıyorlar da ucuz satıyorlar dersen 12-18 kiloluk paketleri toptan alıyorlar. o sayede kilo başına baya karlı fiyat ediniyorlar.
0
darknum
(03.06.09)
@ozdek:tüm mamaları kastetmiştim, bonnie, whiskas, kite kat vb. Kuru ya da ıslak.

@sirena: içine altın tozu bile koysam evde yaptığım mamaları yemiyor benim kedim. Kaç kere denedim açlıktan ölme pahasına da olsa yemedi.

Vatan caddesi üzerinde büyük bir pet shop var, oranın açık mamaları hakkında bilgisi olan var mı? bana güvenilir göründüler, kutuların üzerinde markalar falan vardı.
0
🌸hayali arkadaş
(03.06.09)
(2)

harward navigasyon (teleatlas+route66 yüklü) yada nextstar 708 (başarsof ve igo'lu)

karabasun
bir süredir navigasyon cihazlarını araştırıyorum da, aksaray'a araba paspası almaya gittiğimda böyle bir markayla karşılaştım. harward.. kamasonik'e ait bir markaymış. teleatlas ve route66 yüklü. kart desteği, video oynatma, mp3 çalma, bluetooth falan da var. fiyatı 450 dedi. sizce alınır mı? hayır
bir süredir navigasyon cihazlarını araştırıyorum da, aksaray'a araba paspası almaya gittiğimda böyle bir markayla karşılaştım. harward.. kamasonik'e ait bir markaymış. teleatlas ve route66 yüklü. kart desteği, video oynatma, mp3 çalma, bluetooth falan da var.

fiyatı 450 dedi. sizce alınır mı? hayır derseniz, ne önerirsiniz? ayrıca bu aletin güncellemeleri için ücret ödemem gerekecek mi?

bunun yanında nextstar marka bir cihaz var, aynı özellikler, aynı fiyat. bunda ise başarsoft ve igo mevcut. mecidiyeköy şubesinden de bilgi aldım daha güvenilir geldi.. 2012'ye kadar da ücretsiz güncelleme.

harward.com.tr (harward)
www.mavibilgisayar.com (next)
0
karabasun
(02.06.09)
başarsofttan başkasına bakmayın bile. adamlar google maps'ın çözüm ortağı.
ben darty'den piranha escalator aldım 260 ytl'ye. igo var içinde gene başarsoft'un haritasıyla. çok memnunum aletten.
0
darknum
(02.06.09)
teşekkürler bilgi için. fakat önceki mesajı yazdıktan biraz sonra farklı bir alternatif oluştu. mio moov 300... fiyatı aynı değil ama, siz aynı diye düşünseniz, tercih edermiydiniz. yani next mi yoksa moov 300 mü diyeceğim.

www.mio.com (mio moov 300)

unutmadan, next'in 2013'e kadar ücretsiz güncellemesi var. mio'nun ise 1 yıl ücretsiz..

edit: next aldım...
0
🌸karabasun
(03.06.09)
(8)

İzmir'e otobüs?

deckard
bu aralar hangi otobüs firmalarında ucuzluk var, hangileri daha ucuza gelir bilen var mıdır? firmaların sitelerine bakıyorum tabii ama hepsi farklı sonuçta. benim aradığım şu aralar kaliteli ve ucuzluk yapan firmaların hangisi olduğu. ya da istanbul-ankara-manisa istikametini trenle gitsem, sonra ot
bu aralar hangi otobüs firmalarında ucuzluk var, hangileri daha ucuza gelir bilen var mıdır? firmaların sitelerine bakıyorum tabii ama hepsi farklı sonuçta. benim aradığım şu aralar kaliteli ve ucuzluk yapan firmaların hangisi olduğu.

ya da istanbul-ankara-manisa istikametini trenle gitsem, sonra otobüse binsem daha mı ucuz olur? bir elimden tutun be canlar.

not: acil, bu akşam bile gidebilirim.
0
deckard
(01.06.09)
kamil koç'un rahat hattı gibi pamukkale'nin yaptığı otobüsler var. 1+2, her koltuk arkası ekran, oyun konsolu filan ve en muhteşemi normal otobüs seferiyle aynı fiyat..

şimdi hemen bakıyorum ek şeylere. istanbul'un hangi yerinden gideceksin?

pek önemli değildir galiba o. şöyle esenler'den 22.30 arabası dediğim gibi ve 35 lira..
0
dambil
(01.06.09)
anadolu varsa onunla git.
0
sourlemonade
(01.06.09)
şair ucuz olsun demiş, dikkatinizi çekerim.

vaktin bolsa tren opsiyonunu göz önüne al bence.
ayrıeten hakiki koç firması zannımca izmir'e gitmekte.
0
arigold
(01.06.09)
Anadolu bulursan iyi olur, her koltukta tv var. 3 sinema, 5 tv kanalı var. Fiyatlar ise piyasa normalinde. Ha çok ucuz olsun diyorsan otogara gidip çataçat pazarlık yapman gerek. Pazarlıkla 50% fiyata gittiğimi bilirim. Tabii bilet bulamamak da olası bu durumda :)
0
ataturkiye
(01.06.09)
izmit seyahat izmit-ankara başladı, 21 lira oldukça da kaliteli. istanbul-ankara da başlamıştır büyük ihtimalle, bakmak lazım.
0
derectus
(01.06.09)
varan istanbul izmir 45 lira.
0
atmacaged
(01.06.09)
pek tavsiye edemiyorum ama metro 35 liraya gidip geliyor istanbul izmir arasını.
0
sen git ben geliyorum
(01.06.09)
nilüfer bir ara dönüşü bedava yapıyordu. git gel 25-30 tl bişiy oluyordu.
0
darknum
(01.06.09)
(1)

Plak

v4vendetta
Fotoğraftaki plağın değeri ne kadardır sizce? satmak için sormuyorum, daha bugün aldım. Plak Kitaro'nun ve 1986 yılına ait.http://img16.imageshack.us/my.php?image=pict0001esa.jpghttp://img16.imageshack.us/img16/8206/pict0003crz.jpg
Fotoğraftaki plağın değeri ne kadardır sizce? satmak için sormuyorum, daha bugün aldım. Plak Kitaro'nun ve 1986 yılına ait.

img16.imageshack.us

img16.imageshack.us
0
v4vendetta
(29.05.09)
20 lira civarıdır
0
darknum
(29.05.09)
(5)

E-mail adresi satın alma

kahvegibi
Arkadaşlar,Bana İstanbul'da yaşayan 18-28 yaş arası insanların (hedef kitlem) e-mail adresleri lazım. Bu tarz bilgilere nasıl ulaşıyoruz legal olarak. Bir yerden satın almak mümkün mü?Teşekkürler
Arkadaşlar,

Bana İstanbul'da yaşayan 18-28 yaş arası insanların (hedef kitlem) e-mail adresleri lazım. Bu tarz bilgilere nasıl ulaşıyoruz legal olarak. Bir yerden satın almak mümkün mü?

Teşekkürler
0
kahvegibi
(27.05.09)
sourlemonade
(27.05.09)
Reklam amacli herhalde. Facebook'tan bu sekilde reklam verebilirsiniz, bir incelemeye deger.
0
wpi
(27.05.09)
amacımız reklam yapmak değil. Sadece bir etkinliği duyurmak. Facebookta zaten sayfa açacağız.
0
🌸kahvegibi
(27.05.09)
bazı kampanyalara üye olurken sözleşmede iletişim bilgilerinizi reklam amaçlı kullanabiliriz maddesi oluyor. Bu kampanyaları yapan firmalara ulaşarak (spritetır koladır algidadır vs) bu bilgileri sattıkları asıl büyük firmaya ulaşabilirsiniz.
0
darknum
(27.05.09)
İşin yasal yanını bilemeyeceğim ama amacı ne olursa olsun istenmeyen mail göndermek spamdir, hoş değildir. Örneğin ben bu yolla gelen tanıtımları içeriği ilgimi çekse bile değerlendirmiyorum. Hiçbir saygın kurum da böyle şeyler yapmaz zaten.
Ha diyorsan ki "ya alt tarafı kendi çapımızda bir duyuru yapacağız, salla gitsin", o zaman sizin bileceğiniz iş tabi.
Diğer taraftan siz 10000 kişiye gönderdiğinizi sansanız da biraz benim gibiler, biraz da otomatik filtre yazılımları yüzünden 50-60 kişiye düşecektir o muhtemelen.

Bence facebook önerisi gibi, google adsense gibi daha insancıl ve hedef kitleye yönelik reklamlar yapmak daha mantıklı. Etkisine karşılık gelen maliyeti de çok farklı olmayacaktır.
0
386 dx
(27.05.09)
(6)

laptop'ın 5.1 uyumluluğu

nickim onbes harf
şimdi şöyle, aşağıdaki linkteki bilgisayarı teknosadan aldım. kargoda şu anda. bir de yanında 5.1 ses sistemi aldım. sorum şu;teknosaya gidip bilgisayarı görme imkanım oldu, üzerinde dolby home theater yazıyor. bu 5.1'e uyumlu olduğunu mu gösterir ? orada çalışan eleman uyumlu olduğunu söyledi ama b
şimdi şöyle, aşağıdaki linkteki bilgisayarı teknosadan aldım. kargoda şu anda. bir de yanında 5.1 ses sistemi aldım. sorum şu;

teknosaya gidip bilgisayarı görme imkanım oldu, üzerinde dolby home theater yazıyor. bu 5.1'e uyumlu olduğunu mu gösterir ? orada çalışan eleman uyumlu olduğunu söyledi ama ben pek de inanmadım ona. sallıyo gibi geldi. bir de kulaklık girişinin yanında mikrofon girişi ve ona benzer siyah renkli bir giriş daha vardı. "spdcf" gibi bişey yazıyodu sanki. durum böyle. cevaplarınızı bekliyorum.

teşekkürler

tinyurl.com

edit: bahsettiğim girişte s/pdif yazıyor.
0
nickim onbes harf
(21.05.09)
diyecegim tek şey teknosa görevlisine güvenmemekle iyi ettiginizdir.

(bkz: teknosa)
0
alokozay
(21.05.09)
5.1 oldugunu sanmiyorum, zira eger linkteki resim ise onda 5.1 kadar cikis goremedim. 5.1 desteklemesi icin 5 cikis olmasi lazim mikrofon ve kulaklik disinda (2rear, 2 front, 1 sub). fakat eger ki 5.1 sistem stereo kullanilmayi destekliyorsa surround olmasa da 5.1 stereo olarak kullanabilirsiniz. inspire 4.1'lerde bi baglanti cakalligi ile yapiliyordu, destekliyorsa muhtemelen kullanma kilavuzunda yazar.

bu arada evet, teknosa'ya guvenmeyiniz ve hatta sadece guvenmemekle kalmayip para da kazandirmayiniz... herifler 1 numarayiz diye geziyo, gotumle gulmekten gotumde kil dondu...
0
polifonik osuruk
(21.05.09)
resimdekiyle aynı değil ürün. bi de aparat takılıyo çoklayıcı gibi. onunla mı kullanabiliyoruz 5.1'i ?
0
🌸nickim onbes harf
(21.05.09)
S/PDIF diyorsa optik ses çıkışı alabilmen lazım diye düşünüyorum? ya da coax? bunu bilen birine göster sana gereken kabloyu ve sistemi söyleyecektir. ses sisteminin optik girişi olması lazım misal optik kablo kullanabilmen için. z5500 de var misal.
0
ozdek
(21.05.09)
S/PDIF çıkışı varsa uygun kabloyla 5.1 alabilmen gerek, en azından denemek gerek, hatta böyle bir soru vardı ama sonuç ne oldu bilemiyorum.
0
late viper
(21.05.09)
s/pdif bir dijital çıkış yöntemi. bu 5.1 konusunda her soruda bir sürü insan sallıyor. şimdi laptoplarda ses kartları 5.1'e destek verebiliyor. napıyor line in ve mikrofon girişlerini de yazılımından 5.1 analog çıkışlarına çeviriyor. biz buna daha önce cevap verdik.

dijital içinse tek bir kompozit benzeri çıkış vardır. Aldığın ses sistemininde bu çıkışı desteklemesi gerekir. Varsa mis gibi kullan kullanabildiğini.
0
darknum
(21.05.09)
(3)

House MD ile ilgili

november rain
dizinin 2X08 - THE MISTAKE bölümünde aşağıdaki diyalog geçiyor. "And isn't Turkish" ile house'un tam olarak kasttettiği nedir?Wilson: She's only advising Chase? Not you? House: Well what's the committee going to do to me? I haven't even met this patient. Wilson: Your disdain for human interaction d
dizinin 2X08 - THE MISTAKE bölümünde aşağıdaki diyalog geçiyor. "And isn't Turkish" ile house'un tam olarak kasttettiği nedir?


Wilson: She's only advising Chase? Not you?

House: Well what's the committee going to do to me? I haven't even met this patient.

Wilson: Your disdain for human interaction doesn't exculpate you, it inculpates you. Besides the charts, you're responsible for everything Chase does.

House: Which is why this doesn't matter. She protects Chase, she protects me.

Wilson: Unless her advice to Chase is to make a deal and give you up. [Fakes a VERY bad Australian accent] "I'm so sorry, if only Dr House had paid attention, he'd never even met her, he never does."

House: Chase loves me. And isn't Turkish.

Wilson: Cameron loves you. Chase loves his job.

House: [is about to enter an exam room in the clinic] You really think Stacy hates me that much?

Wilson: I think right now she hates you more than enough. You think emotion only affects doctor's judgments?

[House pops a vicodin]
0
november rain
(17.05.09)
orada dr. wilson chase'in avustralyalı aksanını taklit etmeye çalışıyor ama beceremiyor. Dr. House'da dalga geçiyor "Chase türk değil" şeklinde. Yani o wilson'ın taklit ettiği aksan türk aksanına benzemiş, onu demeye getiriyor. alakası yok aslında tabi.
0
blackdog
(17.05.09)
Salak Fox bunu "en azından Türk değil" diye çevirmişti. Gördüğüme mi duyduğuma mı inanayım dedim bir an.
0
ataturkiye
(17.05.09)
gizli özne he var orada.
0
darknum
(17.05.09)
(3)

bi hayvan ???

f1
selam millet,facebookta bi video izledim böyle göz çevresi koyu kahve halkalı kahverengimsi bi hayvan, boyu max 15 cm filan kollarını kaldırmıs sahibinin kendini kaşımasını bekliyordu, belki denk gelip izleyenler olmustur o hayvanı soruyorum işte, cahilliğime verin o hayvanın adını bilmiyorum ve öyl
selam millet,

facebookta bi video izledim böyle göz çevresi koyu kahve halkalı kahverengimsi bi hayvan, boyu max 15 cm filan kollarını kaldırmıs sahibinin kendini kaşımasını bekliyordu, belki denk gelip izleyenler olmustur o hayvanı soruyorum işte, cahilliğime verin o hayvanın adını bilmiyorum ve öyle şirin ötesi bişeyi kesinlikle öğrenmek istiyorum bulamadım bi türlü. böyle gelincikle rakun arası bi tipi var. ne ola ki???
0
f1
(16.05.09)
rectoa
(16.05.09)
hayvan diye aratsınız 10 tane cevap çıkacak yahu.
0
darknum
(17.05.09)
ben lemur sanmıştım bunu.
0
zkurmus
(17.05.09)
(6)

Türkiye'de internet adresı uzantısı neden "com.tr"?

late viper
Diğer ülkeler doğrudan ülke kısaltması ya da "co.uk, co.il" gibi şeyler kullanırken bizimkiler neden ".tr" kullanmıyorlar da "com.tr, net.tr..." kullanıyorlar?Sadece ".tr" kullanan varsa da görmedim...
Diğer ülkeler doğrudan ülke kısaltması ya da "co.uk, co.il" gibi şeyler kullanırken bizimkiler neden ".tr" kullanmıyorlar da "com.tr, net.tr..." kullanıyorlar?

Sadece ".tr" kullanan varsa da görmedim...
0
late viper
(16.05.09)
"alanadı.tr" biçiminde bir alan adı alamaz mıyım?

Türkiye, 1990 yılında TÜVAKA (Türkiye Üniversiteler ve Araştırma Kurumları Ağı) tarafından alınan karar doğrultusunda "ikinci düzey alt alan adı modeli"ni benimsemiştir. Dolayısıyla, "alanadı.tr" biçiminde alan adı kaydı yapılmamaktadır.

nic.tr sitesinden. (aha bu arada tek istisna da nic.tr galiba. kendilerine almış, bize vermiyorlar)
0
kibritsuyu
(16.05.09)
Bunun icin nic.tr adresinde gerekli aciklama bulunabilir. alt gruplara bölerek daha fazla gelir elde etme amacli bir sistem gibi dursa da, oldukca kötü bir sistem tabi.


tabi tc yerine tr nin benimsenmesi (kullanim hakki elde edilmesi) ayri bir komedidir, onu da arada bahsetmis olalim.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(16.05.09)
.tc uzantısı var zaten. bilmem ne adalarının uzantısı.
0
blackdog
(16.05.09)
artık var
www.tsk.tr
0
zapake
(16.05.09)
diğer ülkelerin öyle kullanması bir avantaj değil, daha çok seçim gibi. fransa com.fr i brezilya da com.br i kullanıyor mesela. neden böyle kullanıyoruz bilmiyorum ancak dünya da ".com" en yaygın uzantı olduğu için, "insanların buna alışması daha kolay olur" diye düşünülmüş olabilir.
0
crystalsoul
(16.05.09)
.com.tr neyse de birisinin gerekli başlıktaki entrysindeki gibi k12.tr 'tarzı saçma sapan şeyler var. hoş çoğu bilgisayar kullanamayan vekillerin yönettiği, bilgisayar sahibi olanlarında çok büyük bir kısmının google'da aratmakla adres satırına adresi yazmak arasındaki farkları bilemediği bir ülkeden bahsediyoruz.
0
darknum
(17.05.09)
(5)

müzisyen vizesi

jackdied
almanya'ya bir konserde çalmak için gideceğim. daha önce fransaya gitmiştim aynı sebepten. orda yaşayan tur menejerimin tavsiyesi ile fransız konsolosluğuna çalmak için gideceğimi söylememiş, davetiye mektubu ile turist vizesi almıştım. Bunun sebebi beni çalmam için çağıran mekanın vergi ödemek ist
almanya'ya bir konserde çalmak için gideceğim. daha önce fransaya gitmiştim aynı sebepten. orda yaşayan tur menejerimin tavsiyesi ile fransız konsolosluğuna çalmak için gideceğimi söylememiş, davetiye mektubu ile turist vizesi almıştım. Bunun sebebi beni çalmam için çağıran mekanın vergi ödemek istememesiydi.

şimdi aynı durum almanya için de geçerli. ancak bu turist vizesi durumu beni rahatsız ediyor. ilki konsoloslukta yalan söylemek zorunda kalıyorum.ikincisi pasaportumda geçmişteki birçok ülke vizesi kafalarında "bukadar gezecek kadar zengin mi?" sorusu uyandırabilir. kendilerine başvuru sırasında verdiğim gelir ile ilgili belgeler , bukadar sık turistlik gezi yapabilecek gelire sahip olduğumu desteklemiyor:D

kısaca soruma geçeyim. almanya üzerinden cevaplarsanız sevinirim.

bir müzisyen olarak ne tür vize almak en mantıklısı. turist vizesi mi alayım . yoksa çalan müzisyenlere uygulanan ticari vize mi alayım. ticari vizeye başvursam gerçekten alman hükümetinin isteyeceği vergi büyük mü olur? ya da ticari vize almak için bir müzisyen olarak negibi belgeler vs. hazırlamak gerekir.
0
jackdied
(15.05.09)
gezecek kadar zengin değiline bakmazlar hatta çok vizen varsa aa gidiyor geliyor sorun yok derler.
0
darknum
(15.05.09)
hatta bu kadar gezecek kadar zengin olmanızı düşünmeleri, iyi bir şeydir. oo elemana bak helal olsun, heryeri görmüş bizi de mutlaka görmeli, derler..
0
kabablanka
(15.05.09)
işte sorun evraklarda okadar gezecek gelirimin olmadığı yazması :)
0
🌸jackdied
(15.05.09)
bugun izledigim bi habere(ntv sanirim) gore almanya artik otobus soforleri, sanatcilar ve sporculardan vize istemeyecekmis. bunu bi arastir istersen. zamanin varsa kovala derim.
0
vecihi
(16.05.09)
gerçi bir miktar farklı olmakla birlikte kardeşim bir workshopa katılmak için kültür vizesi aldı müzisyen olduğu için..dolayısıyla 1 hafta gibi bir süre baklemesi gerekmedi..yalnız konser organizasyonundan şu tarihte şurada çıkacak gibi bir yazı alman gerekli..kültür vizesinin vergi gibi bir olayı yok..biraz daha esnetmiş gibi almanya vize işini artık direk faksi da kabul ediyorlarmış..haa bir de dikkat et elçilikteki kraldan çok kralcı köpek muamelesini büyük aşkla yapan çalışanlarla laf dalaşına girme..ağzınla kuş tutsan vermiyorlar sonra (fakir ama gururluyum)Düzgün giyin eğer ankara'daki elçiliğe gidiyorsan kendini ghetto ortamına hazırla ki şaşkın bu ne be bakışını yakalamasınlar..(gaz odaları ve kazan dairesi eksik bir tek :D)..

ha bir de paranın nereden geldiği onları ilgilendiren bir şey değil kalacağın süre kadarını günlük 50 euro muydu öyle bir şeydi onu belgeleyebilmen yeterli..ama bir kez almanyadan schengen alırsan avrupa'da alamayacağın schengen vizesi olmaz ondan sonra öyle söyleyeyim..
0
perliva
(16.05.09)
(5)

Staj için SSK Primi Sorunsalı

redskull
Staj yapacağım yer ssk primimi kendim yatırmamı istedi afallamış durumdayım ama bu stajı da yapmam lazım böyle bir şey mümkünmü nereye, nasıl yatacak bu prim ve tahminen ne kadardır çok zor durumdayım acil cevaplarınızı bekliyorum.
Staj yapacağım yer ssk primimi kendim yatırmamı istedi afallamış durumdayım ama bu stajı da yapmam lazım böyle bir şey mümkünmü nereye, nasıl yatacak bu prim ve tahminen ne kadardır çok zor durumdayım acil cevaplarınızı bekliyorum.
0
redskull
(14.05.09)
var önceden bi 20 gün falan şu malum yasa vardıya babam sigortalatmıştı da ankaradayım işte nereye gitcem falan hiçbir fikrim yok :(
0
🌸redskull
(14.05.09)
Normalde ssk nin bir kısmını firmanın ödemesi bi kısmının da maaşınızdan kesilmesi gerek, yok illa sana ödeteceklerse asgari ücret için ssk 93,24+129,87 = 223,11 TL

Bunu direk firmaya vereceksiniz onlar da sizin adınıza ödeyecekler...
0
selimse
(14.05.09)
yasal olarak staj'da okul öder sigortayı. siz değil.
0
darknum
(15.05.09)
zaten yazilmis ama bu yıla kadar okulumuzda staj için ssk primi ödeme şartı yoktu. bu yıl kondu ve siteye konan resmi yazıda primlerin okul tarafından ödeneceği de belirtilmiş. okula danışmadan herhangi bir ödeme yapmayın.
0
neriman koksal
(15.05.09)
çok teşekkürler ama sorun şu ki isteğe bağlı staj benimkisi ve okul herhangi bir şey yapmıyor malesef
0
🌸redskull
(15.05.09)
(5)

En şahane 64 Bit Linux dağıtımı hangisidir?

loststone
Laptop'ıma 64 Bit'lik bi Linux kurmak istiyorum. elimdeki (32 bit olduğunu bilmeden kurduğum) ubuntu 9.04'ten memnunum ama 64 bit olsa daha memnun kalacağım.var mıdır bi öneriniz?
Laptop'ıma 64 Bit'lik bi Linux kurmak istiyorum. elimdeki (32 bit olduğunu bilmeden kurduğum) ubuntu 9.04'ten memnunum ama 64 bit olsa daha memnun kalacağım.

var mıdır bi öneriniz?
0
loststone
(13.05.09)
ubuntu'dan memnunduysan 64bitligini kur bence hocam.
www.ubuntu.com adresinde asagida ufak bir tik var onu 64bit e getirirsen 64bitligi indirirsin.
0
entrapmen
(13.05.09)
çok aman aman bir fark göremeyeceksin emin ol. ubuntuyu deneyebilirsin. evde 64, işte 32 bit kullanıyorum ben.
0
ency
(13.05.09)
(bkz: ubuntu) multimedia amaçlı kullanıyorsan 32 bit ten şaşma.
0
torsque
(13.05.09)
ubuntu kullanma 64 bit. tavsiyem budur sana cancağızım
0
darknum
(14.05.09)
Ne win ne de *nix platformlarında 64 Bit son kullanıcıda bir getirisi yok.
0
pichoscosama
(14.05.09)
(12)

Gercek Meyveyle Yapilmis Meyve Suyu

ermanen
Ne demek bu yahu? Gercek meyveyle yapilmis meyve suyu hmm? Sahte meyveyle yapan da mi var? (O da ne demekse..) Gercek kelimesini eklemek goz boyamak mi sadece? Taze sikilmis meyve suyu ekolunu kastetmiyorum tabi...
Ne demek bu yahu? Gercek meyveyle yapilmis meyve suyu hmm? Sahte meyveyle yapan da mi var? (O da ne demekse..) Gercek kelimesini eklemek goz boyamak mi sadece? Taze sikilmis meyve suyu ekolunu kastetmiyorum tabi...
0
ermanen
(13.05.09)
seftali icin konusiym:

seftali pulbu + su degildir de seftalinin suyudur misal (;
0
Sir.Fitih
(13.05.09)
Piyasadaki bazı meyve sularının da meyve ile alakası yoktur zati. İsim vermeyeyim şimdi ama gerçek meyve şeklinde duymadım hiç :) Ama %100 doğal meyve suları şeklinde ifade edilen reklamı yapılanlar var. Onlar doğruyu söylüyor diye biliyorum :)
0
eloy86
(13.05.09)
hani eskiden %500'luk meyve konsantreleri olurdu. ozellikle portakal icin. 1 litre konsantreye 5 litre su ilave ederdik de 6 litre portakal suyumuz olurdu.

dandik meyve sularinda da sirf meyve konsantresi bulunuyor iste. sadece tadi portakal suyuna benziyor. icinde portakal namina gram bi sey yok.
0
osuruklu
(13.05.09)
cappy marka meyve suyunun üstünde %100 oralet olduğu yazıyor. ayrıca coca colanın bir ürünü. aynı şirketin bir de turkuaz adlı musluk suyu var ki, aman aman...

% 100 sözü yüzünden ben dimes tercih ediyorum, "aralarında dağlar vaar".
0
kabablanka
(13.05.09)
Evet Cappy %100 meyve suyu yazmasına rağmen meyvanın suyu çıkarılarak yapılmıyor, onun yerine meyveden daha önce çıkarılmış posaya su ekleyerek yapılıyor. Senin dediğin marka hangisi bilmiyorum ama belki biz böyle yapmıyoruz direkman meyvenin suyunu çıkarıyoruz demek istiyor olabilir. Olayı tam olarak anlayabilmek için sadece başlığı değil kutunun sağında solundaki açıklayıcı yazıları da okumak laazım
0
selimse
(13.05.09)
litresi 1-1,5 lira arasındaysa muhtemelen gerçek meyve dediğimiz tabirle bir alakası yoktur. ama 3-4TL arası olanlar var görüyoruz markette bana onlar gerçek gibi geliyor :)
0
prodeq
(13.05.09)
dimes 100% de 1lt elma suyunda 1.2 kg elma vardır gibi bir şeyler yazıyor. biraz daha pahalı ama ben dimes almaya çalışıyorum, tadı da çok güzel oluyor.
0
piano factory
(13.05.09)
en son aldığım Tamek plus "katkısız" yazan meyve suyunun içindekiler:
su, şeker(sakkaroz glikoz şurubu), ananas ve meyve suyu konsantresi (suyu da değil, suyu konsantresi !!!) ve limon suyu konsantresi.
Bu mudur katkısız meyve suyu ?
0
nicin ben
(13.05.09)
Merhaba,
Bana kalırsa Türkiye meyve suyu pazarındaki hiçbir ürün %100 değil. Dimes bir ara tutturmuştu "1 litesinde 1.1 kg meyve vardır!" diye. Kim yer o yalanı? Her meyvenin su oranı aynı mı? Ama adamlar 1.1 kg'ye takmış vaziyetteydi. Birkaç ürünlerinde değiştirmişlerdi. O kadar! Yalan hepsi. Konsantreden üretiliyor hepsi. Çardak'lar vardı ya hani. Onlarla yani.
Bugün Türkiye'deki meyve suları şöyledir aslında: (bkz: konsantreden üretilmiş yüzde yüz meyve suyu)

Afiyet olsun (Umarım olur!).
Kolay gelsin.
0
nuage
(13.05.09)
dimes'in ve benzerlerinin katkı maddesi olmadığını açtıktan sonra 2 günde bozulmalarıyla anlayabilirsin.
0
darknum
(13.05.09)
elite naturel diye bir markanın direk meyveden sıkılmış karadut üzüm ve benzeri meyve suları vardı, çekirdeği ile fln sıkmış adamlar, fiyatı 5 5,5 tl gibi bişey ama %100 doğal
0
dersaadet
(13.05.09)
metro ve carrefour'da pfalf bilmemne marka satılıyor. içinde "konsantre değil" de yazıyor. karışık olanını bilmiyorum da elma suyu harika.
0
zkurmus
(13.05.09)
(6)

hostel ve x bed

beyaz geceler
arkadaşlar yazın tatilde 3 arkadaş aynı odada kalmak istiyorz fakat aklıma bir şey takıldı. hostellerle ilgili bilgilerde 3 Bed Private Ensuite tarzı ifadeler var. bu private odalar, dormlardan farklı oluyor ama 3 bed dediği 3 kişilik oda anlamına mı geliyor? orada bir süprizle karşılaşırmıyız?
arkadaşlar yazın tatilde 3 arkadaş aynı odada kalmak istiyorz fakat aklıma bir şey takıldı. hostellerle ilgili bilgilerde 3 Bed Private Ensuite tarzı ifadeler var. bu private odalar, dormlardan farklı oluyor ama 3 bed dediği 3 kişilik oda anlamına mı geliyor? orada bir süprizle karşılaşırmıyız?
0
beyaz geceler
(13.05.09)
dorm böyle bildiğin yurt mantığıyla olan mekan, private otel odası mantığı. 3 bed 'de 3 tane yatak var artık kaç kişi sığarsan demek oluyor. (3ten başlayarak 6 ve hayal gücünüzün büyüklüğüne göre artan sayılar)

yani evet 3 kişilik oda demek. 3 queensize bed deselerdi 3 tane çift kişilik yatak var demekti. fiyatta 6 kişiye göre olurdu.
0
darknum
(13.05.09)
@darknum: "queensize" diye bir tabir var mı, "kingsize" ın yanlış hatırlanmışı mı?

teşekkürler..
0
kabablanka
(13.05.09)
queensize yatak kingsize yataktan ölçü olarak biraz daha küçüktür ama var böyle bir yatak tipi.
0
soktumbey
(13.05.09)
3 kişilik odalarda kalırsanız hiç bir tadı tuzu olmaz. gidin paşa paşa 32 kişilik odalarda kalın. öylesi zevkli olur. eğer amsterdama geliyorsan bana bile rastlayabilirsin.
0
soujiro
(13.05.09)
ben de bir soru ekleyeyim emin olmak için o zeman.
bu 3 kişilik private odalarda 3ten fazla kişi kalmak yasal mıdır?Hostel sahibinin nabıonuz siz arkadaşım deme hakkı var mıdır?

Ben yasaktır diye düşünmüştüm ama darknum öyle diyince..
0
natnan
(13.05.09)
ya ben şubatta amsterdam flying pig'de 32 kişilik dormda kaldım. kapılar elektronik kartla açılıyordu. zaten girene çıkana bakan filan yok. 3 adet 6 yataklı ranzada kaç kişi kaldı sormayın diyorum.
0
darknum
(14.05.09)
(3)

Vincent - Şirince Şarabı / İzmir

x factor
Vincent şarapları var ya böğürtlenli, karadutlu falan, onların fiyatları ne kadar abi? nerede ne kadar? yani kipa da 19 milyon, şarap evinde 14 milyon, biz onu eskiden 5-6 milyona alıyoduk? en ucuzu nerede yani bunun? mesela şirince'de ne kadar? teşekkür ediyorum.
Vincent şarapları var ya böğürtlenli, karadutlu falan, onların fiyatları ne kadar abi? nerede ne kadar? yani kipa da 19 milyon, şarap evinde 14 milyon, biz onu eskiden 5-6 milyona alıyoduk? en ucuzu nerede yani bunun? mesela şirince'de ne kadar? teşekkür ediyorum.
0
x factor
(12.05.09)
$irince'de 10 lira bahsettigin $araplarin fiyatlari. buca belediyesi'nin orada bi $arap evi var o da dedigin gibi 14'ten satiyor. daha ucuzu var mi hic gormedim izmir'de.
0
astaroth
(12.05.09)
5-6 milyona 3 sene önce alınıyordu, 2 sene önce bile 7.5 milyondu (: en ucuza küçükpark çolo tekel bayiinden edinebilirsin. Şirince zirvesine gelip bizim gibi stok da yapabilirdin :))
0
kimlanbu
(12.05.09)
10-12 arasıydı yerinde bunlar. ama tee ramazan bayramında almıştık.
0
darknum
(13.05.09)
(6)

Ayni zaman diliminde farkli zaman kullanmak

ermanen
Var mi boyle birsey? Cok acik olmadi heralde, soyle anlatayim: mesela bir ulkedeki herkesin kullandigi ortak bir zaman dilimi var diyelim, ama o ulkede bu zaman dilimini kullanmayan, farkli bir zaman dilimi kullanan (mesela 1 saat geri, 7 saat ileri gibi) insanlar var mi cesitli sebeplerden dolayi?
Var mi boyle birsey? Cok acik olmadi heralde, soyle anlatayim: mesela bir ulkedeki herkesin kullandigi ortak bir zaman dilimi var diyelim, ama o ulkede bu zaman dilimini kullanmayan, farkli bir zaman dilimi kullanan (mesela 1 saat geri, 7 saat ileri gibi) insanlar var mi cesitli sebeplerden dolayi? Mesela calistigi sirketten dolayi?

edit: sunu eklemeyi unutmusum, bazi ulkelerde birden fazla zaman dilimi var onu biliyorum, benim sorudugum ayni zaman dilimi icerisindeki farkli uygulama.
0
ermanen
(12.05.09)
SSCB dönemi Rusya'sında böyle bir uygulama vardı. Birer veya ikişer saat farklarla ilerliyordu. USSR Zone 1, USSR Zone 2 filan diye gidiyordu. Nitekim, coğrafyanın sonsuz uzunlukta olmasının doğal sonucu. Şimdilerde nedir hiç bakmadım ama mutlaka vardır.
0
gozupek
(12.05.09)
sorduğunuz şey şu değil galiba: "bir ülkede birden fazla yerel saat kullanımı?" evet, başta amerika, rusya ve doğu batı yönlerinde geniş toprakları olan ülkeler birden fazla yerel saat kullanır.

ama türkiyedeki bir amerikan şirketi "işe yedi saat geç başlıyacanız hüleyn" ya da yine türkiyedeki bir iran şirketi "tatiliniz cuma artık sizin" gibi bir şey diyemez herhalde.
0
babatema
(12.05.09)
sarm el şeyh (mısır) da kaldiğim otelde, "Turistler rahat etsin" kisvesi altında avrupa saati (yani +1) kullanılıyordu. ama tam tersine, iki ayrı saat olduğu için çok daha fazla karışıklığa neden oluyordu.
0
nicin ben
(12.05.09)
özellikle avrupa'da bilişim ve telekomünikasyon sektörlerinde müşteri hizmetleri için hindistan kullanılıyor.

(bkz: slumdog millionaire)

edit: okuyunca ben de bi halt anlamadım kendi yazdığımdan :)
yani işte, hindistan'da avrupa ülkelerine telefonla müşteri hizmeti veren şirketler var. dolayısıyla gmt veya gmt+1 kullanmak durumundalar...
0
uyuzcan
(12.05.09)
abd'de kizilderililerin yogun yasadigi bazi bolgelerde o bolge icin tek bir saat kullaniliyor diye biliyorum. atiyorum x kizilderili bolgesinin hem y hem z eyaletlerinde topragi olsun. y ve z farkli time zone'larda olmalarina ragmen x'in time zone'u ortak. ozellikle arizona'da sanirim boyle bolgeler var.
dipnot: arastirmadan, aklimda kaldigi kadariyla yazdim. eksikler/hatalar olabilir.
0
layouter
(13.05.09)
bişiy adaları tam gün çizgisinin üzerinde yer alıyordu. bu nükleer deneme filan yapılan bikini adasının dahil olduğu grup.

orada adanın yarısı birinci gün diğer kısmı ikinci günü yaşıyordu olmasın diye gün çizgisini eğmişler.
0
darknum
(13.05.09)
(11)

c++ ve muhendislik fakulteleri ?

rockntbcik
selamlar, bilgisayar muhendisligi haric hangi muhendislik bolumlerinde c++ ve benzeri dersler uygulanmaktadır ?tesekkurler
selamlar, bilgisayar muhendisligi haric hangi muhendislik bolumlerinde c++ ve benzeri dersler uygulanmaktadır ?

tesekkurler
0
rockntbcik
(12.05.09)
Yazılım mühendisliği. bu biraz da dersin hocasına bağlı. endüstri mühendisliği için örneğin, kimisi fortran anlatır, kimisi .net kimisi c++.
0
mtrsykl
(12.05.09)
elektronik.
0
domine deyus
(12.05.09)
elektrik-elektronik mühendsliği
0
redstreak
(12.05.09)
itü de yer alan uçak- uzay, makina, elektronik, elektrik, inşaat, gemi-inşaat, telekominikasyon, işletme, endüstri, tekstil, maden, kontrol, petrol, cevher hazırlama, matematik, kimya, fizik, meteoroloji mühendsilikleri. itü de bu bölümler bu dersi alır. daha vardır, ama benim aklıma gelenler bunlar.
0
sakabilmemneyi
(12.05.09)
sayisalla ogrenci alan bircok bolumde c++ dersi ve benzzeri programlama dersleri gosterilir.
ustune basa basa gosteren hangi bolum var dersen; oyle bi bolum yok derim kesinlikle!
0
ne nicki be
(12.05.09)
Sanırım mekatronik öğretmenliği ve uygulama mühendisliğinde de var..
0
zozjotejmnk
(12.05.09)
odtü matematik kendi bünyesinde seçmeli olarak açacakmış diye bir dedikodu dolaşıyordu, ne kadar doğru bilemem.
0
boshi
(12.05.09)
bilgisayar programlama bölümünde var
0
bugra222
(12.05.09)
lanet olsun atom fiziğine de öğrenciliğe de
c, c++, matlab, C#, cobol, her biri ayrı ve zorunlu ders.
mühendislik bile değil. fizik. muhahaha
0
radikalherif
(13.05.09)
kou metalurjide öğrettilerdi.
hatta kocaelide inşaattakiler filan da alıyordu. kısaca 1. sınıfta tüm mühendisler alıyor diye sallayacam tutabilir.
0
darknum
(13.05.09)
Bu arkadaşların da dediği gibi mühendislik bölümüne göre değil de üniversiteye göre değişir genellikle. Yani A üniversitesindeki bütün mühendisliklerde c++ öğretilirken B üniversitesinde bütün mühendisliklerde pascal öğretilir. Ama tüm mühendisliklerde bi programlama dili öğretilir diye biliyorum ben...
0
selimse
(13.05.09)
(8)

linux a ne kadar surede alisir

ninaurora
ortalama zekalı bir insan
ortalama zekalı bir insan
0
ninaurora
(12.05.09)
ubuntu için söylemek gerekirse, ortalama bir kullanıcı windows'dan daha kısa sürede alışır. fakat 10 senedr windows kullanan ve windows'u özelleştirme meselesinde çok ileri düzeylere gelmiş birinin alışması zor. yine de ubuntu kullanmanın windows kullanmakla aynı zorlukta olduğu inancındayım.
0
blackdog
(12.05.09)
genel kullanım 1 gün, ofis 1 iş, detaylı kullanım 1 problem, özgür yazılım, paha biçilemez.
0
darknum
(12.05.09)
1 haftada windows'a dönmekte zorluk çekecek kıvama bile gelebilirsin. ahanda bunu ubuntu'dan yazıyom bak.
0
loststone
(12.05.09)
ubuntu icin yaklasik gunde 8 saat kullanimla bi hafta, pardus icin de 3-4 gun diyorum. ubuntuya alismakta farkeden birazcik console oluyor. bi kac komut bilmen gerekiyor.
0
osuruklu
(12.05.09)
bunu en iyisi siz gorebilirsiniz, vmware yada virtual pc gibi yazilimlara bir linux distrosu kurun, ozellikle ubuntu'yu tavsiye ederim, arada bir fark olmadigini goreceksiniz.

bahsi gecen linux distrolarinin GUI'leri microsoft'un GUI'sinden daha sukeladir.
0
kobretti
(12.05.09)
eğer windowsa bağımlı programlara bağımlı değilsen alışması çok uzun sürmez. mesela ben sırf photoshop ve farklı bir iki program yüzünden çok istememe rağmen linuxa geçemiyorum. her ne kadar wine ile bazı programları çalıştırabilsen ya da bu programların linux alternatifleri olsa bile aynı havayı vermiyor.
0
november rain
(12.05.09)
tabii ki alışmaktan ne anladığımızı da bağlı ancak her yerde söylenen işte internet tarayıcı - ofis araçları - msn - müzik kullanıcısı iseniz 1-2 saat.
ancak linux'un eşsiz leziz dünyasına kendinizi kaptırmanız 1-2 ay. hani böyle script falan yazmaya başlarsanız. grub'ta windows seçerken içiniz burkulur, linux açılırken kendinizi evinizde hissedersiniz.

son olarak ümit besen'den gelsin:

(bkz: alışmak sevmekten daha zor geliyor)
0
harmonikhakaret
(12.05.09)
Ubuntu için bir haftadan daha azdır bu süre, hemen alışırsınız ve XP'ye dönmeye üşenirsiniz, paşalar gibi lisanslı ürün kullanmış olursunuz, görselliği ve hızı mükemmeldir. XP programlarına alternatifleri de mevcut. Gittikçe de yaygınlaşıyor, güzel bir şey. Süper bir icat, misler gibi güncelleniyor, XP gibi virüslerle baş edeceğim, acaba hangi SpyWare programı şahane diye dolaşmazsınız, virüs sayısı çok çok azdır, XP'ye göre virüs yoktur denilebilir, ev kullanıcıları için en ideali. Kaldı ki profesyonel kullanıcılar için de, belirli şeylere alıştıktan sonra vazgeçemeyeceksiniz. İlk sorun daha birinci günde Üff demeden XP kurmaya kalkmak. İkinci günün sabahı daha özgür bir gün olacak.
0
gozupek
(12.05.09)
(9)

düz vites araba ve yokuş

makineto
1-Şimdi yokuş aşağı park halindesiniz ve gayet eğimli bir yokuş. Durur vaziyette birinci vitese taktınız fakat eğim fazla olduğundan araba hızlandı ve ikiye taktınız. Sorum, yokuş aşağı giderken birinci vites ile gitmek normal midir,gayet de yavaş gitmek istiyoruz diyelim? 2-Diğer sorum, yokuş aşağı
1-Şimdi yokuş aşağı park halindesiniz ve gayet eğimli bir yokuş. Durur vaziyette birinci vitese taktınız fakat eğim fazla olduğundan araba hızlandı ve ikiye taktınız. Sorum, yokuş aşağı giderken birinci vites ile gitmek normal midir,gayet de yavaş gitmek istiyoruz diyelim?
2-Diğer sorum, yokuş aşağı giderken hiç gaza basmasak da yeterli devire gelince vites değiştirilir değil mi, yani sadece kalkmak için gaza bastınız, yokuş aşağı hızlanıyorsunuz devir artıyor ve ikiye takıyorsunuz. Fakat burada motoru hızlandıran tekerlekler değil midir, hiç gaza basmamak zararlı değil mi?
0
makineto
(11.05.09)
1. ben boş yokuş bitene kadar boşta giderim, düzlüğü gelince de arabanın o anki hızına bağlı olarak 2 veya 3'e (genellikle 2) atarım.

2. zararlı değil. ve evet hıza göre değil devire göre vites değiştirilir.
0
etna
(11.05.09)
hocam durum şöyle:
1. yokuş aşağı çok yavaş gitmek istiyorsun ve yokuş çok dik. birinci viteste inebilirsin ama bu durumda arabaya çok yüklenmiş olursun. bunun yerine birinci vites+fren daha güzel olur.
2. dediğin gibi devir arttığında vites büyütülür. illa gaza basman gerekmez hız alıyorsa araba. ben olsam şöyle yaaprdım:
yokuş çok dikse; kalkarken debriyaja bas, arabayı sal, zaten hemen hızlanır. tak ikinci veya üçüncü vitese hız durumuna göre. ayağını yavaşça çek debriyajdan.

öneri: çok fazla pratiğin yoksa şehir içinde deneme bunları. Allah korusun bir yayaya falan zarar gelmesin.
haydi kazasız belasız..
0
zeki baba
(11.05.09)
iki sorunun da cevabı motor freni. yokuş aşağı yavaş gitmek istiyorsanız boşa alıp ayak frende giderseniz diskler de balatalar da ısınır. tutuşu azalır. birinci viteste gaza basmadan inersiniz, araba viteste olduğu için kontrolsüz hızlanmaz. kendi ağırlığıyla hızlanmasını da frene daha az basarak kontrol edersiniz. zararlı olur mu hiç, aksine yararlı. büyük araçlarda (otobüs, kamyon vs) bu sistem fren mekanizmasına entegre edilerek aracın sarsıntısız ve daha verimli yavaşlaması için kullanılıyor. (bkz: retarder)
0
kibritsuyu
(11.05.09)
godless commie diyor ki:
"Sorudan çıkarılacak iki sonuç var:
a. Ehliyet sahibi değilsiniz
b. Ehliyet sahibi iseniz taksitleri bitmeden hemen iade edin.

Yokuş aşağı ilerleyen bir araç, ayağınız gazda değilse, hızlanması arzu edilmeyen bir araçtır. Aracın viteste tutulmasının amacı, motorun mekanik direnci ile hızı belli limitler dahilinde tutmaktır. Vites büyütülüyorsa, hız da haliyle artacağı için ne idüğü belirsiz bir hareket yapılmış olur. (Bu arada sorunun başındaki "gaza basmama" koşulunu hala unutmadığımı hatırlatmak isterim) Hiç gaza basmamak zararlı değildir, enjeksiyonlu motorların tamamında zaten bir yakıt kesme özelliği bulunuyor, eğer araç gereğinden fazla hızlanıyorsa, yani yokuş dikse ve motor devir saati lüzumsuz seviyelere kadar yükseliyorsa, ayağınızın altıyla aşağıda ortada bulunan pedalın kafasına kafasına birkaç kere basmakta fayda var.

Yıldız Yokuşunun tepesinden başladın. Senin mantığınla vites büyüte büyüte düzlüğe kadar indik ve süratimiz artık saatte 763 kilometreye ulaştı. Ne halt edeceğiz kırmızı ışıkta?

Hayırlı Akbilli günler."
0
cedilla
(11.05.09)
1. vites sadece kalkmak içindir. araba kendi kendine gidebiliyorsa en az 2.den devam etmek lazım devirli bir sürüş için.
0
babatema
(11.05.09)
1- yokuşlarda temel kural, hangi vitesle çıkıyorsan o vitesle inmendir. eğer o yokuş gerçekten dik bir yokuşsa 1. vitesle çıkıyorsundur ve öyle de inmende sakınca olmaz. en riskli şey boşa atıp inmektir. buna sakın kendini alıştırma. hem balataların çabuk eskir hem de olası bir fren boşalması durumunda araba kontrol dışı olabilir.

2- vites değişimi için arabanın devir göstergesini takip edebilirsin. normal şartlarda yol yokuş ya da düz olsun, 2-3 bin devir arası vites değiştirmek normaldir. araba yokuş aşağı inerken gaz vermediğin halde 3-4 bin devirlere gelecek kadar zorlanıyorsa ve yolun devamında hızlanmamana sebep bir durum yoksa direk yükselt vitesi.

sanırım yeni öğrenmektesin. bazı şeyler bir yerden sonra refleks haline gelecek ama o zaman kadar göstergelerden ve sahip olduğun bilgiden faydalanman gerekli.
0
hevipeyra
(11.05.09)
hevipeyra 'ya katılıyorum. askeri araçlarda araç kullanma talimatlarında da yazar "çıktığın vitesle in" şeklinde bi talimat. yine hevipeyra'nın dediği gibi en tehlikelisi boş viteste inmektir.
0
Poly
(11.05.09)
1-yokuşun dikliğine göre değişir.eğer dik bir yokuş ise inilebilir.ama ayağınız debriyajda olmamalıdır.çünkü o zaman vites boşta gibi olur,araba kontrolünüzde olmaz.en iyisi 1 le inip ara ara frene basmaktır.
2-vites değiştirilebilir.
siz ve yukarıda birkaç yorumcu boşta gitmek gibi birşey yazmış.eski arabalarda nasıl bilmiyorum ama yeni modellerde arabayı boşa alınca dişliler rölantideymiş gibi yağlanıyormuş.yani kırmızıda beklerken sadece motor çalışır ya araba kendini öyle sanıyormuş.ama mesela vites 4 teyken ilerdeki ışığı görüp vitesi boşa atarsanız ve dişliler rölantide gibi yağlanırsa uzun zamanda dişlilere zarar veriyormuş.bundan kaçının derim.ayrıca boştayken frenlerin çok iyi tutamayacağı da cabası .sözün özü:giderken boşa atmayın,hem freniniz,motor yorulmaz hem de güvenlikten ödün vermezsiniz.
0
otaci55
(11.05.09)
araba boşa sadece fren yapmaya gerek yoksa atılır. o kadar.

yani rampadan iniyorsunuz eğim hızınızı sabit tutmaya (mesela tuzladan çayırovaya inen e-5teki rampada 90-100 arası güzel bir miktarda kalır) yarıyorsa boşa atarsınız. yoksa ıhıh. hele bazı zekiler dağdan boşta inmeye çalışır sonra yarı yolda frenleri ısınıp tutmaz olur.
0
darknum
(12.05.09)
(4)

nic.tr ve google apps

sangria
şimdi nic.tr'den bir alan adı aldım, gittim google apps'e de kayıt oldum, lakin ikisini birbirine bağlayamıyorum bir türlü, google apps CNAME kaydından falan bahsediyor ama nic.tr yönetici panelinde yok öyle bir şey. ne yapacağım ki ben?
şimdi nic.tr'den bir alan adı aldım, gittim google apps'e de kayıt oldum, lakin ikisini birbirine bağlayamıyorum bir türlü, google apps CNAME kaydından falan bahsediyor ama nic.tr yönetici panelinde yok öyle bir şey. ne yapacağım ki ben?
0
sangria
(10.05.09)
sadece domain ile olmuyor malesef.
bir de hosting almaniz lazim ki o server'a gelen mail'ler google server'ina yonlenebilsin.
0
sourlemonade
(11.05.09)
nic.tr için özel bir durum mudur peki bu?

şöyle ki, google apps üzerinden godaddy'den aldığım domainler hosting olmadan doğrudan mail adresine yönlendirilebiliyordu?
0
🌸sangria
(11.05.09)
www.everydns.com'a kayıt ol, nic.tr'den domain'ini everydns'e yönlendir. google apps'ın istediği ayarları everydns üzerinden yapabiliyorsun. belki başka çözümü vardır ama ben böyle halledebildim.
0
hgn
(11.05.09)
dnspark.com 'u kullan. ücretsiz nameserverları nic.tr'den yönlendir dnspark'ın söylediği adreslere. sonra dnspark'dan cname ayarlarını yapabilirsin.
0
darknum
(11.05.09)
(5)

konsolosluk belge

sleepy99
konsolosluklar vize vermek için bin türlü belge istiyor.tamam bir kısmını ne olur ne olmaz diye götürüyor insanlar.ama tapu, banka hesabı, kimlik vb. bilgileri teslim etmek ne kadar güvenli?
konsolosluklar vize vermek için bin türlü belge istiyor.
tamam bir kısmını ne olur ne olmaz diye götürüyor insanlar.

ama tapu, banka hesabı, kimlik vb. bilgileri teslim etmek ne kadar güvenli?
0
sleepy99
(10.05.09)
Teslim etmeyin o zaman :-) vize alamayınca bana gelmeyin ama
0
Karluk
(10.05.09)
Dayanamadım yazacağım;
Konsolosluklar "Devletleri" temsil ederler, hiç bir büyükçe devlet sizin bu tip bilgilerinizi söğüşlemeye tenezzül etmez, emin olun. En azından o ülkeyle aramızda savaş çıkmazsa, çıksa da sizin bilgilerinizin değer arzetmesi ihtimali çok düşük olur kanımca.

Bu bahsettiğiniz bilgilere ulaşmak gerçekten isteyen birisi için sandığınızdan daha kolaydır. Kaldı ki bu tip bilgileriniz zaten, ilgili memurlarda, banka çalışanlarında zaten vardır. Konsolosluğa güvenmiyorsanız bu insanlara da güvenmeyin.

Uzar gider bu ancak inanın çok yersiz bir endişe sizinkisi.
0
Karluk
(10.05.09)
herhangi bir tapu memurunun ve banka memurunun ulaşabildiği bir bilgiye konsolosluk memuru da ulaşmış çok mu? bence konsolosluklardaki memurlar daha az olduğundan daha az risk var bile denebilir.
0
prodeq
(11.05.09)
tapu kopyasıyla yapabilecekleri en fazla şey gidip borcunuz var mı onu öğrenmek mesela. öyle büyütülecek bişiy değil olay yahu.

nede olsa hiçbir belgenin aslını vermiyorsunuz kopyasını veriyorsunuz ve verdiğiniz yerden çıkmıyor. (10 katlı iş yeri tapunuzu eşiniz görmüyor mesela)
0
darknum
(11.05.09)
beraberinde vekalet de vermiyorsan ortada bir problem yok guzel kardesim.
0
kezzy homeros
(11.05.09)
(5)

digital elektrık saatı

karadenız1111
4 ay once ayedas tarafından ucretsız olarak manuel olan elektrık saatım sokulup yerıne dıgıtal olan saat takıldı ılk baslarda aklıma bır hinoglu hınlık cıkabılecegı gelmemıstı ama ay sonu fatıralar gelmeye basladıkca anladım sımdı sorun şu daha once yıllık ortalamaya vurdugumuz zaman 80tl cıvarında
4 ay once ayedas tarafından ucretsız olarak manuel olan elektrık saatım sokulup yerıne dıgıtal olan saat takıldı ılk baslarda aklıma bır hinoglu hınlık cıkabılecegı gelmemıstı ama ay sonu fatıralar gelmeye basladıkca anladım sımdı sorun şu daha once yıllık ortalamaya vurdugumuz zaman 80tl cıvarında olan elektrık tuketım mıktarı dıgıtal saat takıldıktan sonra 150tl ye yukseldı 250tl olan fatura bıle geldı ıtıraz ettım saatın sokulup labaratuvarda ıncelenmesını talep ettım sokuldu ve sonuc olumsuz baska neler yapabılırım eskı manuel saatın tekrar takılmasını talep etsem yerıne getılırmı...
0
karadenız1111
(10.05.09)
eski saatleri artık kullandırmıyolar, eğer taşındığın evde varsa ve üzerine abonelik almıyorsan eğer kullanmaya devam ettirebilirler ama yeni abonelikte mutlaka digital saat istiyorlar diye biliyorum. ayrıca aklıma gelen başka birşey de eski saatinde bir sorun olabilir. eğer oturduğun evde kiracıysan senden önce gelenler saatin yavaş dönmesi veya faturanın az gelmesi gibi bir ayar çekmiş olabilirler.bir de digital saatin özellikleri arasında belli saatlerde normal tarifenin çok altında elektrik fiyatlandırılıyor, belli saatlerde ise ortalama fiyatın üzerinde bir fiyatlandırma söz konusu belki bundan da olabilir...
0
benim de soyleyeceklerim var
(10.05.09)
Gün içinde tüketim ücreti normalden daha yüksek... Eğer 12-7 arası (9-7 de olabilir tam hatırlamıyorum) çok elektrik tüketiyorsanız fatura normal... Önerim; çamaşırdır, ütüdür vs akşam 7'den sonra yapın.
0
tcp0203
(10.05.09)
3 adet tarife var. saatlerini bulamadım.
1. gündüz tarifesi standart ücret.
2. akşam/puant tarifesi kazık.
3. gece tarifesi ucuz olan.

buna göre bakınız. Faturalarda bunlar ayrı ayrı t1-t2-t3 tarzı gösteriliyor olmalıydı.
0
darknum
(10.05.09)
eski ve yeni faturanızı scan edip gönderirseniz bakalım. saat ücretini de almış olabilirler. 80 den 250 ye çıkması çok anormal :) hem klima falan da arttırır artık.
0
ozdek
(10.05.09)
kullanım alıskanlıklarımızda hıcbır degısıklık yok camasır makınesını gece 10 dan sonra kullanıyoruz ev kendımızın klıma yok eskı manuel saatım bende duruyor hıcbır arızasıda yok tekrar onu taktırabılırmıyım
0
🌸karadenız1111
(10.05.09)
(3)

Hosting Maliyeti

luin 41
ya yine sacmasapan bir ödev yapıyorum ve en acil tarafından, misal teknosa gibi bir web sitesinin hosting masraflarının ne kadar olabileceğine dair bilgiye ihtiyacım var. ama böyle bir yerde sağlam bir kaynağı olmalı bu bilginin, asıl problem o. "ahmet abiden duydum" yazmak imkansız yani. teşekkürle
ya yine sacmasapan bir ödev yapıyorum ve en acil tarafından, misal teknosa gibi bir web sitesinin hosting masraflarının ne kadar olabileceğine dair bilgiye ihtiyacım var. ama böyle bir yerde sağlam bir kaynağı olmalı bu bilginin, asıl problem o. "ahmet abiden duydum" yazmak imkansız yani. teşekkürler... teşekkürler...
0
luin 41
(08.05.09)
anlık online, aylık ortalama online, trafik, db büyüklüğü, resimlerin büyüklüğü ile ilgili bilgin varsa herhangi kurumsal bir hosting firmasından fiyat alabilirsin. aksi halde her halükarda ahmet abiden duydum tadında bir bilgi olur.
0
emrag
(08.05.09)
yüksek trafikli internet sitesi maliyeti sürekli sorulan soru.

bulabildiklerim şunlar.

turkiyede upload hızları çok düşük. siteyi ayakta tutan bu.
ciddi upload imkanı sunan metro ethernet midir nedir aylık 40 bin tl istiyor.
bu sadece upload için.

kısaca 40bin artı sitenin diğer tüm masrafları diyebiirsiniz.
diğer taraftan sıradan insana bu fiyatları çekiyorlarsa da -memleket halini biliriz- birileri aynı upload hızına çook daha ucuza ulaşmıştır. yoksa tüm yüksek trafikli sitelerimizin bu parayı aylık olarak verdiğini hiç sanmıyorum.
0
can see
(08.05.09)
daha komplike ama tahmin ettiğim kadarıyla daha az ziyaretçiye (30 000 user maksimum hedefti) hizmet verecek bir proje için hazırladığımız teklifte aylık 6 000 ytl ortalama gider hesaplanmıştı. Bunun tasarımcı-programcı kısmı 4000-5000 gibi bişiydi. baya geçti üzerinden tam rakamı hatırlayamadım. ama işte 1000 lira filan kalan masraflar ve bunun büyük kısmı hosting bedeli.
0
darknum
(08.05.09)
(5)

prefabrik ev nasıl bir fikir?

portishead
Düşüncem şu ki, şöyle imarı olan 40-50'ye bir arsa alayım (ciddi araştırma ile bulabilir sanırım), 50-60'a da ne içten ne dıştan prefabrik olduğu belli olmayan, kalitesi iyi evlerden yaptırayım. (internetten yaptığım araştırmalar istediğim evlerin fiyatlarının bu seviyelerde olduğunu gösteriyor). To
Düşüncem şu ki, şöyle imarı olan 40-50'ye bir arsa alayım (ciddi araştırma ile bulabilir sanırım), 50-60'a da ne içten ne dıştan prefabrik olduğu belli olmayan, kalitesi iyi evlerden yaptırayım. (internetten yaptığım araştırmalar istediğim evlerin fiyatlarının bu seviyelerde olduğunu gösteriyor). Toplamda şehir içinden normal bir apartman dairesi fiyatına müstakil evim olsun (Bursa'da yaşıyorum). Yalnız bahsettiğim öyle geçici tenekeden prefabrik evler değil 50-60 yıl garanti verilen konut manasında prefabrik yapılar hakkında planlarım. Şimdi sorular geliyor :

1) Fikir genel manada nasıl, yapılabilir mi, 'o öyle değil, şöyle şöyle sorunlarla karşılaşırsın' denilen noktalar var mı?

2) Prefabrik evler hakkında araştırması bilgisi olan var mı, dezavantajları nelerdir? (Yeteri kadar reklam maksatlı avantajları okudum, bana olumsuz yönleri lazım?)

3) Önerebileceğiniz şirket var mı??
0
portishead
(08.05.09)
dedem kendisi bildiğin sunta lam den yaptı deprem zamanı hala sağlam,
sen eğer daha sağlam malzemeden yaptırırsan bence sorun çıkmaz

birde bir ara bizde araştırmıştı piyasada çok fazla firma ve çok oynak fiyat yelpazesi vardı, sanırım en dayanıklısı kanadadan gelen bi meşe ağacından yapılan gibi duymuştum emin değilim bir araştır onu da

kararını bizede bildirirsen sevinirim
0
demlikposet
(08.05.09)
kendin yaptırdıktan sonra betonarme de yaptırsan çok büyük maliyetler çıkmaz karşına.tabi prefabrikten daha maliyetli olur ama tercih meselesi sonuçta. madde madde gideyim madem:

1) fikir güzel ve yapılabilir, hatta yapılıyor da. o evleri süs olsun diye satmıyorlar sonuçta. birileri senin gibi düşünüp yaptırıyor. :)
2) prefabrik evleri tek çatı altında değerlendirmek yanlış olur. pek çok kalitede ve fiyatta ev var. olası en büyük sorun izolasyon olur ve rutubet olur. betonarme yapılarda dahi bu sorunları çözmek oldukça sıkıntılı ancak kaliteli üretilecek bir prefabrik yapıda bu sorunlar olmayabilir.
3) bursa'yı bilmem ama istanbul'da e5 üzerinde kartal tuzla taraflarında bu üreticilerin çooğu. bildiğim kadarıyla en büyüğü hekim şirketler grubuna ait olan hebo yapı ve özge prefabrik. en büyük demek en iyi demek değil tabi. bu sebeple tavsiyem, bir ara vakit ayırıp bahsettiğim bölgedeki prefabrikcileri gezip detayları ve modelleri gözünle görmendir. ayrıca yüzyüze alınacak fiyatlar telefondakinden daha avantajlı olabilir. hele bu kriz döneminde.

hayırlı olsun ve kolay gelsin şimdiden. :)

edit: hatta bu ara özge yapı kampanya yapmış galiba
www.ozgeyapi.com
0
hevipeyra
(08.05.09)
Fiyatlarla çok haşır neşir olmayıp daha çok statiği ile uğraşan bir inşaat mühendisinin gözünden:

Prefabrik yapının birçok çeşidi var. Betonarme prefabrik elemanlar var örneğin. Ya da hadde ürünü profillerden imal edilmiş çelik bir yapı da prefabrik sayılabilir. Hepiveyra'nın verdiği sitedeki örnekler ise bükme çelik saclardan üretilen hafif profilli prefabrik sistem oluyor.

Fiyatlar hakkında pek bir bilgim yok. Ama kabaca yapıların kaba inşaatının aşağı yukarı aynı fiyata geldiğini biliyorum. Klasik yerinde-dökme betonarme yapıların en büyük avantajı, hepiveyra'nın da dediği gibi tecrit problemlerinin çoğunu kendi başına çözmesi oluyor. Bunu yalnızca su tecriti olarak düşünmeyin; ısı ve ses tecriti de önemli. Prefabrik yapılarda yapı iskeleti betonarmeye göre ucuz kalsa da izolasyon maliyetleri bu arayı kapatıyor. İşçilik maliyetlerinde de benzer bir durum sözkonusu. Bunun yanında, titreşim konforunun sağlanması da önemli. İnsan kullanımına açık yerlerde, döşemelerde titreşimin düşük seviyede kalması ve çabuk sönümlenebilmesi amacıyla çelikle betonarmeyi bir arada kullanıyorum örneğin. Sadece çelikle ısı, ses ve titreşim problemlerini çözmek mümkün değil.

Müstakil bir ev için betonarme prefabrik uygulaması aşırı olur. Bunlar genelde büyük yük taşıyan/büyük mesafeler geçen ve inşaat süresinin çok kısa olması arzu edilen durumlarda avantajlı oluyorlar. Ev için uygun tercih bana göre hafif çelik sistemler. Hafif sistemler düşük kütleleri nedeniyle depremden daha az etkilenirler, bu da önemli bir avantaj. Ancak döşemelerde titreşim, ısı ve ses yalıtımı sağlansın diye betonarme dökülünce (müstakil evi iki katlı farzediyorum) bu hafiflik avantajı da pek kalmıyor.
0
vulpius
(08.05.09)
tüm izolasyonları yapılmış çokta şık 1-2 katlı kütük evleri de aklınızda bulundurun.
0
darknum
(08.05.09)
16 senelik duyuruyu nerede buldun? :)

Esneklik ve tasarım zenginliği demişsin de, verdiğin linkteki fotoğraflarda bir tasarım zenginliği veya zerre kadar estetik görüyor musun sen?

İlkokul talemelerine ev resmi yaptırsan işte ancak o kadarlık bir estetik var. Neden öyledir bilmiyorum.

İşin estetik kısmı para getirmiyor olmalı. O kısım çalışmıyor bu ülkede.
0
Mirket
(16.02.25)
(5)

org vs. com uzantıları

daglien
Merhabalar, şimdi bir web sitesi ile uğraşıyorum ve istediğim domain adının alınmış olduğunu gördüm. ama aynı domain'in .org uzantılı olarak alınabilir konumda. Benim bildiğim .com uzantılı bir sitede ister ticaret yap, ister keyfe keder blog yap ne istersen yapabiliosun diye biliorum. peki .org uza
Merhabalar, şimdi bir web sitesi ile uğraşıyorum ve istediğim domain adının alınmış olduğunu gördüm. ama aynı domain'in .org uzantılı olarak alınabilir konumda. Benim bildiğim .com uzantılı bir sitede ister ticaret yap, ister keyfe keder blog yap ne istersen yapabiliosun diye biliorum. peki .org uzantılıda bu serbestlik varmıdır? yoktur diye düşünüyorum. Peki eğer ben .org uzanıtlı site açar da orada ufakda olsa ticaret yaparsam buna kim engel olur? yada olurmu?

benim ticaretten kastım. sitede mesela bazı dosyalar olacak (eğitim üzerine) o dosyaları sadece üyeler indirebilecekler. tabi üylelik paralı olacak. bu yani ticaretten kastım. böyle bir siteyi .org uzantılı olarak açsam herhangi bir problemle karşılaşırmıyım?
0
daglien
(07.05.09)
hic bir problem olmaz.
0
fdegir
(07.05.09)
zaten her halükârda bir şirket kurmanız gerekiyor diye biliyorum. önemli olan şirketin türü, limited vs. adresin bir önemi yok.
0
cashkopat
(07.05.09)
profesyonel gözükmez yaptığınız iş. bunun dışında icann'in gelip sizin sitenizi ticari bu diye uyaracağını filan sanmam.
0
darknum
(07.05.09)
kalkıp da hepsiburada gibi bir site olmadığınız sürece, başkaları size havale/eft yapar, paypal'la öder yine de ulaşır o eğitimlere. kredi kartını da kabul edeceğim falan derseniz şirket kurmak gerekiyor mu bilmiyorum.
0
sanal uyku
(07.05.09)
com.tr dışında, belirli uzantıları belirli kriterlere sahip kişiler alabilir diye bir kural yok, yani yasa dışı bir iş yapmadıktan sonra sitende istediğini yapabilirsin.
0
frant1c
(07.05.09)
(19)

alkolik mi oluyorum?

kurtulan adam
işten dönünce 1-2 bira içmek adetim olmaya başladı.açıkçası biraz çekinmeye başladım.hergün 1-2 bira içmek normal midir?
işten dönünce 1-2 bira içmek adetim olmaya başladı.açıkçası biraz çekinmeye başladım.hergün 1-2 bira içmek normal midir?
0
kurtulan adam
(07.05.09)
yaklaşık 10 yıldır hergün en az 6 lı paketlerden içiyorum henüz ölmedim kıçımdan kabakta çıkmadı :)(bkz: anüsteki kabak)
0
soktumbey
(07.05.09)
yok yahu, 1-2 biradan neyin alkolikliği...
0
mortifera
(07.05.09)
alkolik olunmaz da göbeğe dikkat.
0
kibritsuyu
(07.05.09)
uzun vadede ciddi kilo artışına sebep olacaktır.
0
rachel
(07.05.09)
alkolik olunması için 1 bira 2 bira fark etmez kanımca. düzenli bir şekilde içiyorsanız, canınız istiyorsa alkoliksiniz. ha soru "bu yaptığım kötü bir şey mi?" ise o zaman da ne alaka 2 biranın nesi kötü olabilir ki derim.
0
tai
(07.05.09)
"düzenli bir şekilde içiyorsanız, canınız istiyorsa alkoliksiniz"

Bu cok ama cok yanlis bir onerme. Alkolizm kisinin kendisine ve cevresine cok zararli bir hastaliktir ve bundan cok daha ciddiye alinmasi gerekir.

Kurtulan adam, her gun 1-2 bira icmek genelde alkolizm sayilmaz. Ama normalde de sadece ne kadar ve ne siklikta ictigine bakilmiyor, baska kriterler de var. Eger cok ictiginden rahatsiz oluyorsan daha az icmeye karar ver ve kararini uygula.

Ingilizce biliyorsan web'de cok fazla kaynak var alkolizmle alakali. Hatta basit "alkolik miyim?" testleri bulup onlari da yapabilirsin.
0
wpi
(07.05.09)
"Nefes alma Efes al."

aynen devam ;)
0
punkertifo
(07.05.09)
abi aynen devam da şu anda düşündüğüm tek şey eve gidip o 1-2 birayı içmek.rahatlatıyor beni.
0
🌸kurtulan adam
(07.05.09)
ben ve bir kaç arkadaşım her gün işten- okuldan vs çıkınca nargileye gider 1-2 saat nargile içer öyle eve giderdik. Şimdi arkadaşlarımdan biri yeter nargile içtiğim diyip her gün bu sefer arkadaşlarıyla teachers pub'da takılmaya başladılar. hiç bir alkolik durumu da yok.

ben şöyle söyleyeyim zaten. işten çıkıp eve direkt gitmek iyi değil, şöyle 1 saat en az kafayı dağıtacak birşey yapın.
0
darknum
(07.05.09)
alkolik olunacağını sanmıyorum.hani bir aksam içersin ertesi gun gormek istemezsin. gerçek anlamda alkolik insanların gece içip içip ertesi gun daha oglen olmadan aradıklarını duymuştum.
ama karacigerine yazık değil mi. her ne kadar kendi kendini yenileyen bir organ olsa da cok da yuklenmemek gerek.hem durduk yere kilo.
işten sonra insanın canı cok sıkılmış oluyor ve rahatlıyacak birsey arıyor. ben derim ki sevdiginiz birseyle ama sagliga dokunmayan birseyle ugrasin.kafanız dağılsın ha.
0
berrak sudaki kırmızı balık
(07.05.09)
alkolizm diyebilmek için bir sürü kriter gerekiyor olabilir, durum o tanıma girmiyor olabilir dert değil. zaten görünen o ki alkolün kendisine değil, o rutine bağlanmışsın, alışkanlık olmuş. ama içinde bulunduğun durum can sıkıcı bir durum. alkol olmasın mesela kahve olsun, download seyretmek olsun. bunlar gün içersinde sürekli aklına geliyor da ancak bunlara kavuştuğunda oh be dünya varmış diyorsan sık sık, problem budur, "bağımlı"sındır. hele bir de bırakmak isteyip bir türlü bırakamıyorsan sorun büyümüş demektir.

bırakmak istemiyorsan ama hiç bir sakıncası yok bence 1-2 biranın. çeşitlendir derim ben naçizane. her gün bira mı içilir? şarap var, viski var, o var bu var.
0
mojosnik
(07.05.09)
bağımlıysanız alkoliksiniz, bence.
0
aithra
(07.05.09)
şimdilik gayet normal durumdasın bence, hani akşamcı diye tabir edilen...
yalnız o 1-2 bira 3 oluyo bi zaman sonra, sonra 4, 5, 6,...

mesela ben bu aralar 8-10 arasında gidip gelmekteyim :)

ve evet, sen alkolik diilsin (henüz), ama ben öyleyim...
0
uyuzcan
(07.05.09)
sigara bağımlılığı da günde bir-iki taneyle başlıyor. önceleri çok canın istemese de içiyorsun, sonra bir bakmışsın canın istiyor. şimdi günde bir paket içiyorum. allah bilir ileride kaç paket olacak.

her gün içmemenizi öneririm. eğer içmemek için kendinizi zorlamak zorunda kalıyorsanız belki de alkolik olma yolunda ilerlemektesinizdir.
0
cro magnon
(07.05.09)
Yalniz basina mi iciyorsun?

Is cikisi dostlarla icilen bir-iki birayla eve gidip yalniz basina icilen arasinda cok fark var, bu ayrimi gozetmelisin.

Su anda gunluk iki bira seni rahatlatmaya yetiyor olabilir. Fakat kisa bir sure sonra bu miktar yetersiz gelecek. Farkli alternatifler arayacaksin. Once saraba gececeksin, oradan votkaya kanyaga vs...

Seni anlayabiliyorum, benim de canim sıkkın oldugu donemlerde icmeden uyuyamadigim zamanlar oldu. Fakat her defasinda icme periyodlarini seyrelttim. Ipin ucunu kacirirsan alkolik olursun.

(bkz: alkolizme giris)
0
msb
(07.05.09)
en önemli kriterlerden biri yalnız içmekmiş. psikiyatristim öyle söylemişti. ne kadar seyreltirsen o kadar iyi. bir de o anı beklediğini ve içince de rahatladığını söylemişsin. bence ciddiye alman gereken bir durumla karşı karşıyasın. ne kadar içtiğinin bir önemi yok. ya hemen vazgeç ya da baktın olmuyor profesyonel yardım al. ama acele etmeni öneririm.
psikiyatristle bu konuşmayı yaptığım dönemde her akşam en az bir bira içiyordum. yalnız içiyordum. ve bunları duyunca çok korkup o gün bıraktım. en önemlisi yalnızken rahatlamak, uykuya dalabilmek için vs içmemeye dikkat etmekmiş. sosyal ortamda ya da arkadaşlarla vs içmenin sakıncası olmayacağını söylemişti bana.
lütfen önemse bu durumu.
0
Omayra
(07.05.09)
alkoliklik, alkol problem olmaya basladigi an baslar. yani eger düzenli alkol alimin sagligina ciddi bir sekilde zarar vermeye basliyor, sevdiklerinle arani aciyor ve hayat düzenini bozuyorsa o zaman alkoliksin. yalniz günde 2 birayla bunun olmasi fiziken imkansiz :). takil kafana göre.
0
fspades
(07.05.09)
ben de feci stresli bir sektörde çalıştığım için aynısını yapıyordum iş dönüşü. bazen rakam artıyordu da. evde yalnız içmenin de, iş arkadaşlarıyla, sevgiliyle, dostlarla içmenin de keyfi başkadır bana göre.

şimdi bir süredir çalışmıyorum, haftada bire fiksledim üniversitedeyken olduğu gibi. ha, para olsa her gün bir dörtlü efes götürürüm o ayrı :)

iki 50lik bira yaklaşık 500 kalori bildiğim kadarıyla, yanında cips, çerez, vb. de tırtıklıyorsan bunlar sana döt göbek olarak geri dönüyor o kesin ama...

özetle: normaldir. zevk meselesi.
0
tarantinoesque
(07.05.09)
alkolik olmayabilirsiniz ama risk altında olabilirsiniz.
şu entrynin en altında riskin nasıl hesaplanacağı yazıyo
sozluk.sourtimes.org
0
hayali arkadaş
(08.05.09)
(10)

5+1 speaker vb.

pozitif dusunce de kazanir
öncelikle belirteyim tavsiylerinize göre araştıracağım.laptopa bağlamak için 5+1 (pek bilmem 4+1 veya varsa 6+1 de olabilir) speaker almak istiyorum. fiyat "maksimum 130 ytl" olsun çok param yok. ses performansı olarak çok mükemmel bişeyde gözüm yok ama tatmin edici olsun.bi de odam biraz büyükçe, 4
öncelikle belirteyim tavsiylerinize göre araştıracağım.

laptopa bağlamak için 5+1 (pek bilmem 4+1 veya varsa 6+1 de olabilir) speaker almak istiyorum. fiyat "maksimum 130 ytl" olsun çok param yok. ses performansı olarak çok mükemmel bişeyde gözüm yok ama tatmin edici olsun.

bi de odam biraz büyükçe, 4 köşesine de birer hoperlör koymak gibi de düşüncem var, kablolardan bıktım ama napalım bi çaresini buluruz, kabloları uzundur inşallah bu aletlerin?

neyse tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
pozitif dusunce de kazanir
(06.05.09)
dostum öncelikle benim daha önceki araştırmalarıma dayanarak sana şunu söleyebilirki laptopa 5+1 veya türevlerini bağlayamıyorsun. aparatlar var galiba onun için fakat bağladığın zamanda ise gerçek 5+1 sesi alamıosun sesten kastım efektler.
eğer yanlış biliosam biri düzeltsin bende bu şekilde doğrusunu öğrenebileyim.
0
oldnavy
(06.05.09)
laptoptan 5+1 verimini alabilmek için harici ses kartı alman lazım
0
cnonefb
(06.05.09)
he ya, 5.1'de 3 tane çıkış oluyor. laptopta o kadar giriş olmuyor. düzgün ses için 5.1 ses kartı lazım öncelikle laptopa.
logitech x-540'a bak istersen. kabloları kısa ama.
0
sanal uyku
(06.05.09)
hay allah ya bilmiyodum böyle bişeyi. kötü oldu bu

hayallerim yıkıldı
0
🌸pozitif dusunce de kazanir
(06.05.09)
daha önce araştırdım diyenler belli ki pek de iyi araştırmamışlar laptop tan 5+1 ses alabileceğiniz şu
www.hepsiburada.com
güzel ürün var. direk usb den bağlanıyor ve kendi içinde ses kartı var. ayrı bi aparata gerek kalmadan surround ses alabiliyosunuz. laptop lar için biçilmiş kaftan. sıfırını alamıyosanız 2. ellerine bakın derim.
0
rentts1
(06.05.09)
@rentts:
oha bunu alana kadar ses kartı + ses sistemi alınır zaten. :)
0
sanal uyku
(06.05.09)
@sanal uyku
"oha" niye dediğiniz anlamadım. şu anda logitech z5500 ortalama 1000lira gibi bir fiyata satılırken buna "oha" demeniz, piyasadan bi haber olduğunuzu ya da şaka yaptığınızı gösterir. kendinden ses kartlı bir ses sistemidir bu örnekteki ve de altec lansing gibi kaliteli bir markadır.
ayrıca şu an laptop kullanıcıları için alternatifi olmayan bir sistemdir.
laptop için kullanılabilecek ve tr piyasasında bulunabilecek ses kartları;
www.hepsiburada.com (216 lira)
www.hepsiburada.com (200 lira)


örneklerde de gördüğümüz üzere sadece laptop tan 5.1 ses alabilmek için almamız gereken ses kartlarından bazıları bunlar ve ortalama 200 lira. bir de bunların üstüne ses sistemi alsak ortalama
www.hepsiburada.com (180lira)

totalde cebimizden çıkacak para yuvarlak hesap 350 lira falan yapıyor. üstelik bi de bunların bağlantılarıyla vs. uğraşcaksınız, çoğu forumda 5.1 ses sistemimden sadece önden ya da arkadan ses geliyor diye bisürü sorun bulabilirsiniz. yani bunları almak yetmiyor bi de konfigüre ve entegre işlemi var. şimdi soruyorum hangisini yapmak daha mantıklı?
usb den tak-çalıştır özelliği olan ve harici bi ses kartına ihtiyaç duymayan fx5051 mi? yoksa diğerleri mi?
0
rentts1
(06.05.09)
laptop'un on board ses kartı destekliyorsa paşa paşa'da 5+1 destekliyor. line in ve mikrofon girişlerini de yazılımından 5+1 için girişlere çeviriyorsun oluyor bitiyor.
0
darknum
(06.05.09)
cevaplar için sağolun.

laptop şudur:

www.gold.com.tr
0
🌸pozitif dusunce de kazanir
(06.05.09)
@rentts:
fiyat olarak yaklaşık 130 lira söylenmiş.
dediğiniz ürünün kalitesini tam olarak bilmiyorum ama ben verdiğiniz ikinci linkteki ses kartıyla birlikte x-540 kullanıyorum. harici ses kartının iyi yanı, ileride ses sistemi değiştirileceği zaman bir problem çıkarmaması, biraz da onun için demiştim.
0
sanal uyku
(07.05.09)
(3)

64 bit-lik pc

ilunga
simdi benim buyuk kardesim kendine yeni pc almak istiyor, ama 8 gb-RAM li bir makina istiyor. bilindigi gibi, 32bit-lik isletim sistemleri 4gb-dan cok RAM kabul etmiyor. benim bilmek istedigim bu 64 bitlerin ne gibi problemleri oluyor, yani hangi programlar burda calismiyor, bu programlar cok mu faz
simdi benim buyuk kardesim kendine yeni pc almak istiyor, ama 8 gb-RAM li bir makina istiyor. bilindigi gibi, 32bit-lik isletim sistemleri 4gb-dan cok RAM kabul etmiyor. benim bilmek istedigim bu 64 bitlerin ne gibi problemleri oluyor, yani hangi programlar burda calismiyor, bu programlar cok mu fazla, 8gb RAM-li makina kullanmanin baska cozumu var mi.
0
ilunga
(06.05.09)
32bitler 2 gb'tan fazlasını görmez. 64bit de iyice yaygınlaştı, problem yok gibi artık.
0
passion rules the game
(06.05.09)
64bit makine 32 bit prpramları da calıstırır ki.
0
bryan fury
(06.05.09)
1- 32 bitler maksimum 3,2 gb görüyorlar. sallamayalım.
2- sürücü problemleri yaşamanız mümkün 64 bitlerde.
3- ubuntu için konuşuyorum 32 bit çalıştırdığı programlarda normal 32 bitten bile düşük performans gösteriyordu.
0
darknum
(06.05.09)
(7)

Madeni Euro

thefalloftekin
saygıdeğer imf kurul üyeleri..geçen gün evde madeni 2 euro buldum.. yok, ev para sıçmıyor, büyük ihtimalle geçen yaz gelen almancı kuzenler unuttu..neyse, attım ben bunu cüzdana duuruyodu.. geçen gün bozuk para ihtiyacı oldu, tam da döviz bürosunun önündeyim, bozdurayım dedim..ordakiler madeni para
saygıdeğer imf kurul üyeleri..

geçen gün evde madeni 2 euro buldum.. yok, ev para sıçmıyor, büyük ihtimalle geçen yaz gelen almancı kuzenler unuttu..

neyse, attım ben bunu cüzdana duuruyodu.. geçen gün bozuk para ihtiyacı oldu, tam da döviz bürosunun önündeyim, bozdurayım dedim..
ordakiler madeni para bozamadıklarını, hemen karşıdaki bürodan bozdurabileceğimi söylediler, eyvallah dedim çıktım gittim oraya..

verdim 2'yi, 4 lira alacam diye bekliyorum.. adam çıkarıp 2,5 lira verdi..
"ee?" deyince de "madeni para olduğu için bu kadar verebiliyoruz" dediler..
"neden?" deyince de sahte olabileceği için böyle bi yönteme başvurduklarını söylediler..
dedim "o zaman ben de senin bana verdiğin bu 2,5 liranın gerçek olduğundan emin değilim, 2 katını istiyorum." dedim, olmaz dedi.. aldım euro'cuğumu geri, çıktım..

şimdi üç beş kuruşun hesabını yapan bi adam değilim.. kızdığım şey 1,5 lira az almak değil, enayi yerine konmam.. herif bana kalpazan muamelesi yapmaktan çekinmeyip bi de kafasından oluşturduğu yüzde değeri üzerinden paramı eksik veriyor, baya kazık yiyorum yani..

bunun zaten yasal bi dayanağının ya da odalar birliği gibi bi şeyden çıkan kararın sonucu olduğunu sanmıyorum..

kafasına göre iş yapabilir mi bu döviz bürosu? belli bi kur vardır ve bu adamlar bu kura göre bana para vermek zorunda değil mi? dolandırıcılığa ya da işi kötüye kullanmaya girmez mi bu? şikayet etmeli miyim?

hayır, g*t kafa "madeni para almıyoruz." dese ne güzel olucak.. üzerimden kar etmeye çalışıyo lan..

o değil de, allah daha büyük dert vermesin bana..
0
thefalloftekin
(06.05.09)
madeni para almayanlar çokta kafasına göre kur yaratanları ilk kez duyuyorum.
0
darknum
(06.05.09)
nihayetinde adam bir işletme sahibi, bir tane döviz bürosu yok memlekette. istediği fiyatı çekmekte serbest bence, bence diyorm bak.
kanunda ne yazar bilemem, bir regulasyon var mı haberim yok.
ama zaten adamlar arasında deli rekabet var banknotlar için. ayrıca piyasada madeni euro sahteciliği de var.
adamın yaklaşımı biraz bodos olsa da haksız değil kanımca.
0
arigold
(06.05.09)
sanırım bankalar alıyorsa daha iyi bir çözüm olur. bu şimdi aklıma geldi cünkü bende bozdurmaya çalıştım, hiçbir büro almamıştı.
0
alchemistt
(06.05.09)
sanayi ticaret il müdürlüğü'ne bir yol uğrayıver. böyle bir uygulama yapamaz hiçbir kurum/kuruluş.
bir de merkez bankası temsilciği var ise bulunduğun yerde onlar bozarlar paranı sanıyorum.
0
fempusay
(06.05.09)
ya böyle madeni paraları shell de fln bakkalda da olur. öyle kullanın.
0
radikalherif
(06.05.09)
amaç zaten "nerden bozdurayım bu parayı" sorusunun cevabını almak değil yahu, taş çatlasa 4 lira sonuçta.. adamın kafasına göre iş yapmasıydı beni fıtık eden..

teşekkürler herkese..
0
🌸thefalloftekin
(06.05.09)
bunlarin hepsi yasal. istedigi fiyattan alma hakkina sahiptir herhangi bir doviz burosu. eger soyledigi fiyat ile verdigi miktar uyusmuyor ise, ya da fiyat ayarlamasi bir scam yaratiyor ise, sizden madeni parayi alip bunu defterlerine islemiyorsa, ya da buna benzer sekillerde bir is yapiliyorsa o zaman yasal degil denilebilir.

simdi "madeni para oldugu icin bu kadar verebiliyoruz" demesi biraz dogru, cunku doviz burosu alim-satim arasindaki kardan calisir: yani bir gun elemanin teki elinde bond cantayla gelir bir milyon turk lirasi vardir icinde, bunu dolara cevirmek ister, doviz burosu ya adamin istedigi fiyattan alici bulacaktir, ya da adamlarina hemen soyleyip bulundugu yere gore maksimum yarim saat icinde bunun piyasa fiyatini (bkz: tahtakale borsasi) bulacaktir. eger alici bulmus ise alicinin fiyatiyla saticinin istedigi fiyat arasindan kar yapacak, "ben sonra satarim bunu" diyor ise de kasasina koyup en kisa zamanda aldigi fiyattan daha yuksege satmaya bakacaktir. doviz burosu bu sekilde kar yapar. herhangi bir dovize ya da altina vb. ye cekecegi fiyat da bu baglamda talebe gore belirlenir. eger para kasada durursa kaybeder, kasada yalnizca reserv durmalidir, geriye kalan para her gun aktif olmalidir, "working capital" "working" olmazsa kazanamadigi kazanc aslinda bir kayiptir. bu baglamda ne aliyorsa en kisa zamanda elden cikarmalidir, ve aradan kazanc saglamalidir. yok "x haftaya kriz olacak, dolar stokluyorum," ya da "fazla dolar var elde, altin alayim hedge olsun" vb.. falan diyorsa o da olur, yani stratejik tutma da yapilabilir..

neyse madeni para olayina geri donersek, madeni paraya talep yoktur. (yani kimse senden 1 saat sonra oraya ugrayip "madeni 2 euro istiyorum, aliniz 4.2tl" demeyecek, eger oyle olsaydi umurunda olmazdi..) madeni paralarin basildiklari ulkelerin disinda tutmamasinin nedeni guvenliktir, yabanci madeni paralarin orijinalligini kontrol edebilecegin arac-gerec cogu doviz burosunda yoktur. (agirliginin, elektrik rezistansinin ve manyetiginin, bu sekilde yapiminda kullanilan maddelerin ne oldugunun vb. nin kontrol edilmesi lazim, bunlari yapan aletler orta boy bir buzdolabi buyuklugunde, pahali, ve her degisik ulkenin madeni parasi icin en azindan software lazim) bu demek ki o parayi satmasi icin aktif olarak onu satin alan / kontrol eden, veya yine bu riski kabul eden bir yere gitmesi gerekiyor. eh masraflarini da senden cikariyor, olay bundan ibaret.

ayrica eklemek isterim ki ben de doviz burosu olsam, eger yakin zamanda avrupa'ya giden bir tanidik yok ise, ya da eninde sonunda degerinden de fazla bir fiyata eritecek birisine falan satamayacak durumdaysam, (ya da eritmesi icin satacagim kisinin verecegi fiyattan daha ucuza musteriden alamiyorsam) ben de madeni para almazdim. elden cikaramayacagim seyi niye alayim ki ben, elden cikaramiyorsam da bir degeri yok o madeni paranin, aldigim kisiye bedava para vermis oluyorum..
0
bunubenyazdim
(06.05.09)
(1)

Samsung 40 B 6000 ile DVB-C ve Teledünya

alric
Ailem yukarıda bahsettiğim LED TV'yi almayı düşünüyor. Hali hazırda kablo tv abonesi oldukları için TeleDünya aboneliğine geçmeyi düşünüyorlar. Yaptığım araştırmalar sonucu bu alette DVB-C bulunduğu için herhangi bir receiver gerektirmiyor sonucuna vardım, ancak durum ülkeden ülkeye değişiyor. Türki
Ailem yukarıda bahsettiğim LED TV'yi almayı düşünüyor. Hali hazırda kablo tv abonesi oldukları için TeleDünya aboneliğine geçmeyi düşünüyorlar.

Yaptığım araştırmalar sonucu bu alette DVB-C bulunduğu için herhangi bir receiver gerektirmiyor sonucuna vardım, ancak durum ülkeden ülkeye değişiyor.

Türkiye'de ve Teledünya hizmetindeki durum nedir? KabloTV fazla bir şey bilmiyor. DVB-C ne demek onu da bilmiyorlar hatta...
0
alric
(03.05.09)
tv'nin üzerinde dvb-c için kart (mödül her ne haltsa adı) varsa bir problem yaşamanız için sebep göremiyorum. ama bu kablotv angut bir oluşum. Satmıyoruz biz dekodersiz kardeşim diye tutturabilirler.
0
darknum
(03.05.09)
(10)

bu nasıl bir insan evladı?

kısadevre
bugün mailime gelen bir resmi paylaşmak isterim. bu nasıl bir insan evladıdır arkadaş. bunun bir zararı yok mu böyle bir şey nasıl olur? insanlıktan uzak bu tip müdahalelerin bir sınırı yok mu? insan istedikten sonra bu tip müdahaleler yaptırabilir mi? yuh ya. hala şoktayım.
bugün mailime gelen bir resmi paylaşmak isterim. bu nasıl bir insan evladıdır arkadaş. bunun bir zararı yok mu böyle bir şey nasıl olur? insanlıktan uzak bu tip müdahalelerin bir sınırı yok mu? insan istedikten sonra bu tip müdahaleler yaptırabilir mi? yuh ya. hala şoktayım.
0
kısadevre
(03.05.09)
gerçek değildir beya, olmaz öyle bir şey.
0
alchemistt
(03.05.09)
bunlar fake gibi duruyor da gerçek olanları da görmüştüm. yakından değil tabii tvden, bu büyüklüğe yakındı. sanırsam porno endüstrisindeki ablalar yaptırıyor bunu.
0
rectoa
(03.05.09)
fiziken imkansız. böyle olsa yaşayamazdı. sebebini tam hatırlamıyorum ama geçenlerde bir pornocu hatun ölmüştü büyük göğüsleri yüzünden. ve bunun yanında küçücük kalırdı onunkiler.
0
deckard
(03.05.09)
fıtık olur insan,onları taşımayaz.
0
mstgngr
(03.05.09)
fotoşok diyorum.

(bkz: 4 bacaklı )
0
neverending nightmare
(03.05.09)
kesinlikle söylüyorum bunlar sahte fotoğraflar. birincisi bu göğüsleri taşımak imkansızdır. ikincisi bunlara böylesi tıbbi müdahale yapılması imkansızdır. şöyle söyleyeyim, plastik cerrahi yoluyla göğüslerine operasyon yaptırmak suretiyle dünyanın en büyük göğüslü kadını ünvanını almış bir hatun kişi var. onun göğüleri bu resimlerdekinin çeyreğinden bile küçüktür. inanmayın böyle şeylere.
0
beccaria
(03.05.09)
o ne yahu bacaklı armut gibi. gerçek olmasına ihtimal dahi vermem.
0
jack of hearts
(03.05.09)
ııyyğğğ!! sahte. sahte olduğu kadar iğrenç. iğrenç olduğu kadar da itici...
0
hicazkar
(03.05.09)
Ben de direk bakınca sahte olduğunu düşündüm. Çünkü her ne kadar estetik yaptırsan da göğüs ucuna bir müdahale yapılmaz yani memen atıyorum 100cm olsun meme ucun yine 1cm dir yine 1cm dir. Bu resimlerde onlar da meme ile aynı oranda büyümüş ki bu mantık hatası...
0
selimse
(03.05.09)
darknum
(03.05.09)
(7)

internetten satış raconu

kibritsuyu
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?gittigidiyo
ekşi duyuru'dan veya herhengi bir siteden bir şey satmanın raconu nedir? yani önce alıcı parayı yollar, sonra satıcı ürünü yollar şeklinde mi, yoksa önce satıcı ürünü yollar, alıcı parayı yollar şeklinde mi? kim kime nasıl güvenecek? nedir işin raconu? başka bilmem gereken şeyler var mı?

gittigidiyor'u hariç tutalım. onun bizzat kendi sistemi var.
0
kibritsuyu
(02.05.09)
ciddi düzeyde satış gerçekleşen donanimhaber forumunda genellikle önce alıcı parayı yollar sona satıcı kargo yapar. satıcılar daha önce yaptıkları satışları referans gösterirler. yani alıcı satıcıya güvenir.
0
blackdog
(02.05.09)
önce alıcı yollar. güven olmadan olmuyor bu işler :)
0
cilgin fantezilerin adami
(02.05.09)
o kadar çok üç kağıt oluyor ki hayatta kimseye güvenmem ben şahsen. neymiş efendim referansı varmış da bilmem neymiş de. geçiceksin efendi bunları. donanımhaber de her gün bi dolandırıcılık oluyo ve eminim benzeri diğer sitelerde de oluyodur. o yüzden en güzeli elden alışveriş. ya da kapıda ödeme diye bişi varmış bazı kargo şirketlerinde sanırım o da olabilir. yoksa bu devirde internetteki adamın nesine güvenecen.
0
rentts1
(02.05.09)
buradan bişiy satarken ya elden veririm para transferi elden olur yada peşin alırım. Sonuç olarak 2002'den beri sözlükteyim. Çevrem belli oturduğum mahalle bile sözlükte belli. Satın alanın hiç bir haltı benim için belli değil ama.
0
darknum
(02.05.09)
geçenlerde donanımhaberdeki bir ilanıma mesaj gelmiş. "ya referansım çok, forum mesajım da çok. sen ürünü gönder parayı sonra göndereyim" dedi. cevap vermeye bile üşendim. kim kimi punduna getirirse. öyle referans ile güven olduğuna inanmıyorum. bir yerde buluşup, elden ticaretini yapıcaksın. donanımhaberde de, ekşiduyuruda da bu şekilde alışveriş yaptım. herşey gayet iyi. önerebildiğim en iyi yol bu. tabi başka şehir seçeneğini otomatikman elemiş oluyorum. kazık yemekten iyidir.
0
atmosphere
(02.05.09)
peki ya parayı yolladığımız halde adam ürünü yollamıyorsa hukuki olarak ne yapabiliriz?
0
flexin
(02.05.09)
taraflar sözlük yazarıysa hiç problem olmuyor. (en azından 5 senedir bana öyle oldu). sözlük dı$ı bir satı$ için ise öncelikle telefonla görü$mek $art diyorum. aksi takdirde bir sonuca varılamıyor. aynı $ehirdeyseniz kar$ılıklı görü$erek mafya usulü al malını ver paramı diyebilirsiniz. farklı $ehirlerdeyseniz, telefonda anla$manızı müteakip ( zaten telefon konu$masında gerekli güven sağlanır, tanı$ılır. kelek bir durum olmayacağı kanısına vardığınızdaolaylar geli$ir.) önce mal gönderilir. arkasından hesap numaranıza veya posta çeki hesabına para gönderilir. tam güvenli bir ortam sağlanamdığında ise paranın yarısı istenir, mal gönderilir, problem olmadığı anla$ılırsa paranın diğer yarısı gönderilir.

aynı $ey yurtdı$ı için de geçerlidir. burada da banka hesabınıza döviz gelir. o kadar.

hayırlı i$ler dilerim.
0
robinbook
(02.05.09)
(2)

Yol

citroc
İstanbul Sarıyerden (A noktası) toplu taşıma araçlarını kullanarak, tee karşı taraftaki Ünalan mahallesine -detaylı olsun, Ayazma caddesi- (B noktası) nasıl ve ortalama ne kadar sürede gidilir?not: Anadolu yakası denklemde bir bilinmeyen olduğu için cevap en basit şekilde ve detaylı olarak anlatılac
İstanbul Sarıyerden (A noktası) toplu taşıma araçlarını kullanarak, tee karşı taraftaki Ünalan mahallesine -detaylı olsun, Ayazma caddesi- (B noktası) nasıl ve ortalama ne kadar sürede gidilir?

not: Anadolu yakası denklemde bir bilinmeyen olduğu için cevap en basit şekilde ve detaylı olarak anlatılacak, Avrupa yakasındaki özellikle merkezi yerlere gidiş kolay olduğu için sürtünme ihmal edilecek ve pi 3.14 alınacak. hadi bakalım kolay gele...
0
citroc
(01.05.09)
selimse
(02.05.09)
sarıyer'den beşiktaş. beşiktaştan kadıköy. kadıköyden ünalan minibüsleri. (acıbadem minibüsleriyle karıştırma ikisi de pembe şapkalıdır ama kalkış yerleri farklıdır)
0
darknum
(02.05.09)
(6)

Bu hayvancağızın adı nedir ?

naanick
Merhaba arkadaşlar. facebook videolarda bu aralar bir video dönüyor. fotoğrafta gördüğünüz sevimli yaratık başrolde. bu sevimli şeyin adı ne olaki ?rakun'un bir cinsi diyen oldu ama..
Merhaba arkadaşlar. facebook videolarda bu aralar bir video dönüyor. fotoğrafta gördüğünüz sevimli yaratık başrolde. bu sevimli şeyin adı ne olaki ?

rakun'un bir cinsi diyen oldu ama..
0
naanick
(01.05.09)
(git: 70225)
0
ermanen
(01.05.09)
şeker kız candy'nin rakunu bu.
0
vusvuslat
(01.05.09)
lemur
0
anestezik
(01.05.09)
soyu tükenmekte olan loris hayvanı. evine alıp seven zekiler kimse iyi bok yemişler.
0
darknum
(02.05.09)
3 tane hayvan ismi vermişler ikisine tik atmışsın. şu olayı düzgün kullanın lütfen
0
cilgin fantezilerin adami
(02.05.09)
ben daha bişey demiyorum.
0
cilgin fantezilerin adami
(02.05.09)
(3)

Poker Mark'ı

türk kelekom
Mark satılan bir yer mevcut mudur bu ülkede? Veya alınabilecek bir yer var mıdır bilinen? (internet üzerinden tabi)
Mark satılan bir yer mevcut mudur bu ülkede? Veya alınabilecek bir yer var mıdır bilinen? (internet üzerinden tabi)
0
türk kelekom
(01.05.09)
gittigidiyor.com
0
rurouni
(01.05.09)
the beyin
(01.05.09)
tahtakale.
0
darknum
(02.05.09)
(18)

Hayvanlar üzerine garip bir soru

maxpainn
Şimdi çoğunuza saçma gelebilir ya da basit ama gözlemlediğim bir durum var. Garip geliyor bana.. özellikle kedilerde... şimdi bunlar günlük yaşantılarını planlarlar mı? çünkü kedilerim dışarı çıkıyolar ve hergece aynı saatte eve geliyorlar.. zaman kavramı mı var yani bunlarda? bir de mesela kalkıp
Şimdi çoğunuza saçma gelebilir ya da basit ama gözlemlediğim bir durum var. Garip geliyor bana.. özellikle kedilerde... şimdi bunlar günlük yaşantılarını planlarlar mı? çünkü kedilerim dışarı çıkıyolar ve hergece aynı saatte eve geliyorlar.. zaman kavramı mı var yani bunlarda?

bir de mesela kalkıp "ulan bi yemek yerim.. ordan tuvalate gider sonra da uyurum!" gibi düşünmeleri söz konusu mudur? nereye kadar sınırlıdır bilinçleri? mesela çok ilginç kapı açıksa dışardan gelince "mırrk" diye bi selam verme olayı var -hacı ben geldim- gibi.. algıları, bilinçleri çerçevesinde ışık tutarsanız sevinirim..
0
maxpainn
(29.04.09)
Biz sokaktakileri besliyoruz, bizim evden çıkış saatimizi biliyorlar valla. O saatte kapının önündeler.
0
sui
(29.04.09)
hani sürüler için düşünüldüğünde çoban ya da sahipleri onları yönlendiriyor ama bu kedi köpekte farklı gibi geliyor bana.. ineği bıraksak aynı saatte gelir mi? geri bile gelmez sanki..
0
🌸maxpainn
(29.04.09)
inekler sabah otlanmaya kendileri gidip, dönüş saatlerinde de kendileri dönebilirler. sürü hayvanları bu konuya son derece hakimdir, çoban daha çok onların başıma bişey gelmesin diye ordadır. çoban kaybolur da o inek kaybolmaz. hayvanların zaman algısı tam olarak günün başında planlamak gibi çalışmıyor bence. yani eve dönüş saatime şu kadar var gibi bi bilince sahip değildir ama dönüş saati yaklaşınca bunu hisseder. Yani ne yapmaları gerektiğini planlamasalar da, vakti geldiğinde hissettikleri için biliyorlar. zaten bizim genelde fark etmediğimiz pek çok çevresel etkene karşı hassaslar, saatlerin ilerlediğini, günün hangi yarısında olunduğunu çevreden çok rahat okuyorlar.
0
cereal killer
(29.04.09)
genelde şartlanma mantığı ile hareket ederler. şartlanmaları bir süre sonra alışkanlık haline gelir.
0
galahad
(30.04.09)
bizim köy evinde, sobanın içine sincap türü bir hayvan yuva yapmıştı, sobanın içinde zifiri karanlıkta, gündüz sessiz sedasız uyuyordu, güneş batar batmaz, alacakaranlıkta ise dışarı çıkıyordu. sen sobanın içinde dış dünyadan bir haber hayvan, nasıl anlıyorsun akşam olduğunu da, hep aynı saate dışarı çıkıyorsun diye bende çok düşünuyorum.
0
readmymind
(30.04.09)
hayvanları bu kadar hakir görmeye gerek yok.. :)

şartlı refleks gibi basit metodların yanı sıra daha bilişsel şeyleri de (kapı kolu açmak gibi) deneyim yoluyla öğrenebiliyor hayvanlar. zaten bu metodlar bizler için de geçerli. bazı sezgileri ise bizden daha kuvvetli. uzak noktalara bırakılan kedi, köpek gibi hayvanların yuvasını bulabildiği bilinir. bizim sezgilerimiz modern zamana yenik düşmüş durumda. yön duygusu, günün hangi saatinde olduğunu söyleyebilme vs.

neyse; yalnız değiliz yani..
0
thalamus
(30.04.09)
yemek yemekten başka işleri yoktur. sen hiç sokakta öyle boş boş gezip duran, parkta gidip denizi seyreden bi kedi veya köpek gördün mü? yemek ararlar, bulunca yiyip sindirmek için uygun bi yer bulup dinlenirler, sonra tekrar aynı döngü devam eder. yani öyle şunu yapayım bunu yapayım diye bişey yok, içgüdüsel olarak yapıyorlar tabi bunuda. yani tüm hayvanların tek amacı var yemek :D
0
mtrsykl
(30.04.09)
kapımın önüne bir kangal geldi 2 ay kadar önce.. sahiplendirdik.. 2-3 km uzaklıktaki biyere akşam vakti araçla götürdük.. çevreyi görmemesi için de gözlerini -onu seviyormuşuz gibi- kapattık ancak 15 gün sonra kapıyı açtığımda yine karşımdaydı.. :) sonra tekrar verdik, yine geldi.. şimdi buralarda..
0
🌸maxpainn
(30.04.09)
@mtrsyk; benimkiler hergün aynı saatte camdan dışarıyı izliyorlar ?? :) yok aynı saatte değil ama izliyorlar işte..
0
🌸maxpainn
(30.04.09)
@maxpainn senin kediler muhtemelen kuşları izliyordur, olsa da yesek diye :)
0
mtrsykl
(30.04.09)
benim kedimin günü son derece belli planlalı. mesela şu anda kucağımda uyuma, kucağım müsait değilse salonda kanepenin minderi üstünde uyuma saati.

ayrıca çok zeki hayvan bir şey istediği zaman (konserve ödül maması dolabını aç diye göstermesi filan) takır takır anlatıyor derdini.
0
darknum
(30.04.09)
benimkiler de beni sinirlendirdikleri zaman elime kumandayı falan alıyorum, atıcakmış gibi yapıyorum atamıcagımı bildikleri icin artizlik yapıyor.. kaçmıyolar.. bakışlarından belli dalga geçtikleri.. ineklerde böyle olmaz mesela.. neden inekle kediyi kıyaslıyorum sürekli bilmiyorum ama.. :)
0
🌸maxpainn
(30.04.09)
bizim köyde inekler akşam otlaklardan dönünce kendi başlarına her zamanki yerlerine giriyorlardı. acayip şaşırıp gülerdim bu duruma. yani koskoca hayvan hani aklı yok falan diyoruz, şaşırıp yan tarafa falan sapmıyor, kendi bölgesine gidiyor. köydeki o kadar evin, ahırın arasından kendine ait olanı buluyor, bunla da yetinmeyip mekanını ezberliyor.
0
ismilo
(30.04.09)
Benimde rahmetli tavşsanım öyleydi
Bahçeye bırakırdım komşu bahcelerde gezerdi hava kararmadan önce bahcede duran kafesine yerlesırdı kendiliginden
kapısı acık oldugu halde sabaha kadar cıkmazdı
cok akıllıydı herzaman büyük tuvaletini kafesin sag kösesine kücügünü ise sol köşesine yapardı titizdi
0
zela
(30.04.09)
Önce gözlemine istinaden cevap veriyorum.

Evet, hayvanlarda oldukça üst düzeyde bir zaman algısı ve biyolojik saat hükmü mevcuttur. Aksi bir durum olmadığı sürece, bir hayvan mutlaka günlük bir işleyişe sahiptir ve ona göre hareket eder. Bunu kimi zaman şartlanma yoluyla, kimi zaman alışkanlıklarla elde eder.

Dışarı çıkmalarından bahsetmişsin. Aynı şey yeme-içme-uyuma gibi konularda da geçerlidir. Örneğin bizim kedimiz de hep aynı saatte kapıları tırmalayarak yiyecek ister. Arkadaşların belirttiği gibi, evcil hayvanlarda, çiftlik hayvanlarında zaman kavramı oldukça net ve istikrarlıdır.

Zamanla ilgili vereceğim başka bir örnek de göç eden hayvanlarla ilgilidir. Onların da inanılmaz bir plan ve program kabiliyeti vardır. Ne zaman, nereye göç edeceklerini çok iyi bilirler. Bütün göçmen kuşlar, öküz başlı yaban antilopları, zebralar ve benzeri hayvanlar, balıklar... Hemen hepsi, ilk göçlerinden itibaren planları beynine yazar ve ona göre hareket eder.

İkinci soruna gelirsek, hayvanlar sanıldığından çok daha zekidir ve algı düzeyleri yüksektir. İnsan kibirli bir canlı olduğu ve kendinden başka hiçbir türün zeki olmadığını düşündüğü için genelde bu konulara dikkat etmez. Ama kediler ve köpeklerden başlayarak, evcil kabul ettiğimiz atlar, inekler, koyunlar, keçiler, kanatlılar ve hatta domuzların hepsinde belirgin bir zeka düzeyi mevcuttur. Ağrıyan bölgesini "bilinçli olarak" gösteren ineklere, sahibi ile beraber gözyaşı döken köpeklere bizzat şahit olmuşluğum vardır. Kedimiz balkona çıkmak isteyip de ilk defa kilitli olduğunu farkedince, tamamen kendi zekasıyla pencere telini parçalayıp oradan balkona çıkabileceğini keşfetmiştir.

Maymunların kapıları açma kabiliyetleri üst düzeydedir ve bu bilinir. Ama mesela ren geyiklerinin kafes kapılarını sırf bakıcıları izleyerek açabildiğini pek insan bilmez.

Aklıma sayısız örnek geliyor ama fazla da uzatmak istemiyorum. Eğer daha fazla bilgi almak istersen hayvan zekasıyla ilgili, tavsiye edebileceğim kitaplar, videolar, belgeseller mevcut. Bana ulaşman yeterli olacaktır.

Saygılar.
0
melankolik koala
(30.04.09)
Bu zaman algisinin bir kismi gunes hareketleri ve biyolojik saatle ilgili, bir kismi da sartlanmayla. Benim kedinin cosma saatleri var mesela, gunduz ve gece 11 civari. Sen oynamasan da o kendi kendine kuduruyor zaten o vakitlerde. Ama mesela ogleden sonra 2 gibi git en sevdigi oyuncaklari onunde salla, kili kipirdamaz kicini doner uyumaya devam eder. Isin bu kisminin cok bilincli oldugunu sanmiyorum, bizim uykumuz gelince uyumamiz gibi bir sey.
Sartlanmayla olusan zamanlama da siz bazi seyleri rutin bir sekilde yapiyorsaniz ona ayak uydurma seklinde oluyor. Atiyorum her sabah kalkinca mama veriyorsaniz sabah yataktan kalkinca ayaginizin dibinde dolanip sabirsiz bakislar firlatir, burnuyla durter, bir cisinizi yapmaniza dahi izin vermez. Bu sartlanmali hareketler gayet bilincli, hatta fazla kurnazca bazilari.
0
a lifetime of type ii errors
(30.04.09)
evcil hayvanların öyle bi özelliği geliştirmiş olması gerek. çünkü hayvanlar evcilleştirilmeye başladıktan sonra doğada kendi başlarına yaşamlarını sürdürme yeteneklerini de zamanla kaybettiler. ve böylece bu tip bir düzen sağlayanlar üreyebildi, soyunu sürdürebildi; ama bunu geliştiremeyenler doğada kendi başlarına hayatlarını sürdürecek yetenkleri de köreldiği için soylarını devam ettiremediler. yani seçilimde, seçen unsur insanların yaşamına uyum sağlayıp sağlayamama oldu.
0
yoldaki isaretler
(30.04.09)
planlarlar evet.

www.radikal.com.tr
0
nickini vermek istemeyen suser
(30.04.09)
(11)

İstanbul'da kumru yok mu ule?

atrin
İstanbul'da bildiğimiz kumru ekmeğini kullanan çeşme'deki gibi kumru yapan bir büfe ya da mekan var mı?
İstanbul'da bildiğimiz kumru ekmeğini kullanan çeşme'deki gibi kumru yapan bir büfe ya da mekan var mı?
0
atrin
(21.04.09)
Kumrucu Doyum: Ortaköy Princess Hotel karşısı
Ateş Burger Patso: Şirinevler (212)551 51 72
0
surprise
(21.04.09)
Beşiktaş'ta bir tane çarşının içinde 2. kartalın biraz üstünde, bir tane de adliyenin yanında var.
0
loralynn
(21.04.09)
taksimde bambi var.
0
all girls dream
(21.04.09)
besiktasta kabalcinin oldugu sokakta yukari dogru giderken solda bi yerde yeni bi kumrucu acildi. bir de loralynn'in dedigi carsinin icindeki var.
0
la traviata
(22.04.09)
ortaköy'de (sahilde değil, içeride) mis gibi kumrucular var.
0
deckard
(22.04.09)
arkadaşlar hamburger ekmeği ya da tost ekmeğine değil bu dedikleriniz yerler değil mi? yani bildiğimiz izmir kumrusu ekmeğine olsun istiyorum ben?
0
🌸atrin
(22.04.09)
ortaköy'dekiler normal uyduruk ekmeğe yapıyor. zaten yaptıkları da kumruya benzemiyor. kalkıp da gelmeyin ortaköy'e sırf bunun için.
0
mea maxima culpa
(22.04.09)
yok. çeşmede yenen kumrunun yanına yaklaşan bişiy yok. bambi filan demişlerde kıçını kaldırıp bambiye gidip hayal kırıklığına uğrama. istanbul hayatında başarılar.
0
darknum
(22.04.09)
kumru yeme bence çok kalorili.
0
likeinme
(22.04.09)
bu kumru işi istanbul da tutmadı galiba. kumrucu hüseyin şube açmıştı, telefon açtım sordum hepsini kapatmışlar. yazık, istanbul için büyük kayıp.
0
surprise
(27.04.09)
ben bu sene çeşme'ye gidip de gerçek kumru yiyene kadar bilmiyordum mesela. istanbul'dakilerin uzaktan yakından bi alakası yokmuş meğer. kötü ekmeğin arasına bol büfe salamı, sucuğu kızartıp mayonez ketçabı basıyorlar.

yine de istanbul tipi kumru (artık ne demekse :) için sanırım en iyisi bambide yapılandır.
0
mea maxima culpa
(28.04.09)
(6)

film adı : küçülüp vücuda giren adam

nl extreme
selamlarbir hastalıkla mücadele için küçültücü bir cihaz kullanıp uzay gemisi gibi bir şeyle birinin vücuduna giren birileri filan vardı. böyle bir film hatırlayan var mı acaba?
selamlar

bir hastalıkla mücadele için küçültücü bir cihaz kullanıp uzay gemisi gibi bir şeyle birinin vücuduna giren birileri filan vardı.

böyle bir film hatırlayan var mı acaba?
0
nl extreme
(19.04.09)
(bkz: innerspace)
0
formidable
(19.04.09)
filmi bilmiyorum da, fransızca bi çizgi dizi vardı öyle. sakallı bi dede çocuklarla giriyodu damardan falan. o neydi ki?
0
schimsonique chaiselongue
(19.04.09)
fantastic voyage - isaac asimov'un kitabı. filmini de yapmışlardı.
0
darknum
(19.04.09)
hayır o cizgi film ( vücudumuzu tanıyalım ) değil neden neden ailesi idi. fox kids te
0
emcedeltate
(19.04.09)
@emcedeltate vücudumuzu tanıyalım diye ayrı bi çizgi film daha vardı neden neden ailesi nden farklı olarak
0
yuto
(20.04.09)
ozmosis jones muydu neydi
0
insomni4c
(29.12.12)
(3)

izmir - marmaris arası en kısa yol

jaaaccckkk
soru başlıkta gizli zati. araba ile izmir den marmaris e gidilecek en kısa yolu sormaktayım. otobandan söke ayrımından çıkıp milas yolu üzerinden gitmek mi yoksa aydın dan çıkıp çine yolu üzerinden gitmek mi kısa olur canlar cananlar?sabaha yola çıkacağım, gececilerden yanıt beklerim sabaha
soru başlıkta gizli zati. araba ile izmir den marmaris e gidilecek en kısa yolu sormaktayım. otobandan söke ayrımından çıkıp milas yolu üzerinden gitmek mi yoksa aydın dan çıkıp çine yolu üzerinden gitmek mi kısa olur canlar cananlar?

sabaha yola çıkacağım, gececilerden yanıt beklerim sabaha
0
jaaaccckkk
(19.04.09)
aydından cikip otobus yolunu takip edeceksin. söke yolu bodruma ulastiriyor.
0
atmacaged
(19.04.09)
standart otobüs yolunu takip edin. diğer yollar uzun sürecektir.
0
darknum
(19.04.09)
aynı cevabı vermiş olma pahasına, rotanız şu olmalı:

izmir-aydın-çine-yatağan-muğla-marmaris.
0
uyuzcan
(19.04.09)
(31)

kutsal değerlere hakaret

maom
turtle neden hala uçmuyor? mizah bu mudur yani?
turtle neden hala uçmuyor? mizah bu mudur yani?
0
maom
(18.04.09)
çünkü entry silinme gerekçeleri ya da yazarların uçurulma sebepleri arasında "kutsal değerlere hakaret" gibi bir sebep yok.
0
deckard
(18.04.09)
götümüze girebilir var ama?
0
🌸maom
(19.04.09)
hangi entry'si mesela hakaret içeriyor?
0
surtunme kuvveti
(19.04.09)
fatih'te kuran-ı kerim yakmak, kabenin üstüne pisleyen kuş ve en rahatsız olduğum hz. muhammed'e iğnesini sokan sivrisinek. bunları doğal mı karşılıyorsunuz siz şimdi? ben yazarken iğrendim. doğallığı geçtim dinime hakaret ediliyor resmen.
0
🌸maom
(19.04.09)
kutsal değerlere hakaret etmek götümüze girmiyor.
0
deckard
(19.04.09)
tck 126 var bu durumlarla ilgili. "halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama"
eğer alenen aşağılama olduğunu düşünüyorsanız şikayet edin. sözlük yönetimi yasalar konusunda gayet hassas ve titiz.
0
surtunme kuvveti
(19.04.09)
sevgili maom, religulous adlı bir belgesel var, bulup izlemenizi tavsiye ederim.

biz amerikalıları gerizekalı zannederdik ya hani, (gerçi hakkat gerizekalı adamlar, din yaymak için park filan açmışlar) bütün kutsal değerleriyle burnuna soka soka dalga geçen bir adet adamla nasıl soğukkanlı konuşabiliyorlar, örnek alınabilir belki hoşgörü açısından...

sizin kutsalınıza küfür edilmesi, kutsal saydığınız şeyin değerini nasıl düşürebilir ki? kul değil mi bu adam??
0
uyuzcan
(19.04.09)
@surtunme kuvveti
anlamadığım şey şimdi bu başlık kuran-ı kerim yakıldığı için silinmiyorda, fatih'te yakıldığı için mi siliniyor? hem öyleyse adam kıvırabilir gayet. kaç tane fatih diye mahalle vardır Allah bilir.
@uyuzcan
ne dedimki ben şimdi? hakaret ediyordu ve buna birşey yapılmayacak mı onu merak ettim sadece.
0
🌸maom
(19.04.09)
kutsal değere hakaret götümüze girmez diye bişey yoktur herhalde yahu. saçma öyle bişey. ama o bahsedilen başlıklarda da hakaret yok sonuçta. ama neyle alakalı olursa olsun böyle provakatif başlıklardan da hiç haz etmiyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(19.04.09)
getir.net

bence yeterli ?

edit: burdan tıklayınca yalan oluyo link. #13149459 no.lu entry'nin modlog kaydına bakıp en iyisi. başlığı buraya yazıp da dikkat çekmek istemedim.
0
infernal majesty
(19.04.09)
kutsal değerlere hakaret tck'ya göre suç, dolayasıyla sözlüktede suç. burası yoruma açık değil.

yorumlanması gereken ilgili entry'lerde alıntıladığım durumun oluşup oluşmadığı. bence sözlük ziyeretçisi olarak oluştuğunu düşünüyorsanız şikayet edin, en doğru hareket bu.
0
surtunme kuvveti
(19.04.09)
şimdi bi dakka. kutsal değerlere hakaret etmek suç değil derken, infernal majesty'nin belirttiği gibi aleni hakaretler tabii ki suç. benim bahsettiğim dolaylı yoldan aşağılamalardı.

misal arzach'ın açtığı bi başlık vardı "kuran'ı yakarak ısınmak" gibi bir şeydi. bu da kutsal değerlere hakarettir bana göre. eylemin kendisi hakaret olmayabilir, ama sözlükte ele alınış biçimi ve yazılış sebebi öyleydi en azından. dolaylı yoldan vardı hakaret yani. demek istediğim o.
0
deckard
(19.04.09)
mesela bence o arzach'ın açtığında da hakaret yok. evet dolaylı yoldan var diyebiliriz ama bu da silinmesine yol açmaz. aslında halaret de değil dikkat çekmek insanları galeyana geçirmek için yapılmış bi hareket. gerekesiz hareketler ama bunlar. mail atılıp da şikayet edilirse bir şeyler yapılabilir belki de daha önce de dendiği gibi.
0
tepedeki psychedelic adam
(19.04.09)
o başlığı görmemiştim. yuh demekten başka birşey gelmiyor aklıma.bence ikisininde silinmesi lazım. şikayet edeyim en iyisi.gerçi işlem yapılana kadar çoktan değiştirir içeriği. saçmalık
0
🌸maom
(19.04.09)
yine kendi gibi düşünmeyeni susturmayan çalışan biri daha. al birini vur ötekine. yetmedi mi? yetmedi mi ha yaşam tarzını düşüncelerinizi zorla bize uygulatmaya. bıkmadınız mı kendi düşüncelerinizi yıkılmaz tabu olarak görmeye? anlayamıyor musunuz başkalarının farklı düşünceleri olabileceğine ? anadolunun ortasındaki bir kasabada kuzenim istemediği halde başörtüsü takıyordu, ama biz geldik artık. internetten değil yüzyüze türkiyenin her yerinde, başka ırkların başka dinlerin başka düşüncelerin başka yönelişlerin olduğunu hatırlatacağız size.

kendi inancını kendin yaşa başkalarına karışma !
0
gunetapar_
(19.04.09)
kutsal değerlere hakaret elbette suç tck'na göre...

lakin benim derdim biraz daha üstünde tck'nun. şahsen ben "kurbağa"ya tapıyor olsam "kurbağa"ya hakaret eden ve dahi herhangi bir kurbağanın götüne kamış sokup şişirerek onu patlatan insanın benim gözümde katli vacip olmalı(mı?).

dolayısıyla siz kişilerle uğraşmak yerine inancınızın gerektirdiğini yerine getiriniz bence, bunu söylemeye çalışmıştım sadece az yukarda yazdığımda da...
0
uyuzcan
(19.04.09)
merak etmeyin entry'ler silinse ya da editlense bile sözlük veritabanında kaydı tutuluyor ve yazarlar sözkonusu entry'lerden sorumlu tutuluyor. hakaret varsa, kaçış yok yani..
0
surtunme kuvveti
(19.04.09)
insanlığa hakaretten hepinizden davacıyım ben de sizden, zekaya hakaretten doğaya hakaretten davacıyım.
0
gunetapar_
(19.04.09)
@gunetapar
konuyla ilgisini anlamadım yazdıklarının.kötü bir durum olmuş bitmiş. uzatmaya gerek yok.
@surtunme kuvveti,
arzach'ın yazısı silinmediğine göre turtle'ınki hiç silinmez. boşuna uğraşmayayım.ilginç bir anlayışınız varmış
0
🌸maom
(19.04.09)
bu arada #6406084 nolu entry'i okuduğum için yazmıştım.mizaha girmemeli bu bence.
0
🌸maom
(19.04.09)
sayın maom, sözlükte kimse kimsenin "anlayış"ına uymadığı için uçurulmaz veya entrysi silinmez. neyin mizah olup olmadığına karar verecek bir merci de yoktur. herkes istediğini yazmakta özgürdür. ancak bir entry formata uygun değilse veya suç niteliği varsa silinir. özellikle suç unsuru içeren entryler konusunda sözlük oldukça katı. bahsettiğiniz entryler de hukukçuların onayından mutlaka geçmiştir.
0
wingless
(19.04.09)
@pinarr
verdiğiniz örnek müslüman bir ülkede yaşadığımızı değiştirmiyor. eminim benim gibi düşünen ve şuan siizn tepkilerinizden dolayı cevap veremeyen bir çok müslüman vardır. bunları göz önünde bulundurun.
0
🌸maom
(19.04.09)
ne var ki yazdıklarında? mesela en rahatsız olduğun hz. muhammed'e iğnesini batıran sivrisinek. ee hiç sivrisinek ısırmamış mıdır hz. muhammed'i? yani niye bu kadar tabulaştırıyosun hz.muhammed hakkında konuşulmayı. ha tabulaştırman gerektiğine inanıyorsan bu seni ilgilendirir, başkasını kısıtlayamazsın bununla.
kutsal kitaba bilmem ne yapmak diye başlık açmış, ilk cümlesiyle de herhangi bir kutsal kitap olduğunu belirtmiş, bariz 'normal yazdıklarımla olmuyor bununla ilgi çekeyim bari' hareketi işte, ha öyle olsa bile bu onun kutsallığa ne kadar saygı duyduğunu anlattığını gösterir, seni enterese eden bir durum yok yani ortada. kendi yaptığı iğrençliği anlatıyor adam, sana veya dinine bişey söylediği yok. dolayısıyla silinmesini istemen senin inancını bağlar.
0
panic
(19.04.09)
alın işte #15993051 dediğim gibi kıvırmış.bence mizah boyutu diye birşey olmamalı. hakaretse hakaret.
0
🌸maom
(19.04.09)
yasalara göre inanılan şeye hakaret mi suç yoksa inanana mı, bunu da merak etmekteyim. bana sanki ikincisi gibi geliyor ki doğru olan da o gibi..
ben bi hakaret göremedim bu başlıklarda. içeriğini bilmem. okumaya değmez heralde.
0
dr cucu
(19.04.09)
bir insan inandığı şeyi başkaları beğenmiyor diye rahatsız oluyorsa inancında problem vardır. herkes herşeyle dalga geçebilir. kimse bunu engelleyemez. istediği kadar yasa olsun o olsun bu olsun. insan dalga geçeni sevmiyorsa kafasını çevirir aklından siler biter konu. uzatmanın anlamı yok.
0
darknum
(19.04.09)
bu mevzu üzerinde bin tane teorik geyik yapmanın anlamı yok. herkes neyin hakaret neyin eleştiri olduğunun eşşek gibi farkında. yabancılarla ilgili örnek verilmiş, hz. isa hakkında yaptıkları esprilere dair. ama gel gör ki aynı adamlar birbirlerini sülalelerine de karşılıklı sayıp eğlenebiliyorlar. sokakta anasına küfredilse adam öldürecek şahıs burada gelip konu kendisi için önemli olmayan dini değerler olunca "hey dostum sadece eğleniyorduk" moduna geçebiliyor. bu turtle gibi şahısların yediği halta geniş yaklaştığını iddia edenlerin "büyük çoğunluğunun" "kendi kutsallarına" dokuanacak bir mevzuda tavırlarının çok çok daha farklı olacağına eminim. istisnalar elbette vardır.
0
arnold schwarzeneger
(19.04.09)
(bkz: #14026163)
0
levski
(19.04.09)
"mizah bu mudur? neden uçmuyor?" şeklinde yaklaşımınızla fikir özgürlüğüne ne açıdan yaklaştığınızın farkındasınızdır sanırım sayın maom.
peki ne zaman söylediklerinizin hakkı olur? ne zaman ateistlere sık sık yapılan aleni aşağılamalara şu entrylere gösterdiğiniz tepkiyi gösterirsiniz, ancak o zaman kutsal değerlere karşılıklı saygıdan bahsedilir. ülkede yüksek sayıda müslümanın yaşaması, kutsal değerler hakkında bir ayrıcalık oluşması anlamına gelmez. kimse allah veya onun gönderdiği iddia edilen herhangi bir kitaba ve dine inanmak zorunda değildir. bu eleştirmesine ve (her ne kadar çirkince de olsa)kendince dalga geçmesine de engel değildir. öte yandan kimse sizin kutsal saydığınız değerler hakkında size baskıda bulunmadığına göre rahatsız olduğunuz nedir?
istediğiniz, bazı konularda ancak sizin tasvip ettiğiniz ölçülerde mi konuşulmasıdır? biraz empati lütfen, aynı talep sizin hiç aklınıza gelmeyecek herhangi bir sözünüz yüzünden size yöneltilebilir. atıyorum, fırça dinine mensup bir grup insan size fırça hakkında (mesela) sarfettiğiniz herhangi bir cümleyi kendi kutsallarına hakaret olarak algıladıkları, dolayısıyla fırça dini mensupları olarak rencide olduklarını söyleyerek dava açabilirler. çünkü fırça veya ahmet, mehmet, çaydanlık vs.. dinine inanan insanların hristiyanlık, müslümanlık veya musevilik dinine mensup insanlardan kutsiyet açısından bir talep azlığı olamaz. böyle bir şey olsa komik gelir değil mi? ama inanın bana başınıza gelebilir. çünkü dünya üzerinde her şey kutsal olabilir, ve onlar hakkında söylenebilecek her söz, istenirse alenen hakaret kapsamına istenirse sokulabilir.
bu yüzden bağlı olduğunuz din veya onun peygamberi hakkında hoşunuza gitmeyen bir entry gördüğünüzde "ne biçim mizah, hala neden uçmadı ki bu?" demek yerine karşı argümanınızı geliştirmeniz, veya umursamamanız beklenir.

ayrıca pinarr nickli kullanıcıya size verdiği örneklere yönelik verdiğiniz cevaplarda "verdiğiniz örnekler müslüman bir ülkede yaşadığımızı değiştirmiyor" demişsiniz. yani?
"onlar yapar, onlarınn mezhebi geniş, bizde olmaz öyle şey" mi demeye getiriyorsunuz? orada (amerika) buradakinden çok daha muhafazakar, hatta yobaz diyebileceğimiz milyonlarca insan mevcut, ve emin olun en az sizin kadar dinine bağlı insanlar.

sanırım "bana dışarıdan örnek göstermeyin, ben toleranslı değilim bu konuda" demek istiyorsunuz.
çok basit, bakmayın o zaman? sizin bakmamanızla entry nin oradan silinmesi arasında sizin açınızdan pratikte değişecek bir şey olmuyor? silinse bile size burada cevap veren tüm insanlar hala söyledikleri gibi düşünmeye devam edecekler... bunun yazılmasından ve ifade edilmesinden neden rahatsız oluyorsunuz, onu anlamadım...
0
twang
(19.04.09)
zamanında kürdistana karşı iki tane küfürlü bakınız verdiğim için uçurulmuştum. sözlüğün adaleti yok, beni uçuran kişiye de o kadar çok küfür etmiştim ki. haklıymışım...

(nickim leon değildi)
0
leon
(22.04.09)
boyle deger verilcek bi adam degil ki bu ya buna baslik acmissiniz..okumayin gitsin yazilarini..
0
sufishco
(11.05.09)
(5)

sozluk vs logout

neriman koksal
oncelikle sunu soyleyeyim, bu moderatörlere de sorabileceğim bir soru. ama bunca yıldır sozlukte yazmama ragmen moderatörlerin kimler olduğunu bile bilmiyorum. bi kaç kez işim düştüğünde sözlüğün bir yerinden bakıp o anki moderatörlere soru sormuştum ama bu yıllar önceydi. neyse anlayacağınız modera
oncelikle sunu soyleyeyim, bu moderatörlere de sorabileceğim bir soru. ama bunca yıldır sozlukte yazmama ragmen moderatörlerin kimler olduğunu bile bilmiyorum. bi kaç kez işim düştüğünde sözlüğün bir yerinden bakıp o anki moderatörlere soru sormuştum ama bu yıllar önceydi. neyse anlayacağınız moderatör prosedürüyle uğraşamayacağım. sorum şu;

sözlükten durup dururken logout oluyorum. şifrem aynı bilgisayarı kullandığım kardeşim dahil sevgilimde dahi bulunmamakta. gelgelelim sözlüğe gireli üç dk. falan olmuşken birden logout oluveriyorum. bu neredeyse her gün başıma geliyor. size de oluyor mu? sebebi ne olabilir? birileri şifremi biliyordur falan diye şifremi de geçen hafta değiştirdim ama yine oluyor yine oluyor. nedir?
0
neriman koksal
(18.04.09)
o konudan herkes müzdarip. bir bugmış sanırım. özellikle birisi hakkında ağır bir entry yazdıktan sonra logout olunca ufak bir irkiliyor insan.

sanırım bug denmişti bunun için. uzun süredir de çözülemedi.
0
teritori
(18.04.09)
bug değil o. sözlüğün reklam aldıkları zamanlar öyle oluyo sadece.
0
spirit crusher
(18.04.09)
hayır efendim, gayet bug (ki söylendi bu birkaç kez).

ayrıca da sadece reklam alındığında olmuyor...
0
uyuzcan
(18.04.09)
belli periyodlarda artan sıklıkla sözlükten düşüyoruz. neden bilmiyorum ama bazen hiç olmuyor bazen saattte bir çok kez oluyor.
0
darknum
(19.04.09)
bana da çok oluyordu sonra giriş yaparken unutma bunları bunları sorucam kısmını işaretleyip login oldum hep bi daha düşmedim..bilmiyorum alakası var mıdır..
0
noctiluca
(19.04.09)
(5)

64-bit OS

nano mercy
64 bit windows kurmak için herhangi bir minimum sistem gereksinimi var mıdır? 64 bit kurmalı mıyım? cpu: t2450ram: 2048
64 bit windows kurmak için herhangi bir minimum sistem gereksinimi var mıdır? 64 bit kurmalı mıyım?
cpu: t2450
ram: 2048
0
nano mercy
(17.04.09)
bu islemci desteklemiyor 64 bit i bildigim kadariylan.
0
ne nicki be
(17.04.09)
kurmamalısın. 2gb ram var gereksiz olur. win xp yeter artar.
0
rurouni
(17.04.09)
işlemcinin mimarisiyle ilgili. işlemcinin özelliklerine internetten bakarsan kesin bi fikrin olur.
0
uckac
(17.04.09)
İşlemcin desteklemiyor. Ayrıca tavsiye etmem; zira yeni bir sistem. Daha altyapısı hazır değil. Ben kurdum; 3 gün dayanabildim.
0
BaqqalGazi
(17.04.09)
64bit şu anda çok yalan ya. ubuntu 64bit kurdum. sonra bir baktım tüm processleri 32bit olarak kullanıyor yahu. hatta webde filan da baya tartışılan bir konu.
0
darknum
(18.04.09)
(5)

Üni Gençlik komedi filmi arıyorum ismini bilen?

nl extreme
zamanında cine 5 te bolca yayınlanan, 1-2-3 seri şeklinde olan, üniversitede geçen bolca partili, içinde üni gruplarından alfa, beta, gama gibi isimlerin olduğu grupların ayrıca inekler diye bir grubun olduğu bir film arıyorum.şimdiden teşekkürler
zamanında cine 5 te bolca yayınlanan, 1-2-3 seri şeklinde olan,

üniversitede geçen bolca partili, içinde üni gruplarından alfa, beta, gama gibi isimlerin olduğu grupların ayrıca inekler diye bir grubun olduğu bir film arıyorum.

şimdiden teşekkürler
0
nl extreme
(17.04.09)
the skulls vardı seri şeklinde olan ama komedi değillerdi.

fraternity anahtar kelime ;)
0
hikaye mesture
(17.04.09)
(bkz: american pie)
(bkz: american pie 2)
(bkz: american wedding)

5 tane olması lazım toplam
0
insantaklidiyapanmaymun
(17.04.09)
(bkz: road trip)
(bkz: euro trip)

bunların üstüne yoktur heralde.
0
ayiadam
(17.04.09)
national lampoons animal house

ahh rahmetli john abimiz döktürmüştür.
0
darknum
(17.04.09)
kahvegibi
(17.04.09)
(8)

Flickr vs Picasa

kriker
Efendim, web üzerinde fotoğraflarımı saklamama, gittiğim her yerde erişmeme imkan tanıyacak bir servis aramaktayım. Parası neyse vermeye razıyım. Bu iş için un uygun çözüm Picasa mıdır, flickr mıdır? Neden?
Efendim, web üzerinde fotoğraflarımı saklamama, gittiğim her yerde erişmeme imkan tanıyacak bir servis aramaktayım. Parası neyse vermeye razıyım. Bu iş için un uygun çözüm Picasa mıdır, flickr mıdır? Neden?
0
kriker
(14.04.09)
picasa candır, flickr a bişey diyemem ama.
0
readmymind
(14.04.09)
picasa derim temizdir, candır..
0
spielersun
(14.04.09)
picasa tek tık ile işleri halledebilir o yüzden candır. flickr'ı denemedim bilmiyorum.
0
darknum
(14.04.09)
picasa ile halledersin dediklerini, çok da memnun kalırsın. flickr biraz daha amatör fotoğrafçılık falan ile ilgilenip eserlerini paylaşmak isteyenler için sanırım. bende öyle bir izlenim bıraktı niyeyse. picasa'nın programcığı aracılığı ile de çok kolay düzenleme, upload, vs. yaparsın.
0
electropie
(14.04.09)
flickr'da set sayısı sınırlıdır, paralı üyelik gerektirir.
0
turkish tekila
(14.04.09)
picasadır. googleın herşeyi ile entegre olması bile yeter.
0
dirk pitt
(14.04.09)
picasaweb.google.com kesinlikle. Hem artık yüz tanıması falan da var tadından yenmiyor valla. Bütün albümleri oraya da kopyalıyoruz. Kalite gibi bir derdimiz yok boyutlarını küçültüp bir sürü yer kazanıp öyle gönderiyoruz. Şukela.
0
ozdek
(14.04.09)
photobucket.com var bir de.
flickr bir ay içerisinde 200den fazla yükleme kabul etmiyor, yüklerseniz de eski fotoğraflarını görünmez yapıyor, bir şeyleri silmek zorunda kalıyorsunuz vs. (ücretsiz üyelikte).
picasa'nın kullanımı flickr'a göre daha karışık ve sıkıcı bence.
0
aithra
(14.04.09)
(8)

yazıcı öneri

horacio
arkadaşlar çok fonksiyonlu bi yazıcı alma niyetindeyim ne almamı önerirsiniz..abartılı meblağ olmasın ama. teşekkürler.
arkadaşlar çok fonksiyonlu bi yazıcı alma niyetindeyim ne almamı önerirsiniz..abartılı meblağ olmasın ama. teşekkürler.
0
horacio
(12.04.09)
Epson DX-8400 ben kullanıyorum gayet memnunum.

tinyurl.com (sadece örnek olsun diye verdim linki ucuz mudur pahalı mıdır bilmem.)
0
offday
(12.04.09)
epson stylus office bx300f. daha yeni aldım çok memnunum adf ve normal scan/fotokopi 4 ayrı karttuş. faks filan. mediamarkt en ucuz fiyatla 179 ytl'ye satmakta. tavsiye ederim. özellikle adf (30 tane kağıdı koyuyorsun. sırayla tek tek scan-fotokopi yapıyor)çok güzel bir olay.
0
darknum
(12.04.09)
çok fonksiyonlular mürekkep püskürtmeli oluyor (ezici çoğunluğu)
mürekkep kartuşları pahalı. (lazer yazıcı tonerine oranla)
yeniden doldurmadan pek veri alınamadığı söylenir durur kaç zamandır.

bu konularda da yorum yazsın kullananlar bence.
0
can see
(12.04.09)
ne alirsan al once kartus fiyatlarini ogren, printer ucuz kartus pahalli, bazi cok ucuz modellerin kartuslari kendisinden pahalli oluyor.
0
compumaster
(12.04.09)
Epson kartuşları diğerlerine oranla daha uygun ve pelikan kartuşta kullanabiliyosun yerine.Diğer bi olasılıkta belirttiğim modelde kartuş seti var yani üstü kapaklı açılabilen kartuş ve boyaları satılıyor.
0
offday
(12.04.09)
Bence git lazer yazıcı al. Çok fonksiyonluları biraz pahalıdır gerçi.. Ama inkjet alırsan zırt pırt kartuş sorunu olacak. Kartuşlarla uğraşmayıp toner rahatlığı yaşamak istiyorsan kesinlikle lazer yazıcı al.

Zaten bir süre sonra, inkjette kartuşlara vereceğin paralarla lazer yazıcı alırsan, o paralar kendini amorti edecek.
0
vita vinum est
(13.04.09)
lazer yazıcı al diyen arkadaşlara şirketteki 4 renk lazer yazıcı için tam set değişim (drum falan yok tabi) 800 usd + kdv bayıldığımızı söylemek isterim. lazer çok dayanır ama bir o kadar da pahalıdır kendimizi kandırmayalım. drum ı transfer kiti bilmemnesi derken uzun vadede daha çok para harcarsın. ev kullanıcısı için uygun bulmuyorum. ama mono lazer ve toner doldurma olayına sıcak bakılabilir.
0
ozdek
(13.04.09)
Epson'un kartuşları çabuk biter. Doldurması, kartuşlar çipli olduğundan, zordur.

Canon'lara bak. Ama ne seçersen seç kartuşu çipli alma.
0
pichoscosama
(13.04.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.