Giriş
(7)

Bebek arabası

solenkol
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Siz
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Sizin önerileriniz ne olurdu? Bonus soru: yurtdısındaki arkadaslarımıza tr ye gelirken sipariş versek paketinden acıp kabine koyup getirebilirler mi? Sorun olur mu bu durum?
0
solenkol
(13.05.24)
Nasıl kullanacağınızla alakalı. Eğer bebeği arabada taşıyacaksanız, sorun uyuduğu zaman nasıl bindirip indireceğiniz.

Travel system, bebek ana kucağı içinde uyurken kıpırdatmadan ana kucağı içinde arabaya koyabilmek ve arabadan alabilmek için yapılmış bir şey. Buna ihtiyacınız olacaksa, varsın büyük olsun.

Ama yok arabayla işimiz yok diyorsanız, o zaman bu kaba saba şeylere katlanmanıza gerek yok, herhangi birini alabilirsiniz. Marka, model, renk, desen falan filan hiç fark etmez.

Size tek önerim satın almadan önce bir şekilde alacağınız bebek arabasını görün, bir katlayın açın. Rahat katlayıp açıyorsanız, sorun yok. Yapıştırın gitsin.
0
babilfish
(13.05.24)
cybex easy twist mi ne vardı sanırım onu herkes hem yer kaplamaması hem kolay katlanması falan bi sürü şey için övüyor.
uçakta bebek yoksa bebek arabası kargo sınıfından ücretlendirilir diye biliyorum. arabayla gelen biri varsa daha mantıklı.
0
wild honey suckle
(13.05.24)
travel vs bilemiyorum ama minimum altı ay pusetle indirip bindireceğiniz için pusetli bir model almak zorundasınız zaten. sonrasında bu bahsettiğin modellere geçebilirsiniz.

pusetli modelin kullanım ömrü kısa olacağı için en uygun neyse o alınabilir, hatta varsa ikinci el de olur.

bonusa cevap, gerçekten kabin boy ise evet getirebilirler. katlandıktan sonraki ölçülerine bakmak lazım.

sürekli yurtdışına gidip gelmeyecekseniz sırf kabin boy diye çok para vermeyin bence. büyük bebek arabalarını da zaten katlı halde uçak kapısından teslim edip inince yine kapıdan teslim alabiliyorsunuz. her bebek arabayı sevmiyor, bunu da hesaba katın.
0
elorelia
(13.05.24)
cybex easy twist 2 yanına da cybex cloud z puset almıstık. easy twist hem öne hem arkaya dönük kullanılabilmesi, hafif olması, bagajda az yer kaplamasıyla oldukça memnun etti.
Cloud z, ADAC güvenlik skoru yüksek olsa da oldukca büyük ve agır bir puset. daha hafif modellere bakılabilir. 4-5 aydan itibaren izofixli sabit oto koltuguna (sirona zi) gectik.
0
unalub
(13.05.24)
merhaba, ikinci el cybex qbit plus satıyorum. travel sistem ama katlanınca ufak oluyor. isterseniz fotoğraf atabilirim. mesaj atabilirsiniz bana.

www.eksiduyuru.com
0
candide
(13.05.24)
merhaba bende de travel sistem bugaboo ve cybex ana kucağı var, dilerseniz uygun olarak satabilirim.

soru yanıtına gelirsem, bugaboo’dan çok memnun kaldım, katlanılıyor evet ama şu an kullandığım libelle gibi küçük olmuyor. ben 2. bebek arabası olarak libelle’i almıştım ama bebekken anakucağı şart. büyüdükçe libelle gibi seçenekler daha iyi.
0
deartheodosia
(14.05.24)
quinny zapp xtra 2 kullanıyorum. Katlayınca kabin boy oluyor, pusetle de kullanabilirsin.
0
metos
(14.05.24)
(5)

Şu kamp ızgarasından bulabilir miyiz

ananiyimioguz
Eğer link dakikaya gitmez ise dakika 14:25https://youtu.be/wFn-jqLc10k?t=865Edit: nurgazın var büyüklü küçüklü ama onlar biraz hantal geldi.Biraz daha kibar ve compact bir şey arıyorum.
Eğer link dakikaya gitmez ise dakika 14:25

youtu.be

Edit: nurgazın var büyüklü küçüklü ama onlar biraz hantal geldi.

Biraz daha kibar ve compact bir şey arıyorum.
0
ananiyimioguz
(07.05.24)
Değişiği

tr.aliexpress.com

Yalnız adam harlı ateşte ızgara yaptı. Zehirlenecek, başımıza kalacak.

Birbirine vidalanan iki galvaniz çubuğu da, sapına, o çubuğa uygun yivsiz somun kaynatılmış ızgarayı da elinden az iş gelen bi demirci yapar. Ağırlık merkezi farklı yerde olacağından zaten sen nerede istersen orada asılı duracaktır ızgara.
Kılıfı için de elinden az iş gelir bi çadırcı lazım.
0
Mirket
(07.05.24)
Cok güzelmiş de ürün 500 tl, tr ye gönderimi 3500tl shdhdjf
0
🌸ananiyimioguz
(07.05.24)
www.nurgazshop.com.tr

burada farklı farklı seçenekler var.
0
durbidakka
(08.05.24)
bunun aynısının döküm oolanı bende var, lava marka. acayip memnunum.
0
babilfish
(08.05.24)
Şundan aldım ama 1 kere kullandık, temizledik pas olmuş normal mi iade mi etsem?

Ürün: www.nurgazshop.com.tr

Pas: ibb.co
0
🌸ananiyimioguz
(13.05.24)
(3)

İpad kitap okuma uygulaması

webbrowser
Selamlar, ipadde hangi uygulamadan kitaplarınızı okuyorsunuz? Ücretli veya ücretsiz farketmez iyi çalışması önemli.
Selamlar, ipadde hangi uygulamadan kitaplarınızı okuyorsunuz? Ücretli veya ücretsiz farketmez iyi çalışması önemli.
0
webbrowser
(06.05.24)
kendi uygulamasi.
0
dokunmakalbime
(06.05.24)
apple - kitaplar
0
babilfish
(06.05.24)
Epub formatındaysa apple kitaplar. Pdf içinse en iyisi hangisi bilemiyorum, bu soru altında tavsiyesi olan olursa deneyelim
0
kel aynak kusu
(06.05.24)
(2)

3Dsmax ve yapay zeka için sistem önerisi

beni tedavi et
3Dsmax öğrenip render almak istiyorum, bu konuda kendimi geliştirme istiyorum ve bu sektörden para kazanmak istiyorum ayrıca yapay zeka ile desteklemek istiyorum. sadece kasa olacak şekilde şu an bu ikisi için en iyi sistem önerisi nedir. (hazır sistem almayı düşünüyorum yani yada alacağım yerde top
3Dsmax öğrenip render almak istiyorum, bu konuda kendimi geliştirme istiyorum ve bu sektörden para kazanmak istiyorum ayrıca yapay zeka ile desteklemek istiyorum. sadece kasa olacak şekilde şu an bu ikisi için en iyi sistem önerisi nedir. (hazır sistem almayı düşünüyorum yani yada alacağım yerde toplasınlar. beni uzun süre götürebilecek bir sistem istiyorum.
0
beni tedavi et
(05.03.24)
m3 işlemcili mac mini. hiç maceraya gerek yok.
0
babilfish
(06.03.24)
M3 olmaz. yapay zeka demişsiniz zaten. Bulabileceğiniz en yüksek ramli ekran kartını almalısınız. O da 4090. 3d max eskidi baya. Özellikle 3dmax kullanmanız gerekiyorsa bir şey diyemem ama bence blender programına bir bakın.
Amd 7950
64 gb ram
Nvidia 4090 ya da 4080 ya da 4070
-
Bu üsttekiler temel oluşturacak şekilde bir sistem kurun. Masaüstü olsun ama.
Çoğu 3d program genel olarak işlemcinin tek çekirdeği üzerinde işlem yapıyor maalesef. Çok çekirdekli olması daha çok render bazen de simülasyon işlerinde avantaj sağlıyor. O yüzden saat frekansı ne kadar yüksek olursa çalışma performansınız da o kadar artar. İşlemci seçerken buna dikkat edin.
3d işi çok farklı branşlara ayrılıyor. Ne yapmak istediğinize göre bile bilgisayarınızı oluşturabilirsiniz. Örneğin render işi ile ilgileneceksiniz diyelim. Hangi render motorunu kullanacağınıza göre sistem özellikleri değişebilir. Belki Octane kullanacaksınız ve ekran kartı üzerinden render alacaksınız. O zaman 2 hatta 3 ekran kartına bile ihtiyaç duyabilirsiniz.
Ayrıca yapmak istediğiniz işe göre program seçmekte fayda var. Mesela karakter animasyonu yapacaksanız Maya, simülasyon işleri ile uğraşacaksanız Houdini, motion graphics işleri yapacaksanız cinema4d kullanmak gibi.
O yüzden hangi alanda uzmanlaşacağınıza önce karar verin. Sistemi bu karardan sonra kurmanız daha iyi olur.
0
postnuka
(06.03.24)
(8)

herkes birden facebook'u bıraktı mı?

biseysorcaktim
son paylaşımım 5-6 sene önce, fotoğrafım falan öyle. arkadaşlarıma bakıyorum onlar da öyle.bi kaç yere zamanında FB ile üye olmuştum, giriş yaparken açıp, sonra tekrar facebook'u donduruyorum. o sebeple arada bir senede bir iki giriyorum sadece.annem babam neslindeki insanlar instagram kullandığı gi
son paylaşımım 5-6 sene önce, fotoğrafım falan öyle. arkadaşlarıma bakıyorum onlar da öyle.

bi kaç yere zamanında FB ile üye olmuştum, giriş yaparken açıp, sonra tekrar facebook'u donduruyorum. o sebeple arada bir senede bir iki giriyorum sadece.

annem babam neslindeki insanlar instagram kullandığı gibi facebook da kullanıyorlar.

ne oldu, nasıl oldu da FB böyle birden yok oldu? asya ülkelerinde halen popüler olduğunu biliyorum. yok oldu demek doğru değil aslında, ne oldu da kullanmayı bıraktık aslında. herkes söz birliği etmişcesine 2017-18de bıraktı benim çevremde.
0
biseysorcaktim
(10.05.23)
Türkiye'de akraba terörü bitirdi Facebook'u. diğer ülkelerin çoğunda devam ediyor.
0
babilfish
(10.05.23)
Millet ya bıraktı ya izleyici modunda. Paylaşım çok nadir genelde 35+ kesim.
Instagram baya etkili oldu ve twitter başka sebebi yok.

Kullanan gençler de gruplar için kullanıyor. Gruplar olmasa daha çok bırakan olur. Grup olmasa ben silerim direkt uygulamayı.
0
jelly bear
(10.05.23)
Nasıl yok oldu? Fazla uğraştılar. Teknoloji değişti. Karmaşık hâle geldi. İçerik olarak zayıf kaldı. Instagram kullanıyorum ben. Daha çok seviyorum.
0
dissendium
(10.05.23)
ben şahsen sosyal medyada sıfıra yakın varlık gösteren biri olarak fb kullanıyorum çok da faydalanıyorum çünkü aktif gruplara üyeyim. benim gibi de çok insan var. hayatını paylaşanlar ig kullanıyor.
0
anna sun
(10.05.23)
Yerini daha işlevsel ve zengin olanlar aldı. Yine de hiç kullanmasam da facebookumu özellikle kapatmıyorum. Nostaljik geliyor, eski güzel günlerden günümüze ulaşmış bir arkeolojik yapı gibi.
0
ruhen hastayim ben
(10.05.23)
Gruplarda dönüyor muhabbet artık. İnsanlar kendi profillerinde çok bişey paylaşmıyorlar ama gruplar aktif.
0
plutongezegendegilmi
(10.05.23)
10 kadar gruba üyeyim. Gayet etkin kullanıyorum. Çok da işime yarıyor.
İnstegramda yokum mesela.
Twitterda da paylaşımım yok. Gündem takipçisiyim.

Birinin diğerine üstünlüğü yok. Alanları ayrı. Ne maksatla kullanırsan ona göre şekilleniyor.

Nisan başında Ege sahil turuna çıktım. Tüm sahil titreye titreye denizde poz veren ergenlerle doluydu. İnstegram da o bakımdan saçma geliyor bana. Ama akılcı kullanan da var. Genellememek lazım.
0
Mirket
(10.05.23)
Ben de akraba terörü yüzünden kapatıp sahte bir hesap açtırdım. Sadece gruplar için giriyorum
0
bir varmis bir yokmus
(10.05.23)
(4)

hakiki deri neyden yapılıyor?

the sound and the fury
hakiki deri hangi canlının derisinden yapılıyor? vahşi bir yöntem midir yasal mıdır?
hakiki deri hangi canlının derisinden yapılıyor? vahşi bir yöntem midir yasal mıdır?
0
the sound and the fury
(10.05.23)
İnek. Yediğimiz şeylerin derisi genel olarak.
0
whoosie
(10.05.23)
Abi yasal olmasa böyle bir süreç nasıl gerçekleşecek ki zaten, yani "hakiki deriden giysi üretimi yasal değildir" diye bir durum yok soyu tükenme tehdidi altında olan bir canlının derisi kullanılmamışsa. Onun dışında yediğimiz ineğin dananın derisi işte bunları yemek nasıl yasalsa derisini kullanmak da yasal, kesim yöntemleri de muhtemelen yasalara tabidir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.05.23)
yasaldır. etini yediğin hayvanın derisi niye yasal olmasın?

inek, öküz, manda, koyun, keçi, timsah ya da ne bulursan...
0
babilfish
(10.05.23)
Vahşi bir yöntem ve yasal.
0
chaos moleculaire
(10.05.23)
(11)

Türkiye'nin ekonomi düzelmesi nasıl olacak

logisticsmanager
Geçen demiştim zaten, çoğu şey Avrupa'dan pahalı. Carrefour Fransa kıyması Türkiye'den ucuz. Mcdonalds vs yüzde 10-15 fark bir şey kalmış. Türkiye'ye tatilz giden malum partili gurbetcilerden bile böyle şeyler duymaya başladık.Şimdi kur düşük desek, yükselse gene fiyat artıracaklar(mi?)Yok kur norma
Geçen demiştim zaten, çoğu şey Avrupa'dan pahalı. Carrefour Fransa kıyması Türkiye'den ucuz. Mcdonalds vs yüzde 10-15 fark bir şey kalmış. Türkiye'ye tatilz giden malum partili gurbetcilerden bile böyle şeyler duymaya başladık.

Şimdi kur düşük desek, yükselse gene fiyat artıracaklar(mi?)
Yok kur normal desek, enflasyon sabit tutup insanların geliri artacak desek bu nasıl olacak anlamadım; hangi şirket Türkiye'de döviz olarak daha fazla para vermek ister? Misal asgari ücret artacak desek e bu sefer ucuz avrupa ülkelerine yaklaşacak (polonya, macaristan, romanya) Bu zaten döviz sabit tutulurken nasıl olacak anlamadım hangi güç ile.


Neyse yani buradan çıkışta süreç nasıl işler?
0
logisticsmanager
(10.05.23)
Öncelikle şu faiz - enflasyon dengesinin yerini bulması lazım bence. Böyle faizi baskılayıp, döviz kurlarını yapay olark belli bir seviyede tutmaya çalıştıkça, üstüne de kur korumalı mevduat gibi bir gariplikle bütçeye açık verdirdikçe ne ödemeler dengesi kaldı, ne de ihracat/ithalat sektöründe doğru dürüst iş yapacak hal. Buradan çıkış sanıyorum ki pek eğlenceli olmayacak; sonuçta o dövizler hiç satılmamış, o oranlar hiç baskılanmamış gibi yapıp hayatımıza devam edemeyiz. Ama yavaş yavaş da düzelmeyecek bir şey değil.
0
salihdt
(10.05.23)
Fiyatların yükselmesinin ana sebebi enflasyonla birlikte aynı zamanda talep. Türkiye'de çok büyük bir nüfus var, bu nüfusun büyük kısmı çok düşük ücretlere geçinirken, kalan kısmı da deli gibi tüketim yapabiliyor. Tüketim yapan kısım buna devam ettiği ve edebildiği sürece o kesime hitap eden fiyatlar artmaya devam edecektir zira arzın kısıtlı olduğu yerde talep oldukça fiyatlar artmaya devam eder. Onun dışındaki nüfus zaten çile çekerek yaşamaya alışmış bir grup o yüzden onların günü kurtarmak dışında bir beklentisi yok.

Bu belirttiğin şeyi çok açıdan incelemek lazım. Mesela üretim sektörü için, eğer üretim maliyetleri burada yüksek olursa, düşük nitelikli sadece ucuz işgücüne dayanan işletmeler türkiyeyi terk eder. Edecek de nereye gidecek, romanya'ya mı, polonya'ya mı? Benim çalıştığım şirket IT sektöründe, türkiye onlar için çok büyük bir pazar, polonya'dan adama türkiye'ye baktırmak yerine türk olan bana daha fazla para verip polonya'ya baktırmayı tercih eder. O yüzden maliyetler yükselse bile türkiye üretim ve insan kaynağı açısından doğu avrupa ve balkan bölgesinde rakipsiz gibi geliyor bana hep.

O yüzden öyle karamsar bakmıyorum, tam tersine şöyle düşünüyorum, türkiye döviz bazında inanılmaz ucuzdu geçtiğimiz yıllarda ve şu an herkes bunun farkına vardı. İstanbul gibi bir şehir bulgaristan'dan, doğu avrupa'dan, ıvır zıvır bir sürü yerden ucuz olamaz ve olmamalı. Mevcutta olması gereken bu, türk insanının alım gücü de döviz bazında arttıkça bu sorun daha görülmez hale gelecektir ve 2000'lerde olduğu gibi döviz bazında avrupalı insanlar kadar kazanan ve harcayabilen nüfusumuz artacaktır.

Genel ekonomi açısından ise en büyük problem ve çözüm KKM. İnanılmaz bir formül ve çok uzun süre ceremesini çekeceğiz, KKM bu kadar cazip olduğu sürece çok uzun süre para basmaya devam edeceğiz bu da enflasyon demek. Ama yavaş bir geçişle bu da bitirilebilir. Dediğim gibi asıl mevzu ülkede güvenilir bir yönetimin olması ve yatırım alması, bunu becerebilirsek çok iyi bir gelecek bizi bekliyor.

Son olarak şunu yazayım: ev fiyatları 2010'larda yine dolar bazında gayet yüksekti. Oturduğum evi mısırlı bir adamdan aldım, 2010'da projeden 200 küsür bin dolara almış. Bana 55 bin dolara satmıştı. Şimdi fiyatı yine 200 bin dolar civarı. Yani aslında bir artış yok, darbe sonrası yaşanan arz fazlasından ötürü bir fiyat dengesizliği oluşmuş.
0
roket adam
(10.05.23)
unidentified floating object
(10.05.23)
Mümkün değil kısa sürede düzelmesi. Zengin zenginleşecek, fakir fakirliğe devam edecek. Şu an evlerimden herhangi birini satarak istediğim ülkenin istediğim şehrinden ev alabiliyorum. Döviz geliri olanın bile ev alması çok zor.

Onun dışında gıda da çok pahalı.
0
roe
(10.05.23)
Bugüne kadar sıkı sıkıya tutulmuş döviz kuru, yeni düzene geçtik diye koyuverilmez. Ne yapılacaksa çoook uzun vadeye yayarak yavaş yavaş yapılacak. Yapılan her şey de genel bir iyileşme ortaya çıkaracak olsa bile beraberinde zorlukları, hatta yıkımları getirecek.

Bu söylediğime de seçim ekonomisinin ve depremin yıkımı henüz dahil değil. Onlarla ilgili henüz bir şey görmedik.

Yani şöyle düşün. Ekonomik anlamda önümüzdeki sürece nazaran şu ana kadar gördüklerimiz pembe bir tablo. Baharı yaşıyoruz. Kış henüz gelmedi.
0
Mirket
(10.05.23)
katma değerli üretimle, üretim fazlasıyla ve çakallıklara, kartele izin vermeyerek. örneğin üretim fazlası soğanı tarladan toplamıyor adam. başka bir ürünü denize döküyor. ya da stokluyor, arzı azalınca fiyatı arttığında satıyor.

insanların geliri artarken ürünlerin de ucuzlaması lazım. money multiplier etkisini ne kadar artırırsak, yani ekonomide para ne kadar fazla dönerse o kadar büyürüz, zenginleşiriz.

yabancıya ev satışını yasaklayacaksın. göçmenleri göndereceksin. ev arzını artıracaksın. iş kurulması için teşvikler olacak. bürokrasi bizim için çok büyük sorun. kaldıracaksın. adaleti tesis edeceksin. bir kere ihaleye fesat karıştırdığı ortaya çıkan ceza alacak ve cezasını çekse bile bir daha ihaleye giremeyecek. aslında caydırıcı yasal önlemler böyle olmalı.
0
gabe h coud
(10.05.23)
önümüzdeki 1-2 senede alım gücü şimdikinden daha kötü olacak.
0
nuisance
(10.05.23)
Hangi siyasetçiden şu vaadi duydunuz ''NEREDEN BULDUN YASASI'' nı ayrım yapmaksızın herkese uygulayacağım ? Bu yasa senin ekonomi kitabının birinci maddesi olmak zorunda başka yolu yok. Bahsettikleri ve bahsedecekleri bütün vaatler fasarya kalır bu yoksa.

Devlet dediğimizin yazarkasası vergi , sen bu yasayı çıkarıp hesap sorar ve ona göre vergilendirirsen zaten çok şey hızlıca değişmeye başlar.

Şu an devletin en önemli gelir kaynağı maaşlı adamdan aldığı vergi, peşinen alıyor ama asıl vergi kaynağı olandan almadığı gibi zırt pırt af çıkarıyor.

Herhangi bir ticarethaneye girin vergi tabelası açıkta olmak zorunda, matrahına bakın ; herif 18 bin tl vergi göstermiş altında 4,5 milyon liralık araba var 10 milyon liralık evde oturuyor.

Sen aldın o herife o arabayı, sen aldın o herife o evi.
0
synax
(10.05.23)
Çok bir şey yapmaya gerek yok; saçma sapan hezeyanlardan kurtulup aptal bürokratları işten atınca zaten olaylar kendiliğinden düzeliyor. Boş koltuk enflasyonla çok daha iyi mücadele ediyor, o derece...
0
babilfish
(10.05.23)
Bu işlerden pek anlamam ama yabancı yatırımcıya güven verdiğin zaman buradaki ucuz iş gücünü kullanacaklardır.Bu da yatırımların buraya akması anlamına gelir.
0
guitarissimo
(10.05.23)
katma degeri uretim yapmayi dusunenler gercek rekabeti bilmiyor kendi kolasini bile yaptirmadar. bu kadar bozulan ve geride kalan durumun duzelmesi durumu zor. degisimi cok az kisi istiyor.
0
abi bi dizi buldum on numara
(10.05.23)
(6)

200ml ve 300ml arasındaki fiyat farkı

Barbaros59
Merhaba arkadaşlar,200ml el kreminin litresi 149,75 liraya geliyor.300ml el kreminin litresi 179,83 liraya geliyor. Yani daha pahalı.Tam tersi olması gerekmiyor mu? Yani ambalajın içindeki ürünün litresi arttıkça litre fiyatının düşmesi gerekmiyor mu?https://www.migros.com.tr/neutrogena-hizli-emilen
Merhaba arkadaşlar,

200ml el kreminin litresi 149,75 liraya geliyor.

300ml el kreminin litresi 179,83 liraya geliyor. Yani daha pahalı.

Tam tersi olması gerekmiyor mu? Yani ambalajın içindeki ürünün litresi arttıkça litre fiyatının düşmesi gerekmiyor mu?


www.migros.com.tr

www.migros.com.tr
0
Barbaros59
(10.05.23)
Dediğin gibi olması gerekiyor ama bazen ürünlerin alış zamanı ile alakalı giriş fiyatları farklı olabiliyor.

Şampuanda filan rastlıyorum bazen, 600-700 ml alacağıma 350 ml fazla adet alıyorum mesela daha ucuza geliyor.

300 ml olan yakın zamanda stoğa girmiştir, zamlı fiyattır.
200 ml olan eski fiyattır, uzun süredir stoktadır.
0
John Bloor
(10.05.23)
Skt, eldeki stok gibi değişkenlerden kaynaklı oluyor bu durum genelde.
Örneğin;
200 ml 2021 yılında 50 TL'den 500 adet alınmıştır.
300 ml 2022 yılında 100 TL'den 1000 adet alınmıştır.

SKT yaklaştığı ve satın alma fiyatı enflasyon hariç tutulduğunda stoğu bitirme amaçlı bu tarz tezat durumlar oluşabiliyor.

Ayrıca 200 ml stoğu yok gözüküyor. Muhtemelen yeni satın alma olmadığından, satış fiyatı güncellenmedi, eski fiyat duruyor olabilir. Muhtemel yeni fiyatı litresi 185 TL çıkabilir gibi.
0
c0sh_kun
(10.05.23)
Dün metrodan çocuğa diş macunu aldım. Tanesi 40 TL, iki tane alırsan tanesi 20TL :) Zannedersem stok bitirme amaçlı.
0
piotr
(10.05.23)
skt yaklasan urunler daha uygun fiyata konuluyor genelde
0
sweetoffice
(10.05.23)
200 ml olan 3 ay önce, 300 ml olan geçen hafta sipariş verildiyse öyle durumlar oluyor evet.
0
babilfish
(10.05.23)
200 Ml stokta yokmus zaten. Olmayan urun 0tl yazsa ne olur 1000000 yazsa ne olur
0
freedonia
(10.05.23)
(2)

Haydar Aliyev nasıl kgb'de orgeneral olmuş?

komando kani var bende
Haydar Aliyev azeri kökenli ruslar kendi istihbarat teşkilatına nasıl güvenipte azeri birisine bu rütbeyi vermişler. Putin albay mesela Haydar Aliyev daha rütbeli Putin'den.
Haydar Aliyev azeri kökenli ruslar kendi istihbarat teşkilatına nasıl güvenipte azeri birisine bu rütbeyi vermişler. Putin albay mesela Haydar Aliyev daha rütbeli Putin'den.
0
komando kani var bende
(09.05.23)
Sovyetler için çok garip bir durum değil galiba. Stalin gürcü, dudayev çeçen. Stalin i biliyorsunuz zaten. Dudayev de hava kuvvetleri komutanı idi.
0
allah yazdiysa bozsun
(09.05.23)
Sovyerlerde kimsenin hangi Sovyet Cumhuriyetinden geldiğine bakılmazdı. Gayet olur, öyle sıkıntılar yoktu sovyet döneminde.
0
babilfish
(10.05.23)
(5)

Bu dönem arsa alınır mı?

mekaniker
Araba sorusunu görünce ben de sorayım dedim. İnternete düşse en az 600 den gidecek bir yeri 400 e bulduk sahibinden. Fakat seçim öncesi malum herkesin bir beklentisi var. 160 kadarını kredi kullanıp alalım diyoruz. Seçim sonrası en kötü senaryo ne olur? Ne dersiniz duyurunun müteahhitleri, yatırım g
Araba sorusunu görünce ben de sorayım dedim. İnternete düşse en az 600 den gidecek bir yeri 400 e bulduk sahibinden. Fakat seçim öncesi malum herkesin bir beklentisi var. 160 kadarını kredi kullanıp alalım diyoruz. Seçim sonrası en kötü senaryo ne olur?
Ne dersiniz duyurunun müteahhitleri, yatırım guruları?
0
mekaniker
(09.05.23)
arsa fiyatları sene başına oranla ortalama %50 yükseldi. bence biraz geç kaldınız. 10 sene sonrası için alacaksanız her türlü alınabilir, fakat al-sat için sıkıntı yaratabilir...
0
malheiros
(09.05.23)
Aldığın bölgenin gelişmeye uygun olup olmamasıyla alakalı değişir. Arsa işi biraz daha uzmanlık istiyor. Dediğin kesinse kredi ile al bence
0
izmitcan
(09.05.23)
arsaya göre değişir elbette ama konum, çevre, merkeze uzaklık, gelişim potansiyeli, altyapıya sahip olma olasılığı, yerleşime uygunluğu gibi parametreler olumlu ise alınır tabi. arsa zaten kısa vadeli değil orta ve uzun vadeli bir yatırımdır. 600'lük yeri 400'e ayarlamışsın. bu bir fırsat gibi gözüküyor ama bu işlerden anlayan birisiyle durumu yeniden elden geçirin. tapu vs didikleyin her durumu. fiyat gayet makul gözüküyor açıkçası.
alabileceğin maksimum miktarda kredi ile almak bence makul bir tercih olur. ama faiz oranı nedir ne götürür bu bütçe ve ödeme planı meselesi tabi. o da kişiden kişiye değişir haliyle.
0
debian
(10.05.23)
İnternete düşse 600 olacak yeri zaten sahibi çooook acil bir ihtiyacı yoksa 400'e satmaz kolay kolay. Ya da bir falsosu olma ihtimali de vardır. Öyle ya da böyle %35 bir iskontodan bahsediyoruz. Bu kadar inebilen bir fiyat muhtemelen bir bu kadar daha üstündedir olması gereken fiyatının.

O yüzden çok iyi araştırın. Arsa işi dedikoduyla fiyat şişirmelerin çok olduğu bir iştir özellikle iyi bilmediğiniz bölgelerde.

Bir de alacağınız bölgenin değerlenme ihtimalini çok iyi analiz edin. Bu bayaa zordur. Türkiye'de nereyi sorsan "buralar çok değerlenecek" denir ama ülkedeki arsa stoğunun büyük bölümü yıllardır "değerlenir buralar" diye bekliyor elde.

Bir bölgenin değerlenmesi demek oraya nüfus hareketinin gelmesi demek. Bölge imar izni çıktı diye değil, imar izni sayesinde oraya insan gelme ihtimali var diye değerlenir. İmar çıktı ama yapılaşma yoksa yine sinek avlarsınız. İnce detaylar bunlar ama önemli.
0
anten
(10.05.23)
Üçte bir ucuza bulmuşsunuz, yapıştırın! Seçimden sonra ne olacak, insanlar ev yapmaktan mı vazgeçecek? Şehirlerin büyümesi mi duracak? Her şey aynen devam edecek, al at kenara.
0
babilfish
(10.05.23)
(1)

Amerikadaki "lawsuit" kavramı nasıl işliyor tam olarak? Bizde var mı?

winston insani
MerhabalarAuditTheAudit adında bir kanala bulaştım youtube'ta, kanunsuz şekilde tutuklamaları falan gösteriyor.Buradaki "lawsuit" kavramı nasıl çalışıyor peki tam olarak? Bizdeki "dava açma" ile aynı mantık mı? Yani kişi kanunsuz bir işlem yapıldığına dair karakola başvurup davacı mı oluyor yoksa bi
Merhabalar

AuditTheAudit adında bir kanala bulaştım youtube'ta, kanunsuz şekilde tutuklamaları falan gösteriyor.

Buradaki "lawsuit" kavramı nasıl çalışıyor peki tam olarak? Bizdeki "dava açma" ile aynı mantık mı? Yani kişi kanunsuz bir işlem yapıldığına dair karakola başvurup davacı mı oluyor yoksa bir avukat aracılığı ile mi? Peki ya video kaydı vs. yoksa kişinin? O durumda da polisin üzerindeki bodycam'lere mi bakılıp karar veriliyor?
0
winston insani
(09.05.23)
lawsuit -> dava
filing a lawsuit -> dava açmak
0
babilfish
(10.05.23)
(3)

Macbook Air 16 Ram M2 8 çekirdek 512 ssd mi 10 çekirdek 256 ssd mi?

ihanet kac kisilik
Merhaba aynı şartlarda yukarıda yazdığım gibi8 cpu 8 gpu 512 ssd mi tercih ederdiniz?Yoksa10 gpu 256 ssd mi?Bu işi bilenlerin yardımına ihtiyacım var.
Merhaba aynı şartlarda yukarıda yazdığım gibi

8 cpu 8 gpu 512 ssd mi tercih ederdiniz?

Yoksa

10 gpu 256 ssd mi?

Bu işi bilenlerin yardımına ihtiyacım var.
0
ihanet kac kisilik
(20.02.23)
4k video edit yapmayacaksanız 512 ssd. yok sürekli gpu kullanacaksanız, 10gpu.

açıklama editi: 4k prores harici testlerde %10 zaman farkı görünmüyor. 1:00 yerine 1:06 export süresi sizi üzecekse, 10gpu alın. yok hafıza az diye harici disk filan kullanmak zorunda kalacaksanız, zaten fazlasını kaybedeceksiniz demektir, 512 alın.

örnek test: www.youtube.com
0
babilfish
(20.02.23)
Yok hocam düz kullanıcıyım. İnternette sörf, YouTube vs. Ötesi yok. O zaman 512 ssd daha mantıklı görünüyor.
0
🌸ihanet kac kisilik
(20.02.23)
ssd'yi arttırın.
0
brkylmz
(20.02.23)
(5)

2 h-index çok düşük değil mi?

substituent
Herkese günaydın öncelikle!Boğaziçi’nde öğretim üyelerinin h-index’ine bakıyorum, fizik departmanında yeni gelen bir hoca var. H-index 2. Özellikle Boğaziçi gibi bir okul için aşırı düşük değil mi? Yoksa Türkiye şartlarında normal mi?
Herkese günaydın öncelikle!

Boğaziçi’nde öğretim üyelerinin h-index’ine bakıyorum, fizik departmanında yeni gelen bir hoca var. H-index 2. Özellikle Boğaziçi gibi bir okul için aşırı düşük değil mi? Yoksa Türkiye şartlarında normal mi?
0
substituent
(20.02.23)
çok düşük evet. böyle hocalar var ben de anlamış değilim, rektörü protesto ediyor bir yıldır falan, adam Prof. üstelik ama h index i 3. konudan bağımsız aklıma geldi şu an :)
0
giovanne
(20.02.23)
türkiye şartlarında normal.

Türkiye'de herhangi birini bir kere kadroya aldıktan sonra araştırma/yayın yapmadığı için işten atamıyorsunuz. en fazla terfi etmiyor ama üniversitede çakılı kalıyor. dolayısıyla bir kere üniversite memuriyeti kapısından giren bir daha ölene kadar çıkmıyor.

bu yüzden de yayınlar yerlerde. gayet normal. bir tane uluslararası yayını olmayan fakülteler var bu memlekette, o derece...
0
babilfish
(20.02.23)
Fizik ve EE genelde boun'un akademik yükünü çeken bölümlerdir. Erkcan Özcan, metin arık gerçekten türkiye şartlarında outlier akademisyenler.
Fizik için konuşacağım. Temel olarak 2'ye ayıralım. Teorik ve deneysel fizikçiler. Metin arık teorik fizikçidir mesela vefat eden haluk beker teorik fizikçidir ya da en ünlü Einstein. Bir kağıt bir kalem, bolca kafein ve yüksek IQ ile teorik fizikte makaleler yazabilirsiniz, yeni yaklaşımlar geliştirebilirsiniz. Fizikteki başarılı öğrenciler çoğunlukla teorik fiziğe yönlenirdi eskiden. Sağlam matematik, sağlam fizik bilgisi gerekir bu alan için. Ancak güncel dünyada teorik fiziğe karşı ilgi inanılmaz azaldı.Yurtdışında bile Teorik fizikteki üniversite kadrolarında dinazorlar var ve yeni teorikçiler kadro bulmakta zorlanıyor. (dünya genelinde var olan bir problem.) Bu sebeple buraya yönelen insan sayısı da azaldı.

Deneysel Fizik = Para'dır. Bir fizik deney labının kurulum maliyeti milyon TL'leri çok rahat aşar. En basit dediğin basınç ölçer cihazları yüksek hassasiyette olduğu için 10 binlerce Euro fiyatındadır. En az 2 adet gerekir bozulması durumunda çalışmanın durmaması için. 20 bin euro=400.000 TL. O zaman ilk soruna geliyoruz.
1.Para olmadığı için lab kurma maliyetini çoğu hoca karşılayamıyor ve makale üretecek lab kurulmuyor.
2.Şu an iyi bir akademisyenin türkiyede kalması için tek bir sebep yok. Prof maaşı 24 bin, araştırma görevlisi maaşı 19bin. 1.200 dolara akademi yapacak akademisyeni bulamazsın.Keza fizikten mezunların çok büyük bir kısmı artık Almanya'da, avrupada.

3.h index tam olarak akademik iyiliği gösteren bir gösterge değil. Özellikle akademide popüler konu üzerinden h-index kasan çok hoca var. Uzmanlık alanı biyokimya olup covid hakkında çalışma yayınlayanlar var :) Sebebi konu popülerken alıntı kasmak istemesi. Bazı alanlarda yapılan çalışma o kadar az, o kadar niş ki sen gerçekten kaliteli bir çalışma da ortaya koysan alıntılanma sayın artmıyor.

4. Öğretmen misin bilim adamı mısın ikilemi. Gerçekten üniversitelerde o kadar çok kadro sıkıntısı var ki hocalar ders vermekten akademik çalışmaya vakit bulamıyorlar.Ders asistanlığı yapmış biri olarak söyleyeyim, iyi üniversitede ders vermek çok zor bir iştir. Öğrencinin soracağı sorular da zor olur ve cevap veremezsen saygınlığın sorgulanır. O yüzden her hoca vereceği derse aynı zamanda hazırlanır. Sınav hazırlaması, sınav okuması, soru çözüm saatleri, okuldaki prosedür işler derken cidden yazılmayı bekleyen makalesi olan bir sürü hoca var.

Özetle h-index tek gösterge değil. Makalenin nerelerde yayınlandığı, öğrencilerinin nerede olduğu, yaptığı çalışmanın sektöre ne kadar katkı sağladığı da önemli.
0
gokank4
(20.02.23)
fizikte genelde hocalarin bir gurubu olmuyor, ögrenci,hoca seklinde yayinlar oluyor, az makale cikiyor. bu h indeksi ne kadar etkiler bilmiyorum ama mesela benim biyoloji gibi bölümlerden arkadaslarim var, laboratuardan cikan her makalede isimleri oluyor.
fizikte hocanin makalesindeki isim sayisinin azligina cokluguna göre torpilli olup olmadigini anlayabiliyorum.

bir de yurtdisinda hocalarin projeleri cok fazla oluyor, basari gibi degerlendirmemek lazim, benim hocamin her ay makaleleri cikar ama katkisi sadece okumak. biraz önce baktigimda bile gördüm ki yine etiketlenmis. Tr'de ki ayni hocaya ona oldugu kadar talep yok.
0
Coma
(20.02.23)
@gokank4 Erkcan Özcan ve Metin Arık bu anlamda referans olarak kabul edilemez zira onların yayınları grup tarafından yapılıyor. Yani bir makalede 100 isim falan oluyor ki belki adamın haberi bile olmuyordur o makaleden :). Bunları asla ukalalık için veya o hocaları kötülemek için söylemiyorum.
0
giovanne
(20.02.23)
(10)

Arabaya Bluetooth ekletmek

serseri marti
arkadaslar eski bir arabam var, arabada bluetooth var ama sadece telefon gorusmeleri icin kullanabiliyorum, telefonda uygulamalar vs ile cikan sesler arabaya yansimiyor. bunun icin FM uzerinden arabaya baglanan bluetooth cihazlari var, cakmak girisine takiliyor. bu aletlerden alsam verim alabilir mi
arkadaslar eski bir arabam var, arabada bluetooth var ama sadece telefon gorusmeleri icin kullanabiliyorum, telefonda uygulamalar vs ile cikan sesler arabaya yansimiyor. bunun icin FM uzerinden arabaya baglanan bluetooth cihazlari var, cakmak girisine takiliyor. bu aletlerden alsam verim alabilir miyim, yoksa bunu cozmenin baska bir yolu var mi? apple play vs monte edelim diyenler oldu ama cok pahali cozum istemiyorum, derdim sehir trafiginde 1 saat youtube ya da youtube music dinleyebilmek.
0
serseri marti
(20.02.23)
O cihazlar, (sanırım adı bluetoth transmitter gib bişeydi) radyo dalgası yayıp araba teybinden o yayını yakalayıp çalışıyordu.

Çok radyo kanalı olan büyük şehirlerde maalesef karmaşa oluyor okuduklarım kadarıyla, az radyo yayını olan küçük şehirlerde işe yarayabilir.

Araba teybinin kaset çalar ya da cd çaları varsa, o kısım iptal edilip blutut alıcı eklenebilir. Örnekleri var.
0
John Bloor
(20.02.23)
JB+1

elektronikle uğraşmaya el yatkınsa devre kartı şeklinde alıcılar var, teybi söküp aux in kısmına bağlanabilir

teypte direkt olarak aux girişi varsa, devre kartı olan dışında normal alıcı oraya bağlanarak da yapılabilir.
örnekler:
www.trendyol.com

www.robitshop.com
0
kisa
(20.02.23)
aslinda siz boyle deyince kolay gibi gorundu ama kendim cesaret edemem acikcasi, bozarsam karim da beni bozar. (kilibik mode on)

Bloor'un uyarisi iyi oldu, bu aleti istanbulun gobeginde yuzlerce radyo yayini arasinda kullanmayi planliyordum.

Arabada USB girisi yok ama koltuk yanindaki kolcagin icinde bir aux girisi var.
0
🌸serseri marti
(20.02.23)
teybin modelini gösterir bir foto var mı acaba?

o aux girişi çalışıyor mu diye bir kontrol edip sonrasında linkteki gibi bir ürün alınabilir. benim attığım ürün gücü usb den alıyor. benzer bir çok model var ama fiyatlar benzer bantta geziyor.
aux girişi çalışıyor ise ve usb den güç alınabilecekse en rahatı konsola koymak ama bir şekilde hiç görünmesin, ortalarda gezmesinderseniz de teyp sökülüp yapılmalı.

edit:
www.hepsiburada.com
bunu yorumları daha iyi

bu da güzel göründü gözüme :D durduk yere bunlara sardım :S
www.hepsiburada.com
0
kisa
(20.02.23)
fotograf yok araba da uzakta su an ama bu aux uzerinden bluetooth ozelligi getiren aleti deneyebilirim. normal kulaklikla bir deneyeyim aux'u.
0
🌸serseri marti
(20.02.23)
aux girişinden çalışan bt aparatlar var. gayet güzel çalışıyor. herhangi birini alıp kullanabilirsiniz.
0
babilfish
(20.02.23)
aux girişi varsa direkt şundan alabilirsiniz:

www.amazon.com.tr

çakmaklıktaki usb'ye takıp direkt kullanabilirsin.
0
brkylmz
(20.02.23)
AUX normal kulaklıkla deneyemezsiniz, aux kulaklığa ses vermez, ses girişidir. Elinizde AUX kablosu varsa telefon ile teyp arasına bağlayabilirsiniz.

AUX girişi varsa bu girişlere uygun blutut aparatları en güzeli olur, ben direkt teybi söküp içine devre eklemiştim. Aux girişi yoktu.
0
John Bloor
(20.02.23)
AUX girişinden çalışan BT setler +1.
0
avianthem
(20.02.23)
Baseus olanı alın. Amazon linki olan.
0
inheritance
(20.02.23)
(7)

Öğretmen sendikaları arasında muhalif ve sol olan hangi sendika?

mikahakkinen
Eskiye göre sendikalar değişmiş öğretmenler sendikalarında sol görüşlü olan sendikalar hangileri?
Eskiye göre sendikalar değişmiş öğretmenler sendikalarında sol görüşlü olan sendikalar hangileri?
0
mikahakkinen
(16.02.23)
Eğitim sen.
0
Amaranta ursula
(16.02.23)
Eğitim iş.

Şu an en revaçta Atatürkçülerin olduğu yapı burası.
0
westblack
(16.02.23)
eğitim bir sen sol değil :))

eğitim sen ile karıştırdın herhalde, bir de eğitim iş var.
0
adivar
(16.02.23)
Eğitim iş demeye gelmiştim +1
0
ruhen hastayim ben
(16.02.23)
özel öğretmenler sendikası da var.
0
babilfish
(16.02.23)
En sol- eğitim sen
Ulusalcı kemalist- eğitim iş
Ulkucu- türk eğitim sen
Muhafazkaar- eğitim bir sen
0
abuzer
(16.02.23)
eskiden sadece egitim sen vardi bundan 20-25 yil once solcu-ataturkcu ogretmenler ordaydi. sonra egitim sen fazla radikal bulundu sanirim ki egitim is acildi. soldan saga sayacak olursak.

egitim sen>egitim is>turk egitim sen> egitim bir sen a.k.a. akp ogretmen kollari.
0
bay b
(16.02.23)
(6)

Açığa çıkan enerjden enerji üretilemez mi?

etna
Sorum cahilce ise lütfen kusuruma bakmayınDeprem anında bilmem kaç bin joul'luk enerji açığa çıktı diyorlar ya, bu açığa çıkan enerjiden enerji üretilemez mi? Depolanamaz mı? Ayrıca zaten her gün onlarca deprem oluyor onların yarattığı enerjiden de alternatif enerjiler üretilemez mi?
Sorum cahilce ise lütfen kusuruma bakmayın
Deprem anında bilmem kaç bin joul'luk enerji açığa çıktı diyorlar ya, bu açığa çıkan enerjiden enerji üretilemez mi? Depolanamaz mı? Ayrıca zaten her gün onlarca deprem oluyor onların yarattığı enerjiden de alternatif enerjiler üretilemez mi?
0
etna
(16.02.23)
ne zaman nerede çıkacağını bilsen bir ihtimal.

400+ km demişler mesela. Hangi çizgide çıkacağı belli değil km2'ik alanlardan söz ediyoruz.

bir ihtimal ilerki gelecekte, fay hattına inen, o kısım boyunca yerleşen, enerji açığa çıktığında bunu algılayıp, yeryüzüne çıkan bir aygıt belki iş görür ama öyle bir enerji ve uzunlukta üstelik ezilmeden hangi aygıt olur bilmiyorum. tüm kıta plakaları arasına yerleşecek uzunlukta bir aygıt demek olur bu.

tüm bunlar bir kenara dünyamızın daha önemli dertleri var bence. kaynaklar azalıyor. deprem'in önüne geçmek zor birşey değil.

örneğin sıcaklık yüksek olursa her yıl güneş enerjisi potansiyeli var. buna mu yatırım yoksa bu fay hattı için 400+ yıl beklemeye mi?
0
baldan kaymak
(16.02.23)
güneş ve rüzgar da depolanabilen bir enerjiyi kesintisiz ve güvenilir biçimde üretmiyor. yetmedikleri an devreye girecek gazla elektrik üreten santraller olması lazım. ekonomik olarak da güneş ve rüzgar çok pahalı ve verimsiz. devlet destekleri olmasa kimse elleşmez.
0
sert siyah krom
(16.02.23)
hayır.

çünkü çok derinde ve belirsiz bir yerde oluyor. ayrıca bir şeyden enerji üretebilmek için kabaca iki tarafı da tutabilmen lazım ki bir çark bişeye aktarabil.

yerin 10 kilometre altında neyi nasıl üreteceksin?
0
babilfish
(16.02.23)
Hocam neden ütopik şeyler düşünüyorsun ki hazır olanı var işte nükleer enerji gibi. Yani olabilecek en verimli ve doğa için en temiz enerji üretme yöntemi, 1 birim malzemeden 100 birim enerji üretiyorsun havayı kirletmiyorsun ama kontrol edebilmen önemli, kontrol edebiliyorsan senin istediğin şey oluyor zaten.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.23)
Geleceğe dönüşte yıldırımdan enerji eldesi için benzer bir soru sorulmuştu. Zaman makinesiyle geçmişe gidip depremin episantrına teknik işlem yapılırsa olabilir.
0
Cekcekli
(22.02.23)
bu açığa çıkan enerji dedikleri şey kayaların sürtünmesinden oluşan enerji. yani onu hesaplıyorlar ki depremin gücünü anlayabilsinler.

depolanır mı? teorik olarak, kağıt üstünde evet.

dev bir yay yaparsın kocaman ama yani forum istanbul kadar yay düşün bunu fayın en kritik olduğu yere koyarsın türkiye için mesela 99 depreminden sonra 2023 depremi oldu mesela 2000 yılında kocaman yayları faylara yerleştirip 24 yıl beklersin.

24 - 50 artık ne kadar zaman sonra deprem olduğunda yay sıkışır sende yayı kilitlersin.

al sana fırmalaya hazır yay. forum istanbul kadar.

mantık olarak titreşimden (piezo) enerji üretebilirsin ama kaynağın stabil ve belli olması lazım.

stadyumlar gibi mesela.
0
duyurukullanıcısı
(22.02.23)
(7)

50x70cm baskısı yapılacak fotoğrafı telefonla çekmek?

esse classic
50x70cm çerçeveye koymak üzere ürün fotoğrafı çekeceğiz diyelim (mesela bir deodorant).Bunu iPhone 14 Pro'da çekebilir miyiz? Çekeriz çekmesine ama 50x70 boyutunda bastırınca görüntünün akıbeti ne olur, pikseller sayılır mı?Hele bir de 2x zoomda çektik desek tam olarak ne yaşarız?Dip: Fotoğraflar RA
50x70cm çerçeveye koymak üzere ürün fotoğrafı çekeceğiz diyelim (mesela bir deodorant).
Bunu iPhone 14 Pro'da çekebilir miyiz? Çekeriz çekmesine ama 50x70 boyutunda bastırınca görüntünün akıbeti ne olur, pikseller sayılır mı?
Hele bir de 2x zoomda çektik desek tam olarak ne yaşarız?

Dip: Fotoğraflar RAW formatında çekilecek tabi.
0
esse classic
(16.02.23)
Aga kıyın paraya bir fotoğrafçıya verin parasını çeksin. Olmaz o işler öyle. 2x tele'de 12 megapiksel imiş bu alet. 300dpi bastırsan oradan hesap et olup olmayacağını.
0
alperz
(16.02.23)
Mesele paraya kıyıp kıymamak değil. Bu tarz fotoğrafları arada bir çekeceğiz, elimizdeki aletle çekebiliyorsak da bizim için pratiklik olacak. Olmuyorsa da olmuyordur, makineyle falan çekeriz zaten bir şekilde. Burda öğrenmek istediğim mümkün olup olmadığı.
0
🌸esse classic
(16.02.23)
14 pro ana kamera çözünürlüğü 48MP ama sizin durumunuzda 12MP. 50x70 baskıda 300dpi istiyorsanız bu kamera yetersiz.

Aşağıdaki linkten hangi ebatta hangi dpi'da baskı alacaksanız kaç MP bir fotoğraf gerekiyor hesaplayabilirsiniz.

Sizin durumunuzda 48.8MP gerekiyor.
www.scantips.com
0
kimlanbu
(16.02.23)
iphone ile çekersiniz.

ürünü çekerken mümkün olduğunca kadrajı dolduracak şekilde konumlandırıp, baskı öncesinde tasarım yaparken canvas içerisinde görüntüyü biraz küçültürseniz hasselblad mı iphone mu kimse anlamaz.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.23)
uzman değilim, internet araştırması.
improvephotography.com

20x27 inç gibi bir alan yapıyor. burada 40megapiksele kadar verilmiş. phone14 e baktım 48mp diyor. yani yetecek gibi görünüyor.
en azından 1 ürün için denenebilir
0
kisa
(16.02.23)
rahat çekersiniz.

dijital zoom yapmayın, en yüksek kalite ile raw çekin. 50*70 büyük bir boyut değil.
0
babilfish
(16.02.23)
iphone ile bitane çekip bastırın önce derim.
0
duster
(16.02.23)
(2)

Ankara hava durumu

okumus balikci olcam ben
Selamlar yarın ankara’da olmam gerekiyor istanbuldan geleceğim ve ilk gelişim olacak , yolların durumu nedir ? Kiralikarac var altimda kar var mı tren tercih edecektim ama ufak oğlum da var trende zor olur
Selamlar yarın ankara’da olmam gerekiyor istanbuldan geleceğim ve ilk gelişim olacak , yolların durumu nedir ? Kiralikarac var altimda kar var mı tren tercih edecektim ama ufak oğlum da var trende zor olur
0
okumus balikci olcam ben
(15.02.23)
kar yok. yollar temiz. hava da ısınıyor.
0
ankarakecisi
(16.02.23)
bolu tarafını kontrol edin, otoyol açıksa şehir içinde sorun olmaz.
0
babilfish
(16.02.23)
(2)

ChatGPT mi Grammarly mi?

damba
Arkadaşlar selamlar, Yazdığım İngilizce metinleri hızlıca gözden geçirecek, yazım ve noktalama işaretlerinde bana destek verecek bir program öneriniz var mı?Grammarly ve ChatGPT bu işi yapıyor gibi, hangisini önerirsiniz?
Arkadaşlar selamlar,

Yazdığım İngilizce metinleri hızlıca gözden geçirecek, yazım ve noktalama işaretlerinde bana destek verecek bir program öneriniz var mı?

Grammarly ve ChatGPT bu işi yapıyor gibi, hangisini önerirsiniz?
0
damba
(15.02.23)
Chatgpt’in öyle bir yaması var mı bilmiyorum ama grammarly yazarken hataları gösteriyor. O bakımdan daha kullanışlı bence
0
kaptan memo
(16.02.23)
grammarly.

anında gösteriyor çünkü.
0
babilfish
(16.02.23)
(18)

Deprem riskini umursamayan var mı

dissendium
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarı
Merhaba arkadaşlar. Umarım iyisinizdir.

Deprem korkusu olan arkadaşları anlayışla karşılıyorum. Sorumdan rahatsız olmalarını ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ben 1999 depremini yaşamış biri olarak depremden korkmamaya başladım. Depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar gördüğüm kadarıyla. İnancıma göre nasıl öleceğimizi Allah bilir. Sadece depreme odaklanmayı mantıksız buluyorum. İkincisi ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz. Deprem çantası hazırlasak da ölürüz. Üçüncüsü öldürmeyen Allah öldürmez. Depremden bir hafta sonra neredeyse 80 yaşında insan da enkazdan çıkabiliyor. Ölmeyeceksek ölmeyiz. Deprem gerçekten çok yıkıcı. Toz gibi olan evler her şeyi anlatıyor zaten. Söylenecek söz yok. Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki? Depremi umursamayan var mı? Neler düşünüyorsunuz bu konuda? Ben de yatağımın yanına bir şişe su koyuyorum, deprem çantasını da yüzde 100 destekliyorum ama hayat öyle bir şey ki enkazda sıkışıp 10 cm ilerideki çantaya ulaşamama ihtimali bile var.
0
dissendium
(15.02.23)
buyuklerimiz hep olumun de hayirlisi derler ya biraz o yuzden. kim enkazda sikisip kor karanlikta yavas yavas olmek ister. bi de zenginlerin hayatta kalacak olmasi da rahatsiz ediyor. kimisinin nasil zengin oldugu bile mechul. dunya cok adaletsiz. yeni binaya kiraya cikamiyor artik dunun orta gelir beyaz yakasi cunku su an kendisi fakir. bu adaletsizlikleri dusundukce daha da takiyorum kafaya. pisi pisine olmek....
0
Kittie
(15.02.23)
öncelikle belirtmeliyim ki, hiç büyük bir deprem yaşamadığım için olsa gerek deprem konusunda gamsız değilim ama bir anksiyetem yok.

şimdi bence depremden korkan kişiler aslında ölmekten korkuyorlar doğru gibi duran ama çok da eksikleri olan bir tespit. insanın her canlı gibi hayatta kalma refleksi var, dolayısıyla depremde ölmekten korkuyor, normal. lakin özellikle ülkemizde insanların aşırı hassas olmalarının tek sebebi bu değil. çünkü deneyimler ve izlenenler çok tramvatik.

1. deprem oldu, enkazda kaldın ne olduğunu anlamadan şak öldün, sıkıntı yok.

ama diğer ihtimaller de çok korkunç

2. deprem oldu, enkazda karanlıkta kaldın, öyle ki zemin-mekan algını kaybettin. tam olarak evin hangi noktasında neyin altında veya neyin üstündesin ayırt edemiyorsun. saatlerce bekliyorsun. tabi çektiğin fiziksel acı da üstüne cila.

3. deprem oldu, enkazda kaldın ama hadi görece iyi bir konumdasın, yaşam üçgeni falan. ama evdeki diğer bireylerin acı acı çığlıklarını duyuyorsun hiçbir şey yapamıyorsun. veya aksine evdeki herkesin öldüğünün farkındasın sesleri, solukları çıkmıyor. öyle sotede bekliyorsun kurtarılmayı.

4. deprem oldu, enkazda kaldın, görece 3.maddeye göre daha iyi durumdasın. amiyane tabirle, elleriyle iki eşeleseler çıkacaksın ama saatler, günler geçiyor, gelmesini beklediğin yardım ekipleri gelmediği için veya geldikleri halde, onlara sesini duyuramadığın için öyle bekleye bekleye ölüp gidiyorsun.

5. deprem oldu, binadan can havliyle sağ sağlim çıktın ama ailen içeride kaldı. yukarıdaki maddeler sebebiyle kurtaramadın. elinden de bir şey gelmedi.

6. deprem oldu, o veya bu şekilde çıktın ama sakat kaldın, elin koptu, bacağın gitti, böbreğin cortladı ömür boyu diyalizlik oldun vs vs vs.

7. deprem oldu, işin gücün, evin barkın birikimlerin hayallerin geri dönmemek üzere yitti, gitti.

8. ki bu 8.madde henüz konuşmayacak kadar küçük bir kız çocuğu babası olarak beni en çok korkutan şey. deprem oldu, sen ve eşin öldünüz. çocuk kurtuldu. bizi anlatamadı. refakatsiz çocuk olarak kaldı. en iyi ihtimalle yuvaya verildi. gerçek ismini dahi bilmeden dünyada yapayalnız kaldı, bok gibi bir hayatı oldu. daha da kötüsü diyelim ki herkes sağ ama çocuk başka bir yere götürüldü, ama kaçırılsın, ama devlet sahip çıksın. çocuğu bir daha bulamadı aile.

bir çırpıda aklıma gelenler bunlar, daha da uzar düşünülünce.
0
wilhelmwasmuss
(15.02.23)
Son depremleri Niğde'den hissettim. Herhangi bir yıkım olmamasına rağmen Niğde'den çok fazla ve çok uzun sallandık.
Memleketim Bursa. Evimiz ovada bir sitede. Fore kazık ile yapılmış bir ev o yüzden güvende hissediyorum. Bu noktada aile olarak tedbiri almışız, olur da yıkılırsa enkaz altında ölürsek de yapacak bir şey yok. Ayrıca evde depreme yakalanacağız diye bir şey de yok, bir kereliğine gittiğim herhangi bir yerde yakalanıp da enkaz altında kalabilirim. Keza Ankara'da deprem tehlikesi çok daha az olmasına rağmen orada da depreme dayanıklı bir evde oturuyorum ama orasının zemini hakkında bilgim yok.

Ölümün de hayırlısı, acısızı en güzeli ama bu şekilde öleceksek de yapacak bir şey yok. Bir de ölüme yakın bir tecrübe yaşamış biri olarak korkmuyorum herhalde, bilmiyorum. Hayatın her an deprem olur mu diye yaşanmayacak kadar da güzel olduğunu düşünüyorum. Deprem felaketi yeni yaşandığı için herkeste bu tarz şeylerin uyanması çok normal. Hayat normale dönüp yeni bir felaket yaşayıncaya kadar aklımızdan silinir zaten bunlar.
0
black holes in the sky
(15.02.23)
Ben umursamiyorum. Öleceğimiz varsa ölürüz.
0
Kahvedesu
(15.02.23)
ben inançlı biri değilim de. bu din size elinizden geleni yapın, hazırlığınızı yapın ondan sonra elinizden bişey gelmiyosa tevekküle bırakın demiyo mu? hiç bişey yapmadan veren allah alır canı mantığı biraz dindarlıktan ziyade kadercilik sanki.
0
b1020
(15.02.23)
Umursasak da çoğumuzun yapabileceği bir şey yok. Güya deprem yönetmeliği falan var ama binalara izin veren de o yönetmeliği oluşturan da güvenilirlik hissi vermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(15.02.23)
ben de önceden deprem yaşadım. çok farklı bir psikoloji. doğrusu güncel olarak yaşamadığın için böyle düşündüğün kanaatindeyim. üzerinden çok zaman geçtiği için senin için çok önemli bir problem değil. japonya şili vs ne yapıyorsa biz de onu yapabiliriz. onların böyle korku ve kaygıları yok muhtemelen.
0
paintov
(15.02.23)
"Ama bir noktada yapabileceğimiz bir şey yok bir canlı olarak. Ülke olarak deprem korkusu biraz aşırı mı sanki?"
Emin misin, yok mu gerçekten?
O kadar ölen insan varken neden aşırı olsun? 10 ilde deprem oldu. Hisseden başka iller de var. Artçılar devam ediyor.
Yüzde 1 bile olsa önlem almak önemlidir. Yazdıklarını hiç mantıklı bulamadım.
0
sevilen progressive türkücü
(16.02.23)
yazdığın üç madde de tamamen kadercilik. dini iyi biliyorsan "(bir durum karşısında) ne yaparsak yapalım öleceksek ölürüz" gibi bir anlayış olmadığını, ölmemek için elinden gelen tüm önlemleri alman gerektiğini, ancak tüm önlemleri aldıktan sonra gerisine kader diyebileceğini de biliyor olman lazım. şimdi herkes işte kendine bu soruyu soruyor, ben önlem aldım mı, ne önlem aldım, ne alabilirim. bundan da daha doğal bir şey yok.

yapabileceğin şeyler, sağlam olduğunu düşündüğün mümkün olduğunca yeni bir binada yaşamak, ona göre bir zemin, bir şehir seçmek, bir de acil durumda ne yapacağını bilmek. bunları yaptıktan sonra kader de tabii. ama yatağımın yanına su koydum gerisine ölürsek de kaderdir anlayışı bence dine de gayet uymuyor.
0
roket adam
(16.02.23)
Kuraklık beni daha çok korkutuyor. Depreme karşı bireysel önlem alınır ama öbürü bir yere kadar.

Ne yapmam gerekiyor diyorsan binana güvenmiyorsan şehir değiştir, apartmandakileri güçlendirme yaptırmaya ikna et, bina betonu güçlendirme ile bile adam olmayacak kadar kötü durumdaysa daire sahiplerini kentsel dönüşüme ikna et.
0
trixi
(16.02.23)
Umursamiyorum, cunku yapabilecegim bir sey yok. Ne ev alabilirim ne saglam binaya tasinabilirim ne istanbul'u terk edebilirim. Dilegim enkaz altinda kalmadan olmek, zira kapali alandan korkuyorum, bu korkuyu yasamak istemiyorum acliktan olene dek.
0
unidentified floating object
(16.02.23)
Yazdiklariniza katilmayi cok isterdim. Ben 98 dogumluyum ve hayatimda hic buyuk deprem gormedim, Istanbul'da yasiyoruz ailecek. @wilhelmwasmuss'un tum yazdiklarina harfi harfine katiliyorum. Onun yazdiklari disinda mimarlik fakultesi cikisli biri olarak nasil evlerde yasamak gerektigini de biliyorum. Ama asil mesele "para" ve olmayisinin getirdigi caresizlik ne yazik ki... Ben issizim, aylardir is ariyorum. Ailemden calisanların isi gucu ve emlak piyasasi geregi yasadigimiz evden cikamiyoruz. Depremden degil, kurtulabilmenin yolunu biliyorken ölebilecek olmanin getirdigi caresizlik mahvediyor beni. İstanbul'un duzelemeyecegini ve gercekten insanlarin olu bedenler olmaktan cikip sadece sayilara donusecegini tahmin ediyorduk, artik net olarak gorebiliyoruz da... Ben cok caresiz, yalniz ve ofkeli hissediyorum, cevremdeki herkes de sanki bir ruyadan uyanmis gibi.
0
evanesco
(16.02.23)
ben pek umursamıyorum. ev de yazlık da deprem bölgesi dışında, ikisinin de tarihinde büyük deprem yok. neden umursayayım ki?
0
babilfish
(16.02.23)
Şu an için en ufak bir korkum yok. Yaşadığım evde izolatör var. Bir şey olsa bile en üst kattayız, yaşam üçgeni de yaparım. Binadan merdivenlerden inişim 30 sn sürmez. Çalıştığım bina ise çok eski ama bir gökdelen. İşyerindeyken bile deprem olsa 1 dk içinde binadan çıkarım diye düşünüyorum. Tüm bunlara rağmen beton altında kalıp ölürsem, vicdanım rahat. kimseye ne maddi ne manevi hiç bir borcum yok, kimse arkamdan kötü bir zamanı aklına getirmez. sevenim çoktur, üzülen çok olur ama o da geçiyor. hayat devam eder bir şekilde. beni hatırlayın, dünyada iz bırakmalıyım gibi bir düşüncem de yok. mepetlerimi satmayın diye cebime kağıt koyayım bari en azından askasldjkas
0
gabe h coud
(16.02.23)
çocuğum olduktan sonra her şeyden daha çok endişe eder ve korkar oldum. kendi adıma bir korkum yok. ancak evladıma bir şey olursa korkusu mevcut. bana ne olacaksa olabilir ancak evladıma zarar gelsin istemiyorum. tek korkum bu.
0
mikahakkinen
(16.02.23)
Tabi ne zaman nerede hangi şekilde öleceğini bilemezsin ama ne kadar tedbir alırsan ve riski ne kadar minimize edersen o kadar kardır hem senin hem de sevdiklerin için ama şu konuda haklısın anksiyetelerle ve korkularla yaşanmaz. En iyisini umup en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olmamız lazım.
0
iwasbornonamountainside
(16.02.23)
korku başka, tedbirsizlik başka. amaan zaten öleceğim diye doktora gitmemekle farkı yok. kadercilik de bu değil zaten. kul önce tedbir alacak.
0
faberkastelli
(16.02.23)
Bu son depreme kadar ben de hic umursamayanlardim. Bundan once de defalarca deprem oldu, 99 deoremini de yasadim, baska illerdeki depremleri de gördük ama son depreme kadar hala deprem korkum falan yoktu.

Korkmamamin ve umursamamamin sebebi tamamen matematikseldi. Yani olasilik hesabi yaptigimda depremden (ki depremden korkamimizon sebebi dedigin gibi ölüm) korkmanin anlamsiz oldugu sonucuna vardigim icin zerre deprem kaygim yoktu. Soyle bir dusundugumde depremden olme olasiligom cok düşük, depreme gelene kadar binbir turlu sebepten olebilirim, 80kusur milyonluk ulkede kac kisi depremden kac kisi diğer tum sebeplerden oldugune baktigimda zaten matematiksel olarak cok büyük ihitmalle deprem disi sebepten olecegim sonucuna vardigim icin deprem korkum yoktu.

Artik depremi umursuyor olmamin sebebi ise son yillarda cok fazla deprem olmasi, depremlerin gittikce siddettinin artmasi ve siklasmasi dolasiyisiyla artik Türkiye'de surekli deprem oluyor ve her an deprem bolgelerinin hentagi birinde saglam bir deprem olabilir konusunda yeterince ikna olmam.

Aslında bakarsan yukarida bahsettigim matematik hala gecerli, hala depremde olme ihitmalim çok düşük ama gun gectikce bu olasilik degisiyor gordugum kadariyla. Cunku son yıllarda surekli deprem oluyor. İstanbul'da da son yillarda eskiye nazaran daha guclu depremler olmaya basladi, bildiğin geliyorum diyor artik. İzmirde de boyle olmustu, sik sik bariz hissedilir seviyede depremler olmaya baslamisti ve en son yıkıcı siddete vurdu.

Dolasiyla bayagi her an saglam bir deprem vurabilir, yer altında olan biten nedir bilmiyorum ama ulke toprakları Japonya'dan beter oldu, depremle yatip kalkar olduk. 99 depreminden sonra duzce olduktan sonra uzun süre saglam deprem olmamisti, ama artik oyle değil. İzmir, elazig, van, şimdi de Türkiye tarihinin en buyuk depremi, Erzincan depremini birincilikten eden bu büyük deprem. Artik ekisi gibi degil, kisa zamamda cok sayida ve cok büyük siddette deprem oluyor. Hiçbir an guvende değiliz.

Bir de depremde olmek kadar hatta ondan daha fazla beni korkutan sey enkaz altında dar alanda sikisip kalmak. Dusuncesi aklımdan gecerken bile afakanlar basiyor soguk terler akitiyorum fena oluyorum. O yüzden ne pahasına olursa olsun deprem aninda dışarı kaçma niyetindeyim zaten. Enkaz altinda ya bina çökmesiyle ezilerek, ya da bir yerde sikisip yavas yavas olecegim. Bina icinde kurtuluş yok. Binlerce insanin icindeki birkacyuz kisilik sansli azinliktan olabilecegime bel baglamak mantiksiz geliyor. Cikisa nispeten yakın oldugum icin şu günlerde deprem aninda kacisimin planını yapiyorum sürekli. Hiçbir sekilde iceride cokup kapanma senaryom yok, tum planım disari kacis uzerine.


Ama sonuc olarak sureklo bu korkuyla yasamaya da gerek yok. Deprem olmazsa baska yerden birgun mutlaka olecegiz. Ayrıca depreme yakalanmamak da çok rahat bir sekilde olecegimiz anlamina gelmiyor, kim bilir belki cok daha feci sekilde olecegiz.
0
stavro
(16.02.23)
(4)

Marx'ın bir sözü vardı

prole
Gelecekteki topluma ilişkin spekülasyon yapmaktan kaçındıklarını belirttikleri, gelecek topluma ilişkin düşüncelerin ancak o zaman ortaya çıkacak koşullar tarafından şekilleneceği ve bunun gelecek kuşakların görevi olduğu minvalinde genelde ütopyacılığa karşı kullanılan bir sözleri vardı. Bu söz ney
Gelecekteki topluma ilişkin spekülasyon yapmaktan kaçındıklarını belirttikleri, gelecek topluma ilişkin düşüncelerin ancak o zaman ortaya çıkacak koşullar tarafından şekilleneceği ve bunun gelecek kuşakların görevi olduğu minvalinde genelde ütopyacılığa karşı kullanılan bir sözleri vardı. Bu söz neydi, nerede geçiyordu? Aradım taradım bulamadım.
0
prole
(15.02.23)
Komünist toplumun daha yüksek bir evresinde, bireylerin işbölümüne kölece boyun eğmesinin ve onunla birlikte de kafa emeği ile kol emeği arasındaki çelişkinin ortadan kalkmasından sonra; emek, yalnızca yaşam aracı değil, yaşamın birincil gereksinmesi haline gelmesinden sonra; bireylerin her yönüyle gelişmesiyle birlikte, üretici güçlerin de artması ve bütün kolektif zenginlik kaynaklarının gürül gürül fışkırmasından sonra - ancak o zaman, burjuva hukukunun dar ufukları tümüyle aşılmış olacak ve toplum, bayraklarının üzerine şunu yazabilecektir: "Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!"

tr.wikipedia.org!
0
hans mustermann
(15.02.23)
Bahsettiğim alıntı bu değil ne yazık ki. Gotha'da değildi.
0
🌸prole
(15.02.23)
"insanlar kendi tarihlerini kendi yapar, ama onu özgür iradeleriyle değil, kendi seçtikleri koşullar altında değil, dolaysız olarak önlerini buldukları, verili, geçmişten devrolan koşullar altında yaparlar sözleriyle tarihsel maddeci yaklaşımında bireyin eyleminin ve siyaset üretme yelpazesinin nesnel seçeneklerini teorik olarak ortaya koyar."

18 brumiare'aden. bu mu acaba?
0
babilfish
(16.02.23)
Bu da değil. Doğrudan komünist toplum tasarımını şimdiden vermemeye ilişkin bir sözdü.
0
🌸prole
(17.02.23)
(2)

Ankara'da Çamaşırhane / Çamaşır Yıkama Hizmeti

2027
Merhaba, Öncelikle hepimize geçmiş olsun, hepimizin başı sağ olsun. Çamaşır makinesinin arızalanmasından dolayı başlıkta belirttiğim gibi kıyafetleri yıkayabileceğimiz bir yere ihtiyaç var. Daha önce gittiniz veya bildiğiniz bir yer var mıdır?
Merhaba,
Öncelikle hepimize geçmiş olsun, hepimizin başı sağ olsun. Çamaşır makinesinin arızalanmasından dolayı başlıkta belirttiğim gibi kıyafetleri yıkayabileceğimiz bir yere ihtiyaç var. Daha önce gittiniz veya bildiğiniz bir yer var mıdır?
0
2027
(14.02.23)
Belediyenin öğrenciler için ücretsiz çamaşırhanesi vardı, rica etseniz muhtemelen yardımcı olurlar.
0
babilfish
(14.02.23)
kolej metrosundan seyranbağlarına doğru giderken orada bir sürü yurt ve çamaşırhane göreceksin. Birine bırakabilirsin. Zamanında çok kullandım bir sıkıntı yaşamadım hiçbirinde.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(14.02.23)
(26)

Türklerin Yunanları Sevmemesi

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'un alınması falan geçiyorum ama gidip 15. yüzyılda Atina'ya girmişiz 19. yüzyılda çıkmışız, yüzlerce yıl adamların ülkesinde kalmışız, bu insanlar asimile de edilmemiş mesela Osmanlı'nın öyle bir politikası da yok, kendi kimliklerini korumuşlar. Bu şartlar altında ben Yunanların Türklere düşman olmasını anlayabiliyorum hak da veriyorum, bi ülke gelip benim ülkemi işgal etse ve 400 sene kalsa ben de düşman olurdum ama biz neden düşman olmuşuz, yani Kurtuluş Savaşı'nda olanlar eşit bir neden yaratıyormuş gibi de gelmiyor bana açıkçası, sanki onlar bizi sevmiyor diye biz de sevmiyormuşuz gibi olmuşuz. Böyle mi oldu acaba yoksa ben başka bir şeyi mi atladım? Teşekkür ederim.

Edit: Sorum genellemeye açık olduğu için sıkıntı yaratıyor olabilir, o nedenle şöyle düzenlemek istedim: Elimizde 10 Yunan ve 10 Türk var, bunlar birbirlerini sevmiyorlar, ben 10 Yunan neden sevmiyor anlayabiliyorum yukarıda saydım ama 10 Türk neden sevmiyor onu çözemiyor. Neden?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
iki millet de birbirini gayet seviyor; Yunanistan'da Türk olduğumu duyan herkes acayip yardımcı oldu bana. Türkiye'de de durum az çok böyle.

Ha iki milletin de ırkçısı aşırı milliyetçisi yok mu? Elbette var. Onlar her millette o kadar var, olur öyle.
0
babilfish
(13.02.23)
Tamam bro işte benim sorduğum da bu zaten. Türkleri sevmeyen Yunanları anlayabiliyorum, bizim bahanemiz ne? Misal Türkiye'de 10 kişi Yunanları sevmiyor diyelim, bu insanlar neden sevmiyor olabilir gibi bir şey benim merak ettiğim.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
o esnada yunan sevmeyenler: çünkü onlar bizim baklavamızı dönerimizi cacığımızı çaldılar. :(
0
theseachange
(13.02.23)
hocam biz batıyı komple sevmiyoruz zaten. israil'i düşmanımız olarak gören milyonlar vardır. sanki biz filistinliyiz:)
0
nothing in my way
(13.02.23)
yunanistana gittiğimde gayet iyi davrandılar ama tarihe bakarsak belli sıkıntılar olmuş. tripoliçe katliamı ve 1. dünya savaşındaki sıkıntılar bu tarz şeyler var. bunları savaş zamanına göre düşünmek lazım.
tarihe şu açıdan hiç bakılmıyor, devşirme denip geçiliyor. adamı anasından babasından ayırıp kendi yanına alıyorsun yıllarca büyütüyorsun. adamlar içten içe kuruluyor sonuç olarak ayaklanma vs oldu. tarihsel böyle bir bakış var.

ama dünya insanı olarak ben iyi insan olduktan sonra herkesi seviyorum. din dil ırk vs. çok da önemli değil.
0
mikahakkinen
(13.02.23)
orta yaşlılarımız doksanlardaki kardak krizini hatırlar. şu anda nasıl dış mihraklar gibi yapay bir düşman algısı oluşturulduysa, o yıllarda da düşman algısı yunanistan üzerinden kuruluyordu. osmanlı, kurtuluş savaşı ve 6-7 eylül olaylarına rağmen (yani eğitimsiz basit halk için birçok gerekçe varken) halk nezdinde böyle bir düşmanlık olmadı hiç. siyasetçilerin goygoyuydu onların hepsi.
0
sir gawain
(13.02.23)
Şimdi buraya Mora katliamı, kurtuluş savaşında yapılan katliamlar, İzmir yangını gibi şeyler yazılabilir, yazanlar da olur. Tabii ki hiçbir katliamı desteklemiyorum ve İzmirli biri olarak İzmir yangınını lanetle anıyorum (hala kimin yaptığı şaibeli aslında dümdüz o kargaşada fırından çıktı diyen de var ama tartışmaya girmiyorum, Yunanlar kaçarken yaktı diye kabul edelim).

Ama bence asıl neden sizin de dediğiniz gibi 400 yıl yönettiğimiz ve "yüce" Osmanlı'nın yanında ufak sayılabilecek bir milletin bağımsız olması ve Osmanlı'nın bunu engelleyememesi. Büyüklük kompleksimize vurulan en önemli darbelerden.

400 yıl yönettiğimiz dönemde işte şöyle hoşgörülüydük böyle karışmadık diye anlatıyoruz ama hoşgörülü olmakla eş vatandaş kabul etmek farklı şeyler. Ha yine Yeni Çağ Avrupasına göre Osmanlı'nın hoşgörü politikası çok daha iyi, o dönem standardında da takdir edilebilecek bir şey insan hakları açısından ama işte klasik Fransız İhtilali sonrası dönemde, Osmanlı da yavaş yavaş çözülme sürecine girerken bu milletlerin bağımsız olma isteğine hak vermek gerekir 2023 yılından baktığımızda. O dönemde hiçbir bağımsızlık mücadelesi de kansız bitmiyordu şimdiki gibi Birleşmiş Milletler gibi uluslarüstü kurumların da olmadığı ortamda sivil katliamları da olmuştur maalesef. Ama bence bu sebepler dediğiniz gibi terazi kefelerini eşit doldurmuyor. 400 yıl boyunca adamların en büyük erkek çocuklarını alıp zorla müslüman yapıp savaştırmış. Hadi çok şanslı bi azınlıktaysa mülki idarede çalışıp sadrazam bile olabilmişler ama Muhteşem Yüzyıl'da da gördüğümüz gibi hala köle gibi bi şeyler. Kapıkulu yani adları padişahın kapısındaki kul. Bu çok büyük bir toplumsal travma. Şimdi bazı tarihçiler(!) "Balkanlardaki aileler çocuklarının alınmasını istiyordu daha iyi şartlarda yaşasınlar diye" diyor ama bu bana çok gerçekçi gelmiyor açıkçası bilmiyorum.

Ha ama Yunanların Anadolu işgali hayali de kendi haklılıklarına çok büyük darbe vuran bir şey. Gerçi İzmir'e çıktıklarında İzmir halkı (sadece Rumlar da değil) çok da üzülmemiş diyenler de var. İzmir Osmanlı döneminde de Gavur İzmir denip devletten hiç destek almayan bir şehirmiş. Ama tabii ki İngiltere'nin gazıyla biz burdan Ankara'ya kadar gideriz mevzusu yanlış ve gereksiz bir hamle. Bunun Anadolu halkında yarattığı travmayı da anlayabiliyorum.

Neyse bence haklısın. Ama senin de dediğin gibi iki tarafta da sevenler daha fazla sevmeyenlerden. Son yüzyılda yaşanan onlarca soruna rağmen (kurtuluş savaşı, nüfus mübadelesi, 6-7 eylül olayları, kıbrıs sorunu, kardak kayalıkları, kıta sahanlığı, adalar vs vs) yine bir sıkıntıda ilk gelen devlet oluyoruz karşılıklı. Halkın da birbirine olan sevgisi pek değişmiyor gördüğüm kadarıyla.
0
nundu
(13.02.23)
Nundu ben de böyle düşünüyorum tamı tamamına, benim ne anlatmak istediğimi sen daha net açıklamışsın.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Yunanlılar Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'ndeki düşmanımız. Başarılı olsalardı bugün Türkiye olmayacaktı. Bunun dışında Kıbrıs için terör faaliyeti söz konusuydu. Yunanca şarkıları severim. Hep gitmek istediğim bir yer. Anadolu'ya, dünyaya olan kültürel katkılarını severim. Ama günümüzde dikkat edilmesi gereken bir ülke. Düşman uyumaz.
0
dissendium
(13.02.23)
hala devam eden siyasi problemler var. bunlar ülkelerin bağımsızlığını ilgilendiren şeyler. kıbrısı var, adaları var, kıta sahanlığı meselesi var.

bunlar sadece devlet sorunu değil halkların da sorunu maalesef. iki taraf da doğal olarak geri adım atmak istemiyor. yunan halkı ile türk halkı tabii ki dost olabilir. bir ateist de bir muhafazakarla dost olabilir. o muhafazakarın bulunduğu cemaat "camilerin yanında meyhane istemiyoruz" diyebilir. senin bulunduğun cemaat ise "ezan okunurken hoparlör kullanılmasın" diyebilir. bu bazı ateistlerde ve mütedeyyinlerde sana olan etkisinden farklı bir şekilde tezahür edip düşmanlığa yol açabilir.

olay geniş açıdan bakınca biraz kompleksleşiyor. beraber rakı içelim meze yiyelim dostça yaşayalım değil sadece. yoksa tabii herkes birbirini seviyor. israil'de de filistinlilere karşı öyle bir düşmanlık yok gayet yaşıyorlar orada. hatta meclislerinde milletvekilleri var yanılmıyorsam. fakat öyle ya da böyle halkın bir kısmı bu gelişmelerden etkilenip düşmanlık yapıyor. bu çok doğal.
0
bohr atom modeli
(13.02.23)
Biz onların topraklarını işgal etmemişiz. Onu düzeltelim. Biz aldığımızı Doğu Roma İmparatorluğundan almışız. Yunanistandan değil.

Google'a 'Yunanistan milli marşının Türkçe sözler yazıp' o marşı bir okumakta fayda var.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşında olanlar, bizim açımızdan yeterince nefret kaynağı teşkil eder ama okumak lazım.

Son olarak da geçmişi geçmişte bırakıp tüm insanların birbirini kardeş olarak gördüğü bir Dünya'ya evriliyoruz. Ama gerek emperyalizm ve gerekse 'Dış düşman'lıklardan beslenen siyasi iktidarlar buna müsaade etmiyor.
0
Mirket
(13.02.23)
Benim anne tarafı 1960’ta türk vatandaşlığı almışlar. Öncesinde İskeçe’de yaşıyorlarmış. Dedem, anneannem, dayım Yunanları pek sevmezler. Özellikle dedem hiç hoşlanmazdı. Bulabildiği ilk fırsatta da Türkiye’ye göç etmiş bu yüzden. Yunanlardan çok çektik, ayrımcılık vardı diye bir sürü hikayesi vardı, dinlerdik. Bir diğer nedeni de tabii ki Atatürk’ün ülkesinde yaşamak istemesi, bu ayrı konu.

Fakat yine de benim olduğum kuşakta böyle bir nefret yok. Aksine Yunanları çok seviyorum onlarla aynı milletmişiz gibi geliyor. Öğrencilerime milli mücadeleyi anlatırken de hep üstüne basa basa artık bu ülkelerle ilgili bir problemimiz yok hepimiz dünya vatandaşıyız diyorum.

Dedem dışında da Yunanları sevmeyen görmedim açıkcası. O da anılarından dolayı sevmiyor, belki de kendince haklıdır. Hiçbir fikri/anısı olmadan direkt düşmanlık besleyenler muhtemelen ilkel milliyetçilik duygularıyla hareket ediyordur.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.23)
Mirket hocam biz Doğu Roma'yı alınca Yunanistan 2,5 litrelik kolaya bantlanmış 1 litrelik Fanta gibi promosyon olarak geldi o nedenle işgal sayılmaz bu mu demek istiyorsun yani :)
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu Japon devleti miydi yav basbaya Yunan devleti işte. İsminde Roma geçiyor diye Roma devleti diyosak Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nu ne yapalım :)

Doğu Roma İmparatorluğu'nun (ya da kısaca Bizans işte) halkı, yöneticileri, dini, kültürü her şeyi Yunan. Ayrıca Bizans'tan aldık diye Yunanistan toprağını işgal ettik sayılmıyor mu ne alaka :d adamların bin yıllardır yaşadığı topraklar orası yani.
0
nundu
(13.02.23)
su an yunanistan’da yasayanlar daha ziyade arnavut kokenliler. yani o iddia ettikleri helenleri kesmis tayfa. ayrica mesela mora katliami diye bir hadise var.
0
alperz
(13.02.23)
tamamen resmi tarihten kaynaklı.

bize ilkokulda, ortaokulda, lisede tekrar tekrar anlatılan yunanların kurtuluş savaşı döneminde katliam yaptıkları, kadınların meme uçlarını kestikleri, sırf zevkine hamile kadınların karınlarını deşip çocuğun cinsiyeti üzerine iddiaya tutuştukları, köyleri-şehirleri ateşe verdikleri, vb.

bu hikayelerle büyüyen bir çocuğun bırak yunanlardan nefret etmesini, kendini canlı bomba yapıp atina'da havaya uçurmasını beklersin.
0
nickini degistiren yazar
(13.02.23)
İçlerinde samimi olanları olsa da bu biraz da taktiksel bir davranış. Osmanlı döneminde de böyle yakınlaşmalar olmuş. Padişahlardan yunan kadınla evlilik yapanlar var. Bireysel tavırlarla milli menfaatler çok farklı şeyler. Bir bakmışsın vatanın elden gitmiş..
0
scholar
(13.02.23)
Abi yanlış anlamayın ama bence herkes kendi götünün derdinde ya, kimse kimseye çökmeye çalışacak güçte değil değil gibi. Yunanların 10 milyon nüfusu var AB'den şurdan burdan aldığı yardımlarla onların karnını doyuramıyor bizi alıp ne yapacaklar. Yani 100 sene önce bi kere İngilizlerin gazıyla savaş açtılar ama o dönem herkes herkese savaş açıyordu zaten bitti gitti. Biz de "bir gece ansızın Atina" diyorduk ama daha depremde kendi şehirlerimize giremedik bir gecede.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
çok yakın tarihte yaşanmış bir kıbrıs faciası var. o dönem gerçekten ciddi saldırılar yapılmış sivil türklere karşı. devamında onları korumak durumunda kaldığımız için savaşa girmek ve yıllarca bir ton yükle uğraşmak zorunda kalmışız hala da uğraşıyoruz. bu konunun gideri 50 yıl bile değil. sırf bu bile çok doğal olarak bir düşmanlık ve nefret sebebidir. bunun dışında çözülememiş çok ciddi bir kıta sahanlığı konusu var ki bu da taşıdığımız risklerden bir tanesi. yani evet kültürlerimiz benziyor ama adamlarla çok uzun zamandır sürekli savaşıyoruz, böyle bir nefret olması çok normal.

@kaleci son yorumuna istinaden de şöyle diyeyim, zaten yunanistan'ın bize bir savaş açmayacağı bariz. ama biraz batı güdümünden çıkan türkiye'nin terbiye edileceği ilk nokta egedeki bu yukarıda bahsettiğim zaafiyet olacaktır. artık ülkeler birbirine saldırmıyor, başına bela olsun diye önden destekli küçük çocuk yolluyorlar, öyle bir durum olur da rusyanın durumuna düşersek ne yapacağız? bence gayet aktif bir tehdit bu.

edit: bu arada benim yunanlarla bir derdim yok, sadece algısal açıdan incelemeye çalıştım.
0
roket adam
(13.02.23)
Kurtuluş savaşı ve kıbrıs sorunu kaynaklı. Ayrıca başlık öyle bir açılmış ki yunanlar bize topyekûn bayılıyor gibi bir durum var sanki. "Türklerin ve Yunanların birbirini sevmemesi" sevme - sevmeme durumu karşılıklı bir durum
0
yazdonumu
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu'na Yunan devleti diyen arkadaş eminim Kölemenlere de Mısır Devleti diyordur.
0
Mirket
(13.02.23)
Memlükler, Mısır ve Levant coğrafyasında olan, yönetici takımının ilk 200 yıl Türk, sonraki 200 yıl Çerkes ama halkının çoğunlukla Arap olduğu bir devlet. Yani Memlüklere Mısır devleti de, Türk/Çerkes devleti de ya da Arap devleti de diyebilirsin çünkü hepsini kapsıyor. Mısırlı diye millet yok yav zaten o dönemde, merkezi Mısır'da olan bir devlete niye Mısır devleti denemesin ki.

Bizans için böyle bir durum yok. Halkı da yöneticisi de Yunan (Bizansın zirve döneminden bahsetmiyorum, Osmanlı ile mücadele ettikleri son dönemleri). Sonuç olarak Bizans bir Yunan devletiydi. Burda tartıştığımız konunun ne olduğunu anlamadım :)

Bizans'a Doğu Roma İmparatorluğu diyince durum değişmiyor. Roma ile alakaları, Fatih'in kendini Roma'nın sultanı ilan etmesiyle benzer. Bir mirası devam ettirme çabası. Ruslar bile kendilerine Roma'nın mirasçısı dedi tarihte. Roma'nın mirasçısı olmak istemekle Romalı olmak farklı şeyler.

Yani Osmanlı ne kadar Romaysa, 1100 sonrası Bizans da o kadar Roma'dır. O yüzden son dönem Bizans'ı bir Yunan devletidir.
0
nundu
(13.02.23)
yazıldı mı bilmiyorum yanıtları okumadım ama din temelli işte. müslüman olsalardı çok sever, kardeş şehir derdik ve avrupa'ya karşı hep yunanistan'ın yanında olurduk.
0
deartheodosia
(13.02.23)
Egeli olarak hem severim hem sevmem. Çünkü Yunan gavurudur :). Buraları yakıp yıkmıştır. Duyduklarımıza göre çocukları kuyulara saklayarak kurtarmıştır dedelerimiz falan.
Ama ortak kültür var. Onlarda çok rahat yaşayan bir halk değil.
Zamanında İngilizlere uymaları yani tam siyahta değiller.
Ama Türkleri sevenine de sevmeyenine de rastladım, sevmeyeni çok fena, dikkat etmek lazım
0
Coma
(13.02.23)
benim tek sebebim yemek muhabbeti bi de abuk subuk deniz sınırları çizmeye çalışmaları. bi derdim yok onun dışında. halkla zaten hiçbi derdim yok
0
Ranchoddas
(13.02.23)
Konuştuğum az sayıdaki Yunandan aldığım izlenime göre Türklere öyle ayılıp bayılma durumu yok tabi ama sevmedikleri milletler içinde birinci sırada değiliz ona eminim. Arnavutları hiç sevmiyor adamlar. Hepsi sayıp sövüyor Arnavutlara ilginçtir. Bizde de Yunan sevmeyen taraf Arap sevici islamcı tipler.
0
uvcray
(14.02.23)
(2)

Kısa vadede faiz ve dolar

dissendium
Kısa vadede faiz mi mantıklı, dolar mı?1 ayda Enpara 15 bin TL'ye 249 TL veriyor. 1 ayda dolar bu kadar kazandırır mı? Amaç paranın fazla erimemesi.Ek soruFaizle geçinmek gerçekten mümkün mü? 1 milyon TL'niz olsa 20 bin TL faizle geçinmeyi düşünür müsünüz?Cevaplar için teşekkür ederim.
Kısa vadede faiz mi mantıklı, dolar mı?

1 ayda Enpara 15 bin TL'ye 249 TL veriyor. 1 ayda dolar bu kadar kazandırır mı? Amaç paranın fazla erimemesi.

Ek soru

Faizle geçinmek gerçekten mümkün mü? 1 milyon TL'niz olsa 20 bin TL faizle geçinmeyi düşünür müsünüz?

Cevaplar için teşekkür ederim.
0
dissendium
(13.02.23)
İlk sorunun cevabını sadece bir kişi biliyor.

İkinci soru:

Anapara sürekli olarak enflasyon karşısında eriyeceği için alım gücü düşecektir. Şu an faiz+Anapara bile enflasyon karşısında eriyor. Yani hiç mantıklı değil.
0
Mirket
(13.02.23)
5 yıl önce bankada 120 bin liran varsa faizden asgari ücret kazanabiliyordun.

Bugün ise bu tutar 520 bin liraya çıkmış. Kaba bir hesapla faizden asgari ücret alabilmek için her yıl dışarıdan 80 bin lir beklemen gerekiyor. Koyamazsan aynı paradan bugün de aylık 1600 lira alıyorsun.

bugün bankada 1 milyon paran varsa 20 bin lira 2023 için fena olmayabilir. Ama 10 yıl sonra muhtemelen bir market sepetine verirsin o parayı.
0
babilfish
(13.02.23)
(2)

amazon.de gönderim limiti?

contavolta
amazon.de'den çocuğumun ilk doğum günü için bisiklet tarzı bişey almak istiyorum. normal fiyatı 112 euro. kargo ve vergilerle 172 euro oluyor. satıcısı da amazon ürünün. ürünün burdaki fiyatı ile arasında 2 bin tl gibi bi fark oluyor. o yüzden amazon'dan almak mantıklı ama gelir mi diye soru işaretl
amazon.de'den çocuğumun ilk doğum günü için bisiklet tarzı bişey almak istiyorum. normal fiyatı 112 euro. kargo ve vergilerle 172 euro oluyor. satıcısı da amazon ürünün. ürünün burdaki fiyatı ile arasında 2 bin tl gibi bi fark oluyor. o yüzden amazon'dan almak mantıklı ama gelir mi diye soru işaretleri oluştu kafamda. daha önce alışveriş yaptım ama daha küçük meblağlardaki ürünler içindi.

sanki 150 euro diye bi limit var diye duymuştum. amazon'da gönderim yapılamaz falan diye bişey demiyor ama bu ürünü alsam ekstra vergi vs. ya da gümrükte takılma olayı olur mu?

teşekkürler.
0
contavolta
(13.02.23)
172 Euro ödersiniz, kapınıza gelir. Düşük ihtimal kısmi iade bile olabilir.
0
babilfish
(13.02.23)
Amazon o vergiyi falan hesaplayıp gönderiyor, gelir.
com.tr'de aynı ürün varsa (yurtdışından gönderilir diye belirtiyor) ve fiyat farkı yoksa buradan alsanız da olur. com.tr üzerinden Almanya'dan elektrikli alet aldık biz, sıkıntısız çıktı geldi.
0
kobuzchu kiz
(13.02.23)
(7)

İmar Barışı ve Depremin Sonucu

Mistyimage
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararla
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararlanmasa bile iskansız binalara belediyeler sadece ceza kesiyor ve re'sen yıkmıyor. Benim bilmediğim bir şey mi var?
0
Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşümü zorlaştırıyor en basitinden eksisozluk.com
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam . Garo Paylan iyi sallamış.

Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi

MADDE 9 – (1) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşüm her yerde zorla olmuyor biliyorsun. adam mis gibi tapum var, evlerim kirada neden yıktırayım da kendimi zora sokayım 10 derse ne diyeceksin, diyor anladığım kadarıyla.

zoraki insanların evlerinden atıldığı kentsel dönüşümde zaten alternatif yok ama onu her yerde yapamıyorsun biliyorsundur. ayrıca bu tarz aflar kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor. devletin arsasına ev yapan adam hırsızdır senin benim malımı çalandan farksızdır ve af yaptığımızda herkesi buna teşvik etmiş oluyoruz. keza devlet arsası olmasa bile imarsız ev yapmanın zararlarından bahsetmeye gerek yok.
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam imar barışına anlattığın nedenlerle ben de karşıyım. Ancak deprem neticeleri özelinde sordum. İmar barışı olmasaydı da o adamın evi yıkılmayacaktı. Apartman ise zaten maliklerden biri çürük ise imar barışından yararlanmış olsa dahi yıktırabilir.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
pbs.twimg.com

Devlet sanki kuralsız bina yapımını meşrulaştırıyor. Kırık cam teorisi vardır, bir cam kırıksa öbürünü kırmak kötü gelmez ama kuralların harfi harfine yerine getirildiği yerlerde bunu yapmak daha zordur. Tam da bu yüzden Türkiye'de işler pek yolunda gitmezken AB ülkeleri tarzı yerlerde yolunda gidiyor.

Devlet zaten vergisini vermeyeni, yapmaması gereken yere bina yapanı, şartnamelere uymadan bina yapanı, suç işleyenleri bir noktada affediyor, bu da böyle "oluversin" canım. Genel bakış açısı bu.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)
Bu binalara veya yapılan eklere, en başında izin verilmemeliydi veya yıkılmalıydı.

Dediğiniz gibi bu mevcut yapılara bir şey yapmıyor olabilir ama imar barışı çıktıkça, 1 kişi yapacaksa 100 kişi yapıyor. Ertesi barışta 10 bin kişi oluyor vs. Kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor ve çok çok çoğaltıyor bu işler.

Deprem olmasaydı seçimden önce bir daha düşünülüyordu sanırım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.23)
imar barışı depreme dayanıklı bina yapmayı imkansız hale getiriyor.

şimdi imarsız bir yer var, hatta arsa da hazine arazisi. ben buraya kafama göre bina yapıyorum; çarpık, depreme dayanıksız, beton var mı yok mu belli değil, yapı denetim yok filan. sonra bu evleri çatır çatır kiralayıp güzelce hayatımı bunlarla geçiriyorum. imar affı çıkıyor, tamamen yasal hale geliyor binalar.

ama bunu yıkıp yerine düzgün bir bina yapmak istersem, imar yok deniliyor. @Mistyimage mevzuatı gayet güzel koymuş oraya.

üstelik o dandik binayı yıkıp tekrar yapmak istersem, proje çizdireceğim, yapı denetim olacak, beton testi olacak, falan filan. aynı rantı veren binayı tekrar yapmak için eşşek yüküyle para ödeyeceğim. bütün masraflar cebimden çıkacak, aldığım kira da zerre artmayacak. brüt metrekarede harcamam gereken para 15 bin lira. Devlet o dandik yapıyı yıkmama garantisini vermiş, neden cebimden eşek yüküyle para çıkarayım?

benim o saatten sonra yapacağım belli; devletin gelip düzgün bina yapmasını beklemek ve bu süreçte sesi çıkan kiracıları çatır çatır evden atmak. deprem olup insanlar ölünce "aaa şerefsiz usta dandik yapmış" diyip geçme şansım da cepte; şantiye şefi yok, yapı denetim firması yok, izin veren bürokrat yok, çalışan inşaat mühendisi yok. Sorumlu HÜseyin ustaydı, o da geçen sene rahmetli oldu der geçerim, kimse de bir halt edemez.

ölen de öldüğü ile kalır, haluk levent sağ kalanlara prefabrik ev için bağış toplar. ölenler şehit, kalanlar depremzede, ben de "aaa binam yıkıldı a dostlar" der toki moki deprem desteği filan tekrar yapar geçerim o binayı.

17 Ağustos depreminde yıkılan kaçak binaların yerine aynı kaçak binayı nasıl diktiler, aynen öyle işte.

döngü bu, bu döngü içinde sürekli onbinler depremde ölüyor. yüzbinler evsiz kalıyor, bir avuç insan birey de bu döngünün sefasını sürüyor.
0
babilfish
(13.02.23)
(22)

Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?

stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.


Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor.
Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.

1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar.
Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim?
Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?


2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.

3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de.
Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum.
Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde.
He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek.
Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.

Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.

Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi.
İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.


Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya.
Sizde durum nasıl?
0
stavro
(12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz.
Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar.
5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.

yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.

her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.

bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
0
mark greg sputnik
(12.02.23)
Abi "deprem cantasinin yaninda yasam ucgeninfe kalmak" diyorsun mesela. Didisinin didisi yani.

"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit
değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.

Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.


Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim.
İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.

girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.

sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.

pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide
"tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."

Abi yazdigimi okumuyor musunuz:)
Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.

Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.

Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.

Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.

Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
0
b1020
(12.02.23)
www.eksiduyuru.com

şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?

Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.

Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz.
Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.



Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor.
İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.

Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.

Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.

99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.

Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.

@nawar
Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.

Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.

Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.

Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.

Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.


Sunu netleşelim;
Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir.
Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.

Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum.
Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten.
Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.

Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.

Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.

bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.

2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.

televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.

reflekslerin kacmani soyluyorsa kacacaksin baska secenek yok.
0
emrahday
(13.02.23)
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday
Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset!
1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.

30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.

Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.

Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.


@b1020
Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.

Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.

Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.

"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."

Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar
hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.

"Normak sartlarda bina cokmemeli"
İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.


3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik.
Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.

Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
0
🌸stavro
(16.02.23)
(4)

Araba Almak için En İyi Zaman

depresif çocuk
Merhaba.620.000 TL gibi bir bütçem var, fazlası yok.1 yıl sonra ehliyet alacağım.İki seçeneğim var:1) Şimdi araba almak ve otoparkta bekletmek2) Parayı dolar, altın, vadeli hesap vb. risksiz araçlarda bekletip 1 sene sonra araba almak. 1 sene sonra alırsam, kredi çekme fırsatım olacağı için bir üst
Merhaba.

620.000 TL gibi bir bütçem var, fazlası yok.
1 yıl sonra ehliyet alacağım.
İki seçeneğim var:

1) Şimdi araba almak ve otoparkta bekletmek
2) Parayı dolar, altın, vadeli hesap vb. risksiz araçlarda bekletip 1 sene sonra araba almak. 1 sene sonra alırsam, kredi çekme fırsatım olacağı için bir üst model alma ihtimalim olabilir. Ancak piyasa koşulları değişirse param değer de kaybedebilir.

Sizce hangisi mantıklı?
0
depresif çocuk
(10.02.23)
hemen almak daha mantıklı. neden hemen ehliyet almıyorsun yaşın mı küçük?
0
paintov
(10.02.23)
ben araba almak icin kredi cekmezdim. faiz odemek icin kotu bir yatirim turu. illa araba alinmasi gerekiyorsa 2 diyorum ama paranin yettigi kadar bir sey al, bosa borca girme. ev veya arsa almak icin ya da is kurmak icin borca girerdim.
0
hot potato
(10.02.23)
araba almak için en iyi zaman şu andır. mümkün değilse yarındır. ne kadar erken, o kadar iyi.
0
babilfish
(11.02.23)
1.5 sene önce şirket arabası verince arabayı sattım şimdi baktım dolar bazında aynı araba 1.5 sene eskiyip %10 değer kazanmış. Bu sürdürülebilir değil yavaş yavaş normale dönecek.
0
Mcfly
(11.02.23)
(4)

Balyoz ve keski ile kaya kırılıyor iken, beton kırılamaz mı?

summerof69
Yüz yıllardır kullanilan bu basit teknik ile enkazdaki betonlar kırılamaz mıydı? Hatta bazıları sadece balyoz ile kırmış :https://youtu.be/jbtBRvqAFPA
Yüz yıllardır kullanilan bu basit teknik ile enkazdaki betonlar kırılamaz mıydı?


Hatta bazıları sadece balyoz ile kırmış :

youtu.be
0
summerof69
(08.02.23)
İnsanlar zaten ne buluyorlarsa kullanmaya çalışıyorlar ama içinde demir bulunan koca beton blokların bir sürü eşyayla iç içe geçtiği, tonlarca ağırlıktan oluşan bir kütleden canlı insan çıkartmaya çalışıyorsanız hem işi bilen, nerede destek oluşuyor, nereye dokunursanız çökmeler olabilir, nereden ne kadar malzeme kaldırmak lazım bilen eleman hem de o malzemeyi hızlı ve güvenli kaldıracak araç lazım.
0
salihdt
(08.02.23)
o betonun altında insan varken balyozla beton kırarsan, betonun altındaki insan ölür.

edit: evet. şimdi altında biri canlı kaldığına göre, beton iki destek arasında oturmuş demek oluyor. Sen onu balyoz darbesiyle ortadan kırarsan, altında kalana saplanıyor. bu yüzden vinçle dikkatli bir şekilde kaldırmak gerekiyor.

ayrıca @nawar+1.
0
babilfish
(08.02.23)
@babilfish, o betonun üstünde 10 kişi çıktığında sorun olmuyor da, bir keski darbesi mi sorun olacak?

@ermanen, sorun da zaten yeterli teknik eleman olmaması ve 72 saat içinde depremzedelerin ölecek olması. Boyle bekleyene kadar, bacağına kolon düştüğü için hareket edemeyen bir kurbanın tam da o bacagiyla temas noktasi daki beton/kolon bu teknikle kırılsa muhtemelen o enkaz statigini bozmaz. Daha fazla yıkıma neden olmaz diye düşünüyorum.

@salihdt, > nereden ne kadar malzeme kaldırmak lazım bilen eleman

Ya afad ekibi bunun simulasyonunu yapmıyor, onlar da zaten göz kararı ve elle kontrol ettikten sonra enkazı kirarak kurbanlara ulaşmaya çalışıyorlar. Onlar sadece daha modern, hidrolik destekli ya da kesicilerle enkaza giriyor.
0
🌸summerof69
(08.02.23)
Konu betonu kırıp geçmek değil. Enkaz kaldırma işi hafriyat kaldırmaya benzemez. O yüzden eğitimsiz kesimin arama-kurtarma yapması da tehlikeli. Yapının üstüne çıkıp yukarıdan aşağı jenga parçaları alır gibi kaldırmak bile riskli. o aldığın bir şekilde başka bir parçanın yıkılmasına sebep olabiliyor.
0
nawar
(08.02.23)
(2)

UPS'ten Çıtlama Sesi Geliyor

dizicolleague
Apartmanda şantiye elektriği olduğu için 650 Watt'lık UPS'imi 6 aydır kullanıyorum. Bugün prize takılı iken(PC açık değildi ve UPS düğmesinden kapalıydı) çıt çıt ses gelmeye başladı(içinde bir klik sesi gibi ve bipleme sesinden farklı). Fişten çekince ses kesildi. UPS'in markası Powerful. Garantisi
Apartmanda şantiye elektriği olduğu için 650 Watt'lık UPS'imi 6 aydır kullanıyorum. Bugün prize takılı iken(PC açık değildi ve UPS düğmesinden kapalıydı) çıt çıt ses gelmeye başladı(içinde bir klik sesi gibi ve bipleme sesinden farklı). Fişten çekince ses kesildi.

UPS'in markası Powerful. Garantisi devam ediyor. Bu ses normal midir?
0
dizicolleague
(08.02.23)
Röle sesine benziyor, çalışmasında sıkıntı var mı ?
0
kimlanbu
(08.02.23)
Anlattığınız kadarıyla elektrik düzensiz gelince ups pil kullanmak için röle açmış gibi görünüyor. Bu ups'in işini düzgün yaptığını gösterir. İsterseniz yine de bir gösterin.
0
babilfish
(08.02.23)
(1)

ankarada yardim merkezlerinde vs gonullu olmak

aguen
tam nasil soracagimi bilemedim deistanbulda su tarz calismalar gordum,https://twitter.com/ekrem_imamoglu/status/1622692600464699393?cxt=HHwWgsDT5dOU-4QtAAAAankara'da belediyenin bu tarz isleri var mi elimden ne gelirse yapmak istiyorum bilgisi olan yonlendirebilir mi
tam nasil soracagimi bilemedim de

istanbulda su tarz calismalar gordum,
twitter.com

ankara'da belediyenin bu tarz isleri var mi elimden ne gelirse yapmak istiyorum bilgisi olan yonlendirebilir mi
0
aguen
(07.02.23)
ODTÜ mezunlar derneği 24 saat yardım hazırlayıp gönderiyor. Yüzüncü Yıl Vişnelik tesislerinde.

Belediye de İvedik Belso tesislerinde aynı şekilde. İkisinde de yapacak epey iş vardı dün.
0
babilfish
(07.02.23)
(16)

yabanci ulkelerden depreme yardima gelen

aydonno
oldu mu? ben mi goremedim. koca gun gecti. ne ulke icinde ne ulke disinda kimsenin umrunda degil olmadi bu deprem gibi hissediyorum. bircok yerden buraya kimse gelmedi ekip gelmedi diyen enkaz basinda yardim dilenen insanlar var. asker yok ucak yok hicbi sey yok. bir tek bana mi tuhaf geliyor butun
oldu mu? ben mi goremedim. koca gun gecti. ne ulke icinde ne ulke disinda kimsenin umrunda degil olmadi bu deprem gibi hissediyorum. bircok yerden buraya kimse gelmedi ekip gelmedi diyen enkaz basinda yardim dilenen insanlar var. asker yok ucak yok hicbi sey yok. bir tek bana mi tuhaf geliyor butun bunlar? yuzyilin en buyuk depremlerinden birinde insanlar enkaz altinda resmen olume terk edildi. cok uzgunum
0
aydonno
(06.02.23)
Bu geceden itibaren geliyorlar. Hava şartları uçuşları da engelliyor.
0
deer hunter
(06.02.23)
twitter.com

yani ülkeler de elini kolunu sallayarak gelemez, türkiyenin merkezi yönetimine mesaj iletirler onaylanırsa gelirler

yunanistan ve azerbaycandan kara yolu ile yola çıkan ekipler vardı bugün
0
freebird5406_2
(06.02.23)
japonya ve rusya ekipleri gelmiş. twitterdan gördüm. havalimanından geçiyorlardı
0
buenosdias
(06.02.23)
İspanya askerlerini gönderecek diyorlardır hberlerde
0
condom kurşunu
(06.02.23)
polonya'dan itfaiye ekipleri gelecekti, yine aynı şekilde yunanistan'dan da. İsrail ve Ermenistan'da yardıma hazır olduğunu bildirmişti.
0
şeyh x
(06.02.23)
Hocam insanlar gelmeye gelecek de bi koordinasyon merkezi olur oraya gelir. Afad Türk arama kurtarmaları yönlendirdi mi o bile belli değil.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.23)
deprem çok büyük bir coğrafyada olabilecek en kötü kış şartlarında oldu. kırsaldan kente kadar bu kadar büyük bir kapsama genel olarak ulaşılması çok zor bence o yüzden anlayabiliyorum.
0
roket adam
(06.02.23)
Abi afet/acil durum lojistiği hakkında ne kadar bilginiz var bilmiyorum ama o işler o kadar basit değil. Bunun direkt kendi dalı var, öyle laps diyince ekip toplanip iki cokoprens ile yola cikilmiyor. Daha ülkenin bu yardimi istemesi, ülkede bunun organize edilmesi vs.

Neyse, örnek; bu akşam Fransa'dan 139 kişi geliyor.
mobile.twitter.com
0
logisticsmanager
(06.02.23)
cevaplar icin tesekkurler. organize olma gerekliligini anlayabiliyorum ama sonucta zamana karsi yarisiliyor. enkaz altindaki insan en fazla uc gun dayanir. sonrasi artik can kurtarma degil enkaz kaldirmaya giriyor. umarim yarin cok daha iyi gecer.
0
🌸aydonno
(06.02.23)
İsviçre'den 84 kişilik ekip ve köpekler geliyor mesela ama karar çıktıktan sonra hazırlık yapmaları hemen olan bir şey değil. En son yarım saat önce paylaşım yapmışlar, hazırlıkları tamamladık yola cikiyoruz diye.
0
fraise
(06.02.23)
Mirket
(06.02.23)
Mirket
(07.02.23)
ancak geliyorlar, en hazir en hizli ekip 5-6 saatte gelir, onlarin gelmesi, planlama toplantisi, deploy edilmesi falan derken en iyi ihtimalle 12 saat sonra işe başlayabilirler. yarin sabahtan itibaren bir cok yabanci ekip calismaya baslar.
0
tadellesever
(07.02.23)
Hindistan sahra hastanesi faaliyetlerine başlamış.
0
babilfish
(07.02.23)
yurtdisindan yardimlar, bir kisim, dun gece gelmis, 2 farkli ulkeden gelen yardimin AFAD'in organizasyonsuzlugu ve is bilmezligi nedeniyle butun gece havaalaninda bekledigini kisisel olarak biliyorum. allah herkesin yardimcisi olsun. AFAD hem yardimlarin dagitilmasinin hem de yurtdisindan gelenlerin koordinasyonu konusunda tamamen islevsiz kalmis durumda.
0
kassiopeia
(07.02.23)
Muharrem İncen'nin tweetlerinde bir vatandaş Japonya'dan yardım ekibi geldi Türkiyeden gelemedi diyordu.
0
Kahvedesu
(07.02.23)
(5)

filtre kahve makinası tavsiyesi

huzurlarinizda huzursuzluk
Selam,Kahve gurmesi değilim, bu konuda kültürüm yok.Ancak gün içinde gelen uykumdan çok muzdaribim, hipoglisemim falan var.Bir süredir Nescafe Gold içiyorum ama filtre kahvenin tadı bundan daha iyi diye düşünerek filtre kahve makinası almaya karar verdim.Baktım 500'e de var 2500'e de.Her filtre kahv
Selam,

Kahve gurmesi değilim, bu konuda kültürüm yok.

Ancak gün içinde gelen uykumdan çok muzdaribim, hipoglisemim falan var.

Bir süredir Nescafe Gold içiyorum ama filtre kahvenin tadı bundan daha iyi diye düşünerek filtre kahve makinası almaya karar verdim.

Baktım 500'e de var 2500'e de.

Her filtre kahve makinasında her satın alınan filtre kahve hazırlanabilir mi?

Hiçbir fikrim yok, neye dikkat edeyim?

Teşekkürler,
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.02.23)
hazirlanir. cektirme konusuna dikkat edin, kahve cok hizli bayatlar, acilasir. mumkunse evde kendiniz cekip icin. kahve konusunda bilgili arkadaslar daha detay verebilir.

hic ugrasmayayim diyorsaniz da kapsullu makine alin en pratigi.
0
antikadimag
(06.02.23)
Filtre kahve makineleri üç aşağı beş yukarı birbirinin aynısı. Delonghi, Arzum, Vestel kullandım, hepsi de iyiydi. Bütçenize göre, gözünüze güzel gözüken birini alın.

Marketten hazır filtre kahve alırsanız hepsi aynı. İnternetten taze kavrulmuş kahve ya da Tchibo, Starbucks gibi yerlerden çektirip alırsanız kağıt filtre için çekmelerini isteyeceksiniz. (Makinelerin metal ya da kumaş filtresi olabiliyor ama metal filtre tadını bozuyor, kumaş filtre de tam filtreleyemiyor ve tortu kalıyor. O yüzden kağıt filtreyle kullanın, son 1-2 yılda değişmediyse en ucuz kahve filtresi Rossmann'da bulunuyordu.)
0
kobuzchu kiz
(06.02.23)
guzel kahvenin en onemli kismi kahvenin taze kavrulmus ve cekilmis olmasi. kahve ne kadar eski kahvrulmus ve cekilmis olursa tadi o kadar azalir. genel olarak 1 1.5 aylik kavrulmus kahve taze sayilir. fakat cekilmis kahve cok kisa surede tazeligini kaybeder. o yuzden kahveyi cektikten hemen sonra icersen tadinda ciddi bir degisiklik ve iyilesme goreceksin. tavsiyem filtre kahve makinesi alip cekilmis kahve kullanmak yerine, kahve ogutucusu ve yanina french press yada Hario-v60 gibi pour-over tarzi bir demleme aparati al.

butcenin yettigi olcude en kaliteli ogutucuyu almak hem lezzet acisindan hem de ileride farkli tarz kahve ogutme acisindan faydana olacaktir.

Ben Sage Smart Grinder Pro + Hario v60 kullaniyorum. Damak zevkime uygun guzel bir cekirdek bulduktan sonra simdiye kadar kahve icmedigimi farkettim
0
crucio
(06.02.23)
öğütücülü bir model alman lazım eğer taze kahve içmek istiyorsan. diğer türlü çekilmiş kahve 1 saatte bayatlar. kavrulmuş kahvenin de ömrü 1 aydır. ben electrolux kullanıyorum, memnunum. fiyat olarak makul.
0
motosiklet burclu adam
(07.02.23)
Tek kişi içecekseniz makineye dahi ihtiyaç yok, dripper işinizi rahatlıkla görür.

Mesela şu ama biraz pahalıymış;

www.hepsiburada.com
0
babilfish
(07.02.23)
(1)

Creavit kırık klozet kapağı hizmeti?

esse classic
Creavit marka bir klozet var. Yavaş kapanan kapaklardan. Menteşeleri kırıldı nasıl olduysa. Bu arkadaşın kapağı yeni nesil kapaklardanmış, o yüzden hırdavatçıdan klozet menteşesi olarak aldıklarım uymuyor. Buna uyanilecek bir menteşe aldım ve gerçekten de takıldı ama onun da kapağı tutan yerleri çok
Creavit marka bir klozet var. Yavaş kapanan kapaklardan. Menteşeleri kırıldı nasıl olduysa.
Bu arkadaşın kapağı yeni nesil kapaklardanmış, o yüzden hırdavatçıdan klozet menteşesi olarak aldıklarım uymuyor. Buna uyanilecek bir menteşe aldım ve gerçekten de takıldı ama onun da kapağı tutan yerleri çok büyük olduğu için kapak oturmadı.

Neyse şimdi biz Creavit’i arayıp derdimizi anlatsak gelip yapmazlar mı bu kapağı? Hatta ev yeni tadilattan çıktığı için garantisi bile vardır belki, ev sahibine sorarım onu. Garanti olmuyorsa bile gelip böyle bir hizmet verme durumu var mı markaların?

Bir diğer seçenek de, direkt gidip Creavit mağazasından klozet modeline uygun parçayı alıp takmak mı daha mantıklı?
0
esse classic
(31.01.23)
Vitra'nın yetkili servis hizmeti vardı, muhtemelen Creavit'in de vardır. İsterseniz firmaya bir yazın, bakalım ne diyecekler.
0
babilfish
(31.01.23)
(5)

uçak bileti fiyatı

hknty
bilet fiyatları bizim tarayıcıdaki aramalarımızdan dolayı artabilir mi? pegasustan bilet alacaktım 1000 liraydı. alana kadar bu uçuşta yer kalmadı uyarısı verdi. sonra güncelledim sayfayı 1000 liradan 1300 liraya çıktı. neden bir anda arttı? zahmet olmazsa pegasus'un 1 şubat çarlamba izmir-ankara 18
bilet fiyatları bizim tarayıcıdaki aramalarımızdan dolayı artabilir mi? pegasustan bilet alacaktım 1000 liraydı. alana kadar bu uçuşta yer kalmadı uyarısı verdi. sonra güncelledim sayfayı 1000 liradan 1300 liraya çıktı. neden bir anda arttı?

zahmet olmazsa pegasus'un 1 şubat çarlamba izmir-ankara 18:45 - 20:00 uçuşunun fiyatına bakabilir misiniz? şu an 1354 görünüyor bende. 10 dk önce 1000 lira falandı.
0
hknty
(31.01.23)
evet artabiliyor, böyle durumlarda farkli bir tarayicidan girip bakabilirsiniz.

bu durumda ama gercekten fiyat artmis gibi duruyor, bende de 1354 görünüyor su an.
0
mamu
(31.01.23)
Biletler grup grup ayrılıyorlar, 5 tane 1000tlik var mesela siz son bileti sorgularken 1 şubat için 1000tllik son bilet satılmış olabilir normal olarak, sonraki grup biletleri gelmiş artık muhtemeln.
0
atom karincanin torunu
(31.01.23)
Bende de 1354 TL görünüyor.
THY'nin 19:55 veya 21:40 uçakları daha ucuz bu arada.
0
michael_knight
(31.01.23)
görüntülemeye göre de artabilir, ilk bakışta almak en iyisi.
0
babilfish
(31.01.23)
hem görüntülemeye göre hem de güne/saate ait talebin değişkenliğine göre değişebiliyor, evet.
0
crackcodemood
(01.02.23)
(3)

egitim icin tool onerisi

monicapp
calisanlarima egitim amacli bir dokuman hazirliyorum. ornegin 1. kutu: yangin durumunda yapilacaklar. bu kutucuga basildiginda, ekrana 2-3 kutu cikacak ve yapilmasi gereken farkli seyler yazacak bu yeni kutularda. nasil bir tool isimi gorur?
calisanlarima egitim amacli bir dokuman hazirliyorum. ornegin 1. kutu: yangin durumunda yapilacaklar. bu kutucuga basildiginda, ekrana 2-3 kutu cikacak ve yapilmasi gereken farkli seyler yazacak bu yeni kutularda. nasil bir tool isimi gorur?
0
monicapp
(31.01.23)
Çok detaylı bir şekilde anlatılmış istediğiniz araç mutlaka vardır.

www.egiteknoloji.com
0
demirKamil
(31.01.23)
0
a darkness coming
(31.01.23)
Figma'da ücretsiz yaparsın gayet rahat.
0
babilfish
(31.01.23)
(6)

iş bakarken karşıma çıktı, bu ilan yasal mı, çalışma saatlerine bakın?

fakat
https://www.kariyer.net/is-ilani/acibadem-saglik-grubu-hasta-kabul-yetkilisi-gece-3362736acıbadem hastanesi 18.00-08.00 arası çalışacak eleman arıyor, bunu şikayet etmeli ya?güncelleme: yoksa çift vardiya mı, şimdi aklıma geldi
www.kariyer.net

acıbadem hastanesi 18.00-08.00 arası çalışacak eleman arıyor, bunu şikayet etmeli ya?

güncelleme: yoksa çift vardiya mı, şimdi aklıma geldi
0
fakat
(30.01.23)
çift vardiya. 14 saat olamaz.
0
debian
(30.01.23)
Yazar sadece gece vardiyasinda calisirsin demek istemis.
0
kuzey li
(31.01.23)
Özel hastanelerde nöbet sistemi 18-08 arası oluyor sanırım. Annem devletten emekli olduktan sonra bi süre özel hastanelerde çalıştı hemsire olarak. Nöbetleri de bu saatler arası tutuyodu. Gündüz çalışması da 8-18 gibi. Başka bi hastanede de 08-20 gündüz, 20-08 nöbetti galiba.

Sağlık sektöründe mesai olayı normal işyerleri gibi değil. Asistan hekimler 33 saat mesai yapıyodu mesela yeni yeni azaldı saatler nöbet ertesinin gelmesiyle ki her yerde geldi mi emin değilim.
0
nundu
(31.01.23)
Çift vardiyadır o. Zira 18.00-08:00 arası çalışma saati tabi ki de yasak değil. İş Kanununa göre gece mesaisi max 7.5 saat olabilir.

Ha kanunu takan var mı derseniz o da yok. Herkes kafasına göre yaşıyor.
0
drako
(31.01.23)
Acıbadem özelinde bilmiyorum ama hastanelerde sağlık çalışanları 14 sat kesintisiz çalışıyor.

Yasal mı? Değil. Yapabilirler mi? Yaparlar.
0
babilfish
(31.01.23)
arkadaşlar bu, hemşire doktor gibi bir şey değil, hasta kayıt personeli, yani nöbet falan yoktur, büyük ihtimalle asgari'den biraz fazla veriyordur.
0
🌸fakat
(31.01.23)
(4)

Word Mac'te bütün dosyaları read-only açıyor?

nefertarii
istisnasız bütün dosyalarda böyle. Internet'teki çözümler işe yaramadı (sağ tıkla özelliklerden read-only seçimini kaldır vs).Bilgisi olan var mıdır?Teşekkürler.
istisnasız bütün dosyalarda böyle. Internet'teki çözümler işe yaramadı (sağ tıkla özelliklerden read-only seçimini kaldır vs).

Bilgisi olan var mıdır?

Teşekkürler.
0
nefertarii
(30.01.23)
lisanslı olmadığı için olabilir mi?
0
jelly bear
(30.01.23)
unix sistemlerde read-only olayı biraz değişik. dosya özelliklerinde:
owner
group
others
diye 3 izin vardır.
owner için read-write diye izin vermeniz yetmeyebilir.
group'u da read-write yapın.
olmadı others'ı da read-write yapın bir deneyin.
(isimler user/group/others diye geçmez, ama izin tablosunda üstten alta sıralı hali o şekildedir.)
0
malheiros
(30.01.23)
hayır lisanslı ürün.
0
🌸nefertarii
(30.01.23)
açılışta sol alt tarafta "etkinleştir" var. oradan office 365 hesabınız ile giriş yapıp ürünü etkinleştirmeniz lazım.
0
babilfish
(31.01.23)
(9)

Evde biri rahatsızlanırsa ambulans gelene kadar neler yapmalı?

burnley
İnşallah olmaz da evde eşiniz/sevgiliniz/anneniz/babanız/kardeşiniz rahatsızlandı diyelim. Ambulans çağırdınız. O an kendisi bilinç kaybı yaşıyor olabilir, kalp krizi vs. geçiriyor olabilir.Bu tip durumlarda ambulans gelene kadar ne tür şeyler yapılabilir?
İnşallah olmaz da evde eşiniz/sevgiliniz/anneniz/babanız/kardeşiniz rahatsızlandı diyelim. Ambulans çağırdınız. O an kendisi bilinç kaybı yaşıyor olabilir, kalp krizi vs. geçiriyor olabilir.

Bu tip durumlarda ambulans gelene kadar ne tür şeyler yapılabilir?
0
burnley
(26.01.23)
Bilinci yerinde değil nefes alıyor kalbi atıyorsa, koma pozisyonu

Bilinci yok, nefes almıyorsa temel yaşam desteği( suni teneffüs, kalp masajı)

Tabii bunları yapmanız için ilk yardım eğitimi almış olmanız gerekir
0
rodeocu
(26.01.23)
rahat nefes alması için elbisesinin boynunu gevşetmek, dili boğazına kaçmasın diye başını yan çevirmek (boynuyla ilgili bir zedelenme, travma yaşıyorsa bunu yapmasanız daha iyi olur), yatar vaziyette ise ayaklarının altına yastık koyup ayaklarını yükseltebilirsiniz.

bunun dışında uzmanı değilseniz kalp masajı, suni teneffüs gibi işlere girmemeniz daha iyi.
0
kibritsuyu
(26.01.23)
İlkyardım pozisyonuna alın, başını hafif yan çevirin. Solunumuna bakın, solunum yolunu tıkayan bir şey varsa (dil vs...) çıkarmaya çalışın. Nabzına bakın. Nabız yoksa ve eğer biliyorsanız, suni solunum ve kalp masajına başlayın. Beyin, 3-5 dakika oksijensiz kaldığında, geri dönülmez hasarlar oluşuyor, ambulans geldiğinde geri dönebilir ama beyin hasarı çoktan oluşmuş olabilir.

Bu arada, bilinç kaybına neyin yol açtığını araştırın ( zehirlenme mi? başka bir şey mi?) İnme/beyin kanaması gibi durumdan şüpheleniyorsanız, hastadan iki kolunu kaldırmasını, dilini çıkarmasını isteyin ve basit bir soru sorun (kaç yılında doğdun? gibi) eğer kolunu kaldıramıyorsa, dili başka bir yöne kayıyorsa veya konuşamıyorsa not edin.

Eğer ambulans5 dakika içinde gelmemişse, tekrar arayıp, adres teyidi yapın. Ben ambulans çağırdığımda, adresi bulamayıp, ağır ağır numaralara bakmaya başlamışlardı mesela. Böyle şeyler oluyor. Yetkililer geldiğinde, panik yapmadan, hızlıca hastanın durumunu, hastalık geçmişini vs sıralayın. Hangi hastaneye gittiklerini sorun. Sizi ambulansa almayabilirler. Hemen bir taksi veya araba ayarlayıp, arkalarından takip edin.
0
PhoenixRising
(26.01.23)
Ambulans çağırmak için aradığımız telefon hattındaki kişi bize bu konuda yönlendirmeler yapar diye umuyorum.
Yapar mı?
0
michael_knight
(26.01.23)
Biri çok acil bir durum olmak üzere, 4 kere ambulans çağırdım, hiçbirinde yönlendirme yapılmadı maalesef.
0
PhoenixRising
(26.01.23)
Kalp krizinde hastayı oturur vaziyette tutmak ve aspirin çiğneyip yutturmak hayatı derece önemli. İç kanama veya mide kanaması geçmişi yoksa aspirin hayat kurtarır. Çiğnenmiş yutulması bütün yutulmasindan daha etkili o an icin
0
deer hunter
(26.01.23)
"İlk Yardım" eğitimleri olarak arayın, katılın, doğrusunu öğrenin. Genellikle ücretsizdir. AFAD ve Belediye'ler zaman zaman eğitim düzenler.

En kötü ihtimalde Internet'den de eğitim bulabilirsiniz.
0
alfired
(26.01.23)
ilkyardım yapılabilir. nasıl yapılacağı öyle bir cümle değil, baya eğitimi var. alın derim.
0
babilfish
(27.01.23)
Herkes neler yapılacağından bahsetmiş ama ne zaman yapılacağı konusu muğlak kalmış herkeste. İlk yardım eğitimi alın. Hatta isterseniz T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından sertifikalı ilkyardımcı olun, isterseniz sadece eğitim alın.

1512521521 çeşit hastalık yaralanma durumu var. Bilincin açık olması, kapalı olması, müdahale gerektiren durumlar, gerektirmeyen durumlar vs. var. Ben bir keresinde otobüste epilepsi krizi geçiren birini "açılan ben ilkyardım biliyorum" diyerek gelip koma pozisyonuna sokup elinden kolundan bastırarak orada tutmaya çalışanı gördüm. Yanlış müdahaleyi engellemeye çalıştım diye çevreden laf yedim hatta.
0
nawar
(27.01.23)
(22)

dışarda yemek aşırı pahalı değil mi?

hlt1985
Enflasyondan haberin yok galiba, uzaylı mısın demeden önce bir dakikanızı rica edeyim. Evet enflasyon var, herşey gün geçtikçe inanılmaz bir hızla artıyor ama yemek ücretleri daha da yüksek bir hızla artmıyor mu artık sizce de? Birşey almadan önce fiyatı pahalı geliyor, sonra bir dışarı yemeğe ödeye
Enflasyondan haberin yok galiba, uzaylı mısın demeden önce bir dakikanızı rica edeyim. Evet enflasyon var, herşey gün geçtikçe inanılmaz bir hızla artıyor ama yemek ücretleri daha da yüksek bir hızla artmıyor mu artık sizce de? Birşey almadan önce fiyatı pahalı geliyor, sonra bir dışarı yemeğe ödeyeceğim rakamla karşılaştırıyorum ve ucuz geliyor bana. Bu sadece bana mı böyle geliyor?

Yoksa restoranlar pandemi dönemine kenarda tuttukları paraları kullanmak zorunda kaldılar, şimdi onun acısını mı çıkartıyorlar?
0
hlt1985
(23.01.23)
O yüzden dışarda yemiyorum.
0
astronom bey
(23.01.23)
fiyatlar inanılmaz yüksek, buna rağmen maliyetleri zor karşılıyor.
0
babilfish
(23.01.23)
Uzun zamandır söyleniyor ve ben yemeye devam ediyordum. Taa ki düne kadar. İki kahve bir dilim tatlıya 300 verince ne oluyor dedim. Yine gider miyim giderim. Çünkü evde hayat geçmiyor.
0
ruhen hastayim ben
(23.01.23)
katılıyorum. üstelik birçok yerde kalitede de düşüş var ve bu daha büyük sorun. sürekli sipariş verdiğim yerlerden birinde çorbaların tadı bile değişti, muhtemelen et suyu yerine bulyon falan kullanmaya başladılar artık. ama fiyat da 3 katı oldu geçen seneye göre.
mümkün mertebe evde yiyip içiyorum artık. sırf pahalılığından da değil, dediğim gibi kullandıkları kalitesiz malzemeyi tüketmek sağlık açısından hiç iyi değil. markette her ürünün içeriğine bakıp duruyorum almadan önce, koruyucu, renklendirici var mı vs. gelgelelim sipariş verdiğimiz yerlerde, örneğin bir hamburgerde bile kaliteli peynir yerine eritme peyniri, ucuz kalite et, palm yağlı dandik mayonezli şeyler geliyor önümüze.
0
oldtimer
(23.01.23)
Yaklaşık 2 yıldır evliyim. Evliliğimizden beri, her ay çeşitli ülke mutfaklarını elden geldikçe deniyoruz. Hepsi kalbur üstü diyebileceğiniz restoranlar, bunun haricinde daha salaş Özbek, Uygur gibi mutfaklara da gittik. 2 yıldır gittiğimiz her mekanda iki kişi alkolsüz, 30 - 36 dolar arası hesap ödedik. Hiç değişmedi. Aylık 500 doları bile zar zor kazandığımı düşünürsek, çok pahalı. Üstelik birkaç yer hariç hiç birinde tıka basa duymadık. Bir ikisinde de aç kalktık.
0
allah yazdiysa bozsun
(23.01.23)
Valla hocam haklısın. Maliyet karşılama vs. sadece işin mazereti oldu bence. Yediren yedirdiğini çakıyo artık.
0
lcha
(23.01.23)
Ayni kalite ve fiyat pahaliligi sebebiyle artik tamamen evde yapiyoruz.
0
lynda.com
(23.01.23)
Hem pahalı, hem lezzetsiz, hem porsiyonlar küçük.
0
auroraaurora
(23.01.23)
nuisance
(23.01.23)
geçtiğimiz hafta finlandiyadaydım, inan helsinki’deki bazı restoran tatlı kahve fiyatları ile istanbul’daki bir çok yerin fiyatı aynı. inanılmaz bir geçirme var şu an fiyatlarda. ben de o yüzden dışarıdan yemeyi minimuma indirdim
0
roket adam
(23.01.23)
Sadece fiyatlari asiri yuksek degil, kalitesi de ciddi dustu.
Disaridan yemeyi kestim +1
0
stavro
(23.01.23)
Seyahat hali hariç dışarıda uzuun süredir yemiyoruz ailecek. Gerçekten çok pahalı, karşılayacak durumun olsa bile parasını kesinlikle hak etmiyor.
0
mustafakesekci
(23.01.23)
aylar sonra baklava alayım dedim kilosu 580 liraydı. bu fiyatları sonuna kadar zorlasan; şeker, fıstık, dükkan kirası falan diye mantık çerçevesine sokmaya çalışsan da olmaz.
tamamen fiyatların oturmamış olmasından faydalanıyorlar.
sosyal medyada da herkesin enflasyonu kabullenmiş tavırları bunda etkili bence.
asgari ücrete zam yapılırken, herkes "her şeye daha fazla zam gelecek" şeklinde konuşursa baklava satan adam neden baklavanın kilosunu 580 lira yapmasın?
nasıl olsa herkes önden peşin peşin kabullenmiş fiyatlara normal diyor.
1 kilo fıstıklı baklavada 100 gram fıstık varsa öper başıma koyarım.
0
Piyano piyano bacaksız
(23.01.23)
Dışarıda yemek aşırı pahalı. Şu an hangi ürünün fiyatı ne kadar oturtamıyoruz kafada. Markete gittiğimde aldığım şeylerin ederi bu mu, pahalıya mı aldım o algı 3 aydır gitti bende. Esnaf öyle değil ama onlar her zamanki gibi tuttuğuna geçirme derdinde. Hazır insanlarda fiyat algısı bozulmuşken ne geçirsek kardır diyorlar. Hafta sonu arkadaşlar ile buluştuk, Koşuyolu'nda normal bir yer bir kadeh kokteyl için 215 tl istiyor. Hani eskiden 4-5 kadehin fiyatına şişe alıyordun. Şimdi 3 kadeh ile 2 şişe alıyorsun. Hizmet kalitesi diye bir şey kalmadı zaten.

Dışarıda yemek de içmek de gereksiz pahalı. Olabildiğince kaçınıyorum. %500 kar ile falan çalışmaya çalışıyor bazıları. Bir de kira faktörü ile açıklanamayacak ücret farkı var marketlerde bile ilçeler arasında. Ona rağmen böyleler. Zorunlu kalmadıkça hiçbir esnafa para kazandırmak istemem.
0
nawar
(23.01.23)
Her şeyde fiyatların artışı söz konusu olsa da özellikle kahve tatlı gibi şeylerin ücreti diğer avrupa ülkeleri ile kıyaslanabilecek bir fiyatlamaya sahip.

400 euroya çalışan çalıştır ama asgari ücretin 1000 euro olduğu ülke fiyatlaması yap. Yok öyle dünya.

Millet hiperenflasyondan dolayı sorgulama yeteneğini kaybetti o yüzden geçirebildiklerine geçiriyorlar.

Artık yemiyorum dışarıdan falan.
0
denizgonen
(23.01.23)
Asgari ücrete gelen zam, fatura artışları ve diğer giderleri hemen ekliyorlar fiyatların üstüne.

Fiyatlar pahalı ve lezzet yok. Dışarıda acıktığım zaman mecbur yiyorum.
0
romario
(23.01.23)
gıda, personel, elektrik vs. bu zamları yansıtmama ihtimalleri yok
fabrika gibi de değil kapasite belli, müşteri belli

personel masrafı olmayan aile işletmeleri kaliteyi koruyabiliyor
bir de anadolu'da ham maddeyi yerel tedarik edebilenler
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
Yüksel ve artan maliyetlerin arkasına sığınıyorlar bence.

Hiçbir çalışan gideri, hiçbir doğalgaz faturası, dükkan kirası bir kase mercimek çorbasının mahalle arasında 70 tl'ye satılmasını a ç ı k l a y a m a z.

Mercimeği kilosu hala 30 tl. En ol en kaliteli malzemelerle hazırlasab bir kase çorba maliyeti bol sallayalım 5 tl. Bir o kadar da ekmek koydu masaya 10 tl.

%600 kar hangi üründe var?
0
materyalist imam
(23.01.23)
1.5 yıldır iskender yiyemedim fiyatlardan dolayı. 1.5 yıl bak.
0
ayseee
(23.01.23)
hiç üzülme salçası tereyağı berbat, canın çekti diye yediğine pişman oluyorsun

@materyalist imam: çorbaya 70 abartı
ama müşteri kaybı da var restoranların onu da fiyata dahil ediyorlar
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
aylık net karı 50bin tl diyelim
geçen seneki yaşam standardını koruması için 100bin tl kazanması lazım

ya gelirinden taviz verecek ya kalitesinden
0
bir soru sorcam
(23.01.23)
Son 6 ayda Avrupa'da iki ayrı ülkede bulundum, şu anda İstanbul ile Almanya ve Danimarka'da yemek yemek tamamen aynı fiyatlarda (birim fiyat olarak değil, euro'yu tl'ye çevirince olan fiyatlarla aynı).

Diğer yorumlara ben de katılıyorum: Kalite düşüklüğü daha büyük bir sorun. Çünkü ekonomi düzelse bile, her şeyin çakma ve sahtesini bulup ucuza getirmeyi öğrenen esnaf bir daha kaliteye asla geri dönmez, kar marjını arttırır ama kalite gelmez gibi geliyor...
0
silverleaf
(23.01.23)
(4)

Ev Sahibim Konaklama Vergisi İstiyor

depresif çocuk
Merhaba.Otel konseptine sahip olan (resepsiyon, temizlik, faturalar dahil) bir binada kalıyorum. Otel görünümü ve işletme mekanizmasına sahip ama bildiğimiz normal kira sözleşmesi ile oturuyorum. Bütün bu saydığım ilave hizmetler de kiraya dahil.Bugün, işletme sahibi son yasa düzenlemesi ile gelen k
Merhaba.
Otel konseptine sahip olan (resepsiyon, temizlik, faturalar dahil) bir binada kalıyorum. Otel görünümü ve işletme mekanizmasına sahip ama bildiğimiz normal kira sözleşmesi ile oturuyorum. Bütün bu saydığım ilave hizmetler de kiraya dahil.

Bugün, işletme sahibi son yasa düzenlemesi ile gelen konaklama vergisini alacağını söyledi. Kiramın %2'si kadar vergi alacakmış. 100 lira yapıyor, çok dert değil ama yasal olarak böyle bir hakkı var mı? Daha sonra bunu kafasına göre değiştirebilir mi?

Acaba burası bina değil de otel olarak geçiyor olabilir mi kağıt üzerinde, buna güvenerek mi böyle bir şey istedi acaba
0
depresif çocuk
(23.01.23)
Eğer konaklama vergisi istiyorsa, siz de fatura isteyin. Madem tesis, ödesin vergisini.
0
babilfish
(23.01.23)
Hoteller icin böyle bir yasa geldi. Kafasina göre arttiramaz cünkü yasada yüzde olarak verilmis zaten. Madem her seyi kitabina göre yapiyor, fatura istemek en akillicasi.
0
VIPCH
(23.01.23)
Evet, sene başında konaklama vergisi alınmaya başlandı.

Sizin için çok yapmayabilir ancak otel sahibi için 100'er TL verse, toplamda çok yapar. Ev sahibinin değil, hükümetin cebinizden aldığı bir para bu.



.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.23)
adam diğer vergilerini de düzgün ödüyorsa, mesela size fatura kesiyorsa hakkıdır. avrupadaki birçok ülkede de var bu konaklama vergisi. siz sözleşme yaptığınızda da henüz yoktu sanırım. Bu durumda yasal gerekliliği bilemem ama vicdanen ödemeniz gerekir.
0
mustafakesekci
(23.01.23)
(2)

Aştiden esenboğa belko ile kaç dk?

avatar is back
Salı günü 14:30 seferi var sadece buna binebilirim sadece havaş falan yok dimi? Google maps’te bormal araçla 35 dk diyor ama bu araçlar kaç dk’da gidiyor? 15:15’te inersem 16:15 uçağına check-in yapılı bagajsız biniş yapacam da problem olsun istemiyorum. Uçağa son biniş 15 dk kala idi dimi
Salı günü 14:30 seferi var sadece buna binebilirim sadece havaş falan yok dimi? Google maps’te bormal araçla 35 dk diyor ama bu araçlar kaç dk’da gidiyor?

15:15’te inersem 16:15 uçağına check-in yapılı bagajsız biniş yapacam da problem olsun istemiyorum. Uçağa son biniş 15 dk kala idi dimi
0
avatar is back
(22.01.23)
Abi o saatte hiç belli olmaz, 1 saat diye düşün sen. Gerçi belko'cular terörist gibi kullanıyor ama nolur nolmaz.

Uçağa biniş son 20 dakika diye hatırlıyorum ama pandemi önlemi de olabilir o, yarım saat öncesinde de kapı açılıyor.

Yetişme ihtimalin var da koşturman lazım baya.
0
plutongezegendegilmi
(22.01.23)
Normalde 40 dakika, saat 4 gibi muhtemelen trafik olmaz.
0
babilfish
(23.01.23)
(3)

erkek sweatshirt nereden bakmalı

semaforo de medianoche
ideal olarak 500 lirayı aşmamalı aslında ama hadi max 800 olsun diyelim. wwf market çok beğeniyorum ama bedeni bitmiş çoğu düzgün sweatshirtin. zara, pull and bear, mavi, kaft baktım çok beğendiğim olmadı. benetton gene fena değil gibi ama orası da tam tatmin etmedi. başka marka/site önerisi olan va
ideal olarak 500 lirayı aşmamalı aslında ama hadi max 800 olsun diyelim. wwf market çok beğeniyorum ama bedeni bitmiş çoğu düzgün sweatshirtin. zara, pull and bear, mavi, kaft baktım çok beğendiğim olmadı. benetton gene fena değil gibi ama orası da tam tatmin etmedi. başka marka/site önerisi olan var mı?
0
semaforo de medianoche
(17.01.23)
mavi ve h&m'den aldığım sweatler güzel. 400-500 filandı galiba ama bilemedim şimdi ne olmuştur.
0
babilfish
(17.01.23)
occasion
0
koela
(17.01.23)
trendyolda grimelange diye bir marka var, ben beğeniyorum.
0
inheritance
(18.01.23)
(11)

Ötv kaldırılabilir mi?

biseysorcaktim
Teknik olarak soruyorum bu soruyu. Özellikle araçlarda inanılmaz bir ötv var. Devlet bundan vazgeçse sosyal problemler çıkmayacak öı? Ben 500 verdim, borç ödüyorım aynı arabayı sen 200e aldın gibi şeyler olmaz mı? Hiç bir siyasi ötv gelirinden feragat etmek isteme de, belev ki etsin, nasıl bir adale
Teknik olarak soruyorum bu soruyu. Özellikle araçlarda inanılmaz bir ötv var. Devlet bundan vazgeçse sosyal problemler çıkmayacak öı? Ben 500 verdim, borç ödüyorım aynı arabayı sen 200e aldın gibi şeyler olmaz mı? Hiç bir siyasi ötv gelirinden feragat etmek isteme de, belev ki etsin, nasıl bir adalet sağlanır
0
biseysorcaktim
(12.01.23)
araç yok hocam, araç bolluğu olur da firmalar koyacak yer bulamazsa bir miktar azalır belki.
0
adivar
(12.01.23)
enflasyon da bir vergi çeşidi. devalüasyon da. parası tl'de kalan adam isyan ediyor mu, hayır. devlet eliyle devalüasyon yapıldı, bir şey oldu mu hayır. adaletli mi? adaletle konunun alakası yok. sistem adalet üzerine kurulu değil.

ötv istenirse kaldırılır teknik olarak. insanımız çoğunlukla dolandırıcı oldu son 20 yılda, evrim geçirdik ya da içimizdeki bu yapı açığa çıktı. başka bir yolunu bulur insanlar.
0
gabe h coud
(12.01.23)
kaldırılabilir. hiç de bir şey olmaz.

"bana mı sordunuz kredi çekerken" der geçerler. tek cümlelik bir düzenleme ile kaldırılır, tarih olur gider.

hatta ötv'yi koyup sürekli yükseltenler vatan haini bile ilan edilebilir. o derece...
0
babilfish
(12.01.23)
Hiç bir hükümet bu tatlı paradan vazgeçmez. ÖTV sadece araçtan, yakıttan alınmıyor. Telefondan tutun tırnak makasına kadar, hemen her şeyden alınıyor.

Araçlar zaten bu haliyle yok satıyor. Hükümet neden ötv'yi kaldırsın? İlerde satışlar durur, o zaman geçici olarak, 3-5 aylığına düşürürler. Tamamen kaldırmazlar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.01.23)
Bir gün bu geyik sona ersin diye her şeyin ÖTVsini sıfırlayıp KDVsini o oranda artırsalar ne güzel olacak.

Teknik olarak da cevap vereyim. Bir gün ÖTVyi kaldırırlarsa o gün araç fiyatları tam da o kadar artacak ve değişen bir şey olmayacaktır.
0
Mirket
(12.01.23)
Türkiye'de hiçbir siyasi iktidar ötv'yi kaldıramaz. ekonominin tabutuna son çiviyi çakmış olur.

ötv'yi sadece devletin kasasına giren para olarak görmek yanlış. ötv kalkarsa aklına gelebilecek herkes araba alır. telefonu/arabayı prestij meselesi olarak gören bir halktan bahsediyoruz. kredi çekip iphone alıyor millet. herkes araba alırsa da cari açık hayvan gibi artar. böyle bir cari açığı, turizmle, hizmet sektörüyle eritemezsin. ülke iflas eder.

ben de isterim kalksın, dandik arabalara bir dünya para vermeyelim. ama türkiye koşullarında mümkün görünmüyor.
0
sailor
(12.01.23)
butce dengesini korursa vazgecebilir ya da dusurebilir. otv dediginiz merkezi butcenin belki de en onemli kalemlerinden biri.

ha bu durumda sosyal problem cikar mi? hayir. araba alirken essek gibi kendine 1 devlete 1.5-2 araba alan vatandas yav ben otv odedim de sen otvsiz aldin diye mi problem cikaracak? geciniz.
0
bay b
(12.01.23)
ÖTV tek bir şartla sadece kısa bir süre kalkar (daha önce yapıldı), o da şu;

fabrikalar ve bayiler ağzına kadar sıfır araç dolar, araçları koyacak yer bulamayıp boş arazi kiralar firmalar, o derece yani (geçmişte yaşandı)

Araç satışı olmadığı ve arz fazlası olduğu için sektör devlete baskı yapar, ki zaten araç satılmadığı için ÖTV geliri olmayan devlet bir süreliğine ÖTV indirimi yapabilir.

Bu ÖTV indirimi ile devlet aslında vergiden zarar etmez, aksine piyasa durgun olduğu için vergi geliri düşen devlet bu sayede satışları arttırır ve vergi geliri de artar.

Millet sıfır araba almak için bayi çalışanlarına rüşvet veriyor, araya adam sokuyor, bayide sıfır araç yok diye galericiye gidip sıfır ama plakalı ruhsatlı araç alıyor (kara borsa)

Siz devlet olsanız bu durumda ÖTV kaldırır mısınız? Hiç bir matematiğe ve ekonomik veriye uymaz bu hareket.

Özetle, çip ve hammadde krizi bitip de fabrikalar deli gibi araç üretmediği sürece indirim filan beklemeyin, en basit kural = arz ve talep dengesi
0
John Bloor
(12.01.23)
Nebati açıkça "araç piyasası yeterince canlı, sıfır araç bulunmuyor ÖTV'yi neden indirelim?" dedi. Soruna cevap olmuştur sanıyorum.

Teknik olarak kısmına gelelim, diyelim ki ÖTV sıfırlanacak olsun, pat diye sıfıra indirilmez. Birkaç yıla yayılarak kademeli indirim olur. Örneğin 2022 model Audi A3 şu an 1.050.000 TL ve 395.000 TL ÖTV'si var. 2023 modeller nasılsa minimum 1,3M olacak. Burada ÖTV'de 100.000 TL düşüş sağlanırsa aracın hem 2022 bedelinden yüksek olması sağlanır hem de 2023 fiyat artışı baskılanmış olur. 2022'de alan mağdur edilmiş olmaz. 2024'te yine benzer ayarlama yapılır, birkaç yıla ÖTV 0'a iner. (Bu paragraf tamamen hayal ürünüdür soruna cevap olsun diye yazdım)
0
Lethe
(12.01.23)
ötv, merkezi yönetim gelirlerinin (en genel bütçenin) yüzde 12,65'ini oluşturuyor
vergi gelirlerinin ise yüzde 14,83'ünü oluşturuyor. 210 milyar tl. 2021 rakamları.

öyle yüzde 1-2 değil yani, kalkar mı, kaldıran yerine bir şey getirir mi getirmeye mecbur kalır mı yoksa masal mı anlatıyor hesap et
0
comp
(12.01.23)
Bayilerde araba mı var ötv indirimi istiyorsunuz.

Bunu söyleyen bakan.
Yani özetle paranın aktığı musluğu neden kessin adamlar.
0
neymis
(12.01.23)
(8)

Şarap içersek bağırsaklardaki yararlı bakteriler ölür mü?

Trafalgar
sbsağ ol
sb

sağ ol
0
Trafalgar
(12.01.23)
Şarap olarak bakmamak lazım alkol genel olarak toksik bir ürün olduğu için haliyle zara vermesi daha olası bir durum.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(12.01.23)
sadece şarap değil alkol ve alkol bazlı içecekler hemen hemen bütün organlara zarar veriyor.
0
pardus
(12.01.23)
kirmizi sarap icenlerin diger alkol kullanicilarina gore daha saglikli bagirsak floralari oldugunu bulmus bir calisma, ancak bu calisma kirmizi sarap icenlerin hic alkol icmeyenlerle bir karsilastirmasini yapmamis. dolayisiyla illa ki icecekseniz kirmizi sarap bagirsak florasi ozelinde diger alkollerden daha iyi denebilir.

www.gastrojournal.org(19)41244-4/fulltext
0
taurina
(12.01.23)
Ölmez

Rica
0
Bruce
(12.01.23)
hayır.

ölse binlerce yıl tüm medeniyetler bağırsak sorunları yaşayan insanlarla dolu olurdu.
0
babilfish
(12.01.23)
Ölür. Hepsi ölmez tabii ki. Bagirsak florasini saglikli tutmak, sadece ne ictiginize degil, ne yediginize de bagli. Probiyotikler düzenli olarak kötü yiyip icmekten azalabilir.

Bütüncül bakmak gerek biraz bu islere.

Kaynak: 2,5 yillik asiri düzenli sarap icicisi.
0
buf-e kür
(12.01.23)
---spoiler ---
Eniştem 60 yıldır rakı, şarap içiyor ama turp gibi. Bu nasıl oluyor ?
---spoiler ---

Gluteni ve şekeri hayatından çıkarırsan, spora ve yürüyüşe önem verirsen, uykunu düzenli alırsan içeceğin 2 kadeh şarap bağırsaklarda hiç bir sıkıntı yaratmaz. Bu konulara mikro açıdan bakmak yanlıştır.
0
ditu
(12.01.23)
bağırsaktaki bakteriler zaten yediğimiz herşeye konan antibiyotik katkıları sebebiyle tecavüze uğruyor. bir darbede alkolle vurmak sağlıklı bir davranış değil.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.01.23)
(7)

şaraptaki maya kokusu

gule gule
merhaba, arkadaslar bu saraplardaki maya kokusunu arindirmanin bir yolu var midir? hangi sarap olursa olsun kokusunu aldigimda bira kokuyor resmen, soguyorum. tadimlarda vs. gercekten baska baska kokular falan gelmesi kokudan sarap ayrimi falan yapmak nasil oluyor. viskide olmuyor mesela bu ama her
merhaba, arkadaslar bu saraplardaki maya kokusunu arindirmanin bir yolu var midir? hangi sarap olursa olsun kokusunu aldigimda bira kokuyor resmen, soguyorum. tadimlarda vs. gercekten baska baska kokular falan gelmesi kokudan sarap ayrimi falan yapmak nasil oluyor. viskide olmuyor mesela bu ama her sarapta kesinlikle var bu mayalanma kokusu. cozebiliyor muyuz bu olayi, cozebiliyorsak nasil?
0
gule gule
(10.01.23)
Viski mayalı bir içki değil, dolayısıyla maya kokmaması gerekir zaten.

Şarap, bira gibi içkilerde reçeteye bağlı olarak az ya da çok maya kokusu olabilir. Dinlendirme, olgunlaştırma süresine, cold crash ya da berraklaştırıcı uygulamalarına göre farklılık gösterebilir. Hangi şarapları denediniz, belki bunlar üzerinden konuşmak daha uygun olur.
0
joker hakki
(10.01.23)
ben fermantasyondan dolayi olusan bir koku oldugunu dusunup viskiyle karsilastirmistim, yanilmisim. beyaz, kirmizi ya da rose hangisi olursa olsun hepsinde denk geliyor koku. en son yilbasinda kavaklidere yakut ictirtmedi kokudan icemedim. o zamandan beri bakiniyorum internete dise dokunur bilgi bulamadim. acaba ben mi kuruntu yapiyorum diyorum kendime sonra yine o koku burnuma geliyor.
0
🌸gule gule
(10.01.23)
Belki fermente içkiler size göre değildir, bilemiyorum :D Beğendiğiniz, şikayet ettiğiniz kokuları almadığınız şaraplar var mı?

Bir de şarapta da birada da mayalı aileden içkiler olmaları sebebiyle ortak bazı karakteristik tatlar, kokular vardır. Bunları maya kokusu olarak ifade ediyor olabilir misiniz?
0
joker hakki
(11.01.23)
evet boyle dusunmemistim, kokuyu almadigim sarap yok hepsinde var evet. ben yanlis tanimladim sanirim aldigim kokuyu, sizin bahsettiginiz karakter benzerliginden olusan kokudan rahatsiz oluyorum. beni benden iyi taniyormussunuz gibi hissetim iki cevapta cok iyi :). tesekkurler.
0
🌸gule gule
(11.01.23)
şaraptaki maya kokusu fermstop ile giderilir. maya filan kalmaz, mis gibi içersiniz.

ya da isterseniz maya filan kullanmadan kendi şarabınızı yapar mis gibi içersiniz.
0
babilfish
(11.01.23)
fermstop dediginiz tam olarak nedir ve nasil kullanilir bunun hakkinda bilgilendirici bir seyler var mi? baktim internetten fakat bir yer satiyor sadece o kadar.
0
🌸gule gule
(11.01.23)
e202&e203 ya da potasyum metabisülfit olarak ararsanız birçok yerde çıkar. gıda katkıları satan yerlerde bulunur.

bu fermentasyon sonunda şarap içinde kalan maya kalıntısını temizlemek için kullanılır. ticari kullanımında amaç, şarabın raf ömrünü uzatmak çünkü içinde kalan bakteri kültürü çok yavaş da olsa fermantasyona devam edebiliyor. siz mayayı tamamen temizlemek için kullanabilirsiniz.

yanlış hatırlamıyorsam şişe şarap için 0.2 gram yeterli idi, aldığınız yerden kullanım şekline bakarsınız.
0
babilfish
(12.01.23)
(1)

erkek kulaklık(kışlık)

bapyemir
Arkadaşlar selam,kafam azıcık kocaman olduğu için bereler hiç yakışmıyor, direk laz balıkçıya dönüyorum.Kulaklık satın almak istedim ama üst geçitte satılanlardan değil (: daha şık daha kaliteli bir ürün edinmek istiyorum. Kullanan ve şuradan aldım diyen var mı?Teşekkürler.
Arkadaşlar selam,

kafam azıcık kocaman olduğu için bereler hiç yakışmıyor, direk laz balıkçıya dönüyorum.

Kulaklık satın almak istedim ama üst geçitte satılanlardan değil (: daha şık daha kaliteli bir ürün edinmek istiyorum. Kullanan ve şuradan aldım diyen var mı?

Teşekkürler.
0
bapyemir
(10.01.23)
hocam kalpak al, mis gibi giyersin. ben Rusya'dan almıştım, o gün bu gündür kafam kuşağım üşümüyor.
0
babilfish
(11.01.23)
(6)

Türkiye'deki kurumlara itima etme sorunu

aretwoane
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
Bende bu var mesela TRT Tema Kızılay'a vb hepsine bir itima sorunu var hepsinin yandaş olup Erdoğan'ın elinde olduğunu düşünüyorum bu ülkede hiçbir şeye güvenmiyorum çok nadir güveniyorum kurumlara. Veyal sosyal derneklere ne derseniz deyin. Sol örgütler bile artık boş geliyor. Size de oluyor mu
0
aretwoane
(10.01.23)
Oluyor. Bu yüzden hiçbir stk vb kuruma yardım yapmıyorum. Bir ücret karşılığında hizmet almıyorum.
0
seaman
(10.01.23)
devletin, ya da hükümetin el attığı hiç bir kuruma güvenmiyorum.
20 yılda tüm kurumları kendi yandaşlarıyla donatmış durumdalar.
0
ankarakecisi
(10.01.23)
İtimat mı? Anlamdan onu çıkarıyorum. Başka bir şey ise kusura bakma. Oradan yürüyeyim. TÜrkiye'deki hiçbir kuruma güvenmiyorum ben de. Çünkü işini iyi yapanlar işinden ediliyor. Mümkün olduğunca da yandaşlar dolduruluyor. Bu hemen hemen her kurumda böyle. En iyi ihtimalle yükselmenin önüne geçiliyor.

Sağ ve sol olarak bakarsak yıllardır bu vardı ama oranı düşüktü. Şimdi komple bir "ele geçirme" konusu var. Eskiden sorunlu kişilerin olduğu güvenilir kurumlar varken, şimdi güvenilir insanların olduğu sorunlu kurumlar oldu :)

Sol örgütler zaten boş. Özellikle sendikalar çok boş. Yandaşlar ve popülizm yapanlar olarak ikiye ayrılıyorlar.
0
nawar
(10.01.23)
Sadece TR'dekilere güvenmiyorsan yine iyi durumdasın :)
0
plutongezegendegilmi
(10.01.23)
lösev büyük ölçüde bu sayede bağış topluyor zaten
0
babilfish
(11.01.23)
enag enflasyonu yüzde 170 falan hesaplarken, tüik yüzde 70 civarı hesaplıyor. Nasıl inanacaksın?
0
vizivozo
(11.01.23)
(8)

En çok puan topladığınız kredi kartı?

jamiro
Hangisidir geçiş yapmak niyetindeyim
Hangisidir geçiş yapmak niyetindeyim
0
jamiro
(06.01.23)
kıyas yapacak kadar bilemiyorum ama ben maximum puanlarından baya istifade ettim.
0
vaveylababa
(06.01.23)
maximum ennnn az puan biriken kredi kartı, düşünmeyin hiç.
0
pide
(06.01.23)
axess sana özel kısmı
0
xrated
(06.01.23)
ben adios kullanıyorum, fena puan birikmiyor.
0
babilfish
(06.01.23)
Benim diğer kart QNB olduğu için Maximum ile yağıyor gibi geliyor puanlar. Memnunum.
0
chicha_v2
(06.01.23)
maximum platinum var. kampanyalar dışında öyle aman aman bir puan birikmiyor.
0
inheritance
(06.01.23)
valla ben maximumla kampanyalardan 1 senede 3.500 tl puan biriktirdim + 350 tl de pazaramadan. bence kullanmayı bileceksin :D
0
e mice
(06.01.23)
Worldcard ykb
0
primetime
(06.01.23)
(13)

Kışın araba yıkıyor musunuz?

chicha_v2
Benim araba çoğunlukla yatıyor. Haftada bir falan kullanıyorum üstünde kuş pisliği varsa ıslak mendille alıyorum ama onun harici nasılsa yağmur yağacak, şimdi bu soğukta niye uğraşayım diye diye iki aydan fazla oldu herhalde yıkamayalı.Yazın ise öyle değil her hafta yıkarım hoşuma gidiyor terapi gib
Benim araba çoğunlukla yatıyor. Haftada bir falan kullanıyorum üstünde kuş pisliği varsa ıslak mendille alıyorum ama onun harici nasılsa yağmur yağacak, şimdi bu soğukta niye uğraşayım diye diye iki aydan fazla oldu herhalde yıkamayalı.

Yazın ise öyle değil her hafta yıkarım hoşuma gidiyor terapi gibi geliyor :)

Üstünde toz katmanı var ama şimdi yine yağmur geliyor mesela yıkamaya üşeniyorum.

Siz ne sıklıkla yıkıyorsunuz?
0
chicha_v2
(05.01.23)
Ayda 1
0
olaylar olaylar
(05.01.23)
yaz kis 2 haftada bir mutlaka.
0
cooperr
(05.01.23)
Ayda 1 gibi bir rutinim yok. Çok pislendiği zaman hava tahminlerine bakıyorum ben. Önümüzdeki 1 hafta yağmur görünmüyorsa yıkatabiliyorum. Bu arada ben de oto yıkamacıların yıkamasından hiç memnun kalmadığım için kendim yıkamayı severim. :)
0
dede korkut
(05.01.23)
Daha bugun dusundum bunu. Kisin eger yagmur yagmiyorsa kus pislikleri gitsin diye bi dis yikama yaptiriyorum 2 haftada 1.

Ayrica kendim ulasabildigim noktalar icin kus pisliklerini temizliyorum.

Yazin da haftada 1.

Bu arada kus pisliklerini nasil temizliyorsunuz ya? Su + bez ben. Ama her zaman tam cikmiyor. Var mi onerisi olan, ben de onu sorayim
0
mor oje
(05.01.23)
Şu an anladığıma göre çok pismişim :)
Amerikan tarzı garaj ya da uygun bahçe olsa kendim yıkamayı isterdim ama öyle bir imkanım olmadığı için düzenli bir yıkama durumum olmadığı gibi düzenli yıkatma rutinim de yok.

Şu arabayı da artık bi yıkatsam iyi olacak dedikten sonraki bir kaç hafta içinde yıkatabiliyorum. Gerçi bunda kafama, bütçeme ve adresime uygun yıkamacı bulamamış olmamın da etkisi büyük.

Kuş pisliğini camsille yumuşatıp alıyorum, varsa kimyasalsız ıslak havlu kullanıyorum. Ayna ve camlar çok kirlenince siliveriyorum yolu görebilmek için mecburen :)
0
epitaf
(05.01.23)
ayda bir falan yıkatırım kesin. kışın yollara dökülen buz önleyici sıvılar, tuzlamalar falan boyanın canına okuyor.
0
roket adam
(05.01.23)
yazın da yıkamıyorum içini temiz tutarım
0
bir soru sorcam
(06.01.23)
Ben yazın da nadiren yıkarım. Kışın kuş pislikleri çok birikince benzinlikte köpük basıp basınçlı su ile alıyorum. İçini ise senede 3-4 kere oto yıkamada, bir iki senede bir de ziebart gibi detaylı yerlerde yaptırıyorum.
0
rosencruz
(06.01.23)
Ben senede 1 ya da 2 defa yıkatıyorum o da yaza denk geliyor. Çok büyük bir sorun olmazsa kışın yıkatmıyorum.
0
sta
(06.01.23)
İki üç ay yıkatmadığım oldu benim de. Buralara sık yağmur yağıyor.

Bu arada etrafta kuş sayısı azaldı buna bağlı olarak kuş pisliği de eskisi kadar çok olmuyor. Öyle gözlemliyorum.
0
pispinti
(06.01.23)
hayır. yazın da pek yıkamıyorum gerçi.
0
babilfish
(06.01.23)
ben aslında yazın pek yıkamam, kışın yağmur sonrası sürüş olduysa araba çok kirleniyor, her tarafı çamur oluyor. Arabaya binerken inerken üstüm kirleniyor, yıkamadan olmaz.
0
John Bloor
(06.01.23)
yaz kış 2 haftada 1
0
gabe h coud
(06.01.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.