Giriş
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(6)

Dükkan kiracınız 300 bin liralık yerde 40 bin tl'ye otursa ne yapardınız? (Kira tespit davası açıldı devam ediyor...)

mahmuttt
Dava maksimum 2 sene daha sürecek. O sürede geçmişe dönük alacağınız toplu paranız da enflasyona karşı erimiş olacak haliyle. Karşı taraf da itiraz edip sürekli ek süre kazanmaya çalışıyor. Böyle uyanık, salt menfaatini güden kiracınız olsa illegal yollar hariç neler yapardınız?? Şimdiye kadar hiç t
Dava maksimum 2 sene daha sürecek. O sürede geçmişe dönük alacağınız toplu paranız da enflasyona karşı erimiş olacak haliyle. Karşı taraf da itiraz edip sürekli ek süre kazanmaya çalışıyor.

Böyle uyanık, salt menfaatini güden kiracınız olsa illegal yollar hariç neler yapardınız??

Şimdiye kadar hiç ters yapmadık, hep hukuk çözsün olayı diye serinkanlı sakin durduk.
Dava süreci başlamışken; daha da top çevirmesin diyerek "Twitter ekşi sözlüğe konuyu taşıyacağım veya markanın genel merkezine bu mağduriyetimizi anlatacağım vs" demek makul olur mu?

İstişare etmek istiyorum, fikirleriniz değerli.. Şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(10.06.26)
kaç senelik kiracı, bildiğim kadarıyla 5 yılda bir kira tespit davası açılıyor, yatırım aracınız varsa bu riski alarak kiralıyorsunuz.
+2
nahtoderfahrung
(10.06.26)
10. yılda tahliye ederdim, hayatı da zindan ederdim.
-1
kveldulv
(10.06.26)
Dava sonuçlanınca istinafa başvuracak uzadıkça uzayacak. Bizim dava 1 senedir istinafta bekliyor. Devlet kiracıyı koruyor. Serbest piyasa yok Türkiye'de ekmeğin fiyatından gayrimenkulün kirasına bir sürü ürün ve hizmet devlet regülasyonuyla fiyatlanıyor. Yapacak bir şey yok.
+2
Batuhanolabilir
(10.06.26)
Kira tespit davaları çok sıkıntılı. 300 bin TL'lik kirası olan yere 3 sene sonra 200 bin kira belirleyecekler, o da piyasanın üçte biri olacak yine. İstinafla iyice kuşa dönecek.

Yapabileceğiniz şeyler, iyi niyetle konuşup anlaşmak. Bu aşamadan sonra zor. Kiracının dişine para değmiş. Adaletin işlemediğini keşfetmiş.

Bir diğer seçenek: zor çıkartmak. Taciz etmek, kavga etmek.

İkisi de olmaz diyorsanız, namuslu Türk vatandaşı olarak zararı sineye çekip, devletle birlikte, kiracının sizi soymasını seyredeceksiniz.


.
-1
kartallar yuksek ucar
(10.06.26)
normal kiracida biraz durum daha zorken kurumsal kiraci durumunda belki biraz avnatajli olabilirsiniz ama bu platformda kurumsla kiracili ev sahibi bulmaniz biraz zor. bence internette anahtar kelime forum kurumsal kiraci kira tespit vs gibi cesitli kombinasyonlarla dogru cevabi bulabilirsiniz.
bence normal evsahibine gore daha avantajli durumdasiniz.
turkiye'de kiraci sahibi olmak bir dert en iyi secenek ya memur ya da kurumsal.
0
mavicorap
(11.06.26)
Bizim de benzer bir yerimiz vardı.

5. yılda kira tespit davası açıp, 3-4 yıl onun sonucunu beklemek yerine, 10 yıl sınırını bekleyip doğrudan tahliye ettik. Bu arada 3-4 kere yarım ağızla "yaa emsaline göre çok da düşük aslında ama" falan diyip geçtik. Biraz sineye çektik.

Normalde 5-10 milyon hava parası ile devir şansı varken, taşımayı da beceremediği için çat diye kapatmak zorunda kaldı. O para bize gelmediyse de, kendisinde de kalmadı.
+1
babilfish
(11.06.26)
(15)

Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum

Lh12
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
Hangi anlardı onlar. Anlat dinleyelim...
0
Lh12
(10.06.26)
2009-2010 zamanları, Karaköydeki ofisimden çıkmışım, arkadaşım da işten çıkmış Nevizade'de buluşmuşuz, barlardan birinin terasına oturup menüye bakmaya bile gerek duymadan istediğimiz gibi yemek ve içki siparişi veriyoruz, rahat rahat biri bittikçe ötekini söylüyoruz...
Bazen üstümüze bir şey dökülüyor hay allah deyip gidip hemen bir mağazadan bir şey alıp değiştiriyoruz, bazen hava birden esiyor mağazanın birine girip bir hırka geçiriveriyoruz.
+5
mutekebbir
(10.06.26)
Hayatımın EN mutlu anıymış demek fazla karamsar geliyor. Daha nice güzel günler, nice mutlu anlar var önümüzde inşallah.
+2
anaphylacticshock
(10.06.26)
Sergen attı. Şampiyonluk geldi.
-1
HellKeePer
(10.06.26)
Univ diplomami aldigim an. Tezkere aldigimda daha mutlu olurum saniyordum ama ı-ıh.. Halbuki 4.5 sene bitirdim, zorluk yasamadim, güzel bir yerde güzel bir bölüm okudum ama genel olarak ogrencilik kavramiyla zorum var. 6 ay askerlik mi 6 ay univ mi deseler askerligi secerim.
+1
duster
(10.06.26)
The best is yet to come…
Yani en iyisi daha gelmedi.

Sadece cocugu olan biri cocugumun dogdugu gün falan derse hak veririm bu soruya. Yoksa coook güzel günler var yakinda.
-2
Purple life
(10.06.26)
2018'de gittiğim eminem konseri <3

kedilerimin eve ilk geldikleri günler <3 (onlarla her anımız mutlu tabii)

okuldan gelip abur cubur eşliğinde çizgifilm izlediğim anlar

yaz tatilinde kuzenlerimle yine abur cubur eşliğinde gece boyu film izlemelerimiz
0
art cat chocolate
(10.06.26)
Şu anda çok mutluyum. Elimdekinin değerini biliyorum. Yeryüzünde cennet gibi bir evim var. İstediğim zaman çok güzel tatiller yapıyorum, hepsi de ayrı güzel, ayrı mutluluk kaynağı. Korfu, Barcelona ve 5 sene önce koy koy gezmeli uzun Ege tatilim en mutlu olduklarım arasında. En mutlu halimi şu anda yaşıyorum sanırım.

Üniversite hayatım da çok mutlu bir dönemdi.
0
gabe h coud
(10.06.26)
30 yıl önce. Hala dostum olan arkadaşımın babası restoran, kumarhane, müzikholden oluşan bir ilçe klubünün sahibiydi. Orası evimiz gibiydi. Hafta 1 gün teras katında gelen sanatçılar için yapılmış bir süitte 5-6 arkadaş buluşurduk. Diğerleriyle de hala görüşürüz. Kış günü bile karpuz üzümden tutun mezenin her türlüsü, kebaplar sıra sıra gelirdi. Düşünün Adana’nın bir ilçesi burası. Rakı veya kaliteli şarap içerdik. Bunlar alt yapı. orada yaptığımız sohbetler, geleceğe dönük hayaller, mevcut aşkların acısı asıl mezemizdi. Liseli gençler doyasıya muhabbet ederdik. Bazen cin çağırma seansları düzenlerdik. Arkadaşım iyi saz çalar, protest müzikte döktürürdü. Ahmet Kayanın yeni yeni tanındığı, rahmetli Hasret Gültekin’i ilk defa duyduğum zamanlardı. Cep telefonu internet falan yok. Asla taşkınlık kavga gürültü yapmazdık. O geceler en azından bana çok şey kattı. Diğer arkadaşlar daha görmüş geçirmiş, aileleri benimkine nazaran çok sosyal, çağdaş ailelerdi. Arada bir uğrayıp kontrol de ederlerdi. Her gün yeni bir şey yeni bir şarkı türkü öğrenirdim. Felsefeci orhan Hançerlioğlu’nun kitaplarından bölümler okunurdu. Hemşerimiz Yaşar Kemal’den mutlaka bahsedilirdi. Ateizm, evrim, siyaset tartışılırdı. Daha nice detaylar. Hayatımın en mutlu anlarıymış, bilmiyordum.
+2
ground
(10.06.26)
lise 2-3 zamanlari cok iyiydi, iyi bir FM sinifindaydim.
gencsin, saglik sikintilari yok, hayat yeni basliyor, sorumluluk az.
0
cooperr
(10.06.26)
2019'un son 4 ayı. Müthişti ya. Her şeyi yapabildiğim bir dönem geçirmişim. Burnumda tütüyor.

Sonrasında ara ara güzel dönemler geçirdim tabii ama 2019'un son 4 ayı.
+2
put it in your appropriate place
(10.06.26)
matrisence senilen durumu deneyimledigim farkettigim zaman.
belki bilmeyenler vardir kadinlar dogursun dogurmasin bir kere hamile kladiktan kisa bir sure sonra kanlarina bebegin kani dna si da karismaya basliyor. ve hayat boyu kaliyor yani dusuk bile yapsaniz vucudunuza yeni bir guc gelmis oluyor.
benim durumumda soyle bir sey oldu cok zeki bur cocuk dogurdum hani ozellikle yeni dogum yapanlar icin akli gider unutkan olur falan derler ya ben eskiden yapamadigim seyleri yapmaya basladim ama bor yandan da diyorum tamam yorgunluk uykusuzluk var ama ben oncenden sunu sunu yapamiyordum nasil simdi yapiyorum diye kizim buyuyup kisiligi ortaya ciktikca bu annelik degisimi hakkinda yabanci kaynaklari okudukca ayni adolescence gibi ciddi bir degisim oldugunu okudum.
yani garip bir hissiyat yani sanki orumcek adamin isirilmasi gibi. twk bir an degil ama bir yeni boyuta gecis hali.
0
mavicorap
(11.06.26)
lise ve üniversite yılları. hesapsız arkadaşlıklar, bomboş muhabbetler. sorumluluk yok, para yok, dert yok, tasa yok.

hala en yakın arkadaşlarım o dönemden. hala kafam. bozulunca eski okullarıma giderim ben.
0
babilfish
(11.06.26)
2006 - lise
2010 - üninin ilk senesi.
O zamanli kendimi, çevremi, istanbul'u ve türkiye'yi çok özlüyorum
0
gadlemler
(11.06.26)
2018 - 2020 arası.

işim ve sevgilim vardı.

en sevdiğim şehirdeydim.

değerini bilememişim.

ayrıca 2022'den 2023 aralık ayına kadar da her şey güzeldi.

sonra bayır aşağı düşüş.
0
rain when i die
(12.06.26)
çocukken dertsiz tasasız geçirdiğim son yaz tatili. ortaokuldan beri istikamet hep bayır aşağı.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
(6)

robot / dikey / normal süpürge

bay b
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.karar vermekte güçlük çektiğim için sizler
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.

karar vermekte güçlük çektiğim için sizlerin fikrini almak istiyorum hangi tür bir süpürge alayım? ya da robot + ucuz bir dikey / normal vs gibi mi? normalde titizimdir ama bozuk süpürge 1.5 aydır seyahat vs derken ev tatsız bir duruma geldi artık bu işi çözmem lazım. teşekkürler.
0
bay b
(09.06.26)
bana kalırsa, titiz ve kabloluya alışık bir insan için, robot+ucuz dikey işi çözmez.
bizde dyson dikeyin en son modellerinden biri var ama, kablolu süpürgeyi çıkarmaya üşendiğimiz günleri kurtarıyor ancak. kafası her yere girmiyor; istemediği taneleri almıyor; zemine göre sürekli başlık değiştirmek gerekiyor vs.. ucuzu bu kadarını da beceremeyecektir.
bu sebeple o kombinasyon titizi tatmin etmez diyorum. kablolu miele öneriliyor, bir bakın derim.
0
lil siztah
(09.06.26)
eve normal süpürge şart, robotta insani yönden şart. robot yuzelsel alsada halının içindeki en dipteki kumu çekmiyor.
6000 pa robot var üzerine normal süpürge ile geçince alttaki esas kurum/mayt/dpteki toz geliyor. ayda 1 temizlikçi kullanıyor normal süpürgeyi, ben uzun süredir normal süpürge kullanmadım.
robotta kendi mopunu temizleyen alırdım şimdiki kafam olsa, ucuz ama çekişi iyi normal süpürge şart.
iyi robot +ucuz normal süpürge.
0
eja
(09.06.26)
robot, dikey ve normal var hepsinin de amacı farklı.

Robot kaba tozu alsın diye, dikey şarjlı hızlıca bölgesel temizlik için ve standart olan da kapsamlı temizlik için.

Şarjlılarla ev büyükse kapsamlı düzgün temizlik zor. Şarjı da bela çekim gücü de normal bir makinayla kıyaslanamaz.
+1
kimlanbu
(09.06.26)
tek başına robot ev temizlemek için yeterli bi ürün değil. dolayısı ile iyi bi dikey süpürge + robot diyorum. dyson bakılabilir. v10 var memnunum. yani bütçe durumunu bilmiyorum ama sıra ile alınacaksa önce dikey sonra robot.
-1
elorelia
(10.06.26)
dyson falan hikaye bir süre sonra bataryaları eski gücünü kaybediyor.

dysona vereceğin parayla robot artı uygun fiyatlı kablolu dik süpürge al.
robotu paspaslı yapanlardan seçme. gereksiz pazarlama özelliği.
+1
duyuruuser
(10.06.26)
robot + karcher wd serisi.

robot süpürge rutin temizliği yapar. Olağan dışı bir durum olursa, karcher ile dalarsınız.
0
babilfish
(11.06.26)
(11)

Kendi kendine konusma seviyem normal mi part2

optimistbakunin
Oncesi;https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1622954/kendi-kendine-konusma-seviyem-normal-miMerhaba,Yukarida paylastigim duyurunun ilk haliydi. Simdi sorum su. Mesela bu aralar is yerindekiler de bazen dalip gittigimi guldugumu konustugumu falan soylediler. 5 6 kisiyiz bir odada ve karsilikli masalar. A
Oncesi;
www.eksiduyuru.com

Merhaba,
Yukarida paylastigim duyurunun ilk haliydi. Simdi sorum su. Mesela bu aralar is yerindekiler de bazen dalip gittigimi guldugumu konustugumu falan soylediler. 5 6 kisiyiz bir odada ve karsilikli masalar.
Ailem de demisti yemekte falan ben gidince. Ama birilerini gormuyorum. Hayali bir figure kisiye vs sahip degilim. Sadece olasi bir senaryo ya da gecmiste bir an ya da gelecekte yapsam yaptigimdaki senaryolar gibi seylerdir o an güldüğüm daldigim anlar. Umarim anlatabilmisimdir
-1
optimistbakunin
(08.06.26)
Bence bir psikiyatristle görüşmeniz uygun olur.
+1
Mirket
(09.06.26)
Sizde veya cevrenizde var midir? Belki normaldir. Normal hayatima veya iş hayatima etki ettigini dusunmuyorum
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
etrafindakilerin dikkatini cekecek kadar belli oluyorsa ciddiye almak lazim. is hayatina etki etmemesi bir kistas degil. sokakta kendi kendine bagirip konusanlar bir gunde oyle olmuyor. uzman birine gorunun iciniz rahatlasin.

edit: burdan da duyurularina bakip cikarim yapabilirdik; ama duyurularini goremedim. 270 duyuruya yazip 266'sini silmissin. gerci bu bile anormal biseylere isaret ediyor.
+2
buenosdias
(09.06.26)
@buenos dias
Yok be hocam cevabimi almisimdir ondan silmisimdir. Bunda da ozel cikarim yapilacak bir sey yoktur :))
-2
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
ortamda abes durup insanlar sen ne yapıyorsun diye bakıyorsa, bu kendi kendine konuşmaktan çok psikoza doğru giden bir tablo olabilir. zaten psikozsan bize bunu taraflı anlatıyorsundur.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
@mikahakkinen
Ailem falan yemek yerken demisti iste arada. Giyim kusamimda sosyal yasamimda bir sorun yok; psikozu arastirdigim icin soyluyorum. Sadece disaridan nasil gozuktugunu gozuktugumu bilemiyorum. Belki de hastaligi googleda aratip hep kanser gormek gibi bir seydir diye sizlere sormak istedim. Gunluk islerimde engel hissetmiyorum veya miskin de degilimdir
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
yıllardır ben de kendi kendime konuşurum. babam da konuşur. şimdi kızım da konuşuyor.

bir zararını görmedik.
-1
babilfish
(09.06.26)
Soru sormaya değil de bunun normal bir durum olduğuna bizi ikna etmeye gelmiş gibisin.
0
Mirket
(09.06.26)
birilerini görmemenize tamam da, "dalıp gitmişim, gülmüşüm" falan demenize bakılırsa, o sıra siz de pek orada değil gibisiniz.
çevremde yok; normal de bulmadım açıkçası. bence fazla uzatmadan bir uzmanla görüşün.
0
lil siztah
(09.06.26)
bizim iş yerinde bi abla vardı böyle, ben ayrıldıktan sonra iyice ilerletmiş önüne boş sayfa açıp yazıp kendi kendine konuşup gülüyormuş, sonra duydumki ailesi yatırarak tedavi ettirmiş bir tanı almış, kesinlikle bir destek alın doktora danışın sorunu baştan yakalamak önemli, normal düzeyde olabilir alışkanlıkta olabilir ileri seviye bişeyde olabilir.
+1
eja
(09.06.26)
Sadece normal mi yoksa abartıyor muyum emin olamamistim. Belki bir gun hazir hissettigimde psikologa giderim bilemiyorum
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
(13)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
veganlık +1
0
aloha snackbar 3
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(9)

Kimsenin bir şey okumaması hakkında

xephyr
Selamlar,Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile. Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip
Selamlar,

Hizmetlerimizi anlatmak için websitesi yapıyoruz, özeniyoruz, her şeyi yazıyoruz. Ciddi emek ve tasarım var. Müşteri okumuyor, çat diye arayıp soruyor. Veya saçma mail atıyor. Whatsapp'tan yazıyor.

Uygulama yapıyoruz, müşteri girip bakmıyor bile.

Analiz dokümanı yazıyoruz ciddi emekle, gidip chatgpt'ye atıp özetlettirip öyle okuyor şirketteki developer.

Ulen kimse bir şeyi okumazsa, kendi bir şey yazmazsa bu işler nasıl yürüyecek ?

Hiçkimsenin bir şeyi okumadığı yerde ben derdimi nasıl anlatıcam? Nasıl kendimi duyuracağım?

Millet anca reels kaydırma telaşesinde. Oraya da adam akıllı bilgi koysan, kimse dinlemiyor. Anca ampır ampır şeyler izlesinler.

Bu dönemin metası ne ? Napıcaz ya?

Teşekkürler.
+6
xephyr
(05.06.26)
Sorunuza bir cevap değil ama benzer isyanlarda oluyorum zaman zaman. Mesela bir şeyler üretmek istiyorum (bir kitap, bir YouTube kanalı anlamlı animasyonlar vs) sonra bu konuyu düşününce tüm motivasyonum gidiyor. Kendi kendimi mi eglendireceğim diyorum. Her şey hızlı tüketiliyor, okuma hatta dizi-film izlemede bile dikkat süremiz kalmadı. Kendime de kızıyorum tabii. Boş vaktinde kafa dagitmak için hemen YouTubedan boş şeyler izliyorum. Saçma da olsa saçma olmasa bile bu kadar çok fazla icerige maruz kalmanın sonu nereye varacak gerçekten? Yapay zeka da aynı şekilde çok faydası olsa da çok da tembellestirdi bizi. Yani gerçekten insanlıgi aptallastirmak için müthiş bir kombinasyon oluşturdular. Reels+yapay zeka.

Sizin site konusunda çözüm yaratilamaz mi acaba, mesela ne bileyim öyle bir şey olsun ki gerçekten okumak zorunda kalsinlar. Örnek veriyorum müşterinin ilgilendiği konuyu yazıları okuyup anca öyle bir sonraki bilgiye ulaşabilecekleri tıklatmalar yapma gibi. Saçma bir örnek verdim de kastettigim şey yani bir şekilde okumaya mecbur kalmaları sağlanamaz mi?
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
Medeni insanlara yönelik bi hizmet vermen gerekiyor. Mesela bendeniz aydınlatmaya meraklı biriyim. Salon mutfak ve yatak odası ışıklandırması üzerine alışvrriş yaparken detaylıca okuyorum. Okuduklarım bilimsel referanslı şeyler.
Millet reklam okumak izlemek istemiyor.
1 kaliteli müşteriyi hedeflemek.
2 reklam olmayan dolu içerik
3 merak uyandırıp ürüne yönlendirme

Ama illa ki 1. Madde.
0
Lh12
(05.06.26)
Sorunuzun cevabı biraz sorunun içinde zaten ama zannediyorum ana sebebi insan tabiatının kendini doğal haline bırakırsa her zaman kolaya kaçacak olması. Reels falan bizi iyice mahvetti zaten de tabiat aynıydı hep.
0
mbond
(05.06.26)
ne yazdin okunmuyor dkfjgf

insanlar okumuyor. cünkü senin özelinde söylemiyorum ama netlikten ziyade süslü süslü kelimeler kullaniyorlar. sadece chatgpt yi okuyup anlayabiliyorum.
gecen o kadar sacma bir email yazmis ki chatgptye ne diye sordum 2-3 kelimeyle anlatti.
-1
Purple life
(05.06.26)
İnsanlar artık her türlü bilgiye en kompakt halinde ve en hızlı şekilde ulaşmaya meyilli hale geldi çünkü muazzam bir bilgi akışı var. Kendi işimden örnek vereyim; 15 senedir matematik öğretmenliği yapıyorum, bunun ilk 12 senesi klasik sınıfa gir ders anlat, online olarak öğrencileri topla anlat şeklinde geçti. Şu anda yazdığım soruları Instagram'da paylaşıyorum. Kimsenin sınıfta anlatılanı anlayamayacagini demeyeyim de process edemeyeceğini biliyorum. O tip bir bilgi akışı dağınık gelecek insanlara. Her soru için ayrı ayrı trickler, nerede ne yapılır, hangi sırada yapılır bunları 3 saniyelik odağı dağıtmayacak görsellerle kısa sürede vermem gerekiyor.
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
Bir şirkette üretilen dokümanların çok büyük bir kısmı okunmaz, bu AI'dan önce de böyleydi. Doküman genelde "Bunun X dokümanı var mı" sorusuna "Evet" cevabı vermek için yazılır.

Zaten doküman çok kötü bir iletişim yöntemidir; etkileşime olanak sağlamaz, anlaşılabilirliği yazarının o konuyu yazılı olarak ifade edebilme kapasitesiyle, içeriği de o kişinin bilgisiyle en baştan sınırlıdır... O yüzden de doküman iletişim gereken süreçlerde mümkünse en son araç olarak kullanılmalıdır.
+4
salihdt
(06.06.26)
dönemin metası kısa videolar. ama iş hayatına uyarlamak biraz zor.

50 milyonluk ev satan emlakçılardan galericilere, uzmanlardan bilmemeye kadar, herkesin hızla tüketmeye alıştığı içerik kısa videolar.

yazmayın, video ile anlatın.
0
babilfish
(06.06.26)
Musterime whatsapptan 2 kere iskonto oranını yazmışım, hâlâ daha arar sorar benim iskontom kaçtı diye.
Dün bunu düşündüm, insanlar (biz de dahil) her şeyin kolayına kaçıyoruz.
+1
etna
(06.06.26)
okuyan insanlarla karşılaşmak için dua edilebilir
-1
mantık
(06.06.26)
(9)

3 milyon TL’ye kadar acemi sürücü için 360 kamera/park asistanlı en mantıklı küçük araç hangisi?

mahmuttt
Merhaba arkadaşlar,Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven
Merhaba arkadaşlar,

Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven verecek bir araç olması.

Özellikle aradığımız donanımlar:

Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
Adaptif hız sabitleyici
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Crossover da olur dersek şu araçları düşünüyoruz:

Volkswagen T-Roc Style / R-Line
Peugeot 2008 GT veya e-2008 GT
Renault Clio yeni kasa Techno Esprit Alpine / 360 kamera + park asistanlı paket
Nissan Juke üst paket
MINI Cooper E / MINI Cooper dolu paket

Ama hatchback olsun, SUV/crossover olmasın dersek düşündüğümüz liste şöyle:

Renault Clio yeni kasa, 360 kamera + eller serbest park asistanlı
MINI Cooper E / MINI Cooper
BMW 1 Serisi Parking Assistant’lı
Mercedes A Serisi Hatchback park paketli
Peugeot 208 GT / e-208 GT
Opel Corsa GS / Ultimate
VW Golf dolu paket; fakat Golf’te 360 kamera yoksa bizim kriterimizde biraz geriye düşüyor

Bu kriterlere göre sizce en mantıklı tercih hangisi olur? Özellikle eşinizin/ailenizin kullandığı, park ve dar alanlarda güven veren, 360 kamera/park asistanı gerçekten işe yarayan modellerle ilgili tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
-1
mahmuttt
(05.06.26)
bu kriterlere uyan en mantıklı araç bence togg. anneme aldık (75 yaşında), her tarafta o kadar çok kamera var ki, rahat rahat park ediyor.

adaptif hız sabitleme de var, tısır tısır gidiyor araba.

otomatik park pek çalışmıyor yalnız, haberiniz olsun.
-5
babilfish
(05.06.26)
Ekonomi müsaitse neden olmasın ama daha park yapamayan acemi sürücüye 3m'luk araç tamamen israf.

a serisi 2. el 360 görüşlü otomatik park asistanlı bir Mercedes olabilir. Paralel parkta bile gayet iyi çalışıyor.
+6
kimlanbu
(05.06.26)
Seçenekler arasında elektrikli de varsa size uyuyor demektir. O halde ben olsam elektrikli olmayanlara hiç bakmazdım. İkinci el bir e2008 alırdım. Otomatik park yok sanırım sadece.
-2
orient blue
(05.06.26)
yukarida togg denilmis ama togg nispeten buyuk bir arac. kullanicinin hedefi park kolayligi o yuzden b segmenti veya b-suv tercih etmesi mantikli.

2008 GT olabilir.
Hyundai Kona olabilir. Listeye eklememissiniz ama hyundai i son yillarda begeniyorum ben sahsen.
Clio Alpine de mantikli bir secenek. ikinci eli en iyi arac clio bu arada elden cikarmak kolay.
t-roc kasasi yeni degisti. Bu da dusunulebilir. Ama t-roc de b ile c arasinda kalmis c ye yakin bir arac.

premium isterseniz mini cooper mantikli bence.
premium elektrikli derseniz de volvo ex-30 olabilir belki.
+4
nuevo
(05.06.26)
acemi ise direkt sıfır araç almak bence mantıklı değil. 1-1.5 milyon arasında suzuki swift 1.2 hibrit alıp acemiliği atmasını beklerim. çift renk olanları da gayet güzel. 1-2 yıl kullandıktan sonra da rahatça satılır. sonra güzel sıfır bir araca geçebilirsiniz.

örn: www.sahibinden.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.06.26)
sırf dahili 360 kamera olacak diye pahalı araçlarla sınırlamanıza gerek yok seçenekleri. sonradan da eklenebilen bir sistem... ki birçok lüks aracın dahili sisteminden daha iyi alternatifler var. www.youtube.com

ek olarak elektrikliye bulaşmazdım. gelecek elektriklide evet ama güvenli batarya teknolojileri gelişip yaygınlaşmadıkça almam. yakınımda park etmiş olanları görünce bile rahat edemiyorum çok büyük risk. o kadar büyük lithium bataryaların böyle yaygın kullanımı delilik. önümüzdeki yıllarda çok ciddi problemler yaratacağını düşünüyorum günümüzde satılan elektriklilerin. umarım yanılırım. solid state bataryalar kullanıma girince lithium bataryalıların ya batarya değişimi zorunlu tutulmalı ya toplatılmalı trafikten men edilmeli.
0
konetsu
(05.06.26)
Elbette para, keyif ve karar size ait ancak ben olsam acemi şoföre 3 milyon liralık bir araba almazdım, şöyle 1-2 sene kullanıp acemilik tasfiye edildikten sonra güzel bir araba alırdım.

Saydığınız donanımlardan şunlar arabaların çok büyük kısmında zaten iyi kötü mevcut:
Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Bunlar için ise biraz daha ince elemek gerekiyor:
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Adaptif hız sabitleyici

Bence ilk arabada otomatik park ve adaptin hız sabitleyici olmamalı. Amaç acemiliği atmak, araba kullanmayı ve trafiği okumayı gerçekten öğrenmekse bu donanımların olmaması daha iyi olur. Sizin ilacınız B segmenti bir araba şu aşamada. İkinci el bir Suzuki Swift yukarıda önerilmiş, bence de çok iyi alternatif. Küçük bir arabada şehir içinde paralel parkın esasları öğrenilir, dar yerlerde manevra becerileri geliştirilir, araba hakimiyeti kavranır, ardından C segmenti seviyesine çıkılır, zaten dolu ve üst donanım bir C segmentinde istediğiniz donanımların çoğu standart olarak gelecektir.
0
10551037
(05.06.26)
Nissan Juke dışarıdan cüsseli de olsa harika bir ilk araba olur. Şaşırtıcı bir manevra kabiliyeti var çok rahat döner kullanan, girer çıkar park eder. İki sene çok sattı(hatta bir ara yok sattı 2023 sonu araba yoktu hiçbir bayide) bu sene biraz daha az o yüzden geçen aya kadar kampanyalar bile vardı gırla.
Çok da üzmez bakım masrafları genel olarak, yine ilk araç için olumlu. Ufak 2010 corsadan geçiş yapmıştım, park inanın daha rahattı, tabii kamera vs de bonusu var ama ben yine manevrasına veriyorum. Crossoverlar biraz da yolu görme hakimiyet konusunda güven veriyor tecrübesiz kullanıcıya. İkinci eli biraz şaibeli hemen satma niyetiniz yoksa alınır, yoksa değişik bir ikinci el fiyatlandırması var jukelar için piyasada, tam değerini kestirmek güç.
0
kullanıcıadımbuolsun
(05.06.26)
sıfır togg alın mis.

adamlar benzer paralara swift önermiş, aklım almıyor.

elektrikli miniler de hoş.
0
gurur
(06.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(21)

Hala süt içen var mı

liberalhippi
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
0
liberalhippi
(04.06.26)
içmek gerekmiyor diyorlar , ben sevdiğim için arada içiyorum yanında petibör ile güzel oluyor
+4
devilone
(04.06.26)
ben de icmiyorum ve aramiyorum.
0
baldur2
(04.06.26)
Soğuk süt severim
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
İneğin, yavrusu için salgıladığı süt sadece ineğin yavrusuna aittir.

Bu arada insanlar hiç ihtiyaçları olmamasına rağmen süt tuketebilsinler diye hayvanlara yaşatılan sıkıntı ve eziyetler keşke biraz arastirilsa fakat yine de süt tüketmeye devam edenler ne yazık ki olacak eksileyenlerden gördüğüm kadarıyla.

Bu arada kazık kadar insanlar hala süt peşinde koşmasın. Zaten yaşam boyu süte ihtiyacımız olsa annemiz ömür boyu salgilardi bizi beslemek için. Her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
-23
rock n roll
(04.06.26)
Içiyorum arada. Severim yani. Ama yoğurt, peynir vs olarak tüketmeyi tercih ederim.
Ama içmek gerekli değil yani. Isteğe bağlı.
0
logisticsmanager
(04.06.26)
Hafta içi her gün 1 kutu, Nesquik kakaolu
-3
arbre
(04.06.26)
onun yerine kefir tüketmek çok faydalı
+1
my fault
(04.06.26)
Şimdiye kadar çalıştığım bütün diyetisyenler süt konusunda aynı şeyi söyledi "belli bir yaştan sonra herhangi bir faydası yok".

Tatlılarda kullanmak dışında almıyoruz biz de.
Bazen kahvaltı yapamayacaksam kahveme bir şey eklemek istiyorum erken acıkmamak için yulaf sütü, badem sütü işimi görüyor.
0
mutekebbir
(04.06.26)
rock n roll +1

süt içmek midemi bulandırıyor çocukluğumdan beri. sıcak olursa hele daha fena oluyorum.

kahve alırken badem sütü vs. istiyorum unutmazsam.

evde de yılda 1-2 kez kek yaparsam içine koyuyorum. badem sütüyle denemeye korktum, sık yapmadığım için. müsait bir zamanda onu da denerim ve iyi olursa onun için de süt almam.

ne yazık ki bazı şeylerin içinde mecburen süt oluyor. vejetaryenim ama elimden geldiğince vegan olabilmeye çalışıyorum.
-5
art cat chocolate
(04.06.26)
içmemek gerekiyor
0
jelly bear
(04.06.26)
Laktoz toleransı orta ve kuzey Asya halklarına Tanrının bir lütfudur. Bu sayede büyük göçler ve büyük fetihler gerçekleşmiştir. Bu sayede batıda halklar açlıktan kıtlıktan kırılırken Cengiz Han, Atilla Avrupa içlerinde at koşturmuş, tohum saçmıştır.

Tanrı bazı halklara bu toleransı evrim olarak bahşettiyse ve siz de bu şanslı gruptansanız bunu değerlendirin. buzağı hakkı safsatalarına kulak asmayın.
0
Mirket
(04.06.26)
Soğuk kahveyle içiyorum.
0
ekimoloji
(04.06.26)
Rock n roll +1000
Süt bebekler icin büyüme hormonu salgilatiyor. Yetiskinlerin ömrünü kisaltiyor.
0
Purple life
(04.06.26)
Yurt dışında nasıl, bilemem. Abim süt sığırcılığı yapıyor. Hayvanlara eziyet'in e"si yapılmıyor. Gezebildikleri geniş yaşam alanları var. Sağım saati geldiğinde kendi kendilerine sıraya girip sağıma geliyor, bitince de çıkıyorlar. Paşalar gibi yaşıyorlar. Ne bir şiddet, ne bir eziyet uygulanıyor. Antibiyotik ve ilaç sadece enfeksiyon geçiren hayvana veriliyor. İlaç verilen hayvanın sütü sağılıyor ama ürüne eklenmiyor. Dökülüyor. (Aslında dökmeyip evlerine götürüyor çalışanlar. Ses etmiyoruz)

Küf ve aflatoksin analizleri düzenli yapılan taze yonca, mısır slacı ve endüstriyel yemin ideal ölçülerde karışımı ile besleniyorlar. Tuz yalıyorlar. Sırtlarını kaşıyorlar. Altları düzenli temizleniyor. Vücutları tertemiz. Her türlü sağlık sorunlarıyla da veteriner ilgileniyor. Mutlular bildiğin. (Zaten stres olursa sütten kesilirler) Revirdeki hastalara manevi destek olan kedimiz var.

Bir de sosyal varlıklar inekler. Benzer zamanlarda doğanlar kendi aralarında akran grupları ile takılıyorlar genelde.

İşin içini görene kadar ben de tavukçuluktaki gibi hayvanlara eziyet ediliyor sanıyordum. Süt sığırcılığı gayet düzgün yapılabiliyor. İsteyen olursa gelip gezebilir...

Süt tüketimi kısmına gelirsek, allerjisi ve intoleransı olmayanlar için sğt ve süt ürünlerinin muazzam şeyler olduğunu düşünüyorum.
+10
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
arada bir tadımlık içerim, onun haricinde ayran ve kefir olarak tüketirim sağlık açısından
0
suicmeyenadam
(04.06.26)
Dondurma yapıyorum, sayılır mı? Süd zehri aldığı için içiyorum arada.
+1
gabe h coud
(04.06.26)
Arada içiyorum (kahveme hergün koyuyorum), yağlı yağlı çok seviyorum ama içmemem gerektiğini düşünüyorum aslında. Hem etik nedenlerden (insanları niye o kadar eksilediniz anlamadım) hem de zararının yararından daha çok olduğuna inanıyorum. Artık çocuklara da pek önerilmiyor mesela, yoğurt peynir kefir gibi fermente halleri öneriliyor.
0
mezzosprite
(05.06.26)
sut icmiyorum ve hic aramiyorum. sadece kahveme koyuyorum. sut sekeri hazimsizlik yapiyor insanda. bu nedenle fermente edilmis peynir halini tuketmek daha saglikli geliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
içiyorum. çocuklar da içiyor.

gerekiyor mu, fikrim yok. çok da umrumda değil.
0
babilfish
(05.06.26)
çok severim ama içmiyorum uzun zamandır.
0
sinematikcrop
(05.06.26)
(5)

KK'dan beklentiler saçma değil mi?

eisberg
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.

Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın geliş amacı koltuk sevdası falan deniyor ama daha çok bir görevi yerine getirmek gibi geliyor bana. Siz ne diyorsunuz?
0
eisberg
(01.06.26)
KK kendini pürü pak gören biri bence, yani kendisine göre en iyisini bilen, temiz, karakterli adam gibi adam biri o, yolsuzluklara bulaşmamız olması gerektiği gibi biri olarak görüyor kendini, yıllar boyunca egosu bizler (oy verdim sonuçta) şişirildi, bulunduğu konumda pohpohlandı, kendisinin o pozisyondayken en yakınlarında ve şu andaki destekçilerinin bile nelere bulaşmış olduğunun ise farkında olmadı yada önemsemedi.
Kendisi tam bir devlet bahçeli gibi değil geri geliş amacı olarak ama asıl konu egosu ve koltuğun verdiği zevk, yani siyaset için kumar gibi derlerdi, siyaseti bırakamıyor adam ki siyasetçi olarak başarılı biri değildi hiçbir zaman (oy değil - söylemleri, politikaları, davranışları açısından).

Ben şahsen getirilişinde kendisine biçilen rolün farkında olmadığına eminim kendisi egosu ile kendi mükemmel sanan biri ve tabiki dolaylı olarak tam olarak ona uygun görülen rolü oynayacak
0
atom karincanin torunu
(01.06.26)
Eskiden "KK gizli AKP'li, CHP'ye kazandırmamak, AKP'ye kazandırmak için her şeyi yapıyor." diyenleri pek dikkate almıyordum. Ne kadar başarısız olursa olsun günümüz siyasal ortamında Türk solunun %25'i geçmesinin zaten imkansıza yakın olacağını, dolayısıyla KK'nin elinden geleni yaptığına inanırdım. Aksini iddia edenlere de İstanbul ve Ankara'nın nasıl yıllar sonra CHP'ye geçtiğini örnek gösterirdim.

Şimdi kendime o kadar kızıyorum ki. Şu an eminim ki Ekrem İmamoğlu'nın İstanbul'u kazanmasına çok üzülmüştür. Adam resmen AKP ajanı gibi davranıyor. Bu nedenle Özgür Özel'e de şu an kızıyorum. Çünkü hala kendisinden bir şeyler umuyorlar, kurultaya gitmesi vs. gibi. Bilemiyorum belki de öyleymiş gibi yapıyor Özgür Özel ama kervan yolda düzülür mantığıyla, karşılarına gelen gelişmelere göre anlık planlar yaparak bu süreci yürütürlerse halk desteğini de kaybedebilirler.
+5
himmet dayi
(01.06.26)
adam bildiğin kazanamayacağını bile bile, partisine zarar vermek için böyle bir adım attı. eşşek gibi biliyor kazanamayacağını, oy potansiyeli yüzde 1 falandır ama amaç o değil. amacı erdogan'a başka bir seçim kazandırmak. iyi bir insan olmadığı gibi zeki de değil.

işin iyi bütün piyonlar açığa çıktı.
+1
monicapp
(02.06.26)
ya adam kaset skandalıyla geldi. partiyi ulusalcılardan temizleyip alevilerle doldurdu. kesinlikle değişime kapalı devlet kurumunda bir bok yapmayam müdür gibi. babala tvde bir chp ilçe örgütünde yapılan mobbingi anlatan gence tamam halledicez diyip bir bok yapmayan adam. örgütten gelmediği için parti dinamiklerini bilmeden yıllarca ahlak mahlak ayağına takılmış bir lider. ayrıca ne ahlakından bahsediyorsa, çevresindeki alevi grupla beleş takılmaktadır. nasıl rte pazarın sokağın durumunu bilmiyorsa kk da bi bok bilmiyor.
kknın yaptıklarını bahçeli ve reis zaten yapıyor. muhalif mahallede bunu yapan olunca nefret objesine dönüştü. şu an tarihin en saçma sapan lideri olma yolunda gidiyor. ancak burada muhaliflerin ağlanmak sızlanmak yerine zamanında kk tehlikesini neden yıkmadıklarını kendilerine sormaları gerekir. hata bu sefer iktidarda değil muhalefette.
0
mikahakkinen
(02.06.26)
kaybettiği kurultaya aylar sonra durup dururken itiraz ediyor, lütfü savaş ile birlikte.

samimi ve ahlaklı olsa, yeni kurultay ister. kendisi istemeden chp yönetimi yapıyor zaten kurultayı. yok. yine de koltuk da koltuk.

ne görevi ya!? hangi görev? neymiş o görev? kim vermiş kendisine görev? yok öyle bir görev falan.

baktılar ki chp'nin yükselişini kesemiyorlar, baktılar ki chp gümbür gümbür geliyor, hapisler, kumpaslar, iftiralar, gizli tanık operasyonları bir boka yaramıyor; baktılar ki Türkiye'nin temel sorunlarına dair üretemedikleri politikaları chp çatır çatır üretiyorlar. Truva atı olarak bunu gönderdiler işte. ne görevi? hangi görev?

13 seçimi üst üste kaybeden, mühürsüz oy rezaletinden ekmek için Ekmeleddin kepazeliğine; terliğin kazanacağı seçimi kaybetmekten, referandumda oy kullanmayı becerememeye bin tane rezalete imza atmış 78 yaşında bunak bir ihtiyar kendisi. daha ne zaman gidecek ya? gitmesi için tam olarak ne bekliyoruz?
0
babilfish
(02.06.26)
(2)

Claude ile aynı işi yapan bedava versiyon

aloneinthedark
Aı toplu var mı? Çin'in deepseek ini chatgpt ile karsilastirdiklarinda oldukça başarılı ve ücretsiz demişlerdi. Benzer şekilde Claude un muadili ücretsiz ya da daha ucuz uygulama varmı? Koş yazacak agent yapacak sistemlerle entegre olacakTeşekkürler
Aı toplu var mı? Çin'in deepseek ini chatgpt ile karsilastirdiklarinda oldukça başarılı ve ücretsiz demişlerdi. Benzer şekilde Claude un muadili ücretsiz ya da daha ucuz uygulama varmı? Koş yazacak agent yapacak sistemlerle entegre olacak

Teşekkürler
0
aloneinthedark
(01.06.26)
kısa cevap: yok.
ama ucuz mümkün.

uzun cevap:
agent'ları (mesela claude code terminal uygulamasını bile) farklı bir model ile, örneğin deepseek llm'i ile kullanabilirsiniz.

claude code sadece bir agent yazılımı. agent olarak aylık abonelik ya da api ile bağlanabilirsiniz. api'yi kendisinden de alabilirsiniz, openrouter gibi yerlerden de. kullandığın kadar ödemiş olursunuz. belki openrouter'ın kendi kampanyaları vs olduğunda indirimli yararlanmış olursunuz ama uğraşmaya değmez.

başka model kullanmak isterseniz -ki şans verin- openrouter (ya da benzeri başka yerler de var ama burası en bilinenlerinden) aider, roo, cline gibi araçları deneyebilirsiniz.

mesela openrouter'dan deepseek api'si alıp, bir agent yazılımına api key ile bağlanıp kullanabilirsiniz.

deepseek bedava değil, çünkü senin makinanda çalışmıyor. ama kesinlikle claude modellerine ve diğer popülerlere (gemini, chatgpt) göre çok daha ucuz.
openrouter.ai

performans olarak diğerlerine yakın.
yani 10 kat fiyat var, ama performansta 10 kat yok.

bunun dışında, silicon işlemcili bir mac bilgisayarınız varsa, ollama ile açık kaynak modelleri bilgisayarınızda çalıştırabilirsiniz. qwen3, kimi k2, meta llama scout 4 ... bunları bir deneyin. ama local'de çalıştırmak o kadar da karlı değil. belki çok büyük analiz işlerinde, siz çay-kahve içerken arkaplanda çalışsın diye kullanabilirsiniz. onun dışında günlük kullanımda değmiyor.

bir de groq diye bir yer var.
yine oradan apikey alabilirsiniz. onlar gpu üzerinde değil çok farklı bir işlemci üzerinde çalıştırıyorlar modellerini. bu fiziksel farklılık onlara çok daha ucuza maletmelerini sağlıyor ve çok hızlı sonuç veriyor.

oradan istediğiniz modele dair apikey alıp (openrouter gibi), aldığınız bu key ile claude code (ya da başka bir agent mesela aider, belki cursor-antigravity vs) ile kullanabilirsiniz.
+2
biseysorcaktim
(01.06.26)
opencode var.

şu an 4 açık kaynak model ücretsiz. (deepseek, mimo, minimax, Nemotron)
0
babilfish
(02.06.26)
(5)

Symbol vs Corsa

arbre
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.Corsa
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.

Corsa iç ve dış tasarım olarak daha iyi. Beni daha çok mutlu eder. Ama KM yüksek bulabiliyorum. 160 190 bin KM arası. Bunu alırsam da 200 bine gelince (2 3 yıl sonra) satma stresi olacak. Bir de kronik güneş yanığı problemi var. Siyah renk boya soluyor, soyuluyor.

Bunları düşününce hangisi mantıklı?

Tasarım, konfor vs düşük KM
-11
arbre
(29.05.26)
İki aracı da tavsiye etmem. Daha çok para koyup japon ya da hyundai derim. Bir de o düşük km lere inanma lütfen. Çok basit o işler. Km yi unut. Başka şeylere yönel..

youtube.com
0
Lh12
(30.05.26)
pejo 207 cam tavan bak
-1
mantık
(30.05.26)
symbol al geç.

bütün filocular yanılıyor olamaz... 1000 tane araba alan adamlar senden de benden de iyi biliyorlar.
0
babilfish
(02.06.26)
babilfish, benim de gönlüm ondan yana ama Corsa kadar iyi değil tasarımı
-4
🌸arbre
(02.06.26)
@arbre: şimdi eğri oturup doğru konuşalım. zaten ikisi de iyi arabalar değil. idare eder, iş görmelik arabalar.

bu sınıf arabalarda tasarım, konfor falan olmuyor. bari dayanıklı ve ekonomik olsun.
0
babilfish
(05.06.26)
(4)

Kahvecilerin içeceklere koyduğu krema tam olarak ne?

babilfish
Bu zincir kahvecilerde içeceklerin üstüne bastıkları krema tam olarak nedir? Ne diye alacağız bunu?Krema diye arıyorum, kremalı tavuk için olan sıvı krema çıkıyor. Bi buldurun be.
Bu zincir kahvecilerde içeceklerin üstüne bastıkları krema tam olarak nedir? Ne diye alacağız bunu?

Krema diye arıyorum, kremalı tavuk için olan sıvı krema çıkıyor. Bi buldurun be.
0
babilfish
(23.05.26)
whip cream
turkce olarak aratirken sprey krem santi olarak aratirsin

edit: bu arada uyarimi da yapayim. krema kullanirken mutlaka hazirlanma veya ilk kullanim tarihini not et. maksimum uc gun dayanir krema, sonrasinda tuketilirse fena yapar.
+1
arakaali
(23.05.26)
co2s2
(23.05.26)
çok sağolun. sayenizde evin sarsılmaz baristası olarak inanılmaz havalıyım. bayramda gelenlere de "caramel frappuchino içmez miyiz" diye soruyor olacağım :)
0
🌸babilfish
(25.05.26)
hocam o zaman sana bir tavsiye:

pul cikolata alip mocha ve white mocha yapabilirsin cok kolay bir sekilde.

www.migros.com.tr

ulker tercih etmemek lazim ama bim'e geldikce aliyorum.

yapilisi:
goz karari cikolatayi fincana doldurup ustune espresso cek. espresso cikolatayi eritecektir ama yine de cay kasigiyla guzelce karistir. sonrasinda isittigin sutu ve istege bagli olarak yeni aldigin sprey krem santiyi ekle. :))

ben hep cortado yapiyorum kendime fakat arada bir boyle tatlar guzel oluyor acikcasi. ayrica pul cikolata ile hakiki sicak cikolata da yapabilirsin yine benzer sekilde.
+1
arakaali
(25.05.26)
(3)

Boşa çıkan evimi napsam

goodyes
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu ben
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu beni. Kiracı aradı, tayini çıkıyormuş evi iki ay sonra boşaltacakmış.

Tekrar kiraya versem şuan ortada birşey yok ama evlendiğimde içindeki kiracıyı doğal olarak çıkartmak mümkün olmaz. boş kalsa üstüne bir de aidat masrafım olacak.

Sizce ne yapsam? Sarı siteden ikinci el temiz eşya bulup airbnb ya da sezonluk kiraya verme gibi birşey mümkün mü? Yoksa boş mu kalsa. Bu konuda tecrübem ve fikrim yok, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
goodyes
(21.05.26)
Ufukta evlilik var mı, yok mu, orasını anlamadım.
yoksa, belirsiz bir gelecek için, -gelen kira da sizi rahatlatıyorken- boş bırakmak çok anlamlı olmayabilir. bana kalırsa, illa yakın vadede evlenirim diyorsanız -ki biri yoksa vs, min 2 sene veriyorum-, kiracı almak, airbnb için döşemekten daha makul olurdu. ayrıca airbnb için apartman imzası lazım, işletmek ya da işlettirmek lazım, ev daha hızlı eskiyecek vs.. özetle, bu senaryoda en mantıksızı airbnb bence.
0
lil siztah
(22.05.26)
yine tayini çıkacak birine kiraya ver.
0
babilfish
(22.05.26)
evliliği ben de anlamadım. bir sözlünüz nişanlınız mı var? yoksa çeyiz gibi ev mi aldınız?

sözlünüz nişanlınız varsa, 1-2 yıl içinde evleniyorsanız, "1 yıllığına kiralık, sonra ben kendim oturacağım" diye ilan verin sarı sitede. illa bir kiracı çıkar. okulda son yılı olan bir öğrenci, ya da geçici görevle oralara giden birileri. anlatsınlar dertlerini, tahliye taahhütnamesi de alın.

eğer çeyiz gibi aldıysanız, o zaman sarı siteye süresiz koyun, rayiçlerinden de pahalıya koyun. kiraya verdiğinize değsin, hemen kiralayamayacaksanız da kiralayamayın.
0
co2s2
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(5)

"internetinize bi bağlanabilir miyim" dolandırıcılığı

yap desem yapmazsin he
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada b
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada bir başka şahsın, bekleyen yolcuların yanına giderek telefonunun ekranında bir şey gösterdiğini fark ettim. sırayla pek çok kişiye gösterdi, ardından yanıma geldi. telefonunun ekranında google translate'e arap alfabesiyle yazılmış bir metin, altında da "rica etsem internetinizi kullanmam için açabilir misiniz" gibi bir cümle vardı. bu defa açmadım ve fena şekilde huylandım. gidip güvenliklere de ilettim, "açmayın, kullandırmayın" deyip sallamadılar. sorularım şu şekilde:

1. hotspot ile telefonumun internetine bağlanan bir kişi hangi verilerime ulaşabilir?
2. bağlanan kişi telefonuma ait ip üzerinden şüpheli işlemler yapmışsa bunu nereye bildirmek gerekir?
3. bu iş yeni türeyen bir dolandırıcılık mı?

teşekkürler.
0
yap desem yapmazsin he
(20.05.26)
teknik olarak mümkün mü bilmiyorum. Hukuken özellikle fetö davalarında çok kişi bu konuda sıkıntı yaşadı. modeme bağlanıp yapılan görüşme ve aramalardan modem sahibini sorumlu tuttular. bir çok kişi durumu ispatlayıp kurtuldu ama aradan geçen zamanda tutuklu kalanlar, açığa alınanlar falan oldu.
+2
ground
(20.05.26)
1-işletim sistemi ios ise pek bir veri elde edemezler.
2-herhangi bir yere bildiremezsin. suç ortaya çıkıp da seni bulurlarsa ancak böyle böyle olmuştu diyebilirsin. o da ne kadar inandırıcı olur sen hesap et.
3-bu hep vardı, genelde dolandırılan kişi sen olmuyorsun o sırada birini dolandırıyor oluyorlar ve mağdur kişi şikayet ederse savcılık evraklarında kabak gibi senin ip numaran görünüyor. dolandırılanı dolandıran kişi sen oluyorsun.

artı olarak @ground'ın dediği gibi bir terör eylemi söz konusu olursa ayıkla pirincin taşını muhabbeti.
+1
Improbable
(20.05.26)
1- Güncel iOS ve Android cihazlarda %99.9 hiçbirşey olmaz. Tabiki her zaman açıklar söz konusu olabilir ve saldırı denemesi yapılabilir.
2- Senin IP üzerinden bağlantı aldığı için ve o IP de sana operatörden verildiği için o adam ne yaptıysa ilk sorumlusu sensin. Şüpheli bir işlem yaptığını görüp tanık olduysan tabiki bildirebilirsin. Ancak şüpheli işlem yaptığını görmemişsin. O yüzden şu anda bir yere bildiremezsin. Ama o adamın internette yaptığı illegal aktivitelerin ilk sorumlusu sen oluyorsun. Gerisini ispatlaman gerekir.
3- olabilir. Yani esasında banka hesabını başkasıyla paylaşmak gibi bir şey oluyor. Ama tabi hesabına para girişi olmadığı için daha hafif bir suç unsuru olabilir. Bu devirde kimseye güvenmemek lazım.
0
nuevo
(20.05.26)
interneti olmayan birine veya yurt dışına açık olmayan birine, durumu olmayan birine yardım etmiş oluyorsunuz. kıllanmaya gerek yok. eskiden herkeste telefon yokken telefon kullandırma çok normaldi. şimdi abes kaçıyor. gibi.
0
gabe h coud
(20.05.26)
aşti'de belediyenin ücretsiz interneti var.

legal bir iş yapacak olsa, telefon numarası ile bağlanır, kullanır. belli ki iz bırakmaması lazım, senin ip üzerinden iş yapmış.
0
babilfish
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(5)

ai ya seo yaptirmak

aloneinthedark
merhaba birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demislersimdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai
merhaba

birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus
alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demisler

simdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai bunu yapamaz mi nerede eksik kalacak

mesela backlink yapamasa da bunu yonlendirir biz yapariz diye dusunuyorum

siz ne dusunuyorsunuz
0
aloneinthedark
(29.04.26)
seo, siteyi seo standartlarına uygun hale getirip backlink almak değil.

farklı stratejileri var, düzenli güncellemeler lazım.
ai ancak senin işlerini kolaylaştırır işi yine sen yaparsın.
0
duyuruuser
(29.04.26)
@duyuru backlink sadece ornekti farkli startejileri ai yapmaz mi ya da yonlendirmez mi
seo da bir ornek mesela marketing yaptiriyoruz ai ucuyor kaciyor diyorlar o zaman marketing bilmeden de bu bir ise yaramaz
0
🌸aloneinthedark
(29.04.26)
seo bilgin varsa, sen > ai. seo bilgin az ya da yoksa, ai > sen.
SEO ve firma diyince 95% şaklaban ve dolandırıcılardan oluşan bir topluluk. Şaklabanla muhattap olduğunu anlayabilecek kadar SEO biliyorsan, AI kullanabilirsin. Bilmiyorsan zaten AI kullanmalısın.
Kalan 5% devasa çok uluslu şirketlerin ihtiyaç duyduğu kalite ve incelikte AI'ı öper atar; ama onlar da zaten doğru kurgularla AI kullanıyordur.
0
redlinetheturk
(30.04.26)
belki düz olmaz ama skill tasarlarsa kesinlikle yapar. tamam kimsenin işini itibarsızlaştırmayalım ama istatistiklerle ve güncel gelişmelerle çalışan bir teknoloji seo. bence daha iyi bile yapar.
0
enteg
(30.04.26)
Claude değil de, gemini canavar gibi yapıyor seo işlerini. etiketler, meta bilmemne tarafında gayet başarılı (haliyle).
0
babilfish
(30.04.26)
(5)

iş başvurusu yaptığınız şirket

plastic_angel
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?

Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
0
plastic_angel
(28.04.26)
önceki işime bu şekilde girmiştim. önce test sonra case yolladılar (0 öngörüşme) case yolladıktan sonra beğendikleriyle görüştüler. ama sanırım size kendi işlerini yaptırmak istiyorlar şu an. benimki uydurma veriyle yapılması istenen bir çalışmaydı.
+1
pide
(28.04.26)
Öncelikle birine "Hadi bana bunu yap gönder" demek etik değil zira o kişinin zamanını hiçbir bedel ödemeden talep etmiş oluyorsun.
Diğer yandan bunu yüzlerce binlerce adaya demediklerini varsayıyorum zira birilerinin o çözüm önerilerini değerlendirmesi lazım, eh öyleyse insanlarla 15 - 20 dakika da olsa görüşme ayarlamak daha sağlıklı.
Ha yok "Biz bunu herkese yolluyoruz, sonra AI değerlendiriyor" diyor da olabilirler ancak muhtemelen bu çözüm önerisini getirecek aday da AI kullanacağı için çok da bir şey değişmiyor herhalde. Sıfıra sıfır, elde var sıfır...
+2
salihdt
(28.04.26)
oyun-app-yazılım sektöründe bunu isteyen şirket çok. portfolyon olsa bile istiyorlar.

ben de bu işime case yaparak girmiştim. ancak kısa bir görüşme yapılmıştı en azından öncesinde.

gel zaman git zaman şimdi o caseleri değerlendiren kişi oldum geçenlerde. kendi alanımda yani sadece. benden önce ik değerlendiriyor, onlardan ayrılanları bana atıyorlardı. yoksa tüm caselera bakacak zamanım olamazdı ki bu haliyle bile çok zamanımı yiyordu.
0
art cat chocolate
(28.04.26)
üşenmezsem yapıyorum bu tarz şeyleri.
0
jelly bear
(28.04.26)
normal değil.

muhtemelen acil işe almaları gereken bir durum var. hızlıca yapıp gönderirim ben olsam.
0
babilfish
(28.04.26)
(8)

Aı için bilgisayar

aloneinthedark
MerhabaArkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğin
Merhaba

Arkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.

Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?

Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?

Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğiniz bilgisayar var mı?

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(19.04.26)
alabildiğin en yüksek ramli macbook'u al, geç. işlemci çok fark etmez, bütçe varsa m5 pro al.
-3
babilfish
(19.04.26)
Arkadaşınız yanlış yönlendirme yapıyor. Ai modellerini en verimli şekilde çalıştırabilmeniz için bir oyun bilgisayarı gibi donanım dizmeniz lazım. En başında gpu yani ekran kartı gerekli (nvidia kartlar) arkasından güçlü cpu yüksek ram ve yine güçlü bir psu.
Bu işler için macbook yetersiz kalır.

Macbookla çalışan elemanlar nasıl çalışıyor derseniz onlar uzaktan kiraladıkları yüksek gpu'lu sunucular vasitasıyla işlerini donanıma gerek kalmadan hallediyorlar. Mac cihazlarını kod yazılan kısımda yani işin tasarlanması kısmında kullanıyorlar. Test aşamasında sunucuya baglanıyorlar. Fakat bu sunucu kiralama durumlarının maliyeti yüksek rakamlardır Bilgin olsun
+1
limonlu eksi
(19.04.26)
böyle patates alınır gibi alınacak mevzu değil.

hangi modelleri kaç token/saniye çalıştırma hedefindesin ? sadece deneysel llm çalıştırayım mesela oss20b, gemma26b gibi aktif parametresi 4-6 gb içine sığan bir model mi çalıştıracaksın. o zaman en az 8gb nvdia ekran kartı olan min 32gb ramli bir oyun laptopu ya da benim tercihim dell veya lenovodan a4500 veya a5000 ekran kartlı bir mobile workstation olur.

bunun ötesine geçip aktif parametresi 30 milyar ve üzeri olan modellere gideceksen iş karışıyor. orada alabileceğin bir pc laptop yok. macbooklardaki unified memory ile 64-128gb bir makina alırsan çoğu modeli çalıştırabilirsin ancak nvidia ekran kartları kadar verimli hızlı olmayacaktır. ya da 64-128gb m4-m5 mac studio da iş görecektir.

bana kalırsa bu işi yapacaksan 128gb dgx sparc ya da 128gb asus ascend GX10 gibi bir makina alman gerekir. hem masaüstü hem de enerji tüketimi çok makul bunların.

bunları alamıyorsan da o zaman uzak sunucularda kiralık gpu servisleri üzerinde bu modelleri saatlik oldukça uygun fiyatlara koşturabilirsin.
0
orpheus
(19.04.26)
soruyu sorma şeklinden bile konuyla hiçbir alakan olmadığını anlıyorum.
o yüzden sen soruyu sormadın, biz de cevaplamadık.

bahsedilen bilgisayarlar yüz binlerce liralık ekran kartları kullanan cihazlar. konu hkakında en ufak fikrin yokken gidip böyle bir bilgisayar yapamazsın kendine.
+1
tchuck
(19.04.26)
varolan modelleri local'de çalıştırmak için m işlemcili mac'ler iyi.

m işlemcili ve yüksek ramli mac mini pro alın, ekran-klavye vs olmadığı için daha uygun fiyata geliyor macbook'lara kıyasla.

ben kendi modellerimi eğiteceğim diyorsa o zaman gelişmiş ekran kartlı cihazlara bakmanız gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(20.04.26)
@birseysoracaktim kendi modellerini egitmek istiyor
herkese tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(20.04.26)
hetzner veya vast.ai'da saati 3-5 dolara 96-128 gb gpulu kiralık makinalar var eğitime girecek ise sadece gpu değil ram ve ssd de büyük olmalı.
0
orpheus
(21.04.26)
@tchuck evet haklisin bu konuda bilgim yoktu simdi ne almam gerektigini buldum ya da fikrim oldu diyeyim. tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(28.04.26)
(4)

Spor için dağcı çantası

arbre
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.https://www.decathlon.com.tr/p/outdoor-sirt-cantasi-siyah-35-l-mh100/_/R-p-331005?mc=8786727&c=S%C4%B0YAHBu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatild
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.

www.decathlon.com.tr

Bu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatilde omuza takılan spor çantası kullandım ve hiç konforlu değildi.

Çocukken dağcı olmak istiyordum bu arada. Bu çantaya heves ettim. :D
-5
arbre
(14.04.26)
ayakkabı terlik falan da olacaksa, 35 litre çantaya ancak sığarsınız.
0
babilfish
(14.04.26)
babilfish, olacak evet ama dağcı çantası abartı olur mu
-5
🌸arbre
(14.04.26)
yani 70 litre dağcı çantası alırsan abartı olur tabi de, bunlar niye abartı olsun? zaten normal boy çantalar :)
0
babilfish
(14.04.26)
aynı çanta bende var.. çok severim. belki bel desteği kısmı kamp çantası izlenimi verebilir. onun dışında gayet güzel.
0
jepa
(14.04.26)
(15)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(35)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-19
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+3
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(2)

Çalışan sirkülasyonu,iş mi kötü işçi mi

denizciman
Merhaba arkadaşlar,selamlar.Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar
Merhaba arkadaşlar,selamlar.
Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.
İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar. Acaba gelen işçi durmuyor mu,beğenmiyor mu,yoksa işyeri 1 2 ay çalıştırıp(destek prim vs alabilmek için) çıkarıyor mu adamları.özellikle esenyurt,avcılar,beylikdüzü ve bu civar semtler, sanayi işçiliği üzerine . Ne diyorsunuz?
0
denizciman
(08.04.26)
teşvik meselesi doğrudur, olabilir.

bu tarz yerlerde tamamen vasıfsız eleman gerekiyordur. çok ucuza ve çok ağır şartlarda çalıştırırlar personeli, personel 1-2 ay içerisinde istifa eder.
0
co2s2
(08.04.26)
kıdem tazminatı birikmesin diye 11. ayda çıkarıyor olabilirler.
0
babilfish
(08.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(15)

amerika'da mustang kiralamak gereksiz mi?

jelly bear
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan. en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünü
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan.
en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünüyorum. uzun yol da yapacağım 9-10 saatlik.
-1
jelly bear
(25.03.26)
kiralama şirketi olduğu için o kadar detay yok. ama muhtemelen corolla mustangin yarısı kadar yakar en kötü
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
- benzin olarak cok fark etmez v8 degilse ki v8 mustang kiralayacaklarini sanmam, dikkat etmen gereken baska konular var.

1 - km limiti var mi ona bak oncelikle. corolla'da olmayabilir ama mustang gibi araclarda genelde oluyor, sinirsiz km vermeyebilirler.
2 - full sigorta yaptirmani oneririm, o da mustang'de daha pahaliya patlayabilir. atiyorum corolla gunluk $20 ise mustang $30-35 olabilir.
3 - polislerin daha cok dikkatini cekeceksin, o yuzden daha dikkatli kullanman gerekecek. ceza yeme olasiligin daha yuksek.
4 - mustang'in ozellikle 4 silindirli ise ki buyuk ihtimal oyledir, kalite olarak corolla ile ayni klasmanda oldugunu anlayacaksin, dolayisiyla biraz hayal kirikligi da olacak, yani isin sonunda ulan bu kadar masrafa girdik, bir cacik degilmis kafasi yasatabilir.

butun bunlara OK isen, hayalleri ertelememek lazim, yapistir gitsin.
+1
cooperr
(25.03.26)
1. km limiti yok ikisinde de
2. abdde bizdeki gibi sigorta olayı yok. baktığımda sigorta seçeneği yok. direkt kapsıyor kaporta hasarlarını. hayat-yaralanma sigortası gibi şeyler var.
3. dikkatli kullanırız zaten abdnin trafik kurallarındaki katılığını biliyoruz
4. 4 silindirli olsun farketmez en azından mustang.. 250 yapacak değiliz sonuçta hız sınırı var
-1
🌸jelly bear
(25.03.26)
Asiri konforsuz, asla tavsiye etmem uzun yol icin. Ben heveslenip california da challenger kiraladim, 3. gun iade ettim belim agridi. Eger gezinizin 1-2 gunu icin ayri kiralayabiliyorsaniz tavsiye ederim heves almak icin. Mustange de binmistim, ayni bir farki yok konfor olarak. Ayrica gorus acilari cok kotu aynalardan vs bir sey gorunmuyor dogru duzgun. Yakit olarak pek bir sey fark etmez. Ayrica amerika cogu eyaleti trafik kurallari konusunda avrupaya gore epey gevsek.
+3
The_Lollok
(25.03.26)
o kadar kötü mü ya üzdü bu yorum. sf-->la yapcaktık
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
ben hayatimda bir kez Miami'den key west'e gitmek icin aynisini yaptim, simdi retrospektif olarak baktigimda "iyi ki denemisim" diyorum o seyahat cok guzeldi, lakin "bir daha yapar miyim" sorusuna da hayir diye cevap veriyorum kendimce.

-yakit acisindan digerlerine kiyasla cok fark etmeyebilir, artik araclar hep yok ecobilmemne, yok 2.5 motor vb. size ters gelecek kismi kaliforniya'da olusunuz olabilir, orada benzin pahali. hem abd-iran mevzularindan sonra bir gecede galonu 1 dolar artti, ama sizin kiralama zamaniniza kadar ne olur bilemem.

- konfor, cok konforlu degil acikcasi, ama cok yasli ya da cok kucuk cocuk yoksa dayanilmayacak kadar da kotu degil. dediginiz gibi 9-10 saatlik yolda ne olur bisey diyemem cunku ben tek seferde max 3 saat kullandim, ve beni cok uzmedi ama bir gunde 12 saat kullansa idim cevabim baska olabilirdi.

- "bak bunu da dusunun" diyecegim kisim bagaj hacmi :( deniz asiri yerden bagajli gelen insana kucuk gelebilir.

-sigorta seysine iyice bakin derim, normalde kendi arac sigorta policenizi kiralik aracta da kullanabiliyorsunuz, ama kimi sirketler mustang (ya da spor araclar icin) ekstra sigorta isteyebiliyor, ya da sizin kendi sigortanizin transferrable olmasi gerekiyor ki kaza vb oldugunda onlara yetki verebilesiniz diye.

karman corman yazdigim icin pardon, ama ozetle ben sizin yerinizde olsam kesin denerdim hazir firsat karsiniza cikmis :) guzel ani olur kaliforniya'da mustang ile turladim dersiniz kendi kendinize.
+1
adrianapole
(25.03.26)
ecoboost modelleri normal premium arac kadar yakar, daha fazla degil. abd'de benzin ucuz. asil sorun konfor olabilir. cok uzun yol yapilacaksa, ki amerika'da yapilir, sedan almanizi tavsiye ederim. mercedes e,s veya bmw 5,7 sinifi.

turo diye bir uygulama var araba airbnb'si. ben genelde oradan seciyorum cunku arac kiralama sirketlerinde filo araclari oluyor. mustang secmenize ragmen gittiginizde olmayabilir buyuk bir sube degilse. cunku rezerve yapmiyorlar, stok planlari cok esnek oluyor. ben sectigim arabayi alamadigimi cok biliyorum.

turo'da istedigimi aliyorum. tabi turist olarak turo nasildir bilemeyecegim. benim kendi sigortam var ama turistler icin kurumsal arac kiralama sirketleri daha mantikli olabilir. arastirin.

genel olarak corolla kiralamaktan mantikli bence. mustang kullanmis olursunuz bahsi gectiginde ben abd'de kiralamasi kullanmistim dersiniz icinizde kalmaz.
0
antikadimag
(26.03.26)
sf > la demissiniz amerika icin uzun yol bile demem ben ona. turkiye'den bakinca cok gelebiliyor ama tek mola 3+3 saat cok rahat yapilir. yasiniza, belinizin sagligina ve fitlik seviyenize bagli ama mustang'in problem yapacagini sanmiyorum. belki sonlara dogru beliniz agrir.

edit: tabi sizin turistik geldiginizi unuttum. o yolun guzel kismi highway 1'den deniz manzarali gitmektir. oradan gidince 2-3 saat daha ekleyebilir.
0
antikadimag
(26.03.26)
tam olarak yolu uzatıp highway 1den gitmek amaç zaten. 2 kişi olacağız bu arada, büyüklük sorun olmaz

bi de bu toll olayı nasıl oluyor? toll almak şart mı yoksa yol ücretlerini başka şekilde de ödeyebiliyor muyuz? toll hgs gibi bi şey heralde
0
🌸jelly bear
(26.03.26)
Gereksiz degil. Şimdi 30 yaşındaysan 30 yıl sonra çişini bile tutamayacaksın. Onun için gençken yaşa keşfet tat böyle güzel şeyleri. İçinde kalmasın
+1
limonlu eksi
(26.03.26)
asla gereksiz değil ya. ben olsam aşırı havalı fotoğraflar çekinir, torunlara bile anlatırım. o derece...
0
babilfish
(26.03.26)
hevesin varsa kirala be hocam, onu bunu düşünme
+1
sabenburak
(26.03.26)
Google haritalardan ücretli yolları kapatın, sonra devam.
Highway 1 zaten ücretsiz.
Önemli bir ayrıntı, yola girmeden benzini fulleyin. Öyle adım başı benzinlik yok. Geceye kalırsanız yol yoruyor. Tüm sahillere uğradığınızda 1 gün yetmiyor. Ortalarda konaklamalı bir yolculuk çok daha iyi olur.
Yolculuğunuzun mükemmel geçeceğine emin olabilirsiniz.
0
artci sarsinti
(26.03.26)
Benim rota Las Vegas, San Diego, LA, Hwy1 den SF, Lake Tahoe, Yosemite, Sequiyah, Vegas seklindeydi. Las Vegasta aldim challenger, LA de iade ettim. Oralarda yollarda cakir cukur da cok, insanin belini agritiyor. Sadece LA-SF icin katlanilabilir bence, heves icin neden olmasin.
0
The_Lollok
(26.03.26)
4 ve 6 silindir mustangim oldu yaklaşık 1'er sene kullandım her ikisinide (yabancı plakalı). Yakıt vs diğer konulara arkadaşlar değinmiş sadece şunu diyeceğim daha önce amerikan tarzı spor araç kullanmadıysanız söylemek isterim mustang tehlikeli bir oyuncak. Kavşaklarda, kalkışlarda ani yüklemelerde kendi kendine spin atabilen bir cihaz kesinlikle traction modu kapalı kalsın derim. Sport modda tehlikelidir, Sport'a alıp ışıklarda kalkınca zamanda yolculuk yapıyor gibi olursunuz tansiyonunuz düşebilir. Mustang'lar aynı zamanda kazalarıyla meşhurdur, amacım korkutmak değil sadece tecrübelerimi aktarmaktı.
-1
herseysoyledigimgibioldu
(26.03.26)
(11)

Türkiye'nin savunma doktrini nedir?

osssy
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
0
osssy
(24.03.26)
kervan yolda düzülür :)

şaka tabi.
(bkz: mavi vatan)
(bkz: gök vatan)

iran ile türkiye çok farklı. iran farklı ülkelerdeki gruplarla kaos savaşı yürütüyor. bizde sahaya nizami ordu girer.
0
galahad reloaded
(24.03.26)
allah'a bol bol dua etmek.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türkiye'nin en önemli savunma doktrini budur.
+3
babilfish
(24.03.26)
Normal sartlarda Nato korumasina dayaniyor. Ancak Abd baskaninin Nato'ya karsi oldugu ve Iranin hava ustunlugunu bir cirpida kaybettigi hatirlanmali.
0
🌸osssy
(24.03.26)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Türkiye'de TSK bünyesinde olası bir seferberlik, işgal durumunda çok gizli planların, belgelerin, haritaların olduğu (bunlar içinde savaş durumu için saklanan-gömülü mühimmatlar, işgal durumu halinde halk hareketini organize edeceker kişiler, gruplar, yurtdışında gizli görevdeki istihbaratçılar vs var) "Kozmik Oda" adında bir yer bulunuyordu. buraya sadece sınırlı sayıda asker girebiliyor (genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları vs gibi)

2009 senesinde "Bülent Arınç'a suikast" yapılacak (!) bahanesi ile feto&akp bu odaya girmeye çalıştı. dönemin başbakanı, aynı ergenekon-balyoz davalarını desteklediği ritmle "girilsin yahu girilsin girilsin" diye her gün medyada boy gösterdi. sonunda hakim ve savcılar (feto) o odaya girdiler ve her şeyin kopyasını alıp ilgili yerlere gönderdiler.

Kozmik Oda sızıntısından sonra yurtdışı görevindeki 800'ün üzerinde istihbaratçının öldürüldüğü iddiaları da mevcut.. Ülkenin bütün işgal planları, nereden ne mühimmat gömülü saklı, kuva-i milliye gibi hareketleri kimlerin başlatacağı hop hepsi bütün yurtdışı istihbaratların eline düştü.

hoş şimdi de kendi toprağımıza bir bomba atarız, karşı tarafa bir bakış atarız vs gibi gayet sağlam savunma doktrinlerimiz de yok değil.. telaşa mahal yok :)
+6
makbur
(24.03.26)
Bu ülkenin arkasında din, Allah ve kitap var. Nükleer bile işlemez. Doktürinler boş işler
-1
runaway
(24.03.26)
Üstte biri dua etmek diye kafa bulmuş ama silah bakımından güçlü olanların da her yeri Venezuela gibi sanarak bir sonraki hamlelerinde "mossad aklının verdiği doktrinle" nasıl tıkandığını şu günlerde görebiliyoruz .

Bir zahmet çok az ordu ile büyük ordulara galip gelenleri tarihi kaynaklardan okuyun. Kazanmak, öyle her zaman çoğunluk ile veya silah gücü bakımından olmuyor . O zaman manevi hususları da görmek gerek .
-1
diyecevaplandı
(24.03.26)
iranla tassak geciyorsunuz da, bu ulkenin genel kurmay baskani rehin alindi.
sonra da madalya takar gibi savunma bakani yapildi, geziyor.
kozmik mozmik ne varsa patlattilar. kuleli askeriye lisesi dahil kapandi.
70ler falan olsa bir planimiz vardir herhalde derdim ama askeriyenin ici bosaltilmis vaziyette buyuk ihtimal, allaha emanet takiliyoruz.
o yuzden iran duserse bizim ustumuzden silirdirle gecerler diyorum.
+6
cooperr
(24.03.26)
Kara ordusu. Türkiyenin en büyük gücü bin yıldır kara savaşıdır. Piyadedir, komandodur, tanktır, tüfektir. Biz kimseye saldırmayı ve yayılmayı düşünmediğimiz için misakı milli sınırlarımızı korumak esastır.
0
ground
(24.03.26)
Iranla dalga gecen gormedim. Hava ustunlugunu kaybetmesine ragmen, bunu ongorerek caydirici bir fuze sistemi kurdugu gibi, bunun tedariginden surdurulebilirligine, ekonomik etkisinden zor sartlarda operasyonuna savunma stratejisini calismis ve iyi bir direnc gosteriyor. Turkiye ornegin hava ustunlugunu kaybederse veya enerjiyle bagi kesilirse direnci en iyi nasil gosterecek?
Bu baglamda kara ordusu cevabi beni tatmin etmedi.
+1
🌸osssy
(24.03.26)
Dışişleri bakanımız geçenlerde bir açıklama yapmıştı :
"Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen orda ABD - israille ağız dalaşını bile şaapmaman lazım" demişti."

Buradan şu anki stratejik savunma doktrinimize ilişkin bazı çıkarımlar yapabilirsiniz.

Taktik savunma doktrinimize gelince hava savunmamızı uçaklarla yapıyoruz. Savunma ihtiyacımız olunca NATO 'dan , ABD'den patriot gibi silahlar istiyoruz.Ama önemli sorunları da yine onlarla yaşıyoruz.

Eskiden, gelecekte esaslı bir savaşın içinde olursak bu Irak'la, İran'la ,Pakistan'la değil nihayetinde NATO ülkeleriyle olacağı için sırtımızı dayayabileceğimiz Asya ülkeleriyle de dengeli bir politika yürütüyorduk.
0
hebanon
(25.03.26)
(2)

ankara yht otopark

Nerdian
sabah 06.30'da yola çıkacağım konya'ya 15.00 treni ile döneceğim bu süre zarfında garin paralı otoparkı dışında bir güvenli otopark var mı? 585 lira diyor garın sitesinde neredeyse bilet kadar otopark parası vermek istiyorum. bilgisi olanların katkılarını beklerim. bilkent'den geçeceğim gara
sabah 06.30'da yola çıkacağım konya'ya 15.00 treni ile döneceğim bu süre zarfında garin paralı otoparkı dışında bir güvenli otopark var mı? 585 lira diyor garın sitesinde neredeyse bilet kadar otopark parası vermek istiyorum. bilgisi olanların katkılarını beklerim. bilkent'den geçeceğim gara
0
Nerdian
(23.03.26)
karşıdaki ara sokaklara park edebilirsin o kadar para vermek yerine
+2
jelly bear
(23.03.26)
Bilkent'ten çıkmışken diğer tarafa gidip Eryaman istasyonunun dibindeki otoparkı kullanabilirsiniz.
0
babilfish
(24.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(8)

ankara'da ev alinacak en iyi yerler (para sorunu olmasa)

antikadimag
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur,
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur, ormandir. toplu tasimanin kisitli olmasini herkesin gelemeyeceginden hareketle olumlu dusunuyorum. evet, biraz tuhaf bir dusunce ama ulkenin durumu malum bu pozitif yaziyor. gunluk ihtiyaclar icin de kendi kendine yetebilmesi gerek. yani arabayla 5-10 dakikada alisveris, eczane falan olmali tamamen hicligin ortasinda bir site olmamali.

benim aklima gelen yerler;
bilkent, beytepe, oran, ve sehir icinde olsa da cankaya (atakule taraflari), belki mogan parki'na yakin olan golbasi taraflari.

para sinirsiz diyorum o yuzden incek, baglica falan yazmadim. kacirdigim bir yerler var mi? incek derken ted koleji'ne yakin olan tarafi beytepe diye dusundum. incek koyu atilim universitesi tarafinda kaliyor ama ted kampusune de incek denmis nedense.
0
antikadimag
(20.03.26)
Evlenmeden önce ailemleyken yıllarca çayyolunun göbeğinde oturdum. Evlendim bağlıcaya geçtik üç yıldır buradayım. Sınırsız param olsa koruda köşk gibi evler var orada oturmak isterdim muhtemelen. Hem şehrin içi hem yemyeşil. Amerikan filmlerinden fırlamış gibi bir muhit.
0
Hallegadola
(20.03.26)
Koru, Çayyolu +1
Metroya yakın yerleri bence daha güzel ama Konutkent tarafları daha uzak metroya. Aradığınız sakinlik belki oradadır. Ben yine de Koru tarafını tercih ederdim. Marketler çeşitli, avm var, şehir hastanesine uzak sayılmaz hem toplu taşıma hem arabayla. İnsanları iyi. Gürültü patırtı pek olmaz.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Ankarada artık heryerde arabayla 5-10 dk mesafede alışveriş merkezi - eczane var.

Cevabım Yeşil Barış Sitesi - İncek. Para sıkıntısı olmayan insanlar genelde elitist takılıp kendisi gibilerle yaşamak isterler. Bu yüzden lüks muhitler oluşur. Ankara zenginlerinin büyük bölümü burada yaşıyor.

Eğer param buna yetmezse de Angora Evlerinden yana tercihimi kullanırım.
0
nuevo
(20.03.26)
Siz insandan uzak olsun demişsiniz ama ben yine de kızılay civarını tercih ederdim.
Tiyatrolar, sinemalar (özellikle büyülü fener), kitapçılar, pasajlar vs hep oralarda.
Meclis parkı, güvenpark, kuğulu, sakarya barlar sokağı, zafer çarşısı falan hep yürüme mesafesinde.
Benim için Ankara'da yaşamak buralara yakın olmak demek.

İlla merkeze uzak olsun diyorsanız Eryaman Göksu Avm civarı derim. Göksu park ve gölet falan da yakın.
Eskiden beş yıl kadar 3. Etap'ta oturmuştuk. Oraları halen çok severim.
-3
anaphylacticshock
(20.03.26)
bana incek hep çok kurak gelmiştir, otların içinde korkunç yüksek rezidanslar ve kurak topraklara dağılmış siteler. mesela yeşil barış sitesi denmiş; çevresi kıro sukent ve kıro kafelerle dolu bir yerde. orta-üst yerde oturan zenginin profili de önemli bence. incek'in göl manzaralı tepelerinde de lüks villalar var ama dediğim gibi biraz sonradan görme profilin yaptırdığı siteler.

ben galiba ankara'ya hala old school gözlüklerle baktığımdan hali hazırda yeşillendirilmiş muhitlerden seçerdim. mesa koru'da migros'un arkasındaki tepe mesela. bölge mesa inşaat'ın sahibinin villasıyla başlar ve çamlar içinde villalar tepeyi döner. dik bir yokuş olduğu için yaya ulaşımı yok derecede azdır, otobüs oraya kadar çıkmaz (ben bu evlerde büyüdüm, arabasız eve gidiş liseli halim için ölümdü). ümitköy'ün içlerinde de yeşillikler içinde korunmuş çok güzel evler var. ibb.co
beysukent de öyle. bilkent'in etrafı da profil açısından oldukça iyi. buralar hem merkezi hem de bireysel hissettirir. angora da fena değil ama biraz sıkışık düzen. komşun melih gökçek de çıkabilir, bir cerrah da. erdemkent ve çevresi (gama villaları) de eskiden iyiydi ama şimdi nasıl bilmiyorum. çayyolu ise daha orta gelirli bir bölge gibi geliyor.

daire alacaksam da çankaya'da isterdim; incek'teki rezidanslar bana kıro geliyor. karum'dan yukarı çıkarken abd elçiliği konutunun hemen altında iran caddesi’nde seğmenler parkı'na bakan 9-10 apartman var orayı çok sevmişimdir hep. uk elçiliğinden atakule'ye giden botanik park manzaralı cadde de öyle. gop-çankaya köşkü arasındaki tepe en sevdiğim yerlerden ve değerini hiç kaybetmeyecek. nenehatun'un üst kısmında da çok tatlı apartmanlar var.

ps: kolejin yeni kampüsüne hep incek derdik biz.
+2
eileengray
(20.03.26)
şu an ofis gop’da. param olsa gop’tan alırım ama caddenin üst tarafında olan bölgeden.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.03.26)
incek i es gecmek bence hata. incek bulvarindan cevreyolunu gectikten sonra tulumtas var. tam sizin bahsettiginiz ozellikler mevcut. bu donemde kapinizi arabanizi kilitlemediginizi dusunun cunku hem guvenlik var hem de toplu tasimayla normal vatandasin gelemeyecegi yerler, zaten en buyuk sorun temizlikci getirtmek.
peyzaj isi de bence siteye bagli, gayet guzel peyzajli siteler var.
nascor garden a bakin derim.
her yerden uzak ve etrafta bina yok. yavas yavas sehir yanasiyor ama simdilik olabilecek en iyisi bu.
turkkonut da guzeldir bu arada. amac her seyden uzak olmaksa yine emeklilerin yasadigi bir sahil kasabasi hissiyeti verir. ama sehre daha yakin. daha cok toplu ulasim daha cok insan.
cayyolu koru vs bunlar cok sehir icinde kaldi. guvenlik yeterli olmuyor. angora evleri falan bence hic guvenli degil. evinizin onune kadar herkes gelebiliyor.
yesil baris in evleri cok guzel ama etrafi cok bina doldu. yani herkes size tepeden bakiyor.
korunun ihlamur sokak vs cok guzel ama yine insanlar evinizin onune kadar gelebiliyor.
0
mavicorap
(21.03.26)
bilkent - park sitesi
incek - ışıklar sitesi
incek - toki, atabilge, akadia, bulvar loft vs
incek - tek sitesi
beysukent - angora evleri
Ümitköy - galeria'nın arkasındaki villalar (mutluköy değil)
tulumtaş - muhtelif.
0
babilfish
(22.03.26)
(10)

10 günlüğüne 40K lazım, ne yapardınız?

dedeminhirkasi
Arkadaşlar 10 gün sonra maaş alıyorum ama şu an 40.000 TL lazım. Nakit avans mı çekmek mantıklı, ek hesap mı kullanmak yoksa başka bir öneriniz var mı? En az zararla nasıl çıkarım bu işten? Elden borç alma durumuna girmem. Teşekkürler.
Arkadaşlar 10 gün sonra maaş alıyorum ama şu an 40.000 TL lazım. Nakit avans mı çekmek mantıklı, ek hesap mı kullanmak yoksa başka bir öneriniz var mı? En az zararla nasıl çıkarım bu işten? Elden borç alma durumuna girmem. Teşekkürler.
0
dedeminhirkasi
(19.03.26)
aslında en mantıklısı elden borç alabileceğiniz biri varsa onu kullanmak. diğerleri için bankanın faiz politikasında hangisi en düşükse o tercih edilebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.03.26)
para nereye lazımsa, onu sallarım. biliyorsun bayram derim, bir yerden para bekliyorum derim, kaçmıyoruz ya derim, 10 gün öyle böyle sallarım.
0
babilfish
(19.03.26)
hangikredi vb sitelerden yeni müşterilere özel 0 faizli kredi veren bankalar bulabilirsin. en son qnb yeni müşterilere özel 85.000 TL sıfır faizli kredi veriyordu. başka bankalar da vardır mutlaka.
0
elektr10
(19.03.26)
Nakit avans ve ek hesap aynı şey hiçbir farkı yok
Kredi oranı düşükse kredi çek
Ele muhtaç olma faiz öde ama kimseye düşmüş görünme
+1
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
Nakit avansta hesap kesim tarihine kadar faiz işler. Ek hesabı kullanırsan maaş gününe kadar faiz ödersin.
Ek hesap mantıklı gibi duruyor ama yine de faizlerine bakmak gerek.
0
Mirket
(19.03.26)
Elde olan fazlalıkları sat .
0
diyecevaplandı
(19.03.26)
garanti de 4.25 faiz ile 10 gün boyunca 40k try 567tl faiz oluyor. miktara göre 567tl bence hiçbir şey?

Yanlış bilgi: konu dışı ama binler basamaklarını Türkiye'de "," ile ayırırz. 40.000 TL, 40 tl demek.
ben karıştırmışım. uyaran/düzelten herkese teşekkür ederim.
0
substituent
(19.03.26)
Binler basamağı nokta ile, ondalık kesirler virgül ile ayrılır diye öğretmişlerdi bize.

Yanlış mıymış?

Öğrenmenin yaşı yok diye bundan diyorlar.
+1
Mirket
(19.03.26)
@substituent
tam tersi; Türkiye'de binler "." ile Ameriga'da "," ile ayrılıyor.

share.google
+1
late viper
(20.03.26)
tdk.gov.tr:~:text=Say%C4%B1lar%C4%B1n%20Yaz%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20T%C3%BCrk%20Dil%20Kurumu

7. Dört veya daha çok basamaklı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta konur: 4.567, 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500 vb.

8. Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2); 5,26 (5 tam, yüzde 26) vb.
+1
Mirket
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(6)

Duvar Dekorasyonu Önerileri

mor oje
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)Tenk y
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?
En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.

İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)
Tenk yu
0
mor oje
(16.03.26)
Kitaplığımdaki duvarda Koçtaş'tan aldığım minik ayna, geyik, hamsa gibi sembollerin yanında gidip beğendiğim oyunların afişleri var, bunları çerçevelere koyup astım.
Odamda yanlış hatırlamıyorsam Greenpink'ten aldığım Kieslowski'nin renk üçlemesi var uygun çerçeve alıp astım.
Bir tane Jeanne Dielman posteri var onu da bastırıp uygun çerçeveye yerleştirdim.

Ben genelde sevdiğim görselleri kendim çıktı alıp çerçeveye koymayı seviyorum, hazır olarak sevdiğim tablo yok pek, yani sevdiğim tablolar tabii var ama orijinalini almam mümkün olmadığı için tercih edemiyorum :)

Yukarıda saydığım dekorları çok uzun yıllar önce aldım Koçtaş'ta hala bu tarz şeyler var mı bilmiyorum, İkea'da bazen güzel şeyler görüyorum, eskiden tepe home'da şahane ürünler olurdu ama tepe home hala var mı onu da bilmiyorum, Mudo conceptte istediğiniz tarzda ürünler bulabilirsiniz bence.
0
mutekebbir
(16.03.26)
@mutekebbir, tablo deyince ben de aslında daha çok poster vs alıp üstüne çerçeveliyorum, o yüzden tablo, poster diye detaylandırdım. hazır tablo yerine öbür türlüsü daha pratik ve çeşit anlamında daha iyi geliyor bana da. :)

mudoya baktım ama çok beğenmedim, tepe home'a mobilya bakmıştım, bakayım objeye, mağazaları çok azaldı ama, eskisi gibi değil. belki online'da vardır çeşit bakayım.
0
🌸mor oje
(16.03.26)
www.hipicon.com

Belki?

Bende karışık. Müzeden aldığım poster de var, cizgi roman sayfası da var, çıktı aldıklarım da var, kendi yaptıklarım da var. Bütüncül değil yani.
0
peki madem
(16.03.26)
derin print shop'ta eseri olan bir sanatçıdan gravür aldım en son. çoğunluğu minimalist.
www.derinprintshop.com
0
eileengray
(16.03.26)
@peki madem hipicon'ı severim, detaylı bakmamıştım bakayım
@eileengray hiç duymamıştım bi inceleyeyim teşekkürler
0
🌸mor oje
(17.03.26)
online müzayedelerden orijinal resim alıyorum ben. hem fiyatları çok makul, hem de param sanatçıya gidiyor.
0
babilfish
(17.03.26)
(7)

Çocuğa ekran verip/vermeme konusunda pişmanlık?

mikahakkinen
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bak
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bakınca üzülüp telefonuma oyun indirip verdim.

Doğruyu yapmaktan çok kızımın dışlanmaması için yaptığım hareket yanlış mı? Vermemekte diretmelimiydim?
0
mikahakkinen
(09.03.26)
Çevresinin farkında olsun, ortamdan kopmasın, insanlarla iletişim kurabilsin diye ekran vermiyoruz.

Çevresinin farkında olmayan, ortamdan kopmuş, sosyallikten uzak bir çocuk ,sizi bu güzel kararınızdan caydırmış. Çok ironik değil mi?

Yanlış mı anladım ben?
+3
Mirket
(09.03.26)
diğer çocukların aileleri yanlış yapmış. siz mecbur kalmışsınız. ortada oyuncak falan yokken, misafirlikteyken, çocuk boş boş oturup ne yapacaktı? yetişkinlerle mi sohbet edecekti?

hiç vermemek de bir çözüm değil bence. yaşıtlarının telefonla yaptıklarıyla alakalı sohbetlerinden uzak kalmamalı.
+2
art cat chocolate
(09.03.26)
olabildiğince sıfır ekran savunuyorum ben ama "olabildiğince" olması önemli. başka seçenekleri zorladıysam ve yapacak bi şey kalmadıysa veririm ve pişmanlık duymam. bu durumda önce boyama vs çıkarırdım, işe yaramadıysa ilgisi telefona bakan diğer çocuktaysa o çocuğun yanına oturtup ekranına yandan bakmasına izin verirdim. telefonu almaya çalışırsa falan kendi telefonumu verirdim.
vermemeyi denemişsiniz olmamış vermişsiniz pişman olacak bi şey yok. dışarda bi kere verdiniz diye alışacak da değil, o durumun farklı bir durum olduğunun farkındadır, değilse anlatırsınız.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
3 yaşına gelmiş, yavaş yavaş ekranla tanışmasına bi mahsur yok bence. ama ne izlediği, ne yaptığı önemli tabi. videodan ziyade basit oyunlara vs alıştırırsanız daha iyi olur. video dünyasına girince kopması zor oluyor.

sadece şu kısma takıldım. ortamda çocuk da olmayabilirdi. o zaman ne yapacaktınız? sanki ekran vermenin vicdan yükünü başkalarına yüklemeye çalışıyor gibisiniz. hiç çocuk olmaması durumunda da sizin çocuk sıkılabilirdi? o zaman plan neydi?

ben de ekran veriyorum bu arada. 3 yaştan önce de ara ara renk eşleştirme vs oynuyordu. yaş*10 dk kuralına bile uyamıyoruz bazen. ama sadece hafta sonu veriyoruz mesela, hafta içi vermiyoruz. o şekilde alıştığı için de bazen soruyor ama ısrar etmiyor. hafta sonu ise uyanır uyanmaz çizgi film diye tutturabiliyor tabi :/ ama kreşe gidiyor, çocuklu ortamlara giriyor, yazın sürekli parktayız. e bu hayatın içinde o kadar da ekran olsun yani.
+2
elorelia
(10.03.26)
gayet doğru yapmışsınız.

çocuğa ortama uyum sağlamayı, yeni şartlara göre alışkanlıklarını değiştirmeyi öğretiyorsunuz. çevresine uyum sağlamayı, yeni çevrelerde kuralları esnetmeyi ve uyumlanmayı gösteriyorsunuz.

bu hayatta çok önemli bir yetenek.
+4
babilfish
(10.03.26)
mis gibi havada park çimen her şey varken hatta plajda bile ekran başından kalkmayan çocukları çok gördüm maalesef. oynamayı sevenler yine oynuyor. aynen devam.
0
princess eugenie
(10.03.26)
yanlis yapmissiniz. cocuklara bir kere izin verdiginizde bunu emsal karar olarak aliyorlar. bunu yabanci bir cocuk gelisim uzmanindan duydugumdan beri aklimdadir. emsal karar olmasini istemedigim birseyi yapmiyorum.
+1
warrior princess
(11.03.26)
(7)

Skoda Airbag Değişimi için Gönüllü Geri Çağırıyor

birşeylersoracağım
Selamlar,2015 model Skoda Octavia aracımız var. Yaklaşık 7 senedir bizde. Skoda'dan aşağıdaki gibi bir sms gelmiş. Hava yastığı değişimi için Gönüllü Geri Çağırma yapıyor. Elbette gidip değiştireceğiz, canımızı riske atamayız. Sormak istediğim şey şu:Hava yastığı değişiminden sonra, bir gün arabayı
Selamlar,

2015 model Skoda Octavia aracımız var. Yaklaşık 7 senedir bizde. Skoda'dan aşağıdaki gibi bir sms gelmiş. Hava yastığı değişimi için Gönüllü Geri Çağırma yapıyor. Elbette gidip değiştireceğiz, canımızı riske atamayız. Sormak istediğim şey şu:

Hava yastığı değişiminden sonra, bir gün arabayı satmaya kalkarsak, computest'te "hava yastığı değişmiş, ciddi kazası olabilir" denebilir mi?

Degerli Müsterimiz,
XXX sasi numarali, Octavia model araciniz Üretici SKODA AUTO a.s tarafindan yayinlanan ve Sürücü Hava Yastigi degisimini iceren bir Gönüllü Geri Çagirma Kampanyasi kapsamindadir. Gerekli islemler icin size en yakin Yetkili Servisimizle irtibata gecerek randevu olusturabilirsiniz. Detayli bilgiyi SKODA Yetkili Servislerimizden alabilirsiniz.
0
birşeylersoracağım
(13.09.25)
Hep aklımdaydı böyle bir soru.

Hangi yetkili servise gittiğime dikkat ederdim ben.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Evet ekspertizde farkedilir. Degisim belgesini saklayip aliciya gosterebilirsiniz.
Ama ne kadar etki eder bilemem. Turkiyede alici profili belli. Bu tarz durumlarda millet direk yon degistiriyor.
0
nuevo
(13.09.25)
ekspertiz farkeder +1

gerekli belge,fotoğraf vs. saklanmalı. belirli yıllara ait vag grubu araçlarda bu bilinen bir durum.
0
mutlu yillar sana
(13.09.25)
hiçbir şey olmaz. yapılan işlemin evrakını verirsiniz, yetkili serviste yapıldı dersiniz sorun olmaz.
0
babilfish
(13.09.25)
Aracımı satarken bunu yaşadım. Ekspertiz hava yastığının bir kaza sonucu değil de yetkili serviste değiştirildiğini anlamıştı. Bende evraklar vardı, karşı tarafın içi rahat etsin diye onları da paylaştım.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(13.09.25)
O yıllarda üretilen vw vag grubu araçlarda airbag geri çağırımı olduğu bilinen bir gerçek. Yetkili servis iş emrinde zaten garanti/bedelsiz yazacak. İşi yokuşa sürmek iseteyen, mevzuyu bilmediğinden değil de art niyetinden yapar zaten. Korkmayın.
0
yadigar
(13.09.25)
Sms'in de kopyasını al.
0
prole
(13.09.25)
(3)

ev alma sorusu

asap raki
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim. yani 8 milyona tamamlayabilirim. ancak bu durumda da tapu harcı+emlakçı için 500 de ayrıca borçlanmam gerekiyor.

sizce imkanlarımı en sonuna kadar zorlayıp zora girip 8 milyonluk evlere mi odaklanmalıyım, şu an anlaştığım evi almalı mıyım yoksa biraz daha para biriktirip seneye falan tekrar mı bakmalıyım?
0
asap raki
(12.09.25)
daha büyük eve ihtiyacın var mı, daha büyük olan evlerin bulunduğu binalar şu an alacağın binadan daha sağlam-kaliteli mi, kapalı otopark, bahçe gibi ekstra faydaları var mı.
yatırımlık alıyorsan kiralarken büyük evde aynı oranda kira geliri elde edemiyorsun.
0
orpheus
(12.09.25)
Evi yatırımlık mı alıyorsun oturmalık mı, tek evin mi olacak birkaçıncı mı. Bunlar önemli ama bence hiçbir zaman yedekte paran olmayacak şekilde davranma, şu ortamda her an her şey olabilir. Son 3-4 gündür devletin önce köprüleri sonra da tarihî kaleleri satışa çıkardığı haberleri dolaşıyor, doğru mu saptırma mı bilmiyorum ama bu lafların çıkabilmesi bile büyük rezalet. Evi beğenmeden almamışsındır diye umuyorum, bence olana odaklan.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
bir eve yerleşmek, eşyaların ayarlamak, evi benimsemek, yuva haline getirmek kolay değil.

oturmak için alıyorsunız, imkanlarınızı sonuna kadar zorlayın, seveceğiniz evi alın.

sonra yıllarca aklınızı kemirir, "keşke o büyük olanı alsaydım" diye içiniz içinizi yer. borç geçer, gam geçmez.
0
babilfish
(13.09.25)
(8)

avukat için laptop tavsiyesi

drthea
macos da olur windows da. ama macos olmasın diyenlerden ayrıntılı sebep belirtmesini rica edeceğim. şarjın uzun gitmesi en büyük beklentim. f/p olmalı elbette, gereksiz yere çok pahalı veya çok özellikli bir cihaz alma niyetim yok.bilgisini esirgeyemeceklere şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
macos da olur windows da. ama macos olmasın diyenlerden ayrıntılı sebep belirtmesini rica edeceğim. şarjın uzun gitmesi en büyük beklentim. f/p olmalı elbette, gereksiz yere çok pahalı veya çok özellikli bir cihaz alma niyetim yok.

bilgisini esirgeyemeceklere şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
0
drthea
(11.09.25)
Mac'te Avukatlık için uyap, eimza, bazı dosya tipleri vs sorun olabiliyor sanırım (bunu araştırın)

Yoksa MacBook air serisinden istediğini seç derdim.
0
anon1m
(12.09.25)
uyap, e-baro, e-barobirlik-, e-imza, celse programlar kullanacaksın. mac bulaşma. windows iyidir. çünkü sık sık sorunlar çıkıyor hele de bu sıralar uyap beta sürümü her yerden patlıyor zaten.
0
ground
(12.09.25)
geçen sene avukat bi tanıdığa macos bakalım dedik ama kullandıkları yazılımları o kadar fi tarihinden kalma ki mecburen windows'a yöneldik.
0
brkylmz
(12.09.25)
lenovo thinkpad serisine bakın o zaman.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.09.25)
e-imza için kullanacağın dümenler appleda sorun çıkaracak
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
windows işletim sistemli olanlardan şarj ve sorunsuzluk anlamında tavsiyesi olan varsa buyursun lütfen.
0
🌸drthea
(13.09.25)
Thinkpad alabilirsin.

Hafiflik ve şıklık ön planda olacak zaten.

Güncel bilgisayarların çoğu seni rahat ettirir hız ve şarj bakımından.
0
chicha_v2
(13.09.25)
yeni MacBook Air modellerinde Eimza için usb girişi yok. Thinkpad bakın.
0
babilfish
(13.09.25)
(11)

Değerli tl politikasından ne zaman vazgeçilir ?

Rao
Hepimizin malumu, iflas ve konkordatolar artmaya başladı. özellikle Turizim ve ihracat kötü durumda. Yüksek faiz nedeni ile harcamalardan alınan vergi gelirleri haliyle düşüyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Ayrıca siyası gerilimde yüksek faize rağmen tl ye olan güveni sarsıyor. Size göre ekono
Hepimizin malumu, iflas ve konkordatolar artmaya başladı. özellikle Turizim ve ihracat kötü durumda.
Yüksek faiz nedeni ile harcamalardan alınan vergi gelirleri haliyle düşüyor.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Ayrıca siyası gerilimde yüksek faize rağmen tl ye olan güveni sarsıyor.

Size göre ekonomik yönetimi ne zaman bu durumdan vazgeçer veya geçmek zorunda kalır.

Teşekkürler.
0
Rao
(08.07.25)
tefeciler doydugu zaman.
0
designer
(08.07.25)
tr.tradingeconomics.com

İflas ve konkordato sayısında kayda değer bir değişim yok. Hele kurulan şirket/iflas oranında düşme bile var. Ekonomi hala çok sıcak, en az 6 ay 1 sene daha devam etmek zorunda yüksek faiz döneminin.
0
avatar is back
(08.07.25)
Turkiye'de yastik altindaki parayi asla kucumseme.

Turkiye'de issizlik de sorun degil cunku adam 40 yasina gelmis halen ailesi bakiyor adama hausuajajhs.


Bu iki yaygin kulturel norm degismedikce Turkiye'de oyle kriz var sokaga dokulelim olayi olmaz.

Annem hayatinda calismadi yastik altinda 20 tane 24 ayar bileziginin olduguna eminim baudusjaajsjdhduasjj
0
baldur2
(08.07.25)
ekonomi yönetiminin başına gerçek bir ekonomist yetkiyle geldiği zaman vazgeçilir.

o zamana kadar saçma sapan fikirlerin peşinde ülke batırmaca oynamaya devam.
0
babilfish
(08.07.25)
İflas ve konkordato artmadı, ayrıca turizmde kötü durumda değil, ihracatı bilmiyorum.
Sorunun cevabı; kur korumalı mevduat sisteminden son para çekilince
0
etna
(08.07.25)
Konkordato artmadı diyenlerin kaynağı nedir? Çünkü biz arttığını görüyoruz.
0
osssy
(08.07.25)
finans sistemindeki para atıl duruma,yastık altına çekilince.
0
transall
(08.07.25)
Olayları doğru anlamazsanız, doğru da değerlendiremezsiniz. Ekonomi yönetimi diye bir şey yok. Tek adam ne isterse, o oluyor. Dolayısıyla boşuna analiz yapmaya gerek yok. Rasyonel politikalar uygulanmıyor.

Mehmet Şimşek, yabancıların çıkarlarını korumak için getirilmiş bir kayyum.

"Tilkinin 40 oyunu var, hepsi de tavuğu yeme üzerine" gibi bir söz vardı herhalde. Tüm çabalar, belli kişilere servet transferi yapmak, pastadan daha büyük payı birilerine vermek için. Bir gün bu oyun yeteri geliri getirmemeye başlarsa, farklı bir oyuna geçer.

Bu ortamda herkes, gemisini kurtaran kaptan. Döviz ucuz, TL aşırı değerli ise, toplayabildiğiniz kadar döviz bazlı varlık toplayacaksınız. Paranızı sisteme kaptırmayacaksınız, yastığınıza yakın tutacaksınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
kartallar yuksek Ucar , ekonomi yönetimi derken bende aslında tek adamı ima etmeye çalışıyordum aslında.
Bu gerçeğin ben dahil bir çok kişi farkında .

Bazı arkadaşlarda yine iflaslar artmıyor, demiş kaynağı neyse bizde bilelim.

özellikle Büyük firmalar işçi çıkarıyorlarsa , bir bildikleri vardır.

Aslında soruyu sormaktaki temel amacım, ne zaman bir devalüasyona izin verilecek bunu kestirebilmek.

Tüm siyasi geririmlere rağmen dolar kurunun baskılandığı apaçık ortada.

Öyle bir durumdayızki, mevduat yapsan, bilmediğimiz bir gece aniden kur şoku yapıp bize içerde bırakacaklar.

Döviz bazlı varlıklarda beklesen, kurs baskılandığı için getiri enflasyonun altında kalıyor.

Baştakiler ve yandaşlar bundan önceden haberdar olacaklar ancak, normal vatandaş olarak kur şoku yapılacak zamanı nasıl kestirebiliriz ?

gün imkansız elbet ancak, en azından 2-3 aylık zaman dilimi için, benim merak ettiğim asıl konuda bu. Teşekkürler.
0
🌸Rao
(08.07.25)
Bunu kestirmek mümkün değil maalesef. Bu tamamen gidişata bağlı. Ancak bu şekilde çok götüremeyecekleri ortada. Döviz yok ve her geçen gün daha da azalıyor.

Bugün TL mevduata para yatırıp, belki dolardan daha çok kazanabilirsiniz ancak bir anda gelişecek bir devalde tüm kazandıklarınızı ve hatta daha fazlasını kaybedebilirsiniz. Bence döviz bazlı varlıklarda kalmak lazım.

Ancak mevduat bana çekici geliyor, girsem ne güzel olurdu diye içiniz gidiyorsa 50-50 kuralı var. Paranızın yarısını veya riske edebileceğiniz kadarını mevduata yatırın. Ani gelişen devale karşı diğer yarısı güvende olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
konuyu aştıktan bir gün sonra yani bugün mevduat ve fon stopaj oranları attırıldı.

bu demek oluyorki halktan daha fazla vergi toplayıp, tl karşılığı döviz satarak , artan döviz talebini daha fazla baskılamak niyetindeler ama nereye kadar. !

Yoksa vatandaşın parasını bankalardan çekmesinimi istiyorlar ? ne anlamalı.
0
🌸Rao
(09.07.25)
(3)

Bağış toplayan birini şikayet etsem sonuç alır mıyım?

ya ben lan neyse
izinsiz bağış topluyor. sağda solda paypal linki paylaşıp milletten duygu sömürüsüyle para istiyor. nereye şikayet edilir? sonuç alabilir miyim?
izinsiz bağış topluyor. sağda solda paypal linki paylaşıp milletten duygu sömürüsüyle para istiyor. nereye şikayet edilir? sonuç alabilir miyim?
0
ya ben lan neyse
(07.07.25)
valilik izni olmadan toplamak yasak diye biliyorum, sonuç alabilirsiniz.
0
bobinhoo
(07.07.25)
Valilik izni ile oluyor bu işler ama izinsiz olduğu kesin ise her yere haber verin.

Paypal mı ? Türkiye'de yasaklanmıştı.
Uluslararası mı çalışıyor bu kişi?
0
diyecevaplandı
(07.07.25)
PayPal linki gönderiyorsa, muhtemelen yurtdışı bir şirkete alıyordur. çünkü ülkemizdeki şirketler için PayPal mümkün değil.

dolayısıyla bir şey olmaz ama yine de deneyin isterseniz.
0
babilfish
(08.07.25)
(8)

1.5 milyon ile nasıl bir konut yatırımı yapılmalı?

ilgeru
hali hazırda 1.5 milyona yakın yatırımım var. çeşitli yatırım araçlarında duruyor (fon, altın, döviz vs.) evim yok, istanbulda kirada yaşıyorum. uzunca sürede istanbulda olacağım. istanbuldan ev almam imkansıza yakın. ancak ülkenin malum durumundan ötürü de bir güvence olsun diye konut almak istiyor
hali hazırda 1.5 milyona yakın yatırımım var. çeşitli yatırım araçlarında duruyor (fon, altın, döviz vs.) evim yok, istanbulda kirada yaşıyorum. uzunca sürede istanbulda olacağım. istanbuldan ev almam imkansıza yakın. ancak ülkenin malum durumundan ötürü de bir güvence olsun diye konut almak istiyorum. eskişehir, ankara (mümkünatı zor biliyorum) gibi yerlerden bu paraya yatırımlık konut almalı mıyım? alınca yapacağım şey kiraya vermek olacak.

ya da başka ne yapılabilir?
0
ilgeru
(07.07.25)
Güven noktasını kendiniz değerlendirirsiniz tabii ama bu evim sistemleri sizin durumunuz için uygun görünüyor. Ankara’da 4.5m civarı fena olmayan evler bulabilirsiniz. 1.5m peşinatla 4.5m civarında bir tutarı 6-7 ay içinde size teslim ederler. Toplamda 3m + 4.5m%7 = 3.315.000 ödersiniz. Bankadan 3m kredi çekseniz mesela 4.5m altında ödeme çıkması çok zor.
0
but that was just a dream
(07.07.25)
türkiyede kira hukuku ev sahibi açısından çok sıkıntılı. kiracı ile bir sorun yaşadığınızda çok uğraştırıyor mahkemeler de yıllarca sürüp bezdiriyor. Bunları almayın diye söylemiyorum bilin diye söylüyorum.
eğer alıp kiraya verecekseniz tahliye taahütnamesi ve kefil yapıp en azından kısmen garantiye alın kendinizi.

1 milyon daha kredi çekilse aslında istanbulda nispeten dış çeperde bir 1+1 bulunabilir bence.
0
biravekahve
(07.07.25)
Yapacağınız en büyük hata olur. Ev alıp, kiraya vermek = parayı çöpe atmak.

Üstüne 1-1,5 daha kredi çekip, İstanbul'dan 2+1, 1+1 ev alın. Pazarlık ile alabileceğiniz pek çok semt var. Yeni bina olmasına ve deprem durumuna dikkat etseniz yeterli.

Kredi vs. uğraşmak istemiyorum derseniz, birikime devam...


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
Oturacağınız evi 1+1 veya 2+1 olarak alın. Hem kiracıyla hem de ev sahibiyle uğraşmamak için. Kredi faizleri 1 yıla kadar anca düşer ama kelepir ev bulursanız refinansman imkanını da değerlendirerek ev alabilirsiniz.
0
merhum
(07.07.25)
Arsa da bakabilirsiniz.
0
kaptan memo
(07.07.25)
1.5 milyon peşinatla taksitki ev veren müteahitler var. gidin birinden ev alın, taksit taksit ödersiniz.
0
babilfish
(08.07.25)
sağlam bir mücahit bulup, işinizi sağlama alarak peşinatı verip topraktan girin. Yada o paraya bursa, gibi yerlede sıfır 1 artı 1 konutlar var , alıp düzgün birine kiraya verebilirsiniz.
0
Rao
(08.07.25)
Türkiye'nin en büyük yapı firmaları patır patır iflas ederken, şu zamanda topraktan ev almak büyük risk. Tapuyu hemen almadan, sakın ev almayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
(23)

Hz muhammedin resmini çizmek gerçekten dinen yasak mı?

messina123
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
messina123
(01.07.25)
İslam tarihinde Hz.Muhammed resmi çizen 10 tane İslam bilgini var, kitapları ortada.

Ama günümüzde yasak. Neden, bilen yok. Herhangi bir ayet, hadis falan yok ki bunu yasaklayan. Mamafih, yasak işte.
0
babilfish
(01.07.25)
insanlar bir süre sonra resme gidip dua etmesin, ondan şefaat istemesin, onu Allah'la arasına aracı koymasın diye yok.

ki halk kitleleri bunu yapar. daha önce defalarca da yapmıştır.

islam'ın tebliğinin ilk yıllarındaki müşrikler de sanıldığı gibi tanrıyı falan reddetmiyordu. ama Allah'la aralarına aracılar koymuşlardı.

bu sadece heykel değildi.

bazen bir taştı, bazen bir ağaçtı, bazen bir resimdi.

mesela hz muhammed onlara islam'ı ilk tebliğ ettiğinde "biz zaten Allah'a inanıyoruz. biz ibrahim'in dini üzereyiz." demişlerdi.

ama hz. ibrahim in resimlerini kabenin duvarına çiziyorlardı.

islam'dan daha önce de nazil olan tevhid dinlerindeki bozulmalar da hep meleklerin, iyi insanların, peygamberlerin vs. resim ve heykellerinin yapılmasıyla başlamıştır.

insanlar bu şeylerden hep bir şeyler istemişler, onu kutsamışlar, direkt ona tapmasa da "şu duamı Allah'a ulaştır. biz günahkarız, o seni sever." diye taleplerde bulunmuştu.

bu İslam'da şirktir. "Müşrikler ateist değillerdi. Allah'ın varlığını kabul ediyorlardı. Gökleri ve yeri yaratanın, güneş ve ayı var edip ilâhî kanunlara boyun eğdirenin, bunları insanın hizmetine verenin, yağmuru yağdırıp bitkileri bitirenin Allah olduğunu söylüyorlardı. Fakat imanları şirkle karışıktı. (www.islamveihsan.com) "

Allah onlar için Kuran'da "Şayet o inkârcılara, “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddütsüz “Allah’tır” derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler? (Ankebut 61)" der.

mesela ilk nesil, resim yahut heykelleri bir şey istemek için yapmaz. onları Allah'ı ya da onun salih kullarını hatırlamak için yapar. ama her gelen nesil kendinden öncekinin saygısını görüp işi tapmaya vardırır.

resmin yasak olmasının sebebi budur.

ben İslam bilgini falan değilim. bildiğim kadarını paylaştım.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
@ya ben lan neyse

Mantıklı. şu da var tarikatçilerin hepsi allahla arasına kul koyan insanlar. Yani peygamber tasvirinin yasaklanması pek işe yaramamış
0
🌸messina123
(01.07.25)
@messina: siz cevap verdikten sonra bir şeyler daha yazdım.

bu konuda çok haklısınız. şimdiki bazı tarikat ve cemaatlerin yaptıkları islam'a göre düpedüz şirktir aslında.

şeyhimiz zamanda mekanda yolculuk etti, şeyhimiz kıyamet günü bizi cennete uçuracak, şeyhimiz ip uzattı, o ipi tutup günahlarımızdan kurtulduk, şeyhimiz ölmedi sadece bedenen aramızdan ayrıldı...

bunlar islam'da yok. büyük oranda hinduizm, yunan felsefesi, spirütializm gibi şeylerden islam'a girmiş, islam'da yeri olmayan şirk adetleri.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
Değil!
0
halitkin
(01.07.25)
merhaba. "ya ben lan neyse" nickli arkadaşa katılmıyorum. mantıken bir şeyi yaratmak yasak. yaratmak allaha mahsus. yoksa bu muhammedin ayak izi, sakalı, hırkası falan diye taptıkları objeler var. kaygı resmi olursa ona taparlar değil. kaygılarının kendi içinde mantığında "yaratıcı sadece allahtır" fikri. neden saygı gösterdiklerini bilmedikleri tapınıyormuş gibi yaptıkları, artık bağlamından kopmuş eğer başkası yapsa puta tapmak olarak tanımlayabilecekleri onlarca şeye nedensiz saygı gösteriyorlar. kaygılarının temelinde kişinin suretinin resmedilmesi yatmıyor herhangi bir şeyi baştan yaratma özelliğinin sadece allah'a ait olma fikri yatıyor.
0
libertine
(01.07.25)
değil. bir kısım sözde alim denen müşrikler halk resme put diye tapar diye zamanında böyle bir şey uydurmuşlar mabatlarından.

@libertine benzer bir şey demiş ama tersten. bu bir kaygı değil, bu tamamen pragmatist bir yavşaklık. ilk emri "oku" olan bir dinin inananları eğer inandıklarını bilmiyorlarsa, yanlış yapıyorlarsa yapılması gerekenler kuranda yazıyor. ancak bir kısım şeyhler ve şıhlar ve muaviyenin artıkları bunlarla uğraşmak yerine -çünkü kendileri peygamberden daha iyi müslümanlar- kendi tarikatlarına adam toplayıp kendi güçlerini arttırmanın peşine düştüler ve konu günümüze günah diye geldi. mevzu tamamen politik.

muhammed peygamber olmadan önce adı muhammed'di, sonra da çok kişinin adı muhammed oldu. trafikte rastgele birine sövseniz isminin muhammed olma olasılığı baya yüksek. ee? isme mi tapacağız, yaradan allah'a mı? islam aklın dinidir, aklı islamdan çıkarıp da şeyhi sokarsanız katliniz farz olur. çok net bir çizgi var.
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
yüzlerce yıl sonra oluşan bir gelenektir diye düşünüyorum. müslümanların güçlü olduğu yerlerde kendi neye inanıyorsa onu herkese zorla kabul ettirme, çoğunluk olmadığı yerde ise fırsatını bulana kadar ponçik ponçik davranmasına dair güzel bir örnektir bu. adamlar taşa taş atarak, küp taşın etrafında dönerek ibadet yapıyorlar. hangi putperestlikten sakınmak için resim yapmıyorlarmış?

yahudilikte de peygamberin resminin çizilmesi yasak. yahudilerin birini bunun için öldürdüğünü saldırdığını gördünüz mü?

hinduların sen kurban keserken sana saldırdığını düşünebilir misin? onun dininde de o yasak.. sen hindu olmasan bile ona saygı duyup canın çekse bile et yemeyeceksin yoksa gelip kafanı kesme hakkı doğar!

bir tek müslümanlar, tüm ülke, tüm dünya ben neye inanıyorsam ben neyi kutsal sayıp yasak koyuyorsam öyle yaşayacak, davranacak diyor. ben böyle davranan başka bir din veya bir düşünce bilmiyorum.
0
jepa
(01.07.25)
Bir kere Türkiye'deki dinsiz militanların mezhep, fıkıh, İslam hukuku konusunda en ufak bilgisi yok. "Oku" kelimesine sürekli atıf yaparlar ama Facebook postlarından başka okudukları birşey olduğunu sanmıyorum.

Yoksa çoğu sorunun cevabı, sebepleri, emirler, yasaklar, maslahata bırakılan konular,farklı uygulamalar hepsi bir disiplin içinde oluşmuştur ve hepsi için makaleler, yazılar var .Asla okumazlar . Bu yüzden onların uydurdukları cevapları bir kenara koyun.

İslam'da sadece Emir ve yasak yok. Haram , günah, tahrimen mekruh, tenzihen mekruh, müfsid, mendup, muttafakun aleyh hükümler, muhtelefun fih hükümler, icmadan Doğan hükümler, kıyastan doğan hükümler en önemlisi pergamberimizin sünnetinden doğan hükümler var.

Kur'an kıyas ve icma hükümleri için aklımızı kullanmayı tavsiye ediyor. Zira Kur'an her şeyi yazsaydı milyarlarca sayfa olur, mükemmel olmazdı.

Leman dergisi özelinde dinsiz militanın karikatürü var bu "devlet açısından" ifsat edici bir harekettir.

İslam devleti olsaydı (eğer hakaret eden müslüman değilse) tövbe edene ve pişmanlığı sabit olana kadar hapsedilirdi. Ta'zir cezası denilen olayın durumuna göre cezaya hükmedilirdi.

Kişi bakımından

"Eğer onlara sormuş olsan, şöyle derler “Biz oyalanıp oyun oynuyorduk.” Onlara deki “Hayır hayır siz, yalnızca Allah, O'nun indirdiği ayetler ve elçisiyle alay ediyordunuz.” Eğer onlara soracak olursan kesinkes: "Lakırdıya daldık, şakalaşıyorduk" derler." ayeti ve devamı kendisini tarif eder.

Türkiye devletimiz bakımından "dini değerleri aşağılamak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçu oluşur.
0
hebanon
(01.07.25)
Dinen yasaktır. Çizen alim de
olsa bu husus yasaktır.
O nedenle dinen canlı resmi de çizilemez.

@ya ben lan neyse

Peygamberden neden şefaat neden istenmesin ki?
Şefaati inkar eden için şefaat yoktur.

Aracılık konusunu da yanlış anlıyorsun. Dinen manevi derecesi yüksek olan mübarek bir kuldan yardım istenebilir. O nedenle istiğase,tevessül vardır.
Bu, o kula tapınmak veya her şeyi ondan bilmek manasına da gelmez.

Tasavvuf hakkında da yanlışların var.
Tarikat, tasavvufun alt koludur.
yeni veya son 50-60-70 sene içinde ortaya çıkmadılar. Yüzyıllar öncesine uzanan menavi bir bağ vardır. İslamiyet'in yayılmasında, savaşlarda da önemli görevler edinmişlerdir.

Günümüzde ise bir çok kavramla birlikte tarikat kelimesi de olumsuz manada anlamlandırılmıştır.
Buna en büyük sebeplerden biri bazı kökü bozukların şeyh/hoca diye tanıtılmasıdır. Görev dini anlatmak değil de dini yapıları imha etmek ise bu dışarıdan değil ancak içeriden olabilirdi

Diğer yandan tarikatla işi olmayan, ama işi dini bozmak olan kimi ilahiyatçıların kaynağı da geçmiş alimler değil de kökeni yahudi olan avrupalı oryantalistler olabiliyor.

@libertine
Bahsettiğin şeylere tapınmak yok olamaz da. Sevgi ve hürmet var.
İşi tapınmaya vardıran dinden çıkar.
Namazda bile Kabeye dönülür
ama kabeye de tapınılmaz .
Farkı iyi anlamalısın.

Ayrıca istiğase,tevessül, himmet
ve teberrük kavramlarına bakmanı öneririm
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
peygamber kendi payına düşen savaş ganimeti kalkanlarındaki hayvan resimlerini bile sildirmiş. kaldı ki kendi resminin çizilmesine müsade edecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
@diyecevaplandı:

şefaat resimden istenmez. peygamberden istenir. ben şefaati reddetmedim.

bana peygamberimizden sonra gelen en hayırlı sahabelerin peygamberimize istiğase yaptığına, peygamberimizin tarikatı övdüğüne ya da onun döneminde var olan 1 tarikata dair 1 tane delil gösterin inanayım.

dinen manevi derecesi yüksek bir kulu aracı yapmak islam'da yoktur. bu bildiğin Allah'la araya aracı koymaktır. müşrikler Allah'a ibadet ederken "biz günahkarız o yüzden salihlere dua ediyoruz, onlar dualarımızı Allah'a ulaştırıyor." diyorlardı. bunun ondan farkı yok.

bugün insanların tasavvuf dediği şey hint felsefesinden başka bir şey değil. hangi tasavvufçu vahdeti vücutu reddediyor? hallacı mansur "ben rüyamda yaratıcıyı gördüm, bana "ben senim sen de bensin." dedi. sözleri bugünkü tasavvufun özetidir. "çünkü yaratılanla yaratıcı aynı ise ben de yaratıcıyım." gibi bir mantık tasavvufta insanı zamanla bu düşünceye ulaştırıyor.

bunun İslam'da olmadığı gibi İslam'ın en büyük günahını içerdiğini söylememe gerek yok herhalde.

tasavvuf İslam'da vardır ama bununla alakası yok.
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
Fikhen yasak degil ama geleneklere göre kabul edilir degil. Kabe'de soyunmak gibi bir sey bu da.

Ayrica Islam'da resim de yasak degil, bu sadece Emevi-E$ari dayatmasi.
0
feastofthedamned
(02.07.25)
@ya ben lan neyse

Bir Müslüman dua ederken :
- Yarabbi , Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle ... demenin neresinde sakınca var ?

ve bunun dinen yasak olduğunu gösteren bir şey var mı ? Yok

Araya engel olarak girecek bir şey varsa nefs ve şeytandır.
Ama bağ kurulacak olsa manevi dereceleri yüksek olanların arada anılabilir. Faydasını da yaratacak olan yine Allah (celle celaluhu)dur.

Tabi doğrudan arada isim olmadan da dua edilebilir. Müşrükleeğn yaptığıyla aradaki farkı iyi anla . Burada kulun yarattığı bir şey yok olamaz da.

Tasavvuf ehlinin bazı sözleri kendi hallerine özel bir durumdur.
Bizim normal bir söz gibi bunları söylememiz doğru olmaz.


@feastofthedamned
burayı okuyabilirsin

www.islamveihsan.com
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
Olayın dini boyutu farklı ancak, müslümanlar bunu istemiyor ve Peygamberlerine hakaret olarak değerlendiriyorlar.

Fransa'da idi sanırım, charlie hebdo diye bir dergide bu iş yapıldı. Ortalık ayağa kalktı. Sonunda karikatürü çizen kişiyi öldürdü birisi. Lemancıların bunu bilmemesine imkan yok.

Bence tamanen akp ricası ve pkk direktifiyle, akp tabanını toparlamak, konsolide etmek için yapılmış bir provokasyon. leman dergisi, pkk sempatizanı, destekçisi bir dergi...


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.07.25)
@diyecevapladı: peygamber efendimiz halası safiye'ye, kızı fatıma'ya, kavmi haşimoğullarına "ben sizin için Allah katında bir şey yapamam. demişti. bu insanlar en salih kişiyi aracı yapmayı bilmiyor muydu? bu araya aracı koymamanın bir delili değil mi?

bir uygulamanın dinde olması için ayet ya da hadis lazım. ikisi de yok.

Allah haşa bugu olan bir şey mi ki birilerinin torpilini istediğimizde duamızı kabul etme ihtimali artsın? "Allah'ım hadi ben iyi bir insan değilim, bari x kişinin hürmetine olsun..." demek şantaja benziyor.

Kuran'da defalarca lanetlenmiş müşrikler 2 tane Allah olduğunu söylemiyordu.

müşrikler meleklerden, salihlerden şefaat istiyordu. Allah bunları seviyor, bunlar bize şefaat edecek diyorlardı.

bugün biri için "yüzü suyu hürmetine" demek bunun sulandırılmış hali.

fatiha suresi: "yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz..."

cinn suresi 20. ayet: "ben ancak rabbime dua ederim ve ona kimseyi ortak koşmam."
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
@diyecevaplandı

Allah'la kul arasına kimse giremez nokta.

peygamber elçidir onu da araya sokamazsın zaten mevzunun ana konusu da Hz. Muhammed'in neden resmedilmediği değil mi.

"Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle" demenin de sakıncası var.

Allah sana kullan diye irade, benlik vermiş. duanın adresi belli. Allah duanı kabul ederse zaten edecektir. Araya torpil sokmanın manası yok. Yani en azından burada bari torpilcilik peşinde koşmayın.
0
duyuruuser
(02.07.25)
nedenini bilmiyorum ama hz isa gibi putlaşıp sembolleşmesin diye bence.
0
mikahakkinen
(02.07.25)
Örneğin Hz. Ali resmi diye bildiğimiz resimler bildiğim kadarıyla 1800lü yıllarda İranlı bir ressamın çizimleri (aksine Hz. Ali'nin kel olduğu rivayetler arasında), eğer izin verilseydi şu anda buna benzer resimler yaygın olurdu, bunun önü alınamazdı.

Mesela şu anda insanlar tarikat şeyhlerinin suretlerini düşünerek rabıta yapıyorlar, onun gibi şeyler olurdu.
0
theconqueror
(02.07.25)
dinde ayet dışında hiçbir şey yoktur. hadis de yoktur, sünnet de yoktur, "meal" bile yoktur abicim.

en sahih hadisleri yazdığı iddia edilen buhari'nin dakikada 1 hadis yazmış olması lazım ömrü boyunca, mümkün değil. sünnet dediğin ben peygamberi şöyle gördüm böyle gördümden ibaret. her adımının kaydı olsa bile, 600 yılının arabistan'ı ile bugünü aynı tutuyorsanız siz zaten kuran okumamışsınız, şeyh dinlemişsiniz demek.

meal dahi yoktur, meal "anlamlandırmak"tır. ulan hangi şeref yoksunu allah'ın kelamının anlamına anlam katabilecekmiş? anlamadığın bir şey varsa okuyacaksın, düşüneceksin, tartışacaksın. sonra aldığın karara ayet muamelesi yapmayacaksın. islam akıl dinidir, uzunca zamandır -yüzyıllardır- dinden aklı çıkardılar.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
@ ya ben lan neyse
... yapamam diye bahsettiğim o meseleyi eksik aktarıyorsun.

Ayrıca bak burada bahsedilen ayet:
www.islamveihsan.com

Din, akli zorlamalarla olmaz.
Nakille olur.
Anladığın manada başkasının hakkına giren, zulme sebep olan bir torpilcilik değil hayırlı anlamda sebeplere dayanmaktır.

Baktım da örnek verdiğin ayetlerin hangisi araya aracı vesile koymayın diye buyuruyor ? Hiç biri.

Araştır bakalım. hadi günümüzde de değil 300 -500 sene önceye hatta daha geriye git. hangi alim/veli/hoca aracı vesile konmasın diyor bir anlat görelim ..

@ ahmet oturum cerezi
hadisi nedense Avrupalı oryantalistler de inkar ediyor.
Bu benzerlik tuhaf değil mi?

@duyuruuser
seni anlıyorum biliyor musun ?
Evden oturarak, okula kayıt yaptırmadan, sınavlara girmeden araya hiç bir şey koymadan diploman kapına gelmiş. Böyle zeki olunca neden yorulasın, araya bir şey koyasın ki ?(!)
Herşey hazır zaten.

Evet irade benliğimiz var ama
dini, bir adet IQ değerini bile pek bilmediğimiz akla göre şekillendirme , ayetlere kafaya göre mana verme cesareti(!) bende yok doğrusu.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
@diyecevaplandı aynen, avrupalı oryantalistler, evet. aklın dinden çıkarılmasının yaşayan örneğini de gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

hala alim, veli, hoca diyorsunuz. biz kuran diyoruz, siz hoca diyorsunuz. çok garipsiniz, allah yolunuzu göstersin.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
Sen Kur'an ı Kerim demiyorsun.
kendini alim veli yerine koyuyorsun.
Nahl 43. Ayetine bak ne buyuruluyor?
Zikir ehlinden kasıt ne olabilir ?
Tefsirlere bakmalısın.

Akıl, ayeti anlamaya yarar.
Ama o akıl fırsat kollayıp herkes kafasına
göre takılsın diye hadisleri de inkar edemez.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
(2)

mali müşavirimi değiştirmeli miyim? başka şehirden biriyle çalışma

hobolo
selamlar. şu duyurumun devamı olarak açıyorum: (git: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1597320)orada 2400 üzerine yüzde 30-40 zam beklerken yüzde 100 üzerinde yiyip 5000 liraya çıktık :) çalışansız, ayda bir gelir 3-4 gider faturası kesen, bilanço olarak e-defter tutan bir şahıs şirketiyim. fiyata a
selamlar. şu duyurumun devamı olarak açıyorum: (git: www.eksiduyuru.com)

orada 2400 üzerine yüzde 30-40 zam beklerken yüzde 100 üzerinde yiyip 5000 liraya çıktık :) çalışansız, ayda bir gelir 3-4 gider faturası kesen, bilanço olarak e-defter tutan bir şahıs şirketiyim. fiyata alışmaya çalışıyorum ama son 1.5 yılda aşağıda bahsedeceğim durumları da yaşadım. sizce mali müşavir değiştirmeli miyim?

1. bir önceki yıllık gelir vergisi beyannamesinde e-arşiv'den kestiğim 5 faturanın birini işlememişlerdi. ben beyannamedeki eksik geliri farkettim ve ek beyanname ile düzelttiler.

2. bugün itibariyle e-faturaya geçmem gerekiyormuş ciro limitini geçtiğim için. bunu ben geçen Perşembe internette okuduktan sonra arayıp sordum. önce hayır dendi ama yarım saat sonra evet geçeceksiniz dediler. son günlerde telaşla geçebildim neyse ki ceza yemeden.

3. ben sadece mühendislik(yazılım) hizmeti faturası kesiyorum yurtdışına ancak benim mükellefiyetimi serbest meslek olarak başlatmamışız. benim de bilgisizliğime gelmiş ilk zamanlar ve bunu talep etmemiştim. bu sebepten daha çok bürokrasiye maruz kalıyorum ama bu net olarak bir müşavir hatası değil sanırım.

küçük bir yerde yaşadığım için alternatif mali müşavirler de daha iyi ve bilgili gibi gelmiyor bana. ben elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum ama bu arada bana tam tarife uygulaması da canımı sıkıyor artık.

son soru: büyük şehirlerde olan bir mali müşavirle uzaktan anlaştığımda sorun yaşama ihtimalim var mıdır? şimdiye kadar aynı şehirde olmamızı net şekilde gerektiren bir durum yaşamadık ama bu soru kafamı kurcalıyor.

çok uzun oldu kusura bakmayın. cevap verenlere şimdiden teşekkürler.
0
hobolo
(01.07.25)
Aynı şehirde yaşamak gerekmiyor, bunu gerektiren bir durum da olmaz diye biliyorum.

5000 lira da çok fazla olmuş. Değiştirin bence bir an önce.
0
encokbenisevinnolur
(01.07.25)
Yarın o defter incelemeye alınırsa, mali müşavir nasıl gidecek? yarin sgk ile işiniz olursa, nasıl halledecek?

aynı şehire alın derim.
0
babilfish
(01.07.25)
(9)

2005 model araç ile 2020 model aracın sürüşü aynı mıdır?

ya ben lan neyse
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.aradaki 2 kat farka değen şey nedir?mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazl
ikisi de b sınıfı olsun, ikisi de aynı marka olsun hatta aynı model olsun. biri 350 bin, diğeri 700 bin olsun. hatta km, beygir ve tork da aynı olsun.

kaporta olarak eski olan biraz yıpranmış olabilir.

aradaki 2 kat farka değen şey nedir?

mesela yeni modelde diğerinden farklı olarak hız sabitleme, fazladan hava yastığı, ısıtmalı koltuk, hafızalı aynalar vs. olsun.

asıl merak ettiğim şu: sürüş anlamında ikisi arasında bir fark var mı? ben klima dışında bir şey aramayan bir sürücüyüm diyelim. konfor aramıyorum. yeni olan araca neden 2 kat vereyim?

bu saydığım donanımlar dışında yeni olanda çok büyük teknolojik atılımlar mı oldu?

bazen bakıyorum otomobilden çok iyi anlayan adamlar 30 senelik araba kullanıyor. mesela otolimit diye bir kanal var. adamın 92 model nissan'ı var.

benim derdim a noktasından b noktasına gitmek. millet ne der çok endişelenmiyorum. neden 2020 model bir araba alayım? 2005 model araba alsam aynı işi görür mü?
0
ya ben lan neyse
(19.05.25)
koltugu,dösemesi,konforu farklidir,
5 yillik araç ile 20 yillik aracin metal ömru ayni olmaz tabi,
fabrika sifir araca, 10 yil ömür biçiyor.
0
designer
(19.05.25)
aynı işi görmeyebilir. eğer 10 yaş falan üzeriyse zaten sorundan, arızadan dolayı uğraştırmaya başlar.
güvenlik donanımı olarak zaten aynı olmayacaktır, 10 yıl önce nadir bulunabilecek hatta bulunamayacak bazı donanımlar, bugün birçok araçta standart donanım olarak satılıyor.
konfor olarak çok büyük fark olmayabilir, ama performans ve yakıt ekonomisi anlamında 10 yaş veya daha büyük araçlarda verim daha az olacaktır yeni bir araca göre.
tek sıkıntı, artık neredeyse tüm otomobiller resmen "çok da fazla dayanmasın" diye yapılıyor gibi. kullanılan malzemeler çok kısa ömürlü, veya bile isteye çok da uzun olmayacak bir süre sonra bozulacak parçalar kullanılıyor. garantisi bittikten sonra birçok yeni arabanın da, aynı fiyata alınabilecek bazı eski arabalardan fazla sorun çıkarmayacağını söylemek güç. 2000-2010 arası çoğu japon modelinin, 2025 model avrupalı markanın çoğu aracına göre daha sorunsuz olacağına inanıyorum ama konfor, güvenlik, yakıt ekonomisi, performans olarak eski epey geride kalacaktır elbet.
ha yeni bir arabayı, uzun bir garanti kapsamında alırsanız belki değer, garantisi bitene kadar kullanır satarsınız, o size kalmış.
0
gkhncnzdgn
(19.05.25)
Benim arabam 2004 model. Acemiyim diye eski araç aldım. A noktasından B noktasına gidiyor mu, gidiyor. Tabii arıza çıkarmadığı zamanlarda. :)
Durduğu yerde masraf çıkarıyor. Geçen ay otomatik cam düğmeleri bozuldu. Zor bela muadil bir ürün buldum. Yoksa gitmişti 7.000 TL. Aldığımdan beri lastikleri, aküyü, amortisörleri ve adını bilmediğim birkaç zımbırtıyı değiştirdim.
Bir de benim araca özel sıkıntılar var. Direksiyonu döndüreceğim diye kol kası yaptım. Fren mesafesi nispeten uzun.
İlk aklıma gelenler bunlar.
Başka markanın başka modeli daha az sıkıntılıdır belki, ama eski araç demek her an çıkabilecek masraf demek. Bakımdan geçirmek falan kar etmiyor.
0
auroraaurora
(19.05.25)
hidrolik direksiyon, 2 hava yastığı ve klima. Bu asgari şartları toyota veriyor. Ben 2005 model toyota dan yanayım. Yeni araclarda bolca hassas özellik var, haliyle 0 km almazsan hep problem. Efsane kasa toyota bozulmaz.
Dizel ve tüplü OLMASIN yeter.
Al geç hocam.
0
luluki
(19.05.25)
2010 kasa mercedes c kasa bile, şu andaki çoğu araçtan daha konforlu ve daha rahattır. araca göre değişir.

1. metal yorgunluğu ve trim muabbeti var.
2.hava yastığı hariç diğer özellikler d sınıfı olmadığı sürece hayatında bir fark yaratmaz.
3.yeni araçlarda kolaylık performans, motorlar artık daha verimli ve seri. direksiyon kontrolü daha kolay.
4.teknolojik olarak motor verimliliğinde oldu. koltuk ısıtma, hız sabitleme vb. özellikler 95 model e kasa mercedeste vardı.
5. bana bir araba seç deseler w210 211 212 seri mercedesleri seçerim. zevk işi bu.
6.2020 model araç alma sebebim sanayiciyle uğraşmamak. eğer sanayiye düşersen illallah edersin.
0
mikahakkinen
(19.05.25)
Arada epey fark olacaktır ama fiyatta belirleyici unsur donanımlarının yanında, girilen riskle de ilgili, 2005 model arabada problem çıkarma riski daha yüksek. Tabii birde oluşan risklerin maliyetleri de önemli. Türkiye'de bakım/onarım görece ucuz olduğundan eski arabaların fiyatları çok da dibe vurmuyor. Ancak bu ucuzluk da eski seviyesinin çok altında. Özetlemek gerekirse 2005 model örnek aracımızın fiyatı biraz şişik, aslında daha büyük fark olmalı.
0
mbond
(20.05.25)
Örnek: 2005 modelde otomatik mpi motorda 3 vites olur 2020 modelde 6 vites olur. Bu da sürüş konforunu etkiler aynı motor olmasına rağmen.
0
sanal hayvan
(20.05.25)
degildir.

aracin kabininden gorulmeyen degisiklikler de vardir. mesela 20 yil oncenin suspansiyon sistemi farkliyken 5 yil once bagimsiz suspansiyon daha yayginlasmistir (basit bir ornek olarak). 20 yil once mesela kampana fren yayginken artik disk fren daha yaygindir. bunun gibi yuzlerce farkli parca ve ekipman var arabanin kaportasinin altinda. yalitimi, guvenligi, verimliligi bi tik fazladir.

ama a noktasindan b noktasina ikisi de gider tabi.
0
icim urperiyor
(20.05.25)
diyelim ki arabanın sanayiye abone olmadan kullanılabileceği süre 30 sene.

2005 model olanın 10 senesi kalmış, 2025 olanın daha 30 senesi var. temel fark bu.
0
babilfish
(22.05.25)
(3)

Çok ucuz ev

babilfish
Gençler selam,Bir ev buldum ama fiyatı muadillerine göre epey ucuz. sorunlu kooperatif hikayesi varmış, sorunları çözülmüş. tapu çıkmış, elektrik, su, doğalgaz, internet var. Daire, site içinde. Aidat makul. Yaklaşık 10 yaşında bina. Muadillerine göre epey ucuz olunca hafif kıllandım. Şimdi ben bu e
Gençler selam,

Bir ev buldum ama fiyatı muadillerine göre epey ucuz. sorunlu kooperatif hikayesi varmış, sorunları çözülmüş. tapu çıkmış, elektrik, su, doğalgaz, internet var. Daire, site içinde. Aidat makul. Yaklaşık 10 yaşında bina. Muadillerine göre epey ucuz olunca hafif kıllandım.

Şimdi ben bu evle ilgili neye bakmalıyım? Neyi kontrol etmeliyim ki başım ağrımasın?
0
babilfish
(29.04.25)
kiracı var mı?
verilen bilgileri belediyeye gidip doğrulattın mı?
0
scudman1
(29.04.25)
Her şey olabilir.

Altından metro geciyordur, taşıyıcı kolonda kirişte çatlak vs vardır, yanında yöresinde büyük bir inşaat olacaktır,

Site içerisinde demişsiniz de Türkiye'de "site" aşamasına geçememiş hala kooperatif statüsünde bulunan ama kendini "site" olarak satan çok yer var.

Siteye gecilememis bir kooperatifse sıkıntıları bitmez mesela.
0
makbur
(29.04.25)
aldık, yaptırıp taşınacağız. bakalım ne çıkacak.

herkese teşekkürler.
0
🌸babilfish
(22.05.25)
(7)

Duvar Boyası - Doğru Renk Bulma - klein blue içerir

ManikD
Selamlar,Evi boyatacağız bu yaz. Salonun bir duvarının mavi olmasını istiyoruz. Bilindik boya markalarına bakınca hep ölük ölük mavi renkler var. Klein blue - elektrik mavisi gibi canlı mavi renk hangi markanın hangi kodu, hep mi içi geçmiş mavi var arkadaş.Doğrudan rengi ürettirme vs. şansı oluyor
Selamlar,

Evi boyatacağız bu yaz. Salonun bir duvarının mavi olmasını istiyoruz. Bilindik boya markalarına bakınca hep ölük ölük mavi renkler var. Klein blue - elektrik mavisi gibi canlı mavi renk hangi markanın hangi kodu, hep mi içi geçmiş mavi var arkadaş.

Doğrudan rengi ürettirme vs. şansı oluyor mu? Nasıl yaparız arkadaşlar bir fikir verin hele.
0
ManikD
(29.04.25)
bazı koçtaşlarda boya hazırlayıp veriyorlar, karıştırma makinaları filan var. büyük koçtaş mağazası varsa bi bakın.
0
elorelia
(29.04.25)
Filli Boya Renk Kartelası :

www.filliboya.com

Bence buradan istenen rengi bulursunuz. Yoksa da istediğiniz rengi götürürseniz yakın bir renk çıkarırlar, zaten makina pigmentleri sonradan ekliyor.

Önceden odasının duvarını parliament mavisine boyama hatasını yapmış birisi olarak koyu mavi bir odayı 500w'lık spotla zor aydınlattım, koyu renklere dikkat.
0
kimlanbu
(29.04.25)
boya kartela larını inceleyin boyacıda.

koçtaş bauhaus bi tık pahalı olur yüklü alacaksanız, ufak işler için alabilirsiniz. fiyat karşılaştırma için de sorabilirsiniz tabi.

boya markası belirleyin gidin onun yakındaki bayisini bulun, internette yazar bayi bilgileri.
0
kveldulv
(29.04.25)
istediğiniz boya markasının bölge bayisini bulun. size istediğiniz rengi 10 dakikada verirler.
0
babilfish
(29.04.25)
jotun karteladaki renk neyse onu veriyor.
filli boya ve digerlerini ve duvarda denemek gerekiyor. gri-mavi diye aldigimiz bebe mavisi, buz mavi diye aldigimiz hastane mavisi, antrasit diye aldigimiz normal gri durunca duvarda jotuna donduk, kafamiz rahat etti.
renk kartinda ne goruyorsan onu veriyor ama once kendi astarini atmak gerekiyor yoksa kusuyor duvar.
0
65 derece
(29.04.25)
Herkese teşekkürler, kartelalarda nedense parlak mavi renkler yok. Hep yeşil alt tonlu maviler var. Ondan kartelalara baktıkça canımız sıkıldı. Boya makinası olan yerlerde ama isteğe göre kartela dışı üretim de yapılıyor anladığım kadarıyla doğru mu?
0
🌸ManikD
(29.04.25)
filli boyanın denemek için küçük ambalajda boyası varmış. karteladan karar veremezseniz duvarda boyanın kendisi nasıl duracak diye deneyebilirsiniz.

www.filliboya.com
0
inheritance
(29.04.25)
(5)

Beyaz eşya montajı için yetkili servisle şu meselede kim haklı?

psmstc
Ankastre set, bulaşık, kurutma makinesi aldık. Kurutmayı önden kurdurmak istedik kirli çamaşırlarımız çok. Müşteri hizmetlerinden 1 gün önceden randevu aldık. Adam hepsini Pazartesi toplu kuralım muhabbeti yaptı. Ben de olmaz kurutmaya ihtiyacımız var kurutmayı gelin kurun dedim. Üsküdar'dan Kadiköy
Ankastre set, bulaşık, kurutma makinesi aldık.

Kurutmayı önden kurdurmak istedik kirli çamaşırlarımız çok. Müşteri hizmetlerinden 1 gün önceden randevu aldık. Adam hepsini Pazartesi toplu kuralım muhabbeti yaptı. Ben de olmaz kurutmaya ihtiyacımız var kurutmayı gelin kurun dedim. Üsküdar'dan Kadiköy'e geldi diye surat yaptı.

Kullanımını soruyorum kılavuz orada diyor surat yaptı gitti.

Şimdi ankastre seti için 11-13 arası randevu aldık. Sadece nakliye için gelecekler. 11'de oradayım diyor. Emrivaki. Ben diyorum evde insan yok 13'te gelin. Yok olmaz muhabbeti yapıyor. Ben de ben "her yetkili servisle konuştuğumda sizi ikna etmek için müşteri olarak niye uğraşıyorum kardeşim?" dedim çıkıştım elemana.

12:30'da geliriz abiye döndü iş.


Eve insan yollayacağım ki o da 11'de müsait olamıyor. Adamlar her seferinde böyle. Bir de ben ilk defa sizin gibi örnekle karşılaştım muhabbeti yapıyor, işte 12:30'da orda kimse olmazsa kayıt açar giderim muhabbetleri yapıyor hala.
Acayip bir durum gerçekten...



Montaj hizmeti için böyle sıkıntı yaşadınız mı hiç?
0
psmstc
(29.04.25)
ilk konuda haklısınız, ikinci konuda haksızsınız.

randevunuz 11-13 arası. önceki evlerde işin uzama durumuna göre zaten saat değil saat aralığı veriliyor. bu her zaman böyledir. siz o saatler arası müsait olamıyorsanız onlar da sizin istediğiniz tam saatte getiremeyebilirler.
0
elorelia
(29.04.25)
valla biz her seferinde tüm gün evde bekliyoruz.
0
ground
(29.04.25)
İkinci olayda siz haksızsınız. 11-13 arası randevu alıp sonra 13'te gel denmez ki? O zaman 13-15 alsaydınız randevuyu. Millet servisler randevu saatinde gelmiyor, gecikiyor diye şikâyet eder, siz randevu saatinde gelecek diye olay çıkarmışsınız.

İlk olayı bilemedim, ikinizin de haklı tarafı var. Adam iki kez gelmeyip tek seferde halletmek isterken haklı sayılır, geldikten sonra surat yapmakta haksız.
0
kobuzchu kiz
(29.04.25)
isterseniz hepsini tek tek kurdurursunuz. hiç hesap verme, suyuna gitme zorunluluğunuz yok. zaten makina kurulumu dediğin, iki boru bağlayıp fişe takmaktan ibaret.

ustaya önce fırça atmak, sonra gönlünü almak lazımdır. fırçanızı atmışsınız. şimdi bir çay koyun, hemşeri çıkın.
0
babilfish
(29.04.25)
2sinde de haklısın. sana satarken her şeyi ayarlarız diyorlar. müşteri hizmetlerini aradığında tabii diyorlar. o kadar para veriyorsun, sana uygun saatte getirmek zorundalar. işçiler ezildiğini düşünüyorsa haklarını arasınlar. işçiler haklarını aramadıkları için ülkedeki her türlü çalışma şartlarının kötülüğü altında eziliyorlar.
0
mikahakkinen
(29.04.25)
(11)

yeni başlayanlar için Ankara

zikardo
İş için Ankara`ya yerleştim, 5 ay geçti ama alışamadım sevemedim bir türlü. İşe yakın diyerekten Çayyolu diye bir semte yerleştim, tamamen ölü bir yer, hayat belirtisi yok. Yemek yemeye yer yok yahu, bildiğin aç kalıyorum, varsa yoksa aspava pideci lahmacuncu. Çevrede ne bir esnaf lokantası ne de ad
İş için Ankara`ya yerleştim, 5 ay geçti ama alışamadım sevemedim bir türlü.

İşe yakın diyerekten Çayyolu diye bir semte yerleştim, tamamen ölü bir yer, hayat belirtisi yok. Yemek yemeye yer yok yahu, bildiğin aç kalıyorum, varsa yoksa aspava pideci lahmacuncu. Çevrede ne bir esnaf lokantası ne de adam gibi sulu yemek yapan bir yer. Köroğlu demeyin hem pahalı hem lezzetsiz, Beykoz güzel lezzetli ama yemek+pilav+tatlı yesen 1.500-2.000 TL hesap tek kişi. Her gün dışardan yiyen şahsım için bütçe zararlısı. Bunlardan başka da bulamadım sulu yemek yapan yer.

İş çıkışı biraz gezeyim insan göreyim diye Kızılay a gideyim diyorum, arabayla 2 saat sürüyor. Orada da bir şey yok zaten sadece insan kalabalığı.

Sevgili Ankaralı duyurucular, siz bu şehirde nasıl vakit geçiriyor, nerelere gidiyor en önemlisi nerede yemek yiyorsunuz? Nokta atışı önerilerinizi bekliyorum.
0
zikardo
(28.04.25)
Çayyolundan kızılaya arabayla nasıl başarıyorsunuz 2 saatte gitmeyi :)
0
bobinhoo
(28.04.25)
Ankarada bahsettiğinden fazlası yok zaten. Arkadaşlar arasında boşkent diyoruz. İstanbul gibi niş ve kompakt bir şehircilik anlayışı yok. Dağ başlarında arap kültürüne uyumlu ultra lüks binalardan dolayı her yer her yere uzak saçma sapan bir düzeni var. En azından çayyolu ve üstündeki Eryaman gibi yeni yapılmış yerler. Tamamen araçlara göre tasarlanmış, insana göre hiç bir öğenin bulunmadığı bir yer burası.

Arada bir ife git kuik çaynaya git önerileri gelir mutlaka. Sakın uğrama, tamamen varoş mekanları. Ne kadıköy gibi modern elitlerin yaşadığı bir bölgesi var, ne üsküdar gibi maneviyatı olan, beşiktaş gibi dinamik eğlenceli yeri yok buranın. Öyle bir insan birikimi de yok tabi, 50-100 sene önce şehirleşmiş, öncesinde köy olan bir yer burası.

Evini şenlendirmeye bak. Sinema sistemi kur, ps ya da pc diz. Yemekler için de evde yap geç dışarda bişey yok. Mutfağını bok götüren, ön tarafı las vegas cafesi restoranı gibi yerler hep. Yine istanbuldaki gibi bir yanyalı fehmi gibi, rejans 1924 gibi, ondel 1772 falan yok.

He tabi tüm bunları istanbuldan geldiğinizi varsayarak yazdım. Anadoludan geldiyseniz de geldiğiniz yerden ekstrası yok. Kayseri konya antalyadan falan geldiyseniz oralardan iyi falan değil öyle beklenti yaşamayın
0
avatar is back
(28.04.25)
Ankaraya yeni tasinanlar.icin bir.toplasma.mi ayarlasak? Herkesin derdi ayni gibi.
0
deckard
(28.04.25)
Galiba arcadiuma yakınsın. Ümitköyün köy içi diye bir yeri var ama sulu yemek yoksa da esnaf yeri. Çayyolundan Kızılaya giderken trafik olur zaten kızılayda napacaksın? Tunusa gidebilirsin. metroya yakınsan bahçelievlere gidebilirsin. Şu an bunları yazarken Ankara’da bunaldığım günleri hatırladım.
0
ashleybon
(28.04.25)
@bobinhoo
İşyerim Temelli de sanayi bölgesinde, zaten şehirden 30 km dışarda yani, akşam 18:00 de işten çıkıp Kızılay a gitmem o yoğun trafikte en iyi ihtimal 1:30 saat genelde 2 saat. Yoksa akşam 9 dan sonra trafik yok iken arabayla 15-20 dk.

@avatar is back
Bursa dan geliyorum, canım Görüklem. Ufacık ama Ankaraya 10 basar.
Bu arada üniyi de 2000-2005 arası Kayseri de okumuştum, o zamanki haliyle Kayseri bile şimdiki Ankaraya 10 basar.

@ashleybon
Evet Arcadium civarı. Neden Kızılay? Çünkü başka bir yer bilmiyorum. O sebeple nokta atışı önerilere talibim. Ümitköy köyiçini not aldım. Toplu taşıma sevmiyorum, araba tercihim. Bahçelievler denen yere 1-2 defa gittim, park yeri bulmak imkansız :(
0
🌸zikardo
(28.04.25)
Tunus- tunalı gidersen park yeri yok ama çok fazla otopark var. Ankara denilince ilk akla gelen yerler avmler:) benim hayatım kentpark, gordion gibi avmlerde geçiyordu. Oran tarafı fena değil, eymir gölüne gitmeye bayılır herkes. Bir de ümitköy pazarının orada salaş yerler var ama gene döner, lahmacun. Ankaralılar bir de serpme kahvaltıyı çok sever hiç benim tarzım değil o yüzden pek bilmiyorum ama incekte çok yer var sanırım.
0
ashleybon
(28.04.25)
Ben sana çok güzel bir lokanta önereyim Kızılay'da, rutinimdir. Ankara tava, pilav, cacık, soğan kombosu yapıyorum genelde.

Çeşit çeşit çorba var, istediğin gibi sulu yemekler de var. Kuzu haşlama gibi şeyler yemezsen 500 600'e kalkarsın.

www.rumeliiskembecisi.com.tr
Cumhuriyet Mahallesi, Bayındır-1 Sk. 25/A, 06420 Çankaya/Ankara

www.muslumkebap.com
bu da Çukurambar'da. Yine Eskişehir yolu üzerinde, gidebileceğin en iyi kebapçılardan. Fiyatı tuzlu ama bir arkadaşın eşin dostun olur, götürmek istersen pişman olmazsın.

Sıkıcılık konusunda ise kişiden kişiye değişir. Ben seviyorum hiçbir şey yapmamayı ve evden çıkmamayı. Çıkmak istediğimde de kahve, sinema, spor salonu, yemek yenecek yer gibi temel şeyleri karşılıyor, gerisine ihtiyaç duymuyorum. İş ve aile sorunu olmasa Sinop gibi küçük bir yere taşınır yaşardım.
0
sarahkerrigan
(28.04.25)
Çayyolu'na yakın değil ama sulu yemek için Gimart Outlet'te Baş Aşçı var, Yenimahalle tarafında Merkez Lokantası var. Avmlerde Ege Günlüğü gibi zeytinyağlı yemekler yapan yerler oluyor. Onun dışında maalesef Ankara kocaman bir Aspava şehri. Belki eve teslim yemek yapan yerlere bakabilirsiniz, Formena gibi.

30 yaş üzerindeyseniz lütfen Kızılay'a gitmeyin :) Ben her gittiğimde pişman ve perişan oluyorum.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(28.04.25)
kızılay seni kesmez. tunalıda yaşamalısın. ankara memur kenti saat 8den sonra sessizlik arayanların kenti olduğu için en hareketli yerlere gitmelisin. ankaranın semt yerleşimleri genel olarak sakin olur.
0
mikahakkinen
(29.04.25)
bahçeli, tunalı, Tunus caddesi, ayrancı, park caddesi, yaşamkent tarafı (?), Balgat kebapçıları, Gölbaşı, incek.

buraları bir gezip fikir edinebilirsiniz.

Kızılay biraz şey.
0
babilfish
(29.04.25)
tam olarak soruya cevap degil ama temizlik icin biriyle anlasirsaniz yemek olayini da ekleyin. Ankarada nasil bilmiyorum ama Istanbulda haftada 2-3 yarim gun yapanlar vardi, hem duzenli yemeginiz olur hem de eviniz her daim toplu olur.

ya da komsulariniza danisin yemek yapan birileri var mi cevrede diye, onunla haftalik anlasabilirsiniz belki.
0
65 derece
(29.04.25)
(5)

140.000 km sonrası motor yağ bakımı

denizgonen
Merhabalar arabam 140.000 km'yi geçti bir sonraki bakımı da 150.000 km'de. Motor 1.6 litre t-gdi benzinli 180 bg. İnternetten anladığım bu motorlar belli bir km'den sonra yağ yakmaya başlıyormuş karbon oluştuğundan dolayı.Ben yağ değişim sıklığını 7500 km'ye düşürsem acaba motor sağlığı için doğru b
Merhabalar arabam 140.000 km'yi geçti bir sonraki bakımı da 150.000 km'de. Motor 1.6 litre t-gdi benzinli 180 bg.
İnternetten anladığım bu motorlar belli bir km'den sonra yağ yakmaya başlıyormuş karbon oluştuğundan dolayı.
Ben yağ değişim sıklığını 7500 km'ye düşürsem acaba motor sağlığı için doğru bir şey yapıp ömrünü uzatır mıyım yoksa boşuna uğraştığım ile mi kalırım?
Teşekkürler.
0
denizgonen
(28.04.25)
enjektör temizliği yaptırdın mı?
0
mikahakkinen
(28.04.25)
Evet, motor yağını sık değiştirirsen motor sağlığı için iyi birşey yapmış olursun. Ayrıca yağ yakıp yakmadığını yağ çubuğu ile kontrol edebilirsin.
0
kaptan memo
(28.04.25)
@kaptan memo henüz yağ yakmıyor benim gördüğüm. 7500 çok mu sık aralık peki?

@mikahakkinen yaptırmadım serviste yaparlar mı?
0
🌸denizgonen
(28.04.25)
yag sentetik degilse 7500-8000km'de bir yag degisimi normal.
full sentetik yag ise bence 15000'de bir yag degisimi yeterli.
firma ne diyorsa onu yapmak yeterli.
gerektiginden once yag degistirip motor omru uzatma diye bisey yok.
bu gereginden yuksek oktanli benzin koyup motor omru uzatacagini dusunmek ile esdeger bir yanilgi. bosuna para harcamis olursun.
0
cooperr
(28.04.25)
genellikle araçların tavsiye edilen bakım aralıkları 15-20 bin kilometrede bir oluyor. 10 binde bir bakım yaptırıyorsanız, Motor sağlığı için yapıyorsunuz zaten. daha sık yapmanızın bir anlamı yok.

araç kullanma kılavuzundan tam rakamı kontrol edebilirsiniz.
0
babilfish
(29.04.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.