Giriş
(14)

Kahve makinesi

kumandanim
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen meselahttps://www.amazon.com.tr/Philips-LatteGo-Otomatik-Espresso-Makinesi/dp/B0GCZGMSDT?ref_=Oct_d_obs_d_13511576031_0&pd_rd_w=EFpwQ&content-id=amzn1.sym.3d1902
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.
Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen mesela

www.amazon.com.tr


şöyle bişey. 20 bin civarı tamamım da daha fazlasını da vermek istemem, yok daha neler.
bunlar cortado yapıyor mu mesela?
Sizin kullandığınız, tavsiye ettiğiniz var mı?

Edit:

Haftaiçi her gün 3-4
Haftasonu her gün 4-5 bardak diyelim.
0
kumandanim
(22.09.26)
1-2 fincan kahve yapacaksanız, şu makina otomatik kahve yapacak diye doldurmak ve temizlemek manuel makina ile kahve yapmaktan daha zor. Ben eve eski tip kahve makinası aldım, kafam daha rahat.
0
babilfish
(22.09.26)
aynı makineden var. cortado yapmıyor diye hatırlıyorum fakat flat White'ın ml ayarı ile oynarsanız cortado elde edebilirsiniz. ayda bir temizlik eziyeti var evet. çok aşırı sıcak vermiyor kahveleri. fakat pratik ve misafir vs geldiğinde rahatlık tabii

yaptığı kahve çeşitleri de şöyle

Espresso, Kahve, Cappuccino, Latte macchiato, Sıcak su, Americano, Caffè crema, Caffè latte,
Buzlu kahve, Seyahat Fincanı, Espresso Lungo, Ristretto, Flat white, Café au lait, Buzlu latte, Buzlu cappuccino, Buz küpleriyle Americano, Buz gibi caffè crema, Buz gibi café au lait, Buzlu coffee latte, Buz küpleriyle Espresso, Köpüklü süt
+1
kablelvuku
(22.09.26)
Uzun zamandır linkteki makineyi kullanıyorum çok memnunum, öneririm.
İçinde olmayan kahvelerden biri istediğinde de ölçülerine bakıp kendi yöntemimle yapıyorum zorlamıyor, cortado yok galiba.
0
mutekebbir
(22.09.26)
Kapsül kahveye devam. Bende nespresso var. Yurtdışından çok ucuza almıştım. Sizin tchibo ile aynı aşağı yukarı. Bir de filtre kahve makinesi var. İkisinde de çok memnunum.

Bu Philips makinelerin kahvelerini hiç sevmiyorum. Hem evde çok yer kaplıyor hem de kahveyi yakıyor. İçtiğim kahveden aroma alamıyorum. Arkadaşlarım da var. Farklı farklı çekirdek denedik. Hepsi aynı. Sütle yumuşatırsanız içilebilir oluyor.
0
jackyr
(22.09.26)
Philips Baristina Espresso'ya da bakın derim. tam otomatik makinelerde temizlik sıkıntısı oluyor, içim rahat etmiyor. en azından benim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(22.09.26)
harici haznede süt işini çok sıkıntılı buluyorum. hazneye taze süt koy kahve yap çıkar temizle ya da dolaba kaldır yapmak gerekiyor. bir gece unutsanız bozulur.

ben sütsüz bir modelini aldım. süt kullanmıyorum ama kullanacak olsam o süreci manuel yapar elle eklerdim.
0
orpheus
(22.09.26)
Ofiste kullandığımız makine, çok memnunuz. Cortado menüsünde yok ama yukarıda yazdığı gibi ml ayarları rahatça değişiyor. oradan bakılabilir. temizlik kısmı büyük sıkıntı yaratmadı şimdiye kadar ama temizlik önemli.
0
kisa
(22.09.26)
sutle ilgili sorun ne bu makinede? sadece ihtiyac kadar sut koysak?
0
baldur2
(22.09.26)
İki senedir kullanıyorum. Sütle ilgili sorun denilen süt haznesine gerekenden fazla süt koyup hazinede bırakırsanız bir günde bozuluyor. hazneyi temizlemeniz gerekiyor. Ya dolaba koyacaksınız ya da fazla sütü boşaltacaksınız. Makinadan memnunum. Kaliteli kahve yapıyor. Buzlu çeşitlerinin de dahil olması ektrası
0
sonhakan
(22.09.26)
Süt ayrı bir hanede kutuda duruyor. Biz dolapta tutuyoruz
sütlü bir şey yapacağımız zaman takip çıkartıyoruz (iş değil. Bardak koymakla aynı)
0
kisa
(22.09.26)
Direkt cortado seçeneği yok ama kahve sertliği, süt köpüğü vs ayarlarsanız elde edersiniz.
Yıllardır kullanıyorum, gayet memnunum. F/p ürünü.
0
mor oje
(22.09.26)
peki bunun pahali modelleri icin ne diyorsunuz?
deger mi aradaki farka? yoksa bu iyi mi?
0
baldur2
(22.09.26)
@baldur2 bence yeterli fiyatı arttırmak lezzetti arttırmıyor kendi yorumum tabii bu. makinenin fiyatı arttıkça bu seride, sadece kahve çeşitliliği otomatikleşiyor. aslında basit kahve demleme bilgisiyle her tür kahveyi bu makine ile yapabilirsiniz. bir alt modelleri de yeterli olacaktır hatta.
+2
kablelvuku
(22.09.26)
1- tchibo'nun kapsüllüsünden sonra taze çekilmiş kahve çok daha güzel gelecektir. (bende ikisi de var)

2- cortado - flat white - cappuccino - latte - macchiato vs bunlar aslında çok farklı kahve çeşitleri değil. içindeki kahve hepsinde standart. sütü ne kadar ve ne sırada koyduğunuza göre isimleri değişiyor.

örnek veriyorum:

1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
1 ölçü kahve - 2 ölçü süt -> flat white
1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
2 ölçü kahve - 1 ölçü süt -> macchiatto

bütün tam otomatik makineler kahveyi ve sütü ayrı ayrı hazırlamanıza / koymanıza izin veriyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(9)

spk'da bu işin içinden çıkabilecek bir uzman var mı?

duyurukullanıcısı
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
kadrolarda işi çekip çevirebilecek bir kişi var mı? özgeçmişine bakabiliyor muyuz?
-4
duyurukullanıcısı
(21.09.26)
öncelikle çekip çevirmek istiyorlar mı, yoksa devletteki pasta küçüldüğü için halkın cebine mi göz dikildi bunu anlamak gerekiyor. yiyici tayfa elbetteki bir kaynak bulmak zorundaydı. bunu artık devletten alamıyorlarsa en güzel kaynak halktan alınmalıydı.

şimdi diyorlar ki paramızı ppf ye yatırdık, devlet kurumuna da mı güvenmeyeceğiz. devletin hangi kurumuna güveniyorsun ki buna güveneceksin. en basitinden çocuğunu, imkanın varsa devlet okulu yerine özel okula gönderiyorsun. yine imkanın varsa devlet hastanesi yerine özel hastaneye gidiyorsun. başına bir iş geldi mi adaletin sağlanmayacağını derdini anlatıncaya kadar içeride aylarca yatacağını biliyorsun.

35 yıllık diplomayı iptal edenler, kaybettiği belediyeleri bir şekilde geri alanlar, espri yaptı diye komedyeni içeri atanlar mı sana güven veriyordu. yoksa bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı diyordun.
+7
gercekdunya
(21.09.26)
Yalnız soru çok ilginç.
Bu işin içinden niye çıksınlar?
Bu işin içinde olduklarını mı düşünüyorsun? :))
0
Mirket
(21.09.26)
bu duruma goz yuman zaten spk degil mi? bu fonlar dunden bugune var olmadi, zaten saibeli fonlardi. ayrica fonlarin yonetiminde eskiden hukumette gorev almis isimler de vardi.
0
Sour
(21.09.26)
Spk da uzman mı kaldı çaycısı hademesi uzmandan daha fazla maaş alıyor, nitelikli uzman özele geçti hep
0
Hallegadola
(21.09.26)
Kadrolar niteliksiz kaldigi icin mi mudahale edilmedigini dusundunuz?
+2
osssy
(21.09.26)
Mehmet Simsek dahil herkes biliyordu Niteliksizlikle bi alakasi yok durumun
+1
Altana
(21.09.26)
emniyetin içinde sinan ateş cinayetini çözebilecek uzman var mı? bence cevapları ortak.
+5
anon1m
(21.09.26)
SPK'da bu işin içinden çıkacak uzmanlar var.

Bu iş o uzmanlara bırakılır mı? Sanmam.
0
babilfish
(22.09.26)
SPK'da bu işi çözebilecek çok kişi vardır ama->

1- yetkili bir abi "bilader bizim Recai abilerin firmaya bu kadar sert davranmayalım" derse, bu iş çözülmeyebilir.
2- "suçlu" olması beklenen firmalardan birinin patronu, SPK'da uzmanlardan birine "bu işi çözerken çok da üstümüze gelmezsen, seni hilmi abinin şirketinde 1milyon lira maaşla işe başlatırım" derse, bu iş çözülmeyebilir.

(isimler uydurmadır)

kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum ama bu dediklerim Türkiye'de yaşanmış şeyler gibime geliyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(8)

2 yaş kreş bebesi bağışıklık destekleyiciler

wild honey suckle
Sevgili duyuru,benim sıpa 2 aydır kreşe gidiyor ve abartısız söylüyorum iki aydır hasta. 1-2 gün düzeliyor sonra apayrı şeyler olup geliyor. faranjit, uçuk, üsye zaten allahın emri, adeno falan allah ne verdiyse oldu ve bu yeme içmemizi, uykumuzu, modumuzu ve huzurumuzu inanılmaz etkiliyor. Acilinde
Sevgili duyuru,
benim sıpa 2 aydır kreşe gidiyor ve abartısız söylüyorum iki aydır hasta. 1-2 gün düzeliyor sonra apayrı şeyler olup geliyor. faranjit, uçuk, üsye zaten allahın emri, adeno falan allah ne verdiyse oldu ve bu yeme içmemizi, uykumuzu, modumuzu ve huzurumuzu inanılmaz etkiliyor. Acilinden kullanıp yararını gördüğünüze inandığınız kürler, takviyeler, dualar artık ne varsa ihtiyacımız var. Yoksa ben bu seneyi mental olarak çıkartamayacağım.

Ha bir de sümkürmeyi nasıl ve ne zaman öğreniyorlar, sırf şu sümük olayından dolayı uyuyamıyor çocuk.
0
wild honey suckle
(21.09.26)
Berroxin Defense önermişti bizim doktorumuz. Faydalı olduğunu düşünüyorum
0
kablelvuku
(21.09.26)
sümkürmeyi üç yaşa doğru öğrenmişti sanırım bizim kız. pipetle filan deneyebilirsiniz şimdiden, belki öğrenir. günlük temizlemeniz lazım serum fizyolojik ile. okyanus sulu spreyler var diye biliyorum, onlardan alınabilir belki doktora danışarak. gece üzerine 15-20 adet karanfil batırılmış yarım soğan koyabilirsiniz yastığının yakınına. bunun da faydası oluyor burnu için.

onun dışında vicdan rahatlatma amaçlı takviye kullanabilirsiniz tabi ki :D ama ben bi faydası olduğunu düşünmüyorum. her çocuğun kreşe başlangıç dönemi böyle oluyor. biz de yaşadık. hatta bunu atlatırsanız bile her kışa giriş döneminde yeniden üst üste hasta olma ihtimali yüksek.
d vitamini en önemlisi. o konuda doktora danışın bence.
ha illa kullanacağım diyorsanız üstteki tavsiye de olur, zaten o bitkisel tamamen diye hatırlıyorum. bir de ocean gummyler var.
0
elorelia
(21.09.26)
Öncelikle piyasada satılan bağışıklık takviyelerinin büyük bölümünün amacı beyaz yaka silkelemek. Yani işe yaramıyorlar demiyorum. Ama inanılmaz bir etki yok.
Kızım 4 yaşında. 2 yaşında kreşe başlamıştı ve ilk sene sizin gibi zorlu geçti. Bir hastalığı bırakıp diğerine yakalandık. Eğer alerjik değilse çok yapacak birşey yok. İyileşe iyileşe bağışıklık sistemi gelişecek. Biz sadece umca kullandık takviye olarak. onun hariciinde takviye edici gıda tercih etmedik.

Bir de size önerim çocuğunuzu alerji doktoruna da bir götürün. Belki de bir şeye alerjisi vardır. Siz farketmiyorsunuzdur. Bu durum da yaşanabiliyor bazen.

Sümkürmeyi 3 yaş civarı öğrendi bizimki
0
nuevo
(21.09.26)
sürekli gittiğiniz bir çocuk doktoru vardır. kendisine sorun. gerek yok diyecektir ya da şunu alın diyecektir.
+2
co2s2
(21.09.26)
az önce yazıyordum, eksik kaldı. bazen çocukların azıcık da hasta olmaları gerekir. vücutlarının genel olarak bağışıklık kazanmaları gerekir. hiç hasta olmadan da olmaz. ben de babayım. en minicik hastalık bile insanı çaresiz bırakıyor, sinir bozuyor, en iyi şekilde bakmak istiyorsunuz, anlıyorum. ama bazen de olayları rotasında bırakmak gerekir. ıvır zıvır "suni" destekler vermek yerine, doğru ve yeterli gıdayı aldığına emin olmak gerekir.
+6
co2s2
(21.09.26)
oglum 15 ayliktan beri gidiyor krese gidiyor su an 2.9 yasinda. Hala 2 haftada bir hasta. Sanirim krese gittigi donemlerde maks uzunlugumuz 3 hafta hastaliksiz.
arada ulke degistirdik falan ama doktorlar ulkeler degisse de normal demeye devam ediyor. Hatta bir doktor hasta olur iyilesir bir gun gider aksam tekrar ateslenir yani cok normal diye aciklamisti.

Biz vitamin vs. immunity arttirici urunler kullaniyoruz ama daha cok esimin arzusuyla ben, sonucta bagisiklik guclenecekse hasta olup iyilesince guclenecegi gercegini savunuyorum.
0
wallcan
(21.09.26)
İmkanınız varsa kreşe göndermeyin. Evde biriniz baksın. En güzel ve işe yarayacak ilaç budur.
-4
Leonardo~Da~Vinci
(22.09.26)
Açılın tecrübeli baba. İki çocuğum da 8 aylıktan beri kreşe gidiyor.

1- Hastalığa en iyi gelecek şey, çocuğun her gün bir saat açık havada oynaması. Her gün kar yağmur demeden bir saat açık havada vakit geçirecek.

2- Bağışıklık güçlendiriciler var ama pek işe yaramaz. Şu damla damla verilen mürver çiçeği mi ne zıkkımsa onun özü vardı, biraz işe yarıyordu. Düzenli vitamin kullanımı işe yarıyor.

3- 2 yaş çocuğu sümkürmeyi rahat öğrenir. göstererek öğretirsiniz.

4- Gece sıcak tutun. Uyku tulumu giysin. Gece üşüyen çocuk her türlü hasta oluyor maalesef. Bir de odası nemli olsun. Kuru havada uyuyan çocuk daha sık hasta oluyor.

5- Çocuk ilk yıl hasta olacak. Buna yapacak bir şey yok. Şimdi göndermeseniz seneye, seneye de göndermeseniz okula başlayınca yaşayacak. Bir sürü yeni virüs / bakteri ile tanışıyor. İlla ki kapacak. Elden çok da bir şey gelmez.

Kolay gelsin.
0
babilfish
(22.09.26)
(18)

Anne olmak için 41 yaş çok mu geç?

Moonpie
Soru başlıkta. Bugüne kadar hiç çocuk istemiyordum ama sanırım şu anda istiyor gibiyim. Çok mu bencilce bir fikir?
Soru başlıkta. Bugüne kadar hiç çocuk istemiyordum ama sanırım şu anda istiyor gibiyim. Çok mu bencilce bir fikir?
0
Moonpie
(21.09.26)
Günümüzde bence değil. 40+ çocuk yapan çok. Kişi duydum.
Ha erkek olursa çocuğun peşinden koşturmak ayrı zorluk. Çok bencilce değil
+1
kisa
(21.09.26)
Çok geç değil ama ilk doğum için çok fazla beklememek gerekiyor.

Yani daha önce çocuk yapmış olan için 45 bile geç olmayabiliyorken, ilk doğum için son şans 40'lı yaşların ilk yarısı...
0
dilemma of subscribtionability
(21.09.26)
Kadınlarda kromozomal anomali riskinin belirgin şekilde artmaya başladığı yaş sınırı genel olarak 35 yaş olarak kabul edilir. Tıpta bu durum genellikle "ileri anne yaşı" olarak adlandırılır.
+1
elite crew
(21.09.26)
Benim hanım 43 yaşında anne oldu.
Şu an 3,5 yaşında.
Risk var tabi ama onu da doktorun talimatlarıyla aşacaksın.
0
etna
(21.09.26)
hayatta hiç bir şey için geç değildir.
zamanı gelmemiştir.
şimdi zamanı diyorsanız, doğru zamandır.
istiyorsanız durmayın.
-1
stay with me
(21.09.26)
Bir arkadaşım 42 yaşında anne oldu.
Doktorun yönlendirmesiyle tarama testleri yapılır.
Tek sorun enerjinin azalması.
+1
pro9it9is9
(21.09.26)
Değil. Bir iş arkadaşım o yaslarda oldu hatta ikinciyi yaptı.
Hanımın annesi de galiba 45 falanmış, ikiz bir de.
0
logisticsmanager
(21.09.26)
geç değil ama ilerde çocuk 18 yaşına geldiğinde siz neredeyse 60 yaşında olacaksınız. arada 2 kuşak olacak. bunları da tekrar düşünün bence.
0
gercekdunya
(21.09.26)
ideali bence 35ten önce anne olmak. duruma göre o bile geç olabiliyor. ama bu yaşlarda anne olan bir sürü kadın var tabi. tabi geciktirmemekte fayda var bence. hem riskler artıyor hem de enerji kalmıyor.
-2
elorelia
(21.09.26)
Çok zor bir karar gerçekten. Yanıtlarınız için teşekkürler
+2
🌸Moonpie
(21.09.26)
şimdi o hesap şöyle;

siz kaç yaşında ailenizden bağımsız oldunuz? diyelim 27. doğacak çocuk da 41+27=68 yaşınıza gelene kadar size bağımlı olacak. yok okulu, yok üniversitesi, yok düğünü yok bilmemesi uğraşıp duracaksınız.

68 sizin için çoksa, çok. değilse, değil. kararınızı böyle verin derim ben.

yatırım tavsiyesi değildir :)
+3
babilfish
(21.09.26)
Geç değil .
Sizin için küçük, insanlık için büyük bir adım bu.
0
diyecevaplandı
(21.09.26)
Anne ya da baba olmak icin hicbir yas gec degildir bana göre.
Su an cocuga vereceginiz zaman, bilgi 20li yaslardaki birine göre daha fazla olabilir.
+1
Purple life
(21.09.26)
bu konuda işin tıbbi, bilimsel ve hatta psikolojik yönlerinden ayrı olarak en büyük soru işareti çocuğun ileride çok genç sayılacak yaşta annesiz - babasız kalma ya da onların bakımlarını üstlenmek zorunda kalma durumu bence.
35 yaşındayım annem 75 babam 80 yaşında. yaşıtlarım aileleriyle mutlu mutlu torun tombalak büyütürken bir onda bile sıkıntı yaşıyoruz.
velhasıl tabii ki anne olmak isteyen herkesin hakkı ama etraflıca düşünmekte fayda var.
+1
wild honey suckle
(21.09.26)
hayatta her seyden maksimum fayda saglamak zorunda degilsin, hayat herkes icin de tamamen ayni dogrultuda olmak zorunda degil. bencillik diyenlere bakma. ona bencillik buna bencillik, sonuc: kedi kopek ile kafayi yemek.
+5
baldur2
(21.09.26)
@baldur2 +1

Bir insanin hayattaki mutlulugunu belirleyen, hayata güvenmesini sağlayan en önemli yaslar cocukluk dönemli. 20 yasindan sonra kus yuvadan ucuyor zaten ❤️ önemli olan cocuklukta ne kadar onunlaydin. 20li ve 30lu yaslar kariyerle ve insanin kendi travmalarini düzeltmesiyle geçiyor. 40 en güzel yas belki de. Tanri belli ki o tohumu senin kalbine koymus. Biraz cesaret gerisi kendiliginden olur.
+2
Purple life
(21.09.26)
Anneliğin bencil tarafı yoktur. Hiç istemeden anne olmak o çocuğu çok daha kötü etkilerdi, öyle düşün. İstenmeyen evlat olmayı kim ister kim beğenir ki? Bence asıl şimdi istiyorsan olmasına niyet etmelisin. Belki olur belki olmaz, bu her yaş için geçerli bu arada, yaşı düşünme. Sağlıkla huzurla güvenle olsun.
+2
yaren
(21.09.26)
Ayrıca araştırmalar otizm gibi gebelikte saptanamayan nörolojik durumların riskinde anne yaşından ziyade baba yaşının (35-40 üstü) spermlerde biriken rastlantısal DNA mutasyonları nedeniyle daha belirgin bir rol oynayabileceğini göstermektedir.
+1
elite crew
(21.09.26)
(5)

elektrikli yağlı radyatör mü ısıtıcı fan mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
oda 20 m.kare. apartmanda yaşıyoruz. kapıları kapatmayı düşünmüyoruz. sizin tecrübelerinize göre hangisi daha iyi?
oda 20 m.kare. apartmanda yaşıyoruz. kapıları kapatmayı düşünmüyoruz. sizin tecrübelerinize göre hangisi daha iyi?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.09.26)
Ben yağlı radyatörden aşırı memnunum.
+1
duster
(04.09.26)
Fan hızlı ısınma sağlar ama kapı açıksa zor sanki. Eve geldim hemen ısınayım, sonra yorganın altına girerim dersen fan. Ama daha uzun süreli daha stabil bi ısınma için radyatör gibi.
+1
bumbum
(04.09.26)
termodinamiğe aykırı çalışamayacaklarına göre yağlı radyatörler en kötüsü bence.

ısıyı bir ortamdan diğerine taşıyan klima ısı pompası gibi sistemler dışında tüm elektrikli ısıtıcılar 100% verimlilikle çalışır. yani 1kwh elektrik harcadığında ortama verdikleri ısı eşit olacaktır. aynı ısıyı üretmek için daha az veya fazla tüketim yapamazlar. veya aynı tüketimle daha fazla veya az ısı üretemezler. illaki elektrikle ısınacaksanız klima varsa ısınmak için de klimayı kullanmak çok daha verimli olur.


hangisinin daha etkili olacağını belirleyen temel konu aynı sürede hangisinin daha fazla elektrik tüketebileceğidir. yani termostata girip çalışmadığı süre ne kadar uzun olursa o kadar az elektrik tüketecek, o kadar az ısı üretecek. yağlı radyatörler sık sık termostata giriyor 1. kademeden ötesi pek anlam ifade edemiyor. yani 2000w da dese aslında 1000w ortalama bile tutturamaz muhtemelen.

ısıyı üretmesi kadar ortama aktarması da önemli, yağlı radyatörler sadece pasif olarak ısı aktarımı yaparken fanlı olanlar ısıyı daha iyi şekilde ortama yayar. kendi üzerinde tutmadığından aşırı ısınmaz fan ayrıca ısıtıcı element için aktif soğutucu görevi gördüğünden aralıksız çalışabileceği süre çok daha uzundur.

en küçük en ucuz fanlı ısıtıcı bile yağlı radyatörden iyidir gibi geliyor bana.

hem ilk satın alma maliyeti daha düşük, hem daha az yer kaplıyor, hem daha hızlı ısıtıyor, hem daha çok ısıtıyor, hem daha hafif...

ingilizcen varsa şuna bakabilirsin

www.youtube.com

www.youtube.com
+1
konetsu
(04.09.26)
İkisi 2kw ise ikiside neredeyse 2kw ısı üretir.

Ama mesela ufo gibi ısıtıcılar başlıca radyasyon ile ısı iletimi yaptığı için ışınlar nereye çarpıyorsa orayı ısıtır, mesela odanın duvarları.

Yağlı radyatörde ısı yapa aktarılır. Yağdan ise conduction ile hava aktarılır. Yani yağlı radyatör çevresini ısıtır. Radyatörün termostatı kapanabiliyor o çok sıkıntı değil

Isıtıcı fan nedir bilmiyorum. Ama yağlı radyatör ısınmak için gayet iyi. Fan sesi yok o yok
+1
substituent
(04.09.26)
fan uzun süre kullanımda gürültü yapıyor. konveksiyonlu ısıtıcı baksanız daha iyi olur.
+1
babilfish
(04.09.26)
(12)

Nikah şahidi olmanın olumsuz bir tarafı var mı?

HellKeePer
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım ailesinin onay vermediği biriyle evlenmek istiyor. Muhtemelen yakın çevresinde kimseyi bulamadığı için bana teklif etti. Geçmişte bana çok yardımı olmuştu. Ben bu arkadaşın nikah şahidi olsam ilerde bana maddi/huhuki vs. bir zararı olur mu?Yardımcı olmak ist
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım ailesinin onay vermediği biriyle evlenmek istiyor. Muhtemelen yakın çevresinde kimseyi bulamadığı için bana teklif etti. Geçmişte bana çok yardımı olmuştu.

Ben bu arkadaşın nikah şahidi olsam ilerde bana maddi/huhuki vs. bir zararı olur mu?
Yardımcı olmak istiyorum.
0
HellKeePer
(03.09.26)
1 yıl içinde boşanırlarsa sizin şahitliğinizi usulsüz sayıp 5 yıl nikah şahidi olamıyorsunuz.
+8
rhan
(03.09.26)
Hiç bir zararı yok
0
kisa
(03.09.26)
Mutsuz olurlarsa vicdani bir rahatsızlık oluyor.
0
Mirket
(03.09.26)
bosanirsa "aha bunun yuzunden oldu, nazari degdi" diyebilir. :D
0
cooperr
(04.09.26)
boşanmış biri iseniz olmayın.

şahitlerin evliliklerinin güvenli temellere inşa edilmesi önemli bir etken.
-9
janderzel zartanyan
(04.09.26)
nikah makinalı tüfekle taranırsa, kurşun yersiniz.

onun dışında bir şey olmaz.
0
babilfish
(04.09.26)
"1 yıl içinde boşanırlarsa sizin şahitliğinizi usulsüz sayıp 5 yıl nikah şahidi olamıyorsunuz."

uahsduada gercekten hayat karartan bir ceza.
0
baldur2
(04.09.26)
@sivri_sinek, ironiden anlamayan nesle asina degiliz.
-1
banach
(04.09.26)
ironi böyle bir şey değil. gerçek olamayacağı bariz olan bir konuda espri yaparsanız o ironi olur.

"1 yıl içinde boşanırlarsa 5 yıl nikah şahidi olamazsın" gayet gerçek olabilecek bir bilgi. olabilir yani neden olmasın? mhrs randevusuna gitmeyince 15 gün tekrar randevu alamamak gibi bir şey.

dersen ki mesela "1 yıl içinde boşanırlarsa hakkında savcılık soruşturma açıyor, 2 yıldan 5 yıla kadar cezası var", buna ironi diyebilirsin.
+4
kibritsuyu
(05.09.26)
Nikah şahitliği sadece nikah anında, nikahın kıyıldığına şahitlik etmekten ibaret. herhangi bir sorumluluk, maddi veya vicdani, doğuran bir müessese değil. nikahı kıyan devletin resmi görevlisi. yasal bir sorumluluğun altına giren o.
+1
faberkastelli
(05.09.26)
@kibritsuyu, bari sen yapma :(
-1
banach
(05.09.26)
rhan +1
hatta 1 yıl içinde boşanılırsa şahit olan kişi nafakaya ortak oluyor.
0
joooper
(05.09.26)
(16)

Düğün için içki markası tercihi

duguit
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diy
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diyorum mesela, cinde çok fark yoksa Gordon's, çok fark edecekse Gilbeys de alabilirim. Önerilere açığım.

Bir de Ankara'da toplu alım için Metro market ve City Gross'a bakacağım, başka önerisi olan var mı?
0
duguit
(03.09.26)
marka değil de büyük tekellerden birkaçına gidip toplu alım için fiyat sorun
0
kisa
(03.09.26)
Carrefour varsa yakınınızda bir bakın şu an içki stoklarını bitirmek için çok güzel indirim yapmışlar. Toptan aldığımız firmalardan bile uyguna aldık geçen hafta.
0
mutekebbir
(03.09.26)
carrefour da 1 eylül ile içki satışı bitmiş olması lazım
0
kisa
(03.09.26)
Bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
@mirket carrefour da mı?

olmaması lazım, hatta 2 haftada 1.5Milyarlık stok eritmeye çalıştırlar. önceden toplu alıma izin vermiyorlardı, tekelciler bile gelip kasayla boşalttılar mağazaları.
A101 aldıktan sonra bünyelerinde içki satışı yapmamaya karar verdiler.
0
kisa
(03.09.26)
Düğünde bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
kardeşimin düğününde şarap çeşitleri ve rakı vardı. otellerle çalışan firmalarla görüşmüşlerdi. hem daha uygun fiyatlı oluyor hem de daha az alkollü oluyor daha iyi
0
Hallegadola
(03.09.26)
Şarap için Ege'deki üreticilere ulaşıp 25 ya da 50 şişe şarap için fiyat sorabilirsiniz. Fiyatları metro marketteki ucuz şarapları aşar ama iyi şarabı biraz daha uyguna alabilirsiniz belki.

Benim ilk aklıma gelenler beyaz şarap için MMG'nin Bornova Misketi, kırmızı için Garova'nın Zinfandel'i oluyor ama güncel fiyatlarından haberim yok tabii.
0
kobuzchu kiz
(03.09.26)
City Gross tercih etmeniz daha doğru olacaktır Metro markette indirimli değil fiyatlar.

Şaraplar için bütçenize uygun seçim yapmanız yeterli olacaktır. Yok illa nokta atışı öneri derseniz ben Ancyra Merlot derim kırmızıda. Beyazda da Kavaklıdere primeur.

Rakıda aynı noktada değiliz saki rakı mor şişe ve sarı zeybek çok güzel 3 meşe özellikle fiyat bilmiyorum ama :) Cin ise Gordon veya tanquarey (böyle yazılmıyor olabilir)

dip not: beyazda misket şarabı bulursanız yazın çok iyi olur
0
kablelvuku
(03.09.26)
mekanın garsonlarına sor bence, içkilerin 3te 1ini onlar götürecek zaten xD
+3
bobinhoo
(03.09.26)
10 bin kisi mi davetli dugune?
+1
baldur2
(03.09.26)
Viski hariç hepsinde en düşük bar içkisi. Viski de jameson ya da blacklabel
0
klassno
(03.09.26)
Yeni seri candır.
Bir tavsiye vereyim, sık sık yurtdışına çıkıyorsan, veya çevrende bir çok kişi bir çok kişi sık sık gidiyorsa, herkese her gelişte free shoptan birer litre içki aldır. Türkiye ile yüzde 30-40 daha az ödersin m
0
etna
(03.09.26)
sarap olarak Tigris yeterli, f/p urunudur. Bence fazla acilmaya gerek yok.
Raki ve agir ickide sahte olmamasina dikkat et millet zehirlenmesin. :D
0
cooperr
(03.09.26)
şarap için lucien arkas'ın hem kırmızısını hem de beyazını öneririm. toplu alımlarda indirim de yapıyorlar diye biliyorum.
0
eileengray
(04.09.26)
gimat'ın oralarda tekel gross var (evet o da var). bir bakın derim.
0
babilfish
(04.09.26)
(7)

Ford Tourneo Courier ve Connect hankkında bilgisi olan?

mikahakkinen
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.teşekkür ederim.
babam 1.5 k bütçe ile bu araçlardan birini almak istiyor. kurye alırsa 1.5 dizel active veya titannium paket. para yeterse yeni kasa connect almak ister.
cam tava, otomatik vites, vb özelliklerinden dikkat etmemiz gereken bir şey var mıdır?
1.5 çekmiyor, cam tavan gereksiz gibi vb.

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(02.09.26)
hafif ticari istediğine göre şartlarına razıdır sanırım. hız limitleri, yılda 1 muayene vb. şeyler canını sıkmıyor.

courier yerine connect tercih etmek daha mantıklı tabi ama bütçe meselesi. connect, vw caddy ile aynı alt yapıya geçti. hafif ticari araçta otomatik vites istiyorsam çift kavrama yerine tork konvertörlü tercihim olurdu. rifter gt eat 8 ile geliyor. 2023 sonrası modellerde eksantrik zinciri problemi de çözüldü.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(02.09.26)
Araçları bilmiyorum ama motorlarını biliyorum.

Ecoboost motorunu biliyorum, 1 litre 3 silindir, 150hp
Ecoblue sizin dediğiniz, 110hp 4 silindir 1.5l

Bu beygirlerde motor açısından çekmeme gibi bir problem asla olamaz. Çekmiyorsa problem lastik/şanzıman oranı/yük dağılımındadır

Ben ecoboost mühendisliğini daha çok beğeniyorum bir kere benzinli.
Ecoblue Euro 6, egzoz arıtma sistemleri çok karışık+adblue’su var bide.

Tabii ecoboost’un bu kadar küçük hacimde fazla hp çıkarmasının sebebi, yanmaların daha şiddetli olması. Bu da motor ömrünü kısaltıyor.

Bir tarafta uzun ömürlü motor ama çok karışık sistemler, diğer tarafda basit ve daha güçlü motor ama nispeten kısa ömürlü

İki motorda çekiş anlamında gayet iyidir, aracın çekememesinin sebebi genelde lastikten ya da yük dağılımın tahrik tekerleğinden uzakta yoğunlaşması (önden çekişli aracın bagajına çok yük koyarsanız araç çekiş kaybeder)
+1
substituent
(02.09.26)
Ben olsam ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım.

Berlingo, rifter vs.

Berlingoyu kullandım. İnanılmaz iyi bir araç. SUV hissiyatı alıyorsunuz direkt. Plus paketi 0 olarak 1350 civarına bulunabiliyor. Instagramdaki 0 otomobil satıcılarına bir göz atın.
0
jackyr
(02.09.26)
bu yorumu fıkra olarak düşünebilirsin;

"ecoboost motordan kaçar daha sorunsuz şanzıman, motor seçeneği olan stelantis grubunun araçlarına bakardım"
+4
HellKeePer
(03.09.26)
seçeneklerimiz tourneo 1.5 ve 2.0 ecoblue connect.
2 bin otomatik şanzıman seçeneğinde soru işaretimiz var.
0
🌸mikahakkinen
(03.09.26)
2.0 modelinde yeni nesil dq381 kodlu ıslak dsg şanzıman var. büyük şehirlerde dur-kalk trafiği için de uygundur. 1.5 de ise dq200 kuru tip şanzıman var. ikisi arasında tercih 2.0 modeli.

diğer düşünmenizi gerektirecek durum da bence benzinli mi dizel mi tercihi :) bu hafta dizele 8 tl zam gelecek. 90 tl bandına gelmiş oluyor bu zamla birlikte. belirsizlikler devam ettiği sürece litresi 100 lirayı aşacak yakında.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(03.09.26)
şu an aktif olarak kullanıyorum. otomobil ruhsatlı, 1.5 dizel motorlu ve manuel viteslisini alırsanız, yıllarca sorunsuz kullanırsınız. bizim ikinci araba, yıllardır ne bir sorun çıkardı ne bir şey. yakıtı az, bakımı ucuz, sorunsuz sıkıntısız bir araç.

1.0 ecoboost olanlardan uzak durun. otomatik vitesi de çok şey değil.
+1
babilfish
(04.09.26)
(9)

Beni gaza getirip denize sokalım

yadigar
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…Yaz bitiyor. Bir ş
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…
1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…

Yaz bitiyor. Bir şekilde gaz/motivasyon lazım. Yoksa örüntü belli. Eylül gelecek (geldi bile) ve “güzelçamlı zaten en güzel eylülde” diyeceğim. Sonra duyuruya “ekimde mağusa’da deniz suyu sıcaklığı nasıldır?”, “bugünlerde iğneada’da denize girilir mi?” türü sorular soracağım. Bakacağım kış gelmiş. “Maldivlerde tam sezon”, “brezilya’yı görme vakti geldi” vs. deyip, bir yılı daha şile’ye bile gitmemiş halde geçireceğim…

Azıcık gaz verin, yahut motivasyon, akıl fikir, öneri, ultimatom…

17 eylül 26 edit: giremedi.
-13
yadigar
(27.08.26)
Bir kaç yakın kimse ile birlikte olur. Tek başına pek anlamı olmaz. Karpuz peynir ekmekte lazım .

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(27.08.26)
Ne alaka deniz kültürdür şimdi ya. Allah Allah. Denize girmek isteyene varsın öyle olsun denir mi, hayret ya. Hevesleri kursaklarda bırakmak ata sporumuz.

Gidiniz, denizin tuzunun iyotunu yiyiniz. Her derde devadır. Her bütçeye uygun deniz tatili yapılabilir. Ege özellikle tavsiyedir. Önce bütçeyi belirleyin sonra onun yarısına plan yapın, çünkü mutlaka aşılacak bütçe.

Ben olsam Çeşme’de Airbnb yapar ve plajlara giderim. Flyin-Nautical birer gün bunlara ayırın. Alaçatı’da yemekler yiyin, konser falan etkinlik ayarlayın bütçeye uyarsa. Hayatı yaşayın.
0
gabe h coud
(27.08.26)
ne kadar tavsiye verirsek verilem sizin bunu yapabileceginizi sanmiyorum. karakteriniz buna musait degil.

edit: bir kisi de anlamamis su yazdigimin gaz oldugunu! :) x'e gidin, fiyatlari uygun ve cok guzel diye gaz mi olur? :)
-4
Sour
(27.08.26)
hayatında kaç yaz kaldığını, daha kaç kere tuzlu sulara kendini bırakmanın tadını yaşama fırsatın olacağını hesapla.

bundan iyi motivasyon olmaz.
0
babilfish
(27.08.26)
her sene an az 1 kere denize fırsat buldukça da havuza giderdim. son 3 yıldır havuzlu bir evim var. ancak 3 ay önce lösemi (kll) teşhisi kondu. şu an kemoterapi görüyorum. doktorlar deniz havuz da dahil bir çok yasak koydu. şimdi hemen her gün rüyamda deniz ve göl görüyorum. lanet olsun ki orada da giremiyorum. hep bir teknede veya sandaldayım. ama nasıl güzel o sular kelimenin tam anlamı ile rüya gibi. bu arada pek iyi yüzemem denizde kıyıdan kıyıdan yavaş yavaş yüzerim. havuzum zaten 1,5 metre. bahaneye gaza gerek yok. atla git gir şu denize. en azından benim için.
0
ground
(27.08.26)
osssy
(27.08.26)
Ben soruyu anlamadım. Denize girmek istiyorsan git gir. Nicin gaza getirilmen gerekiyor ki. Çok zor bir şey değil ki, tek ihtiyacin olan şey havlu
0
abelardo
(27.08.26)
çantaya havlu ayağına terlik al. en yakın denize git.
motivasyon konuşması: büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar.
umarım istediğin olmuştur. saygılar.
0
duyuruuser
(27.08.26)
bol güneş ve d vitamini aldığınız (güneş gözlüğü takmak yok) yazların kışı hasta oldunuz mu?

tuzlu su topraklar ama bozkırda gözlüksüz ve çıplak ayak dolanıyorsanız akdeniz zaten girilecek durumda değil.
0
janderzel zartanyan
(28.08.26)
(6)

Ev piyasası

yakalayamadığın.ışıklar
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.08.26)
faizler duser dolar ve ev fiyatlari artar benim tahminim.
+1
baldur2
(25.08.26)
katılım muabbetine sınırlama getirdiler, oralardan piyasa hareketleniyordu. şu an piyasa durgun seçim önü kredi oranlarını düşürürler, krediler düşerse ev fiyatları artar. türkiyede 2.5 sene sonrasını tahmin etmek çok zor. ama 5 milyon olan ev 15 milyon olmaz herhalde.
+1
mikahakkinen
(25.08.26)
Küresel piyasalarda para arzının artması pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla ülkenin daha rahat borçlanması böylelikle de faizlerin düşmesi söz konusu olmayacaktır. Bu durumda da, kısa süreli dalgalanmaları veya bölgesel hareketlilikleri bilemem, ancak konut fiyatları enflasyon hızında artmayacaktır.
diye düşünüyorum.
+2
Mirket
(25.08.26)
ben açıkçası seçime doğru ev kredisine erişimin kolaylaştırılacağını düşünüyorum.

altının fırladığı dönemde altınını hızlıcana yüksekten bozan kişilerin ise yatırımlık ev almak için pusuda beklediklerine inanıyorum.

pandemi dönemindeki krizler gibi bir şeyin yaşanacağını düşünmemekle birlikte merkezi yerlerdeki ev fiyatlarının belirgin bir şekilde artacağını, merkezi olmayan yerlerdeki konutların fiyat artışlarının da daha erişilebilir bir kredi ile dengeleneceğini düşünüyorum.

ben böyle düşündüğümden dolayı alabiliyorken kredi faizleri yüksek olmasına rağmen kredi çekip ev almayı tercih ettim, zira bir daha ev alma fırsatına denk gelememe olayı beni korkuttu.
+1
denizgonen
(25.08.26)
ev fiyatları illa ki yükselir. ama muhtemelen faiz daha karlı olur.
0
babilfish
(27.08.26)
bu iş bence tamamen siyaset ile ilgili .
Malum parti demokrasinin resmen ırzına geçti.
Hal böyle olunca, onümüzdeki seçimlerde eskisi gibi bir seçim ekonomisi şahsen ben beklemiyorum.

Neden diye soracak olarsanız

1- Parasal genişleme demek dolar üzerindeki baskıyı attırmak demek , hali hazırda petrol fiyatlarıda düşmediği süreci bu pek mümkün görünmüyor

2-Bu seçimde iktiraın halkı pek ipleyeceğini düşünmüyorum, çünkü zaten kontrollü bir muhalefet dizayn edildi. Adamların yine ne yapar eder biz kazarıırız kafasındalar.
Bunun ispati olarak üsküdar belediyesinde yaşananarı örnek gösterebilirim.

Sonuç olarak ev fiyatları elbette artar ama bu mevduat getirisinden fazla olmaz diye düşünüyorum.

Bununla birlikte şöyle bir durumda yeni yılda illlaki asgari ücreti bir zam yapılacak. Bu durum illaki ev fiyatlarına yarayacaktır.

Birde şerh olarak düşmekte fayda var tüm bu söylediklerim doların konrollü bir şeklide yükseltilmesine devam etmeye bağlı .olası bir kur atağında tüm senaryo değişir.

Benim tahminimde 2027 yılın içireisnde bunun isteselerde istemeselerde gerçekleşeceği yönünde.
0
Rao
(14.09.26)
(1)

Rte yi yenmek?

denizciman
Duyurulara göz gezdirirken kemal kılıçdaroğlu için "...aslında gerçekten rte yi yenmek istiyor ama..." şeklinde bir yazı okudum ve sesli güldüm açıkçası. Ardından,şu an siyaset arenasında rte yi yenmek isteyen bir siyasi var mı diye düşündüm,açıkça şu adam diyemedim. Sizler ne düşünüyorsunuz,isim d
Duyurulara göz gezdirirken kemal kılıçdaroğlu için "...aslında gerçekten rte yi yenmek istiyor ama..." şeklinde bir yazı okudum ve sesli güldüm açıkçası. Ardından,şu an siyaset arenasında rte yi yenmek isteyen bir siyasi var mı diye düşündüm,açıkça şu adam diyemedim. Sizler ne düşünüyorsunuz,isim de belirtebilirsiniz.
📊 Rte yi yenmek isteyen siyasi Figür?
Var %66.7 (8)
Yok %33.3 (4)
0
denizciman
(07.08.26)
rtf'yi hali hazırda yenmiş, ak parti'yi ilk defa Türkiye'nin ikinci partisi olmaya iteklemiş bir ekip var ama tabi siz daha iyi bilirsiniz.
+2
babilfish
(08.08.26)
(5)

danışmanlık şirketleri hakkında görüşleriniz nedir

xportant
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olara
şirketlere dışarıdan gelip genelde proje bazlı danışmanlık hizmeti veren, strateji veya IT odaklı çalışan bu şirketlere ve bu şirketlerin çalışanlarına olan bakış açınız nedir? Outsource edilen pozisyonlarda çalışanların bilgisi, performansı veya bu şirketlerin aldıkları projenin sonunda çıktı olarak ortaya koydukları hakkında genel olarak ne düşünüyorsunuz?
0
xportant
(07.08.26)
IT bazında konuşuyorum, ben kendim bu tip bir danışmanım, türkiye'de kötü müşteriye kötü danışmanlar yollanır, iyi danışmanlarını yollayıp mental sıkıntılara sokmazlar, iyi danışmanlar kaliteli ve cüzdanı büyük şirketlere rezerve edilir, danışmanlık şirketlerinin ilk karşılama kadrosu müşteri profilini anında anlar ve ona göre kim çalışacak karar verilir. her danışman çok iyidir diyemem aşırı kötülerini de gördüm ama genel olarak ortalama bilgi seviyesi meslekte bulunma süresine göre çoğu zaman kabul edilebilir seviyededir.

projelerin çıktıları müşterinin aktarımına göre etkilenir, çoğu zaman ne istediklerini tam bilmezler, kervan yolda düzülür oluyor, öyle olunca ceplerinden çok para çıkıyor, çok para çıkınca da karşılığını almadıklarını düşündükleri için ofislerine giden danışmanlara eziyet etmeye başlıyorlar. özellikle mavi yaka ağırlıklı sektörlerin beyaz yaka işlerini yaparken çok sıkıntı çıkıyor. çünkü birbirlerine medeniyetten uzak davranmaya alışmışlar, muhasebedeki adam gidip fabrikadaki ustabaşını anlamsız şeyler için azarlıyor falan çok değişik şeyler gördüm.

eski sistemden yeni sisteme geçilecekse, uzun süre orda belli bir işi yapan çalışanlar her zaman işler yürümesin diye zorluk çıkarıyor, çünkü bazılarının tahtları sallanıyor adapte olamadıkları için. bir sürü etken var ortaya koyulan işin kalitesi için..
0
nahtoderfahrung
(07.08.26)
Benim tecrübem genelde işi alana kadar uçup kaçtıkları, sonrasında da söz verdikleri hiçbir şeyi yerine getiremedikleri gibi her şeyi bir şekilde "Ama bu orijinal teklifte yoktu" deyip gecikmelere kılıf uydurdukları ya da ekstra para talep etmeleri şeklinde. Çalışanları genelde kötü değildir ama genelde arada kalırlar: hizmeti alan şirket "O kadar para veriyoruz" deyip her şeyi danışmanlara yaptırmaya çalışırken kendi işverenleri de olabildiğince az maaş vermeye çalışır, hatta yer yer müşterinin önüne atar. O yüzden de aklı başında çalışan pek kalmaz o şirketlerde.
0
salihdt
(07.08.26)
IT danışmanlık şirketlerinin küçük bir kısmı gerçekten işini biliyor yapıyor. Kritik bir şeyi tüm cuma gecesi çözemeyip gece 3'te firmadan destek almıştık, cumartesi akşam 6 gibi çözmüşlerdi. Mesela bu firma danışmanlık hizmeti de sunuyor. Şüphem yok iyilerdir.

Ama çoğu boş. Hızlı ve kabul edilebilir dandik sonuçlar almak için yöneticiler tercih ediyor.


IT dışındakiler ise (mckinsey falan tarzı) yöneticilerin aptal kararlarını desteklemek için. yönetici ne isterse danışmanlık firması böyle önerdi o şekilde yapıyoruz der. sonuçlarından negatif etkilenmez.
0
aguen
(08.08.26)
danışmanlık şirketinden alacağım bilginin fazlasını yapay zekadan alıyorum.

başım ağrımıyor.
-1
babilfish
(08.08.26)
ai sonrası istihdamları çok çok azalacak diye düşünüyorum.

ps. 10 sene kıdemli danışmanlık yapmış birey.
0
gurur
(08.08.26)
(4)

Ankara-Çankaya-Mustafa Kemal Mh nasıl bilirsiniz?

titiz
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
Taşınmak için soruyorum. Doğu Ataşehir tadı alınır mı? Oran’da bir süre yaşadım, huzur evi gibi genç yoktu. MK mah de aynı mıdır?
0
titiz
(06.08.26)
Aşırı trafik var, sokaklar çok sıkışık, eski evler ve pahalı kiralık ve satılık ücretleri
0
Hallegadola
(06.08.26)
daha çok iş yeri olarak kullanılıyor oralar. çukurambar tarafı genç, hareket isteyen biri için bence daha iyi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(07.08.26)
ne tarafı olduğuna göre değişir sorunuzun cevabı (ve neden o taraf ? mesela işe mi yakın olmak ?)
0
sweetoffice
(07.08.26)
minik bir mahalle al, 3 avm koy. 4-5 parti binası, bir savunma sanayi şirketi ekle. üstüne bir sürü ofis koy, bunların hepsini iki caddeye sıkıştır.

tebrikler, Mustafa Kemal Mahallesi yaptınız :)

böyle biliyorum ben.
0
babilfish
(08.08.26)
(14)

o paraya corolla mi alinir?

ghilleinthemist
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi. neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlam
max 2.5 milyona 0 otomobil alacagim. idealde 2 milyona alsam daha iyi. o civarda da corolla vs mantikli geliyor bana. ikinci el almama sebebim hem ikinci eldeki fiyatlarin yeterince dusuk olmamasi hem de guven problemi.

neyse internette bakinca herkes o paraya corolla mi alinir falan diyor da, anlamiyorum o paraya atiyorum audi var da ben corolla alayim demiyorum ki? ya da 2 milyonluk aracin alternatifi 3.5 milyonluk bir otomobil degil ki? neyse sonuc olarak, o butceye alinabilecek sedan ya da b-suv ne onerirsiniz?
+1
ghilleinthemist
(04.08.26)
cunku corolla ve civic daha cok sifir alacak parasi olmayanlarin ikinci el alirken sigindiklari guvenli liman. sifir alacaksan toyotaya gerek yok, zaten aracin 3-4 sene garantisi olacak. mantik bu.

ha sen araci sadece a'dan b'ye gitmek icin kullaniyorsan, aracin gidisi, tasarimi, vs cok da onemli degilse, yani bir petrolhead degilsen, basimi agritmasin beni sanayiden uzak tutsun yeter alacam 15 sene binecem diyorsan, al gitsin.

honda'ya da bakmani tavsiye ederim. fiyat konusunda hiccc fikrim yok.
0
cooperr
(04.08.26)
Kia sportage
Nissan kaşkayi
Honda HRV
Ford KUGA
VW T-Roc

Suv seviyorsan elindeki bütçeye göre daha gösterişli araçlar mevcut
+1
HellKeePer
(04.08.26)
Corolla;
Otomatik olarak hiçbir şekilde sorunu olmayacak (dizayn sebebiyle)
Hybrid motoru bilmem kaç yıldır var ve dünyadaki en iyi hybrid platform
Araçlarına teknolojiyi ilk sokmuyor, biraz oturduktan sonra sokuyor

Arabadan istediğin bu arabanın verdiğinden ne kadar fazla bilmiyorum. Sonuç olarak 140 beygir araba.

Toyota Türkiye'de ne kadar piyasa var bilmiyorum tabi. Bence önemli kısmı o.
Bir de sana "Toyota mi alinir" hikayesi anlatayim. Bundan iki sene önce aynı durumda arkadaşım aynı şekilde 1 kasa BMW aldı. O dönemden beri sanayi ile arkadaş oldu. Şu an tek dediği "bunu satıp toyota alıyorum, bıktım".
Bir de unutma; sana pahali araba önerenlerin aklina;
Kol gibi sigorta ve kasko
Kol gibi servis maliyeti
Bunların hiçbiri gelmiyor. Yani arabayi satin almak ile yürütmek farklı.
Bana göre dünyanın en mantıklı arabalarından biridir corolla hybrid, ondan önce elektrikli araç gelir.

Ps: Türkiye'de yalniz altı yüksek araç gereği var. Ben misal hiç sevmem suv vs ama Türkiye'de yollar kötü, her yerde tümsek var, kasisler mantıksız. Haliyle altı yüksek araç daha iyi olabilir.
+1
logisticsmanager
(04.08.26)
Bir de internetin yüzde 99'u iki tip insandan oluşuyor;
Corolla, civic ve lexus dışında arabaların hepsini sıkıntılı bulanlar (bu reddit north amerika tayfasi)
Ne araba söylersen söyle "o fiyata o mu alınır" diyip giriş fiyatı daha pahalı, yürütmesi daha pahalı, daha riskli araç söyleyenler (türk sosyal medyası)

Bu adamlara kalsa benim ford Fiesta şu ana kadar patlamaliydi. Polo almalıydim ya da yaris almaliydim falan filan.
0
logisticsmanager
(04.08.26)
cuma günü corollayı 1.8'e aldılar sen neden 2.5'a alıyorsun? corolla suvsa al.
artık araçlar birbirine çok yakın. senin beklentine bağlı bir süreç.
eğer sıkıntısızlık ve standart istiyorsan toyota honda. daha az fiyata konfro diyorsan psa grup ve koreliler önde. kalite arıyorsan almanlara yönelmen gerekiyor.
@logicmaster +1 suv sevmem ama türkiye için mantıklı. yollar kötü.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
Ben olsam elektrikli dışında bakmazdım. Eğer elektrikli size uyuyorsa (ucuzdan pahalıya) güzel alternatifler var; 1.5-2 milyon aralığında e-c3, frontera ya da e-2008 alınabilir. Hatta e-208 ya da corsa bile alınabilir. Özellikle bunların 1-2 yaşında ikinci elleri inanılmaz kelepir. Paranız cebinizde kalır.
0
orient blue
(04.08.26)
BMW'ye gecersin, ocagina incir agaci diker.
sundan bir kurtulayim gidecem corolla/civic alacam dersin.
bir sekilde kurtulursun, gidersin toyota'ya. bir tane az kullanilmis cakayim bitsin bu eziyet kafasindasindir, bir tane araba verirler test surusu icin, cikarsin anayola.
110 gibi kaput meksika dalgasi yapmaya baslar.
120 ye dayanirsin, yan aynalar titresimden koptu gidecek.
130 a cikinca zaten yol ve ruzgar sesinden dandik hoparlorlerden gelen muzik sesini duyamazsin.
araci geri goturursun, ben yine almanlara bakayim diyip yeni bir incir agaci arayisina baslarsin. :D

bir kere almana bulasinca pek donus yok malesef.
japon tatmin etmez, lexus/infiniti dahil.
0
cooperr
(04.08.26)
elektrikli, elektrikli, elektrikli...

cereyanlı araba alın.
lütfen.
ofisteki dizelleri satıp kia ev3 aldık, neden daha önce elektrikli araç almadık diye kafamızı yerlere vuruyoruz.
aralıktan beri 9.500Km yol yaptık, bakım - sanayi vs hiç derdi yok.

ancak...
elektriklilerde de sağlam markaları seçin.
+1
MtKrt
(04.08.26)
0 ioniq6'nın 2.5 civarına çıkma ihtimali var. çıkarsa kesinlikle tercih o (elektrikli)

çıkmazsa

0 qashqai 2.2 civarına bayiden alınabiliyor şuan.

hayırlı olsun.
0
a darkness coming
(04.08.26)
corolla'nın seneye kasası değişecek. 2,5 milyon bütçeniz varsa skoda kamiq, vw t-roc veya illa toyota suv tarzı bir şey arıyorsanız yeni kasa ch-r tavsiye ederim. toyota gerçekten satarken üzmüyor, 5-6 yıl sonra aracınızı yenilemek isterseniz satması daha kolay.

arkadaşlar çok elektrikli demiş ama benim özellikle türkiye'de hala bir önyargım var. uzun yolda şarjı bitti bitecek diye düşünmek istemediğimden dolayı böyle belki bilemiyorum.
0
elektr10
(04.08.26)
kroniklere bakmadan almayın. e-c3 yokuş çıkamıyor örneğin.

ben corolla yerine ioniq 5 almak isterdim sanırım. 2.5 corolla için çok çok fazla geliyor kulağa.
0
gurur
(05.08.26)
Benzinli corolla 1.8-2 civarinda pakete gore ama hybrid icin 2.5 gerekiyor yine :/
0
🌸ghilleinthemist
(05.08.26)
2.300'e sıfır togg almak varken, maceraya girmeyin.

evden şarjla kilometrede 1 lira yakıyor. dışarıdan şarj ederseniz kilometrede 2 lira yakıyor. gayet güzel araba. mis gibi.
0
babilfish
(08.08.26)
bmw, audi, mercedes, gibi araçları kullanmanın yazılı olmayan bir kuralı vardır. sıfır alırsın ve garantisi biteceği zaman veya 90 bin kmye gelmeden satarsın.

bu araçlar pişmanlıktır. bunların en iyisini almayacak olduktan sonra bmwye, audiye, mercedese biniyorum demenin de hiç mantığı yok. renault motorlu mercedes mi olur? pejo ile aynı motoru kullanan bmw mi olur? olmaz.
0
omer460
(08.08.26)
(14)

Diktatör olsanız yapacağınız şımarıklıklar

sekizdokuzon
Doğum haritasına göre insan hapsederdim. Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.Teşekkürler
Doğum haritasına göre insan hapsederdim.

Siz neler yapardınız? Atış bayağı serbest.

Teşekkürler
-6
sekizdokuzon
(05.07.26)
Herkes sevdiği bir şeyin üretiminin bir bölümünde 1 ay çalışacak. Örneğin muz sevenler muz üretiminin bir ya da birkaç basamağında bulunup emeği ve zahmeti yerinde görecek gibi...
+2
grimavi
(05.07.26)
Herkese psikiyatr & psikolog tarafından hazırlanan psikolojik testleri yaptırır, çıkan sonuca göre tedaviyi zorunlu kılarım. Bazı testlerde ve sonuçlarda da ebeveyn olma, evlenme vb. bazı hakları kısıtlar, adli sicil gibi her yere yazarım ki işe alımlarda ya da ilişkilerde bilinsin.
Gerçi diktatörlük değil aksine toplum sağlığı aksiyonu gibi oldu bu sjsksk
0
mor oje
(05.07.26)
Bütün diktatörler de kendilerini bu şekilde konumlandırıyor, hiçbir sıkıntı yok
-1
🌸sekizdokuzon
(05.07.26)
@sekizdokuzon beni diktatörlerle bir tutmanı övgü olarak alıyorum, zira böyle kitlesel bir güç potansiyelim olabileceğine ben inanmıyorum.

Yazdığıma gelince de; haklıymışım, diktatörlük değil sağlıklı bir toplum ve sağlıklı ilişkiler için gerekli gerçekten.
-3
mor oje
(05.07.26)
Çocuklara ve hayvanlara yönelik suçlarda ağır yaptırımlar uygulardım.
Akraba evliliklerini yasaklardım.
0
ekimoloji
(05.07.26)
sokakta sigara içenler taş ocaklarında 1 ay çalıştırılacak.
+4
beatbox yapan metalci
(05.07.26)
kırmızı ve siyah dışındaki arabaları yasaklanrdım :)
+1
kuzey li
(05.07.26)
dalkavukların kalemini kırarım.
0
designer
(05.07.26)
Birkaç milyon kişiyi istanbul ankara ve izmirden göçe zorlarım. İstedikleri bi anadolu şehrinde işlerini hazırlarım öyle de koca yürekli bi diktatörüm.
0
benim bir gizli bildiğim var
(06.07.26)
"Şımarıklık" dendiği için, hemen bugün gerçekte yapılması gereken ıslahat, reform ve adalet türünden icraatlardan bahsetmeyeceğim.

-Gürültüye idam cezası getirirdim. Arabayla mahalleye yayın yapanları, bluetooth hoparlörden plajda piknikte kendi vıcık vıcık zevkine hitap eden şarkılarını millete zorla dinletenleri, motorunu bağırtanları falan direkt itlaf ettirirdim.

-Göz kanatan çakma zenon, ayararsız yahut sürekli uzun farla gezenlerin farlarının sökülüp bir taraflarına sokulmasına dair khk yayınlardım. Olay yerine acil intikal etmesi gereken kolluk kuvveti hariç çakar yakan tüm araçlar için de aynı işlemi çakarlarıyla yaptırırdım.

-Bir yere girince selam vermwywn yahut gülümsemeyen insana bir adet tokat atılmasını serbest bırakır. Hatta teşvik ederdim.

-Bir mağaza yahut restoran/kafe gibi yerde isteğini yahut siparişini "lütfen ve teşekkür ederim" gibi cümlelerle ifade etmeyene ℅50 "kabalık vergisi" getirirdim.
+2
yadigar
(06.07.26)
Şımarıklık denmiş de herkes reform hareketine girişmiş.

Yıldızları görmek istediğimde akşam şehrin elektriklerini kestirirdim mesela, küçük şımarıklık budur.
+2
salihdt
(06.07.26)
Kapı zilleri ve araç kornalarını söktürürüm.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Kolluk kuvvetlerini, askeriyeyi kaldırır; hapishaneleri kapatır; tatile çıkardım.
0
aloha snackbar 3
(06.07.26)
üniversiteleri, büyük şirketleri, gümrükleri, devlet dairelerini kapatır kapatır geri açarım. sonra şak, bir daha kapatırım. 3-5 gün sonra hop, açarım. tam final dönemi gelirken üniversitelerin bir bölümünü açarım, bir daha kapatırım. finaller bitince geri açarım.


böyle oynar dururum. herkes manyak olsun.
0
babilfish
(06.07.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+7
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+6
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
+1
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+2
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+8
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
+1
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+5
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
+1
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-2
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
-1
sweetoffice
(17.06.26)
(5)

Dükkan kiracınız 300 bin liralık yerde 40 bin tl'ye otursa ne yapardınız? (Kira tespit davası açıldı devam ediyor...)

mahmuttt
Dava maksimum 2 sene daha sürecek. O sürede geçmişe dönük alacağınız toplu paranız da enflasyona karşı erimiş olacak haliyle. Karşı taraf da itiraz edip sürekli ek süre kazanmaya çalışıyor. Böyle uyanık, salt menfaatini güden kiracınız olsa illegal yollar hariç neler yapardınız?? Şimdiye kadar hiç t
Dava maksimum 2 sene daha sürecek. O sürede geçmişe dönük alacağınız toplu paranız da enflasyona karşı erimiş olacak haliyle. Karşı taraf da itiraz edip sürekli ek süre kazanmaya çalışıyor.

Böyle uyanık, salt menfaatini güden kiracınız olsa illegal yollar hariç neler yapardınız??

Şimdiye kadar hiç ters yapmadık, hep hukuk çözsün olayı diye serinkanlı sakin durduk.
Dava süreci başlamışken; daha da top çevirmesin diyerek "Twitter ekşi sözlüğe konuyu taşıyacağım veya markanın genel merkezine bu mağduriyetimizi anlatacağım vs" demek makul olur mu?

İstişare etmek istiyorum, fikirleriniz değerli.. Şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(10.06.26)
kaç senelik kiracı, bildiğim kadarıyla 5 yılda bir kira tespit davası açılıyor, yatırım aracınız varsa bu riski alarak kiralıyorsunuz.
+2
nahtoderfahrung
(10.06.26)
10. yılda tahliye ederdim, hayatı da zindan ederdim.
-1
kveldulv
(10.06.26)
Kira tespit davaları çok sıkıntılı. 300 bin TL'lik kirası olan yere 3 sene sonra 200 bin kira belirleyecekler, o da piyasanın üçte biri olacak yine. İstinafla iyice kuşa dönecek.

Yapabileceğiniz şeyler, iyi niyetle konuşup anlaşmak. Bu aşamadan sonra zor. Kiracının dişine para değmiş. Adaletin işlemediğini keşfetmiş.

Bir diğer seçenek: zor çıkartmak. Taciz etmek, kavga etmek.

İkisi de olmaz diyorsanız, namuslu Türk vatandaşı olarak zararı sineye çekip, devletle birlikte, kiracının sizi soymasını seyredeceksiniz.


.
-1
kartallar yuksek ucar
(10.06.26)
normal kiracida biraz durum daha zorken kurumsal kiraci durumunda belki biraz avnatajli olabilirsiniz ama bu platformda kurumsla kiracili ev sahibi bulmaniz biraz zor. bence internette anahtar kelime forum kurumsal kiraci kira tespit vs gibi cesitli kombinasyonlarla dogru cevabi bulabilirsiniz.
bence normal evsahibine gore daha avantajli durumdasiniz.
turkiye'de kiraci sahibi olmak bir dert en iyi secenek ya memur ya da kurumsal.
0
mavicorap
(11.06.26)
Bizim de benzer bir yerimiz vardı.

5. yılda kira tespit davası açıp, 3-4 yıl onun sonucunu beklemek yerine, 10 yıl sınırını bekleyip doğrudan tahliye ettik. Bu arada 3-4 kere yarım ağızla "yaa emsaline göre çok da düşük aslında ama" falan diyip geçtik. Biraz sineye çektik.

Normalde 5-10 milyon hava parası ile devir şansı varken, taşımayı da beceremediği için çat diye kapatmak zorunda kaldı. O para bize gelmediyse de, kendisinde de kalmadı.
+1
babilfish
(11.06.26)
(6)

robot / dikey / normal süpürge

bay b
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.karar vermekte güçlük çektiğim için sizler
gerçekten tarih öncesi çağlardan kalma bir süpürge vardı evde, daha önce tamir de görmüştü ama artık hepten gitmiş. yeni süpürge almam lazım artık temizlik yapamıyorum :( 42E tek yaşıyorum ev 3+1 ama 1 oda kiler gibi çok kullanmıyorum zaten ama arada kaldım.

karar vermekte güçlük çektiğim için sizlerin fikrini almak istiyorum hangi tür bir süpürge alayım? ya da robot + ucuz bir dikey / normal vs gibi mi? normalde titizimdir ama bozuk süpürge 1.5 aydır seyahat vs derken ev tatsız bir duruma geldi artık bu işi çözmem lazım. teşekkürler.
0
bay b
(09.06.26)
bana kalırsa, titiz ve kabloluya alışık bir insan için, robot+ucuz dikey işi çözmez.
bizde dyson dikeyin en son modellerinden biri var ama, kablolu süpürgeyi çıkarmaya üşendiğimiz günleri kurtarıyor ancak. kafası her yere girmiyor; istemediği taneleri almıyor; zemine göre sürekli başlık değiştirmek gerekiyor vs.. ucuzu bu kadarını da beceremeyecektir.
bu sebeple o kombinasyon titizi tatmin etmez diyorum. kablolu miele öneriliyor, bir bakın derim.
0
lil siztah
(09.06.26)
eve normal süpürge şart, robotta insani yönden şart. robot yuzelsel alsada halının içindeki en dipteki kumu çekmiyor.
6000 pa robot var üzerine normal süpürge ile geçince alttaki esas kurum/mayt/dpteki toz geliyor. ayda 1 temizlikçi kullanıyor normal süpürgeyi, ben uzun süredir normal süpürge kullanmadım.
robotta kendi mopunu temizleyen alırdım şimdiki kafam olsa, ucuz ama çekişi iyi normal süpürge şart.
iyi robot +ucuz normal süpürge.
0
eja
(09.06.26)
robot, dikey ve normal var hepsinin de amacı farklı.

Robot kaba tozu alsın diye, dikey şarjlı hızlıca bölgesel temizlik için ve standart olan da kapsamlı temizlik için.

Şarjlılarla ev büyükse kapsamlı düzgün temizlik zor. Şarjı da bela çekim gücü de normal bir makinayla kıyaslanamaz.
+1
kimlanbu
(09.06.26)
tek başına robot ev temizlemek için yeterli bi ürün değil. dolayısı ile iyi bi dikey süpürge + robot diyorum. dyson bakılabilir. v10 var memnunum. yani bütçe durumunu bilmiyorum ama sıra ile alınacaksa önce dikey sonra robot.
0
elorelia
(10.06.26)
dyson falan hikaye bir süre sonra bataryaları eski gücünü kaybediyor.

dysona vereceğin parayla robot artı uygun fiyatlı kablolu dik süpürge al.
robotu paspaslı yapanlardan seçme. gereksiz pazarlama özelliği.
+2
duyuruuser
(10.06.26)
robot + karcher wd serisi.

robot süpürge rutin temizliği yapar. Olağan dışı bir durum olursa, karcher ile dalarsınız.
+1
babilfish
(11.06.26)
(11)

Kendi kendine konusma seviyem normal mi part2

optimistbakunin
Oncesi;https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1622954/kendi-kendine-konusma-seviyem-normal-miMerhaba,Yukarida paylastigim duyurunun ilk haliydi. Simdi sorum su. Mesela bu aralar is yerindekiler de bazen dalip gittigimi guldugumu konustugumu falan soylediler. 5 6 kisiyiz bir odada ve karsilikli masalar. A
Oncesi;
www.eksiduyuru.com

Merhaba,
Yukarida paylastigim duyurunun ilk haliydi. Simdi sorum su. Mesela bu aralar is yerindekiler de bazen dalip gittigimi guldugumu konustugumu falan soylediler. 5 6 kisiyiz bir odada ve karsilikli masalar.
Ailem de demisti yemekte falan ben gidince. Ama birilerini gormuyorum. Hayali bir figure kisiye vs sahip degilim. Sadece olasi bir senaryo ya da gecmiste bir an ya da gelecekte yapsam yaptigimdaki senaryolar gibi seylerdir o an güldüğüm daldigim anlar. Umarim anlatabilmisimdir
-1
optimistbakunin
(08.06.26)
Bence bir psikiyatristle görüşmeniz uygun olur.
+1
Mirket
(09.06.26)
Sizde veya cevrenizde var midir? Belki normaldir. Normal hayatima veya iş hayatima etki ettigini dusunmuyorum
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
etrafindakilerin dikkatini cekecek kadar belli oluyorsa ciddiye almak lazim. is hayatina etki etmemesi bir kistas degil. sokakta kendi kendine bagirip konusanlar bir gunde oyle olmuyor. uzman birine gorunun iciniz rahatlasin.

edit: burdan da duyurularina bakip cikarim yapabilirdik; ama duyurularini goremedim. 270 duyuruya yazip 266'sini silmissin. gerci bu bile anormal biseylere isaret ediyor.
+2
buenosdias
(09.06.26)
@buenos dias
Yok be hocam cevabimi almisimdir ondan silmisimdir. Bunda da ozel cikarim yapilacak bir sey yoktur :))
-2
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
ortamda abes durup insanlar sen ne yapıyorsun diye bakıyorsa, bu kendi kendine konuşmaktan çok psikoza doğru giden bir tablo olabilir. zaten psikozsan bize bunu taraflı anlatıyorsundur.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
@mikahakkinen
Ailem falan yemek yerken demisti iste arada. Giyim kusamimda sosyal yasamimda bir sorun yok; psikozu arastirdigim icin soyluyorum. Sadece disaridan nasil gozuktugunu gozuktugumu bilemiyorum. Belki de hastaligi googleda aratip hep kanser gormek gibi bir seydir diye sizlere sormak istedim. Gunluk islerimde engel hissetmiyorum veya miskin de degilimdir
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
yıllardır ben de kendi kendime konuşurum. babam da konuşur. şimdi kızım da konuşuyor.

bir zararını görmedik.
-1
babilfish
(09.06.26)
Soru sormaya değil de bunun normal bir durum olduğuna bizi ikna etmeye gelmiş gibisin.
0
Mirket
(09.06.26)
birilerini görmemenize tamam da, "dalıp gitmişim, gülmüşüm" falan demenize bakılırsa, o sıra siz de pek orada değil gibisiniz.
çevremde yok; normal de bulmadım açıkçası. bence fazla uzatmadan bir uzmanla görüşün.
0
lil siztah
(09.06.26)
bizim iş yerinde bi abla vardı böyle, ben ayrıldıktan sonra iyice ilerletmiş önüne boş sayfa açıp yazıp kendi kendine konuşup gülüyormuş, sonra duydumki ailesi yatırarak tedavi ettirmiş bir tanı almış, kesinlikle bir destek alın doktora danışın sorunu baştan yakalamak önemli, normal düzeyde olabilir alışkanlıkta olabilir ileri seviye bişeyde olabilir.
+1
eja
(09.06.26)
Sadece normal mi yoksa abartıyor muyum emin olamamistim. Belki bir gun hazir hissettigimde psikologa giderim bilemiyorum
0
🌸optimistbakunin
(09.06.26)
(12)

Kişisel duruşunuza ters düşen fikirleriniz

sekizdokuzon
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım. Sizin böyle feminis
Eşcinsellerin hepimiz gibi rahat, güvende yaşayabilmesi için canımı veririm ama hiçbir gay e güvenmem. Güçlünün yanında, mağdurun hemen karşısında duran insanlar, bireysel ilişkilerde çıkarcı olduklarını düşünüyorum. Erkek gaylerden bahsediyorum bu arada, kadın gay çok tanımadım.

Sizin böyle feministim ama Kadir İnanır la çıkıyorum gibi çelişkilerinizi merak ediyorum.

Teşekkürler.
-7
sekizdokuzon
(08.06.26)
Niye,feministin canı can değil mi,kadir inanır ın canı can değil mi?
0
denizciman
(08.06.26)
Özgürlükçü biriyim ancak neticede Orta Doğulu olduğum için çook açık, ölçüsüz dekolte giyinen veya çok kapalı giyinen birini yadırgıyorum. Uç noktalar beni rahatsız ediyor.

Elbette rahatsız edici şekilde gözümü dikip bakmam veya dedikodusunu yapmam ancak içimden eleştiririm.
+4
ekimoloji
(08.06.26)
sol görüşlü bir insanım. malum partiye bir tek kere oy vermedim, vermem teklif dahi edilemez.

son seçimde bizi kk belasından kurtaran sağ seçmenin ellerini öpesim var.
-7
babilfish
(08.06.26)
Din ve tanrı inancım yok ama şu yerel kilise, yerel kiliseden insan tanımak/çevre yapmak, birbirine yardım etmek, bir community olması hoşuma gidiyor keşke benim de kilise dışı böyle bir yer olsa diyorum.

Ekimoloji +1. Çok açık ya da çok kapalı görünce yargılıyorum.
+1
logisticsmanager
(08.06.26)
Secimlerde asiri sol a oy veriyorum ama hisse senedim falan var.
Kapitalist sosyalizm fjfkfk
+3
Purple life
(08.06.26)
tesettürlü hiçbir sorunum yok, annem de kapalıdır işte teyze kapalısı klasik.

sunroofa asla dayanamıyorum ama görünce sinirim bozuluyor ya tam aç ya da tam kapat
+1
Hallegadola
(08.06.26)
Teorik olarak düşüncelerime göre yaşıyor olsam vegan olmam gerekirdi ama maalesef ki yapamıyorum, buna bazen üzülüyorum bazen de çok sinirleniyorum.

Bunun dışında;
ekimoloji +1
Bu konuda aynı şekilde tavır alıyorum bunun derinlerine inince de vardığım sonuç: yerine göre giyinememek.
Kimsenin dekoltesiyle, kapalılığıyla bireysel olarak bir derdim yok ama bulunduğu yere göre içimden geçirdiğim "yargılama" değişebiliyor.
0
mutekebbir
(08.06.26)
ırkçılık ve ayrımcılığın çok ilkel ve modern toplumda asla yeri olmayan bir görüş olduğu fikrindeyim ama senelerce sultanahmet'te çalışmış biri olarak, bazı insan topluluklardan hiç haz etmiyorum.
+1
lil siztah
(08.06.26)
Irkçılığın ahlaksızlık olduğunu düşünüyorum ama Türkiye’deki bir kaç etnik gruba karşı çok ırkçı düşüncelerim var. Bazen sesli dile getiriyorum bazen içimden sövüp geçiyorum.
0
yenibirgüzelnick
(08.06.26)
İnanç özgürlüğüne inanıyorum ama çok dindar insanlara karşı yıkılamaz önyargılarım var.

Cevap verdim ama bana güven olmaz güçlünün yanında duran çıkarcı biriyimdir ben ne de olsa.
+3
peki madem
(08.06.26)
Hocam insan güvenmediği kişi grup vs için niye canını versin. Çok mantıklı değil bence. Tüm ibnelikler de bu gaylerde gibi bi genellemeye varmışsın, değil sanki.
0
bumbum
(08.06.26)
memelileri kesip yeme olayi maalesef dogru degil. etik olarak sikintili bir mevzu. ama yiyorum. eve almiyorum ama disarida yapildigi zaman veya turkiyeye dondugum zaman kebap yiyorum.

balik ve tavugu bir yere kadar anlayabilirim ama bir kuzuyla vakit geciren birinin sonra onu yeme fikrine sicak bakmasi mumkun degil. baliklarin zaten dunyadan haberi yok o problem degil. tavuklar da sanki cok duyguya sahip degilmis gibi. ama kuzular, danalar bildigin kompleks duygulara sahip canlilar.
0
antikadimag
(09.06.26)
(9)

3 milyon TL’ye kadar acemi sürücü için 360 kamera/park asistanlı en mantıklı küçük araç hangisi?

mahmuttt
Merhaba arkadaşlar,Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven
Merhaba arkadaşlar,

Eşim için maksimum 3 milyon TL’ye kadar araç bakıyoruz. Önceliğimiz performans değil; şehir içinde rahat kullanılacak, parkı kolay, dar sokaklarda ve otopark giriş-çıkışlarında çarpma/sürtme riskini azaltacak, sürüş becerisi çok güçlü olmayan/acemi sayılabilecek bir sürücüye güven verecek bir araç olması.

Özellikle aradığımız donanımlar:

Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
Adaptif hız sabitleyici
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Crossover da olur dersek şu araçları düşünüyoruz:

Volkswagen T-Roc Style / R-Line
Peugeot 2008 GT veya e-2008 GT
Renault Clio yeni kasa Techno Esprit Alpine / 360 kamera + park asistanlı paket
Nissan Juke üst paket
MINI Cooper E / MINI Cooper dolu paket

Ama hatchback olsun, SUV/crossover olmasın dersek düşündüğümüz liste şöyle:

Renault Clio yeni kasa, 360 kamera + eller serbest park asistanlı
MINI Cooper E / MINI Cooper
BMW 1 Serisi Parking Assistant’lı
Mercedes A Serisi Hatchback park paketli
Peugeot 208 GT / e-208 GT
Opel Corsa GS / Ultimate
VW Golf dolu paket; fakat Golf’te 360 kamera yoksa bizim kriterimizde biraz geriye düşüyor

Bu kriterlere göre sizce en mantıklı tercih hangisi olur? Özellikle eşinizin/ailenizin kullandığı, park ve dar alanlarda güven veren, 360 kamera/park asistanı gerçekten işe yarayan modellerle ilgili tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
-1
mahmuttt
(05.06.26)
bu kriterlere uyan en mantıklı araç bence togg. anneme aldık (75 yaşında), her tarafta o kadar çok kamera var ki, rahat rahat park ediyor.

adaptif hız sabitleme de var, tısır tısır gidiyor araba.

otomatik park pek çalışmıyor yalnız, haberiniz olsun.
-5
babilfish
(05.06.26)
Ekonomi müsaitse neden olmasın ama daha park yapamayan acemi sürücüye 3m'luk araç tamamen israf.

a serisi 2. el 360 görüşlü otomatik park asistanlı bir Mercedes olabilir. Paralel parkta bile gayet iyi çalışıyor.
+6
kimlanbu
(05.06.26)
Seçenekler arasında elektrikli de varsa size uyuyor demektir. O halde ben olsam elektrikli olmayanlara hiç bakmazdım. İkinci el bir e2008 alırdım. Otomatik park yok sanırım sadece.
-2
orient blue
(05.06.26)
yukarida togg denilmis ama togg nispeten buyuk bir arac. kullanicinin hedefi park kolayligi o yuzden b segmenti veya b-suv tercih etmesi mantikli.

2008 GT olabilir.
Hyundai Kona olabilir. Listeye eklememissiniz ama hyundai i son yillarda begeniyorum ben sahsen.
Clio Alpine de mantikli bir secenek. ikinci eli en iyi arac clio bu arada elden cikarmak kolay.
t-roc kasasi yeni degisti. Bu da dusunulebilir. Ama t-roc de b ile c arasinda kalmis c ye yakin bir arac.

premium isterseniz mini cooper mantikli bence.
premium elektrikli derseniz de volvo ex-30 olabilir belki.
+4
nuevo
(05.06.26)
acemi ise direkt sıfır araç almak bence mantıklı değil. 1-1.5 milyon arasında suzuki swift 1.2 hibrit alıp acemiliği atmasını beklerim. çift renk olanları da gayet güzel. 1-2 yıl kullandıktan sonra da rahatça satılır. sonra güzel sıfır bir araca geçebilirsiniz.

örn: www.sahibinden.com
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.06.26)
sırf dahili 360 kamera olacak diye pahalı araçlarla sınırlamanıza gerek yok seçenekleri. sonradan da eklenebilen bir sistem... ki birçok lüks aracın dahili sisteminden daha iyi alternatifler var. www.youtube.com

ek olarak elektrikliye bulaşmazdım. gelecek elektriklide evet ama güvenli batarya teknolojileri gelişip yaygınlaşmadıkça almam. yakınımda park etmiş olanları görünce bile rahat edemiyorum çok büyük risk. o kadar büyük lithium bataryaların böyle yaygın kullanımı delilik. önümüzdeki yıllarda çok ciddi problemler yaratacağını düşünüyorum günümüzde satılan elektriklilerin. umarım yanılırım. solid state bataryalar kullanıma girince lithium bataryalıların ya batarya değişimi zorunlu tutulmalı ya toplatılmalı trafikten men edilmeli.
0
konetsu
(05.06.26)
Elbette para, keyif ve karar size ait ancak ben olsam acemi şoföre 3 milyon liralık bir araba almazdım, şöyle 1-2 sene kullanıp acemilik tasfiye edildikten sonra güzel bir araba alırdım.

Saydığınız donanımlardan şunlar arabaların çok büyük kısmında zaten iyi kötü mevcut:
Otomatik vites
Ön-arka park sensörü
Geri görüş kamerası
Kör nokta uyarısı
Arka çapraz trafik uyarısı
Otomatik acil frenleme / çarpışma önleme
Şerit takip / şerit ortalama
ESP, yokuş kalkış desteği, en az 6 hava yastığı

Bunlar için ise biraz daha ince elemek gerekiyor:
Mümkünse 360 derece çevre görüş kamerası
Park asistanı / otomatik park
Adaptif hız sabitleyici

Bence ilk arabada otomatik park ve adaptin hız sabitleyici olmamalı. Amaç acemiliği atmak, araba kullanmayı ve trafiği okumayı gerçekten öğrenmekse bu donanımların olmaması daha iyi olur. Sizin ilacınız B segmenti bir araba şu aşamada. İkinci el bir Suzuki Swift yukarıda önerilmiş, bence de çok iyi alternatif. Küçük bir arabada şehir içinde paralel parkın esasları öğrenilir, dar yerlerde manevra becerileri geliştirilir, araba hakimiyeti kavranır, ardından C segmenti seviyesine çıkılır, zaten dolu ve üst donanım bir C segmentinde istediğiniz donanımların çoğu standart olarak gelecektir.
0
10551037
(05.06.26)
Nissan Juke dışarıdan cüsseli de olsa harika bir ilk araba olur. Şaşırtıcı bir manevra kabiliyeti var çok rahat döner kullanan, girer çıkar park eder. İki sene çok sattı(hatta bir ara yok sattı 2023 sonu araba yoktu hiçbir bayide) bu sene biraz daha az o yüzden geçen aya kadar kampanyalar bile vardı gırla.
Çok da üzmez bakım masrafları genel olarak, yine ilk araç için olumlu. Ufak 2010 corsadan geçiş yapmıştım, park inanın daha rahattı, tabii kamera vs de bonusu var ama ben yine manevrasına veriyorum. Crossoverlar biraz da yolu görme hakimiyet konusunda güven veriyor tecrübesiz kullanıcıya. İkinci eli biraz şaibeli hemen satma niyetiniz yoksa alınır, yoksa değişik bir ikinci el fiyatlandırması var jukelar için piyasada, tam değerini kestirmek güç.
0
kullanıcıadımbuolsun
(05.06.26)
sıfır togg alın mis.

adamlar benzer paralara swift önermiş, aklım almıyor.

elektrikli miniler de hoş.
0
gurur
(06.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(5)

KK'dan beklentiler saçma değil mi?

eisberg
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.

Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın geliş amacı koltuk sevdası falan deniyor ama daha çok bir görevi yerine getirmek gibi geliyor bana. Siz ne diyorsunuz?
0
eisberg
(01.06.26)
KK kendini pürü pak gören biri bence, yani kendisine göre en iyisini bilen, temiz, karakterli adam gibi adam biri o, yolsuzluklara bulaşmamız olması gerektiği gibi biri olarak görüyor kendini, yıllar boyunca egosu bizler (oy verdim sonuçta) şişirildi, bulunduğu konumda pohpohlandı, kendisinin o pozisyondayken en yakınlarında ve şu andaki destekçilerinin bile nelere bulaşmış olduğunun ise farkında olmadı yada önemsemedi.
Kendisi tam bir devlet bahçeli gibi değil geri geliş amacı olarak ama asıl konu egosu ve koltuğun verdiği zevk, yani siyaset için kumar gibi derlerdi, siyaseti bırakamıyor adam ki siyasetçi olarak başarılı biri değildi hiçbir zaman (oy değil - söylemleri, politikaları, davranışları açısından).

Ben şahsen getirilişinde kendisine biçilen rolün farkında olmadığına eminim kendisi egosu ile kendi mükemmel sanan biri ve tabiki dolaylı olarak tam olarak ona uygun görülen rolü oynayacak
0
atom karincanin torunu
(01.06.26)
Eskiden "KK gizli AKP'li, CHP'ye kazandırmamak, AKP'ye kazandırmak için her şeyi yapıyor." diyenleri pek dikkate almıyordum. Ne kadar başarısız olursa olsun günümüz siyasal ortamında Türk solunun %25'i geçmesinin zaten imkansıza yakın olacağını, dolayısıyla KK'nin elinden geleni yaptığına inanırdım. Aksini iddia edenlere de İstanbul ve Ankara'nın nasıl yıllar sonra CHP'ye geçtiğini örnek gösterirdim.

Şimdi kendime o kadar kızıyorum ki. Şu an eminim ki Ekrem İmamoğlu'nın İstanbul'u kazanmasına çok üzülmüştür. Adam resmen AKP ajanı gibi davranıyor. Bu nedenle Özgür Özel'e de şu an kızıyorum. Çünkü hala kendisinden bir şeyler umuyorlar, kurultaya gitmesi vs. gibi. Bilemiyorum belki de öyleymiş gibi yapıyor Özgür Özel ama kervan yolda düzülür mantığıyla, karşılarına gelen gelişmelere göre anlık planlar yaparak bu süreci yürütürlerse halk desteğini de kaybedebilirler.
+5
himmet dayi
(01.06.26)
adam bildiğin kazanamayacağını bile bile, partisine zarar vermek için böyle bir adım attı. eşşek gibi biliyor kazanamayacağını, oy potansiyeli yüzde 1 falandır ama amaç o değil. amacı erdogan'a başka bir seçim kazandırmak. iyi bir insan olmadığı gibi zeki de değil.

işin iyi bütün piyonlar açığa çıktı.
+1
monicapp
(02.06.26)
ya adam kaset skandalıyla geldi. partiyi ulusalcılardan temizleyip alevilerle doldurdu. kesinlikle değişime kapalı devlet kurumunda bir bok yapmayam müdür gibi. babala tvde bir chp ilçe örgütünde yapılan mobbingi anlatan gence tamam halledicez diyip bir bok yapmayan adam. örgütten gelmediği için parti dinamiklerini bilmeden yıllarca ahlak mahlak ayağına takılmış bir lider. ayrıca ne ahlakından bahsediyorsa, çevresindeki alevi grupla beleş takılmaktadır. nasıl rte pazarın sokağın durumunu bilmiyorsa kk da bi bok bilmiyor.
kknın yaptıklarını bahçeli ve reis zaten yapıyor. muhalif mahallede bunu yapan olunca nefret objesine dönüştü. şu an tarihin en saçma sapan lideri olma yolunda gidiyor. ancak burada muhaliflerin ağlanmak sızlanmak yerine zamanında kk tehlikesini neden yıkmadıklarını kendilerine sormaları gerekir. hata bu sefer iktidarda değil muhalefette.
0
mikahakkinen
(02.06.26)
kaybettiği kurultaya aylar sonra durup dururken itiraz ediyor, lütfü savaş ile birlikte.

samimi ve ahlaklı olsa, yeni kurultay ister. kendisi istemeden chp yönetimi yapıyor zaten kurultayı. yok. yine de koltuk da koltuk.

ne görevi ya!? hangi görev? neymiş o görev? kim vermiş kendisine görev? yok öyle bir görev falan.

baktılar ki chp'nin yükselişini kesemiyorlar, baktılar ki chp gümbür gümbür geliyor, hapisler, kumpaslar, iftiralar, gizli tanık operasyonları bir boka yaramıyor; baktılar ki Türkiye'nin temel sorunlarına dair üretemedikleri politikaları chp çatır çatır üretiyorlar. Truva atı olarak bunu gönderdiler işte. ne görevi? hangi görev?

13 seçimi üst üste kaybeden, mühürsüz oy rezaletinden ekmek için Ekmeleddin kepazeliğine; terliğin kazanacağı seçimi kaybetmekten, referandumda oy kullanmayı becerememeye bin tane rezalete imza atmış 78 yaşında bunak bir ihtiyar kendisi. daha ne zaman gidecek ya? gitmesi için tam olarak ne bekliyoruz?
0
babilfish
(02.06.26)
(5)

Symbol vs Corsa

arbre
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.Corsa
Renault Symbol ve Opel Corsa arasındayım. Durum şu. Symbol iç ve dış tasarım olarak modern değil ama gerçekten düşük KM bulabiliyorum. 90 100 bin KM çıkıyor. Bunu alırsam kafam daha rahat olacak. Yılda 10 bin KM yapsam ki yapamam 10 yıl kafam rahat olur. 10 yılda zaten daha iyisini alabilirim.

Corsa iç ve dış tasarım olarak daha iyi. Beni daha çok mutlu eder. Ama KM yüksek bulabiliyorum. 160 190 bin KM arası. Bunu alırsam da 200 bine gelince (2 3 yıl sonra) satma stresi olacak. Bir de kronik güneş yanığı problemi var. Siyah renk boya soluyor, soyuluyor.

Bunları düşününce hangisi mantıklı?

Tasarım, konfor vs düşük KM
-11
arbre
(29.05.26)
İki aracı da tavsiye etmem. Daha çok para koyup japon ya da hyundai derim. Bir de o düşük km lere inanma lütfen. Çok basit o işler. Km yi unut. Başka şeylere yönel..

youtube.com
0
Lh12
(30.05.26)
pejo 207 cam tavan bak
-1
mantık
(30.05.26)
symbol al geç.

bütün filocular yanılıyor olamaz... 1000 tane araba alan adamlar senden de benden de iyi biliyorlar.
0
babilfish
(02.06.26)
babilfish, benim de gönlüm ondan yana ama Corsa kadar iyi değil tasarımı
-4
🌸arbre
(02.06.26)
@arbre: şimdi eğri oturup doğru konuşalım. zaten ikisi de iyi arabalar değil. idare eder, iş görmelik arabalar.

bu sınıf arabalarda tasarım, konfor falan olmuyor. bari dayanıklı ve ekonomik olsun.
0
babilfish
(05.06.26)
(4)

Kahvecilerin içeceklere koyduğu krema tam olarak ne?

babilfish
Bu zincir kahvecilerde içeceklerin üstüne bastıkları krema tam olarak nedir? Ne diye alacağız bunu?Krema diye arıyorum, kremalı tavuk için olan sıvı krema çıkıyor. Bi buldurun be.
Bu zincir kahvecilerde içeceklerin üstüne bastıkları krema tam olarak nedir? Ne diye alacağız bunu?

Krema diye arıyorum, kremalı tavuk için olan sıvı krema çıkıyor. Bi buldurun be.
0
babilfish
(23.05.26)
whip cream
turkce olarak aratirken sprey krem santi olarak aratirsin

edit: bu arada uyarimi da yapayim. krema kullanirken mutlaka hazirlanma veya ilk kullanim tarihini not et. maksimum uc gun dayanir krema, sonrasinda tuketilirse fena yapar.
+1
arakaali
(23.05.26)
co2s2
(23.05.26)
çok sağolun. sayenizde evin sarsılmaz baristası olarak inanılmaz havalıyım. bayramda gelenlere de "caramel frappuchino içmez miyiz" diye soruyor olacağım :)
0
🌸babilfish
(25.05.26)
hocam o zaman sana bir tavsiye:

pul cikolata alip mocha ve white mocha yapabilirsin cok kolay bir sekilde.

www.migros.com.tr

ulker tercih etmemek lazim ama bim'e geldikce aliyorum.

yapilisi:
goz karari cikolatayi fincana doldurup ustune espresso cek. espresso cikolatayi eritecektir ama yine de cay kasigiyla guzelce karistir. sonrasinda isittigin sutu ve istege bagli olarak yeni aldigin sprey krem santiyi ekle. :))

ben hep cortado yapiyorum kendime fakat arada bir boyle tatlar guzel oluyor acikcasi. ayrica pul cikolata ile hakiki sicak cikolata da yapabilirsin yine benzer sekilde.
+1
arakaali
(25.05.26)
(3)

Boşa çıkan evimi napsam

goodyes
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu ben
6 ay önce Başakşehir’de bir ev almıştık. içindeki kiracı iyi biriydi ilk görüştüğümde evlendiğimde oturmak için düşünüyorum burayı demiştim, o da “6 ay önceden haber vermeniz şartıyla size zorluk çıkarımam” demişti. Bu süre zarfında evden gelen kirayla işyerimin kirasını ödüyordum rahatlatıyordu beni. Kiracı aradı, tayini çıkıyormuş evi iki ay sonra boşaltacakmış.

Tekrar kiraya versem şuan ortada birşey yok ama evlendiğimde içindeki kiracıyı doğal olarak çıkartmak mümkün olmaz. boş kalsa üstüne bir de aidat masrafım olacak.

Sizce ne yapsam? Sarı siteden ikinci el temiz eşya bulup airbnb ya da sezonluk kiraya verme gibi birşey mümkün mü? Yoksa boş mu kalsa. Bu konuda tecrübem ve fikrim yok, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
goodyes
(21.05.26)
Ufukta evlilik var mı, yok mu, orasını anlamadım.
yoksa, belirsiz bir gelecek için, -gelen kira da sizi rahatlatıyorken- boş bırakmak çok anlamlı olmayabilir. bana kalırsa, illa yakın vadede evlenirim diyorsanız -ki biri yoksa vs, min 2 sene veriyorum-, kiracı almak, airbnb için döşemekten daha makul olurdu. ayrıca airbnb için apartman imzası lazım, işletmek ya da işlettirmek lazım, ev daha hızlı eskiyecek vs.. özetle, bu senaryoda en mantıksızı airbnb bence.
0
lil siztah
(22.05.26)
yine tayini çıkacak birine kiraya ver.
0
babilfish
(22.05.26)
evliliği ben de anlamadım. bir sözlünüz nişanlınız mı var? yoksa çeyiz gibi ev mi aldınız?

sözlünüz nişanlınız varsa, 1-2 yıl içinde evleniyorsanız, "1 yıllığına kiralık, sonra ben kendim oturacağım" diye ilan verin sarı sitede. illa bir kiracı çıkar. okulda son yılı olan bir öğrenci, ya da geçici görevle oralara giden birileri. anlatsınlar dertlerini, tahliye taahhütnamesi de alın.

eğer çeyiz gibi aldıysanız, o zaman sarı siteye süresiz koyun, rayiçlerinden de pahalıya koyun. kiraya verdiğinize değsin, hemen kiralayamayacaksanız da kiralayamayın.
0
co2s2
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(5)

"internetinize bi bağlanabilir miyim" dolandırıcılığı

yap desem yapmazsin he
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada b
pazar günü uzun süre sonra şehirlerarası otobüs kullandım. yanımda gençten bir delikanlı vardı. "abi internetine bi bağlanabilir miyim" dedi, tabi deyip hotspot açtım. yarım saat kadar kullandı. ardından AŞTİ'ye vardım. bekleme bölümünde metro seferlerinin başlamasını beklemeye koyuldum. bu sırada bir başka şahsın, bekleyen yolcuların yanına giderek telefonunun ekranında bir şey gösterdiğini fark ettim. sırayla pek çok kişiye gösterdi, ardından yanıma geldi. telefonunun ekranında google translate'e arap alfabesiyle yazılmış bir metin, altında da "rica etsem internetinizi kullanmam için açabilir misiniz" gibi bir cümle vardı. bu defa açmadım ve fena şekilde huylandım. gidip güvenliklere de ilettim, "açmayın, kullandırmayın" deyip sallamadılar. sorularım şu şekilde:

1. hotspot ile telefonumun internetine bağlanan bir kişi hangi verilerime ulaşabilir?
2. bağlanan kişi telefonuma ait ip üzerinden şüpheli işlemler yapmışsa bunu nereye bildirmek gerekir?
3. bu iş yeni türeyen bir dolandırıcılık mı?

teşekkürler.
0
yap desem yapmazsin he
(20.05.26)
teknik olarak mümkün mü bilmiyorum. Hukuken özellikle fetö davalarında çok kişi bu konuda sıkıntı yaşadı. modeme bağlanıp yapılan görüşme ve aramalardan modem sahibini sorumlu tuttular. bir çok kişi durumu ispatlayıp kurtuldu ama aradan geçen zamanda tutuklu kalanlar, açığa alınanlar falan oldu.
+2
ground
(20.05.26)
1-işletim sistemi ios ise pek bir veri elde edemezler.
2-herhangi bir yere bildiremezsin. suç ortaya çıkıp da seni bulurlarsa ancak böyle böyle olmuştu diyebilirsin. o da ne kadar inandırıcı olur sen hesap et.
3-bu hep vardı, genelde dolandırılan kişi sen olmuyorsun o sırada birini dolandırıyor oluyorlar ve mağdur kişi şikayet ederse savcılık evraklarında kabak gibi senin ip numaran görünüyor. dolandırılanı dolandıran kişi sen oluyorsun.

artı olarak @ground'ın dediği gibi bir terör eylemi söz konusu olursa ayıkla pirincin taşını muhabbeti.
+1
Improbable
(20.05.26)
1- Güncel iOS ve Android cihazlarda %99.9 hiçbirşey olmaz. Tabiki her zaman açıklar söz konusu olabilir ve saldırı denemesi yapılabilir.
2- Senin IP üzerinden bağlantı aldığı için ve o IP de sana operatörden verildiği için o adam ne yaptıysa ilk sorumlusu sensin. Şüpheli bir işlem yaptığını görüp tanık olduysan tabiki bildirebilirsin. Ancak şüpheli işlem yaptığını görmemişsin. O yüzden şu anda bir yere bildiremezsin. Ama o adamın internette yaptığı illegal aktivitelerin ilk sorumlusu sen oluyorsun. Gerisini ispatlaman gerekir.
3- olabilir. Yani esasında banka hesabını başkasıyla paylaşmak gibi bir şey oluyor. Ama tabi hesabına para girişi olmadığı için daha hafif bir suç unsuru olabilir. Bu devirde kimseye güvenmemek lazım.
0
nuevo
(20.05.26)
interneti olmayan birine veya yurt dışına açık olmayan birine, durumu olmayan birine yardım etmiş oluyorsunuz. kıllanmaya gerek yok. eskiden herkeste telefon yokken telefon kullandırma çok normaldi. şimdi abes kaçıyor. gibi.
0
gabe h coud
(20.05.26)
aşti'de belediyenin ücretsiz interneti var.

legal bir iş yapacak olsa, telefon numarası ile bağlanır, kullanır. belli ki iz bırakmaması lazım, senin ip üzerinden iş yapmış.
0
babilfish
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(5)

ai ya seo yaptirmak

aloneinthedark
merhaba birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demislersimdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai
merhaba

birisi seo icin calistigim firmayi birakip kendim calude ile yapayim mi diye sormus
alttaki yorumlarda claude bir ise yaramaz demisler , yapmak icin de cok iyi SEO bilgin olmasi lazim demisler

simdi anlamadihim nokta seo icin en guncel bilgi yine ai da vardir, bunu skills olarak ekleyince ai bunu yapamaz mi nerede eksik kalacak

mesela backlink yapamasa da bunu yonlendirir biz yapariz diye dusunuyorum

siz ne dusunuyorsunuz
0
aloneinthedark
(29.04.26)
seo, siteyi seo standartlarına uygun hale getirip backlink almak değil.

farklı stratejileri var, düzenli güncellemeler lazım.
ai ancak senin işlerini kolaylaştırır işi yine sen yaparsın.
0
duyuruuser
(29.04.26)
@duyuru backlink sadece ornekti farkli startejileri ai yapmaz mi ya da yonlendirmez mi
seo da bir ornek mesela marketing yaptiriyoruz ai ucuyor kaciyor diyorlar o zaman marketing bilmeden de bu bir ise yaramaz
0
🌸aloneinthedark
(29.04.26)
seo bilgin varsa, sen > ai. seo bilgin az ya da yoksa, ai > sen.
SEO ve firma diyince 95% şaklaban ve dolandırıcılardan oluşan bir topluluk. Şaklabanla muhattap olduğunu anlayabilecek kadar SEO biliyorsan, AI kullanabilirsin. Bilmiyorsan zaten AI kullanmalısın.
Kalan 5% devasa çok uluslu şirketlerin ihtiyaç duyduğu kalite ve incelikte AI'ı öper atar; ama onlar da zaten doğru kurgularla AI kullanıyordur.
0
redlinetheturk
(30.04.26)
belki düz olmaz ama skill tasarlarsa kesinlikle yapar. tamam kimsenin işini itibarsızlaştırmayalım ama istatistiklerle ve güncel gelişmelerle çalışan bir teknoloji seo. bence daha iyi bile yapar.
0
enteg
(30.04.26)
Claude değil de, gemini canavar gibi yapıyor seo işlerini. etiketler, meta bilmemne tarafında gayet başarılı (haliyle).
0
babilfish
(30.04.26)
(5)

iş başvurusu yaptığınız şirket

plastic_angel
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
herhangi bir ön görüşme yapmadan doğrudan bir e-posta atsa ve 3 gün içinde bir ödev tamamlamanızı istese ne derdiniz? Bu yaklaşım normal mi?

Ödev: Appstoredan ürünü indir. Detaylı şekilde incele. Gelir elde etme sürecindeki en büyük problemi tespit et ve çözüm önerisi geliştir.
0
plastic_angel
(28.04.26)
önceki işime bu şekilde girmiştim. önce test sonra case yolladılar (0 öngörüşme) case yolladıktan sonra beğendikleriyle görüştüler. ama sanırım size kendi işlerini yaptırmak istiyorlar şu an. benimki uydurma veriyle yapılması istenen bir çalışmaydı.
+1
pide
(28.04.26)
Öncelikle birine "Hadi bana bunu yap gönder" demek etik değil zira o kişinin zamanını hiçbir bedel ödemeden talep etmiş oluyorsun.
Diğer yandan bunu yüzlerce binlerce adaya demediklerini varsayıyorum zira birilerinin o çözüm önerilerini değerlendirmesi lazım, eh öyleyse insanlarla 15 - 20 dakika da olsa görüşme ayarlamak daha sağlıklı.
Ha yok "Biz bunu herkese yolluyoruz, sonra AI değerlendiriyor" diyor da olabilirler ancak muhtemelen bu çözüm önerisini getirecek aday da AI kullanacağı için çok da bir şey değişmiyor herhalde. Sıfıra sıfır, elde var sıfır...
+2
salihdt
(28.04.26)
oyun-app-yazılım sektöründe bunu isteyen şirket çok. portfolyon olsa bile istiyorlar.

ben de bu işime case yaparak girmiştim. ancak kısa bir görüşme yapılmıştı en azından öncesinde.

gel zaman git zaman şimdi o caseleri değerlendiren kişi oldum geçenlerde. kendi alanımda yani sadece. benden önce ik değerlendiriyor, onlardan ayrılanları bana atıyorlardı. yoksa tüm caselera bakacak zamanım olamazdı ki bu haliyle bile çok zamanımı yiyordu.
0
art cat chocolate
(28.04.26)
üşenmezsem yapıyorum bu tarz şeyleri.
0
jelly bear
(28.04.26)
normal değil.

muhtemelen acil işe almaları gereken bir durum var. hızlıca yapıp gönderirim ben olsam.
0
babilfish
(28.04.26)
(4)

Spor için dağcı çantası

arbre
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.https://www.decathlon.com.tr/p/outdoor-sirt-cantasi-siyah-35-l-mh100/_/R-p-331005?mc=8786727&c=S%C4%B0YAHBu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatild
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.

www.decathlon.com.tr

Bu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatilde omuza takılan spor çantası kullandım ve hiç konforlu değildi.

Çocukken dağcı olmak istiyordum bu arada. Bu çantaya heves ettim. :D
-5
arbre
(14.04.26)
ayakkabı terlik falan da olacaksa, 35 litre çantaya ancak sığarsınız.
0
babilfish
(14.04.26)
babilfish, olacak evet ama dağcı çantası abartı olur mu
-5
🌸arbre
(14.04.26)
yani 70 litre dağcı çantası alırsan abartı olur tabi de, bunlar niye abartı olsun? zaten normal boy çantalar :)
0
babilfish
(14.04.26)
aynı çanta bende var.. çok severim. belki bel desteği kısmı kamp çantası izlenimi verebilir. onun dışında gayet güzel.
0
jepa
(14.04.26)
(15)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(2)

Çalışan sirkülasyonu,iş mi kötü işçi mi

denizciman
Merhaba arkadaşlar,selamlar.Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar
Merhaba arkadaşlar,selamlar.
Ocak ayından beri işsizim,piyasaları tarıyorum ve düzgün iş bulmaya çalışıyorum.
İstanbul için konuşuyorum, bölgesel istihdam ofisleri özelinde hatta. Eski ilanlara da baktığım zaman bazı firmalar sık sık mülakat düzenleyip işçi alıyor bünyesine,sürekli büyümüyor ya bunlar. Acaba gelen işçi durmuyor mu,beğenmiyor mu,yoksa işyeri 1 2 ay çalıştırıp(destek prim vs alabilmek için) çıkarıyor mu adamları.özellikle esenyurt,avcılar,beylikdüzü ve bu civar semtler, sanayi işçiliği üzerine . Ne diyorsunuz?
0
denizciman
(08.04.26)
teşvik meselesi doğrudur, olabilir.

bu tarz yerlerde tamamen vasıfsız eleman gerekiyordur. çok ucuza ve çok ağır şartlarda çalıştırırlar personeli, personel 1-2 ay içerisinde istifa eder.
0
co2s2
(08.04.26)
kıdem tazminatı birikmesin diye 11. ayda çıkarıyor olabilirler.
0
babilfish
(08.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(11)

Türkiye'nin savunma doktrini nedir?

osssy
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
0
osssy
(24.03.26)
kervan yolda düzülür :)

şaka tabi.
(bkz: mavi vatan)
(bkz: gök vatan)

iran ile türkiye çok farklı. iran farklı ülkelerdeki gruplarla kaos savaşı yürütüyor. bizde sahaya nizami ordu girer.
0
galahad reloaded
(24.03.26)
allah'a bol bol dua etmek.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türkiye'nin en önemli savunma doktrini budur.
+3
babilfish
(24.03.26)
Normal sartlarda Nato korumasina dayaniyor. Ancak Abd baskaninin Nato'ya karsi oldugu ve Iranin hava ustunlugunu bir cirpida kaybettigi hatirlanmali.
0
🌸osssy
(24.03.26)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Türkiye'de TSK bünyesinde olası bir seferberlik, işgal durumunda çok gizli planların, belgelerin, haritaların olduğu (bunlar içinde savaş durumu için saklanan-gömülü mühimmatlar, işgal durumu halinde halk hareketini organize edeceker kişiler, gruplar, yurtdışında gizli görevdeki istihbaratçılar vs var) "Kozmik Oda" adında bir yer bulunuyordu. buraya sadece sınırlı sayıda asker girebiliyor (genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları vs gibi)

2009 senesinde "Bülent Arınç'a suikast" yapılacak (!) bahanesi ile feto&akp bu odaya girmeye çalıştı. dönemin başbakanı, aynı ergenekon-balyoz davalarını desteklediği ritmle "girilsin yahu girilsin girilsin" diye her gün medyada boy gösterdi. sonunda hakim ve savcılar (feto) o odaya girdiler ve her şeyin kopyasını alıp ilgili yerlere gönderdiler.

Kozmik Oda sızıntısından sonra yurtdışı görevindeki 800'ün üzerinde istihbaratçının öldürüldüğü iddiaları da mevcut.. Ülkenin bütün işgal planları, nereden ne mühimmat gömülü saklı, kuva-i milliye gibi hareketleri kimlerin başlatacağı hop hepsi bütün yurtdışı istihbaratların eline düştü.

hoş şimdi de kendi toprağımıza bir bomba atarız, karşı tarafa bir bakış atarız vs gibi gayet sağlam savunma doktrinlerimiz de yok değil.. telaşa mahal yok :)
+6
makbur
(24.03.26)
Bu ülkenin arkasında din, Allah ve kitap var. Nükleer bile işlemez. Doktürinler boş işler
-1
runaway
(24.03.26)
Üstte biri dua etmek diye kafa bulmuş ama silah bakımından güçlü olanların da her yeri Venezuela gibi sanarak bir sonraki hamlelerinde "mossad aklının verdiği doktrinle" nasıl tıkandığını şu günlerde görebiliyoruz .

Bir zahmet çok az ordu ile büyük ordulara galip gelenleri tarihi kaynaklardan okuyun. Kazanmak, öyle her zaman çoğunluk ile veya silah gücü bakımından olmuyor . O zaman manevi hususları da görmek gerek .
-1
diyecevaplandı
(24.03.26)
iranla tassak geciyorsunuz da, bu ulkenin genel kurmay baskani rehin alindi.
sonra da madalya takar gibi savunma bakani yapildi, geziyor.
kozmik mozmik ne varsa patlattilar. kuleli askeriye lisesi dahil kapandi.
70ler falan olsa bir planimiz vardir herhalde derdim ama askeriyenin ici bosaltilmis vaziyette buyuk ihtimal, allaha emanet takiliyoruz.
o yuzden iran duserse bizim ustumuzden silirdirle gecerler diyorum.
+6
cooperr
(24.03.26)
Kara ordusu. Türkiyenin en büyük gücü bin yıldır kara savaşıdır. Piyadedir, komandodur, tanktır, tüfektir. Biz kimseye saldırmayı ve yayılmayı düşünmediğimiz için misakı milli sınırlarımızı korumak esastır.
0
ground
(24.03.26)
Iranla dalga gecen gormedim. Hava ustunlugunu kaybetmesine ragmen, bunu ongorerek caydirici bir fuze sistemi kurdugu gibi, bunun tedariginden surdurulebilirligine, ekonomik etkisinden zor sartlarda operasyonuna savunma stratejisini calismis ve iyi bir direnc gosteriyor. Turkiye ornegin hava ustunlugunu kaybederse veya enerjiyle bagi kesilirse direnci en iyi nasil gosterecek?
Bu baglamda kara ordusu cevabi beni tatmin etmedi.
+1
🌸osssy
(24.03.26)
Dışişleri bakanımız geçenlerde bir açıklama yapmıştı :
"Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen orda ABD - israille ağız dalaşını bile şaapmaman lazım" demişti."

Buradan şu anki stratejik savunma doktrinimize ilişkin bazı çıkarımlar yapabilirsiniz.

Taktik savunma doktrinimize gelince hava savunmamızı uçaklarla yapıyoruz. Savunma ihtiyacımız olunca NATO 'dan , ABD'den patriot gibi silahlar istiyoruz.Ama önemli sorunları da yine onlarla yaşıyoruz.

Eskiden, gelecekte esaslı bir savaşın içinde olursak bu Irak'la, İran'la ,Pakistan'la değil nihayetinde NATO ülkeleriyle olacağı için sırtımızı dayayabileceğimiz Asya ülkeleriyle de dengeli bir politika yürütüyorduk.
0
hebanon
(25.03.26)
(2)

ankara yht otopark

Nerdian
sabah 06.30'da yola çıkacağım konya'ya 15.00 treni ile döneceğim bu süre zarfında garin paralı otoparkı dışında bir güvenli otopark var mı? 585 lira diyor garın sitesinde neredeyse bilet kadar otopark parası vermek istiyorum. bilgisi olanların katkılarını beklerim. bilkent'den geçeceğim gara
sabah 06.30'da yola çıkacağım konya'ya 15.00 treni ile döneceğim bu süre zarfında garin paralı otoparkı dışında bir güvenli otopark var mı? 585 lira diyor garın sitesinde neredeyse bilet kadar otopark parası vermek istiyorum. bilgisi olanların katkılarını beklerim. bilkent'den geçeceğim gara
0
Nerdian
(23.03.26)
karşıdaki ara sokaklara park edebilirsin o kadar para vermek yerine
+2
jelly bear
(23.03.26)
Bilkent'ten çıkmışken diğer tarafa gidip Eryaman istasyonunun dibindeki otoparkı kullanabilirsiniz.
0
babilfish
(24.03.26)
(14)

kahve teklifine başka zaman denmesi

haistre
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim,
bir yakınımızın kızı olan bir diş hekimiyle birkaç seans süren bir tedavi sürecinde tanıştık. iş yerinde arada sohbet ettik, çay içtik, iletişim gayet rahattı. kişisel olarak detaylı sohbet ettik. ben de son görüşmede “müsait olursanız bir gün kahve ısmarlamak isterim” dedim. o da “teşekkür ederim, başka zaman” dedi.
üzerinden 10 gün geçti. bu cevap sizce nazik bir ret midir yoksa gerçekten o an uygun değildi de geçiştirmiş olabilir mi? böyle bir durumda bir süre sonra tekrar yazmak mantıklı mı yoksa hiç kurcalamayıp kapatmak mı gerekir?
+1
haistre
(22.03.26)
Yol vermiş gayet ne nazigi
+6
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
İşini yaparken profesyonel davranan bir hanfendiymiş, bir sonraki basamak için gayet net reddetmiş. Kurcalamamak lazım.
+11
Bruce
(22.03.26)
Bundan daha net, nazikçe ret olamaz.
+8
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Siz zaten "müsait olursanız" demişsiniz yani pazartesi günü gibi bir gün belirtmemissiniz. O yüzden başka zaman diye absürt bı cevap vermesinden belli zaten ret olduğu bence.
+7
egerbiryolcu
(22.03.26)
nazikçe reddetmiş, hiç üsteleyip arayı bozmayın derim.
+4
neira
(22.03.26)
ucuz görünmemek için öyle demiştir. refleks olarak.
sen bi daha kapıyı gıcırdat.
-14
plastic_angel
(22.03.26)
Soruda da eksilenecek bir sey yok ya neyse...
Iki taraf da cok medeni davranmis. Siz nazikce teklif etmissiniz, o nazikce reddetmis. Yolunuza bakin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
nazik ret, üstüne düşünmene gerek yok.
0
orpheus
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem
+1
narod
(22.03.26)
Ben içimde kalmasin diye bi kez daha sorarim, yine ayni cevabi alirsam daha da ustelemem. +1

Yani yok ya sağol diyememiş ama ikinci kez kibar bir dille teklif edersin. Benzer bir cevap alırsan, kendi yoluna devam.
0
put it in your appropriate place
(22.03.26)
belirsiz zamanda müsait değil. yani şu gün bu gün değil, herhangi bir gün müsait değil.

daha ne desin, nasıl reddetsin?
+2
babilfish
(22.03.26)
Beğensem bile o an tamam demezdim, geçiştirirdim çünkü öylesine denmiş olabilirdi. Beğendiysem 2.de kabul ederdim, gerçekten istemiyorsam 2.de reddederdim.
Gerçekten kendisiyle görüşmek istiyorsanız her cevaba hazır olarak tekrar teklif edin.
-4
mslny
(23.03.26)
elinizde telefonu varsa arayıp kahve teklifim halen geçerli diyebilirsiniz. kadınlar hafif ısrarcı erkekleri severler.
-4
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
meali: ticari, bekleme yapma devam et, ticarii :D
0
cooperr
(26.03.26)
(7)

ankara'da ev alinacak en iyi yerler (para sorunu olmasa)

antikadimag
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur,
diyelim sinirsiz paramiz var ve ankara'da ev alacagiz. nereden alirsiniz? turkiye'de toplumun cokusunden dolayi ne kadar insanlardan uzak o kadar iyi diye dusunuyorum. kriterler hem sehir disinda ama sehre gorece yakin olmasi (incek, baglica, alacaatli dustu), etrafta dogal bir seyler olmasi goldur, ormandir. toplu tasimanin kisitli olmasini herkesin gelemeyeceginden hareketle olumlu dusunuyorum. evet, biraz tuhaf bir dusunce ama ulkenin durumu malum bu pozitif yaziyor. gunluk ihtiyaclar icin de kendi kendine yetebilmesi gerek. yani arabayla 5-10 dakikada alisveris, eczane falan olmali tamamen hicligin ortasinda bir site olmamali.

benim aklima gelen yerler;
bilkent, beytepe, oran, ve sehir icinde olsa da cankaya (atakule taraflari), belki mogan parki'na yakin olan golbasi taraflari.

para sinirsiz diyorum o yuzden incek, baglica falan yazmadim. kacirdigim bir yerler var mi? incek derken ted koleji'ne yakin olan tarafi beytepe diye dusundum. incek koyu atilim universitesi tarafinda kaliyor ama ted kampusune de incek denmis nedense.
0
antikadimag
(20.03.26)
Evlenmeden önce ailemleyken yıllarca çayyolunun göbeğinde oturdum. Evlendim bağlıcaya geçtik üç yıldır buradayım. Sınırsız param olsa koruda köşk gibi evler var orada oturmak isterdim muhtemelen. Hem şehrin içi hem yemyeşil. Amerikan filmlerinden fırlamış gibi bir muhit.
0
Hallegadola
(20.03.26)
Koru, Çayyolu +1
Metroya yakın yerleri bence daha güzel ama Konutkent tarafları daha uzak metroya. Aradığınız sakinlik belki oradadır. Ben yine de Koru tarafını tercih ederdim. Marketler çeşitli, avm var, şehir hastanesine uzak sayılmaz hem toplu taşıma hem arabayla. İnsanları iyi. Gürültü patırtı pek olmaz.
0
black holes in the sky
(20.03.26)
Ankarada artık heryerde arabayla 5-10 dk mesafede alışveriş merkezi - eczane var.

Cevabım Yeşil Barış Sitesi - İncek. Para sıkıntısı olmayan insanlar genelde elitist takılıp kendisi gibilerle yaşamak isterler. Bu yüzden lüks muhitler oluşur. Ankara zenginlerinin büyük bölümü burada yaşıyor.

Eğer param buna yetmezse de Angora Evlerinden yana tercihimi kullanırım.
0
nuevo
(20.03.26)
Siz insandan uzak olsun demişsiniz ama ben yine de kızılay civarını tercih ederdim.
Tiyatrolar, sinemalar (özellikle büyülü fener), kitapçılar, pasajlar vs hep oralarda.
Meclis parkı, güvenpark, kuğulu, sakarya barlar sokağı, zafer çarşısı falan hep yürüme mesafesinde.
Benim için Ankara'da yaşamak buralara yakın olmak demek.

İlla merkeze uzak olsun diyorsanız Eryaman Göksu Avm civarı derim. Göksu park ve gölet falan da yakın.
Eskiden beş yıl kadar 3. Etap'ta oturmuştuk. Oraları halen çok severim.
-3
anaphylacticshock
(20.03.26)
şu an ofis gop’da. param olsa gop’tan alırım ama caddenin üst tarafında olan bölgeden.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.03.26)
incek i es gecmek bence hata. incek bulvarindan cevreyolunu gectikten sonra tulumtas var. tam sizin bahsettiginiz ozellikler mevcut. bu donemde kapinizi arabanizi kilitlemediginizi dusunun cunku hem guvenlik var hem de toplu tasimayla normal vatandasin gelemeyecegi yerler, zaten en buyuk sorun temizlikci getirtmek.
peyzaj isi de bence siteye bagli, gayet guzel peyzajli siteler var.
nascor garden a bakin derim.
her yerden uzak ve etrafta bina yok. yavas yavas sehir yanasiyor ama simdilik olabilecek en iyisi bu.
turkkonut da guzeldir bu arada. amac her seyden uzak olmaksa yine emeklilerin yasadigi bir sahil kasabasi hissiyeti verir. ama sehre daha yakin. daha cok toplu ulasim daha cok insan.
cayyolu koru vs bunlar cok sehir icinde kaldi. guvenlik yeterli olmuyor. angora evleri falan bence hic guvenli degil. evinizin onune kadar herkes gelebiliyor.
yesil baris in evleri cok guzel ama etrafi cok bina doldu. yani herkes size tepeden bakiyor.
korunun ihlamur sokak vs cok guzel ama yine insanlar evinizin onune kadar gelebiliyor.
0
mavicorap
(21.03.26)
bilkent - park sitesi
incek - ışıklar sitesi
incek - toki, atabilge, akadia, bulvar loft vs
incek - tek sitesi
beysukent - angora evleri
Ümitköy - galeria'nın arkasındaki villalar (mutluköy değil)
tulumtaş - muhtelif.
0
babilfish
(22.03.26)
(29)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(5)

Duvar Dekorasyonu Önerileri

mor oje
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)Tenk y
Tablolarınızı (poster, tablo vs.) ve duvar dekorasyon ürünlerinizi nereden alıyorsunuz?
En son posterleri Duwart ve Yaris'ten almıştım, tablo dışında dekoratif duvar objelerine de açığım.

İskandinav, modern, minimal, pastel renkler seviyorum. Çatlak patlak canlı renkler olmaması tercih sebebi :)
Tenk yu
0
mor oje
(16.03.26)
Kitaplığımdaki duvarda Koçtaş'tan aldığım minik ayna, geyik, hamsa gibi sembollerin yanında gidip beğendiğim oyunların afişleri var, bunları çerçevelere koyup astım.
Odamda yanlış hatırlamıyorsam Greenpink'ten aldığım Kieslowski'nin renk üçlemesi var uygun çerçeve alıp astım.
Bir tane Jeanne Dielman posteri var onu da bastırıp uygun çerçeveye yerleştirdim.

Ben genelde sevdiğim görselleri kendim çıktı alıp çerçeveye koymayı seviyorum, hazır olarak sevdiğim tablo yok pek, yani sevdiğim tablolar tabii var ama orijinalini almam mümkün olmadığı için tercih edemiyorum :)

Yukarıda saydığım dekorları çok uzun yıllar önce aldım Koçtaş'ta hala bu tarz şeyler var mı bilmiyorum, İkea'da bazen güzel şeyler görüyorum, eskiden tepe home'da şahane ürünler olurdu ama tepe home hala var mı onu da bilmiyorum, Mudo conceptte istediğiniz tarzda ürünler bulabilirsiniz bence.
0
mutekebbir
(16.03.26)
@mutekebbir, tablo deyince ben de aslında daha çok poster vs alıp üstüne çerçeveliyorum, o yüzden tablo, poster diye detaylandırdım. hazır tablo yerine öbür türlüsü daha pratik ve çeşit anlamında daha iyi geliyor bana da. :)

mudoya baktım ama çok beğenmedim, tepe home'a mobilya bakmıştım, bakayım objeye, mağazaları çok azaldı ama, eskisi gibi değil. belki online'da vardır çeşit bakayım.
0
🌸mor oje
(16.03.26)
www.hipicon.com

Belki?

Bende karışık. Müzeden aldığım poster de var, cizgi roman sayfası da var, çıktı aldıklarım da var, kendi yaptıklarım da var. Bütüncül değil yani.
0
peki madem
(16.03.26)
@peki madem hipicon'ı severim, detaylı bakmamıştım bakayım
@eileengray hiç duymamıştım bi inceleyeyim teşekkürler
0
🌸mor oje
(17.03.26)
online müzayedelerden orijinal resim alıyorum ben. hem fiyatları çok makul, hem de param sanatçıya gidiyor.
0
babilfish
(17.03.26)
(7)

Çocuğa ekran verip/vermeme konusunda pişmanlık?

mikahakkinen
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bak
3 çocuklu aile iftara gittik. Diğer 2 ailenin çocuklarında telefon vardı ve sürekli telefonda oyun oynadılar. Ben çocuğuma telefon ve oyun vermiyorum. Kızım, yaşıtı ve sınıf arkadaşı olan diğer çocukla her türlü oynamaya çalışsa da çocuk oynamak istemedi ve telefonla oynadı. Kızım boş boş etrafa bakınca üzülüp telefonuma oyun indirip verdim.

Doğruyu yapmaktan çok kızımın dışlanmaması için yaptığım hareket yanlış mı? Vermemekte diretmelimiydim?
0
mikahakkinen
(09.03.26)
Çevresinin farkında olsun, ortamdan kopmasın, insanlarla iletişim kurabilsin diye ekran vermiyoruz.

Çevresinin farkında olmayan, ortamdan kopmuş, sosyallikten uzak bir çocuk ,sizi bu güzel kararınızdan caydırmış. Çok ironik değil mi?

Yanlış mı anladım ben?
+3
Mirket
(09.03.26)
diğer çocukların aileleri yanlış yapmış. siz mecbur kalmışsınız. ortada oyuncak falan yokken, misafirlikteyken, çocuk boş boş oturup ne yapacaktı? yetişkinlerle mi sohbet edecekti?

hiç vermemek de bir çözüm değil bence. yaşıtlarının telefonla yaptıklarıyla alakalı sohbetlerinden uzak kalmamalı.
+2
art cat chocolate
(09.03.26)
olabildiğince sıfır ekran savunuyorum ben ama "olabildiğince" olması önemli. başka seçenekleri zorladıysam ve yapacak bi şey kalmadıysa veririm ve pişmanlık duymam. bu durumda önce boyama vs çıkarırdım, işe yaramadıysa ilgisi telefona bakan diğer çocuktaysa o çocuğun yanına oturtup ekranına yandan bakmasına izin verirdim. telefonu almaya çalışırsa falan kendi telefonumu verirdim.
vermemeyi denemişsiniz olmamış vermişsiniz pişman olacak bi şey yok. dışarda bi kere verdiniz diye alışacak da değil, o durumun farklı bir durum olduğunun farkındadır, değilse anlatırsınız.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
3 yaşına gelmiş, yavaş yavaş ekranla tanışmasına bi mahsur yok bence. ama ne izlediği, ne yaptığı önemli tabi. videodan ziyade basit oyunlara vs alıştırırsanız daha iyi olur. video dünyasına girince kopması zor oluyor.

sadece şu kısma takıldım. ortamda çocuk da olmayabilirdi. o zaman ne yapacaktınız? sanki ekran vermenin vicdan yükünü başkalarına yüklemeye çalışıyor gibisiniz. hiç çocuk olmaması durumunda da sizin çocuk sıkılabilirdi? o zaman plan neydi?

ben de ekran veriyorum bu arada. 3 yaştan önce de ara ara renk eşleştirme vs oynuyordu. yaş*10 dk kuralına bile uyamıyoruz bazen. ama sadece hafta sonu veriyoruz mesela, hafta içi vermiyoruz. o şekilde alıştığı için de bazen soruyor ama ısrar etmiyor. hafta sonu ise uyanır uyanmaz çizgi film diye tutturabiliyor tabi :/ ama kreşe gidiyor, çocuklu ortamlara giriyor, yazın sürekli parktayız. e bu hayatın içinde o kadar da ekran olsun yani.
+2
elorelia
(10.03.26)
gayet doğru yapmışsınız.

çocuğa ortama uyum sağlamayı, yeni şartlara göre alışkanlıklarını değiştirmeyi öğretiyorsunuz. çevresine uyum sağlamayı, yeni çevrelerde kuralları esnetmeyi ve uyumlanmayı gösteriyorsunuz.

bu hayatta çok önemli bir yetenek.
+4
babilfish
(10.03.26)
mis gibi havada park çimen her şey varken hatta plajda bile ekran başından kalkmayan çocukları çok gördüm maalesef. oynamayı sevenler yine oynuyor. aynen devam.
0
princess eugenie
(10.03.26)
yanlis yapmissiniz. cocuklara bir kere izin verdiginizde bunu emsal karar olarak aliyorlar. bunu yabanci bir cocuk gelisim uzmanindan duydugumdan beri aklimdadir. emsal karar olmasini istemedigim birseyi yapmiyorum.
+1
warrior princess
(11.03.26)
(7)

Skoda Airbag Değişimi için Gönüllü Geri Çağırıyor

birşeylersoracağım
Selamlar,2015 model Skoda Octavia aracımız var. Yaklaşık 7 senedir bizde. Skoda'dan aşağıdaki gibi bir sms gelmiş. Hava yastığı değişimi için Gönüllü Geri Çağırma yapıyor. Elbette gidip değiştireceğiz, canımızı riske atamayız. Sormak istediğim şey şu:Hava yastığı değişiminden sonra, bir gün arabayı
Selamlar,

2015 model Skoda Octavia aracımız var. Yaklaşık 7 senedir bizde. Skoda'dan aşağıdaki gibi bir sms gelmiş. Hava yastığı değişimi için Gönüllü Geri Çağırma yapıyor. Elbette gidip değiştireceğiz, canımızı riske atamayız. Sormak istediğim şey şu:

Hava yastığı değişiminden sonra, bir gün arabayı satmaya kalkarsak, computest'te "hava yastığı değişmiş, ciddi kazası olabilir" denebilir mi?

Degerli Müsterimiz,
XXX sasi numarali, Octavia model araciniz Üretici SKODA AUTO a.s tarafindan yayinlanan ve Sürücü Hava Yastigi degisimini iceren bir Gönüllü Geri Çagirma Kampanyasi kapsamindadir. Gerekli islemler icin size en yakin Yetkili Servisimizle irtibata gecerek randevu olusturabilirsiniz. Detayli bilgiyi SKODA Yetkili Servislerimizden alabilirsiniz.
0
birşeylersoracağım
(13.09.25)
Hep aklımdaydı böyle bir soru.

Hangi yetkili servise gittiğime dikkat ederdim ben.
0
baldan kaymak
(13.09.25)
Evet ekspertizde farkedilir. Degisim belgesini saklayip aliciya gosterebilirsiniz.
Ama ne kadar etki eder bilemem. Turkiyede alici profili belli. Bu tarz durumlarda millet direk yon degistiriyor.
0
nuevo
(13.09.25)
ekspertiz farkeder +1

gerekli belge,fotoğraf vs. saklanmalı. belirli yıllara ait vag grubu araçlarda bu bilinen bir durum.
0
mutlu yillar sana
(13.09.25)
hiçbir şey olmaz. yapılan işlemin evrakını verirsiniz, yetkili serviste yapıldı dersiniz sorun olmaz.
0
babilfish
(13.09.25)
Aracımı satarken bunu yaşadım. Ekspertiz hava yastığının bir kaza sonucu değil de yetkili serviste değiştirildiğini anlamıştı. Bende evraklar vardı, karşı tarafın içi rahat etsin diye onları da paylaştım.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(13.09.25)
O yıllarda üretilen vw vag grubu araçlarda airbag geri çağırımı olduğu bilinen bir gerçek. Yetkili servis iş emrinde zaten garanti/bedelsiz yazacak. İşi yokuşa sürmek iseteyen, mevzuyu bilmediğinden değil de art niyetinden yapar zaten. Korkmayın.
0
yadigar
(13.09.25)
Sms'in de kopyasını al.
0
prole
(13.09.25)
(3)

ev alma sorusu

asap raki
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim
istanbul’da 6.500’e bir eve anlaştım, emlakçı komisyonu ve tapu harcıyla 7 milyona geliyor. aynı sokakta 8 milyona daha büyük evler var. şu an 7 milyonu krediyle beraber denkleştiriyorum. krediyi maksimumda çekiyorum. geriye kendimi koruma amaçlı 500bin nakitim kalıyor. 500bin de ailemden alabilirim. yani 8 milyona tamamlayabilirim. ancak bu durumda da tapu harcı+emlakçı için 500 de ayrıca borçlanmam gerekiyor.

sizce imkanlarımı en sonuna kadar zorlayıp zora girip 8 milyonluk evlere mi odaklanmalıyım, şu an anlaştığım evi almalı mıyım yoksa biraz daha para biriktirip seneye falan tekrar mı bakmalıyım?
0
asap raki
(12.09.25)
daha büyük eve ihtiyacın var mı, daha büyük olan evlerin bulunduğu binalar şu an alacağın binadan daha sağlam-kaliteli mi, kapalı otopark, bahçe gibi ekstra faydaları var mı.
yatırımlık alıyorsan kiralarken büyük evde aynı oranda kira geliri elde edemiyorsun.
0
orpheus
(12.09.25)
Evi yatırımlık mı alıyorsun oturmalık mı, tek evin mi olacak birkaçıncı mı. Bunlar önemli ama bence hiçbir zaman yedekte paran olmayacak şekilde davranma, şu ortamda her an her şey olabilir. Son 3-4 gündür devletin önce köprüleri sonra da tarihî kaleleri satışa çıkardığı haberleri dolaşıyor, doğru mu saptırma mı bilmiyorum ama bu lafların çıkabilmesi bile büyük rezalet. Evi beğenmeden almamışsındır diye umuyorum, bence olana odaklan.
0
muhayyer divan
(13.09.25)
bir eve yerleşmek, eşyaların ayarlamak, evi benimsemek, yuva haline getirmek kolay değil.

oturmak için alıyorsunız, imkanlarınızı sonuna kadar zorlayın, seveceğiniz evi alın.

sonra yıllarca aklınızı kemirir, "keşke o büyük olanı alsaydım" diye içiniz içinizi yer. borç geçer, gam geçmez.
0
babilfish
(13.09.25)
(8)

avukat için laptop tavsiyesi

drthea
macos da olur windows da. ama macos olmasın diyenlerden ayrıntılı sebep belirtmesini rica edeceğim. şarjın uzun gitmesi en büyük beklentim. f/p olmalı elbette, gereksiz yere çok pahalı veya çok özellikli bir cihaz alma niyetim yok.bilgisini esirgeyemeceklere şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
macos da olur windows da. ama macos olmasın diyenlerden ayrıntılı sebep belirtmesini rica edeceğim. şarjın uzun gitmesi en büyük beklentim. f/p olmalı elbette, gereksiz yere çok pahalı veya çok özellikli bir cihaz alma niyetim yok.

bilgisini esirgeyemeceklere şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
0
drthea
(11.09.25)
Mac'te Avukatlık için uyap, eimza, bazı dosya tipleri vs sorun olabiliyor sanırım (bunu araştırın)

Yoksa MacBook air serisinden istediğini seç derdim.
0
anon1m
(12.09.25)
uyap, e-baro, e-barobirlik-, e-imza, celse programlar kullanacaksın. mac bulaşma. windows iyidir. çünkü sık sık sorunlar çıkıyor hele de bu sıralar uyap beta sürümü her yerden patlıyor zaten.
0
ground
(12.09.25)
geçen sene avukat bi tanıdığa macos bakalım dedik ama kullandıkları yazılımları o kadar fi tarihinden kalma ki mecburen windows'a yöneldik.
0
brkylmz
(12.09.25)
lenovo thinkpad serisine bakın o zaman.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.09.25)
e-imza için kullanacağın dümenler appleda sorun çıkaracak
0
nahtoderfahrung
(12.09.25)
windows işletim sistemli olanlardan şarj ve sorunsuzluk anlamında tavsiyesi olan varsa buyursun lütfen.
0
🌸drthea
(13.09.25)
Thinkpad alabilirsin.

Hafiflik ve şıklık ön planda olacak zaten.

Güncel bilgisayarların çoğu seni rahat ettirir hız ve şarj bakımından.
0
chicha_v2
(13.09.25)
yeni MacBook Air modellerinde Eimza için usb girişi yok. Thinkpad bakın.
0
babilfish
(13.09.25)
(11)

Değerli tl politikasından ne zaman vazgeçilir ?

Rao
Hepimizin malumu, iflas ve konkordatolar artmaya başladı. özellikle Turizim ve ihracat kötü durumda. Yüksek faiz nedeni ile harcamalardan alınan vergi gelirleri haliyle düşüyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Ayrıca siyası gerilimde yüksek faize rağmen tl ye olan güveni sarsıyor. Size göre ekono
Hepimizin malumu, iflas ve konkordatolar artmaya başladı. özellikle Turizim ve ihracat kötü durumda.
Yüksek faiz nedeni ile harcamalardan alınan vergi gelirleri haliyle düşüyor.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Ayrıca siyası gerilimde yüksek faize rağmen tl ye olan güveni sarsıyor.

Size göre ekonomik yönetimi ne zaman bu durumdan vazgeçer veya geçmek zorunda kalır.

Teşekkürler.
0
Rao
(08.07.25)
tefeciler doydugu zaman.
0
designer
(08.07.25)
tr.tradingeconomics.com

İflas ve konkordato sayısında kayda değer bir değişim yok. Hele kurulan şirket/iflas oranında düşme bile var. Ekonomi hala çok sıcak, en az 6 ay 1 sene daha devam etmek zorunda yüksek faiz döneminin.
0
avatar is back
(08.07.25)
Turkiye'de yastik altindaki parayi asla kucumseme.

Turkiye'de issizlik de sorun degil cunku adam 40 yasina gelmis halen ailesi bakiyor adama hausuajajhs.


Bu iki yaygin kulturel norm degismedikce Turkiye'de oyle kriz var sokaga dokulelim olayi olmaz.

Annem hayatinda calismadi yastik altinda 20 tane 24 ayar bileziginin olduguna eminim baudusjaajsjdhduasjj
0
baldur2
(08.07.25)
ekonomi yönetiminin başına gerçek bir ekonomist yetkiyle geldiği zaman vazgeçilir.

o zamana kadar saçma sapan fikirlerin peşinde ülke batırmaca oynamaya devam.
0
babilfish
(08.07.25)
İflas ve konkordato artmadı, ayrıca turizmde kötü durumda değil, ihracatı bilmiyorum.
Sorunun cevabı; kur korumalı mevduat sisteminden son para çekilince
0
etna
(08.07.25)
Konkordato artmadı diyenlerin kaynağı nedir? Çünkü biz arttığını görüyoruz.
0
osssy
(08.07.25)
finans sistemindeki para atıl duruma,yastık altına çekilince.
0
transall
(08.07.25)
Olayları doğru anlamazsanız, doğru da değerlendiremezsiniz. Ekonomi yönetimi diye bir şey yok. Tek adam ne isterse, o oluyor. Dolayısıyla boşuna analiz yapmaya gerek yok. Rasyonel politikalar uygulanmıyor.

Mehmet Şimşek, yabancıların çıkarlarını korumak için getirilmiş bir kayyum.

"Tilkinin 40 oyunu var, hepsi de tavuğu yeme üzerine" gibi bir söz vardı herhalde. Tüm çabalar, belli kişilere servet transferi yapmak, pastadan daha büyük payı birilerine vermek için. Bir gün bu oyun yeteri geliri getirmemeye başlarsa, farklı bir oyuna geçer.

Bu ortamda herkes, gemisini kurtaran kaptan. Döviz ucuz, TL aşırı değerli ise, toplayabildiğiniz kadar döviz bazlı varlık toplayacaksınız. Paranızı sisteme kaptırmayacaksınız, yastığınıza yakın tutacaksınız.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
kartallar yuksek Ucar , ekonomi yönetimi derken bende aslında tek adamı ima etmeye çalışıyordum aslında.
Bu gerçeğin ben dahil bir çok kişi farkında .

Bazı arkadaşlarda yine iflaslar artmıyor, demiş kaynağı neyse bizde bilelim.

özellikle Büyük firmalar işçi çıkarıyorlarsa , bir bildikleri vardır.

Aslında soruyu sormaktaki temel amacım, ne zaman bir devalüasyona izin verilecek bunu kestirebilmek.

Tüm siyasi geririmlere rağmen dolar kurunun baskılandığı apaçık ortada.

Öyle bir durumdayızki, mevduat yapsan, bilmediğimiz bir gece aniden kur şoku yapıp bize içerde bırakacaklar.

Döviz bazlı varlıklarda beklesen, kurs baskılandığı için getiri enflasyonun altında kalıyor.

Baştakiler ve yandaşlar bundan önceden haberdar olacaklar ancak, normal vatandaş olarak kur şoku yapılacak zamanı nasıl kestirebiliriz ?

gün imkansız elbet ancak, en azından 2-3 aylık zaman dilimi için, benim merak ettiğim asıl konuda bu. Teşekkürler.
0
🌸Rao
(08.07.25)
Bunu kestirmek mümkün değil maalesef. Bu tamamen gidişata bağlı. Ancak bu şekilde çok götüremeyecekleri ortada. Döviz yok ve her geçen gün daha da azalıyor.

Bugün TL mevduata para yatırıp, belki dolardan daha çok kazanabilirsiniz ancak bir anda gelişecek bir devalde tüm kazandıklarınızı ve hatta daha fazlasını kaybedebilirsiniz. Bence döviz bazlı varlıklarda kalmak lazım.

Ancak mevduat bana çekici geliyor, girsem ne güzel olurdu diye içiniz gidiyorsa 50-50 kuralı var. Paranızın yarısını veya riske edebileceğiniz kadarını mevduata yatırın. Ani gelişen devale karşı diğer yarısı güvende olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
konuyu aştıktan bir gün sonra yani bugün mevduat ve fon stopaj oranları attırıldı.

bu demek oluyorki halktan daha fazla vergi toplayıp, tl karşılığı döviz satarak , artan döviz talebini daha fazla baskılamak niyetindeler ama nereye kadar. !

Yoksa vatandaşın parasını bankalardan çekmesinimi istiyorlar ? ne anlamalı.
0
🌸Rao
(09.07.25)
(3)

Bağış toplayan birini şikayet etsem sonuç alır mıyım?

ya ben lan neyse
izinsiz bağış topluyor. sağda solda paypal linki paylaşıp milletten duygu sömürüsüyle para istiyor. nereye şikayet edilir? sonuç alabilir miyim?
izinsiz bağış topluyor. sağda solda paypal linki paylaşıp milletten duygu sömürüsüyle para istiyor. nereye şikayet edilir? sonuç alabilir miyim?
0
ya ben lan neyse
(07.07.25)
valilik izni olmadan toplamak yasak diye biliyorum, sonuç alabilirsiniz.
0
bobinhoo
(07.07.25)
Valilik izni ile oluyor bu işler ama izinsiz olduğu kesin ise her yere haber verin.

Paypal mı ? Türkiye'de yasaklanmıştı.
Uluslararası mı çalışıyor bu kişi?
0
diyecevaplandı
(07.07.25)
PayPal linki gönderiyorsa, muhtemelen yurtdışı bir şirkete alıyordur. çünkü ülkemizdeki şirketler için PayPal mümkün değil.

dolayısıyla bir şey olmaz ama yine de deneyin isterseniz.
0
babilfish
(08.07.25)
(8)

1.5 milyon ile nasıl bir konut yatırımı yapılmalı?

ilgeru
hali hazırda 1.5 milyona yakın yatırımım var. çeşitli yatırım araçlarında duruyor (fon, altın, döviz vs.) evim yok, istanbulda kirada yaşıyorum. uzunca sürede istanbulda olacağım. istanbuldan ev almam imkansıza yakın. ancak ülkenin malum durumundan ötürü de bir güvence olsun diye konut almak istiyor
hali hazırda 1.5 milyona yakın yatırımım var. çeşitli yatırım araçlarında duruyor (fon, altın, döviz vs.) evim yok, istanbulda kirada yaşıyorum. uzunca sürede istanbulda olacağım. istanbuldan ev almam imkansıza yakın. ancak ülkenin malum durumundan ötürü de bir güvence olsun diye konut almak istiyorum. eskişehir, ankara (mümkünatı zor biliyorum) gibi yerlerden bu paraya yatırımlık konut almalı mıyım? alınca yapacağım şey kiraya vermek olacak.

ya da başka ne yapılabilir?
0
ilgeru
(07.07.25)
Güven noktasını kendiniz değerlendirirsiniz tabii ama bu evim sistemleri sizin durumunuz için uygun görünüyor. Ankara’da 4.5m civarı fena olmayan evler bulabilirsiniz. 1.5m peşinatla 4.5m civarında bir tutarı 6-7 ay içinde size teslim ederler. Toplamda 3m + 4.5m%7 = 3.315.000 ödersiniz. Bankadan 3m kredi çekseniz mesela 4.5m altında ödeme çıkması çok zor.
0
but that was just a dream
(07.07.25)
türkiyede kira hukuku ev sahibi açısından çok sıkıntılı. kiracı ile bir sorun yaşadığınızda çok uğraştırıyor mahkemeler de yıllarca sürüp bezdiriyor. Bunları almayın diye söylemiyorum bilin diye söylüyorum.
eğer alıp kiraya verecekseniz tahliye taahütnamesi ve kefil yapıp en azından kısmen garantiye alın kendinizi.

1 milyon daha kredi çekilse aslında istanbulda nispeten dış çeperde bir 1+1 bulunabilir bence.
0
biravekahve
(07.07.25)
Yapacağınız en büyük hata olur. Ev alıp, kiraya vermek = parayı çöpe atmak.

Üstüne 1-1,5 daha kredi çekip, İstanbul'dan 2+1, 1+1 ev alın. Pazarlık ile alabileceğiniz pek çok semt var. Yeni bina olmasına ve deprem durumuna dikkat etseniz yeterli.

Kredi vs. uğraşmak istemiyorum derseniz, birikime devam...


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.07.25)
Oturacağınız evi 1+1 veya 2+1 olarak alın. Hem kiracıyla hem de ev sahibiyle uğraşmamak için. Kredi faizleri 1 yıla kadar anca düşer ama kelepir ev bulursanız refinansman imkanını da değerlendirerek ev alabilirsiniz.
0
merhum
(07.07.25)
Arsa da bakabilirsiniz.
0
kaptan memo
(07.07.25)
1.5 milyon peşinatla taksitki ev veren müteahitler var. gidin birinden ev alın, taksit taksit ödersiniz.
0
babilfish
(08.07.25)
sağlam bir mücahit bulup, işinizi sağlama alarak peşinatı verip topraktan girin. Yada o paraya bursa, gibi yerlede sıfır 1 artı 1 konutlar var , alıp düzgün birine kiraya verebilirsiniz.
0
Rao
(08.07.25)
Türkiye'nin en büyük yapı firmaları patır patır iflas ederken, şu zamanda topraktan ev almak büyük risk. Tapuyu hemen almadan, sakın ev almayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.07.25)
(23)

Hz muhammedin resmini çizmek gerçekten dinen yasak mı?

messina123
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
Yoksa bu mezhep işlerinden sonra ortaya çıkmış bir durum mu? Konu hakkında bilgisi olan var mı?
0
messina123
(01.07.25)
İslam tarihinde Hz.Muhammed resmi çizen 10 tane İslam bilgini var, kitapları ortada.

Ama günümüzde yasak. Neden, bilen yok. Herhangi bir ayet, hadis falan yok ki bunu yasaklayan. Mamafih, yasak işte.
0
babilfish
(01.07.25)
insanlar bir süre sonra resme gidip dua etmesin, ondan şefaat istemesin, onu Allah'la arasına aracı koymasın diye yok.

ki halk kitleleri bunu yapar. daha önce defalarca da yapmıştır.

islam'ın tebliğinin ilk yıllarındaki müşrikler de sanıldığı gibi tanrıyı falan reddetmiyordu. ama Allah'la aralarına aracılar koymuşlardı.

bu sadece heykel değildi.

bazen bir taştı, bazen bir ağaçtı, bazen bir resimdi.

mesela hz muhammed onlara islam'ı ilk tebliğ ettiğinde "biz zaten Allah'a inanıyoruz. biz ibrahim'in dini üzereyiz." demişlerdi.

ama hz. ibrahim in resimlerini kabenin duvarına çiziyorlardı.

islam'dan daha önce de nazil olan tevhid dinlerindeki bozulmalar da hep meleklerin, iyi insanların, peygamberlerin vs. resim ve heykellerinin yapılmasıyla başlamıştır.

insanlar bu şeylerden hep bir şeyler istemişler, onu kutsamışlar, direkt ona tapmasa da "şu duamı Allah'a ulaştır. biz günahkarız, o seni sever." diye taleplerde bulunmuştu.

bu İslam'da şirktir. "Müşrikler ateist değillerdi. Allah'ın varlığını kabul ediyorlardı. Gökleri ve yeri yaratanın, güneş ve ayı var edip ilâhî kanunlara boyun eğdirenin, bunları insanın hizmetine verenin, yağmuru yağdırıp bitkileri bitirenin Allah olduğunu söylüyorlardı. Fakat imanları şirkle karışıktı. (www.islamveihsan.com) "

Allah onlar için Kuran'da "Şayet o inkârcılara, “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddütsüz “Allah’tır” derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler? (Ankebut 61)" der.

mesela ilk nesil, resim yahut heykelleri bir şey istemek için yapmaz. onları Allah'ı ya da onun salih kullarını hatırlamak için yapar. ama her gelen nesil kendinden öncekinin saygısını görüp işi tapmaya vardırır.

resmin yasak olmasının sebebi budur.

ben İslam bilgini falan değilim. bildiğim kadarını paylaştım.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
@ya ben lan neyse

Mantıklı. şu da var tarikatçilerin hepsi allahla arasına kul koyan insanlar. Yani peygamber tasvirinin yasaklanması pek işe yaramamış
0
🌸messina123
(01.07.25)
@messina: siz cevap verdikten sonra bir şeyler daha yazdım.

bu konuda çok haklısınız. şimdiki bazı tarikat ve cemaatlerin yaptıkları islam'a göre düpedüz şirktir aslında.

şeyhimiz zamanda mekanda yolculuk etti, şeyhimiz kıyamet günü bizi cennete uçuracak, şeyhimiz ip uzattı, o ipi tutup günahlarımızdan kurtulduk, şeyhimiz ölmedi sadece bedenen aramızdan ayrıldı...

bunlar islam'da yok. büyük oranda hinduizm, yunan felsefesi, spirütializm gibi şeylerden islam'a girmiş, islam'da yeri olmayan şirk adetleri.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
Değil!
0
halitkin
(01.07.25)
merhaba. "ya ben lan neyse" nickli arkadaşa katılmıyorum. mantıken bir şeyi yaratmak yasak. yaratmak allaha mahsus. yoksa bu muhammedin ayak izi, sakalı, hırkası falan diye taptıkları objeler var. kaygı resmi olursa ona taparlar değil. kaygılarının kendi içinde mantığında "yaratıcı sadece allahtır" fikri. neden saygı gösterdiklerini bilmedikleri tapınıyormuş gibi yaptıkları, artık bağlamından kopmuş eğer başkası yapsa puta tapmak olarak tanımlayabilecekleri onlarca şeye nedensiz saygı gösteriyorlar. kaygılarının temelinde kişinin suretinin resmedilmesi yatmıyor herhangi bir şeyi baştan yaratma özelliğinin sadece allah'a ait olma fikri yatıyor.
0
libertine
(01.07.25)
değil. bir kısım sözde alim denen müşrikler halk resme put diye tapar diye zamanında böyle bir şey uydurmuşlar mabatlarından.

@libertine benzer bir şey demiş ama tersten. bu bir kaygı değil, bu tamamen pragmatist bir yavşaklık. ilk emri "oku" olan bir dinin inananları eğer inandıklarını bilmiyorlarsa, yanlış yapıyorlarsa yapılması gerekenler kuranda yazıyor. ancak bir kısım şeyhler ve şıhlar ve muaviyenin artıkları bunlarla uğraşmak yerine -çünkü kendileri peygamberden daha iyi müslümanlar- kendi tarikatlarına adam toplayıp kendi güçlerini arttırmanın peşine düştüler ve konu günümüze günah diye geldi. mevzu tamamen politik.

muhammed peygamber olmadan önce adı muhammed'di, sonra da çok kişinin adı muhammed oldu. trafikte rastgele birine sövseniz isminin muhammed olma olasılığı baya yüksek. ee? isme mi tapacağız, yaradan allah'a mı? islam aklın dinidir, aklı islamdan çıkarıp da şeyhi sokarsanız katliniz farz olur. çok net bir çizgi var.
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
yüzlerce yıl sonra oluşan bir gelenektir diye düşünüyorum. müslümanların güçlü olduğu yerlerde kendi neye inanıyorsa onu herkese zorla kabul ettirme, çoğunluk olmadığı yerde ise fırsatını bulana kadar ponçik ponçik davranmasına dair güzel bir örnektir bu. adamlar taşa taş atarak, küp taşın etrafında dönerek ibadet yapıyorlar. hangi putperestlikten sakınmak için resim yapmıyorlarmış?

yahudilikte de peygamberin resminin çizilmesi yasak. yahudilerin birini bunun için öldürdüğünü saldırdığını gördünüz mü?

hinduların sen kurban keserken sana saldırdığını düşünebilir misin? onun dininde de o yasak.. sen hindu olmasan bile ona saygı duyup canın çekse bile et yemeyeceksin yoksa gelip kafanı kesme hakkı doğar!

bir tek müslümanlar, tüm ülke, tüm dünya ben neye inanıyorsam ben neyi kutsal sayıp yasak koyuyorsam öyle yaşayacak, davranacak diyor. ben böyle davranan başka bir din veya bir düşünce bilmiyorum.
0
jepa
(01.07.25)
Bir kere Türkiye'deki dinsiz militanların mezhep, fıkıh, İslam hukuku konusunda en ufak bilgisi yok. "Oku" kelimesine sürekli atıf yaparlar ama Facebook postlarından başka okudukları birşey olduğunu sanmıyorum.

Yoksa çoğu sorunun cevabı, sebepleri, emirler, yasaklar, maslahata bırakılan konular,farklı uygulamalar hepsi bir disiplin içinde oluşmuştur ve hepsi için makaleler, yazılar var .Asla okumazlar . Bu yüzden onların uydurdukları cevapları bir kenara koyun.

İslam'da sadece Emir ve yasak yok. Haram , günah, tahrimen mekruh, tenzihen mekruh, müfsid, mendup, muttafakun aleyh hükümler, muhtelefun fih hükümler, icmadan Doğan hükümler, kıyastan doğan hükümler en önemlisi pergamberimizin sünnetinden doğan hükümler var.

Kur'an kıyas ve icma hükümleri için aklımızı kullanmayı tavsiye ediyor. Zira Kur'an her şeyi yazsaydı milyarlarca sayfa olur, mükemmel olmazdı.

Leman dergisi özelinde dinsiz militanın karikatürü var bu "devlet açısından" ifsat edici bir harekettir.

İslam devleti olsaydı (eğer hakaret eden müslüman değilse) tövbe edene ve pişmanlığı sabit olana kadar hapsedilirdi. Ta'zir cezası denilen olayın durumuna göre cezaya hükmedilirdi.

Kişi bakımından

"Eğer onlara sormuş olsan, şöyle derler “Biz oyalanıp oyun oynuyorduk.” Onlara deki “Hayır hayır siz, yalnızca Allah, O'nun indirdiği ayetler ve elçisiyle alay ediyordunuz.” Eğer onlara soracak olursan kesinkes: "Lakırdıya daldık, şakalaşıyorduk" derler." ayeti ve devamı kendisini tarif eder.

Türkiye devletimiz bakımından "dini değerleri aşağılamak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçu oluşur.
0
hebanon
(01.07.25)
Dinen yasaktır. Çizen alim de
olsa bu husus yasaktır.
O nedenle dinen canlı resmi de çizilemez.

@ya ben lan neyse

Peygamberden neden şefaat neden istenmesin ki?
Şefaati inkar eden için şefaat yoktur.

Aracılık konusunu da yanlış anlıyorsun. Dinen manevi derecesi yüksek olan mübarek bir kuldan yardım istenebilir. O nedenle istiğase,tevessül vardır.
Bu, o kula tapınmak veya her şeyi ondan bilmek manasına da gelmez.

Tasavvuf hakkında da yanlışların var.
Tarikat, tasavvufun alt koludur.
yeni veya son 50-60-70 sene içinde ortaya çıkmadılar. Yüzyıllar öncesine uzanan menavi bir bağ vardır. İslamiyet'in yayılmasında, savaşlarda da önemli görevler edinmişlerdir.

Günümüzde ise bir çok kavramla birlikte tarikat kelimesi de olumsuz manada anlamlandırılmıştır.
Buna en büyük sebeplerden biri bazı kökü bozukların şeyh/hoca diye tanıtılmasıdır. Görev dini anlatmak değil de dini yapıları imha etmek ise bu dışarıdan değil ancak içeriden olabilirdi

Diğer yandan tarikatla işi olmayan, ama işi dini bozmak olan kimi ilahiyatçıların kaynağı da geçmiş alimler değil de kökeni yahudi olan avrupalı oryantalistler olabiliyor.

@libertine
Bahsettiğin şeylere tapınmak yok olamaz da. Sevgi ve hürmet var.
İşi tapınmaya vardıran dinden çıkar.
Namazda bile Kabeye dönülür
ama kabeye de tapınılmaz .
Farkı iyi anlamalısın.

Ayrıca istiğase,tevessül, himmet
ve teberrük kavramlarına bakmanı öneririm
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
peygamber kendi payına düşen savaş ganimeti kalkanlarındaki hayvan resimlerini bile sildirmiş. kaldı ki kendi resminin çizilmesine müsade edecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.07.25)
@diyecevaplandı:

şefaat resimden istenmez. peygamberden istenir. ben şefaati reddetmedim.

bana peygamberimizden sonra gelen en hayırlı sahabelerin peygamberimize istiğase yaptığına, peygamberimizin tarikatı övdüğüne ya da onun döneminde var olan 1 tarikata dair 1 tane delil gösterin inanayım.

dinen manevi derecesi yüksek bir kulu aracı yapmak islam'da yoktur. bu bildiğin Allah'la araya aracı koymaktır. müşrikler Allah'a ibadet ederken "biz günahkarız o yüzden salihlere dua ediyoruz, onlar dualarımızı Allah'a ulaştırıyor." diyorlardı. bunun ondan farkı yok.

bugün insanların tasavvuf dediği şey hint felsefesinden başka bir şey değil. hangi tasavvufçu vahdeti vücutu reddediyor? hallacı mansur "ben rüyamda yaratıcıyı gördüm, bana "ben senim sen de bensin." dedi. sözleri bugünkü tasavvufun özetidir. "çünkü yaratılanla yaratıcı aynı ise ben de yaratıcıyım." gibi bir mantık tasavvufta insanı zamanla bu düşünceye ulaştırıyor.

bunun İslam'da olmadığı gibi İslam'ın en büyük günahını içerdiğini söylememe gerek yok herhalde.

tasavvuf İslam'da vardır ama bununla alakası yok.
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
Fikhen yasak degil ama geleneklere göre kabul edilir degil. Kabe'de soyunmak gibi bir sey bu da.

Ayrica Islam'da resim de yasak degil, bu sadece Emevi-E$ari dayatmasi.
0
feastofthedamned
(02.07.25)
@ya ben lan neyse

Bir Müslüman dua ederken :
- Yarabbi , Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle ... demenin neresinde sakınca var ?

ve bunun dinen yasak olduğunu gösteren bir şey var mı ? Yok

Araya engel olarak girecek bir şey varsa nefs ve şeytandır.
Ama bağ kurulacak olsa manevi dereceleri yüksek olanların arada anılabilir. Faydasını da yaratacak olan yine Allah (celle celaluhu)dur.

Tabi doğrudan arada isim olmadan da dua edilebilir. Müşrükleeğn yaptığıyla aradaki farkı iyi anla . Burada kulun yarattığı bir şey yok olamaz da.

Tasavvuf ehlinin bazı sözleri kendi hallerine özel bir durumdur.
Bizim normal bir söz gibi bunları söylememiz doğru olmaz.


@feastofthedamned
burayı okuyabilirsin

www.islamveihsan.com
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
Olayın dini boyutu farklı ancak, müslümanlar bunu istemiyor ve Peygamberlerine hakaret olarak değerlendiriyorlar.

Fransa'da idi sanırım, charlie hebdo diye bir dergide bu iş yapıldı. Ortalık ayağa kalktı. Sonunda karikatürü çizen kişiyi öldürdü birisi. Lemancıların bunu bilmemesine imkan yok.

Bence tamanen akp ricası ve pkk direktifiyle, akp tabanını toparlamak, konsolide etmek için yapılmış bir provokasyon. leman dergisi, pkk sempatizanı, destekçisi bir dergi...


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.07.25)
@diyecevapladı: peygamber efendimiz halası safiye'ye, kızı fatıma'ya, kavmi haşimoğullarına "ben sizin için Allah katında bir şey yapamam. demişti. bu insanlar en salih kişiyi aracı yapmayı bilmiyor muydu? bu araya aracı koymamanın bir delili değil mi?

bir uygulamanın dinde olması için ayet ya da hadis lazım. ikisi de yok.

Allah haşa bugu olan bir şey mi ki birilerinin torpilini istediğimizde duamızı kabul etme ihtimali artsın? "Allah'ım hadi ben iyi bir insan değilim, bari x kişinin hürmetine olsun..." demek şantaja benziyor.

Kuran'da defalarca lanetlenmiş müşrikler 2 tane Allah olduğunu söylemiyordu.

müşrikler meleklerden, salihlerden şefaat istiyordu. Allah bunları seviyor, bunlar bize şefaat edecek diyorlardı.

bugün biri için "yüzü suyu hürmetine" demek bunun sulandırılmış hali.

fatiha suresi: "yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz..."

cinn suresi 20. ayet: "ben ancak rabbime dua ederim ve ona kimseyi ortak koşmam."
0
ya ben lan neyse
(02.07.25)
@diyecevaplandı

Allah'la kul arasına kimse giremez nokta.

peygamber elçidir onu da araya sokamazsın zaten mevzunun ana konusu da Hz. Muhammed'in neden resmedilmediği değil mi.

"Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) hürmetine dualarımı kabul eyle" demenin de sakıncası var.

Allah sana kullan diye irade, benlik vermiş. duanın adresi belli. Allah duanı kabul ederse zaten edecektir. Araya torpil sokmanın manası yok. Yani en azından burada bari torpilcilik peşinde koşmayın.
0
duyuruuser
(02.07.25)
nedenini bilmiyorum ama hz isa gibi putlaşıp sembolleşmesin diye bence.
0
mikahakkinen
(02.07.25)
Örneğin Hz. Ali resmi diye bildiğimiz resimler bildiğim kadarıyla 1800lü yıllarda İranlı bir ressamın çizimleri (aksine Hz. Ali'nin kel olduğu rivayetler arasında), eğer izin verilseydi şu anda buna benzer resimler yaygın olurdu, bunun önü alınamazdı.

Mesela şu anda insanlar tarikat şeyhlerinin suretlerini düşünerek rabıta yapıyorlar, onun gibi şeyler olurdu.
0
theconqueror
(02.07.25)
dinde ayet dışında hiçbir şey yoktur. hadis de yoktur, sünnet de yoktur, "meal" bile yoktur abicim.

en sahih hadisleri yazdığı iddia edilen buhari'nin dakikada 1 hadis yazmış olması lazım ömrü boyunca, mümkün değil. sünnet dediğin ben peygamberi şöyle gördüm böyle gördümden ibaret. her adımının kaydı olsa bile, 600 yılının arabistan'ı ile bugünü aynı tutuyorsanız siz zaten kuran okumamışsınız, şeyh dinlemişsiniz demek.

meal dahi yoktur, meal "anlamlandırmak"tır. ulan hangi şeref yoksunu allah'ın kelamının anlamına anlam katabilecekmiş? anlamadığın bir şey varsa okuyacaksın, düşüneceksin, tartışacaksın. sonra aldığın karara ayet muamelesi yapmayacaksın. islam akıl dinidir, uzunca zamandır -yüzyıllardır- dinden aklı çıkardılar.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
@ ya ben lan neyse
... yapamam diye bahsettiğim o meseleyi eksik aktarıyorsun.

Ayrıca bak burada bahsedilen ayet:
www.islamveihsan.com

Din, akli zorlamalarla olmaz.
Nakille olur.
Anladığın manada başkasının hakkına giren, zulme sebep olan bir torpilcilik değil hayırlı anlamda sebeplere dayanmaktır.

Baktım da örnek verdiğin ayetlerin hangisi araya aracı vesile koymayın diye buyuruyor ? Hiç biri.

Araştır bakalım. hadi günümüzde de değil 300 -500 sene önceye hatta daha geriye git. hangi alim/veli/hoca aracı vesile konmasın diyor bir anlat görelim ..

@ ahmet oturum cerezi
hadisi nedense Avrupalı oryantalistler de inkar ediyor.
Bu benzerlik tuhaf değil mi?

@duyuruuser
seni anlıyorum biliyor musun ?
Evden oturarak, okula kayıt yaptırmadan, sınavlara girmeden araya hiç bir şey koymadan diploman kapına gelmiş. Böyle zeki olunca neden yorulasın, araya bir şey koyasın ki ?(!)
Herşey hazır zaten.

Evet irade benliğimiz var ama
dini, bir adet IQ değerini bile pek bilmediğimiz akla göre şekillendirme , ayetlere kafaya göre mana verme cesareti(!) bende yok doğrusu.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
@diyecevaplandı aynen, avrupalı oryantalistler, evet. aklın dinden çıkarılmasının yaşayan örneğini de gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

hala alim, veli, hoca diyorsunuz. biz kuran diyoruz, siz hoca diyorsunuz. çok garipsiniz, allah yolunuzu göstersin.
0
ahmet oturum cerezi
(02.07.25)
Sen Kur'an ı Kerim demiyorsun.
kendini alim veli yerine koyuyorsun.
Nahl 43. Ayetine bak ne buyuruluyor?
Zikir ehlinden kasıt ne olabilir ?
Tefsirlere bakmalısın.

Akıl, ayeti anlamaya yarar.
Ama o akıl fırsat kollayıp herkes kafasına
göre takılsın diye hadisleri de inkar edemez.
0
diyecevaplandı
(02.07.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.