[]

psikiyatri doktoru ilaç bitmedne bir üst dozunu yazabilirmi ?

psikiyatri 4-5 gün önce concerta 36 mg yazdım. kutuda 30 ilaç var.
etki ediyor ama hafif etki ediyor.
bir üst dozunu istiyorum. kutunun bitmesini beklemek zorundamıyım ?


 
evet. elinizde ilaç var görüneceği için 1 aylık doz bitmeden yenisini eczane vermez.


  • gibicibicis  (05.01.20 17:47:10) 
[]

sgk primi ödemek vs 65 yaş aylığı almak, hesabım doğrumu ?

selam.
2008'den sonra çalışmaya başlayanlar emekli olunca
60 yaşında 850 tl almaya başlayacak.
hiç prim ödemese 65 yaşında 750 tl yaşlılık maaşı alacaklar.
arada sadece 5 sene maaşsız dönem ve ayda 100 tl maaş farkı var.

ama hiç prim ödemese ve kaçak çalışıp her ay patronun devlete ödediği 1150 tl'yi kenara attı diyelim.
patrondan aldığı 1150 tl'nin 150 tl'sini devlete kendisi ödese sağlıktan faydalanıyor.

20 senede kalan 1000 tl = 240.000 tl para ediyor.
75 yaşında öleceğini varsaysak 75-60=15 senede 240.000'li harcasa ayda 1350 tl maaş ediyor ölene kadar. buna 65 yaşından sonra yaşlılık maaşıda eklenecek.

burada bir tutarsızlık yokmu ? 20 sene çalışıp prim ödemektense hiç prim ödemeyip hep kaçak çalışmak çok daha karlı.
beyaz yakanın asgari ücrete yakınlaşması gibi ihtiyarlıkta yaşam kaliteside herkesin eşitleniyor. sosyalizmden kominizme geçtik amk.

not:
sgk emekliliğinde ölünce sizin maaşınızı yakınınızın alması gözardı edilmiştir.
işeverenin kaçak çalışmayı kabul etmeyebileceği gözardı edilmiştir.

 
Gencecik adamların vizyonunun emeklilik olması ne kötü.

Hiç bir işyeri sigorta primini ödemeyeyim sana elden vereyim demez.sende teklif etsen kabul etmez.ancak kağıt üstünde tutar gibi gözükür.
  • duptıs  (04.01.20 14:12:08) 
Hesap o kadar yanlış ki cevap yazmaya üşendim

1. En düşük emekli maaşı: 1.263 tl
2. Asgari ücret: 2.324,71 işverene maliyeti: 3.458,03
Gss ise aylık 88 TL

Sigortasız çalışmak isteyen biri işverenden 3.458 TL ister de işveren bunu niye versin sigortasız işçi riskini alıp? İlaveten verdiği parayı gider de gösteremeyecek

Ayrıca hesapta 30 sene çalışan birinin alacağı kıdem tazminatı hesaplanmamış ki bir işçi 30 senede en azından çalıştığı departmanda şef olur ve brüt 6 bin 635 ki 6 ay sonra kabaca 7.000 olacak 210.000 TL yapar.

Arkadaşın yaptığı hesap hesap değil maalesef.
  • otopsicocugu  (04.01.20 14:57:07) 
Gözardı edeme diye sigortasız işçi çalıştırmak sıkıntılı zaten. Ve işveren sigorta yapmadı diye ödeyeceği vergiyi cebine indirir size niye verip riske girsin? Öyle olduktan sonra devlete öderim daha iyi der, en azından bedavadan ceza yeme riskim olmaz der.


  • enis buyutucu  (05.01.20 03:05:29) 
[]

concerta'yı aç karnına kullanmak sakıncalımı ?

doktor tok kullan dedi ama sabah kalktığımda iştahım olmadığından hiçbir şey yiyesim yok.

aşağıdaki prospektüs linkinde aç yada tok kullanabilirsiniz yazıyor
pdf.ilacprospektusu.com

ilacın kendi prospektüsünde ise ;
"yemeklerden önce yada kullanabilirsiniz"
yazıyor. sanırım bu tok kullanın demek.

aç kullanmaya devam edeyimmi sizce ?

 
Zarar vermez de ilaçtan maksimum verimi almanı engeller. Ayrıca ilacı aldıktan sonra zaten iştahın olmayacak, o yüzden yemek yedikten sonra içmek daha iyi.


  • plutongezegendegilmi  (03.01.20 13:43:39) 
ben hep açken alıyorum, sabah sabah yiyemiyorum genelde


  • passion rules the game  (03.01.20 14:01:12) 
"Besinlerin etkisi :
Yağ açısından zengin bir kahvaltıdan sonra veya aç karnına hastalara CONCERTA
verildiğinde ilacın farmakokinetiğinde ya da farmakodinamik özelliklerinde farklılık
gözlenmemiştir. Yiyecek varlığında veya yokluğunda doz ayarlanmasına ilişkin bir kanıt
yoktur"

titck.gov.tr
bölüm 5.2 sayfa 25
  • masseter  (03.01.20 14:20:05 ~ 14:22:01) 
[]

devlet tiyarolarını seyirci puanlaması görebileceğim site varmı ?

imdb gibi puan görmek istiyorum ama aradım bulamadım.
bugün göl isimli tiyatroya gittik mesela beğenmedik. puanlama sitesi olsa belki düşük puanı görüp gitmeyecektik.



 
yok.
olsa ne olacak, imdb'de de gişe filmiyle nbc filmi aynı puanı almıyor mesela; ki nbc filmi diyip kesin iyidir, kötü söz söylemeyelim demek de yanlış.

varsa tiyatrodan tanıdıklarınıza sorun.
yoksa bana sorun.
  • jimjim  (02.01.20 23:26:17) 
tiyatrolar.com.tr

puanlar gerçeği ne kadar yansıtıyor bilemem ama şöyle bir site var. işinizi görür belki.
  • aslansimsek  (03.01.20 00:54:31) 
tiyatrolar.com.tr sitesinde 5-6 kişi oylama yapmış sadece. bazı oyunlarda hiç oy yok.


  • aslindasorunumpsikolojik  (03.01.20 11:42:48) 
[]

akıllı bileklikler tansiyonu ve derin/hafif uykuyu nasıl ölçebiliyor ?

M3 bileklik aldım. anladığım kadarı altında yeşil bir ışık var sadece.
tansiyon denen şey sıvının (kanın) basıncı.

deri üstünden ışık vererek basıncı nasıl ölçebiliyor ? üstelik doğru ölçüyor, kan verirkenki tansiyonum hep 11-12 / 7-8 'dir. aynı değerleri verdi.

derin uykuyu ölçmek için uyku merkezlerinde kafanıza elektrodlar bağlayıp sinyalleri takip ediyorlar. bilekten nasıl ölçebiliyor peki ?

 
O ışık damarından geçen kanın yoğunluk ve hızına bakıyor. Kalp attıkça kan damara yükleniyor, elle hissedilen nabız da aynı şekilde. O pıt olduğunda damardan normalden daha çok kan geçmiş oluyor, ışık da bunu görmüş oluyor.
electronics.howstuffworks.com

  • Bruce  (01.01.20 13:16:26) 
dediğiniz gibi nabzı ölçmesi kolay zaten.
soruda nabzı sormadım o yüzden.

ama tansiyon ve derin uyku ?
tansiyon sıvı basıncı demek.
  • aslindasorunumpsikolojik  (01.01.20 13:24:39) 
Tıbbi açıdan yorum yapam,
-bilekten tansiyon ölçen aletlere güven sıfıra yakın.
-koldan ölçenlere saygımız sonsuz ama anormal değerlerde çok da güvenmemek lazım.

En güvenilir olan kendi kulğımızla, doğru zamanda doğru pozistonda doğru yerden, kalibre edilmiş manuel cihazlarla ölçmek.

Ivır zıvırı geçersek.
Saati bilmiyorum nasıl bir şey, bildiğim bir modelde sanırım içinde barometre var, veya bilekliğin basınçla gerilme gevşemesinden ölçüyordu.

İşte nabızla senkorize ise bu hareket, ordan önceki hesaplarla kalibre edilmiş formüllere göre yaklaşık tahmin ediyordur.
  • masseter  (01.01.20 13:33:29) 
Tansiyon ölçümü hikaye, bilekten optik olarak yapamaz. Nabız yapabilir. Arkadaş ikisini birbirine karıştırmış.

Derin uyku konusunda hareket sensöründen ve nabzından faydalanarak tahmini bir yaklaşım sergiliyor. Tabi ki %100 doğru değil, bir estimation. Fikir vermek için.
  • nabrukk  (01.01.20 18:02:47) 
[]

televizyona kulaklık takmak ?

lcd televizyona telefon kulaklığı taktım ama ses çok çok kötü geldi.
televizyona takmak üzere kablolu kulaklıkların modeli cinsimi var ?
deneyen oldumu ?
3 metre kablosu olacak

 
ses çevirisinde sorun yaşanıyordur muhtemelen. gelen dijital sesi çevirmediği için sorun çıkıyordur. herhangi bir ara digital to analog converter gerekiyor olabilir eğer tvde kendiliğinden yoksa bu olay. emin değilim ama.


  • viyana kangurusu  (30.12.19 14:48:55) 
Sesin kötü gelmemesi lazım. Bildiğimiz kulaklık girişi var, değil mi (3.5mm) ?

Sonuçta insanlar oraya hoparlör takıyorlar, hoparlör çalışıyorsa kulaklık da çalışmalı. TV için özel bir kulaklık diye bir şey yok. Başka kulaklıkla deneyin. Bu arada 3 metre kablo olunca ses kalitesi biraz düşecek.
  • benaaymi  (30.12.19 15:50:30) 
Kulaklık girişine değil de "line out" girişine filan takmış olabilir misiniz?


  • John Bloor  (31.12.19 12:00:44) 
[]

diş merkezlerinde çalışan dis hekimlerinin ortalama maaşı ne kadar ?

ekşide bir entry'de 3000 tl demiş biriside, bana abartı az geldi.
o kadar olsa devlet hastanesinde çalışmazmıydı hepsi ?



 
Primsiz sabit ücreti olabilir ama öyle de az tabii.


  • angelus  (27.12.19 20:37:50) 
bi arkadasin kardesi yeni disci oldu. gecen o da diyordu 3bon veriyorlar diye. sasirmistim baya.


  • brkylmz  (27.12.19 20:55:29) 
Bir arkadaşım 3 bin + prim şeklinde anlaştı, ilk ay toplam 12 bin almıştı, it gibi çalışıyor ama.


  • somethinginthewayshemoves  (28.12.19 01:36:12) 
[]

magnezyum ölçümünü idrardan yada hücre içi tekniği ile ölçtürmek

magnezyum seviyemi kanla ölçtürdüm ama araştırdığım kadarı ile bu güvenilir bir metod değil.
memorial hastanesinin aşağıdaki linki aynen şöyle yazmış

"Kanda serum seviyesinin ölçülmesi her zaman gerçek magnezyum düzeyini göstermeyebilir. İdeal olan idrarda veya hücre içi (kandaki mononükleer hücreler) düzeyin ölçülmesidir."
www.memorial.com.tr

devlet hastaneleri idrardan yada hücre içi magnezyum ölçermi ?
özel hastanelerde kaça yaparlar ?

 
Hayırdır bartter, gitelman ayırıcı tanısı mı yapacaksınız idrar magnezyumuyla?

Hücre içi magnezyum ölçümü mü? Akşam akşam güldürdünüz, teşekkürler.
  • flexner wintersteiner  (26.12.19 19:30:52) 
İdrarda ölçülür. Hücre içinden kastınız rbc düzeyinde ise bu da mümkün. Ama bu işleri Acıbadem lab yapabilir devlet hastanesinde olmaz.

@flexner niye güldün?

Fiyat olarak kütle spektrofotometresinde ölçtüler için 200 TL civarı olabilir.
  • intihar etsem de kendime gelsem  (26.12.19 21:35:13) 
[]

4 günlük kaplıca tatili depresyonuma iyi geldi

tatil sonrası iş yapma şevkim ve motivasyon epey iyileşti ? kaplıca nasıl fayda etmiş olabilir ?

1) sudaki magnezyum magnezyum eksikliğimi giderdi.
2) kaplıca suyundaki başka bir element eksikliği giderildi.
3) sadece 4 gün iş stresindne uzaklaşmak yetmiş olabilir
4) kaplıca suyuna günde 3 kere girdim. sonrasında 20 dakika terliyorsun. vucudu yordu ve spor etkisi yaptı, spor sayesinde depresyon düzeldi

en yüksek ihtimal magnezyum eksikliği gözüküyor.
magnezyum iğnesi yaptırmayı düşünüyorum.

 
5) hepsi.


  • denklemci  (25.12.19 11:47:58) 
O depresyon değilmiş. Depresyon olsaydı duramazdiniz.


  • westblack  (25.12.19 11:57:20) 
kaplıca olayını bilmiyorum ama bir benzerini hamamda yaşamıştım. ter odasında vücut kirleri atınca kendine geliyor insan. format atılmış pc gibi oluyorsun.


  • stationary traveller  (25.12.19 12:06:16) 
terle beraber atmissiniz depresyon bakterilerini


  • jimicik  (25.12.19 12:09:44) 
magnezyum sülfat bir tuzdur, terle kaybedilen bir elektrolikittir. iğnesini yaptırmanıza ihtiyacınız yok. rossmann'dan 10 liraya 10lu efervesan tablet alıyorsunuz suya karıştırıp içiyorsunuz.


  • nabrukk  (25.12.19 12:12:21) 
depresyon 4 günde geçmez kanka başka bir şeydir o..


  • yardım edin  (25.12.19 12:35:37) 
@jimicik'in yazdığı baya iyiymiş. Puanım doğuz.

tr.pinterest.com

Ciddili klinik depresyon o şekilde geçse biz nerden ekmek yiyeceğiz? Keşke dört günlük kaplıcayla geçseydi de ben işsiz kalmaya razıyım.

Somut yaklaşmak gerekirse magnezyumu ölçtürüp bakabilirsiniz.
İş stresiyse zaten (başa çıkmayı öğrenmediğiniz vakit) bir ay sonra eski şikayetleriniz tekrarlar, bu da bir ipucu olur tertemiz.
Diğer maddeler haddim değil, biyologlar/kimyagerler bunu da açıklasın!
  • mor bembombom  (25.12.19 12:47:08) 
3) sadece 4 gün iş stresinden uzaklaşmak yetmiş olabilir

iki soda içsen kaplıcada aldığının yüz katı magnezyum alırsın :)
illa magnezyum alıcam dersen igneye gerek yok magnezinc alıp günde bir tane içsen yeter.

iki sence önce stresli bir döenmde 1 haftalık kamplı ormanlı bir tatilde bana aynı böyle hissettirmişti. önüme iş getirin dağları delerim kafasındaydım. bir haftaya eski ruh halime döndüm.
  • orpheus  (25.12.19 13:59:45 ~ 14:28:44) 
3 direkt.


  • stavro  (25.12.19 14:52:30) 
[]

11 yaşındaki çocuğa ingilizce eğitimi

çocuk iyi bir devlet ortaokuluna 6. sınıfa gidiyor. (okula kaydedebilmek için okulun eski müdürünü devreye sokup 3000 tl bağış yaptık)
ama ingilizce eğitimi haftada 2 saat ve yetersiz.

ingilizce dil kurslarının yoğunlaştırılmış yaz kurslarına göndersem yazın 3 ayda 3 kur bibirebiliyormuş. seneye yazında kalan 2 kuru bitirse işe yararmı sizce ?

çocuk konuşma imkanı olmadığından unutur gider, boşa çabamı olur ?
yazın günde 5 saat haftada 5 saatlik yoğun programa kaydedecem.
kurları bitirdikten sonra nasıl unutmaması sağlanır ?

 
kur mur geyik.

cocuga türkce bir sey izletmeyin. hepsi yabanci dilde altyazili olsun. ingilizce kitap, cizgi roman alin. eline fiziksel sözlük alin. karistira karistira ögrensin.

cocuk zaten 1-2 sneye kapar bir seyler.

mali durumunuz iyi ise özel hoca tutun, aciklarini kapata kapata gitsin. kur sistemi cok klasik ve herkese verimli degil. özel hocadan ilerleyin.
  • duygusuzromantik  (22.12.19 17:05:52) 
Tum arkadaslari tatil yaparken cocuk kursa giderse bence ingilizceyi sevecegi varsa da sevmez.

Onun yerine ingilizce egitim veren genclik kamplarina yollayabilirsiniz, turkiye’de de vardi sanirim.
  • kuehles blondes  (22.12.19 19:48:01) 
Cocugunuzun yazin gunde 5 saat ing yogun programindan ve genel manada soyle istiyorum boyle dusunuyorum tavrinizdan haberi var mi ? Bunlar sizin isteginiz mi yoksa cocugunuz da ing seven ama okuldaki saati az bulan biri mi ?

Ing ogretmeniyim ve gordugum : veliler ing eğitimi soz konusu oldugunda hep bi yetersiz moddalar. (Facepalm )

Yazin izleyecegi dinleyecegi seyler ing olsun ing okusun duysun ve kulturel bazi seylere merak etmesini saglayin kafi.
11 yasindaki cocuktan bahsediyoruz yav..

Edito : devlet ortaokullarinda 5 ve 6. Siniflarda ing standart 3 saattir
Hatta secmeli saatler ile 5 olabilir.
Bagis yaptığınız okula o saatleri bi sorun bence..
  • mustang  (22.12.19 20:22:01 ~ 20:23:33) 
Kurs yerine oyun ablası/abisi tutun, birçok öğrenci ajanslar ve siteler üzerinden bu işi yapıyor. Ayrıca yukarıda dedikeri gibi etkinliklere gidrsiniz. Birlikte 1-2 İngilizce kitap olabilir. Aşırı zor bir değil İngilizce, kurslarla bu yaşta nefret ederse hiç öğrenemez.


  • kaset  (23.12.19 00:31:48) 
cambly kids'e bir bakın isterseniz.


  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (23.12.19 01:42:44) 
Oyunlaştırılmış uygulamalara bakın. Duolingo, Cambly vb.


  • anten  (23.12.19 13:36:58) 
[]

kanal istanbul yüzünden trakyanın savunmasının zayıflaması konusu ?

ya ben konuyu anlamadım yada muhalefet boş goygoy yapıyor.
trakya savunacak güçler batıdan gelecekse zaten şu an boğazı geçmenin yolu 3 köprü bir tünel. kanal istanbul yapıldığı zaman pek birşey farketmeyecekki.
ayrıca trakya dediğini yer avrupada bazı ülkelerden büyük.
çok uzun süre kendi savunmasına yetecek gücü trakyaya önceden koyabilirler, koymuşlardırda.
sizce trakyanın savunması zayıflarmı ? neden ?

 
4 tarafı su olan yani kara ile hiçbir bağlantısı kalmamış olan bir toprak parçasına sahip olmak, karaya en az 1 yönden bağı olan bir toprak parçasına sahip olmaktan kolaydır. Bu toprak parçası eğer bir ülkenin sınırları içinde kalıyorsa oraya başka bir ülke girip yerleşmek ister, sebebi o ülkenin varlığını olumsuz etkilemekten başka bir şey olmaz. O toprak parçasına konmak demek her dört yöndeki sulara ve trafiğe hükmetmek demektir. Bunun nesi sana normal geliyor anlamadım.

Kanal İstanbul'un tek tehlikesi Trakya'nın savunulması değil ayrıca.
  • muhayyer divan  (22.12.19 17:07:09) 
bence dört bir yanına duvar örersek, çevresindeki sulara da köpek balığı pirana gibi bilimum yırtıcı balığı koyduk muydu kimsecikler giremez.

ne saçmalıyonuz la trakyanın savunması falan lol
  • cedric tweedledee  (22.12.19 18:41:29) 
  • muhayyer divan  (23.12.19 22:24:49) 
[]

sinemada projectör ışığını parlak düzeyde veren salon denk geldinizmi ?

sehrimde 2 tane sinema salonunda denedim. filmin her sahnesi karanlık.
şimdi diğer sinemaları tek tek deneyecem.
adam gibi yüksek şiddetle ışık yansıtan sinema bulamazsam matrix-4 dışında bir daha sinemaya gitmeyecem.
ışığı kısmayan sinema salonuna denk geldinizmi hiç ?

 
Parlaklığı geçtim, direkt mavi mor görünüyordu ekran hani şu kabloyu biraz oynatınca tüm renklerin birbirine girdiği olay var ya. Bi 5 dk falan öyle izledik reklamları sonra baktım herkes izlemeye devam ediyor ne koyun millet bunlar diyip çıktım biletçilere söyledim düzeltin şunu diye de anca öyle düzelttiler. Varsa bir şikayetiniz gidin nazik bir dille şikayetinizi belirtin. "Siz sorunun farkında olmayabilirsiniz ama hiçbir şey göremiyoruz gerçekten gelin bakın siz de..." şeklinde şikayetinizi belirtin. Mümkünse tek kişiye değil direkt satışta birkaç kişi varsa ortaya söyleyin ki araya kaynamasın.


  • glutamin  (22.12.19 16:20:57) 
sinema salonları her 6-7 ayda bir projektöründeki lambayı değiştirmeli. (belirli bir saat kullanımı vardı ama unuttum) ancak maliyeti 10-15k TL arasında değiştiği için bunu yapmaya pek hevesli değiller. En son İstanbul'da Kadıköy Sineması'nın durumu iyiydi ama işte her 6-7 ayda bir durum değişiyor, bilemiyoruz.


  • parcaliham  (22.12.19 16:38:25) 
geçen yine sorulmuştu, @parcaliham ın dediğine ek olarak projeksiyonu eco modda kullandıkları söylenmişti. ampul uzun ömürlü olsun diyerek.


  • trajikomix  (22.12.19 19:52:49) 
[]

tempolu yürüyüş yaparken nabzı ölçen cihaz ?

oksimetre denen parmaktan ölçen cihaz olurmu yoksa parmağımdan düşermi ?
siz ne tavsiye edersiniz ?



 
Akıllı bileklik?


  • Ufuk  (17.12.19 22:07:47) 
apple watch ilk serisinden itibaren, fitbit, xiaomi, huwaei band vs. daha sayamadığım tonla saat bu işi yapıyor.
paran varsa apple watch, paran yoksa xiaomi ya da huwaei bakabilirsin.

  • ozdek  (17.12.19 23:20:05) 
Mi Band 4


  • himmet dayi  (18.12.19 09:24:51) 
en stabil olan göğüs bandı. tercihen ant protokolü üzerinden çalışanlar. cep telefonuna da eşlenebiliyor çoğunlukla.


  • argent dawn  (18.12.19 10:14:58) 
Akıllı bileklik yazılmış. Nabız ölçme başarısını araştırmadan almayın. Bilekten ölçmek hem de yürürken ölçmek kolay iş değil diye biliyorum.


  • cosmicstring  (18.12.19 10:17:13) 
[]

çiçek hastalığı virüsünün DNA'sından virüs üretilebilirmi ?

bildiğiniz gibi şu an dünyada (en son aşı olanlar dahil) hiç kimsenin çiçek virüsüne karşı bağışıklığı yok ve bu virüs 10 kişiden 3'ünü öldürüyor.
aşağıdaki yayında bu virüsün tam DNA'sı üstünde araştırma yapmışlar.
www.ncbi.nlm.nih.gov
zaten 186k baz harf var dna'sa sadece.
virüsün kendisi 3 örnek abd'de bir örnek rusya'da bulunuyor ve who'nun yok edin demesine rağmen bu 2 ülke yok etmiyor.
bir araştırmacı 186k baz DNA kodu sentetik üretip boş bir virüs hücresinin içine yerleştirip sıfırdan çiçek virüsü üretip biyolojil silah amaçlı kullanamazmı ? çiçek virüsü geçtiğimiz 1800-1970 arasında 500 milyon insanın ölümüne sebep olmuş bir hastalıkmış.

mesela bill gates "nükleer silah 100 milyon insanı öldürünce durması beklenir ama çiçek virüsü durmaz" demiş
www.cnnturk.com

diyelimki manyağın teki çiçek virüsünü üretip yeniden dağıttı.
toplanın acil durum planımı açıklıyorum :)
1- tüm dünyada sokağa çıkma yasağı uygulanacak.
2- sadece acil altyapı ve sağlık ve gıda hizmetlerinin üretimi ve dağıtımı için çok az insan çalışmaya devam edecek.
3-belediye görevlileri evlerin kapılarına temel gıda maddeleri bırakacak.
4- dünyadaki tüm lablar 7/24 çiçek virüsü üretecek. atıyorum 2 ay içinde aşılar hazır hale gelince tüm dünya nüfusu evlerinde aşılanacak ve yaşam eskisi gibi devam edecek.
5-virüsü dağıtanı bulup ağzını burnunu kıracağız.

tabi dünya ekonomisinin %10 küçülmesi gibi birçok sosyal ve ekonomik sorunla uğraşılacak ama 8 milyar insanın %30'unun ölmesinden iyidir.

 
Manyağın teki üretmez de ABD ya da Rusya, bunu silah olarak kullanabilir ileride. Zaten yanılmıyorsam insanoğlunun alt ettiği tek hastalık çiçek hastalığı. Şu an yaşlılar hariç bize aşı da yapılmadı.


  • cemallamec  (15.12.19 23:15:34) 
aşının koruması 20 sene. en son aşı olan 30+ sene önce oldu.
şu an dünyada hiçkimse bağışık değil.
bir ülkenin biyolojik silah olarak kullanmasına ihtimal vermiyorum çünkü kendi halkınıda vurur, herkesi vurur. hiçbir genelkurmay başkanlığı böyle bir salaklık yapmaz. abd'de kafayı sıyırıp 20-30 kişiyi kurşunlayıp intihar eden tiplerin biraz daha zekisi yaparsa yapar.
  • aslindasorunumpsikolojik  (15.12.19 23:18:20 ~ 23:19:55) 
bizim tus dershanesindeki mikro hocası her derste bunu diyodu. Hastalık eradike edildi ama amerika ve rusya'da var, biyolojik silah olarak tutuyorlar vs. Biraz komplo teorisi olsa da aslında gerçeklik payı da yok değil. Şu an olası gözükmüyor ama 100 yıl içinde ne olacağı belli değil. Trump gibi 3 5 kişi daha seçilse üst üste, Rusya'da da Putin gibi soğukkanlı olmayan bi manyak gelse 3. Dünya Savaşı'nın çıkmayacağının garantisi yok.


  • nundu  (15.12.19 23:20:35) 
Uygun laboratuvar ve ekipman şartlarında virüs gayet üretilebilir. Hatta şu anda bile hayvan modellerinde hastalık oluşturmak için sentetik virüsler kullanıyoruz, elinizde uygun DNA varsa sentetik viroloji ile bunlar mümkün şeyler, linkleri siz de vermişsiniz ama, 2018 yılı sentetik çiçek virüsü ile ilgili haberi de buraya ekliyorum:

popsci.com.tr

Konu ile ilgili review: www.ncbi.nlm.nih.gov

Not: Genom ve protein bilgisi var olduğu sürece, virüs ortadan kaldırılsa bile tekrar birileri tarafından sentetik yollarla üretilebilir, ha bu işi yapacaklar kafayı bozduysa birkaç hastalık geni ile kombineli tasarım yapar ve içerisine bir kill switch de koyarak virüs aktivitesini de istediği gibi kontrol eder. Özetle Bilgi güçtür, biyolojinin sınırları da tehlikelidir :)
  • superior  (15.12.19 23:47:38 ~ 23:55:14) 
[]

market poşetlerinin ücretsiz olması alışkanlıklarınızı nasıl değiştirdi ?

ayda harcadığım poşet adedi hiç azalmadı bende.
kırtasiye toptancısından kiloyla poşet aldım. markete giderken poşeti evden götürüyorum. çöpü plastik poşete koyup atıyorum.
sizin poşet tüketiminiz azaldımı mesela ?


 
azaldı. sebze poşetleri haricinde ayda 1 ücretli poşet alıyorumdur en fazla. market için bez poşetler var onlar güzel.


  • jelly bear  (15.12.19 16:24:04) 
çok iyiymiş ya. onun yerine daha büyük ve dayanıklı poşetlerden alsanız ve onu kullansanız olmuyor mu?
son 1 senede 3 tane dayanıklı poşet, 3-4 tane de daha dayanıksız olan normal poşet aldım sadece. ama bu dayanıksız dediğim poşetler ömür boyu garantili ve parçalanırsa değiştiriyorlar.

  • ozdek  (15.12.19 16:24:22) 
Bariz azaldı. Ani market ziyaretleri haricinde bez poşetlerimi alıyorum yanıma.


  • mekaniker  (15.12.19 16:24:58) 
markete giderken yanıma 2 tane bez torba alıyorum.. çok nadir parayla poşet alıyorum.. o da dışarıdan eve dönerken işte..

ama çöp atma alışkanlıklarım kesinlikle değişti.. jumbo boy çöp kovası aldım.. jumbo boy çöp torbası alıyorum marketten.. içinde 10-15 adet oluyor.. kova da torba da büyük olunca haftada bir çöp atar oldum.. bekar olunca öyle çok fazla kokacak akacak çöpüm olmuyor tabi..
  • strobist  (15.12.19 16:34:46) 
kesinlikle azaldı, 3-5 şey ise genelde elimde götürüyorum mesafe çok yoksa


  • gezegen olan pluton  (15.12.19 16:40:49) 
azaldı ama ekmek reyonundaki ince şeffaf poşetlerden çalıp onlara dolduruyorum.


  • heidi'nin dedesi  (15.12.19 16:41:44) 
Eskiden de çevre kaygısıyla mümkün olduğu kadar az poşet alırdım ve aldığım her poşeti evde 1 günlük çöp poşeti olarak değerlendirirdim. Şimdi de aynı şeyi yapıyorum. Poşet kullanımımda eskiye nazaran hiç bir değişiklik olmadı.
Eskiden beleş diye market poşetine 3er 5er boş poşet tıkıştıran teyzelerin bu kadar poşeti ne yaptıklarını da şimdi evden torba getirenlerin çöp poşeti sorununu nasıl çözdüklerini de hep merak etmişimdir.

  • Mirket  (15.12.19 16:51:07) 
Zaten zorda kalmadıkça poşet almamaya çalışıyordum birkaç senedir. Ya sırt çantama atıyordum aldıklarımı ya da yanımda bez çanta oluyordu. Çok bir şey değişmedi diyebilirim bu yüzden kendi açımdan.


  • ms brownstone  (15.12.19 16:59:17) 
eskiden parayla çöp poşeti alırdım, artık marketten parayla aldığım poşetleri kullanıyorum. yani öyle aşırı bir azalma veya artma olmadı.

bez torba kullanıyorum unutmadığım zamanlar, her unuttuğumda bez torba ala ala evde 6 tane bez torba oldu.

poşet tüketimini azaltamamamdaki ikinci sebep ise evden direkt olarak markete pek gitmemem.

yani dışardayken markete uğrayıp sonra eve geliyorum. evden direkt gitmiyorum pek.
  • hem şişko hem deli  (15.12.19 17:05:34) 
Yaşadığım ülkede zaten uzun süredir poşetler paralı, ilk taşıdığımda çok yadırgamıştım parayla poşet almayı ve unutuyordum poşetleri tekrar kullanmak üzere çantama atmayı, ama her markete gidince 10p 20p vermekten ciğerim soldu, sağlam büyük bez poşetleri çantalarıma katlayıp attım, işten eve dönerken alışverişimi yaptığımda çantamda yer yoksa bile poşetim oluyor yanımda mutlaka.

Ama genelde insanları büyük alışveriş yapmadıkları sürece aldıklarını çantalarına tıkmış ya da elinde taşırken görüyorum, bence poşetlerin paralı olması gerçekten etkiliyor poşet kullanımını.

Bir diğer dikkatimi çeken nokta ise, mesela bimde a101de falan hala bedava olduğu zamanlardaki gibi kalitesiz, eve gidene kadar yırtılan poşetler parayla satılıyor, halbuki burda parayla satılan poşetler baya büyük ve sağlam, aylarca kullansan bana mısın demiyor. Amaç gerçekten çevreyi düşünmekse o poşetlerin gerçekten tekrar tekrar kullanılabilir olması gerekiyor ki gerçekten işe yarasın, yoksa 25 kr verip ikinci kez kullanamayacak bi poşet alacaksam, bu üzüm yemek değil bağcıyı dövmek oluyor benim gözümde. Çevre falan hikaye Türkiye'de, kullandığınız poşetten bile devletin bütçe açığını kapatmaya çalışıyorlar vergisidir şusudur busudur. Hoş değil.
  • bir nick var benden iceri  (15.12.19 17:58:16) 
azaldı. toplu alışverişe giderken evden bez poşet götürüyoruz. eskiden toplu alışverişten 20 poşetle gelirdik eve.


  • trajikomix  (15.12.19 20:25:52) 
okuldan dönüyorsam aldıklarımı çantama atıyorum ama onun dışında poşet almaya devam ediyorum. ayın 30 günü markete gidip her seferinde bir poşet alsam 7.5 lira edecek, hadi ikişer tane alayım 15 lira olsun, her allahın günü markete giriyorsam ayda 15 lira param da vardır sonuçta.

"ama çevre..." diyecek olanlar için: ben elimden geldiğince hassasım bu konuda, uygulamayı da destekliyorum ama mevcut düzende para basan firmaları ve fabrikaları görmezden gelip suçu sıradan vatandaşa yıkma dingilliğinden de tiksiniyorum. ben 100 sene her gün aralıksız sokaklara sçıp çöp atsam tek bir tane fabrikanın bir saatte doğaya verdiği zararı veremem. ben az tüketiyorum, olabildiğince az talep oluşturmaya çalışıyorum. skindirik bir poşeti almamaktan daha faydalı bence bu doğa için, kaldı ki o poşetleri de gidip sokağa atmıyorum ben.

poşet almayanlara "niye almıyorsunuz" diyecek değilim de 25 kuruşa poşet almayıp da yanında bez torba taşıyor diye kendini gezegenin kurtarıcısı zanneden insanları anlamıyorum. burnuna kadar tüketime batmışsın poşet almasan ne olur, gezegeni kurtarmak o kadar kolaysa bundan sonra ben de poşet almayarak kurtarayım madem.
  • der meister  (15.12.19 20:32:57 ~ 20:34:22) 
benim için değişiklik yok. senelerdir evdeki alışveriş çantamda file durur. fileyle yapıyorum zaten alışverişi. doğaya katkısı vb bilmem, şekli hoşuma gidiyor. bir ara kese kağıdıyla yapıyordum şekli güzel diye.


  • Tears of Devil  (15.12.19 23:14:29) 
Sanal market hariç, bugüne kadar hiç poşet satın almadım. En çok bunlara yaradı herhalde, istememe gibi bir seçenek yok.

Markete gidince sepeti kendi aracıma kadar götürünce gerek kalmıyor.
Bazen sadece abur cubur alınca, kasiyer tezgah altından manav poşeti çıkarıp veriyor.
  • lemon cake  (16.12.19 06:40:11) 
[]

kktc magosa serbest bölgesinde şirket kurma hakkında bilgi

kktc magosa serbest bölgesinde şirket kurduğunuz zaman hiçbir vergi ödemiyorsunuz.
detaylı bilgi = www.celebico.com

bu konuda bilginiz varmı ? gerçekten bu kadar tozpembemi bu konu ?
birde mobil uygulama kazancını bu şekilde vergisiz almak mümkünmüdür ?

 
Serbest bölgenin amacı bu zaten,vergiyi serbest bölgeden çıkarken veya reexport yaptığınız ülkeden çekerken ödüyorsunuz.


  • duptıs  (15.12.19 16:27:55) 
Pardon mobil uygulama detayını ilk bakışta atlamışım,sanal ürünlerde birim karmaşası var.ama sonuçta sizin malınız sanal bir ürün ve ülkeden ülkeye farklılıklar olmakla birlikte onlarda vergiye tabii.kıbrıs ın bu konudaki vergi uygulamasını incelemek lazım.


  • duptıs  (15.12.19 16:32:27) 
ona göre kira yaslıyorlar bir bakın isterseniz.


  • dedim dedim de kime dedim  (15.12.19 17:08:46) 
[]

alçı yerine örümcek ağı şeklinde plastik örgü neden yaygınlaşmıyor ?

kol kırılınca alçıya alınır bilirsiniz.
buna alternatif olarak aşağıdaki videodaki gibi 3D printerda örümcek ağı gibi plastik bir parça basıyorsunuz ve kolu ona geçiriyorsunuz.
www.youtube.com
fakat bu plastik alçı belki 10 senedir gündemde ama hastanelşerde uygulanmaya geçmiyor bir türlü. sebebi nedir ?

benim tahminim ;
1) videoda 3d printer 3 saatte basıyor diyor, gerçekten türkiyede 3 saatte o plastiği basacak kadar hızlı 3d printer varmı ?
2) yavaş 3d yazıcının kullanadığı flamentin kilosu 70 tl. flament maliyeti birşey tutmaz yani. belki çok hızlı 3d yazıcıların flamentleri çok pahalı olabilir.

interneti tarasanız bu ürünle ilgili birbirinden bağımsız onlarca araştırmacının bilgisine ulaşıyorsunuz. bu ürünü herkes keşfediyor ama hiçkimse ticari ürün haline getiremiyor.

 
vidyoda anlatılmış. 3d tarayıcı ile önce modeli çıkarılmalı. model direkt hazır olmayacak, muhtemelen manuel bi işçilik de gerekli. modelleme yapacak bir eleman ve yazılım lisansı ücreti var. sonrasında 3d baskı. nozül çapı ve makineye göre hızlandırılabilir ama 3 saat konusunda fikrim yok.

bu sebeplerden dolayı yaygınlaşması zor. ama keşke bu imkan seçenek olarak sunulsa, belli yerlerde bile olsa yapılabilse.
  • sttc  (14.12.19 23:59:53) 
her kol icin ayri model cikarilmasi lazim. hazir bir model kullanamazsin. kolu kirik birisinin kolunun modelini orada cikarmak da hem kolay degil hem de uzun bir surec. 20-30dk da alciya almak varken neden 3-4 saatlik vakit harcasinlar? ayrica alci bu flamentten daha ucuza malolur. eski usul alci yerine sentetik alci kullaniliyor artik, normal alciya gore daha hafif ve biraz daha havadar. amerikan alci olarak da biliniyor.


  • crucio  (15.12.19 00:13:46) 
Ek olaraki, 3d printer zırt pırt bozulan bir şey. Bakım maliyeti yüksek. Alçı çok kolay ve ucuz bir yöntem.


  • roket adam  (15.12.19 01:21:39) 
Henüz oraya gelinmediği için böyle.3d printer in medikal kullanımları için üzerinde çalışılan binlerce proje var ve geliştirilmeye devam ediyor.3d printer in başlangıcı eski ama ticarileşmeye başlaması 2012-2013. 2015 ten itibaren fuarlarda artmaya başladı.kısaca yagınlaşması henüz ilk 10 yılında değil ama gayet hızlı gelişiyor.bir kaç seneye kalmaz dediğin şekile dönüşür.
Birde şu detay var işin içine medikal girdiğinde ürün fiyatı otomatik yükseliyor.atıyorum 5000 dolarlık bir 3d printer medikal sektör olduğunda fiyatı otomatik yükseliyor.30-40 bin dolar bandına geliyor.hekimlerde bunun fiyatının gevşemesini bekliyorlar,gelişimde fiyatlar makul seviyeye geldiğinde oluyor.

Şöyle düşün tablet pc ler 2000 lerden sonra vardı ,2009 da bir tabelt pc ye baktığında yeterli tatmini sağlamıyordu.sonra ipad çıktı,bir anda sektör bambaşka yere gitti.teknolojinin verimli hale gelmesiyle alakalı bir durum.oraya gelmek üzereyiz kısacası.
  • duptıs  (15.12.19 01:24:29) 
3saat diyorsun, hem de hizli olani 3 saat. Kolu kirik adamk o vaziyette o kadar neden beklesinler ki? Bir de oncesine 3d tarayıcı ile modelini cikaracaklar falan, surec uzayacak. E bir de saglam maliyetli.
Buradan bakınca neden kullanmıyorlar degil de neden kullansinlar ki" demek gerekiyor.

  • stavro  (15.12.19 10:36:06) 
[]

sinemada projeksiyon cihazının ışığınımı kısıyorlar ?

elektrik masrafını azaltmak için perdeye yansıyan ampul ışığının gücünü kısıyorlar sanırım. 2D filmler bile çok karanlık yada benim gözler bozulmaya başladı.
bu durumu fark eden varmı aranızda ?



 
kaç farklı sinemada bunu gözlemlediniz? tek bir sinemanın tek salonu ise belki lambanın ömrü bitiyordur.


  • sttc  (14.12.19 00:22:26) 
ışığı kısmıyorlar, değişmesi gereken ampulü geç değiştiriyorlar ondan. nadir filmler hariç gitmiyorum sinemaya bu nedenden dolayı. görüntü evdeki televizyonda çok daha iyi. en azından karanlık sahnelerde ne olup bittiği belli oluyor.


  • mattiadestro  (14.12.19 00:23:45) 
film izlerken cok defa soyledim de sallayan yok pek.

eko mod'da calistiriyorlar sanki.

hatta bi soyleside yonetmen de sikayetci olmustu. o kadar color yapiyoruz, perdede bok ediyorlar diye.

ozetle; gozleriniz saglam.
  • brkylmz  (14.12.19 00:39:25) 
Bir bana oyle geliyor saniyordum, farkli farkli sinemalarda denk geldim ve resmen filmj göremiyorum. Bazi sahnelerde ne olup bittigini tam olarak goremeden filmi izliyorum. Isigi mi kisiyorlsr ne yapıyorlar bilmem ama bence bir sorun var sonuc olarak, boyle olmamali görüntü.


  • stavro  (14.12.19 08:32:03) 
Hehehhe
Bende filmler böyle karanlık bir şekilde geliyor sanıyordum
Sırf bu yüzden 1-2 senedir sinemaya gitmiyorum. Demek ki sorun bende değilmiş.
  • etna  (14.12.19 11:40:28) 
ta gecen sene de bahsedilmis, evet eko mod'da calistiriyorlarmis lamba omru uzasin diye :D

eksisozluk.com
  • brkylmz  (14.12.19 11:56:17) 
evet kısıyolar. ilk kez the hateful 8'te kıllanmıştım bu durumdan. daha sonra olmaz öyle saçma şey'in bi bölümünde ilker canikligil'den de işitince türk sinema endüstrisine antipatim arttı.

tarantino bile sinemaya yakışıır film çekmek için dijitale bulaşmadan, film rulosuna çekiyo. sen ne hakla parasını ödeyen müşteriyi o tecrübeden mahrum bırakıyosun?
  • sinek kral  (14.12.19 15:25:47 ~ 18:16:41) 
[]

libya ile yapılan deniz anlaşması bize ne sağlıyor ?

3-4 haber sitesinin yazısını okudum ama hiçbirşey anlamadım.
anlaşma sayesinde libyanın kıyılarında doğalgaz arama hakkımızmı oluştu ?
yunanistan ve mısır neden aşırı tepki verdi ?


 
youtube'da cem gürdeniz yazıp çıkan videoların hepsini izlemeni tavsiye ederim.

olay şu, münhasır ekonomik bölge (meb) diye bir olay var. bunu ilan edebilmek için kıyıdaş ülkelerle o alanı paylaşıp sınırlarını belirlememiz gerekiyor.
biz akdenizdeki herkesle kavgalı olduğumuz için bu sınırların belirlenmesi işini yapmıyor yapamıyorduk ve bu sırada da rumlar yunanlar mısırla israille filistinle şunla bunla ne kadar ülke varsa hepsiyle sınırlarını "illegal" şekilde ilan edip o bölgelerin kendilerine ait oldğunu iddia ettikleri kalan kısmı için işletme lisansı veriyordu.rumların lisans verdiği italyan firmaya ait sondaj gemisinin türk donanması tarafından uyarılıp sürülmesi olayını hatırlayın.

uzun vadede planlanan türkiye'yi yok sayıp çıkan gazı güney kıbrısın batısından yunan mebinin içinden borularla yunana oradan da avrupa'ya götürüp rusya'ya alternatif oluşturmaktı.
şimdi biz libya ile o 16 millik sınırı çizince onların ilan ettiği bölgenin içinden geçmiş resmen parçalamış ve hakkımız olanı alma yolunda büyük bir adım atmış olduk.

şimdi libya ile çizilen sınır sayesinde o boruyu bizim alanımızdan nah geçirirler, önce güneye mısır taraflarına doğru inmeli oradan libya tarafına doğru geçmeliler ki orada da iki ayrı problem var;
1- hafter dedikleri amerikancı hıyar iktidarı ele geçirip onlara izin vermeli, bu olsa bile uzun süreceği ortada, iç savaş dediğin 2 güne bitmiyor.
2- akdenizde su altından boruyla götürme işi zaten hayvan gibi maliyetli bir proje olacakken o kadar güneyden geçirmeleri işi daha da zor ve imkansız yapacak.

o yüzden çıldırıyorlar.

ek: libya ile çizilen sınırın asıl önemli kısmı şu, yunanistan normalde adaların meb'i olmamasına rağmen adalar sebebiyle antalya körfezi hariç neredeyse tüm ege ve barı akdeniz kıyılarımıza kadar hak iddia ediyordu, şimdi biz karşı kıyımızdaki libya ile anlaşma yapınca onların alanı da yalan oldu, olması gerektiği gibi adaya ait kıta sahanlığı bırakılarak önünden sınır çiziliverdi.

libya ile sınırımız;
image.piri.net

onların iddia ettiği alanlar şöyleydi;
i.sozcu.com.tr

bizim ilan ettiğimiz ve bm'nin de seve seve kabul etmek zorunda olduğu yeni ve legal alan şöyle;
cdnuploads.aa.com.tr
  • kambek  (13.12.19 14:16:04 ~ 14:35:29) 
[]

jelatin kapsüllere yoğurt tozu içmek

selam,
amacım prebiyotik yoğurdu toz yapıp jelatin kapsüllerle içmek, böylece mide asidindede bakterilerin ölmesini önlemek. planladığım süreç şöyle ;

1- 9 tane prebiyotik bakteri içeren kapsül şeklindeki prebiyotik destek hapını maya olarak kullanıp yoğurt yapmak (bu aşama denedim oldu)

2- prebiyotik hapla yaptığım yoğurdu buz küpleri yapıp, bu küplerden yoğurt mayalamak (denedim oldu) böylece maya maliyetini düşürmek.

3- aşağıdaki linkteki meyve kurutucu cihazı alıp yoğurdu kurutup toz yapmak
urun.n11.com

4- amazon.com 'dan abd'den en büyük boy boş jelatin kapsül alıp yoğurt tozunu içine doldurup hergün içmek. bu kapsüllerin bir tanesi 1,37 cm3 hacminde. en büyük boy bu zaten.
www.amazon.com

bu şekilde ucuz yoldan çok yükske miktarda prebiyotik bakteriyi bağırsaklarıma gönderebilirmiyim sizce ?

edit: neden yoğurdu yemiyorsun diye sorabilirsiniz. mide asidinde yoğurttaki bakterilerin büyük kısmı ölyor sanırım. ishal olduğumda kapsül hap aldığımda hemen düzeltiyor ama yoğurt yediğimde ya fayda etmiyor yada çok az/yavaş tedavi ediyor.

 
soru cok ilginc geldi, cevabim yok ama takip edebileyim diye yaziyorum. up olsun hem belki gorur birileri doyurucu bi cevap verir.


  • in vino veritas  (11.12.19 18:13:47) 
yapmaya calistiginiz sey bu mu tam emin degilim ama su sekilde kapsuller var, bunlardan farki nedir?

www.amazon.com
  • kassiopeia  (11.12.19 18:44:45) 
kurutucu mayaları öldürür. o kadar yüksek sıcaklığa dayanamazlar. bir de belki hassasiyetiniz vardır o jelatinler bazen domuz jelatininden yapılıyor. yolladığınız danaymış gerçi. dikkat etmek isteyebilirsiniz.


  • argent dawn  (11.12.19 18:47:16) 
bence bununla uğraşmak yerine yoğurt yapıp yiyin, ama yemeklerden sonra yiyin, böylece daha çok bakteri aşağı iner. nasıl yediğinize bakmazsızın, yeterli bakteri bağırsağa iniyor zaten, mideyi aşıyorlar. Bununla ilgili pek çok çalışma yapıldı, yoğurt yedikten 3 gün sonra bile dışkıda yoğurt bakterisi oluyor.

Prebiyotik hapın içinde ne olduğunu bilmiyorum, ancak yoğurt sadece bakteri demek değildir, yoğurt bakterileri süt içinde yarattıkları tepkimeler sonucu pek çok amino asit vs. üretiyor. Yani yoğurttan alabileceğiniz yararı o tozlar tam olarak sağlar mı emin olamıyorum. Binlerce yıldır denenmiş ve yararı görülmüş formülü öneririm. :)

Ben bu aralar her hafta iki defa yoğurt mayalıyorum ve 2 kg'a yakın yoğurt tüketiyorum, beni daha sağlıklı yaptığını düşünüyorum.

Ek1: Mayanın esprisi yok, sen yoğurdu kurutup katı maddesi yoğun olarak da yiyebilirsin. Yoğurdu yapan şey iki bakteridir, marketteki pek çok iyi yoğurttan çok iyi sonuç alırsın. Sütünün kalitesi önemli.

Ek2: Daha çok bakteri istiyorsan, yaptığın yoğurdu süz, katı maddesi yoğun olarak tüket. Ben öyle yapıyorum.
  • ebabil curnatasi  (11.12.19 18:54:52 ~ 18:58:23) 
kurut var olmaz mı?
kapsülü niye amazondan getirtiyorsun az büyük aktarlarda bile var.

  • denek hayatım  (11.12.19 19:16:14) 
- piyasada ticari kaposüller var tabiki. ama benim yaptığım çok çok daha ucuza gelecke ve çok daha fazla bakteriyi bağırsaklarıma gönderebilecem.

- kurutucu cihaz 35 derecede çalışmaya başlıyor kademeleri var. 35 yada 40 derecede bakterinin öleceğini sanmıyorum.
  • aslindasorunumpsikolojik  (11.12.19 22:35:18) 
[]

dikey mouse denedinizmi ?

dikey mouse bileğinizi dik tutarak kullandığınız bir mouse türü.
örnek resim
n11scdn4.akamaized.net

ben bileğimden ameliyat oldum. dikey mouse geçince rahatlama hissettim.
bilgisayar başında ömrünü geçirenlere şiddetle tavsiye ediyoru. uzun vadede bilek rahatsızlıkları yaşama ihtimaliniz azalır gibi.
uzun süre kullanıp mennun olan varmı ?

 
bir süre ben kullandım sonra babama verdim 1-2 yıldır o'nda, memnun


  • passion rules the game  (05.12.19 19:08:57) 
benim sirkette bileginden ameliyat olan biri (carpal tunnel) daha 2 senedir bundan kullaniyor, sordum sikinti yok dedi.


  • cooperr  (05.12.19 19:15:19) 
ben dikey değil ama trackball kullanıyorum, aşşırı memnunum inanılmaz konforlu bişey. bunlar gibi kolu ayrıca hareke ettirip bileği bükmediğin için bence daha bile sağlıklı.
www.google.com.tr

  • Bruce  (05.12.19 21:28:37) 
Lan çok mantıklıymış!


  • John Bloor  (06.12.19 10:44:16) 
[]

bir sonraki seçimlerde akp gidermi ?

bence akp+mhp'nin başkanlık için %50 alma şansı kalmadı.
2. turda tayyibin karşısında kim olursa olsun başkan olur.
akp'nin buna karşı planı ne olabilir ?

senaryo-A
parlementer sisteme geri dönüş için anayasa referandumu yaparlar. akp+mhp %40 evet der. %10+ 'da parlamenter sistemi isteyen muhalif görüşlü insanlar evet der ve parlementer sistem geri döner.
parlementer sistem döndüğü zaman akp+mhp %40 ile rahat rahat hükümeti kurabiliyor.

sizin tahmininiz nedir ?

 
Gitmez gitmez.


  • kirmizipilotkalem  (01.12.19 22:05:27) 
bence en olası durum meclis çoğunluğunu akp+mhp bloğunun kaybetmesi ama erdoğan'ın az farklı başkanlığa devam etmesi. Ki bu da fena değil aslında yavaş yavaş elindeki gücün azaldığını görebiliriz bu şekilde. Babacan'ın partisi eğer tam akp ekseni değil de daha batıcıl bi parti olursa önümüzdeki 10 yılda chp-yeni parti koalisyonu görünüyor.


  • nundu  (01.12.19 22:06:51) 
benim inancım kalmadı. mucize olması gerekiyor. parlamenter sisteme geri dönülse ne olucak? çoğunluk aynı blokta olunca yine değişen bir şey olmuyor. meclisteki şeyler azcık daha fazla çalışıyorlar sadece. çalışmaları da ellerini indirip kaldırmaları, hepsi bu.
özetle bi bok olmaz.

  • scudman1  (01.12.19 22:11:07) 
[]

fenilketonüri kan testi türkiye'de her hastanede uygulanıyormu ?

yada yenidoğan her bebeğe, erken teşhiş amaçlı kaliforniyada uygulanıp türkiye'de uygulanmayan test varmıdır ?




 
fenilketonüri taraması her doğan bebeğe uygulanır Türkiye'de.

Kaliforniya'da taranan hastalıkları bilmiyorum ama Türkiye'de tarananlar:

Fenilketonüri
Biyotidinaz eksikliği
Konjenital Hipotiroidi(TSH bakılır)
Kistik Fibrozis
Konjenital Adrenal Hiperplazi

bu sonuncusu tarama programına bu sene eklendi. Kaliforniya'da devletin taradığı neler var bakabilir ve kıyaslayabilirsiniz. Bu arada bunlar zorunlu tarananlar. İsterseniz ekstra ödemeye başka hastalıklara da bakıyorlar diye biliyorum.
  • nundu  (30.11.19 13:37:26 ~ 13:37:38) 
Türkiye'de topuk kanından bakılıyor her bebeğe. Kistik fibrozis, biyotidinaz eksikliği, fenilketonüri ve hipotiroidizm taranıyor Türkiye'de. Kalifornia'da nelerin tarandığına bakmak lazım karşılaştırmak için.


  • flexner wintersteiner  (30.11.19 13:39:31) 
[]

oyun merkezi kurma iş fikri hakkında düşünceniz ?

avm'lerde oyun merkezlerini görmüşünüzdür.
çocuklar için değişik mekanik ve video oyun kabinleri var jetonla oynanan.
geniş bir alanda bu oyun makinelerinden çok fazla sayıda konsa ve jeton hesabı değilde günlük sabit bir ücret alınsa (yada saat ücreti)
sizce bu iş fikri türkiyede tutarmı ?
sokakta oynayamayan çocuklarını aileler getirirmi ?
içeri günlük yada saatlik giren çocuk sınırsız istediği makinede istediği kadar oynayacak.

 
Arcade salonlarından bahsediyorsunuz sanırım.

Kaliteli hoş bir ortam ve lokasyon olarak uygun bir yerde olursa tutabilir ama çok da hayallere kapılmamak lazım. Lisanslı orjinal cabinetler çok pahalı. Ülkeye sokmanız size çok pahalıya patlar. Ankarada fantasyland vardı en güzel örneklerinden.
  • false pretension  (03.09.19 15:09:58) 
o makinalar 2 gün zor dayanır o durumda bence.


  • bahoho  (03.09.19 15:10:01) 
her turlu tutar ama bir konuya dikkat cekmek isterim. video oyunlari artik cep telefonlarinda, tabletlerde rahatlikla oynanabiliyor ve bunlarin bircogu bu jetonla oynanan oyunlardan cok daha iyi. bu is fikri ile ilgili almanyadan ornek vereyim. almanyada da bu tarz yerler var ve ozellikle kis aylarinda cok tutuyor. ama bu yerler turkiyede genellikle gordugum video oyunu yerlerinden daha cok cocuklarin fiziksel aktivite yapmasina yonelik. yani tirmanma duvalari, labirentler, trambolin ve cesitli engellerin bulundugu guvenli parkurlar oluyor. bu yerlerde cocuklar bir ekrana gomulmek yerine fiziksel olarak gelisebilecekleri ve eglenecekleri seyler yapiyorlar. video oyunlarina zaten telefondan, tabletten erisen ve fazlasiyla oynayan cocuklar icin bu tarz yerler daha iyi alternatif oluyor. ayni zamanda da bu tarz yerlerin hemen yaninda da ailelerin cay kahve icebiliecekleri, gazete kitap okuyabilecekleri yerler oluyor ve cocuklari oyun oynarken aileler de dinlenmis oluyor, bir taraftan da cocuklarini gozlemleyebiliyorlar. yani ozetle cocuklarin daha cok atlayip ziplayabilecekleri alanlara ihtiyaci var. burada enerjisini atan cocuk da aksam rahatliyor, sakinlesiyor, aksam erkenden de uyuyor.


  • emrahday  (03.09.19 15:12:05 ~ 15:13:23) 
sadece makine degil daha kapsamli ve yesillikli yer olursa ben henuz dogmamis cocugumu gotururdum. yani cocuklar ciyak ciyak ozgurce bagirip kosturabilecek. cimenlikli kafe gibili yer de olcak, araba ezmeden paten kayacagi yer de olacak. bisiklet ogrenebilecegi alan, havuz, yeme icme alani, kidzanyamsi aktiviteler, lego yeri, dev satranc, ipten kaymali ucmali seyler, lunapark, araba egzozu yok, sapik yok, cocugunuzu baglayin diye karisan yok, guzel olurdu. bebek arabalarina gore yollar, cocuk boyunda cesmeler...


  • jimicik  (03.09.19 15:24:00) 
hocam
sabit olmaz
jetonlu olur
+
oyun alanı yaparsınız saatli yarım saatli
orada kosar oynar minderli vs.
veliler izler
  • kingcyrax  (03.09.19 17:17:27) 
tutmaz. jeton usulü olmasının bir sebebi var. o bebelerin işi gücü yok, bütün gün hunharca oyun oynar onlar. sen de batarsın.


  • babilbaligi  (04.09.19 11:15:10) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.