[]

boru tesisatı ile ilgili bir soru (resimli)

merhaba. yaptığım bir çeviride su borusu bağlantı boyutları hakkında bir kısımda takıldım. "Re 3/4 screw" diyor. resme bakıp "Re"nin anlamını söyleyebilir misiniz acaba?

bir şeyin kısaltması olabilir ama olmayabilir de. meslea I.D. "inner diameter" kısaltması.

prntscr.com

 
Düşürucu olabilir reducing


  • yeliz adeley  (07.07.19 21:15:49) 
[]

İngilizce öğrenmek mi daha zor yoksa Fransızca mı?

Sb.




 
Fransızca. ofc. ingilizce kek.


  • AlsterWasser  (07.07.19 17:59:23) 
Tabii ki Fransızca.

Telaffuzuna uzağız çünkü.
  • 6 yasimdan beri metal dinliyorum  (07.07.19 18:06:27) 
Telaffuzu türkçeye daha yakın olmakla birlikte fransızca daha zordur. Her iki dili de yerinde öğrenmiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim bunu.


  • gereksiz bilgilerle dolu hafiza  (07.07.19 18:48:44) 
almanca > fransızca > ingilizce > italyanca,ispanyolca


  • meldaras  (07.07.19 19:03:20) 
iki dili de bilen biri olarak fransızca çook daha zor tabii ki. keşke bütün diller ingilizce kadar kolay öğrenilebilse hatta :')


  • theseachange  (07.07.19 20:22:15) 
[]

Speaking için özel tavsiyeniz var mı?

ingilizce konuşurken eksik kaldığım tarafları geliştirmeye çalışıyorum da daha önce hiç gramer çalışmadığım için bazı yapıları çok önemli olmasına rağmen hiç kullanmadığımı farkettim. son 1 aydır falan ancak kullanıyorum.
özellikle relative clause diye bilinen gramer yapısını kullanmaya alıştıktan sonra konuşmamın akıcılığı çok ilerledi. ingilizce biliyorsanız komik gelecek ama yıllardır ingilizce içerik tüketmeme rağmen daha önce hiç kullanmamıştım diyebilirim:)
- ı received the report which you had sent.-- gibi

sizin ingilizce öğrenirken, şunu öğrendikten sonra konuşmamın akıcılığı çok ilerledi dediğiniz bir nokta var mıdır? speaking geliştirmeye yönelik önereceğiniz bir metin de olabilir.

 
bence kendinizi kayda alıp dinleyin ve/ya izleyin;


  • e haliyle  (07.07.19 01:34:54) 
deneyeceğim. teşekkürler.


  • potsdamer  (07.07.19 20:06:09) 
Youtube'da Burak Özdemir'in etkili pratik İngilizce videoları bu konuda işime yarıyor.

Which is kullamaya alıştım, as if az kullanıyorum, would have been gibi kullanımlar bakın derim.
  • kaset  (07.07.19 21:00:01) 
[]

China warned over Hong Kong protests

www.metro.news Haberin ilk cümlesinde her şeyi açıklıyor gerçi ama sadece başlığı gören, haberi okumayan native English speaker için Çin uyardı mı, uyarıldı mı konusu net mi, ikircikli bir durum var mı?




 
açık. pasif cümle olduğu çok belli. çin uyarıyor olsaydı "china warns..." olması lazımdı.

haberler sürekli geniş zamanla verilir, geçmiş zamanlı haber olmaz. dolayısıyla pasif cümle olduğu açık.

ikircikli bir durum yok.
  • babilbaligi  (04.07.19 15:26:02 ~ 15:26:23) 
net. kafa karıştıracak herhangi bir durum yok


  • cay koy geliyorum  (04.07.19 15:26:28) 
ben olayı bildiğimden anladım ne demek istediğini başlıktan. şöyle bir şey var, ben de bu sabah okumuştum: en.wikipedia.org


  • meiyisi  (04.07.19 15:31:41) 
[]

Sizce doğru cevap nedir? in english

Why can’t you admit that, ....... hard he works,he will never manage to achieve what his elder brother has achieved?

Soru bu. Boşluğa hangisi gelmelidir?
a)unless
b)however
c)although
d)whatsoever
e)whenever

neden? Teşekkürler.

 
however. neden bilmiyorum ama oyle hehe


  • captainobvious  (03.07.19 17:28:42) 
c ) althought


  • kitik  (03.07.19 17:34:13) 
bence de however. kulağa öyle geliyor. böyle böyle ydsden 90 aldım:)


  • carabelli  (03.07.19 17:34:23) 
virgül yapısı ve özellikle kendisinden sonra gelen hard zarf yapısı sebebiyle cevap however, burada however ancak anlamı dışında “ne kadar yaparsa yapsın” anlamı taşıyor


  • bugisme  (03.07.19 17:36:22) 
however. Sonrasında gelen zarf sebebiyle. Kesin bilgi.


  • velvetmorning  (03.07.19 17:37:39 ~ 17:38:04) 
however kesin bilgi +1

seçenekleri tek tek koyduğunda zaten diğerlerinin hiçbirinin olmadığını da görebilirsin.
  • cay koy geliyorum  (03.07.19 17:43:13) 
however +1

althpugh olsaydı sonrasında “he works hard” demeliydi.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (03.07.19 17:45:32) 
whatsoever ve whenever zaten olmuyor, alakasiz.
although ya da unless olmasi icin arkasindan he works hard gelmesi lazim.
burdaki however, "but" anlaminda degil. o yuzden ters kose yaptirabilir.
  • cooperr  (03.07.19 18:16:18) 
'however hard he works...' cevap "however".

"ne kadar çok çalışırsa çalışsın..." anlamı var.
  • avianthem  (03.07.19 19:59:48) 
cevap however ama şıklarda olmasa da "how hard he works" de olmaz mı?


  • awlmi  (03.07.19 21:07:41 ~ 21:08:17) 
However ama burada no matter how kalıbı daha güzel olurdu, daha uygun.


  • whysoweird  (03.07.19 23:06:26) 
[]

Udemy'de ingilizce ders önerisi?

udemy'de önerebileceğiniz kurs var mıdır? daha çok konuşma üzerine olabilir.




 
Hangisi iyi bilemem ama sözlükte ücretsiz kurs linklerini bulabileceğin bir entry olcaktı. İng ders videosu için engvid.com da cok yararlı oluyor ayrıca göz atabilirsin.


  • pegi  (02.07.19 21:07:41) 
[]

çetrefil cümle

An application of the method has occurred in Italy, for example, where the largest hydroponic installation - 50,000 square expansion of such a bar, due to heating, may be used to operate switches and valves.


özellikle tireden sonraki kısımda ne diyor?

 
İtalya’da bu yöntemin bir uygulaması yapıldı, Örneğin; en büyük topraksız kurulum - böyle bir çubuğun 50.000 metre kare genişlemesi, ısıtma nedeniyle, şalterleri ve valfleri çalıştırmak için kullanılabilir.

square meters demiyor ama yorum kattım. : )
  • draconas  (02.07.19 17:55:35 ~ 17:57:24) 
[]

okuduğumuzu anladık mı?

aşağıdaki metni wikipedia'dan aldım. Çernobil nükleer santrali sayfasından.

The plant utilized one large, open turbine hall for all four reactors without any separating walls. Each reactor had two turbines. On October 11, 1991, a fire broke out in the turbine hall of reactor No. 2. The fire began in reactor No. 2's fourth turbine, while the turbine was being idled for repairs.

benim anladığım:

- santralide 4 reaktör için 1 tane büyük türbin alanı var. Arada duvar yok.
- her reaktörün 2 türbini var. o zaman bu alanda 8 türbin var.
- 91 yılında ikinci reaktörün türbin alanında yangın çıkmış.
- ikinci reaktörün dördüncü türbininde yangın başlamış.

kafamın almadığı nokta, her reaktörün 2 türbini varsa, ikinci reaktörün dördüncü türbini nasıl oluyor?

Ben mi bir şeyleri kaçırıyorum?

 
4. türbin onarım için boştayken yangın çıkmış.

Belki de her reaktörde 2 tane aktif türbin sayısı vardır. 2 tane de inaktif, kullanılmayan vs. vardır.

Tamamen sallıyorum bu arada. Uzunca düşünüp ulaştığım tek tutarlı(nispeten) sonuç oldu.
  • ravenclaw  (01.07.19 04:54:20) 
4. turbin reaktor 2'nin 2. turbini tum turbinlerin dorduncusu bence. Yani dorduncu turbin turbinin adi ve bu turbin 2. reaktorun turbini.

bu mantikli 5-6. turbin de ucuncu reaktorun turbinleri gibi.
  • tanaka  (01.07.19 06:43:55) 
[]

İngilizce'den Çeviri

Merhaba.

Elimdeki bir animasyon sahnesi için kritik geldi. Ard arda iki shot var, ilkinde bir karakter büyükçe bir kafese yaklaşıyor ve kafesi yukarı kaldırıyor açılması için. Kafese kapı yapmadığım için zemini yerde kalıyor ve kafesin tamamını kaldırıyor gibi bir üçkağıt yapmıştım. Buna kritik şu: "he must pull open the gate." Kafesi kaldırarak değil sürgülü kapısı var şeklinde açması mı isteniyor yani? Ya da ne demek isteniyor tam olarak?

İkinci kısımda da kafesin kalkıp kadrajın üstünden çıkarken görüyoruz ve içindeki örümcek çıkıyor. Kritik şu "we should see the gate doors swing open as the spider steps out." Burada da swing işi kafamı biraz karıştırdı.

Şimdiden teşekkür ederim.

 
Benim anladığım şu:
1- Kapıyı açmak için çekmesi gerekiyor.

2- Örümcek dışarı çıktığında kapıların sallandığını görmeliyiz.

Swing sallanmak olarak kullanılmış bence.
  • ravenclaw  (01.07.19 02:16:59) 
Hocam senin o üçkağıdı yememişler :D

- Kapı kafesin dışına doğru açılmalı
- Kapı örümcekler dışarı çıkarken onların etkisiyle açılmalı
  • senolll  (01.07.19 03:36:13) 
[]

ne diyor tam olarak?

Hydroponics is not a new process. As long ago as the 1690's, an English physician tried growing plants in water in a laboratory experiment. However, it was not until the 1800's that German researchers used this method to develop many of the formulas for plant nutrient solutions still in use today.

However'la başlayan cümlede ne diyor tam olarak?

Teşekkürler...

 
ancak alman araştırmacıların bu yöntemi kullanarak bitki besin çözümleriyle ilgili günümüzde halen kullanılan formüllerin birçoğunu geliştirmesi 1800'leri buldu.


  • sir gawain  (30.06.19 12:45:59) 
[]

Bu hangi yapı? in english

“The biggest problem that modern archaelogists HAVE İS that right from the start of our assignment we are so distanced in time from our subject.”

Buradaki have is ne oluyor,açıklar mısınız?


 
Have is bir yapı değil, baştan is'e kadar olan yer bir özne. "Modern arkeologların (SAHİP OLDUĞU) en büyük problemi..."
Daha sonra da bu özne tanımlanıyor is ile.
My name is pertev'den bir farkı yok yani.
  • diyanet takvimi  (29.06.19 01:47:10 ~ 01:49:51) 
Relative clause?


  • influx  (29.06.19 03:25:12) 
"The biggest problem" bizim öznemiz ve "is" yardımcı filli de onu karşılıyor. "That modern archeologists have" bizim öznemizi (the biggest problem) niteleyen bir clause sadece.


  • gördüm seni minik  (29.06.19 09:13:31) 
[]

Gramer yardımı (almanca)

Bu aralar sürekli kafamı kurcalayan ve nasıl öğreneceğimi bilmediğim bi konu var. Bi eylem veya präposition, artikeli (sanırım sıfatlar da var) neye göre dativ veya akkusativ olarak çekimliyor? Ve bir eylem veya präpositonun dativ mi yoksa akkusativ mi istediğini nerden öğrenebilirim?




 
Almanca gerçekten karmaşık bir dil. Almanların bu aşırı disiplinlerinden midir nedir Almanca' da da her şeye kural koymuşlar. Bu da dili oldukça kasıntı yapıyor.

Bahsettiğiniz konuya gelirsek de Almanca' da artikel çekimleri eyleme, praposition a göre değişiyor. Önceden bilmek için bir formülü yok anlayacağınız.

Mesela helfen( yardım etmek) fiili her durumda dativ alır. Bir örnek vermek gerekirse

Können Sie mir helfen?

Yine mesela mit( ile) de dativ alır. Örnek vermek gerekirse

Ich werde heute Abend ins Kino mit meiner Freundin gehen.

Yani bu şekilde her fiilin ve praposition un kendine göre aldığı bir çekim var. Bazı fiiller ve prapositionlar kullanıldığı yere göre dativ de alıyor akkusativ de. Öğrenmesi biraz zahmetli ama zamanla insan alışıyor.
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (28.06.19 22:05:15) 
@inatçılığın yeryüzündeki temsilcisi

Esasen ben de alışmaya başladım ancak alışırken de kurs hocama bayağı soru sordum. Bu sebeple kısa yol sormuştum. Teşekkürler örnekler güzeldi
  • asuturias  (28.06.19 22:21:20) 
Rica ederim :) Maalesef kısa yol yok :(

Şuraya da göz atın. Çok sevdiğim bir site.
mein-deutschbuch.de
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (29.06.19 00:07:45) 
bir liste var, akk isteyen ve dat isteyen praplerin. 9 tane de duruma göre hem akk hem dat alan prap var. okudukça yazdıkça öğreniyorsunuz. size bu prap listesini vermediler mi kursta?


  • windows95  (29.06.19 00:10:19) 
@wimdows95

Henüz vermediler yavaş yavaş ilerliyoruz belki ondandır
  • asuturias  (29.06.19 23:09:42) 
[]

ingilizce'de hangi tense kullanılmalı?

bir arkadaş eve geliyor diyelim ve kompozisyon yazmışız gelmeden evvel. arkadaş napıyorsun diyor bana, cevap olarak I have written an essay mi deriz yoksa I wrote an essay mi?

essay yazmaya devam etmiyoruz o yuzden past simple daha mantıklı gibi geliyor ama yazdığımız essay masada olduğu ve sonucunu gordugumuz için acaba present perfect mi doğru cevap?

ikinci senaryo olarak da arkadas geldigi esnada kompozisyon yazma eylemini surduruyor olsaydık bize napıyorsun dediginde I have been writing an essay mi demek I am writing an essay mi demek daha doğru olurdu?

tesekkurler

 
I have written deriz çünkü napıyorsun/naptın diye sorulduğunda bunu söylüyorsak o eylemin üzerimizdeki etkisi sürüyor demektir. bu çok ince bir nüans, bu ancak ingilizce günlük hayatta çok kullanılırsa algılanabilecek bir detay.

ikinci senaryoda soru şu anda ne yapıyorsun ise I am writing doğru. yarım saattir napıyorsun ise I have been writing doğru. yine de şu an napıyorsun sorusuna I've been writing for half an hour demek de doğru. dediğim gibi bunlar günlük hayatta karşılaştıkça daha net algılanabilecek detaylar. bu nedenle bir dili tam anlamıyla öğrenmek için o dilin konuşulduğu ülkeye gitmek önerilir.
  • bohr atom modeli  (28.06.19 12:14:59 ~ 12:17:21) 
1) i wrote an essay earlier tarzı bir cevap verirsin (çünkü "napıyorsun"a cevap "kompozisyon yazdım" değil, bu yüzden earlier kelimesini ekledim)
2) geldiği esnada kapıda karşılıyorsan i have been writing an essay veya i was writing an essay, geldiği esnada arkadaş kapıyı kendisi açıp seni de yazıyorken görüp napıyorsun diyorsa ve sen de o esnada halen masanın başında elinde kalem varsa i am writing an essay dersin

  • diyarbakir karpuzu  (28.06.19 12:15:01 ~ 12:15:30) 
Birinci soru icin ya "I was writing an essay" derim ya da "I wrote an essay".

Biraz burda neyi vurgulamak istediginize bagli, mesela ikinci soruya bakarsak ikisi de dogru. Arkadasim haci napiyon diyince, ya essay yaziyom diyeceksem, I am writing an essay derim. Ama gecmisten beri yaptigimi vurgulamak istersem, mesela off sabahtan beri essay yaziyom demek istersem, I have been writing an essay derdim.
  • Haldamir  (28.06.19 12:16:11) 
hic fark etmez, günlük konuşmada past perfect pek kullanılmıyor zaten. I wrote an essay de geç.
ikinci durumda da I was writing an essay - rahatlıkla söylenir.

  • ebabil curnatasi  (28.06.19 12:53:02) 
ebabil curnatasi +1
o kadar da kasma. o an nasıl hissediyorsan ona göre tense kullanmalı. az evvel yazıyoduk tam da üstüne geldin hissiyatı varsa present perfect kullanırsın, yok artık olmuş bitmiş ama ne yaptığınızı söyleme ihtiyacı varsa past tense.
en iyisi kapıyı açmamak.
  • orijinal nick bulamadim  (28.06.19 14:11:35) 
[]

a1-a2 seviyesinde ingilizce için hangi kaynakları önerirsiniz?

elimden geldiğince bir arkadaşıma imgilizce öğreteceğim. a1-2 seviyesi için hangi kaynakları önerirsiniz?




 
Linguaphone setinin derslerini öncelikle her gün dinlesin, o kitap üzerinden kursa gitmeden bu seviyeleri öğrendim. Bir gün bile ara vermemesi gerekiyor.

BBC Learning sitesinden birlikte çalışabilirsiniz.

Ve tabii Duolingo:)

Onun dışında sahaflardan kurslarda verilen herhangi bir kitabı alıp onun üzerinden de gidebilirsiniz. Başlangıç seviyesi old. için kalite açısından çok fark olacağını düşünmüyorum.
  • kaset  (27.06.19 18:20:22) 
[]

İngilizce yazmayı geliştirme

merhaba,

İngilizce dinleme ve okuma seviyemin iyi olduğunu düşünüyorum. Konuşma da fena sayılmaz ancak günlük olarak kullanmıyorum maalesef.

Benim asıl sorunum yazma.İngilizce yazışma, günlük kullanma durumum yok. Bu durumda sizce nasıl geliştirebilirim yazmayı? Konu seçip essay yazmak pek cazip gelmiyor. Okuduğum ve duyduğum konuları tekrar kopya ederek yazmak mantıklı mı?

Fikir vermesi açısından IELTS'den 7.5 (yazma:6) ve YDS'den 96 almıştım.

Teşekkürler.

 
mantıklı.


  • diffarentiationation  (26.06.19 17:21:15) 
reddit ya resulullah.

gir reddit'e, ilgi duyduğun alanların sub'larına dal. reddit'in avantajı ve güzelliği saymakla bitmez. en başta ilgi duyduğun alanlarda keyifli vakit geçirme şansın olur, canın sıkılmadan eğitim almış olursun. ikinci olarak yazım kurallarına dikkat edilir, genel olarak neredeyse hatasıza yakın ingilizce olur. ingilizi, amerikanı, iskoçu, ana dili ingilizce olmayanı... yetmiş milletten insanın ingilizcesini görürsün. gerçek insanların nasıl yazdığını, nasıl iletişim kurduğuna tanıklık edersin. eh haliyle sen de yazmaya, komünitenin parçası olmaya başlarsın.
  • der meister  (26.06.19 17:34:19) 
reddit e alternatif olarak quora da güzel bi yer, bana kalırsa çok daha güzel ve daha nezih ve eğitim seviyesinin yüksek olduğu bi yer. yazmak istersen de turkiye deki yaşamla, şehirlerle vs. ile ilgili sorular oluyor, onları cevaplayabilirsin.


  • mehmed resad  (26.06.19 20:07:18) 
(bkz: Couchsurfing ) forumlarından yaşadığın yerle ilgili sorulara yanıt verebilirsin, evinde ağırlayacakların ya da gezdireceklerin de olursa o kişiyle gezi öncesi haberleşme vs günlük yazıyı çok geliştiriyorsun.

Ayrıca grammarly yükleyip maillerini gramer açısından kontrol edebilirsin ama fazla alışmamak lazım. Ben 2 ya da zorlayıp 3 kere yazdığım şeyi okuyup takıldığım yerlere bakıyorum ve sonra grammarly ile düzeltiyorum.
  • kaset  (27.06.19 00:15:16) 
[]

korece merakı nedir

çok şahit oluyorum korece öğreniyorum vs diyenlere.
Tek sebebi kpop mu?
bir de kurslar dolup taşıyor mu gerçekten? çok öğrenen var mı?


 
Son zamanlarda Kpop furyasindan dolayi bu dile merak saranlar artista. Genellikle ergenlik donemindeki kimseler ozellikle Kore yapimi romantik dizilerin etkisiyle Korece ogrenmek istiyor.

Kurslar ergenlik donemini henuz atlatamamis ogrencilerle dolu. Insanlar o kadar cilgin ki, kendi imkanalriyla orta sveiyeye gelmis olanlar dahi var. Kore kendini Kpop ve romantik dizileriyle guzel pazarliyor. Hele su son donemde cikan BTS muzik grubu zimbirtisinin etkisi yadsinamaz hal aldi.

Ama akli basinda olup, ben is icin, kendimi gelistirmek icin vb nedenlerle bu dili ogrenmek istiyorum diyenler de var, ancak gorece daha az.
  • cossecant  (26.06.19 15:38:41) 
kpop önemli bir faktör kesinlikle, hatta ilk neden o bence.

sevilen bir ülke, k-drama izlemeyi seven bir kitle de var.

daha teknik olarak dili için de şöyle diyeyim, japonca ya da çince gibi hece ya da resim gibi öğrenme söz konusu değil, "alfabesi" var. rusça gibi, yunanca gibi yani. o bakımdan uzakdoğu dillerinin çoğundan daha kolay öğrenilebilir.

çok kasarsam çok uluslu bir sürü kore firması var vs de derim ama onu kimsenin düşündüğünü sanmam
  • grampus  (28.06.19 13:30:33) 
[]

Toefl-ibt

Amaç : pilotluk başvurusu
Hedef : toelf (ibt) 75

Hangi kitabı seçmeliyim ?
Fiyata takılmayın 60tl ye alıcam hangisi olursa.

Ets
Cambridge
Longman
Barron

Başka öneriniz var mı ?

edit: sadeleştirdim.

 
Seviyen B1-B2 dolaylarindaysa kendi imkanlarinla, internetten bulacagin materyallerle calisman yeterli olur dostum hic para harcamani tavsiye etmem.


  • stavro  (26.06.19 15:18:00 ~ 15:18:12) 
reading ve listening'e cambridge ile hazırlanmıştım
speaking ve writing'e fullnote ile, internet üzerinde bulabilirsin, basılı bir kaynakları yok sanırım, joseph diye bir adamın videoları vardı.

2015: 97
2017: 96

ek not: yök'ün geçen senelerde okullarda yapılmayan TOEFL sınavlarını gerçersiz olduğuyla ilgili bir kuralı çıktı. ben bunu bilmeden girdim, yüksek lisans başvurumda toefl'ı kabul etmediler.
pilotluk için böyle bir durum olacağını sanmıyorum ama yine de bir araştırın, o kadar emeğe yazık olmasın.

başarılar
  • ilkot  (26.06.19 15:50:35) 
ben zamanında ets ve barron un bir deneme seti vardı, gerçek sınav gibin çözüyodun bilgisayardan ondan 3 er 4er tane çözüp girmiştim. faydalı idi.

writing için kitap gerekli olur, kalıplar önemli.

75 zor bir puan değil bu arada.
  • kveldulv  (26.06.19 16:03:13) 
Dolarin tersine hareket eden diye bir kur yok.


  • stavro  (26.06.19 16:35:03) 
[]

"Kraliçe neden oyla seçilmiyor" ne demek?

ingilizcesi.

sağ olun.


 
Why isn't the queen selected by election?


  • reanarchy  (26.06.19 00:03:37) 
Why isn't the queen elected?


  • hot potato  (26.06.19 01:00:36) 
@hoy potato'nun dediği doğru çünkü elect zaten oyla seçmek anlamına gelir. @reanarchy'nin söylediği ifade biraz gereksiz uzatmak oluyor cümleyi.


  • slow like honey  (26.06.19 08:48:40) 
gereksiz uzatmak degil, direk yanlis.


  • hot potato  (26.06.19 08:49:56) 
[]

şunu nasıl çeviririz?

In the late 1920’s, as soon as the first talking pictures were introduced to cinema theatres, “talkies” became the norm.

talkies kısmını soruyorum. teşekkür.


 
sesli film?


  • orijinal nick bulamadim  (25.06.19 11:16:15) 
tureng "sesli film" diyor ve cümlenin gelişine göre de mantıklı.

tureng.com
  • shadowfollower  (25.06.19 11:16:55) 
benim de aklıma yatan oydu, bakşa bir şey olması imkansız hatta ama tırnak içinde olması kafamı saçma bir şekilde karıştırmıştı. teşekkürler


  • kerkük zindanı  (25.06.19 11:20:47) 
konusmali film diye bir sey yok. hangi halk bu? sessiz film var, sesli film var.


  • hot potato  (25.06.19 17:39:26 ~ 17:39:41) 
[]

bana şu kelimeyi öğretir misiniz

forge kelimesini her seferinde unutuyorum, farklı bağlamlarda birkaç örnek verebilir misiniz




 
form = şekil
forge = metale şekil vermek

force = güç
forge = metale güç uygulayarak şekil vermek

bunlar birinci anlamı. bir de bir şeyin sahtesini üretmek anlamı var, ama o da aynı kapıya çıkıyor. bir şey üretmek, ortaya çıkarmak, böyle uğraşarak, efor sarfederek yaratmak gibi.
  • sagesen  (25.06.19 01:43:57) 
Bir de ilişki/bağ kurmak anlamında kullanılır. Mesela "forge a strong relationship". Burada da çaba, efor unsuru var.


  • wish i could find a way to disappear  (25.06.19 01:53:12) 
karakter olanı için:
x-men.fandom.com

  • late viper  (25.06.19 02:05:27) 
Aklından bu kelimeye bi hikaye uydur. O zaman hic unutmazsın. Mesela ben bu kelimeyi bilmiyordum şimdi öğrendim duyuruya bakınca ama asla unutmam çünkü sanki şu an bi fabrikada metallere güç uygulayarak şekil vermekten sorumlu bi işçi olduğumu ve görevimi yapmayı hep unuttuğumu ve ustamdan azar yediğimi hayal ettim.

Unutmak:forget (bu kelime bana forge'yi çağrıştırsın diye)
Metale güç uygulayarak şekil verme:forge
  • burclarainanmam  (25.06.19 02:22:19) 
Diablo oynayın. Orada bol bol forge eylemini duyacak ve yapacaksınız. Aklınıza bu efsane oyunun ismi ile kazınır bence.


  • orient blue  (25.06.19 08:45:58) 
çataldan aklına gelsin


  • sameidiot  (25.06.19 08:49:20) 
[]

italyanca basit

bevene gibi bir ifade kullanıyorlar, nasıl yazılır ne anlama gelir?




 
bene olabilir mi? iyi, güzel anlamında...


  • loveinaflipbook  (23.06.19 22:09:51) 
Love+1

Bene, va bene kullanıyorlar. İyi, tamam, iyi gidiyor anlamında.

Va bene?'yi bu şekilde kullandıklarında da nasıl gidiyor, nasılsın gibi bir anlamı oluyor.
  • saridendigindekirmizidiyebagiranadam  (23.06.19 22:23:33) 
Her şeye va bene diyebilirler. Tamam anladım oldu olur anlamlarında kullanıyorlar. Vabe diye kısaltılır bazen.


  • cizgilerebasancocuk  (23.06.19 23:52:07) 
[]

arapça dua/yazı?

merhaba, dedeme onun annesinden kalan ve dedemden benim anneme kalan bir muska türü bez var elimizde. bunun anlamını merak ediyorum, nereden baksanız en az bir 100 yıllık olabilir. dedem 7-8 sene önce vefat ettiği için haliyle ona soramıyorum, sormadım. belki birileri okuyabilir, bir fotoğrafını çektim. teşekkürler.

prnt.sc
prnt.sc

 
CUma suresinden ayet var. Büyü bozma duası


  • efruz  (23.06.19 08:12:59) 
[]

Vocabulary için hangi taktik doğru

İngilizce kelime öğrenmek için yazmayı tercih ediyorum. Yalnız doğru metod nasıl olmalı?

1- ingilizce kelime karşısına türkçe anlamı
2-ingilizce kelime karşısına ingilizce eş anlamı
3-ingilizce kelime karşısına ingilizce açıklaması
4-sadece ingilizce kelime yazıp hatırlamaya çalışmak

Veya başka önerilere de açığım. Eylül YDS için çalışıyorum.

 
Kelimeleri metin içinde öğrenmek her zaman en doğrusu. Bunun için özel YDS kitapları var. Bir yandan belli başlı gramer yapıları hakkında da pratik yapabilirsin. İlla sadece kelime çalışma konusunda diretiyorsan da örnek cümlelerle kelimenin nasıl kullanıldığı hakkında fikir sahibi olarak çalışmalısın. Sen yine de benim ilk dediğimi bir düşün, araştır.


  • gördüm seni minik  (22.06.19 13:45:40) 
ben kelimeyi yazıyorum altına 2-3 örnek cümle yazıyorum ama çok uzun sürüyor. ben de farklı bir yol arıyorum. faydalı bir yöntem ama uzun. yarım saat çalışıyorum 10 kelime öğrenebiliyorum.


  • nick bulamadim  (22.06.19 15:49:59) 
[]

istanbul

başka istanbul yok.
bundan başka istanbul yok.


nasıl deriz in english. teşekkürler.

 
there is no other istanbul


  • exlibris  (20.06.19 23:43:27) 
[]

İngilizce uygulama (ücretsiz)

Arkadaşlar merhaba. İngilizce kelime dağarcığımı geliştirmem için ücretsiz mobilıygulama var mı bildiğiniz ? Aklınızdakileri yazar mısınız ?




 
Cok uygulama var ama faydali bulmuyorum
1) Frequently used kelimeleri gostermiyorlar onun yerine ne idugu belirsiz baya bir kelime geliyor.
2) Context yetersiz oluyor, o yuzden kelime aklinizda kalmiyor.

Her gun ingilizce haber okuyup bilmediginiz kelimeleri cikarmak daha mantikli bence. Eger
  • skulldragon  (18.06.19 15:45:49) 
ingilizce şoförlük gibidir, ne kadar kullanırsan o kadar ustalaşırsın. ingilizce metin oku sözlü özet çıkar. en ucuz ingilizce geliştirme yöntemi budur. kelime dağarcığı geliştirme dahil.


  • lazpalle  (18.06.19 16:28:44) 
[]

ing. şöyle bir kitap arıyorum;

cümle veya paragraf çevirisi olsun hem türkçe hem ingilizce.
bildiğiniz var mı?
teşekkür ederim.


 
fono'nun vardır sanırım. bende almancası var, ingilizcesi de vardır diye tahmin ediyorum. sol sayfa almanca, sağ sayfa türkçe. direkt çeviri.


  • der meister  (18.06.19 02:22:16) 
ucaklarda verilen dergiler var. internette bulabilirsiniz.


  • tabudeviren  (18.06.19 07:20:19) 
m.kitapyurdu.com
Kütüphanelere bakabilirsiniz.

  • pudra  (18.06.19 09:12:14) 
[]

YDS video ders öneri

iyi akşamlar ekşiduyuru
Akındil internet sitesi üzerinden yds sınavına yönelik video ders+kitap almayı düşünüyorum.
deneyen,başarılı olan veya başka tavsiyesi olan var mıdır?


 
akın dil tavsiye ederim ben istediğim sonucu kısa sürede aldım


  • basond  (16.06.19 20:58:15) 
Benzer bir duyuru ben de acmiştım yakın zamanda. Akın dil tavsiye edilmisti. Ama iki arkadaşımın tavsiyesiyle Ankara dil akademisine kayit oldum. Kitapları gayet güzel, dersleri de.
Akin dili de epey tavsiye eden duydum.Bu ikisinden birini düşünebilirsiniz.

  • Rh Negatif  (16.06.19 22:04:31) 
[]

reduce drilling?

Exploration for oil is a long, difficult and expensive process. However, it reduces drilling, which saves money.


ikinci cümle "fakat para tasarrufuyla sondaj maliyetlerini azaltır." mı diyor?

 
hayır "drilling" rastgele delikler kazıp o noktada petrol olup olmadığına bakma yöntemi. önce "exploration" yapılırsa bu sağa sola delik açıp rastgele petrol aramaktan daha az maliyetli olur diyor.

"petrol aramak pahalı, zor ve uzun bir süreçtir. yine de bu yapılacak (rastgele) kazıları azaltır ve daha az maliyet gerektirir."
  • bohr atom modeli  (16.06.19 13:11:53 ~ 13:15:42) 
[]

ingiliççe yardım lütfen

youtu.be

"I beg at this time that I have not intruded upon this evening and that we will in the future" our hearts and our understandings will meet with love and generosity"

videodaki tırnak içine aldığım kısmı tam olarak anlayamadım, çevirebilecek var mı?

 
"Umarım bu gecenizi mahvetmemişimdir ve umarım gelecekte bizler, kalplerimiz ve düşüncelerimiz sevgi ve cömertlikte buluşuruz."

diye çevirirdim ben. o kısımda, konuşma içerisinde duraksıyor ve sonrasında will'den sonra farklı bir cümle başlıyor, ama ilk cümledeki will fiilsiz kalıyor.. gibi geldi bana
  • burya  (15.06.19 17:00:26) 
[]

rusça'da şu sözler ne anlama geliyor olabilir?

çok uzun yıllar önce panzer commander diye bir oyun oynardım. onda rus tankı seçince sesler rusça olurdu. bazı konuşmalar aklımda kalmış:

faynd delijtıd
navigatos pon gağayd

ne olabilir bunlar acaba?

 
İlki İngilizce gibi duruyo. Belki Rus aksanlı İngilizcedir oyundaki dil.


  • d max  (18.06.19 03:40:58) 
[]

Türk-Alman ekolü nasıl denir İngilizce?

Mot a mot çevirisinden ziyade bu bağlamı en iyi verecek çeviriyi arıyorum. ben "a joint venture between Germany and Turkey" dedim; ama içime sinmiyor. Daha çok kültür'e gönderme yapması lazım.




 
tradition diye bir kelime var. faidelenin.


  • alperz  (15.06.19 09:39:43) 
@alperz, teşekkürler; ancak tradition tam olarak vermiyor istediğimi. Türk-Alman ekolü ile kast edilen şeylerin genel olarak iki farklı ülkenin kültürel ve işlevsel mirasının ortak ürünü olarak ortaya çıkan bir yönetim/işleyiş şekli olduğu kanısındayım. tradition dediğimde bunun kültürel göndermesinin gözardı edildiğini ve vermek istediğim anlamı veremediğini düşünüyorum.

"school" kullanılabilir diye düşünüyorum (school of thought gibi); ama bunda da emin olamıyorum.
  • finveben  (15.06.19 09:47:25) 
@felismalafatus

Alakası yok. Çeviri yapıyorum bir arkadaşımın iş başvurusu için ve okulla alakası yok konunun.
  • finveben  (15.06.19 10:05:29) 
Joint venture olmaz, akla ticari bir anlam getiriyor.


  • adwokat  (15.06.19 12:05:43) 
Tam cümleyi verin her durumda degisir cevirisi.


  • felismalafatus  (15.06.19 12:37:19) 
[]

İlber ortaylı 15 yaşından sonra iyi lisan öğrenilmez diyor sizce?

Bir ömür nasıl yaşanır kitabında bahsetmiş, 15 yaşından sonra kimse kusura bakmasın iyi dil öğrenilmez demiş.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?



 
ben bir insanı uzman olduğu konunun dışında her şeyi bilmeye zorlamanın aptalca olduğunu düşünüyorum. dil öğrenimi için ideal yaşı pedagog bilir, psikolog bilir, psikiyatr bilir, çocuk gelişimci bilir, en olmadı öğretmen bilir.

sen gidip tarihçiden öğrenmekte ısrar edersen, böyle saçma genellemeler yapar, ne yapsın...

tarihte 30'dan sonra dil öğrenip o dilde eser veren insanlar var. onlar ne olacak?
  • babilbaligi  (14.06.19 14:12:00) 
ilber de her seyi cok iyi biliyor, ogrenilir, ha kucukken cok daha rahat ogrenilir ama ogrenilmez diye bir sey yok.klasik ilber tavri


  • exlibris  (14.06.19 14:12:25) 
ben de insanların önüne eften püften bariyer koyan çomarları hiç ciddiye almıyorum ama işte ülkenin en profu bile bu kafada.

şöyle derse anlarım: dil çocuk evresinde daha iyi öğrenilir ama 15 yaşından sonra cık, zinhar diyenin nasıl zihin işleyişi var anlamak güç.
  • for day to break  (14.06.19 14:19:04 ~ 14:19:22) 
İlber Hocayı dinlerseniz her şeye geç kaldığınızı düşünür bunalıma girersiniz o öyle olmaz, bu böyle olmaz. İyi tarihçi, zeki, bilgili vs vs ama kendisi hayata 5-0 önde başlamanın avantajlarını çok iyi kullanmış, tabii mantıklı olan da o ama ortalama bir ailede doğup büyüseydi yine aynı konuma geldiğinde bu kadar rahat konuşabilir miydi? O yüzden onun için ahkam kesmek kolay, hocaya guru muamelesi yapılmasına da kendisini guru sanmasına da gıcık olmaya başladım


  • saridendigindekirmizidiyebagiranadam  (14.06.19 14:34:03 ~ 15:06:59) 
yersiz,mesnetsiz bir açıklama.ilber hoca'ya yakışmadı.


  • natallica  (14.06.19 15:00:44) 
ingilizce haric 15'imden sonra 4 dil ogrendim (ogreniyorum). kitap yazamam ama hayatimi idame ettiririm. kusura bakmiyorum ama ilber hoca sacmalamis.


  • kassiopeia  (14.06.19 15:08:32) 
burada biraz popülistlik yapmış.
kendisi hepimizden çok iyi bilir ki; halil inalcık almanca'yı 20 yaşında öğrenip akıcılığı ve düzgünlüğü ile paul wittek'i şaşırtmış, farsça'yı doçent iken öğrenmiş, o ağır metinleri hep okuyup, çözmüş. keza ceneviz metinlerini de çözümlemek için 50 sinden sonra italyanca'sını da ilerletmiş.

  • mutlu yillar sana  (14.06.19 15:24:18 ~ 15:24:40) 
popüler kültür öyle bir şişirdi ki bunu, aklınıza gelebilecek her konuyla ilgili ahkam kesmeye başladı.


  • sfteses  (14.06.19 16:41:58) 
Kendisini severim ve alanında bilgili olduğunu düşünüyorum. Fakat kendisinin bu halden anlamaz kesin yargılarını da sevmiyorum. Bir kitabında da tüyü bitmemiş çocuklara romayı falan gezin diyordu.


  • denizgonen  (15.06.19 01:23:13) 
bir nebze doğru, 15 yaşından sonra anadil seviyesinde olmaz hiçbir dil, elbette anlayıp, yazıp, konuşabilirsin ama demek istenen "iyi" manası bu şekilde.


  • gezegen olan pluton  (15.06.19 02:34:54) 
[]

Şu çeviriye bakar mısınız?

Bir sorun var sanki ama ne olduğunu çözümlerim.
Türkçe’den İngilizce’ye çevrilmiş.

“Hayal gücü, insanı estetiğe, zerafete, özgünlüğe ve kaliteye götüren bir zenginliktir. Hayal gücünün katili ise, insanın bu üretme gücünü tüketen ihtiyaç dışı sört alışkanlığıdır.”


Imagination is a kind of wealth that leads the person to aesthetic, originality and quality.
And the killer of the imagination is the out of need surfing habit which consumes this producing power of the person.

 
şahsen "producing power" yerine "productivity" derdim.

çeviren "zerafet" yerine bir şey kullanmamış, "elegancy" olabilir.

aesthetic'i noun kullanmak garip geldi, aesthetics daha doğru görünüyor.
  • celeron 300a  (14.06.19 01:40:53 ~ 01:41:22) 
Imagination is a kind of wealth that brings a person to aesthetics, originality and excellence.
And the killer of [the yok] imagination is the unnecessary surfing habits that waste time and destroy productivity.

Pek bir seye benzemedi bence zira cumlenin Turkcesi kotu. Iki cumle arasinda "ise" kullanarak baglanacak bir bag yok. Bir de sorf aliskanligi uretme gucunu bitiriyor onu anladim da hayal gucunu oldurmesi ne alaka?
  • hot potato  (14.06.19 09:50:20 ~ 09:51:20) 
[]

IELTS mi TOEFL mı?

Merhabalar,

Sözlükte bu versus var. Ancak benim durumunda
hangisi daha mantıklı karar veremedim.

Yurtdışında bir üniversiteden yüksek lisans kabulü aldım.
Ancak IELTS Academic ya da TOEFL'dan önümüzdeki birkaç hafta
(CEFRL B2+) IELTS 6.5 ya da TOEFL 75 skoru almam gerekiyor.
Yani çalışmak için zamanım olmayacak.
Burada İngilizce bir bölümden mezun oldum
ve Erasmus'la bir yılımı İngiltere'de bir üni'de geçirmiştim.
Tecrübesi olanlar hangisine girmenin
daha mantıklı olduğuna dair öneride bulunursa çok sevinirim.

Şimdiden çoook teşekkür ederim.

 
toefl 75 çok daha kolay alınır.


  • hayley williams ile evlenecek genc  (12.06.19 23:38:42) 
birkaç hafta varsa niye calismak icin zamanin yok anlamadim.

toefl 75 bence de cok daha kolay.
  • hot potato  (12.06.19 23:43:57) 
toefl 75 çok daha kolay.


  • xin zhao  (13.06.19 02:47:46) 
Ielts 6.5 diyorum. Girdiğimden değil, benzer araştırmayı uzun süre ben de yaptım ve ulaştığım sonuç bu oldu.


  • adwokat  (13.06.19 06:23:02) 
geçmişinize bakılırsa ikisinden de yeterli puanı alırsınız gibi geliyor.
IELTS'i bilmiyorum ama erasmusum yoktu, ingilizce bölümden de mezun olmadım. 1 aylık çalışmayla 96 almıştım TOEFL'dan.
TOEFL tips&tricks için dm :)
  • ilkot  (13.06.19 08:44:52) 
[]

Bu bağlamda take for granted nasıl çevrilir?

Türkçeleştirmeye çalıştığım bir yazının giriş cümlesi:

"Books are easy to take for granted. Not any specific book, I mean: the form of a book. Paper or pixels—it hardly matters. Words in lines on pages in chapters. And at least for non-fiction books, one implied assumption at the foundation: people absorb knowledge by reading sentences. This last idea so invisibly defines the medium that it’s hard not to take for granted, which is a shame because, as we’ll see, it’s quite mistaken."

Take for granted beni en çok uğraştıran kalıp olabilir. Şimdiye kadar sürüyle şey çevirdim, halâ take for grantedı oturtamıyorum.

Direkt kanıksamak olur mu acaba? Kitapları kanıksamak kolaydır tarzı? Fakat son cümleyle ilgisiz oluyor gibi.

 
önemini hafife almak ya da hakkını vermemek olabilir. tam olarak karşılayacak bir şey bulamadım.


  • bohr atom modeli  (10.06.19 23:49:06) 
"kanıksamak"


  • sagesen  (10.06.19 23:56:29) 
take for granted "hafife almak" olarak çevrilmeli diye biliyorum. kanıksamak nedir?

bu anlamı üzerinden söylüyorum tabi:

fail to properly appreciate (someone or something), especially as a result of overfamiliarity.

bir de bir anlamı daha vardır o kanıksamaktır ama bu yazıda ilk anlamı kullanılmış sanki.
  • ozdek  (11.06.19 00:16:36 ~ 00:17:56) 
[]

online almanca öğrenenler

hangi sitelerden/applerden/podcastlerden faydalanıyorsunuz?
duolingo'ya başladım ancak çok hafif geldi
zamanında (7-8) C1 seviyesinde almanca biliyordum


 
  • brena  (10.06.19 14:07:33) 
[]

felemenkçe bilenler gelin[çok kısa bir yazı]

hollandada bir markette çektiğim fotoğraf. alkolle ilgili bir uyarı ya da not gibi bişey sanırsam. üst rafa konulmuş iki yazıda ne yazıyor? bacardilerin olduğu raf

i.hizliresim.com

bi de bu: i.hizliresim.com

alternatif linkler:
resmim.net (malesef yan çıkıyor)
resmim.net

 
Sağdaki yazıysa hırsızlıkları her zaman polise bildiririz diyor


  • Boris  (07.06.19 22:10:17) 
hocam google translate'in kamera ile okuduğunu anlık çevirme özelliği var.
www.youtube.com

  • heavy smoker  (08.06.19 11:15:52) 
[]

IELTS Academic’e girenler

Hangi kaynaklardan nasıl ve ne kadar çalıştınız? Kaç puan aldınız? Bilgisayar mı kağıt mı?

Hayatımda girdiğim tek İngilizce sınavı YDS, ondan da 92 veya 94 almıştım. Şimdi minimum 7.5 alabilmem için ne önerirsiniz?


 
Cambridge ielts serisi var. Arkadaş onları yaladı yuttu 7 aldı. Yds’si 60 küsür bir şeydi.


  • adwokat  (07.06.19 01:17:57) 
Cambridge sınavın neredeyse aynısı onlardan çalışın.


  • playing star again  (07.06.19 01:19:53) 
sınava özel çalışmak gerekiyor. üstteki yorumlardaki kitap mesela.
sınav formatını bilmek gerek. sınava 50 kere girmiş gibi bi hazırlıkla sınava girersen zaman kazanırsın.

ücretli veya ücretsiz internette örnek sınavlar çözülebilir.

ben 3 kez girdim. ilkinde pek hazırlanamadım. ikincisine bir ay sonra girdim. bu bir ayda sadece writing çalıştım, giriş gelişme sonuç, aranan kalıplar vs bunları öğrendim. freestyle değil şablon gibi cevap vermeyi öğrendim. 1-1,5 puan artmıştı sanırım.

bilgisayar değil kağıt kalem, speakingde insanla yaptım sınavı. daha önce toefl a bilgisayarda girmiştim, o ortam çok germişti, herkesin aynı anda kulaklıklara konuşması falan. o yüzden ielts çok rahattı. odada hoca ile yalnızsın, ses yok, rahatsız eden yok.

ama kuralları, sınav formatını, aranan cevabı, speakingde writingde kullanmanı bekledikleri yapmacık bile olsa kalıpları ezberlersen işin kolay.
  • sttc  (07.06.19 01:30:06) 
internet ve youtube'dan 2-3 saat çalıştım. ingilizce'den ziyade sınavın tekniklere göre çalışmak daha mantıklı bence. 2 kere girdim 2'sinde de 7.5 aldım. bence en önemli şey reading ve listening'ten yüksek not almak çünkü speaking ve writing'ten tam alma ihtimalin yok, buralardan illaki puanın kırılacak. bol bol örnek sınav çöz. olay tekniği bilmekte geçiyor. bu arada kağıtta girdim. arkadaşın dediği gibi toefl'daki speaking olayı insanı çok kasıyor. kulaklık olmasına rağmen herkes bir anda konuşmaya çalışıyor, insanın aklı karışıyor.


  • hayley williams ile evlenecek genc  (07.06.19 02:20:58 ~ 02:23:43) 
Bir mail adresi gönderirseniz yardımcı olayım.


  • m3mphis  (07.06.19 09:34:50) 
[]

Rusça gramer kitabı

Sıfırdan rusça öğrenmeye başlayan biri için tavsiye edeceğiniz bir kitap var mı?




 
Kendi kendine öğrenmek için kanaatimce en iyi kitap. Ataol behramoğlu yazarı : m.kitapyurdu.com


  • filipis  (06.06.19 21:09:27 ~ 21:10:36) 
[]

burada ne demek istiyor

"they tell us that suicide is the greatest piece of cowardice... that suicide is wrong; when it is quite obvious that there is nothing in this world to which every man has a more unassailable title than to his own life and person.”

intiharın korkaklık olduğu söylüyorlar , o laf aslında yanlıştır.gayet açık ki hiç bir erkeğin kendi hayatı ve canı dışında saldırılmaz bir ünvanı/kavramı yoktur ?

böyle mi ? niye ağır sıçtım ben bunu çevirirken :(

 
"İntiharın yanlış ve en büyük korkaklık olduğunu söylüyorlar ancak bir insanın kendi hayatından daha fazla karışılamaz bir hakkı yoktur."

Verilmek istenen anlam bu ancak biraz uğraşıp daha iyi hale getirebilirsiniz.
  • synthetic a priori  (06.06.19 00:01:54 ~ 00:02:27) 
[]

English Grammer In Use Kitap Aranıyor

MErhaba,

yeniden ingilizce çalışacam. Bu sefer bitiriyorum bu işi kitap lazım yalnız. english grammer in use "mavi" işime yarayacak gibi görünüyor. PDF i elimde var ama basılı çalışmak istiyorum. satmak isterseniz de görüşebiliriz. sahaf fiyatı çekerim ama istanbul içi gelirim alırım.

kitabını vermek isteyenle zaten her türlü anlaşırız.

Mesajlarınızı bekliyorum. öpüyorum.

 
Mavi hangisi idi advance mi?


  • pegi  (05.06.19 21:14:57) 
Pdfin çıktısını alsan daha kolay olmaz mı?


  • ovungec zeus  (05.06.19 21:25:49) 
[]

İngilizce kitap tavsiyesi

Merhabalar, tatilde okuyabileceğim biraz kafamı dağıtacak okuması kolay ingilizce kitap önerirseniz çok sevinirim.
Academic yazılar okumaktan sıkıldım, böyle daha basit günlük dilin kullanıldığı, günümüzde geçen roman tarzı bir şeyler okumak istiyorum. Bugün dayanamayıp The shortest history of Europe u aldım şimdi onu okuyorum ama okul bitiyor ve dediğim gibi tarihe vs. ara vermek istiyorum biraz. Me before you tarzı birşey olabilir belki, başka ne olabilir?



 
kitap değil ama insanların hayatlarındaki bir olayı kısa kısa anlattıkları humansofnewyork sitesi var kafa dağıtmak için giriyorum ben genelde.


  • ortayakor  (04.06.19 23:08:43) 
Bridget Jones's Diary, The Devil Wears Prada falan patlat chick lit


  • hot potato  (04.06.19 23:47:07) 
John steinback-pearl
John steinback-man and mice
orijinal dilinde okumanın tavsiye ederim. Kısa hem yormaz seni
  • tirtpirt  (05.06.19 10:26:50) 
[]

buradaki ing'li yapı hakkında sorum var

"one unique aspect of course is the large number of individuals ang organizations contrubiting free materials "

oraganizastions dan sonra are contrubiting dememiş . direk ingli fiil kullanmış.burada bir are gibi bir kelimeyi mi çıkartmışlar ? yoksa bu bir kalıp mı nasıl bir kalıp biri izah edebilir mi lütfen ?


 
... individuals and organisations that contribute free materials

That düşürüp fiil -ing şeklinde yazılmış. Reduced relative clauses:

www.englishgrammar.org
  • voyager 1  (03.06.19 15:25:48) 
[]

ingilizcedeki bileşik kelimeler

bileşik dediğime bakmayın ismi aklıma gelmedi.

mesela: put on

şöyle kullanımı var: take it on.
bazen de böyle: take on it

veya pull up me pull me up.

bu özneler araya giriyor ya. neye göre giriyor?

 
phrasal verb adı onların.

kullanımı olarak tam kesin bi kuralı yok onların. kullana kullana hangisinin daha iyi olduğunun farkına varıyorsun.

take it off,

take off it

take off it çok kötü duyuluyor ve ikincisi orada it olaydan tamamen kopukmuş gibi bir his yaratıyor.

write your name down
write down your name

mesela böyle örneklerde ikisi de olabiliyor.

gerçekten biraz alışkanlık.
  • isvicre rakisi  (03.06.19 15:05:44) 
ben genelde hep ortaya aliyorum, diger türlü hic iyi gelmedi bana.


  • kaputt  (03.06.19 17:07:18) 
Aklıma A-ha "take on me" şarkısı geldi.


take on me
take me on
i'll be gone
in a day or two...

diye gidiyor.

sadede gelirsek, belli bir kuralı yok. phrasal demek de yanlış. onlara "chunk" denir. ezberden başka çareniz yoktur.
  • beni arayan olursa banyoda de  (03.06.19 20:03:13) 
[]

"Asıl konumuza geri dönersek " in english

bu manaya gelen bir linker biliyor musunuz? ben "returning to the primary concern" diye chicken translate yaptım ama böyle bir kullanım yok resmi dilde. ne kullanılabilir bunun yerine?




 
(bkz: without further ado) karşılıyor bence.


  • cikmaz sokaktan cikagelen cocuk  (30.05.19 10:52:26) 
'to get to the main point'


  • avianthem  (30.05.19 10:53:46) 
'our main subject stipulates'

edit: 'if we stick to our subject'
  • babilbaligi  (30.05.19 11:01:16 ~ 16:24:43) 
let's back to the main point/issue


  • orijinal nick bulamadim  (30.05.19 11:22:07) 
en güzeli "let's back to the main point/issue".


  • melonsucker  (30.05.19 11:36:14) 
without further ado "lafı daha fazla uzatmadan" oluyor. yani aslında konudan sapma yok, konuyla ilgili mevzu çok uzatılmadan demek istiyor.

sizin sorduğunuzda ise bir konudan sapma söz konusu.

Bu yüzden "Let's get back on track", "Let's not cloud the issue", "Going back to the main point/topic", "Let's not digress from the point" denilebilir.
  • luin 41  (30.05.19 11:36:35) 
now back to business


  • ezeriko  (30.05.19 11:36:55) 
let's back to the business


  • life is not fair  (30.05.19 11:53:00) 
Herkese teşekkürler, sanırım to get to the main point kullanacağım. Yazı diline daha uygun geldi.


  • playing star again  (30.05.19 13:05:09) 
[]

dil öğrenme yöntemim başarılı olur mu?

şöyle bir yöntem aklıma geldi. şimdi bir metinin önce türkçesini okuyacağım. sonra ingilizcesini. sonra ispanyolcasını. sonra cümle cümle bunu tekrar edeceğim. türkçe, ingilizce, ispanyolca. sonra kelime kelime tekrar edeceğim. türkçe, ingilizce, ispanyolca. bu yöntemle başarılı olabilir miyim? metin olarak haberler, wikipedia veya basitleştirilmiş metinleri düşünüyorum. tavsiyeleri alayım. (belki işin içine bir şekilde görsellik de katabilirim google images kullanarak)




 
Olur diye düşünüyorum. Sonuçta içeriğini bildiğiniz bir yazıyı okuyacaksınız, böylece İngilizce ve İspanyolca olanları daha çabuk kavrarsınız.

Fakat belli bir süreden sonra (süresi size kalmış) direkt İngilizce ve İspanyolca metni ya da yazıyı ilk okumanız. Sonrasında Türkçesine bakıp anlayıp, anlamadığınıza kontrol edersiniz.
  • put it in your appropriate place  (29.05.19 07:51:58) 
amaç dili sadece okumak için kullanmaksa mantıklı olabilir. ama "dil öğrenme" başka bir şey.


  • sagesen  (29.05.19 08:47:58) 
mantıklı ben de deneyeceğim.


  • for day to break  (29.05.19 09:37:13) 
metin olarak denememiştim en çok kullanılan ingilizce kelimeleri sıralayıp yanlarına türkçe ve portekizcelerini yazmış o şekilde ezberlemiştim .
sonuçta sözlükler dolusu kelime de olsa en çok kullanılan kelime ve kalıplarla konuşmamızı sürdürüyoruz .

okunuşlar için de portekizce şarkı sözlerini basıp kulaklıkla dinlerken sözleri kağıttan takip ederek doğru telafuza çalışıyordum . tabi merak ettim anlamlarını da ezberledim .sanırım en kolay ezber yöntemi bu şekilde .
hala yalnızken o çalıştığım portekizce şarkıları söylüyorum nasıl işlediyse beynime
  • devilone  (29.05.19 10:28:16) 
dil öğrenme sadece readingten oluşmadığı için genel bir başarı beklemek hata olur ama reading ve kelime öğrenme açısından faydalı olabilir. yine de çok fazla tekrar ve emek gerektirdiği aşikar.


  • gördüm seni minik  (29.05.19 13:28:56) 
kesinlikle basarisiz olur bence. dil oyle kelime kelime eslenigi olan bir sey degil. ingilizcenin mantigi farkli, turkcenin mantigi farkli. birinde tek bir kelimeyle ifade edilebilecek anlam digerinde tum paragraflik bir aciklama gerektirebilir, zira dillerin dayandiklari kulturler, tarihler farkli. tamamen amelelik, icinde %0.5 alkol olan bira icip sarhos olmaya calismak gibi.


  • hot potato  (29.05.19 17:56:42 ~ 17:59:22) 
Başarılı olmayacak bir yöntem gibi geldi bu bana


  • cay koy geliyorum  (29.05.19 17:58:40 ~ 17:59:24) 
Sürdürülebilir bir yöntem değil bu. Eğer öğrenmek istediğin dilin konuşulduğu bir ülkeye gidemiyorsan o dili konuşan bir arkadaş veya grup bulman lazım.


  • blue serenity  (29.05.19 18:00:27) 
[]

kısacık bir ingilizce listening

streamable.com


"in the europan instutions...." dedikten sonra "((there'll be treason replacements)) for Jean-Claude Juncker and Donald Tusk" mı diyor?

"instutions" ile Jean Claude Juncker arasında ne diyor?

 
‘All be choosing replacement for jean claude juncker and donald tusk’ gibi geldi?


  • palmtree  (28.05.19 23:39:57) 
it'll be choosing replacement for ...


  • cassey  (28.05.19 23:50:31) 
it will be choosing gibi geldi


  • stocker16  (29.05.19 02:55:46) 
"they'll be choosing replacements for"

cümlenin akışından bile çıkarılabilir, gayet bariz.
  • der meister  (29.05.19 03:07:00 ~ 05:52:18) 
+1 palmtree


  • synthetic a priori  (29.05.19 05:41:05) 
[]

fill in the blanks (a/the/hiçbiri) ?

dear wilyım şeyhpîr's ! şurayı nasıl kotarıcaz yav:

I realized that working for a state job was not a good fit for a person "with potential" to achieve more...

with potential
with a potential
with the potential

?
sanki ilk seçenek olur gibi ama bilemedim de.

 
uncountable kelime. sıfat değilse a gelmiyor.
with potential deyince eksik gibi geliyor.

with the potential to achieve diyorum cevap olarak.

www.manythings.org

simple.wiktionary.org

english.stackexchange.com
  • sttc  (28.05.19 22:41:51) 
the


  • try again fail again fail better  (28.05.19 22:45:16) 
[]

İngilizcede esmerin (ten rengi) karşılığı yok mu?

Brown diye biliyordum ama onu daha çok hintli ve afganlar için kullanıyorlarmış. Bugün internette bir zencinin ''brown'' için bu ne saçma bir tip tanıtma sözcüğü ben bir çok hintli ve afgandan daha yakınım buna dediğini görünce sorayım dedim. Sorduğum tam olarak şu; Hintli olmayan beyaz ırk daki kavruk kardeşlerimizi tanımlamak için (George Clooney, Johnny Deep) gibi adamlar için kullandıkları bir esmer sıfatı yok mu bunların? Baktım Kumralı da bulamadım tuhafıma gitti.




 
Brunette


  • mg3929  (28.05.19 21:17:20) 
Mediterranean look deyin geçin, baktın sarışın değil, hintli, zenci, çekik değil çat dayayın bu kelimeyi


  • speedy  (28.05.19 21:26:01) 
Olive skin olabilir aradığınız.


  • voyager 1  (28.05.19 21:29:06) 
Brunette +1


  • ideas worth spreading  (28.05.19 21:56:29) 
brunette esmerden ziyade saç rengiyle alakalı bir durum.
teni süt gibi olup, kahverengi saçlı olanlar da brunette olarak adlandırılıyor.
bizdeki anlamıyla kumrallık yani.
esmer dediğiniz kişiler voyager 1'in de dediği gibi olive skin olarak geçiyor.
mesela, anne hathaway brunette iken, nina dobrev olive skin olarak tanımlanır.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (28.05.19 22:35:44 ~ 22:40:43) 
Brunette sozlukte esmer olarak gecse de konusma ben... +1


  • stavro  (28.05.19 23:15:52) 
Brunette kesinlikle esmerin karsiligi degil. Dark, tan veya olive denilebilir yerine gore.


  • hot potato  (28.05.19 23:27:16) 
[]

basit bir cümle çevirisi

You are not required to be licensed for futures or securities dealing activity if you act as principal and deal only with professional investors.

Burada "you act as principal" ifadesini anlayamadım. profesyonel yatırımcılarla çalışırsak ve ne olursa söz konusu faaliyetler lisans almamız gerekmiyor?


 
eş anlamlarından biri:principal: a person for whom another acts as an agent or representative.

yani lisansa ihtiyacın yok, lisanslı başka birini temsilen iş yapabilirsin diyor.
  • sttc  (28.05.19 00:13:49 ~ 00:14:02) 
1 ... •456789101112• ... 142   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.