[]

Qual'è il piatto per eccellenza di Napoli?

bi italyan foruma üye olucam ama hani bot engelleme soruları olur ya türk forumlarda da "türkiyenin başkenti neresidir" gibi sorular falan oluyo kayıt olurken. kayıt olmaya çalıştığım forum da bunu soruyor: "Qual'è il piatto per eccellenza di Napoli?"

google'a yazdım, google translate'e yazdım ama cevabı bulamadım, ne sorduğunu da anlamadım tam olarak.

italyanca bilen biri var mı? ne yazayım bunun cevabına?

 
şimdi de bunu soruyor:

Qual'è il piatto per eccellenza di Bologna?

şu şehrin neyi meşhurdur diye soruyor sanırım. Napoli ve Bologna'nın nesi meşhur?
  • bazen  (01.11.19 06:32:35 ~ 06:32:45) 
Napoli'nin pizza'sı meşhurmuş Pizza yazdım kabul etti.

Bologna'yı bilmiyorum hala bilen varsa cevaplarsa sevinirim.
  • bazen  (01.11.19 06:39:11) 
O da bolonez sos falandır herhalde.


  • akatreil  (01.11.19 09:22:57) 
Bolognanın makarnası, pasta yani


  • mariposa  (01.11.19 13:10:59) 
[]

awake wake farkı

şu filler arasındaki fark nedir?

awake-awoke-awoken

wake-woke-woken

 
biri durum diğeri eylem bildiriyor.


  • theseachange  (31.10.19 09:43:22) 
1.si bir mevzuya uyanmak olarak mı kullanılıyor?

ama şöyle cümleler de gördüm.

"I awoke from a deep sleep."

I woke up from a deep sleep de diyemez miydik?
  • black mamba  (31.10.19 09:47:51) 
Awake: uyanmış olmak
Wake: uyanmak

  • Olive  (31.10.19 09:51:30) 
şöyle diyebiliriz sanırım,
awake: uyanık
wake: uyanmak.
  • teritori  (31.10.19 09:54:48) 
fiil formunda bir farkları yok ikisi de birbiri yerine kullanılabilir.
artırmak - arttırmak gibi.
anlam aynı, yaygınca kullanılıyorlar.
  • emzegrit  (31.10.19 10:02:45) 
"I awoke from a deep sleep.

I woke up from a deep sleep"

Bu iki cümle arasındaki fark "ayaklanmak" ile "ayağa kalkmak" arasındaki fark gibi. ikisi de kullanabilir.

ikisinin de kullanılamayacağı bir örnek vereyim: "O sırada uyanıktım" cümlesini çevirirsek:

I was awake by then.

bunun yerine "wake up" kullanmak istersek cümleyi şöyle kullanmalıyız:

I had woken up by then.

Past perfect kullanmamızın sebebi geçmişten bahsederken o geçmişten de önce olup bitmiş uyanma eyleminden bahsettiğimiz için. Bu cümle "O sırada zaten uyanmıştım" anlamında da kullanılabilir.
  • nabrukk  (31.10.19 17:04:46) 
[]

taken by itself

"Taken by itself, therefore, there is nothing in the rise of administrative
agencies in common law jurisdictions..." diye devam ediyor cümle. burada taken by itself i nasıl anlamalıyız?



 
ayrı olarak ele alındığında gibi bişey olabilir


  • nahtoderfahrung  (30.10.19 10:38:46) 
[]

Burda tam ne demek istiyor -ing-

I wanted to try here some positions.
I'll see what time will quit will be a big order.
Please see what you can do the latest prices and write me a proforma invoice.


2.cümlede tam olarak ne diyor?

 
Yazıştığınız kişi ingilizce bilmiyor.


  • beni arayan olursa banyoda de  (29.10.19 12:27:54) 
“ bu kadar buyuk bir siparisin ne kadar zaman alacagini gorecegim” gibi bir sey demeye calismis. Tabii ki emin degilim :)


  • boyalı kuş  (29.10.19 12:42:34) 
buyuk siparis gelirse ne zaman cikartabilirsin demi bence. (: niyet okudum.
ingilizce bilmiyor +1

  • sparkle kiddle  (29.10.19 13:25:42) 
Ben diğer cümlelerde de tam olarak ne dediğini anlamadım :p hadi benim İngilizcem sallanır da adamınki direkt dökülmüş.

Ama 2.cümlede galiba, yüklüce bir sipariş versek ne zamana alırız gibi bir şey soruyor.
  • balik kraker  (29.10.19 13:32:25) 
bir kac olasi senaryoyu denemek istedim. ozellikle buyuk miktarda bir siparisi ne kadar zamanda hazirlayabilirsiniz. lutfen verebileceginiz en iyi (dusuk) fiyati verip bir proforma duzenleyin bize. biz de bi bakalim.

misirlilarla, pakilerle calisa calisa dekoder gelisiyor. ahahhsdjsn
  • brkylmz  (29.10.19 15:08:41) 
[]

tek cümle çeviri ricası

'içine bir damla siyah düşmüş beyaz bir su'

teşekkürler


 
a white water which a drop of black has fallen into it.


  • mr.green  (27.10.19 17:30:52) 
a white water in which had fallen a drop of black


  • dediysem dedim  (27.10.19 17:57:41) 
[]

Şunu nasıl çevirebilirim?

Merhaba arkadaşlar,

"In order to save Prior James' documents all brothers need to attend the meeting." cümlesindeki "Prior" kelimesini nasıl çevirebilirim? Daha iyi anlamanız açısından söylemem gerekirse bu James denen arkadaş bir manastır görevlisi. Biraz araştırınca manastır başkanı gibi bir anlama geldiğini öğrendim. Bu "Prior" ünvanını çevirmeli miyim sizce? Çevirmeliysem nasıl çevirebilirim acaba? Teşekkür ederim.


 
başrahip james'in dökümanlarını kurtarmak için bütün kardeşlerin buluşmaya gelmesi lazım.


  • sinek kral  (27.10.19 00:31:33 ~ 00:32:48) 
Çevir ya niye çevirmeyecen, konteksi bilmeyen adam Prior'ı adamın adı, soyadını da James zanneder. sinek+1


  • speedy  (27.10.19 00:46:15 ~ 00:46:31) 
@ sinek kral Aslında "başrahip" aklıma geldi ama "prior" kelimesiyle daha önce karşılaşmadığım için temkinli davranmak istedim. Çok teşekkür ederim.

@ speedy Bazen böyle şeyleri çevirince taşıdığı etkiyi kaybettiğini düşünüyor. Çok teşekkür ederim.
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (27.10.19 00:55:38) 
[]

short of?

Hydrogen atoms always have a single electron and a single proton, so their electron shell (orbital) is one electron short of being full.

"so"dan sonraki kısımda "elektron yörüngeleri, dolu olmaları haricinde, tek elektrondan oluşur." mu diyor?


 
Hayır. En dış orbital dolu olmaya 1 eksikmiş. Yani 1 tane daha elektron geldiğinde orbital dolu olacakmış.

Hydrogen atomu sadece 1 S orbitaline sahip olduğundan kabuk orbitali 2 elektron alır. Doğal durumunda 1 elektron içerdiğinden 1 elektronu ortaklaşa kullanmalı tekli bir bağ yaptıklarında kararlı hale gelirler.
  • nabrukk  (25.10.19 13:14:46 ~ 13:16:49) 
dolu olmasına 1 elektron kalmış, nabrukk +1


  • gkhncnzdgn  (25.10.19 13:15:57) 
[]

Menzil Cemaati'ni İngilizce'ye nasıl çevirirsiniz?

Gülen Cemaati/Hareketi için Gülen/Hizmet Movement kullanılıyor.

Peki diğer cemaatler için ne kullanabiliriz? Menzil Community tam karşılamıyor gibi. Jemaat/Jamaat da akademik makalelerde sanırım kullanılmıyor?


 
congregation, fellowship


  • 507  (25.10.19 12:14:04) 
Cult da olabilir gibi


  • crown  (25.10.19 12:26:19) 
Menzil movement.

Not: Jama'at kullaniliyor makale dilinde de.
  • buf-e kür  (25.10.19 15:22:22 ~ 15:23:35) 
Şimdi movement olmaz. Bunlar cult yapılar. Bireyi yokeden tek adam diktatörlükleri, derebeyi vari lider kültü etrafında toplaşmış yığınlar. Gülen örgütü tonla suça da bulaşmış. Movement deyince çiçek böcek hareketi olmaz.

Kişisel olarak "Gülen worshipping cult" tercih ediyorum. Dolayısıyla bunlar da derivated from Islam; Seyda worshippers cult olur.
  • mesuta  (25.10.19 15:34:53) 
Congregation olmaz, genel ve toplanmanin otesini anlatmaz. Fellowship olmaz, yaygin anlami alakasiz. Movement Gulen icin kullaniliyor ama bence hatali. Bunlar bir hareket degil cemaat cunku. Dini motivasyonu tamamen yok sayiyor. Cult yapilanmalarini cok iyi ifade eder, fakat yayginligi ve dini motivasyonu yeterince vermeyebilir. Tariqa var, fakat sanirim menzil tarikat degil, cemaat. Cemaat icin olan kelimeleri bilmiyorum. Ben olsam ya religious order ya da religious cult gibi ifadeler kullanirdim.


  • dunal  (25.10.19 16:39:32 ~ 16:40:35) 
cult dogru. movement falan gibi ortaya karisik birsey kullarak cult olduklarini inkar etmeye calisiyorlar.


  • cooperr  (25.10.19 17:30:13) 
[]

İstanbul ingilizce kursu

İstanbul avrupa yakasında (beşiktaş, mecidiyeköy civarları) gidip memnun kaldığınız ya da iyi olduğunu bildiğiniz bir ingilizce kursu var mı?
%30 ingilizce bir bölümden mezunum seviyem çok kötü değil



 
Kursa girmektense evde kendinizi geliştirebileceğiniz kadar geliştirip, daha sonra özel ders almak daha doğru gibi. Kursların geneli verimsiz geçiyor.


  • Evinizinkedisi  (23.10.19 19:34:18) 
en son 2003 yılında ingilizce dersi görmüş birisi olarak Mecidiyeköy Dilko kursuna yazıldım. Pre Int'den başladım Intermediate sonunda (takriben 6 ay süresi sonucunda) ielts sınavından overall 6 aldım. Birikiminiz var ise siz daha kolay becerirsiniz. Bir Türk bir de yabancı hoca derse geliyor. Yabancı hocalar farklılık gösteriyor. İranlı hocalar falan var ama neredeyse bir native gibi kapasiteye sahipler. Bbc Speak Out yayınını kullanıyorlar ama ek ders aktivite derslerini kaçırmazsanız bence 6 ayda çok iyi kademelere gelebilirsiniz.


  • maschinengewehr  (23.10.19 20:17:28) 
[]

İngilizce öğrenme mağduruna yardım.

lise ve ortaokulda hiç bir şey öğrenmeden ingilizce bir lisans bölümünü bitirdim. ancak hep yarım yamalak öğrendiğim için dile hakim olamadım.

yaşım 33 sıfırdan kursa yazıldım. tek amacım ingilizce konuşmak. toefl ales vb. amacım yok tek amacım rahatça konuşabilmek.

internet ortamında duolingo uygulamasını kullanıyorum. bana pratiklik kazandıracak yöntemler nelerdir? salak biri ingilizce öğrenirmiş gibi öneriler sunar mısınız?

 
cambly, english ninjas türevi uygulamalar ile speaking'in geliştirilmesi şart. ben writing, listening ve reading için iyi olarak nitelendiririm kendimi ama speaking olmadığı için asla ingilizce biliyorum diyemem. o özgüven speaking ile geliyor.

listening için voscreen başta güzel bir uygulama.
  • zök  (22.10.19 14:13:53) 
[]

cümle

What we dream at night isn't as important to how we feel in the morning as the number of people who populate our dreams.

biri çeviriverse hayrına...


 
cümle çorbaya dönmüş, orijinal metinden çok kötü bir makine çevirisine benziyor.

yazan şey bu değil ama şöyle bir anlama geldiğini tahmin ediyorum:

önemli olan gece gördüğümüz rüyaların bizi sabah nasıl hissettirdikleri değil, o rüyalarda kaç kişi gördüğümüzdür.

ya da...

sabahları nasıl hissettiğimizi belirleyen şey gece gördüğümüz rüyalar değil, o rüyalardaki kişi sayısıdır.
  • sir gawain  (21.10.19 14:34:13 ~ 14:37:07) 
Sabah nasıl hissettiğimizi esas belirleyen gece rüyada ne gördüğümüz değil kaç kişi gördüğümüzdür diyor. Kalabalık bir cümle ama yanlış kullanılan bir kalıp yok. İlk çeviren arkadaşımızın çevirisi de yanlış.


  • nabrukk  (21.10.19 15:45:02 ~ 15:48:46) 
[]

türkçede yabancı dil sayılır mı?

soruya geleceksek
türkçe öğrenmek için dokuman ne önerirsiniz?



 
sayılır tabii :) tömer hitit serisini deneyin, pdf'leri ve mp3'leri internette bulabileceğinizi düşünüyorum.


  • engelbert humperdinck  (20.10.19 15:19:15) 
sana bana sayilmaz ama turk olmayan herkes icin turkce yabanci dildir :) mesela inglizler icin de ingilizce yabanci dil sayilmiyor ;)


  • crucio  (20.10.19 16:03:28) 
[]

En Başarılı Online Dil Öğrenme Uygulaması / İspanyolca

Kendi başıma İspanyolca öğrenmek bu dile iyi düzeyde hakim olmak istiyorum. Kursa gitme imkanım yok ama işim gereği etrafımda dünyanın farklı ülkelerinde anadili İspanyolca olan insanlar var. Yani pratik yapma imkanım fazlasıyla var. Online uygulama ve kaynakları kullanarak nasıl sağlam bir şekilde İspanyolca öğrenebilirim, ne tavsiye edersiniz ?

Not: Şimdiye kadar Duolingo ve premium olarak Busuu kullandım.


 
Ben memrisedan ilerliyorum tavsiye ederim


  • windows95  (20.10.19 01:58:28) 
ben bu yolu hic ama hic önermiyorum en basta söyleyeyim.

almanca, ingilizce ve türkce biliyorum. yillardir yurt disinda yasamam ve calismam dolayisi ile bu 3 dili cok iyi biliyorum bunu belirteyim.

kardesim icin busuu, duolingo, memrise, cambly hepsini denedim. calistigim sirket zaten busuu premium veriyor, onuda denedim. camblyi ayri koyuyorum. hic biri zaman harcanacak seyler degiller. hatta söyle söyleyim bunlarla dil mil ögrenilmez, ögrendigini söyleyen insan kendini kandiriyordur net. dil ögrenmek 3-5 kelime kalip ögrenmek degil.

camblyi ayri koyuyorum dedim. cambly sadece bunlar arasinda cidden ise yarayabilecek bir sey. eger üzerine düserseniz ve iyi hoca bulursaniz kisisel görüsüm fayda eder. ama pahali bence.

kursa gitme imkaniniz yoksa camblyi kullanin derim.
  • duygusuzromantik  (20.10.19 03:08:01 ~ 03:08:48) 
Duygusuzromantik'e belli olcude katiliyorum. Dile hakim olmak istiyorsaniz bir noktada o dili anadili olarak kullanan insanlarla konusmaniz, o insanlarin da sizi sabirli bir sekilde duzeltmesi lazim. Bu da artik birebir ders olur, Cambly olur, kurs olur, italki olur... Ancak busuu, duolongo, memrise vb. kullaniyorsaniz bunlari atmaya gerek yok. Yanlis beklentiye girmeyin yeter.


  • salihdt  (20.10.19 14:03:51) 
drops uygulamasını tavsiye ederim.Kelime öğrenmek için birebir.Ayrıca şu site inanılmaz faydalı www.spanishlistening.org okuma,yazma,dinleme,konuşma hepsi var.


  • sugarland  (11.11.19 15:05:50) 
[]

double cream nedir?

Soru başlıkta

Kalın kaymak olarak çevirmiş bir yerde de, bu tam olarak ne oluyor? Markete gidip double cream almak istesek örneğin ne alacağız? Var mı verebileceğiniz örnek?

Şimdiden sağolun

 
amerika'da heavy cream olarak geçiyor. uk'de double cream.

örnek ürün:
www.sainsburys.co.uk
  • ozdek  (19.10.19 22:51:18) 
İngiltere'deki double cream ile heavy cream'in (türkiye'de de satılan bildiğimiz kremanın) hiçbir alakası yok. Double cream'i yemeğe koyduğunuzda tadı çok alakasız bir şeye dönüşüyor. Ne sainsburys ne marks&spencer ne de tesco'da bulabildim heavy cream.

Türkiye'de double cream arıyorsanız eğer, macrocenter'da falan yok öyle bir ürün. Bulmanız zor.
  • synesthesia  (19.10.19 23:10:49 ~ 23:32:13) 
Heavy olan 35% yağ içerirken double olan 48% yağ diye biliyorum. Aralarında bundan başka nası bi fark var bilemedim açıkçası. Ama double almak isterseniz heavy olanı yağ içeriği bakımından en yakını diğer kremalara göre.


  • superfluid  (19.10.19 23:25:13) 
[]

acil çeviri

I don't provide condition that 2+ years of relevant industry experience working in system design but I can learn what i must in a short.


demek istediğim.

2 yıl ilgili endüstri tecrube bla blası şartınızı sağlamıyorum fakat öğrenmem gerekeni kısa zamanda ögrenebilirim.

 
I can not meet your requireiment of +2 years experience in relevant industry but I believe I can do my best to have sufficient experience in a short time.


  • orijinal nick bulamadim  (18.10.19 17:16:57) 
I do not meet 2+ years industry experience requirements listed in your posting however I am confident that I will be able to learn the required knowledge in the shortest time possible.


  • monicapp  (18.10.19 17:33:35) 
@orijinal link bulamadım cannot birleşik yazılır, ayrı yazılmaz


  • lampetia  (19.10.19 00:26:34) 
[]

sözlükte esad yerine esed yazılması

erdoğan'ın neden esed dediğini falan biliyorum mesele o değil..

sözlükte neden beşşar esad yerine beşşar esed'li başlıklar açılıyor?

(bkz: 17 ekim 2019 beşşar esed açıklamaları)

yani bunun taraf olmakla-olmamakla bir alakası yok. adamın adı esad.

ekşisözlük bile bu noktaya mı geldi?

 
çünkü doğrusu esed, tayyip ile olayın alakası yok.

(bkz: romanizasyon)

adamın adı esad değil, adamın adı bu الأسد
  • aziz dostum jack  (17.10.19 20:21:29 ~ 20:24:46) 
@aziz

güzel kardeşim madem doğrusu esed neden en başlarda esad deniyordu?

youtu.be

yanlış anlama seni yargılamıyorum muhtemelen senin yaptığın açıklama da doğrudur. (arapça bilmiyorum)

ya olay değinmek istediğimden bambaşka bir yere geldi aslında. bu eksiduyuru'dan istediğim verimi alamıyorum, sanırım sorun bende. üstteki arkadaş da gelmiş başlıkları yazarlar açıyor demiş:)
  • makbur  (17.10.19 22:53:53 ~ 22:54:22) 
@makbur

eskiden niye böyleydi şimdi böyle konusunda haklısın. siyasi olarak tayyip esed'in ismini önceden esad olarak kullanırken esed'e çevirerek ne amaçladığını bilemeyiz. belki danışmanları uyardı belki de herkesin düşündüğü gibi ismini farklı okuyarak aşağılamaya çalıştı vs. ama şundan eminiz ki tayyip ne derse desin, türkçe arslan anlamına gelen الأسد (esed) kelimesi arapça okunurken esed diye okunur.

şurdan dinleyebilirsin,

tinyurl.com

haliyle türkçe yazılırken de romanizasyona uygun olarak türkçedeki karşılığı olan esed yazılır.

ekşi sözlükte de bir ara birçok başlık bu kurala uymuyordu, sonra teker teker taşınmaya başladı, hatta başlarda bi dalga konusu bile olmuştu. sonra hatta bazıları tekrar geri çevrildi.

mesela mariya şarapova olması gerektiği başlığa taşında, eskiden maria sharapova başlığındaydı. maria sharapova aslında asıl isminin(Мари́я Ю́рьевна Шара́пова) ingilizce romanize edilmiş hali. bizim kendi dilimiz varken neden ingilizce romanize edilmiş halini kullanalım.

bir diğer örnek, andriy şevçenko

mesela ilginç bir örnek daha var novak djokovic başlığı 2008 yılında olması gerektiği gibi novak cokoviç başlığına taşınmıştı, fakat nedense 2018'de tekrar novak djokovic başlığına taşında. bence yanlış.

doğru ve yanlış kullanım konusu böyle iken gelelim senin soruna neden başlıklar böyle açılıyor.

aslında @hoot yanlış da olsa doğru bir şey söylemiş. editor'ler de başlık açsaydı muhtemelen esed'li açacaklardı fakat ekşi sözlük'te açılan yeni başlıkların taşınması vs. zahmetli iş, haliyle romanizasyona uymayan bir sürü başlık görebilirsin. bu esed, şarapova ve diğerleri için de geçerli. genel olarak da bu tür başlıklara müdahale etmiyorlar belki de edemiyorlar.
  • aziz dostum jack  (18.10.19 00:52:53 ~ 23.10.19 22:58:46) 
@aziz

romanizasyon konusunda haklısın, sözlükte son dönemde böyle -bence de mantıklı- bir değişim var.

fakat öncesinde tüm medya ve erdoğan'ın esad deyip, sonra erdoğan esed e dönünce yandaş medyanın da esed'e dönmesi, bu sıralarda da ekşinin romanizasyon uygulamasının bunlara denk gelmesi..

kötü bir tesadüf diyelim.. ( gerçekten ironi yok:) )

işin garibi beşşar esad ve beşşar esed diye iki farklı başlık var:)

(bu arada çok güzel anlatmışsın teşekkür ederim)
  • makbur  (18.10.19 01:35:44) 
  • archmage mahmut  (18.10.19 10:33:12) 
  • '  (18.10.19 10:37:06) 
Çünkü doğrusu ''Esad'' değil Esed'dir. Arapça'da ''aslan'' anlamına gelir. Esedullah gibi. Halktv kitlesine göre ''hükümet Esad yerine Esed diyerek algı oluşturuyor''muş :)) Ha, bu arada ''Resulayn''ın doğrusu da Rasulayn'dır.


  • eymed  (19.10.19 01:03:29 ~ 01:04:53) 
@eymed

güzel kardeşim sana bir lafım yok, siz 1984 kitabındaki gibi bir "geçmişi silme bakanlığı" tarafından yönlendirildiğiniz için sizlere bir lafım yok..

al bak, adamın gol diyor.. www.youtube.com
  • makbur  (23.10.19 19:17:43) 
[]

İleri yaşta İngilizce öğrenmek

40lı yaşlarında bir abimiz iş olanaklarını genişletmek için İngilizce öğrenmek istiyor. Yıllar önce üni.de öğrenmiş upper intermediate seviyesinde ama hiç kullanmamış unutmuş.

İş yoğunluğu ve İstanbul trafiği yüzünden kursa gitmesi mümkün değil. Full time oldukça yorucu bir işi var. Sizce nasıl bir yol izlemeli, İngilizce öğrenmek için?


 
ingilizce öğrennmek veya yabancı dil öğrenmek diye bir şey yok. bisiklete binmeyi öğrnemek veya yüzmeyi öğrenmek gibi bir kere öğreneyim yeter değil. hayatının bir parçası olması lazım. ben gün içinde türkçeden çok ingilizce yazı okuyorum. arabada ing haber dinliyorum. hep bir şekilde maruz bırakıyorum kendimi. yani diyeceğim hayatının bir parçası olacak ingilizce. kursa gerek yok. temeli de varmış biraz daha içli dışlı olsun ingilizce ile yeter.


  • kelepir  (16.10.19 22:22:42) 
Özel öğretmen tutup eve yakın bir yerde buluşmalı, fiyatlar uygun.


  • kaset  (17.10.19 21:08:02) 
buradaki sorun ileri yastan ziyade soz konusu arkadasin zaman ayirmak istememesi. "is olanaklarini gelistirecek kadar" ingilizce ogrenmek istikrarli her hafta 3-4 gun ugrasacak kadar bir ozveri gerektirir (bu devirde uluslararasi olarak kimse yarim yamalak ingilizceli biriyle ugrasmak istemez) ki yazdiklarindan yola cikarak bu yok.


  • hot potato  (17.10.19 21:14:58) 
[]

Çeviri

Second, the distance between these adjacent redox centers is ideal for an electron jump to occur, which explains why electrons typically don't bypass the bottom redox center.

Çeviriyorum ama çok anlamsız geldi bana. Ne diyor tam olarak?


 
ikincil olarak;
bu bitişik redoks merkezleri arasındaki mesafe bir elektron atlamasının oluşabilmesi için idealdir. bu da elektronların neden alt redoks merkezini bypass etmediğini açıklıyor.

  • sinek kral  (17.10.19 00:43:46) 
[]

Aranan İngilizce Terim

Selamlar. Bir grafik çizerken x'e karşı y ifadesi kullanılır. Bu ifadenin ingilizcesi nedir acaba?

teşekkürler


 
y against x ya da y versus x


  • carmenta  (14.10.19 23:04:02) 
[]

1 cümle çeviri kontrolü

Selam Romalılar,

Bir firmanın hakkımızda bölümünde yer alacak bir cümlemiz var.

"Neden bizi seçmelisiniz?"

"Why should you choose us?" denir mi?

Denmezse yerine ne yazılabilir?

 
Olabilir, öyle kullanım gördüm.

alternatifleri;

Why choose us? Why choose our company? Why choose xx(şirket adı/markası)

Why should you choose our company? Why should you choose xx?
  • kaptan memo  (14.10.19 22:09:12) 
reklam metinlerinde (ki websitelerinin hakkımızda kısmı reklam metinlerinden oluşur) genellikle bu tarz sorular tam cümlelerle değil, kısa cümlelerle sorulur.

burada en doğru yöntem şu olur:

"Why us?"
  • jason bourne seksapeli  (14.10.19 22:39:56) 
"Why you should choose us". Turkcede soru ama ingilizcede olmak zorunda degil.


  • hot potato  (15.10.19 17:09:34 ~ 17:09:41) 
[]

Seldom ile rarely arasındaki fark

Var mıdır? Varsa nedir?




 
seldom zarf rarely sıfat
seldom arada bir olsa da yaparım gibi, rarely daha çok neredeyse hiç, "tek tük" gibi anlamlarının kuvveti biraz farklı.
genel olarak aralarında çok bi fark yok, ama ben dil edebiyat mezunu değilim iyi bilen birisi anlatsın :)
  • nahtoderfahrung  (13.10.19 15:52:50) 
Bildiğim kadarıyla rarely grameri olumlu olan cumleyi olumsuz yapıyor.


  • durgunfoton  (13.10.19 15:57:33) 
rarely sıfat değil. rare sıfat.

seldom daha resmi (formal)
ikisi de negatif anlam katıyor.

seldom : not often, rarely: almost never
demiş biri şurda: www.italki.com

yani rarely seldoma karşılık daha az sıklıkta.
  • sttc  (13.10.19 16:39:28) 
ikisi de zarf. İkisi de nadiren anlamında. seldom küçüktür rarely'den anlam olarak. Seldom: 40 yılda bir. O derece nadir
Rarely: ara sıra, nadiren.
Konuşma dilinde seldom kullanılmıyor gibi bir şey, Rarely kullanın gerekli olduğunda.
  • freedonia  (13.10.19 16:41:58) 
Seldom ve rarely zarf olarak kullanılabiliyor. İkisi de birbirine oldukça benzerdir. Eş anlamlı olarak kullanabilirsiniz yani çoğu zaman.


  • Murtazaaylak  (13.10.19 16:45:51) 
[]

yds kaynak

gençler kolay gelsin şimdi derdim şu 5 yıl önce yds ye girip 65 almıştım kursa gitmiştim o zaman bize yds summit diye bir kaynak vermişlerdi. şimdi tekrar yds ye gireceğim yine 65 almam lazım 5 yıldır ingilizceyle hiç aram yok. hangi kaynaklara bakmalıyım tıpdil e de girsem olur hangi kitapları alıp çalışmalıyım? teşekkür ederim.




 
Akindil in kaynaklarını al
Bir de İrem yayıncılık iyi diyorlar

  • westblack  (13.10.19 15:26:45) 
irem yayıncılık


  • unserrommel1891  (13.10.19 21:26:45) 
[]

Hot ile warm arasındaki fark

Bu farkı açıklar mısınız?




 
Birşey rahatsız edici derecede normalden sıcaksa hot, rahatsız etmeyecek kadar normalden sıcaksa warm.
hot > warm kısaca.

  • iamnotarobot  (12.10.19 19:04:40 ~ 19:05:13) 
hot: sekxsi
warm: sıcakkanlı

  • i ve been mistreated  (12.10.19 19:09:51) 
Hot kötü manada sıcak. Çok sıcak manasında. Ağzını yakan bir yemek mesela. Warm iyi manada sıcak. Sıcak bir battaniye falan gibi.


  • bugunku antremanda goz dolduran futbolcu  (12.10.19 19:18:56) 
warm ılık bence


  • tinky winky  (12.10.19 19:23:47) 
@2 güldürdün. Hepinize teşekkür ederim.


  • kullaniciadimbudur  (12.10.19 19:24:45) 
hot > warm > lukewarm > mild > cool > cold

bizde sadece sıcak > ılık > soğuk olduğu için tam çevrilemez. tercüme sırasında anlam kaybı olur.
  • sinek kral  (12.10.19 20:10:21) 
Hot:Kaynar,
Warm: iç isitan sicaklikta, sicaga yakin ilik

  • pofudukayi  (12.10.19 21:14:09) 
[]

çeviri

"the lawyer of today is occupied more with matters depending before bureaus and commissions and boards than with matters depending before courts. "

"...more with matters depending..." nasıl bağlayacağımı bulamadım? nedir tam çevirisi acep?


 
bağlayamadığın zaman sadeleştir.

lawyers are occupied more with x than with y.

x= bürolara, komisyonlara, tabelalara dayanan meseleler.
y= mahkeme önündeki konulara dayanan meseleler.

bugünün avukatları mahkeme önündeki konulara dayanan meselelerle uğraşacaklarına bürolara, komisyonlara, tabelalara dayanan meselelerle uğraşıyorlar.
  • sinek kral  (12.10.19 02:12:22 ~ 02:15:08) 
[]

İstatistik ingilizce çeviri

İstatistikten anlayan arkadaşlar aşağıdaki gibi bir cümleyi nasıl ingilizceye çevirebiliriz. Uygun terimi bulamadığımdan çeviremedim.

" Tek gözlü düzeneklerde (2x2) Odds değerini hesaplamak için ki kare testi, çok gözlü düzeneklerdeki (3x2, 4x2) Odds değerini hesaplamak için ise a binary logistic regression analizi kullanıldı."

Şimdiden teşekkürler.

 
chi square test and a binary logistic regression analysis were used for the calculation of Odds value in single-unit arrangements (2x2) and multi-unit arrangements (3x2, 4x2), respectively.


  • jason bourne seksapeli  (12.10.19 21:53:08) 
[]

fransızca mi almanca mi

sadece ikisinden birini öğrenme sansınız olsa hangisini tercih edersiniz?




 
almanca.

hep söylüyorum, ortada mecburiyet yoksa bu ilgi ve sevgi meselesidir. bana hiçbir güç fransızca öğretemez mesela. derse girip çıkarım çünkü. ne fransızlarla konuşurum, ne fransızca haber okurum, ne podcast dinlerim... ilgim yok. haliyle öğrenemem. istemem, sebep oluşturmam, bir nevi kendimi fransızcaya sarıp sarmalamam lazım. bende o yok. almanca için var. almancayı çok seviyorum ama muhtemelen hiçbir zaman öğrenemeyeceğim. zaman ve kafa yetmiyor.
  • der meister  (11.10.19 19:12:51 ~ 19:14:24) 
keyfi ogreneceksem fransizca, is veya elbet bi gun lazim olur diye ogreneceksem sektorume vs. gore degerlendirip karar verirdim.


  • in vino veritas  (11.10.19 19:13:23) 
bu konunun cevabı güncel bir filmde var spoiler olmasın. filmi izlemeyenler aşağıdakileri okuyup uçmuş la bu diyebilirler. kafam güzel değil.
erkeksen almanca, feminensen fransızca öğreneceksin.
o kadar.
köpeğin varsa kanişse mesela feminensin. fransızcaya devam.

kurt köpeğin varsa almanca tabi.
  • ozdek  (11.10.19 19:17:56) 
fransızca <3
almancayı hiç sevemedim.

  • pati  (11.10.19 19:21:44) 
iyi ingilizce ve az almanca biliyorum ama keyfi olarak japonca öğreniyorum..
adamların gramer yapısı birebir türkçe gibi.. kelimelerin okunuşu da kolay..

yabancı dil öğrenmek çok keyifli bir şey aslında.. insanı zinde tutuyor gibi geliyor bana!!!
  • strobist  (11.10.19 22:59:55) 
İspanyolca/Almanca diye arttırırım.


  • Supremeomega  (11.10.19 23:22:13) 
[]

Çeviri sorusu: Kaynakça var, dizin yok

"Kaynakça var, dizin yok"

Bunu kitap jeneriğine nasıl yazardınız? Özellikle "dizin yok" kısmını?


 
There is a bibliography but no index.


  • fotrsapka  (11.10.19 17:16:16) 
Ne kadar "ciddi" olacak?

Have the resources/bibliography, don't have the index.
We've got our bibliography but not the index.
  • kobuzchu kiz  (11.10.19 17:21:29) 
iki tane de ben yazayım çeşit olsun.

bibliography included but no index
contains bibliography but no index
  • sir gawain  (11.10.19 17:29:05) 
with references/without index

derim ben olsam.
  • jason bourne seksapeli  (12.10.19 21:54:58) 
[]

ingilizce anlama

özellikle iyi ingilizce biliyorum diyen ve türkiye'de yaşayan arkadaşların durumunu merak ediyorum. yurtdışındakiler zaten alışmıştır. native speakerları rahatlıkla anlayabiliyor musunuz? havada karada her türlü konuşmayı anlayabilirim diyor musunuz? diyorsanız bu kaç yılda ve nasıl oldu?

ana dili ingilizce olanlar çok fazla yuvarlıyorlar o yüzden anlamakta güçlük çekiyorum. youtube'tan bazı akademik şeyler izliyorum anlıyorum ama günlük bir vlog izlediğim zaman kalıyorum öyle.


 
havada karada anlarım. Amerikan, UK aksanları, Avustralya, Hintliler şuana kadar hiç biri ile sorun yaşamadım. Tabi bu durumlara hintlilerin, gallilerin vs. kendi ürettikleri kelimeler ve yerel dillerinden gelen deyişler hariç.


  • cursor  (11.10.19 15:35:41 ~ 15:37:52) 
bu kaç yılda oturdu peki? 1 yıldır günde 2 saat listening yapıyorum. çok yol aldım diyebilirim. ancak bir türkün konuştuğu karmaşık bir konuyu bile anlayabilirken ana dili ingilizce olanların günlük konuşmasını bile anlayabiliyorum.


  • black mamba  (11.10.19 15:44:13) 
TR de okudum ve yaşadım ama; anadolu lisesine ortaokulda girdim, o zaman hem hazırlık okuduk, hem de fen matematik dersleri hep ingilizceydi, lisede de benzeri bir durum vardı, üstüne odtü. bunun ardından da hep yabancılar ile çalıştım, TR bir Türk şirketindeki ilk işime 30umdan sonra girdim. Kısacası zamanla ve süreklilik ile oturuyor hepsi.

Bununla birlikte şanslıydım derslerime hep native olanlar girdi, hem de farklı aksanlardan, bu da fazlaca etkiledi. 18 yaşındayken de şimdiki kadar belki daha iyi anlayabiliyordum.
  • cursor  (11.10.19 15:54:59) 
havada karada benim için biraz fazla olur, telsiz konuşmalarında falan çuvalladığım oluyor ama çok çok spesifik bir konu veya acayip bir terminoloji söz konusu olmadığı takdirde %85-90 oranında anlarım. 5-6 yıldır "ne diyor anlamıyorum" durumunu hiç yaşamadım sanırım.

ingilizce konuşulan bir ülkede bulunmadım, bu seviyeye 15 yılda geldim. ilk 5-6 yılı saymayabiliriz çünkü daha dili yeni yeni öğreniyordum, pek bir halt bildiğim yoktu açıkçası.

buna rağmen ben ingilizcemi en fazla "fonksiyonel" sayıyorum, "çok iyi" değil. ama bugün çoğu insan b1 ingilizcesiyle çok iyi konuştuğunu iddia ediyor. özgüvensiz ya da mütevazı davranıp kendi bilgimi küçümsemek yerine o yüzden ben de artık sıka sıka gidiyorum, sorana "çok iyi, her türlü yardırırım" diyorum.
  • der meister  (11.10.19 16:15:18) 
yazıyorum da anlayamıyorum grubundanım. tabi bu iş hayatımın çoğunun ingilizce yazışmaktan ibaret olmasından kaynaklanıyor. maalesef dizi vs. izleyecek hiç zamanım yok. aynı şekilde speaking de sürünüyor.


  • orijinal nick bulamadim  (11.10.19 16:19:05 ~ 16:19:16) 
Günde iki saat İngilizce konuşan Türk dinliyorsanız yanlış yoldasınız. İngiliz dinleyin, Amerikalı dinleyin, İngilizce programları İngilizce altyazıyla izleyin ama altyazıyı sadece anlamakta zorlandığınızda takip etme alışkanlığı edinin.

Farklı ülkelerden olup da İngilizce konuşan ne kadar çok insanla iletişim kurarsanız o kadar kolaylaşıyor. Ben bir AB projesine katılıp bir hafta boyunca 7-8 ayrı ülkeden konukla aynı otelde kalınca "okuduğumu anlıyorum ama konuşarak iletişim kuramıyorum"dan çıkabildim çünkü konuşmak ve anlamak zorundaydım.

Sonrasında konuşmaya devam ettikçe ilerliyor. Şansıma, pek Türkçe bilmeyen ve sık görüştüğümüz bir arkadaşım var, bir de eşimin işi dolayısıyla sık sık yabancılarla vakit geçiriyoruz, çok başka başka ülkelerden insanlar var ama ortak dil İngilizce olduğu ve hepimiz sürekli İngilizceye maruz kaldığımız için bütün aksanları anlıyoruz. Öğrenciyseniz Erasmus, AIESEC gibi topluluklara dahil olun, öğrenci değilseniz daha zor ama mümkün olduğunca farklı aksanı dinlemeye çalışın.
  • kobuzchu kiz  (11.10.19 16:46:22) 
1 yil cok kisa bir sure. kesinlikle daha uzun surer.


  • hot potato  (11.10.19 17:00:52) 
Ben de ingilizce dinleme yapıyorum ama geçen bir ingilizle konuştum, sürekli tekrar eder misiniz demek zorunda kaldım.


  • geçerkenugradım  (11.10.19 17:11:43) 
Ben de İngilizcemin çok harika olduğunu söyleyemem ama yabancı bir ülkede hiç sırıtmadan yaşamımı kolaylıkla sürdürebileceğime inanıyorum. Bazen turistler falan yol soruyor onlara yardımcı oluyorum.

Bir de özellikle Amerikalı ve İngiliz spikerlerin konuşmalarını çok iyi anlayabiliyorum. O vakit içimde bir mutluluk yükseliyor. Kendimi kaç yıllık native gibi hissediyorum. Ama gerçekten onların konuşma kalitesini çok seviyorum.

Bunun içinse özel olarak çalışmıyorum. Çünkü çocukluğumda İngilizce' ye olan ilgim bayağı yüksekti. O zamanlar temelini attım BBC English ile falan. Sonra video oyunları, yabancı diziler, internet falan derken bugünkü seviyeye geldi.
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (11.10.19 18:23:27) 
youtube'daki birçok video'yu x2 hızda anlayabiliyorum.

listening kasmanın en iyi yolu podcast dinlemektir.
  • sinek kral  (11.10.19 19:01:14) 
Berat albayrak sorusu da senindi. Orda da deginmistim 5, 6 yasinda baslicaksin turkiyedeysen. Herkesin bu imkani olmuyor tabii. Olup hala dogru duzgun konusamayanlar da oluyo bi de. Ilgi ve yetenek de onemli yani.Sen baya azimli gozukuyosun. Ama 1 senelik bir surecten bahsediyosun. Gec ve kisa maalesef. Imkanin olursa en azindan 6 ay yurt disinda bi kursa git bence. Belli yastan sonra dil ogrenmek o dilin ulkesinde mumkun oluyor senin istedigin seviyede. Bu noktada da gene kisinin ilgisi vs devreye giriyor. Bu konuya bu kadar yogunlasmisken yurt disina cikmayi zorla iyi ogrenirsin sen bence. Onun disinda turk, ispanyol vs anadili ing olmayan insanlari dinlemeyi birak. Kulagina bosuna girmesin. Bolca oku ve dinle. Dinledigin seyler de konusu agir olmayan seyler olsun ya da asiri hizli konusanlari es gec. Motivasyon dusuklugu olur bosuna. Ve kendine bi native en speaker hoca da bulabilirsin ayrica yurt disina cikamayacaksan online falan..


  • Flipsflops  (12.10.19 11:01:42) 
[]

Ceviri ingilizce

You must not have previously held a subclass 476 or a subclass 485 visa that was granted on the basis that you satisfied the primary criteria for the grant of the visa.

Direkt Ceviriden ziyade ne anladiginizi anlatabilir misiniz? BIraz karmasik bir konu aslinda.


 
onceden hic subclass 476 veya 485 vizesi almis olmamalisiniz ki bu bahsedilen vizeler de vize verilmesi icin gereken ilk kriteri karsiladiginizi gosteren vizeler oluyormus.

benim anladigim bu.
  • interview with the vampire  (10.10.19 13:08:42 ~ 13:10:49) 
[]

1 cümlelik çeviri (ingilizce)

“ In Russia, artists who confront the devout have typically fared badly.⁠“

Bu ne şimdi? Konu ne? Çevirisi nedir?

www.instagram.com

 
"rusya'da dinle zıt düşen sanatçıların başına genelde kötü şeyler gelir" gibi bir şey diyor sanırım.


  • sir gawain  (09.10.19 11:31:10) 
O bir cümleye açıklık getirmek için konuya biraz hakim olmak gerekiyor. Mevzuyu biraz okudum.

Rusya'nın bir şehrinin sanayi bölgesinde yerel sanatçı/lar @pokraslampas zemine yine bir Rus sanatsal akımı olan Suprematizm bazlı bir haç yapıyorlar.

2 hafta sonra işçiler gelip üzerine asfalt döküyor. Sonra sanatçı/lar gelip yeniden boyuyor. The Economist de diyor ki: "Bu bir parça sokak sanatı dine/Tanrı'ya küfür gibi algılandı.

Yorumlarda da biri diyor ki: "The Economist konuyu çok yanlış anlamış, haç yere çizildiği için dindarlar isyan etmiş."

O ilk cümlede de: "Dindarlarla karşı karşıya kalan sanatçılar, onlarla fena halde başa çıktı."
  • the she ronin  (09.10.19 11:53:54) 
Şimdi sanatçının gönderisinden baktım da, diyor ki; "Belediye Başkanı bizi destekledi ve resmin yeniden onarılmasını istedi. 26 Ağustos'ta yeniden sanatımızı sergileyeceğiz."

Daha iyi anlamak için Rusçasından okumak gerek. Benden bu kadar.
  • the she ronin  (09.10.19 12:05:35) 
yaya geçidinden yürüyen insanlar ortadaki haçı çiğneyerek diğer yaya geçidinden karşıya geçecek. bu dindar insanları rahatsız etmiş.


  • sinek kral  (09.10.19 14:17:13) 
[]

hiç bir şey göründüğü gibi değildir

günaydın.

hiç bir şey göründüğü gibi değildir
cümlenin latincesi nedir ?

tşk.

 
google translate:
translate.google.com

  • insan opusen hayvandir  (08.10.19 10:47:47) 
Farklı çevirileri var aynı anlamı veren:

latindiscussion.com
  • crown  (08.10.19 10:48:06) 
  • dedim dedim de kime dedim  (08.10.19 10:48:15) 
önce ingilizceye güzelce çevirin sonra latincesini googledan bakın.


  • kafiyeolsundiyedegil  (09.10.19 01:20:59) 
[]

help = kendini almak?

When we consider that most people in the United States expect to live only half that long and that people in some parts of the developing world will live only one third that long, we cannot help wondering what the causes of such long life are.

bu cümledeki "help"i "kendini almak" şeklinde anlayabilir miyiz? Yani "bu denli uzun bir yaşamın nedenlerini merak etmekten kendimizi alamayız." diyebilir miyiz? yoksa başka bir anlamda mı kullanılmış?


 
diyebiliriz.


  • orijinal nick bulamadim  (07.10.19 12:51:29) 
Merak etmeden duramamak anlamında burada doğru dusunmussunuz.


  • uzun kulaklı yalnız tavşan  (07.10.19 12:51:58) 
Anlam doğru ama "biz.... kendimizi alamayız" şeklinde kullanım pek yok, kötü duruyor, "kendimi alamıyorum" olsa sorun yoktu, ben olsam
"..... sebeplerini merak etmemek mümkün değil." diye çevirirdim.

  • mikro patlama  (07.10.19 16:04:57) 
[]

Fransızca

Arkadaşlar bu dile karşı fazla ilgim var. Nedenini bilmediğim şekilde ilgimi çekiyor. Sıfırdan başlayacak birine neler tavsiye edersiniz? Özellikle fransızca bilen arkadaşlar yanıtlarsa çok memnun olurum.




 
ingilizce altyapın varsa çoğu kelimeyi öğrenmen çok daha kolay olcaktır. 10 kelimeden 3ü ingilizcede var. 15 kelimeden 1i de türkçede var. kelime bilgisi nispeten kolay. fransızcanın en zor yanı grameri. ingilizce gibi kolaydan zora doğru gitmez. zor başlar zamanla kolaylaşır fransızca.

kurs ile orta seviyeye kadar gelmeni tavsiye ederim sonrasını kendin geliştirebilirsin.
  • onkiloversemtamamım  (06.10.19 16:36:15) 
iyi yerlerde kursa git.
fransız kültür gibi.
daha sonra da mutlaka özel dersler al.
  • jimjim  (06.10.19 16:51:30) 
çok güzel dil <3

buradan biri bir duyuruda şu youtube kanalını önermişti, o duyurudan görüp sardım ben de, çok güzel anlatıyor: www.youtube.com

kötü kurs/hoca fransızcadan soğutur. kursa gideceksen iyi bir kursa git.
  • pati  (06.10.19 16:58:37) 
www.francaisfacile.com
buraya yolun düşer

  • zagrebingözleri  (06.10.19 18:25:37) 
benim bi tavsiyem yok, daha sonra inceleyip paylaşılan kaynaklardan yararlanmak için yazıyorum :) bu vesileyle de şu siteye mobil kullanıma hala favori eklemeyen geliştiriciye saygılarımı iletiyorum :)


  • bidakikanizialicam  (07.10.19 16:49:02) 
@bidakikanizialicam mobildeyken sayfanın en altında mobil görünümden çık butonu var. Ona bastığınızda her şeyi yapmanız mümkün ;) sevgiler...


  • stejerners  (07.10.19 20:03:08) 
[]

İngilizce çeviri hatalarım

Couchsurfing yabancıların evinizde ücretsiz olarak kalmasını sağlayan bir web sitesidir.

Yukarıdaki bu cümleyi nasıl çeviririz? Aşağıdaki uygun değilse hatalarım nelerdir?



Couchsurfing is a website for made foreign people stay at your home as a free.

 
made for kalıbı for made olarak kullanılamaz. ama bu cümlede bence uygun değil çünkü birebir tercüme olmuyor.

Couchsurfing is a website that allows anyone to stay at your place for free.
  • sttc  (06.10.19 00:03:49) 
Couchsurfing is a service that connects members to a global community of travelers. Use Couchsurfing to find a place to stay or share your home and hometown with travelers.


  • ozdek  (06.10.19 00:34:47) 
Bu metni çevirmeye çalışırsam
"Couchsurfing is a website that enables foreigners to stay at your home for free."

Ama Türkçe düşünüp de ingilizce yazılmış oluyor üstteki şekilde yazınca,
"for made" ve "as a free" şeklinde kullanımlar yok.
"made for" bu amaçla yapılmış oluyor ama senin cümlede aslında böyle bir şey yok.
"as a free" yerine "free of charge" kullanılabilir mesela.
"foreign people" yerine "foreigners" daha yakışır sanırım cümleye. Türkçe'de de söyleyecek olsak "yabancı insanlar" demek yerine "yabancınlar" derdik.

Kolay gelsin,
  • michael_knight  (06.10.19 01:27:46) 
Foreigners değil travellers olmalı

Ayrıca yazdıktan sonra grammarly de de kontrol edin
  • kaset  (06.10.19 06:13:53) 
anlamadim niye ceviriye rasgele yorum katiyorsunuz ki? cumle yabancilarin diyor, niye "travelers" "anyone" "global community" falan diye kendinize gore kasiyorsunuz. Ceviri sizin fikirlerinize veya ideallerinize gore yontulmaz ki.


  • hot potato  (07.10.19 07:58:01) 
Couchsurfing yabancıların evinizde ücretsiz olarak kalmasını sağlayan bir web sitesidir.

Couchsurfing is a website that provides for foreigners to stay at your house for free.
  • kafiyeolsundiyedegil  (09.10.19 01:25:51) 
"Foreign" yabancı demek ama, başka ülke vatandaşı anlamında. Couchsurfing'de kendi ülkenden insanları da konaklatabilirsin evinde. "Tanımadığın insan" anlamındaki yabancı "Stranger" olur. Onun da bir miktar olumsuz anlamı da var ama yapacak bir şey yok ona.

"Couchsurfing is a website providing strangers to stay at your home free-of-charge"
  • d max  (16.10.19 10:05:05) 
[]

Burada ingli bölüm geçmiş zamanda mı kullanılmış ?

"arnold's luck in my previous life was bad, just when Blood Hunter came out of seclusionhe unfortunately met with and engaged in fierce battle, succumbing to that monster’s methods"


succumming to that monsters methot ? ne anlamı veriyor ingli cümle

 
O yaratığa(ın) tekniklerine (dövüşme/savaşma) dayanamamış (yenik düşmüş / duruma göre ölmüş)


  • archmage mahmut  (04.10.19 10:00:15) 
[]

closest to home?

The man who had the problem closest to home, and studied it there, was George T. Singleton, an ear, nose and throat man at the University of Florida.

was'a kadar olan kısımda ne diyor tam olarak?


 
"bu sorunu en somut şekilde yaşayan ve onu araştıran adam..."

böyle anladım ben.
  • sir gawain  (03.10.19 12:49:56 ~ 12:58:33) 
bu tür soruları tüm paragrafı vererek sorsanız daha doğru olur. gürültü ile alakalı sorunu evinde yaşayan (yani başına gelen manasında) bir adammış, anladığım kadarıyla kızıyla alakalı mevzu. adam kulak burun boğaz uzmanı zaten.

The man who had the problem closest to home, and studied it there,
was George T. Singleton, an ear, nose and throat man at the
University of Florida. He noticed that, when he picked up his teenage
25 daughter Marsha after a dance, she couldn't hear what he said in the
car on the way home. Singleton recruited a research team and tested
the hearing of ten fourteen-year-old ninth-graders an hour before a
dance. Then, the investigators went to the dance hall, and found the
average sound intensity to be very high in the middle of the dance
30 floor. Directly in front of the band, it peaked to extremely high levels.
The test crew had to move forty feet outside the building before the
level dropped to a safe, but still uncomfortable, level.
text bu sayfada archive.org
adam www.gainesville.com
  • orijinal nick bulamadim  (03.10.19 12:56:21 ~ 12:57:13) 
close to home

1
involving someone directly

Bu sorunu yakinen yaşayan ve (yakından) araştıran adam
  • kobuzchu kiz  (03.10.19 13:04:38) 
[]

Toefl Reading Kitabı

Hazirlik + ingilizce bolum egitimi + iki yil ingilizce ders anlatma tecrubem var. Hani sifir bir insan degilim diger bolumler tamam ama su readingi bir beceremiyorum. Simdi isyerinde dil tazminati icin lazim. Nereden calisayim?
Tesekkurler



 
Kitabi bosverin, taktik calismaniz lazim. Toefl tamamen taktikle ilgili bir sinav. Ingilizceyi olctugunden bile emin degilim hatta hahah. Neyse efendim, ben oncesinde sadece 15 gun asagida verdigim youtube kanalinin videolarindan taktik calistim ve ilk girisimde 103, ikincide 110 aldim. Readingi her ikisinde de full cektim bu arada.

www.youtube.com
www.youtube.com

bir de kendi siteleri var, yazili olarak anlatiyor:

www.notefull.com
www.notefull.com
www.notefull.com
www.notefull.com

umarim yardimci olur. kolay gelsin.
  • kasabanın en güzel kızı  (03.10.19 18:04:30) 
[]

Speaking için mikrofonlu kulaklık

Merhaba. Speaking'im biraz problemli olduğu için Cambly'i denemek istiyorum. Hem speaking hem listening için.

Sırf bundan dolayı mikrofonlu kulaklık almayı düşünüyorum. Ne alayım, hangisini tavsiye edersiniz?


 
Mikrofonlu diyen herhangi bir kulaklik olur, 60-70 lirayi asmasina gerek yok. Hepsi ayni, ozellikle boyle basit bir amac icin.


  • hot potato  (07.10.19 08:00:28) 
[]

ingilizce bir cümle

mümkün olmadığını düşünürdüm.

-i didnt think it was possible

-i thought it was impossible

hangisi doğru, neden?

 
ikisi de doğru


  • inekadam  (02.10.19 04:23:25) 
ayni kapiya cikiyor. mot a mot ariyorsan ikincisi.


  • cooperr  (02.10.19 06:18:24) 
bence yazdiklariniz

mumkun olmadigini dusundum diyor daha cok.

cumlenin manasina gore cevap da degisebilir. ornegin soyle boyle olsa ne dusunurdunuz? sorusuna mumkun olmadigini dusunurdum demek isterseniz

i would think olabilir.

eskiden nasil yaklasirdin bu olaya? sorusuna mumkun olmadigini dusunurdum diye cevap veriyorsaniz

i believed it was impossible daha dogru bir anlam verir tam cevirisi olmasa da.
  • tanaka  (02.10.19 07:58:43) 
[]

İspanyolca

merhaba arkadaşlar,
ispanyolca bilen var ise ‘ruhuma çiçek açtıran ‘ ı ispanyolcaya çevirebilir mi ?



 
"Alguien que hace feliz a mi alma"


  • Avoiding The Puddle  (01.10.19 19:52:10) 
[]

kısa bir ingilizce çeviri

konu, birkaç gün önceki bir futbol haberi.

ingilizcesi: "...as of the 2020/2021 season, a limit of eight international loans in and out, going down to six by the 2022/2023 season, with a maximum of three loans in and three loans out between the same clubs."

haber siteleri de türkçe'ye şöyle çevirmiş: "...kulüpler, 2020-2021 sezonundan itibaren 22 yaş ve üstü en fazla 4 futbolcu kiralayabilecek. Aynı şekilde kulüpler, 22 yaş ve üstü en fazla 4 futbolcuyu başka kulüplere kiralık olarak gönderebilecek. FIFA Paydaşlar Komitesinin önerisi kabul edilirse 2022-2023 sezonundan itibaren bu sayılar 3'er futbolcuya düşecek."

benim kafamı karıştıran nokta şu. "between the same clubs" demiş. yani "a ile b takımları birbirine 4'er oyuncu kiralık gönderebilir" demiyor mu? böyle demiyorsa niye "same clubs" demiş anlamadım.

www.fifa.com

www.goal.com

 
evet, "same clubs"tan ben de sizin anladığınız şeyi anlıyorum.


  • sanat guresi  (30.09.19 22:11:25) 
Ama onu devaminda acikliyor zaten "three loans in and three loans out" diyerek. Bence odaklanmamiz gereken kisim "between the same clubs"


  • ahm1  (30.09.19 23:02:54) 
fb çeviri blog grubuna da danışabilirsiniz.


  • sanat guresi  (01.10.19 12:08:44) 
[]

İngilizce bir makale okuyup notlar alırken

yani ders çalışırken, notları türkçeye çevirip mi alıyorsunuz, ingilizce göz dolgunluğu(?!) olsun diye ingiliççe mi? hangisi daha akılda kalıcı oluyor sizce?




 
Dersim ingilizceyse ingilizce not aliyorum ki derslerim ingilizce ama herhalde türkce olsaydi derslerim ve yabanci kaynaktan calissaydim herhalde türkceye cevirirdim.


  • carmenta  (29.09.19 18:17:02) 
notlarımı ingilizce olarak alıyorum. bilmediğim kelimeler ya da çok kompleks cümleler hariç çeviri yapma ihtiyacı da hissetmiyorum. zaten okuduğum şeyi zihnimde çevirebiliyorsam kalıcı oluyor benim için. diğer türlü her notu türkçeye çevirip yazmak çok zahmetli geliyor. bence okuduğun zaman zihninde direk ana dilinde bir karşılığı oluşuyorsa notları da ingilizce alman iyi olabilir. hatta sana şöyle bir şey anlatayım :) bir sınava türkçe özetler çıkararak çalışmıştım, daha sonrasında klasik bir sınava girdim ve bazı terimleri hatırlayamadım. eğer en baştan ingilizce çalışsaydım belki hatırlardım...


  • noraliya  (29.09.19 18:19:34) 
Direkt not alıyorsam aynen yazıyorum. Zaten bir dili yeterince bilen biri okuduğunda aynen anlamalı (bilinmeyen kelimeler vs. hariç tabi).

Ama özet şeklinde not alıyorsam araya Türkçe kelimeler katabiliyorum tembellikten sanırım.
  • influx  (29.09.19 18:40:04) 
Ben yarı İngilizce-yarı Türkçe not alıyorum. Bu nedenle iki dilde de kendimi tam ifade edemiyorum.


  • wish i could find a way to disappear  (29.09.19 20:07:04) 
Yarısı İngilizce yarısı Türkçe cümleler. Daha hızlı geliyor bana böylesi.


  • necron  (29.09.19 22:56:21) 
[]

İsmek'in ingilizce yeterlilik sınavı nasıldır?

İsmek'in İngilizce kursuna kayıt yaptırmıştım, derslere başlayabilmek için yeterlilik sınavı yapılacakmış. Sınavla alakalı tek bilgim yazılı olarak gerçekleşecek olması. Aranızda bu sınava daha önce giren varsa, bilgi verebilir mi? Teşekkür ederim.




 
B1 için girmiştim, orta seviye idi. yani öyle çok kolay da değildi, kazık da değildi. ama kolaya biraz daha yakın sayılabilirdi.


  • tabirimekruh  (28.09.19 18:31:20) 
[]

Cemaat neden Arapça

cemaat kelimesi farsça olması gerekmiyor mu? nişanyan sözlükte arapça deniyor.

cem koku bu bildiğimiz comrat/yoldaş taki bir araya gelme manasındaki farsça kelime değil mi? o halde cemaat neden farsça olmuyor?


 
Kubbealtı Lügatina göre Arapça "cem"(toplamak) dan geliyor.


  • black holes in the sky  (28.09.19 12:53:38) 
değil işte cem= toplamak farsça. hatta rusça da var comrat aynı mantık. arapça olmaması gerekiyor cem kokunun. farklı dil ailesi bunlar.


  • Jeckson  (28.09.19 13:21:41) 
Farsça'da Türkçe'den belki de daha fazla Arapça kökenli kelime vardır. Cemaat, Arapça ceme'a (جمع) kökünden. Farsça'ya da Arapça'dan geçmiş.


  • tingen  (28.09.19 13:30:11) 
Farklı dil ailesinden gelmesi bir fikir vermez. Örneğin çaydanlık, Türkçe ek almış, Türkçeleştirilmiş, değil mi? Ama 'çaydan' Farsça. Hatta çaylıklık gibi saçma bir kelime aslında çevirisi, çok sakat bir şekilde ek getirilmiş.

Kelime kökü Arapça, türetilme hali de Arapça, e daha ne olsun? Cem Farsça'da da var, isim olarak var mesela, aynı Türkçe'deki gibi.
  • buf-e kür  (28.09.19 14:02:09) 
arapça'daki bir araya getirmek manasındaki جمع harflerinden geliyor.
benzer kelimeler:
(bkz: cami)(bkz: camia)(bkz: mecmua)(bkz: cemi)(bkz: cemiyet)
ps: iran'lıların konuştuğu dilin yarısı arapçadır. uzun bir süre arap işgali altında yaşadılar.
  • beretta beretta  (28.09.19 15:15:02) 
Cem, Arapça'dan Farsça'ya geçmiş bir kelime o yüzden.


  • eymed  (19.10.19 01:09:28) 
[]

çeviri

What looked like pebbles from a distance grow into car-size pieces of rock, each placed according to size, like a mosaic, by a machine with a monstrous ami.

sondaki "ami" yanlış çıkmış sanırım, ne olduğunu bilmiyorum. cümlenin "by a machine"le bittiğini farz ederek; ne diyor tam olarak?


 
uzaktan çakıl taşlarını andıran şeyler, dev kollu bir makine tarafından mozaik gibi boylarına göre yerleştirilmiş araba büyüklüğünde kaya parçalarına dönüştü.

cümleyi arattım, ami arm'mış.
  • sir gawain  (26.09.19 11:30:28) 
[]

şu cümledeki to be olayını anlayamadım

"If I return, wouldn’t it be easy for my impersonation to be exposed?"


for dan sonra isim gelmiş sonra da to be artı past participle gelmiş bu bir kalıp mı ?

yani böyle sıfat veya isimden sonra to be diyip participle koymak ne anlama geliyor

 
exposed sıfat hali yahu to be continued gibi işte. anlatamadım ama var böyle bi kullanım bilmemne bilmemne olması için diye


  • amugochi  (26.09.19 06:55:20) 
Ben anlatayım, Expose maruz bırakmak fiili exposed maruz kalmış(sıfat), ayni olay bore(sıkmak) fiilinde de geçerli. Bored deyince sıkılmış manasına geliyor. Break-broken da bi başka örnek(kırmak-kırılmış)

passive yapı yapmak için böyle kullanılıyor aslına bakarsan. Be+past participle

For someone to do smt de kalıp bir ifade. For my.... to be ... > benim için maruz bırakılmış olmak diye devam ediyor cümle.

Bilmem anlatabildim mi?
  • olutaklidi  (26.09.19 08:20:03) 
olutaklidi +1 passive yapı var orada.


  • orijinal nick bulamadim  (26.09.19 09:31:24) 
[]

Komisyoncuyla serbest çeviri işi nasıl halledilir?

Merhaba arkadaşlar,

Bir süredir bir firma için Almanca serbest çevirmenlik yapıyorum. Çevirileri bir aracı gönderiyor. Yani doğrudan müşteriden almıyorum. Fakat aracı bu işten bir miktar komisyon alıyor. Benim istediğim ücretin üzerine kendi komisyonunu ekliyor ve toplam ücreti müşteriye söylüyor. Sorun da burada başlıyor. Çünkü onun aldığı komisyon, benim işimi baltalamaya başladı. Çünkü 50- 100 TL almıyor, 150-200 TL alıyor. Bu da benim istediğim ücrete eklenince müşteriye fazla gelir veya komisyondan kısmak zorunda kalır diye benim verdiğim rakamları hep indirmeye çalışıyor.

Zaten serbest çevirmenliğe yeni başladım. Almanca için 180 kelimeye 13 TL istiyorum. O da rakamı böyle yüksek bulunca kafam atıyor. Yaptığım bir de normal çeviri de değil, teknik çeviri. Bazen bir terimi bulmak için ne kadar zaman harcıyorum. Bunu ona söylüyorum, o da Almanca bilmediği için bir yorum yapamayacağını söyleyip kısa kesiyor. Ne yapayım yani İngilizce üzerinden hesaplayıp 10 TL mi isteyeyim? Zaten 1 yıldır işsizim.

Serbest çeviriye başlama kararı aldıktan kısa bir süre sonra bunları buldum, yolun başında olduğum için hem de işsiz olduğum için kaybetmek istemiyorum. Az önce başka belgeler yolladı. Ben de 1400 TL istedim. Rakamı çok buldu ve çevirmememi söyledi. Anlamıyorum sanki para onun cebinden çıkıyor. Ama ölü fiyatına da çeviremem. Sizce ne yapmalıyım yol mu vereyim? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

 
abi/apla

Sorunun şimdiki zamanla alakalı değil, sorunun gelecek zamanla alakalı ve stratejik.

Çok pırıltılı cumleler kurmayacağım daha dogrusu yeni süt ıctım uykum geldi biraz o yüzden afedersin.

Sen kendine bi portfolyo yapsana. Portfolyonu buyutup gelecekte daha iyi ve daha sağlam müsterıler bulsana. Biraz zamanını alacaktır ama bastırsana kendine bir kart, ders versene almancadan, 4 koldan saldırsana.

şimdiki zamana çok odaklanmışsın. stratejik düşün.
  • binder dandet  (25.09.19 21:59:55) 
@ binder dandet Haklısın hocam. Ama portfolyo yapmak aklımda. Geleceğe de odaklanıyorum evet ama kimse elimdekini kaybetmek istemez. Bir de sanırım şunu diyorsun: "Boşver giderse gitsin, sen önündeki fırsatları kovala diyorsun". O durumda haklısın. Teşekkür ederim önerin için :)


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (25.09.19 22:51:26) 
Benim tavsiyem belli bir fiyatın altına düşme o çok para kazanmak isterse kendi komisyonundan kırsin madem


  • ZetaStar1903  (26.09.19 00:04:45) 
@ ZetaStar1903 Düşmüyorum elimden geldiğince. Zaten dediğim gibi düşersem temelli İngilizce üzerinden rakam vermiş olacağım. Bence de kendi komisyonundan kırsın madem çok görüyor. Ama beyefendi bedavadan 150- 200 TL aldığı yetmiyor gibi bir de bana laf ediyor. İnsanlar yüzsüz gerçekten. Zaten düşecek bir şey de kalmadı. İş ilişkimiz bitti.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (26.09.19 01:40:06) 
Büyük ihtimalle size çeviriyi gönderdiğinde çoktan müşteriyle fiyatta anlaşmış oluyor. Sizden ne kadar kırarsa kendi cebine kalıyordur. Ondan kırmaya bu kadar hevesli.


  • mertxx  (26.09.19 07:43:49) 
@ mertxx O şekilde de olabilir evet. Çünkü ben rakam verdikten sonra tamam diyip birkaç gün ses çıkarmadan bekleyip sonra şunu biraz daha indirelim dediği de oldu. Ancak bu bahsettiğim olayda müşterinin bilme ihtimali yoktu. Çünkü çeviriyi gönderir göndermez direk rakamı verdim. O esnada da kırmaya çalıştı.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (26.09.19 17:05:59) 
@ kambek binder dandet' in tavsiyeleri gerçekten güzel. Dikkate alacağım. Yalnız dediğiniz gibi iyilik gibi görünen değil gerçekten iyilik yaptım. İlk işim diye neredeyse
bedavaya yaptım ilk işlerini. Sonrakini de neredeyse İngilizce üzerinden verdim ama artık
kendi istediğim ücret üzerinden vermeye başlayınca iştahı gitti. O bir kere olur sonuçta.

Bu arada benim onun aldığı komisyonla ilgili bir sorunum yok. Dediğiniz gibi alabilir. Ona bir şey demiyorum. Benim takıldığım nokta kendi komisyonuna o kadar odaklanmış ki benim enayilik yapmamı istiyor. Benden istediği şeyin tek açıklaması o. Ona takıldım ben.
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (26.09.19 19:38:33) 
[]

Efrâdını câmî, ağyârını mânînin İngilizcesi nedir?

Efrâdını câmî, ağyârını mânînin İngilizcesi nedir?




 
"odd one out" diyebiliriz belki.


  • marlonbranda  (24.09.19 22:25:54) 
Efrad: fert'in çoğulu. Fertler.
Câmi: toplayan, cem' eden.
Ağyar: gayri'nin çoğulu. Dışındakiler.
Mâni: engelleyen, men eden, içermeyen.

Ben mesela "comprehensive" kullanırdım ille bir şey kullanmak zorunda olsaydım.
  • dilemma of subscribtionability  (24.09.19 22:56:08) 
relevant in, irrelevant out

yds den 27 aldım.
  • ya ben lan neyse  (24.09.19 23:41:49 ~ 23:42:19) 
"odd one out" denmez, comprehensive belli içeriklerde denebilir.
bu ifade edebiyatta kullanılırdı, meselea bir şiir için böyle söylenirdi. "Çok iyi anlatmış, ne bir kelime eksik ne bir kelime fazla" demek istendiğinde.

Kullanacağınız içeriğe göre "completely", "exactly", "precisely" falan bile denebilir. Edebi metin ya da şiirler için "eloquent" kelimesi kullanılabilir.
  • ebabil curnatasi  (25.09.19 05:47:43) 
enough but not too much.

özellikle say enough but not too much diye kullanılır.
  • babilbaligi  (25.09.19 10:22:22) 
[]

Çeviri doğru mu? Vol1

norway was transformed by the discovery of oil and gas in the north sea in the 1960s and its previously agricultural-based economy saw an explosion of wealth.

Norveç 1960larda kuzey denizinde petrol ve gazın bulunmasıyla dönüştürüldü ve önceden tarımsal kaynaklı ekonomisi bir zenginlik artışı gördü.

Düzeltilmesi gereken bir yer var mıdır?

 
öneri;

Norveç 1960larda kuzey denizinde petrol ve gazın bulunmasıyla dönüşüme uğradı ve önceden tarıma dayalı olan ekonomisi bir zenginlik patlaması yaşadı.
  • yonge and bloor  (24.09.19 14:30:17) 
[]

Osmanlı Türkçesi okuyabilen var mı?

Şu resmin altında ne yazıyor acaba?

eksiup.com
eksiup.com

 
harfler net değil, yoksa çok iyi bilmesem de okumaya çalışırdım


  • r evolution  (23.09.19 10:46:50) 
doktor ahmed ziya bey*


  • hicazkar  (24.09.19 10:34:23) 
1 ... •456789101112• ... 142   « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.