home office için bakıyorum ,bir süredir gamer sandalyede takılıyordum ama gerekli ergonomiyi sağlayamıyor. sürekli omurga sorunu yaşıyorum.https://www.amazon.com.tr/NURUS-Fluid-Motion/dp/B07HGWSKNKşu modelini almayı düşünüyorum. amazonda da indirim varken almaya değer mi sizce?herman miller'lara da
home office için bakıyorum ,bir süredir gamer sandalyede takılıyordum ama gerekli ergonomiyi sağlayamıyor. sürekli omurga sorunu yaşıyorum.
şu modelini almayı düşünüyorum. amazonda da indirim varken almaya değer mi sizce?
herman miller'lara da baktım bir ara, ama 1 ay önce onların fiyat aniden uçunca aradaki uçurum açıldı. o yüzden nurus tarafındayım yalnızca.
0
tchuck (12.02.23)
Mete too’lar ödüllü bi sandalye modeli. Ben seviyorum. Sırtını istediğim noktada ayarlayabilmek, derinliği, kolçakları vs uzun soluklu çalışmada vücudun esnekliğine uyum sağlaması güzel ama ilk başta mevcut ayarıyla inanılmaz rahatsız. O kadar ergonomik vücut yapım olmayınca , neyse işte- kişiselleştirince şahane. Gönül ister herman miller.
0
halboyle
(12.02.23)
Mobilden yazımı düzeltemiyorum., otomatik ayara takılmış; Mete Too.
0
halboyle
(12.02.23)
Ben de evde kullanmak için sandalye arıyorum. Tcc ye bakmıştım özellikle şu modele : shop.tcc.com.tr
Ama bunlar da güzel gözüküyor, bunu da düşünebilirim.
Bence almışken boyun destekli alın.
0
inheritance
(12.02.23)
@inheritance, ya bi süre düşündüm ama boyun desteğini pek kullanmıyorum. boyun destekli de alınca sandalye hepten hantallaşıyor zaten, kullanmadığım bi bölümü için hem ekstra ödeme yapamyım hem de hantallaşmasın diye düşündüm. şimdiki sandalyemde boyun desteği var mesela ama hiç kullanmıyorum
0
🌸tchuck
(12.02.23)
Şirkette kullandığımız sandalye nurus. Modeli linkte olana benziyor -tam olarak aynı model mi bilmiyorum- ben çok memnunum. Ofise çalışmaya gidince belim rahatlıyor.
0
jazzabel
(12.02.23)
Kanıma girdiniz valla aldım gitti :)
0
inheritance
(12.02.23)
türkiye'de kaliteli sandalye nurus var, hayırlı olsun yeni sandalyeniz. herman miller artık bizim ülkenin radarından uzaklaştı.
macbook pro intel işlemciden m1 macbook air'a geçiş
webbrowser
selamlar, 2019 i5 8gb ram 128 ssd macbook promu 14000 tlye satma durumum var. 45 pil devrinde. macbook air m1'e geçmeyi düşünüyorum satınca. sizce böyle bir geçiş yapmalı mıyım? m1 air de base model olacak.
selamlar, 2019 i5 8gb ram 128 ssd macbook promu 14000 tlye satma durumum var. 45 pil devrinde. macbook air m1'e geçmeyi düşünüyorum satınca. sizce böyle bir geçiş yapmalı mıyım? m1 air de base model olacak.
0
webbrowser (12.02.23)
Ben bu geçişi 1 sene önce yaptım. Macbook Pro Mid-2014 Retina Display 15" kullanıyordum. Macbook Air M1'ın 16 GB olanına geçtim. Fakat yanına CalDigit USB-C Pro Dock, USB-C & Thunderbolt 3 Universal Dock aldım. Bu sayede Macbook Air'i istediğim zaman sadece 1 kablo bağlayarak masa setup'ıma bağlayabiliyorum. İstediğimde de çantama atıp işe gidiyorum. Bu arada kullanımım da bütün gün remote desktop ile çalışma, light browsing, Geforce Now ile oyun ve Parallels Desktop ve Steam ile eski basit adventure oyunlarından ibaret.
0
twelfth
(12.02.23)
En son i9 işlemcili en şişkin spec'leri olan macbook pro'yu base m1 dövüyordu ilk testlerde.
Nadir durumlarda X86 uyumluluk dışında vay babam intel'im demedim m1 kullanırken.
Geçin yani yapmalı mıyım değil, kesin yapın hemen çok çok spesifik apple arm'da sıkıntı çıkaran bi elzem yazılıma bağlı değilseniz.
~16 ram katılıyorum 8 artık çok çok az. Kallavi yazılım kullanmak da gerekmiyor artık ram için günlük desktop kullanımda dahi artısı oluyor.
0
hedep
(12.02.23)
üstteki arkadaşlar zaten söylemişler gerekeni. benim eklemek istediğim base model yerine 16gb ramli modeline geçin. uzun vadede 8gb ram yeterli gelmeyecektir.
Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?
stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.
Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor. Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.
1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar. Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim? Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?
2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.
3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de. Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum. Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde. He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek. Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.
Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.
Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi. İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.
Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya. Sizde durum nasıl?
0
stavro (12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz. Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar. 5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.
yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.
her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.
bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.
Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.
Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim. İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.
girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.
sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.
pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide "tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."
Abi yazdigimi okumuyor musunuz:) Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.
Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.
Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.
Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.
Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.
Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?
Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.
Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz. Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.
Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor. İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.
Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.
Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.
99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.
Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.
@nawar Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.
Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.
Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.
Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.
Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.
Sunu netleşelim; Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir. Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.
Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum. Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten. Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.
Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.
Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.
bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.
2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.
televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset! 1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.
30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.
Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.
Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.
@b1020 Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.
Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.
Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.
"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."
Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.
"Normak sartlarda bina cokmemeli" İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.
3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik. Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.
Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
küçük bir şey rica edicem kullanan varsa mesaj atabilir misiniz?
küçük bir şey rica edicem kullanan varsa mesaj atabilir misiniz?
0
pardus (12.02.23)
(1)
seçim için ikamet değişikliği
pebbles flintstone
hepimize çok geçmiş olsun.master için farklı şehirde olduğum için buraya almak istiyorum ikametimi. 3 aylık bir süre vardı. 14 mayısta olacağını düşünürsek 14 şubata kadar yapılabilir mi? seçimlerin ertelenme ihtimali de olabilir. ben yine diğer şehre gideceğim olmazsa ama birçok üniversite öğrencis
hepimize çok geçmiş olsun.
master için farklı şehirde olduğum için buraya almak istiyorum ikametimi. 3 aylık bir süre vardı. 14 mayısta olacağını düşünürsek 14 şubata kadar yapılabilir mi? seçimlerin ertelenme ihtimali de olabilir. ben yine diğer şehre gideceğim olmazsa ama birçok üniversite öğrencisi de online eğitimle birlikte tekrar ailelerinin yanına dönecek.
0
pebbles flintstone (12.02.23)
ysk arayip soruldugunda secimlerin 14 mayis'ta olmasi kanunlasmadigi icin 14 subat son tarih degil diyorlarmis.
Arkadaşlar uzun zamandır konuşmadığım beni engelleyen bir kişi vardı hesap açtıktan sonda profiline baktım bir süre sonra fark ettim beni engellemiş, acaba açtığımı bir şekilde öğrendi mi yoksa profiline bakınca baktığım gözüküyor mu? Teşekkürler.
Arkadaşlar uzun zamandır konuşmadığım beni engelleyen bir kişi vardı hesap açtıktan sonda profiline baktım bir süre sonra fark ettim beni engellemiş, acaba açtığımı bir şekilde öğrendi mi yoksa profiline bakınca baktığım gözüküyor mu? Teşekkürler.
0
the sound and the fury (12.02.23)
Hesabı görüntüleme alan biri değilse tweet görüntülenmeleri artınca birinin profiline girip baktığını anlıyor olabilir. Aklına ilk gelen de sen isen basmıştır engeli yeniden
Şuan oturduğum evin durumu zamanında hangi beton malzeme kullanildigina dair bilgi alabilirmiyim ( tabi belgeler doğru ise ) Binayı test yaptırmaya ikna edemiyorum şuan ki hayat şartlarında ne Yenisini alabiliyoruz nede satabiliyoruz
Şuan oturduğum evin durumu zamanında hangi beton malzeme kullanildigina dair bilgi alabilirmiyim ( tabi belgeler doğru ise ) Binayı test yaptırmaya ikna edemiyorum şuan ki hayat şartlarında ne Yenisini alabiliyoruz nede satabiliyoruz
0
horizon (12.02.23)
Dostum test yaptırmakla uğraşmayın bir sürü prosedürü var. Bina 2000 öncesi yapılmış bir bina ise bir şekilde kurtulmaya bakın. E5 altı Maltepe tarafı zaten rezalet. Gülsuyu - Esenkent'te dedemin kentsel dönüşüme giren 80 yapımı evi vardı, demirleri elde ufalanıyordu artık.
0
roket adam
(12.02.23)
2000 den sonra yapılan bir bina aslında 23 yıllık ama sonuçta buralar biraz sıkıntılı yerler çok fazla yapılaşma var dip dibe Kurtulmaya çalışıyoruz ama yeni evler kiralar o kadar pahalıki çözüm bulamıyorum
0
🌸horizon
(12.02.23)
bina çok eski değilse bulunduğun belediyede plan projesi vardır. statik proje varsa beton sınıfı orada yazar. yapı denetimli yapıldıysa yapı denetimde beton raporları vardır ama buna çok güvenmeyebilirsin.
0
b1020
(12.02.23)
Yani, çok etik bir düşünce değil ama şöyle diyeyim, test yaptırırsan ve bina mühürlenecek kadar çürük çıkarsa elinde satabileceğin bir evin de kalmayacak. Bu korkudan ötürü apartman sakinleri genelde test yaptırtmak istemiyor.
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardı
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardım ettiği de söyleniyor.
Oradaki Suriyelilerlerin yağmacı olduğuna dair entryler ve ekşi sözlük’te bu anlamda girilen bir sürü şey var. Bu nefretin yayılmaması için bir şeyler yapamaz mıyız?
Sonuçta bu insanlar da isteyerek mülteci olan, memleketlerini terk eden insanlar değiller.
Bir arkadaşımın gönderisini dosyaya ekleyemedim
0
damba (12.02.23)
@damba
Sözlerim bir nefret söylemi falan değil, yanlış anlaşılmasın. Yağma kısmıyla ilgili bir şey söylemiyorum. Bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Onlar 'mülteci' değil. 'Geçici sığınmacı' veya 'kaçak göçmen'
Bir de bildiğim kadarıyla ülkelerindeki savaş ya da her ne ise o bitti.
0
Mirket
(12.02.23)
Bir ülkenin kaynakları bellidir ve sınırlıdır. Şu an kalmaları için hiçbir sebep yok. Ülke 10 milyondan fazla kişiye kaynak harcıyor durmadan. Tepki görmeleri çok normal.
0
scholar
(12.02.23)
Ben bitane bile video ya da güvenilir kaynaktan bilgi görmedim yardım ettiklerine dair. Koyu akp li arkadaşım bile şikayetçi sırf bu yüzden oy vermeyeceğini söylüyor.
Kendi fikrimse bir an önce gitmeliler. 10-20 sene sonra en hümanistimiz bile istemeyecek ama çok geç olacak. Sayıları az değil çünkü.
0
andy kaufman
(12.02.23)
suriyeliler gider gitmez konu bu değil hükümet şu an gündemi değiştiştirecek dikkatleri dağıtacak konu arıyor, yağmacılık konusu suriyeliler buna fırsat olmasın
evet böyle afetlerde bunun gibi asayiş sorunları olur, 99 depreminde sokaklarda enkazların başında askerler nöbet tutuyordu
güvenlik zaafiyeti varsa linç örgütleyerek çözülmez, o durumda yağmacı olup olmadığını bilmediğiniz bir çok insan zarar görür
güvenlik ihtiyacını doğru kişilerden talep etmek gerek
0
freebird5406_2
(12.02.23)
bu nefretin yayılmaması için yapılacak en iyi şey ülkelerine göndermek olur. burada kaldıkları müddetçe nefreti üzerine çekmeye devam edecekler.
0
abelardo
(12.02.23)
suriyeliler GECICI siginmaci. artik gitmeleri gerekiyor. savas bitti.
0
alperz
(12.02.23)
Ben de çok üzgünüm. Antep'teki arkadaşim deprem nedeniyle konaklama merkezlerinde kalan Türkiyeli ve Suriyeliler içindeki Suriyelilere 2 gün içinde orayı terk etmeleri gerektiğini söylediklerini aktarmıştı. Orada kalanlarca da teyit ettik. UNHCR'a haber verildi haber bekliyoruz. Suriye'nin geri dönüş için güvenli olmadığına dair raporlar var: archive.md teyit.org
0
Amaranta ursula
(12.02.23)
kurunun yanında yaş da yanar. normal.
0
candide
(12.02.23)
Ben deprem bölgesindeyim. İlk günlerde ihtiyacı olmayan suriyeliler gelerek ihtiyacı olan türkleri yardım tırlarından kovdular. gelen yardım tırlarını yağmaladılar. yağmacıların yüzde 80'i suriyeli.
0
komando kani var bende
(12.02.23)
türkiye'de göçmen olmak istemezdim. ülkenin refah seviyesi de yüksek olsa hiç değilse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
Göçmenlere karşı biriken ciddi bir nefret ve öfke var ve bu bir gün patlayacak. Ülkede hem ekonomilk, hem de diğer konularda yaşam sıkıntıları da had safhada olduğundan bu tarz olayların yaşanması çok normal. Suriyelileri seviyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey bir şekilde buradan kurtulmalarını sağlamak olacaktır. Trde bu konuda bir bilinçlendirme sağlamaya çalışmak nafile, çünkü pasta çok küçüldü ekmek aslanın ağzında, insanlar geçrek manada aç ve paylaşacak ekmekleri de artık yok. 2010'lardaki TR değil burası artık.
0
roket adam
(12.02.23)
yapamayiz. siz belli ki zenginsiniz bu kadar humanist davranabildiginiz icin. milletin sabri tasti artik tasti. ayrica multeci degil, gecici siginmaci!! ve madem kotu hissediyorlar gitsinler bir zahmet. biz kendimize yetemiyoruz. amerika degil burasi. kaynaklarimiz kit bizim. siz de nolur tr vatandasi olarak bir de kendi vatandasiniz gozuyle bakin olaylara.
0
Kittie
(12.02.23)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için teşekkür ederim.
Tamam belki mülteci değil geçici sığınmacı, belki o, belki şu. Biraz eksik yazmışım, orada bir sürü Arap vatandaş da vardı, onlar Suriyeli değil burada senelerce yaşayan insanlar. Hatay farklı milletlerden insanların olduğu bir şehirdi. Bu durumda Suriyelilerin suçlarını orada yaşayan Araplara mı yükleyeceğiz?
Bazı arkadaşlar sabırlarının azaldığını söylüyorlar, burada da anlamaya çalışıyorum, çok şey yaşadık, haksızlıklar var, adaletsizlikler var vs. Suriyelilerle alakalı yapılanlar o “insanların” değil, Avrupa’dan oradan buradan yüklü miktar para alıp onların burada yaşamasına müsaade edenler, ister para için, ister politika için ister insanlık için olsun ama bu insanların gidecek yerlerinin olmaması ve kaçak olması her zaman onların problemi mi? Tüm irade onlara mı bağlıydı sizce?
Diyelim ki yetişkinlerin iradeleri vardı ve bilerek burada kaldılar. Bu durumda diğer Arapları da mı yok sayacağız? Ya da o insanların çocuklarını da mı yok sayacağız?
Nerede onlara “insan” olarak davranmak gerektiğini, onların enkaz altından çıkarılmamasına yardım etmemek gerektiğini, nerelerde temel ihtiyaçlarını yok sayacağımızı bilmiyorum, siz biliyor musunuz? Eğer eminseniz sorun yok.
0
🌸damba
(12.02.23)
@kittie zengin değilim, gelirim asgari ücretin altında :) sosyoloji ve psikoloji mezunuyum, dezavantajlı grupla bol bol temas eden bir insanım, belki bu yüzden durup düşünmek gerektiğini savunuyorum.
Lakin ben de oralarda olsam, gözümün önünde temel ihtiyaçlarımı Suriyeliler alsa (yağmalasa) yine de bunu savunur muydum bilmiyorum, düşününce savunurdum, ama duygularımla, zihnimle, orada olarak yaşamadım da bu deneyimi bi yandan.
0
🌸damba
(12.02.23)
6 yıl orada yaşadım. Orada yaşayan Araplar var demişsin. Öyle bir şey yok. Oranın insanı Hataylıya Hataylı der. Kimse kimsenin kökenine bakmaz. Ve oranın yerlisi kökenine bakılmaksızın müstesnadır, özeldir. Bunu düzelteyim.
Bir de gidecek yerler yok demişsin diğerleri için. Geçmiş bayramlarda gördük, gidecek yerlerinin olup olmadığını. Bu sene de göreceğiz var mı yok mu.
0
Mirket
(12.02.23)
arkadaşlar tahammülsüz oluşunuza, Suriyelilerin gitmesini istemenize, burada kaynaklarımıza ortak olmalarını istememenize diyecek bir sözüm yok, yeri ve zamanı değil.
demek istediğim deprem ortamında, neredeyse SAVAŞA EŞ DEĞER BİR ORTAMDA, bu insanları dışlayacak mıyız? insanlara yardım edebilecekken etmeyecek miyiz? Onlardan hoşlanmıyorsak dile getirecek ve gitmelerini istememizin söylem zamanı bugün mü? Deprem olmuşken, insanlar çaresizken mi bunu yapacağız?
Ben bu dışlanmayı bugün yapmasak, onlar geri durmasa sırf Suriyeli oldukları için yardım vs durumlarına, olmaz mı diye soruyorum.
0
🌸damba
(12.02.23)
+40 yazar eskisi geldi, açılın.
1999'da Sakarya'da Suriyeli yoktu. Diğer şehirlerden kamyonlara doluşup yağmaya geldiler. Şimdilerde Suriyelileri, Arapları dilinden düşürmeyen muhalif kesim komşularım (hiçbirinin evi hasarlı değildi) Danimarka'dan gelen kıyafet paketlerini yağmalamak için okul basmakla meşgullerdi. İstifçilik kısmına girmeyeyim, yapanın partisine, eğitimine, kökenine bakılmaksızın öyle çok örneğini gördük ki.
Kimse çıkıp ben ırkçıyım demez. Bugünlerde Suriyelilere saydıran biri 10 sene önce yerli etnik kökenden bir grup için "x şehirde çok arttılar, belediye neden toplamıyor bunları" diyordu mesela. Sığ fikirli, empati yeteneği gelişmemiş kişiler için dillerine dolayacakları toplumsal sorun her zaman bulunur.
Ekşi sözlüğün son 10 yıldaki değişimi tam bir hayal kırıklığı. Farklı kültürlerden zehir gibi insanları keşfettiğim, bin çeşit bilgiye ulaştığım bir yerdi. Giderek siyasileşen, siyaseten tek tipleşen, yobazlaşan bir mecra oldu zamanla. Twitter'ın dünya çapında böyle bir etkisi oldu sanırım. Ekşi de bundan nasibini aldı. Naif sorunuza gelecek cevapların yoğunluğunu tahmin ettiğimden, sırf farklı bir ses çıksın diye üşenmedim yazdım. Silinmezse okursunuz.
0
zihua
(12.02.23)
daha bebekli vs Türkler aileler cadir bulamadi, bu hassasiyeti anlamiyorum. Onlar da bu nefret yayilmasin diye birsey yapsin millet durdugu yerde kinlenmiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
@damba 1)göçmenler hakkında, benim ülkeme sonradan gelip bana zarar veren ve ülkede benden çok hak elde etmiş kişilerin başına gelen şeylere üzülemeyeceğim kusura bakma. 2)Arap kökenli vatandaşlar üzerinden suriyeli göçmenleri savunmuşsunuz. Bu kişiler göçmen sanıldığına göre türkçe bilmiyorlar. İnsan istediği dilde okur, konuşur buna kimse karışamaz. Ama sen bunun yanında vatandaşı olduğun ülkenin resmi dilini anlamak ve konuşmak zorundasın. bunu yapmıyorsan buraya ait değilsin. Mesela bu kişiler oy kullanacak, neye göre kullanacak? 3)Birisi yazmış. Benim yurtta kalan yeğenimin de eşyalarını çöp poşetine koyup gelin alın demişler. Okul tatil olduğu için memleketteydi, apar topar eşyalarını almaya istanbula gidiyor çocuk.
0
vizivozo
(12.02.23)
tekrar edeyim kurumların güvenlik sağlaması gerekli fakat lince varabilecek söylemler düşündüğünüz gibi yerel halkın türklerin oraya yardıma giden gönüllülerin de hayatını zorlaştırıyor
geçici sığınmacı suriyeliler arasında elbette yağmacılar vardır. biz türkler arasında yok mu? var. bu yüzden birkaç kişinin eylemini tüm bir millete yüklemek zekadan uzak bir harekettir. suçun şahsiliği ilkesi vardır.
ülkelerine geri gönderilme süreçleri depremden ayrı tutulmalı.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Suriyelilerin bir kısmı yardımcı oluyordur. Ben öyle bir örnek duymadım ama kesin vardır. İnsanlığı ve insanları komple kategori edemiyoruz tabii ki. Yardımcı olandan fazla hiçbir şey yapmayan nargilesini alıp KYK yurdunda takılan ya da başka yere giden de vardır. Yardımcı olan kadar da yağmalayan vardır. Benim de bölgedeki yardım amaçlı giden arkadaşlarımdan yağma haberleri geliyor. Hatta Hatay'dakiler polisten ve askerden destek istiyordu. Güvenlik sorunu olduğu için merkeze dönenler ve Hatay'dan ayrılanlar oldu.
Yalnız nefret söylemleri(!) genelde ateş-duman ilişkisiyle ortaya çıkar. Ateş olmayan yerden duman gelmez şeklinde. Bunlar bazen örnekleri aslında genelleyemeyecek seviyede olmasına rağmen algı oyunu ile abartılır. İşte buna nefret söylemi diyebiliriz. Diğerlerinde ise örnek sayısı o kadar fazladır ki artık inkar edemeyiz. O zaman yaptığın artık aynı kategoride incelenmemeli.
0
nawar
(12.02.23)
Ülkecek bir üzülmedigimiz cadir bulamayan suriyeliler kalmisti sanki herkes bir yerlere yerlestirilmis gibi duyar kasmaniz komik. öneri olarak, o yardima giden 'bazi' suriyeli arkadaslar cadir bulmada vs. yardimci olabilir. Herkes caninin derdinde ben orada hic kimsenin suriyeli Türk depremzede ayrimi yaptigini düsünmüyorum, bunu elinde kanit olmadan dile getirenler, duyuru acanlar, sözlükte twitterda yazanlar neyi amacliyor, Türk halkina karsi nefret söylemi olmuyor mu? sonucta bu halkta isteyerek veya istemeyerk yillardir milyonlarca suriyeliye evsahipligi yapiyor.
0
Coma
(12.02.23)
@Coma bahsettiğim bu ortamda, enkaz altında ırkçılık yapılmaması, uzun vadeli durumu ya da geleceği tartışmıyorum
enkaz altinda irkcilik yapildigina dair kanitiniz varsa savciliga gidebilirsiniz, yoksa yillardir isteyerek veya istemeyerek milyonlarca suriyeliye ev sahipligi yapan halka ve devlete -enkaz altinda irkcilik- hassasiyetiniz ayni sekilde nefret söylemi.
Hamit kardeşimizi yeni gördüm, kendisi gibi dürüst ve yardımcı birine suriyede daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
@Coma ben savcılığa gitmeyi akıl etseydim, buraya yazmazdım. Buradaki insanlara “bir şey yapamaz mıyız” diye sorduğum için buradayım. Yazdıklarım X, ama sizler Y’den bahsediyor gibisiniz.
Yine de teşekkür ederim.
0
🌸damba
(14.02.23)
Suriyelilerin içinde azgın bir grup var. Ben oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu kişiler göze battıkları için, hükümet bu kişileri şımartıp, bir şey demediği için, iş kötü noktalara doğru gidiyor.
Siz orada yakınlarını toprağa vermiş insanların malını yağmalarsanız, adam bir tane yardımı almaya çekinirken, çekirge gibi üşüsüp 15 defa aynı yardımı alırsanız vs. vs. tepki olması normal.
Aslında hükümet askeri sokarak, bu durumu çok kolay engelleyebilirdi. Ancak vatandaş çokta umurlarında değil...
.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Sizin cümleleriniz ile size cevap verdim, başka birşeyden bahsetmedim. Olmayan durum için ne yapabilirsiniz? Eğer varsa kanıtlarsınız, insanları örgütleyebilir, hem depremzedelere yardımcı olabilir hem de yasal yollara başvurabilirsiniz. Kanıtnız yoksa başka birşey peşinde olduğunuzu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
Kurumumuzda Suriyeli bir tercümanımız vardı. Bize gelen Türkçe bilmeyen öğrenci velilerine tercümanlık yapardı. İlk işe girdiğinde sevincinden tatlı dağıtmıştı. Ağzı var dili yok denir ya öyle bir kadındı. Bugün oğlunun acı haberini aldık. Karı koca oğullarının cansız bedeniyle baş başa kaldılar. Acısı büyük ama o yine aynı, ağzı var dili yok.
Onun da acısı aynı, Türk'ün de nusayrinin de. Bu ortamda Irkçılık yapanlara söyleyebilecek bir sözüm yok, sinirden ellerim titreyerek olan biteni takip ediyor ve lanet okuyorum.
Geçen hafta Invisalign (dişe geçen şeffaf plaklar) ile diş düzeltmek için bir göstermiştim röntgen çekilmişti.Öncelikle işe yaramayan iki yirmilik çekilecek.(diğer ikisi gitmişti zaten) Sonra gerekirse alttan bişeyler daha çekilecekmiş. Hep "sağlam diş çekilmemeli, dolgu-kanal tedavisi vs. ile kurta
Geçen hafta Invisalign (dişe geçen şeffaf plaklar) ile diş düzeltmek için bir göstermiştim röntgen çekilmişti.
Öncelikle işe yaramayan iki yirmilik çekilecek.(diğer ikisi gitmişti zaten) Sonra gerekirse alttan bişeyler daha çekilecekmiş. Hep "sağlam diş çekilmemeli, dolgu-kanal tedavisi vs. ile kurtarılıp korunmalı" kafasıyla giderdi diş hekimleri. Sırf estetik bir tedavi için çektirmek mantıklı mı sizce? Tabii dişler düzelince çürümesi zorlaşıyor diş taşı oluşumu azalıyormuş.
Alt dişlerim baya önlü arkalı falan çarpık böyle görünmez şekilde çözülebiliyorsa çözülsün demiştim.
0
nhk ni youkosu (12.02.23)
doktor diyorsa bir bildiği vardır. ortodonti tedavisinde çekilen dişin yeri diğer dişlerle kapanıyor. genelde bu durumda diğer dişler çok sıkı oluyor.
0
jelly bear
(12.02.23)
Gerekli, benden 5-6 diş çekildi. Ortodonti zaten çoğunlukla estetik bozukluğa yönelik operasyon. Ortodonti olmasın istiyorsan implant veya protez yaptıracaksınız, fakat bu ortodontiye göre daha pahalı olur ve bunların da ömürleri var. Ortodontinin tek kötü yanı (benim deneyimim), çekilen dişler azı dişlerinden oluyor ve kalan azı dişlerinize çok iyi bakmanız gerekiyor. Çürütüp de 1 tane daha çektirmek zorunda kalırsanız boşluk olur ve bu sefer implant yaptırmanız gerekir.
0
malheiros
(12.02.23)
Ortodontik tedavimde 4 dişimi çekmişlerdi. Gerekiyor demek ki.
Aşağıdaki cevaba karşılık, küçükken 20 yıl öncesinden bahsediyorum. Yeni bir yöntem olduğunu sanmıyorum.
0
dfn4
(12.02.23)
çekilmez ise diş tedavisi daha uzun sürüyor
yirmilik dişler altlı üstlü ise yani karşılığı boş kalmışsa çektir dişlerin çürümeye meyilli değilse alt dişlerden feragat edebilirsin ama bence çektirme ileride lazım olabilir her türlü baştan çekilmeyecek şekilde kararlı olman gerekir tabi
bir de diş temizliğine daha fazla dikkat etmen gerekiyor plakalar daha savunmasız yapıyor takıldığı sürece
0
bir soru sorcam
(12.02.23)
ben de bunu her duydugumda sasip kaliyorum. benim karman corman dislerim :) hic dis cekilmeden duzeldi. ortaokuldaydim tedavi sirasinda. galiba bu dis cekme yeni bi yontem. yasi yuksek bi doktora git bi de ondan fikir al. *benim agzim kucukmus bir de ona ragmen cekilmedi.
0
Kittie
(12.02.23)
Mantıklı ve çok normal bir yöntem. Üstüste olan dişlerinizi açıp hizaya getirdiklerinde haliyle boş alana ihtiyaç olabiliyor. Damağınızı uzatamayacaklarına göre :)
20 yıl önce benim de ortodontiye başlamadan önce 4 dişimi çektiler.
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.
Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
0
put it in your appropriate place (12.02.23)
Marka ve ünlülerden hesap sormak yerine olayın muhataplarına yönelmeli. Netflix zaten çöp. Starbucksa da gideceğim evet. Çünkü onlarlık bir mevzu değil. Kapısına dayanmamız gereken asıl sorumlular başka.
Edit: Ha bu arada yardımlar konusunda kendi açımdan vicdanım çok rahat. Fakat bir tane bile gönderi/story/mesaj paylaşmadım çünkü bunların somut bir katkısı yok kimseye. Elimiz iş görsün. Ağzımız laf yapmasın.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Bu tür bir tepkiyi genel olarak saçma buluyorum. Şirketlerin mesaj yayınlaması, destek olması, bağış yağpması vb. güzel şeyler tabi ancak bir şirket destek mesajı yayınlamadı diye buna tepki göstermek anlamsız geliyor. Depremin sonuçlarının suçlusu belli, tepkilerimizi onlara göstermek daha mantıklı... Şahsen bir boykot vb. olacağını, olsa da bunun bu şirketleri herhangi bir şekilde etkileyecek boyuta ulaşacağını da düşünmüyorum.
0
salihdt
(12.02.23)
başıma bir şey gelmeyecekse hiç bir şirketin bağış yapmak zorunda olmadığını düşünüyorum. vergi veriyorsa, suç işlemiyorsa benim için yeterlidir. baskı yaparak bağış yaptırmayı vandalca buluyorum. dolayısıyla hiç bir şirketi boykot etmeyeceğim. sorumluluklarını yapmayan şehir planlamacıları, müteahhitleri, siyasileri, bürokrotları boykot etmek lazım.
0
abelardo
(12.02.23)
bir kere fazlaca "kötü şey yapan" kişi ve kurumlarla muhattap olduğumuz bir dönemde "yeterince iyi şeyler yapmadı" diye gösterilen aşırı tepkiler inanılmaz saçma. bir temel gıda şirketi veya tekstil şirketi olsalar duyarsızlıklarından ötürü bu tarz tepkiler gösterenlerin mantığını anlayabilirim ama netflix ve starbucks gibi tamamen alakasız 2 şirkete bu tepkilerin gösterilmesi garip. tabi böyle küresel çapta bilinen markaların küresel çapta farkındalığın artmasına sağlayacak yardım kampanyaları vs. yapması güzel olurdu ama dediğim gibi bu en fazla yeterince iyi şeyler yapmamaktır. bunun için boykot vs. çok abartılı tepkiler.
öte yandan bu boyutta olup hem de türkiye'de ofisleri olan şirketlerin hiçbir yardım yapmamış olmasının da imkansız olduğunu düşünüyorum. benim şirketim en büyüklerden olmasa da gene de ilgilisinin adını sanını bildiği bir holding. onlar da mesela bağışlarını ve kampanyalarını duyurmamışlardı başta, sadece şirket içi maillerde duyurulmuştu sosyal medyada değil. yani bu şirketlerin de türkiye merkez ofisleri 3-5 kişiden oluşmuyorsa az veya çok bir şeyler yapmışlardır mutlaka.
0
semaforo de medianoche
(12.02.23)
Platforma üyeliğim yok. Türkçe içerikler de üretilen bir platform. Çok fazla üyesi de var. Duyarlı olmak kötü değildir, her firma yapmalı diye düşünüyorum. Tepki göstermeyi de anlamsız bulmuyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Yardım yapabilecek şirketlerin yapması çok iyi oluyor. Örneğin Arçelik-Beko grubunun baya iş görecek aletleri gönderdiğini biliyorum ki bu çok güzel.
Netflix'in öyle bir ürünü yok (ama dizi yaptırıyor sektör bağlantılarını kullanıp o bölgeye ışık ve jeneratör yığabilirdi mesela) fakat yakın arkadaşım şunu söyledi ve mantıklı geldi, bu yabancı şirketler "biz de sizdeniz" diye kültüre adapte olmaya çalışıyor sürekli reklamlar yapıyorlar madem öyle kötü durumda da yanımızda olsunlar. Ayrıca para bağışlamasına bile gerek yok, Netflix'in erişimi çok yüksek, sitede ve sosyal medyada bir duyuruyla veya birkaç ünlü oyuncunun paylaşımıyla çok büyük yardımlar toplanabilir*, uluslararası kitlelerin ilgisi çekilebilir. Şunun için ceplerinden para bile çıkmaz. Bu açıdan bakınca çok mantıklı. Tabii global şirketler de "dünyanın her yerinde sürekli büyük şeyler oluyor hangi birine bunu yapacağız" gibi düşünüyor sanırım.
*örneğin ABD kitlesi olan Hasanabi diye bir twitch yayıncısı 1m dolar topladı. Yuh yani böyle bir adam bile milyon dolar toplayabiliyorsa daha büyük erişimi olanlar neler yapar onu düşünemiyorum. Tabii bu bağışların kitlelere düzgün aktarımı ayrı bir organizasyon. O iyi yapılabilecek mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
@nhk, netflix jeneratör, starbucks kahve vs her şeyi sağladı aslında. reklam yapmadıkları için duyulmuyor ve linç yiyorlar.
0
neira
(12.02.23)
Yardım yapmaları ayrı şey ancak ben bir üzgünüz mesajı yayınlamaları gerektiğini düşünüyorum.
Burada iş yapıyorsun. Deprem olmuş. Senin müşterilerin veya yakınlarının canı yanmış. Bir "üzgünüz", "geçmiş olsun" mesajı koymaları gerekirdi. Yardım yaparmış, gizli yaparmış, hiç yapmazmış kendi bilecekleri iş. Biz, bize yeteriz.
.
0
kartallar yuksek ucar
(12.02.23)
Starbucks'a kırk yılda bir giderdim, Netflix desen aboneliğim yok. İkisi için de; bulundukları alanlarda hizmet almayı düşünürsem son tercihim olur. Böyle büyük firmaların doğal afet gibi durumlarda hızlı ve makul reaksiyonlar gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece kendileri değil, iş ortakları aracılığı ile de zor şeyleri hızlı bir şekilde çözebilirler.
Sapla samanı karıştırmamak adına: bu şirketlere sitem etmek ile sorumlulardan hesap sormak bağımsız iki olay.
0
giovanne
(12.02.23)
Netflix ve Starbucks günah keçisi oldular ama benim için hiç sıkıntı değiller, ben bu ülkede milyonlarca lira kazanan ama Twitter kesilince çıkıp tek kelime etmeyen dizicilere şarkıcılara falan daha çok ayarım, para yardımını zaten herkes yapıyor bu işler parayla alakalı konular değil, bu ülkenin Twitter kesilince "ya birader bak bu Twitter'la hayat kurtarıyor insanlar kesmeyin şunu" diye çıkıp 2 çift laf edecek insana daha çok ihtiyacı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Valla yardim etmek bir zorunluluk değil nihayetinde evet ama lgbt derneğine bagis yapip duyarli gozukmeye calisan bir firma bu durumda bagis yapmiyorsa samimiyetsizdir ikiyuzludur. Onlar insan da bunlar ne? Hic bir bsgista bulunmamamis olsalardi markaya antipati duymayacaktim ama boyle duyarli gecinip de boyle felaketi gormezden gelmek...
0
stavro
(12.02.23)
Starbucks gerçekten samimiyetsiz bir firma, bunu da burada al-shaya grup tarafından temsil edilmelerine bağladım ben. Globalde bu tarz yardım kampanyalarını daha önceden yapmışlar çünkü. Ama sonrasında tepkiler üzerine güzel kampanya başlattılar buna sevindim. Yine de sbux'a gitmemeye çalışıyorum fiyatlarından ötürü.
Netflix üyesi değilim, torrentçiyim :) Ailemde nflix üyeleri var, onlara da bir şey demem.
Bu bütün markalar için bir case study oldu. Trde iş yapacaksanız bu üllenin yardıma ihtiyacı olduğunda hemen aktif olduğunuzu göstereceksiniz gibi bir mesaj almış olması lazım tüm yabancı firmaların. Öyle parayı alıp gideyim yok artık. Kamuoyu çok aktif, bizi tebrik ediyorum bu konuda. Seve seve bağış yaptırdık adamlara.
0
roket adam
(12.02.23)
zorunlu değiller ama yardım yapmalılardı. eleştirilen konu yardım yapmamalarından önce sosyal medyada ilk 2 gün içinde geçmiş olsun mesajı bile paylaşmamaları değil mi, ben mi yanlış biliyorum? marka kimlikleri herhalde felaketlerde sessiz kalmak ama twitter'dan salak salak esprili içerik paylaşmak? bu firmaların takibini yapıp sosyal medyada paylaşan kişiye teşekkürümü edeyim buradan. starbucks zaten alshaya isimli arap bir gruba ait.
bir de turkcell'in borçlarınızı 1 hafta erteleyeceğiz açıklaması var. düşük zekalı insanlara mı karar verme ve açıklama yapma yetkisi veriyorlar, bilmiyorum?
0
deartheodosia
(12.02.23)
7/24 tweet atan sosyal medyacılar ve şirketler için taziye mesajı yayınlamak zor değil. bağış çok sonradan da yapılır. önemli olan hızlı biçimde aksiyon alabilmek mesaj konusunda.
netflix'i ablamın üzerinden kullanıyordum hatta you'nun son sezonunu izleyecektim vazgeçtim, açmadım bile. starbucks'a çok nadir giderdim evde kahve yapıyorum zaten. artık gitmem.
0
false pretension
(12.02.23)
ben de ilk kez böyle bir boykota katıldım.
bu felaket normal bir felaket değil çünkü. 20-25 bin öl üyazdıklarına bakmayın. en iyi senaryoda 200-250binden fazla cenaze var. büyük ihtimalle 300-400bin arası. atom bombası atıldığında bile bu kadar insan ölmedi.
bir ülkede iş yapıyorsan böyle bir şeyi görmezden gelemezsin. geliyorsan, 5sn'lik bir metin yayılnayamıyorsan bunun altında kasıt ve kötü niyet vardır.
0
tchuck
(12.02.23)
kapısına dayanmamız gerekenler başka, ama starbucks'a da gitmeyeceğim, netflix'i de iptal edeceğim tabii ki.
0
damba
(12.02.23)
netflixi zaten önceden birakmistim. en sevdigim marka starbucks, ben bile lincleyecegim. Bir sehre gittigimde oranin starbucks neredeymis vs diye bakar giderim, Seattledakini bile gördüm. ama artik düz kafelerde garson mobbingini cekecegim.
soru gayet net, netflix ve starbucks özelinde sorulmus, kimse bunlari boykot edip digerlerinden hesap sormayacagiz da demiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
şahsen boykot taraftarı değilim. boykot yapanlara asla niye boykot yapıyorsunuz demem ancak söylendiği gibi bu tarz firmalardan çook önce hesap sorulması gereken başkaları var. vakti zamanında bu yapılar düzgün yapılsaydı bu boyutta bir felaketi yaşamayacaktık.
benim şu vaziyette hangi şirket yardım yapmış, hangi şirket taziye mesajı yollamış, bunları araştırıp soruşturacak enerjim yok. umurumda da değil açıkçası. bölgenin ihtiyaçları sağlandığı sürece bunu kim sağlamış mühim değil. tüm enerjimi bu günleri yaşamamıza neden olan siyasilerden, müteahhitlerden ve başkalarından hesap sormaya ayırma niyetindeyim.
0
knight of cydonia
(12.02.23)
Netflix hesabım var. Kullanmaya devam edeceğim. Starbucks'a ayda 1-2 kere gidiyorum belki. Bundan etkilenmeyecek. Bizim milletimiz böyle. Hesap sorması gerekenlere gücü yetmez, gücü yettiğinden çıkarır öfkesini. Devlete dair saçma bir kutsal bakışları var. Bu arada devletçiyim ben, buna rağmen söylüyorum. Twitter ve linç kültürünün böyle saçma sonuçları var. Rüzgar nereden esiyorsa ona göre konum alanlar var bir de.
Yani tabii ki insanlar kullandığı firmaların bu gibi konularda hassasiyet gösterip konuyla ilgili bir açıklama yapmasını ya da el atmasını isteyebilir. Bunu yapmayanları protesto da edebilir. Fakat şu an durum bundan çok farklı yerlere geldi.
0
nawar
(12.02.23)
linci doğru bulmuyorum ancak verilen tepkiyi anlıyorum. en azından tekiye almadan önce bir başsağlığı mesajı yayınlayabilirlerdi. insani bir jest bu. Starbucks zaten pahalı bulduğumdan gitmiyordum. netflix'i kullanmaya devam edeceğim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Turkiye'de starbucks'a gitmeyi dusunmuyorum. Netflix'i de herhalde sifre paylasma iptal oldugunda iptal ettiririm. İkisi de gozumde cok buyuk eksi puan aldi. Farkedilen baska bu tarz sirketler varsa ilerde onlari da alirim listeye.
Bu arada sunlar da shaya(starbucks'in turkiyedeki sahibi) grubuna aitmis turkiye'de: The Body Shop, Debenhams, Topshop/Topman, Miss Selfridge, Dorothy Perkins, Evans, Claire's, Le Pain Quotidien, Starbucks Coffee, Shake Shack, Bath&Body Works, Victoria's Secret, Coast, Warehouse ve Pinkberry,
0
fakyoras
(13.02.23)
Benim bildigim kadariyla bagistan ziyade olayi tanimamis olmalarina tepkili insanlar. Yani sey gibi, ananiz babaniz oluyor, ertesi gun ise gidiyorsunuz ofiste kimse basin sagolsun demiyor, gibi. Demek zorundalar mi? Hayir. Deseler bir sey degisir mi? Hayir. Ama sosyal, duygusal, ve iliskisel kodlar bunun taninmasini gerektirir mi? Evet.
Mesela Caffe Nero "deprem felaketi sebebiyle gecmis olsun diliyoruz. Kurumsal bagsi yaptik. Yemek de yolluyoruz." gibi bir post yayinlamisti hesaplarinda.
Birkaç gündür sürekli internetim kopuyor. Turknetten aradılar. Modeminiz kendi kendini resetliyor bağlantımız sorunsuz dediler. Fakat bence modem sorunsuz, Dışarıdaki direkten eve gelen(müstakil ev) bağlantı kablosu sorunlu. Böyle bir sorun olabilir mi? Yani modemden kaynaklanan sürekli yeni ip alma
Birkaç gündür sürekli internetim kopuyor. Turknetten aradılar. Modeminiz kendi kendini resetliyor bağlantımız sorunsuz dediler. Fakat bence modem sorunsuz, Dışarıdaki direkten eve gelen(müstakil ev) bağlantı kablosu sorunlu. Böyle bir sorun olabilir mi? Yani modemden kaynaklanan sürekli yeni ip almasına sebep olan bir reset durumu mümkün mü?
turknet'in söylediklerinin %99'u kesin yalan, %1'i de şüphelidir. yine de imkan varsa başka bir modem ile deneyin. Turknet yüzünden bende çift modem var. Kesinti olunca söküp diğeriyle kontrol ediyordum zira aylarca internetsiz kaldım, birinde bile turknet "bizden ötürü" demedi hep suçu bana attı "yok bina altyapısı, yok modem, yok o, yok bu" ancak sonunda bir kez bile sorun benim tarafımda çıkmadı. yok yere internetsiz kaldım. Geç de olsa kendilerinden kurtuldum.
0
late viper
(12.02.23)
Eski modemimin adaptörü arızalandığı için sürekli bu tarz bir problem yaşadım ben de. Belli bir süre çalışıp sonra kapanıp açılıyordu, öyle bir şey olabilir. Elektriksel sıkıntılarda oluyor.
Farklı bir modemle dene, olmazsa saha ekibi iste. 1-2 güne geliyorlar zaten.
0
roket adam
(12.02.23)
Modem kapanıp açılmıyor hocam. DSL ışığı gidiyor. Sonra tekrar geliyor ip alıyor cihaz.
0
🌸westblack
(12.02.23)
Modemin kapanıp açıldığı uptime’dan belli olur zaten. Eğer reset söz konusu değilse modem bağlantı değerlerine bakmak gerekir. Snr attenuation gibi değerleri internette aratıp, sizinkinin iyi olup olmadığına bakabilirsiniz. Benim tahminim turknet bu değerlerde sorun görmedi ki suçu size atmaya çalışıyor. Yine de emin olmak için bir bakın derim.
Diğer değerlere de bir bakmak lazım ama snr tarafı düşük gibi duruyor. Aldığınız hız da bu sonucu yaratıyor olabilir. Örnek olarak max 35mbps alınacak bir mesafe ve kalite ile 50 mbps'leri zorlarsanız bu durum olabilir.
Edit:Şimdi screenshot'ı gördüm. Mesafeniz iyi ama SNR'dan dolayı kopma yaşanıyor olabilir. Sanki 100mbps'den daha düşük bir hız profili varsa bir denemeye değebilir. 85mbps gibi.
Signal-to-noise ratio (SNR)
It's a value measured in dB and it describes the relation between the signal strength to your house versus the noise, which affects your copper line. The noise is normally magnetic disturbance from high voltage cables etc. The higher the dB value is, the better your line will be, as the signal strength outperforms the noise.
Typical values are:
10dB and lower is bad 11db – 20dB is OK 20dB – 28dB is excellent 29dB and above is outstanding Line attenuation
Basically it's the distance between you and the ISP and the quality of the copper to your house. It's also measured in dBs and you can check the number on your ADSL statistics page. The closer you are to the ISP, typically the better speeds you can get. It also depends on the amount of users, who connect through the same copper. In short, the lower this number is, the better:
20dB and below is outstanding 20dB – 30dB is excellent 30dB – 40dB is very good 40dB – 50db is OK 50dB and above is bad
0
ned flanders
(13.02.23)
Çok teşekkürler. Bugün hiç kopmadı mesela sabah dışında. Muhtemelen kardan kaynaklı bir sorun. Su almış olabilir direğin tepesindeki kutu.
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.her cikarilan insanda alkislar falan oluyor.ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok.bu kadar insan kurtardik dend
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.
her cikarilan insanda alkislar falan oluyor. ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.
tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok. bu kadar insan kurtardik dendiginde, akibetleri hakkinda bilgi verilmiyor.
onemli olan bi insanin nefes almasi midir sadece. insan sadece nefes alarak yasayamaz ki.
bazi cikarilanlara uzuluyorum ben. acaba diyorum ne haldedir.
yok 150 saattir enkaz altinda, ay hadi mucize geliyor falan dendikce ben sinirleniyorum. ekran icin reyting malzemesi gibi. ya o "mucize" bir daha yataktan kalkamayacak durumdaysa artik. kaci arastirilacak. gazete mansetlerinin akibeti belirsiz mucizesi diye hatirlanacak hep...
bu konuda ne dusunuyorsunuz?
0
Kittie (12.02.23)
bu konuda düşündüğüm tek şey abd vizesi alıp gitmek için çalışma planı yaptım, ona odaklandım. benden bu kadar, artık başka birşey düşünemiyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.02.23)
Bir şey düşünemiyorum. Toplumdaki kader, mucize, şükür üçgeni böyle gelmiş böyle gidiyor.
Edit: istemezdim.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Enkazdan sağ çıkarılmakla sakat kalmanın yaşamak istemekle alakası yok. Zaten fikrimizi sormuşsun ama başkası adına konuşmak doğru değil. Kaldı ki enkaz altında ölmek çok korkunç. Belki hastalıkla vs. ölebilirsin ama o çaresizlik hissi çok kötüdür.
Onun dışında ekranda olanlar çoğu insanı sinirlendiriyor zaten.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Enkazdan çıkmak tabi ki isterdim. Her insan, eğer ciddi bir psikolojik sorunu yoksa varlığını sürdürmeye çalışır. Bu arada ne yazık ki enkazdan çok uzun saatler sonra kurtarılanların da bir kısmı sonradan vefat ediyor, orası da ayrı...
İnsan hikayelerle ve umutla yaşayan bir canlı; o mucize haberleri de bu tür karanlık zamanlarda güzel, umut veren "mucizeler" işte. Önemli olan şey devletin denetim organlarının, muhalefetin ve bu olaylar sakinledikten sonra halkın şunu sorması lazım: 1 - Biz bu depremde ölmemeye neden hazırlanmadık; binalarımızı, şehirlerimizi, süreçlerimizi neden buna göre inşa etmedik. 2 - Deprem oldu; sonrasına neden hazırlanmadık. Nasıl oluyor da koskoca devlet, 21. yüzyılın bütün iletişim araçlarına, teknolojisine, kaynaklarına rağmen bu kadar koordinasyon sorunu yaşıyor
Yani belki bugün benim o mücizelere bakıp sevinme hakkım var ancak devletin herhangi bir kademesinde kimsenin "Ehehe, mehehe bakın ne güzel de mucizeler oluyor" deme hakkı yok. İşimiz mucizelere kaldıysa devlet neden var? Vergi vereceğimize gidelim dua edelim...
0
salihdt
(12.02.23)
Az önce antrenman yaptım üstüne yemek yedim kahve falan içiyorum şimdi, bu şartlarda "abi istemem ya" diyebilirim belki ama insan biyolojisi hangi şartta olursa olsun hayatta kalmaya programlandığı için o ortamda muhtemelen "olm beni çıkarın lan gerekiyorsa kolumu bacağımı kesin yine de çıkarın" dememe neden olabilecek hormonların hepsini salgılayacaktır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Bana sorarsan depremde enkazdan kurtulmak diye bir sey yok, cok düşük ihtimal.
Ama kurtulma sansim varsa kurtulmak isterim ben her turlu.
0
stavro
(12.02.23)
bir sıfırdan büyüktür.
0
candide
(12.02.23)
mental bir hastalığı bulunmayan bir insanın yaşama devam etme refleksi göstermemesi imkansız.
olağanüstü durumlarda hayatta kalmak için yapabileceklerimizin sınırı yok. tüm bunları bir kenara bırakıp "aileme yük olur muyum" falan düşünmezsin o anda. ölümden öte köy yok.
0
bohr atom modeli
(12.02.23)
bence de reyting. fiziksel sağlığı atlıyorum, mental sağlığı? yakınlarının çoğu vefat etmiş, saatlerce mahsur kalmış, evini barkını şehrini kaybetmiş olacak.
çocuğum hayattaysa yaşamayı tercih ederim onun için, değilse direkt öleyim mümkünse.
Kış güneşinin D vitamini üretmediği bilgisi bana tamamen ilaç lobisinin uydurması gibi geliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kış güneşinin D vitamini üretmediği bilgisi bana tamamen ilaç lobisinin uydurması gibi geliyor.
Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
duchess jessamine (12.02.23)
kış mevsiminde hava krililiği artıyor. bu kirlilik belli ışınları filtreliyordur diye düşünüyorum. ama ilaca gerek yok diyeti o yönde bükmekle çözülemeyecek kadar ciddi bir şey değildir sanırım
0
nolmus yani
(12.02.23)
Aynı düşüncedeyim.
0
Mirket
(12.02.23)
türkiyede türk hocalar tarafından yapılmış yayınlar var. özellikle bayanların %90'ında d vitamini yetersiz. neden yetersiz, güneşemi çıkmıyor, beslenmesimi kötü ayrı bir konu ama yaşanan gerçeklik bu. ayrıca d vitaminini kan testi ölçümleriyle 300'luk ampül şeklinde alırsanız maliyeti çok uygun. ilaç şirketlerinin lobi yapacağı kadar pahalı bir ilaç değil.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.02.23)
Nolur nolmaz deyip kışın haftada 2 3 kez 2 3 damla bebeklere damlatılan damladan dilime damlatıyorum. Kış güneşi de olsa etime değse tamam da güneş yok ki denk gelemiyoruz.
0
baba553
(12.02.23)
d vitamini hakkinda cok yanlis bilgi ver zaten satilan ampuller bildigimiz aycicek yagi.
d vitamini gunesten alinmaz, yagdan da alinmaz vucutta varken, gunese cikmakla aktive olur.
hic gunese cikmadan ampulle d vitamini alamazsiniz yani
0
Corc
(12.02.23)
Güneşten d vitamini almak yazın bile çok zor, yani güneşli bir günde günün herhangi bir saatinde çıkıp güneş ışığına maruz kalmak d vitamini için yeterli olmuyor d vitamini sentezi için güneş dik konumdayken gelen UVB türü ışın gerekiyor, onun da en etkili olduğu saatler öğlen 11-1 arası, UVB ışını ozon tabakasından büyük oranda süzüldüğü için geri kalan saatlerde bir işe yaramıyor, kalan saatlerde de aldığın güneş ışığı UVA ışınları oluyor, o da büyük oranda kanserojen bir ışın türü, ayrıca d vitamini sentezine bir etkisi yok, yani ona ne kadar az maruz kalırsan o kadar iyi. Yazın bile bu şekilde az gelen UVB ışınını kışın alabilmek çok mümkün değil, ayrıca Türkiye'nin jeolojik yapısı güneş ışınları dik bir konumda almaya uygun olmadığı için bugün yoldan birini çevirip test yap d vitamini deposu büyük oranda boş çıkar. Bilim böyle diyor arkadaşlar bilimden şaşmayın.
syd falan buradaysa bi bakıversin 3 sene oldu bu üyeliği açalı halen yazar olamadım. bugün birkaç entry daha girdim.https://eksisozluk.com/biri/filozofcha
syd falan buradaysa bi bakıversin 3 sene oldu bu üyeliği açalı halen yazar olamadım. bugün birkaç entry daha girdim.
Merhabalar,C diskindeki alan yetmiyor. D diskindeki alan ise gereğinden fazla. Birleştirmek istediğimde izin vermiyor. Harddiski formatlamam da söz konusu değil maalesef. Bir çözüm var mı acaba?
Merhabalar, C diskindeki alan yetmiyor. D diskindeki alan ise gereğinden fazla. Birleştirmek istediğimde izin vermiyor. Harddiski formatlamam da söz konusu değil maalesef. Bir çözüm var mı acaba?
Merakım şu bu alınan örnek her kattan mı alınıyor yoksa sadece zeminden mi ya da nerden alınıyor?
Merakım şu bu alınan örnek her kattan mı alınıyor yoksa sadece zeminden mi ya da nerden alınıyor?
0
regina phalange (12.02.23)
(1)
engelli raporu hakları ve ötv indirimli araç alımı
foseptik çukuru
merhabalar, iki kere açık kalp ameliyatı oldum ve bu nedenle askerden muaf oldum iki sene önce. şimdi ise engelli raporu almak adına araştırma yapıyorum ancak forumlarda vs. çok çeşitli ve kimi zaman eski bilgiler mevcut. araç alımı konusunda (40'ı geçeceğimi varsayarsak) ne gibi haklarım olacaktır?
merhabalar, iki kere açık kalp ameliyatı oldum ve bu nedenle askerden muaf oldum iki sene önce. şimdi ise engelli raporu almak adına araştırma yapıyorum ancak forumlarda vs. çok çeşitli ve kimi zaman eski bilgiler mevcut. araç alımı konusunda (40'ı geçeceğimi varsayarsak) ne gibi haklarım olacaktır? yoksa hiç girmeyeyim mi bu topa?
0
foseptik çukuru (12.02.23)
%90 ve üstü engelli raporu alabilirsen ötvsiz araç alabilirsin. %90 altı raporla araç alman için ortopedik engelli olmak gerekir. yani kullanacağın araçta tertibat düzenlemesine ihtiyaç olmalı. ama sende öyle bi durum gözükmüyor sanırım.
o yüzden ilk iş %90 ve üstü engelli raporu alabilmek. hakların şu 5 yılda 1 ötvsiz araç almak. (normal fiyatı 1.004.000 altındakiler). ve mtv ödememek.
Arkadaşlar bu durumda böyle bi soru sormak istemezdim ama sormak zorundayım. Türk vatandaşları olarak Lefkoşa’ya gitmemizin bi yolu var mı?Güney kısmı
Arkadaşlar bu durumda böyle bi soru sormak istemezdim ama sormak zorundayım.
Türk vatandaşları olarak Lefkoşa’ya gitmemizin bi yolu var mı?
Güney kısmı
0
damba (12.02.23)
Google'da arayınca ilk linkte çıkıyor zaten. Atina'dan başvurmak.gerekiyor burada konsolosluk yok. Pasaportta KKTC giriş çıkışı olmaması gerekiyor bir de.
0
nop
(12.02.23)
@nop ama vize vermiyorlar diye biliyorum yine de, alma şansım var mı?
0
🌸damba
(12.02.23)
Güney Kıbrıs vizesi mi almak istiyorsunuz? Eğer öyleyse, Yunanistan almanız gerekiyor, onunla geçebilirsiniz diye biliyorum
canon fotoğraf makinesi ile çektiğim resim ve videoları içeren sd kart, kart okuyucuya taktigimda hata verdi. format istiyor.birkaç yazılım denedim.. resimler bir şekilde kurtarılıyor da videolar kurtarılamıyor. henüz format atmadım. nasıl kurtarabilirim?
canon fotoğraf makinesi ile çektiğim resim ve videoları içeren sd kart, kart okuyucuya taktigimda hata verdi. format istiyor.
birkaç yazılım denedim.. resimler bir şekilde kurtarılıyor da videolar kurtarılamıyor.
henüz format atmadım. nasıl kurtarabilirim?
0
tabudeviren (12.02.23)
Cep telefonuna filan takarak hallediyordum sanki şimdi emin olamadım ama farklı cihazlarda okur gibi hatırlıyorum.
normal besin ile alınanlardan daha az oranda içlerinde var. o yüzden gerçek meyvelere harcıyorum parayı. bazıları cidden enerji veriyor diyor, içlerindeki ekstra eklentilerden dolayı mesela ekinezya.
almıyorum çünkü fiyatına göre içerik çok yetersiz. magnezyum sitrat, balık yağı, çinko pikolinat gibi spesifik ek takviyeleri kendime uygun dozda kullanıyorum.
mutlaka alacaksanız da decavit-elevit gibi ilaç kategorisinde içeriği zengin ama fiyatı çok uygun multivitaminler var.
0
orpheus
(12.02.23)
Elevit/Decavit +1
Normalde gebelerde vitamin desteği olsun diye verilen ilaçlar ama normal insan da kullanabilir yani bir mahzuru yok. Bazı dönemlerde bunlardan kullanıyorum.
Ama vitamin işi biraz şov ya sağlıklı beslenen birinde vitamin eksikliği olması çok zor. Sadece d vitamini tüm ülkece eksik bizde onun replasmanı önemli.
0
nundu
(12.02.23)
Eskiden meyveler küçük, vitamini görece fazla, fruktozu az idi. Şimdi o vitamine erişebilmek için dünyanın fruktozunu da birlikte almak gerekiyor ki bu iyi bir şey değil. Bu sebeple meyve tüketimim çok az.
Sebzelerde en azından fruktoz yok diye becerebildiğimce (ki bekar evinde çok mümkün olmuyor) sebze yemeye gayret ediyorum. Ayrıca dışarda yiyeceğim zaman, paça çorbası(hekim tavsiyesi) ya da balık (kültür balığı değil)(bu da hekim tavsiyesi) yemeye gayret ediyorum.
Yine de düzensiz beslendiğimi düşündüğüm zamanlarda birkaç gün ya da bir hafta Devavit kullanıyorum.
Fazladan multivitamin almanın sakıncaları var. Suda çözünenlerin fazlası idrarla atılır, ancak yağda çözünenler karaciğere zarardır. Ayrıca prospektüslerini okursanız sindirim sistemi üzerine olumsuz etki ve başağrısı yapabildiği de açık açık yazar.
Çok büyük bir sektörün ışıltılı reklamlarına, fonlanmış bilim insanlarının korkutucu açıklamalarına kanmamak ve bilinçsiz kullanmamak gerek diye düşünüyorum.
Merhabalar,Evdeki televizyonun (2013 model bir Samsung Smart TV 46ES8000) sesi yeterli gelmediği için bir soundbar almayı planlıyorum. Önemli olan ses çıkış gücü değil benim için. Kriterlerim şunlar:-PS4 ve MiBox 4S var. Her ikisinde de kullanmak istiyorum. MiBox'ta Netflix, Disney+ gibi streaming h
Merhabalar,
Evdeki televizyonun (2013 model bir Samsung Smart TV 46ES8000) sesi yeterli gelmediği için bir soundbar almayı planlıyorum. Önemli olan ses çıkış gücü değil benim için. Kriterlerim şunlar:
-PS4 ve MiBox 4S var. Her ikisinde de kullanmak istiyorum. MiBox'ta Netflix, Disney+ gibi streaming hizmetlerini kullanıyorum genelde. -Mümkünse native olmasa da surround ses hissiyatı sağlayan bir model istiyorum. -Kablolu ya da kablosuz olması önemli değil. Bluetooth gibi bir özellik de aramıyorum. Benim için önemli olan kısım mümkün olan en düşük gecikme ve en yüksek kalite. -Amacım en iyi modeli değil, fiyat/performans bir model almak. Dolby Atmos vs. gibi özellikler güzel olur ama gördüğüm kadarıyla 7000 TL üzeri modellerde bunlar var. Oraya kadar çıkmam herhalde. -Subwoofer'ın dahili ya da harici olması çok önemli değil. Performansı tatmin edici olursa her ikisi de benim için ok.
Bu kriterlere uygun model önerebilirseniz sevinirim.
0
ufoozgur (12.02.23)
dediğiniz gibi sonos falan gibi üst segmente çıkmadıkça hemen hemen tüm orta seviye soundbarlar benzer kalite sunacak. o yüzden ben olsam atmos destekli, kablosuz harici subwooferlı Grundig gsb 950 alırdım. Sıfırı bulunuyor mu hala bilmiyorum ama ikinci el de alınabilir. Sony, samsung gibi bilindik markaların daha pahalı modellerinden daha iyi bir model gsb 950.
Kızım 9 yaşında ve okula gölge öğretmenle gitmesi gerekiyor. Sosyal ve sorunsuz bir çocuk, fakat başka (okulunu veya sınıfını rahatsız etmeyecek) sorunları var.ANKARA'da özel okul bakıyoruz.Tek şartımız, gölge öğretmen kabul etmeleri.23-24 eğitim yılı içinde 3'e geçiyor olacak.Önerisi olan var mıdır
Kızım 9 yaşında ve okula gölge öğretmenle gitmesi gerekiyor. Sosyal ve sorunsuz bir çocuk, fakat başka (okulunu veya sınıfını rahatsız etmeyecek) sorunları var.
ANKARA'da özel okul bakıyoruz. Tek şartımız, gölge öğretmen kabul etmeleri. 23-24 eğitim yılı içinde 3'e geçiyor olacak.
Önerisi olan var mıdır?
0
delimine (12.02.23)
Korkunca uyuşma
adminfalcaosandim
Bende çocukluk yıllarımdan bu yana bi sorun var mesela saat 10 dan sonra telefon çalarsa birisiyle tartışırsam anında sol el uyuşuyor ve en son deprem de bina sallanırken bu uyuşmayı yaşadım ve böyle oluncada kalp krizi sanarak daha çok korkuyorum, benzer durumu yaşayan var mıdır acaba
Bende çocukluk yıllarımdan bu yana bi sorun var mesela saat 10 dan sonra telefon çalarsa birisiyle tartışırsam anında sol el uyuşuyor ve en son deprem de bina sallanırken bu uyuşmayı yaşadım ve böyle oluncada kalp krizi sanarak daha çok korkuyorum, benzer durumu yaşayan var mıdır acaba
0
adminfalcaosandim (12.02.23)
(2)
Sonradan yapılan kolunun faydası olur mu?
durbidakka
a101 bim gibi marketlerin kolon kestiklerini okuyoruz, bu kesilen kolonların yerine yenisi yapılsa taşıyıcılığı olur mu?
a101 bim gibi marketlerin kolon kestiklerini okuyoruz, bu kesilen kolonların yerine yenisi yapılsa taşıyıcılığı olur mu?
0
durbidakka (12.02.23)
Güçlendirme yapılabiliyor fakat detaylar özgün duruma göre değişir.
0
gmzo
(12.02.23)
Evet olur. Bırak kolonu, olmayan kolonun altına ve kolon-kiriş birleşimlerinin hizalarına teleskobik dikmelerden koysalar onun bile faydası olur.
Var, yardım edebilecek birisi varsa yardım etmeye çalışan arkadaşın numarasını vereyim.
Var, yardım edebilecek birisi varsa yardım etmeye çalışan arkadaşın numarasını vereyim.
0
wishmaythşngs (12.02.23)
(11)
futbolcular otellerde neden 2 kişilik odalarda kalıyor?
fatihkkk
selamlar,Deplasmana kaç kişilik bir kafilde gidiyor aşağı yukarı?futbolcular neden tek kişilik odalarda kalmıyor? en üst seviye liglerde para zaten sorun değil, yeterince oda mı yok yani? takım ruhu, arkadaşlık falan mı? neden tek başına kalmıyor ki bu adamlar odalarda?
selamlar,
Deplasmana kaç kişilik bir kafilde gidiyor aşağı yukarı?
futbolcular neden tek kişilik odalarda kalmıyor? en üst seviye liglerde para zaten sorun değil, yeterince oda mı yok yani? takım ruhu, arkadaşlık falan mı? neden tek başına kalmıyor ki bu adamlar odalarda?
0
fatihkkk (12.02.23)
Otellerde tek kişilik oda genelde yok. Zaten tek kişi kalmaya gittiğinde sana iki kişilik oda verirler.
Varsa da çok az sayıda vardır ben tek kişi seyahet ettim defalarca, hiç tek kişilik odada kalmadım.
0
zimbirik
(12.02.23)
11 takım + 7 yedek zaten 18 kişi. doktor, masör, malzemeciler, teknik direktör ve yardımcısı desen zaten 25 kişi falandır.
ben 8-10 kişilik ekiplerle başka işler için otellerde çok kaldım. bizdeki mantık "muhabbet olur" idi. bir yerden sonra ekürin oluyor zaten. hep onla kalıyorsun.
0
alperz
(12.02.23)
Eskiden imkanlar kisitli iken zorunluluktan baslamis sonra gelenek olmus iste. Bu saatten sonra tek kisi kalmak isteyeni aforoz ederler. Takim oyunu sonucta bireysellige yer yok. Hem disardan birini alamazsin odaya, gec saatlere kadar telefon, tv falan yapamazsin cift kisiyken.
0
freedonia
(12.02.23)
Aynen askerde olduğu gibi badi yapıyorlar. Tek başına kalırsa belki sabaha kadar oturacak, yiyecek, içecek vb.
0
malheiros
(12.02.23)
liseli ergenlerden bahsetmiyoruz arkadaşlar, profesyönel üst düzel atletlerden bahsediyorum. kaçta yatıp kaçta kalkacağını bilen insanlar bunlar.
0
🌸fatihkkk
(13.02.23)
Hocam aynı nedenden ötürü, otokontrol yapıyorlar işte. Sanki profesyonel futbolcuların hepsi çok düzgün insanlarmış gibi...
0
malheiros
(13.02.23)
Abi insan sosyal bir varlıktır futbolcular da tek başına kalmak istemez stres yapar canı sıkılır kortizol salgılar maç performanı düşer, 2 kişi olunca PES falan atıp kafa dağıtırlar rahatlarlar. Bir de bu oda arkadaşlıkları bir tecrübeli bir tecrübesiz futbolcu şeklinde olur, aynı olay askerde de vardır mesela nöbete bi tecrübeli bi acemi asker gider. Yatılı okullarda da benzer uygulamalar olur, bu "o hayatı" öğrensinler diye yapılır. Hiçbir şey nedensiz olmuyor yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Sadece otellerde değil, Kulüplerin kendi kamp tesislerinde de 2 ila daha fazla kişilik odalarda kalırlar. Çoğu böyledir, ki yurtdışında da böyledir. Olimpiyat köyleri bile neredeyse hepsi birden fazla kişilik odalar olarak tasarlanmıştır. Ancak hocalar tek kalır.
Bunun nedeni altında takım kültürü, oto kontrol, sosyal destek gibi bir sürü neden var. Ayrıca küçük yaşlardan itibaren bu şekilde kaldıkları için onlara hiç de garip gelmiyor.
0
yeninesiltupcu
(13.02.23)
Ayrıca bu durumu örnek vermek şuan çok üzücü ama, şuan deprem bölgesine bile bakacak olursan, pek çok futbolcunun ev arkadaşı olduklarını söylediklerini göreceksin. Bu adamların dediğin gibi bir para sıkıntısı falan yok, ama bu duruma alışıklar ve bazen arıyorlar da.
0
yeninesiltupcu
(13.02.23)
İki taraf birbirine zimmetlenir.
0
armagan abanuz
(13.02.23)
@fatihkkk ergen olmayan ust duzey sporcu :) www.youtube.com Icerisi meslek lisesi, sabahtan aksama kadar play station oynayip instagramda hatun kovalayan ergeler alayi
iki ya da daha fazla sözlük yazarının yazdığı ortak başlıkları bulmaya çalışıyorum. ancak bir türlü olmadı.https://codeshare.io/oQNVKLlogin olmadan bunu nasıl yaparız? gerçi login olmak çok sorun değil de olduramadım bir türlü bu saatte.
iki ya da daha fazla sözlük yazarının yazdığı ortak başlıkları bulmaya çalışıyorum. ancak bir türlü olmadı. codeshare.io login olmadan bunu nasıl yaparız? gerçi login olmak çok sorun değil de olduramadım bir türlü bu saatte.
0
Efoody (12.02.23)
Sozluk, API authentication yontemini degistirdi. Eski surumde sabit bir API secret uzerinden calisiyordu ama artik RSA ve bitwise operatorlerle sifrelemeyi kombine eden bir yonteme gecmisler. O Python kutuphanesinin guncellenmesi gerekiyor kisaca, sizlik bir durum degil.
adam belki milyon lira harcayip ev aldi, ama ev ikinci depremde yikildi. vatandas sag. boyle durumlarda ne oluyor? veya bir vatandasin anne babasi yikilan binada vefat etti. normalde miras kalacakti. simdi nasil olacak?
adam belki milyon lira harcayip ev aldi, ama ev ikinci depremde yikildi. vatandas sag. boyle durumlarda ne oluyor?
veya bir vatandasin anne babasi yikilan binada vefat etti. normalde miras kalacakti. simdi nasil olacak?
0
antikadimag (12.02.23)
dask ve konut sigortası yoksa ev çöpe gidiyor. tabii bu cok büyük bir afet, devlet destek olacaktır ama teknik olarak sigorta yokken nasıl ki araba pert olursa elinizde sadece hurdası kalıyor, ev örneğinde de sadece arsa payı kalıyor. o da miras yoluyla geçer. kişi isterse oraya diğer arsa payı sahipleriyle birlikte yıkılan ile aynı nitelikte bina yapabilir.
0
orient blue
(12.02.23)
ev sahipleri için devlet zaten evini yeniden yapıp teslim ediyor. bu konuda bir zarar olmuyor. ama eğer evin deprem ve konut sigortası da varsa sigortadan da tazminat alabilme imkanı olur ev sahibinin. tazminatın tutarı ve kapsamı ile can kaybı için ekstra bir tazminat olup olmayacağı tamamen yapılan poliçe özelinde değişebilecek bir durum. türkiye'deki evlerin ekseriyetinde konut sigortası yok. yani çok düşük bir oran. bakıb dask bile %54.2 oranında ülkemizde. toplam yapı stoklarının yarısı işte.
komşumun kolonları kesip kesmediğini nasıl öğrenebilirim?
hoot
merhaba arkadaşlar, komşum evde kalorifer sistemini değiştirdi. Yapılırken çok fazla gürültü geldi. o birinci katta ben de 5. kattayım. matkap resmen delemeyince ses çıkarır ya öyle ses çıkardı. duvar olsa o kadar ses gelmez diye düşünüyorum ve şüpheleniyorum. Bunu bir yere şikayet ederek öğrenme ih
merhaba arkadaşlar, komşum evde kalorifer sistemini değiştirdi. Yapılırken çok fazla gürültü geldi. o birinci katta ben de 5. kattayım. matkap resmen delemeyince ses çıkarır ya öyle ses çıkardı. duvar olsa o kadar ses gelmez diye düşünüyorum ve şüpheleniyorum. Bunu bir yere şikayet ederek öğrenme ihtimalim var mı? şahıs belediyede çalışıyor zabıtalara yok benim evimde öyle bir şey diyerek geçiştirmesi mümkün. derdim kimseyi rahatsız etmek değil ama sırf evi daha güzel görünecek kalorifer borularını gizleyecek diye canımızı tehlikeye atmış olabilir diyorum. tek derdim ev artık güvenli değilse taşınmayı hızlandırmak.
yer istanbul.
0
hoot (12.02.23)
ev sahibinle konuş. kayıtsız biri değilse kendi evi olduğu için hemen müdahil olacaktır.
0
teoberk
(12.02.23)
Yav öyle kolay bir şey değil bu kolon kesmek
0
ikikerekac
(12.02.23)
Kalorifer icin kolon kesilmez ama belki boru gecirmek icin kolonu delmis olabilirler.
0
oscar
(12.02.23)
Belediyeye cimer üzerinden ihbar
0
Topalordek
(12.02.23)
hocam o duvar delmiştir sana öyle ses gelmiştir. kolon kesmek de delmek de kolay değil. demir var içinde bolca.ele bunun evin içinde yapacak bir sürü moloz çıkar. ayrıca konutta duvar komple yıkılmayacaksa kolon kesmek mantıksız. çünkü dükkanlardaki gibi ortada bi kolon durmaz öyle.
0
jelly bear
(12.02.23)
benim de bahsettiğim zaten delmek, kesmek değil. adam kepçe operatörü ve elinde her türlü ve her boy delici kırıcı alet var. delince statiği bozulur mu bozulmaz mı bilmiyorum. ama amacım sadece açık bir şekilde öğrenmek.
0
🌸hoot
(12.02.23)
Adama sor bence deprem gündemdeyken, ne olacak. Kendi canı da ortada değil mi?
0
nop
(12.02.23)
öğrenemezsin ama kolon kesecek kadar düşük zekalı değildir bence.
Dev Bir Ayna Duvara Portatif Şekilde Nasıl Asılır?
lord argos
Elimde 150x180 çerçevesiz flotal dev bir ayna var. Bunu duvara en ekonomik ve portatif bir şekilde nasıl asabilirim?Ustalara sorduğumda onlar aynayı direk duvara silikonlamaktan başka alternatif üretemiyorlar ve sökerken kırıyorlar yazık ziyan.Çerçeve yaptırıp onu da duvara sabitleyip içine ayna mı
Elimde 150x180 çerçevesiz flotal dev bir ayna var. Bunu duvara en ekonomik ve portatif bir şekilde nasıl asabilirim?
Ustalara sorduğumda onlar aynayı direk duvara silikonlamaktan başka alternatif üretemiyorlar ve sökerken kırıyorlar yazık ziyan.
Çerçeve yaptırıp onu da duvara sabitleyip içine ayna mı koysam dedim sırf çerçeve için 2500 TL ücret istiyorlar o da aynayla aynı fiyata geliyor ve sökerken de bu sefer çerçeve ziyan oluyor.
Aynanın arkasına askı aparatı silikonlayıp duvara asayım dedim ama Türkiye de bu boyutta bir ayna için ayna askısı yok. Yurtdışında şöyle bir ürün var: www.amazon.com.tr bunu ayna taşır mı emin olamıyorum.
0
lord argos (12.02.23)
Ben olsam büyük sunta parçası alıp bu suntaya iki yatay kiriş çivilerdim. üstteki kiriş askı, alttaki ise sadece duvara paralel montajı için. üstteki kirişi alttan minik ayrı parçalarla desteklerdim (çivi veya benzeri). ardından üstteki kirişe duvara asılabilecek bi parça monte ederdim (verdiğiniz linkteki gibi bi sistem). ardından büyük suntayı aynanın arkasına silikonlardım.
suntanın yüzey alanı büyük olduğu için rahatça aynayı taşıyabilecek, kirişler de yükü suntadan alıp duvara asılabilecek hale gelecek.
Hepsiburada ve trendyoldaki yArdımlar toplu gidiyor değil mi
regina phalange
Depolarda toplanıp çıkışları topluca mı yapılıyor nasıl oluuor bilgisi olan var mı?
Depolarda toplanıp çıkışları topluca mı yapılıyor nasıl oluuor bilgisi olan var mı?
0
regina phalange (12.02.23)
(1)
Deprem sonrası AVM lerin durumu?
infernalcadre
Deprem sonrası Kahramanmaraş ve Hatay'daki ve diğer etkilenen illerde büyük avmler ne durumda? Kullanılabilir durumdalar mı?Mesela Kahramanmaraş PiazzaHatay Primemall ve Paladiumgibi?
Deprem sonrası Kahramanmaraş ve Hatay'daki ve diğer etkilenen illerde büyük avmler ne durumda? Kullanılabilir durumdalar mı?
Mesela Kahramanmaraş Piazza Hatay Primemall ve Paladium
gibi?
0
infernalcadre (12.02.23)
Piazza ve Paladium'da mağazaları olan bir firmanın mağaza operasyonundan sorumluyum. Paladium'a daha dün girebildi arkadaşlarımız. Birkaç tane video ilettiler. Camlar kırılmış, sıvalar ve karolar dökülmüş. Kolonlarda hasar yok. Dış kaplama döküldüğü için de dışardan kötü görünüyor ama depreme dayanmış AVM. bence operasyonlarına devam edebilir, yine de bir elden geçirilmesi gerekiyor. Bir de bazı mağazalar yağmalanmış.
Piazza da çevresindeki binalara göre depreme dayanmış görünüyor. Azerbaycan caddesindeki tüm binalar yıkılmış neredeyse. Az hasarlı olarak Piazza ayakta duruyor bir tek. Piazza'da yağmalama olmamış.
birinci sınıfın birinci döneminde hiçbir derse ve hiçbir vizeye girilmeyince ne oluyor? finallere de girilmeyince kalınan derslerin hepsi ikinci sınıfın ilk döneminde mi alınıyor yeni derslerle birlikte?
birinci sınıfın birinci döneminde hiçbir derse ve hiçbir vizeye girilmeyince ne oluyor? finallere de girilmeyince kalınan derslerin hepsi ikinci sınıfın ilk döneminde mi alınıyor yeni derslerle birlikte?
0
candide (12.02.23)
devamsızlıkla ilgili ek bir kural yoksa ki bildiğim kadarıyla yok. bütün derslerden kalmış oluyorsun. devamsızlıktan kaldığından yine devam zorunluluğun da oluyor... genelde de bir dönemde 30aktslik ders olur max 45akts alabilirsin yani 2. sınıf güz dönemindeki derslerinin yarısını alamazsın. ikinci yıl 45akts dersin tamamını geçersen 3. sınıfta kalan 2. sınıf derslerini ve 3. sınıf derslerini alabilirsin okul kesin uzadı diye bi durum olmaz yani.
kesin bilgi için öğrenci işlerine filan sorabilirsin tabi.
0
konetsu
(12.02.23)
Yaz okulu açılıyorsa 1. sınıfın derslerinden açılanları alabilirsin. Okulunun uzamaması için tavsiye ederim. Gerekirse farklı bölümden ya da üniversiteden al. Ama bölümün bunu kabul edip etmeyeceğini öğrenmen gerekiyor başta.
Akts sınırı olduğu için 2. Yılın 1. Döneminin derslerinin hepsini alamazsın. Bağlı dersler varsa 2. Yılın 1. Döneminden hiç ders alamayabilirsin.
Sıfır çok bulunmuyor da, siyah sıfır araba alsam, tüm aracı şeffaf kaplatsam, güneş yanığı olur mu? Teşekkürler şimdiden..
Sıfır çok bulunmuyor da, siyah sıfır araba alsam, tüm aracı şeffaf kaplatsam, güneş yanığı olur mu?
Teşekkürler şimdiden..
0
deadwampir (12.02.23)
çok kaliteli filmse kolay kolay olmaz. ama 2-3 senede bir değişmesi gerekiyor diye biliyorum.
0
false pretension
(12.02.23)
Seramik kaplama yapar ve @false pretension'un söylediği gibi 2-3 yılda bir yenilerseniz olmaz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.02.23)
film de zamanla sarariyor, koseleri kalkabiliyor vs. bu sefer filmi yenilemek gerekiyor, onu cikartiken de boyanin cilasini alabiliyor. yani iki ucu kirli degnek.
Zemin+ 2 katlı bir yığma yapıda oturuyorum. Duvarlar ateş tuğlasından ama incecik. Evin bazı yerlerinde duvarlar 30 cm kalınlığında ve tüm evin tavanını kaplayan yarım metre kalınlığında kirişler bu duvarlara uzanıyor. Anladığım kadarıyla binada metal bulunmuyor. Tamamen tuğla. 65-70 yaşında. Alt ka
Zemin+ 2 katlı bir yığma yapıda oturuyorum. Duvarlar ateş tuğlasından ama incecik. Evin bazı yerlerinde duvarlar 30 cm kalınlığında ve tüm evin tavanını kaplayan yarım metre kalınlığında kirişler bu duvarlara uzanıyor.
Anladığım kadarıyla binada metal bulunmuyor. Tamamen tuğla. 65-70 yaşında.
Alt katlar dükkan ve duvarları yok. Sadece kolonlar ve benim evdeki gibi kirişler uzanıyor. Binaya hiç bir ek yapılmamış balkonlar bile kapatılmamış. Evin dışa bakan cephesi boydan boya cam.
Ev aramalı mıyım yoksa 2 katlı ve yığma yapı iyi midir?
0
denizgonen (11.02.23)
Analizleri yapmadan bilmek çok zor ancak tüm sistem taşıyıcı olduğu için rijitliği yüksektir. ( kapı-pencere boşlukları da önemli tabi). O nedenle deneyimlerime göre çok bir risk içermiyor.
0
Take it away honey
(11.02.23)
Muhtemelen incecik dediğin duvarlar taşıyıcı olmayan duvarlardır. Demir aksam hatıllarda olur, duvarda olmaz. Eğer zaman içinde taşıyıcı duvarlarda pencere açma falan gibi taşıyıcılığını etkileyecek herhangi bir işlem yapılmadıysa sağlam binalardır. Güvenlidir.
0
Mirket
(11.02.23)
@Take it away honeyTabi ben uzman değilim, google'dan bakıp bilgi taslıyorum, fakat google'da genelde 2-3 katlı olduğu, pencereler arası duvar olduğu söylenmiş. Benim evde de her pencere arasında duvar var ve bu duvar daha kalın ve kirişlere bağlanıyor, kiriş de evin içindeki duvarlara uzanıyor. Kapılar ise standartlara göre çok dar ve kısa. Evdeki kapılara alışmam süre aldı hala gece uyku sersemiyken kapı pervazına omuz atıyorum istemsiz.
0
🌸denizgonen
(11.02.23)
Yığma yapı yönetmeliğine bak, ölç bence. Uyuyorsa bi nebze rahatlarsın.
0
deadwampir
(12.02.23)
telden girdigim icin simdi yazamayacagim ama unutmamak icin uplamis olayim. yarin yazmaya calisicam. dosemeleriniz betonarme mi yoksa ahsap kirislerden mi olusuyor?
0
ben de
(12.02.23)
@ben de:betondan oluşuyor.
0
🌸denizgonen
(12.02.23)
yığma yapılar kendi yükünü harika taşır ( düşey yük)
ama yandan gelen yükleri taşımaz. (deprem yükü)
normal şartlarda basınç kuvvetlerine direnen tuğlaların arasındaki "harç", depremde tam tersi çekme kuvvetlerine direnmeye çalışır.
0
mamadu niang
(12.02.23)
en son diyecegimi en bastan söyleyeyim, analiz yapmadan iyi/kötü demek dogru olmaz. yigma yapilarin deprem analizlerini yaptigim icin nacizane birkac sey söylemek istiyorum. hem yazdiklarinizla, hem genel olarak yigma yapilarla ilgili yazacaklarim.
- genel olarak, yigma yapilar enerji sönümlemede betonarme veya celik yapilar kadar basarili degil maalesef. malzeme olarak cok deforme olabilen yapilar degil yani. bu da deprem acisindan dezavantaj.
- yigma yapilarda bir diger sorun (sorun demeyeyim ama belirsizlik) iscilik kalitesi ve malzemenin cok degisken olmasi. daha geleneksel bir yapi tarzi oldugu icin mühendislikten ziyade ustalik öne cikiyor. ayrica yigma yapi tipleri bölgelere göre cok karakteristik olabiliyor. bir yerdeki yapi digerine benzemiyor. betonarmede daha standart bir uygulama var misal. yani malzeme dayanimi harcin nasil karistirildigina, ne kadar titizlikle calisildigina bagli olarak cok degisken. bu mevzu yigma yapilari digerlerinden ayiriyor, analiz kismi biraz daha cetrefilli.
- sizin binanizda ates tugla kullanilmis demissiniz. tas binalara göre malzemeniz dayanimi daha iyidir diye tahmin ediyorum bu yüzden. en azindan fabrikasyon üretim oldugu icin tugla dayanimlarinin bir standardi vardir. yalniz burada da harc kalitesi devreye giriyor. eger düsük dayanimli harc kullanildiysa tuglalarin dayanimi cok bir ise yaramiyor cünkü duvar tuglalardan önce en zayif halka olan harctan ayriliyor.
- basinc dayanimi disinda baska malzeme özellikleri (detaya girmeyecegim) de binanizin performansini etkiliyor fakat bunlarin mevcut binada ölcümü maalesef cok cetrefilli.
- yigma yapilarda bakilmasi gereken bir diger durum binanin bir bütün halinde hareket edip edemeyecegi. buna kutu davranisi deniyor. bina kapali bir kutu gibi davraniyorsa deprem etkisi geldiginde kutu tek parca halinde kalip hareket edecektir mesela. eger bu davranis yoksa kutuyu olusturan duvarlar kendi baslarina hareket edebilir diye düsünebilirsiniz. dösemelerinizin betonarme oldugunu söylemissiniz asagida, duvarlarin beraber hareket edebilmesi adina bu olumlu bir sey.
- evin tavanini kaplayan yarim metre kalinliginda kirisler var demissiniz. saniyorum catidan bahsediyorsunuz. catilar genellikle kendi iclerinde stabil oldugu icin bina analizinde detayli olarak modellenmiyor. onun yerine yük olarak giriliyor.
- evin bazi yerlerinde duvarlar 30 cm demissiniz. diger duvarlar daha ince diye tahmin ediyorum. 30 cm dediginiz duvarlar dis cephenin duvarlari mi? eger öyle ise cift katmanli duvar olabilir. sadece bir katman tasiyici olabilir yani.
- alt katlar dükkan ve duvarlari yok demissiniz. sanirim bundan kastiniz üst kattaki duvarlar zemin kata gelmeden sona eriyor. eger böyle ise bunun deprem icin cok uygun bi durum olmadigini tahmin edebiliriz.
- evin disa bakan cephesi boydan boya cam demissiniz. bu bahsettiginiz cepheye paralel baska duvarlar olup olmadigi önemli. eger yok ise binanin cephe ekseninde zayif oldugunu söylemek cok yanlis olmaz saniyorum.
ev aramali miyim yoksa binam iyi midir sorusuna cevap arama isteginizi anliyorum ama sadece yazdiklariniza bakarak (ki bence cok güzel detaylandirmissiniz) bir sey söylemek maalesef mümkün degil.
ben olsam sunlari yapar veya yapacak birini bulurdum:
- en azindan duvar-duvar ve duvar-cati baglantilari kontrol edilebilir. eger baglantilar yoksa/gücsüzse burada bir iyilestirme yapilabilir. cok masrafli bir sey degil.
- üstteki adim yapildiktan sonra binanin bir bütün halinde davranacagi tahmininden yola cikarak binaniz modellenebilir.
- malzeme konusunda bilgi sahibi olmadigimiz icin muhtemel/iyi/kötü senaryoya göre analiz tekrarlanabilir.
bu dediklerim icin de sizin veya ev sahibinizin bir proje ofisi ile görüsmesi lazim.
"bu yazdiklarin ne isime yaracayak o zaman?" dediginizi duyar gibiyim, haklisiniz. yukaridakileri detayli yazmamin sebebi olasi risklerin farkina varmaniza yardimci olabilmek icindi. sorunuza daha kesin bir cevap vermenin su asamada mümkün oldugunu sanmiyorum.
0
ben de
(12.02.23)
@ben de öncelikle uzun uzun ve detaylı cevabınız için teşekkür ederim. Dediğinizden anladığım uzman biri gelip görmeden net bir şey diyemeyeceğimiz.
apartman 6 bağımsız bölümden oluşuyor (dükkanlar dahil) binadaki 2 bağımsız bölüm bize ait. diğer 2 bağımsız bölüm de benim üst komşuma ait. geçenlerde üst komşum da geldi acaba binayı güçlendirebilir miyiz diye...
bu tarz bir işlem ne kadardan başlıyor acaba bir bilginiz var mı?
0
🌸denizgonen
(16.02.23)
güclendirme icin ne kadar malzeme ve iscilik gerektigini bilmeden bir fiyat söylemek mümkün degil maalesef. ayricayurtdisinda calistigim icin türkiye piyasasini bilmiyorum maalesef. inceledigim projeler üzerinden yüzdelik olarak oran vermeye calisabilirim en fazla.
genel olarak güclendirme maliyetinin bina degerine oranina bakilarak bir fikir sahibi olmaya calisacagim. güclendirme/bina degeri orani %30'dan fazlaysa (cok kaba taslak bir oran) yikip yeniden yikmak daha ekonomik olabilir.
önceki cevabimda yazdigim gibi ilk etapta binanizda lokal hasari engelleyecek önlemler alinabilir. bunun icin duvar-duvar ve duvar-cati baglantilarinin iyilestirilmesi lazim. bu tarz bi islemde malzeme olarak cok bir gider cikmaz, cogunlugu iscilik. tamamen tahmini söylüyorum, 100.000 liradan daha az tutar diye düsünüyorum.
bu iyilestirmeleri yaptiktan sonra binanizin kutu davranisi gösterecegi kabuluyle binanin bütününe bakabilirsiniz. bu tarz iyilestirmelerde en cok tercih edilen yöntem binaya beton bir duvar ekleyip deprem yüklerini (veya bir kismini) o duvara tasitmak.
elimdeki proje örneklerindeki sayilara göre bu tarz bir islem genelde bina degerinin %10-15'ini gecmeyecek bir miktar tutmus ama sizin binanizin maliyeti cok daha farkli bir boyutta olabilir tabii ki.
Basliktaki proje guvenilir midir? Nef arsa ile ilgili pek iyi yorumlar okumadim ama bir sormak istedimAyrica deprem riskinin az oldugu trakya bolgesinde yasanabilecek muhitler nerelerdir? Prefabrik ev mi almak lazim? Istanbul’da yasayanlar bu son olaylardan sonra ne dusunuyorlar :(
Basliktaki proje guvenilir midir? Nef arsa ile ilgili pek iyi yorumlar okumadim ama bir sormak istedim Ayrica deprem riskinin az oldugu trakya bolgesinde yasanabilecek muhitler nerelerdir? Prefabrik ev mi almak lazim? Istanbul’da yasayanlar bu son olaylardan sonra ne dusunuyorlar :(
0
karaca2 (11.02.23)
Arsalara iki yıl içinde binayı dikmeniz gerekiyor sözleşme gereği. Bence gereksiz.
0
armagan abanuz
(12.02.23)
Depremden bağımsız 9 aya kadar istanbuldan ayrılacaktım. Canımızı yakan durumdan bağımsız aldığım karardı.
Vallahi bir uzmanla görüşmeniz yararlı olur. Bu tür konular forumdan yanıt bulamayacak kadar ciddi içerikli bence.
0
baldan kaymak
(12.02.23)
Şahsi görüşüm,Trakyada deprem riskinin aşağı yukarı İstanbul ile aynı olduğu yönünde. 99 depreminde dahi oldukça yoğun hissedildi. Ben orada değildim, ancak ailem Çorlu'daydı. Odadaki eşyaların hepsi ortaya yürümüştü, avizenin ortasında aşağı sallanan parça, tavanda çember çizmişti. Yan komşu ile, bitişik mutfaklardan, duvarda ortak tünel açılmıştı. Mürefte Şarköy civarından geçen bir fay hattı var yanılmıyorsam.
Gözünüzü korkutmak istemiyorum, ben de sığınılacak bir yer olmasa gidip Tekirdağ'da ailemin yazlığında kalırım diye düşünüyorum hep. Ama yine de tarafsız bir zemin etüdü yaptırmakta fayda var mutlaka.
Merhabalar, hepimize geçmiş olsun dileklerimle başlayayım. Depremden etkilenen çoğu kişi benzer süreçten geçiyor. Arkadaşıma yazdığım genel bilgilendirmeyi burada da paylaşmak istiyorum. Belki birilerinin işine yarar. Uygun görülürse sabit tutulması da belki daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilir
Merhabalar, hepimize geçmiş olsun dileklerimle başlayayım. Depremden etkilenen çoğu kişi benzer süreçten geçiyor. Arkadaşıma yazdığım genel bilgilendirmeyi burada da paylaşmak istiyorum. Belki birilerinin işine yarar. Uygun görülürse sabit tutulması da belki daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilir. Uzmanlardan önerilerini de eklemeleri için soru şeklinde ekledim.
"Temel yapılacaklar şunlar, En en başta yaşanılan tüüm zorlukların (uyku, yemek, korkular, sürekli tekrarlayan düşünceler görüntüler, daha söylemediğim her şey) normal. Herkes farklı düzeyde ve farklı şekillerde etkilenir. Suçluluk çaresizlik gibi tüm duygular normal. Ama örneğin ne uyuduğun için ne uyumadığın için suçlu değilsin, kendine bunu hatırlatmalısın. Hayatın akışını değiştiren bir durum yaşıyoruz, elbette eskisi gibi davranmayabiliriz. Eskisi gibi davrandığımız yerler de olacak bu da çook normal, herkes birbirinden farklı baş etme gücüne ve yöntemine sahip. Kişinin hayatında bozulan durumlar 1 aydan uzun sürerse o zaman uzman desteği iyi olur ama ilk bir ay hepsi normal çünkü bunlar anormal duruma verilen normal tepkiler.
1. Güvenliğini sağla 2. Duygularını konuş. Kendini olumsuz duyguya hapsetme ama o duygular çıksın ortaya. Düşüncelerini endişelerini kimle konuşabiliyosan konuş. Etrafında kimse yoksa yaz, oyuncağa anlat havaya anlat. Fark etmez. 3. Ne zaman hazır olursan eski rutinine başlamaya çalış. Kimin nereden nasıl o rutine başlayacağı tamamen bireyseldir. Kimisi yataktan çıkamıyordur, onun başlangıcı yataktan çıkmak olabilir; kimi günlük işlerini yapıyordur, iş yerine gider. Kimi iki günde rutine döner kimi iki haftada. Hepsi kişiseldir. Bunun doğrusu yanlışı yok. 4. Bedeninde kalp çarpıntısı titreme gibi belirtiler varsa nefes egzersizleri çalış. 5. Kendini korumak için videolardan uzak dur. Zaten etkilenmiş durumdayız. O videolar yaşadığımız etkiyi kat be kat artırıyor. Haberleri, durumu öğrenmek istiyorsan tabi bakabilirsin. Bunlar dışındaki videolara denk geldikçe mümkünse izlemeden geç, zaten illa ki denk geliniyor. Bari en az zararla çıkalım.
Ek olarak yardım etme isteğin olabilir, gerçekten yardımcı olabileceğin şeyler varsa elbette yap. Ancak oraya gidip insanlara yardım etmeye çalışmak gibi isteklerin varsa gerçekçi olmadığını kendine hatırlat çünkü zaten etkilenmiş bir kişi olarak ne kadar destek olabilirsin? Oraya gittiğinde kaynaklar sana da harcanmış olacak, barınması gereken, ihtiyacı olan bir kişi daha olmuş olacaksın ve zaten destek olacak birçok kişi var orada. Kontrolsüz gidildikçe kaos ortamı da oluşabilir ve yardımdan çok zarar verilebilir."
Türk psikologlar derneğinin depremde yaşananlar, yakınların ölümünü çocuklara anlatmak, çocuklara nasıl yardım edilebilir, piskolojik etkileri ve yaşanabilecek psikolojik sorunları aktardıkları bilgilendirme kitapçığı
derdimi sevebilirsiniz anlarım. bu ptesi yeni bir işe başlıyorum. durumlardan dolayı öyle çıkıp kutlama havam yoktu diye kendime yeni iş hediyesi bir saat aldım ama baktım kargo yetişmeyecek iş adresini verdim. kargoya verilmiş çok büyük ihtimalle pazartesi gelecek. sizce daha ilk iş gününde iş yeri
derdimi sevebilirsiniz anlarım.
bu ptesi yeni bir işe başlıyorum. durumlardan dolayı öyle çıkıp kutlama havam yoktu diye kendime yeni iş hediyesi bir saat aldım ama baktım kargo yetişmeyecek iş adresini verdim. kargoya verilmiş çok büyük ihtimalle pazartesi gelecek.
sizce daha ilk iş gününde iş yerine kargo gelmesi absürt bir durum mu? ufak bir kutu saat olduğu için. düşünüyorum insanlara ilk iş gününde çiçek çikolata falan geliyor gayet normal ise ufak bir kutu da normaldir herhalde değil mi?
böyle ufak şeylere hiç kafayı takmam normalde ama buna niye takıldım anlamadım.
0
another satisfied lover (11.02.23)
Yok yahu ne olacak hediye gelmiş der geçersiniz
0
selimcigimisik
(11.02.23)
Kim taksın senin kargonu. İş yerine her gün 10 tane kargo geliyor. Arada kaynar.
Kimsenin basina gelmesin ama olasi bir yikimda odamdaki dolaplarin kapilari acilip icindekiler ustume yagmasin diye ne yapilabilir?Aklima gelen ilk dusunce su: iki ucu yapiskanli halat gibi bir seyi dolabin iki kapisina da yapistirmak, sonra her dolabi actigimda bu yapiskanlardan birini de cikarmam
Kimsenin basina gelmesin ama olasi bir yikimda odamdaki dolaplarin kapilari acilip icindekiler ustume yagmasin diye ne yapilabilir?
Aklima gelen ilk dusunce su: iki ucu yapiskanli halat gibi bir seyi dolabin iki kapisina da yapistirmak, sonra her dolabi actigimda bu yapiskanlardan birini de cikarmam gerekecek, bunu yaparim sikinti yok ama bu kadar acma kapamaya dayanacak yapiskan turu, boyle bir urun var mi? Ya da yapiskanli seyler yerine baska ne gibi bir cozum bulunabilir?
0
ahm1 (11.02.23)
sürdürülebilir olmayan çözüm hiçbir işe yaramaz. japonlar mesela riskli şeyleri yaşam alanlarına yakın yerlere koymuyorlar eğer güvenli hale getiremiyorlarsa.
dolabın içinde ağır ne var mesela?
0
another satisfied lover
(11.02.23)
Benim gardolapta 2 senedir var onlar ebebeklerde satılıyor gevşeme de olmadı. Çocuk olmasa kesin üşenirdim.
0
cilekli pasta
(11.02.23)
@cilekli pasta: ismi ne diye geciyor acaba?
@another: agir bir sey yok ama soyle ki, odamda kapanabilecegim tek yer yatagimin kenari. Ama oraya dolaplarin icinden bir suru kitap yagabilir. Acaba o kadar kitap da ustume yagsa sorun olmaz mi? Hani soyle bir senaryo gozumun onune geldi: icindekiler ustume dokulmese sadece dolap yatagin ustune duser, arada bir boslugum olur (o yonde cokecegini varsayarsak tabii) ama icindekiler ustume dokulurse bir suru kitap sirtima vurup nefesimi kesebilir.
Çok amaçlı kilit olarak geçiyor bendeki model www.e-bebek.com
0
cilekli pasta
(12.02.23)
muhtemelen düşünmüşsündür bunu ama yine yazayım, dolapların duvara sabitlenmiş durumda mı? içindekilerden ziyade dolap devrilirse daha büyük sıkıntı olur.
edit: prodüksiyonun yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok etmesi gibi bir ilişki var yani aralarında.
0
another satisfied lover
(11.02.23)
muhendis maasli calisan. tum kari cebe indiren muteahit. sorumlulugu yok diye bir sey olamaz. o riski almak istemiyorsan, muhendisin onay verdigi seyi inceleyecek kadar insaattan anlamiyorsan o isi yapma. oyle sey mi olur.
0
hot potato
(11.02.23)
Mühendis hesaplar ancak sonrasında sahada kontrol edilmezse o hesaba göre donatı azaltması, taşıyıcı sistem değişikliği yapılması zor değil. Müteahhit olmak için okuma yazma bilmene bile gerek yokken cahil cesareti ile her şey yapılabilir. Türkiye'de yaşadığınızı unutmayın.
0
Take it away honey
(11.02.23)
imzayi yapi denetim sirketlerinin muhendisi/mimari atiyor. bu sirketler de genelde zaten binayi yaptiranin muteahhitin oluyor. bastan falso bi mekanizma yani. on bes yil kadar once denetimi muhendisler/mimarlar odasi yapiyormus, gercek anlamiyla bi denetim o zaman varmis. yapi denetim sirketlerine gecince de boyle deniz kumundan bina yapan muteahhitlere gun dogmus.
0
aydonno
(11.02.23)
imara açılmaması gereken yeri açan, gereğinden fazla kat veren belediye suçlu olabilir. (rant meselesi) projeyi çizen statik mühendisi hesabı doğru yapmazsa suçlu olabilir. (yüksek katlı yapılarda paket programların işe yaramadığı yazılmıştı bi başlıkta) projeyi kontrol eden yapı denetim ve belediye mühendisi doğru kontrol etmezse suçlu olabilir. (bir öncekiyle aynı sebep) zemin etüd raporunu yerinde sondaj yapmayıp sabunlayarak yapan zemin etüd firması suçlu olabilir. (piyasayla rekabet edebilmek ve karı artırmak adına - rant) imalatı kontrol etmeyen şantiye şefi suçlu olabilir. (imza parasına şantiye şefliği yapılıyor.) imalatı kontrol etmeyen yapı denetim suçlu olabilir. (kar amaçlı yetersiz personel çalıştırılması sebebiyle bu da mümkün) eksikleri olan binaya ruhsat veren belediye suçlu olabilir. (rant) bunların hepsine baskı yaptıysa, rüşvet verdiyse müteahhit de suçlu olabilir.
0
b1020
(11.02.23)
binanın statiği. demirin betonun laboratuvar sonuçları. sondaj sonuçları. imar planı, kat sayısı vs.
müteahhit' in hiçbirşeyin altında imzası yok. hepsi ücreti karşığılığı , yetkilendirilmiş kişilerden satın aldığı hizmetler
ayrıca müteahhit, inşaat süresince: # X yıl tecrübeli # inşaat mühendisleri odasına kayıtlı şantiye şefi çalıştırmak zorunda.
özetle. müteahhit tuttuklamaları , vatandaş gazı almak için yapılan şeyler
0
mamadu niang
(12.02.23)
yukarda bir arkadaşta yazmış.
prodüktör, yönetmenin kararlarına karışıp filmi bok edebilir. mühendis ile müteahhit arasında benzer bir ilişki var.
ama günün sonunda mühendis, bu statik projeyi ben yaptım diyip altına imza atmıştır. bu imza olmadan inşaat başlayamaz.
0
mamadu niang
(12.02.23)
Deprem bölgesinde bu kadar yüksek katlı bina olmaz. İzmitliyim. Burada evler 3 katı geçmez genelde. Sakarya da aynı şekilde, yüksek bina göremezsin. Birileri bu kadar yüksek katlı bina yapabiliyorsa bu işin içinde yüzde 90 rüşvet vardır. O noktada suçlu olabilirler. Mühendis buna müdahale edemez. Bir de bu evlerde ben mühendislik olduğunu düşünmüyorum. Evlerin büyük bir kısmı en az 20 yıllık duruyor. Bu da 2000'ler demek. O zamanlar bu kadar mühendis yoktu. Bilgisayarın, analizin olmadığı yıllardan bahsediyoruz. İnşaatlarda deniz kumu kullanımı yaygındı.
0
dissendium
(12.02.23)
Muhendisler kesinlikle suclu ona kesinlikle itiraz etmiyorum. Ama imza atmazlarsa da atiliyorlar, imza atan muhendis bulunuyor yerlerine :)
Ikisi de suclu
0
aguen
(12.02.23)
deprem bölgesinde yüksek katlı yapı olabilir. örneğin tokyo, california, İstanbul. buralarda gökdelenler bile var.
rüşvetin belgesi olmaz. rüşvet veren müteahhiti nasıl belgeleyeceğiz? ama belediyedeki memurun yüksek kat izni verdiğine dair yasal belge olur.
müteahhit %100 şerefsiz bile olsa, yasal olarak %0 suçlu oluyor.
0
mamadu niang
(12.02.23)
yani mafya babalarının da bir suçu yok böyle bakarsanız. en popüler örneği al capone hikayesi. bugün bile aynı hikaye. hele miras kaldıysa böyle bir şey muhtemelen bitirim mahalle delikanlısının bile sicili daha bozuk olur mafya babasından. kimsenin gidip malına canına kast etmez. bu emrin delili de yok. şimdi bunlar suçsuz mu? azmettirme diye bir suç boşuna mı var? aynı şey. kaç mühendis güvenmediği projeye kendisine yönelik bir tehdit yokken imza atar ki? mal mı? yani atmasınlar tabi imza ama o atmasa başkası atar. memleketteki yapı denetim zaten evlere şenlik. olmasa da bir anlamı yok. yapan aynı adam denetleyen aynı adam. kiralı bir emeklinin diplomayı devam et.
0
Efoody
(12.02.23)
mamadu niang +1
muteahhit bina depremde yikilmaz sorumlulugunu veren kisi degil. O sorumlulugu ustlenen oncelikle muhendisler.
Zaten bina zarar gormeyecek diye birsey de yok. 7.7 bir depremde bina hasar alabilir, ama icinden cikabiliyor olmaniz lazim.
Bir arac aldiniz duvara vurdunuz diyelim, arac sifir ve pert oldu. Firmayi dava edebiliyor musunuz hasar aldi diye?
Sap saman birbirine karismis durumda ama %100 muteahhitler sucludur diyemeyiz. Sucun bir kismi onlarda ama coklu suclu var.
Muhendislik hatasi, devlet kontrolu, denetleyen firmalar, ara yukleniciler, yukleniciler.. liste uzar gider. Zaten orta doguda bunlarin hepsi problemli oldugu icin malesef bu kadar can kaybi yasaniyor. Binalardan once sistem cokmus vaziyette.
Coken rezidansa bakalim:
Oraya neden o kadar kat izni veriliyor. Hadi verildi diyelim. Zemin etudu falan yapildi mi. Zemin etudunden ne yaziyor, kazik sistemi istiyor mu? Kazik sistemi istenmiyorsa ve bu bir muhendislik hatasi ise, kazik sistemi yapmayan muteahhitin ne sucu var mesela? Adam muhendis ne dediyse uygulamak zorunda zaten. Belki uygulamada hata yok ortada bir muhendislik hatasi var, bilmiyoruz.. Hadi kazik sistemi istendi diyelim, ama muteahhit yapmadi maliyeti kismak icin. Bunu devlet neden kontrol etmedi? Hadi kontrol etti diyelim, neden insaat durdurulmadi? Vs.. liste uzar gider. Agac icerden curumus vaziyette, top yekun bir temizlik yapmak lazim.
0
cooperr
(12.02.23)
yav iyi de mühendisin inşaat bitene kadar oralarda gezinmesi gerekmiyor mu? inşaat bitince de onayladığına dair imza atmıyor mu?
mühendis şöyle demiş ama böyle yapmışlar diye bir bahane olabilir mi?
denetleme mekanizması ikincil derecede etkili. önce binayı sağlam yapmak gerekir. adam bina sağlam deyip imza atıyor. direkt adam öldürmeye teşebbüs.
0
🌸bohr atom modeli
(12.02.23)
başta denetleyenler ve ruhsatlandıranlar olmak üzere herkesin sorumluluğu var.
0
paintov
(12.02.23)
@ bohr
evet muhendisin rutin kontrol yapmasi lazim. ayni zamanda belediyenin de kontrol etmesi lazim. en sonunda belediyenin muhendisten kontrol yaptigina dair belge almasi lazim. vs.
coklu kontrol lazim ama anladigim kadariyla bu asamalarin hepsinde sikinti var. muteahhiti yakalayip iceri tikmak isin $ov kismi, halkin gazini almaya calisiyorlar.
0
cooperr
(12.02.23)
zaten 99 depreminde pek hapse giren müteaahit olmamıştı sanırım. ki o zamanki hükümet bu kadar beton ve müteahhit aşığı değildi. hukukla hükümetin ne alası var demezsiniz sanırım.
0
vizivozo
(12.02.23)
Mühendisi sorumlu tutabilmek için önce mevcut koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Efoody'nin vurguladığı nokta çok haklı bir nokta.
Burada çıkarların çatışması var, oluşturulan bu sistem hatalı. Müteahhit ve mühendis arasındaki işveren - çalışan ilişkisi sağlıklı bir karar mekanizmasının önünde engel.
"Mühendisler daha duyarlı olmalı" diye zorlamayı seçersek bu hiç bir şeye çare olmayacak. Çünkü dünya böyle işlemiyor. Bunun yerine koruma kurulları oluşturulup bu tip kararlarda onlar sorumlu tutulmalı. Arkeolojik kazılar, restorasyon çalışmaları ve tabiat varlıkları için böyle kurullar çalışıyor örneğin.
Maaşlı çalışanlar patronlarını denetleyemez, patronlarla ilişkili kurulmuş denetim şirketlerindeki çalışanlar da patronlarını denetleyemez. Bu gerçekçi olmayan bir beklenti. Bunda ısrar edersek her depremden sonra müteahhit, mühendis linç eder bir sonrakini bekleriz. Bu değişmeli.
0
akhenaten
(13.02.23)
mühendis bir şey yapmıyor, müeahhit kafasına göre binayı yapıyor, mühendise imzala diyor,
imzalamadın mı? tamam başka mühendis bulurum.
bana gelen 10 işin 8'i böyle salak sulak projeler.
0
duyurukullanıcısı
(13.02.23)
Bir yerde sorun varsa, %99 yönetim kaynaklıdır.
Müteahhit %99 oranında sorumlu. İşin teknik boyutunu bilmese bile; bileni bulmak, takip etmek ve sağlam yapmak zorunda. Görüldüğü gibi işin şakaya gelecek, savsaklanacak bir tarafı yok.
.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.23)
@kartallar yuksek ucar
bina depremde cokuyorsa ya muhendislik ya da uygulama hatasi vardir. uygulamada sikinti yok ise, ki muhendisler ve belediye rutin kontrolleri yapip uygulamada sikinti olmadigini belgelemek zorunda, o zaman sikinti muhendisliktedir.
her ne sekilde olursa olsun %99 muteahhit suclu diye birsey yok, bu problemin ustunu kapatmaktan baska bir ise yaramaz.
sorumluluk yetkinlige gore dagitilir, isin sonunda daha cok para yapan daha cok sorumluluga sahip diye de birsey yok.
0
cooperr
(13.02.23)
@cooperr, Ben bina yapım süreci için öyle söyledim.
Tabii ki, çürük bina yapan kadar, çürük binaya göz yumanlar da suçlu.
.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Arkadaşlar süreci çok güzel anlatmışlar zaten. Bence bütün bu suçluluk silsilesi içerisinde müteahhitin öne çıkmasının sebebi en sonunda paranın onda toplanması. Yani bir binayı usule uygun yapmayıp malzemeden çalarsa para müteahhitin cebine giriyor. Kriminal jargonda "motive" müteahhitte.
0
SiyamkedisiZorro
(14.02.23)
azmettirme suçu yüklenebilir mühendis ve kontrolcü, işçi elbette suçlu olur usulsüz yapılmışsa bu kişiler uyardık ama müteahhit malzemeden çaldı diye ifade verirse ancak
0
bir soru sorcam
(14.02.23)
ayrıca mütahhit sattığı malden zaten sorumlu o da en fazla kasıt yoktu çalışanlarım çalmış diyebilir
eğer öğretmenler deprem bölgesinde yardım faaliyetlerine bulunduğu için uzatıldıysa ; en az 1 ay daha tatil olması gerekmeyecekmi ?uzun süre uzatılacaksa neden 1 hafta 1 hafta açıklıyorlar ? desinler 2 ay tatil bizde çalışma programımı yapıcaz, çocuğu nasıl yönlendireceğiz önümüzü görsek
eğer öğretmenler deprem bölgesinde yardım faaliyetlerine bulunduğu için uzatıldıysa ; en az 1 ay daha tatil olması gerekmeyecekmi ? uzun süre uzatılacaksa neden 1 hafta 1 hafta açıklıyorlar ? desinler 2 ay tatil bizde çalışma programımı yapıcaz, çocuğu nasıl yönlendireceğiz önümüzü görsek
0
aslindasorunumpsikolojik (11.02.23)
bölgeye o kadar çok kitlesel öğretmen gönderilmedi onunla ilişkilendirilmez (en son 5k gönüllü gönderildi çoğu çevre şehirden). bölge tatili daha uzun sürer oralarda çok hasarlı yapı var ama kalan 75 küsür ilde devam etmemesi için bir neden yok.
her şey tek merkezden yönlendiriliyor, bir kişiye danışılıyor. hızlı karar almak yok, pratiklik yok, bekleme. benim çocuğum olsa bir kaç gün sonra sanki okullar açılmayacak gibi kendim çalıştırırdım
0
avatar is back
(11.02.23)
Ülkemizde biliyorsunuz her sey son dk açıklanır. Plan program beklemeyin. Öğretmenim, hangi “pazartesi” okula başlayacağımı bilmiyorum.
Deprem başladığında Google deprem uyarısı yaptı mı?Özellikle deprem merkezinden uzakta oturanlar için kaçma/korunma vb açısından faydalı olmuş mudur bununla ilgili bir şeyler duydunuz mu?Bir de bu deprem uyarısı telefonun sesi kapalı olsa da sesli uyarı veriyor mu yine de acaba?
Deprem başladığında Google deprem uyarısı yaptı mı?
Özellikle deprem merkezinden uzakta oturanlar için kaçma/korunma vb açısından faydalı olmuş mudur bununla ilgili bir şeyler duydunuz mu?
Bir de bu deprem uyarısı telefonun sesi kapalı olsa da sesli uyarı veriyor mu yine de acaba?
0
msb (11.02.23)
Google'ı bilmiyorum, ama 2-3 ay önce AFAD'ın yaptırdığı alarm benim iphone kilitli ve sessizde olduğu halde ötmüştü.
0
malheiros
(11.02.23)
Kuzenimin telefonuna ikinci deprem olmadan birkaç saniye önce bildirim gelmiş. Google bildirimi sanırım. Bende de açık olmasına rağmen bildirim gelmedi. Sanırım location açmak gerekiyor.
0
sevilen progressive türkücü
(11.02.23)
Deprem uyarısının alınabilmesi için konumun açık olması gerekiyor.
0
amanos
(11.02.23)
deprem ağı uygulaması google deprem uyarısıyla aynı çalışıyor. gece benim telefonum sarsıntı için uyarı verdi. ama deprem uyarısı farklı. şu an bile artçı sarsıntıların uyarısı geliyor. büyük deprem sonrası chat bölümünde çok kötü şeyler yazanları görmüştüm.
annem 20.000 lik olandan haftada 2 hap olarak 1 senedir kullaniyormus...doktora goturecegim de merak ettigim bobrege zarar vermis midir?
annem 20.000 lik olandan haftada 2 hap olarak 1 senedir kullaniyormus...doktora goturecegim de merak ettigim bobrege zarar vermis midir?
0
monicapp (11.02.23)
doktor değilim. kanda fazla kalsiyum birikmesine yol açabilir. fazla biriken kalsiyum zamanla neye yol açar araştırma konusu. hatırladığım bir olayda bebeğe dişi çıksın diye d vitaminini çoook yüksek dozda veriyorlar. hastanede güneş görmeyen odada kanını temizliyor doktorlar.
önce kanda d vitamini ve kalsiyuım ölçtürün. bazı bünyelere bu doz az bile gelebilir.
0
aslindasorunumpsikolojik
(11.02.23)
Ayda 160 000 gibi almışsa çok fazla değil.
0
scholar
(11.02.23)
tavsiye edilen doz kış aylarında günde 5000 unite. yani aylık 160.000 unite endişelenecek kadar çok değil.
Selam dostlar,Kısaca özetliyim; binamızın ön ve arka tarafında boş yer var (bahçe). Kat malikleri de çoğunluğu sağlıyor.(10/8) Ön tarafa otopark (basit bir şey) yaptırmak için belediye'den herhangi bir izin gerekiyor mu? Bina önünde kaldırım ve binanın ufak bir duvarı var. Tahminen ne kadar masraf o
Selam dostlar,
Kısaca özetliyim; binamızın ön ve arka tarafında boş yer var (bahçe). Kat malikleri de çoğunluğu sağlıyor.(10/8)
Ön tarafa otopark (basit bir şey) yaptırmak için belediye'den herhangi bir izin gerekiyor mu? Bina önünde kaldırım ve binanın ufak bir duvarı var. Tahminen ne kadar masraf olur?
0
byakuya (11.02.23)
binanız yeniyse zaten daire metrekaresine ve sayısına göre binanın önünde arkasında bi yerler otopark olarak gösterilmiştir. otopark yeri yoksa belediyeye bunun için 3 yıl içinde size otopark yapması için para ödenmiştir. kapalı yapacaksanız tadilat projesiyle izin almak gerekebilir ama açık olacak diyosanız yol boyasıyla vs boyayıp ayırıyolar genelde.
0
b1020
(11.02.23)
Bina yeni değil. Binanın önü ve arkası park yeri için müsait. Kapalı garaj da yapmak istemiyoruz, sıradan bir park yeri beton veya taş dökülebilir. Sarı çizgiler ile ayrılması gerekiyor. Kaldırıma rampa mı yapılması makul yoksa kaldırım kırılabilir mi?
En önemlisi Belediye'den bir izin gerekir mi?
Bilgisi olan arkadaşlardan destek rica ederim.
0
🌸byakuya
(12.02.23)
belediyeye şifaen de olsa bilgi verin. zaten %90 biz uğraşamayız bununla siz kendiniz yapın diyeceklerdir. harçtan bi pah yapıp geçebilirsiniz. kaldırımı kırar bordürleri yatırırsanız belediye size kırılan parkeleri bordürleri vs yeniletebilir.
Merhaba,Günlük standart takviye olarak ne önerirsiniz, ne kullanıyorsunuz? Malum kış Mümkünse tek ürün hap, şurup vb. olursa daha kolay olur benim için. Yetişkin için soruyorum bu arada. Teşekkürler.
Merhaba,
Günlük standart takviye olarak ne önerirsiniz, ne kullanıyorsunuz? Malum kış Mümkünse tek ürün hap, şurup vb. olursa daha kolay olur benim için. Yetişkin için soruyorum bu arada. Teşekkürler.
0
applebite (11.02.23)
takviye konusunun gerekliligi, etkinligi vs tartismasi buyuk ama sadece kendi kullandiklarimi listeleyip tuyucem
multivit olarak solgar vm2000 veya immunace magnezyum icin magnimore omega3 icin ocean plus d vitamini icin d3k2, iu degeri onemli gun ici enerji vs icin voonka ginseng-gingko biloba-larginine
merhaba,yaklaşık 1 ay önce çatıda bazı işlemler yapıldı ve ondan sonrasında özellikle son 2 haftada banyonun duvarının bir kısmı ıslanıp kabarmaya başladı. evin duvarlarının bazı yerlerinde ufak ufak rutubetten kaynaklı bir şeyler vardı, "migros küf sil" ile ara ara siliyorduk. onlarda da ufak bir a
merhaba,
yaklaşık 1 ay önce çatıda bazı işlemler yapıldı ve ondan sonrasında özellikle son 2 haftada banyonun duvarının bir kısmı ıslanıp kabarmaya başladı.
evin duvarlarının bazı yerlerinde ufak ufak rutubetten kaynaklı bir şeyler vardı, "migros küf sil" ile ara ara siliyorduk. onlarda da ufak bir artış oldu.
sorun nedir? ne olmuş olabilir?
ev sahibine durumdan bahsedeceğim yarın fakat öncesinde sizin de fikrinizi almak istedim.
konum: istanbul
0
hooiken (11.02.23)
Banyonun duvarında havalandırma boşluğu varsa, o şaft çatıya kadar çıkıyordur büyük ihtimalle ve çatıda o şaftın bacasında problem olabilir, su oradan inip sizin banyo duvarında kendini gösteriyordur.
0
malheiros
(11.02.23)
Anlatımınızdan tam olarak anlamadım ama şöyle özetleyeyim. 1. Tamirden önce vardı. Şimdi azalarak devam ediyor ise: Normaldir. Duvar emdiği suyu üzerinden bir yaz geçene kadar kusmaya devam eder.
2. Tamirden önce yoktu. Şimdi var ise: Tamir için açtıklarında yağmur yağmış veya bir boruya zarar vermişler duvar su emmiş onu kusuyor olabilir. Bir süre azalarak devam eder.
3. Yeni başladı ve azalmadan devam ediyor, hatta artıyor ise: Tamir ediyoz diye .ok etmişler, neyi bozdularsa onarmaları gerek.
0
Mirket
(11.02.23)
@mirket:
1. Tamirden önce çok az vardı. Şimdi artıyor ise? :)
daha evvel iş yerinde çalıştığım bi arkadaş acil işi oldugunu 2 güne geri vereceğini söyleyerek borç para istedi. kısa süre oldugu için hesabına gönderdim. ama geri ödeyeceğini söylediği tarih geçti hala ses yok.başka bir arkadaşla konuşmamızdan da borç isteyen kişinin borcuna sadık olmadığını öğre
daha evvel iş yerinde çalıştığım bi arkadaş acil işi oldugunu 2 güne geri vereceğini söyleyerek borç para istedi. kısa süre oldugu için hesabına gönderdim. ama geri ödeyeceğini söylediği tarih geçti hala ses yok.
başka bir arkadaşla konuşmamızdan da borç isteyen kişinin borcuna sadık olmadığını öğrendim.
birazdan kendisine ulaşacağım ama öğrendiklerimden sonra parayı alabileceğime inancım pek yok.
nasıl bir hukuki yol izlemeliyim? alacak davası falan açmak için avukat vs gerekir mi? bahsi geçen para asgari ücret kadar ama yanına kalmasını istemiyorum.
lütfen akıl verin
0
egokalp (11.02.23)
(5)
Tuğba Södekoğlu
burnley
Ailesi enkaz altında olan kızcağızdan mikrofonu kaçırıp uzayan bu rezil muhabirin akıbetinden haber var mı? Kovulmadı sanırım, öyle bir bilgiye denk gelmedim. Ama bir daha yayına hiç çıkarmadılar sanırım, değil mi? Bir daha gören oldu mu bunu?
Ailesi enkaz altında olan kızcağızdan mikrofonu kaçırıp uzayan bu rezil muhabirin akıbetinden haber var mı? Kovulmadı sanırım, öyle bir bilgiye denk gelmedim. Ama bir daha yayına hiç çıkarmadılar sanırım, değil mi? Bir daha gören oldu mu bunu?
0
burnley (11.02.23)
hayır, kovulduğuna dair bilgi yok. bir de enkaza mikrofon tutup enkazdakilerden ses alma durumu var. galiba yukarıdaki olaydan sonra olmuş. instagramdan açıklama yapmış yanlış anlaşıldığına dair.
0
deartheodosia
(11.02.23)
@deartheodosia Enkaza mikrofon uzatıp bağırma durumu da aynı yayın diliminde olmuştu. Her ikisine de canlı yayında denk gelmiştim ben o sırada.
0
🌸burnley
(11.02.23)
ben az once gordum ama eski yayin miydi yeni mi bilmiyorum.
0
in vino veritas
(11.02.23)
Kovulacak olsa yapmazdı zaten. Bilakis yapmasa kovulacak oldugu için yapmıştır kesinlikle. Yani muhabirin inisiyatifi degildir o, kanalin politikasidir.
0
stavro
(11.02.23)
Bu yaratık demin canlı yayındaydı arkadaşlar, sorumun cevabını da öğrenmiş oldum.
Bu ülkede ne yaparsan yap rezil olmuyorsun ve yanına kar kalıyor. Gerçekten diyecek söz, edecek küfür bırakmıyorlar artık.
biriyle yolculuk yapıyorsunuz. arkanızdaki koltukta oturuyor. yolculuk boyunca sırtınıza ve ensenize iğne batırıp duruyor. siz anlamıyorsunuz, kaşınıyorum/uyuştu sanıyorsunuz (bazen iğne batar gibi olur ya), elinizle ovalıyorsunuz falan. yolculuk ilerliyor, bir saat kadar sonra arkadaki kişi kahkaha
biriyle yolculuk yapıyorsunuz. arkanızdaki koltukta oturuyor. yolculuk boyunca sırtınıza ve ensenize iğne batırıp duruyor. siz anlamıyorsunuz, kaşınıyorum/uyuştu sanıyorsunuz (bazen iğne batar gibi olur ya), elinizle ovalıyorsunuz falan. yolculuk ilerliyor, bir saat kadar sonra arkadaki kişi kahkahalarla gülüp şaka yaptığını, hiçbir şey anlamadığınızı (sanki salakmışsınız gibi) söylüyor.
sizce bu kişi "sağlıklı" bir insan mı? şaka olarak görüp gülüp geçer misiniz? direkt bi insanın alanına yapılan bir saygısızlık değil mi?
0
deartheodosia (11.02.23)
İlişkimi keserim
0
anon1m
(11.02.23)
Düşük iq şakası. Katlanmam.
0
armagan abanuz
(11.02.23)
Zekâ geriliği. Kendime kızarım böyle biriyle iletişim kurduğum için.
0
dissendium
(11.02.23)
Sana düşmanlık besliyor. Zeka geriliği +1
0
anais
(11.02.23)
İğneyle şaka mı olurmuş? Komik olmadığını, yaptığının hem seni hasta edebileceğini hem de daha kötü bir şey olabileceğini söyler o insanla ilişkimi azaltırım.
0
sevilen progressive türkücü
(11.02.23)
ruh hastası sanırım bu arkadaş derim. öyle birini hayatta tutmam etrafımda
0
roket adam
(11.02.23)
ilkokul çocuğu şakası.
0
scholar
(11.02.23)
İğne değil tüy ile yapsa da aynı şeyi sert tepki verirdim.
0
hedep
(11.02.23)
akraba falansa kenara çekip üç yaşında çocuk gibi sevecen bir tavırla anlatırım. o an anlamazsa tekrar yaptığında o iğneyi ... söylerim.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.