Giriş

ses tellerinde ödem sorunsalı

roket adam
sevgili dostlar, çok konuştuğum işimde sonunda korktuğum başıma geldi ve konuşmak artık resmen acı veriyor. faranjitten dolayı olduğunu düşünürken ayrıca ses tellerimde ödem olduğunu da belirttiler ve dinlenmem gerektiğini ayrıca konuşma dersi alabileceğimi ilettiler.heyecanlı, tempolu, yüksek sesli
sevgili dostlar, çok konuştuğum işimde sonunda korktuğum başıma geldi ve konuşmak artık resmen acı veriyor. faranjitten dolayı olduğunu düşünürken ayrıca ses tellerimde ödem olduğunu da belirttiler ve dinlenmem gerektiğini ayrıca konuşma dersi alabileceğimi ilettiler.

heyecanlı, tempolu, yüksek sesli konuşan biriyim. bu durumu düzeltmek için ne yapabilirim? bunun dersi, online eğitimi vs var mıdır?
0
roket adam
(13.02.23)
(1)

psikiatrist nasıl seçilir?

duyurukullanıcısı
özellikle iş dünyası ve overthingking üzerine çalışan birisini nasıl seçebilirim?psikologa sonradan belki gitmek uygun olur diye düşündüm.
özellikle iş dünyası ve overthingking üzerine çalışan birisini nasıl seçebilirim?

psikologa sonradan belki gitmek uygun olur diye düşündüm.
0
duyurukullanıcısı
(13.02.23)
CV'sini paylaşan bir hekim olmalı, uzmanlık alanları arasında sizinkine uygun başlıklar bulunmalı. Fakat yine de referansları veya ünü iyi olmalı. Ama yine de her iyi hekimle anlaşabileceksiniz, anlaşıldığınızı hissedebileceksiniz diye bir kaide yok. Şans biraz.
0
muhayyer divan
(14.02.23)

Trendyol HB N11 en temiz ne satalım?

havadakarada
Sadece sahis şirketinin masrafını filan çıkarması için ayda 1-2 bir şeyler getirse yeter. Aklımda çok ürün var uğraştıracak maliyetli bir şeylere girmek istemiyorum. Böyle düşük getirili basitinden ne satsak güzel olur fikri olan varsa makbule geçer.
Sadece sahis şirketinin masrafını filan çıkarması için ayda 1-2 bir şeyler getirse yeter. Aklımda çok ürün var uğraştıracak maliyetli bir şeylere girmek istemiyorum. Böyle düşük getirili basitinden ne satsak güzel olur fikri olan varsa makbule geçer.
0
havadakarada
(13.02.23)
(2)

Bina proje plani

hlt1985
Bir binanin proje planina erisebilecegimiz bir yer var midir? Bina sahipleri haric. Istanbulda ve 2017 yili yapilan bir bina
Bir binanin proje planina erisebilecegimiz bir yer var midir? Bina sahipleri haric. Istanbulda ve 2017 yili yapilan bir bina
0
hlt1985
(13.02.23)
Belediyeye giderseniz size arşivden çıkarıp gösterirler, orada incelerseniz, fakat götüreyim özalitçide kopya alayım derseniz izin vermezler.
0
malheiros
(13.02.23)
Belediyeye başvurabilirsiniz. Ozalit için de projeyi alabilirsiniz. Kimlik vb. bir şey bırakırsınız belediyeye. Ozalitçiden sonra teslim edebilirsiniz.
0
yankee jumping
(13.02.23)
(2)

Konteyner ev

fraise
Depremde evlerini kaybeden ailelerimiz için konteyner ev alacağız fakat çok fazla çeşit var. İlk etapta yaza kadar idare edebilecekleri bir şeyler bakıyoruz. Nerelere bakalım, neye dikkat edelim? Teşekkür ederiz şimdiden herkese.
Depremde evlerini kaybeden ailelerimiz için konteyner ev alacağız fakat çok fazla çeşit var. İlk etapta yaza kadar idare edebilecekleri bir şeyler bakıyoruz.

Nerelere bakalım, neye dikkat edelim? Teşekkür ederiz şimdiden herkese.
0
fraise
(13.02.23)
merhaba;
öncelikli olarak bireysel olarak prefabrik yapı konteyner alabiliyor musunuz, stok durumu nedir bunu teyid edin birkaç üreticiden, tüm üreticiler full kapasite devlete, derneklere çalışıyor şu anda,
www.karmod.com
www.ekonomim.com
0
sealth
(13.02.23)
Sealth, aynısını düşünmüştüm ama bölgeden öğrendiğimiz kadarıyla aileleri tarafından alıp gönderilen konteyner evlerde oturan kişiler oldukça fazlaymış.
0
🌸fraise
(13.02.23)
(1)

Almanya vize işleri?

croswell
7 Mart tarihinde Almanya'da olmam gerekiyor fuar için. Geç onaylandığı için şu an vize olayına girebiliyorum da verirler mi emin olamıyorum. idata sitesinde 15 gün yazıyor. Hiç alan oldu mu yakın zamanda?
7 Mart tarihinde Almanya'da olmam gerekiyor fuar için. Geç onaylandığı için şu an vize olayına girebiliyorum da verirler mi emin olamıyorum. idata sitesinde 15 gün yazıyor.
Hiç alan oldu mu yakın zamanda?
0
croswell
(13.02.23)
geçen sene eylülde aldı eşim fuar için. 2 hafta verdiler.
bir de yeni aldı, yine iş ziyareti olarak sanırım. 3 ay verdiler.
ikisi de almanta.
0
elorelia
(13.02.23)
(4)

Depremde yıkılan binaların kaçı 2001 sonrası

pilavmaker
bu konu hakkında bir haber bulamadım. bulan varsa kaynağı atabilir mi?
bu konu hakkında bir haber bulamadım. bulan varsa kaynağı atabilir mi?
0
pilavmaker
(13.02.23)
Su an kac insan öldü, kac bina yikildi henüz tam sayi vermek mümkün degil, dolayisiyla bu binalarin kacinin 2001 sonrasi oldugunu söyleyebilmek icin cok erken.
0
bosver nicki
(13.02.23)
bir bakan %95'i 99 öncesi demiş de unuttum hangi bakan olduğunu.
0
candide
(13.02.23)
çevre şehircilik imiş.
0
candide
(13.02.23)
tr.euronews.com

binaların zaten yarıdan fazlası 2001 sonrası. yıkılanlar içinde böyle bir oran görmüştüm.

twitter.com %58
0
avatar is back
(13.02.23)
(5)

son 3,4 yilda istanbul'da yeni acilan guzel yerler? -galataport gibi

buenosdias
merhaba, yabanci bir misafir gelecek. onu gezdirmekle mukellefim. 3,4 yil once nerdeyse heryeri gormus istanbul'da. o tarihten bu yana galataport gibi yeni acilan guzel baska yerler biliyor musunuz? tesekkurler.
merhaba,

yabanci bir misafir gelecek. onu gezdirmekle mukellefim. 3,4 yil once nerdeyse heryeri gormus istanbul'da.

o tarihten bu yana galataport gibi yeni acilan guzel baska yerler biliyor musunuz?

tesekkurler.
0
buenosdias
(13.02.23)
yerebatan sarnıcı.
0
dr doofenshmirtz
(13.02.23)
arter +1
0
since1907
(13.02.23)
Çamlıca Kulesi
Çamlıca Camii
0
2027
(13.02.23)
balat 3-4 yıl önce bugünkü gibi miydi hatırlamıyorum ama oraya götürebilirsin. balat eski rum ve yahudi yerleşim yeri, ilgisini çeker belki kafelerle. (eminönü de yakın bu arada, eminönü'nden vapur gezileri oluyor tüm boğazı geziyor, 1 saat kadar sürüyor. kesinlikle tavsiye ederim). balat'ta bulgar kilisesi de var, uzun yıllardır tadilattaydı. fener rum vs. görmüştür herhalde. neyse, balat'tan yukarı çıkıp fatih camii, yavuz selim camii ve türbeleri de ziyaret edebilirsiniz, genelde turistlerin gittikleri yerler değiller. yavuz selim camii'nin arka avlusunda güzel bir haliç manzarası var. yakın olarak da yine fatih'te zeyrek camii (orijinali kilise) ve orada belediyeye bağlı zeyrek belediye tesisi var, açık alan ve manzarası güzel yine. saraçhane'deki su kanalının o kısım. zeyrek'e gitmişken vefa bozacısı'nda boza içir. aynı caddenin (fevzipaşa) diğer tarafında (yürüyüşle uzun sürebilir -30 dk kadar) kariye kilisesi de vardı ama cami yaptılar onu da, son durumu nedir bilmiyorum.
0
deartheodosia
(13.02.23)
eminönü'nde cağaoğlu'na çıkarken şehzade cağ kebap var, orada yemek yedirirsin. esnaf lokantası gibi. zaten çevrede de bir sürü tatlıcı falan da var. bence yabancıların ilgisini her zaman çekecek şeyler var yarımada'da.

sanat ilgisini çekiyorsa sergilere de götürebilirsin. bu yakın çevrede yine bir sürü yer var ilgili.
0
deartheodosia
(13.02.23)
(7)

elektrik ve su faturasınız ne kadar?

tellioglu
suserler aile evindeyim 2 aydır. geçen ay elektrik 750 geldi, su bu ay 510 geldi (190 gelecek aydan kalan borç 320 bu ay) bu ay 320 yani. su nasıl bu kadar olabilir? elektrik nasıl bu kadar olabilir? evde sadece 2 kişiler. tüm gün çamaşır makinası çalışsa bu kadar olmaz heralde. sizde de böyle acayi
suserler aile evindeyim 2 aydır. geçen ay elektrik 750 geldi, su bu ay 510 geldi (190 gelecek aydan kalan borç 320 bu ay) bu ay 320 yani. su nasıl bu kadar olabilir? elektrik nasıl bu kadar olabilir? evde sadece 2 kişiler. tüm gün çamaşır makinası çalışsa bu kadar olmaz heralde. sizde de böyle acayiplikler var mı?

yer: ankara
0
tellioglu
(13.02.23)
İkisinin toplamı 180. İki günde bir çamaşır, bulaşık makinesi, süpürge çalıştırırım. Her gün duş alırım. Beyaz eşyaların enerji sınıfları, ampullerin verimliliği vs etkilidir muhtemelen.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.23)
su için abonelik tipinize bakın mesken mi, şantiye mi?
tüketim miktarlarını m3 olarak geçmiş aylara göre karşılaştırın son ayda artış varsa klozet varsa bahçe sulama v.b sızdırıyor olabilir, kontrol edilmesi gerekir.
www.aski.gov.tr

elektrik içinde abonelik tipini kontrole edin. mesken mi, ticari mi sanayi mi
elektrik birim fiyatları abonelik tipine ve tüketime göre değişmektedir.
bunun haricinde ısınma klima veya elektrikli ısıtıcı ise normal sayılabilir.

4 kişi
elektrik 370
doğalgaz 1080
su 160
0
sealth
(13.02.23)
elektrik 270
su 110

ocağımız elektrikli.
istanbul
0
biravekahve
(13.02.23)
Elektrik: 623
Su: 163
Doğalgaz: 670

1,5 sene önce 1/4 ödüyordum hepsini.

2 Kişi.
0
msb
(13.02.23)
elektriğiniz şantiye elektriği olabilir veya üçlü tarife olabilir. üçlü tarifede gece daha ucuz, akşamları daha pahalı fiyat var. üçlü tarife ise kullanım alışkanlığınızı gözden geçirin veya tekli tarifeye geçin.
0
inheritance
(13.02.23)
Ankaradayım ben de. Elektrik 1200, su 500 küsür geldi. Geçen senenin 2 katı direkt.

Baktım, ölçüm tarihleri biraz oynamış. Yani işte 30 + 15 gün gibi ölçmüşler, 1 ay değil de 1,5 ay gibi. Biraz da zam + enflasyon diyince normal gelmişti ama yukarıdakileri okuyunca bana da fazla geldi şimdi.
0
plutongezegendegilmi
(13.02.23)
3+1 ev
elektrik 280 TL
su 45 TL
Çankaya Oran
0
ankarakecisi
(13.02.23)
(4)

işaretli kısımlar perde beton mu?

hlt1985
yoksa normal kolon mu?https://www.hizliresim.com/d45mvb4https://www.hizliresim.com/bqh6fxp
yoksa normal kolon mu?

www.hizliresim.com

www.hizliresim.com
0
hlt1985
(13.02.23)
baya kolon onlar.
0
jelly bear
(13.02.23)
dikdörtgen kolon
0
John Bloor
(13.02.23)
Soruya yancı olayım. Bilmediğim için soruyorum. Dikdörtgen kesitli kolonların yerleşiminde tümünün birinci resimdeki gibi birbirine paralel olamaması, bazılarının dik olması gerekmiyor mu? Yük taşıma momenti ve yükü dağıtma anlamında? 1. resimde tüm dikdörtgen kolonlar birbirine paralel.
0
Ruprect
(13.02.23)
@ruprect güzel tespit, gayet yerinde bir soru.
farklı kesitte kolonlar mevcut ve fotonun sağına gidildikçe, binanın şekli düzensizliği kurtarıyor.
ama bahsettiğiniz en temel yapı düzensizliklerinden biridir. çoğu mühendis bu düzensizliği farketmez.
0
artci sarsinti
(13.02.23)
(1)

deprem bolgesindeki toki konutlari

duyulmasi gerektigi kadar
bu konutlarla ilgili haber, bilgi var mi? varsa paylasir misiniz?
bu konutlarla ilgili haber, bilgi var mi? varsa paylasir misiniz?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.02.23)
sapasağlam duruyorlar.
www.google.com
0
Improbable
(13.02.23)
(4)

Yeni pasaport Turkey ibaresi

dakota
Merhaba. 2022 Aralık ortası gibi çıkarılan pasaportta Republic Of Turkey mi Türkiye mi yazar? Hani artık Türkiye ifadesi kullanılacak demişti ya?
Merhaba. 2022 Aralık ortası gibi çıkarılan pasaportta Republic Of Turkey mi Türkiye mi yazar? Hani artık Türkiye ifadesi kullanılacak demişti ya?
0
dakota
(13.02.23)
Benim Kasım'da çıkarttığım pasaportta "Turkey" yazıyor hala maalesef.

(Düzelttim)
0
roket adam
(13.02.23)
tam o tarihte çıkarttım pasaportumu ve Türkiye yazıyor. Eski pasaportumda Turkey yazıyor. Kardeşim ve arkadaşım da yeni çıkardı onlarda da Türkiye yazıyor.
0
pardus
(13.02.23)
neresini soruyorsunuz? kasımda başvurduğumuz pasaprtun kimlik bilgileri sayfasının üstünde TÜRKİYE CUMHURİYETİ/REPUBLIC OF TÜRKİYE yazıyor.
0
elorelia
(13.02.23)
yenilerde türkiye yazıyor.
0
candide
(13.02.23)
(14)

dünya tarihinde en çok saat sıkışıp kalan kişi

semaforo de medianoche
127 saat filmi vardı mesela dağcı adamın kanyonda sıkışıp kaldığı 127 saati anlatan ama depremde işte görüyosunuz enkaz altından 170. saatte sağ çıkan var hala 127'yi baya geçen örnekler gördük yani. bunun daha üst bir rekoru var mı acaba daha önce? şu yüzden soruyorum umudu nereye kadar korumak laz
127 saat filmi vardı mesela dağcı adamın kanyonda sıkışıp kaldığı 127 saati anlatan ama depremde işte görüyosunuz enkaz altından 170. saatte sağ çıkan var hala 127'yi baya geçen örnekler gördük yani. bunun daha üst bir rekoru var mı acaba daha önce? şu yüzden soruyorum umudu nereye kadar korumak lazım önde bir örnek varsa en azından kafada biraz daha belirleyici olur. yoksa bizim vatandaşlarımız mı şu an (maalesef mi denir iyi ki mi denir bilemedim) rekoru kıran kişiler?
0
semaforo de medianoche
(13.02.23)
Bir Afganistan depreminde, 63 gün sonra çıkartılan kadın varmış.
0
John Bloor
(13.02.23)
@john haberin linki var mı? gerçekse bile o baya buzdolabının yanında falan sıkışmıştır yani bir insan fiziksel olarak aç susuz 63 gün yaşayamamalı. normal şartlarda bir insanın böyle bir durumda yanında en fazla 1 şişe su 1 paket de atıştırmalık bir şey olur.
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
Abi o Afgan kadın sanırım depreme mutfakta yakalanmıştı, yani yiyeceğe içeceğe erişimi vardı, o büyük bir avantaj.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
yukarıda yazıldığı gibi pakistanlı birisinin akıllara ziyan doğruluğu tartışmalı bir rekoru varmış, geçtiğimiz günlerde de bir başkasının haiti depreminde iki hafta sonra çıkarıldığı yazılmıştı. bu tabi bulunulan yer, battaniye olup olmaması, uyuyarak geçirip geçirmeme gibi pek çok faktöre bağlı. ben tüm iyi ihtimaller bir araya gelmesi halinde 10 gün olarak görüyorum en fazla.
0
bos dusunce balonu
(13.02.23)
Abi bir de açlıktan kimse ölmez, yani açlık halinde çok uzun süre hayatta kalabilirsin en zayıf insanda bile bi 5-10 kilo yağ olur bunları kullanır vücut 90bin kalorilik enerji demek bu, ayrıca kas proteinleri de beyin ve kalp için şeker lazım olduğunda şekere dönüştürülebilen aminoasitler içerir ama su yoksa mümkün değil yani hayatta kalmak böbrek komplikasyonları başladığında direkt ölürsün, 10 gün sonra sağ çıkanlar gerçekten mucize yaratmış olur ama onların da sonradan hayatta kalması yine mucize olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
türkiye için rekor 187 saat sanıyorum. erzincan depreminde bir afetzede kurtarılmıştı 187 saat sonra. umarım bu rekor aşılır bir çok insan daha sağ çıkarılır önümüzdeki saatlerde. sağlıkçıların dediklerine 9-10 gün dayanabilen insanlar oluyor az da olsa. bu tabi oldukça kişisel bir durum. kimi 10 saat susuz kalamazken kimi bünyeler 9-10 gün dayanabiliyor.
0
pardus
(13.02.23)
ekstrem örnekleri dışarda tutmak lazım. su ve gıda erişimi rahatsa ve hava şartları da müsaitse bu süre verdiğiniz örnekteki gibi 63 günlere falan bile çıkabilir.

@kaleci açlıktan ölünmez belki ama mineral vitamin alımları 0'a düşünce bağışıklık çöker, hastalıklar olabilir, psikolojik boyutu da var işin tabi. vücudun metabolizmayı çalıştırabilmesi için gerekli enerjiyi elde edememesinden değil de başka sebeplerden ciddi sıkıntı verir diye düşünüyorum açlık.

@pardus 1939 erzincan mı? haber linki varsa atabilir misiniz?
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
enkazdan çıkarılıyorda sonrasını kimse söylemiyor. bu kişiler sonrasında kaç gün hayatta kalabiliyor. bir çoğu akut böbrek yetmezliğinden hastanede hayatını kaybediyor.
kurtulanların sağ kalma oranı bilinmiyor.

belki çevresinde yiyecek bulunanlar uzun süre hayatta kalabilir ama sıkışık durumda hareketsiz kalanlar veya bir uzvu sıkışanların bu kadar süre hayatta kalmasının imkanı yok.
0
astronom bey
(13.02.23)
tayland'da mağarada mahsur kalan çocuklara 10 gün sonra ulaşılmıştı sanki.
0
elorelia
(13.02.23)
yalnız o filmde adam kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde tek başına sıkışmıştı. karşılaştırma anlamsız olmuş.

bizde rekor erzincan depremi, dünyada da o 63 gün kalan kişi.
0
candide
(13.02.23)
@candide niye anlamsız? ben insan fiyolojisinin aç susuz hareketsiz dayanabileceği süreleri sordum işte ha kanyonda ıssız bir yerde sıkışmışsın ha şehir merkezinde bir enkazda. kurtarılma şansından falan bahsetmiyorum ki.

@elorelia evet onun filmini görmüştüm ama izlemedim. su ve yemek stokları var mıydı orada mahsur kalanların?
0
🌸semaforo de medianoche
(13.02.23)
şimdi baktım. mağaradan damlayan suları içmişler. ama yiyecek konusunda farklı haber ler var. bazı haberlerde biraz atıştırmalıkları var diyor bazı haberlerde without food diyor. emin olamadım ben de.
0
elorelia
(13.02.23)
@semaforo de medianoche

1992 Erzincan Depremi, 187 saat

www.cnnturk.com
0
mey17
(13.02.23)
@semaforo psikoloji insanın hayatta kalma süresini oldukça etkileyen bir şey. o yüzden yaşamın olmadığı yerde sıkışmak ile deprem enkazında sıkışmak çok farklı.
0
candide
(13.02.23)

Sıfır araç?

blackidom
marka model farketmez. bu marka şu bayiye git, ellerinde şu araç var dediğiniz bir yer var mı? (yer: istanbul)
marka model farketmez. bu marka şu bayiye git, ellerinde şu araç var dediğiniz bir yer var mı? (yer: istanbul)
0
blackidom
(13.02.23)
(26)

Türklerin Yunanları Sevmemesi

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'
Yani ülkenin geneli için söylemiyorum tabii ben seviyorum mesela, ben herkesi seviyorum zaten benim için sorun yok, yani genellemeden konuşmak istiyorum ama bir yandan da genelliyorum tabii. Sorum şu: Abi biz Yunanları neden sevmiyoruz? Misal Yunanların Türkleri sevmemesini anlıyorum, yani İstanbul'un alınması falan geçiyorum ama gidip 15. yüzyılda Atina'ya girmişiz 19. yüzyılda çıkmışız, yüzlerce yıl adamların ülkesinde kalmışız, bu insanlar asimile de edilmemiş mesela Osmanlı'nın öyle bir politikası da yok, kendi kimliklerini korumuşlar. Bu şartlar altında ben Yunanların Türklere düşman olmasını anlayabiliyorum hak da veriyorum, bi ülke gelip benim ülkemi işgal etse ve 400 sene kalsa ben de düşman olurdum ama biz neden düşman olmuşuz, yani Kurtuluş Savaşı'nda olanlar eşit bir neden yaratıyormuş gibi de gelmiyor bana açıkçası, sanki onlar bizi sevmiyor diye biz de sevmiyormuşuz gibi olmuşuz. Böyle mi oldu acaba yoksa ben başka bir şeyi mi atladım? Teşekkür ederim.

Edit: Sorum genellemeye açık olduğu için sıkıntı yaratıyor olabilir, o nedenle şöyle düzenlemek istedim: Elimizde 10 Yunan ve 10 Türk var, bunlar birbirlerini sevmiyorlar, ben 10 Yunan neden sevmiyor anlayabiliyorum yukarıda saydım ama 10 Türk neden sevmiyor onu çözemiyor. Neden?
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
iki millet de birbirini gayet seviyor; Yunanistan'da Türk olduğumu duyan herkes acayip yardımcı oldu bana. Türkiye'de de durum az çok böyle.

Ha iki milletin de ırkçısı aşırı milliyetçisi yok mu? Elbette var. Onlar her millette o kadar var, olur öyle.
0
babilfish
(13.02.23)
Tamam bro işte benim sorduğum da bu zaten. Türkleri sevmeyen Yunanları anlayabiliyorum, bizim bahanemiz ne? Misal Türkiye'de 10 kişi Yunanları sevmiyor diyelim, bu insanlar neden sevmiyor olabilir gibi bir şey benim merak ettiğim.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
o esnada yunan sevmeyenler: çünkü onlar bizim baklavamızı dönerimizi cacığımızı çaldılar. :(
0
theseachange
(13.02.23)
hocam biz batıyı komple sevmiyoruz zaten. israil'i düşmanımız olarak gören milyonlar vardır. sanki biz filistinliyiz:)
0
nothing in my way
(13.02.23)
yunanistana gittiğimde gayet iyi davrandılar ama tarihe bakarsak belli sıkıntılar olmuş. tripoliçe katliamı ve 1. dünya savaşındaki sıkıntılar bu tarz şeyler var. bunları savaş zamanına göre düşünmek lazım.
tarihe şu açıdan hiç bakılmıyor, devşirme denip geçiliyor. adamı anasından babasından ayırıp kendi yanına alıyorsun yıllarca büyütüyorsun. adamlar içten içe kuruluyor sonuç olarak ayaklanma vs oldu. tarihsel böyle bir bakış var.

ama dünya insanı olarak ben iyi insan olduktan sonra herkesi seviyorum. din dil ırk vs. çok da önemli değil.
0
mikahakkinen
(13.02.23)
orta yaşlılarımız doksanlardaki kardak krizini hatırlar. şu anda nasıl dış mihraklar gibi yapay bir düşman algısı oluşturulduysa, o yıllarda da düşman algısı yunanistan üzerinden kuruluyordu. osmanlı, kurtuluş savaşı ve 6-7 eylül olaylarına rağmen (yani eğitimsiz basit halk için birçok gerekçe varken) halk nezdinde böyle bir düşmanlık olmadı hiç. siyasetçilerin goygoyuydu onların hepsi.
0
sir gawain
(13.02.23)
Şimdi buraya Mora katliamı, kurtuluş savaşında yapılan katliamlar, İzmir yangını gibi şeyler yazılabilir, yazanlar da olur. Tabii ki hiçbir katliamı desteklemiyorum ve İzmirli biri olarak İzmir yangınını lanetle anıyorum (hala kimin yaptığı şaibeli aslında dümdüz o kargaşada fırından çıktı diyen de var ama tartışmaya girmiyorum, Yunanlar kaçarken yaktı diye kabul edelim).

Ama bence asıl neden sizin de dediğiniz gibi 400 yıl yönettiğimiz ve "yüce" Osmanlı'nın yanında ufak sayılabilecek bir milletin bağımsız olması ve Osmanlı'nın bunu engelleyememesi. Büyüklük kompleksimize vurulan en önemli darbelerden.

400 yıl yönettiğimiz dönemde işte şöyle hoşgörülüydük böyle karışmadık diye anlatıyoruz ama hoşgörülü olmakla eş vatandaş kabul etmek farklı şeyler. Ha yine Yeni Çağ Avrupasına göre Osmanlı'nın hoşgörü politikası çok daha iyi, o dönem standardında da takdir edilebilecek bir şey insan hakları açısından ama işte klasik Fransız İhtilali sonrası dönemde, Osmanlı da yavaş yavaş çözülme sürecine girerken bu milletlerin bağımsız olma isteğine hak vermek gerekir 2023 yılından baktığımızda. O dönemde hiçbir bağımsızlık mücadelesi de kansız bitmiyordu şimdiki gibi Birleşmiş Milletler gibi uluslarüstü kurumların da olmadığı ortamda sivil katliamları da olmuştur maalesef. Ama bence bu sebepler dediğiniz gibi terazi kefelerini eşit doldurmuyor. 400 yıl boyunca adamların en büyük erkek çocuklarını alıp zorla müslüman yapıp savaştırmış. Hadi çok şanslı bi azınlıktaysa mülki idarede çalışıp sadrazam bile olabilmişler ama Muhteşem Yüzyıl'da da gördüğümüz gibi hala köle gibi bi şeyler. Kapıkulu yani adları padişahın kapısındaki kul. Bu çok büyük bir toplumsal travma. Şimdi bazı tarihçiler(!) "Balkanlardaki aileler çocuklarının alınmasını istiyordu daha iyi şartlarda yaşasınlar diye" diyor ama bu bana çok gerçekçi gelmiyor açıkçası bilmiyorum.

Ha ama Yunanların Anadolu işgali hayali de kendi haklılıklarına çok büyük darbe vuran bir şey. Gerçi İzmir'e çıktıklarında İzmir halkı (sadece Rumlar da değil) çok da üzülmemiş diyenler de var. İzmir Osmanlı döneminde de Gavur İzmir denip devletten hiç destek almayan bir şehirmiş. Ama tabii ki İngiltere'nin gazıyla biz burdan Ankara'ya kadar gideriz mevzusu yanlış ve gereksiz bir hamle. Bunun Anadolu halkında yarattığı travmayı da anlayabiliyorum.

Neyse bence haklısın. Ama senin de dediğin gibi iki tarafta da sevenler daha fazla sevmeyenlerden. Son yüzyılda yaşanan onlarca soruna rağmen (kurtuluş savaşı, nüfus mübadelesi, 6-7 eylül olayları, kıbrıs sorunu, kardak kayalıkları, kıta sahanlığı, adalar vs vs) yine bir sıkıntıda ilk gelen devlet oluyoruz karşılıklı. Halkın da birbirine olan sevgisi pek değişmiyor gördüğüm kadarıyla.
0
nundu
(13.02.23)
Nundu ben de böyle düşünüyorum tamı tamamına, benim ne anlatmak istediğimi sen daha net açıklamışsın.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Yunanlılar Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi'ndeki düşmanımız. Başarılı olsalardı bugün Türkiye olmayacaktı. Bunun dışında Kıbrıs için terör faaliyeti söz konusuydu. Yunanca şarkıları severim. Hep gitmek istediğim bir yer. Anadolu'ya, dünyaya olan kültürel katkılarını severim. Ama günümüzde dikkat edilmesi gereken bir ülke. Düşman uyumaz.
0
dissendium
(13.02.23)
hala devam eden siyasi problemler var. bunlar ülkelerin bağımsızlığını ilgilendiren şeyler. kıbrısı var, adaları var, kıta sahanlığı meselesi var.

bunlar sadece devlet sorunu değil halkların da sorunu maalesef. iki taraf da doğal olarak geri adım atmak istemiyor. yunan halkı ile türk halkı tabii ki dost olabilir. bir ateist de bir muhafazakarla dost olabilir. o muhafazakarın bulunduğu cemaat "camilerin yanında meyhane istemiyoruz" diyebilir. senin bulunduğun cemaat ise "ezan okunurken hoparlör kullanılmasın" diyebilir. bu bazı ateistlerde ve mütedeyyinlerde sana olan etkisinden farklı bir şekilde tezahür edip düşmanlığa yol açabilir.

olay geniş açıdan bakınca biraz kompleksleşiyor. beraber rakı içelim meze yiyelim dostça yaşayalım değil sadece. yoksa tabii herkes birbirini seviyor. israil'de de filistinlilere karşı öyle bir düşmanlık yok gayet yaşıyorlar orada. hatta meclislerinde milletvekilleri var yanılmıyorsam. fakat öyle ya da böyle halkın bir kısmı bu gelişmelerden etkilenip düşmanlık yapıyor. bu çok doğal.
0
bohr atom modeli
(13.02.23)
Biz onların topraklarını işgal etmemişiz. Onu düzeltelim. Biz aldığımızı Doğu Roma İmparatorluğundan almışız. Yunanistandan değil.

Google'a 'Yunanistan milli marşının Türkçe sözler yazıp' o marşı bir okumakta fayda var.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş savaşında olanlar, bizim açımızdan yeterince nefret kaynağı teşkil eder ama okumak lazım.

Son olarak da geçmişi geçmişte bırakıp tüm insanların birbirini kardeş olarak gördüğü bir Dünya'ya evriliyoruz. Ama gerek emperyalizm ve gerekse 'Dış düşman'lıklardan beslenen siyasi iktidarlar buna müsaade etmiyor.
0
Mirket
(13.02.23)
Benim anne tarafı 1960’ta türk vatandaşlığı almışlar. Öncesinde İskeçe’de yaşıyorlarmış. Dedem, anneannem, dayım Yunanları pek sevmezler. Özellikle dedem hiç hoşlanmazdı. Bulabildiği ilk fırsatta da Türkiye’ye göç etmiş bu yüzden. Yunanlardan çok çektik, ayrımcılık vardı diye bir sürü hikayesi vardı, dinlerdik. Bir diğer nedeni de tabii ki Atatürk’ün ülkesinde yaşamak istemesi, bu ayrı konu.

Fakat yine de benim olduğum kuşakta böyle bir nefret yok. Aksine Yunanları çok seviyorum onlarla aynı milletmişiz gibi geliyor. Öğrencilerime milli mücadeleyi anlatırken de hep üstüne basa basa artık bu ülkelerle ilgili bir problemimiz yok hepimiz dünya vatandaşıyız diyorum.

Dedem dışında da Yunanları sevmeyen görmedim açıkcası. O da anılarından dolayı sevmiyor, belki de kendince haklıdır. Hiçbir fikri/anısı olmadan direkt düşmanlık besleyenler muhtemelen ilkel milliyetçilik duygularıyla hareket ediyordur.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.23)
Mirket hocam biz Doğu Roma'yı alınca Yunanistan 2,5 litrelik kolaya bantlanmış 1 litrelik Fanta gibi promosyon olarak geldi o nedenle işgal sayılmaz bu mu demek istiyorsun yani :)
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu Japon devleti miydi yav basbaya Yunan devleti işte. İsminde Roma geçiyor diye Roma devleti diyosak Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nu ne yapalım :)

Doğu Roma İmparatorluğu'nun (ya da kısaca Bizans işte) halkı, yöneticileri, dini, kültürü her şeyi Yunan. Ayrıca Bizans'tan aldık diye Yunanistan toprağını işgal ettik sayılmıyor mu ne alaka :d adamların bin yıllardır yaşadığı topraklar orası yani.
0
nundu
(13.02.23)
su an yunanistan’da yasayanlar daha ziyade arnavut kokenliler. yani o iddia ettikleri helenleri kesmis tayfa. ayrica mesela mora katliami diye bir hadise var.
0
alperz
(13.02.23)
tamamen resmi tarihten kaynaklı.

bize ilkokulda, ortaokulda, lisede tekrar tekrar anlatılan yunanların kurtuluş savaşı döneminde katliam yaptıkları, kadınların meme uçlarını kestikleri, sırf zevkine hamile kadınların karınlarını deşip çocuğun cinsiyeti üzerine iddiaya tutuştukları, köyleri-şehirleri ateşe verdikleri, vb.

bu hikayelerle büyüyen bir çocuğun bırak yunanlardan nefret etmesini, kendini canlı bomba yapıp atina'da havaya uçurmasını beklersin.
0
nickini degistiren yazar
(13.02.23)
İçlerinde samimi olanları olsa da bu biraz da taktiksel bir davranış. Osmanlı döneminde de böyle yakınlaşmalar olmuş. Padişahlardan yunan kadınla evlilik yapanlar var. Bireysel tavırlarla milli menfaatler çok farklı şeyler. Bir bakmışsın vatanın elden gitmiş..
0
scholar
(13.02.23)
Abi yanlış anlamayın ama bence herkes kendi götünün derdinde ya, kimse kimseye çökmeye çalışacak güçte değil değil gibi. Yunanların 10 milyon nüfusu var AB'den şurdan burdan aldığı yardımlarla onların karnını doyuramıyor bizi alıp ne yapacaklar. Yani 100 sene önce bi kere İngilizlerin gazıyla savaş açtılar ama o dönem herkes herkese savaş açıyordu zaten bitti gitti. Biz de "bir gece ansızın Atina" diyorduk ama daha depremde kendi şehirlerimize giremedik bir gecede.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
çok yakın tarihte yaşanmış bir kıbrıs faciası var. o dönem gerçekten ciddi saldırılar yapılmış sivil türklere karşı. devamında onları korumak durumunda kaldığımız için savaşa girmek ve yıllarca bir ton yükle uğraşmak zorunda kalmışız hala da uğraşıyoruz. bu konunun gideri 50 yıl bile değil. sırf bu bile çok doğal olarak bir düşmanlık ve nefret sebebidir. bunun dışında çözülememiş çok ciddi bir kıta sahanlığı konusu var ki bu da taşıdığımız risklerden bir tanesi. yani evet kültürlerimiz benziyor ama adamlarla çok uzun zamandır sürekli savaşıyoruz, böyle bir nefret olması çok normal.

@kaleci son yorumuna istinaden de şöyle diyeyim, zaten yunanistan'ın bize bir savaş açmayacağı bariz. ama biraz batı güdümünden çıkan türkiye'nin terbiye edileceği ilk nokta egedeki bu yukarıda bahsettiğim zaafiyet olacaktır. artık ülkeler birbirine saldırmıyor, başına bela olsun diye önden destekli küçük çocuk yolluyorlar, öyle bir durum olur da rusyanın durumuna düşersek ne yapacağız? bence gayet aktif bir tehdit bu.

edit: bu arada benim yunanlarla bir derdim yok, sadece algısal açıdan incelemeye çalıştım.
0
roket adam
(13.02.23)
Kurtuluş savaşı ve kıbrıs sorunu kaynaklı. Ayrıca başlık öyle bir açılmış ki yunanlar bize topyekûn bayılıyor gibi bir durum var sanki. "Türklerin ve Yunanların birbirini sevmemesi" sevme - sevmeme durumu karşılıklı bir durum
0
yazdonumu
(13.02.23)
Doğu Roma İmparatorluğu'na Yunan devleti diyen arkadaş eminim Kölemenlere de Mısır Devleti diyordur.
0
Mirket
(13.02.23)
Memlükler, Mısır ve Levant coğrafyasında olan, yönetici takımının ilk 200 yıl Türk, sonraki 200 yıl Çerkes ama halkının çoğunlukla Arap olduğu bir devlet. Yani Memlüklere Mısır devleti de, Türk/Çerkes devleti de ya da Arap devleti de diyebilirsin çünkü hepsini kapsıyor. Mısırlı diye millet yok yav zaten o dönemde, merkezi Mısır'da olan bir devlete niye Mısır devleti denemesin ki.

Bizans için böyle bir durum yok. Halkı da yöneticisi de Yunan (Bizansın zirve döneminden bahsetmiyorum, Osmanlı ile mücadele ettikleri son dönemleri). Sonuç olarak Bizans bir Yunan devletiydi. Burda tartıştığımız konunun ne olduğunu anlamadım :)

Bizans'a Doğu Roma İmparatorluğu diyince durum değişmiyor. Roma ile alakaları, Fatih'in kendini Roma'nın sultanı ilan etmesiyle benzer. Bir mirası devam ettirme çabası. Ruslar bile kendilerine Roma'nın mirasçısı dedi tarihte. Roma'nın mirasçısı olmak istemekle Romalı olmak farklı şeyler.

Yani Osmanlı ne kadar Romaysa, 1100 sonrası Bizans da o kadar Roma'dır. O yüzden son dönem Bizans'ı bir Yunan devletidir.
0
nundu
(13.02.23)
yazıldı mı bilmiyorum yanıtları okumadım ama din temelli işte. müslüman olsalardı çok sever, kardeş şehir derdik ve avrupa'ya karşı hep yunanistan'ın yanında olurduk.
0
deartheodosia
(13.02.23)
Egeli olarak hem severim hem sevmem. Çünkü Yunan gavurudur :). Buraları yakıp yıkmıştır. Duyduklarımıza göre çocukları kuyulara saklayarak kurtarmıştır dedelerimiz falan.
Ama ortak kültür var. Onlarda çok rahat yaşayan bir halk değil.
Zamanında İngilizlere uymaları yani tam siyahta değiller.
Ama Türkleri sevenine de sevmeyenine de rastladım, sevmeyeni çok fena, dikkat etmek lazım
0
Coma
(13.02.23)
benim tek sebebim yemek muhabbeti bi de abuk subuk deniz sınırları çizmeye çalışmaları. bi derdim yok onun dışında. halkla zaten hiçbi derdim yok
0
Ranchoddas
(13.02.23)
Konuştuğum az sayıdaki Yunandan aldığım izlenime göre Türklere öyle ayılıp bayılma durumu yok tabi ama sevmedikleri milletler içinde birinci sırada değiliz ona eminim. Arnavutları hiç sevmiyor adamlar. Hepsi sayıp sövüyor Arnavutlara ilginçtir. Bizde de Yunan sevmeyen taraf Arap sevici islamcı tipler.
0
uvcray
(14.02.23)
(2)

Kısa vadede faiz ve dolar

dissendium
Kısa vadede faiz mi mantıklı, dolar mı?1 ayda Enpara 15 bin TL'ye 249 TL veriyor. 1 ayda dolar bu kadar kazandırır mı? Amaç paranın fazla erimemesi.Ek soruFaizle geçinmek gerçekten mümkün mü? 1 milyon TL'niz olsa 20 bin TL faizle geçinmeyi düşünür müsünüz?Cevaplar için teşekkür ederim.
Kısa vadede faiz mi mantıklı, dolar mı?

1 ayda Enpara 15 bin TL'ye 249 TL veriyor. 1 ayda dolar bu kadar kazandırır mı? Amaç paranın fazla erimemesi.

Ek soru

Faizle geçinmek gerçekten mümkün mü? 1 milyon TL'niz olsa 20 bin TL faizle geçinmeyi düşünür müsünüz?

Cevaplar için teşekkür ederim.
0
dissendium
(13.02.23)
İlk sorunun cevabını sadece bir kişi biliyor.

İkinci soru:

Anapara sürekli olarak enflasyon karşısında eriyeceği için alım gücü düşecektir. Şu an faiz+Anapara bile enflasyon karşısında eriyor. Yani hiç mantıklı değil.
0
Mirket
(13.02.23)
5 yıl önce bankada 120 bin liran varsa faizden asgari ücret kazanabiliyordun.

Bugün ise bu tutar 520 bin liraya çıkmış. Kaba bir hesapla faizden asgari ücret alabilmek için her yıl dışarıdan 80 bin lir beklemen gerekiyor. Koyamazsan aynı paradan bugün de aylık 1600 lira alıyorsun.

bugün bankada 1 milyon paran varsa 20 bin lira 2023 için fena olmayabilir. Ama 10 yıl sonra muhtemelen bir market sepetine verirsin o parayı.
0
babilfish
(13.02.23)
(3)

bina güvenlik sorusu

ted
son depremde şaşırdığım şeylerden bir tanesi yeni binaların da yıkılması oldu. ev kiralarken açıkçası sadece yeni olmasına dikkat etmiştim. sektörde olanlar varsa istanbul'daki yeni binalar nasıl yapılıyor bilen var mı? son 2-3 senede yapılan, giriş katında dükkan vs. olmayan, çevredeki binalar ile
son depremde şaşırdığım şeylerden bir tanesi yeni binaların da yıkılması oldu. ev kiralarken açıkçası sadece yeni olmasına dikkat etmiştim. sektörde olanlar varsa istanbul'daki yeni binalar nasıl yapılıyor bilen var mı? son 2-3 senede yapılan, giriş katında dükkan vs. olmayan, çevredeki binalar ile arasında en az 3-4 metre boşluk bulunan ev genel olarak güvenlidir diyebilir miyiz? benim kiracı olarak evin nasıl bir zemin üzerine yapıldığını öğrenme şansım var mı?
0
ted
(13.02.23)
test edilmedikçe hepsi yalan çıktı hocam
0
lcha
(13.02.23)
çok komplike bir konu. tek bir parametresi yok. zemin, yapı niteliği, malzeme, statik vs bir çok meselesi var.

yeni bina dahi olsa alt dükkanlar için kolon kesilirse zaten eski binalardan daha beter oluyor. yeni bina dahi olsa zemine uygun bir etüt yapılmamışsa zaten büyük tehlike oluyor.

ev sahiplerinden veya oturacağınız yerin yönetiminden isteyebilirsiniz deprem risk raporu varsa şayet.

girişte dükkanı olmayan, çevreyle 3-4 metre boşluk olan vs gibi durumlar depreme karşı olumlu bir gösterge değil. hatta bir gösterge değil bunlar. her konum için farklı dinamikler vardır.
0
pardus
(13.02.23)
@pardus
giriş katta dükkan olmamasını şu anda gündem olan kolon kesen dükkanlar vs. muhabbeti için söyledim. çevrede boşluk olması kısmı da aşağıdaki sorulardan bir tanesinde konuşuluyordu, o yüzden söyledim. apartman 4 katlı bu arada ancak bu da etkiliyor bu bilmiyorum.
0
🌸ted
(13.02.23)

Marl (Almanya) yardım kolileri kundaklandı iddiası

wiekannich
https://www.instagram.com/p/Col-RGzscrL/Gerçekliğini teyit edip haberleştirebilecek kime ulaşabiliriz?
www.instagram.com

Gerçekliğini teyit edip haberleştirebilecek kime ulaşabiliriz?
0
wiekannich
(13.02.23)
(2)

amazon.de gönderim limiti?

contavolta
amazon.de'den çocuğumun ilk doğum günü için bisiklet tarzı bişey almak istiyorum. normal fiyatı 112 euro. kargo ve vergilerle 172 euro oluyor. satıcısı da amazon ürünün. ürünün burdaki fiyatı ile arasında 2 bin tl gibi bi fark oluyor. o yüzden amazon'dan almak mantıklı ama gelir mi diye soru işaretl
amazon.de'den çocuğumun ilk doğum günü için bisiklet tarzı bişey almak istiyorum. normal fiyatı 112 euro. kargo ve vergilerle 172 euro oluyor. satıcısı da amazon ürünün. ürünün burdaki fiyatı ile arasında 2 bin tl gibi bi fark oluyor. o yüzden amazon'dan almak mantıklı ama gelir mi diye soru işaretleri oluştu kafamda. daha önce alışveriş yaptım ama daha küçük meblağlardaki ürünler içindi.

sanki 150 euro diye bi limit var diye duymuştum. amazon'da gönderim yapılamaz falan diye bişey demiyor ama bu ürünü alsam ekstra vergi vs. ya da gümrükte takılma olayı olur mu?

teşekkürler.
0
contavolta
(13.02.23)
172 Euro ödersiniz, kapınıza gelir. Düşük ihtimal kısmi iade bile olabilir.
0
babilfish
(13.02.23)
Amazon o vergiyi falan hesaplayıp gönderiyor, gelir.
com.tr'de aynı ürün varsa (yurtdışından gönderilir diye belirtiyor) ve fiyat farkı yoksa buradan alsanız da olur. com.tr üzerinden Almanya'dan elektrikli alet aldık biz, sıkıntısız çıktı geldi.
0
kobuzchu kiz
(13.02.23)
(1)

turkcell abonelik iptali

KidLazer
merhaba,henüz 1. ay faturamı ödediğim turkcell GSM aboneliğimi nasıl iptal ettirebilirim? 3 ay içerisinde başka sağlayıcıya geçemem diye aklımda kalmış.Sözleşmeden ücret ödemeden ayrılmam mümkün mü? Yoksa parasını verip ayrılacağım dert değil. "yok knka" tarzı cevaplar verilmezse çok sevinirim. başı
merhaba,

henüz 1. ay faturamı ödediğim turkcell GSM aboneliğimi nasıl iptal ettirebilirim?
3 ay içerisinde başka sağlayıcıya geçemem diye aklımda kalmış.
Sözleşmeden ücret ödemeden ayrılmam mümkün mü? Yoksa parasını verip ayrılacağım dert değil.

"yok knka" tarzı cevaplar verilmezse çok sevinirim. başından geçmiş ya da hukuk bilgisi olanlardan yanıt alabilirsem süper olur.
0
KidLazer
(13.02.23)
3 ay içinde geçememe olayı ilk hat alışları için geçerli diye biliyorum.

1 aylık indirimi öder ve hattınızı taşıyabilirsiniz.
0
elorelia
(13.02.23)
(1)

hdmi sorun

duyurukullanıcısı
5 gün bir yere gittim geldim her zaman kullandığım laptop-ekran ikilisi çalışmamaya başladıekranda sinyal yok uyarısı alıyorum.aynı kablo başka laptopda çalışıyor yani ekran ve kabloda sorun yoklaptopbu tv'ye aynı kablo ile bağlıyorum yine görüntü yokbu laptop 5 günde bir hale girdi herhalde görüntü
5 gün bir yere gittim geldim her zaman kullandığım laptop-ekran ikilisi çalışmamaya başladı

ekranda sinyal yok uyarısı alıyorum.

aynı kablo başka laptopda çalışıyor yani ekran ve kabloda sorun yok
laptopbu tv'ye aynı kablo ile bağlıyorum yine görüntü yok

bu laptop 5 günde bir hale girdi herhalde görüntü aktarımında sorun var.

ne olabilir?
0
duyurukullanıcısı
(13.02.23)
bende şöyle bir durum olmuştu. laptop ilk açıldığında (boot) hdmi kablosu takılı değilse görmüyordu. siz de öyle bir deneyin isterseniz. laptopu kapatın, hdmi kablosunu takıp açın.
0
inheritance
(13.02.23)
(5)

Araç kaloriferinden zehirlenip vefat eden tır şöförü

ditu
İlk günlerde bölgeye yardım götüren tır şöförü gece kendi aracının içinde uyurken kaloriferden zehirlenip vefat etti haberlerini okumuştum. Kaloriferden nasıl zehirleniliyor? Klima gazı gibi bir gaz yok içinde. Teknik olarak nasıl gerçekleşiyor bu olay ?
İlk günlerde bölgeye yardım götüren tır şöförü gece kendi aracının içinde uyurken kaloriferden zehirlenip vefat etti haberlerini okumuştum. Kaloriferden nasıl zehirleniliyor? Klima gazı gibi bir gaz yok içinde. Teknik olarak nasıl gerçekleşiyor bu olay ?
0
ditu
(13.02.23)
Dediginiz konunun açıklamasıyla alakalı bir yazı

www.webtekno.com
0
limonlu eksi
(13.02.23)
Sanirim egzoz gazi karisiyor.
0
stavro
(13.02.23)
Olay bu değil. Kamyoncular benzinle çalışan bir ısıtıcı kullanıyorlar. Sabaha kadar 2-3 litre benzin harcayan. Bu cihazdan dolayı karbonmonoksit gazı sebebiyle vefat etmiştir muhtemelen. Bulursam atarım adını
0
westblack
(13.02.23)
youtu.be


Şu aygıt
0
westblack
(13.02.23)
Webastonun eksozundan gaz kaçırmıştır kabin içine, webasto aslında bu işi yapan ilk marka ve ürüne jenerik olarak adı verildi halk arasında. Tırlarda ve teknelerde araç motorundan ayrı olarak kendi motoru ve ateşleme sistemi olan yakıtla çalışan kabin kaloriferleri bunlar.

Allah rahmet eylesin.
0
John Bloor
(13.02.23)
(16)

Hatay ve Hataylılar neden bu kadar çok seviliyor?

anais
Türkiye’de başka bir şehir ve sakinleri için bu kadar sevgi gösterildiğine şahit olmadım. Hatay sevgisinin nedeni ne? İkinci sorum Hatay’daki gayrimüslim nüfusun diğer Anadolu şehirlerine göre yoğun olmasının sebebi nedir?
Türkiye’de başka bir şehir ve sakinleri için bu kadar sevgi gösterildiğine şahit olmadım. Hatay sevgisinin nedeni ne?

İkinci sorum Hatay’daki gayrimüslim nüfusun diğer Anadolu şehirlerine göre yoğun olmasının sebebi nedir?
0
anais
(13.02.23)
uzun uzun yazamayacagım su anda ama "hatay(antakya) insanı kalender olur" algısı var mesela bende. bi ıslanmış da kurumuş, bi yanmış da sönmüş insanlar gibi.
0
fatihkkk
(13.02.23)
çünkü künefe ile bize pozitif duygular yaşatıp pavlov deneyi gibi koşulluyorlar büyük oyunu görelim.
0
anon1m
(13.02.23)
ben antep"İ de seviyorum. yemek kültüründen olabilir. hatay"lı arkadaşım hayatımda tatmadığım lezzette portakal getirirdi. ben bu yüzden seviyorum diğerlerini bilmem. birde kurtuluş savaşında düşmana ilk kurşun oralarda sıkılmış.
0
sanemz
(13.02.23)
6 sene yaşadım orada.
Toprağının verimliliği ve limanıyla tarih boyunca cazibe merkezi olmuş, değişik dinden insanlar gelip geçmiş, bir kısmı da yaşamaya devam etmiş. Her dinden ve değişik mezheplerden insanın olması birbirlerine saygıyı, birbirinin yaşam tarzına müdahale etmemeyi öğretmiş. Bu hoşgörü herkesin dinini özgürce yaşamasını sağlıyor.

Kadınlar da bu özgürlükten nasibini almış. Kaçma göçme yok. Kadın görünürlüğü fazla.

İnsanlarında garip bir insan sevgisi var. 'Abi sen inme, senin yükün ağır, Herkes inince ben seni gideceğin yere bırakayım' diye dolmuş şöförlerine falan rastlıyorsun.

Kendi acısını bir kenara bırakıp kurtarma ekibine yemek yapmaya kalkan depremzedeler varsa hiç şaşmam.

Esnafı kazık atmayı bilmiyor. Şöyle insanlar yaşıyor orada.
twitter.com

Yemekleri çok güzel <3
0
Mirket
(13.02.23)
Hatay ayrı bir devlet olarak yaşamını devam ettirme şansı varken kendi isteğiyle Türkiye Cumhuriyeti'ne katılmış Atatürk'ün de Hatay'ı Türkiye Cumhuriyet'ine katmak için özel olarak çaba gösterdiği bir şehir, bunun da bir etkisi vardır muhakkak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Valla güzel bi tespit yapmışsın, benim de çok pozitif bakış açım var hataylılara karşı. Tanıdığım hataylılar hem kral insanlar, hem de biraz daha toplumun çağdaş kesiminden oldukları için sanırım.
0
roket adam
(13.02.23)
denizi, doğası, yemeği, tarihi, müzesi, kendine haslığıyla sevilecek tüm şeylere sahip.

son sorunun cevabı ulus devlet türkiye'ye 1939'da katılmasıyla alakalı. hepsini küstürdü ve avrupaya falan göç ettirdi türkiye ama burada 1 tık daha az. her 2 senede bir yarılanıyor nüfusları. depremde benim tanıdığım birçoğu da hayatını kaybetti ve kalanlar yine göç edecek.
0
patronaj1
(13.02.23)
şahsen hataylı biriyle tanışmadım ama bende bile hatay sempatisi vardı hep, görmek istediğim bir yerdi. hatayspor süper lig'e çıktığında gözlerim dolmuştu, maçı izleme şansım olmadığı halde son dakikalarını takip etmiş ve hatta videosunu çekmiştim.

türkler için zaten atatürk'ün sözleri ve ülkeye dahil oluşu itibariyle yeri ayrı. o cepte. onun üstüne kültürel olarak, lokasyonu gereği çok renkli bir şehir intibası vardı bende. ben türküm, ülkemi de severim ama açık konuşayım genel olarak cahil/tırt insanlar olduğumuzu düşünüyorum kolektif olarak. fazla duygusal, yapıcılıktan uzak, riyakar bir milletiz ama bu şerefsizliğimizden değil de eğitimsizliğimizden ve uzun süredir kah darbesiyle kah şusuyla busuyla memleketin içinin boşaltılmış olmasından ileri geliyor. hatay için ise tam tersi bir görüntü var kafamda: bölge insanının her biri sokrates değil elbet ama hiç değilse farklı inançlara, ortalama bir türkün tahammül edemediği renklere rağmen sevimli sevimli yaşıyorlardı.

şimdi ben tarihimiz, içinde bulunduğumuz durum ve konum itibariyle türkiye'nin çok uluslu bir yapıda sağlam kalabileceğini düşünmüyorum açıkçası. o yüzden dediğim yanlış anlaşılmasın, ülkede 30 bin farklı din ve 36 esnik vörsun olsa uzay çağındaydık demiyorum ama hatay'ın o güzel güzel geçinen renkli yapısını seviyor, özel buluyordum.

belki uyuz bir hataylı tanıyor olsam sırf o yüzden hatay'a karşı negatif duygular da besleyebilirdim elbette, sonuçta benimkisi çok sağlam ve temelli bir izlenim değil ama yine de şahsi görüşüm bu şekilde. kız kardeşime bile osmaniye'ye gittiğinde "yauuuu orada ne işiniz var iskenderun'a filan yerleşin bari oralara gitmişken" demiştim hep, şimdi ne yazık ki iyi ki yapmamışlar diyorum olanları görünce :(
0
mark greg sputnik
(13.02.23)
10 il var degil mi. Kilis, Osmaniye ufak zaten cikaralim 8 il. Hatay'i one cikaran gruptaki diger iller. Nacizane sehirli biri olarak diger illerden cok sikintili tiplerle karsilastim oyle boyle degil. Hatay'dan 2 kisi tanidim sadece, ikisi de iyi insanlardi. Herkesin hayat tecrubesi kendine.
0
freedonia
(13.02.23)
X insanı güzellemeleri fostur ama Hataylılar merhametli ve hoşgörülü olurlar. Tanıdığım tüm Hataylılar insandı.
0
ruhen hastayim ben
(13.02.23)
Bu arada Hatay şehir değil, il. Hatay içinde iki tane şehir var Antakya ve İskenderun. Onun dışında Samandağ, Dörtyol vs büyük ilçeler de var. Hataylı değilim ama bu ayrım önemli bence ki hiçbir Antakyalı Hataylıyım demez.

Sorunun kendi adıma cevabı olarak, fakültede çok arkadaşım vardı Antakyalı, Samandağlı, İskenderunlu vs. Hepsi de çok iyi insanlardı. Bi de hep denir ya Antakyalılar koca bir aile gibidir diye. Bizde de Antakyalı arkadaşlar 6 sene boyunca hep beraber gezdiler, aralarından kimseyi dışlamadılar. Üniversitenin ilk haftası kurulan arkadaşlıklar genelde ikinci yıl dolmadan biter ama Antakyalı arkadaşlar gerçekten hep beraberdi.

Ayrıca Antakya gezip görmeyi en çok istediğim şehirlerdendi maalesef yapamadım. Tabii ki hayatını kaybeden, yakınını kaybeden, büyük travma yaşayan insanlar için inanılmaz üzgünüm ama aynı zamanda Türkiye'nin en kendine has şehirlerinden biri olan Antakya'nın tüm tarihi dokusunu, camiilerini, kiliselerini, sinagoglarını, müzelerini, tarihi çarşısını, Hatay cumhuriyeti meclis binasını vs kaybettiği için de çok mutsuzum. Şehir kültürü insan hayatını aşan bir şey ki Antakya gerçekten dünya çapında tarihi olan bir şehirdi. Umarım TOKİlerle doldurup geçmek yerine uzun vadede düzgün planlanarak olabildiğince eski şehir dokusunu koruyarak yeniden restore edilebilir.
0
nundu
(13.02.23)
Hatay çeşitliliği zenginlik kabul edip, bir arada efendi efendi yaşayan insanların bulunduğu bir yer.
Her telden insan var ve aynı ortamda güzel güzel yaşıyorlar. İnsanlar en başta.
Gidip gördüğüm için, bizzat şahit olduğum için şanslı hissediyorum kendimi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.02.23)
Son göçleri saymazsak Hatay insanı çok yardımseverdir annem 30 sene önce görev yaptığı zamanları anlatır, alevi bir mahallede konaklamış, ailemden farksızlardı derdi şöyle iyiler böyle iyiler, çarşıda bir şey sorarsın insanlar işini gücünü bırakır önce senin derdini çözer vs. diye de abarttığını düşünürdüm.

2-3 sene önce Hatay'ı gezmeye gittiğimizde ben de insanlarla sohbet edince fark ettim cidden sıcak kanlı, sohbeti seven insanlar. Birine yol sorduk farklı yöne gitmesine rağmen bizimle geldi tarif etti sonra geri döndü adam garip gerçekten.
0
ananiyimioguz
(13.02.23)
hatay hıristiyanı müslümanı arabı türkü bir arada yaşadığı için, halkı son derece açık fikirli oluyor. bu yüzden de insanı seviliyor.

kapalı toplumların (iç anadolu) halkı genelde dış dünyaya kapalı olur ve bu da onları sevimsiz yapar.
hatay ise tam tersi.
0
tchuck
(13.02.23)
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden. Yobazlık az. İklimi güzel. Yemekleri güzel.
0
scholar
(13.02.23)
En önemliyi en üste yazıyorum: Şehirde o kadar farklı kültür, o kadar başka yaşam tarzı bir arada yaşıyordu ki; kimse kimsenin hangi din/mezhep/kültürden olduğuyla ilgilenmezdi. Orada etnik açıdan gruplaşma, ayrışma olamazdı. Çünkü çoğunluk olan nusayri halkı, bu gücü daima diğer kültürden insanlara konfor sağlamak için kullandılar.
Ülkedeki diğer vilayetlerin aksine, şehirde hiçkimse çakallık bilmiyor. Özellikle Antakya ve İskenderun'dan bahsediyorum. Defne de dahil. (Defne, Antakya'nın bölünmesiyle oluşmuş bir ilçe, aralarında mesafe yoktur)
Etraftaki sayısız tarihi mekanı ve tabiatı görmenizi yürekten isteyen esnaf, sohbetin üçüncü dakikasında size motosikletini ödünç vermeyi teklif eder. Sokaklar hava kararsa dahhi çocukların oynayabildiği güvenliktedir. Herkes herkesi tanır. Öylesine default olarak tanırlar ki, tamamen başka bir şehirden oraya giden kişiye de yine yerlisiymiş gibi samimi davranılır. Yabancılar bu beklemediği seviyede hoşgörü karşısında daima şaşırır.
Buranın insanı dışarı çıktığında kimseyi ayırmaz, ayıranlardan başka. hatay insanı ayrımcılıkla karşılaşana kadar, diğer memleketelerin insanına kıyasla gözle görülür seviyede daha hoşgörülü, daha samimidir ve bu her zaman dikkat çeker. Yurtta, okulda, ofiste, hastanede, sporda daima bunu gördüm. Tatillerde, yolculuklarda, konaklama alanlarında daima Hataylıları ayırt edebilen işletmeciler gördüm.
0
Etanglement
(13.02.23)
(3)

empati

alexaalexa
hepimiz gibi ben de depremden psikolojik olarak cok etkilendim uzakta yasamama ragmen. gunluk hayatima odaklanmakta gucluk cekiyorum ve biliyorum ki bu normal bir sey. ama zihnim garip buldugum bir sey yapiyor, belki de cok empatiden kaynakli, kendimi sanki haddinden fazla oradaki insanlarin yerine
hepimiz gibi ben de depremden psikolojik olarak cok etkilendim uzakta yasamama ragmen. gunluk hayatima odaklanmakta gucluk cekiyorum ve biliyorum ki bu normal bir sey. ama zihnim garip buldugum bir sey yapiyor, belki de cok empatiden kaynakli, kendimi sanki haddinden fazla oradaki insanlarin yerine koyuyorum. ornegin enkaz altindan birini kurtariyorlar, televizyonda izleyip mutluluktan aglarken bir yandan ben enkazdan ciksam etraftakilere ilk ne soylerdim diye dusunuyorum. ya da enkaz altinda bir cocuk kurtarilmayi beklerken gonullulerden bir sarki calmalarini istemis, hemen ben hangi sarkiyi isterdim diye dusunuyorum. depremzedelerle roportaj yapiyorlar, sanki deremzedeymis gibi hayali bir roportaj verirken buluyorum kendimi. bu cok anormal bir sey, oyle degil mi sizce de? benzer bir sey yasayan var mi?
0
alexaalexa
(13.02.23)
Bence bunda anormal bir taraf yok, bu durumu algilayabilmenin tek yolu, kendinizi orada hissetmek.

Ben aklimi kacirmamak icin cok fazla izlememeye calisiyorum bu tip haberleri ama izledigimde ya da okudugumda 'ben olsaydim nasil olurdu' dusuncesi ususuyor beynime. Benzer sekilde daha once bulundugunuz veya bir sekilde bağıniz olan bir yerde olumsuz bir durum yasandiginda, ustunuzdeki etkisi daha buyuk oluyor, cunku 'orada ben olabilirdim' dediginizde ve o felaketin icinde kendinizi gordugunuzde isin boyutunu daha net anliyorsunuz.
0
(13.02.23)
bence normal. buyuk travma bu hepimiz icin. benzer seyleri hepimiz yasadik. ama mumkun oldugunca normal hayata donmekte fayda var. bir de yardim kampanyalarina destek olmak en azindan bir seyler yapabildigimiz hissini vererek bize de yardim ediyor.
0
antikadimag
(13.02.23)
bu ülke vatandaşı olarak, bu bizim kaderimiz. empati yapmasak bile empati yapmaya zorlanıyoruz, sürekli bir nefretimiz mevcut ve bizden olmayanlara yöneltmeye meğilimiz var. bu sıkışmışlık gibi bir şey. toplumda yönetime lümpen insanların hakim olması ve kendini bilinçli kesimin kendine işkence edilecek şekilde baskı altında olması artık hepimizi yordu. hiç birimiz normal değiliz. sizin davranışlarınız da anormal bir durum değil. biz türkiyedeyiz deprem bölgesine uzağız ama bizde sizin düşündüğünüz gibi düşünüp aynı şeylere tepki veriyoruz. en üzücüsü de 2 3 aya her şey hiç bir şey olmamış gibi devam edicek biz de devam edeceğiz.
0
mikahakkinen
(13.02.23)
(7)

İmar Barışı ve Depremin Sonucu

Mistyimage
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararla
Muhalefetin söylemlerinden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla depremin kötü sonuçları imar barışına da bağlanıyor. Benim bildiğim kadarıyla bir bina imar barışından yararlansa bile çürük ise kentsel dönüşüm yasasına dayanarak bir kişi bile istese yıktırılabiliyor. İkincisi imar barışından yararlanmasa bile iskansız binalara belediyeler sadece ceza kesiyor ve re'sen yıkmıyor. Benim bilmediğim bir şey mi var?
0
Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşümü zorlaştırıyor en basitinden eksisozluk.com
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam . Garo Paylan iyi sallamış.

Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi

MADDE 9 – (1) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
kentsel dönüşüm her yerde zorla olmuyor biliyorsun. adam mis gibi tapum var, evlerim kirada neden yıktırayım da kendimi zora sokayım 10 derse ne diyeceksin, diyor anladığım kadarıyla.

zoraki insanların evlerinden atıldığı kentsel dönüşümde zaten alternatif yok ama onu her yerde yapamıyorsun biliyorsundur. ayrıca bu tarz aflar kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor. devletin arsasına ev yapan adam hırsızdır senin benim malımı çalandan farksızdır ve af yaptığımızda herkesi buna teşvik etmiş oluyoruz. keza devlet arsası olmasa bile imarsız ev yapmanın zararlarından bahsetmeye gerek yok.
0
roket adam
(13.02.23)
@roket adam imar barışına anlattığın nedenlerle ben de karşıyım. Ancak deprem neticeleri özelinde sordum. İmar barışı olmasaydı da o adamın evi yıkılmayacaktı. Apartman ise zaten maliklerden biri çürük ise imar barışından yararlanmış olsa dahi yıktırabilir.
0
🌸Mistyimage
(13.02.23)
pbs.twimg.com

Devlet sanki kuralsız bina yapımını meşrulaştırıyor. Kırık cam teorisi vardır, bir cam kırıksa öbürünü kırmak kötü gelmez ama kuralların harfi harfine yerine getirildiği yerlerde bunu yapmak daha zordur. Tam da bu yüzden Türkiye'de işler pek yolunda gitmezken AB ülkeleri tarzı yerlerde yolunda gidiyor.

Devlet zaten vergisini vermeyeni, yapmaması gereken yere bina yapanı, şartnamelere uymadan bina yapanı, suç işleyenleri bir noktada affediyor, bu da böyle "oluversin" canım. Genel bakış açısı bu.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)
Bu binalara veya yapılan eklere, en başında izin verilmemeliydi veya yıkılmalıydı.

Dediğiniz gibi bu mevcut yapılara bir şey yapmıyor olabilir ama imar barışı çıktıkça, 1 kişi yapacaksa 100 kişi yapıyor. Ertesi barışta 10 bin kişi oluyor vs. Kaçak yapılaşmayı teşvik ediyor ve çok çok çoğaltıyor bu işler.

Deprem olmasaydı seçimden önce bir daha düşünülüyordu sanırım.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.23)
imar barışı depreme dayanıklı bina yapmayı imkansız hale getiriyor.

şimdi imarsız bir yer var, hatta arsa da hazine arazisi. ben buraya kafama göre bina yapıyorum; çarpık, depreme dayanıksız, beton var mı yok mu belli değil, yapı denetim yok filan. sonra bu evleri çatır çatır kiralayıp güzelce hayatımı bunlarla geçiriyorum. imar affı çıkıyor, tamamen yasal hale geliyor binalar.

ama bunu yıkıp yerine düzgün bir bina yapmak istersem, imar yok deniliyor. @Mistyimage mevzuatı gayet güzel koymuş oraya.

üstelik o dandik binayı yıkıp tekrar yapmak istersem, proje çizdireceğim, yapı denetim olacak, beton testi olacak, falan filan. aynı rantı veren binayı tekrar yapmak için eşşek yüküyle para ödeyeceğim. bütün masraflar cebimden çıkacak, aldığım kira da zerre artmayacak. brüt metrekarede harcamam gereken para 15 bin lira. Devlet o dandik yapıyı yıkmama garantisini vermiş, neden cebimden eşek yüküyle para çıkarayım?

benim o saatten sonra yapacağım belli; devletin gelip düzgün bina yapmasını beklemek ve bu süreçte sesi çıkan kiracıları çatır çatır evden atmak. deprem olup insanlar ölünce "aaa şerefsiz usta dandik yapmış" diyip geçme şansım da cepte; şantiye şefi yok, yapı denetim firması yok, izin veren bürokrat yok, çalışan inşaat mühendisi yok. Sorumlu HÜseyin ustaydı, o da geçen sene rahmetli oldu der geçerim, kimse de bir halt edemez.

ölen de öldüğü ile kalır, haluk levent sağ kalanlara prefabrik ev için bağış toplar. ölenler şehit, kalanlar depremzede, ben de "aaa binam yıkıldı a dostlar" der toki moki deprem desteği filan tekrar yapar geçerim o binayı.

17 Ağustos depreminde yıkılan kaçak binaların yerine aynı kaçak binayı nasıl diktiler, aynen öyle işte.

döngü bu, bu döngü içinde sürekli onbinler depremde ölüyor. yüzbinler evsiz kalıyor, bir avuç insan birey de bu döngünün sefasını sürüyor.
0
babilfish
(13.02.23)
(12)

Sesi tamamen kesen kulak tıkacı

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
Evin yakınında bi inşaat başlayacak ve muhtemelen gündüzleri baya ses olacak, evden çalışan biri olduğum için bu sese maruz kalmak istemiyorum. Misal salonu uzaylılar bassa ben çalıştığım odadan bunu duymayayım istiyorum, böyle bi kulak tıkacı var mı önerebileceğiniz? Teşekkür ederim.
Evin yakınında bi inşaat başlayacak ve muhtemelen gündüzleri baya ses olacak, evden çalışan biri olduğum için bu sese maruz kalmak istemiyorum. Misal salonu uzaylılar bassa ben çalıştığım odadan bunu duymayayım istiyorum, böyle bi kulak tıkacı var mı önerebileceğiniz? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Şu popüler www.trendyol.com
0
Mistyimage
(13.02.23)
ben komşu gürültüsü için zamanında bakmıştım da %100 kesen bir şey bulamadım. böyle sert oyun hamuru gibi bi şey bulmuştum, bi nebze daha iyiydi ama onu da iyice kulak içine ittirmiş ve white noise makinesi alıp onu açmıştım.

Ama benimki uykuydu. Bence sen tak silikonlu müzik kulaklığını aç youtubedan "library ambiance", "nature ambiance" gibi bir şey, çalış derim.
0
teoberk
(13.02.23)
Bir iki hafta Kore'de bir fabrikada entegrasyon için sahada çalışmıştım. Adamlar (çok bilindik bir marka) iş güvenliğine çok önem veriyordu. Özel giysiler, ayakkabılar, muayeneler, bilgisayar başında bile kask filan, aşırı önlemler vardı.
Markasını hatırlamıyorum baya güzel bir kutuda kulak tıkaçları vermişlerdi.takınca top patlasa titreşiminden ancak duyulur iyi bir üründü. Amerikan üretimi olduğu kaldı aklımda.

Ama kullanamadım.
Ses izolasyonu çok iyi olan kulak tıkaçları, dış sesi o kadar iyi bastırıyor ki, kendi nefes sesiniz, yutkunma sesiniz, nabız vs bunlar bir süre sonra çok baskın hissedilir hale geliyor.

O yüzden orta karar bir çift kulak tıkacı ve müzikle çalışabiliyorsanız kulak üstü, active noise cancellation özellikli, pasif ses izolasyonu da iyi olan bir kulaklık, uzun süreli çalışmada daha konforlu olabilir
0
nop
(13.02.23)
doğru şekilde uygulamayı biliyorsan eczanedekilerin hepsi işe yarar. sesi %100 kesmesine gerek yok. uyurken, uyandırmayacak frekansa düşürsün yeter. sonuçta her uyuduğumuzda %100 sessizlikle uyumuyoruz.
0
buenosdias
(13.02.23)
tamamen kesemezsin. o ses burun deliklerinden de giriyor. goz bosluklarindan bile giriyor. kafatasini bile delip geciyor deyim yerindeyse.

ben her cesidini denedim. flare audio isolate titanium kullaniyorum. motorun ustundeyken motorun sesini bile kesiyor. olayi zaten dusuk frekanslari daha iyi kesmesi.

baya -> bayagi
0
alperz
(13.02.23)
Olum kotu bir sey olur falan duymazsin nolur nolmaz o kadar da gurultu kesmesin sakat is:)
0
stavro
(13.02.23)
komşu gürültüsü sebebiyle yatarken 3m 1100 kullanıyorum. sesleri oldukça kesiyor ama bu sefer de kulaktan geçen kan sesi gelmeye başlıyor (yatma pozisyonu ile ilgili daha çok.) gündüz toplantınız vs. olmayacak ise kullanabilirsiniz ama bence gece için düşünün. gündüz gürültü önleyicili (anc) bir kulaklık ve sevdiğiniz müzikler ile idare edin.
0
inheritance
(13.02.23)
İnşaat olayı gece de devam eder mi ya, o daha byük sıkıntıymış. Gündüz kafaüstü kulaklığım var o idare eder de gece için alırım o zaman bu tıkaçlardan.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Yerlesim yerinde gece gürültü yapamazlar. Yaparlarsa şikayet edebilirsiniz, izin verilmez boyle seylere. Orneklerini cok gordum. Belediyeye şikayette bulunursan izin vemriyorlar gece calismaya.
0
stavro
(13.02.23)
@stavro: yok oyle bisey.

ozel izin alinan projeler var. gecenin 4'unde bile calisabilirler.

orn:
www.egeligazete.com
0
buenosdias
(13.02.23)
bu arada cilgin bir daire, muhitte yasadigim icin. 2 yildir sadece bunlarla uyuyorum diyebilirim. ama bu 2 yilda 2 sey basima geldi.

1. yangin.
2. deprem.

ikisinde de cevreden gelen cigliklari, panik halini duymadigim icin biraz tirstim. ozellikle son depremden sonra tam takmadan hafifce sesi kissin azcik acik birakip yatiyorum. boyle buyuk bir dezavantaji var. cunku iyice kulak kanallarini kapatinca diger algilarini da kapatiyor gibi. uykun biraz agirsa dikkat et.
0
buenosdias
(13.02.23)
Gece inşaat durumu ne olacak bilmiyorum devam etmezse zaten bi sıkıntı yok benim için, gündüz de kulaklıkla çözmeyi düşünüyorum problemi dediğiniz gibi sesi tamamen kesmeye çalışmak da başka riskleri beraberinde getiriyor.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
(1)

Kıbrıs'a giderken bavulda monitör götürsek

nefertarii
Sıkıntı olur mu? Kardeşim için bir monitör alıp götürmek istiyorum. Ama gümrük şu bu sıkıntısı olur mu? 23 inch ve üzeri bir monitörden bahsediyoruz.Teşekkürler.
Sıkıntı olur mu? Kardeşim için bir monitör alıp götürmek istiyorum. Ama gümrük şu bu sıkıntısı olur mu? 23 inch ve üzeri bir monitörden bahsediyoruz.

Teşekkürler.
0
nefertarii
(13.02.23)
olmaz ama kırılabilir.
0
orpheus
(13.02.23)
(4)

inşaatçılar , inşaatlarda paslı demir kullanılması tehlikeli değil mi?

summerof69
Bizim sokağa bir inşaat yapılıyor ve güya müteahhit de burada kalacakmış. Ama günlerdir sokakta, açıkta duran demirler tamamen paslandı. ki geldiklerinde de paslıydı.Acaba paslı demir kullanmak binaların riskini fazlasıyla arttırmıyor mu? Kendi oturacağı evin demirine neden dikkat etmesin?not: kendi
Bizim sokağa bir inşaat yapılıyor ve güya müteahhit de burada kalacakmış. Ama günlerdir sokakta, açıkta duran demirler tamamen paslandı. ki geldiklerinde de paslıydı.

Acaba paslı demir kullanmak binaların riskini fazlasıyla arttırmıyor mu? Kendi oturacağı evin demirine neden dikkat etmesin?

not: kendisi önceden imammış, şimdi müteahhit olmuş.
0
summerof69
(13.02.23)
Demirin yüzeyinden pul pul dökülecek kadar çok değilse pas sorun değil.
0
malheiros
(13.02.23)
çok uzun süre paslı kalırsa kütle kaybı olur(sene), dolayısı ile dayanımı düşer
paslanması normal çünkü çok/hızlı kullanılan bir ürün olduğu için paslanmaz özellikte üretilmiyor/maliyet
zaten o kadar cr/ni yok dünyada

2.si ise beton içine gömülünce hava girişi olmadığı için paslanmaya devam etmiyor
betona fazla su katılırsa onun nemiyle biraz daha paslanır sonra durur paslanma
0
bir soru sorcam
(13.02.23)
hafif pas aderansı artıracağından iyi bile olur diye öğretmişlerdi üniversitede. malherios'un da dediği gibi dökülecek kadar değilse.

tabi bunu eskiden imam olan biri ayırt edemez. işte inşaat böyle nalet bir şey. adam imam ama hobi olarak müteahhitlik yapıyor maalesef..
0
artci sarsinti
(13.02.23)
Sıkıntısı yok, tüm dünyada bu demirler (aslında çelik) açıkta durur ve kullanana kadar birazcık korozyana uğrarlar.
0
John Bloor
(13.02.23)
(1)

Bina Sağlamlık Kontrolü Kime Yaptırılır

andy kaufman
Selamlar,Annemlerin oturduğu ev İstanbul’da 30 yıllık yaklaşık. Acaba binanın sağlamlığını kime, hangi firmaya test ettirebilirim. Mal sahibiyiz ancak yaklaşık 40 daire var. Herkesin onayı şart mı? Yoksa biz kontrolcüyü tutup ödemesini yapıp, direkt binaya sokabilir miyiz. Bir de tahmini ücretler ne
Selamlar,

Annemlerin oturduğu ev İstanbul’da 30 yıllık yaklaşık.

Acaba binanın sağlamlığını kime, hangi firmaya test ettirebilirim.

Mal sahibiyiz ancak yaklaşık 40 daire var. Herkesin onayı şart mı? Yoksa biz kontrolcüyü tutup ödemesini yapıp, direkt binaya sokabilir miyiz.

Bir de tahmini ücretler nedir sizce. Ya da belediyenin böyle bir hizmeti mevcut mu? Nasıl alabiliriz bu hizmeti, tüm binanın onayı şart mı?

Sevgiler.
0
andy kaufman
(12.02.23)
Riskli yapı tespitinde çoğunluk aranmaz, 1 kişinin başvurusu tespit için yeterlidir.
Ancak yapı riskli çıkarsa dönüşü yok bina yıkılmak zorunda.

Yıkımdan sonra ne yapılacağı ile ilgili konularda ise mal sahiplerinin 2/3 çoğunluğu aranır.
0
artci sarsinti
(13.02.23)
(3)

Tübitak başvuru durumu olarak "BE Görüş İstenmiş" l

northern eagle
Tübitağa bir hafta önce önemli bir patent çalışmamla ilgili başvuru yaptım ama dönüş yapılmadı onun yerine başvuru durumu olarak "BE Görüş İstenmiş" diyor. Bu ne demek?
Tübitağa bir hafta önce önemli bir patent çalışmamla ilgili başvuru yaptım ama dönüş yapılmadı onun yerine başvuru durumu olarak "BE Görüş İstenmiş" diyor. Bu ne demek?
0
northern eagle
(12.02.23)
Patent çalışması ile 1602 başvurusu yaptıysanız muhtemelen uzman görüşü istenmiştir. Yok bir proje içerisinde patent danışmanlık ücreti karşılığı talep ettiyseniz, uzmanınız görüş verecektir. Bunun dışında bir şeyse, bilemiyorum.
0
babilfish
(13.02.23)
Tam olarak ne için başvuruda bulundunuz?
0
peki madem
(13.02.23)
Şimdi diğer sorunuzu görünce aklıma geldi baktım bana tik atmamışsınız sanırım buluşunuzu sorduğumu düşünmüşsünüz ama benim sormak istediğim 1602'nin hangi aşaması olduğu idi. Uluslararası başvuru harcı desteği mi (bu olmasa gerek çünkü herkes alabiliyor ama bunu almadan diğerlerine hakkınız olmuyor), inceleme desteği mi, tescil desteği mi gibi. Çünkü farklı aşamaları var. İşin içinde olduğum için biraz aşinayım.
0
peki madem
(14.02.23)
(5)

Enkaz altına hava giriyor mudur?

ya ben lan neyse
enkaz altındaki insanlar havaya nasıl ulaşıyor?
enkaz altındaki insanlar havaya nasıl ulaşıyor?
0
ya ben lan neyse
(12.02.23)
iğne deliği bile olsa hava girer. ama kum gibi bi şeyin altındaysa girmez. sonuçta enkaz genelde büyük parçalardan oluşuyor. çoğu havaya ulaşıyordur. havasızlıktan ölen çok azdır.
0
jelly bear
(12.02.23)
bence girmez buyuk olcude. bu enkazdan cikanlar azinlik bi grup. enkazdan kurtulmak oyle bi sey degil yani. ust katta da olsan, giriste de olsan yok cikilmaz. igne deliginden giren havadan ne olacak. havasizliktan olen coktur bana gore.
0
Kittie
(12.02.23)
Giriyordur.
0
baldur2
(12.02.23)
1. Hava girer tabii ki.
2. Serce parmagi kadar aciklik bile yeter nabiz da cok yuksek olmadigi icin.
0
another satisfied lover
(12.02.23)
İste bir yerlerden bosluk olup iyi kotu hava giren kurtuluyor.

Tv'de sadece kurtulanlaro goruyoruz, genel olarak enkazda kalmak ölüm demek.
Nitekim "şimdilik" 31binden fazla kisi öldü. Tamam kurtarılan var da 31binswn fazla insan da öldü yani asil mesele bu. Kurtulanlar istisnai durumlar, cok çok sansli olanlar.

Aşağıda kalanlarin nasıl öldüğünü bilmiyoruz. Zaten cok büyük çoğunluğun zaten yikilma aninda ezilerek öldüğü şüphe goturmez. Sag kalanlar da ama havasızlıktan, ama acliktan, ama susuzluktan, ama soguktan ölüyor iste. Cok sansli azinligi da Tv'de mucize kurtuluş diye izliyoruz.

Ama bana sorsarsan havasiz kalma durumuna gelene kadar olmek icin çok cok sebep var. Hava aldigi surece hayatta kalacak durumdaysn cok sanslison zaten. Bir sefer zaten yikilan binada hayatta kalmis olman lazim ki zaten kafadan bu cok zor. Sag kalanlara oyle böyle kisitli da olsa hava gidiyordur, havasiz kalan cok azdir diye düşünüyorum. Ama iste su var, her bir bina benzersiz sekilde yikiliyor, tamamen random. Her bir enkaz digerlerinden farklı, kimin ne durumda oldugunu bilemeyiz, her sey olabilir.
0
stavro
(13.02.23)
(2)

Bilgisayar önerisi

unseal
Merhaba. Bir dizüstü bilgisayar sahibiyim, 10 yıldır benimle. Yakın zamanda bir bilgisayar değişikliğine gidebilirim. Bu 10 yıllık süreçte bilgisayarını kaç kere evin hatta masanın dışında kullandın deseniz iki elin parmaklarını geçmez sanırım. Masaüstü bilgisayar düşündüm ama 2023 yılında bile Masa
Merhaba. Bir dizüstü bilgisayar sahibiyim, 10 yıldır benimle. Yakın zamanda bir bilgisayar değişikliğine gidebilirim. Bu 10 yıllık süreçte bilgisayarını kaç kere evin hatta masanın dışında kullandın deseniz iki elin parmaklarını geçmez sanırım. Masaüstü bilgisayar düşündüm ama 2023 yılında bile Masaüstü bilgisayarların hattı sayılır büyüklükte olması, kablo kalabalığı vs. bana aşırı saçma geliyor. All in one cihazlara bakıyorum çoğu çöp gibi. Bu türde alınacak tek cihaz imac midir hangi cihazları tavsiye edebilirsiniz.
0
unseal
(12.02.23)
mac mini. taşınabilir ihtiyacı doğsa da artık gidilen her evde, ofiste bir monitör, ekran bulunabiliyor büyük ölçüde. hem de epey uygun fiyatlı ve 13" macbook air kadar hafif.
0
dr doofenshmirtz
(13.02.23)
m2 pro işlemciye ihtiyacın varsa ve küçük bir şey istiyorsan mac mini, m1 işlemci işini görüyorsa imac mantıklı çünkü güzel bir ekranla birlikte geliyor. Ha ama taşıma ihtiyacın olacaksa düz m2 mac mini de iyi ve ucuz tabii.
0
nhk ni youkosu
(13.02.23)

Deprem Bölgesi Hasarlı Ev Durum Bilgisi

halboyle
Deprem bölgelerinde binaların hasar durumunu gösterir link.https://www.turkiye.gov.tr/cevre-ve-sehircilik-izmir-depremi-hasar-tespit-sorgulamaBelki işe yarar diye paylaşıyorum. Evin durumunu bilmeyip sokakta kalan çok insan var. Hasarsız ise en azından evine geçebilirler. Henüz kendi oturduğumuz eve
Deprem bölgelerinde binaların hasar durumunu gösterir link.
www.turkiye.gov.tr

Belki işe yarar diye paylaşıyorum. Evin durumunu bilmeyip sokakta kalan çok insan var. Hasarsız ise en azından evine geçebilirler. Henüz kendi oturduğumuz eve bakılmamış. Arkadaşlarınkine girelemediği için öyle not düşülmüş. Bazı arkadaşlar evine geçmiş haldeler, bazıları hala beklemede.
0
halboyle
(12.02.23)
(1)

twitter'da gelen şüpheli mention. hesabımı ele geçirmeye mi çalışıyor?

semaforo de medianoche
belli bir kesimin tepkisini çekebilicek bir tivitimden birkaç dakika sonra "size mesaj yazamıyorum bana dm atabilir misiniz?" diye mention geldi bir hesaptan ve takip de etti beni. işin garibi hesabın tek tiviti bu. 4-5 aylık bir hesap ve takip ettiklerine falan bakınca yazdığıma tepki gösterebilice
belli bir kesimin tepkisini çekebilicek bir tivitimden birkaç dakika sonra "size mesaj yazamıyorum bana dm atabilir misiniz?" diye mention geldi bir hesaptan ve takip de etti beni. işin garibi hesabın tek tiviti bu. 4-5 aylık bir hesap ve takip ettiklerine falan bakınca yazdığıma tepki gösterebilicek bir profile benziyor. bir de hesabım dmlere açık aslında atabilmesi lazımdı dm. parçaları bir araya getirince bu bir tuzağa benziyor bakınca ama nasıl bir tuzak anlamadım. benden dm alınca hesabımı ele geçirmesi kolaylaşıcak mı bir şekilde? ya da başka bir taktik mi bu nedir fikri olan var mı?
0
semaforo de medianoche
(12.02.23)
siz ona mesaj atarsanız atmadığınız bir mesajı atmış gibi gösterebilir browser üzerinden. screenshot alır ve sen böyle söyledin der. başka da birşey yapamaz. "öğeyi denetle" ile yapması basit.

link yollarsa phishing yapmaya çalışabilir ayrıca.
0
false pretension
(12.02.23)
(1)

abd vizesi olup abdye gitmemek

roket adam
öncelikle yaşadığımız bu korkunç günlerde herkese bol sabır diliyorum.sorunum şudur, 2015 gibi turistik abd vizesine başvurdum ve `administrative processing` denilen bir süreçten ötürü vizem gecikti. sonuç olarak vizeyi aldım ama seyahat tarihlerim geçtiği için biletleri falan iptal etmiş bulundum v
öncelikle yaşadığımız bu korkunç günlerde herkese bol sabır diliyorum.

sorunum şudur, 2015 gibi turistik abd vizesine başvurdum ve administrative processing denilen bir süreçten ötürü vizem gecikti. sonuç olarak vizeyi aldım ama seyahat tarihlerim geçtiği için biletleri falan iptal etmiş bulundum ve gidemedim. o zamandan beri de hiç abd'ye yolum düşmedi maalesef. yani elimde vize var ama hiç gitmemiş durumdayım.

somut tecrübesi olanlara sorumdur, sizce bu ilerideki abd vizesi yenileme başvurularında bir problem teşkil eder mi? yoksa bi gidip gelmek mi lazımdır her ihtimale karşılık?
0
roket adam
(12.02.23)
ben her seferinde tekrar administrative processing'e girdim. (vize alma sebeplerim sirasiyla: work and travel, egitim, turist). gidip gelmenin herhangi bir faydasi olmadi, sana da olacagini sanmam. bir isin yoksa bosuna gitme yani.
0
hot potato
(12.02.23)
(1)

Arabaya yaya tarafından zarar verilmesi

regina phalange
Açık Otoparkta duran arabaya bilerek veya bilmeyerek hasar veren bir kişi bunu video ile kanıtlarsak hasarı ödemek zorunda mıdır?
Açık Otoparkta duran arabaya bilerek veya bilmeyerek hasar veren bir kişi bunu video ile kanıtlarsak hasarı ödemek zorunda mıdır?
0
regina phalange
(12.02.23)
ceza kanununda mala zarar verme diye bir suç var. elinizde kanıt varsa adli süreci başlatabilirsiniz. ayrıca aracınızdaki hasarlar için harcamalarınızı faturalandırın bunların da tazminini isteyebilirsiniz. eğer kasko poliçeniz varsa kaskodan yaptırın aracınızı kasko firmanız da harcadığı parayı o kişiden alacaktır.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.02.23)
(7)

İstanbul'daki "yeni binalar" ve beklenen depreme dayanıklılıkları

burnley
Bu son deprem sürecinde yapılan 3 yıllık binaların bile yerle bir olduğunu görüyoruz. Demek ki "Yeni binaya geçtim, kafam rahat artık" diyemiyoruz. O belli oldu, tek kriter yeni olması değilmiş.Peki İstanbul'da yeni bir binaya geçeceğimizde beklenen seviyedeki bir depreme dair gerçekten dayanıklı ol
Bu son deprem sürecinde yapılan 3 yıllık binaların bile yerle bir olduğunu görüyoruz. Demek ki "Yeni binaya geçtim, kafam rahat artık" diyemiyoruz. O belli oldu, tek kriter yeni olması değilmiş.

Peki İstanbul'da yeni bir binaya geçeceğimizde beklenen seviyedeki bir depreme dair gerçekten dayanıklı olup olmadığının tespiti için neler yapabiliriz? Hangi yolları izlemeliyiz?
0
burnley
(12.02.23)
karot testi pahalı mı değil mi bilmiyorum ama her karot aldığınızda taşıyıcı sisteme zarar verirsiniz. binanın taşıyıcı sisteminin betonunu ve demirini kesiyosunuz neticede. her önüne gelen karot alcam ben derse deprem olmadan da bina kalmayabilir.
0
b1020
(12.02.23)
Hadi karot testi sonucu sağlam olsun. Zemin etüdüne göre zemine uygun inşaat yapıldığını nereden bileceksin?
0
Mistyimage
(12.02.23)
Bağlı olunan belediyeden ruhsat projelerini alıp, güvenilir bir mühendislik firmasına incelettirin. Ruhsat alınırken, statik, mimari, elektrik vs, tüm projeler de belediyeye teslim edilir. Bu şekilde doğru projelendirme yapılıp yapılmadığını kontrol edersiniz, imalatın kaliteli yapılıp yapılmadığı için hasarlı (yani karot) ve hasarsız (ses dalgası ile donatılar kontrol ediyor) testler yapılır. Danışmanlık alacağınız mühendislik firması sizi yönlendirir.
0
ya volna
(12.02.23)
tespit edemezsin.

yeni bina da olsa ciddi hasar almayacak diye birsey yok. avantaji icinden cikma olasiligin daha yuksek olacak, pancake olma olasiligi yani katlarin birbirine yapisip cokme olasiligi daha dusuk.

projeye bakarak da birsey anlayamazsin, proje super olabilir ama uygulama dandik olabilir.
0
cooperr
(12.02.23)
dün tvde bir uzman bitişik nizamın daha riskli olduğunu hatta binalar arasında 30-40 cm boşluk olması daha iyi dedi. sonra linktekine benzer bir şema gösterdi.
eğer binalar bitişikse bile en azından katların aynı hizada olması gerektiğini aksi taktirde deprem anında çarpışma sonucu kolonun diğer bina kolon kirişini kıracağını söyledi.

santiyede.com

ben istanbul'da görece bir çok binası kentsel dönüşüme girmiş bir yerde oturuyorum. sokaktaki binaların neredeyse hiç biri uzmanın söylediğine uymuyor. binalar sözde yeni ama bitişik duvarlarda katlar aynı hizada değil.

bu ne saçma iştir. yapı denetimi bunlara bakmıyor mu? projeyi çizen mimar/mühendis kimse, komşu binaları göz önünde bulundurmuyor mu? planı neden buna göre oluşturmuyorlar? ben vatandaş olarak bu detayı bilmek zorunda mıyım.

sözde binalar yeni, beton, demir sağlam ama zemin etüdünden haberimiz yok. hadi o da tamam diyelim, bu sefer boyle detaylar atlanmış. ölmek bize hak. başka bir şey demiyorum...
0
exlibris
(12.02.23)
@exlibris bitişik nizam, ayrık nizam konusuna belediyeler karar veriyor. eğer zemin etüd firması sabunlayarak rapor hazırlamıyosa sondaj yapıp sonuca bakıyosa her binada bu yapılıyor zaten.

projeyi çizen mimar mühendis arsaya gidip bakmıyor zaten. gitmesini gerektirecek bir durum yok. haritacı gidiyor. arsanın kotlarını ölçülerini veriyor. mimar mühendis de bunlarla belediyenin izin verdiği yapı şeklini belirleyip projeyi çiziyor.
0
b1020
(13.02.23)
valla ben çok güvenmiyorum 3 yıllık binada oturmama rağmen. bizim müteahhite sorduklarında dışını çok güzel yaptığını söylemiş ama temelinden hiç bahsetmemiş.
0
nothing in my way
(13.02.23)
(7)

Nurus çalışma sandalyesi kullanan var mı?

tchuck
home office için bakıyorum ,bir süredir gamer sandalyede takılıyordum ama gerekli ergonomiyi sağlayamıyor. sürekli omurga sorunu yaşıyorum.https://www.amazon.com.tr/NURUS-Fluid-Motion/dp/B07HGWSKNKşu modelini almayı düşünüyorum. amazonda da indirim varken almaya değer mi sizce?herman miller'lara da
home office için bakıyorum ,bir süredir gamer sandalyede takılıyordum ama gerekli ergonomiyi sağlayamıyor. sürekli omurga sorunu yaşıyorum.

www.amazon.com.tr

şu modelini almayı düşünüyorum. amazonda da indirim varken almaya değer mi sizce?

herman miller'lara da baktım bir ara, ama 1 ay önce onların fiyat aniden uçunca aradaki uçurum açıldı. o yüzden nurus tarafındayım yalnızca.
0
tchuck
(12.02.23)
Mete too’lar ödüllü bi sandalye modeli. Ben seviyorum. Sırtını istediğim noktada ayarlayabilmek, derinliği, kolçakları vs uzun soluklu çalışmada vücudun esnekliğine uyum sağlaması güzel ama ilk başta mevcut ayarıyla inanılmaz rahatsız. O kadar ergonomik vücut yapım olmayınca , neyse işte- kişiselleştirince şahane. Gönül ister herman miller.
0
halboyle
(12.02.23)
Mobilden yazımı düzeltemiyorum., otomatik ayara takılmış; Mete Too.
0
halboyle
(12.02.23)
Ben de evde kullanmak için sandalye arıyorum. Tcc ye bakmıştım özellikle şu modele : shop.tcc.com.tr

Ama bunlar da güzel gözüküyor, bunu da düşünebilirim.


Bence almışken boyun destekli alın.
0
inheritance
(12.02.23)
@inheritance, ya bi süre düşündüm ama boyun desteğini pek kullanmıyorum. boyun destekli de alınca sandalye hepten hantallaşıyor zaten, kullanmadığım bi bölümü için hem ekstra ödeme yapamyım hem de hantallaşmasın diye düşündüm. şimdiki sandalyemde boyun desteği var mesela ama hiç kullanmıyorum
0
🌸tchuck
(12.02.23)
Şirkette kullandığımız sandalye nurus. Modeli linkte olana benziyor -tam olarak aynı model mi bilmiyorum- ben çok memnunum. Ofise çalışmaya gidince belim rahatlıyor.
0
jazzabel
(12.02.23)
Kanıma girdiniz valla aldım gitti :)
0
inheritance
(12.02.23)
türkiye'de kaliteli sandalye nurus var, hayırlı olsun yeni sandalyeniz. herman miller artık bizim ülkenin radarından uzaklaştı.
0
montreal
(13.02.23)
(3)

macbook pro intel işlemciden m1 macbook air'a geçiş

webbrowser
selamlar, 2019 i5 8gb ram 128 ssd macbook promu 14000 tlye satma durumum var. 45 pil devrinde. macbook air m1'e geçmeyi düşünüyorum satınca. sizce böyle bir geçiş yapmalı mıyım? m1 air de base model olacak.
selamlar, 2019 i5 8gb ram 128 ssd macbook promu 14000 tlye satma durumum var. 45 pil devrinde. macbook air m1'e geçmeyi düşünüyorum satınca. sizce böyle bir geçiş yapmalı mıyım? m1 air de base model olacak.
0
webbrowser
(12.02.23)
Ben bu geçişi 1 sene önce yaptım. Macbook Pro Mid-2014 Retina Display 15" kullanıyordum. Macbook Air M1'ın 16 GB olanına geçtim. Fakat yanına CalDigit USB-C Pro Dock, USB-C & Thunderbolt 3 Universal Dock aldım. Bu sayede Macbook Air'i istediğim zaman sadece 1 kablo bağlayarak masa setup'ıma bağlayabiliyorum. İstediğimde de çantama atıp işe gidiyorum. Bu arada kullanımım da bütün gün remote desktop ile çalışma, light browsing, Geforce Now ile oyun ve Parallels Desktop ve Steam ile eski basit adventure oyunlarından ibaret.
0
twelfth
(12.02.23)
En son i9 işlemcili en şişkin spec'leri olan macbook pro'yu base m1 dövüyordu ilk testlerde.

Nadir durumlarda X86 uyumluluk dışında vay babam intel'im demedim m1 kullanırken.

Geçin yani yapmalı mıyım değil, kesin yapın hemen çok çok spesifik apple arm'da sıkıntı çıkaran bi elzem yazılıma bağlı değilseniz.

~16 ram katılıyorum 8 artık çok çok az. Kallavi yazılım kullanmak da gerekmiyor artık ram için günlük desktop kullanımda dahi artısı oluyor.
0
hedep
(12.02.23)
üstteki arkadaşlar zaten söylemişler gerekeni. benim eklemek istediğim base model yerine 16gb ramli modeline geçin. uzun vadede 8gb ram yeterli gelmeyecektir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.02.23)
(22)

Depremde cok kapan yasam ucgeni vs iceride kalmak size mantikli geliyor mu?

stavro
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekil
Oncelikle sunu soyleyeyim, yuksek kattaysan zaten yapacak bir sey yok mantikli olsa da olmasa da çıkamazsin disari onu ayri tutuyorum.


Ama eger cikma ihtimali varsa cikisa nispeten yakinsan bana cok-kapan yasam alani oluştur vs evin icinde kalip iceride onlem alma isi bana hicbir surette hiçbir şekilde asla mantikli gelmiyor.
Hep böyle düşünüyordum ve bu depremden sonra daha guclendi bu fikrim.

1- Simdi düşünüyorum, coken koca bir binanin icindesin bir sefer. Bir bina sonsuz farkli sekilde cokebilir. Hicbir bina tam olarak birbirinin ayni sekilde cokmuyor nihayetinde. Dolasiyla nereye ne dusecek, tavan ne kadar kasagi inecek, nerede bosluk kalacak asla bilemezsin, kumar.
Televizyonlarda enkazsan sag cikarilan sansli insanlari görüyoruz hep, binlerce kisi ezilerek parcalanarak oldu, bir yasam ucgeni icerisinde falan kalmadi ve korkunc şekilde öldüler, ama haliyle Tv'de bu parcalanmis cesetleri gormuyoruz, sansli olanları goruyoruz. Su ana dek 24.671 kisi oldu en son okudugum rakam. Bunlari sadece rakam olarak görüyoruz ama kurtulanlari kanli canli görüyoruz Tv'de. O mucizeci kurtuluş yaşayanlar kadar şanslı olacak miyiz bakalim?
Bazi binalar var ozellikle alt katlar bildiğin yok, sifir. Yok yatagin yanina cok, yok kolon kirisin yanına cok flaan hikaye, kat bildiğin yok! Nereye siginacaksin o katin içerisinde?


2- Oldu da bina oyle bir şekilde coktu ki sen cokup kapandığın kısımda boslukta kaldın diyelim. Kafana gozune bir parca falan da dusmemesi lazim, o boslukta sana bir blok parçası bir tugla falan kafana dusmemesi seni tamamen korunakli bir alanda birakmasi lazım, kafaya 30*30cm bir parça çarpsa zatrn oldun.

3- buraya kadar saydigim tum iyi ihtimaller gerçeklesti,bolsukta yasam ucgeninde kaldin, kafaya goze sirtina falan bir yerine parca da dusmedi sag salim boşlukta kaldin sag durundasin diyelim. Yikici bir deprem oldu ve sen enkaz altindasin, sana yardim ne zaman gelecek? Binlerce binanın yikildigi bir ortamda senin altında kaldığın binaya yardim gelecek ve seni kurtaracaklar. Sen de o yardım gelene kadar ac susuz kalip olmeyeckesin hayatta kalacaksın. Bir de kis mevsimi ise donmadan kalman gerekecek bir de.
Bunun İstanbul'da oldugunu dusunsenize. İstanbulda semtlerin uydu goruntulerine bir bakın, binalar ic ice dip dibe. Oyle bir yerde size siz hayattayken bir yardim ulasabilecegini düşünüyor musunuz mesela, ben hic sanmıyorum.
Kotumser oldugumu düşünebilirsiniz ama bana sorsarsaniz istnabulda size yardımın zamaninda ulasmasi imkansiz, sahsi fikrim bu yonde.
He yukarisa saydigim tum iyi ihitmaller gerceklesecek hayatta kalacaksınız, yardim da bir sekilde siz hayattayken bolgeye ulasacak ama grlip sesinizi de duymalari lazim bir de o var. Enkazin icinde nerdeysesiniz artik o noktadan sesinizi birileri duyacak. Veya tam techizatli termal kameralı veya kalp atisi dedektorlu ekip falan gelecek.
Tv'de sadece kurtarılanlari görüyoruz ve dolasiyla kurtarılma umidi besliyoruz böyle bir senaryoda. Ama kac kisinin deprem sonrasinda enkazda sag kalip da takip eden surecte yardim gelene kadar iceride oldugunden haberimiz yok, tv hiçbirini gosteremiyor. Birkaç gun sonra kurtarilan 3-5 kisi asiri istisnai ve mucizevi olaylar. Buzdağının alti gorunmuyor. Binlerce kişi öldü nihayetinde.

Simdi yukarıda siraladigim sizi kurtarabilecek iyi ihitmalleri gayet de olagan ihitmaller olarak düşünebilirsiniz (ki ben oyle düşünmüyorum ama neyse) ama bu ihtimllarin hepsini carpinca cikan olasiligi dusunmek lazim. Yani bu ihtimallerin hepsi birden gerceklesmesi lazım evin icinde kalip da kurtulmamiz icin. Yani isvec peyniri olayi, butun deliklerin denk gelmesi lazım. Ama olumsuz ihitmallerin bir tanesi olmeye yetiyor.

Disari cikmaya calismanin da bir suru kotu ihtimali var evet, cikmaya calisirken bina ustune cokebilir en basitinden, cunku zamam hariciyoesun. Vrya çıktığında bina ustune dusebilir sokakta caddede neredeysen. Ama simdi yukarıda saydıklarımla karşılastirinca bana disariya cikmsya calismak (eger cikisa yakin yerdeysen, 5-6katta zaten sans yok onu soykedim yukarida) cok dsha mantikli ve kurtulma sansi cok daha yuksek bir senaryo geliyor. Yani sen disari cik da bina ustune dusese zaten yapacak bir sey yok, iceride kalsan zaten oldugu gibi ustune cokuyor o kesin. Kaldi ki gordugum kadarıyla cogu bina oldugu yere çöküyor istif gibi katlariyla. Yola ya da saga sola yatanlarin sayisi daha az gibi.
İceride sag kalsan bile kurtulusun halen zor ama dışarıya kendini atabilir kurtardiysan en azından isinma, yiyecek icecek bulma sansin var.


Ozet olarak bana iceride kalmak olum fermanını imzalamak geliyor neresen bakarsam bakayim. Deprem aninda planim kesinlikle olabildigince hizli bir sekilde disariya kacmak, hiçbir surete hiçbir sekilde iceride kalma yoluna gitmemek. Bina coktuyse öldün diye bakıyorum ben olaya.
Sizde durum nasıl?
0
stavro
(12.02.23)
Depremi yaşayanlar deprem olurken yerinden hareket etmenin çok zor olduğunu söylüyorlar. Herkes bulunduğu yere çöküyor genelde. Bu durumda dışarı nasıl kaçılacak? Biz ailecek depremi çok yakın illerde çok hissettik. Ben kaçmaya çalışırken dengemi kaybedip düştüm. Yani dediğiniz pratikte olmaz.
Hadi diyelim evden çıktın, bu sefer kapı eşikleri ve merdiven altları daha da tehlikeli. Her türlü bu tür büyük depremde yapılacak en uygun hareketi öneriyorlar.
5-10 sn içinde depremi algılayıp kaçabileceğiniz ortam varsa zaten dışarı çıkarsınız.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
abi valla sıkıntılı durum ya. şu an annemin oturduğu yerde deprem olsa ben kapıdan fırlarım mesela. çünkü bina yıkılana kadar kendimi sokağa atma şansım var - etraftaki binalar da fazla yüksek olmadığı için kafama gözüme düşmeyebilirler. camdan, balkondan vs. 10-15 saniye içinde fırlayıp gidebilirim, duruma göre daha kısa sürede.

yalnız bir apartmanın ikinci katında ya da daha üstünde yaşıyorsan merdivenlerdeyken (ki bildiğim kadarıyla yapıların en zayıf elemanlarından) pat diye aşağı düşüp ciddi yara almak veya ölmek ihtimal dahilinde. ben o yüzden yaşam üçgeni yapardım eğer 10 saniye içinde sokağa veya en azından apartmanın girişine kadar ilerleme şansım yoksa.

her deprem bu kadar felaket olmuyor. istanbul'daki depremde evet enkaz altında kaldıysan (hatta sokağa çıktıysan bile) öldün demektir ama atıyorum tek şehri etkileyen, 50-60 binanın yıkıldığı bir depremde enkazda sağ kalmak önemli kurtuluş şansı.

bir deprem çantasının yanına hayat üçgeniyle çöktüğünde bence şansın az değil. kafana kepçe filan vurmazlarsa çıkarırlar 3-4 gün içinde, hatta belki daha kısa sürede. fay hatlarının üstünde yaşamayı çok seven bir sülalenin bireyi olarak bir sürü deprem yaşadım, hepsinde öncelikli tercihim evin içinde güvenliği sağlamak oldu kaçmak yerine. ha ev yıkılsa yaşar mıydım orasını bilmiyorum.
0
mark greg sputnik
(12.02.23)
Abi "deprem cantasinin yaninda yasam ucgeninfe kalmak" diyorsun mesela. Didisinin didisi yani.

"Çıkarsin 3-4 gune" bu depremde gorduk abi bunu, bayagi günlerce kimsenin gitmedigi yerler oldu. Yani durum " bir sekilde çıkarız yav" gibi basit
değil aslinda. Dedim ya biliyor muyuz kac kisi basta sag kaldı da iceride beklerken öldü.

Bir de ev başına yikildiginda disarida nasil bir sey yasandi bilemezsin zaten 50-60 bina mi yikildi yoksa sehir dumduz mu oldu. Umutsuzca bekleyeceksin. İstanbul'da deprem bekleniyor, İstanbul icin konsuiyirum zaten istnabulda nasil bir ortam olacagini tahmin edebilirsiniz.


Bir de bu zamana kadar izledigim deprem görüntülerinde gördüğüm genel olarak deprem önce hafif bir sarsintiyla başlayıp birkac saniye sonra hizlaniyor. Yani o ilk saniyelerde depremi hissedersem ben kosarak cikma yoluna giderdim.
İceride kalıp yukarıda sayidigim tum olumlu senaryoların gerceklesmesine bel baglayamam abi, kosarken cikabilirsem çıkarım cikamazsam kaçarken ölürüm diye düşünüyorum.
0
🌸stavro
(12.02.23)
tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor.

girişe yakın değilseniz de tek seçenek merdivenlerden inip dışarı çıkmak. depremde ise ilk çöken yerler merdivenler oluyor.

sonuç olarak evde sağlam bir şeyin yanına uzanıp kendinizi küçültmekten başka seçenek kalmıyor.

pencereden/balkondan atlamayı da düşünmeyin. ya ölür ya yaralanırsınız. bacağınız, ayağınız vs. kırılırsa da öyle binadan uzaklaşamazsınız. bu sefer bina direkt üstünüze devrilir ki, bu içerde enkaz altında kalmaktan daha feci bi ölüm şekli.
0
candide
(12.02.23)
@candide
"tamam da dışarı kaçabilmek için girişe yakın yerlerde olmak gerekiyor."

Abi yazdigimi okumuyor musunuz:)
Bunu ben de soyledim ve bunu soyleyeceginizi bildiğim icin zaten en basta yazdim sonra konuya girdim ama yine ise yaramamış:)
0
🌸stavro
(12.02.23)
Stavro+1 kere +1 ayrıca Antakya'da çöküp kapanan yakınım hayatını kaybetti, binadan dışarı kaçanlar kurtuldu
0
primetime
(12.02.23)
@primetime dediğiniz kişi hariç binadan herkes kaçabildi mi? Kaç katlı binaydı? Kaçanlar kaçıncı kattalardı?
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Giriş kattaysanız ve kapı kilitli değilse, tabii kiilk sarsıntıyı hissettiğiniz an hemen dışarı çıkın. Depremde ilk sarsıntı nispeten hafif oluyor, o an kaçmak mümkün. Ama sarsıntı hızlanınca, hareket etmek asla mümkün değil. İnsanın dizleri titriyor. Asla dengede durulmuyor. Ben 99 depremini İstanbul'da yaşamış biri olarak bunu söylüyorum. Yani ilk 5 sn'de kaçabilecekseniz kaçın, diğer türlü hareket etmek imkansız.
0
PhoenixRising
(12.02.23)
ben giriş katındayım ama gece kapıları kilitleyip yatıyorum. O bir sıkıntı olabilir ayrıca 7 üstü depremlerde hareket etmek zor diyorlar.

Ben 6 civarı deprem yaşadım onda hareket edebilmiştik ama çıkmak için depremin durmasını beklemiştik. Aslında o an binaya/kadere vs. güvenip durmak, bitince koşmak lazım ki sonuçta da böyle olacak bence. Bazı binalar deprem bittikten sonra, bazıları ikinci depremde, bazıları da deprem anında çökmüş. O anında çöken binaları tespit edip kullandırmamak lazım ama bunun için gereken yapılacak mı dersek, sanmıyorum.

Bu arada, çöken binalarda kurtarılanlar hep en üst kat falandır tahminimce. Giriş katındaki biri olarak bana kötü hissettirdi bu. Kendi avantajım hızlıca dışarı çıkabilmek, madem bunu yapabilirsem yapmalıyım.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
Saniyeler içinde çıkabilecek durumdaysan çıkılabilir. Onun için zemin veya 1. katta olman lazım. Onun dışında kendini daha çok riske atmış olursun. Merdivenler ilk çöken yerler, çok zayıf yapılıyorlar genelde.

Eğer enkaz altında kaldıysan kurtulman zaten mucize, yüz binde bir gibi düşün. O yüzden enkaz altında kalma ihtimaline yatırım yapmak ve kafa yormak yerine, enkaz altında kalmayacağın bir yaşamın peşinde koşmak daha doğru. Benim tüm planlarım deprem olduğu ve bina çökmediği ihtimalleri kapsıyor, bina çöktüğünde zaten kurtulma ihtimalim minimum. Çök kapan falan bunlara kafa yormuyorum, depreme dayanıklı bina nereden bulurum onu düşünüyorum.
0
roket adam
(12.02.23)
İstediğin cevap bu değil biliyorum ama kesin çözüm bence; yikilmayacak binaya geçiş yapmali. Bir şekilde... İmkansızlıklari ve bahaneleri siralamadan... O binaları belirlemek için de elimizden geleni yapmalıyız. Test yaptırmak, az katlı, sağlam zeminli ev aramak vsvs.

Belli ki bizim binalar ve depremlerin şiddeti ne çökmeye kapanmaya, ne dışarı çıkmaya izin verecek.
0
abuzer
(12.02.23)
Gaziantep te 2. Katta yakalandım depreme uyanıktım. Ve ilk titremeye hanımla fırlayıp çocuğu alıp daire kapısına geldik kilidi açtım kapıyı açtım ve artık sallanma aşırı hızlandı ayakta kalma şansı kalmadı mecburen olduğumuz yere çöktük. Tutunduğum kapı eşiği ve elimin altından gidip gidip geldi. Eğer giriş katında olsaydım dediğin gibi kesinlikle dışarı kaçmış olurdum. Bina yıkılsaydı enkazdan değil dışarıda bi yerlerde olurdum. Ama tam uzaklaşabilir miydim bilmiyorum. Çünkü 10 katlı bina dolu etrafım.
0
rodeocu
(12.02.23)
yaşam üçgeninden kasıt zaten ezilmeyecek şeylerin yanında bi üçgen oluşturmak. kat komple ezilirse, kafana bişey düşerse vs. şans yok zaten. kafana yastık falan koy imkanın varsa diyolar. ses vermek için düdük ve suyu komidine koymayı tavsiye ediyolar. deprem çantası bina yıkılmazsa dışarı çıkarken yanına alman lazım. ben balıkesir'de yaşıyorum. izmir, bursa, istanbul varken buraya sıra geleceğini düşünmüyorum. dışarı çıkarsan da yüksek katlı yapıların dar sokakların olduğu yerde yol kalmaz. çıksan da risk yüksek deprem anında. nerenin yıkılacağını bilemezsin. dışarı kaçmama sebebi merdivenlerin sağlam olmaması. düzayak yerdeysen bi yere kapanana kadar çıkabilirim diyosan çık zaten.
0
b1020
(12.02.23)
www.eksiduyuru.com

şurada da belirtildi. 4-5 saniye içerisinde çıkamıyorsan çıkmayı deneme. çıkamazsın zaten. merdivenlere koştuğunda merdivenler çöktüğü için ya da o sallantıda savrulduğun için ölme ihtimalin, çök-kapan-tutun yaptığında ölme ihtimalinden ÇOK daha yüksek.

Bu arada bir yanlış anlaşılma var. Çök-Kapan-Tutun sizi çöken binadan kurtarmak için verilen tavsiye değil. Şimdi bu da yanlış anlaşılmasın. Hedef küçültmek tabii ki yaşam şansınızı artırır. Fakat normal şartlarda binaların, ekranlarda gördüğümüz gibi yıkılmaması lazım. O yıkıldığında zaten yatak, masa, dolap vs. kenarında olmanız muazzam bir fark yaratmıyor. Yani çöken bina olarak düşünecekseniz zaten sabitlediğiniz dolaplar da anlamsız kalmıyor mu?

Tekrar ediyorum. Normal şartlarda binalar tam ya da görece ayakta kalırlar. Çök-Kapan-Tutunlar ve eşyaları duvara sabitlemeler işte bunun için anlatılır. Çünkü bütün bina çökmez ama duvarlar, eşyalar belki tavandan parçalar vs. düşebilir. İşte bu ön çalışmalar ve çök-kapan-tutun sizi buna karşı korur.

Zemin uygun hale getirilmiş ve bina ona göre yapılmışsa o bina belki yıkılıp tekrar inşa edilmeden içine girilemeyecek hale gelebilir ama ayakta kalır. İşte bu yüzden deprem öldürmez, ihmal/hırsızlık/beceriksizlik/kaçak/rüşvet vs. ile yapılan bina öldürür diyoruz.
0
nawar
(12.02.23)
Millet yıkılmayacak binada oturmayı konuşur biz yıkılınca nasıl hayatta kalırız diye konuşuyoruz. Bina yıkılırsa yüksek ihtimalle ölüyoruz, düşük bir şans ile kurtulabiliyoruz.
Uçak duşerse kanat hizasındaki koltuklarda hayatta kalma ihtimali daha yüksek diyor kimileri. Atıyorum, düşen 100 uçakta toplam 3 kişi hayatta kalmış, ikisi kanat hizasındaki koltuklardaymış... Bu kadar az veri ile istatistik çıkarılmaz.



Deprem anında yaşam üçgeni, kaçış beşgeni düşünemiyor insan. Zemin katta bile kırılan camlardan dolayı dışarı kaçış zorlaşıyor.
İzmit 'te kitap gazete yığınları sayesinde hayatta kalan birkaç kişiden dolayı insanlar yataklarının etrafına kağıt döşemişti, ama aylar sonra bile artçı sarsıntı sonrası barakalara çadırlara döndük.

Bina yıkılırsa ezilmemek tamamen şans işi. Sanırım yatakta yakalanırsam kendimi yatağın yanına yere atar başımı kollarımın arasına alırım. Ama yan yatan binada yatakla yan yana kalma ihtimalim tamamen şans yine.

Neredeyse 25 yıl olmuş, hala başucumda bir buçuk litrelik su şişesi bulundururum. Tabi yıkılma durumunda hayatta kalırsak o şişe sırtımıza dayalı şekilde kollarımızı oynatamadığımız için içememe ihtimalimiz yüksek. En iyisi, sosyal olanaklar, ulaşım bakmadan sağlam zeminli, fay hatlarından makul uzaklıkta bir yerlere yerleşmek.

99'un izmit'inde olan kaos, 2023 Istanbul, izmir'inin yanında çok küçük kalır. O da başka bir konu
0
nop
(13.02.23)
Dışarı kaçma imkanın varsa, kaç. Giriş katta filansan camdan atla. Yapacak başka hiçbir şey kalmadıysa çök tutun kapan.

Zemin katta kapının dibindeysen zaten kaç!
0
babilfish
(13.02.23)
Yukarıda yazılanlarin hepsini okudum ve hala fikrim değişmedi açıkçası.

@nawar
Abi merdiven faktoru vs evet bunlsri anlıyorum, disari kacmaya calisirken cok da sansin olmamasini da anlıyorum da (ki giris katindaysam kesinlikle ve kesinlikle her surette kacma yoluna giderim yine de) yukarida saydigim tüm ihitmalleri asip kurtulabilme ihitmalini bu kadar olasi görüyor musunuz gercekten? Yani bu kadar sansli olabileceginizi düşünüyor musunz, bu ihtimalleri dusunup basit temel bir olasilik hesabi yapin.

Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor.

Disari kacmak veya cokup kapanmak, her iki durumda da kurtulma sansin yok dersin bunu anlarim da (giris katsan zaten her turlu kacmak avantajlı, onu saymıyorum) çöküp kapanarak hayatta kalma ihitmalinin cok daha yuksek olması bana hiç gercekci gelmiyor. Fazla iyimser bakıyorsunuz, kurtulma hikayelerine odaklaniyorsunuz. Coken bir binanin içinde ölürsün. Ölmezsen de artçılarda ölürsün, 3-5 gun sonra gelecek olan yardimi beklerken ölürsün, soguktan ölürsün açlıktan ölürsün, ölürsün kere ölürsün.

Kaç kisi ilk anda sag kurtulup artçılarda içerde sıkışarak öldü kim bilir. 99 depreminde eniştem böyle ölmüştü. Cocuklsri başında beklerken sabaha karsi bir artci daha oldu ve ezilerek öldü. Enkaz altindasin yahu, sayisiz riskin altindasin.

Tekrar ediyorum, enkaz altinda sag kaldigini varsayarak söylüyorum bu ihitmalleri, didisinin didisi yani daha baştan zaten sag kalma ihitmalinin cok cok cok az. Uzerine bina çöküyor. İlk anda sag kalma ihitmalinin üzerine saydığım ihitmalleri ekleyin.


Sunu netleşelim;
Bana sorarsaniz binanın yıkıldığı bir deprem senaryosunda kactin, kostun, oturdun, kalktin, yattin, uzandin, balkondan atladin, her halükarda her senaryoda cok yüksek ihtimalle öldün demektir.
Bina yikilirsa ölürsün diyorum ben ozetle.

Yani dışarı kaçma senaryosunda da buyuk ihtimalle olecegim, giris katta olsam bile oyle cok yuksek sans görmüyorum.
Ama su var, disariya kacarak da hayatta kalma ihtimalim cok düşük ama iceride hayatta kalma ihitmalim kat be kat daha dusuk matematiksel olarak zaten.
Eger disari kacamayscaksam son duami eder sevdiklerimi son kez bi düşünür, yaptığım yanlışlardan son pişmanlığımi yasar veda ederim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Bence de kacabilecek durumdayken kacmak en iyisi. bakis aciniza tamamen katiliyorum.

Bize sadece kurtulanlari gosterip buyuk basarisiziliklara ve ihmallere ragmen umut satmayi tercih ediyorlar. boylece dikkatler sorumlulara degil kahramanlara, kahramanlik hikayelerine yoneliyor. Bunu bilincli yapiyorlar cunku her seye ragmen toplumun sukunetini korumasi gerekiyor, bir nevi morfinliyorlar halki. 10 binlerce insan olecek, kurtulan onlarca insan icin hepimizin ici umut dolacak, elimizden geldigince yardim edecez ve rahatlayacaz. bu is bu kadar kolay olmamali.

Deprem, savas gibi konular bir kisinin kisiel onlemleri ile yasam sansini ancak ve ancak belki de binde 1 ihtimalle arttirabilecegi seyler. hepimiz yasam sansimizi binde 1 arttirmak icin kazanma sansimizin cok dusuk oldugu bir kumar oynuyoruz. en iyisi bu kumara hic girmemek.

bu kumara girmemenin 1. ve kazanma ihtimalimizi arttiracak yolu bu toplumu bu kumara sokmayacak insanlari yonetici olarak secmek, bunun icin cevremizi bilinclendirmek.

2. ve yine buyuk ihtimal kazanma itimalimizi arttiracak yolu felaket gelmeden bilincli tercihlerde bulunmak. ornegin daha az katli binalari tercih etmek. kimse saglamlik raporu, deprem yonetmeligi demesin, goruyoruz o saglamlik raporlarininin gercekligini, ve onay verenlerin guvenirligini. hepsi yalan dolan.

televizyonlarin bas bas bagirdigi, aslinda dikkatleri asil noktadan uzaklasitirip sirf bize binde 1 oraninda ihtimalle umut sattigi, deprem cantasi, duduk, fener, yok soyle yatin boyle durun dedigi durumlari gecin. diger hersey makul olur, bu detaylara odaklaniriz ama coken binada kurtulma sansimiz cok az. o nedenle bu olasilikta diger hersey detay kaliyor.

reflekslerin kacmani soyluyorsa kacacaksin baska secenek yok.
0
emrahday
(13.02.23)
şöyle biraz düşününce felaket tellallığı yapıyor gibi olacak ama istanbulda olacak şiddetli bi depremden sonra canlı kurtulmak bi işe yarar mı ondan da emin olamıyor insan. ekonomi ne durumda olacak mesela, ülkenin her şeyi istanbul'da nerdeyse. dışarıda ekmek dışında bişey bulabilecek misin? ülke tekrar inşa edilebilir durumda olacak mı?
0
b1020
(13.02.23)
@emrahday
Aslinda buradaki kullanicilar enkazlar kaldirilirken fiilen bulunmus ve görmüş olsalardı demek istedigim anlaşılacaktı. İlk gun bile enkazlardan çıkan sey sadece ceset!
1-2canlinin çiktigi enkazdan onlarca ceset cikiyor onlarca ceset. Bircok enkazda da o 1-2 kisi de yok sadece ceset. Ezilmis, parçalanmis, boynu kırılmıs, uzuvları kopmuş, aklina gelen ve gelmeyen her sekilde. İc karartici konuşuyorum ama gercek bu.

30binin uzerinde sayı ekrandan sadece rakam olarak gözüküyor ama bunlarin hepsi binalarin icinden cikan ceset, hepsi senin benim gibi insan.

Binanin icinde yasam yok, mucize beklemenin alemi yok. Cokup kapanıp hayatta kalma ihtimalini nasıl düşünebiliyorsunuz anlamıyorum abi.

Ekranlarda kurtulan insanlarla roportaj yapiyorlar ama kurtlamayanjn hicbiri hikayesini anlatamiyor size. Ve onlar binlerce kisi.


@b1020
Valla bina kafama cokecegi durumda en son düşüneceğim şeyler bunlar olur, tek gayem hayatta kalmak olur. Disarida kalayım da ekmek peşine duseyim.
0
🌸stavro
(13.02.23)
Hayatında 1 kere depreme şahit olmuş olsaydın depremde koşarak çıkma hayalinin ne kadar gerçek dışı olduğunu görebilirdin. Yani anlamadığın kısmı anlayabilsem yardımcı olurum. Kafana çökecek olan binadan giriş katta değilsen kaçamazsın. Kaçabiliyorsan muhtemelen o bina yıkılmayacak zaten. Yıkıldıysa da deprem çok uzun sürdüğünden ya da artçı depremlerden birinde yıkılır eğer yıkılırsa. Depremde koşabileceğine olan inancını anlayamıyorum zaten.

Bu arada depremde hayatta kalan herkes ama herkes o yaşam üçgenlerinden biri oluştuğu için hayatta kalıyor. O yaşam üçgeninde de en az yer kaplamanın yolu hedef küçültme zaten. Dediğim gibi normal şartlarda o bina yıkılmamalı. 7.5'te de yıkılmamalı, 7.8'de de yıkılmamalı. Yıkılmayan binada üzerine düşecek şeylerden, devrilen eşyalardan belki de tavanın bir kısmından kopan parçalardan kurtulmak için ÇÖKÜP hedef küçültüyor, KAPANIP hayati organlarını koruyor TUTUNUP o sallantıda savrulmuyorsun.

Haliyle bu ilk depremde yıkılıp dümdüz olan evlerle ilgili bakacaksak 3. katta koşarak kaçmaya çalışan birinin cesedini koridor ya da merdivenlerde bulma ihtimalleri, güvenli bir yere sığınabilmiş birini canlı olarak çıkarmalarından ÇOK daha yüksek. Bir önceki cevapta da söyledim.

"Evet disari kacmak giris katinda değilsen cok zor bunu anlıyorum, ama cokup kapanıp hayatta kalma ihitmalinin COK daha yuksek olacagini düşünmek cok fazla iyimser kalıyor."

Birincisi zaten "çok zor" değil, "neredeyse (%99,9) imkansız" olacak o. İkincisi ise çökecek binada ikisinde hayatta kalma ihtimaline bakacaksak kaçarken %0,1 ise (çok güçlü malzemeler arasında net bir yaşam üçgeni imkanı olmayan bir yerde) çök-kapan-tutun ile kurtulma ihtimalin %3 falandır. Dediğim gibi binalar fay hattı üzerine kurulmadıkça çökmemelidirler zaten.
0
nawar
(14.02.23)
@nawar
hayatımda 1 değil 1den fazla deprem yasadim (17 agustos dahil) ve yukarida da yazdim bunu daha once yaptığımı. Bildigin kactim. Kacabilecegime olan inancim buradan geliyor. Lambur lumbir her taraf salllanirken bildiğin kaçtım abi nesini anlamadin ki? Kurana el mi basayim ne yapayım yani:) Neye inanmak isteyecdgine karar verecek kisi sensin nihayetinde, ben sadece bunu bizzat yaptığımı soyleyebilirim en fazla. Kamera kaydım falan yok ne yazik ki.

"Normak sartlarda bina cokmemeli"
İyi de hocam normal sartlara gore konuşmuyoruz ki zaten binanin coktugu senaryosnuna gore konusuyoruz. Bu depremde binlercesi nasil coktuyse oyle coktugu senaryosuna gore konusuyoruz. Bahsettigin normal sartlar realitede yok, normal sartlar icerisinde olsak kacip kacmama konusunun neyini tartisalim zaten cok sacma değil mi? Oturur bir kosede depremin geçmesini beklerim ben de boyle bir soru aklıma gelmezdi.


3. Kat 5. Kat giris kat cikis kat bu muhabbete yukarida 250 kere cevap verdim onu uzatmiyirum artik.
Son kez sunu soyleyeyim, bahsetigim dışarı kactigim olayda giris kattaydim, ksctim. Yine olsa yine kacarim ayni durumda. 1. Kattaysam balkondan falan atlarım, 1.kat atlsyabilecrgim bir yukseklik. 2. Kattaysam zaten öldüm, mucize icin dua ederim.

Ki iceride hayatta kaldiktan sonraki ihitmallerden de sadece birkaçını yukarida siraladim. Hala bana bu kadar elekten gecip hayatta kalabilecegin ihtimaline bel bağlamak mantiksiz geliyor bana. Hatta tum bu eleklerden geçip kurtulup sonrasinda hastanede haystini kaybedenler de var uzun sure hareketsiz kalmaktan dolayı olan su an adini hatirlamadigin sendromdan dolayı.
0
🌸stavro
(16.02.23)

petrol ofisi mobil uygulamasını kullanan var mı?

pardus
küçük bir şey rica edicem kullanan varsa mesaj atabilir misiniz?
küçük bir şey rica edicem kullanan varsa mesaj atabilir misiniz?
0
pardus
(12.02.23)
(1)

seçim için ikamet değişikliği

pebbles flintstone
hepimize çok geçmiş olsun.master için farklı şehirde olduğum için buraya almak istiyorum ikametimi. 3 aylık bir süre vardı. 14 mayısta olacağını düşünürsek 14 şubata kadar yapılabilir mi? seçimlerin ertelenme ihtimali de olabilir. ben yine diğer şehre gideceğim olmazsa ama birçok üniversite öğrencis
hepimize çok geçmiş olsun.

master için farklı şehirde olduğum için buraya almak istiyorum ikametimi. 3 aylık bir süre vardı. 14 mayısta olacağını düşünürsek 14 şubata kadar yapılabilir mi? seçimlerin ertelenme ihtimali de olabilir. ben yine diğer şehre gideceğim olmazsa ama birçok üniversite öğrencisi de online eğitimle birlikte tekrar ailelerinin yanına dönecek.
0
pebbles flintstone
(12.02.23)
ysk arayip soruldugunda secimlerin 14 mayis'ta olmasi kanunlasmadigi icin 14 subat son tarih degil diyorlarmis.
0
antikadimag
(12.02.23)
(1)

Twitter’da profile bakanı görmek mümkün mü

the sound and the fury
Arkadaşlar uzun zamandır konuşmadığım beni engelleyen bir kişi vardı hesap açtıktan sonda profiline baktım bir süre sonra fark ettim beni engellemiş, acaba açtığımı bir şekilde öğrendi mi yoksa profiline bakınca baktığım gözüküyor mu? Teşekkürler.
Arkadaşlar uzun zamandır konuşmadığım beni engelleyen bir kişi vardı hesap açtıktan sonda profiline baktım bir süre sonra fark ettim beni engellemiş, acaba açtığımı bir şekilde öğrendi mi yoksa profiline bakınca baktığım gözüküyor mu? Teşekkürler.
0
the sound and the fury
(12.02.23)
Hesabı görüntüleme alan biri değilse tweet görüntülenmeleri artınca birinin profiline girip baktığını anlıyor olabilir. Aklına ilk gelen de sen isen basmıştır engeli yeniden
0
sipsiyah
(13.02.23)
(4)

Maltepedeki bir evin durumu

horizon
Şuan oturduğum evin durumu zamanında hangi beton malzeme kullanildigina dair bilgi alabilirmiyim ( tabi belgeler doğru ise ) Binayı test yaptırmaya ikna edemiyorum şuan ki hayat şartlarında ne Yenisini alabiliyoruz nede satabiliyoruz
Şuan oturduğum evin durumu zamanında hangi beton malzeme kullanildigina dair bilgi alabilirmiyim ( tabi belgeler doğru ise )
Binayı test yaptırmaya ikna edemiyorum şuan ki hayat şartlarında ne Yenisini alabiliyoruz nede satabiliyoruz
0
horizon
(12.02.23)
Dostum test yaptırmakla uğraşmayın bir sürü prosedürü var. Bina 2000 öncesi yapılmış bir bina ise bir şekilde kurtulmaya bakın. E5 altı Maltepe tarafı zaten rezalet. Gülsuyu - Esenkent'te dedemin kentsel dönüşüme giren 80 yapımı evi vardı, demirleri elde ufalanıyordu artık.
0
roket adam
(12.02.23)
2000 den sonra yapılan bir bina aslında 23 yıllık ama sonuçta buralar biraz sıkıntılı yerler çok fazla yapılaşma var dip dibe
Kurtulmaya çalışıyoruz ama yeni evler kiralar o kadar pahalıki çözüm bulamıyorum
0
🌸horizon
(12.02.23)
bina çok eski değilse bulunduğun belediyede plan projesi vardır. statik proje varsa beton sınıfı orada yazar. yapı denetimli yapıldıysa yapı denetimde beton raporları vardır ama buna çok güvenmeyebilirsin.
0
b1020
(12.02.23)
Yani, çok etik bir düşünce değil ama şöyle diyeyim, test yaptırırsan ve bina mühürlenecek kadar çürük çıkarsa elinde satabileceğin bir evin de kalmayacak. Bu korkudan ötürü apartman sakinleri genelde test yaptırtmak istemiyor.
0
roket adam
(12.02.23)
(29)

Hatay’daki Suriyelilere nefret söylemleri

damba
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardı
Arkadaşlar direkt orada olan sivil ve STK çalışanı arkadaşlarım var Hatay’da. Buradaki Suriyelilerle yağmacı muamelesi yaptıkları için, Suriyeli vatandaşlar da zor durumda kalmışlar. Çadır alamayanlar, kimsesi olmadığı için sessiz sedasız ölenler varmış ki bazı Suriyeli vatandaşların enkazlara yardım ettiği de söyleniyor.

Oradaki Suriyelilerlerin yağmacı olduğuna dair entryler ve ekşi sözlük’te bu anlamda girilen bir sürü şey var. Bu nefretin yayılmaması için bir şeyler yapamaz mıyız?

Sonuçta bu insanlar da isteyerek mülteci olan, memleketlerini terk eden insanlar değiller.

Bir arkadaşımın gönderisini dosyaya ekleyemedim
0
damba
(12.02.23)
@damba

Sözlerim bir nefret söylemi falan değil, yanlış anlaşılmasın. Yağma kısmıyla ilgili bir şey söylemiyorum.
Bir yanlışı düzeltmek istiyorum.
Onlar 'mülteci' değil. 'Geçici sığınmacı' veya 'kaçak göçmen'

Bir de bildiğim kadarıyla ülkelerindeki savaş ya da her ne ise o bitti.
0
Mirket
(12.02.23)
Bir ülkenin kaynakları bellidir ve sınırlıdır. Şu an kalmaları için hiçbir sebep yok. Ülke 10 milyondan fazla kişiye kaynak harcıyor durmadan. Tepki görmeleri çok normal.
0
scholar
(12.02.23)
Ben bitane bile video ya da güvenilir kaynaktan bilgi görmedim yardım ettiklerine dair. Koyu akp li arkadaşım bile şikayetçi sırf bu yüzden oy vermeyeceğini söylüyor.

Kendi fikrimse bir an önce gitmeliler. 10-20 sene sonra en hümanistimiz bile istemeyecek ama çok geç olacak. Sayıları az değil çünkü.
0
andy kaufman
(12.02.23)
suriyeliler gider gitmez konu bu değil hükümet şu an gündemi değiştiştirecek dikkatleri dağıtacak konu arıyor, yağmacılık konusu suriyeliler buna fırsat olmasın

evet böyle afetlerde bunun gibi asayiş sorunları olur, 99 depreminde sokaklarda enkazların başında askerler nöbet tutuyordu

güvenlik zaafiyeti varsa linç örgütleyerek çözülmez, o durumda yağmacı olup olmadığını bilmediğiniz bir çok insan zarar görür

güvenlik ihtiyacını doğru kişilerden talep etmek gerek
0
freebird5406_2
(12.02.23)
bu nefretin yayılmaması için yapılacak en iyi şey ülkelerine göndermek olur. burada kaldıkları müddetçe nefreti üzerine çekmeye devam edecekler.
0
abelardo
(12.02.23)
suriyeliler GECICI siginmaci. artik gitmeleri gerekiyor. savas bitti.
0
alperz
(12.02.23)
Ben de çok üzgünüm. Antep'teki arkadaşim deprem nedeniyle konaklama merkezlerinde kalan Türkiyeli ve Suriyeliler içindeki Suriyelilere 2 gün içinde orayı terk etmeleri gerektiğini söylediklerini aktarmıştı. Orada kalanlarca da teyit ettik. UNHCR'a haber verildi haber bekliyoruz.
Suriye'nin geri dönüş için güvenli olmadığına dair raporlar var:
archive.md
teyit.org
0
Amaranta ursula
(12.02.23)
kurunun yanında yaş da yanar. normal.
0
candide
(12.02.23)
Ben deprem bölgesindeyim. İlk günlerde ihtiyacı olmayan suriyeliler gelerek ihtiyacı olan türkleri yardım tırlarından kovdular. gelen yardım tırlarını yağmaladılar. yağmacıların yüzde 80'i suriyeli.
0
komando kani var bende
(12.02.23)
türkiye'de göçmen olmak istemezdim. ülkenin refah seviyesi de yüksek olsa hiç değilse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
Göçmenlere karşı biriken ciddi bir nefret ve öfke var ve bu bir gün patlayacak. Ülkede hem ekonomilk, hem de diğer konularda yaşam sıkıntıları da had safhada olduğundan bu tarz olayların yaşanması çok normal. Suriyelileri seviyorsanız yapabileceğiniz en iyi şey bir şekilde buradan kurtulmalarını sağlamak olacaktır. Trde bu konuda bir bilinçlendirme sağlamaya çalışmak nafile, çünkü pasta çok küçüldü ekmek aslanın ağzında, insanlar geçrek manada aç ve paylaşacak ekmekleri de artık yok. 2010'lardaki TR değil burası artık.
0
roket adam
(12.02.23)
yapamayiz. siz belli ki zenginsiniz bu kadar humanist davranabildiginiz icin. milletin sabri tasti artik tasti.
ayrica multeci degil, gecici siginmaci!! ve madem kotu hissediyorlar gitsinler bir zahmet. biz kendimize yetemiyoruz. amerika degil burasi. kaynaklarimiz kit bizim. siz de nolur tr vatandasi olarak bir de kendi vatandasiniz gozuyle bakin olaylara.
0
Kittie
(12.02.23)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için teşekkür ederim.

Tamam belki mülteci değil geçici sığınmacı, belki o, belki şu. Biraz eksik yazmışım, orada bir sürü Arap vatandaş da vardı, onlar Suriyeli değil burada senelerce yaşayan insanlar. Hatay farklı milletlerden insanların olduğu bir şehirdi. Bu durumda Suriyelilerin suçlarını orada yaşayan Araplara mı yükleyeceğiz?

Bazı arkadaşlar sabırlarının azaldığını söylüyorlar, burada da anlamaya çalışıyorum, çok şey yaşadık, haksızlıklar var, adaletsizlikler var vs. Suriyelilerle alakalı yapılanlar o “insanların” değil, Avrupa’dan oradan buradan yüklü miktar para alıp onların burada yaşamasına müsaade edenler, ister para için, ister politika için ister insanlık için olsun ama bu insanların gidecek yerlerinin olmaması ve kaçak olması her zaman onların problemi mi? Tüm irade onlara mı bağlıydı sizce?

Diyelim ki yetişkinlerin iradeleri vardı ve bilerek burada kaldılar. Bu durumda diğer Arapları da mı yok sayacağız? Ya da o insanların çocuklarını da mı yok sayacağız?

Nerede onlara “insan” olarak davranmak gerektiğini, onların enkaz altından çıkarılmamasına yardım etmemek gerektiğini, nerelerde temel ihtiyaçlarını yok sayacağımızı bilmiyorum, siz biliyor musunuz? Eğer eminseniz sorun yok.
0
🌸damba
(12.02.23)
@kittie zengin değilim, gelirim asgari ücretin altında :) sosyoloji ve psikoloji mezunuyum, dezavantajlı grupla bol bol temas eden bir insanım, belki bu yüzden durup düşünmek gerektiğini savunuyorum.

Lakin ben de oralarda olsam, gözümün önünde temel ihtiyaçlarımı Suriyeliler alsa (yağmalasa) yine de bunu savunur muydum bilmiyorum, düşününce savunurdum, ama duygularımla, zihnimle, orada olarak yaşamadım da bu deneyimi bi yandan.
0
🌸damba
(12.02.23)
6 yıl orada yaşadım. Orada yaşayan Araplar var demişsin. Öyle bir şey yok. Oranın insanı Hataylıya Hataylı der. Kimse kimsenin kökenine bakmaz. Ve oranın yerlisi kökenine bakılmaksızın müstesnadır, özeldir. Bunu düzelteyim.

Bir de gidecek yerler yok demişsin diğerleri için. Geçmiş bayramlarda gördük, gidecek yerlerinin olup olmadığını. Bu sene de göreceğiz var mı yok mu.
0
Mirket
(12.02.23)
arkadaşlar tahammülsüz oluşunuza, Suriyelilerin gitmesini istemenize, burada kaynaklarımıza ortak olmalarını istememenize diyecek bir sözüm yok, yeri ve zamanı değil.

demek istediğim deprem ortamında, neredeyse SAVAŞA EŞ DEĞER BİR ORTAMDA, bu insanları dışlayacak mıyız? insanlara yardım edebilecekken etmeyecek miyiz? Onlardan hoşlanmıyorsak dile getirecek ve gitmelerini istememizin söylem zamanı bugün mü? Deprem olmuşken, insanlar çaresizken mi bunu yapacağız?

Ben bu dışlanmayı bugün yapmasak, onlar geri durmasa sırf Suriyeli oldukları için yardım vs durumlarına, olmaz mı diye soruyorum.
0
🌸damba
(12.02.23)
+40 yazar eskisi geldi, açılın.

1999'da Sakarya'da Suriyeli yoktu. Diğer şehirlerden kamyonlara doluşup yağmaya geldiler. Şimdilerde Suriyelileri, Arapları dilinden düşürmeyen muhalif kesim komşularım (hiçbirinin evi hasarlı değildi) Danimarka'dan gelen kıyafet paketlerini yağmalamak için okul basmakla meşgullerdi. İstifçilik kısmına girmeyeyim, yapanın partisine, eğitimine, kökenine bakılmaksızın öyle çok örneğini gördük ki.

Kimse çıkıp ben ırkçıyım demez. Bugünlerde Suriyelilere saydıran biri 10 sene önce yerli etnik kökenden bir grup için "x şehirde çok arttılar, belediye neden toplamıyor bunları" diyordu mesela. Sığ fikirli, empati yeteneği gelişmemiş kişiler için dillerine dolayacakları toplumsal sorun her zaman bulunur.

Ekşi sözlüğün son 10 yıldaki değişimi tam bir hayal kırıklığı. Farklı kültürlerden zehir gibi insanları keşfettiğim, bin çeşit bilgiye ulaştığım bir yerdi. Giderek siyasileşen, siyaseten tek tipleşen, yobazlaşan bir mecra oldu zamanla. Twitter'ın dünya çapında böyle bir etkisi oldu sanırım. Ekşi de bundan nasibini aldı. Naif sorunuza gelecek cevapların yoğunluğunu tahmin ettiğimden, sırf farklı bir ses çıksın diye üşenmedim yazdım. Silinmezse okursunuz.
0
zihua
(12.02.23)
daha bebekli vs Türkler aileler cadir bulamadi, bu hassasiyeti anlamiyorum. Onlar da bu nefret yayilmasin diye birsey yapsin millet durdugu yerde kinlenmiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
@damba
1)göçmenler hakkında, benim ülkeme sonradan gelip bana zarar veren ve ülkede benden çok hak elde etmiş kişilerin başına gelen şeylere üzülemeyeceğim kusura bakma.
2)Arap kökenli vatandaşlar üzerinden suriyeli göçmenleri savunmuşsunuz. Bu kişiler göçmen sanıldığına göre türkçe bilmiyorlar. İnsan istediği dilde okur, konuşur buna kimse karışamaz. Ama sen bunun yanında vatandaşı olduğun ülkenin resmi dilini anlamak ve konuşmak zorundasın. bunu yapmıyorsan buraya ait değilsin. Mesela bu kişiler oy kullanacak, neye göre kullanacak?
3)Birisi yazmış. Benim yurtta kalan yeğenimin de eşyalarını çöp poşetine koyup gelin alın demişler. Okul tatil olduğu için memleketteydi, apar topar eşyalarını almaya istanbula gidiyor çocuk.
0
vizivozo
(12.02.23)
tekrar edeyim kurumların güvenlik sağlaması gerekli fakat lince varabilecek söylemler düşündüğünüz gibi yerel halkın türklerin oraya yardıma giden gönüllülerin de hayatını zorlaştırıyor

örnek: twitter.com

twitter.com
0
freebird5406_2
(12.02.23)
geçici sığınmacı suriyeliler arasında elbette yağmacılar vardır. biz türkler arasında yok mu? var. bu yüzden birkaç kişinin eylemini tüm bir millete yüklemek zekadan uzak bir harekettir. suçun şahsiliği ilkesi vardır.

ülkelerine geri gönderilme süreçleri depremden ayrı tutulmalı.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Suriyelilerin bir kısmı yardımcı oluyordur. Ben öyle bir örnek duymadım ama kesin vardır. İnsanlığı ve insanları komple kategori edemiyoruz tabii ki. Yardımcı olandan fazla hiçbir şey yapmayan nargilesini alıp KYK yurdunda takılan ya da başka yere giden de vardır. Yardımcı olan kadar da yağmalayan vardır. Benim de bölgedeki yardım amaçlı giden arkadaşlarımdan yağma haberleri geliyor. Hatta Hatay'dakiler polisten ve askerden destek istiyordu. Güvenlik sorunu olduğu için merkeze dönenler ve Hatay'dan ayrılanlar oldu.

Yalnız nefret söylemleri(!) genelde ateş-duman ilişkisiyle ortaya çıkar. Ateş olmayan yerden duman gelmez şeklinde. Bunlar bazen örnekleri aslında genelleyemeyecek seviyede olmasına rağmen algı oyunu ile abartılır. İşte buna nefret söylemi diyebiliriz. Diğerlerinde ise örnek sayısı o kadar fazladır ki artık inkar edemeyiz. O zaman yaptığın artık aynı kategoride incelenmemeli.
0
nawar
(12.02.23)
Ülkecek bir üzülmedigimiz cadir bulamayan suriyeliler kalmisti sanki herkes bir yerlere yerlestirilmis gibi duyar kasmaniz komik.
öneri olarak, o yardima giden 'bazi' suriyeli arkadaslar cadir bulmada vs. yardimci olabilir.
Herkes caninin derdinde ben orada hic kimsenin suriyeli Türk depremzede ayrimi yaptigini düsünmüyorum, bunu elinde kanit olmadan dile getirenler, duyuru acanlar, sözlükte twitterda yazanlar neyi amacliyor, Türk halkina karsi nefret söylemi olmuyor mu? sonucta bu halkta isteyerek veya istemeyerk yillardir milyonlarca suriyeliye evsahipligi yapiyor.
0
Coma
(12.02.23)
@Coma bahsettiğim bu ortamda, enkaz altında ırkçılık yapılmaması, uzun vadeli durumu ya da geleceği tartışmıyorum

www.instagram.com
0
🌸damba
(13.02.23)
enkaz altinda irkcilik yapildigina dair kanitiniz varsa savciliga gidebilirsiniz, yoksa yillardir isteyerek veya istemeyerek milyonlarca suriyeliye ev sahipligi yapan halka ve devlete -enkaz altinda irkcilik- hassasiyetiniz ayni sekilde nefret söylemi.

Hamit kardeşimizi yeni gördüm, kendisi gibi dürüst ve yardımcı birine suriyede daha çok ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
@Coma ben savcılığa gitmeyi akıl etseydim, buraya yazmazdım. Buradaki insanlara “bir şey yapamaz mıyız” diye sorduğum için buradayım. Yazdıklarım X, ama sizler Y’den bahsediyor gibisiniz.

Yine de teşekkür ederim.
0
🌸damba
(14.02.23)
Suriyelilerin içinde azgın bir grup var. Ben oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu kişiler göze battıkları için, hükümet bu kişileri şımartıp, bir şey demediği için, iş kötü noktalara doğru gidiyor.

Siz orada yakınlarını toprağa vermiş insanların malını yağmalarsanız, adam bir tane yardımı almaya çekinirken, çekirge gibi üşüsüp 15 defa aynı yardımı alırsanız vs. vs. tepki olması normal.

Aslında hükümet askeri sokarak, bu durumu çok kolay engelleyebilirdi. Ancak vatandaş çokta umurlarında değil...


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.02.23)
Sizin cümleleriniz ile size cevap verdim, başka birşeyden bahsetmedim.
Olmayan durum için ne yapabilirsiniz? Eğer varsa kanıtlarsınız, insanları örgütleyebilir, hem depremzedelere yardımcı olabilir hem de yasal yollara başvurabilirsiniz. Kanıtnız yoksa başka birşey peşinde olduğunuzu düşünüyorum.
0
Coma
(14.02.23)
Kurumumuzda Suriyeli bir tercümanımız vardı. Bize gelen Türkçe bilmeyen öğrenci velilerine tercümanlık yapardı. İlk işe girdiğinde sevincinden tatlı dağıtmıştı.
Ağzı var dili yok denir ya öyle bir kadındı.
Bugün oğlunun acı haberini aldık. Karı koca oğullarının cansız bedeniyle baş başa kaldılar. Acısı büyük ama o yine aynı, ağzı var dili yok.

Onun da acısı aynı, Türk'ün de nusayrinin de. Bu ortamda Irkçılık yapanlara söyleyebilecek bir sözüm yok, sinirden ellerim titreyerek olan biteni takip ediyor ve lanet okuyorum.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(14.02.23)
(6)

Ortodonti için sağlam diş çektirmek mantıklı mı

nhk ni youkosu
Geçen hafta Invisalign (dişe geçen şeffaf plaklar) ile diş düzeltmek için bir göstermiştim röntgen çekilmişti.Öncelikle işe yaramayan iki yirmilik çekilecek.(diğer ikisi gitmişti zaten) Sonra gerekirse alttan bişeyler daha çekilecekmiş. Hep "sağlam diş çekilmemeli, dolgu-kanal tedavisi vs. ile kurta
Geçen hafta Invisalign (dişe geçen şeffaf plaklar) ile diş düzeltmek için bir göstermiştim röntgen çekilmişti.

Öncelikle işe yaramayan iki yirmilik çekilecek.(diğer ikisi gitmişti zaten) Sonra gerekirse alttan bişeyler daha çekilecekmiş. Hep "sağlam diş çekilmemeli, dolgu-kanal tedavisi vs. ile kurtarılıp korunmalı" kafasıyla giderdi diş hekimleri. Sırf estetik bir tedavi için çektirmek mantıklı mı sizce? Tabii dişler düzelince çürümesi zorlaşıyor diş taşı oluşumu azalıyormuş.

Alt dişlerim baya önlü arkalı falan çarpık böyle görünmez şekilde çözülebiliyorsa çözülsün demiştim.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
doktor diyorsa bir bildiği vardır. ortodonti tedavisinde çekilen dişin yeri diğer dişlerle kapanıyor. genelde bu durumda diğer dişler çok sıkı oluyor.
0
jelly bear
(12.02.23)
Gerekli, benden 5-6 diş çekildi. Ortodonti zaten çoğunlukla estetik bozukluğa yönelik operasyon. Ortodonti olmasın istiyorsan implant veya protez yaptıracaksınız, fakat bu ortodontiye göre daha pahalı olur ve bunların da ömürleri var. Ortodontinin tek kötü yanı (benim deneyimim), çekilen dişler azı dişlerinden oluyor ve kalan azı dişlerinize çok iyi bakmanız gerekiyor. Çürütüp de 1 tane daha çektirmek zorunda kalırsanız boşluk olur ve bu sefer implant yaptırmanız gerekir.
0
malheiros
(12.02.23)
Ortodontik tedavimde 4 dişimi çekmişlerdi. Gerekiyor demek ki.

Aşağıdaki cevaba karşılık, küçükken 20 yıl öncesinden bahsediyorum. Yeni bir yöntem olduğunu sanmıyorum.
0
dfn4
(12.02.23)
çekilmez ise diş tedavisi daha uzun sürüyor

yirmilik dişler altlı üstlü ise yani karşılığı boş kalmışsa çektir
dişlerin çürümeye meyilli değilse alt dişlerden feragat edebilirsin ama bence çektirme
ileride lazım olabilir her türlü
baştan çekilmeyecek şekilde kararlı olman gerekir tabi

bir de diş temizliğine daha fazla dikkat etmen gerekiyor plakalar daha savunmasız yapıyor takıldığı sürece
0
bir soru sorcam
(12.02.23)
ben de bunu her duydugumda sasip kaliyorum. benim karman corman dislerim :) hic dis cekilmeden duzeldi. ortaokuldaydim tedavi sirasinda. galiba bu dis cekme yeni bi yontem. yasi yuksek bi doktora git bi de ondan fikir al.
*benim agzim kucukmus bir de ona ragmen cekilmedi.
0
Kittie
(12.02.23)
Mantıklı ve çok normal bir yöntem. Üstüste olan dişlerinizi açıp hizaya getirdiklerinde haliyle boş alana ihtiyaç olabiliyor. Damağınızı uzatamayacaklarına göre :)

20 yıl önce benim de ortodontiye başlamadan önce 4 dişimi çektiler.
0
invictae
(12.02.23)
(22)

Sözlükteki Netflix ve Starbucks boykot ile linçi

put it in your appropriate place
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
Şahsen sözlükte gündeme gelene kadar ne Netflix ne de Starbucks aklıma gelmemişti. Ne bileyim, başsağlığı duyurusu ve yardım bağışı yapıp yapmadıkları hiç aklıma gelmedi. Gelse bile bakmaya tenezzül etmiştim sanırım.

Starbucks'a gitmeye ve Netflix üyeliğine devam edecek misiniz? Nedir düşüncesiniz?
0
put it in your appropriate place
(12.02.23)
Marka ve ünlülerden hesap sormak yerine olayın muhataplarına yönelmeli. Netflix zaten çöp. Starbucksa da gideceğim evet. Çünkü onlarlık bir mevzu değil. Kapısına dayanmamız gereken asıl sorumlular başka.

Edit: Ha bu arada yardımlar konusunda kendi açımdan vicdanım çok rahat. Fakat bir tane bile gönderi/story/mesaj paylaşmadım çünkü bunların somut bir katkısı yok kimseye. Elimiz iş görsün. Ağzımız laf yapmasın.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Bu tür bir tepkiyi genel olarak saçma buluyorum. Şirketlerin mesaj yayınlaması, destek olması, bağış yağpması vb. güzel şeyler tabi ancak bir şirket destek mesajı yayınlamadı diye buna tepki göstermek anlamsız geliyor. Depremin sonuçlarının suçlusu belli, tepkilerimizi onlara göstermek daha mantıklı... Şahsen bir boykot vb. olacağını, olsa da bunun bu şirketleri herhangi bir şekilde etkileyecek boyuta ulaşacağını da düşünmüyorum.
0
salihdt
(12.02.23)
başıma bir şey gelmeyecekse hiç bir şirketin bağış yapmak zorunda olmadığını düşünüyorum. vergi veriyorsa, suç işlemiyorsa benim için yeterlidir.
baskı yaparak bağış yaptırmayı vandalca buluyorum.
dolayısıyla hiç bir şirketi boykot etmeyeceğim.
sorumluluklarını yapmayan şehir planlamacıları, müteahhitleri, siyasileri, bürokrotları boykot etmek lazım.
0
abelardo
(12.02.23)
bir kere fazlaca "kötü şey yapan" kişi ve kurumlarla muhattap olduğumuz bir dönemde "yeterince iyi şeyler yapmadı" diye gösterilen aşırı tepkiler inanılmaz saçma. bir temel gıda şirketi veya tekstil şirketi olsalar duyarsızlıklarından ötürü bu tarz tepkiler gösterenlerin mantığını anlayabilirim ama netflix ve starbucks gibi tamamen alakasız 2 şirkete bu tepkilerin gösterilmesi garip. tabi böyle küresel çapta bilinen markaların küresel çapta farkındalığın artmasına sağlayacak yardım kampanyaları vs. yapması güzel olurdu ama dediğim gibi bu en fazla yeterince iyi şeyler yapmamaktır. bunun için boykot vs. çok abartılı tepkiler.

öte yandan bu boyutta olup hem de türkiye'de ofisleri olan şirketlerin hiçbir yardım yapmamış olmasının da imkansız olduğunu düşünüyorum. benim şirketim en büyüklerden olmasa da gene de ilgilisinin adını sanını bildiği bir holding. onlar da mesela bağışlarını ve kampanyalarını duyurmamışlardı başta, sadece şirket içi maillerde duyurulmuştu sosyal medyada değil. yani bu şirketlerin de türkiye merkez ofisleri 3-5 kişiden oluşmuyorsa az veya çok bir şeyler yapmışlardır mutlaka.
0
semaforo de medianoche
(12.02.23)
Platforma üyeliğim yok. Türkçe içerikler de üretilen bir platform. Çok fazla üyesi de var.
Duyarlı olmak kötü değildir, her firma yapmalı diye düşünüyorum. Tepki göstermeyi de anlamsız bulmuyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Yardım yapabilecek şirketlerin yapması çok iyi oluyor. Örneğin Arçelik-Beko grubunun baya iş görecek aletleri gönderdiğini biliyorum ki bu çok güzel.

Netflix'in öyle bir ürünü yok (ama dizi yaptırıyor sektör bağlantılarını kullanıp o bölgeye ışık ve jeneratör yığabilirdi mesela) fakat yakın arkadaşım şunu söyledi ve mantıklı geldi, bu yabancı şirketler "biz de sizdeniz" diye kültüre adapte olmaya çalışıyor sürekli reklamlar yapıyorlar madem öyle kötü durumda da yanımızda olsunlar. Ayrıca para bağışlamasına bile gerek yok, Netflix'in erişimi çok yüksek, sitede ve sosyal medyada bir duyuruyla veya birkaç ünlü oyuncunun paylaşımıyla çok büyük yardımlar toplanabilir*, uluslararası kitlelerin ilgisi çekilebilir. Şunun için ceplerinden para bile çıkmaz. Bu açıdan bakınca çok mantıklı. Tabii global şirketler de "dünyanın her yerinde sürekli büyük şeyler oluyor hangi birine bunu yapacağız" gibi düşünüyor sanırım.

*örneğin ABD kitlesi olan Hasanabi diye bir twitch yayıncısı 1m dolar topladı. Yuh yani böyle bir adam bile milyon dolar toplayabiliyorsa daha büyük erişimi olanlar neler yapar onu düşünemiyorum. Tabii bu bağışların kitlelere düzgün aktarımı ayrı bir organizasyon. O iyi yapılabilecek mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(12.02.23)
@nhk, netflix jeneratör, starbucks kahve vs her şeyi sağladı aslında. reklam yapmadıkları için duyulmuyor ve linç yiyorlar.
0
neira
(12.02.23)
Yardım yapmaları ayrı şey ancak ben bir üzgünüz mesajı yayınlamaları gerektiğini düşünüyorum.

Burada iş yapıyorsun. Deprem olmuş. Senin müşterilerin veya yakınlarının canı yanmış. Bir "üzgünüz", "geçmiş olsun" mesajı koymaları gerekirdi. Yardım yaparmış, gizli yaparmış, hiç yapmazmış kendi bilecekleri iş. Biz, bize yeteriz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.02.23)
Starbucks'a kırk yılda bir giderdim, Netflix desen aboneliğim yok. İkisi için de; bulundukları alanlarda hizmet almayı düşünürsem son tercihim olur. Böyle büyük firmaların doğal afet gibi durumlarda hızlı ve makul reaksiyonlar gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece kendileri değil, iş ortakları aracılığı ile de zor şeyleri hızlı bir şekilde çözebilirler.

Sapla samanı karıştırmamak adına: bu şirketlere sitem etmek ile sorumlulardan hesap sormak bağımsız iki olay.
0
giovanne
(12.02.23)
Netflix ve Starbucks günah keçisi oldular ama benim için hiç sıkıntı değiller, ben bu ülkede milyonlarca lira kazanan ama Twitter kesilince çıkıp tek kelime etmeyen dizicilere şarkıcılara falan daha çok ayarım, para yardımını zaten herkes yapıyor bu işler parayla alakalı konular değil, bu ülkenin Twitter kesilince "ya birader bak bu Twitter'la hayat kurtarıyor insanlar kesmeyin şunu" diye çıkıp 2 çift laf edecek insana daha çok ihtiyacı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Valla yardim etmek bir zorunluluk değil nihayetinde evet ama lgbt derneğine bagis yapip duyarli gozukmeye calisan bir firma bu durumda bagis yapmiyorsa samimiyetsizdir ikiyuzludur. Onlar insan da bunlar ne?
Hic bir bsgista bulunmamamis olsalardi markaya antipati duymayacaktim ama boyle duyarli gecinip de boyle felaketi gormezden gelmek...
0
stavro
(12.02.23)
Starbucks gerçekten samimiyetsiz bir firma, bunu da burada al-shaya grup tarafından temsil edilmelerine bağladım ben. Globalde bu tarz yardım kampanyalarını daha önceden yapmışlar çünkü. Ama sonrasında tepkiler üzerine güzel kampanya başlattılar buna sevindim. Yine de sbux'a gitmemeye çalışıyorum fiyatlarından ötürü.

Netflix üyesi değilim, torrentçiyim :) Ailemde nflix üyeleri var, onlara da bir şey demem.

Bu bütün markalar için bir case study oldu. Trde iş yapacaksanız bu üllenin yardıma ihtiyacı olduğunda hemen aktif olduğunuzu göstereceksiniz gibi bir mesaj almış olması lazım tüm yabancı firmaların. Öyle parayı alıp gideyim yok artık. Kamuoyu çok aktif, bizi tebrik ediyorum bu konuda. Seve seve bağış yaptırdık adamlara.
0
roket adam
(12.02.23)
zorunlu değiller ama yardım yapmalılardı. eleştirilen konu yardım yapmamalarından önce sosyal medyada ilk 2 gün içinde geçmiş olsun mesajı bile paylaşmamaları değil mi, ben mi yanlış biliyorum? marka kimlikleri herhalde felaketlerde sessiz kalmak ama twitter'dan salak salak esprili içerik paylaşmak? bu firmaların takibini yapıp sosyal medyada paylaşan kişiye teşekkürümü edeyim buradan. starbucks zaten alshaya isimli arap bir gruba ait.

bir de turkcell'in borçlarınızı 1 hafta erteleyeceğiz açıklaması var. düşük zekalı insanlara mı karar verme ve açıklama yapma yetkisi veriyorlar, bilmiyorum?
0
deartheodosia
(12.02.23)
7/24 tweet atan sosyal medyacılar ve şirketler için taziye mesajı yayınlamak zor değil. bağış çok sonradan da yapılır. önemli olan hızlı biçimde aksiyon alabilmek mesaj konusunda.

netflix'i ablamın üzerinden kullanıyordum hatta you'nun son sezonunu izleyecektim vazgeçtim, açmadım bile.
starbucks'a çok nadir giderdim evde kahve yapıyorum zaten. artık gitmem.
0
false pretension
(12.02.23)
ben de ilk kez böyle bir boykota katıldım.

bu felaket normal bir felaket değil çünkü. 20-25 bin öl üyazdıklarına bakmayın. en iyi senaryoda 200-250binden fazla cenaze var. büyük ihtimalle 300-400bin arası. atom bombası atıldığında bile bu kadar insan ölmedi.

bir ülkede iş yapıyorsan böyle bir şeyi görmezden gelemezsin. geliyorsan, 5sn'lik bir metin yayılnayamıyorsan bunun altında kasıt ve kötü niyet vardır.
0
tchuck
(12.02.23)
kapısına dayanmamız gerekenler başka, ama starbucks'a da gitmeyeceğim, netflix'i de iptal edeceğim tabii ki.
0
damba
(12.02.23)
netflixi zaten önceden birakmistim.
en sevdigim marka starbucks, ben bile lincleyecegim. Bir sehre gittigimde oranin starbucks neredeymis vs diye bakar giderim, Seattledakini bile gördüm. ama artik düz kafelerde garson mobbingini cekecegim.

soru gayet net, netflix ve starbucks özelinde sorulmus, kimse bunlari boykot edip digerlerinden hesap sormayacagiz da demiyor.
0
wishmaythşngs
(12.02.23)
şahsen boykot taraftarı değilim. boykot yapanlara asla niye boykot yapıyorsunuz demem ancak söylendiği gibi bu tarz firmalardan çook önce hesap sorulması gereken başkaları var. vakti zamanında bu yapılar düzgün yapılsaydı bu boyutta bir felaketi yaşamayacaktık.

benim şu vaziyette hangi şirket yardım yapmış, hangi şirket taziye mesajı yollamış, bunları araştırıp soruşturacak enerjim yok. umurumda da değil açıkçası. bölgenin ihtiyaçları sağlandığı sürece bunu kim sağlamış mühim değil. tüm enerjimi bu günleri yaşamamıza neden olan siyasilerden, müteahhitlerden ve başkalarından hesap sormaya ayırma niyetindeyim.
0
knight of cydonia
(12.02.23)
Netflix hesabım var. Kullanmaya devam edeceğim. Starbucks'a ayda 1-2 kere gidiyorum belki. Bundan etkilenmeyecek. Bizim milletimiz böyle. Hesap sorması gerekenlere gücü yetmez, gücü yettiğinden çıkarır öfkesini. Devlete dair saçma bir kutsal bakışları var. Bu arada devletçiyim ben, buna rağmen söylüyorum. Twitter ve linç kültürünün böyle saçma sonuçları var. Rüzgar nereden esiyorsa ona göre konum alanlar var bir de.

Yani tabii ki insanlar kullandığı firmaların bu gibi konularda hassasiyet gösterip konuyla ilgili bir açıklama yapmasını ya da el atmasını isteyebilir. Bunu yapmayanları protesto da edebilir. Fakat şu an durum bundan çok farklı yerlere geldi.
0
nawar
(12.02.23)
linci doğru bulmuyorum ancak verilen tepkiyi anlıyorum. en azından tekiye almadan önce bir başsağlığı mesajı yayınlayabilirlerdi. insani bir jest bu.
Starbucks zaten pahalı bulduğumdan gitmiyordum. netflix'i kullanmaya devam edeceğim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.02.23)
Turkiye'de starbucks'a gitmeyi dusunmuyorum. Netflix'i de herhalde sifre paylasma iptal oldugunda iptal ettiririm. İkisi de gozumde cok buyuk eksi puan aldi. Farkedilen baska bu tarz sirketler varsa ilerde onlari da alirim listeye.

Bu arada sunlar da shaya(starbucks'in turkiyedeki sahibi) grubuna aitmis turkiye'de:
The Body Shop, Debenhams, Topshop/Topman, Miss Selfridge, Dorothy Perkins, Evans, Claire's, Le Pain Quotidien, Starbucks Coffee, Shake Shack, Bath&Body Works, Victoria's Secret, Coast, Warehouse ve Pinkberry,
0
fakyoras
(13.02.23)
Benim bildigim kadariyla bagistan ziyade olayi tanimamis olmalarina tepkili insanlar. Yani sey gibi, ananiz babaniz oluyor, ertesi gun ise gidiyorsunuz ofiste kimse basin sagolsun demiyor, gibi. Demek zorundalar mi? Hayir. Deseler bir sey degisir mi? Hayir. Ama sosyal, duygusal, ve iliskisel kodlar bunun taninmasini gerektirir mi? Evet.

Mesela Caffe Nero "deprem felaketi sebebiyle gecmis olsun diliyoruz. Kurumsal bagsi yaptik. Yemek de yolluyoruz." gibi bir post yayinlamisti hesaplarinda.
0
sopiro
(13.02.23)
(9)

enkazdan cikmak ister miydiniz?

Kittie
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.her cikarilan insanda alkislar falan oluyor.ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok.bu kadar insan kurtardik dend
belki bazilarina acimasiz gelecek ama tvde seyrettikce calismalari hep aklim buna gitti.

her cikarilan insanda alkislar falan oluyor.
ve biz bu insanlarin sonrasini bir-ikisi haric gormuyoruz.

tonlarca beton altindan kaci saglam cikiyor ki cikanlarin. bunun istatistigi yok.
bu kadar insan kurtardik dendiginde, akibetleri hakkinda bilgi verilmiyor.

onemli olan bi insanin nefes almasi midir sadece.
insan sadece nefes alarak yasayamaz ki.

bazi cikarilanlara uzuluyorum ben. acaba diyorum ne haldedir.

yok 150 saattir enkaz altinda, ay hadi mucize geliyor falan dendikce ben sinirleniyorum. ekran icin reyting malzemesi gibi. ya o "mucize" bir daha yataktan kalkamayacak durumdaysa artik. kaci arastirilacak. gazete mansetlerinin akibeti belirsiz mucizesi diye hatirlanacak hep...

bu konuda ne dusunuyorsunuz?
0
Kittie
(12.02.23)
bu konuda düşündüğüm tek şey abd vizesi alıp gitmek için çalışma planı yaptım, ona odaklandım. benden bu kadar, artık başka birşey düşünemiyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.02.23)
Bir şey düşünemiyorum. Toplumdaki kader, mucize, şükür üçgeni böyle gelmiş böyle gidiyor.

Edit: istemezdim.
0
ruhen hastayim ben
(12.02.23)
Enkazdan sağ çıkarılmakla sakat kalmanın yaşamak istemekle alakası yok. Zaten fikrimizi sormuşsun ama başkası adına konuşmak doğru değil. Kaldı ki enkaz altında ölmek çok korkunç. Belki hastalıkla vs. ölebilirsin ama o çaresizlik hissi çok kötüdür.

Onun dışında ekranda olanlar çoğu insanı sinirlendiriyor zaten.
0
sevilen progressive türkücü
(12.02.23)
Enkazdan çıkmak tabi ki isterdim. Her insan, eğer ciddi bir psikolojik sorunu yoksa varlığını sürdürmeye çalışır. Bu arada ne yazık ki enkazdan çok uzun saatler sonra kurtarılanların da bir kısmı sonradan vefat ediyor, orası da ayrı...

İnsan hikayelerle ve umutla yaşayan bir canlı; o mucize haberleri de bu tür karanlık zamanlarda güzel, umut veren "mucizeler" işte. Önemli olan şey devletin denetim organlarının, muhalefetin ve bu olaylar sakinledikten sonra halkın şunu sorması lazım:
1 - Biz bu depremde ölmemeye neden hazırlanmadık; binalarımızı, şehirlerimizi, süreçlerimizi neden buna göre inşa etmedik.
2 - Deprem oldu; sonrasına neden hazırlanmadık. Nasıl oluyor da koskoca devlet, 21. yüzyılın bütün iletişim araçlarına, teknolojisine, kaynaklarına rağmen bu kadar koordinasyon sorunu yaşıyor

Yani belki bugün benim o mücizelere bakıp sevinme hakkım var ancak devletin herhangi bir kademesinde kimsenin "Ehehe, mehehe bakın ne güzel de mucizeler oluyor" deme hakkı yok. İşimiz mucizelere kaldıysa devlet neden var? Vergi vereceğimize gidelim dua edelim...
0
salihdt
(12.02.23)
Az önce antrenman yaptım üstüne yemek yedim kahve falan içiyorum şimdi, bu şartlarda "abi istemem ya" diyebilirim belki ama insan biyolojisi hangi şartta olursa olsun hayatta kalmaya programlandığı için o ortamda muhtemelen "olm beni çıkarın lan gerekiyorsa kolumu bacağımı kesin yine de çıkarın" dememe neden olabilecek hormonların hepsini salgılayacaktır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Bana sorarsan depremde enkazdan kurtulmak diye bir sey yok, cok düşük ihtimal.

Ama kurtulma sansim varsa kurtulmak isterim ben her turlu.
0
stavro
(12.02.23)
bir sıfırdan büyüktür.
0
candide
(12.02.23)
mental bir hastalığı bulunmayan bir insanın yaşama devam etme refleksi göstermemesi imkansız.

olağanüstü durumlarda hayatta kalmak için yapabileceklerimizin sınırı yok. tüm bunları bir kenara bırakıp "aileme yük olur muyum" falan düşünmezsin o anda. ölümden öte köy yok.
0
bohr atom modeli
(12.02.23)
bence de reyting. fiziksel sağlığı atlıyorum, mental sağlığı? yakınlarının çoğu vefat etmiş, saatlerce mahsur kalmış, evini barkını şehrini kaybetmiş olacak.

çocuğum hayattaysa yaşamayı tercih ederim onun için, değilse direkt öleyim mümkünse.
0
deartheodosia
(12.02.23)
(7)

Kış güneşi ve D vitamini

duchess jessamine
Kış güneşinin D vitamini üretmediği bilgisi bana tamamen ilaç lobisinin uydurması gibi geliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Kış güneşinin D vitamini üretmediği bilgisi bana tamamen ilaç lobisinin uydurması gibi geliyor.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
duchess jessamine
(12.02.23)
kış mevsiminde hava krililiği artıyor. bu kirlilik belli ışınları filtreliyordur diye düşünüyorum. ama ilaca gerek yok diyeti o yönde bükmekle çözülemeyecek kadar ciddi bir şey değildir sanırım
0
nolmus yani
(12.02.23)
Aynı düşüncedeyim.
0
Mirket
(12.02.23)
türkiyede türk hocalar tarafından yapılmış yayınlar var.
özellikle bayanların %90'ında d vitamini yetersiz.
neden yetersiz, güneşemi çıkmıyor, beslenmesimi kötü ayrı bir konu ama yaşanan gerçeklik bu.
ayrıca d vitaminini kan testi ölçümleriyle 300'luk ampül şeklinde alırsanız maliyeti çok uygun. ilaç şirketlerinin lobi yapacağı kadar pahalı bir ilaç değil.
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.02.23)
Nolur nolmaz deyip kışın haftada 2 3 kez 2 3 damla bebeklere damlatılan damladan dilime damlatıyorum. Kış güneşi de olsa etime değse tamam da güneş yok ki denk gelemiyoruz.
0
baba553
(12.02.23)
d vitamini hakkinda cok yanlis bilgi ver zaten
satilan ampuller bildigimiz aycicek yagi.

d vitamini gunesten alinmaz, yagdan da alinmaz
vucutta varken, gunese cikmakla aktive olur.

hic gunese cikmadan ampulle d vitamini alamazsiniz yani
0
Corc
(12.02.23)
Güneşten d vitamini almak yazın bile çok zor, yani güneşli bir günde günün herhangi bir saatinde çıkıp güneş ışığına maruz kalmak d vitamini için yeterli olmuyor d vitamini sentezi için güneş dik konumdayken gelen UVB türü ışın gerekiyor, onun da en etkili olduğu saatler öğlen 11-1 arası, UVB ışını ozon tabakasından büyük oranda süzüldüğü için geri kalan saatlerde bir işe yaramıyor, kalan saatlerde de aldığın güneş ışığı UVA ışınları oluyor, o da büyük oranda kanserojen bir ışın türü, ayrıca d vitamini sentezine bir etkisi yok, yani ona ne kadar az maruz kalırsan o kadar iyi. Yazın bile bu şekilde az gelen UVB ışınını kışın alabilmek çok mümkün değil, ayrıca Türkiye'nin jeolojik yapısı güneş ışınları dik bir konumda almaya uygun olmadığı için bugün yoldan birini çevirip test yap d vitamini deposu büyük oranda boş çıkar. Bilim böyle diyor arkadaşlar bilimden şaşmayın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.02.23)
Eskiden d vitamini hapı mi vardı:D
0
stavro
(12.02.23)
(1)

Harddisk Bölme Problemi

deep435
Merhabalar,C diskindeki alan yetmiyor. D diskindeki alan ise gereğinden fazla. Birleştirmek istediğimde izin vermiyor. Harddiski formatlamam da söz konusu değil maalesef. Bir çözüm var mı acaba?
Merhabalar,
C diskindeki alan yetmiyor. D diskindeki alan ise gereğinden fazla. Birleştirmek istediğimde izin vermiyor. Harddiski formatlamam da söz konusu değil maalesef. Bir çözüm var mı acaba?
0
deep435
(12.02.23)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.