Giriş
(14)

Haftanın özellikle sevmediğiniz bir günü var mı?

sekizdokuzon
Ben pazar günlerini hiç sevmiyorum. Aşırı gergin ve mutsuz hissediyorum, içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bütün gün yatsam da çok kötü hissediyorum. Haftasonunu genel olarak sevmem ama özellikle Pazar günleri benim için katlanılmaz. Çocukken pazar günü olduğunu bildiğim bir gün başıma bir şey gel
Ben pazar günlerini hiç sevmiyorum. Aşırı gergin ve mutsuz hissediyorum, içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bütün gün yatsam da çok kötü hissediyorum. Haftasonunu genel olarak sevmem ama özellikle Pazar günleri benim için katlanılmaz.

Çocukken pazar günü olduğunu bildiğim bir gün başıma bir şey gelmiş olmasından şüpheleniyorum. Ya annemden dayak yemiş indir ya babam bir şey alicam demiştir almamıştır ya da birine bir şey olmuştur ama kesin var bir şey.

Sizin böyle özellikle taktiğiniz bir gün var mı?
0
sekizdokuzon
(30.07.23)
Pazar +1 ya kesinlikle.
Çocuklukla bir bağlantısı var sanırım cidden, çocukluğumdan beri sevmem pazarları, travma bırakmış demek ki zihnimde içten içe.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(30.07.23)
İş rutinim ile alakalı beni zorlayan günleri sevmem. Mesela pazartesi günleri ders verdiğim öğrenci dersle alakası olmayan mızmız bir çocuktu. Her hafta “şu pazartesiyi atlattım mı benden iyisi yok” falan diyordum kendi kendime. Şimdi çocuk gitti benim de pazartesiyle olan derdim bitti.
0
ruhen hastayim ben
(30.07.23)
çarşamba da bi içten pazarlıklı gibi böyle bir sinsilik mi dersin samimiyetsizlik mi dersin ne bileyim bir kahpelik var gibi de çözemedim.

pazar gerçekten gıcık ama ne olduğu belli en azından.

diğer günler sözünün eri.
0
AlsterWasser
(30.07.23)
Pazar günü haftaiçinde çalışacak olmamız, bir şeyler yapacak olmamızın KAYGISINI yaşıyoruz bence. Pazardan sonra sorumluluk geliyor ve biz “an”‘da yaşamıyoruz, gelecekte yaşıyoruz dolayısıyla kaygı tetikleniyor. Pazar gününün kıymetini zihinsel sebeplerden dolayı bilmiyoruz bence. Hatta çocukluğumuzda da yapılacak ödevlerin kaygısını çekmiş olabiliriz :))) Not: psikoloğum
0
damba
(30.07.23)
Çarşambayı sevmem. Hafta sonuna daha var düşüncesi sıkıyor. Bu hayat böyle geçmez deyip zengin olmanın yollarını arıyorum. Kendimi robot gibi hissettiğim bir gün oluyor. Bütün hayat böyle mi geçecek diyorum.
0
dissendium
(30.07.23)
oldum olasi sali gununu sevmem. ulan dun calistik zaten 3 gun daha mi calisacagim gibi bir dusunce olabilir bilincaltinda bilmiyorum.

pazar aksamlari genelde ayik kafayla gezmem. cunku ayik oldugum zaman ertesi gunku isi dusunuyor oluyorum. cok tatsiz oluyor.
0
antikadimag
(30.07.23)
Pazar +1
0
basond
(30.07.23)
Pazar.
0
baldan kaymak
(30.07.23)
Pazartesi rezil bir gün bence tam bir kaos, tüm haftanın yükünü çekiyor sanki. Sonra pazar derdim
0
jjimyl
(31.07.23)
Pazar dersek günün tamamını töhmet altında bırakmış oluruz. Cumartesi gece yatıp sabah uyku sersemi bugün neydi diye düşünürken, haa pazar deyip tekrar yastığa gömülme anını kim yok sayabilir, kalbimiz kurur valla. ya da pazar sabahı kahvaltısını aynı şekilde, taş oluruz taş. ben oyumu pazar akşamından yana kullanıyorum. çocukken ertesi gün okula gidecek olmanın, banyo yapmak zorunda olmanın, ödevleri tam tamına yapmamış olmanın getirdiği huzursuzluklardan kaynaklı travmalarımız var. olmaz olsun öyle akşam.
0
onemoremile
(31.07.23)
Pazar zaten klişe şekilde ben de sevmem. Öf yine mi işe gidicez yarın, güzelim haftasonunu yedin hiçbir şey yapmadan hissi oluyor.

Onun dışında perşembeye bi uyuzum ben. Hep "bugün cuma değil daha" hissi geliyor bana. Tamam haftasonuna az kalmış oluyor ama ne olurdu cuma olsaydı :/

önceki iş yerimde her çarşamba bir sorun yaşardık o yüzden bi ara çarşambaya da uyuzdum hafiften ama normalde severim. Bu haftayı da yarıladık be hissini veriyor.
0
nundu
(31.07.23)
pazartesi tabi ki.
her gün cuma olsun isterim.
0
sizofren06
(31.07.23)
biraz daha daraltarak pazar akşamı demek istiyorum ben. sabahını, öğlenini, öğleden sonrasını severim hiç sorun değil ama pazar akşamı kadar bunaltıcı, sıkıcı, insanın enerjisini emen bir zaman dilimi yoktur sanırım.

bu söylediğim iş durumundan bağımsız bu arada. kendi işim, tempom vs. gereği ben zaten şu an pazartesi sendromu yaşayacak birisi değilim, tam aksine pazartesi günlerini genelde seviyorum. sakin, kendime vakit ayırabildiğim günlerin başında geliyor.

buna rağmen pazar akşamları bunalıyorum hep. bir an önce yarın olsa filan diyorum. sabah kahvaltısı, öğleden sonra maçı yarışı şusu busu yine keyifli ama pazar akşamı kadar sıkıcı bi şey yok. bak salı akşamı çay içip bi kitap açıp okusam hiç keyfim kaçmaz. aynı şeyi pazar akşamı yaptığımda sanki böcekmişim gibi hissediyorum. acayip sinir oluyorum. imkanım olsa pazar akşamlarını yaşamamak isterdim. diğerlerini yaşıycam ama.
0
mark greg sputnik
(31.07.23)
Salı
Çok sinsi bir günmüş gibi geliyor bana. Pazartesi öyle değil mesela ama salıda böyle bir iticilik var.
En sevmediğim gün(
0
hayalhayal
(31.07.23)
(2)

Bazı psikolojik rahatsızlıkların zaman zaman hype olması

sekizdokuzon
Bugünlerde internette nereye baksam gözüme dikkat bozukluğu olan biri carpiyor7(dehb). Sanki birden bircok insan derdinin devasini bu tanı altında buluşmakta buldu. Bir tanıya sahip olmak rahatlatıcı çünkü tanı konulduktan sonra sorumluluk artık o hastalıkla yaşamak zorunda olan insana değil de hast
Bugünlerde internette nereye baksam gözüme dikkat bozukluğu olan biri carpiyor7(dehb). Sanki birden bircok insan derdinin devasini bu tanı altında buluşmakta buldu. Bir tanıya sahip olmak rahatlatıcı çünkü tanı konulduktan sonra sorumluluk artık o hastalıkla yaşamak zorunda olan insana değil de hastalığı tedavi etmesi gereken doktora aktarılıyor. On sene önce bipolar bozukluklar bayağı popülerdi mesela.

Insanların yoğun şekilde benimsediği psikolojik rahatsızlıklar üzerinden dönemin ruhunu yakalamak sizce mümkün mü? Dehb olduğunu düşünen insanların yoğunlukta olduğu bir çağda uyaranların miktarı ve çeşitliliğinin insanların artık rahatsız etmeye başladığını aoyleyebilir miyiz? Dünyaca ünlü şirketler bu tip trendleri takip ediyor müdür sizce? Ya da insanların bir psikolojik rahatsızlığa bu kadar ilgi göstermesinin başlıca nedeni nedir, psikolojik tedavi gormenin hala yer yer tabu olduğu bir çağda?
0
sekizdokuzon
(29.07.23)
Bence bunlar hep vardı ancak bilim, iletişim ve teknoloji ilerledikçe artık ota b*ka bir teşhis koyulabiliyor.

Kimisi kendini biraz zorlamak yerine hemen kendine yakıştırıyor olabilir dediğiniz gibi kolaya kaçıyordur belki.

Ama ben kendimi bildim bileli bir şeye odaklanabildiğimi hatırlamıyorum. Oyun oynarken bile sürekli aynı hatalara düştüğüm oluyor ki oyunlara nispeten bir tık daha odaklanabiliyorum.

Hayatımın en başarılı dönemleri dikkat eksikliği ilacı kullanarak geçirdiğim dönemler oldu.

Bunların artmasının bir diğer sebebi dış uyaranların artması, sosyal medya, paketli ürünler, kullanılan tarım ilaçları vs. bir çok şey olabilir belki ama henüz neyin sebep olduğu bildiğim kadarıyla bilinmiyor.
0
ananiyimioguz
(29.07.23)
uzmanlığım yok, terapi görmüş psikolojik rahatsızlık sahibi ve gözlem yapmayı seven birisi olarak yazacağım.

uyaranların miktarı ve çeşitliliği kesinlikle çok ciddi sorun. ben insan beyninin teknolojideki bu hızlı değişime adapte olacak kadar geliştiğine inanmıyorum. en basit örnek olarak cinselliği düşünün. zamanın en güçlü adamlarının, kralların 1000 yıl yaşasa görebileceğinden fazla cinsel unsuru biz parmaklarımızın ucunda sınırsızca görebiliyoruz. elimizdeki imkân, beynimizin alıştığından milyonlarca kat daha hızlı ve agresif.

benzer şekilde küçük yaştan beri uyaran bombardımanına maruz kaldığımız, sosyal medya sayesinde dünyanın diğer ucundaki askeri darbeden dahi haberdar olabildiğimiz için beynimiz perişan oluyor. huzur bulamıyor. çok fazla şey var ve kaçırdığında huzursuz oluyorsun. kendini bundan soyutlaman da çok zor. çıkıp bir saat yürüyüş yapmak, kafanı boşaltmak bile problem olabiliyor. çünkü beynin esasında bunu yapması gerekirken tamamen farklı bir şeye programlanmış, öyle gelişmiş.

şirketler trendleri kesinlikle takip ediyordur; bu tablonun oluşmasında devasa şirketlerin payı zaten çok büyük. aşırı hızlı, her şeyin bir an önce tüketildiği ve "bir sonrakine" geçilen düzen onların işine gelir. daha çok kâr, daha mutsuz ve dolayısıyla daha fazla arayış içerisinde insan. farkındaysanız günümüzde reklamların çoğu kişiye özel hissettirme üzerine kurulu. kimse ayakkabısını dayanıklı, kaliteli diye satmaya çalışmıyor; "bunu giymeyen eziktir, eşşoleşşeğin önde gidenidir" alt metinli reklam kampanyalarına yöneliyor.

***

onun dışında ananiyimioguz'un dikkat çektiği nokta da çok önemli. 100 sene önce ADHD hastası bir çocuk "içine şeytan girmiş" veya "safi gerzek" olarak değerlendirilebiliyordu belki... şimdi elimizde imkan var, teknoloji var; daha isabetli ve net tanılar koyabiliyoruz. keza kim bilsin kaç tane insan kanserden öldü zamanında... hiçbirinin ölüm sebebi "kanser" olarak kayda geçmedi çünkü insanlar kanserin ne olduğunu bilmiyordu.

psikolojik rahatsızlıkların popülerleşmesi söylediğiniz gibi biraz bahane olabiliyor elbet, özellikle teşhis filan almamış insanlarda. ki teşhis alanı bile "ben hastayım zaten benim kafam böyle çalışıyo" diyerek kolaya kaçabiliyor. ergenken "cool" görünmek için yapılırdı bu. artık yetişkinlerde de var. sebebi sanırım psikolojik rahatsızlıkların normalleşmiş, kanıksanmış olması biraz. şimdi kimse okb'lisin diye senden köşe bucak kaçmaz mesela, eskiden olsa "o ne ola ki? acaba bizi keser mi?" diyordu insanlar. hem geçerli bahane sunuyor hem de seni toplumdan soyutlamıyor; hatta belki aksine sana bir kimlik, canını yakmadan "onlardan biri gibi" olma şansı veriyor... daha ne?

***

yalnız katılmadığım tek nokta var, en azından bireysel olarak. topu doktora atma kısmı. ben OKB tanısını ya da teşhisini neyse 27 yaşındayken aldım. terapi ve ilaçlar hayat kalitemi ciddi ölçüde arttırdı. ama her allahın günü beynimin normal çalışmadığı gerçeğiyle yaşamak zorunda olmak beni biraz üzüyor. param olmadığında "yaaaa bende okb var ki :))" deyip çalışmadan veya daha az çalışarak aynı maaşı alamıyorum mesela. ya da biriyle flört ettiğimde, karşı taraf bi sebeple soğuduğunda "yaaaa cnm okb'liyiz olur o kadar :))" diyemiyorum. kısacası gerçek hayat koşullarında bu bana hiçbir avantaj sağlamıyor, tam aksine "normal" olmak için hep ekstra çaba sarf etmem gerekiyor.

yani hakikaten rahatsızlığı bulunan ve şımarıklığını tolere edebilecek imkanları olmayan kimse doktor "sende şu var" dedikten sonra topu doktora atamıyor. tam tersine asıl mücadele, asıl savaş o zaman başlamak durumunda. çünkü hasta olduğunu bilmeyen insan "alala niye böyle oluyo ki ya" diyor ama mevcut durumunu normal kabul edip devam ediyor. üzülüyor, kırılıyor, sapıtıyor ama başka bir savaşın, mücadelenin içinde olmuyor.

yok ama teşhis konmuşsa, sende şu şu var, şuna dikkat etmen gerekiyor, şöyle yapman gerekiyor vs. denmişse o zaman hep daha dikkatli olmak zorundasın. kusura bakmayın upuzun döşendim ama ilgimi çeken bir konu olduğundan dolayı tutamadım kendimi :)
0
mark greg sputnik
(29.07.23)
(5)

Çok ünlü insanlar ne kadar ünlü olduklarının farkında mıdır?

sekizdokuzon
Diyelim ki dünyaca ünlü bir oyuncusunuz, ya da bilim adamı, is adamı. Ve dünya üzerinde yaşayıp da isminizi duymayan kimse yok. Bu ünün ne kadar farkında olurdunuz? İnanılmaz bir fenomen bence. Çoğu ünlünün bunu olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını düşünüyorum. Dün Barbie'yi izledikten sonra Margo
Diyelim ki dünyaca ünlü bir oyuncusunuz, ya da bilim adamı, is adamı. Ve dünya üzerinde yaşayıp da isminizi duymayan kimse yok. Bu ünün ne kadar farkında olurdunuz? İnanılmaz bir fenomen bence. Çoğu ünlünün bunu olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını düşünüyorum. Dün Barbie'yi izledikten sonra Margot Robbie'nin röportajlarına sardım, birinde Mexico'da gösterilen yoğun ilgiye inanamadığını söylüyor. Sürekli gündemde ve sürekli benzer bir ilgiye maruz kalmasına rağmen dönüp dolaşıp tekrar şaşırıyor gibi geldi bana. "Hiç böylesini yaşamamıştım" diyor, muhtemelen yaşayıp baş edemediği için unutmuştur.


İnsan zihni bunu algılayabilir mi, bu kadar beğeni, sevgi, dünya üzerindeki herkesin kendisi hakkında iyi kötü bir fikri olmasıyla nasıl baş eder sizce. Bastırma, görmezden gelme, narsisizm, olmadı kafayı yeme opsiyonlarıni bir kenara koyduğumuzda farkındalığı yüksek ve orijinal bir insan bu şöhretle ne yapar, nasıl anlamdirir, nasıl kullanır ya da baş eder?


Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(26.07.23)
mesela Jennifer Lopez baya farkında

burda görülüyor www.youtube.com
0
AlsterWasser
(26.07.23)
her ünlü her yerde tanınmaz. o yüzden farkedememeleri normal.
sallıyorum bazı ülkelerde mesela %10luk kesim tanıyordur.
0
jelly bear
(26.07.23)
farkındalığın ne kadar yüksek olsa bile muhtemelen bir süre sonra o şöhretin için de kayboluyorsun. düşünsene 20 sene boyunca herkes, her yerde sana çok ihtimam gösteriyor. illa ki bunun içinde kaybolursun, delirmekten vs. bahsetmiyorum bu artık normalin haline gelir yani
0
fuatzzz1
(26.07.23)
"Hiç böylesini yaşamamıştım" deme sebeplerinden biri de konuyu ilgi çekici yapmak. Çünkü "eh kalabalıklara alışkınız tabi" aynı etkiyi uyandırmayabilir.

Ben çok da inanamadıklarını sanmıyorum. En büyük problemleri zaten fazla tanınmak. Topluluk içinde kafalarına göre dolaşamıyorlar, hayatlarının her alanında yoğun ilgiden kaynaklı sıkıntılarla boğuşuyorlar zaten.

Bazen bir ünlü bir fanını tersiyor ya sokak ortasında mesela, bunalmış çünkü. Fazlasıyla haklı ve insani bir tepki veriyor, ama bu sefer de bu yaptığı şey olay oluyor.

Ya da ünlü biri bazen aşırı ilgiden çok bunaldığını, kendisinin de insan olduğunu biraz mesafeye ihtiyaç duyduğunu söyleyince insanlar bunu yapmacık buluyor ya, bu insanların en samimi oldukları anlar o anlar aslında.
0
akhenaten
(26.07.23)
messi de farkında. hatta o kadar ki bunalmış artık.
kendisi inter miami'ye zaten bu sebepten gitti fikrimce. araplar daha fazla para teklif etti; ancak o, görece futbolun daha az ilgi gördüğü abd'yi tercih etti.
0
pangea
(26.07.23)
(2)

20 yıl sonra nasıl bir ülkede yaşıyor olacağız?

sekizdokuzon
Son seçimlerden sonra ayağımızın ucunu görmek istemiyoruz haklı olarak ama sizce 20 yıl sonra nasıl bir ülkede yaşıyor oluruz? Neler degisir ya da neler değişmez? Hangi sektorlerde artı değer, nitelikli iş gücü üretiyor oluruz, daha mı politize bir toplum haline geliriz yoksa yogun göç mu veririz? E
Son seçimlerden sonra ayağımızın ucunu görmek istemiyoruz haklı olarak ama sizce 20 yıl sonra nasıl bir ülkede yaşıyor oluruz? Neler degisir ya da neler değişmez? Hangi sektorlerde artı değer, nitelikli iş gücü üretiyor oluruz, daha mı politize bir toplum haline geliriz yoksa yogun göç mu veririz? En iyi, en kötü senaryolar nelerdir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(25.07.23)
dünyada üreyenlere ve üremeyenlere bakınca, bizi daha geri bir gelecek bekliyor bence. Sadece Türkiye değil, batı da bir çok sorunla boğuşacak. Idiocracy filmine gidiyoruz gibi hissediyorum ben.

Türkiye'de her 20 yılda bir sağlam ekonomik ve/veya siyasi kriz olmuş, şimdikini büyük kriz saysak (saymalı mıyız? siyasi kriz yok gibi aslında, ekonomik de var mı tartışılır sadece büyüüüük bi fakirleşme var. Gerçi 2016'daki darbe denemesi sayılabilir sonrasında da her şey değişti zaten), 20 yıla biraz düzelip sonra yeni krize merhaba denir bence.

Bir zamanlar bir bakan "Türkiye ara eleman ülkesi" tarzı bişey demişti, o oluyor ve olacak. Nitelikli iş falan bu gidişle yalan. Ekonomi kötü oldukça hayaller sönüyor, beslenme eksikliğinden zeka da sönüyor tahminen. Resmen bize biçilen role girdi Türkiye ona üzülüyorum. Yoğun göç veriyoruz zaten, daha da vereceğiz. Ben her ailede avrupada abd'de yaşayan bir aile üyesi olduğunu ve onlardan gelen bir miktar para ile ailelerin geçineceğini düşünüyorum. Burada çalışıp Türkmenistana Kırgızistana ailesine para yollayan kadınlar var ya, onun benzeri.

Genç nesil bir şekilde kullanılabilirse iyi senaryolar da gerçekleşebilir ama hep engel çıkarılıyor ve bu sadece son 20 yılın olayı değil, Türkiye ve hatta belki Osmanlı hep böyleymiş. Bence dünya brutal moda geçmek üzere yani en azından ailelerimizin yaşadığı tatlı dünya yok artık, nüfus aşırı arttı. Survival of the fittest. Fakat ben batı ülkelerinin de çok hazır olduğunu düşünmüyorum.
0
nhk ni youkosu
(25.07.23)
@nhk ni youkosu +1

İçinde bulunduğumuz ekonomik, politik ve demografik durumlara bakılınca 20 sene sonrasında ülkemiz için olumlu bir gelecek hayal etmek zor. Avrupa'da artan göç, yaşlanan nüfus, sosyal devlet düzeninin sürdürülebilirliği ile ilgili kaygılar, hayat pahalılığı ve en önemlisi değişen toplum dinamikleri oralar içinde bir şeylerin yolunda gitmediğinin haberini veriyor. Avrupa batıyor gibi saçma bir argümanı savunuyor değilim fakat yeni bir devrin başladığı bir dönemde olduğumuzu hissediyorum. 20 sene sonra nasıl olacağımızı da dünyadaki gelişmeler belirleyecek. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için şu an en büyük tehdit düzensiz göç, bunu iyi yönetebilen yol alacak. Bizim için çok yeni olan bu kavramın altından kalkabileceğimiz düşünmüyorum. Eğer iyi yönetirsek oluşan yeni düzende kendimize şu ankinden çok daha iyi bir yer bulabiliriz.
0
Depik
(25.07.23)
(6)

Ev arkadaşı seçiminde nelere dikkat etmek gerekir?

sekizdokuzon
Malumunuz İstanbul şartlarında ayrı eve çıkmak hayal değil hayalden öte bir hal aldı. Ev arkadaşlığını burada iki kez, yurtdışında bir kez denedim. Bence iyi bir ev arkadasiyim, sessiz sakinim. Ortak alanların temizliğine dikkat ederim, sorumluluklarımı bilirim. Ama karşı taraftan ne beklemem gerekt
Malumunuz İstanbul şartlarında ayrı eve çıkmak hayal değil hayalden öte bir hal aldı. Ev arkadaşlığını burada iki kez, yurtdışında bir kez denedim. Bence iyi bir ev arkadasiyim, sessiz sakinim. Ortak alanların temizliğine dikkat ederim, sorumluluklarımı bilirim. Ama karşı taraftan ne beklemem gerektigi konusunda bazı zamanlarda kafam karışıyor.

Ben kendimi kısaca tanıtayım, siz de bana "Şöyle biriyle kensinlikle aynı eve cikma" ya da "Şöyle birini bulursan kaçırma" deyin. Bu sitede gerçekten nokta atışı cevaplar okuyorum3ve açıkçası onlardan birkaç tanesine ihtiyaç duyuyorum :)

Öncelikle çok genc biri değilim ve hayatımın hiçbir döneminde çok aktif bir sosyal hayatım olmadı. Asosyal değilim ama zor açılan insanlardanim, gerçi 30 yaşımdan sonra çenem düşmeye başladı ama yine de tanımadığım insanlarla çok rahat iletişim kuramam her zaman. İnsanlarla yakın olmayı, insanları dinlemeyi,. anlamayı severim ama her başları sıkıştığında beni aramalarını istemem. Güçlü, haat dolu insanlardan hoşlanırım. Tavsiye vermekte iyi değilimdir ama dediğim gibi dinlerim, günün sonunda herkes kendi sorununu kendi çözsün isterim.

Burç da söyleyebilirim, bu sefer cidden nokta atışı olsun, doğru ev arkadaşını bulayım istiyorum. Burcum balık. Matematik okudum, İstanbul'dan çok çıkmadım. 36 yaşındayım, kadınım. Sevgilim yok, bu sene kariyere odaklanicam. Yani bir sene daha sevgilim olmaz.

Bu bilgiler ışığında sizce nasıl bir insanla ev arkadaşı olmalıyım?

Teşekkür ederim şimdiden. İyi akşamlar diliyorum.
0
sekizdokuzon
(23.07.23)
Ortak giderler konusunda ödeme gününü geçiren biri:
- ayy ya unuttuuum..
- bu ay biraz sıkıştım.. diyenden 2 km. uzak durun.
0
diyecevaplandı
(23.07.23)
bugüne kadar kimseyle sorun yaşamadım ama bir şekilde spor yapan/spor salonuna giden kişilerle hep olumlu geçti oda/ev arkadaşlıklarım. böyle biri varsa kaçırmayın derim.

bunun yanında en önemli kısmı yazmamışsınız sigara içiyor musunuz, içmiyorsanız tolere etmezdim ben olsam içeni.
0
gule gule
(23.07.23)
ödemeleri aksatmasın
ev temizliğini senin kadar önemsesin
sigara durumunu konuşun
ve eve misafir getirme konusunu konuşun

eve çok sık arkadaşları ve sevgilisi geliyorsa kendi evinin rahatlığını yaşayamıyorsun evde yabancı biri var hissi oluyor hep
0
freebird5406_2
(23.07.23)
çok zor bir karar fakat ev arkadaşı deneyimi olan birini tercih edin derim. benim sürüyle ev arkadaşım oldu problem yaşadıklarım hep ortak bir evde yaşadığını unutanlar oldu.

kişiliği çok yakın gelebilir fakat aynı evde yaşayınca insanlar bazen sinir bozucu olabiliyor. potansiyel ev arkadaşlarınıza "eğlenceli insan biz bunla takılırız" diye bakmayın. sorumluluğunu biliyor ve ufak tefek şeyleri tolere edebiliyor olması gerekir. arkadaşlık da olursa pastanın çileği ama diğeri daha önemli.
0
bohr atom modeli
(23.07.23)
Sorun yaşadığım insanları da söyleyeyim: üniversitedeki ev arkadaşım pasif agresif ve asosyaldi. Rahatsız olduğu şeyleri yüz yüze konuşmak yerine mesajla söylerdi. Zamanla çok absurd şeylerden rahatsız olmaya başladı, öyle bitti. Diğeri aşırı sosyal ve görünürde özgüvenli bir kızdı ama çok kırılgandı. Eleştiri kabul etmiyordu, baskınlık kurmak istiyordu. Beni sürekli elestiriyordu, burası benim evim sen sonradan geldin diyordu. Bir de çok sık misafir ağırladı. Onunla da iki ay birlikte kalmıştık.

Bu iki insanın da tonla pozitif özelliği vardı tabii ama bu tavırları bizi kopma noktasına getirmişti.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.23)
İki güne bir sevgilisini çağıran, her hafta sonu arkadaşlarını toplayan biriyle zor yaparsınız.

Ortak giderler konusunda hassas olmalı.

Temizlik, derli topluluk konusunda size yakın olmalı. Sizde azsa az, çoksa çok.

Fazla teklifsiz insanlar vardır. Bir gün bakarsınız, en sevdiğiniz tişörtünüz onda. Ya da parfümünüze ortak çıkmış. Uzak durulası insanlar.

Tatilden döndüğünüz sabah bir bakıyorsunuz sizin odada sizin yatakta onun bi arkadaşı. Nasıl olsa burada değil, kal birkaç gün demiş.

Sevgilisiyle toksik ilişkili kızlar vardır. Akşamları kız salya sümük, geceyarısını geçince sarhoş sevgili kişisi kapıyı yumrukluyor.

Telefonu kulağında düşmeyen kızlar vardır. 7x24 konuşan

Yaptığın yemeğe ortak ama hiçbişeye katkısı olmayan kızlar vardır. Tam bulaşık vakti, ojelerini yeniler.

Evde ses olsun diye 7x24 tv açan kızlar var. ne yapacaksa sesi.
0
Mirket
(23.07.23)
(4)

Hiç aşık oldunuz mu?

sekizdokuzon
Birden fazla olduysaniz ilki kaç yaşındaydı?Nasıl bir şeydi? Nasıl tanımlarsınız? Sizce hayatınızdaki hangi gelişmelerin arkasından geldi? Şu anda hayatınıza nasıl bir etkisi var?
Birden fazla olduysaniz ilki kaç yaşındaydı?

Nasıl bir şeydi? Nasıl tanımlarsınız?

Sizce hayatınızdaki hangi gelişmelerin arkasından geldi?

Şu anda hayatınıza nasıl bir etkisi var?
0
sekizdokuzon
(22.07.23)
Olunuyor ya, ilkokulda lisede üniversitede, hatta iş hayatında bile.bu zamanda aşık olunmaz diyorsun pat bi bakmışsın olmuşsun değişik. 30dan sonra eskisi gibi olmuyor ama o kesin. Spesifik bi olayın ardından olmadı hiç. Aşık mıyım bilmiyorum ama hayatımda bir şeyleri dolduran bir yani var
0
olaylar olaylar
(23.07.23)
Olmadım.
0
Amaranta ursula
(23.07.23)
çok aşık oldum.

ilkinde 12 yaşındaydım. ortaokulda.
çok acayip bir şey. yoğun bir hayat enerjisiyle, sevgiyle doluyorsun. midende kelebekler uçuşuyor. :)

herhangi bir gelişmenin arkasından gelmedi, birdenbire oldu.

en büyük etkisi kendimi müziklere ve kitaplara adamak oldu sanırım..
0
tabudeviren
(23.07.23)
Evet olmuştum, iyi anlaştığım arkadaşımdı. Açılamamadan kaynaklı küsecektik, küsmedik açıldık. Fakat benim kendisine olan hislerim başlangıçta çok yoğunken azaldı, onunki ise tam tersi. Dengeyi bulamadık sonra da bitti.
0
izmitcan
(24.07.23)
(3)

blu tv'de önerdiğiniz film/diziler

sekizdokuzon
Var mıdır? Teşekkür ederim.
Var mıdır? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(21.07.23)
Masum
Chernobyl
The night of
Succession
Last of us
The sopranos
Six feet under
Handmaid's tale
Killing eve
Westworld
True detective
0
anon1m
(21.07.23)
türk dizilerinin hepsi güzel kendi yapımı olan.
aynen aynen
doğu
7 yüz
yarım kalan aşklar
saygı
bozkır

aklıma gelenler.
0
jelly bear
(21.07.23)
Wire tabii ki
0
mirty
(21.07.23)
(19)

En toksik özelliğiniz?

sekizdokuzon
Benimki tembellik. Sizinki?
Benimki tembellik. Sizinki?
0
sekizdokuzon
(19.07.23)
çok konuşuyorum :) bir şeyi anlatmanın uzun yolu varsa mutlaka onu seçerim.
0
in vino veritas
(19.07.23)
kindarlık
0
pide
(19.07.23)
küçük yaşlarımdan beri dünyanın en iyi grubunun hangisi olduğu konulu tartışmalarla inatla girer ve her zaman çirkinleşirim.
cevap basittir.
0
AlsterWasser
(19.07.23)
Lafı bazen çok uzatmak :)
0
gadlemler
(19.07.23)
Kesin yargılı olmam.
0
Amaranta ursula
(19.07.23)
Bir konu hakkında kendimi çok yeterli görüyorsam ve o konu hakkında kulaktan dolma yalan yanlış bilgilere sahip olan birileriyle bi tartışma içindeysem karşımdaki kişiye aptal olduğunu iliklerine kadar hissettirmeyi çok seviyorum, hatta bazen anlattığım konuyu gerçeklerden saparak kendi içinde çelişerek anlatıyorum ki bakalım fark edip bana "sen ne anlatıyorsun birader" desin ama onu da anlamadıklarında daha çok zevk alıyorum, en toksik özelliğim bu olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.07.23)
Eleştiriye aşırı duyarlılık,
Yoğun sevgi beklentisi

Toksik ama beni sevenler de bu özelliklerim dolayısıyla seviyor. Yani problem yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.07.23)
kendimi cok elestiren birisiyim, ben buna alistim.
aynisini diger insanlar uzerinde uygulayinca kavga cikiyor.
elestirmeyi birakmam lazim.
0
cooperr
(20.07.23)
dengesiz ruh hali
0
personaa
(20.07.23)
Lovebombing, ıssız adam sendromu.
0
Bruce
(20.07.23)
Çok kuralcıyım, zıt tipte olanları çok yargılarım. Her şey planlı, her şey zamanlı. Dakika hesabıyla yaşıyorum. Bazen zor geliyor örneğin evden 5dk geç çıkıyorum, kendime de kızıyorum :D Dışardan bakınca mesleki anlamda iyi bir şey gibi durabiliyor bu ama mesela iş yerinde savsaklayan üstlerimi de çeşitli şekillerde hizaya getiriyorum :D onlar için hoş olmuyor olsa gerek.
0
akhenaten
(20.07.23)
Manipülatif biriyim. Karşımdakini iyi tanıyorsam bazen keyfi bir şekilde düşüncelerini değiştirmeyi seviyorum. Kendi sınırlarımı deniyorum sürekli acaba buna da ikna eder miyim diye kendi kendime meydan okuyorum.
0
jazzabel
(20.07.23)
Tembellik. Hatta üşengeçlik direkt. Buna bağlı olarak yapmam gereken bir işi manipülasyonla başkalarına yaptırmak. Başkalarına yaptırdıkça işin nasıl yapıldığını teorik olarak bilmek ama pratikte eksik kalmak.

Çocukluktan beri bu şekildeydim ama artık üniversiteden mezun olup iş hayatına girince bunu değiştirmeye çalışıyorum. Yine de bazen kolay geldiği için yapabiliyorum. Bunu yaparken başka ve kendime kolay gelen işleri yaptığım için çok da göze batmıyorum.

Mesela intörnken sonda takmak gibi el becerisi gerektiren işleri sevmediğim için bilgisayardaki dosya işlerini alıp sevmediğim işleri arkadaşlara bırakıyodum. Şansıma genelde grup arkadaşlarım da bilgisayar işlerini sevmiyordu o sayede denge buluyoduk.
0
nundu
(20.07.23)
tembellik ve bunun getirdigi erteleme aliskanligi.
0
baldur2
(20.07.23)
arkadaslik yapamiyorum, biri bir yere davet etse gidemiyorum, mesela sinema. misir kokusunun, telefon isiginin rahatsizligi o kuracagim iliskinin degerinden daha büyük oluyor.
0
wishmaythşngs
(20.07.23)
kıskançlık, önyargı, önyargıyla bağlantılı olarak hararetli anlarda karşıdakini dinlemeyip aşırı yükselmek.
0
naksidil
(20.07.23)
yedi büyük günahın hepsi
0
Hallegadola
(20.07.23)
Yakın çevreme elin oğlunun "sugar-coating" dediği şeyi yapmayı, yapmacık olmayı, yalandan ümit satmayı, haksız oldukları konuda yalan ile konuyu geçiştirmeyi vs. sevmiyorum. Samimiyetsiz yalanları amaçları ne olursa olsun sevmiyorum. Hem hayal kırıklığının parçası olmak istemiyorum hem de bir hata varsa iş yerinde, yeni tanıştığı grupta, flörtüyleyken şurada burada bilmeden o kötü huyuyla/olayla devam etmesindense burada biz bizeyken doğruyu öğrenmesi daha önemli bence. Bana da aynısının yapılması hoşuma gider.

Bir de mesela bir arkadaşım saçını kestikten sonra kötüyse, kıyafeti/makyajı kötüyse vs. direkt söylerim. Bir aile üyesinin sağlık durumu karamsar olan muhtemelen de kaybedeceğimiz bir arkadaşım var. Arkadaşıma o aile üyesinin sağlık raporları üzerinden yaptığım çıkarımı ve öğrendiğim durumu doğrudan söylememek için biraz laf geveliyorum. O da az çok farkında ve iyi bir şey duymak istiyor muhtemelen ama ben o yalanı söyleyemiyorum. O hayal kırıklığının sebebi olmak istemiyorum. Ne bileyim yemek kötü olduysa "eline sağlık, çok güzel olmuş" demem. Ha tabii bunları da kırma amaçlı ya da dobrayım ben diyen öküzler/odunlar gibi yapmıyorum. O samimiyetsiz yalanları istemiyorum ama
0
nawar
(20.07.23)
kendi kafama göre hareket ederim.
grup mrup hiç dinlemem.
kimse umrumda değil.
bunu bana zaman gösterdi.
0
rain when i die
(20.07.23)
(1)

Midpoint Beyoğlu şubesinde fiyatlar nasıldır?

sekizdokuzon
Ortalamanın kaç katıdır?Teşekkür ederim.
Ortalamanın kaç katıdır?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(16.07.23)
mr.goodcat
(16.07.23)
(1)

Bu hangi YouTube kanalıydı?

sekizdokuzon
Koca gözlü, sevimli, genç bir çocuk filmler hakkında kısa bilgilendirmeler yapıyordu. Babası seslendirme sanatçısıydı, hatta.videolarini babası seslendiriyordu. Harry Potter hayranıydi, hatta Harry Potter'i oynayan oyuncuyla bizzat tanışmıştı. Neydi bu YouTube kanalının adı?Teşekkürler.
Koca gözlü, sevimli, genç bir çocuk filmler hakkında kısa bilgilendirmeler yapıyordu. Babası seslendirme sanatçısıydı, hatta.videolarini babası seslendiriyordu. Harry Potter hayranıydi, hatta Harry Potter'i oynayan oyuncuyla bizzat tanışmıştı.


Neydi bu YouTube kanalının adı?


Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.07.23)
filme gitmeden önce
0
juliette
(15.07.23)
(7)

Bu insanlarla çalışmaya devam etmeli miyim?

sekizdokuzon
İse gireli bir ay oluyor ve işverenler yabancı olduğu için bir aydır hayatımda yapmadığım şeyleri (teklif almak, monoblock lavabo aramak, iş görüşmesi yapmak, zabitayla anlaşmak...) yardım edecegime söz verdiğim için, biraz da çaresizlikten (uzun bir işsizlik döneminden çıktım) yapıyorum. İse başlam
İse gireli bir ay oluyor ve işverenler yabancı olduğu için bir aydır hayatımda yapmadığım şeyleri (teklif almak, monoblock lavabo aramak, iş görüşmesi yapmak, zabitayla anlaşmak...) yardım edecegime söz verdiğim için, biraz da çaresizlikten (uzun bir işsizlik döneminden çıktım) yapıyorum. İse başlamadan önce bu tarz bir işte daha önce çalışmadığımi söylemiştim. Tolerans gösteririz dediler.

Ama bir ayın sonunda ben işten bayağı soğudum. Birincisi bu insanlar iyi niyete değer vermiyor3. En az parayla en iyi hizmeti almaya çalışıyorlar, alamayınca suçu türk mentalitesine, tembel, gevşek insanlar olmamıza bağlıyorlar. Sabahtan akşama kadar bu insanların türk insanı hakkındaki olumsuz değerlendirmelerini dinliyorum ama bu bir aylik süreçte işini en profesyonellikten uzak yapan bizim takım. Aradığım, ürün satın ya da hizmet satın almaya çalıştığım herkes işlerini lafı dolandirmadan, ellerinden geldiğince nitelikli ve hızlı tamamlarken bizim mekan sahipleri sürekli suçu başkalarına atıyor, mesajlara zamanında cevap vermiyor, kararları zamanında almıyor, insanlara kaba Saba davranarak nitelikli işgücünü kaçırıyor.


Bir işe gercekten ihtiyacım olduğu için dil bariyedir, kültür bariyedir diye bugüne kadar kendimi avuttum ama bugün farkettim ki bu adamlar kaba saba, kibirli, cimri ve kendilerini bizden fersah fersah üstün görüyor. Başta da dedigim gibi iyi niyete, güzel soze kıymet vermiyor.


Beni restaurant müdürü olarak işe aldılar ve en küçük bir sıkıntıda ihale bana kalacak gibi hissettirmeye başladılar. Bu insanlarla çalışmaya devam etmek için bana tek bir neden söyleyebilir misiniz? Benim o göremediğim olumlu gelişmeler gerçekleşebilir mi?


Teşekkürler
0
sekizdokuzon
(13.07.23)
hangi ülke?
0
sonsuz
(13.07.23)
Rusya
0
🌸sekizdokuzon
(13.07.23)
yeni iş bulana kadar bunlarla çalışmaya devam et bence, işsizken iş bulmak daha zor.
0
ravenudon
(14.07.23)
Idame edebilecek paran varsa bas istifayi bu strese degmez
0
mirty
(14.07.23)
"bugün farkettim ki bu adamlar kaba saba, kibirli, cimri ve kendilerini bizden fersah fersah üstün görüyor" muazzam bir aydınlanma. hayırlı olsun.
ruslar zaten...
bunu daha batıda bir yerde yapsan, daha makyajlı ve örtük olarak aynısıyla karşılaşacaktın. nazik nazik üstün göreceklerdi :d
0
mimo
(14.07.23)
orada kaldıkça daha işsiz kaldığın dönemden daha beter olacaksın. bence yol yakınken ayrıl. belki bu sefer hemen iş bulursun. umutsuz olma.
0
koela
(14.07.23)
ruslar bu muameleyi rusça konuşan diğer milletlere de yapıyorlar. ama sizinkiler bunun da ötesinde sscb zamanında kalmış, çok çalışmaktan dem vurup günlük kararları zamanında almaktan acizler. bunun aynısının naziği batıda olabilir, sorun orada zaten, ihtiyaç duyulan şey kibarlık. insanın bir iş gününde karşılaştığı kabalıkların bir üst sınırı olmalı, hizmet sektörü yapısı gereği talepkar, sözle de olsa yaptığın işi takdir edecek yönetici bunları çekilir kılabilir. itilip kakılmak normalleştirilecek bir olay değil. işin insan üzerindeki ezici mental etkisi varken bir de özverinin görmezden gelinmesi filan düpedüz hayvanlık. boş kaldıkça yeni iş bakın.
0
engelbert humperdinck
(14.07.23)
(3)

Bu lavaboyu nereden bulurum?

sekizdokuzon
https://img.imgyukle.com/2023/07/12/rDXk6p.jpegIki adet alacağız. Tam olarak bu model olmasa da olur, ölçüleri buna yakın, monoblock lavabolara ihtiyacım var. Koçtaş, Tekzen gibi yerlere baktım, ürünün fabrikasında üretimi yok. Muadili konusunda yardımcı olabilecek birini onerebilirseniz çok memnun
img.imgyukle.com

Iki adet alacağız. Tam olarak bu model olmasa da olur, ölçüleri buna yakın, monoblock lavabolara ihtiyacım var. Koçtaş, Tekzen gibi yerlere baktım, ürünün fabrikasında üretimi yok. Muadili konusunda yardımcı olabilecek birini onerebilirseniz çok memnun olurum.


Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(12.07.23)
teritori
(12.07.23)
www.koctas.com.tr
Koçtaş'ta var? Stok sıkıntısı var gibi de gözükmüyor.
0
kobuzchu kiz
(12.07.23)
Bütçe detayını atlamışım. Daha alt segment bir ürün arıyoruz.
0
🌸sekizdokuzon
(12.07.23)
(1)

Şöyle bir kapıyı nereden bulurum?

sekizdokuzon
https://img.imgyukle.com/2023/07/08/rpVwIH.jpeg
0
sekizdokuzon
(08.07.23)
lombozlu
çift açılımlı soğuk oda / restoran / bar kapısı olarak bakarsanız daha hızlı bulursunuz
örnek:
metamutfak.com
0
Ruprect
(08.07.23)
(3)

Temizlik görevlisi olarak çalışan biri

sekizdokuzon
İstanbul’da ne kadar maaş alır ve günlük ödeme yaygın mıdır?
İstanbul’da ne kadar maaş alır ve günlük ödeme yaygın mıdır?
0
sekizdokuzon
(05.07.23)
Günlük ödeme derken eğer evlere gelen gündelikçi kadınlardan bahsediyorsan 500 TL civarına geliyorlar şu an. En azından bize öyle geliyor. Ama ona da zam gelmesi yakındır.
0
messor
(05.07.23)
Günlük 800-1000 TL arası.
0
cek
(05.07.23)
Tam zamanlı olarak kafede çalışacak bir temizlik görevlisi için ne kadar ücret teklif edilmeli, günlük maaş yaygın mıdır? diye sormak istemiştim esasında. Aceleye gelmiş.
0
🌸sekizdokuzon
(05.07.23)
(1)

İstanbul'da banyo, mutfak malzemeleri satan çarşı

sekizdokuzon
Lavabo, klozet satan bir sürü mağazanın bulunduğu çarşı gibi bir yer var mıdır İstanbul'da?Teşekkür ederim.
Lavabo, klozet satan bir sürü mağazanın bulunduğu çarşı gibi bir yer var mıdır İstanbul'da?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(29.06.23)
istoç
0
janavarorion
(29.06.23)
(4)

Telefon önerisi

sekizdokuzon
Kamerası ve hafızası bir tik iyi olan, minimum üç sene götürecek en ekonomik telefon hangisidir?Teşekkür ederim.
Kamerası ve hafızası bir tik iyi olan, minimum üç sene götürecek en ekonomik telefon hangisidir?


Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(28.06.23)
samsung galaxy a54'e bakabilirsiniz.
0
praisebe
(28.06.23)
S20fe.
0
karacigerim vur kadehlere
(29.06.23)
S20 FE aldım. Çok memnunum.
0
dissendium
(29.06.23)
samsung galaxy a53 kullanıyorum, eşime de a54 aldım. orta seviyenin en iyi telefonlarından. tavsiye ederim.
0
sgly
(29.06.23)
(4)

Düz, beyaz kapı nereden bulunu

sekizdokuzon
selamlar, düz beyaz, girinti çıkıntısı olmayan, yüzeyi boyanabilir kapılara ihtiyacımız var. şunun gibi: https://imgyukle.com/i/rgvaaeİstanbul'da nerede bulabiliriz, nereleri önerirsiniz?
selamlar, düz beyaz, girinti çıkıntısı olmayan, yüzeyi boyanabilir kapılara ihtiyacımız var. şunun gibi: imgyukle.com

İstanbul'da nerede bulabiliriz, nereleri önerirsiniz?
0
sekizdokuzon
(24.06.23)
Link şu: imgyukle.com
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.23)
0
janavarorion
(24.06.23)
bahaus
0
deepex
(24.06.23)
Bahsettiğiniz yerlerde standart ölçülerde kapılar satılıyor diye biliyorum. Bize gelip ölçü alacak ve sıfırdan üretim yapacak bir yer lazım. Varsa böyle bir tanıdığınız, alışveriş yaptığınız güvenilir bir firma diye sordum.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.23)
(3)

Mavi yaka iş ilanı için en uygun platform

sekizdokuzon
Hesaplı ve hedef kitleye ulaşabilecek en doğru platform hangisidir?Teşekkür ederim.
Hesaplı ve hedef kitleye ulaşabilecek en doğru platform hangisidir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(24.06.23)
mavi yaka ilanları eleman.net'te oluyor genelde.
0
pide
(24.06.23)
İşkur tabii ki.
0
dissendium
(24.06.23)
işkur +1
0
useless
(24.06.23)
(2)

Kadıköy'de Bahariye cad, Moda civarı hesaplı, lezzetli

sekizdokuzon
Bir yemek yemek için nereleri önerirsiniz?
Bir yemek yemek için nereleri önerirsiniz?
0
sekizdokuzon
(19.06.23)
moda kronotrop karşısında fatoş'un mutfağı var. lezzetli mis gibi ev yemekleri tavsiye ederim.
0
gule gule
(19.06.23)
calakasik
0
buenosdias
(19.06.23)
(4)

İşe girişte iki ay önce aldığım sağlık raporu kullanılır mı?

sekizdokuzon
Süreçte herhangi bir güçlük yaratır mı?Teşekkür ederim, gününüz aydın olsun.
Süreçte herhangi bir güçlük yaratır mı?

Teşekkür ederim, gününüz aydın olsun.
0
sekizdokuzon
(17.06.23)
www.saglik.gov.tr

alakalı mı bilmiyorum ama bakanlığın sitesinde şöyle bir bilgi mevcut, farklı sitelerde de bir yıl geçerli olduğu söylenmiş. Bana sorarsan bir problem olmaz kullanılır.
0
Sumashi
(17.06.23)
6 ay
0
Kahvedesu
(17.06.23)
İş yeri hekiminin kanaatine bağlı. Genelde 6 aylık içindekileri kabul ederler.
0
nawar
(17.06.23)
Tetanoz aşısı veya pnömokok gibi ekstra tahliller istemiyorlarsa bence kabul ederler. Ben işe girerken 1 kaç aylık olanı kabul etmişlerdi.
0
kimlanbu
(17.06.23)
(2)

Kadıköy'de bir mekana en aşağı 100 Mbps hızlı internet bağlantısı

sekizdokuzon
Bugün ufak bir araştırma yaptım ve sanırım, Kadıköy boğa heykeli civarında bir mekana (iki katlı bir kafe olacak) Adsl ya da VDSL bağlantısı yapılabiliyor ve internet hızı maksimum 70-75 Mbps. Konuyla alakalı çok bir teknik bilgim yok. Bunu en aşağı 100 Mpbs ye nasıl çekebiliriz?
Bugün ufak bir araştırma yaptım ve sanırım, Kadıköy boğa heykeli civarında bir mekana (iki katlı bir kafe olacak) Adsl ya da VDSL bağlantısı yapılabiliyor ve internet hızı maksimum 70-75 Mbps. Konuyla alakalı çok bir teknik bilgim yok. Bunu en aşağı 100 Mpbs ye nasıl çekebiliriz?
0
sekizdokuzon
(16.06.23)
turknet
0
deepex
(16.06.23)
türk telekom altyapısında ulaşılabilir hız ne görünüyorsa maksimum onu alırsınız (o da size ait kablolar el veriyorsa), diğer tüm alt servis sağlayıcılarda da o bilgi çıkar. size ait olmayan altyapı değişmeden o hız bilgisi değişmez. türk telekom’da 75 görünüyorsa turknet’te de 75 çıkar.
0
orient blue
(16.06.23)

Kadıköy Moda'da kafe açmak için hangi belgeler?

sekizdokuzon
Selamlar;Kadıköy Moda'da sahipleri Rus olacak şekilde bir fırın & kafe açılacak. Tüm gerekli süreçleri merak ediyorlar, gerekli izinler nereden alınır vs. Nereden başlamak gerekir? Yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum. Teşekkür ederim.
Selamlar;


Kadıköy Moda'da sahipleri Rus olacak şekilde bir fırın & kafe açılacak. Tüm gerekli süreçleri merak ediyorlar, gerekli izinler nereden alınır vs. Nereden başlamak gerekir?


Yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum.


Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(31.05.23)
(5)

Hangi sektörde iş arayabilirim.

sekizdokuzon
İstanbul'da bir devlet üniversitesinde Matematik okudum. Mezun olduktan sonra on sene kadar özel okul ve kurs merkezlerinde öğretmenlik yaptım. Geçen sene kısa süreliğine yurtdışına çıktım, orada çağrı merkezinde çalıştım. İngilizcem ortalama üstü, 36 yaşındayım. Buraya döndükten sonra öğretmenlik y
İstanbul'da bir devlet üniversitesinde Matematik okudum. Mezun olduktan sonra on sene kadar özel okul ve kurs merkezlerinde öğretmenlik yaptım. Geçen sene kısa süreliğine yurtdışına çıktım, orada çağrı merkezinde çalıştım. İngilizcem ortalama üstü, 36 yaşındayım. Buraya döndükten sonra öğretmenlik yapmak istemedim, farklı bir sektörde çalışmak istiyorum ama aklıma yatan bir iş bulamadım. Sizce ne tip bir iş aramalıyim?


Teşekkür ederim
0
sekizdokuzon
(29.05.23)
Ben de istatistik diyorum. Duyduğum birkaç matematikçi bu alanda tanışıyor.
0
Amaranta ursula
(29.05.23)
İstatistik bilgim başlangıç seviyesi, lisansta gördüğüm kadar. Bu konuda kendimi nasıl geliştirebilirim?
0
🌸sekizdokuzon
(29.05.23)
Yani yaş ve tecrübe handikabiyla "İs, veri analistligi" pozisyonlarinda ise alinabilmem için ne yapmam gerekir?
0
🌸sekizdokuzon
(29.05.23)
öğretmenlikte yaş sınırı yoksa kpss çalışıp kamu öğretmenliği.
0
nuisance
(30.05.23)
yaş sebebiyle iş ve veri analistliği tarafında iş bulabileceğinizi sanmıyorum maalesef. ik cıyım. ingilizce kullanılan çağrı merkezleri, outsource destek firmaları da olabilir. (ücretleri daha yüksek olacaktır)
0
benaslinda
(30.05.23)

İstanbul'da yoga stüdyosu

sekizdokuzon
Gerçekten bu yola baş koymuş, ilham veren, maddi olarak sömürmeyen ve yoga pratiğimi ilerletmeme yardımcı olacakz gidip memnun kaldığınız bir stüdyo önerebilir misiniz?
Gerçekten bu yola baş koymuş, ilham veren, maddi olarak sömürmeyen ve yoga pratiğimi ilerletmeme yardımcı olacakz gidip memnun kaldığınız bir stüdyo önerebilir misiniz?
0
sekizdokuzon
(24.05.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.