Giriş
(7)

Tur rehberine ayıp olmadan ne denebilir?

eileengray
Haftaya bir müzeye gitmeyi planlıyorum ve müzeyi kendi kendime gezmek istiyorum çünkü tur rehberinin anlattıklarından farklı detaylara bakacağım (daha çok binasını gezeceğim aslında). Müzenin sitesinde o gün için tüm biletler satılmış görünüyor. Başka bir websitesine (getyourguide) baktığımda da tur
Haftaya bir müzeye gitmeyi planlıyorum ve müzeyi kendi kendime gezmek istiyorum çünkü tur rehberinin anlattıklarından farklı detaylara bakacağım (daha çok binasını gezeceğim aslında). Müzenin sitesinde o gün için tüm biletler satılmış görünüyor. Başka bir websitesine (getyourguide) baktığımda da tur rehberi tutarsam bilet dahil olacak şekilde müzeye girebiliyorum. Ben rehberi tutsam ve buluştuğumuzda "aslında sizinle gezmek istemiyorum" desem çok ayıp olacak... Rehbere ne diyebilirim ayıp olmayacak şekilde? Rehberle gezersem turumu 2+ saat uzatacak, o şehirde sadece 1 günüm var.
0
eileengray
(14.05.26)
neden ayıp osun ki? rehber hiç çalışmadan para kazanmış olmayacak mı sonuç olarak?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.05.26)
Ayıp olmaz.
Aklıma gelen tek ihtimal, biletli kişi sorumluluğu rehberde olabilir, içeri soktuğunda çıkana kadar onun sorumluluğu varsa o zaman belki itiraz edebilir ki çok küçük ihtimal
0
kisa
(14.05.26)
rehbersiz bilet yoktu. vaktim az, kendim gezmek istiyorum. byeee
+1
gabe h coud
(14.05.26)
getyourguide çoğunlukla kapıda bırakıp serbest zaman veriyor ya da app üzerinden turu organize ediyor. canlı rehber vermiyor yani, rehber dahil dediği yüksek ihtimalle app. hangi müze? ona göre size bilgi verebilirim.
0
Phoebe
(14.05.26)
@Phoebe
MASP
Canlı rehberli gezi olarak görünüyor açıklamada.
0
🌸eileengray
(14.05.26)
ben yurtiçinde bir müze sandım. maalesef bu müzeyle ilgili bilgim yok. benim kastettiğim çoğunlukla istanbul'da ki durum.
0
Phoebe
(14.05.26)
MASP'ı bilmiyorum ama genelde, parasını ödedikten sonra rehber ne yaptığınızla pek ilgilenmez, eğer müze içinde bir kısıtlama vs yoksa. kısaca canına minnet, daha küçük bir grubu gezdirecek ve parayı vermişsiniz. bence hiç bir açıklama yapmadan gruptan ayrılabilirsiniz, eğer idealist bir rehber değilse tabi :-)
0
euteamo
(15.05.26)
(5)

20bin tl para ile mini finansal okur yazarlık denemesi

gadlemler
Nasıl yapabilirim :) Finansal okur yazarlık ve de gıdım gıdım parayı artırmayı öğrenmek istiyorum. Faiz, repo, borsa hiç mi hiç anlamıyorum. Ders niteliğinde ne yapmamı önerirsiniz? Bir şeyleri başarma olayına tutunmalıyım da...
Nasıl yapabilirim :) Finansal okur yazarlık ve de gıdım gıdım parayı artırmayı öğrenmek istiyorum. Faiz, repo, borsa hiç mi hiç anlamıyorum. Ders niteliğinde ne yapmamı önerirsiniz? Bir şeyleri başarma olayına tutunmalıyım da...
0
gadlemler
(13.05.26)
Halka arzlara katıl.
0
gabe h coud
(13.05.26)
Bir Excel E işlem yaptığın her an için dolar altın vb alış satışları yaz
aldığın enstrüman da yaz, yanına bir de neden onu aldın onu yaz.
8-10 alış satıştan sonra otur parayı dolar da tutsan ne kazanırdın altında tutsan ne kazanırdın onu çıkart, alıp satma kararlarını verdiğinde kararininetkikeyen bilginin doğruluğunu yanlışlığıni tart.
Böyle böyle başlarsın, bana mantıklı bir yol gibi geliyor
0
kisa
(13.05.26)
Dünya ve Ülke siyasetiyle ilgilen, öğren, her gün takip et.
Dünya ve Ülke ekonomisiyle ilgilen, öğren, her gün takip et.
İktisat Lisans Programı ders kitaplarını edin. Oku, anla.
Birkaç eli yüzü düzgün iktisatçı, birkaç da finansçı youtuber bul, her gün takip et. Temel analiz, teknik analiz kurslarına katıl.
-5
Mirket
(13.05.26)
hiçbir şey bilmiyorsan öncelikle bu bilmediklerini kısaca öğren. sonrasında tefas nedir? fon nasıl alınır? diye araştır ve düzenli fon biriktir. tek yapman gereken bu. yatırım fonlarının kazancını ASLA geçemezsin. boşuna meşgul etme beynini bu işlerle.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.26)
Babilin en zengin kitabını okumakla başla.

Bankaların yatırım hesapları var, hisse için onları kullanabilirsin. Midas da kullanabilirsin hem yurtiçi hem yurtdışı hisse etf vs alınıyor

İşlemlerini yaz kenara, excel tutmak mantıklı, ne aldın kaça aldın gibi güzel bir format oluştur.

Zamanla kendine kurallar oluştur. Mesela bu hisseden beklentim (dolar bazında) yüzde 5 + enflasyon. Bu rakama ulaşınca satıcam. O takama ulaşmak yerine terse giderse şu kadar zarar yapınca da satıcam gibi.
0
biseysorcaktim
(13.05.26)
(19)

araçlarda cam tavan mantıklı mı?

OgutucuRecep
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir g
caddy almaya karar verdim. cam tavan mı yoksa normal mi almak arasında kararsız kaldım.

abimde tesla vardı. yazın ebemiz ağlıyordu. acaip sıcak vuruyor cam resmen ısıyı daha da arttırıyor gibiydi. serin soğuk havalarda pek farkedemedim önde oturyuorum ya da sürüyorum. yani yağmur yağarken güzel bir görsel oluyor mu bilmem işte.

sizce cam tavan tamamen bir görselden mi ibaret?
📊 cam tavan araç iyi mi?

Bu anket sona erdi. 52 oy kullanıldı.

0
OgutucuRecep
(05.05.26)
Aracın tavanı metal(sac) olacak. Yağmur, kar, su damlatmaz. Olası kaza anında cam tavana göre daha güvenlidir.
0
HellKeePer
(05.05.26)
caddy için cam tavan gereksiz ya.
cam tavan araçta sera etkisi yapıyor. kaplatmak gerek bence filmle.
ama diğer arabalarda açılabilir cam tavan iyi bence.
0
jelly bear
(05.05.26)
açılmıyorsa çok da esprisi yok aslında. cam tavanların perdesi de oluyor ayrıca öyle sera mera yandık piştik durumu olmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.05.26)
bendeki açılır değil, panoramik cam tavan. yazın normalden çok farkı yok. perdesi sürekli kapalı ama kışın iyi oluyor, arabanın içi daha ferah oluyor (bence). yeni araba alacak olsam cam tavanı olsun isterdim.
0
inheritance
(05.05.26)
"cam tavanın daha iyi olmaması" gibi bir seçenek bence mümkün değil. sadece çok pahalı olabilir.
0
co2s2
(05.05.26)
cam tavana akıllı film yaptırılıyor. proshade adı. tek dokunuşla tüm cam tavan kararıyor, kapanıyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Turklerin cam tavan ya da sunroof sevdasini anlamiyor. Bu kadar fiyat performans olmayan, attigin tasin urkuttugun kurbagaya degmediyi bir urun olamaz. Derdiyle birlikte geliyor bence kendisi.
Kaldi ki arac caddymis. E yani buna dense dense tamam da kankaaa ne alakaaa denir.
-3
narod
(05.05.26)
bi keresinde bi apartmanın dibine parketmiştim. 5. katta cam balkon yapıyorlarmış, küçük küçük taşlar düşmüş tavana. cam çatır çatır çatlamış ama bütünlüğü bozulmamış. bulunduğum yere en yakın servis 500 km idi. amma uğraşmıştım. o gün tövbe ettim cam tavana da sunroof a da.

ha bi de evin sahibiyle mahkemelik olduk, o da ayrı terane tabi.
+1
antihero
(05.05.26)
açılabilir cam tavan = potansiyel sorun

açılmayanı da dahil olmak üzere ikisi de ferahlık veriyor ama yazın perde olsa da daha sıcak olabiliyor.

dıştan tüm tavanı kaplayacak şekilde cam tavan olunca kuş pisliklerinin zarar verebileceği boyalı alan küçülüyor. bu bir avantaj fakat bu sefer sac tavanın dayanabileceği mekanik streslerde camın çatlama ihtimali de oluyor. tamir masrafı saca göre daha uygun olabilir, bilmiyorum.

sonuç itibariyle bence olsa da olur olmasa da, her seçeneğin avantaj ve dezavantajı var. fiyat farkı çok değilse belki %51 cam tavanlı almak en azından estetik açıdan mantıklı olabilir.
0
orient blue
(05.05.26)
Cam tavanli araclar ikinci elde daha kolay satiliyor diye dusunuyorum...
0
thetruenorthstrongandfree2
(05.05.26)
cam tavanlı vitaram var 4 yıldır.
arabanın cam tavan perdesini hiç kapamadım.
çok ferah duruyor içi cam tavanla.
açılabiliyor da.
0
rain when i die
(05.05.26)
aciliyorsa kesinlikle gerekli.
acilmiyorsa gereksiz.
0
cooperr
(05.05.26)
Kabin için çok daha büyük ve ferah hissi veriyor. Bu artısı.

Ancak perdeli dahi olsa içeriye ısı alıyor. Özellikle Güney illerinde tavsiye etmem.
0
Mirket
(05.05.26)
Sadece satarken işe yarayan otomobil özelliklerinden biri işte. F1 vites, hız sabitleyici gibi.
0
ground
(05.05.26)
dezavantajlarının tamamı objektif, avantajları kişinin zevkine göre subjektif.

güvenlik konusunda çok büyük sorun olacağını sanmam lamine cam kırılınca dağılmaması lazım, tavan sacı da çok dayanıklı sağlam bi malzeme değil. direkler koruyor tavan sacı değil. ama yine de metal psikolojik de olsa daha güvenli hissettirir.

araç daha çok ısınır, cam tavan daha ağırdır. haliyle hem daha çok yük taşıyor olacağından hem klima daha çok çalışacağından yakıt tüketimini de arttıracaktır. minimal de olsa gerçek bir etki olacak burada.

cam tavanı geçtim sunroof/moonroof bile gereksiz. içeri su sızma riski oluşturuyor bozulabilecek can sıkabilecek ek bi donanım... hava soğuksa yağmurluysa vs. zaten açmazsın sıcak havada da tavanı açacağına klimayı açarsın daha iyi serinlersin. dış ortamın havası kirliyse olduğu gibi içeri gelecek, ama aracın kendi havalandırma sistemini kullandığında polen filtresinden geçecek yine dışarıdan taze hava gelecek.

şahsen asla istemem, araç alırken de ancak olmayan araçtan çok daha ucuzsa düşünürüm, katlanılır ama özellikle tercih edilmez. üstüne bu cam tavan vs. olsun diye ekstra para vermek ise tamamen saçmalık benim gözümde.
+1
konetsu
(06.05.26)
preminyum hariç araçlarda cam tavan gereksiz. arıza yaptığında ağlayacağına düz tavan al. fakir avuntusu gibi bir şey. adam duster alıyor cam tavan var diyor. masraf çıkarmasın diyorsan cam tavanada gerek yok. zaten ticari araçlar diğer araçlara göre daha dengesiz ve devrilme ihtimali daha yüksek. böyle bir risk varken cam tavan saçma.
ayrıca cam tavana alıcaksan ıd4 golf falan almalısın.
0
mikahakkinen
(06.05.26)
Aynı aracın (Hyundai Tucson) 4 yıl boyunca cam tavan olmayanını kullandım, şu an cam tavanlı versiyonunu kullanıyorum. Yaz, kış İzmir'deyim.

Açılır cam tavan yazın çok ferah oluyor. Açmak istemediğimde de perdesini kapalı tutuyorum, cam tavan yüzünden daha sıcak olmuyor. Hatta güneşin altında pişmiş araba cam tavanı açınca çok daha çabuk serinliyor. Kışın da aydınlık oluyor. Bir eksisini görmedim.
0
matematisyen
(06.05.26)
Bence cam tavan gereksiz. Isınma sıkıntısı, milyonda bir olsa da üzerine bir şey düşme endişesi vs.

Ama asıl önemli kısmı şu ki cam tavan önde oturan şoför ve yolcu için zaten hiç etki yapmıyor bence.
Arkadakiler için bir miktar ferahlık veriyor olabilir ama zaten çoğu arabada arkada pek kimse oturmuyor.

Bence gereksiz, cam tavan almayın.
-2
michael_knight
(06.05.26)
benim bir aracım ailemin iki aracı cam tavandı. ısı sorunu yaşamadık zaten perdesi olur. hiçbir dezavantajını da tecrübe etmedik, oldukça ferah oluyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.05.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(7)

Sporda kaldırdığınız max ağırlıklar ne?

Unde bach canim
Boy kilo da vererek hareketlerde 1RM leriniz neler?Özellikle deadlift…DeadliftBench pressSquatYapıyorsanız hip trust vs
Boy kilo da vererek hareketlerde 1RM leriniz neler?
Özellikle deadlift…

Deadlift
Bench press
Squat
Yapıyorsanız hip trust vs
-2
Unde bach canim
(24.04.26)
Squat;
202.5 *1
Tahmini 212, 182.5*5 yaptığım için.

Deadlift;
222.5 *1
Tahmini; 230, 210*3 yaptığım için

Bench;
130*1
Tahmini; 134, 115*5ten

Ohp;
85*1
Tahmini; 88, 80*3ten

179 boy, 109 kg. Irkek.

Edit: jdjdjdj oğlum manyak misiniz kaç yıldır buradayim spor konusunda 50 kere yazdım. 109 kg adam için ağırlığı iki katı kaldirmak madah bir şey değil.
imgur.com
-13
logisticsmanager
(24.04.26)
Bana da her birinden 300-400 yazın arkadaşlar
+6
artıküyeolmakistiyorum
(24.04.26)
bunun sorulacağı en son yer burasıdır :D buradaki herkes 1'er 2'şer ton kaldırır.

ben 1500 kg x 10 tekrar yapıyorum her birinden.
+7
yazar yazmaz yazan yazar
(24.04.26)
pazar poşetlerini zor taşıyom eve
+5
faberkastelli
(24.04.26)
dedlift yapmıyorum.
benç : 90
sıkuat : 100
hip trast : 120

hepsi 8 tekrar. zorlasam kiloyu artırırım ama fazla ağır kaldırma tarzım değil. sonuçlarını zaten gördünüz mayolu çok foto attım buraya.

186 cm - 97 kg
-8
yurtsuz john
(24.04.26)
Biceps curl 16 kg :( 18'e çıkamadım

173/85
-8
arbre
(24.04.26)
Ağırlık kaldırmayı amelelik olarak görüyorum, kaldırmıyorum. teşekkürler.
-7
dawsonscreek
(25.04.26)
(1)

48 ay kredi yapılandırma

isimmisimyok
Ocak öncesinden 700k kmh borcu var. Aylardır soruyorum 12 taksit diyorlardı. Sadece faizini ödüyordum ayda. Mal olduğum için 30 gün ödemezsem 48 ay taksit olacağını bilmiyordum ve banka da söylemedi. Bddknın 48 ay yapılandırma kararı 29 nisanda sonmuş. 30 gün gecikmeye düşmemiş oluyorum faiz ödendiğ
Ocak öncesinden 700k kmh borcu var. Aylardır soruyorum 12 taksit diyorlardı. Sadece faizini ödüyordum ayda. Mal olduğum için 30 gün ödemezsem 48 ay taksit olacağını bilmiyordum ve banka da söylemedi. Bddknın 48 ay yapılandırma kararı 29 nisanda sonmuş. 30 gün gecikmeye düşmemiş oluyorum faiz ödendiği için sanırım.
Aslında anapara aralıktan beri gecikmede.
Bu durumda
1. Ben bddk 48 ay koşulunu sağlıyor muyum, banka mı yanlış yapıyor
2. Yazılı başvursam sözlü konuşmak yerine sonuç çıkar mı

Çok zordayım
Teşekkür ederim
0
isimmisimyok
(23.04.26)
soruya cevap değil ama belki işine yarar bu başlık: (git: eksisozluk.com
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.04.26)
(8)

Bankanın yatırılan paraya eft zaman sınırı koyması

duster
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle
Bugün Ziraat Bankası şubesine gittim bir arkadaş ile. Araba alacağı için hesabına 1.5 milyon yatırıp parayı firmaya yollayacaktı. Şubedeki gişeci arkadaş yüklü miktar para yatırılınca 3 gün eft yapamazsınız dedi. Sakin birisiyim ama gerildim "Ne alaka arkadaşım, ticaretime engel mi olacaksın, böyle bir hakkınız olduğunu düşünmüyorum" diye yükseldim ama sorunu çıkartan kendisi olmadığı için de fazla ileri gitmedim. "Yüklü miktar dediğin ne kadar, mesela kaç para yatırsam bu limite takılmayacaktım?" diye sordum kemküm etti. Ardından özel bir bankayı aradım, gel yatır sonra atarsın parayı nereye istiyorsan dedi.

Konu bana aşırı saçma geldi, bana böyle dangalakça sınırlar konmasını hazmedemiyorum. Bankacı arkadaşlar varsa lütfen açıklama getirebilirler mi?
0
duster
(13.04.26)
ticari faaliyetin yoksa ve şahıs olarak bu para hareketin olağan bir durum değilse parayı araştırmak isteyebilir ama önceliği bunun beyandır ve 1,5 milyon için bu uygulama anlamlı değil.
çok yüksek rakamlarda bunu uyguladıklarını biliyoruz ancak onda da böyle esir almak gibi değil. özel bankalarla işinizi çözebilirsiniz.
+1
erty_ksk
(13.04.26)
ziraat bankası gayet normal. allah kimsenin işini düşürmesin.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(13.04.26)
İşbankasında, buna benzer bir başka durum için, hesabı kasa gibi kullanamazsın demişti gişedeki lavuk. (Maaşım yattığı gibi işbankasına yollayıp çekip, fiziksel euro alıp işbankasına geri yatırıyordum. Maaşın yattığı bankayı firma belirlemişti ve lalelideki döviz bürolarına en yakını işbanktı ama euro makasları çok açıktı. Neyse, o parayı çekme kısımlarını görüp dövizleri yatırmamışım gibi davranınca çektim tüm parayı teb’e yatırdım. Halbuki peyderpey yatırılan o döviz uzun vadede işbankasında duruyordu ve duracaktı)

Maalesef devlet ortaklı bankalarda müşteri memnuniyeti umurlarında değil. Memurlar zaten.
0
filipis
(13.04.26)
soracağın 2. soru eft limiti olsun, uygulamadan bak ne kadar eft limiti var günlük , şubeden arttırıyor çoğu banka birde şuna emin ol yuksek para gönderince süpheli işlem diye app erişimini kapatıyorlar
+1
eja
(13.04.26)
Rezalet iş. Geçmiş olsun.

Burgan Bank'ta bile gün içinde 2 milyon döndürdüm. Sıfır sıkıntı
+1
HellKeePer
(13.04.26)
bu sınırlar çoğunlukla "aşılabilen" ve aslında keyfekeder bazı sınırlarmış gibime geliyor benim.
+1
co2s2
(13.04.26)
Bildiğim bir konu değil ama Twitter’da okumuştum.
Banka şubeleri bunu engellemek istiyormuş çünkü mesela siz oraya bir milyon tl kağıt para verdiğinizde onları saymakla, depolamakla, akşam zırhlı araçla merkezdeki kasaya göndrmekle, o paranın sigortasıyla uğraşacaklar ama parayı bir gece bile kullanamamış olacaklar. Yani şubeye tamamen zarar veriyor bu işlem. O yüzden engellemeye, taş koymaya, sorun çıkarmaya, kural uydurmaya kalkıyorlarmış.
+3
michael_knight
(13.04.26)
michael_knight +1

Devlet bankalarında da aynı hesap var mı bimiyorum ama mesela özel bankalarda her şubenin kâr - zararı ayrı tutulur. Şube nakit tuttuğunda da genel müdürlük belli bir faiz oranı üzerinden ona zarar yazar, o yüzden de şubeler yüklü miktarda nakit tutmak istemezler. Şubedeki kişi "Madem bu nakitle uğraşacağız, bari 3 gün şubeye kâr yazsın, zararı çıksın" d,ye düşünmüş olabilir.
+2
salihdt
(13.04.26)
(7)

telefonu samsung yetkili servise mi göndereyim sıradan yerel tamirciye mi vereyim?

mezzosprite
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garan
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garanti veriyormuş, yerel tamirci herhangi bir garanti vermiyor. bu modellerin genel sorunu bu dedi yerel tamirci, o yüzden garanti veremem dedi.
samsunga verdim ama henüz kargoya vermemiştir, sabah geri alıp yerel tamirciye de verebilirim. yarım günde halledecek. sizce ne yapayım?
not: yedek telefonum var, beklemek büyük bi sorun değil
📊 telefonumu kim tamir etsin?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

0
mezzosprite
(09.04.26)
Geçen hafta arkadaşımın babasının 5 senelik telefonu bozulmuş. Ben de servisi olan bir firmada çalıştığım için servise verdim. Anakartı gittiği için bir şey yapamıyoruz dediler. Git dedim sokaktaki bi telefoncuya ver yapsın. Servisin yapamadığını telefoncu yapmış.

Sokaktaki telefoncuları küçümsememek lazım. Bazıları işinin ehli oluyor.
+1
efreet sultan
(10.04.26)
küçümsemiyorum, işinin ehli olduğundan eminim. ama kullanacağı malzeme orijinal olmayacak falan, ikilemim bundan
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
garantisi yoksa işinin ehli, güvenilir bir yerel tamirciye götür. kullandıkları malzeme de gayet orijinal. daha doğrusu sana soruyor orijinal ekran mı takayım, yan sanayi mi takayım diye. orijinal istersen orijinal takıyor. "orijinal samsung parçaları servis dışına verilmiyor" diye bir şey yok.

kaç sefer ekran değiştirttim, yere düştü karşı tarafa ses gitmez, şarj almaz oldu (alt tarafta şarj soketinin, mikrofonun falan olduğu yere bir şey oldu galiba), yine verdim tamirciye, yarım günde değiştirip verdi, hala da bir sıkıntı yok.
0
kibritsuyu
(10.04.26)
modeli de yazsaydın keşke almazdık?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.04.26)
Serviste o telefon 3000'e çıkmaz. Samsung servisi dahil kolay kolay komponent tamiri yapmaz, direkt ilgili kart, modül değişir, fiyatı da bazen telefon fiyatına gelir.

İşini bilen, yorumları ve referansı iyi bir lokal tamirci iş görür.
0
kimlanbu
(10.04.26)
galaxy a52. 1300e yaptırdım yerelde, bankacılık edevlet falan da olmayınca baya zor olacaktı 10 gün beklemek, dediğiniz gibi ücreti de cabası. gayet iyi olmuş gibi duruyor. teşekkürler
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
telefonun üstünden araba geçti iyi ki samsunga göndermemişim cjasjdc
0
🌸mezzosprite
(18.04.26)
(11)

Çay tozu

rakicandir
Günaydın.Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?Teşekkür ederim.
Günaydın.

Bu çay tozunu ne yapıyorsunuz dostlar? Önceden eliyor musunuz, yoksa öylece bırakıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
-1
rakicandir
(08.04.26)
bırakıyoruz çay tozu elemek için hayat çok kısa ya, ince elekle 3 saat falan sürer onu elemek.. kaliteli tozsuz çay almaya çalışıyoruz
+3
eja
(08.04.26)
elek altı çay alırsan böyle bir sorunun olmaz. buna da niye elek altı çay demişler anlamıyorum. mantıklı olan elek üstü çay denmesi. sonuçta eleğin üstünde kalan çayı içiyoruz.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
üşenmeden eliyorum. 3 saat falan sürmüyor bu arada 15-20 dk en fazla. çayın tadını çok etkilemese de rengini ve berraklığını güzel oluyor.
0
ground
(08.04.26)
Bu çay tozu dediğiniz şey de çayın kendisi zaten. Bu aralar her yerde karşıma çıkıyor sanki dışardan toz ekleniyor. Ne tadı değişiyor ne bir şey oluyor. Çayın kilosu olmuş kaç para zaten. Çok mu canınız sıkılıyor anlamadım ki.
0
sadakatsiz
(08.04.26)
Siz çayı yıkamadan mı demliyorsunuz?
Yanlış yapıyorsunuz.
Çay elenmez, yıkanır.
0
Mirket
(08.04.26)
ahmad tea alıyorum. sıfır toz, sıfır eleme, maksimum lezzet.
+2
thracia
(08.04.26)
seylon çay alabilirsiniz.
0
biravekahve
(08.04.26)
ahmad tea, englısh breakfast efektıf ve lezzetlı. toz vs yok tertemız, bır tatlı kasıgı ıle 7,8 bardak cay cıkar. special blend olanı damak tadıma uymadı. diğer tum cayları denedım, cay kur altınbas bıle tozlu tuhaf cıktı.
0
deepness
(08.04.26)
ahmad tea alıyoruz ama onu bile yıkıyorum açıkçası.
0
eileengray
(08.04.26)
ahmad tea +1. earl gray olani epey guzel, direkt demliyorum. bazen icine kakule de atiyorum.
0
taurina
(08.04.26)
varlığı bile fark edilmiyor, demliğe giriyor. kaşık kaşık toz varsa çöpe gider.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.04.26)
(4)

telefon seçmece

duyurukullanıcısı
samsung'un hangi modeli f/p ürünü ?
samsung'un hangi modeli f/p ürünü ?
0
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
ben A25 kullanıyorum, memnunum. A serisi hoşuma gidiyor. 256 GB hafızalı olanlarından alırsanız epey götürür sizi.
0
camlicagazoz
(07.04.26)
A35 256 ama bazan foto yetersiz
0
baldan kaymak
(07.04.26)
bence s25 fe

hem s serisi gibi, hem de a56 ile aralarında çok büyük fiyat farkı yok.
+1
kibritsuyu
(07.04.26)
a52 s var bende. 4 yıldır kullanıyorum. hâlâ yağ gibi akıyor telefon.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
(9)

Trafik kazasi deger kaybi olaylari

üğpoıuy
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
0
üğpoıuy
(06.04.26)
kendin karşının sigortasına başvurabilirsin. dava gereksiz.
karşının sigortasının değer kaybı birimine ulaşman gerekecek. onlar senden kaza raporu eksper fatura ehliyet dilekçe ıvır zıvır isteyecek. belgeleri gönderince birkaç aya yatar para.
0
jelly bear
(06.04.26)
kendiniz yapabiliyorsunuz. komisyoncu sırtlanlara paranızı kaptırmayın boşuna.
bahsettiğin şey "araç yattı parası" ise onun için dava ve avukat zorunlu evet.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(06.04.26)
Yok arac yatti parasi degil, aracin artik "kazali" olmasi sebebiyle ugradigi deger kaybinin tazminini diyorum
0
🌸üğpoıuy
(06.04.26)
evet tam olarak onu alıyorsun.
0
jelly bear
(06.04.26)
arayıp vekaletname isteyenlere vermeyin. Tanıdığınız avukat varsa onunla yürütebilirsiniz dava sürecine gidilecekse. Önce Değer kaybını sigortadan talep edeceksiniz. Onlar kendi hesaplarına ve limite göre bir miktar yatıracaklar. hasarın durumuna göre yeterli olmaması halinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Kalan kısım için sürücü ve araç sahibine dava açabilirsiniz.
0
aquarium
(06.04.26)
ben dilekçeyi ve gerekli belgeleri mail atarak almıştım, direk hesabıma yatırdılar. (1 hafta falan sürmüştü sanırım) mailin teyidini alın ama.

bu %15 komisyoncuları karşı tarafın yatırdığını beğenmeyip süreci uzatarak kendilerine daha fazla koparmanın peşinde. bunu bir de iyi bir şeymiş gibi size anlatırlar.
0
Improbable
(06.04.26)
peki bu neden iyi bi şey değil @improbable? tamamen bilmediğim için soruyorum
0
mezzosprite
(06.04.26)
@mezzosprite yani senin yapabileceğin bir şeyi allayıp pullayıp, alacağın tutarın %15'ine, hatta süreci uzatarak daha da fazlasına çökmelerinin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. 15 günde alacağını 6 ay - 1 yıl sonra almak, onu da kırpılmış bir şekilde almak bana göre değil.

bir de adınıza işlem yapabilmek için vekaletname isteyecekler ki ayrıca cebinden vekalet ücreti çıkacak peşin peşin, oh miss. bunun için işini gücünü bırakıp notere gideceksin, sıraya gireceksin falan oof düşündükçe ruhum daralıyor :)
0
Improbable
(07.04.26)
O zaman karsi tarafin sigortasina ulasip hallediyoruz.

Bizim kasko yapmiyor di mi bu isi bu arada? Yani ben kaskodan deger kaybi aliyorum, onlar da karsinin sigortasindan alsin gibi bir sey hatirliyorum sanki
0
🌸üğpoıuy
(07.04.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(10)

Kosovayı eler miyiz?

mikahakkinen
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.https://www.instagram.com/reel/DWim8Asgtic/?igsh=MTkzaHV1d3RqYTFseQ== Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
Çok ters bir takım, şansımız bence yüzde 51.
www.instagram.com
Şöyle şeylee yapmışlar, gaza getirir inşallah.
0
mikahakkinen
(31.03.26)
kosova inanılmaz aşırı güçlü bir takım. gelmiş geçmiş en iyi milli takım bence. şansımız mucizelere bağlı. en iyi oyuncuları vedat muriç biliyorsunuz paha biçilemiyor kendisine. şansımız %0
-7
yazar yazmaz yazan yazar
(31.03.26)
3-0 alırız
+1
avatar is back
(31.03.26)
eleriz. inanmaya otobüse binmesin.
+1
koela
(31.03.26)
2-0 3-1 alırız 2 farklı.
+1
gabe h coud
(31.03.26)
ilk 15 dakikada gol yersek direnç ve kontra atak takımına dönerler seyircisini de arkasına alarak iş o zaman zora girer.
ama buraya getirdi çocuklar buradan maçı alamazlarsa kariyerleri açısından rezalet olur.
0
jamswety
(31.03.26)
Skor tahminim 3-1 kosova alır
-2
grimavi
(31.03.26)
zamanında en güçlü ve tecrübeli olduğumuz dönemde çek bir letonya diye dalga geçtiğimiz maçta letonya çakıp geçmişti bize. benzeri olmasa bari. ki o letonya'nın taraftarı vs yoktu, burada ateşli bir taraftar ve hırslı bir rakip bekliyor bizi.

ayrıca takım kadrosunu bile akıl ve şartlara göre değil, sosyal medyadaki sığır popülasyonunun yangınına göre kuracakmış montella bu maçta, öyle söylentiler var. elin oğlu acımaz, öper geçer öyle bir durumda. kısfmet.
+1
lifeisopeth
(31.03.26)
burdan birakmayiz diyorum..
1-0 olsun bizim olsun.
+1
cooperr
(31.03.26)
bence kosova alacak 3-1 ile.
-5
taurina
(31.03.26)
icimizdeki irlandalilarin moralleri bozuk..
0
cooperr
(31.03.26)
(25)

AKP gelecek seçimde gider mi? Yoksa kalır mı?

parka
s.b.ben kalacak diyorum.
s.b.
ben kalacak diyorum.
-2
parka
(29.03.26)
Kalır
0
ebeş
(29.03.26)
yurt dışındakiler oy kullandığı sürece kalır. yerel seçimlerdeki sınırlar olursa ucundan giderler gibi.
0
eileengray
(29.03.26)
erdogan hayatta oldugu surece gucu birakmayacak maalesef. butun ordu, yargi, polis kontrolu altindayken hangi diktator secimle gitmis.
+4
antikadimag
(29.03.26)
Kendisine kaybettirecek herkes mapusa girecek veya herkesi bir şekilde sindirecek. Türkiye'de muhalefet yok denirdi biraz olduğu anda onlarca insanı tutuklayarak işkence ediyorlar şu anda, bu öyle hani sadece belli kişileri tutalım konusu değil aynı anda büyük gözdağı veriliyor, son seçim oy oranları ortada aslında.
+2
atom karincanin torunu
(29.03.26)
Gitmez
0
gabe h coud
(29.03.26)
Adaya bağlı ama gitmez gibi.
0
Cezcez
(29.03.26)
Reyiz yanındakini de karşısındakini de yer. En başından beri böyle ilerledi. Rakipsiz o yüzden.
-3
Hallegadola
(30.03.26)
kalır.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.03.26)
Abd kendi salmadığı sürece zor. Imamoglu oncesinde bile izin istedi, yardim istedi. Gitti imzalae attı hepimizin parasini rüşvet diye verdi. Kaç milyon dolarlae gitti kim bilir...

Abd den gaz aldik ya şaka gibi. Gelecegine inanan var mı?

O yüzden ülke abd tarafindan ele gecirilmisken, akp gibi bir partiyi basimiza getirtmisken, onlarin işi bitmeden gitmesi zor.
+2
ananiyimioguz
(30.03.26)
Akp gider mi değil Tayyip gider mi diye bakacaksınız. Tayyip ölürse akp mkp kalmaz Allah’ın hikmetinden sual olmaz.
+2
kullaniciadimvar
(30.03.26)
arkasında duran abd çekilirse gider. ama abd arkasında dursun diye adamlara verilmedik imtiyaz kalmadı...ülkenin geleceği için üzücü
+3
monicapp
(30.03.26)
Akp gitmesin duyuruyu bırakırım o kadar net. Trollere inanmayın
+1
Rondak
(30.03.26)
artık seçim falan yapılmaz zaten de diyelim ki yaptılar ve kaybettiler. sonucu tanımıyoruz, seçim iptal biz yönetmeye devam edeceğiz derler. kim bunun önüne geçebilir var mı öyle bir güç?
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
bire bir giripte kaybettiği seçim yok. (refah partisi dönemi hariç)
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
beştepe' ye gidip; Emine hazırlanıyoruz burayı kısa bir sürede boşaltmak zorundayız cümlesine Emine Hanım' dan; tabi bey burası halka ait cümlesi gözünüzde canlanıyorsa gider. canlanmıyorsa gitmez.
+2
galahad reloaded
(30.03.26)
kazanamadığı seçim var. 7 haziran 2015 genel seçimleri. mhp koalisyondan kaçınmasaydı muhalefet partileri tarafından hükümet kurulmuş olacaktı.
+5
unalub
(30.03.26)
@unlaub kendi olarak dedim. orada davutoğlu girdi seçime.
-1
mikahakkinen
(30.03.26)
seçimin 2027 güzün yapılacağını varsayarsak 2032 sonuna kadar değişiklik namümkün. o tarihe kadar erdoğan devam edecektir. 2032'de de herhalde "yaşlandım, ne halız varsa görün" diyecektir.
0
efreet sultan
(30.03.26)
Akp geçmişten ders çıkarılmış bir siyasal islam partisi. Arkasında güçlü bir sosyal mühendislik var. Türk halkının tüm zaaflarını, hamlesel doğruları kavramış bir parti. Bunu rte yapmamıştır elbet ama çok iyi danışmanlara sahipler. Geldiği yıllarda bile kolay lokma olmadı. Her ne kadar ülkeyi faciaya sürüklese de kendi görüşlerine ait idealize ettiği bir ülke için kendilerince çok faydalı şeyler yaptılar. Ergenekon davası bunların başında gelir. Fetöyü çok iyi kullandılar. Şimdi bu kadar gücü ele geçirmişken reel oyu %1 olsa bile geçmişte yaptığı gibi mühürsüz oyla bile kazanır. Zira belediye başkanlarına yapılam operasyonlar dahi fetö taktiği.
0
Unde bach canim
(30.03.26)
Gider diyen bir kişi olmuş galiba.
İlginç.
-1
🌸parka
(30.03.26)
Politikayla ilgilenmeyi tamamen bıraktım, görüşlerim tamamen sallamasyon olacak bu noktada. Ben gideceklerine inanıyorum bu sefer.
+1
rakicandir
(30.03.26)
amerikaya istediğini verirse kalır. dünyadaki tüm hükümetler bunun üzerine kurulu.
ayrıca kim gelecek 6lı masa mı? :)
0
plastic_angel
(31.03.26)
gitmesi önemli değil yerine kim gelecek asıl soru bu olmalı.
-3
izole
(31.03.26)
gitmeleri için çok sebep varken bizim insanımız gitmemeleri için tek bir sebep uydurup göndermeyecektir.

seçim olmaz ya da seçilemeyince bırakmayacaklar gibi argümanlar pek gerçekçi gelmiyor. bunu ılık götlülükten söylemiyorum, önümüzde kapı gibi duran yerel seçimler var. chp 1. parti olarak çıktı buradan. şu tartışılabilir seçimler eşit/adil/rekabetçi mi? istanbul ve ankara gibi neredeyse muhafazakarların kaleleri haline gelmiş bu iki şehiri aldı chp. yargı eliyle chp'li başkanlara şu anda operasyon çekiliyor ama bürokraside hava bir anda değişir, akp'nin gideceğini anladıkları anda yargıdan çıkan kararlara hepimiz şaşırırız. dünyanın en özgürlükçü, insan haklarına saygılı, hukuk devleti türkiye olur.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
kalır. tayyip yaşadığı sürece kalır. tayyip gidince de yerine bilal oğlan gelecek. o da reisimizin emaneti diye kalır. biz yaşadığımız sürece muhtemelen akpden başka iktidarı zor görürüz.
-2
matilda
(31.03.26)
(5)

Askerlik yaparken karsilastiginiz en acayip, en komik, en absurt, en dumura ugratici olaylar nelerdi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum. Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim. Ankara'da GAT
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum.
Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim.

Ankara'da GATA misafirhanesinde yapmistim, Etlik'te. Ust devrelerden birisi Gata da hemsirelik staji yapan ve misafirhanede kalan kizlardan birisiyle sevgili mi olmus yada flort mu ediyormus ne..
Tam terhis gunu eleman sivil olarak kapidan cikip artik misafirhanenin asagisindaki yola yuruyup taksiye binip otagara gidecekken bunu ihbar etmisler o gun. Misafirhane komutani hemen pesinden asker gondermisti. Adami taksiye binmeden tekrar geri getirdiler askeri kamuflajlari giydirip yarim saat sonra ayni kapidan 2 hafta icin direk askeri hapishaneye gonderdiler. Disiplinsizlik yapmis...
Ben kapida nobet tutan askerlerden biriydim sahit oldum olaya. Eleman giderken gule oynaya gidiyordu. Hapisten ciktiktan sonra nizamiyeden ayrilirken resmen bitik haldeydi, kafayi sifira vurmuslar zayiflamis belki 10 kilo vermis orda boyle deli gibi bisey olmus oyle hareketler yapiyordu cikarken.
Ben yine kapida nobetteydim o zaman. Bu olay cok etkilemisti beni. Dusunsenize 18 ay sonra ozgurluk ama birden direk 2 hafta tekrar askerlik hem de hapishanede buyuk depresyon..

Diger olay, alt devre elemanlarindan tekini tuvalette baya baya yemek sandavic falan yerken yakalamistik. Adam koymus ekmegini salamini peynirini cayini falan klozet kapaginin ustune. Yere de oturmus yemek yiyordu oyle. Tuvaletin kapisini da kilitlememis bi actik kapiyi, bu, ulan nabiyosun falan diye cikistik direk topladi yiyeceklerini kacti tuvaletten. Ust devrelerden yemekhanede baski taciz falan goruyormus cok yemek yerken. Hem uzucuydu hem baya gulmustuk o zaman o manzara karsisinda

Mesela, sivil kadin memurlar da calisiyordu misafirhanede yemin ediyorum yazici siviller saat tam aksam 6 yi vurdugu anda aninda alip cantalarini pir ucup gidiyorlardi. 1 saniye bile durmuyorlardi mesai bittikten sonra. Sonra butun isi askerlere yikiyorlardi. Komutan falan bile is veremiyordu onlara saat 6 yi bir saniye bile gecse..

baska bir suru olay var da son hatirladigim. Bazi cumartesi geceleri ust devre askerlerden birkaciyla misafirhanenin arka kapisindan sivil olarak kacip, sehir disindan gelen sivil arkadaslarin arabalarina atlayip tum ankarayi geziyorduk, Eskisehir'e gidiyorduk birkac arkadasin Eskisehir de universiteye giden kiz arkadaslari vardi. O kizlar da baska kiz arkadaslarini getiriyordu beraber takiliyoduk sabah kadar pazar oglen gibi arka kapidan gizlice misafirhaneye daliyoduk yine.

Simdi dusunuyom da cok buyuk cesaret ve aptallikmis bu yaptigimiz. Yakalansak, basimiza bir isler gelse disarda ayvayi yemistik kac hafta askeri hapishanede surunmece...

Evet askerligini yapmis duyurucu arkadaslar sizlerin var mi basindan gecen en ilginc sahit oldugunuz olaylar?
+3
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(29.03.26)
tamamı yedek subay 120 kişilik bölükle birlikte marşlar eşliğinde 1-1,5 saat yürüyerek silah atış alanına gittik. g3 piyade tüfeğiyle önce 25 metreden sıfırlamasını yapacaktık, ardından da 150 metreye yatacaktık. yedişerli sırayla istasyonlara yerleşiliyorduk, atış bittikten sonra da sırası gelen hedef kağıdını almaya gidiyordu. benden önceki kişinin kağıdı boş çıktı. şaşırdık çünkü silah tecrübemiz olmasa da tüfekle 25 metreden üç merminin üçünü de tutturamamak daha zordur. sonra benim sıram geldi, benimkinden altı mermi çıktı, yanımdaki benim hedef kağıdına sıkmış.

devamı da ilginç:

sıfırlamalar yapıldıktan sonra 150 metreye gittik. atış hazırlığındayız. yanımdaki eleman hedefi nişanlama gayretinde, nefesi tutmalı falan bi ton şey anlatılmış uyguluyor. tüfeği kendine çekti biraz, ölçtü biçti. 150 metre ötedeki hedef için atış emri verildi, bizim eleman bu sefer de önündeki kum torbasını vurmayı başardı. bi anda torba yarıldı, yarım metre kadar öne gitti, dedik noluyor, adam torbayı vurmuş.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.03.26)
Bir bedelli askeri nizamiyeye yürürken yakalamıştım. Napıyorsun dedim. Canım çok tavuk ızgara çekti, konuşsam yardımcı olurlar mı demişti. Nizamiyede de teğmen var nöbetçi. Yoldan çevirmeseydim ne olurdu merak ediyorum.
-2
arbre
(29.03.26)
-rapor alıp askerliği bir ay kısalsın diye parmağını kıranlar vardı.

-bizim bölükten uzun dönem bi çocuk uyuşturucu komasına girdi iki üç kişi dili boğazına kaçmasın diye uğraşıyordu gecenin bir yarısı

-kantinci bi çocuk vardı beni görünce devamlı bir şeyler anlatıyordu ama tek kelime bile anlamıyordum. kelimeler kulağa türkçe gibi gelmesine rağmen hala hangi dilde konuştuğunu anlamış değilim.
0
yurtsuz john
(29.03.26)
Askerleri toplayıp atış sahasına götürüyorlar bende acemiyim herkes atışı yaptı çok az bir avuç asker kaldı toplayıp akşam içtimasına götürdüler bizim atış kaldı ertesi güne.

Ertesi gün aynı senaryo: askerler 3 atış yapıyor sonra silah kontrol edilip her asker atış yaptığı kağıdın yanına gidiyor kötü atış yapanın Çarşı gidiyor, tabi ben hazırlıklıyım, herkesten önce koşup 100 metre ötedeki kağıdı inceliyor bahanesiyle önünü kapattım cebimdeki kurşun kalemi çıkardım ve kağıdın merkezini 3 yerden birbirine yakın şekilde 12 den deldim. Evet atıcı nişanı mı ne vermişlerdi epey de çarşıya çıktım :)
+2
Teran
(29.03.26)
burada yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bunların %95'i yalan. kalan %5'i de abartıdan ibarettir.
-4
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
(4)

Niye altına endeksli fon alinmiyorda illa kuyumcudan altın aranıyor?

sonhakan
...
...
+1
sonhakan
(24.03.26)
Fonlarda T+2 işlemiyor mu? Altın fonu anlık yatırım ve satıma çok müsait değil, doğrudan altın hesabı kullanılabilir kullanan da çok ama iki gerçek var, fiziki fizikidir, bankada dijital görünene insanlar temelde güvenmiyor, yani sonuçta fiziki çekmek istediklerinde insanlar 3-4 banka dışında veren de yok galiba.
0
atom karincanin torunu
(24.03.26)
Dokunamadığın şey senin değildir.
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.03.26)
direkt bankadan aldım. makas 40 tl. kuyumcuda hem daha pahalı hem de makas daha fazla.
0
jelly bear
(24.03.26)
cehalet, geri kafalılık.
-3
yazar yazmaz yazan yazar
(25.03.26)
(12)

Türkiye'nin savunma doktrini nedir?

osssy
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
İranınkini gördük. Türkiye'ninki nedir?
0
osssy
(24.03.26)
kervan yolda düzülür :)

şaka tabi.
(bkz: mavi vatan)
(bkz: gök vatan)

iran ile türkiye çok farklı. iran farklı ülkelerdeki gruplarla kaos savaşı yürütüyor. bizde sahaya nizami ordu girer.
0
galahad reloaded
(24.03.26)
allah'a bol bol dua etmek.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
Yurtta sulh, cihanda sulh.

Türkiye'nin en önemli savunma doktrini budur.
+3
babilfish
(24.03.26)
Normal sartlarda Nato korumasina dayaniyor. Ancak Abd baskaninin Nato'ya karsi oldugu ve Iranin hava ustunlugunu bir cirpida kaybettigi hatirlanmali.
0
🌸osssy
(24.03.26)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Türkiye'de TSK bünyesinde olası bir seferberlik, işgal durumunda çok gizli planların, belgelerin, haritaların olduğu (bunlar içinde savaş durumu için saklanan-gömülü mühimmatlar, işgal durumu halinde halk hareketini organize edeceker kişiler, gruplar, yurtdışında gizli görevdeki istihbaratçılar vs var) "Kozmik Oda" adında bir yer bulunuyordu. buraya sadece sınırlı sayıda asker girebiliyor (genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları vs gibi)

2009 senesinde "Bülent Arınç'a suikast" yapılacak (!) bahanesi ile feto&akp bu odaya girmeye çalıştı. dönemin başbakanı, aynı ergenekon-balyoz davalarını desteklediği ritmle "girilsin yahu girilsin girilsin" diye her gün medyada boy gösterdi. sonunda hakim ve savcılar (feto) o odaya girdiler ve her şeyin kopyasını alıp ilgili yerlere gönderdiler.

Kozmik Oda sızıntısından sonra yurtdışı görevindeki 800'ün üzerinde istihbaratçının öldürüldüğü iddiaları da mevcut.. Ülkenin bütün işgal planları, nereden ne mühimmat gömülü saklı, kuva-i milliye gibi hareketleri kimlerin başlatacağı hop hepsi bütün yurtdışı istihbaratların eline düştü.

hoş şimdi de kendi toprağımıza bir bomba atarız, karşı tarafa bir bakış atarız vs gibi gayet sağlam savunma doktrinlerimiz de yok değil.. telaşa mahal yok :)
+6
makbur
(24.03.26)
Bu ülkenin arkasında din, Allah ve kitap var. Nükleer bile işlemez. Doktürinler boş işler
-1
runaway
(24.03.26)
Üstte biri dua etmek diye kafa bulmuş ama silah bakımından güçlü olanların da her yeri Venezuela gibi sanarak bir sonraki hamlelerinde "mossad aklının verdiği doktrinle" nasıl tıkandığını şu günlerde görebiliyoruz .

Bir zahmet çok az ordu ile büyük ordulara galip gelenleri tarihi kaynaklardan okuyun. Kazanmak, öyle her zaman çoğunluk ile veya silah gücü bakımından olmuyor . O zaman manevi hususları da görmek gerek .
-1
diyecevaplandı
(24.03.26)
iranla tassak geciyorsunuz da, bu ulkenin genel kurmay baskani rehin alindi.
sonra da madalya takar gibi savunma bakani yapildi, geziyor.
kozmik mozmik ne varsa patlattilar. kuleli askeriye lisesi dahil kapandi.
70ler falan olsa bir planimiz vardir herhalde derdim ama askeriyenin ici bosaltilmis vaziyette buyuk ihtimal, allaha emanet takiliyoruz.
o yuzden iran duserse bizim ustumuzden silirdirle gecerler diyorum.
+6
cooperr
(24.03.26)
Kara ordusu. Türkiyenin en büyük gücü bin yıldır kara savaşıdır. Piyadedir, komandodur, tanktır, tüfektir. Biz kimseye saldırmayı ve yayılmayı düşünmediğimiz için misakı milli sınırlarımızı korumak esastır.
0
ground
(24.03.26)
Iranla dalga gecen gormedim. Hava ustunlugunu kaybetmesine ragmen, bunu ongorerek caydirici bir fuze sistemi kurdugu gibi, bunun tedariginden surdurulebilirligine, ekonomik etkisinden zor sartlarda operasyonuna savunma stratejisini calismis ve iyi bir direnc gosteriyor. Turkiye ornegin hava ustunlugunu kaybederse veya enerjiyle bagi kesilirse direnci en iyi nasil gosterecek?
Bu baglamda kara ordusu cevabi beni tatmin etmedi.
+1
🌸osssy
(24.03.26)
Dışişleri bakanımız geçenlerde bir açıklama yapmıştı :
"Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen orda ABD - israille ağız dalaşını bile şaapmaman lazım" demişti."

Buradan şu anki stratejik savunma doktrinimize ilişkin bazı çıkarımlar yapabilirsiniz.

Taktik savunma doktrinimize gelince hava savunmamızı uçaklarla yapıyoruz. Savunma ihtiyacımız olunca NATO 'dan , ABD'den patriot gibi silahlar istiyoruz.Ama önemli sorunları da yine onlarla yaşıyoruz.

Eskiden, gelecekte esaslı bir savaşın içinde olursak bu Irak'la, İran'la ,Pakistan'la değil nihayetinde NATO ülkeleriyle olacağı için sırtımızı dayayabileceğimiz Asya ülkeleriyle de dengeli bir politika yürütüyorduk.
0
hebanon
(25.03.26)
amerikanin gotunu yalamak
-6
a7dk1ohci7
(25.03.26)
(2)

Özel sağlık sigortası- doğum

dfn4
Merhaba,Önümüzdeki yıl için, belki 4-5 ay sonrasından itibaren çocuk planlamaya başlayabiliriz. Şu anda özel sağlık sigortası yaptırsam gebelik için daha az bekleme süresi öngören sigorta firması var mı bildiğiniz denediğiniz? Gebelik olmasa da 2-3 yıl ödemek zorundasın gibi bir şeyler okudum onu bi
Merhaba,
Önümüzdeki yıl için, belki 4-5 ay sonrasından itibaren çocuk planlamaya başlayabiliriz. Şu anda özel sağlık sigortası yaptırsam gebelik için daha az bekleme süresi öngören sigorta firması var mı bildiğiniz denediğiniz?
Gebelik olmasa da 2-3 yıl ödemek zorundasın gibi bir şeyler okudum onu biraz açabilir misiniz. Genel olarak özelde bir doğum paketi almakla özel sigorta arasında hangisi daha mantıklı olur. Sağlık sigortası sadece gebelik için değil bu arada genel olarak düşündüğüm bir şey
0
dfn4
(24.03.26)
tss + doğum paketi alırsanız gebelikte farklı bölüme de muayene olabilirsiniz. ama özel hastaneden doğum paketi alırsanız sadece kadın doğum polikliniğinde geçerli olur.

3-4 sene öncesinde bekleme süresiz ya da 6-12 aydan kısa olan yoktu sanırım. demirhayat vardı ancak çok pahalıydı. güncel olarak bir de somponun bekleme süresi yok diye biliyorum. tek tek bakmak lazım ya da bi sigorta firmasından yardım alacaksınız.

gebelik olmasa da ödemek zorundasın derken şöyle bir senaryo olabilir.
bekleme süresi içinde hamile kalmamalısınız. diyelim ki bu süre 1 ay. bugün sigorta yaptırdınız ve doğum paketi aldınız, 1 ay beklediniz, kaldı 11 ay. gebelik zaten 9 ay sürdüğü için o arada kalan 2 ay içinde gebe kalmanız lazım. yoksa yıl biter, paketi yenilersiniz ve yeniden doğum paketi almak zorunda kalırsınız.

bi de tavsiyem önce bi doktor bulun gebelik takibi için. o hastaneden fiyat alın. yok hastaneden paket almayacaksanız o hastanede geçen bi firmadan sigorta yaptırın derim. doktor önemli çünkü. hastane olanakları da tabi (yenidoğan yoğum bakım servisinin olması gibi vs)

en son aralıktı sanıyorum medicalpark ankara uzman doktor 85bin, profesör 95bindi. muhtemelen artmıştır.
ben hastaneden paket almıştım ama o dönem bu daha uygundu. 2019da 8bin tl vermiştim medicale. sigorta için iki üç katı fiyat veriyolardı diye hatırlıyorum. güncel durumda oranlar nedir bilemiyorum. doktoru bulduktan sonra fiyata göre karar verirdim ben olsam.
0
elorelia
(24.03.26)
anadolu sigortada gebelik teminatı için bekleme süresi yok gibi bir şeydi biz oradan yaptırmıştık. şartlar değişmemişse tavsiye ederim anadolu sigortayı. diğerleri gibi yıllar öncesinden sigorta şartı koşmuyor.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(12)

İlköğretim öncesi sorusu

dunyatuhaf
Merhaba, 5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş , ( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi ) Sa
Merhaba,
5.5 yaşındaki çocuk gelecek dönem okula başlayacak. Okuma yazma bilmiyor ama harfleri düzgün bir şekilde yazıyor rakamları da . Kalem tutuşu çok farklı ama elini içe bükerek yazıyor .
Resim fena değil ama aile müdahale ettikten sonra bozulmuş ,
( çok iyi dahi olayı yok tabi görece iyi )

Sanırım tr de okul öncesinde okuma yazma işlerine hiç girilmiyor , ama uk da falan çocuk alıyorsa veriliyormuş .

Sizce ilkokul 1 . Sınıf kitapları alınıp yazın değerlendirilebilir mi ?
(Türkçe matematik hayat bilgisi , MEB)
En fazla aile yapması gerekenleri anlatır yapabildiği kadar yapar , fakat sizce çok yanlış bşr eğitim mi olur ?
Kendi fikrinizi yazabilir misiniz ?
Eğer eğitimci biri varsa fikrini belirtirse sevinirim.
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
hiç bilmemesi daha iyi. eğer okula başlamadan okuma yazma öğrenirse en başta avantaj gibi görünen bu konu ömür boyu eğitimini etkileyebiliyor. şöyle ki okuma yazma bildiği için ilk aylarda dikkati çok dağılıyor ve merak içgüdüsü kaybolabiliyor. onun için dersler sıkıcı bir hal alabiliyor. ve bu kalıcı hale gelebiliyor. okul öncesi işletmeciliği yaptık uzun yıllar. harfleri tanımak, rakamları tanımak birden ona veya yirmi otuza kadar saymak gibi faaliyetlerle sınırlıyorduk.
+1
ground
(09.03.26)
bence her şey zamanında güzel. hızlı koşan çabuk yorulur.

kardeşim sınıfında okumayı ilk söken çocuktu. elifbayı da üç günde çok hızlı sökmüştü mesela. ama eğitim hayatı iyi değildi. sıkılgan ve bıkkın bir öğrenciydi. lise son sene çalışmasa açıkta kalıyordu. besyocu oldu o da.
0
Hallegadola
(09.03.26)
ben anaokuluna başladığımda okuma yazma biliyordum. ilkokul 3'e kadar falan hiç ders dinlemedim. hayatım boyunca da hiç ders çalışmadım.
+1
co2s2
(09.03.26)
ben de okula başlamadan önce okuma yazmayı ve 4 işlemi biliyordum. anaokulna falan gitmedim. eğitim hayatına direkt 2. sınıftan başlatıldım seviyem çok ileri diye.

sonuç? bok gibi bir eğitim hayatım oldu. dünyanın en sıradan öğrencisi oldum her zaman. ayrıca bulunduğum tüm ortamlarda hep en küçük yaşlı olmanın gereksiz ezikliğini yaşadım çocuk yaşlarda.

çok da elzem bir şey değil yani. her şey zamanında güzel bence de.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(09.03.26)
benim kız yazı yazmaya başladığı zaman, göktürk yazıtlarını ya da mısır hiyerogliflerini çözmek bana daha kolay geliyordu. ilk sene sonuna kadar yuvarlak harf çizemedi filan. şimdi inci gibi yazıyor.

çok sıkıntı yapmayın / önden öğretmeyin. sınıfta bilmeyenler çoğunlukta olacağı için, onlara konu aktarılırken sıkılabilir ya da bunalabilir okulda.
+1
galahad reloaded
(09.03.26)
ben 1.sınıfta okuma yazma öğrenirken kardeşim de hep yanımda oturduğu için öğrenmişti, çok kötü bi eğitim hayatı vardı hiç ders çalışmazdı. ama tek sebebi bu mu bilmiyorum. illa başka etkenler de olmuştur tabi. bence de öğretmeyin.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
Okuma yazmanın ilkokuldan önce öğretilmesine sıcak bakmazdım. Gittiği okulun el değiştirmesi sebebiyle kızımızı anaokulunun son senesinde (hazırlık sınıfı) okuma yazmayı da öğreten bir anaokuluna verdik. Bence bilinçsiz olarak aldığımız en doğru karardı.

En büyük endişemiz okulda sıkılma ve ders dinlememe ile sınıf arkadaşları arasında sevilmeme ihtimaliydi. Minik isyanlar dışında (Ben yine mi harf yazacağım, biliyorum ama vb.) korktuklarımız başımıza gelmedi. Ömrün boyunca yazacaksın dedik, geçti gitti :)

Bizce en büyük faydası, okumayı yazmayı 3 ay gibi kısa bir sürede öğrenmek zorunda hissetmedi; zaten bildiği için strese girmedi. Evde ödev kavgası daha az oldu, o süreç daha kolay aktı. Bilmenin verdiği özgüvenle okumayı daha da çok sevdi. Şu an 2. sınıfta, yeni bir kitap ver eline hemen okumaya başlar, kitapla yemek masasına gelir. Bitiremediyse okula götürür teneffüste okur vs.

Bir de artık eskisi gibi değil. Eskiden okumayı yazmayı bilen olmazdı sınıflarda; varsa da anne baba evde öğretirdi, kendi öğrenirdi ancak öyle. Okul ararken çoğu ilkokul 1. sınıfta okumayı yazmayı anaokulunda öğrenip gelen öğrenci olduğunu, hatta özel okullarda , okumayı bilenlere ayrı sınıf açtıklarını biliyorum.

Özetle, çocuk hazırsa, alıyorsa bence öğrenebilir.
-4
kaymaktutmayansicaksut
(09.03.26)
konuya başka bir yerden değinmek istiyorum.

okulsuz, ödevsiz, ders çalışmasız son çocukluk yılını rahatça yaşasın. zaten öğreneceği şeyleri birkaç ay önceden öğretmekle uğraşmak yerine, eğlenebileceği aktivitelerle mutlu edilmesi daha güzel olur.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
güncel eğitim formatı hakkında bilginiz var mı? muhtemelen yoktur. harfleri öğrenme sıraları bile farklı şu an. siz bir şeyin temelini atacaksınız ama okulda bambaşka bir şeyle karşılaşacak. bence hiç gerek yok aksine riskli.
-1
elorelia
(09.03.26)
hiç tavsiye etmem ben de okula 5.5 yaşında başladım ve başladığımda yazmayı okumayı biliyormuşum. hayatım boyunca okulu hiç sevmedim hiç başarılı bir öğrenci olamadım. her şey kendi zamanında güzel.
+1
matilda
(09.03.26)
Çocuk zaten ölene kadar çalışacak, boş verin okulda zamanında öğrensin derim.
0
peki madem
(09.03.26)
eğitimciyim, okul öncesinde evde öğretim olayını potansiyel olarak zararlı, zararlı olmasa bile gereksiz görüyorum. kendi çocuğuma renkleri sayıları bile öğretmedim. kalem tutuşuna müdahale etmedim. şu anda bu becerileri kazanması gerekmiyor, gerektiği zaman yaparız. kitap okuyoruz ama doğduğundan beri, onu önemsiyorum. bence ders kitaplarına falan hiç girmeyin, akademik bir şey yapmaya çalışmayın, geleceğe yatırım yapmak istiyorsanız yaşına uygun hikaye kitapları okuyun bolca. emin olun birlikte yaşına uygun kitapları okumanız kendi kendine okumayı öğrenmesinden çok daha önemli şu anda pek çok açıdan.
+2
mezzosprite
(09.03.26)
(7)

Humanizme giriş 101

üğpoıuy
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
Aci cekerek öldüğünü görseniz üzülmeyeceginiz, hatta tatmin olacaginiz birileri var mi? Malum şahıs zaten cepte, o haric
+5
üğpoıuy
(04.03.26)
Binyamin Netanyahu. 21. yüzyıl Hitler'i.
+6
gabe h coud
(04.03.26)
Kimsenin ölmesine üzülmem, anam babam dahil.
Ama kimsenin de acı çekerek ölmesine içim el vermez.
+1
gobekliraki
(04.03.26)
Güzel soru.
Trafikte kaynak yapanları rendeye sürtme hissi gelse de kimsenin acı çekerek/işkenceyle ölmesine sevinebilecegimi sanmıyorum
0
kisa
(04.03.26)
insanlığın %75'i falan diyebilirim.

- çok basit trafik kurallarına uymayanlar mesela ( sinyal vermeyenler, kaynak yapanlar)
- yere balgam atanlar
- herhangi bir kuyrukta kaynak yapmaya çalışanlar
- sigara içmenin yasak olduğu yerlerde sigara içenler
- metroda inenleri beklemeden binenler

yani ilk aklıma gelenler bunlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
Death note'um olsa sayfalar yetmez o derece (:
+1
anon1m
(04.03.26)
5-10 bilinen kişi dışındakilerin acı çekerek ölmesini görmek beni rahatsız eder ya. doğrudan acısız ölüp yok olsunlar gitsinler okayim. ölmesine sevineceğim çok fazla sayıda insan var ama kıvranmalarına gerek yok.
+1
aguen
(04.03.26)
İnsan kalmaz hayatımda
-1
Hallegadola
(04.03.26)
(11)

Bebek Alışverişi Tavsiye

elektr10
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler
Eşimin 12 haftalık hamile olduğunu öğrendik. Doktorun dediğine göre %80 erkek olacakmış ama kesin değil. :) İlk çocuğumuz olacağı için şimdiden ne almaya başlayalım hangi marka hangi üründe iyi sizin de deneyimlediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Mesela beyaz gürültü, ana kucağı, göğüs pompası gibi şeyler elzem sanırım. Beşik konusunu eşimin abisinden çözeceğiz sanırım onlarda büyüyebilen meşhur markalı bir beşik varmış.

Başka neler alınabilir ilk etapta? Acaba bebek bezi stoğu şimdiden yapsak mı onu da sormak isterim.
0
elektr10
(04.03.26)
beyaz gürültü telefondan açıyorsun zaten. göğüs pompası lazım evet.

"bebek bezi stoğu" düşüncesini ilk kim başlattı bilmiyorum da bebek bezi her zaman indirimde veya kampanyada olan bir ürün zaten. tek tek markaları deneyeceksiniz pişik yapmayan, sızdırmayan hangisiyse bebeğe en uygun ona devam edersiniz. stok kesinlikle yok yani.

reflü yatağı almanızı tavsiye ederim. ayrıca anne için gümüş göğüs ucu kapağı lazım olabilir. (bu da kesin değil ama kullanan çok var. yani biz peşinen aldık ama hiç lazım olmadı mesela)

bu dönemde şunu da alın bunu da stoklayın diye çok tavsiye gelecek ama birçoğunun gereksiz olduğunu göreceksiniz zamanla.

ayrıca aşırı hijyen takıntınız yoksa her şeyin 2. elini alın. reflü yatağı, bebek arabası, ana kucağı, kanguru. telsiz vs.

şimdiden gözünüz aydın. hayatınızın son güzel 6 ayının keyfini çıkarmaya bakın:) zira sonrasında bir hayatınız olmayacak (bunu da kimse size söylemeyecek mesela)

bu arada mutlaka ama mutlaka emziğe alıştırın bebeği. maça 3-0 önde başlarsınız. bizimkini ne yaptıksa alıştıramadık. özellikle annesi mahvoldu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun. sağlıkla kucağınıza alın.
cinsiyetin kesinleşmesi için 16. haftayı beklemek en doğrusu.

bez stoğu yapmayın. en kaliteli bez bile bebekte pişik yapabilir. o yüzden sadece doğum sonrası ilk hafta için bez alıp sorun yaşamazsanız devam edebilirsiniz. ben hep sleepy kullandım, sorun yaşamadım. ortalama fiyatlı üründen başlamak iyidir. primalar vs gereksiz pahalı. ıslak mendil konusu da aynı şekilde. ama bir kere doğruyu bulduktan sonra stok yapabilirsiniz (bedenine dikkat ederek)

beyaz gürültü şart değil. her çocuğun uyuma şekli farklı. biraz sizin nasıl alıştırdığınız da önemli ama telefondan filan da açabilirsiniz. özellikle almaya gerek yok bence.

göğüs pompası benim çok işime yaradı ama hiç almayan arkadaşlarım da oldu. ama anne çocuğun emzirme döneminde işe başlayacaksa elektrikli pompa gerekli. yok çalışma durumu olmayacaksa bence duruma göre alınabilir. elzem değil yani. zaten acil durumda eczanelerden hemen manuel bi pompa edinebilirsiniz.

ana kucağı evet gerekli. çok pahalı bir modele gerek yok. içinde çok uzun süre yatmaması gerektiğini bilin ama.

beşik varsa iyi olur tabi. umarım bebek de beşiği kullanır :D :D

hemen büyüdükleri için çok fazla yenidoğan kıyafet almayın. ama kusma kazaları vs sık yaşanabilir. 5-6 takım alırdım sanırım ben. ama mutlaka elinizde 1-3 ay kıyafet filan da olsun. bir günde büyüyebiliyor bebekler neredeyse. ileri ay kıyafetlerini mevsime göre almaya dikkat edin. yine çok para vermeyin derim. çünkü gerçekten hızlı büyüyorlar ilk yıl. önlük alın ama bol bol.

ilk aylar değil de sonrası için piyanolu oyun halısı düşünebilirsiniz.

çok fazla oyuncak, çıngırak vs almayın. plastik yemek kaplarıyla filan da oynuyolar çünkü.

anneye önü düğmeli pijama takımlarından alabilirsiniz, emzirme döneminde pratik oluyor.

emzik konusu sizin kararınıza bağlı. kimi bebek kendisi kabul etmiyor ama benim kızım tutmuştu emziği. iyi de oldu açıkçası. ben sadece uyurken verdiğim için bıraktırırken zorlanmadım. yani emzik bence okey, ama tüm gün sabahtan akşama emzik vermek doğru değil. bıraktırması da zor oluyor çok alışınca. ama benim uyku anları için kurtarıcım oldu.

uyku tulumu vs almıştım ben önden fermuarlı. ama gece boyu çiş yaptıkları için hiç pratik olmadı. alttan ayrıca çıtçıtı olmayan ya da kolay çıkarılamayan bir şey almayın gece için.

aklıma geldikçe güncellemeye çalışırım.

size en önemli tavsiyem ama uyku konusunu araştırmanız. ilk zamanlar meme uyku tabi başka bir şey yok ama uyanıklık süreleri arttıkça bir düzen oluşturmanız gerek. kaç aylık bebek günde kaç kere uyur, iki uyku arası kaç saat uyanık kalabilir, uyku rutinleri, akşam uykusu kaçta olmalı vs vs benim bebekte en zorlandığım şey uykuydu. uyutma şekli çok önemli. mesela sallayarak uyumaya alışırsa 3 yaşında hala ayakta sallıyor olabilirsiniz ve 3 yaşında bir çocuğun uykuya dalma süreci iki saati bile bulabiliyor. ya da emerek uyumaya alışırsa ki ilk zamanlar hep öyle olduğu için anneye de kolaylık oluyor ama bu sefer 2 yaşında gece boyu on kere meme için uyanan bir bebeğiniz de olabilir. çok fazla ayrıntısı var. mutlaka bi konuda araştırmanızı yapın. düzen oluşturacağınız döneme hazır olun. uyku konusu çok önemli.
mesela siz uyanıksınız, bebek de anlamıyor nasılsa diye akşam onda on birde salonda olmasın bebek. ne olursa olsun belli bir akşam uykusu saatiniz olsun ve o saatten sonra uyansa dahi odadan çıkıp tekrar hayatın içine katmayın. odada kalsın, odadan çıkılmaması gerektiğini bilsin.

bebek arabasını ben olsam ikinci el şey bakardım. çünkü bebeklik dönemi arabaları hantal oluyor. 2 sene sonra kullanması eziyet oluyor. daha pratik, kolay katlanan modellere geçiyorsunuz.
+2
elorelia
(04.03.26)
bebek arabasını şimdiden al, fiyatlar hep artıyor. (maxi-cosi, cybex, stokke, mamas papas vb.)
ana kucağıyla uyumlu aynı marka bebek arabası alırsan gezdirmesi kolay olur.
bebek bezi stoğuna gerek yok, en iyi markayı alırsın kızarıklık olur ölü yatırım olur. doğum yaklaşınca ıslak mendil stoklayabilirsin.
pompa pahalı bir şey doğumdan sonraki duruma göre alman daha mantıklı.
bebek kamerası da ileriye dönük bir yatırım.
şu da lazım bu da lazım diye alıp boşa giden bir çok harcama oluyor. temel ve ileride kullanılacak şeyleri almak daha mantıklı.

mesela oto koltuğunu 2. el olarak alabilirsiniz.

hayırlı olsun.
0
mikahakkinen
(04.03.26)
@yazar yazmaz yazan yazar teşekkürler tavsiyeler için. valla hayatımız baya bir değişecek orası kesin ama moralimi bozdun hocam ya :')

@elorelia çok teşekkür ederim. gerçekten verdiğiniz detaylı bilgiler başka ebeveyn adaylarına da faydalı olacak.

@mikahakkinen çok teşekkür ederim. bebek arabası da var aslında ama çok hantal gibi. ona bir bakacağız.
0
🌸elektr10
(04.03.26)
Hayırlı olsun.
Önünüzde çok zaman var, acil bir şekilde bir şey almanız gerekmiyor henüz.
Satın alma kararlarını mümkün olduğunca anneye bırakın. Dünyanın en iyi ürününü alsanız da başka bir anne eşinize diğer bir ürünü övdüğünde o ürünü almak gerekebilir.

Bez stoklamaya hiç gerek yok. Maddi durumunuzu bilmiyorum ama bez aslında çok büyük bir masraf değil. En pahalı bezin aylık masrafı bir kişinin bir kere rakı içmeye çıkması civarında bir para. Bebek olunca zaten pek rakı içmeye çıkmayacaksınız.
Bebek arabasını Yunanistan veya Avrupadan almak Türkiye’ye göre ucuza geliyor Cybex markası için özellikle. Yazın Yunanistan’a arabasıyla tatile gidecek yakınınız varsa ondan istenebilir.

Beyaz gürültü mesela biz hiç ihtiyaç duymadık, almadık. Her şeyi de almanız gerekmiyor.
Aileler bir şey alacaksa (büyük şeyler için diyorum) bir şekilde önceden konuşun ki sizin beğenmeyeceğiniz bir ürün almasınlar. Örneğin kullanışlı olmadığı için kullanmayacağınız bir ana kucağı almasınlar.
0
michael_knight
(04.03.26)
öncelikle hayırlı olsun, umarım hem bebek, hem anne açısından sağlıklı ve rahat bir süreç geçirirsiniz.

süt pompalarını kiralayabiliyorsunuz. hastanenizin yeni doğan servisi ile görüşün isterseniz.

şu an heyecan var belli, ancak yüklü alışveriş yapmayın. bebek çok hızlı büyüyen ve ilginç rutinleri olan bir canlı. biz emzik için en iyi markalara dünya para verdik, yurtdışından filan getirdik, kendisinin tercihi noname bir şey oldu.

illa harcama yapayım diyorsanız eşinize hediye alın şu an :)
+1
galahad reloaded
(04.03.26)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdaki yorumlara istinaden yazıyorum eğer anne bebeği emzirmeyi planlıyorsa asla emzik ve biberon vermeyin. emzirme ile ilgili sıkıntılarda emzirme danışmanından yardım alın. çocuk doktorunuzu emzirme taraftarı ihtiyacı olsun olmasın tüm bebeklere direk mama vermeyen tarzda seçin. emzirme planı yoksa emzik ve biberon alabilirsiniz
0
wenlock
(04.03.26)
Merhaba, hayırlı olsun bebeğiniz. Ben de henüz alışveriş yapmak için çok erken olduğunu düşünenlerdenim.

Sanırım tavsiyem az alın demek olur. Mümkünse ve sizin bakış açınıza uygunsa kıyafet dahil çoğu şeyi bebeğini büyütmüş bir arkadaşınızdan temin etmeye çalışın. Eğer mümkün değilse veya istemiyorsanız yukarıda harika listeler var.

Ben ilk baştaki dönem için bir iki şey söylemeye geldim :)
1- Meme ucu için krem alın mutlaka, Lansiloh'un da var başkaca markaların da var, kokusuz ve doğal içerikli olmasına dikkat edersiniz zaten. Doğum zamanı yaklaşmadan bir iki hafta önce kullanmaya başlasın eşiniz.
2- Gümüş meme ucu kapaklarından alabilirsiniz, ben almadım ve lansiloh ile atlattım o dönemi ama faydasını gören çok arkadaşım oldu, meme başlarının yara olmasını engelliyor.
3- Emzik kullanımını tavsiye etmiyorum, gak meme guk memeciyim; ileriki dönemlerde meme reddi veya kafa karışıklığı yaşatabiliyor. O yüzden bence bırakın parmak emsin ama emzik emmesin. Şu aşamada kendinizi şartlayıp almayın derim. Ek olarak doğum çantasına emzik, ne olur ne olmaz diye hazır mama, biberon koymayın. Öyle aileler görüyorum, hiç gerek yok.
5- Eşiniz işe dönmeyecekse ve emzirecekse süt sağma makinesine gerek yok. Meme süt üretimini bebeğin ihtiyacına göre ayarlıyor, fazla üretim memede mastit yapacaktır. Ama ihtiyaç olursa mutlaka giyilebilen/hands-free modellerden alın. Biraz pahalı ama hayat kalitenizi artıracak.
6- Bebeği kendinize bağlamak için sling alın.
7- Emzirmeyi dışarıda kolay hale getirecek emzirme t-shirtü, sweatshirtü diye geçen kıyafetlerden alın ikişer üçer tane.
0
kaymaktutmayansicaksut
(04.03.26)
Seyahat boyun yastığınız yoksa alın.
Ayaküstü uyumalarınızda çok faydası oluyor.
0
Mirket
(04.03.26)
emzirme yastigi alin. herseyi olan bir arkadasima hediye etmistim, "oha herkesin ilk bunu almasi lazim muhtesem biseymis" dedi. cocuk agir bisey, buyuyor da surekli, emzirirken hep kolda tutmak epey yorucu.
0
taurina
(05.03.26)
gumus gogus ucu kapaklari oluyor mesela silverette marka, yara olmasina iyi geldigini duymustum bebegi olan yakinimdan
0
lonelily
(05.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(11)

Kira artışı hk.

infinitedreams
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. B
Merhaba. Kiracı olarak 5 yılımı doldurdum. Şu an mevcutta daireler 30 bin tl. Ben 19 bin veriyordum. Ev sahibi 5 yıl dolduğu için 30 bin olmasını istedi kiranın, ben de en fazla 25 bin tl yapabileceğim söyledim. O da eğer 30 bin yapmazsam kira tespit davası açığ emsal değere çektireceğini söyledi. Bu durumda ben ne yapmalıyım, yasal hakkınızı kullanıp dava açın desem mantıklı mı? Bir de emsal neye göre belirleniyor? Aynı apartmanda 15 bin tl ye oturan da vardır, 20 bine oturan da vardır. Bu arada oturduğum yer rezidans, 500-600 daire var. Kira tespit davası açarsa ev sahibi sonuç alır mı, yoksa kirayı direkt 30 bin yapıp geçeyim mi?

Bu arada yeni kira dönemi 3 ay geçti. Bu 3 aylık farkı da istiyor. 5 yıl bttikten sonra 3. Ay içindeyiz yani.

Teşekkürler şimdiden
0
infinitedreams
(03.03.26)
bence hiç uğraşmayın. aradaki 5 bin lira sizi maddi sıkıntıya sürüklemiyorsa ve yerinizden memnunsanız kabul edin. ama ben olsam yeniden kira sözleşmesi yapardım.
+1
elektr10
(03.03.26)
3 ay geçtiği için dava sonucu yeni kira döneminden (6. yıl) itibaren geçerli olacak.
mahkeme sonucu aradaki farkı icra yoluyla talep edebilir.
dava masraflarını sana yükletebilir. mahkemeden bunu talep edebilir yani.

şu an yeni kiracılar kaç liradan giriyor daireye mesela? 5. yıl dolana %10 iskontolo bir rayiç bedel çıkıyor genelde. ortalama 30k ise 27k rayiç çıkabilir. bunu net bilemeyiz tabii ki salladım.

yani çok büyük ihtimal mahkemeden 25k üzeri kira çıkacaktır.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
yasal oran neyse onu yap ve dava açmasını iste. tespit davası olmadan iyileştirme yaparsan ve seneye kiralar 60 oldu diye 60 isterse yine aynı davayı açma hakkı var. bu yüzden dava olmadan artış yapma. mahkeme aynı rakamı bile belirlese 5 sene rahat edersin. ayrıca en iyi dava 1buçuk-2 sene sürüyor. o sürede vereceğin ekstra kirayı da kenara yatırım olarak at. mahkeme bitince toplu ödersin.

kira tespiti o binaya yada çevresine yeni taşınan kiracılar ile belli oluyor. yeni taşınan komşularınız varsa onlara sorabilirsin kaça oturuyorsun diye. mahkeme onlardan %10-20 arası düşük fiyat ile sizin kirayı belirleyecektir.
+1
gercekdunya
(03.03.26)
19 veriyordun, %30 ile 25 bin oldu zaten. emsal 30 ise mahkeme 27-28 yapar.
0
gabe h coud
(03.03.26)
27500 yapalım ortada buluşalım diye teklif edin bence iki tarafta uğraşmamış olur...
+1
alpicann
(03.03.26)
yasal oranın üstünde zam yapacaksanız @gercekdunya'nın söylediği durumdan kaçınabilmek için yeniden sözleşme yapıp süreyi sıfırlamak mantıklı olabilir sanki. hukukçu değilim.
-1
elorelia
(03.03.26)
en güzeli dava açsın bilirkişinin belirlediği değere yükseltin kiranızı. yoksa bu şekilde her zam döneminde kullanır bunu.
+1
oxit
(03.03.26)
Benzer konudan avukatla konuştum, kira tespit davası da 2-3 yıl sürüyor. Tabi siz ne kadar zam yapıp oturmaya devam edeceksiniz bilmiyorum ama dava sonunda çıkan farkı yıllık zam ve enflasyon bedeliyle birlikte toplu ödemeniz gerekecek + mahkeme masrafları vs. Çıkacak sonuç da üç aşağı beş yukarı bu yıl için 27-28 olur max. Anlaşmaya çalışın bence.
+1
beetlejuice
(03.03.26)
ben olsam 25 bini de teklifi etmezdim ama karşı taraf 25 bini de kabul etmiyorsa, 19 bin liradan devam edin. geriye dönük 3 aylık farkı zaten asla kabul etmeyin.

davayı açsa bile 30 bin değil, 26-27 bin lira olarak tespit edilecek, dava süresi içinde açılmadığı için de bu kira bir sonraki kira yılından itibaren geçerli olacak.
karar kesinleşene kadar eski kiradan oturmaya devam edeceksiniz, aradaki fark için faiz ödemeyeceksiniz.

aynı apartmanda halihazırda oturanların verdiği kira önemli değil, son 4-5 ayda taşınanların kiralarını öğrenin, dava açıldığında onların sözleşmelerini dosyaya sunmanız gerekecektir, yeni taşınan ve kirası 30 bin liranın altında olanların sözleşmelerini bulmaya çalışın.
+1
de jure
(03.03.26)
anlaş avukatlık masraflarını görünce şok olabilirsin.
0
jamswety
(03.03.26)
Şu yanlış anlamayı gidereyim; 5 yıl dolduktan sonra yasal üst sınır ortadan kalkıyor.

Dava sonunda belirlenen yeni kira tutarı da bildiğim kadarıyla kira dönemi başlangıcından itibaren değil, dava açma tarihinden sonrasını kapsıyor. 6 ay sonra dava açtı, yeni yılın ikinci 6 ayından sonrası hesaplanır diye biliyorum.

Bunları avukatın söylemesi daha iyi de ben sıradan vatandaş olarak diyorum ki; aranızda başka bir mevzu yoksa 3-5 demeyin anlaşın. 19.000 %30’la zaten 24-25.000’e gelirdi. Etrafta 30’a kiraya verenler (ilana değil kiraya) varsa, 25’in üstüne 2-3 daha koyup anlaşmak çok daha mantıklı.

Ne siniri stresine değer ne mahkeme masraflarına. Avukatın ASGARİ ücret tarifesi internette var. Selam verirsen selamı almak bile aradaki senelik farka falan denk gelir. O da normal insansa buralarda anlaşırsınız.

İlaveten; mahkeme şöyle yapıyor, emsal kirayı belirlese de ondan %10 düşürüyor. Yani emsal 30 ise, yine 27’ye gelecek.
0
lazor
(05.03.26)
(15)

Yerli muz mu ithal muz mu?

michael_knight
Hangisini tercih ediyorsunuz?Neden?
Hangisini tercih ediyorsunuz?
Neden?
📊 Muz tercihiniz?

Bu anket sona erdi. 91 oy kullanıldı.

-2
michael_knight
(27.02.26)
Yerlinin tadı çok daha lezzetli aroması daha yüksek ve tatlı geliyor bana.
İthal muz görsel olarak çok diri ve taze görünse de aroması çok düz ve yapay geliyor.
Meyveler içinde en az sevdiklerimden biridir görüşüme güvenmiyorum, bu yüzden oylama sonuçlarını merak ediyorum.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli muz. çünkü küçük boyutlu oluyor. ayrıca biraz daha ucuz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
her şeye anket :)) bir sonraki anket; yeşil elma mı kırmızı elma mı?

ithal muz, çünkü para var, huzur var. eskiden zenginlik itemı olan muz, ithal muz. şaka bir yana, yerli muz ithal gibi büyük, rengi ve tadı benzer olsun asla ithal almam.
-8
gabe h coud
(27.02.26)
İthal.

Yerli muzun tadı hiç yok. Güzel olanlar yurtdisina çıkıyor, Antalya ve çevresinde güzeline denk gelmiyorsaniz sıradan marketten yerli muzdan güzel bir lezzet beklememek lazım.
+3
kisa
(27.02.26)
İthal tabii ki. Yerli muza verilen paraya yazık yani, sıfır tat.
+1
sadakatsiz
(27.02.26)
maaşın ilk üç günü ithal sonra yerli
+3
yurtsuz john
(27.02.26)
Bence ikisi değil, salatalık.
İnanmayan fiyatlarını karşılaştırsın.
:)
0
Mirket
(27.02.26)
Hangisinin fiyati düşükse onu
+1
narod
(27.02.26)
Yerlinin tadı hicbirinde yok
0
mirty
(27.02.26)
Bizim ulkemize gelen ithal muzlar çöp. Dünyanın neresinde yerseniz yiyin yabancı muzlar iyidir. Bonita vs gerçekten patatesten hallice. O yüzden yerli muzub tadı iyi geliyor. Bir Pakistan'da İran'da satılan muz burada olsa aydınlanma yasarsiniz
0
topkapiaksaray
(27.02.26)
ithal muz
0
koela
(27.02.26)
Arkadaşlar karar verin lütfen. Bazılarınız yerli muzun bazılarınız da ithal muzun tadının olmadığını söylüyor.
Lütfen ama.
-1
🌸michael_knight
(27.02.26)
Ben de çok şaşkınım.
İthal muzu sadece kardeşim seviyor zannediyordum. Onun yerli sevmeme sebebi de görsel olarak beğenmemesi aslında tadıyla bir derdi yok.

Şöyle söyleyeyim muz kabuklarını suda bekletip çiçeklere veririz biz, onda bile fark ediyor yerli muz kabukları çiçeklere ithalden çok daha iyi geliyor.
+2
mutekebbir
(27.02.26)
yerli fazla yumuşak ve fazla tatlı geliyor. çok az mayhoş ama yine de tatlı ve sert olanını yani çikitayı seviyorum
0
neira
(27.02.26)
yerlinin kotusu saman, iyisi cok iyi. ithal daha standart o saman cikma riskini alamiyorum
+2
ala09
(28.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(19)

Eski sevgiliye yazılacak en can acıtıcı mesaj

michael_knight
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
Eski sevgilinin canını en çok acıtacak bir mesaj ne olabilir?
Fiziksel özelliğiyle dalga geçmek gibi değil de şöyle yüreğine yıllarca geçmeyecek bir acı bırakmak için.
-9
michael_knight
(26.02.26)
Eski sevgilinin sana bir sevgisi kalmadıysa yazacağın şeyi pek bir önemi yok.
+8
Bruce
(26.02.26)
Onun değer verdiği şeylerle ilgili bir soru bu. Sana değer verdi mi mesela, sevgiye değer veriyor muydu, ilişkinizi kıymetli buluyor muydu... Bruce'un dediği gibi sana bir sevgisi kalmadıysa, onun iç dünyasında sana dair bir önem hissi yoksa sen ne yapsan ne desen boşa gidecek. En kestirmesi, kendi hayatına o hiç var olmamış gibi devam etmen. Hayatından onun izlerini ve etkilerini çıkararak devam etmen. En iyi böyle can yakılır.
+3
yaren
(26.02.26)
Parsa parlak yaz.

Ya da sunu de
Sen gercekten firdevs hanimin kiziymissin.
-4
Purple life
(26.02.26)
ayrılırken benden aldığı borcu ödemeye kalktı.
"yattığımız geceler ücretini ödemedim ona say" demiştim.

(benimle birlikteyken başka bir erkekle flörtünü yakalamıştım)
-5
HellKeePer
(26.02.26)
fomo yaptıracak bir söz olmalı. (mesaj atma diyenlere; adam mesaj atayım mı dememiş ama siz daha iyi bilirsiniz :))
+1
gabe h coud
(26.02.26)
Canını yakmak isteyecek şekilde ayrılık yaşanmış bir "eski" sevgiliye yazılacak bu tür mesajlar hala beni düşünüyor salak, bana ilgisi devam ediyor, düşmedi yakamdan düşüncesinden başka bir işe yaramaz.
+9
Phoebe
(26.02.26)
Mesaj atma +1
Yapılacak en iyi şey önüne bakıp glow up yaşamak
+5
kullanicadi
(26.02.26)
mesaj attığınızda, onu hala düşündüğünüzü göstermiş olacaksınız. hala hayatınızı etkilediğini göstermiş olacaksınız. gerek yok. onunla uğraştığınız her saniye, aslında sizin kendi mutluluğunuzdan, kendi iyiliğinizden çalıyor. onun varlığını hayatınızdan tamamen çıkardığınızda zaten daha mutlu olacaksınız. uğraşmayın. önce siz kendinizi düşünün, kendi iyiliğinizin alabileceğiniz en bombastik intikamdan bile daha önemli olduğunu idrak etmenizde fayda var.
+1
co2s2
(26.02.26)
bir zamanlar sensiz nefes alamam derdin. şimdi başkalarının kucağında nefes nefesesin :D hey gidi ergenliğim...
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(26.02.26)
annenin/babanın vasat versiyonuymuşsun.

ergenlik negzel :D
0
kisa
(26.02.26)
sana attığı bir kazık, yaptığı bir yanlış üzerinden ilerleyebilirsin. aranızdaki muhabbeti bilmeyince spesifik öneride bulunulmuyor.

dipnot olarak, bu bağlamda atılan her mesaj, atanı küçültür
0
kondansator
(26.02.26)
mesaj atmamak en can acıtıcı şey olur.
+3
Hallegadola
(26.02.26)
Bana çok küfrettiler, kim hangi küfrü etti hatırlamıyorum bile ama içime cuk diye oturup 20 sene sonra aklımda kalan bir söz var : "sen mükemmel görünümlü içi çürümüş bir ceviz gibisin", belki söyleyen bile hatırlamıyordur.

Gene de karşı taraf için bir anlamınız yoksa hatırlamayı geçtim, günün dalga konusu bile olabilirsiniz.
+2
kimlanbu
(26.02.26)
Ben eski flörtümün sosyal medyada yorumunu görmüştüm bu konuya ilgili. Yüzüme de sövse sorun olmaz demişti. Çünkü bir insan karaktersizse, yüzüne de söylesen utanmaz. İçine de oturmaz. En iyisi kabul etmek zor ama o hiç yokmuş gibi davranmak.
+1
Kahvedesu
(26.02.26)
Arkadaşlar çok teşekkürler cevaplarınız için. Ya aslında öyle bir eski sevgili durumu yok hayatımda, beyin jimnastiği yapıyordum.
“kisa” adlı duyurucunun cevabı en aklıma yatan oldu.

“Meğer sen de aynı annen/baban gibiymişsin, yaşlandıkça sen de farkedeceksin” lafı can yakar gibi geldi bana.
-2
🌸michael_knight
(26.02.26)
enerjinizi bu tarz seylere harcamayin yaw..
jimnastik icin baska seyler bulun.
negatif dusunceler sizi cukura iter, o cukurdan cikamazsiniz sonra..
karmaya inanmak lazim.
0
cooperr
(26.02.26)
"Şu an dayınlayım."
0
kizil karga
(26.02.26)
@kızılkarga, dayı pek inandırıcı olmayabilir sonuçta dayısını arayıp konuşur.
Ama “akrabalarından biri zaten bana yazıyordu, bu hafta onunla görüşeceğim. Kim olduğunu tahmin etmen mümkün değil” yazıp engeli basmak nası ama?
-2
🌸michael_knight
(27.02.26)
Eğer saklayacak gizleyecek bir şeyleri varsa stres yaratabilir.
0
kizil karga
(27.02.26)
(8)

hakaret davası açmak istiyorum

aguen
merhaba duyuru,twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da v
merhaba duyuru,

twitter'a yeni girmiştim. tweetlerime dikkat ederim, asla hakaret sınırına yaklaşmam bile. şeriatçının biri sistem eleştirimi görüp dümdüz saydırmış.

öğretmen olduğunu biliyorum. dava açabiliyor muyum? soyadı yok o yüzden kimliğini tespit edemedim; ama büyük ihtimalle kendi fotosu da var. yapmam gereken adımlar nelerdir?

adımı bilmesi çok önemli değil. maksat ceza çekmesini istiyorum. kin tutan biriyimdir de uğraşırım yani. twitter ip adreslerini paylaşıyor mu? hayatımda hiç dava açmadım dava yemedim kuralcı biriyimdir.
-1
aguen
(24.02.26)
Ekran görüntüsünü al, savcılığa git.
+1
Kahvedesu
(24.02.26)
ya avukat tutacaksanız yada savcılığa gidip dilekçe verecekseniz. naçizhane tavsiyem. taharet deliği twitter'ı kapatın. parti trollerinin, çomarların, şeriatçıların, ruh hastalarının cirit attığı bir oluşum. böyle takılmaya devam ederseniz sürekli mahkemelerde geçer ömrünüz.
+5
buenosdias
(24.02.26)
ekran görüntüsü dışında direkt web arşivini de aldım doğruluğu reddedilemez kanıt olarak. teşekkürler.

ek olarak niye down yedim ya
0
🌸aguen
(24.02.26)
@buenosdias gerçekten haklısınız. açtığımda ilk günlerde pozitif, yeni bilgiler olan bir yerdi. 1 haftada futbol ve siyasete döndü ki özellikle ilgilenmiyorum dememe rağmen. futbol izlemem bile.
0
🌸aguen
(24.02.26)
mobil imzan varsa veya operatörün destekliyorsa mobil imza oluşturursan uyap üzerinden online olarak da dava açabilirsin.

"ömrün mahkemelerde" geçmez yani oturduğun yerden tertemiz para kazanırsın. mobil imza önemli. :)
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Şikayetçi olun onlar zaten kimliğini tespit ediyor. Sonra da uzlaştırmacıya yalvarmasını izleyin. Bu tipler genelde korkak olup sanalda aslan kesilirler, kimsenin şikayet etmeyeceğini düşünüp saydırıyorlar, sonrası ben değildim çocuğum yazmış vs full inkar.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
Barbaros Şansal, X'teki hakaretlerden adamakıllı tazminat alıyor.
+1
santimantal
(24.02.26)
Kişi paylaşımı, yorumu silebilir.
Bunun önüne geçmek için etespit yapıp noter evrakını alın. Ekran görüntüsü alman bir şey ifade etmez silerse eğer. Fakat E-tespitte kurtuluşu olmaz.
+1
tahirkemalbozoglu
(24.02.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(5)

altyapımın desteklediği en yüksek mbps’yi nasıl öğrenirim?

denizzz
merhaba,şu anda evde fiber altyapı üzerinden 35 mbps internet kullanıyorum. 50 mbps ya da 75 mbps pakete geçmeyi düşünüyorum ancak adresime ulaşabilecek maksimum hızın ne kadar olduğunu bilmiyorum. altyapının desteklediği en yüksek mbps değerini net olarak nereden ve nasıl sorgulayabilirim?
merhaba,

şu anda evde fiber altyapı üzerinden 35 mbps internet kullanıyorum. 50 mbps ya da 75 mbps pakete geçmeyi düşünüyorum ancak adresime ulaşabilecek maksimum hızın ne kadar olduğunu bilmiyorum. altyapının desteklediği en yüksek mbps değerini net olarak nereden ve nasıl sorgulayabilirim?
0
denizzz
(23.02.26)
ttnet'i arayarak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.02.26)
fiber altyapı hangi firmanınsa, websitelerinde altyapı sorgulama linki vardır.
0
co2s2
(23.02.26)
her issde altyapı sorgulama var
0
jelly bear
(23.02.26)
her hizmet sağlayıcının kendi web sayfasında altyapı sorgulama var, ancak santralden / bölgenizdeki kutudan uzaksanız maksimum verebildiklerini söyledikleri hızda kullanmak sorunlu olabiliyor. bunu da deneme yanılma yoluyla veya kuruluma gelen teknisyenlerin incelemesi sonrası anlayabiliyorsunuz.
0
gkhncnzdgn
(23.02.26)
tpc.net.tr

Şu anda kullandığın modemin arayuzden dsl bilgilerini bularak oradan altyapının ne kadar desteklediğini öğrenebilirsin.
0
kaiserr76
(23.02.26)
(7)

avustralya'dan ne isteyeyim ?

duyurukullanıcısı
arkadaşım avustralya'ya gidiyor 2 haftalığına. buralarda olmayan ne istesem? gagdet gibi şeyleri seviyorum.
arkadaşım avustralya'ya gidiyor 2 haftalığına. buralarda olmayan ne istesem? gagdet gibi şeyleri seviyorum.
0
duyurukullanıcısı
(18.02.26)
kurutulmuş kanguru eti.
+5
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
ermanen
(18.02.26)
timtam biskuvileri
whittaker's cikolatalari
kanguru derisi
bumerang

edit: vegemite igrenc bir sey, isteme bence.
0
baldur2
(18.02.26)
Vegemite <3 (ama evet, sevmeyebilirsiniz)

Oradan elektronikler gadgetlar istemek çok mantıklı olmayabilir. Lokal yiyeceklerden alsın gelsin.
+1
kobuzchu kiz
(18.02.26)
hayvan derili, hayvan urunlu bisey isteme de ne istersen iste. zaten yeterince eziyet ediyoruz burada.
-3
buenosdias
(18.02.26)
ben de yeni geldim avustralyadan. ugg marka ayakkabi ve giyim urunleri olabilir, ciddi fiyat farki var. saat olabilir, veya yerel urun olarak bumerang, kanguru derisinden esyalar vs olur( arkadasima kanguru t*asagi getirdim:)
0
sosyo marco
(18.02.26)
Ugg muhtemelen, piyasada bulunan tum ugglar fake cunku sadece orada yapilanlar orijinal diye biliyorum.
0
Uncle Sam
(19.02.26)
(7)

Okan Buruk 2. Yarı Motivasyonu

eisberg
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya devam etse de adam A planını bozmadı hiç.

Bunun arkasında nasıl bir motivasyon var sizce? İlk yarıdaki futbolu mu farklı okudu, rakibi mi farklı analiz etti yoksa tesadüf vb. bir şey mi? Nedir sizce?
0
eisberg
(18.02.26)
Juventus kendi liginde inter ile maç yapıp geldi, okan buruk juventusun ikinci yarıda fiziksel olarak düşüş yaşayacağını planlayıp taktiğini sürdürmeyi tercih etmiş olabilir
+1
grimavi
(18.02.26)
ekşide yazılanları okumuş olabilir. zira konu ne olursa olsun ekşicilerin düşündüğünün aksini yapmak gerekir.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
Motivasyon değil de mecburiyet diyelim. Barış, Sane, Yunus 3 tane sağ açık olmasına rağmen kadrodaki tek sol açık yeni gelen Lang ve yedeği yok. Aynı şekilde tek 10 numara İlkay ama o da çok formsuz olunca mecburiyetten Yunus oynuyor ve kolay kolay değiştiremiyor.

@lifeisopeth Barış'ın sol açıkta verimliliği en az %50 düşüyor dün de Lang yerine orada oynasaydı ne onların sağ bekine üstünlük kurabilirdi ve ne de kart aldırıp eksik bırakabilirdi. Ayrıca Sane de yeni sakatlıktan çıktı daha erken oyuna girme şansı yoktu maç kondisyonu eksikliği sebebiyle. 10 numara için de Asprilla daha önce oynadığında zaten bu seviyelerin oyuncusu olmadığını gösterdi. İlkay'a da daha önce çok şans verdi ama kullanamadı. En yakın üst seviye maç örneğinde M.City deplasmanında yenilen 2 golde de hatası vardı. Yunus kötü de oynasa hiç değilse defansif olarak alan kapatmaya ve prese dolayısıyla takım savunmasına katkı sağlıyor bu sebeple oynaması mecburi.
+1
iwasbornonamountainside
(18.02.26)
lang'ın 2 golü de beleş. barış alper ve osimhen'e yazar onlar.
-1
summerjam0306
(18.02.26)
@iwasbornonamountainside,

öyle bir mecburiyet yok. barış lang öncesi senelerdir sol kanatta oynuyordu, lang'ı çıkarıp barış'ı sola çekip sağa da sane'yi daha erken çekerdi isteseydi. yunus da mecburiyetten değil, istese yerine formsuz da olsa ilkay ya da asprilla'yı çekebilirdi. belli ki oyunda fark yaratacaklarına inanmış ve devam etti.

@summerjam0306,

lang'ın beleş dediğin 2. golünü bu kadar temiz şekilde gole çevirecek türk oyuncu arasan bulamazsın. türk takımları genelde o tip beleş görünen pozisyonları değerlendirememesiyle ünlüdür. ilk gol hadi neyse. değme santrafor dahi o kadar rahat atamazdı o 2. "beleş" golü.
0
lifeisopeth
(18.02.26)
durum su: o yazanlar taraftar. okan buruk ise teknik direktor. kadrosundaki adamlarin performans dusuklugu/artislarinin gecici oldugunu bilecek kadar tecrube sahibi. bu durum futbolcu icin zaten zor. bunu en iyi bilen kisi oldugu icin olabildigince destek veriyor.
+1
buenosdias
(18.02.26)
yorumcular ve ekşisözlükteki hiç kimse takımı okan buruktan daha iyi tanıyamaz. dün ilk yarı sonunda herkes galatasarayı ve okan hocayı kötüledi ilk yarı sonunda. ama maç bitiminde hepsi entri silmek zorunda kaldılar. okan hoca her gün futbolcularla birlikte ve hepimizden daha çok dersine çalısıyor ve başarı istiyor. ayrıca üç yıldır şampiyon oluyor. ekşi sözlükteki bir ergenin daha iyi bilmesi mantıklı geliyor mu size?
+1
abelardo
(18.02.26)
(5)

Kale vurusunu defasin kaleciye pas atarak yapması

artıküyeolmakistiyorum
Bu saçmalık ne zaman peydah oldu?Neden yapılıyor, faydası ne?Bir takimin iki takımın taktiği olurda izlediğim tüm maçlarda oluyor. Çok sinir bozucu ve oyunu yavaşlatıyor.
Bu saçmalık ne zaman peydah oldu?
Neden yapılıyor, faydası ne?
Bir takimin iki takımın taktiği olurda izlediğim tüm maçlarda oluyor. Çok sinir bozucu ve oyunu yavaşlatıyor.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
Bunu yapmayan takım kalmamış ağa dikkat et İngiltere 2. Lig de aynı Real Madrid de. Çok saçma bir rutine dönüşmüş
+1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(17.02.26)
rakip takımı kendi sahana çekip oluşan defansif yapıyı bozmaya yönelik bir hamle. önde basmaya hazır takımların defans yapısını bozar, hızlı ara pasla defansın gerisine sarkma pozisyonu yaratır.
0
erty_ksk
(17.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.

Maca gelince Gs'in en iyi yaptigi sey, hatta tek taktigi onde deli dana presi. Okan bunu 4 yildir yaptiriyor, uzmanlasmislar Icardi yumusak kaliyordu Osimhen'le level atladilar. Juventustakilerin de ayagi iyi olmayinca oyunu kuramadilar sacma sapan bireysel hatalar yaptilar. Ayagin iyi degilse uzun vuracaksin, hava topuna cikip donenleri toplayacaksin. (Ismail zamanindaki Fener'in hic kasmadan Dzeko'ya sisirip Okan'in beyninin yandigi 0-0lik tatsiz tuzsuz derbi) Juventus'un Dzeko'yu birak duzgun santraforu, forveti, defansi, kalecisi hicbirseyi yok, olmus aglayani yok.
+1
freedonia
(17.02.26)
guardiola futbolu bu. buna karşılık gegen press Kloop çıktı. kalecinin ayağı iyi değilse artık tercih dahi edilmiyor. sıkıcı evet. ama bunu sormak için geç kaldın. bu bayadır var.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
son birkaç senedir moda oldu bu saçmalık. tek amacı oyunu soğutup seyir zevkinin içine etmek. bir de %90 ihtimalle tekrarlanıyor bu vuruş niyeyse. her maç, hiç çalmıyorsa 3 dakika çalıyordur vakitten. kim çıkardıysa allah belasını versin.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
(4)

Suv seçelim

solenkol
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullanan
Selamlar, bu yıl yaza kadar aracımı değiştiriyim diyorum, 10 yasına geldi aracım. Gözüme çarpanlar tiggo 7( son kasasını baya beğendim ), cupra terramar( baya dolu tipi de guzel), tiguan ( oturaklı, tipi de güzel) . Aracı haftasonu ve tatillerde kullanıyoruz. Haftaici işe gitmiyorum araçla. Kullananlar , cevresinde bu araçları kullananların yorumlarını merak ediyorum.
0
solenkol
(17.02.26)
tiggoların yakıtından çok şikayet duyuyorum.
+1
antihero
(17.02.26)
Chery'ler iç donanım ve güvenlik olarak tatmin edici. Etrafımdaki kullananlar yakıt tüketimi dışında genel olarak memnunlar.
0
hakmut
(17.02.26)
tiguan'da dönem dönem güzel indirimler oldu. bu opsiyonlar arasında fırsat fiyat yakalarsam tiguan derdim.
0
awlmi
(17.02.26)
(bkz: byd seal u dm-i)

muazzam bir f/p aracı. tiggo miggo aman diyeyim. şehir içi bedava dolaşmak varken neden tiggoyla 14-15 yakasın?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(4)

Çözülebilir kahve tavsiyesi

parka
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
Şunu dene çok güzel, diyebileceğiniz bir kahve var mı?
0
parka
(16.02.26)
illy instant coffee
cellini instant espresso
0
nahtoderfahrung
(16.02.26)
jacobs origin southeast
jacobs monarch gold
+1
duyuruuser
(16.02.26)
granül kahvenin nirvanası davidoff'tur.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(16.02.26)
www.kurukahvecinuritoplar.com

pişman olmazsınız. bozulacak kadar organik bileşiğe sahip olan gördüğüm ilk granül kahve.

edit: online satışta yok galiba. ben direkt dükkanlarından alıyordum. eminönü mehmet efendinin yanındaki handa.
0
birdirbir
(17.02.26)
(3)

Evime sigorta yaptıracağım

deepest
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?teşekkürler.
Hangi kurumu seçmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim sizce?
teşekkürler.
0
deepest
(13.02.26)
poliçede neler kapsadığını ne kadar teminat teminat verdiğini iyi kontrol et. onun haricinde tüm sigorta şirketleri aynıdır işin düşünce ödeme yapmamak için kırk takla atıyorlar. ama hepsi mecburen ödüyorlar.
0
gercekdunya
(13.02.26)
99 depreminde bizim ev sigortalıydı kılılan şeylerin parasını alamadık çünki vitrinde bulunan bardakların kristal olduğunu belirtmemişiz, normal bardak gibi saydılar hepsi paşabahçe şu andaki tane adedi 1k olan şeylerdi.. yani hangi birini yazacaksınki değerli.. (bu anadolu sigortaydı)

istedikleri gibi ödemiyorlar sürekli suç buluyorlar,
geçen depremde arkadaşın evinin iç duvarı baya çatlamış sıva çatlağı değil yani yarık var gelip bakan exper sıva çatlağı diyip birşey ödememiş firması ya axaydı ya başka 2 harfli bişey
0
eja
(13.02.26)
evdeki altınlar kilitli kasada ve duvara monteli şekilde durmuyorsa (hırsızın asla çalamayacağı şekilde) sigorta kapsamı dışındaymış. hadi lan oradan deyip vazgeçmiştim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
(1)

citroen c3 aircross hybrid alinir mi?

birkibirkibirkibirkiuc
merhaba romalilar,bu arabayla ilgili tecrübesi olan var midir? citroen hybrid motoru hakkinda pek bir fikrimiz yok. 1.7 milyon civari bir fiyat cekiyorlar.bir de elektrik motorlu alternatifi var. acikcasi kararsiz kaldik. her türlü yoruma talibiz. iyi aksamlar.
merhaba romalilar,

bu arabayla ilgili tecrübesi olan var midir? citroen hybrid motoru hakkinda pek bir fikrimiz yok. 1.7 milyon civari bir fiyat cekiyorlar.

bir de elektrik motorlu alternatifi var. acikcasi kararsiz kaldik. her türlü yoruma talibiz.

iyi aksamlar.
0
birkibirkibirkibirkiuc
(13.02.26)
plug in hibrit harici hibritlerin bir esprisi yok. full elektrik alırdım ben olsam. he kendim asla citroenin önünden geçmem o başka. öncesi aracım dizel c5 aircross'tu. 70.000 km'de triger zinciri kopardı. tövbeliyim citroene.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
(11)

63 günlük bebek

camlicagazoz
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy nor
Merhabalar, 63 günlük bir kızımız var. 3100 gr ve 50 cm doğdu. Bugün ölçümde 4770 gr ve 57 cm çıktı. Gaz ve kaka yapmada bie problem yok. Gece uykusu da var çok şükür. Emiyor da annesini. Mama vermiyoruz. Ama eşim kafaya takiyor. Acaba sütüm yetmiyor mu, doymuyor mu gibisinden. Sizce kilo ve boy normal mi?
0
camlicagazoz
(12.02.26)
oglumuzda da maalesef benzer bir sorun yasamistik. 3450 gr dogup 2900a kadar dustu. Sut yetmiyor diye kisisellestirmemek lazim. bir cok doktor gezdik en son bir profesor kalori hesabi yapip anne sutune ek mama ihtiyacini hesapladi. o gunden sonra da oglan toplarmisti. mama konusunda cok on yargiliydim ve o gune kadar istememistim ancak farki gorunce kendimi cok kotu hissetmistim.
kilo kaybi yuzunden sarilik tehlikesi de atlatmisti ve surekli uyuyordu. uyandirmak bile cok zordu.
+2
zseak
(12.02.26)
Kilo ve boy ideal gorunuyor bence. Zaten doyup doymadigini gunluk cisli bez sayisindan (min 3tu diye hatirliyorum), kaka sayisindan ve genel huzursuzluk halinden anliyorduk sanirim.

Edit: mutlu uzun omru olsun :) gozunuz aydin. Bence turp gibi hic uzulmesin esiniz butun kadinlar bu tedirginligi yasiyor
+1
üğpoıuy
(12.02.26)
Günde 4-5 kere bez degistiriyoruz.
0
🌸camlicagazoz
(12.02.26)
İlk haftalarda tüm yeni doğanlarda benzer durum yaşanır. Benim kızımda da oldu.

Nedeni ile ilgili zamanında şöyle bir bilgi okumuştum. Anne karnında su içerisinde bulunduğundan bedeni ve derisi çok fazla su tutması ve doğum sonrasında suyun kaybı ile hızlı kilo verme olarak gözüküyor.

Bu durum tüm yeni doğanlarda görülen bir durum.
0
kaiserr76
(12.02.26)
Hayırlı olsun.
Verdiğiniz bilgilere göre gelişiminde bir eksik görünmüyor.
Beslenmeye mama eklendiğinde genelde yavaş yavaş annenin sütü azalmaya başlıyor diye biliyorum. Bu konuda çok bilgili veya tecrübeli de değilim ama ben öyle sanıyorum.

Çocuk doktorunuza net şekilde bu endişeyi sorup net cevap alana kadar sormaya devam edin. Annenin de sizin de aklınızda şüphe kalmasın.

Anne, endişesinin önemsiz görüldüğünü aman asla hissetmesin.
0
michael_knight
(12.02.26)
Tombul bebek merakı ileride morbid obez evlat elde etmekle sonlanır, eşin aklını başına devşirsin bak. Ben babaanne ve muhallebi kurbanıyım, daha ilk bebeklikte un nişasta ve şekerle mahvettiği bağırsak floramı asla normale döndüremedim (annemin de payı var, bütün suç babaannemde değil rahmetli). Eşin sakın ola ki ek gıdaymış hazır mamaymış bilmem ne lafına girmesin. Ayrıca bebeğe meyve püresi de vermeyin, pür şeker. Sakın. Emsin emebildiği kadar. Sanki benim çocuğum, çok hassaslaşıyorum bu konuda. Çok çile çektim arkadaş evladınızın beslenmesine dikkat edin.
+1
muhayyer divan
(13.02.26)
sikinti yok gibi. kilo aliyor ve uzamis.
ac kalan bebek uyumaz, aglar surekli.
0
cooperr
(13.02.26)
Allah analı babalı, sağlıkla büyütsün inşallah.
Her şey normal hatta iyi görünüyor. Annelerin var böyle evhamlari. Bizim oğlan 3 yaşına girecek İlk zamanlar Bizim hanım da böyleydi.
Yazdıklarına bakılırsa sarılık bile olmamış demek ki anne sütü işe yarıyor.
0
etna
(13.02.26)
benim eşim de benzer durumu yaşamıştı acaba sütüm yetmiyor mu diye. aman aç kalmasın diye ağladıkça emzirdi. şimdi 13 aylık ve gece her uyandığında meme isteyen bir bağımlı oldu. emzik de asla tutmadı. umarım sizinki emzik alır. hayattaki en büyük şansınız olur bebeğin emzik sevmesi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
Hiç telaş etmeyin. Genel durumunda bir problem yoksa hiç meraklanmayın.

Bizimki de düşük doğum ağırlığı ile doğdu. Sonradan 3-4 ayda tosuncuk oldu çıktı :)

İlk bir iki ay biraz telaşlı olmanız da çok normal. Doktora rutin kontrollerinizde danışın o sizi rahatlatır. İyi sizi sakinleten insan iletişimi yüksek bir doktor olması da çok iyi olur.

Allah analı babalı büyütsün İnşallah güzelliklerini görün hep :)
0
mahmuttt
(13.02.26)
3100g / 50cm normal dogum kilosu ve boyu icinde. düsük ya da yüksek degil.
bebekler dogumdan sonraki ilk hafta dogum agirliklarinin %10'u hatta bazi durumlarda %15'i kadarini zaten kaybediyorlar. bu da normal bir sey. yani kiziniz bir haftalikken muhtemelen 2800g falandi. bunun üstüne kilo almaya ve uzamaya baslamis.
bebegin sivi tüketiminin yeterli olup olmadigi islak bez sayisina, bebegin kilosunun ve boyunun yeterli olup olmadigi ise persentile göre belirlenir. eger persentil icinde altlara dogru kaymiyorsa sorun yok. sayet her ay ölcümde persentili azaliyorsa ilk önce emzirme teknigi degerlendirilir, emme süresi ve emme miktari degerlendirilir, bundan sonra mama destegi baslar. yani mama destegi aslinda düsünülenin aksine son care olarak düsünülür. mamada da PRE ibaresi önemlidir, üstünde PRE yazmayan mamayi kullanmayin.
eger böyle bir sikintisi varsa esinizin, sertifikali bir IBCLC'den danisma almakta fayda var (doula gibi hippie büyücülerinden degil). isini bilen bir IBCLC, tongue tie, cheek tie gibi degerlendirmeler de yapar ek olarak ve sübyana ve anneye cok ciddi konfor saglayabilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.02.26)
(14)

Kitap okuma klübü var mı?

michael_knight
Yabancı filmlerde görüyorum sadece. “ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
Yabancı filmlerde görüyorum sadece.
“ şu tarihe kadar şu kitabı okuyup bitiriyoruz sonra bir araya gelip üzerine konuşuyoruz” temalı bir etkinlik biliyor musunuz?
0
michael_knight
(12.02.26)
Bir zamanlar Feyste dünya kadar öyle grup vardı. Bir bak bence. Hala vardır belki.
0
Mirket
(12.02.26)
Melikşah Altuntaş
Flu TV
Begüm Çakır
Ebru Aykaç

Şu an aklıma gelenler bunlar. Youtube ya da Instagram sayfalarına bakarsanız bulursunuz.
0
anatomik
(12.02.26)
kobuzchu kiz
(12.02.26)
fotrsapka
(12.02.26)
online mı yüz yüze mi, hangi şehirde? detay verebilirseniz daha nokta atışı önerilerde bulunabiliriz. Örneğin İzmir derseniz Yakın kitabevinin ve farklı organizasyonların kitap/okuma kulüpleri var.
0
Phoebe
(12.02.26)
Çok teşekkürler arkadaşlar. Bol bol varmış.
@phoebe katılmak için değil de genel olarak merak ettiğim için sormuştum.
0
🌸michael_knight
(12.02.26)
Orhan Şener Deliormanlı yutup kanalı.
0
yurtsuz john
(12.02.26)
emrah sefa gürkan codex adlı program ile her hafta yapıyor. önceden kitap ismi veriyor sonra o kitapla ilgili çok güzel bir program yapıyor. flu tvdekini tavsiye etmem çok uzun ve ilker hoca sulandırıyor.
0
ground
(12.02.26)
İş arkadaşımın arkadaşlarıyla bir grubu var böyle. Sırayla seçiyorlar. Arada anlatıyor ben de oradan biliyorum.
0
peki madem
(12.02.26)
Dahil olduğum iki kulüp var, eğlenceli ve güzel oluyor. Az kişi ile yüzyüze olan grupları daha verimli buluyorum kendi açımdan. Online olanda devamlılık sağlayamadım.
0
hayalhayal
(12.02.26)
kulüp var da klüp yoktur bence. bol bol oku bence de işine yarar belki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
@yazar yazmaz, ne dediğimi anlayabiliyorsan kurduğum cümle amacına ulaşmış oluyor.
Böyle gereksiz konularda kurallara aşırı sıkı bağlanıp başka insanların kalbini kırıp canını sıkacak kadar ileri gidenlerin çok mutsuz ve zeka konusunda sorunlu insanlar olduğuna inanıyorum. Umarım sen öyle biri değilsindir.
Kib, bye.
-2
🌸michael_knight
(12.02.26)
tabii canım ne dediğini anlıyorsam her şeyi yanlış yazalım ne olacak sanki. çok haklısın ebu cehil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.02.26)
eger felsefe, sosyoloji ve psikoloji seviyorsaniz pelin dilara colak'in athenaum kitap kulubu var. okunan kitaplar ve bulusmalar icin buraya bakabilirsiniz:
www.athenaum.tr
0
Sour
(13.02.26)
(18)

m.ö. 200'de roma'da yaşasaydınız ve 20-30 tane köleniz olsaydı

duyurukullanıcısı
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
onlara iyi mi davranırdınız kötü mü?

mesela kahvaltınızı falan hazırlamış, günaydın, teşekkürler der miydiniz? aynı masada yemek yer miydiniz?
0
duyurukullanıcısı
(12.02.26)
Şimdi ne söylesem anakronizm olur.

Üvey Baba Halil gibi Köle Sabriyeeee kahvaltımı getir diye böğürmezdim tabi ama aynı sofrada da yemezdim. Tepemize çıkarlar sonra.
+6
yurtsuz john
(12.02.26)
Kölelik sistemine karşıyım ve bu sistemi yok etmek için var gücümle çalışırdım.
-13
rock n roll
(12.02.26)
Net iyi davranırdım. 10 numara muhabbet geyik takılırdık.
-1
gobekliraki
(12.02.26)
erkek kadın fark etmeksizin her gün birisine tecavüz ederdim. üzerlerinde deneyler yapardım. köle gibi davranırdım kısacası. çünkü m.ö. 200 yılında yaşıyorum. medeniyet ne ola ki?
-2
yazar yazmaz yazan yazar
(12.02.26)
eziyet edip türlü işkenceler yapmazdım ama aynı sofrada da yemek yemezdim herhalde.
o zamanın etkisi bende de olurdu. ashur diye spartacusun devam filmi var. tam onun gibi davranırdım.
+1
OgutucuRecep
(12.02.26)
Ruh halime göre ama aynı sofrada yemek de yemezdim herkes yerini bilecek. Acıma yetime demişler.
+2
yakalayamadığın.ışıklar
(12.02.26)
Tabii, aynı zamanda malum dönemlerde Yahudileri evimde saklar ve kölelerin Kuzey’e kaçmasına yardım ederdim. Gerçekte ise bunları yapanların sayısı üç falan. Kendimizi kandırmaya gerek yok. Eziyet etmezdik, ama dışlanmamıza veya kendimizi tehlikeye atmamıza neden olacak şekilde davranmazdık çoğumuz. Şu anda sürdürdüğümüz yaşam tarzı da yargılanacak önümüzdeki dönemlerde.
+1
auroraaurora
(12.02.26)
O zamandaki ortalama bir köle sahibi gibi davranırdım muhtemelen.

Louis CK'den gelsin: www.youtube.com
+1
salihdt
(12.02.26)
MÖ 200 civarında zengin bir Roma vatandaşı olsaydım, dönemin diğer Romalıları nasıl davranıyorsa ben de öyle davranırdım. O çağda kölelik toplumsal düzenin normal ve kabul edilmiş bir parçasıydı. Köle, bugünkü anlamda bir "birey" değil, bir mülk statüsündeydi.
Bu nedenle köleye eşit bir yurttaş gibi "günaydın" ya da onunla aynı masada yemek yemek dönemin sosyal normlarına aykırı olduğu icin yapmazdım. Yapılan iş sonrası da teşekkür etmezdim, çünkü kölenin işi zaten verilen görevi yapmak. Ancak iyi hizmet o dönemde de ödüllendiriliyordu, bundan dolayı güven kazanmış bir köleye daha iyi koşullar sağlardım.
Kısacası dönemin zihniyeti ve toplumsal normları içinde hareket ederdim.
+1
morqos
(12.02.26)
o zamanlarda büyüsem bilemiyorum ama kimseyi köle falan alamam. maaşlı çalışıyorlarsa olabilir.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
şu an ne desek boş. o gün köle sahibi hatta kölelerine eziyet eden pek çok insan bugün yaşasa "ne köleliği yav!" derdi muhtemelen. o açıdan günün eğitimi, ahlakı, toplumsal düzeni vs. içinde yaşayıp da 2020'lerde yetişkin olan bir insanın kafasıyla düşünmek bence yüzde bir ihtimal filan.

ha karakter-kişilik bazında bakarsak ben kendinden "aşağı" gördüklerine eziyet etmek isteyen kompleksli bir davar değilim, hiçbir zaman olmadım. ister iyi insan olmak, ister empati kabiliyeti, ister benzer yoldan geçmiş olmak... adına ne dersen de. garibana eziyet etmeyi sevmem, bundan beslenmem. o yüzden açıkçası "yav köle de olsa insandır ulan yazık günah" diyeceğimi, iyi davranacağımı düşünüyorum. çocuklarına oyuncak alır, kendilerine de sahip çıkar ve iyi bakardım. neticede hayatlarını bana adamış, benim için çalışan insanlar bunlar. kölelik düzenine karşı çıkacak kadar onurlu & vizyoner bir adam olmazdım muhtemelen ama kendi köleme de iyi davranırdım diye düşünüyorum. sadece ciddiye almadıklarını, zayıflık sezdiklerini düşünürsem DOMINUS SERTLEŞİYOR manşetleri atılırdı gazetelerde. yoksa karşıma alıp çay bile içerdim yani bi sıkıntın var mı aslanım durumlar nasıl hanım nasıl çocuklar nabıyo hiç göremiyorum diye. bana isyan edecek kadar aydınlanmasınlar ama o günkü koşullarda olabildiği kadar onurlu, namuslu ve beni severek yaşasınlar isterdim sanırım.

aslında derin bilgim olmamakla beraber özünde kölelik konseptinin de büyük oranda böyle yürüdüğünü düşünüyorum. tabii ki korkunç örnekleri de var ama her köle sırtına kırbaç vurulan türde değildi. atıyorum sahibine danışmanlık yapan birisi bile resmiyette "köle" diye geçiyordu esasen ama o adamla belki karşılıklı oturup yemek yiyorlardı. biraz şimdiki iş hayatı gibi. bazıları çok zor koşullarda yaşayan, hakları çok kısıtlı köle. bazıları daha iyi durumda köle.
+1
der meister
(12.02.26)
"aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzer şeyleri düşünebilir, benzeri şeyler yapabilirdim demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir."

Alaaddin Şenel.

Kölelik insan medeniyetinde binlerce yıl öyle kilit bir oynamış ki tanrı buyruğu (!) İbrahimi dinlerde bile kölelik açık ve seçik yasaklanamamıştır.

Yani peygamberlerin vs yapamadığı devrimi ben yaparım kafası, insanlık tarihini hiçbir zaman anlayamayacak olan o kafa.

Olacak olan: herkes nasıl davranıyorsa sen de öyle davranacaktin. Ha belki cezalandirirken 50 kırbaç değil de 40 kırbaç atarak çok iyi davranabilirdin :)
+1
makbur
(12.02.26)
Hiç kimseyi kendimden daha aşağıda ya da daha üstte görmüyorum. Kimse benim kölem olamaz ben de kimsenin kölesi olamam.

Hiç bir canlıyı mal statüsünde görmedim hiçbir zaman ve görmeyeceğim. İnsanlık tarihini, başkalarını anlamak ya da anlamamak umurumda değil. O dönemde yaşasam kendi işimi kendim görürdüm.

Bu arada 10 eksi oy almışım, şaşırdım gerçekten. Kölelik sistemine karşı olmak takdir edilmesi gereken bir düşünce aslında ama ne çok meraklı varmış kölelik sistemine.
-3
rock n roll
(12.02.26)
(bkz: Pareto principle)
%20 yasar , %80 kolelik yapar. hangi cagda yasadiginin pek onemi yok.
0
cooperr
(12.02.26)
bu soruyu cevaplayanların tamamı köle olurdu muhtemelen ama cevaplayayım yine de.
o zaman köleye nasıl davranılıyorsa öyle davranırdım. hatta köleliğin amansız savunucusu olurdum gibime geliyor.
0
Hallegadola
(13.02.26)
@ rock n roll, sanırım gereksiz duyar kastığın için eksilenmişsin.

kimse burada kölelik övmüyor. soru zaten "şöyle şöyle olsaydı nasıl yapardınız" sorusu. Sen gelmiş "hayır şöyle şöyle olamazdı ben karşıyım" diyorsun. Konu o mu şu an allasen.

neyse cevaba gelirsek; az verip hırsız etmez, çok verip arsız etmezdim +1

bugün bir çalışanına, hizmetçiye, bakıcıya, temizlikçiye bile fazla iyi davran, müsamaha göster hemen tepene çıkıyor, sululaşıyor, arsızlaşıyor... köleye öyle iyi davranırdım diyen minnak kalplerinizi yerler.
+4
ananiyimioguz
(13.02.26)
Bugünün şartlarıyla cevap verip kendimizi kandırmayalım, neredeyse hepimiz çağın gereğini yapardık.

Ricky gervais:
www.instagram.com

Ama ben de iyi davranırdım kölelerime Rickyciğim gibi:
youtube.com
0
kullanicadi
(13.02.26)
Ne münasebet!
0
lazor
(15.02.26)
(22)

Yemek seçen insanlar

kizil karga
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana
Ben normalde geniş bir insanımdır biçok şeyi görmezden gelir tolere ederim ama yemek seçen insanlara karşı acayip kinleniyorum, misal annesinin eşinin yaptığı ve sevmediği bir yemeği gördüğünde burun kıvıran hoşnutsuzluğunu dile getiren ya da söylemese bile tavırlarıyla bunu belli eden insanlar bana acayip nezaketsiz bir barzo gibi geliyor sosyal statüsü ve eğitiminden bağımsız olarak, böyle birine denk geldiğimde kafasını o yemeğin tabağına sürtesim geliyor, ben mi abartıyorum acaba sizin de dikkatinizi çekiyor mu böyle şeyler.
-5
kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek salt şımarıklıktır. insan şayet kendisine faydası varsa ve alerjik bir durumu yoksa boğazından geçebilen her şeyi yiyebilir. ben onu sevmiyorum ve yiyemiyorum = şımarıklık. başka bir şey değil.
-6
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
kesinlikle aynı düşünüyorum, daha çok annesi insanlık özelliklerini başedememiş diyorum böyle tiplere, bir şeyi sevmez yiyemezsin o ayrı ama normalde yediğin birinin sana özenerek yaptığı şey güzel olmamış olsa dahi bunu beğenmedim demek farkettirmek aşırı nezaketsizlik barzoluk ayılık insan olamamışlık. bendede var böyle bir tip :/
-5
eja
(11.02.26)
abartiyorsunuz. yemek secmek iyi bir sey degil (benim mesela yiyemeyecegim sey yok) ama yemek secenlere bu kadar nefret beslemek de normal degil. neden bu kadar nefret ediyorsunuz? ornegin bir insanin bu kadar yakinina hosnutsuzlugunu dile getirmesinde bir problem gormuyorum. bir misafirlikte degilsiniz, arkadasinizda degilsiniz. verdiginiz ornekler insanin en yakinlarina hosnutsuzlugunu dile getirmesi durumu. insan sevmedigi seyi esine veya annesine soyleyemeyecekse kime soyleyecek?
+9
Sour
(11.02.26)
Yemek seçme konusunda uzmanım. Bence yemek seçmek elitliktir. Her şeyi yiyenler dünyaca ünlü şef olsa bile kalitesiz insandır bana göre. Her şeyi yiyen insana selam vermem.
-6
arbre
(11.02.26)
arbe insanlar abartıyor zannediyordum ama gerçekten normal bi tip değilmişsin sen umarım tez zamanda şifanı bulursun karşim.
+8
🌸kizil karga
(11.02.26)
yemek seçmek bana da şımarıklık geliyor da benim de az olsa yemediğim yemekler var. en fazla nasıl patlıcan yemezsin ya diyip geçiyorum.
0
jelly bear
(11.02.26)
Ben normal bir insanım ve yemek seçmek hastalık değil. Beni küçükken ıspanak yemeye zorluyorlardı. Ispanak mı sevdim, 33 olacağım, hâlâ yemem. Sizin gibi insanları zorlayan tipler tedavi olmalı bence. Bilerek abartarak yazdığımı anlamayan ve her yazdığımı çok ciddiye alan o tiplere de bayağı gülüyorum.
-3
arbre
(11.02.26)
bizim damak zevkimize ve kültürümüze uygun cok az yemegi secerim. mesela malatyalilarin kiraz yapragi sarmasi görüntü acisindan cok midemi bulandirir. yemek görüntü olarak hosuma gitmese dahi yemekle oynamam ve dalga gecmem. mesela sekil verilen yemekler de cok midemi bulandirir. misafirlige falan gittigimde midem bulansa da yerim ve belli etmem. cok lezzetli olmus, ellerinize saglik derim. hatir sayarim.

hatir falan dinlemeyecegim, asla yemeyecegim seyler var tabii ama bunlar genelde türk mutfak kültürü disinda olan seyler. mesela balut. cek vur beni daha iyi.
mesela casu marzu diye bir peyniri var sardinyalilarin. onu yiyecegime büyük konusmayayim ama öleyim daha iyi yani.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
annen ya da eşin senin neyi sevip sevmediğin bildiği halde o yemeği yapıyorsa burunda kıvrılır, laf da söylenir. o yemeği sevmediğini bilmiyorlarsa zaten daha fena. seni hiç tanımıyorlar yada hiç önemsemiyorlar demektir . önemli olan karşıdakine saygı gösterip değer vermek. sonra karşı değer görürsün zaten.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
gercekdunya mesela 4 kişilik bir ailede o yemeği sevenler de varsa eğer sırf sen sevmiyorsun diye o yemeğin yapılmaması gerektiğini, yapıldıysa eğer burun kıvırıp laf söyleme hakkın olduğunu mu düşünüyorsun?
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Yemek seçmek çok başka bir şey yapılan yemeğe burun kıvırmak çok başka.

İnsanlar yemek seçebilir herkesin yemediği ve çok severek yediği yemekler vardır, hiçbir evde her zaman çok sevdiğin yemekler olmaz "normal" yemekler de olur.
Özellikle yemediğin bir yemeği bunu bilerek yapıp önüne getiriyorlarsa tamam belki biraz söylenilebilir ama emek verilip pişirilmiş bir yemek varsa ortada buna minnet edip yiyeceksin saygısızlık yapmayacaksın.

Annemin de çok lezzetli bir eli yoktur standart yemek yapar, bazı şeyleri çok güzel yapar ama çoğu ortalamadır yine de kimse laf edemez "kalk kendin yap o zaman" derler.
Hele ki karısının yaptığı yemeğe laf eden biri "dayaklıktır".
+6
mutekebbir
(11.02.26)
Yemek seçmek açlıkla alakalı ya yeterince aç kalınca herkes herşeyi yer
O sınıra gelmeden benim adla yemeyeceğim yemekler var örneğin işkembe çorbası o koku beni anında öğürtüyor. Sevmemek değil vücut tepkisi. Ayrıca uzakdoğu yemekleride beni öğürtüyor.
Bunun dışında yemediğim yemek yok gibi
0
basond
(11.02.26)
@kizil karga belli ki sen yemek yapan tarafsın ve karşı tarafı hiç önemsemeden kafana göre yemek yapıyorsun. bence sen hiç bir şey yapmasan karşı taraf için daha iyi. çünkü narsist ve egoistsin. ayrıca cevap yazıp beni engelliyorsun. bırak bende cevap yazabileyim.

aile 4 kişi bile olsa o insanın yiyeceği bir şey de yaparsın, öbür yemeği de yaparsın. ona da sevmediği yemeği yemesi için ısrar etmezsin yada yemiyor diye kızamazsın. yani evet aile 4 kişide olsa 10 kişi de olsa ve herkese yemek yapıyorsan, o sofrada herkesin yiyebileceği bir şey olmalı. yani senin sorunun karşı tarafın yemek seçmesi değil. senin onu önemsemediğini gördüğünde, sana laf söylenmesine bozulman. aynen şu an beni engellediğin gibi.

buraya cevap olarak da yemek seçilebilir. herkes her şeyi yemek yada sevmek zorunda değildir. burada yazar karşıdakini önemsemediği için, yanlı bir soru sormuştur sizde onun kayığına binip gitmişsiniz. burda yemek seçmiyorum diyen çoğu kişi de sakatat (mumbar, şırdan, kokoreç, kelle, paça, işkembe) görünce burun kıvırıyor olabilir ama klavyeye gelince ben kesinlikle yemek seçmem diye yazabilir. nasılsa hesap soran yok.

son olarak da yemek sevmiyorsan da burun kıvırmazsın. kibarca teşekkür edersin başka şekilde karnını doyurursun. ama burda burun kıvran taraf çok haklı çünkü karşısında kızıl karga gibi bencil biri var.
0
gercekdunya2
(11.02.26)
Sour +1

misafirlikte "bu ne be iğrenç" deyip surat ekşitmiyorlarsa sorun yok. isteyen istediğini yer, istemediğini yemez. bazı yemekler, bazı tatlar, bazı insanların midelerini bulandırabiliyor. her insanın damak zevki farklı. buna karışamazsın. zorla yediremezsin.

dinle alakalı bir şey de olabiliyor hem bu yemek seçme olayı. vejetaryenlik ve veganlık gibi seçenekler de var ayrıca.
+3
art cat chocolate
(11.02.26)
cok secerim ama bu her yedigim yemek muhtesem anlamina gelmez. disarda tavuklu pilav yerim mesela ama SULU YEMEK denen hicbi yemegi, icinde sogan olan kofteden, beyaz soganli seyleri yemem. yaninda salata, meze yoksa yedivim hicbi seyden keyif almam. asil mevzu burun kivirmak sanirim kimse bana yemek yapmak zorunda degil zihniyetini benimseyeli epeyi oldu o yuzden ne ese hele kac yasina gelen anneye falan asla bir sey demem. sadece sundan sıkılıyorum cok muhtesem bi sey yapilmis gibi kendi sevdigi seyin yedirilmeye calisilmasi durduk yere bozmak durumunda kaliyoruz etmeyin
+3
ala09
(11.02.26)
insanin midesi copluk degil epk cok sosyal ortamda yiyecek de oluyor.
bence yemege hayir demek normallestirilmeli.
ama mesela orta yolu bulmak adina ben soyle hallederim. daha yeni yedim tokumnoolur siz yiyin ben bir cay iceyim su iceyim vs sohbete katilirim.
cok guzel olmus eline saglik ama ben almayayimdenilebilir.
bir de karsi taraf sevilmedigini bile bile yapiyorsa ortamdaki seven insanlar da bahane ise herksin ortak sevdigi bir yemek yapilmiyor. yani bir kisinin zevki niye digerinden daha onde.
mesela bana cogu salcali yemek dokunuyor ama uzak dogu mutfagi dokunuyor.
veya gecen bir komedyenvardi amerikali bir insanin yulaf ezmesini gercekten sevebilecegine inanmiyordu herkesin yalan soyledigini dusunuyordu. yani bunlar gercekten cok komik.
yine acsam orta yol olarak ben dolaptan baska basit bir sey yiyeyim diyebilirim. her turk mutfaginda peynir ekmek zytin saltalik vs vardir.
gavursa da yine boyle basit kombinasyon yapilabilir. kraker peynir findik fistik havuc gibi.
+2
mavicorap
(11.02.26)
Yav tabii ki herkes her yemeği sevmek beğenmek zorunda değil benim bahsettiğim de bu değil zaten, duyurunun içeriğinde neye takıldığımı çok net belirttim; böyle bir yemekle karşılaşıldığında kaba bir söylemle ya da vücut diliyle bu hoşnutsuzluğunu belli eden insanlardan bahsediyorum yemek seçen insanlar derken.
-1
🌸kizil karga
(11.02.26)
Ben etsiz yemek yemem versiyonu var bir de anamın bi lafı var baba ye derler adama
0
kullaniciadimvar
(11.02.26)
eğer hepiniz salyangoz, çekirge, fermente balık falan yemiyorsanız boş konuşuyorsunuz demektir.

başlıkta iki farklı argüman var;

- "niye bu yemek yapıldı" ya da "ıy hiç sevmem" falan diyenler zaten görgüsüz insanlardır. o konuda hemfikirim.

- "herkes her şeyi yemek zorunda" diyenler boş insanlarsınız.
0
aguen
(12.02.26)
şımarıklık bence de
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Herkes boş bi sen sosyoloji duayenisin.
-2
🌸kizil karga
(12.02.26)
kaba bir soylemle veya vucut diliyle hosnutsuzluk belirtmek yemek secme ozelinde bir konu olmamali zaten. her durum icin gecerli.
+1
Sour
(12.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(8)

yeni araba alana hediye

you and me in paradise
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır? Teşekkürler.
Toyota chr 2026 model sıfır araba alan birine hediye ne alınır? Bagaj havuzu, karter muhafaza kendisi almış. Araç içi süpürgeler var bosh'un onlar nasıldır? fiyatları ne kadardır?

Teşekkürler.
0
you and me in paradise
(08.02.26)
araba alana hediye alinmaz,
bunun tekeri yamuk mu dönuyor denir,
arac alan, sana yemek ismarlar falan..
+6
designer
(08.02.26)
benzer bi duyuru vardı cevapladığım www.eksiduyuru.com

kısacası ben araçta lithium bataryalı ürün bırakmayı doğru bulmuyorum ve hediye olarak da bu tarz bi ürün düşünmezdim. araçta bırakmayacaksa da evde genelde daha güçlü dikey süpürgesi oluyor çoğu kişinin artık, o varken araç süpürgesi kullanmak anlamsız kalır. başka bir hediye düşün bence.
+1
konetsu
(08.02.26)
2m civarı para harcayan birine anca Ppf kaplama hediye edilir.
0
rhan
(09.02.26)
oto kokusu alın geçin, maksat hayırlı olsun demek, ayrıca onun size yemek ya da tatlı ısmarlaması lazım.

içinde batarya bulunduran cihazlar almayın.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bi arkadaşım bana amigurumi ayçiçeği yaptırmış dikiz aynasına asmam için. tatlış bir hediye bence. şundandı

www.trendyol.com
0
dedim ben sana
(09.02.26)
vavana araç kokusu (beyaz olan çok güzel)
pahalı bir şey olsun istersen araç kamerası olabilir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.02.26)
Benzincilerde 10 yıkamalık paketler satılıyor kart şeklinde.
Eğer benzincide yıkama yaptıran biriyse öyle bir şey olabilir.
0
burfak
(09.02.26)
yeni alınan arabaya binildiği zaman paspasın üzerine para atılır usulden.

200 lira atıyorum ben genelde. normal. maksat adet yerini bulsun.
0
since1907
(09.02.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(5)

Kazada Değer Kaybı Nasıl Alınır?

dizicolleague
Pazartesi günü bir kargo firması kamyonu benim araca arkadan çarptı. Tutanaklar tutuldu, aracım serviste. İşe arabasız gitmem çok zor ve değer kaybı var (ağır hasar kayıtlıydı ama arka parçalar orijinaldi)Hem değer kaybını hem de işimden gücümden geri kalmamın masrafını en kolay yoldan nasıl alırım?
Pazartesi günü bir kargo firması kamyonu benim araca arkadan çarptı. Tutanaklar tutuldu, aracım serviste. İşe arabasız gitmem çok zor ve değer kaybı var (ağır hasar kayıtlıydı ama arka parçalar orijinaldi)

Hem değer kaybını hem de işimden gücümden geri kalmamın masrafını en kolay yoldan nasıl alırım?
0
dizicolleague
(22.01.26)
İkisi de dava ile olan şeyler, araç kiralamasanız bile artık son yıllarda emsal kararlar var araç mahrumiyet bedeli talep edebiliyorsunuz dava yoluyla.
0
kullanıcıadımbuolsun
(22.01.26)
değer kaybı için kendin de başvurabilirsin ama mahrumiyet bedelini avukatla çözebilirsin. o yüzden bir avukat bul ikisini de halleder.

ben de yakın zamanda yaşadım. 15k değer kaybı 30k mahrumiyet bedeli aldım. avukat %10'unu talep etti.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.01.26)
1. karşı tarafın trafik sigortasından siz başvuru yapacaksınız. burada bazı detaylar var ama siz adım adım oradan ilerleyip çözebilirsiniz.
2. avukata vereceksiniz, sizin yaptığınız işi komisyon karşılığı o yapacak.
zamanınız yoksa avukata verin. (bizzat bu işi yapan ofisler var, onlara vereceksiniz elbette)

fakat son başvurumda gördüğüm, karşı tarafın trafik sigortasının tüm yasal süresini sonuna kadar kullanmak için ayak direttiğiydi. 20 bin lira değer kaybını 6 ayda ödediler. para zaten kuşa döndü. bu durumda arada avukat olmasının da bir faydası yok. seçim size kalmış.
0
malheiros
(22.01.26)
geçen aylarda kaza sonrası karşı sigorta şirketine mail attım ve iban isteyip gönderdiler.

hdi idi karşı tarafın sigortası.
0
summerjam0306
(22.01.26)
ikame araç bedeli ve araç değer kaybını alabilirsiniz. sigorta şirketleri değer kaybını eskiden düşük hesaplıyorlardı şimdilerde fena değil. diğer kısmı ise sigortadan değil kazada kusurlu aracın sürücü ve sahibinden alabilirsin. bunun için avukatla hareket etmek mantıklı. yargılama biraz uzun sürsede tahkime başvurulursa süreç daha hızlı ilerliyor.
0
ground
(22.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(7)

35.000 USD’yi Nasil Değerlendireyim?

buenas
Hesabimda boşta duran 35.000 USD’yi siz olsanız nasıl degerrlendirirdiniz? Bozdurup altın almak mı yoksa TL’ye çevirip faize koymak mi? Ya da başka bir yol?
Hesabimda boşta duran 35.000 USD’yi siz olsanız nasıl degerrlendirirdiniz? Bozdurup altın almak mı yoksa TL’ye çevirip faize koymak mi? Ya da başka bir yol?
0
buenas
(19.01.26)
öncelikle yatırım tavsiyesi değildir.

dolar-euro-altın-fon olarak sepet yapardım.

yatırım olarak da midas'tan veya qnb'den hesap açıp NASDAQ'tan qqqm'e helalinden 5 bin dolarımı koyar ve o parayı 5 yıl için unuturdum. kalan 30 bini de dolar euro ve altına dağıtırdım.
0
elektr10
(19.01.26)
buralardan altın almak gaz açıp çakmak çakmak gibi.

dolar euro mevzubahis bile değil yükselmiyor çünkü. euro yine arada az kıpırdıyor ama dolar külliyen zarar. yıllardır bu şekilde.

bist gitmeye başladı ama güven vermiyor hala

nasdaq etf'lerine 1 lira bile para yatırılmaz doların yükselmediği bir ortamda. yukarıda bahsedilen qqqm mesela 5 yılda %95 getiri yapmış. paran cayır cayır erimiş yani.

sonuç: para piyasası fonlarına devam. tamamını ppf yapar keyfime bakardım.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(19.01.26)
2026 sonuna kadar döviz mantıksız bir seçenek. Bu kur baskılayıcı ekonomi politikası bitene kadar faiz-ppf mantıklı duruyor. Çünkü bankalar %45 mevduat faizi verirken dolar son 1 yılda %20 arttı.

Garanti seçenek istiyorsanız.
Ben olsam bir bölümünü faiz veya para piyasası diğer bölümünü de altına koyardım.
0
nuevo
(19.01.26)
hangi ppf mantıklı?
0
plastic_angel
(19.01.26)
döviz ile alınabilen serbest fonlar var
x.com

ama nitelikli yatırımcı olunması gerekiyor. bunun icin bankanız ya da aracı kurumunuz ile görüşün.

dövizinizi hiç bozmadan döviz mevduat gibi değerlendirebilirsiniz.

yatırım tavsiyesi değildir.
0
exlibris
(19.01.26)
BTCye basarim.
0
cooperr
(19.01.26)
brighton - bournemount kg var. güzel günlerde kullanın
-1
rajkoothrapali
(19.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.