Giriş
(6)

dahi mi lan bunlar?

playthegame
efenim ilber ortaylı, murat bardakçı, hasan bülent kahraman gibi amcalar okudukları kitapları, kitaplardaki kişileri veya tarihi olayları her şeyiyle nasıl hatırlıyorlar?lan ben geçen yaz `kürk mantolu madonna`yı okudum şimdi hemen hemen 'hiç bir şeyi' hatırlamıyorum. cidden hafıza sorunum mu var ac
efenim ilber ortaylı, murat bardakçı, hasan bülent kahraman gibi amcalar okudukları kitapları, kitaplardaki kişileri veya tarihi olayları her şeyiyle nasıl hatırlıyorlar?
lan ben geçen yaz kürk mantolu madonnayı okudum şimdi hemen hemen 'hiç bir şeyi' hatırlamıyorum. cidden hafıza sorunum mu var acaba? veya bu insanlar mı değişik?
0
playthegame
(23.08.09)
okumakla kalmıyorlar ki.

okurken not alıyorlar, hem kitaba hem de kıyaya köşeye. sonra bir programa katılmadan önce de konuyu biliyorlar sonuçta. aa şöyle bir şey okumuştum ben deyip o notları inceliyorlar, gerekirse kitaba tekrar bakıyorlar. sonra o notlardan tekrar notlar alıyorlar. bunu da yılda birden fazla kez yapıyorlar..

aslında düşününce de dahi böyle olunuyor. araştırarak, tekrarlıyarak, her tekrara o zamana kadar öğrendiklerinle yeni bir yorum katarak..

(farkındayım, güzel cevap oldu sdklfjlkfjsdl)
0
dambil
(23.08.09)
onların uzmanlık alanı muhtemelen onlarda kürk mantolumadonnayı okusa hafızalarında tarih kitapları kadar yer tutmaz.ancak işleri itibariyle onları roman okur gibi okumuyolardır.
0
humin zararlisi
(24.08.09)
dahiliğin bu olduğunu düşünmüyorum. hiç kitap okumamış dahiler vardır gibi geliyor. deha, bilgiyle ilgili değildir. bilgiyi bağlayabilmekle ilgilidir.
sen de aynı konuları 50 yıldır tekrarlasan, bu konuların geçtiği yerlerde sürekli çalışsan senin de kafana girer. :) onlar sevdiği için daha da kolay hatırlıyorlar.
0
kediebesi
(24.08.09)
akademik bu insanlar bir de. asistanları falan var hbk'nın. onlar da yardımcı oluyor program vs. öncesi.
0
sipsi
(24.08.09)
önemli olan okuyup kitabı bir köşeye atmamak.daha onra bu kitap ile ilgili sürekli konuşmak.birilerine bişi anlatırken okuduğun kitaplar ile lgili sürekli bilgi vermek.bu adamlar işleri gereği sürekli kitaplara göndermele yapıyorlar.onlarla ilgli hafızalarını taze tutuyorlar.kitap okuyorsan ama marangoz isen unutman daha hızlı olaak.bu da normal zaten.
0
ground
(24.08.09)
orhan pamuk ne demiş: severek okursan hatırlarsın
0
ikinci ihtimal
(24.08.09)
(13)

Oruç Tutarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ?

deliktas
Oruç tutan insanların nefeslerinin berbat koktuğunu tespit ediyorum yıllardır. Ne kadar sabırlı olsak da acayip rahatsızlık veriyor çoğu zaman. Onlara ne önereyim de kokuyu azaltalım hatta mümkünse yok edelim?
Oruç tutan insanların nefeslerinin berbat koktuğunu tespit ediyorum yıllardır. Ne kadar sabırlı olsak da acayip rahatsızlık veriyor çoğu zaman. Onlara ne önereyim de kokuyu azaltalım hatta mümkünse yok edelim?
0
deliktas
(21.08.09)
her sahurda yemekten sonra dişleri fırçalamak işe yarar.
0
prodeq
(21.08.09)
çok yakınında bulunmadığın sürece sana bir rahatsızlığı olmaz. bence sen onlardan bir adım uzakta dur.
haa diş doktoru önerebilirsin eğer dişlerinde problem varsa. ya da ağızı mininun seviyede kokutan yemeklerle sahur verebilirsin onlara. alışkanlık yapar ve onlar da aynı şeyi yer sahurda.
0
outlawrider
(21.08.09)
ben açıkçası 3-4 yıldır evden çıkmadan dişimi fırçalıyorum. Kimileri günah diyor, bazıları da birşey olmaz ben de fırçalıyorum diyor. Kendi adıma bunun orucu bozmayacağına inanıyorum, yine de macunu az kullanıp su yutmamaya çalışmakta fayda var.
0
Manert
(21.08.09)
ya aslında bu insanlar temizliklerine de dikkat ediyorlar ancak bir doktor arkadaşımın dediği genetik bir hastalık varmış nefes kokusu üzerine. tam bilmiyorum da hani hem oruç tutup hem de nefes kokusunu giderici bir şey almaları falan da mümkün değildir sanırım. ne bileyim ya bunun bi çözümü olmalı. gidip de nefesiniz rahatsız edici diyemiyorum sonuçta. off ya ne bileyim...
0
🌸deliktas
(21.08.09)
sahurda 4-5 tane freshies yutsunlar. ağız ve diş bakımıyla ilgili problemleri yoksa ve sigara içmiyorlarsa açlıktan oluşan koku engellenir gibi geliyor.
0
sipsi
(21.08.09)
suyu yutmadan gün içinde aralıklarla ağızlarını çalkalayabilirler.
0
ugandareisicumburu
(21.08.09)
diş fırçalamak bence bozmaz. sonuça yorumlayabildiğimiz bir şey. düşünelim her beraber,

oruç tutmanın amacı ne? açın duygularını anlamak. ama bunu anlarken çevredeki insanları rahatsız etme gibi bir durum yaşanıyorsa diş fırçalansın o zaman. kendi terbiyeniz neden başkasına işkence olsun ki? fırçalamak yanlış değil bence..
0
dambil
(21.08.09)
Oruç tutanlara saygılı ol ve BERBAT bir koku diye tanımladığın kokuyu duymak istemiyorsan Oruçluların etraflarında gezinerek onları rahatsız etme !... (Acaba bunu anlayabilecek kapasitede misin merak ettim bak şimdi)
0
systemteres
(21.08.09)
oruç tutarken ağız kokusunun en büyük nedeni sıvı kaybı nedeniyle tükrük üretiminin azalması ve ağızdaki bakterilerin yoğunluğunun artıp kokutmasıdır.

çözüm @ugandareisicumburu'nun dediği gibi bol bol ağız çalkalamak.
0
no avalon
(21.08.09)
benim babam oruç tutar, dişlerini de fırçalar gün içinde, sonucta niyeti biraz macun yiyip doymak değil, ağız sağlığını korumak. ben de tutsam aynen öyle yapardım.
yok ağız kokusu tebrik sebebiymiş de cennetin kokusuymuş...oldu. soğudum valla herşeyden.
0
pinking of you
(21.08.09)
ben dişleri fırçalıyorum valla.
açlıktan ölecek olsam macunla doymazdım gibi bir düz mantıkla çıktığım yolda, yıllardır fırçalamaktayım. gerçi şimdi elmalı çilekli macunlar çıktı. benim dediğim colgate klasik:p
saçmalama ulan,macunla doymazmış diye gülenlere daha sağlam dayanakları olan dini bir açıklama da yapabileceğimi belirteyim.
0
iyilik yap pitbull
(21.08.09)
2 gün öncemi neydi işte, kanalların birinin ana haber bülteninde söylendi, diş fırçalanmasının orucu bozduğu.. şahsen bu ramazana kadar bende hep fırçalardım. ama şimdi durup düşünür oldum.
0
copy paste
(21.08.09)
Açlıktan nefesi kokmak denen bi olay var, naparsa yapsın insan oruç tutarken ağzı kokar.

Tam çözüm diil ama:

(bkz: misfak)
0
johan sebastian
(21.08.09)
(5)

Kokoreç

sarper361
dün gece iki gibi kokoreç aldım yiyemeyeceğim diyip paket yaptırdım buzdolabına koydum bozulmuş mudur şimdi tost makinesinde ısıtsam yesem acır mı?
dün gece iki gibi kokoreç aldım yiyemeyeceğim diyip paket yaptırdım buzdolabına koydum bozulmuş mudur şimdi tost makinesinde ısıtsam yesem acır mı?
0
sarper361
(20.08.09)
bence yemeyin. kokoreç kolay bozulabilen birşey hem güzel de olmaz.
0
metox
(20.08.09)
ekmekleri gebermiştir onun. ama içini at tavaya az baharatla ve az yağla (ben tereyağı koyuyorum süper, (kekik, kırmızı biber) çevir 2-3 dakika harlı ateş üzerinde. bu arada yeni ekmek al, kes yarıya. tost makinesinde ekmekleri ısıt. sonra kokoyu arasına koy ye.
bişicik olmaz.
0
sipsi
(20.08.09)
valla pata küte yedim bişey yok gibi şimdilik. emsal teşkil etsin!
0
🌸sarper361
(20.08.09)
ben de yapmistim aynisini bir kac kere
hic bisey olmadi
rahat ol
0
bladder
(20.08.09)
ben çiYköfte yiyorum 2 günlük mis gibin :) afiyet olsun.
0
bykush
(20.08.09)
(7)

amway?

frtcek
amway denilen naneden para kazanan var mı?bu iş nasıl oluyor sayılarla anlatabilir misiz?ne kadar ürün satmak?kaç kişiyi dahil etmek?onların yüzdeleri vb..??
amway denilen naneden para kazanan var mı?
bu iş nasıl oluyor sayılarla anlatabilir misiz?
ne kadar ürün satmak?kaç kişiyi dahil etmek?onların yüzdeleri vb..??
0
frtcek
(18.08.09)
amway gibi piramit pazarlama isleri sadece yeni girdikleri yerlerde para kazandiriyorlar. ilk baslatanlar para kazanabiliyor ama kisa surede doyum noktasina ulasiliyor ve ondan sonra kimse para kazanamiyor.
0
wpi
(18.08.09)
işin matematiği ne peki?
0
🌸frtcek
(18.08.09)
olay genelde şu şekilde oluyor.
ilk üye olduğunuzda deli gibi sipariş veriyorsunuz, evinizin ihtiyaçlarını. örneğin bi bulaşık deterjanı sipariş ediyorsunuz.
arkadaşlarınız da sipariş veriyor.
ama sonraki aylarda çok fazla sipariş vermemeye başlıyorsunuz. çünkü amway ürünleri konsantre ürünler. o bulaşık deterjanı iki sene yetiyor sulandırıp kullandığınız için. ilk aylar aman aman super sipariş verdim. acayip yükselicem derken üçüncü ayda hiç sipariş vermiyorsunuz. arkadaşlarınız da vermiyor. siz de olayın üzerine düşmeyi bırakıyorsunuz.
0
kahvegibi
(18.08.09)
üye yaptığınız kişinin sırtından para kazanırsınız, yüzde hesabı.
10 liralık bir şeyi yüz liraya satarsınız. kar edilen 90 lira şöyle paylaşılır (atıyorum):
10 lira satana - 20 lira satanı üye yapana - 30 lira ana üyeye + masraflar + diğerlerine bla bla..
0
aithra
(18.08.09)
bi sikim kazanılmıyor. tecrübeyle sabittir.

üçkaatçı kafası lazım bu işe.
0
cro magnon
(18.08.09)
cro magnon dogru söylemiş. üçkağıtçı olmak gerek sanırım bu işi yapabilmek için, ilk üye olduğunda kendin için bolca sipariş veriyorsun, sonraki birkaç ay belki birilerine satıyorsun ama sonra ya sen sıkılıyorsun ya da kimse almak istemiyor. bide bunların avon, amway, dore vs. insanı satmaya zorlamaları da geriyor adamı. hiç bulaşmamak en iyisi. para kazandırmıyor.
0
somethinginthewayshemoves
(19.08.09)
an yakın dostlarımdan birinin ailesi amway le geçiniyor. 6bin e yakın para kazanıyorlar artık ve 2 senedir bu işin içindeler adam gibi. ama hiç evde değiller. tr'yi dört dönüp bin geziyorlar, eğitimler seminerler falan. zor iş yani. ama yapanı bizzat gördüm.

ha annem modeli de oluyor. bi ananemi üye yaptı. şimdi kendilerine makyaj malzemesi falan alıyorlar maks 6 ayda bir. okka.

bi de amway de neden hep başı kapalı tipsiz çirkin ve hödükler birinci oluyor ve bu nasıl oluyor? niye bir de?
0
sipsi
(19.08.09)
(5)

3 ya da 4. sınıfta üniversite bırakıp yenisine başlamak üzerine öneri verecek yarı tanrı?

domuzmudonuz
Duyuru yerlileri, bana bir yardım edin. 2 yıldır istanbulda, üniversitede okuyorum. Bu yıl tercih yapıp kazandım fakat gitmeyeceğim(lütfen gitmeyeceksen neden yaptın sorgusunu geçelim). Gelecek sene okul puanı kırılarak yeniden gireceğim, tabi bu çok zor olacak. Şöyle bir şey düşünüyorum, bir üniver
Duyuru yerlileri, bana bir yardım edin. 2 yıldır istanbulda, üniversitede okuyorum. Bu yıl tercih yapıp kazandım fakat gitmeyeceğim(lütfen gitmeyeceksen neden yaptın sorgusunu geçelim). Gelecek sene okul puanı kırılarak yeniden gireceğim, tabi bu çok zor olacak. Şöyle bir şey düşünüyorum, bir üniversitede (yine istanbulda ve düşündüğüm bölüm için iyiler) %25 burslu bölümüne girebilirim diye düşünüyorum(iddialı oldu) ama 3 yıldır kiraya yaşama bedeline para döküyor ailem ve o zaman gelince bunu isteyip o 3 yıllık yatırımı bir kenara atarsam bunalım sonuçlar doğurabilirim. Ayrıca o %25lik burslu okula da akademik ücret 12.000 tl para vermek zorunda kalacağım bir de o var 4 yıl kadar. bu da 7 yıllık üniversite yaşantısı ve 4x12 binden (eğer girdikten burs almazsam) bir servet çıkıyor ortaya(yeni başlıyor olsam verilir o para ama şimdi ı-ıh). O bölümü okumayı aşırı istiyorum kafayı yiyeceğim. eğer 1 yıl bekleyip sınava girince %50sini tutturursam (alan farklı olduğundan iddiam yok) o ücret yıl başına 8000 olacak ama bir yıl daha kaybım olacak(1 yıllık kira+istanbulda yaşam bedeli). Buraya kadar okuyanlarınız bunun tam bir paradoks olduğunu anlamışsınızdır. Bana akıl verecek bir ilah var mı aranızda?

Bu arada tahminen 7 dersimi filan saydırabilirim (inkılap ingilizce basic design gibi gibi) ama yine de eşşek gibi minimum 3 yıl okumak zorunda kalıcam.

Ayrıca çizim dersi verebilirim ve para biriktirebilirim. Bunun dışında fastfood dükkanlarında çalışmak dışında iş önerisi olan varsa 40 yıl kölesi olurum, kuş sütüyle beslerim.

P.s. Akademik kariyer düşünüyorum. (belki etki eder cevaplara.)
0
domuzmudonuz
(18.08.09)
barda çalışsan gecede 40 lira falan kaldırırsın, ayrıca bahşiş olayı davar tabi...
bölümün neydi bu arada
0
de jure
(18.08.09)
Endüstri Ürünleri Tasarımı
0
🌸domuzmudonuz
(18.08.09)
çok az kalmış bitirmene. akademik devam etmeyeceksen hangi üniversitenin hangi bölümden mezun olduğun bi skim fark etmiyor çalışırken. şükela bi üniv'in dereceli mezunu değilsen. ki bunu gene yapamayacaksın gibi görünüyor. salla gitsin. bitir.

not: üç farklı bölüm 2 üniv gezmiş hala mezun olmamış çalışan kişi yorumu.
0
sipsi
(18.08.09)
ha ps'ini okumamışım. akademik düşünüyorsan girebilirsin gibi gibi. ama masterını falan yapamayacağın bir bölüm mü ki bu? niye 4 sene harcayasın tekrar? hangi bölüm niye bu kadar gizli bir sır mı onu niye yazmadın?
0
sipsi
(18.08.09)
direk doktoraya başlayıp zaman kazanmayı düşünüyorum. ayrıca akademik kariyer planlanıyorsa bölümün önemi daha da artıyor bu kesin. bölümüme devam edersem daha bir 3 yılım daha var tahminen. ben de dikiş tutturamayıp üniversite üniversite dolaşmak istemiyorum ama bu bölümü bitirirsem istediğim doktora dalına daha hazır olucam.
0
🌸domuzmudonuz
(18.08.09)
(8)

İstanbul'da bong satan yer

sunay
merhaba sevgili jamaika'lılaristanbul'da bong satan yer arıyorum. internet sitesi de olabilir.EDİT: İNTERNET KULLANICILARI GÖREMESİN. TRIVIA: BONGU, ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE YAPMAK İÇİN KULLANMAYACAĞINIZI BİLİYORUZ DEĞİL Mİ?
merhaba sevgili jamaika'lılar

istanbul'da bong satan yer arıyorum. internet sitesi de olabilir.

EDİT: İNTERNET KULLANICILARI GÖREMESİN.
TRIVIA: BONGU, ZEYTİNYAĞLI TAZE FASULYE YAPMAK İÇİN KULLANMAYACAĞINIZI BİLİYORUZ DEĞİL Mİ?
0
sunay
(11.08.09)
(bkz: erikli su)
0
darknum
(11.08.09)
izmir'de bile rahat bulunurken istanbul'da sikinti yaratmasi ilginc. kostebek'e bir bakin isterseniz. aha bu da gittigidiyor linki satan varmi$ netten: urun.gittigidiyor.com
0
astaroth
(11.08.09)
supermarketlerde satılıyor diye biliyorum. folyosuydu, jiletiydi var yani hepsi.
0
deepzeppelin
(11.08.09)
en ufak (marpuçsuz) boy nargileler iş görüyor gayet güzel. kafası da bonglardan daha geniş. kömür koyma ama üzerine yakarsın :D

bir de sultanahmet civarına bak. oralarda turisti bol, olma imkanı mümkün. onun dışında ikinci el pasajlara ve antikacılara düşüyor bilimum bongdu pipe idi.
0
sipsi
(11.08.09)
bonusundan bunları buldum arasak daha da çıkar sanki:

www.keyif-shop.com
www.keyif-shop.com
www.keyif-shop.com
0
sipsi
(11.08.09)
taksim'de galatasaray lisesinin yanından aşağıya inen yolda, 25-30 metre ileride sağda ketenden, şile bezinden falan antin kuntin aksesuar, elbise satan bi yer var. aha işte orda vardı bi ara bong.
0
sapare aude
(12.08.09)
aslında www.everyonedoesit.com da güzel bushmaster bonglar var fena değiller ama istanbula gelir mi bilemiyoruz. alışveriş eden varmı buradan. istanbulda 3.5 lira olan ocb nin sitede 0.5 pound olmasına bakarak fiyatlar da fena değil diyebiliriz. shipping ücretleri de pek saçma değil. hmm
0
🌸sunay
(12.08.09)
atlas pasajındaki çakmakçı köşe dükkan getirmiş. çeşitli boy ve pahada.
0
🌸sunay
(11.03.10)
(1)

İngilizce sertifika

therevo
herkese merhaba, bundan bi kac ay once biriyle bi muhabbetim olmustu. bana bi kurstan bahsetmişti. biraz acıklayayım, bu kurs ingilizce üzerine. internet üzerinden alınan bir sertifika. bu serfitika ile herhangi bir ulkede bulunan yabancılara ingilizce ogretmenligi yapılabildiginden falan bahsetmist
herkese merhaba, bundan bi kac ay once biriyle bi muhabbetim olmustu. bana bi kurstan bahsetmişti. biraz acıklayayım, bu kurs ingilizce üzerine. internet üzerinden alınan bir sertifika. bu serfitika ile herhangi bir ulkede bulunan yabancılara ingilizce ogretmenligi yapılabildiginden falan bahsetmisti. adını unuttum kursun, bilen var mı acaba? eger daha fazla bilgisi olan varsa paylasabilirse cok sevinirim. saygılar.
0
therevo
(25.07.09)
bahsettiğin kurs tesol. şu da linki: www.amerikankultur.org.tr
0
sipsi
(26.07.09)
(12)

Boğaziçi iktisat mı burslu koç ekonomi mi?

rainel
Soru başlıkta, önerisi olan var mı?
Soru başlıkta, önerisi olan var mı?
0
rainel
(24.07.09)
ikisinin de eşit derecede seni kasacağını düşünüyorum, Koç'da bildiğim kadarıyla 5 sene sonunda bursunu kesiyorlar, okulu bitirebileceğin konusunda kendine güveniyor musun? Ben de böyle arada kalmıştım sonra Boğaziçi'nde bir bölümü tercih ettim ama okulum uzadı, burslu olsaydım başıma gelecekleri tahmin bile edemiyorum şu an.
0
kenarortay
(24.07.09)
bence koç ekonomi burslu. bursun 5 senede kesiliyor evet. ama emin ol mezun olması zor bi bölüm değil (koçluyum, ordan biliyorum) mezun olması zor bir okul da değil. azıcık kafan çalışıyrosa, biraz disiplinliysen rahat 3.5 ortalama ile çıkarsın. koç'ta okuyan genel öğrenci profili "kıroyum emme para bende" nin biraz üstünde olduğu için hocalar çok zorlayamıyorlar. en kötüsü 1 sene uzatıyor okulu. bak en kötü öğrencinin en fazla 1 sene uzuyor dedim, sen en berbat en boktan öğrenci değilsen koç'a gel derim.

buna ek olarak burslulara dorm'lar da burslu. zaten tatil köyü gibi okul kışın kar yağınca da kayak merkezi gibin oluyor. keyfine bakar güzelce mezun olursun.
0
raj
(24.07.09)
kafadan boğaziçi iktisat.
0
delikan76
(24.07.09)
boğaziçi'nin mühendisliğine, diğer bölümlerine bok atılabilir belki ama ib konusunda bence boğaziçi.
0
light beam
(24.07.09)
boğaziçi!
0
hayo
(24.07.09)
koç'ta masterı yeni bitmiş biri olarak, boğaziçi derim.
0
mortifera
(24.07.09)
burslu koç ekonomi. yüksek lisans düşünüyorsan özellikle. kariyer yönlendirmesi olsun, yurtdışı danışmanlığı olsun, hoca-öğrenci iletişimi olsun boğaziçi'nin eline verir bence. ha kadir has burslu deseydin boğaziçi derdim, ya da koç sosyoloji falan deseydin gene boğaziçi. ama ekonomi için kesinlikle koç.
0
sipsi
(24.07.09)
boğaziçi tercih edilmeli..
0
suda balik
(24.07.09)
ya siktir et koç'u.
0
samanliktaki zuhtu
(24.07.09)
boğaziçi iktisat, okul sonrası anlamında sana en fazla kapıyı açabilecek bölümlerden biri, caps lock açık bile yazabilirim inanılmaz bir şekilde tercih edilmekteler.

eğitim olarak da boğaziçinin idari bilimler fakültesi iyidir, o konuda için rahat olsun; + okulun sosyal ortamı da hem okul hayatındaki eğlence hem de okul sonrası için çok şey katar sana.
0
zaugnakhaldun
(24.07.09)
anladım, boğaziçi çok iyi çok güzel fark ettim de sözlükte ekonomiden çok matematik yapıyoruz, çok soyut ve gereksiz önkoşullar var gibi birçok eleştiri vardı. Bu sorunlar eğitimi çok etkiliyor mu?
0
🌸rainel
(24.07.09)
boğaziçi ekonomi bence.

ekonomi okumuyorum ama "boğaziçi'nde ekonomi okursan çok iyi bi ekonomi teorisyeni olursun" vs gibi eleştiriler ben de duymuştum. fakat yukarıda dedikleri gibi "boğaziçi teknik üniversite değil mühendisliği kötü" falan diyebilirler (ki doğrudur) ama öğretim yani diploma, meslek vs bakımından boğaziçi iktisadi ve idari bilimler fakültesinin türkiye'de rakibi olduğunu sanmıyorum. bunun yanında mühim olan adam gibi mühendis ya da iktisatçı olabilmek değil adam gibi adam olabilmektir bence. kulüpler olsun, sosyal imkanlar olsun, kampüs hayatı olsun boğaziçi'nin istanbul'da rakibi yok, ankara'da odtü rakip bu açıdan ama o da ankara işte.
0
bushwacker
(24.07.09)
(8)

şarap içmek istiyorum

osuruklu
evet sarap icmek istiyorum; ama o kekremsi, buruk tadi olmasin istiyorum. yemekten sonra, boyle film izlerken bi yandan da hafif hafif icelim.tavsiyelerinizi bekliyorum.
evet sarap icmek istiyorum; ama o kekremsi, buruk tadi olmasin istiyorum. yemekten sonra, boyle film izlerken bi yandan da hafif hafif icelim.

tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
osuruklu
(18.07.09)
doluca antik, kirmizi. cok nefis tadi ve kokusu var. 14,80tl mi neydi sanirim migros'da.

edit: zamlanmis, 20tl olmus.
www.kangurum.com.tr
0
sourlemonade
(18.07.09)
şargoz deneyebilirsiniz mesela. ben de dün öğrendim.
0
cro magnon
(18.07.09)
direk marka veremeyeceğim ama cabernet sauvignon merlot üzümlerini harmanlamış şaraplar süperdir..

ahah şargoz'u deneyebilirsiniz, feci gideri vardır=)
0
dambil
(18.07.09)
anfora kalecik karası. fiyat ve damak için uygun.
ne alırsanız alın, tek tip üzümden olsun :)
0
yapacakbirseyyok
(18.07.09)
bulabilirseniz turasan-seneler kırmızı veya beyaz ikisi de süper, akıyor resmen :)
0
likeinme
(18.07.09)
genel uygulmanın aksine eğer kırmızı şarabı içmeden dolapta soğutursanız o bahsettiğiniz tatları nispeten az alırsınız. orta kalite bir kırmızı şarap (tercihen kalecik karası) iyi soğutulursa istediğiniz lezzeti elde edersiniz.
0
brave n wise guy
(19.07.09)
doluca'nın mı kav'ın mı ne safir'i var beyaz. 2007. şahane tatlı, meyveli aromalı bişi. leziz. tam filmlik. 17 küsür bişiydi.
0
sipsi
(19.07.09)
gurculerin cok guzel sweet saraplari var... internetten de siparis verebilirsin... sanirim yani... yemekten sonra, boyle film izlerken bi yandan da hafif hafif icersin;)

nokta atis istersen : teliani valley Khvanchkara red semi sweet
0
les
(19.07.09)
(3)

çeşme'de gidilecek yerler falan..

passion rules the game
ey frigyalılar,bu yaz da çeşme yolu gözüktü lakin tatil köyünden pek çıkmıyorum, ne samimi tanıdık ne de eğlence yerleri hakkında detaylı bir bilgim var. dedim madem arabayı da alıyorum bu yaz bir etraflıca gezelim, eğlence mekanları, tarihi eserler falan nerededir? güzel fotoğraf çekebileceğim yerl
ey frigyalılar,
bu yaz da çeşme yolu gözüktü lakin tatil köyünden pek çıkmıyorum, ne samimi tanıdık ne de eğlence yerleri hakkında detaylı bir bilgim var. dedim madem arabayı da alıyorum bu yaz bir etraflıca gezelim, eğlence mekanları, tarihi eserler falan nerededir? güzel fotoğraf çekebileceğim yerler var mıdır? şu an çeşme'de olan suser var mı?(olsa buraya niye yazsın zaten...)

bir de aile mekanı önerisi alayım da topluca gidilebilecek tam olsun.
danke schön.
0
passion rules the game
(12.07.09)
ne kadar ilgilenirsiniz bilmiyorum ama ılıca sheraton'ın önündeki sahilde geceleri beach party oluyordu 1-2 sene önce. hala vardır sanıyorum ki. ateş mateş yakılıyor. eğlenceli oluyor.
0
cro magnon
(12.07.09)
1)alacati
2)aya yorgi
3)dalyanda balik
4) ilicada kumrucu sevkiden kumru

bunlari yaparsan cesmeyi yalamis yutmus olursun

egerki turkce muzik tarzi olayi seviyorsan
canli mekanlar var cece de serdar cikar faith urek cikar
shaynaya gidebilirsin aya yorgide
tabii ki sole mare

yok ben alternatif takiliyim diyorsan
alacati otto ve babylon gelen musteri daha kalitelidir.
birde paparazzi aya yorgide

sporcuyum onlarla takiliyim diyorsan
alacati nar bar falan var
0
rich peach
(13.07.09)
var var suser bir adedinden. kardeşi de var yanında fotoğraf hastası/uzmanı. ama bonus olarak anne ve anane olduğundan tıkıldık eve. iletiş iki gözüm.
0
sipsi
(13.07.09)
(3)

kazakistan veya moldova

sol acik
çok acaip bir başlık oldu farkındayım :)bu iki ülkede de faaliyet gösteren bir firmadan iş teklifi aldım, iki lokasyondan birini seçmem gerekiyor ama ikisi hakkında da pek bir bilgim yok. (kızları güzel, evet) bu ülkelerde yaşayan ya da yaşamış yardımsever sözlükçü arkadaşlarımız, sözlük üzerinden m
çok acaip bir başlık oldu farkındayım :)
bu iki ülkede de faaliyet gösteren bir firmadan iş teklifi aldım, iki lokasyondan birini seçmem gerekiyor ama ikisi hakkında da pek bir bilgim yok. (kızları güzel, evet)
bu ülkelerde yaşayan ya da yaşamış yardımsever sözlükçü arkadaşlarımız, sözlük üzerinden mesaj atabilirlerse, sormam gereken yaklaşık bir milyon konuyu ekşiduyuruyu fazla meşgul etmeden sorma niyetindeyim.
teşekkürler.
0
sol acik
(07.07.09)
moldova yı bilemiyorum da kazakistan da yükselen bir orta sınıf hakimiyeti var. kış turizmine bile girdiler. gidilesi bir yer bence.
0
sipsi
(08.07.09)
kazakistan konusunda sözlükten knipeos a mesaj atabilirsiniz çok yakın zamanda orada işe başladı.genel bir bilgi olarak kazaklar türkleri pek sevmezler, türki cumhuriyetlerde default olan dostluk burada pek yoktur. moldova oldukça iyidir, ekonomik olarak daha geride olduğu için hayat daha ucuzdur, kasarsanız moldova dilini ki romenceye çok benzemektedir öğrenebilirsiniz kızları çok güzeldir. gagavuz türkleri vardır çok iyi türkçe konuşurlar, ulaşım daha kolaydır, ben olsam maaş aynı ise moldovayı seçerdim tabii seçim tiraspol ile astana arasındaysa :D
0
justaddwater
(08.07.09)
moldovayi tercih et. kazakistanin ankarasi ve istanbulu diyebilecegimiz astana ve almaty sehirleri turk dolu, ve bunun bir avantaj degil dezavantaj oldugunu anladiginda cok gec olabilir. yurt disinda oldugunu anlaman bile zaman alir. moldova ise bu bakimdan cok daha bakir. git orda calis, degisik olsun. eger kazakistandaki is almaty, hadi en kotu astana sehrinde degilse zaten komple bosver gitsin.
0
labirent
(21.08.12)
(4)

internet evi

daglien
Balıkesir / Altınoluk'ta internet evi varmı arkadaşlar, ben arıyorum ama bir bilgi bulamadım henüz.
Balıkesir / Altınoluk'ta internet evi varmı arkadaşlar, ben arıyorum ama bir bilgi bulamadım henüz.
0
daglien
(07.07.09)
internet evi ne? hücre evi gibi bir şey mi? alıvermesinler içeri binbirinci dalgadan?
0
sipsi
(07.07.09)
bedava internet cafe gibi birşey internet evi denilen olay. Türk telekom sağlıyordu bu desteği sanırsam, baya bir ilde var bunlardan ama ben listesini bulamadım henüz.
0
🌸daglien
(07.07.09)
çarşının yakınlarında armut koltukların olduğu bir cafede bedava wireless vardı sanırsam
0
narcissa black
(08.07.09)
Internet evi bilmem de merkez isiklardan asagiya salinca Tekel in hemen yaninda int kafe var orda guzel olmadi @narcissa black in dedigi gibi carsinin ust caddesinden gittin miydi solda cafe gol`un yaninda bi kafe var cani sIkIldIkca el degistiren-orda beles vayIrlIs var idi. Bir yagcilara dogru sato var cafe orda bedava idi. belki hala oyledir.
0
gunlerin kopegi
(08.07.09)
(19)

what men want?

ne bok yedim ben
en yakın arkadaşım da ben de sorun yaşıyoruz erkeklerle ilişkilerimizde. bir türlü dikiş tutturamıyoruz. neyse, saat yediden beri biralarımızı çerezlerimizi aldık bu konu üzerinde demleniyoruz. ne ister erkekler?ikimizin de ilişkilere yaklaşımı çok farklı. arkadaşım tipik kız triplerine girer. mesel
en yakın arkadaşım da ben de sorun yaşıyoruz erkeklerle ilişkilerimizde. bir türlü dikiş tutturamıyoruz. neyse, saat yediden beri biralarımızı çerezlerimizi aldık bu konu üzerinde demleniyoruz. ne ister erkekler?

ikimizin de ilişkilere yaklaşımı çok farklı. arkadaşım tipik kız triplerine girer. mesela o söylemeden yapılsın ister bazı şeyler. doğum gününü hatırlasın, arada küçük hediyeler alsın, jestler yapsın, ilgi göstermesi gereken zamanı bilsin gibi... ama kazın ayağı öyle değil işte. bir süre sonra ya bizim kız "ay ne duygusuz adamsın" diye ayrılıyor ya da erkek arkadaşları "ne tribal şeysin sen yaaa" diye bunu terkediyor.

bense, istediğim neyse söylerim. misal doğumgünümse "yarın benim doğumgünüm bak bişeyler yaparsın artık" derim açıkça. veya ilgiye ihtiyacım varsa söylerim "benimle ilgilen" diye. hareketleri, bana davranışları hoşuma gitmiyorsa söylerim. hatta "bi kıza böyle mi davranılır x yaa ne kalassın" demişliğim bile vardır. ancak benim ilişkilerim de yürümüyor. çünkü ya ben "biraz da sen düşün ulan hep ben mi ittircem seni" diye ayrılıyorum ya da o "ne illet karısın beyaa car car isteklerin bitmek bilmedi" diye beni postalıyor.

sorun bizde mi şimdi? ne ister erkekler? nasıl davranmak lazımdır?
0
ne bok yedim ben
(18.06.09)
rahat bırakmak gerekir. bir sorunuza cevap vermediğinde aynı soruyu 9034580493 kere sorup, cevap beklememek; bir şeyi yapmak istemiyorum dediğinde sürekli yap yap dememek gerekir.

erkekler çabuk bıkar..
0
dambil
(18.06.09)
a$iri ilgi beklememek lazim bizden. arada bir ince jest yapariz o kotarir zaten hatun ki$i ilgi manyagi degilse. nihayetinde kafalarda bir ton $ey var artik bu devirde, her dakika kizlari memnun edelim diye bir zihniyetin olmasi du$unulmemeli (para bok degilse tabi).

bunun di$inda sadakat ve akil fikir sahibi olmali hatunlar (benim acimdan). ahim $ahim bir guzellik degil aranilan fakat du$unebilmeli, fikir yurutebilmeli. ha bir de tarzlar da onemli bazi noktalarda. bi hatun gelip dese "ebru gunde$'in son klibi" diye daha cumleyi bitirmesine izin vermeden kacarim misal.

en onemlisini soylemeyi unuttum, dogallik. yapmacik hareketlerden kacmali hatun kismi. ayni $ey bizim icin de gecerli gerci.

boyle $eyler ilk aklima gelenler. ickiyi kari$tirmayin bu arada, biradan devam (:
0
astaroth
(18.06.09)
doğru erkeği bulamamışsın, darlamazsan bulduğun erkeği hiçbir şey olmaz.

bu arada msn var mı? burası kasıyor.
0
arigold
(18.06.09)
ikinizin birbirinizden bi farkı yok. carcarcar baska bisey yok. bi anın tadını cıkarsanız bi de prenses moduna girmeseniz.
0
bryan fury
(18.06.09)
1- güzel yemek yapmak
2- konuşacak birşeylerinin olması

istatistikler bunları söylüyor. odun degilse erkek kadına ilgi gösterir, programları erkek yapar, özel günleri hatırlar. sabit durmaz, sürekli degişik birşeyler denetir, denettirir falan filan.

gerçekten ilgi ve sevgi duyuyorsa her ne olursa olsun karşısındaki kadına tapar. yeter ki bir bayan olarak büyük düşünürlerin sürekli tekrarladıkları dogru erkegi bulmak önemli. geçici heveslerin kurbanı olmamanız dilegiyle.

ha bir de kadınlar azcık erkeklere güvenseler tadından yenmez ha.
0
sakabilmemneyi
(18.06.09)
bir erkek, çoğu kez söylenmeden anlamaz bir kızın ne demek istediğini. o yüzden trip yapmayın, erkeklerin her şeyi anlamasını beklemeyin. kız ne derse, bizim için "o"dur. altında, üstünde başka bi anlam aramayız. söyleyeceğiniz bir şey varsa çat diye söyleyin.

misal, sen çat diye söylüyormuşsun. sana nazaran diğer arkadaşın daha çok üzülür ilişkilerde.
0
rectoa
(18.06.09)
altın kural biz sizinle aynı değiliz , eşitte değiliz.
0
layer26
(18.06.09)
ne kadar anlayışlı,duygusal, romantik yazarlar varmış burada da haberim yokmuş. yoksa cevap yazanların hepsi kız mı?

bakın size açıkça söyleyeyim ikiniz de benim kız arkadaşım olamazsınız mesela. hani demişsin ya işte anlaşamıyorum ayrılıyorum filan, ben olsam ayrılmaya fırsatın bile olmaz. ben sana "bye bye" demeden bulamazsın o fırsatı.

böyle kız olmaz kardeşim. böyle sevgili, kız arkadaş ciddi manada artık tedavülden kalkmıştır. ancak ilçe meydanlarındaki havuz kenarlarına çömelmiş, kız kesen elemanlara yar olabilirsiniz.

prenses misiniz siz? pardon ama ingiliz kraliyet mensubu filan mısınız? erkeklerden beklediğiniz bu uğurda ayrıldığınız şeylerin kaçını erkeğe gösteriyorsunuz? onu ciddi manada mutlu ediyorsunuz? adamı sıkmalar, sürekli benle ilgileneceksinler, başkasına bakmayacaksınlar, arkadaşlarınla buluşmayacaksınlar... yeter artık. cidden yeter.

size tavsiyem açın bir arkadaşlık sitesine üye olun o yanındaki arkadaşınla orada takılın. onlardan iş çıkar size. her istediğinizi yapacak, kıroları orada bulursunuz.

hadi bye bye.
0
eyke
(19.06.09)
arkadaşınızla sevgili olun. ben denedim süper bir şey.
0
sipsi
(19.06.09)
@eyke:

sarhoşum şimdi pek kavrayamıyorum. saat yediden beri içiyoruz mazur görün. ama siz de bizi yanlış anlamışsınız.

biz, ilişkilerimizde her şeyi yapan taraf olmaktan sıkıldık. prenses sendromu mu dedin? hangi prenses sevgilisine ayak masajı yapmış? saçlarını taramış? para vermiş? hangi prenses sevgilisinin bulaşığını çamaşırını yıkamış? projesine yardım etmiş?

ben elimi taş altına koymayı seven biriyim. ilişkiler karşılıklı güzeldir. bizse, elimizden geleni yapmamıza rağmen bir işaret göremiyoruz. ben sevgilimin bir ağız sözüne kalkıp kilometreler katedebiliyorsam, o da gelebilmeli benim işim düşünce. ben onun doğumgününü hatırlıyor, anneler gününde "git annene hediye al kadıncağız sevinsin" diyebiliyorsam, 2 yıldır mecbur kaldıkça konuştuğu babasıyla arasını düzeltebiliyorsam karşılığında da en azından insan yerine konulmayı, saygı duyulmayı beklerim. neden ilişkilerde hep alttan alan taraf ben olayım ki? neden istediğimi söyleyince suç olsun. ilişki dediğimiz, sorun olduğunda düşünebilmek için iki beyin demek değil mi? o zaman niye ben iki kişilik düşünüyorum hep ama benim sorunum olunca kendi başımın çaresine bakmalıyım?

hayır, erkeğin beklediği nedir? on kişiye soralım hepsi aynı şeyi der: yemek yapsın, eli yüzü düzgün olsun, masaj yapsın, dans etsin, saçı güzel olsun, nargile sevsin, futboldan anlasın, sıkboğaz etmesin...

eh, hepsi varken de bir bonus çıkarıyor erkekler. o bonus ne işte? hemen kızları yaftalayın siz de yok arkadaşıyla buluşmasınmış yok hep benimle ilgilensinmiş... istediği gibi yaşıyor adamlar. ama biz bişey yapamıyoruz. hem ben söylüyorum zaten benimle ne zaman ilgilenmesi gerektiğini... kusura bakmasın ama benim ihtiyacım olduğunda yanımda yoksa, kendi götünün keyfi gelip aradığında benden güler yüz beklemesin.
0
🌸ne bok yedim ben
(19.06.09)
tamam güzel ince bir insan olduğun belli son yazdıklarından. ancak bil ki insanlar hep kendi yaptıklarını akıllarında tutmaya meyillidirler.

sorunun işte bu. yaptığın güzellikleri aklında tutman ve karşıdan da beklemen. senin bu yaptıklarına karşılık karşıdan belli bir öküzlük geliyorsa o insan sana göre değildir zaten. seçim yanlışlığı vardır ortada.

ama sen demişsin ki erkekler ne ister? bütün karşılaştığın erkeklerin aynı olduğunu söylüyorsun, yani şimdi afedersin de hepimiz mi öküzüz kardeşim? suç hepten bu tarafta mı yani?

açıkçası asıl kusurun, birçok insanı ilk önce beğenip daha sonra onlara kusur bulan insanda olduğunu düşünüyorum. ya deneme yanılma yoluyla sevgili seçen birisisiniz ya da çok çabuk aşık oluyorsunuz bilemiyorum.

bakın bu işler karşılıklıdır. size göre insan vardır ve aslında çoktur. bulmak önemli. ama siz bu bulma sürecinde deneme-yanılma yolunu seçiyorsanız başınız doğaldır ağrır.
0
eyke
(19.06.09)
birinci adım olarak:

"bana ilgi göster" cümlesini asla kullanmayınız. siz birer bitki veya ev hayvanı değilsiniz. ilgi gösterilmesi gereken küçük bebekler hiç olmadınız. bir insansınız ve ilgi istiyorsanız direkt söylemek yerine ilgi çekmenin bir yolunu bulmalısınız. gayet tabii ki karşınızdaki erkek de szin ilgi isteğinize olan göndermelerinizi anlayacak kadar zeki olmalıdır. ya da umursamalıdır.

ikincisi:

ilişki tek yönlü bir şey değildir. kendinize yapılmasından hoşlanmadığınız şeyleri ona da yapmayın. bundan yola çıkarak da size yapılması gereken şeyleri siz de ona yapmalısınız. küçük jestler mi istiyorunuz? siz de yapmak zorundasınız. hediyeler mi? siz de almalısınız. sizin inceliğiniz oranında incelik bekleyiniz. yine kaçınılmaz olarak o incelik karşıdan gelmiyor ve kalın kaçılıyorsa o kişiden uzaklaşmak en doğal hakkınız.

isteklerinizi açıkça söylemeyin. "hissettirmek" en doğru davranış. "yarın benim doğum günüm bak bir şeyler yaparsın artık" tarzındaki bir cümle açıksözlü olmaktan çok "epic fail" bir cümledir. zira bununla ilgili bir beklentiniz olduğu izlenimini vermek olası bir sürpriz hazırlayan erkeğin tüm şevkini kırıp götürecektir. ayrıca buradaki söz "ulan bir yıldır bir şey yapmadın doğumgünümde artık bir şey yaparsın hayvan değilsen" anlamını barındırıyor ki bunu duyan adam "oeeh sanki hiçbir şey yapmıyoruz sana da doğumgününe de" fikrine kolaylıkla kapılabilir. azcık empatü lütfen.

anlayışlı olun. bu sizin en büyük farkınız olacaktır. "madem ki kızım, x x x hakkımdır" diye düşünmeyin. mesela adam maç izlemekten mi hoşlanıyor? yanına çerezini koyup bir öpücük kondurun yanağına ve çoğu kadından farkınızı gösterin. siz onun kendine ait alanındaki hobilerine / zevklerine karşı anlayışlı olun, ince olun ki o da siz onu zorla mango'ya soktuğunuzda size gerekli inceliği gösterebilecek gücü kendinde bulsun.

onun için yaptığınız şeyler tartışma esnasında asla önüne koymayın. ama hissetmesini sağlayın. onun için yaptığınız fedakarlıklardan en zor anında bile bahsetmeyişiniz onu etkiler. fedakarlıklarınız ancak karşınızdaki bunu kendiliğinden anladığında değer kazanabilir.

daha çok uzun anlatılır ama şimdi kısaca bu kadar anlatayım, yardımcı olur umarım.

son olarak ince ruhlu güçlü adamlar bulmaya bakın. erkekler kalas değildir yalnızca bazısının biraz yontulmaları gerekir.
0
the vagrant
(19.06.09)
bir de kusura bakmayın şimdi gördüm:

"ayak masajı yapmış, para vermiş, babasıyla arasını düzeltmiş" tarzda şeyler yapmışsanız zaten bir numaralı suçlu sizmişsiniz.

neden:

1) asla ayak masajı falan yapmayın hiçbir erkeğe
2) ailesiyle ilgili sorunlarda araya girmeyin hep siz kötü olursunuz uzun vadede

haydi bunları yaptınız diyelim

asla bunları "ben bunları bunları yaptım" düşüncesinde haznenizde saklamayınız. çünkü belli ki içinizden geldiği için değil, birer koz elde etmek için yapılmış gibi duruyor o zaman ki bu en kötüsüdür.

şahsen ben bu kadar gelmiş geçmiş kızarkadaşlarıma yaptığım şeylerin çetelesini tutmuyorum asla. çünkü iyi bir şeyler yapsın diye değil içimden geldiği için yaptım bunları ve aralarında daha çok iz bırakanlar yaptığım iyi şeylere iyi şeylerle karşılık vermişlerdir.

tamamen sizde de bitmiyor tabii ki yani. karşınızdaki de biraz halden anlar olacak. çok var o adamlardan da canınız sıkılmasın, moralinizi bozmayınız.
0
the vagrant
(19.06.09)
@the vagrant:

ama en önemli şeyi unuttunuz. tamam belki ben açıksözlüyüm diye kaybettim. peki arkadaş? o mesela benimle ilgilen demek yerine kırk bin türlü takla atar ilgi çekmek için. mevzu bu değil. yani biz ağzımızla kuş tutsak yaranamıyoruz. maçtan dem vurdunuz, beraber kombinemiz vardı öyle diyim. mango önünde sevgili bekletip ego tatmini yapan bi tip de değilim, benim kanka da değil.

yani açık açık söyleyen de, hissettirmeye çalışan da aynı sonuca ulaşıyor. biz bunu soruyoruz işte. görünüşte erkeklerin ideal dediği bir ilişki, niye biter? o bonus nedir?
0
🌸ne bok yedim ben
(19.06.09)
işte ben kombine kart satın almaymış vb. hareketleri çok zorlama buluyorum mesela kusura bakmayınız. kız kişisi hiç zevk almadığı halde sırf adamın gönlü olsun diye stadyuma gidiyorsa o olay yanlış zaten. bakın size bir misal vereyim. halihazırda uzun süredir devam eden bir ilişkim var, gayet de mutluyuz. şimdi ben wow oyuncusyum, hatun kendiliğinden merak sardı ben bir şey demeden, şahane oyuncu oldu. sırf ben yaprak dolması seviyorum diye sıfırdan yapmasını öğrendi vs.

ama bunları yaparken sırf benim yaptığımdan veya sevdiğimden yapmadı. wow oynamaktan kendi de zevk aldı, oynadı. yaprak dolması yapmak bir jestti ve bu jestin bende kıymet aldığını bildi.

sizde durum böyle oldu mu? yani bilemiyorum acaba kombineyi çok maçsever olduğunuzdan mı aldınız. zira ben çok tetikte bekledim wowu zorlama mı oynuyor diye zira sırf ben seviyorum diye oynuyor olsaydı koşarak uzaklaşırdım kendisinden, çok yapmacık bir durum çünkü.

yine bir arkadaşım vardı, erkek arkadşıyla playstation kafeye gidip oyun oynadığından behsederdi ama kendi zerre zevk almıyordu bundan, onun için bir şey yapmak olsun diye gidiyordu. tabiatıyla sırf onun için zevk almadığı bir şey yaptığından ne karşı tarafta değer kazanıyor bu ne de kişinin kendisi hoşlanıyor yaptığından, zorlama çünkü.

ancka ne olursa olsun şurası doğru tabii: elbet size uygun bir adam var ortalıkta. geçmişte olanlarla olan sorunlara takılmaktansa kendi istediğinize uygun bir adam bulun kendinize. sonra da onun hoşlanacağı şeyleri "kerhen" yapmayın asla. siz de zevk alıyorsanız yapın. bakın ayak yıkamak, para vermek, ailesiyle arasını düzeltmek" zorlama hareketlermiş aslında. ya da çok kalben yapılan şeyler değilmiş gibi bir hava uyandırıyor en azından.

arkadaşınızı örnek vermişsiniz ama ben onun durumunun pek içaçıcı olduğunu düşünmüyorum açıkçası (: (beni affediniz)

zira kızsal tripler, ilgi oyunları vs. erkeklerin genelde 23-24 yaşına kadar katlanabileceği olaylar. ortalıkta rahat, karpisi tribi az, bir şey konuşmaya kalktığınızda gittikçe derinleşen zilyon tane hatun var, belli bir yaştan sonra uğraşamıyor insanlar aksiyle.

"klasik kız düşüncesi" tarzında bir şeyler vardı ya, onun aksini yapmak şahane puan olacaktır erkekler nazarında. yoksa nargile sevmiş, futboldan anlamış, güzel yaprak sarmış çok mühim değil. halden anlıyor mu? kaprisi az mı (veya yerinde mi yapıyor) bunlar çok çok mühimdir efem.

ama dediğim gibi odun adam gelir karşınıza ne yapsanız olmaz, haklısınız. ama siz ne istediğinizi bilirseniz, istediğiniz gibi birini bulma şansınız da artar diye düşünüyorumç
0
the vagrant
(19.06.09)
aht ettim, kızların futbol sevebileceğine inanan bi erkek bulayım evlenme teklifi etcem.

ve önemli not: masaj yapmak başka şey, ayak yıkamak başka şeydir. erkekler çok acaip çookkk...
0
🌸ne bok yedim ben
(19.06.09)
sevebilir kızlar tabii ki futbol var benim de iki üç arkadaşım bu şekilde.

mesele çoğu, stada futbol sevdiğinden falan gitmiyor."kerhen" gidiyor. ( sizi tenzih ediyorum tanımadığımdan genele sokuşturmak istemem direkt olarak)

ayak yıkamaya gelince, doğru söylüyorsunuz ikincisinde yanlış yazmışım. ancak fikrimi değiştirmedi tabii. bu kadar doğal ya da içten yapılmış bir şeyse "ben onun ayaklarına masaj yaptımdı" şeklinde akılda kalmamalı diye düşünüyorum. "bir gün çok acıkmıştı yemek yapmıştım" demiyorsunuz değil mi mesela? ya da adam motorize bir kişiyse "oysa ki ben o çok yorgun olduğu gün kaç km yol yapıp işten aldıydım onu" şeklinde anektodlar düşmemeli zihninde. içinden geliyorsa alsın hatunu işyerinden/ okuldan.

amma çok yazdım kalem ishali gibi, kusura bakmayınız.
0
the vagrant
(19.06.09)
kusura bakmayın'dan devam edelim o zaman. kusura bakmayın ama ikinizin tavrı da yanlış bence. yani çok uçlardasınız. ne çok ilgi beklemek doğrudur, ne de alenen hadi bana hediye al demek de. sizin ki daha da yanlış olanı şahsi fikrim. yani eğer bir ilişki varsa (adından belli) ortak bir şeyler var demektir. ortak duygular, ortak anlayışlar, ortak düşünceler. eğer sevgilinizse bazı şeyleri anlayabilmeli, konuşmadan anlaşabilmeli.

en iyisi siz arkadaşınızla ortak noktada buluşun çok daha şukela olacaktır.
0
bykush
(19.06.09)
neyse tamamını okudum da; tanısalım mı bebek, birebir goruruz bakalım ne yanlıs ne dogru hem de.
+futbol seven kızların da oldugunu biliyorum, evet varlar.
0
bryan fury
(19.06.09)
(3)

Deniz börülcesi yapmalı mıyım?

arigold
Sevgili Okyanusyalılar,Bu `deniz börülcesi` denen şahane mezeyi evde yapmaya karar vermek üzereyim, birkaç sorum var;1-Bu sıralar deniz börülcesi'nin mevsimi mi? Tazeliği ne kadar önemli?2-Bu mereti yaparken hakkaten karnıbahar gibi mi kokuyor mutfak?3-Kılçığını çıkarmak ne kadar zahmetli? Bir demet
Sevgili Okyanusyalılar,

Bu deniz börülcesi denen şahane mezeyi evde yapmaya karar vermek üzereyim, birkaç sorum var;

1-Bu sıralar deniz börülcesi'nin mevsimi mi? Tazeliği ne kadar önemli?
2-Bu mereti yaparken hakkaten karnıbahar gibi mi kokuyor mutfak?
3-Kılçığını çıkarmak ne kadar zahmetli? Bir demet için 45 dakika ayıklama süresi varmışmışmış.
4-Ortalama bir markette bulabilir miyim bu yeşilliği? (Istanbul için)
5-Yok sen bu işlere hiç girme, direk sipariş ver şuradan şuradan mı dersiniz?
0
arigold
(18.06.09)
hocam ayıklaması zahmetli gerçekten.
tazeliği tabiiki çok önemli.
bu sıralar mevsimi diye biliyorum.
canım çekti valla şimdi.
0
zeki baba
(18.06.09)
1-tazeliği önemli, mevsimi geçti geçiyor.
2- yok bana öyle gelmedi.
3- kılçığını çıkarmak zevkli, amman dikkat, haşlamaya atmadan önce sakın sapını ya da çamurlu yerlerini kesmeyin, bütünken çok daha kolay temizleniyor.
4- çalışmadım hocam.
5- yok yok, mutlaka deneyin, hiç yapmadığınız bieşyi ilkin yapmak çok keyifli.

ps: haşlama suyuna kati surette tuz atmayınız,
0
kabablanka
(18.06.09)
siparişi falan salla. pazarlarda gani gani bulunuyor. haşlama tavsiyesi vereyim:
1 demet için fokur fokur kaynayan suda 5 dakika yeterli bir süre yoksa çamura döner. o haşlanırken bir leğene buzlu su hazırla. kaynar sudan çıkarıp direkt buzlu suya bas 1-2 dakika kadar. hem rengi kararmaz, hem de çok daha kolay ayıklanır. ayıklaması da şu şekilde olacak böyle dallanıp budaklanan yerini aşağı doğru tutuyorsun. sağ elinle sapından tutuyorsun en ucundan, sol elinde de sıyırır gibi yaparak kolaycana ayıklıyorsun.

üf anlatması uzun geliyor da çok kolay aslında. al getir istersen ben yaparım.

ekstra tavsiye: yanına da kuzukulağı salatası yap. limon kullanmana da gerek kalmaz :)
0
sipsi
(18.06.09)
(11)

Yazlık Tatlı Tarifi Aranıyor

cumingsoon
İyi akşamlar Ümit Ustalar,Önümüzdeki hafta içi annemin misafirleri gelecekmiş. Yazlık, hafif tatlı bulmaya çalışıyor. Biz işin içinden çıkamadık. Sizlerden yardım isteyelik dedik. Bildiğiniz bir tarif varsa paylaşırsanız sevinirim. Şimdiden Teşekkürler.not : etimek, irmik ve krem şantiyle yapılan ta
İyi akşamlar Ümit Ustalar,

Önümüzdeki hafta içi annemin misafirleri gelecekmiş. Yazlık, hafif tatlı bulmaya çalışıyor. Biz işin içinden çıkamadık. Sizlerden yardım isteyelik dedik. Bildiğiniz bir tarif varsa paylaşırsanız sevinirim. Şimdiden Teşekkürler.

not : etimek, irmik ve krem şantiyle yapılan tatlıyı eledik.
0
cumingsoon
(13.06.09)
(bkz: ekmek kadayıfı)+(bkz: dondurma)
0
44
(13.06.09)
Vanilyalı pudingi yapıp kaselere dökerken içine kedi dili bisküvi. Üzerine Dr.Oetker çilekli sos.Son olarak,sunum için taze nane yapragı.
0
ucukmavi
(13.06.09)
sütlaç, fırında olanı.
0
alchemistt
(13.06.09)
yaz meyveleri karisik olarak kupa doldurulur. ustune danone eklenir.
evet reklamlarda demin gordum canim cekti.

ki günüm bugun özsütte gecti ona ragmen tekrar tatli krizim tuttu.
0
la traviata
(14.06.09)
hemmen kübadan bir tarifimle atılıyorum. demirleri temiz bir mangalınızın olduğunu varsayarak tabi. közleseniz de olur ocak üstünde ama barbekü tadı şahanedir.

şimdi:

şişe geçirioruz meyvelerimizi. nedir? ananas, kavun, avokado, şeftali, bulduysan büyükçene çilekler. bunları mangalda dillendiriyoruz.

sonra üzerine süper bir sos döküyoruz. yarım su bardağı rom, 4 tatlı kaşığı esmer şeker, istenilen oranda nane. şimdi bunu çektir iyice suyu uçsun. sonra ızgara meyvelerin üstüne dökesin.

sonra da üzerini pudra şekeriyle süsle. ama çok dökme aşırı tatlı oluyorlar.

yaz tatlısı ayrıca ekmek kadayıfı olamaz. yuh. belirteyim dedim.
0
sipsi
(14.06.09)
tiramisu.
www.yemekbul.net
0
sourlemonade
(14.06.09)
kremsanti eledim demişsin ama siddetle tavsiye edebilecegim mutlak denenmesi gereken bir tat var: "Limon Bulutu"

1 paket krem şanti
1 su bardağı soğuk süt
2 su bardağı soğuk su
1 su bardağı şeker
2 limon
1 paket ananas veya muz jölesi
1 su bardağı sıcak su

İlk olarak kremşantiyi ve sütü çırpıyoruz. Sonra ayrı bir kapta 2 limonun kabuk rendesi ve suyunu, şeker ve 2 bardak soğuk suyla kariştırıyoruz. Bir başka kapta da 1 bardak sıcak su ile jöleyi karıştırıp, sonunda hepsını bır kapta ıyıcene karıştırıp borcamı ıslatıp dokuyoruz. Buzdolabında 1 akşam bekletıyoruz, yaptığımız 3 karşm birbirinden ayrlıp harika bır hal alıyor, hafıf mayhoş ınsanın ıcını serınleten super bı tatlı oluveriyor
0
notorious brklp
(14.06.09)
kaselere yarisini dolduracak kadar vanilyali (ya da daha guzeli, damla sakizli) puding dokup soguttuktan sonra uzerine donmus, taze ya da konserve visne iceren visneli pelte yapip doktugunuzde benim favori tatlimi elde ediyorsunuz, bilmem siz sever misiniz? :)
daha detayli tarif gerekiyorsa anneme sorabilirim.

bu arada notorious brklp'nin verdigi tarife de +rep diyorum, o da superdir :)
0
layouter
(14.06.09)
sutlu irmik tatlisi.
1 lt sute 7/8 yemek kasigi irmik, 10 yemek kasigi seker ve 1 lt sut. kaynatarak pisirip, yayavan bir kaba alip sogutuyosun. yayvan kaba alinca ustune portakal, limon rendelemece ya da hindistan cevizi serpmece...
hafif, yapmasi kolay ve de lezzetli.
0
pyro clustic flow
(14.06.09)
banana split yaptık biz geçen gün.

bildiğiniz muzu uzunlamasına dörde bölüp, püskürtme krem şanti, çikolata sosu (ister soğuk ister sıcak), üzerine çilek ve/veya superfresh vişne ile, isteğinize göre yanlarına da dondurma koyup..mis gibi serin serin..
0
cedilla
(14.06.09)
jöleyi tek geçerim..
tarifi ise tercihen muz + elma + çilek + kivi küp küp doğranır.
hazır alınmış kivili ya da çilekli jöle hazırlanıp meyve parçalarının bulunduğu kaplara dökülür...,
afiyet olsun...
0
iloushka
(14.06.09)
(10)

Uyumamak!

Lethe
Evet sorum bu. Ziyadesiyle zorlaşan dersler ve yaklaşan sınavlar nedeniyle en azından gece 3-4'lere kadar ders çalışmak için uyumamak istiyorum! Gel gör ki, saat 22.00'den sonra göz yorulması, sıcak havanın etkisi vs ile kendimi daha fazla kasamıyorum ve en geç 00.00 sularında uykuma dalmış oluyorum
Evet sorum bu. Ziyadesiyle zorlaşan dersler ve yaklaşan sınavlar nedeniyle en azından gece 3-4'lere kadar ders çalışmak için uyumamak istiyorum! Gel gör ki, saat 22.00'den sonra göz yorulması, sıcak havanın etkisi vs ile kendimi daha fazla kasamıyorum ve en geç 00.00 sularında uykuma dalmış oluyorum.

Bunu nasıl engellerim; geçmiş tecrübeler, medikal yöntemler vs hepsi kabulümdür.
0
Lethe
(08.06.09)
redbull gibi enerji içecekleri ya da sade kahve çözüm olabilir.ayrıca komik gelecek belki ama ayaklarınızı soğuk suya sokabilirsiniz.
0
keah
(08.06.09)
(bkz: 48 hours)
0
blackdog
(08.06.09)
48 hours malum sebeplerden dolayı dikkat dağınıklığına neden olur. ee kahvede bir yere kadar, en iyisi redbul ama misal ard arda 2 tane olmamalı. ara ara içilirse daha etkili oluyor (en az bende öyle)
0
roadrunner_merlin
(08.06.09)
(bkz: kafein bombası)

içimde kalmasın; kalbiniz varsa denemeyin derim.
0
garip biseyler
(08.06.09)
@wizard_merlin
sorun uykusuzluksa hayat kurtaran ve çok ucuz bir ilaç var (bkz: unisom) ben otobüs yolculuklarında kullandım, tavsiye ederim. insanlar işe yaramıyor diyor ama bu öyle gün ortasında içip şıp diye uyutan bir nane değil, uyku saatinde içiliyor dalmayı kolaylaştırıyor sadece.

@roadrunner_merlin
48 hours ereksiyon sağlayan bir şey değil. bir nevi bir enerji içeceği o da.
0
blackdog
(08.06.09)
Tylolhot denen bir zıkkım var. Ne derece ilaç, ne derece doğal bir ürün bilmiyorum da, ne zaman içsem kısa zamanda sarhoş gibi olup, kısa zamanda da sızıyorum (özellikle uyuyorum demedim). Belki birkaç seferlik yardımı olabilir ama kalıcı bir çözüm de değil tabi. Benimkinin tam tersi anlamda uyku sorunu çeken arkadaşlara bu meseleyi danışacağım, çözüm getiren olmuş mu. 48 hours dışındaki [:)] tüm önerileri de uygulayacağım, teşekkür ederim.
0
🌸Lethe
(08.06.09)
pharmaton ya da cola + kahve karışımı.
0
sapare aude
(08.06.09)
(bkz: modiodal)
(bkz: nootropil)

Çalıştığın oda serin olsun. Eğer dikkat sorunun yoksa ve sesten çokta rahatsız olmuyorsan yanına bir arkadaşını al. O başka birşeyle ilgilensin (tv, film, dergi, kitap,ders vs.)
0
iustitia omnibus
(09.06.09)
bilgisayar başında 3-4 saat oturduktan sonra ders calışmaya çalışmayınız, beyniniz gerçekten yorgun oldugundan olmuyor, çalışılmıyor bir türlü.
0
ykyt
(09.06.09)
nootropil alzheimer için, modiodal ise narkolepsi için kullanılan ilaçlar. nootropil sınav haftasından falan bir hafta önce alınmaya başlanması gerekiyor ki etki etsin. modiodal de eşşek gibi başağrısı yapan bir ilaç belirteyim dedim.
0
sipsi
(09.06.09)
(34)

Babaya borç vermek

ency
babam para işlerinde çok kötüdür. girdiği her işi batırır. sağa sola, kredi kartına falan bir sürü de borcu var. kendisi son olarak karpuz yetiştiriciliği işine girdi. karpuz yetiştirecekmiş.şimdi kendisi benden bi köşede araba alma niyetiyle biriktirdiğim bir miktar paramı istiyor. parayı hisse sen
babam para işlerinde çok kötüdür. girdiği her işi batırır. sağa sola, kredi kartına falan bir sürü de borcu var. kendisi son olarak karpuz yetiştiriciliği işine girdi. karpuz yetiştirecekmiş.

şimdi kendisi benden bi köşede araba alma niyetiyle biriktirdiğim bir miktar paramı istiyor. parayı hisse senedi, repo ve fonda değerlendiriyorum. oldukça da iyiyim bu konuda.

parayı ona verirsem geri verme olasılığı %35 i geçmez. bu para benim için önemli, yurtdışı master için paraya ihtiyacım var. geri vermezse master işi yalan olur. sıkışır kalırım türkiyeye, yani doğru askere.

o senin için bir sürü para harcadı diyenlere geliyor:
-ilk ve ortaokulda 1 kuruş harçlık vermezdi. dayı-amca-dede üçlüsünden aldıklarımla geçinirdim.
-lisede yatılıydım. harçlığımı amcam verirdi.
-üniversitede bursluydum. harçlık almadan bitirdim.

siz olsanız ne yapardınız?
0
ency
(07.06.09)
öncelikle babanın sana olan desteğini sadece parasal anlamda değerlendirme, belki zaten öyle değerlendirmiyorsundur, hatırlatayım dedim.

ve ayrıca, bilemiyorum babanın düzenli geliri var mıdır, yani karpuz yetiştiriciliği gibi bir iş yapmazsa gelirsiz mi kalacak.

eğer babanın zaten hayatını devam ettirebilecek geliri varsa, bence kesinlikle verme paranı, baban sana çocukluğunda çuvalla harçlık vermiş olsa bile, biriktirdiğin parayı böylesine bir macera için çarçur ettirme.

not: bu paranın senin için çok çok çok önemli olduğunu varsayıyorum.
0
arigold
(07.06.09)
siz zaten karar vermişsiniz gibi görünüyor, nasıl doğru biliyorsanız öyle yapın. Vicdanınız rahat olacaksa vermeyin bence. Ama uykularınız kaçacaksa belki ortak olabilirsiniz işleri denetleyebilirsiniz falan diycem ama tarım işi de öyle evden denetleyebileceğiniz birşey de değil ki.

Üstelik de karpuz yetiştirmek bence iyi bir fikir sayılmaz, iki sene önceki korkunç sıcaklardan en çok etkilenen bitkilerden biri karpuzdu malum önümüz küresel ısınma.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
çok da hayati bir önemi olduğunu düşünmüyorum babanız için.vermeyin bence hayırlı işlere gidecekse(eğitim v.s.)

ben olsam kesinlikle vermezdim yani.
0
onurct
(07.06.09)
adam emekli ama rahat durmuyor ki, küçük bir ilçede yaşıyor zaten, emekli parası rahat yetecekken böyle şeyler yapıyor.

ben tarım işine yatırım gözüyle bakmam. hatta zarar etmek isterseniz gidin çiftçi olun. mazot pahalı, gübre pahalı, meyve sebze fiyatları da çok düşük zaten.

parayı mecburen verecem artık. hayır diyebileceğimi sanmıyorum.
0
🌸ency
(07.06.09)
Bilirim bu tipleri. (Tamam seninki öyle değildir belki.) Hayatları boyunca asalak gibi yaşarlar. Her işi batırırlar çünkü işin başında adam gibi durmazlar. Ona buna ikramı severler. Sermayeyi yer bitirirler.

Bütün bunları yaparlar çünkü çocuk ruhludurlar. Çocuklarına adam gibi babalık edemezler. Kötü olduklarından değil, dedim ya, kendileri çocuktur daha.

Sakın verme 5 kuruş. Arkası kesilmeyecektir. Eninde sonunda yetti be diyince kötü sen olacaksın yine. O zaman şimdiden kötü ol.
0
pichoscosama
(07.06.09)
@pichoscosama
işin başında durmama konusunda haklısın. daha önceden oto galerisi vardı. dükkanı sürekli bırakıp okey oynamaya giderdi. dükkana bakan da ben ve kardeşim olurdu.

tarım işinden de hiç anlamıyor. ben fikir versem dinlemiyor, kendi bildiğini yapmakta ısrar edip duruyor. geçen senelerde de kavun yetiştirmeye çalışıyordu ama zarar etti.
0
🌸ency
(07.06.09)
verme. böyle yatırımlar için bankaların tarım kredileri var. özellikle ziraat bankasının. gitsin alsın. ayrıca bir baba çocuğunun geleceğini iki tane karpuzdan daha çok düşünmelidir. verme arkadaşım git doğru düzgün hayatını kur ilerde istediği kadar karpuz parası verirsin.
0
atrin
(07.06.09)
Böyle düşünüyorsanız vermeyin parayı. Dediğiniz doğru tarım batarken, herkes organik tarımcılık gibi çok uzmanlık isteyen işlere yönelirken karpuz yetiştirmek akıl karı değil, üstelik karpuz yükte ağır, pahada hafif birşey, hani safran falan dese bi derece. İnanmadığınız bir işe neden para yatırasınız ki? Üstelik de sizin için önemli olan bir paraysa.

Benim de dayım sizin babanız gibi o yüzden az çok tahmin edebiliyorum, sizden istediği borç bununla kalmayacak, zarar edecek borç isteyecek, tohum alması gerekecek borç isteyecek sonu gelmeyecek, ne siz mutlu olacaksınız ne de o.

Olur da parayı batırırsa bir de siz bu yüzden yurtdışına gidemezseniz önüne geçilemez sürtüşmeler ortaya çıkabilir, ona karşı duygularınız çok olumsuz bir hal alabilir, kendinize de öfkelenirsiniz ayrıyetten.

Ona güvenmediğinizi söylemek zorunda değilsiniz, bu projeye güvenmediğinizi sebepleriyle açıklayabilirsiniz.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
kendisi arayıp söylemiyor, annemi aracı yapmış. böyle de bir adam işte.

parayla traktör alacak sanırım. traktörü benim üzerine yaptırmasını mı istesem?
0
🌸ency
(07.06.09)
nolucak ki traktör sizin üzerinize olunca? şimdi hayır diyemiyorsanız, işleri batırırken elinden traktörü alıp satabilecek misiniz?
Bence siz de annenizi aracı yapın ve parayı hani yatırınca uzun süre geri alınamayan hesaplar falan var ya faiz falan veriyolar, onlardan birine yatırdığınızı söyleyin.
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
traktörü kendi üzerine yaptırsan bile satmana bir şekilde engel olabilir. kötü bir durum cidden. farklı bir baba profili. kesinlikle bir bahane uydurup paranı geleceğin için muhafaza etmeni öneriyorum. aynı durumda olsam hiç vicdan azabı duymadan söyledigimi yapardım.
0
hasnicktir
(07.06.09)
(bkz: baba)
0
sarere
(07.06.09)
vicdan yapılacak bir konu değil bu senin hayatınla alakalı. master yapmak için biriktirdiğin parayı niye çarçur edeceksin karpuzla kavunla? duygu sömürüsü bu.

aç olsa açıkta olsa ben bile derim yahu bak şu babana biraz ilgilen diye de anladığım kadarıyla öyle bir durum da yok. annenle birlikte bir kursa falan yazdır onları sen düşsünler yakandan. adam emeklilik sıkıntısından bulaşıyordur böyle işlere. amway'e girsin ya da. hem vakit alan bir iş hem de yatırım istemiyorlar bildiğim kadarıyla.
0
sipsi
(07.06.09)
bu senin tüm hayatını etkileyecek bir karar. benim bir arkadaşım da benzer birşey yaşadı ve yurtdışına gidip okuyacağı parayı ailesine verdi ve pişmanlığını yaşadı. sonuçta para iki günde çarçur olabilir babanın elinde ama aynı para senin geleceğin de olabilir. ileride bir araya getiremeyebilir sonra da geç oldu diye vazgeçebilir sonra da çok pişman olabilirsin, bunu ihanet gibi düşünmemeli sonuçta sen o parayı vermedin diye açda açıkta kalmayacak kimse. o karpuz yetiştirecek diye sen hayalinden olmamalısın.

p.s. bi de neticeyide bizlerle paylaşırmısın?
0
mahnita
(07.06.09)
bu soruyu vermeme kararınız konusundaki vicdan azabınızı hafifletecek telkinler için sorduğunuz açık. yalnız birşey dikkatimi çekti, hem "araba alma niyetiyle biriktirdiğim para" demişsiniz hem de "yurtdışı master için para" demişsiniz? ortada ikisine birden yetecek bir meblağ mı var, dönüştürmeyi mi düşünüyorsunuz birbirlerine nedir?

ek olarak ilk veya ortaokulda harçlık almamanın sorun olduğunu ilk defa duyuyorum. lise için bir miktar kabul edilibilir, olrayt. üniversitede de "harçlık almadan" derken talep etmemiş de almamışsınız gibi bir durum var. benim düşüncem üniversite zamanı özellikle bir erkeğin ailesinden göbeğini hafif hafif kesmesinin zamanı olduğu. bilgi için diyorum ben de başarı bursluydum ve okulun verdiği cep harçlığı + çalışmalardan biriktirdiğim parayla hem 4 senemi idame ettirdim hem de üzerine interrail falan bile çıktım.

demem o ki sanmayın herkesin ailesi para akıtıyor; ki bu bahsettiğim profil gayet orta-yüksek sınıf sayılabilecek skaladaki aileler için bile geçerli. dolayısıyla "onlar bana para vermedi ben de onlara vermem" prensibi çok geçerli bir mantığa büründürme mekanizması değil.

gelelim şuanki durum, şuanki paraya. ben şahsen babamın sağa sola, kredi kartına borcu olup boynu eğik dolaşacağına, bana borçlanmasını tercih edilebilir buluyorum. ha bunca borca rağmen bir de iş kurmak elbette tehlikeli. para sizin, karar sizin ama ben biraz bencillik ettiğinizi düşünüyorum. istediği meblağ nedir bilmiyorum ama en azından borçlarını kapatacak kadarını vermeniz iyi olurdu.
0
lhun
(07.06.09)
@lhun
parayı master için biriktiyorum ama 1 sene daha buralardayım, ancak birikecek. bu sırada da işe gidip gelirken kullanabileceğim bir araba alma niyetindeyim. farkındayım sadece harçlık hesabını ile değerlendirme yapamayacağımın. tabiki hesaplasak onlara oldukça borçlu çıkarım ama bu borç sürekli ileri kuşaklara akan birşey olarak düşünüyorum. dedemden babama geçmiş, ondan ise bana.

parayla iyi birşeyler yapacağını bilsem gözümü kırpmadan veririm. ben parayı kullanmasını bilen ince düşünüp yatırım yapmaya çalışan biriyim. babam ise tam aksi. kredi kartı borcu varken bunu ödemek yerine borçla serüvene atılan birisi.

hala hayır diyebileceğimi sanmıyorum. sabah annemle konuşup durumu anlatırım. bakalım ne olacak.
0
🌸ency
(07.06.09)
çocuk ruhlu adamlardan biriymiş baban, bende de bi tane var ordan biliyorum.
anladığım kadarıyla aç açık değiller, geçinip gidiyorlar emekli maaşlarıyla..yani hayatları bu karpuz işine bağlı değil..tamamen macera olsun diye düşünülmüş bir iş(kesin birileri gaz vermiştir bu işte para var diye)... ama senin hayatın bu paraya göre yön değiştirecek. herkes babandır bencillik yapma ver diyor ama bence bu parayı vermemek bencillik değil, bilakis babanın senin geleceğinle ilgili bir paraya göz koyması bencillik...zamanında babam, annemin çalışırken yaptığı bütün birikimi, abuk subuk işler yapmak için istediğinde ben de anneme "evlilik birbirine destek olmaktır, paranı ver bence, hem zaten fazlasıyla geri ödeyeceğini söylüyor, merak etme" demiştim..ama hiç de öyle olmuyor malesef...ne o paralar geri geldi, ne yapılan işlerden hayır geldi...abuk subuk şeylere yatırılan paralarla şu an emlak zengini bile olabilirdik öyle söyleyeyim...
sözün özü bence verme, babanın bir sezonluk eğlencesi için hayatının fırsatını riske atma...
0
arso
(07.06.09)
en basit cözüm, "baba vermeyi isterdim ama maalesef hepsini $u an icin vadeli hesap/tahvil/bloke yatirimda baglamis durumdayim, cekmek istersem 60% zarar olacak geri kalan da sana yaramaz zaten, baska bir yol düsünelim" demen.

Elbette baban, maddi olaylar araniza girmemeli ama bu sabikali, demek oluyor ki bile bile lades olmaz. Ancak ve ancak dü$kün duruma gelir gibi olurlarsa elbette yardim edeceksin.

Biraz vicdansiz bir yaklasim gibi oldu ama alaturkaligin lüzumu yok.Zaten kriz ortamindayiz, bugüne kadar nasil idare ettilerse ayni sekilde devam edecektir. Para senin, nasil yatirim yapacagini belirlemen gereken de sensin, baskasi degil!
0
the man who hears deepest inquisitions
(07.06.09)
bu saatte ne karpuz yetiştirmesi ki bu... daha en az 3 ayı var karpuzun :/
0
ilse
(07.06.09)
@ency;

Bir kere kötü ol. Rahat edeceksin.

Baban benim babam gibi biri olsa (babam işçi emeklisidir. karısı ve çocuğu için, son 5 senesi günde 12 saat mesaili, 30 sene eşek gibi çalışmıştır.) ne istese ver derdim. Ama değil işte.
0
pichoscosama
(07.06.09)
tamamdır. itiraf edeyim ki amacım şeytanın avukatlığını yapmaktı ki böylece reddederken daha kolay olabilme şansı olurdu sizin için.

şimdi gelelim reddetmeye, belirttiğim gibi kişisel fikrim ilk yorumumun aksine belki ufak bir meblağ haricinde kesinlikle reddetmeniz. ama "hayır diyemeyeceğim" dediğiniz şeyin sebebi ne tam olarak bunu düşünelim.

eğer suçluluk duygusu, ihanet hissiyse, kendinizi master vs gibi geleceğiniz için gayet önemli adımlarından mahrum bırakmak (en azından riske atmak) kendinize ihanet etmek değil de nedir? bence insan bunun için çok daha fazla suçluluk duymalıdır.

ikincisi ortalıkta hala bir suçluluk olacaksa bile bu orantılı olmalıdır. babanız iş için karar verirken sizinle oturup konuşup teati yaptı mı, fikrinizi aldı mı böyle bir yardıma ihtiyacı olacağı konusuna? sanmıyorum. öyleyse para "ihtiyacı" sizin sorumluluğunuz değil, onun sorumsuzluğu sonucu ortaya çıkmış birşey. böyle bir beklenti içine girerken kendisi ne kadar suçluluk duyuyor? çocuğum bu parasıyla geleceğini kuracak diyor mu? çocuğunun geleceğini mi öne koyuyor, yoksa ne sonuç getireceği belirsiz bir işi mi? eğer o bu kararı verirken suçluluk duymuyorsa sizin hiç ama hiç duymamanız lazım.

eğer içsel muhasebelerinizden ötürü reddedemem diyorduysanız bu saydıklarım biraz olsun reddetme kararını (ki en mantıklısı) vermenizi kolaylaştıracaktır.

ama başka ihtimallerden biri var ki bu da babanın o açıklanamaz otoriter/cezalandırıcı figürü. şayet böyle özellikleri var da bunlardan çekinip reddedemeyecekseniz işler daha zor elbette. bence yine de bunu kendinize karşı bir sınav alıp, reddedebildiğiniz takdirde başarılı hissedeceğiniz şekilde bir mindset oluşturmanız süper olacaktır.

öte yandan önceki yorumumda belirttiğim şeylerin bir önemi daha var. reddecekseniz, bunun gerekçesini bahaneler seviyesinde nispeten zayıf çıkarımlar (bana harçlık vermediler) değil de yukarıda saydığım gibi, güçlü ve mantıklı, pek suçluluk duymayan bir şekilde reddetmeniz kendinize saygı konusunda da elzem.

yani salt paranın verilmemiş olması değil, neden ve nasıl verilmemiş olduğu.
0
lhun
(07.06.09)
"Hayır" demeyi başarmanız herkesin yararına olur. Herkes yazmış zaten bir tür eğlence, macera babanızın atıldığı, "patron" olma sevdası, sıkıntı, bir yerlerden toparlama ve başarılı görünme hırsı bir sürü sebebi olabilir babanızın bu isteğinin.
Ama siz de görünen o ki az destekle okumuşsunuz, çalışıyorsunuz,para biriktirecek kadar akıllı ve tutumlu davranmışsınız neden bunları bir macera için çöpe atasınız ki?
Hem sonuç olarak daha önceki işlerini batırdıysa yüksek ihtimalle çok umutlu görünmeyen bu işi de batıracak, bu da bir sürü huzursuzluğa, mutsuzluğa, sürtüşmeye yol açacak. En azından bunları engellemiş olursunuz istediği borcu vermeyerek.


Hem insan neden hiç bilmediği bir işi yapmaya kalkar ve bir de traktör falan gibi büyük yatırımlarla başlar ki buna? önce bir fizibilite yapmak küçük alanlarda küçük yatırımlarla deneyip bir değerlendirme yapmak gerekmez mi?
0
hayali arkadaş
(07.06.09)
o para uçar. %35den çok çok daha az bi ihtimal var belli.
bir iki kötü deneyim olsa, yine de düşünebilirim ama sanki baban daha çok kötü referansa sahip.
ben olsam lisan-ı münasip ile otur oturduğun yerde artık minvalli bi konuşma çeker konuyu kapatırdım.
0
domine deyus
(08.06.09)
(bkz: #9261791)
0
kibritsuyu
(08.06.09)
verme.
0
cereal killer
(08.06.09)
naptın???
0
mahnita
(11.06.09)
@mahnita

bugün havale yaptım. geri vereceğini, hatta fazlasını vereceğini söyledi. inanmadım ama yapacak birşey yoktu. bakalım geri alabilirsem tekrar yazarım buraya.
0
🌸ency
(11.06.09)
gene vicdanın rahat etmedi demek ki. Allah sana daha çok para versin İnşallah, hem arabanı alırsın hem master ına gidersin rahat rahat. BAbam geri verdi mi vermedi mi derdin olmaz.
0
mahnita
(12.06.09)
aldı mı acaba :)
0
w a s d
(20.09.16)
kesin alamadı.
0
zgrydn
(20.09.16)
merak ettim takipteyim
umarım işleriniz düzelmiştir.
0
basond
(20.09.16)
Sakın verme.
0
yirmisantim
(20.09.16)
7 senelik duyuruyu nereden buldunuz yahu?

Duyuru sahibi arkadas vefat etmisti zaten, su an yazdikilarinizi okuyabildigini sanmiyorum pek...
0
mirandaiam
(20.09.16)
arkadaş intihar etmiş vay be.
Yazılanlardan böyle anladım
0
basond
(20.09.16)
(11)

bugün herkes sıkılıyor mu?

kalim
bugün kimi gördüysem, kimle konştuysam sıkılıyor yahu.. acaba herkesin mi canı sıkılıyor bugün??
bugün kimi gördüysem, kimle konştuysam sıkılıyor yahu.. acaba herkesin mi canı sıkılıyor bugün??
0
kalim
(07.06.09)
valla bende sıkıntıdan patlamak üzereyim. ardarda 3 bölüm how i met your mother ve 2 bölüm seinfeld izledim banamısın demedi.
0
eskili
(07.06.09)
final haftası olmasının büyük etkisi var.

(bkz: pazar sendromu)
0
ocanal
(07.06.09)
=) çıkın yürüyüş yapın. alın elinize kitap ya da müzik dinleyin açık havada. kesinlikle iyi gelecektir..

edit: soruya da cevap verelim, hayır=)
0
dambil
(07.06.09)
Ah keşke sıkılacak vaktim olsa. Neyse ne demişler? Akarken küpü doldur.
0
pichoscosama
(07.06.09)
evet, bende tartıştım, hafiften kavga ettim.. ve eve kapadım kendimi..
çok sıkılıyorum.. birazdan da zıbarıp yatıp uyucam.. berbat bi gün..
hava da çok basık zaten..
0
fuck milk get beer2
(07.06.09)
ben de feci sıkılıyorum ya. sıkılarak uyudum ve uyandım hatta.
tüm sıkılanlar toplansak da beraber sıkılsak. böyle negatif rezil enerji yaysak harika olmaz mı.
puf. off paf pifff.
0
sipsi
(07.06.09)
hava boğucu, evde kalmamak lazım bu havalarda,

erken kalkıp çok sıcak değilken sahile inmek(istanbul) lazım, şöyle güzel bir kahvaltı bebek'te. sonra az biraz gezinti.

plan yapmak lazım hergün için, bir şekilde dışarı çıkmak lazım, lazım lazım.
0
arigold
(07.06.09)
sabahtan beri sıkıntıdan ağladım lan. sırf sıkıntıdan. mal gibi evde oturuyorum bütün gündür.
0
cro magnon
(07.06.09)
Bugün/akşam dolunay vakti. Sıkıntı normal:)
0
gulden kale
(07.06.09)
nayır.
0
aithra
(07.06.09)
altin gunu muhabbeti donmus burda :P

cevabim: olumsuz
0
pyro clustic flow
(07.06.09)
(10)

Aldatılma acısı, ayrılık acısı v.s

nochristrequiress
Bu acılar nasıl geçiyor? Örneğin aldatılma acısının bir tedavisi var mı? Kişisel fikrim olarak yıllarca etraftan gördüğümüz üzere taraflardan erkek olanı çekip vurmak, kadın olanın da agzini burnunu dagitmaktan başka bir care gelmiyor aklıma. Ne diyim, çok iyi anlayabiliyorum adam oldurenleri. Baska
Bu acılar nasıl geçiyor?

Örneğin aldatılma acısının bir tedavisi var mı? Kişisel fikrim olarak yıllarca etraftan gördüğümüz üzere taraflardan erkek olanı çekip vurmak, kadın olanın da agzini burnunu dagitmaktan başka bir care gelmiyor aklıma. Ne diyim, çok iyi anlayabiliyorum adam oldurenleri. Baska bir care gelmiyor ki aklıma.

Çok büyük hayaller kurdugunuz bir kızla -hayatınızda boyle duygular yasamamis, ilk defa evliligi dusunmus, cocuk hayalleri kurmus, daha ilk ay ailenle tanistirmissin, gozlerine bakinca gozleri dolarmis, sulaleni tanimis, koye bile gitmis..- ve bu buyuk hayaller kendi malliginiz yuzunden bitmis, ama sonrasinda da acimasizca karsi taraf 2.gun de birilerini bulmus. Bu aci nasil gecer?
0
nochristrequiress
(28.05.09)
2.gün bulduğu oğlanın suçu ne ? kızı öldür, geçer acısı. allaaam yaaa.

1 aya unutursun.
0
artikbenimdebirvolvomvar
(28.05.09)
Uzun sürse de, unutuyorsun bir süre sonra. Öfke duygusu üzüntüyü bastırırsa daha kolay olur. Yalnız öfkeyi intikama dönüştürme, tck oyabilir. Yoksa çoktan kezzap atmıştım ben birilerinin suratına.
0
tekosin
(28.05.09)
ön bilgi: bir dahaki sefere mallık yapmazsın. bitmiş ilişkiden sonra edinilen sevgililere de (ister bir saat sonra olsun ister bir ay) aldatılma denmez.

sorunun cevabı: çok ekstrem çözüm olarak açık ilişkileri öneriyorum sana. aldatılma ihtimalini bile ortadan kaldırıyorsun ne şahane değil mi.

kişisel yorum: mallık mallıkla kapanmaz ne demek adam öldürme kadının ağzını burnunu dağıtma. şehir magandası seni. her ayrılık acısı yaşayan/aldatılan adam öldürmüyor. etraftan gördüğümüz üzere demişsin senin algında bir sorun var. hislerine uygun örnekleri seçiyorsun. iyi etmiş kız. çocuk hayalleriymiş. senin gibilerin üremesi engellenmeli.
0
sipsi
(28.05.09)
olan olay kendine guvenin zedelenmesi. senden ayrildiktan sonra hemen bir baskasini bulmasi "bir baska erkegi senden daha nitelikli buldugunu" belirttiginden kendini bok gibi hissediyorsun. bunu tamir etmenin tek yolu bir baskasi uzerinde basarili olup, beynine bu onceden guvenini kaybetmene neden olan olayi (terkedilmeyi) bir "istisna" olarak gosterebilmen. yani bir baskasini bulur ve onu mutlu edebildigini gorur isen, o kisi de sana karsiliginda memnuniyet/vefa (artik nasil gormek istiyor isen) gosterebiliyor ise, guven dengen yerine gelir ve su anda uzuldugun kadar uzulmezsin.

ha, gercekten asik iseydin bu kisiye, bir sonraki bulacaklarina da onun kadar asik olmazsan, unutamazsin, iste o zaman bu duygular bir yasam tarzi da olabilir, askin edebiyatini yaparsin. bence.

ozet: ne pahasina olursa olsun acilen bir baskasini bulman lazim. erkeksen hemen yedeklerden birisiyle takilmaya basla, hic yoksa hayat kadini da isi cozer, kiz olsaydin da bir-iki gece disari cikip birkac erkegin asilmasina izin ver derdim, maksat kendine guvenin geri gelsin.

millet o bahsettigin "erkek olani vurma, kiz olani dovme" olayini yukaridaki cikis yollarini bulamadiklari zamanda sosyal cevrelerine kendilerini kanitlamak ve kendinlerine olan guvenlerini bu yoldan geri getirmek icin yapiyor, ve bu her ne kadar dogal oldugu icin "hafifletici neden" den sayilsa da, iki kere dusunmek lazim bunun uzerinde: bagirmak, fiziksel siddet vb.. olaylari bir son care degil mi? senin bu acidan kurtulmak icin elindeki butun diger sanslar tukendi de mi bunu yapmayi dusunursun?
0
bunubenyazdim
(28.05.09)
@bunubenyazdim

agzina saglik, guzel yazmissin. peki kizin penceresinden bakarsak, hemen birini bulmasi ona ne anlam ifade ediyor? ne soylemeye calisiyor?
0
🌸nochristrequiress
(28.05.09)
bekliyorsun, geçiyor.
yalnız kalma, insan içine çık, yakınlarda bi festival filan varsa hatta süper oluyor. sonra çivi çiviyi söker de deme, paşalar gibi acını yaşa. belki bir daha yaşamazsın böyle bir şey.
0
derectus
(28.05.09)
(bkz: #8024342)

muhtemelen ikinci aşamadasın, geçer. geçmiş olsun hatta.
0
kurukafa
(28.05.09)
öncelikle buradan yardım etmeyi değilde sana hakaret etmeye çalışanları sallama:)
ikinci olarak bu durumun ilk başları hakkaten çok zor ve çeilmez bir dönemdir bilirim. en mantıklı yöntem hemen başka birini bulmak ilk başta o başka biriyle zaman geçirmek dahi işkence gibi gelicek olsa da belli bir süre sonra yavaş yavaş eskisini unuttuğunu fark ediceksin. baktın başkası olmuyor bulamıyorsun, duygularını ve nefretini hergün yazıya dök, her geçen gün ilk baştaki nefretinin aslında ne kadar da komik gelmeye başladığını fark ediceksin, yazılarında değişimi gördükçe yolun sonunda bir ışık olduğuna kendinde ikna olmaya başlayacaksın.

ve son olarak eminim ki sende biliyorsun ve ilk üzüntüyle hırsla söylemişsindir ama belirtelim dövmek öldürmek gibi eylemler çözüm değildir.
0
bir zamanlar cocuktum
(28.05.09)
öncelikle bil ki "bu da geçer" valla bak, her şey geçer her şey hafifler zamanla, işte tek sorun senin acının nasıl geçeceği nasıl başaracağında gizli. tabii ki çekip vurmak bir çözüm değil büyük ihtimalle çekip vurabilecek noktaya gelirsen bu kadar çok sevdiğin bir insanı sonradan da ya kafayı yersin ya da vicdanın el vermez bi tane de kendine sıkarsın. şimdi yaşadığın acı hayal kırıklığı, kendini değersiz görme durumu o kadar büyük ki bunları düşünmen aslında çok doğal, bence kendin de biliyorsun ki asla çekip vurmayacaksın zamanında ben de acıdan "intihar edenleri anlıyorum" derdim kendime.... ayrıca da evet kesinlikle ayrıldıktan 2 gün sonra başkasını bulması doğru değil her ne kadar artık ayrılmış da olsanız bence de doğru değil, ama herkesin acıyı geçirme ilerleme yöntemleri farklı işte :)inan bana zamanla her şey geçiyor tek sen değilsin böyle şeyler yaşayan. illa çivi çiviyi sökecek diye bi kaide yok gelişine bırak belki de ilerde daha iyi ve daha güçlü olabilmek için yaşaman gereken şey bu acıyı çekmek aslında. yaz, çiz ya da al çantanı gez toz, iç gül, eğlen, hatta ağla, yalnız kal ya da yararlı olacağına inanıyorsan başkasını bul takıl ama bil ki zamanla geçecek...
0
sleep may be the enemy
(29.05.09)
sen de biliyorsun ki kiz egosunu tamir etmek/yukselterek unutmak icin yapiyor da, egosunu dusuren nedir? esas merak ettigin bu herhalde?

yani senin bahsettigin "mallik" mi, yoksa malligi affetti de genel olarak sana karsi olan sevgisi mi azaliyordu da boyle oldu? simdi nasil bu kadar onemsiz oldun, nasil degersiz oldun onun gozunde? bunlari ogrenmek istiyorsun saniyorum?

eger "mallik" ise zaten farkindasindir sana cevap verdigini, bu durumda haketmedigini dusunuyor isen yapacak bir sey yok, sen de bunu biliyorsun, arada olur boyle fazla reaksiyonlar, onumuzdeki maclara bakacagiz. eger hakediyorsan da super, cunku artik neyin iyi oldugunu, neyin de kotu sonuclar getirdigini gordun, uzun hayatinda karsina bir benzer ask ciktiginda o kisi icin daha iyi bir insan olacaksin. ve sen malligin yuzunden olmasini tercih edersin,

cunku aksi durumda kendi egosunu yukseltirken senin egona basmis, ezmis oldu, seni artik saygi duymaya deger gormeyerek. niye yaptigini da soylemedi, farkettirmedi. eh elinde spesifik bir neden olmadigi icin genel olarak kendinden nefret edeceksin. simdi bu baska sorular acar; mesela acaba kiz birkac ay once hoslanmayi birakti da bu elemanla mi tanisti, eleman bunu tavladi? yoksa kiz simdiye kadar hep yalan mi soyluyordu? icinden cikamazsin. ve iste bu ezilmis ego kafasi ile dusunmektir nefret duyduran, guven dusuren, kanitlamak icin adam oldurten, kendini oldurten. bunlar hep "menfi" dusunceler o yuzden, sadece sana zarar verir.

simdi sen oturup dusunuyorsun bu kadar kiz hakkinda, olan olaylar hakkinda, dert ediyorsun, aci cekiyorsun falan, o zaman durup sorman lazim, "bu kiz buna deger mi?" deger ise, bir problem yoktur. eger bu kiz buna deger ise, ben de olsam ben de cekerdim acisini sonsuza kadar. ama iki terslik var bu iste, birincisi son derece kli$e hem de: dunyada senin ulasabilecegin, ve guzel bir gelecege sahip olabilecegin birden fazla kiz var. yani bu baglamda hic bir kiz kendini tehlikeye atmaya / adam oldurmeye deger degil. ikinci terslik de su: cunku ben oyle degerli bir kiz ugruna yapiyorsam olayi, atlar adami bir sekilde halleder kizi alirdim, sen diyorsun ki kizi da vurayim/doveyim. ama kizi da dovuyorsan sen kiza asik degilsin, sen aci dolusun, kiz oyle bir travma yasatmis ki bu hareket ile, bunu cozumlemeye calisiyorsun, egon son bir hamle ile sucu kiza atarak kendini dagilmaktan kurtariyor. son noktadasin, buradan asagi kayarsan intihar ediyor, cok durursan da katil oluyorsun. hemen yukselmelisin o yuzden, sen de egonu tatmin edecek, guven verecek bir sey bulmalisin. maksat kimseye bir zarar gelmesin, pareto optimality olsun.

bu halde arkadasin olsam sunu soylerdim: aman onun ne demek istedigini dusunme. cekimine karsi koyman gereken bir kara delik onun dusunceleri. eger dusunmeye devam edersen acin/askin zamanla daha da buyur, ustesinden gelinemez olur, menfi olur.

kizin gercek amaci ne olursa olsun, onemli olmamali, bundan sonra yapacaklarini etkilememeli. ayrildigin andan itibaren uzerinde bir yaptirimin olmadigi icin artik yaptigi ve yapacagi her sey de facto etik. daha fazla dusunmek, nedenlerini aramak senin psikolojine, kendine olan guvenine, hayat hedeflerine ulasmana zarar verir sadece. ve nasil senin kiz uzerinde yaptirimin yok ise onun da senin uzerinde duygusal yaptirimi olmamali, onun hareketleri artik seni baglamamali. ona karsi olan butun duygularin yeni birisini buldugun zaman erozyona ugrayacak zaten.

sonra yazmamissin ama saniyorum ki her seyin uzerinde bu guven kaybi yuzunden bir de utanc var icinde, ve ben derim ki: utanilacak bir sey yok, herkesin basina bir sekilde benzer seyler gelir. maksat icine atma, paylas zehri..
0
bunubenyazdim
(29.05.09)
(4)

izmir'de turta

tepedeki psychedelic adam
izmir'de güzel turta nerede yenir, nereye gitmek lazım?
izmir'de güzel turta nerede yenir, nereye gitmek lazım?
0
tepedeki psychedelic adam
(04.05.09)
reyhan pastanesi'nde yemedim turta ama kesin güzeldir yani her şeyleri güzel=)
0
dambil
(04.05.09)
alsancak'ta amerikan kültür'e giderken sağda bir köşe başında "papillon" var. özellikle üstü mereng kaplı limonlu turtadan bir dilim de benim için yiyiniz.
0
morella
(04.05.09)
turta dediğiniz şey bildiğiniz pastadır, torte'den gelir. ama böyle pushing daisies'deki gibi mamalar arıyorsanız onlara tart (üstü açık olanı), pie (üstü hamurla kapalı olanı) ve kiş (tuzlu hamur) yemelisiniz. hatta minikleri de var tartolette diye ne şirin isim değil mi.
0
sipsi
(05.05.09)
evet benim sorduğum aslında tam olarak pie oluyor, sayın sipsi. üstünde kare kare delikler olan. tartolette'nin de ismi güzelmiş evet ama bulunamaz herhalde. ya da hepsi tartolette'dir zaten.

tart mı yoksa? karıştı sanki.
0
🌸tepedeki psychedelic adam
(05.05.09)
(8)

Ales siz emba programı?

sezaryan
soyle elimi kolumu sallaya sallaya parasını bastırıp kayıt olabilecegim e-mba programı var mı?varsa yazar mısınız?not:amac okumak adam olmak degil askerden kacmak..
soyle elimi kolumu sallaya sallaya parasını bastırıp kayıt olabilecegim e-mba programı var mı?varsa yazar mısınız?

not:amac okumak adam olmak degil askerden kacmak..
0
sezaryan
(24.04.09)
İstanbul Bilgi Üniversitesi e-mba
www.bilgiemba.net
0
roadrunner merlin
(24.04.09)
Bilgi e-MBA Programına başvuracak adayların,
• Üniversite mezunu olmaları,
•Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş (ALES) ≥ 55 puan veya GRE sınavındaki sayısal bölümünden ≥ 610, veya GMAT sınavından ≥ 450 puan almış olmaları gerekmektedir

Alese girmedim ve agustosta tecilim doluyor oyuzden alese istesemde giremem..Buyuzden alessiz emba programı arıyorum. varsa tabi.
0
🌸sezaryan
(24.04.09)
hmm. atlamışım demekki onu
0
roadrunner merlin
(24.04.09)
aydın üniversitesi'nin programlarına bak...
0
sipsi
(24.04.09)
sipsi Aydin universitesinin sitesinde soyle diyor
E-İŞLETME ÖĞRENCİ KABUL ŞARTLARI

e-İŞLETME Programına başvuracak adayların,
• Üniversite mezunu olmaları,
• Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş (ALES) ≥ 55 puan almış olmaları gerekmektedir.

ÖZEL ÖĞRENCİ KATILIMI

Bir yüksek öğretim kurumu mezunu olarak belirli bir konuda bilgisini artırmak isteyenler e-İŞLETME Programındaki derslere özel öğrenci olarak katılabilirler. e-İŞLETME programlarının derslerini izleyen özel öğrencilerin, kabullerini izleyen iki (2) yarıyıl içinde, programın öğrenci kabul koşullarını yerine getirerek yüksek lisans öğrencisi olmaları durumunda; özel öğrenci iken başarı ile tamamladıkları e-İŞLETME derslerinden aldıkları 12 kredilik dersler, geçerli sayılır.
Simdi sorun su ki ben ozel ogrenci olursam bana askerligimi tecil ettirebilecek bir belge verirler mi? Bu arada alese girmeye usenmıyorum basvuru zamanını gecirmisim ve agustostan once bir belge goturmeliyim askerlik icin.
0
🌸sezaryan
(24.04.09)
Bildigim kadariyla maltepe universitesi Ales olmadan kabul ediyor ama sonra okurken ales ten puan yapmani istiyordu. kontrol etmekte fayda var, üşendim şimdi..
0
kartonpiyer
(24.04.09)
Bildigim kadariyla yeterli degil kartonpiyer bir link yada ayrıntılı bilgi arıyorum,yoksa google a e-mba yazıp aratmak okadar kolay ki..
0
🌸sezaryan
(24.04.09)
bilgi üniversitesi de ales i sonradan tamamlama imkanı tanıyordu yanılmıyorsam.
0
susannah
(25.04.09)
(4)

hamur saklanır mı?

domine deyus
şimdi ben gece acıkmalarım için genelde krep yaparım evde ekmek falan yoksa.sırf bunun için küçük kutu süt ve ın stokluyorum evde. ekmek stoklayamıyorum zira.ama her seferinde hamur yapmak da zor gelmeye başladı. ben şöle kocaman kap hamur yapsam dolapta ne kadar saklayablirim bunu? gıda mühendisi,
şimdi ben gece acıkmalarım için genelde krep yaparım evde ekmek falan yoksa.
sırf bunun için küçük kutu süt ve ın stokluyorum evde. ekmek stoklayamıyorum zira.

ama her seferinde hamur yapmak da zor gelmeye başladı. ben şöle kocaman kap hamur yapsam dolapta ne kadar saklayablirim bunu? gıda mühendisi, deneyimli ev kızı falan vardır di mi burada:)

içinde süt, un, yumurta ve yağ var.
0
domine deyus
(17.04.09)
saklanmaz... en fazla bir gün o da dolapta... ama maya olduğu için dolapta durması hamuru oozar, sağlığı geçtim pişirdiğin tat vermez...

anam deyü...
0
yapcak bisi yok
(18.04.09)
yok mayasız bişey bu. ama yumurta olması beni de işkillendiryor.
0
🌸domine deyus
(18.04.09)
İçinde süt ve yumurta bulunan şeyler genel olarak saklanamaz. Buzluk da buna dahil.
Arkadaşlar cevap vermiş ama genel bir kural olarak bu aklınızda olsun.
0
endless dream
(18.04.09)
1- haftasonu 50-60 tane krep yap at buzluğa. çözdür çözdür ye. hiçbişicikler olmaz. bir hafta idare eder.

2- süt, un ve yağ karışımını at dolaba. en az 3-4 gün normal durur. yumurtasını atıp çırpıp bişir yi.

3- un, yumurta ve yağ karışımını at buzluğa. çözdür içine sütü kat pişir. sapasağlam kalır hiçbişi olmaz.

4- süt, un, yumurta ve yağ karışımın da dolapta 24 saat durur. yani iki günlük stoklar halinde de yapabilirsin.

not 1: mayalı hamurlar dolapta 24 saat bekleyebilir mayası kaçmaz. mayalı hamurları ayrıca dondurabilirsiniz de. 3 ay durur bir şey olmaz. çözdürdükten sonra fazla bekletmemek lazım.

not 2: krep, waffle, blini gibi akışkan hamurlardaki asıl dondurulamama sorunu sütten kaynaklanıyor. haliyle içindeki su ve yağ ayrışarak donuyor. lezzeti bozulur.
0
sipsi
(18.04.09)
(3)

Oğuz Atay hakkında bilgi, makale vs.

eagle is free
Oğuz Atay'ın romanlarıyla ilgili bir tez hazırlıyorum. Tezimin konusu: Oğuz Atay'ın romanlarında yapı ve muhteva. Edebiyat mezunu olan arkadaşlar ya da bu konuyla ilgisi olan arkadaşlar bana makale konusunda veya görüşleri konusunda yardımcı olurlarsa çok sevinirim. Malum, Oğuz Atay çok derin bir ok
Oğuz Atay'ın romanlarıyla ilgili bir tez hazırlıyorum. Tezimin konusu: Oğuz Atay'ın romanlarında yapı ve muhteva. Edebiyat mezunu olan arkadaşlar ya da bu konuyla ilgisi olan arkadaşlar bana makale konusunda veya görüşleri konusunda yardımcı olurlarsa çok sevinirim. Malum, Oğuz Atay çok derin bir okyanus ve ben bu okyanusun içinde kayboldum.
0
eagle is free
(16.04.09)
80li yıllarda zaman gazetesinde yayınlanmış bir yazı dizisi var evde bir yerlerde, işene yararsa yollayayım, ama fotokopi halindeler.
ayrıca anadolu üniversitesi kütüphanesinden de yararlanabilirsin gazeteler ile ilgili.
0
derectus
(16.04.09)
iletişim yayınlarından "oğuz atay'a armağan" isimli bir kitap var 4 bölümden oluşan. bölümler: oğuz atay üzerine yazılar, oğuz atay'ın yazıları, o.a ile yapılan röportajlar ve o.a'nın eserleri üzerine yazılar. ilgini çekerse daha da açabilirim özelden mesaj atıverirsin.
0
sipsi
(16.04.09)
Varlık edebiyat dergisinde bir oğuz atay yazısı okumu$tum ama ne sayısını hatırlayabiliyorum ne de yazının içeriğini. aklımda kaldığı kadarıyla rhan koçak'ın bir yazısıydı.

varlik.com.tr'den ula$ırsanız size yardımcı olacaklardır.

bir de bilgi üniversitesinde son bir yıl içinde bir etkinlik (seminer,konferans) olmu$tu. oğuz atay hakkında. onuda ara$tırırsan bir yardımı olabilir.
0
robinbook
(17.04.09)
(5)

cafe-bar açıyoruz.. sponsor ilişkileri hakkında?

wolkymus
selam çorumlular.. çok yakında izmirde denize sıfır acaip güzel bi yerde cafe bar açmak niyetindeyiz. dekorasyon konusunda sponsora ihtiyacımız olacak. bu iş hakkında fikirleri olanlar var mı? kimler sponsor olur (efes, istanblue, redbull vs.)? neler yaparlar? nedir abi yani???
selam çorumlular.. çok yakında izmirde denize sıfır acaip güzel bi yerde cafe bar açmak niyetindeyiz. dekorasyon konusunda sponsora ihtiyacımız olacak. bu iş hakkında fikirleri olanlar var mı? kimler sponsor olur (efes, istanblue, redbull vs.)? neler yaparlar? nedir abi yani???
0
wolkymus
(24.03.09)
bar sektörünü bilemeyeceğim ama bu şekilde bayilik işlerinde adamlar geliyorlar mekanını yapıyorlar ama her ay sana belirledikleri bir mal kotası var onu yığıyolar. satsan da satamasan da. o şekilde işliyor.
0
teritori
(24.03.09)
sigara sirketlerinle gorus. ozellikle winston (jti) ve kent (imperial tobacco) tabii redbull ve burnde yardimci olabilir. Mekanin kalitesine bagli ne kadar sponsor olacaklari. Bu cash paradan ucuz mala kadar degisebilir.
0
rich peach
(24.03.09)
efes, görsel malzemeleri, masa ve sandelyeyi karşılar ama carlsberg daha fazlasını yapar. yalnız carlsberg'in çok içilmediğini de göz önünde bulundurmalısın. Bu firmalar sponsorluk yaparken belli bir satış kotası belirliyorlar ve bu kotanın süresi sınırlı olmuyor.
efes(kotalı ama mekan durumuna göre bedelsiz 50 fıçı kadar bira veriyor), coca cola, redbull kotasız çalışıyor. sigara markalarından da winston mekanda stand kurarsa bir miktar para veriyor.
0
pongiyen
(24.03.09)
aşçı lazım mı dayı? istanbul'dan sıkıldım bu aralar :)
0
sipsi
(24.03.09)
nerede açtığınızı söylerseniz ilk müşterileriniz olabiliriz :)
0
cilgin fantezilerin adami
(24.03.09)
(8)

Kaynak göstermece - Citation

luin 41
Merhabalar, cahiliyetimi bağışlarsanız "kaynakça" ve "kaynak gösterme"ye dair bir sorum olacak. Mesela bir makaleden alıntı yapıcam. alıntı yapılacak bölüm de xyz isimli makale yazarı diyor ki "hede hödö isimli yazar bilmem ne çalışmasından bu konu böyle böyledir demiştir. (hödö, 2000)". Şimdi ben d
Merhabalar, cahiliyetimi bağışlarsanız "kaynakça" ve "kaynak gösterme"ye dair bir sorum olacak.
Mesela bir makaleden alıntı yapıcam. alıntı yapılacak bölüm de xyz isimli makale yazarı diyor ki "hede hödö isimli yazar bilmem ne çalışmasından bu konu böyle böyledir demiştir. (hödö, 2000)".

Şimdi ben de bu kısmı kendi çalışmama eklemek istiyorum ve aynen böyle hede hödö demiş olarak. Bunu nasıl yazmam lazım, kaynak olarak xyz'yi mi hede hödö'yü göstermeliyim. Bunu sonuçta xyz söylememiş ama ben xyz'nin makalesinde görüyorum. Hede hödö'nün makalesi haliyle benim elimde yok, kaynak göstermek için xyz'nin kaynaklarına gidip, kaynağı ordan mı kopyalamalıyım? Napmalıyım? Çok kafam karışık, ya da kafam çok karışık.
0
luin 41
(23.03.09)
şu sayfa size yardımcı olacaktır.

tk.bilgi.edu.tr
0
demcan
(23.03.09)
ikisini de göstertmen daha bi makbül.

öneri 1: xyx'nin de belirttiği gibi, hödö abc konusunda bu böyledir diyor. (kaynakçaya ikisini de yazarsın)

öneri 2: hödöyle abc konusunda hemfikir olan xyz abc konusunun bu böyle olduğuna katılıyor.
0
sipsi
(23.03.09)
ingilizce yazarken hede höde 2000 (and the references therein) gibi bir kalıp kullanılıyor, benzer bir şey kullanabilirsiniz (hede 2000 (ve içeriğindeki kaynaklar) gibi). görmediğiniz, kullanmadığınız kaynağı referans göstermeniz yanlış olur.
0
zbam
(23.03.09)
ofis le entegre calısan bir programı vardı bunun. endnote diye. onu kur cok nefis kolaylık saglıyor.
0
bryan fury
(23.03.09)
sen sadece aldığın kaynağı belirteceksin, aldığın kaynağın kimden aldığıyla ilgilenmene gerek yok, araştırmak isteyenler aldığın kaynağa bakarlar..
0
alkolikfedai
(23.03.09)
@alkolikfeadi, öyle bir şey yok. Normalde yapılması gereken ana kaynağı (hödö, 2000) bulup okumak ve gerçekten senin de diyeceğin şey için önemliyse ona referans vermektir. Ama hödö'nün makalesini bulamazsan ingilizce makaleler için konuşuyorum, biz şöyle referans veriyoruz (hödö, 2000; as cited in xyz, 2007).
0
sui
(23.03.09)
zotero kullanalim, kullandiralim.
0
fdegir
(23.03.09)
naklen atıf yapabilirsiniz.

hedehödö (bu ne) isimli yazarın dediği şeyi ana metinde yazıp, dipnotta şu şekilde atıf yapıyoruz. (1)

(1) hedehödö, 2000, s. x'ten naklen: xyz, 2001, s. xv.
0
gulden kale
(23.03.09)
(7)

12 adet yemek bıçağı 45 tl?

kirkinin da kulpu kirik kup
bir düzine yemek bıçağına ihtiyacımız vardı. avrupa yakasında mercan'da mutfak eşyası satan dükkanlara baktım. ar-yıldız çok pahalı, zaten günlük kullanım için hem kaliteli hem fiyatı normal bir şey arıyordum. anlaştık, 12 adet yemek bıçağını (markası galiba yetkin'di) 60 tl'den pazarlıkla 45 tl'ye
bir düzine yemek bıçağına ihtiyacımız vardı. avrupa yakasında mercan'da mutfak eşyası satan dükkanlara baktım. ar-yıldız çok pahalı, zaten günlük kullanım için hem kaliteli hem fiyatı normal bir şey arıyordum. anlaştık, 12 adet yemek bıçağını (markası galiba yetkin'di) 60 tl'den pazarlıkla 45 tl'ye getirtecek pazartesi günü adam; ama içim rahat değil. satıcının dediğine göre çatal-kaşık-bıçak takımının en pahalı parçası zaten bıçakmış.

bu işlerden hiç anlamıyorum, bu fiyat iyi mi? bir de istoç'ta fiyatlar uygun diyorlar mutfak eşyası için, ne kadar doğru? orası da çin malıyla mı dolu? velhasıl yakın zamanda çatal-bıçak satın almış birileri varsa fikir belirtebilir mi? şimdiden teşekkürler...
0
kirkinin da kulpu kirik kup
(19.03.09)
dışarıda fiyatlar ne kadar farklıdır bilemiyorum ama bazı online olanaklar:

www.hepsiburada.com
0
507
(19.03.09)
Ben Paşabahçe'nin kampanyalı ürünlerinden almıştım, iyi maldı ama açıktı yani, 6 bıçak, 6 kaşık falan ayrı ayrı topluyorsun öyle diyeyim. Bıçakların tanesi 8 lira falandı. Bence sizin aldığınızın malzemesi iyiyse hiç fena değil fiyat.
0
sui
(19.03.09)
@507
hepsiburada.com'da çok sınırlı seçenekler var, 3'lü demiş ama tam anlaşılmıyor ne olduğu. aradığım marka olsaydı belki daha iyi fikir edinebilirdim ama yok.

@sui
8 lira çok fazla benim hesaba göre. paşabahçe'de satılıyordu ama markası paşabahçe değildi herhalde?
0
🌸kirkinin da kulpu kirik kup
(19.03.09)
Paşabahçe çatal bıçak üretmiyor zaten benim bildiğim. Valla baktım ama marka göremedim, Amberes diye bir model. Paslanmaz çelik işte, tasarımı çok şıktı. Ama diyeceğim o ki, bu çatal bıçak olayı pahalı bir şey, Jumbo'nun 12 kişilik takımları 1.500 liranın üzerinde mesela. Tamam sizin alacağınız Jumbo değildir belki ama pahalı yani bu şeyler.
0
sui
(20.03.09)
pasabahce indirim yapmis catal bicak olayinda. bazilari 5 kusur fiyata idi 2 gun once. sehrinizde varsa ikea'ninkiler ucuz ve kardesimdekiler paslanmadi.
bir de ist'te iseniz baryampasa belediyenin ordaki meydanda jumbo'nun outlet'i var.
0
pyro clustic flow
(20.03.09)
eminönündeki dükkanları (mısır çarşısının yeni camii kapısının arkasında kalanlar) deneseydiniz keşke. 12 bıçağa 20 liradan fazla vermezdiniz. parçaya göre fiyat farkı da çok acaip saçma geldi bana. geçen gün (çarşamba) 6 çatal, 6 kaşık, 6 da bıçağı 30 liraya aldım ben. gayet de kaliteli. makinede yıkadım çizilmedi etmedi pırıl pırıl çıktı.
0
sipsi
(20.03.09)
@sipsi
eminönü'ne hiç bakmadım. mercan'da, beyazıt-eminönü arası bu dediğim yerler. bahsettiğim fiyattan daha ucuzu da vardı, herhalde 30 filan tutardı en fazla onlar, ama insan paslanır mı diye korkuyor. o da hemen belli olmuyor, ancak zamanla... sizin aldığınızın markası neydi?
0
🌸kirkinin da kulpu kirik kup
(21.03.09)
(5)

ales,askerlik,agustos, tecil,ben,is,e-mba,yumurta,kapı,nasıl?

sezaryan
sadece ve sadece askerligimi tecil ettirebilmek icin alese girmek istiyorum. simdi benim askerligim tecili en son agustosta doluyor. Ben bu mayısta alese girersem(sanırım sınav mayısta) ve kazanırsam okula kaydı ne zamana yaptırabilirim. yani mesala okulun kayıdı eyluldeyse ben agustostan eylule kad
sadece ve sadece askerligimi tecil ettirebilmek icin alese girmek istiyorum. simdi benim askerligim tecili en son agustosta doluyor. Ben bu mayısta alese girersem(sanırım sınav mayısta) ve kazanırsam okula kaydı ne zamana yaptırabilirim. yani mesala okulun kayıdı eyluldeyse ben agustostan eylule kadar nasıl ve nerden tecil alabilirim?bir ikincisi basvuracagim mba modeli internetten dersleri alabilecegim bir program olmali yani okula finaller disinda devam etmeyecegim.boyle biseye kayıt olmak icin yuksek puan gerekir mi? ucuncusu bedelli askerlik cikar mi?
0
sezaryan
(05.03.09)
özel üniversitelerden bazıları parasını bayılırsan ales'siz bile alıyorlar yüksek lisans programına, kasımdakine falan girmeni kabul ediyorlar. devam falan da istemiyorlar. özellikle yeni açılan üniversiteleri denemeni öneririm. dandik mandik derdin askerlik teciliyse işini görür.
0
sipsi
(05.03.09)
Merhaba,
Tecil için askeriyeye gidip "Yüksek lisans yapacağım." diyorsunuz, halloluyor.
Diğer sorduğunuz soruları bilmediğim için cevap veremiyorum.
Kolay gelsin.
0
nuage
(05.03.09)
nuage bu kadar kolay mi ya yapacagim diyip yapmassam.. yok mu bunun proseduru falan?
0
🌸sezaryan
(05.03.09)
O kadar kolay. Şayet mezuniyet tarihiniz çok geçmediyse ya da daha önce tecile gitmediyseniz direkt 2 yıl tecil veriyorlar. Bu kadar kolay!
0
nuage
(05.03.09)
selam,

öncelikle asal'ın sayfasını incelemeni öneririm. tahminim doğruysa, yani 2007 haziranda mezun olup, 5xxx nolu kanundan faydalanarak ağustos 2009'a karar aldırdıysan, ağustos'ta "tertip" oluyoruz.

mezuniyet tarihi daha sonra ise, yasa gereği hala tecil hakkın var demektir. bu durumda master kapılarını iki kez daha zorlama fırsatın olacaktır. maltepe üniversitesinin e-mba programı var, başvuruları internetten yapılıyordu.

embamaltepe.euniversite.org
0
matthias coltrain
(05.03.09)
(7)

üniversiteyi şikayet etmek

emuncipation
hukukçuların alanına girecek bir soru soracağım, özel bir üniversitede yüksek lisans yapıyordum, "özel öğrenci" statüsünde biri alınmıştı, les puanı barajı geçmiyordu bu hanfendi iki sene boyunca her les'e girip yine geçemedi ama hukuksuz bir biçimde mezun ettiler. kendisi çok önemli bir sermayedarı
hukukçuların alanına girecek bir soru soracağım, özel bir üniversitede yüksek lisans yapıyordum, "özel öğrenci" statüsünde biri alınmıştı, les puanı barajı geçmiyordu bu hanfendi iki sene boyunca her les'e girip yine geçemedi ama hukuksuz bir biçimde mezun ettiler. kendisi çok önemli bir sermayedarın eşiydi o süre içinde sözkonusu sermayedarı sık sık üniversiteye çağırıp panel falan verdirttiler, hocalardan bazıları ile başka çıkar ilişkileri olduğunu da enformel yollardan biliyorum.
şimdi ben bu durumu şikayet etmek istesem ne yapmam gerekir acaba?
0
emuncipation
(02.03.09)
etsen pek birsey olacagini sanmiyorum. illa ki bir kilif uydururlar. sen bosuna kendi sinirlerini yipratma. notlarini yuksek tut, piyasada zaten anlasilir degeri ve degerin.
0
x daemon
(02.03.09)
türkiyede özel üniversiteler tekel bayii gibi yönetildiğinden sonuç alman imkansız.
0
makineci
(03.03.09)
amacına ulaşamadığın gibi, o sermayedar da ileride yolunu kesebilir ibo! gibi. olmaz olmaz deme.

bir devlet üniversitesinde, önemli bir ailenin çocuğuna uyduruktan yüksek lisans ve doktora yapıldığına şahit oldum, tezi yazanlar da hocalardı.
0
abtash
(03.03.09)
abi en azından git bi tehdit savur bakalım. belki senin meseleyi halletmekle konuyu kapatma yoluna giderler? tanıdık gazeteeci falan bul ya da ünlü böyle. onlar bakınca çözülüyor olaylar.
0
sipsi
(03.03.09)
bu tür olayların münferit olmaması insanı fena halde öfkelendiriyor.
want2die-ben masraf yapar mıyım bu iş için, sadece şikayet etmek istiyorum.
sipsi-tanıdık gazeteci bulup da napıcam ki gazeteler en az özel üniversiteler kadar gayya kuyusu. ama yine de denenebilir son çare olarak, peki ne önerirsin, doğrudan gazeteciyle mi muhattap edeyim onları, tehdit mi edeyim sizi gazetelere verdim diye.

peki sonuç olarak nasıl bir yol izlemem gerekir? yani nereye ve nasıl şikayet edilir bu kurum?
0
🌸emuncipation
(03.03.09)
eğer okul izmir veya yakınında ise ücretsiz yardımcı olurum.
0
ground
(03.03.09)
çok teşekkür ederim ground ama maalesef okul istanbul'da.
0
🌸emuncipation
(03.03.09)
(15)

Mideye zararsız sıcak içecek.

ymerdiveni
SelamlarReflüm var. Dolayısıyla çay kahve falan zararlı biliyorum. Böyle bilgisayar başında hüpürdetilecek sıcak bir içeceğe ihtiyacım var, tamamen zararsız birşey yoktur muhtemelen, en azından az zararlı olsun. Neler önerirsiniz?
Selamlar

Reflüm var. Dolayısıyla çay kahve falan zararlı biliyorum. Böyle bilgisayar başında hüpürdetilecek sıcak bir içeceğe ihtiyacım var, tamamen zararsız birşey yoktur muhtemelen, en azından az zararlı olsun.
Neler önerirsiniz?
0
ymerdiveni
(23.02.09)
ıhlamur?
0
charlesbukowskiineksi
(23.02.09)
adacayı
0
magoria
(23.02.09)
bitki caylari (icine limon onerilmez lakin)
0
la traviata
(23.02.09)
sahlep ?
0
bryan fury
(23.02.09)
Bitki caylarindan kusburnu, nane-limon, bogurtlen gibi asidik olanlar disinda hemen hemen tumu tuketilebilir. Ayrica eger uzun bir surede icerseniz kakaolu sut (nesquik), sicak cikolata da olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken her yudumdan sonra en az 5 dakika beklemeniz gerektigidir. Sutu bir cirpida icerseniz midede asit olusturur hazmetmek icin ama yavas yavas ictiginizde daha rahat edersiniz.
Gecmis olsun.
0
little red riding hood
(23.02.09)
özellikle soğuk havalar için kesinlikle: salep(tikveşli ve sek hazır salebi kesinlikle tavsiye ediyorum. hani şu meyve suyu kutusu gibi olanları)
0
goksuyu
(23.02.09)
ballı sut de nefis gider.
0
bryan fury
(23.02.09)
sıcak çikolata
0
sarsakdahi
(23.02.09)
tayhlot mu ne var ilaç gibi bişey ama uykud yapıyor hem sogukta hastalıklarıda önler, güzel.
0
alchemistt
(23.02.09)
sıcak şarap
0
onakomamonako2
(23.02.09)
ballı süte zencefil de ekleyebilirsin. zencefil mide rahatsızlıklarına da iyi gelmekte bu arada. 1 bardak süte 1 çay kaşığı toz zencefil ya da 1 dilim (yuvarlak böyle) taze zencefil katıp tıngırdat. sonra istediğin kadar bal ekle sıcakken karıştır. ma ma mama mia.
0
sipsi
(23.02.09)
melisa yapragi (ogulotu da diyorlar)normal demleyip iciyorsun
cok lezzetli bisey oldugunu soyleyemicem sahsen ama mide agrisina iyi geliyor, tavsiye ederim
0
cisterna
(23.02.09)
çay içebilirsin açık. ama çok sıcak olmasın. zaten reflüyü azdıran şey kahvedeki çaydaki zararlı maddelerden çok sıcak olması.
0
likeinme
(23.02.09)
nane limon,gerek yok başkasına.
0
türk kelekom
(23.02.09)
bence limon pek iyi fikir degil. reflu varsa iyice yakar.
0
cisterna
(24.02.09)
(2)

battlestar çevirisi... bu ne demek?

penceresiyolakarşı
"You must've been laughing your shiny, shiny head off" bu cümle Ellen tarafından Tigh a söylenmekte, adam kel onla bi alakası olabileceğini düşündüm ama yine de cümle için tam çeviri yapamadım yav. yardımlara açığım :)
"You must've been laughing your shiny, shiny head off" bu cümle Ellen tarafından Tigh a söylenmekte, adam kel onla bi alakası olabileceğini düşündüm ama yine de cümle için tam çeviri yapamadım yav. yardımlara açığım :)
0
penceresiyolakarşı
(22.02.09)
"laugh your head off" gülmekten ölmek demek. konuşmacı dostumuz deyimdeki "head"in başına shiny koyarak esprilenmiş, hallenmiş bir kişi. çevirisi birebir pek olmaz. "o kel kafanla gülmekten ölmüş olmalısın lan" gibi bir şey denilebilir ille kellik de içerilecekse.
0
dehri
(22.02.09)
to laugh your head off - bu bir deyim gibi gibi. çok güldüm, deli güldüm ama bunu bekliyordum da güldüm manası taşıyor. kafam kopana kadar güldüm gibi (bunun daha düzgün bir deyimi vardır herhalde?)

shiny sıfatı da adamın kelliğine ithafen kullanılmış. yani parlak kafan kopana kadar gülmüş oluyorsun. ama böyle çevirirsen ironiyi ve komikliği türkçe'ye yansıtmamış olursun. motamot çevirmek yerine, "gülmekten yerlere yattın herhalde" falan diyebilirsin.
0
sipsi
(22.02.09)
(4)

i don't care

madrigal
bilgisayara format atılınca bütün şarkılar gitti aklımda kalan bir şarkı vardı googlatıp bulamadım bilen varsa söylesin sözleri sleep on mondayi don't care because it's sunday böyleydi yamulmuyorsam şimdiden teşekkürler.
bilgisayara format atılınca bütün şarkılar gitti aklımda kalan bir şarkı vardı googlatıp bulamadım bilen varsa söylesin sözleri

sleep on monday
i don't care because it's sunday böyleydi yamulmuyorsam

şimdiden teşekkürler.
0
madrigal
(20.02.09)
the cure - friday I'm in love
0
sipsi
(20.02.09)
the cure- friday i am in love yamulmuyorsam
0
kakashi
(20.02.09)
bence de o şarkı.
www.paradise-engineering.com
0
jesterdvine
(20.02.09)
değil güzel bir melodisi vardı ,biraz eğlenceli gibi geliyor kulağa.
0
🌸madrigal
(20.02.09)
(1)

şu parçanın adını bilen var mı ?

sql
http://www.facebook.com/video/video.php?v=1098407221130edit;ilk çalan slow değil, ikinci çalan hareketli parçayı soruyorum.
www.facebook.com

edit;
ilk çalan slow değil, ikinci çalan hareketli parçayı soruyorum.
0
sql
(19.02.09)
sir mix-a-lot adlı çikolata renkli sanatçımızdan dan baby got back isimli parça efendim.
0
sipsi
(19.02.09)
(1)

nip tuck s02e01'deki şarkı

yoldaki isaretler
nip tuck s02e01'de 43:55'ten itibaren (julia'nın annesinin ameliyatında) bi şarkı çalıyor, bilinen bi klasik müzik eserinin endüstriyel remiksi gibi diyebiliriz. hiç sevmem böyle çaprazlama işlerini ama bu süper. bilen eden var mı nedir kim yapar bu tür işleri?
nip tuck s02e01'de 43:55'ten itibaren (julia'nın annesinin ameliyatında) bi şarkı çalıyor, bilinen bi klasik müzik eserinin endüstriyel remiksi gibi diyebiliriz. hiç sevmem böyle çaprazlama işlerini ama bu süper. bilen eden var mı nedir kim yapar bu tür işleri?
0
yoldaki isaretler
(18.02.09)
Zigo - Bach's Overture No. 3
0
sipsi
(18.02.09)
(1)

notre-dame de paris müzikali

salt bath
DVD sini türkçe alt yazılı veya en azından ingilizce altyazılı olarak türkiye'de bulma şansım var mıdır? var ise bu şans nerededir?
DVD sini türkçe alt yazılı veya en azından ingilizce altyazılı olarak türkiye'de bulma şansım var mıdır? var ise bu şans nerededir?
0
salt bath
(09.02.09)
beşiktaş - sinanpaşa pasajı.
0
sipsi
(10.02.09)
(14)

çeviri sorusu

promilius
aşağıdaki monologda bulunan " i want to have it" nasıl çevirilebilir? das boot filminden bir sahne. genç teğmenimiz göreve gitmeden önce sevgilisiyle sarılır, marılır. yenge ağlamaya başlar.Şöyle ki:- Don't cry Françoise, don't cry- I want to have it.- You know the Resistance. They make short work o
aşağıdaki monologda bulunan " i want to have it" nasıl çevirilebilir? das boot filminden bir sahne. genç teğmenimiz göreve gitmeden önce sevgilisiyle sarılır, marılır. yenge ağlamaya başlar.

Şöyle ki:

- Don't cry Françoise, don't cry
- I want to have it.
- You know the Resistance. They make short work of collaborators.
- I want to have it. If you should not come back...
- I'll come back.....

ne koysak mantıklı olur?
0
promilius
(25.12.08)
valla "it" diye söz ettiği eşya her ne ise onun ne olduğunu bilmek lazım önce:)
0
neira
(25.12.08)
@neira
cidden tıkandım. sarılmış koklaşıyolarken söylüyor... lan yoksa "senden çocuğum olsun istiyorum" olmasın:)

filmin uncut versiyonunu izleyen var mı acep? ne demek istiyor yenge orada?
0
🌸promilius
(25.12.08)
"ama ağlamak istiyorum" demek istiyor sanırım. ingilizce çevirisinde mi bir yanlışlık var acaba?
sahne ilk monologdan itibaren başlıyor çünkü.
0
🌸promilius
(25.12.08)
ben neyi istediğini anladım da simdi söylemeyeyim ayıp olur gece gece :P hani gitmeden son kez anlarsın ya:P
0
neira
(25.12.08)
onu da dedim, koyalım çocuğu gibisinden. ama oraya ne koysam mantıklı olur?
0
🌸promilius
(25.12.08)
hmm şöyle bişey var belkide sadece onu istiyorum diyordur yani o kısmı bırak ilerki kısımları çevirmeye başla çıkar kokusu :) "o" neymiş anlarız bak simdi merak ettim
0
neira
(25.12.08)
şöyle birşey yaptım :( üzülerek belirtiyorum evet türkçe çevirisini indirdim ama bu diyaloğu bulamadım kopya da çekemiyorum bu nasıl film françoise git burdan:P üzgünüm iyi geceler
0
neira
(25.12.08)
aslında orada bunu yaşamam gerekiyor, bunu yaşamak istiyorum, bunu da görmem gerekiyor (bring it on gibi hani) cinsinden bir şey söylemeye çalışıyor anladığım kadarıyla. deyim bulunmalı oraya. türkçe'de birebir öyle bir kalıp yok bilgim dahilinde.
0
sipsi
(25.12.08)
ağlamayı kastediyor gibi geldi. ama ikinci tekrarda şüpheye düşürüyor.
0
halukumben
(25.12.08)
orda,
"i want to have it off" demek istemis aslinda...
0
ermanen
(25.12.08)
öncelikle bu kadar dialog bunun tercümesi için yeterli diil bence ama benim anladığım kadarıyla kadın bir işe (veya göreve) girmek istiyo adama diyo ki "zaten sen de gidiyosun bana meşgale olsun." "I want to have it" yani I want to have the job, (have the duty) şeklinde... bu durumda. -kabul ediyorum. yada -işi kabul ediyorum gibi bişey olabilir. ya da giderken hatıra bıraksın diye bi eşyasını istiyor olabilir ne biliim. abla nın "it" dediği şey ne haltsa, belli ki mevzusu geçmiş aralarında. onu bulmak lazım. bence püf noktası"resistence" lı cümlede bi de kadın yapıcağı eylemi adamın gitmesi şartına bağlamış o önemli. ben de merak ettim şimdi bak :)
0
squatterbloat
(25.12.08)
aslinda squatterbloat'in dedigi sanirim

kadin da ayni ise ortak olmak istiyor ama adamin gidecegi Resistance sirketi (tehlikeli bir is icin gidiyor) isbirligi yapanlarin ipini kesiyormus, o yuzden adam kadini tehlikeye sokmak istemiyor, ama kadin da adamin bir daha geri donmeyecegi ihtimali yuzunden inat ediyor...
0
ermanen
(25.12.08)
kadın hamile. bebeği doğurmak istiyor :) script'e baktım..
0
insensitive
(25.12.08)
arkadaşlar bakın sahne ingilizce altyazısıyla beraber burada 00:59 dan itibaren başlıyor.
bir bakın
ya da işte tüm film var beğenen de izlesin mis gibi film.

www.youtube.com
0
🌸promilius
(25.12.08)
(3)

neydi o? film miydi dizi miydi?

kose
yahu hani bi adam küçültülüp başka bi adamın içine gönderiliyordu, bu bir diziydi veya filmdi. bi de bir resim var aklımda, böyle garip bi araç, uzay mekiği gibin, bu aracı gönderildiği adamın içinde kullanan pilot uniformalı başka bi adam. anımsayabildiklerim bu kadar. bebeykene seyrederdim pek fan
yahu hani bi adam küçültülüp başka bi adamın içine gönderiliyordu, bu bir diziydi veya filmdi. bi de bir resim var aklımda, böyle garip bi araç, uzay mekiği gibin, bu aracı gönderildiği adamın içinde kullanan pilot uniformalı başka bi adam. anımsayabildiklerim bu kadar.

bebeykene seyrederdim pek fantastik gelirdi. yeninden izleyip altıma sı.tığım günleri hatırlayım istiyorum. neydi adı sanı, imdb id'si neem bilen var mı acep?
0
kose
(20.12.08)
0
ermanen
(20.12.08)
fantastic voyage ?
0
darknum
(20.12.08)
simpsonsların da böyle bir bölümü vardı :)
0
sipsi
(20.12.08)
(3)

istanbulda NME bulmak

sly cooper
istanbulda NME (new musical express) dergisini nerede bulabilirim? nme'den emin değilseniz bile yabancı dergilerin bulunabileceği yerler biliyorsanız yazmaktan çekinmeyin dostlar.cevaplar için teşekkürler. baktıktan sonra izlenimlerimi aktaracağım.
istanbulda NME (new musical express) dergisini nerede bulabilirim? nme'den emin değilseniz bile yabancı dergilerin bulunabileceği yerler biliyorsanız yazmaktan çekinmeyin dostlar.

cevaplar için teşekkürler. baktıktan sonra izlenimlerimi aktaracağım.
0
sly cooper
(19.12.08)
Kadıköy Nezih'te var bazı yabancı dergiler.
0
fredi
(19.12.08)
robinson'u deneyin. dünya kitabevi bilimum dnr vs. hepsinde var artık. bir on sene önce deseydin zordu cidden.
0
sipsi
(20.12.08)
yok, bulamadım hiç bi yerde.
0
sly cooper
(03.03.09)
(7)

İnsanları Takmamak

rectoa
Merhaba Altta nuage nin sorusunu görünce bende bir soru uyandı. Ben de onun gibi eleştiri olsun, fikir olsun ya da ufak bir davranış olsun çok takan biriyim. Ancak son zamanlarda biraz gelişir gibi oldum bu konuda. Fazla sallamamaya başladım insanların görüşlerini. Tabii yapıcı olanları bir kenara a
Merhaba

Altta nuage nin sorusunu görünce bende bir soru uyandı. Ben de onun gibi eleştiri olsun, fikir olsun ya da ufak bir davranış olsun çok takan biriyim. Ancak son zamanlarda biraz gelişir gibi oldum bu konuda. Fazla sallamamaya başladım insanların görüşlerini. Tabii yapıcı olanları bir kenara ayırıyorum.

Diyeceğim o dur ki, bir ipe sapa gelmez düşünceyi, eleştiriyi, davranışı kafaya takmamanın yolları nelerdir? Yani düşünce sistemimiz nasıl olmalı ki "Konuşuyosun da tikimde bile değil" kıvamına gelebilelim. Yapan nasıl yapıyo?


Cevaplarınızı bekler, klavyelerinizden öperim.
0
rectoa
(19.12.08)
aslinda yine kisiden kisiye, kisilerin dusunce yapisina, ruh anatomisine ve hayatin sekillendirdigi karakteristik ozelliklere gore degisecek bir durum bu

bazi kisiler zamanla bu kivama gelir ki takmaman gereken bircok insanla muhattap olduktan sonra olur genelde, artik gina gelir ve insanlari kafaya takmaktan bikarsin, uzerinden bir yuk kalkar, oh be dersin, yeter, desdur, brrrrr

ama sen istedikten sonra su andan itibaren de oyle olabilirsin, bunu hizlandirma yontemi istiyorsan bu durumu gorsel birseyle bagdastirabilirsin, yani insanlari takmamak ile mutlu oldugun bir anin fotografini bagdastirabilirsin mesela, boyle bir durumla karsilastiginda aslinda o anda mutlu olman gerektigini beyin hucrelerine ve hatt genlerine islemis olursun

yardimci olmusumdur umarim, oh be ya ne yazmisim ben...
0
ermanen
(19.12.08)
merhaba rectoa;
öncelikle ben de insanların tavırlarına bazen çok fazla takan biriyim. esasında çok kişiyi bozmuş, çok kişiyi ağlatmışımdır. damarıma gerçekten bastılarsa otobüs şöferlerinden tut da kamu görevlilerine kadar. insanları kırmamak için kendimi kırarım çoğunlukla. ama baktım insanların yaptıklarını çok konuşmaya başlamışım, o zaman benim için tehlike çanları çalmaya başlamıştır. en son biri 10 diğeri 9 yıllık, beni duygusal olarak sömüren 2 arkadaşımla ilişkimi kestim. bunlar 2 günde bir görüştüğüm, hergün msn de vs. konuştuğum insanlar. kendime bu kadar herşeyi alttan aldığım için kızdım. bir olay olduğunda insanları eğer haketmeyecek insanlarsa kırmamak için alttan almamaya başladım. br insan benim zıt olduğum istemediğim birşey mi yaptı ? ben onun damarına daha çok bastım. ağzının payını verdim. bir olay karşısında memnuniyetsizsen susma. tepkini koy. sonra bunlar içinde birikiyor. niye öyle demedin ? yapmadın derken daha çok yıpranırsın. mimiklerinle belli et hiç yapamıyorsan tepkini. zaten iş hayatında biriyse kafana en son takacağın kişiler onlar olsun. kişi patron değilse, sana karşı ters konuşan, boş konuşan insana "seni dinlemek istemiyorum, burası işyeri. o yüzden sana karşı şimdi susuyorum. ama ben dışarıda böyle değilim. dışarıda olsa tepkim daha farklı olurdu dersin. ayrıca mutlaka bir hobi edin. bunları gerçekleştirmek için uğraş. kendini dünyadan insanlardan soyutlayacak, desarj olacağın, çok seveceğin, iş dışında yapabileceğin bir uğraş mutlaka vardır. onlarla uğraşmaya çalış. bir sporla ilgilen. uzakdoğu sporlarını öneririm. geleneksel sanatlarla ilgilenebilirsin misal.
0
philosophia
(19.12.08)
Şimdi aşırı duyarlı bir kişiysen şayet, tikine bile sakmamayı tamamen asla yapamazsın. ben mesela belli kişilerin eleştiri ve fikirlerine aşırı değer verdiğimden çok etkileniyordum eskiden. bunu yakın bulduklarıma anlattım, daha az kırıcı olacak şekilde yapmaya dikkat ediyor bazıları. dikka etmeyenleri benim hislerime değer vermeyenler olarak nitelendirip yakın iletişimi kesiyorum genelde. ama ne bileyim rastgele biri (ortak ders alan alakasız insan mesela) üff saçın çok kötü (evet saçımı sevmiyorum genelde itiraftır) falan gibi laf sokarsa (neden yapar bunu insanlar? ama nedeeeen? onlara ne püff) içimden çarpma yapmaya başlıyorum taa ki sinirim/sıkıntım/üzüntüm geçene kadar. sallamamış olmuyorum tabi ama sonuçta o anı kurtarıyorum tepkimi belli etmiyorum.

bir de cidden vurdumduymazlar var tabi. öküzün en önde gidenleri. onlar zaten genelde yıkıcı eleştiriler, laf çakmalarla falan gelenler. onları da etkilemek mümkün değil çok ağır konuşup belden aşağı vurmadan. o da olmuyor. ben yapamıyorum.

cevap olmadı di mi bu? puff..
0
sipsi
(19.12.08)
özgüvenle alakalı ama tam olarak da değil; muhtemelen eleştrilerin çok koyduğu kadar, takdirler de bulutların üstüne çıkartıyordur seni. buradaki mevzu çok "onay bağımlı" bir anlayış yürütmen. onun yerine dışsal onay ve tenkitlere karşı biraz duyarsızlaşırken, örn en kötü durum senaryolarını hayal edersin veya yaratırsın, bir yandan da içeride kendi realiteni yaratıp, düşüncelerinin önemi bağlamında da en önemli referansı kendinden alacağına ikna olmalısın.
bu çok yaygın bir problem, özellikle türkiye gibi mahalle baskısının, başkası ne derciliğin muazzam işlediği bir toplumda, annelerimiz babalarımız da öyle insanlarken, bizleri daha farklı yetiştiremiyorlar ne yazık, bizler de sürekli onay arayan, bağımlı insanlar oluyoruz.
mesele işte dışarıdan alacağın zarar veya faydayı realize etmen. örneğin şu ortamda çok fena aşağılansan, reddedilsen vs vs. en kötü ne olabilir, bunu düşünmen, buna karşı hislerini biraz sönümlendirmen, gerçekte o kadar da siklenecek birşey olmadığı farketmen ... gibi.
örnekleri vs. çok ama uzatmayayım, kendine diyeceğin şu "her insan kendinin annesi babasıdır, kimseden ne alacak faydam ne görecek zararım yok, kendi yağımda kavrulurum, diğer insanlarn görüşlerine de önem veriyorum, ve hayatımda benim için en önemli en saygı duyduğum insan kendimim"
işte bir döngüye girer bu sayede öz değerini de gözünde yükseltirsen siklememe gücüne erişirsin.
0
lhun
(19.12.08)
her insan takar aslında bu tür şeylere. kimisi dışarı yansıtmamasını bilir o kadar. hele ben mesela feci yansıtırım dışarı. hele bana kötü bir davranış yapılsın, gider yani o gün benim moral. empati kura kura bu hale geldik sanırım.

bu "ben de" tarzı bir girişten sonra cevaba geçelim. rectoa'cım bir kere kendi bildiğinden şaşmayacaksın. başkaları hep kendi bildiklerini sana okutmaya çalışır. sonradan çok sıkıntı çekmemek için kendi bildiğinden şaşma derim. hem bak gelişir gibi olmuşsun zaten bu konuda. eminim zamanla hiç iplememeye başlarsın kötü davranışları. en zayıf noktasıyla dakikalarca dalga geçildiği halde babacan bir tavırla gülen ve hemen dalga geçen kişiyle geyik muhabbetine başlayan insanlar tanıyorum. onlar gibi olmak apayrı bir mevzu olsa bile, başkalarının dediğinden çok kendi dediğini dinlersen başkalarını takmayacaksındır muhtemelen (cümleye gel). insan özgüvenini kolay kolay kuramıyor. bir o kadar da kolay yıkılıyor bu özgüven denen nane. iki saattir konuşuyorum ama boş konuşuyorum farkındayım.

en ayrıca, dostum seviliyorsun sen be :)
0
deckard
(19.12.08)
herkes uzun uzun yazmış kısa ve öz yazayım bende.Hiçbirşeyin sonrasını düşünme bence bu kadar.
ee nede olsa "sonun düşünen kahraman olmaz" dimi meamati..:D
0
clandestino88
(19.12.08)
En azından yalnız olmadıgını bil ,belki güç verir.Bazı insanlar bu takmama işini iyi beceriyorlar .Özellikle de en nefret ettiğim soz halıne geldi 'boşver ya ,takma'.Acıkcası bu takmama işi Allah tarafından verilen bir hediye diye dusunuyorum.Ben hayatım boyunca takmayan bir insan olamayacagımı kabullendiğimde daha bir rahatladım sanki.
0
denisse
(19.12.08)
(2)

Yılbası Programı (4 günlük) ?

tcyx
Yılbasında cuma gününü de birleştirerek 4 günlük bir tatil planlıyorum. Maksat eglenmek falan değil dinlenmektir, İstanbul'a yakın, ya da uzak ama ucuz tatil önerilerinizi bekliyorum. hatta pansiyon-otel bilmemne ismiyle falan da belirtirseniz ya da hiç akla gelmeyecek süper bi alternatif sunarsanız
Yılbasında cuma gününü de birleştirerek 4 günlük bir tatil planlıyorum. Maksat eglenmek falan değil dinlenmektir, İstanbul'a yakın, ya da uzak ama ucuz tatil önerilerinizi bekliyorum. hatta pansiyon-otel bilmemne ismiyle falan da belirtirseniz ya da hiç akla gelmeyecek süper bi alternatif sunarsanız cok cok memnun olurum.
0
tcyx
(18.12.08)
sapanca richmond spa
0
ysrn
(18.12.08)
ağva olabilir. avşa adası da uygun. biraz daha giderim diyorsan abant şahane olur.
buralarla ilgili herşey soruldu duyuru'da da sözlükte de entryileri var. ukalalık etmiyorum otel motel vs. adı bilmiyorum sadece.
oldu mu canımın içi :)
0
sipsi
(19.12.08)
(15)

ciddi psikolojik sorunlarım var

ender
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişk
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişkim var, iyi bir üniversitede güzel bir bölümde okuyorum. dışarıdan bakıldığında normal görünüyorum. ama işin aslı öyle değil, kafama taktığım ciddi problerim var. örneğin hastalık hastasıyım galiba, büyük bir hastalığa yakalanmaktan çok korkuyorum. bikaç tane de önemli olmayan sağlık sorunum var, ama henüz bunlar için doktora gitmedim. ama beni gerçekten etkiliyor. bir de uzun yıllardır intihara ciddi bir eğilimim mevcut, beni bu fikirden vazgeçirecek çok şey var ama, intihar etmek her gün aklımdan geçiyor. yani her zaman cebimde intihar ihtimalini taşıyorum, yani harbiden beni sarsacak en ufak bir şey olduğunda sanırım intihar edicem. insanlara güven sorunum var, kimseye güvenemiyorum, herkesin olumsuz yanlarını görüyorum, bu yüzden son yıllarda çok arkadaşımı kaybettim. hayatımın istediği gibi gitmediğini düşünüyorum, ailemi çok suçluyorum, sürekli bir kavga halindeyiz. içinde bulunduğum durumu onlara tam anlatamadım, onlar da "gençlik işte" şeklinde yaklaşıyolar davranışlarıma. kız arkadaşım da sorunlarımın olduğunun farkında ama ona da pek bir şey belli etmemeye çalışıyorum, yani durumumun ciddiyetinden pek haberi yok. bu durum (psikolojimin bozukluğu yani) son 1-2 senede çok ciddi şekilde arttı, ve hayatıma ciddi şekilde etki etmeye başladı. psikolojimden kaynaklandığını düşündüğüm fiziksel rahatsızlıklar da yaşıyorum. aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var. ankara 'da yaşıyorum ve burdan nefret ediyorum.

biliyorum konuyu çok dağıttım ama sanırım yardımcı olabilecek kişiler ne anlatmak istediğimi anlamışlardır. bu yaşadığım ağır depresyon mu oluyor? profesyonel destek almam gerektiğinin farkındayım, peki bunu nasıl yapıcam? tedavisi uzun sürer mi, şu anlattıklarıma göre ilaç kullanma ihtimalimin olduğunu söyleyebilir misiniz? tedavi süreci günlük yaşantımı nasıl etkiler, ilaç kullanırsam ciddi yan etkileri olur mu? tekrardan normal ve mutlu bir insan olabilir miyim?

okuma zahmetine katlandığınız için ve vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
ender
(09.10.08)
spor yapiyor musun, yapmiyorsan spor yap, yapiyorsan baska sporlar dene
Geziyor musun, seyehat ediyor musun, Turkiye'yi gez, Dunya'yi gez
Ailenle vakit gecirmeyi dene, belki hediye bile alabilirsin
Kiz arkadasinla yeni yerler kesfet, cok degisik konulardan sohbet edin
Degisik yemekler yapmayi dene, hayatini degisik lezzetlerle renklendir
Dogaya git, gezi yap, selalerin, kuslarin sesini dinle
Sonra da insanlari dinle, empati kur
Haberleri izle, dunyadaki insanlar ne durumda
Vicdaninin sesini dinle, sukretmeyi dene
Olumlu taraflari dusun, bardagin dolu tarafindan bak
Cikolata ye, kucuk seylerden mutlu ol
Hayati kesfet, tadini cikar
...
0
ermanen
(09.10.08)
sanırım depresyonun dibine vurmuşsun arkadaş.
intiharı düşünmekten vazgeç artık. götün yeseydi bu kadar zamandır düşünüyorsun madem yapardın çoktan. hala bir çıkışın olduğunun farkındasındır da intihar etmiyorsundur. sert oldu biraz ama intihar çok anlamsız yani.
hastalıkların için ise hemen bir doktora görün. önemli olmayan sağlık sorunum var diyorsun ve doktora gitmiyorsun. git belki ilerde başını daha çok ağrıtacak şeyler olabilir. erken teşhis hayat kurtarır derler.
ailenle otur adam akıllı konuş. durumu onlara anlat. anladıklarından emin olana kadar anlatmaya çalış. eminim anlayışla karşılayacaklardır.
"aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim." demişsin ki bunlar depresyon belirtisidir.
bence psikolog yerine psikiyatriste git. daha sağlıklı sonuçlar alırsın. bunu söylememin sebebi psikiyatristler olaya daha bilimsel açıdan yaklaşırlar. tedavi süreleri senden gelecek olan tepkilere iyileşme durumuna göre değişir. (3 ayla- 2yıl)büyük ihtimalle ilaçlı bir tedavi sürecine gireceksin. günlük hayatında değişiklikler olmayacak. hayata bakışın, insani ilişkilerin iyileşecek. değişiklikleri sen kendin göreceksin ve şaşıracaksın da buna. tekrar normale dönmek mümkün evet. sen yeter ki bunu iste.
0
black samourai
(09.10.08)
önce bilesin ki etrafında bu tür sorunları olan ama senin insanlara çaktırmadığın gibi, sana bu rahatsızlıklarını çaktırmayan çok fazla insan var. bunu bilmek belki de seni rahatlatır. yani çok abuk, çok sıradışı, çok kötü bir durumun yok. ne kadar kötü olduğunu düşünürsen o kadar kötüsündür. ama yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan mutlaka yardım al.
bir de hobiler edinmeyi deneyebilirsin. mesela sinemayla şimdiye kadar çok fazla içli dışlı olmadıysan tavsiye ederim. eğer limitsizse internetin önünde kocaman bir kaynak var. sinema deryasında o kadar çok sorunlu insan ve karakter var ki sana yardımcı oluyorlar.
0
blackbasat
(09.10.08)
hayat ne kadar kötü olsa da yaşamaya değer. çok kısa bir süre benim de aklımdan intihar düşüncesi geçmişti. ama şöyle düşündüm. öldükten sonra ilk seçenek olarak kaybolduğunu ve bir daha varolmadığını düşünelim, ikinci seçenek olarak da cennet/cehennemi düşünelim.

ilk seçenek:
tamamen kaybolmak yerine, sıkıcı/kötü hayatına biraz daha devam edebilirsin. sonuçta hayat demek deneyim demektir. bir hiç olmak yerine, acı da olsa biraz daha deneyim edinmek daha zevkli bence.

ikinci seçenek:
öbür tarafa gidince, "lan sonsuza kadar burda olcam şimdi, keşke biraz daha kalsaydım dünyada, nasıl olsa gelcez yine buraya aq" diyebilirsin.
0
edge_nabby
(09.10.08)
bende de var bu anlattiklarinin cogu yaklasik 4 yildir. zamaninda intihari pek dusunmedim her ne kadar pek yasamak istemesem de. bunu yenmek icin baya calistim. hissettigim her kotu seyin ustune gittim. mesela cokda parlak olmayan okulumu biraktim(ankarada), kalktim baska bir ulkeye gittim. simdi hayvan gibi calisiyorum okul masrafimi karsilamak icin ama hala acayip tembelim ve hic bise yapmak istemiyorum. hayatimdaki hersey degisti ama gecmedi ne yazik ki bunca zaman. ama ne oldu guclendirdi bunlar beni. yani hayata karsi.

simdi zamanla duzeliyorum sanki gibi geliyor. bunun sebebi kiz arkadasim. iliskimiz basliyali cok uzun bir sure olmadi. ona sonsuz guven duyuyorum ve herbiseyimi anlatiyorum. o kadar cok destek oluyor ki. kendimi o kadar iyi hissettirebiliyor ki. iyi kotu ne hissetsem ona kosuyorum. o da her zaman sevkat gosteriyor bana. artik kafamda birsuru paradoks yok. hayata daha basit bakiyorum sanirim onun sayesinde. seninde kiz arkadasin varmis, anlat. simdiye kadar anlatmadigin hata bence. anladigim kadari ile gonul eglendirmek olarak bakmiyorsun olaya. iliskilerin en ozel yani bu bence. boyle seyleri paylasmaniz sizi birbirinize daha yakinlastiracaktir. bence en iyi psikologdan daha iyi bir yardim olur.

kesinlikle yalnizlasma. yalnizlastikca yapacak daha az sey bulursun ve bu seni daha cok tembellestirir. oturma evde. geceleri uzun saatler bilgisayarin basinda sabahlayipta sonra oglen 3-4 e kadar yatma. duzenli uyumaya duzenli beslenmeye calis.

dertlesmek istersen emailim oshamahue at g mail
0
oshamahue
(09.10.08)
burjuva sıkıntısı.
yanlış anlamayın eleştirmiyorum. ben de aynısından muzdaribim. ilaçlar tekrardan mutlu süper bir insan olmaya yetmiyor. hep biraz eksik yaşamak zorundasın. o eksikliği kapatacak bir terapi türü bulmalısın kendine. ben yazmaya başladım. durduramıyorum.
vardır içinde bir şeyler. amacı olmayan ama vaktini dolduracak. o şey her ne ise, spor/fotoğraf çekmek/resim/heykel/alışveriş/ kendine bakmak vs. vs. vs. o sıkıntını kapatacak kısa kısa anlarla. ölmeden yaşamayı öğreneceksin. amacın olmadan yaşamayı da.
herksin bir şeyler yapması gerekmiyor hayatta. belli bir düzeydeysen neden bir şeyler yapmıyorum sıkıntısı (aman dünya, 3. dünya, hastalık savaş)taşıyor bile olabilirsin gizliden gizliye. bir şey yapman gerekmiyor. varolmak yeterince uzun ve sıkıcı bir mesele. toplum içine entegre olmaya çalışıp onların düzeninde sürüklenip gitmek de öyle. kendi düzenini yarat, kendi saatlerini. istediklerinle doldur içini. gerisine koy gitsin.
0
sipsi
(09.10.08)
bu ne ya kitap mi okuyacaz deme, kafandaki sorunlarin aciklanmasinda yardimci olacaktir:

iyi hissetmek - david burns
0
terp
(09.10.08)
yaş kaç önemli bi husus bu keza intihar edince düzelen birşey olmuyo.
0
exdp
(09.10.08)
bir kere bence kesinlikle intihar etmeyi kafandan sil. herkes bunları düşünür, ben de düşündüm zaman zaman fakat emin ol intihar etmek bir insanın yapacağı en büyük zayıflık.

kendine mutlaka ama mutlaka bir hobi edin. bisiklet sürmek mi olur, maket yapmak mı, koleksiyon yapmak mı, yeter ki okuldan çıktığın zaman yapmak için can atacağın bir şey olsun. ilgi alanlarına göre belirleyebilirsin bunu. mesela ben cd koleksiyonuma baktıkça mutlu oluyorum, haz veriyor bana. özel ilgim var buna karşı. ha keza plaklarıma karşı.

kız arkadaşın varmış, çok güzel. tek başına yapamayacağın çok şeyi kız arkadaşınla beraber yapabilirsin. mesela bilkent'te bilardo oynamaya gidin, real'in yanında çok güzel bir park vardır yeşillikler içinde, orda oturun dertleşin. büyük bir hastalığa yakalanmaktan da korkma, maalesef böyle bir konuda hepimiz biraz da kaderci olmak durumundayız. hayatta kontrol edemeyeceğimiz şeylerden biri de bu. aslan gibi insanlar adi hastalıkların pençesine düşebiliyor.

bir de kendine okuldan ya da kendi çevrenden bir arkadaş grubu yaratmaya çalış. onun da faydası olacaktır. insanlardan kaçarak ya da onları tenkit ederek bir yere varman zor. en azından şu aşamada.

her şeyin ilacı biraz gamsız olmak aslında. herkes başaramaz ama. sen en azından aşırıya kaçmadan denemelisin.
0
godless killing machine
(09.10.08)
psikiyatrik yardım almanızı tavsiye ederim. ne kadar süreceğini bilemeyiz elbette ama kendi başınıza çözemeyeceğiniz bazı problemlerle karşı karşıya olduğuna göre fazla vakit kaybetmeden yardım alın bence. ben de bir 4-5 sene hafif bir depresyon halinde yaşadım, dönem dönem azalsa da sonunda gerçekten ağırlaştı ve kendini fiziksel problemlerle de göstermeye başladığında yardım almaya karar verdim. diyebilirim ki daha ilk günden kendimi daha iyi hissetmeye başladım. problemi çözmek için harekete geçmek bile çok rahatlatabiliyor insanı. 3 ay kadar ilaç kullandıktan sonra yan etkilerinden sıkıltığım ve kendimi de iyi hissettiğim için bıraktım ama en az 6 ay devam edilmesi öneriliyor.

ilaç kesinlikle kolaylaştıracaktır. yan etkiler oluyor ama yine de kullanın bence. bunun dışında ermanen in dediklerine katılıyorum. özellikle düzenli sporun faydasını görürsün.

güven konusunda da ancak şunu söyleyebilirim, insanlardan beklentilerini yüksek tutmamaya çalış. onların yaptığı hatalar veya zayıflıkları tamamen onların problemi, senin onların zayıflıkları için kendini hırpalamanın bir faydası yok. bu yüzden bunları fazla düşünme.

ha bir de, hayatında hoşuna gitmeyen şeyler varsa değiştirmek için harekete geç. motivasyonun seni neyin mutlu ettiğini bulup buna ulaşmak için gerekli adımları atmak olsun. zaten geleceğe yönelik planların olursa intiharı da düşünmeyeceğine eminim. "nasıl mutlu olacağımı bilsem yaparım heralde" diyebilirsin ama değil. gerçekten insan kendini keşfetmek için biraz zaman ayırdığında neyin daha fazla tatmin ettiğini öğreniyor. ali için mutluluk getiren bir şey ahmet e bir şey ifade etmeyebilir. o yüzden kabul görmüş olumluları (iyi okul, iyi bir ilişki, maddi imkanlar,vs...) bir kenara koy, senin ne yapmak istediğini düşün.

umarım yardımı olur.
ama profesyonel yardım da al mutlaka.
0
chavezding
(09.10.08)
16 yaşından beri ben de böyleydim,ailemi çok suçladım bir yere varamadım.üniversiteyi de istanbulda kazanınca kaldım onların yanında ama olmadı bir türlü,canım sıkıldıkça falan hastaneye gitmeye başladım,gözüm seğirse gidiyordum yani o derece.çok sıkılıyordum.kredi kartları falan da hikayeydi para da bir yere kadar.
sonra dedim ben sizden ayrı yaşamak istiyorum.evi ayırdım apayrı bir semte tasındım tekbasıma.geceleri de bir sertıfıka programına kaydoldum.kendi halimde bı hayat kurdum kendıme.hıcbır luksum kalmadı hepsınden ayrıldım.belki çok daha zor bır hayatım oldu ama kafam cok rahat gunluk hayat telaslarından baska da bir şeyim kalmadı,hastanelere de uğramıyorum.
0
guiltyconsciencegrows
(09.10.08)
sürekli içine attığın ve başkalarıyla paylaşamadığın sorunların olduğunu düşündürdü yazdıkların. yaş tabii ki önemli husus ama yaşın fazla ilerlemese bile kısa dönemde yaşadıkların belli bir birikinti yapmış olabilir. psikologa görününce ilk bir kaç seanstan sonra kesinlikle faydasını göreceğini düşünüyorum. belki de itiraf etmen gereken şeyler var ve karşında seni anlayacak ve bunu derinlemesine konuşacak kişileri bulamıyorsun. biraz günah çıkarma seansına dönebilir ama düzelirsin nihyetinde..

ayrıca hayat intihar etmeyi düşünmek için çok kısa.. bu yüzden dolu dolu yaşamaya bak.. boşver her şey olacağına varır..
0
istanblue
(09.10.08)
belkide sorun hayatina hic sorun olmamasidir. yani okula git gel, derslerin iyidir, iliskilerin iyidir. boslukta hissedersin kendini. mesela benimde son zamanlarda bayaa bi sorunlarim vardi maddi ve manevi. bu sorunlari astim ve mutsuz oldum. ortada sorun yok, sorun yoksa amacinda yok. kendimi acayip sekilde boslukta hissettim. neyse allahtan dun bi sorun buldumda onunla urasiyorum. yani hayatin ne cok super olsun ne de cok rezil. bu arada bende bayaa dusunmustum intihari o durumdayken.
0
sanio
(09.10.08)
birader emin ol senin istanbul versiyonunum ve yazında yazdığın çoğu hadise bende de var kalabalıklar içinde bunalıyorum, insanlara güvenemiyorum görünrde derdim tasam yok ama mutlu olamıyorum çözümü biyerlere kaçmakta farklı şeylerde bulmaya çalışıyorum az da olsa işe yarıyo evet bende derim bunların farkında olman bile güzel bi aşamada olduğu gösterir ancak bu noktadan sonrasını bir uzamanla beraber çözmelisin bu noktada sana bir psikiyatrist ya da psikolog değil şiddetle bir psikolojik danışman öneririm şanslısın ki ankara da bu alanda iyi mekanalr bulabilirsin hatta üniversitenin medikosundan ücretsiz bu hizmeti sağlarlar
0
dr.ramiz
(10.10.08)
"aşırı uyuşuk bir haldeyim, hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var." Çok bariz ve çok klasik ağır depresyon semptomlarıdır bunlar. Ve "bence" psikolog yerine psikiyatriste gitmen çok daha doğru olur, çünkü semptomatiksin. Ayrıca psikiyatristler sanıldığı gibi "aha hastalık bu, aha da reçete bu" şeklinde çalışmazlar.

Tedavi alman kesinlikle gerek. Çünkü tedaviden sonra dediğin gibi tekrardan mutlu ve normal olursun. Psikiyatriste başvuracaksan büyük ihtimal anti-depresan kullanırsın. İlaçların yan etkisi muhakkak olacak ama bunlar sandığın gibi çok kötü veya korkutucu değildir. Daha doğrusu herhangi bir ilacın ne yan etkisi varsa, o tip yan etkileri vardır bunların. Mesela karbamazepin kullanacaksan bunun bazı kişilerde alerji, baş dönmesi, ataksi vs. gibi yan etkileri olabiliyor, tabii ki istatistiklerde ilaç toksisitesine bağlı sorun yaşyan kişiler vardır ama benim esas demek istediğim bu bütün ilaçlar için geçerlidir. Yani depresyon tedavisinde demek ilaç yüzünden sizde kuyruk çıkacak demek değil :) Günlük yaşamınızı da çok etkilemez.
0
there is nothing left for me
(10.10.08)
(11)

Türk İnsanı

deep thought
Bir araştırma yapmam lazım. Türk insanının karakteristik özellikleriyle ilgili bir yazı bir makale arıyorum ama yok arkadaş bulamıyorum. Benim salaklığım heralde diyerek sizlere sormaya karar verdim. Daha çok satın alma davranışlarına yönelik bir araştırma bu. Ama genel şekli de olur. Var mı bildiği
Bir araştırma yapmam lazım. Türk insanının karakteristik özellikleriyle ilgili bir yazı bir makale arıyorum ama yok arkadaş bulamıyorum. Benim salaklığım heralde diyerek sizlere sormaya karar verdim. Daha çok satın alma davranışlarına yönelik bir araştırma bu. Ama genel şekli de olur. Var mı bildiğiniz kaynak bu konuyla ilgili?
0
deep thought
(08.10.08)
kaynak bilmiyorum da cem yilmaz gösterisinde pahali olan seyi sorma isini kafasina takmisti ve türk hastaligi olarak adlandirmisti gayet güzel bir örnek mesela.
0
pembeli kiz
(08.10.08)
vedat özdemiroğlu'nun bir de zeki kayahan coşkun'un kitapları vardı. türk insanı özellikleriyle inceden dalga geçen.
onlara bak.
0
godless frog
(08.10.08)
kitap okumaya yilda 6 saat ayirmalarini yazabilirsin pekala. google'da arat ilgili kaynaklara ulasabilirsin .
0
egotm
(08.10.08)
0
ermanen
(08.10.08)
Oncelikle turk insaninin karakteristik ozelligi derken kastedilen sey nedir? Onu dusunerek baslanabilir.
Consumer behavior turkish olarak google scholar dan aratinca da bir sey varsa illaki cikacaktir. Ama is bence cevabi aramaktan once soruyu duzgun sormakla ilgili
0
gimbal
(08.10.08)
reşat çalışlar'ın bir kitabı var. arabesk anarşizm diye. onda belli bölümler ilgini çekebilir. tüketim toplumu vs. ile ilgili saptamaları ilginç.
sosyolojik bi kitap ama. pazarlama vs. deül.
0
sipsi
(08.10.08)
Türk insanının satın alma davranışıyla ilgili yabancı dilde bir makale bulma ihtimalin oldukça düşük, çünkü böyle çalışmalar özellikle amerikalı editörlerin ilgisini pek çekmiyor. Çoğunlukla bu çerçevedeki çalışmalar, "So what?" şeklinde geri döner. Ama yine de özellikle cross-cultural çalışmalarda Türk ve başka bir ülke tüketicisi kıyaslanıyor ise bunlar yayın şansı bulur. Bunlara bir bakın.

International marketing alanında nispeten daha fazla çalışma olabilir, onlar için daha makul çalışmalar bunlar. Bunun haricinde, Türk tüketicisinin davranışları hakkında bir sürü Türkçe araştırma vardır, tabii bunlar bu davranışları çok genel olarak incelemez, ama spesifik parçalarına bakar (Atıyorum, Türk ailesinde çocukların satın alma davranışına etkisi, kozmetik sektöründe Türk tüketicisinin davranışları gibi). Bu makaleler hedehödö üniversitesi sosyal bilimler dergisi gibi dergilerde çıkar, bunların bir bölümü nette pdf olarak bulunabilir.

Doğru keywordler ile arama yapmak lazım.
0
sui
(08.10.08)
sosyolojik anlamda birşeyler arıyorsanız,
demirtaş ceyhun, ah şu biz kara bıyıklı türkler
aradığınız herşeyi orada bulacaksınız gibime geliyor.

ama eğer belirli ürünler için arıyorsanız, araştırma kuruluşlarına başvurup gizli olmayanları isteyebilirsiniz, ama "x" diye net bir rakam alamazsınız diye düşünüyorum, bunun A'sı var A+'sı var, B'si, C'si var.
0
cedilla
(09.10.08)
Türk tüketici eğilimleri ya da satın alma davranısları diye aratırsanız googleda var bi seyler, tezler, yayınlanmıs makaleler
falan yapacagın okumalardan daha fazla kaynaga ulasabilirsin
kolaylıklar
0
gdduman
(09.10.08)
İki gün önce kitapçıda (dost'ta olsa gerek)bu konuyla ilgili bir kitap görmüştüm ancak kitabın ismini hatırlayamıyorum. Kitabın kapağında üstte eski kapalıçarşı'nın bir resmi altta da Türkiye'deki yeni alışveriş merkezlerinden birinin fotoğrafı vardı. Kitaplaştırılmış doktora tezi gibi bir şey olsa gerek. Ankara'daysan Dost'a git, bahsettiğim kapaklı kitabı bul :) Kitabın ismini hatırlayabilirsem iletirim buradan.
0
der steppenwolf
(09.10.08)
Bahsettiğim kitabı netten ararken şöyle bir şey buldum, belki işinize yarar:

www.pandora.com.tr
0
der steppenwolf
(09.10.08)
(9)

parka

prince of darkness
malum önümüz kış. ve ben yıllardır anorak giyip tüp gibi ortalarda gezmekten usandım. bu yıl kendime bi parka edineyim diyorum ama kışlık giyim piyasası hakkında pek bi malumatım yok. kısacası; "ortalama fiyata iyi bir parka sahibi olabileceğim mağaza ismi soruyorum hemen silicem."
malum önümüz kış. ve ben yıllardır anorak giyip tüp gibi ortalarda gezmekten usandım. bu yıl kendime bi parka edineyim diyorum ama kışlık giyim piyasası hakkında pek bi malumatım yok. kısacası; "ortalama fiyata iyi bir parka sahibi olabileceğim mağaza ismi soruyorum hemen silicem."
0
prince of darkness
(06.10.08)
zara da hem genç kesim hem güzel şeyler var
parka galiba uzun yünlü gibi bişi memur kıyafeti gibi hani
0
demlikposet
(06.10.08)
eskiden parka denilince komunist kıyafeti denilirdi, şimdi memur kıyafeti mi oldu canlar?
zara'da parka yok, mont ve kabanlar var. 200-350 ytl arası değişiyor.
0
head
(06.10.08)
lcw de her daim ucuz şeyler bulunur.lc waikiki
ayrıca ykm veya boyner gibi magazalara gidip bakabilirsiniz ucuzdan pahalıya orda da pek çok seçenek oluyor.
0
merope
(06.10.08)
lee'de 240'dı sanırım fiyatı.
dockersta da 250 gibi hatırlıyorum.
mavi jeans'te 200 civarı olsa gerek. yıllardır aynı modeli satıyorlar ve binlerce kişide var.
levis'te vardı parkamsı bir şey, fiyatı hatırlayamadım.
camel'da 480 liraya gördüm (yuh be kardeşim)

tüm mağazalar ve fiyat bilgileri istanbul - cevahir alışveriş merkezindendir efendim. hatırladıklarım bunlar, bir hafta önce bakmıştım ben de.
0
flyalone
(06.10.08)
gecen sene lcw den almşıtım 90 lira civarıydı /sokakta gördüğüm en güzel modeldi B)
0
humin zararlisi
(06.10.08)
tam da parka dedigin sey kadikoyde sali pazarina giren sokaktaki dukkanlarda satiliyor.. ama gecen kis mevsiminde gorduydum ben, bir aya falan cikar herhalde yine sanirim.
0
kenarortay
(06.10.08)
soruya musallat olayım. birisi bana parka-kaban-mont-anorak ne bunlar açıklasın mı?
0
sipsi
(06.10.08)
@demlikposet: açıkcası zara keseme pek uygun değil. ayrıca parka için yapılan "memur kıyafeti" tanımı da abes kaçmış hakikaten.

@merope ve humin zararlisi: madem öyle lcw'yi bir dolaşayım, geçenlerde uğradım ama çok kalabalık olduğu için pek bakınamadım. fiyatlar dediğiniz gibiyse ve model güzelse pek şukela olur.

@flyalone: 200'ler bütçemi biraz aşıyor ama teşekkür ettim, o mağazalara da göz gezdirmek aklımda bulunsun.

@kenarortay: haftasonu o tarafa da bi göz gezdireyim.

@sipsi: (bkz: parka) (bkz: kaban) (bkz: manto) (bkz: anorak) 2 derece kuzey enlemi'nde yaşıyosun heralde, kabandan parkadan bi'haber :)
0
🌸prince of darkness
(07.10.08)
@prince of darkness; benim de bütçemin üzerinde bu fiyatlar ama, işte insan benim boyutlarımda olunca mecburen belli başlı bazı gudik markaların esiri oluyor. bunlar dışında büyük beden doğru dürüst modeller üreten pek fazla firma çıkmıyor maalesef. bilen varsa yazsın hatta, çok hora geçer.:)
0
flyalone
(07.10.08)
(3)

ilişkiler babında-nasıl oluyor da oluyor

numb
şimdi genelde kadınlar bi adamı görür ve bilirler ki bu kişiyle bi dönem bi yerde ya sevgili olacaklar ya sevişecekler bişey bişey yani daha doğrusu potansiyel o dakika kendini belli eder.yani önceden hiç aklımda yoktu vallahi zamanla aşık oldum filan mevzusunda zamanla aşık olma kısmı doğru olabili
şimdi genelde kadınlar bi adamı görür ve bilirler ki bu kişiyle bi dönem bi yerde ya sevgili olacaklar ya sevişecekler bişey bişey yani daha doğrusu potansiyel o dakika kendini belli eder.yani önceden hiç aklımda yoktu vallahi zamanla aşık oldum filan mevzusunda zamanla aşık olma kısmı doğru olabilir fekat aklıma hiç gelmediydi kısmı külliyen yalan daha ilk saniyede bi sinyal çakıyor beyinde.bi de paralel bi teori olaraktan kadınlar karşı cins artık hormonal olarak mı bişi salgılıyodur yoksa suratından mı belli oluyodur bilinmez er kişinin kötü bi döneminde ona rastladıysa(loserlık olarak nitelendiriyorum şu an için uygun kelime bulamadım)bu üstünden dökülen loserlığı da hissedip içgüdüsel olarak yaklaşmazlar.burda kastedilen loserlık işsiz güçsüzlük parasızlık,huzursuzluktan ziyade kişinin ruhuna sinmiş olup dışarıdan belli bile olmayabilen dönemsel bitiklik veya ezikliktir depresyon filan da diil .yani bi nevi doğru insanla yanlış döneminde karşılaşırsan ihtimaller hanene eksi puan yazılır.merakım sizce var mı böyle bişi ve mesela erkekler için de bu böyle mi?yani nasıl işliyo bu karar verme mekanizması erkek beyninde? nasıl başladıysa öle gider mi yani
0
numb
(23.09.08)
Senin bahsettigin ilk izlenimle alakali, ama illa ayni seyi dusunecek diye bir kaide yok, veya farkli kisilerin ayni karar verme mekanizmasina sahip olmasi soz konusu olamaz ama ilk karsilasma kotu donemindeyse, illa o ilk izlenimle devam etmesi gerekmiyor, insani tanimak da gerek bence, ilk izlenime gore karar verenler bence hata yapmis olabiliyorlar. Kisi evlenmek istiyorsa diger durumlara da bakacak tabi ki, sevgi her zaman yetmiyor yani, illa hormonlarina gore davranacaksin diye bir kaide yok, ama iki tarafta eglenme taraftariysa, is zevke ve hormonlara kalmis. Sonucta ilk bastaki eksi puani buyutmemek lazim, sonraki artilari ekisiyi de kapatacak cunki, sinyaller illa gozden, yuzden falan belli olacak degil ya, genis ve cokyonlu dusunmek lazim, her konuyu kaliplara sokmaya calismak anlamsiz, "good loser" olup da mutlu olunabilir bazi zamanlar..Sacmaladim biraz, devrik cumleler de cabasi.. neyse boyle iste...
0
ermanen
(23.09.08)
ee ben dişiyim ve şunu söyleyeyim saptaman benim için gayet doğru ama loserlıkla, male/femalelikle alphacan olmakla falan alakasını bilemedim. bazen sırf o loserlık bile bir şekilde (depresyon de, kötü dönem de ne dersen de işte) dönüp göz atmana yol açabiliyor. ne bileyim, bir arkadaş ortamında rastgele 5 dakikalığına uğramış birisine dönüp bakma ihtiyacı hissediyorsun. sezgi sanırım. ama neyin sezgisi bilemedim doğrusu. bi de bu sezgi değişebilir gibi geldi. yani her akşam überseksi, bol paralı, komik vs. sezmiyorsun. bazen de loser oluyor ne bileyim.
evet ya niye bu böyle?
0
sipsi
(23.09.08)
her iki cinsiyet için de (bkz: feromon)
0
sıkay
(23.09.08)
(28)

tabu

bambam
sozlukte yazarim farkli bir nick alip yaziyorum bastan soyliyeyim..bayanim 20 yasindayim ailemle yasiyorum universiteye gidiyorum.. su an bakireyim.. seks yapmadim yani.. daha once seks yapmamaktanda memnunum eksikligini hissetmedim acikcasi ama son zamanlarda erkek arkadaslarim basta olmak uzere co
sozlukte yazarim farkli bir nick alip yaziyorum bastan soyliyeyim..
bayanim 20 yasindayim ailemle yasiyorum universiteye gidiyorum.. su an bakireyim.. seks yapmadim yani.. daha once seks yapmamaktanda memnunum eksikligini hissetmedim acikcasi ama son zamanlarda erkek arkadaslarim basta olmak uzere cogu insandan garip tepkiler aliyorum.. bayanlarda dahil olmak uzere.. illa yapmam gerekiyormus yok efendim ailem icinmi yapmiyormusum bu zevki tatmadan olurmuymus evlenmeyimi bekliyormusum ya evlenmezsemmis vs vs.. ben bu mereti yapmak zorundamiyim? dogru insani bekliyor olamazmiyim? seksin sevgi uzerine kuruldugunu dusunemezmiyim? illa bu bi tabu diye bunu yikip istemeden sevmedigim hissetmedigim biriyle yapmak zorundamiyim? ayrica bu israrlari yapan insanlarin kendi kizkardeslerinin kuzenlerinin cinsel yasamlari hakkinda falan ne dusundugunu cidden cok merak ediyorum:) gecen gun bir arkadas yazmis ozguvensizim diye.. cevaplara baktim adama yada kadina hemen "seks yap" demisler.. yargilamak icin soylemiyorum ama herkesin dusunceleri ayni olmayabilir bunu bile bile neden inatla bu kadar israr? o arkadasa ozguven acisindan soylenmisti ama yinede hemen bunun onerilmesi garibime gitti cok..
0
bambam
(21.09.08)
Yapmak zorunda degilsin. Istedigin kisiyi ya da evliligi bekleyebilirsin.

Etrafindakilerin tepkilerini dinle, ama cok da aldirma. Eger sen neyi neden yapip yapmadigini biliyorsan, ve bununla icin rahatsa sorun yok.
0
wpi
(21.09.08)
onu ve benzeri şeyleri yazan arkadaşlar birçok diğer alakalı alakasız konunun altına da seks ile ilgili birşeyler yazıyorlar. :) ona takılma bence.
0
mea maxima culpa
(21.09.08)
Öncelikle otun bokun cinsellik üzerine kurulduğu 21. yy'da kendini böyle saf ve temiz tutmayı başarabildiğin için seni kutlarım.

Ben diğer nefsi ihtiyaçlar gibi seksin de ruhu kirlettiği kanaatindeyim. Sadece özel kişilerle özel zamanlarda yapılması taraftarıyım. Sen de en doğrusunu yapıyorsun. Şimdi bunu yazdım diye ben de gerici diye tepki alacağım ama olsun :) Bakirelik elbette tabu olmamalı, ancak önüne gelenle düşüp kalkanları mutlaka incelemeni tavsiye ederim. Ruhlarının nasıl karardığını, nasıl duygusuzlaşıp robotlaştığını görmek seni kararına daha sıkı bağlayacaktır.
0
ataturkiye
(21.09.08)
soruya cevap olmayacak ama bunu söyleyen kişinin en başta cinsiyeti daha sonrada yaşam tarzı falan herşeyi açıklar sanırım. bir arkadaşının cinsel hayatı, inancı kılı yünü kendine özel alanı seni beni neden gersin ben bunu anlamıyorum.
sözlükte "ortamdaki kiz gidince degisen erkek muhabbeti" diye bişi var mesela buna benzer bi durum olmasın :)
onun harici yetişkin bi insana neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğini söyleyen tiplerede uyuz oluyorum tabii bunun konuyla ilgisi yok :)
0
yobaz
(21.09.08)
Takmayınız, efendim. Herkesin değer yargıları farklıdır. Mesela dünyanın en çekici kadınlarından Adriana Lima da sizin gibi düşünmüş. Ardından aklıma futbolcu Kaka da geliyor. Bu durum sadece bayanlara özgü de değil. 25 yaşında bir erkek olarak ben de tercihimi bu yönde kullandım. Herkesin aşk, doğru insan, cinsellik yargıları farklıdır derim ve sözü fazla uzatmam:)
0
trados
(21.09.08)
@Ataturkiye , verdiğin cevapla şaka yaptığını düşünüyorum??

@bambam, beden de hayat da sizindir başkalarının söylemlerini dikkate almasanız da, en azından bir değerlendirin derim. durduk yere "bir şeyler hissetmediğin insanlarla hadi seviş vs" diyorlarsa eşeğin kulağına su kaçırıyorlardır. ama aşık olduğun/sevdiğin insanla sevişmek için, devletin onayını beklemek de saçmalığın dik alasıdır. gerçi cinselliğe ihtiyaç duymadığınızı belirtmişssiniz; 20 yaşınıza gelmenize rağmen bunu belirtmeniz biraz garip, aseksuel olabilir misiniz? ya da ihtiyaç duyup bunu bastırıyor musunuz? bkz: seks yapmiyorum eksikligini hissetmiyorum . ayrıca şu başlığa da göz atın derim: cinsel ozgurluk . her şeyden öte bu tercihinizin sebebi din de olabilir, ki bu durumda sorgulamanız da abes olur; e emrediliyorsa dinin buyruklarını yerine getirmekle mükellefsiniz.
0
egotm
(21.09.08)
"acikcasi ama son zamanlarda erkek arkadaslarim basta olmak uzere cogu insandan garip tepkiler aliyorum.. "

bu ne demek ki? benim cinsel hayatımdan haberdar insan yoktur bunu paylaştığım kişi/kişiler dışında. dolayısıyla kimseden ne tercihlerimle ne de deneyimlerimle ilgili garip yorumlar almıyorum. konuşmayın gitsin bu kadar sinirinizi bozuyorlarsa. insanlar denyo efendim. büzemiyorsunuz ağızlarını. konu neden hep sekse geliyor onu da hiç anlamıyorum zaten. çılgınlar gibi itiraf toplumu olmuşuz gidiyoruz.

erkek arkadaşlarınızdan aldığınız tepkileri normalleştirmiş ve üstüne "bayanlar da" dahil olmak üzere diye bir ek yapmışsınız. konuyu bir de insanların yalnızca kardeşlerine değil de "kız" kardeşlerine getirmişsiniz. ciddi anlamda bir cinsiyet ayrımcılığı yapıyorsunuz siz de. seks yapıp yapmamanız hiç kimseyi ilgilendiren bir konu değil. ama siz eğer başkalarının kız kardeşi vs. sini yapıyor ediyor diye, "bayan" /ben kadın derim daha güzel/ arkadaşlarınızı sizi seks yapmaya teşvik (? doğru kelime mi bilemedim) edici cümleler kuruyorlar diye yargılıyorsanız, bunu illaki dillendirmeniz gerekmez düşünmeniz de yeterli, burada bir sorun vardır. o kadar da sütten çıkmış ak kaşık değilsiniz diye düşünüyorum.

özgüven eksikliğini de sekse bağlayanlar ayrı bir konu. batılı anlamda seks bir nevi fethetme duygusu yaratıyor insanlarda. oysa seks bir sanattır, paylaşmadır. insanın kendisini ve karşısındakini tanımasının en yalın yollarından bir tanesidir. tam üç bin kadınla/adamla yattım diyen de dombilidir zaten. ya da kollektif bir sanat anlayışı vardır bilemeyeceğim.
0
sipsi
(21.09.08)
@Egotm katılıp katılmamakta özgürsün. Hatta yanlış da düşünüyor olabilirim. Ama fikir benim fikrim :)
0
ataturkiye
(21.09.08)
kendini eşine saklayan erkek arkadaşım var, yaşı 26. söz konusu tabu bu yönde çalışmadığı için kimse kendisine " kır zincirlerini" diyemiyor ama çevresinden aldığı şaka, takılma yollu baskının çok daha fazla olduğunu garanti ederim. o bunlara göğüs geriyorsa sen neden yapayamasın?göğüs germe dediğim şey de umursamamak üzerine kurulu. ha, sosyal yaşantın özellikle ikili ilişkiler ara sıra sekteye uğrar. benim okuduğum bölümde kızlar %1 den azdı pek anlamam ama kızlar arasında da, erkekler arasında da (zaten) popüler kızlar "olmaz" demeyenlerdi. yine de kendine çok iyi arkadaş grubu kurabilirsin, bu engel değil.

ayrıca yalanlara kanma. öyle hayatın anlamı, yüzde 51 i filan değil. sevdiğinle ve çok isteyerek yapmıyorsan en azından. gs-fb büyük maç ama bir beşiktaşlı, bir cim bomlunun ya da fenerlinin duyduğu heyecanı duyabilir, aldığı zevki alabilir mi bundan. lakin ben galatasaray a gönül verdiğimden o hafta benim için hayatın yüzde 51 i bu maç oluyor.
0
cashkopat
(21.09.08)
"meret" yaklasımınız pek saglıklı degil sanki. ha bi de, tatmadıgınız bi seyin eksikligini hissetmemek de ilgincmıs.
0
bryan fury
(21.09.08)
@ataturkiye, yukarıda saydığın mesnetsiz şeylere "Ruhlarının nasıl karardığını, nasıl duygusuzlaşıp robotlaştığını görmek" fikir dediğin için şakanın ölçüsünü kaçırdığını düşünüyorum. robot ile kastettiğin, akıllı/deli bir kişinin söylediklerini sorgusuz sualsiz/ ya da doğruları büküp yerine getirmek ise yanlış tarafa doğru bakıyorsun derim. ayrıca sana şu anlamlı bkz ı veriyorum. bedenimi alabilirsin ama ruhumu asla
0
egotm
(21.09.08)
elbette sırf laf olsun diye bir cinsel ilişkiye girmeyin ama;
bence beklemek, zamanla beklentilerinizi de yükseltecektir. bu işin kafanızda git gide daha büyük bir mesele haline gelmesine sebep olacaktır. ilerde aşık olduğunuz biriyle bile cidden problemli bir cinsel hayatınız olmasını istemezsiniz inanın.

yani içinizde böyle bir istek yoksa apayrı bir konu. lakin normal cinsel istekleriniz var ama sırf karşınıza tamamen sevip güvendiğiniz birisi çıkmadığı için bun isteklerinizi bastırıyorsanız beklentilerinizi, seks hakkındaki düşüncelerinizi en azından gözden geçirin derim. inanın sizin sağlığınız için söylüyorum.
0
chavezding
(21.09.08)
İlla bilmem kaç yaşına kadar biriyle yatacaksın diye birşey yok ama bence sen gözünde bu meseleyi fazla büyütmüşsün. Hatta kızma ama biraz da özgüvensizlikle ilgili bir durum. Cevaplara da bakıyorum seks yapmadan da yaşanabileceğini bile anlayabiliriz nerdeyse.
0
eftalit
(21.09.08)
@Egotm,

(bkz: #13880207)
0
ataturkiye
(21.09.08)
o seks yap diyen benim lan.

bir önerme için de demiyorum, en basit ve direkt yolu olarak gözüküyor. onun dışında tabii ki işinizde yükselmeniz, sosyal açıdan insanlar ile birlikte vakit geçirmeniz özgüveninizi tavan yaptırabilir. yoksa muhakkak seks yapacaksınız, rüzgarı arkanıza alacaksınız demiyorum; ki denmez.

ama hızlı bir etkisi olduğu da gözardı edilmeyecek bir gerçek.
0
head
(21.09.08)
özgüven için başka bir kaynak da spor, ek olarak belirteyim.
0
head
(21.09.08)
pardon ama erkek arkada$larindan veya yakinlarinda biri saldiray abi mi? senin acilen sevi$men lazim diye ortalikta gezdiklerine gore :)

egotm hakli, aseksuel olabilirsiniz. ve bunu kabullenmek istemiyor olabilirsiniz.

bryan fury daha bir hakli. bilmediginiz, tecrube etmediginiz $eyin eksikligini nasil hissedersiniz veya tam tersi hissetmezsiniz o da bir muamma.. daha once seksin igrenc bir $ey oldugunu zannedip tecrube ettikten sonra muptelasi olan da yok degil :)
0
katafalk
(21.09.08)
yazacağım her cümlenin başına bi 'bence' koyun efenim:
bekaret cehalettir. bir insanın dünyayı tanımasındaki önkoşul kendini tanımasıdır öncelikle. sonra da 'diğerleri'ni. seksin nefsle bi alakası yok. doğallığın dik alası. iki insanın birbirinin ne hissettiğini en yakından görmesi. bunun yanında da fizyolojik bir ihtiyaç. ama siparişle olacak iş de değil. iki insanın birşeyler paylaşması gerekli. ama bu aşk olmak zorunda da değil.
seks yapmış insanların 'ruhlarındaki kararma' o kişinin insan doğası hakkındaki en büyük bilgi eksikliklerinden birini tamamlamasından gelir. sonunda gerçekten empati yapmıştır çünkü. gerçekten hissetmiştir bir başkasının ne hissettiğini, hem de iliklerinde.
evet seks insanları değiştirir fakat bunun ne yönde olacağını büyük oranda deneyimin niteliği belirler. tecavüze uğramış biri dünyanın karanlık yüzünü görüyorken, sevgilisiyle yapan kendisine duyulan sevgiyi tüm gerçekliğiyle hisseder. casual sex diye tabir edilendeyse eğlencenin, arzunun saf halini hissedebilir insan. ama seks bi tabudur ve aşılması gerekir. cahil kalmamak için.

peh, ben bunu sözlüğe de yazayım nan.
0
talemon
(21.09.08)
açıkçası bir hanıma bu şekilde baskı yapıldığını ilk defa duydum. genelde erkekler arasında bir gurur meselesidir bu.

nacizane tavsiyeme gelince; artık öyle bir dönemdeyiz ki sevişmeyene adam gözüyle bakılmıyor özellikle üniversite yaşlarında. eksikliğini hissetmedim diyorsanız sizin için bir sorun da yoktur. ister yaparsınız ister yapmazsınız, bu konuda kimse size baskı yapamaz, ayıplayamaz.

ayrıca "evlenmeyi mi bekliyorsun, ailen için mi yapmıyorsun" diyen çevrenize de bir alkış yollamak istiyorum ben kusura bakmazsanız.
0
rectoa
(21.09.08)
bir erkek olarak, benzer baskılarla bazen ben de karşılaşıyorum, ama inan bu durum öyle çirkin bir hal aldı ki günümüzde, mastürbasyon yapmak bile daha doğruymuş gibi geliyor insana. sırf daha naif olduğu için...

türk filmlerinde çokça kullanılan 'biz onunla sevişiyoruz' lafı evrim geçirip bünyelerimizde terli bir şekilde vücut buldu ve sanırım günümüzde köküne bağlı kalmayarak işteş olan tek fiil budur. sev-mek?

not: ayrıca otu boku cinselliğe bağlayan, hayatında freud okumamış, ota boka sırf cinselliği meta haline getirmek için freudyen yaklaşımlar sergileyen arkadaşlarım; sizi esefle kınıyorum!
0
sirrikadem2
(21.09.08)
erkek arkada$inizi tanirsiniz en azindan, size tahammül edemeyip çekip giderse bir boka yaramayan herifin tekidir!
0
05
(21.09.08)
öncelikle herkesin vajinası/penisi kendisine aittir. yani dışardan insanların söylediklerine kulak asmayın. ancak seks çok ama çok güzel bir şeydir. kendiniz için doğru olduğuna inandığınız, gerçekten sevdiğiniz biriyle yapınız efenim.
0
duk leto
(21.09.08)
18 yaşında erkek olarak..
aynı baskıları bende alıyorum.

en yakın erkek arkadaşım 1.5 senedir kafamı sikiyor.. 'gel karıya gidelim' diye..mümkünatı yok diyorum.. 'GAY' damgası yedim kendisinde misal..

yakışıklı bir erkek geçince önümüzden, dönüyor bana 'bak lan. hoşuna gider bu senin.. diğereri gitmediğine göre..' diye şaka yapıyor göt..


kendi içinizde 'değer' biçtiğiniz bir olguyu kolay kolay paylaşmayı istememek çok çok normaldir.. hatta olması gerekendir..

kimsenin bir barney stinson olmasına gerek yok.
0
point guard
(21.09.08)
soruna şebnem ferahtan bir cümleyle cevap veriyim;

sevişmek sevmekten gelir...
0
etna
(21.09.08)
cok buyuk anlamlar yukleme bence, hayal kirikligi olur. "ee bu muydu?" dersin.

sonucta sevgilini seviyorsundur herhalde bu durumda sevmeden sevisiyor konumunda olmayacaksin zaten ama yine de kendimi hazir hissetmiyorum diyorsan bekle. bir de kadin irki genelde ilklere farkli bir anlam yukleme potansiyeline sahip oldugu icin o ilk mumkunse seni aldatmayacak ya da 2 gun sonra cekip gitmeyecek guvenilir biri olsun.
0
kayranin kedisi
(21.09.08)
Konu cinsellik olunca yine herkes yazma istegi duyuyor, ben de dahil:)

Burdan sonucu siz cikarin artik..

edit: basligi ilk gordugumde "tabu" oynuyla ilgili bir soru sandim, soylemeden gecemedim bunu da
0
ermanen
(21.09.08)
atatürkiyenin yanıtına katılmamak elde degil. ayrıca bambam ben de 24 yasında evlendim ve bakireydim. esim de aynı sekilde. kocam veya ben baskası ile yatmıs olsaydık %100 mutlu bi evliligimiz olabilecegine inanmıyorum. kocam benden once bi baska kadınla olmus olsa, hep dusunurdum,hep üzülürdüm,
bi şekilde sevdigim, hayatımmı adadığım insanın teninin kokusunu, sevişirken yuzunun aldıgı sekli, etini, çıplaklıgını baskasıyla paylaşamazdım ben. o bir sır ve bunu ancak ben biliyorum, benim aşkımın özünde bu var.
bence cinsellik çok ama çok özel bişey ve tek eşle paylaşılmalı, aksi takdirde yaşam boyu yanında olacak insanla "özel" olan neyin olacak ki.
tabi bu benim fikrim. ki öncesinde bir suru insanla birlikte olup, evlenip cok mutlu olanlar da var. tamamen kafa yapısı ve sen de tek eşli olmak istedigin için kimse seni garipseyemez.
0
merope
(21.09.08)
"Zevkinin payidarı yoktur bu işin,
Sevişin gençler sevişin"
Böyle bişi olması lazımdı (; Bilmiyorum da "paldır küldür" yapanlar daha bi' değersiz gözümde, gerçi izafî bi' durum, hayat standartları belirliyor bu "bekaret" konusundaki genişliği.Ama bi' erkek olarak, yapma! diyemeyeceğim (;

Seksî yorum sayımız, ben dahil.
32 oldu oleeeeeyyy ooooooooo 32 oldu oley 32 oldu oley 32 olduu oleeeyyy..
0
kr4z33
(23.09.08)
(3)

bu ne acaba

flame of feanor
cumartesi günleri dorock da çıkan murder king adlı bitanecik grubumuzun sürekli söylediği bi şarkı var. six feet under a benzetiyorum. sözlerini anlayamıyorum ama sanki şöyle bişy: "maay maaynd iz maaynd evriting ma maayd evriting mamaaaynd" şeklinde gaz bi parça. biliyorum çok feci salladım ama böy
cumartesi günleri dorock da çıkan murder king adlı bitanecik grubumuzun sürekli söylediği bi şarkı var. six feet under a benzetiyorum. sözlerini anlayamıyorum ama sanki şöyle bişy: "maay maaynd iz maaynd evriting ma maayd evriting mamaaaynd" şeklinde gaz bi parça. biliyorum çok feci salladım ama böyle bişyler sanki. geçtiğimiz cumartesi izleyen varsa bu açılış parçasıydı öyle bi ip ucu verebilirim.
0
flame of feanor
(15.09.08)
pixies - where is my mind olabilir mi?
0
sipsi
(15.09.08)
değil maalesef. sonsuza kadar öğrenemeyeceğim sanırım...
0
🌸flame of feanor
(15.09.08)
Jane's Addiction - Caught stealin once (şarkı adından emin değilim) olabilir mi?
0
onder2k
(14.01.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.