Giriş
(10)

Eskiden sahip olduğunuz kötü alışkanlık veya Huy nedir?

Zetnikov
Önceden Herkesi kendim gibi zannederdim ve boyle yasardim sonra birgun patladi bu hikaye. Benim gibi degillermis.
Önceden Herkesi kendim gibi zannederdim ve boyle yasardim sonra birgun patladi bu hikaye. Benim gibi degillermis.
0
Zetnikov
(22.10.24)
Gym'de 5 saat ağırlık antrenmanı yapabilirim ama yürümekten nefret ettiğim için hiçbir yere yürüyerek gitmezdim, şimdi markete falan yürüyerek gidebiliyorum biraz kendimi geliştirdim bu konuda.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.10.24)
@kaleci saçli yirtici forvet

sen oylr soyleyince komik anim geldi aklima. Kiloluyken toplu tasima ozellikle otobus binmezdim ayakta gitme ihtimali oldugundan. Ayakta fazla duramiyordum. Ne zaman spora baslayip bacak calistim otobuse binmeye basladim. Artik ayakta durabiliyorum :)
0
🌸Zetnikov
(22.10.24)
Öyle bir durumda sadece ayakta durmak değil sağa sola dönmek arkalara ilerlemek boş alanlara girmeye çalışmak da sıkıntı olabilirdi, en doğrusunu yapmışsın kendi adına tebrik ederim :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.10.24)
Çok eskiden plakaları ezberlerdim :)
0
gabe h coud
(23.10.24)
Çok sert bir üslûp kullanırdım. Çok sert konuşurdum. Şimdi öyle değilim.

Eskiden küçüktüm, şimdi büyüdüm... :) tam da bu yüzden o kadar sert konuşuyordum sanırım.
0
muhayyer divan
(23.10.24)
Çok söz keserdim, azalttım baya.
0
Bruce
(23.10.24)
okuyunca hatırladım. benim yanımdan araç geçince plaka ezberleme huyum var ama özellikle yaptığım bir şey değil. sonra unutup gidiyorum. ama yıllar evvel alıp sattığım arabaların plakaları hâlâ aklımda.

söz kesme bende de var. şimdi dikkatlice dinlemeye çalışıyorum.

sevmediğim huy bacak sallama. bırakmaya çalışıyorum.
0
phonex
(23.10.24)
Asiri planli programliydim. simdi spontan planlari ve akisi da dahil ettim hayatima. Eglenceli oluyor.

Plaka ezberlerim cocukluktan beri, eski manitin annesinin arabasinin plakasini biliyorum shsjjs. Yine de azalttim +1
0
mor oje
(23.10.24)
İçerken durmayı bilmiyordum, hala öyleyim.
0
kumandanim
(23.10.24)
İnsanları düzeltiyordum sohbet sırasında. Yani bunu kötü bir niyetle yapmıyordum da biri yanlış bir bilgi paylaştığı zaman doğrusunu öğrenmesini istediğim için belirtiyordum. Artık laps diye karşıdakini bozacak şekilde yapmıyorum, muhabbet bitince mesaj falan atıyorum böyle dedin ama doğrusu bu diye sdjdsj
0
nundu
(23.10.24)
(11)

Bu hediye altın yüzük nasıl

huzurlarinizda huzursuzluk
Sizce?https://www.atasay.com/tr/sari-altin-renkli-tasli-yuzuk-1000968973/?_sgm_campaign=scn_bbc933102c000&_sgm_source=1000968973&_sgm_action=clickBu fiyata kadar bana hediye yüzük önerebilir misiniz?Konsept kadın arkadaşa doğum günü hediyesi.Çok seçenek var kararsız kaldım.Teşekkürler,
Sizce?

www.atasay.com

Bu fiyata kadar bana hediye yüzük önerebilir misiniz?

Konsept kadın arkadaşa doğum günü hediyesi.

Çok seçenek var kararsız kaldım.

Teşekkürler,
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(21.10.24)
Arkadaşının kafasını karıştırmak gibi bir niyetin varsa bilemem de, kadın kişisine hediye olarak yüzük almak hiç de akıllıca bir davranış değil. Hele ki altın.

Kadına, niyetin ince mesaj vermek değilse çiftli fincan takımı bile hediye edilmez.
0
Mirket
(21.10.24)
valla begenemedim. hürrem gibi agir giyinmeyi seven bir tip degilse takamaz zaten bunu.
0
robert bosch
(21.10.24)
35+ olabilir tarzına göre değişir tabi biraz daha alaturka model, değiştirme olasılığı varsa beraberce değiştirirsiniz ama hediye olarak yüzük evli değilseniz no.
0
eja
(21.10.24)
Kedi köpek patisini çağrıştırdı. Bir fikir olsun.
0
muhayyer divan
(21.10.24)
Valla güzel değil hocam.
Kadın.
0
Amaranta ursula
(21.10.24)
parmağına böcek konmuş sanarsın.
0
AlsterWasser
(21.10.24)
Teşekkür ederim, keşke peşinen cinsiyet de sorsaydım cevaplayanlara ama geçti artık :D
0
🌸huzurlarinizda huzursuzluk
(21.10.24)
illa yüzük alacaksanız şurdan seçin bence,

jouelgoldcollection.com
0
a perfect lie
(21.10.24)
yaş kaç? teyzeme falan alırdım bunu. siyah taş uygun değil. sitede taşlı yüzük kategorisinde bayağı çeşit ve modern şeyler var en kötüsü sizinkiydi diğerlerinde giderş var www.atasay.com

www.atasay.com

not==>> atasaydan zamanında 5k ya aldığımız şey 1.5 a falan bozmuşlardı üstünden zaman geçip altin daha değerlendiği halde :d dümdüz 14 ayar yüzüktü yine.14 ayar fiyatı ve ürünün gramına bak değeri o. maddi değeri kesinlikle yok, markaya ve tasarıma veriyosun bilgin olsun. yani pandora, swarovski almak gibi bi şey onlara da bakabilirsin
0
ala09
(21.10.24)
kötü
0
al sana nick it
(22.10.24)
Arkadas ve altin yuzuk hediyesi himmmmm anliyorum
0
Zetnikov
(22.10.24)
(3)

Her gün yıkanan saça bakım önerileri

sekizdokuzon
Sigara içtiğim için saçlarımı her gün yıkamak istiyorum ama saçı yipratacagi yönünde bir bilgi de var. Her gün yıkadığım saçlarıma nasıl bir bakım yapabilirim? Ya da alternatif olarak her gün yıkamasam saçtaki sigara kokusuna nasıl bir çare bulabilirim?Sigarayı bırakmak kısa vadeli olarak mümkün gör
Sigara içtiğim için saçlarımı her gün yıkamak istiyorum ama saçı yipratacagi yönünde bir bilgi de var. Her gün yıkadığım saçlarıma nasıl bir bakım yapabilirim? Ya da alternatif olarak her gün yıkamasam saçtaki sigara kokusuna nasıl bir çare bulabilirim?

Sigarayı bırakmak kısa vadeli olarak mümkün görünmüyor.

Teşekkür ederim. İyi akşamlar.
0
sekizdokuzon
(21.10.24)
Haftada 2 defa hakiki soğuk sıkım zeytinyağını saç diplerine masaj yaparak sürüp naylonla sarıp 2 veya 3 saat bekledikten sonra yıka. Sürekli yıkadığın saçların derisini destekleyecektir, siyah saç çıkarır.

"Sigara bağımlılığından kurtulmaya niyet ettim" cümlesini her dalı içerken zihninde çevir. Her kelimeyi didikle, düşün, derinleş. Her sigara içişinde yap derim ama günde 4-5 defa yapsan da olur. Buna birkaç ay devam et. Beynin kendiliğinden bırakıncaya kadar.
0
muhayyer divan
(21.10.24)
Ben sigara içmiyorum ama dışarıda açık alanda oturunca etraftaki sigara içen insanlar yüzünden benim de saçlarım sigara kokuyor sinir oluyorum. O koku midemi çok bulandırıyor. Eve girer girmez duş almak zorunda kalıyorum, şöyle bir çözüm buldum bir gün saç diplerime şampuan uyguluyorsam ertesi gün dibine denk getirmeden sadece uçları şampuanlıyorum hafifçe. Dipler sadece su ile ıslanıyor. Bir de vita bear saç vitamini kullanıyorum
0
kullanicadi
(21.10.24)
sülfatsız şampuan (benimki ogx) bazen de çok kuruysa saç dibi şampuansız sadece uçlarına saç kremi/maskesi uygulayabilirsin

denemedim ama saçını az yıkayanlar kuru şampuan kullanıyor
0
ala09
(21.10.24)
(24)

Bu iş geçmişi olan birinden soğur muydunuz?

duygusalatasi
Yeni tanıştığım bir avukat bey var. 40'lı yaşlarda. Hem düşünce hem hayat tarzı olarak son derece muhalif bir kişilik yani siyasi olarak uyuşuyoruz diyebilirim. Fakat adını Google'a yazınca 2018 yılında AKP belediye meclis üyesi, 2020 yılında Deva Partisi kurucu üyesi olduğu yazıyor. Sorunca ''ne dü
Yeni tanıştığım bir avukat bey var. 40'lı yaşlarda. Hem düşünce hem hayat tarzı olarak son derece muhalif bir kişilik yani siyasi olarak uyuşuyoruz diyebilirim. Fakat adını Google'a yazınca 2018 yılında AKP belediye meclis üyesi, 2020 yılında Deva Partisi kurucu üyesi olduğu yazıyor. Sorunca ''ne düşündüğümü biliyorsun, öyle inandığım için değil, iş olarak yapıyordum'' gibi cevaplar veriyor. Bu yüzden ondan soğur musunuz? Yoksa insanlık halidir, ekmek parasıdır, eskiden öyledir ama o yoldan dönmüştür der misiniz? Arkadaş olarak da sevgili olarak da düşünülüp cevap verilebilir.
0
duygusalatasi
(21.10.24)
Bir duruşu olmayan omurgasız bir insan diye düşünürüm, herkesin de bahanesi iş için, peki buna rağmen böyle partilere yaklaşmadan daha zorlu şartlarda avukatlık yapan insanlar yok mu ?
0
grimavi
(21.10.24)
Bizim o konudaki düşüncemiz şu şekilde: pbs.twimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.10.24)
prensip olarak 2018 yılında hala yolu malum parti ile "iş" için kesişen ve meclis üyesi olan birinin hayatta herhangi bir prensipi olmadığı, para için her şeyi yapabileceğini düşünürüm. Sonuçta iş için mezheplerde falan da takılabilir. Iş için feto ile de takilmis olabilir. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakilmaz. Ne düşündüğü çok da önemli değil.

Benim kendi prensiplerime göre çöp kovası etrafında takılmayı böyle tiplere tercih ederim. Eski arkadaşım olsa belki eyvallah derdim eskiden olması sebebiyle (ki böyle bir tanıdığım hiç yok, çok mutluyum).
0
logisticsmanager
(21.10.24)
ıyyyy adamın geçtiği sokaktan geçmem. menfaati için her ama her şeyi yapabilecek biri bu ve bu normal değil, her ne kadar normalleştirmeye çalışsalar da.

''ne düşündüğümü biliyorsun, öyle inandığım için değil, iş olarak yapıyordum'' özrü kabahatinden büyük. inansa en azından safmış dersin. şaşırmadım gerçi, bunların alayı böyle. para için anasını boyayıp babasına satacak adamlar.
0
titanyum22
(21.10.24)
Kaleci +1
0
ananiyimioguz
(21.10.24)
Konuya takildigi partiler uzerinden de bakmaya gerek yok. Fayda saglama amacli bir takim siyasi ortamlara girmeyi uygun gormus. Biraz sozde de olsa hepimizin karsi ciktigi iltimas meselelerinde, iltimasi arayan kisi olarak gorunuyor. Hayatin gercegi olsa da omurgasizlik sinifina girer.
0
mbond
(21.10.24)
iş olarak değil baya para için yapmış işte. ben olsam görüşmem asla. omurgasızlık +1
0
jelly bear
(21.10.24)
Sohbeti muhabbeti eşlikçiliği iyiyse arkadaş olabilirim ama sevgili olmam. Sen biraz makyevelistsen olur, herkesi rahatsız etmek zorunda değil.
0
Bruce
(21.10.24)
Çok radikal olmayan zıt düşüncedeki biriyle yürütebilirim, geçmişte zıt fikirlere sahip ama bugün değişmiş biriyle de yapabilirim. Ancak tam olarak ne düşündüğünü bildiğim halde, iş olarak, zıt siyasi görüşe, hem de siyaset çatısı altında hizmet eden birinden soğurdum. Özrü kabahatinden beter. Siyasette profesyonelliğe karşıyım. İnsan kendi yaşam tarzının aleyhinde çalışma yürütmemeli. Böyle bir oksimoron olay yok.
0
akhenaten
(21.10.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet +1
insanlar fikirlerini değiştirebilir yanlışı görebilir ama iş için yapıyordum demesi daha kötü olmuş,2 gün sonra ilişki ciddiye binince ben fikrimi değiştirdim sarışın seviyormuşum mu der acaba?
0
eja
(21.10.24)
inkar ediyorsa sogurdum. durustce kabul etseydi sogumazdim.

ama cift olarak birbirinize yakistiginizi dusunuyorum. biri google'dan bakip gecmisi hakkinde sorguya cekme hadsizligi yapiyor digeri de gunu kurtarmak icin gecmisteki karar ve tercihlerinin arkasinda durmuyor. tam birbirinize goresiniz bence. merhaba toksik iliski:)
0
buenosdias
(21.10.24)
Sağcı olsun solcu olsun böyle bir geçmişi olanın menfaatten başka düşündüğü bir şey yoktur.
Kısaca, makyevelist bir örnek

Ama sadece mesleği gereği adalet odaklı bir avukattan anladığım tek şey ise sağdan veya soldan haklı olan birini hakkını aramasıdır.
0
diyecevaplandı
(21.10.24)
ilişkiyi keserdim.
0
gabe h coud
(21.10.24)
para için her şeyi yapacak biri olduğunu düşünüp anında soğurum. senin de soğumanı tavsiye ederim.

@buenosdias
abi niye böyle eski sevgilisini aylarca süren stalk sonucu bulmuş da taciz etmiş gibi tepki veriyorsun? biriyle tanışınca gayet de google araması yapılır, özellikle adının marka değeri olan biriyse. az çok tanımak için başka ne yapacağız, fal mı açtıralım? neresi hadsizlik bunun? norveç'te falan yaşamıyoruz ki siyasi duruşa göre karakter tahlili yapmayıp cephemizi belirlemeyelim. aman da aman, savrulmuş yavrucak diye bunu hoş gören de muhtemelen aynı cenahtandır.
0
potasyum bebek
(21.10.24)
Ben istemezdim böyle birisini.

Ben sırf para için ya da daha fazla güç için duruşumu değiştirmem. Kişi, savunduğu değerlerin arkasında dağ gibi durmalı.
0
rock n roll
(21.10.24)
Bence insanların düşüncelerinden çok yaptıkları önemli. Mesela @yap desem yapmazsin he'nin verdiği örnekteki avukat MHP'ten milletvekili seçilseydi talimata göre mi oy kullanacaktı mecliste? Ne önemi var o zaman siyasi görüşünün? Hayatımıza etki eden kişinin kafasındaki düşünceler değil icraatları.
0
peki madem
(21.10.24)
Görüşümü biliyorsun, iş olarak yapıyordum diyerek yakın olmak o görüşü benimseyerek dahil olmaktan daha kötü bence.
0
curukturpkokusu
(21.10.24)
en kötüsü bu tipler. çıkarı için anasını babasını satar bunlar.
elbette farklı görüşlü kişilerle birlikte olunur ama çıkar için birilerine yarananlara selam bile vermem.
0
my fault
(21.10.24)
aleni terör örgütlerinin borazanlığını yapan herhangi bir siyasi oluşum haricinde hiçbir şekilde soğumazdım. bu bahsettiğim hariç hepsini aynı görüyorum çünkü.
0
m e b
(21.10.24)
@potasyum bebek: iletisim diye birsey var. 40 yasinda insanlardan bahsediyoruz. liseli ergen gibi google'da napmis, instadan kimi begenmis gibi kurulmaktansa medeni iki insan gibi oturup dialog kurarsiniz.
0
buenosdias
(21.10.24)
Vallahi 155'i ararün, burda kürtaj yapüyrugh" diyen bahçe cinin bile bu adamdan daha ilkeli bir duruşu var. Dümdüz bir oportünist. İşimi kaybetmemek için, ekmek parası için, şu için bu için diye bahaneleri bitmez. Geçiniz. Milyonlarca insanın dününü, bugününü, yarınını, hayallerini çalmış, canını almış bu sistemi kurmuş insanlarla ortak olacaksın, değirmenine öyle ya da böyle su taşıyacaksın sonra da gelip "ne düşündüğümü biliyorsun" diyerek kendini temize çıkaracaksın öyle mi? Öyle mi alay komutanı?

Bırak arkadaş ya da sevgili olmayı, bu insan müsveddelerinin hakettiği en hafif cevap suratlarına tükürülmesi. O da en hafifi.
0
thracia
(21.10.24)
Soğurum. Para için her haltı yiyebilir, ilkesi yok. İlkesiz insan istemem. Kırmızı çizgilerimiz denk olacak.
0
muhayyer divan
(21.10.24)
@buenosdias hayatımda okuduğum en saçma gaslighting örneğini verdiğin için teşekkürler. ekran görüntüsü alıyorum okuyup okuyup gülücem
0
titanyum22
(21.10.24)
Dışarıdan fonlanan dernek, vakıf vb örgütlerle alenen ilişki içinde olanlar hariç iç siyasette ne sebeple olursa olsun oradan oraya atlamış da olsa kimseden soğumam.
0
hebanon
(21.10.24)
(14)

Aşamadıklarınız

gloomy
Aşamadığınız bir şey var mı? Neden? Ne olsa aşardınız/aşarsınız?
Aşamadığınız bir şey var mı? Neden? Ne olsa aşardınız/aşarsınız?
0
gloomy
(20.10.24)
mutsuz bir cocuklugum oldu denebilir. bunu asamadim.
millete bakiyorum ask acisi ya da is yerinde yasadigi mobbingin acisini falan cekiyorlar. insanlarin grown up problemleri var. ben oralara gelemedim bile daha. alakasiz görünen seylerden kendi cocuklugum aklima geliyor ve yaralarim ince ince kaniyor.

bu durum disinda muhtesem bir hayat yasiyorum aslinda kendimce. istedigim her sey oldu, oluyor ya da olacak. cok seviyorum ve de sevildigimi düsünüyorum. o yaralari anca kendi cocugum olunca kapatabilirim yani asabilirim diye düsünüyorum. ama bence bu da olmayacak.

cocuklugum disinda yasadigim hicbir sorunu önemseyemiyorum. oraya takili kaldim. allah baska dert vermesin ne diyelim.
0
robert bosch
(20.10.24)
Var ve aşabileceğimi hiç düşünmüyorum, hayatımı etkilemiyor ama beynimde bir kıymık gibi durup sürekli kendini hatırlatıyor ama yaşayıp gidiyoruz birlikte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.10.24)
Var. Çünkü bazı şeyler aşılmıyor, kabulleniyorsun.
0
rock n roll
(20.10.24)
rock n roll +1
kabullendim, önüme bakıyorum. benimki bir insanın yaşayabileceği en çok kötü çocukluk olabilir. tabii ki sidik yarışı değil ama akıllara zarar bir çocukluk geçirdim. kendime bile anlatamayacağım şeyler yaşadım.

Ne olsa aşardım? Yaşamamış olsaydım aşardım lol.
Zaman makinesiyle geçmişe gidebilsem, aşardım.
Reenkarne olup bir bok böceği olsaydım, aşardım.
Leo gibi her iki senede bir 23 yaşında bir top model ile birlikte olsam, aşardım.
Bir de farklı bakış açısı olsun. Daha büyük dertlerim olsaydı, aşardım.
0
gabe h coud
(20.10.24)
Cimriyim. Soyle kira getirilerim olsa asarim bunu. Aylik 200k gelmeli
0
lapaz
(21.10.24)
Yamaha’yı halen alamadım.
0
baldan kaymak
(21.10.24)
Yakinlasmak, yakinlik konusunu istedigim kadar asamadim henuz. Hep bir mesafede duruyorum herkese. Evimde tek olmak, yalniz yasamak (evde ve hayatin icinde) cok sevdigim seyler ve bu konforumun bozulmasi biraz beni urkutuyor. Bu da cocuklugumdan gelme bir durum. Buna calisiyorum, bu konunun ustune gidiyorum yani. Manitam evlenmek istiyor, ben bu nedenler yuzunden geri duruyorum. Asmak icin de aslinda adim adim ilerliyorum. Toptan kabul ya da ret durumunda degilim ama suyu yavas yavas isitmak gibi kendimi adim adim ilerletiyorum.
0
mor oje
(21.10.24)
Mutsuz, kötü çocukluk +1
Gençlikte harcadığım emeğin, gösterdiğim çabanın karşılığını yetişkinlikte alamadım.
Bu ikisi yüzünden benden ne köy olur ne kasaba ümitsizliğine düşüyorum bazen.
0
auroraaurora
(21.10.24)
mor oje arti 1.

yalniz olecegim gibi :(
0
baldur2
(21.10.24)
@baldur2 deme oyle ya, asilir hallolur seyler bunlar :’)
0
mor oje
(21.10.24)
Var tabii. Yaşadığım her şeyi aştım ya da alıştım ancak bir tanesini aşamayacağım sanırım. Şu soruyu bile okuduğumda zor yutkundum.
Ne olsa aşardım? “Seni üzdüğüm için ben de çok üzüldüm, özür dilerim.” Cümlesini duyabilseydim aşardım sanırım.
0
irene
(21.10.24)
"asmak"tan ne anladigimiza bagli sanirim. sizin icin asmak ne ifade ediyor? hayatta uzerinde yeterince calisildigina asilamayacak bir sey yok, asilamayan seyler inatla tutundugumuz, birakmak istemedigimiz, belki fark etmeden kimligimiz haline getirdigimiz, ya da kurban modunda kalmayi sectigimiz ve olan'a ragmen farkli secimler yapmayi reddettigimiz ve/veya gucumuzu disariya teslim ettigimiz seylerdir bence.

korkunc bir cocukluk gecirmis olabiliriz, bu nasil asilir? bence eger cocuklugumuzla yuzlestiysek, yarattigi travmalarin hayatimiza, kendimize ve secimlerimize nasil etki ettigini tespit ettiysek ve bu etkilerini gorerek, buna ragmen farkli secimler yaparak ilerleyebiliyorsak bu asmaktir. Asmak benim icin bir seyin olmamis hale gelmesi degildir, cunku olan olmustur. Bu surecte ailenizle gorusmeyi kesersiniz, gorusur ama size hissettiklerini paylasirsiniz vs. vs. Ancak esas olcu noktasi "biz bununla ilgili degistirebilecegimiz konularda ne yapiyoruz"dur bence. X bana bunu derse asarim demek gucumuzu disariya teslim etmektir bence, zira X bir omur boyu bize istedigimiz seyi demeyebilir, o zaman ne yapacagiz? omur boyu vay bana niye bunu demedi, deseydi diye yasamimizi buna bagli yasamayi mi sececegiz?
0
kassiopeia
(21.10.24)
Var. Kilolarım, yaşama düzeni oluşturamamam, disiplinli olamamam. Galiba ayrı eve çıksam veya evlensem aşarım bunları.
0
muhayyer divan
(21.10.24)
Narsist baba/borderline anne geçmişimi %90 aştım sanırım ama %10 luk bir aşamadığım oran zaman zaman beni yokluyor.
0
kullanicadi
(21.10.24)
(11)

SUV kullananlar - neden?

antikadimag
arabalari ve araba surmeyi seven birisi olarak SUV konseptini hic anlamadim. sedanlarin surus dinamigi net sekilde cok daha ustun. mal tasimayan insan neden utility vehicle alir anlamiyorum.
arabalari ve araba surmeyi seven birisi olarak SUV konseptini hic anlamadim. sedanlarin surus dinamigi net sekilde cok daha ustun. mal tasimayan insan neden utility vehicle alir anlamiyorum.
0
antikadimag
(19.10.24)
Bence tek açıklaması trafikteki yükseklik ve görüş hissi

Daha geniş diyenler de olabilir fakat arabanın hacmi şehir içi trafiğinde avantaj değil dezavantaj bence
0
grimavi
(19.10.24)
bende istiyorum. suv yüksek olsun diye. bence başında olması gerekendi. yakıt tüketimi ve serilik de fark etmiyor.
0
baldan kaymak
(19.10.24)
Park yeri bulma konusunda zarara sokacak bir araç. Sadece görüş rahatlığı ise bu sebep biraz kendini kandırma gibi görünüyor bana. Büyük araç sahibi olmayıkla daha güvende hissettiklerini düşünüyorum. Gerek psikolojik olarak gerekse ego anlamında.
0
muhayyer divan
(19.10.24)
- yaşlı olan ya da mobility sorunu olanlar için çok iyi.

- Türkiye gibi kötü yollu ve saçma sapan tumsekli ülkelerde ideal

- tahminen kazada belki daha iyi. Ama manevra konusunda her zaman daha kötü yani.

Ha buna ek olarak bütün araba firmalari suv yapiyor. Suv almak istemeyen de ikinci el almayacaksa oldukça zorlaniyor başka araba bulmakta.
0
logisticsmanager
(19.10.24)
SUV araca binmesi ve inmesi rahat.
Kasislerde altını vurmuyorsun.
Kazalarda (çarpışmalarda) ağır araçtaki insanların yaşama ihtimali daha yüksek, bununla ilgili veriler, araştırmalar var.
0
gabe h coud
(19.10.24)
b-suv kullanıcısıyım.
önceki aracım sedan ve çok alçaktı, buna binerken kafamı çok eğmek zorunda kalmıyorum. sırf bu sebepten değiştermedim ama alçak araçta virajlar korkutmazken bunda dikkatli olmak gerekiyor.
0
9kuyruklukedi
(19.10.24)
Bence tek açıklaması kasisler, cukurlar
0
abuzer
(19.10.24)
1- sedan arabaya sıgmıyorum.
2- uzun süreli sehirlararasi yolculuk, kamp, seyahat yapiyorum. ici genis arac lazim.
3. daga bayira tirmaniyorum. sehir icinde de cukurlara girip cikiyorum. alti yüksek araba lazim.
0
deckard
(19.10.24)
b-suv neyse de, istanbulda küçük mahallelerde yaşayan insanlar bile tiggo 8, 3008, x3, tucson falan kullanıyor bana bu saçma geliyor.
bence bunun en önemli sebebi arabanın ülkemizde kullanım amacının çok başka olması. insanlar kullanmak için değil hava atmak ve statü sahibi olmak için araba satın alıyorlar. ne kadar büyükse o kadar saygı görüyorsun.
0
abelardo
(19.10.24)
1 hafta orta üst segment bir suv kullan anlarsın neden tercih edildiğini.
başta görüş açısı ve yola hakimiyet.çocuklu aile için gayet güvenli.bagaj hacmi.
öyle yanlıyım gazlıyım derdi yoksa suv iyidir.
0
jamswety
(19.10.24)
Bende alana kadar ne gerek var diyordum, simdi cok seviyorum. Bahsettiğim suv gercek suv ama yuksek hatchback değil. Wj kasa grandcherokee var bende.

Sebepleri;
Cocuk ve köpekten dolayı bagaja ihtiyacım var.

Yüksek, çevre görüşü iyi

Gerçek 4 çeker, araziye girmek hoşuma gidiyor.

Çoğunlukla hanım kullanıyor, sıkıştıramiyorlar.

Dizel, arac 2.5 ton ama yakıtı çoğu düz benzinliden az.

Altını vurma derdi yok.
0
mirty
(20.10.24)
(11)

Bu miktarda bir parayı nasıl değerlendirmeli?

emre513
Merhaba,havadan veya miras yolu ile 2 milyon gibi bir para geldi diyelim.Özellikle geleneksel yatırım araçlarıyla nasıl bir yol çizmek mantıklı olur sizce.
Merhaba,
havadan veya miras yolu ile 2 milyon gibi bir para geldi diyelim.
Özellikle geleneksel yatırım araçlarıyla nasıl bir yol çizmek mantıklı olur sizce.
0
emre513
(19.10.24)
Gelenekselden kasıt ne?
Risk iştahınıza 1 den 7 ye kadar bir puan verin.
Para ne zaman lazım olacak?
Faiz hassasiyetiniz var mı?
0
Mirket
(19.10.24)
Fiziki altın al
0
muhayyer divan
(19.10.24)
genelenkselden kasıt altın, dolar, mevduat vs. yani btc değil (orada bir miktar tutuyorum).
risk iştahım 3 diyelim :)
0
🌸emre513
(19.10.24)
Fiziki altın al. Böl ve sakla.
en geleneksel yol budur.
Banka vs. falan güvenme.
0
diyecevaplandı
(19.10.24)
Vade söylememişsin ama, Benim risk iştahım 3 olsa, parayı 4 e böler, birine fiziki altın, birine düşündüğüm vadede süresi dolacak eurobond, birine gümüş fonu alır birine para piyasası fonu alırdım.

Para piyasası fonundakileri yıl sonuna doğru bir daha değerlendirirdim.
0
Mirket
(19.10.24)
Etf
Bitcoin
Altin
Hisse senedi.


Bu dordune bol, keyfine bak.
0
baldur2
(19.10.24)
arsa veya fiziki altın almanızı tavsiye ederim. bankalara zerre miktar güvenim yok, bir gecede hesabı boşalan ve borç batağına sokulan onlarca mağdur insan duydum. banka paranı koruyamıyor. çalınınca da sorumlu ben değilim diyor. e o zaman sen ne halta yararsın ey banka?

fiziki altın ve arsa.
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.10.24)
şuan için direk borsa
0
alp9900
(19.10.24)
Msci world etf i
0
robert bosch
(19.10.24)
geleneksel deyince benim aklıma gelen vadeli mevduat oda şuan 45 bandında bazı bankalarda hoşgeldin faizi ile 50-53leri buluyor.

alternatif altın alınabilir. fiziki altın diyorlar ama yaklaşık 650 gram altını evde nasıl saklayacaksın. bankada altın hesabı en mantıklısı veya borsadan altın sertifikası.
0
my fault
(19.10.24)
(bkz: #169320656)
0
deer hunter
(19.10.24)
(6)

Yol sorusu ve şoförlük bilgisi

kararsızataletfilozofu
Yeni bir yere atandım fakat gidip görme fırsatım henüz olmadı.Çok iyi bir şoför değilim atandığım yere evden gidip gelebilir miyim yada orada otelde mi kalmalıyım bir süre onu hesaplamaya çalışıyorum.Örnek olarak,60km 2şerit gidiş 2şerit geliş olan yolu trafiksiz haliyle 45dkkada gidiyorum.Hız burad
Yeni bir yere atandım fakat gidip görme fırsatım henüz olmadı.
Çok iyi bir şoför değilim atandığım yere evden gidip gelebilir miyim yada orada otelde mi kalmalıyım bir süre onu hesaplamaya çalışıyorum.

Örnek olarak,
60km 2şerit gidiş 2şerit geliş olan yolu trafiksiz haliyle 45dkkada gidiyorum.
Hız buradan 80km/h çıkıyor. Tek seferde ve az yoruluyorum.

Atandığım yer ise google mapste,
158 km için 1 saat 43 dakika diyor. Benim hesaba görede 2 saat.
Ücretli yol yazıyor E80.

Bu yolda 2 mola yapmam gerekir mi ?
Bu yol her sabah akşam gidip gelinir mi ?
0
kararsızataletfilozofu
(18.10.24)
Her gün git-gel İstanbul-Tekirdağ arası kadar yol yapmanın hiçbir mantıklı tarafı yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.10.24)
Gidip gelinmez, orada otel ya da pansiyonda kalsan daha mantıklı. O yol insanı nasıl yorar biliyor musun?
0
muhayyer divan
(19.10.24)
2 saat molasiz gidilir rahat. ama her gun olmaz. 4 saat yolda mi gecireceksin her gun?
0
antikadimag
(19.10.24)
Molasız kat edilir ama 150 km yol, günde 4 saat direksiyon yorar adamı.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.10.24)
3 sene boyunca Malatya Elazığ arası sabah gidip akşam geldim. 100 km
Ve tecrübeli bir şoför sayılırım.
Cevap: kendini heba etme. Atandığın yerden ev tutma imkanın varsa öyle yap. Bu yorgunluğun hem işine hem sosyal hayatına hem de sağlığına çok büyük negatif etkileri olur.
0
etna
(19.10.24)
Her gun 300 km yol otobus soforu degilsen mantikli degil.
0
brkylmz
(19.10.24)
(9)

İnsan neler yaparsa kendi hakkına girer sizce?

pembediken
sb
sb
0
pembediken
(18.10.24)
İnsan ne yaparsa kendi hakkina girmez ki?
0
pavlis
(18.10.24)
Hakkını tam olarak alamadığı halde o şeye devam ederse. Mevzu sadece iş değil bu arada.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(18.10.24)
Başkalarına gösterdiği merhameti, kendinden esirgediği zaman.
0
rock n roll
(18.10.24)
Valla zannımca kendine değer vermediğinde ve sevmediğinde.
0
Amaranta ursula
(18.10.24)
sağlığını önemsemediğinde
0
titanyum22
(18.10.24)
İntihar ettiğinde
0
etna
(18.10.24)
Konu ne, ona göre anlatalım?
0
muhayyer divan
(19.10.24)
potansiyelinin altinda yasadiginda. kendine zarari oldugunu bildigi halde durumu degistirmek icin bisey yapmadiginda (kilo olur, is olur, iliski olur artik akliniza ne gelirse)
0
taurina
(19.10.24)
taurina arti 1000. korkunun ece faydasi yok. fortune favours the bold. durmak yok harekete gecme zamani.
0
baldur2
(19.10.24)
(13)

Bu mide yanması ne olacak?

nolmus yani
1-1,5 aydır geçmiyo. Geçen doktora gittim, ultrason, dışkı testi, röntgen falan çekti. Birkaç ilaç verip "zamana bırakalım geçmezse endoskopi yaparız" dedi ama bende azalma yok. Yanıyo midem cayır cayır.Bugün haşlanmış patates yiyeyim dedim. Her şey iyiydi güzeldi. Sonra salak gibi kremalı bisküvi y
1-1,5 aydır geçmiyo. Geçen doktora gittim, ultrason, dışkı testi, röntgen falan çekti. Birkaç ilaç verip "zamana bırakalım geçmezse endoskopi yaparız" dedi ama bende azalma yok. Yanıyo midem cayır cayır.

Bugün haşlanmış patates yiyeyim dedim. Her şey iyiydi güzeldi. Sonra salak gibi kremalı bisküvi yedim :D Bir de eşim cips yiyordu, bi tane attım ağzıma. Allah belamı verseydi de yemeseydim, bütün gündür kıvranıyorum hala geçmedi. Neyse ki evden çalışıyorum da uzanırken işime devam edebildim.

Şimdi bu gastrit oluyor değil mi? Kanser manser, ülser değildir di mi? Muayene eden doktorum da, ultrasonu çeken doktorum da dalga geçti bu yaşta ne kanseri diye ama ben korkmadan edemiyorum. Bi yandan normal bi süreç, bir sürü insan bunu kronik olarak yaşıyor farkındayım ama diğer yandan paranoyakça düşünmeden de edemiyorum.

Benim durumumda olan var mı? Hangi yiyeceklerden uzak duruyorsunuz ya da neler iyi geliyor? Ben şu an su içsem bile daha kötü oluyorum.
0
nolmus yani
(18.10.24)
Kızartmalar, çok baharatlı çok yağlı yiyecekler iptal.
0
abuzer
(18.10.24)
Talcid bulundur bı de evde
0
abuzer
(18.10.24)
Yanma değil de ağrı oluyor bende zaman zaman. Bir bardak suyun içine silme çay kaşığı karbonat ekleyip karıştırıyor ve içiyorum. Bir süre de uzanmamaya çalışıyorum işe yarıyor bende. Domates, Nescafe, çiğ soğan, muz yememeye çalışıyorum bir kaç gün. Çok geçmiş olsun.

Ekleme: Bir de nefes egzersizi yapıyorum. Uzun bir nefes alıyor, bir süre nefesimi tutuyor sonra da uzun bir şekilde geri vermiyorum. O da biraz iyi geliyor.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(18.10.24)
@abuzer evde şu an talcid dahil her çeşit anti asit tablet olabilir :( anlık rahatlatmaktan başka işe yaramıyorlar.

@aslagülümseyenbirkediyegüvenme aaa bak ben midem yanmaya başlar başlamaz gidip uzanıyorum, acaba uzanmak mı süresini bu kadar uzatıyor?
0
🌸nolmus yani
(18.10.24)
Şişmansan eğer karın içi basıncın artması nedeniyle de reflü gelişebiliyor, hamilelikte de aynı nedenle oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.10.24)
stresten olduğu için geçmiyor. bana da aynı röntgenleri yaptılar, çok şükür bir şey çıkmadı. sağlıklı beslen dediler ama ben evde yiyip içiyorum zaten sağlıklı besleniyorum. ilaç almazsam 2 saatten fazla aç kalamıyorum midemi oyuyorlar sanki. doktorlar endoskopi yapmamak için takla atıyorlar ama muhtemelen senin de midende ülser var. doktoru zorla gastroenteroloji (doğru mu yazdı telefon) neyse ona git endoskopi çeksinler.
0
titanyum22
(18.10.24)
Gel ben çözeceğim şimdi.

Ama önce kremalı bisküvi,cips falan yemek nedir allasen,çocuk musunuz desem de olmaz onlar bile artık dha dikkatliker,yapmayın,etmeyin yani.eşine de söyle yapmayın yani

Bu junk malzemeler,stresinizle birleşince böyle ejderhaya dönüşüyorsunuz.

Şimdi evde varsa nişastayı alın,yoksa da yakın marketten alın gelin,birde tarçın alın.nişastayı suyla kaynatın sahşep kıvamında bir içecek elde edeceksiniz.ama sütle değil bak muhallebi değil dediğim suyla,bir bardak hazırlayın.tek başına içmek zordur birde geç soğur bu meret ılıyınca tarçın ekleyin bolca içilecek gibi olsun.boş karna bundan için üstünede bir şey yemeyin,bekleyin bir saat falan.

Bu yanmanızı alacak,bir kavanoz tums emmiş gibi olacaksınız.sonra az salın,stres yapmayın,midenizi çöpe çevirmeyin,yeterli su için filan.
0
duptıs
(18.10.24)
duptıs bizde tums yok ya, getirsene oradan çok merak ediyorum dizilerde hep duyduğumdan
0
titanyum22
(18.10.24)
Tita ,valla yeni döndük evde var diye almadım.ama listeye ekledim simdi,kim gelirse söylerim getirirler bi 140 lık,taşımasıda kolay onu.yazarım sana tekrar.
0
duptıs
(18.10.24)
Karbonat iç. İster karbonatı kuru kuruyut üstüne su iç ister 1 bardak suya yarım veya 1 çay kaşığı karbonat karıştır iç. Bir kez dene bence, fayda gören çok var, itiraz eden doktor duymadım. Aksine talcid tarzı şeyler uzun süreli kullanıma uygun değil, iyileştirmiyor hasta ediyor. Bi dene karbonatı. Yemeklerden sonra.
0
muhayyer divan
(18.10.24)
Mide yangını çok kötü gerçekten geçmiş olsun.

Düzenli nexium kullanın geçene kadar çünkü ben öyle yapıyorum. Alkole düşünce yani gerçekten çok ve düzenli içince yine başlıyor sonra tekrar nexiuma başlıyorum geçiyor.

Korkutmak gibi de olmasın ama bir arkadas böyle mide yangını tedavisinden 1 ay sonra kanser olduğunu öğrendi. Test yaptırın da içiniz rahat etsin
0
pavlis
(18.10.24)
@duptıs nişastayı ilk defa duydum. bi bakıp deneyeceğim, dümdüz mısır nişastası değil mi?

@muhayyer karbonatı çok duydum bi arkadaştan ama denemedim henüz, nişastadan önce bunu denesem iyi olacak

@pavlis işte ben de bundan korkuyorum... kanser olsaydı ultrasonda çıkardı diyip doktora güvenmekten başka çarem yok gibi şimdilik:/
0
🌸nolmus yani
(18.10.24)
Düz nişasta,suyla kaynat,iç ya da kaşıkla ye.tarçınla yenilebilir oluyor.sabah aç karnına yapsan daha iyi olur.seni bayağı bi rahatlatır,bayağı bir sürede ilaca falan ihtiyacın kalmaz.o arada sebepleri düzeltmen lazım tabi,çare buldum diye abanma.

Son dönem şifacı influencerlar,sırf nişasta olsun diye millete çiğ patates yediriyorlar bunun için,acımda yok bunlarda,yesin koca danalar diyorlar:)
0
duptıs
(19.10.24)
(8)

İşyerinde Başarılı Olmak ama Sevilmemek

depresif çocuk
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Sevilebilir biri olmak ile başarıya koymak arasında negatif bir korelasyon var sanki. Bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
0
depresif çocuk
(17.10.24)
Kimseyle kavga etmeden, tartışmadan. Hep "tamamdır, can sağlığı, sen öyle diyorsan öyledir" diyerek.
0
Shepard
(17.10.24)
doğru iletişim dili burda anahtardır. ne çok egolu, ne çok alçak perdeden, dengeli, samimi ve güvenilir bir duruşu devamlılıkla göstermek lazım. yoksa her başarılı insan sevilmiyor diye bir durum görmedim. ya çok sikko egolu insandır, ya milletin arkasından iş çevirerek ya da etik sınırlarda dolanarak kazandığı başarıyı başarı diye yutturuyordur. yıllarca çok kurumsal ve büyük bir firmada çalıştım. başarılı olup sevilen birçok arkadaşım oldu.
0
awlmi
(17.10.24)
Kurmuyorum?

Ben istediğim kadar denge kurmaya çabalayayım, herkes kendi tıynetini yerine getiriyor. İş yerimde kim beni sevmek zorunda ki? Ben kimi sevmek zorundayım? Hiçbir mecburiyet yok. Ama saygısızlık olursa o zaman iş değişir.

Kimseye saygısızlığım yoktur, olmamıştır, olmaz da. Kimseye küçümseyen veya alaycı veya kibirli davranışların olmamıştır, olmaz da. Kimsenin ayağını kaydırmak gibi rezilliklere girişmedim, girişmem de. Benimle daha geçinemeyen insan ruh hastasıdır derim.
0
muhayyer divan
(17.10.24)
Başarıya giden her yol mübah olmadığı için nasıl başarılı olduğun da önemli.
Başarı hırsı, sıfır kötü niyet olsa bile, başkalarına negatif gelebilecek adımlara yol açabilir.
Sen kendince adil oynamışsındır, örneğin ufak bir başarıyı bile ben yaptım ettim diye anlatmak bi şekilde orada katkısı olan başka biri tarafından tüm payeyi kendine çıkarttı olarak anlaşılabilir.

Basit bir taktik, elle tutulur sonucu sana yazılan bir başarıda oraya katkısı olan diğer insanları da an. Azsa bile söyle. Herkese söylenmiyorsa da git yöneticisine söyle. Yüzüne söyle. Alçakgönüllü ol.

Ben başarılı olduğum yerlerde hep sevilmişimdir, asıl başarısız olunca şirret bir insana dönüşüyorum, herkesle kapışıyorum.

Birini yenerek sonuca ulaşmak yerine onunla beraber olarak sonuca ulaşmak lazım. O kişiyi "yendiğinde" zafer elde etmiş oluyorsun ama aynı zamanda düşman kazanmış oluyorsun. Ben yeri gelince "bak ben bişi yapıcam senin götünde patlayacak çünkü zamanında işini iyi yapmamışsın. Bunun seni kötü hissettirmesini istemiyorum, herkes hata yapar. Gel bana yardımcı ol bu konuyu beraber iletelim, sorun çıkmasın" diye yaklaşırım. Genelde de karşılık bulur, bulmadığında adil oynamış olursun ve bunu diğerlerinin görmesini sağlarsın, günah senden gider.

İş ortamında kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama yardımsever ve iyi niyetli olduğunu belli eder şekilde hareket edersen sevilirsin.
0
Bruce
(17.10.24)
işyerinde başarılı olmaktan maksat nedir mesela? Eğer konunuzda uzman olmak ve verilen görevleri tam ve zamanında iyi bir şekilde yapabilmek ve geliştirebilmek ise zaten işyerinde gerçek tatmin ve amaç bu olmalı. İş yerinde sevilmek ise sadece olası tehlikelerden sizi koruyabilecek olan bir meta olarak görülebilir. Bu anlamda faydalıdır Ancak sevgi ihtiyacını işyerinden alınmaya çalışılması çok gereksiz bir şey. Takdir edilmek daha tatmin edici. Aslına bakarsanız sevilmemek bir başarı göstergesi bile olabilir zorba değilseniz. Çünkü içten içe başarınız kıskanıldığı için düşmenizi bekleniyordur. Buradan bakarsak evet negatif korelasyon.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Herkese iyi davrandığım için kimseyi aslında sevmediğim belli olmuyor
0
Hallegadola
(17.10.24)
Vallaha iş yerinde herkes ne kadar hırslı ne kadar çalışkan olduğumu vs biliyor.
Ama herkes de beni çok seviyor. Çünkü herkesin yardımına koşarım, herkese kibar davranirim, hayatlarini dinlerim. Excellerine, it sorunlarina yardım ederim. Hanim bir şeyler yapar getiririm, her Türkiye'den dönüşte her kata Tuğba kuruyemiş ürünlerinden getiririm falan.

Kısacası benim açımdan böyle bir olay yok. Hem çok sevilirim ki ben de onlari severim, hem de is yerinde basari pesinde olan biri olduğum bilinir.
0
logisticsmanager
(17.10.24)
İşte kimsenin beni sevmesine gerek olduğunu düşünmüyorum amacım işimi iyi yapmak çünkü. Kibar ve mesafeliyimdir, sevileyim diye çaba harcamam. İşime engel bir durum oluşursa duygusala bağlamadan gereğini yaparım.
0
mirty
(18.10.24)
(14)

özgüveni yüksek alt seviye çalışan

baldan kaymak
özgüveni üsttekini rahatsız ediyor.üst, altın çok bildiğini ve hayır duvarı olmamasını istiyor.alttaki ise elindekine göre konuştuğunu ifade ediyor.üstteki kişi kırıyor bu özgüveni ama yine doluyor çok geçmeden özgüvenle. self çünkü içten geliyor.söyledi de ama bir ifade etmiyor alttaki çalışan için
özgüveni üsttekini rahatsız ediyor.
üst, altın çok bildiğini ve hayır duvarı olmamasını istiyor.
alttaki ise elindekine göre konuştuğunu ifade ediyor.

üstteki kişi kırıyor bu özgüveni ama yine doluyor çok geçmeden özgüvenle. self çünkü içten geliyor.
söyledi de ama bir ifade etmiyor alttaki çalışan için.
ne yapılabilir?

kimseye zararı olmayan ama iletişimi yoran bir süreç.
siz olsaydınız bu alttaki çalışana durumu nasıl anlatırdınız?
0
baldan kaymak
(17.10.24)
rahatsız olunan şey ukalalık mı, nedir tam olarak? bir insanın "öz"güveni diğerini niye rahatsız etsin? adı üstünde ÖZgüven
0
titanyum22
(17.10.24)
gerçekten neden rahatsız oluyorsun tam olarak? egon bu kadar kırılgan mı da başka birinin özgüvenini kırmayı normal karşılayıp bir de anlatıyorsun? kimseye zararı yok da diyorsun üstelik. yanında çalışanlara sabır diliyorum.
0
duygusalatasi
(17.10.24)
Alt takımın pısırık, tamam efendim evet efendim demesi gerektiği sanırım zihninizde işlemiş. Bu nedenle saygısızlık yapmadığı sürece özgüvenli bir personeli dahi kabul edememe durumu var. Enteresanmis..
0
dedeminhirkasi
(17.10.24)
alt seviye çalışan ne yahu. klasik beyaz yaka egosu:)
0
nothing in my way
(17.10.24)
Soruyu çok anlayamadım, anlayabildiğim şu yanlışsa düzelt. "Alt seviye çalışan" işiyle ilgili çok donanımlı, kendini "üst çalışan " olarak konumlandiran kişi çok bilmiyor ve ondan bazı konularda fazla fedakar ve verici olarak çalışmasını istiyor. " Alt seviyede olan" daha fazla ücret ve imkan istiyor. Böyle anladım. Üst olan da özgüvenini kırdım sanıyor, alt olan umursamıyor bu kişiyi.

Biraz daha açarsan soruyu daha iyi cevap verebilir insanlar. Bir de bu alt konum çalışan, üst konum çalışan ifadesi beni çok rahatsız ediyor.
0
rock n roll
(17.10.24)
Şaşkın olayım beni senden natı natı tanatom

Bir şey anlamadım duyurudan. Bomboş bir öz güveni olan her şeyi bildiğini sanıp hiçbir şey beceremeyen bir kesim var. Ondan mı bahsediliyor acaba? O değilse muhtemelen haksız.
0
nawar
(17.10.24)
Hiçbir şey anlaşılmayan bir duyuru yazmışsın. Daha açık anlatır mısın A kişisi B kişisi şeklinde? Hayır duvarı ne demek mesela hiç anlamadım.
0
muhayyer divan
(17.10.24)
@muhayyer divan; " hayır duvarı olmasın" derken herhalde bilgini saklama bizden. Sorduğumuzda söyle, cevap vermemezlik yapma demek istiyor galiba.
0
rock n roll
(17.10.24)
Abi çok kötü anlattın vallahi anlamadık. Ezmişsin de birilerini.
0
Shepard
(17.10.24)
Ya seni hiç anlamadım ama bence haksizsin ya.
0
dedeminhirkasi
(17.10.24)
alt seviye çalışan :):)

Ahh yıllarca alıştınız ezik büzük, sessiz sakin insanlarla çalışmaya azıcık kendinin farkında olan birini görünce garip hallere giriyorsunuz.
Şu yeni kuşakların en sevdiğim yanı bu işte, müdanasızlar, özgüvenliler, kendilerinin ve yeteneklerinin farkındalar ve "üst seviye çalışana da" bunu göstermekten çekinmiyorlar.

Özgüven güzel bir şeydir, buradaki sorunu da bir tık anlayabiliyorum, benim de birlikte çalıştığım insanlarla koordineli olmam, yaptıklarından haberdar olmam gereken bir işim var ve bunlar doğru iletişimle çözülebilecek şeyler.
Temelde yatan bu "alt çalışan" mantığını yok edip "birlikte çalışıyoruz" kafasına geçtiğinizde doğru iletişimi kurup verimli çalışma ortamı yaratacağınıza inanıyorum.
0
mutekebbir
(17.10.24)
galiba yeni nesil boyle, bencillik mi ozguven mi ayirmakta lazim. sizin durumu anlamadim ama, benim yasadigim; birsey istiyorum laboratuarda -benim isim degil- cevabini aliyorum ama kendi birsey isteyince yapilmasini bekliyor. bizim ki ile once konusuldu ama devam edince isten cikarildi.
0
durgunfoton
(17.10.24)
"alt seviye çalışan" şeklinde tanımlama yapan birini özgüvensiz olarak görürdüm o kesin.

helal olsun ezdirmiyor kendini. pısırıklığa alışmışsınız kendini ezdirmeye sindirilmeye izin vermeyen birini görünce hemen tepki veriyorsunuz.


üst seviye çalışan milleti ezerek özgüven sahibi olunmaycağını öğrenmeli
0
Hallegadola
(17.10.24)
Eğer özgüven dediğiniz assın talimat almayi kişiselleştirmesi ve işi sabote etme pahasına çeşitli sözde hassasiyetleri bahane ederek üstü kapalı ayak diremesi ise öncelikle diğer çalışanların bu olumsuz tavrı örnek alma durumu nedir bunu gözlemleyin. Bu önemli. Tavsiyem kesinlikle görmezden gelin ve tavırlarını alevlendirmeyin. Çünkü tepki çekmeyi severler bu kendini önemli hissettirir. Gayet profesyonel ve mesafeli davranın ve bir önerisi var ise ilgilenirmis gibi yapıp kendi mantiksizligi varsa buna kendi sözleri ile ulaşmasını sağlayın. Lider olma arzusu vardır muhtemelen
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(16)

Sizce bu batıl inanç mi?

Zetnikov
"İnsanlara herseyinizi anlatirsaniz özellikle planlarinizi, Gerçekleşmezler"Bu tarz bir yazi ve dusunce sekliydiYorumunuz nedir hakli mi yoksa alakasi yok mu
"İnsanlara herseyinizi anlatirsaniz özellikle planlarinizi, Gerçekleşmezler"

Bu tarz bir yazi ve dusunce sekliydi

Yorumunuz nedir hakli mi yoksa alakasi yok mu
0
Zetnikov
(17.10.24)
anlatinca gerceklesmiyor diye bir sey yok tabii ki de e bazilari gerceklesmiyor, yeni plan yapiyorsun, degistiriyorsun, ya da baska bir sey cikiyor karsina ona tamam diyorsun.
böyle olunca sanki sen cok karar degistiriyormussun gibi duruyor ya da bir isi beceremiyormussun gibi.

hic anlatmamak da olmaz. o zaman kulagina gelecek gelismeleri kacirabilirsin. dozunu ayarlamak ve spesifik seyler söylememek lazim.

mesela x firmasinda calismak istiyorum degil de su alanda calismak istiyorum daha iyi olabilir.
0
robert bosch
(17.10.24)
Batıl inanç tabii ki, mantıklı bir konu değil ki yorumlanacak bir tarafı olsun. Benimde anlayamadığım bir sürü planım var ama aksiyon almazsam hiçbiri gerçekleşmiyo..
0
mirty
(17.10.24)
Haklı. Yaşamışlığım var.
0
muhayyer divan
(17.10.24)
Batıl tabi ki böyle bir korelasyon yok. Nazar enerji manifest hepsi zırva.
0
anon1m
(17.10.24)
algıda seçicilik. kimseye söylemeden yapılan bütün planlar gerçekleşirdi, başarılı olurdu bu mantığa göre.

o yüzden öyle nazardı falan tamamen ademoğlunun kendini avutma şekli.

sen sakarsın bardak kırıyorsun sonra diyorsun ki nazar çıktı hasektor oradan.

birine bişey anlatıyorsan başına kötü bir şey gelince sorumluluk atacak kimseyi bulamazsan "ona anlattım diye oldu" diyorsun. bahane got gibidir ne kadar dönersen dön arkandadır. halbuki kimseye anlatmayınca olmayan şeyler neden olmuyor?

ama şuna inanıyorum, birilerine planlarını, hayallerini, hedeflerini veya güzel yaşantını anlattığında; özellikle bizim millet aşağı çekmeye çalışıyor. senin moralini bizzat ya da dolaylı olarak ne yapıp edip bozuyor. en kötü hiç bişey yapamazsa kıskançlığından muhabbetini falan azaltıyor sen de kötü hissediyorsun yapacağın işe odaklanamıyorsun başarısız olabiliyorsun....

en fazla böyle bir etkisi olabilir.
0
ananiyimioguz
(17.10.24)
Bazen anlatmayınca da gerçekleşmiyor batıl inanç
0
olaylar olaylar
(17.10.24)
baskalarini suclamak daha kolay cunku.
0
baldur2
(17.10.24)
sadece anlattın diye olmadığını ispatlayamazsın. yani böyle bir şey var demek çok saçma
0
kisa
(17.10.24)
borsa konusunda kesinlikle böyle bir şey var. hiçbir hikayeyi, kazanç potansiyelini burası da dahil anlatmamaya karar verdim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.10.24)
Herkes olayi nazara falan baglamis ama konu bambaska bir durumdan ibaret. Disiplinlisindir, makul bir plandir, calisirir, basarirsin. Konu biraz anlattiktan sonra ic dunyamizda yasanan hislerle ilgili. Daha birsey basarmadan is tamamlanmis hissi geliyor bilinc altina, bu da konuya olan motivasyonu dusuruyor.

www.inc.com
0
mbond
(17.10.24)
haha
batıl tabii
0
OgutucuRecep
(17.10.24)
Batıl falan değil gayet mantıklı.

Beyin hayal ile gerçeği ayırt edemez. Birine planlarınızı, hayallerinizi hevesle anlatırken onlar zaten gerçekleşmiş gibi hissedersiniz ve bu da motivasyonunuzu düşürür. Zaten yukarıda link paylaşılmış.

Nazar da etkilidir (inanmayan için bir şey ifade etmeyecek ama söylemem gerekir)
0
marsli gocmen
(17.10.24)
Bunun batıl inanç olmadığını düşündüren nedir? Çevrenize her şeyi değil en çok önem verdiğiniz şeyleri paylaşıyor olabilirsiniz ya da önem vermediğiniz ve olmayan şeyleri çok dert etmiyorken önem verip çok istediğiniz şeylerin olmaması doğal olarak koyuyor olabilir. Zaten çok istiyorsanız ve çok önemliyse içiniz içinize sığmamış ve paylaşmışsınızdır muhtemelen. Paylaşmadıklarınızın sorunsuz ilerlemesi gibi bir kontrol listeniz yoksa batıl deyip geçebilirsiniz.
0
nawar
(17.10.24)
Bence batıl değil. Çok anlatınca ya heves kırılıyor ya çok anlatilinca içsel istek azalıyor ya da gerçekleşmesi durumunda yaşanacak başarı kıskanıldığı için negatif bir sürü enerjiler ile engelleniyorsunuz
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
değil.

gerçek. benim mesela öyledir. şuraya yazayım hemen biter ne yaşıyorsam.

bunun cevabı haklı ve alakası yok. ikisi de geçerli. kişiye göre fark ediyor. bazısına bir şey olmaz bazısı benim gibi saniyeler içinde kaybeder.
0
janderzel zartanyan
(17.10.24)
bir şeylerden çok fazla bahsedince sanki o şeyi yapmış gibi düşünüyor beyin ve o iş için çabalamayı bırakıyorsun, farkında olmadan.

aslagülümseyenbirkediyegüvenme, mbond + 1.
0
selam
(18.10.24)
(15)

Dışarida kahve içer misiniz?

Zetnikov
Bu aralar minimalizm ve ekonomi para biriktirme olaylarina sardimSoyle diyorlar illa kahve iceceksem evde icerimSebep disarisi pahaliİste haftada 2 kahve icsen 100 liradan bilmem kac lira oluyor vs yoksa fakirlesirsin para biriktiremezsin seneye vurunca on yil sonra araba alirsin tarzi seyler falanl
Bu aralar minimalizm ve ekonomi para biriktirme olaylarina sardim

Soyle diyorlar illa kahve iceceksem evde icerim
Sebep disarisi pahali

İste haftada 2 kahve icsen 100 liradan bilmem kac lira oluyor vs yoksa fakirlesirsin para biriktiremezsin seneye vurunca on yil sonra araba alirsin tarzi seyler falanlar fistanlar

Bu durumu tam kabule gecemedim cunku

Evde kahve icmeyi coknseven biri degilim

Soyle bir zevkim mesela sizin yok mu arkadaslar

Cafeye gidip hava alip sosyalesirkene yada ziyaretcimle konusurken kahve icme atmosfer vs zevki

Yorumlariniz nedir evde kahve icmek cebimi rahatlaticak peki huzurum ne olur muallakta
0
Zetnikov
(16.10.24)
onun dengesini kurmak gerekiyor, bütçenize göre aşırıya kaçmadan keyif aldığınız şeyleri yapın. yapmayınca başka psikolojik sorunları doğuruyor, o da fizyolojik sorunlara evrilebiliyor.
0
orient blue
(16.10.24)
Dışarıda içilen kahve hem sunum hizmetini hem kahveyi satın almaktır. Oturulan ortamın güzelliği, dışarıda olmak, hava değişikliği de cabasıdır. Evde kahve içmenin olayı iste "istediğin an istediğin kahveyi istediğin tertiple" içebilmektir. İster çalışma arasında, ister misafirle, ister temizlik sonrası, ister uyanınca veya dışarıdan gelince...

İkisinin yerleri farklı.

Dışarıda kahve içmem masraf oluyor diyenler çoğunlukla ikiye ayrılır,

Ya ev araba gibi büyük bir alışverişi gerçekleştirmek için para biriktirecektir, yemeyip içmeyip biriktirme sürecindedir ya da cidden dar gelirlidir, parasını dışarıda oturup kahve içmeye değil dükkan vergisi ödemeye yarıyor gibi hissediyordur. Çok az da olsa bazıları parasına kıyamamaktan çıkmıyorlardır. Olabilir, insanız.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
Evde kahve içmeyi seviyorum. Dışarıda sadece arkadaşlar dışarıda kahveyi sadece sosyalleşmenin parçası olarak içiyorum. Zaten ortalama fiyatlı kahveler lezzetli değil, lezzetli olanlar gereksiz pahalı.
0
nawar
(16.10.24)
Zevk aldığım bir şeyse parasına bakmam içerim.
0
mikahakkinen
(16.10.24)
Çok çıkmadığım için ayda yılda bir kafeye oturup dinlenirken bu keyiften kendimi mahrum etmem

Senin dediğini her gün dışarıda parasını harcayan gençler için diyor, 100 liraya kahve içsen ayda 3000 yapar
0
grimavi
(16.10.24)
Ben her gün kahve içiyorum. Bu hesabı ben de yaptım ama kahveden başka bir alışkanlığım yok. Yani dışarıda yemek yok, başka alışkanlığım yok.
0
Kahvedesu
(16.10.24)
Iciyorum. Bana da fiyatlar cok geliyor. Ama simdi hesapladim. 150 liradan diyelim ayda 600 lira. Yilda 7200 lira. Yahu ne alican yilda 7200 birikse. 10 senede 72000 diye hesap mi olur ayrica.
Hadi haftada iki ic. Ayni hesap. Cok sacma.

Kahvedesu turkiyede olsan napiyorum ben derdin :))
0
Kittie
(16.10.24)
Ayda 1-2 defayı buluyor o da arkadaşlarla buluşunca ya da ben kitabımı pc'mi alıp çalışmak için bir kafeye gittiysem içerim.
0
Amaranta ursula
(16.10.24)
Neredeyse hergün dışarıda bir kahve içerim. Bazen birden fazla oluyor. Para işlerinden pek anlamam ama bunun bizi kurtaracağını düşünmüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.10.24)
Sonra psikologlara çok daha fazlasını ödeme ihtimali var
0
parka
(16.10.24)
Ben dışarda kahve vs her şeye çok para harcıyorum . Para biriktiremiyorum gerçekten :) ama vazgeçemem dışarda kahve tatlı gibi şeylere para harcamaktan. Çünkü bir faydası olacağına inanmıyorum :(
0
turuncu tonlarda
(16.10.24)
abi çok fakirsem zaten hesap kitap yapmadan hiç harcamamaya çalışıyorum ama bir yandan hayatı kaliteli yaşayıp diğer taraftan fazla açılmamak amacındaysam onu kendi kafamda hesaplıyorum. genelde süreklilik arz etmeyen harcamalardan kaçmam yüksek olsalar bile. atıyorum ayda bir kez terapiye giderken 1 saat yürüyüp üstüne otobüse 30-40 lira vermek yerine taksiye atlarım, 300 lira hatta daha az paraya konforlu ve hızlıca hallederim işimi. yahut kahve merakım ya da dışarıda oturma alışkanlığım yoktur, o yüzden böyle bir durum olursa "dur lan bi kahve içiyim" deyip girer içerim pahalı bile bulsam.

para, maddi güvence her zaman önemli tabii ama bir taraftan eğer imkan varsa hayatı da olabildiğince güzel ve kaliteli yaşamak gerektiğini düşünüyorum. atıyorum sürekli kahve içen birisi "ben bunu evde yapıp yanıma alsam ayda 1000 lira masraf kısmış olurum" diyor olabilir, onun için bu vazgeçilebilir bir lükstür ama haftada bir dışarıda kahve içemedikten sonra ekstra tasarruf neye yarar onu da düşünmek lazım. bu parayı değerlendireceksindir, bi fikrin vardır, çok uzak olmayan bi gelecekte o birikiminle daha kaliteli yaşayacağını düşünüyorsundur o zaman eyvallah.

ben de kendimce minimalist yaşama taraftarıyım. bir çift botum, onun dışında sadece bir çift ayakkabım var. paso birbirinin aynısı siyah tişörtlerle acun gibi gezerim. bundan fazlasına ihtiyaç duymuyorum. ben miminalist ve masrafsız yaşamı daha ziyade ev içi/kişisel yürütmeye çalışıyorum. yoksa arkadaşımla dışarı çıkamayacaksam, airsoft tüftüfü alamayacaksam, arada kahve içemeyeceksem o kemer sıkmanın ne faydasını görcem ki.
0
mark greg sputnik
(16.10.24)
Cebimde 200 tl kalsa gider bi yere oturur kahve icip napicagimi düşünürüm lol
0
robert bosch
(16.10.24)
Amaç sadece kahve içmekse evde içerim. Lezzet aynı…
Ama dışarıda olmak, sosyalleşmek, hava almak ise içilir.
Mesele sizin ne istediğiniz.
0
master of ceremonies
(17.10.24)
Kahve içmeyi çok sevdiğim için kendime bir makine alıp evde içiyorum, bazen termosuma koyup işe getiriyorum öyle tüketiyorum.
Bu ayrı bir olay ve dürüst olayım makine ilk başta beni çok sarssa da uzun vadede beni büyük kara geçirdi çünkü benim günlük kahve tüketimim minimum 4 bardak.

Ama dışarıda kahve içmenin de tadı bir ayrı oluyor özellikle sosyalleşme mevzusunda.

Ben şöyle bir karar vermiştim;
Arkadaşlarımla dışarıda buluşmadığım sürece kahve içmeyeceğim.
Bir süre uyguladım da ama bazen insan gerçekten bi hava almak istiyor, farklı bir ortamda oturmak istiyor, yalnız da olsa etrafı seyredip, kitap okuyup, bir şeyler izleyip kahve içmek istiyor.
Ama bu bende gerçekten minimuma indi.

Hem kahvemi azaltmaya çalıştığım bir dönemdeyim hem de tasarruf dönemindeyim. Sabah evden çıkmadan bir kahve içiyorum o beni zaten bir süre kesiyor.
Bazen hiç dışarıda içmeden eve gittiğimde de iki fincan içip kapatabiliyorum günü.

Kahve içmeyi seven biri değilseniz makine size göre değil boşuna masraf etmiş olursunuz siz ortamı seviyorsunuz çünkü alsanız da kullanmaz yine dışarıda içersiniz.

Bir kahve keyfimiz var ya ondan da tasarruf etmeyiverelim yani, mutlaka başka aşırı harcamanız vardır oralardan kısabilirsiniz.
0
mutekebbir
(17.10.24)
(4)

doğru navigasyon kullanımı. haritalardaki ücretli geçişler

nemo problemo
en mantıklı yöntem nedir?ücretli geçişleri kaldırdığımızda sürekler 1-3 saat arasında değişiyor. hangisini seçmeli? bu işin formülü var mıdır?
en mantıklı yöntem nedir?

ücretli geçişleri kaldırdığımızda sürekler 1-3 saat arasında değişiyor. hangisini seçmeli? bu işin formülü var mıdır?
0
nemo problemo
(16.10.24)
bu işin formülü aslında "kuzey marmara otoyolunu kapat" olacak ama o seçenek yok maaleesef.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.24)
Karayolları haritasını öğrenmek gerekiyor. E80, E89, O-3 ... Senelerdir şu işe çözüm bulamadılar. Hele ki google maps, karşıya geçecegimde aynı sürede olan birinci köprüyü hiç göstermeyip Avrasya tünelini veriyor hem de ısrarla. Ya yola çıkmadan birkaç duraklı rota oluşturup onu takip edeceksin ya da yolları öğreneceksin.
0
prole
(16.10.24)
Google haritalardan o kadar çok kazık yedim ki sırf daha fazla akaryakıt harcanması için kasten dolaştırdıklarından adım kadar eminim artık. Navigasyon artık güvenilir bir rehber değil bana göre.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
yandex harita denedin mi?
0
titanyum22
(16.10.24)
(5)

d vitamininin fazlası ishal yapar mı?

ahm1
d vitamini değerim 12'ye düşmüş (min. 20 olması lazım). doktora tahlil sonucu gösteremedim. birkaç sene önce yaptığı formülü yapayım dedim. devit 3 damlayı alıp bir şişeyi direkt içtim suyla. önce birkaç hafta boyunca haftada bir, sonra ayda bir ya da 2 haftada bir içecektim, böyle iyi gelmişti yıll
d vitamini değerim 12'ye düşmüş (min. 20 olması lazım). doktora tahlil sonucu gösteremedim. birkaç sene önce yaptığı formülü yapayım dedim. devit 3 damlayı alıp bir şişeyi direkt içtim suyla. önce birkaç hafta boyunca haftada bir, sonra ayda bir ya da 2 haftada bir içecektim, böyle iyi gelmişti yıllar önce. ilk şişeyi içtikten sonra inanılmaz bir enerji ve sağlık hissettim, demek ki 12 bayağı düşük demekmiş. sonrasında eczaneye gittim, aynı damladan alacaktım, nasıl kullanacağımı sorayım dedim (2 haftada bir mi, ayda bir mi tam hatırlayamadım çünkü), bana başka damla ve hap verdi.

benim baştaki devit 3'te 50.000 IU vardı. yani haftada 50.000 IU tüketecektim. eczacının verdiği hapta ise 20.000 IU var ve bunu her gün iç dedi, bir de damladan da 6.000 alacaktım her gün. yani haftada 182.000 IU'ya çıktı benim d vitamini tüketimim. 2 hafta boyunca böyle içtim, sindirimime de bağırsaklarıma da iyi geldi ancak sonrasında haftada 2 güne düşünce hafiften ishal olmaya başladım, başka bir şeyden mi kaynaklanıyor bir türlü anlayamadım ama sanki bu kullandığım d vitamininden kaynaklanıyor.

ne dersiniz, d vitamininin üst sınırını aşmış olabilir miyim? bir daha ölçtürmeye gidemedim maalesef.
0
ahm1
(16.10.24)
Min. 20 değil 80 olması lazım. D3k2 ile beraber doğru formda magnezyum ve epa DHA değerleri yüksek trigliserid formunda omega3 alman gerek.

D vitamininde üst sınırı aşabilmen için vitamini aşırı yüklenmiş olman lazım. Devit-3 ampuldeki vitamin değeri 300.000 IU'dur. Yani sen daha önceleri haftada bir 300.000 almışsın ve bişey olmamış.

Bağırsak problemi virütik olabilir, olmayabilir de. D vitamini ile beraber magnezyum verdi mi sana eczacı? Verdiyse ne verdi, etken maddesi magnezyum oksit veya sülfat ise ishali o yapmıştır. Doğru magnezyum formu bu ikisi değil.

Yine de işin ehli doktordur, doktora sor, eczacıya değil. Bütün bunları anlat, gerekli soruları sorar sana beden sağlığınla ilgili, onun için diyorum.

Bence aşmamışsındır. Yine de gitmeyi önemse derim.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
teşekkürler cevap için.

magnezyum vermedi bana eczacı. verdiği damlada d3 ile birlikte k2 vitamini de var, d vitamininin emilimini sağlıyormuş k2 vitamini.

devit-3'ün farklı çeşitleri varmış evet ama benim aldığım şey damlaydı ve 50.000 IU yazıyordu üstünde. şundan: static.daktilo.com
0
🌸ahm1
(16.10.24)
Fazla gelecek doz almamışsın ki hiç. Az bile geliyordur ama senden sonra gogula sordum d vitamini fazlalığı diye, ishal yazmıyor. Muhtemelen virütik o zaman. Kan tahliline gerçekten bi baktır belki iltihâbî bir durum vardır.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
20 bin ünite devit draje tedavide haftada iki, profilakside haftada bir kullanılır.
haftalık yükleme dozu 50 bin ünitedir(6-8 hafta). sizin kullanım biraz fazla olmuş. tekrar gidip ölçtürmekte fayda var.
kaynak: türk endokrinoloji derneği tanı tedavi klavuzu
prnt.sc
0
unalub
(16.10.24)
@unalub: evet, sanırım eczacı beni kazıklamak için bir sürü d vitamini aldırttı bana :/
0
🌸ahm1
(16.10.24)
(6)

Bu İlişkiyi bitirmenin tam zamanı mi ?

sifreyi tekrar etmeniz lazim
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
Merhaba 7 aydır biriyle görüşüyorum hep aklimda soylemesem de seviyordum da ama son zamanlarda başkasıyla sevistigine dair kuvvetli şüphelerim var. Hayatimdaki yeri cidden farkliydi ve sonuna kadar inkar ediyor. Unutmak cok zaman alcak. Bize mi soruyosun bunu dersiniz belki ama cok aradayim.
0
sifreyi tekrar etmeniz lazim
(16.10.24)
Ayrıl.
0
prole
(16.10.24)
Bir önceki duyuruya baktim;
youtu.be

Yani aşırı geniş bir insan değilsen ne bileyim böyle cuckold fantezin falan yoksa, open relationship takilmayacaksan ayrıl tabi.
0
logisticsmanager
(16.10.24)
Niye söylemedin ki sevdiğini. Kız senin onunla gönül eğlendirdiğini sanıp başkasına yönelmiş demek ki. Söylesen ya sevdiğini niye söylemiyon.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
anlamadıgım bir şey var. önceki duyuruda başkalarını yataga attıgını kendi söyledi yazmışsın. bu duyuruda ise başkalarıyla seviştiğine dair kuvvetli şüphelerim var ama sonuna kadar inkar ediyor yazmışsın.

sevişmiş mi sevişmemiş mi?
0
abelardo
(16.10.24)
Şüphe varsa şüphe yoktur, emin olduğuna dair ciddi emareler var sen bizden onay bekliyorsun. Çok üzülürsün sen.
0
olaylar olaylar
(17.10.24)
Kuvvetli şüphe? Ayrılın. ihanet tölare edilebilecek bir şey degil
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(2)

Elektro enstrüman nedir

kanepeee
- Elektro keman. Yayı var teli var. Genellikle kasası yok. Haricinde keman ile aynı görünüyor. - Elektro ud. Genellikle kasası yok. Haricinde uda benziyor. - Elektro bağlama. Kasası var. Görsel olarak bağlama ile aynı. - Elektro gitar. Kasası var. Gitara pek benzemiyor, az benziyor. Bunların ortak b
- Elektro keman. Yayı var teli var. Genellikle kasası yok. Haricinde keman ile aynı görünüyor.
- Elektro ud. Genellikle kasası yok. Haricinde uda benziyor.
- Elektro bağlama. Kasası var. Görsel olarak bağlama ile aynı.
- Elektro gitar. Kasası var. Gitara pek benzemiyor, az benziyor.

Bunların ortak bir yanı var mı? Böyle farklılaşmalarının sebebi nedir?
0
kanepeee
(15.10.24)
Farklılaşma karının sebebi hepsinin orijinalinin kendine mahsus sazlar olmaları. Bu saydıklarının ortak noktası elektronik teçhizata göre yapılmış olmaları.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
Telli sazların elektro halleri genellikle tellerin titresimlerini bir manyetik vasıtası ile elektrik sinyallere çeviriyor.

Şekil tamamen calim amacı ile ilintili.

Eğer bu enstrümanı her zaman bir amplifikatöre bağlayıp calmayacaksaniz (yani çıplak bir yere baglamadan akustik olarak da calacaksaniz) elektro bağlamalar gibi Normali ile arasında fark olmayan biçimlerde olur, olabilir.

(Bu sekilde olan elektro gitarlar da var jazz kasa seklinde)

Eger enstrümanı sadece amplifikatöre bağlayıp calacaksaniz ona göre elektro keman lar udlar gibi boş kasa şeklinde olabilir.

Yalniz elektro gitar gibi (akustik gitardan daha yoğun ve fazla ağaç kullanılarak uretilmis) enstrümanlarda daha fazla sustain (sesin uzamasi - daha fazla agac ile teller daha fazla rezonansa girecektir- ) ve dolgun ton elde etmek amacıyla çok daha dolgun kalın kurutulmuş ağaç parçaları ile üretilir.
0
makbur
(16.10.24)
(5)

Tavana Projeksiyon Yansıtmak

fırt
Hellou,Yatak odasına TV alayım diye düşünüyordum ama odamda her şey yerli yerinde ve TV koyabileceğim bir alan yaratmam mümkün değil pek. Şimdi düşündüm, yatak başlığının tam ortasına bir projeksiyon cihazı sabitleyip tavana yansıtsam mesela, uygun olur mu sizce? Yatak başlığını ölçtüm şimdi yerden
Hellou,

Yatak odasına TV alayım diye düşünüyordum ama odamda her şey yerli yerinde ve TV koyabileceğim bir alan yaratmam mümkün değil pek. Şimdi düşündüm, yatak başlığının tam ortasına bir projeksiyon cihazı sabitleyip tavana yansıtsam mesela, uygun olur mu sizce? Yatak başlığını ölçtüm şimdi yerden yüksekliği 120 cm ve duvara sabit. Ama tavana perde geremem, perdesiz de olur mu?

Mersilerden bir demet,
F
0
fırt
(15.10.24)
Bence olur, ama ne gerek var, eve iş getirmek gibi yatağa efkâr getirmek olur bu. Uyku kaliten düştükçe düşer, marsaf ettiğinle kalırsın gibi geliyor. Sen bilirsin.

Öpüyorum.
MD
0
muhayyer divan
(15.10.24)
Uzun vadede ense ağrısı yapacaktır.
0
Mirket
(16.10.24)
Perdesiz olur da, sürekli sırt üstü yatarak bişi izlemek konforlu olmaz. başı aşağı yukarı hareket ettirmek zor çünkü yatarken.
Yan duvarlarda boşluk varsa orası daha mantıklı. Sabitleme işi problem olabilir mi bakmak lazım.
0
Bruce
(16.10.24)
Bende Xiaomi laser 150 var, yakın mesafe projeksiyonu, 2019dan beri kullanıyorum. Bütçe problemi yoksa tavsiye ederim.
0
mirty
(16.10.24)
Projeksiyon o kadar da rahat bir şey değil ve onun saçtığı ışık özellikle yatma zamanında çok rahatsız edici olabilir.
İmza: 1 ay evvel bu hayallerle projeksiyon almış ancak sadece spor yaparken kullanan ben.
0
charbiel
(16.10.24)
(13)

Diş hakkında merak ettikleriniz?

ananiyimioguz
Selamlar duyuru, sizden bir ricam var. Eşim için bir video içerik kurgulamaya çalışıyorum. Şimdi meşhur oldu biliyorsunuz psikologlar, diyetisyenler, haberciler... oturuyorlar ambiyansı hoş yerlere, soru cevap yapıyorlar.Biz de eksik kalmayalım dedik. Fakat güzel sorular hazırlamam lazım.Mesela impl
Selamlar duyuru, sizden bir ricam var. Eşim için bir video içerik kurgulamaya çalışıyorum. Şimdi meşhur oldu biliyorsunuz psikologlar, diyetisyenler, haberciler... oturuyorlar ambiyansı hoş yerlere, soru cevap yapıyorlar.

Biz de eksik kalmayalım dedik. Fakat güzel sorular hazırlamam lazım.

Mesela implant yaptırırken marka önemli mi, menşei önemli mi yoksa yapan doktor iyi olsun da hangisi olursa olsun mu demeliyiz... gibi.

Ya da diş fırçalama ile ilgili basit bir soru da olabilir. Aklınıza gelen, gerçekten merak ettiğiniz sorular varsa aşağıya yazar mısınız?
0
ananiyimioguz
(15.10.24)
Ben ilginç bir şey sorayım ama buradan da cevap isterim.

Panoramik diş röntgeninde tespit edilmiş, tamamen yan yatmış, dışardan görüntü ve rahatsızlık vermeyen bir 20 yaş dişi var.

Herhangi bir sinire bası vs. bir sebepten tinnitusa sebebiyet verme ihtimali var mısır?
0
Mirket
(15.10.24)
Diş eti konusundaki gelişmeler olabilir
0
gabe h coud
(15.10.24)
@ Mirket, geldiğinde sorayım ama milyonda bir ihtimalle olabilecek şeyleri değil de daha herkesi ilgilendirebilecek şeyler olursa daha iyi olur. Ama böyle bir şey teoride mümkün olsa bile pratikte hiç karşılaşmamış olabilir. Eğer bu tarz bir vaka varsa araya sırf ilginç diye serpiştirebiliriz.
0
🌸ananiyimioguz
(15.10.24)
kola gazoz falan gercekten ne kadar zarali, hic mi icmemek lazim, sekersizi dahi zararli mi, maden suyu falan da mi zararli, peki ya uludag limonata tarzi seyler, vs vs.
0
hot potato
(15.10.24)
aklıma geleneler;
kaplamaların farkları (kron/zirkon etc)
diş beyazlatma uygulaması işe yarar mı, kalıcı mı
diş ipi kullanımı
diş taşı temizliği gerekli mi
listerine gibi ağız gargaraları işe yarar mı
diş macunu gerçekten fark eder mi
şarjlı fırça mı mekanik fırçalama mı
implant diş çekilir çekilmez yapılmalı mı beklenmeli mi
implant vs köprü
0
awlmi
(15.10.24)
diş-çene kistlerinden bahsede bilir. başıma geldi iki dişim çekilmek zorunda kaldı. kemiği eritmiş sinire yapışmış hemde hiç bir belirti bile vermeden. zor bir operasyon geçirmeme sebep oldu. o zaman kadar duymamıştım.
diş fırçalama şekilleri
diş ipi ve arayüz fırçası kullanımı
şarjlı ve manuel fırça avantaj veya dezavantajları
ağız duşu ne kadar gerekli
diş beyazlatma
diş eti çekilmeleri
tam soru olmadı ama en azından konu başlıkları olarak olabilir.
0
my fault
(15.10.24)
Kemik erimesi, diş tozu.
0
Kahvedesu
(15.10.24)
Diş fırçalemak orucu bo... pardon pardon :))
Diş eti kanaması,
Diş eti çekilmesi,
Ağız hijyeni genel prensipler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(15.10.24)
Disim kirildi, hayatimi etkilemiyor, tedavi ettirmesem olur mu?
Dis fircalarinda direk piyasa mali ile kaliteli/daha dogal gibi duran markalar arasinda fark var mi?
0
mbond
(15.10.24)
soru olarak değil de; 'google trends'ten o hafta ya da ay arama hacmi artmış terimlerle ilgili video yapabilirsiniz.
0
brkylmz
(15.10.24)
Lütfen diş ipi kullanamıyorsanız üzülmeyin dünyanın sonu değil temalı bir video çeker misin, kullanamıyorum da.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
Diş sıkanların botoks yaptırması caiz midir yoksa plakta ısrar mı edilmeli?
0
auroraaurora
(16.10.24)
Cok tesekkurler herkese, temize geçiyorum, ileride daha detayli cevaplandiginda bilgi gecerim tekrar.

@ Mirket, Olabilir ama net bir tanı icin kulak burun bogaz ve nöroloji ile birlikte bakmak gerekir diyor.

@hot potato, şekerli ve asidik olanlar zararli, sade maden suyundan bir sey olmaz diyor.

@mbond, cok kucuk ise idare edilebilir ama yaptirmak lazim diyor. Derinligine de bagliymis ama hassasiyet yapabilir, çürümeye daha elverisli olur ve daha fazla kirilma ihtimali artar diyor.

Ne cok yumusak ne cok sert olsun, fircalayin da nasil ve neyle fircalarsaniz fircalayin diyor shshd sıkıldı sanırım cabucak.

@nuisance2, buna ben cevap vereyim, caizdir tabii ki yapiyorlar. Ama vakaya ve sıkma derecesine bağlı oluyor ne yapacaklari.
0
🌸ananiyimioguz
(16.10.24)
(6)

Evlilik cüzdanı istemeyen otel kaldı mı?

muhayyer divan
Soru başlıkta hahahahah :)
Soru başlıkta hahahahah :)
0
muhayyer divan
(15.10.24)
kaldı muhahahah
0
bass solo take one
(15.10.24)
Mimlenmiş yerler dışındaki 4 ve üstü yıldızlı otellerde sormuyorlar hahahahah
0
nawar
(15.10.24)
Ehu Ehu evet
0
kisa
(15.10.24)
Ohahahaha çok şakacısınız eheh
0
🌸muhayyer divan
(15.10.24)
Soru ciddi miydi ki??
0
kisa
(15.10.24)
Yoo :)) aslında ciddiydi ama sorma sebebim bir arkadaşına gösterip kendisiyle dalga geçmekti onun için eğleniyordum :))
0
🌸muhayyer divan
(15.10.24)
(6)

paradontax hk.

bahçedekisandal
Bu diş macunun formülü mü değişti acaba?Flörürlü kullanıyorum, doktorumun söylediği gibi fırçalıyorum. bir ay önce diş taşlarım temizlendi, kontroller yapıldı vs. ancak diş eti kanaması var şu an.
Bu diş macunun formülü mü değişti acaba?

Flörürlü kullanıyorum, doktorumun söylediği gibi fırçalıyorum. bir ay önce diş taşlarım temizlendi, kontroller yapıldı vs. ancak diş eti kanaması var şu an.
0
bahçedekisandal
(15.10.24)
Diş macunundan olmayabilir, ayrıca florürsüz macunları tavsiye ederim.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
@muhayyer divan
flörürsüz macunla dönüşümlü kullanıyorum. paradontax diş etlerini onaran yoğun tadıyla hem temizlik hissi veriyordu hem de kanamaları iyileştiriyordu:/

yazın fazla c vitamini alamıyoruz besinlerden belki de sebep budur, araştırayım
0
🌸bahçedekisandal
(15.10.24)
Hocam yanlış anlama seni yargılamıyorum ama diş macununda dişi koruyan madde florür, florürsüz diş macunu kullanmanın diş macunu kullanmamaktan bir farkı yok aslında naçizane bunu belirtmek isterim. Ayrıca diş macunlarında bir doz kullanımından yaklaşık 0,40 mg gibi bir florür geliyor, insan için güvenli doz günlük günlük 3 mg civarı, senin dişi fırçaladığında aldığın doz bunun çok uzağında, ayrıca bu miktar kana da karışmıyor büyük bir kısmını da tükürüyorsun zaten, ayrıca bu miktarda florürü direkt damardan alsan yine bir sıkıntı olmaz, dişlerinde bi sıkıntı varsa florürsüz macunlardan uzak durabilirsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.10.24)
Yıllardır parodontax orijinal (florürsüz) kullanıyorum ve diş teli sürecimi takip eden hekimim büyük bir şaşkınlıkla "dişlerinizde taş yok??" Diye bana gösterdi. Çok düzenli fırçalayamıyorum bazen üzüntü veya öfkeyle unutuyorum diş fırçalamayı, ona rağmen diş taşım veya diş eti hassasiyetim yani hiçbir problemim yok. Belirtmek isterim.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
@muhayyer divan
diş etleriniz genele göre sağlıklıdır, bundan da olabilir
benim hassas diş etlerim, dikkat etmem gerekiyor
0
🌸bahçedekisandal
(15.10.24)
Karbonat ağırlıklı bir macun olduğunu tahmin ediyorum çünkü tadı karbonat tadında, yapısı da öyle. Karbonat ise pek çok şeye iyi gelir, diş etlerine de iyi gelecektir.

Kan değerlerine bir baktırır mısın, doktordan ilgili değerleri iste baktırsın sana. Muhtemelen eksik veya fazlalık vardır.
0
muhayyer divan
(16.10.24)
(1)

Tırnağımın altında bir şey var, ağrıyor. Hangi bölüme gitmelitim?

Buddrick
Tırnağımın altındaki hafif karartı ağrı yapıyor.https://ibb.co/KGsyQnv
Tırnağımın altındaki hafif karartı ağrı yapıyor.
ibb.co
0
Buddrick
(15.10.24)
Cildiye olur ona.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
(5)

Bi burun akıntısını yok etmek için kortizon iğnesi

muhayyer divan
Yaptırmak normal mi?Benim bildiğim kortizon iğnesi denen şey çok çok hasta olan insanları çok acil bir görevi vs varsa ayağa kaldırmak için yapılır. Bi burun akıntısı için yaptırmak acaip geldi de.
Yaptırmak normal mi?

Benim bildiğim kortizon iğnesi denen şey çok çok hasta olan insanları çok acil bir görevi vs varsa ayağa kaldırmak için yapılır. Bi burun akıntısı için yaptırmak acaip geldi de.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
doktor değilim öncelikle. burun akıntısının nedeni nedir? allerjik ise örneğin ben de yılda bir kez kortizon iğnesi oluyorum, bütün sezon kurtuluyorum. kortizonun miktarı önemli herhalde. her kortizon alan çok çok hasta olup acil ayağa kalkmak için almıyordur.
0
orient blue
(15.10.24)
alerjini baskılamaya çalışıyordur, kortizon ayağa kaldırdığını ilk sizden duydum, ayağa kalkmak için genelde sarı serum takılıyor.
0
eja
(15.10.24)
Ben devlette çalışan bir müzisyenim, geçmişte konser vermek üzereyken çok hastalanan ve konserden vazgeçmesi imkansız olan solist arkadaşlarımın kortizon iğnesi yaptırdığını hatırlıyorum, zaten bu iğneyi bir tek oradan biliyorum, başka bir kullanım alanı görmedim. Sadece çok hastadır ama geçici olarak ayaklanması gerekiyordur, onun için yapılır diye biliyorum.

3 tane teşhis koymuş, hem akut üsye hem kronik sinüzit hem mevsimsel alerjik rinit. İşin ilginci öksürük hapşırık var ama pek kötü değil sadece burun akıntısı var diye işe gitmemek için rapor almaya gitmiştim. Yoksa geçerdi bu.

Çok acaibime gidiyor. 7 kalem ilaç yazmış ya.
0
🌸muhayyer divan
(15.10.24)
Acil işi olan insanları ayağa kaldırmak için +1

Bunun dışında da anafilaksi durumu olur, bronşiyal astım atağı olur böyle zamanlarda kullanılır.

Dümdüz grip nezle ve hafif alerji durumlarında hastayı boş çevirmemek için kortizonu dayayan doktorları da ayrıca kınıyorum. Kortizon bir şeyi iyileştirmiyor o an rahatlatıyor. Ne vermiş prednol mu dekort mu başka bişi mi?

Kortizon etkisi geçince tüm semptomlar geri gelir gereksiz bir ilaç (yani sizin durumda yoksa illa bir kullanım alanı var) doktorlar keşke semptom tedavi etme değil de sorunun kökünü bulup giderme yönünde çalışma yapsa.
0
kullanicadi
(15.10.24)
diprover 2mg+5mg/l yazmış. Sürekli şarkı söylenen bir işim olduğu ve ben de hapşırık öksürük burun akıntısı yaşadığım için şu halde işe gitmek istemedim, yoksa gidebilecek durumdayım, halsizlik gibi bir sorun yok yani. Millet benden rahatsız olmasın bir de bulaşıcı bişey varsa bulaşmasın diye rapor aldım da bu kadar ilacı dayamanın anlamı ne yani. Kortizol iğnesi ya yuh.

Özel hastane olunca böyle oluyor. Aile hekimim kessen rapor vermiyor çünkü.
0
🌸muhayyer divan
(15.10.24)
(7)

Hoparlör

Bluesque
Elimde kablosuz JBL vardı, bir 10 sene sonra Hakkın rahmetine kavuştu; artık şarj olmuyor.Kullandığınız, memnun olduğunuz model/ marka paylaşabilirseniz müteşekkir olunur.Daha çok günlük kullanılacak, Bluetooth'tan radyo dinlemek için vb.
Elimde kablosuz JBL vardı, bir 10 sene sonra Hakkın rahmetine kavuştu; artık şarj olmuyor.
Kullandığınız, memnun olduğunuz model/ marka paylaşabilirseniz müteşekkir olunur.

Daha çok günlük kullanılacak, Bluetooth'tan radyo dinlemek için vb.
0
Bluesque
(14.10.24)
anker soundcore 2 şiddetle tavsiye.
0
orient blue
(14.10.24)
F/p urunu olarak jbl flip serisi. Bende 5 ya da 6’si var emin degilim, cok memnunum
0
mor oje
(14.10.24)
@mor oje: Bendeki rahmetli de o serilerden sanırım.
0
🌸Bluesque
(14.10.24)
soundcore motion+ var bende memnunum bayagi. ama jbl denedigimde de begenmistim:d
0
ala09
(14.10.24)
Soundcore motion+ bende de var ben de çok memnunum diyecem ama pili çabuk tükenir oldu.
0
muhayyer divan
(14.10.24)
Şirkette şundan vermişlerdi beklemediğim kadar iyi. Su da geçirmiyormuş diye duşta kullandım geçirmedi cidden.

www.hepsiburada.com
0
Bruce
(14.10.24)
Merhaba,
pili eskidiyse yalnızca pilini değiştirip yeniden kullanma imkanı da olabilir, eğer kalitesinden memnunsanız.
0
burfak
(15.10.24)
(16)

bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? (kitap okuma seklim)

Zetnikov
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıy
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.
saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıyoruz.

baktım zaten butun kıtapları okuyamıcam bende artık kitabın adını yapay zekaya yazıyorum özet geç diyorum. bana 1 sayfa mevzuyu anlatıyor. artık bu sekılde kıtap okumaya basladım. kitap masrafım yok yabancı kaynakları vs allah ne verdıyse okuyorum hem sıkılmıyorum. obur turlu bı suru kıtap var nasıl yetısıcem bın tane hobim ısım gucum spor ders bılmem ne okumama ımkan yok.

yorumunuz nedır benım kıtap ozetlerı okumam hakkında ne dusunuyorsunuz gıderım var mı yoksa yanlıs yolda mıyım sızce
0
Zetnikov
(14.10.24)
Saçma bana göre. Ben çok kitap okuyan biri değilim de bunu da yapmam yani.
Okumaya imkanın yoksa okuma. Benim son zamanlarda çok yok açıkçası. Oyun oynamaya da yok. Yapamıyorum. Spor hayatımda daha önemli haliyle boş vaktimi ona veriyorum, bir de hanımla ortak oynayacagimiz kutu oyunu vs.

Iyi bir kariyer, sağlıkli olmak için spor, mutlu bir eş/partner, çocuklarla zaman geçirmek, kitap okumak, dizi/film izlemek, yürümek aktivite yapmak vs bir sürü yapacak şey var ama zaman yok. Bunlarin hepsini yapmamiz zaten zor, bizim için onemlilerini yapsak yeter.

Kitap özeti okumak sana iyi geliyorsa oku da ne bileyim lord of the rings özet okudum geçtim gerçekten misal kulaga komik geliyor. Bence tabi, belki de senin gibi insanlarla kitap özeti kulübü kurup kitap özeti tartisabilirsiniz ne bileyim vardır belki :)
0
logisticsmanager
(14.10.24)
@logisticsmanager

hocam sokak diliyle kendimi ifade edecegim

"benım amacım mevzuyu ayıkmak" hocam. merak edıyorum adam 1.500 sayfa kıtap yazmıs kım oturup okuyacak :D bende ozetıyle tencerenın dıbını sıyırıyor mısalı takılıyorum xD
0
🌸Zetnikov
(14.10.24)
"kitap okumayı seviyorum" ve "işkence gibi geliyor" aynı anda olacak şey değil. Okumayın? Okumak zorunda değilsiniz ki, içinizden gelmiyorsa okumayın, birkaç sene sonra özlerseniz yine okumaya başlarsınız.
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
Abi tamam bize fikrimizi sormussun. Ben açıkça saçma sapan bir düşünce olarak gördüm. Sen böyle mutluysan bize sormadan gerek yok. Yüz kişiden belki 5i bunu çok mantıklı bulacak bence.

Kobuzchu+1
Kitap okumak zorunda değiliz zamanimiz yeterli değilse. Misal ben polisiye okumayi çok severim, hayatima bir artisi olmuyor, hobi/vakit gecirmek. Okumasam da çok bir şey değişmezdi. Ne bileyim Moby dick okudum diye büyük adam olmadim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
kitap okumuyorsunuz ki, özetini okuyorsunuz.

film izlemek yerine trailer'ini izlemekle aynı şey. ya da hakkında sözlükten iki-üç entry okumak gibi.

kitap okumak aynı zamanda düşünsel bir süreç. okurken zihninizde canladırıyorsunuz, belki bi cümle hoşunuza gidiyor altını çiziyor belki bir şey uyandıyor başka düşüncelere kapı açılıyor.

"kitap okuma şeklim" diye bir şey yok yaptığınızda. çünkü bu kitap okumak değil, dediğim gibi olsa olsa özet okumak olur.

ben ilkokulda don kişot'u okumuştum. yarısı resimli, 12 punto, 50-60 sayfalık. kitaptan aklımda kalan tek şey "deli bi adam var. zengin bi de. atıyla dolaşıyor etrafta. etrafa salça oluyor. sonra hasta olup eve geldiğinde komşular evindeki kitapları yakıyorlar. çünkü kitap okuduğu için delirmiş"

20li yaşlarda tekrar don kişot gibi tüm insanlığa armağan olan o başyapıtı okuyana dek böyle bir şey sanıyordum.

siz de özet okumaya devam ederseniz benim ilkokuldaki halimin bir ton laciverdi konumuna gelirsiniz.

siz bilirsiniz tabi.

kitaplar pahalı artık. sorun oysa, elektronik olarak ve bedava bulabileceğiniz tonlarca yerli kitap var.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
Küçükken herkes "kitap okumalisin kitap okumalisin" şeklinde takıldığı için kitap okumaktan çocukken nefret ederdim.

Bence pek çok insanın kitap okumaktan haz almaması da bununla ilintili, "kitap okumanın yapılması gereken bir eylem" olarak gorulmesi; gerek sosyal çevre gerek sosyal statü vs.

Ekside "kitap okumanın hiçbir işe yaramamasi" gibi hıyarca bir başlık bile vardı.

Kitap okumak da bütün diğer hobiler, entelektüel faaliyetler gibi tamamen haz işidir. Bir kitabı okurken "ha 100 sayfa okumuşum iyi 50 sayfa kalmış" diye okuyorsaniz zaten siktir edin okumayın daha keyifli işler yapın.

Karamazov kardeşleri okurken kitap bitiyor diye uzuluyordum sonlara doğru.

Bir ara kitapçıda da çalışmıştım, o zaman fark ettiğim bir gercek; kitap okumayı sevmeyen insan aslında yok. Okumak insanın en temel özelliklerinden, konuşmak gibi. Sadece doğru kitabı bulamayan insanlar var.

Bir de kitap okuma ritmi diye bir gerçek de var. Bu ritmi yakalamak zor, kaybetmek kolay. Bu ritm sahip değilseniz, okumaya tekrar başladığınız andaki kitap da yanlış kitapsa bu ritmi yakalamak zor.
0
makbur
(14.10.24)
kitap okumanın olayı mevzuya ayıkmak değil, o süreci geçirmek. nasıl ki insanlar internetten fotoğrafına bakabilecekleri yerlere seyahat ediyor, aynı şey. sen istediğini yap tabii, kimse seni boğazlayacak değil özet okuyorsun diye. ama aklında kalacağını sanmıyorum
0
titanyum22
(14.10.24)
kitap okumak bir süreç. bu süreç artık size yorucu geliyo olabilir. hepsi hakkında özet bilgim olsun diyosanız okay ama kitap okumak bence yaptığınız şey değil sadece ana konusunu öğreniyosunuz. bu aynı filmin sadece fragmanını izlemek gibi
0
chanandler bong
(14.10.24)
yapay zeka size bir kitabın sayfalarca özetini mi çıkarıyor? yoksa bir sayfalık genel bir tanıtım mı yapıyor? eğer ikincisiyse, buna o kitabı okumak denemez ve aralarda kaçırdığınız çok şey olacaktır. hacimli kitapları bir saatte özet geçen sesli kitaplar var. onlar daha iyi olur sanki.

aslında günde aşağı yukarı yarım saat ayırıp 20 sayfa okuyunca, senede kabaca 15-20 kitap ediyor.
0
visnebahcesi
(14.10.24)
sizinki koca bir kitabı ana fikre indirmek. kitap sadece ana fikir için okunmaz. Kitabın içindeki bir paragraf betimleme, değişik bir gönderme, olayın çözülme şekli...
mesela, kırmızı pazartesi'nin başında kahramanın öleceği bildirilir. siz olayın nasıl gerçekleştiğini merak ederek okursunuz.
0
oyokbuyoknevar
(14.10.24)
Oldu olacak film ve dizilerinin de özetlerini arkadaşlardan dinleyelim:) kobuzchu+1.
0
asteriks
(14.10.24)
Kitap okumak sadece konuyu öğrenmek kavramak değildir ama. Özellikle edebî eserlerde dilin kullanım çeşitliliğini ve maharetini takip etmektir, yazarın kültür birikimini, hayal dünyasını, psikolojik çözümlemelerini, kendi psikolojisini, tarihî bilgileri veya yaklaşımları, düşünce yapısını vs gözlemlemek ve yaşamaktır. Sadece konuyu öğrenmek dediğin anca bilimsel araştırma kitapları için filan geçerli bence.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
edebiyat için diyorsan haklısın
film izlemek yerine sinopsis okumak istiyorsun
ama edebiyat bi sanat, böyle bi yapısı var
kitaba konu olacak diğer şeyler, felsefe, mantık, tarih vb için zaten 1 sayfaya indirmek mümkün değil ama yazarın beceriksizliğinden yine bayabilir
0
lambırcek
(15.10.24)
Edebiyat için diyorsan haklısın denmiş. Tam tersi asıl roman söz konusuysa bu dediğiniz yöntem çok daha anlamsız.

Roman okurken olayları bir başkasının gözünden, başkasının bakış açısıyla görürsünüz. Gerçek hayatta insanların kafasının içine giremezsiniz ama kurmaca edebiyatta girebilirsiniz. Bu da size olaylara farklı perspektiften bakabilme becerisi kazandırır. Tek yönlü değil, çok yönlü düşünme alışkanlığının kazanılmasını sağlar. Ve tüm bunlar romanı okurken bir süreç halinde gerçekleşir. "Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır. Yani siz karakterin ne düşündüğü için öyle davrandığını, gerçekleşen olayların onu böyle davranmaya niye ve nasıl sevk ettiğini bizzat karakterin kafasının içerisinden izlersiniz. Sadece olaylara ve sonuçlara bakarak bu süreci anlamanız mümkün değil ki zaten kitabın olayı da bu sürecin ta kendisi.

Sizin analojinizle cevap verecek olursak, siz özet okuyarak tencerenin dibindeki salçalı suyun tadına bakmış oluyorsunuz ama o tencerede pişen kuru fasulyenin de kuzu etinin de tadını kaçırmış oluyorsunuz. Eğer, "ben zaten o saçalı sudan o tencerede etli kuru fasulye piştiğini anlıyorum bu da bana yeter" diyorsanız, sizin bileceğiniz iş. Ama bize etli fasulye vs salçalı su diye soruyorsanız bunun cevabı belli.

O değil de örnek vereceğiz derken kuru fasulyeye aşerdim durduk yere :)
0
thracia
(15.10.24)
çooooooooooooooook saçma. hayatımdan bundan daha saçma çok az şey duymuşumdur.

ben şunu yapıyorum. bi film var mesela, merak ediyorum, ama izlemeye vaktim ya da enerjim yok, iki saatime değmeyeceğini düşünüyorum. filmi wikipedia'dan aratıyorum. orda hemen hemen tüm filmlerin baştan sona özeti oluyor. okuyup geçiyorum.

ama izlemekten alınan hazzı alıyor muyum, duygulanmam gereken yerde duygulanıyor muyum, alt metinleri anlıyor muyum, görsel şölene erişiyor muyum? hayır. dolayısı ile benim bu yaptığım da saçma.

ama senin yaptığın saçmalık benimkinden daha büyük saçmalık gibi geldi. kitaplara daha fazla kültürel anlam yüklediğimiz için olabilir.
0
elorelia
(15.10.24)
@thracia
<"Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır.>
evet zetnikov da ana temayı öğrenip geçmek istiyor
1984; tek parti rejimi, eziyet, zoraki köle
Cesur yeni dünya; gönüllü köle... vs
0
lambırcek
(15.10.24)
(6)

altın yatırımı için hangisini tercih ediyorsunuz?

estranged
bankadan vadeli/vadesiz altın hesabı mı?fiziksel altın mı?altın fonları mı?altın sertifikası mı?
bankadan vadeli/vadesiz altın hesabı mı?
fiziksel altın mı?
altın fonları mı?
altın sertifikası mı?
0
estranged
(13.10.24)
Fiziksel
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Fiziksel>altın fon>altins>banka
0
tahirkemalbozoglu
(13.10.24)
Fiziki > S1 > fon

son günlerde İar platform'a da yükseliyorum ama daha emin olamadım.
0
Mirket
(13.10.24)
Bazen sertifikanın fiyatı piyasanın altına düşüyor, o sırada rastlarsam sertifika alıyorum. Onun dışında sırf acil durum önlemi olarak tuttuğum az bir fiziki altınım var ama onları birikim amaçlı tutmadığım için sayılmaz sanırım.

Fiziki altın yerine sertifika tercih etmemin en büyük nedeni pazar alışverişi sevmemem. Ben öyle fiyat tarayayım, şuraya buraya sorayım işlerine giremiyorum. Bozdurması falan da bir dert. Bir de esnaf tarafından kazıklanmaya çok müsait bir yapıdayım üzerinize afiyet. O yüzden sertifika.
0
akhenaten
(13.10.24)
Altın yatırımı yapmanın mantığı olmasa da fiziki.
0
deer hunter
(14.10.24)
Fiziki ya da banka
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.10.24)
(17)

Hiç arkadaşımin olmamasi

tahirkemalbozoglu
Hiç mi hiç yok. Kalmadı yani. Bana kadar bile yok. Arkadaştan kastım iş arkadaşı vs değil. Oturup iki kadeh içecek dertleşecek, gülüp eğlenecek kimse kalmadı maalesef. Hal böyle olunca da tercih edilmemiş bir yalnızlık yaşıyorum. Telefon döngüm annem babam abimdi. Annem ölünce o da bitti. Yani bilmi
Hiç mi hiç yok. Kalmadı yani. Bana kadar bile yok. Arkadaştan kastım iş arkadaşı vs değil. Oturup iki kadeh içecek dertleşecek, gülüp eğlenecek kimse kalmadı maalesef. Hal böyle olunca da tercih edilmemiş bir yalnızlık yaşıyorum. Telefon döngüm annem babam abimdi. Annem ölünce o da bitti. Yani bilmiyorum çok sorun etmiyorum fakat insan iki kelam edip üzüntüsünü de sevincini de paylaşacak bir arkadaş arıyor. Kız arkadaş vs değil burada bahsettiğim. Biraz yaş alınca da maalesef bu konuya dair bir gayret de gelmiyor içimden. Öyle işte. Siz de durumlar nasıl?
0
tahirkemalbozoglu
(13.10.24)
Bir tane çok yakın arkadaşım var hatta artık kardeş olarak görüyoruz birbirimizi. Bir de çok yakın olmadığım ama ne zaman başım sıkışsa ya da başları sıkışsa birbirimize koşacağımız arkadaşlarım var bir kaç tane. Yani çok görüşme imkanımız olamıyor ama birbirimizi her gördüğümüzde sıkı sıkı sarılıyoruz bu arkadaşlarımla.
0
rock n roll
(13.10.24)
arkadaslik emek ister. arkadas olmak, yillar boyu bunu sürdürmek uzun iliskiden daha zordur.

caba göstereceksin, emek harcayacaksin. gecen sene dogum günüme cagiracak insan yoktu bu sene cok kalabalik olur diye insan elemek zorunda kaliyorum. önce sev, sonra sevilmeyi bekle.

icimden o gelmiyor, bu gelmiyor dersen yalniz yalniz oturursun evde.
0
robert bosch
(13.10.24)
Benim nasibime ikili iletişimde kazıklanmak veya yalnızlaşmak olduğu için seni çok iyi anlıyorum. Duygusal ilişkilerde de sosyal ilişkilerde de maalesef yüzüm gülmedi, "çok kötüyüm gelsene" diyebileceğim kimse yok, varama kocası ve kocasının anasıyla, onlar yoksa kendi babası abisi ve anasıyla uğraşıyor, illa ki kimse bana kalmıyor yani.

Arkadaşım olmadığı için telefon bağımlısıyım.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Kan ihtiyacı oldu, telefonumu elime alıp arayacak bir kişi bulamadım yahu.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(13.10.24)
Üzüldüm, ama arkadaşlık da her şey gibi çaba ve emek istiyor. Acaba arkadaşlarınıza yeteri kadar değer ve emek vermemiş olabilir misiniz?

Bendeki durum da tam tersi. Sıcakkanlı ve samimi biri olduğum için çok çabuk arkadaş edinebiliyorum. Bazen bu durumdan rahatsız bile oluyorum.
0
Amaranta ursula
(13.10.24)
Kan ihtiyacı gibi durumlarda buraya ya da ekşiye yazsan inan yakın çevrenden daha çok insan bulursun. Gönüllü ol bir kuruluşta. Yabancı dil öğren ya da yabancı dilin varsa Türkçe öğret yabancılara ücretsiz.

Ben çok yakın arkadaşımla sokakta tanıştım. Kaybolmuştu. Ben de kaybolmuştum, öyle sohbet ettik, arkadaş olduk.
0
Kahvedesu
(13.10.24)
rb +1
introvertlik kolaya kaçmak gibi. emek vereceksin. doğum günü partime 50’den fazla kişi gelecek.
0
gabe h coud
(13.10.24)
yas ve sehir nedir hocam. bu konuda sikinti ceken varsa detay yazsin belki bi gorusme, bulusma ayarlanir.
0
dokunmakalbime
(14.10.24)
2 tane yakın arkadaşım var. kardeşten öteler. biri uzak bir şehirde, diğerinin 2 çocuğu var ne ara çıkıp 2 kadeh atalım. herkes hayat derdinde kaldık yapayalnız.
0
mikahakkinen
(14.10.24)
Kardes ben arkadaslardan kurtulmaya calisiyorum sen arkadas ariyorsun

Bugune kadar arkadastan bir fayda gormedim bir sikinti olursa yapay zekayla konusuyorum cok guzel cevaplar veriyor valla inanilmaz seyler ogrendim

Arkadaslar kari kiz, din, siyaset futbol ve arabalardan konusuyorlar tamamen bos muhabbetler ve ben sevmiyorum sahsen. Bana bir kelime ogretecek insanlar lazim o da piyasada yok.

Arkadas ariyorsan bag kurmayacaksin
Sohbetini yaptin diyelim bitti herkes evine gider obur turlu insanda beklenti vs olusuyor sonra darbeyi indiriyorlar uzuluyorsun

Yerinde olsam insanlarla mesafeli takilirim oyle cokta samimi olmam

Raki iceceksen ofiste bir kisiyi kafalarsin bongin dersin cok guzel mekan var gidelim gider icersin bitti hayat hikayeni paylasmaya gerek yok

Sahsen ben insanlara karsi guvenimi kaybettim bu zamana kadar 20 25 yillik arkadaslarim olmustu suan hic biri yok mesela.

Neden cunku zaman grcince herkes degismek zorunda

Adamla can cigersin binkiz bulur evlenir yada sehir disina tasinir yalan olur bidaha gorusemezsiniz o can ciger isi yalan olur

Neyse daha kafa utulemeyeyim sen arkadas isini bos ver kendin sadece guzel vakit gecirmeye calis. Arkadas cok gerekli bisey degil sikintin varsa yapay zekayla konus basarilar
0
Zetnikov
(14.10.24)
@zetnikov teşekkür ederim :)
0
🌸tahirkemalbozoglu
(14.10.24)
çalışıyorsanız mecbur bu saatten sonra iş arkadaşı olacak. normalde iş arkadaşıyla yakın arkadaşlığı tasvip etmiyorum ama çıkar çatışması olmayanlarla bu yapılabilir. akşam birkaç saat görüşerek yakın arkadaş edinemezsiniz. gündüz görüştüklerinizi yakına çevireceksiniz mecbur. onda da mutlaka sizi kıskanacak biri olmamalı. benim tavsiyem budur.

eskiden olsa iş arkadaşından arkadaş mı olur derdim ama arşiv boşsa ve yatırım yapacak kadar da yenisi için vakit yoksa mecbur terfi olacak :)
0
enteg
(14.10.24)
0.

senede bir kaç kere konuştuğum insanlar var. onlar arıyor zaten genellikle. ben bundan şikayetçi değilim ama. sordun diye söyledim.

gerçekten de hayatımızda insan olmak zorunda değil. toplumun doğal ve olması gerek olarak nitelediği şeylerin aslında bize zarar verdiğini gördüğümüz bir dönemdeyiz.

kime ne anlatacaksın?
komşumun yeğenine dedim ki "taşınıcam söyleme kimseye".
bana bahçeden bağırıyor "eşya mı topluyorsun?"

bak sinirlendim :D
bir daha görmeyeceğim biri, iki dakikada bana zarar veriyor ve benim hatam.

o emeği kendine verince hayatın güzelleşiyor. o vakitlerde inan evde bile spor yapsan, ne bileyim kollarına kas yapsan vs çıkarsın istersen bu durumdan.

dünyanın sonundayız. kimsenin kimseye hayrı yok.
0
janderzel zartanyan
(14.10.24)
arkadaşlık emek ister+1 benim kimseyle görüşmediğim dönemler de oldu her gün sokakta birileriyle olduğum da. bu uzaklaşma zamanlarında çok bireyselleşmemek ve samimi olduğun insanlarla iletişimi komple koparmamak gerçekten çok önemli. arada mutlaka mesajla bile olsa yoklanmalı hal hatır sorulmalı, arayı geri dönülemeyecek kadar soğutmamalıyız. 29 yaşındayım ve yeni edindiğim arkadaşlarım da var çok eski can dostum diyebileceğim insanlar da. şu sıralar yepyeni bir arkadaş grubum var mesela kalabalıkça görüşüyoruz ve bu insanlar görüşmek için karşılıklı çaba göstermese hemen dağılırız bence (herkes 30+, farklı farklı iş güç var, kimisi evli falan). o yüzden umudunu kaybetme ve çabalamaya başla :)
0
theseachange
(14.10.24)
ortak ilgi alanlarına sahip en fazla 10 arkadaşım var.çok sıkı fıkı görüşmesek de ayda 2-3 defa bir şekilde buluşuyoruz.
nerede yaşadığını yazmamışsın ama istanbul ise instagramda günübirlik turlara katılabilirsin.
sevdiğin şeylere göre online ya da fiziki bir kursa katılabilirsin.mesela ben mezarlık seviyorum , mezartaşı okuma gurubuna katıldım benim gibi mezarlık seven başka insanlarla da tanıştım.şimdi 2 tatlı yeni arkadaşım oldu.ortak zevkimiz var , arada buluşuyoruz.
0
devilone
(14.10.24)
aga sen geçen gün "soframa yabancı adam oturttular bana çok ayıp ettiler" diyen eleman değil misin? sen arkadaşın olsun istemiyorsun ki?

edit: iş arkadaşı istemiyorum demişsin tekrar okudum. ama okuldan olmaz işten olmaz, bu yaşta parkta salıncakta sallanırken arkadaş edinemezsin ki. işte de olsa insanları tanımaya çalış. belki tam kafa dengi birilerine denk gelirsin alakasız departmanda.
0
titanyum22
(14.10.24)
İyi arkadaş da aşk gibi hocam, arayarak bulamazsın.
Çok fazla arkadaşa gerek yok zaten hocam, 1-2 yeterli bence. Diyebilirsin ki o da yok, tamam haklısın, ama olabilir yani, çok kasma kendini.
Periyodik olarak soosyal medydamdan, telefon rehberimden insan siliyorum.
Arkadaş dediğin genelde geçmişten gelir.
Yani iş hayatındaın edinilen arkadaş illa olur tabi de zayıf ihtimal yani.
He ben abim dediğim, nikah şahidi yaptığım adamı iş hayatımdan buldum o ayrı:)
0
kumandanim
(14.10.24)
(3)

Müzikte transpoze ve bir nota aslında bir nota değil midir?

sukut
Kendi çapında transpoze meselesine ilgi duymuş biri olarak merak ettiğim şey şu. Bir nota aslında o nota değil midir? Yani bizim do dediğimiz nota aslında do değildir ve onu do kabul ederek diğer notaları mı sıralamaktayız? Ama bir de nota frekansları diye bir şey var. O zaman her notanın bir frekan
Kendi çapında transpoze meselesine ilgi duymuş biri olarak merak ettiğim şey şu. Bir nota aslında o nota değil midir? Yani bizim do dediğimiz nota aslında do değildir ve onu do kabul ederek diğer notaları mı sıralamaktayız? Ama bir de nota frekansları diye bir şey var. O zaman her notanın bir frekansı var, o zaman her notanın kendine has bir özelliği var demek midir bu? Yani do'yu transpoze edip si yaptığımda bu bir varsayım mıdır, artık do dediğim sesi si kabul ediyorum demek midir, yoksa o yaptığım si mucizevi şekilde do'ya mı dönüşmektedir? Çok teknik olmayan, işin teorik kısmında kafamda ampul yakacak bir açıklmaya ihtiyacım var.
0
sukut
(13.10.24)
Sesler var. Frekanslar hertzler var. Biz bu frekansları Hertz cinsinden yayıldığı zaman ses olarak algılıyoruz.

Eskiden ses deyip geçerdik, sonra onlara isimler verildi, çünkü enstrümanlar icat edildi, kim hangi sesi nereye basarak veya nasıl üfleyerek çıkarıyorsa onu bir diğer kişiye söyleyebilmek için seslere isimler vermek durumunda kaldılar. Aynı şey, sesleri kağıt üstünde ifade edebilmek için de geliştirildi, nota yazısı yani.

Transpozisyon denen şey de insan ses sınırlarının çeşitliliği sebebiyle ortaya çıktı, iletişime bu ses farklarını da eklemek icap etti. Fa kararlı şarkıyı "Do'dan" çaldırma ihtiyacı doğdu. Yani seslere isim verme ihtiyacı burada da baş göstermiş oldu.

Sonra nota yazısı icat edildi işte. Ancak teknolojik ilerlemeler olduktan sonra seslerin titreşimleri ölçülebildi ve "evrensel"(?) bir isimlendirmeye gidildi.

Ama bu da, nota yazısındaki ANAHTAR kavramına bağlı. Bir şekil belirliyorsun, o şekle bir ses ismi veriyorsun, onu portenin hangi çizgisinden başlatırsan o çizgiye yazılan nota o anahtarın adını alıyor. Transpozisyon bu şekilde uygulanıyor, Batı Müziğinde. Türk Müziğinde tamamen matematik yapıyoruz, kolay tarafından almaktan da geri durmuyoruz yoksa sürekli hesaplayarak müzik yapılmaz.

Do'yu si'ye göçürdüğünde (batı müziğindeki ifadesiyle transpoze ettiğinde) bu bir varsayımdır evet, ama zaten her şey bir varsayım. 440 Hertzle titreşen sese La ismini veren kişi de o sese Re ismini veren kişi de doğru söylüyor, aslında seslerin isimleri yok, biz ayırt ediyoruz ve birbirimize ifade etmek için isimlendiriyoruz.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Her notanın frekansı belli örneğin 440 hertz'e la'dan başka bir şey diyemeyiz.
Yani saniyede 440 defa titreyen her şey spesifik oktavdaki la sesini verir gitar teli de olur, ağaç dalı da olur.

Do'yu mi'ye çektiğimizde artık do mi olmuş olmuyor mi de do olmuş olmuyor.

Do tonundaki şarkıyı mi'den çalmış oluyoruz.

Scale'leri bir ana lokasyon (ton) ve gidilmesi muhtemel yollar (aralıklar) olarak bakarsak daha basit anlayabiliriz mevzuyu. Çizgi ile çizebileceğimiz yollar ve duraklar belli (basit seviyede düşünecek olursak) fakat bu yola nereden çıkacağımız değişebiliyor.

12 tane yarım aralık var oktavda ve oktavlar birbirlerini tekrar ediyor (batı müziğinden bahsediyorum)

bir ezgi çalarken aslında notaları değil o aralıkları çalıyoruz yani

i.imgur.com

Do Mi Sol Si dediğimizde Do (kök varsayacağımız yer) ve kökün büyük üçlüsü 4 yarım ses yukarısına gidiyoruz Mi'den Sol'e de 3 yarım ses yukarı çıkuyoruz ya da Do'nun beşlisi Do'dan yedi yarım ses yukarıya gitmiş olduk.

Fa La Do Mi dediğimizde yukarıdaki yazdığımız aralıklarla aynı yalnızca kök varsaydığımız yeri çıkış noktamızı Fa'ya taşıdık transpoze ettik yarım sesler ile saydığımız aralıklar birebir aynı.

Notaların ismi bütün frekans bandında sabit vaziyette ama biz ezgileri aralıkları sabit kalma kaydıyla tüm notalarda çalabiliyoruz.

Notaları 8 oktav yazın yukarıya doğru bir kağıda, çaldığımız akor ve ezgileri de şeffaf asetat kağıdına yazın ve aşağıdan yukarıya doğru kaydırın transpoze/modulasyon bu. Aralıklar aynı nota isimleri değişti.
0
hedep
(13.10.24)
Ben sizin kafanızı kurcalayan şeyi biraz sezdim sanırım.

Bir şarkı var, do ile başlıyor diyelim. O şarkıyı "do" "si" olacak sekilde transpose ettiğinizde sizin kafada "bir nota kalinlasti, demek ki bütün notalar 1 nota kalinlasti; yani şarkıda ne kadar "re" varsa "do" oldu "la"lar "sol" oldu vs

"Ee madem böyle o halde her nota bir diğeri olarak kabul edilip adlandirilabilir" şeklinde bir mantık diziminiz var.

Ama olay bu şekilde değil.

Do'dan do'ya (do re mi fa sol la si do) evet ama tane nota var ama aslında 12 ses var.

Bizim müzikte alfabe olarak kullandığımız "notalar" aslinda do major gamı (ya da la minor gami) içinde bulunan "secilmis sesler".

Yukarıda bahsettigim Do'dan do'ya 12 ses olayı; Daha kolay anlamak için, piyanoda Do'dan do'ya giderken aslında aralarda siyah tuşlar da var. Siyah tuşlar da dahil olmak üzere, bu 12 ses arasındaki her sese "yarım ses" deniyor. 2 yarım sese de (Do'dan re'ye geçerken arada 1 siyah tus var, yani 1 tam ses) "tam ses" deniyor.

Si ile do arasında yarım ses, ama do ile re arasında tam ses var. Yani siz şarkıyı "do " dan "si"ye kalinlastirinca aslında şarkıyı "1 nota" kalinlastirmiyorsunuz "yarım ses" kalinlastiriyorsunuz. Yani şarkıdaki "si" "do" oluyor ama "la" "sol" olmuyor, "la bemol" oluyor.

Sorunuzun cevabı olarak da do dünyanın her yerinde do'dur. Tuner, mutlak kulak insanlar bunu hemen tespit ederler zaten. O ses hep kafalarının içindedir.

Peki niye si ile do arasında yarım ses, la ile sol arasında tam ses var derseniz; aralık bilgisi ve gamlari arastirmanizi öneririm.
0
makbur
(13.10.24)
(17)

Kafayı meşgul etmelik Türk dizisi önerisi

moonie
Ben işlerimi hallederken arkada akarak zihnimi oyalayacak, öylesine Türk dizileri arıyorum. Senaryonun son derece derin, oyunculukların harika olmasına gerek yok ama yaz dizileri de önerilmesin. Kriterlerim, 10-15 yıldan eski olmaması. Bir de Kurtlar Vadisi gibi mafyatik ve Suskunlar gibi dram dolu
Ben işlerimi hallederken arkada akarak zihnimi oyalayacak, öylesine Türk dizileri arıyorum.

Senaryonun son derece derin, oyunculukların harika olmasına gerek yok ama yaz dizileri de önerilmesin.

Kriterlerim, 10-15 yıldan eski olmaması. Bir de Kurtlar Vadisi gibi mafyatik ve Suskunlar gibi dram dolu olmasın.

- Şu ana kadar izlediklerim:

İstanbullu Gelin
Kadın
Aşkı Memnu
Merhamet
Adını Feriha Koydum
Aldatmak
Kızılcık Şerbeti (eski sezonlar)
Kızım
Melekler Korusun
Doktorlar
Kanıt
Mezarlık
Şahsiyet
Beni Böyle Sev
Elveda Rumeli
Pera Palas'ta Gece Yarısı
Bir İstanbul Masalı
Çalıkuşu
Gönülçelen
Umutsuz Ev Kadınları
Yasak Elma
Mahkum

- İzlediğim ama pişman olduğum (çok dram annecim):

Anne
Yaprak Dökümü
Öyle Bir Geçer Zaman Ki
Suskunlar
0
moonie
(13.10.24)
(bkz: Ezel)
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(13.10.24)
İşler güçler bu ara yeni videolarını youtube yüklüyorlar
0
respect
(13.10.24)
Gibi?
0
kisa
(13.10.24)
fi çi pi
0
ala09
(13.10.24)
Ufak Tefek Cinayetler + 1
Aramizda Kalsin
Guzel Gunler
Azcik dramli ama; Kirmizi Oda
0
mor oje
(13.10.24)
Ezel de hem dram hem mafyatik sayılmaz mı sevgili @zaman ilac degil insanlar unutkan? :)

Kırmızı Oda dışındakileri izlemiştim, yazmayı unutmuşum çok dizi olunca. Aramızda Kalsın'a tekrar başlayayım. :) @mor oje
0
🌸moonie
(13.10.24)
Radyo tiyatrosu tavsiye ediyorum.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Yalan Dunya peki? :)
0
mor oje
(13.10.24)
Beş kardeş ten ötesi yalan
0
deer hunter
(13.10.24)
leyla ile mecnun
0
kesmekes laleler
(13.10.24)
Poyraz Karayel
Hatırla Sevgili
Kardeş Payı
0
dediysem dedim
(13.10.24)
ben bir tur bizimkiler bitirdim baya nostali oldu hemde dinlenilecek kıvamda
0
eja
(13.10.24)
Kesinlikle kısmetse olur izlemelisin iki sezon çok güzel kafa dağıtıyor.

Karakterler çok iyi işlenmiş yarı gerçek yarı sahte oyunculuklar mükemmel.
0
Hallegadola
(13.10.24)
hayat şarkısı
0
elorelia
(14.10.24)
aramizda kalsin
0
bay b
(14.10.24)
Leyla ile Mecnun, Kardeş payı
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
Bir İstanbul masalı
0
Amaranta ursula
(17.10.24)
(3)

Stevia kullanan var mı?

dejame
Arada yaptığım içeceklere, yoğurtlu yulaflı karışımlara koymak istiyorum. Migros’ta satılıyor. Alsam mı? Tadı nasıl, kullanışlı olur mu?
Arada yaptığım içeceklere, yoğurtlu yulaflı karışımlara koymak istiyorum. Migros’ta satılıyor. Alsam mı? Tadı nasıl, kullanışlı olur mu?
0
dejame
(13.10.24)
Ben kullanıyorum hiç farklı gelmiyor bana normal şeker gibi ama amacın kaloriden kaçmaksa "Zero" olanından al üstünde yazar, diğerleri kalori içeriyor çünkü.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.10.24)
İshal yaptığını duymuştum, kullanmak istiyorum ama çok çekiniyorum bu yüzden.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Kullandim mide bagirsak sorunu yapmisti zamanla

Splenda kullaniyorum sikinti yasamadim hic

Ayrica stevia pahaliydi sanki
0
Zetnikov
(14.10.24)
(11)

Hükümete kızmamaya başladım

ananiyimioguz
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.En son baktım mesela günde
Yani neden kızıyoruz ki? Onların kendi başlarına bir şeyleri düşündüğünü, planladığını, kurguladığını falan düşünürseniz, evet odağınız onlar olabilir ama bu adamlar bakkal bile yönetemeyecek adamlar. Birileri tarafından getirildiler, birileri tarafından yönlendiriliyorlar.

En son baktım mesela gündeme, anayasayı değiştireceklermiş. Tam sövecektim dedim ki zaten plan bu değil miydi. Atatürk'ün engellediği gidişatı tekrar yaratmak. Sanki başkası gelse, ona yaptıramayacaklar mı? Türkiye için çizilmiş bir yol var, buna kim engel olabilir mevcut düzende?

Zaten yıllardır baş kaldıranlar öldürüldü, ordu zayıflatıldı, adalet kalmadı, eğitim bitirildi, demagojik yapı değiştirildi araplar ülkeye getirildi, cumhurbaşkanına tüm yetkiler verildi... Bu adamlar bunları tek başlarına düşünüp de sistematik bir şekilde bu kadar "kötülük" yapamazlar. Yakında anayasa da değişir, şeriat da gelir, suriyeliler parti de kurar, kürtler özerk olur.....

Halka da kızamıyorum cahildi cahil gidiyorlar, hak ediyorlar.

O yüzden kızamıyorum artık bir şeylere, ne yapmak lazım onu da bilmiyorum kaderimize boyun eğeceğiz herhalde?
0
ananiyimioguz
(13.10.24)
Halka bal gibi kızılır çünkü onlarınki cehalet değil kötülük. Cahil halk seviyesini geçeli 9 sene falan oldu. Bu millet şark kafalı, kendinden olmayanın yok olmasını isteyen, küçük hesaplar peşinde koşan, çıkarcı ve ahlaki değerleri olmayan bir halk.
Bu halkın seçtiği bir hükmet de bundan daha fazlası olamaz.
0
Bruce
(13.10.24)
Hâlâ halktan ne kadar korkulduğunun farkında değilsin demek ki. Korku dağları bekler demişler, halbuki cesaret korkmamak demek değildir, korkuyu yenmek ve gerekeni yapmak demektir.

Bu ülkeyi ve bu halkı da o cesarete sahip insanlar korudular zaten. Korkularına sarılanlar değil.

Ayrıca hükümete kızamamak hükümeti haklı veya doğru kılmıyor hatırlatırım. Doğru nerede, kim haklı, olması gerekenle olan arasındaki mesafe ne... Bunları görmezden mi geliyorsun? Herkes gibi?? Kızamamak aslında sürüye uymaktan kaynaklanıyor bence.

Ucunda ölüm mü var, evet ölüm var. Şu veya bu şekilde ölüm var evet. Ama İsviçre şartlarında yaşasak da ölüm var ki. Her türlü ölmeyecek miydik en son, hayata ne zaman kazık çaktık?

Nesilleriniz yoksa evet kimseyi ciddiye almazsınız rahatlıkla bana ne dersiniz, benden sonrası tufan dersiniz. Nesilleri olanlar ne yapacak? Çok severim çok güvenirim dediğiniz arkadaşlarınızın ortaklarınızın nesilleri ne yapacak? Demek sevmiyormuşsunuz. Hangisi??

Bi tutarlı olmakta fayda var. Artık hükümete kızamıyorum demek omurgamı kaybettim demektir. Bunu ilan etmek de hiç iyi bir şey değil bana göre.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Ben bu "üst akıl", "CIA planları", "Büyük Ortadğu Projesi" teorilerini çok gerçekçi bulamıyorum. Bunun da bir iki nedeni var.

Birincisi bunlar çok büyük ölçekli planlar; Amerika da dahil olmak üzere dünyadaki herhangi bir ülkenin kendi iç işleri için bile bu kadar büyük planları bu kadar uzun süre yönlendirebilecek kabiliyeti yok. Sebebi de basit; işin içinde bir sürü değişken var. Bu demek değil ki ülkelerin farklı ülkelerle ilgili beklentileri ya da planları olamaz, birbirlerini etkilemeye çalışmazlar vb. Bunu Türkiye de çevresindeki ülkelerle ilgili sürekli yapıyor zaten. Ancak bu normal "Kendi çıkarlarına göre uluslararası ilişkileri yöentmeye çalışma" sürecini bir çeşit mistik boyuta taşımak anlamsız. Zaten Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail... Dünya'da büyük güç diye adlandıracağınız ülkelerin yaptıklarına bakınca da bunların öyle bir nevi kukla oynatıcı gibi diğer tüm ülkeleri parmağında oynatan büyük güçler olmadıklarını görebiliyorsunuz.

Diğeri de kendimizi fazla abartmamız. Türkiye bölge açısından önemli bir güç olabilir ancak bundan ibaret işte. Sanki bütün dünyanın 100 yıldır hiçbir işi yokmuş da sürekli Türkiye üzerine ince ince planlar yapılıyormuş anlatısı saçma.

Bunların sebebi ne, neden böyle oluyor vb. konusuna gelince de aslında şuna bakmak lazım; Dünya'da demokrasisi sorunsuz (Ya da en azından az sorunlu), "medeni" diyebileceğimiz, insan haklarını, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğü vb. konuları çözmüş kaç ülke var ki zaten? Yani bir "Norveç" olmak istisna ne yazık ki, başka bir kültür ve geçmişle yoğurulmuş bir insan kitlesi, onu da daim kılacak ekonomik bir düzen ve tabi ki bir miktar da bu kurumları kurarken ve sürdürürken büyük kırılmalar yaşanmaması konusunda şans gerektiriyor. Ama görece tersi; yani çeşitli şekillerde popülizmin kucağına düşüp belli bir lider ya da güç odağı etrafında şekillenen varyasyonları ise çok daha kolay.
0
salihdt
(13.10.24)
dun biri entry olarak yazmisti, 100 bin limitli kredi kartlarindan savunma sanayiinde kullanilmasi icin toplanacak paranin yuzde 20'sini dusmana harac olarak versek zaten bize saldirmazlar. oyle iste.
0
baldur2
(13.10.24)
e yani. akp bu durumun bir sebebi değil, sonucu. adamlara cumhuriyet verildi, gene gittiler kul olacak padişah buldular kendilerine. ama "cahil" söylemine katılmıyorum ben de. ortada örgütlü kötülük ve kullanışlı aptallar var.

bugün 120 yıl öncesinden anadolulu bir osmanlı vatandaşı çıkagelse, abdülhamite tapıldığını görse kıçıyla gülerdi.
0
titanyum22
(13.10.24)
@Mehmettheslim hatalısın. hukukta "kanunun ruhu" diye özetleyebileceğimiz bir mevzu var. muhtemelen hayatında bile duymadın. 4. madde, özü bakımından tamamen ilgili maddeleri korumaya yönelik bir tavır takınır ve bu tavır, maddenin kendisi için de ruhu bakımından geçerlidir.

ilk 3 madde sırasıyla; devletin şeklini, ikinci madde tanımını ve yönetsel bakımdan hangi temellere dayanacağını, üçüncü madde ise bayrağı, milli marşı, başkenti, dili ve bütünlüğü tanımlar.

dördüncü madde ise tam olarak şu şekilde;
madde 4 – anayasanın 1. maddesindeki devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

sözün özü, kanun, anayasa, hukuk gibi kavramlar sadece ama sadece yazı ile, ne yazdığıyla sınırlı kalacak şekilde değerlendirilemez. "öz" ve "ruh" da hukuki bağlamda önemlidir.
0
thedepressed
(13.10.24)
@salihdt, Neden ütopik olsun, afganistan, suriye, venezuela yı falan görmüyor musunuz, şu anki haline durduk yere kendi kendine mi geldiler?

Ayrıca akp kurulduktan sonra paraları nereden buldu açıklar mısınız?

@Mehmettheslim, hocam hem milli egitimde hem askeriyede atatürkçü insan kalmadı ne alakası var şimdi darbe ile
0
🌸ananiyimioguz
(13.10.24)
Saydığınız ülkelerin tarihlerine baktınız mı mesela? Ya da en azından "Dış güçler olmasaydı Afganistan Ortadoğu'da adeta bir İsviçre, hadi en azından bir Romanya olurdu" diyebiliyor musunuz? Bazı kavramlar çok karışıyor bence; bu ülkelerin iç işlerine birileri karışmaya çalışmıştır, mesela Afganistan Rusya ile Amerika arasında kalmıştır, üstüne İran'ın da etkisine girmiştir ancak sanki bunlar Afganistan'a özgüymüş gibi davranmak ve bunları komplo teorisi boyutuna taşımak anlamsız. Ona bakacak olursak Rusya da Amerikan seçimlerini etkilemeye çalışıyor ya da Çin sürekli Amerika'da nüfuz arttırıyor; kim kuklacı, kim kukla?
İlkel kabilelerden beri topluluklar birbirleriyle bu tür etkileşimlere giriyor ve güçleri yettiğince bir şeyleri kendi çıkarlarına kullanmaya çalışıyorlar ancak kilit nokta "Güçleri yettiğince" işte ve güççleri de Türkiye gibi bir ülke için 100 yıllık planlar yapıp bunu işletecek boyutta değil, zira ülkelerin tamamı; Amerika da dahil sağa sola savruluyor zaten.

Ak Parti yurtdışındaki ülkelerce desteklendi ancak bunu da komplo teorisine bağlamanın anlamı yok. O dönemki siyasi iklimde mevcut aktörlerin hiçbir kredisi kalmamıştı, Ak Parti ılımlı bir muhafazakarlık çerçevesinde batıyla iyi ilişkiler ve stabilite vaadetti ve ülkeye de bu stabilite sayesinde, uluslararası para piyasasındaki dinamiklerin neticesinde parasal genişleme yaşanıyor olmasının da etkisiyle bol bol para geldi. Ancak o para iktidarda kim olursa olsun gelirdi zaten; zira genç nüfusu olan, işçilik ücreti düşük, ithal tüketime aç bir ülkeydik, AB için devasa bir pazardık mesela.

Hayır bir de failed state durumuna düşmüş; mesela iç savaşla uğraşan ya da kanlı bir devrim yaşamış ve şerri yönetime geçmiş, milyonlarca vatandaşı Avrupa kapılarına mülteci olarak dayanmış bir Türkiye tam olarak hangi şekilde kimin işine yarıyor ki sürekli dış güçlerin bunu istediğini varsayıyoruz?
0
salihdt
(13.10.24)
turkiye'de her ne kadar cok skandallar donse de bir devlet gelenegi vardir. hukumet sinirlari zorladi son 20 yilda ama bir seviyeyi asamaz. 2013 yilinda halk buranin oyle cetvelle siniri cizilen ulkeler gibi olmadigini gosterdi herkese.

yani biz oyle ya da boyle 1000 yildir bu cografyadayiz ve bu halkin bazi refleksleri var ki daha bence yarisina bile sahit olmadik uc bir durumda neler olabilecegine dair. suriye falan gibi ulkelerle karistirmamak lazim.
0
bohr atom modeli
(13.10.24)
ben dünyada da bir değişimin eşiğinde olduğumuza ikna oldum. Dünyadaki 100 küsur yıllık milli devletler de, demokrasi de son zamanlarını yaşıyor olabilir sanki. Ben bir noktada nüfus yapısından dolayı demokrasinin tartışmaya açılacağına emin gibiyim. (oylara katsayı falan getirilebilir, ki mantıklı da olur) Ayrıca 4-5 yılda bir seçilen insanların uzun vadeli plan yapacak güdüsü yok.

Mesela tarih derslerinde Kavimler Göçü diye okutulurdu, belki 100 yıl ileriden baksak bizim yaşadığımız yıllara da aynısı denecek. İçinde yaşarken bazı şeylere isim koyamıyoruz. Tabii dünya uzun soluklu bişey, mesela bu halihazırdaki devletler çökecek desek, bizim ömrümüze denk gelmeyebilir 70 yıl sonra da olabilir bu.

Halktaki refleks de gidişatta ses çıkarmayıp son anda ucundan kurtarmak gibi. Mesela bu göç meselesini halk başta (oylarla) çözmeyip en son patlarsa elimizde şiddet vakaları, tehcir vs. bulabiliriz. Bu kadar global bir dünyada bunu mantıklı gösterecek adamlarımız da yok. İçimize (atıyorum) 8 milyon insan alıp, son anda kovmak için bir hamle yapıp zararlı çıkıp, üstüne ambargo yediğimizle kalırız. Hani akıl nerede?
0
nhk ni youkosu
(13.10.24)
Makyavelli'nin çok güzel bir lafı vardır. "Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir."

Yapacak birşey yok bu millet kendi düştü.
0
komando kani var bende
(13.10.24)
(1)

Astrolojiyi öğrenmek?

bogurtlenliporsuk
Merhaba. Temelden astrolojiyi profesyonel derecede olmasa da harita yorumlayabilecek ve gezegen hareketlerini takip edebilecek kadar öğrenmeye niyetim var. bunun için önerebileceğiniz ücretsiz platform önerilerine açığım.ücretsiz platform yoksa dahi öğrenen varsa faydasını gördüğü site, platform vs.
Merhaba. Temelden astrolojiyi profesyonel derecede olmasa da harita yorumlayabilecek ve gezegen hareketlerini takip edebilecek kadar öğrenmeye niyetim var. bunun için önerebileceğiniz ücretsiz platform önerilerine açığım.

ücretsiz platform yoksa dahi öğrenen varsa faydasını gördüğü site, platform vs. önerilere de açığım.
0
bogurtlenliporsuk
(13.10.24)
Ücretsiz platform yok, sadece İnstagram'da ve YouTube'da bulunan ücretsiz bilgi paylaşımları var. Ben oralardan az şey öğrenmedim.

Kitap alıp okuyarak ve buraları takip ederek öğrenilebilir, fakat bir eğitim almaya niyet ediliyorsa mutlaka sağlam bir hoca tercih edilmeli ve hatta önce klasik ve modern astroloji alanlarında eğitim görülmeli. Ben salak gibi astropsikoloji alanında temel orta ve ileri seviye eğitimi aldım, 1 yıl sürdü ama anlayamadığım çok şey var. Psikolojiyi daha sonra katsaydım çok daha iyi olurmuş ama bunu bana kimse söylemedi.

Bu fayda görme olayı da çok değişken olabilir, astrolojiden ne elde etmek istediğine ve zihin işleyiş tarzlarının kimle uyumlu olduğuna bağlı olarak değişebilir. Yeni mezun olmuş veya birkaç senelik astrologlardan değil de mesela çok sağlam geçmişe ve işleyişe sahip internet sitesi olan astrologlardan faydalanmak daha doğru. Öner Döşer iyidir mesela, ya da Oğuzhan Ceyhan, ya da Hakan Kırkoğlu, ya da astrokora gibi siteler mesela.

Astrolojinin ne olduğunu ve ondan ne beklediğini iyi belirlemek lazım ki ona göre bir yol belirlenebilsin. Yoksa ciddi ciddi ortada kalır insan, bütün öğrendikleri çorba olur kalır.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
(10)

Evlilik düşünülen uzun ilişkiden ayrılmak

yuvarlanantencereninkapagi
Bu sefer olacak galiba demiştim. Yaklaşık 9 aydır birlikte yaşıyorduk, 3.5 yıldır birlikteydik. Gelecegimiz olmadığını düşünüyormuş, öyle dedi. Herhangi bir kavga vs yaşanmadı. Yaklaşık 3 ay önce yine bir ayrılık mevzuu olmuştu, benim ısrarlarimla tekrar deneyelim demiştik. Olmadı. Benim de uzun sür
Bu sefer olacak galiba demiştim. Yaklaşık 9 aydır birlikte yaşıyorduk, 3.5 yıldır birlikteydik. Gelecegimiz olmadığını düşünüyormuş, öyle dedi. Herhangi bir kavga vs yaşanmadı. Yaklaşık 3 ay önce yine bir ayrılık mevzuu olmuştu, benim ısrarlarimla tekrar deneyelim demiştik. Olmadı. Benim de uzun süredir iyi olmadigim bir dönemdi, onun için de zor. Kendimi sucluyorum biraz acaba ben psikolojik olarak iyi olsaydım daha farklı olur muydu diye. Bir sevgilinin de iyi ve kötü zamanlarda yanımda olması gerekirdi, cabasiz bir kötülük hali değildi. Uzun süredir terapiye gidiyorum iyi olmaya çabalıyorum. Onun hayatının da çok yakında değişeceği bir dönem olacak, sanırım evlilik korkusu da oldu. Hiç bu konuları konuşmuyorduk bu arada. Muhteşem bir sevgili olduğu söylenemezdi, aşırı bireysel, her zaman bir planı vardı. Bunu asla kısıtlamıyordum hoşuma gidiyordu hatta. Arkadaşlarıyla yaptığı planlara çoğu zaman eşlik ediyordum fakat ben kendi arkadaşlarımla genelde yalnız bulusuyordum. Hatta arkadaşlarım yeni yeni söylüyorlar bizi sevmediğini düşünüyorduk diye. Bunları aslında ilişki içerisinde de yalnız olduğumu anlatmak için söyledim.

İki insanın birbirini sevmesinin ve anlasabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu düşünüyorum, yaşadıklarım gördüklerim bana böyle düşündürdü. Bunu kaybetmek, denememek, çabalamamak aptallik, ben elimden geleni yaptim icim rahat. İyi bir sevgiliydim bence. günümüzde bulunamayacak kadar dürüst, guvenilir, sadik, sevgi dolu. Sadece kendim kötüydüm dünyayla baş edemiyorum. Onun daha yaşayacak şeyleri varmış diye düşünüyorum. İyi olmaya çalışıyorum daha iyi de olacağım. Taşınma işleriyle uğraşıyorum şimdilik. Bu sureci kolay atlatmak için tavsiyelerine açığım.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.10.24)
Uyum, sevgiden daha önemli olabiliyor.
Senin de söyledigin gibi sevgi tek basina yeterli degil. Daha gec bitip zaman kaybi olacagina simdi bitmis bosver.
Kirik kalbin zamanla iyileşecek ve hayatini toparladiginda cok daha sevdigin ve sevilecegin, uyum icinde oldugunuz bir iliskide olacaksin.

Onsuz hayatina adapte olmaya calis bir an önce. Onsuz rutinler, aktiviteler olustur.
0
robert bosch
(13.10.24)
benim de evliliğe doğru giden şimdiye kadarki en ciddi ilişkim yaklaşık 3 ay önce bitti. Benim isteğim ve zorlamam ile götüremedik sonunda ayrılmak isteyen taraf ben oldum. Ben de dönüp baktığımda ilişkiyi kurtarmak için elimden geleni yaptım diyorum hiçbir pişmanlığım yok. 3 ay oldu unuttum mu ayrılmadan önce de bana dünyada cenneti mi yaşattı hayır.
Zamanla geçecek biliyorum. Ve ona karşı kin bile hissetmek istemiyorum.
Sadece daha ağır dertlerim olmasın yeter elbette geçecek. Zaman her şeyin ilacı.
0
kestane gürgen palamut
(13.10.24)
sizinki kadar uzun süreli olmasa da benzer şeyi bende yaşadım ve unutmaya çalışıyorum. bu süreçte yaptıklarımın başında gelen önce acıyı derin yaşamak oldu. çünkü duyguların içinden geçmezsek tam anlamıyla dışına çıkamayız. öncelikle varsa sosyal medyadan takip ya da stalku bırakın, acıyı yaşadıktan sonra. unutmak istediğiniz ya da kendinizi iyileştirmek istediğiniz o evreye geldiğinizde yani . canınız twitterda hangi tweeti attığına, instada hangi storyi paylaştığına bakmak mı istiyor? yapmayın, kendinize engel olmaya çalışın. eğer seviyorsanız kendinizi kitap okumaya ya da film izlemeye verebilirsiniz. aşk filminden ziyade komedi ya da sitcom, talkshow tarzı olabilir. öğrenmeyi seven biriyseniz kendiniz için sertifika programları alabilirsiniz. hedefiniz varsa mesela rusça öğrenmek gibi kendinizi bununla meşgul edebilirsiniz. hiçbir şey yapmadan oturmak emin olun kafanızda kurmanıza ve overthinkinglere yol açıp size zarar verecek. şunu da demeden geçemeyeceğim; sizin için yanlış insanmış ve şimdiden belli oldu. daha geç belli olması sizi daha çok üzebilirdi. sizi daha iyi biri hak ettiği için bazen bunlar yaşanıyor. kendiniz demişsiniz yukarıda dürüstüm diye. bırakın da sizin gibi dürüst bir insan bulsun sizi. hepimiz bu dünyaya bir kere geliyoruz ama o da üzülmek için değil. anı yaşamaya çalışın...

not: bende aynı acıdan muzdarip biri olarak başka önerilere de açığım. :)
0
bogurtlenliporsuk
(13.10.24)
Hafızayı tazelemek lazım. Birlikte yaptığınız 5 duyuya hitap eden her şeyi tekrar ama tek başına ve başka arkadaşlarla yapmayı kastediyorum. Birlikte sinemaya mı giderdiniz, tek başına aynı şeyleri yeniden yap, arkadaşınla yap, ama aynı şekilde aynı şeyleri yap. Birlikte oyun mu oynardınız, aynı şekilde tekrarla, ama yalnız olarak ve başkalarıyla beraber yap.

Geçmişini tazelemek bu. Hatıraları tazelemek. Geçmişi geçmişte bırakmayı ve "özel" şeyleri sıradanlaştırmayı kolaylaştırır. Aslında her şeyin senden çıktığını ve sonunda mutlaka sana döndüğünü görürsün, idrak edersin. Onun için kendi merkezine doğru mıknatıslanırsın zamanla, merkezini bulursun. Hatıraları tazelemekte ve kendin için yaşamakta fayda var.

O kişi ruhen doyumsuzmuş. Onu sen doyuramazdın. Belki de ayrılmak iyi olmuştur...
0
muhayyer divan
(13.10.24)
öncelikle geçmiş olsun ve kolay gelsin.

iki insanın birbirini sevmesinin ve anlaşabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu ben de düşünüyorum.

ancak bazı insanlar bize süreli verilmiştir. ondan alabileceğin her şeyi (dersi) almış olmalısın ki, ilerle. dersler bitmiş.

hayat cidden sınavlar silsilesi. bir yerde rahat ettiğinde veya dersin sınavını veremediğinde o durum sona eriyor. ders bitmediyse ahmet gider mehmet gelir ama daha ağır şekilde gelir.
hayatta sadece senin var olduğunu ve diğerlerinin senin ilerlemen için sana sadece ayna ve destek olduğunu düşünmek belki iyi gelir.

"mümin müminin aynasıdır" burada mümini dini olarak alma. aydınlanmış kişi olarak bak. bu kişi bana neyimi yansıtıyor demek anadolu topraklarındaki kadim bilginin anahtarı.

"ben bunu neden yaşıyorum? öğrenmem gereken ne?"
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
instagramın varsa jillian turecki ilişkiler konusunda güzel samimi net tavsiyeler veriyor
www.instagram.com
0
grimavi
(13.10.24)
Hocam çok geçmiş olsun. Ben de iki insanın birbirini sevip anlaşabilmesinin mucizevi bir şey olduğunu düşünüyorum. Belki bu iki paragraftan böyle bir çıkarım yapmak yanlış ama karşı taraf pek de sevmemiş, rahatına geldiği için durmuş. İş ciddiye binmeye başlayınca da gitmiş.
Umarım tez zamanda atlatabilme gücü ve enerjisi bulabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(13.10.24)
Çok geçmiş olsun, bir şey söyleyeceğim.

Yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla ilişkilere çok emek veren, uğraşan, bir şeyleri oldurmaya çalışan bir havanız var. Lafa "bu sefer olacak galiba" diye girip, konuyu ayrılıktan dönüş ve sonra kendinizde de problem aramaya bağlayıp en son iki insanın uyuşması mucize galiba diye bitirmenizden bunu anlıyorum.

Bu yaptığınız yanlış.

Yürümeyecek ilişki aslında her türlü alarm veriyor, hatta daha ilk haftalardan anlayabiliyor insan neyin ilerde ilişkiyi bitirecek bir soruna dönüşeceğini.

Bunun yerine olmuyorsa olmuyor diye henüz daha bağlanmadan, ilişkiyi büyütmeden yolunuza bakmanız lazım. Uğraşırsam olur gibi düşünceler gerçeği yansıtmıyor.

İlişkilerin yürüme mantığı çok basit, eğer karşınızdaki kişi sizi beğeniyorsa başkasını çok rahatsız edebilecek özellikleriniz dahi gözüne batmıyor. Bu kadar kafa yormanın lüzumu yok.
0
akhenaten
(13.10.24)
bence söylenmesi gereken her şeyi zaten kendin söylemişsin.

bazen bazı şeyler olmaz. sevmek, anlaşabilmek, her şeye rağmen uzun süre bir arada kalabilmek gerçekten kolay iş değil. takdir edersin ki illaki bir suçlu olmak zorunda da değil: insan beyni enteresan, bazen istediğin kadar sevsen de iyi anlaşsan da olmayabiliyor.

ilişkiyi kurtarma şansın yoksa soğuk su içip tamamen kendine odaklan. sen her ne idiysen, kim idiysen yine osun. kendine "sahip çık" bir nevi. söylemesi kolay tabii ama böyle durumlarda yapılabilecek daha iyi bir şey bence gerçekten yok. ne yapabilirsin ki? üzülmek, yıpranmak çok doğal. sürecin parçası. ama uzun vadede zarar verecek, takıntıya dönüşecek, hayatını yaşamanı engelleyecek şeylerden ne kadar uzak durabilirsen o kadar iyi.

acı çeken bir insana söyleyince çok sinir bozucu olabiliyor, bizzat tecrübe ettim, biliyorum... ama sen dünyanın en güzel elması olabilirsin, karşıdaki kişi "ulan ben elma sevmiyorum ki aq" diyorsa yapacak bir şey yok.
0
mark greg sputnik
(13.10.24)
Öncelikle kendini suçlamaktan vazgeç. Mental olarak zor bir dönemden geçiyormuşsun, ayrılık sebeplerinden biri buysa hiç evlenmemeniz isabet olmuş. Evliyken, gerçek anlamda sevgiliyken vs. biri senin iniş ve çıkışlarını kaldıramıyorsa orda bir sevgisizlik olduğunu düşünürüm ben. Birbirinize güvenip kötü günlerde sırtınını yaslayamayacaksan içinde bulunduğun ilişkinin hiçbir anlamı olmuyor. İyi gününde herkes yanında, karşındakini özel yapan dibi gördüğün anda da yanında olması. İç dinamiğinizi bilmemekle birlikte aşırı bireyselliğinin kalbini kırdığını düşündüm. Seni yeterince dinlemedi, anlatmana teşvik etmedi muhtemelen.
Benzer bir durumda ben de oldum, giden taraf olarak. Sevgisizlik olduğunu fark ettim geriye baktığımda. Ömür geçirme motivasyonunu bulamamış seninle, 9 ay sonunda bence. Şimdi seni mutlu ettiği güzel günler cebinde kalsın yoluna devam et. Yaşayacak başka şeyleri var diyorsun ya senin de var. Acını yaşa, yaşamamazlık yapma, patlamasın sonra kendini tutmaktan. İyi haber : geçiyor. Diğer iyi haber: insan yeniden seviyor.
Flörtlere başlama hemen, daha da yıpranırsın, çivi çiviyi sökmüyor :) bi kitap serisine, bir diziye vs. başla. Dünyanı başka bir gerçeklikle doldurmak insana iyi geliyor.
Geçmiş olsun ve kolay gelsin.
0
sırtçantalı
(13.10.24)
(22)

Her insan çocuk sahibi olmak ister mi sizce ?

pembediken
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
Geçen arkadaşım insanoğlu çocuk ister illaki kadın olsun erkek olsun demesi tuhaf geldi. Childfree (bilerek çocuk istemeyen) gruplarında biyolojik saat nedeniyle isteyeler olabiliyor. Biyolojik saat diye bir şey var mı? Bence çocuk istememek gayet normal peki siz ne düşünüyorsunuz?
0
pembediken
(12.10.24)
Herkes ister diye bir şey yok, ben istemiyorum.

Benim 3 tane kedi çocuğum var <3
0
rock n roll
(12.10.24)
biyolojik saatler geçeli çok oldu hala istemiyoruz biz :)) herkes ister demek saçma bir genelleme olmuş.
0
soft
(12.10.24)
biyolojik saat diye bir sey yok bence. ebeveynlik bir sosyal inşa. cocuk sahibi olmamak bir eksiklik degil.
0
deckard
(12.10.24)
İstemek de istememek de aynı derecede normal, herkes istediği gibi yaşasın diye düşünüyorum
0
kullanicadi
(12.10.24)
istemiyorum. Önceden buna ilerde çok param olsun o zaman yaparım diye kılıf buluyordum sonra düşündüm ki bu bir bahane, ne kadar zengin olsam da konu para değil ben düz çocuk istemiyorum deyip kendimle yüzleştim.

Aile travmam çocukluk travmam yok, iyi bir çocukluk geçirdim, annem ve babamla aram iyi, istemiyorum işte :)
0
grimavi
(12.10.24)
Ben istemiyorum, ömrüm boyunca bir kez düşünmedim bile.
İte köpeğe çocuğum diyenlerde tedavi olmalı bu arada.
0
pavlis
(12.10.24)
Sağlık konusu hariç, özgür iradeleriyle çocuk sahibi olmayanların bir gün gelip bu duruma çoook pişman olacaklarını düşünüyorum.
0
Mirket
(12.10.24)
böyle bir yerinden argümanlar üretelenlere çok sinir oluyorum.

ben kesinlikle çocuk sahibi olmak istemeyen biriyim. bana da "çocuk sahibi olmak isteyenler" garip geliyor mesela.
0
sorularimicinfeykhesap
(12.10.24)
Parazitler cunku.
0
lapaz
(12.10.24)
%1 in isine gelecek hic bi seyi yapmam
0
lapaz
(12.10.24)
Fevkalade mantıklı argümanlarımla birlikte çocuk sahip olmayı hiç düşünmedim.

Potansiyel partner çocuk ister mi diye korkuyorum yaşlar da geçti gidiyor :D
0
hedep
(12.10.24)
Ben istemiyorum zira çocuk sevmiyorum, belki kendi çocuğumu severdim ama sevsem bile benden iyi bir baba olacağını hiç sanmıyorum o sorumluluk duygum hiç yok, yani annemin babamın bana yaptığını ben yapamazdım gibime geliyor, yani en fazla madem dünyaya getirdik ayıp olmasın diye babalık yapmaya çalışırdım ama çok da isteyerek yapmazdım üstünkörü yapardım, gerçi üstünkörü babalık yaparken belki hoşuma gider farklı bir macera olur iyi ki yapmışım lan seni deyip kendimle gurur bile duyardım ne bileyim bench press yaparken bazen spotter lazım oluyor orada kullanırdım, işlevsel olabilirdi, böyle düşününce mantıklı gibi geldi şimdi çocuk yapmak.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
biyolojik saat dedikleri sey bir cesit dürtü. durtusel davranmak da iradesizliktir. bi sey hosuna gitmeyince siddete basvurmak gibi. cocuk istememek son derece bilincli bi hareket cunku toplumsal odevlerine ters

cocuk istemeyen insan olmamasi icin dunyada kimsenin kurtaj, dogum kontrol gibi seyler yapmamasi lazim simdi sen soyle cocuk istemeyen insan olabilir mi?
0
ala09
(13.10.24)
Ben istemiyorum, istemediğim için de evliliğe (sadakate, benimsenmeye, değer verilmeye, sevgiye, kendisi için sorumluluk almaya vs vs) layık görülmüyorum. Halbuki benden iyi bir anne olmaz ve annelik sadece kendi çocuğuna bakmak değildir, o çocuğun babasının çocuğunu büyütmektir de. Birileri saçmalamış.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
Dikkatli bakan sorumluluk sahibi icin cocuk yapmak delilik asil. Insanlar hayatlarindan vazgecmek istemiyorlar. Bircok yönden haklilar da…

Ben istiyorum ve şartlar olusunca yapacagim. Ileride bayramlarda birlikte yemek yiyecegim torunlarimin ve cocuklarimin olmasi bana güzel geliyor.

Ama yalan yok, su an doktor cikip senin cocugun olamaz dese de karar verme kismi benim elimden alindigi icin de bir rahatlama gelir cünkü cok da büyük bir sorumluluk ve fedakarlık gerektiren bir olay.
0
robert bosch
(13.10.24)
icten ice ister bence.

@titanyum aga sen rahatsiz misin alakali alakasiz her duyuruda millete hakaretler yagdiriyorsun. git tedavi ol amk.
0
baldur2
(13.10.24)
Bunu bir nevi "siyah" - "beyaz" gibi düşünmek anlamsız. Yıllar önce "Herhalde bir gün evlenir sonra da çocuk sahibi olurum" diye düşündüğüm zamanlar oldu ancak sonrasında zaman geçtikçe baba olmak istemediğimi farkettim. Sanırım çocuk sahibi olmak istemeyen bir çok insanın yaşadığı süreç de buna yakındır zira çocuk sahibi olmak norm kabul edilen, toplumun içinde küçük yaşlardan itibaren de herkese "Bak sen de bir gün anne/baba olacaksın" şeklinde empoze edilen bir şey. Diğer yandan da tabi ki cinselliğin biyolojik gerekçesi üreme, eminim ondan kaynaklanan dürtüsel ve hormonal bir yatkınlık da vardır.

Ancak biz bunların tamamına "Anlıyorum ama istemiyorum" diyebildiğimiz ve sırf içgüdülerimizle hareket etmediğimiz için insanız biraz da.
0
salihdt
(13.10.24)
@titanyum22 un rahatlamaya ihtiyacı var, incel incel diye kafayı yiyeyecek.
0
nuisance2
(13.10.24)
yerli yabancı bir sürü insan var evli ama çocuk isteyen

arkadaşınız biraz saf galiba
0
duyurukullanıcısı
(13.10.24)
@mirket pişman olacaklar olabilir ama hepsinin olacağını sanmıyorum. @baldur bence bizim toplumumda çocuk yapmak insanın kendini ispatlamasi. "Bakın ben üretebiliyorum" gibi. Içten içe isteme sebebi belki.

Demek ki insanın bulunduğu ortamdaki insanlara göre değişiyor bu durum. Ben istemiyorum ama benim ortam full tersi düşünenler.
0
🌸pembediken
(13.10.24)
hayır.
0
janderzel zartanyan
(13.10.24)
Bu tür genellemeler doğru değil.
Doğurduktan sonra bile herkes aynı şekilde yaşamaz anneliğini etrafımız anne olduğuna pişman olan ama bunu söylemekten korkan insanlarla dolu maalesef.

Ben istemiyorum, sanırım hiç istemedim geleceğe dair düşüncelerde her zaman yalnızdım.
Çocuklardan hoşlanmamamdan bağımsız kendimde bu sorumluluğu alabilecek irade göremiyorum.
0
mutekebbir
(13.10.24)
(12)

Duyurudaki tek çocuklar, kardeşi olmayanlar

kullanicadi
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.Sizin düşüncenizi merak ettim :/
Hayatınızda bi eksiklik hissediyor musunuz? Zaman zaman bu konuda anneme babama kızdığım bile oluyor, kardeşi olanlara çok imreniyorum.

Sizin düşüncenizi merak ettim :/
0
kullanicadi
(12.10.24)
Çocukken bir arkadaşım vardı tek çocuktu, kardeşi olanları deli gibi kıskanırdı ve kötü davranırdı. Birlikte büyüdük, bir gün "sen beni rüyanda görme" dedi, kesti iletişimi, hiçbir sorun yoktu.

Bir tek çocukla sevgili olmuştum, gayet memnundu hayatından, hiçbir problemi yoktu.

Bu hem insanın doğuştan gelen yapısına hem de ailenin yapısına göre değişiyor bence. Hatta içinde büyünen toplumun kültürüne göre değişiyor bile olabilir.

3 kardeşin en büyüğüyüm, kardeşsiz olsaydım çok daha sağlıklı bir insan olurdum diye düşünüyorum. Hayatıma bir artıları yok gibi geliyor.
0
muhayyer divan
(12.10.24)
Sadece sen ve kardeslerin kucukken iyi. Sonrasi hep aci tecrübe. Tek oldugun için sanslisin.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.10.24)
Tek çocuk olmaktan memnunum, çocukken kardeşe özenirdim (ilkokulu bitirene kadar) büyüdükçe aramamaya başladım, okuldan çıkınca bazen annemin iş yerine giderdim, odadaki diğer kadınlar bana kardeş ister misin diye sorup bunun üzerine, yanına bir tane daha yapın, yalnız büyümesin diye annemi darlardı, bu manipülasyonları yemeyip iyi ki yapmamış canım annem :)

Tek çocuk olduğumu öğrenenler şaşırır, hiç öyle durmuyorsun şımarık değilsin derler, şöyle bir avantajı da var, tek başıma hiç sıkılmam, kendimi oyalayacayak bir şey bulurum, kendimi eylemeyi bilirim, bir şey yaparken yanıma illa insan aramam
0
grimavi
(12.10.24)
Eksiklik hissetmiyorum çünkü tersini bilmiyorum. Çocukken de hiç kardeş aramazdım. "Bir kardeşin olsun istemez misin ama?" diye üsteleyen münasebetsiz teyzelere de "Hayır istemem" derdim. Çok iyi geçinen kardeşlerin iletişimini/ilişkisini görünce hoşuma gidiyor ama kardeşim olsa nasıl olurdu diye hayal etmedim hiç. Bir de kardeşleriyle hiç anlaşamayan, görüşmeyen, kavgalı olanları görüyorum. Sizin eksikliğini hissettiğiniz ideal kardeşlik ilişkisi her zaman olmuyor.

Şu var, babamın daha ileri yaşlarında, kendine bakamaz duruma geldiğinde tüm sorumluluğun bana ait olması gözümü korkutuyor. Ama mesela anneannem hayattayken bakımının %90'ını beş çocuğundan biri üstlenmişti. Babaannemin dört çocuğundan ikisinin kimseye hayrı yok. Bunları görerek büyüdükten sonra kardeşim olup bana fazladan stres kaynağı olacağına kendi işimi kendim görürüm diyorum.
0
kobuzchu kiz
(12.10.24)
Hiçbir eksiklik hissetmiyorum hayatımdan da gayet memnunum. Küçükken de istemezdim hatta annem bi kere hamile kalmıştı baya üzüldüm sonra düşük yaptı sevinmedim ama üzülmedim de, bir şey hissetmedim. Sadece bazen düşününce Allah gecinden versin anne ve babamı kaybedersem bu acıyı tek başıma yaşayacak olmak beni üzüyor ne hissettiğimi bilecek tek bir kişi bile olmayacak ama hayat böyle bir şey değil mi zaten çoğu şeyi yalnız yaşıyoruz diyorum. Öyle işte güzel bence tek çocukluk bütün imkanlar sana, ilgi sana, sevgi sana neden kötü olsun ki. Arkadaşlarımın kardeşlerine bakıyorum o kadar da matah bir şey değil gibi, çoğu o kadar da iyi anlaşmıyor güzel ilişkisi olan çok az var.
0
ekaterina
(12.10.24)
Komik bi anektod: Geçen gün bi köylü geldi, tanıştık kaç kardeşin var dedi tekim deyince şaşırdı, kardeşsiz zor olur ya keşke olsaymış falan dedi. Amcanın depremde evi yıkılmış fakat evin olduğu arsanın tapusu hisseli tapuymuş, çevre ve şehircilik de diyor ki diğer hissedarlardan muvafakatname getirmeniz lazım, kardeşleriyle konuşmaya gittik biz vermek istemiyoruz dediler, ordan çıkıp arabaya binince omzumu dürttü arkadan, İyi ki kardeşin yokmuş Eka hanım en doğrusunu yapmışlar dedi hahahah. Kardeş biraz böyledir, ne mal kavgaları görüyorum bir bilsen.
0
ekaterina
(12.10.24)
Büyürken hep kardeş istedim. Tek çocuk olmak çok can sıkıcıydı. Arkadaş grubumda bile tek çocuk olan kişi sayısı az, o yüzden hep yalnız kaldım. Ama büyüdüğümde fark ettim ki bazen kardeşler de başa bela. Gene aynı arkadaş grubuma bakıyorum da kardeşi olanların yarısı falan problem yaşıyor. O yüzden büyüdükçe anlıyor insan problem çıkaracak -1 insanın şansını:)
0
wild honey suckle
(12.10.24)
Tek çocuğum ama çok kuzenim var, hepsi de aynı sehirde yaşadı hep beraber büyüdük. Haliyle kardeş eksikligini acayip yasadim denemez.
Yüzde 85 yasamadim, yüzde 15 kardeş olsaydi olurdu.
0
logisticsmanager
(12.10.24)
yoo hissetmiyorum. benim kardeşim olmaması Allahın bir lütfu. olsaydı annem babam birbirimize düşürmek için uğraşırdı. çocukluktan beri saçma sapan uzak akrabayla, komşu çocuğuyla falan kıyaslarlardı. kardeşimle kardeş ilişkisi kurmama izin vermeyeceklerdi biliyorum. böyle rahatım.
0
titanyum22
(12.10.24)
Küçükken de bütün arkadaşlarım kardeşleri abileri ablalarıyla ölümüne kavga içindeydiler büyüdüm bir iyi bir kötüler, benden büyük kardeşlerin hep miras kavgasında para kavgasına girdiğini gördüm Bence tek olmak daha iyi ama şöyle de bir gerçek var ki tek başına annenin babanın yaşlılığı ile ilgilenmek çok zor o aşamada bir kardeş olsaydı diyorum
0
eja
(12.10.24)
Anne baba hasta olduğunda vefat ettiğinde en az sizin kadar üzülecek ve derdinizi paylaşacak birinin olması çok iyi bence. Tek çocuklar için böyle bir şey yok maalesef bu tarz ailevi olayları tek başlarına sırtlamak zorunda kalıyorlar.
0
yenibirgüzelnick
(12.10.24)
bir akrabamızın kardeşi farklı şehirde kaza geçirmiş.
kaza geçiren kişi eşinden ayrılmış, çocugu ydışında.
hastanede yarı bilinci açık.
2 haftadır yanında olan ona bakan tek biri var; kardeşi.
(anne baba v.s. coktan ölmüşler)
0
nuisance2
(13.10.24)
(26)

Burcunuz nedir hangi burc olmak isterdiniz neden?

Zetnikov
Yengecim yukselenim terazi full terazi olmak isterdim cunku bu yengec ev hanimi burcu gibi bisey ya darlaniyorum bir erkek olarakSurekli insanlari besleme ihtiyaci, surekli bir duygusallikla mantik arasi gidip gelme yordu. Sevgi veren anaç model takildim 30 yasima kadar
Yengecim yukselenim terazi full terazi olmak isterdim cunku bu yengec ev hanimi burcu gibi bisey ya darlaniyorum bir erkek olarak

Surekli insanlari besleme ihtiyaci, surekli bir duygusallikla mantik arasi gidip gelme yordu. Sevgi veren anaç model takildim 30 yasima kadar
0
Zetnikov
(12.10.24)
Balık


Hayatıma ne katkısı olduğunu bilmediğimden farklı bir burç olmam hakkında bilgim yok.
0
put it in your appropriate place
(12.10.24)
Aslan.

Çok memnunum.
0
yenibirgüzelnick
(12.10.24)
Kovayım. Ama yıllarca oğlak olarak biliyorduk. Burçların ilk ve son günlerinde doğanlar, doğdukları günde hesaplama yaptırmalılar hangi burca girdiklerini görmek için. Ben de oğlaktan mutlu değilken dinçer güner sayesinde kova olduğumu öğrendim ve aşırı mutluyum.
Yaşasın kova burcum, başka burç istemezdim ashdjld.

Ha manitam balık, koç, terazi olsun istemem mesela. Kendim de bu burçları olmayı hiç istemezdim, kimse laf etmesin şimdi herkesin görüşü kendine.
0
mor oje
(12.10.24)
Balığım. Balık deyince ortamlarda awww diye eziklenmek dışında memnunum.
0
Amaranta ursula
(12.10.24)
koc. fazla sıkılganlık ve yüzeysellik zor oluyor bazen. biraz daha sakin bir burc olabilirdi boga gibi
0
ala09
(12.10.24)
"Bizden rahatı gevşektir." -Yay
0
grimavi
(12.10.24)
Terazi, yükselen akrep. Zariflikle sertlik, adalet ve kin vs bu kadar birbirine zıt ve dengede bişey olamaz. Yorucu ve Güzel.
0
mslny
(12.10.24)
gezegenlerin burçlara, elementlere, evlere dengeli bir şekilde dağılmasını ve birbirleri ile uyumlu açılar yapmalarını isterdim.

edit: bir de gezegenlerin çoğunun yöneticileri veya yükselmekte oldukları burçlarda olmasını :)
0
candide
(12.10.24)
Vay be, burada da burca inananlar var. Biri de tarih verin karakterinizin değişeceği tarihi vereyim demiş. Hani mantık nerede?
0
Shepard
(12.10.24)
@shepard

Hocam herseyde mantik aramakta cok mantikli degil bence salin gitsin

Surda cekirdek yerken iki lafin belini kiriyoruz ayol bende cok inanmiyorum ama falsizda kalmiyorum xD
0
🌸Zetnikov
(12.10.24)
@Zetkinov özür dilerim yav, biz de yapıyoruz muhabbetini ve dedikodu da yapıyoruz. Ama gezegen yöneticileri diye bir şey okudum ve önceki mesajımdaki yazdığım, kusacaktım. Sorry.
0
Shepard
(12.10.24)
Balık burcuyum yükselenim de yengeç. Hayat duygusallar için çok zor en azından biraz toprak etkisi iyi olurdu ayağım yere basardı
0
kullanicadi
(12.10.24)
Akrep yükselen Başak.
İnanmıyorum ama muhabbet içinde geçerse ayak uydururum.
Diğer burçları pek bilmiyorum.
0
gabe h coud
(12.10.24)
Boğa burcu, yükselen yay. Hiç inandığım bir mevzu değil ama mitolojik bağlantıları sebebiyle sallayıp tutturabiliyorum bi şeyleri :d

Boğa burcunu seviyorum da dediğim gibi inanıp tam bennn diyen biri değilim sadece muhabbeti keyifli bence yani. Koç burcuna gıcıklığım var o da boğanın ilk günü olduğum için doğum tarihimi duyanlar koç musun diyor o yüzden yani yoksa bana ne ahdhsh
0
nundu
(12.10.24)
Alçalan yükselen baştan aşağı yayım, çok da memnunum. Burçlara pek inanmam ama ekşide yazılanlara bakınca aa bu benim lann diyorum.
0
Bruce
(12.10.24)
"Kim" olduğumuzun cevabı güneş burçlarımızda değil, yükselen ay ve güneya ay düğümü burçlarımızda. Güneş sadece mevcut kişiliğimizin bütüncül olarak bulmamız ve olgunlaştırmamız gereken hali.

Diyelim ki yükseleni balık ay'ı boğa ve g.a.d. oğlak olan birisiniz güneşiniz aslan. Güneşiniz diyor ki "hayalperestlik ve dağınıklıktan iradeye ve gerçekçiliğe, uyuşukluktan harekete ve aşırı ciddiyetten eğlenceye doğru yönel dengeni bul, kimliğini bu şekilde düzenle". Çünkü aslan burcu hareketlidir, iradelidir, gerçekçidir, eğlencelidir.
0
muhayyer divan
(12.10.24)
Güneş balik yükselen oğlak. Haritam balik dominansinda. Kova olmak isterdim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.10.24)
düşünüyorumda yengeclerden yemek yapan ascı vs cok cıkıyor dıye bu boga burclarıda fena yemek yıyor nasıl bı cıft cıkar ortaya acaba uzun surelı ılıskı garantılı hahah
0
🌸Zetnikov
(12.10.24)
akrep burcuyum, yükeselenim balık. kendimden memnunum.
0
dedim ben sana
(12.10.24)
bu burç takıntılarına uyuzum.
8 milyar insan, 12 burç var.
yaklaşık 800 yüz milyon kişi aynı burçta ve bunların tüm özellikleri aynı mı sence?
senin doğduğun anda uzaydaki / uzaktaki bazı gezegenlerin konumunun seni etkilediğine inanamazsın bence.
0
ankarakecisi
(12.10.24)
@ankarakecisi

12 burç yok işte. Bi kere 10 tane gezegen var, 5'i kişisel (karakterimizi gösteren) gezegen, 2'si dış gezegen (dış etkilerle alakamızı gösteren gezegenler), 3'ü jenerasyon gezegenleri (nesilleri etkileyen gezegenler). Böyle tarif ediliyor ama ben dış ve jenerasyon gezegenleri diye bir şey kabul etmiyorum, asteroidlere kadar çok ciddi etkiler alıyoruz neden jenerasyon gezegenlerini hafife alalım ki.

Ayrıca 12 burç var, bu 12 burcu sadece güneşimiz dolaşmıyor, her gezegen ve her asteroid dolaşıyor.

Ayrıca evler var, bazı hesaplamalarla bulunan ayrımlar. 12 ev var.

Ayrıca yükselen burç gibi, MC noktası gibi, şans noktası gibi, ay düğümleri gibi yine hesaplamalarla bulunan göstergeler var, her biri ciddi ciddi bilgi veriyor. Bunların hepsi 12 buç için geçerli.

Bunlara majör ve minör açıları eklemek gerekiyor ki astroloji asıl açılar üzerinden ilerler, burçlar ve gezegenler üzerinden değil. Yukarıda saydığım her şeyin birbirine yaptığı veya yapmadığı açıların her birinin bir belirtisi var insan hayatında veya psikolojisinde.

Bu kadar değişkene rağmen astroloji yne de hiçbir zaman her soruya cevap alınacak bir yasalar bütünü değildir, yalnızca ihtimaller evreni ve istatistik bilgiler bulutudur. İlkin Sümerlerin bu alana merak saldıklarını ve bilgi biriktirmeye başladıklarını düşünürsek 5000 yıllık tarih içinde birikmiş bilgilerin kullanılarak tahminlerde bulunulması veya kişilik okuma meselesi bu. Başka bir şey değil.

Buna fal veya kehanet muamelesi yapmak her kişinin kendi elinde olan bir tercih, bence yanlış bir şey ama isteyen istediğini yapar. Ben kişilikler hakkında bilgi edinmek amacıyla bakıyorum.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
@muhayyer divan, bu kadar da gerçeklerden kopuk olunuyor muymuş? Güneş ve ay burçlarımız...
0
Shepard
(13.10.24)
Güneş hayatımız boyunca yaşayarak bulmamız gereken kimlik, ama gölge yönleriyle değil en dengeli ve en olgun haliyle. Mesela ben güneş aslanım, yükselen balık ve ay boğa etkisi altındayım, Balık'ın kendinden vazgeçmiş feragatçiliğini istemez aslan, az ego yap der. Boğa'nın iradesizliğe varan uyuşuk gevşek halini istemez, hadi tempo hareket hareket der. Güney ay düğümü Oğlak mesela, Oğlak'ın her şeyi aşırı ciddiye alan ve kontrolcülükle beraber yönetmeye çalışıp verim elde etme sorumluluğuna balıklama dalan halini istemez Aslan, bırak yaaa bırak sensiz de bu hayat akacak bu devren dönecek az eğlenmene bak gevşe rahatla biraz aşk yaşa sev sevil seviş der.

Evet Balık burcunda gerçeklerden kopacak kadar hayalperestlik ve hatta kafa dağınıklığı olur ki ben fena halde yaşıyorum.
0
muhayyer divan
(13.10.24)
ikizler, yükselen de ikizler. cok memnunum.
0
deckard
(13.10.24)
burcum akrep. dünyaya bir daha gelsem yine akrep olmak isterdim. burcumu cok severim.
zorlayici, toksik yönleri de olan bir burc ama.

bütün akrepler alinmis olsaydi kova olabilirdim. cok zeki bir burc.

ikizler burcundan uzak dururum.
0
robert bosch
(13.10.24)
kovayım. fena değilim ya takılıyorum. kova olmasaydım terazi, yay, aslan olabilirdim.
ikizler, akrep ve balık. bu üç burç olmak istemezdim ama. özellikle akrep.. sevgili akrepler alınmasın ama tanıdığım akreplerin çoğu beni yoruyor. düşünce tarzları ve hırsları çok yorucu.
akrep dışında yanında tetikte hissettiğim kimse yok diyebilirim ama karşımdaki akrepse yoruluyorum.
0
mrvln
(13.10.24)
(5)

STT dolmak üzere olan yeşil çay demlik poşetleri

muhayyer divan
SelamElimde 3 kutu (144 adet) bundan var. 8 Kasım 2024'te bitiyormuş. Uzun vadede kullanılır mı bunlar? Bilinen bir zarar durumu var mı?
Selam

Elimde 3 kutu (144 adet) bundan var. 8 Kasım 2024'te bitiyormuş.

Uzun vadede kullanılır mı bunlar? Bilinen bir zarar durumu var mı?
0
muhayyer divan
(08.10.24)
kuru çaya bir şey olacağını sanmıyorum. bir de stt değil tett (tavsiye edilen tüketim tarihi)'dir o.

sallama çay ise günde 2-3 taneden 2 ayda biter, 1 ayı zaten normal süre, 1 ay da geçerse hiçbir şey olmaz, hatta bence 1 sene daha içilir (ben içerim).
0
kibritsuyu
(08.10.24)
Kuru malzemeye bir şey olmaz, böceklenme görünmüyorsa
0
grimavi
(08.10.24)
Demlik poşeti olduğu için hepsinin içine bakamıyorum. Kuru malzeme bence de bir şey olmaz... Belki bilinen özel bir durum vardır da ben bilmiyor olabilirim diye sordum. Sağ olun.
0
🌸muhayyer divan
(08.10.24)
Fermente çay olsa sorun olmaz iç derdim ama onun böceklenmiş olma ihtimaline karşı 3-5 poşeti feda edip yırt. Büyüteçle bir bak, kolonileşme yolunda ilerleyen minik canlılar var mı diye.
0
Mirket
(08.10.24)
@Mirket

Ben biyoloji veya genetik mühendisliği okumalıymışım evet. Çok gaza geliyorum senin sözlerin gibi sözlerle.
0
🌸muhayyer divan
(08.10.24)
(6)

Ankara’da ne yapılır?

metematik
Sonbaharın tadını çıkarmak için? Müze vs gezileri dışında.
Sonbaharın tadını çıkarmak için? Müze vs gezileri dışında.
0
metematik
(07.10.24)
son baharın tadı yürüyüş kamp mangal vs ile çıkar anca. müzenin sonbaharla alakası yok zaten.
0
jelly bear
(07.10.24)
Devlet tiyatrolarınin oyunlarına gidilir dönüşte Kızılay'a yürüyerek gelinir.
0
Amaranta ursula
(07.10.24)
Ankara'nın parkları var. Biri Kurtuluş Parkı, biri Portakal Çiçeği Parkı, biri Seğmenler Parkı... Birçok parkı var. Bu parklar gezilir, sonbaharın sarı kahve yaprakları ile son kalan yeşilleri bir arada görürsün, temiz havanı alırsın, geçer gidersin. Yanına taşınabilir hoparlör mü alıyon, çay kahve termos olayına mı giriyon, tavla mı getiriyon onlar hayal gücüne kalmış.
0
muhayyer divan
(07.10.24)
karagöl tarafları sonbaharda çok güzel oluyor
0
gezegen olan pluton
(07.10.24)
Sonbahar Ankara'da çok lezizdir. Ben de parkçıyım. Bol bol fotoğraf çekiniz, hayvan işememiş zeminde piknik yapınız, binebiliyorsanız (ben yapamıyorum zira) bisiklet gezilerini önerebilirim.

kale de bir alternatif. bir de eski bir cezaevi vardı. onun etrafında kafeler falan.
0
janderzel zartanyan
(07.10.24)
15 Ekim’e kadar hopspub’da Wurst + bira eşliğinde Oktoberfest kutlaniyor.
Haftaya Cocktailfest var Kadebostany, Can Bonomo gibi isimlerin konser eşliğinde kokteyl atölyeleri de olacakmış onu bekliyorum.
Milli botanik bahçe’de çok güzel olur sonbaharda.
0
kedidir o kedi
(07.10.24)
(43)

Kadin olmak, kadinlik ne demek

Kittie
Benim bekar olusuma takik psikiyatristim bu soruya yogunlasmak istiyor.Ben de hep bakimli falan gidiyorum kendisine. Yani olabildigince. Sonucta doktor yani abartmiyorum ama oyle paspal gitmiyorum. Yolda insanlarin dikkatini cekiyorum falan. Bakiyolar hissediyorum yani. Ama bu doktor beni kadin gibi
Benim bekar olusuma takik psikiyatristim bu soruya yogunlasmak istiyor.
Ben de hep bakimli falan gidiyorum kendisine. Yani olabildigince. Sonucta doktor yani abartmiyorum ama oyle paspal gitmiyorum. Yolda insanlarin dikkatini cekiyorum falan. Bakiyolar hissediyorum yani. Ama bu doktor beni kadin gibi gormuyor. Ustu kapali bunu soyluyor. Simdi de tam olarak su konuyu konusacakmisiz. Hayir cevabim da yok buna. Ne denir ki? Nereye varacak cok merak ediyorum. Bekarim diye cinsiyetsiz falan mi goruyor beni bilmiyorum ki. Kendisi de unide bi doktorla tanisip evlenmis hemen cocuk yapmis biri. Bi gun kendisine unide biriyle tanismasaydiniz muhtemelen su an siz de bekardiniz dedim. Ama tanistim dedi :))
Sen onu yapmadin iste dedi. Tam olarak bunu dedi. Bu beni eksik biri mi yapiyor anlamiyorum ki.
Simdi ona soylemek icin degil de bu soruya ne cevap verirsiniz ki. Aklima bi sey gelmiyor olmasi sorun mu acaba? Direkt kadinla basladim da erkekler de kendileri acisindan cevaplasin :)
0
Kittie
(06.10.24)
Sorudan anlıyoruz ki senin için kadın olmak görsel açıdan kadın gibi görünmek.
Bekar olmana takık olma ihtimali yok, ona ne senin evli olup olmadığın. Taktığı şey muhtemelen kadınlığını bastırmanla ilgili bişidir.

Haricinde, psikiyatrını değiştir. Kadına bilenmişsin ne yapsa olmaz bu saatten sonra.
0
Bruce
(06.10.24)
Bruce: kadin degil. Bilenmedim de. Tersine cok seviyorum ilginc sekilde :) kkadinligimi nasil bastirabilirim ki onu bile bilmiyorum. Her yerde sevgili olma firsatlarimi yaratmaliyim kadinlik icin.
0
🌸Kittie
(06.10.24)
Evlenebilirsin de evlenmeyebilirsin de.

Bakımlı da olabilirsin, bakımsız da. Bir kadının kimseye güzellik borcu yok, kimsenin göz zevkine hitap etmek zorunda değil. Kadın bir kalıba sokulamaz. Şöyle olursan kadınsın, şöyle olmazsan kadın değilsin diye ima bile edemez kimse.
0
rock n roll
(06.10.24)
Bana bir psikiyatriste daha gitmen gerek gibi geldi. Farklı bir görüş almak adına
0
kullanicadi
(06.10.24)
kadin oldugun icin toplumda avantajli, dezavantajli gordugun seyleri listele. karsi cinsin ve senin basina gelme potansiyeli olan ornekler cikar aradaki farklara bak. kadin oldugun icin kendinde sorumlu hissettigin seyler var mi mesela. belki nonbinarysindir bunu dusunmeni, bastirmamani bekliyor olabilir. yolda yururken insanlarin sana baktigini dusunmen kadin oldugun icin kendince siradan bir olay olarak goruyor olablirsin ama yoldan gecen erkege kimse kolay kolay bakmaz yani bu gibi gunluk seyler cikar. sana gore birliktelik yasaman icin bir erkegin gelmesi mi gerekir mesela? bu konularda cinsiyetci olabilir misin? ondan da sorgulamak istemis olabilir
0
ala09
(06.10.24)
Seni kendisyle kıyaslamasını anlayamadım, ben doğruyum sen yanlışsın veya ben sağlıklıyım sen bozuksun demek gibi bu. Saçma.

Bence psikiyatrını değiştir, eğer sorduğu sorunun temelini sorduğunda sana anlatmak yerine kendiyle veya başkasıyla kıyaslıyorsa o olmamıştır.

Örnek göstermek başka bir şey. Mesela der ki "kadınlık sadece giyinip makyaj saç baş yapmak değildir, kadın olmaya cinsel kimliğini rahatlıkla yaşayabilmek de dahildir, cinsel kimliğini hedefe koymadan insanca iletişim kurarken kontrolcü olmamak, yumuşak tarzda konuşmak, istemeyi bilmek vs de dahildir, mesela (tamamen uyduruyorum) Dolunay Soysert gibi (tamamen uydurma faslı bitti).

Örnek gösterme böyle olur, onun yaptığı kıyaslama olmuş. Ben üniversitede biriyle tanıştım ama. Eee? E ona güvendim, yakınlaştık evlendik. Sonra? E sen bunu yapamadın demek ki kadınlıkla sorunun var.

Yani ben anlamıyorum böyle bir yaklaşım olamaz yahu. Acilen doktorunu değiştir derim.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Ben ortada bir sorun vallahi göremedim. Sen kadınsın. Dikkat çektiğin için sana bakanlar var. Doktorun senin bekarlığına yoğunlaşmak istemiş. E bunun cevabı da sende. Anca tahmin edebiliriz. Demek ki senin karşına birileri çıkmadı ünide veya çıktı ama olmadı. İş hayatında da aynı şekilde. Örnekler böyle gider ama senin suçun yok ki. Olmayınca olmuyor.

BENCE listelemek, günlük bilmem ne boş işler. BEN olsam gider sorarım "doktor ulan ne demek istedin, 10 gün oldu hala anlamadım". Dümdüz, açıkça konuşmak kadar süper bir şey yok.
0
Shepard
(06.10.24)
psikiyatrdan terapi mi aliyorsun? bence bu cok mantikli degil.

ama ben tanistim derken senin de aslinda bir sürü insanla tanistigini ama onlari bloke ettigini söylüyor. yani bekar kaldiysan bilerek ya da bilmeyerek bir seyleri engelliyorsun.

sorunun cevabini ben de bilmiyorum. sacma bir soru bence. seni kadin gibi görmeyisinin sebebi ne ? iliskinin olmayisi mi? sen eger iliskim neden yok diye sikayetci degilsen bu konuya onun gelmesi cok sacma. ama sen kendini yalniz hissediyorsan iliskiya ihtiyac duyuyorsan anlamli bir soru olabilir.
0
sonsuz
(06.10.24)
Shepard: evet evet oyle yapicam. Ama merak ettim herkes pat diye cevap verebiliyor mu bu soruya diye
0
🌸Kittie
(06.10.24)
@Shepard haklı

10 puan 10 puan 10 puan 10 puan
40 puan ve alkışşşş


Yani yüzüne yüzüne sormaktan çekinmemek anlamında. Eğer senin onunla konuşma sebebin duygusal ilişkiler konusunda problem yaşamansa dikkatini bir yere çekmeye çalışıyor olabilir ama yine söylüyorum, kendiyle kıyaslaması devasa bir yanlış, hele ki erkek olarak.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Sonsuz: yok hatta bana hic bekar olusundan bahsetmiyorsun diyor, ben cok gundemimde degil diyorum. Ne diyeyim yani acikcasi para veriyorum ve baska dertlerim var, bu bi dert degil benim icin. Ama o cok onemli bekar olusun diyor anlamadim ki ben de ya.
0
🌸Kittie
(06.10.24)
Soru mantıksız. Ama senden nasıl bir cevap bekliyor bu önemli olabilir. O yüzden tamamen kendi yorumunu iletmen doğru olur. Cevabın mantıklı olmasına gerek yok.
0
Cezcez
(06.10.24)
@Kittie

Özel mesajla konuşmak istersen buralardayım, sorduğun şeylerden birinn kadın olmakla bağlantısı olabilir, seni oradan çözmeye çalışıyor olabilir. Ama tekrar söylüyorum hâlâ kendiyle karşılaştırması çok yanlış hâlâ.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
Üniversitede bir psikoloji hocasından ders alıyordum.
işte ben zeytin yiyemiyorum; hoca kafayı takmıştı, zeytin senin tüm problemin falan diye :) niye yiyemiyormuşum:))
Taktı mı takıyor değişik bir kitle bu psikologlar
0
Cezcez
(06.10.24)
@cezcez ihtiyacın olan şey yapmaktan en çok kaçındığın şeyin içinde diye bir söz vardır. Mesela sen kahvaltı masasında zeytin yiyorsundur çocukken ve annenle baban kavga eder orda. O yüzden zeytini zihninde kötü kodlamış olabilirsin ve bu kavgalar yüzünden kadın erkek ilişkileri konusunda bir travman olabilir. Zeytinden yola çıkarak travmayı çözdürmek istedi belki. Bu şu an uydurduğum bir örnek, psikiyatrist belki böyle bişi bekledi, sende öyle bişi hissetti o yüzden zeytine taktı:)

Ama haklısın da bir yandan insan dümdüz sebepsiz zeytin sevmiyor yiyemiyor olamaz mı canım :)

Btw gerçekten kittie'nin psikiyatristinin bakış açısını çok merak ettim. Bir dahaki gidişinde sor ve bizimle de paylaş lütfen.
0
kullanicadi
(06.10.24)
bu psikiyatrlar biraz tuhaf oluyor. lisedeki rehber öğretmenle yapılan saçma sapan bir yere varmayan muhabbetler. bana çok faydasızmış gibi geliyor genel olarak.
0
abelardo
(06.10.24)
yav bu nasıl bi psikiyatrist, divan edebiyatı yarışması mı yapıyorsunuz, her şeyi açıkça konuşmak gerekmez mi? bu ne saçma konular böyle. boş goygoy.

yapılacak seans sayısını artırmak için olmasın? :)
0
tabudeviren
(07.10.24)
Bence seni biriyle tanistircak kendine ceki duzen verirsen
0
lapaz
(07.10.24)
Herkesin tanımı kendine.

Simone de Beauvoir‘dan al, başla okumaya. Haha ayrıca evet, onun da dediği gibi kadın doğulmaz kadın olunur.

Neyse, soruya gelince dr’un tam ne kastettiğini biz buradan kısıtlı bilgiyle cevaplayamayız. Kendisine direkt doğrudan sormak lazım+11111

Belki cinselliğiniz, cinsel kimliğiniz ve ayrıca cinsiyet kimliğinizle ilgili bir sorgulatma yapmak istiyor da olabilir.Belki bu konuda farkındalığınızı arttırmaya çalışıyordur.

Kadın olmak benim için güç ve dönüşüm demek. Görüntüm falan hiç akıma gelmedi mesela.
0
jimjim
(07.10.24)
kadinla erkegin en buyuk farki dogurganlik. bence her kadinin bir kere bunu yasamasi lazim.
bunu yasamayip yasi gecen hatunlarda benim deneyimim ciddi sikintilar var, problemsiz olanini gormedim. bunu yasamayanlarda hep birsey eksik gibi..
elimde dogum yapmis olan bir kisi oldugu ici sureci bastan sona izledim, izlemeye devam ediyorum. gece/gunduz kadar fark var iki donem arasinda.
bu yuzden hayvanlarin da kisirlastirilmadan once mutlaka bir kere dogum yaptirilmasi lazim.
0
cooperr
(07.10.24)
Psikiyatrist bence boş yapıyor yada ortada anlatmadığın şeyler var bu yüzden bizr bunlar garip geliyor, ortada sorun yok gibi.
0
basond
(07.10.24)
Cooperr: offf ne alaka ya cevreni degistir
0
🌸Kittie
(07.10.24)
Basond: yok anlatmadigim bi sey. Brnce adam biraz geleneksel, biraz muhafazakar bi tip oldugundan evlrnmeyene, cocugu olmayana kadin degil diye bakiyor :(
Birakicam zaten bu doktoru
0
🌸Kittie
(07.10.24)
Bekar olmak degil de partnerinin olmamasi sahiden bi eksiklik insan icin.
0
halk
(07.10.24)
Bu adama en başından beri gitme demiştim. Adama her gittiğinde kendini daha çok eksik hissediyorsun.

''Ama tanistim dedi'' Aman ne büyük bir olay!!

Herkesin ortamı aynı mı? Bizim sınıfta 3 erkek vardı mesela. Bölümde toplasan 10 yarısı gay. Nasıl tanışalım? Arkadaşlarımın kimi otobüs yolculuğunda, uçakta, online falan tanıştı. Şans hepsi. Hoşlanmadığımız biriyle mi evlenelim?

@Cooper, kötü bir yalnızlıktansa tek kalmak mantıklı. Belli şartları sağlamadan ne diye çocuk yapalım? Sırf evlenelim çocuk yapalım kafasında olanların çocuklarına üzülüyorum. İtilip kakılarak büyüyorlar.

Ben senin yerinde olsam o adama gider '' Ben bekar bir kadınım, eksik de değilim. Sizin bilimden uzak Müge Anlı yorumlarınızı artık duymak istemiyorum'' diyip son verirdim. Nereye şikayet ediyorsan et! Ama sen yine de bu adama gidip psikolojini bozmaya devam edeceksin. Adam sen bekarsın, eksiksini kafana sokmaya çalışıyor.
0
Kahvedesu
(07.10.24)
Terapistiniz size uygun değil bence de. Bana da olmazdı.

Ben kendimi kadın gibi hissetmiyorum çok ama kadın değil gibi de hissetmiyorum. Daha fazla kadınsı hissetme isteği de yok içimde. Ama içten gelen şekli ile kadınlık nedir ben de kelimelere dökemedim.
0
peki madem
(07.10.24)
Ayrıca bu konuda erkekler fikir beyan etmesin. " Kadın olmak, kadınlık ne demek" konusunda. Her konuda bir fikirleri var ama bu sadece kadınların cevaplaması gereken bir soru.
0
rock n roll
(07.10.24)
konuyu okurken "kezbana bak iyi ki koca bulmuş hastasına bile hava atıyor" diyecektim ki yorumlarda doktorun erkek olduğunu gördüm. değiştir bu hıyarağasını.

asıl sıkıntılı tipler, bütün varlığını cinsiyeti üstüne kurmuş olanlardır. iki gün önce kızları doğrayıp sokağa atan ruh hastası gibi. şindi diyeceksin ki adam psikiyatr ooo. nevzat tarhan denen varlık da öyle. kaç defa, araya seneler koyarak kitabını elime aldıysam hepsini fırlatıp attım. herifte bildiğin incel mantığı vardı inanamazsın. kadınkar zaten alt varlık, çok kasmayacak analık yapacak boyun eğecekmiş, ha bir de meşhur FITRAT lafı. yıllarını orduda geçirmiş bu adam yıllar sonra orduyu bitiren akpye yanaştı ve hiç şaşırmadım.

özetle, herif doktor olunca içindeki köylülük bir yere gitmiyor. onu savunacak ve yayacak silahlar ediniyor. lütfen git kadın doktor bul bunu bırak. eminim bu ülkede yaşayan bir kadın olarak sıkıntılarının en küçüğü "kadınlığındır"
0
titanyum22
(07.10.24)
Bekarlığınızın hayatınızı kötü yönde etkilediğine dair bir derdiniz, serzenişiniz mi var ki buraya yoğunlaşılıyor. Ne görmüş bu konuda örneğin, sizin hangi sözlerinizden nasıl bir çıkarım yapmış ki derdi burada görüp yoğunlaşmak istemiş. Bunu bilmek en doğal hakkınız.

Kadın olmak, kadınlık vs gibi konularda bir erkeğin ahkam kesip norm belirlemesi kadar gerizekâlıca da pek az şey var. Sanki memleket yeteri kadar patriyarkal değilmiş gibi bir de psikoloğundan psikiyatristine kadınlık öğüdü veriliyor. Ört ki ölem.

Bir terapistin ahlak ya da toplumsal alışkanlık öğütlemesi, bu konuda yönlendirme yapması falan da gerçekten tüyleri diken diken etti.
0
thracia
(07.10.24)
Thracia: is hayati check
Arkadaslik iliskileri sosyal hayat check ailevi meseleler check
Cok sosyal de olmadigimi, arkadaslarimlayken bir anda ortamdan koptugumu, bi seyler yapmak istemedigimi kisacasi depresif bi kisiligim oldugunu soyluyorum. Ama ozel hayat check diyemiyor ve oradan ilerliyor. Tamam ben de isterim biri olsun ama birine ayiracak vakit de bana zul geliyor, kendimden sikilirken birini hayatima almak istemiyorum su ara diyorum ama geleneksel kafasi sanirim hmmm 30larinda biri sevgili yok, evlilik yok, bu eksik bunda diyor galiba. Zaten ozel hayat kismini hic "beslememissin" diyor. E besledim olmadi. Eskiden iliskilerim olldugunu da biliyor ama depresyon olarak bakmiyor bu konuya. Haa bi ara bi seyin dusuk senin bile dedi simdi aklima geldi. Libido dusuklugune bagladi. Depresyondayim bence ama krndisi libidomun dusuk oldugunu soyledi. Yani obur turlu iliskiler konusunda uzman birine giderim aslinda.
0
🌸Kittie
(07.10.24)
ikinci yorumum olacak ama yazmak istedim. az önce the fall diye bir diziye başladım. orada travma yaşamış bir kadın, psikologa gidiyor. sıkıntısını anlatıyor anlatıyor, bir bakıyorsun psikolog olacak herif, kadının çıplak resmini çizmiş önündeki kağıda. memeli falan. aklıma sen geldin.

kadın doktor bul bacım. elin gavuru böyle sapıksa bizimkileri üçle çarp.
0
titanyum22
(07.10.24)
@kittie

ablacim cevresini degistirmesi gereken sensin yaw..
cevrendeki sjwleri ayikla biraz, nevsin gibi tipleri de dinlemeyi birak da biraz kafan acilsin.
kendine kadin doktor bul denmis de valla hic tavsiye etmem, erkekler en azindan dogrulari soyluyor, satir aralarina bak. hersey apacik aptallara soylenir.
0
cooperr
(07.10.24)
Ben dün bu soruyu doktoru kadın sanarak okumuş cevaplamıştım. Açıkçası hemen şuracıkta Bi paragraf yazı okuyup hekime peşin hüküm kesmemek için ılımlı yaklaşarak bir görüş daha alman yönünde yorum yapmıştım. Tuhaf geldi evet ama kızım sen ne biliceksin ki belki kadın ordan başka bir yere bağlayacak işi dedim ne yalan söyleyeyim.

Bir de erkek bunu söyledi demek. Diğer fikirlerini de okuyunca doktoru değiştirmen konusunda emin oldum. Hemen aklıma 12 sene önce gittiğim erkek psikolog geldi. Depresyondan çıkmak için evde temizlik yap, zor yemekler yap mesela hünkar beğendi demişti. Patlıcanları hazır alma kendin közle falan demişti bunların kafa aynı demek ki:) he he diyip çıkıp gitmiştim

Özetle sen bu psikiyatristi değiştir derim
0
kullanicadi
(07.10.24)
patlıcanı hazır alan kimmiş yahu, bekar erkek yemeği o. şuursuz herif daha yemek yapmayı bilmiyor akıl veriyor koca doktor olmuş adam sanırsın
0
titanyum22
(07.10.24)
Psikiyatrin gözündeki gibi değil bence başka doktora gidin
0
pembediken
(08.10.24)
Visnebahcesi: evet oraya cekiyor. Benim bi takintim var. Tek basima cok uzaklasamiyorum bulundugum yerden. Yani gidiyorum tek bi yerlere, zevk de aliyorum tek gitme fikrinden ama hep etrafta acibadem olmasina dikkat ediyorum. Tek gittigim bi tatilde oteli acibademe yakinliga gore sectigimi soylemistim kendisine. Bu tek basima hastaneye dusme durumu, etrafta tek guvdendigim hastane olan acibadem olmamasi korkumu biliyor. Gecen tatile ciktim tek. Soyledim biliyordu cikacagimi. Tatil donusu gorustuk. Nereye gidecegimi de biliyordu. Hatirliyordu da. Yahu tek basima ulke degistirdim bu sefer, acibademi birak turk hastane yok etrafimda, gitmisim, saskinim bunu yapabildigime. Bunu soyledim, korkumu astim galiba dedim ama tatil uzerine tek konustugumuz konu biriyle tanistin mi orda oldu. Sanki iliski kocuna gidiyor gibiyim di mi
0
🌸Kittie
(08.10.24)
bence kendisi erkek istiyor bu kadar kafayı kırdığına göre. yurtdışına çıkan insana herkesin soracağı ilk soru neler gördün ne yedin falandır. vajina kıskançlığı sezdim doktorda.
0
titanyum22
(08.10.24)
Velev ki sorunun senin ilişki kuramamanda olduğunu düşünsün; o zaman bunun kökenine inilmesi gerekmez mi? Madem öye, neden hayatına birini almak istemediğinin sebeplerine inilmesi, bunun kökenini sorgulaması, eğer burada bir eksiklik olduğunu düşünüyorsa bu eksikliklerinin ana kaynağına inilmesi gerekmiyor mu? Buralara hiç girilmeden "hayatında biri yok ondan böyle oluyor" demek için terapist olmaya gerek yok, aynı yorumu alt komşunuzun anası halime teyze de yapar muhtemelen." Libidon düşük ondan böyle" , yapma yau, kral tespit yaptı. Acaba libido düşük diye tespit sıçmak yerine mesela hormon düzeylerine bi baksan mı, ya da acaba depresyon olabilir mi bunun sebebi? diye sormak istiyor bu terapiste de bence değmez. Yani şöyle düşün; karpuzu kestin, baktın kelek. Tadı tuzu yok. Hala yemeye devam mı edeceksin? Bence bu karpuzcuya daha fazla para kaptırmayın.
0
thracia
(08.10.24)
cinsiyet olarak kadın olmak, makyaj yapmak, bakımlı olmakla, dişi olmak farklı şeyler.

psikiyatristinizin buna takılma nedeni sizi beğenmemesi ya da sizin eksik biri olmanız değil, bu var oluş hâlinin gerçek bir ilişki yaşamanıza engel oluyor olması.
tabii ki evlenmek, evlenmemek sizin seçiminiz ama "tanıştım" demesinin altında yatan şey, sizin bu durumdan dolayı bu seçim şansına sahip olmakta zorlanmanız.

yani üniversitede biriyle tanışması, evlenmesi bir tesadüf değil, onu demek istiyor. insan bilinçdışından çevresine bir enerji yayar, bu enerjide de onun bilinçaltındaki kodlar vardır.
dünyanın en seksi giyinen, en bakımlı, en güzel kadını olun, bilinçaltınızda kadınlıkla ilgili sorunlar varsa, bir erkek bulamaz, bulsanız bile ilişkinizi yürütemezsiniz.
patates çuvalıyla dolaşan bir kadın çok daha dişi olabilir.

yani sizin kendi seçiminiz olduğunu sandığınız şey, aslında bilinçaltınızın sizi yönlendirmesi şu durumda.
ancak kendinizi tamamen bulduktan sonra özgürce bir seçim yapabilir hâle gelirsiniz.
doktorunuzun demek istediği bu.

kadınlık ne demek sorusuna gelirsek, o biraz uzun ve günümüzdeki kadın-erkek normlarına pek uymadığı için biraz tepki alıyor ama anlatmaya çalışayım.
sürekli çatışma, savunma, saldırı, güvensizlik hâlinde olmak, devamlı "doer" modunda yaşamak, içinde bulunduğu her durumu kontrol etmeye çalışmak, sınır çizememek ya da başkalarının sınırlarını ihlâl etmek, sürekli dışa dönük ve tepkisel yaşamak dişiliğin bir parçası değildir.

günümüzde birçok kadının maalesef hayat şartları yüzünden içinde bulunduğu durum bu zaten, kendi doğasından uzaklaşmak.
bu demek değil ki, kadın iş bitirici olmasın, bir şeyler yapıp etmesin, tabii ki bunlar olacak ama enerjiyi dengeleyebilmek gerekiyor.
kadın zaten kaotik bir enerji yapısına sahiptir, yani hem hormonal hem zihinsel açıdan.
buna bir de yukarıda saydıklarım dahil olduğunda, kadın görünümlü erkek olunuyor maalesef.
bu da ilişkilerde başarısızlığı, ilişki kuramamayı, kursa da yürütememeyi, kadın hastalıklarında artışı vb. getirir.
erkeklerde de bunun aksi yaşanıyor, "adam gibi adam olan erkek kalmadı" serzenişi de bununla ilgili.

bunların altında bir de aileden gelen erkek beklenirken kız çocuk olması, babanın sürekli "benim aslan kızım" falan şeklinde sevgi gösterisinde bulunması, ailenin maddi ya da manevi yükünü omuzlamak zorunda bırakılmak gibi aileden gelen şeyler olabiliyor.
bunlar da kadınlığın bilinçaltında reddedilmesine, kadın olduğu için kendinden nefret etmeye, sevilmek için erkek olmak gerektiğine dair inançlara yol açıyor ve yukarıda saydıklarıma bu yoldan da ulaşılabiliyor.
0
blatta hiberna
(22.10.24)
Blatta hiberna: zahmet etmissin tesekkurler. Birileri icin faydali olabilir bu cevap. Ama benim icin degil. Psikiyatristimin basindan beri falsolari vardi. En sonunda onu birakmayi basardim. Ben evin prensesi olarak buyudum, yetistim, oyle bir sorunum yok. Zaten konustuk bunu. Neymis bende maskulen bi durum yokmus, bende genc kiz halleri varmis. Bana bakinca millet olgun bi kadin gormuyormus. Adam ilk bulusmaya etek ve ceketle gitmemi uygun buluyor. Tam bi sacmalikti kendisi.
0
🌸Kittie
(04.11.24)
Ayrica ben de unide biriyle ciddi bi iliski yasadim ama olmadi. Yani ben de onun kadar tanisabildim. Haa yurutemedim cunku altta yatan kadinligimdan nefret etme durumum vardi... sacmaligin alasi.
0
🌸Kittie
(04.11.24)
Bir terapisti bunlari söylemesi baya tuhaf geldi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.24)
psikiyatrdan ziyada redpillci bir dallama gibi geldi. evlilikik birliktelik başarıdır en azından bir insanla bir ilişki kurmana dalalet eder ancak en büyük başarı değildir.

sana koca bul her şeyin çözümü koca demeye getiriyor bırak bu herifi.
0
Hallegadola
(04.11.24)
(7)

diş eti iltihabı

sensible soccer
bu sorunun tedavisini devlet hastanesinde nasıl halledebilirim?şehir: istanbul
bu sorunun tedavisini devlet hastanesinde nasıl halledebilirim?

şehir: istanbul
0
sensible soccer
(06.10.24)
İlaç verip ve tartar varsa temizleyip gönderirler ve işe yarar. Sirkeyi tavsiye etmem. Diğer sorundan diş eti çekilmen olduğu da anlaşılıyor. Ağız hijyeni, sağlıklı dengeli beslenme, bol su içme, asitli içeceklerden alkol ve sigaradan uzak durma, DOĞRU şekilde günde iki kez nazikçe orta sert fırça ile fırçalama, diş eti için geliştirilmiş macun kullanmanı, DOĞRU şekilde diş ipi kullanmanı öneririm.
Dişlerde çarpıklık varsa diş teli taktırmanda büyük fayda var.

Devlet hastanesi değil de bir üniversite hastanesine /varsa) öğretim üyesi ücretli randevusu alarak gitmeni öneririm.
0
Mirket
(06.10.24)
Yukarıdaki önerilerden sonra 6 ayda bir detertraj yaptırmayı da rutininiz haline getirin
0
kullanicadi
(06.10.24)
Dis etimde sorun olunca hanima dis hekimi tarafından verilmiş bir şeyi kullanmistim, çok hizlica çözdü sorunumu.
Eludril pro'ymus adi. Vallaha kötü durumdaydim ve birkaç günde duzelmistim. Antiseptik aynı şekilde antienflamatuar etkisi varmis.

Sirke vs girmeyin çünkü bunlar ise yarasa da sizde yaramazsa daha kötü olursunuz. Risk olur.
0
logisticsmanager
(06.10.24)
Diş ipi kullanıyorsan muhakkak arayüz fırçası tavsiye ederim. Diş ipi kadar içeriye giremiyor ama diş aralarını tertemiz ediyor, rahatlatır ağzını.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
@muhayyer divan arayüz fırçası farklı boyutlarda oluyor galiba
0
bahçedekisandal
(06.10.24)
Evet en incesinden ve dişlerinde boşluk varsa büyüklüğüne uygun bir boyuttan alabilirsin, çok kurtarıcı olur.
0
muhayyer divan
(06.10.24)
diş eti iltihabı ve diş eti çekilmesi sorunlarım beraber var evet.
0
🌸sensible soccer
(06.10.24)
(19)

çocuk sevmeyenlere sorum - neden?

mark greg sputnik
BAHSETTİĞİM ŞEY ÇOCUK SAHİBİ OLMAK DEĞİL.bazı insanlar çocukları hiç sevmez. etraflarında bulunmasını istemezler. şimdi ebeveynler zaten aşırı zor olsa bile muhtemelen kendi çocuklarından bıkmıyorlardır, yani en azından "keşke olmasa!" diyemiyorlardır. amca, teyze, dayı, hala vs. desen zaten premium
BAHSETTİĞİM ŞEY ÇOCUK SAHİBİ OLMAK DEĞİL.

bazı insanlar çocukları hiç sevmez. etraflarında bulunmasını istemezler. şimdi ebeveynler zaten aşırı zor olsa bile muhtemelen kendi çocuklarından bıkmıyorlardır, yani en azından "keşke olmasa!" diyemiyorlardır. amca, teyze, dayı, hala vs. desen zaten premium üye, çocukla keyifli vakit geçirip sıkılınca anasına babasına verebiliyorlar.

ama genel olarak hani mesela işte arkadaşıyla buluşurken onun bebeğini de getirmesine bile kızan, bebeklerle, çocuklarla aynı ortamda bulunmayı hiç sevmeyen insanları merak ediyorum.

ben her zaman çok sevmişimdir mesela, yaş çok fark etmez, ergenliğe kadar hepsini aşırı sevimli buluyorum. bi yandan çok saflar, diğer taraftan bizim asla aklımıza gelmeyecek düşünceleri olabiliyor. bebek zaten sevimli ve saftirik, biraz daha büyükleri "anaa harbi lan!" dedirtecek bissürü enteresan fikir üretebiliyor vs...

bir çocuğun devamlı sorumluluğunu almak dünyanın muhtemelen en zor işidir, ona itirazım yok ama neblim hani çocuk deyince yüzü düşen insanlar var. onu merak ediyorum. niye sevmiyosunuz? ağladığı için mi? makul bi şekilde iletişim kurulamadığı için mi?
0
mark greg sputnik
(05.10.24)
Çocuk bence çok büyük sorumluluk. ekonomik açıdan ve ilgilenme açısından bana yük geliyor.
0
ferenc
(05.10.24)
Ben çocuk sesinden nefret ediyorum bağran çağıran zırlayan bi çocuk hayattan soğutuyor beni.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.10.24)
e arkadasinla oturup iki muhabbet edeceksin ya cocuk orda ses yapacak ya ilgilenilmesi gereken bi seyler olacak. laf bolmek zaten hepsinin yaptigi bi sey sonuc olarak rahat degil. hele is yerine getirmek, daha fazla yorum yok
0
ala09
(05.10.24)
Çok çocuklu ailede büyümüş (birisi 3 diğeri 4 kardeş) iki arkadaşım da çocuk istemiyor. Kardeşlerine anne babalık yapmak durumunda kalmışlar ve bıkmışlar öyle söylüyorlar
0
kullanicadi
(05.10.24)
Sürekli bitmeyen bir ses... Ve o ses kulaklarini tirmalayacak seviyede olmadığında bile ilgini çekecek herhangi bir şey anlatmiyor
0
abuzer
(05.10.24)
Ben o yüzü düşen kişiyim. Çünkü doğası gereği hareketli, meraklı ve gürültülü oluyor. Sınır kavramları da yok. Duygusal bağımın olmadığı çocuklar sevimli gelmiyor o yüzden. Bir çocuğa sevgi besleyip tahammül edebilmem için ya öğrencim ya da kan bağımın olması gerekiyor. Diğer türlü uzaktan seviyorum yetiyor.
0
ruhen hastayim ben
(05.10.24)
Çocukları değil ebeveynlerini sevmemek aslında konu. Tek vasfı hamile kalmak-hamile bırakmak olan kişiler anne-baba olunca şımarık, sürekli ağlayan, bağıran, etrafı dağıtan, olay çıkaran insanların 2 saat dinlenmek için gittikleri yerin içine sıçan veletler ile hayvanlara ve kendilerinden daha küçüklere işkence eden p*çler doğuyor. Yoksa insan evladı gibi çocuklar ile ilgili sorunum yok. Baldan tatlı çocukları olan arkadaşlarım var.
0
nawar
(05.10.24)
@nawar, güzel nokta hocam. buna kesinlikle katılıyorum. bebek istediği kadar saçmalasın neticede birkaç senelik insan evladıdır, laf anlatsan da anlamaz ama çocuk yaptığı için kendini takdire layık gören sorumsuz ve dangalak ebeveynler gerçekten çekilmiyor.
0
🌸mark greg sputnik
(05.10.24)
Kaleci sacli +1
Nawar +1
0
mor oje
(05.10.24)
Çocukları "sevmeyen" biri değilim, onlarla iletişimi beceremeyen, kısa süre sonra elinde olmadan bunalan, darlanan, zaman zaman (çocuğun şımarıklığına, ailesinin ona yaklaşımına göre) sinirlenen biriyim. Hiçbir zaman hiçbir çocuğa hiçbir şekilde zarar gelmesini şstemem ve zarar vermem. Fakat çocuklarla bir arada olmak beni fena halde darlar, bunalırım, bazen sinirlenebilirim. Uzaklaşırım, elimden geldiği kadar da sorumluluk almam,bir arada durmam.

Dediğin örneği de cevaplayayım,

Arkadaşımla buluşmaya gelirken bebeğini getirmesi beni çok bozmaz, ama 2 yaştan itibaren o bir bebek değildir çocuktur ve çocuk sürekli anne ilgisini üzerinde ister, ben ise annesini ondan çalıyormuş gibi hissederim ve bu histen nefret ediyorum. Ayrıca bir çocuk hiçbir zaman büyüklerin kendi aralarındaki sohbetleri dinlememeli, duymamalıdır. Çünkü bilinçaltı bunlaro kaydeder ve kendi hayatımda yaşadığım gibi hayata dair bazı şeylerden nefret yahut korku geliştirebilirler. Bunu çok şiddetli yaşıyorum, onun için arkadaşımla görüşürken yanımda çocuk istemem.

Çocukları severim, çocukluğun o hesapsız ve korkusuz coşkusuna çok imrenirim ama bir arada duramam, bunalırım. Belki ben baskı altında (kime göre neye göre baskı) büyüdüğüm içindir, bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(05.10.24)
Bebeklere agucuk gugucuk yapmak hoşuma gitmiyor. Yani bebekler sevimli gelmiyor bana, bi de kontrol edilemeyen, iletişime geçilemeyen canlılar olması da rahatsız ediyor. Gürültü de zaten söylenmiş.

Şöyle 7-8 yaşından itibaren en azından sohbet edilebilir seviyedeki çocuklarla bir sorunum yok. Hele böyle spesifik bir ilgi alanı olan, meraklı ve hafif büyümüş de küçülmüş çocuklarla sohbet etmekten keyif de alırım. Ama ne bileyim gel boyama yapalım, evcilik oynayalım tarzı işlerde de yokum :D

Ben genelin aksine ergenler konusunda daha pozitifim. Tabii ki bu salak kanzi tip ya da zevzek ergenler değil de biraz okuyan eden ergenlerle sohbet etmek keyifli oluyor.

Benim kardeşimle aramda 11 yaş var, bebekken doğru düzgün zaman geçirmişliğim yoktu neredeyse. Büyüdükçe, bir şeyler paylaşabildikçe yakınlaştık ve şimdi 17 yaşında bir ergen olarak kendisini çok seviyorum. Kendi öz kardeşimi bebekken pek sevmiyodum yani, elin veledi de kusuruma bakmasın :D
0
nundu
(05.10.24)
Neyi neden sevip neden sevmediğimizi pek bilmeyiz aslında. Çok daha derinden gelen şeyler bunlar en fazla justify edebiliriz bi bahane açıklama uydururuz hemen aslında şundan dolayı diye.

Yani seven anlaşan bi şekilde seviyor, sevmeyen de sevmiyor dünyanın en bayağı dandik yanıtı gibi dursa da mevzu böyle cidden.

Ben sevmeyen taraftayım niye sevmiyorum diye düşündüğümde ne yapacağı belli olmayan kontrolsüz, ayarsız, salyalı yüksek sesli inanılmaz dikkat edilmesi gereken bi yaratık sonuçta diyorum. Tanımadığım çocuklarla ilgili sıkıntım var sanırım. (bunu beni tanımadan okuyunca vay g*t herif deniyor çok doğal olarak da öyle değil durum yani dediğim gibi mantıklı bi sebep aradığımda aklıma bunlar geliyor)

Ha çocuk görünce goblin görmüşüm gibi kaçmıyorum çok iyi anlaştığım çocuklar da oldu, yeğenlerimle gayet güzel vakit geçirdim ufaklıklarında çok da seviyordum. Ama 20 yaş altı olmayan bi yere gönder beni ay çocuk seveyim göreyim demek aklıma 20 sene gelmez sanıyorum.
0
hedep
(05.10.24)
sevgi dolu ortamda buyumemistir, genel olarak iletisim sorunu da vardir muhtelemen.
cok kalabalik ortamda buyumustur nefret etmistr
bir suru sebep olabilir
0
kurcalamabozarsin
(05.10.24)
Ben de pek sevmem ya çocukları çünkü anlaşamam ve onu anlamaya çalışacsk sabrı gösteremem.

*geçen gün havuza gittim, çalışanlardan birinin çocuğu da gelmişti. Suya atlayıp bağrınıp çığrınıp duruyodu. Sabahın 8inde 2 kulaç atıcam, yarım saat 1 saat yüzüp gidicem, çocuk huzur bırakmadı.

*metroya biniyorum, bebek arabasıyla terör estiren biri biniyor, zaten sıkıl tepiş gidiyoz, bi de arabadaki çocuk zırıl zırıl ağlıyor, moral filan kalmıyor.

*bayram günü akraba evine gidiyorum, kahvaltımı yapıp kahvemi içip milletle sohbet edicem sanıyorum, çocuk eğlemekten başka bi şey yapmadan dönüyoruz eve. Acıkıyolar oyun istiyolar.

*bi ara amcamın evine gidemiyorduk çünkü kızı 4-5 yaşındaydı, gittiğimiz andan çıkana kadar barbi bebeklerle oynama simülasyonuna giriyoduk, oynamazsak mızmızlanıp ağlıyodu. Korkunç bi dönemdi.

Bu gibi şeyler yani. Ben de sevmiyorum. Zaten şöyle bi söz duymuştum çocuklar osuruk gibidir kimse kendisininkinden başkasına katlanamaz fjfkfkgk

Bi gün kendi çocuğum olursa bu bana yük gelmez muhtemelen içgüdüler sayesinde ama şu an başkasının çocuğunu pek de sevecek bi psikolojide değilim fmgkgkf
0
turuncu tonlarda
(05.10.24)
çok yeni bir şey söylemeyeceğim görünüşe bakılırsa:

çocuklarla çalışmayı seviyorum ama arkadaşlarımın çocuklarıyla ilgili toplumsal zorunlulukları yerine getirmek (örneğin, ilgilenmek, sevgi gösterisinde bulunmak, beğeni ifade etmek, hediye almak) istemiyorum. içimden gelirse bunları zaten yapıyorum, ama çok zaman söz konusu çocuk, benimle arkadaşımın arasındakı kopuşun "sorumlusu" oluyor. çünkü birlikte geçirilen zamanlarda çocuk bir şekilde odakta oluyor, veya çocuksuz bir insan olarak çocuklu akranlarınla geçirdiğin zamanlarda görünmez kalıyorsun senin bir hayatın yokmuş gibi. bezin kaç para olduğu da ilgimi çekmiyor, 3 yaşındaki çocuklarını kreşe vermek için milyor milyar gerekmesi de.

genelde de çocuktan çok, sorumsuz veya umursamaz ebeveynlerine kızıyorum. çocuğa yapacak bir şey yok, çok günahı veya sorumluluğu yok davranışlarında (mizaç olarak kiminin yamyam olduğunu kabul etmek gerek. ayrıca hepsinin öyle çok saf olduğunu da hiç düşünmüyorum).

arkadaşlarımın çocukları bir yana, hiç alakam olmayan insanların çocukları söz konusu olduğunda tahammülüm kendilerine ve ebeveynlerine çok çok daha düşük.
0
harfitarif
(06.10.24)
Açıkçası benim şahsen en zorlandığım şey çocuklu bir arkadaşla buluşup sohbet edebilmek. Sohbetin "Tamam yavrum, efendim canım, yapma evladım" gibi bir şeyle bölünmeden 10 saniye devam edebilmesi mümkün değil. Haliyle insan konuştuğundan da buluştuğundan da bir şey anlamıyor. Ha bir de tabi çocukla gelen kısıtlar var; oraya gidemeyiz, o saatte ayakta olamayız, onu yapamayız; o da zaman zaman zorlayıcı oluyor.
0
salihdt
(06.10.24)
güzel noktalara değinilmiş aslında insanların sevmediği eğitimsiz şımarık çocuklar, ailesi biraz kaliteli ilgi alaka gösterip doğru şekilde ahlak kurallarını verirse insanları rahatsız etmeyen oyun oynayıp başkalarını üzmeyen çocuklar ortaya çıkabiliyor.

ha bazı çocuklar o yaşta o eğitimi reddediyor bazısı reddetmiyor olay çok değişkenli.

ben küçükken düzgün aile eğitimi almış çocukları seviyorum ama her bir halta ağlayan zırlayan mızmızlanan şımarık çocukları sevemiyorum. deniyorum oynamayı iletişimi vs baktım olmuyor hadi yoluna diyorum yok güzelce anlaşırsak tüm gün oynuyoruz.
0
basond
(06.10.24)
Ben anneyim ve kendi çocuğumu çok seviyorum ama başka çocukları hiç sevmiyorum maalesef. Doğurmadan önce de sevmezdim çocukları.

Çünkü çok gürültü yapıyorlar, kontrol etmek zor, strese giriyorum, sürekli korumak gerekiyor, ilgi istiyor. Sevmiyorum arkadaş buluşmasında çocuk.
Ama kendi çocuğumda bunları kontrol edebildiğim için çok seviyorum.
0
kaptan maydanoz
(06.10.24)
çocukları sevmeyenler bence sevenlerden fazla. çoğu insan seviyormuş gibi rol yapıyor.

çocuklar sevilmez çünkü ağlarlar, zırlarlar, inatçıdırlar, şımarırlar
sürekli oyun oynamak isterler, yorarlar.
agucuk gugucuk yapmayı sevmiyorum. yapmadığım zaman ay ne soğuk diyorlar. bizim çocugu sevmedi, bizi de sevmiyor diyip gönül koyuyorlar.
agucuk yapıp çocuğu eğlendirince şımarıyor, bu sefer yapışıyor hep istiyor. ciddi olman gereken yerde de yapışıyor. hatta geçen başıma geldi, ciddi bir şey konusuluyor çocuk yapıstı konusup duruyor 4 yaşında falan. bir sus da diyemiyorsun anlamıyor.
ayrıca çocuklar her şeyi hemen söyler. adamı ipe götürür valla. anne bu bana böyle dediii diye hemen ispiyonlar. olay yanlış anlaşılır saçma sapan yerlere gider. bu sefer annesi ile aran kötü olur.
çocukların çoğu çirkindir. kirpi yavrusunu pamugun diye severmiş. herkese kendi çocugu yegeni güzel geliyor ama çogunlugu çirkin. foto gösteriyorlar bak ne kadar güzel diye, halbuki güzel falan değil.
geçen gün şöyle dedi diye anlatır dururlar halbuki her çocugun söyleyeceği normal şeyleri söylemiştir. ama annesi teyzesi öyle bir anlatır ki çocuk süper zeka sanki.
olur olmadık şeylere ağladıklarını söylemişmiydim
0
abelardo
(06.10.24)
(5)

Rahat Ayakkabı Önerisi

sacrilegious
Merhaba sözlük, hem kadın hem erkek için günlük giyilebilecek rahat ayakkabı önerisi istiyoruz? Skechers rahatlığında olması ve kot pantolonlarla vs. giyilebilir olması önemli. Teşekkürler
Merhaba sözlük, hem kadın hem erkek için günlük giyilebilecek rahat ayakkabı önerisi istiyoruz? Skechers rahatlığında olması ve kot pantolonlarla vs. giyilebilir olması önemli.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(05.10.24)
Edit: mesela bence adidasın samba modelleri düz taban olduğu için çok rahatsız. Ayağı kavrayıp desteklemesi önceliğimiz.
0
🌸sacrilegious
(05.10.24)
Adidas'in boost serisi ve nike'in air zoom'lari rahat. Ilk giyiste skechers kadar rahat hissettirmiyorlar ama uzun vadeli kullanimda cok daha basarililar rahatlik konusunda.

Skechers'in 6 ay sonra agzi gozu yamuluyor zaten.
0
brkylmz
(05.10.24)
ayakkabinin duz taban olani iyidir. drop olan ayakkabilar bel icin saglikli degil. bir de samba'nin kendi icinde arch support'u oluyor. sahsen favori ayakkabim.

skechers hayatimda kullandigim en dandik ayakkabidir acik ara.

asics iyidir istediginiz gibi. adidas boost kullandim o beyaz kopuk sarariyor kullandikca ve igrenc bir goruntu olusuyor. zaten ayakkabi dedigin kaucuk taban olur. kopuk uzerinde yurumeyi sevmiyorum.
0
antikadimag
(05.10.24)
Asics +1
0
Bruce
(05.10.24)
Joma isminde, Türk pazarına yeni girmiş bir ayakkabı markası var. Skechers'ınki kadar hafif ve rahat diyemem ama bu ayakkabıyı giydikten sonra "Skechers 3-5 aya kadar parçalanacam diye bağırıyormuş meğer" demiştim. Tavsiye ederim, denemekten zarar gelmez diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(05.10.24)
(7)

Tekstilcilere soru

muhayyer divan
SelamNevresim takımı almak istiyorum, naylon karışımı kesinlikle istemiyorum kesinlikle pamuklu olmalı. Bugün biraz bişeyler baktım, "PAMUK SATEN" diye bahsedilen bir kumaştan yapılmış takıma baktım, muazzam yumuşak, ipek gibi. Fakat saten tam olarak nedir bilmiyorum, eğer saten denen şey bir naylon
Selam

Nevresim takımı almak istiyorum, naylon karışımı kesinlikle istemiyorum kesinlikle pamuklu olmalı.

Bugün biraz bişeyler baktım, "PAMUK SATEN" diye bahsedilen bir kumaştan yapılmış takıma baktım, muazzam yumuşak, ipek gibi. Fakat saten tam olarak nedir bilmiyorum, eğer saten denen şey bir naylon çeşidi ise onu alamam. Değilse de ne olduğunu öğrenmek istiyorum.

Pamuk saten tam olarak nedir, bu kumaşlarda naylon polyester vs karışımı var mı yok mu? İnternette aradım bulamadım.
0
muhayyer divan
(03.10.24)
Kayar o. Üzerinden akar gider o nevresim. Uzak dur bence.

Pamuktan yapılmış saten. Ama %100 pamuktan yapılmış olabilir mi? İnanmam ben.

Hani birkaç gündür gıda tağşişi çok gündemde ya. Tekstilde böyle bir denetleme var mı bilmiyorum. Varsa şaşırırım. Onun için de hiçbi etikete inanmam ben.

Kısa bir süre uğraşmıştım tekstille.
0
Mirket
(03.10.24)
Kumascidan amerikan bezi bence swnin aradigin sey 40 senelik anne ceyizi var hala taş gibi
0
eja
(03.10.24)
Flanel kumaş aradığın bence
0
kisa
(03.10.24)
O dediğiniz kumaşları ben de düşünüyorum ama kumaşları almak biçip dikmek epey iş, biçilmemiş kumaş parası nevresim takımının parasına denk geliyor zaten, satın almayı daha uygun buluyorum. Dediğiniz kumaşlardan satılık takım var mı bilmem.
0
🌸muhayyer divan
(03.10.24)
Bana bu pamuk saten denen kumaşların naylon karışımlı olup olmadığı bilgisi lazım.
0
🌸muhayyer divan
(03.10.24)
Saten bir elyaf değildir, kumaşın doğal olup olmadığını hangi elyaftan üretildiği belirler.
Saten bir dokuma çeşididir, kumaşın yüzeyinde parlak ve pürüzsüz bir görünüm oluşturur.

Ancak sektörde maalesef içerikle ilgili çok kelime oyunları dönüyor. Polyüretan'a vegan deri diyenler, polyestere medine ipeği diyenler...

Satıcıya elyaf karışımının %100 Pamuk olup olmadığını sorabilirsiniz. Ürün yıkama talimatında da bu bilgi açıkça yazmalı. Örneğin %60 Pamuk %40 Polyester kullanıp, saten dokuma yapıp Saten Pamuk yazmış da olabilir. Yada gerçekten %100 Pamuk kullanıp saten dokuma tekniği ile üretip Saten Pamuk da yazmış olabilir.
0
PoscheN
(04.10.24)
@PoscheN

Ankara'da çok bilinen bir yer var, kapalı bir pazar yeri gibi, adı "gerçek İstanbul sosyete pazarı". Orada toplam 3 tane nevresim takımı satıcısı buldum, üçünde de takımların ambalajında etiket, tanıtıcı marka baskılı kağıt yoktu. Ezberden anlatıyorlar ama iki tanesi naylon içerikli dedi biri tamamen pamukludur dedi.

Şimdi bana tamamen pamuklu dedikleri pamuk saten takımlara bakınca gerçekten cm² başına çok daha fazla iplik düşüyor, daha sık dokunmuş yani. Çok değil ama yine de ince ve yumuşacık. Yumuşaklığı hoşuma gidiyor ama yorganı sabit tutmayacaksa olmaz o iş :)

Peki bildiğin(iz) iyi nevresim takımı markaları var mı, neler??
0
🌸muhayyer divan
(04.10.24)
(4)

Edebiyatçılar, eski türkçe bilenler buraya!

cccbehzatccc
Naif bir konu var, karşı cins değil.10 sayfalık uzun, düşünceli ve duygulu bir metin yazıldı.Özür de içeriyor ve en sonunda bir soru var.Metin arzuhal niteliğinde.Sırf sondaki soruyu sormaya ve aslında cevapta ret almamak için bu kadar ince düşünülüp yazıldı.Soru en son sayfada.Bir önceki sayfada şu
Naif bir konu var, karşı cins değil.
10 sayfalık uzun, düşünceli ve duygulu bir metin yazıldı.
Özür de içeriyor ve en sonunda bir soru var.
Metin arzuhal niteliğinde.
Sırf sondaki soruyu sormaya ve aslında cevapta ret almamak için bu kadar
ince düşünülüp yazıldı.
Soru en son sayfada.
Bir önceki sayfada şunun gibi bir cümle olmalı:

İşte bu arzuhal, size soracağım bu sorudan mütevellit yazıldı:
........?

Arzuhalim bu sorudan ötürüdür:

Gibilerinden fiyakalı bir cümle kullanmak istiyorum ve eski türkçe ya da çok sık kullanılan kelime içersin çok istiyorum.

Bundan dolayı, bundan ötürü, hatta vesile olmak en iyisi aslında.

Öneriniz var mı?
0
cccbehzatccc
(02.10.24)
hocam bana yapılması hiç hoşuma gitmiyor ama bu hakikaten biraz chat-gpt'lik bir soru:

""İşte bu arzuhal, size soracağım bu sorudan mütevellit yazıldı" cümlesini daha eski türkçe nasıl yazabiliriz?"

"İşte bu arzuhal, sizlere suâl eyleyeceğim bu mes'eleden mütevellit kaleme alındı."
0
WithWorth
(02.10.24)
haddizatında buraya kadar yegane arzum şu suali sormaktı:
bla bla bla...
0
kesmekes laleler
(02.10.24)
"eski Türkçe"nin t'si büyük olacak.

Arzuhal zaten eski Türkçe bu arada.
0
muhayyer divan
(02.10.24)
'bu' değil 'şu' de.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(03.10.24)
(18)

Sizce psikologun hacamatla alakası olur mu?

Kahvedesu
Psikolog olduğunu iddia eden bir kadın şunu dedi ''Klinik psikoloji uzmanlık alanım deprem travması iyileşmesi hacamat ve sülükle iyileşmesi''Sallıyor mu?
Psikolog olduğunu iddia eden bir kadın şunu dedi ''Klinik psikoloji uzmanlık alanım deprem travması iyileşmesi hacamat ve sülükle iyileşmesi''

Sallıyor mu?
0
Kahvedesu
(30.09.24)
Hacamat ve sülüğün muhtemelen kan değerlerine olumlu bir etkisi vardır, onu kastediyordur. Ama psikoloji eğitimi almak hacamat ve sülük eğitimi almış olmak demek değil. Bunların eğitimini ayrıca aldı ise belgelemesi gerekir, cv'sini ortaya koyması gerekir. Özgeçmişini veya hacamat ve sülük uygulama uzmanlığını belgelemesini isteyince verdiği cevaba göre vaziyet almak lazım diyorum.
0
muhayyer divan
(30.09.24)
Ruh çağırma seansları düzenleyip tarot falı da bakıyorsa ona, 'Olmuş' derim ben.
Yoksa olmamış.
0
Mirket
(30.09.24)
dolandırıcı sürüsü
0
ala09
(30.09.24)
hacamat ve sülük yaptıran ve faydasını görmüş bir bireyim. ama bunlar işin tezeğini çıkardı artık, ne alaka aw?? dolandırıcı bence de
0
titanyum22
(30.09.24)
Ben 3 psikolog değiştirdim isteğimi bulamadım ancak eşim kendi psikologundan oldukça memnun. Denk mi geldi nedir bilmiyorum deneme yanılma sanırım.
0
mirty
(30.09.24)
Klinik psikoloji uzmanlık alanım deprem travması iyileşmesi hacamat ve sülükle iyileşmesi üzerine de tez yazıyormuş.

Lisansı da çocuk gelişimmiş. Bütünleşik doktora yapıyormuş beynim yandı.
0
🌸Kahvedesu
(30.09.24)
hmm. eminim o doktorayı ya fatih sultan mehmet ya da ibni haldun ünisinde yapıyordur abla.
0
titanyum22
(30.09.24)
Sülük ve hacamat uygulamaları için ayrı ayrı sertifika iste özellikle de resmî evrak numaraları görünecek şekilde. Hatta bunu da belirt, araştırmam gerek, gerçek ise düşüneceğim de. Çekinme sor bunları. İçin rahat etsin, bedenine müdahale sonuçta. Uzmanlık ister.
0
muhayyer divan
(30.09.24)
Ne sülüğü ne hacamatı ya. Saçma sapan işlerle zaman kaybetme hiçbir işe yaramayacak, zırvalar. Doğru düzgün bilimsel yöntemlerle tedavi edecek birine git. Sağlığına, zamanına ve parana yazık yani üçü de risk altında bu durumda
0
nundu
(30.09.24)
Salliyorsa dolandiricilik, sallamiyorsa salaklik, cunku hacamat ve suluk bilimsel yontemler degil, bilimsel bir yonteme saygisi olan ve etige uyan biri bunu yazmaz. Her turlu uzak durulmali bence.
0
gibicibicis
(30.09.24)
Bunu yapan seni badelemeye falan da kalkar. Temkinli ol, badelenme.
0
ferenc
(30.09.24)
@gibicibicis

Hacamat ve sülüğün dünya üzerinde çeşitli üniversitelerde çalışıldığını biliyorum. Onun için uzmanlık belgelerini sorsun dedim soru sahibine.
0
muhayyer divan
(30.09.24)
@mirket ve @gibicibicis +1

Klinik arkadaşın CV: pbs.twimg.com

Bu tip şeylere inananlar tabii ki bu tip şeylerden etkilenir (bkz: plasebo etkisi). Onun dışında dışında bir faydası yok. Sabahtan akşama kadar üniversitelerde üzerine çalışsınlar. Bu onların işe yarar olduğunu değil, öncelikle işe yarama ihtimali var mı diye merak edildiğini gösterir. Alternatif olarak ise üniversite ve profesör kavramlarını çok da ciddiye almayın. Bizim ülkedekilerin %90'ı üniversite bile değil. Dünya çapında da birçoğu işte öylesine eğitim kurumu. Klinik psikoloji de aşırı donanımlı ve kaliteli insanlarla dolu değil. Temel kavramları bile karıştıran bomboş insanlar var ya torpille ya da piyasadaki eksikle bir yerlere gelen.

"İsrayil istibaratı ve ciaye cinlerle çalışıyormuş."
0
nawar
(30.09.24)
psikolojide hacamat,salavat,rüya tabiri,fal,burç vb spiritüel şeyler kabul görmez. çünkü psikoloji bir bilimdir. herhangi bir alanda uzman psikolog bu tarz şeyleri önermemeli.
ayrıca psikoloji bölümü mezunu olmayan; çocuk gelişim uzmanı, aile danışmanı, pdrciler terapi de yapamaz. sektör perşembe pazarı oldu. milletin ne doktora ne bilime saygısı kalmıyor bu tarz yalancı pazarlamacılar yüzünden.
0
mikahakkinen
(01.10.24)
çocuk gelişimi lisans mezunu olan biri nasıl klinik psikoloji bütünleşik doktorasına alınabilir, klinik psikolojiyle yakından uzaktan alakası olmayan bir konuda doktora tezi yazabilir. kaçın uzak durun rezalet
0
red g
(01.10.24)
"Bu tür şeylerin bunlara inanan insanlara plasebo etkisiyle olumlu yansımaları oluyor" tarzında bir bakış açısıyla destekleyenler var.

Şayet doğruysa bile ben bunu desteklemiyorum. Herkes kendi rolünün gerektirdiği şeyi yapmalı. Bir psikolog sırf işlevsel olduğunu düşünüyor diye hacamat önermemeli ya da yapmamalı. Bazı sınırlar olmalı. Ben psikoloğa gidiyorsam psikoloji disiplininin bana verdiği imkanlardan yararlanmak için gidiyorum. Burada psikolog olan kişi kendi disiplininin hizmet sağlayıcısı. Ben ona giderek psikolog olan X kişisinden medet ummuyorum. Psikoloji biliminden medet umuyorum, psikoloğun kendisi sadece bir kaynak. Temsil ettiği şeye uygun hizmet vermeli.

Ne yazık ki sadece bu konuda değil hiçbir konuda ilkesellik kalmadı gibi geliyor ülkede. Herkes çok işlevsel bakıyor. Üstüne vazife olan olmayan her konuda bir önerisi oluyor. Üzücü bence.
0
akhenaten
(01.10.24)
Kaçarak uzaklaşın
0
master of ceremonies
(01.10.24)
öncelikle bu kişi psikolog değil. bence onu unutmayın.
0
red g
(01.10.24)
(15)

Doğru Psikolog/Psikoterapist Nasıl Bulunur?

jimjim
İstda online hizmet veren birini arıyorum.Özellikle romantik ilişkilerden kaynaklı sorunlarda faydalı olabilen, deneyimli birini arıyorum. Bir de yöntem olarak mı yoksa kişi bazlı mı seçmeliyim? Asla bi fikrim yok, sizin deneyimleriniz nasıldı?Son olarak terapi ücretleri ne alemde? Teşekkürler.
İstda online hizmet veren birini arıyorum.
Özellikle romantik ilişkilerden kaynaklı sorunlarda faydalı olabilen, deneyimli birini arıyorum.
Bir de yöntem olarak mı yoksa kişi bazlı mı seçmeliyim? Asla bi fikrim yok, sizin deneyimleriniz nasıldı?

Son olarak terapi ücretleri ne alemde?

Teşekkürler.
0
jimjim
(30.09.24)
Terapi ücretleri epey uçuk. İstanbul'da online terapi veren bir psikolog biliyorum ama zannederim 3500 veya 4000'den aşağı değildir. Fakat sağlam eğitimlidir. İstersen özelden ismini vereyim (buraya yazdam olur mu bilemedim)
0
muhayyer divan
(30.09.24)
@ala09

Aç sürüsü mü?? Şu hayatta en sevmediğim meslekleri yapanlar hakkında bile böyle düşünmedim, hangi hakla aç sürüsü diyorsun? Çok fazla saygısız ve zalim bir ifade olmadı mı bu?
0
muhayyer divan
(30.09.24)
Online ise istanbul olmasi avantajin tam tersi dezavantaj olmaz mi? Cunku piyasa ortalamasina gore fiyat verecekler. Bulundugum sehirde (eskisehir) terapist olan psikiyatristlerin ucretleri bile 2500-3000 civarinda mesela.

Terapist bulma surecinde ise bence oncelikle farkli terapi ekollerinde (psikanalitik psikoterapiler, bilissel davranisci terapi, sema terapi vs gibi) egitimi ve pratigi olan birini bulmak gerekir. Uygun bir terapi baslangicinda da degerlendirme seansinda bu yontemlerle ilgili bilgilendirme yapilir ve birlikte bir yontem secilir. En iyi yontemlerden biri de guvenilir bir tanidiktan referansla gitmek tabi ama her zaman mumkun olmayabiliyor
0
gibicibicis
(30.09.24)
Öncelikle, online terapi almayı düşünüyorsanız, neden istanbul olması şartı var? Gibicibicis'in de dediği gibi, ücret beklentileri daha uçuk olacaktır. Bence başka şehirlerden bir psikolog bulmayı da deneyebilirsiniz.

Yöntem olarak mı kişi bazlı mı seçmeniz gerektiğinin kararını verecek yetkinlikte olmayabilirsiniz. Daha önce terapi ya da herhangi bir psikoloji eğitimi aldınız mı? Cevap evet ise az buçuk fikriniz vardır neye daha çok ihtiyaç duyduğunuz konusunda. Aramayı ona göre yapın. Cevabınız hayır ise, eski usul deneme yanılma öneriyorum, peki neden? Tecrübenizin olmadığı hemen her konuda en doğru yol genelde bu oluyor eğer bilinçli bir insansanız. 3 senedir düzenli terapi alıyorum, şimdiye dek iki psikoloğum oldu, birincisiyle yaşadığım şehirde yüz yüze görüşüyordum (istanbul değil), ücreti dönemine göre uygundu ama aradığımın onunla geçirdiğim terapi sürecinde olmadığını anlamam biraz zaman aldı. Çünkü ona sadece iç döküyordum, sorunlar orada olmaya devam ediyordu. İkinci psikoloğum ile uzun zamandır görüşüyorum, online olarak (kendisi istanbulda yaşamıyor), sadece iki defa yüz yüze görüşebildik ve hiçbir farkı yoktu terapi namına, bu beni ayrıca mutlu etti. Bu psikoloğum sınırları aşmadan çizgi dışında düşünebilen ve bana neredeyse mükemmel şekilde uyumlanan biri. Aslına bakarsanız ona yaptığım şey de iç dökmek, ama döktüğüm o içimle ne yapmam gerektiğini ve nasıl stabil, mutlu ve sağlıklı olabileceğimi biliyor oluyorum her seans sonrasında. Bunu tarif etmek biraz zor, o yüzden size de deneme yanılmayı önerdim. Biz ekol olarak şema terapiden gidiyoruz ama ekol bir noktadan sonra teferruat oluyor, süreç bir şekilde zaten akıyor, en azından ben perde arkasını görmediğim için böyle düşünüyorum. O kısmı bırakın terapistiniz düşünsün, zaten talep ettiğinizde ve hazır olduğunuzda sizin üzerinizde hangi ekolü uyguladığını paylaşacaktır. Ona karar vermek onun işi. Siz sadece iletişim kurduğunuzda rahat hissettiğiniz, hayatınızdaki bir şeyleri eylemsel olarak değiştirdiğini fark ettiğiniz uzman kimse onu bulana dek deneyin ve bulduğunuzda da istikrarlı devam edin. Ben böyle yaptım, ve iki sene önceki halimden eser yok şu an. Hayatım yine ara sıra boka sarıyor ama ben iyiyim, dengeliyim, yaşıyor ve atlatıyorum. Ve bunu terapisiz yapmam ne kadar zor olurdu, düşünmek bile istemiyorum.
0
@stubborn inferno
(30.09.24)
psikiyatrist ihtiyacın varsa özelden yaz sana hekim önereceğim. ben gittim memnun kaldım. istanbulda. özel hastane. pek pahalı değil.
0
yurtsuz john
(30.09.24)
ben bir psikolog olarak online terapinin yararına inanmıyorum. tabi ki bu bir subjektif yorumdur. terapi ücretleri özel doktor ücretleri kadar var çünkü alanda iyi olan psikologlar bana gelen de farklı olsun kafasında çünkü bir sürü meslekte yetkin olmayan terapist var.
0
mikahakkinen
(01.10.24)
araştırırken lisans mezuniyetinin psikoloji olması (iyi bir üniversiteden, tavsiyem boğaziçi, odtü, dokuz eylül, istanbul, ankara, hacette gibi) ilk kriteriniz olsun. sonra yüksek lisansının klinik psikoloji alanında olduğuna emin olun. bu yüksek lisanslar içinde yine belirli üniversiteleri referans alabilirsiniz. diğer üniler üzerine örneğin bilgi üni klinik oldukça güvenilirdir özellerde, ya da yeditepe, ışık, maltepe vs. de olabilir. sonrası da eğitimle desteklemiş mi, süpervizyondan bahsediyor mu kendini tanıtırken diye bakın.
metot konusunda önden neye yatkın olursunuz bilmeniz zor ama çözüm odaklı ya da bdt sizin sorununuza göre biraz didaktik kalabilir. psikodinamik/psikanalitik, şema ya da varoluşculuk üzerine çalışan kişileri tercih edebilirsin.
en son olarak da gitmesi sizi çok yormayacak, maddi olarak karşılayabileceğiniz uzmanlarla oturup konuşup 2-3 seans sonunda karar vermek en doğrusu. bu arada 2000-3000 arası çalışan çok insan var. ama daha düşük ücretli çalışanlar da mümkün olabiliyor çeşitli organizasyonlar vasıtasıyla.
0
red g
(01.10.24)
red g o kadar saçma yazmışsın ki. boğaziçi mezunu olur ve sonra yurtdışında klinik yapmıştır falan ama sana hiç faydası olmaz, zaman, para ve sağlığını kaybedersin. arel üni mezunu olur, okan’da yüksek yapmıştır ama acayip faydasını görürsün. kişinin duruşu, anlayışı çok daha önemli. yukarıda geçen hiçbir üniversite ile de ilgim, alakam yok belirteyim. bu etiketleri görünce çığlık atmak istiyorum artık yalnızca.
0
deartheodosia
(01.10.24)
ücretler fecaat durumda. özgeçmişi ve terapi eğitimleri aradığım niteliklere uyan bir terapist buldum ama görüşme ücreti 3bin liraymış ve online görüşüyormuş sadece. bakmak isteyen olursa: melis caner, fabula psikoloji
0
anna sun
(01.10.24)
ankara'dayım. kasım 2022'de 750 lirayla başlamıştım. şu an ilk hasta ücretini bilmiyorum ama kendisi sağolsun "kadrolu manyak" olduğum için zam yapmıyor, ben seans başına 1500 ödüyorum, normali muhtemelen 3 bin hatta daha fazladır. daha ucuza gelen hastaları olduğunu biliyorum.

terapist bence tamamen şans işi. geçmişte bir kere denemiştim. hiç hoşuma gitmemişti. şu anki terapistimle ise ölüme giderim yani öyle söyleyeyim.

düzenli, uzun süreli bir terapi arayışındaysanız belki ilk birkaç deneme başarısız olabilir ama düzenli devam ettiğiniz sürece iyi bir terapist zaten sizden yeni müşteri parası almaz.

profesyonel bir iş olduğunun farkındayım ama benim terapistim sağolsun gerçekten benimle çocuk gibi ilgilenir, sınırlı sayıda danışanı vardır. o açıdan bunlara dikkat etmek önemli diye düşünüyorum.
0
mark greg sputnik
(01.10.24)
ben özel üniversite mezunuyum ve red g ye katılıyorum. psikoloji sosyoloji ve soft bilimler kesinlikle özel üniversitelerde olmamalı. bir boğaziçi mezunu ile arel mezununu nasıl karşılaştırabilirsiniz ya?

@dearthedosia tam bir özel okul mezunu ağzı yazdıkların.
0
mikahakkinen
(02.10.24)
@mika ya bi tecrüben olsun, anlarsın bence. arel falan savunduğumdan da değil. kişinin kapasitesinde bitiyor, ösym sıralamasında değil
0
deartheodosia
(02.10.24)
@deartheodosia ben psikoloğum zaten tecrübeye gerek yok. meslektaşlarım ne seviyede olduğunu biliyorum.

psikoterapide bir sürü teknik var. bu teknikler için zeka gerekiyor. koç sabancıyı dışarıda bırakırsak psikoloji bölümü eşit ağırlığın en yüksek puanlı 2. bölümü. yani ilk 30 bin içinden seçilen ege,boğaziçi,ankara,hacettepe mezunu ile 300bin sıralamadaki arel mezunu mu bir?
0
mikahakkinen
(03.10.24)
@mika, yalnızca üni. ismi nedeniyle senden çok daha iyi olacağımı kabul etmen gerekiyor o halde. ben kabul etmiyorum mesela, benden çok daha başarılı olabilir ve insanlara çok daha faydalı olabilirsin ama sana göre her koşulda ben senden daha iyiyim? böyle bi şey olamaz. uzatmak da istemiyorum daha fazla ama herkes aynı eğitim fırsatlarına sahip olmuyor.
0
deartheodosia
(03.10.24)
Herkes aynı eğitim fırsatına sahip olmadığı için ve evet ösym sıralaması da kapasiteyi gösteren bir kriter olduğu için iyi devlet okulundan mezun olması benim için de şart. Özellerde dağıtılan klinik psikolog derecesinin benim için bir ederi yok. Simit sarayı gibi açılan üniversitelerde verilen eğitimi ciddiye alamıyorum. Sağlık,psikoloji, hukuk, bu üç alanda lisans özellikle önemli. İyi üniversite mezunu illa ki iyi mi olacak, hayır olmayabilir. İyi üniversite mezunlardan çalıştığı ekole ve bütçeye göre seçim yaparım. Düşük ücretli başlayıp kısa sürede seans ücretini arttıran oluyor, baştan konuşmanızı öneririm.
0
asteriks
(03.10.24)
(5)

Yeni dogurmus anneye esi ev/araba almali mi?

lapaz
https://www.reddit.com/r/AITAH/s/jF7FczYdPW
0
lapaz
(30.09.24)
Öyle bir maddi imkanı varsa alsın ne olacak, linke bakmadım ama başlığa göre konuşuyorum. Yoktan var etmesi gerekiyorsa aptallık olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.09.24)
bizde altın bilezik takılır genelde ama ev araba alan da duydum.
0
titanyum22
(30.09.24)
Linke bakmadım zira İngilizcem yok. Yeni doğurmuş olduğu için hediye edilecekse, imkanlar müsaitse alınır, olabilir. Müsait değilse imkanlar neye izin veriyorsa o yapılır.

Önemli olan bebek doğunca o kadının işini kolaylaştırmak, bebeğe bakma sürecinde ev işlerini çalışma hayatını bir sürü ıvır zıvır o kadının tepesine yığmamak, enerjisini toparlayıp vücudunun kendine gelmesini sağlayacak imkanı tanımak bence. Anne olmak evin her işini yüklenmek değil, hele ilk yıllarda. Böyle yapılırsa o kadının orta ve uzun vadede hem beden sağlığından hem ruh sağlığından çalmış olunur.
0
muhayyer divan
(30.09.24)
Evlilikte edinilmiş mallar zaten (kimin üzerinde olduğundan bağımsız olarak) hukuken ortaktır. Bu şahıs 'Kendine' ev alabiliyormu ki eşine ev alsın?

Arabayı anlarım da. Onun da hukuken adı, ailenin ikinci arabasıdır.

Hediye denen şeyde de, ailenin gelir düzeyine göre değişir gerçi de belirli bir meblağdan sonra anlam bozulması olur.
0
Mirket
(30.09.24)
cevap: paraya bakar.

belki senelerce cocuk icin ugrastilar, adam yasim gecmeden cocugum olsa hayali kuruyordu, kafasinda da bir cinsiyet vardi o da tuttu diyelim, parasi varsa gider arac da alir, ev de alir ucak da..
0
cooperr
(30.09.24)
(3)

Muffin kabında mücver yapılmaz mı airfyerla

regina phalange
Silikon olanlarda
Silikon olanlarda
0
regina phalange
(30.09.24)
Muffin derin kaplarda yapılır mücver derinlik sevmez. Koyarsın denersin ama pişmemiş çıkar içinden.
0
muhayyer divan
(30.09.24)
Kabın ağzına kadar değil yarım yarım koyabilirsin mücver harcını. İnce olursa pişer
0
kullanicadi
(30.09.24)
Mücver öyle kalın olmaz ki. Fırın varsa yağlı kağıdın üzerinde ufak ufak koyup fırında pişirin.
0
synesthesia
(30.09.24)
(6)

İdrar yaparken rahim ağrısı

muhayyer divan
Hiç yaşayan oldu mu?Sabahtan beri yumurtalık ağrısı çekiyorum ama idrar yaparken ağrımaları tuhaf oldu, rahim mi yumurtalık mı ağrıyor anlamadım. İdrar yolları enfeksiyonu olabilir mi, ben yanlış hissediyor olabilir miyim ağrıyı?
Hiç yaşayan oldu mu?

Sabahtan beri yumurtalık ağrısı çekiyorum ama idrar yaparken ağrımaları tuhaf oldu, rahim mi yumurtalık mı ağrıyor anlamadım.

İdrar yolları enfeksiyonu olabilir mi, ben yanlış hissediyor olabilir miyim ağrıyı?
0
muhayyer divan
(29.09.24)
Sistit?
İdrar yaparken zorlanma, yanma?
0
Mirket
(29.09.24)
Ağrı var sadece, o da idrarın çıkış noktasında değil yumurtalık mı rahim mi tam anlayamadığım o yerde. İçeride yani. Zorlanma yok.
0
🌸muhayyer divan
(29.09.24)
Bilemedim. Geçmiş olsun.
0
Mirket
(29.09.24)
Şunu tam anlayamadım sabahtan beri ağrı vardı yazmışsın, idrar sırasında arttı mı?
İdrar yolu enf olsa yanma da olurdu. Mesane taşı aklıma geldi. Sen bugün bol su iç bence, yarın da devam ederse bir aile hekimine görün tam kan sayımı yapar orda bişi çıkmazsa daha sonra kadın doğum bir ultrason ile baksın. Yumurtalık kisti falan olabilir mi diye.

Geçmiş olsun
0
kullanicadi
(29.09.24)
böbrek taşı da olabilir. ben de idrar yolu enfeksiyonu sanıp doktora gitmiştim, ufak bir taş düşürüyormuşum meğer. acil ürolojiye gidin bence. ikisi de tedavisiz geçmiyor sonuçta.
0
elorelia
(30.09.24)
idrar yolları enfeksiyonudur. birkaç yıl önce regl olcam ağrısıyla acillik olmuştum idrar yolları enfeksiyonu çıkmıştı. ne hikmetse epey benziyordu ağrı.

acile git tahlil yapsınlar
0
titanyum22
(30.09.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.