Giriş
(9)

Oda arkadaşım ne demek istedi?

gregor samsa ya donusen bocek
Bir yıldır aynı odayı paylaştığım mesai arkadaşımın bir sözü kafama takıldı.Şöyle özetleyeceğim: geçen gün, benim görece az samimi olduğum Fatma adındaki mesai arkadaşımızla üçümüz sohbet ediyorduk. Laf nerden açıldıysa, ben geçen sene bir ilişki yaşayıp ayrıldığımı ve bunun beni sarstığını, hatta i
Bir yıldır aynı odayı paylaştığım mesai arkadaşımın bir sözü kafama takıldı.

Şöyle özetleyeceğim: geçen gün, benim görece az samimi olduğum Fatma adındaki mesai arkadaşımızla üçümüz sohbet ediyorduk. Laf nerden açıldıysa, ben geçen sene bir ilişki yaşayıp ayrıldığımı ve bunun beni sarstığını, hatta işi bırakma raddesine geldiğimi söyledim. Bunu ilk defa söyledim onlara. Bir yıldır oda arkadaşıyız, ama ben bu tür konuları bir kadınla, hele çok da samimi olmadığım bir kadınla konuşmam (oda arkadaşım kadın bu arada).

Oda arkadaşım, ayrıldığım kadını unutup unutmadığımı sordu, unutmadığımı söyledim. O zaman onu seviyordun dedi o da. Sonra da durup dururken, şaka yollu, "Sen de herkese mavi boncuk dağıtıyorsun" dedi. Orda anlam veremedim bu söze, biraz da afalladım. İş yerinde samimi olduğum üç kadın var, birisi evli. Diğer ikisi oda arkadaşımla Fatma isimli bu kadın. Şimdi herkese mavi boncuk dağıtmak ne demek yani? Benim ilk aklıma gelen şu oldu: benim kendisine ya da Fatma'ya "yazdığımı" ima etti. Ama bunu düşündürecek bir şey yapmadım. Son bir aydır, arada bir sabahları Fatma'nın odasında kahvaltı ettik. Onun dışında oda arkadaşımla arada bir iş yerinde kahve içiyoruz. Odadaki rutin sohbetler, vb. Bu kadar. Zaten ben öyle önüne gelene "yazan" biri de değilim. Dışarıdan bakınca "Casanova" gibi göründüğümü söyleyen olmuştu, evet, ama bunu düşündürecek ne yaptım, onu anlamıyorum.

Bu ima bana çok çirkin geldi. Şundan: Eğer bundan rahatsızsa bunu bana söyleyebilirdi. Böyle bir niyetim olup olmadığını sorup öğrenebilirdi. Böyle bir niyetin varsa bunun karşılığı yok bende, diyebilirdi. Gibi gibi... Ama durup dururken, başka bir kadının yanında bana hovarda muamelesi yapması hoşuma gitmedi. Demek ki kahve içmek ve sohbet etmek birine "yazmak" olarak görülüyor. Üstelik bütün bu samimiyet kurma girişimleri de ondan geldi. Bir kez olsun hadi kahve içelim demişliğim yoktur. Geçen yaz İzmir'e davet etmişti beni mesela, gitmek istedim, ama bazı sebeplerden gidemedim. Önümüzdeki yılbaşı için Fatma'yı da alıp bir yerlere gitmeyi teklif etti. Bir kez olsun böyle bir plan ya da davet benden gitmiş değil. Dahası, bu iş yerinde iki yıldır çalıştığımı, kendim memleketimden ayrılıp buraya geldiğimi, burada hiçbir tanıdığım olmadığını biliyor, vakit geçirip sohbet edecek bir arkadaş ihtiyacım olduğunun farkında. Bütün bunlara rağmen kendisine, hatta "herkese" yazdığımı ima etmesi rahatsız etti beni. Öyle önüne gelene yazan biri olsam pek umursamam. Ama dışarıdan böyle görülmek beni rahatsız ediyor.

Ben yanlış mı anladım? Yoksa gidip konuşmalı mıyım bütün bunları? Dışarıdan bakınca bu olay nasıl görünüyor?
0
gregor samsa ya donusen bocek
(13.11.24)
öncelikle, o anda niye sormadın "kime mavi boncuk dağıttığımı gördün?" diye?

eğer anlattığın gibi, oda arkadaşın sürekli seni bir yerlere çağırmış da sen gitmediysen, oda arkadaşının da sende hafiften gözü varsa hafiften içerlemiş olabilir, bana sanki öyle geldi. kadın erkek ev arkadaşı mı olur aw taşın o evden.
0
titanyum22
(13.11.24)
"oda arkadaşı" yanlış anlaşılmış :)) oda derken iş yerindeki odadan bahsediyorum. mesai arkadaşım yani. o anda sormadım, çünkü hem afalladım hem de o anda acil bir işim çıktı, kalkıp gitmek zorunda kaldım.
0
🌸gregor samsa ya donusen bocek
(13.11.24)
Yok sen yanlış anlamamışsın, ama oda arkadaşın seni yanlış anlamış.

1. İnsanlara davranışların gayet özgüvenli, güleç ve kibarsa bu kadınları etkiler, janti bulunursun. Üzerlerine alınan çok olur.

2. O seni beğeniyordur, senin de onu beğenmeni arzularken davranışlarını yanlış yorumlamıştır.

3. Yetiştiği kültürde erkekler senden çok farklıdır, senin gibi davrananlar muhakkak mavi boncuk dağıtıyordur, seni de öyle algılamıştır.

4. Yapı olarak flörtöz bir tarzın vardır farkında değilsindir ama o farkında olabilir.

Seç birini. Aklıma gelmeyen varsa buradakiler de yazarlar.

Bence onunla sen konuş, bahsettiğin medeniyet seviyesinde tabii. Bence çok çok daha iyi olur.
0
muhayyer divan
(13.11.24)
ahahahahha, evet bende mavi boncuk çok diye kesip at konuyu, ona neymiş mavi boncuk dağıtıyorsan noolmuş yani? üff çok kötü bişiy mi?

kafana takma böyle lafları, bunlar seni etkilemek, övmek için söylenen laflar. seni öyle görüyorsa öyle görsün, ne olacak? dünyanın sonu mu? gazetelerde televizyonda fotoğrafın mı yayınlanıyor ne oluyor yani? ne zamandır seni böyle görüyormuş diyelim, eee ne oldu yani şimdiye kadar ne sonuç var? yok. ee demekki kafaya takacağın bişi de yok. evet öyleyim diyip geçiceksin.

tam olarak hani niyetle söylediğini, amacını ondan başkası bilemez, bazen kimi laflar sadece bişi söylemiş olmak laf olsun da torba dolsun diye ortaya random atılan laflardan ibaret, senin kafanda kurduğun her bir şey hayal ürünü birer senaryo. işine gücüne muhabbetine bak sen.

gidip konuşursan da amaan ben öylesine söyledim niye takıyosun diyecek ne diyeceksin? ben sana çok değer veriyorum söylediğin her şey hayatımı değiştirecek, etkileyecek kadar önemli benim için mi diyeceksin?
0
selam
(13.11.24)
ben de okuyunca, iş yerindeki arkadaşımla aynı zamanda aynı odada/evde yatıp kalkıyorsunuz anladım.

kim "ofis arkadaşım" ya da "iş arkadaşım" yerine "oda arkadaşım" der ki?

o yüzden sen baştan haksızsın :) işin şakası bi yana

sen bir erkek olarak iki kadına, hele de iş arkadaşım olan iki kadına neden özelini açıyorsun? muhtemelen paylaşmak konuşmak dertleşmek istedin ama yanlış kişileri seçmişsin. bir erkek olarak kadına aşk acını anlatmamalısın.

bak en ufak bir açığında sana hemen lafı sokmuş. kafasındakini diline dökmüş. demekki arka planında kafasında senle ilgili neler düşünüyor...

bir de son paragrafta yazdıkların biraz abartılı bence. bu kadar abartılacak, büyütülecek bir konu değil. ben olsam gülüp geçerdim. hatta tam tersini yapıp "evet hoşlanndığım kişilere mavi boncuk dağıtıyorum" derdim. tekrar konusunu açmak bence gereksiz.

enteresan bir ortamınız var gibi. oda arkadaşım dediğin kadın seni neden fatmayla 3 lü beraber tatile çağırıyor ki, ne alaka?
0
neden beni sevmedin
(13.11.24)
Bu konu neden kafama takıldı'nın cevabı şu: Açıkçası bu "ofis arkadaşım" :) biraz dedikoducu, biraz da değil, epey dedikoducu. İş yerinde hemen herkesle sohbeti var. Ve yine açıkça söylemek gerekirse çenesinin yayları biraz gevşek biri. Her şeyi her ortamda anlatabilir. Bu ne sorun yaratır? Yukarıya benim böyle bir görüntüm yansıyabilir ki epey sorun çıkarır bana, hatta burdan kovulmama bile yol açabilir. Bu uç bir ihtimal olsa da ikinci bir durum şu: Bu iş yerinde belki birine ilgi duyacağım, ama ofis arkadaşım sayesinde hovarda etiketi yediğim için belki de reddedileceğim. İş yerinde herkesin bu konuda çok "ahlaklı" olduğunu iddia edemem, ama lafta herkes ahlaklıdır. Bir kurban buldular mı onu kesmekte sakınca görmezler yani.

Özelimi neden açtım, evet bu haklı bir soru. Ama ben iki yıldır hiç kimseyi tanımadığım bir şehirde yaşıyorum. Bir yıl önce yaşadığım ilişki gerçekten çok yıprattı beni. Konuşacak, dertleşecek kimsem yok. Zaten bu insanlara bir yıldır hiçbir şey anlatmış değilim. Ama orada samimi bir ortam oluşunca söylemiş bulundum. Dahası Fatma aslında çok sevimli bir kadın. İki yıl önce boşanmış, bunun etkilerini atlatamamış. Biraz kendime yakın buluyorum onu (duygusal bir yakınlık değil bu kesinlikle). Boşanma sürecinden bahsetti, yaşadıklarını anlattı kısaca, ben de zaten içimde tutmakta zorlanıyorum bunları aylardır, öyle ağzımdan döküldü.
0
🌸gregor samsa ya donusen bocek
(13.11.24)
Sınırları çizmek önemlidir. Olayı irdelemeye gerek yok bence. Siz ne yapmışsınız, onlar ne düşünmüş yada dusunmus olabilirler? Bunlar boş seyler. Olay sizi rahatsız hissettirmis ise size yapılan yanlıştır o kadar. Uygun ve yalnız oldugunuz bir anda kendisi ile konuşun duruma açıklık getirin ve tepkinizi sakinlikle ama kararlılıkla ortaya koyun. Hayat zaten kendi başına zor iken hiç haddi olmayan insanların sizi, kişiliğinizi ve hayatını böyle fütursuzca diline dolayamaz.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(13.11.24)
bırak ya konuşsun. çenesinin yayları gevşek birinin dediklerine kimse kolay kolay inanmaz zaten.
0
titanyum22
(13.11.24)
dedikoducu biriyse ve herkese mavi boncuk dağıttığını düşünüyorsa çoktan konuşmuştur, onu kim tutacak ki, henüz kovulmadığına göre ya kimse inanmıyor yada kimse iplemiyor. sen mavi boncuk dağıtıyorsun da alanın hiç mi suçu yok :)

salla gitsin, üstüne düştükçe çok daha boka sarar her şey, söylenenler değil yaptıklarındır seni gösteren, yoksa insanın ağzı torba değilki büzesin.
0
selam
(14.11.24)
(4)

Kulak içi kulaklık tavsiyesi

wct3 org
Selam,Apple hariç, hem müzik dinlemek hem telefon görüşmesi yapmak için kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum.
Selam,

Apple hariç, hem müzik dinlemek hem telefon görüşmesi yapmak için kulak içi kulaklık tavsiyesi rica ediyorum.
0
wct3 org
(13.11.24)
Kablolu mu kablosuz mu, silikonlu mu silikonsuz mu?
0
muhayyer divan
(13.11.24)
anker x10 kulaktan düşmüyor diye aldım memnunum
0
titanyum22
(13.11.24)
kablosuz. silikon fark etmez
0
🌸wct3 org
(13.11.24)
sennheiser momentum serisinden sana uyanıyorum alabilirsin.
0
1917
(13.11.24)
(13)

sizce siz zor biri misiniz kolay mi

robert bosch
sbedit: ve neden?
sb

edit: ve neden?
0
robert bosch
(13.11.24)
zor. insanlardan beklentim yüksek.
0
gabe h coud
(13.11.24)
Karışık diyelim. Cevap vermesi basit bir soru değil

Sevdiğime kolay, sevmediğime zor
Damarıma basılana kadar kolay, tepem atarsa zor
Çıkarıma uyuyorsa kolay, uymuyorsa zor
Kişisine göre kolay ya da zor

Duruma, kişiye, olaya göre her şey değişir
0
kullanicadi
(13.11.24)
Bana göre zor birisi değilim, sadece sınırlarıma saygı gösterilmesi gerek, birden fazla kez ihlal olursa karşı tarafın içinden geçebiliyorum.
0
kimlanbu
(13.11.24)
Ikisi de. Bu, kisiye, duruma, ortama, niyete gore degisir. Tek bir sey soylemek cok zor hepimiz icin. Kimine zor, kimi ortama da kolayizdir.
0
mor oje
(13.11.24)
Genel geçer iletişim kurallarını yerine getirdiği zaman herkese karşı kolay hatta epeyce de kolaylaştırıcı bir insanım. Ama samimiyetsizlik, yalancılık, saygısızlık, menfaatperestlik, omurgasızlık... Bunlara gelemem, bana dokunduğu anda aynıyla iade ederim ve bu çok can yakıcı olur, ayna tutarım çünkü. Bana dokunmadığı halde gördüm ise de, bu olumsuzluklardan dolayı da insanları kendime bir yerden sonra yaklaştırmam zaten.

Ama hassasiyetlerim çoktur, dikkatim ve titizliğim çoktur, benden beklendiğini düşündüğüm erdemleri dikkatle ve titizlikle yerine getirir ve aynısını beklerim, bir nezaketle konuşmayı olsun beklerim. Bir erkek her ne olursa olsun hiçbir kadını aşağılayarak konuşmamalı mesela, saygısızlık etmemeli. Bir kafede kasa görevlisi, kirli halde verdiği çatal bıçağın değiştirilmesini isteyen müşteriye eliyle kışkış işareti yapmamalı mesela, yapamamalı. Orada onu rezil edebilirim, diklenirse o müesseseyi birbirine katabilirim. İster miyim, istemem, mutlu olur muyum, olmam ama bunları yaparım, çünkü benden görmediği hakareti görmüş gibi davranamaz. Az önce rezil ettim mesela.

Zor muyum? 42 yaşındayım, bugünün gençlerine göre çok zorum. Kendi çağdaşlarıma göre zorum, büyükler arasında da zorum, epey yaşlıların kalemiyim. Böyle 80-90 civarının. O dönemin terbiyesiyle yetiştim çünkü. Kimse benden gevşememi bekleyemez, suyuma gitmedikçe.
0
muhayyer divan
(13.11.24)
Kolayım. Uyumlu ve anlayışlı biriyim.
0
Amaranta ursula
(13.11.24)
kolay biriyim girişte.

tanıdıkça zorlaştırırım don biçmek için. don büyükse bb, don ufaksa standart konuşurum. büyük don egosuyla uğraşamam.

hayat beni boktan biri yapmasa bari.
0
baldan kaymak
(13.11.24)
basta sevimli ve enerjik gorundugu icin kolay sonrasinda bencil ve dik basliligim ortaya cikiyor bu da zor
0
ala09
(13.11.24)
Easyim
0
abuzer
(14.11.24)
Toplumun %5'i ile anlaşabilen insanlar için anlaşılır ve pek zor değil, ama genelle iyi anlaşan, sorunu derdi olmayanlar için oldukça zor biri sayılırım.
0
thracia
(14.11.24)
Cidden hiçbir fikrim yok. Kolay mıyım, zor muyum, kimine kolay kimine zor muyum, hiç bilmiyorum. Yeterli geribildirim verilmedi bana bu konuda.
0
sekizdokuzon
(14.11.24)
Çok içine kapanık birisiyim, yalnız yaşayıp kendime yettikçe de arttı. O nedenle zor birisiyim diye düşünüyorum. Hayatımdaki bir avuç insana bile yeterli ilgiyi gösteremiyorum. Ya da belki göstermiyorum da benim doğamda yok deyip sıyrılıyorum.
0
peki madem
(14.11.24)
Kendimi çok kolay birisi zannediyorum ama bazen eşim öyle bir konuşuyor ki diyorum ben de zor kadınım ha.
0
yenibirgüzelnick
(14.11.24)
(5)

Hangi Bölüme Gitmeliyim?

rock n roll
Yıllardır ara sıra yaşadığım bir sorun var; bazen uykumdan uyandıran bir baş dönmesi yaşıyorum ve midem bulanıyor. Yatağımda bir taraftan diğer tarafa dönerken başım dönüyor ve yatakta doğrulurken de aynı. Ayağa kalkıp yürürken 1- 2 saniye zorlanıyorum sonrasında rahat yürüyorum bu sırada baş dönmes
Yıllardır ara sıra yaşadığım bir sorun var; bazen uykumdan uyandıran bir baş dönmesi yaşıyorum ve midem bulanıyor. Yatağımda bir taraftan diğer tarafa dönerken başım dönüyor ve yatakta doğrulurken de aynı. Ayağa kalkıp yürürken 1- 2 saniye zorlanıyorum sonrasında rahat yürüyorum bu sırada baş dönmesi devam ediyor. Mesela şu anda dönüyor ve ben dışarı çıkacağım ama korkmuyorum düşersem diye. Hangi bölüm bakar bu sağlık sorununa?
0
rock n roll
(13.11.24)
Kafada olup biten şeyler için nöroloji.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.11.24)
Dix-Hallpike manevrası yaptı mı bişeyciğin kalmaz.
Hep o kristallerden.
İç kulakta ya. KBB ye mi gitsen?
0
Mirket
(13.11.24)
Önce KBB, bişey bulamazsa nöroloji. Uyurken baş dönmesi çok acaip. Bir Vertigo hastası olarak hiç yaşamadım.
0
muhayyer divan
(13.11.24)
Nöroloji.

Korkutmak istemem ama ALS hastaligi da bu sekilde baslar ilk.
0
feastofthedamned
(13.11.24)
"benign paroxysmal positional vertigo" bu yuksek ihtimalle. kulak burun boğaz bakar. Heimlich manevrasi ile geçer uzun süreliğine ama sonra geri gelebilir. ilac verme ihtimalleri de var.
0
lemmiwinks
(14.11.24)
(11)

1000 dolar ve aşağısında bir telefon önerisi lazım

gizemli dede
kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız olursa süper olur. benim için en önemli nokta batarya süresi. şarjı zırt pırt takmak istemiyorum.
kendi kullandığınız ve memnun kaldığınız olursa süper olur. benim için en önemli nokta batarya süresi. şarjı zırt pırt takmak istemiyorum.
0
gizemli dede
(11.11.24)
Ben Samsung Galaxy A52 kullanmıştım, 3 yıl sonra her şey gayet güzelken suya düştü yaptırdım vs ama uzun sürdüğü için yeni telefon aldım (çok zor alışıyorum, bunu tavsiye etmem) yeniden Samsung almak istediğimde A52'ye muadil bir model sordum bana A35 ve A55 dediler. Gördüğüm ve anlayabildiğim kadarıyla da epey yeterli cihazlar.
0
muhayyer divan
(11.11.24)
Honor 200 pro. Tam bir fp telefonu. 3 sene Samsung s20 fe kullandım. En son sabah şarjdan çektiğimde akşam 4-5 gibi cortluyordu. Honor ile temiz iki gün gidiyor şarjı. Diğer özellikleri de gayet tatminkar.
0
robin one persie
(11.11.24)
Xiaomi note 13.
0
diyecevaplandı
(11.11.24)
Samsung a55
0
grimavi
(11.11.24)
iphone iste.

edit: simdi gidip tr sitesinden baktim. $1000'lik telefonu $2000'e satiyorlar iyi mi. turkiye'de fiyatlarin ayni amerika'daki gibi vergisiz gosterilmesi lazim ki millet ne kadar duzuldugunu anlayabilsin.

boyle 30 bin gozukecek ama pakete eklediginde cat 60 bin yazacak. bu yapilmadan bu mankafa millet dolandirildigini anlayamiyor. konudan saptim ama sinirlendim sabah sabah.
0
antikadimag
(11.11.24)
Samsung A55 aldım geçen hafta gayet memnunum 17 bin TL ödedim.
0
atcapar
(11.11.24)
Samsung a34 ten epey memnunum. 1,5 yıl oldu.

A55 +1, arkadaşımda var. Memnun.

A35 olursa o da olumlu.
0
sorularimicinfeykhesap
(11.11.24)
Oneplus 12 kullanıyorum aşırı memnunum.

Oneplus 13 yeni çıktı bütçen dahilinde onu da alabilirsin.
0
chicha_v2
(11.11.24)
kamera cok iyi olmasi onemli degilse samsung m51 siddetle tavsiye ederim. Bende bundan vardi, ciktigi gun almistim yaklasik 3-4 sene kullandim, gecenlerde S24ultra aldim ama aklim yine onda. Parmak izi yan tusta olmasi cok kullanisli, ve pili 7000, yogun kullanimda 2 gun gidiyor
0
The_Lollok
(11.11.24)
Samsung s23 aldim 1 ay önce gayet memnunum. Şarjı yoğun kullanımda bile 1 gün gidiyor. Boyutu çok iyi tek elle kullanılabiliyor.
0
Amaranta ursula
(11.11.24)
samsung s24 FE

yeni çıktı, gayet iyi
0
co2s2
(12.11.24)
(8)

Düğün zamanı çocuklara boş zarf dağıtılması olayına yorum yapabilir misinz

Zetnikov
türk kültüründe böyle bişey var diye biliyorum eskiden beri, araba gecerken cocuklar atlıyor para almak ıcın zarfa normalde para koyuyorlar 3-5 neyse cocuklar sevınsın dıye dıkkatımı cektı bazen bı cuval zarf atıyorlar neyse onları toplarken bu esnada araba yoluna rahat devam edıyor sanırım ama butu
türk kültüründe böyle bişey var diye biliyorum eskiden beri, araba gecerken cocuklar atlıyor para almak ıcın zarfa normalde para koyuyorlar 3-5 neyse cocuklar sevınsın dıye dıkkatımı cektı bazen bı cuval zarf atıyorlar neyse onları toplarken bu esnada araba yoluna rahat devam edıyor sanırım ama butun zarflar bos oluyor


dusuncelerınız nedır merak edıyorum
0
Zetnikov
(11.11.24)
Destekliyorum. Zarf kovalayanlar azalır ve bahşiş terörü son bulur. Bahşiş alamadığı için araca zarar vermekle tehdit edenler var. Yola atlayıp hem kendini hem trafiği tehlikeye atanlar var. Karambol yaratıp gelinin ya da damadın üstünde 3 kuruş varsa çalanlar var. Zarfları ya da araçtaki başka değerli şeyleri çalmaya çalışanlar var. Yolunu kesip gitmene izin vermeyenler var. Var da var.

Ben iki yakın arkadaşım evlenirken ricası üzerine onların düğün arabası şoförlüğünü yapmıştım. Tek şartım arabayı süslemeyip bahşişçilere meze olmamaktı. Gelin de araba süsü olayını sevmediğini yıllardır söyleyen biri olduğu için sorunsuz sıkıntısız gittik ve döndük.
0
nawar
(11.11.24)
Artık bazı adetlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi bırakmamız lazım. Çocuklar tanımadıkları insanlardan herhangi bir şeyi anne ve babalarının onayı olmadan almamaları gerektiğini öğrenmek zorundalar. Araba yola rahat devam edebilsin diye insanlar para atmamalı dişarıya. Bunu çocuklar mutlu olsun diye de yapmamalı. Kimse kimsenin çocuğuna bir şey vermesin. Anne, babası yanındaysa çocuğun, önce anne ve babasına sorsun " bunu çocuğa verebilir miyim?" diye. Çocuklar yabancılardan bir şey almayı normalleştirmemeli. Bunu yetişkinler de normalleştirmemeli. Para alabilmek için arabanın önüne atlayamaz çocuk. Ben çocukken hiç düğün arabasının önüne atlamadım, bayramlarda şeker toplamadım. Belki, paraya ihtiyacı var çocuğun ondan arabanın önüne atlıyor, işte bu yüzden insanlar, çocuğum para alabilmek için arabanın önüne atlamasın diye bakabilecekleri kadar çocuk yapsın. Ayrıca çocuklarını egitsinler.

İnsanlar, çocuklar mutlu olsun diye şefkat duygusuyla bazı şeyleri gelenek haline getirmiş ama herkes iyi niyetli değil.
0
rock n roll
(11.11.24)
"sanırım"dan yola çıkarak fikir yürütülecek bir konu değil bu. Eğer bunu yapanlardan gözünle gördüğün olduysa o zaman sanırım demezsin, ama görmedinse sadece öyle zannediyorsun belki de insanların günahını alıyorsundur.

Yapmak istemediği halde bu parayı bu şekilde dağıtma işini yapan niceler var. İmkanı olmadığı halde kredi çekip "âdet gelenek görenek"i yerine getirenler. Onların canı yanar. Bakarsın bir gün sana da canını yakacak şekilde iftira ederler. Bunu yapma.

Eğer böyle yapılıyorsa da hiç hoş değil, boş zarf saçmak hem doğaya ihanet hem oradaki insanları kandırmak ve ihanet etmek hem boşa zarf masrafı. Üçlü yalancılık. İnsanların önlerini kesmeyecekleri şekilde hareket etseler, mesela gelin arabası süslemeleri uygulanmasa veya bilindik arabayla değil de farklı bir arabayla ve vakitsizce gidilse çok daha iyi olur, çünkü üzerlerinde hak etmedikleri çok ağır bir baskı var, onları zararsızca atlatmak için bu yapılır. Ama ortalığa boş zarf saçmak sonuna kadar eblehçe.
0
muhayyer divan
(11.11.24)
boş zarf atmayı yanlış buluyorum. ya hiç atma, ya da atıyorsan içine para koy at. boş zarf atıp, çocukları kandırmanın lüzumu yok.
0
Leonardo~Da~Vinci
(11.11.24)
zetnikov madrm tik atabiliyordun önceki duyurularda niye atmıyorsun??
0
titanyum22
(11.11.24)
@muhayyer divan

Evet gozumle gordum ama malesef mi desem yoksa demsemmi bilemiyorum

Ben ortadayim bu konuda pek yorum yapamiyorum goruslerinizi merak ettim
0
🌸Zetnikov
(12.11.24)
@titanyum22

Hocam yeni ögrendim bilmiyordum bu ay cozdum bu olayi
0
🌸Zetnikov
(12.11.24)
normal insanların çocukları zarf peşinde koşmuyor zaten. geleceğin keko adayları salça oluyor arabaya o yüzden zarfı destekliyorum
0
Hallegadola
(12.11.24)
(3)

Tüp bebekte sigaranın zararları

kiriko
Arkadaşlar 1 paket günlük sigara içiyorum.Acaba sperme zarar verir mi?Çocuğum engelli filan doğar mı acaba?
Arkadaşlar 1 paket günlük sigara içiyorum.Acaba sperme zarar verir mi?Çocuğum engelli filan doğar mı acaba?
0
kiriko
(10.11.24)
Bu konuda uzman veya bilgili değilim ama tüp bebek yöntemi kullanılarak veya kullanılmayarak oluşacak hamilelikte sigara içmenin etkisi aynı olsa gerek.
0
michael_knight
(11.11.24)
Ben de uzman değilim ama tüp bebek yapmaya çalışan bir iş arkadaşım vardı, dr kocasına sigarayı bıraktırmıştı çünkü menisinde sperm hücresi yokmuş, yani zaten sıkıntılı bi durum varmış, o yüzden sigara daha da kötü yapıyordu galiba.
0
turuncu tonlarda
(11.11.24)
Sigaranın kimin genlerini, hangi genlerini, hangi sıklıkta içildiği takdirde ve ne kadar bozacağı kimsenin bilebildiği ya da tahmin edilebilen bir şey değil. Yani bu kullanımla genlerin tahrip olmuş da olabilir, tahribat oluşmamış da olabilir. Tahribat oluşmuşsa hangi genlerin tahrip olmuş olabilir bilemeyiz, belki zekâ geriliği belki kol bacak postür bozukluğu belki gelişim geriliği belki işitme görme konuşma gibi duyularda problem oluşacak, bilmiyoruz, tahmin edebilen varsa da ondan haberdar değilim.

Sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen herkese rahatlıkla kolaylıkla sağlıkla çabucak ve kalıcı bir kurtuluş diliyorum.
0
muhayyer divan
(11.11.24)
(3)

dini bir soru

nick bulamadim
dini konularda bilgili olan birileri var mı? bir şey sormak istiyorum. İslami bir konu.
dini konularda bilgili olan birileri var mı? bir şey sormak istiyorum. İslami bir konu.
0
nick bulamadim
(09.11.24)
p.m ?
0
diyecevaplandı
(09.11.24)
Biz de duysaydık?
0
Mirket
(09.11.24)
Bilebildiğim kadarını cevaplarım.
0
muhayyer divan
(10.11.24)
(26)

Çocuk yapmak mı yapmamak mi emin değiliz

tahirkemalbozoglu
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanı
Eşimle olan ilişkimizde herhangi bir sorun yok; mutlu, huzurlu bir yaşam sürdürüyoruz. Fakat yaşımız ilerledikçe çocuk sahibi olma düşüncesi daha fazla gündeme gelmeye başladı. Ancak bu konuda içtenlikle ve kesin bir şekilde “Evet, çocuk istiyoruz” diyemiyoruz.

Bunun temel nedeni, çocuk sahibi olmanın getireceği sorumluluk, kısıtlamalar ve hayatın büyük ölçüde değişeceği düşüncesi. Şu anki özgürlüğümüzden, plansız bir şekilde sırt çantamızı alıp dilediğimiz yere gidebilme lüksümüzden vazgeçmek istemiyoruz. Hayatımızda çocuk öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılacak bir dönemin düşüncesi, mevcut rahatlığımızı kaybetmek istemememize yol açıyor.

Öte yandan, çocuk sahibi olmanın getirdiği o “güzel” anılar da çok cezbedici gelmiyor. İçimde baba olma özlemi hissetmiyorum; çocuğumla parka gitme, ona ayakkabı alma gibi hayallerim yok.

Ancak çevremizdeki pek çok arkadaşımız çocuk sahibi oldu. Onları gördükçe, biz de bir şeyleri kaçırıyormuşuz gibi hissettiğimiz zamanlar oluyor. Bu da, “Acaba biz de mi çocuk sahibi olmalıyız?” sorusunu gündeme getiriyor. Şimdi 33 yaşındayız ve evliliğimizin altıncı yılındayız. Böyle karmakarışık bir düşünce içindeyiz çocuk konusunda.
0
tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Hocam keşke sadece ayakkabı almakla kalsa bu sorumluluk, düşünmen gereken yüz tane daha konu olacak, bunların aldığı zaman ve yorgunluğu her şeye rağmen sizi mutlu etmeyecekse zaten karar vermişsiniz :)
0
grimavi
(09.11.24)
Çocuk yapmak size göre değil gibi. İdeal çift olmuşsunuz. Ben oğlumun varlığını hiçbir şeye değişmem ama bu benle ilgili bişey.
0
deer hunter
(09.11.24)
İleri yaşlarda isteyip istemeyeceğinizi, başkalarının büyümüş arkadaş kadar olmuş çocuklarını görünce içlenip içlenmeyeceğinizi düşünün bence. Benim gibi çocuk fikrinden alabildiğine uzak bir kadının bile başkalarının boyu kadar çocuklarını görünce içi sızlayabiliyor, keşke genç yaşımda evlenebilseydim erkeklere güvenebilseydim veya güvenilir birileri girseydi hayatıma da çocuğum olsaydı diyebiliyor. Ama sor şimdi evlenmek ve anne olmak ister misin? Evliliğe evet anne olmaya hayır. Sebep, eskisinden daha sağlıksız ve güvensiz ve huzursuzum. Bu halimle iyi bir anne olamam.

Ama sizin böyle dertleriniz yok görünen o ki. Bence geleceği tahmin etmeye çalışın. Her şeyin bedeli var ve bu dönemde anne baba olmanın bedeli çok ağır artık, haklısınız. Ama yaş geçince hiçbir geri dönüş olmayacağı için şimdi geleceği düşünmeye çalışın derim.
0
muhayyer divan
(09.11.24)
Eşinizin de anne olma özlemi yoksa çocuk sahibi olmamanız hayırlı olur gibi geldi bana. Bir süre hayatınızda rahatlık diye bir şey olmayacak. Nasıl bişi çıkacak onu da bilmiyor insan hele bir de kolikse yandınız zaten. Ben deli gibi çocuk istiyordum ona rağmen zor geldi çocuk bakmak gerçekten çok yoruldum, pişman mıyım değilim yine olsa yine yapardım. Ama benim yapım anaç, arada bunaltsalar da şikayet etsem de seviyorum onlarla ilgilenmeyi.

Tüm arkadaşlarımızın çocuğu var diye çocuk yapılmaz ayrıca. Yine de karar merci sizsiniz ne desek boş.
0
kullanicadi
(09.11.24)
Kedi edinin
0
anon1m
(09.11.24)
Şu anda 33 yaşında önceliğiniz sırt çantanızı alıp çıkmakmış ya. .bu hep böyle kalmayacak, yaş ilerledikçe öncelikler değişecek. Kendinize 43, 53, 63, 73 yaşında hayali ya da gerçek idoller bulun. Onların önceliklerini bir sorgulayın derim ben.

Onların önceliklerinde de yapılmış ve büyümüş çocuk ya da çocuklar yoksa, mesele yok. Yapmayın o zaman.

Yapmayacağım ya da iyi ki yapmamışım diyenleri gördüm de, keşke yapmasaydım diyeni hiç görmedim ben.
0
Mirket
(09.11.24)
@Mirket

O sadece bir rnek, söylemek istediğim herhangi bir sorumluluğun veya seni bağlayan bir şey olmaması, bunu demek istiyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(09.11.24)
Örneğe takılıp kalmadan cevapladım. Anafikri anladım ama cevabım bu.
0
Mirket
(09.11.24)
Keşke yapmasaydım diyenler toplum baskısından ve bunun tabu olmasından dolayı söyleyemiyorlar. Mesela şöyle bir topluluk var: www.reddit.com

40 yaşında ve çocuk istemeyen biri olarak söylüyorum, çocuk dünyanın en munis ve akıllı çocuğu da olsa, zihnsel ve fiziksel engelli de doğsa aynı özveriyle ve sevgiyle bakacağınıza güvenmiyorsanız, her türlü riske rağmen "kesinlikle çocuk istiyorum" demiyorsanız yapılmaması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
0
kobuzchu kiz
(09.11.24)
bence siz cocuk genel olarak istemiyorsunuz ya da su an istemiyorsunuz.

simdi yapsaniz cocugunuzu seversiniz tabii ama mutsuz olursunuz gibi geldi. cocuk isteyen biri ama özgürlügüm kisitlanicak yhaaaa diye düsünmez.
0
robert bosch
(09.11.24)
Benim mantığıma göre kimsenin çocuk sahibi olmaması lazım, dediğim gibi bu benim düşüncem, bu benim hayata bakışım. Bir de eğer çocuk istiyorsa kişiler lütfen babalar kendilerini konunun dışında bırakmasın, sürecin hep içinde olsunlar. Bebeğin bütün bakımını anneye yükleyip kenara cekilmesinler.
0
rock n roll
(09.11.24)
net şekilde çocuk istemiyorsunuz yapmayın.
not: yaptılar...
0
basond
(09.11.24)
keşke evli olsam da böyle bir derdimiz olsa...
0
bogurtlenliporsuk
(09.11.24)
Selamlar, öncelikle çocuğa sürekli aynı sevgi ve özveri ile bakacağım demek ütopik ve grotesk bir şey, insanız sonuçta, bunu diyemezsiniz.

Sizin arkadaşınız olsam ve akşam bira içerken sorsanız bunu direkt "abi siz yapmayın bence" diyeceğim bir şey olurdu bu, yukarıdaki söylediklerinize göre.

İmza: iki kız çocuk babası.
0
devorgilla the gunslinger
(09.11.24)
ben yarın öbür gün evlensem ister miyim diye düşündüğümde sizin düşündüğünüze benzer negatif düşünceleri düşünüyorum, öte yandan sizin cezbedici gelmiyor dediğiniz şeyler bana cezbedici geliyor bu yüzden kararsız kalıyorum (senden ve sevdiğin kişiden izler taşıyan bir şey dünyaya getirip yetiştirmek başlı başına çok büyük bir kendini gerçekleştirme tatmini). size onlar da cezbedici gelmiyorsa niye böyle bir kararsızlığınız var anlamadım istemiyorsunuz işte.

insanlar neden yapıyor diye soruyorsanız dediğim gibi kendini gerçekleştirme tatmini var, neslini devam ettirme arzusu var bunlar içgüdüsel şeyler tabi insanda farkında olmadan bulunan arzular. annelik, babalık bir sosyal statü aynı zamanda her şeyden bağımsız bunu isteyenler de var tıpkı karı ve koca olmak gibi. en mantıksal tarafı da yaşlandığında sana yardımcı olabilecek biri olması. evlat gidip annesini babasını evine alıp bakıcak manasında demiyorum da sonuçta bi kuruma yerleştirilecekse de evlat ilgilenecek, bi operasyon geçirecekse de evlat. yaşlı başlı insanların bu tarz şeylerle uğraşması zor bir yerden sonra. hele çok paran yoksa iyice sıkıntı yaşatır yaşlanıp yalnız kalmak.
0
semaforo de medianoche
(09.11.24)
istiyoruz ama ülkenin durumu para durumu vs. desen farklı bişey derdim de, siz baya istemiyor gibi duruyorsunuz sanki. Fakat eşin isteyip sana mı söyleyemiyor ona bi emin ol. (veya 3-5 yıl içinde yapmazsanız bir daha yapamazsınız diye mi son bir düşünüyor vs.)

bu arada hayat evlilik öncesi ve sonrası olarak da ikiye ayrılıyor. Kimisi aynı cümleleri evlilik için kurabilir mesela.
0
nhk ni youkosu
(09.11.24)
İnsanlar her gününü bugünmüş gibi sanıyor. Asıl yanılgı bu. Şu an çocuğun yok ve bu pencereden bakıyorsun. Ama asıl soru şu: peki kıyasını yaptığın şu anki hayatın hep aynı mı kalacak? Hep aynı yaşta ve dirilikte mi kalacaksın? Ya da aynı sağlıkta mı olacaksın? Ya da hep aynı yerde mi yaşayacaksın? Yanındaki eşin ya da aile büyüklerin hep yanında mı olacak? Yıllar hızlıca geçtiğinde belki de yapayalnız kalacaksın. Demem o ki çocuk hep ufak tefek durmadan kaka yapan bir canlı değil. Ona bir şans veriyorsun ve çıktığın hayat yolculuğunda seninle yürüyen, seninle kürek çeken, seninle dinlenen, sana her anlamda ortak olan ve günü geldiğinde de senin arkanı toplayan/ belki de seni gömecek birini yaratıyorsun. Korkunç bir sorumluluk gibi gelebilir kulağa ama insanoğlu binlerce yıllık medeniyet evrimini bir mağara ininde başlattı, milyarlarca insan geldi geçti dünyadan bu döngü ile. Daha iyi bir alternatif yok buna. Demem o ki çocuk yapmak ciddi bir iştir, ama yapmaktan korkacak kadar da değildir. Hayat uzun ve güzel;yalnız yaşayıp heba edilemeyecek kadar hem de...
0
bugisme
(09.11.24)
Bir de bana yaslandigimda bakar diye düşünüp çocuk isteyen insanlara şaşıyorum. Mesela ya bakmazsa? Belki de kaç yaşına gelirsen gel hep sen çocuğuna bakmak zorunda kalacaksın. Engelli ya da hasta bir çocuğun varsa, bu çocuk hep çocuk olarak kalmayacak, yetişkin olduğunda da sen de daha çok yaşlanacaksın bir de yatağa bağımlı bir durumu varsa 70 yaşında bile olsan onun bezini alabilecek misin? Onu kaldırıp, indirebilecek gücün olacak mı?

Bir başka ihtimal de çocuk, sorunları olan bir çocuk olsa ve bu yetişkin olduğunda da devam etse her gün gidip onu karakoldan , adliyeden alabilecek misin yaşın kaç olursa olsun?

Ben bu tip konularda hep kötü ihtimalleri düşünürüm.
0
rock n roll
(09.11.24)
Valla biz de aynı durumdayız, günün birinde bir çocuk yapıcam ama yaşımız da geçiyor, ama bi yandan da gitmek istediğim yerler görecek günler var. O yüzden bir kararsızlık hali içindeyiz. Maddi dertler bir yandan, kaynanamın her gün arayıp ne zaman çocuk yapacaksınız diye baskı yapması bir yandan.

Bence çocuk yapın bu arada ama şimdi değil, biraz daha bekleyin 35 yaşında filan yapın. Ben öyle yapıcam sanırım.
0
turuncu tonlarda
(09.11.24)
@sanemkk

İç karartmak istemezdim aslında ama bunlar da hayatta olabilen şeyler. Keşke hiç kimse böyle ihtimallerle karşılaşmasa. Ben bu konuda gerçekten hep kötü ihtimalleri dikkate alıyorum.
0
rock n roll
(09.11.24)
Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras hiç var olmayacak olmalarıdır. | Arthur Schopenhauer
0
ananiyimioguz
(10.11.24)
buna siz karar veremezsiniz, eşiniz karar verecek.
çiftler çocuk kararını birlikte aldık sanarlar, fakat aslında kadın istediğinde olur.

bana kalırsa bunları düşünüyorsanız bir süre daha erteleyin.
çocuk yapma işini de o kadar büyütmeyin, eğer olursa o kendi kaderini yaşayacak.
0
nuisance2
(10.11.24)
hemen çocuk yapın. çok düşünmeyin. yaşınız da uygun. 4 tane tavsiye ediyorum.

çocuk sahibi olmanın sizi zindana atacağını nereden çıkardınız? düşünceleriniz sizi yanıltıyor.
çocuk iyidir. evliliğin neşesi, direği ve çiçeğidir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(10.11.24)
Hayatinizi karartmak istiyorsaniz yapin
0
Zetnikov
(10.11.24)
cocuk isi zor, cocuksuz bir hayat ile alakasi yok.
FAKAT, size sarilip bir opucuk kondurdugunda butun dertler kayboluyor.

cocuk evlilik bence kopuksuz kahve gibi bisey, cocuk isine girilmeyecekse zaten evlilik hele bir erkek icin, gavurlarin tanimi ile "golden handcuffs".

o yuzden, yapistir diyorum panpa. 35'den sonra kadinlar icin riskli. bir tane de olsa yapmak lazim. yoksa eksikligini ilerde hissedersiniz.
0
cooperr
(10.11.24)
Çevrenizde nasıl insanlar var, çok bilmiyorum ama çocuk olunca sırt çantanızı kapıp istediğiniz yere gidemeyeceğiniz doğru. Yanınıza almanız gereken bir minik ve onun sırt çantası da oluyor.

Biz 2.5 yaşında çocukla 6 hafta çadır kamplı tur yaptık mesela, benim hayatımın en güzel tatiliydi. Bu yaz için de 6-7 haftalık başka bir tur planlıyoruz ama bu sefer iki çocukla.

Çocuğun sizin özgürlüğünüzü kısıtladığı süre toplam 50 gün kadar. Sonrasında siz kendinizi kısıtlarsanız, çocuk sizi o kadar kısıtlamış oluyor. Pazar sahanı üstünüze atlayan şirin bir bebek hariç.

Çocuk yaparsınız yapmazsınız bilmem, zaten buradan da bir şey söylenmez. Ben baba olunca böyle bir şey yaşamadım, onu söylemeye geldim. Sizin yaşayıp yaşamayacağınız da size bağlı.
0
babilfish
(10.11.24)
(14)

ahlak anlayışım sıkıntılı mı?

sanemkk
mesela sokakta sevişen insanları videoya alıp eğleniyorlar ya, ben sadece çekene sinirleniyorum. diğerlerine karşı içimde hiçbir his oluşmuyor. nötrüm. oh ne güzel yapıyorlar da demiyorum ama bunu videoya alanlara, eğlenenlere, bunlara kızanlara tahammül edemiyorum.duyuruda da kimse yok ama yine de
mesela sokakta sevişen insanları videoya alıp eğleniyorlar ya, ben sadece çekene sinirleniyorum. diğerlerine karşı içimde hiçbir his oluşmuyor. nötrüm. oh ne güzel yapıyorlar da demiyorum ama bunu videoya alanlara, eğlenenlere, bunlara kızanlara tahammül edemiyorum.

duyuruda da kimse yok ama yine de sorasım geldi.
0
sanemkk
(09.11.24)
islama göre sıkıntılı.
0
WithWorth
(09.11.24)
Birini gizlice çekmek büyük bir suç.
Bizde maalesef "bizi ilgilendirmiyor" diye bir düşünce yok. Her şey herkesi ilgilendiriyor, kafamı çevirip işime bakayım diye bir şey yok.

Şimdi, sokakta sevişmek yani bilemedim bende de bir duygu uyandırmıyor denk gelsem çevirir kafamı yoluma devam ederim bireysel olarak nötr, ama ne bileyim bir çocuğa denk gelse böyle bir görüntü onda nasıl bir iz bırakır, neleri nasıl etkiler bu konuları da düşünmek lazım.
Ben çocukken yolda işeyen adam görmüştüm küçücüktüm ilk kez böyle bir şeyle karşılaşmıştım berbat bir insandı ve iğrenç bir şekilde bunu gösterip pis pis gülmüştü hala unutamadığım en kötü anılarımdan biridir. Bir sürü korkumun temelidir.

Bir de şunu düşünmek lazım bu insanlar neden sokakta sevişiyor, insanların otele gidecek, evini ayırabilecek bir maddi gücü yok.
Sokaktakiler için bunları düşünürüm ama geçen dağ başına çıkıp sevişen insanları bile bulup çekmişler, burada onlara bir şey diyemezsin daha ne yapsınlar ki. merkezden uzaklaşmış kimsenin olmadığına emin olmuş belki fantezisidir böyle seviyordur yani insanları biraz rahat bırakmak lazım.

Gördüğün gibi kafam bu konuda çok karışık :)

İçimi dökmüşüm soruna cevap vermeyi unutmuşum.
Senin de ahlak anlayışın sıkıntılı değil. kendi işine bakanlardansın bu çok normal.
0
mutekebbir
(09.11.24)
Bu durumu videoya alan insana kızmam, tepki gösterene de kızmam. Bence sokakta sevismek normal değil. Fakat bir kadın taciz edilirken, darp edilirken de aynı tepkiyi vermiyor ve müdahale etmiyorsa işte o zaman bu ne ikiyüzlülük derim. Madem bu kadar duyarlisin toplumun dinamiklerine buna neden ses çıkartıyorsun derim.

Ben artık her iki duruma da ses çıkarmayanlardanim. Artık sadece kendimi ve sevdiklerimi düşünüyorum.
0
dedeminhirkasi
(09.11.24)
Sokakta sevismek dünyanin her yerinde absurd ve de etik disidir dolayisiyla videoya alanlari asla garipsemem. Garip olani ifsa eden onlar çünkü.
0
Yourcousinmarvinberry
(09.11.24)
Sivil olarak çekenleri bilemiyorum.
Haber amaçlı çekenler ona is getirecek bir şey olarak bakıyordur, çünkü böyle haberler tıklanır.
0
encokbenisevinnolur
(09.11.24)
yok degil. cekip koyanlar sapik bence sanem apla.
sokakta sevisen insanlar da genelde ergenlik caginda, genc insanlar oluyor. sanki hic kimse kücükken disarida bisiler yapmamis gibi birileri daha az dikkatli yapti diye linclenmeye kalkiyorlar.
0
robert bosch
(09.11.24)
Çok ortalıkta değilse görmezden gelmek zor değil, islamın kurallarının bekçisi de ben değilim başkalarının arzularının bekçisi de ben değilim

Eskiden eve giderken büyüük bir parkın içinden geçiyordum, belirli karanlık ve kuytu köşelerde yiyişen öpüşen üniversiteli gençler oluyordu, parkı avcumun içi gibi bildiğimden bu köşeleri biliyordum, farkedince içimden gençlik bee kanı kaynıyor deyip geçmek zor değil
0
grimavi
(09.11.24)
Aynı fikirdeyim
0
gabe h coud
(09.11.24)
Seninle aynı düşünüyorum ama video çekenlerin amaçları farklı, konunun ahlaki olduğunu düşünmüyorun bence daha çok kıskançlık gibi
0
gilbeys
(09.11.24)
Bir insan bunu videoya alıyorsa sapıktır. Senin ahlak anlayışında sorun yok. Görürsem böyle bir şey kafamı çevirir giderim, beni ilgilendirmez.
0
rock n roll
(09.11.24)
İslam'a göre sıkıntılı falan değil, Hz. Muhammed'in davranışı üstlerini örtüp geçmek mesela. İfşa etmek dikkat çekmek değil. Onların ahlak anlayışıyla aynı anlayışta olmamak ama hem onlara hem de topluma zarar gelmesini de önlemek İslam'ın uygun bulduğu.
0
muhayyer divan
(09.11.24)
Benim için uygun olmayan bir davranış olsa bile, o davranışa yönelik, ondan daha uygunsuz bir şey olduğunda diğerini korumaya başlıyorum ben de.

Sanırım fırsatçılık ve şovmenlik benim için en ahlaksızca şeylerden biri. Bahsettiğiniz durumda da, örneğin parkın ortasında çırılçıplak soyunup baya ilişkiye girmeyi uygunsuz görüyor olsam da büyük ihtimalle aslında günlük hayatında haşeremsi bir karaktere sahip olan birinin mal bulmuş mağribi moduna girip orada fırsattan istifade parlama fırsatı görmesi son derece mide bulandırıcı geliyor. Diğerinden çok daha büyük bir sorun oluveriyor benim için.
0
akhenaten
(09.11.24)
kamuya açık alanda video çekmeyi ahlaksızlık olarak nitelendiriyorsanız evet, çelişkili bir durum. kamuya açık alanda video çekmek neden kamuya açık alanda sevişmekten daha kötü olsun ki... ahlakçı perspektiften bakmasak bile sokakta sevişen kişilerin tepki görmeyi, yakalanmayı ya da videoya çekilmeyi göze alması gerektiği sonucu çıkar.
0
zgrydn
(14.11.24)
Hiç öyle görüntü alan görmedim. Görsem müdahale ederim.

Bir daha düşündüm de,
Diğerlerini de ayıplarım.
Sevişmek, bir şeyler yemek, geğirmek, os.rmak, sı.mak, diş arasına kaçmış bir şeyi kürdanla ya da eli ağza sokarak çıkarmak, araya kaçmış tangayı ya da sıkıştıran bokserı düzeltmek, kıç kaşımak, hatta şapur şupur öperek çocuk sevmek...
Bazı şeyler ortalıkta yapılmamalı.
0
Mirket
(14.11.24)
(28)

Rakı sever misiniz?

Bir ben var benden şurada
Ben hiç alışamadım, siz?
Ben hiç alışamadım, siz?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.24)
Bi yaşa kadar pek sevmiyodum. Acı da gelmiyodu aksine fazla tatlı geliyordu. Şimdi seviyorum
0
nundu
(06.11.24)
Mecburen içmeye başladım.
Bir süre sonra her yemeğin yanında ister oldum.
Evet bir ege sahil kasabasına damat gittim ve herkes bizim ayran içtiğimiz gibi rakı iciyorken ben de mecburen içmeye başladım.
0
etna
(06.11.24)
Ben genel olarak içki içmesini seven bir insan değilim ama mecbur kalsam kafama silah dayayıp birinden birini seçmemi isteseler rakı yerine kolonya içmeyi tercih ederdim en azından kokusu güzel.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
sevemedim. baskın bir tadı var. ferahlatıcı içkiler vardır kokusuyla falan haz verir tekila gibi, cin gibi... alkol sağlığa zararlıdır...
0
exlibris
(06.11.24)
zaten artık içki içmiyorum da içtiğim zamanlarda da bi daha içersem siksinler beni demiştim. kokusundan bile hoşlanmıyorum geçtim tadını
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
İçki içtiğim dönemde bira, viski ve rakı içerdim yalnızca. Rakı en son tercihimdi ama canımı da sıkmıyordu.
0
hedep
(06.11.24)
1- küçük yudum al sonra bekle sohbet koy yavas yavas iç acele etme muhabbeti koy cok tatlanıcak o masada

2- meze koyman lazım ozellıkle peynır olmalı baslangıc olarak 1 yudum rakıdan sonra cok az kucucuk peynırden al agzın alıssın acısını alacak peynır yavas yavas devam

3- rakı içerken ozellıkle masadaki insanlarda cok onemlı eger cok sevdıklerın ve sohbet guzel olmazsa da ıcılmez
0
Zetnikov
(06.11.24)
cok severim özellikle yazin karpuz peynir ile.

tekirdag gold, beylerbeyi göbek icimi daha rahattir. yeni raki kötü.
0
robert bosch
(06.11.24)
Sevmem.
0
rock n roll
(06.11.24)
Eskiden epey severdim. Artık sevmiyorum. Adabı var muhabbetini, ikinci kadehte yamulanları, rakı içilen mekanları, üçüncü kadehte bağırarak konuşmaya başlayanları ve bangır bangır müziği ile kültürünü de sevmiyorum. İçtiğim zamanda da arkadaşlarla evde içmeyi severdim. Dili uyuşturduğu için yoğun tatları olanlar ve ısı dışında yediğinden tat olarak bir şey anlamıyorsun zaten. Tadı da ertesi günü de kötü.
0
nawar
(06.11.24)
hastasıyım. 2002den beri keyifle rakı içerim. özellikle yemek yaparken içmeyi severim. yanıma kadehimi koyup, takılır(d)ım.
eskiden kulüp rakıdan başkasını içmezdim. şimdi maalesef ne bulduysam onu içer oldum.
malum, pahalılık.
0
strawberry first
(06.11.24)
Sevmiyorum, lezzetini sevmediğim içkiyi içemiyorum, rakıyı da hiç sevemedim.
0
mutekebbir
(06.11.24)
Muhabbet, eş dost ve mezeyle gidiyor. Bir de şalgam
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.24)
Liseden beri icmeme rağmen benim de bünyem alışmadi hiçbir zaman. 3-4 kadehi geçtiğim anda o gecenjn sonunda ya da sabahında kesin kusarim. (Ancak 5-6 kadehle zaten kafa hoslasiyor)

Ancak seneler sonra fark ettim ki benim sorunum meğerse reflu imiş (liseden beri) ve Benim içkim viski imis. (Refluyu harekete geçirmiyor rakı ya da şarap gibi)

Bu sebeple rakı sevmiyorum ama lise arkadaşları ile bir araya gelince bir şekilde içiyorum, o masada etil alkol olsa içersin zaten :)
0
makbur
(06.11.24)
bayılıyorum. olsa da içsek
0
abelardo
(06.11.24)
Minik minik, gıdım gıdım içersen seviyorum. Gerçi bir ara biri bana lıkır lıkır içirmişti ve kafam epey güzelleşmişti ama onun gibi içirebilen olmadı. Kendim öyle içebilecek biri değilim. Severim, ayrı.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Çok severim
0
mirty
(06.11.24)
nefret ediyorum. zaten tadı güzel olsa o kadar meze hazırlanmazdı derler ya, hak veriyorum. fransa'da "aha aynı rakıya benziyor" diye ricard diye bir şey denettiler, meraktan bir kadeh içeyim dedim ondan da nefret ettim. alkole bayılmasam bile bira, şarap, cin, tekila çok severim. viski, vodka da içerim.
0
duguit
(07.11.24)
Her içkiyi eşlik etmek için azar azar içebilirim rakı hariç. Leş gibi kokuyor

Kaleci +1
0
kullanicadi
(07.11.24)
hiç sevmedim. bir tanesi biraz şekerli gibi ondan zorda kalınca içtim. toplamda 5-6 kadeh içmemişimdir ömrü hayatımda. iğrenç bir şey.
0
gabe h coud
(07.11.24)
rakının marka ve yapılışına göre değişen bir şey. sevmediğim şey yoğun ve baskın anason kokusu. ve son dönemde aşırı tatlandırılması. baskın anason kokulu ve yoğun şeker tatlı rakıları içemiyorum.
0
phonex
(07.11.24)
sevmem, alisamadim.
anason hosuma giden bisey degil, millet neden bu kadar bayilip ayiliyor onu da anlamis degilim.
sarap candir, olmadi craft bira.
0
cooperr
(07.11.24)
yaklaşık 30 senedir içiyorum diyebilirim, son 5-6 senesi haftada 4-5 gün ortalama. rakıyı heralde hayatımda 10 defa falan içmişimdir. En son da heralde 20-25 sene önce flndı. Öyle sevmiyorum yani, memleketimi söylesem şaşar kalırsınız :)))
0
kumandanim
(07.11.24)
Severim. Sofrası güzel oluyor.
0
auroraaurora
(07.11.24)
@nundu +1 cin tonik, viski vb. denemelerim oldu ama rakıya döndüm geri.
0
mikahakkinen
(07.11.24)
Sofrası güzel oluyor diye alıştım ben de.
0
ruhen hastayim ben
(07.11.24)
Ben seviyorum, nedeni yok :D Alkollü içecekler görece geç yaşlarda tüketilmeye başladığından damak zevki çoktan yerleşmiş oluyor. Haliyle 20lerin başında bir şeyler içenler zaten genelde tat için değil yarattığı etkiler nedeniyle içiyorlar. Ancak zaman içinde bir damak tadı gelişiyor. Size uymamıştır demek ki, çok da üstüne düşünmeyin bence.
0
akhenaten
(07.11.24)
Rakının markası ve çeşidi inanılmaz fark ediyor. Rakıyı çok sevmeme rağmen beni öldürseniz mesela yeni rakı içmem, içemem. Bir de yanında su değil şalgam, mümkünse acılı (acılı yiyemem normalde ama şalgam acılı olduğu zaman o rahatsız edici koku ya da tadı 0'lıyor). Araya da çay (çay da hiç sevmem ama rakıyı o da 0'lıyor hhahah).
0
charbiel
(07.11.24)
(17)

rakı mezeleriniz neler?

ala09
selamlarhiçbi şey olmasa bile girit ezmesiyle akar gider diyorum. sizinki ne?
selamlar

hiçbi şey olmasa bile girit ezmesiyle akar gider diyorum. sizinki ne?
0
ala09
(06.11.24)
Girit ezmesi sırf isminden rağbet görüyor, kırık peynir salatası olsa bu kadar ünlü olmaz :) ama yine de hazırlaması basit ve lezzetli

Seni kırmıyoruz
- girit ezmesi
- patlican salatası
- yazın yoğurtlu semizotu kışın havuç tarator, az öz üç meze seçtim
0
grimavi
(06.11.24)
Kavun.

Balıkla da çok hoş gidebilir, yemiştim ama unuttum nasıldı. Birinin bana hatırlatması lazım.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Bazen evde hicbir seysiz bile icerim. Ama meze istiyorsam favori 3 turun;

-girit ezme
-lakerda, hamsi fume, ciroz vb. balikli bir meze
-yogurtlu bir meze (kopoglu, kabak vs)
0
mor oje
(06.11.24)
-olmazsa olmaz bir et ürünü (kırmızı et - köfte - balık -tavuk vs.)
-atom
-havuçlu tarator
-haydari
-kırmızı soğan ve domates ikilisinden salata
0
sizofren06
(06.11.24)
Patlıcan salatası ve peynir olmazsa olmasın. Takidan önce az mercimek çorbası içerim. Mideyi yatistiriyor
0
deer hunter
(06.11.24)
fav sırasına göre
1- lakerda
2- çiroz
3- ızgara enginar
4- cevizli kuru domates
5- deniz börülcesi
6- atom

ve mutlaka salata, mümkünse peynirli roka salatası ama peynir çok koyun kokuyorsa yeşil salata dahi kafi.
0
awlmi
(06.11.24)
Peynir
Havuç tarator
Acılı ezme
Deniz börülcesi

Biri yoğurtlu
Biri yeşillik
Biri salata ve acılı
Lakerda ayrı bir boyut tabi, olması fark yaratır
0
etna
(06.11.24)
yağ ve baharat içinde bekleyen kuru domatesleri küp küp bölüp tavada baya kıtır olana kadar kavurmak mayonezli sarımsaklı yoğurt karıştırıp bu kavurgaları üzerine koymak.
atom denilen mezenin domatesli ve acısız hali
0
eja
(06.11.24)
Balıkla birlikte kalamar tava, karides güveç, kavun ve beyaz peynir. Kırmızı etle birlikte atom, köpoğlu, haydari ve acılı ezme.
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
kavun ve peynir ile her zaman sinirsiz icebilirim.
0
kassiopeia
(06.11.24)
evde sadece buzlu badem.

raki icmeden bir gün önce, raki icerken yiyecegim kadar cig bademi bir kavanoza koyuyorum, icine su dolduruyorum ve buzdolabinda bir gün bekletiyorum.

bir gün sonra buzlu badem hazir - suyunu süzüp bir kaba kaldir, kabugundan kolayca soyulabilir hale geliyor.
0
kimi raikkonen
(06.11.24)
dostum tatildeyken levrek bugulama mı ne oyle bısı geldi
tadı boyle ekşimsi sarı kremamsı bısı deli oldum resmen favorı mezem o
0
Zetnikov
(06.11.24)
kendi başıma içeceksem (ki yalnızken rakı pek tercih etmem), çerez ve meyve bile yeter.

ama sofra için meze arıyorsak:

en az bir çeşit peynit, yağlı sert bir peynir, mesela ezine. isterseniz girit ezme gibi şekilli yap, ister sadece dilimle koy.

en az bir çeşit yoğurtlu, hatta sarımsaklı yoğurtlu meze. ister atom yap, ister yoğurtlu patlıcan, ister yoğurtlu semizotu, haydari, havuç tarator.

en az bir çeşit de ekşili, limonlu, asitli bir meze. salata olur, acılı ezme olur, kuru domates olur.

bonus olarak patlıcan inanılmaz yakışıyor. mezelerden biri patlıcanlı olsun. bunu ister köz patlıcanla söğürme gibi salata olarak yap, ekşili asitli meze sınıfına koy, ister sarımsaklı yoğut ve biraz tahin katıp mütebbel yap, keyfine kalmış.
0
kibritsuyu
(06.11.24)
Yoğurtlu patlıcan
Enginar
Köpoğlu
Ekmek
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.24)
tuzlu fıstık. çoğu kişiye tuhaf geldiğini duydum ama benim fiksimdir.
0
brakgn
(06.11.24)
Haydariye bayılıyorum ben rakının yanında. bi de güzelce olgunlaştırılmış beyaz peynir.
0
antihero
(07.11.24)
atomm. olmazsa olmaz. ama rakı içmem. bunu direkt gömerim.
0
gabe h coud
(07.11.24)
(18)

Aksanlı konuşmak ve yapmacıklık sorunsalı hakkında bakabilir misiniz?

Zetnikov
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasadasoyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.ornegın bır amerıkalıyı
uzun zamandır ingilizce konusuyorum 2 tane aksana hakimim mükemmel olmasada

soyle bır sıkıntım var. aksanlı konusunca insanlar ooo guzel falan begenılıyor ama ben konusunca kendımı yapmacık hıssedıyorum kendim gibi değilmişim gibi hissiyata kapılıyorum ve bu sorunu aşamıyorum.

ornegın bır amerıkalıyı taklıt etmek konusurken benimsiyemedim tam olarak nedendir bilmiyorum konusurken gormemıslık sendromu yasıyor gibiyim tabi bu benım kuruntum olabılır.

dedıgım gıbı cevremden olumlu yorum alsamda sankı ozentı damgası yıyebılır mısım gıbı de bı kafa yasıyorum


bu sebeple daha standart bir sekılde yuvarlamadan konusuyorum.
bu seferde sanki verdigim o kadar emek bosuna gıtmıs gıbı gelıyor

ısın ıcınden cıkamadım.

sız aksanlı konusuyor musunuz bu konuda ne yapmamı onerırsınız

sızce senelerdır kendımı gelıstırmısım ortalama bır telaffuzla kendım olarak mı konusayım yoksa amerikalı gibi ileri seviye ama bir taklitci mantıgıyla mı konusayım

dip not : bu sorun yurt dısında yoktu TR ye gelince böyle aksansız konusmaya basladım
0
Zetnikov
(06.11.24)
Benim, ingilizcem fevkalade değil. Çok iyi konuşuyor olsaydım da asla kasmazdım kendimi aksanlı konuşmak için. Yabancılar bizim nasıl konuştuğumuza hiç takılmıyor mesela. Konuştuğumda karşımdaki beni anlıyor mu cevap verebiliyor mu, ben onu anlıyor muyum ve cevap verebiliyor muyum? benim için bu önemli. Bir de aksanlı konuşmak için niye zorlayım kendimi. Benim ana dilim ingilizce değil ki. İngilizce benim sonradan öğrendiğim bir dil.
0
rock n roll
(06.11.24)
turklerle niye ingilizce konuşuyosun? yabancı biriyle konusuyorsan da o kendi aksanına baksın napalım yani. dil taklittir zaten
0
ala09
(06.11.24)
Aksanlı konuşmak kötü algılanıyor sanki karşıya yaranmaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Onlar basıl Türkçeyi konuşurken aksan yapmıyorsa ben de yapmıyorum. Ha yapana da neden yapıyorsun demem.
0
olaylar olaylar
(06.11.24)
Kelimelerin ağzından aksanlı çıkması için ilgili ülkede bulunuyor olması lazım. Türkiye'de aksansız konuşman çok normal, çünkü İngilizcenin aksanlarını kullanmanın doğru olduğu bir yer değil burası, ayrıca sen de İngiliz veya Amerikan veya bir başka milletten değilsin, kendi ülkende yabancı dili kullanmak zorunda olduğunda aksanlı konuşmana yani daha fazla enerji harcamaya gerek yok. Dolayısıyla emeğin boşa falan gitmiyor. Yıllık izinleri de yurt dışında tatil yapmaya çalışırsın veya ilgili bölgelerden edindiğin arkadaşlarınla sıklıkla konuşursun, aksanını da kaybetmezsin. Üzülecek gerilecek bir şey yok.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Geçenlerde İdil Bilgen'in bir zoom yayınındaki konuşmasında "miss world" demesine denk geldim, world kelimesi sonuna kadar aksanlıydı ve bizimle konuşurken bu şekilde konuşması çok ağırıma gitti, kanıma dokundu. Yapmacıklıkla ilgisi olmasa da ben bir İngiliz'i veya Amerikan'ı dinlemiyorum, bir Türk'ü dinliyorum, bir Türk olarak.

Bunun en güçlü açıklamasını Fransızlara Japonlara Çinlilerr sorarsan anlatırlar.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
ana dilin değilse aksan bildiğin yapmacıklık. onlar gibi olma çabası. aksan ileri seviye veya iyi ingilizce konuşmak demek değil ki.
bu türkçe konuşanlar içinde böyle. adam doğuda şiveli konuşuyor batıya gelince istanbul Türkçesine dönüyor.

bu durumda en çok bizim türklerde var. izlediğim youtube videolarında hep türkler bu amerikan aksanı yapma çabasında. asyalıya, afrikalıya hele hintlilere bakıyorsun kendi aksanında bam bam konuşuyor. bir bizimkiler özenti.
0
my fault
(06.11.24)
abi kasmayın aksan için ya, karşındaki native olsa bile senin aksanını hiç sallamaz. onun yerine mümkün olduğunca sözcük dağarcığınızı geliştirin. grammer bile bir yere kadar. ben bir şirkette ihracatta çalışıyorum. anadili ingilizce olmayan yüzlerce insanla ingilizce konuşuyorum. bir cümleler kuruyorlar kafayı yersin ama ne dediğini anladıktan sonra hiç sallamıyorum. Turkish english en güzeli. Önemli olan söylemek istediğin şeyi karşıdakinin anlaması, onun söylediğini de senin anlaman. gerisi hikaye geliyor bana.
0
mustafakesekci
(06.11.24)
Ayy doğru dürüst telaffuz bilmeyenler takılıyor birinin aksanlı konuşmasına. Yapamıyorsak sorun yok ama yapabiliyorsanız geri durmayın bence. Özellikle eğitimci iseniz daha iyi aksanlı konuşmanız. Çocukların kulak aşinalığı gelişiyor. Yurt dışında veya yabancı birini dinlerken zorlanmıyorlar. Ek olarak zaten İngilizceye çok maruz kalan veya çocuklukta düzgün öğrenen herkes genelde aksanlı konuşuyor.

Özellikle Türkçede bulunmayan a-e arasındaki açık "e" sesi ve "i-ı" arasındaki sesleri çok çıkaramıyoruz milletçe. Bu ve benzeri sesleri düzgün çıkarana direkt aksan kasıyor diyorlar ama alakası yok. Dil konusundaki kompleksleri asla yenemeyen ve bu yüzden bu konuda bir gıdım ileri gidemeyen bir toplumuz.
0
playing star again
(06.11.24)
Türk'ün cehenneme ihtiyacı yok, biz çekiyoruz birbirimizi aşağıya :(

Ben bu durumu lisedeyken Almanca için yaşadım. Düzgün aksanla konuşunca aşağılamak adına "Almancı" derlerdi. Bu "sınavla bu okulu kazanamadın da yurtdışı kontenjanından İEL'ye giren vasatsın" demek gibi bir şeydi. Üniversiteye girince kurtuldum bu önyargıdan. Bir dilin anadiline en yakın konuşabiliyorsanız konuşmalısınız. Telaffuzu beceremeyenler günlüklerine yazarak ağlayabilirler.
0
SiyamkedisiZorro
(06.11.24)
@ala09 +1

Ayrıca onlarınki eziklik psikolojisi. İngilizceyi yeni konuşan biri gibi konuşmadığın zaman ezik hissedip, kıskanıp, utandırmaya çalışıyorlar aslında. Bunun dışında çoklu kültürel firmalarla çalıştım, denetlemeye gittim, kaç ayrı ülkeden arkadaşım var. Amerikanlar dışında Amerikan aksanı ile konuşmaya çalışan yok. Bir Almanlar biraz yanlış anladıkları Amerikan aksanı ile konuşuyor. Herkes nasıl konuşuyorsa, öyle devam ediyor. İstersen "ayh lukıt tivi" de. Karşıdaki anlıyorsa devam.

Biz de "listening" kısmını çok büyük oranda Amerikan yapımı film, dizi, oyun, müziklerden aldığımız için Amerikan aksanına kayması normal. Aynı şey İngiliz dizilerinin ya da İngiltere'de geçen dizilerin daha popüler olduğunu dönemde İngiliz aksanı için geçerliydi. Su gibi İngilizce konuşurum. Türkler ile konuştuğum zaman dışında aksan konusunda tuhaf hissettirildiğim an olmadı. O yüzden anlıyorum. Sen gönlünden geldiği gibi konuş.
0
nawar
(06.11.24)
Aksan bana hep komik gelmiştir. Lan sen Edinburg'da mı doğdun? Lancashire köyünde mi büyüdün nedir yani? İngilizin karadeniz veya kürt gibi Türkçe konuşmasını düşünemiyorum. Lan ne boş adam der geçerim.
0
Shepard
(06.11.24)
türk bir arkadaşım yanımda aksanlı ingilizce konuştuğunda benim de çok gülesim geliyor. eğreti durduğunu düşünüyorum. aksan doğal sürecinde gelişmediyse (uzun yıllar o bölgenin diline maruz kalmak gibi) bence anlamsız ki bir fransız, rus, ispanyol ingilizce konuştuğunda ana dillerini zorlanmadan tahmin edebiliyorsunuz.
0
brakgn
(06.11.24)
yapmacıklık tabi ki. aksanlı konuşmaya çalışmak yapmacıklık. ha aksanlı bir yerde yaşarsın ve orada öğrenirsin o zaman aksanın olur. ama sen türkiyede yaşıyorsan amerikan aksanı ile konusman komik. aksan öğreneceğine kelime öğrensen daha iyi. ooo güzel falan diyenler havalı göründüğü için öyle diyen dil bilmezler.
0
abelardo
(06.11.24)
dili nereden öğrenirsen öyle konuşursun. Amerikan filmlerden öğrendiysen Amerikan gibi konuşursun.

Türklerin ne düşündüğünü boşver. Ha karşı taraf anlamıyorsa aksanı düzleştirmek (bkz. Türk İngilizcesi) mantıklı ama Amerikan veya İngiliz aksanı konuşana "kasıyor" demek saçma bence.

Ben İngiltere'de bir süre yaşadım şu an da kalıcı geldim gibi inşallah. E buradaki insanları duyup onlarla konuştukça bazı kelimeler ağzımdan otomatik olarak İngiliz RP aksanı gibi çıkıyor. Bırak Türkleri, Amerikanlar duysa ne diyor bu ibiş diyebilir ama burada böyle konuşuluyor :D Türkiye'ye gelip İngilizce konuşacak olsam kendimi "düzeltmeye" yani dümdüz aşırı net konuşmaya çalışsam o da garip.

Dil taklittir. Ben olsam Amerikalı gibi yetiştiysem öyle konuşmaya devam ederdim.
Bu arada Türkçe'yi Fransa'daki doğulu bi Türkten öğrenmiş bi Fransız, baya doğu ağzıyla Türkçe konuşuyordu ahah.
0
nhk ni youkosu
(06.11.24)
aksan bence bir dili olması gerektiği gibi konuşabilmenin bir parçası. aksan yapmayanları veya yapamayanları tamamen normal karşılıyorum. ancak yapanların linçlenmesini anlayamıyorum. sonuçta her kelimenin bir doğru telaffuzu var.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.11.24)
amerikan aksanim vardir benim de. ex de amerikaliydi. cok iyi konusuyorsun falan derdi ayiptir söylemesi.

türkce aksanli ingiliyce konusurken aksansiz oldugunuzu mu saniyorsunuz...
0
robert bosch
(07.11.24)
dogru telaffuz baska aksan baska bisey.
bkz. António Guterres
adamda agir aksan var, ama telaffuzu hatali degil, her dedigi gayet net anlasiliyor.

Anadilin ingilizce degilse, ve ortaokula kadar ingilizce gormediysen aksan normal ve bence yok etmesi imkansiz.

Aksanli konusmanin bence ciddi karizmasi var, birkac dile hakim olmak kolay degil, ve bu diller arasinda kolayca gecis yapabilmek guzel olay.

falan filan..
0
cooperr
(07.11.24)
aksanlı konuşmadım hiç. aksana da sahip olmadım, 94 senesinden beri.

çünkü önemli olan anlaşılır olmak.

senin hissin önemli. yapmacık hissediyorsanız salınız gitsin. benim derdim telaffuz.
arkansas, roosevelt falan önemli.

çocukken trt spikerleri konuşurken nasıl telaffuz hatası yapmıyorlar, nasıl biliyorlar ki nasıl telaffuz edildiğini, ya benim başıma gelirse diye kendi kendime dertlenmiştim.

böyle bir geçmiş hikayeniz olabilir mi? bir yerden bir anı çakılı kaldıysa o hissi çözebilirsiniz. yurtdışında yaşamış ve buraya gelmiş biri olarak aksanlı konuşmanızda bence sakınca yok. ama salın gitsin.
0
janderzel zartanyan
(07.11.24)
(14)

tek yasamak mi ev arkadasi mi

nickie
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi bi tik daha uygun yerde tek yasamak mi yoksa ayni parayi sehir merkezinde bi odaya vererek cogu yere yuruyerek ve bisikletle giderek canli bir sosyal hayata sahip olmak mi? 32 yasinda ev arkadasi cekilir mi? (maas cok yuksek degil, orta seviye diyelim, o yuzden sehir merkezinde tek eve cikmak mumkun degil)

derdini s... demeyin lutfen. ya da diyin..
0
nickie
(06.11.24)
Kendi tercihim tek yaşamak. Çünkü şehir merkezinde de yaşasam yapabileceklerin de bir noktaya kadar, çevre de bir noktaya kadar. Eğer yorgunum, o yolu her gün her gün çekemem diyorsam şehir merkezi tabii. Ama ev yalnızlığı her evdedir. Ev arkadaşın olsa da olmasa da yalnızlık yalnızlıktır, barışmak gerekir onunla.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Ben o yaşta ev arkadaşı ve onun getireceği belirsizlik, gerginlik, rahatsızlıklarla uğraşmak istemezdim mecbur değilsem açıkçası.
0
salihdt
(06.11.24)
sehirden uzak ve tek.

gelen gidenin olur zaten merak etme. 32 yasinda fulltime calisan birinin ev arkadasiyla yasamasi cok iyi durmaz bence
0
robert bosch
(06.11.24)
karakterine bağlı. ben evlenene dek hep yalnız yaşadım. düzenli ve temiz bir adamım, evde vakit geçirmeyi ve evde kontrolün bende olmasını seviyorum, o yüzden ev arkadaşı çekemem. ki temiz titiz biriysen avrupa'da düzgün ev arkadaşı bulmak da sıkıntı. genelde bizden daha dağınık ve umursamaz oluyorlar.
0
sir gawain
(06.11.24)
Şehir merkezindeki muhit önemli çevresi nasıl. Mesela ben bir süre Dublin’de yaşadım ve şehir merkezinde kesseler oturmazdım nispeten dediğin mesafe kadaruzakta yaşadım. Normal şartlarda git şehir merkezinde ev paylaş derdim. Kaç yaşına gelmişsin ev mi paylaşıyorsun muhabbeti Türkiye’de olur, orada bunu pek takmazlar. Takmıyorlar da çünkü zaten yaşıtımız çoğu insan böyle yaşıyor. Hareketliliğe etkinliklere yakınlık gerçekten önemli. Uzaktaysan bir çok etkenin bir araya gelmesi gerekiyor bu etkinlikleri katılmak için ya da gidip bir iki şey içip kafa dağıtmak için. Ama şehir merkezindeysen daha rahat bir şekilde hadi çıkayım bir hava alayım şuraya buraya gideyim sarmazsa dönerim diyebilirsin. Benzer yaşlardayız bir şeyler yapmak için dediğin mesafenin gözümüzde büyümesi çok kolay ama yakın oldun mu o kadar da zor olmuyor.
0
air
(06.11.24)
tek yaşamaktan vazgeçmek için çok büyük sebepler gerekir. yaşadığınız yerde sosyal ortam sıfır değilse hiç gerek yok merkez + ev arkadaşına. %90 pişmanlık.
0
tukenmez adam
(06.11.24)
Sosyal ortam bekliyor, biraz da ortamlara akmak istiyorsaniz ev arkadasiyla sehir merkezi. Yok ben arada cikarim ama bi sekilde zamanla ortam ve arkadaslar zamanla oturur, evimde keyfime bakayim derseniz tek.
Bu, yasam biciminize ve insanlarla yakinlik seviyenize gore degisecek bir cevap
0
mor oje
(06.11.24)
Ben 36 yasimda ev arkadaslarimla yasamaya basladim. Kotu bi duyguydu. Su an tek kaliyorum, cok da masrafli ama ev arkadaşı istemiyorum ya.
0
Kahvedesu
(06.11.24)
Şu anda yalnız mı yaşıyorsunuz? Bence yalnız yaşıyorduysanız sonradan ev arkadaşına adapte olmak zor olur. Halihazırda ev arkadaşı var ise bir sene daha şehir merkezi deneyebilirsiniz baktınız olmadı ayrı çıkarsınız. Ama kendinizi siz tanıyorsunuz. O 30-40 dklık yol sizin gözünüzde büyüyüp iyice evcimen de olabilirsiniz, o çabayı harcamak size bağlı.
0
peki madem
(06.11.24)
tek yaşamak her türlü ağır basar bende.
0
kumandanim
(06.11.24)
ev arkadaşlığının üniversite öğrenciliğinden sonra tahammül edilebilir olduğunu düşünmüyorum.

30'lu yaşlarda ev arkadaşı çekeceğime kuru ekmek kemiririm.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ev arkadaşı + merkezi konumda ikamet
0
benibulmanlazim
(06.11.24)
Çok kişisel bir soru, ne imkan olursa olsun ben de tek yaşamak derim. Her şeyi mükemmel olsa bile hiç ikinci bir ses / nefesi çekecek, tuvalet sırası bekleyecek isteğim yok.
0
charbiel
(06.11.24)
Tek yaşamak elbette. Yine merkezi ama biraz daha küçük bir daire bakardım senin yerinde olsaydım.
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
(9)

Cenazesi Olan Diş Hekimine Çiçek

rock n roll
Selam, diş hekimimi çok seviyorum, çok tatlı bir insan. Yakın bir zamanda yeğenini kaybetti, daha bebekti yeğeni. Haftaya kontrole gideceğim. Küçük bir saksıda çiçek götürsem, başsağlığı diledikten sonra çiçeği versem tuhaf mı olur? Çiçekler genelde insanları mutlu eder ya hani, moral olur belki diy
Selam, diş hekimimi çok seviyorum, çok tatlı bir insan. Yakın bir zamanda yeğenini kaybetti, daha bebekti yeğeni. Haftaya kontrole gideceğim. Küçük bir saksıda çiçek götürsem, başsağlığı diledikten sonra çiçeği versem tuhaf mı olur? Çiçekler genelde insanları mutlu eder ya hani, moral olur belki diye düşündüm. Duyuruda da ince insanlar çok, o yüzden bir duyuruya sorayım diye düşündüm :)
0
rock n roll
(05.11.24)
Kendimce çok güzel ve ince bir düşünce olmasına rağmen, saksı çiçekleri genellikle açılış, kutlama, yeni ev hediyesi gibi güzel olaylar anısına alındığı için; başsağlığına götürmeniz uygun düşmeyebilir.
0
strawberry first
(05.11.24)
Olmaz. Guzel ani hediyesi o +1
Bi sey goturme bence.
0
Kittie
(05.11.24)
doğru olmaz. Çiçek vs gereksiz bir ayrıntı.
İncelik kapsamında sadece,
başınız sağolsun denir.
0
diyecevaplandı
(05.11.24)
çiçek verme, sarıl.
0
gabe h coud
(05.11.24)
@gabe h coud

Sarılmaya çekinirim.
0
🌸rock n roll
(05.11.24)
"yeğenim vefat ettiği için hediye aldım" düşüncesi oluşabilir, rahatsız olabilir, hassasiyetine göre değişir, ki bence diş hekimleri epey hassas kişiler olmaya çok yatkınlar, çok fazla ince noktalarla uğraştıkları için. O dikkat o ayrıntıcılık o hassasiyet hayatının geneline yayılmış olabilir. Sen daha iyi tanırsın.

Bence ona duygularını sözlü olarak ve bütün samimiyetimle anlat. Yani uygun görüyorsan. İçinde onun güvenilirliğine dair bir endişe varsa onu da yapmak zorunda değilsin. Bazen yalnızca kuru bir baş sağlığı yeterlidir. Belki bu sadece senin hassasiyetin ve inceliğindir...
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Yeğeninin anısına bağış yapabilirsin. Darüşşafaka, LÖSEV, Tev falan gibi bir yerlere, gayet düşünceli bir davranış olur.
0
sibertenik
(06.11.24)
başsağlığına giderken çiçek götürülmez +1
0
mustafakesekci
(06.11.24)
Bağış + 1
0
kumandanim
(06.11.24)
(2)

Alerjisi olanlar için yastık kılıfı ve yatak kılıfı tavsiyesi

havadakarada
Toz ve akara karşı alerjim var. Kullanıp memnun kaldığınız marka model varsa güzel olur
Toz ve akara karşı alerjim var. Kullanıp memnun kaldığınız marka model varsa güzel olur
0
havadakarada
(05.11.24)
Alerji meselesi daha çok boyasız kumaştan yapılmış nevresim ve onu yıkamak için kullanılan kimyasallarla ilgili olsa gerek. Geçmişte böyle bir soru sorulmuştu, bi aratsan bulursun diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
%100 koton yastık kılıfı ve visco(idaş) yastık kullanıyorum.
yastık kılıfı koton/ipek cinside olabilir.
deterjana katılıyorum, alerjisi olan yumuşatıcı kullanmamalı ve yatak çarşaflarını çift durulama yaptırmalı.
ps. yatmadan önce oday havalandırmak veya hava temizleyici almakta çözüm

www.idas.com.tr
0
eja
(06.11.24)
(4)

Geçmeyen alerji, burnum hep tıkalı

dejame
Normalde mevsim geçişlerinde bir alerji tutar, bir haftaya geçerdi.Bu sefer bir aydır uğraşıyorum. Sabahları hapşırıyorum, özellikle akşamları konkalarım o kadar şişiyor ki, yemek bile yiyemiyorum. Nefes almak imkansız.Nasal rinse kullanıyorum, her gün kekik/okaliptüs/lavanta yağı buharı çekiyorum,
Normalde mevsim geçişlerinde bir alerji tutar, bir haftaya geçerdi.
Bu sefer bir aydır uğraşıyorum. Sabahları hapşırıyorum, özellikle akşamları konkalarım o kadar şişiyor ki, yemek bile yiyemiyorum. Nefes almak imkansız.

Nasal rinse kullanıyorum, her gün kekik/okaliptüs/lavanta yağı buharı çekiyorum, flixonase sprey kullanıyorum ama hiç faydasını görmedim.

Alerjimi tetikleyecek bir toz durumu vardı, onu tamamen ortadan kaldırdım ama yine sonuç değişmedi.

Ne olacak? Bir süre aleri hapı/nazal spreyi mi kullanmam gerekecek? Burnumda hafif kemik eğriliği var, bir burnumdan normalde çok az nefes alabiliyorum. Alakalı olabilir mi acaba? Ayrıca spor yaparken alerjim çok azalıyor, az da olsa nefes alabiliyorum burnumdan. Ama birkaç saat içinde eski haline dönüyor.

Başka çözüm var mıdır?
0
dejame
(05.11.24)
doktor -> alerji testi -> duruma göre ilaç ve/veya aşı tedavisi.
0
orient blue
(05.11.24)
Her şeyi denedin de geçmediyse çaresi diprospan. Doktora rica et yazsın. Doktorlar pek tavsiye etmese de mucize gibi bir şey.
0
nothing in my way
(05.11.24)
Başka şeylere de alerjim var demek ki. Onu bulmak mümkün değil mi?
0
muhayyer divan
(05.11.24)
probiyotik alın. çinko alın ama sürekli kullanmayın. 1 ay max. bağışıklığınızı güçlendirirseniz semptomlar hafifler.

alerji testi +1
0
mellifica
(05.11.24)
(10)

Unutkanlık

Simsiyah
Eczaneden ne alayım?İyice mala bağladım.
Eczaneden ne alayım?
İyice mala bağladım.
0
Simsiyah
(05.11.24)
B12 testi yaptirip seviyesi dusukse b13 vitamini alin
0
mor oje
(05.11.24)
@mor oje

Direkt alsam? Hastaneden sıra bulamıyorum.
0
🌸Simsiyah
(05.11.24)
et ve ekmek
0
bir soru sorcam
(05.11.24)
en güzeli tahlil. belki magnezyum eksiktir, siz alakasız bir şey içerek organlarınızı boş yere yorarsınız?
0
candide
(05.11.24)
Kan tahlili, MR ve boyun ultrasonu gerekecek gibi görünüyor. Bir nörologla görüş.
0
Mirket
(05.11.24)
@candide +1

Yine de tahlile sabrım yetmez aile hekimlerine gidemicem diyorsan B12 depo iğnesi yaptır. Dodex var, günde 1 tane kalçadan, 5 mi 6 mı ne iğne. Yaptırabilirim dersen al yaptır.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
@Mirket

Boyun ultrasonu ne alaka, mr ne alaka? Kan değerleriyle ilgili bir konu bu.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Unutan organ beyin değil mi?

Beyinde bir problem var mı için MR
Beyin yeterince kanla beslenebiliyor mu için boyun damarları ve kan akışı kontrolü : Boyun ultrasonu
0
Mirket
(05.11.24)
önce kan değerlerine bakılıyor. orada sorun yoksa beyne bakılıyor
0
titanyum22
(05.11.24)
@simsiyah ezbere vitamin alma. Full kan degerleri +b12+d seklinde dahiliyeciden test iste, 1 gunde cikar. O zaman al. Neler dusuk veya yuksek bilinmeden alinmaz, saglik bu.
0
mor oje
(05.11.24)
(5)

Kedim İskoç battaniyemi yalayıp duruyor

muhayyer divan
SelamEvet soru başlıkta, neden?? Bugüne kadar yalamadı yalamadı da şimdi ne buldu da yalıyor anlamıyorum, gayet temiz yıkanmış bir battaniye yahi. Bir kedi neden battaniye yalar ki,böyle hipnotize olmuş gibi yalıyor...
Selam

Evet soru başlıkta, neden?? Bugüne kadar yalamadı yalamadı da şimdi ne buldu da yalıyor anlamıyorum, gayet temiz yıkanmış bir battaniye yahi. Bir kedi neden battaniye yalar ki,böyle hipnotize olmuş gibi yalıyor...
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Vitamin eksikliği. Veterinerinizle görüşmenizi öneririm. Bir başka belirti yer/toprak/kedi kumu yalama olabilir.
0
rakicandir
(05.11.24)
İskoç battaniyesi nedir?
0
10551037
(05.11.24)
Benimki kendini yaladığını zannedip yalıyor bazen.
0
nolmus yani
(05.11.24)
mal oldukları için temizleme amaçlı yaptıklarını düşünüyorum :D benim kedi de eşimin bıyıklarını, battaniyeyi falan yalıyor deli bunlar deli
0
neira
(05.11.24)
@10551037

İskoç battaniye derler ekose desenli ve yün ağırlıklı bir battaniye çeşidi, ucunda halı gibi saçakları var. Kedi yün yalıyor yani.

@neira

Bu oğlan neyi yaşadığının her zaman farkında oldu, kendinden başkasını yalamamıştı şimdiye kadar. Çok şaşkınım.
0
🌸muhayyer divan
(05.11.24)
(13)

bu paranın istenmesi usülsüz müdür?

damba
merhaba arkadaşlargeçen gün bir üniversite hastanesinde bir eğitim için mülakata katıldım, mülakattı yapan ekibin başında bir prof vardı. bu prof, eğitim için katılımcılardan 3 senelik 120 bin tl'ye yakın para istedi, bu parayı bir vakfa göndermemizi istediğini belirtti, vakfı arattığımda hiçbir son
merhaba arkadaşlar

geçen gün bir üniversite hastanesinde bir eğitim için mülakata katıldım, mülakattı yapan ekibin başında bir prof vardı. bu prof, eğitim için katılımcılardan 3 senelik 120 bin tl'ye yakın para istedi, bu parayı bir vakfa göndermemizi istediğini belirtti, vakfı arattığımda hiçbir sonuç yok internette.

karşılığında fiş fatura vermeyeceklerini, isteyenlere ancak ''bağış makbuzu'' verileceğini bildirdi.

şimdi benim anlamadığım şu, üniversite hastanesinde görev yapan bir prof, hastanenin imkanlarını ve mekanlarını kullanan bir yer; mesai saatleri içinde katılımcılara mülakat yapıyor ve para talep ediyor. para da bir vakfa aktırılacak diyor.

burada soruşturulması gereken bir şey yok mu sizce de? belli ki devletin sağladığı bi imkan değil bu eğitim, ok. peki neden devletin kurumunu ve saatlerini kullanıyor bu insanlar?

durumdan oldukça rahatsız oldum, ne yapılabilir?
0
damba
(04.11.24)
Elbette usulsüzdür, yanlış mı anladım, vakfı Google'a yazıyorsun ama hiçbir veri bulamıyorsun öyle mi?

Eğer öyleyse direkt o profun ve arkasının ifşa edilmesi gerekir, Cimer'e şikayet hatta belki suç duyurusu lazım. Ne münasebet, var olmayan bir vakfa para bağışlayıp bir de bağış makbuzu alıcan ama o eğitimi aldığına ve para karşılığı aldığına dair hiçbir belge olmayacak elinde?

Doğru mu anladım??
0
muhayyer divan
(05.11.24)
direkt elden para alamayacağı için paravan vakıf kurulmuş sanırım. soran olursa ben para mara almadım, vakfa bağış yapmalarını tavsiye ettim der.
0
brkylmz
(05.11.24)
Psikoloji öğrencilerinin zorunlu stajları için dekanlığın belirlediği bir ücret var mesela. Ya da laboratuvarlarda ve yan dallarda eğitim görmek isteyenlerden ücret talep ediliyor.
Ama bu ödeme fakültenin döner sermaye birimine yapılıyor.
Sizin dediğiniz gibi adı sanı olmayan bir vakfa ödeme istenmesi usulsüz görünüyor.
0
pro9it9is9
(05.11.24)
anlattığın kadarıyla baya usülsüzlük bu :) şikayetçi olabilmek için emin olman gerekir. vakıfı araştırmak, eğitimi kurum mu yapıyor doktorun kendisi mi? hepsinden iyice emin olmak lazım
0
avatar is back
(05.11.24)
merhaba arkadaşlar, vakfın ismi zaten çok genel, bize e-mailde de bildirdi vakfın ismini, araştırıyorum öyle bir vakıf çıkmıyor. şöyle bir vakıf mesela ''istanbul proflar vakfı'' gibi aşırı genel bir ismi.

sonra eğitimin başında vakfı tanıtıyor hoca, vakıf 2024'te kurulmuş görünüyor, ama daha önce bundan 4 sene önce aynı eğitimin duyurusunu internette de yaptığında, vakıf adına eğitimi düzenlediğini ve eğitimin parasının vakfa aktarılması gerektiğini söylemiş. aynı vakıf için 3 sene önce de para istemiş.

elimde yazdığı e-mail ve daha önce de duyurusunu yaptığı, bir internet sitesinde yayımladığı duyuru metni var aslında. vakfın gerçekten var olup olmadığından nasıl emin olacağım? hocaya sorsam işkillenir .) bir de bu usülsüzlükse, nasıl bir prof olarak bunu yazar e-mailde, hiç mi dikkat etmez diye bir düşünüyor insan.

suç duyurusu dediğiniz, bir avukat tutup mu suç duyurusunda bulunayım?
0
🌸damba
(05.11.24)
@pro9it9is9 eğitim psikoloji eğitimi, ama paranın istendiği vakfa dair hiçbir şey yok elimde, dönere gitseydi eğer nasıl alıyorlar bu parayı? yani döner dediğiniz hastanenin giderine mi yatırılıyor? karşılığında fatura vs isteniyor mu?
0
🌸damba
(05.11.24)
Bu işleri bilen bir avukat bulmak lazım, her avukat bakmaz buna ama evet bu peşine düşülmesi gereken bir iş. İstersen önce Cimer'e şikayet et, ama benim aklıma bu işten devletin çıkarının olup olmayacağı sorusu da geliyor, çıkarı varsa Cimer işe yaramayacaktır çünkü. Keşke bir avukat arkadaş çıksa şu işten anlayan, başı gözü sadakası olarak cevap verse yol gösterse...
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Vgm.gov.tr (vakıflar genel müdürlüğü) arama satırına ismin bir kaç kelimesini yazip aratın çıkar ama ne alaka. Yeni bjr dolandırıcılık türü gibi. Aklıma eski bursa valisi geldi. Bursalı işadamlarindan belli vakıflara bağış yapmasını istemişti. Feto vakiflariymis. Görevden alınmış darbe girişimi sonrası tutuklanmıştı. İşadamları da kısa bir gözaltına alınıp bağışları sorulmuştu. Sesli güldüm sorunuzu okuyunca. İlgisi yoktur tabi ki ama usulünce olan bir şeye de benzemiyor. Mülakat sonucu bunu kabul etmeyince eğitime baslayamiyor musunuz?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(05.11.24)
bence bu işin peşini kesinlikle bırakmayın. cimer, savcılık vs takip edin. bu tarz rezillikler yapanın yanına kar kalıyor artık.
0
co2s2
(05.11.24)
döner sermayeden fazla pay düşmediği için böyle yapmış sanırım
savcılık/mali şube suç üstü yapması lazım
0
bir soru sorcam
(05.11.24)
eğitimi mesai saatleri içinde mi veriyor?
ben şöyle anladım, adam bir eğitim açmış ama kendi adına faturalandırmak yerine bi vakıfla anlaşmış, para onlara yatıyor ve vergiden bu şekilde kaçınıyorlar.
yani mülakatı ve eğitimi orada yapsa bile iş tanımının dışında olduğu için eğitimi kendi ücretlendirebilir bence. yani ücret istemekte usulsüzlük olmayabilir de çapa'da filan yaparlar öyle eğitimler mesai sonrası örneğin ama vergiden kaçınma yolları bulmuşlar gibi geldi bana
0
red g
(05.11.24)
@red g merhaba, mesai saatleri içinde bir devlet memurunun eğitim açması ve insanlardan bir şekilde para istemesini ben bir yere koyamıyorum. Vakfa istese ve o vakıf devlete bile ait olsa, o an yapması gereken iş mesai saatlerinde devletin ona yönlendirdiği iş değil mi? Onu yapması gerekmez mi? Sanki sadece vergi değil gibi, bir taraftan devletin kurum ve kuruluşlarını kullanıyorlar, bir taraftan da devletin mekanını.

@aslagülümseyenbirkediyegüvenme evet, kabul etmezsem eğitime alınmıyorum :)

@birsoru sorcam savcılığa nasıl şikayet ediyoruz? yol yordam bilsem yaparım aslında, ama Cimer’den başka bir şey bilmiyorum.
0
🌸damba
(05.11.24)
üninin bağlı oludğu ilçedeki adalet sarayında idare savcısına derdini anlatacaksın yeterli kanıt görürse soruşturma başlatır
ses kaydı filan al belki geçerli delil sayarlar
vakfa ait hesap hareketlerini inceleyebilirler

bunun ispatı çok zor ve üniversitelerde işler böyle yürüdüğü için birbirlerini kollarlar
döner sermyeden gelecek parayı az buldukları için böyle yapıyorlar
amam özel yer açacak cesaretleri de yok devlete sırtlarını dayadıkları için
0
bir soru sorcam
(05.11.24)
(4)

Giyilmemiş ama yıkanmış gömlek değiştirilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yıkanıp, utulenen fakat giyilmeyen gömlek değiştirilir mi sizce? Etiketi de yok haliyle fakat fatura vs var. Alalı 1 hafta oldu.
Yıkanıp, utulenen fakat giyilmeyen gömlek değiştirilir mi sizce? Etiketi de yok haliyle fakat fatura vs var. Alalı 1 hafta oldu.
0
tahirkemalbozoglu
(04.11.24)
deneyin isterseniz ama olmaz.
0
candide
(04.11.24)
Değiştirmezler. Orijinalitesini bozmuşsunuz.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
giyilmediğine nasıl emin olacaklar ki? değiştirmezler onu.
0
potasyum bebek
(04.11.24)
Degistirdiler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.11.24)
(2)

Kumaş kalitesi nasıl anlaşılır?

webbrowser
Selamlar, sürekli bahsedilen kumaş kalitesini nasıl anlayabiliriz? Her türlü markadan neredeyse alışveriş yapıyorum, aynı markanın bazı tshirtleri, gömlekleri bile aynı zaman içerisinde yıpranmada farklılık gösterebiliyor. Bahsettiğim markalar, lcw, defacto, zara, lacoste, mavi gibi çeşitli markalar
Selamlar, sürekli bahsedilen kumaş kalitesini nasıl anlayabiliriz? Her türlü markadan neredeyse alışveriş yapıyorum, aynı markanın bazı tshirtleri, gömlekleri bile aynı zaman içerisinde yıpranmada farklılık gösterebiliyor.
Bahsettiğim markalar, lcw, defacto, zara, lacoste, mavi gibi çeşitli markalardan aldığım ürünlerden bahsediyorum.
20 senelik adidas montum var ilk günkü gibi sağlam ama 2 sene önce aldığım eskidi gitti.
Kısacası kaliteli kumaş dediğimiz bu olayı biz tüketiciler nasıl anlayacağız?
0
webbrowser
(04.11.24)
Bu kumaş kalitesiyle değil daha çok planlı eskitme uygulamasıyla ilgili bence. 30 yıl öncesinin pamuklu nevresimleri ile bugünkü pamuklu nevresimler arasında dağlar kadar fark var, sorsan ikisi de pamuklu ama biri daha sağlıklı, daha bozulmamış olduğu için daha sağlam. Yoksa kumaş kumaştır kaliteli olanını ellerin parmakların hemen cart diye anlar.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
Dokunarak anlayabilirsiniz. Sağlam malzeme tok bir his veriyor, kötü malzeme bozulacağını hissettiriyor. Aynı zamanda dikişler de önemli, eğer dikiş yerlerinden sağa sola ipler çıkmışsa, dikiş simetrik ve sağlam değil de ipler birbirine karışmış gibi görünüyorsa kötüdür.

Kaliteli malzemeye dokununca yumuşak, tok, elastik bir his verir. Kalitesiz malzeme sert, içi boş, kurumuş, pürüzlü sanki kurumuş yaprak gibi bir his verir.

Dokunarak anlamıyorsanız etiketten malzeme oranlarına da dikkat edebilirsiniz. Doğru oranlar nasıl olur bilmiyorum ama bakıp öğrenebilirsiniz.
0
akhenaten
(05.11.24)
(26)

sizce bir telefon kaç sene kullanılmalı? siz kaç senedir kullanıyorsunuz?

Zetnikov
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar k
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.

tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor


* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?

* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar kullanır mısınız?
0
Zetnikov
(04.11.24)
5. yıla giriyorum. Bozulursa tamir ettiririm, düzelmezse yenisini alırım.
0
rock n roll
(04.11.24)
temmuz 2018'den beri hunharca kullanıyorum.
bozulana kadar veya özellikleri yetmemeye başlayıncaya kadar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
0
candide
(04.11.24)
Huawei p20 kullanıyordum 7 sene oldu, sırf hafıza ve kameradan dolayı değiştireyim dedim. Redmi note 12 pro aldım. 108mpxel kamera var ama b.k gibi çekiyor,7 yıllık telefonumun kamerası 100 basardı
0
seindfeld
(04.11.24)
9.aydayım

iphone 15

beter olsun, kafama edeyim alan. şarjı berbat. son ios’la kasılıyor. samsung s20 fe’m vardı. kardeş baskısıyla bunu aldım. memnun değilim.

şahsen snapdragonlu mümkünse gen 3 ve üstü, samsung s serisi bir cihaz alıp ben ölene kadar kullanayım diyorum. başlarım apple’ına da yenilemeye de.
0
baldan kaymak
(04.11.24)
aslında 5 yıl falan rahat gider ama 2-3 yıl içinde çıkan telefonların kameraları gerçekten iyileştiği için insan onlara geçmek istiyor. Artık çoğu anımız bu telefonlarla çekiliyor çünkü. O yüzden benim ortalamam 2-3 yıl işte. Fakat eski telefonu değişim kampanyasına falan sokmazsam bir aile büyüğüne veriyorum telefon işlevini sürdürmeye devam ediyor. Samsung Galaxy S7 halen aktif şekilde annemde :D bi değiştirmenin vakti geldi ama.
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
samsung galaxy j7 ile 7 yıl oldu sanırım.
0
nothing in my way
(04.11.24)
4-5 senedir galaxy note 10+ kullanıyorum, şuan biraz bataryası öldü ama ölüsü bile iş görüyor.

Daha gençken 2 senede bir telefon değiştirirdim. Şimdi bozulana veya işimi görmeyene kadar devam ediyorum.

İşim ne? Yazışma, sosyal medya, oyun, fotoğraf düzenleme, fotoğraf/video çekme... Şuan bunları yerine getiriyor. Bunları yapıp da sürekli telefon yenileyenleri anlamıyorum. Sanki yenisinde farklı bir şey yapıyor... Yenilikleri de takip ediyorum ama hem android hem iphone tarafonda beni aşırı heyacanlandıra bir şey olmadı. Video/fotoğraf kısmında güzel yenilikler var ama profesyonel değilseniz pek gereği olduğunu sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(04.11.24)
Son dört telefonumu aldığım seneleri düşündüm, 2014 2017 2021 2024 diye gitmişim. 3-4 yıl oluyor ortalama olarak. 2021'de aldığım hariç hepsi Samsung son modeldi, 2021de aldığım A serisiydi.

Şimdi S24 Ultra kullanıyorum. Bi 2-3 sene sonra değiştiririm belki şimdilik memnunum gayet. Telefona yapışık yaşayan biri olduğum için teknolojiyi takip etmek hoşuma gidiyor. Her sene yenisini alacak kadar kasmam ama çok eskitmeyi de sevmiyorum. Zaten eski telefonları da ailemden birine veriyorum hep, o yüzden çöpe gitme ya da ikinci elde satma durumum da olmuyor
0
nundu
(04.11.24)
7. nesil iPhone'u 7 sene kullanip 14. nesil almistim. Bunu da gene o kadar kullanirim herhalde. Genel mantigim alirken en guncelin en ust modelini alip uzun sure kullanmak seklinde.
0
sertac akin
(04.11.24)
2012
2017
2023

yeni telefon alma sikligim boyle.
0
hot potato
(04.11.24)
Ülkenin ekonomik şartları gerekçesiyle eğer gözümün tuttuğu bir telefon varsa ve param da yetiyorsa yeni telefon alırım. Çünkü elindeki telefon da planlı eskitme dahil, bugün yarın zaten su koyuverecek. Telefonsuz kalmamış olursun.

Bir önceki telefonum paspas suyuna düştüğü için tamirci görmek zorunda kaldı, 3 yılı geçmişti alalı. Yine de hâlâ tıkır tıkır kullanılıyor. Samsung idi, yenisini General Mobile aldım, daha ilk günlerde "ulan bunu kenara koyup Samsung mu alsam" dedim yani, çok zor alıştım bu telefona, hâlâ hoşlaşmıyorum ama gittiği yere kadar diyorum işte.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Kullanım amacına göre değişir.
Örneğin, benim için sosyal medyada paylaşım yapmak gibi bir amaç söz konusu değil. Bu yüzden gittiği yere kadar kullanırım.
Kapitalizmin kölesi olmak hoşuma gitmiyor.
0
pro9it9is9
(05.11.24)
2016
2019
2022

3 yilda birmis benim.
0
robert bosch
(05.11.24)
Mümkün olduğunca uzun kullanırım, suyunu çıkarırım.

İPhone 4: 2010 Kasım
İPhone 6S Plus: 2016 Mayıs
İPhone 15 Pro Max: 2023 Aralık
0
10551037
(05.11.24)
yavaşlamadığı, daha doğrusu yeni app'leri yeterince hızlı çalıştırdığı sürece telefon değiştirmem. pil değişimi ve benzer bazı değişim/tamirlerle bir telefon 5-6 sene rahatlıkla gider. son yıllarda yeni telefonlarla yeni bir özellik gelmiyor. cezbedecek bir şey yok açıkçası.

akıllı telefonlardan önce telefonların boyutları küçülüyordu, ekranları değişiyordu, zilleri değişiyordu, internetli telefonlar geliyordu, daha iyi kameralı telefonlar geliyordu. ama artık bu tarz kritik değişimler yok. mesela bende şu anda iPhone XS Max var, bu telefon yerine iPhone pro max alsam yeni bir özellik olmayacak. evet daha hızlı, daha iyi kamerası var, daha iyi bok püsürü var ama o telefonda olan her şey bu telefonda da var.
0
co2s2
(05.11.24)
xiaomi mi 6, mayis 2018'de almistim. ana kart arizasi verdi yeni anakart bulup taktirdim. ekran boyunu ve hala cok stabil calismasini sevdigim icin yenilemiyorum. hafizasi az geliyor ama onu da google photos'la cozuyorum. aldigimda iphone kullanan arkadaslar oha kamerasi cok iyi falan diyordu ama su an fersah fersah geri de tabi ozellikle gece cekimleri :D ama cok onemsemiyorum. bozulana ya da 5g cikana kadar devam gibi gorunuyor simdilik.
0
bay b
(05.11.24)
IPhonelar, 4 sene rahat kullanilir, maddi durum iyiyse yegene vs verilip yenilenebilir, degilse 6-7 seneye kadar gideri var.

Iphone 15 kullaniyorum, yani alali cok uzun zaman olmadi. Gunumuz akilli telefonlarinda sonsuza kadar sikinti olmamasi pek mumkun gorunmuyor. Bir noktadan sonra kullanilamayacak kadar yavasliyor. Oncesinde Iphone 2020 SE vardi, 2-3 sene falan kullanmis oldum. Daha fazla kullanmak isterdim de gunumuz telefon kullanim aliskanliklariyla bataryasi yolda birakiyordu.
0
mbond
(05.11.24)
Su an aynı telefonu 5. Senem ama o da google bedavaya değiştirdi telefonu batarya sisince.

Bana kalsa ideali 5-6 yıl. Ben anladığım benim iki derdim oluyor;
Batarya
Güncelleme

Şu ikisi sağlandigi muddetce zerre umrumda olmuyor geri kalan.
0
logisticsmanager
(05.11.24)
3 sene olmuş. Tamir edilemeyecek şekilde bozulana kadar kullanırım. Önceki telefonlarımı da öyle değiştirmiştim.
0
peki madem
(05.11.24)
Android kullanıyorum. Normal kullanımda 4-5 yıl ömürleri var ama iki telefonum tamamen kullanıcı hatası hatta sakarlığı ile gitti. Sonuncusu ömrünü doldurdu. Birkaç ay önce şu an kullandığım telefonu aldım. 13 yılda 3 Android telefon eskittim. Bu 4.
0
nawar
(05.11.24)
önceki iki akıllı telefonu 7şer sene kullandım. şimdiki galiba 3 senelik. ilki windows phonedu, hala canavar gibi ama mağazasında hiçbir şey olmadığı için mecburen androide geçmiştim. diğerleri android. dağılana kadar kullanıyorum.
0
titanyum22
(05.11.24)
2 yıl. iphone 15 pro max var. 17 pro max alırım.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Çalıştığı ve aşırı yavaşlamadığı müddetçe kullanmaya devam ederim. Çalıştığım şirket alışveriş çeki verdiği ve telefondan başka bir şey alınamadığı için mecburen 2 yıl önce değiştirdim son telefonumu. Sadece benzer bir durumda hali vakti yerindeyken değiştiririm.
0
auroraaurora
(06.11.24)
Saydım 2012 den beri 4 telefon değiştirmişim şu an bu dördüncü
0
kullanicadi
(06.11.24)
. verimli çalıştığı, idare ettiği, aşırı yavaşlamadığı sürece değiştirmem telefonu - ki bu da hep 3 yıl a denk geliyor benim için.

. ufak tefek hemen şipşak tamiratla hallolmayacak bir arıza varsa, güvenlik endişelerim sebebiyle tamir e bırakmam yenisini alırım.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ilk telefonlarım 2 sene civarındaydı. hem gençtik o zamanlar hem o telefonların ömrü o kadardı.

2018 - 2022 arası yaklaşık 4 yıl kadar huawei orta kalite bi cihaz kullandım. iyiydi bıraktığımda.
sonra iphone'a geçtim. 2buçuk yıldır iyi. değiştirmeyi bi ara düşündüm yakınıma verip kendime daha iyisini almak için ama memnun olduğum için değiştirmedim. yenileri de ateş pahası, gereksiz bir harcama olacaktı.

orta-üst segment telefonlar 4-5 sene rahat kullanılıyor.
alt segment ucuz telefonlar 2 sene sonra değiştirme ihtiyacı doğuruyor.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
(9)

tarih ve psikoloji sevenler

duyurukullanıcısı
savaşlarda en önce giden askerlerin motivasyonu ne idi? kalede falan bir gedik açıldığında veya sur'a tırmandığında bir asker, en önde giden askerin motivasyonu ne idi?öleceği neredeyse %98 nasıl ikna ediyorlardı bu insanlarıcevap kültürel ve dinsel öğelerden `oluşmasın` lütfen yani öyle bir cevap o
savaşlarda en önce giden askerlerin motivasyonu ne idi? kalede falan bir gedik açıldığında veya sur'a tırmandığında bir asker, en önde giden askerin motivasyonu ne idi?

öleceği neredeyse %98 nasıl ikna ediyorlardı bu insanları

cevap kültürel ve dinsel öğelerden oluşmasın lütfen yani öyle bir cevap olsun ki Çin'de de Aztek'lerde de M.Ö. 4200'deki mezopotanmya'da da geçerli olsun.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.24)
Savaş psikolojisi farklı bir şey. Muharebeye gidenler o psikolojiye yavaş yavaş geçiyorlar, geçerken nadiren bulantı, kusma, titreme, bayılma falan görülebiliyor. Bu evre aşıldığında hedefe veya emirlere kilitleniliyor, ölüm korkusu ortadan kalkıyor.
Bir üst evre daha var. Hani filmlerde komutanın öne geçip bi konuşma yaptığı, sonra hep bir ağızdan haykırıldığı bir an var. O andan sonra tüm düşünceler ortadan kalkıyor, bizim askerin allah allah nidaları vardır hücumda, filmlerde kızılderili haykırışlarını duymuşundur, amerikalılar hala aynısını uygular, her ulusun öyle bir haykırışı vardır, o aşamada herkes trans halinde oluyor zaten.
0
Mirket
(04.11.24)
Dinsel veya inançtan ayrı bir şey olamaz en önde gidenlerin motivastonu.
M.Ö 4200'lere de gidilse din karşımıza çıkar bu noktada.
Öyle bir şey istiyorsun ki, bir mücadele olsun ama salt kişisel temenni ve arzularla sergilensin.
O da çok çok kendini koruma hissine dayalı bir şey olacaktır.

İşin içine devletler arası mücadele ve savaş gidrdiğinde öyle olmuyor.

Maddi yaşama bağlı ve bireyselleşenlerin böyle bir motivasyonlarının olması pek olası değil. Bu yakın zamanda da bazı ülkelerde yapılan anketlerde devleti için savaşmak isteyenlerin sayısı oldukça düşük kalıyor.
Pek belirtilmiyor ama Avrupa'daki bazı ülkelerde Türkçe ilanlar vardı aylar önce askere alım için.

İnternet vs derken rahatlığı öne süren her tür yayın ve uygulama kişiyi toplumun genel kültür ve bilincinden uzaklaştırıyor.
0
diyecevaplandı
(04.11.24)
o zamanlar geçerli iş bulmak çok daha zordu. genç, sağlıklı adamlar için düzenli yapılabilecek ve savaştan koruyabilecek iş sayısı kısıtlıydı. üstelik malum savaşlarda ganimet var, kural yok, din-allah-kitap üçgeni var, motivasyon yüksek.

ama hepsinin ötesinde şu var: orta çağ savaşlarında ölüm oranı zannedildiği kadar yüksek değil. benim profesyonel olarak çalıştığım bir alan değil, o açıdan yanlış yönlendirmek istemem ama tarihi severim, merakım vardır. yanlış hatırlamıyorsam koca koca orduların birbirine tekme tokat giriştiği savaşlarda bile ölüm/ciddi yaralanma oranı yüzde 5-6 civarındaydı.

din olmasın demişsiniz ama mesela bedir ve uhud savaşı gibi islam tarihi açısından büyük öneme sahip savaşlar bile hakikaten endüstri meslek lisesi kavgası boyutunda olaylar. bunlarda sağ kalmak değil de ölmek başarı ister.

öncü birliklerin statüsü farklıdır muhtemelen. daha çok para veriyorlardır. hayatın çok daha basit aktığı bir dönemden bahsediyoruz. eve sipariş filan yok. muhtemelen günde iki öğün sıcak yemek garantisi olan bekar adam kale kuşatmasına en önden gitmeye can atıyordur.

bence bundan 100-200 sene sonra da bizim torunlarımız bize inanamayacak. 20 bin lira için mi bu kadar uğraşmışlar, kirada oturup bim'den beslenmek için mi her gün 10 saat harcamışlar diyecekler.
0
mark greg sputnik
(04.11.24)
O dönemlerde şimdiki gibi aman sağlığınıza şöyle dikkat edin aman bunu yiyin ama bunu yemeyin amaannn spor yapın tarzı hayatta kalmaya yönelik baskılar yoktu. Hatta maneviyat -bana göre yanlış olarak- ölüme yönelik bir şey sanılıyordu ve şehitlik kavramı da çok ama çok kıymetliydi.

Yeni alınacak toprakların "müslüman Türk kanıyla" alınması da çok önemli bir başka motivasyondu. "Kadir"in kanı müslümanların da yaşayacakları toprakları almak için helal görülmezdi.

Bu kadar biliyorum.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
bugünün şartlarıyla bunu anlamak mümkün değil bence. şu anda herkes kitaplarla, internetle farklı düşünceler okuyup kendini geliştirebiliyor ya da hayata dair bir bakış açısı geliştirebiliyor. (en azından teorik olarak böyle. memlekette cin Ali'den sonra bir daha kitap okumamış bir dolu barzo var) eskiden böyle bir şey yok. onun bunun gazına geliyorsun sürekli mecburen. kaldı ki doğduğundan itibaren bir padişahın, kralın, imparatorun kölesi olarak muamele görüyorsun, içine işliyor ve etrafındaki her şey etrafında o padişahın, kralın, imparatorun.. doğal olarak, hayat amacının o kişiye hizmet olduğunu düşünüyorsun.
0
co2s2
(05.11.24)
@mark greg sputnik
endüstri meslek lisesi öğrencilerinin kavgası seviyesinde değil bahsettiğin savaşlar.

Sonrasında
Hulefa-i Raşidin dönemindeki fetihlerin kapsamı ve büyüklüğüne bakarsan bakarsan o savaşlar öncü olmuştur. Şu an Sahabe-i Kiram'dan İstanbul da kabri olanlar var. İstanbul'un fethi için geldiler.
istanbultarihi.ist

Düşün bir kere:
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem insanlara Mekke Medine döneminde tebliğ yapacak.
Bir çok zorluklara baskılara maruz kalacak, sonrasında hicret vs derken yine geri dönüş ile Mekke'yi fethedecek.
Bunlar asla kolay şeyler değil.

Meseleleri, olayları okul önündeki futbol sahası ölçüsünde değil, ileriki zamanlara hatta çağlara etkisiyle bakmalıyız.
0
diyecevaplandı
(05.11.24)
O dönemde soylu falan değilsen insan canı önemli değil. Bireyden ziyade karınca kolonisindeki karıncalar gibi görünüyor insanlar. Kendileri de bu şekilde düşündükleri ve savaştan eve dönerlerse gidecekleri yerlerde de çok da matah bir hayat yaşamadıkları için savaşa gidiyorlar.

Ulus bilincinin olmadığı, A krallığının başına B hanedanı mı C hanedanı mı geçsin diye onlarca yıl savaş yapılan dönemlerden bahsediyoruz yani böyle bir amaç uğruna günümüzde savaşmayı düşünecek 100 kişi bulamazsın, o zamanlar binlerce kişilik ordular nesiller boyu toplanmış bir şekilde.

Osmanlıda da sıradan bir asker için gavur topraklarının müslüman kanıyla fethedilmesinin çok da mühim olduğunu düşünmüyorum. Adamı alıyorlar asker yapıyorlar, yemeğini veriyorlar, hayatta kalırsa ganimet var iyi kötü. Bi de adrenalini, savaş öncesi motivasyonu ve mehter gibi boostları düşününce Allah Allah diye bağırıp savaşa gidiyordur.
0
nundu
(05.11.24)
Abi sana cevap geldi. Ama genelde ortaçağ civarı diyelim.

Şimdi öncelikle tarih skalan çok geniş ve durumlar ülkeden ülkeye değişiyor. Yine de geçerli olsun dedin diye, genel geçer cevap şu:

En önde gidenler daha çok para alıyordu ve yağma da avantajlıydı. En büyük motivasyon kısaca para ve ganimet ve yükselme şansı. Örnek Doppelsöldnern veya Forlorn Hope veya herhangi bir asker. Din de olmuştur zaman zaman ama oradaki düşünce ulan ölürsem cennete, ölmezsem de ganimet ile cenneti burada yaşarım düşüncesi. Örnek cihad ve haçlı. Kısaca kısa yoldan zenginleşme vaadi. Onun dışında itibar ve ihtişam kazanma hırsı da var. Örnek moğollara karşı saldırı emrini vermeyen kralına laf sokan ve kendine ait birliklerle saldıran Macar Lordları(1 veya 2 lord) ve İngilizler'e veya Belçika köylülerine karşı hücum eden Fransız süvarileri.

Mesela surlara ilk gidecek gruba söz geçirmek zor. Atları da sivri uçlu sopaların üzerine sürmek imkansız, bildiğin duruyorlar. İşte o ilk gruba yine ülkesine göre değişir ama genel diyelim, insan her yerde insan çünkü "Arkadaşlar bu surlara saldırıp da canlı kalana 10 florin!(atıyorum 1 yıllık para)" veya "Disiplin suçu işlemiş arkadaşlar sizlere fırsat! surlara saldırın ve yaptığınız yanlış göz ardı edilsin ve dahi şu kadar da para vereceğiz size veya ailenize"

Savaşta çok ölen yoktur genelde, gruplar birbirini test eder karşılıklı. Bir grup aniden bozulup kaçtığı yerde ise bütün orduya veba gibi bu durum yayılırsa ve karşı ordu kovalamayı bırakmazsa asıl ölümlerin çoğunluğu burada olur.

Orduyu grup grup düşün. 100 bin kişi ama her biri başka bir vilayetten. Bu adamların başında hep bir adam var ve o adamların da başında bir adam oluyor orduya katıldıklarında. Köy ağasına haber geliyor sefer var toplanın diye. Saygın adam 50 kişiyle geliyor, bir aile 30 kişiyle. Bu ne demek? 50 kişi bir kişinin sözünde. 30 kişi de aynı şekilde. Bu kişiler Edirne'li ise, Edirne Bey'inin toplanacağız dediği yerde toplanıyor ve orduya katılıyorlar. Bu kişilerin düşünceleri var. Eve geri döndüklerinde açıklama yapacakları insanlar var. Bu adamlar da düşünüyor "lan yemek bok gibi, sefer bitse de eve dönsek, ya mahmut çavuş(bu bin kişiye Edirne'de atanan komutan) hiç bize değer vermiyor, ölümüz çok. Bizi gedik açıldı diye kırdı geçti. Daha da gitmeyelim ağalar. Gelin diğer ağalarla(diğer köyden, kasabadan) konuşalım" gibi konuşmalar hiddetlenebiliyor ve başlarındaki adama atarlanabiliyorlar. Sonra üste bilgi gidiyor asker huzursuz diye. Askerlerin bu şekilde orduda bozgunculuk yaptığı örnek çok.

Başka bir ordu ise hasat zamanı direkt evine dönebiliyor ve tutabilene aşk olsun.

Kral dediğimiz yüce yönetici güce sahip kişiler aslında belli bir tarihe kadar mutlak yönetime sahip değiller. Lordlar var ama kendi çıkarlarını güdüyorlar. En büyük örneği kimin kral olacağının belirleneceği güller savaşında bir lordun getirdiği adamlarını savaş neticelenene kadar savaşa sürmemesi.

Osmanlı desen yeniçeri kaç kez saray bastı. Onlar da insan ve ellerindeki gücün farkındalar. Ancak hadi surlara koş öl dediklerinde koşmuyorlar. Örnek Malta kale kuşatması. Savaşan adamların da ikna olması gerekiyor yoksa başlarındaki adama saygıları kalmıyor. Sur var saldır demiyorlar. Gedik var girin diyorlar, ama o surları döven birliğe ait askerlere diyorlar. Gün bugün alacağız burayı gazıyla gidiyorlar. Arkadaşları hiç uğruna ölen askeri tekrar tekrar savaştırmak zor iş.

Ana fikri vermeye çalıştım. Çok geniş soru. Biraz da kötü yazdım, aşağı yukarı ifade edebildim umarım.
0
Shepard
(05.11.24)
bu konuyla ilgili youtube'da video var.

www.youtube.com
0
gabe h coud
(05.11.24)
(2)

Öksürüksüz balgamsız sırt ağrısı ve nefes darlığı (kalp değil)

ya ben lan neyse
selamlar,yılda 3-4 defa yaşadığım bir durum bu. biraz sırtımı üşütsem nefes darlığı, sırtta, göğüste, belde, omuzda ve çenemin altında ağrılar hissediyorum. sanki soğuk bir şeyler geziyor bu kısımlarda. öksürük ya da balgam olmuyor.aynı durumda bir defa göğüs doktoruna gittim, röntgene bakıp sağ tar
selamlar,

yılda 3-4 defa yaşadığım bir durum bu. biraz sırtımı üşütsem nefes darlığı, sırtta, göğüste, belde, omuzda ve çenemin altında ağrılar hissediyorum. sanki soğuk bir şeyler geziyor bu kısımlarda. öksürük ya da balgam olmuyor.

aynı durumda bir defa göğüs doktoruna gittim, röntgene bakıp sağ tarafta biraz iltihap var demişti. eczacı teşhise zatürre yazmış demişti. yoksa bu ilaçları sistem vermiyor demişti. ilaç kullanmadan geçmişti. (doktor; bricanyl, moksofen, ipravent) yazmıştı.

belirtileri internette arıyorum bronşit, zatürre, kalp hepsi çıkıyor.

benim durumumda olan var mı? nedir bu hastalık?

kalp değil onu teyit ettim.
0
ya ben lan neyse
(04.11.24)
Doktor değilim ama anlattığınız pleurodynia denilen yan ağrısına benziyor.

Viral rahatsızlıklardna sonra olur bir süre sonra kendiliğinden geçer diye biliyorum. Bir diğer adı da devil's grip. Siz yine de doktorlara danışın ama şu hastalığın da semptomlarını falan Bi okuyun durum ona mı benziyor diye

Geçmiş olsun
0
kullanicadi
(04.11.24)
Bir ihtimal psikolojik sebepli de olabilir, bir ihtimal.

Bir de bir fibromiyalji hastası olarak söylüyorum, fibromiyalji bile olabilir bu. Hatta belki panik atak başlangıcı.

Yalnız doktor sana nasıl zatürre yazabilir aklım almadı. Sonra da doktorları gözü kapalı ilah ilan edenler oluyor. Şu hale bak.

Gidiyosun kan değerlerini ölçtürüyosun, her türlü vitamin mineral her türlü değere bakılsın diyosun. Gerekirse endokrinoloji bölümüne bu dediklerini anlatıp öncelikle kan değerlerinde bir problem olup olmadığını öğrenmek istiyorum diyosun, bakmak zorundalar.

Eksik yanlış çıkarsa onlara yönelik bir tedavi verilecektir. Ama kimseye güvenim kalmadı dersen kendin bu işin peşine düşmen gerekir. Tanıdık -sana çıkar gözüyle bakmayacak veya bilinçsiz olmayan- doktor bulup sonuçları okutmak gibi.

Bu arada C vitamini alıyosun günde 1000 mg. Bağışıklığın düşmüş olabilir, aldığın sürece bak bakalım iyileşme var mı. Varsa kan değerlern düşüktür, özellikle demir, D ve B vitaminlerinin peşine düş.

Çok geçmiş olsun.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
(6)

son bekar arkadaşın da yuvadan uçması

m e b
selam.yakın arkadaşlarımın hepsi evlendi, geriye bir tek ben ve en yakın arkadaşım kalmıştı. şimdi o da biriyle konuşuyor ve durum ciddi, evliliğe doğru yol alıyor gibi. son gönül ilişkileri onu epey yıpratmıştı ve şimdi mutlu duruyor. ben de onun adına çok mutluyum ama şahsi olarak üzgünüm çünkü ne
selam.

yakın arkadaşlarımın hepsi evlendi, geriye bir tek ben ve en yakın arkadaşım kalmıştı. şimdi o da biriyle konuşuyor ve durum ciddi, evliliğe doğru yol alıyor gibi. son gönül ilişkileri onu epey yıpratmıştı ve şimdi mutlu duruyor. ben de onun adına çok mutluyum ama şahsi olarak üzgünüm çünkü neredeyse hep vakit geçirdiğim ve yeryüzünde en çok sevdiğim ve kendisiyle özgürce birlikte vakit geçirdiğim, canımız nereye isterse şak diye gidebildiğimiz bu arkadaşımın da evlilik yoluna gitmesi beni çok ciddi üzüyor. çünkü evlenip de farkında/gönüllü olarak ya da olmayarak değişmeyen hiçbir arkadaşım olmadı. şimdi en yakın arkadaşımla da böyle olacak olmamız beni derinden üzüyor. normalde zaten aidiyetsizlik hissediyorum bu hayata karşı ama en yakın arkadaşlarımla buluştukça bu düşüncelerim arka planda kalıyordu. şimdi komple yalnızlık duygumun üstesinden de gelemeyeceğimi hissediyorum.

dediğim gibi, kendisi adına mutluyum. çünkü uzun bir süre sonra ilk defa gerçek anlamda heyecanlı görüyorum onu ama yine de bencillik mi bu düşünme şeklim?
0
m e b
(04.11.24)
Bencillik her insanın içinde var, kimse melek değil sonuçta. bencil bir karaktere sahip olmak farklı. Neticede yakın arkadaşınız evlenince bu sizin sosyal hayatınızı da etkiliyor, buna canınızın sıkılması doğal. Onun adına sevniyor olmanız daha belirleyici sizin karakteriniz adına.

İster istemez böyle oluyor. Birisi evlenince, uzun ve ciddi bir ilişkide olunca bazı şeyleri arkadaşlarıyla paylaşmak yerine birlikte olduğu kişiyle paylaşıyor artık, onunla zaman geçiriyor. Geçirmesi de gerek sonuçta, eve personel almamış, biriyle hayatını paylaşmış.
0
akhenaten
(04.11.24)
Kendi kendine zaman geçir, kendini sev. Sen , bir başkasıyla var olmadın. Kendine ait ol.

Arkadaşlarımızla 7/24 birlikte değiliz zaten, arada buluştuğumuz insanlar. Belki evlenecek olduğu için özellikle ilk zamanlarda biraz daha az görüşürsünüz o kadar. İşte, her zaman kendinle vakit geçirmeyi sevmen lazım. Hayat böyle ne yapacaksın.
0
rock n roll
(04.11.24)
Evlenen arkadaşlarla bağ kopmuyor aslında ama eskisi gibi her kafana estiğinde "hadi" diyemiyorsun.
0
kimlanbu
(04.11.24)
yenge sana çevresinden birisini ayarlasın ciddiyim. 4lü takılırsınız harika olur :)
0
theseachange
(04.11.24)
Yok bencillik değil herkes aynı üzüntüyü yaşar kendi adına. Normal bu. Farkındaysan aidiyetsiz değilmişsin.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
normal, hayat böyle.
bir süre sonra hayattan da uçmaya başlayacak çevremiz.
www.youtube.com

hayat arkadaşı bu süreçte faydalı olur.
0
nuisance2
(04.11.24)
(13)

Birinden etkilenmek- siz ne yapardiniz

yuvarlanantencereninkapagi
Yakın zamanda uzun ilişkim bitti. İlişki arayışında değilim çünkü hala iyi olmaya calisiyorum. Bu yastan sonra takilmalik iliski aramiyorum. Geçenlerde aynı ortamda bulunduğum bir adamdan çok etkilendim. Hatta düşündükçe basim dönüyor. Bence ben de onun dikkatini cektim. Yaşça benden büyük (bu olums
Yakın zamanda uzun ilişkim bitti. İlişki arayışında değilim çünkü hala iyi olmaya calisiyorum. Bu yastan sonra takilmalik iliski aramiyorum. Geçenlerde aynı ortamda bulunduğum bir adamdan çok etkilendim. Hatta düşündükçe basim dönüyor. Bence ben de onun dikkatini cektim. Yaşça benden büyük (bu olumsuz bence 10 yas falan var), statu olarak da benden iyi durumda. Neyinden etkilendin derseniz kariyerinde baya iyi durumda, boylu poslu, aurasi cok guclu ve karizmatik bir adam. Ciddi bir ilişki arayışında olduğunu düşünmüyorum bu sebepten bu düşünceden uzaklaşmak mantıklı geliyor. Aynı ortamda bulunacağız, ayni spor salonuna gidiyoruz. İş dolayısıyla da bir yakinligimiz var( ayni is yerinde calismiyoruz), ortak tanidiklarimiz var. Sizce iletişimi artırmak mantıklı mı, siz olsanız ne yapardınız? Bu durumlarda biraz kendini kaptıran biriyim o yüzden uzaklaşmak daha makul gibi şimdilik. Yas 30 kadin kisisiyim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.24)
"Bu olumsuz bence 10 yaş falan var"

Sadece bu yaş kısmına yorum yapmak istedim çünkü gerisi tamamen sana kalmış bir olay, ona yalnız sen karar verebilirsin ne adamı tanıyoruz ne sana karşı nasıl bir ilgisi var onu biliyoruz uzaktan bişi demek zor. 30 yaşında bir kadın için 10 yaş fark sorun olmamalı. 18 yaşında olsaydın 28 yaşında bir erkekle olmaz diyebilirdim belki ama 30 yaşından sonra 10 yaş fark o kadar hissedilmiyor.
0
kullanicadi
(04.11.24)
İlişkide erkegin yaşının büyük olması daha iyi +10 dan hiç bir sıkıntı olmaz. Ama böyle adamlar çok seçici olur yani ben evet dersem olur gibi bir düşünceye sakın girmeyin üzülürsünüz.

Yani en önemsiz şeyi sorun gibi görmüşssünüz.

Bir ugraşın deneyin isterseniz. Olursa mutluluklar dileriz tsbikide
0
limonlu eksi
(04.11.24)
Adam bu yaşa kadar neden bekar kalmış acaba? Garip. Senin ilişkiden beklentilerinle onunkiler farklı olabilir haliyle.
0
prole
(04.11.24)
Dediğiniz adam kadınlara nasıl davranılacağını az çok biliyordur. Bu nezaket sizi çekecek ama bu mesafedeyken beklediğiniz ilgiyi kesintisiz göremeyeceksiniz. Bu da sizi üzecek. Bir gün çok iyi davranmış, bir gün hiç aramamış gibi görünecek ama aslında o sadece sizi hayatındaki sürpriz aşk yerine normal bir iletişim sürecinde gördüğü için böyle olacak. O nedenle beklentiye girmeden doğal akışa kendinizi bırakın derim, böyle çok planlı planlı ilerlemeye çalışıyor gibisiniz…
0
her giriste sifresini unutan adam
(04.11.24)
Bence de 10 yaş problem değil. Kendimden 13 yaş da 18 yaş da büyük adamlarla oldum. Belli yaştan sonra bu neden problem olsun ki? Ama anlattığın profil biraz sıkıntılı. Bu adamlar denildiği gibi hem seçici oluyor hem kadınları iyi tanıdıkları için son derece manipülatif davranıp kadını kendi isteğine göre yönlendiriyor ve hatta yontuyor. Sadece kendini kaptırmadan önce çok dikkatli ol, hemen bağlanma.
0
duygusalatasi
(04.11.24)
arkadaşlar 10 yaş büyük olması sizin için önemli olöayabilir soran için önemi neyse o?? bacım 40yaş bekarla çok muhatap olunmaz daha gençsin. zaten bir şey yapmadan akışa bırakabilirsin karşılaşacağınız ortamlar varmış
0
ala09
(04.11.24)
yani 30 yaşında bi kadın olarak 40 yaşında bu profildeki bekar bi adamdan kaçman gerekirdi (linç yiyeceğim). hiç iyi izlenim bırakmıyor ve sen de ideal bir av olabilecek kapasitede gibisin.
0
deartheodosia
(04.11.24)
40 yaşında bekar, kariyeri var, demek ki akıllı bir adam, evlenmemiş :) Heyecan aranıyorsa denenir ama sonu baştan belli gibi.
0
kimlanbu
(04.11.24)
yaş farkı olumsuz demişsin
ciddi ilişki arayışında olduğunu düşünmüyorum, bu sebepten uzaklaşmak mantıklı demişsin.

bunlar değişecek şeyler değil. uzak durman senin yararına.

siz ne yapardınız? ben daha çok tanımaya çalışırdım.
0
gabe h coud
(04.11.24)
iletisimi artirayim mi diye sormussun sadece milet cok planlisin falan yazmis. sunu yazan bir erkek olsa yürü kocum falan derler. allam ya. gercekten erkek yapinca stratejik akilli, kadin yapinca cok hesapci, cok kasiyor vs..

neyse

40 yasinda bekar, boylu poslu, kariyerli adam hala bekarsa ya avcidir ya travmali ya da her ikisi.
iyi ihtimlle travmali.

bu travmalarla nasil basa ciktigi önemli. gecmisin verdigi kötü tecrübelerle arabesk mi takiliyor yoksa her insana sfiridan sans mi veriyor. bunu da iletisimi artirmadan bilemezsin o yüzden iletisimi artirmaya calis diyorum.
0
robert bosch
(04.11.24)
Ben olsam ilişkim yakın zamanda bittiği için bir süre ilişki işlerinden uzak dururdum bir de uzun ilişki olduğu için. Bunun için özellikle çabalamam zaten kendiliğinden uzak dururdum ilişkilerden. Üzüntü ve buna bağlı olarak yas sürecinde olurdum.

Eğer berbat bir ilişkiden cikmadiysam biten iliskime saygımdan da uzak dururdum, yıllarca sevgilim diye hitap ettiğim kişiye de en önemlisi de kendime. Üstelik ciddi ilişki düşünmediğini düşündüğüm kişiye zaten hiç zaman ayırmam.
0
rock n roll
(04.11.24)
Bence -gerçekten onun dikkatini çektiysen- iletişimi artır. En sağlam en iyi yaşlardasınız. Ama evli olabilir dikkat et.
0
muhayyer divan
(04.11.24)
Biraz ilişkiden yeni çıkma aşaması psikolojisi ile bir de spor salonu ortamının getirdiği yükselmiş algıyla bir etkilenme durumu olmuş sanki. Üzerinde fazla düşünmezseniz, bir de çok muhatap olmamaya çalışırsanız geçeceğini düşünüyorum.

Bu arada yorumları okudum da, bir tek "40 üzeri ve bekarsa şerefsizdir, tiz kellesi vurula, olmadı kurşuna dizile" denmediği kalmış. Bu kategoride bir erkek olarak alındım valla :) belki de o yüzden 40'ımı geçer geçmez tamamen kendimi çektim ilişkilerden. Baya benden geçti artık kafasındayım.
0
d max
(04.11.24)
(7)

Evdeki kötü koku nasıl geçer

Chips
Arkadaşım kiralık bir ev tuttu ancak böyle bazı yaşlı insanların kokusu olur ya öyle ağır bir koku var evde. Boya yaptırmadan, sağlam bir temizlikte bu sorun çözülür mu ? Hangi malzemelerin kullanılmasını önerirsiniz ?
Arkadaşım kiralık bir ev tuttu ancak böyle bazı yaşlı insanların kokusu olur ya öyle ağır bir koku var evde. Boya yaptırmadan, sağlam bir temizlikte bu sorun çözülür mu ? Hangi malzemelerin kullanılmasını önerirsiniz ?
0
Chips
(03.11.24)
maske takıp her yere febreeze boca edip dışarı kaçın, yarım saat sonra gelip bakın koku geçmezse küf olabilir
0
titanyum22
(03.11.24)
Arap sabunu ile bir posta, beyaz sirkeli suyla ikinci posta, karbonatlı suyla üçüncü posta. Kapılar, dolap içleri, banyo ve oda duvarları dahil.
0
Phoebe
(03.11.24)
Bu arada aynı şey sanıp glade falan almayın.
Titan+1

Ya da temizlikçi tutup her yeri güzelce çamaşır suyu
Arapsabunu vs ile sildireceksiniz
0
kisa
(03.11.24)
Duvarlar, tavan, radyatörler, kapılar, pencereler, dolap iç ve dışları ve daha ne varsa tamamı çamaşır suyu boca edilmiş suyla silinecek.
Tabi, duvarlarda, tavanda suya dayanıklı boya olması gerekiyor.
Öncesinde ve esnasında ve sonrasında cereyan yapacak şekilde havalandırma yapılacak.

Bu arada @titanyum22 -1
Çünkü sinmiş kötü kokuyu iyi kokuyla yok edemezsin. Bir süre için bastırırsın. Sonra iyi kokunun etkisi geçince kötü koku küllerinden yeniden doğacaktır.
0
Mirket
(03.11.24)
Çamaşır suyu değil de bolca beyaz sirke tavsiye ediyorum. Çamaşır suyu akciğerlerinzi mahvetmesin.
0
muhayyer divan
(03.11.24)
@mirket,
Febrese kokuyu bastirmiyor, notralize ediyor. O yüzden glade vs ile karıştırmayın dedim.
Arabadaki sigara kokusunu bile. Çıkarıyor.
0
kisa
(04.11.24)
Her yeri sirke ile temizleyin
evde eskiden kalma perde ya da baika kumaş içerikli eşya varsa ya atın ya yıkayın. koltuk varsa koltuk temizleme videolarını izleyip onu da yıkayın. kumaşa çok siner koku, temizlemeden geçmez.
evi deli gibi havalandırın sonrasında.
tüm lavabolara lavabo açıcı -> sonrasında karbonat
0
nolmus yani
(04.11.24)
(9)

Noodle ile spagetti arasındaki fark ne?

muhayyer divan
Selam, soru başlıkta. Marketlerde satılan noodle için çok zararlı en zararlı filan diyorlar, fark en fazla ne olabilir? Bir soru daha yapıştırmak istiyorum;https://youtu.be/sx-CuYFiuUs?si=BuITRkaYDY7s8FSRBu şahıs bu kadar noodle'ı neresine yiyor ve neden hiç kilo almıyor bu??
Selam, soru başlıkta. Marketlerde satılan noodle için çok zararlı en zararlı filan diyorlar, fark en fazla ne olabilir?

Bir soru daha yapıştırmak istiyorum;

youtu.be

Bu şahıs bu kadar noodle'ı neresine yiyor ve neden hiç kilo almıyor bu??
0
muhayyer divan
(03.11.24)
Noodleın sosları için zararlı deniyor.
0
rock n roll
(03.11.24)
Yuh. Resmen pornografi bu, açıkça şehvet. Kilo almamalarını anlayamıyorum çünkü. Yuh.
0
🌸muhayyer divan
(03.11.24)
zararlı olan şey hazır noodle ve ramen'ler. evde kendin haşlayarak yaptığın noodle, spahettiden daha zararlı değil.

aralarındaki en büyük fark noodle'da yumurta olması. standart bir makarnada yumurta kullanılmaz. bir de noodle yemeklerinde tuz yerine soya sosu kullanılır.
0
sir gawain
(03.11.24)
Kaba anlamda fark yok, neticede kurutulmuş hamur işi yemeklik malzeme. Noodle kavram olarak daha çeşitli. Noodle şemsiye bir kavram, çeşit çeşit noodle var. Örneğin kimi noodle pirinç unuyla yapılıyor, hiçbir spagetti pirnç unuyla yapılmaz. Kimi noodle spagettiye daha çok benziyor, kimi hiç benzemiyor.

Spagetti şemsiye kavram değil, makarnanın spesifik bir alt türü.

Ancak yukarda da söylenmiş noodle'la ilgili söylenen o şeyler hazır noodle sosları ve daha da özel olarak monosodyum glutamat'la alakalı. Kimileri zararlı diyor kimileri tuzdan farklı bir etkisi yok diyor artık bilemeyeceğim. Ancak markasına göre msg haricinde tartışmalı katkılar da olabiliyor soslarda.
0
akhenaten
(03.11.24)
rock n roll+1
noodle soslarında çin tuzu var ondan zararlı diyorlar.

www.youtube.com
0
sizofren06
(03.11.24)
Peki bu zararlı katkılar hamurunda var mı
0
🌸muhayyer divan
(03.11.24)
Monosodyum glutamat (çin tuzu) zararlı bir madde değil. Glutamat bildiğimiz amino asit. Sodyumlu tuzu sadece. Umami tadını alan reseptörleri uyarıyor (glutamat reseptörleri), o yüzden bu tarz gıdalarda tatlandırıcı olarak kullanılıyor. Zararlı olduğuna dair hiçbir kaynak yok
0
nundu
(03.11.24)
@nundu

Bağımlılık yaptığı kanıtlanmış mı peki, her yerde kullanıldığı ve lezzet artırıcı olarak kullanıldığı için merak ediyorum. Bence yapıyordur.
0
🌸muhayyer divan
(03.11.24)
Yani tek başına bağımlılık yapmaz ama atıyorum cipste bulunduğu ve cipsin tadını güzelleştirdiği için daha fazla cips yemene neden olabilir. Dediğim gibi glutamat vücut için gerekli 20 amino asitten biri. Buna sodyum bağlayıp tuz hâline getirip yemeklere koyuyorlar ve yemeğin tadı güzelleşiyor. Bildiğimiz sofra tuzuna göre de çok daha az bir sodyum almış oluyorsun. Aslında yemek yemenin bug'ı gibi bir şey yani ama 1900lerden kalan ve ırkçılıkla da bağdaşan kötü şöhreti hâlâ devam ediyor.
0
nundu
(03.11.24)
(13)

Ayakları donan kardeşime çorap tavsiyesi

allahkitapwesli
Patik fayda etmiyor. Ne almak gerekir? Fiyatı önemli değil. Mümkünse link. Teşekkür ederim.
Patik fayda etmiyor. Ne almak gerekir? Fiyatı önemli değil.

Mümkünse link. Teşekkür ederim.
0
allahkitapwesli
(03.11.24)
benim de ayaklarım çok üşür. havlu çorap diye tabir edilen ürünlerden alabilirsiniz.

şunu da geçenlerde birisi verdi bana, sıcaklık konusunda fena değil. yumuşaklığı on numara. ayakta çorap yokmuş gibi his veriyor.

m.deichmann.com
0
candide
(03.11.24)
yun corap denediniz mi?
0
antikadimag
(03.11.24)
decathlondan quechua marka termal corap aldim, memnumum.
0
deckard
(03.11.24)
konçu yüksek, çizme gibi olan panduflardan denesin. çok fark ediyor
www.tozlu.com
şunun gibi
0
titanyum22
(03.11.24)
Kan tahlili tavsiye ederim, dolaşım problemi olup olmadığına da bakılmalı ayrıca. Demir eksikliği varsa çok üşür. Önce bunlara bakın.
0
muhayyer divan
(03.11.24)
Yün çorap ve panduf +1
Bir de masa başında çalışıyorsa şu: www.ikea.com.tr
0
kobuzchu kiz
(03.11.24)
Düzenli kan tahlili yaptırıyoruz bir şeyim yok diyor bana. Yazın bile üşüyen biri, en çok ayakları üşüyor. Yün çorap denemedik hiç, pamuklu kalın çoraplardan giyiyordu hep. Yün deneyelim.
0
🌸allahkitapwesli
(03.11.24)
çorap+patik+şu panduf: www.trendyol.com

twigy mwigy bi sürü markadan almışımdır en iyisi buydu. çorap kalınsa patiksiz de ısınır. havalar az soğusa ayaklarım donar benim de, bu panduf çok iyi geldi.
0
anna sun
(03.11.24)
10551037
(03.11.24)
thermal çorap
0
sttc
(04.11.24)
hakiki deriden mesh alın. ayaklar fırın gibi oluyor.
0
babilfish
(04.11.24)
Emu avusturalya bot diye bisey var her yerde giyiliyor ona bi bak google dan
0
Zetnikov
(04.11.24)
cptxxx
(04.11.24)
(15)

Sizce benim psikolojim bozuk mu?

bakur basur rojava rojhilat
Merhaba, az önce [https://x.com/siyahsancakx/status/1852650078021783875 bkz] bu haberi izlerken babaya çok üzüldüm ve ağladım. Geçen gün de [https://youtu.be/gHDxz0KPOns?si=Zqhql0p1fyCXIGVQ şuna] ağladım. Bazen de insanların güldüğü şeylere ben ağlıyorum. Lütfen içinizden geçenleri yazınız.
Merhaba, az önce bkz bu haberi izlerken babaya çok üzüldüm ve ağladım. Geçen gün de şuna ağladım. Bazen de insanların güldüğü şeylere ben ağlıyorum. Lütfen içinizden geçenleri yazınız.
0
bakur basur rojava rojhilat
(02.11.24)
çaresizlik çok kötü bir şey ama empati seviyen biraz fazla olabilir yine de bi yoruma varmak için yetersiz emareler
0
ala09
(02.11.24)
Hamile misiniz? Ben pump it de aglanacak bi sey bulamadim.
0
Kahvedesu
(02.11.24)
@kahvedesu kadın değilim :)
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(02.11.24)
Ever bozuk. Hiç birbiriyle yakınlığı olmayan iki video ve hiç birbiriyle alakası olmayan kelimelerden bir araya gelmiş bir nick in başka açıklaması olmaz sanırım.

Kızdırma amaçlı değil de eleştiri olarak kabul et bu yazdıklarımı.
Problem olduysa sileriz .
0
diyecevaplandı
(02.11.24)
@diyecevablandi hiç kızmadım, teşekkürler. Ancak niki ben seçmedim.
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(02.11.24)
psikolojinin bozukluğu bir şeye ağlama ya da ağlamama gibi iki uçlu cevabı olan TEK BİR SORU ile ölçülemez. bir çok parametre var bunun için. Eğer psikolojik destek alıp farkındalık sağlayacak durumda değilseniz çözebileceğiniz iki ölçek söyleyebilirim. Yine de bunlar kısmi fikir sahibi olmak için yarar sağlar. ruh sağlığı uzmanı desteğiyle sonucların yorumlanması daha doğru olabilir

1) MMPI
2) SCL-90
0
Sumashi
(02.11.24)
İnsanlar acı şeylere ve acı çekenlere gülecek kadar ruhsuzlaştılar. Bu senin değil onların sorunu. İnsan duygusallıkran reklama bile ağlar, olabilir. İlla psikolojinin bozuk olması gerekmez.
0
muhayyer divan
(02.11.24)
Valla nickin neverland ile ilgili. O yüzden soruna cevap veremiyorum. Ama hayallerde yaşıyor bazı i(b)sanlar.
0
Shepard
(02.11.24)
ilki ağlanacak olay gerçekten, çok etkilendim. duymamıştım bu olayı. kızının başına bir şey gelmesin diye koskoca adam kendini düşünmeden öldürmüş. Allah taksiratını affetsin.

ikincisi de, belki sen çocukluğunda kötü bir ilkokul dönemi geçirmişsindir? ve hiçbir zaman senin ilkokul arkadaşlarınla yapamayacağın kadar eğlencelibir etkinlik olduğu için çocukluğuna üzülmüşsündür, olabilir mi?
0
titanyum22
(02.11.24)
Teşekkürler. İlkokul yıllarım güzeldi. Çalışkan ve efendiydim. Arkadaşlarımla aram iyiydi.
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(02.11.24)
peki o videodaki çocukları görünce ne düşünüyorsun, ne geçiyor aklından?
0
titanyum22
(02.11.24)
@titanyum22 zamanın çok çabuk geçtiğini, yaşlandığımi düşünüyorum.
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(02.11.24)
İnan sandığımızdan daha fazla insanın psikolojisi bozuk. İlk videoya üzüldüm, ikinciye üzülmedim bende bir çağrışım yapmadı ama sende bişiler tetiklemiştir olabilir. Beni tetikleyen saçma sapan şeyler de var bazen durduk yere ağlıyorum, pek anlatasım gelmiyor çünkü anlaşılacağını düşünmüyorum.
0
kullanicadi
(02.11.24)
yüksek ihtimalle evet
0
gilbeys
(02.11.24)
İnsanların güldüğü şeylere agliyorsaniz biraz sıkıntı
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(02.11.24)
(6)

odtü psikoloji mezunu birisi neden alanı dışı bir iş yapıyordur?

carisch
merhaba psikolog olmanın şartlarını tam bilmiyorum tabi ne gerektiriyor, maddiyat olarak ağır bir süreç mi vs.. mezuniyetinden 6 yıl geçmesine rağmen neden alanı dışı çalışıyordur? en büyük engel maddi yük mü?
merhaba psikolog olmanın şartlarını tam bilmiyorum tabi ne gerektiriyor, maddiyat olarak ağır bir süreç mi vs.. mezuniyetinden 6 yıl geçmesine rağmen neden alanı dışı çalışıyordur? en büyük engel maddi yük mü?
0
carisch
(02.11.24)
Lisans mezuniyeti yetmiyor, klinik psikoloji alanından mezun olmuş ve yine o alanda yüksek lisans yapmış olması gerekiyor. Bu arada ilgi duyduğu alanlarla, ekollerle ve terapi yöntemleriyle ilgili çok çeşitli eğitimler alması gerekiyor ve bu eğitimleri öyle her yerden alamaz, itibarı yüksek kuruluşlardan ve kişilerden eğitim alması çok daha doğru olur ve bu da çok çok pahalı bir şey. Eğitimi almak ayrı, eğitimi alacağı yer uzaktaysa ve orada fiziken bulunması gerekiyorsa bunun için yapacağı harcama ayrı masraf olacaktır.

Böyle böyle birçok eğitim aldıkları için çok para harcarlar ve çok da kafa patlatırlar, hayatı sürekli gözlemleme ve okuma halinde yaşarlar.

Muhtemelen arkadaşın bu eğitimleri alacak imkanları olmamıştır veya merakı yoktur. Olabilir.
0
muhayyer divan
(02.11.24)
Alanı dışında derken? Klinik psikolojiden mi bahsediyorsunuz? Psikolojinin bir sürü alt alanı var. Eğer ki reklamcılık, insan kaynakları, pazarlama (gerçek marketing yapılan şirketlerden bahsediyorum) gibi bir alanda çalışıyorsa çok da alan dışı sayılmaz. Bu alanlarda çalışan bir sürü psikoloji mezunu insan var. Zaten endüstri ve örgüt psikolojisi, sosyal psikoloji gibi alt dallarıni da kapsıyor bu departmanlar.

Bu dediklerimden biri ya da benzeri değilse bilemeyiz. Klinik psikolog olmak istemiyordur, eğitim süreci meşakkatli geliyordur, yüksek lisans ücretini karsilayamiyordur vs vs.
0
fraise
(02.11.24)
Üniversite sınavı bizi yapmak istediğimiz işe değil de puanımız yettiği yere yönlendiriyor.
Aradan geçen yıllar ve eğitim süreci bazen bize yanlış seçim yapmış olduğumuzu anlatıyorsa da çıktığımız yolun dönüşü olmuyor.
Ülkemizde biraz üniversite, gitmek istediğimiz yoldaki bir basamak gibi değil de, ne mezunusun sorusuna okkalı bir cevap gözüyle bakılıyor.
Psikoloji bölümü mezunlarını maddi yönden mutlu eden bir işkolu sağlamıyor.
Ülkemizde meslek seçimi biraz da tesadüflerle dolu bir dikenli yol gibi.
0
Mirket
(02.11.24)
grimavi
(02.11.24)
sevmiyordur.
0
alice in potatoland
(02.11.24)
@fraise marketing alanında çalışıyor evet. maddiyat kaynaklı olduğunu düşündüğüm için kendisine sormak istemedim. hakkı zaim üniversitesi gibi manasız bir yerden mezun olsa çok merak etmezdim ama odtü olunca bir sorgulama gereği duydum fakat cevaplarda da görüldüğü üzere maddi yük ve sevmiyor oluşu 2 belirgin etken gibi. teşekkürler herkese cevaplar için.
0
🌸carisch
(02.11.24)
(6)

Biorezonans ile iştah kapatma

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Var mı? Bu yolla sigarayı ciddi ciddi bırakan iki üç arkadaşım olmuştu ama aşırı yeme isteği ve tatlı krizleri için bu yolu deneyen var mı? Sonuçları olumlu olur mu?
Var mı? Bu yolla sigarayı ciddi ciddi bırakan iki üç arkadaşım olmuştu ama aşırı yeme isteği ve tatlı krizleri için bu yolu deneyen var mı? Sonuçları olumlu olur mu?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.11.24)
Biorezonans ile ilgili bilimsel olarak ispatlanmış hiçbir veri yok, bir iştah problemi yaşıyorsanız leptin direnci insülin direnci vs oluşmuş olabilir, bunun teşhisi için Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları bölümüne gitmenizi öneririm. Yoksa eğer Dahiliye de olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.11.24)
ben bu biorezonans denen naneye inanıp baya bi gittim, gençlik toyluk zamanlarım. 2010 yılı mıydı neydi. 1 sene düzenli gittim işinin ehli dedikleri birine. bitmek bilmeyen şişkinliğim ve baş ağrım üzerine. hiçbir işe yaramadı. bu kişisel bir tecrübe tabii. ama üstünden 15 yıl geçmiş, hala hakkında ispatlanmış fayda yoksa bu iş yaş derim.
0
titanyum22
(01.11.24)
aşırı yeme isteği ve tatlı krizine karşı yapılacak şey su içip beklemek
0
hoot
(02.11.24)
Taaaa galiba 2006'da gittim sigarayı bırakmak için. Hiç işe yaramadı. Hâlâ da mantıklı gelmez.
0
muhayyer divan
(02.11.24)
Gereksiz para vermiş olursunuz
0
master of ceremonies
(02.11.24)
iş arkadaşım 9 yaşındaki kızı için yaptırdı. acayip işe yaradı güzel kilo verdi 2 aydır ağzına şeker zerresi sürmemiş ve canı istemiyormuş. işe yaramış yani kısacası.

kendisi için de dün yaptırdı olumlu sonuçları görünce. bakalım kendisinde nasıl etki olacak.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.11.24)
(6)

Dubai ciklati nerden alam

lapaz
?
?
0
lapaz
(01.11.24)
Erzurum'da 14 Kardeşler Pastanesi'nden.
0
Bir ben var benden şurada
(01.11.24)
Alma, aflatoksin miydi neydi o sebeple ihraç edilemeyen fıstıklardan yapıldığı iddiası var.
0
muhayyer divan
(01.11.24)
Ambalajlı ürün olarak soruyorsan rayess marka olan çok başarılı.toplam 5 markanın ihracatını yaptım,içlerinde görünüm olarakta,lezzet olarakta en iyisi buydu.
0
duptıs
(01.11.24)
Hatay'da öztoprak pastanesi
0
joooper
(01.11.24)
malzemelerini al evde yap. dışardakiler çöp.
0
zeleno
(01.11.24)
alma, muhayyer +1
yemek manyağı biri olarak ne kadar bu naneyi merak etsem de en az önümüzdeki 1 yıl kuruyemişten uzak duracağım
0
titanyum22
(01.11.24)
(2)

Mezar Taşında Yazan Derviş ve Dervişe

rock n roll
Anlamı nedir? Bir yerde sadece bu mezarları gördüm. Tek bir alanda sadece bu mezarlar vardı. Derviş ve Dervişe yazıyordu mezar taşlarında,ölenlerin isimlerinin üzerinde.
Anlamı nedir? Bir yerde sadece bu mezarları gördüm. Tek bir alanda sadece bu mezarlar vardı. Derviş ve Dervişe yazıyordu mezar taşlarında,ölenlerin isimlerinin üzerinde.
0
rock n roll
(01.11.24)
Hocam zamanında o mezarlığın olduğu yerde bi tekke vs bir şey vardır buraya tabi olan kadın-erkek dervişler ölünce de buraya gömülmüştür onların mezar taşlarıdır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.11.24)
Eskiden kaldırılmadan önce tekke ve zaviyelerin müritleri kayıtlı oluyordu. Onlar vefat ettiğinde mezar taşlarına derviş veya dervîşe diye yazılıyordu.
0
muhayyer divan
(01.11.24)
(6)

özlediğiniz o eski sevgili ve bu içinizdeki özlemi napiyorsunuz

baldan kaymak
aşma metodunuz nedir? arada yokluyorsa bu özlem? neyin özlemi bu ya! bok bir iş.not: gayet de güzel biri var hayatımda, mutluyum. ama bazan böyle hissediyorum. neden oluyor?
aşma metodunuz nedir? arada yokluyorsa bu özlem? neyin özlemi bu ya! bok bir iş.

not: gayet de güzel biri var hayatımda, mutluyum. ama bazan böyle hissediyorum. neden oluyor?
0
baldan kaymak
(01.11.24)
benzer durumdayım. bazen aklıma geliyor, üzülüyorum, bazen kızıyorum. bu duyguların ortak noktası aşamıyor olmak.

neden oluyor? onunla iken her ne hissediyor idi isek, hangi ihtiyacımızı karşılıyor idi isek, mevcut partner ile bu eksik belki? bilmiyorum.
0
gloomy
(01.11.24)
@gloomy haklı, hangi ihtiyacımızı karşılıyorsa, hangi yaramızı sardıysa onun eksikliğini duyuyoruz yenisinde. Bence de öyle.

Ben baş edemiyorum. Öyle, olduğu gibi yaşıyorum. Ama hayatımda kimse yok.
0
muhayyer divan
(01.11.24)
Aşma metodu kesinlikle çivi çiviyi söker metodu olmamalı. Bazı kişiler eski sevgilisini unutamadığı için başka birilerini hayatına almaya çalışıyor. Bu sayede unuturum belki diye düşünüyor. Karşısındaki insanı bir nevi yara bandı olarak kullanıyor. Halbuki, aşk acısı geçene kadar, unutana kadar, kimseyle olmamalı. Çünkü herkes bir duygu taşıyor kimse deneme tahtası değil. Ben bunu bencillik olarak görüyorum. Eski sevgilisini özlüyor diye arayışa giriyor, deli gibi birilerini arıyor, her önüne gelene yazmaya başlıyor, bir de eski sevgilisini çağrıştırıyorsa , onunla olamadım bari bununla olayım da sanki eski sevgilimle berabermişim gibi hissedeyim diye. Belki de kendisini çok seven ya da bu ihtimali taşıyan kişilere yazıyor ki belki değersizlik hissim geçer, kaybettiğim özgüvenim yerine gelir diye.

Bu arada bu yazdıklarımı seni kastederek yazmadım , genel düşüncemi yazdım. Çivi çiviyi söker metoduyla ilgili düşüncelerim bunlar.
0
rock n roll
(01.11.24)
@rock n roll +1 son zamanlarda herkes çivi çiviyi söker deyip duruyor. Yani yapılabilecek en kötü şey nasıl genel geçer bir tavsiye haline dönüştü anlamış değilim. Keko rap ruh hali bu, eskinin arabesk ruhu biraz daha agresif bir hale bürünerek bu şekilde geri döndü heralde.

Hayatınızda "gayet güzel birinin" olması sizi tatmin etmez. Eğer eski sevgilinize özlem duyuyorsanız yeni ilişkiniz olmamıştır. Bunu kendiniz üzerinden düşünün. Siz arada eski sevgilisini özlemle anan, nasıl atıcam bunu içimden diyen biriyle yapabilir misiniz? Olabilir mi böyle bir ilişki?

Hayatınızda iyi biri olabilir, ancak birçok ilişki "ya sen çok iyi bir insansın ama ben yapamıyorum" diye biter. Acı, ancak böyle.

İçinizi tamamen boşaltmadan hayatınıza birinizi aldığınızda hem ilişkiye olan inancınız sarsılır, hem de yaşadığınız buhranlar sonucu ilişkiniz eğer absürt bir şekilde biterse bu karşınızdaki kişiyi kötü etkiler ve "Benim kimseye bir güvenim yok ya" diye ortalarda dolaşan kafası bozuk yeni bir kişi yaratılmasında pay sahibi olursunuz.

Eski ilişkilerinizi unutmanız için bir hayat düzeniniz olmalı. İşinize gücünüze, eğitiminize, arkadaşlarınıza, ailenize odaklanır ve beklersiniz. Zamanla geçer. Bu süreçte başka bir ilişkiniz olmaması da sizi zihnen "artık yeni bir ilişkiye hazırım" fikrine hazırlar. Eğer bu süreçte çivi çiviyi söker diye hareket edip başka biriyle bir ilişkiye başladıysanız işler çok büyük ihtimalle, çok fena bir şekilde sarpa saracaktır.
0
akhenaten
(01.11.24)
Aşma methodu yok bence. Hayatınıza dokunmuş güzel insanlar ve o güzel anılar hep içinizde bir yerlerde kalıyor. Sadece eskiye dönülmeyeceğini, bugün tekrar karşınıza çıksa zaten ikinizin de artık farklı insanlar olduğunuzu kabul etmek gerek. O zamanki siz ve o zamanki o, eskilerde bi yerlerde belki hala mutlu yaşıyorlardır. Ama dün dündür, bugünse bugün. Arada gülümseyerek hatırlayın (geçmişte yaşamadan), sonra yine önünüze bakın.
0
su olsam ates olsam
(01.11.24)
kus ölür sen ucusu hatirla diyoruz.
0
deckard
(01.11.24)
(5)

Kreşte yemek yeme problemi hk.

therevo
Merhaba 4 yas bi oglum var. Biraz cekingen bir yapısı var. Biraz da takıntılı.Gecen sen yarım gun krese gitti. Bu sene tam gun gidiyor gibi.Sorunumuz kreste yemek yemiyor ve tuvalete gitmiyor.Elinde yara bandı varken basta belirtigim takıntı olmasındam dolayı bi kac gun parmagını kapattı acmadı. Ogr
Merhaba 4 yas bi oglum var. Biraz cekingen bir yapısı var. Biraz da takıntılı.
Gecen sen yarım gun krese gitti. Bu sene tam gun gidiyor gibi.

Sorunumuz kreste yemek yemiyor ve tuvalete gitmiyor.

Elinde yara bandı varken basta belirtigim takıntı olmasındam dolayı bi kac gun parmagını kapattı acmadı. Ogretmeni de okulda elini yıka demek icin parmaklarınk acmak istemis o gunden sonra yemek yemedi.


Yaklasık bir ay oldu.

Ben sabah is yerine alıp simit süt yediriyorıum sonra oylece okula gidiyor ana okulda kahvatı ve yemege katılıyor. Kresten 2 de alıp eve bırakıyorum evde yemegini yiyiyor yani ac kalmıyor ama arkadasları tarafından yalnız kalmıs gibi bir durum yasıyor gibi.

Kahvaltı yaptırmadan bırakın diyeceksiniz ama o da bi rutin oldu o sekilde evden cıkmaz ve okula gitmez.

Ogretmeni ve kresle ilgili bir problem yok. Ogretmeni yardımcj olmaya calısyor fazlası ile.

Sordugum zaman neden yemiyorsun diye canım istemiyor diyor.

Sureci nasıl yonetnek lazım?

Ben geleyim beraber yiyelim dedim normalde herseyi benle yapar ona da yok diyor.

Destek mi almalı, ya da ac kalmıyor nasılsa bi sekilde alısır diyip zamana mı bırakmalı?
0
therevo
(31.10.24)
Canım istemiyor çok sağlıklı bir cevap. Aç değilim demek. Çocukları aç değilken yedirmek ömürlük zulümdür, belirteyim. Canı istediği zaman zaten isteyecek sizden. Lütfen bu konuda ısrarcı olmayın.

Sadece takıntı konusunu iyi bir pedagogla çalışın lütfen, çocuğun bilmediğiniz bir travması olabilir.
0
muhayyer divan
(31.10.24)
bizim kız da yemiyor. beyaz peynir var yemez, kendi zeytini dışında zeytin yemez. yumurtayı zorlamazsan yemez. ne yer? ekmek yer. seçme hakkı verip her öğünü kendimiz yedirdiğimiz için yemiyor. sorun çocukta değil biz de. çocuk açlığı bilmiyor ki istediği önünde istemediği arkasında.
0
mikahakkinen
(01.11.24)
evdeki normal kahvaltıda yiyor mu?

sabah simiti kesin bence. o tıkıyor olabilir. onun yerine ekmeksiz haşlanmış (tercih edilir) veya tavada yumurta, tuzsuz dil peyniri, kaşar peyniri, top peynir vs. (nasıl severse artık). ama yumurta ve süt o yaş için şart.
okuldaki kahvaltı menüsünü takip edin. sevdiği şeyler olunca yavaş yavaş (haftada 1-2 gün) okulda yemesini teşvik edin. daha sonra benzer yöntemi öğle için deneyebilirsiniz. bence sosyalleşme için arkadaşlarıyla yemesi önemli ama zorlamadan yumuşak geçişle deneyebilirsiniz.

tuvalete gitmemesi (özellikle kakası için) güvenle ilgili ve normal. zamanla gidecektir. bizimki 10 yaşında ama çok sıkışmadıkça kakayı evde yapar hala.

takıntılar için de oyun terapi yöntemini uygulayan bir pedagog faydalı olabilir.
0
merhum
(01.11.24)
Ablamın oğlu da bu şekilde. Yukarıdaki arkadaşlara katıyorum. Bence de ısrar etmemek lazım. Sabah yiyor, öğlen eve geliyor. Arada bir şey yemezse sorun olmaz bence
0
dre mithatoğlu
(01.11.24)
Hepinize cok teşekkür ederim, tüm tavsiyeleri dikkatle inceleyip bi yol cizmeye calısacagım.
0
🌸therevo
(01.11.24)
(5)

Kadınlara üreme sistemimiz hakkında soru

muhayyer divan
Merhaba saygıdeğer ve sevgili kadınlar ve saygıdeğer ve sevgili doktorlarMenstrual Siklus denen hadisede yumurtlama dönemi geldiğinde yumurtalık ve rahim bölgesinde ağrı çekmek, yürürken öksürürken bişey kaldırırken ciddi mktarda ağrı yaşamak normal midir? Değilse sorun ne olabilir?
Merhaba saygıdeğer ve sevgili kadınlar ve saygıdeğer ve sevgili doktorlar

Menstrual Siklus denen hadisede yumurtlama dönemi geldiğinde yumurtalık ve rahim bölgesinde ağrı çekmek, yürürken öksürürken bişey kaldırırken ciddi mktarda ağrı yaşamak normal midir? Değilse sorun ne olabilir?
0
muhayyer divan
(31.10.24)
Normally
0
abuzer
(31.10.24)
Siklusumun 14. Gününde hiç sektirmeden ağrı çekerim ama bu dayanılmaz olmaz hiçbir zaman.
0
kullanicadi
(31.10.24)
Normal. Yumurtlarken bende cok agri oluyor hatta reglden daha agrili.
Bunu arastirmistim ve bunun aksine yumurtlama gerceklesme belirtisi yani saglikli bir sey oldugu yaziyordu.
0
robert bosch
(31.10.24)
@robert bosch

Evet ben de dediğin bilgileri buldum ama ağrının şiddeti hakkında pek ayrıntı yok. Ondan sordum. Bildiğin ikinci gün regl ağrısı gibi ağrıyor, enteresan.

Teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.24)
Hiç gitmediyseniz kadın doğum görsün ama normal… Ağrı olunca anlıyorum ay ortasında olduğumu.
0
master of ceremonies
(02.11.24)
(6)

Küvet saç klozet

michael_knight
Küvetin giderini tıkamasın diye küvetteki saçları alıp klozete atıyoruz.E bu ikisi aynı yere gitmiyor mu zaten?
Küvetin giderini tıkamasın diye küvetteki saçları alıp klozete atıyoruz.
E bu ikisi aynı yere gitmiyor mu zaten?
0
michael_knight
(31.10.24)
çöpe atman daha iyi olur.

evet aynı yere gidiyor ama tuvalet gideri daha büyük.
0
jelly bear
(31.10.24)
Klozete atmaman lazım zaten çöp +1
0
nundu
(31.10.24)
Klozetin gideri daha büyük takılmadan ana gidere ulaşma şansı daha çok
Ama çöpe atmak tabi ki daha doğru
0
kisa
(31.10.24)
Mevzu küvetin gider borusu tıkanmasın. Tuvalete daha yoğun şeyler de bırakıp çekiyoruz sifonu zira orada sıkıntı yok :D
0
hedep
(31.10.24)
Klozetin gderi kıvrımlı, saçlar başka şeylerle karışıp o kıvrımları rahatlıkla tıkayabilir ve kaçındığınız şeye daha beter halde tutulabilirsiniz. Çöp iyi bir şeydir.
0
muhayyer divan
(31.10.24)
Küvetten sadece sıvı şeyler gideceği için gider daha dar yapılıyor.

Ama gider tıkayacak kadar da saç dökülmez yahu :)
0
candide
(31.10.24)
(8)

En son neye i dont give f dediniz

lapaz
?
?
0
lapaz
(29.10.24)
Biri yok yere herkesin ortasında zorbalamisti en son. İnsanların zorbaliklarinin bizle pek ilgisi olmuyor. Kendi rezil oldu, millet bana sempati beslemeye başladı.
0
sekizdokuzon
(29.10.24)
Görümceme.
0
Bir ben var benden şurada
(29.10.24)
Kimseye demedim. Türkçe konuşuyoruz biz Türkiye'de.
0
muhayyer divan
(29.10.24)
agzimla kus tutsam mutlu olmayan isyerindeki ekibe yakin zamanda dedigim oldu.
pek iplemiyorum birkac tanesini artik, benim ustumdeki elemani ikna edebilsem kovacam birkac tanesini..
0
cooperr
(30.10.24)
muhayyeri bir ara ağlatıp kaçırmışlardı buradan kafamız rahat etmişti üç beş gün geldi böyle kafa açıyor yine.
0
Bir ben var benden şurada
(30.10.24)
Artık direkt olarak beni ilgilendirmeyen her şeye ve kimseye tepkim bu.
0
mutekebbir
(30.10.24)
@Bir ben var benden şurada

Kullanıcı adın bile Türkçe karakterli ama bana laf yetiştirmeye uğraşıyorsun. Hayırdır çok tutarsız ve serkeş gördüm seni??

Sizin bu hoyratlıklarınız bitirecek bu halkı. Sırf sizin bu hoyratlıklarınız. Sizin ve sizin gibilerin.
0
muhayyer divan
(31.10.24)
birbirinizi darlamayin yaw, hayat kisa.
0
cooperr
(31.10.24)
(13)

İşyerinde en tilt olduğunuz karakter

sekizdokuzon
Benimki yaklaşık bir aydır şöyle bir tip (buraları okuyorsa diye çok fazla fiziksel detay ya da anektod paylasmayacagim): abi yürürken kafasını yere 135 derece açıyla tutuyor, boynu da agrimiyor anlamıyorum. İşini en ciddi o yapıyor gibi bir tavırlar, hani ufak bir şey yolunda gitmese kalp krizi geç
Benimki yaklaşık bir aydır şöyle bir tip (buraları okuyorsa diye çok fazla fiziksel detay ya da anektod paylasmayacagim): abi yürürken kafasını yere 135 derece açıyla tutuyor, boynu da agrimiyor anlamıyorum. İşini en ciddi o yapıyor gibi bir tavırlar, hani ufak bir şey yolunda gitmese kalp krizi geçirecek. Allah'ına kadar drama Queen, her gün hepimizin yaşadığı bizim için artık sıradan sayılması ve bir şekilde üstesinden gelmemiz gereken bir olayı yalnızca kendisi yaşıyormuş gibi dertlene dertlene anlatmalar, çözüm sunsan kendisini anlamadığımızı hissettirmeler, hiç çözüm sunmasan sanki işimizi gücümüzü bırakıp onu pohpohlamak zorundaymisiz da yapmiyormusuz gibi bir haller. Belediye kurslarına gidip gorgusunu bilgisini arttırdığı ve arada bir elinde çok satan enerjisel romanlarla gezdiği için meslektaslarini beğenmemeler. Kız ekşi sözlük özütü gibi bir şey. Ayar oluyorum.

Sizinki kim?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.10.24)
Çocuk bahanesinin arkasına saklanip kendi sorumluluklarini başkasına yükleyenler
0
abuzer
(29.10.24)
Normal hayatta dünya tatlısı bir tip çok seviyorum ama iş arkadaşı olarak aman allahım korkunç.
Çok zor biri, işle alakası minimum olan kişileri bile sinir edebiliyor. Bir insanı hiç mi kimse sevmez bunu gerçekten kimse sevmiyor.
Ama herkes benim gibi düşünüyor normal hayatta çok sevilen tatlış bir tip, sadece kimse çalışmak istemiyor.
Huysuz, aptal, bir halt bilmediği halde bildiğini sananlardan, bu sandığıyla da ortalığı karıştıranlardan, tam bir yılan ama bu yılanlığı çaktırmadan yapabilecek zekası da yok.
0
mutekebbir
(29.10.24)
Sinsi insanları sevmiyorum. Aşırı saygılı davranıyor görünürde ama arkadan cevirmedigi iş yok.

Güce tapan insanları sevmiyorum. Patron, müdür yanlış bir şey yaptığında savunan mesela. " Ben bunu doğru bulmuyorum" diyebilmeli insan. Haksızlığı tolere etmemeli. Güçlü bir duruş sahibi olmalı herkes.
0
rock n roll
(29.10.24)
isyerimi cok seviyorum diye gezen tipler. lay off olup kapinin önüne kondugunda ya da cok pahali oldugun icin isten cikarilmak istendiginde de acaba isyerim benim ailem diyebilecekler mi...
0
robert bosch
(29.10.24)
Galiba insanlarla pek ilgilenmiyorum. İlgilenince çok rahatsız oluyorum çünkü, bana ne deyip geçiyorum galiba.

Düşündüm düşündüm bulamadım.
0
muhayyer divan
(29.10.24)
"Merhaba bu yanlış olmuş gibi, hatırlatmak istedim"
"Sanki şöyle bir şey olmuş, nedir söyler misin?"

Gibi kimseyi suçlamadan, ezmeden, kızmadan söylediğim şeylerin hep ilginç tepkilerle cevaplanması.

"AMA ÇOK YOĞUNUM, BEN DE İNSANIM, gözümden kaçmış, olmuş ne yapabilirim .sss"
Hep bir savunma, bir saldırma eğiliminde herkes. "He lan pardon, dur hallediyorum" diyen bir kişi bile daha görmedim.

İşi patlatana bile "daha dikkatli olalım, bence buradaki sorun şu ve şöyle çözülür" dediğim zaman bile insan bir pişmanlık duyar ama yok. Bu durumda bile boku bize atabiliyor çalışanlar.

"Abi orayı temizlemedim, çünkü alerjim var dokunamam"
Lan tamam da sana söyledik eldiven alalım sana diye yok ben alırım demiştin diyorum gelen cevap abi sağlığım daha önemli... Önemli tabii ama baştan yapamam deseydi biz de söz verip sözümüzü yemek zorunda kalmazdık.
0
Shepard
(29.10.24)
Mesai bittiğinde ofisten zamanında çıkan kişilere ters ters cıkcıklayarak bakan, yarım saat daha orada gövde gösterisi yaparak çalışıyormuş gibi poz kesen ama aslında hiçbir iş yapmayan yalaka tipler

Sunduğun öneriyi sırf bişi söylemiş olmak için eleştiren ama yerine de bir alternatif üretmeyen boş boş konuşanlar
0
kullanicadi
(29.10.24)
"ben bilmiyorum onu hiç yapmadım" diyip kenara çekilenler, yapması gereken iş için öğrenmesi gerekeni öğrenmekten kaçınanlar. insanlara kendi işini yıkmaktan utanmayanlar.
bunların hiçbirini z kuşağında görmüşlüğüm yok. muhatap olduğum y ve hele hele x kuşağında bu utanmazlık çok yaygındı.
0
titanyum22
(29.10.24)
Orta yaşlı herbokolog adam. Bir konuda da sessiz kal abicim ya.
0
peki madem
(29.10.24)
Çeşitli bahanelerle işlerini başkalarına yükleyip hep mağduru oynayan; ah ne çok çalışıyorum, en çalışkan benim havalarında dolaşan bir kadın var.
İki gruba bölünerek yaptığımız bir işin ikinci bölümü bu Cuma yapılacak ve kendisi de sorumlu. Merak ediyorum neler olacak. Nasıl kıvırmayı başaracak. İş de ortada kaldığında başkasının altından kalabileceği bir iş değil. Göreceğiz.
0
pro9it9is9
(29.10.24)
@peki madem+1
Konuşmaya tutunca da salmıyorlar bir türlü.
0
Amaranta ursula
(29.10.24)
yaptigi isi abartanlar. 2 email ile cozulecek mevzu icin gunlerce toplanti yaparlar. surekli mesgullerdir ama projeleri ilerlemez.
0
antikadimag
(29.10.24)
Hafızası ile fena övünen biri var. Öyle ki tanıştığınız gün üzerinizde ne vardı onu bile hatırlıyor. Ama gelin görün ki patronun yanlış anladığı için sinirlenmesi durumunda kim ne sorarsa sorsun hatırlamıyorum diyor. Patron unutmuş, buna soruyor böyle bir şey oldu mu diye, bilemedim diyor. Politik davranıyor farkındayım ama bu kadar sinmişlik yorucu oluyor.
0
dre mithatoğlu
(30.10.24)
(3)

fındıklı bitter çikolata

abelardo
şunu türkiyede doğru düzgün yapan kim var?bilindik süper market markaları ısrarla bunu çıkarmıyor, fındıklı sütlü çikolata yapıyor. gerçi ona da azıcık fındık koyup dandik çikolata ile satıyorlar.nussknacker gibi fındıklı bitter çikolata nereden bulabilirim?bildiğim kadarıyla bolçi ve kahve dünyası
şunu türkiyede doğru düzgün yapan kim var?
bilindik süper market markaları ısrarla bunu çıkarmıyor, fındıklı sütlü çikolata yapıyor. gerçi ona da azıcık fındık koyup dandik çikolata ile satıyorlar.

nussknacker gibi fındıklı bitter çikolata nereden bulabilirim?

bildiğim kadarıyla bolçi ve kahve dünyası var? bunları deneyen var mı?

nussknacker de her yerde olmuyor.

en sevdiğim çikolata bol fındıklı bitter çikolata.
0
abelardo
(29.10.24)
Kahve Dünyası çok iyi.
0
mutekebbir
(29.10.24)
Tadelle'nin normal çikolatası gayet güzel, bitter'i de olmalı sanki.
0
muhayyer divan
(29.10.24)
ben de ugrastim ugrastim bulamadim, ya findik az, ya icindeki findik dandik, ya da cikolota dandik. Ayrica findik aliyorum, sade cikolata ile beraber yiyorum o zaman guzel oluyor.
0
The_Lollok
(29.10.24)
(10)

Sevildiğine Emin Olmak

rock n roll
Birinin sizi sevdiğine nasıl ikna olursunuz? Bu sahte bir sevgi değil, gerçek demeniz için hangi davranışları görmeniz lazım karşı taraftan? Peki siz bir insanı çok sevdiğinizde ona nasıl davranıyorsunuz?
Birinin sizi sevdiğine nasıl ikna olursunuz? Bu sahte bir sevgi değil, gerçek demeniz için hangi davranışları görmeniz lazım karşı taraftan? Peki siz bir insanı çok sevdiğinizde ona nasıl davranıyorsunuz?
0
rock n roll
(28.10.24)
Elini tuttum sıcacıktı, yüreği elindeymiş gibi.
0
gabe h coud
(28.10.24)
Büyük sözlerden, cinsellikten, pahalı hediyelerden değil, sürdürülen mikro hareket ve davranışlardan
0
grimavi
(28.10.24)
@gabe h coud

Dalga geçmeyip düzgün cevap verirsen sevinirim.
0
🌸rock n roll
(28.10.24)
Benim sevgi dilim fedakarlik. Fedakarlık gördükçe sevildigime ikna oluyorum.
0
abuzer
(28.10.24)
Bir gün yeni tanıştığım biri, bilmem kaç şirketi olan bir şahıs, kendi söylediği valla ben onun yalancısıyım. Dediğine göre yurt içinde ve dışında birçok şirketi varmış her gün muhakkak toplantıları ve alabildiğine işi olurmuş. Bilemem artık.

Bir gün sözleşmiştik buluştuk oturduk yemek yedik, çok tatlı sohbet ediyorduk ama, zaman nasıl geçti hiç anlamadık. Sonra masaya falan koymadığı cep telefonunu çıkardı birkaç kez mesaj yazdı. O ara aklıma geldi saat kaç diye, dağılacağımız saati 2 saat geçmişiz, ufak bir çığlık attım senin işler noldu vs derken "hepsini asistanıma devrettim toplantı çok ciddi bir toplantı değildi, onu ve diğer her şeyi ertelettim" dedi.

Bakınız bilemiyorum, 5 yıl önceki adam bugün hâlâ aynı adam, bilmem kaç şirketi var, hatta Amerika'ya falan yerleşti. Muhtemelen doğru söylüyor işi konusunda.

Yapılan şey o kadar güzeldi ki. Sırf sohbetimiz çok tatlı çok güzel diye bütün planlarını ertelemek...

Evet bu sürekli beklenebilecek bir hareket değil ama "bana çok değer veriyor" dedirtmenin en güzel yolu bu. Hem fedakarlık hem sohbet hem samimiyet... Başka ne ister ki insan.
0
muhayyer divan
(28.10.24)
Fedakarlık hey hey. Vaktinden olur, naktinden olur. Karakterinden ödün verir, huyundan ödün verir. Ayrıcalık tanır. Bunlar varsa, onun gözünde farklı olduğunu hissedersin. Bahaneler, karşı çıkmalar, tahammülsüzlükler ve inatlaşmalar varsa da sevilmediğine emin olabilirsin.
0
Shepard
(28.10.24)
Yaninda rahat hissediyorsam, anlasildigimi dusunuyorsam, karsimdaki insanin benim ve iliskimiz icin cabaladigini, beni mutlu etmek icin ugrastigini, benim sevdigim ve onemsedigim seylere hassas oldugunu goruyorsam, sorun oldugunda cabaladigini gorup samimi olduguna ikna oluyorsam..
zaten sevmeyen insan illaki hissettiriyor cabasiz, soguk, umursamaz tavrini. Genelde duygusal yoksunlugu olanlar hemen gosteriyor kendini mesela. Yasasin semalar. :)
0
mor oje
(28.10.24)
Yaptığı şeyler kendi doğalıysa inanırım. Arkadasi ya da ailesine vs karşı cadı olup benim yanımda pamuk prensese dönüşen biri hiç inandırıcı olmazdı, ölçütüm bu. Daha geniş haliyle, başkalarıyla nasılsa bana da temel konularda öyle olmalı ancak yakın ilişki olduğu için öncelikli ve/veya fazlası/odağı da ben olmalıyım her zaman ve durumda olamasa bile.

Not: Hiç böyle bir şeye rastlamadım.
0
encokbenisevinnolur
(28.10.24)
1) önemsenmek, hatirda kalmak
mesela cumartesi sunu yapicam dedigimde saat yaklasinca yolda misin vs denmesi
bunu hediye ile de gösterebilirsin. mesela ben yesil seviyorum kazak alacagim dediysem bana yesil kazak hediye etmesi

2) benimle birlikte zaman gecirmesi
3) ileriye dönük bisiler söylerken beni de planin icine koymasi
4) ben üzülünce üzülüp, ben sevinince sevinmesi
5) bana cok kizmisken bile ben gülünce gülmeye baslamasi
6) genel olarak beni düsünmesi.
0
robert bosch
(28.10.24)
dalga geçmedim. elini tuttuğunda hissedemiyorsan sevmiyordur.
0
gabe h coud
(28.10.24)
(14)

akpliler tekrar Atatürk düşmanı mı oldu benim haberim yok?

titanyum22
şimdi şöyleEvin balkonuna Atatürklü Türk bayrağı astım malum CUMHURİYET BAYRAMI hani. annemlerle aynı apartmanda oturuyorum, konu komşu benim onların kızı olduğumı biliyor. geldiler bana oturmaya. babam bana geldi vayy kaldır o bayrağı vayy herkes senin ne olduğunu bilmek zorunda değil falan bir şey
şimdi şöyle

Evin balkonuna Atatürklü Türk bayrağı astım malum CUMHURİYET BAYRAMI hani. annemlerle aynı apartmanda oturuyorum, konu komşu benim onların kızı olduğumı biliyor. geldiler bana oturmaya. babam bana geldi vayy kaldır o bayrağı vayy herkes senin ne olduğunu bilmek zorunda değil falan bir şeyler söyledi. babam iflah olmaz bir tayyiptapar (literally) olduğu için bu konularda pek konuşmam, o da benle konuşmaz. o yüzden bu çıkışına şaşırdım nooooluyo hayırdır "Sevdiğim şarkıcının posterini asmadım, bu ülkenin kurucusu bu adam farkında mısın" dedim hala bir şeyler diyor. en sonunda kavga çıktı. doğu perinçekin meşhur videosu gibi oldu, karşılıklı birbirimizi vatan haini ilan ettik falan klasik neyse

neyse yeterince içimi döktüm. şimdi en son akpliler baya Atatürkçü kesildiydi, noldu yine mi düşman oldular?? babam dışında etrafımda bu kafada insan yok. var olan bir açıklasın noluyor gene??
0
titanyum22
(26.10.24)
Hep öyleydiler: Takiyye icabı arada Atatürkçü gözükmek zorunda kalıyorlar. Sonra yine eski haline dönüyor.
0
gabe h coud
(26.10.24)
Hep öyleydiler. Rüzgar Atatürkçülükten yana eserse Atatürkçü olurlar yine. Değişen hiçbir şey yok.
0
muhayyer divan
(26.10.24)
anladım da ben bu yaşıma kadar Atatürklü Türk bayrağınalaf etme cüretini en koyu şeriatçıyım diyem insanda görmedim kendi kanımdan insandan gördüm!!! yine ortalığı karıştıran mımoldu merak ediyorum ama sorunca yoköle bişi kaldır onu ben öyle istiyorum diyor çıldıracağım
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
"Tekrar" derken? Ne zaman Atatürk düşmanı olmayı bırakmışlardı? En fazla seçim yaklaşınca 3 gün bırakmış rolü yaparlar.
0
nawar
(26.10.24)
Öyle bir babanın kızı olabildiğine göre sorduğun sorunun cevabını da en iyi sen bilirsin.
0
Yourcousinmarvinberry
(26.10.24)
hayatının büyük çoğunluğunu atatürkçü şeklinde geçiren ben bile türk bayrağının üstünde kim olursa olsun bundan ne geçmişte ne de şimdi hiç hoşlanmam. zaten bayrağın kanunda da belirtildiği şeklin dışında yani bu şekilde veya başka şekilde olması da hukuksuz ayrıca. bana göre atatürk ayrı bayrak ayrı şeklinde asılması daha doğru. nitekim kamu dairelerinde programlarda vs her zaman bu şekilde asılırlar. çünkü doğru olan işleyiş budur.

bu arada ak parti bir kitle partisi olmadığı için (yıllardır iktidarda kalması da bir kitle partisi olmadığını çok farklı tabanlara ait kimselerden oy alabildiğini gösteriyor) dolayısıyla ak partiye oy veren seçmenlerin içinde kemalist olanda vardır atatürkten hiç hazetmeyende. veya islamcı da vardır hristiyan veya ateistte. büyük partiler homojen bir seçemene sahip değildir. kitle partileri görece daha çok homojenize özellik taşıyan seçmen kitlelerine sahip olur sosyolojik olarak.

ben yıllarca atatürkçü siyasi görüş ile yaşadım. koluma dövmesini odama resmini bile yaptırdım. ki bu şekilciliktir bir bakıma sonrasında sildirmeyi başardım.
önceden böyle düşünmezdim. ancak atatürk benim için geçmişte taşıdığı anlamı ifade etmiyor. insanlar değişebilir. bir türk olarak atatürk'e şahsen bir borcum olduğunu artık düşünmüyorum. kazım karabekir benim için çok daha yüce bir profil mesela. geçmişte tam tersi olarak benim için yarı tanrı profilinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

baban veya çok yakın aile üyeleri ile siyasi olarak polemiğe girmemeni salık veririm. ben geçmişte çok yaptım. pişmanım.
0
ezkaza
(26.10.24)
Bizim çevremizdeki ak partililerin Atatürkçü kesildiğini hiç görmedim ben. Çok tartışma boşver gitsin ben de dedem ve teyzemle hiç bu konuları konuşmuyorum teyzem biraz soğudu ama dedem çok koyu ak partili
0
kullanicadi
(26.10.24)
hanımlar beyler, benim babamın tayyipçilik dışında herhangi bir ülkü aidiyeti hiç olmadı ama karşıtlığı da olmadı bildim bileli. yani doğuştan cumhuriyet düşmanı bir dayı değil. memur emeklisi bir mühendis bu adam. suratına da onu söyledim, sen üni mezunu adamsın nasıl Atatürk düşmanı olursun diye. koskoca 75 yaşında adam tepine tepine ağladı baktım öyle. çevresi varmış, rezil etmişim. aklım almıyor başka ülkede mi yaşıyoruz, Atatürk bayrağı astık diye rezil oluyoruz?? bu adam böyle değildi.

aklıma gelen tek şey, Atatürk hakkında anormal bir iftira çıktı babam da ona inandı oldu. ama görüyorum ki öyle bir şey yok. ben de inat ettim bayrağın yanında nöbet tutucam 30 ekime kadar.

ayrıca dedem yani babamın babası anormal bir özalcıydı ve 2000 yılıma kadar evde kocaman özal posteri asılıydı duvarda. ÖZAL. 1993TE ÖLEN TURGUT ÖZAL. yani resim poster karşıtlığı yok. herkese cevaplar için teşekkür ederim, bu yaşta bu saçmalığı çekmek de varmış
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
Aslında parti kuruluşunda zaten resmi olarak deklare ettikleri ilkeleri farklı olsa da temelde seçmenlerinin çoğunu kuruluşundan beri birleştiren sey zaten Atatürk düşmanlığıydi bence. Halifeliğin kaldırılmasını bir türlü hazmedemediler. Medrese eğitimi kafası nesillerce değişmez. Hinclarini bir türlü alamıyorlar sanki.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(26.10.24)
@asla gülümseyen

çok mantıklı dediğin ama benim babam cumhuriyet nimetlerinin dibini sıyırmış bir adam, okumuş gezmiş tozmuş, miras yemiş. hatta kız kardeşine çalışmıyor diye kendi payından vermiş, ortada kalmasın bir şey olursa boşanırsa diye. ve kız çocuğu var, okutmuş çalıştırmış. benim kafama sığmayan tarafı cumhuriyetten faydalandığı halde bu kafada olması.
0
🌸titanyum22
(26.10.24)
"anladım da ben bu yaşıma kadar Atatürklü Türk bayrağınalaf etme cüretini en koyu şeriatçıyım diyem insanda görmedim"

Bence sizin çevrenizde yokmuş, ben çok gördüm mesela. Hatta tanıdığım birçok akp'li hardcore Atatürk düşmanıydı diyebilirim.

@asla gülümseyen'e katılıyorum. O kitleyi birleştiren şey Atatürk düşmanlığı. Ve bu 22 yıl boyunca pek de değişmedi.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(27.10.24)
AKP'liler basindan beri Ataturk dusmaniydi +1
Bir turlu hazmedemiyorlar.Bir kuyruk acilari var.
0
turkuaz
(27.10.24)
Çekirdek akp'li kitle hep Atatürk düşmanı idi ama bunların sayısı azdı (refah'tan gelen kitle) Ama ellerindeki medya ile yıllardır kara propaganda ile neredeyse tüm AKP'liler Atatürk düşmanı yapıldı malesef.
0
parka
(27.10.24)
Facebook’ta atılan iftiranın bini bir para. Neyse siz aklınıza mukayyet olun. Ülkenin kurucusunu anmaktan utanacak değiliz.
0
sibertenik
(27.10.24)
(9)

Nasıl hissediyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben bugün aşırı coşkuluyum. Her şey tam da olması gerektiği gibi geliyor.Siz nasılsınız?
Ben bugün aşırı coşkuluyum. Her şey tam da olması gerektiği gibi geliyor.

Siz nasılsınız?
0
sekizdokuzon
(25.10.24)
Dün iyi içmişiz, bi de çok geç uyuduk. Yorgun ve uykulu olmam dışında rahat ve huzurlu hissediyorum. 4 gün de tatilim, daha ne olsun?

Ağzının tadı bozulmasın 8910
0
mor oje
(25.10.24)
Fiziksel olarak yorgunum, dünün yorgunluğunu atamadım.
0
rock n roll
(25.10.24)
Valla keyfim yerinde :)
Keyifli olanlara maşallah diyelim :)
0
kisa
(25.10.24)
Üst üste gelen şeyler oldu biraz kafam dağınık. Ama geçici bunlar diyorum iyiyim ya genel olarak:)
0
kullanicadi
(25.10.24)
Tok.
Annem sevdiğim yemeği yapmış. Oturdum öyle kendime çay içiyorum:D
0
Amaranta ursula
(25.10.24)
yorgun :(
0
robert bosch
(25.10.24)
Garip bir salgın var ortalıkta daha iyileşeli bir hafta olmadan yine aynı belirtileri göstermeye başladım aldım bir iki önlem daha iyi gibiyim.

Saçma bi enerji var üzerimde bugün, 1 saat yürüme ekledim eve gidiş yoluma.
Müzik eşliğinde uzun bir yürüyüş yapmak istiyorum.

Yeni kararlar aldım bakalım uygulama konusunda ne kadar başarılı olacağım.
0
mutekebbir
(25.10.24)
Dün felaket güzel içmişim tabii bundan sebep uyku kalitem düştü. Uykulu fakat iyiyim. Hatta simariklik yapıp eve giderken vodka aldım. Akşama yine içerim sonra 4 gün dinlenirim. Sol kolum hala uyuşuk olsa da iyi olmak için çaba ediyorum görüyorsunuz.
0
pavlis
(25.10.24)
Aşırı yorgundum, hâlâ öyleyim.
0
muhayyer divan
(25.10.24)
(14)

yenidogan cetesi ve cocuk yapmak

robert bosch
yenidogan cetesinin olayinin patlamasi cocuk yapmaya olan bakis acinizi etkiledi mi?
yenidogan cetesinin olayinin patlamasi cocuk yapmaya olan bakis acinizi etkiledi mi?
0
robert bosch
(25.10.24)
Hayir etkilemedi.
0
sertac akin
(25.10.24)
benim icin degismedi zaten yapmam cocuk
0
ala09
(25.10.24)
Buna gelene kadar zaten böyle düşünüyordum

Bir çocuğu sadece aile değil toplum yetiştirir, bu toplum çocukları yetiştirecek yetkinlikte değil

Standart Sağlık, eğitim, güvenlik hizmetleri için şanslıysan fahiş meblağlar ödemen gerekiyor, yine de sakınamıyorsun, saçma bir döngünün sürdürücüsü oluyorsun
0
grimavi
(25.10.24)
cocuk arzusunu degistirmez, gunde bir milyon sey oluyor onu etkileyebilecek bu da onlardan biri. Dunya kotu bir yer her kosul ve zman diliminde ancak doktora bakisi degistirir.

Simdi dogsa oglan ve yogun bakim bir sebepten lazim deseler ne yapacagiz misal?
0
wallcan
(25.10.24)
Hiçbir zaman çocuk istemedim ve bu kararımın her gün daha da fazla arkasında duruyorum.
0
rock n roll
(25.10.24)
Çocuk istemiyordum zaten de şimdi de annemle babamın yaşlılığı için endişelenmeye başladım.
0
peki madem
(25.10.24)
istemiyordum ve etkilemedi.
0
gabe h coud
(25.10.24)
@peki madem, cok mantikli haklisin
0
🌸robert bosch
(25.10.24)
Beni etkilemedi, zaten istemiyorum
0
mor oje
(25.10.24)
Sırf çocuk yapacak olanları değil herkesi ilgilendirdiği düşünüyorum. Hiçbirimiz güvende değiliz gibi hissediyorum, sadece bebeklere zarar vermekle kalmadılar maalesef bundan sonra doktorlara ve hastanelere güven kalmayabilir. Gerçekten yoğun bakım ihtiyacı olanın bile aklında acaba? Sorusu kalacak.

Edit: kendim için söyleyeyim. Daha fazla çocuk zaten istemiyordum, etkilemedi o yönden
0
kullanicadi
(25.10.24)
@kullanicadi +1

Çürüme bir yerde olmuyor işte, eğitim nasıl yerle bir olduysa, ekonomi nasıl böyle çıkmaza girdiyse, sağlık da bitmiş bunun herhalde insanı en derinden etkiyecek olan alanı da budur.
Bebek ölümünden daha fazla ne etkileyebilir ki insanı.
Burada bu yapıldıysa pandemide neler oldu kim bilir.
Başka alanlarda neler yapılıyor kim bilir.
Ruhumuzun duymadığı, hayal bile edemeyeceğimiz ne kötülükler oluyor kim bilir.

Burada artık hangi kuruma güvenebiliriz ki ben hiç birine güvenmiyorum.
Geçen gün kafalardaki soru işaretleri silinsin diye kaç yıl önceki mevzuyu gündem edip adamın mezarını açtılar ölenin o olduğunu kanıtlamak için hangimiz inandık?
Kimse inanmadı ama ne yapabildik, hiçbir şey.

Yine hiçbir şey yapamayacağız.
Asıl sorumlular cezalandırılmadıktan sonra bundan cesaret alıp daha neler yapılacak göreceğiz.

Soruya cevap: Bakış açımı etkilemedi, zaten düşünmüyordum.
0
mutekebbir
(25.10.24)
Hastanelerde ölen ölür, o çok fazla sorun değil de, yeni eğitim sistemi içinde yetişmiş çocukların söz sahibi olduğu dönem geldiğinde insan o şartlarda kendine nasıl bir yaşam alanı oluşturabilir acaba kısmına daha çok takılıyorum ben.
0
Mirket
(25.10.24)
Zaten istemiyordum, kararımı tebrik ettim ancak bunun sadece yeni doğanlarla kalmadığını düşünen bir yanım çıktı ve sağlık sektörüne güvenim söndü, gitti, yok oldu.
0
charbiel
(25.10.24)
@grimavi +100

Ben de aynen öyle düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(25.10.24)
(5)

Saçma sapan başlayan uzun ve ciddi romantik ilişkiler

moonie
Saçma, anlamsız, garip, anormal, belki sağlıksız başlayıp da ciddi şekilde devam eden uzun süreli ilişkileriniz oldu mu hiç hayatınızda? Nasıl başlarsa öyle gider düşüncesinde misiniz? Bu tarz bir başlangıca sahip ilişkinin oluru yok mudur?
Saçma, anlamsız, garip, anormal, belki sağlıksız başlayıp da ciddi şekilde devam eden uzun süreli ilişkileriniz oldu mu hiç hayatınızda? Nasıl başlarsa öyle gider düşüncesinde misiniz? Bu tarz bir başlangıca sahip ilişkinin oluru yok mudur?
0
moonie
(25.10.24)
Kimse kolay kolay indirmiyor gardını. Kalkanlarının ardından sıyrılıp Yalınkılıç çıkamıyor meydana. "Seni tanıdım artık, sen bana zarar vermezsin" diyemiyor kimse, belki bunu dedirten kimseye denk gelmedikleri hatta hayatta da görmedikleri için.

Nasıl başlarsa öyle gider düsturunun sebebi kendini korumak. Bu da bir savunma mekanizması, istisnası çok çok nadirdir, adı üstünde istisna, rastlamak hiç kolay değil.

Bazı kişilerden ve bazı iletişimlerden kendini acıdan haykırarak da olsa çekip almak en doğrusudur. Olmuyorsa olmuyor'u kabullenmek gerek. Kişinin her şeyden önce kendi ömrüne saygısı ve sevgisi olmalı...
0
muhayyer divan
(25.10.24)
beni heyecanlandıran manada tuhaf, saçma başlayan ilişkilerimin hiçbiri uzun sürmedi. Olayın sıcaklığı geçince bitiyor peri masalı, genelde de karşı taraf kaynaklı bitiyor. Çünkü sen bitmesin diye kendini kandırmaya çalışıyorsun, öylesi de hayal kırıklığı oluyor.

Nasıl başlarsa öyle gider diye bişi yok, olumlu ya da olumsuz manada. Başta çok hesap kitap yapmak da doğru değil. Ama birkaç tanesi sonrası bir örüntü oluştuğunda, aynısını bir sonrakinde görünce anlıyorsun bu ilişki boka saracak diye.
0
Bruce
(25.10.24)
Bruce+1
0
Phoebe
(25.10.24)
sacma sapanlikla ne kastedildigini anlayamadim tam.
büyük bir red flag (siddete yatkin, bagimlilik, vs) yoksa sagliksiz olan ne oluyor?

bu dedigim red flagler varsa kesinlikle uzak durmak lazim ama kücük hatalardan, yanlis anlasilmalardan vs bir insanin ipini kesmek de dogru degil.

önemli olan uzun vaadede nasil oldugu. lisedeki ögretmenim insanlarin anlik degil bütünüyle degerlendirin derdi ki bence bu cok dogru bir sey.
0
robert bosch
(25.10.24)
Oldu. Hatta duyuruda tanistik. Yillar garip garip ilerledi. Sekiz on yilin sonunda evlendik.
0
a perfect lie
(25.10.24)
(5)

Tam gönül işi meselesi

muhayyer divan
SelamBir erkek Bir kadın var, bunlar iş arkadaşı. Kadın erkekten 5 yaş büyük. Bir arada çalıştıkları 9. yıl bitti, kadın erkeği en az 7 yıldır seviyor, zamanında evlenme teklif etmişliği de var fakat erkeğin kız arkadaşı olduğunu sakladığını bilememiş, sonradan pişman oluyor. Erkek alkolik. O zamank
Selam

Bir erkek Bir kadın var, bunlar iş arkadaşı. Kadın erkekten 5 yaş büyük. Bir arada çalıştıkları 9. yıl bitti, kadın erkeği en az 7 yıldır seviyor, zamanında evlenme teklif etmişliği de var fakat erkeğin kız arkadaşı olduğunu sakladığını bilememiş, sonradan pişman oluyor.

Erkek alkolik. O zamanki kız arkadaşından çok olaylı ve acı verici bir şekilde ayrılıyor, anlaşılan o ki kız arkadaşı tarafından kullanılmış hissediyor fakat o ayrılık da "mukadderat" türünde, öyle bir durumda kalınıyor ki ayrılmamaları mümkün değil. Ama erkek kendini çok kötü bir şekilde kullanılmış bırakılmış hissediyor. Bu ayrılık olalı en az 4 yıl oldu.

O günden sonra kesinlikle sevgili edinmiyor, sürekli cinsellik odaklı ilişkiler yaşıyor ve duyurumuzun konusu olan kadına da bunu laf arasında "yok ya ne sevgilim olacak, anca vur kaç, öyle takılıyorum ben" şeklinde, lâkayt bir tavırda söylüyor ama bu kadına da sarkıntılık etmekten geri durmuyor. Kadın bu herifin kendi duygularını kullanmaya çalıştığını düşünüyor. Çünkü erkek hem sürekli kadına hakaret ediyor bel altı küfür kullanmadan konuşmuyor, hem kadının yüz kere ettiği ricayı asla dikkate almıyor pis ağızla konuşmaya devam ediyor, kadının koyduğu tavırları önemsemiyor, önemser görünüp bir süre sonra tekrar aynı şeyi yapıyor hakaret ediyor filan.

Bu arada kadınla iki kez sevişmeye teşebbüs ediyor ama ikisinde de hakaret kelimesi kullanıyor ve kadın soğuyor, erkek ise kadının onu yetersiz bulduğunu sanıyor hakaret ettiği fikrine kapılıyor filan. En son olay, çok minicik bir şey karşısında erkek kadına "bundan sonra bana gerçekten selam bile verme" diyor ve konuşmuyorlar. Her gün yan yana çalışıyorlar bu arada.

Soru şu:

Bu kadın bu herifi neden bu kadar seviyor. Herifle hiçbir kültürel yakınlıkları yok, psikolojik yakınlıkları yok, herifte saygı yok, sevgi zaten yok, başkasına olan hıncını bu kadından çıkaran bir erkeği bu kadın neden seviyor. Bu kadın ruh hastası mı. Evet ise ne o hastalık?
0
muhayyer divan
(25.10.24)
Kadın mal
Erkek de ayrı mal bu arada.

Kadın düzeltirim bunu ben duye düşünüyor bir miktar bence.
Kısaca böyle.
Daha kısası, öyle olsa ne böyle olsa ne. İkisine de ne anlatirsan anlat hiç bir şey değişmeyecek hayatlarında.
Erkek bir şekilde aşık olana ya da yorulana kadar devam
Kadın da erkekle sevişip a adam haklıymış ama. Pislikmis, neden bana böyle yaptı diye tribe girince kadar gidecek.
0
kisa
(25.10.24)
Sevgi nedensel bi' şey değil. Sebep aramak mantıklı değil zira bulunmama ihtimali yüksek.

Adamdan koşarak uzaklaşılacak başka çareis yok.
0
kumandanim
(25.10.24)
@kisa

Erkeği mal olarak değerlendirmek ona iltifat olur diye düşünüyorum. Kadını mal olarak değerlendirmek ise kadına zulüm olur, tek sorun kadının erkeği gerçekten sevmesi çünkü. Birini sevmek mallık değildir. Bu arada kadının erkeği değiştirme düşüncesi yok, sadece en temel görgü kurallarının uygulanmasını istemiş, insanca bir saygı beklemiş, fazlasıyla gösterdiği saygıyı en azıyla bile görememiş. Buna rağmen sevmesini mallık olarak görmek de hakaret oluyor bilmem farkında mısın.

Erkeğin ahlaksız ve kötü biri olduğunu düşünüyorum şahsen.
0
🌸muhayyer divan
(25.10.24)
birini sevmek mallık değildir tabi ama kendine karşı kırıcı ve kaba olmakta ısrar eden birini sevmek ve ondan ısrarla soğumamak bir yerde öyle adlandırılabilir, kimi ruh hastalığı der, kimi mazoşist der, kimi stockholm sendromu der, kimi de daha genel ifadeyle mal der. çoğunlukla kadınlarda bazen de erkeklerde gözlemliyorum ama bu durumu. bazen birine takılıyorlar ve o kişi tarafından ne kadar aşağılansalar üzülseler de hala duyguları devam ediyor psikiyatrik bir durum bence ama dediğim gibi çok kişide görülüyor.

böyle bir arkadaşımı baya zorlamıştım neden hala konuşmaya devam ediyorsun o kişiyle diye, tüm yaptıklarına rağmen hala bir beklenti içinde olması çok garip geliyordu. çok zorlayınca en son şey gibi bir şey demişti "belki de kötü de olsa sürekli bir olay yaşatması heyecan veriyor". daha da sorgulamayı bıraktım ben de.
0
semaforo de medianoche
(25.10.24)
kadinlar boyle toksik tiplere bayilir.
konuda acilmis basligi herkes biliyor sanirim kadinlarin efendi adam yerine pic tercihi seklinde.
ama ayni kadinlar gidip “tum iyi erkeklerin kapilmis olmasi” falan diye de aglar.
erkek tam toksik bir maganda+kiro, kadin da tam bir alaturka model kezban bence.
0
rentts
(26.10.24)
(7)

Uyumayan var mı, niye uyumuyorsun, dostum senin derdin nedir?

gabe h coud
sorular başlıkta.
sorular başlıkta.
0
gabe h coud
(25.10.24)
gece daha verimli okuyabiliyor, calisabiliyorum. gündüz bir yere yetismem gerekmiyor. 4-5 saat uyku yetiyor.
0
deckard
(25.10.24)
Son yıllarda bir huy geliştirdi beynim, birkaç gün belki bir hafta kadar günde 3, belki 4 belki 5 saat uyuyup sonunda daaann diye bütün eksikleri bir kerede uyuyarak tamamlamak. Bugün öyle oldu,şimdi yine çok yorgunum yine çok uykum var ama huysuz bebek gibi uyumuyorum işte. Bebekliğimden beri var.
0
muhayyer divan
(25.10.24)
Oğlan uyutmuyor
0
mirty
(25.10.24)
aşağıdakiler gürültü yapıyor vardiyalı çalıştıkları için ondan pek uyuyamadım:)
0
nothing in my way
(25.10.24)
midem yanıyodu
0
nolmus yani
(25.10.24)
Uyuyamıyorum. Uyumak için ilac alıyorum ama nafile. Düşün düşün boktur işin.
0
onheil
(25.10.24)
Eskidendi o. Simdi programli yasiyorum en gec 10 bucuk yatarim.

Derdim varsa allaha havale baba kacar stili yasiyorum
0
Zetnikov
(25.10.24)
(12)

Celal Şengör'ün ateistliği

parka
Şimdi bu abimiz delilsiz, ispatsız hiçbir şeyeinanmam diyor tamam güzel.Peki tanrının olmadığını nerden biliyor?Çünkü tanrının varlığını ispat edemediğimiz gibi, yokluğunu da ispat edemeyiz.En azından agnostik olması gerekmez mi?Genel fikrinizi değil de, Celal Şengör'ün düşüncesini merak ediyorum.
Şimdi bu abimiz delilsiz, ispatsız hiçbir şeye
inanmam diyor tamam güzel.
Peki tanrının olmadığını nerden biliyor?
Çünkü tanrının varlığını ispat edemediğimiz gibi, yokluğunu da ispat edemeyiz.
En azından agnostik olması gerekmez mi?
Genel fikrinizi değil de, Celal Şengör'ün düşüncesini merak ediyorum.
0
parka
(24.10.24)
Bro bir şeyin olmadığını ispat etmeye çalışmak kerizliktir, çünkü yoktur, Celal Şengör de keriz olmadığı için böyle bir ispatlama zorunluluğu hissetmiyordur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.10.24)
Bizim fikrimizi merak etmiyorsan gidip adama sorsana karşim, biz ne bilelim adamın düşüncesini.
0
Bruce
(24.10.24)
İspat dediğiniz şey elle tutulur gözle görülür bir olay olmadığı için bilimsel verilerin güçlü yanında duruyordur, mantıken olmadığına daha yakın hissediyordur.
0
olaylar olaylar
(24.10.24)
Şimdi üstat üstü boş bir masa düşünelim, Celal Şengör diyor ki bu masada bardak yok; sen diyorsun ki masada bardak var. Şimdi Celal Şengör mü masada bardak olmadığını ispatlamak zorunda yoksa sen mi boş masada bardak olduğunu ispatlamak zorundasın? Celal Şengör ve diğer ateistler masada bardak yok diyor, kim masada bardak olduğunu düşünüyorsa o ispatlamak zorunda. Bilal'e anlatır gibi anlattım.
0
Bir ben var benden şurada
(24.10.24)
mantık101
0
anna sun
(24.10.24)
Bruce +1
0
thracia
(24.10.24)
Bir video görmüştüm "sanatlı kalem" seviyesine aynı şekilde cevap veren. Kalemi yerw bırakıp "tanrı varsa kalemi yere düşmeden durdursun" diyorsu. Kalem düşüyordu tabii ki. Al sana aynı seviyede bilimsel veri.

Tanrı gibi bir olgunun "yokluğunu" değil, "varlığını" kanıtlaman gerekir. Kaldı ki varlığını bugün kanıtlayamıyor olman yarın kanıtlayamayacağın anlamına gelmez. Kanıtlayabildiğin şeyler ise artık kanıtlanmıştır. Kıvırmanın lüzumu yok.

500 sene önce mikroorganizmayı kanıtlayamıyordun. İnsanlar hastalıklar için binbir komik sebep arıyordu. 1000 sene önce levha tektoniğini kanıtlayamıyordun. İnsanlar yanardağ patlamaları ve depremler için binbir komik sebep arıyordu. Şu an "tanrı yoksa insan yarat" gibi sözde zekice laf sokmalar da bundan 500 sene sonra teknoloji ilerleyince aynı şekilde komik iddialar olarak anlatılacak.

Şu ana kadarki veriler bir tanrı ya da tarikat sloganı gibi kusursuz evren vb. olduğuna dair yeterli kanıt sunamıyor. Şu halde inançsızlığın ağır basması normal. Ben ateist değil, agnostiğim bu arada.
0
nawar
(24.10.24)
senin odanda bir öcü olmadığını ispat etsene nasıl edeceksin merak ediyorum
bir şey yoksa yoktur. var olduğunu ispat edemiyorsan o yoktur. bu kadar basit.
inanmak istiyorsanız inanın ama yok işte. bunu mantık zeminine oturtmaya çalışmayın.
0
abelardo
(24.10.24)
birinin bir ist olması lazım değil. bir terim altına girmekte gerekmiyor. @kaleci saçlı yırtıcı forvet +1
0
mikahakkinen
(24.10.24)
Bence Celal Şengör inanmak istemeyişine dayanak buluyor sadece, inanırsa sorumluluk alacak, ona göre değişimler yaşaması gerekecek, bunları istemediği için inanmamayı tercih ediyor ama bu dediklerimi delikanlı gibi dümdüz söylemeye yüreği olmadığından ispatsız delilsiz bir şeye inanmam kafasında geziyor. Tek olayı inanmak istememesi onun.

Tanrının varlığı ispat edilmiyorsa yokluğu da ispat edilemez. Yokluğu ispat edilemiyorsa varlığı ispat edilmiş sayılamaz. Dolayısıyla evet, agnostik olması gerekirdi, bilinemezciyim diyerek gezmesi gerekirdi. İnanmıyorumcu olmasının tek sebebi tepkiselliği.
0
muhayyer divan
(24.10.24)
Bence dini inancı olanlar inanmak isteyişlerine bahaneler buluyor sadece, çünkü sorgularsa sorumluluk alacak, ona göre değişimler yaşaması gerekecek, bunları istemediği için dümdüz inanmayı tercih ediyor ama bu dediklerimi delikanlı gibi dümdüz söylemeye yüreği olmadığından ispatsız delilsiz ben istediğime inanırım, bu benim inancım kafasında geziyor. Tek olayı inanmak istemesi onların.

Tanrının varlığı ispat edilmiyorsa yokluğu da ispat edilemez. Yokluğu ispat edilemiyorsa varlığı ispat edilmiş sayılamaz. Dolayısıyla evet, aslında tüm inanların agnostik olması gerekirdi, bilinemezciyim diyerek gezmesi gerekirdi. Dini inancın olmasının tek sebebi böyle bir kültürün içine doğmuş olması ve sorgulamaktan korkması. Yoksa hangi coğrafyada doğduğuna göre müslüman, hristiyan, budist ya da pagan olabilirdi.
0
thracia
(24.10.24)
mail atabilirsin kendisine. bana cevap vermisti.
0
antikadimag
(25.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.